Productivity analysis
50 theses under this subject heading
İstanbul Büyükşehir Belediyesi psikolojik danışmanlık hizmetleri verimlilik analizi
İstanbul Büyükşehir Belediyesinin koruyucu ruh sağlığı alanında sunduğu Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri ile bireylerin ruh sağlığının korunmasına ve geliştirilmesine katkı sağlanmasının yanında işletme bakış açısıyla kurum olarak sunduğu hizmetin geliştirilmesi için verimlilik ve etkinliliğinin ortaya konulması da önem taşımaktadır. İstanbul'da önemli bir ihtiyacı karşılayan İBB Psikolojik Danışmanlık Hizmetlerinin verimliliğinin ölçülmesi hizmetin doğru planlanmasını, rasyonel kararlar verilmesini ve sorunların tespit edilip zamanında çözümlenmesine olanak sağlayacaktır. Bu çalışmada hizmet alanların merkezlere ve psikologlara göre dağılımı ile hizmetin verimliliği, terapiyi tamamlama veya terapiyi yarıda bırakma durumu ile hizmetin etkinliği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ayrıca hizmetin etkinliğinin Hasta Memnuniyet Anketi sonucu ile müşteri beklenti ve algılamalarıyla karşılaştırması gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın örneklemi, 2018 ve 2019 yıllarında İBB Psikolojik Danışmanlık Hizmetlerinden faydalanan danışanlardan oluşmuştur. Bu çalışmanın sonucunda terapiye devam eden veya tamamlayanların oranı %42,8 iken terapiyi yarıda bırakanların oranının %57,2 olduğu görülmüştür. Terapiyi yarıda bırakanlar incelendiğinde en fazla terapiyi yarıda bırakan grubun kadınlardan, 18 yaş ve üzeri danışanlardan, evlilerden, çalışmayanlardan ve ilköğretime devam edenlerden oluştuğu görülmektedir. Hasta Memnuniyet Anketi sonucunda verilen olumlu ifadeler değerlendirilmiş ve hasta memnuniyetinin 2018 yılında %92,8 olduğu, 2019 yılında ise %88,1 olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak terapiyi tamamlama veya terapiyi yarıda bırakma durumunun hasta memnuniyetini etkilemediği görülmektedir.
Trabzon ekolojik koşullarında bazı hibrit atdişi mısır çeşitlerinin performansları
Araştırma, Türkiye'nin Doğu Karadeniz Bölgesinde yer alan Trabzon (Of ilçesi) ili iklim koşullarında 10 adet hibrit atdişi mısır çeşidinin verim performanslarını incelemek amacıyla 2015 yılında, tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Araştırmada, çeşitlerin verim ve verim özellikleri arasındaki farklar istatistiksel olarak önemli olmuş, incelenen verim özelliklerinin en yüksek ve en düşük değerleri çeşitlere göre değişmiştir. Tane verimi 698.2.2-1113.3 kg/da arasında değişmiş, en yüksek tane verimi P1429 (1113.3 kg/da) ve P1547 (1019.7 kg/da) çeşitlerinde, en düşük tane verimi ise Bora (698.2 kg/da) çeşidinde belirlenmiştir. Korelasyon analiz sonuçlarına göre, mısırda tane verimi ile koçanda tane sayısı (r=0.832**), koçan ağırlığı (r=0.6789**) ve koçan boyu (r=0.555**) arasında önemli ve pozitif ilişkiler belirlenirken, tane verimi ile bitki boyu, koçan çapı, hektolitre ağırlığı ve bin tane ağırlığı arasında ilişkiler istatistiksel olarak önemli olmamıştır. Path analizine göre; mısırda tane verimine pozitif yönde direk etkisi en yüksek koçanda tane sayısı (p=0.970, %69.864) olurken, bunu sırasıyla 1000 tane ağırlığı (p=0.138, %45.274), koçan ağırlığı (p=0.132, %12.019) ve koçan boyu (p=0.068, %8.474) izlemiştir. Tane verimine bitki boyu (p=-0.022, %3.310), koçan çapı (p=-0.266, %25.571) ve hektolitre ağırlığı (p=-0.172, %17.500)'nın direk etkileri ise negatif olmuştur. Sonuç olarak; Trabzon (Of ilçesi) iklim koşullarında daha yüksek tane verimlerinden dolayı P1429 ve P1547 atdişi mısır çeşitleri önerilmektedir. Korelasyon ve path analizine göre; tane verimine birinci sırada koçanda tane sayısı önemli ve pozitif etki göstermiş, bunu koçan ağırlığı ve koçan boyu izlemiştir.
Comparison of grain yield with some quality characteristics of wheat at autumn and spring sowing in arid conditions
The research was conducted with aim to compare of yield and some quality characteristics of wheat that sown as autumn (timely and late sowing) and spring in Isparta conditions during 2017-18 growing season. The experiment was set up as randomized complete block design with a split-plot design with three replications where sowing dates were in the main plots while the wheat cultivars were in subplots. Koç-2015, Seki, Ziyabey, Meta and Tosunbey bread wheat cultivars with alternative characters were used. Differences among all the examined characteristics (except for grain yield) in autumn sowings (timely and late sowing) weren't statistically significant. Yield and yield characteristics obtained from autumn sowings were higher than spring sowing. However, protein and fresh gluten content from spring sowing were higher than spring autumn. The highest grain yield was determined in autumn timely sowing (300.1 kg da-1), it was followed by autumn late sowing (261.7 kg da-1) and the lowest grain yield was obtained from spring sowing (234.1 kg da-1). Compare to cultivars, grain yield varied between 246.7 kg da-1 (Tosunbey) and 286.5 kg da-1 (Meta). As a result, it was advised to autumn timely sowing and Meta and Ziyabey cultivar as autumn sowing, and Meta, Koç-2015 and Ziyabey as spring sowing because of their higher grain yield and in the Isparta conditions.
