İlköğretim öğrencileri
888 theses under this subject heading
İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin bilinçli tüketicilik durumlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin bilinçli tüketicilik durumlarını incelemektir. Araştırma, nitel ve nicel veri toplama yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma yöntem yaklaşımıyla desenlenmiştir. Araştırmada, karma yöntem desenlerinden kısmen karma sıralı baskın desen kullanılmıştır. Araştırmanın uygulaması 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Eskişehir ili Tepebaşı ve Odunpazarı ilçelerinden 15 ilkokulun 4. sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında 478 öğrenciden Bilinçli Tüketicilik Düzeyi Ölçeği aracılığıyla nicel, 15 öğrenci ve 3 sınıf öğretmeninden yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla nitel veriler elde edilmiştir. Araştırmanın nicel verileri çözümlenirken, gruplar arası karşılaştırmalarda Mann Whitney U ve Kruskal Wallis H testlerinden yararlanılmıştır. Yapılan analiz sonuçlarının yorumlanmasında anlamlılık düzeyi 0.05 olarak kabul edilmiştir. Araştırmanın nitel verileri tematik analiz tekniği yoluyla çözümlenmiş ve araştırma soruları temel alınarak elde edilen bulgular tanımlanmış ve yorumlanmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara dayalı olarak şu sonuçlara ulaşılmıştır: İlkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin "her zaman" biçiminde ifade edilen üst düzey bilinçli tüketiciliğe sahip oldukları anlaşılmıştır. İlkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin bilinçli tüketicilik düzeylerinin okulun bulunduğu sosyoekonomik çevreye, annenin ve babanın eğitim düzeyine, ailenin aylık gelir düzeyine, annenin ve babanın mesleki durumuna ve harçlıklarını biriktirme durumuna göre anlamlı bir biçimde farklılaştığı; cinsiyete ve elde ettiği harçlığın miktarına göre anlamlı bir biçimde farklılaşmadığı belirlenmiştir. Öğrencilerin bilinçli tüketiciliği, para harcama, tasarruf yapma ve dolaylı biçimde bilinçli tüketiciliğe yönelik sergilenen olumlu davranışlarla ilişkilendirdikleri görülmüştür. Öğrencilerin bilinçli tüketicinin sergilemesi gereken davranışları, alışveriş öncesi davranışlar, alışveriş anı davranışlar, tasarrufa yönelik davranışlar, haklarını korumaya yönelik davranışlar ve tüketici bilincinin göstergesi olan davranışlar bağlamında değerlendirdikleri belirlenmiştir. Öğrenciler tüketici olarak sahip oldukları hakları tanzim edilme, şikâyette bulunma ve mal ve hizmetlerin serbestçe seçilmesi hakkı olarak ifade etmişlerdir. Sosyoekonomik çevrenin öğrencilerin bilinçli tüketicilik düzeyleri üzerinde etkili bir değişken olduğu; orta ve üst sosyoekonomik çevredeki ilkokullarda öğrenim gören öğrencilerin alt sosyoekonomik çevredeki ilkokulda öğrenim gören öğrencilere göre bilinçli tüketicilik, bilinçli tüketici davranışları ve hakları konusunda daha kapsamlı bilgi sahibi oldukları belirlenmiştir. Öğretmenlerin tüketici eğitimi bakımından ilkokul dördüncü sınıf öğretim programlarını, ders kitaplarını ve teknolojik içeriği yetersiz gördükleri; tüketici eğitiminin disiplinler arası bir yaklaşımla ya da ayrı bir ders olarak verilmesi, öğrencilere somut yaşantılar sağlanması, aile eğitimine ve okul-aile işbirliğine önem verilmesi gerektiğini ifade ettikleri belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: İlkokul, bilinçli tüketim, tüketici sosyalleşmesi, karma yöntem
Yabancı uyruklu ilkokul öğrencilerinin eğitim-öğretiminde yaşanan sorunlara ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşleri
Bu araştırmanın amacı, Eskişehir ili ilkokullarında öğrenim gören yabancı uyruklu ilkokul öğrencilerinin eğitim-öğretiminde yaşadıkları sorunları, bu sorunların kaynaklarını ve sorunlara yönelik çözüm önerilerini öğretmen ve öğrenci görüşleri doğrultusunda ortaya koymaktır. Nitel bir araştırma olan çalışmadaki veriler, Eskişehir il merkezinde bulunan sekiz ilköğretim okulunda toplam yirmi bir sınıf öğretmeni ve yirmi dört yabancı uyruklu öğrenci ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilmiştir. Araştırma verileri, içerik analizi tekniği kullanılarak çözümlenmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda araştırmada şu sonuçlara ulaşılmıştır: •Yabancı uyruklu öğrencilerin yaşadıkları genel sorunlar ana teması altında, "Dışlanma", "Dil ve Kültür Farklıkları", "Uyum", "Çevreyle İlişkiler", "Ekonomik Sorunlar" ve "Politik Sorunlar" alt temaları belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre öğrencilerin; Türk örf- adetlerine ve okul kurallarına uyum sağlamadıkları ve Türkiye'yi kabullenemedikleri, yeni hayatlarına uyum sağlayamadıkları, kendi yakınları ile gruplaştıkları ve kapalı bir biçimde yaşadıkları, öğretmen ve akranları ile iletişim kuramadıkları, ten renkleri ve uyrukları nedeniyle zaman zaman yabancı görülüp, dışlandıkları ve öğrencilerin özgüven sorunları yaşadıkları ve yalnızlaştıkları tespit edilmiştir. •Yabancı uyruklu öğrencilerin eğitim-öğretim sürecinde yaşanan sorunlar ana temasında, "Dil ve kültür farklılığı", "Temel dil becerileri", "Anlama", "İfade etme ve yorum yapma", "Programın gerisinde kalma" ve "Akademik başarısızlık" alt temaları belirlenmiştir. Elde edilen verilerden hareketle öğrencilerin, öğretmenini, arkadaşlarını ve çevresindekileri anlamadıkları, iletişim kuramadıkları, kendi duygu ve düşüncelerini ifade edemedikleri ve derslere katılamadıkları, derslerde programın gerisinde kaldıkları ve çoğunlukla öğrencilerin başarısız oldukları sonuçlarına ulaşılmıştır. •Eğitim-öğretim sürecinde yaşanan sorunların kaynakları ana temasında; "Öğrenciden kaynaklanan sorunlar", "Öğretmenden kaynaklanan sorunlar", "Aileden kaynaklanan sorunlar" ve "MEB ve devletten kaynaklanan sorunlar" temalarına ulaşılmıştır. •Öğrenciden kaynaklanan sorunlar ise; "Dil bilmeden eğitim sistemine dâhil olma", "Ara sınıflarda eğitime başlama" "Uyum sorunları yaşama", "Derslere ilgisizlik", "Algıda gerilik" ve "Disiplini bozma" olarak belirlenmiştir. •Öğretmenlerden kaynaklanan sorunlar; "Öğrenci ve aileleri ile iletişimsizlik", "Öğretim teknikleri ve mesleki yeterlilik", "Ölçme-değerlendirme", "Sorunlara çözüm üretmeme" ve "Evrensel bir dil bilmeme" olarak ortaya çıkmıştır. •Aileden kaynaklanan sorunların; "Ailenin maddi durumu", "Ailenin eğitim durumu", "Okul idaresi ve öğretmenler ile iletişimsizlik", "Çocuğa gereken ilgiyi göstermeme" ve "Eğitim ve gelecek planı eksikliği" olduğu belirlenmiştir. •MEB ve devletten kaynaklanan sorunlar ise; "Politik kaynaklı sorunlar", "Eğitim sistemi kaynaklı sorunlar", "Program kaynaklı sorunlar" ve "Türkçe kurs ve materyal eksikliği" olarak tespit edilmiştir. •Yabancı uyruklu öğrencilerin eğitim-öğretiminde yaşadıkları sorunların çözümüne yönelik ortaya konan öneriler, "Öğrencilere", "Öğretmenlere ve Okullara", "Ailelere" ve "MEB'e ve devlete" yönelik öneriler olmak üzere dört tema altında toplanmış ve bu temaların oluşturduğu alt temalar ayrıntılı biçimde açıklanmıştır. Anahtar Kelimeler: Dil, Yabancı Uyruklu Öğrenciler, Eğitim-Öğretim Süreci, Eğitimde Yaşanan Sorunlar
