Turkish press

239 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Gazetelerdeki Suriyeli sığınmacı temsili: Öne çıkarma ve çerçeveleme yaklaşımları ile içerik analizi

Bu çalışmada, siyasal iletişim literatüründe tanımlandığı üzere öne çıkarma (priming) ve çerçeveleme (framing) yaklaşımları temel alınarak Suriyeli sığınmacıların Türkiye'deki yaygın gazetelerdeki temsili incelenmiştir. Örneklem olarak, literatürdeki gazetelerin ideolojik mesafe tasnifi ve tiraj verileri esas alınmak kaydıyla Hürriyet, Yeni Şafak ve Sözcü gazeteleri sırasıyla ana akım (main stream), hükümet yanlısı (pro – government) ve muhalif (opposition) olarak belirlenmiştir. Gazetelerin basılı yayınları yerine daha fazla veri imkanı sağladığı düşünüldüğünden internet sitelerindeki 2016 yılını kapsayan Suriyeli sığınmacılar ile ilgili haberleri veri olarak alınmış ve içerik analizi metoduyla incelenmiştir. Araştırma sırasında elde edilen bulgulardan anlaşılmıştır ki, gazeteler konuyla ilişkili haberlerini hükümet gündemine (agenda) göre yapmaktadır. Dolayısıyla vakasal (episodic) çerçevelemenin (framing) hakim olduğu haberlerde gazeteler ideolojik mesafelerine yakın tonlama ile haberlerini aktarmaktır. Söz konusu durum Suriyeli sığınmacıların gündemlerinin (agenda) ön planda olmamasından dolayı hem hükümet açısından farkına varılmamış bir durum için çözüm üretememesine hem de kamuoyunun konuya dair farkındalığının oluşmamasına neden olmaktadır. Ayrıca çalışmada, gazetelerin duygusal bakış açısı katmak üzere insan odaklı (human – interest) çerçeveleme kullandığı ve kendi haberlerinde bile Suriyeli sığınmacılara yönelik terimsel bir karmaşıklık olduğu tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Medya - Gazeteler, Suriyeli Sığınmacılar, Temsil, İçerik Analizi, Öne Çıkarma (Priming) - Çerçeveleme (Framing).

BasınGazetelerMedya+7
Kadir Akalın
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ülkü dergisi (1941-1946) inceleme-indeks

Dergiler, yayımlandıkları dönemin sosyal, siyasi, ekonomik koşullarının anlaşılmasını sağlayan önemli kaynaklar olduğu gibi sanat ve edebiyat alanlarında yönlendirici konumdadır. Basın yayın faaliyetlerinin kısıtlandığı 1940'lar Türkiye'sinde siyasi otoritenin yayın organı görevini üstlenen Halkevleri dergileri bu noktada öne çıkar. Bu bağlamda Halkevi yayınlarına öncülük eden Ankara Halkevi dergisi Ülkü, 1940'lar edebiyat ortamlarının anlaşılması için başvurulması gereken birincil kaynaklar arasında yer alır. Akademik yayınlara bakıldığında Ülkü'nün sıkça farklı disiplinlerde çalışıldığı fark edilmiş olup ikinci serisinin bibliyografyasının hazırlanmadığı görülmektedir. Bu çalışmada derginin üç farklı döneminden Ahmet Kutsi Tecer yönetiminde 1941-1946 yılları arasında yayımlanan 126 sayı "Düşünce Dünyası"; sanat, edebiyat, resim ve müzik odağında "Deneme ve Eleştiri"; hikâye, roman, piyes, şiiri kapsayan türler açısından incelenmiştir. İlgili dönemin çalışılmasında siyasi ve toplumsal olaylar edebiyattan bağımsız tutulamayacağı için süreli yayın farklı yönleriyle ele alınmıştır. Bütüncül kavrayışı kolaylaştıracağı düşüncesiyle "Kronolojik İndeks", "Yazar İndeksi" ve "Tür İndeksi" çalışmaya dâhil edilmiştir. Bu araştırma ile Ülkü'nün kendi dönemine çeşitli açılardan etkilerinin ortaya konulması amaçlanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Ülkü, Halkevleri, Dergi, Ahmet Kutsi Tecer, 1940

Basın tarihiDergilerHalkevleri+4
Ferhan Betül Atasoy
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni İnan gazetesinin incelenmesi (1960-1962)

Bu çalışma, Tekirdağ'da yayın yapan Yeni İnan gazetesinde, 1960-1962 yılları arasında yer alan haberleri incelemeyi amaçlamıştır. Çalışma üç bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde, 1960-1962 yılları arasındaki Yeni İnan gazetesi biçim ve içerik yönünden incelenmiştir. İkinci bölümde 1960-1962 yılları arası Yeni İnan gazetesinde yer alan siyasi haberler incelenmiştir. Üçüncü bölümde 1960-1962 yılları arası Yeni İnan gazetesinde yer alan sosyal, ekonomik, eğitim ve kültür alanlarındaki haberler incelenmiştir. Çalışmanın sonucunda 1960-1962 yılları arası Tekirdağ'da, yurt içinde ve yurt dışında gerçekleşen olaylar yeral basın penceresinden değerlendirilerek dönemin zihniyeti ortaya çıkartılmıştır.

BasınBasın tarihiGazeteler+5
Mustafa Akbulut
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yazılı basının kalkınma üzerindeki etkileri: 1990-2015 dönemi

Bu tezin amacı, Türkiye'de Kalkınmanın Planları kapsamında makro ekonomik hedeflerin ulusal yazılı basında sunumunu araştırmaktır. Bu araştırma yapılırken yazılı basının kalkınmaya yapmış olduğu katkıyı daha iyi anlayabilmek için öncelikle yazılı basın unsuru gazeteler, iletişim, kamusal alan, kalkınma, bölgesel kalkınma ve bu alanların kavramsal analizi ile özelliklerinin neler olduğu açıklanmaya çalışılmıştır. Kalkınmanın tarihsel gelişimi ve günümüzdeki uygulamaları hakkındaki bilgiler ile ulusal yazılı basının kalkınma planları makro ekonomik hedeflerinin ulusal yazılı basında nasıl yer aldığıdır. Ulusal yazılı basın bünyesinde yer alan üç adet ulusal gazetemiz (Cumhuriyet, Hürriyet, Türkiye) 1990-2015 yılları aralık alınarak; ana sayfalarında yer alan ekonomi haber ve göstergeleri ve Kalkınma Planları hedeflerinin karşılaştırmalı analizi ve içerik analizi yapılarak; kalkınma ve yazılı basın arasındaki ilişki ortaya konmuş olup; kalkınmanın geri dönütleri noktasında ekonomi bilimine katkı sağlamak hedeflenmiştir. Bu araştırma sonucunda ekonomik göstergeler konusunda kalkınma planları ile yazılı basında yer alan göstergelerin haber kaynakları ve makro ekonomik değerlerinin tutarlılık göstermediği tespit edilmiştir. Enflasyon, büyüme ve işsizlik rakamları yazılı basın unsuru gazetelerin haber kaynakları olan ulusal ve uluslararası haber ajans ve derecelendirme kuruluşlarınca farklı değerlerin ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Kalkınma için yazılı basın ve raporların önemli oldukları görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Kalkınma, Kalkınma Planları, Yazılı Basın, Gazeteler

