Turkish political history

221 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessEN

Western perception of kadro movement

Kadro Journal was a periodical of thought that was published between 1932 and 1935, period after Great Depression, with 36 issues. Authors of Kadro Journal are mentioned as Kadro Movement. The Journal, emerged to produce ideological background for Turkish Revolution, expressed different ideas related with the West from the regime's ones. This work aims to exhibit the Western perception of Kadro Movement what had a significant place in Turkish political life. The examination of Western perception of Kadro Journal is based on analysis of Kadro authors' articles what evaluated the West in terms of political, economic and cultural sides. Kadro Movement, provided different perspective about relations with the West as a significant issue in Turkish political life, maintains its importance.

WestWesternistImperialism+3
Murat Karaman
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessEN

Eşref Edip Fergan'ın siyasi düşüncesi ve Türk siyasal hayatındaki yeri

One of the most significant movements in the field of political thought in Turkey is Islamism. This movement developed and turned into an important movement of thought after the 2nd Constitutional Monarcy in the Ottoman Empire. An important figure of this movement was Eşref Edip Fergan. He started his career as an author and journalist in the 2nd Constitutional Monarcy era with the periodical Sıratımüstakim, which was to be later named "Sebilürreşad", and continued his career after the founding of Turkish Republic. Despite the fact that he did not appear in a prominent position in the context of political thought and political history, Eşref Edip Fergan was nevertheless an important figure who continued to communicating his thoughts about Turkish political life until his death in 1971. This study deals with the political thought of Eşref Edip Fergan, and his life in Turkish political life. It aims to reveal the life and mentality of Eşref Edip Fergan, and his political, social, and philosophical perspective in different periods. The study is based on an analysis of works in political thought and political history, including primarily the works of Eşref Edip Fergan. Keywords: Eşref Edip, Islamism, Sıratımüstakim, Sebilürreşad, Turkish Politics

Fergan, Eşref EdipSebilürreşad magazinePolitics+5
Emre Çalışkan
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Türk devrimi'nin inşası süresinde Kadro dergisinin yeri ve önemi

Toplumsal değişikliklerin esaslı olarak yaşanmış olduğu dönemler, fikirlerin de dönüşüm ve gelişim geçirdiği dönemler olmuştur. Türkiye'nin de bu köklü değişimi, I. Dünya savaşı sonrası yeni kurulan ülkenin nasıl ilerleyeceği, ne gibi süreçlerden geçeceği ile ilgiliydi. Kurtuluş savaşı sonrası egemenlik anlayışının kökten değiştiği bir dönem olmuştur. Bu bağlamda Türk-siyasal hayatının önemli akımlarından biri olan kadro dergisi de siyasal ve düşünsel alanda etkili izler bırakmıştır. Kadro dergisinde geliştirilen düşünceler, kalkınmacı modeli benimseyen bir "üçüncü yol" arayışının ideolojisini yansıtmıştır. Dergide yer alan önemli isimler Türk Devrimine temel bir ideoloji hazırlamak istemişlerdir. Kadro Dergisi'nin özgün ve yerli bir akım olması önemlidir. 1930'lu yıllar da ve sonraki dönemler de, akademik ve politik çevrelerin ilgisini çekmiş, birçok araştırmada yer almıştır.

DergilerDevrimlerKadro dergisi+5
Ülkü Pınar Ekiz
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Makedonya, Tarihçe-i Devr-i İnkılab'a (1908) göre Balkan Milliyetçiliği ve Osmanlı siyasi hayatı

Çalışmada ilk olarak, İslami Araştırmalar Enstitüsü'nden elde ettiğimiz eserin transkripsiyonunu yaparak başladık. Bu sürece ek olarak Atatürk Kitaplığı ve Beyazıt Devlet Kütüphanesi'nden Mehmed Selahaddin, İbrahim Temo, Tahsin Uzer, Salih Münir Paşa gibi yazarların, birinci el kaynak olarak nitelendirilen eserlerini elde ettik. Böylelikle, Osmanlı Devleti'nin zor zamanlarını görmüş ve eserlerinde de bu dönem hakkında tecrübe ve fikirlerini aktaran yazarların da düşüncelerini de öğrenmiş olduk. Araştırmamızın birinci kısmına geldiğimizde; Osmanlı Devleti'nin XIX. ve XX. Yüzyıllardaki siyasi, iktisadi ve toplumsal durumuna değinmekteyiz. Bu bölüm XIX. Yüzyıl yönetici kesiminin, XV. Yüzyıldaki gibi ideal devlet düzeninde olmadığının bilincinde oldukları bir dönemdir. Osmanlı ricalinin bu bilinçle birlikte, Devlet-i Ebed-i Müdded düşüncesiyle, XIX. Yüzyıl süresince birçok değişimden geçtiğini de belirtmek zorundayız. Bu değişimleri özellikle daha iyi kavrayabilmek ve yorumlayabilmek adına Tarık Zafer Tunaya, M. Şükrü Hanioğlu, Gül Tokay, Fikret Adanır, Barbara Jelavich, Eric Zan Jurcher, gibi araştırmacıların çalışmalarından da faydalandık. İkinci bölümde ise Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde, devletin yürüttüğü politikalarda oldukça etkin rolde olan İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin doğuşu ve kökensel bağlantıları hakkında bilgiler sunduk. Bu bağlamda cemiyetin oluşum sürecine; başta İngiltere'nin, Osmanlı içişlerine müdahale etmesi ile Balkanlarda yaşanan bağımsızlık süreçleri de etkili olmuştur. Bu çerçevede ikinci bölüm ağırlıklı olarak; Osmanlı yönetimine karşı bir muhalif çizgi olarak kurulan cemiyetin daha sonraları Osmanlı Devleti'nin siyasi hayatına ne tür etkileri olduğuna da değindik. Bu bölümde de İttihad ve Terakki Cemiyeti'ni araştırmalarında yoğun bir şekilde bahseden Sina Akşin, Feroz Ahmad, Mehmet Hacısalihoğlu gibi araştırmacıların da eserlerini inceledik. Üçüncü bölümümüz ise Balkanlarda yaşanılan süreci birincil ağızdan anlatan Selanikli Şemseddin'in bizatihi yazdığı eserinde, Balkanlardaki Osmanlı Devleti politikaları ve dış devletlerin Balkanlardaki planlarının değerlendirilmesini yaptık.

