Urban development

60 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Kentlerin sürdürülebilirliği için birleşmiş milletler odaklı gelişme modeli önerisi

Aldo Leopold'ün 1949'da hazırladığı "A Sand County" isimli almanak, insanoğlunun doğaya etkisi konusundaki ikazlar üzerinden, insan ve çevre arasındaki etkileşimi inceleyen ilk örneklerdendir. Gelişirken çevresini ne ölçüde etkilediğini tartışan "The Limits of Growth" 1968 senesinde yayınlanır ve yaklaşan çevresel tehlikeleri haber verme çabasında görünür. Teknolojinin, kitlelere daha rahat erişimi sağlayan ilerlemesi, insanoğlunun medeniyet taşlarını bu dönemde örerken bir yandan da yıktığı çevre düzeni hakkında küresel bir farkındalık yaratmaya başlamıştır. Ekoloji biliminin ön planda olduğu ilk yüksek katılımcılı küresel konferans, 1972'de yeni kurulan Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nın düzenlediği Stockholm'deki İnsan Çevresi Konferansı olmuştur. Bu organizasyon ile devam eden bir çok fikir alışverişi, çeşitli kurumlar ve düzenledikleri organizasyonlarla devam etmiştir. 1987'de Brundtland Raporu'nda ilk defa geçen "sürdürülebilir gelişme" kavramı ile artık insanlık varoluşunu ancak gelecek kuşaklara bırakabileceği sağlıklı bir çevre ile devam ettirebileceğini ortaya koymuştur. Sürdürülebilir gelişmeyi anlamak ve çevresel sorunlarla baş edebilmek adına her sene sayısız organizasyon düzenleniyor olsa da en geniş katılımı ve küresel bakış açısı ile Birleşmiş Milletler Dünya ve Çevre Zirveleri bir üst akıl oluşturmayı başarmıştır. Araştırma evrenine de konu olan 1972, 1992, 2002 ve 2012'de düzenlenen konferanslar ile dünyadaki çevre gündemini belirlenmiş ve hem resmi hem de sivil birçok kurum ve kuruluşu küresel bazda hareket etmeye davet edilmiştir. Çevre bakanlıkları gibi resmi kurumları, bağımsız enstitü ve kuruluşlar ile birçok sivil toplum örgütünü, binlerce çevreci ve aktivist ile bir araya getiren bu organizasyonlar sürdürülebilir gelişme için fikirler ve politikalar üretmiş, eylem planları geliştirmiştir. Bu tez çalışması, 2022 yılında 50. yılına girmiş olacak ve küresel çapta uluslararası katılım ile sürdürülebilir gelişme hakkında ortaya konan politika ve uygulamaların değerlendirildiği Dünya Zirveleri'nin, 1972'den beri kentlerin sürdürülebilirliği hakkında görünenin ötesindeki alt metinlerinde neleri gerçekten önerdiğini sayısal veri analizi ile araştırıp sonuçları bir model olarak sunmaktadır. Araştırma, seçilen dört ana konferansı, düzenleyici kurumun resmi otoriteler tarafından kabul görmesi, katılımcı sayısının yüksek olması ve periyodik olarak konunun on yılda bir ele alınması gibi parametrelerden dolayı örneklem evreni içerisine katarken, benzer kurumların daha yerel yahut tek bir kıtayı içine alan organizasyonlarını, bu çalışmanın altkümeleri konumunda kalacağından dolayı bilinçli olarak dışarıda bırakmıştır. Araştırma, yöntem olarak içerik analizi ile seçili veri grubunun hangi sıklıkta ne tip politik söylemler üretildiğini çözümlemiştir. Ele alınan kapsamlı çevre ve gelişme konferansları sonucunda ortaya çıkan söylemler sayısal olarak kod, kategori ve temalarına ayrıştırılmıştır. Küresel ölçekte Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nın altmetninde nasıl bir sürdürülebilir gelişme modeli önerdiği bu yöntemle aranmıştır. Bu kırk yılı aşkın bilgi birikiminin ortak paydasından oluşturulan gelişme modeli, günümüz şehirlerinde ve sürdürülebilirlik çerçevesindeki yerel yönetimlerde bulduğu karşılık mevcut modellerle yapılan karşılaştırmalar ile irdelenmiştir. Araştırma sonucu önerilen gelişme modeli, tarihsel ve süreç odaklı olup karşılaştırıldığı mevcut sürdürülebilirlik modellerinden daha kapsayıcı olduğu ortaya çıkmıştır. Modelin çevresel ve toplumsal yanının ekonomik yanından daha çok söylem ürettiği ve uygulayıcı aktörlerin model için önemli bir bölüm olduğu görülmüştür. Model kentlerin sürdürülebilir olma eğilimlerinde kurulacak olan yönetimsel sistemlere bir altlık oluşturma noktasında yön gösterici olabilir. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilir gelişme, sürdürülebilirlik politikaları, çevre konferansları, sürdürülebilir gelişme modelleri

Kentsel büyümeKentsel gelişmeKentsel kalkınma+4
Hakkı Can Özkan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Organize sanayi bölgelerinin kent ekonomisine katkısı: Malatya örneği

Sanayi, ülkelerin gelişmesinde ve ekonomik kalkınmada önemli rol oynamaktadır. 18.yüzyılda İngiltere'de başlayan ve kısa zamanda Avrupa'ya yayılan sanayileşme, Avrupa'da ve dünyada önemli değişikliklere yol açmıştır. Öncelikle toplumsal sınıfların yapısında önemli bir değişiklik yaşandı ve Burjuva-İşçi Sınıfı ayrımı derinleşmeye başladı. Sanayinin gelişmesi kentlerde nüfusun artmasına neden olmuş, kentleşmeyi etkilemiştir.Bir başka açıdan hızla sanayileşen ve üreten ülkeler, büyümeye başlamış ve uluslar arası alanda söz sahibi olmuşlardır. Sanayinin kalkınmada öncelikli olduğu kanıtlanmıştı. Bu durum ise, sanayinin daha planlı ve programlı yürütülmesi gerektiğini gösterdi. Bu planların başında Organize Sanayi Bölgeleri'ni yaygın hale getirmek vardı. Çünkü Organize Sanayi Bölgesi ile sanayi belirli bir alanda toplanmış olacak ve özellikle kentleşme açısından önemli katkı sağlayacaktı. Ayrıca yatırımcılara ekonomik kolaylıklar ve fırsatlar sunmaktaydı.Bu çalışmada öncelikle sanayinin ortaya çıkışı, sanayi bölgelerinin oluşturulması, sanayi bölgelerinin Organize Sanayi Bölgesi haline gelmesi konuları üzerinde durulmuştur. Çalışmada ayrıca, Malatya Organize Sanayi Bölgesi hakkında gerekli bilgiler aktarılarak sonuç bölümünde Organize Sanayi Bölgeleri'nin gelişimi için önerilerde bulunulmaktadır.

EkonomiEkonomik etkiEndüstrileşme+4
Hasan Yılmaz
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel kentsel dokulardaki atıl alanların kamusal mekana dönüşüm potansiyellerinin incelenmesi: Bursa, Hisar örneği

Sanayi devrimiyle birlikte kentlerde hızlı bir kentsel değişim ve dönüşüm gözlemlenmektedir. Yaşanan bu değişimlere katalizör etkisi oluşturan planlama ve tarihi kültürel miras koruma politika ve stratejilerinin yetersizliği kentlerde derin izler bırakmıştır. Alt yapısız, sağlıksız ve kimliksiz kentlerin oluşmasına neden olmuş, kentlilerin fiziksel, sosyo-kültürel ve psikolojik ihtiyaçlarını karşılamak zorlaşmış ve sonuç olarak yaşam kalitesi düşmüştür. Bu değişimlerin yaşandığı, kültürel mirasın yoğun olarak gözlemlendiği alanların özgün yapısı bozulmuştur. Bu alanlar pek çok tehditle karşı karşıyadır. Sürdürülebilirlik ve sürdürülebilir kentsel gelişme kavramlarının dünya gündeminde yerini almasıyla sürdürülebilir miras koruma ve yönetimi çalışmaları da başlamıştır. Tarihi, kültürel miras değeri olan kentsel alanların sağlıklı bir şekilde korunması ve günün şartlarına uygun bir şekilde yaşatılarak geleceğe aktarılması amaçlanmaktadır. Bu çalışma ile, tarihi ve kültürel miras niteliği taşıyan kentsel alanların, hızlı kentleşme sürecinde sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi için, atıl kent alanlarının kamusal mekan potansiyellerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda, tezin alan çalışması için, Bursa ili, Osmangazi ilçesi sınırları içerisinde gündelik yaşamın izlerini taşıyan ve tarihsel alan niteliğinde olan Hisar Bölgesi seçilmiştir. Tez kapsamında, Hisar Bölgesi atıl alanlarının türleri belirlenmiş ve sürdürülebilir koruma ve miras yönetiminin sağlanabilmesine destek olmak için belirlenmiş olan atıl alanların kamusal alan potansiyellerini ortaya çıkarmaya yönelik çalışmalar yapılmıştır. Katılımcı bir yöntemle gerçekleştirilen çalışmada bir odak grup toplantısı yapılmıştır. Atıl alanların bölge ihtiyaçlarına uygun kamusal kullanım alternatifleri bölge halkının da katılımıyla belirlenmiştir. Elde edilen sonuçların bölgede yapılan miras koruma çalışmalarında değerlendirilebileceği ve diğer tarihi kültürel miras alanlarındaki çalışmalara yol göstereceği düşünülmektedir.

