Governance

107 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Bilgi teknolojileri dış kaynak kullanımında biçimsel ve ilişkisel yönetişimin yeri: Havacılık sektöründe bir araştırma

Örgütlerin bilgi teknolojileri konularında dış kaynak kullanımı örgütlere BT ürün/hizmetlerine sahip olma maliyetlerinin düşürülmesi, modern teknolojilere hızlı bir şekilde ulaşılması, personel artışına gitmeden teknik problemlerin çözülmesi, işletmenin ana işine odaklanılması gibi birçok fayda sağlamakla birlikte tedarikçiye olan bağımlılığın artması, iş yapma bilgisinin kaybedilmesi, gizli sahip olma maliyetlerinin oluşması, tedarikçinin fırsatçı davranış göstermesi gibi birçok riski de içinde barındırmaktadır. Bu nedenle bilgi teknolojileri dış kaynak kullanımında uygun yönetişimin seçilmesi önem taşımaktadır. Örgütler arası ilişkilerin yönetilmesinde esas olarak biçimsel (sözleşme) ve ilişkisel (ilişki normları) olmak üzere iki tür yönetişim mekanizması bulunmaktadır. Biçimsel yönetişim bir ilişkide beklenen sonuçları ve davranışları yazılı olarak belirttiği için yasal bir koruma mekanizması olurken, ilişkisel yönetişim ise özellikle ilişkide öngörülemeyen durumlar oluştuğunda daha esnek tepki verilmesini sağlamaktadır. Bilgi teknolojilerinin yoğun olarak kullanıldığı havacılık sektöründe yapılan bu araştırmanın; havacılık sektöründe faaliyet gösteren işletmeler tarafından BT tedarikçileriyle olan ilişkilerinin nasıl yönetildiğini açıklamak ve BT dış kaynak kullanımı başarısının açıklanmasında yönetişim mekanizmalarının etkisini açıklamak üzere iki temel amacı bulunmaktadır. Karma desen araştırması olarak tasarlanan bu araştırmada birinci araştırma sorusunu cevaplandırmak için nitel, ikinci araştırma sorusunu cevaplandırmak için ise nicel yöntemlerden faydalanılmıştır. Nitel araştırmanın sonuçlarına göre yöneticiler tarafından bir ilişkinin yönetilmesinde sözleşmeler kadar ilişki normlarının da önemine vurgu yapılmıştır. Nicel araştırmanın sonuçlarına göre ise BT dış kaynak kullanımı başarısını sözleşmeler ve ilişki normları ayrı ayrı istatistiksel olarak anlamlı açıklamaktadır. Bunun yanı sıra iki yönetişim mekanizmasının birbirine ikame değil tamamlayıcı mekanizmalar olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: BT dış kaynak kullanımı, Biçimsel yönetişim, İlişkisel yönetişim, İşlem maliyeti teorisi, İlişkisel mübadele teorisi, Havacılık sektörü

Bilgi teknolojisiBiçimsel iletişimDış kaynaklardan yararlanma+4
Dilek Erdoğan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetişim-kalkınma ilişkisi: Bölgeler arası gelişme farklılıklarının analizi

Yönetişim-kalkınma ilişkisi son dönemde siyaset bilimi, yönetim bilimi, iktisat ve ilişkili literatürde artan bir ilgiyle karşılaşmaktadır. Özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin politika tercihlerindeki yanlışlıkların kalkınmaya ket vurduğu görüşü yönetişim kurumlarının önemini ortaya çıkarmıştır. Küreselleşme olgusu ve Post-Washington Uzlaşısının genel kabul görmesiyle birlikte kalkınmayı teşvik edecek yönetişim kurumlarına standart bir çerçeve çizilmiştir. Oysa ki yönetişim yapısı, ilgili ülkenin/bölgenin tarihsel geçmişi, kültürü, inançları gibi içsel etkenler etrafında şekillenmektedir. Bu çalışmada, Post-Washington Uzlaşısının çerçevesini oluşturduğu ve uluslararası ekonomik örgütler eliyle de adeta bir kalkınma reçetesi olarak öne sürülen Küresel Standart Kurumların (KSK) var olup olmadığı araştırılmıştır. Bu bağlamda yönetişim-kalkınma ilişkisine ait kurumsal bileşenlerin bölgeler arasında nasıl farklılaştığı ve bu farklılaşmanın nedenleri de diğer araştırma konularıdır. Bütün bu soruların araştırıldığı ana materyal Heritage Vakfı'nın her yıl düzenli olarak yayımladığı Ekonomik Özgürlük Endeksi raporlarının Bölgesel Gelişmeler kısımlarıdır. Söz konusu doküman nitel analiz yöntemlerinden doküman analizi ile çözümlenmiş ve yönetişim kurumlarının kalkınma üzerindeki etkileri bölgeler özelinde analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, her bir bölge için kalkınmayı teşvik edecek standart kurumların olmadığını, her bir bölge için farklı kapsayıcı ve dışlayıcı kurumların öne çıktığını göstermektedir. Kapsayıcı yönetişim kurumlarının bireylerin ekonomik aktiviteye katılımını teşvik ederek, dışlayıcı kurumların ise bireyleri süreçlerin dışına iterek bölgesel kalkınma üzerinde farklılaşan etkiler gösterdiği anlaşılmıştır.

KalkınmaKalkınma finans kurumlarıYönetişim+1
Samet Ölmez
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

2000 sonrası Türkiye'de yerel yönetim yasalarının "Yerel yönetişim" kavramı üzerinden değerlendirilmesi