Abdülhamid IIBalkanlarMakedonya+5
Media Şermet
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

27 Mayıs'tan 15 Temmuz'a, Türkiye'de gazetelerin askerî darbeler karşısındaki tavrı

Bu çalışmanın konusu, Cumhuriyet dönemi Türkiye siyasal hayatında gerçekleşen darbe ve darbe girişimlerinde süreç boyunca gazetelerin aldıkları tutumlardır. Çalışmaya 27 Mayıs 1960 Darbesi, 21-22 Şubat 1962 ve 21 Mayıs 1963'te Talat Aydemir öncülüğünde gerçekleşen darbe girişimleri, 12 Mart 1971 Muhtırası, 12 Eylül 1980 Darbesi, 28 Şubat 1997 Muhtırası ve 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi dâhil edilmiştir. Çalışmanın teorik arka plan konusuna ayrılan ilk bölümü ile sonuç bölümü haricinde geri kalan her bir bölümü, kronolojik bir sırayla, yukarıda sayılan darbe ve darbe girişimlerine ayrılmıştır. Her bir askerî müdahale, o müdahalenin gerçekleştiği dönemde Türkiye kamuoyunda öne çıkan, tirajı yüksek olanlar arasından seçilmiş en az beş gazete özelinde inceleme konusu edilmiş ve gazetelerin manşet, sürmanşet ve haber içerikleri ile köşe yazılarının açık içerikleri ele alınmıştır. Gazeteler, darbe ve darbe girişimlerinin gerçekleşmesinden bir ay öncesi ile bir ay sonrası arasında kalan iki aylık zaman zarfındaki yayınları üzerinden incelenmişlerdir. Çalışma boyunca öne sürülen temel argümanlar şunlardır: (I) Türkiye'de olağan dönemlerde demokrasinin savunuculuğu rolünü üstlenen gazeteler, darbe dönemlerinde çoğunlukla güç ve iktidar yanlısı bir tavır değişikliğine yönelmekte ve bir askerî müdahale girişiminin başarılı olup olmaması, o girişime karşı gazetelerin göstereceği tavrı da doğrudan etkileyebilmektedir. (II) Gazeteler, darbe dönemlerindeki yayınlarıyla, Türkiye'de darbe geleneğinin yerleşmesi ve bunun geniş kitleler tarafından on yıllar boyunca meşru görülmesinde kayda değer bir pay sahibidir. (III) Bununla birlikte, 1960'tan 2016'ya, gazetelerin darbeler karşısındaki tutumlarında zaman içerisinde belirgin bir dönüşümün yaşandığı ve ordunun siyasete müdahalesi konusunda çok daha duyarlı hâle geldikleri gözlemlenmektedir.

Askeri müdahaleBasınDemokrasi+5
Solmaz Karaman
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türk siyasal hayatında Türk milliyetçiliği bağlamında kadın söylemi (Ziya Gökalp, Hüseyin Nihal Atsız, Alparslan Türkeş)

Tarih boyunca toplumların bir ülkü doğrultusunda hareket ettikleri görülmektedir. Toplulukların gelişmesi ve devlet halini alarak, yapısını sürdürmesi, milliyetçilik düşüncesi ile sağlanabilmektedir. Türk toplumunun tarihine bakıldığında gelenek ve göreneklerinin ileriye taşındığının söylenmesi mümkündür. Türk toplumunda din, milliyetçilik, aile, ahlak gibi faktörlerin yer aldığı görülmektedir. Türk toplumuna özgü kadın ve erkek rolleri zamana göre farklılık göstermiştir. Türk toplumunda kadın her zaman saygı görmüş ve el üstünde tutulmuştur. Bu tezde genel itibariyle, Türk Siyasal Hayatı kapsamında 'Türk Milliyetçiliği" düşüncesinde reel politika ve düşünce geleğeninde etkin unsur olan Türk milliyetçiliği çerçevesinde kadına bakış konusu, inceleme konusu olacaktır. Kadın kavramının bu düşüncede yer alışı ve önemi tezin genel konusudur. Türk milliyetçiliğinde yer alan çalışmalar bazında kadına bakış konusunda eksikliklerin var olması ve bu eksikliklerin giderilmesi tezin genel amacını belirlemektedir. Türk milliyetçiliği düşüncesinde kadın figürünün önde olmadığına dair yaklaşımlar temel alınarak kadın figürlerinin incelenmesi amacını taşımaktadır. Tez önem açısından, konunun bugüne kadar yüzeysel bir şekilde reel politik açıdan ele alınması ve ayrıca bir bilimsel çalışmanın eksikliğinin var olması sebebiyle önemlidir. Tez konusu bilimsel çalışmaların eksikliği sebebiyle önemlidir. Türk siyasal hayatı açısından incelenen kadın figürleri gelecek çalışmalara bir ışık tutacaktır. Bu tezle birlikte kadının siyasal katılım açısından incelenmesi önemli bir sonuç doğuracaktır. Konuyla ilgili genel bir tespit yapılarak yorumsamacı nitel araştırma ve literatür taraması yöntemi kullanılacaktır. Konuyla ilgili genel bir hipotez oluşturulacak ve yapılan özel çalışmayla bu hipotezin doğruluğu ve yanlışlığı test edilecektir. Bu kapsamda eleştirel düşüncelere değinilip hipotezle bağlantılı olarak da bir sonuca ulaşılacaktır. 'Türkçülük', 'Milliyetçilik', 'Turancılık', 'Ülkücülük', 'Asena' kavramları üzerinden tarihsel analiz yapılacaktır. "Türk Milliyetçiliği" 1912 sonrasında reel politik güç haline gelmeye başlamıştır. 1920'lerde Kemalist milliyetçilik noktasına gelmiştir. Cumhuriyet döneminde milliyetçilikler farklı düşünce şekliyle kendisini göstermiştir. 1940'lı yıllardan sonra çok partili hayata geçiş sürecinde Türk milliyetçiliği hareket olarak reel politik hareket içinde etkin olmaya başlamıştır. Türk milliyetçiliği içerisinde kadın faktörünün incelenmesi Türk siyasal hayatındaki kadın etkisinden bağımsız olarak düşünülemez ancak milliyetçi ideolojinin kadına yönelik özel bir bakış açısının olduğu da gerçektir. Çalışmada bu bakış açısı ortaya konulacaktır. "Türk Milliyetçiliği" genel bir anlam ifade etmektedir. Tez farklı tür milliyetçilikler dahil edilmeden reel politikada kendisini "Türk Milliyetçisi" olarak adlandıran ve o şekilde partileşen siyasal hareketle sınırlıdır. Bu hareketin başladığı 1940'lı yıllar çerçevesinde içerisinde kadın söylemi üzerinde durulacaktır. Anahtar Kavramlar: Millet, Milliyetçilik, Türk Milliyetçiliği, Toplumsal Cinsiyet, Kadın

