Textile enterprises
59 theses under this subject heading
Stratejik yönetim muhasebesi tekniklerinden zaman esaslı faaliyet tabanlı maliyet yönteminin bir tekstil işletmesinde uygulanması
Günümüzde artan rekabet ortamı ve teknolojik gelişmeler neticesinde makineleşme ve otomasyon yaygınlaşmıştır. Dolayısıyla, yöneticiler için maliyet bilgilerine daha hızlı ve doğru bir şekilde ulaşmanın önemi artmıştır. Bu kapsamda, stratejik yönetim muhasebesi alanında bazı teknikler geliştirilmiştir. Stratejik yönetim muhasebesi kapsamında maliyet hesaplama tekniklerinden zaman esaslı faaliyet tabanlı maliyet yönteminin bir tekstil işletmesinde uygulandığı bu çalışma, Denizli İli Merkezefendi ilçesinde organize sanayi bölgesinde iplik çözgü haşıllama ve dokuma faaliyeti yürüten bir tekstil işletmesinde uygulanmıştır. Bu çalışmanın amacı, uygulamanın yapıldığı işletmesinin 2018 yılına ait muhasebe verileri kullanılarak, zaman esaslı faaliyet tabanlı maliyet yöntemi ve faaliyet tabanlı maliyet yönteminin uygulanabilirliğini araştırmak ve sonuçlarını karşılaştırmaktır. Bu kapsamda, öncelikle faaliyet tabanlı maliyet yöntemine göre, ardından zaman esaslı faaliyet tabanlı maliyet yöntemine göre maliyet hesaplama sistemi kurulmuş ve sonuçları karşılaştırılmıştır. Çalışmada araştırma yöntemlerinden örnek olay yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntem, maliyet ve yönetim muhasebesi çalışmalarında yaygın olarak tercih edilmekte ve uygulamanın yapıldığı işletmede maliyet hesaplama yöntemlerini uygulama ve sonuçlarını değerlendirme olanağı vermektedir. Bu kapsamda, işletmede gözlemler yapılarak yönetici ve çalışanlar ile görüşmeler yapılmıştır. Bu gözlem ve görüşmelere ait bilgiler ile muhasebe verileri birlikte değerlendirilerek uygulama gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda, her iki sistemin de bir tekstil işletmesinde uygulanabileceği; ZEFTM yönteminin FTM yöntemine göre daha doğru maliyet bilgisi sunduğu ve birim mamul maliyetlerinin de değiştiği tespit edilmiştir. Bu durumun temel nedeni, ZEFTM yönteminin, işletmenin atıl kapasite maliyetlerini hesaplaması ve birim mamul maliyetlerine yansıtmasıdır. Dolayısıyla, atıl kapasitede çalışmış bir işletmenin birim mamul maliyetleri, ZEFTM yönteminde FTM yöntemine göre daha düşük hesaplanmaktadır.
İşletmelerin çalışanlara karşı sosyal sorumluluklarının iş tatmini üzerine etkisi: Tekstil sektöründe bir uygulama
ÖZET Bu çalışmanın amacı, işletmelerde çalışanların (işçi), işletmelerin sosyal sorumluklarını yerine getirmeleri bağlamında iş tatminlerini "adil ücret, sağlıklı ve güvenli çalışma koşullan, kararlara katılma, eğitim ve gelişim, basan değerlendirmesi ve yükselme, cinsel ayrancılık yapmama, sendika hakkı ve iş güvencesi" boyutlan açısından incelemek ve bu boyutlardan hangilerinin iş tatminini etkilemek açısından daha etkili olduğunu ortaya koymaktır. Çalışmanın verileri Uşak îli'nde tekstil sektöründe faaliyet gösteren büyük ölçekli 13 işletmedeki 362 çalışan üzerinde uygulanan bir anket yoluyla toplanmıştır. Çalışmanın hipotezlerini test etmek için; frekans analizi, t-test, ANOVA, korelasyon ve çoklu regresyon analizleri yapılmıştır. Çalışmanın bulgulan, işletmelerin çalışanlara karşı sosyal sorumluluklarının boyutlarının iş tatmini ile ilişkisi olduğunu ortaya koymuştur, iş tatmini ile en güçlü ilişkinin, basan değerlendirmesi ve yükselme ile, sağlıklı ve güvenli koşullar boyutlarında olduğu gözlenmiştir. İşletmelerin sosyal sorumluluklarını yerine getirmelerinin iş tatminini pozitif yönde etkilediği saptanmıştır. Elde edilen bulgulardan yola çıkarak, Uşak tekstil sektöründe faaliyet gösteren işletmelerde iş tatminine diğer boyutlara göre daha az etkisi olan; kararlara katılma, eğitim/gelişim, cinsel aynm yapmama boyutlan üzerinde daha çok durularak iş tatmini üzerine etkileri artınlması ve bu işletmelerde gözlenen sendikal faaliyetler konusundaki olumsuzluklann yaşanmaması için, işletmelerin sosyal sorumluluklanmn gerektirdiği şekilde, uzlaşmacı bir tavırla çözüm yoluna gidilmesi yönünde öneriler getirilmiştir.
Toplam kalite yönetimi ve Çukurova bölgesindeki tekstil işletmelerindeki uygulamaları
Küresel pazarlarda rakiplerle rekabet edebilmek için günümüzde artık firmalar fonksiyonlarını ve faaliyetlerini toplam kalite yönetiminin gerekleri doğrultusunda yapmak zorundadırlar. Bilindiği gibi son yıllarda toplam kalite kavramı ülkemizde de son derece popüler bir hale gelmiştir. Bölgemize gelince, bölgemiz pamuk diyarı olarak bilinmektedir ve bir çok tekstil firması burada kurulmuştur. Bilindiği gibi tekstil sektörü ülkemiz ekonomisinin lider sektörüdür. iste bu çalışmamızda bölgemizde faaliyet gösteren tekstil ipletmelerinin yöneticilerinin toplam kalite yönetimi konusundaki düşüncelerini ve varsa uygulamalarını tespit etmek amaçlanmıştır. Bölgemizdeki bu konudaki durumun tespiti yapıldıktan sonra bazı öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kalite, Toplam Kalite Kontrolü, Toplam Kalite Yönetimi, Tekstil, Kalite Güvencesi Sistemi iii
Clusters and competitive ability of enterprises in the textile industry: Case of Iraqi companies
Recently, Iraqi companies have faced many challenges due to the new economic reform. They started adopting different strategies to stay in the market and compete with international companies. As one of these strategies, the textile companies in Iraq decided to merge. They merged in 2017 and become one huge company. Their goal then in the merger is to enhance their competitive ability. This study aims to evaluate the role of companies' mergers (CM) in enhancing the companies' competitive abilities (CA) in Iraqi textile companies. The contribution of this study is that it provides statistical analysis to specify the effects of CM on CA in Iraq. The study hypothesis is that the CM has a significant effect on CA. The sample population was 900. A random sample method was used to draw a sample. The sample size used in this study is 270. The questionnaire was used to collect data for this study. The regression model results revealed that the Post-Merge Activihaves has a significant impact on the Supplement of Resources. The results also showed that the Turnover of Employees has no significant impact on the Supplement of Resources. The results revealed that the Post-Merge Activities has also a positive and significant impact on the Concentration of Resources. The results also showed that Turnover of the Employees has a positive and significant impact on the Concentration of Resources. The study concludes that the positive effect of post-merge supplementing of resources and concentration of resources is due to applying good plans, strategies, and finance by the new (merged) company. The study concludes that the positive effect of Turnover of Employees on the concentration of resources is due to hiring good-fit managers and employees and firing the bad employees. The study concludes that the results are in line with the literature.