Etkinlik modellemesinde stokastik sınır analizi ve kategorik veri zarflama analizi: Havayolu şirketleri uygulaması
Bu çalışmada ticari hava taşımacılığı alanında faaliyetlerini sürdüren uluslararası havayollarının karşılaştırmalı olarak etkinlik analizi yapılması amaçlanmıştır. Etkinlik analizi hesaplanmasında parametrik olan Stokastik Sınır Analizi ve parametrik olmayan Veri Zarflama Analizi yöntemleri kullanılmıştır. Çalışmanın veri seti 62 uluslararası havayolunun 2016 yılına ait verilerle oluşturulmuştur. Veriler Bloomberg veri tabanı, şirketlere ait yıllık raporlar ve sektör verilerinin bulunduğu çeşitli raporlar kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen veriler finansal, havayolu özel (operasyonel) ve pazarlama performans göstergeleri ve değişkenler olarak sınıflandırılmıştır. Öncelikli olarak Stokastik Sınır Analizi, Kategorik Veri Zarflama Analizi ve Süper Etkinlik Ölçümü yöntemleriyle şirketlerin etkinlik skorları hesaplanmıştır. Sonraki aşamada şirketlerin farklı açılardan etkinliklerini değerlendirmek amacıyla her boyut için elde edilen modeller yardımıyla yöntemler içinde karşılaştırma yapılmıştır. Daha sonra ise şirket etkinliklerinin yöntemlerde nasıl değiştiğini incelemek amacıyla aynı boyutlar altında farklı yöntemlerle oluşturulan modellerle karşılaştırma yapılmıştır. Sonuç olarak Amerikan menşeli havayolu taşıyıcılarının finansal açıdan etkin olan şirketler olduğu, pazarlama ve operasyonel boyutlarda ise Avrupa ve Uzakdoğu menşeli şirketlerin etkin şirketler olduğu çalışmanın sonunda elde edilmiştir.
Financial and strategic overview of the banking system
The aim of this study is to give a financial and strategic overview of the Banking System. In the first part the profitability of the banking system in emerging markets is analyzed. The determinants of bank profitability is analyzed with the data from 195 banks from 9 emerging countries between the years 2005-2010 by using the fixed effect panel data. In the second part Turkish Banking System is analyzed from two different perspectives. First the lending relationship between small and medium size enterprises and the banks is studied and then the efficiency of the Turkish banks is examined. The lending relationship between SMEs and banks is analyzed by using the survey data collected from 204 SMEs by using the OLS methodology. Finally the efficiency scores of the 30 commercial banks are measured by using Data Envelopment Analysis (DEA) between the years 2007-2010. The efficiency differences of domestic and foreign banks and the effects of 2008 financial are analyzed.
An efficiency analysis of international airline alliances: An empirical study using data envelopment analysis
Alliances are inevitable outcomes of globalization and global competition in important industries such as the airline industry. That is the reason why the analyses in this study are not limited with airline level evaluation but assessments for alliances are also performed. This study evaluates the relative efficiencies of international passenger airline alliances, namely Star Alliance, One World and Sky Team, at transforming their inputs into outputs. Via Data envelopment analysis (DEA), four main and two explanatory models are analyzed for the year 2014 with BCC and CCR approaches using different input-output variable combinations such as total passenger seat capacity, fuel cost and seat per aircraft as the input variables and load factor, ASK and RPK as the output variables. Super-efficiency calculations are also performed in order to compare the results found by standard efficiency assessments. Two models employing ASK and load factor as the output variables are utilized to perform the efficiency analysis for the year 2013, as well. It is determined which airlines are playing as benchmarking peers for which airlines. Airline industry is proved to show variable returns to scale characteristics. Star Alliance is found to have the members that can be taken reference most by other two alliances' member airlines for efficiency improvements. The excess amounts of inputs are determined for each alliance and their member airlines. Alliances will be able to identify their strengths and improvement areas and achieve more healthy developments with the help of the implications derived from this study.
Sigorta işletmelerinde hayat sigortası muhasebesi ve etkinlik-verimlilik analizi
ÖZET Sigortanın toplumsal hayatımızdaki önemi gün geçtikçe artmaktadır. Sigorta sadece kişilere güvence sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda tasarruf yapma olanağı da sağlamaktadır. Her türlü riski, belli bir prim karşılığında üzerine alan sigorta işletmelerinin faaliyetleri kamu yararını içeren faaliyetlerdir. Sigorta işletmelerinin riski en iyi şekilde karşılayabilmesi, yapılan yatırımlara ve sigorta işlemlerinden elde edilen etkinlik ve verimliliğe bağlıdır. Günümüzde sigorta sektörünün önemli kollarından biri haline gelen hayat sigortaları, gerek yapısı, gerekse işleyişi ile diğer sigorta branşları içinde önemli bir yere sahip bulunmaktadır. Sigorta işletmeleri hayat sigortaları ile kişilerin ve yakınlarının hayati risklerini üstlenerek, bu yolla kişilerin geleceğini güvence altına almaktadır. Hayat sigortaları sigortalının ölümü halinde eşi, çocukları ve yakınlarına sigorta primine bağlı olarak tazminat ödemektedir. Sigortalının sakatlanması durumunda ise, tazminat kendisine ödenmektedir. Sigorta süresi sonunda sigortalı ister toplu bir para alır, isterse düzenli bir maaşa sahip olabilir. Hayat sigortalarından toplanan birikimler sigorta işletmeleri için büyük bir yatırım potansiyeli oluşturmaktadır. Sigorta işletmeleri bu potansiyeli verimli ve güvenli alanlarda değerlendirmek zorundadırlar. Hayat sigortalarının uzun vadeli bir yatırım aracı olması kişilere birikimleri oranında uzun vadede kazanç sağlamaktadır. Sigorta işletmeleri tarafından düzenlenen hayat sigorta poliçeleri enflasyona, altın ya da dövize endesklenmek suretiyle paranın zaman içinde uğrayacağı değer kaybı en aza indirilmektedir. Ayrıca hayat sigortası için ödenen primlere %25 ile %50 arasında vergi bağışıklığı sağlanarak, sigortalılara daha başlangıçta vergi oranı kadar kazanç sağlanmaktadır. Sigorta işletmelerinin kârlılığının ölçülmesinde etkinlik ve verimlilik oranları önemli bir rol oynar. Bu oranlara dayanarak elde edilen sonuçlar, işletme faaliyetleri hakkında alınacak kararlarda ve işletme politikalarının belirlenmesinde etkili olmaktadır.