Avrupa Bölgesel Kalkınma FonuBölge ekonomisiEkonomik kalkınma+7
Fatih Kekeç
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet gazetesine göre İkinci Dünya Savaşı'nda Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (1939-1945)

Bu çalışma; 1939-1945 yılları arasında gerçekleşen, dünyanın tamamını derinden etkileyen İkinci Dünya Savaşı dönemini ele almış ve Cumhuriyet Gazetesi'nde, savaşın önemli bir taraf devleti olan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin nasıl işlendiğini incelemiştir. Büyük coğrafi alana sahip olan Sovyetlerin, Cumhuriyet Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları ve haberlerinde nasıl yer aldığı derin bir şekilde araştırılmıştır. Çalışma, öncelikle savaşın başladığı 1 Eylül 1939 tarihinden, 2 Eylül 1945 Japonya'nın yıkılışı ile biten sürece kadar yaşanan gelişmeleri ele alınmıştır. Türkiye'de basın hayatında yer alan pek çok gazete vardır. Bu gazeteler ışığında İkinci Dünya Savaşı sıkça çalışıldığı saptanmıştır. Bu gazetelerde en yüksek tiraja sahip olan gazete ise Cumhuriyet Gazetesi'dir. Literatürde, Cumhuriyet Gazetesi öncüllüğünde İkinci Dünya Savaşı'nda Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ülkesinin çalışılmadığı tespit edilmiştir. Bu tezde savaşı yakından takip eden Cumhuriyet Gazetesi'nde yazan köşe yazarlarının yazıları araştırılmış ve Sovyetlere bakış açıları ele alınmıştır. Ayrıca gazetede manşet ve sürmanşet altında Sovyetler Birliği ile ilgili yazılan haberler kaynak niteliğinde kullanılarak değerlendirilmiştir. Çalışmada Cumhuriyet Gazetesi, Selçuk Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi arşivinden, Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivinden ve telif eserlerden yararlanılmıştır. Cumhuriyet Gazetesi'nde birbirinden farklı bakış açısına sahip pek çok köşe yazarının engin yorumları incelenmiştir. Köşe yazıları ve haber yazıları incelenirken, savaşın başından sonuna kadar Sovyetler hakkında çoğu zaman Türk-Sovyet ilişkileri olumlamaları yapıldığı görülmüştür.

Cumhuriyet gazetesiDünya Savaşı IISovyetler Birliği+1
Furkan Şimşek
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessEN

A critical discourse analysis of gender identitiy in Turkish newspapers

This study aimed to analyze gender identity in Turkish media context as presented in three Turkish newspapers: Hürriyet, Sözcü, and Yeni Akit from a Critical Discourse Analysis perspective. It employed Fairclough's three tier analysis framework and transitivity patterns of Systemic Functional Linguistics as an adjunct theory to discover how gender is ideologically displayed across different media platforms. A purposive sampling was conducted to select the excerpts from the data, the news reports published on specific dates. These excerpts were examined by two raters to ensure the data was an accurate representative sample. A mixed method approach was adapted to analyse the data; the quantitative section focused on the statistical findings of the process types employed to represent gender and gender ideologically and the qualitative section had two parts; the first part analyzed the data from a critical perspective to specify the types of identity and ideology associated with each gender and the second part compared the content of three newspapers to investigate their differences in terms of their news coverage as it relates to gender, gender identity and gender ideology. The findings revealed that men and women are represented differently in all newspapers; with men appearing in more enabling and women in disabling discourses. Also, it was demonstrated that the transitivity patters present men in more powerful and dominating discourse while assigning women inferior and subordinated roles. The critical analysis of the data demonstrated various identities and ideological expectations from men and women. The contrastive analysis of the three newspapers showed variations in how newspapers with different ideological and political orientations tackle gender and gender identity; with more liberal newspapers, Hürriyet and Sözcü seeing gender from a more dynamic perspective than Yeni Akit which approaches gender and gender identity from a conservative perspective where women are reduced to their traditional and religious roles. Keywords Critical Discourse Analysis, Gender Identity, Turkish Newspapers

Gender identityCritical discourse analysisNewspapers+2
Shahla Morsalı
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

27 Mayıs darbesinden 12 Mart muhtırasına Türk basınında Atatürk ve Atatürkçülük (1960-1971)

Bu çalışma, 1960-1971 yılları arasında Türkiye'de yayımlanan yazılı basın örnekleri üzerinden Atatürk ve Atatürkçülük konulu köşe yazılarını incelemeyi hedefler. Bu kapsamda tez çalışmasının kavramsal çerçevesini ve köklerini sunan bir girişle beraber ilk bölümde 27 Mayıs 1960 darbesinden hemen önceki birkaç yılda yaşanan hadiseler anlatılmıştır. Bu bölümün içeriğinde iktidar ve muhalefetin temel konulara bakışlarındaki farklılıklar ve gerginlikleri meydana getiren başlıklar açıklanmaya çalışılmıştır. Tezin ikinci bölümünde 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra Türk basınının genel görünümü, darbeye mahalli ve ulusal çapta yaklaşım tarzı ile darbe sonrası yapılan yargılamalara ilişkin açıklamaları ele alınmıştır. Üçüncü bölüm ise bu tez çalışmasının yazılı basın arşivine ait incelemelerin yer aldığı kısımdır. Atatürk ve Atatürkçülük bağlamında yapılan ideoloji benzetmeleri, siyasi yelpazede Atatürk ve Atatürkçülüğü bir yere konumlandırma girişimleri bu bölümde aktarılmıştır. Dördüncü ve son bölümde mezkur dönemin kapanışını yapan 12 Mart Muhtırasının Türk basınındaki yankılarına bakılarak, tez çalışması bir sonuç ile tamamlanmıştır.