PAF modeli çerçevesinde önleme ve değerlendirme maliyetlerindeki iyileştirmelerin başarısızlık maliyetlerine etkisi üzerine bir uygulama
Bu araştırma PAF modeli çerçevesinde kalite maliyetleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır. İncelenen ilişkinin çerçevesi; kalite maliyetlerinden önleme ve değerlendirme maliyeti olarak da bilinen uygunluk maliyetlerindeki iyileştirmelerin başarısızlık maliyetlerini üzerinde bir etkisinin olup olmadığıdır.Araştırmada ilk önce kalite maliyetleri üzerine literatür çalışmasına yer verilmiştir. Literatür taramasından sonra araştırmanın amacı olan; önleme ve değerlendirme maliyetlerindeki gelişmelerin başarısızlık maliyetleri üzerindeki sonuçlarını görmek üzere olay çalışması yapılmıştır. Olay çalışması Gaziantep ilinde yer alan bir tekstil işletmesinde gerçekleştirilmiştir. Bunu için işletmenin 2011 ve 2012 yıllarına ait ilk altı aylık verileri dikkate alınarak kalite maliyetleri oluşturulmuş ve sözü edilen dönemler içerisinde kalite maliyetlerindeki değişiklikler değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeler sonucunda önleme ve değerlendirme maliyetlerindeki iyileştirmelerin başarısızlık maliyetleri üzerinde pozitif bir etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Kalite maliyetleri, PAF modeli, kalite maliyetlerinin iyileştirilmesi
Tekstil işçilerinin beslenme alışkanlıklarının çalışma yaşamlarına etkilerinin incelenmesi
Bu çalışmada; Gaziantep İlinde özel bir fabrikada görev yapan çalışanların beslenme alışkanlıklarının çalışma yaşamlarına etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda işçilerin beslenme alışkanlıklarını, enerji harcama düzeyleri ve etkileyen faktörlerin incelenmesi ve önerilerin geliştirilmesi planlanmıştır. Kesitsel, tanımlayıcı tipte olan çalışmanın evrenini Mayıs-Haziran 2016 tarihlerinde Gaziantep'te özel bir tekstil fabrikasında görev yapan yöneticiler dışındaki gündüz vardiyasında çalışanlar (100 kişi) oluşturmaktadır. Evrenin tümü araştırma kapsamına alınmış ve 93 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmanın verileri; sosyo-demografik özellikler, çalışma statüleri, iş kazası geçirme durumları, beslenme alışkanlıkları, sağlık durumlarını içeren sorulardan oluşan anketin direkt gözlem altında uygulanmasıyla toplanmıştır. Araştırmaya katılan işçilerin kişisel bilgileri toplanmış, vücut ağırlıkları, boy uzunlukları ölçülmüş ve Beden Kitle İndeks (BKI)' leri hesaplanmıştır. İşçilerin harcanan enerjileri saptanırken, öncelikle bazal metabolizma için harcadıkları enerji saptanmış, bulunan sonuçlar fiziksel aktivite katsayıları ile çarpılmıştır. Verilerin analizi frekans, t testi, ANOVA ve korelasyon analizi kullanılarak yapılmıştır. Araştırma kapsamına alınan fabrikada görev yapan işçilerin %96.8'i erkek, %3.2'si kadın olup yaş ortalamaları 33.64±7.55'dir. İşçilerin %23.7'si ilkokul mezunu, %18.3'ü ortaokul mezunu, %46.2'si lise mezunu ve %9.7'si yüksekokul mezunudur. İşçilerin %59.2'si öğün atladığını ve atlanan öğününün %31.2'si sabah vakti olduğunu ifade etmiştir. İşçilere yapılan araştırmada BKI değerlerine göre dağılımına bakıldığında, işçilerin BKI sınıflaması içinde %42.4'sı hafif şişman ve %11.7'si obez olduğu değerlendirilmiştir. İleri yaştaki işçilerin BKI değerleri daha yüksektir. İşçilerin fiziksel aktiviteleri arttıkça BKI değerleri azalmaktadır. Bu araştırmada bir tekstil fabrikasında görev yapan işçilerin yeterli ve dengeli beslenmedikleri bulunmuştur. İşçilerin kalori olarak aldıkları enerji miktarı önerilenden düşük sevide olduğu ancak besin öğeleri olarak aldıkları karbonhidrat, protein ve yağ oranlarının önerilen oranlarda olduğu saptanmıştır. Çalışma sonucunda; işçilerin ihtiyacı olan kalori hesaplamasını yapacak; buna göre menülerini hesaplayacak ve denetimlerde bulunacak profesyonel bir diyetisyen ve/veya gıda mühendisi çalıştırılmasının uygun olacağı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: İşçiler, beslenme alışkanlıkları, enerji harcamaları, işçi sağlığı
Elektrik özelleşmesinin tekstil işletmelerinin maliyetlerine etkisi: Maliyet analizi
Elektrik enerjisi milyonlarca insan tarafından kullanılan insan hayatı için oldukça önemli bir enerji türüdür. Elektrik enerjisi sektörü dünya ve ülke ekonomisinde oldukça önemli bir paya sahiptir. Elektrik enerjisi üretim yapan sektörleri de önemli düzeyde etkilemektedir. Bu sektörlerin başında tekstil sektörü gelmektedir. Tekstil üretimi, teknolojinin geliştirmiş olduğu makinelerle üretimi gerçekleşmektedir. Küresel rekabetin artması kalitesi yüksek olan ürünlerin daha düşük maliyet ile üretilmesini zaruri bir hale getirmiştir. Küresel piyasanın böyle bir şekil alması, tekstil işletmelerinde maliyetin ve maliyet muhasebesinin önemini da arttırmaktadır. Çalışmanın amacı, özelleşen elektrik enerjisinin tekstil işletmelerindeki maliyetine etkisini ortaya koymaktır. Bu doğrultuda elektrik enerjisi sektörünün yeni oluşumu, tekstil sektörünün gelişimi ortaya konularak, tekstil sektöründe girdi olarak kullanılan elektrik enerjisi fiyatının ürün üzerindeki maliyet etkisi tespit edilmesi için Safha Maliyet yöntemi kullanılmıştır. Gaziantep'te faaliyet gösteren emsal iki işletmeninin üretime konu olan ürünlerin maliyet yapısı bu işletmelere hizmet veren SMMM ofisinden temin edilmiştir. İşletmelerin ismi değiştirilerek ve verilerin gerçekliğine bağlı kalarak; sayısal işlemlerin kolaylaştırılması amacıyla rakamların sıfırları azaltılıp tam sayı şeklinde bir düzeltme yapılmıştır. Elektriğin özelleştirilmesi sonucu serbest tüketici olarak tedarikçisini seçme hakkını kullanan Y tekstil A.