Türkiye'de sağlığın finansmanı ve kamu hastanelerinin etkinlik analizi
Bu çalışma ile Türkiye'de uygulanmakta olan ?Sağlıkta Dönüşüm Programı'' sürecinde, Sağlık Bakanlığına bağlı Kamu hastanelerinin etkinlik ve verimliliklerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Özellikle son yıllarda kaliteli sağlık hizmeti sunabilmenin yanında, kısıtlı kaynaklarla maksimum fayda elde etme amacı, tüm sosyal kurumlar gibi kamu hastanelerinin de önceliği haline gelmiştir. Türkiye'de özellikle ?Sağlıkta Dönüşüm Programı? ile sağlık sektöründeki değişikler sonrası hastanelerin etkinliği inceleme konusu olmuştur. Girdileri azaltma yoluyla verimliliği artırma yönündeki planlamalar önem kazanmaktadır. Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerin finansman ve muhasebe yönetimleri her ilde döner sermaye saymanlıkları altında tek bir karar birimince sağlanmaktadır ve eğitim hastaneleri hariç kamu hastaneleri arası personel dağılımı homojendir. Buna bağlı olarak bu çalışmada Sağlık Bakanlığına bağlı kamu hastanelerinin 2005-2008 yılları arasındaki iller bazında etkinlikleri ölçeğe göre değişken getiri varsayımı altında girdi odaklı veri zarflama analizi ve Malmquist toplam faktör verimlilik endeksi ile ölçülmüştür. Etkinlik araştırmasında 2 girdi (yatak sayısı, hekim sayısı) ve 3 çıktı (poliklinikte muayene edilen hasta sayısı, yatak devir hızı, döner sermaye gelirleri) değişkeni kullanılmıştır. Analiz bulgularına göre, anılan süreçte Türkiye'de Sağlık Bakanlığına bağlı kamu hastanelerinin iller bazında ortalama etkinlik değerlerinde artış olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Kamu hastanelerinin finansmanı, Hastane verimliliği, Sağlıkta Dönüşüm Programı, Etkinlik, Verimlilik, Veri Zarflama Analizi, Malmquist Toplam Faktör Verimlilği Endeksi
Gürcistan bankacılık sektöründe etkinlik ve verimlilik analizi: Veri zarflama analizi uygulaması
Bankacılık sektörü, dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi, Gürcistan'da da finans piyasalarının en önemli bileşenlerinden biridir. Bu çalışmanın amacı, 2013–2018 yılları arasında Gürcistan bankacılık sektöründe faaliyet gösteren 15 ticari bankanın etkinliğini ve verimliliğini Veri Zarflama Analizi yöntemiyle incelemektir. Çalışmada, üç girdi (toplam mevduat, toplam sermaye, toplam giderler) ve iki çıktı (toplam krediler, toplam gelirler) değişkeni kullanılarak, ölçeğe göre sabit getiri varsayımı altında girdiye yönelik CCR modeline göre bankaların etkinlik ve verimlilik skorları hesaplanmıştır. Çalışmanın bulguları, genel olarak bankaların etkinlik düzeylerinin yüksek olduğunu, dört bankanın analiz döneminin her yılında tam etkinlik düzeyine sahip olduğunu göstermektedir. Çalışmanın bulguları değerlendirildiğinde, Gürcistan bankacılık sektöründe etkinliğin 2013-2015 yıllarında bir artma eğilimi gösterdiği, 2016-2017 yıllarında düşüşe geçtiği ve 2018 yılında yeniden bir artış olduğu görülmüştür. Malmquist toplam faktör verimlilik (TFV) endeksine bakıldığından, Gürcistan bankacılık sektöründe ortalama verimlilik skorları 2013-2014 döneminden 2015-2016 dönemine kadar %22,3 oranında düşüş gösterirken, 2015-2016 döneminden 2017-2018 dönemine kadar %21,3 oranında artış göstermektedir.
