Yozgat

60 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Sosyo-psikolojik bir şifa fenomeni olarak dua: Yozgat örneği

Sağlık-hastalık olgusu ve bireylerin bu konudaki algısı ile dua ilişkisinin incelendiği bu çalışmada, araştırma yapılan alanda, mevcut sosyo-kültürel yapı içinde hastalık-dua-şifa arasındaki ilişkiyi sosyolojik yöntemlerle açıklamak üzere bireylerin dua tutumlarını sekülerlik olgusu bağlamında açıklamak ve Din Sosyolojisi çalışmalarına katkı sağlamak amaçlanmıştır. Sağlık Sosyolojisi ve Din Sosyolojisi konularının kesiştiği bir araştırma modeli içeren bu çalışma 3 ana bölümden meydana gelmiştir. Birinci bölümünde kavramsal ve kuramsal bilgilere yer verilmiş olup hastalık ve sağlık olgusu sosyolojik yönü ile incelenmiştir. Araştırmanın kuramsal bölümü sekülerlik teorileri ile açıklanmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde araştırma metodolojisi açıklanmıştır. Araştırmanın uygulama bölümünde Şifa Fenomeni Olarak Dua Ölçeği geçerlik-güvenirlik çalışmasını yapmak amacı ile Yozgat Şehir Hastanesine 15 Şubat-15 Nisan 2019 tarihleri arasında müracaat eden ayaktan hastalar üzerinde bir uygulama yapılmıştır. Çalışmanın örneklemini 18-65 yaş arasında olan 489 ayaktan hasta oluşturmaktadır. Veriler Yozgat Şehir Hastanesinde basit rastlantısal örnekleme yöntemiyle seçilmiş katılımcılarla yüz yüze görüşmeye dayalı anket tekniğiyle toplanmıştır. Anket, araştırmacı tarafından çalışmanın teorik bölümü ile bağlantılı olan ve uzman görüşü alınarak hazırlanan sorulardan oluşturulmuştur. Anketin kapsam geçerliği, pilot çalışma, yapı geçerliği ve güvenirlik analizleri yapılmıştır. Verilerin analizinde SPSS Programı kullanılmıştır. Araştırmada "Şifa Fenomeni Olarak Dua Ölçeği" yapı geçerliliğini kontrol etmek için Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) ve Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) yapılmıştır. AFA'de örneklem grubu uygunluğu yeterliliği Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) katsayısı ile Barlett Sphericity testleri ile test edilmiştir. Faktör analizi için Varimax dik döndürme tekniği uygulanmıştır. Madde Test Toplam Korelasyonu ve madde ayırt edicilik değerleri test edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda 8 faktörlü, 53 maddeli bir ölçek elde edilmiştir. 8 faktörden meydana gelen ölçeğin toplam verilerle uyum derecesini belirlemek amacı ile DFA yapılmıştır. Yapılan DFA sonucuna göre RMSEA GFI, AGFI, RMR ve SRMR değerlerinin kabul edilebilir uyumda, CFI, NNFI, NFI değerlerin ise mükemmel uyum kriterleri içerisinde olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlar açıklanan faktör yapısının doğrulandığını göstermektedir. Cronbach's Alpha = 0,890 değeri ile güvenilir bir ölçüm aracı olarak belirlenmiştir. Örneklem grubunun, demografik değişkenlere göre dua etme tutumlarında farklılaşma olup olmadığını anlamak için belirlenen 12 hipotez test edilmiş olup araştırmanın kavramsal ve kuramsal çerçevesine dayanılarak ortaya atılan düşüncenin elde edilen bulgularla desteklenip desteklenmediği ortaya konulmuştur. Ulaşılan verilerin istatistiksel analizi, t-testi (Independent-Samples T Tests), Varyans Analizi (Analysis of Variance, ONE-WAY-ANOVA) testleriyle ile yapılmış olup, gruplar arasındaki farkların kaynağının belirlenmesi için Post-Hoc analizlerinden Scheffe analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucuna göre; Katılımcıların duayı şifa olarak görme düzeylerinde cinsiyetlerine, medeni durumlarına, yaş, eğitim, dini inanışını tanımlama şekline, kronik hastalığı olma durumuna, yakınlarında kronik hastalığı olma durumuna, dua etme sıklıklarına, hastaneye gitme sıklıklarına, sağlık durumlarını tanımlama şekillerine, dua etmenin kişiyi etkileme şekline göre sekülerlik tutumlarında farklılaşmalar olduğu saptanmıştır. Anahtar Kavramlar: Dua, Hastalık, Sekülerlik, Şifa, Yozgat

Din sosyolojisiDuaHastalar+5
Muradiye Varol
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yozgat Müzesi'nde bulunan hellen otonom, hellenistik krallık ve roma eyalet sikkeleri

Bu çalışmanın ana kapsamını Yozgat Müzesi sikke koleksiyonu dâhilindeki Hellen otonom kentler, Hellenistik Krallıklar ve Roma İmparatorluğu Dönemi'nde Yunan kentleri tarafından darp edilen 395 adet sikke oluşturmaktadır. Koleksiyon dâhilindeki sikkelerden ilk gurubu oluşturan 95 adet sikke Arkaik, Klasik, Hellenistik dönemlerde bağımsız kentlerin basmış olduğu otonom sikkelerdir. Bu başlık altında batıda Thrakia'dan doğuda Kilikia Bölgesi'ne kadar özellikle Küçük Asya'nın batısında yoğunlaşan farklı darphanelerden sikkeler yer almaktadır. İkinci grubu oluşturan ve 234 adet örneği bulunan Hellenistik krallıklardan Makedonia, Thrakia, Pontos, Bergama, Kappadokia, Seleukos, Ptolemaios, Parthia Krallığı ve Pers satrap sikkeleri değerlendirilmiştir. Hellenistik Krallık sikke örnekleri Batı'da Makedonia ve Doğu'da Parthia Bölgesi'nden farklı örnekler bulunmaktadır. Üçüncü ve son grubu oluşturan 66 adet sikke ise Roma İmparatorluk Dönemi Eyalet sikkeleridir. Bu dönem kapsamında batıda Thrakia Bölgesi'nden doğuda Kommagene Bölgesi'ne kadar farklı darphanelere ait örnekler yer almaktadır. Sikkenin basıldığı dönemde egemen olan ve tasviri bulunan imparatorların tespiti yapılmış, Augustus döneminden Gallienus'a kadar, yaklaşık 300 yıllık bir süreç içerisinde darp edilen sikkeler ele alınmıştır. Ele alınan örnekler ait oldukları darphanelerin tanımlanmasının ardından, detayları ile metin içinde anlatılmıştır. Sikkenin ait olduğu darphane ve otoriteler özelinde genel hatları ile sikke basım süreçleri hakkında bilgiler verilmiştir. Tez kapsamında sikkeleri tespit edilen kentlerin genel olarak nümismatik tarihçeleri kısaca değerlendirilmiş ve Yozgat Müzesi koleksiyonunda hangi dönemlere ait sikkeleri olduğu vurgulanmıştır.

