Tüketici davranışı

861 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Y kuşağı e-ticaret kullanıcılarının elektronik ağızdan ağıza iletişimin satın alma davranışları üzerine etkisi

Ağızdan ağıza iletişim (WOM), tüketicilerin ürünler hakkında deneyimlerini, görüşlerini, önerilerini paylaştığı ve bu şekilde diğer tüketicileri etkilediği iletişim türünü ifade etmektedir. Elektronik ağızdan ağıza iletişim (e-WOM) ise bu iletişimin çevrimiçi platformlarda yorumlar, puanlamalar, değerlendirmeler yoluyla gerçekleştirilen dijital versiyonudur. Çevrimiçi platformlarda yapılan yorumlar ve değerlendirmeler, tüketicilerin satın alma kararlarını etkileyen önemli faktörlerden biri olarak kabul edilmektedir. Özellikle doğum yılları 1980 ile 1999 arasında bulunan ve dijital teknolojilerle büyümüş bir nesil olan Y kuşağının, diğer tüketicilerin deneyimlerini ve aktardıkları bilgileri önemsediği, bunları göz önünde bulundurarak satın alma kararları verme eğiliminde olduğu kabul edilmektedir. Bu çalışmada Y kuşağı tüketicilerin çevrimiçi alışverişlerinde e-WOM yönelimlerine odaklanılmış; bu kapsamda çevrimiçi bilgiye duyarlılık eğilimi, yorumların güvenilirliği, yorumların sayısı, elektronik ağızdan ağıza iletişim tutumu ve satın alma niyeti arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, çevrimiçi alışveriş yapan Y kuşağı tüketicilerini kapsayan bir örnekleme dayanmaktadır. Nicel araştırma yöntemi kullanılarak ve çevrimiçi anket yöntemine dayalı olarak 348 katılımcıdan veri elde edilmiştir. Veriler SPSS programında çözümlenmiş, çeşitli istatistiki analizler gerçekleştirilmiştir. Çalışmada elde edilen bulgular, bilgiye duyarlılık ile yorumların güvenilirliği, yorumların sayısı ve e-WOM tutumu arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler olduğunu göstermiştir. Bilgiye duyarlılık arttıkça, tüketicilerin yorumları daha güvenilir bulma ve daha fazla yorum yapma eğilimleri artmaktadır. Güvenilir yorumlar, e-WOM tutumunu etkileyen önemli bir faktör olarak ortaya çıkmıştır. Ayrıca, daha fazla yorum yapıldıkça e-WOM tutumu ve satın alma niyeti de artmaktadır. Bu bulgular, Y kuşağı tüketicilerin satın alma kararları üzerinde ürün değerlendirmelerinin etkili olduğunu ve bu değerlendirmelere dayalı e-WOM tutumunun satın alma niyetlerini belirlediğini ortaya koymuştur.

Elektronik ağızdan ağıza iletişimElektronik ticaretKuşaklar+4
Cevdet Mürşid Gülümser
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Tüketimin karanlık üçlüsü: Açgözlülük, materyalizm ve tüketici kibrinin yaşam tatmini üzerindeki etkisine yönelik Hatay'da bir araştırma

Son yıllarda tüketim, tüketicilerin benlik kavramlarını oluşturmak ve sunmak, sosyal sınıf ve statülerini belirlemek, çevresindeki kişilerle sosyal ilişkiler kurmak ve onları etkilemek, kendine hayranlık ya da sosyal onay almak gibi birçok psikolojik gereksinimlerini karşıladıkları sosyal bir süreç haline gelmiştir. Tüketiciler kişilik özelliklerini yansıtan tüketim ürünlerini tercih etmektedirler. Bu çalışmada materyalizm, açgözlülük ve tüketici kibri yaşam tatminine etki eden karanlık kişilik özellikleri olarak ele alınmıştır. Çalışmanın amacı materyalizm, açgözlülük ve tüketici kibrinin yaşam tatmini üzerindeki etkisini incelemektir. Bununla birlikte tüketici kibrinin materyalizm ve yaşam tatmini ilişkisindeki aracılık etkisi araştırılmıştır. Çalışma nicel araştırma yöntemi ile yapılmıştır. Çalışmanın örneklemini Hatay'da kayıtlı 500 hane halkı oluşturmaktadır. Katılımcılardan yüz yüze anket yöntemi ile veri toplanmıştır. Veriler yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonuçları açgözlülüğün, materyalizm ve tüketici kibrini olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Bununla birlikte materyalizmin yaşam tatmini üzerindeki etkisi olumsuz iken açgözlülük ve tüketici kibrinin yaşam tatmini üzerindeki etkisinin olumlu olduğu bulunmuştur. Aracılık analizleri sonuçları tüketici kibrinin yaşam tatmini ile materyalizm ilişkisinde kısmi ve tutarsız aracı etkisi olduğunu göstermiştir. Materyalizmin yaşam tatmini üzerindeki doğrudan etkisi negatif iken tüketici kibrinin aracılık etkisi ile bu ilişkinin pozitife döndüğü görülmüştür. Buna göre tüketici kibri yaşam tatmini arttırmakla kalmayıp materyalizmin yaşam tatmini üzerindeki etkisinin artmasına neden olmaktadır. Çalışmada sonuçlar tartışılmış ve gelecek çalışmalar için araştırmacılara ve uygulayıcılara öneriler sunulmuştur.

AçgözlülükKibirKişilik+7
Müzeyyen Arslan
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Planlı eskitme davranışlarının sürdürülebilir tüketim kapsamında bireysel değerlere göre incelenmesi

Planlı eskitme, tüketicinin satın alma devrini hızlandırmak için, bilinçli olarak ürünlerin yaşam sürelerinin kısaltılması olarak tanımlanmaktadır. Buna göre planlı eskitme davranışları gösteren bireylerin daha çok tüketim eğiliminde olması beklenmektedir. Ancak tüketimde sınırlı kaynakların kullanımı, bireyleri sürdürülebilirliğe yönlendirmekte ve sürdürülebilir tüketim davranışları gösteren bireylerin, mevcut ürünü daha uzun süre kullanma eğiliminde olmaları beklenmektedir. Bu çalışmanın amacı, değişen çevre, küreselleşen ticaret ve buna uygun olarak gelişen pazarlama stratejisi olan planlı eskitme davranışlarının araştırılması, tüketiciler üzerindeki etkisinin bireysel değerler ile nasıl örtüştüğünün anlaşılması ve bazı bireysel değer yapılarına göre planlı eskitme davranışlarının incelenmesidir. Bu sayede farklı bireysel değer yapılarında gösterilen planlı eskitme davranışlarının anlaşılması mümkün olabilmektedir. Değerler; bireylerin ve toplumların kültürel yapılarının ayrılmaz bir parçasıdır. Değerler kişilerin tüketim tercihleriyle de ilgilidir. Kişilerin değerleri, davranışlarını büyük ölçüde etkilemektedir. Kişilerin çevre dostu ürünler kullanması ya da kullanım vadesi dolmadan yeni ürüne yönelmeleri kişisel değerleri ile de ilgilidir. Bunun için değer yapılarını bildiğimiz bireylerin ne tür tüketim eğilimi göstereceklerinin tahmin edilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmaya konu olan değer yapıları, Schwartz Değerler Teorisi'nin Evrenselcilik, İyilikseverlik, Güç, Başarı ve Hazcılık değerleridir. Planlı eskitme davranışları, tüketici tercihleri ve bazı değer yapılarının anlaşılması için iki ayrı ölçek kullanılarak 465 katılımcı ile anket verisi sağlanmıştır. Yapılan anketler sonucunda; kadınların, erkeklere göre 1,881 kat daha fazla planlı eskitme davranışı sergiledikleri sonucuna varılmış ve değer yapılarından Evrenselcilik değerinin planlı eskitme ile negatif yönlü olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Planlı Eskitme, Tüketim, Sürdürülebilir Tüketim, Değer, Bireysel Değerler