İlkokul dördüncü sınıf Türkçe dersinde kültürel değerler ve eğitimi: Bir durum çalışması
21. yüzyılda bireylerdeki ve toplumlardaki değer sisteminin bozulması, değerler eğitimine önem verilmesinde etkili olmuştur. Bu bağlamda değerler eğitiminin önemini ortaya koyan birçok çalışma gerçekleşmiştir. Değerler eğitimi informal olarak ailede başlamakta ve formal olarak okullarda devam etmektedir. Değerler eğitimi, okullarda örtük program yoluyla gerçekleştiği gibi öğretim programları yoluyla da yapılmaktadır. Bu bağlamda özellikle dil becerilerinin geliştirilmesinde önemli bir role sahip olan Türkçe dersi değer eğitiminde öne çıkan önemli dersler arasında yer almaktadır. Türkçe dersi bireyin dil gelişimiyle birlikte iletişimini, sosyalleşmesini, kültürel etkileşimini de sağlamaktadır. Böylece birey, Türkçe öğretim programında yer alan metinlerle hem dil becerilerini geliştirmekte hem de içinde yaşadığı toplumun kültürünü, değerlerini ve özelliklerini öğrenmektedir. Bu yönüyle Türkçe dersi özellikle kültürel değerlerin kazandırılmasında önemli bir işlev üstlenmektedir. Bu araştırmanın amacı, ilköğretim dördüncü sınıf Türkçe dersinde kültürel değer eğitiminin nasıl gerçekleştiğinin ortaya konmasıdır. Nitel araştırma yaklaşımlarından durum çalışması deseni benimsenerek gerçekleştirilen araştırmanın katılımcılarını, 2013-2014 öğretim yılı bahar yarıyılında Malatya il merkezinde yer alan bir ilkokulun dördüncü sınıfında görev yapan sınıf öğretmeni ve bu sınıfta öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri sınıf içi gözlem öğretmen ve öğrencilerle yapılan yarı-yapılandırılmış görüşmeler ve araştırmacı tarafından gözlem sürecinde tutulan alan notları ve ilkokul dördüncü sınıf Türkçe ders kitabını, çalışma kitabını, yardımcı dil bilgisi kitabını, gözlem sürecinde elde edilen fotoğrafları içeren dokümanlardan oluşmaktadır. Gözlem verileri video kaydıyla; yarı yapılandırılmış görüşme verileri ise ses kaydı yoluyla toplanmıştır. Araştırmadan elde edilen verileri içerik analizi yoluyla çözümlenmiştir. Dokümanlar, araştırma verilerini destekleyici veriler olarak ele alınmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler doğrultusunda araştırma bulgularına dayalı elde edilen sonuçlar şöyle sıralanmıştır: • İlkokul dördüncü sınıf Türkçe dersinde yer alan kültürel değerlere ilişkin olarak Dil, Tarih, Din, Gelenek-Görenek, Sanat, Bağımsızlık Simgeleri, Şehirler olmak üzere altı tema elde edilmiştir. Bu kapsamda ilkokul dördüncü sınıf Türkçe dersinde yer alan değerlerden biri olan: * "Dil Teması" altında Sözcükler, Atasözleri, Deyimler, Kalıp Sözler, Özdeyişler, Fıkralar alt temaları oluşmuştur. * "Tarih Teması" başlığı altında ise Tarihî Olaylar, Tarihî Kişiler, Tarihî Eserler, Millî Bayramlar, Spor alt temaları ortaya çıkmıştır. * "Din Teması" başlığı altında Allah İnancı, Peygamber İnancı, Dinî Bayramlar, Sünnet alt temaları oluşmuştur. * "Gelenek-Görenek Teması" başlığı altında Nevruz, Ekmek, Düğün, Asker Uğurlama, Millî Yas alt temaları ortaya çıkmıştır. * "Sanat Teması" başlığı altında Heykel, Türküler, Halk Oyunları ve Edebî Eserler/Yazarlar/Şairler alt temaları ortaya çıkmıştır. * "Şehirler Teması" başlığı altında Önemli Şehirler ve Şehirlerin Simgesi alt temaları belirlenmiştir. * "Bağımsızlık Simgeleri Teması" başlığı altında Bayrak, Vatan ve Millî Marş alt temaları ortaya çıkmıştır. • İlkokul dördüncü sınıf Türkçe dersinde yer alan kültürel değerlerin eğitiminin gerçekleştirilmesine yönelik etkinliklere ilişkin olarak Dinleme, Konuşma, Yazma, Okuma ve Görsel Okuma-Görsel Sunu Alanı olmak üzere beş tema ortaya çıkmıştır. Bu kapsamda İlkokul dördüncü sınıf Türkçe dersinde yer alan kültürel değerlerin eğitiminin gerçekleştirilmesine yönelik olarak: * "Dinleme Alanı" teması altında yönelik örnek hikâye-olay anlatma, öğretmenin kendi yaşamından örnek vermesi ve düz anlatımalt temaları ortaya çıkmıştır. * "Konuşma Alanı" teması altında görseller hakkında konuşma, soru-cevap, öğrencilerin yaşamlarından örnek vermesi alt temaları oluşmuştur. * "Okuma Alanı" teması altında metin okuma, kitap okuma, sözlük kullanma, imlâ kılavuzu kullanma alt temaları ortaya çıkmıştır. * "Yazma Alanı" teması bağlamında mektup yazma, şiir yazma, çalışma kitabı yazma etkinlikleri alt temaları ortaya çıkmıştır. * "Görsel Okuma-Görsel Sunu Alanı" teması altında doğaçlama, piyes, harita kullanma, pano hazırlama ve bayram hazırlığı alt temaları ortaya çıkmıştır. • İlköğretim dördüncü sınıf Türkçe dersinde yer alan kültürel değer eğitimine yönelik olarak öğretmenin telkin ve değer belirginleştirme değer yaklaşımlarını kullandığı ortaya çıkmıştır. • İlkokul dördüncü sınıf Türkçe dersinde yer alan kültürel değer eğitiminin değerlendirilmesinde, genellikle gözlem yoluyla değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Bu bağlamda öğretmen soru-cevap yöntemiyle öğrencilerin konu hakkındaki açıklamalarını dinlemiş; sınıf içi etkinliklerle öğrenciyi değerlendirme fırsatı bulmuştur. • İlkokul dördüncü sınıf Türkçe dersinde yer alan kültürel değer eğitimine yönelik öğretmen ve öğrenci görüşleri bağlamında kültürel değerler, kültürel değerlerin önemi ve Türkçe dersinde kültürel değerlerin önemi temaları ortaya çıkmıştır. Bu kapsamda ilkokul dördüncü sınıf Türkçe dersinde yer alan kültürel değerlerin eğitimine ilişkin olarak öğretmen ve öğrenci görüşlerine yönelik olarak: * Öğretmen ve öğrenciler, kültürel değer kavramına ilişkin çoğunlukla kültürel değerlerin tarihsel yönünü vurgulamışlardır. * Öğretmen, kültürel değerin bireyin içinde yaşadığı topluma uyumunun gerçekleşmesi için gerekli olduğunu vurgulamış; kültürel değerlerin öğrencilerin toplumun geçmişini öğrettiğini ve toplumun özelliklerini yansıttığını belirtmiştir. * Öğretmen, kültürel değerlerin Türkçe dersindeki önemine ilişkin olarak kültür aktarımında dilin önemini vurgulamış ve bu anlamda Türkçe dersinin önemli olduğunu belirtmiştir. * Öğrenciler kültürel değerlerin Türkçe dersindeki önemine ilişkin olarak Türkçe dersinde edindikleri kültürel değerlere vurgu yapmışlardır. Bu anlamda tarihî olaylara, tarihî kişilere, millî ve dinî bayramlara, bayrağa, edebi eserlere yönelik kazanımlarını belirtmişlerdir. * Öğretmenin Türkçe dersinde kültürel değerlerin aktarımına yönelik olarak bilgi bağlamında sorun yaşamadığı; ancak öğrencilerin bu değerleri davranışa dönüştürmesinde sorun yaşadığı anlaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: İlkokul, Türkçe Dersi, Kültürel Değerler, Kültürel Değerler Eğitimi, Durum Çalışması.