Ş, X Tekstil A.Ş 'ye göre her iki tür üründe de birim başına 0,24 Türk Lirası daha az maliyete katlanmıştır. Gaziantep'te faaliyet gösteren emsal iki şirket olan X A.Ş ve Y A.Ş Tekstil üretim işletmesinde karşılaştırmalı olarak anlatılmaktadır. Kelimeler: Elektrik Enerjisi, Tekstil İşletmesi; Maliyet muhasebesi, Özelleştirme
Adana'da bulunan tekstil atölyelerinde çalışan işçilerin iş güvenliği ve işçi sağlığı algısının araştırılması
Bu çalışmada, Adana ilinde bulunan tekstil atölyelerinde çalışan farklı statü ve görevlerde olan bireylerin iş güvenliği bilincine sahip olup olmadıkları ve işçi sağlığı algılarının araştırılması amaçlanmıştır. Tekstil sektöründe meydana gelen iş kazaları sayısı, genel olarak diğer sektörlere oranla daha az ölümle sonuçlanmasına rağmen; metal, inşaat ve madencilik sektöründen sonra 4. sırayı almaktadır. Araştırmamızı tekstil sektörü üzerinde yürütmemizin sebebi; hem yaşanan iş kazası sayısı hem de tekstil sektöründe çalışan personelin farklılık gösteren sosyo demografik yapısından kaynaklanmaktadır. Araştırma kapsamında yüz yüze anket yöntemi kullanılmış ve yapılan ankette likert tipi sorular tercih edilmiştir. Sonuçların analiz edilmesi için SPSS bilgisayar programı kullanılmıştır. Hem işçilerin hem de işverenlerin iş sağlığı ve güvenliği ve meslek hastalıklarıyla ilgili algılarını ölçmek ve bilinçlerini tespit etmek için anket soruları sorulmuştur. Sosyo demografik yapı ve kişiden kişiye değişen bilinç seviyelerinden dolayı birçok farklı cevaplar alınmıştır. Anket sonuçlarının tamamı incelendiğinde çalışma hayatının en önemli unsurlarından olan iş sağlığı ve güvenliği ve meslek hastalıkları konusunda yeterli bilinç seviyesine ulaşılmadığı gözlenmiştir. İş sağlığı ve güvenliği'nin yerine getirilmesi gereken yasal bir zorunluluk değil, benimsenmesi gereken bir kültür olarak algılanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu kültürün oluşmasının en kolay ve en doğru yolu düzenli verilen eğitim ve seminerler olacağı kanısına varılmıştır.
Tekstil işletmesinde iş güvenliği açısından ortam ölçümlerinin ve L -tipi matris metodu ile risk değerlendirmesinin yapılması
İş sağlığı ve güvenliğinin kavramsal anlamı, işyerlerinde tehlikelerin yok edilmesi, risklerin öngörülerek değerlendirilmesi, risklerin tamamen ortadan kaldırılması ya da zararların en aza seviyeye indirebilmesi için yapılacak çalışmaları içermektedir. Bu çalışmada iş sağlığı ve güvenliğinin ne kadar önemli olduğu ve risk değerlendirmesinin amacı ele alınmıştır. Gerçekleştirilen risk değerlendirmesi tekstil sektöründe yer alan bir iş yerinde gerçekleşmiştir. Bu çalışmada işletmedeki olası tehlikeler belirlenerek L Tipi (5x5) Matris Metodu ile risk değerlendirmesi yapılmıştır.
Çok amaçlı hibrit akış tipi çizelgeleme probleminin metasezgisel yöntemle çözülmesi ve bir tekstil işletmesinde uygulama
İşletmelerin planlama yeteneklerinin artırılarak süreçlerin daha verimli hale getirilmesi ile işletmeler maliyet, işgücü, üretim süresi konularında tasarruf sağlayıp, müşteri memnuniyetlerini arttırabilmekte ve karlılıklarını yükseltebilmektedirler. Optimizasyon ve çizelgeleme problemleri projelerdeki faaliyet sayılarının fazlalığı, işgücü ve hammadde gibi ek kaynaklar, faaliyetler arasındaki öncüllük-ardıllık ilişkileri gibi etkenler sebebiyle oldukça karmaşık bir yapıya sahiptir ve büyük bir çoğunluğu çözümü zor problemler olarak nitelendirilmektedir. Bu tür problemlerin çözülmesi çoğu zaman kesin çözüm algoritmaları ile mümkün olamamaktadır. Hibrit akış tipi çizelgeleme problemleri birden fazla özdeş ve paralel şekilde çalışan makinenin bulunduğu ikiden fazla akış tipi üretim aşamasını içermektedir. Hibrit akış hatları çok sayıda işletmede gözlenebilmektedir. Elektronik üretiminde, ilaç sektöründe, bilgisayar endüstrisinde, kağıt üretiminde, kozmetik sektöründe, tekstil alanında ve günlük hayatta kullandığımız pek çok ürünün imalat süreçlerinde hibrit akış tipi üretim sistemleri kullanılmaktadır. Bu tez çalışmasında bir tekstil işletmesine ait hibrit akış tipi çizelgeleme problemine, yapay sinir ağları ve genetik algoritmaların birleşmesi sonucu meydana gelen NöroGenetik algoritma ile çözüm sağlanmıştır. Bu hibrit yaklaşım ile global optimum sonuç aramada etkin bir yöntem olan genetik algoritmalar ve yerel optimum sonuç bulmada başarılı olan yapay sinir ağları dönüşümlü olarak çalıştırılmıştır. Bu iki algoritmanın güçlü yanları birleştirilerek üretim planlama ve çizelgeleme konusunda iyileştirme sağlamak amaçlanmıştır. Elde edilen sonuçlar işletmenin gerçek verileriyle karşılaştırılmış ve oluşturulan algoritmanın etkinliği yorumlanmıştır.