Atsız, Hüseyin NihalGökalp, ZiyaKadınlar+7
Sedanur Erdoğan
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İsmet İnönü Dönemi Kütahya milletvekilleri ve faaliyetleri (1939-1950)

Bu yüksek lisans tezi çalışmasında İsmet İnönü Dönemi'nde (1939-1950) Kütahya'dan seçilen milletvekillerinin hayatları ile birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Kütahya'daki faaliyetleri incelendi. Türkiye Büyük Millet Meclisi VI. VII. ve VIII. yasama dönemlerini kapsayan bu çalışmamda Kütahya milletvekillerinin çalışmaları dönemler halinde incelenmiştir. VI. ve VII. Dönem milletvekilleri 2. Dünya Savaşı'nın getirmiş olduğu sorunlar ile uğraştılar. Özellikle 2. Dünya Savaşı sonrası değişen siyasi atmosfer ile birlikte VIII. Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne ikinci parti olarak Demokrat Parti de katılmıştır. Bu dönemde Kütahya'da ise Cumhuriyet Halk Partisi 3 milletvekili çıkarmış iken Demokrat Parti 7 milletvekili çıkararak birinci parti olmuştur. Demokrat Parti'nin kurucularından Adnan Menderes de Kütahya'dan seçilen milletvekillerindendir. Kütahya milletvekillerinin büyük bir kısmı Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde ve Kütahya'da yoğun bir faaliyet göstermişlerdir. Tüm bu yönleriyle ele alındığı zaman Kütahya Milletvekilleri Türkiye'nin geleceğinde etkili bir biçimde görev almışlardır. Anahtar Kelimeler: Kütahya, Milletvekilleri Faaliyetleri, İsmet İnönü, Adnan Menderes, Türkiye Büyük Millet Meclisi

KütahyaMilletvekiliSiyasi tarih+3
Arda Erdeğer
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türk siyasetinde kadınların özneleşmesi hali: Diyarbakır Anneleri

Günümüz tartışma konularından olan kadının siyasete katılması meselesi aslında bir demokrasi meselesidir. Kadınların siyasal yaşam içerisinden geri kalmaları geçmişten bugüne aktarılarak gelen toplumsal cinsiyet normlarından kaynaklanmaktadır. Bu çalışmada kadınların duygusallıklarından, anne oluşlarından, ekonomik ve sosyal çevrelerinden dolayı siyasal alan içerisinde nesne ve özne konumunda olmaları tarihsel, niteliksel bağlamda incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda Diyarbakır Anneleri örneklemi üzerinden gidilerek amaçlanan ana argüman, kadınların siyasal temsilinin ve karar verici (özne) olmasının öneminin yeniden vurgulanmasıdır.

AnnelerDiyarbakırKadınlar+4
Berna Kutlu
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türk siyasal hayatında Milli Görüş partileri ve bölünme kongreleri

Türk siyasetinde 1960'lı yıllar sağ ve sol ayrımının belirginleşmeye başladığı ve güçlü bir tabanın oluştuğu dönemdir. Bu dönemde özellikle sağcı olarak adlandırılan kesimlerin içinde sıkışan mütedeyyin kesimin, kendi fikirlerini benimseyen ve bu minvalde siyaset yapan oluşumlara ihtiyaç duyduğu bir zemin de oluşmuştur. Türk siyasi hayatında etkili bir hareket olan Milli Görüş Hareketinin yaşadığı ayrılıkların tespiti, yaşanılan ayrılıkların altında yatan nedenlerin belirlenmesi ve ayrılığa giden süreçlerin incelenerek Türk siyasi hayatına olumlu ve olumsuz yansıyan etkileri araştırılmıştır. Hareket kurulduğu 1969 yılından itibaren birçok siyasi badireler atlatmış, parti kapatmaları ve yasaklamalara maruz kalmıştır. Hareket siyasi hayatı boyunca dört kongre sonrası ayrışma yaşayarak bölünmüştür. Farklı anlayış ve fikirlerin oluşması sonucu ayrılıklar ve bölünmeler yaşayan hareket, tüm olanlara rağmen siyasi hayatını devam ettirmiştir. Hareketin bölünme yaşanan dört kongresinin nitel araştırma yöntemi kullanılarak incelendiği bu çalışma, literatürde yer alan belli ayrılıkların incelendiği araştırmalardan ziyade, hareketin kuruluşundan itibaren günümüze kadar yaşadığı tüm ayrılıkları ele almış, hareketin kurucu liderinin vefatından sonra yaşanan ayrılıkları da inceleyerek literatüre katkı sunulması hedeflenmiştir.

BölünmeErbakan, NecmettinKongreler+4
Ahmet Şanver
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türk siyasal hayatında tarım reformları: 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu

Tanzimat döneminden sonra Cumhuriyet tarihinde yapılan Tarım Reformları, bu reformların katma değeri, ne ölçüde başarılı olduğu araştırılacaktır. Üçüncü beĢ yıllık kalkınma planı (1973-1977) içerisinde özellikle toprak ve tarım reformlarına oldukça fazla değer gösterildiği anlaĢılmaktadır. Tarımdaki üretimin sürekliliğini sağlamaya ve tarımsal faaliyetlerde bulunanların ekonomik refahını artırmaya dayalı bu reformlar, tarım sektöründe koruyucu bir rol oynayacaktır. Toprak reformu, düĢük gelirli bir çiftçilik sınıfı yerine geliĢmiĢ bir orta sınıf yaratabilir. Reformun en önemli noktalarından biri, tarım sektöründeki potansiyel iĢsizliğin ekonomik koĢullardaki değiĢiklikler ve diğer değiĢikliklere yanıt olarak diğer sektörlere kaydırılarak ele alınmasıydı. Ek olarak, kooperatifler üzerine araĢtırmalar çiftçilere gerekli desteği sağlayacak ve mahsul üretimini artıracaktır. Üçüncü kalkınma planı, tarım sektöründe iklim koĢullarına bağımlılığı azaltmak için tarımsal faaliyetlere yatırım yapılmasını öngörmektedir. Sulanabilir olan tarım arazilerinin arttırılması ve bu doğrultuda yatırımların yapılması gerekmektedir. Tarımsal yatırım alanında öncelik temel gıda maddeleri, meyveler, sebzeler ve hayvancılığa verilmektedir. ĠĢletme yatırımlarına odaklanır. Tarıma yatırım yapmanın bir diğer nedeni de tarımsal ihracatın artırılmasıdır. Bu bağlamda araĢtırmada 1973 yılında gerçekleĢtirilen Toprak ve Tarım Reformu dönemin gazete haberleri ve TBMM tutanaklarında yer alan bilgiler ışığında incelenmiştir.

