Turkish language and literature

129 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Müellifi bilinmeyen mensur bir fütüvvet-nâme (Çorum Hasanpaşa kütüphanesi 19 hk 885, inceleme metin tıpkıbasım)

Türk edebiyatının önemli yazılı kaynakları arasında yer alan fütüvvet-nâmeler, 13 ve 14. yüzyıl Anadolu coğrafyasında görülen fütüvvet anlayışı ile Ahîlik kurumunun temel ilkelerini ortaya koyan ve yazıldıkları dönemin sosyo-kültürel yapısı ve ekonomik hayatı hakkında bilgiler veren eserlerdir. Bu yönüyle Anadolu'nun dinî tarihine dair doğrudan bilgi elde edebileceğimiz önemli kaynaklardan olan Fütüvvet-nâmeler, esas itibariyle Ahîliğin anayasası ve Ahîlerin el kitabı mahiyetindeki eserlerdir. Ahîlik kurumunun yaşadığı gelişim ve değişimlere paralel olarak muhtevaları değişiklik göstermiş, buna bağlı olarak Mevlevîlik, Bektaşîlik, Kâdirîlik, Rufâilik gibi bazı tarikat çevrelerince çeşitli Fütüvvet-nâmeler kaleme alınmıştır. Üzerinde çalışma yaptığımız fütüvvet-nâme türündeki bu eserin, içeriğinde yer alan konulardan ötürü sûfî/tasavvufî çevrede kaleme alındığı anlaşılmaktadır. Eserin müellifi hakkında herhangi bir bilgi verilmemiş, yazılış tarihi de kesin olarak bilinmemektedir. Nüshada yer verilen bazı kavramlardan hareketle 18 ya da 19. yüzyılda yazılmış olabileceği düşünülmektedir. Mensur bir fütüvvet-nâme örneği olan eser, Çorum Hasanpaşa Yazma Eserler Kütüphanesi, 19 Hk 885 numarada Fütüvvet-nâme başlığıyla kayıtlıdır. 67 varaktan müteşekkil eserin geneline bakıldığında sade bir dil ve akıcı üslupla yazıldığı görülmektedir. Eser, konu değişikliğini gösteren "Fasl" başlıklarından meydana getirilmiş, tasavvufî adab ve erkânların yanı sıra yeme-içme ve misafir ağırlama adabı gibi sosyal hayatı ilgilendiren bazı hususlar soru-cevap şeklinde izah edilmiştir. Eserde peygamberler, dört halife (çâr-yar), sahabeler, on iki imam (düvaz-deh), on dört masum (çâr-deh), bazı dinî ve tarihî şahsiyetler hakkında bilgilere yer verilmiştir. Bunların yanı sıra tasavvufun dört kapısı başta olmak üzere şed, post, fakr, ricâlü'l-gayb, Kâbe kavseyn gibi tasavvufi literatüre ait kavramlardan bahsedilmiştir. Şed kuşandırma, posta geçme, icazet verme, üstadın huzuruna girme ve ayrılmanın usulü gibi bazı ritüeller üzerinde durulmuştur.

Dini edebiyatTasavvuf edebiyatıTekke edebiyatı+3
Abdulkerim Tiryaki
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türk dili meseleleri karşısında Oktay Sinanoğlu

Bu çalışmamızda Türk dilinin halen varlığını sürdürmekte olan ve gittikçe dilimize büyük zarar veren sorunlarını, bilim insanı olmasına rağmen kendini Türk diline ve milletine adamış Sayın Oktay Sinanoğlu'nun bakış açısına dayanarak ele almaya çalıştık. Çalışmamıza Oktay Sinanoğlu'nun Türk dili ile ilgili görüşlerini aktardığı kitaplarını, makalelerini, konuşma metinlerini derleyerek başladık. Giriş bölümünde, çalışmamızın kapsamı ile ilgili ayrıntılı bilgileri sunduk. Çalışmamızda, Oktay Sinanoğlu'nun hayatı ile ilgili bilgi verdikten sonra Sinanoğlu'nun kaleme aldığı ve dilimizde halen yaşanmakta olan sorunları 8 ana başlık altında, dil bilimcilerimizin de görüşleri ışığında topladık ve bu sorunlara ait çözüm önerilerine de ayrı bir bölümde başlık sırasına uyarak yer verdik. Çalışmamızda Türk diline zarar veren sorunların farkındalığını arttırma ve bu zarardan kurtulmak için yapılması gerekenleri Sinanoğlu'nun ve sayın dil bilimcilerimizin görüşlerinden yola çıkarak kaleme almayı ve böylece dil konusunda daha fazla farkındalık yaratmayı amaçladık. Anahtar Kelimeler: Türk dili, Türk dilinin sorunları, dil kirliliği, Oktay Sinanoğlu

Türk diliTürk dili ve edebiyatı
Hatice Asan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Keşfü'l-Hüdâ Doğu Türkçesiyle yazılmış bir Kaside-i Bürde şerhi inceleme - metin - dizin

Bu çalışmada, Hüseyn-i Hârezmî'nin Keşfü'l-Hüdâ adlı eserinin bilinen iki nüshasından biri olan Berlin Şehir Kitaplığında Ms. or. oct. 1688 kayıt numarasıyla muhafaza edilen kopyasının çeviriyazısı ile Türkiye Türkçesine çevirisi yapılmış, dil bilgisi özellikleri tespit edilip metnin söz dizini oluşturulmuştur. Ayrıca, eserin diğer nüshası olan ve Süleymaniye Kütüphanesi Mahmud Paşa Koleksiyonunda 271 kayıt numarasıyla muhafaza edilen nüsha ile Berlin Şehir Kitaplığındaki nüshanın farkları saptanıp değerlendirilmiştir. Üzerinde çalışılan metnin hem Berlin Şehir Kitaplığı hem de Süleymaniye Kütüphanesindeki nüshalarının renkli taranmış birer kopyası temin edilmiş ve bunlar, tezin dördüncü bölümüne eklenmiştir. Hüseyn-i Hârezmî'nin, Bûsîrî'nin Kaside-i Bürde'sine şerh olarak yazdığı Keşfü'l-Hüdâ, çalışmada beş bölümde ele alınmıştır: Birinci bölüm, Bûsîrî ve Kaside-i Bürde hakkında genel bilgileri, eserin yazılma nedenini, hakkında anlatılagelen rivayet ve ritüelleri, onun üzerine yapılan şerhleri içermektedir. Bu bölümde ayrıca, Keşfü'l-Hüdâ'nın yazarı Hüseyn-i Hârezmî, eserin telif sebebi ve tarihi, nüshalarının istinsah tarihleri ile şerh yazma geleneği içindeki yeri, metnin yazım özellikleri ele alınmıştır. İkinci bölümde metnin -Süleymaniye nüshasındaki verilerle karşılaştırmalı olarak- Berlin nüshasının ses ve yapı özellikleri ile sözcük türleri bakımından söz varlığı ayrıntılı olarak değerlendirilmiş; elde edilen veriler, başta Hârezm Türkçesi ve Çağatayca olmak üzere Türkçenin diğer tarihî ve çağdaş kollarıyla karşılaştırılmıştır. Keşfü'l-Hüdâ'nın çeviriyazılı metni, çalışmanın üçüncü bölümünü teşkil etmektedir. Bu bölümde, Kaside-i Bürde'nin özgün metni ile bazı Arapça, Farsça beyit ve kıtalar korunmuştur. Bu bölümde ayrıca, eserin iki nüshasının karşılaştırması yapılmış ve tespit edilen farklar değerlendirilmiştir. Hüseyn-i Hârezmî'nin yazdığı şerhin Türkiye Türkçesine çevirisi olan dördüncü bölümde, bilhassa, Kaside-i Bürde'nin diğer Türkçe şerhleri de göz önünde bulundurulmuş ve bunlardan yararlanılmıştır. Tezin bu bölümünde, Kaside-i Bürde'nin ilgili beyitlerinin Türkiye Türkçesine çevirisi de verilmiştir. Keşfü'l-Hüdâ'nın çevirisi, metne sadık kalınarak manzum - mensur karışık biçimde gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın beşinci bölümü olan dizinde, bu çalışmanın üçüncü kısmını teşkil eden metnin gramatikal dizini oluşturulmuştur. Sözcüklerin metin içinde tespit edilen farklı anlamlarda kullanımları ve kullanım sıklıkları ile kökenleri belirtilmiştir. Anahtar Sözcükler: Bürde, Hârezmî, Bûsîrî, Keşfü'l-Hüdâ, Doğu Türkçesi.