Uluslararası kuruluşlardan biri olan Dünya Bankası tarafından ilk defa bugünkü anlamıyla kullanılan ?yönetişim? kavramı, birçok devlet, uluslararası kuruluş ve uluslarüstü oluşum tarafından benimsenerek kamu yönetimi alanında kullanılmıştır. Katı, hiyerarşik ve bürokratik yapı yerine devletin özel sektör ve sivil toplum ile yetkilerini paylaştığı bir düzen içeren yönetişim, tüm aktörlerini ?paydaş? olarak tanımlayan bir yönetim sistemidir. Yönetişimin; yönetimlere hesap verebilirlik, cevap verebilirlik, açıklık, katılım ve etkinlik getirmesi planlanmaktadır. Katılımın yerel yönetimlerde daha yüksek oranda olması ise; yönetişim sisteminin yerel yönetimlere taşınmasına sebep olmuştur. Çalışmada ana konuyu oluşturan ?yerel yönetişim? kavramı yerel yönetimleri ve yönetişimi ilgilendiren diğer kavramlarla birlikte ayrıntılı olarak tanımlanmıştır. Ayrıca Türkiye'nin ?yerel yönetişim? kavramı çerçevesinde yaptığı çalışmalar ve uygulamalar aktarılmıştır.Bununla birlikte, bu çalışmada Türkiye'nin 2000 yılından sonra değiştirilen yerel yönetim yasaları, değiştirilmesi düşünülen kanunlar ve yerel yönetimleri etkileyen bazı uluslararası belgeler yerel yönetişim anlayışını açısından değerlendirilmiştir. İlgili belgelerin yerel yönetişim anlayışının özelliklerini ne kadar barındırdığı, değiştirilen kanunların yapılış aşamasındaki fikirler ve uluslararası belgelerin Türkiye'nin yönetim yapılanmasındaki etkileri tartışılmıştır. Bu bağlamda belediyeler, büyükşehir belediyeleri, il özel idareleri, köyler, kalkınma ajansları, mahalli idare birlikleri yasaları, Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ve AB müzakere belgeleri ile BM İkiz Sözleşmeleri incelenmiştir.Çalışmanın ana denencesine göre; Türkiye'de 2000 sonrası çıkarılan çeşitli yasalarla ve dâhil olunan uluslararası belge ve sözleşmelerle, yerel yönetimden yerel yönetişime geçiş süreci ivme kazanmıştır. Bu ana denenceden yola çıkılarak incelenen her belge için bir denence üretilmiş ve bu denenceyi destekleyecek bulgu ve önerilere ulaşılmıştır.Anahtar Kavramlar: Yönetişim, Yerel Yönetim, Yerel Yönetişim, Yerel Yönetim Yasaları

BelediyelerKanunlarYerel yönetimler+3
Nazlı Nalcı Arıbaş
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetişim kültürünün yerel siyasete etkileri: Çorum örneği

Bu çalışmanın temel amacı, YG21 hedefleri üzerinden Çorum'da valilik, il özel idaresi ve belediyenin birbirleri arasındaki bilgi alışverişini ve yetki paylaşımını incelemek; bu alışveriş ve paylaşımların boyutlarını tespit etmek ve yerel siyasete katkısını yorumlamaktır. Araştırmanın metodolojisi nitel yöntem, durum çalışması deseninde tümevarımla değerlendirilen veriler ışığında yarı yapılandırılmış görüşme ve söylem analizinin kesiştirilmesi ile ortaya konulmaktadır. Araştırma, Çorum merkez ilçede üç kurumun birbirleriyle ilişkilerinin gerçek ortamda nasıl olduğu; bu kurumların yalnızca yasal hükümlere göre mi yönetişim bilinciyle hareket ettikleri; ortak bir faaliyetin gerçekleştirilmesi hususunda anlaşmazlığa düşülen durumların neler olduğu; kurum yöneticilerinin kişisel tutumlarının yönetişim sürecinde üretilecek mal ve hizmetlerin başarısını ne ölçüde etkilediği; yetki paylaşımında kurumların birbirlerine karşı üstünlüklerinin olup olmadığı soruları üzerinde yoğunlaşmaktadır. Kapsamı, YG21 hedefleri üzerinden Çorum'da yetki paylaşımının işlevselliğinin yerel kurumsal siyasete katkısının değerlendirilmesidir. Araştırma alanı Çorum'un merkez ilçesindeki kamu idareleriyle sınırlandırılmış olup araştırmada bu idarelerin birbirleriyle sıklıkla yönetişim bilinciyle hareket ettikleri; birlikte hareket edilmesi gerekli hizmetlerde hizmetin türüne göre kurum önceliğinin değiştiği; yönetişim bilinciyle hareket edilmesi için yasal hükümlerin yanında başvurulan başka yöntemlerin olduğu; anlaşmazlığa düşülen durumların kurumların merkeziyetçi ya da âdemi merkeziyetçi yapısına göre değiştiği; kurum yöneticilerinin kişisel tutumlarının yönetişim sürecinde üretilecek mal ve hizmetlerin başarısını doğrudan etkilediği; belediyenin aksine valilik ve il özel idaresinin diğer kurumlarla yetki paylaşımı yapmadıkları; belediyenin özerkliği dolayısıyla yönetişimde üstünlükleri olduğu gibi bulgulara ulaşılmıştır. Çalışma bölümlerinde sırasıyla yerel siyaset kavramı; yönetişim kavramı; G21'den YG21'e yerel siyasetin değişen gündemi; kamu idareleri ve ağ yönetişimi çerçevesinde Çorum örneği çalışılmıştır. Sonuç bölümündeyse tezin araştırıldığı sınırlılıklardaki durum ve hipotezlerinin doğru olup olmadığı değerlendirilmiştir.

Yerel siyasetYetki paylaşımıYönetişim+3
Nida Çolak
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Çevre güvenliği ve küresel yönetişim ilişkisi: İklim değişikliği olgusu bağlamında bir değerlendirme

Çevre, en genel anlamda canlıların içinde yaşadığı ve aynı ortamda yaşayan canlıların birbirleri ile olan etkileşimlerini ifade eden fiziksel ortamdır. Çevrede meydana gelen her türlü risk ve tehdit çevre güvenliğinin çalışma alanına girmektedir. Çevrede meydana gelen tehlikeler bireyleri, devletleri ve toplumları çevrenin korunması gereken bir değer olduğu düşüncesine sevk etmiş ve çevrenin korunması ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Sanayi ve teknoloji alanlarında yaşanan ilerlemeler dünya toplumlarını ekonomik, siyasi ve kültürel yönlerden birbirine yakınlaştırmış ve etkileşime neden olmuştur. Yeni dünya düzeni çerçevesinde tüm ülkeler birbirlerine bağımlı hale gelmiştir. Bu gibi gelişmeler çeşitli çevre sorunlarını da beraberinde getirmiş ve bu sorunların farkına varılmıştır. Küresel ölçekte çevre sorunlarıyla mücadelede çeşitli uluslararası girişimler gerçekleştirmiştir. Çevre sorunları ve iklim değişikliğine karşı verilen mücadele genellikle sözleşmeler ve protokoller üzerinden gerçekleştirilmiştir. Küresel iklim değişikliğiyle ilgili yapılan sözleşmelerin yetersizliği ve parçalanmışlığı aynı zamanda bu sözleşmelerin getirdiği yükümlülükleri uygulayacak bir otoritenin olmaması küresel çevresel yönetişim yaklaşımını gerekli kılmıştır. Sınır tanımayan küresel çevre sorunlarıyla mücadelede uluslararası işbirliği zorunlu hale gelmiştir. İşbirliği arayışları dünya genelinde farklı bir kurumsal yapılanmayı gerekli kılmıştır. Anahtar Kavramlar: Çevre Güvenliği, İklim Değişikliği, Küresel Çevresel Yönetişim

Küresel yönetişimYönetişimÇevre yönetimi+3
Seda Dündar
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessEN

Corporate governance: The effects of board characteristics, information technology maturity and transparency on company performance

Corporate boards worldwide have attracted a great deal of attention in the past decade because of corporate failures and concerns about the performance of corporations and the way they are governed. Therefore, there have been significant changes in the regulations, and relationships between management, boards, and shareholders.The corporate governance literature in emerging countries is limited. Turkey, as an emerging market, has attracted increasing numbers of foreign investors in the last ten years. The level and quality of corporate governance and company performance are among the most important criteria for investors on the Istanbul Stock Exchange (ISE). Board structure and transparency are among the main building blocks of the corporate governance mechanism.This study is an attempt to develop a conceptual model of relationships based on the dimensions of board characteristics, transparency, information technology, and company performance. It is also an empirical analysis of the corporate governance dimensions of high and low-performing companies. The empirical phase of the research is based on the data gathered from the ISE companies.The study also empirically examines the moderating effects of transparency and information technology on board structure and company performance. It aims to analyse corporate governance, information technology and company performance relationships in ISE companies in Turkey. This study also investigates the role of information technology and transparency to explain the relationship between board structure and company performance. As part of the study, the correlation between information technology and transparency is also investigated.Finally, the study investigates the relationship between board structure (CEO/Chairman duality, board size and outsider director ratio) and transparency.

Governance
Sinan Düztaş
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yerel yönetimler ve yönetişimin yerel yönetimlere eklemlenmesi: Yerel yönetişim

Kamu yönetimi, toplumsal değişimlerin baskısı altında ve o değişimlere karşılık gelecek çözümleri üretme ihtiyacı karşılığında, hem teorik hem de pratik alanda bir değişim ve dönüşüm geçirmektedir. 2. Dünya Savaşı sonrasında, Avrupa ve ABD'de ortaya çıkan yeniden yapılanma çabaları, daha merkeziyetçi, birlikçi ve ulusal kalkınmayı öncelikli hedef gören yaklaşımların etkisi altında gelişti. Bu durum, kamu sektörünün toplumsal alanda başat aktör olarak toplumsal konularda etkili olduğu bir kamu yönetimi anlayışını öne çıkarmıştır ve buda yönetişimdir. Küreselleşme sürecinin tüm topluma hâkim olmasıyla ile birlikte temsili demokrasi kent yönetiminde etkisiz ve yetersiz bir unsur haline gelmiştir. Mevcut yönetim pratiklerinin farklı açılardan yetersiz olması nedeniyle, pratikte gelişen yeni arayışlar uygulamada etkili olmaya başlamış ve bu yeni gelişmeleri anlatmak için yönetişim kavramı kullanılmaya başlanmıştır. Günümüz toplumlarında insanlar yönetenlerle aralarında durmadan açılan bir farkla yaşamaya çalışmaktadırlar. Devletin aşırı büyümesi her yere ulaşamamasına ve toplumun taleplerini yerine getirememesine başlamıştır. Demokrasi, ancak devlet ile toplum arasındaki bu uçuruma son verilerek gerçek hale getirilebilir. Yönetişim ile devlet-toplum uzaklığını aşmak amacıyla bir mekanizma kurulmaya çalışılmaktadır. Yönetişim, gelişmekte olan çağdaş bir yönetim yaklaşımıdır. Yönetişim, geleneksel yönetim sistemlerinin, hizmetlerde verimliliği sağlayamaması nedeniyle daha tercih edilen bir konumda yer alacaktır.

BelediyelerKamu yönetimiKüreselleşme+5
Mustafa Akyol
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Baskı gruplarının yönetişim anlayışı temelinde kamusal karar verme mekanizmalarına etkisinin analizi

Bu çalışmada, yönetişim anlayışı temelinde baskı gruplarının kamusal karar verme mekanizmalarına etkisi ele alınmıştır. Yönetim, yönetişim, ulusal yönetişim, yerel yönetişim, küresel yönetişim ve bölgesel yönetişim gibi kavramlara yer verilmiştir. Yönetişim yaklaşımının tarihsel gelişimi, özellikleri, bu özelliklerden katılımcılık, etkinlik, şeffaflık, hukukun üstünlüğü, eşitlik, hesap verilebilirlik, stratejik vizyon ve cevap verilebilirlik konularında açıklamalara yer verilmiştir. Yeni devlet anlayışı; yeni muhafazakârlık ve neo-liberalizm başlıkları altında ele alınmıştır. Yeni kamu yönetimi anlayışında yer alan; modernizm, post-modernizm, sosyal devlet anlayışı vs. konuları irdelenmiştir. Çalışmanın ilerleyen bölümlerinde demokrasinin bir aracı olarak; baskı grupları, çıkar grupları, baskı grubu türleri detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Baskı gruplarının amaçlarını gerçekleştirmek üzere kullandıkları yöntemlerden; tehdit, ikna, para, lobicilik, rüşvet ve boykot gibi araçların etkileri tartışılmıştır. Kamu denetimi faaliyetleri çerçevesinde; ombudsman kavramı, tarihsel gelişimi, denetim faaliyetlerinin önemi, denetimin meşruiyet katkısı konularına yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yönetim, Yönetişim, Modernizm, Postmodernizm, Baskı Grupları, Çıkar Grupları.

Baskı gruplarıKamu denetimiKamu yönetimi+6
Osman Uçar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerde kurumsal yönetim bağlamında kurumsal etik yönetimi

Günümüz dünyası; küreselleşme, rekabet ve teknolojik değişim süreci içinde bulunmaktadır. Bu küreselleşen dünya da şirketler var olabilmek, mevcut yapılarını, pazardaki konumlarını koruyabilmek için uluslar arası standartlara kendilerini uydurmak zorunda kalmaktadırlar. Bu şartlarda şirketlerin sosyal sorumlulukları ve etik ilkeleri doğrultusunda ?kamuoyunun güvenini kazanmak? , şirketlerin gündemindeki en önemli konulardan biri olmuş, ?şeffaflık?, ?eşitlik?, ?sorumluluk? ve ?hesap verebilirlik? ilkeleri üzerine inşa edilen ?kurumsal yönetim? süreçlerinin şirket yönetimindeki ağırlıkları giderek artmıştır. Kurumsal yönetim de işletmeleri bu standardı tutturmaya etkin, şeffaf, hesap verebilirlik ve sorumluluk ilkeleri doğrultusunda belirli kriterleri yerine getirmeye zorlamakta ve bu çerçeve içine sokmaktadır.Şirketlerin değişen koşullarda ayakta kalmak ve mevcut durumlarını devam ettirebilmek için kurumsal yönetim ilkelerinin benimsemelerinin yanında toplum tarafından şirketlerin kabul görülürlüğünü belirleyen bir etken olarak etik kavramı ve etik değerler firmaların karşısına çıkmaktadır. Müşteriler için firmanın ?dürüstlüğü? önemli bir yer tutmaktadır. Etik değerlere önem vermeyen firmaların ürünleri kalitelide olsa, pazar olarak çok büyük kitlelere de ulaşsa firmaların çevreye verdikleri zararlar, çalışanlarına yaşattıkları yasal kısıtlamalar alıcıların alışkanlıklarını değiştirmelerine neden olabilmektedir.Bu anlatılanlar çerçevesinde araştırmanın problemini özetlemek gerekirse; giderek zorlaşan şartlarda firmanın devamlılığı için kurumsal yönetim anlayışı nasıl olmalı ve firmalarda nasıl uygulanmalıdır? Kurumsal yönetim ilkeleri uygulanırken etik değerlerler firmada ne derecede dikkate alınmıştır ve hangi düzeyde etkili olmuştur.Anahtar Kelimeler: Kurumsal Yönetim, İyi Yönetim, Etik, İş Etiği, Kurumsal Etik Yönetimi, Etik Kod.