Liderlik tarzları ile rekabet stratejileri arasındaki ilişki: Tekstil işletmeleri örneği
Bu çalışmanın temel amacı, yöneticilerin liderlik tarzları ile işletmenin rekabet stratejileri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini Kahramanmaraş ilinde 2018 senesinde aktif olarak faaliyet gösteren tekstil işletmelerinde yönetici pozisyonunda çalışan 311 kişi oluşturmaktadır. Bu kapsamda geçersiz anketler olması durumu göz önünde bulundurularak 350 kişiye anket dağıtılmıştır. Yapılan bu çalışmada Kahramanmaraş ilinde faaliyet gösteren tekstil işletmeleri örneği ile liderlik tarzları ve rekabet stratejileri arasındaki ilişki incelenmiştir. Veriler değerlendirilirken tanımlayıcı istatistiksel metotları ve ilişki analizleri (korelasyon, regresyon) kullanılmıştır. Anketlerde Likert tipi ölçek kullanılmıştır. Araştırma sonucunda yapılan çalışmalar neticesinde, liderlik tarzlarının rekabet stratejilerini uygulamada etkin rol oynadığı görülmüştür. Liderlik tarzı, yoğun rekabetin yaşandığı piyasalarda uygulanan rekabet stratejisini de etkilemektedir. Liderlik tarzı ile maliyet stratejileri, farklılaştırma stratejileri ve odaklanma stratejileri arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki olduğu ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Lider, liderlik tarzları, strateji ve rekabet stratejileri, tekstil işletmeleri
Beş faktör kişilik özelliklerinin iç girişimcilik üzerine etkisinde sosyal sermayenin aracılık rolü
Bu çalışmada beş faktör kişilik özelliklerinin içgirişimcilik üzerine etkisinde sosyal sermayenin aracılık rolü araştırılmıştır. Bu bağlamda Gaziantep Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren büyük ölçekli tekstil işletmelerindeki 607 çalışana kişilik özelikleri, iç girişimcilik ve sosyal sermayelerini ölçmeye yönelik sorulardan oluşan 86 soruluk anket uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS programı eklentisi PROCESS Makro kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analizler neticesinde beş faktör kişilik özelliklerinin dışa dönüklük, uyumluluk, deneyime açıklık ve sorumluluk boyutlarının iç girişimcilik ve sosyal sermayeyi pozitif yönlü ve anlamlı etkilediği, nevrotiklik boyutunun ise iç girişimcilik ve sosyal sermayeyi negatif yönde anlamlı etkilediği görülmüştür. Ayrıca beş faktör kişilik özelliklerinin dışa dönüklük, uyumluluk, sorumluluk, nevrotiklik, deneyime açıklık alt boyutlarının iç girişimciliğe etkisinde sosyal sermayenin aracılık rolü olduğu saptanmıştır. Anahtar kelimeler: Beş faktör kişilik özellikleri, iç girişimcilik, sosyal sermaye
Bağımsız denetim standardı 701 kapsamında kilit denetim konuları: BİST tekstil sektöründeki işletmelerin bağımsız denetim raporlarının analizi
Son yıllarda çeşitli ülke piyasalarında yaşanan muhasebe ve bağımsız denetim skandalları ile birlikte bağımsız denetime olan güven sarsılmaya başlanmıştır. Denetimin kalitesinin ve güveninin artırılması amacıyla uluslararası denetim standartları oluşturularak, bağımsız denetim raporlarının standarda bağlanılması amaçlanmıştır. Uluslararası Bağımsız Denetim ve Güvence Standartları Kurulu (IAASB) tarafından bazı standartlarda yakın zamanda değişiklik yapılmış ve 701 no'lu "Kilit Denetim Konularının Bağımsız Denetim Raporunda Bildirilmesi" başlıklı standart yayımlanmıştır. Standardın Türkiye uyarlaması Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından yayımlanarak 01.01.2017 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yürürlüğe girmiştir. Çalışmada Borsa İstanbul'da işlem gören tekstil sektöründeki işletmelerin 2017-2020 yıllarına ait bağımsız denetim raporları incelenerek, söz konusu işletmelerin bağımsız denetim raporlarında yer alan kilit denetim konularına ilişkin uygulamaların tekstil sektörü açısından değerlendirilmesine yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bağımsız Denetim, Kilit Denetim Konuları, BİST Tekstil Sektörü
İş güvenliğinde fiziksel risk etmenlerinin tespitinde iş etüdü tekniğinin kullanımı-bir tekstil işletmesi örneği
Bu tez çalışmasında tekstil boya terbiye işletmelerinde iş sağlığı ve güvenliğinde fiziksel risk etmenlerinin iş etüdü tekniği kullanılarak detaylı analizi yapılmıştır. Çalışmada seçilen fiziksel risk etmenleri gürültü, aydınlatma, sıcaklık ve bağıl nemdir. İş etüdü çalışmaları ve fiziksel risk etmenleri ölçümleri Çukurova bölgesinde faaliyette bulunan büyük ölçekli bir tekstil boya terbiye işletmesinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada işletmedeki üretim aşamaları, her aşamada yürütülen faaliyetler iş etüdü formlarıyla, doğrudan gözlem yoluyla kaydedilmiştir. Tüm faaliyetlerin fiziksel risk etmenleri iş etüdü tekniği ile birlikte değerlendirilmiştir. İş sağlığı ve güvenliği kapsamında seçilmiş işletmede tehlikelerin tespit edilmesi, yok edilmesi, risklerin öngörülerek değerlendirilmesi, risklerin tamamen ortadan kaldırılması ya da zararların en aza seviyeye indirebilmesi için yapılacak çalışmalar ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: İş Sağlığı ve Güvenliği, Tekstil, Boya-Terbiye İşletmesi, İş Etüdü, Fiziksel Risk Etmenleri.