DeğerlerKişisel değerlerPlanlı eskitme+6
Berfu Zeynep Karaşahin
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Tüketicilerin seyahat motivasyonlarının geliştirilmesinde gastrorehberliğin rolüne ilişkin model önerisi: Türkiye örneği

Dünya üzerindeki farklı uygarlıkların sahip oldukları etnik ve yerel kültürler neticesinde ülkeler, birbirinden zengin mutfak içeriklerine sahip olmuşlardır. Ülkelerin zengin içeriğe sahip oldukları bu mutfaklar, turizm sektörü içerisinde alternatif bir turizm çeşidi olarak sunulmakta, doğrudan ve dolaylı olarak ülkelere döviz getirisi sağlamaktadır. Artan kıyasıya rekabet koşulları ve hızlı gelişen teknoloji göz önünde bulundurulduğunda da sahip olunan kültürel ve yöresel değerlerin ön plana çıkarılması için etkili bir tanıtıma ve zengin içerikli sunumlara ihtiyaç duyulmaktadır. Etkili sunum ve tanıtımlar sadece medya, fuar, panel, sempozyum vb. aracılığıyla değil, aynı zamanda ülkelerin turizm elçileri rolünde görev alan ve birebir turistlerle iletişim içerisinde bulunan turist rehberleri aracılığıyla da yapılmaktadır. Çalışma bu kapsamda; ülkenin en önemli turizm elçilerinden biri olan profesyonel turist rehberlerinin, hızla gelişen ve ülkelere döviz girdisi sağlayan gastronomi alanında etkili hizmet sunabilmeleri adına gastrorehberliğe yönelik model önerisi geliştirmeyi amaçlamaktadır. Daha önce konuyu bu bağlamda inceleyen bir tez çalışmasına rastlanılamamış olması, konunun özgünlüğünü koruması ve ilgili alanyazında yeterince yer verilmemesi araştırmanın ne denli önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Bu açıdan çalışmada model önerisi geliştirmek için detaylı ve derinlemesine saha araştırmasına gerek duyulduğundan dolayı yöntem olarak nitel araştırma yöntemi kullanılması tercih edilmiştir. Çalışma kapsamında faal olarak turlara çıkan gastrorehberler, gastronomi turları düzenleyen seyahat acentaları, gastroturistler ve rehber-akademisyenler ile yarı yapılandırılmış sorular eşliğinde görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeye katılan katılımcılar alanında uzman ve bilirkişi kimselerden amaçlı örnekleme yöntemi kullanılarak seçilmiştir. Farklı örneklemler ile yapılan görüşmelerde konunun detaylı incelenmesi ve model önerisi geliştirilmesi amacıyla katılımcılara yönelik birbirinden çoğunlukla bağımsız, toplamda 55 soru sorulmuştur. Bu sorulardan belirli kesimleri gastrorehberliğe yönelik model önerisi geliştirmek için ortak soru biçiminde sorulmuş, ayrı örneklemden katılımcıların farklı görüş ve önerileri alınmıştır. Ayrıca katılımcı gözlem ile gastronomi turlarına dahil olunmuş, daha önceki bireysel tecrübelerden faydalanılmıştır. Araştırma neticesinde elde edilen veriler, betimsel yöntem ve içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırmanın bulgularına göre birçok tema ve kod belirlenmiş ancak model önerisi için gastrorehberlerin sahip olması gereken nitelik ve özellikler, bilgi ve beceriler, roller ve eğitimler olmak üzere 4 farklı tema oluşturulmuştur. Gastrorehberliğe yönelik oluşturulan modelde, gastrorehberlerin daha çok tanıtım ve aktarım rollerinin olduğu, yeme-içmeye yönelik kendilerinin de teorik ve uygulamalı eğitimlere sahip olması gerektiği ortaya çıkmıştır. Ayrıca, genel mutfak bilgisi ile ürün bilgisine ve yeme-içme tarihi hakkında bilgiye sahip olmaları, kendilerinin de yeme-içmeye meraklı ve kaşif olmaları gerektiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Gastronomi, Gastrorehberlik, Seyahat Motivasyonu, Turist Rehberi, Turizm.

MotivasyonMutfak turizmiRehberlik hizmetleri+4
Özcan Özdemir
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürlerarası turist davranışı: Turistlerin tur esnasındaki davranışlarının belirlenmesi üzerine bir araştırma

Yüksek düzeyde çok kültürlü bir endüstri olan turizmde turist davranışlarındaki benzerlikler ve farklılıklar gün geçtikçe daha önemli hale gelmektedir. Dünya genelinde seyahat eden insan sayısı her geçen gün artmakta ve bu gelişim dünya genelinden farklı kültürleri bir araya getirmektedir. Bu nedenle çok kültürlü bu ortamda faaliyet göstermekte olan turizm pazarlamacıları ve planlamacıları için turist davranışını etkileyen kültür kavramının ve ulusal kültürlerin anlaşılması önem arz etmektedir. Bu olgudan hareketle bu çalışma üç boyutlu bir amaca sahiptir. İlk olarak profesyonel turist rehberlerinin değerlendirmeleriyle farklı uluslardan İstanbul'a gelen ve rehberli turlara katılan turistlerin davranışsal özelliklerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. İkinci olarak ortaya konan davranışsal özelliklerin alt boyutlarının bulunması ve son olarak da saptanmış faktörler bağlamında uluslar arasındaki farklılıklar ve benzerlikler ortaya konulmaya çalışılmıştır. Sonuç olarak rehberli turlara katılan turistlerin davranışsal özelliklerini belirleyen üç alt boyut olduğu ve bu boyutlar bağlamında yedi ulus arasında önemli farklılıklar olduğu saptanmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise çalışma sonuçları tartışılmış ve yönetsel önerilerde bulunulmuştur. Anahtar& Sözcükler:& ! kültürlerarası! turist! davranışı,! ulusal! kültür,! profesyonel!turist!rehberlerinin!algıları!