Cumhuriyet DönemiReformSiyasal reformlar+5
Osman Canpolat
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel basına göre Demokrat Parti dönemi'nde Karabük

1950-1960 yılları arası yerel basın üzerinden Demokrat Parti Dönemi'nde Karabük'ü anlatan bir çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışma da söz konusu eksikliği gidermeyi amaçlamıştır. 14 Mayıs 1950 seçimlerinden sonra nicelik olarak artan Karabük basın hayatı, 27 Mayıs darbesine kadar büyük çoğunlukla DP'ye destek olmuştur. Bu nedenle iktidar tarafından gazete kapatılma hadisesi yaşanmamıştır. Fakat Karabük basınında muhalif cephenin temsilcileri olarak CHP'yi destekleyen Ata Yolu ve CMP tarafından yer alan Müstakil gazetesi bulunurken, özellikle Müstakil gazetesinin kâğıt bulamama sorunuyla karşılaşması önemli bir detay olarak göze çarpmaktadır. Karabük Postası ise bu yayın organlarına göre belirli bir siyasi partiyi temsil etmemekteydi. Diğer bahsedilmesi gereken hususta tam manasıyla muhalif olarak adlandırılamayacak olsa da özellikle Karabük DP yapılanması içerisindeki muhalif grubu temsil etmesiyle ifade edilebilecek olan Yeni Karabük gazetesidir. Demokrat Parti her ne kadar 1957 yılından itibaren genel manada bir zayıflama göstermişse de Karabük'teki yansımasına bakarsak çok da öyle olmadığını söyleyebiliriz.

BasınDemokrat PartiGazeteler+6
Berk Yaman
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Abd istihbarat belgeleri ve kaynaklarında Türkiye'de sivil asker ilişkileri ve askeri müdahaleler (1944–1980)

Bu çalışma, 1944 - 1980 yılları arasında ABD istihbarat belgeleri ve kaynaklarında Türkiye'de ordu-siyaset ilişkileri ve askeri müdahaleler sorununa odaklanmaktadır. II.Dünya Savaşı sonrası çift kutuplu uluslararası sistemik yapıda batı bloğu tarafında yerini alan Türkiye, soğuk savaşın doğal muhatabı olarak dış politika zorunlulukları ve iç siyasasındaki kutuplaşmalarla yüz yüze kalmıştır. Bu dönemde sivil iktidarın yapıcıların Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 askeri müdahaleleriyle devrilmesi hem Türkiye'de hem bölgede hem uluslararası sistemde kilit rol oynamıştır. Bu askeri müdahalelerde Türkiye'nin demokratik yapısı bozulmuş, askeri bürokrasinin siviller üzerinde vesayeti oluşmuştur. Türkiye'de vuku bulan askeri müdahalelerin ardında Amerika Birleşik Devletleri (ABD) olup, olmadığı ise siyasetçiler başta olmak üzere, akademisyen ve basın tarafından sıkça dillendirilmiş ve akademik çalışmalara konu olmuştur. Çalışmada birincil kaynak deşifre edilmiş ve erişime açık ABD istihbarat belgeleri ve Dışişleri Bakanlığı (FRUS) arşivi kullanılarak, 1945 – 1980 yılları arasındaki Türkiye'de sivil-asker ilişkileri sorununa darbeler üzerinden cevap aranmıştır. Kavramsal çerçevede, darbe, muhtıra ve devrim kavramları etimolojik düzlemde incelenmiştir. Kuramsal çerçevede sivil-asker ilişkileri kuramlarından faydalanılmış, Türkiye'de vuku bulmuş askeri müdahaleler kuramsal olarak açıklanmıştır. Çalışmada Alons'un "Kutuplaşma Analiz Metodu", Brecher'in "Dış Politika Analiz Metodu" ve CIA'in deşifre edilmiş belgelerinden "Darbe Metodolojisi" metodları kullanılmıştır. Çalışmanın temel sorusu; "Askeri müdahalelerde ordu-siyaset ilişkilerinin temel problemleri nelerdir?" ve hipotezi ise; "Mevcut Ordu-Siyaset İlişkileri Kuramları Türkiye Cumhuriyeti açısından oryantalist bakış açısına sahiptir veya Türkiye Cumhuriyeti'nin Jeopolitik konumu ve stratejik kültürü sebebiyle kendine has Ordu/Siyaset ilişkileri kuramı/kuramları gereklidir" olarak belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Darbe, 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980, Ordu- Siyaset İlişkileri

Türk siyasi tarihiTürkiye Cumhuriyeti tarihi dersi
Halil İbrahim Albayrak
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk siyasal hayatında meclis tahkikatı ve Demokrat Parti döneminde Cumhuriyet Halk Partisi hakkındaki meclis tahkikatı

