Turkish language and literature

157 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Klasik Türk edebiyatında tabirnameler

Rüyalar tarih boyunca farklı inanç ve düşüncelerde anlamlandırılmaya çalışılmış ve rüya yorumlarını içeren eserler yazının başlangıcından itibaren farklı kültürlerde yer bulmuştur. Türk edebiyatında da 14 ilâ 19. yüzyıllar arasında yazma ve matbu eserlerin çokluğundan anlaşıldığı üzre rüya yorumlarını içeren "tabirname" türündeki eserler büyük ilgi görmüştür. Bu çalışma, şimdiye dek müstakil örnekleri üzerinde birçok çalışma yapılmış ancak kapsamlı olarak incelenmemiş; tür kitaplarında da kendine yeteri derecede yer bulamamış olan klasik Türk edebiyatı döneminde kaleme alınmış tabirnameleri bir tür olarak tanıtmayı amaçlamaktadır. Türk ve dünya kütüphanelerinde ulaşabildiğimiz ve şimdiye kadar birçoğu gün yüzüne çıkmamış tabirnameler şekil ve muhtevaları bakımından incelenmiş ve mevcut literatürdeki eksiklik ve karmaşalar tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmamız tabirnameleri bir tür olarak tanıtmayı amaçladığından ulaşılan yüzlerce nüshanın tenkidi ile nüshaların her birinin fiziksel tavsifine yer verilmemiş; taranmış olan tabirname nüshalarının tamamı şekil ve konu bakımından tasnif edilip tanıtılmıştır. Türün içerik özelliklerini ortaya koymak için tabirname metinlerinin bölümleri ortaya çıkarılmış ve aralarından -çoğunluğu neşredilen tabirnamelerden olmak üzere- temsil yeteneği güçlü olanların içerikleri incelenmiş; eldeki veriler analiz edilmiştir. Uzun ve titiz bir tarama süreci sonucunda Türk ve dünya kütüphanelerinde 456 tabirname nüshasına ulaşılmış, nüshaların incelenmesi soncu 96 tabirname belirlenmiştir. Bu sayı, şimdiye dek tespit edilen en yüksek sayıdır. Bu nüshalar aynı zamanda bütüncül olarak ilk kez bu çalışmada incelenmekte ve türün özellikleri sistematik bir şekilde ortaya koyulmaya çalışılmaktadır.

TabirnameTürk dili ve edebiyatı
Ece Ceylan Özbudak
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sırru'l-Esrâr ve Matla'u'l-Envâr 51.-101. varak (giriş-inceleme-metin-dizin)

Bu çalışmada, "Enverî" tarafından kaleme alınan "Sırru'l-Esrâr ve Matla'u'l-Envâr" adlı eser incelenmiştir. Çalışmada belirlenen nüshalar arasında Süleymaniye Kütüphanesi Kemankeş bölümünde 208 arşiv numarasıyla kayıtlı nüsha esas alınmıştır. Gerektiğinde diğer nüshalardan faydalanılmıştır. Toplam 166 varaktan oluşan eserin 51a-101b sayfaları yazı çevirimi yapılarak dil özellikleri ortaya konmaya çalışılmıştır. Araştırma, eserin ve müellifinin tanıtıldığı "Giriş" bölümüne takiben, "Yazım (İmla) Özellikleri" bölümünde eserde bulunan Türkçe sözcüklerin yazım karakteristikleri incelenmiştir. "Ses Bilgisi" bölümünde Türkçe sözcükler Eski Anadolu Türkçesi dönemindeki biçimleriyle karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. "Ekler" bölümünde ise eserde yer alan ekler detaylı bir şekilde ele alınmıştır. "Metin" bölümünde, yazı çevirisi tamamlanmış metin sunulmuştur. Son olarak "Tıpkıbasım" ve "Dizin" bölümleriyle çalışma sona erdirilmiştir.

Türk dili ve edebiyatı
Pelin Dereli
Süleyman Demirel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sezai Karakoç'un düşünce yazılarında yer alan değerler

Geniş kitleleri düşünceleriyle etkileyen Sezai Karakoç; kültür, sanat, edebiyat, eğitim, siyaset gibi alanlar ile ilgili farklı türlerde eserler kaleme almıştır. Bu araştırmanın amacı Sezai Karakoç'un düşünce yazılarının değer iletimi açısından önemini ortaya koymaktır. Sezai Karakoç'un düşünce yazılarında yer alan değerlerle ilgili iletileri saptamaya yönelik olarak, tarama modelleri yönteminin ve doküman inceleme tekniğinin kullanıldığı nitel bir araştırma yapılmıştır. Araştırmanın evreni Sezai Karakoç'un düşünce yazılarının yer aldığı 27 düşünce eseridir. Evrenin tamamı çalışma grubunu oluşturmaktadır. Alan-yazın taraması sonrasında, tarama modelleri yöntemi ve doküman incelemesi tekniği kullanılarak fişlenen veriler üzerinde betimsel analize gidilmiştir. Sezai Karakoç'un düşünce yazılarında yer alan toplamda 305 olmak üzere 29 farklı değerin yer aldığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, Sezai Karakoç'un düşünce yazılarının değer iletimi açısından önemli bir yere sahip olduğu ve bu eserlerin değerler eğitimi kapsamında değerlendirilebilineceği söylenebilir.

Değerler eğitimiEdebi eserlerFelsefi düşünce+4
Yusuf Güzel
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Eski Anadolu Türkçesinde birleşik fiillerin kuruluşu

Bu çalışmada Eski Anadolu Türkçesinde birleşik fiiller oluşum biçimleri bakımından incelenmiş ve sınıflandırılmıştır. Eserlerde fişlenen birleşik fiiller sözlük anlamlarıyla aktarılarak ilgili örnekler altında sıralanmıştır. Eski Anadolu Türkçesinin farklı yüzyıllarından seçilmiş olan Şeyyad Hamza'nın Yusuf ve Zeliha'sı, Hoca Mes'ud'un Süheyl ü Nevbahâr'ı, Yusuf-ı Meddah'ın Varka ve Gülşah'ı, Şeyhoğlu Mustafa'nın Marzubânnâme'si ve anonim bir çalışma olan Dede Korkut Hikayeleri taranmıştır. Çalışma; giriş, dört bölüm ve sonuç kısımlarından oluşmaktadır. Giriş bölümünde dönemin genel özellikleri, birleşik fiil tanım, tasnifleri ve birleşik fiiller için taranan eserler hakkında bilgi verilmiştir. I. bölümde isim + yardımcı eylemlerle oluşan birleşik fiiller, II. bölümde fiilimsi + yardımcı eylemlerle oluşan birleşik fiiller, III. bölümde anlamca kaynaşmış birleşik fiiller, IV. bölümde kökteş fiiller örnekleriyle beraber incelenmiştir. Sonuç bölümünde elde edilen bulgular neticesiyle tespit ve çıkarımlar yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Birleşik fiiller, Eski Anadolu Türkçesi, Dede Korkut Hikayeleri, Süheyl ü Nevbahâr, Varka ve Gülşah, Marzubânnâme, Yusuf ve Zeliha.

