Thematic analysis
90 theses under this subject heading
Ahmet Erhan'ın hayatı, sanatı ve eserleri
8 Şubat 1958 yılında Ankara'da dünyaya gelen Ahmet Erhan, 4 Ağustos 2013 yılında erken denilecek yaşta vefat etmiştir. İlk gençlik yıllarında yazmaya başladığı şiirlerini Militan Dergisi'nde yayımlayan Erhan, Behçet Necatigil şiir ödülünü alarak yazın dünyasında adını duyurur. Henüz yirmi iki yaşında tanınır hâle gelen Erhan daha sonraki dönemlerde "Yunus Nadi Armağanı (1992), Cemal Süreya (1998), Behçet Aysan (2005), Halil Kocagöz (1999) ve Melih Cevdet Anday (2008)" şiir ödüllerine sahip olmuştur. Yaşadığı dönem itibariyle kaotik bir sosyal hayata da şahitlik eden Erhan'ın, Alacakaranlıktaki Ülke isimli ilk şiir kitabı bu şahitliğin eseridir. 12 Eylül 1980 Darbesi'nin akabinde 1981 yılında yayımlanan bu kitap, şairin birçok araştırmacı tarafından "darbe şairi" adlandırmasıyla, tek yönlü bir değerlendirmeye maruz kalmasına sebep olmuştur. Şair, pek çok araştırmacı tarafından 1980 dönemi toplumcu gerçekçi şiirin önde gelen isimlerinden kabul edilir. Çalışmanın ilk bölümünde şairin çocukluk ve gençlik yılları, eğitim ve meslek hayatı, ailesi ve arkadaşları, kişiliği, hastalığı, ölümü hakkında bilgi verilecek ve sanatçının sanat, edebiyat ve şiir hakkındaki poetik görüşleri ele alınacaktır. İkinci bölümde sanatçının eserleri hakkında bilgi verilecek, üçüncü bölümde ise şairin şiirleri tematik açıdan incelenerek şairin şiir anlayışı ortaya konmaya çalışılacaktır. Yine aynı bölümde şiirlerindeki bireysel ve toplumsal özellikler örnekler üzerinden değerlendirilecektir.
Türkiye'deki çeviri konulu tezler üzerine bibliyometrik ve tematik bir inceleme (1985-2020)
Bu çalışmada, 1985-2020 yılları arasında Türkiye'de gerçekleştirilen çeviri konulu lisansüstü tezlerin çeşitli parametreler çerçevesinde bibliyometrik ve tematik bir incelemesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, çalışmanın bütüncesini (korpus) oluşturmak için Yüksek Öğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi veri tabanında (https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/giris.jsp) arşivlenen lisansüstü tezlere Gelişmiş Tarama seçeneğinden herhangi bir filtreleme uygulamaksızın çeviri anahtar kelimesiyle ulaşılmıştır. Yapılan tarama sonucunda 656'sı yüksek lisans, 157'si doktora ve 1'i sanatta yeterlilik olmak üzere toplam 814 tez araştırmanın bütüncesine dâhil edilmiştir. Bütünce kapsamındaki tezler öncelikle akademik düzey, yayın yılı, yayın dili, üniversite, enstitü, anabilim dalı, danışman, araştırma modeli ve veri toplama teknikleri gibi değişkenler açısından bibliyometrik çözümlemeye, sonrasında ise içerdikleri konular (temalar) ve anahtar kelimeleri bakımından içerik çözümlemesine tabi tutulmuşlardır. Anahtar Sözcükler: Lisansüstü tezler, Çeviri, Bibliyometrik ve tematik inceleme, Türkiye
Matematik öğretiminde probleme dayalı öğrenmenin karma-meta yöntemi ile değerlendirilmesi
Bu araştırmada matematik eğitiminde probleme dayalı öğrenme yönteminin karma meta yöntem bağlamında incelenmesi hedeflenmiştir. Karma meta yöntem kapsamında meta-analiz ve meta-tematik analizler yoluyla literatürde konuya ilişkin yapılmış deneysel veya yarıdeneysel çalışmalar çeşitli analiz ve tekniklerle farklı boyutlarda ele alınmıştır. Meta-analiz kapsamında matematik eğitiminde probleme dayalı öğrenme yönteminin kullanıldığı nicel çalışmalardan istatistiksel değerler alınarak genel etki büyüklüğü hesaplanmıştır. Yapılan analizler sonucunda probleme dayalı öğrenme yönteminin matematik alanındaki akademik başarısı üzerinde pozitif yönde ve geniş düzeyde etkiye (g=0.86) sahip olduğu saptanmıştır. Ulaşılan çalışmalar bağlamında belirlenen araştırmanın bağımsız değişkenleri kapsamında yapılan incelemeler sonucunda ise çalışmaların; yapıldığı öğrenim kademeleri, uygulama süreleri, örneklem büyüklüğü ve yayın türleri araştırmanın genel etki büyüklüğünde anlamlı bir farka rastlanılmamıştır. Doküman analizine dayalı meta-tematik analiz sürecinde çalışmalarda yer alan birincil veriler incelenerek verilerden elde edilen kodlar sonucunda "bilişsel boyuta etkisi, duyuşsal boyuta etkisi, sosyal boyuta etkisi ve olumsuz yönleri" temaları oluşturulmuştur. Ulaşılan sonuçlar kapsamında öğrencilerin probleme dayalı öğrenme ile matematiğe karşı olumlu tutum geliştirdikleri ve yönteme dair olumlu dönütler verdiği görülmüştür. Bu bağlam doğrultusunda meta-analiz ve meta-tematik analiz süreçlerine ilişkin bulguların tutarlı ve birbirlerini destekler nitelikte oldukları görülmektedir.