Milli kültürMüşteri davranışıTuristler+1
Cansev Özdemir
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Açık inovasyon ve tüketicilerin birlikte yaratma davranışlarını etkileyen faktörler

Ekonomik büyümenin temel dinamiklerinden biri olan inovasyon sürecinde işletmelerin paydaşları ile olan işbirliği giderek artmaktadır. Birlikte yaratma olarak adlandırılan bu yaklaşım da özellikle açık inovasyon platformlarında birçok alanda yenilikçi fikir üretimi tüketiciler ile birlikte gerçekleştirilmektedir. Bu araştırmada, tüketicilerin birlikte yaratma davranışlarını etkileyen faktörlerin ortaya konması amaçlanmaktadır. Bu amaca ulaşmak için Planlı Davranış Teorisi temel alınarak değişkenler oluşturulmuş, araştırma modeli ile uyumlu bazı farklı değişkenler de eklenerek model genişletilmiştir. Araştırma Türkiye'de faaliyet gösteren bir açık inovasyon platformuna üye olan örneklem üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda tüketicilerin birlikte yaratma davranışına yönelik tutumları, algıladıkları hakimiyet, öznel norma ilişkin algıları betimlenmiş, bu değişkenler ile katılım niyeti arasındaki ilişki ortaya konmuştur. Ayrıca sürece ilişkin algıladıkları risk ve yararların tutum üzerindeki etkisi belirlenmiştir. Araştırma sonuçları tüketicilerin birlikte yaratma davranışlarına yönelik olumlu bir tutum sergilediklerini ve tutumun katılım niyeti üzerinde etkili olduğu göstermektedir. Algıladıkları psikolojik ve sosyal yararlar tutumu olumlu yönde etkilerken, finansal risk ve yararların tutum üzerinde bir etkisi olmadığı görülmektedir. Ayrıca birlikte yaratma sürecine yönelik algılanan davranışsal hakimiyetin niyet üzerinde yüksek etkiye sahip olduğu ortaya konmuştur. Birlikte yaratma ile ilgili toplumsal baskıdan söz etmek mümkün değildir. Anahtar Kelimeler: Açık inovasyon, birlikte yaratma, inovasyon, planlı davranış teorisi

Açık inovasyonBirlikte değer yaratmaPlanlı Davranış Kuramı+4
Ceyda Ovacı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Turizmde akıllı telefon kullanımının teknoloji kabul modeli kapsamında değerlendirilmesi

Teknoloji alanındaki gelişmeler tüm hizmet sektörlerinde olduğu gibi turizm işletmelerinde de etkili olmuştur. Yapılan çalışmalar, turizm işletmelerinde internet teknolojilerinin pazarlama alanında sıklıkla kullanıldığını göstermektedir. İnternet teknolojilerinin turizm pazarlamasında kullanım araçlarından biri de akıllı telefonlardır. Turizm işletmelerinin akıllı telefonlar üzerinden birtakım uygulamalarla, sosyal medya araçları yardımıyla veya doğrudan internet sitesi üzerinden bilgilendirmeler ile tüketicilere ulaştığı bilinmektedir. Bu çalışmanın amacı, turizm işletmelerinin akıllı telefonlar yoluyla gerçekleştirdikleri pazarlama faaliyetlerine ilişkin tüketici niyet ve davranışlarını teknolojinin kabulü bağlamında belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda çalışmada, Açıköğretim Sistemi Türkiye Programları'na kayıtlı 546 öğrenci ile araştırma gerçekleştirilmiştir. Verilerin elde edilmesinde anket tekniğinden yararlanılmıştır. Elde edilen veriler, faktör analizi, varyans analizi, t testi ve regresyon analizi ile test edilmiştir. Araştırmada, kullanıcıların akıllı telefonları ile gerçekleştirdikleri turizm ile ilgili faaliyetlerinde teknolojiyi kabullerinin performans beklentisi, çaba beklentisi, sosyal etki, kullanım kolaylığı, fiyat değeri, hedonik motivasyon ve alışkanlıklar boyutlarından oluştuğu belirlenmiştir. Katılımcıların davranış niyetleri ve kullanım davranışları ile yaş, akıllı telefon kullanım deneyimi, akıllı telefonda kullanılan işletim sistemi ve akıllı telefonun boyutu arasında ilişkiler saptanmıştır. Araştırmada ayrıca, akıllı telefonlar ile gerçekleştirilen turizm ile ilgili işlemlerde kullanıcıların davranış niyeti ve kullanım davranışına performans beklentisi, kolaylaştırıcı koşullar, hedonik motivasyon ve alışkanlıkların etki ettiği bulgularına da ulaşılmıştır.

Cep telefonuMobil pazarlamaPazarlama+7
Emre Atik
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessEN

The consequences of consumer engagement in social networking sites

Consumer engagement is increasingly becoming one of the important issues in the competitive business environment. Both researches and practitioners are focusing on how consumer engagement can be enhanced through different channels. The emergence of social networks has significantly caused a shift in consumer behaviors and brand relationships. With its unique features and structure, Social Networking Sites (SNS) offer an upper advantage to build consumer brand relationships and instant consumer engagement. Although researchers and practitioners are giving so much importance to consumer engagement, there is still a need to understand how engagement affects consumer behavior. Therefore, this study set out to determine the consequences of consumer engagement in SNS. It further viewed consumer engagement as a multi-dimensional concept comprising behavioral, cognitive and emotional dimensions and as such the hypotheses were aimed at determining how each of the three dimensions of consumer engagement affect the individual consequences of consumer engagement such as brand loyalty, satisfaction, commitment and trust in SNS. The study used a quantitative research design and developed a model that was based on the hypotheses developed vi for the study. It used a questionnaire survey to collect data from Anadolu University students in summer school. Facebook is chosen as a case for this study. 400 questionnaires were collected and the analyses were conducted with the 387 valid questionnaire. The research data was analyzed by SPSS program 20.0 version. The results suggest that emotional and behavioral consumer engagement dimensions were significant predictors for brand loyalty; emotional consumer engagement for satisfaction, cognitive and behavioral consumer engagement for commitment, while behavioral and emotional engagement dimensions were found to be significant predictors for trust. In sum, the study suggests brand loyalty, satisfaction, commitment, and trust to be possible consequences of consumer engagement in an online platform such as Facebook in our case. Keywords: Consumer Engagement, Social Networking Sites, Loyalty, Trust, Satisfaction, and Commitment.