Doktora tezi olarak kaleme aldığımız bu çalışmada; Demokrat Parti iktidarının son döneminde, 27 Mayıs 1960 Askeri Müdahalesi öncesinde Cumhuriyet Halk Partisi ile bir kısım basının illegal olduğu iddia edilen faaliyetlerini araştırmak için açılan Meclis tahkikatının tüm safhalarının açıklığa kavuşturulması amaçlanmıştır. Çalışmada, Meclis tahkikatı kavramının kavramsal, kuramsal ve tarihsel alt yapısı analiz edilmiş, Cumhuriyet Halk Partisi ve bir kısım basının faaliyetleri hakkındaki Meclis tahkikatı öncesinde ve esnasında yaşanan siyasi süreç masaya yatırılmış ve bilhassa tahkikatın işleyiş şekli ve tahkikat boyunca elde edilen bilgiler ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışma, genel itibariyle bir arşiv çalışmasıdır. Çalışma sonunda Meclis tahkikatının Cumhuriyet Halk Partisi ve muhalif basın hakkında yürütülen iki farklı koluna dair ayrıntılı bilgiler sunulmuştur. 27 Mayıs 1960 Askeri Müdahalesi sebebiyle nihayete erdirilemeyen tahkikatta, Cumhuriyet Halk Partisi ve onunla birlikte hareket eden muhalif basının, bilhassa 1957 seçimlerinden sonra Demokrat Parti iktidarı aleyhine sistematik bir propaganda faaliyeti yürüttüğü ortaya konulmuştur. Bu faaliyeti gayri meşru olarak nitelendiren Demokrat Parti, Cumhuriyet Halk Partisi'nin illegal yöntemler kullanarak iktidara gelmeyi amaçladığını iddia etmiştir. Bu çalışmanın, Demokrat Parti iktidarı dönemini daha anlaşılır kılması ve benzer çalışmalara öncülük etmesi umulmaktadır.

Cumhuriyet Halk PartisiDemokrat PartiMeclis soruşturması+1
Mehmet Şah Özcan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Suat Hayri Ürgüplü'nün hayatı ve siyasi faaliyetleri (1903-1981)

Bu tez çalışması Türk siyasetinde önemli bir isim olan Suat Hayri Ürgüplü'nün yaşam öyküsü ile siyasi faaliyetlerini incelemektedir. 1903 yılında Mustafa Hayri Efendi'nin oğlu olarak Şam'da dünyaya gelen Ürgüplü, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdikten sonra çeşitli görevlerde bulunmuş ve 26 Mart 1939'da yapılan seçimlerde Kayseri Milletvekili olarak seçilmiştir. 1942 yılında CHP İstanbul Parti Başkanlığı'na getirilen Ürgüplü, 1943 yılında II. Saraçoğlu Hükümeti'nde Gümrük ve Tekel Bakanlığı vazifesini üstlenmiştir. 1946 yılına gelindiğinde adı bazı yolsuzluk iddialarına karışmış, Meclis soruşturmasının ardından Yüce Divan'a verilmiştir. 5 Ekim 1948 tarihine yapılan duruşmada beraat etmiştir. 1950 seçimlerinde DP listesinden Bağımsız Kayseri Milletvekili olarak seçilmiştir. 1952 yılında Büyükelçilik vazifesine atanan Suat Hayri Ürgüplü, 27 Mayıs 1960 Askeri Darbesi'ne kadar bu görevde kalmıştır. Daha sonra oluşturulan Cumhuriyet Senatosu'nda AP listesinden Bağımsız Kayseri Senatörü olarak yer almış ve Senato'nun ilk başkanı olarak seçilmiştir. 16 Şubat 1965 tarihinde 28. hükümetin çekilmesi ile Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel tarafından hükümeti kurmakla görevlendirilmiş ve 10 Ekim 1965 seçimlerine kadar Başbakanlık yapmıştır. 1966 yılında Cumhurbaşkanlığı kontenjanından senatörlüğüne devam eden Ürgüplü, 1972 yılına gelindiğinde tekrar hükümeti kurmakla vazifelendirilmiştir. Hazırladığı kabine listesinin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay tarafından reddedilmesi ile görevini tamamlayamamıştır. Senatörlüğü 13 Haziran 1972'de sona eren Ürgüplü 26 Aralık 1981'de İstanbul'da vefat etmiştir.

BakanlarBaşbakanlıkCumhuriyet Senatosu+7
Anıl Arslan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

27 Mayıs 1960 Darbesinin basındaki yansımaları

Türkiye'de çok partili siyasi hayata geçiş sonrası ilk seçim deneyimi 21 Temmuz 1946 yılında yaşanmıştır. Türkiye Cumhuriyetinin tek partisi olan ve ülkenin kuruluşundan itibaren ülkeyi yöneten CHP, 1946 seçimi sonrasında da başarılı olmuş ve iktidar da kalmıştır. 7 Ocak 1946 tarihinde kurulan DP ise, kuruluşundan altı ay sonra girdiği bu seçimlerde halk nezdinde önemli bir destek bulmuş ve ikinci parti olarak muhalefet görevini üstlenmiştir. 14 Mayıs 1950 seçimlerinde ise arkasına geniş bir halk desteğini alan DP, bu seçimlerde birinci parti olarak çıkmış ve CHP'nin çeyrek asırdır süren iktidarına son vermiştir. 10 yıllık DP iktidarı sonrası gerçekleşen 27 Mayıs 1960 Askeri Müdahalesi demokrasiyi sekteye uğratmış ve ülkenin geleceğine derin izler bırakmıştır. DP yönetimine iktidardan el çektirilmiştir. Öyle ki süreç sadece bununla da sınırlı kalmamış, DP'ye mensup siyasiler tutuklanarak hapis hayatına mahkûm edilmişlerdir. Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan ise idam sehpasına çıkarılarak, haklı siyasi kazanımlarının karşılığını canları ile vermişlerdir. 27 Mayıs 1960 Darbesi'nde Türk basını darbeden yana bir tutum sergilemiştir. Darbeciler basından büyük bir destek ve ilgi görmüştür. Gazete ve dergilerde yapılan haberlerde darbe ve darbeciler övülmüş, hareket bir kurtuluş hareketi olarak benimsenmiştir. Basın darbeyi haklı çıkartmak için DP'nin idarecileri hakkında türlü suçlar ithaf etmişlerdir.