Robotik ve kodlama eğitiminin meta-tematik analizi
Son yıllardaki teknolojik gelişmelerle birlikte, robotik ve programlama eğitimi konusunda yoğun uygulamaların yapıldığı görülmektedir. Bu bağlamda, bu eğitimlerin içeriği ve kullandıkları temaların dağılımı merak konusudur. Bu amaçla, robotik ve kodlama eğitimi alanında yapılan ulusal ve uluslararası çalışmaların meta-tematik analizi yapılması gerekmektedir. Araştırma kapsamında, Google Scholar, Dergipark, YökTez, ProQuest, ERIC, Science Direct ve Web of Science veritabanları incelenmiş ve 2012-2022 yılları arasında Türkçe ve İngilizce olarak yayınlanan 1203 çalışmaya ulaşılmıştır. Bu çalışmada, Prisma Akış Diyagramı kullanılarak etki algısı üzerine çalışılmış, davranışsal ölçüt doğrultusunda seçim yapılmış ve meta-analiz için 58 çalışma kullanılmıştır. Araştırmaya göre, robotik ve kodlama eğitiminin meta-tematik analiz sonuçları değerlendirildiğinde robotik ve kodlama eğitiminin bilişsel boyutta bireyin bilgiyi anlamasını ve öğrenmesini kolaylaştırdığı, zihinsel becerilerini güçlendirdiği ve problem çözme becerilerini geliştirdiği gibi katkıları olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Duyuşsal boyutta eğitimin eğlence ve deneyimlerle memnuniyet gibi etkileşimli bileşenlerin olduğu, sosyal amaçlar için sürekli işbirlikçi öğrenmenin sürdürüldüğü ve bireysel seçeneklerin uygun şekilde korunduğu ortaya çıkmıştır. Öte yandan, robotik ve kodlama eğitiminin olumlu katkılarının yanı sıra, altyapı yapısı, malzeme eksikliği ve öğretmen yeterliliğinin aşılması gibi bazı sorunlarla karşılaşıldığı ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, robotik ve kodlama eğitimi için öğrenme ortamlarının uygun hale getirilmesi ve bu alanda eğitimli eğitmen eksikliğinin azaltılması gerektiği belirtilmektedir. Anahtar sözcükler: Robot, Robotik, Robotik Kodlama, meta-tematik analiz, doküman incelemesİ
Farklılaştırılmış öğretim uygulamalarının çoklu bütüncül yaklaşımla değerlendirilmesi
Bu çalışmanın temel amacı farklılaştırılmış öğretim uygulamalarının etkililiğinin Çoklu Bütüncül Yaklaşım (ÇBY) çerçevesinde incelenmesidir. Alana Batdı (2016) tarafından kazandırılan ÇBY; ön bütüncül bilgi, son bütüncül bilgi ve bütüncül bilgi olmak üzere üç aşamada gerçekleştirilmektedir. Amaca hizmet etmesi adına ön bütüncül bilgilere ulaşmak ve alandaki eksikliğin belirlenmesi için farklılaştırılmış öğretim uygulamalarının akademik başarı üzerine etkililiğine yönelik çalışmalara dayalı olarak meta analitik ve meta tematik analiz gerçekleştirilmiştir. Bu doğrultuda meta analiz ile farklılaştırılmış öğretim uygulamalarının öğrencilerin akademik başarıları üzerindeki etkisi incelenmiş, yapılan analizler sonucu uygulamaların akademik başarı üzerindeki etkisi olumlu yönde ve geniş düzeyde olarak belirlenmiştir (g=0,800). Ön bütüncül bilgi aşamasında gerçekleştirilen bir diğer analiz ise nitel boyutta katılımcı görüşü içeren çalışmalarla yürütülen meta tematik analizdir. Bu doğrultuda alanda farklılaştırılmış öğretim uygulamalarının etkililiğine yönelik gerçekleştirilen çalışmalarda katılımcı görüşleri analiz edilmiş "içerik, süreç, ürün" boyutuna etkisine ilişkin temalar oluşturulmuştur. Çalışmanın ikinci aşaması olan son bütüncül bilgi aşamasında nicel verilere ulaşmak adına müdahaleli araştırma yöntemlerinden statik grup karşılaştırma ön test – son test desen kullanılmıştır. Statik grup karşılaştırma ön test – son test uygulamasına yönelik olarak farklılaştırılmış öğretim uygulamalarının öğrencilerin akademik başarılarına etkisi olumlu yönde ve orta düzeyde etkili olduğu belirlenmiştir (g=0.541). Nitel veriler için olgu bilim deseni tercih edilmiş ve araştırmaya katılan on iki öğrenci ve hazırlanan programı uygulayan iki öğretmen ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Farklılaştırılmış öğretim uygulamalarında kullanılan değerlendirme tekniklerine yönelik gerçekleştirilen görüşmelerin olumlu yönde olduğu belirlenmiştir. ÇBY kapsamında ön bütüncül bilgiler ve son bütüncül bilgilerin sentezlenmesi sonucu bütüncül bilgilere ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda bütün aşamalarında elde edilen verilerin birbirini desteklediği ve tamamladığı belirlenmiş ve bütüncül bir bakış açısına ulaşılmıştır.
Eğitimde ölçme ve değerlendirme alanında yapılan tezlerin tematik ve metodolojik açıdan incelenmesi
Bu çalışmanın amacı eğitimde ölçme ve değerlendirme alanında yapılan yüksek lisans tezlerini tematik ve metodolojik açıdan incelemektir. Araştırma kapsamında eğitimde ölçme ve değerlendirme alanında YÖK Ulusal Tez Merkezinde yayınlanan ve erişime açık olan yüksek lisans tezlerinin tamamı incelenmiştir. Toplamda 166 tezin incelendiği çalışmada, tezleri incelemede araştırmacı tarafından geliştirilen tez inceleme formu kullanılmıştır. Öncelikle tezlerin hangi boyutlardan inceleneceği ilgili alanyazın geniş kapsamlı taranarak belirlenmiştir. Bu kapsamda tezler; yayınlandığı üniversite, yayın yılı, danışman unvanı, alanı-konusu, anahtar kelimeleri, araştırma yaklaşımı, örnekleme yöntemi ya da çalışma grubu, örneklem türü, geçerlik, güvenirlik, veri toplama aracı, analiz yöntemi, istatistik programı ve son olarak verilerin kaynağı açısından incelenmiştir. Çalışmanın güvenirliği sağlamak amacıyla puanlayıcı güvenirliği hesaplanmıştır. Veri analizi kısmında kayıtlı tüm veriler üzerinden frekans ve yüzde hesaplanmıştır. Elde edilen bulgulara göre en fazla tezin 2009, 2010, 2011 ve 2012 yıllarında yayınlandığı, tez danışmanlığının en çok doçentler tarafından yapıldığı, araştırmaların genel olarak tarama modelinde tasarlandığı, incelenen tezlerin % 63,86'sının çalışma grubu üzerinden yürütüldüğü, örnekleme yöntemi olarak en fazla basit seçkisiz örnekleme ve tabakalı örnekleme yöntemlerinin kullanıldığı, çalışmaların % 80,72'sinde veri örneklem türünün öğrenci olduğu, öğrencilerden % 78,92'sinin ise ilkokul ortaokul ve lise öğrencisi olduğu, lisansüstü öğrencilerle ilgili yapılan çalışma sayısının çok az olduğu (% 2,41) görülmüştür. Ayrıca tezlerde geçerlik yöntemi olarak kapsam geçerliği ve yapı geçerliği sağlanmasına dikkat edildiği ve uzman görüşüne sık başvurulduğu görülmüştür. Güvenirlik yöntemlerinden Cronbach Alpha ve KR-20 hesaplanmasının en çok kullanıldığı görülmüştür. Tezlerde veri toplama aracı olarak en fazla ölçek ve anketin kullanıldığı ve genel olarak verilerin araştırmacı tarafından toplandığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: eğitimde ölçme ve değerlendirme, tematik ve metodolojik inceleme, yüksek lisans tezleri
