Textile enterprises
73 theses under this subject heading
Tekstil işletmesinde meydana gelen iş kazalarında ergonomik faktörlerin etkisi
Ülkemizde inşaat, tekstil, maden gibi sektörler başta olmak üzere çok sayıda çalışan, engellenmesi mümkün ve yasalar ile engellenmesi şart olan kazalar ve meslek hastalıkları yüzünden ölmekte veya bu iş kazasının etkilerini hayatı boyunca yaşamaktadır. Bu çalışmada Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) 2016 yılındaki iş kazaları istatistikleri toplanarak tekstil sektöründeki kaza oranları incelenmiştir. Buna göre sektörün alt dalları olan tekstil ürünleri imalatı, giyim eşyaları imalatı, deri ve ilgili ürünler imalatı ile ilgili kaza dağılımları değerlendirilmiştir. Bulgular incelendiğinde ise tekstil sektörünün ürün imalatı yapılan işletmelerinde tekstilin diğer alt dallarına oranla iş kazalarının daha fazla olduğu görülmüştür. Bunun üzerine tekstil ürün imalatı yapılan bir tekstil firmasında 2015-2019 yılları arasında meydana gelen iş kazaları incelenmiştir. Çalışmada aylara göre meydana gelen iş kazası sayıları, vardiyalara göre meydana gelen iş kazası sayıları, bölümlere göre meydana gelen iş kazası sayıları, kazazedelerin yaş grupları ve kıdem yıllarına göre meydana gelen iş kazası sayıları bunların yanında bu kazaların nedenleri ve yaralanma türleri farklı kombinasyonlarla incelenerek ergonomik yönden etkilenme durumları değerlendirilmiştir. Ayrıca 2019 yılında yapılan iş hijyeni ölçümleriyle bölümlerdeki iş kazaları incelenerek ergonominin etkisi irdelenmiştir. Anahtar Kelimeler: İş Sağlığı ve Güvenliği, Termal Konfor, Tekstil Sektörü, İş Kazaları, Yaş, Kıdem
Türkiye'de bir sendikaya üye tekstil iş kolunda çalışan kadınlarda psikolojik güçlendirme ve ilişkili faktörler
Tekstil sektörü, kadınların yoğun olarak çalıştığı sektörlerdendir. Tekstil sektöründe çalışma koşulları fiziksel ve ruhsal olarak kadınları etkilediği gibi özel ve sosyal yaşamlarını da etkilemektedir. Psikolojik güçlendirme, hem örgütsel araştırmacılar hem de uygulayıcılar için önemli bir araştırma alanı olarak görülmektedir.Çalışmada Spreitzer Psikolojik Güçlendirme Ölçeği, SF 36 Yaşam Kalitesi ve Beck Depresyon Envanteri kullanılmıştır.Çalışmanın amacı psikolojik güçlendirmeye yönelik algılarının düzeyinin saptanması ve yaşam kalitesi, depresyon ve toplumsal cinsiyet gibi bazı faktörlerle ilişkisinin belirlenmesidir. Türkiye'de en fazla üyesi olan Türkiye Tekstil, Örme, Giyim ve Deri İşçileri Sendikası'na Türkiye genelindeki toplam 68 işletmede 9486 kadın işçi araştırmanın evrenini oluşturmaktadır.Epidemiyolojik açıdan tanımlayıcı bir çalışmadır. Bilinen Büyüklükte Evren için Örneklem Büyüklüğü Formülü kullanılarak 716 kişi örneklem seçilmiştir. Karma veri toplama yöntemi kullanılmıştır. Niceliksel veri kaynağını anket formları,niteliksel veri kaynağını ise odak grup görüşmeleri oluşturmaktadır. Kadın işçilerden elde edilen verilerin analizinde SPPS paket programı kullanılmıştır. Niceliksel verilerin incelenmesinde, t-testi ve tek yönlü varyans analizi niteliksel verilerin analizinde ise içerik analizi yapılmıştır. SPGÖ algıları ve psikolojk güçlendirme alt boyutları değerlendirildiğinde, yeterlilik en yüksek ortalama puana sahip iken anlamlılık ve özerklik sırasıyla takip etmektedir.En düşük psikolojik güçlendirme alt boyutu ise etki boyutu olarak tespit edilmiştir. Katılımcıların Spreitzer Psikolojik Güçlendirme Ölçeği'nin toplamından elde ettikleri puanların SF 36 Yaşam kalitesi Ölçeği'nin, sosyal fonksiyon boyutu dışında diğer boyutları ile anlamlı (p<0,01) düzeyde ilişkiler olduğu görülmektedir. Depresyon ve toplam psikolojik güçlendirme arasında ise negatif yönlü anlamlı ilişki olduğu (p<0,01) tespit edilmiştir. Katılımcıların iş yerinde aldıkları eğitim sayısının psikolojik güçlendirme alt boyutları ile ilişkili olduğu tespit edilmiştir. İş yerinde alınan eğitim sayısı arttıkça yeterlilik, anlamlılık ve özerklik boyutlarının da yükseldiği tespit edilmiştir.Yaşam kalitesi ve depresyon arasındaki ilişkiler incelendiğinde depresyon ile fiziksel fonksiyon; fiziksel rol kısıtlılığı; duygusal rol kısıtlılığı; enerji/canlılık; ruhsal iyilik hali; sosyal fonksiyon, ağrı ve genel sağlık algısı arasında anlamlı ilişkiler olduğu bulunmuştur.Odak grup görüşmesinde, genç kadın işçilerin deneyimli ve kendilerinden daha büyük yaşta olan kadın işçilere göre iş yerlerinde karar alma mekanizmalarına daha az katıldıkları belirlenmiştir. Aynı deneyime sahip olmalarına rağmen erkek işçilerin kadın işçilere göre daha üst pozisyonlara daha fazla terfi edildiği belirlenmiştir. Kadınların uzun saatler çalışması işe