Helenistik DönemMüzelerNümismatik+3
Tuğba Saygın Sezgin
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yönetimlerde özelleştirme -Yozgat belediyesi örneği-

VI ÖZET Tarihsel süreçte kumu hizmeti ve faaliyetlerinin yürütülmesi umacıyla oluşturulun devlet, merkezi yönetim ve yerel yönetimle amaçlarını gerçekleştirmeye çalışmaktadır; Devlet ve yerel yönetim, ekonomik anlamda teşebbüsatı elinde bulunduruyorsa, birey üzerinde ekonomik hegemonya olması söz konusudur. Bu hegemonya bireyin hareket kabiliyetini önemli ölçüde kısıtlayacaktır. Dolaysıyla tam demokrasiden bahsetmek mümkün değildir. Ekonomik teşebbüsatı da elinde bulunduran bir devlet ve yerel idare, asli vazifelerini yerine getirmede zayıf kalacaktır. Ayrıca asli unsurlar dışındaki işler üzerinde de verim noktasında zayıf kalacaktır. Kısacası ekonomide başarılı olması, halkına refahı sağlaması çok zordur. Ayrıca birçok problemle karşı karşıya kalacaktır. Bu tür problem yaşayan devletler ve yerel idareler, alternatif bir gelişme içerisine girerek, özelleştirme yöntemini uygulamaya başlamışlardır. Özelleştirme uygulaması tüm gelişmiş devletlerde ve yerel idarelerde çok ileri bir düzeyde uygulama alanı göstermektedir. İleride ne gibi bir olumsuz sonuçları olabilir bilinmez fakat bugün için faydasının olduğu tartışılmaz bir gerçek gibi görünmektedir. Uygulamada geç kalan ülkemizin, özellikle konu başlığımız olan yerel yönetimlerin, problemlerine karşı alternatif bir yöntem olarak özelleştirmeyi aktif bir şekilde uygulamaları gerektiğini düşünüyoruz. Fakat bilimsel ve rasyonel bir temele oturtulması en önemli şartlardan biridir. Yerel yönetimlerde özelleştirme konusundaki bilimsel çalışmalar, ülkemizde yeterli noktadan çok uzaktır. Bu çalışma, bu alandaki eksikliğin giderilmesine katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.

BelediyelerYerel yönetimlerYozgat+1
Bedrettin Bozkurt
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf eğitimi alanında yapılan lisansüstü tezlerin öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi (Yozgat ili örneği)

Bu çalışmanın amacı Türkiye`de 2013-2018 yılları arasında sınıf eğitimi alanında yapılmış lisansüstü tezlerin incelenerek öğretmen görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesidir. Bu temel amaç doğrultusunda, tezler yayınlandıkları yıl, yöntemi, veri toplama araçları, örneklem özellikleri, veri analiz teknikleri, konu alanları ve eğitim-öğretim sürecine katkısı açısından değerlendirilmiştir. Öğretmenlere görüşme tekniği yoluyla 5 sorudan oluşan sınıf eğitimi alanında yapılmış lisansüstü tezlere yönelik görüşleri sorulmuştur. Tezler betimsel yaklaşım çerçevesinde doküman incelemesi yapılarak incelenmiş ve her bir tez Küçükoğlu ve Ozan (2013) tarafından sınıf eğitimine yönelik olarak geliştirilen "Sınıf Öğretmenliği Alanındaki Lisansüstü Tezlere Yönelik Bir İçerik Analizi" makalesinde kullanılan "Tez Sınıflama Formu" kullanılarak içerik analizine tabi tutulmuştur. Daha sonra öğretmenlere görüşme tekniği ile lisansüstü tezlere yönelik görüşleri sorulmuştur. Çalışmada YÖK Ulusal Tez Veri Tabanında yer alan ve tam metin olarak ulaşılabilen sınıf öğretmenliği bilim ya da ana bilim dalındaki tezler çalışma kapsamına alınmış olup, çalışma 2013-2018 yılları ile sınırlandırılmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre tezlerin çoğunluğunun nicel çalışmalar olduğu, en çok çalışmanın 2015 yılında yapıldığı, betimsel tarama türünde olduğu, tezlerde çoğunlukla anket ya da likert tipi ölçeklerin kullanıldığı, öğretmenler ve ilköğretim 1-5 öğrencileriyle çalışıldığı ve veri analizi tekniği olarak kestirimsel istatistiklerin kullanıldığı belirlenmiştir. Ayrıca incelenen tezlerin sırasıyla en çok öğretmen alan bilgisi, Türkçe eğitimi ve hayat bilgisi alanlarında yapıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerle yapılan görüşmelerde öğretmenlerin daha çok sınıf yönetimi ve özel eğitim çalışılması gerektiğini, lisansüstü çalışmaların yöntem geliştirmeye ve eğitim öğretime katkısının çoğu öğretmen tarafından olumlu değerlendirdiği, bilimsel gelişmelere uygunluğu konusunda olumlu olduğunu, sınıf içi uygulamalarda çoğu katılımcının teorik olduğu ve uygulanabilirliğinin olmadığını belirtmişlerdir. Anahtar kelimler: Sınıf eğitimi, lisansüstü tez, sınıf öğretmeni.

Program değerlendirmeSınıf eğitimiSınıf öğretmenliği+4
Ömer Yılmaz
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen öğrenci ve velilerin TEOG sınavında karşılaştığı sorunların berlirlenmesi: Yozgat ili örneği

Son 30 yıllık bir sürede, temel eğitimden ortaöğretime geçiş aşaması olarak çeşitli isimlerde ölçme sistemleri tertip edilmiştir. Bu sistemler bir süre kullanıldıktan sonra bazı eksiklikleri tespit edilmiş ve bu sistemler; yerine geliştirilen yeni ölçme sistemleriyle değiştirilmiştir. Süreç tam bir düzene oturtulamamış ve yapısal bir düzenleme gerçekleştirilememiştir. Geliştirilen bir sınav sisteminin her türlü hatadan arındırılmış olması beklenilemez; sistemin olumlu, olumsuz özelliklerinin olması ve uygulamada birtakım sorunlarla karşılaşılması muhtemeldir. Bu bakımdan, bütün sınav sistemlerinde olduğu gibi, TEOG sınav sisteminde de olumlu, olumsuz özelliklerinin olabileceğini ve uygulamalarda bazı sorunlarla karşılaşılabileceğini kabul etmek gerekir. Bu sınav sisteminin bekleneni verebilmesi için sistemdeki olumsuzluklar ve uygulamada karşılaşılan sorunlar en aza indirilmeye çalışılmalıdır ya da bu sınav sisteminden etkilenen paydaşların ki bunlar sadece öğrenciler değil, okullardaki öğretmenler ve veliler de buna dahildir, bu olumsuzluklardan daha az etkilenmesi için önlemler alınmalıdır. Bu çalışmanın amacı, Yozgat ilinde farklı branşlardaki öğretmen, öğrenci ve velilere göre öğrencilerin TEOG sınavıyla ilgili karşılaştığı sorunları belirlemektir. Araştırmada, karma yöntem araştırmanın eş zamanlı üçgenleme deseni kullanılmıştır. Yürütülen bu çalışmada, nitel ve nicel veri toplama araçları aynı ağırlıkta kullanılmış ve veriler ayrı ayrı analiz edilerek analiz sonuçları yorumlama aşamasında birleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi her bir aşamada farklı olmak üzere nicel bölümde 2000 öğrenci ve nitel bölümde 10 öğrenci, 10 öğretmen ve 10 veli olmak üzere toplam 2030 kişiden oluşmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak öğrencilerin TEOG sınav sisteminde karşılaştıkları sorunları belirleme ölçeği ve yarı yapılandırılmış mülakatlar kullanılmıştır. Uygulanan ölçekten elde edilen veriler bir istatistik programından yararlanılarak analiz edilmiştir. Öğrencilerin TEOG sınav sisteminde karşılaştıkları sorunları belirleme ölçeğinden elde edilen verilerdeki değişkenler için aritmetik ortalama, standart sapma ve yüzdeleri bulunmuştur. Mülakatlardan elde edilen veriler öncelikle transkriptlere yazılmıştır. Daha sonra, iki farklı araştırmacı tarafından betimsel analiz yapılarak tematik kodlar oluşturulmuştur. Verilerden belirlenen ana temanın yanı sıra, içerik analizi yapılarak alt temalar belirlenmiştir. Araştırma sonucunda sınava hazırlanma sürecinde, sınavın içeriğinde, sınavın uygulanışında, sınavın molalarında ve sınav puanının hesaplanması ve tercihlerde karşılaşılan sorunların olduğu tespit edilmiştir.