27 Mayıs 1960 ihtilaliAskeri müdahaleBasın+6
Samet Ertem
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türk seçmenlerin oy verme davranışındaki değişimi: Ekonomik oy verme modelinden milliyetçi-muhafâzakar popülizme (1983-2018)

Demokrasinin hâkim olduğu ülkelerde, yapılan seçimlerin rolü, siyaset bilimi ve tarihsel açıdan önem teşkil etmektedir. Bu çalışmada, dünya ve Türkiye üzerinde hâkim olan oy verme modellerinin teorileri neler olduğuna dair incelenme yapılmıştır. Kanunlar ve yönetmenlikler uyarınca bir veya birden fazla adayın veya partinin, seçim dönemi içinde, seçmenin karar verme mekanizmasında etkili olan gelişmelerin neler olduğu, ortaya çıkan teoriler çerçevesinde irdelenmiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk genel seçimleri 1935 yılında yapılmıştı. Birden fazla partinin katıldığı ilk seçim ise 1950 yılında gerçekleşmişti. Bu çalışmada ise 1980-2018 yılları arasında gerçekleşmiş olan genel seçimler baz alınmıştır. 1980 ve 2018 yılları arasında yapılan seçimlerde etkin olan oy verme modelleri incelenmiştir. 2008 yılına kadar olan süreçte ekonomik oy verme modelinin Türk seçmeni üzerinde önemli bir argüman olduğu aşikâr bir durumdur. Fakat 2008 yılında yaşanan ekonomik kriz ile birlikte ekonomik oy verme modelinin önemi azalmaya, milliyetçi-muhafazakâr popülizm" söylemleri seçmenler üzerinde önem kazanmaya başlamıştır. Türk siyasal seçimlerinde, seçmenlerin karar verme sürecinde yaşanan değişimin temelinde, neler olduğunu veya nasıl gerçekleştiğini açıklamak adına, hipotez ortaya atılmıştır. Çalışma bu hipotez etrafında şekillenmiş, doğruluğu kanıtlamak adına nitel, nicel ve anket verileri bir arada kullanmıştır.

EkonomiEkonomik etkiOy kullanma+7
Halil Yarar
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihsel süreçte Türk devletlerinde yönetim anlayışı

Türk siyasi tarihi alanında birçok kaynak bulunsa da, Türk devletlerinin bir gelenek kapsamında birbiriyle ilişkilendirildiği ve yönetimsel anlamda ele alındığı bütüncül bir kaynak eksikliği gözlemlenmiştir. Bu eksikliğin bir nebze giderilebileceği düşüncesiyle siyaset bilimi çerçevesinde çalışılmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde devlet ve Türk kavramları ele alınmıştır. Bir gelenekten söz edilebilmesi için gerekli olan, tüm bu devletlerde bulunması gereken ortak özellikler tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu ortak özelliklerden geleneğin oluşumunda etkin olanları son bölümde faktörler adı altında işlenmiştir. Tüm bu tespitler ışığında günümüzde resmi olarak Türk devleti olarak kabul edilen tarihte kurulmuş on altı Türk devleti ve Türkiye Cumhuriyeti incelenmiştir. İnceleme sırasında bu devletlerin sınıflandırılmasında, yönetimlerin meşruiyet kaynaklarında değişimler yaşamasında temel etken olarak tespit edilen inanç faktörü esas alınmış, bu kapsamda üç başlık altında çalışılmıştır. Devletlerin incelendiği bu bölümlerde ayrıca coğrafi yakınlık dolayısıyla bu devletleri etkilemiş olabilecekleri öngörülerek bazı yabancı devletlerin yönetimleri dönemsel olarak incelenerek çalışmaya dâhil edilmiştir. Bu çalışmanın yöntemi işlevselcilik sosyoloji kuramı ve tarihi olaylarda gensel devinim hipotezi esas alınarak desteklenmiştir. Son olarak değerlendirme bölümünde semavi inanç sistemlerinin devlet yönetimleri üzerindeki etkilerine ve devlet yönetimlerini etkileyen savaş tekniklerinin evrimine değinilmiştir.

DevletDevlet anlayışıDevlet teşkilatı+4
Hakan Çayalan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

22. Dönem Gaziantep milletvekilleri ve siyasi faaliyetleri (2002-2007)

Bu tez çalışması 22. Dönem Gaziantep Milletvekillerinin 2002 ile 2007 yılları arası Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapmış oldukları siyasi faaliyetleri içermekte ve bunlarla ilgili değerlendirmelerde bulunulmaktadır. 22. Dönem Gaziantep Milletvekillerinin sosyal durumu, ekonomik yapısı, almış olduğu eğitimler, yaşları, meclisteki yasama faaliyetlerine katılımları, bulundukları siyasi partinin yapısı, tutumu üzerinde durmayı amaçlamıştır. Tez çalışması hazırlanırken 2002-2007 yılları arası 22. dönem yasama yılına ait Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin arşivinde bulunan ve 22. Dönem Gaziantep Milletvekillerini içeren, Türkiye Büyük Millet Meclisi Tutanak Dergileri incelenmiştir. Bu dönem milletvekillerinin kişisel bilgilerinin çerçevesinde biyografileri araştırılmıştır. Meclis tutanaklarından milletvekillerinin yasama çalışmaları ile ilgili kayıtlar tespit edilmiş ve bölgenin tarihsel gelişimi, coğrafi, sosyal, ekonomik ve kültürel durumu hakkında çeşitli bilgiler verilmiştir. Bu çalışma Gaziantep ili ile sınırlandırılmış, Gaziantep'in 2002-2007 yılları arası 22. dönemindeki durumu ve 22. Dönem Gaziantep Milletvekillerinin faaliyetleri ortaya konulmaya çalışılmıştır.

GaziantepMilletvekiliSiyaset+4
Anıl Arman Doğan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Balıkesir'de siyasi hayat (1946-1960)

7 Ocak 1946 yılında Demokrat Parti'nin (DP) kurulması ile beraber çok partili siyasi hayata geçilmiş ve 23 yıldır iktidarda olan Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) rakip bir parti oluşmuştur. Kurulmasının ardından hızla tüm yurtta teşkilatlanma sürecine giren Demokrat Parti, Balıkesir'de de kısa süre içinde teşkilatlanmasını tamamlamıştır. Öyle ki 1946 seçimlerine gelindiğinde Demokrat Parti, Balıkesir'in tüm ilçelerinde teşkilatlanma sağlamıştır. Kısa zaman içinde Balıkesir halkının desteğini kazanan Demokrat Parti 1950, 1954 ve 1957 seçimlerini kazanarak Balıkesir ili için "Demokrat Parti'nin Kalesi" ünvanını almıştır. DP'nin Balıkesir'de büyük başarı elde etmesi karşısında önce CHP sonrasında ise Cumhuriyetçi Millet Partisi (CMP) ve Hürriyet Partisi (HP) ile partiler arası rekabet ortamı oluşmuş ve bu rekabet ortamı Balıkesir siyasi hayatına da yansımıştır. Bu çalışma da 1946-1960 yılları arasında Balıkesir'deki siyasi hayatta partiler arası mücadeleler, partiler arası rekabetler, önemli gün ve olaylar, partiler arası iktidar yarışı incelenmiştir. Özellikle bu dönemde Balıkesir'de CHP yanı sıra DP ön planda olsa da CMP ve HP de Balıkesir'deki seçimler ve seçmeni kazanma yarışını bırakmamıştır. Anahtar Kelimeler: Demokrat Parti, Cumhuriyet Halk Partisi, Hürriyet Partisi, Cumhuriyetçi Milliyet Partisi, Balıkesir.

