Masculinity

101 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Modern erkeklikten postmodern erkek(lik)lere askerlik algısı ve pratikleri

Askerlik, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan her sağlıklı erkek için bir zorunluluktur. Savunma ve eğitim işlevinin yanı sıra kültürel bir anlama sahip olan askerlik vazifesi, erkeklik inşa sürecinin en önemli aşamalarından biridir. Üzerinde ortaklaşılan bir askerlik uygulamasından bahsetmek mümkünken tek ve değişmez bir erkeklikten bahsetmek oldukça zordur. Dolayısıyla her erkek askerliği farklı şekilde algılamakta ve deneyimlemektedir. Bu çalışmanın amacı moderniteden postmoderniteye geçişle farklılaşan erkek(lik)lerin askerliği nasıl algıladığı ve deneyimlediğini ortaya koymaktır. Bu bağlamda İstanbul'un farklı semtlerinde ikamet eden, askerlik vazifesini yerine getirmiş 32 erkek katılımcıyla yüz yüze derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir.

AskerlerAskerlikErkeklik+5
Deniz Sever
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Futbolda eril söylem ve bunun televizyon futbol tartışma programlarına yansıması: Yenilsen de Yensen de ve Beyaz Futbol örnekleri

"Futbolda eril söylem ve bunun Türkiye'deki futbol tartışma programlarına yansıması: Yenilsen de yensen de ve Beyaz futbol örnekleri" konulu Yüksek Lisans tez çalışmasında, erkekliğin inşasının ve kullanımının sporun en popüler dalı olan futbol'da nasıl geliştiği incelenmiştir. Futbol maçları öncesi veya sonrasında yayın yapan futbol tartışma programlarının, erkekliğin inşasına olan "desteği" bu çalışmada ele alınmıştır. Spor ve beden arasındaki ilişki sonucu kadının, erkeğin gerisinde kalması ve bu duruma spor programlarının etkisi incelenmiştir. Televizyonun, futbolu ilgi odağına almasıyla birlikte toplumdaki eril dilin futbola ve bu çalışmanın da ilgi odağı olan futbol tartışma programlarına yansıması ve çeşitli gelişmelerle birlikte kadınların da artık futbolda var olma mücadelesi bu çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: Futbol, Futbol Tartışma Programları, Eril Söylem, Toplumsal Cinsiyet,Televizyon

Cinsel kimlikErkeklikFutbol+7
Mustafa Altıok
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Hegemonik erkekliğin yeniden inşası: "Gelinim Mutfakta" programının söylem analizi

Hiyerarşik bir düzen olarak erkekliğin içerme/dışlama mekanizmalarını odağına alan "hegemonik erkeklik" terminolojisi, eril sistemin meşruiyet olanaklarını ve ilişki kurma biçimlerini anlama ve analiz etmede önemli tartışmaları mümkün kılmaktadır. Erkek iktidarının hiyerarşik düzeninin kavram ve kurumlarını ele alan bu tez, hegemonik erkekliğin medya söylemindeki inşasına odaklanmaktadır. Medya, ataerkil toplumsal cinsiyet temsillerinin yeniden inşasında kritik bir işleve sahiptir. TV kanallarının popüler içeriklerinden yemek pişirme programları, medyanın söz konusu işlevinin bir kesitini oluşturmaktadır. Bu bakımdan, Kanal D TV kanalında yayınlanan ve sadece kadın katılımcılardan oluşan "Gelinim Mutfakta" adlı yemek programı incelenmektedir. Eleştirel söylem analizi yöntemiyle incelenen "Gelinim Mutfakta" programının biçim ve içeriğinin analizi, yarışma formatındaki programın ataerkil cinsiyet düzenini teyit ettiğini göstermektedir. İsmi, sıfat tayin eden erkeklik ifadesi olan "Gelinim Mutfakta" programı, geleneksel kadın-mutfak ilişkisinin en iyi icracısının tespitine dayalı bir rekabet ortamında gerçekleşmektedir. Cinsiyete dayalı bir sorumluluk alanını işaret eden gelin-mutfak ilişkisinin motivasyonu, erkeğin taleplerinin karşılanması yönünde beceri geliştirmektir. Bu erkek, evli, düzenli bir işe sahip, annesi ile eşi arasında denge kurabilen, midesine düşkün baskın bir temsile sahiptir. Katılımcıların eylem ve söylemlerinin analizinden elde edilen veriler ve programın formatı, söz konusu hegemonik erkek temsilinin medya aracılığıyla geniş kitleler nezdinde onaylandığını göstermektedir. Anahtar kelimeler: Toplumsal cinsiyet, Hegemonik erkeklik, Medya söylemi, Gelinim Mutfakta, Söylem analizi

Cinsiyet Rolü EnvanteriErkeklikHegemonik erkeklik+7
Mervan Sak
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışanların çatışma durumunda verdikleri tepkiler ile erillik / dişilik seviyeleri arasındaki ilişki: İlaç sektörü üzerine bir uygulama

Çalışanların çatışma durumunda verdikleri tepkiler ile ülke kültürü boyutlarından erillik/dişillik arasında ilişki arayan bu çalışmada Adana Diyarbakır ve İstanbul'da çalışan 8 ilaç firmasının 167 satış tanıtım ve pazarlama çalışanına (mümessil) anket yöntemi kullanılarak ulaşılmıştır. Çalışmanın sonucunda model olarak alman ünlü Hofsetede çalışmasından farklı olarak eğitim düzeyi erillik/dişillik arasında bir ilişki bulunamamıştır. Ayrıca çalışma sonucunda çalışanların çalıştıkları il kültürünün çalıştıkları firma kültürüne göre daha belirleyici olduğu saptanmıştır. Çalışma sonucunda ulaşılan bir diğer önemli bilgi ise; çalışanların çatışma yaşamaları durumunda verdikleri tepki alternatiflerinden "işbirlikçi" ve "yardımsever" tutum ile dişillik seviyesinin yüksek olması arasında anlamlı bir ilişkinin bulunmasıdır. Bu nedenle araştırma sonuçlarının kısmi olarak literatür bilgilerini desteklediği söylenebilir. Araştırma sonucu elde edilen bu bilgiler yardımı ile firmalar çalışanlarının kültürünü ve bir çatışma yaşaması durumunda nasıl tepki vereceğini önceden bilerek yaşanan çatışmayı en olumlu şekilde çözme şansına sahip olduğunu görebilecektir. Bu anlamda hem kültür hem de kültürle şekillendiği söylenebilen çatışma tepkileri konusunun başarılı bir yönetim için gözardı edilemeyecek kavramlar olduğu açıktır. Anahtar Kelimeler: Kültür, Ülke Kültürü, Erillik/Dişillik, Çatışma, Çatışma Durumunda Verilen Tepkiler