12 Mart müdahalesi27 Mayıs 1960 ihtilaliAskeri müdahale+6
Burak Güler
Hacettepe University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çaylak gazetesi: Yazıçevrimi, dizin, inceleme

"Çaylak Gazetesi: Yazıçevrimi, Dizin, İnceleme" adını taşıyan bu tez 1876-1877 yılları arasında toplam 162 sayı olarak yayınlanmış bir mizah gazetesi olan Çaylak'ı Latin harflerine çevirmeyi ve dönemin mizah anlayışı çerçevesinde işlenen konuları belirlemeyi amaçlamaktadır. Önsözde tezin amacı, sınırları ve yöntemi açıklanmıştır. Giriş bölümünde Osmanlı Devleti'ne matbaanın gelişi, gazeteciliğin gelişimi, mizah gazeteciliği ve basın sansürü anlatılmıştır. Tezin birinci bölümünde Mehmet Tevfik'in yaşamı ve gazeteciliği hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise Çaylak gazetesinin yapısal özelliklerinden ve Mehmet Tevfik'in yayın politikasından bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde "Çaylak'ta Siyasal ve Sosyal Hayat" başlığı altında dönemin siyasi hayatı, Avrupa ve alafranga yaşam, Ramazan'ın topluma etkisi, İstanbul'un sorunları ve gazetede geçen meseller hakkında bilgi verilmiştir. Dördüncü bölümde Çaylak'ın yayımlandığı yıllardaki ekonomik hayat aktarılmıştır. Çaylak gazetesinde yayınlanmış yazıların Latin harflerine çevrilmiş hali beşinci bölümü oluşturmaktadır ve tezde en geniş yeri tutmaktadır. Buradaki yazıların içeriği tezin önceki bölümlerinde değerlendirilmiştir. Tez çalışmasının en önemli yanı ve alana en büyük katkısı, Çaylak gazetesinin tam dökümünü içermesidir. Tezin ek bölümünde Çaylak gazetesinin Excel dosyası halinde kronolojik olarak yazar, yayın tarihi, tür, yazı başlığı, sayı ve sayfa aralığı başlıkları altında sistematik dökümü yer almaktadır. Bu bölümün dönemin diğer gazetelerini çalışacak araştırmacılara kaynak niteliği taşıması amaçlanmıştır. Sonuç bölümünde ise gazetenin 19. yüzyıl içindeki yeri ve önemi tespit edilerek kapsamlı bir değerlendirmesi yapılmıştır.

DergilerGazetecilikGazeteler+6
Burcu Algan
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Kültürü Dergisinde milli kimlik: Sosyal ağ analizi ve içerik analizine dayalı bir inceleme

Bu çalışma, Türk Kültürü dergisinin 1962-1980 döneminde yapılan yayınlarında, milli kimlik temasını yansıtan yazıların incelenmesini kapsamaktadır. Tezin amacı, "milli kimlik" kavramı perpsektifinde Türk Kültürü dergisinde yapılan yayınları inceleyerek, derginin yayın politikası ve yayın karakterini/kimliğini ortaya koymaktır. Çalışmada esas olarak, söz konusu derginin, belirlenen dönem ve konu evreninde yayınlanan 200'ün üzerinde makale, ayrıntılı bir tarama yöntemiyle seçilerek araştırma örneklemi haline getirilmiştir. Veriler ve yöntem bakımından araştırmada, yeni nesil bir metod olan sosyal ağ ve muhteva analizi yöntemi kullanılmıştır. Bu metoda dayanarak, derginin belirlenen dönem kapsamında niceliksel olarak yazar ve kavram analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda ortaya çıkan tabloya göre, milli kimlik perspektifinde Türk Kültürü dergisinin sık kullandığı kavram haritası göz önüne alınarak, başta belirlenen dergi materyalinin ayrıntılı incelemesinin, hangi konular ekseninde bir değerlendirmeye tâbi tutulacağı belirlenmiştir. Dergide, milli kimlik perspektifini yansıtan yazılarıyla öne çıkan yazarların makaleleri incelenmiş ve bu doğrultuda derginin yayın karakteri ve politikası tahlil edilmiştir. Bu bakımdan araştırma, yeni bir yöntem olan ağ analizi metodu ve klasik tasnif ve değerlendirme yönteminin kombinasyonu interdisipliner bir çalışma ile Türk Kültürü dergisinin yayın kimliğini ortaya koymaya odaklanmıştır. Muhteva analizinde ortaya çıkan kavramlardan hareketle, milli kimlik perspektifinde öne çıkan kavram ve konular temelde üç ana başlık altında değerlendirilmiştir: Milli Kimliğin Toplumsal Tabanı, Milli Kimliğin Mimarı ve İnşaa Araçları, Milli Kimliğin Asli Unsuru: Milli Dil. Bu doğrultuda yazılan makalelerden örnek pasajlar verilerek ilgili konuya yönelik derginin yaklaşımı genel bir çerçevede değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, daha uzun bir dönemi kapsayan bir araştırma ile genişletilmesi gerektiği düşünülen şu temel bulgu elde edilmiştir: Türk Kültürü dergisi yazılarında milliyetçiliğin hâkim olduğu bir kimlik imgesi görülmektedir. Dil, tarih ve kültür bağlarından oluşan milliyetçilik, derginin kimlik algısının en dikkat çeken yanıdır. Yazılar genel olarak dil, kültür ve bu ikisiyle ilişkili bir tarihi arka planı konu almaktadır. Anahtar Sözcükler: TKAE, Türk Kültürü Dergisi, Milli Kimlik, Sosyal Ağ ve Muhteva Analizi, Kaynakça Info, Milli Dil, Basın

AnalizAtıf dizinleriMilli kimlik+7
Ahmet Feyzi Gül
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı'dan cumhuriyet'e Türk sineması ve tarih (1918-1950)

Türk sineması bugün yüz yıldan fazla bir süreyi geride bırakmıştır. Sinema yönetmenleri ellerindeki senaryoyu kendi zihninde canlandırarak, kendi bakış açısıyla beyaz perdeye aktarır. Tarihçinin yaptığı iş de bir nevi bir sinema yönetmenin yaptığı iş gibidir. O da geçmişteki olayları kendi zihinsel süzgecinden geçirerek, yeniden kurarak yazıya aktarır. Osmanlı'nın son dönemlerinde başlayan sinema dergiciliği Cumhuriyet döneminde de devam etmiştir. Sinemanın Osmanlı Devleti'nde gelişmesinde ve halkın ilgisini çekmesinde sinema içerikli süreli yayınların oldukça önemli bir yeri vardır. Tezimiz Türkiye'de sinema dergiciliğini ve Türk sinemasındaki tarih yaklaşımını temel almaktadır. Çalışmamızda, 1918 yılındaki ilk tarihî film denemesi olan Alemdar Mustafa Paşa adlı filmden başlayarak 1950'ye kadar çekilen tarih içerikli filmler dönemin sinema içerikli süreli yayınlarında ele alınışlarına göre incelenmiştir. Giriş bölümünde, sinema kavramı üzerinde durularak, sinemanın tarihine kısaca değinilmiştir. Ayrıca bu bölümde sinema-tarih ilişkisi verilmiştir. Birinci bölümde Türkiye'de sinemanın gelişimi ele alınmıştır. İkinci bölümde genel olarak basın hayatının gelişimi ve bunun içinde de sinema ile ilgili süreli yayınlarında -özellikle sinema dergilerinde- sinemanın yer alışının seyri kronolojik bir şekilde ele alınmıştır. Tezimizin asıl konusu üçüncü bölümde ele alınmıştır. Bu bölümde Türkiye'de sinema ile ilgili süreli yayınların, özellikle sinema dergilerinin ışığında Türk sinemasında tarih içerikli filmler değerlendirilmiştir. Sonuç bölümünde çalışmanın genel bir değerlendirilmesi verilmiştir.