Atıl arazilerBursaBursa-Gemlik-Hisar+4
Muhammet Demirkapı
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihsel açıdan Gaziantep'in kentsel gelişimi

YÜKSEK LİSANS TEZİ TARİHSEL AÇIDAN GAZİANTEP'İN KENTSEL GELİŞİMİ Murat ÇETİN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ PEYZAJ MİMARLIĞI ANA BİLİM DALİ Danışman : Doç. Dr. Zerrin SÖĞÜT Yıl : 2001, Sayfa : 145 Jüri : Doç. Dr. Zerrin SÖĞÜT Üye :Prof. Dr. Erdoğan Gültekin Üye : Yrd. Doç. Dr. Mustafa Atmaca Bu araştırma, Gaziantep Kenti'nin Tarihi Gelişimini ve bugüne çeşitli şekillerde yansımalarını saptamak amacıyla yürütülmüştür. Tarihi gelişimin, günümüz toplum yaşayışına, kültürel değerlerine, insan yerleşimlerine ve şehir planına getirdikleri araştırılmıştır. Anıtlar Yüksek Kurulunca, "Sit Alanı" ilan edilen Han ve Hamamlar ile Gaziantep Eski Evlerinin mimari yapısının, günümüze ulaşmış şekliyle insan yaşamının ihtiyaçlarına ne şekilde cevap verdiği irdelenmiştir. Korumaya alınmış evler içinde ortak birim olan avlunun; estetik ve işlevsel yönü, avlu içindeki bitkisel ve yapısal elemanların kullanımı, avlu-sokak, avlu yapı ilişkisi ve bu sistemi yönlendiren, kullanım şekli saptanmıştır. Gaziantep kenti tarihi gelişimi içerisinde, korunmaya alınmış evlerin ne derecede korunabildiği, koruma için alman kararların ne şekilde uygulandığı gözlemlenmiştir. Görkemli tarihinden günümüze kadar kalabilen pek az eserin korunmadığı taktirde, önümüzdeki yıllarda tümüyle kaybolacağı ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler : Avlu, Gaziantep Eski Evleri, Gaziantep Tarihçesi, Avlunun Bahçe Olarak Kullanımı.

AvluGaziantepKentsel gelişme+2
Murat Çetin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Karaisalı ilçesinin kentsel gelişim potansiyeli içinde yeşil alan gereksinimleri

oz YÜKSEK LİSANS TEZİ KARAİSALI İLÇESİNİN KENTSEL GELİŞİM POTANSİYELİ İÇERİSİNDE AÇIK VE YEŞİL ALAN GEREKSİNİMLERİ Elif BOZDOĞAN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ PEYZAJ MİMARLIĞI ANABİLİM DALI DANIŞMAN : Prof.Dr. Erdoğan GÜLTEKİN Yıl : 2002, Sayfa : 134 Jüri : ProfDr. Erdoğan GÜLTEKİN Prof.Dr. M.Faruk ALTUNKASA Yrd.Doç.Dr. Mustafa YEĞİN Araştırma alanı, Adana' nın en eski yerleşimlerinden olup, günümüzde çağdaş kent normlarından uzak bir fiziksel gelişme görünümü içerisindedir. Alanda kırsal yerleşim karakteri büyük ölçüde korunduğu için açık ve yeşil alanlarda sistemli bir planlamaya gerek duyulmamıştır. Kentin yavaş da olsa sosyo-ekonomik ve fiziksel yönden bir gelişim sürecine gireceği bununla birlikte bir açık ve yeşil alan sistemine ihtiyaç duyacağı olasıdır. Bu araştırma ile kentin sosyo-kültürel açıdan gereksinim duyduğu açık ve yeşil alan miktarlarının ve sistemlerinin planlama ilkelerinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Çalışma sonucunda belirlenen ilkeler doğrultusunda Karaisalı İlçesi açık ve yeşil alan sistemi oluşturulmuştur. Anahtar Sözcükler Açık ve yeşil alan, kent, gelişim

Adana-KaraisalıAçık alanlarKentsel gelişme+1
Elif Bozdoğan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
Master'sOpen AccessTR

İslam medenı̇yetı̇nı̇n ortaya çıkışı, gelı̇şı̇mı̇ ve dı̇ğer medenı̇yetlerden farkları çağlar boyunca (El-Raşı̇dı̇, Emevı̇ler ve Abbası̇ler H. 590 yılına kadar)

Arap-İslam medeniyetinin incelenmesi, hem önceki hem de sonraki tüm diğer medeniyetler üzerindeki gelişimini ve hayatın çeşitli yönlerindeki ustalığını gölgede bırakan bir milletin tarihini içerdiğinden, en önde gelen ve geniş kapsamlı konulardan biridir. Bunun birinci nedeni, sağlam temellerini ve kurallarını Allah'ın Kutsal Kitabı'ndan ve O'nun Resûlü'nün biyografisinden almasıdır. Bu, önceki medeniyetlerden benimsediği bazı temellere ek olarak, hakiki İslam dinine uygun olanı alarak. Ve İslam medeniyetinde yazı her konuda olduğu gibi bazı problemlerde olmalıdır. Medeniyet ve en önemli dayanakları nelerdir? İkinci eksen, İslam medeniyetinin gelişimi etrafında döner, peki İslam medeniyetinin refah zirvesine ulaşana kadar geçirdiği aşamalar nelerdir, üçüncü eksen ise İslam medeniyetinin diğer Arap ve diğer medeniyetlerden farkı ile temsil edildi. -Arap, peki İslam medeniyeti ile diğer medeniyetler arasındaki fark noktalarının özü nedirVe İslam medeniyetinde yazı her konuda olduğu gibi bazı problemlerde olmalıdır. Medeniyet ve en önemli dayanakları nelerdir. İkinci eksen, İslam medeniyetinin gelişimi etrafında döner, peki İslam medeniyetinin refah zirvesine ulaşana kadar geçirdiği aşamalar nelerdir, üçüncü eksen ise İslam medeniyetinin diğer Arap ve diğer medeniyetlerden farkı ile temsil edildi. -Arap, peki İslam medeniyeti ile diğer medeniyetler arasındaki fark noktalarının özü nedir. Bu çalışma, İslam medeniyetinin ortaya çıkışının temellerini, şartlarını, özelliklerini, özelliklerini ve siyasi, idari, fikri ve kentsel açıdan gelişimini bilmeyi amaçlamaktadır. Şunu belirtmekte fayda var ki, İslam medeniyeti konusunda İslam sistemleri kitapları da dahil olmak üzere yazılmış bazı çalışmalar vardır ve bunların üniversite edebiyat, tez ve edebiyat çalışmaları da dahil olmak üzere kaynak ve referanslar listesinde oluşturduğumuz pek çok çalışma vardır. Araştırmacı Marwan bin Şuş'un Selçuklular dönemindeki ilmî hareketler ve İslam Doğusu üzerindeki etkileri üzerine yazdığı yüksek lisans tezinden bahsettiğimiz araştırma, Selçuklu dönemindeki ilmî hareketi diğer devirlerden bağımsız olarak sadece ele almıştır. Bu çağda bilimsel hareketin gelişimi için temel ve araştırmacı Ammar Abdel Rahman tarafından Şam'daki İslam mimarisi; Diğer İslam şehirlerinden değil, Şam'daki kentsel manzaralardan memnun olan.