EtikKurumsallaşmaSorumluluk+2
Gökhan Saygılı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Vakıfların yeni yönetişim yaklaşımları açısından değerlendirilmesi ve Türkiye`nin yönetişim sistemine katkıları

Ülkemizde yüzyıllar önce kurulmuş olan vakıflar, sosyal ve kültürel alanlarda önemli hizmetleri yerine getirmekle beraber gelir kaynağı niteliğindeki malların yönetimi ve işletilmesi ile de iktisadi ve idari alanda da önemli ölçüde etkin rol oynamıştır. Bu bağlamda son yıllarda özellikle gelişmiş ülkelerde, üçüncü sektör, gönüllü sektör, kar amaçsız sektör, hükümet dışı organizasyon gibi çeşitli şekillerde adlandırılan alternatif bir sektörün hızla büyüdüğü görülmektedir.İnsanların bir toplum olarak yaşamlarını bir arada sürdürebilmeleri ve refah düzeylerini geliştirecek fırsatlara sahip olabilmeleri için etkin bir kamu otoritesine gerek vardır. Devletin toplumsal konumu ve işlevleri kaçınılmaz olarak değişim süreci içerisinde yeniden yapılanmasını tetiklemekte ve söz konusu değişim sürecinde bir karar alma yöntemi olarak yönetişimin ön plana çıkmasına sebep olmaktadır. Bu yeni anlayış kapsamında çok aktörlü yönetimi niteleyen yönetişim kavramına içerik kazandırılmaya çalışılmaktadır. Yönetim evrensel bir olgu olmakla beraber her toplumun kendi sosyal, kültürel ve ekonomik yapısını da etkilemiştir. Vakıflar ve yönetim tarzının modern yönetim yaklaşımları içindeki yerini ve değerini eleştirel bir şekilde incelemek bu çalışmanın önemli bir amacıdır.Bu çalışma 3 bölümden meydana gelmektedir. Birinci bölümde vakıfların tanımı, tarihsel süreci, ikinci bölümde yönetişim kavramının tanım ve özellikleri, üçüncü bölümde ise, yönetişim yaklaşımları açısından Türkiye'de vakıfların katkısı değerlendirilmiştir.

DevletSivil toplumSivil toplum örgütleri+3
Ersin Şahin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessEN

The effect of governance on economic growth: Evidence from emerging countries

Emerging countries have achieved a significant improvement in annual growth and now constitute a considerable proportion of the world economy. These countries contain more than half of the world's population. For these reasons, studying the economies of these countries is a very important topic. This study aims to investigate the relationship between governance and economic development in emerging economies. Our research is based on the World Bank data for worldwide governance indicators of emerging economies from 2002 to 2018. The principal component analysis and generalized method of moments were applied to identify the relationship between the gross domestic product index as a dependent variable and the worldwide governance indicator as an independent variable and the foreign direct investment, inflation, and working-age population indicators as control variables. The experimental results showed that there was no significant relationship between governance and economic development. Based on these findings, it is emphasized that the countries in the sample should give more importance to governance. Keywords: Emerging market countries, Economic growth, Governance indicators, GMM, PCA

Economic growthEconomic effectEmerging markets+4
Hasan Almohammed
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Institutional and organizational underpinnings of corporate social responsibility and corporate governance practices: BIST listed companies, 2010-2017

New institutionalism attaches importance to institutional effects in explaining the adoption or diffusion of organizational practices. Although isomorphism and decoupling are commonly studied concepts, studies examining both of these are rare. In addition, organizational practices are often examined individually in the literature, and the consequences of their differences are not considered. In this thesis, in order to conceptualize the deficiencies in the literature and to contribute to these issues with empirical analysis, this thesis examines the adoption and decoupling of two different organizational practices. These practices are corporate social responsibility and corporate governance. Since these are different practices, their adoption is thought to be shaped by different institutional and organizational antecedents. In addition, it is assumed that decoupling in different applications is determined by different predictors. In this exploratory research, empirical data were collected for companies listed in Borsa Istanbul (BIST) for the years 2010-2017. Data on the institutional and organizational antecedents of these practices regarding the extent to which these companies have adopted and implemented corporate governance and corporate social responsibility were collected and analyzed longitudinally. Empirical findings show that the antecedents of adoption and practice differ, and that the antecedents of each differ also between the practices that we examine.

İstanbul Stock ExchangeCorporate social responsibilityCorporate governance+5
Hatice Serra Kutan
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de dış göç yönetiminde kamu kurumlarının ve STK'ların rolü: TRC1 bölgesinde göçmenlerin algıları üzerine bir araştırma

Göç olgusu geçmişten günümüze kadar insanların gönüllü veya zorunlu nedenler sonucunda yaşamış oldukları yerleri bırakarak geçici veya kalıcı şekilde yer değiştirmesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Göçün bireyleri etkilediği kadar toplumları ve hatta uluslararası dinamiklere kadar pek çok kesimi etkilediği bilinmektedir. Bu süreç içinde bireyler ve toplumlar hem değişmekte hem de bir dönüşüm içine girmektedir. Nüfus hareketliliklerinin yaşanması teknolojik gelişmelerle ülkeler arası sınırların ortadan kalkması, doğal felaketler, terör, iç savaş, ekonomik ve siyasi gerekçeler gibi pek çok unsur sonucunda şekillenmektedir. Sonuçları ve sebepleri oldukça farklılık gösteren göç kavramı karmaşık bir niteliğe sahiptir. Özellikle göç alan ve göç veren ülkeler etkilenmekte olup günümüzde artık bütün dünya ülkeler siyasi ve ekonomik anlamda bu hareketlilikten etkilenmektedir. Bu kapsamda göç olgusu artık küresel, ulusal ve yerel olmak üzere üç boyuta sahiptir. Nüfus hareketliliklerinin artık sınırları aşmasından dolayı geleneksel göç yönetim şekilleri bırakılarak iletişim ve karşılıklı etkileşimi içinde barındıran yönetişim şekillerine geçilmiştir. Türkiye sahip olduğu stratejik ve jeopolitik konumdan dolayı göç hareketlerinden direkt olarak etkilenmektedir. Özellikle Türkiye'nin çevresinde yer alan ülkelerin daha az gelişmiş olması göç alan ülke konumuna gelmesine yol açmıştır. Türkiye'ye yapılan dış göçler ile siyasi, ekonomik ve sosyal hayat şekillenmiştir. Anahtar Kelimeler: Göç, Yönetim, Yönetişim, Dış Göç, Türkiye'de Dış Göç