Sosyal bilgiler dersinde mekân algılama becerisinin kazandırılmasında Google Earth uygulamasının etkililiği
Mekân algılama becerisi bireylerin günlük yaşamda çevreyle ve evrenle ilgili ilişkilerini ifade etmeye yarayan, konum belirleme, yönleri anlatma, çevrede bulunan nesnelerin şekil ve duruşlarını anlama gibi durumları içeren bir beceridir. Bu becerinin kazandırılmasında kritik bir rolü olan ilkokul sosyal bilgiler derslerinde yeryüzünü üç boyutlu olarak dijital ortamda gösteren ve tüm yerleşim yerlerine ulaşılabilen bir uygulama olan Google Earth (GE) etkin bir araçtır. Bu araştırmanın amacı, ilkokul dördüncü sınıf sosyal bilgiler dersinde mekân algılama becerisinin kazanılmasında GE uygulamasının etkililiğinin belirlenmesidir. Karma modelde gömülü deneysel desen kullanılarak gerçekleştirilen araştırma, 2015-2016 öğretim yılı birinci döneminde Manisa ili Demirci ilçesinde bir ilkokulun dördüncü sınıfında uygulanmıştır. Araştırmanın beş hafta süren uygulama sürecinde GE uygulamasına dayalı etkinliklere yer verilmiştir. Etkinliklerin öncesinde bir ön test, sonunda ise bir son test uygulaması yapılmıştır. Ayrıca, etkinliklerin bitiminde uygulama yapılan öğrencilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Başarı testinden elde edilen verilerin çözümlenmesinde Wilcoxon, nitel verilerin çözümlenmesinde tematik analiz yönteminden yararlanılmıştır. Sonuçlar uygulamada yer alan öğrencilerin başarı testi ön test-son test puanları arasında istatiksel olarak anlamlı fark olduğunu göstermiştir. Öğrenciler ise GE uygulamasına dayalı etkinliklerin başarılarını artırdığını ve mekânsal becerileri kazandırdığını belirtmişlerdir. Sonuç olarak, sosyal bilgiler dersinde GE uygulamasına dayalı Sosyal Bilgiler dersi etkinliklerinin işe koşulmasının öğrencilerin mekân algılama becerisini kazanmasında önemli bir işleve sahip olabileceği vurgulanmaktadır. Anahtar Kelimeler: İlkokul, Sosyal bilgiler dersi, Mekân algılama becerisi, Google Earth
Türkçe dersinde oyunlaştırmanın ilkokul öğrencilerinin söz varlığına ve motivasyonlarına etkisi
Bu araştırmanın amacı, Türkçe dersinde oyunlaştırma yoluyla gerçekleştirilen sözcük öğretiminin ilkokul öğrencilerinin söz varlığının gelişimine ve sözcük öğrenmeye yönelik motivasyonlarına olan etkisini ortaya koymaktır. Araştırma karma yöntem desenlerinden olan iç içe deneysel karma desen kapsamında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu ilkokul dördüncü sınıfa devam etmekte olan 34 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın denel işlemlerinin gerçekleştirilmesinde laboratuvar ortamı ve oyunlaştırma etkinliklerinin yer aldığı yazılım ortamı kullanılmıştır. Araştırma verilerinin toplanma sürecinde araştırmacı tarafından geliştirilen Sözcük Öğrenme Başarısı Testi (SÖBT), Sözcük Öğrenme Motivasyonu Ölçeği (SÖMÖ), görüşme formu, katılımcı günlükleri, katılımcı etkinlik defterleri, video kayıtları ve araştırmacı günlüğü işe koşulmuştur. Veri toplama araçlarının ve uygulamanın alt yapısının geliştirilmesini izleyen süreçte çalışma grubu katılımcılarıyla 68 ders saati deneysel uygulama gerçekleştirilmiştir. Aynı zaman diliminde kontrol grubu ise öğretici merkezli ve oyunlaştırma etkinliklerinden bağımsız sözcük öğretimi almıştır. Araştırma verileri nitel ve nicel bir dizi yaklaşım uygulanarak çözümlenmiş ve sonuçlar kuramsal temellere dayanarak değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçları oyunlaştırma yoluyla sözcük öğretimi ve öğretici merkezli sözcük öğretimi gruplarının sözcük öğrenme başarısı ve motivasyonuna ilişkin öntest sontest ortalama puanları arasında anlamlı farklılık bulunduğunu göstermiştir. Deney ve kontrol gruplarının sözcük öğrenme başarısı öntest sontest ortalama puanları arasında deney grubu lehine anlamlı farklılık bulunmakta, motivasyon bağlamında ise anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır. Araştırmanın nitel verilerinin çözümlenmesinden elde edilen sonuçlar ise deney grubu katılımcılarının; sözcük öğrenme başarı, farkındalık ve yeterlikleri ile sözcük öğrenme isteklilikleri ve motivasyonlarını arttırdığını, anlamı bilinmeyen sözcükleri büyük oranda kullanıma geçirerek söz varlığı gelişimlerine katkı sağladıklarını, oyunlaştırma uygulamasını ve bileşenlerini benimsediklerini, içsel ve dışsal motivasyon unsurlarını sergilediklerini göstermiştir. Öte yandan, kontrol grubu katılımcılarının sundukları nicel sonuçlar kabul edilebilir seviyedeyken nitel sonuçlar gerek tema üretme gerekse öğrenme düzeyinin gelişimini değerlendirebilme bağlamında düşük seviyede yer almıştır. Araştırmanın sonunda uygulamaya ve gerçekleştirilecek araştırmalara yönelik öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Oyunlaştırma, Türkçe dersi, Söz varlığı, Sözcük öğretimi, Motivasyon.
Öğrenci-öğretmen-veli bağlamında sanat eğitimi
Günümüzde üreten, eleştiren, sorgulayan ve farklı düşüncelere saygı duyan bireylerin yetişmesi, onların hem bilişsel hem de duyuşsal alanların gelişimine odaklanan bir eğitimle mümkün olur. Görsel Sanatlar dersi çocukların, bireysel gelişim hızına uygun olarak yapılan araştırma, inceleme, keşfetme, yorumlama ve yaratıcı bir ürün ortaya koyma etkinlikleri sonunda dengeli bireyler olarak yetişmesini sağlayan önemli alanlardan biridir. Bu araştırmanın amacı öğrenci, öğretmen ve velilerin görüş ve deneyimlerine dayalı olarak ilkokul Görsel Sanatlar dersinin niteliğini etkileyen faktörler, yapılan etkinlikler, karşılaşılan sorunlar ve bu sorunlara yönelik çözüm önerilerinin olgubilimsel bir yaklaşımla incelenmesidir. Araştırmada, nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde olgubilim araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu Gaziantep ilinde bulunan ilkokullardaki 4.sınıfta öğrenim gören altı öğrenci ve onların öğretmen ve velilerinden oluşturulmuştur. Araştırma verileri, iki oturum olarak yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler, öğrenci günlükleri ve ders planlarından toplanmıştır. Toplanan veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilerek yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda, öğrenci, öğretmen ve velilerin Görsel Sanatlar dersinin gerekli ve önemli olduğunu düşündüğü, ancak bu dersin amaçları ve çocuklara sağladığı yararlar hakkındaki düşüncelerinin sınırlı kaldığı görülmüştür. Sınıf öğretmenleri Görsel Sanatlar dersini işlemeye yönelik kendilerini yetersiz görmekte; ders saati, ortam, araç-gereç yetersizliği ve diğer derslerin yoğunluğu gibi sorunlardan dolayı derste yapılan etkinlikler resim çalışmalarıyla sınırlı kalmakta ve bu nedenle Görsel Sanatlar dersinin amaçlarına ulaşılamamaktadır. Öğrenci, öğretmen ve veliler karşılaştıkları sorunların çözümüne yönelik olarak ders saatinin artırılması, dersin içeriğinin değiştirilmesi, dersi branş öğretmenleri vermesi, okullarda atölye düzenlenmesi, sınıf mevcudunun azaltılması, öğretmen kılavuz kitapları geliştirilmesi, lise ve üniversite giriş sınavlarında Görsel Sanatlar dersine yer verilmesi gibi önerilerde bulunmuşlardır. Anahtar Sözcükler: Sanat Eğitimi, İlkokul, Görsel Sanatlar Dersi, Veli, Sınıf Öğretmeni, Olgubilim.
İlköğretim üçüncü sınıf hayat bilgisi dersinde öğrencilere eleştirel düşünme becerisini kazandırmak için önerilen etkinliklerin öğretmenler tarafından kullanılma sıklıkları: Siirt ili örneği
Eğitim kurumlarının temel işlevi, insanın üst düzey düşünme becerilerini korumak ve geliştirmektir. İlköğretim, Türk Eğitim Sisteminin genel amaçlarını gerçekleştirmeye çalışan temel eğitim kademesidir. Buna önayak olan ve etkin vatandaşlık eğitimi veren derslerin başında da Hayat Bilgisi dersi gelmektedir. Bu derste yapılan etkinlikler ile tüm üst düzey düşünme becerileri gibi eleştirel düşünme becerisi de kazandırılmaya çalışılmaktadır. Bu süreç verimli geçtiği takdirde, hızla artan ve değişen bilgi karşısında birey, eleştirel düşünme becerisi sayesinde çağa kolayca ayak uydurabilecektir. Bu çalışma, Hayat Bilgisi dersinde, 2005 ilköğretim programını uygulayan sınıf öğretmenlerinin, eleştirel düşünmeyi geliştirmek için programda önerilen etkinliklerin ne sıklıkta gerçekleştirdiklerinin ve bu süreçte karşılaştıkları sorunların betimlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir.Araştırma; tarama modelinde, anket ve görüşme tekniklerini içerecek şekilde tasarlanmıştır. Bu nedenle nicel ve nitel modellerin ardışık olarak yer aldığı karma yöntem kullanılmıştır.Bu araştırmanın evrenini, 2010-2011 eğitim öğretim döneminde Siirt ili Merkez ilçede, üçüncü sınıflarda görev yapan tüm sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, Siirt ili Merkez ilçede yer alan 65 ilköğretim okulundan küme örnekleme yoluyla rasgele belirlenen 50 ilköğretim okulunda, üçüncü sınıflarda görev yapan 105 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Anket sonuçlarından elde edilen veriler doğrultusunda ölçüt örnekleme yoluyla belirlenen 10 öğretmenle görüşme yapılmıştır. Veriler araştırmacı tarafından geliştirilen anket kullanılarak toplanmıştır. Görüşme soruları, anketten elde edilen verileri daha detaylı bir şekilde açıklamak amacıyla hazırlanmıştır. Nicel verilerin analizinde betimsel (frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma) istatistik teknikleri; nitel verilerin analizinde ise, içerik analizi kullanılmıştır. Sonuç olarak; üçüncü sınıflarda görev yapan öğretmenlerinin Hayat Bilgisi dersinde eleştirel düşünmeyi geliştirmek için 2005 programında önerilen yöntemlerden en sık ?düz anlatım? yöntemini kullandıkları ortaya çıkmıştır. Yine programda önerilen tekniklerden öğretmenlerin en sık kullandıkları ?soru- cevap? tekniği; önerilen etkinliklerden en sık kullanılan ?Akıl yürütme ve problemlere çözüm bulmaya dayalı etkinlikler? olduğu ortaya çıkmıştır. Diğer yandan öğretmenlerin önerilen materyallerden en sık ?ders ve çalışma kitaplarını? kullandıkları ortaya çıkmıştır. Eleştirel düşünme becerilerinin değerlendirilmesinde ise en sık ?kısa cevaplı sorular? ın kullanıldığı görülmüştür. En sık karşılaşılan sorunun ise, ?velilerin ilgisizliği? olduğu ortaya çıkmıştır.