Eski Türk edebiyatıHarezmceHarezmi+5
Bilal Erdem Dağıstanlıoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Âşık tarzı şiirde söz sanatları üzerine Aşık Veysel örnekleminde bir inceleme

ÂŞIK TARZI ŞİİRDE SÖZ SANATLARI ÜZERİNE ÂŞIK VEYSEL ÖRNEKLEMİNDE BİR İNCELEME Türk edebiyatı, tarihî süreç içinde çeşitli etmelerin tesiriyle meydana gelen değişim ve dönüşümlerle muhtelif formlarda manzum ve mensur eserler ortaya koymuş üretken bir edebiyattır. Âşık edebiyatı, halk edebiyatı, tekke edebiyatı, divan edebiyatı/klasik edebiyat, modern edebiyat gibi muhtelif tasniflere tabi tutulmuş olsa da işin özünde bahsedilen Türk edebiyatıdır. Kullanılan ana malzeme Türk dilidir. Muhayyile ve seçilen formlar aynı malzemeden çeşit çeşit eserlerin doğmasını sağlamıştır. Bu çalışmada Türk edebiyatını meydana getiren ana damarlardan olan âşık edebiyatı sahasının manzum yönünü teşkil eden âşık tarzı şiir genel çerçeve olarak belirlenmiştir. Âşık tarzı şiir evreni içinde Âşık Veysel şiirlerinin örneklem olarak seçildiği bu çalışmanın iki yönü bulunmaktadır. Bunlardan biri, âşık tarzı şiirde söz sanatlarının kullanımı hakkında genel bazı somut ön veriler üreterek bu konuyla ilgili ileride yapılacak tafsilatlı çalışmalara kapı aralamak; diğeri ise vefatının 50. senesi olan Âşık Veysel Şatıroğlu'nun şiirlerini söz sanatları yönüyle tahlil etmektir. 20. asır gibi âşıklık geleneğinin zorlu bir döneminde ülke sathında ortaya koyduğu ürünler ve gösterdiği üstün gayretler için, vefatının 50. senesinde Âşık Veysel'e bir teşekkür hükmünde olan bu çalışmada, Âşık Veysel'in şiirleri merkeze konulmuş; Âşık Veysel, halk edebiyatı, âşık edebiyatı, söz sanatları ve belagate ilişkin çeşitli eserler nazara alınıp kaynak tarama yöntemi kullanılmıştır. Aynı zamanda Âşık Veysel'in yaşadığı tarihi süreç ve ortamlar göz önünde bulundurulup tarihi olaylara ışık tutan bazı çalışmaların dikkate alınmasıyla şiirler analiz edilerek çalışmaya bağlamsal bir yön de kazandırılmak istenmiştir. Âşığın hayatta olmaması sebebiyle âşıktan bilgi alamamak, belagat sahasındaki bazı görüş farklılıkları, söz sanatlarının tespitinde öznel bakış açılarının olabilmesi, çalışmanın güç taraflarını teşkil etmiştir. Bunun yanında Âşık Veysel hayattayken eserlerinin bir araya getirilmesi, Veysel'i hayatına ilişkin yazılan eserlerdeki çeşit zenginliği, tarihi hadiselere projeksiyon tutan kaynakların varlığı çalışmaya kolaylık sağlayan etmenler olmuştur. Âşık tarzı şiir, âşıklık; Âşık Veysel; belagat ve söz sanatları konularında genel bilgilendirmeler yapılıp kavram alanı belirginleştirilerek hazır bulunuşluk ve mantıksal bütünlüğün tesis edilmesinin ardından, Âşık Veysel şiirlerinin söz sanatı gruplarına göre ele alındığı "Âşık Tarzı Şiirde Söz Sanatları Üzerine Âşık Veysel Örnekleminde Bir İnceleme" isimli bu çalışma "Özet", "İçindekiler", "Kısaltmalar", "Giriş", "Sonuç", "Kaynakça" bölümleri dışında "Literatür Taraması ve Kavramsal Çerçeve", "Âşık Veysel Şiirinde Mecaza Bağlı Söz Sanatları", "Âşık Veysel Şiirinde Manaya Bağlı Söz Sanatları", "Âşık Veysel Şiirinde Lafza Bağlı Söz Sanatları" şeklinde dört ana bölümden oluşmaktadır. "Literatür Taraması ve Kavramsal Çerçeve" isimli birinci bölümde, Âşık Veysel hakkında yapılan çeşitli çalışmalardan bahsedilmiş; âşıklık, âşık tarzı şiir, Âşık Veysel, söz sanatları hakkında bilgilendirmeler yapılarak kavramsal çerçeve oluşturulmuştur. "Âşık Veysel Şiirinde Mecaza Bağlı Söz Sanatları" isimli ikinci bölümde Âşık Veysel şiirindeki istiare, kinaye, mecazımürsel, teşbih, teşhis-intak kullanımları; "Âşık Veysel Şiirinde Manaya Bağlı Söz Sanatları" isimli üçüncü bölümde, Âşık Veysel şiirindeki hüsnütalil, icaz, irsalimesel, istifham, kat, leffüneşir, mübalağa, nida, rücû, tecahülüarif, tedric, tekrir, telmih, tenasüp, tevriye-iham, tezat sanatı kullanımları; "Âşık Veysel Şiirinde Lafza Bağlı Söz Sanatları" isimli dördüncü bölümde akis, aliterasyon-asonans, cinas, iade ve iştikak sanatı kullanımları gösterilmiştir. Her üç bölümün sonunda, ilgili bölümde kullanılan söz sanatları, kendi içinde üçer grafikle ifade edilerek özetlenmiştir. Çalışma kapsamında, Âşık Veysel'in şiirlerinde 27 çeşit söz sanatı türü tespit edilmiştir. Bu sanatların kullanım sayısının çoktan aza doğru: tenasüp, tekrir, teşhis ve intak, cinas, istiare, kinaye, mecazımürsel, teşbih, tezat, telmih, istifham, leffüneşir, mübalağa, tecahülüarif, tevriye ve iham, iştikak, hüsnütalil, nida, irsalimesel, tedric, akis, iade, icaz, kat, rücû şeklinde olduğu görülmüştür. Âşık tarzı şiirin nazım birimi olan dörtlük temel alınarak yapılan oranlamayla, bir dörtlük başına 4,879 adet söz sanatı kullandığı tespit edilmiş; Âşık Veysel şiirinin sıradan bir söyleyiş, halk konuşması mesabesinde bir örüntü olmayan zengin bir söyleyiş kümesi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Buradan hareketle âşık tarzı şiirin de sanatlı bir cephesi olduğu anlaşılmıştır. Konuyla ilgili ileride yapılacak çalışmalarla, âşık tarzı şiir evreninde söz sanatlarının yeri belirginleşecek, mukayeseli çalışmalar da daha kapsamlı neticeleri beraberinde getirecektir.

Aşık VeyselAşık edebiyatıEdebi sanatlar+5
Aydın Furan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet Dönemi hikâyelerinde kötülük olgusu

Olumsuzluk ile eşdeğer tutulan "kötülük" kavramı; din, felsefe, psikoloji, edebiyat gibi alanların çeşitli tanım ve incelemede bulunduğu bir kavram olarak belirir. Kötülüğün tanımından ziyade kötülüğün nasıl bir eylem olarak ortaya çıktığı birçok araştırmacının anlamlandırmaya çalıştığı asıl konudur. Bu anlamlandırma çalışmaları beraberinde "kötülük problemi" olarak adlandırılan bir sorunu doğurur. Kötülük problemi daha çok teolojinin ilgi alanına girer. Teoloji ve felsefe kötülüğü tanrı ile ilişkilendirerek bu konuyu ele alır. Psikoloji ve edebiyat gibi alanlar ise daha ziyade insanın yaşam serüveninden yola çıkar. Kötülüğe dair zengin malzemelerin en yoğun bulunduğu alan edebiyattır. Edebî eserlere bakıldığında hemen hemen her türünde kötülüğün izlerine rastlanır. Edebî tür olarak hikâyeler, hayatın gerçekliğine daha yakın bir düzlem yaratması sebebiyle bu çalışmanın hedef noktasıdır. Türk edebiyatında hikâye, Tanzimat'tan sonra gittikçe gelişme göstererek modern hikâyeyi ortaya çıkarır. Modern hikâyenin edebiyattaki zenginliği Cumhuriyet Dönemi'nde gerçekleşir. Cumhuriyet devri hikâyesi, sosyal gerçekçilik çerçevesinde şekillenerek kendi içerisinde dönemlere ayrılır. Bu dönem hikâyeleri psikoloji ve toplumsal içerikli olmasının yanı sıra kötülüğe dair çeşitli unsurları içinde barındırır. Çalışmada Cumhuriyet Dönemi'ne ait yirmi hikâye kötülük bağlamında incelenir. Çalışmanın amacı; kötülük algısının Cumhuriyet Dönemi hikâyelerinde nasıl yer edindiğini irdeleyerek insanın kurmacaya yansıttığı kötülük ve kötülüğe dair konuları daha anlaşılır kılmaktır.