Eğitim sorunlarıSınavTEOG+3
Mehmet Ali Aydın
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyetin ilk on beş yılında Yozgat

Bu çalışmada Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasından sonra ülke genelinde meydana gelen değişimin Yozgat iline yansımaları incelenmiştir. Çalışmamız 1923-1938 yılları arasını kapsamakta ve dört bölümden ibarettir. Bu bölümler; siyasi-idari, ekonomik, nüfus ve eğitim-sosyal kültürel alanlardan oluşmaktadır. Çalışmamızda arşiv belgeleri, yerel basın ve araştırma kaynaklarından yararlanılmıştır. Kaynaklar doğrultusunda cumhuriyetin ilk yıllarında Yozgat'ın idari yapısı, tarım ve sanayisi, yaşanan iskân faaliyetleriyle birlikte değişen nüfus yapısı ve eğitim alanındaki yenilikler ele alınmıştır. Yozgat, cumhuriyetin kazanımlarına sahip çıkarak önemli adımların atıldığı illerden biri olmuştur.

Cumhuriyet DönemiSosyokültürel yapıSosyokültürel yaşam+2
Muhammed Yasin Doğan
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yozgat imam hatip lisesinin din eğitimindeki yeri

Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm din eğitimi ile ilgili temel kavramlar, din eğitiminin amacı ve görevleri, yaygın eğitim, örgün eğitim gibi kavramlar ile kavramsal çerçeveden oluşmaktadır. İkinci bölümde dünden bugüne imam hatipler ve imam hatiplerin geçirdiği aşamaların tarihi süreç içindeki durumu kaynaklar taranarak araştırılmıştır. İmam hatiplerin sayısı ve ders içerikleri tablolar halinde sunulmuştur. İmam hatiplerin din eğitimi faaliyetlerindeki yerinden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde Yozgat İmam Hatip Lisesi hakkında bilgi verilmiştir. Yozgat İmam Hatip Lisesinin geçirdiği süreçler, ders içerikleri, mezunları ve Yozgat İmam Hatip Lisesinin günümüzdeki değişimi incelenmiştir. Son olarak Yozgat İmam Hatip Lisesi hakkında mezun ve mensuplardan 11 kişi ile mülakat yapılmıştır. Yapılan mülakatta geçmişten günümüze imam hatip üzerine gayreti, çalışması ve ilgisi olan kişiler seçilmiştir. Oluşturulan başlıklar ile Yozgat İmam Hatip Lisesinin Yozgat için önemi ve din eğitimindeki yerinin tespiti çalışması yapılmıştır. Öneriler ve sonuç bölümü ile çalışma tamamlanmıştır.

Din eğitimiDin eğitimi kurumlarıEğitim+3
Ahmet Köser
Yozgat Bozok University
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin liderlik rollerine ilişkin algı ve beklentilerinin incelenmesi (Yozgat ili örneği)

Bu araştırmada, Yozgat il merkezinde görev yapan ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin, kurumsal gelişme, mesleki gelişim ve meslektaşlarla iş birliği olmak üzere üç boyutunda öğretmen liderlik rollerine ilişkin algı ve beklenti düzeylerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırma tarama modelinde gerçekleştirilmiş ve nicel yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın hedef evrenini 2017-2018 yılında Yozgat il merkezinde görev yapan toplam 52 okulda 763 öğretmen oluşturmuş, örnekleminde ise 14 okuldan 313 öğretmen yer almıştır. Elde edilen nicel veriler; aritmetik ortalama, standart sapma, t testi, varyans analizi (ANOVA) ve korelasyon analizi yapılarak çözümlenmiştir. Araştırmada öğretmenlerin, öğretmen liderlik rollerine ilişkin genel algı ve alt boyutlarda "Sık sık" düzeyinde; beklentilerinin ise "Her zaman" düzeyinde olduğu gözlemlenmiştir. Öğretmen liderliği davranışlarının boyutları arasında en çok Mesleki Gelişme boyutunun gerekli olduğu ve sergilendiği görülmüştür. Bu boyutu sırası ile Meslektaşlarla İş Birliği ve Kurumsal Gelişme boyutları izlemiştir. Öğretmenlerin öğretmen liderlik rollerine ilişkin algılarında, kıdem ve yaş değişkenine göre anlamlı fark vardır. Kurumsal gelişme boyutunda 1-5 yıl arası kıdeme sahip öğretmenlerin görüşleri "6-10", "11-15" ve "16-20" yıl kıdeme sahip olan öğretmenlerden daha olumludur. Beklentilerinde ise branş ve cinsiyet değişkenine göre anlamlı fark vardır. Mesleki gelişim boyutunda kadın öğretmenlerin beklentileri erkek öğretmenlerden daha olumludur. Öğretmenlerin liderlik rollerine ilişkin algı ve beklentileri arasında orta düzeyde, pozitif yönde ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Liderlik, Öğretim Liderliği, Öğretmen Liderliği

Eğitim yönetimiLiderlerLiderlik+4
Yasemin İbiş
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yozgat'ta çalışan bekar kadınların şiddet algısı

Günümüzde toplumsal sorunlardan bir tanesi ve belki en önemlisi kadına yönelik şiddettir. Kadınların şiddete maruz kalması ise yine toplumsal yapının genetiği ile ilgili ve genelde ataerkil toplumların karakteristik özelliği şeklinde yorumlanabilir. Bu araştırmanın amacı aile içinde şiddete maruz kalan kadınlara yönelik sosyolojik bir araştırma yapmaktır, bu amaçla kadına yönelik şiddet olgusunu açıklarken öncelikle şiddetin tanımlarını yapmak ve şiddetin türlerini, yöntemlerini ve kadına yönelik şiddet ile ilgili araştırmaları göz önüne koymaktır. Kadınların şiddet uygulamaları ile yaşadıkları olumsuzlukları ve bu olumsuzlukları hafifletecek olan kuruluşları tanıtmaktır. Araştırmanın en önem arz eden yönü bu konunun sadece şiddete maruz kalan bireyleri tek tek bireysel olarak ilgilendiren bir konu olmaktan çok toplumu ilgilendirmesi ve her ne kadar aile içinde yaşanıyor olsa da toplumsal bir sorun haline gelmesidir. Çünkü sağlıklı bir toplum ancak sağlıklı ailelerin varlığı ile mümkündür. Bu çalışmanın spesifik amacı ise, Yozgat ilinde çalışan bekâr kadınların şiddet konusundaki farkındalıklarının anlaşılmasıdır.