Ahmet Büke'nin romanı ve öykülerinde yapı ve tema
Bu çalışmada son dönem yazarlarından Ahmet Büke'nin anlatıları incelenmiştir. Yazarın öyküleri ve romanıkronolojik bir sıraya göre düzenlenmiştir. Çalışma yazarın hayat hikâyesi, sanatı ve anlatılarını bilimsel bilgiler ışığında ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmayı önemli kılan nokta, yazarın daha önce incelenmeyen eserlerinin tahlilinin yapılması ve okurların eserleri her boyutuyla anlamasına yardımcı olmasıdır. Çalışmamız farklı başlıklara ayrılarak sistematik bir şekilde hazırlanmıştır. Bu başlıkların belirlenmesinde Ahmet Büke'nin anlatılarında yapı ve temalar dikkate alınmıştır. Kavramlar açıklanırken geleneksel öykücülüğümüzün ve çağdaş öykücülüğün unsurları göz önünde tutulmuştur. Mevcut unsurların hepsi bir araya getirildiğinde Büke'nin öykülerinin biçim ve içerik olarak kendine ait farklı bir yeri vardır. Anahtar Kelimeler:Ahmet Büke, öykü, roman, yapı ve tema
Türkiye'de TIMSS ile ilgili yazılmış tezlerin tematik incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Türkiye'de TIMSS ile ilgili yazılmış tezlerin nasıl ele alındığını incelemektir. YÖK tez veri tabanında araştırmanın kriterleri göz önünde bulundurularak yapılan tarama sonucunda çalışmaya 161 tez dahil edilmiştir. Bu tezler yıl, tür (yüksek lisans/doktora), yapıldıkları üniversite, ele alınan alan türü (matematik/fen), çalışma yapılan eğitim kademesi, danışmanlarının unvanı ve araştırma yöntemi olmak üzere yedi kategoride incelenmiştir. Araştırmada nitel yaklaşımlardan meta-sentez (tematik inceleme) yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına bakıldığında, tez türünde en fazla yüksek lisans tezi olduğu, en fazla 2019 yılında tez yazıldığı ve en fazla nicel yöntemlerin kullanıldığı belirlenmiştir. Danışmanların çoğunlukla doçent doktor olduğu, en çok matematik alanında çalışıldığı, en fazla ortaokul kademesinde çalışmalar yapıldığı görülmüştür. Ayrıca en fazla Hacettepe Üniversitesinde tez yapıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Ulaşılan sonuçlar literatür ışığında tartışılmış ve bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: TIMSS, uluslararası değerlendirmeler, tematik inceleme, tematik analiz, meta-sentez
Türk edebiyatında girit mübadelesini anlatan romanların tema bakımından incelenmesi
İnsanlık var olduğundan bu yana türlü sebeplerden, sürekli göç eden yahut göçe maruz kalan toplumlar bu göç dalgalanmalarının sonucunda ister istemez sosyal, siyasal, ekonomik kırılmalar yaşamışlardır. Yakın tarihteki göçlerden biri de 30 Ocak 1923'te Lozan Anlaşması'na bağlı olarak imzalanan Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi Sözleşmesi gereğince Batı Trakya'daki Müslümanlar; İstanbul, Gökçeada ve Bozcada'daki Rumlar hariç Türkiye'deki Rumların Yunanistan'a, Yunanistan'daki Türklerin Türkiye'ye göç ettirilmesini ön gören ve daha sonra gerçekleşen mübadele göçüdür. Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi'nin de her iki toplum üzerinde de sosyal, siyasal, ekonomik etkileri uzun yıllar süregelmiştir. Tarih çizgisiyle beraber gelişim gösteren edebiyat da bu etkilere kayıtsız kalmamıştır. Yunan edebiyatında 1930'larda, Türk edebiyatında ise 1990'larda Mübadele temalı romanlar yazıldığı araştırmalar sonucunda ortaya çıkmıştır. Çalışmamızda, Mübadele romanları ile ilgili yapılan çalışmalar, biraz daha spesifik hâle getirilerek sadece Giritli Mübadilleri ve Girit'ten Mübadele öncesi Anadolu'ya yerleşen göçmenleri konu alan romanlar incelenmiştir. Romanlardan bazıları, tanınmış yazarlar tarafından yazılıp popüler olurken bazıları ise ikinci ya da üçüncü kuşak mübadiller tarafından yazılmış olup çok popüler romanlar değillerdir. Romanların bazılarında tür kaygısı yaşanmakla beraber on beş roman tematik açıdan incelenmiştir. Çalışmada "Giriş" bölümünde Mübadele, Girit ve edebiyatta Mübadele'nin yeriyle ilgili bilgiler verildikten sonra, birinci bölümde "Girit Mübadelesi ve Bunun Türk Romanına Yansıması" başlığında "Giritli Mübadilleri Anlatan Romanların Tanıtılması" alt başlığında incelenen romanlar yer, zaman, kişi, olay unsurları göz önünde bulundurularak tanıtılmıştır. İkinci bölümde "Girit Mübadillerini Anlatan Romanların Tema Bakımından İncelenmesi" başlığı altında "Göç", "Yabancılaşma ve Ötekileşme", "Aşk ve Cinsellik", "Göçün Meydana Getirdiği Ekonomik Sorunlar" başlıkları ve yine onların alt başlıklarıyla romanların benzer ve ayrılan yönleri tespit edilmiştir. Romanlardan alıntılar yapılarak göç sonucu türlü sosyolojik ve psikolojik kırılmalar yaşayan Giritli Mübadil tipinin, Türk romanında ne şekilde yer aldığı ortaya konulmuştur. "Sonuç" bölümünde de ortaya çıkan ortak sonuçların değerlendirilmesi yapılmıştır. Çalışma, 1990'lardan günümüze kadar yol kat etmiş Mübadele romanlarının ve içlerinde sayıları azımsanmayacak ölçüde Giritli Müslüman Türklerini konu alan romanların, Türk edebiyatı tarihindeki yeri açısından önem arz etmektedir.