Cumhuriyet DönemiKötülükTürk dili ve edebiyatı
Gamze Nur Doğan
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Behiştî Ramazan'ın Mevlid-i şerîfi(İnceleme- metin )

Hz. Peygamber'i anmak, ona duâ etmek ve onun şefâatine nâil olmak için çeşitli eserler kaleme alınmıştır. Bunlardan biri de mevliddir. Mevlid, şairlerin Hz.Peygamber'in hayatını, mucizelerini, vefatını ve özellikle doğumunu çoğunlukla manzum olarak kaleme aldıkları eserlere verilen addır. Biz bu çalışmada Behiştî Ramazân'a ait olan bu Mevlid tarafımızca incelenmiştir. Çalışmamız giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Girişte mevlid başlığı altında mevlid, mevlidin ortaya çıkışı, Türk edebiyatındaki yerine ve devamında Behiştî mahlaslı şairlerin hayatlarına kısaca değinilmiştir. Birinci bölümde Behiştî Ramazân'ın hayatı, edebi şahsiyeti ve eserleri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde metnin şekil ve muhteva yönünden incelemesi yapılmıştır. Üçüncü bölümde ise, transkribe edilmiş metne yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Behiştî Ramazân, Mevlid, Mesnevî

16. yüzyılBehiştiDini edebiyat+5
Ecem İçen
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
10
Master'sOpen AccessTR

Hüseyin Nihâl Atsız'ın roman ve şiirlerinde eskicil ögeler

Hüseyin Nihâl Atsız 1905- 1975 yılları arasında yaşamış olan Türk dili ve tarihi üzerine çalışmalar yapmış; yazarlık, şairlik yönü bulunan bir Türkolog ve Türkçü fikir adamıdır. Eskicil kelime bugün kullanımdan düşmüş bulunan ve dilin önceki bir dönemine ait olan kelimelerdir. Hüseyin Nihâl Atsız eserlerini kaleme alırken eskicil kelimeler kullanmıştır. Hüseyin Nihâl Atsız'ın edebî eserlerindeki eskicil ögelerin tespit edildiği bu çalışmada yazarın bu kelimeler konusunda beslendiği kaynaklar araştırılmıştır. Tespit edilen eskicil kelimeler tasnif edilmiştir. Sınıflandırılan eskicil kelimeler değerlendirilip yorumlanmıştır. Atsız Türk dilinin eski kaynaklarından Orhun Yazıtları, Kutadgu Bilig, Dîvanu Lugâti't-Türk ve Dede Korkut metinlerinden aldığı kelimeleri eserlerinde kullanmıştır. Bunun yanı sıra eski Türkçe kelimelere bakarak yeni kelimeler yaratmış ve bunları da eserlerinde kullanmıştır. Yazarın roman, hikâye ve şiirlerinde eski Türkçe kelimeleri tercih etmesi dikkat çekicidir. Yazarın eskicil kelime tercihinin nedenleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu durum yazarın dil konusundaki hassasiyeti ve Türkçülük fikrinden doğmuştur. Eskicil kelimeleri edebî eserlerinde kullanarak onlara yeniden hayat vermiştir. Eski dil malzemesini korumanın bir yöntemi de budur. Hüseyin Nihal Atsız'ın eserlerinde eskicil kelimeler tercih etmesi, bunları kullanması bu anlamda önemli bir çalışma olarak görülebilir. Atsız'ın eserlerinde hayat verdiği kelimeler okuyucular tarafından benimsenmiş ve yeniden kullanılmaya başlanmıştır. İki bölümden oluşan bu çalışmanın birinci bölümünde Hüseyin Nihal Atsız'ın hayatı, eserleri, edebi kişiliği, kullandığı dil ve üslubu, eserleri üzerine çalışma yapanlar ve eskicil kavramı ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise Hüseyin Nihal Atsız'ın edebî eserlerindeki eskicil kelimeler tespit edilmiş, tasnif edilmiş ve incelenmiştir. Sonuç bölümünde ise çalışma esnasında edinilen bilgilere değinilmiştir.

Atsız, Hüseyin NihalDilDilbilgisi+5
Şeyma Yalçın
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İhyâ Efendî Hafîdî Reşâd Numûne-i Şi'r ve İnşâ (inceleme-metin)

Bu çalışmanın konusu, "İhyâ Efendî Hafîdî Reşâd" imzasını da kullanan Fâik Reşâd'ın Numûne-i Şi'r ve İnşâ adlı eseridir. Çalışmamızda eserin Arap harfli metnini günümüz Türk alfabesine aktardık. Ayrıca ortaya çıkan metni edebi açıdan anlamaya ve değerlendirmeye çalıştık. Eser, yayımlandığı devirde Askeri Liselerde bir ders kitabı olarak okutulmaktadır. Eserde yer alan metinlerin durumuna göre dil bazen sade bazen de Arapça, Farsça sözcük ve tamlamalarla ağır bir özellik göstermektedir. Elden geldiğince metni anlamaya çalışarak eserin, dil, kültür ve edebiyatımız açısından değerlendirilmesine çalıştık. Metnin ortaya konulması ve değerlendirilmesi sonucunda, Türk Dili ve edebiayatı nazım ve nesir türlerinin çok değerli metin örnekleri ortaya çıkmıştır. Bu da bilhassa Türk edebiyatı eğitimi açısından büyük önem taşımaktadır. Edebiyat târîhimizde verdiği eserlerle büyük katkılar sağlayan (İhyâ Efendî Hafîdî Reşâd) Fâik Reşad'ın incelemeye çalıştığımız Numûne-i Şi'r ve İnşâ adlı eserini tanımak ve tanıtmak kuşkusuz edebiyatımıza önemli katkılar sağlayacaktır. Eser İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığı Talat Bayrakçıoğlu Koleksiyonu'na K/564'de kayıtlıdır. Anahtar kelimeler: Şi'r, inşâ, nazım, evzân, (İhyâ Efendî Hafîdî Reşâd) Fâik Reşad.

Ders kitaplarıFaik ReşadTürk dili ve edebiyatı+1
Nimet Altun
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ayla Kutlu'nun eserlerinde mitolojik unsurlar

Türk edebiyatında 1960 sonrası eser veren yazarlarımız arasında olan Ayla Kutlu, edebiyatımıza kazandırdığı eserler ile önemli bir yere sahiptir. Eserleri, bu coğrafyanın kültüründen izler taşır. Kalemini, bu coğrafyada yaşayan ve bu coğrafyadaki geleneklerle harmanlanmış kültürümüzdeki kadınlarımıza ayna tutmak için kullanır. Bu coğrafyada kadının konumuna ve toplum tarafından kadının nasıl görüldüğünü bizlere masalsı ve destansı anlatımıyla gösterir. Bu düşüncesini eserlerinde gösterirken özellikle mitolojiden ve mitik dilden faydalandığı görülür. Mitsel dünya, onun eserlerinde büyük oranda yer bulur. Eserlerindeki karakterleri, olayları, yaşayışları mitoloji ile harmanlayarak okura sunar. Birçok farklı kültürün mitolojisine eserlerinde yer veren Kutlu, Sümer ve Yunan mitolojisini ağırlıklı olarak eserlerine yansıtır. Doğduğu ve büyüdüğü kentin etkisi ile bu coğrafyada yaşamış toplumların, kültürlerin etkisini çok iyi şekilde gözlemlemiş ve tarihi bilgisi ile birleştirerek, eserlerini kurmaca gerçeklik bağlamında oluşturmuştur. Türk edebiyatının 1960 sonrası önemli yazarları arasında yer alan Ayla Kutlu'nun eserlerinde rastlanılan mitolojik unsurlar ve bu unsurların sınıflandırılması bu tezin amacını oluşturur. Araştırmada, mit ve mitolojiye dair bilgiler verilerek edebiyat ve mitoloji bağlamında Ayla Kutlu'nun eserlerinde mitolojik unsurlar ele alınmıştır. Mit ve mitolojinin Türk ve Dünya edebiyatındaki gelişiminden bahsedilir. Ayla Kutlu'nun hayatı ve edebi yaşamı verilerek, edebi yaşamının eserlerine etkisi saptanmıştır. İncelemeye aldığımız eserlerindeki mitolojik unsurlar tespit edilerek sınıflandırılma yapılır. Eserlerinde bulunan mitolojik unsurların hangi amaç ve gerekçe doğrultusunda ele alındığına dair araştırmalar yapılarak incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda tespit edilen bilgiler, tezin içeriğinde detaylandırılarak verilir.

