Printmaking

59 theses under this subject heading

Proficiency in ArtOpen AccessTR

Baskı sanatlarında yeni arayışlar (Avrupa ve Amerika örneği)

Çağdaş sanat içinde devingen bir yaklaşımla varlığını sürdüren baskı sanatları, güncel arayışların muğlaklaştırdığı sınırlar ile kitlelere ulaşmaktadır. Günümüzde, demokratik bir sanatsal üretim yöntemi olarak teknik ve teknolojik olanaklar ile yeni bir anlam kazanmaktadır. Bu araştırmada, geleneksel sınırlarının zorlandığı bir eğilim ile baskı sanatları; melez baskı, dijital baskı, büyük boyutlu baskılar ve baskı yerleştirmeler çerçevesinde incelenmiştir. Robert Rauschenberg, Eduardo Paolozzi, Thomas Kilpper, Kiki Smith, Swoon, John Hitchcock, Regina Silveria, Nicola Lopez, Nancy Spero, Paul Coldwell, Julian Opie, Michael Craig-Martin, Peter Kennard, Willie Cole gibi yenilikçi yaklaşımlar ile tanınan sanatçılar, çağdaşlaşma sürecini etkileyen gelişmelerden başlayarak ele alınmıştır. Günümüz sanatında yaşanan değişimin baskı sanatlarına yansıması olan sınırlar ve kuralları ortadan kaldıran anlayış irdelenmiştir. Nesne, teknik ve düşünce olarak sınırsız bir yaklaşım ile teknolojik gelişmelere paralel karşımıza çıkan özgür tutum, tarihsel incelemenin ardından günümüz dinamikleri, üretim ve sunum şekilleri ile çağdaş baskı sanatları sürecine yön veren olaylar bağlamında değerlendirilmiştir. Günümüz baskı sanatlarını şekillendiren dernekler, yayınlar ve sanatçılar için ifade alanı sağlayan uluslararası etkinliklerin yanı sıra internet ile yaşanan dijital olgusu çağdaş yaklaşımlar çerçevesinde ele alınmıştır. "Baskı Sanatlarında Yeni Arayışlar (Avrupa ve Amerika Örneği)" adlı çalışma, geleneksel yöntemler ve deneysel araştırmalar ile zengin bir tarihe sahip olan kültürel ve teknolojik etkileşimlerin şekillendirdiği baskı sanatlarının yeni ifade biçimlerine ışık tutmaya çalışacaktır.

Baskı resimBaskı sanatlarıBaskı teknikleri+2
Selvihan Kılıç
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Paul Scott ve Cumbrian Mavisinin baskı teknikleri ile uygulanması

Baskı sanatları günümüzde birçok sanat alanını etkilemektedir. Resim, seramik, heykel, cam gibi sanatlar baskı tekniklerini kendi teknik uygulamaları ile birleştirerek yenilikçi çağdaş sanat eserleri sunmaktadırlar. Özellikle seramik sanatçıları baskıresmin bütün tekniklerini kullanmışlardır. Bu teknikler ve resmin biçim elemanlarını seramik formla birleştiren sanatçılar, eserlerinde anlamsal bir bütünlük oluşturmuşlar ve seramik sanatını zenginleştirmişlerdir. Bu sanatçılardan olan İngiliz sanatçı Paul Scott, tarihi değeri olan, çoğunlukla kırık seramik tabaklar üzerine görsel tasarımlarını baskı tekniklerini kullanarak başarıyla uygulamıştır. Paul Scott'ın rengi Cumbrian Blue(s), geleneksel Çin ve İngiliz porselenlerinde kullanılan maviden esinlenilmiştir. Eski tarihi değeri olan mavi-beyaz seramik tabak desenleriyle, kendi desenlerini kolaj ile yeniden düzenleyen sanatçı, eskinin etkisini bozmadan yeni semboller yaratarak kavramsal anlamlar oluşturmuştur. Paul Scott'ın yaşadığı şehir olan Cumbrian kasabası ve İngiliz sanat anlayışı, sanatçının estetik ve politik yaklaşımı da sanatsal gelişimini etkilemiş ve ortaya çıkan eserler bu yaşanmışlıklarının görünümleri olarak değer kazanmıştır. Bu amaçla tez çalışmasında Paul Scott'ın çağdaş bir yaklaşımla yeniden yorumladığı kullanılmış seramikler araştırmacı bir yaklaşım ile incelenmiştir. Sanatçının disiplinlerarası çalışması hem sanatsal hem de teknik anlamda çalışmalarına zenginlik katmaktadır. Paul Scott'ın çevresel ve toplumsal konuları ele aldığı eserlerinde, seramik ve baskıresim gibi iki ayrı sanat disiplinini bir arada kullanması ayrıcalıklı bir çalışmayı gerektirmiştir. Sanatçının kendisi ile kurulan iletişimden alınan bilgiler ve yazılı kaynaklar, sanatsal yaklaşımı ve eserlerinin incelenmesinde birincil kaynak oluşturmuştur.

Baskı resimBaskı sanatlarıBaskı teknikleri+6
Ayça Yazıcı
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de Cumhuriyet öncesi-sonrası kadın'ın konumu ve baskıresim alanındaki varlıkları hakkında bir analiz

19. yüzyılın ortalarına kadar Avrupa‟da ve Cumhuriyet Öncesi Türkiye‟sinde ataerkil bir yapı egemendi. Bu yapıya göre erkek, üst bir değer taşırken kadın, özel alana ait olarak görülüp hukuki ve sosyal hiçbir hakka sahip olmadan neslin devam etmesi için yaşayan bir varlık olarak konumlanmıştır. Osmanlı Devleti‟nde ise II. Meşrutiyet‟le beraber kadın haklarında birtakım düzenlemelere gidilmişse de kadının özgürleşmesi Cumhuriyet Rejimi ile mümkün olmuştur. İncelenen toplumlarda kadınlar, bilim, edebiyat ve diğer dallarda olduğu gibi sanat alanından da uzunca bir süre uzak tutulmuşlardır. Cumhuriyet Öncesi Türkiye‟sinde kadınlar için sanat eğitimi, Mihri Müşfik Hanım‟ın çabaları sonucunda İnas Sanayi-i Nefise Mektebi açılana kadar çoğunluğu azınlık ve Levanten olan ailelerin kızlarına aldırdıkları özel derslerle sınırlı kalmıştır. Tuval sanatı, asıl olarak Cumhuriyet Dönemi‟yle gelişmeye başlamış, baskıresim ise askeriyeye hizmet etmek amacıyla kullanılan bir teknik olarak kalmıştır. Serbest sanat çalışmaları ise ilk defa Cumhuriyet Dönemi‟nde uygulanmaya başlamıştır. Ancak resim sanatı gibi hızlı bir gelişme sağlayamamıştır. Çünkü baskıresim sanatının uygulanabilmesi dönemin olanaklarına göre zordu. Ancak bazı sanatçıların özel çabaları sayesinde uygulanmaya başlandı ve olanakların artmasıyla da hem baskıresim sanatı önem kazandı hem de Türk kadın baskıresim sanatçıları sayıca artarak Türk baskıresim sanatında azımsanamayacak bir yere sahip oldular. Ancak literatürlerde Türk kadın baskıresim sanatçılarının birçoğunun adı bile geçmemektedir. Algılanan bu durum ise araştırmanın amacını oluşturmaktadır.