Birleşik eylemBirleşik eylemDilbilgisi+5
İbrahim Halil Kaya
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye Türkçesinde yapım eklerinin işlevleri

"Türkiye Türkçesinde Yapım Eklerinin İşlevleri" adlı bu çalışmada Türkiye Türkçesi yapım eklerinin işlevleri incelenmiştir. Bunun için öncelikle başta Zeynep Korkmaz'ın "Türkiye Türkçesi Grameri Şekil Bilgisi", Muharrem Ergin'in "Türk Dil Bilgisi", Tahsin Banguoğlu'nun "Türkçenin Grameri", Vecihe Hatiboğlu'nun "Türkçenin Ekleri", Hamza Zülfikar'ın Terim Sorunları ve Terim Yapma Yolları" ve Yusuf Çotuksöken'in "Yapı ve İşlevlerine Göre Türkiye Türkçesi'nin Ekleri" adlı eserleri olmak üzere yapım eklerini konu alan kitap ve makaleler taranarak bu kaynaklarda yer alan Türkiye Türkçesi yapım ekleriyle ilgili bilgiler derlenip bir araya getirilmiştir. Söz konusu kaynaklardan edinilen bilgiler ışığında Türkiye Türkçesi yapım eklerinin ses ve anlam özellikleri, değişim ve gelişim süreçleriyle ilgili gerekli bilgiler verildikten sonra farklı bilimsel kaynaklarda yer alan ve varsa bugüne kadar değinilmeyen işlevleri edebi metinlerden alınan örnekler ışığında ayrıntılı bir şekilde açıklanmaya çalışılmıştır. Ayrıca verilen bütün bilgiler örnekler ve dipnotlarla desteklenmiş, yer yer yapım eklerinin Eski Türkçe ve Eski Anadolu Türkçesinde kullanımıyla ilgili örneklere yer verilmiştir. Böylece Türkiye Türkçesi yapım eklerinin ses ve şekil özellikleri, tarihi gelişim sürecinde geçirdikleri değişim ve gelişim süreci ile işlevlerinin en iyi şekilde belirlenmesine katkıda bulunmak amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkiye Türkçesi, şekil bilgisi, ekler, yapım ekleri, yapım eklerini işlevleri.

BiçimbilimDil bilgisiDil bilgisi-yapım ekleri+4
Emine Birsin
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Samsun ili Bafra ilçesine bağlı Çetinkaya, Yağmurca ve Hıdırellez köylerindeki yer adlarının halk etimolojisi ve toponimi bağlamında incelenmesi

Her türlü özel adı inceleyen adbilim çeşitli alt dallara ayrılmaktadır. Adbilimin alt dallarından biri olan yeradbilimi (topomie, topoymy, topoymie), yeradlarının ortaya çıkışlarını, yapılarını, anlamlarını, gelişimlerini, ortaya çıkışlarındaki geleneği ve prensipleri araştıran bir bilim dalıdır. Etimoloji (etymology), kelimelerin kökenini tarihî gelişme süreçleri ve anlambilim çerçevesinde inceleyen bilim dalıdır. Halk etimolojisi (folk etymology, volksetymologie) ise kelimelerin kökenini etimolojik tahliller ve sağlam delillere dayanmadan, daha çok yakıştırma ve uydurma yoluyla açıklamaktır. Halk etimolojileri bir yeradının gerçek veriliş sebebinin unutulmasına bağlı olarak bu yeradının halk tarafından genellikle bir efsane veya halk anlatısına dayandırılan hikâyelerle ilişkilendirilerek yeniden açıklanması sonucunda oluşmaktadır. Bu nedenle yeradlarının folklor bağlamında incelenmesinde tarih, coğrafya gibi disiplinlerle birlikte anlatıbilim (narratoloji) disiplininden de yararlanmak gerekmektedir. Yeradları, bugüne kadar yapılan çalışmalarda genellikle adbilimin temel yaklaşımlarından hareketle ve ağırlıklı olarak dilbilim çalışmaları kapsamında ele alınıp incelenmiştir. Elde edilen materyal çeşitli çalışmalar içinde leksik, semantik ve tür odaklı analizlere tâbi tutulmuştur. Bu çalışmada ise, Samsun iline bağlı Bafra ilçesinde bulunan Çetinkaya, Yağmurca ve Hıdırellez köylerinde gerçekleştirilen saha araştırmaları sonucunda elde edilen yeradları, katman analizi, tür sınıflandırması ve leksik-semantik sınıflandırmaya ek olarak halk etimolojisi bağlamında tasnif ve tahlil edilmiştir. Bu doğrultuda sahadan elde edilen yeradları halk etimolojisi ve anlatıbilim odağında, folklor merkezli bir yaklaşımla incelenip çözümlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Folklor, Adbilim, Yeradbilim, Halk Etimolojisi.

EtimolojiHalk bilimiTürk dili ve edebiyatı+1
Esranur Er Yılmaz
Samsun Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın sanatında aydınlanma eleştirisi ve aydınlanma diyalektiğinin çöküşü

Aydınlanma kavramsal olarak 18. yüzyıla dayansa da kökenleri insanın doğa ile mücadelesine kadar uzanır. Modern dönemde Aydınlanma kavramına yönelik eleştiriler de temelde Aydınlanmanın kavramsal mahiyetinden ziyade psikotarihsel kökenleri üzerinedir. Bu çalışma, Aydınlanmanın psikotarihsel kökenlerinin izini sürmek için konuyu mitten modern döneme kadar uzanan çerçevede ele alır. Vardığımız nokta, modern dünyada Aydınlanmanın çöküşünün temel sebebinin onun kendi diyalektiğini oluşturan psikotarihsel kökenlerde yattığı ve bu sorunların 20. yüzyılda bir dizi modernlik krizi ortaya çıkardığıdır. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın sanatına baktığımızda ise karşımıza başlangıç, yükseliş ve çöküş şeklinde ilerleyen bir panorama ortaya çıkar. Başlangıç kısmındaki imgeler mitik bir evren algısına tekabül ederken yükseliş kısmındaki imgeler mitten kopan Aydınlanmacı özneye tekabül etmektedir. Tanpınar'ın sanatının temel gerilim hattı da mit ve Aydınlanma arasında yaşanılan gerilim ve bu gerilimin insan ve varlık arasında açmış olduğu mesafedir. Çöküş kısmındaki imgeler ise insan ile varlık arasında açılan mesafenin artık kapatılamaz olduğunu ve yükseliş dönemi imgelerinin yıkıma girdiği bir izlek ortaya koyar. Yükseliş kısmındaki imgelerin tekabül ettiği anlamların çöküşe girmesi de dolaylı olarak bizlere Aydınlanma diyalektiğinin çöküşünü gösterir. Çalışmamızın temel amacı da Ahmet Hamdi Tanpınar'da Aydınlanma sorununun yalnızca yerel sosyolojik bir bağlamda değil, aynı zamanda evrensel olarak Aydınlanma diyalektiğinin çöküşü bağlamında işlendiğini ortaya koymaktır.