Aile içi şiddetBekarlarKadına yönelik şiddet+4
Büşra Akçıl
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mülteci öğrencilerin karşılaştığı eğitim sorunları: Yozgat ili örneği

Günümüzde mülteci çocukların durumu, çok kritik bir sorun olarak dünya gündeminde yerini korumakta ve toplumumuzu da yakından ilgilendirmektedir. Yozgat ilinde yaşayan mülteci öğrencilerin eğitim sorunları ve getirilecek çözüm önerilerinin incelenmesi amacıyla yapılan bu araştırma, nitel bir çalışmadır. Araştırmanın amacı kapsamında oluşturulan çalışma grubu, Türkiye'ye göç etmiş ve halen Yozgat ilinde yaşayan il merkezindeki ortaokullara ve liselere devam eden 24 mülteci öğrenci, 18 öğretmen, 2 rehber öğretmen, 12 veli, 5 okul yöneticisi, 2 STK temsilcisi ve 4 akademisyen olmak üzere toplam 67 katılımcıdan oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; mülteci öğrenci ve velilerin Türkiye'ye göç etme nedenlerinin başında, geldikleri ülkede savaş olması ve maddi imkansızlıkların yaşanması gelmektedir. Yozgat'ta yaşayan mülteci öğrenci ve velilerin genel sorunlarının başında dil sorunlarının ve maddi sorunların geldiği görülmüştür. Katılımcıların, okulun mülteci öğrencilere Türkçelerini geliştirmek, dil öğrenmek, sosyalleşmeleri açısından uygun ortam sunmak yönünde katkı sağladığını düşündükleri belirlenmiştir. Öte yandan katılımcıların, çocukların okula kayıt yaptırdığı halde okula uyumunun yeterince sağlanamadığını, çocuklara sunulan psiko-sosyal desteğin yetersiz olduğunu, büyük çocukların okula devam etmek istemediklerini, eğitim yardımı aldıkları için zorunluluktan dolayı okula devam etiklerini, çocukların yaşadığı travmayı gidermeye yönelik psiko-sosyal destek verilmesi gerektiğini, eğitimlerinde dil probleminin olduğunu ve bu durumun çözüme kavuşturulması gerektiğini ifade ettikleri belirlenmiştir.

EğitimEğitim sorunlarıGeçici hukuki korumalar+7
Samed Şeker
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yozgat ilinde kan grup dağılımı ve kan grup antijen sıklığının incelenmesi

Yozgat ilinde gönüllü kan bağışçılarından alınan kanların ABO, Rh Subgrup (C,c,D,E,e,Cw) ve Kell (K) kan grup dağılımının antijen sıklığını belirleyerek, kan güvenliği ve transfüzyon tıbbında doğru bilgiye sahip olmak, bireylerin ihtiyaçları ve kan bankası işlemlerinde bu bilgilerin hem pratikte hem de bilimsel olarak veri tabanı oluşturulması amaçlanmıştır. Araştırma Retrospektif (geriye dönük) olarak yapılmıştır. Nisan 2012 – Nisan 2021 tarihleri arasında Türk Kızılay Yozgat Kan Bağışı Merkez‟inde ilk defa kan bağışı yapan 15.868 kan bağışçısının ABO ve Rh(D) kan grubu dağılım oranını belirlemek. Mayıs 2012 – Nisan 2021 tarihleri arasında 1.442 kan bağışçısının Rh Subgrup (C,c,E,e,Cw) ve Kell (K) kan grup dağılımlarının antijen sıklığını belirlemek. Bölge Kan Merkezlerimiz bünyesindeki immünohematoloji laboratuvarında ABO, Rh alt grup ve Kell gruplama testleri jel santrifügasyon yöntemi tam otomatik cihazlar (Grifols Erytra) ile yapılmaktadır. Test sonuçların Kızılay KHGM‟ne ait veri sistemine işlendikten sonra verilerin toplanmasında kan bağışçısı kayıt formu kullanılmıştır. Araştırmada alınan kanlarda kan grup dağılımı sırasıyla % 42,76 A kan grubu; % O kan grubu 33,63; % 16,16 B kan grubu ve % 7,45 AB kan grubu bulunmuştur. Rh(D) kan grubu ise % 88,41 Rh(D) pozitif ve % 11,59 Rh(D) negatif bulunmuştur. Rh Subgrup antijenlerinin pozitif sıklığı sırasıyla; % 73,43 ile C, % 74,54 ile c, % 29,75 ile E ve % 97 ile e olduğu görülmüştür, ayrıca Cw- antijeninin sıklığı ise % 99,22 bulunmuştur. Kell (K-) kan grup antijeninin sıklığı ise % 93,5 olarak bulunmuştur. 2021 Anahtar Kelimeler: Yozgat, kan grup, ABO, Rh, Kell, Subgrup

ABO kan grup sistemiKan grup antijenleriKan grupları+2
Emre Sarıgöl
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Yozgat il merkezinde ortaokul öğrencilerinde internet kötüye kullanım risk değerlendirilmesi ve obezite ilişkisi

Yozgat İl Merkezinde Ortaokul Öğrencilerinde İnternet Kötüye Kullanım Risk Değerlendirilmesi ve Obezite İlişkisi İnternetin kontrolsüz kullanımı, internet bağımlılığına neden olarak sedanter yaşamı yaygınlaştırmaktadır ve obeziteye zemin hazırlamaktadır. Bu araştırma, Yozgat il merkezindeki ortaokul öğrencilerinde internet kullanımı ve obezite arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla tanımlayıcı-kesitsel desende gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evren ve örneklemini, Yozgat il merkezindeki ortaokul öğrencileri oluşturmuştur. Araştırma, Mart 2020-Kasım 2020 tarihleri arasında Yozgat il merkezinde okuyan 450 ortaokul öğrencisi ile tamamlanmıştır. Araştırmanın verileri, Aileye Yönelik Soru Formu, Young İnternet Bağımlılığı Ölçeği (YİBÖ), Beslenme Davranış Ölçeği (BDÖ) ve Çocuklar için Fiziksel Aktivite Soru Formu (FAS) ile elde edilmiştir. Veriler SPSS 23.0 programında tanımlayıcı istatistik testleri, bağımsız gruplar t testi, ANOVA varyans analizi, Pearson Korelasyon analizi ve Lineer Regresyon ile değerlendirilmiştir. Ortaokul öğrencilerinin %83.3'ü 8. Sınıfta, %61.6'sı devlet ortaokulda öğrenim görmekte, %55.8'i kız, ortalama 12.73±0.87 yaşındaydı. Ortaokul öğrencileri ortalama 50.45±11.95 kiloda, ortalama 157.90±9.27 cm boy uzunluğunda, ortalama 20.03±3.60 beden kitle indeksinde ve %22.2'si 50-75 persentil arasındaydı. Ortaokul öğrencilerinin YİBÖ'nden aldıkları 28.25±16.55 puan ile internet bağımlığı düzeyinin düşük oranda olduğu, BDÖ'nden aldıkları 0.76±4.76 puan ile çok düşük düzeyde sağlıklı beslenme davranışlarının olduğu ve FAS'nden aldıkları 15.06±7.70 puan ile düşük fiziksel aktivite düzeyine sahip olduğu belirlenmiştir. Ortaokul öğrencilerinin annesi ve babasının beden kitle indeksi ile öğrencilerin beden kitle indeksi arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Ortaokul öğrencilerinin internet bağımlılığı ile beslenme davranışları arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunurken; internet bağımlılığı ile fiziksel aktivite düzeyi arasında negatif yönde ve zayıf düzeyde anlamlı ilişki saptanmıştır. Ortaokul öğrencilerinin internet bağımlılığı düzeyi ile obezite arasında arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, ortaokul öğrencilerinin internet bağımlığının sağlıklı beslenme davranışlarını azalttığı, internet bağımlılığı ile annesi ve babasının beden kitle indeksindeki artışın ise öğrencilerde obeziteyi artırdığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: İnternet bağımlılığı, fiziksel aktivite, beslenme davranışı, çocuk obezitesi, ortaokul öğrencisi.