Anadolu basınıOsmanlı basınıSinema+4
Orhan İstanbul
Hacettepe University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Suriyeli göçmenlerin temsili: Türk basınında Suriyeli göçmenlere dönük yapılan haberlerin analizi

Göç, insanlık tarihinin var olduğu süreçten itibaren günümüze kadar toplumların değişmeyen bir parçası olarak karşımıza çıkmaktadır. Küreselleşen dünyada ülkelerin göçlere ve kendi göç politikalarının nasıl olduğu ve bu doğrultuda Türkiye'nin göçe bakışının nasıl olduğuna bakmak gerekir. Suriye'de yaşanan iç savaş sonucunda Türkiye'nin yardımları ile gelen Suriyeli mülteci göçmenler bugün kaldıkları kampların yetersizliği sonucunda büyük şehirlere çalışmak üzere göç etmektedirler. Çalışmanın ilk bölümünde Göç ve Suriyeli Göçmenler üzerine literatür çalışması bulunurken çalışmanın ikinci bölümde metodolojisi ve sınırlılıkları üzerinde durulacaktır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise yayın politikaları birbirinden farklı tirajı yüksek 2 gazetenin olayların başladığı ilk 2 yılda Suriyeli göçmenler üzerine yapılmış olan haberleri Van Dijk'ın eleştirel söylem analizi ışığında Suriyeli göçmenleri nasıl temsil ettiklerine bakılacaktır.

BasınEleştirel söylem çözümlemesiGazeteler+7
Kübra Battal
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türk basınında haberin fotoğraf ve infografikle anlatımının okunabilirliğinin karşılaştırılması

Fotoğraf ve grafik tasarım ögeleri, dünyada olduğu gibi Türk basınında da gazetelerde haberin okuyucuya sunulmasında çok önemli bir rol taşıyan unsurlardandır. Düz bir yazıdan ibaret olan haber metni, fotoğraf ve grafiğin kullanılması ile okuyucu tarafından kolaylıkla okunabilecek bir forma dönüşür. İlk keşfedildiği yıllardan beri gazetelerde kullanılan fotoğraf, okuyucu tarafından haberi kanıtlayan önemli bir belge olarak kabul görür. Dünyanın her hangi bir yerinde yaşanan bir olay fotoğraf ile herkese ulaştırılır. Fotoğraf gazete için o kadar önemlidir ki, açıklayıcı haber metni olmaksızın, tek başına da haberi her şeyi ile gösterip anlatabilmektedir. Ancak fotoğrafın bu güçlü görsel etkisi bazı haberler söz konusu olduğunda yeterli olamamaktadır. Gazete sayfalarını hazırlayan tasarımcılar fotoğraf kullanamadıkları durumlarda grafik ögelerden faydalanırlar. Grafik ögelerin en etkililerinden biri olan infografik anlatım, gazete sayfasında görseli olmayan bir haberi temsili resimlerle renklendirip dar bir sayfada çok ayrıntılı bilgi veren haber sunum şeklidir. İnfografik haberler keyif alınarak okunduğu için okur tarafından da giderek daha fazla kabul görmeye başlamıştır. Günlük haberlerin tek düzeyliğinden sıkılan okura daha az yazı ve bol görselle bilgi veren infografik metot, fotoğraf ile sunulan bir haberin önüne geçebilir mi? Okuyucu tarafından gazetelerde infografik kullanılarak hazırlanan haber sunumu mu, yoksa fotoğraflı haber sunumu mu daha çok kabul görmektedir? Bu tez çalışması, amaç ve hedefleri çerçevesinde gazetelerde sunulan haberlerin fotoğraf ya da infografik ile aktarılması durumunda okurun tercihinin hangisi yönünde olduğu araştırılıp, tespit edilmeye çalışılmıştır.

BasınFotoğrafGazete yayıncılığı+7
Derya Topçu Özçelik
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İki nevruz: 1992- 2013 Nevruz kutlamalarının Türkiye medyasında yansımalarının karşılaştırılması

Türkiye'de Nevruz/Newroz kutlamaları siyasi bir önem taşımaktadır. Özellikle 1990'lı yıllardan sonra Nevruz/Newroz, bahar bayramı olmasının yanı sıra Kürt halkının kimlik mücadelesi ve ulus inşa sürecinin bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Nevruz/Newroz bayramlarının ve bu bayramı kutlayanların farklı tarihsel dönemlerde ve farklı ideolojilere sahip medya organlarınca temsilleri, farklılık göstermektedir. 1992 yılında meydana gelen Cizre Nevruz'u bazı medya organlarınca medyada "ayaklanma" ve "bölücü terör eylemleri" olarak duyurulurken bazılarında "devlet terörü" olarak nitelenmiştir. Aynı medya organları 2013 yılında ise Nevruz /Newroz bayramını, "barış ve kardeşliğe" işaret eden yeni bir dönem olarak haberleştirmiştir. Farklı tarihsel dönemlerde Nevruz/Newroz kutlamalarının gazetlerde nasıl temsil edildiği sorusundan hareketle tezde temelde iki döneme odaklanılmıştır. Bu çerçevede 1992 Cizre ve 2013 Diyarbakır'da kutlanan Nevruz/Newroz kutlamalarının medyada nasıl temsil edildiği Hürriyet, Türkiye ve Yeni Ülke/ Özgür Gündem gazetelerinde Teu van Dijk'ın söylem analizi yöntemiyle incelenmiştir. 21 Mart 1992 Cizre Nevruz/Newroz'u ile 21 Mart 2013 Diyarbakır Nevruz/Newroz'unun, Hürriyet, Türkiye ve Yeni Ülke/ Özgür Gündem gazetelerinde 4 gün süre ile nasıl haberleştirildiği/ temsil edildiği söylem analizi ile incelenmiş ve şu sonuçlara ulaşılmıştır: 1. Hürriyet ve Türkiye Gazetelerinin haberlerinde resmi devlet söylemi etkili olmuştur. 2. Haberlerde Nevruz/Newroz gerek Türk, gerekse Kürt kimliğinin yeniden üretilmesinde referans olarak kullanılmıştır. 3. Hüriyet ve Türkiye Gazetelerinin haber söylemlerinde Nevruz/Newroz Türk milliyetçi bir çerçevede, Özgür Gündem (Yeni Ülke) gazetesi haber söylemlerinde ise Kürt milliyetçi bir çerçevede tanımlanmıştır. 4. Hürriyet ve Türkiye gazeteleri haber söylemlerinde biz/ öteki karşıtlığı kurularak, "biz" Türk'lere karşı Kürt kimliği "ötekileştirilmiştir". Bu inceleme çerçevesinde iki Nevruz/Newroz 'un temsilinde dönemin hükümetinin Kürt sorununa ilişkin yaklaşımlarındaki farklılık medya söylemlerinde de etkili olmuştur. Devletin/egemen ideolojinin belirleyicisi olduğu, medya kurumlarının, var olan "gerçeği" sahip oldukları ideolojilere göre yeniden kurdukları ortaya çıkmıştır