AbbasilerBilimDin+6
Jawad Kadhim Rasham Al-hraıshawı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İllerin gelişiminde altyapı yatırımlarının önemi ve İller Bankası'nın rolü

İllerin gelişimine etki eden en önemli faktörlerden biri kentsel altyapı yatırımlarıdır. Çünkü kentsel altyapı yatırımları, doğrudan ve dolaylı etkileri ile illerin sosyo-ekonomik gelişimi üzerinde belirleyici olmaktadır. Doğrudan etki; içmesuyu, kanalizasyon, harita ve imar planı, katı atık gibi yatırımlarda kendini göstermektedir. Bunlar temel altyapı yatırımları olarak adlandırılarak, bir ilin yaşanılabilir hale gelmesine doğrudan katkıda bulunurlar. Dolaylı etki ise; üstyapı yatırımlarında ve altyapı yatırımlarının özel sektör yatırımlarına olumlu dışsallık sunmasında ortaya çıkar. Üstyapı yatırımlarının gerçekleştirilebilmesi için, öncelikli olarak altyapının sağlam olması gerekmektedir. Çünkü altyapının sağlam olmasından sonra, üstyapı yatırımlarında istenilen sonuçlara ulaşılabilir. Tüm bu yatırımlar tam olduğunda ise, özel sektör faaliyette bulunmaya başlayacaktır. Dolayısıyla altyapı yatırımları, farklı etki kanalları ile illerin gelişimine son derece önemli katkılarda bulunmaktadır. Kentsel altyapı yatırımlarının gerçekleştirilmesinde dünyada olduğu gibi Türkiye'de de esas sorumlu kurum belediyelerdir. Ancak birçok belediye teknik, mali veya personel yetersizliğinden dolayı bu yatırımları kendisi gerçekleştirememektedir. Bu durumda devreye İller Bankası girmektedir. Güçlü kurumsal kimliği ve yıllardır sahip olduğu tecrübeyle belediyelerin eksik olduğu alanlarda, onlara destek olmaktadır. Bu desteğin esas olarak, mali ve teknik olmak üzere iki ayağı vardır. Mali destek; yatırımların gerçekleştirilmesi için mali gücü yeterli olmayan belediyelere kredi açılmasında ve genel bütçe vergi gelirlerinden belediyelere aktarılan paylara Banka'nın aracılık etmesinde ortaya çıkmaktadır. Teknik destek ise; gerek ihale aşamasında, gerekse de yapılan işi kontrol eden teknik personel yoluyla kendini göstermektedir. Tüm bu değerlendirmelerden sonra çalışmanın ortaya koyduğu sonuç; altyapı yatırımları ile illerin gelişimi arasında paralel bir ilişki olduğu ve bu ilişkiye katkıda bulunan en önemli kurumun İller Bankası olduğudur. Anahtar Kelimeler: Altyapı Yatırımları, Üstyapı Yatırımları, İller Bankası, İllerin Gelişimi.

Alt yapıAlt yapı yatırımlarıKentsel gelişme+2
Erdem Selman Develi
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Koza Arena Stadyumunun Adana kentsel gelişimine ve doğal yapıya etkilerinin belirlenmesi

Dünya üzerinde ve ülkemizde stadyumlarda oynanan müsabakalara özellikle de futbola yoğun ilgi duyulmaktadır. Artan bu ilgi sonucunda, kapasitesini arttırmak veya daha gösterişli yapılar oluşturmak amacıyla stadyumlar restore edilmekte veya yeni stadyumlar yapılmaktadır. Bu çalışmada, Adana ili Sarıçam ilçesi Çarkıpare Mahallesi'nde yapımına başlanan Koza Arena Stadyumu'nun; kentsel gelişime katkıları ve etkileri ile stadyum ve etkileşim alanındaki doğal yapıya etkilerinin belirlenmesi, önlenmesi veya iyileştirilmesi için önerilerin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma alanında yıllara göre değişimi belirlemek için uydu görüntüsü kullanılarak alan kullanım haritaları oluşturulmuştur. Stadyum kaynaklı gürültü ölçümleri, Koza Arena Stadyumu belirlenen tarihte faaliyete geçmediğinden dolayı projeksiyon yapabilmek için, Adana mevcut stadyumu olan 5 Ocak Stadyumu'nda 3 farklı günde gürültü ölçümleri yapılmıştır. Görüntü kirliliğini belirlemek için arazi çalışmaları ve anket verilerinden yararlanılmıştır. Stadyuma ulaşım durumunu değerlendirmek için, stadyuma bağlanan dört ana yol ele alınmıştır. Koza Arena Stadyumu kararı alınmadan önceki İmar Planı ile mevcut İmar Planı değerlendirilmiştir. Alan kullanım haritaları ve imar planları değerlendirildiğinde Koza Arena Stadyumu ile birlikte kentsel gelişimin doğal yapıya etkileri araştırılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda; oluşabilecek çeşitli çevre sorunlarının önlenmesi ve/veya azaltılması için öneriler geliştirilmiştir.

Görsel kirlenmeGürültü kirliliğiKentsel arazi kullanımı+2
Şeyda Özdemir Kahveci
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Orman yangınlarına hassas alanlarda yapılaşmanın planlanması için mekânsal bir model geliştirilmesi

Orman yangınları, çevresel ve ekonomik sonuçları olan kritik sorunlardan biridir. Bu çalışma, orman yangınlarına hassas alanlarda yapılaşmanın etkilerini ayrıntılı bir şekilde analiz etmeyi amaçlamaktadır. Çalışma alanı olarak İzmir iline bağlı Karaburun, Çeşme, Urla ve Seferihisar ilçeleri seçilmiştir. Çalışma alanının haritaları 1990, 2006 ve 2018 yılları için CORINE Arazi Örtüsü (CLC) veri seti analizi, birinci düzey CORINE Arazi Örtüsü sınıflarına göre oluşturulmuştur. Oluşturulan sınıflandırılmış haritaların doğruluğu test edilmiştir. Sınıflandırılmış haritaların doğruluğu tespit edildikten sonraki aşamada geçmiş ve günümüz verileri analiz edilerek gelecekteki kentsel büyüme eğilimleri simüle edilmiştir. Elde edilen 2050 projeksiyonunda 2018 yılına göre yerleşim alanında %76,72' lik bir artış, tarım alanında %4,97'lik bir artış, orman alanında %8,44'lük bir azalış öngörülmüştür. Analitik Hiyerarşi Süreci (AHP) analiziyle yangın riskini etkileyen faktörlerin öncelikleri belirlenmiştir. Belirlenen risk faktörlerinin önem ağırlıkları; Antropojenik %44 (enerji nakil hatlarına uzaklık %13, yola uzaklık %11, tarım alanlarına uzaklık %11, yerleşime uzaklık %9), İklim %30 (bağıl nem %12, sıcaklık %9, rüzgar hızı %9), Meşcere %21 (ağaç türü %10, kapalılık %6, gelişim çağı %5) ve Topoğrafya %5 (bakı %3, eğim %1, yükseklik %1) olarak bulunmuştur. Bu faktörlerin önem ağırlıklarına göre oluşturulan, kapsamlı yangın risk haritasına göre, araştırma alanının %9,28'i (16,549 ha) düşük, %51,93'ü (92,625 ha) orta, %38,58'i (68,818 ha) yüksek ve %0,21'i (378 ha) çok yüksek yangın riski taşıdığı tespit edilmiştir. Yangın risk haritasının doğrulanması aşamasında ROC eğrisi yöntemi kullanılarak AUC değeri %71 olarak bulunmuştur. 2050 yılı projeksiyonu haritasındaki, tarımdan ve ormandan yerleşime geçeceği öngörülen yeni şehir alanları, AHP yöntemiyle oluşturulan yangın risk haritası ile entegre edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre kentsel gelişim, %45,38 oranında orta riskli, %54,16 oranında ise yüksek riskli alanlarda yoğunlaşmaktadır. Düşük riskli alanlarda %0,46, çok yüksek riskli alanlarda ise %0,01 oranında sınırlı kentsel gelişim öngörülmüştür. Bu çalışma, orman yangını riskine hassas alanlarda yapılaşmanın etkilerini detaylı bir şekilde analiz ederek yangın riski yüksek bölgelerin belirlenmesine ve yapılaşma planlamasına yönelik mekânsal bir model geliştirilmesinin önemini ortaya koymaktadır. Elde edilen sonuçlar, sürdürülebilir ve risk odaklı bir kentsel büyüme stratejisi geliştirilmesine katkı sağlayabilir.