Baskı resimKadınlarResim sanatı+3
Nesli Sisli
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2015
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

I. Dünya Savaşının baskıresimlere yansımaları

Tarihte insanlığı etkileyen büyük olayların sanata etkileri her zaman kaçınılmaz olmuştur. 20. yüzyılın başında yaşanan I. Dünya savaşı insanlık tarihinde ve buna bağlı olarak sanat tarihinde büyük izler bırakmıştır. Bu çalışmada, I.Dünya Savaş'ının, plastik sanatların önemli anlatım araçlarından biri olan baskıresimlerdeki ifadelerine yer verilmiştir. Savaşı anlatan bu eserler, konu açısındandan incelenerek ve arkalarındaki hikayeler anlatılarak okuyucunun eserleri anlayabilmesi ve o dönemi daha yakından hissedebilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada bir araya getirilmiş baskıresimler, I. Dünya savaşının tanımlayıcı yönlerinden hemen hemen her birini göstermektedir. Bu yalnızca farklı birçok cephede aynı anda savaşılan ve birçok ulusun dahil olduğu ilk Dünya savaşı değil, aynı zamanda ağır topların egemen olduğu, daha önce hiç görülmemiş kitlesel katliamla, kasaba ve köylerin yerle bir olmasıyla ve manzaraların mahvedilmesiyle sonuçlanan ilk mekanize savaş olmuştur. Ziyaret edilen yurtdışı kütüphanelerinde yararlanılan kaynaklardan baskıresim görselleri fotoğraflanıp kayıt altına alınmış ve çalışma içerisinde kullanılmıştır. Çalışma için toplanmış bu görsellerin nadir bulunabilen eserlerin görselleri olmasına özen gösterilmiştir. Kaynakların bir çoğu yabancı kaynaklardan oluşmaktadır. Anahtar Kelimeler: Sanat, Savaş, Baskıresim, Propoganda, Litografi, Gravür Baskı.

Baskı resimDünya Savaşı IGravür+5
Elif Feyza Ulu
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Baskıresim ve sokak sanatı

Sokak sanatı Amerika'da 1960'lı yıllarda doğmuş ve günümüze kadar farklı sanat dallarından beslenerek zaman içinde sahip olduğu felsefi değerleri değiştirmeye ve genişletmeye başlamıştır. Baskıresim sanatı, çağdaş sanatın disiplinlerarası yapısına uygun şekilde farklı disiplinlerden tekniklerle denemeler yapmış olan sokak sanatçılarının üretimlerinde önemli rol oynamıştır. Tezin ilk bölümünde, günümüz sokak sanatının kapsamının ve anlamının daha iyi anlaşılabilmesi için temel oluşturmak adına, kamusal alanın geçirdiği tarihsel dönüşüm, kamusal alan modelleri ve kamusal alanın özellikleri ele alınmıştır. İkinci bölümde, sanatın kamusallaşma süreci anlatılmış ve ardından 1960'larda Amerika'da ortaya çıkan graffitinin sokak sanatına dönüşümü kapsamlı bir şekilde ele alınmıştır. Daha sonra sokak sanatının sokak kimliğinden sıyrılarak galeri/müze duvarlarına girmesiyle başlayan kurumsallık tartışmaları ve vandallık boyutu ile birlikte sokak sanatının popülerleşmesi ve bunda internetin etkisi de değerlendirilmiştir. Sokak sanatının baskıresim sanatıyla ilişkisinin tartışıldığı son bölümde, Baskıresim sanatına dair genel bir çerçeve çizdikten sonra, birbirinden farklı iki sanatsal disiplin olan sokak sanatını ve baskıresmi biraraya getiren ortak paydalar ele alınmıştır. Baskıresmin izinden giden sokak sanatçılarının çalışmalarından örnekler verilerek, baskıresmin sokak sanatı ve sanatçıları üzerindeki etkisinin ne denli önemli olduğunun ve sokak sanatının baskıresim ile etkileşime girdikçe güçlenerek yaygınlaştığının altı çizilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sokak Sanatı, Graffiti, Baskıresim.

Baskı resimGraffitiResim sanatı+2
Burçak Balamber
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital teknoloji çağında baskıresim

Baskıresim disiplini, tarihsel süreçte yaşanan teknolojik gelişmeler ışığında alanını genişleten ve yeni ifade olanakları kazanan dinamik bir sanat disiplini olmuştur. Bu kapsamda ağaç baskı, gravür, litografi ve serigrafi yöntemleri ortaya çıkmış, birçok sanatçı baskıresime ait ifade olanaklarıyla kendi dönemlerinin sanatsal ortamına katkı sunmuştur. Baskıresmin teknolojiyle kurduğu ilişkinin son aşaması ise dijital teknoloji ve bilgisayarla olan etkileşimidir. Dijital teknoloji unsurları, sanatın tüm alanlarında olduğu gibi baskıresim disiplininde de yeni yaklaşımlarını tetiklemiş ve dijital baskıresmi var etmiştir. Dijital yöntemler, bu alanda eser veren sanatçılar için diğer baskı teknikleriyle beraber ya da tek başına kullanılabilecek şekilde yeni ifade olanakları sunmuştur. Bu gelişim sürecine çalışmanın ilk bölümünde yer verilmiş ve baskıresme ait ifade olanaklarının çeşitlenmesi incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde dijital teknolojinin sanat alanındaki etkisi sorgulanarak ortaya çıkan yeni durumun incelemesi yapılmıştır. Bu kapsamda dijital teknolojinin gelişim evresine ve sanatsal yansımalarına değinilmiş, dijital sanatın türleri ele alınmıştır. Son bölümde ise 1960'lardan itibaren dijitalleşen baskıresime ait ilk örneklere yer verilmiş, 1980'den sonraki dönemde gerçekleşen teknolojik gelişim ve yaygınlaşma etkisiyle birçok önemli baskıresim sanatçısı tarafından kullanılır olan dijital yöntemler ele alınmıştır. Bu kapsamda baskıresimde yaşanan dijitalleşme sürecinin ortaya konulması amaçlanmıştır.

Baskı resimLitografiResim sanatı+4
Mete Erdoğmuş
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2017
00
Master'sOpen AccessTR

15. ve 16. yy İznik çini motifleri ve linol baskı resim tekniği ile yorumlanması

Bu araştırma 15. ve 16. yüzyıllarda İznik çini motiflerinin linol baskı resim tekniği ile uygulamaları ve plastik açıdan analizlerini içermektedir. Tarihsel süreçte İznik çini motifleri sadece çini sanatında degil, aynı zamanda taş işçiliğinde, ahşap işçiliğinde, kumaşlarda, kitap süslemeciliğinde, ebru sanatında, halı ve kilim desenleri üzerinde, günümüze yaklaştıkça da küçük ev eşyalarında sıkça kullanılmıştır. Günümüzde de geleneksel motiflerden beslenerek, bu motifleri özgün tasarımlarla farklı alanlarda uygulama arayışları devam etmektedir. Tarama modelinde desenlenen bu araştırma 15. ve 16. yy İznik çini motiflerinin kuramsal çerçevede incelenmesi ve 10 adet linol baskı uygulaması ve bu uygulamaların analizleri ile sınırlıdır. Çini motiflerinin linol baskı tekniğinde uygulanabilirliği üzerine yapılan denemelerde, kolaj tekniği ile tasarlanan kompozisyonlar renkli olarak basılmıştır. Bu araştırma çini motiflerinin linol baskı tekniği ile de uygulanabilirliğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: İznik Çini Sanatı, İznik Çini Motifleri, Linol Baskı Resim Tekniği.

15. yüzyıl16. yüzyılBaskı+6
Aylin Alkan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Yazılıkaya Vadisi Midas Anıtı ve Köhnüş Vadisi Aslankaya Anıtı kaya kabartmalarındaki sembollerin incelenmesi ve linol baskı resim tekniği ile yorumlanması

M.Ö. 12. yüzyıldaki Ege göçleri ile Anadolu'ya geldikleri düşünülen Frigler, Frig Vadisi denilen coğrafi bölgede yaşamış, sanatsal ve kültürel anlamda pek çok eser bırakmış büyük bir uygarlıktır. Bu eserlerden Midas Anıtı ve Aslankaya Anıtı olarak bilinen kaya anıtları, eşsiz mimari yapıları ve zengin görsel sembolleri ile dikkat çekicidir. Bu araştırma Midas Anıtı ve Aslankaya Anıtı'ndaki görsel sembollerin incelenmesi ve bu anıtların linol baskı tekniği ile yapılan sanatsal uygulamalara dikkatlerin çekilmesi açısından önemlidir. Tarama modelinde uygulanan araştırma kapsamında gezi, inceleme ve uygulama çalışmaları yapılmıştır. Araştırmanın amacı, Midas Anıtı ve Aslankaya Anıtındaki görsel sembollerin incelenmesi, sanatsal yorumlara dönüştürülmesi ve eserlerin analiz edilmesidir. Araştırma kapsamında linol baskı tekniği ile üretilen 14 eserin plastik açıdan analizleri yapılmıştır. Midas Anıtı ve Aslankaya Anıtı'na ait detaylar, Photoshop programında kolaj tekniği ile tasarlanmış ve linol baskı tekniği ile çok renkli olarak basılmıştır. Yapılardaki antik doku etkilerini vermek için, oyma uçlarından ve ıslak basma yöntemlerinden yararlanılmıştır. Bu yolla elde edilen dokusal etkiler, özgün bir anlatım diline ulaşma çabası elde etmede önemli rol oynamıştır. Anahtar Kelimeler: Frig Vadisi, Kaya Anıtları, Görsel Semboller, Linol Baskı Tekniği