GazetelerMedyaNevruz+4
Esra Aydın
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Türk basınında kadın gazetecilerin istihdamında karşılaşılan sorunlar

Dünya nüfusunun yarıya yakınını kadınlar oluştursa da, gerek dünyamız genelinde gerekse ülkemizde kadınların iktisadi hayata katılımları bu oranın oldukça altındadır. Kadınların sosyal ve ekonomik alanda gerekli yeri alamamasının her toplum üzerinde çeşitli etkileri olduğu ise vazgeçilmez bir gerçektir. Bu etkiler kimi toplumlarda ırki, kimi toplumlarda kültürel olmakla beraber çoğu toplumlarda ise dini boyuttadır. Ülkemizde kadının eğitim, sağlık ve siyaset gibi alanlarda yeterli katılımı gösterememesi de önüne çıkan ya da çıkartılan engeller neticesindedir. Birçok sektörde kadınların istihdam açısından zorlandığı yapılan araştırmalarda öne sürülmüştür. İstihdamı güç, kalıcılığı ise istihdamından daha güç olan sektörde kadın, kendisine hak ettiği koşullarda bir yer bulamamaktadır. Kadın olmanın zorluğu, basın çalışanı bir kadın olduğunda kat be kat artmaktadır. Tüm bu koşullarda ekonomik hayata katkı sağlamaya çalışan kadın, önce kendisi ve ailesi, sonrada içerisinde bulunduğu topluma katkı sağlamayı amaçlasa da engeller karşısında ayakta kalmaya ve sektörde kendisine yer bulmaya çalışmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye'deki basın sektöründe çalışan kadınların yaşadığı sorunlar, karşılaştıkları engeller kimlik ayrımcılığı bağlamında incelenmiş, basın çalışanı olmanın verdiği sosyal ve iş hayatlarına olan etkileri yüz yüze yapılan sözlü mülakat ve anketler aracılığıyla değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kadın Gazeteci, Basın, Kimlik

BasınBasın sektörüGazeteciler+6
Betül Alakent
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türk mizah basınında harf devrimi (1928-1938)

Harf Devrimi, diğer Atatürk devrimleriyle karşılaştırıldığında dönemin en köklü değişimlerinden biri olmuştur. Asırlarca Arap alfabesinin kullanıldığı bir toplumun hızlı bir şekilde yeni Türk alfabesine geçmesi ancak gerçekleştirilen okuma seferberliğiyle mümkün olmuştur. Doğal olarak bu köklü dönüşüm, dönemin Türk ve dünya basını tarafından da yakından takip edilmiştir. Türk basınının önemli bir kısmı bu devrimi desteklemiş ve halkın yeni harfleri öğrenmesine yardımcı olmak için özel yayınlar yapmışlardır. Bu çalışmada Türk mizah basınında harf devriminin nasıl ele alındığı üzerinde durulmuştur. Harf Devrimi'nin; basın yayın hayatına olan etkisi, okuryazar oranının artması ve toplumun çağdaşlaması konularında ne gibi rol oynadığı irdelenmiştir. Araştırmada yer alan "Mizahın Kaynakları" başlığında Henri Bergson'un sınıflandırmasından önemli ölçüde yararlanılmıştır. Bu kapsamda Karagöz, Akbaba, Cem, Babacan ve Yeni Köroğlu dergileri ile Cumhuriyet ve Akşam gazetelerinde 1928-1938 yıllarında yayımlanan ve harf devrimini ele alan karikatürler incelenmiştir. Bu çalışmada döneme ait karikatür örnekleri verilerek harf devriminin karikatürlere yansıması gösterilmiştir.

BasınDergilerDil-kültür+7
Osman Sarısakal
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türk basın tarihinde Tarsus gazetesi (23 Haziran 1925-22 Mart 1926)

Basının temel görevi, insanların çevresinde olup bitenleri gözlemleyerek, toplumu ilgilendiren gelişmeleri okuyucuya anlaşılır çerçevede sunmaktır. Bu durum aslında insanların kendisini etkileme potansiyeli olan olayları bilme arzu ve ihtiyacından kaynaklanmaktadır. Temelde il ve ilçeler olmak üzere, bölgesel konuları ele alan yerel basın, bilgilendirme görevini öncelikli olarak yerine getiren kitle iletişim aracıdır. Yerel basın, aynı zamanda yayımlandığı bölge ve ülke gelişimine katkı sağlayan önemli bir iletişim aracıdır. Dolayısıyla yerel basın, demokratik toplumlarda vazgeçilmez konumda bulunmaktadır. Haber verme başta olmak üzere iktidarın denetimi ve kamuoyu oluşturma işlevlerine sahip olması nedeniyle basın, demokratik toplumlarda önemli bir yapı olarak görülmektedir. Yaygın basında olduğu gibi yerel basının da yerel yönetimlerin denetleyicisi olma özelliği vardır. Kentte meydana gelen gelişmeler, belediyelerin çalışmaları, etkinliklerin halka ulaştırılması gibi konularda halkı bilgilendiren yerel basın, diğer taraftan yapılan çalışmaların halk tabanındaki yansımalarını değerlendirir ve gündeme taşır. II. Meşrutiyet'in ilanından sonra yayın hayatına başlayan Tarsus Gazetesi, Tarsus ve civarında meydana gelen haberleri ele alan ve kendisine göre bir bakış açısı ortaya koyan yerel bir gazete olarak göze çarpmaktadır. Dönemin basım ve yayım tekniklerindeki imkansızlıklardan olduğunu düşündüğümüz dizgi ve yazım hataları gazetenin okunmasını belirli oranda zorlaştırmıştır; fakat bu zorluklara rağmen gazetenin 23 Haziran 1925 ve 22 Mart 1926 tarihleri arasındaki 55 sayılık ve 110 sayfalık kesiti okunmuştur. Çalışma; siyasi, idari ve adli, sosyal, eğitim ve ekonomi alanında çıkan haberler olmak üzere 5 bölüme ayrılmış ve bu bölümlerden yola çıkılarak bir sonuç ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Tarsus Gazetesi, Cumhuriyet, Sosyal Hayat, Eğitim, Ekonomi, Siyaset

BasınBasın tarihiGazeteler+3
İbrahim Çetin
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk milli basınında siyasi ve sosyo-kültürel alandaki inkılâplar (1928-1938)