BağımlılıkBeslenme davranışıFiziksel aktivite+5
Fatma Nur Taş
Yozgat Bozok University
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yozgat ekolojik koşullarında yetiştirilen çerezlik ayçiçeği (Helianthus annuus L.)'nin tohum verimi ile bazı verim ögeleri üzerine sulamanın etkisinin değerlendirilmesi

Araştırma 3 çeşit (İnegöl Alası, Ahmetbey, Palancı) çerezlik ayçiçeği tohumu ile 3 farklı sulama alternatifi kullanarak tesadüf blokları deneme yöntemi ile 36 parselde tamamlandı. Çalışma dört tekerrür, her tekerrürde dokuz parsel ve her parselde kırk bitki olacak şekilde planlandı. Sıra arası 70 cm, sıra üzeri 50 cm, tohum derinliği yaklaşık 5 cm ve her tohum çukuruna 3 adet tohum bırakılarak 11.05.2019 tarihinde ekim yapıldı. 6 Haziranda birinci çapa ve aynı zamanda seyreltme işlemi, 20 Haziranda da ikinci çapa yapıldı. 13 Haziranda birinci su, 15 Temmuzda ikinci su verildi. 07.09.2019 tarihinde hasat edildi.

AyçiçeğiBitki boyuHelianthus annuus+4
Ramazan Bat
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Mizah tarzının premenstrual sendrom üzerindeki etkisi

Bu araştırma tanımlayıcı nitelikte bir çalışma olup üniversite öğrencilerinde mizah tarzının premenstrual sendrom üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın verileri 01.11.2020- 30.05.2021 tarihleri arasında toplanmıştır. Araştırmanın evrenini Yozgat Bozok Üniversitesi Erdoğan Akdağ ve Bilal Şahin kampüslerinde yer alan fakülte ve yüksekokullarda lisans eğitimi görmekte olan kız öğrenciler (N=7573) oluşturmuştur. Çalışmaya başlamadan önce güç analizi yapılmıştır ve örneklem sayısı en az 132 kişi olarak belirlenmiştir. Araştırmanın güvenilirliği için 327 kız öğrenci ile araştırma tamamlanmıştır. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Premenstrual Sendrom Ölçeği (PMSÖ) ve Mizah Tarzları Ölçeği (MTÖ) kullanılmıştır. Öğrencilerin %76,5'inin 18-20 yaş aralığında, %62,7'sinin gelirinin orta düzeyde olduğu ve %71.6'sının yurt veya pansiyonlarda yaşamakta olduğu belirlenmiştir. PMSÖ toplam puan ortalamasının 124,52±32,52 olduğu ve öğrencilerin %67,6'sında premenstrüel sendrom olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin katılımcı mizah alt boyut puan ortalamalarının 38,64±8.49, kendini geliştirici mizah alt boyut puan ortalamalarının 35,2±7,7, saldırgan mizah alt boyut puan ortalamalarının 23,2±8,0 ve kendini yıkıcı mizah alt boyut puan ortalamalarının 28,1±8,1 olduğu belirlenmiştir. PMS olanların katılımcı sosyal mizah ve kendini geliştirici mizah puanlarının PMS olmayanların puanlarından düşük olduğu, saldırgan mizah ve kendini yıkıcı mizah puanlarının ise yüksek olduğu belirlenmiştir (p<0,001). Kendini geliştirici mizah puanı arttıkça PMS olma olasılığının %5,2 (1-0,948) azaldığı, kendini yıkıcı mizah puanı arttıkça PMS riskinin 1,059 kat arttığı saptanmıştır. Sonuç olarak; öğrencilerin mizah tarzları PMS üzerinde etkili olmaktadır. Bu nedenle üniversiteler kapsamında mizah tarzını olumlu yönde geliştirecek sosyal, bilimsel etkinliklerin artırılması, mizah tarzı ve PMS ilişkisi ile ilgili daha fazla sayıda ve daha geniş örnekleme sahip çalışmalar yapılması önerilmektedir.

MizahMizah tarzlarıPremenstrüel sendrom+3
Sümeyye Buldu
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yozgat Şehir Hastanesinde çalışan sağlık çalışanlarının COVID-19 pandemi döneminde sağlığı geliştirme davranışları

Bu araştırmada, sağlık çalışanlarının COVID-19 pandemi döneminde sağlığı geliştirme davranışlarının belirlenmesi amaçlandı. Kesitsel tipte yapılan araştırmanın örneklemini Yozgat Şehir Hastanesinde çalışan 305 sağlık çalışanı oluşturdu. Veriler Tanıtıcı Bilgi Formu ve Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları-II (SYBDÖ-2) ile toplandı. Araştırmanın yapılabilmesi için gerekli yasal izinler ve etik kurul onayı alındı. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra bağımsız gruplarda t testi, ANOVA varyans analizi, Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis H testi, Tukey testi kullanıldı. Sağlık çalışanlarının %75.7'si kadın, %60.3'ü 20-30 yaş arasında, %51.5'i bekar, %58'i üniversite mezunu idi. Sağlık çalışanlarının %60.3'ünün hemşire olduğu, %67.5'inin 0-10 yıl çalışma yılına sahip olduğu, %91.1'inin pandemide hastanede çalıştığı, %16.7'sinin kronik hastalığı olduğu görüldü. Sağlık çalışanlarının SYBDÖ-II den ortalama 124.09±21.45 puan aldıkları belirlendi. Sağlık çalışanları en yüksek puanı manevi gelişim alt grubundan (25.19± 4.82), en düşük puanı ise fiziksel aktivite (15.61±4.75) alt grubundan aldığı tespit edildi. Sağlık çalışanlarının cinsiyet, yaş, medeni durum, Beden Kitle İndeksi, çalışma şekli, sağlık algısı, sigara kullanma durumu ile SYBDÖ-II puan ortalaması arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.05). Buna göre sağlık çalışanlarının sağlıklı yaşam biçim davranışlarının orta düzeyde olduğu ve ölçek puan ortalamaları arasında pozitif yönde anlamlı zayıf bir ilişki olduğu belirlendi (p<0.05). Sağlık çalışanlarına hizmet içi eğitimlerin düzenlenmesi, çalışma koşullarının sağlıklı yaşam biçimi davranışlarını uygulayabilecek konuma getirilmesi önerilebilir. 2022, İX+70 SAYFA Anahtar Kelimeler: COVID-19, sağlığı geliştirme davranışları, sağlık çalışanları