AHPHücresel otomasyonKentsel gelişme+2
Merve Birhan Yılmaz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kent ve mimarlığın stratejik taktik ve operasyonel düzeylerde tartışılması

Teknolojinin hızla gelişmesi, dijital tabanlı tasarım yöntemlerinin sınırlarının genişletilmesi, farklı üretim modelleri ve yeni mekan alternatiflerinin hızla üretilmesi, kentlerin ve gündelik yaşam pratiklerinin, hızlı dönüşümünü başlatır ve güçlendirir. Kentlerde, biçimsel olarak yaşanan bu dönüşüm, aynı zamanda, sosyo-psikolojik ve sosyo-kültürel anlamda, bir değişimi hızlandırır. Modernizmle birlikte gelen yabancılaşma, yersizleşme kavramlarının metropol kentlerle birlikte gelişmesi, kentlerin sosyal/psikolojik değişiminin sonucudur. Biçimsel anlamda da yeni mekan arayışları, kuramsal alanda ve pratik alanda karşımıza çıkmaktadır.Bir mimari probleme/duruma karşı, bugün, "pozisyon alınmalı"dır. Günün değişen ve dönüşen yapısı ile mücadele etmek için, "alternatif/yaratıcı fikirler ve stratejiler" üretilmeli; kentlerin dönüşüm ve yenileme sürecine katkı sağlayabilecek alanlarda tasarımlar geliştirilmeli; biçimsel tasarımın önerilmesinden ziyade, kentsel planlamanın stratejisini/metadolojisini/kuramsal alt yapısını oluşturmak amaçlanmalıdır. Bu anlamda, kentsel/mimari tasarımın geleceğini öngörebilmek için, bugün, bitmiş projeler ya da çalışmalar sunmanın yerine stratejiler geliştirmenin, stratejik planlamanın önemi vurgulanmalıdır.Çağımızda gerçekleşen her türlü değişim ve dönüşüm, mimarlık pratiğini doğrudan etkilemekte olup, bu değişim ile baş etmenin yollarından birisinin de, mimari tasarıma, tasarlama ve representasyonuna stratejik yaklaşılması ve taktikler geliştirerek tasarım stratejilerinin oluşturulması; bu taktik ve stratejik kararların da operasyona dönüştürülmesinin sağlanması olduğu düşünülmektedir.Bu tez kapsamında, kavram olarak strateji, mimarın ve paydaşlarının elindeki bir tasarım aracı iken, taktikler ise, mimarın stratejilere ulaşmak için kullandığı araçlar olup, aynı zamanda, kent kullanıcısının zaman içerisinde geliştirdiği kamusal alanı kullanma biçimleridir. Kavramsal olarak operasyon/operatif olan ise, tasarım sürecinin ve mekanı tarifleyecek eylemin tasarlanması ve tasarımın eyleme geçirilmesidir.Günümüzde "Stratejik Mimarlık" başlığı altında tartışılan "mimarlıkta stratejik planlama ve tasarlama" açılımlarının geliştirilmesi yönünde çalışmalar yapılmalıdır. Bu çalışmada, günümüz kentlerinin kontrolsüz, önü alınamaz şekilde, biçimsiz ve içerikten yoksun, kendi halinde gelişmesi ile mücadele etmenin, salt stratejik tasarlama ile yapılamayacağı öngörülmektedir. Eksik kalan stratejik planlama ve tasarlama çalışmalarının tamamlanması ve geliştirilmesi için, yeni kentsel tasarlama taktikleri geliştirerek, geleceğe dönük stratejileri daha özgün ve başarılı kılacak operatif yaklaşımların geliştirilmesinin gerekliliği vurgulanmalı; stratejik, taktik ve operatif düzeylerde kent ile mücadele edilmeli; kente müdahalenin bu bağlamda tartışılması gerektiği benimsenmelidir.Anahtar Kelimeler : Stratejik, taktik, operatif, kentsel gelişim düzeyleri

Kamusal mekanlarKent planlamaKentsel dönüşüm+6
Saliha Aslan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Ekolojik kent teorisi-Ankara örneği

Cumhuriyet'in kurulması ve Ankara'nın başkent olarak seçilmesi ile birlikte Türkiye'de kentleşme süreci bağlamında adımlar atılmıştır. 1923-1930 yılları arasında Lörcher ve Jansen kent planları ile Ankara kenti planlı bir kent haline getirilmeye çalışılmıştır. 1950'li yılların ardından köyden kente yaşanan yoğun göç kent planlarında tahmin edilen nüfus sayısının çok üzerinde bir rakama ulaşmış ve kent planları işlerliğini kaybetmiştir. Köyden kente yaşanan yoğun göç gecekondulaşma, çarpık kentleşme, trafik, alt yapı sorunları gibi soruların gündeme gelmesine neden olmuştur. Park, Burgess, McKenzie Şikago kentinde yoğunlaşan siyahi göçü incelemiştir1920'li yıllarda yaşanan siyahi göç Şikago'da fiziksel, mimari, sosyal, ekonomik ve kültürel değişimlerin yaşanmasına neden olmuştur. Şikago kentinde yaşanan bu değişimler Park, Burgess, Mckenzie tarafından incelenmiştir. Yapılan incelemeler ve tespitler sonucunda Ekolojik Kent Teorisi ortaya çıkmıştır. Akademik çalışmada ilk olarak Ekolojik Kent Teorisi ve Ankara'nın özellikle 1923'den sonraki tarihsel, mekansal ve sosyolojik değişimi incelenmiştir. Bu incelemeler neticesinde Şikago'da yaşanan siyahi göç ile 1950'li yıllardan sonra Ankara'ya kırdan kente olan göç karşılaştırılmıştır. İki göç hareketinde hem Şikago'da hem de Ankara'da mekansal, sosyal, ekonomik, fiziksel, kültürel benzer sonuçlara neden olduğu görülmüştür. Bu saptamalar sonucunda Ekolojik Kent Teorisi bağlamında Ankara'nın kentsel gelişimi incelenmiştir. Tezin amacı; Ekolojik Kent Teorisi öğretisiyle Ankara'nın kentleşme sürecinin açıklanmasıdır. 1920'li yıllarda Şikago'ya yaşanan siyahi göç Şikago'da mekânsal, mimari, ekonomik, toplumsal ve kültürel değişimler meydana gelmiştir. 1950'lerden sonra Ankara'da yaşanan yoğun göç dalgası ile Şikago kentinde yaşanan değişim süreçleri incelenerek benzerlikler ve farklılıklar ortaya konulmuştur.

AnkaraEkolojiEkolojik kuram+7
Sevil Duvan
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İslam kentlerinde uygulanan kentsel politikaların analizi

Bu çalışmanın amacı, İslam kentlerinde uygulanan kentsel politikaların analizini ve "İslam kenti" modeli ile ilgili literatürün incelenerek açıklanmasıdır. Kent formu kavramı, bugün de halen güncel olan ve bilimsel literatürlerde tartışılan bir olgu olmuştur. Kent kavramı ortaya çıktığından beri farklı tarihi süreçler içinde kente şekil veren fiziksel, toplumsal, kültürel, ekonomik, politik ve idari faktörlerin incelendiği bilinmektedir. Kentleşmenin zorlukları sürdükçe, tüm Müslüman profesyoneller, hükümetler ve diğer ilgili ve ilgili kurumların fikirlerini, becerilerini, politikalarını ve kararlarını, bireysel alan yönetimi sorumluluklarının altını çizen İslami şehircilik tarzına yönlendirmeleri gerekmektedir. Topluluk, kentsel ve hükümet düzeyleri aracılığıyla İslami mekansal organizasyon modellerinde yerleşik olan fırsatlara dayanarak, İslami araçların gelişmekte olan ülkelerde sürdürülebilir kentleşmeyi teşvik etme araçları olarak nasıl kullanılabileceğine dair daha ileri çalışmalara ihtiyaç bulunmaktadır.