erken gidip geç gelmelerinin özel ve sosyal yaşamlarını olumsuz etkilediği tespit edilmiştir.Kadın işçilerin üye oldukları sendikanın ve çalıştıkları iş yerlerinin yöneticilerine ve çalışanlara psikolojik güçlendirme eğitimlerinin verilmesinin çalışanlarda yaratacağı olumlu etki yanında, çalışma performansına yansımalarını izleme fırsatı sunabilir.Kadınların erkek işçiler kadar karar alma mekanizmalarında temsiliyetlerinin sağlanması; işyelerinde toplumsal cinsiyet eşitliği ve şiddete tacize yönelik farkındalık arttıracak eğitimlerin ve seminerlerin sadece işçilere değil sendika ve yöneticilerin de katılımı ile sağlamak kadın işçilerin psikolojik güçlendirme algılarını arttırırken, olası depresyon düzeylerinin azalmasına ve yaşam kalitelerinin de artmasına vesile olabilir. Kadın işçilerin üye oldukları sendika ve çalıştıkları iş yerleri yöneticilerine sonuçlarına yönelik bilgilendirme yapılması, bu tez ile saptanan, çalışanların iş yerindeki sorunları konusunda farkındalığı artıracaktır. Anahtar sözcükler: Psikolojik Güçlendirme, Tekstil, Çalışma Yaşamı, Yaşam Kalitesi, Depresyon, Toplumsal Cinsiyet
Tekstil sektöründe nakit yönetimi: Sorunlar ve çözüm önerileri, örnek bir tekstil işletmesi üzerinde uygulama
Bir işletmenin operasyonel faaliyetlerini sürdürebilmesi likidite düzeyine bağlıdır. Likit sorunu yaşayan işletmelerin uzun vadede başarılı olmaları ve rekabet avantajı sağlayabilmeleri mümkün değildir. İşletmeler faaliyetlerini sürdürebilmek, gerekli nakit ihtiyaçlarını belirlemek ve sağlamak için çeşitli stratejiler geliştirmek, kaynaklarını en iyi şekilde yönetmek durumundadırlar. Bu anlamda işletmelerin rekabete devam edebilmesi açısından nakit yönetimi büyük önem taşımaktadır. Bu önem ile hazırlanan tezin amacı; KOBİ niteliğindeki S.G.S. Tekstil ve Hazır Giyim İşletmesi üzerinden, tekstil sektörünün nakit yönetimine ilişkin sorunlarını incelemek ve bu sorunlara uygun çözüm önerileri geliştirmektir. Tekstil ve hazır giyim sektörü Türkiye ekonomisine üretim, istihdam ve ihracat bakımından katkı sağlayan, dünya pazarlarında rekabet avantajı yaratan lokomotif olarak kabul edilmektedir. Bu sektörde yer alan tekstil işletmelerinin büyük çoğunluğu KOBİ niteliğindeki işletmelerden oluştuğundan tezin sonuçlarının diğer işletmelere de örnek teşkil edeceği düşünülmektedir. S.G.S. Tekstil ve Hazır Giyim İşletmesi'nin 2012-2017 yılları arasındaki finansal tablo kalemlerinden faydalanılarak likidite ile faaliyet oranları hesaplanmış ayrıca işletme yönetimi ile mülakat yapılarak nakit yönetimi stratejileri belirlenmeye çalışılmıştır. Hesaplanan likidite ve faaliyet oranları ile mülakat verileri karşılaştırılarak, işletmenin nakit yönetimine ilişkin sorunları belirlenerek çözüm önerileri geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Nakit, Nakit Yönetimi, Likidite, Tekstil
The effect of capital and labor on productivity on Turkish textile companies
The Turkish textile and clothing industry has contributed to the economic growth of Turkey for years now which has brought a considerable amount of output in business areas and world trade markets. The Turkish Textile companies played an important role in exportation, job availability and technological development. Due to the constant remark in the progressive industrial performance of the Turkish textiles and apparel industries which have improved daily life of people in the society. Hence the present study aims to analyze the effect of the relationship of labor and capital on the productivity for 8 different Turkish textile firms which covers a duration of 9 years from 2009 to 2017. Again, the 8 textile companies were chosen from Turkish Istanbul Chambers of Commerce 500 Largest companies, thus, gross added value was considered as the output are capital and labor ( number of employees ) as inputs. Capital and labor are the independent variables and gross value addition the dependent variable. The main objective of study applied correlation analysis to ascertain the strength of the relationship between the dependent and independent variables that is the relation between capital, labor and productivity. The regression analysis model analyzed the effect of change of capital and labor on the productivity for the Turkish textile and apparel industries. The findings from the analysis concluded that there is a relationship between capital and labor on productivity and capital and labor have an effect on the productivity for the Turkish textile industries from the peroid of 2009 to 2017 for the study. Keywords: Productivity, Textile industries in Turkey, Ready to wear, Output, Input.