Kültürel unsurlarTürk dili ve edebiyatıTürk edebiyatı+2
Songül Açıkgöz
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Edebiyat sosyolojisi bağlamında Samim Kocagöz'ün romanları

Edebiyat sosyolojisi, iki farklı disiplin olan edebiyat ve sosyolojinin imkânlarından faydalanarak ortaya çıkan disiplinlerarası bir alandır. Edebiyat sosyolojisi, edebiyatın sanatsal düzlemde toplumu anlatma gücünü ve sosyolojinin toplumsal olana dair mevcut çalışma sahasını ortak bir paydada birleştirir. Bunu sağlarken edebiyatın ve sosyolojinin kendine has özelliklerinden vazgeçilmez aksine bu özellikler edebiyat sosyolojisine zengin bir veri kaynağı sağlar. Her iki disiplinin de ortak paydası, bireyden hareketle toplumu anlamak, anlatmaktır. Her ne kadar önceki yüzyıllarda edebiyatın toplumla olan ilişkisine dikkat çekilmiş olsa da edebiyat sosyolojisinin akademik bir disiplin olarak ortaya çıkışı yirminci yüzyılı bulur. Tez çalışmasında bu konunun özellikle tercih edilmesi edebiyat sosyolojisi alanında yapılan çalışmaların az olmasına ve Türk edebiyatında toplumcu-gerçekçi çizgide yazılarını kaleme alan Samim Kocagöz'ün bu başlıkla yapılan mevcut bir çalışmasının olmamasına bağlanabilir. Bu tez çalışmasında Samim Kocagöz'ün romanlarından hareketle, edebiyatın toplumla olan bağı incelenecektir. Samim Kocagöz'ün romanları, Osmanlı Devleti'nin son döneminden başlayarak 12 Eylül 1980 darbesine kadar olan siyasi ve toplumsal olayları ele alan geniş bir zaman yelpazesine sahiptir. Romanların içeriğine bakıldığında Milli Mücadele Dönemi, çok partili yaşama geçiş, 27 Mayıs 1960 darbesi, 12 Mart Muhtırası ve 12 Eylül 1980 darbesi gibi siyasi olayların toplumsal yapıya etkisi görülecektir. Bu bakımdan Samim Kocagöz'ün romanları, edebiyat sosyolojisi çalışmaları için zengin bir kaynaktır.

Türk dili ve edebiyatı
Tuğba Kabukçu
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Bir anlatım unsuru olarak 'parçalanma' ve 1970 sonrası Türk romanına yansıma biçimleri

Rönesansla birlikte ortaya çıkan "akıl" eksenli dünya görüşü, sosyal ve kültürel alanda bütüncül bir bakış açısının benimsenmesine neden olmuştur. Modernizmin bütünselliği, mantıksallık esasıyla tek bir gerçekliği, evrensel bir ahlak anlayışını dayatır. Modernizmin edebiyata yansıması dil ve anlatım hususlarında yeni atılımlar vasıtasıyla görünür hale gelir. 1970'lerde teorik olarak da kendini göstermeye başlayan postmodernizm ise modernizmin "büyük tarih" öngörülü, okunabilirliği esas alan yaklaşımını, karşı-anlatı/küçük-tarih odaklı yazılabilirlik ilkesiyle değiştirir. Dolayısıyla birleşik ve kapalı haldeki biçim, ayrışık ve açık bir karşı biçim halini alır. Bu özellikler anlatının klasik anlamdaki zaman, mekân, zihin, dil/söylem, özne/benlik, anlam ve anlatı bütünlüğünün parçalanmasını esas alır. Metne yansıyan bu parçalanma düşüncesi çeşitli biçimlerde kendini gösterebilir. Özellikle Batı edebiyatı metinlerinde sıklıkla parçalanma düşüncesinin yansımaları görülmektedir. Bu nedenle öncelikle Batı dünyasında görülen örnekler üzerinden kavramın felsefi altyapısı anlaşılmaya çalışılacak ve Türk Edebiyatı tarihi üzerinden genel bir değerlendirme yapılacaktır. Söz konusu düşüncenin altında yatan felsefi tutumdan hareketle Türk Edebiyatı metinleri arasından bir seçki yapılarak, zaman, mekân, zihin, dil/söylem, gerçeklik, özne/benlik, anlam ve anlatı başlıkları altında değerlendirmeler yapılacak ve "parçalanma" düşüncesinin edebiyatı dönüştürme noktasında üstlendiği görev edebi metinler üzerinden tartışılacaktır. Cumhuriyet Dönemi'nde yer alan metinlerde Doğu-Batı ikiliğiyle kendisini gösteren zihinsel parçalanma giderek benlik ve öteki benlik arasındaki parçalanmaya dönüşmüştür. Zamansal ve mekânsal birlik ise yazarın niyeti doğrultusunda geriye dönüş, ileri gidiş, üst kurmaca, anlatı içinde anlatı, metinlerarasılık yöntemleriyle kırılmalara uğratılmıştır. Dilin/söylemin parçalanması ise sözcüklerin sıralanma biçimleri, imla kurallarını görmezden gelme, noktalama işaretlerini kullanmama, yeni kelime türetme ve kelime ile anlam arasındaki doğrudan ilişkinin tahrip edilmesi biçiminde kendisini gösterir. Gerçekliğin kendi zaman ve mekanından koparılarak "hipergerçekliğe" dönüştürümü, yahut ironik söylem ve belirsizliklerle yeni bir gerçeklik inşa edilmesi de klasik anlamda gerçekliğin kırılmasına neden olur. Anlatım unsurlarının ve biçimlerinin çeşitlenmesi de elbette anlamın tek boyutlu yapısının parçalanarak çokanlamlılığa evrilmesiyle sonuçlanır. Tüm bu düşüncelerden hareketle parçalanma düşüncesinin Türk romanına yansıma biçimleri 1970 sonrası romanlardan yapılacak bir seçki üzerinden değerlendirilecektir.

ParçalanmaRomanTürk dili ve edebiyatı+3
Emel Aras
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk dilinde yeryüzü şekilleri (VIII. – XV. yüzyıl)

Bu çalışma, yazılı belgeler tanıklığında tarihi Türk dillerindeki yeryüzü şekillerini ortaya koyma amacına dayanmaktadır. İnceleme, 8. yüzyıldan 15. yüzyıla uzanan Eski ve Orta Türkçe düzleminde 'coğrafi terim' kavramına karşılık gelen terimlerden oluşmaktadır. Çalışmada 'yeryüzü şekilleri', kara alanları ve su alanları olmak üzere iki ana grupta incelenmiştir. Çalışmada tespit edilen kelimeler, tanıklarıyla verilmiş; devamında ilgili terimin izleri modern Türk lehçelerinde aranmıştır. Çalışmanın inceleme kısmında art zamanlı ve eş zamanlı olarak ele alınan bu kelimelerin etimolojik değerlendirmelerine yer verilmiş, bununla birlikte semantik değerlendirmeleri de yapılmıştır.

Dil bilimEtimolojiSöz varlığı+2
Selma Özen Allı
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim Türk edebiyatı ve dil ve anlatım ders kitaplarında yer alan halk edebiyatı metinleri üzerine incelemeler

Türk halk edebiyatı ürünlerinin kaynağının büyük bölümünü sözlü gelenek oluşturur. Bu sayede bir millete ait kültürel değerler, o milletin edebiyat mahsullerinde yer alır. Bu edebi ürünlerin yeni nesillere öğretilmesi kültürün yaşamasını sağlar. Okullarda kullanılan ders kitapları, eğitimin genellik ve eşitlik ilkesi sayesinde, Türkiye'nin her yerinde eğitimin aynı çizgide ilerlemesine imkân tanımaktadır. Bu kitaplarda yer alan halk edebiyatı metinleri, artık yerini popüler ürünlere bırakan halk edebiyatı mahsullerinin öğrencilere tanıtılmasında ve öğretilmesinde çok önemli yer tutmaktadır. Bu çalışmada, 2010-2011 eğitim-öğretim yılında kullanılan Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu onaylı, ortaöğretim Dil ve Anlatım ve Türk Edebiyatı ders kitaplarında yer alan halk edebiyatı metinlerinin kendi türüne ait özellikleri ve milli değerleri yeterli ölçüde yansıtıp yansıtmadığı incelenmiştir.