Dîvânü Lugâti't-Türk'te tematik söz varlığı ve çok anlamlılık (Cilt 2)
Tematik çalışmalar, belirli bir konu ve tema etrafında hazırlanan çalışmalardır. Bu çalışmalarda önce ana başlıklar belirlenir ve ilgili sözcükler bu ana başlıklar altına yerleştirilir. Daha sonra bu başlıkların altına söz varlığının çeşitliliği doğrultusunda alt başlıklar eklenerek tematik söz varlığı çalışması tamamlanır. Tematik çalışmaların indekslerden farkı, ana başlık ile alt başlıkların içerdiği madde başlarının anlamlarıyla birlikte verilmesidir. Bu çalışmaların alfabetik olup olmamasının bir önemi yoktur, önemli olan aynı tema çerçevesinde olan söz varlığının bir arada incelenebilmesidir. Dahası, tematik çalışmalarda sözcükler yalnızca tek bir temaya ait olabildikleri gibi, bu sözcükler birden fazla tema altında da görülebilmektedir. Bu durum, sözcüklerin çeşitli yan anlamlar kazandığının bir göstergesidir. Yan anlamlar, temel anlama (herhangi bir yönden) benzerlik ilgisiyle bağlı kalarak fakat bir yandan da bu anlamdan sıyrılarak oluşmaktadır. Böylece sözcük farklı bir anlam kazanır ve artık başka bir olguyu ifade eder. Bu çalışmada, Divanü Lugati't-Türk'te yer alan adlar çeşitli temalar altında incelenecek, bu sözcüklerin temel anlamları ve kazandığı yan anlamların oluşturduğu çok anlamlılık hali tesbit edilerek, Karahanlı döneminin söz varlığındaki zenginlik ortaya konulacaktır. 11. yy Türk toplumunun yapısı ve gündelik yaşamına dair unsurlar bu söz varlığına dayanarak ortaya çıkarılmış olacaktır. Anahtar Sözcükler: Çok Anlamlılık, Divanü Lugati't-Türk, Karahanlı Dönemi, Kaşgarlı Mahmut, Tematik Söz Varlığı, Türk Dili
Samim Kocagöz'ün hikâyelerinin tematik açıdan incelenmesi
Samim KOCAGÖZ 1916?1993 yılları arasında yaşamış, Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı'nın önde gelen yazarlarından biridir. Sanatçı; hikâye, roman, oyun, makale, inceleme, anı gibi çeşitli edebi türlerde pek çok eser vermiştir. Bu çalışma Kocagöz'ün on iki hikâye kitabında yer alan toplam yüz kırk sekiz hikâyesini kapsamaktadır.Çalışmamız Samim KOCAGÖZ' ün hayatı, hikâyelerinin tematik açıdan incelenmesi, mülakat, eserleriyle ilgili bazı dokümanlar ve kaynakçadan oluşmaktadır.Giriş bölümünde tema kavramı üstünde durulmuş ve başlangıçtan günümüze Türk öykücülüğünde görülen temalar genel olarak tanıtılmıştır. Bu tarihsel süreç içerisinde Kocagöz'ün yeri belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca sanatçının hayatı ve eserleri hakkında bilgi verilmiştir.Birinci bölümde Samim KOCAGÖZ' ün hikâyeleri tematik açıdan tasnif edilip bu temaların en belirgin şekilde işlendiği hikâyeler tanıtılmıştır.Son bölümde yazarın oğlu Şükrü KOCAGÖZ'le yaptığımız Samim KOCAGÖZ'ün hayatı ve eserleri hakkındaki yayınlanmamış mülakat verilmiştir. Kaynakça kısmındaysa çalışma boyunca faydalanılan eserler alfabetik sırayla yazılmıştır. Ayrıca farklı yerlerde sanatçı hakkında yazılan yazıların bibliyografyası da burada verilmiştir.
Mahmut Yesari'nin tiyatro eserleri üzerine tematik bir inceleme
Bu çalışma, Mahmut Yesari'nin kaleme aldığı tiyatrolarından seçilmiş eserleri üzerine tematik bir incelemeyi hedeflemektedir. Yazarın eserlerini oluşturmada göz önünde bulundurduğu temaların tespitinin ve tasnifinin daha iyi yapılabilmesi için yazarın yalnızca ulaşılabilen telif eserleri üzerinde incelemelerde bulunulmuştur. Mahmut Yesari, çeşitli türlerde yazmış olduğu eserleri ile döneminde adından çokça söz ettirmiştir. Tespit edilebilen eserlerinin toplamı yüzü geçmiş olmasına rağmen ölümünden sonra gereken değeri görmemiştir. Ancak son yıllarda yapılan çalışmalar ışığında Yesari'nin sanatsal değeri fark edilmeye başlanmıştır. Realist üslubunun ilhamını gündelik yaşamdan alan Mahmut Yesari için gözlem her şeydir. Dolayısıyla onun tiyatrolarında gündelik yaşamda karşılaşılan insanlar ve mümkün olabilecek trajikomik hadiseler, belirli temalarla ustalık ve titizlikle işlenmiştir. Çalışmamızın amacı, söz konusu temaları -yazarın tiyatro görüşünden de hareketle- bilimsel bir yöntem ile tespit ve tasnif etmektir. Amaçlar ışığında yazarın seçilmiş telif eserleri, edebiyat kuramlarının yöntemlerine uygun bir şekilde incelenmiş ve tasnifleri sağlanmıştır. Yapılan incelemeler sonucunda Mahmut Yesari'nin tiyatro anlayışı, eserlerinde yer verdiği temalar ve bunların gündelik yaşam ile ilişkisi ile ilgili hususlarda gelecekte yapılacak olan çalışmalara katkı sağlayabilecek belirli veriler elde edilmiştir.