11-14 yaş grubu hentbolcuların spora başlama nedenleri ve yaşam doyumlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı ilköğretim okulları ikinci kademede okuyan hentbolcuların spora başlama nedenleri ve yaşam doyumlarını bazı değişkenlere göre incelemektir.Araştırmada veri toplama aracı olarak üç bölümden oluşan anket formu uygulanmıştır. Birinci bölüm: 14 sorudan oluşan kişisel bilgi formu, ikinci bölüm: Türkçe' ye uyarlaması Yetim (1993) tarafından yapılan Yaşam Doyum Ölçeği (Diener and other 1985) ve üçüncü bölüm: Türkçe uyarlaması Mülazımoğlu (2001) tarafından yapılan Katılım Motivasyonu Envanterinden (Gill, Gross, Huddleston, 1983) oluşmuştur. Araştırmada ikili karşılaştırmalar için ikiden fazla grupların karşılaştırılmasında Kruskal Wallis varyans analizi, grupların ikili karşılaştırılmalarında ise Bonferroni Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Spor katılım güdüsü ile yaşam doyumu arasındaki ilişki düzeyi için ise Sperman Korelasyon analizi yapılmıştır.Çalışmanın evrenini Türkiye'nin yedi bölgesinden ve bölgenin nüfus bakımından büyük iki ile alınarak seçilen 14 il oluştururken, örneklem grubunu 11-14 yaş arasındaki 350 kız ve 350 erkek toplamda 700 hentbolcu ilköğretim öğrencisi oluşturmuştur. Örneklem grubunda 11 yaşında 127 kişi (% 18,1), 12 yaşında 190 kişi (%27,1), 13 yaşında 238 kişi (% 34,0), 14 yaş ve üzerinde 145 kişi (% 20,8) bulunmaktadır. Eğitim kademelerine bakıldığında 6. Sınıf öğrencisi 223 kişi (% 31,9), 7. Sınıf öğrencisi 241 kişi (% 34,4), 8. Sınıf öğrencisi 236 kişi (% 33,7) bulunmaktadır. 11-14 yaş arasındaki ilköğretim hentbolcularının spora katılım alt boyutları incelendiğinde; cinsiyet, bölge, ebeveyn eğitim düzeyi, kardeş sayısı, ilerde seçmeyi düşündükleri meslek ve gelir durumu değişkenleri anlamlı (p<0.05) görülmüş, yaşam doyum puanlarının dağılımı incelendiğinde; bölge, anne eğitim düzeyi ve gelir durumlarında (p<0.05) anlamlılık görülmüş, spora katılımları ve yaşam doyumları arasındaki ilişki incelediğinde ise bütün alt boyutlarda zayıf yönlü, anlamlı ve ters bir ilişkinin olduğu görülmüştür.Sonuç olarak İlköğretim hentbolcuların spora eğlence amaçlı katıldıkları, yaşam doyumlarının orta seviyede olduğu ve spora katılımları ile yaşam doyumları arasında çok zayıf ters yönlü, anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Yaşam doyumu yükselirken spora katılımın düştüğü görülmüştür.Anahtar Kelimeler: İlköğretim, Hentbol, Yaşam Doyumu, Spora Katılım
İlköğretim birinci kademe öğrencilerinin çevreye yönelik tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi
Bu araştırma, ilköğretim birinci kademe öğrencilerinin çevreye yönelik tutum ve davranışlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nicel ve nitel araştırma yöntemleri beraber kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunun örneklemini Bingöl il sınırları içerisinde yer alan 15 ilköğretim okulundan toplam 1200 4. ve 5. sınıf öğrencisi, nitel boyutun örneklemini ise üç ilköğretim okulundan seçilen, toplam 36 1., 2. ve 3. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Nicel boyutta örneklem büyüklükleri belirlenirken tabakalı örnekleme, nitel boyutta ise maksimum çeşitlilik örneklemesi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmaya katılan birinci kademe birinci devre öğrencilerine araştırmacı tarafından geliştirilen 12 açık uçlu sorudan oluşan görüşme formu; ikinci devre öğrencilerine ise yine araştırmacı tarafından geliştirilen, iki ölçekten oluşan veri toplama araçları uygulanarak veriler toplanmıştır. Birinci ölçek 32 madde, tek faktörlü yapıya sahip ÇYTÖ; ikinci ölçek ise toplam 21 madde, üç faktörlü yapıya sahip ÇYSDÖ'dür. Birinci kademe ikinci devre öğrencilerine uygulanan ölçeklerin güvenirlik katsayılarını belirlemek amacıyla Cronbach alpha iç tutarlılık katsayısı kullanılmış; birinci ölçek için .84 ve ikinci ölçeğin çevre ilgisi alt boyutu için .84, temizlik ve tasarruf alt boyutu için .69, hayvan sevgisi alt boyutu için ise .55 olarak hesaplanmıştır. İkinci ölçeğin tamamı için Cronbach alpha değeri .86 olarak hesaplanmıştır. Araştırmanın nicel boyutundaki verilerin dağılım özelliklerini belirlemek için Kolmogorov-Simirnov testi, grafiksel yöntem, çarpıklık ve basıklık değerleri incelenmiştir. Bütün bu incelemeler sonucunda dağılımın anormal olduğu belirlenmiştir. SPSS 17.0 istatistik paket programı kullanılarak veriler analiz edilmiştir. Veri analizinde tanımlayıcı istatistikler, Mann Whitney U testi ile Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Ölçeklerin model doğrulanması LISREL 8.51 istatistik programı kullanılarak açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi ile yapılmış ve modellerin uygun olduğu tespit edilmiştir.Araştırma sonuçlarına göre, öğrencilerin sınıf değişkenine göre çevreye yönelik tutumları ve çevreye yönelik sorumlu davranışlarında herhangi bir farklılaşma tespit edilmemiştir. Fakat öğrencilerin cinsiyetlerine, anne-babanın eğitim durumuna, anne-babanın mesleğine ve yerleşim yerine göre çevreye yönelik tutumları ve sorumlu davranışlarında anlamlı farklılık bulunmuştur.Nitel verilerin analizinde içerik analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada toplanan nitel verilerin analizinde öğrencilerin kişisel bilgilerinin, çevreye yönelik görüşlerinin tanımlanmasında frekans ve yüzde teknikleri kullanılmıştır.Araştırmadan elde edilen sonuçlara dayalı olarak çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Yapılan bu çalışmanın çevre eğitiminde yapılacak olan program geliştirme çalışmalarında program geliştirme uzmanlarına, öğretmenlere ve ailelere katkı sağlaması umulmaktadır.