Hizmet içi eğitimin iç müşteri memnuniyeti üzerine etkisi: Bir tekstil firması yiyecek içecek bölümü örneği
Yiyecek içecek işletmeleri yoğun emeğin sarf edildiği, üretimin ve tüketimin eş zamanlı olduğu işletmelerdir. Bu nedenle sektörde hizmeti sunan iş gören ile müşterinin arasındaki etkileşim müşteri memnuniyeti açısından büyük önem arz etmektedir. Konusu insan gücüne dayalı olan hizmet sektöründe, büyük başarılar sağlamak ve kar elde edebilmek için nitelikli iş görene sahip olunması gerekir. İş gören niteliğini artıran en önemli faktörlerden birisi hizmet içi eğitimdir. Hizmet içi eğitim çalışanların, mesleki bilgi ve becerilerini geliştirerek bu anlamda kariyer imkânı sağlar. Ayrıca çalışanın işlerine karşı tutumunu yükselten, iş tatmin düzeyinin ve motivasyonu artıran bir uygulama aracıdır. Bunun da müşterinin ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda yapıldığında müşteri sadakatini artırdığı yapılan araştırmalarda gözlemlenmiştir. Anahtar Kelime: Yiyecek içecek endüstrisi, Hizmet içi eğitim, Müşteri Memnuniyeti
Global bir türk tekstil işletmesinde topluma yönelik kurumsal sosyal sorumluluk projelerinin çalışan memnuniyetine ve bağlılığına yönelik etkileri
Sosyal sorumluluk kavramı hareketli bir yapıya sahiptir. Toplumun bilinçlenmesi, değişen ve gelişen fikirleri ile birlikte, sosyal sorumluluk da değişime uğrar. Günümüzde bu değişimler sonucunda sosyal sorumluluğun işletmelere de yansıdığı gözlemlenmektedir. İşletmelerin, çalışanlarına, paydaşlarına, topluma, müşterilerine ve çevreye karşı sorumlulukları bulunmaktadır. Bu sorumlulukları yerine getiren işletmeler, aynı zamanda çalışan ve müşterilerinin bağlılığını kazanırlar. Bu tez çalışmasında işletme ve kurumsal sosyal sorumlulukta çalışanın sadakati, müşteri memnuniyeti, çalışan performansı ve sosyal sorumluluk üzerine olan yaklaşımlar incelenmiştir.
Customer retention dynamics of organized ready-to-wear textiles retailers in real and virtual markets
Customer retention dynamics have been receiving attention of the academic researchers especially for the last two decades. The challenging conditions of the swiftly increasing global competition have increased the importance of the customer retention concept in order to be able to foresee and react to the changes both in the competitive off-line and on-line business environment. This dissertation focuses on the customer retention strategy formulation among the marketing top level executives and senior management of the related companies. This study is an attempt to define the creation of customer retention intensions through explaining the proposed relationships between these dimensions based on the applications and ideas of the managers working at the leading organized ready-to-wear retailers of Turkey. A model is developed and related hypotheses are constructed based on the relevant academic literature and then tested through measuring attitudes of top management executives and marketing managers of leading organized ready-to-wear retailers in Turkey, who are members of United Brands Association and both active in off-line and online channels. The survey that has been conducted within this study employs an interval scale questionnaire, which has been applied online by sending an e-mail to each respondent including the website link of the survey and a scanned signed cover letter. The research findings provide useful implications to be considered on the way to sustain customer retention. The study is an attempt to reveal the attitudes of business professionals towards formulating inter-organizational customer retention strategies within the context of the proposed model in the dissertation.
Şirket birleşmelerinin insan kaynakları yönetimi boyutunda incelenmesi ve tekstil sektöründe bir uygulama
Günümüz küresel rekabet ortamında işletmeler varlıklarını koruyabilmek ve sinerji oluşturabilmek amacıyla diğer işletmelerle birleşerek büyümeyi tercih etmektedirler. İşletmeler arasında gerçekleştirilen birleşme türleri ekonomik faaliyet alanlarına ve hukuki yapılarına göre farklılık göstermektedir. İşletmeler birleşme yoluyla kârlılıklarını artırmayı hedeflerken insan faktörünü de göz önünde bulundurmaları gerekmektedir. Farklı işletme kültürüne sahip olan çalışanlar aynı işletme bünyesi altında çalışmaya devam edecekleri için bu sürecin başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesinde insan kaynakları yönetiminin önemi büyüktür. Bu çalışmada şirket birleşmelerinde insan kaynakları yönetiminin göz ardı edilmesiyle meydana gelebilecek sorunların etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Çalışmada şirket birleşmeleri ve insan kaynakları yönetimi hakkında açıklayıcı bilgiler yer almaktadır. Uygulama Uşak ili tekstil sektöründe faaliyet gösteren bir şirketin aynı sektördeki başka bir şirketi devralması yoluyla birleşen şirkette gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar istatistik programında analiz edilip yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Büyüme, Şirket Birleşmeleri, İnsan Kaynakları Yönetimi
Üretim ve hizmet işletmeleri kapsamında çalışanlara uygulanan motivasyon araçlarının kıyaslanması: Uşak ili örneği
Motivasyon, bir işin varlığında kişiyi o işi yapma yolunda güdüleyen, ilgi ve istek temelli bir kavramdır. Personel motivasyonu ise, çalışanların iş yaşamlarında yer alan çalışanları yaptıkları işi severek yapmalarını sağlayan iş tatmini ve verimlilik odaklı bir kavramdır. Çalışmanın evreninin kompleks bir yapıya sahip olması veri elde edinimini zorlaştıracağı, veri elde edinim sürecini uzatacağı gerekçesiyle araştırmacı tarafından çalışma evreni belirlenmiştir (Alnıaçık ve İslamoğlu, 2016) . TC Uşak Valiliği'nden alınan bilgilere göre, çalışmanın evrenini, toplamda 11.000 istihdam sayısıyla, Uşak Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren tekstil işletmeleri çalışanları ve Uşak'ta bulunan; 125 yiyecek-içecek işletmesi, 21 konaklama işletmesi ve 17 seyahat-ulaşım işletmesi konularında faaliyet veren toplam 163 işletme oluşturmaktadır (Yüzbaşıoğlu, Ören ve Şahin, 2016). Çalışmanın amacı doğrultusunda oluşturulan anket formu veri toplama aracı olarak kullanılmıştır (Ören, Arman ve Şahin Ören, 2017), (Sevinç, 2015). Ulaşılan 328 çalışana gönüllülük esası örnekleme yöntemiyle yüz-yüze anket tekniği uygulanmıştır. Sonraki aşamada, elde edilen veri seti istatistik paket programı ile hesaplanmıştır. Ulaşılan verilerin tutarlılığı Güvenirlilik ve Faktör Testleri, Tek Yönlü ANOVA ve T Testi uygulanarak değerlendirilmiştir. Çalışmanın analizleri sonucunda, çalışanlara uygulanan motivasyon araçlarının cinsiyete, yaşa, eğitime, medeni duruma ve kıdeme göre çeşitli farklılıkları ortaya koyacak bir sonuç elde edilmiştir.