Ders kitaplarıEdebi metinlerHalk edebiyatı+8
Ayşenur Ören
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Ayfer Tunç'un öykülerinde yapı ve tema

Bu çalışmada son dönem yazarlarından Ayfer TUNÇ'un öyküleri derinlemesine incelenmiştir. Çalışmayı önemli kılan nokta, yazarın daha önce incelenmeyen eserlerinin tahlilinin yapılması ve okurların eserleri her boyutuyla anlamasına yardımcı olmasıdır. Çalışma farklı başlıklara ayrılarak sistematik bir şekilde hazırlanmıştır. Bu başlıkların belirlenmesinde Ayfer TUNÇ'un öykülerindeki yapı ve temalar dikkate alınmıştır. Bu kavramlar açıklanırken geleneksel öykücülüğümüzün ve çağdaş öykücülüğün unsurları göz önünde tutulmuştur.

EdebiyatHikayeTema+3
Osman Akkan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Esat Mahmut Karakurt'un romanlarında kadın kahramanlar

"Esat Mahmut Karakurt'un Romanlarında Kadın Kahramanlar" adlı çalışma, Esat Mahmut Karakurt'un 1926-1960 yılları arasında kitap olarak yayımlanmış on altı romanında geçen kadın kahramanların incelemesini esas alır. Çalışmanın amacı Esat Mahmut Karakurt'un romanlarında geçen kadın kahramanları, onların fizyolojik, sosyolojik ve psikolojik durumlarını ve içinde bulundukları hâller doğrultusunda sergiledikleri davranış biçimlerini bilimsel metotlar kullanarak tespit etmek, incelemek ve elde edilen bilgilerden hareketle genellemelere ulaşmaktır. Söz konusu amaçlar doğrultusunda çalışmada seçilen konular, eser incelemesinde kullanılan çağdaş bilimsel yöntemler tespit edilerek Esat Mahmut Karakurt'un romanlarına uygulanmıştır. Yazarın romanlarında yer alan kadın kahramanlara ait fizyolojik, psikolojik ve sosyolojik unsurlar tasnif edilmiş ve belli sonuçlara ulaşılmıştır. Yapılan incelemeler sonucunda ulaşılan sonuçlar; Esat Mahmut Karakurt'un romanlarında yer alan kadın kahramanların fizyolojik, sosyolojik ve psikolojik özelliklerinin aydınlatılmasına katkı sağlayacaktır. Anahtar Sözcükler: Türk Edebiyatı, Roman, Esat Mahmut Karakurt, Kadın, Kahraman.

KadınlarKahramanlarKarakurt, Esat Mahmut+5
Merve Key
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

1923-1950 yılları arasında Türkçe ve edebiyat öğretmeni yetiştiren kurumların Türk eğitim tarihindeki yeri üzerine bir araştırma

Araştırma, Türkçe ve edebiyat öğretmeni yetiştiren kurumların Cumhuriyetin ilânından 1950 yılına kadar olan süreçte değişik boyutlarıyla değerlendirilerek Türk eğitim tarihindeki yerinin belirlenmesi amacını taşımaktadır.Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma konusu ile ilgili bilgi edinmek amacıyla literatür incelemesi yapılmış, araştırmanın amaçlarını cevaplamaya yarayacak veriler değerlendirilmiştir. Söz konusu kaynaklar, Gazi Eğitim Enstitüsü Arşivi, İstanbul Üniversitesi Arşivi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Arşivi, Talim ve Terbiye Yayımlar Dairesi Arşivi, Başbakanlık Devlet Arşivi, Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Millî Kütüphane ve Üniversite Kütüphanelerinden elde edilmiş, birbiriyle karşılaştırılarak çözümlenip değerlendirilmiştir.Bu araştırmanın çalışma evrenini, 1923-1950 tarihleri arasında Türkçe ve edebiyat öğretmeni yetiştiren Yüksek Öğretmen Okulları, Eğitim Enstitüleri ve Edebiyat Fakülteleri oluşturmaktadır. 1923-1950 yılları arasında branş öğretmeni yetiştiren üç eğitim enstitüsü bulunmaktadır. Bunlar, Ankara-Gazi, İstanbul-Çapa, Balıkesir-Necatibey Eğitim Enstitüleridir. Gazi Eğitim Enstitüsü program ve yönetmeliklerinin uygulandığı bu enstitülerde açıldıkları tarihten 1950 yılına kadar Türkçe / Edebiyat adı altında ayrı bir bölüm bulunmaması nedeniyle bu araştırmada Gazi Eğitim Enstitüsü incelenmiştir. Yine araştırmanın kapsamına 1923-1950 yılları arasında edebiyat öğretmeni yetiştiren ve üniversite ile Millî Eğitim Bakanlığının ortak kurumu olan İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu alınmıştır. Ayrıca öğretmen yetiştirmeye hizmet etmiş iki önemli kurum olan İstanbul Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi araştırmada ele alınmaktadır.Giriş bölümünde çalışmanın amacı, önemi ve sınırlılıklarına, varsayımlara, konu ile ilgili araştırmalara ve tanımlara yer verilmiştir.Kavramsal çerçevede, Türkiye'de öğretmen yetiştirme sistemine genel bir bakış yapılarak Osmanlı ve Cumhuriyet Döneminde öğretmen yetiştirme sistemi değerlendirilmiştir.Bulgu ve yorumlarda 1923-1950 yılları arası Türkçe ve edebiyat öğretmeni yetiştiren kurumlar olan Yüksek Öğretmen Okulu, Gazi Eğitim Enstitüsü, İstanbul Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi tarihî gelişimleri, yapı ve işleyişleri, programları, verdikleri eğitim, öğretim elemanları, öğrenci kayıt ve kabul şartları, ders geçme ve mezuniyet şartları, mezunları ve yetiştirdikleri öğretmenler açısından değerlendirilmiştir.Sonuç bölümünde kurumların değerlendirmesi yapılarak, Türk Eğitim Tarihindeki yer ve önemleri üzerinde durulmuş ve konu ile ilgili çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

EdebiyatEdebiyat dersiEğitim kurumları+6
Burcu Öztürk
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim 12. sınıf dil ve anlatım öğretim programında yer alan "sanat metinleri"nin öğretiminin belirlenen kazanımlara ulaşmadaki etkililiği üzerine öğretmen ve öğrenci görüşleri

Bu araştırmanın amacı 12. Sınıf Dil ve Anlatım Öğretim Programı'nda yer alan ?Sanat Metinleri?nin öğretiminin belirlenen kazanımlara ulaşmadaki etkililiğine dair öğretmen ve öğrenci görüşlerini eleştirel bir bakışla tespit etmektir.Çalışmamız betimsel amaçlı bir alan araştırmasıdır. Araştırmanın evrenini 2011-2012 öğretim yılında Ankara ili Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde bulunan üç merkez ilçedeki ortaöğretim okullarında görevli Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenleri ile 12. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. ?Uygun Örnekleme? yöntemine göre seçilmiş sekiz ortaöğretim okulunda görev yapmakta olan 100 Türk dili ve edebiyatı öğretmeni ve 500 on ikinci sınıf öğrencisi çalışmamızın örneklemini oluşturmaktadır.Araştırmanın veri toplama aracı olarak Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenlerine uygulanmak üzere dört anket formu ve on ikinci sınıf öğrencilerine uygulanmak üzere bir anket formu oluşturulmuştur. Uygulanan anketler SPSS 15.0 paket programında ?= .05 anlamlılık düzeyi dikkate alınarak analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda elde edilen bulgu ve yorumlardan hareketle ulaşılan sonuçlar ifade edilmiş ve konuyla ilgili öneriler dile getirilmiştir. Buna göre sanat metinlerinin öğretiminin ?orta düzeyin üzerinde? etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretimin etkililiğini ise en çok öğrenciden kaynaklanan sorunlar olumsuz etkilemektedir.Anahtar Kelimeler: Dil ve Anlatım Öğretim Programı, sanat metinleri, sanat metinlerinin öğretimi, öğretimin etkililiği, öğretmen görüşleri, öğrenci görüşleri

Dil ve anlatım dersiMetinOrtaöğretim+8
Alev Şeyda Duman
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencileri ve öğretmenlerinin Türk edebiyatı dersine yönelik tutumlarının değerlendirilmesi: Taşköprü örneği