Baskı resimKabartma sanatıKabartmalar+6
Zeynep Yıldız
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

1960 sonrası Türk baskı resimde kadın imgesi

Bu çalışmada 1960'dan başlayarak günümüze kadar olan süreçte Türk Baskı Resim Sanatında "Kadın İmgesi" incelenmiştir. Sanatın tarihsel süreci göz önünde bulunarak yapılan bu incelemede öncelik olarak plastik sanatlarda ve özellikle baskı resim sanatında kadın konusu irdelenmiştir. Daha sonra Türk Baskı Resim sanatında öne çıkan konulara ve kadın imgesine değinilmiş olup, 1960'a kadar olan süreçte sanatta var olan gruplaşma hareketleri ve bunun yanında II. Dünya Savaşı'nın sanata oluşturduğu etkileri göz önüne alınarak sanatçıların eserlerinde seçtiği konuları ve eserlerindeki kadın figürleri değerlendirilmiştir. 1960 dönemi Türk toplumunun, önceki yıllardaki kültürel kimlikten kurtularak yeni kültürel kimlik kazanma sürecinin en baskın yaşandığı dönem olarak nitelendi-rebiliriz. 1960 döneminde siyasal, toplumsal ve sanatsal anlamda yaşanan sürecin Türk plastik sanatlarında da konu ve kadın figürü seçiminde yeni bir sürece geçildiği görülmektedir. Dönemde yaşanan toplumsal olaylara kayıtsız kalamayan dönemin sanatçıları önceki yıllardan farklı figür ve konu arayışı içerisine girmişlerdir. Eserle-rinde gerçekçi, dışavurumcu ve gerçeküstücülük gibi sanatsal akımlarda eserler ortaya koymuşlardır. Yine 1980 sonrası yaşanan darbe olaylarından sonra toplumda meydana gelen değişimler sanatta da farklı bir sürecin doğmasına neden olmuştur. Sanatın tarihsel süreci göz önüne alındığında gerek sanat tarihçileri olsun, ge-rekse sanatçıların kendisi olsun sanatın içerisinde en çok sorgulanan ve düşünülen kısım konu ve figür kavramları olmuştur. Son olarak bu araştırma sonucunda elde edilen bilgiler ışığında 1960 sonrası Türk Baskı Resim Sanatındaki gelişmeler ince-lenerek "kadın imgesi" araştırma kapsamı olarak irdelenecektir.

1960 sonrasıBaskı resimBaskı sanatları+5
Zekeriya Harmanda
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Fine Arts
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Japon kültürü'nde güncel dönem sumi-e sanatı

Sanatsal yaratılar sürecinde, kültürün ve geleneksel sanat ürünlerinin büyük etkisi vardır. Bu ürünler, Uzak Doğu başta olmak üzere gelenekseli devam ettiren toplumlarda, kültürel miras açısından değerli bir yere ve öneme sahiptir. Uzak Doğu'nun kültürel ve sanatsal yaratımları içerisinde yer alan Sumi-e de içinden çıkmış olduğu kültürün; özellikle dinsel olgu ve inanış sistemlerinin yaratma kaygısına yansımaları çerçevesinde, etken bir sanat anlayışı olarak karşımıza çıkmaktadır. Sumi-e Sanatı ile ilgili olarak geçmişten günümüze gelebilmiş, halen Sumi-e'yi sürdüren ve Türkiye'de Sumi-e sanatını icra eden sanatçılar, eserleriyle birlikte kapsamlı olarak incelenmiştir. Araştırma sürecinde, literatür taraması ve sanatçılar ile röportaj yöntemi kullanılarak betimleyici verilere ulaşılmıştır. Japonya'nın, kültür ve sanat açısından Çin'den etkilendiği ve başka ulusları da etkilediği saptanmıştır. Türk sanatçıların Sumi-e sanatından; malzeme (araç-gereç) ve uygulanış şekli, felsefi faktörler, manasal ifadelerin özümsenerek esere yansıtılmasının önemsenmesi vb. yönlerden etkilenerek, bu sanat yaklaşımı bünyesinde yeni arayış çabaları gözlemlenmiştir. Bu bağlamda araştırma kapsamı, geçmiş ve güncel dönem Çin – Japon ve Türk sanatçılarıyla sınırlandırılmış ve Sumi-e'nin sürdürülebilirliğinin irdelenmesi yönünde çalışmalar yapılmıştır.

Baskı resimJapon kültürüJapon sanatı+6
Özlem Karaosmanoğlu
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Görsel sanatlar öğretmeni yetiştiren kurumlarda sanat eleştirisi disiplinin baskı resim derslerine olan etkisi

Bu araştırma görsel sanatlar öğretmeni yetiştiren kurumlarda, sanat eleştirisi disiplininin, baskıresim derslerine olan etkisini başarı, tutum, kalıcılık ve uygulama boyutu açısından ortaya koymayı amaçlayan bir çalışmadır.Araştırmanın kuramsal kısmını, baskıresim sanatı ve tarihsel gelişimi, baskıresim teknikleri ve sanat eleştirisi disiplininin detaylı bir biçimde verilmeye çalışıldığı bölümler oluşturmuştur.Hem nicel, hem de nitel verilerden yararlanılan araştırmada, nicel verileri elde edebilmek amacıyla ?deneysel desen? yöntemlerinden, öntest-sontest kontrol gruplu desen modeli kullanılmıştır. Araştırmada nicel veriler; başarı testi, tutum ölçeği ve öğrenci baskıresim çalışmaları değerlendirme ölçeğinden elde edilmiştir. Araştırmanın deneysel desenini oluşturmak için denek olarak; 2011-2012 öğretim yılı güz döneminde Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı Seçmeli Sanat Atölye III (Baskıresim) dersi alan 3. Sınıf öğrencilerinden oluşan 2 grup seçilmiştir. Random yoluyla seçilen bu gruplardan 3R1 sınıfı deney, 3R3 sınıfı ise kontrol grubunu oluşturmuştur.Araştırma; kontrol ve deney grubundaki öğrencilere, haftada 4 ders saatinden olmak üzere toplam 7 hafta boyunca sürdürülmüştür. Bu süre zarfında, seçmeli sanat atölye özgün baskıresim dersinde, deney grubundaki öğrencilere sanat eleştirisi disiplini ile desteklenmiş öğretim yöntemleri, kontrol grubu öğrencilerine ise geleneksel öğretim yöntemleri uygulanmıştır.Araştırmaya dâhil olan deney ve kontrol gruplarına, hazırlanan başarı testi ile tutum ölçeği deneysel işlem öncesinde öntest ve deneysel işlem sonrasında ise sontest olarak uygulanmıştır. Hazırlanan test, öğrenilenlerin kalıcılık üzerindeki etkisini tespit etmek amacıyla deneysel çalışmanın sona ermesinden 5 hafta sonra kalıcılık testi olarak tekrar uygulanmıştır. Öğrenci uygulama çalışmalarının değerlendirmesi 3 alan uzmanı tarafından yapılmıştır. Araştırmada elde edilen nicel verilerin analizinde ortalamalar arasındaki farkların saptanması amacıyla ?t-testi? den yararlanılmıştır.Araştırmada uygulanan deneysel işlemler sonucunda, seçmeli sanat atölye özgün baskıresim dersinde sanat eleştirisi disiplini ile desteklenmiş öğretim yöntemlerinin uygulandığı deney grubu öğrencileri ile geleneksel öğretim yöntemlerinin uygulandığı kontrol grubu öğrencileri arasında erişi, kalıcılık, derse yönelik tutum ve uygulama puanları açısından deney grubu lehine anlamlı farklılıklar olduğu görülmüştür. Araştırma kapsamında elde edilen sonuçlara bağlı olarak, baskıresim derslerinin sanat eleşltirisi disiplini ile desteklenerek planlama ve öğretiminin yapılmasına ve baskıresim alanında çalışan-çalışmakta olan araştırmacılara yönelik olarak çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