Dokusuz yüzey üretimi yapan tekstil işletmelerinin iş sağlığı ve güvenliği açısından incelenmesi ve risk analizi: Uşak ilinde bir işletme örneği
Değişen yaşam standartları ve gelişen teknoloji ile birlikte dokusuz yüzeylere olan talep her geçen gün artmaktadır. Dokusuz yüzeylerin dayanıklı ve gözenekli yapıları günlük hayatta ve sanayide bu ürünlerin çok fazla tercih edilmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Dokusuz yüzey sektörü, üretimde kullanılan makineler ve çalışma ortamından kaynaklanan birçok tehlike ve riski bünyesinde barındırmaktadır. Bu tehlike ve risklere yönelik alınmayan iş sağlığı ve güvenliği önlemleri iş kazaları ve meslek hastalıklarına neden olabilmektedir. Tekstil sektöründe çalışma ortamında bulunan fiziksel risk etmeleri çalışan sağlığı açısından olumsuz sonuçlara neden olabilmektedir. İşyerlerindeki tehlike ve risk etmenlerinin çalışma ortamında düzenli olarak ölçülmesi ve gerekli önlemlerin alınması çalışan sağlığı için çok büyük önem taşımaktadır. Bu tez de dokusuz yüzey üretimi sırasında karşılaşılan fiziksel risk etmenleri ve çalışan sağlığını korumak için alınması gereken önlemler irdelenmiştir. Bu amaçla Uşak ilinde bulunan dokusuz yüzey üretimi yapan bir tekstil fabrikasında standartlardan yaralanılarak gürültü, termal konfor aydınlatma titreşim ve toz ölçümleri ile çalışma ortamında bulunan fiziksel risk etmenlerinin maruziyet düzeyi belirlenmiştir. İşletmede L tipi matris yöntemi ile risk analizi yapılarak çalışma ortamındaki tehlike ve riskler belirlenmiş ve alınabilecek önlemler hakkında bilgiler verilmiştir.
Örgüt kültürü ve örgütsel yenilikçilik ilişkisi: İstanbul tekstil aksesuarı işletmelerinde bir uygulama
Bu çalışmada örgüt kültürünün örgütsel yenilikçilik üzerindeki etkisini incelemek amaçlanmıştır. Bu amaçla çalışmanın birinci bölümünde örgüt kültürü kavramı, tarihsel gelişimi ve örgütsel yenilikçilikle olan ilişki incelenmiş. Daha sonra ikici bölümde yenilikçilik, örgütsel yenilikçilik kavramları üzerinde durulmuş ve bu kavramlarla ilgili yapılmış çalışmalara değinilmiştir. Bunun yanında örgüt kültürünün demografik değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediği de araştırma kapsamında incelenmiştir. Araştırmanın verileri İstanbul ilindeki tekstil aksesuarları firmalarındaki çalışanlar ve yöneticilerden oluşan ve kolayda örneklem yöntemiyle seçilen 208 kişilik gönüllü katılımcıdan toplanmıştır. Veri toplamak maksadıyla hazırlanan anket; demografik bilgi formu, Örgüt Kültürü Ölçeği ve Örgütsel Yenilikçilik Ölçeğinden oluşmaktadır. Yapılan varyans ve regresyon analizleri sonuçlarına göre; örgüt kültürünün bazı unsurlarının yaşa ve eğitim durumuna göre anlamlı farklılık gösterdiği ancak cinsiyete göre anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Örgüt kültürü ile örgütsel yenilikçilik arasındaki ilişkiyi incelemek maksadıyla gerçekleştirilen ilişki analizleri neticesinde ise örgüt kültürünün örgütsel yenilikçilik üzerindeki olumlu yönde ve anlamlı etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Uluslararası markalaşma sürecinde halkla ilişkilerin yeri ne önemi: Kazakistan pazarında faaliyet gösteren Türk tekstil firmalarına yönelik bir inceleme
Günümüz koşullarında rekabet markalar arasında sürdüğünden, markalaşma bir işletmenin en stratejik yatırımlarından biri konumundadır. Markalaşma ekonomik sistem içerisinde rekabet kavramının somutlaşmış bir şekli olup, bir firmanın organizasyon yapısının tamamını ilgilendirmektedir. Markalaşma aslında aynı zamanda ürünün değerini belirleyen, tüketicilerin yapacağı tercihlerdir. Tüketicinin davranışları markaya verdiği önemle birlikte satın alma davranışlarını etkileyecektir. Bu çalışmanın amacı uluslararası markalaşma sürecindeki halkla ilişkilerin yeri ve önemini incelemek, bu süreci etkileyen faktörleri sınıflandırarak ortaya koymaktır. Markalaşma sürecine etki eden iletişim, reklam, halkla ilişkiler ve bütünleşik pazarlama iletişimi gibi diğer kavramların incelenmesinin ardından markalaşma sürecine etkileri belirlemektedir. Çalışmada, markanın uluslararasılaşması, uluslararası marka olabilmenin gereklilikleri, sürdürebilir rekabetçi üstünlükleri belirtilerek, markalaşma sürecindeki unsurlar incelenmektedir.