Tekstil sektöründe kadın çalışanların güvenlik kültürü ve iş sağlığı ve güvenliği konusundaki algısı: Diyarbakır ili örneği
Güvenli ve sağlıklı bir ortamda çalışmak her çalışanın hakkıdır. Olumsuz çalışma koşulları çalışanların iş kazası yaşamasına ve meslek hastalıklarına yakalanmasına sebebiyet vermektedir. Özellikle sanayi devrimiyle birlikte gelişen teknolojinin üretim hayatına entegre edilmesi, çalışanların iş kazası yaşaması ve meslek hastalıklarına yakalanmasının artışına neden olmuştur. Çalışma hayatındaki riskler şüphesiz ki ırk, dil, din, cinsiyet ve yaş ayrımı olmaksızın herkesi etkilemektedir. Fakat toplumsal roller gereği çalışma hayatındaki istihdamı az olan kadın çalışanların bu risklerden daha fazla etkilendiği reddedilemeyecek bir gerçektir. Çalışma hayatındaki olumsuz koşulların giderilmesi, yasaların özellikle kadın çalışanların çalışma koşullarının iyileştirilmesi noktasında yeniden düzenlenmesi, iş kazaları, meslek hastalıkları ve iş cinayetlerinin önüne geçilebilmesi için iş yerlerinde güvenlik kültürünün sağlanması oldukça önem arz etmektedir. Bununla birlikte, kadın çalışan istihdamının yoğun olduğu tekstil sektörü tehlikeli ve emek yoğun bir sektör olup, bu sektör ve kadın çalışanlar anlamında çalışmaların yapılması gerekmektedir. Bu çalışmada tekstil sektöründeki kadın çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) uygulamalarına karşı bakış açısını ortaya koyabilmek amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında bir tekstil fabrikasındaki 180 kadın çalışana 35 soruluk 5'li Likert tipi ölçekle hazırlanan anket uygulanmıştır. Kadın çalışanların İSG anlamındaki bilgi ve tecrübeleri değerlendirilerek, İSG kültürünün günümüz çalışma koşullarındaki durumu kadın çalışanların bakış açısıyla ortaya konmaya çalışılmıştır. Yapılan anket neticesinde, çalışanlarının %54'ünün "Kadın çalışanlara yönelik çıkarılan kanunların iyileştirilmesi gerektiğini düşündüğü", bununla birlikte %49'lık kısmının ise "Kadın çalışanlar açısından gece vardiyasının erkek çalışanlara kıyasla daha zorlayıcı olduğunu düşündüğü" tespit edilmiştir. Ayrıca, güvenlik kültürü ve İSG açısından evli çalışanların bekâr çalışanlara nazaran daha bilinçli ve hassas olduğu belirlenmiş olup, kişisel-koruyucu donanımların önemli olduğunu düşünen bekâr çalışanların etki indeksi 3,54 iken evli çalışanlarda bu etki indeksi 3,78 olarak elde edilmiştir. Genel olarak değerlendirildiğinde kadın çalışanların güvenlik kültürü ve İSG farkındalıklarının yetersiz olduğu ortaya konmuştur.
Optimum parti büyüklükleri ile tezgah yükleme probleminin araştırılması ve dokuma işletmesinde bir uygulama
Yoğun rekabet ortamında firmalar hayatlarını sürdürebilmek için maliyetlerini düşürmek, ürünlerinin kalitelerini artırmak ve verimliliklerini yükseltmek zorundadırlar. Bunu yaparken özellikle üretim planlamacılar işleri doğru ve optimum biçimde çizelgelemek durumunda kalırlar. İşlerin hangi işlemler ya da iş merkezleri tarafından yapılacağı kararı üretim çizelgelemeyi ifade etmektedir. Çizelgeleme yapılırken, genellikle operasyon ve kurulum maliyetlerini, termin gecikmeleri, stok maliyetleri veya duruma göre işin tamamlanma süresini en aza indirecek bir yöntem ararlar. Bu tez çalışmasında n adet işin m adet paralel özdeş makineye, belirlenen amaç fonksiyonuna göre belirli bir sırada atanması çalışılmıştır. Amaç fonksiyonu ağırlıklandırılmış olarak toplam tamamlanma zamanı ve termin gecikmelerini en aza indirecek şekilde belirlenmiştir. Bunun için sıra bağımlı hazırlık süreleri, işlerin işlem süreleri ve makinelerin başlangıçtaki dolulukları kullanılmıştır. Çalışma tam entegre bir tekstil firmasının dokuma işletmesinde, gerçek hayat verileri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Uygulamanın çözümü için matematiksel bir model geliştirilmiş ve ayrıca gerçek hayat problemlerinin çözümü için sezgisel yöntemler değerlendirilmiş ve çizelgeleme problemi tavlama benzetimi algoritması kullanılarak çözülmüştür. Elde edilen sonuçlar birbiri ile karşılaştırılmıştır.
Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin ihracat davranışlarını etkileyen faktörlerin belirlenmesi: İzmir ilinde tekstil ve hazır giyim sektörüne yönelik bir uygulama
İşletmeleri ihracata yönlendiren faktörler ve ihracat engelleri işletmelerin ihracat davranışlarını yönlendiren ve bu davranışlara şekil veren anahtar kavramlardır. Bu çalışmada İzmir ilinde tekstil ve hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren KOBİ'lerin, ihracat yapmalarının önündeki engellerin ve bu işletmeleri ihracata yönlendiren faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde KOBİ kavramı açıklanmış, Türkiye'de ve diğer bazı ülkelerde KOBİ'lerin yeri ve önemi hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölüm ihracat kavramı ve kapsamı ile ilgilidir. Bu bölümde KOBİ ihracat davranışlarını etkileyen ve yönlendiren unsurlar ile KOBİ'lerin karşılaştıkları ihracat engelleri detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Üçüncü ve son bölüm işletmeleri ihracata yönlendiren faktörlerin ve ihracat önündeki engellerin etki düzeylerine ve birbiriyle olan ilişkilerine yönelik uygulama ve analiz kısımlarını içermektedir. Bu bölümde, İzmir ilinde faaliyet gösteren 90 adet tekstil ve hazır giyim işletmesi yetkilileri tarafından cevaplanan anketlerin verileri parametrik ve parametrik olmayan testler ile incelenmiştir. Analiz sonuçları genel hatlarıyla literatürle paralellik göstermiştir ve başlıca sonuçlar aşağıdaki gibidir: Ankete katılan işletmelerin ihracata yönlendiren çekici (proaktif) faktörlerden, ihracata yönlendiren itici (reaktif) faktörlere göre daha fazla etkilendikleri belirlenmiştir. Bu bilgi doğrultusunda işletmelerin Aktif İhracat Davranışına sahip olduğu söylenebilmektedir. Bununla birlikte, işletmelerin yüksek derecede önem verdikleri ihracat engellerinin bilgi odaklı ve finansal kaynaklı engeller olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Demografik değişkenlere göre çalışanların örgütsel vatandaşlık davranışlarının belirlenmesi üzerine bir araştırma