Cinsiyet rolleriDişilikErkeklik+5
Ayşe Esmeray Yoğun
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Reklamlarda erkeklik imgesinin yeniden üretimi

Bu çalışmanın amacı, toplumsal cinsiyet rollerinin değişmesiyle birlikte televizyon reklamlarında erkek imgesinin yeniden inşasını araştırmak üzerine odaklanmıştır. Kültür endüstrisi ve tüketim kültürünü yaymada önemli bir araç olan reklamlar, erkek kimliğindeki değişikliklerinde en büyük yansıtıcı durumundadır. Reklamlar tarafından ele alınan toplumsal cinsiyet rollerinin bireyler tarafından içselleştirilip, gündelik hayata adapte edilmesi daha kolaydır. Özellikle en yaygın ve en etkileyici özelliğe sahip olan kitle iletişim araçlarından biri olan televizyon reklamları ile topluma hitap etmek daha tercih edilir bir yöntem durumundadır. Reklamlarda erkek imgesinin yeniden inşasını örneklendirebilmek amacıyla literatür taraması yapılarak, ele alınan çalışmanın inceleme bölümde söylem analizi ve göstergebilim tekniği kullanılmış, televizyon reklamları aracılığıyla erkek imgesinin yeniden inşası ayrıntılı olarak irdelenmiş, değişen ihtiyaç ve yaşam tarzları reklamlara yansıyan göstergelerle yorumlanmaya çalışılmıştır. Bu perspektifte, sosyal değişikliklerin erkek imge açısından reklamlara yansıyışı ve televizyon reklamlarında yeniden inşa edilen erkek imgesi analiz edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Reklam, Kültür Endüstrisi, Tüketim Kültürü, Toplumsal Cinsiyet Rolleri, Erkek İmge.

Cinsel kimlikErkeklerErkeklik+4
Pınar Gökpınar
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Tofaş arabalarıyla inşa edilen erkeklik: Yozgat'ta sosyolojik bir inceleme

Bu çalışma, Türkiye'nin Orta Anadolu bölgesinde yer alan Yozgat ilinde yaşayan 18–35 yaş arası genç erkeklerin Tofaş marka otomobillerle kurdukları ilişkiler üzerinden erkeklik kimliklerini nasıl inşa ettiklerini sosyolojik bir perspektifle analiz etmektedir. Araştırmada, araç sahipliği, modifiye kültürü ve otomobilin toplumsal sembolik anlamları çerçevesinde genç erkeklerin bireysel ve kolektif erkeklik performansları incelenmiştir. Çalışmanın kuramsal çerçevesi, Raewyn Connell'in hegemonik erkeklik kuramı, James Messerschmidt'in "doing masculinity" (erkekliğin yapılması) yaklaşımı ve Bridges ve Pascoe'nun maskülen kapital kavramı ile oluşturulmuştur. Nitel araştırma yöntemlerinin benimsendiği bu çalışmada, yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler ve katılımcı gözlem teknikleri kullanılarak 15 Tofaş sahibi genç erkekle görüşülmüştür. Elde edilen veriler doğrultusunda, Tofaş marka otomobillerin yalnızca bir ulaşım aracı olmanın ötesinde, taşrada erkekliğin performatif olarak sahnelendiği bir mecra haline geldiği görülmüştür. Araç modifikasyonu, yüksek sesle müzik dinleme, agresif sürüş gibi pratiklerin; güç, cesaret, mahalle içinde itibar ve kolektif aidiyet duygusu ile iç içe geçtiği tespit edilmiştir. Sonuç olarak, Tofaş otomobili, Yozgat gibi taşra bağlamlarında genç erkekler için hem bireysel hem de kültürel bir maskülen kimlik performansının aracı olarak işlev görmekte; erkeklik normlarının araç üzerinden yeniden üretildiği ve paylaşıldığı bir sosyal alan oluşturmaktadır. Bu bağlamda çalışma, araç kültürü ile toplumsal cinsiyet ilişkisini yerel bir bağlamda inceleyerek literatüre özgün bir katkı sunmaktadır

ErkeklikHegemonik erkeklikToplumsal cinsiyet
Yunus Emre Yüksel
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Erkeklik rollerini kabullenmenin ve erkekliğe yönelik tehdit algısının üniversite öğrencilerinin flört şiddetine yönelik tutumları ile ilişkisi

Bu araştırmada, erkeklik rollerini kabullenmenin ve erkekliğe yönelik tehdit algısının üniversite öğrencilerinin flört şiddetine yönelik tutumları ile ilişkisi incelenmiştir. Ayrıca araştırmada üniversite öğrencilerinin flört şiddetine yönelik tutumlarında, ilişki durumu, ilişkide şiddete maruz kalma ve şiddete başvurma, aile içinde şiddete tanıklık etme ve şiddete maruz kalma durumuna göre bir fark olup olmadığı da incelenmiştir. Araştırmanın grubu, 2016-2017 eğitim öğretim yılında Gaziantep Üniversitesi'nde öğrenim gören 510 erkek öğrenciden oluşmaktadır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak ''Flört Şiddetine Yönelik Tutum Ölçekleri", "Erkeklik Rolleri Ölçeği", "Erkekliğe Yönelik Algılanan Tehdit Ölçeği" ve ''Kişisel Bilgi Formu'' kullanılmıştır. Verilerin analizinde Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı ve t-testi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda; erkek üniversite öğrencilerinin flört şiddetine yönelik tutumları ile erkeklik rollerini kabullenmeleri arasında olumlu yönde ancak düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Erkek üniversite öğrencilerinin erkekliğe yönelik tehdit algıları ile flört şiddetine ilişkin tutumları arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Üniversite öğrencilerinin, demografik değişkenlere göre flört şiddetine yönelik tutumlarında anlamlı bir fark olmadığı belirlenmiştir.