Üretim sistemlerinin analizi ve modellemesinde Petri ağı analizi ve simülasyon modeli: Tekstil işletmesinde bir uygulama
İşletmeler için makro çevre faktörlerinin giderek daha da dinamik bir yapıya sahip olması, sürdürülebilir rekabet gücü elde edebilmek amacıyla işletmelerin, üretim stratejilerini ve hedeflerini gözden geçirmelerini gerektirmiştir. İşletmenin içinde bulunduğu ulusal ve uluslararası çevre faktörlerine ilişkin yaşanan gelişmeler ve işletme özelliklerinin, işletmelerin rekabet sürecinde üretim stratejilerini etkilemesi kaçınılmazdır. Üretim sistemlerinin esnek bir yapıya sahip olması küresel anlamda başarı yakalamada anahtar bir strateji olarak görülmeye başlanmıştır. Bu kapsamda üretim sistemleri planlanırken ve dizayn edilirken sistem parametrelerinin tam ve doğru olarak belirlenmesi ve tanımlanması çok önemlidir. Çünkü rekabet avantajının sağlanmasında üretim işletmeleri için, içsel mekanizmaların geliştirilmesi ve sahip olunan ekipmanların optimum şekilde düzenlenmesi büyük önem taşımaktadır. Teknolojik gelişimler neticesinde bilgisayarların da işlevselliğinin artması ile bu kapsam çerçevesinde yeni yöntemler geliştirilmiş ve modeller oluşturularak sistem analizi gerçekleştirilmiştir. Tüm bunlar dikkate alınarak hazırlanan tez çalışmasının amacı, Petri ağlarını ve simülasyon tekniğini kullanarak bir pantolon üretim hattının analizi ve modellemesi gerçekleştirilerek elde edilen bulgular neticesinde üretim hattının dengelemesidir. Çalışmada CPN tools programı ile Petri ağları modeli oluşturulmuştur. Arena Programında oluşturulan simülasyon modeli ile üretim sistemindeki darboğaz noktaları belirlenmeye çalışılmıştır. Daha sonra bu iş öğesindeki ve diğer iş öğelerindeki darboğazın engellenmesi için her bir modülde ayrı ayrı hat dengeleme çalışması yapılmıştır. Elde edilen bulgulara dayanılarak, genel bir değerlendirme yapılmış ve üretim sisteminin iyileştirilmesine yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Tekstil sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının iş verimliliğine etkisi: Bitlis örneği
Bu araştırmanın amacı, Doğu Anadolu illerinden biri olan Bitlis ilinde bulunan tekstil fabrikası çalışanlarının iş verimliliğini, iş sağlığı ve güvenliği (İSG) önlemlerine uyum bakımından incelemektir. Böylece; Bitlis'teki tekstil çalışanlarının, tekstil üretimi sırasında karşılaşacakları muhtemel tehlikelere karşı kişisel tedbirler konusundaki bilgi düzeyleri tespit edilecektir. Ayrıca Bitlis ilindeki tekstil fabrikası işverenlerinin işyerinde aldıkları tedbirlerin yeterli olup olmadığı ve çalışanların iş verimine etkisi de araştırılmıştır. Eğitim ve bilgilendirme, kişisel tedbirler, işyeri tedbirlerinin iş verimliliğine etkisini ölçmek için anket oluşturulmuştur. Araştırmada elde edilen veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonucu eğitim ve bilgilendirmenin, kişisel tedbirlerin ve iş yeri tedbirlerinin iş verimliliğini etkilediği görülmüştür. Bitlis'te son yıllarda sayıları hızla artmaya başlayan tekstil fabrikalarının İSG bakımından birçok eksiği bulunmaktadır. İşveren ve çalışanlar, İSG hakkında bilgi sahibi olduklarını düşünseler de bu konuda yapılacak çok şeyin olduğu gözlemlenmiştir. İSG konusunda hizmet içi eğitime önem verilmesinin, doğru ekipman temini ve kullanımının kısa vadede küçük çaplı iş kazalarının önüne geçeceği düşünülmektedir. İSG önlemlerinin iş kültürü haline getirilmesinin olası büyük kazaların önüne geçeceği açıktır. İSG konusunda alınan bu tedbirler ile tekstil fabrikasında iş verimliliğine pozitif bir etki oluşacaktır.
Stratejik yönetim muhasebesi tekniklerinden zaman esaslı faaliyet tabanlı maliyet yönteminin bir tekstil işletmesinde uygulanması
Günümüzde artan rekabet ortamı ve teknolojik gelişmeler neticesinde makineleşme ve otomasyon yaygınlaşmıştır. Dolayısıyla, yöneticiler için maliyet bilgilerine daha hızlı ve doğru bir şekilde ulaşmanın önemi artmıştır. Bu kapsamda, stratejik yönetim muhasebesi alanında bazı teknikler geliştirilmiştir. Stratejik yönetim muhasebesi kapsamında maliyet hesaplama tekniklerinden zaman esaslı faaliyet tabanlı maliyet yönteminin bir tekstil işletmesinde uygulandığı bu çalışma, Denizli İli Merkezefendi ilçesinde organize sanayi bölgesinde iplik çözgü haşıllama ve dokuma faaliyeti yürüten bir tekstil işletmesinde uygulanmıştır. Bu çalışmanın amacı, uygulamanın yapıldığı işletmesinin 2018 yılına ait muhasebe verileri kullanılarak, zaman esaslı faaliyet tabanlı maliyet yöntemi ve faaliyet tabanlı maliyet yönteminin uygulanabilirliğini araştırmak ve sonuçlarını karşılaştırmaktır. Bu kapsamda, öncelikle faaliyet tabanlı maliyet yöntemine göre, ardından zaman esaslı faaliyet tabanlı maliyet yöntemine göre maliyet hesaplama sistemi kurulmuş ve sonuçları karşılaştırılmıştır. Çalışmada araştırma yöntemlerinden örnek olay yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntem, maliyet ve yönetim muhasebesi çalışmalarında yaygın olarak tercih edilmekte ve uygulamanın yapıldığı işletmede maliyet hesaplama yöntemlerini uygulama ve sonuçlarını değerlendirme olanağı vermektedir. Bu kapsamda, işletmede gözlemler yapılarak yönetici ve çalışanlar ile görüşmeler yapılmıştır. Bu gözlem ve görüşmelere ait bilgiler ile muhasebe verileri birlikte değerlendirilerek uygulama gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda, her iki sistemin de bir tekstil işletmesinde uygulanabileceği; ZEFTM yönteminin FTM yöntemine göre daha doğru maliyet bilgisi sunduğu ve birim mamul maliyetlerinin de değiştiği tespit edilmiştir. Bu durumun temel nedeni, ZEFTM yönteminin, işletmenin atıl kapasite maliyetlerini hesaplaması ve birim mamul maliyetlerine yansıtmasıdır. Dolayısıyla, atıl kapasitede çalışmış bir işletmenin birim mamul maliyetleri, ZEFTM yönteminde FTM yöntemine göre daha düşük hesaplanmaktadır.