Örgütsel vatandaşlık davranışı; formel iş tanımında yer almayan ve formel otorite tarafından ölçülemeyen; isteğe bağlı olarak, karşılık beklemeden yapılan ve örgüt verimliliğine katkı sağlayan bireysel davranışlardır. Bu davranışlar, bireyin kişiliğine, liderin davranışlarına, örgütün özelliklerine ve işin niteliklerine göre şekillenmektedir. Çalışmalarda çoğunlukla çalışanların bireysel özelliklerinin, iş tatmininin, örgütsel bağlılığın, örgüsel adaletin ve örgütsel güvenin örgütsel vatandaşlık davranışı üzerine etkisi araştırılmıştır. Yapılmış olan araştırmalarda demografik değişkenlerin çalışanların sergiledikleri örgütsel vatandaşlık davranışlarını farklı şekillerde etkilediği görülmektedir. Çalışmaların bir kısmında örgütte geçirilen süre, yaş, cinsiyet ve eğitim gibi değişkenlerle örgütsel vatandaşlık davranışı boyutları arasında anlamlı bir ilişki kurulmuşken diğer bir kısmında anlamlı bir ilişki belirlenememiştir.Bu araştırmada, demografik değişkenlere göre çalışanların örgütsel vatandaşlık davranışlarını değerlendirmek üzere İstanbul'da faaliyet gösteren bir tekstil firmasının 200 çalışanına anket uygulanmıştır. Demografik değişkenleri belirlemek üzere hazırlanan anketle çalışanların cinsiyeti, yaşı, eğitim durumu, işletmede çalışma yılı, bulundukları pozisyonda geçirdikleri süre ve işletmede faaliyette bulundukları bölüm belirlenmiştir. Örgütsel vatandaşlık davranışı ölçeği ile çalışanların işletmede sergiledikleri, Organ tarafından geliştirilen örgütsel vatandaşlık davranışının boyutları olan; özgecilik, vicdanlılık, nezaket, centilmenlik ve sivil erdem ortaya konmuştur. Araştırmanın bağımsız değişkenlerini demografik değişkenler (cinsiyet, yaş, eğitim, çalışma yılı, bulunulan pozisyonda çalışma yılı ve çalışılan bölüm), bağımlı değişkelerini örgütsel vatandaşlık davranışı boyutları (özgecilik, vicdanlılık, nezaket, centilmenlik, sivil erdem) oluşturmaktadır. Örgütsel vatandaşlık davranışı ölçeğindeki 20 soruya ve ayrı ayrı her bir boyuta güvenirlilik analizi uygulanmıştır. Kullanılan ANOVA Testi ve T-Testi ile demografik değişkenlerle örgütsel vatandaşlık davranışının boyutları arasında geliştirilen hipotezler analiz edilmiştir. Bağımlı değişkenlerimizi oluşturan örgütsel vatandaşlık davranışı boyutlarının kendi içinde her bir boyutun birbiriyle olan ilişkinin gücü ve yönünü belirlemek için korelasyon analizi yapılmıştır.Elde edilen bulgularda, çalışanlar işletme içinde örgütsel vatandaşlık davranışı boyutlarından en fazla nezaket davranışını sergilemektedirler. Katılımcıların erkek veya kadın olmaları ve yaş gruplarına göre örgütsel vatandaşlık davranışı boyutlarına verdikleri yanıtlar arasında anlamlı bir fark tespit edilememiştir. Katılımcıların eğitim durumları ile örgütsel vatandaşlık davranışının ?özgecilik?, ?nezaket? ve ?erdemlilik? boyutları arasında, işyerindeki çalışma yılları ile örgütsel vatandaşlık davranışının ?özgecilik?, ?vicdanlılık? ve ?nezaket ? boyutları arasında ve işletmede çalıştıkları bölümler ile örgütsel vatandaşlık davranışının ?özgecilik?, ?centilmenlik? ve ?erdemlilik? boyutları arasında anlamlı bir farklılığın olduğu görülmektedir.Bağımlı değişkenlerimizi oluşturan örgütsel vatandaşlık davranışı boyutlarının kendi içinde her bir boyutun birbiriyle olan ilişkinin gücü ve yönünü belirlemek için korelasyon analizinden elde edilen bulgularda, özgecilik boyutu ile nezaket boyutları arasında pozitif yönde yüksek düzeyde bir ilişki belirlenmiştir. Nezaket boyutu ile erdemlilik boyutu arasında anlamlı bir ilişki belirlenememiştir.Anahtar Kelimeler : Örgütsel Vatandaşlık Davranışı, Demografik Değişkenler
Esnek üretim sistemlerinin maliyet muhasebesi açısından incelenmesi ve bir tekstil işletmesinde uygulama
Yeni üretim teknolojilerinin ortaya çıkmasıyla birlikte, işletmelerin, mamul maliyetlerinin hesaplanmasında yeni yöntemler geliştirilmeye başlanmış, önceden uygulanan maliyet sistemlerinin yeterli olmadığının farkına varılmıştır. Her işletme, maliyet sistemlerini, gelişen teknolojiye paralel olarak, oluşturmak zorunda kalmıştır. İşletmeler, uluslar arası rekabet ortamında, rakipleriyle iyi mücadele edebilmek için, maliyet sistemlerini, gelişen teknolojiye uydurmalıdırlar. Artık maliyet, üretilen ürünün değeri olarak ele alınmamalıdır. Yönetimin ihtiyacına cevap verebilecek şekilde oluşturulmalıdır. Yani alınacak olan stratejik kararlarda, sağlıklı bir şekilde kullanılmalıdır. Ayrıca maliyetler, üretimin planlanması ve kontrolü gibi alanlarda da kullanılmalıdır. Gelişen teknolojinin, üretimde kullanılması sonucu, endirekt giderlerde bir artış meydana gelirken, işçilik maliyetlerinde düşme olmuştur. Bunun nedeni de, işletmelerin otomasyona dayalı üretime geçmesi ve birkaç işçinin yapabileceği bir işi bir makinenin yapabilmesi durumudur. Bunun yanında, yeni alman makinelerin amortismanı ve enerji harcamalarında da artış meydana gelmiştir. Genel Üretim Maliyetleri, toplam maliyetler içinde önemli bir paya sahip olmuştur. Bununla birlikte, Genel Üretim Maliyetleri, Mamullere belirli dağıtım anahtarlanyla dağıtıldığı için, bu maliyetlerin mamullere yüklenmesinde sorunlar yaşanmaya başlanmıştır. Uygulama çalışması, Gürteks A.Ş adında bir tekstil işletmesinde yapılmıştır. Uygulamanın amacı, Esnek Üretim Sistemini uygulayan, bir işletmede, maliyet hesaplamalarının nasıl yapılabileceğini ortaya koymak ve yeni üretim sistemini10 uygulayan bir işletmeye daha verimli bir maliyet sisteminin nasıl kurulabileceğini araştırmaktır. Uygulama sonucunda, işletmede, yeni teknolojiye paralel bir maliyet sistemi oluşturulmaya çalışılmıştır. İşletmenin, maliyet sistemi incelenmiş, önemli eksiklikler tespit edilmiştir. Bu eksikliklerin giderilmesi için önerilerde bulunulmuştur.