İlköğretim öğrencilerine değerlerin okul şarkıları yoluyla kazandırılması
Bu araştırmanın amacı, "Paylaşım, hoşgörü, sorumluluk" değerlerinin ilköğretim 5. sınıf öğrencilerine kazandırılmasında ve öğrencilerin farkındalık düzeylerini artırmada okul şarkılarının etkili bir araç olup olmadığını belirlemektir. Çalışmada nicel ve nitel yöntemlerin bir arada bulunduğu karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmının desenini, yarı deneysel modellerden olan öntest sontest eşleştirilmiş kontrol gruplu desen oluşturmaktadır. Nitel kısımda ise nitel araştırma desenlerinden durum çalışması kullanılmıştır.Araştırma 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Malatya ili merkez ilçe sınırları içerisinde, ikinci eğitim bölgesinde yer alan ve alt sosyo-ekonomik düzeye sahip bir devlet ilköğretim okulunda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın deney ve kontrol grupları, özellikleri açısından birbirine denk iki sınıfta öğrenim gören 20?şer öğrenciden oluşmuştur. Veri toplamak amacıyla kişisel bilgi formu, Müzik Dersi Değerler Ölçeği, açık uçlu soru formu ve uzman görüşü formu kullanılmıştır. Deney grubuna, araştırmacı tarafından hazırlanan değerlerin kazanımına yönelik program haftada 2 saat olmak üzere toplam 10 hafta süresince uygulanırken; kontrol grubunda ise dersler MEB tarafından öngörülen müzik dersi öğretim programına uygun olarak işlenmiştir. Bu uygulama sonucunda verilen eğitimin etkisini belirlemek amacıyla deney ve kontrol grubunda yer alan öğrencilerin değerler ölçeğinden aldıkları puanlar ve açık uçlu soru formuna verdikleri yanıtlar karşılaştırılmıştır.Araştırma sonucunda; nicel verilerden elde edilen sonuçlara göre; paylaşım, hoşgörü, sorumluluk değerlerini içeren okul şarkıları ile yapılan müzik eğitiminin, çocukların bu değerleri kazanmasına yardımcı olduğu ve değerlere ilişkin farkındalık düzeylerinin artmasında etkili olduğu görülmüştür. Nitel verilerden elde edilen sonuçlara bakıldığında ise; uygulamanın yapıldığı deney grubu öğrencilerinin, uygulama yapılmayan kontrol grubu öğrencilerine oranla, "paylaşımın tanımına, nelerin paylaşılabileceğine ve paylaşılamayacağına, paylaşımcı insanların özelliklerine; hoşgörünün tanımına, nelerin hoş görülebileceğine ve hoş görülemeyeceğine, hoşgörülü insanların özelliklerine; sorumluluğun tanımına, sahip oldukları sorumluluklara, sorumlu oldukları kişilere, sorumluluk sahibi insanların özelliklerine" ilişkin görüşlerinde kontrol grubu öğrencilerine oranla daha tutarlı ve zengin ifadeler kullandıkları görülmüştür. Sonuç olarak hem nitel ve nicel bulguların birbiriyle tutarlı olduğu ve çocuk şarkılarının değerler eğitiminde kullanılmasının etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Değerler eğitimi, Müzik Eğitimi, Okul Şarkıları, Paylaşım, Hoşgörü, Sorumluluk.
Seçilmiş bazı ilköğretim okulu öğrencilerinin Tgmd-II testine göre temel motor özelliklerinin araştırılması
KESKİN, Esin Çağla. Seçilmiş Bazı İlköğretim Okulu Öğrencilerinin TGMD-II Testine Göre Temel Motor Özelliklerinin Araştırılması, (Yüksek Lisans Tezi), Çorum, 2019. Bu çalışmada, seçilmiş bazı ilköğretim okulu öğrencilerinin (7-9 yaş) TGMD-II testine göre temel motorik özelliklerinin araştırılması amaçlanmıştır. Araştırmamızda 199 erkek ve 234 kız çocuk olmak üzere toplamda 433 çocuk denek olarak kullanılmıştır. Ölçüm yapılması belirlenen çocuklar gönüllü olarak katılım sağlamıştır. Temel motorik özellikleri ölçmede güvenirliliği yüksek düzeyde olan TGMD-II testi kullanılmıştır. Çocukların yaş, cinsiyet, ebeveyn öğrenim durumu ve meslekleri, kırsal, merkez okulda öğrenim görmesiyle ilişkili olarak temel motor gelişim düzeylerini belirleyebilmek amacıyla ölçümler yapılmıştır. Çocukların temel motor gelişim düzeyi ölçüm derecelerine Bruininks-Oseretsky ve TGMD-II testleri öncelikli olarak normallik testi uygulanmıştır. Normallik testinin ardından çocukların yaş, cinsiyet, ebeveyn öğrenim durumu ve meslekleri, kırsal, merkez okulda öğrenim görmesi gibi değişkenlerine göre yer değiştirme becerileri, nesne kontrol becerileri ve BKMGT-2 toplam puanlarının anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği tek yönlü varyans analizi (ANOVA) aracılığıyla incelenmiştir. ANOVA sonuçlarının anlamlı olması durumunda varyansların homojenliği varsayımının karşılanması durumunda işlem sonrası Bonferroni testi gerçekleştirilmiştir. Varvansların homojenliği varsayımı karşılanmadığında ise Welch F testi ve işlem sonrası Games-Howell testi kullanılmıştır. Tüm istatistiksel analizlerde anlamlılık düzeyi p<.05 olarak kabul edilmiştir. Bu araştırmada ele edilen sonuçlara göre; cinsiyete göre yer değiştirme becerilerinde anlamlı bir farklılık göstermezken, nesne kontrol ve kaba motor becerilerinde kız çocuklarının daha iyi olduğu bulunmuştur (t(431)= -2.40, p< .05). Kırsal ve merkez olarak ele aldığımızda nesne kontrol, yer değiştirme ve kaba motor becerilerde merkez kesimde okuyan çocuklarda anlamlı farklılık görülmüştür (t(431)= 5,61, p< 0,001). Yaşlara göre incelediğimizde ise nesne kontrol ve kaba motor becerilerinde anlamlı bir farklılık bulunurken (F(2, 430)= 4,22, p<0,05), yer değiştirme becerilerinde bir farklılık görülmemiştir. Ebeveyn öğrenim durumunda; anne öğrenim durumu ele alındığında nesne kontrol ve kaba motorda bir farklılık bulunmazken, yer değiştirme becerilerinde lise mezunu annelerin çocukları anlamlı bir farklılıkla daha iyi olduğu ortaya çıkmıştır( F(2, 430)= 5,95, p<0,05). Baba öğrenim durumunda ise babası üniversite mezunu olan çocukların kaba motor, nesne kontrol ve yer değiştirme becerileri diğer çocuklara göre daha anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir(F(2, 430)= 22,35, p<0,05). Ebeveyn mesleği ele alındığında; anne mesleğinin bir önemi olmadığı, baba mesleğinde ise babası memur olan bireylerin yer değiştirme, nesne kontrol ve kaba motor becerilerinin daha yüksek olduğu sonucu bulunmuştur. (F(3, 429)= 5,20, p<0,05). Anahtar Kelimeler: Çocuk, Kırsal, Merkez, TGMD-II
Zenginleştirilmiş eğitim programının öğrencilerin eleştirel düşünme becerileri, problem çözme becerileri ve matematik kaygısı üzerine etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ZEP (Zenginleştirilmiş Eğitim Programı) uygulanan sınıf ile uygulanmayan sınıftaki ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin eleştirel düşünme becerisi, problem çözme becerisi ile matematik kaygı düzeylerinin farklılaşıp farklılaşmadığını tespit etmektir. Bu araştırma, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Kütahya şehir merkezindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı iki özel okulda öğrenim gören ilkokul 4. sınıf öğrencileri arasından yansız olarak seçilmiş toplam 30 öğrenci ile yürütülmüştür. Deney grubuna, ZEP (Zenginleştirilmiş Eğitim Programı) uygulanırken, kontrol grubuna ise herhangi bir uygulama yapılmamıştır. Araştırmada 2x3'lük (deney/kontrol grupları X ön-test/son-test/izleme testi) split plot desen kullanılmıştır. Araştırmada veri toplamak amacıyla, deney ve kontrol grubunda yer alan öğrencilere İlköğretim Düzeyindeki Çocuklar İçin Problem Çözme Envanteri (ÇPÇE), Matematik Kaygı Ölçeği (MKÖ) ve Cornell Eleştirel Düşünme Becerisi Testleri Düzey X (CEDTD-X) farklı zaman aralıklarında (oturumlar başladığında, tamamlandığında ve sonlandıktan üç ay sonra) olmak üzere üç kez uygulanmıştır. Analiz sonuçlarına göre; ZEP programına tabi tutulan çocukların bu programa tabi tutulmayan akranlarına kıyasla daha düşük matematik kaygısı taşıdıkları sonucuna ulaşılmıştır. Buna karşılık ZEP ile eğitilen çocukların bu programa tabi tutulmayan akranlara kıyasla daha yüksek problem çözme becerilerine ve daha geniş eleştirel düşünme becerilerine sahip olduklarına dair anlamlı düzeyde istatistiksel bir bulguya rastlanılmamıştır. Ayrıca ZEP'nın alt alanları olan görsel algı, üretkenlik ve düşünme becerilerden sadece üretkenlik ile matematik kaygısı ve eleştirel düşünme arasında pozitif ve anlamlı ilişki bulunmuş olup diğer değişkenler arasında anlamlı ilişki bulunamamıştır. Anahtar Kelimeler: Eleştirel düşünme becerisi, matematik kaygısı, problem çözme becerisi, zenginleştirilmiş eğitim programı.