İş yaşam dengesi ve tükenmişlik ilişkisinde algılanan örgütsel desteğin rolü: Tekstil çalışanları üzerine bir araştırma
Çalışmada, günümüz çalışan ve örgütler için önem arz eden konulardan olan algılanan örgütsel desteğinin, iş yaşam dengesi ve tükenmişlik ilişkisindeki aracılık rolünün incelenmesi amaçlanmıştır. İş yaşam dengesi ve tükenmişlik ilişkisinde algılanan örgütsel desteğin rolü kapsamında tekstil firmalarında görev alan 384 beyaz yakalı çalışan araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırma da veri toplamı aracı olarak anket tekniğinden yararlanılmıştır. Anketin ilk bölümünde katılımcıları tanımlayıcı demografik sorular yer almaktadır. Diğer bölümlerde ise "İş Yaşam Dengesi Ölçeği", "Tükenmişlik Ölçeği" ve "Algılanan Örgütsel Destek Ölçeği" olmak üzere üç ölçek yer almaktadır. Verilerin analizi SPSS v22.0 paket programında yapılmıştır. Araştırma sonucunda; yaşa göre iş yaşam dengesi alt boyutlarından iş yaşam uyumu; eğitim durumuna göre kendine zaman ayırma ve mesleki tecrübeye göre ise yaşamın işten ibaret olması boyutlarında anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Katılımcıların tükenmişlik alt boyutları değerlendirmelerinin ise yalnızca yaş değişkenine göre bütün boyutlarda anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Algılanan örgütsel destekle ilgili olarak ise yalnızca eğitim durumu değişkenine göre gruplar arasında anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Korelasyon analizi sonuçlarını göre, iş yaşam dengesinin kendine zaman ayırma boyutunun tükenmişliğin tüm boyutları; İş yaşam uyumu boyutunun, duyarsızlaşma ve kişisel başarı hissi boyutları; Yaşamın işten ibaret olması ve yaşamı ihmal etme boyutlarının ise duyarsızlaşma ve duygusal tükenme boyutları ile arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. İş yaşam dengesinin bütün alt boyutlarının algılanan örgütsel destekle arasındaki pozitif yönlü bir ilişki olduğu; algılanan örgütsel destek ile tükenmişlik boyutları arasındaki ilişkiye baktığımız da ise yalnızca kişisel başarı hissi ile arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların tükenmişlik ve iş yaşam dengesinde algılanan örgütsel desteğin rolünün belirlenmesi için yapılan aracılık test sonucunda ise yalnızca iş yaşam dengesinin kendine zaman ayırma ve iş yaşama uyumu boyutları ile tükenmişliğin kişisel başarı hissi ile arasındaki ilişkide algılanan örgütsel desteğin tam aracılık rolü olduğu tespit edilmiştir.
Finansal başarısızlığın oran analizi ve diskriminant analizi kullanılarak ölçümlenmesi: BİST'de işlem gören dokuma, giyim eşyası ve deri işletmeleri üzerine bir araştırma
Finansal başarısızlığın önceden tahmin edilmesi, 1960'lı yıllardan itibaren üzerinde çalışılan bir konu olmuştur. Teknolojik gelişmelere ve yeni istatistiki tekniklerin kullanılmasına bağlı olarak finansal başarısızlığın tahmin edilmesine olan ilgi günümüzde de devam etmektedir. Dünya ekonomisindeki küreselleşme devam ettikçe finansal başarısızlık konusu daha da önemli hale gelmektedir. İşletmeler pazarlarını uluslararası düzeyde genişletmekte ve farklı ülkelerden müşteri, tedarikçi, yatırımcı ve rakiplerle temas halinde olmaktadır. Bu durumda işletmelerin finansal başarısızlıkları sadece bulundukları ülkelerde değil, faaliyetlerini sürdürdükleri her yerde etki yaratmaktadır. Üç bölümden oluşan bu çalışmanın birinci bölümünde finansal başarısızlık kavramı, finansal başarısızlığa neden olan etkenler, işletmeleri finansal başarısızlıktan kurtarma yolları ve finansal başarısızlığın ölçümlenmesinde kullanılan yöntemler genel hatları ile ele alınmıştır. İkinci bölümde çalışmanın analiz yöntemi olan diskriminant analizinin genel çerçevesi ele alınarak neden finansal başarısızlık ölçümlemesinde kullanıldığı konusu irdelenmiştir. Yine bu bağlamda diskriminant analizinde kullanılacak olan finansal tablolar analizi tekniklerinden oran analizi ele alınmıştır. Ayrıca bu bölümde analizin verilerini oluşturan finansal oranlar arasındaki ilişkinin boyutu ortaya konulacak şekilde bölüm ele alınmıştır. Uygulama bölümü olan üçüncü bölümde ise Borsa İstanbul(BİST)'da işlem gören Dokuma, Giyim Eşyası ve Deri sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin finansal oranları diskriminant analizi yöntemi ile incelenmiştir. Bu çalışmada, dokuma, giyim eşyası ve deri sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin finansal başarısızlık olasılıklarının belirlenmesinde yararlanılabilecek finansal oranları belirlemek için, çoklu diskriminant fonksiyonu olan bağımsız örneklemler için Mann-Whitney U testinden yararlanılmıştır. Analizde finansal açıdan başarısız olan işletmeler ve finansal açıdan başarısız olmayan işletmeler olmak üzere iki farklı grup olması ve finansal oranların normal dağılım göstermiyor olması nedeni ile Mann-Whitney U testi tercih edilmiştir. Analiz sonucunda duran varlıklar/özkaynaklar, faiz karşılama, faaliyet kâr marjı, özkaynak kârlılığı, aktif kârlılığı ve faiz ve vergi öncesi kâr/aktif toplamı oranlarının finansal açıdan başarısız olan işletmelerle finansal açıdan başarısız olmayan işletmelerde anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Bahsi geçen oranlar arasından ise ayrım gücü en yüksek oranın aktif kârlılığı oranı olduğu sonucuna varılmıştır. Tespit edilen finansal oranlar diskriminant analizi ile incelendiğinde kullanılan modelinin sınıflandırma başarısı %92 olarak hesaplanmıştır. Sonuç ve öneriler kısmında; finansal başarısızlığın ölçümlenmesinde anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilen oranlar göz önünde bulundurularak, Dokuma, Giyim Eşyası ve Deri Sektörü'nde faaliyet gösteren işletmelerin finansal başarısızlığa düşmesine neden olan faktörler belirlenmiştir. Ayrıca, söz konusu işletmelerin finansal başarısızlıktan kurtulması için izlenebilecek yollar ile ilgili çözüm önerilerine yer verilmiştir.