Tekstil işletmelerinde muhasebe organizasyonu ve denetimi: Gaziantep sanayi işletmesinde bir uygulama
İşletmelerin etkin bir şekilde yönetilmesi iyi bir organizasyon modelinin kurulmasına bağlıdır. Organizasyonların kendilerinden beklenen performansı gösterebilmesi için güvenilir, sağlıklı ve objektif belge ve bilgilerin kullanılması, yorumlanması ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Söz konusu bilgelerin önemli bir kısmı mali nitelik taşımakta ve muhasebe faaliyetleri sonucu elde edilmektedir. Muhasebenin önemi işlerin yürütülmesinde ve kararların verilmesinde yönetime gereksinim duyduğu bilgi ve belgeleri sunmasından ileri gelir. Muhasebe faaliyetleri sonucu elde edilecek bilgilerin doğruluk derecesi ancak iyi organize edilmiş bir muhasebe bölümü ile olanaklıdır. Muhasebenin fonksiyonunu yerine getirebilmesi için gerekli nesnel ortamı oluşturan muhasebe organizasyonu, işletmenin diğer bölümleri arasında ilişki kurarak bu bölümlerin denetlenmesine ve kontrol edilmesine olanak sağlar. Etkili bir muhasebe organizasyon yapısının oluşturulması için muhasebede kullanılacak belge ve defter sistemi, çalışan personelin organizasyonu, hesapların organizasyonu ve rapor sistemi öne çıkmaktadır. İşletmelerde oluşturulacak muhasebe organizasyonunun yapısı işletmenin özelliğine, faaliyet türüne, büyüklüğüne ve daha bir çok unsura göre değişiklik gösterir. Üretim işletmelerinde oluşturulacak muhasebe bölümü işletmenin performansını etkileyen önemli unsurların başmda gelmektedir. Tekstil sektörü ülkemizde üretim sektörü içinde çok önemli bir yere sahiptir. Tekstil sektöründe faaliyette bulunan işletmelerin rekabetçi bir piyasa içinde yarışabilmesi için standartlara uygun bir şekilde yönetilmesi ve sağlıklı bir muhasebe bölümünün oluşturulması son derece önemlidir.
Bilgi ve teknolojideki değişimlerin insan kaynakları yönetimine etkileri: Gaziantep tekstil işletmelerinde bir uygulama
Hızla değişen ve gelişen dünyada organizasyonların pazardaki paylarını artırabilmeleri, rekabet üstünlüklerini devam ettirebilmeleri, tüketici istek ve beklentilerine cevap vermeleri bilgi ve teknolojide yaşanan ilerlemeleri takip etmelerine bağlıdır. Bilgi ve teknolojiyi kullanacak, yorumlayacak ve etkili hale getirecek olan nitelikli insan kaynağıdır. Yürütülen faaliyetlerin temelini insan kaynağı oluşturmaktadır. Üst yönetimin desteği ile çalışanların bilgi ve teknolojiyi etkin kullanabilmeleri, niteliklerini artırıcı faaliyetlerin, fonksiyonların geliştirilmesi gerekmektedir. Değişen pazar koşullarına, bilgi ve teknolojiye uygun insan kaynağı yetiştirme organizasyonların sürekliliği için vazgeçilmez koşuldur. Bu çalışma; bilgi ve teknolojideki değişimlerin insan kaynağını ve yönetimini ne ölçüde etkilediğini belirlemek amacıyla Gaziantep Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren tekstil firmalarında yapılmıştır. Araştırmada anket metodu kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 17 paket programında değerlendirilmiştir. Firmaların bilgi ve teknolojiyi kullanım düzeyi ile bilgi teknolojilerinin insan kaynakları uygulamalarında kullanılıp, kullanılmadığı saptanmaya çalışılmıştır.
Sanayi işletmeleri açısından çevre ve çevreci pazarlama anlayışı (Gaziantep tekstil işletmelerinde bir uygulama)
Ekolojik sistemlerin kapasitesi, insanların üretim ve tüketim faaliyetlerindeki artışı karşılayamaz hale gelmiş ve dünyayı tehdit eden, önlenemez bir boyuta ulaşan çevre kirliliği ortaya çıkmıştır. Bu nedenle artık günümüz rekabet dünyasında işletmelerin faaliyetlerinin ve ürünlerinin çevre üzerindeki etkilerini ölçmeleri ve çevreye olan olumsuz etkilerini azaltmak için iyileştirme çalışmaları yapmalarına gereksinim duyulmaktadır. Yeşil pazarlama, çevresel kaygılar güdülerek oluşturulmuş ürünleri satın almayı tercih eden tüketiciler için mal ve hizmetleri üretme, fiyatlandırma, dağıtma ve / veya satma faaliyetlerinin oluşturduğu bir süreçtir. Bu süreci izleyen işletmeler, çevrenin korunması felsefesini kurum kültürüne yerleştirmiş işletmelerdir. Bu çalışmada, çevreci (yeşil) pazarlama, çevre kavramı hakkında mevcut literatür incelenmiş ve bir saha çalışması yürütülmüştür. Saha çalışması Gaziantep'teki tekstil işletmeleri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada amaç; sanayi işletmelerinin çevreci anlayışlarının ve uygulamalarının tespit edilerek sorgulanmasıdır. Araştırma sonuçları, işletmelerin çevreye karşı yaklaşımları ile uyguladıkları yeşil pazarlama stratejileri arasında anlamlı bir ilişki olduğunu göstermektedir. Sonuçlara göre çevreye karşı daha duyarlı olan işletmelerin, çevreci (yeşil) pazarlama stratejilerini uygulama oranları da yüksektir.