Bireysel emeklilik sistemi ve bireysel emeklilik hizmeti sunan şirketlerin etkinlik analizi
Türkiye'de Bireysel emeklilik sistemi, finansal sistem içerisinde ekonomiye uzun vadeli fon sağlamak ve kamu sosyal güvenlik sistemini tamamlamak için 2003 yılında faaliyete başlamıştır. Bu açıdan bireysel emeklilik sistemin etkinliği, ekonomik ve sosyal bakımdan önemlidir. Çalışmada 2006 ? 2008 yılları arasında, bireysel emeklilik sisteminde faaliyet gösteren bireysel emeklilik şirketlerinin etkinliği, ölçeğe göre değişken getiri varsayımı altında girdi odaklı DEA ve Malmquist toplam faktör verimlilik endeksi ile ölçülmüştür. Şirketlerin etkinliğinin araştırılmasıyla 3 girdi (Özsermaye, emeklilik faaliyetlerinden toplam borçlar ve emek) ve 2 çıktı (Emeklilik teknik gelir ve yatırım gelirleri) değişkeni kullanılmıştır. Analiz sonucunda bireysel emeklilik şirketlerinin etkinlikleri detaylı bir şekilde ortaya konulmuştur. Etkinsiz olan firmaların etkin olabilmeleri için politika önerilerinde bulunulmuştur. Ayrıca bu çalışmada, bireysel emeklilik sektöründe faaliyet gösteren birçok firmanın etkin olmasına rağmen, sektörün etkin olmadığı ve sektörün küresel mali krizden etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır.Bireysel emeklilik sisteminin, hem ekonomiye fon yaratan önemli bir kaynak olması, hem de bireylerin emeklilik dönemlerinde ek gelir elde ederek refah içerisinde yaşamalarına katkı sağlaması nedeniyle, finansal sistem içerisindeki payı artırılmalıdır.Anahtar Kelimeler: Özel Emeklilik, Bireysel Emeklilik Sistemi, Etkinlik, Verimlilik Veri Zarflama Analizi, Malmquist
Türkiye'deki katılım ve mevduat bankalarının etkinliklerinin veri zarflama analizi yöntemiyle karşılaştırılması
Bankacılık sistemi, paranın muhafaza edilmesi için güvenli bir ortam sağlanması, tedavüldeki paranın toplanması ve ödenmesi gibi işlemleri gerçekleştirmek, çek ve akreditif muameleleri yapmak, müşteri adına menkul kıymet alım satımı yapmak, kefalet ve teminat mektubu vermek, kiralık kasa hizmeti vermek, seyahat çeki ve kredi kartı gibi konularda danışmanlık yapmak, iş adamlarına banka referans mektubu vermek ve çeşitli faturaların tahsilini yapmak üzere faaliyet göstermektedir. Diğer yandan Dünya'da ve Türkiye'de bankacılık sektörü faizli sistem üzerine inşa edilmiştir. Faiz, İslam dinine göre haram (yasak) kılındığı için Dünya'da ve Türkiye'de Müslüman olan ve dini hassasiyetleri gözetenler faizli bankacılık sisteminden uzak kalmaktadır. Bu yüzden de bu tasarruf sahiplerinin ekonomiye aktarılması için dünyada ve ülkemizde faizsiz bankacılık kurumları yani Katılım Bankaları faaliyet göstermektedir. Görüldüğü üzere bankacılık sektörü, finansal sistemin en önemli aktörlerinden biridir. Bankacılık sektörünün etkinliği, ekonomik ve sosyal bakımdan önemlidir. Bu yüzden çalışmada 2006- 2009 yılları arasında, bankacılık sektöründe faaliyet gösteren katılım bankaları ile özel sermayeli mevduat bankalarının etkinliği, ölçeğe göre değişken getiri varsayımı altında girdi odaklı VZA ve Malmquist toplam faktör verimlilik endeksi ile karşılaştırılmıştır. Bankaların etkinliğinin araştırılmasıyla 3 girdi (Mevduat / Toplanan Fonlar, Faiz Giderleri / Kâr Payı Giderleri ve Personel Giderleri) ve 3 çıktı (Krediler, Plasman Toplamı / Kullandırılan Fonlar, Faiz Gelirleri / Kâr Payı Gelirleri ve Net Ücret Gelirleri) değişkeni kullanılmıştır. Analiz sonucunda katılım bankaları ile özel sermayeli mevduat bankalarının etkinlikleri detaylı bir şekilde ortaya konulmuştur. Etkinsiz olan bankaların etkin olabilmeleri için politika önerilerinde bulunulmuştur. Ayrıca bu çalışmada, katılım bankalarının özel sermayeli mevduat bankalarına göre etkinlik anlamında daha başarılı bir performans gösterdiği tespit edilmiştir.Katılım bankalarının, ekonomiye en çokta reel sektöre fon yaratan önemli bir kaynak olmaları, aynı zamanda bireylerin dini hassasiyetlerini göz önünde alarak ülke üretiminin ve refahının artırılmasına katkı sağlamaları nedeniyle bankacılık sistemindeki payları arttırılmalıdır.Anahtar Kelimeler: Bankacılık, Katılım Bankaları, Özel Sermayeli Mevduat Bankaları, Etkinlik, Verimlilik Veri Zarflama Analizi, Malmquist
Teori ve uygulamalar ışığında Tavşanlı tarımının verimlilik analizi
Günümüzde bilgi ve iletişim alanında tüm Dünyada ve Türkiye'de yaşanan gelişmeler, birçok alanda etkisini gösterdiği gibi tanm sektöründe de etkisini göstermiştir. Tanm sektöründe yaşanan teknolojik gelişmeler, tarımsal üretimde hem verimliliği hem de kaliteyi arttırmıştır. Söz konusu verimlilik artışına paralel olarak, tarım sektöründe artık bir uzmanlaşma yaşanmaktadır. İster gelişmiş ülkelerde, isterse gelişmekte olan ülkelerde olsun tanm sektörü, toplumsal yaşamın vazgeçilmez bir unsurudur. Bir başka deyişle tarımsal ürünler temel ihtiyaç maddeleri olup, dünya ekonomisinde stratejik bir öneme sahiptir. Bu nedenle ülkeler tanm ürünlerinde kalite ve verimliliği arttırarak, kendi kendine yeterli olma gayreti içindedirler. Bilim ve teknolojinin hızlı adımlarla ilerlediği günümüzde tanmsız bir ülke düşünülemez. Tanm sektörü ülkeler için en hassas sektörlerden biri olduğu için devlet desteğine muhtaç bir sektördür. ABD, AB Ülkeleri ve Japonya gibi gelişmiş ülkeler dahil tüm dünya ülkelerinde tanm sektörü, ülkelerin müdahaleci tutumlanna göre desteklenmektedir. Söz konusu açıklamalar ışığında bu çalışma üç bölüm halinde hazırlanmıştır. Birinci Bölümde öncelikle "Tarım Sektörü" teorik olarak incelenerek, "Tarımsal Verimlilik" kavramı üzerinde durulmuş, daha sonra "Tarımsal Gelişmenin Ekonomik Gelişmeye olan Katkıları" açıklanmıştır. İkinci Bölümde ise, "Teknolojik Gelişmeler Doğrultusunda Dünya'da ve Türkiye'de Uygulanan Tarım Politikaları" açıklanarak "Türkiye'de Tarım Sektörü'nün ve Devlet Tarafından Verilen Tarımsal Desteklerin önemi" üzerinde durulmuştur. Uygulama aşaması olan Üçüncü Bölümde ise, "Tavşanlı Tarımında Uygulanan Tarımsal Politikalar Işığında Tavşanlı Tarımının Verimlilik Analizi" istatistik! verilerle değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonucu elde edilen veriler doğrultusunda,Tavşanlı Tarımında Verimliliği Arttırmaya Yönelik Çözüm Önerileri geliştirilmiştir.