Aday öğretmenlerBaskı resimDers programları+9
Erol Murat Yıldız
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Çukur baskı ve kollagraf tekniklerinin incelenmesi

Çukur baskı (intaglio), özgün baskıresim sanatı içinde uzun bir geçmişe sahip olmamasına rağmen, günümüzde kendisine geniş bir yer edinmiş bir özgün baskıresim tekniğidir. Bu teknik gelişen teknik imkanlara sahip olduğu için yaratıcıdır. Kollagraf tekniği ise çukur baskı içerisinde değerlendirilmekte ve sanatçıya daha farklı anlatım olanakları sunmaktadır. Özgün bir ifade biçimi geliştirmek isteyen sanatçı bu teknikleri uygulayarak istediği plastik değerlere ulaşmış olurlar. Sanatçılar genellikle geliştirdiği ve ustalaştığı teknikle anılırlar. Araştırmada kısaca özgün baskıresim tarihine değinilmiş, çukur baskıda kullanılan materyaller ayrıntılı olarak incelenmiştir. Dünyanın her yerinde etkin olarak kullanılan geleneksel ve modern çukur baskı teknikleri bir arada anlatılmıştır. Aynı zamanda oldukça yeni bir teknik olan kollagraf hakkında da geniş bilgiler verilmiştir. Araştırmada kollagrafta kullanılan materyaller incelenmiş, her tekniğin kendi içerisinde anlatımı sağlanmıştır. Bu araştırma çukur baskı ve kollagraf tekniklerini uygulamak isteyen her sanatçı için kaynak niteliğindedir ve geliştirilecek olan yeni teknikler için temel bilgiler sunar.

Baskı resimGravürGravür sanatı+3
Eda Uzun
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Gravür baskı tekniği konulu interaktif eğitim yazılımı hazırlanması

Bu araştırmada; grafik ve resim eğitimi içerisinde önemli bir yeri olan ?gravür baskı tekniği? konusunun öğretimi için etkili bir materyal geliştirilmesi hedeflenmiştir. Bu amaçla teknolojinin sunduğu olanaklar doğrultusunda öğretme-öğrenme sürecinde etkili olduğu bilinen pek çok hareketli ve durağan görsel malzemenin kullanıldığı, bireysel eğitimin ön planda olduğu, örnek bir interaktif (etkileşimli) eğitim CD'si hazırlanmıştır. Çağdaş eğitimde başarıyla uygulanmakta olan interaktif eğitimin önemi, gravür baskı tekniği konulu interaktif eğitim yazılımının hangi aşamalardan geçerek nasıl hazırlanması gerektiği ve örnek bir interaktif CD bu çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır.Gravür Baskı Tekniği konulu interaktif eğitim yazılımı hazırlanmasında öncelikle 2 grafik öğretmeni, 1 eğitimde program geliştirme uzmanı, 2 eğitim teknolojisi uzmanı, 2 bilgisayar uzmanından oluşan bir uzman grup oluşturulmuştur. Çalışmanın her aşamasında uzman grubun yardımı alınmıştır. Gravür Baskı Tekniği konulu interaktif eğitim yazılımı ile ilgili hedef ve hedef davranışlar belirlenmiştir. Belirlenen hedef ve davranışları kazandırmaya yönelik içerik listesi hazırlanmıştır. Belli ölçütlere göre giriş etkinlikleri, ana sayfa, programı kullanma yönergesi, bilgi aktarımı ve değerlendirme sorularını içeren CD hazırlanmıştır.İnteraktif CD'nin değerlendirilmesi amacı ile uzman grubun denetiminde ölçek hazırlanmıştır. Hazırlanan ölçeği içeren bir anket formu yapılmış ve random yolu ile belirlenen 10 grafik tasarımı alan uzmanına, 10 grafik öğretmenine ve meslek lisesi grafik bölümünden 10 öğrenciye uygulanmıştır. Eğitim yazılımı, araştırmaya katılan uzman, öğretmen ve öğrencilere izlettirilmiş, belli aralıklarla CD durdurularak izlenen bölümle ilgili değerlendirme sorularını cevaplamaları istenmiştir.Araştırmanın son bölümünde ulaşılan sonuçlar ve öneriler bulunmaktadır. Anket sonucunda elde edilen verilere göre öğretmen ve öğrencilerin tamamına yakın bir bölümü ?çok iyi? seçeneğini, uzmanların ise büyük bir bölümü ?çok iyi? küçük bir bölümü de ?iyi? ya da ?orta? seçeneklerini işaretlemişlerdir. Gravür baskı tekniği konulu interaktif eğitim yazılımının hazırlık aşaması (hedeflerin ve içeriğin belirlenmesi, ekran tasarımı, ana sayfa düzeni), giriş etkinlikleri (hedeflerin sunulması, güdüleme etkinliklerinin ve programı kullanma yönergesinin düzenlenmesi), içeriğin oluşturulması bölümlerinde anket sonuçları ve jüri üyelerinin ortak görüşleri doğrultusunda düzeltmeler yapılmıştır.

Baskı kalıbıBaskı resimBaskı sanatları+7
Helin Mavitaş
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Metal gravürde soyut eğilimler-çizgi estetiği ve yeni arayışlar

Araştırmada gravür sanatının tarihinden yola çıkılarak günümüzde sanatçılar tarafından kullanılan yeni tekniklerden bahsedilmiştir. Gravür sanatında kullanılan soyut eğilimler ve çizgi estetiğine değinilmiştir.İnsanın yeni dünya değerine olan ilgi ve tutumunun değişmesi sanatçıları da etkilemiştir. Sanatçılar giderek eserlerinde soyut sanata yer vermişlerdir. Sanatçılar eserlerinde soyuta yönelmişlerdir.Metal levhalara uygulanan oyma yönteminde, deseni meydana çıkaran temel eleman çizgidir. Çizgi estetiği gravür tekniğinde önemli bir unsurdur. Çizgiyi ustaca kullanan birçok gravür sanatçısı vardır.Gravür sanatının sunduğu teknik farklılıklar sanatçıların resimsel anlatımında farklıklar yaratabilmelerini sağlamaktadır. Günümüz sanatçıları eski tekniklerden yararlanarak yeni gravür teknikleri geliştirmişlerdir. Asitle yapılan gravür kazıma tekniği değişik bir teknikle aynı resimsel etkiyi verecek şekilde farklı bir malzemeyi kullanarak elde edilmiştir. Yirminci yüzyıl sanatçısı düşünmeyi ve yaratıcılığı temel alan, yeni malzeme ve yeni teknikleri içinde barındıran devrimsel bir anlayışla eserlerini üretmiştir.

Baskı resimBaskı sanatlarıBaskı teknikleri+6
Ajda Sever
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Hakkaklık ve mühür kalıplarının özgün baskı resim sanatı açısından incelenmesi