Göç yönetimiGöçlerGöçmenler+5
Alper Mavi
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

The influence of corporate governance on dividend policy

Corporate governance is an internal system which is intended to work for the interests and needs of the shareholders and stakeholders by directing the company actions to the right direction and also controlling the management activities in a way that meets the overall expectations of the company?s shareholders and stakeholders. In the last 20 years, the corporate governance became a topic of debate between the world scholars, in which different scholars have varying views and definitions regarding the corporate governance. The main aim of this study is to find if there is an influence of corporate governance on dividend policy in Turkey. So, the study to be effective, the data that will be used in the analysis will be collected from ISE 100 and also from the financial data available in the public and from their personal websites.In this first chapter of this study, the definitions, actors and mechanisms of corporate governance was discussed in detail; also the importance, categories and principles of the corporate governance was discussed in brief. In this first chapter, the history of corporate governance was also talked about in brief, as well as the history of Turkish corporate governance.In the second chapter, the dividend payout ratio and dividend policy was discussed as well as its procedures and payment methods. Dividend is part of the net income of the company that is being aimed at given to its shareholders; this amount of money is usually a topic of debate in the management system of any firm. So, here the researcher will give highlight about the ways it is divided, the decisions taking when giving to the shareholders and etc.In chapter three, the empirical analysis of the study was done, and SPSS 18 has being used in the data analysis, the fourth chapter is the results of the analysis and the fifth chapter is the conclusion.

StocksDividendDividend+3
Hussein Osman Sheikh Mohamed
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessEN

Comparison of countries' socioeconomic governance policies using multi-criteria decision making method

Today, the development level of countries is measured not only by economic growth but also by multi-dimensional factors such as social welfare, the rule of law and environmental sustainability. Scientific methods are needed to objectively evaluate this complex structure. In this study, the TOPSIS (Technique for Order Preference by Similarity to Ideal Solution) method, one of the Multi-Criteria Decision-Making (MCDM) techniques, and logistic regression analysis were used to conduct a comparative analysis of socioeconomic governance policies across 15 countries for the years 2018, 2020, 2022 and 2024. While the SGI(Sustainable Governance Indicators) database contained data for 41 countries in 2018, 2020 and 2022. This number decreased to 30 in 2024. While selecting 15 countries, the countries that were included in the 4-year period were taken into consideration. The research covers Austria, Belgium, Canada, Denmark, Estonia, Finland, Germany, Ireland, Latvia, Lithuania, Italy, New Zealand, Norway, Portugal and Sweden. In the study, the socioeconomic governance success of the countries was evaluated using various criteria such as social welfare, economic governance, environmental sustainability and rule of law. The TOPSIS method provided comparability of success levels in governance by ranking countries based on their distance from the ideal and negative ideal solutions. Furthermore, logistic regression analysis modeled the effects of specific socioeconomic indicators on governance success, determining which factors are decisive in the decision-making process. Consequently, North Europen countries and Germany with high governance quality ranked at the top, while performance in some Baltic and Eastern Europen countries was relatively lower.

Governance
İlhami Demir
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürlerinin karizmatik liderlik özellikleri ile okul yönetişimi arasındaki ilişkinin incelenmesi

Yapılmış olan bu araştırmada farklı okul kademelerinde görev yapan öğretmenlerin okul müdürlerinin karizmatik liderlik özellikleri ile okul yönetişimi arasındaki ilişkiye yönelik algılarının incelenmesi amaçlanmaktadır. Çalışma nicel bir araştırma yönteminde olup, ilişkisel tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini 2020-2021 eğitim öğretim yılında Yozgat ili Merkez ilçesinde bulunan ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 1194 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise basit seçkisiz örnekleme yöntemine göre ulaşılan; ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde görev yapan toplam 301 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada araştırmacı tarafından oluşturulan ''Kişisel Bilgi Formu'' ayrıca veri toplama aracı olarak "Karizmatik Liderlik Ölçeği (KLÖ)" ile "Okul Yönetişim Ölçeği" kullanılmıştır. Veriler t- testi, ANOVA, korelâsyon ve regresyon analizleri yapılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda okul müdürlerinin karizmatik liderlik özellikleri ile okul yönetişimi arasında anlamlı bir ilişki olduğu gözlenmiş ve okul müdürlerinin karizmatik liderlik özelliklerinin okul yönetişiminin bir yordayıcısı olduğu görülmüştür.

Eğitim yönetimiKarizmatik liderlikLiderlik+5
Züleyha Doğan
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Kurumsal yönetişim ve finansal raporlama kalitesi: Türkiye örneği

Bir kültür olarak ele alınan kurumsal yönetişim, hesap verilebilirlik, şeffaflık, adillik, katılımcılık, etkililik, tutarlılık, sorumluluk olmak üzere yedi prensibe dayanmaktadır. Güçlü ve istikrarlı olmayan piyasa koşullarına sahip gelişmekte olan ülkeler için kurumsal yönetişim, temel bir Vekâlet Teorisinden daha ileri düzeyde incelenmelidir. İyi kurumsal yönetişim uygulamalarını benimseyen kurumlardan, paydaşları daha kaliteli bir finansal bilgilendirme beklemektedirler. Firmaların kurumsal yönetişim yapısıyla, finansal raporlama kalitesi arasındaki ilişkinin Türkiye örneğinde incelendiği bu çalışmada, rassal etkili panel veri analizi gerçekleştirilmiştir. 2008-2013 yılları arasında BİST-100 kapsamında işlem gören 94 finansal olmayan firmaya ait 329 veri kesiti ve bu firmalar içinden XKURY'de yer alan ve kurumsal yönetişim derecesine sahip olan firmalar geniş bir bakış açısıyla incelenmiştir. Finansal raporlama kalitesi Düzeltilmiş Jones Modeli'ne aktif getiri oranının eklenmesiyle elde edilen Kothari modeliyle ölçümlenmiştir. Analizde ayrıca, kurumsal yönetişim yapısına ilişkin içsel geçerlilik sorunu nedeniyle, Hausman Taylor modeli kullanılarak, CEO'sunun işletme alanında yüksek lisans eğitimine sahip olması ve dört büyük denetim firmasından bağımsız denetim hizmeti alması durumundan oluşan araç değişkenlerle de inceleme yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, BİST-100'de 2008-2013 yılları arasında işlem gören finansal olmayan kurumlarda, şirket büyüklüğü arttıkça finansal raporlama kalitesi artmaktadır. Kurumsal yönetişimin içsel geçerlilik sorunu çözüldüğünde şirket büyüklüğüyle beraber, şirketlerin halka açıklık oranının da finansal raporlama kalitesi üzerinde pozitif yönde etkisi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, kurumsal yönetişim derecesine sahip olan firmalarda, kurumsal yönetişimin içsel geçerlilik sorunu çözüldüğünde kaldıraç oranının artmasının finansal raporlama kalitesi üzerinde negatif yönlü etkisinin olduğu sonucuna varılmıştır.