Bu çalışmada, Türk milli basınında siyasi ve sosyo-kültürel alanda gerçekleşen inkılaplar incelenmiştir. Türk inkılabının etkili ve yaygın bir şekilde Türk milleti tarafından özümsenmesi ve kalıcı hale gelmesi için Mustafa Kemal Paşa'nın ve Devlet Erkânı'nın basınınla birlikte çalıştığı görülmektedir. Bu çalışmada da, Türk milli basınında önemli bir yere sahip olan Hâkimiyeti Milliye, Milliyet, Akşam, Cumhuriyet, İkdam, Son Posta ve Yarın gazetelerindeki haberler tarafımızca taranmıştır. Ayrıca bu gazetelerde köşe yazısı bulunan Yakup Kadri, Falih Rıfkı, Yunus Nadi, Siirt Mebusu Mahmut Bey, M. Zekeriya ve Arif Oruç gibi dönemin etkin kalemlerinin de yazıları tespit edilmiştir. İlk bölümde Meşrutiyet öncesi basından Cumhuriyet dönemi basın dâhil genel bilgiler verildikten sonra 1931 tarihli Matbuat Kanunu, Birinci Basın Kongresi ve Türk Basın Birliği hakkında ayrıntılı bilgiye yer verilmiştir. Bu bağlamda Türk milli basının ve köşe yazarlarının 1931 tarihli Matbuat Kanunu, Birinci Basın Kongresi ve Türk Basın Birliği'ne bakışı ve değerlendirmesine yer verilmiştir. İkinci bölümün ana başlığını "Türk Milli Basınında Siyasal Alandaki Gelişmeler" oluşturmaktadır. Bu bölüm kendi içinde iki alt başlığa ayrılarak incelenmiştir. Bu başlıkların ilkini Serbest Cumhuriyet Fırkası, Türk kadınına verilen siyasal haklar oluşturmaktadır. Ayrıca bölüm alt başlıkları ilgili Türk milli basınında yer aran karikatürlere de yer verilmiştir. Üçüncü bölümü ise "Türk Milli Basınında Sosyo-Kültürel Alandaki Gelişmeler" şeklindedir. Bu başlığın alt başlıklarını ise Harf İnkılabı ve Millet Mektepleri, Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu, Türk Ocağı, Halkevi ve Darülfünun'un kapatılması, şeklinde oluşmuştur. Sonuç olarak, Türk inkılabının gerçekleşme aşamaları, topluma yansımaları, bürokrasinin tutumu Türk basınının bakış açısıyla değerlendirilmiştir.

BasınDevrimlerSiyaset+3
Mustafa Samur
Hacettepe University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni Şark gazetesi (inceleme ve seçilmiş metinler)

Yeni Şark Gazetesi (İnceleme ve Seçilmiş Metinler) başlıklı tezde 1921-1923 yılları arasında yayın hayatında bulunan Yeni Şark gazetesinin siyasi, sosyal hayat, eğitim, ekonomi, tarih, spor, sağlık, kadın, sanat ve edebiyat konusunda yayımladığı haber, makale, edebi metin ve ilanlarla Türk fikir, kültür ve sanat-edebiyat alanına yaptığı etkilerin ve Milli Mücadele Dönemi'nde fikir alanında oynadığı rolün belirlenmesi doğrultusunda süreli yayın-edebiyat ilişkisinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda gazetenin taranması, bir dizininin oluşturulması ve tespit edilen metinlerin incelenip sınıflandırıldıktan sonra oluşturulan tablolardan hareketle varılan sonuçta tümevarım yöntemi kullanılmıştır. Milli Mücadele Dönemi basınının tarihçesini oluşturan Giriş bölümünden sonra Yeni Şark'ın künye bilgisi, temel sayfa yapısı, içeriği ve yayın çizgisi ortaya konulmuştur. Edebi Hareketlilik bölümü ise tespit edilen metinlerin incelemesi yapılmıştır. Tezin ikinci, üçün ve dördüncü bölümlerini gazetenin kronolojik, tür ve yazar adı göre dizini oluşturmaktadır. Seçilmiş Metinler başlıklı beşinci bölümü ise Yeni Şark gazetesinin yazar kadrosunun ve içeriğinin niteliğinin ortaya koyan metinlerin yer aldığı bir seçki oluşturulmuştur. Sonuç bölümünde Yeni Şark'ın yayımladığı haber ve makaleler ile fikir gazetesi niteliğine sahip olduğu, kurmaca metinler ve yazar kadrosuyla Türk edebiyatına ve edebiyat tarihine katkılar yaptığı tespit edilmiştir. Yeni Şark'ın basın tarihindeki yerinin ve kimliğinin yanında süreli yayın-edebiyat ilişkisi de ortaya konulmuştur.

Basın tarihiGazetelerMilli Mücadele Dönemi+4
Asena Yağmur Çelik
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de 1980 sonrası dönemde Patriyarka, vatandaşlık ve kitle medyası: Toplumsal cinsiyet eksenli bir değerlendirme

Bu çalışmada, Türkiye'de neoliberal dönemde kanunlarla ilgili tartışmaların kitle medyasında ele alınışının analizi, vatandaşlık hakları ve demokrasi eksenli bir okumayla feminist eleştirel söylem çözümlemesi yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamına, 1980-2015 yılları arasında geleneksel kitle medyasını temsilen Cumhuriyet, Milliyet, Türkiye ve Yeni Şafak basılı gazetelerinden seçtiğim, kanun değişikliği dönemlerindeki haberler ve köşe yazıları alınmıştır. Kavramsal arka planın sunulduğu bölümde, vatandaşlık, kamusal alan, demokrasi kavramlarına ilişkin teorik çerçeve sunulmuştur. Kavramsal arka planda sunulan teoriler ekseninde bu kavramların feminist içerimleri ele alınmıştır. Bir başka deyişle feminist perspektif, kavramsal arka planda ele alınan anahtar kavramlar çerçevesinde oluşturulmuştur. Oluşturulan bu çerçeve, analiz bölümünde işe koşulmuştur. Çalışma sonucunda, Türkiye'de 1980-2015 yılları arasında kadınları doğrudan ilgilendiren kanun değişikliklerinin gerçekleştirildiği dönemlerde kitle medyasındaki ilgili tartışmaların seyrinin erkek aktörler tarafından belirlendiğini, bu eksende kadın bedeninin ve ahlâkın öne çıkarıldığı gözlemlenmiştir. Çalışmanın gerçekleştirildiği periyodlarda kadınların vatandaşlığının müzakere edildiğine işaret eden tartışmaların analiz edilmesi yoluyla, muhafazakâr, liberal ve sosyal demokrat/merkez sol perspektiflerden doğrudan kadınları ilgilendiren kanun değişikliklerinin eril bakışla tartışıldığını, dolayısıyla kitle medyasında eril vatandaşlık normlarının işletildiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla, patriyarkanın salt toplumsal ve/ya da salt siyasal ve/ya da salt kurumsal bir mesele olmadığının, bütün bu eksenleri kesen iletişimsel bir mesele olduğuna dikkat çekilerek, bu alanlardaki konum alışların ve pratiklerin doğrudan iletişimsel bir hatta gerçekleştiğinin örnekleri sunulmuştur.