Kentsel gelişmeKentsel politikaİslam şehirleri
Ali Alptekin
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Kahramanmaraş'ta şehirsel gelişimin jeomorfolojik birimler ve doğal afetler üzerindeki etkisi

Bu çalışmada, Kahramanmaraş'ta şehirsel gelişimin jeomorfolojik birimler üzerinde meydana getirdiği değişimleri ve bu değişimin doğal afetlerle ilişkisi incelenmiştir. Kahramanmaraş şehri, Maraş Ovası ile Ahır Dağı arasında alçak plato üzerine kurulmuştur. Daha sonra Maraş Ovası'na doğru genişlemiştir. Şehir, son yıllarda Ahır Dağı güneyinde doğu batı doğrultusunda hızlı gelişerek bu alandaki plato, vadi ve birikinti yelpazelerini işgal etmiştir. Bu süreçte jeomorfolojik birimlerde değişimler yaşanarak sel ve taşkın gibi afetlerde artış görülmüştür. Kahramanmaraş'ın ilk yerleşme yeri plato üzerindeki tepelik alana karşılık geldiği için afet açısından risksiz bir alandır. Fakat yakın dönemde şehrin geliştiği alan, Ahır Dağı'ndan inen akarsular tarafından yarılmıştır. Akarsu yataklarının yerleşmeler tarafından işgal edilmesi ile sel ve taşkın afetlerinin artışına neden olmuştur. Bu afet dışında şehrin Maraş Üçlü Eklemi içerinde yer alması deprem riskinin çok yüksek olduğunu göstermektedir. Geçmişte yaşanmış olan büyük depremler bu afetin şehir için ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Kahramanmaraş şehri, uygun iklim şartları, verimli toprak yapısı ve coğrafi konumu nedeniyle sürekli nüfusun artarak, doğal ortam üzerinde baskı oluşturduğu bir yerleşmedir. Hızlı kentleşme ile birlikte şehrin fay zonu ve ova üzerinde genişlemesi yüksek afet riski oluşturmaktadır. Bu risk dışında bina ve yol yapımındaki kazı çalışmaları ile yamaç ve sırtlarda doğal denge bozulmaktadır. İnşaat çalışmaları ile çıkan hafriyat dere yatakları ve vadilere doldurulmaktadır. Hızlı ve plansız kentsel gelişmeyle birlikte şehrin yerleştiği alanlardaki jeomorfolojik birimlerdeki doğal süreçlere müdahale edilmektedir. Bütün bu süreçlerin sonucunda kentsel gelişim jeomorfolojik birimlerde değişime neden olmaktadır. Jeomorfolojik birimlerdeki bu değişim ise afet riskini artırmaktadır. Kahramanmaraş'ta şehirsel gelişimin jeomorfolojik birimler ve doğal afetler üzerindeki etkisinin tespit edilmesi için uydu görüntüleri ve sayısal veriler kullanılmıştır. Yapılan analizlere göre Kahramanmaraş şehrinde nüfusun artışına paralel olarak kentsel alanın hızlı bir şekilde genişlediği belirlenmiştir. Vadiler üzerinde yapılan beşeri müdahaleler şehrin sel ve taşkın açısından riskli hale gelmesine neden olmaktadır. Yamaçlar üzerinde yapılan müdahaleler ise deprem ile birlikte heyelan olaylarını tetikleyebilecektir. Kentsel alandaki yüksek binalar muhtemel depremlerde kayıpların daha yüksek olmasına neden olabilecektir. Bu sonuçlara göre şehrin gelişiminde mevcut afetler dikkate alınarak planlama ve gerekli önlemler alınmalıdır.

AfetlerDoğal afetlerJeomorfoloji+2
Mehmet Denizdurduran
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kovancılar'da kentsel gelişim

Kovancılar İlçesi, Doğu Anadolu Bölgesinin Yukarı Fırat bölümünde ve Elazığ İl sınırları içinde yer almaktadır. Çalışma sahası olarak ele alınan Kovancılar İlçesi, Şahmiran Dağı'nın eteği ile güneyindeki Kovancılar Ovası'nın güneybatısında kurulmuştur. Kovancılar'da yerleşme ve nüfuslanma seyri, ilk olarak 1935 yılında 300 haneden oluşan Bulgar göçmeni ailelerin Tuna ve Çaybaşı mahallerine yerleştirilmeleriyle başlamıştır. 1951 yılında Elazığ-Bingöl karayolunun Kovancılar'dan geçmesi, Kovancılar'ın sosyo-ekonomik yapısında değişmeler meydana getirmiştir. Kurulduğu dönemde yoğun ziraî faaliyetleriyle kırsal yerleşme özelliği gösteren Kovancılar, ulaşım fonksiyonunun sahaya etkisiyle birlikte ticaret, sanayi ve hizmet alanlarında gelişme göstermeye başlamış ve zamanla şehirsel bir karakter kazanmıştır. 1980'de hayvancılıkla uğraşan konargöçer aşiretlerin yerleşik düzene geçmesiyle Kovancılar'da mahalle sayısı beşe yükselmiştir. 1988'de idari birimde meydana gelen değişimle ilçe statüsü kazanan Kovancılar, göç almaya devam etmiştir. Ulaşım fonksiyonunun sağladığı avantajla kısa sürede gelişme gösteren Kovancılar, çevresindeki yerleşmeler açısından bir çekim merkezi olmuştur. Günümüzde 13 mahalleden oluşan Kovancılar, kurulduğu dönemde doğu batı yönlü liner bir hat şeklinde gelişme göstermiştir. Zamanla nüfus artışı ve çevreden gelen göçlerle gelişim yönü kuzey- güneye doğru bir seyir göstermiştir. Çalışma sahası, sahip olduğu fonksiyonel özelliklerle çevresindeki diğer yerleşmelere nazaran gelişme gösteren bir yerleşim alanıdır. Anahtar Kelimeler: Kovancılar, Kentleşme, Nüfus, Elazığ-Bingöl Karayolu

Doğu Anadolu bölgesiElazığ-KovancılarKentleşme+2
Ömür Kanter Gülmez
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yöneticilerin bakışıyla Elazığ 2053 vizyonu

Bu çalışmada Elazığ ilinde faaliyet gösteren kamu ve sivil toplum kuruluşlarının yönetici ve çalışanları ya da üyeleri tarafından belirlenen ortak bir kent vizyonun ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Böylece, Elazığ ilinde yaşayan bütün bireylerin katılım ve kapsayıcılıkla ortak bir gelecek arzusu için birlikte ve huzur içerisinde yaşama beklentisi ve geleceğe yönelik planlar yapma konusunda yol gösterici olması hedeflenmiştir. Elazığ ili Doğu Anadolu Bölgesinde yer alması ve bir zamanların gıpta edilen kenti olmasına rağmen günümüzde bu üstünlüklerini yitirmiş görünümündedir kentin tekrar eski günlerine dönebilmesinde kent sakinleri tarafından oluşturulacak bir vizyonun gerekli olduğu düşünülmektedir. Bu araştırma, kente yönelik bir vizyon oluşturma açısından önemlidir. Bu araştırma nicel araştırma yaklaşımı çerçevesinde desenlenmiş ve yürütülmüştür. Bu kapsamda tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Elazığ ilinde bulunan sivil toplum kuruluşlarının yönetici ve üyeleriyle birlikte bazı kamu kuruluşlarının yönetici ve çalışanları oluşturmaktadır. Bu kapsamda sivil toplum ve kamu kuruluşlarına 160 adet ölçek dağıtılmış geri dönen ölçeklerden kabul edilebilir nitelikte 122 adet ölçek veri toplama amacıyla kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama amacıyla 28 maddeden oluşan Elazığ 2053 kent vizyonu ölçeği kullanılmıştır. Ölçek geliştirme kapsamında 25 madde içeren bir taslak ölçek formu geliştirilmiştir. 122 adet geri dönen ölçek formundan elde edilen veriler açımlayıcı faktör analizine tabi tutulmuş, .35'in altında değer veren ve iki ve daha fazla faktörde binişik yük değeri alan maddeler çıkarıldıktan sonra dört faktör ve 21 maddeden oluşan bir ölçme aracı elde edilmiştir. Ölçek yoluyla elde edilen veriler dört faktör üzerinden aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri göz önüne alınarak yorumlanmıştır. Katılımcı görüşlerinin çalıştıkları kamu kuruluşu ya da üyesi olduğu sivil toplum kuruluşu değişkenine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek amacıyla tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Bu analiz her bir faktör ve faktörün içerdiği maddeler ile ölçeğin tamamı için yapılmıştır. Ölçeğin dört faktörüne göre elde edilen verilerin ortalama ve standart sapmasına yönelik değerler şu şekildedir: Kurumsal bir şehir olarak Elazığ faktörü beş madde içermekte olup, beş maddenin ortalaması 4.143 seviyesinde çıkmıştır. Modern şehir olarak Elazığ faktörü altı madde içermekte ve ölçek ortalaması 4.344 seviyesinde ölçülmüştür. Yaşanabilir şehir olarak Elazığ faktöründe altı madde bulunmakta olup bu maddelerin ortalaması 4.148'dir. Ekonomik şehir olarak Elazığ adı verilen dördüncü faktör dört madde içermekte ve faktör ortalaması 4.225'tir. Birinci faktöre yönelik olarak yapılan varyans analizinde bütün sorularda ve ölçek genelinde kurumların görüşleri arasında anlamlı farklılıklar ortaya çıkmıştır. İkinci faktörün dört sorusunda ve ölçek genelinde kurum temsilcilerinin görüşleri arasında anlamlı farklılıklar ortaya çıkarken iki soruda anlamlı bir farklılık ortaya çıkmamıştır. Üçüncü faktörün bütün sorularında ve faktör ortalamasında görüş ortalamaları anlamlı farklılıklar oluşturmaktadır. Son olarak dördüncü faktörün de bütün maddeleri ve faktör ortalamasında görüşler arasında farklılık anlamlı bulunmuştur. Bunun doğal bir sonucu olarak ölçek genelinde grupların görüşleri arasında anlamlı bir farklılık ortaya çıkmıştır. Bu farklılıkların kaynağı genellikle şu şekildedir: Milli eğitim müdürlüğünde çalışan katılımcıların görüşleri, TSO, belediye, karayolları ve kent konseyi temsilcilerinin/çalışanlarının görüşlerine göre anlamlı düzeyde daha yüksektir. AÇSH çalışanlarının görüşleri TSO, belediye ve karayolları çalışanları/temsilcilerinin görüşlerinden anlamlı düzeyde daha yüksek çıkmıştır. STK platformu temsilcilerinin görüş ortalamaları, kent konseyi temsilcilerinin görüş ortalamalarından daha yüksek çıkmıştır.