?Ortaöğretim Öğrencileri ve Öğretmenlerinin Türk Edebiyatı Dersine Yönelik Tutumlarının Değerlendirilmesi? adlı bu çalışmada Kastamonu ili Taşköprü ilçesindeki ortaöğretim kurumları öğretmen ve öğrencilerinin Türk edebiyatı dersine olan ilgi düzeylerinin belirlenmesi ve bu ilgilerinin bazı tanımlayıcı özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada modern istatistikî yöntemler kullanılarak sonucun tespit edilmesine çalışılmıştır.Araştırmanın evrenini Kastamonu (Türkiye) ili Taşköprü ilçesindeki ortaöğretim kurumları oluşturmaktadır. Araştırma grubu Taşköprü Lisesi, Taşköprü Anadolu Lisesi, Taşköprü Sağlık Meslek Lisesi, Mustafa Sıtkı Erkek Anadolu Teknik Lisesi, Taşköprü İmam-Hatip Lisesi, Sevim Tokatlı Kız Teknik ve Meslek Lisesi, Taşköprü Anadolu Öğretmen Lisesi'nde bulunan 122 öğretmen ve 1728 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi 1207 öğrenci ve 75 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada veriler öğretmenler ve öğrenciler için ayrı ayrı hazırlanmış iki bölümden oluşan anket yöntemiyle toplanmıştır. Anketlerin birinci bölümünde katılımcıların yaş, cinsiyet vb. gibi tanımlayıcı özelliklerinin belirlenmesine yönelik sorular yer alırken, ikinci bölümde Türk edebiyatı dersine yönelik tutumlarını belirlemeye yönelik tutum ölçeği yer almıştır. Toplanan veriler SPSS 17.0 (StatisticPackageForSocialScience) istatistik programı aracılığıyla çözümlenmiştir. Araştırma, tarama modelinde gerçekleştirilmiştir.Giriş bölümünde problem, çalışmanın amacı, önemi ve sınırlılıklarına, varsayımlara, yer verilmiştir. Kavramsal çerçevede edebiyatın tanımından, edebiyatın ve Türk edebiyatı dersinin işlevlerinden, tutum kavramından ve tutumların yapısından bahsedilmiştir. Konu ile ilgili araştırmalara yer verilmiştir. Yöntem bölümünde çalışmada kullanılan araştırma modeline yer verilmiş, katılımcı listesi gösterilmiş, veri toplama tekniklerine ve verilerin çözümlenmesine yer verilmiştir. Bulgu ve yorumlarda verilerin çözümlenmesi sonucu ortaya çıkan değerler ve bu değerler doğrultusunda ortaöğretim öğrencilerinin Türk edebiyatı dersine olumlu tutum geliştirmeleri için neler yapılabileceği konusunda fikirler öne sürülmüştür.Anahtar kelimeler: Türk edebiyatı, Türk edebiyatı dersi, Türk edebiyatı dersine yönelik tutum, tutum, öğretim programı, analiz, Kastamonu, anket.

Ders programlarıEdebiyatEdebiyat dersi+9
Burcu Aysel Karadağ
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Dinî-tasavvufî Türk edebiyatı öğretiminin ders kitabı, öğrenci ve öğretmen açısından değerlendirilmesi

Bu araştırmamızda, Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı öğretimi, uygulanmakta olan Türk edebiyatı öğretim programı çerçevesinde öğretmen, öğrenci ve ders kitabı açısından değerlendirilmiştir. Kırşehir merkez ve ilçelerindeki lise 10. sınıfta öğrenim gören farklı sosyo-ekonomik düzeylerdeki 653 öğrencinin Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı'na ilişkin tutumları ve bilgi düzeyleri değerlendirilmiştir.Kırşehir merkez ve ilçelerindeki liselerde görev yapan Türk edebiyatı öğretmenlerinin 93'ünün Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı'na ilişkin tutumları; 81'inin de bilgi düzeyleri değerlendirilmiştir. Ayrıca Kırşehir merkez, Kaman ve Mucur ilçelerindeki 10 Türk edebiyatı öğretmeninin yarı yapılandırılmış görüşme ile Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı öğretimine ilişkin derinlemesine görüşleri değerlendirilmiştir.Bunun yanında en önemli öğretim materyalinden birisi olan 10. sınıf Türk edebiyatı ders kitabı, Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı öğretimi açısından değerlendirilmiştir.Bu çalışma, nitel ve nicel araştırma tekniklerinin bir arada kullanıldığı nedensel karşılaştırmaya dayalı betimsel bir alan araştırmasıdır. Çalışmada nicel veri kaynağı olarak öğretmen ve öğrencilere yönelik hazırlanan bilgi testleri ve tutum ölçekleri kullanılmıştır. Nitel veri kaynağı olarak ise öğretmenlerle yarı yapılandırılmış görüşme yapılmış, ayrıca 10. sınıf Türk edebiyatı ders kitabı dokuman analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir.Öğretmenlerin Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı konusundaki bilgilerinin orta düzeyde (76.4) olduğu görülmektedir. Lisansüstü eğitim yapan (devam eden veya bitiren) öğretmenlerin bilgi testi başarı ortalamaları 85.9 iken lisansüstü eğitim yapmayan öğretmenlerin ortalamaları 75.2'dir. İki grup arasındaki fark anlamlıdır. Öğretmenlerin kıdemleri arttıkça başarı ortalamaları düşmektedir.Öğretmenler arasında Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı öğretimine yönelik olumlu tutuma sahip olanların oranı (% 82.8) son derece yüksektir; olumsuz tutuma sahip öğretmen bulunmamaktadır. Tutum puanı en yüksek grup, Anadolu Öğretmen Lisesi ve Fen Lisesi öğretmenleridir. Öğretmenlerin kıdemleri arttıkça tutum puanları da düşmektedir. Hizmet içi eğitime hiç katılmayan öğretmenlerin tutum puanının hizmet içi eğitime 2 ve daha fazla katılan öğretmenlerden yüksek olması dikkat çekicidir.Öğrencilerin başarı durumları orta düzeydedir. Başarı puanı ortalaması en yüksek (% 81.3) grup Anadolu, Anadolu öğretmen - Fen lisesi öğrencileridir. Başarı puanı ortalaması en düşük (% 36.1) grup ise meslek lisesi öğrencileridir.Öğrencilerin çoğunun (% 59) Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı'na yönelik tutumlarının ?normal? düzeyde olduğu; olumlu tutuma sahip olanların (% 32.9) olumsuz tutuma sahip olanlardan (% 8.1) çok daha fazla olduğu görülmektedir. Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı'na yönelik bilgi düzeyi ?düşük? olan öğrencilerin tutum puanı ortalaması 79.3 iken ?yüksek? olan öğrencilerin tutum puanı ortalaması 88.1'dir.Üzerinden dört yıl geçmiş (mezun bile vermiş) olan uygulanmakta olan öğretim programıyla ilgili uygulayıcıların %71'ine programla ilgili herhangi bir hizmet içi seminer verilmemiş olması üzerinde çok ciddi düşünülmesi gereken bir sorun olarak görülmelidir.Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı nazım türlerinden ilahi, nefes, nutuk ve methiye örneklerine yer verilirken en önemli nazım türlerinden birisi olan şathiye ile ilgili herhangi bir örnek bulunmamaktadır. Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı bölümünde Pir Sultan Abdal, Niyazi Mısri, Hacı Bayram Veli ve Mevlana'ya yer verilmemiştir.Edebiyat öğretimindeki en önemli sorunlardan birisi, öğretmenin yeni programla birlikte içinde bulunduğu çıkmaz olmuştur. Öğrenci, metin ve etkinlik merkezli programa göre hazırlanan ders kitabında herhangi bir bilgiye yer verilmemektedir. Öğrenci konuları araştırmaz veya etkinlikleri hazırlamadan gelirse dersin tamamen öğretmen merkezli hale gelme durumu ortaya çıkmaktadır.Bölüm sonlarındaki öğrencilere yönelik öz eleştiri tablosunun öğrenciler tarafından doldurulmadığı ve öğretmenler tarafından gereksiz olduğu belirtilmiştir.Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı bölümündeki metin altı soruları nitelik ve nicelik olarak yeterlidir. Özellikle farklı metinlerle karşılaştırmaların verilmesi, uygun resim, tablo ve şemalarla desteklenmesi öğrencilere metni daha iyi anlama imkânı vermektedir.Öğretmenler, öğrencilerin kelime hazinelerinin Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı'nı anlamak için yetersiz olduğunu ve öğrencilere tasavvufi kavramları anlatmakta zorlandıklarını belirtmişlerdir.Öğretmenler, öğrencilerin şairlerin menkıbevi hayatlarına ilgilerinin metinlere ilgilerinden daha fazla olduğunu; öğrencilere menkıbenin ne olduğunu özellikle belirtmekte fayda olduğunu ifade etmişlerdir. Çünkü öğrenciler ya saçma olarak algılıyor ya da tamamen teslimiyetçi bir anlayışa sahip oluyorlar. Yunus Emre'nin düz odunları için niçin düz odun? Eğri odun yanmaz mı? Çok vaktini alıyordur vb. soru sorduklarını belirtmişlerdir.Öğretmenlerin çoğu ?Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı? yerine ?Tasavvuf Edebiyatı? tabirini kullanmaktadır.