Matematik eğitimi alanında yürütülen karşılaştırmalı tezlerin ders kitapları ve öğretim programları açısından incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, karşılaştırmalı eğitim kapsamında Türkiye ve diğer ülkeleri matematik ders kitapları ve matematik öğretim programları bağlamında ele alan lisansüstü tez çalışmalarını analiz ederek karşılaştırma yapılan alanları incelemek ve Türkiye'nin karşılaştırma yapılan bu alanlardaki yeterlik durumunu tespit etmektir. Araştırma doküman analizi yöntemiyle yürütülmüştür. Yapılan araştırma kapsamında çalışmanın kriterlerine uygun olarak tespit edilen 24 lisansüstü tez çalışması incelenmiştir. Bu çalışmada saptanan veriler, çalışmanın derinleştirilebilmesinde sahip olduğu yeterlilikler gerekçesiyle tematik analiz yöntemiyle ele alınmıştır. Araştırma bulgularına göre Türkiye matematik ders kitaplarının karşılaştırılması yapılan çalışmaların ağırlıklı olarak Singapur ve ABD üzerinde yoğunlaştığı görülmektedir. Matematik ders kitaplarını ele alan çalışmalarda etkinlik/görev yeterlik durumu ve öğretim süreçleri odaklı karşılaştırmalara daha fazla yer verilmiştir. Araştırma bulguları ayrıca Türkiye matematik ders kitaplarının öğretim aşamaları teması kapsamında genel olarak yetersiz olduğunu göstermektedir. Çalışma kapsamında incelenen karşılaştırmalı eğitim çalışmalarında, Türkiye matematik ders kitapları, etkinlik sayısı, etkinlik oranı, etkinliklerin öğrenme alanlarına dağılımı temalarında ise yeterli olarak ifade edilmiştir. Araştırmanın diğer bir odağı olan matematik öğretim programını ele alan çalışmalarda en sık karşılaştırma yapılan temalar matematiksel beceriler ve teknoloji kullanımı olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte matematik dersi öğretim programları için Türkiye ile en sık karşılaştırması yapılan ülkelerin Singapur ve Kanada olduğu ortaya çıkmaktadır. Matematiksel beceriler teması kapsamında yapılan araştırmaların ilişkilendirme, problem çözme ve akıl yürütme üzerinde yoğunlaştığı görülmektedir. Teknoloji kullanımı temasında ise yapılan çalışmalarda aktif teknoloji kullanımı ve teknolojiyi kullanma vurgusuna sıklıkla yer verildiği dikkat çekmektedir. Araştırma kapsamında incelenen lisansüstü tez çalışmalarına göre Türkiye matematik dersi öğretim programında teknolojiyi kullanım vurgusunun yeterlik gösterdiği fakat aktif teknoloji kullanımına sağlanan imkanlarda yetersiz bulunduğu ifade edilmiştir. Matematik dersi öğretim programlarında yapılan karşılaştırmalarda Türkiye, matematiksel beceriler teması altında incelenen zihinden işlem yapma, analitik ve eleştirel düşünme gibi alanlarda yeterli; cebirin gerçek yaşam durumlarında kullanımı ve finansal kavramlara yer verme gibi alanlarda ise yetersiz olarak belirtilmiştir. Araştırma bulguları ilgili alan yazın doğrultusunda tartışılmış ve öneriler sunulmuştur.
Nuri Pakdil'in şiirleri üzerine tematik bir inceleme
İnsanın sosyal hayatının bir yansıması olan yeryüzü, insanla birlikte devimim yaşar. Birbirini değiştiren ve dönüştüren bu iki güç birbirini tamamlar. Evrendeki boşlukları doldurarak anlamalı bir bütün oluşturur. Edebiyat evreninde önemli bir tür olan olan şiirler, insanın iç dünyasının gizemini, imgelerin örtük anlamında dış dünyaya açılır. Hayata, edebiyat perspektifinden açılan bu pencere öznelliğin evrenselliğinde buluşur. Duygu ve düşüncelerin sese ve kelimeye bürünerek dile gelmesi, şiirin simgesel özünden kopmadan hayal ile gerçeği bir arada buluşmasıdır. Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının önemli yazarlarından birisi olan Nuri Pakdil, eylemsel duruşun şekillendirdiği kişiliği ile dikkat çeken bir düşünce ve sanat adamıdır. Eylemselliğini de eserlerine yansıtan sanatçı, birçok edebi türde eserler kaleme alır. Şair yönüyle pek fazla tanınmayan Nuri Pakdil, edebi suskunluğunu yayımladığı 'Sükût Sureti' şiir kitabıyla bozarak dikkatleri yeniden üzerinde toplar. İslami kanadın önemli temsilcilerinden olan sanatçı, şiirlerindeki temaları ele alışı ile kendi camiası içiresinde farklılık gösterir. Şirinlerinin izleğini oluşturan inanç ve insan şairin imgelem dünyasında bütün temalara sirayet eder. Çalışmada ele alınan temalar Nuri Pakdil'in, dünyaya açılan penceresinden bakılarak değerlendirilmektedir. Çalışmamızda Pakdil'in şiirlerinden hareketle tarih, mekân, kadın, çocuk, ölüm, sömürü, direniş, inanç ve umudu şiir dilinde kristalleştirilmesinin şiirdeki konumunu görmeye ve göstermeye çalıştık.
Anadolu masallarında yapı, izlek ve masal kahramanlarının tip tahlili
Masallar, anonim halk edebiyatının sözlü kültürle oluşmuş edebî metinleridir. Mitsel dönemde çekirdekleşen bu anlatılarda, insanın kendini keşfediş öyküsü ve psikolojik süreçlerinin simgeleri mevcuttur. Masal metinlerinde evrensel temalar, sembolik dil aracılığıyla ve ait olduğu topluma özgü kültürel değerlerle verilir. Bu metinler, yüzyıllarca önce oluşmasına karşın insanın hayalle gerçek arasında yaşanan duygularının işlendiği temalarıyla; tüm çağlara hitap eder. Psikoloji bilim dalının geliştirdiği rüyalar aracılığıyla insanın ruhsal dünyasının incelenmesi yöntemi, insanla ilgili bilinmeyenleri ortaya koymuştur. İnsanın ruhsal yaşam alanının bir yansıması olan rüyalar gibi masallarda da hadiseler, nesne ve duygular; semboller şeklinde anlatılır. Rüyalar, insanın içsel yaşamıyla ilgili ipuçlarını ortaya çıkarır. Bu bağlamda masal metinleri de insanoğlunun ve ait olduğu toplumun ortak hafızasında saklı olan sırları sembolik bir dille anlatır. Rüyalar, mitoslar ve masallarda kullanılan sembolik dil tüm insanların ortak iletişim dilidir. Bu çalışmada; sembolik bir dille insanın yaratılış ve varoluş gerçeğini anlatan Anadolu masalları yapı, izlek ve masal kahramanlarının tip tahlili başlıklarıyla ele alınmıştır. Çalışmada ayrıca, yorumbilim yöntemiyle masal metinlerinin içerdikleri mesajlar ve konular; disiplinlerarası bir çalışmayla, ayrıntılı olarak irdelenmiştir. Edebî bir metin olan masal türünün kutsal dinler, psikoloji, felsefe ve sosyoloji vb. disiplinlerle olan ilişkisi ve bunların masal metinlerindeki sembolik anlamları değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Masal, sembolik dil, yapı, izlek, tip.