Algılanan tehditErkeklikFlört+5
Serhat Doğan
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumsal cinsiyet araştırması: Turgutlu örneği

Sosyolojinin on dokuzuncu yüzyıla dayanan kökenine bakıldığında toplumsal cinsiyet kavramına rastlanmaz. İkinci dalga feminizmin etkisiyle 1960'ların ortasında sosyal bilimler literatürüne dahil olan bu kavram zaman içerisinde cinsiyet stereotipleri, erkekliğin ve kadınlığın kültürel inşası, yapısal olarak cinsiyet işbölümünü de kavramsal açıklamalara dahil ederek çalışma alanlarını daha da genişletmiştir. Bu bakımdan toplumsal cinsiyet, femineni yani kadınsılığı ve masküleni yani erkeksiliği sonuç olarak kadın ve erkek olmanın içinde yaşanılan toplumda ne anlama geldiğini ifade etmektedir. Buradan hareketle bu tez çalışmasında; kadınlık ve erkekliğin toplumsal yapı içerisinde farklı değişkenlere göre -yaş, cinsiyet, eğitim durumu, yaşanılan yer ve yaşama süresi, gelir seviyesi gibi demografik özellikler- nasıl tanımlandığını, toplumsal cinsiyet ayrımcılığı yönündeki tutumların tespitinin yapılmasını ve toplum tarafından inşa edilen kadınlık ve erkeklik dışında cinsel yönelim konusunda toplumsal farkındalığın ne yönde olduğunun tespit edilmesini amaçlamaktadır. Bu araştırma nicel bir alan araştırması olarak Turgutlu ilçesinde yapılan saha çalışmasından toplanan verilere dayanmaktadır. Araştırmanın evrenini 15 ve üzeri yaşa sahip Turgutlu ilçesi nüfusu oluşturmaktadır. Bu yaş sınırının belirlenmesindeki temel etkeni cinsiyet kimliğinin oluşum şartlarının dikkate alınması oluşturmaktadır. Evreni temsil özelliğine sahip örneklemin tespiti için olasılığa dayalı tabakalı örnekleme tekniği tercih edilmiştir. Araştırmanın örneklemini Turgutlu ilçesine bağlı 22 mahalleden toplam 384 kişi oluşturmuştur. Bu araştırma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde araştırmanın odak noktasını oluşturan cinsiyet, toplumsal cinsiyet, toplumsal cinsiyet rolleri, toplumsal cinsiyet algısı, ayrım, ayrımcılık, cinsel yönelim ve toplumsal cinsiyet sosyalizasyonu kavramları açıklanmış beraberinde toplumsal cinsiyete yönelik oluşturulan kuramsal yaklaşımlar ele alınmıştır. İkinci bölümde toplumsal cinsiyet alanında yapılmış çalışmaların incelenmesi ile literatür özeti ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise araştırmanın saha çalışmasına ve bulgularına yer verilmiştir. Araştırmanın öne çıkan bulgularına bakıldığında araştırmanın ilk varsayımı olan kadınlık ve erkeklik tanımlamaları farklılaşmaktadır cinsiyet değişkenine göre ele alınmış ve kısmen desteklenmiştir. Bu varsayımı test etmek amacıyla 10 alt kategori (davranış ve görünüm, iş bölümü/yapılan işler, kavramsal tanımlamalar, mekan türleri, mesleki farklılıklar, müzik enstrümanları, sanat dalları, spor dalları, tanımlayıcı özellikler, zeka türleri) oluşturulmuş ve cinsiyete göre uygunluk arasındaki ilişki ortaya çıkarılmıştır. Araştırmanın ikinci varsayımı olan hak temelli toplumsal cinsiyet eşitliğinin benimsenme düzeyi ile sosyo-demografik özellikler arasındaki ilişki ele alınmış ve kısmen desteklenmiştir. Bu varsayımı test etmek amacıyla üç alt varsayım oluşturulmuş sivil, siyasi ve sosyal hakların kullanımı yönündeki toplumsal cinsiyet eşitliğinin benimsenme düzeyi ile sosyo-demografik özellikler arasındaki ilişki ele alınmıştır. Araştırmanın üçüncü varsayımı olan cinsel yönelime ilişkin tutumlar ile sosyo-demografik özellikler arasındaki ilişki ele alınmış ve kısmen desteklenmiştir.

Cinsel ayrımcılıkCinsiyet eşitsizliğiErkeklik+6
Yılmaz Yeşildal
Manisa Celal Bayar University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de modernleşme sürecinde babalık rolünün yeniden üretimi

Türkiye'de modernleşme sürecinin aile kurumuna yansımaları sonucunda, ailenin yapısında ve işlevlerinde değişimler söz konusu olmuştur. Geniş aile yapısı, evliliklerin bireysel tercihlere göre yapıldığı ve yeni evli çiftin ayrı bir evde yaşam sürdüğü çekirdek aile yapısına dönüşmüştür. Sanayileşme, kentleşme ve kadınların işgücüne artan katılımları sonucunda aile içi roller de değişmeye başlamıştır. Geleneksellikten modernliğe geçerken annelik, babalık, çocukluk rolleri yeniden tanımlanmıştır. Babanın artık yalnızca evin geçimini sağlayan kişi değil çocuğun gelişiminde önemli yer tutan kişi olduğu vurgulanmaya başlanmıştır. Yeni babalar artık çocuğunun eğitimine, fiziksel bakımına katılan ve onunla daha fazla vakit geçiren kişidir. Baba katılımını ve ilgili babalığı etkileyen eğitim, yaş, ekonomik durum, çalışma saatleri, eş ile uyum, eşin desteği, hem kendinin hem eşinin cinsiyet rollerine ilişkin tutumu, çocuğun yaşı, babalığa yüklenen anlamlar, kendi babasıyla olan ilişkisi gibi pek çok etken bulunmaktadır. Bu çalışma literatür tarama yöntemiyle Türkiye'de modernleşme sürecinde aile kurumunun değişimini babalık odağında incelemeyi amaçlamaktadır. Öncelikle modernleşme, ailenin yapısal ve işlevsel dönüşümü, evlilikler ve eş seçiminin değişimi, çocukluk, hegemonik erkeklik ve karşısındaki farklı erkeklikler ele alınıp bu kavramların babalıkla ilişkisi üzerinde durulmuş; sonrasında yerli ve yabancı literatürde babalık üzerine yapılan çalışmaların bulguları değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Aile İçi Roller, Babalık, Çocukluk, Erkeklik, Modernleşme.