Ders kitaplarıEdebiyat eğitimiEdebiyat öğretimi+7
Zafer Gürler
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Dil ve anlatım ders kitaplarındaki metinlerin kelime-cümle uzunlukları ve okunabilirlik düzeyleri üzerine bir değerlendirme

Eğitim ve öğretimin gerçekleştirilmesi sırasında, konuların öğretilmesi ve öğrenciye aktarılması için birçok öğretim materyali kullanılmaktadır. Dil ve Anlatım dersinin öğrencilere öğretilmesi ve aktarılması sırasında kullanılan en etkili öğretim materyallerinden birisi ders kitaplarıdır. Ancak ders kitapları incelenerek analiz edildiğinde bunların istenilen seviyede olmadığı ve okunabilirlik açısından yeterli düzeyde olmadığı görülmektedir.Bu çalışmada 2005 eğitim öğretim yılından itibaren ortaöğretimin 9-10-11-12. sınıflarında okutulan Dil ve Anlatım ders kitaplarında yer alan metinlerin- tiyatro ve şiir metinleri hariç tutulmuştur- öğrencilere okuduğunu anlama becerisini kazandırmada etkili olan okunabilirlik durumları tespit edilmeye çalışılmıştır. Ölçüm için Flesch'in kelime ve cümle uzunluklarına göre geliştirdiği ve Ateşman (1997) tarafından Türkçeye uyarlanan okunabilirlik formülü ve sınıflandırması kullanılmıştır. Doküman incelemesi deseninde gerçekleştirilen araştırmada, ortaöğretimin bütün sınıflarında Dil ve Anlatım ders kitaplarında yer alan 139 metin üzerinde çalışılmış ve metinler, bilgilendirici veya hikâye edici olması özelliklerine göre sınıflandırılmıştır. Araştırma sonucunda ders kitaplarının okunabilirlik düzeyi olarak ?Orta Güçlükte? metinlerden oluştuğu, ayrıca metinlerin cümle ve kelime uzunluğu bakımından ?Kolay? olarak nitelendirilebilecek bir düzeye sahip oldukları tespit edilmiştir. Dört sınıf düzeyine ait ders kitaplarında hikâye edici metinler kelime ve cümle uzunlukları ile okunabilirlik düzeyleri bakımından bilgilendirici metinlere göre daha kolay düzeydedir.Anahtar Kelimeler: Ders kitabı, Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi, Metin Seçimi, Okunabilirlik.

Ders kitaplarıTürk dili ve edebiyatıTürkçe dersi+2
Cem Erdem
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Orta öğretim 9. sınıf öğrencilerine şiir okuma zevki kazandırılmasında görsel işitsel materyal kullanımının rolü (Mamak ilçesi örneği)

Bu araştırmanın amacı, orta öğretim 9. Sınıf öğrencilerine şiir okuma zevki kazandırılmasında görsel işitsel materyal kullanımın rolünü belirlemektir.Araştırmada deneme modeli ?Ön Test-Son Test Kontrol Gruplu Model? olarak kullanılmıştır. Deneysel kısım, 2010-2011 eğitim-öğretim yılı güz yarıyılında Ankara ili Mamak ilçesi Gülveren Lisesi'nin iki adet 9. sınıf şubesinin öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. 9-D sınıfından 40 öğrenci deney, 9-F sınıfından 39 öğrenci kontrol grubunu oluşturmuştur.Uygulama süresince deney grubuna araştırmacı tarafından hazırlanan görsel işitsel materyaller kullanılarak, kontrol grubuna ise bu materyaller kullanılmadan öğretim yapılmıştır. Uygulama öncesi ve sonrası her iki gruba da öntest-sontest olarak araştırmacı tarafından geliştirilen ?Şiire Yönelik Tutum Ölçeği? uygulanmıştır. Uygulama bitiminde her iki grubun da süreci değerlendirmesi istenmiştir.Verilerin analizinde SPSS 18.00 paket programı kullanılarak, güvenirlik çalışması için Cronbach's Alfa katsayısı, tekrarlı ölçümler için çift yönlü varyans analizi yapılmıştır. Süreç değerlendirme verileri içerik analizine tabi tutulmuş ve yüzde frekans değerleri verilerek tablolaştırılmıştır.Araştırmanın bulgularından hareketle, görsel işitsel materyal kullanımının öğrencilerin tutumlarını olumlu yönde etkilediği görülmüştür.

Edebiyat öğretimiGörsel-işitsel materyallerLise öğrencileri+4
Şadan Altınok
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaöğretim Türk dili ve edebiyatı öğretiminin uluslararası ölçütlere göre değerlendirilmesi (Eskişehir ili örneği)

Araştırmada, ortaöğretim Türk dili ve edebiyatı öğretimi -öğretim programları, öğrenci ürünleri ve öğretmen görüşleri açılarından- uluslararası ölçütlere göre değerlendirilmiştir.Araştırmada üç farklı çalışma grubu kullanılmıştır. Türk dili ve edebiyatı öğretimini değerlendirebilmek için, Türk Edebiyatı ile Dil ve Anlatım dersi öğretim programları Uluslararası Bakalorya Diploma Programı (IBDP) Türkçe A1 dersi öğretim programıyla amaç, hedef-kazanımlar ve ölçme değerlendirme süreçleri açılarından karşılaştırılmıştır. Türk dili ve edebiyatı öğretiminin öğrencilere kazandırdığı yazılı ve sözlü anlatım becerilerini uluslararası ölçütlere göre değerlendirebilmek için, lise 4. sınıf öğrencilerinden seçilen 43 kişilik bir çalışma grubu oluşturulmuştur. Türk dili ve edebiyatı öğretiminin uluslararası ölçütlere göre düzeyi ve bu düzeye ulaşırken karşılaşılan sorunlara ilişkin öğretmen görüşleri, Eskişehir il merkezindeki liselerde -meslek liseleri ve özel liseler hariç- görev yapan 143 öğretmene ulaşılarak elde edilmiştir. Bu araştırma kapsamında, öğretim programları ve öğrencilerin yazılı/sözlü anlatım becerileri için doküman analizi tekniği, öğretmen görüşleri için anket formu kullanılmıştır. Dil ve Anlatım, Türk Edebiyatı, IBDP Türkçe A1 dersi öğretim programlarına ilişkin bulgular tablolar hâlinde, öğrencilerin yazılı ve sözlü anlatım becerilerine ilişkin bulgular nitel veri çözümleme tekniklerine uygun olarak, öğretmenlerin kişisel bilgileri frekans ve yüzde olarak değerlendirilmiştir. Öğretmen görüşleri arasında fark olup olmadığı varyans analizi ve t testi ile kontrol edilmiştir. Araştırmada anlamlılık düzeyi .05 olarak kabul edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre;1)Türk Edebiyatı ile Dil ve Anlatım dersi öğretim programları IBDP Türkçe A1 dersiyle amaçlar ve hedef-kazanımlar açısından benzerlik göstermektedir; ancak IBDP Türkçe A1 dersinin ölçme ve değerlendirme süreçleri daha belirgin, detaylı ve nesneldir.2)Türk dili ve edebiyatı öğretiminin değerlendirilmesinde, öğretmenler arasında müşterek ölçütler kullanılmadığı görülmüştür. Bu anlamda Türk dili ve edebiyatı öğretiminin değerlendirilmesinde öğretmenden öğretmene değişen öznel bir uygulama ortaya çıkmaktadır.3)On ikinci sınıf öğrencilerinin dil ve anlatım becerileri uluslararası ölçütlere göre 10 üzerinden 5-6 arasında çıkmıştır; bununla birlikte kız öğrencilerin dil ve edebiyat becerileri erkeklerden, genel olarak öğrencilerin sözlü anlatım becerileri de yazılı anlatım becerilerinden -uluslararası ölçütlere göre-yüksek sonuçlar göstermiştir.4)Türk dili ve edebiyatı öğretmenleri, merkezî sınavla öğrenci alan okullardaki öğrencilerin dil ve edebiyat becerilerinin diğer okul türlerinde öğretim gören öğrencilere göre uluslararası ölçütlere daha yakın olduğunu düşünmektedir. Ayrıca bu öğretmenlere göre uluslararası ölçütlere ulaşılamamasında öğrencilerden kaynaklanan sorunlar daha etkilidir.Araştırma sonunda, ortaya çıkan sorunlara dayalı olarak önerilere yer verilmektedir.Anahtar Kelimeler: Türk Dili ve Edebiyatı Öğretimi, Program Değerlendirme, Uluslararası Ölçütler, Uluslararası Bakalorya Diploma Programı (IBDP) Türkçe A1 Dersi