Finansal raporlamaFinansal yönetimHesap verebilirlik+7
Fatma Öğücü Şen
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetişim kalitesi, kamu harcamalarının kompozisyonu ve iktisadi büyüme: Türkiye üzerine ampirik bir analiz

1980'li yılların sonuna doğru önem kazanan yönetişim kavramı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nda "Bir ülkenin her düzeydeki ilişkilerini yönetmesinde ekonomik, siyasi ve idari otoritenin uygulanması ve bu uygulamada vatandaşların ve toplumsal grupların çıkarlarının sağlanması ve yasal hakların kullanımı için gerekli mekanizmaların, süreçlerin kapsanması" olarak tanımlanmaktadır. Kavramın artan önemi ve uluslararası kurumların kavramı ölçmek için yaptığı çalışmalar, yönetişim kalitesini literatüre kazandırmıştır. Yönetişim kalitesi ise, yönetişim tanımında ifade edilen otoritenin, vatandaşların yaşam kalitesinde oluşturduğu etki şeklinde belirlenmekte ve bu kapsamda iktisadi büyüme üzerinde önemli bir belirleyici olarak yer almaktadır. Yönetişim kalitesi ile iktisadi büyüme arasındaki ilişkinin doğrusal yönde olması, kavramın önemini daha da arttırarak ülkelerarası kıyaslamalar yapılması ve aynı zamanda bu ilişkinin değerlendirilmesi ihtiyacını doğurmuştur. Bu çalışmada, ortaya çıkan bu ihtiyaca cevaben iki farklı ampirik analiz uygulanmaktadır. Bunlardan birincisi Ward'ın (1963) Minimum Varyans yöntemi ile uygulanan kümeleme analizidir. Bu analizde, Dünya Bankası Yönetişim Göstergeleri veri setinde yer alan 184 ülke için 1996-2013 yılı Yönetişim Göstergeleri kullanılmakta ve Türkiye'nin bu ülkeler içindeki konumu incelenmektedir. Bu analizin sonucunda, Türkiye, Meksika ile aynı kümede ve kötü yönetişime sahip ülkeler arasında yer almaktadır. Analizin ikinci aşamasında; Türkiye'de yönetişim kalitesinin iktisadi büyüme ile doğrudan ve kamu harcamaları ile oluşan dolaylı etkilerinin analiz edilmesi amaçlanmaktadır. Yönetişim ile iktisadi büyüme arasındaki ilişkide çok değişkenli doğrusal regresyon analizi kullanılarak, 2002-2013 yıllarına ait verilerle yönetişim kalitesi ve iktisadi büyüme arasındaki ilişki araştırılmaktadır. Kamu harcamalarının kompozisyonu ile iktisadi büyüme arasındaki ilişkiler, yönetişim kalitesinin iktisadi büyüme üzerindeki dolaylı etkisini temsil etmektedir. Bu amaçla, 1960-2012 yılları itibari ile eğitim, sağlık, sosyal koruma, sosyal harcamalar ve savunma harcamaları ile iktisadi büyüme arasındaki ilişkiler zaman serisi analizi ile tespit edilmeye çalışılmaktadır. Türkiye Ekonomisi için, çok değişkenli doğrusal regresyon analizi ile ölçülen doğrudan etki, "Düzenleyicilik Kalitesi" (RQ), "Hükümetin Etkinliği" (GE), "Yolsuzluğun Önlenmesi" (COR), "İfade Özgürlüğü ve Hesap Verilebilirlik" (VA) göstergeleri ile iktisadi büyüme arasında pozitif yönde ve anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna işaret etmiştir. Diğer bağımsız değişken olan Türkiye'de "Hukukun Üstünlüğü" (RL) iktisadi büyüme üzerinde pozitif yönde ve anlamsız bir ilişkiye, "Siyasi İstikrar ve Şiddetsizlik" (PS) ise anlamsız ve negatif yönlü bir ilişkiye sahiptir. Dolaylı etkinin analiz edildiği zaman serisi analizinin sonucunda ise, eğitim ve sağlık harcamalarının iktisadi büyümede bir artışa; buna karşılık sosyal koruma, sosyal harcamalar ve savunma harcamalarının iktisadi büyümede azalışa neden olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yönetişim, iktisadi büyüme, kurumlar, kamu harcamalarının kompozisyonu

BüyümeEkonomik büyümeHükümet harcamaları+3
Ebru Canıkalp
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of corporate governance on quality of financial reports: An evidence from Iraq

The purpose of the study is to examine the impact of corporate governance on the quality of financial reports of Iraqi private companies. The importance of the study is to mention on the positive effects of applying corporate governance which has dimension like fairness, equity, transparency, responsibility, accountability and independence, and the aspects in enhancing the quality of the financial reports. In order to reach the current study's purpose, a sample of 109 board of directors and medium executive administration members selected from Iraqi private companies. They contribute through answering the questionnaire statements which self-administers and spread via the internet by email. The independent variable is corporate governance in this study and the quality of financial reports represents the dependent variable. The problem studies determine examining lot of questions concentrating on nature of impact and the relationship between corporate governance and the quality of financial reports. Accordingly, a conceptual outline is designed for the study and numerous hypotheses are produced. In order to declaration if the hypotheses are accept or not, are expose to statistical tests. The statistical tests study results show that the high correlations between the dependent variables and the independent variables. In addition, it is found that corporate governance plays a positive significance impact on quality of financial reports.