1980 sonrasıDemokratik vatandaşlıkKitle iletişim araçları+7
Eda Ferligül Çakılcı
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Fotoğrafta gerçeklik ve manipülasyon: Türk basınından karşılaştırmalı bir analiz

Fotoğraf, tarih sahnesine ilk çıktığından beri gerçek ve gerçeği yansıtma kapasitesi açısından ele alınmıştır. Gerçek kavramı modernizm ve postmodernizm paradigması açısından farklı şekillerde açıklanmıştır. Modernizmin evrensel, nesnel, ölçülebilir ve tanımlanabilir olarak öngörülen gerçek anlayışı; gerçeği, kültürel, bireysel, toplumsal bağlamlara göre değişebilen bir fenomen olarak ele alan postmodernist paradigma kapsamında eleştirilmektedir. Bu iki farklı anlayışın fotoğrafa yaklaşım açısından da belirgin farklılıkları bulunmaktadır. Sanayi Devriminin getirdiği ilk teknolojik gelişmeler içinde genellikle sayılmasa da onlardan biri olan fotoğrafın gelişimi, toplumsal ve kültürel yaşamda geri dönülemez değişiklikleri tetiklemiştir. Günümüzde kitle iletişim araçlarının büyük bir çoğunluğunda fotoğraf kullanılmaktadır. Gazete ve dergi gibi basılı yayın organlarında haberin değeri büyük oranda kullanılan fotoğrafa bağlıdır. Fotoğraf gerçeği göstermek kadar yeniden üretmek ya da değiştirmek amacıyla da kullanılmaktadır. Fotoğrafın gerçekliği ve manipülasyon olgusu, sanatsal fotoğraflardan daha çok, belgesel fotoğraf veya basın fotoğrafçılığı alanlarında tartışılmaktadır. Fotoğraf, gazete veya dergiye basılana kadar birden çok aşamada manipüle edilmektedir. Toplumun basın aracılığı ile doğru bilgi alma hakkı açısından basın fotoğraflarında manipülasyon önüne geçilmesi gereken bir olgudur ve bu konuda etik kurallar bulunmaktadır. Hal böyleyken, dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye'de de basın fotoğrafları, okuyucuları belli bir tutum veya duygu durumuna yönlendirmek amacıyla manipüle edilebilmektedir. Bu tez kapsamında, yapılan basın fotoğrafları analizi göstermiştir ki, basın fotoğraflarının manipülasyonu ağırlıkla gazetede fotoğrafa eşlik eden yazılı unsurlarla konuyu çerçeveleyerek veya fotoğrafın kadrajını değiştirerek yapılmaktadır.

BasınFotoğrafFotoğraf sanatı+6
Demet Altuntaş
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

"Haberdeki şiddet: Türk yazılı basınında nefret söylemi üzerine bir inceleme"

"Haberdeki Şiddet: Türk Yazılı Basınında Nefret Söylemi Üzerine Bir İnceleme" adlı doktora tezi, Hürriyet Gazetesi üzerinden Gezi Parkı Olayları örneğinde nefret söyleminin analiz edildiği bir çalışmadır. Günümüz toplumlarında birarada yaşama kültürünün önündeki en büyük engellerden biri, toplumsal alanda sürekli dolaşımda olan nefret söylemi olgusudur. Bugün nefret söylemi ırk, etnik köken, din, cinsiyet ve cinsel yönelim gibi kavramların da ötesine geçmekte, egemen çoğunluk tarafından kabul edilen bir söylemsel düzenin dışında kalan tüm kimlikler ötekileştirilmekte ve nefret söylemine maruz kalmaktadır. Türkiye'de ayrımcı bir dil kullanan medya da, bazen açık ve bariz söylemsel pratikler yerine örtük kodlar üzerinden ortak duyunun şekillenmesine etki etmekte, belirli kimlikler ve göstergelerden bağımsız olarak egemen kodları yeniden üretmektedir. Çoğu zaman fark edilmeyecek şekilde metne ve sayfaya kodlanan nefret söylemi göstergeleri olağanlaşması, sorgulanmadan kabul edilir hale gelmesi ve müzakereci okumanın yollarını kapatması nedeniyle sorunsaldır. Bu örtük kodlar özellikle anaakım medya aracılığıyla yayıldığında geniş kitleleri etkileme potansiyeli nedeniyle daha da tehlikeli hale gelebilmektedir. Bu nedenle bu çalışmada ana akımın en önemli temsilcilerinden biri olan Hürriyet Gazetesi seçilmiş, haber metinleri içine kodlanan, sayfa tasarımı ile ortaya çıkan ya da yananlam düzeyinde okunabilen nefret söylemi göstergelerinin analizi amaçlanmıştır. Araştırmada Gezi Olayları'nın hangi ideolojik kodlar ve nefret söylemi pratikleri üzerinden haberleştirildiği, hangi grupların hangi argümanlarla nefret söylemine maruz kaldığının saptanması amaçlanmıştır. Çalışmada 29 Mayıs 2013-15 Temmuz 2013 tarihleri arasındaki süreçte Hürriyet'te yer alan Gezi Parkı Olayları'yla ilgili 217 haber, Van Dijk'in eleştirel söylem çözümlemesi esas alınarak 6 nefret söylemi göstergesi üzerinden incelenmiştir. Analizde nefret söylemi göstergelerinin ilişkiselliği ve söylemdeki düzenlilikler ortaya konmaya çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler: Söylem, Nefret Söylemi, Yazılı Basın, Gezi Parkı Olayları, Eleştirel Söylem Çözümlemesi.

BasınEleştirel söylem çözümlemesiEleştirel söylem çözümlemesi+7
Deniz Çaba
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Tasvir-i Efkâr gazetesi üzerine bir inceleme (Yıl: 1913-1914 / Sayı: 726-1079)