BabalarBabalıkBabalık işlevi+3
Neriman Tin
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumsal cinsiyet bağlamında inşa edilen erkekliğin kadına yönelik fiziksel şiddet uygulamasının değerlendirilmesi: Manisa örneği

Amaç: Bu araştırmada kadına fiziksel şiddet uygulamış ve uygulamamış erkeklerin toplumsal cinsiyet tutumları ile şiddet uygulamaları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma Sağlık Bakanlığı Manisa İl Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı Merkezefendi Devlet Hastanesi'nde çalışan erkekler ile Eylül-Aralık 2016 tarihleri arasında hastaneye ayakta tedavi amacıyla başvuran erkek hastalar ile yapılmıştır. 386 erkek ile yapılmış nicel ve genel tarama modeline (tekil ve ilişkisel) dayalı bir araştırmadır. Katılımcıların sosyo-demografik özellikleri, çocukluk çağı yetiştirilme şekilleri, kötü alışkanlıkları ve kadına şiddet uygulama düzeylerini belirlemek üzere araştırmacı tarafından hazırlanan anket formundan yararlanılmıştır. Ayrıca katılımcı erkeklerin toplumsal cinsiyet tutumlarını ölçmek üzere ETCET-TCNT ölçeklerinden faydalanılmıştır. Verilerin değerlendirmesi SPSS 21.0 ile yapılmıştır. Veriler Ki-Kare (X2), Mann Whitney U ve Kruskal Wallis H testlerinden faydalanarak analiz edilmiştir. Bulgular: Erkeklerin %13,7'si kadına fiziksel şiddet uygulamıştır. Kadına fiziksel şiddet uygulamış erkekler diğer erkeklere göre daha az adil tutum sergilemişlerdir. Eşlerin eğitim düzeyi, eşin çalışması, çocuk sayısı ve evlenme şekli gibi faktörlerin kadına şiddet uygulama üzerinde etkili değişkenler olduğu görülmüştür. Yapılan istatistiksel analizlerde anlamlı sonuçlar elde edilmiştir. Sonuçlar: Toplumsal cinsiyet tutumu kadına fiziksel şiddet uygulama üzerinde etkilidir. Bu nedenle kadına yönelik fiziksel şiddetin azalması için erkeklerin daha adil toplumsal cinsiyet tutumları benimsemesi gerekmektedir. Anahtar Sözcükler: Erkeklik, Toplumsal Cinsiyet, Kadına Yönelik Fiziksel Şiddet

AtaerkilCinsel kimlikErkekler+5
Sedat Akkuş
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Arkaik ve klasik dönemlerde Ege dünyasında homoseksüellik

Dünya üzerinde kendi cinsine ilgi duyan insanlar bir diğer deyişle homoseksüeller günümüzde olduğu gibi antik dönemde de vardır. Özellikle Hellen toplumunda homoseksüelliğin yaygın olduğu hem antik kaynaklardan hem de vazo resimleri gibi görsel materyallerden anlaşılmaktadır. Erkeğin egemen olduğu bir yapıya sahip olan Hellen toplumunda askeriyeden evlerdeki eğlencelere kadar pekçok kültürel öğede homoseksüellik sıkça yer almıştır. Bu toplumun yaşamına ve kültürüne homoseksüellik o kadar yoğun işlemiştir ki, günlük hayatta kullandıkları vazoların üzerine bile hem yazıt hem de resim olarak homoseksüellikle ilgili eylemlerini aktarmışlardır. Hellen toplumundaki homoseksüellik incelenirken dikkat edilmesi gereken en önemli noktalarından biri toplumun kadına ve erkeğe bakışıdır. Çünkü bu toplumun homoseksüelliğe bakışı kadına ve erkeğe bakışa göre belirlenmiştir. Nitekim homoseksüellikte önemli iki nokta olarak olarak algılanan maskülenlik ve feminenlik bu bakış açısına göre şekillenmiştir. Hellen toplumunda spordan dinlerine, eğitimlerinden sosyal kültürlerine kadar her yerde homoseksüellik görülmektedir. Bu durum da homosekseksüellikle ilgili araştırmalar açısından son derece değerli bilgilerin antik dönemden günümüze kadar ulaşmasını sağlamıştır.

Arkaik DönemEş cinsellikFeminizm+4
Anıl Mutluay
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Erkeklik söylemleri ve ötekileştirilenlerin gündelik pratikleri

Bu çalışma erkeklik söylemlerinin gündelik hayat pratikleri içinde nasıl inşa edildiğine dair yapılan bir araştırmanın sonucunda ortaya çıkmıştır. Öncelikle toplumsal cinsiyet çalışmaları üzerine kuramsal yaklaşımlar incelenmiştir. Toplumsal cinsiyet çalışmalarının başat sorunsalı olan gündelik davranış kodlarının oluşmasında biyolojik ve kültürel yaklaşımlar ele alınmıştır. Erkeklik çalışmalarının sosyolojinin içinden ve toplumsal cinsiyet tartışmalarından nasıl ortaya çıktığı çalışılmıştır. Kuramsal tartışmaların izleğinde bir hegemonya olarak erkeklik söyleminin nasıl üretildiğini karşılaştırmalı olarak ele alan bu çalışmanın olgusal araştırma kısmında farklı erkeklik söylemlerinin anaakım ve anaakım dışında nasıl belirdiği üzerinde durulmuştur. Normatif beklentiler, kültürel kodların gündelik hayata uygulanması ve anaakım erkekliğin söylemsel analizi üzerinden gündelik pratikler irdelenmiştir. Sosyolojik kimliklerin, toplumsal hayatta bazı göstergelerle ve imgelerle desteklendiği yaptığımız derinlemesine görüşmeler üzerinden analizlerle incelenmiştir. Türkiye'de ve dünyada erkeklik alanı görece yeni bir sosyolojik çalışma nesnesidir. Anaakım erkeklik rollerine göre hareket edenler ve hareket etmeyenler olarak incelediğimiz söylem öbekleri benzerlikler ve farklılıklar göstermiştir. Erkeklik rolleri, farklı alt-kültürlerin oluşumu, kimlik inşası ve erkeklik söyleminin yaygınlığı öne çıkan sosyolojik bulgulardır. Anahtar kelimeler: Toplumsal Cinsiyet Sosyolojisi, Erkeklik Çalışmaları, Gündelik Hayat Çalışmaları, Habitus, Hegemonya, Söylem Analizi