Sanatın, insanlık tarihi ile başladığı kabul edilir. Tarih ise insanlığın bıraktığı kalıntılar yoluyla şekillenir. Bu kalıntılar üzerindeki resimsel izler ise bize insanlığın sanatıyla ilgili ipuçlarını verir.Antik çağlardan bu yana kaya, boynuz gibi sert yüzeylerde oyma-kazıma yoluyla yapılmış resimler bulunmuştur. Bu resimler ile birlikte aidiyeti belirten simge, işaret ya da el izlerine rastlanmıştır. Çeşitli malzemeler yardımıyla bırakılan bu izlere ilk baskı denemeleri denilmiştir.Mühür yapımında da oyma-kazıma yöntemi kullanılmıştır. Ek olarak kalıp kullanımı dikkat çeker. Özgün Baskı Resim Sanatının da kalıp temelli bir sanat dalı olması, mühürlerin kök olarak kabul edilmesi gereğini ortaya koyar.Mühürlerde kalıp olarak, İlk çağlardan bu yana topraktan ağaca, ağaçtan madene kadar çeşitli malzemeler kullanılmıştır.-Sümerlerde silindir mühürler kullanılmıştır. Baskı kalıbı olarak kil tercih edilmiştir.-Eski Türklerde mühürler, boylara ait damgaları simgelemiştir. Bu damgalar, kayalara kazınırken, eşyalara ve hayvanlara da vurulmuştur.-Osmanlılarda mühür kalıbı olarak; metal, altın, gümüş, pirinç, bakır, kurşun gibi mâdenler kullanılmıştır. Ayrıca; akik, yâkut, zümrüt, yıldız taşı, fîrûze, necef, yeşim gibi kıymetli taşlar üzerine de kazıldığı olmuştur. Mühür kazıma, Osmanlılarda sanat haline gelmiştir. Mühür kazıyan sanatkâra Hakkak denilmiştir.Hakkaklık, basitçe madene şekil verme değildi. Yetenekle doğrudan bağı vardı. Çünkü iyi bir ressam olmadan iyi bir hakkâk da olunamazdı. Hakkâk, aynı zamanda iyi bir hattat ve tezyinat ustası olmalıydı ki, sanatçı olduğunu ispatlayan mahlası -imzası- verilsin.İmparatorluğunun büyüklüğünü ve gücünü üç kıtayı fethederek ispatlayan Osmanlı, sanatsal ve kültürel açıdan birçok alanda gelişmeler gösterirken ihtişamını ve görkemini Osmanlı Tuğraları ile de ortaya koymuştur.Tuğra, Osmanlı sultanlarının imza yerine kullandıkları sanatsal açıdan da ihtişamı simgeleyen kaligrafik mühürlerdir. Sanatsal açıdan mükemmelliğe ulaşmış mühür, II. Abdülhamid'e aittir.Mühürler, Osmanlı İmpratorluğu zamanında Hakkaklık Sanatı olarak kendini kabul ettirmiştir.Mühürler, tarihi belge niteliklerinin yanısıra bize medeniyetler hakkında bilgi verirler. Yazı ve resim ile desteklenmiş görsel kompozisyonlarının beraberinde getirdiği sunum zenginliğiyle de sanatsal açıdan büyük önem arzederler. Mühürlerin kalıp hazırlanarak yapılması, Özgün Baskı Resim Sanatı ile temellendirilmesindeki en büyük dayanaktır. Genellikle çukur kalıp kullanılmış olması itibariyle de Gravür (Çukur Baskı) Baskının ilk örnekleri olma özelliği gösterir.Zamanının sanatı olarak kendini kabul ettiren mühürlerin, günümüzde de birçok sanatçıya esin kaynağı olduğu görülmektedir.

Baskı resimHakkaklıkMühür baskılar+1
Rakibe Derin Sel
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Atilla Atar'ın taşbaskı (litografi) uygulamaları ve Türk baskıresim sanatına katkısı

Tarihsel süreç içerisinde yaşanan sosyal ve kültürel değişim ve etkileşimlerle, postmodernizm çağında giderek globalleşmekte olan sanat anlayışının gereklerini karşılamak için, Türk Resim Sanatı içerisinde yer alan sanatçılarımız da farklı denemelere, akımlara ve arayışlara dahil olarak kendi biçemlerini yaratmaktadırlar. Baskıresim de bu noktada sunduğu çeşitliliklerle ülkemizdeki sanatçıların anlatım yelpazesini genişleterek, dünyanın değişik ülkelerindeki sanatçılarla ortak bir paydada buluşabilmelerini sağlamaktadır.Resim sanatının içerisinde çok özel bir yere sahip olan baskıresmi alışılagelen resim anlayışından ayıran belirleyici özelliği, yaratım sürecinin öncesi ve sonrasında yürütülmesi gereken teknik sürecin karmaşıklığıdır. Bu yönüyle, kullanılacak malzemeye hakimiyetin diğer bütün resim tekniklerinden daha fazla önem taşıdığı baskıresim tekniğinin en cazip yanı, sanatsal değerinin boyaresimden daha aşağıda olmamasına rağmen, genel anlamda bir kalıp üzerinden kağıda geçirilerek çoğaltılma mantığına dayandığı için, çok daha ucuza mal edilebilmesindendir. Bu sayede alımlayıcıya dolaysız bir şekilde ulaşabilen baskıresim, teknik yöntemin detayları ve baskıda kullanılan malzemelerin çeşitliliği açısından birçok alt türe ayrılmış ve bu durum, baskıresmin sanatseverler üzerindeki etkisini de çeşitlendirmiştir.Çok eski zamanlardan beri çeşitli kültürlerde, farklı amaçlarla uygulanmış olan baskıresmin bir sanat dalı olarak kullanılmaya başlanması, çok daha yakın zamana dayanmaktadır. Bu nedenle Resim Sanatına daha birkaç yüzyıl önce eklenen baskıresmin olanakları, çağdaş sanatın gereksinimi olan yenilik ve farklı olana gösterilen ilgi nedeniyle, tüm dünyada açlıkla kucaklanmaktadır.Avrupa ülkelerinde uzun yıllardır üzerinde durulmuş olan bu teknik, ülkemizde ise son zamanlarda ismini duyurmaya başlamıştır. Tekniğin zahmetli süreci nedeniyle bazı sanatçılar çalışmalarını yaparken, baskıresimin uzağında durmayı seçmelerine rağmen, bazı sanatçılar da aksine boyaresimden bütünüyle vazgeçerek, kendilerini bu yeni sanat alanına adamışlardır. İşte bu sanatçılardan biri, belki de en önemlisi olan Atilla Atar, Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'ndeki çalışmalarıyla, bu sanat dalının, özellikle de onun bir alt başlığı olan taşbaskının gelişiminde büyük bir etki sağlamakla kalmamış, ayrıca, baskıresmin ülkemizde yerleşmesi ve yaygınlaşması adına yürüttüğü birçok faaliyet nedeniyle bütün Türkiye'de adı taşbaskı tekniği ile anılan bir sanatçı haline gelmiştir.Bu araştırmada Atilla Atar'ın yaşam öyküsü, almış olduğu eğitimin basamakları, çalıştığı kurumlar, eserleri, sanatçı ve sanat eğitimcisi kimliği irdelenmiş ve söz konusu sanat alanına katkıları bulgulanmaya çalışılmıştır. Sanatçının birey olarak içinde bulunduğu toplumdan, çevresinden ve olaylardan etkilenişi irdelenmiştir. Küçük yaşlarda başlayan doğa ve resim ilgisinin, aldığı eğitim ve gösterdiği gelişimle sanatçının kendi sanat evrenini oluşturmasına etkileri incelenmiştir.Atilla Atar'ın yapıtlarında sağladığı teknik, biçim ve içerik bütünlüğünün, çevre ve toplumsal olaylara duyarlı yaklaşımının, sanatsal etkinliğin gerektirdiği çok yönlülüğün, sanatçının kendi tarzına ve Türk Baskıresim Sanatı içerisindeki yerine ulaşmada etkili olduğu gözlenmektedir.Bu tez çalışmasının amacı, özel bir baskıresim türü olan taşbaskı tekniğinin anlatımından yola çıkıp, bu tekniğin ülkemizdeki en belirgin temsilcisi olan Atilla Atar'ın yaşamına, yapıtlarına ve sanatsal kariyerine temas ederek, sanatçının baskıresim alanına, dolayısıyla sanata sağladığı katkıları vurgulamaktır.