Şanlıurfa'da faaliyet gösteren tekstil üretim işletmelerinde personel seçim süreci ile personel niteliği arasındaki ilişki
Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesinde tekstil işletmesinin üretiminde en uygun kumaş seçimi probleminin analitik hiyerarşi prosesi yöntemi ile analizi
İşletmeler üretim sürecinde karar verirken birçok faktör rol oynamaktadır. Çalışmada, tekstil sektöründe kumaş üretimi yapan işletmenin firma açısından üretilmesi En uygun kumaş seçimi Analitik Hiyerarşi Prosesi ile analiz edilmiştir. Firmanın yoğun olarak ürettiği 4 çeşit kumaş ele alınmıştır. Bu kumaşlar içeresinden Karara etki eden kriter ve alt kriterler belirlenmiştir. Analiz de 5 çeşit kriter ele alınmış ve bu kriterler de kendi içlerinde alt kriterlere ayrılmıştır. Karar verici olarak, firma çalışanlarından oluşan ve üretimde karar vermede yetkisi bulunan kişilerden oluşan bir ekip ile değerlemeler yapılmıştır. Kriter ve alt kriterler Expert Choice programı ile ikili karşılaştırmalara tabi tutulmuş ve karar vericiler aracılığı ile değer verilerek analiz sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP), Üretim için En Uygun Kumaş Seçimi, Expert Choice, Karar verici, Kriter ve Alt Kriter
Türk tekstil şirketlerinin Rusya pazarında kullandığı halkla ilişkiler (PR) yönetimi; ekonomı̇k yaptırımlar öncesı̇ ve sonrası (2022-2024)
Bu çalışma, ekonomik yaptırımların uygulanmasından önceki ve sonraki dönemlere odaklanarak, Türk tekstil şirketlerinin Rusya pazarında uyguladıkları halkla ilişkiler (PR) yönetimi stratejilerini incelemektedir. Araştırma, bu yaptırımların ve ticaret politikasındaki değişimlerin etkilerini değerlendirerek, bu şirketlerin değişen ekonomik ve siyasi ortamda halkla ilişkiler stratejilerini nasıl adapte ettiklerine dair kapsamlı bir analiz sunmayı amaçlamaktadır. Araştırma, veri analizi, Türk tekstil şirketlerinden temsilciler ve halkla ilişkiler uzmanlarıyla görüşmeler ve piyasa raporları ile güncel literatürün incelenmesini içeren hem nitel hem de nicel metodolojileri benimsemektedir. Amaç, bu şirketlerin değişen zorluklara yanıt olarak kullandıkları halkla ilişkiler stratejilerinin etkinliğini anlamak ve değerlendirmektir. İlk bölümde ihracat kavramı, ekonomik önemi ve ekonomik büyümedeki rolü tartışılmaktadır. Doğrudan ve dolaylı ihracat da dahil olmak üzere farklı ihracat türlerinin yanı sıra çeşitli ihracat pazarlama stratejileri ve gelecekteki eğilimler incelenmektedir. İkinci bölümde halkla ilişkiler kavramı, işlevleri ve ilkeleri, tarihçesi ve farklı halkla ilişkiler modelleri ele alınmaktadır. Ayrıca halkla ilişkilerin ihracattaki rolü ve gelecekteki eğilimler de tartışılmaktadır. Üçüncü bölüm, Türk tekstil şirketlerinin ambargo öncesi ve sonrasında Rusya pazarında kullandıkları halkla ilişkiler yönetim stratejilerini analiz eden temel nitel ve nicel araştırma çalışmasını sunmaktadır. Veri analizi, anket sonuçları, sektör temsilcileri ve halkla ilişkiler uzmanlarıyla yapılan görüşmeler, karşılaşılan zorluklar ve kullanılan stratejiler hakkında kapsamlı bir bakış açısı sunmaktadır.