ErkeklikGünlük yaşamSosyolojik analiz+3
Mustafa Yaşargün
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Erkeklik, futbol ve taraftarlık habitusu: Gaziantepspor taraftar grubu "Gençlik27" üzerine bir çalışma

Bu tezin odak noktasını, toplumsal cinsiyet bağlamında "erkeklik" habitusu, inşa pratikleri, futbol sahalarında, taraftar tezahüratlarında/söylemlerinde yeniden üretilen eril iktidar stratejileri oluşturmaktadır ve erkekmerkezli alana dair bir çalışma söz konusudur. Toplumsal cinsiyet olgusuyla ilgili Türkiye'de "kadın kimliğine yönelik çalışmalar, "erkek(lik)" çalışmaları göz önüne alındığında kuşkusuz daha yoğunluktadır. Dolayısıyla bu açıdan bakıldığında, -yeterince keşfedilmemiş bir alan olan- erkeklik nosyonunu ve futbol sahalarındaki eril inşa pratiklerini incelemek daha da ilgi çekici bir hal almaktadır. Bu tezin kapsamı gereği çalışma, futbol taraftarlarının eril söylemleri ve eril alışkanlıkları ile sınırlı kalmaktadır. Bununla birlikte, bu çalışma daha ileri araştırmalara katkıda bulunmayı amaçlamaktadır ve erkekliği incelemenin alternatif yollarına ilişkin tavsiyeler sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Erkeklik, taraftarlık, futbol, habitus, toplumsal cinsiyet

ErkeklerErkeklikFutbol+6
Mehmet Boran
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
10
Master'sOpen AccessEN

Cross-border masculinities: Agentic masculinities in Europe's refugee crisis

Applying the theoretical framework of masculinity studies in association with migration studies and using discourse analysis methodology, this dissertation shall look into the methodological and practical limitations on defining and dealing with refugee men as gendered subjects in the European Union. As humanitarian border management defines the scope of engagement with refugees in the EU case, this dissertation will analyse how humanitarian border management's overemphasis of refugees as vulnerable subjects in need of protection and basic needs led to disregard over gender-based identities of refugee men especially. It results from lack of engagement between masculinity and migration studies, which cooperates only in small instances, mostly on approaching refugee women as gendered individuals. This dissertation takes the sexual harassment incidents taken place in the 2016 New Year's Eve celebrations as the case study to apply discourse analysis. Its repercussions in the European Union policymakers and public will prove incapability of the European Union engaging with refugee identities from a gender-based perspective while its repercussions among feminist circles will demonstrate how gender could have incorporated into the official and public responses. This dissertation will argue that by overemphasising vulnerability and ignoring gendered identities of refugee men, the European Union's humanitarian border management led to a harsher transformation from compassion to moral panic among the public and the European policymakers. Key Words: Humanitarian border management, refugee men, Europe, vulnerability, gender, Cologne, sexual harassment.

European UnionSexual harassmentMen+7
Özge Boztaş
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İhsan Oktay Anar'ın romanlarında erkekler ve erkeklik imgesi

Edebiyat sosyolojisi disiplini farklı toplumsal olguları araştırmaya elverişli bir disiplindir. Çalışmada, edebiyat ve sosyolojinin birlikteliğinden oluşan edebiyat sosyolojisi temel disiplin olarak benimsenmektedir. Toplumsal cinsiyet çalışmalarında erkeklik olgusunun da incelenmesi, cinsiyet çalışmalarına çeşitli perspektifler sunma olanağına sahiptir. Bu bilinçle çalışmada erkeklik olgularının oluşumunun hangi önemli kavramlar etrafında gerçekleştiği araştırılmaktadır. Edebiyat sosyolojisi disiplininden yola çıkan çalışma kapsamında, İhsan Oktay Anar'ın romanlarındaki erkekler ve erkeklik imgeleri incelenmektedir. Romanlardaki erkeklik imgelerinin kurgulanmasının hangi önemli kavramlar etrafında şekillendiğini saptamak, erkeklik olgusunu anlamak adına önemlidir. Bu saptamanın gerçekleşebilmesi için seçilen yöntem yakın okuma yöntemi olarak da adlandırılan hermeneutik yöntemdir. Anlamanın temele alındığı bu yöntem çerçevesinde romanlarda karşımıza çıkan erkeklik tiplerini incelemek ve kurgulanan erkeklik imgesinin hangi çerçeveler etrafında şekillendiğine bakmak çalışmanın amacını içermektedir. Kurgulanan erkeklik tiplerinin çözümlenebilmesi için İhsan Oktay Anar'ın çalışmanın bitim sürecine kadar yayınlanmış beş romanı incelenmektedir. Bunlar sırasıyla, Puslu Kıtalar Atlası, Kitab-ül Hiyel, Efrâsiyâb'ın Hikâyeleri, Amat ve Suskunlar'dır.