Kur'an'da münafıkların özelliklerine tematik yaklaşım
Yüce kitabımız Kur'an'da ifade edildiği üzere Allah'ın (c.c.) gönderdiği peygambere iman ederek O'nun getirdiği emir ve yasakları kabul edip O'nun izini takip edenlere Müslüman denildiği gibi bunları kabul etmeyip inkâr edenlere de kâfir denilmiştir. Kur'an'da iman edenlerin dışında hak ve hakikatten sapmış belli zümreler zikredilirken bunların içinde önem arz eden bir zümre de münafıklardır. Bu zümre, içten inkâr ettikleri halde çeşitli nedenlerden dolayı Müslüman görünerek iman ettiklerini ifade ederler. Gerçekte karakter olarak farklı insan tiplemesine sahip olan bu zümre ikiyüzlü davranışlarıyla gerek sosyal alanda gerekse psikolojik olarak güvensiz bir imaj ortaya koymuşlardır. Bu güvensiz şahsiyetlerinden öte İslam dinine olan düşmanlıklarından dolayı Müslümanların inançlarına her fırsatta gizliden gizliye düşmanlıklarını göstererek bozgunculuk ve fitne yolu ile İslam'ı içten içe çökertmeye çalışırlar. Sahip oldukları özellikleri ile Müslümanlara daha fazla zarar verebilmektedirler. Toplum içerisinde yalanla kendi inanç durumlarını gizleyen bu kimselerin özelliklerinin bilinmesi, temkinli davranılması yönünden önem arz etmektedir. İslam toplumu içinden çıkan münafık toplumu ile ilgili birçok özellikten bahsedilebilir. Yalan, ahde vefasızlık, kibir, emanete ihanet, aldatma, ikiyüzlülük ve fitne çıkarmak başlıcalarıdır. Münafıkların söz konusu özelliklerini ele aldığımız çalışmamız, giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde: Nifak, münafık kavramları ve nifakın başlangıcı ile buna yakın olan kavramlar ele alınmıştır. İkinci bölümde: Nifaka götüren sebepler ve nifak çeşitleri anlatılmıştır. Üçüncü bölümde ise: Münafıkların psikolojik, sosyal ve inanç yönünden özellikleri üzerinde durulmuştur. Çalışma sürecinde klasik tefsir kitaplarından, ansiklopedilerden, sözlük ve konuyla ilgili müstakil eserlerden istifade edilmiştir. Münafıkları konu edinen ayetlerin tespiti ve tefsiri ayetlerdeki murad-ı ilahinin anlaşılmasına yardımcı olacaktır. Böyle bir yapıya sahip olmanın kişiyi dünya ve ahirette nasıl izole ettiğini görmekteyiz. Anahtar Kelimeler: İnsan, mümin, münafık, nifak, iman, sosyal hayat.
Ataol Behramoğlu'nun şiirlerinin tematik ve yapı bakımından incelenmesi
Ataol Behramoğlu, toplumcu şair ve yazarlarımızdandır. 1942 yılında Çatalca' da doğmuştur. Denemeci, tiyatro yazan, gazete yazan, araştırmacı ve şairdir. Fakat özellikle şiir alanındaki çalışmalarıyla tanınmıştır. Şiirinin özünü toplumcu gerçekçilik oluşturur. Bu nedenle şiirinde; toplumsal konular sıkça dile getirilir. Ataol Behramoğlu, 1960 toplumcu kuşağının önemli isimlerinden biridir. Çalışmamızın birinci bölümünde şairin hayatı ve edebi kişiliği hakkında bilgi verdik, ikinci bölümde şiirlerini tema ve yapı bakımından inceledik ve şiirlerinde öne çıkan temaları ve yapı unsurlarını ortaya koyduk. Üçüncü bölümde şiirlerini imaj bakımından inceledik. Bu çalışma sonucunda onun şiir dünyasını ortaya koymaya çalıştık. Anahtar kelimeler: Ataol Behramoğlu, edebi kişiliği, tema, yapı, imaj dünyası.
Cemal Süreya 'nın şiirlerinin tematik ve yapı bakımından incelenmesi
Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi Elazığ 2004 ÖZET Cemal Süreya, önemli şair ve yazarlarımızdandır. Süreya, 1931'de Erzincan'da doğmuştur. Kendisini özellikle şiir alanında yetiştirmiştir. Şiirlerinde zengin bir duygu, düşünce ve hayal dünyası sunar. Türk şiirini ve Batı şiirini derinlemesine bilen şairlerimizdendir. Cemal Süreya, özgün şairlerimizdendir. Türk şiirine yeni bir soluk getirmiştir. Bu sebeple, Cemal Süreya'nın şiirleri üzerine bir çalışma yaptık. Çalışmamızın birinci bölümünde Cemal Süreya'nın hayatı, eserleri ve edebi kişiliği hakkında bilgi verdik. İkinci bölümde şiirlerini tema bakımından inceledik ve şiirlerinde öne çıkan temaları ortaya koyduk. Üçüncü bölümde şiirlerini yapı bakımından inceledik. Dördüncü bölümde şiirlerini dil ve üslup bakımından inceledik. Böylece çalışmamız Cemal Süreya'nın şiir dünyasına yapılan bir yolculuk oldu. Anahtar kelimeler : Cemal Süreya, hayatı, edebi kişiliği, şiir dünyası, imaj dünyası, tema, dil ve üslup.