Efficiency and productivity in Turkish banking sector
We study the efficiency and productivity growth in Turkish banking by using the non-parametric method, data envelopment analysis (DEA) and the Malmquist index in the period of 2003-2012. One aim of the study is to examine whether the banking reforms undertaken after the crisis in 2001 have had any effect on productivity. This is also a period of rapid development in the banking sector as it is evident from the substantial increases in numbers of branches, employees, and ATMs, which should affect productivity. We find that productivity growth in Turkish commercial banking sector is 0.1 percent per year over the period, which is rather low. We also present some evidence that privately-owned banks have done slightly better than foreign banks. We also look into the effect of the Global financial Crisis in 2008, and conclude that contrary to the popular impression banking sector might have suffered from it.
Türk bankacılık sisteminde kamusal sermayeli bankaların karşılaştırmalı etkinlik analizi: 2008-2017 dönemi değerlendirmesi
Günümüzde Türk bankacılık sektörü, finans piyasasının en önemli dinamiği ve ülke ekonomisinin en önemli yapı taşlarındandır. 2018 itibariyle 34 mevduat bankasının faaliyet gösterdiği sektör, aktif büyüklüğü ile 3 trilyon TL'yi aşarak önemli seviyelere ulaşmıştır. Kamusal sermayeli bankalar da gerek ulaştıkları rakamsal büyüklükler, gerekse ülke için büyük projelerin hayata geçirilmesinde üstlendiği sorumluluklar kapsamında Türk bankacılık sektörü ve ülke açısından önemli roller üstlenmektedir. Farklı formlar altında olsa da Cumhuriyet öncesi dönemden bugüne varolan Ziraatbank, Cumhuriyetin ilanından sonra 1933'te kurulan Halkbank ve 1954'ten bu yana sektörde yer alan Vakıfbank, günümüzde Türk bankacılık sektöründe kamu sermayeli olarak faaliyet gösteren 3 bankadır. Günümüzde Ziraatbank, Halkbank ve Vakıfbank'ın aktif büyüklüğü toplamı bankacılık sektörünün 1/3'üne tekabül etmektedir. Çalışma, Türk bankacılık sektöründe kamusal sermayeli bankaların etkinliklerinin karşılaştırılması amacıyla gerçekleştirilmiş olup, bu kapsamda 2008-2017 dönemleri arasında kamusal sermayeli bankaların etkinlik analizleri karşılaştırmalı olarak analiz edilmiş, yöntem olarak veri zarflama analizi kullanılmıştır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde Türkiye'de bankacılık sektörünün gelişimi ve günümüzdeki mevcut yapısı tarihsel süreci çerçevesinde Cumhuriyet öncesi ve sonrası dönemlerde ele alınmıştır. İkinci bölümde Türk bankacılık sektöründe faaliyet gösteren banka türleri açıklanmış ve mevduat bankacılığına ait mevduat, kredi, özkaynak, aktif kalemleri gibi bazı göstergeler grafikler eşliğinde değerlendirilerek yorumlanmıştır. Üçüncü ve son bölümde ise etkinlik ölçümünde kullanılan farklı yöntemler açıklanarak, çalışmada kullanılan veri zarflama analizinin detayları verilmiş ve uygulama bölümüne geçilmiştir. Kullanılan veriler kapsamında ele alınan yıllardaki analiz sonuçları değerlendirildiğinde Vakıfbank; Ziraatbank ve Halkbank'a göre daha etkin bir skor düzeyine ulaşmıştır. Vakıfbank ele alınan yılların tamamında, Ziraatbank 2008 ve 2016, 2017 yıllarında, Halkbank ise 2013, 2016 ve 2017 yıllarında tam etkinlik düzeyine ulaşmıştır.