Anar, İhsan OktayCinsel kimlikEdebiyat sosyolojisi+3
Ayşen Utanır
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Sinemada farklı erkeklik temsillerinin incelenmesi: Nuri Bilge Ceylan filmleri örneği

Bu çalışmanın amacı, çektiği uzun metrajlı filmler ile birçok ödül kazanan ve uluslararası alanda başarılı olan yönetmen Nuri Bilge Ceylan filmlerinde farklı erkekliklerin nasıl inşa edildiğini incelemektir. Nuri Bilge Ceylan filmlerinde farklı erkeklik kimliklerinin nasıl inşa edildiğine dair inceleme yaparken söylem analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada Nuri Bilge Ceylan filmlerinden 8 tanesi örneklem olarak seçilmiştir. Filmlerde bulunan erkek karakterlerin kimliklerine yönelik analiz yapılırken, Raewyn Connell'in erkeklik kategorisinde yer alan dört erkeklik modeli(Hegemonik erkeklik, madun erkeklik, işbirlikçi erkeklik ve marjinal erkeklik) esas alınmıştır. Araştırmada incelenen filmler, Nuri Bilge Ceylan filmlerinde farklı erkeklik temsillerinin hiyerarşik bir sistemle inşa edildiği sonucuna varmamızı sağlamıştır. Hegemonik erkeklik temsilinin, diğer erkekliklere oranla daha çok yer aldığı filmlerde, madun erkeklik temsilinin de önemli bir oranda olduğu görülmüştür. Filmlerde hakim bir erkeklikten ziyade çatışan erkeklik temsilleri de belirlenmiştir. Nuri Bilge Ceylan'ın filmlerinde farklı erkekliklere yer verirken, yetiştiği toplumun özeliklerini yansıtmakla beraber entelektüel bilgi birikimini ve dünya görüşünü de sunduğu gözlemlenmiştir.

Ceylan, Nuri BilgeErkeklikFilm+3
İsmihan Akkanat
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

2000 sonrası Türk komedi sinemasında "Öteki" erkekliğin temsili

Bu tez çalışmasında, toplumsal cinsiyet çerçevesinde "öteki erkek" olgusunun Türk Sineması içerisinde komedi türündeki filmlerde nasıl temsil edilip işlendiği incelenmektedir. Öncelikle toplumsal cinsiyet olgusu feminist eleştiri ekseninde ve kültür çerçevesinde ele alınmıştır. Sonrasında hegemonik erkekliğin, eril tahakküm, iktidar, beden sosyolojisi, erkeklik unsurları ile ilintisi tartışılmıştır. Akabinde ise "öteki erkek" olgusunun ne olduğunu anlayıp açıklamak için homofobi, dişilleştirme, marjinalize etme gibi unsurlarla ilişkisi ortaya koyulmuştur. Çalışmada, öteki erkeğin temsili filmsel anlatı içerisinde sorgulanmaktadır. Bunun için Türk Sineması'nda 2000 yılı sonrasında çekilmiş olan komedi türündeki Vizontele, G.O.R.A., Recep İvedik filmleri uygun görülmüştür. Film çözümlemelerinde, derinlemesine analiz yöntemi kullanılarak "öteki erkek" karakterler ve tiplemelerinin temsil ediliş biçimleri ve mizah unsuru olarak nasıl konumlandırıldıkları incelenmiştir. Ayrıca "öteki erkek" olgusunun cinsel kimlik ve tercihle olan ilişkisine de dikkat çekilmiştir. Anahtar Kelimeler: Toplumsal Cinsiyet, İktidar, İdeoloji, Kültür, Hegemonik Erkek, Öteki Erkek, Türk Sineması, Mizah.

Cinsel kimlikErkeklikHegemonik erkeklik+7
Mustafa Çetinkaya
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Reha Erdem sinemasında erkeklik halleri: Korkuyorum Anne filmi örneği

Sinema günümüzün en önemli kitle iletişim araçlarında biridir. Popüler sinema ürünleri gişe başarısını birinci sırada tutarken bir grup yönetmen sinemaya farklı bir soluk getirmişlerdir. Bu yönetmenler sinemayı ticari bir kazanç konusu olarak görmeyerek kendilerine has bir üslupla oluşturdukları sinema filmlerine imza atmışlardır. Reha Erdem de bu yönetmenlerden biridir. Yaptığı filmlerde kendi sinema dilini başarıyla kullanmış, sinemasal özelliklerini filmlerine yerleştirmiş ve gişe kaygısı gütmeden de başarılı bir sinemacı olunacağını kanıtlamıştır. Filmleri önemli sinema platformlarında ilgiyle karşılanmış ve pek çok ödüle layık görülmüştür. Reha Erdem, insanla ve toplumla ilgili konuları filmlerinin odağına almış bir sinemacıdır. Filmlerinde bilinen anlamda bir gerçeklik algısını reddedip kendi gerçekliğini oluşturmayı başarmıştır. Reha Erdem filmleri, güçlü sinemasal özelliklerinin yanında insana ve topluma dair konuları ele alan güçlü anlatımlardır. Bu çalışma Reha Erdem'in Korkuyorum Anne filminin erkeklik halleri bağlamında incelenmesini konu edinmiştir. Toplumsal cinsiyet rolleri göz önünde bulundurularak erkek cinsiyetinin toplumdaki konumu irdelenmektedir.

Erdem, RehaErkeklikFilm+3
Neslihan Emen
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumsal cinsiyet ve kültürel dönüşümle birlikte erkek ve erkeklik temsilleri

Toplumsal cinsiyet kavramı feminizmin doğuĢundan beri onun alt dalı olarak ilerleyen günümüzde de baĢlı baĢına araĢtırılması ve tartıĢılması gereken bir konu olmuĢtur. Sadece kadın çalıĢmak tek elle alkıĢ çalma çabası olmasından dolayı erkeklik çalıĢmaları da feminizm doğrultusunda hız kazanmıĢtır. Kültürümüzün egemen düzenini oluĢturan erkeklik kavramı ile birçok değer yeniden inĢa edilmekte ve her geçen gün daha fazla güç kazanmaktadır. Günümüzde de toplumsal cinsiyet, kadın ve erkek olma kavramları toplumsal dönüĢümle birlikte farklı anlamlara bürünmektedir. Cinsiyetin toplum içerisindeki yeri kültür yapısı içerisindeki özelliklerine göre daha sivriltilerek seyirciye geçirmek ve bunu maddi kültür ile de desteklemek amaçlanmaktadır. Çoğu sinema filminde cinsiyet vurgu farklı Ģekilde yer bulmaktadır. Erkek ya da erkeklik temsilleri toplumsal süreçten etkilenerek ve değiĢerek verilmektedir. Bu çalıĢmada toplumsal cinsiyet kavramlarını feminizmle birlikte açıklayan kuramlara dayanarak, erkeklik kavramının zaman içindeki değiĢiminin Türk sinemasındaki yansıması örneklem olarak seçilen iki film üzerinden değerlendirilmiĢtir.ÇalıĢmada sinema mecrasında erkeklik olgusunun sunumu ile diğer kitle iletiĢim mecralarında farklılık olup olmadığı; gerçek hayat ve gündelik yaĢamda sinemada sunulanın aksine hegemonik erkeklik temsillerinin yansıması ve son olarak toplumsal yaĢamdaki değiĢimlerin etkisiyle baba figürüne yüklenmeye çalıĢılan yeni roller araĢtırma sorusu olarak belirlenmiĢ ve analiz edilmiĢtir