AydınlanmaDiyalektikEleştiri+4
Özgür Soydinç
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Dualar ve şerhler kitabı (Metin-yazı çevrimi-söz yapımı-dizin)

Türk edebiyatında yüzyıllar boyunca çok sayıda eser verilmiştir. Bu eserlerin bazıları üzerinde çalışmalar yapılarak bilim âlemine tanıtılmış, bazıları üzerinde ise henüz bir çalışma yapılmamıştır. Araştırmacılara büyük katkı sağlayan bu el değmemiş yazmalar Türk diline zengin bir kelime hazinesi katmaktadır. Bu sebeple bu eserlerin tanıtılması büyük önem arz etmektedir. Bu tezin konusu olan bu yazmalardan biri de henüz yazarı bilinmeyen, XVI. yüzyıla veya daha öncesine ait olduğu düşünülen ve içerisinde birçok Arapça yazılmış duaların ve bunların Eski Anadolu Türkçesiyle yazılmış şerhlerinin bulunduğu 159 varaktan oluşan "Dualar ve Şerhler Kitabı"dır. Müellif kitaba belli bir ad koymadığı için kitabın içinde yer alan Arapça yazılmış birçok dua ve bunların şerhlerinin olması dolayısıyla kitaba "Dualar ve Şerhler Kitabı" adı vermek uygun görülmüştür. Tezin amacı da içerisinde bazı Arapça duaların bulunduğu ve bunların Eski Anadolu Türkçesiyle yazılmış dua şerhlerini çevirmek, kelimelerin dizinini hazırlamak , söz yapımına bakmaktır. Bu bakımdan çalışma, temel olarak üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümü oluşturan inceleme bölümünde söz yapımı bulunmaktadır. Metin bölümünde söz konusu eserin yazı çevrimi yer almaktadır. Son bölümde ise dizin yer almaktadır. Araştırma doğrultusunda yapılan inceleme sonucu yazmanın bütününe bakıldığında yazılma tarihi Türk dilinin Eski Anadolu Türkçesinin son dönemlerine rastlamaktadır. Bu açıdan yazma bilim dünyasına önemli veriler kazandıracaktır. Yazmada rastlanan birçok arkaik kelimeler yazmanın önemini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Dua, Şerh , Eski Anadolu Türkçesi, Söz Yapımı

Dua kitabıEski Anadolu TürkçesiTürk dili+1
Kezban Dalkıran
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Coğrafya merkezli okuma ışığında Kemal Bilbaşar'ın romanlarının değerlendirilmesi

Bu çalışmada Kemal Bilbaşar'ın romanları edebiyat ve coğrafya ilişkisi çerçevesinde eserlerin mekânlarını coğrafya olarak geniş bir kapsamda ele alan coğrafya merkezli okuma yöntemi ile incelenmiştir. Bu incelemelerde yazarın romanlarında hangi coğrafyaları mekân olarak işlemeyi tercih ettiği, bu tercihinde yaşam deneyimlerinin etkisinin ne ölçüde olduğu, işlenen coğrafyaların hangi yönleriyle ele aldığının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın giriş bölümünde edebiyat ve coğrafya disiplinlerinin arasındaki bağlantılar açıklanmış, coğrafya merkezli okuma yönteminin ana hatlarına ve bu alanda yapılan belli başlı çalışmalara değinilmiştir. Birinci bölümde eserlerde yansıtılan mekânın zihinde nasıl algılandığına denilip ardından yazarın çeşitli nedenlerle bulunduğu coğrafyaları merkeze alarak yaşam öyküsünün anlatıldığı hayat coğrafyası yazılmıştır. İkinci bölümde coğrafya biliminin araştırma alanları esas alınarak romanlarda yer alan fiziki ve beşerî coğrafya unsurları tespit edilmiş, yazarın hayat coğrafyası ile bağlantıları kurularak tespit edilen unsurların romanlardaki işlevleri incelenmiştir. Sonuç bölümünde Kemal Bilbaşar'ın romanlarında işleyeceği mekânları seçerken hayat deneyiminden büyük ölçüde yararlandığı, yaşayarak deneyimlemediği coğrafyalara ilişkin bilgileri de o coğrafyalar hakkında yaptığı araştırmalar neticesinde edinerek kurguladığı tespit edilmiştir. Çalışmanın sonucunda Kemal Bilbaşar'ın romanlarında geniş coğrafi bölge çeşitliliği olduğu, işlediği coğrafyaları fiziki ve beşerî unsurları ile bir bütün olarak ele almaya gayret gösterdiği, hayat coğrafyasından izlere romanlarında sıklıkla yer verdiği sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler Coğrafya merkezli okuma, Kemal Bilbaşar, mekân, hayat coğrafyası, edebiyat coğrafyası, roman

Türk dili ve edebiyatıYeni Türk edebiyatı
Helin Güler
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

II. Uluslararası Türk Dili ve Edebiyatı Sempozyumu bildirilerinin dil ve kavram incelemesi

Ele alınan 44 bildirinin Türk Dili ve Edebiyatı konularından oluşan içerikleri nedeniyle dil bilimi terimlerinin sık geçtiği; özet, bildirinin amacı, anafikri, bölümleri, dil ve üslup özellikleri, sonuç ve değerlendirme bakımından her bildirinin benzer standartlarda olduğu gözlenmiştir. İncelenen eser iki başlık altında incelenmiştir: ''İkinci Uluslararası Türk Dili ve Edebiyatı Sempozyumu Türkçe Bildirilerinin Dil ve Üslup Yönünden Değerlendirilmesi'' ve ''Bildiri Metinlerindeki Tamlamaların Durumu''. Tamlamalar ele alınırken incelenen eserde daha kolay bulunması için önce bildiri metninin sayısı daha sonra ise bildiri metninde incelenen cümlelerin sayısı her bildiri başında belirtilmiştir. (Örneğin 1.30. Birinci bildirinin otuzuncu cümlesi olduğu belirtilir.). Sonuç ve değerlendirme kısmına gelindiğinde ise 44 ayrı konuyu ele alan bildiriler incelenmiştir ve birçok isim ve sıfat tamlamalarına yer verilmiştir. Tamlamaları belirtirken kısaltma yoluna gidilmiştir. Belirtili isim tamlaması B.li İ.T, belirtisiz isim tamlaması B.siz İ.T., sıfat tamlaması ise S.T. şeklinde belirtilmiştir. Farklı konuların ele alındığı bildiri metinlerinde bilinen standart tamlama yapılarının kullanıldığı devrik, kesik, eksiltili vb. tamlama türlerine rastlanmamıştır.