BalıkesirCumhuriyet Halk PartisiCumhuriyetçi Millet Partisi+6
Nazife Kılınç
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Anılarda İttihat ve Terakki

Yakın dönem tarih çalışmalarında anı yazıları, sakıncalarına rağmen;oldukça önemli kaynaklardandır.Resmi kaynaklarda rastlanamayacak birçok bilgiye anılarda rastlamak mümkündür.Bu özelliğine rağmen akademik bir çalışma yaparken anı türünden yararlanma, titiz bir çalışma ve dikkati gerektirmektedir ki anılar, araştırmacıyı yanlış yöne götürebilecek bilgileri de içerebilmektedir. Siyasal tarihimizde önemli yer etmiş farklı düşüncelere sahip insanların ve İttihat ve Terakki Cemiyeti mensuplarının anılarından yola çıkılarak ortaya konulmak istenen bu çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Bu bölümler dışında "giriş" kısmında Osmanlı Devleti'nin 1683 Viyana Bozgunu sonrasında yaşadığı siyasal sıkıntıların II. Abdülhamid dönemine kadar özeti yapılmaya çalışılmıştır. "Birinci Bölüm" de, "Jön Türk" kavramının ortaya çıkışı ve "İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin kuruluşu ile birlikte Meşrutiyet'in ilanına kadar olan yurt içi ve yurt dışındaki faaliyetleri ele alınmıştır. "İkinci Bölüm "de, Meşrutiyetin ikinci kez ilanı ile başlayan siyasallaşma süreci ve yaşanan çatışmalar, 31 Mart Olayı ve II. Abdülhamid'in tahttan indirilmesi sonrası kurulan hükümetler ve Babıali Baskını'na kadar olan gelişmelerden söz edilmiştir. "Üçüncü Bölüm" de, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin iktidara tamamen hâkim olması sonrasında yaşanan siyasal olaylar ve Birinci Dünya Savaşı'nın sonlanması ile birlikte Osmanlı Devleti'nin son dönemine damgasını vurmuş olan İttihatçı kadroların ülkeyi terk etmek zorunda kalmaları anlatılmaya çalışılmıştır. "Dördüncü Bölüm "de ise; İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin Yapısı, Cemiyete Katılım (Yemin Töreni), Cemiyetin Gelir Kaynakları konuları ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Abdullah Cevdet,Cemal Paşa,Enver Paşa,İbrahim Temo,İshak Sükûti, İttihat ve Terakki Cemiyeti, Talat Paşa

AnılarMeşrutiyet IIOsmanlı Devleti+3
Mehmet Turgaz
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bir politik figür, bir düşünce adamı Aydın Menderes: Hayatı, siyaseti ve düşünceleri

Aydın Menderes 1946 yılında Ankara'da dünyaya geldi. Babası ve arkadaşları o doğmadan önce Türkiye siyasetinde çok partili hayatı başlatacak olan Demokrat Partiyi yeni kurmuşlardı. Aydın Menderes tam da bu yüzden siyasetin içine doğmuştu. Bu yüzden ömrü boyunca hep "Ben iki şeyden anlarım biri ziraat diğeri siyaset." demiştir. Doğduğundan beri siyasetin içinde olan Aydın Menderes 1970 yılında Demokratik Parti Aydın İl Başkanı olarak başladığı siyaset serüvenini 2002 yılına kadar aktif siyasetin içinde kalarak genel başkan, genel başkan yardımcı, milletvekili gibi çeşitli unvanlarda sürdürmüştür. Türkiye Cumhuriyeti tarihine bir politik figür üzerinden bakma denemesi olan bu çalışmada entelektüel birikimi ve yaşadığı dönem itibariyle Aydın Menderes seçilmiştir. Babasının Türk Siyasi hayatında çok önemli bir figür olması Aydın Menderes'in kendisini Türk Siyasi hayatının çalkantıları içerisinde bulmasına sebep olmuştur. Aydın Menderes 27 Mayıs'ta çocuk, 12 Mart'ta genç, 12 Eylül'de yetişkin olarak yakın siyasi tarihimizin önemli olaylarına tanıklık etmiş, onları bizzat yaşamıştır. Aydın Menderes'in hayatı üzerinden siyasi tarihimize bakmak Aydın Menderes'i anlamaya ve tanımaya çalışmak yakın tarihin önemli sorunlarını gözlemlememize imkân verecektir. Bu tez çalışmasının amacı yakın siyasi tarihimizi bir politik figür üzerinden okumaktır. Böylelikle bir siyaset adamı, bir düşünür olarak Aydın Menderes yakından tanınacak, düşüncesi ile temas edilecek, geri planda o düşünceyi şekillendiren Türk toplumsal yapısı ve siyasi hayatı görünecektir.