FacebookConfidenceSocial networks+5
Abubakar Lujja
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Yeniden üretim ve pazarlama: Tüketicilerin yeniden üretilmiş ürünleri satınalma niyetlerinin araştırılması

Yeniden üretim kullanılmış ürünlerin yeniymiş gibi ürünlere dönüştürüldüğü endüstriyel bir süreçtir. Yeniden üretim, kullanılmış ürünlerdeki katma değerin kazanılmasını sağlayarak doğaya atık oluşumunu azaltır. Plastik damacana su ürününü temel alan bu çalışma, yeniden üretilmiş ürünlere yönelik tüketici davranışını teorik olarak ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmada tarama modeli kullanılmış, veriler yapılandırılmış sorular içeren anketler aracılığıyla toplanmıştır. Örnekleme yöntemi olarak kolayda örnekleme kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçekler açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizlerinden yararlanılarak yapı geçerliliği açısından değerlendirilmiştir. Araştırmada yapısal eşitlik modellemesi yaklaşımı benimsenmiştir. Araştırma sonuçları, tüketicilerin yeniden üretilmiş ürünleri satın alma davranışı üzerinde satın alma niyetlerinin ve algıladıkları davranışsal kontrolün etkili olduğunu göstermektedir. Araştırma bulguları, tüketicilerin yeniden üretilmiş ürünleri satın alma niyetlerinin subjektif normları, tutumları ve algıladıkları davranışsal kontrolleri tarafından belirlendiği ortaya koymaktadır. Araştırma sonuçları, yeniden üretilmiş ürünleri satın almaya karşı tüketicilerin tutumlarının, tüketicilerin yeşil tüketim değerleri, öznel ürün bilgisi, algıladıkları risk ve tiksinme duygusu tarafından etkilendiğini göstermektedir. Araştırmada, tüketicilerin yeniden üretilmiş ürünlerle ilgili tiksinme duygularının artmasının ürünlerden algılanan riski yükselttiği ortaya koyulmuştur. Anahtar Kelimeler: Yeniden üretim, Tüketici davranışları, Pazarlama uygulamaları

PazarlamaSatın alma niyetiTüketici davranışı+2
Mustafa Bilgehan Kutlu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin yeme- içme deneyimlerinin konum tabanlı mobil uygulamalar üzerinden paylaşım motivasyonlarının incelenmesi: Swarm örneği

Günümüzde firmaların pazarlama çalışmalarını ve pazarlama çabalarını teknoloji ve bilgiyle evrimleşen değişime göre yapılandırması kaçınılmaz hale gelmiştir. İşte söz konusu değişimden yola çıkarak yapılmış bu araştırma tüketici istek ve beklentilerini anlamak adına işletmeler için önemli bilgiler sunmaktadır. Çalışmanın konusunu, özellikle üniversiteli gençler arasında çok popüler konum tabanlı mobil uygulamalardan biri olan Swarm uygulaması oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında nicel araştırma yöntemi kullanılmış ve veriler anket tekniği ile toplanmıştır. Araştırmada, tüketicilerin bu tip uygulamaları kullanım motivasyonları Kullanımlar ve Doyumlar Yaklaşımı çerçevesinde ele alınıp değerlendirilmiştir. Sonuç olarak Swarm kullanıcılarının bu uygulamayı en çok bilgi edinmek ve etkileşim maksadıyla kullandıkları tespit edilmiştir. Kullanıcılar, ziyaret etmeyi düşündükleri mekan hakkında bilgi almak ve arkadaşlarını takip etmek gibi sebeplerden dolayı Swarm uygulamasını kullanmaktadırlar. Araştırma bulguları arasında dikkat çeken ayrıntılardan bir diğeri de, Swarm kullanıcılarının dışa dönük insanlar olmadıkları şeklindedir. Swarm kullanıcıları dışa dönüklük motivasyonuna ilişkin verilen ifadelere katılım dereceleri ile asosyal bir eğilim içinde olduklarını göstermektedirler. Anahtar Sözcükler: Konum tabanlı mobil uygulamalar, Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı, Tüketici davranışları, Swarm, Sosyal medya

Gıda tüketimiKonumsal bilgi sistemiKonumsal veri değişimi+7
Hasan Alp Şaşmaz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketicilerin sosyal sorumluluk davranışlarının kurumların sosyal sorumluluk eylemlerine yönelik tutumları ile ilişkisi: Anadolu Üniversitesi öğrencileri üzerinde bir araştırma

Günümüzde kurumlar, sadece karlarını arttırarak değil, aynı zamanda içinde bulundukları çevreye ve topluma karşı, toplumsal ve çevresel konulara ya da sorunlara değinerek daha fazla büyüyüp gelişebileceklerinin farkına varmaya başlamışlardır. Fakat kurumların sosyal sorumluluk faaliyetleri, paydaşların istek ve beklentilerine göre şekillenmesi konusunda zayıf kalabilmektedir. Zayıf kalan bir faaliyet hem kurumların paydaşlarının sorunlarına çözüm üretememekte hem de harcanan çabaların boşa sarf edilmesine neden olabilmektedir. Bu noktada kurumların paydaşlarını iyi bir şekilde analiz etmesi önem kazanmaktadır. Diğer taraftan tüketici sosyal sorumluluk davranışı, tüketicilerin bilinçli bir şekilde satın alma kararı verirken, ürün ya da hizmet satın alırken yansıttıkları davranış biçimleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada bu davranış biçimlerinin, tüketicilerin kurumların sosyal sorumluluk eylemlerine yönelik tutumları ile ilişkisinin olup olmadığı incelenmiştir. Çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış ve veriler anket yöntemi aracılığıyla toplanmıştır. Tüketicilerin sosyal sorumluluk davranışlarının ve onların kurumların sosyal sorumluluk eylemlerine yönelik tutumlarının cinsiyet, yaş, sınıf, gelir ve gider durumu değişkenleri bağlamında farklılaşıp farklılaşmadığı irdelenmiştir. Sonuç olarak bazı anlamlı farklılıklarla birlikte tüketicilerin sosyal sorumluluk davranışları ile onların kurumların sosyal sorumluluk eylemlerine yönelik tutumları arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: Kurumsal sosyal sorumluluk, Tüketici sosyal sorumluluk davranışı, Tüketici tutumu.

Anadolu ÜniversitesiSorumlulukSosyal sorumluluk+5
Yusuf Zafer Can Uğurhan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Planlı davranış teorisi kapsamında tüketicilerin yeşil tüketim davranışlarını açıklamaya yönelik bir model önerisi

Sürdürülebilir tüketim ve yeşil tüketici davranışları literatürde gün geçtikçe daha fazla tartışılan bir konu haline gelmiştir. Sürdürülebilir (yeşil) tüketim kavramı ile beraber yeşil tüketici kavramı da meydana gelmiştir. Tüketici davranışlarının tanımlanması ve sınıflandırılması kapsamlı ve zor bir süreçtir. Tüketiciyi tanımlamaya çalışan çalışmalar tüketicilerin çok yönlü yapısı nedeniyle ortak bir paydada buluşmakta zorlanmaktadır. Yeşil tüketiciler en temel tanımı ile satınalma güçlerini doğayı korumak üzere kullanan tüketiciler olarak açıklanmaktadır. Yeşil tüketici davranışlarını açıklamak ve tahmin etmek amacı ile kullanılan modellerden birisi de Ajzen'in Planlı Davranış Teorisi'dir. Bu çalışmada Ajzen'in Planlı Davranış Teorisi temel alınarak tüketicilerin yeşil satınalma davranışına etki eden faktörler incelenmiştir. Sonuç olarak modele eklenen çevresel kaygı, çevresel bilgi ve algılanan tüketici etkililiği değişkenlerinin yeşil tüketici tutumları ve satınalma davranışı üzerinde önemli ve anlamlı etkilerinin olduğu bulgularına ulaşılmıştır.