İstanbul nakış sanayi işletmelerinde üretim sürecindeki kalite kontrol uygulamaları üzerine bir araştırma
Bilimsel ve teknolojik gelişmelerin sonucu olarak yaşam standardının yükselmesi ile hizmet ve endüstri sektörlerinde meydana gelen gelişmeler nitelikli ürün ihtiyacının karşılanmasını zorunlu kılmıştır. Bu nedenle işletme yönetimleri, müşterilerinin beklentilerini karşılarken rekabet güçlerini arttırmak, iyi üretim ? hizmeti gerçekleştirmek, pazar payını artırmak için toplam kalite kontrol yönetim biçimini benimsemeleri gerekmektedir. Nakış işletmelerinin kalifiye eleman ihtiyaçlarının yanı sıra işletmelerin kuruldukları yerleşim yerleri, kullandıkları araç - gereçler ve üretim süreçlerindeki kalite kontrol ve toplam kalite kontrol uygulamaları için iyi bir planlama yapılması gereklidir. Bu araştırmanın genel amacı; nakış işletmelerinde, üretim sürecindeki kalite kontrol uygulamalarında durum tespiti yaparak süreçteki uygulamalara yönelik öneriler geliştirmektir. Araştırmanın evrenini İstanbul ili İSO ve İNSAD?a kayıtlı nakış işletmeleri oluşturmaktadır.Örneklem olarak nakış işletmelerinde çalışan 55 birey ve kalite sürecini izlemek için Desen Nakış isimli firma seçilmiştir. Veri toplama aracı olarak anket, süreç incelemesi için işlem analizi formları ve ürün inceleme formu kullanılmıştır. Tüm elde edilen veriler değerlendirilerek aşağıdaki sonuçlar elde edilmiştir. Anketlerden elde edilen sonuçlara göre; işletmelerde toplam kalite yöntemlerine uygun olarak belli bir kalite kontrol birimleri bulunmamakla beraber müşteri istekleri doğrultusunda hazırlanan ürünlerde, rekabet durumu, satış politikaları, ürünün kullanılış amacı, tasarımı, malzemesive kontrolü gibi birçok faktörün değişen oranlarda etkisi olduğu anlaşılmıştır. Süreç incelemesi sonucunda genellikle; sıfır hatalı, düşük maliyetli ve müşterinin istediği özelliklere sahip ürünler üretildiği görülmüştür. Nakış sanayinin, özellikle ihracata yönelik çalışan firmaların titiz bir çalışmayı gerektiren, kaliteyi esas alan, istenilen standartlara uygunluğu gözeten bir çalışma prensibi uyguladıkları anlaşılmıştır.
Türkiye'deki tekstil-konfeksiyon işletmelerinin (KOBİ'lerinin) tedarik, üretim ve lojistik faaliyetlerinin ulusal rekabet üzerindeki etkileri
Son yıllarda artan rekabet nedeniyle tedarikçiler, müşteriler, dağıtıcılar ve perakendecilerle ilişkiler önem kazanmıştır. İşletmeler artan rekabetle baş edebilmek, rekabet avantajı yaratmak, pazar paylarını koruyabilmek hatta ayakta kalabilmek için lojistik, tedarik ve üretim gibi faaliyetleri etkin bir şekilde işletmelerine adapte etmeye çalışmaktadır. Günümüzde yaşanan küreselleşme olgusu bağlamında ürünlerin, hizmetlerin ve üretim faktörlerinin uluslararası dolaşımında ciddi bir serbestlik sağlanmıştır. Bu durum, ulusal ekonomilerin dışa açıklık düzeyini büyük ölçüde artırmış ve ülkeleri dış ticaret risklerine karşı görece korumasız hale getirmiştir. Türkiye ekonomisi açısından, özellikle dış ticaret hadlerinin belirsizliği, ihracatta ürün çeşitliliğinin az olması, sınırlı sayıda ülke ile ticari ilişkide bulunma, kronik dış ticaret açığı vb. gibi dışsal risk faktörleri daha fazla önem arz etmektedir. 1960?larda öncelikle yerel pazarın ihtiyaçlarını karşılamaya odaklanan ve Türkiye?nin en önemli üretim dalı haline gelen tekstil-konfeksiyon sektörü, 1980?lerden bu yana gelişen küresel rekabet ile işletmeleri; kaynak kullanımı, tedarik, üretim, lojistik ve ürünlerini satış konularında dünya geneli alternatifler bulmaya zorlamıştır. Küreselleşmenin sonucu olarak artan rekabet ve tedarik zinciri yönetimi öneminin artmasıyla, tekstil-konfeksiyonda lojistik yönetimi konusu da ön plana çıkmıştır ve 1 Ocak 2005?ten itibaren dünya genelinde tekstil-konfeksiyona uygulanan kotaların kalkmasıyla birlikte Türkiye tekstil-konfeksiyon sektörü için yeni bir dönem başlamıştır. Tedarik zinciri yönetimi ve lojistik yönetimi son yıllarda işletmelere rekabet açısından önemli avantajlar getirmektedir. Lojistik süreçlerin etkin yönetimi ile tedarik zincirinde yaratılan değer arttırılmaktadır. Bu değerin anlamı, hizmet sunan taraf için kar elde etmek iken, müşteri tarafında düşük fiyatta ve beklenen düzeyde hizmet almaktır. Bu çalışma Türk tekstil-konfeksiyon sektörünün tedarik, üretim ve lojistik faaliyetlerinin ulusal rekabet üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla hazırlanmıştır. Araştırma 2012 son çeyreğinde aktif durumda olan TOBB?a bağlı tekstil-konfeksiyon işletmeleri üzerine yapılmıştır. 13-Tekstil Ürünlerinin İmalatı, 14-Giyim Eşyalarının İmalatı üretim alanlarında belirlenen kodlar çerçevesinde tekstil için; İstanbul, Bursa, Denizli, Tekirdağ, Uşak, Gaziantep, Adana ve Kahramanmaraş illeri; konfeksiyon için İstanbul, Bursa, Ankara, Denizli, Konya, Tekirdağ, Kırklareli, İzmir, Gaziantep ve Adana illeri araştırma kapsamına alınmıştır. Genel olarak verileri analiz ederken Ki-Kare, varyans analizi, hipotez testleri ve temel bileşenler analizi kullanılmıştır. Bu çalışmada tekstil-konfeksiyon sanayinde tedarik, üretim ve lojistik faaliyetleri ele alınmıştır. Sektörde dünyadaki gelişmeler incelenmiş ve bu gelişmeler kapsamında Türk tekstil-konfeksiyon sanayinin tedarik, üretim ve lojistik durumu belirlenerek rekabet gücü değerlendirilmiştir. Tekstil ve konfeksiyon sektöründe ulusal düzeyde rekabet için bazı değişkenlere ulaşılmıştır.