KavramlarTürk dili ve edebiyatıUluslararası bildiriler+1
Sedanur Sönmez
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türk edebiyatındaki seyahat yazılarında doğu ve batı medeniyeti gözlemleri (1886-1922)

Medeniyet araştırmaları bünyesinde yapılan çalışmalarda seyahat yazıları, birincil kaynaklar olarak literatürde yer alır. Seyahat yazılarındaki gözlem ve tespitlerden hareketle toplumlardaki medeniyet değişimleri, daha yakından takip edilebilir. Türk edebiyatının 1886-1922 yılları arasından seçilen seyahat yazıları üzerine gerçekleştirilmiş bu çalışmada, Doğu ve Batı coğrafyalarıyla alakalı seyahat metinlerindeki gözlemler, kronolojik bir şekilde analiz edilmiştir. Yapılan analizde seyyahların gözlem ve tespitleri belli başlıklar etrafında tasnif edildikten sonra karşılaştırmalı bir bakış açısıyla incelenmiştir. Batı perspektifinde gelişen modernleşme süreciyle paralel olarak seyahatlerin arttığı bu dönemdeki seyahat metinlerinden hareketle, seyahat yazılarının medeniyet değişimindeki rolü değerlendirilmiştir.

Batı medeniyetiDoğu medeniyetiEdebi eserler+4
Burak Narin
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Nurullah Ataç'ın Türk dili ve edebiyatı konusundaki görüşleri ile eserlerinin karşılaştırmalı incelemesi

Nurullah Ataç; çağdaş Türk dili ve edebiyatının oluşum, değişim ve gelişim sürecinde görüşleriyle önem kazanmış bir yazardır. Kendisi Türk edebiyatının ilk deneme yazarı olarak kabul edilmekle beraber eleştiri türüne olan katkılarıyla da bilinmektedir. Yazıları daima Türkçe ders kitaplarında yer tutan yazar, Türkçenin sadeleştirilmesi konusundaki istikrarlı çabalarıyla yeni Türk dilinin şekillenmesinde etkili olmuştur. Bununla birlikte döneminde eser veren yazar ve şairleri eleştirerek onlara yol göstermiştir. Bu çalışmada Türk dili ve edebiyatında tartışmasız öneme sahip olan Nurullah Ataç'ın görüşleri ve eserleri dikkate alınarak Türkçe'nin söz varlığını, sözdizimini ve yazım sorunlarını incelemek amaçlanmıştır. Bunu yaparken objektif bir tutum sergilemek amacıyla Ataç'ın iç dünyası ve hayatı derinlemesine incelenerek yazıları; eser, şahsiyet, devir üçgenine uygun şekilde analiz edilecektir. Çalışma bu yönüyle hem yeni edebiyat hem de dil sahasına katkı sağlamış olacaktır. Ayrıca bahsedilen yazarın yaşadığı dönemdeki dil ve edebiyat anlayışına dair araştırma ve incelemeler yapılarak yazarın yaşadığı döneme ışık tutulacaktır.

Ataç, NurullahDenemeDilde sadeleştirme+6
Şeyma Nur Uzun
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Ömer Seyfettin'in hikâyelerinde mekân

Bu tezde Ömer Seyfettin'in biyografisi ve yaşadığı coğrafyadaki küçülmenin öykülerine olan etkisi, öykülerdeki mekân tasarımları ya da mekânların verilme şekli üzerinden açıklanmaktadır. Bu amaçla Ömer Seyfettin'in edebi mekânları biçimlendirişi ile kendi hayatı, edindiği mesleklerle kendi psikolojisi arasındaki ilişki araştırılmıştır. Yazarın tarih anlayışının, yaşadığı dönemde bilhassa küçülen ve bölünen Osmanlı coğrafyasının, öykülerinde iç ve dış mekânları seçmesine, karakterleri konumlandırmasına etkisi analiz edilmiştir. Öyküler yorumlanırken psikobiyografik yaklaşıma başvurulmuş, yanı sıra dönemin tarihsel arka planı ile bu yorumlamalar ilişkilendirilmiştir. Bu çerçevede Ömer Seyfettin'in öykü mekânları yazar, karakter ve dönemiyle ilişkisi göz önünde bulundurularak Freudyen nedensel ve Jungiyen yapılandırmacı yaklaşımla incelenmiştir. Ömer Seyfettin'in hayat coğrafyası öykü mekânlarının temelini teşkil eder. Subaylık yaptığı Balkan coğrafyasında yaşadığı ve gözlemlediği durumlar öykülerine yansır. Osmanlı coğrafyasının savaşlarla küçülmesi ve buna eşlik eden travmaların öykü mekânlarında etkisi görülür. Küçülme ve travma hali muhayyel mekân ve coğrafya tasarımları ile çözülmeye çalışılır. Öykülerde ev içinin sıklıkla seçildiği ve ev içi mekânı olarak da odanın öne çıktığı fark edilir. Ev içi mekânı olarak odanın psikolojik bağlamda çatışma, bütünleşme ve dönüştürme özellikleriyle belirdiği görülür. Öykülerinde mahallenin parçalanması, ulaşım araçlarının değişmesiyle beraber mekânlar arası mesafenin kısalması, kadınların kamusal mekânlardaki konumu mesele edilir. Köşk ve konak köhne, apartman ise dejenere görünümü ile öne çıkarılırken İstanbul tasvirleri negatiftir. Son olarak öykü mekânlarının natüralist bir bakış ve milliyetçi bir yaklaşımla örüldüğü açıktır.