Halit Ziya Uşaklıgil'in hikayelerinin tematik incelenmesi
ASLAN, Hanifi; Halit Ziya Uşaklıgil'in Hikâyelerinin Tematik İncelenmesi; Doktora Tezi; Ankara; 2008Servet-i Fünun dönemi, arayışlar devri Türk edebiyatı tarihi açısından önemli dönüm noktalarından biridir. Halit Ziya Uşaklıgil bu dönemin en önemli yazarlarından biri ve en önemli hikâyecisidir. Ancak Halit Ziya'nın edebî faaliyetleri bu dönemli sınırlı değildir.Halit Ziya Türk edebiyatının nadiren yetiştirdiği çok yönlü yazarlarından birisidir. Hikâye, onun başarılı olduğu ve çok sayıda eser verdiği bir edebî türdür. Onun hikâye yazmağa başladığı dönem, Türk edebiyatında modern anlamda hikâyelerin yavaş yavaş görünmeye başladığı bir dönemdir. Halit Ziya ile bu "hikâye dili" esas şeklini bulmuştur.Halit Ziya'nın - sadeleştirdikleri dâhil - sağlığında yayınlanmış hikâye kitaplarındaki hikâyeleri, bu çalışmanın esasını oluşturmaktadır. Çalışmamızda, Servet-i Fünun döneminde hikâye ve Halit Ziya'nın bu edebî akım içindeki yeri ve önemi kısaca değerlendirildi. Bu değerlendirmeden sonra, hikâyeler toplumsal ve bireysel temalara ayrılarak incelendi.Halit Ziya'nın günlük ve mektup tarzında yazılmış hikâyeleri olduğu gibi, hikâyelerinde, hatıralarından da büyük ölçüde istifade ettiği görülmektedir. Servet-i Fünun döneminden önce ve o dönemde yazdığı hikâyelerin dili külfetlidir. Türkçenin sadeleşme sürecine paralel olarak onun dilinde de bir sadeleşme olduğu görülür. Hatta kendi yazdıklarından bazılarını daha sonraki dönemde sadeleştirdiği de vakidir.Halit Ziya hikâye türüne getirdiği üslup ve teknikle hem kendi dönemindeki hikâyecileri, hem de kendisinden sonra gelen hikâyecileri etkilemiştir. Yazarın önemli bir üslup özelliği incelikli tahliller ve dikkatle yaptığı tasvirlerdir. Halit Ziya'nın hikâyeleri romanlarına göre yaşanan hayatı daha geniş ve çeşitli yönleri ile aksettirme çabası içindedir. Bu sebepten hikâyelerinde şahıs kadrosu çok geniştir; toplumun her kesiminden insanlar bulmak mümkündür.Halit Ziya hikâyelerindeki üslup, teknik, ele aldığı kişiler, işlediği tema ve ele aldığı konularla Türk hikâyecilik tarihinde bir aşamadır.Anahtar Kelimeler1- Halit Ziya Uşaklıgil2- Servet-i Fünun3- Hikâye4-Tematik inceleme5- Türk Hikâyeciliği
Cengiz Aytmatov`un hikayelerinin tematik bakımdan incelenmesi
Bu çalışmada edebiyatın usta kalemlerinden biri olan Cengiz Aytmatov'un hikâyelerini tematik bakımdan incelemeyi amaç edindik. iki bölümden oluşan tezimizin birinci bölümde Cengiz Aytmatov'un hayatı, sanatı ve eserleri hakkında bilgi verilmiştir. Bu bölümde Aytmatov'un hayatı ve hayatındaki önemli olayların sanatına yaptığı etkiler üzerinde durulmuş, sanat ve edebiyat ile ilgili görüşleri tespit edilerek eserlerinin kısa bir tanıtımı yapılmıştır. Yazarın hayatı, sanatı ve eserleri hakkında bilgi verdiğimiz bu bölüm, ikinci bölümde yapılan hikâyelerin tematik bakımdan incelenmesine bir zemin oluşturmuştur. Çalışmamızın ikinci bölümünde Cengiz Aytmatov'un hikâyeleri tematik olarak incelenmiş ve bu bölüm çalışmanın ağırlıklı kısmım oluşturmuştur. Hikâyelerde yozlaşma, sevgi, doğa, yalnızlık, savaş, hürriyet, yoksulluk gibi temler tespit edilerek, bu temler önem sırasına göre değerlendirilmiştir. Bu bölümde hikâyeler ile ilgili tematik inceleme yapılırken Aytmatov'un hayatı, özellikle de çocukluk yıllan göz önünde bulundurulmuş sanatkardan esere ulaşmaya çalışılmıştır. Ayrıca hikayelerdeki bazı kavramlar, simge değerler ve ibarelerden hareket ederek eseri çözme, diğer bir metodumuz oldu. Bu metotla yola çıkarak yaptığımız incelememizde Aytmatov'un okuyucuya, "insan" ve "yaşam" ile ilgili önemli mesajlar verdiğini gördük ve hikâyelerindeki temalarla insan merkezleri bir sanat çizgisi izlediğini tespit ettik. ANAHTAR KELİMELER : Yozlaşma, insan, özgürlük, doğa, yalnızlık, yoksulluk, çocuk, sevgi, savaş, ideoloji...
Öğretmen adaylarına yönelik yapılan mikro öğretim tekniğine ilişkin çalışmaların meta-tematik analizi
Bu araştırmanın amacı, öğretmen adaylarına yönelik yapılan mikro öğretim tekniğine ilişkin katılımcı görüşüne yer verilmiş olan nitel çalışmaların meta-tematik analiz süreciyle incelenmesidir. Bu araştırmada mikro öğretim tekniğine ilişkin yapılan çalışmalar bağlamında; "öğretmen adayları ve mikro öğretim", "öğretmen adayları ve mikro öğretim tekniği", "öğretmen adayları ve mikro öğretim yöntemi", "öğretmen adayları ve mikro öğretim uygulamaları" anahtar kelimeleri kullanılarak ulaşılan çalışmalar, sadece Türkçe dilinde yazılmış çalışmalar, yurt içinde yapılan yüksek lisans tezi, doktora tezi ve hakemli akademik dergilerde yayımlanan makaleler, 1992-2020 yılları arasında yayımlanmış çalışmalar, öğretmen adaylarına yönelik yapılmış olan çalışmalar, nitel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı ve katılımcı görüşlerinin yer aldığı çalışmalar, literatür taraması yapılırken kullanılan anahtar sözcükler ve veri tabanlarıyla sınırlı olmasına bağlı olarak veriler toplanmıştır. Bu araştırmada nitel araştırma türlerinden meta-tematik analiz kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularında mikro öğretim tekniğine ilişkin yapılan çalışmaların öğretmen adaylarının bilişsel boyutuna etkisi, duyuşsal boyutuna etkisi, kişisel gelişimine etkisi, mesleki gelişimine etkisi, mikro öğretim tekniğine ilişkin yapılan çalışmalarda öğretmen adaylarının karşılaştığı sorunlar ve mikro öğretim tekniğine ilişkin yapılan çalışmalarda öğretmen adaylarının önerileri incelenmiştir. Bu çalışmanın sonucunda araştırmaya dâhil edilen çalışmaların meta-tematik analizine göre öğretmen adayları mikro öğretim tekniği uygulamalarıyla derse aktif katılım sağladıklarını, yaratıcılık becerilerinin geliştiğini, özgüvenlerinin arttığını, öğretmenlik mesleğini sevmeye başladıklarını, derse ilgilerinin arttığını, mikro öğretim tekniğinin kişisel gelişim sağlamaya katkı sunduğunu, sınıf yönetimini sağlayabildiklerini belirtmişlerdir. Ayrıca araştırmaya dâhil edilen çalışmalar incelendiğinde öğretmen adayları mikro öğretim tekniğini uygularken öğretmenlik rolünü yapmada zorlandıklarını ve kendi sınıflarındaki öğrenci arkadaşlarına uygulamadan kaynaklı sorunlar yaşadıklarını açıklamışlardır. Bununla birlikte öğretmen adayları mikro öğretim tekniğinin uygulanmasına ilişkin olarak gerçek sınıf ortamında uygulanmasını, mikro öğretimin ders olmasını ve sınıf mevcudunun azaltılması gibi önerilerde bulunmuşlardır.