ErkeklerErkeklikKültür+7
Seda Gürtürk Demirel
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

1930-1960 dönemi Amerikan sineması metinlerinde kadınlık ve erkeklik temsilleri

Çalışma kapsamında 1930-1960 dönemi Amerikan sineması metinlerinde yer alan açık ve kapalı toplumsal cinsiyet tanımlamaları incelenerek dil aracılığıyla inşa edilen kadınlık ve erkeklik temsilleri ortaya konmuştur. Çalışmaya dilin ne olduğu üzerinde durularak genel bir çerçeve çizildikten sonra toplumsal cinsiyetle ilişkisi ve toplumsal cinsiyetin inşasındaki rolünün incelenmesiyle başlanmıştır. Dil aracılığıyla oluşturulan sözlü ve yazılı söylemlerin, toplumsal cinsiyete ilişkin inançların, görüşlerin, değer yargılarının toplumların varsayımları biçimine dönüşmesi sürecini gerçekleştirdiği üzerinde durulmuştur. Toplumsal cinsiyetin sürekli olarak yeniden üretilmesini sağlayan sezdirimlerin bir anlamlandırma aracı olarak kullanımı açıklandıktan sonra film metinlerinin dilsel ve dilsel olmayan bileşenleri ele alınmıştır. Dönem filmlerinin metinsel içeriklerinde yer alan kadınlık ve erkeklik temsilleri, kadın ve erkek karakterlerin sözel davranışları, toplumsal cinsiyet karşıtlıklarının inşası sürecinde dilsel ögelerin kullanımı, toplumsal cinsiyet kimliğinin inşası şekillerinin belirlenmesi amacı doğrultusunda incelenmiştir. Metinsel bağlamda gerçekleştirilen çalışmada yöntem olarak içerik çözümlenmesi kullanılmıştır. Çalışma kapsamında yapılan çözümlemeler sonucunda; toplumun kadınlara ve erkeklere yaklaşımını, bireylerin belirli bir cinsiyete aidiyet çerçevesindeki davranışlarını, kadınlık ve erkeklik özellikleriyle ilgili kalıp yargısal düşünceleri belirleyen toplumsal cinsiyet kalıplarının film metinlerini de doğrudan etkilediği ve şekillendirdiği ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Dil, Amerikan Sineması, Kadınlık, Erkeklik, Toplumsal Cinsiyet.

Amerikan sinemasıCinsel kimlikDil+5
Ahmet Elnur
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Bir erkeklik alt alanı olarak eşcinsel erkeklik alanı

Bu çalışmanın amacı, heteroseksist bir toplumsal düzenleme içinde eşcinsel erkeklik alanının ve gey kimliğinin nasıl inşa edildiği ile sosyal ilişkilerin nasıl deneyimlendiğini, Antalya'da yaşayan 10 eşcinsel erkekle yapılan derinlemesine görüşmelere dayanarak bulmaya çalışmaktır. Connell'ın `hegemonik erkeklik' kavramsallaştırması ve Bourdieu'nin eylem kuramı temel olarak alınarak kentli, genç, eğitimli ve orta sınıf eşcinsel erkekliklerin gey kimliklerini nasıl tanımladıkları ve söz konusu kimliklerine bağlı bir biçimde inşa ettikleri strateji ve pratikleri çeşitli sosyal alanlar bağlamında nasıl deneyimledikleri, araştırmanın odak noktası olarak belirlenmiştir. Öncelikle araştırma toplumsal olarak inşa edilen `çoklu erkeklikler' anlayışına uygun bir biçimde toplumsal cinsiyet alanı içinde kadınsılaştırılan bir erkeklik formu olarak eşcinsel erkeklikler üzerine odaklanmaktadır.Cinsel kimliklerin gelişimi, bir kişinin sürekli bir biçimde kendisi ve çevresindeki diğerleri ile müzakere ettiği karmaşık bir süreci yansıtmaktadır. İlişkisel bir biçimde deneyimlenen erkeklik performansları, eşcinsel erkeklik alanı içinde çeşitli toplumsal alanları ve anlamları dikkate alarak, erkekler tarafından farklı ama aynı stratejileri açığa vuracak biçimlerde sunulmaktadır. Araştırma kapsamında eşcinsel erkeklerin erkeklik performansları içinde deneyimlerinden yola çıkarak hegemonik erkekliğin ve olası bir homofobiye karşı habituslarına bağlı inşa ettikleri stratejilerin önemi vurgulanmıştır. Çoğunlukla söz konusu stratejiler, kamusal alanda deneyimlenen `gizli' bir eşcinsellik biçiminde ortaya çıkmaktadır. Bazı durumlarda eşcinsel erkekler, toplumsal bağlamda sahip oldukları farklı sermaye türlerini ön plana çıkararak cinsiyet performanslarını önemsizleştirmektedir. Buna karşılık özel alanda ise göreli olarak daha toplumsal cinsiyet tabanlı olmayan bir yapılanma deneyimlendiği bulgulanmıştır.