Atar, AtillaBaskı resimBaskı sanatları+2
Emel Ülüş
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Hayat ağacı sembolizmi ve tekstil baskıcılığındaki uygulamaları üzerine bir araştırma

İnsanlık tarihi kadar eski olan kutsal ağaç kavramı, insan yaşamına çeşitli şekillerde girmiş ve sanat dallarının önemli konulardan birisi olmuştur. Motiflerin sembolik anlamları ve kullanımları; zamana, kültüre ve coğrafyaya göre farklılık göstermektedir. Ortadoğu'da hurma, Anadolu'da zeytin, Uzakdoğu'da ise şeftali ağacının kutsal sayılması buna örnek verilebilir. İşlevselliği ve hayat veren gücüyle ağaç, birçok sembolik anlamlar içermektedir. Yaratılış ve türeme gibi kavramlar hemen her toplumun inançlarında kutsal ağaçla ilişkilendirilmiştir. Toplumlarda ağaçtan türeme efsaneleri ve ağacın Tanrıların ve ruhların barınağı olduğu inancı oldukça yaygındır. Orta Asya ve Şamanizm'de ağacın dallarındaki kuşlar, şaman ruhlarını simgelemektedir.Kutsal ağacın insan hayatıyla ilgili görülmesi, ağacın hayat taşıyıcısı olduğundan kaynaklanmaktadır. Yaprağını döken ve dökmeyen ağaçlar, yaşam döngüsünün simgesi olmuş ve hayat ağacı olarak adlandırılmıştır. Yaprağını dökmeyen ağaçlar, ölümsüzlüğü ve Tanrısallığı, dökenler ise doğum, yaşam ve ölümle özdeşleştirilmiştir. Ağaca yüklenen bu sembolik anlamların özünde, insanlara ve hayvanlara sağladığı sayısız faydalar yer almaktadır. Meyvesi, yaprakları, gövdesi ve gölgesi gibi çeşitli yararlarından dolayı kutsallaştırılan ağaç, bir kült nesnesine dönüşmüştür.Birçok uygarlığın mitoloji ve dinlerinde sıkça karşılaştığımız kutsal ağaç figürü, derin sembolik anlamlar içermekte ve bize bulunduğu çağın inanç sistemleri hakkında bilgi vermektedir. İnanç dünyasının motifi olarak görülen hayat ağacı, bütün kutsal kitaplara ve kitabı olmayan dinlere kutsallığı ile konu olan önemli bir motif olmuştur. Zeytin, incir, hurma ve nar ağaçlarının meyveleri şifa verici özelliklerinden dolayı, üç büyük din tarafından kutsal kabul edilmiştir. Hz. İsa'nın çarmıha gerildiği haçın hayat ağacı odunundan yapıldığına inanılmış ve haç, yerden göklere yükselen bir ağaç olarak betimlenmiştir. Musevilerin kutsal ağacı olan Sephirotic ağaç ters dönmüş olarak tasvir edilmektedir. Diğer kutsal sayılan ağaçlardan biri de İslam'da cennette var olduğuna inanılan ve ters dönmüş şekilde betimlenen Tuba ağacıdır.Hayat ağacını destekleyen motifler içinde hayvanlar; gerçekçi ve mitolojik olmak üzere iki grupta incelenmiştir. Hayat ağacının bu kutsal varlıklar tarafından korunduğuna inanılmaktadır. Ağaç, aynı zamanda bitkisel formlar, gezegenler ve insan figürleriyle de desteklenmiştir. Adem ve Havva ile adı geçen hayat ağacı yada diğer adıyla bilgi ağacı, konumuz açısından önemli olmakla beraber, hayat ağacı inancını kavramamıza yardımcı olmaktadır. Ağaçla özdeşleştirilen bir diğer önemli figür ise Ana Tanrıçadır. Ağacın meyve vermesiyle, Ana Tanrıçanın doğurganlığı arasında çoğu zaman bağlantı kurulmuş ve bu durum bereket ve üremeyle ilişkilendirilmiştir.Yapılan araştırmada hayat ağacı motifinin dokuma ve kirkitli dokuma (halı ? kilim - seccade) alanlarında daha sık kullanıldığı saptanmıştır. İslam kültüründe dini ve sembolik anlamlar içeren, hurma, selvi, nar ve kozalak motifleri Osmanlı dokumalarında ve işlemelerinde sıkça kullanılmıştır. Kirkitli dokumalarda resmedilen hayat ağacı motifi, İslamiyet'teki tasvir yasağından dolayı genellikle soyut ve geometrik formlarla ifade edilmiştir. Özellikle seccadelerde mihrap içine yerleştirilen hayat ağacı motifi, tanrıya ulaşmayı simgelemesi bakımından oldukça önemlidir. Hayat ağacının baskılı tekstillerdeki kullanımı kısıtlı olmakla birlikte, motifin çoğunlukla Hint, Endonezya ve İran baskılı tekstillerinde, kalıp baskı, kalamkari ve batik tekniğiyle oluşturulduğu görülmektedir.

BaskıBaskı resimBaskı sanatları+4
Evrim Kılıç
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2011
10
Master'sOpen AccessTR

Günümüz Türk baskı resim sanatındaki gelişmelerin sanatsal anlatıma etkileri

Bir düşünceyi bir duyguyu söz ve hareketle anlatma anlamını taşıyan ifade, sadece insana özgü bir özellik olan düşünme yetisinin bir gereği olarak belirmiştir. Düşündüklerini ifade etme arayışındaki insan, bu ihtiyacı karşılayabilmek için, hareket, ses, yazı, resim v.b. gibi iletişim araçlarını geliştirmiş ve kullanmıştır. Öyle ki, belirli bir konuşma dilinin hatta yazının olmadığı devirlerde insan, kendini ifade etmede resmi kullanmış ve sanatsal ifade denilen kavram oluşmaya başlamıştır.Sanatsal ifadenin ilk örnekleri olarak bilinen ve mağara duvarlarına uygulanan ilk resimlerse, elin duvara yaslanması ve etrafına boya püskürtülerek formunun duvara aktarılması şeklinde oluşturulmuş ve günümüzde şablon baskı olarak bilinen baskıresim tekniklerinin ilk örnekleri olarak kabul edilmiştir.Zamanla insan yaşamındaki değişim ve gelişmelere paralel olarak baskı teknikleri de geliştirilmiş, duvar yüzeyinden, kağıt sayfalarına, kilin pişirilmesiyle oluşturulan mühürlerden, ağaç kalıpların oyulmasına, ağaçtan metale, metalden taşa, ipeğe v.b. pekçok çalışma alanı bulmuştur.Baskı resmin zamanla çeşitlenen bu zengin çalışma alanına birde geliştirilen fotoğrafik yöntemler, bilgisayar teknolojisi ve fotokopi makinası, yazıcı v.b. gibi yeni baskı teknolojilerinindahil olmasıyla, alan daha da genişlemiş ve sanatçıya uygulaması kaçınılmaz bir çalışma ortamı sunmuştur.Baskı resmin estetik değeri, çoğaltılabilir özelliği ve beraberinde getirdiği satın alma kolaylığı düşünüldüğünde, resim sanatına getireceği katkılar azımsanamayacak bir öneme sahiptir. Bunlara ek olarak tasarı ve kompozisyonda kullanılacak teknik imkan çeşitliliğinin, bir sanatçının olmazsa olmaz özelliği öznel üslubunu oluşturmada sunduğu zengin uygulama alanıyla, bu önem daha da iyi anlaşılmaktadır. Bu nedenle tezimizde baskı resim alanındaki gelişmelerin, günümüzde uygulanan güncel tekniklerde dahil olacak şekilde incelenmesiyle, bu gelişmelerin sanatçılarımızın sanatsal anlatım dillerine etkileri, görünür kılınmaya çalışılmıştır.

Baskı resimBaskı sanatlarıBaskı teknikleri+3
Gülbeyaz İnan Temur
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2011
10
Proficiency in ArtOpen AccessTR