Türk dili ve edebiyatıTürk hikayesi
Ergün Tanlak
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türk dili ve edebiyatı ders kitaplarında yer alan etkinliklerin dijital okuryazarlık açısından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Türk dili ve edebiyatı ders kitaplarında yer alan etkinliklerin dijital okuryazarlıkla ilişkili olma durumunu ortaya koymaktır. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı bu çalışmada veriler doküman incelemesi tekniğiyle toplanmıştır. Çalışmanın materyalini 2024-2025 eğitim öğretim yılı 9-12. sınıf Türk dili ve edebiyatı ders kitaplarında yer alan ders öncesi, ders içi ve ders sonrası olmak üzere toplam 748 etkinlik oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Gülsoy (2023)'un UNESCO'nun küresel dijital okuryazarlık çerçevesinden hareketle hazırladığı Dijital Okuryazarlık İçerik Değerlendirme Formu kullanılmıştır. Veriler, nitel araştırmanın veri analiz tekniklerinden betimsel analiz tekniği kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırmanın sonunda Türk dili ve edebiyatı ders kitaplarında dijital okuryazarlıkla ilişkili etkinliklerin her sınıf seviyesinde belirli oranlarda yer aldığı görülmüştür. Yapılan incelemede dijital okuryazarlıkla ilişkili etkinlikleri içermesi açısından en yüksek yüzdeye sahip ders kitabının 9. sınıf ders kitabı olduğu; en düşük yüzdeye sahip ders kitabının ise 12. sınıf ders kitabı olduğu; söz konusu etkinliklerin dört temel dil becerilerine dağılımı incelendiğinde en yüksek yüzdeye sahip becerinin dinleme; en düşük yüzdeye sahip becerinin ise konuşma olduğu; dijital okuryazarlık yetkinlik alanları içerisinde en fazla bilgi ve veri okuryazarlığı yetkinlik alanına yer verildiği; kariyerle ilgili yeterlikler yetkinlik alanına ise hiç yer verilmediği sonucuna ulaşılmıştır. Ulaşılan sonuçlardan hareketle benzer çalışmalarla karşılaştırmalar yapılmış ve önerilerde bulunulmuştur.

Türk dili ve edebiyatı
Ferhat Temel
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Hasan Ali Toptaş'ın romanlarındaki tümcelerin yapı, anlam ve görev yönünden betimlemeli (Tanımlı) dil bilgisi yöntemine göre sözdizimsel (Tümcebilgisel) incelenmesi

Hazırladığımız çalışma "Hasan Ali Toptaş'ın Gölgesizler, Uykuların Doğusu, Sonsuzluğa Nokta, Heba, Kuşlar Yasına Gider, Kayıp Hayaller Kitabı isimleriyle yazılan 6 Romanındaki Tümcelerin, Yapı, Anlam ve Görev Yönünden Betimlemeli (Tanımlı) Dilbilgisi Yöntemine Göre Sözdizimsel (Tümcebilgisel) İncelenmesi" isimli çalışmadır. Hasan Ali Toptaş'ın bahsedilen romanlarındaki cümleler Hikmet Dizdaroğlu'nun Tümcebilgisi eserindeki çözümlemelerden yola çıkılarak tasnif edilmiştir. Betimlemeli (tanımlı) dilbilgisi yöntemine göre yapılan incelemeyle Hasan Ali Toptaş'ın romanlarının bu tasnife gayet uygun olduğu çalışma süresinde görülmüştür. Gerek cümle zenginliği gerek cümlelerin söz dizimi çeşitliliği bağlamında Hasan Ali Toptaş'ın incelenmeye değer eserler ortaya koymakta başarılı olduğu gözlemlenmiştir. Yüksek lisans tezinin, Türk dilinin ve yazarımızın daha iyi anlaşılmasına olumlu katkı sağlayacağı kanaatindeyiz.

Cümle yapısıDilbilgisiDilbilim+3
Sedef Gülyaprağı
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Edirneli Fâiz Divanı bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük

XVIII. yüzyılda sosyal, toplumsal ve ekonomik hayatta yaşanan gerilemeden bilim, kültür ve edebiyat hayatı fazla etkilenmemiş ve bir önceki yüzyılın devamı olarak olgunluk dönemini yaşamaya devam etmiştir. Bu dönemde şairler mahallî unsurları, gündelik hayatı ve konuşma dilini şiirin malzemesi yapmaya çalışmışlardır. "Şiir" ve "şair asrı" olarak kabul edilen XVIII. yy. şair kadrosu bakımından klasik edebiyatın en geniş ve zengin dönemidir. Fakat "nazire edebiyatı" görünümündeki bu dönemde, diğer yüzyıllara oranla üstâd sayılabilecek şairlerin sayısı çok azdır. Bu çalışma ile amacımız, XVIII. yy. divan şairlerinden Edirneli Fâiz'in divanındaki söz varlığından hareketle, anlamın bağlama göre kazandığı değişiklik ve çağrışımı ortaya koymaya çalışmaktır. Bir dilin sözcükleri, deyimleri, atasözleri, terimleri o dilin maddî ve manevî kültürünü yansıtır. Metni oluşturan sözcükler metinden ve şairden bağımsız değillerdir. Metin, şairin anlam dünyasını, üslûbunu ve şiirin söz varlığını ortaya koyar. Biz bu çalışmanın klasik edebiyatın ve devrin üslûbunu yansıtması açısından önemli bir yer kaplayacağı kanaatindeyiz.

18. yüzyılDilbilgisiDivan edebiyatı+6
Nurcan Gül
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Görme engelli öğrenciler için Türk Dili ve Edebiyatı derslerinde kullanılan materyallere yönelik öğretmen ve öğrenci görüşlerinin değerlendirilmesi