Cinsel kimlikCinsel kimlikErkekler+4
Akif Öztürk
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Modern Felsefe'de eril tahakküm ve güç

Bu çalışmanın amacı, aklın eril karakterini sorgulamak ve Antikite'den Modernite'ye erkek(si)liğin felsefe yoluyla nasıl tesis edildiğini ortaya koymaktır. Tezimizin temel argümanı felsefede eril bir bakış açısından ortaya konulmuş olan akıl tasarımının eleştirisine dayanır; nitekim eleştirel bir biçimde ele alındığında felsefede aklın, çağlar boyunca cinsiyetlendirilmiş olduğu görülebilir. Bu argüman, halihazırda anaakım felsefenin dikotomik düşünme biçimini aşmaya ve eski akıl, rasyonalite, nesnellik, bilme gibi eski kavramlarını yeniden tanımlamaya çalışan feminist düşünürlerin katkılarından doğmuştur fakat yine de, ontolojik, epistemolojik ve politik temellerdeki bütün dikotomileri aşmak için daha dikkatli bir sorgulamaya ihtiyaç göstermektedir. Buradan bakıldığında Platon, Machiavelli Bacon ve Descartes "eril akıl" kavramının en bilindik öncüleri olarak görülebilir. Öte yandan bu konuda Spinoza, Rousseau ve Kant, sistemleri yaygın akıl kavrayışına eleştirel birer yaklaşım olarak görülebileceğinden, önemli bir rol oynamaktadırlar. Böylece bu filozofların sistemlerinin erkek(si)lik üzerine olan etkileri de değerlendirilmiştir. Aynı zamanda bir baskı aracı olarak iktidar ve bilgi arasındaki ilişki ve bunun eril/erkek(si) akılla bağlantısı da de gösterilmeye çalışılmıştır.

CinsellikErkeklerErkeklik+5
Fatma Betül Tatlı
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilişsel-davranışçı yaklaşıma göre erkeklerin depresyon deneyimleri: Karma yöntemli gömülü kuram çalışması

GİRİŞ VE AMAÇ: Depresyon kadınlarda erkeklere göre daha fazla görülürken, erkeklerde benimsenen cinsiyet rol normlarının etkisi ile depresyonun deneyim ve dışa vurumu farklılık göstermektedir. Bu durum erkeklerde depresyonu tanılanama ve tedavi süreçlerini zorlaştırmaktadır. Bu tez çalışmasında, bilişsel-davranışçı yaklaşım perpektifinden erkeklerin depresyon deneyimlerini ele alan bir Gömülü Kuram (Grounded Teori) oluşturulması amaçlandı. GEREÇ VE YÖNTEM: Araştırmada karma yöntem araştırma desenlerinden "Açımlayıcı Sıralı Karma Yöntem" kullanıldı. İlk aşamada rastgele örnekleme yöntemi ile 1133 erkek katılımcıdan nicel veriler, Erkeklik Normlarına Uygunluk Envanteri (ENUE-30), Erkek Depresyon Risk Ölçeği-22 (EDRÖ-22), Hasta Sağlık Anketi-4 (HSA-4) kullanılarak, yapısal eşitlik modeli ile analiz edildi. Nitel veriler ise yarı yapılandırılmış bireysel görüşmeler aracılığıyla 23 katılımcıdan, gömülü kuramın analiz basamakları (aşağıdan yukarıya, yukarıdan aşağıya ve tematik kodlama) doğrultusunda toplandı ve analiz edildi. BULGULAR: EDRÖ-22 (p=0,001, Beta=-0,306) ölçümü üzerinde ENUE-30 ölçümünün etkisinde HSA-4 ölçümünün aracı bir rol üstlendiği tespit edildi. Erkeklerin cinsiyet rolleri bağlamında depresyon deneyimlerine ilişkin niteliksel bulgular 7 tema üzerinde incelendi. Temalar; "Depresyonun tanımı, Bilişsel inançlar, Depresyonun nedenleri, Depresyon belirtileri, Yardım almadaki engeller, Etkili başetme yöntemleri, Depresyondaki erkeğe yönelik tutum" dur. SONUÇ: Araştırma, nicel veriler ile erkeklik normlarına uyumun tipik depresif belirtilerin aracılığı yoluyla erkek depresyonunu etkilediğini ortaya koydu. Nitel veriler, erkeklerin deneyimlerine ilişkin bilişsel ve davranışsal perspektifleri vurguladı, bu bulgular nicel sonuçlar ile uyum sağlayarak geliştirilen gömülü kuramın çerçevesini desteklemektedir. Anahtar Kelimler: Bilişsel-davranışçı yaklaşım, erkek, erkeklik, erkek depresyonu, depresyon, gömülü kuram

Erkeklik
Bedia Tarsuslu
Sakarya University · Institute of Health Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk sağ siyasetinde erkeklik: AK Parti örneği

Bu tez çalışması, Connell'ın güç ve iktidar kavramlarından hareketle geliştirdiği "hegemonik erkeklik" savını temel alarak, Türk sağ geleneğinde ve AK Parti'de hegemonik erkekliğin nasıl üretildiğini analiz etmektedir. Eleştirel erkeklik odağından bakılarak, modern Türk siyasal yaşamındaki olaylar, mücadeleler ve politikalar maddi, sembolik ve lider olmak üzere üç başlık altında kategorize edilmiş ve bütünlüklü bir tartışma yaratabilmeyi amaçlamıştır. Hegemonik erkeklik toplumsal olarak inşa edilen ve zamana, mekâna, toplum yapısına bağlı olarak değişimler gösterebilen ancak her koşulda erilliği yeniden üreten bir kavramdır. Bu koşullara bağlı olarak Türkiye'de de hegemonik erilliğin özellikleri dönem dönem değişimler göstermiştir. Bu tez çalışmasının kapsamına Erken Cumhuriyet dönemi de dâhil edilerek kurucu ideolojinin hegemonik erkeklik özelliklerinin sonraki dönemlerde sağ gelenekte değişmesine rağmen ataerkinin sürekliliği gösterilmek istenmiştir. .Türk sağ geleneğindeki karar alıcıların erilliğin yeniden üretilmesinde önemli katkıları olmuş ve bu katkılar erillik mirasını olarak AK Parti'ye aktarılmıştır. Erdoğan'ın resmi konuşmalarından alınan örnekler üzerinden hegemonik erkekliğinin nasıl kurulduğunu ve erilliğin pekiştirilmesine katkıları tartışılmıştır.

Adalet ve Kalkınma PartisiErdoğan, Recep TayyipErkeklik+3
Burcu Albayrak Dönmez
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
10

Related subjects