Financial reportingFinancial reporting standartsService quality+7
Mohammed Azad Mustafa Mustafa
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Kurumlar, yönetişim ve ekonomik gelişme

Sosyal bilimlerin birçok alanında kullanılan, disiplinler arası bir kavram olan kurumlar, iktisat yazınında önemli bir yer tutmaya başlamıştır. North'un kavramsallaştırması ile oyunun kuralları olarak tanımlanan kurumlar, bireylerin davranış kalıplarını belirleyen kısıtları koymaktadır. Bu kısıtlar resmi veya gayri resmi nitelikte olabilir. İnsan davranışları üzerindeki etkisi her geçen gün daha fazla kabul gören kurumlar, iktisadi ve siyasi olarak sistemin işleyişini, sistemin kazan ve kaybedenlerini de belirleme gücüne sahiptir. Bu işleyiş birçok araştırmacı tarafından farklı yönleri ile alınarak kavramsallaştırılmıştır. Kurumların gelişmişlik düzeyi üzerindeki etkisini ele alan birçok kuram geliştirilmiştir. Kurumlar literatürüne bu anlamda katkı sunan önemli isimlerden biri de Daron Acemoğlu'dur. Kurumların kapsayıcı veya dışlayıcı niteliğe sahip olmasını toplumsal atışma teorisi temelinde ele alan Acemoğlu'na göre kapsayıcı kurumlara sahip ülkeler gelişme gösterebilmektedir. Çünkü bu ülkeler farklı sosyal gruplar arasında uzlaştırıcı bir iktisadi ve siyasi sistem kurgulayarak siyasi gücün tek bir kişi veya grup elinde toplanmasını engellemektedir. Böylelikle yatırım ve yenilik yapma isteği, kendi kazancına ve mülkiyetine sahip çıkabileceğini bilen bireylerin oluşturduğu toplumlarda gelişmiş olmaktadır. Gelişme probleminin önündeki en önemli sorun, elindeki siyasi gücü kaybetme kaygısı taşıyan seçkinlerin toplumun elindeki kaynakları sadece kendileri için kullanmasıdır. Siyasi kaybedenler hipotezi olarak ifade edilen bu yaklaşım, siyasi gücün ve siyasi kurumların önemine de vurgu yapar. Bu çalışmada siyasi kaybedenler hipotezi Türkiye özelinde de ele alınarak değerlendirilmiştir. Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne kadar farklı sosyal gruplar arasındaki çatışmaları uzlaştırıcı kapsayıcı kurumların oluşturulamaması, yönetişim başarısızlıklarının temel sonucu olarak görülmektedir. Ayrıca yapılan panel veri analizi ile resmi kurumların özellikle gelişmekte olan ülkelerde etkisinin yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: Kurumlar, Yeni Kurumsal İktisat, siyasi kaybedenler hipotezi,iktisadi ve siyasi kurumlar, panel veri analizi

EkonomiEkonomi politikalarıEkonomik gelişmeler+6
Pınar Özdemir
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türk bütçe sisteminde yönetişimin yeri ve katılımcı bütçe üzerine bir inceleme; Manisa ili örneği

Geçmişten günümüze değişen ve gelişen şartlara uyum sağlamaya çalışan devlet bütçeleri kamu harcamalarında etkinlik ve şeffaflık sağlayabilmek adına çeşitli yollar izlemektedir. Bu yollar kamu yönetimlerinde devlet bütçeleri olarak ortaya çıkmaktadır. 21. yüzyıl kamu yönetimleri yönetişim kavramını özellikle yerel yönetim bütçelerinde hayata geçirmek istemektedirler. Dünya üzerinde ve Türkiye'de demokratik, katılımcı, şeffaf ve hesap verilebilir devlet bütçeleri oluşturma amacıyla katılımcı bütçeyi farklı yol ve yöntemle deneyimlemiş ve deneyimlemeye devam etmektedir. Katılımcı bütçe, yerel yönetimlerin bütçelerinin katılımcı esaslarla hazırlanmasıdır. Katılımcı bütçenin hayata geçirilmesinde başta devletin daha sonra da yerel yönetimlerin ve katılımcı halkın bu konudaki isteği oldukça belirleyicidir. Katılımcı bütçede aktif olacak vatandaş bu konuda en azından katılımcı bütçeye dair bilgi, toplumsal konulara karşı ilgili, vatandaş olma bilincine sahip bireyler olmalıdır. Bu çalışmada birinci bölümde devlet bütçesinin kavramsal çerçevesi ifade edilmiştir. Bütçe hakkı ve çeşitli ülkelerde bütçe hakkının nasıl kazanıldığının vurgusu yapılmıştır. İkinci bölümde iletişim ve yönetişim kavramları açıklanmış olup siyaset ve yönetişimin özellikle yerel siyasetle ilişkisi ifade edilmiştir. Siyaset ve bütçe ile ilişkili olan yönetişim kavramının unsurları, devlet bütçesi ile ilişkilendirilerek açıklanmıştır. Üçüncü bölümde ise katılımcı bütçe tanımlanarak, katılımcı bütçenin tarihsel süreci açıklanmıştır. Katılımcı bütçeyi ilk olarak uygulayan Porto Alegre katılımcı bütçe modeli anlatıldıktan sonra diğer dünya ülkelerinde gerçekleştirilen katılımcı bütçe örnek uygulamalarına bu bölümde yer verilmiştir. Ardından Türkiye'de katılımın ne ifade ettiği belirtilmiştir. Dördüncü ve son bölümde ülkemizde katılımcılığa dair gerçekleştirilen proje ve ortaklık çalışmaları ifade edilmiştir. Türkiye'de uygulanan katılımcı bütçe örnekleri ifade edildikten sonra Manisa Büyükşehir Belediyesi ve katılım olgusu gerek stratejik planlarla ve performans programlarıyla gerekse faaliyet raporlarıyla ilişkilendirilmiştir. Manisa Büyükşehir Belediyesi'nde vatandaş katılımın hangi uygulamalarla gerçekleştirildiği ifade edildikten sonra Manisa Büyükşehir Belediyesi'ne dair birtakım belediye bütçesi gelir, gider gerçekleşmeleri tablolar halinde sunulmuştur. Bu bölümde son olarak Manisa Büyükşehir Belediyesi merkez ilçeler meclis üyeleri ile yapılan anket araştırmasının sonuçları istatistiki bilgilerle incelenerek pekiştirilmiştir. Anket çalışması ile birlikte gerçekleştirdiğimiz görüşme tekniği tüm katılımcılara uygulanmıştır. Katılımcılar, Manisa Büyükşehir Belediyesi merkez ilçeler meclis üyeleri ve iki bürokrattan oluşmaktadır. Görüşme sonuçlarından elde ettiğim tüm ifadeleri tırnak içinde belirterek ilgili başlıkların altında değerlendirmeye almış bulunmaktayım. Bu açıdan anket sonuçlarının güvenilir olduğu izlenirken görüşme sorularına verilen yanıtların çeşitlilik arz ederek her bir katılımcının görüş ve önerisini doğrudan ve tarafsız olarak çalışmaya aktarmış bulunmaktayım. Ve son olarak Manisa Büyükşehir Belediyesi merkez ilçeler için örnek katılımcı bütçe rehberi ile çalışmayı sonlandırmış bulunmaktayım. Katılımcı bütçe uygulaması, kamu yönetiminde ve devlet bütçesinin gerçekleştirilmesinde kaynakların etkin ve verimli kullanılabilmesi adına modern, demokratik ve şeffaf bir uygulamadır. Katılımcı bütçenin uygulama alanının genişletilmesi, yönetişim olgusuyla birlikte sürdürülebilir kentlerin oluşturulabilmesi amacıyla daha fazla kentte aktif olarak uygulanması ülkenin demokratik yönetimi ve ekonomisi açısından olumlu etkiler taşıyacağını ifade etmekteyim.