COVID 19Korona virüs enfeksiyonlarıPandemiler+3
Merve Sultan Kahraman
Yozgat Bozok University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık okuryazarlık düzeyinin E-Sağlık uygulamalarına kullanımına etkisi

Bu çalışma, Yozgat il merkezindeki kamu kurumlarında çalışan ve doğrudan halka hizmet veren sağlık çalışanları haricindeki kamu çalışanları arasında sağlık okuryazarlığı düzeyinin e-sağlık uygulamaları kullanım düzeyine etkisini ölçmek amacıyla yapılmıştır. Çalışma kesitsel türde olup 2021 yılında yapılmıştır. Veriler Google formlar üzerinden toplanmıştır. Veri formları olarak sosyo-demografik özellikler, E-sağlık uygulamaları kullanımı ile ilgili sorular ve Avrupa Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği Türkçe versiyonu kısa formu (ASOY-TR-16) kullanılmıştır. Çalışmaya il merkezindeki devlet kurumlarında görev yapan 476 kamu personeli katılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde ki-kare testi, t-testi, ANOVA ve multinominal lojistik regresyon kullanılmıştır. Araştırmaya katılanların %64,3'ü erkek, %74,9'ü evli, %45,3'ü 30-39 yaş grubunda ve %60,9'u lisans mezunudur. Araştırma grubundaki kişilerin sağlık-okur yazarlık (SOY) düzeyinin %21,5'inin yetersiz, %41,3'ünün problemli ve %37,2'sinin ise yeterli düzeyde olduğu görülmüştür. En fazla kullanılan E-sağlık uygulamasının %84,9 ile E-Nabız olduğu, bunu %64,3 ile Hayat Eve Sığar (HES) ve Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) olduğu, en düşük ise hastanelerin kendi online sistemleri (%29,1) olduğu görülmüştür. E-Nabız uygulamasının, katılımcıların %35,3'ü 1-3 tane menüsünü, %38,6'sı 4-6 tane ve %26,1'i 7-11 tane menüsünü kullanmaktadır. E-Devlet SGK uygulamasının sağlıkla ilgili menülerinden hiçbirini kullanmayanların oranı %46,8, bir tanesini kullananların oranı %27,9 ve 2 ve daha fazlasını kullananların oranı ise %25,3'tür. SOY düzeyine göre E-Nabız ve E-Devlet SGK uygulamalarını kullanma durumu istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır (p>0,05). Kamu çalışanlarının büyük bir çoğunluğu E-nabız, yaklaşık 2/3'ü HES ve MHRS uygulamasını kullanmaktadır. Araştırmaya katılanların yarıdan azının sağlık-okuryazarlık düzeyi yeterli olup, E-Sağlık uygulamaları kullanma üzerine etkisi önemli bulunmamıştır.

Elektronik sağlıkHalk sağlığıKamu personeli+3
Derviş Ozan
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yozgat il merkezi için taşkın analizi

Şehir merkezleri çevresine su depolama, sulama, taşkın koruma, yenilenebilir enerji üretimi ve sosyal alan oluşturmak amacıyla yapay göletler inşa edilmektedir. Şehir merkezlerinde nüfus yoğunluğunun yüksek, yapılaşmanın yoğun olması ve geçirimsiz yüzey alanlarının yüksek olmasından dolayı ani oluşan baraj yıkılması taşkını, yüksek oranda can ve mal kaybına sebep olmaktadır. Bu çalışma kapsamında Yozgat il merkezi çevresinde bulunan Kirazlı Gölet'i, Çiftlik Dere Gölet'i ve Bekir Cevdet Dündar Gölet'i barajlarının olası çoklu yıkılması durumunda, il merkezi için taşkın analizi yapılmıştır. Gölet seviye-hacim eğrileri Harita Genel Müdürlüğünden (HGM) temin edilen beş metre çözünürlüğe sahip Sayısal Yükseklik Modeli (SYM) kullanılarak ArcGIS Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) yazılımı ile elde edilmiştir. Taşkın alanlarına altlık oluşturan, 50 cm çözünürlüklü SYM verisi Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünden (TKGM) temin edilmiştir. Taşkın dağılım hızına etki eden yüzey pürüzlülük katsayısı, CORINE UA arazi kullanımı/örtüsü şehir atlası verisi ve HGM tarafından üretilen ortofotolardan faydalanılarak konuma göre belirlenmiştir. Üstten aşma (ÜA) ve borulanma (B) senaryolarında oluşabilecek gediğin en büyük taban genişliği, şev eğimi ve oluşma süresi, daha önce yıkılan barajlardan elde edilen regresyon eşitlikleri kullanılarak tahmin edilmiştir. Baraj yıkılmaları sonucunda oluşan çıkış hidrografları ve şehir merkezinden geçen Yozgat Deresi'nin kapalı kanal içerisine alınan kısmı, MIKE HYDRO River yazılımında bir boyutlu (1B) olarak modellenmiştir. Baraj yıkılması sonucunda oluşan taşkının yayılma alanı, MIKE 21 FM yazılımında iki boyutlu (2B) olarak modellenmiştir. MIKE FLOOD yazılımında 1B baraj yıkılma modeli ve 2B taşkın yayılım modeli birlikte analiz edilmiştir. Analiz sonucunda 1B baraj yıkılma modelinden elde edilen çıkış hidrograflarının, yıkılma senaryolarına bağlı değişimi incelenmiştir. Çoklu baraj yıkılması durumunda oluşabilecek afete ilişkin 2B taşkın haritaları ve tehlike haritaları oluşturulmuştur. Baraj yıkılması sonucu oluşan yüksek taşkın debisini karşılamada, kapalı dere kesitlerinin ve çıkış noktasında bulunan menfezin yetersiz kaldığı tespit edilmiştir. Taşkın sonucu şehrin içinden geçen D200 Karayolunun belirli kısmı ve karayolu üstünde bulunan altgeçidin de taşkın seviyesi altında kaldığı tespit edilmiştir. Yozgat il merkezinde olası taşkın etkilerini azaltmak amacıyla önerilerde bulunulmuştur.

Baraj yıkılmasıModellemeTaşkın hesapları+1
Sadi Cantürk
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yozgat ili ve bazı ilçelerinin etnobotanik özellikleri

Bu çalışmada, Yozgat ili ve bazı ilçelerinde insanların bitkilerden nasıl yararlandıkları, ne için kullandıkları ve bu bilgileri sonraki nesillere nasıl aktardıkları araştırılmıştır. Bu çalışma yapılırken yöre halkı ile yüz yüze görüşmeler yapılmış, hazırlanan anket soruları yöneltilmiştir. Genç ve orta yaşlı kişilerin etnobotanik hakkında bilgilerinin olmadığı düşünülerek genellikle 35 yaş ve üzeri kişiler seçildi. Bu kişiler mahalli idare amirleri ve orada yaşayan çiftçiler, çobanlar, bitki toplayan ve kullanan kişilerden oluşturuldu. Bu bağlamda 14 ilçe, yaklaşık 100 köy ve bu köylerde yaşayan yaklaşık 500 kişi ile yapılan görüşmeler sonucu 127 bitki taksonunun kullanıldığı ve bunlardan 20 tanesinin çay 75 tanesinin gıda-tıbbi amaçlı ve 30 tanesinin ise farklı amaçlar için kullanıldığı tespit edilmiştir. Bu kişilerden alınan bilgiler ışığında çevre illerle karşılaştırmalar yapıldı. Çalışmanın yöre için önemli bir veri oluşturacağı düşünülmektedir. Bu çalışmalar sırasında pandemi süreci yaşandığı için birçok zorlukla karşılaşıldı.