Algılanan etkinlikPlanlı Davranış KuramıSatınalma davranışı+5
Simge Emekçi
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bireylerin banka tercihini etkileyen faktörler: Amasya ili örneği

Bu çalışma bireylerin banka tercihi yaparken davranışlarında etken olan faktörlerin neler olduğunu belirlemek amacını taşımaktadır. Bu amaçla yapılan çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde banka ve bankacılık sisteminden, bankacılığın dönüşümünden bahsedilmektedir. Bankacılığın gelişimi dünyada ve Türkiye özelinde tarihsel olarak ele alınmaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde tüketici davranışları kavramı ekseninde bankacılık ve bankacılıkta pazarlama stratejileri değerlendirilmektedir. Bu bölümde ayrıca tüketici davranışlarındaki dönemsel değişimler analiz edilmekte, günümüzde bireylerin satın alma davranışlarına yön veren ölçütler ayrı ayrı ele alınırken, tüketici ihtiyaçlarındaki gerçekleştirilen birincil veri toplama işlemi gerçekleştirilmiştir. Anket ile edinilen bilgiler SPSS 15.00 for Windows Evaluation programı ile Frequencies, Crosstabs, Ki kare Test ve ANOVA analizleri yapılarak elde edinilen bulgular yorumlanmıştır. Ayrıca çalışmanın geçerlilik ve güvenilirlik testleri için Cronbach ile KMO ve Bartlett's Testleri uygulanmıştır. Verilerin istatistiksel değerlendirilmesi sonucunda banka müşterilerinin banka tercihi yaparken; bankanın sunduğu hizmetler için aldığı ücretlerin az olması, bankaların sunduğu hizmetlerin çeşitliliği ve bankaların düzenlediği kamu yararına faaliyetlerin çokluğu en yüksek etki derecesine sahip faktörler olarak ortaya çıkmıştır. Banka tercihi ölçeği soruları ayrıca bağımsız değişkenler olarak nitelendirilebilecek demografik özelliklere göre de karşılaştırılmış, sonuçlar yine bu bölümde yorumlanmıştır. Çalışma araştırma sonucunda elde edilen bilgilerin genel olarak değerlendirildiği sonuç ve öneri bölümü ile neticelendirilmiştir.

Bankacılık sektörüBankalarMüşteri davranışı+4
Başar Üzümlü
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Covid-19 pandemi öncesi ve sürecinde tüketici yaşam tarzlarının değerlendirilmesi

Toplumlar tüm dünyayı sarsan olaylarla mücadele etmek zorunda kalabilirler. Covid-19'da insanlara son zamanların en zor günlerini yaşatmaktadır. Bu gibi olayların toplumlar üzerinde etkiler bıraktığı bilinmektedir. Pandemi ile değişen yeni düzene ayak uydurmak zorunda kalan tüketicilerin, alışıldık davranışlarında farklılıklar başlamıştır. Pandemi öncesi ve süreci bu farklılıkların tespiti amacıyla tüketicilerin yaşam tarzlarının incelenmesi, tüketicinin anlaşılması ve çözüm yollarının bulunması yönüyle de önemlidir. Çalışmanın amacı, Covid-19 pandemisinde tüketici davranışlarını ve tüketici davranışlarını etkileyen bir faktör olan yaşam tarzlarının pandemi öncesi ve süreci olarak değerlendirilmesidir. Çalışma literatür taramasının yanında ankette uygulanmıştır. Çalışma sonucunda, Covid-19'un tüketicilerin yaşamlarını etkilediği ve bu etkilerin tüketicilerin yaşam tarzlarında pandemi öncesi ve sürecinde farklılıklar oluşturduğu tesbit edilmiştir. Pandemi öncesi yaşam tarzlarının pandemi sürecinde de varlıklarını ufak değişikliklerle de olsa korudukları gözlemlenirken, sadece ''lider ruhlu deneyimciler'' yaşam tarzının pandemi sürecinde iki farklı yaşam tarzına ayrıldığı görülmüştür. Genel olarak bakıldığında, tüketicilerin artık ihtiyaçları için sık alışverişe gitmeyi tercih etmedikleri gibi, pandemi ile duran sanat sektörünün de tüketicilerin sanattan uzak kalmaları ile sonuçlandığı görülmüştür. Pandemi ile sağlıklarına daha çok dikkat eden bir tüketici kitlesi gözlemlenirken, yeni şeyler denemeye sıcak bakmadıkları da fark edilmiştir. Ayrıca tüketicilerin yaşam biçimlerinden memnun olmalarında belirgin bir düşüş göze çarpmaktadır. Pandemi ile değişen şeyler olduğu gibi tüketicilerin ailelerine verdikleri önemin değişmediği ve her iki süreçte de ailelerine önem verdikleri de göze çarpan sonuçlardandır.

COVID 19PandemilerTüketici davranışı+2
Yasemin Karadağ
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Pozitif ve negatif duygu durumlarının tüketicilerin satın alma kararları üzerine etkisinin belirlenmesine dair davranışsal ekonomi perspektifinden bir araştırma

Duygular, günlük yaşantımızın önemli bir parçasıdır. Özellikle son dönemde, işletmeler tüketici davranışlarını daha iyi anlamak için duygu kavramına ve fonksiyonlarına ilişkin yapılan araştırmalara önem vermektedirler. Fakat insanlar, uzun süreler boyunca geleneksel ekonomi yaklaşımı tarafından rasyonel varlıklar olarak değerlendirilmiştir. Geleneksel ekonomi yaklaşımına göre insanlar, bazı varsayımlar çerçevesinde hareket eden ve "homoeconomicus" olarak adlandırılan çıkarcı varlıklardır. Davranışsal ekonomi yaklaşımı ise insanı "sadece insan" penceresinden ele almaktadır. Dolayısıyla insanların daima rasyonel davranışlar göstermesinin mümkün olamayacağını savunmaktadır. Bu yönüyle davranışsal ekonomi, psikoloji temelli metotları ile insan davranışlarının "homoeconomicus" varsayımından sapma durumlarını incelemektedir. Duygu durumlarına ilişkin araştırmalar incelendiğinde, satın alma kararları üzerine davranışsal ekonomi perspektifinden yapılan bir araştırmaya rastlanılmamıştır. Bu durum çalışmanın temel çıkış noktasını oluşturmaktadır. Bu tez çalışmasında, yöntem olarak davranışsal ekonominin varsayımsal seçim tekniği kullanılmıştır. Ayrıca davranışsal ekonominin bilimsel araştırma sürecine uygun olarak katılımcı davranışları incelenmiş, bulgular bilimsel yöntemlerle değerlendirilmiş ve geleneksel ekonomi yaklaşımları ile karşılaştırılmıştır. Bu çalışmada anket tekniği kullanılmıştır. Çalışmanın temel amacı, tüketicilerin duygu durumlarının satın alma kararları üzerindeki etkisini davranışsal ekonomi yöntemi perspektifinden belirlemeye yöneliktir. Ayrıca katılımcıların demografik değişkenleri ve tüketici profillerinin satın alma kararı üzerindeki etkisinin belirlenmesi de amaçlanmıştır. Duygu durumları pozitif ve negatif olmak üzere kategorize edilmiştir. Duygu durumlarının satın alma kararları üzerindeki etkisi, davranışsal ekonominin çıpalama, sürü davranışı ve çerçeveleme yöntemleri kapsamında incelenmiştir. Çalışmanın örneklemi 500 katılımcıdan oluşmaktadır. Katılımcılara toplam 4 bölüm ve 40 sorudan oluşmaktadır. Anketler demografik bilgiler bölümü, Tüketici Karar Verme Tarzları Envanteri, PANAS Ölçeği'nden oluşmaktadır. Çalışmanın kavramsal modeli kapsamında 9 araştırma sorusu geliştirilmiştir. Verilerin güvenirlik, geçerlik ve normal dağılım durumları belirlenmiştir. Ardından korelasyon analizi, U Testi ve H Testi uygulanmıştır. Tanımlayıcı istatistikleri kapsamında, çıpalama, sürü davranışı ve çerçeveleme yöntemlerinin satın alma kararlarını etkilediğine yönelik güçlü bulgular elde edilmiştir. Ayrıca, çalışma kapsamında geliştirilen araştırma soruları belirlenen testler kapsamında analiz edilmiştir. Çıpalama, sürü davranışı ve çerçeveleme yöntemleri kapsamında, tüketicilerin duygu durumlarının satın alma kararları üzerinde istatistiksel olarak anlamlı sonuçlar verdiği belirlenmiştir.