BütçeBütçe sistemleriKatılımcı bütçeleme+4
Gözde Doğan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal yönetişim ilkelerinin kamu yönetiminde kullanılmasına yönelik bir model

Bilimsel yönetim anlayışı, işletmelerde insan unsurunun öne çıktığı yıllardan itibaren, kamu yönetimi ile de işletme yönetimini birbirine yaklaştırmış, kullanılan teknikler de paylaşılır olmuştur. Bir kurumun en üstün performansa ulaşarak başarılı olmasını amaçlayan kurumsal yönetişim ilkeleri, etik kurallar, kanunlara uyma, çevrenin korunması gibi alanlarla örtüşen genel bir yaklaşımdır. Kamu yönetimi ve işletme yönetimi kıyaslandığında; kurumlar ve kurumsallaşmanın önem taşıdığı, toplumsal ilişkileri ve yönetişimi kapsayan ve siyasetçilerin, kamu kesimi birimlerini yönlendirme girişimlerinde bulunan delegeler konumunda olduğu (polity) boyutu ve yönetim birimlerinin ve yöneticilerin öne çıktığı, kamu yöneticiliğini yansıtan düzey olarak görüldüğü (policy) boyutu olmak üzere iki yönü olduğu görülmektedir.Devletin üstlendiği rol gereğince siyaset/yönetim ayrımının reddedilmesi ile kamu yönetiminin siyaset biliminin bir parçası olarak kabul edildiği gözlenmektedir. Buna paralel olarak da, yönetsel olgunun tanımlanmasında siyaset ve siyaset bilimi hem kuramsal hem de uygulama düzeyinde belirleyici olmaktadır. Bu durum, yönetimin siyasetten arındırılmasını zorlaştırmakla beraber, gündeme taşımaktadır.Hem küreselleşmenin bir sonucu olarak, hem de AB adaylığının getirdiği uyum çabaları nedeniyle Türkiye'deki kamu yönetiminde, şeffaf, hesap verebilir ve katılımcı bir kamu yönetiminin gerekliliği ve merkezi yönetimin küçültülerek görev, yetki ve sorumluluk devri ön plana çıkmaya başlamıştır. Türkiye'de kalkınma, üretim ortamı ve kültürü yaratılması ile ilgili beklentilerinin karşılanması amacıyla uygulanmaya çalışılan reformların başarıya ulaşması, reformların halk tarafından istenmesi ve benimsenmesine bağlıdır. Bu çalışma ile; Kurumsal Yönetişim İlkeleri'nin kamu yönetiminde uygulanmasında, halkın bilinçlendirilmesine katkı sağlamak amacıyla; yönetim standardına taban olabilecek bir eğitim modeli oluşturulmaya çalışılmıştır.

Kamu sektörüKamu yönetimiKamu-özel sektör ilişkileri+5
Saadet Yağmur Kumcu Yıldız
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Lojistik yatay işbirliği yönetişiminin işbirliği performansına etkisi ve lojistik inovasyonun aracılık rolü

Bu çalışmada genel olarak lojistik sektöründe yatay işbirliği yönetişim mekanizmalarının, işbirliği performansına etkisi ve lojistik inovasyonun aracılık rolü incelenmiştir. Bu kapsamda geliştirilen model; Türkiye'deki 395 lojistik firmasından anket tekniği kullanılarak elde edilen veriler, Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) kurularak analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda; işbirliği yönetişim mekanizmalarından resmileşme değişkenin lojistik inovasyonu ve işbirliği performansını pozitif yönde etkilediği; karşılıklı etki ve kültürel benzerlik değişkenlerinin de lojistik inovasyonu pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca işbirliği yönetişim mekanizmalarından resmileşme değişkeninin işbirliği performansına etkisinde, lojistik inovasyonun aracılık rolünün olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmada son olarak; yönetişim mekanizmaların lojistik inovasyon ve işbirliği performansına etkisinde, çevresel dinamizmin düzenleyici rolünün olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Lojistik yatay işbirliği yönetişimi, İşbirliği performansı, Lojistik inovasyon, Çevresel dinamizm

LojistikLojistik yönetimPerformans+4
Mehmet Orhan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul yönetici ve öğretmenlerinin görüşlerine göre ilkokulların yönetişim düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, ilkokul yönetici ve öğretmenlerinin görüşlerine göre ilkokullardaki yönetişim düzeyini incelemektir. Araştırmada, betimsel nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Gaziantep ili Şahinbey ilçesinde yer alan 116 resmi ilkokulda görev yapan 3536 öğretmen ve 153 okul yöneticisi oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini 2017-2018 eğitim-öğretim yılında basit seçkisiz örneklem yöntemine göre seçilen 24 ilkokulda görev yapan 50 yönetici ve 530 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmanın verileri, Aslan (2016) tarafından geliştirilen "Eğitim Örgütlerinde Yönetişim Ölçeği" ile toplanmıştır. Verilerin analizinde, betimsel istatistiklerden "aritmetik ortalama", "standart sapma"; parametrik analiz tekniklerinden "t-testi" , "tek yönlü varyans analizi (ANOVA)" ve "Post Hoc çoklu karşılaştırmalar testi"nden yararlanılmıştır. Elde edilen verilerle, araştırmaya katılan öğretmenlerin ve yöneticilerin değerlendirmelerinin, cinsiyet, mesleki kıdem ve sendikaya üyelik değişkenlerine bağlı olarak farklılık gösterip göstermediği test edilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen bulgulara göre ölçek geneli ve alt boyutlarda demografik özelliklerin bazılarına göre anlamlı farklılıklar bulunmaktadır. Yönetici ve öğretmenlerin görüşlerine göre ilkokulların yönetişim düzeyi yüksektir. Yöneticilerin ilkokulların yönetişim düzeylerine ilişkin görüşleri ise öğretmenlerinkinden daha yüksektir.

Eğitim kurumlarıEğitim yönetimiYöneticiler+5
Bayram Gül
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
00

Related subjects