EtnobotanikTıbbi bitkilerYozgat
Serdar Şahin
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 döneminde muhasebe meslek mensuplarının problemleri üzerine Yozgat ilinde bir araştırma

Tarihi insanlık tarihi kadar eski olan muhasebe kavramı insanların bilme ihtiyaçlarından doğan bir kavram olmakla birlikte zamanla meslek haline gelmiştir. Bu meslek ilk çağlarda saymak gibi algılansa da günümüze kural ve yöntemleri net bir şekilde belirlenerek uzmanlık haline dönüşmüştür. Muhasebe mesleği de diğer meslek grupları gibi insanlara ve topluma hizmet sunduğu için toplumsal olaylardan ve salgınlardan etkilenmektedir. Günümüzde yaşanan Covid-19 salgını da muhasebe meslek mensuplarını etkilemiştir. Bu çalışmanın amacı yaşanan salgının meslek mensupları üzerindeki etkilerini araştırmaktır. Bulunan sonuçlar ile muhasebecilerin geçmişteki sorunları karşılaştırılıp pandemiye özgü sorunlar tespit edilmiştir. Meslek mensuplarının özel ve genel sorunları araştırılmış ve salgınla eklenen problemler belirlenmeye çalışılmıştır. Bu doğrultuda niteliksel araştırma tekniği kullanılmış ve iki muhasebe meslek mensubu ile pilot görüşme yapılmıştır. Bu görüşme ile belirlenen dokuz soru Yozgat ilinde faaliyet gösteren 12 meslek mensubuna sorulmak suretiyle görüşmeler yapılmıştır. Alınan cevaplara göre meslek mensuplarının salgından oldukça etkilendikleri görülmektedir. Bu etkilenme gerek psikolojik olarak stres ve sorunlara gerekse iş yükünün artması ve değersizleşme şeklinde olduğu görülmektedir. Meslek mensupları gelirlerini tamamen mükelleflerden sağlamaktadırlar. Salgın döneminde mükelleflerin etkilenmesi muhasebecileri de maddi olarak etkilemiştir. Bu araştırma neticesinde muhasebeciler salgın dönemi ile birlikte bu mesleğin artık dijital platformlara taşınmak üzere uzaktan da yapılabileceğine inanmaktadırlar. Ancak birçok evrakın kâğıt üzerinde oluşturulması ve dosyalanması bu mesleğin günümüzde uzaktan yapmasını olanaksızlaştırdığı görüşü hâkimdir. Meslek mensupları vergi tarhı ve tahsilatı için veri oluşturmak sureti ile devletin gelirine katkı sağlamaktadırlar. Mesleğin geleceği için muhasebeci ücretlerinin vergilere ya da beyanname ücretlerine eklenerek devlet garantisi altına alınması gerektiğine inanmaktadırlar. Bu yolla mükellefe bağımlılık azalacağı yani iş kaybı korkusu olmayacağı için vergi hesaplamalarının daha gerçekçi yapılacağını ve devletin gelirinin de artacağını düşünmektedirler.

COVID 19Mesleki sorunlarMuhasebe+4
Recep Ceylan
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim okul müdürlerinin etik liderlik davranışları ile öğretmenlerin iş doyumu düzeyleri arasındaki ilişki (Yozgat ili örneği)

Bu araştırmanın amacı ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin görüşlerinden hareketle okul müdürlerinin etik liderlik davranışları ile öğretmenlerin iş doyumu düzeyleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. İlişkisel tarama modelinde ve nicel araştırma yöntemi ile yürütülen araştırmanın çalışma evrenini 2019-2020 Eğitim Öğretim yılında Yozgat ili Merkez ilçede resmî ortaöğretim kurumlarında görev yapan 501öğretmen oluşturmaktadır. Evren ulaşılabilir olduğu için ayrıca örneklem belirlenmemiştir. Araştırmada çalışma evrenini oluşturan öğretmenlerin tümüne ölçekler ulaştırılmış olup geri dönüşü sağlanan 280 ölçek değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmanın amacını gerçekleştirmek için Etik Liderlik Ölçeği ve Minnesota İş Doyumu Ölçeği kullanılmıştır. Alan çalışması sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilerek analiz edilmesinde SPSS 26.0 programından faydalanılmıştır. Verilerin çözümlenmesi sürecinde betimsel istatistikler (ortalama, standart sapma) , Kolmogrov-Simirnov Testi, Mann Whitney U Testi, Kruskal Wallis Testi ve Spearman Sıra Farkları Korelasyon Katsayısı analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda Ortaöğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin iş doyumu düzeyleri ile ortaöğretim okul müdürlerinin etik liderlik davranışlarına ilişkin algıları arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Bu durum öğretmenlerin okul müdürlerine yönelik etik liderlik algıları arttıkça iş doyumu düzeylerinin de arttığını göstermektedir. Bununla birlikte katılımcı öğretmenlerin algısına göre ortaöğretim okul müdürlerinin etik liderlik davranışlarını sergileme düzeyi okul türü ve okuldaki öğretmen sayısı değişkenine göre anlamlı faklılık göstermektedir. Yine katılımcı öğretmenlerin iş doyumları medeni durum, okul türü, mesleki kıdem ve okuldaki öğretmen sayısı değişkenine göre anlamlı farklılık göstermektedir. ANAHTAR KELİMELER: Lider, Liderlik, Etik liderlik, İş doyumu.

Etik liderlikEğitim yönetimiMüdürler+5
Osman Yoldaş
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Aydıncık-Kösrelik (Yozgat) jeotermal ve soğuk su kaynaklarının hidrojeokimyasal ve izotopik incelemesi

İnceleme alanıolan Aydıncık-Kösrelik, Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan Yozgat İli'nin kuzeydoğusunda yer almaktadır. Bu tez çalışmasının amacı, AydıncıkKösrelik (Yozgat) bölgesindeki jeotermal ve soğuk su kaynaklarının mevcut fiziksel, hidrojeokimyasal, izotopik (δ18O, δ2H, 3H) özelliklerinin incelenmesiyle hidrojeolojik kökenin ortaya çıkarılarak bölgedeki rezervuar sistemine ait olası rezervuar sıcaklıkları jeotermometrelerle hesaplanarak belirlenmesidir. İnceleme alanından Mart (2022) ve Kasım (2022) olmak üzere iki dönem su örneği alınmıştır. Ön arazi çalışması yapılarak inceleme alanı içerisindeki jeotermal/soğuk su kaynaklarının konumları GPS ile belirlenip, yerinde sıcaklık, elektriksel iletkenlik ve pH parametreleri ölçülmüştür. İnceleme alanındaki su kaynaklarından kimyasal (majör iyon ve iz element) ve izotopik analizler (δ18O, δ2H ve 3H) gerçekleştirilirken, kar örneklerinden de izotopik analizler (δ18O ve δ2H) gerçekleştirilmiştir. İnceleme alanındaki bazı sularda amonyum (NH4), nitrit (NO2), nitrat (NO3), florür (F) ve arsenik (As) kirlilikleri belirlenmiştir. Hidrojeokimyasal ve izotop verilerine göre KÖS-5 (jeotermal) kaynağına ait beslenmenin inceleme alanının güneydoğusundan jeotermal kaynağa doğru 1360-1416 m kotlarından, düşük 3H içeriğine göre derin dolaşımlı, rezervuar kayanın kireçtaşlarından ve silis jeotermometre hesaplamasında olası rezervuar sıcaklığının 31-42 ᵒC aralığında olabileceği belirlenmiştir. Ayrıca, inceleme alanındaki suların meteorik kökenli olduğu da belirlenmiştir. KÖS-2 hariç diğer kaynak sularının sulama suyu için uygun olabileceği belirlenmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Jeotermal, Aydıncık-Kösrelik (Yozgat), Hidrojeokimya, İzotop, Kirlilik