Davranışsal ekonomiOlumlu duygulanımOlumsuz duygulanım+3
Gürkan Ulusoy
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Marka bağlılığında influencer etkisi: Moda sektörü örneği

Sosyal medya kullanımının giderek yaygınlık kazandığı günümüz dünyasında tüketiciler sosyal medya üzerinden markaları takip etme alışkanlıkları kazanmaya başlamışlardır. Tüketiciler, sosyal medyada yer alan Influencer'lar aracılığıyla markaları takip etmekte ve hatta içerik üreterek diğer potansiyel müşterileri etkileyebilmektedirler. Bu gelişmelerin farkına varan markalar sosyal medyayı mevcut ve potansiyel tüketicileriyle etkileşim kurma aracı olarak kullanmaktadırlar. Bu kapsamda çalışmanın amacı, moda sektöründeki tekstil markalarının Influencer'lar aracılığı ile gerçekleştirdikleri tanıtım çalışmalarının marka bağlılığı yaratma üzerindeki etkisinin belirlenmesidir. Çalışmanın temel varsayımı Influencarlar'ın marka bağlılığı yaratmada etkilerinin bulunduğudur. Araştırmanın ana kütlesini 18-38 yaş aralığındaki tekstil markaları ile ilgili Influencer'ı takip eden Instagram kullanıcıları oluşturmaktadır. Araştırma verileri anket yöntemi kullanılacak elde edilecektir. Araştırmanın örnek hacmi oranlar yoluyla örnekleme yöntemi kullanılarak 266 kişi olarak hesaplanmıştır. Verilerin analiz edilmesinde SPSS 26.0 programı kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde tanımlayıcı istatistiklerden yüzde ve frekans yöntemleri ile marka bağlılığında Influencer etkisinin belirlenmesinde faktör analizinden yararlanılmıştır. Ayrıca Influencer takipçisi tüketicilerin demografik özelliklerine göre marka bağlılık düzeyleri arasındaki farklılıklar ANOVA yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre ankete katılan Influencer takipçisi tüketicilerin marka bağlılık düzeyleri üzerinde sırasıyla satın alma niyeti, Influencer özdeşliği, duygusal bağlılık, davranışsal bağlılık ve bilişsel bağlılık faktörlerinin etkili olduğu belirlenmiştir. Ayrıca ankete katılan Influencer takipçisi tüketicilerin Influencer'ların etkisi ile tekrar satın alma sıklıkları seyrek tutumsal bağlılıkları yüksektir. Dolayısı ile ankete katılan tüketicilerin içerisinde markaya gizli bağlılar mevcuttur. Influencer'ların etkileşim ve farkındalık yaratma noktasındaki becerilerini tüketiciyi tekrar satın almaya ikna etme konusunda kullanmaları ve yeni stratejiler geliştirmeleri, Influencer'ların marka bağlılığına etkilerini arttırabilecektir.

BağımlılıkMarkaMarka bağımlılığı+4
Zuhal Demiran
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital pazarlama: Influencer etkisinde satın alma davranışına dair bir saha araştırması

İnternet kullanımının yaygınlaşması ve sosyal medya platformlarının tüketiciler tarafından çokça kullanılması işletmeleri sosyal medyada var olmaya zorlamıştır. İşletmeler, sosyal medya platformlarında markaları adına oluşturdukları hesaplarla tüketicilere daha kolay ve daha az maliyetle ulaşarak ürünlerini tanıtma fırsatı yakalamışlardır. Tüketiciler istedikleri zaman istedikleri yerde sosyal medya platformlarından işletmelere ulaşarak ürün hakkında sorular sorma ve kısa sürede geri dönüş alma fırsatı yakalamışlardır. Bu durum sonrası Sosyal Medya Pazarlaması kavramı ortaya çıkarmıştır. Kısa sürede büyük kitlelere çok düşük maliyetlerle ulaşıyor olmak işletmelere büyük avantaj sağlamıştır. Sosyal medya ortamlarında yüksek takipçili ve insanları etkileyebilen kişiler "Influencer" olarak adlandırılmıştır. Sosyal medyada vakit geçiren tüketicilere, işletmeler ile yaptıkları iş birliği sonucu içerik üreterek ürün tanıtımı yapan "Influencer"ler, yeni bir pazarlama stratejisi olan Influencer Pazarlama kavramını ortaya çıkarmışlardır. Satın alacakları ürün hakkında detaylı bilgi sahibi olmak isteyen tüketiciler Influencerların ürettikleri içerikler aracılığı ile ve Influencerlara sordukları sorular ile elde ettikleri bilgiler doğrultusunda satın alma davranışlarını gerçekleştirebilmişlerdir. Bu çalışmada, Influencerların tüketici satın alma davranışlarını nasıl etkiledikleri araştırılmaktadır. Çalışmada Dijital Pazarlama, Sosyal Medya Pazarlaması, Influencer Pazarlama ve Influencer kavramları incelenmiştir. Çalışmada 23 soruluk 4 boyuttan oluşan ölçek kullanılmıştır. Çalışma verileri online anket yöntemi ile elde edilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 26.0 paket programında analiz edilmiştir. Anket 18 yaş ve üzeri 578 katılımcıya uygulanmıştır. Tüketicilerin satın alma niyetini ölçmek amacı ile T-testi ve Tek Yönlü Anova (One-Way Anowa) analizinden yararlanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda demografik özelliklere ve en çok kullanılan sosyal medya uygulamalarına göre Fiziksel Çekicilik, Algılanan Güvenilirlik, Uzmanlık Düzeyi ve Pozitif İletişim alt faktörlerinde farklılıklar tespit edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda katılımcıların en çok vakit geçirdikleri sosyal medya uygulamasının Instagram olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgular neticesinde çalışmanın amacına uygun olarak geliştirilen 32 hipotezden H2.1, H2.3, H3.3, H4.1, H.7, H8, H.10 ve H.11 hipotezleri kabul edilmiştir.