1940 sonrası Amerikan baskı resminde protest tavır

`1940 sonrası Amerikan baskı resminde protest tavır' tez başlığını taşıyan bu araştırmada, baskı resmin başlangıcından günümüze tarihsel gelişiminde, toplumsal olayların, dönemin baskı resimlerine, protest yansımalarının saptamaları yapılmaya çalışılmıştır.Endüstri devrimi öncesi ve sonrasında dünya genelinde baskıresmin gelişim süreci ve protest örnekleri kısaca çalışmanın ilk bölümünde incelenmiştir. Dünya savaşları dönemlerinden itibaren, yaşanılan sıkıntı ve arayışların, evrensel boyutta, özellikle baskının rönesansı kabul edilen 1940 sonrasında, ekonomik güç ve beyin göçü ile sanatın önemli merkezlerinden biri haline gelmiş, pek çok farklı ırktan, kültürden insanın bir arada yaşadığı Amerika Birleşik Devletleri ölçeğinde irdelenmesine çalışılmıştır. Bu anlamda pek çok sanatçının bir arada devlet desteği ile propaganda amacı unutulmadan özgürce baskı resim ürettiği Federal Sanat Projesi'nin ve göçmen sanatçıların buluşma noktası haline gelen, neredeyse deneysel bir merkez niteliği taşıyan Stanley William Hayter'in New York'ta kurduğu Atölye 17'nin baskı sanatlarına getirdiği yenilikler ve sanatçıların yenilikçi ve protest işleri üzerinde durulmuştur.Amerika'da sosyo-ekonomik ve kültürel sürecin gelişimi incelenmiş, II. Dünya Savaşı sonrası değişen politik, ekonomik dengelerin, toplumların sosyal yapısında ve dünyaya bakış açılarında ortaya koyduğu farklılıklar ikinci bölümde araştırılmıştır.Bilginin, düşüncenin çoğaltılıp, paylaşılmasında kullanımıyla, demokratik bir karakter taşıyan baskı resim sanatının, gelişen teknoloji sayesinde hemen her çeşit malzeme ve yüzeye uygulanabilirliğiyle kamusal alanlarda kullanımının protest örnekleri de bu bölümde araştırılmıştır. Bu bölümlere ilişkin elde edilen bulgular, sanatın,özellikle baskı resim aracılığıyla, gündelik hayatın hemen her alanına girerek, kültürel yayılımın, zenginliğin artmasında, sanatçıların dönemlerinin düşünce yapısını etkileyebilecek, yön gösterebilecek toplumsal mesajlarını, geniş kitlelere aktarmalarında çok önemli bir rol üstlendiği araştırma sonunda saptanmıştır.

Amerikan sanatıBaskı resimBaskı sanatları+1
Elçin Ünal
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Die Brücke (köprü) grubu ve Türk baskı resim sanatına etkileri

ÖZET 80'li yıllar bütün dünyada yeni bir resim anlayışını yaymaya başlar: Yeni Dışavurumculuk, 19.yüzyılın sonlarındaki teknolojik gelişme ve toplumsal bunalımlara karşı Almanya'da beliren Dışavurumculuk akımının nostaljik dönüşü diyebiliriz buna. Çünkü 20.yüzyıl başındaki bu akıma "Dışavurumculuk" denilmeseyde, günümüzdeki bu hareketler "Yeni Dışavurumculuk" adı altında görülürmüydü bilemeyiz. "Yaşamdan yaratma cesareti almak ve kendini yaşadığı şeyin hükmüne bağlamak" duygusuyla biraraya gelen "Die Brücke (Köprü) Grubu" etkinlikleriyle Almanya'da Dışavurumculuğun (Ekspresyonizm) ilk adımlarını atarlar. 1905'de çoğu mimarlık öğrencisi olan E.Ludwig Kirchner, Eric Heckel, K.Schmidt-Rottluff ve Fritz Bleyl birliği kurarlar. Max Pechstein, Otto Müller ve Emil Nolde sonradan katılır. Birleştirici öge, çağın bunalımını yaşayan insanın içinde bulunduğu kaos ve gelecek endişesidir. Onlar insanlığı, sarsmayı, değiştirmeyi ve önlerindeki belirsiz geleceğe hazırlanmayı amaçlar. Yeni bir insan, bilinçli bir toplum, yeniden oluşturulacak bir yaşam istekleridir. Genç ve direnişçi güçleri biraraya toplamayı isteyen bu sanatçılar, estetik kaygılardan uzak, yoksulluk ve haksızlıklara eleştirel anlatımlarıyla tepki gösterirler. Figür ya da doğa çıkışlı yapıtlarında karşıtlık etkilerini (görünüş-gerçek, ışık-gölge, acıklı-gülünç, hayran kalma-alay etme v.b.) ağaçbaskının yalın ve çarpıcıs diliyle birleştirerek verirler. Bir dünya görüşü olarak varolan Brücke'lerin olaylara bakışları günümüz insanınkinden farklı değildir. Adını "Böyle Buyurdu Zerdüşt" kitabından olan "Brücke"ler Zenci yontularını, Okyanusya ve Afrika Masklarını, Eski Alman Sanatçılarını incelerler. Yeni anlatımlarını, eski dönemlerden ararlar. Japon estamplarıyla (baskı) güncelleşen baskıresmin çağdaş uygulayıcılarından Gaugin ve Munch'dan ağaçbaskı tekniğini duygusal biçimde uygulamayı öğrenirler. Dahası Goya'nın ürkünç düşleri, Hodler'in zaman kavramını aşan yapıtları, Gauguin'in ilkelliğe veyalınlığa duyduğu ilgi, Von Gogh'un tutku ve bunalımlarını çarpıcı biçimde yansıtışı, Ensor'un düşgücü, Seurat'ın ışıklı renkleri ve Munch'un tüm yüzyılın geleceğini haber veren umutsuz "çığlık"ıyla beliren anlatımları Brücke Sanatçılarında lirik, duygusal ve ilkel bir dışavuruma dönüşür. Yüzeysel, katışıksız renkli resimleri, dış dünya gerçeğini değil, yalnızca kendi öz gerçeklerini verir. Düşgücünün de yardımıyla bir imgeye dönüşür. Sanatçılar anlatımlarında her tür teknikten yararlanırlar. Özellikle ağaçbaskı tekniği onların aracılığıyla canlanır ve çağdaş sanatın önemli anlatım araçlarından biri olur. 1920 sonrası ekspresyonizmin bittiğine dair söylentiler çıkar. Ama bu akım düşünce ve anlatım olarak hala çağımızı etkilemektedir. Bu çağdaş etkileşimden ülkemizi ayrı düşünemeyiz. Sanat ve kültür olarak bizde de yapısal değişiklikler yaşanır; 1 923'de Cumhuriyetin ilanı, 1960 devrimi, 1961 Anayasası, 1 980 hareketi v.b. Ama sosyalist düşünce eğilimleri sanatsal olarak kendini gösteremez. Batı'ya yönelik sanat ve düşünce akımları ülkemizde hızla izlenir ve içeriği pek anlaşılmadan uygulanır. Bu da biçimsel benzerlikten ileri gitmez. Dışavurumculuğun bizdeki etkileri de çoğunlukla bu yöndedir. İnsan yüzünün gergin, çaresiz görünüşü başlangıçta (KtVchner'in yapıtlarında) neydiyse içinde bulunduğumuz 90' lı yıllarda da aynıdır. Bunun nedenini belki de bitmeyen savaşlarda, açlık, hastalık, çevre kirliliği, toplumsal ve ekonomik bunalımlarda aramak gerekir. Bu ortamdaki sanatçı da ister istemez duygularını, öfkesini dışavurumcu bir "çığlık" biçiminde anlatır. Bir yandan tepki gösterirken bir yandan da akılcı çözümlere yönelir. Kısacası, 20.yüzyıl başlangıcı Dışavurumculuk akımıyla açıldı, Yeni Dışavurumculuk' la kapanıyor.

Baskı resimDie Brücke GrubuResimler+1
Sabire Susuz
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1995
00
Master'sOpen AccessTR