HidrojeokimyaJeotermalKirlilik+3
Yavuz Uzun
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni Yozgad gazetesi (1925-1928) transkripsiyon ve tahlilli fihristi

Birinci Dünya savaşı bitiminde 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Mütakeresi ile Osmanlı İmparatorluğunun topraklarının büyük bir bölümü, 1 Kasım 1918'den itibaren İtilaf devletlerince işgal edilmiştir. Bu dönemde yabancı işgaline karşı sesini yükselten pek çok Türk gazetesi bulunmaktadır. Tezimizin konusu olan Yeni Yozgad Gazetesi de Milli Mücadele'ye öncülük eden ve destek veren basının bir üyesi olarak savaşın başarıya ulaştırılmasını amaçlamıştır. 7 Temmuz 1921 tarihinde yayın hayatına başlayan Yeni Yozgad Gazetesi Milli Mücadele sırasında halkı bilinçlendirme ve aydınlatma misyonunu üstlenmiştir. Gazete yayımladığı makaleler ve diğer haberleri ile halkın motivasyonunu artırarak direnişe büyük destek vermiştir. Yeni Yozgad Gazetesi'nin önemi ise; gazete her zaman ulusal Kurtuluş Savaşı'ndan yana tutum sergilemesi ve her zaman TBMM'yi desteklemiş olmasıdır. Gazete cephedeki durumu birebir ve sıcağı sıcağına halka duyurarak cephe için gerekli olan yardımların toplanmasında vasıta olmuştur.Anadolu basını, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda önemli görevler üstlenmiş bir basındır. Bu görevler ulusal birlik ve bütünlük ilkesinden taviz verilmeden yerine getirilmiştir. Yerel basın demokrasi anlayışının yerleşip kökleşmesine hizmet etmiştir. Basın Türk toplumunun ekonomik, siyasal, sosyal ve kültürel özelliklerini yansıtması bakımından önemlidir. Öyle ki Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılmasından sonra kurulan Türkiye Cumhuriyeti yeni bir kimlik ve farklı bir konumla dünya siyaset sahnesinde yerini alırken basın yoluyla kendisini ifade etmek, yerleşmesini, kökleşmesini sağlamak istemektedir. Dönemin tüm basın araçları gibi Yeni Yozgad Gazetesi de toplumun aynası görevini üstlenerek dönemi etkilemiş ve yönlendirmiştir.Anahtar Sözcükler: Yozgad Gazetesi, Türkiye Cumhuriyeti, Milli Mücadele Dönemi, Ulusal Direniş, Basın.

Basın tarihiGazetelerTürk basını+2
Zeliha Buket Dikmen
Yozgat Bozok University
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Yoncalı Formasyonu'nun (orta eosen) kırıntılı çökellerindeki iz fosiller, Derbent-Kırım Köyü arası, Yozgat Türkiye

Yozgat çevresinde geniş yüzeylemelere sahip olan Yoncalı Formasyonu (Orta Eosen), ilin kuzey kesiminde İzmir-Ankara-Erzincan zonunun kuzeyden güneye doğru olan bindirmesinin altında yaklaşık D ? B doğrultusunda uzanan bir hat şeklinde gözlenir. Bu çalışmada, Yoncalı Formasyonu'nun çalışma alanındaki yüzeylemelerine ait kırıntılı çökeller içerisindeki iz fosiller araştırılmıştır.İz fosil gruplarından genellikle basit ve dallanmış yapılar, sığ su iz fosillerini temsil ederken; menderesli, bal peteği ve karışık yapılar derin deniz iz fosillerini işaret eder. Birim içerisinde; basit ve dallanmış yapılar, gevşek sarılımlı menderesli yapılar ile bal peteği yapılar olmak üzere 3 grup; Paleodiction strozzii, Thalassinoides isp., Cruziana isp., Ophiomorpha annulata, Bergaueria isp., Helminthopsis isp., Scolicia vertebralis, Scolicia prisca., Planolites isp. ve Ophiomorpha isp. olmak üzere 10 iz tanımlanmıştır.Bu tanımlamalara dayanılarak basit ve dallanmış yapıların gözlendiği kısımların birimin şelf ortamını, gevşek sarılımlı ve menderesli yapılar ile bal peteği yapıların gözlendiği kısımların ise birimin derin ortamını (yamaç) temsil ettiği ortaya çıkmıştır. Bu bulgulara göre birime ait inceleme alanındaki yüzeylemede kuzey kısımların sığ ortamı, güney kesimlerin ise derin ortamı yansıttığı ortaya çıkmıştır. İnceleme alanındaki kalın şeyl istiflerini kesen konglomera-kumtaşı dolgulu yamaç kanal çökelleri de yamaç ortamını desteklemektedir.Anahtar Sözcükler: Yoncalı Formasyonu, kırıntılı, iz fosil, Yozgat.

Yozgat
Kezban Bıyık
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Halk hekimliği kapsamında Yozgat ocakları

Türk halk hekimliği, son derece zengin bir içerikle günümüze kadar gelmiş tedavi yöntemlerini içerir. Bu yöntemlerde ilk çağlardaki dinî inançların etkisi yoğun olarak, göze çarpmaktadır. Türkler müslüman olduktan sonra, bu yöntemler belli uyarlamalarla kullanılmaya devam edilmiş, halk hekimliği ve dinî inançlar birbiriyle içi içe geçmiştir.Türk halk hekimliğinin en önemli figürü, ocaklardır. Bütün Türk toplumlarında kutsallığına ve sağaltıcı gücüne inanılan ocaklar, tarihin her döneminde bir tedavi merkezi olarak işlev görmüştür.Anadolu coğrafyası, ocaklar açısından son derece zengin bir birikime sahiptir. Bütün Anadolu şehirlerinde, halkın alternatif tedavi maksadıyla gittiği ocaklar mevcuttur.Yozgat ve bölgesi de pek çok ocağın bulunduğu bir bölgedir. Bu ocaklarla ilgili şimdiye kadar derli toplu bir çalışma yapılmamış olması, bu çalışmayı zaruri kılmıştır.Yozgat ocakları, XI. yüzyıldan itibaren bölgeye yerleşen Türk boylarının en önemli tedavi merkezleri olmuş ancak gelişen tıp ilmi ve teknoloji, bu ocakların önemini bir parça azaltmıştır. Anahtar Kavramlar: Halk Hekimliği, Tedavi, Yozgat, Ocak.

Halk hekimliğiHalk inançlarıOcaklar+1
Akın Uyar
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00

Related subjects