ElazığKentlerKentsel gelişme+3
Furkan Demirtaş
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Rize'de şehirsel gelişimin jeomorfolojik birimler üzerindeki etkisi ve şehri etkileyen afetler

Rize şehri kuzeyde Karadeniz, batıda Fener Burnu ile doğuda Taşlıdere arasında yükseltisi 300-350 m'yi bulan tepelerle çevrelenmiş bir koyun çevresinde kurulmuştur. Şehir, Doğu Karadeniz'de, Karadeniz kıyısı ile güneyde yükseltisi 2500 m'yi geçen Rize Dağları'nın kuzey yamaçlarında yer almaktadır. İlin batı sınırını Derepazarı ve Kalkandere, doğu sınırını ise Çayeli ilçeleri oluşturmaktadır. Rize genelinde Paleozoyik bir temel üzerinde Kretase'de başlayan büyük orojenezle yüzeye çıkmış granodiyorit ve flişler geniş alan kaplamakla birlikte Neojen depolarına da rastlanılmaktadır. Litoloji olarak volkanik kayaçlar andezit, bazalt, dasit ve riyodasitlerden oluşmaktadır. Bu birimler dışında Üst Kretase dönemine ait volkano-sedimanter kayaçlar ise Rize şehri güneyinde yüzeylenmektedir. Kıyı düzlükleri ve vadi tabanlarının genişlediği alanlarda alüvyonlar görülmektedir. Rize şehrinin kurulduğu alanda denizel taraçalar, tepeler ve vadiler önemli morfolojik birimleri oluşturmaktadır. Şehrin kurulduğu alanın litolojik ve jeomorfolojik özellikleri yerleşmeleri olumsuz etkilemektedir. Şehrin yerleşme tarihi M.S. V. yüzyıla kadar gitmekte olup farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Şehrin kurulduğu alanın topoğrafik yapısı nedeniyle şehrin genişlemesi ve gelişmesine uygun arazi sınırlıdır. Bu nedenle şehir için zorunlu olarak kıyıdaki düzlük alanlar kullanılmıştır. Kısa sürede bu düzlüklerin dolmasıyla denizden arazi kazanma çalışmaları başlamıştır. İlk dolgu çalışmaları 1960'lı yıllarda başlamış olup günümüzde artarak devam etmektedir. Günümüzde resmi rakamlara göre Rize şehrindeki yerleşmelerin % 70'e yakını dolgular üzerinde yer almaktadır. Son 50-60 yıldan beri kıyıda yapılan dolgu çalışmaları nedeniyle kıyı bölgesinin morfolojik yapısında çok ciddi değişiklikler yaşanmıştır. Bu değişimin en bariz örneği kıyının 250-500 m arasında değişen değerlerde gerilemiş olmasıdır. Son 10 yılda denizin doldurulması dışında kıyı gerisindeki yamaçlarda yer alan çay üretim alanları da yerleşmeye açılmıştır. Rize şehrinin genişlemesine bağlı olarak jeomorfolojik birimlerde önemli değişmeler yaşanmıştır. Bu değişimin başında doğal kıyının ortadan kaldırılması, vadilerin doldurulması, yamaç ve sırtların oyulması gelmektedir. Yol ve yerleşme alanları için yapılan kazı çalışmalarında litoloji ve jeomorfoloji dikkate alınmamıştır. Bu durum nedeniyle sel, taşkın ve kütle hareketleri gibi doğal afetlerin sayısında ve etkisinde artış görülmektedir. Özellikle şehir içerisinde kalan dere yataklarının ortadan kaldırılması veya kanala alınması nedeniyle ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinde şiddetli sağanaklar sonrasında can ve mal kayıplarına neden olan sel ve taşkınlar yaşanmaktadır. Sel ve taşkın dışında büyük çaplı heyelanlar da yerleşmeler için ciddi tehlike arz etmektedir. Rize şehrinin 1980'den sonra hızlı gelişmesi ve bu gelişmede jeomorfolojik birimlerde ortaya çıkan değişme ve bu değişmenin doğal afetler üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla bu çalışma hazırlanmıştır. Doğu Karadeniz kıyı kuşağında yer alan şehirlerin hemen tamamında benzer sıkıntılar görülmekle birlikte, yerleşme alanı bakımından en sıkıntılı olanı Rize şehridir. Doğal afetlerin görülme sıklığı açısından da Rize şehri en ön sırada yer almaktadır. Şehrin bu özel durumu nedeniyle detaylı jeomorfoloji çalışmalarına uygun bir alandır.

AfetlerCoğrafyaDoğu Karadeniz bölgesi+4
Pınar Polat
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kentsel evrimleşme bağlamında akıllı kent uygulamaları üzerine bir model önerisi

Günümüzde gerçekleşmekte olan demografik, toplumsal, kültürel, ekonomik ve teknolojik evrimleşme ve dönüşümler bireylerin hayat alanı olan şehirlerin yapısal durumuna etki etmeye ve değiştirmeye başlamıştır. Öncelikle şehirlerde nüfusun artış göstermesi ile birlikte barınma, sağlık ve altyapı sorunları meydana gelmiştir. Ardından emniyet, eğitim, ulaşım, haberleşme ve çevresel bazı kentsel problemler de ortaya çıkmıştır. Bu noktada akıllı kent; kentsel problemlere, şehir hizmet ve faaliyetlerinin meydana getirilmesinde gerçekleşen eksikliklere bilgi ve iletişim teknolojilerinin katkılarıyla çözüm sunmaya yardımcı olacaktır. Hizmet üretimi hususunda yaşamsal kaliteyi üst düzeye çıkartmak maksadıyla ortaya çıkmış olan akıllı kent; içerisinde konumlandığımız bilgi ve iletişim toplumunun hayat alanı olarak görülen kent modeli olarak karşımıza çıkmaktadır. İlk olarak kent kavramı, kentleşme, kent kuramları, kentsel evrimleşme genel anlamda açıklanmaktadır. Hemen ardından akıllı kent kavramı, akıllı kentlerin ortaya çıkışı, akıllı kentin özellikleri, akıllı kentin hedefleri, akıllı kentin temel bileşenleri, akıllı kent uygulamalarının gerçekleştirilmesi için gerekli faktörler sıralanmaktadır. Son olarak akıllı kent uygulamalarının genel anlamda literatür taraması yapılarak çalışmada ayrıntılı bir biçimde incelenmiştir. Kentsel evrimleşme bağlamında akıllı kent yaklaşımı ve akıllı kent uygulamalarının eksik ve aksayan yönlerinin tespiti yapılmıştır. Akıllı kent bileşenlerine ve şehirlerin yapısına uygun bir model geliştirilmeye çalışılmıştır. Şehirlerde yaşamlarını sürdürmekte olan tüm bireylerin hayat kalitelerini yüksek seviyeye çıkartabilecek ve şehirlerde her alanda gelişime destek sağlayabilecek bir akıllı kent model önerisi sunmak amaçlanmaktadır.