Gediz havzası sulamalarında etkinlik analizi
Tarımsal üretimi artırmak için sadece sulanan alanların miktarının arttırılması değil, sulama etkinliğinin arttırılması ve hatta kısıtlı su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımının sağlanması da büyük önem taşımaktadır. Dolayısı ile mevcut sulamalarda sulama etkinliğinin değerlendirilmesi gerekir. Bir karar biriminin göreli etkinliğini belirlemek için bir doğrusal programlama tekniği olan Veri Zarflama Analizi (VZA) kullanımı sayesinde, bir sulama bölgesinde suyun verimli kullanılıp kullanılmadığına karar vermek mümkündür.Bu çalışmada, 110 000 ha sulama alanına sahip Gediz Havzası'nda bulunan Ahmetli, Salihli ve Menemen Sulamalarında etkinlik analizlerinin yapılması amaçlanmıştır. Bu amaçla, Aşağı Gediz Havzasında yer alan bu sulamaları işleten toplam 10 adet sulama birliği değerlendirilmiştir. Tarımsal sulamada kullanılan su miktarı (m3) ile sulanan alanın büyüklüğünü (ha) girdi, yıllık toplam üretim değerini (TL) ise çıktı olarak kabul eden girdi yönlü bir VZA modeli sayesinde değerlendirmeler tamamlanmıştır. Analizlerde, EMS (Efficiency Measurement System) bilgisayar yazılımı kullanılmıştır.Analizler 2009-2011 yıllarını kapsayan 3 yıllık veriler eşliğinde yapılmış, böylelikle etkinlik skorlarının yıllar boyunca değişimi incelenmiştir. Sonuç olarak, 2009-2011 yılları arasında havzada bulunan etkin sulama birliği sayısının 3 den 6 ya yükseldiği, ancak Gediz, Mesir ve Salihli Sağ Sahil Sulama Birliklerinin düşük olan etkinliklerini arttıramadıkları belirlenmiştir. Etkin olarak çalışmadığı tespit edilen sulamalarda, etkinliği azaltıcı muhtemel sebepler incelenmiş, mevcut üretim değerine ulaşabilecekleri sulama suyu ve sulama alan miktarları sayısal değerlerle ortaya konmuştur.
Verimlilik ve bir plastik enjeksiyon işletmesindeki uygulamaların incelenmesi
Teknolojideki gelişmelerin yardımıyla daha net bir şekilde ortaya çıkan rekabetçi ticari ortamda ayakta kalabilmek ve devamlılığını sürdürebilmek için işletmelerin en çok dikkat etmesi gereken konu ?verimlilik?tir. Verimlilik, ölçülebilir bir kavramdır. Özellikle rakip işletmelerle rekabet edebilmek için de işletmedeki verimlilik kontrol edilebilir, yönlendirilebilir olmalıdır. Genel bir ifade ile verimlilik, bir üretim ya da hizmet sisteminin ürettiği çıktı ile bu çıktıyı yaratmak için kullanılan girdi arasındaki ilişkidir. Bu nedenle verimlilik, çeşitli mal ve hizmetlerin üretimindeki kaynakların verimli kullanımıdır. Verimliliği artırmanın başlıca yollarından biri, örgütlenme ve yönetimde gelişmeler sağlamaktır. Amaçların ve bu amaçlara ulaşmada kullanılacak araçların belirlenmesinde, yerleşme planında, malzeme taşınmasında, üretim planlamasında, aktif ve pasif varlıkların yönetilmesinde, nihayet insan yönetiminde başarı gösteren bir kuruluş verimlilik düzeyini hızla yükseltiyor. Bu çalışmada bir plastik enjeksiyon işletmesi olan DEMOTEK PLASTİK A.Ş.'DEKİ uygulamalar incelenmiş verimliliğe etki eden kayıplar üzerinde durulmuştur. Bu sayede verimliliğin ve verimlilik çalışmalarının işletmeler için ne kadar önemli olduğu bir kez daha görülmüştür.
Türkiye ekonomisinde bankacılık sektörünün verimlilik sorunları ve çözüm önerileri
Bir ekonominin merkezini oluşturan bankalar, temelde fon fazlası olanlardan fon açığı olanlar arasında aracılık görevini yerine getiren en önemli finansal kurumlardır. Bu nedenle bankacılık sektöründe karşılaşılabilecek bir sorun, ekonominin tümünü olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Bu açıdan bakıldığında, geçmişte önemli krizler atlatmış olan bankacılık sektörünün hem genel olarak, hem de banka bazında etkinliğinin ve verimliliğinin ölçülmesinin finansal sistemin sağlıklı olup olmadığının anlaşılması bakımından önemli olduğu tartışmasızdır. Son yıllarda bir yandan artan rekabet koşulları ve diğer yandan yabancı bankaların yoğun bir şekilde sektöre girişleri nedeniyle verimlilik ve etkinlik araştırmaları da daha fazla gündeme gelmeye başlamıştır.Bu çalışmada; Türkiye'de faaliyet gösteren ticari bankaların karşılaştığı sorunların yanı sıra bankaların verimlilikleri ve etkinlikleri incelenerek etkinlik dereceleri ve verimsizliklerinin kaynakları üzerinde durulmuştur.2001-2008 yılları arasında ülkemizdeki ticari bankaların verimliliklerinin incelenmesi sonucunda, genel olarak kamusal sermayeli ve büyük ölçekli bankaların diğer bankalara göre teknik etkinlik açısından daha verimli oldukları, ölçek büyüdükçe banka etkinliğinin arttığı ortaya konulmuştur. Bu durumda küçük ölçekli bankaların ölçek sorunu ile karşı karşıya kaldıkları anlaşılmaktadır.Bankaların verimliliklerinde meydana gelen değişimi ve bu değişimin kaynaklarını araştırmak amacıyla uygulanan Malmquist toplam faktör verimliliği endeksi analizi, banka verimliliklerinin özellikle 2005 yılından sonra attığını ve bunda da teknolojik gelişmenin belirleyici olduğunu göstermektedir.Çalışmada ayrıca birden çok bağımlı ve birden çok bağımsız değişken arasındaki ilişkinin yapısını ortaya koymak amacıyla kanonik korelasyon analizi de yapılmıştır.