Kütahya ilinde bulunan ilköğretim kurumları ikinci kademede öğrenim gören öğrenci ve görev yapan beden eğitimi öğretmenlerinin beden eğitimi ve spor dersine yönelik görüş ve tutumlarının incelenmesi'
Kütahya ilinde bulunan ilköğretim kurumları ikinci kademede öğrenim gören öğrenciler ve görev yapan beden eğitimi öğretmenlerin beden eğitimi ve spor dersine yönelik görüş ve tutumların incelenmesi, Beden eğitim ve spor dersinin çocukların gelişimi üzerinde ki etkisi,farklı değişkenlere göre değerlendirilmesi, görev yapan beden eğitimi öğretmenlerin ise değişik bakış açıları ile dersin değerlendirilmesi avantajları ve dezavantajlarının ortaya çıkarılması için yapılacak olan bir çalışma.
İlkokul 1. kademe 4. sınıf öğrencileri için oyun ve fiziksel etkinlikler dersinde çevre bilinci oluşturmaya yönelik oyun tasarımı
Çevre kirliğinin fark edilir bir sorun haline gelmesi sanayi devrimi sonrasına dayanmaktadır. Günümüzde ise çevre kirliliğinin boyutu giderek artmış ve dünyamızı tehdit eden ciddi bir sorun haline gelmeye başlamıştır. Çözüme ulaştırmak için yeterli önlemler almaya ve erken yaşlardan itibaren çevre bilinci oluşturmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Oyun ve oyuncaklar ise yüzyıllardır çocukların gelişimini destekleyen ve onların kolayca öğrenmelerine katkı sağlayabilecek önemli araçlardandır. Erken yaşlar çocukların öğrenmeye en açık oldukları dönemlerdir. Yapılan araştırmalar oyunların çocuk gelişimi üzerindeki rolünün büyük olduğunu göstermektedir. Oyunun bir eğitim aracı olarak kullanılabileceği görülmektedir. Bundan hareketle çevre bilincini erken yaşlarda oluşturabilmek adına araç olarak oyun seçilmiştir. Bu tez çalışmasının amacı çocuklara çevre bilincini eğlenerek öğretmek ve çevre bilincini oluşturmaya yardımcı olabilecek bir oyun tasarımı sunmaktır. Araştırma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çevre, çevre kirliliği hakkında genel bilgiler verilmiştir. Çevre koruma, çevre bilinci ve çevre eğitimi üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde ise oyun, oyununun önemi, eğitsel oyunlar ve oyunun çocuk gelişimi üzerindeki etkilerine değinilmiş, ek olarak fiziksel etkinlikler dersi amaç ve kapsamlarına yer verilmiştir. Son olarak üçüncü bölüm oyun tasarım süreci ve yapılan çalışmalardan oluşmaktadır.
Kütahya ilinde salon sporlarında müsabakalara katılan ilköğretim I. kademe 10 yaş grubu öğrencilerinin TGMD-II testine göre motor gelişme düzeylerinin araştırılması
Bu çalışmanın amacı; Kütahya ilinde ilköğretim 1. Kademe de öğrenim gören on yaşgrubu çocukların TGMD- 2 testine göre motor gelişim düzeylerinin araştırılmasıdır.Araştırmaya Kütahya İli, İlköğretim I. Kademe 10 yaş grubu öğrencilerinden (20 basketbolerkek-20 basketbol kız-20 hentbol erkek-20 hentbol kız-20 voleybol erkek-20voleybol kız)toplam 120 sporcu denek olarak katılmıştır. Deney grubunda bulunan çocuklar TGMD-II testinegöre lokomotor ve obje kontrol testlerinden geçirilmiştir.Ölçümler sırasında; temel lokomotor beceriler (koşu, galop, sek sek, sıçrama, durarak uzunatlama, kayma,), obje kontrol becerileri, (durarak top sürme, sopayla vurma, yakalama, topa ayaklavurma, bel seviyesi üzerinde atış, bel seviyesi altından atış) çocukların hepsine ikişer tekrar halindeuygulatılarak yapılan puanlama sonucu başarılı olduğu ve olmadığı beceriler belirlenmiştir.Kriterlerine göre başarılı oldukları becerilere 1, başarısız olduklarına ise 0 puan verilerek toplamdakipuanı ile o beceriye ait başarı durumu belirlenmiştir.Verilerin çözümlenmesinde SPSS istatistik paket programı kullanılmıştır. Gruplararasındaki farklılıkları bulmak amacı ile çok yönlü annova ve tukey testleri uygulanmıştır(p<0,05). Çalışma sonuçları, uygulanan TGMD II testine göre cinsiyete, spor dalına, spor dalınave cinsiyete bağlı olarak deneklerin temel lokomotor, obje kontrol ve TGMD Toplam Puandüzeyleri arasındaki farkların önemli olduğunu göstermiştir (p<0,05). Bu araştırma sonuçları iletemel hareketler dönemini tamamlayıp sportif hareketler dönemine geçiş evresinde bulunançocukların temel motorik özelliklerinin cinsiyete ve spor branşlarına göre belirlenmesi ve hembranşlar arası hem de cinsiyetler arası farklılıkların saptanması amaçlanmıştır. TGMD II testiuygulanarak sporcu çocuklar arasında cinsiyete ve branşlara bağlı olarak temel motoriközelliklerin gelişmesi gözlenmiştir.
İlköğretim dört ve beşinci sınıf öğrencilerinin çevre kavramına ilişkin görüşleri
Bu çalışma ilköğretim dört ve beşinci sınıf öğrencilerin çevre kavramına ilişkin görüşlerini ortaya koymak ve öğrencilerde çevre kavramının oluşmasında etkili olan faktörleri sebepleriyle belirlemek amacıyla yapılmış nitel bir araştırmadır.Araştırmanın çalışma evrenini Ankara ili, Mamak ilçe merkezinde bulunan Barbaros Hayreddin Paşa İlköğretim Okulu dört ve beşinci sınıf öğrencileri oluşturmaktadır.İlköğretim dört ve beşinci sınıf öğrencilerinin çevre kavramına ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amacıyla çizim yöntemi ve yarı yapılaştırılmış mülakat tekniği kullanılmıştır. Uygulanan yöntem ve tekniğin analizi için uzman görüşüne başvurularak, derecelendirme ölçekleri hazırlanmış ve bu ölçeklerden faydalanılarak öğrencilerin çevre kavramına ilişkin görüşleri belirlenmiştir.Elde edilen bulgulara göre ilköğretim dört ve beşinci sınıf öğrencilerinde çevre kavramının oluşmasında canlı çevre, cansız çevre, çevre sorunları ve diğer (sayılan etmenler dışında kalan tüm etmenler) faktörlerin etkili olduğu görülmüştür. Bu sınıflamalardan yola çıkılarak, öğrencilerde çevre kavramının oluşmasında özellikle cansız varlıkların etkili olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerde çevre kavramının oluşmasında ağırlık kazanan cansız etmenler, bulut, güneş, ev ve çöp tenekesi iken; öğrencilerde çevre kavramının oluşmasında ağırlık kazanan canlı etmenler ise; ağaç, insan, bitki ve kuştur. Ortaya çıkan bu etmenlerin sebeplerine yönelik olarak yapılan içerik analizinde öğrencilerin canlı ve cansız çevre çizimlerindeki bu etmenlere sıklıkla yer vermelerinde; yakın çevrelerinin, çevrelerindeki varlıklara karşı hissettikleri duygularının, arzu ve isteklerinin, geçmiş yaşantılarının ve hobilerinin özellikle etkili olduğu belirlenmiştir.Öğrencilerin çevre kavramlarına ilişkin yapmış oldukları çizimlerinde ve yapılan görüşmelerde dikkat çeken bir diğer sonuç ise; öğrencilerin çevre sorunlarına yeteri kadar yer vermedikleridir. Çevre sorunlarına değinen öğrencileri ise ağırlıklı olarak kız öğrencilerin oluşturması elde edilen bir başka sonuç olarak karşımıza çıkmaktadır.Araştırma sonuçları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; çevre eğitimine daha fazla ağırlık verilmesi, çevre eğitiminin daha erken yaşlarda başlatılması, bu eğitimin gerçekleştirilmesi aşamalarında öğretmenlerin örnek model olmaları ve öğrencilerin çevre bilinçlerine katkı sağlamak amacı ile okul müdürlüklerinin çevresel etkinliklere daha fazla ağırlık vermeleri gerektiği söylenebilir.Anahtar Kelimeler : Çevre, çevre bilinci, öğrenci, eğitim, tutum, doğa, çevre sorunu.