İşletmelerde stokların yönetimi, bağımsız denetimdeki önemi ve Borsa İstanbul (BİST) tekstil sektörü bağımsız denetim raporlarında stokların analizi
Bu çalışmada teorik bilgiler kapsamında stoklar, stokların kontrolü, stokların bağımsız denetimdeki önemi incelenerek, teorik bilgilerin uygulamaya yansıması amacıyla BİST de işlem gören tekstil işletmelerinde, stokların bağımsız denetim sürecine ve görüşüne etkisi araştırılmıştır. İşletme kalemleri içerisinde önemli paya sahip olan stokların; işletme karlılık durumu üzerinde büyük etkisinin olması, bu konunun daha da önemli hala gelmesine sebebiyet vermiştir. Değişen moda trendleri, talep dalgalanmaları, ürün çeşitliliğinin artması ve başka faktörler nedeniyle işletmeler stoklarıyla ilgili zor durumlar yaşamaktadır. Günümüz piyasa koşullarında işletmelerin faaliyetini sürdürebilmesi için tam zamanında ve doğru kararlar verebilmesi zorunlu hal almıştır. Bu nedenle işletmelerin geleceği için etkin stok kontrol ve yönetim politikaları büyük önem taşımaktadır. İşletmeler stok kalemlerinin kontrolünü sağlamalı, maliyetlerini belirlemeli, denetim süreçlerini dikkatli bir şekilde ve sürekli olarak yapmaları gerekmektedir. Bu amaç doğrultusunda "İşletmelerde Stokların Yönetimi, Bağımsız Denetimdeki Önemi ve Borsa İstanbul (BİST) Tekstil Sektörü Bağımsız Denetim Raporlarında Stokların Analizi" tez konusu olarak seçilmiş, işletmeler için önem arz eden stoklara ilişkin iç kontrol sisteminin önemine, bağımsız denetim çalışmalarında nasıl ele alındığına ve uygulama kapsamındaki işletmelerin bağımsız denetim raporları üzerindeki etkisine bakılarak, yararlı olmaya çalışılmıştır. Tez stoklarla ilgili teorik bilgiler ve uygulama bütünlüğü içerisinde ele alınmıştır.
İşletmelerin çalışanlara karşı sosyal sorumluluklarının iş tatmini üzerine etkisi: Tekstil sektöründe bir uygulama
ÖZET Bu çalışmanın amacı, işletmelerde çalışanların (işçi), işletmelerin sosyal sorumluklarını yerine getirmeleri bağlamında iş tatminlerini "adil ücret, sağlıklı ve güvenli çalışma koşullan, kararlara katılma, eğitim ve gelişim, basan değerlendirmesi ve yükselme, cinsel ayrancılık yapmama, sendika hakkı ve iş güvencesi" boyutlan açısından incelemek ve bu boyutlardan hangilerinin iş tatminini etkilemek açısından daha etkili olduğunu ortaya koymaktır. Çalışmanın verileri Uşak îli'nde tekstil sektöründe faaliyet gösteren büyük ölçekli 13 işletmedeki 362 çalışan üzerinde uygulanan bir anket yoluyla toplanmıştır. Çalışmanın hipotezlerini test etmek için; frekans analizi, t-test, ANOVA, korelasyon ve çoklu regresyon analizleri yapılmıştır. Çalışmanın bulgulan, işletmelerin çalışanlara karşı sosyal sorumluluklarının boyutlarının iş tatmini ile ilişkisi olduğunu ortaya koymuştur, iş tatmini ile en güçlü ilişkinin, basan değerlendirmesi ve yükselme ile, sağlıklı ve güvenli koşullar boyutlarında olduğu gözlenmiştir. İşletmelerin sosyal sorumluluklarını yerine getirmelerinin iş tatminini pozitif yönde etkilediği saptanmıştır. Elde edilen bulgulardan yola çıkarak, Uşak tekstil sektöründe faaliyet gösteren işletmelerde iş tatminine diğer boyutlara göre daha az etkisi olan; kararlara katılma, eğitim/gelişim, cinsel aynm yapmama boyutlan üzerinde daha çok durularak iş tatmini üzerine etkileri artınlması ve bu işletmelerde gözlenen sendikal faaliyetler konusundaki olumsuzluklann yaşanmaması için, işletmelerin sosyal sorumluluklanmn gerektirdiği şekilde, uzlaşmacı bir tavırla çözüm yoluna gidilmesi yönünde öneriler getirilmiştir.
Organizational determinants of innovation for the competitive strategies of textile businesses
The importance of innovation in the competitive strategies of businesses has been increasing day by day. Companies allocate more resources to R & D and innovation, and in the end they try to be more competitive. The increasing importance of innovation has raised the number of studies done in this field in the literature. When studies are examined, a concentration is seen on fields such as the impact of innovation on competition, the impact of communication on innovation, the impact of innovation on organizational performance. With this study, it has been tried to provide the businesses; to develop the right decision-making mechanisms and appropriate organizational structures in their innovation policies; to increase the organizational awareness of companies and so to prevent the ineffectively using the resources (human resources, material resources, time etc.) that they separate into innovative activities. Within the scope of the study, a survey conducted on 120 textile companies' structures operating in Istanbul region. Results show that a significant relationship between hierachical levels, empoyee participation to decision making mechanism, R & D activities, strategic partnerships and innovation
Toplam kalite yönetimi ve Çukurova bölgesindeki tekstil işletmelerindeki uygulamaları
Küresel pazarlarda rakiplerle rekabet edebilmek için günümüzde artık firmalar fonksiyonlarını ve faaliyetlerini toplam kalite yönetiminin gerekleri doğrultusunda yapmak zorundadırlar. Bilindiği gibi son yıllarda toplam kalite kavramı ülkemizde de son derece popüler bir hale gelmiştir. Bölgemize gelince, bölgemiz pamuk diyarı olarak bilinmektedir ve bir çok tekstil firması burada kurulmuştur. Bilindiği gibi tekstil sektörü ülkemiz ekonomisinin lider sektörüdür. iste bu çalışmamızda bölgemizde faaliyet gösteren tekstil ipletmelerinin yöneticilerinin toplam kalite yönetimi konusundaki düşüncelerini ve varsa uygulamalarını tespit etmek amaçlanmıştır. Bölgemizdeki bu konudaki durumun tespiti yapıldıktan sonra bazı öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kalite, Toplam Kalite Kontrolü, Toplam Kalite Yönetimi, Tekstil, Kalite Güvencesi Sistemi iii