Bu çalışmaya 2020-2021 eğitim öğretim yılı güz ve bahar döneminde Uşak ilindeki liselerde eğitim ve öğretim gören görme engelli 9 öğrenci ve aynı öğretim yılında Uşak ilindeki liselerde görev yapmakta olan ve görme engelli öğrenciler çalışmış olan toplam 9 Türk Dili ve Edebiyat Bölümü mezun öğretmenler katılmışlardır. Uşak ilinde toplam 9 öğretmen araştırmamıza dâhil olmasının nedeni olarak bu eğitimcilerin meslek hayatlarında görme engelli öğrencilerle çalışmış olmaları dolayısıyla seçilmişlerdir. Araştırma alanımızdaki mesleki deneyimleri bize katkı sağlanacağı ve ışık tutacağı açısından önemli görülmüştür. Araştırmaya katılan öğrencilerin sayısının 9 ile sınırlı olmasının nedeni ise Uşak ilinde araştırma döneminde toplam 9 görme öğrencinin öğrenim görmesi neden olmuştur. Bu çalışmanın temel amacı "Liselerde görme engelli öğrenciler için Türk Dili ve Edebiyatı derslerinde kullanılan materyallere yönelik öğrenci ve öğretmen görüşlerinin değerlendirilmesi" şeklinde olup araştırmada bir demografik bilgi formu, altı değerlendirme formu ve on dört yarı yapılandırılmış açık uçlu soru sorulmuştur. Araştırmaya katılan deneklerin lisede Türk Dili ve Edebiyatı dersinde kullanılan işitsel materyallere yönelik uygulanan ölçek sorularının verilen cevaplara baktığımızda; araştırmaya katılan öğretmenlerin ve öğrencilerin değerlendirmelerine göre işitsel materyallerin yeterliliğinin düşük olarak ifade ettikleri görülmüştür. Ayrıca araştırmaya katılan hem öğretmenler hem de öğrenciler yarı yapılandırmış sorulara yönelik verdikleri yanıtları ve ölçeğe verdikleri yanıtları desteklemiş yani işitsel materyalleri yetersiz değerlendirdikleri ortaya çıkmıştır. Araştırmaya katılan deneklerin lisede Türk Dili ve Edebiyatı dersinde kullanılan yazılım materyallere yönelik uygulanan ölçek sorularının araştırmaya katılan öğretmenlerin ve öğrenciler yazılım materyallerin yetersiz bulmuşlardır. Bunun yanında araştırmaya katılan iki grup da yarı yapılandırmış sorulara yönelik verdikleri yanıtları ölçeğe verdikleri yanıtları destekler nitelik olduğu görülmüştür. Araştırmaya katılan deneklerin lisede Türk Dili ve Edebiyatı dersinde kullanılan basılı materyallere yönelik uygulanan ölçek sorularının verilen cevaplara göre; araştırmaya katılan öğretmenlerin ve öğrencilerin değerlendirmelerine göre basılı materyallerin yeterli olmadığını ifade ettikleri ortaya çıkmıştır. Araştırmaya katılan hem öğretmen hem de öğrenciler yarı yapılandırmış sorulara yönelik verdikleri yanıtları değerlendirmesi de düşük olduğu görülmekte dolayısıyla ölçeğe verdikleri yanıtları yarı yapılandırmış sorulara verdikleri desteklediklerini yani basılı materyalleri yetersiz olarak değerlendirdikleri ortaya çıkmıştır.

Eğitim araçlarıGörme engellilerTürk dili ve edebiyatı+3
Ayşe Nur Erdoğan Başaran
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Halk ekonomisi ve geleneksel mutfak kültürü bağlamında kaz

Halk ekonomisi, halkın; kendine has geçim kaynaklarını yaratmak ve bu noktadaki gereksinimlerini gidermek maksadıyla meydana getirdiği geleneksel ögeleri içine alan bir halkbilimi dalıdır. Bu kapsamda, halk; kendine göre belirlediği birtakım kurallardan hareketle, üretim etkinliklerini ve tüketim faaliyetlerini yönetebilmektedir. Bahse konu durumun bir devamı olarak, halk; bir yandan kendi geleneksel kültür değerlerinden faydalanabilmekte, diğer yandan da dış kültürlerin klasik tavırlarından etkilenebilmektedir. Bu açıdan bakıldığında, halk kültürünün en temel ögelerinden biri halini alan halk ekonomisi; kültürel yapının aslî belirleyicilerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Geleneksel mutfak kültürü ise halkın; yeme-içme davranışlarını, beslenme alışkanlıklarını, mutfak uygulamalarını ve bunlara dair inanışlarını esas alan bir halkbilimi dalıdır. Bir başka ifadeyle, geleneksel mutfak kültürü, halkın; ürettiği yiyecek ve içecek mahsullerinin hazırlanmalarında, saklanmalarında, korunmalarında, sunulmalarında ve tüketilmelerinde tuttuğu yolları, yöntemleri, usulleri, teknikleri ve bu çerçevede kullandığı araçları, gereçleri, aletleri ve edevatları derleyip değerlendirmeyi hedefleyen bir sistemi temel almaktadır. Dolayısıyla geleneksel mutfak kültürünün kapsamına, halkın; geleneksel metotlarla edinerek, geçmişten bugüne kadar ilerletmek suretiyle uyguladığı; ülkelere, bölgelere ve yörelere göre farklılıklar sergileyen mutfak anlayışları yer almaktadır. Bu çalışmada, geçmişten bugüne kadar süregelen önemli bir kültürel miras unsuru olması münasebetiyle, kaz yetiştiriciliğinin; halk ekonomisi ve geleneksel mutfak kültürü bağlamında, çok çeşitli cepheleri göz önüne alınmak suretiyle tetkik ve analiz edilmesi hedeflenmiştir. Bahsedilen çerçevede, kaz, halk nezdindeki geleneksel ekonomi kültürü ve geleneksel mutfak kültürü doğrultularında gerçekleştirilen; bakılma, beslenme, yetiştirilme, üretilme, tüketilme, pazarlanma, kesilme, hazırlanma, kurutulma, dondurulma, saklanma, korunma, sunulma ve benzeri prensipler kapsamında ele alınmıştır. İlgili hususlardan hareketle, kaz kültürü; halkbiliminin tarihsel ve işlevsel verileri ışığında, halkta karşılık bulan ekonomik etkinlikleri ve mutfak faaliyetleri doğrultusundaki değişim ve dönüşüm süreçlerine istinaden incelenerek; Türk Halkbilimi alanına kazandırılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler Halk Ekonomisi, Geleneksel Mutfak Kültürü, Kaz, Kazcılık, Kaz Yetiştiriciliği, Kaz Besiciliği, Kaz Kültürü.

GastrostomiGeleneklerHalk bilimi+7
Hasan Ali Diken
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Klasik Türk edebiyatında Hâtem-i Tâ'î ve "Hikâye-i Hâtemü't-Tayyî" adlı eser (İnceleme-metin)