9. sınıf öğrencilerinin dünyanın şekli ve hareketleri konusundaki temel kavramları öğrenme düzeylerinin, bilgisayar destekli öğretim teknikleri kullanılarak tesbit edilmesi
Bu araştırma; ?Dünyanın Şekli ve Hareketleri'' ünitesi konusunda hatalı öğrenilen kavramların tespit edilmesi ve bu hataların en aza indirilmesinde öğretim yönteminin etki derecesini inceleyen deneysel bir çalışmadır.Ortaöğretim 9. sınıflarda öğrenmenin sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi için coğrafya öğretmenlerinin anlatım ve soru-cevap yönteminden farklı olarak, bilgisayar destekli öğretim yöntemlerinin uygulanması amaçlanmıştır. Özel bir lisede gerçekleşen bilgisayar destekli coğrafya öğretim yönteminde, kavramların öğrenilmesine yönelik ders etkinlileri tasarlayarak (Animasyon, Power Point, Belgesel, Oyun, Bulmaca vb.) algılama düzeyleri farklı olan örgencilerin dersi kavrama düzeylerini artırma ve temel kavramları doğru öğretmeyi amaçlamaktadır.Araştırma deneysel desen modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak başarı testi uygulanmıştır. Geliştirilen ölçme aracı Kütahya da Özel bir lise'de 9. sınıf öğrencilerinden 48 kişiye uygulanmıştır. Araştırmanın alt problemlerinin çözümlenmesinde; çift yönlü varyans analizi (repeated measures) yapılmış; frekans, yüzde ve aritmetik ortalama değerleri kullanılmıştır.Deney ve kontrol grubunun deney öncesi ve deney sonrası öntest ve sontest toplam (Dünya'nın Şekli ve Hareketleri ünitesi testi) başarı puanları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. İki ayrı öğretim modelinin uygulandığı deney ve kontrol grubu öğrencilerinin, Dünya'nın Şekli ve Hareketleri ünitesi testine ait başarı puanlarının deney öncesinden sonrasına anlamlı farklılık gösterdiği, yani farklı işlem gruplarında (deney ve kontrol grubu) olmak ile tekrarlı ölçümler faktörlerinin Dünya'nın Şekli ve Hareketleri ünitesi testi başarı düzeyleri üzerindeki ortak etkilerinin anlamlı olduğu bulunmuştur.Bu çalışmada betimsel bir anket çalışması yapılmış ve çalışmanın sonucunda öğrencilerin başarı düzeyleri ile cinsiyetleri arasında, veli eğitimi, veli mesleki ve gelir durumu, kendine ait çalışma odasının olup olmaması ve evinde bilgisayarının olup olmaması arasında anlamlı bir farklılaşmaya neden olmadığı görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Coğrafya Eğitimi, Dünya'nın Şekli ve Hareketleri, Kavram Öğretimi
İlköğretim okullarında bilgilendirme grafiklerinin etkililiğinin öğrenci görüşlerine göre değerlendirilmesi ve bir uygulama örneği
Bu araştırmanın amacı, İlköğretim okullarındaki bilgilendirme grafiklerinin etkililiğini öğrenci görüşlerine göre değerlendirmektir. Araştırmada betimsel tarama yöntemlerinden nicel tekniklerden yararlanılmıştır.Sosyal bir varlık olan insan, çevresiyle iç içedir. İnsan duygu ve düşüncesini, dil anlatımının yanında, değişik iletişim araçlarıyla özellikle de görsel iletişim tasarımı araçlarıyla sağlamaktadır. İnsan, çevresindeki bilgilendirme grafikleri sayesinde bilgiye ulaşmakta ve hayatını kolaylaştıracak yönlendirmeye sahip olmaktadır.İlköğretim okullarındaki bilgilendirme grafiklerinin etkililiğini öğrenci görüşlerine göre değerlendiren bu araştırmada, bilgilendirme grafiklerinde kullanılan renkler bakımından 75. Yıl Mükerrem-Ali Kayan İlköğretim Okulunda okuyan öğrenciler mavi rengi tercih ederken Özel Çorlu Zafer İlköğretim okulunda okuyan öğrenciler mor, pembe ve yeşil renkleri tercih ettikleri; bilgilendirme grafikleri hazırlanırken devlet okulundaki öğrenciler bizim de katkımız olsun derken, özel okuldaki öğrenciler katkılarının olmasına gerek duymadıkları; mevsim bilgilendirme grafiklerinin tercihinde ise, her iki okul öğrencilerinin araştırmacı tarafından tasarlanan mevsim panosunu tercih ettikleri görülmüştür.Araştırma sonuçlarına göre, İlköğretim okullarında, bilgilendirme grafikleri hazırlanırken, öğrencilerin de fikirlerine başvurulması; görsel ve tipografik unsurların birlikte kullanılması ve bilgilendirme grafiklerinin belirli zaman aralıklarında değiştirilmesi önerilmiştir.Anahtar Kelimeler: Grafik Tasarım, Görsel iletişim, Bilgilendirme Grafikleri, İlköğretim okulu
Kütahya ilköğretim okullarındaki öğrencilerin şiddet algısı üzerine sosyolojik bir çalışma
Şiddet gerek sosyal, gerekse psikolojik açıdan pek çok olumsuz etkileri olan, bireyin yetenek ve becerilerini kullanmasını etkileyen, dolayısı ile bireysel hedeflere ulaşmayı engelleyerek önce bireyleri, sonra da toplumu sosyolojik açıdan etkileyen bir konudur. Hem şiddet uygulayan, hem de şiddete maruz kalan birey açısından geçerli olan bu durum, etkisini en fazla eğitim kurumlarında, özellikle ilköğretim çağında göstermektedir. Bu nedenle ilköğretim okullarında şiddet ve şiddet eğiliminin tespit edilip, çözüm için bir dizi önerilerin getirilmesi önem arz etmektedir. Öte yandan ülkemizde yapılan sınırlı sayıdaki alan çalışmaları ve bilimsel araştırmalarda, şiddet ya mesleki boyutları ile bir bilim disiplinince ele alınmış, ya da durumun daha çok teorik kökenleri üzerinde durulmuştur. Bu araştırmaların genelinde daha çok ekonomik durum üzerinde durulmuştur. Oysaki şiddetin gerek sosyoekonomik, gerekse sosyokültürel alanda oldukça geniş bir çerçevede değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu açıdan bakıldığında şiddetin temel nedenlerinin sosyolojik açıdan ele alınması daha doğru olur.Bu araştırmada, Kütahya ilindeki ilköğretim okullarındaki öğrencilerin şiddet algıları ve bu algıyı etkileyen demografik etmenler araştırılmıştır. Araştırmada, Kütahya ilinde ilköğretim okullarındaki 123 öğrenci üzerinde anket uygulaması yapılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre annenin eğitim durumu ve kardeş sayısı ile şiddet algısı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunurken, babanın eğitim durumu ve cinsiyete göre bir ilişki gözlemlenmemiştir.Anahtar Kelimeler: Şiddet; İlkokul; Eğitim; Sosyoloji.
10 haftalık antrenmanın ilköğretim küçükler kategorisinde futbol oynayan öğrencilerin kuvvet, dayanıklılık ve esneklik düzeyleri üzerine etkisinin araştırılması
ÖZETErcan, Ü. 10 Haftalık Antrenmanın İlköğretim Küçükler Kategorisinde Futbol Oynayan Öğrencilerin Kuvvet, Dayanıklılık ve Esneklik Düzeyleri Üzerine Etkisinin Araştırılması, Dumlupınar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi Programı Yüksek Lisans Tezi. Kütahya, 2012. Bu çalışmanın amacı; on haftalık çalışmanın ilköğretim küçükler kategorisinde futbol oynayan 10-12 yaş grubu çocukların şınav, mekik, patlayıcı kuvvetleri, dayanıklılıkları ve esneklikleri üzerindeki etkisinin araştırılmasıdır.Bu araştırmada Yalova Çınarcık İlçesi Hüdaverdi Aydın İlköğretim Okulu ve ilköğretim küçükler kategorisinde futbol oynayan 5.ve 6. sınıflarda okuyan 11-12 yaşındaki erkek çocuklar çalışma evreni olarak belirlenmiştir. Örneklem grubu olarak Hüdaverdi Aydın İlköğretim Okulu'nda okuyan 11 ve 12 yaş grubu erkek çocuklar üzerinde uygulanmıştır. Çalışma kapsamında Beden Eğitimi öğretmenlerinden oluşan 3 kişilik ekiple hafta içinde her günde spor salonunda, birinci gün yaş, boy, kilo, uzan, eriş testi, şınav ve mekik ölçümleri, ikinci gün dikey sıçrama ve uzun atlama, üçüncü gün de mekik koşusu ölçümleri alındı. İstatistiksel olarak tekrarlı ölçümler arasında bir fark bulunup bulunmadığını belirlemede ?=0.05 olarak alındı. Tekrarlı ölçümlerde t testi kullanıldı.Test sonuçları boy, şınav, mekik, durarak uzun atlama, mekik koşusu ve esnekliliğe ait tekrarlı ölçümler arasındaki farkın anlamlı olduğunu gösterdi. Dikey sıçrama ve vücut ağırlığı 1. ve 2. ölçümleri arasındaki fark bulunmasına rağmen, bu farklar istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır.Anahtar Kelimeler: Futbol, Aerobik Kapasite, Dayanıklılık.