Nüfuz pazarlamasıPazarlamaSatın alma davranışı+3
Barış Türk
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Etnosentrik eğilim ve e-ticaret: tüketicilerin online satın alma davranışları üzerinde etkili olan faktörlerin belirlenmesine dair bir saha araştırması

Globalleşmenin yayılmasıyla ve uluslararası pazarlamanın gelişmesiyle günümüz tüketicileri dünyanın bir ucunda üretilen ürüne, dünyanın diğer ucundaki ülkesinden kolayca ulaşabilmektedir. Uluslararası düzeyde ürünlerin giriş çıkışları kolaylıkla sağlanabilmesiyle birlikte işletmeler bazı sorunlarla karşılaşabilmektedir. Bu engellerden biri olan tüketici etnosentrizmi; ırk merkezcilik anlamına gelmektedir. Tüketici etnosentrizmine göre bireyler bulundukları ülkeyi dünyanın merkezi olarak görmekte, kültürel olarak kendilerine benzeyenleri kabullenirken kendilerine benzemeyen kültüre mensup kişileri reddetmektedir. Bu görüşe göre bireyler kendi kültürlerine ait sembol ve değerlerini yüceltirken, başka kültüre ait olan sembol ve değerleri küçümsemektedirler. Bu çalışmada etnosentrizm kavramı, tüketici davranışı bakış açısıyla incelenmiştir. İnternet kullanımının giderek yaygınlaşmasıyla tüketicilerin sosyal medya üzerinden farklı ülkelerde gerçekleşen olaylara, üretilen mal ve hizmetlere karşı ilgileri oluşmaya başlamış ve keşfetme istekleri doğmuştur. Tüketiciler, sosyal medya sayesinde yabancı menşeli ürünleri kullananları izlemekte ve böylece yabancı menşeli ürünlere karşı satın alma eğiliminde bulunabilmektedirler. Bu durumun farkına varan firmalar interneti mevcut ve potansiyel tüketicileriyle etkileşim kurma aracı olarak kullanmaktadırlar.Çalışmanın amacı; tüketicilerin yerli ve yabancı menşeli ürünlere olan eğilimlerinin incelenmesidir. Bu kapsamda tüketicilerin elektronik ticaret davranışlarının belirlenmesine yönelik bir saha araştırması gerçekleştirilmiştir Araştırmanın ana kütlesi Bursa ili merkez ilçesinde ikamet eden 18-55 yaş ve üzeri, internet kullanan ve online alışveriş yapan tüketicilerden oluşmaktadır. Araştırmanın örnek hacmi oranlar yoluyla örnekleme yöntemi kullanılarak hesaplanmıştır. Online anketler 450 kişiye uygulanmış olup hatalı anketler çalışma dışı bırakıldığında 420 kişinin cevapları çalışmaya dâhil edilmiştir. Araştırma verilerinin analizinde SPSS 26.0 programı kullanılmıştır. Tanımlayıcı istatistiklerden yüzde ve frekans yöntemlerinden yararlanılmıştır. Soruların yüzde ve frekans dağılımı yapılmıştır. İki bağımsız gruptan elde edilen ortalamaların arasındaki farkın anlamlı olup olmadığını test etmek amacıyla Bağımsız Örneklem T Testi (Independent Sample T-Test) kullanılmıştır. İkiden fazla bağımsız grubun ortalamaları arasındaki farkın anlamlı olup olmadığını test etmek amacıyla Tek Yönlü Varyans Analizi (One-way ANOVA Testi) kullanılmıştır. Elde edilen veriler % 95 güven aralığında ve p<0,05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir.

Elektronik ticaretEtnik merkezcilikMenşe ülke+7
Emine Kaptan
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketicilerin çevrimiçi uygulamalar kullanarak ikinci el satın alma davranışının incelenmesi

Günümüzde ikinci el alışveriş tüketiciler tarafından yaygın ve hızlı bir şekilde benimsenmiştir. Çevrimiçi ikinci el alışveriş sitelerinin artmasıyla alışveriş hacminin yükseleceği tahmin edilmektedir. İkinci el çevrimiçi pazarın büyümesinde önemli bir etken olan tüketici davranışlarının incelenmesi gerekmektedir. Bu çalışma, tüketicilerin çevrimiçi uygulamalar kullanarak satın alma davranışlarını açıklamaya çalışmaktadır. Çalışmanın amacı, ikinci el ürün satın alma motivasyonu ve İkinci el ürün satan internet sitelerinden satın alma düzeyi arasında ilişkinin ortaya konması amaçlanmıştır. Çalışmanın temel varsayımı, tüketicilerin demografik özelliklerine göre ikinci el ürün satınalma motivasyonlarının ve İkinci el ürün satan internet sitelerini kullanma düzeylerinin faklılık gösterdiğidir. Çalışma da anket yöntemi kullanılarak elde edilen veriler IBM SPSS Version 26 ile değerlendirilmiştir. Anket verilerinin analizinde frekans ve yüzde değerleri kullanılmıştır. Çalışma modeline uygun olarak geliştirilen Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Bağımsız Örneklem T Testi ile test edilmiştir.

MotivasyonSatın almaSatın alma davranışı+5
Berna Aydın
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Raf yönetiminin plansız satın alma üzerindeki etkisi: Kütahya Sera AVM müşterileri üzerinde bir uygulama

Tüketici istek ve ihtiyaçları günümüzde sürekli değişmektedir. Bunun yanı sıra rekabetin artması ve tüketicilerin satın alma davranışlarındaki değişmeler işletmelerin doğru ve en iyi şekilde raf yönetimi yapmalarını zorunlu hale getirmektedir. İyi yapılan raf yönetimiyle tüketicilerin gözlerine hitap edilip tüketicilerin plansız bir şekilde alışveriş yapmaları sağlanabilir. Bu nedenle raf yönetimi ile plansız satın alma arasındaki ilişkinin bilinmesi ve doğru bir şekilde değerlendirilmesi oldukça önemlidir. Bu çalışmada, raf yönetimi ile plansız satın alma arasındaki ilişki analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Veriler, Kütahya il merkezinde bulunan bir Avm'den alışveriş yapan tüketicilerden yüz yüze anket yöntemi kullanılarak toplanmıştır. Yapılan faktör analizinde raf yönetimi mağaza içi raf yerleşimi ve düzeni, rafların idaresi ve mamul teşhiri, etiket kullanımı ve yönetimi olmak üzere 3 boyuta ayrılmıştır. Plansız satın alma ise tek boyut olarak kalmıştır.