Demokrat PartiMenderes, AydınSiyasetçiler+3
Zümrüt Bahadır
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Dönemin tanıklarının anılarında 12 Mart 1971 Muhtırası

27 Mayıs 1960 tarihi Türk siyasal yaşamı için bir dönüm noktasını teşkil etmektedir. Halkın seçtiği parlamenterlerin askeri darbe ile devrilmesi, Merhum Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın idam edilmeleri siyasal yaşamımızda 1960'lı yılların sancılı geçmesine sebep olmuştur. 12 Mart Muhtırası, Türk Demokrasi tarihinde 27 Mayıs 1960 Askeri Darbesinin getirdiği askeri vesayet anlayışının bir sonucudur. Ayrıca 1961 Anayasası da muhtıra sürecinin zeminini hazırlamıştır. 1961 Anayasası ile fikri hayatın kavuştuğu serbestlik, sendikalaşma, düşünce özgürlüğüne verilen önem aşırı sol çevreler tarafından amacından saptırılmıştır. 1960'lı yıllar Türkiye'de sivil yönetimlere karşı örgütlenmelerin başladığı bir döneme tekabül etmektedir. Halkın kendini, kendi seçtikleriyle yönetebilmesi bu vesayetçi anlayış tarafından hor görülmektedir. Demokrat Parti'nin (DP) bir devamı niteliğindeki Adalet Partisi'nin (AP) tek başına iktidarı da, 27 Mayıs Askeri Darbesinin amacına ulaşmadığı düşüncesinin tekrar filizlenmesine sebep olmuştur. 12 Mart Muhtırası, askerin sivil bürokrasi ile ılımlı uzlaşması sonucu darbe ile sonuçlanmadan noktalanmış ve ülkeyi 12 Eylül 1980 Askeri Darbesine giden sürece sokmuştur. Yapacağımız çalışmada, 12 Mart sürecinde aktif rol oynayan askerlerin, döneme şahit olmuş politikacıların ve gazetecilerin anıları incelecektir.

12 Mart müdahalesiAnılarAskeri müdahale+4
Bünyamin Gezen
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Demokrat Parti İzmir il örgütü (1946-1960): Muhalefetten iktidara bir siyasal partinin yerel politikası

Çalışmamızda Demokrat Parti İzmir il örgütünün kuruluşundan 1960 darbesine kadar geçen süre içerisindeki çalışmaları ve etkileri incelenmiştir. Çalışma giriş kısmından sonra altı bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında Türkiye Cumhuriyeti tarihinde DP'den önce kurulmuş olan belli başlı siyasal partiler incelenmiştir. Ayrıca İzmir'in sosyo-kültürel, ekonomik ve siyasi arka planına değinilmiştir. Birinci bölümde 1946-1950 yılları arasında İzmir'de DP örgütünün kuruluş çalışmaları incelenmiştir. İl, ilçe, bucak ve ocak teşkilatlarının kuruluşu, kurucuları ve propaganda çalışmaları üzerinde durulmuştur. DP genel merkez yöneticilerinin İzmir ziyaretleri ve yapılan toplantılardaki vaatleri ve siyaset yöntemleri ortaya konulmuştur. İkinci bölümde 1946-1950 yılları arasında yapılan seçimler ve DP İzmir il örgütünün bu kapsamdaki çalışmaları ele alınmıştır. Üçüncü bölümde DP'nin muhalefette bulunduğu yıllarda DP İzmir il örgütünün idare, kolluk kuvvetleri, diğer partiler ve DP genel merkeziyle ilişkileri incelenmiştir. Ayrıca parti teşkilatının sosyal ve kültürel etkinlikleri ile yardım çalışmaları üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölümde 1950 seçimleriyle iktidar olan DP il örgütünün İzmir siyasal yaşamındaki yeri irdelenmiş; DP kadrolarının uyguladığı politikalar sonucunda geniş halk kitlelerinin DP'ye yaklaşımı ve bunların seçimlere yansıyış biçimi değerlendirilmiştir. Beşinci bölümde DP il örgütünün 1954- 1957 yılları arasındaki çalışmaları, bu dönemde yapılan seçimler ve parti içi çekişmeler değerlendirilmiştir. Altıncı bölümde ülke çapında gerginleşen siyasal ortamda DP il örgütünün tutumu ve faaliyetleri incelenmiştir. Sonuç bölümünde DP açısından İzmir'in önemli bir merkez olduğu görülmüş, DP il örgütünün partinin genel merkezinin politikalarında belirleyici olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuca ulaşılmasında İzmir'in siyasal kültüründe mevcut olan eleştirel yaklaşımın belirleyici olduğu fikrine ulaşılmıştır.

Demokrat PartiGazetelerSeçimler+7
Aymelek Şenel
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Vamık Volkan ve Türk siyasal hayatının psiko-politik analizi

Bu araştırmanın odak noktası politik psikoloji ve bu alanda dünyada bir çok ülke tarafından Nobel barış ödülüne aday gösterilmiş olan ve politik psikolojinin deha profesörü olarak tanımlanan Vamık D. Volkan'ın yapmış olduğu çalışmalarıdır. Politik psikolojinin diğer bilim dalları ve disiplinlerle olan ilişkisi araştırılmıştır. Türkiye'de daha önce Vamık Volkan hakkında eserleri ve çalışmalarını ele alarak bir tez yazılmamıştır. Araştırmada Volkan'ın yayınlanmış 30 Türkçe kitabı ve 34 İngilizce kitaplarının içinde özellikle politik psikoloji alanında olanlar kullanılmıştır. Çalışmada konular ve makaleler çoğunlukla Volkan'ın Türkiye'de yaptığı araştırma ve çalışmaların analizine göre incelenmiştir. Araştırma süresince elde edilen veriler ve yapılan literatür taramasından çıkan sonuçlarla metin analizi yapılmıştır. Araştırma sürecinde Volkan'ın üzerinde en çok durduğu "Atatürk'ün psiko-biyografisi, kürt sorunu, terör ve terörist kimliği, Abdullah Öcalan'ın psiko-biyografisi, etnik çadır metaforu, seçilmiş travmalar, seçilmiş zaferler ve kürt sorunu" gibi konular detaylı incelenmiştir. Vamık Volkan, Atatürk'ü ele aldığı çalışmasını psikolojik evreleri inceleyerek kaleme almıştır. Bu ülküleştirilmiş liderin de bir iç dünyası olduğunu, hayatındaki karşılaştığı travmaları, çatışmaları, engellemeleri ve diğer psikolojik faktörleri incelemiş; bunların Atatürk'ün siyasal davranışını nasıl etkilediği araştırılmıştır. Bu çalışmanın amacı ülkemizdeki ve dünyadaki bilim insanları ve politik psikoloji alanına farklı bir bakış sağlamak bu alanda ki önemli kişi ve kişileri anlatmak ve bir uygulama örneği sunmaktır. Anahtar Kelimeler : Politik psikoloji, Atatürk, ülküleştirme, seçilmiş zafer, seçilmiş travma, etnik kimlik, kıbrıs

Atatürk, Mustafa KemalPolitik psikolojiTürk siyasi tarihi+1
İpek Kervancıoğlu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00

Related subjects