İlköğretimde okuyan 08-12 yaş grubu kız ve erkek çocukların bruininks-oseretsky ve TGMD-ıı testlerine göre motor gelişme düzeylerinin araştırılması
ÖZETTop, E. İlköğretimde Okuyan 08-12 Yaş Grubu Kız ve Erkek Çocukların Bruininks-Oseretsky ve TGMD-II Testlerine Göre Motor Gelişme Düzeylerinin Araştırılması. Dumlupınar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, Kütahya, 2012. Bu çalışmada, ilköğretimde okuyan 08-12 yaş grubu kız ve erkek çocukların Bruininks-Oseretsky ve TGMD-II testlerine göre motor gelişme düzeylerinin araştırılması amaçlanmıştır. 2012 yılı bahar döneminde Kütahya Merkez Özel Başaran Yıldız İlköğretim Okulu'nda 2.inci (8 yaş grubu), 4.üncü (10 yaş grubu) ve 6.ıncı (12 yaş grubu), sınıflarda eğitim gören ve spor yapmayan kız ve erkek çocukların temel motor özelliklerini belirlemek için Bruininks-Oseretsky ve TGMD-II testleri uygulandı. Çalışmaya 8 yaş gurubunda 41 (15 kız, 26 erkek), 10 yaş grubunda 42 kişi (21 kız, 21 erkek) ve 12 yaş grubunda 32 (15 kız, 17 erkek) olmak üzere toplam 115 çocuk katıldı (51 kız, 64 erkek). Çocukların yaş ve cinsiyete bağlı olarak temel motor gelişim düzeyi ölçüm derecelerine (Bruininks-Oseretsky ve TGMD-II testleri) öncelikli olarak homojenlik testi uygulandı. Çocukların temel motor gelişim derecelerinin homojen bir dağılıma sahip olduğu belirlendi. Homojenlik testinden sonra, çocukların yaş ve cinsiyete bağlı olarak temel motor gelişim düzeyleri arasında bir fark olup olmadığını belirlemek için ? = 0.05 anlamlılık düzeyinde çift yönlü varyans (Anova) testi uygulandı. Yaş grupları arasındaki farkı belirlemede ikinci seviye testi olarak Tukey's testi uygulandı. Test sonuçları, 8, 10 ve 12 yaş grubu çocukların Bruininks-Oseretsky (p<0.05), TGMD-II lokomotor (p<0.05), TGMD-II obje kontrol (p<0.05) ve TGMD-II toplam (p<0.05) temel motor gelişim puanları arasındaki farkın anlamlı olduğunu gösterdi. Cinsiyete bağlı olarak da çocukların Bruininks-Oseretsky (p<0.05), TGMD-II lokomotor (p<0.05), TGMD-II obje kontrol (p<0.05) ve TGMD-II toplam (p<0.05) temel motor gelişim puanları arasındaki farkın da anlamlı olduğu görüldü. Bu çalışma sonuçları yaşa bağlı olarak temel motor becerilerde gelişme farklılıkları olduğunu göstermektedir. Aynı yaş grubunda bulunan kız ve erkek çocukların temel motor gelişim düzeyleri arasındaki farkın sosyo kültürel etki ile ergenliğin farklı yaşlarda başlaması ile açıklanabilir.Anahtar Kelimeler: Çocuk, Motor Gelişim, Motor Testler.
İlköğretim 3. sınıf öğrencilerinin -dün, bugün, yarın- temasındaki zaman kavramlarına ilişkin görüşlerinin nitel analizi
Hayat Bilgisi Ders Kitabında yer alan ?Dün, Bugün, Yarın? temasındaki zaman kavramlarını, ilkokul 3. Sınıf öğrencilerinin nasıl algıladıklarını incelemeyi amaçlayan bu araştırma nitel bir çalışmadır.Araştırmada veriler yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Araştırma, Kütahya, Altıntaş ilçe merkezinde bulunan üç ilkokulda yapılmıştır. Bu okullara devam eden üçüncü sınıf öğrencileri arasından, öğretmen görüşlerine alınarak akademik başarılarına göre iyi, orta ve düşük düzey olarak sınıflandırılmıştır. Her bir düzeyden ikişer öğrenci olmak üzere her üç okuldan toplam on sekiz öğrenci belirlenmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen veriler içerik analizi tekniğiyle çözümlenmiştir.Araştırmada elde edilen bulgulara göre, ilkokul üçüncü sınıf öğrencileri zaman kavramlarını sınıflarken eylemleri odak noktası olarak kullanmaktadırlar. Öğrenciler zaman kavramalarını karşılaştırırken zıt anlamlı kavramları, yakın ve aynı anlama gelen kavramlarından daha kolay tespit etmişlerdir. Öğrenciler zaman kavramlarını sıralarken zaman şeridinin sol tarafını geçmiş, ortasını şimdi, sağ tarafını ise gelecek olarak göstermişlerdir.Anahtar Kelimeler: Zaman, Hayat Bilgisi, Zaman Şeridi, Kavram, Bilişsel Gelişim
2005 sosyal bilgiler dersi öğretim programlarının çocuk hakları açısından incelenmesi
Bu araştırmada, 2005 sosyal bilgiler dersi öğretim programlarının çocuk hakları açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma tarama modelinde desenlenmiştir. Bu kapsamda, 4, 5, 6 ve 7. sınıflar sosyal bilgiler dersi öğretim programının çocuk hakları açısından değerlendirilmesi için nitel veri toplama yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Bu kapsamda, Milli Eğitim Bakanlığı 4, 5, 6. ve 7. sınıflar sosyal bilgiler dersi öğretim programları incelenmiş ve bu programlarda yer alan çocuk hakları kazanımları belirlenmiştir. Bu kazanımlarla ilişkili elde edilen veriler frekans (f) ve yüzde olarak ortaya konulmuştur. Yapılan analiz sonucunda araştırmada şu sonuçlar elde edilmiştir: • Sosyal bilgiler dersi öğretim programında toplam 174 kazanımın 65'i (%37.3) çocuk hakları eğitimine yönelik olarak belirlenmiştir. 4. sınıf dersi öğretim programında toplam 46 kazanımın 22'si (%47.8), 5. sınıf sosyal bilgiler öğretim programında toplam 46 kazanımın 16'sı (%34.7), 6. Sınıf sosyal bilgiler öğretim programında toplam 43 kazanımın 13'ü (%30.2) ve 7.sınıf sosyal bilgiler öğretim programında toplam 39 kazanımın 14'ü (%35.8) çocuk hakları eğitimine yönelik olarak belirlenmiştir. • Sosyal bilgiler dersi öğretim programında öğrenme alanlarında çocuk haklarıyla ilgili kazanımlara en çok "Birey ve Toplum", "Üretim, Dağıtım ve Tüketim" ve "Güç, Yönetim ve Toplum" öğrenme alanlarında yer verildiği belirlenmiştir. • Çocuk hakları eğitimine yönelik kazanımların en çok İnsan Hakları ve Vatandaşlık ara disiplini ile ilişkilendirildiği belirlenmiştir. Özellikle bu ara disiplin alanına en çok 5. ve 7. sınıf sosyal bilgiler dersi öğretim programında yer verildiği belirlenmiştir. • Sosyal bilgiler dersi öğretim programı kazanımları ile en fazla ilişkilendirilebilecek ÇHS maddesinin Eğitimin Hedeflerine İlişkin ilkeler maddelerini içeren 29. madde olduğu belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Çocuk hakları, sosyal bilgiler, çocuk hakları eğitimi.
İlköğretim öğrencilerinde teknoloji kullanımı eksenli yabancılaşma: Düzce Merkez ilçe örneği
Günümüz modern toplumlarında teknolojik gelişimin vardığı düzeye bağlı olarak oluşan pek çok sorundan söz edilebilir. Temelde bağımlılıklar, yabancılaşma ve değer ölçülerinin değişimi gibi kimi sorunlar özellikle ilköğretim düzeyi öğrenciler üzerinde geniş etki alanlarına sahip olmaktadır. Öğrencilerin güvenli teknoloji kullanma bilincinden yoksun olma durumuna bağlı olarak gözlemlenen problemler internet bağımlılığı, cinsel içerikli videolara erişim, kişisel bilgileri ele geçirme, korsan yazılım gibi etik olmayan davranışlar ile zihinsel ve fiziksel gelişimlerine uygun olmayan bilgilere erişim sağlamaları sayılmaktadır. Teknoloji eksenli yabancılaşma olarak kavramsallaştırılan bu olguda anne baba tutumlarının rolü analiz edilmektedir. Söz konusu problemleri incelemek için nicel bir çalışma olan tarama deseninde bir araştırma gerçekleştirilmiştir. 2014-2015 eğitim öğretim yılında Düzce merkez ilçede eğitim öğretime devam eden ortaokul yedinci sınıf öğrencileri arasından seçilen örneklem üzerinde anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler tezin varsayımları doğrultusunda frekans dağılımları, yüzdeler, çapraz tablolar, ortalama, t testi ve ANOVA testlerinden yararlanılarak betimsel olarak çözümlenmektedir.