Sediment çökeltim havuzları, tuzaklama verimliliği ve Türkiye'deki uygulamaları
Son yıllarda tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de yaygın olarak uygulanmakta olan açık kanal şebekeleri yerine basınçlı borulu sulama şebekelerinin kullanımı gündeme gelmiştir. Bu sisteme geçerken ekonomik olarak mevcut açık kanal sulama şebekelerinden yararlanabilmek için akımda bulunan rusubatın borulu sistemin gerektirdiği seviyelere azaltılması gerekmektedir. Bunun için borulu sisteme geçiş yapılacak şebekelerde mevcut çökeltim havuzlarının tuzaklama verimliklerinin yeniden tespiti ve değerlendirilmesi lazımdır. Bu çalışma kapsamında literatürde çökeltim havuzları tuzaklama verimliliğinin belirlenmesi için geliştirilmiş olan çeşitli formüller incelenmiş, Türkiye'de açık kanal sulama şebekelerinde yer alan iki çökeltim havuzunda akımda taşınan rusubat ölçümleri yapılmış ve bunların tuzaklama verimlilikleri hesaplanmıştır. Ölçümlerden ve literatürdeki yaklaşımlardan elde edilmiş tuzaklama verimlilikleri karşılaştırılmıştır. Literatürdeki bağıntıların ölçüm değerlerinden elde edilen verimliliklerden çok farklı değerler verdiği belirlenmiştir. Bunun nedeninin ise arazide heterojen yapıda daha ince danelerin olması, akımın türbülanslı olması, akım hızının üniform olmayışı, işletim sırasında havuz tabanında biriken sedimentin akım derinliği, hız dağılımı gibi büyüklükleri etkilemesi, kesit şeklinin pratikte basit dikdörtgen kesitten az da olsa farklı olması ve havuz uzunluğu ile akım derinliği arasındaki oranın verimliliği etkilemesi şeklinde olduğu gözlemlenmiştir.Anahtar Kelimeler : Çökeltim havuzu, çökelme hızı, sediment depolanması, tuzaklama verimliliği
Performance analysis of real estate investment trust: Example of Turkey
Because of the rise seen in the market construction and real estate sector in Turkey to prepare the legal aspects of the infrastructure and the steps taken for the real estate appraisal real estate appraisal it has gained a great importance too. With the adoption of International Valuation Standards, it is aimed to make the valuation in a healthier way, to create a corporate real estate finance system, to make the real estate value properly and to contribute to the formation of the stocks in a correct and healthy manner. The interest in the Real Estate Investment Trusts sector has increased considerably in order to improve the real estate sector in recent years. Real Estate Investment Trusts; It is the whole of the partnerships that provide the necessary capital for the financing of the real estates investing in the capital market instruments. Investors receive a certain amount of shares from the portfolios. This allows investors to invest in commercial real estate projects with their limited capital and to take a sample from the benefits benefited from these projects. For this reason, Real Estate Investment Trusts are an important tool for protecting investors against inflation.
İMKB' ye kote olan bankaların etkinlik analizleri
Dayanıklı ve güçlü bir ekonominin varlığı, sağlıklı çalışan ve büyüyen finans sistemi ile mümkündür. Türkiye'de, finansal sektörün temelini bankacılık sistemi oluşturmaktadır. Yapılan çalışmada iki amaç hedeflenmiştir. Öncelikle Türkiye' de bankacılık sektörü içinde faaliyet gösteren 32 adet ticaret bankasının Aralık 2006 ve Eylül 2009 dönemleri içerisinde üçer aylık bilanço dönemleri bazında Veri Zarflama Analizi (VZA) ile sermaye yapılarına ve ölçek büyüklüklerine göre etkinlik analizi yapılmıştır. Daha sonra bu bankalar içinden İMKB' ye kote olanlar için hisse senedi piyasasına açılmanın etkinlik ve verimlilik üzerine nasıl bir etki yaratacağı incelenmiştir. Ayrıca etkin bulunmayan banka yönetimlerine yol göstermesi amacıyla Potansiyel İyileştirme Analizi yapılmıştır.
Bankalarda faiz ? gelir ve giderlerinin analizi ve örnek uygulama
Kalkınmakta olan ülkelerde finansal kurumlar yeterli ölçüde gelişmemiş olduğundan, Bankacılık sektörü finansal sistemimizin temel taşlarını oluşturur. Bankacılığın günümüzdeki temel işlevleri ise aracılık etmek, kaynaklara akıcılık sağlamak, kaynak kullanımını iyileştirmek, kısa süreli ufak fonları uzun süreli fonlar haline dönüştürmektir.Son yıllarda kalkınmakta olan ülkelerdeki siyasi istikrarsızlıkların, faiz oranları üzerinde son derece etkili olması, piyasadaki yoğun rekabetin kar marjlarını daraltması, sistem üzerinde disfonksiyonel etkiler oluşturmuştur. Bu etkilerin giderilmesini teminen iyi bir fiyatlama stratejisi etkili bir kaynak maliyeti hesabının yapılmasını zorunlu kılmıştır.Bazı temel kavramların açıklanması suretiyle uygulamaya yönelik bir kaynak maliyetini hesaplama ve kullanım geliri ile karşılaştırma ve bunun sonucuna göre hedefler belirleme amacını güden bu tezin birinci bölümünde; teorik ve pratik bilgilere yer verilmiş, kaynak kullanım yönetiminin temel kavramları, zorunlu yükümlülükler, kaynak maliyeti, kullanım gelirleri ve yönetim giderleri ele alınmış, ikinci bölümünde pilot seçilen bir ilçede kaynak kullanım optimizasyon tekniği ve örnek bir uygulamaya yer verilmiştir. Üçüncü bölümünde ise, kaynak kullanım optimizasyon tekniği kullanılarak bir banka işletmesinin bir ildeki merkez şubesine ilişkin genel örnek uygulamaya yer verilmiş ve merkez şubenin verilerinin incelenmesi sonucunda yapılan değerlendirmeler ile sonuçlandırılan bu tezdeki hedef, bu metod kullanılarak banka işletmelerinin karlı ve verimli çalışabilmesi için stratejiler belirlemektir.Anahtar Kelimeler:1.Mevduat2.Müşavir3.Kredi4.Sektör5.Ülke
Etkinlik analizindeki ağırlık dağılımını geliştirmek için bir öncelikli doğrusal hedef programlama yaklaşımı
Etkinlik Analizi, çoklu girdi ve çıktıya sahip eş karar verme birimlerinin göreli etkinliklerini karşılaştırmak ve ölçmek için yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Etkinlik Analizinin yaygın kullanımına karşın, bazı sakıncaları mevcuttur. Bu sakıncalardan en çok bilineni gerçekçi olmayan ağırlık dağılımıdır. Gerçekçi olmayan ağırlık dağılımı, girdi ve çıktı ağırlıklarına, mantıksız ve istenmeyen bir durum olmasına karşın uç değerlerin veya sıfır değerinin atanması sonucu, hesaplanan karar verme biriminin etkin olarak değerlendirildiği durumlarda ortaya çıkar. Uç ağırlıklara sahip karar verme birimleri potansiyel ?false positive? adaylarıdır. Ağırlık dağılımını geliştirmek için önerilen Çok Kriterli Etkinlik Analizi modelinin Öncelikli Doğrusal Hedef Programlama ile çözülmesi, yeni ağırlık kısıtları eklemeden, hakkında ön bilgi olmaksızın daha homojen girdi ve çıktı ağırlık dağılımı vermektedir.