Edebiyat eğitimiEdebiyat öğretimiEğitim programları+6
Hilmi Demiral
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Lise onuncu sınıflardaki Türk dili ve edebiyatı eğitimi içinde destan öğretiminin yeri

Bu araştırmanın amacı, lise 10. sınıflardaki Türk Dili ve Edebiyatı eğitimi içinde destanların dil, edebiyat ve sanat açısından önemini vurgulamak, ders kitaplarında destan öğretimine nasıl yer verdiğine ilişkin öğretmen görüşlerini eleştirel bir bakışla tespit etmektir.Öğretmen görüşleri için 2011-2012 öğretim yılında Ankara ili Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisindeki 8 merkez ilçede bulunan ortaöğretim okullarında görevli Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenlerine başvurulmuştur.Çalışma betimsel amaçlı bir alan araştırmasıdır. 10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı dersinde destan kullanımına ilişkin öğretmen yaklaşımlarının neler olduğunu belirlemek için gerçekleştirilmiştir. Ankara ili Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde bulunan 8 merkez ilçede ?Uygun Örnekleme? (Convenience Sampling) yöntemine göre seçilmiş okullardaki 256 edebiyat öğretmenine uygulanmıştır. Elde edilen veriler, SPSS 15.0 paket programında ki-kare testi kullanılarak ve ? = .05 anlamlılık düzeyi dikkate alınarak analiz edilmiştir. Araştırmanın verileri yorumlandığında, 10. sınıf Türk Dili ve Edebiyatı dersinde kullanılan ders kitaplarındaki destan metinleri (t=.868, p > .05) ve bunların kullanımına (t=-.702, p > .05) ilişkin öğretmen görüşlerinde; cinsiyete, hâlen görev yapılan okul türüne, öğretmenlik mesleğindeki kıdeme ve en son mezun olunan okul türüne göre anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.Anahtar Kelimeler: Türk Edebiyatı Eğitimi, destan, destan öğretimi, öğretmen görüşleri.

DestanlarEdebiyatEdebiyat dersi+7
Emel Şahingöz
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

1992 ve 2005 tarihli Türk dili ve edebiyatı öğretim programına göre hazırlanan MEB edebiyat (Türk edebiyatı) ders kitapları üzerine karşılaştırmalı bir değerlendirme çalışması

Bu araştırma, 1992 ve 2005 tarihli Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Programına göre hazırlanan ve MEB tarafından yayımlanan Türk Dili ve Edebiyatı-Edebiyat ve Türk Edebiyatı ders kitaplarına ilişkin öğretmen düşüncelerini ve bu düşünce düzeylerini demografik değişkenlere göre karşılaştırmak amacıyla yapılmıştır.Araştırmada bütüncül bir yaklaşımla nicel ve nitel boyutlu betimsel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Ankara ili merkez ilçelerinde (Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Gölbaşı, Keçiören, Mamak, Pursaklar, Sincan, Yenimahalle) bulunan ortaöğretim kurumlarında 2010-2011 eğitim-öğretim yılında görev yapan Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenleri oluşturmaktadır. Nicel araştırmanın örneklem grubunu Ankara ili merkez ilçelerinde bulunan ortaöğretim kurumlarında görev yapan 400 Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni oluşturmaktadır. Nitel araştırmanın katılımcıları da Ankara ili merkez ilçelerinde bulunan ortaöğretim kurumlarında görev yapan 75 Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeninden meydana gelmektedir.Araştırma ile ilgili nicel veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen 1992 ve 2005 tarihli Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Programına göre hazırlanan ve MEB tarafından yayımlanan Türk Dili ve Edebiyatı-Edebiyat ve Türk Edebiyatı ders kitaplarına ilişkin öğretmen anketinden elde edilmiştir. Anket dört bölümden oluşmaktadır. Ankette öncelikle öğretmenlere ait kişisel bilgilere yer verilmiştir. Anket ?İçerik?, ?Dil ve Anlatım?, ?Hazırlık ve Değerlendirme?, ?Fiziksel Yapı-Görsel Düzen-Tasarım? bölümlerinden oluşan 64 maddeden meydana gelmiştir. Ayrıca 1992 ve 2005 tarihli Türk Dili ve Edebiyatı öğretim programına göre hazırlanan MEB tarafından yayımlanan Türk Dili ve Edebiyatı-Edebiyat ve Türk Edebiyatı ders kitaplarına ilişkin öğretmen görüşme formu da düzenlenmiştir.Araştırmanın amacı ve ana problemi çerçevesinde oluşturulan alt problemlere ilişkin toplanan nicel verilerin istatistiksel çözümlemelerinde analizler için elde sonuçlar 0.05 anlamlılık düzeyinde yorumlanmıştır. Çalışmada yer alan analizler için SPSS 20.0 paket programı kullanılmıştır. Nitel verilerin çözümlemelerinde ise içerik analizinden yararlanılmıştır.Bu çalışmada ilk olarak Kolmogorov-Smirnov testi ile verilerin normal dağılıma uyup uymadığı incelenmiştir. Ölçekte yer alan maddelerin normal dağılıma sahip olduğu durumlarda iki grubun karşılaştırılmasında Independent Sample t testi, ikiden fazla grubun karşılaştırılmasında ise Tek Yönlü Varyans Analizi (One-Way ANOVA) kullanılmıştır. Eğer varyans analizi sonucunda gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuşsa hangi grupların birbirinden farklı olduğunun tespit edilmesi için çoklu karşılaştırma (multiple comparisons) testlerinden Tukey testi uygulanmıştır. Grupların karşılaştırılmasına ilişkin testlerde varyans homojenliği varsayımı Levene testi ile incelenmiş ve hangi test istatistiğinin dikkate alınacağına karar verilmiştir.Öğretmenlerin eski ders kitabına ilişkin içerik, dil ve anlatım, hazırlık ve değerlendirme ve fiziksel yapı-görsel düzen-tasarım değerlendirmelerinin Türk Dili ve Edebiyatı öğretimi konusunda almış oldukları eğitimi yeterli bulma durumuna göre, alanları ile ilgili eksikliklerinin olma durumuna göre, meslekleri ile ilgili hizmet içi eğitim seminerine katılma ihtiyacına göre, Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olarak daha önce uyguladıkları 1992 yılı Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Programındaki bilgi ve becerilerin yeterliliği açısından, Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olarak uyguladıkları 2005 yılı Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Programındaki bilgi ve becerilerin yeterliliği açısından farklılık gösterdiği tespit edilmiştir.Öğretmenlerin yeni ders kitabına ilişkin içerik, dil ve anlatım, fiziksel yapı-görsel düzen-tasarım değerlendirmelerinin cinsiyete göre, yükseköğretim programına göre, Türk Dili ve Edebiyatı öğretimi konusunda almış oldukları eğitimi yeterli bulma durumuna göre, 1992 yılı Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Programı konusunda herhangi bir kurs, seminer vb. etkinliğe katılma durumuna göre, 2005 yılı Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Programındaki bilgi ve becerilerin yeterliliği açısından ve Türk Edebiyatı ders kitabını kullanma amaçlarına göre farklılık gösterdiği söylenebilir.Öğretmenlerin eski-yeni ders kitabı farkına ilişkin içerik, dil ve anlatım, fiziksel yapı-görsel düzen-tasarım değerlendirmelerinin cinsiyete göre, 1992 yılı Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Programı konusunda herhangi bir kurs, seminer vb. etkinliğe katılma durumuna göre farklılık gösterdiği söylenebilir. 2005 yılı Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Programı konusunda herhangi bir kurs, seminer vb. etkinliğe katılan öğretmenler hazırlık ve değerlendirme açısından yeni ders kitabını daha olumlu görmektedirler. Dil ve anlatım, hazırlık ve değerlendirme boyutlarında meslekleri ile ilgili hizmet içi eğitim seminerine katılma ihtiyacına göre farklılık gösterdiği söylenebilir. Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olarak uyguladıkları 2005 yılı Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Programındaki bilgi ve becerilerini yeterli gören öğretmenlerin yeni ders kitabını fiziksel yapı-görsel düzen-tasarım açısından daha olumlu gördüğü belirtilebilir. Çalışmada bu bulgular ışığında çeşitli öneriler sunulmuştur.Anahtar kelimeler: Türk Dili ve Edebiyatı Öğretimi, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Programları, Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitapları, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenleri

Ders kitaplarıEdebiyat dersiEdebiyat eğitimi+8
Özlem Bayrak Cömert
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00

Related subjects