Akıllı kentlerKentleşmeKentsel evrimleşme+1
Mert Erol
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Gayrimenkul yatırım ortaklıklarının kentsel gelişmeye ve planlamaya etkilerinin İstanbul örneğinde incelenmesi

Birleşmiş Milletlerin dünya nüfus tahminlerine göre 2008 yılında dünyada ilk kez, toplam kentsel nüfus dünya toplam kırsal nüfusunu geçmiş olup kentsel nüfus, 2007-2050 yılları arasında 6,4 milyara yükselecek ve böylece 2050 dünya nüfusu % 70 oranında kentleşmiş olacaktır.Kentlerdeki nüfus artışı, küreselleşme ve dünyada yaşanan ekonomik gelişmelerin neticesinde, satınalma gücünün artması nedeniyle sermaye büyük bir güç haline gelmiştir. Sermayenin bu gücü, kentsel alanlarda da kendini hissettirmiş ve planlama kararlarında etkili olmaya başlamıştır. Bu durum sermayenin beklentileriyle planlama kararlarının çelişmesine neden olmaktadır.Günümüzde yaşanan bu durum kentlerin plan bütününde değil projeler bazında gelişme eğiliminde olduğunu göstermektedir. Bu çalışmada sermaye gücüyle, kentlerde lokal ölçekte yatırım yapan gayrimenkul yatırım ortaklıklarının (GYO) İstanbul kentinin kentsel gelişme ve planlama sürecine olan etkileri incelenecektir.Bu kapsamda gayrimenkul ve gayrimenkul yatırım ortaklıkları ile ilgili kavramsal bilgiler verilip gayrimenkul yatırım ortaklıklarının dünyada ve Türkiye'deki gelişimi incelenecek ve gayrimenkul yatırım ortaklıklarının kentsel gelişmeye ve planlamaya etkilerinin İstanbul'a sektör bazında etkileri ortaya çıkarılarak bir model olarak gayrimenkul yatırım ortaklıklarının yeni planlama anlayışındaki rolleri ortaya konacaktır.

Gayrimenkul yatırım ortaklıklarıKentsel gelişmeKentsel planlama
Ender Taner Şahin
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiyede kentsel dönüşüm projeleri (Altındağ Belediyesi örneği)

Türkiye'de Kentsel Dönüşüm Projeleri (Altındağ Belediyesi Örneği)? Çalışmamızda da belirtildiği gibi Türkiye, yaşamakta olduğu kentleşme sorunları sebebi ile hem sektörel açıdan hem de sosyal açıdan birçok etkiye maruz kalmaktadır. 1950'li yıllardan itibaren çoğalan göç unsuru, kentsel sorunların oluşumundaki ana neden olarak göze çarpmaktadır. Göçle beraber ortaya çıkan ekonomik ve sosyal problemler, kişilerin yaşam mekânlarına da yansımış ve gecekondulaşma, hızlı bir şekilde ilerlemeye başlamıştır. Dolayısıyla gecekondulaşma, beraberinde kalitesiz yaşam mekânları'nı getirmiştir. Yukarıda değinilen unsurlara paralellik oluşturması açısından, bu çalışmada; Ankara iline bağlı Altındağ Belediyesi araştırma alanı olarak seçilmiştir. Çalışma alanları; doğal ve tarihî değerlerin varlığı bakımından zengin bir niteliğe sahiptir. Ancak, gelişigüzel ve plânsız yapılanmanın etkisi altında olduğu için de yaşanabilirliği olan bir kent mekânı görünümünde bulunmamaktadır. Bu sorun, özellikle seçtiğimiz bölgede açıkça görülmektedir.Bunun yanında, Altındağ Belediyesinin mahalleleri gelişmişlik bakımından kente biraz daha yakın nitelikli yerleşimler olarak göze çarpmaktadır. İncelenen bölgelerde, öncelikle yapılması gerekenlerin başında, kişilerin yeni yaşam alanlarına taşınmaları için gerekli yatırım ve kaynak tespitlerinin yapılması gelmekte ve alan sakinlerine sağlıklı ve her tür donatının mevcut durumda olduğu, yeni yaşam mekânları sağlamak, dönüşüm çalışmalarının esas hedefini oluşturmaktadır.Bu çalışmanın amacı; dönüşüm projelerinin, yenileme projeleri kapsamındaki işlevlerinin anlatıp, dünyadan ve ülkemizden örneklerle karsılaştırılması ve sürdürülebilirliklerinin yanında, uygulanabilirliklerinin de ne oranda olduğunun incelenmesidir. Buna bağlı olarak; Altındağ Belediyesi tarafından seçilen pilot bölgeler, kentsel yenileme ve dönüşüm konuları bakımından incelenmiş ve ?Altındağ Belediyesi Kentsel Dönüşüm Projesi? çalışmasının, dünyadaki ve ülkemizdeki diğer dönüşüm çalışmalarına benzer bir politikayla yürütüldüğü sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Sözcükler:1.Kentsel Yenileme2. Kentsel Dönüşüm3. Altındağ4. Ankara.

Ankara-AltındağKentsel dönüşümKentsel gelişme
Tumar Nurakova
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessEN

Urbanism of Xanthos in the Byzantine period

The city of Xanthos, which has a long history of excavations, has been mentioned mostly for its world-famous tomb monuments dating back to the Classical period. However, the Byzantine urbanism of the city has never been studied comprehensively, except for some excavations carried out in certain structures with limited publications. This dissertation aims to offer a complete building inventory of the city in the Early and Middle Byzantine periods and to interpret the urban landscape of Byzantine Xanthos based on these data. In order to do so, besides the publications made in the past, the results of new studies carried out in the field were used. This encompasses some structures that have never been the subject of detailed studies before, as well as some newly discovered ones which were studied and interpreted in order to contribute to a better understanding of the city plan. Xanthos always had a unique urban texture, even in the Classical period. It came under Roman rule in 43 BC and was subsequently turned into a Roman city through extensive construction activities. Starting in the Late Antique Period, Xanthos gradually became a Byzantine city, with the corresponding religious and cultural shift. The city shared to a large extent the same path and ultimate fate of other cities in the nearby region, keeping, however, its own unique characteristics. Four particularly large basilicas, aristocratic residences with rich architectural features, and a commercial life that spread to almost every part of the urban area give clues about how wealthy the city actually was – something that was difficult to understand before due to the lack of written sources. Through the examination of its architectural catalog, the city's importance, which is not evident from the Byzantine historical narrative, becomes apparent. In addition, preserving the ancient monuments in the city center can be explained as a conservative approach but may also point to a special bond with the past and even to the construction of a specific Xanthian urban identity.