Klasik Türk edebiyatı çalışmalarının önemli bir kısmını Osmanlı Türkçesi ile kaleme alınan manzum metinlerin çeviri yazısının yapılması ve incelenmesi oluşturur. Elbette bunun sebebi, manzum eserlerdeki üslubun niteliği, malzemenin çeşitliliği ve şiirin sanatsal gücüdür. Ancak mensur eserler de günümüz Türkçesine kazandırıldıkça, üzerlerinde daha çok çalışılıp daha çok konuşuldukça muhakkak ki nesrin edebiyat tarihimizdeki yeri yeniden şekillenecektir. Biz de Hikâye-i Hâtem-i Tay adlı eser üzerinde hazırladığımız bu çalışma ile klasik Türk edebiyatı araştırmaları sahasına yeni bir mensur eser kazandırarak, hikaye ve hikayecilik tarihçemize katkı sunmak istedik. Zira çalışmamıza konu olan Hikâye-i Hâtem-i Tay adlı eser, mensur bir hikâye örneğidir. Eser, Hâtem'in macerasını anlatmakla birlikte, hikâye ve nesir tekniği açısından da dikkate değer bir hikâyedir. Çalışmanın I. Bölüm'ünde, Hâtem-i Tay'in klasik Türk edebiyatı içerisindeki yeri; divan, mesnevi ve tezkire örnekleri incelenerek belirlenmeye çalışılmıştır .II. Bölüm'de, Hikâye-i Hâtem-i Tay adlı eserin türü ve konusu hakkında bilgi verilmiştir. Eserin müellifine ve müstensihine dair malumattansonra hikâye,muhteva özellikleri ile incelenmişve hikâyelerin özetleri sunulmuştur. Eserde bulunan olay, zaman, kişi kadrosu ve mekân üzerinde de ayrıca durulmuştur. Hikâyede mevcut olan bazı motifler ve edebî unsurlar açıklanmıştır. Ardından metnin dil,imla ve üslup özelliklerine değinilmiştir. Çalışmanın III.Bölüm'ünde, eserin nüsha tavsifi yapılmış ve müteakıben metnin çeviri yazısına yer verilmiştir. Bir mensur hikâye olan Hâtem-i Tay hikâyesi, içerisinde bolca deyim ve halk ağzından sözcükler bulunduran, halkın anlayabileceği bir üslupla sade bir şekilde yazılmış bir eserdir. Eserin yazarı Eyyûbî bu hikâyeyi halktan dinleyerek kaleme almıştır. Buna rağmen eserde Arapça ve Farsça tamlamalar ile kelimeler sık sık yer almaktadır. Eser çerçeve hikâye tekniği ile ele alınmış olduğundan içerisinde farklı öyküler bulundurmaktadır. Hikâyenin yazılış amacı, Hâtem'in kişiliği ve macerası aracılığı ile cömertliği tavsiye etmektir.

Eski Türk edebiyatıHatim et-TaiMensur hikaye+2
Ali Küçükceran
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Orhan Koçak'ın eleştirisinde etkilenme endişesi

Bu çalışmada şairin selefine karşı kendisini yaratma girişimine ilişkin bir şiir teorisi geliştirmiş Harold Bloom'un Etkilenme Endişesi adlı kavramını kendisine rehber edinmiş Orhan Koçak'ın Bahisleri Yükseltmek - Turgut Uyar Şiirinde Kendini Yaratma Deneyimi adlı eleştirisi tartışılmaktadır. Söz konusu tartışmanın dayanaklarının tespiti için çalışmada öncelikle, Orhan Koçak'ın eleştirisine rehberlik eden Harold Bloom'un güçlü bir gelenekte şairin selefine karşı yaşadığı endişeyi nasıl sorunsallaştırdığı ele alınmakta, şiir teorisinin bir gelenek inşası olabilme bağlamı irdelenmekte ve eleştirinin eleştiriye ve şiire karşı yaşadığı Etkilenme Endişesi sorguya açılmaktadır. Edebiyatımızın yaşadığı model kaymasından dolayı güçten düşmüş bir gelenekte Orhan Koçak'ın eleştirisinde Turgut Uyar'ın yaşadığı şiir/özne özdeşliği ve de Turgut Uyar'ın selefin yoksunluğunda endişeyi kendisine karşı sürekli icat etme gereksinimi sorunsallaştırılmıştır. Orhan Koçak'ın eleştirisi, eleştirmenin kendi araçları ve kavram dizgesinin bağlama ilişkin zamansal sapmalarıyla Harold Bloom'un teorisiyle birlikte tartışmaya açılmakta ve çözümlenmektedir. Koçak'ın kendi kavram dizgesine ve Turgut Uyar şiirine karşı eleştiride kendisini ve Turgut Uyar'ı yaratma deneyimi de bu tartışmada irdelenmektedir. Çalışmada Koçak'ın Bloom'un altı revizyon kategorisini üç çevrime indirgediği, gelenek bağlamının zayıf olduğunu öne süren eleştirmenin bu bağlamda Bloom'un teorisini daha etkin bir metoda dönüştürdüğü ve Uyar'ın şiirine özgün bakışlar geliştirdiği görülmektedir.

Edebi eleştiriKoçak, OrhanTürk dili ve edebiyatı+5
Emre Coşkun
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Abdülhak Hâmid'in şiir dilinin biçemsel işleyişi

Abdülhak Hâmid Tarhan (1852-1937), yeni Türk şiirinin kurucularından biridir. Özellikle ölüm ve doğa izlekli şiirleri Türk şiirini derinden etkilediği bilinen Şâir-i Azamın, biçem ve biçim bağlamında yaptığı yenilikler de son derece önemlidir. Bununla beraber Abdülhak Hâmid şiiri oldukça uzun bir döneme yayılır. Bu yüzden Abdülhak Hâmid şiiri incelenirken devirlere ayrılması gerekir. Çalışmada Abdülhak Hâmid şiiri şu dört devire ayrılmıştır: 1- Makber Öncesi: Garam, Sahra, Divaneliklerim yahut Belde ve Diğer Şiirler, 2- Kara Bir Mahşerden Kabullenişe Doğru: Makber, Ölü, Hacle, 3- Makber Sonrası, 4- Son Şiirleri. Abdülhak Hâmid şiiri bu dört devire ayrılırken şiirlerin yayımlanış tarihleri de dikkate alınmış ve aynı zamanda şiirlerin biçem ve içerikleri de göz ardı edilmemiştir. Bu bağlamda Makber bir dönüm noktası olarak seçilmiş, devirler de buna göre oluşturulmuştur. Devirlerin oluşturulmasının ardından Abdülhak Hâmid şiiri üç bölüm altında incelenmiştir: Anlatısallık düzeyi, söylemsellik düzeyi ve betisel düzey. Anlatısallık düzeyinde biçembilimin verilerinden ve kavramlarından (önceleme, yineleme, sapma, vb.) hareketle Abdülhak Hâmid şiirinin anlatım düzleminde yaptığı yenilikler ve bütün olarak şiir dili ortaya konmaya çalışılmıştır. Söylemsellik düzeyinde ise yanmetinsel unsurlardan (anılar, mektuplar, vb.) da yararlanılarak şiirlerin izlekleri belirlenmiş ve çözümlenmiştir. Son olarak betisel düzeyde ise betisel dil kullanımları (metafor, metonimi, çelişki, benzetme, vb.) tespit edilmiş ve bu kullanımların Abdülhak Hâmid şiirini hem anlatım hem de içerik düzleminde nasıl etkilediği ortaya konulmuştur.