Stokastik sınır yaklaşımı ile 22 ana sektör itibariyle Türk imalat sanayii'nde verimlilik araştırması
İmalat sanayi, bir çok araştırmaya konu olmuştur. Türk imalat sanayi, Cumhuriyet dönemiyle başlayan yapılanmasına 1980'lerde başlayan ?Dışa Açılma? dönemine geçişle yeni bir şekil almıştır.1980'li yıllarda, ?ithal ikameci? olarak adlandırılan sanayileşme politikaları terk edilmiş ve ?ihracata yönelik sanayileşme? dönemine girilmiştir. Bu dönemin başlangıcıyla imalat sanayi dinamik bir yapıya kavuşmuştur.Üretim için verimlilik ve etkinlik önemli kavramlardır. Girdilerin çıktılara oranı, girdilerin ne derecede iyi biçimde kullanıldığı ve kaynak kullanımında gerçekleşen performansı bu kavramlarla ölçülmektedir. Bu ölçümlemeler yapılırken birden fazla analiz yöntemi kullanılabilir. Bu yöntemlerden bir tanesi de ?Stokastik Sınır Yaklaşımı?'dır.Türk İmalat Sanayi'sinin verimlilik ve etkinlik ölçümleri için 22 ana sektör belirlenmiştir. Kapasite kullanım oranı, üretim endeksi ve çalışan endeksi değişkenleri kullanılarak Cobb-Douglas üretim fonksiyonu oluşturulmuştur. Bu model Frontier 4.1 programında hem yatay kesit modeli hem de panel veri modeli? kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda , hem yatay kesit modeline hem de panel veri modeli' ne göre etkinliğini en çok arttıran sektör ?Diğer Ulaşım Araçları İmalat Sanayi?sidir.
Mühendislik fakültelerinin tercih edilebilirliklerinin ve etkinliklerinin AHP, VZA ve VZA-AHP bütünleşik yöntemleri ile değerlendirilmesi
Üniversite eğitimi, kişinin kendini geliştirmesinde en etkili olan süreçlerdendir. Bu sebeple yükseköğretim kurumlarının eğitim etkinliğinin araştırılması ve buna yönelik çalışmaların arttırılması gerekmektedir. Bir eğitim kurumunun etkinliğini etkileyen pek çok faktör bulunmaktadır. Birden fazla ölçütün dikkate alındığı, çok girdi ve çok çıktının olduğu bu ve benzeri süreçlerde etkinlik analizi yapmak araştırmacının işini zorlaştırabilmektedir. Bu yüzden literatürde araştırmacılara destek olabilecek yöntemler mevcuttur. Türkiye'de 1992 yılından beri var olan 12 üniversitenin mühendislik fakültesi bazında etkinliğini değerlendirmek amacı ile gerçekleştirilen bu çalışmada, en çok tercih edilen Çok Ölçütlü Karar Verme Yöntemlerinden Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) ve etkinlik değerlendirme yöntemlerinden Veri Zarflama Analizi (VZA) kullanılmıştır. Çalışmada, üniversitelerin web sitelerinden ve University Ranking by Academic (URAP) resmi sitesinden elde edilmiş 2019-2020 eğitim yılı verileri kullanılmıştır. Çalışma kapsamında olan üniversitelerin mühendislik fakülteleri, üç ana ve 11 alt kriter göz önünde bulundurularak, AHP ile üniversitelerin tercih edilebilirlik sıralaması elde edilmiştir. Ayrıca, AHP'de yer alan aynı kriterler kullanılarak VZA ile üniversitelerin etkinlik değerleri hesaplanmıştır. Etkinlik düzeyinin ölçülmesinde bu kriterlerin sekizi girdi, üçü çıktı değişkeni olarak belirlenmiştir. Etkin olmayan birimler ve bu birimlerin etkin olmak için referans alabileceği üniversite grupları belirlenmiştir. Etkinlik analizinde kullanılan bir diğer yöntem olan Veri Zarflama Analitik Hiyerarşi Prosesi (VZAHP) ile analiz tekrarlanmış ve bu iki yöntemin sonuçları karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak; etkin çıkmayan üniversitenin, etkin olabilmesi için hedef değerleri belirlenmiş ve önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Çok Ölçütlü Karar Verme, AHP, Türkiye'de Mühendislik Eğitimi, VZA, VZAHP, Etkinlik Analizi