Alışveriş merkezleriMağaza atmosferiPlansız satın alma+2
Merve Kırbıyıkoğlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Seçime dayalı konjoint analizi ve bir uygulama

Bu çalışmada; tüketicilerin bir ürün, hizmet veya düşünce tercihlerini yaparken birçok seçenek arasından yaptıkları seçimi anlamak için geliştirilen konjoint analizi kullanılmıştır. Konjoint analizi tekniklerinden biri olan seçime dayalı konjoint analizi, direk tüketici tercihleri ölçüldüğünden ve yapılan çalışma sayısının az olmasından dolayı çalışmada tercih edilmiştir. Çalışmanın asıl amacı başta pazarlama olmak üzere birçok alanda yaygın olarak kullanılan konjoint analizini inceleyerek, seçime dayalı konjoint analizi için bir uygulama yapmaktır. Bu sebeple yapılan uygulamada DPÜ İ.İ.B.F. öğretim elemanlarının seçime dayalı konjoint analizi kullanılarak var olan bir kampüsün sürdürülebilir yeşil kampüse dönüşümü sırasında öncelikli olarak yapılması istedikleri uygulamaların belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada; Geng ve ark.(2013) tarafından "Çin'de "Yeşil Üniversite" Oluşturulması: Shenyang Üniversitesi Örneği" adlı yayımlanan çalışmada kullanılan değişkenler ve bu değişkenlere ait düzeyler ele alınmıştır. Her biri 3 düzeyden oluşan enerji, su, atık, eğitim ve araştırma özelliklerine ait 21 adet seçim seti, 2015-2016 yılında DPÜ İ.İ.B.F.'de görevli akademik personele anket çalışması ile uygulanmıştır. Çalışma sonucunda İ.İ.B.F. akademik personelinin sürdürülebilir yeşil kampüs dönüşümünde öncelikli olarak enerji, su, atık, eğitim ve araştırma kriterlerinde önem verdikleri uygulamalar belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Seçime Dayalı Konjoint Analiz, Sürdürülebilir Kampüs, Yeşil Kampüs.

Konjoint analiziTüketici davranışıTüketici tercihleri+1
Elif Yalçın
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
10
Master'sOpen AccessTR

Bursa ili kentsel ve kırsal alanında yaşayan tüketicilerin gıda satın alma ve tüketme davranışlarına COVID-19 pandemisinin etkileri

Bu çalışma ile Bursa ili kentsel ve kırsal alanında yaşayan tüketicilerin Covid-19 pandemi döneminde gıda satın alma ve tüketme davranışlarının nasıl değiştiğini belirlemek amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında Bursa ili merkez ilçeleri Nilüfer, Osmangazi ve Yıldırım'ın kentsel ve kırsal alanlarından tüketicilerle anket görüşmeleri yapılmıştır. Anketler yüz yüze görüşme ve Google Form aracılığı ile toplamda 416 kişi ile gerçekleştirilmiştir. Anket toplamda 28 sorudan oluşmaktadır. Verilerin analizinde frekans, Ki-Kare, G–test of goodness-of-fit, Bağımsız Örneklem T-Testi ve iki yönlü ANOVA testleri kullanılmıştır. Veri analizlerine göre, tüketicilerin pandemi döneminde çoğunlukla gıda stoklamayı tercih etmedikleri, tercih edenlerin en çok un-yağ-şeker stokladıkları, meyve sebze satın almak için kentte yaşayanların en çok süper marketleri tercih ettiği ve kırsal alanda yaşayanların en çok kendilerinin yetiştirdikleri, kentte yaşayan tüketicilerin çoğunluğu vücut ağırlık artışı yaşarken, kırsaldakilerin ise vücut ağırlıklarında bir değişim olmadığı belirlenmiştir. Tüketicilerin çoğunluğunun pandemi döneminde market ve gıda harcamalarının arttığı, dışarıdan sipariş vermek yerine evde kendilerinin yapmayı tercih ettikleri, kafe ve restoranlarındaki personelin maske ve eldiven takması ve Covid-19 aşısı olması gerektiğini düşündükleri, kentte yaşayanların kırsala göre daha fazla vitamin-mineral takviyesi almaya başladıkları, açıkta satılan gıda ürünleri yerine ambalajlı ürünleri daha fazla tercih ettikleri belirlenmiştir. Sonuç olarak, Covid-19 pandemi döneminde tüketicilerin gıda satın alma ve tüketme davranışlarının değiştiği ve bu durumun tüketicilerin yaşadıkları yere göre anlamlı farklılıklar oluşturduğu tespit edilmiştir.

COVID 19GıdalarKentsel alanlar+2
Buse Artık
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketicilerin yeşil ürün satınalma eğilimlerinin belirlenmesi Dumlupınar Üniversitesinde bir araştırma

Doğal çevrenin korunması ve yeşil pazarlama hakkındaki gelişmelerin incelenmesi ve tüketicilerin çevreci bilgi, endişe, algılanan tüketici etkinliği ve çevre bilinçli tüketici davranışları ile yeşil ürün satın alma davranışları arasındaki ilişkilerin varlığının sorgulanması bu araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Çalışmada öncelikle çevrecilik ve yeşil pazarlama incelenmekte daha sonra ise bu iki olgunun etkilerinin görüldüğü tüketicilerin çevreci tutumları ve satınalma davranışları arasındaki ilişkiler incelenmektedir. Çalışmanın son bölümünde ise tüketicilerin çevreci satınalma davranışlarının araştırma sonuçlarına yer verilmektedir.

SatınalmaSatınalma davranışıTüketici davranışı+6
Sema Çınar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Algılanan tüketici riski ile elektronik ağızdan ağıza iletişim arama motivasyonları ilişkisi: Dumlupınar Üniversitesi öğrencileri üzerine bir uygulama

Tüketicilerin satın alma kararlarını etkileyen ekonomik, demografik, sosyokültürel ve psikolojik faktörlerle birlikte ağızdan ağıza iletişimin etkisi de her geçen gün artmaktadır. Ağızdan ağıza iletişim gelişen teknoloji ve iletişim ile internete taşınmıştır. Bu yeni durum ağızdan ağıza iletişimi elektronik ağızdan ağıza iletişim (eWOM) haline dönüştürmüştür. Bu dönüşüm tüketicileri algılanan risklerini düşürmek ve doğru satın alma kararı vermek için internet ortamında eWOM davranışına yöneltmiştir. İnternet ortamı ve sosyal medya platformları eWOM sağlayanları ve eWOM arayanları iç içe bulundurmaktadır. Tüketiciler eWOM arama davranışı ile ürün veya hizmet hakkında performans bilgisi, ürün kullanım bilgisi, ürünün kabul görmüşlüğü hakkında birçok veriye sosyal medya platformlarında ulaşabilmektedir. eWOM birçok tüketicinin karar aşamasında başvurduğu ve çok daha fazla yayılmaya başladığı iletişim türüdür. eWOM arayanlar da sağlayanlarda belirli motivasyonlar ile hareket etmektedir. eWOM arama motivasyonları tüketicilerin neden eWOM' a yöneldiğini açıklamaktadır. eWOM sağlama motivasyonları ise bilgi sağlayan tarafın motivasyonlarını açıklamaktadır. Tüketicinin algılanan riski ve eWOM arama davranışı arasındaki ilişki riskin düşürülmesi açısından büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmada tüketicinin algılanan riski ile eWOM arama motivasyonları ilişkisi incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Tüketici, Algılanan risk, Sosyal Medya, WOM, eWOM, eWOM Arama Motivasyonları

Ağızdan ağıza iletişimElektronik ağızdan ağıza iletişimRisk algılaması+5
Zeynep Bakır
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00

Related subjects