Romancı ve hikâyeci kimliğiyle Tahir Abacı
"Romancı ve Hikâyeci Kimliğiyle Tahir abacı" adlı çalışmamızda, şair-yazar Tahir Abacı'nın roman ve hikâye türünde kaleme aldığı eserler üzerine kapsamlı bir inceleme yapılmıştır. Bu minvalde kronolojik sıra temel alınarak sanatçının; Ağır Akan Su, Aynada Bir Yüz, İkinci Adım, Adı Senfoni Kalsın, Türk Şiirinin Bir Türlü Yükselemeyen Yıldızı: Ozan Genç, Kanıt ve Vicdan, Bir Gün Yeniden isimli yedi romanının yanı sıra Gelin Ömrümüz ve Gül Harmanı adını alan iki hikâye kitabındaki toplam yirmi sekiz öykü de tahlil edilmiştir. Üç bölümden müteşekkil olan tezin birinci kısmında; Tahir Abacı'nın yaşamına, sanat ile edebiyata dair görüşlerine ve eserlerine yer verildi. Yine aynı bölümde Abacı'nın şair kimliğine de parantez açılarak söz konusu türde kaleme aldığı sekiz şiir kitabı, muhteva anlamında genel bir değerlendirmeyle ele alındı. Çalışmanın ikinci bölümünde, belirtilen romanlar basım tarihlerine göre yapı ve tematik kurgu bağlamında teker teker incelendi. Her bir eserde; hüviyet, isim-içerik, bakış açısı, anlatım ve diğer teknik unsurlar, olay örgüsü, zaman ve mekân mefhumları üzerinde duruldu. Bununla birlikte karakter oluşturma ve başkişi, norm, kart ve fon karakter alt başlıklarıyla da eserlerde yer alan şahıslar, teferruatlı bir şekilde tetkik edildi. Akabinde ise metinlerin vücut bulması noktasında ön plana çıkan tematik izlekler tahlil edildi. Ancak Adı Senfoni Kalsın ve Türk Şiirinin Bir Türlü Yükselemeyen Yıldızı: Ozan Genç romanlarında, birbiriyle ilişkili reel bir olay örgüsü, kişiler dünyası, zaman ya da mekân yapısı mevcut olmadığından söz konusu eserler kategorize edilmeden taşıdıkları mesajlar doğrultusunda irdelendi. Tezin son kısmını ihtiva eden üçüncü bölümde de yazarın toplam yirmi sekiz öyküden oluşan iki hikâye kitabı; ortak yapı, tematik kurgu, zaman, mekân ve karakter tasarımları başlıklarıyla ele alındı. Sonuç kısmında ise çalışma boyunca elde edilen bulgular çerçevesinde varılan sonucun genel bir değerlendirilmesi yapıldıktan sonra bibliyografya başlığı altında yararlanılan kaynakların listesi sunuldu. Anahtar Kelimeler: Tahir Abacı, roman, hikâye, tema, yapı, politika, sanat.
Peyami Safa'nın "Matmazel Noraliya'nın Koltuğu" romanının tematik açıdan incelenmesi
Bu tez çalışmasında; Matmazel Noraliya'nın Koltuğu romanı tematik açıdan incelenmiştir. Çalışmaya öncelikle Peyami Safa'nın edebi kişiliği ve Matmazel Noraliya'nın Koltuğu romanı hakkında bilgi verilerek başlanmıştır. Sonrasında Peyami Safa'nın roman kahramanlarının ekseninde insanlara bakışı, teorik ve pratik yaşam anlayışı değerlendirilmiştir. Yazarın hayatı ve psikolojik yapısı, ruh ve beden sarmalında genel bir değerlendirmeye tabi tutularak, roman kahramanları nezdinde eserin tematik incelemesi yapılmıştır. Romanda bir birey için aile, ne kadar önemliyse toplumsal yaşam için de o kadar önemlidir. Bu bağlamda toplumsal hayatın devamlılığı için aile müessesesine ihtiyaç duyulmaktadır. Dolayısıyla bu konuya hassasiyetle eğilen Peyami Safa, kendi hayatına göndermeler yaparak, dağılmış ailelere sıkça yer vermiştir. Bu eserde de aile yapısı bozulan bireyler, psikolojik ve ahlaksal çöküşün de peşinde sürüklenir. Bu yüzden Safa'nın bu romanında, dine yaslanan kahramanlar inançları yardımıyla sonunda huzuru, saadeti ve mutluluğu bulur. Yazarın tasavvuf ve din eksenli ilmi çalışmalarda olması beklenilen bazı bölümlere, romanda sıkça yer vermesi bu sebeptendir. Ben de Matmazel Noraliya'nın Koltuğu adlı romanı ve bu romanda inançları doğrultusunda var olan karakterleri, metafizik ve parapsikolojik kavramları da harmanlayarak tematik yönden incelemeye sundum.
Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun "Kiralık Konak" romanının tematik açıdan incelenmesi
Bu çalışmada, Yakup Kadri Karaosmanoğlu tarafından 1922 yılında yazılan Kiralık Konak romanı, tematik yönüyle incelenmiştir. Çalışmaya, eserin konusunu içeren bir giriş yapılarak başlanmıştır. Devamında, roman kişilerinin karakteristik özelliklerine yer verilerek eser, döneminin havasını solutan ve toplumda her birinin karşılığı bulunan bu sembolik karakterler ekseninde, belirlenen temalarla analiz edilmiştir. Özellikle de romanın çıkış noktalarını teşkil eden yanlış Batılılaşma ve kuşak çatışması temasının üzerinde çokça durulmuş olup, eserin merkezindeki bu iki toplumsal sorun; aşk, aile hayatı ve dostluk gibi başlıklarla da belirginleştirilmiştir. Yanlış Batılılaşmanın; önce, toplumun en küçük parçası ve çekirdeği olan 'aile'de kendini göstermesi hasebiyle, mekân olarak seçilen konak, köşk, yalı ve son olarak apartman bağlamında mekân temasına da değinilmiştir. Romana ismini veren konakta üç kuşağın çatışması ele alınmış olup, bu bağlamda yazarın yararlanmış olduğu, toplumdaki giyim-kuşam ve edebiyat yönelişini çalışmaya dâhil ederek bütünlük oluşturulmaya çalışılmıştır.