Türk basın tarihinde ikinci müstakil gazete, Tercüman-ı Ahval'den sonra yayım hayatına başlayan Tasvir-i Efkâr'dır. Çalışmamızda, İbrahim Şinasi Efendi tarafından 1862 yılında yayımlanmaya başlanan Tasvir-i Efkâr'ın 1913-1914 yılları arasında çıkan 353 nüshası incelenmiştir. İncelemeye konu olan dönemde I. Balkan Harbi sonlanacak, bir müddet sonra II. Balkan Harbi başlayacaktır. Kendi aralarında menfaat mücadelesine giren büyük devletler, "İtilaf-ı Müselles" ve "İttifak-ı Müselles" adları altında kümelenmişlerdir. Barış, borçlanma, silahlanma gibi konular etrafında gelişen yoğun diplomasi ortamında uluslararası gündem; girift siyasi, ekonomik ve askerî meselelerle meşguldür. Osmanlı Devleti bu süreçte yukarıda belirtilen dış gündemle beraber, içeride birtakım gelişmelerle karşı karşıyadır. Balkan Harbi ve Rumeli'nin kaybı; devleti büyük askerî, beşerî ve iktisadî problemlere maruz bırakmıştır. Bu dönemde yaşanan Sadrazam Mahmut Şevket Paşa suikastı, içerideki çalkantılı durumun açık bir göstergesidir. Bir taraftan dış talep ve müdahaleler, diğer taraftan görülen ihtiyaç gereği hükûmet; idari, askerî ve mali ıslahatlar yapmaktadır. Tasvir-i Efkâr bu dönemde yayımını maddi zorluklara rağmen sürdürebilmiş; sosyal, siyasî, askerî ve ekonomik gelişmelere geniş yer verdiği sütunlarını, edebî ve kültürel konulardaki yazılara da açmıştır. Gazetede manzum ve düzyazı edebî metinlerin yanı sıra, tanınmış çok sayıda imzanın da yer aldığı tespit edilmiştir. 1913-1914 yılları arasındaki yayım hayatı incelenmiş olan Tasvir-i Efkâr'ın, araştırmacıları ilgilendirecek birçok önemli bilgi ve belge içerdiği görülmüştür. Süreli yayınlar bakımından önemli bir dönemi aydınlatan bu çalışmanın bilim âlemine önemli faydalar sağlayacağı düşünülmektedir.

Balkan savaşlarıBasın tarihiGazeteler+4
Mehmet Turan Genç
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tasvir-i Efkâr gazetesi üzerine bir inceleme (Yıl: 1922/ Sayı: 3231-3590)

Bu tez çalışmasında Tasvir-i Efkâr gazetesinin 1922 yılı sayıları (3231-3590) incelenmiştir. 1922 yılı, yaşanan siyasî ve sosyal olaylar gereği son derece önemli bir yıldır. Tasvir-i Efkâr gazetesi, Gazi Mustafa Kemal Paşa önderliğindeki millî kurtuluş mücadelesi destek veren ve dönemin önemli konuları hakkında bilgi ve belgeleri okuyucularına büyük bir hassasiyetle ulaştıran etkili bir yayım organıdır. Gazetedeki başmakalelerin genelinde Ebüzziyazade Velid'in imzası vardır. Bu makalelerde Millî Mücadele'nin hassasiyetlerini de içeren pek çok fikrî ve siyasî makale kaleme almıştır. Siyasî konferans ve toplantılar da bu dönemde önemli bir yere sahiptir. Gazetede ilk olarak İtilaf Devletleri tarafından 1922 yılının ilk aylarında gerçekleştirilen Cannes Konferansı ve ardından toplanan Cenova Konferansı hakkında teferruatlı bir bilgi akışı vardır. Ardından gazete yeni Türkiye Cumhuriyeti'nin de kuruluş taşlarını döşeyen ve 30 Ağustos zaferiyle birlikte ilk olarak Mudanya Mütarekesi'ne ve ardından Lozan Konferansı'na sahne olan önemli olaylar okuyucuya olduğu gibi aktarılmıştır. Bu uluslararası toplantılarda alınan kararlarla beraber gelişen olaylar hakkında önemli bilgi ve belgeler gazeteye yansımıştır. Gazete bu konularda çalışanlar için önemli bir kaynak niteliğindedir. Bu gelişmelerle beraber 1 Kasım 1922'de TBMM'nin kararıyla saltanatın kaldırılması yine bu yıl içerisinde yaşanan önemli siyasî olaylardan olup gazetenin sayfalarında yerini almıştır. Diğer bir yandan Avrupa'nın da desteğini alarak yıllardır kurmuş olduğu Bizans İmparatorluğu hayalini gerçekleştirmek amacıyla uğraşan Yunanistan'ın bu amaç doğrultusunda Anadolu'da yapmış olduğu zulümleri ve tahribatları; gazete gerekli bilgi, belge ve görseller aracılığıyla okuyucusuna ulaştırmıştır. Gazete, Millî Mücadele'de cepheden günü gününe bilgi akışı sağlamıştır. 30 Ağustos Büyük Taarruz zaferi ile Türk Ordusu'nun kazanmış olduğu büyük zaferi sayfalarından okuyucusuna büyük heyecan ve coşkuyla duyurmuştur. Bu zaferle birlikte yurt içi ve yurt dışında gelişen sevinç ve tepkileri, Yunan ordusunun kaçarken İzmir ve havalisinde yapmış olduğu yangın, tahribat ve zulmü sayfalarına taşımıştır. Tasvir-i Efkâr gazetesi 1922 yılındaki yayımlarında döneminin siyasî ve sosyal olaylarının yanında edebî, kültürel, tarihî, dinî ve bilimsel konulara da yer vermiş olup çok geniş bir yazar kadrosuna sahiptir. Bu geniş yazar kadrosunda hangi yazarlar olduğu bilgileri bu çalışmanın Yazar Kadrosu başlıklı kısmında görülebilir. Bu çalışma da gazetenin 1922 yılı sayılarının tamamındaki metinler ve görsel malzeme ayrıntılı bir tablo halinde gösterilmiş olup ardından bütün malzeme türüne göre tasnif edilmiştir. Bünyesinde barındırmış olduğu yazı ve görsel malzemeden dolayı pek çok değerli araştırmacının eserlerine kaynaklık edecek niteliktedir. Bu çalışma ile eski harfli Türkçe süreli yayımlar içinde önemli bir yere sahip olan Tasvir-i Efkâr gazetesinin 1922 yayım yılını kütüphanelerin tozlu raflarından kurtarmış ve ilim âleminin istifadesine sunmuş olmak gurur vericidir.

BasınGazetelerMilli Mücadele+4
Muhammed Kapan
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

The role of the mainstream newspapers in the consolidation of the Turkish national identity: 1934-1937

This dissertation examines the role of the press in the consolidation and dissemination of the Turkish national identity in the single-party era with a social constructionist approach. Within the context of press-government relations and in line with the main peculiarities of Kemalist nationalism, the research takes a cross section and demonstrates how the Turkish national identity that was manufactured by the Kemalist powerwas represented, discursively reproduced and disseminated via the newspapers in the mid-1930s. The research is primarily based on a sample of newspaper articles retrieved from the archives of the Beyazıt State Library. The sample consists of articles published in Cumhuriyet, Akşam, and Son Posta, between 1934 and 1937. Data are analyzed complementarily by content analysis to describe the intensity, and discourse analysis to obtain an in-depth understanding of the framing of nationalist representations.It is observed that newspapers displayed very limited dissociations from the Kemalist arguments. The conclusion of this dissertation is that newspapers played a significant role in the dissemination and consolidation of the Turkish national identity in the single-party period, by mediating the underlying framework of the nation and by employing discursive practices that mostly ratified, reproduced, and diffused the discourses of Kemalist nationalism.

Akşam newspaperCumhuriyet newspaperNewspapers+7
Esra Bilgiç
Boğaziçi University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2015
00

Related subjects