Archeological areasArchaeological materialsArchaeological settlement+5
Sadık Emre Üstündağ
Koç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
10
DoctorateOpen AccessTR

İzmir ve Selanik liman kentlerinin gelişim süreçlerinin karşılaştırmalı analizi (1650-1750)

İzmir ve Selanik liman kentlerinin gelişim süreçlerinin karşılaştırmalı bir analizini yapan bu doktora tezinin amacı, her iki kentin gelişimine etki eden olgular arasındaki ilişkileri değerlendirmektir. Bu amaç doğrultusunda, 1650-1750 arasındaki dönem tercih edilmektedir. Çünkü bahsi geçen yıllar, Osmanlı Devleti üzerindeki kapitalist etkilerin yoğunluk kazandığı bir süreci ifade etmektedir. Öte yandan İzmir ve Selanik kentlerinin bu dönem ki, gelişimini incelemek; söz konusu sürecin, Osmanlı'ya olan etkilerinin de ele alınması anlamına gelmektedir.İki kent üzerine yapılan bir araştırma olması dolayısıyla bu tezin benimsediği yöntem, karşılaştırmalı tarih yöntemidir. Bu yöntem sayesinde, İzmir ve Selanik'in konumlarında belirleyici olan unsurlara, yani benzerliklere ve farklılıklara vurgu yapılarak, her iki kentin sosyo-ekonomik gelişimi kıyaslanmaktadır.Belirtilen amaç ve yöntem dâhilinde tezin birinci bölümünde öncelikle kent kavramı, kentleşme ve kapitalizm ilişkisi ele alındıktan sonra Doğu ve Batı kenti, Osmanlı kentinin genel karakteri ve dönemin iktisadi vaziyeti hakkında bilgi verilmektedir. Bunu izleyen ikinci ve üçüncü bölümlerde, ayrı ayrı İzmir ve Selanik kentleri incelenerek; her bir kentin fiziki, demografik, idari, ekonomik ve sosyal yapıları üzerinde durulmaktadır. Böylelikle elde edilen veriler, sonuç bölümünde karşılaştırılarak, İzmir ve Selanik kentleri hakkında genel bir değerlendirme yapılmaktadır.Özetle, bu dönemin gelişmelerinin sonraki yüzyılları da etkilediği fikrinden hareketle; amacı, yöntemi ve dönem tercihi ile bu tezin, hem kent tarihi araştırmalarına hem de sonraki yüzyıllara dair yapılan çalışmalara bir altyapı oluşturması hedeflenmektedir.Anahtar Kelimeler: Osmanlı kenti, İzmir ve Selanik, Kent Araştırmaları, Kent Tarihi, Kapitalizm, Kentleşme ve Kapitalizm

Kent tarihiKentsel gelişmeLiman şehirleri+4
Neslihan Ünal
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Kentsel gelişim alanlarının saptanması ve planlanmasında GIS ve ekoloji-ekonomi duyarlı planlama modeli

ÖZET Günümüzde sanayileşme ile birlikte hızla artan kentleşme, kentlerin ekolojik dengesinin bozulmasına, kültürel ve tarihsel değerlerinin yok olmasına neden olmaktadır. Bu gelişim, bir taraftan kentte yaşayanları doğadan uzaklaştırırken, diğer taraftan da kent çevresinde doğanın tahribine ve ekolojik dengenin bozulmasına yol açmaktadır. Bu çalışmanın amacı, ekolojik dengenin sürdürülmesi ve kentsel sistemin ekolojik dengeye zarar vermeden, değerleri koruyacak ve geliştirecek yönde planlama ilkeleri ve uygulama esaslarını belirlemektir. Kullanılan yöntemle, potansiyel gelişim alanlarının saptanmasında ekonomik- ekolojik faktörler ve uygunluk ölçütleri üzerinde durulmaktır. Bu faktörlere ilişkin verilerin değerlendirilebilmesi için Coğrafî Bilgi Sistemleri (CBS) kullanılmaktadır. Bu yolla geleneksel planlama yöntemleri ile ekonomik-ekolojik faktörlerini CBS'nin olanakları ile değerlendiren öneri yöntemle, planlamanın sonuçlarının üstünlüğü ortaya konacaktır. Giriş bölümünde, günümüzde kullanılan planlama yaklaşımları ve bu yaklaşımlarda karşılaşılan çevre ve planlama sorunları kısaca açıklanmıştır. Kentsel ekoloji, sürdürülebilirlik kavramı ve ekolojik planlama ilkeleri açıklanmakta, planlamada etkin olan faktörlerin değerlendirilmesi yapılmaktadır. Planlama modelleri ve CBS'nin tanım ve kavramları ile, bu sistemlerin planlamadaki yeri ve karşılaşılan sorunları üzerinde durulmaktadır. İkinci bölümde, çalışmanın amacı ve çalışma alam belirlenerek, potansiyel kentsel gelişim alanlarının belirlenmesine yönelik olarak CBS-Arc/Info ortamında gerçekleştirilen yöntem, kullanılan verilerin derlenmesi ve tanıtılması yapılmaktadır. Mekansal planlama modelinin üretilen veriler doğrultusunda işletilmesi yapılmaktadır. Üçüncü bölümünde, CBS ile makroform önerileri oluşturulmasına yönelik hazırlanan ekolojik planlama süreci sonrasında, hedef yılı (2017) nüfusunun mekansal dağılım kalıplan belirlenerek, mevcut kent dokusu ile karşılaştırması yapılmıştır. Dördüncü bölümde, elde edilen sonuçlar ve yöntemin planlamaya olan katkılarından bahsedilmektedir. Beşinci bölümde de, bu yaklaşım ile gerçekleştirilecek çalışmalara ilişkin öneriler getirilmektedir. Anahtar kelimeler: Ekonomi-Ekolojik Planlama, Sürdürülebilirlik, Kentsel Gelişme Potansiyeli, Coğrafi Bilgi Sistemleri, Planlama Modeller, Lowry Modeli, Tranus/Loc Modeli VI

Coğrafi bilgi sistemleriEkolojiKentsel gelişme+2
Cenap Sancar
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Kentsel gelişme ve kent merkezlerinin dönüşümü: Trabzon örneği

Trabzon kenti örnek alınarak kentsel gelişme olgusunun kent merkezinin mekansal biçimlenmesi ve dönüşümü üzerindeki etkileri incelenip geleceğe yönelik planlama çalışmaları için kent merkezleri ve merkezi alanların planlama kararlan, ilke ve ölçütlerini saptamayı amaçlayan bu çalışma altı bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, kentsel gelişme- kent ekonomisi arasındaki ilişki, kentsel gelişmenin kent merkezleri üzerindeki etkileri, kent merkezlerinin dönüşümü, Türkiye'de kentleşme olgusu, tarihsel gelişme sürecinde ticaret ve ticaret atanlarının mekansal yapısı çeşitli boyutlarıyla incelenmiş ve bu bağlamda, Trabzon kentsel gelişme ve kent merkezinin dönüşümü irdelenmiştir. İkinci bölümde, analiz ve anket çalışması yapılan alanlar tanıtılmakta, çalışma ve değerlendirme yöntemleri verilmektedir. Üçüncü bölümde, analiz ve anket sonuçlarından elde edilen bulgular verilmektedir. Dördüncü bölümde, analiz ve anket sonuçlan doğrultusunda Trabzon kentinde ticaret ve hizmetlerin mekansal ve niteliksel değişimi, kentsel işlevlerin analizi konulan irdelenmektedir. Beşinci bölümde, çalışma sonunda elde edilen sonuçlar açıklanmıştır. Altıncı bölümde ise, araştırmada elde edilen bilgilerin değerlendirilmesiyle geliştirilen öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kentsel Gelişme, Kent Merkezi, Merkezi İş Alanı (MİA)

Kent merkeziKentsel gelişmeTrabzon
Yelda Aydın
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Belediyelerde kentsel dönüşüm projeleri İzmir büyükkent bütünü için bir çözümleme

Zaman içinde kentsel alanlar eskimekle birlikte sosyal, ekonomik, fiziksel ve çevresel problemler ortaya çıkmaktadır. Bu problemleri ortadan kaldırmak ve kentsel alanı yeniden kente kazandırmak için kentsel dönüşüm, planlamanın önemli bir aracıdır. Diğer taraftan yaşanan küreselleşme süreci sermaye için kentsel mekanı vazgeçilmez kılmıştır. Problem çözmesi beklenen kentsel dönüşüm projeleri yarattığı kentsel rantla sermayenin ilgi alanında yerini almıştır. Bu sebeple kaygan bir zemin üzerinde bulunan dönüşümün doğru yönetilmesi gerekmektedir.Ülkemizde de yaygın olarak son on yıldır genellikle gecekondu alanları ve tarihi kent merkezlerini konu alan kentsel dönüşüm projeleri belediyelerce uygulanmaktadır. Ne yazık ki projelerinin doğurduğu sonuçlar nedeniyle kentsel dönüşüm olgusu planlama, yönetim ve diğer boyutlarıyla tartışılmakta eleştirilmektedir. Beklenen çözümün aksine kentsel dönüşüm süreci, problemleri derinleştirmektedir. Bu çerçevede tez, İzmir Büyükkent bütününde bir çözümleme getirmeye çalışmaktadır.

BelediyelerKamu yönetimiKent planlama+6
Sinem Dengiz
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00

Related subjects