Dil bilgisiMetin dil bilimModern şiir+6
Taner Turan
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tip ve söylem açısından Kemalist ideolojinin cumhuriyet dönemi Türk romanına yansıması

Kemalizm, Batı'daki düşünce sistemlerinden farklı olarak düşünce tarzlarının ya da üretim ilişkilerinin yorumlanması sonucunda doğmamış, daha çok belirli bir toplumsal ihtiyacın sonucu olarak şekillenmiştir. Toplumsal ihtiyaç göstergesi olarak Kemalist tipler de ideolojik yapıdan önce ortaya çıkarak Millî Mücadele sürecinde meşruluk sağlayıcı değerleri oluşturmuşlardır. Mustafa Kemal Atatürk ise başlangıçta ideoloji olarak kurgulanmasını uygun bulmadığı Kemalizm'in aydınlar arasında tartışılmasına 1930'lu yılların ortalarına kadar müdahale etmemiştir. Vefatından sonra Kemalizm siyasi aktörlerin politik enstrümanlarından biri haline gelmiş ve Atatürk'ün bağlamından koparılmasına sebep olmuştur. Cumhuriyet Dönemi Türk Romanı birçok konuda olduğu gibi Kemalizm konusunda da zengin bir içeriğe sahiptir. Özellikle 1923-1990 yılları arasında yazarların tarihî seyri içinde bu konuyu eserlerine taşıdıkları görülür. Halide edip Adıvar, Reşat Nuri Güntekin, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Mehmet Rauf, Samim Kocagöz, Attila İlhan, Oğuz Atay, Tarık Buğra gibi yazarlar eserlerinde çeşitli açılardan Kemalizm'e değinen yazarlardır. Atatürk Dönemi (1923-1938) romanlarında, Kemalizm'in toplumsal ve tarihî kökenleri irdelenir. Millî Şef Dönemi (1938-1946) romanları da benzer şekilde Kemalizm'in gerekliliğine ve toplumsal alandaki etkilerine vurgu yapar ve kısmen sorgulamalara yer verir. Çok Partili Hayata Geçiş Dönemi (1946-1950) romanlarında Kemalizm, sosyal etkileri ile ele alınır. Darbeler Dönemi (1950-1980) romanları, Kemalizm'in eleştirel bilincine odaklanarak tartışma alanını genişletirler. Darbeler Etkisinde Gelişen Dönem (1980-1990) romanları ise Kemalizm'i, toplumsal yapıda izlenen olumsuz değişimler için hala etkili bir savunma yöntemi olarak ele alır. Bu çalışmada sözü edilen dönemlerde eser veren yazarların toplam on beş romanı içerik analizi ile incelenmiştir. Tip ve söylem başlıkları altında yapılan analizlerin ortak ve farklı yönleri tartışılmıştır. Cumhuriyet Dönemi Türk romanında Kemalizm'in, çeşitli açılardan tartışılan bir konu olduğu görülmüştür. İlk dönemlerde kurucu ve kurtarıcı meşruluğu ile ele alınan bu kavramın, 1946'dan sonra sosyal eleştiriye tabi tutulduğu, 1946'dan 1980'lere kadar daha çok toplum açısından etkilerinin ele alındığı, 1980'lerden itibaren ise yeni bir çıkış yolu olarak geçerliliğini koruduğuna inanıldığı tespit edilmiştir.

Türk dili ve edebiyatı
Latif Akkaya
Ordu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Yeni Türk şiirinde beden algısı (Tanzimat'tan Cumhuriyet'e)

Bu çalışmada, Tanzimat Dönemi ile Cumhuriyet Dönemi arasında yazılan şiirlerde bedenin şairler tarafından nasıl algılandığı ve anlatıldığı incelenmektedir. Bu çalışmadaki amaç; Türk şairlerinin bedensel imgeler barındıran şiirlerini araştırmak, bu imgeleri çözümlemek, yok olan, değişen, gelişen ya da devam eden imgeleri, tasvirleri belirlemek ve elde edilen verilerle şiirde beden algısının tarihsel gelişimine, bedenin algılanışına topluca ve sistemli bir bakışı sağlayabilmektir. Bedensel algının şiir türündeki tarihsel gelişim seyrini ortaya çıkaracak bu çalışmada, bedenlerin ve oluşturulan bedensel imgelerin şekillenmesinde etkili olan toplumsal, bireysel, ekonomik ve kültürel birçok faktör de çözümlemelerde dikkate alınarak bedenin, gövde ve organlar olarak pratik, simgesel ve imgesel işlevlerinde ve anlamlarındaki çeşitlenmeler tespit edilmeye çalışılmıştır. Bunu yaparken Tanzimat, Servet-i Fünun ve İkinci Meşrutiyet dönemi şairlerinden döneme etki kabiliyeti yüksek olanları ele alınmış, böylece her dönemin genel görüntüsü, eğilimi ortaya çıkarılmıştır. Genel bir sonuç olarak söylenebilir ki, modern dönem Türk şiirinde beden algısı ve tasvirleri soyuttan somuta doğru bir gelişim çizgisini takip etmiştir. İmgeler ve tasvirler bireyselleşir, çok boyutluluk kazanır.

Beden imajıFecr-i Ati edebiyatModern şiir+6
Emel Aydın Özer
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet'ten günümüze Türk Dili ve Edebiyatı öğretim programlarında şiir türünün öğretimi üzerine bir inceleme

Bu çalışma Cumhuriyet dönemi ve günümüze değin Türk Dili ve Edebiyatı programlarında şiir türünün incelenmesini amaçlamıştır. İnceleme yapılırken Türk Dili ve Edebiyatı dersinin maksat ve amacına odaklanılmıştır. Kaynak olarak kılavuz edindiğimiz 'Tebliğler Dergisi'nde göründüğü üzere her yılın müfredat programında yer alan Türk Dili ve Edebiyatı dersinde işlenilen şiir konusu, edebi ve sanatsal olarak farklılıklar ve nitelik olarak değişimler gösterse de bazı dönemlerde kendini tekrarladığı gözlemlenmiştir. Bakıldığında, öncelik öğrencinin sadece düzgün okumaya, okuduğu parça üzerinde düşünmeye alışması yeter görülmektedir. İkinci aşamada nazım, nesir ayrılığı ve bir yazıda aranacak üslup özellikleri basit bir şekilde öğretilmelidir. Devamında gerçek ve mecaz kelimeler arasındaki farklar gösterilmelidir. Öğrencilerin edebi sanatlara özenmeleri zararlı görülmemekle beraber öğrenciye ders saatinde şiir, hikaye, piyes, roman gibi türler üzerine çalışma imkanı verilmemiştir. Serbest yazılarla öğrencinin şiirden çok diğer türlere ders saati dışında vakit ayırması tespit edilmiş, şiir türü göz ardı edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Şiir, dönem, üslup, amaç, edebiyat.

Türk dili ve edebiyatıTürk dili ve edebiyatı dersiTürk şiiri+3
Esmehan Çelik
Necmettin Erbakan University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00

Related subjects