Türk grafik sanatında gravür sanatçılarının üslup farklılıkları

"Grafik Sanatlar" denince yazılmış, çizilmiş, baskı amacıyla resmedilmiş özgün resimlerle bunların üretilmişleri anlaşılmaktadır. Grafik Sanatlar alanı çok çeşitli resim ve yazı çalışmalarını, tekniklerini ve uygulamalarını kapsar. Özgün Baskıresim de Grafik Sanat kollarından biridir. Çağımızda "Özgün Baskıresim " dendiği zaman anlaşılması gereken, sanat ürününün çoğaltılabilme olanağıdır özünde. Bu bir olanaktır ve bu olanaktan yararlanmak da her sanatçıya açıktır. Matbaanın da özgün baskıresmin de temelinde kalıpla metin veya resim çoğaltma yatar. Geçmişe bakıldığında, bir şeyi çoğaltma insanın ilk sanatsal ürününü verdiği devrede başlar. Sümerler'de, Eski Mısırlılar'da, Hitit'lerde ve Yunanlılarda bu alanda birçok örnekler vardır. Çağdaş anlamda baskı ise 9. yy'da Çin'de, 15. yy'da Avrupa'da başlamıştır denebilir. Tarihi süreci içinde gerek yüksek baskı (linol baskı, ağaç baskı), gerek çukur baskı (gravür) ve gerekse düz baskı (litografi, serigrafi) matbaaya dayalı bir sanat dalı olarak uzun süre kullanılmıştır. Buna rağmen bu alanda özgün yapıtlar veren sanatçılar olmuştur. Bu alanda en büyük ve en bilinen sanatçı Albrecht Dürer'dir. Sanatçı, yapıtlarının bir kısmını yağlı boya, bir kısmını ağaç baskı, bir kısmını da gravür tekniği ile yapmıştır. Sanatçı, yapıtını ortaya koyarken kendi kişisel yapısına hangisi uygunsa onu kullanır. Önemli olan, kullandığı teknikte yapıtını en iyi şekilde ortaya koymasıdır. 19. yy'da sanatta yeni akımların hızlanması, endüstrideki gelişim sanatçıyı yeni yeni denemelere yöneltir. 20. yy'ın başlarında ressamların kalıpları oyarak veya işleyerek resim basmaları, yağlıboya tablo resmi kadar önem kazanır. Ülkemiz II. Dünya savaşı bitimiyle sanat ve kültür yaşamında çağdaş evrensel programlardan etkilenmeye başlar. Sosyal ve toplumsal yapıda olan değişmeler düşünce ve yaşamı da etkiler 1970'li yıllardan bu yana ulaşmış olduğu zengin özgün baskı birikiminin kökleri, 1940'lı yıllara dayanır. Teknik olanakların ve baskı atelyelerinin sınırlı düzeyden çıkarak eğitim kurumların girmesiyle genç kuşak bu dala ilgi göstermeye başlamıştır. İnsan ve toplum ilişkilerinin yeni yorum kalıpları içinde eleştirilebilmesi, bazı düşüncelerin baskıresim yoluyla daha somut düzeylerde değerlendirilebilmesi ve çoğaltım olanklarının olması sayesinde yaygınlaşmaya uygun olmasından, genel bir ilgi yaratabilmiştir. Akademi, Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu ve eğitim fakültelerindeki Resim-iş bölümlerinden yetişen gençler, özgün baskıresme daha çok ilgi göstermektedirler. Bu bölümlerden yetişen sanatçılardan bazıları, burs kazanarak veya özel çabalarıyla yurt dışında lisans üstü eğitim görerek kendilerini geliştirme olanağı bulmuşlardır.Grafik Sanatçılarını, anlatım yöntemleriyle sınıflandırmak zordur. Özgün baskıresim ortamında sanatçılar, genellikle uzmanlaşma eğilimi gösterdikleri teknik ilişkilerde resim ortamında sanatçılar, malzemenin ve baskı olanaklarının sağladığı araştırıcı kimliği tercih etmekte, bazen de kendilerine özgü motifler çevresinde genişleme yollarını denemektedirler. Kişilik yaratma kaygıları, özgün baskı için de değişmeyen temel eğilimlerin başında gelir. Teknikle yorumu bağdaştırma çabası, bu alanda onlara ışık tutar. Toplumun diliyle konuşmak, eleştiri öğelerini belli bir dünya görüşüne bağlamak, soyut düzenlerden çok, figürün somut yapısına bağlanmak, sanatçıların ortak eğilimleri arasındadır. Araştırmam, üç bölümden oluşmuştur. Giriş bölümünden sonra birinci bölümde Gravür sanatının tarihçesi, iletişim aracı olarak kullanımı, Türk Sanatında Baskıresim geleneğinin oluşumu ve baskı atölyesinin Türk Eğitim Kurumlarına girişi anlatılmıştır. İkinci bölümde Gravür sanatının ortaya koy duğu anlatım biçimleri ve bunun plastik sanatlara katkısı başlığı altında düz baskı, yüksek baskı, çukur baskı, elek baskı, diğer özgün baskı teknikleri ile özgün baskı tanımları ve işaretlerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise Türk Sanatı örneğinde dört adet Baskıresim ustası ele alınarak Mustafa Aslıer, Mürşide İçmeli, Ergin İnan, Hayati Misman'ın sanatsal yönden kişisel üslupları ele alınmıştır.

Baskı resimBaskı teknikleriGrafik sanatlar+3
F. Semra Akacun
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1996
00
Master'sOpen AccessTR

Baskıresimde yeni bir yüz: Vitreografi

Vitreografi, baskıresimde cam kalıp kullanılan yeni bir tekniktir. Harvey K. littleton tarafından 1974' de keşfedilmiştir.Teknik avantaj ve dezavantaj yanlarıyla kendine özgü etkilere sahiptir. Vitreografi çalışmış bazı önemli sanatçılar ise Emilio Vedova, Herb Jackson ve Erwin Eisch'dır.

Baskı resimCam sanatıVitreografi
Elif Feyza Türkmen
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Yüksek baskı tekniği ve Türk baskıresmine yansımaları

?Yüksek Baskı Tekniği ve Türk Baskıresmine Yansımaları? adı altında yürütülen Yüksek Lisans Tez çalışmasında baskıresim tekniklerinin içerisinde en eskisi olarak bilinen yüksek baskı tekniğinin dünyada ve Türkiye'deki tarihsel gelişim süreci incelenmiştir. Bu bağlamda yüksek baskı tekniğinin Türk Baskıresim sanatındaki önemi ile birlikte yüksek baskı tekniği ile eser üreten sanatçılar incelenerek, sanat anlayışları ve yüksek baskı tekniğiyle ürettikleri çalışmalarına yer verilmiştir.Yüksek baskı tekniği, düz bir yüzey üzerinde boya alması istenen yerlerin yüksekte, basılması istenmeyen yerlerin ise oyularak çıkarılması ilkesine dayalı ilk baskıresim tekniğidir. Yüksek baskı tekniğinde linolyum ve ağaç kalıplar kullanılır. Yüksek baskı tekniklerinden olan ağaçbaskı tekniği ilk olarak kumaş üzerine gerçekleştirilirken Çin'de kâğıdın bulunmasıyla birlikte tek bir kalıptan bir den fazla sayıda baskı elde edilmesine olanak sağlamıştır. Kâğıt üzerine ilk ağaç baskı ise içinde resimli metinler bulunan ve Wang Chienh tarafından M.S. 868 da betimlenen `Diamond Sutra Öğretisi'dir. Yüksek baskı tekniği başlangıçta salt çoğaltım amacı için kullanılırken tarihsel süreç içinde belli değişme, gelişme ve yorumlama ile birlikte uygulama alanları bulmuştur. Bu anlamda yüksek baskı tekniği oyun kartlarının ve dini kitapların basılıp çoğaltılmasında zaman içinde ünlü ressamların eserlerini çoğaltmak ve yaygınlaştırmak amacıyla kullanılmıştır. Yüksek baskı tekniği dünyada estetik ifade aracı olarak toplumsal değişim ve gelişime paralel olarak ilerleme kaydederken zaman zaman yaşanan politik, sosyal olayları anlatım aracı olarak kullanılmıştır. Gutenberg'in matbaayı icadıyla 15. yüzyılda dini içerikli resimli kitaplarda kullanılmış olan ağaçbaskı Almanya'dan Fransa, İtalya ve İspanya'ya kadar uzanan bu gelişme 15. yüzyılın sonlarına doğru estetik kaygılarla sanatçıların eserlerini üretiminde kullandığı önemli teknik olmuştur. 17. yüzyılda Japonya'da Ukiyo-e sanatçıları tarafından uygulanan yüksek baskı, Avrupalı sanatçıları etkilemiş sanatsal ifade aracı olarak tekrar büyük bir ivme kazanmıştır. Linolyum ise ilk olarak 1867 yılında Fransz Çizek'in sanat eğitimi verdiği okullarda kullanılmış teknik Picasso'nun bulduğu eksiltme yöntemi ile en üst seviyelere ulaşmıştır. Türkiye'de ise ilk olarak yüksek baskı tekniklerinden ağaçbaskı 1730 yılında İbrahim Müteferrika'nın bastığı `Tarihi Hindi Garbi' adlı kitapta kullanılır. Cumhuriyet'in kurulmasından sonra sanat eğitimi veren kurumlarda ağaç ve linol baskılar uygulanmaya başlanmış, sanat eğitimi almak üzere birçok sanatçı Avrupa'ya gönderilmiştir. Türkiye'ye tekrar dönen bu sanatçılar baskıresmin yaygınlaşıp gelişmesinde önemli görevler üstlenmişlerdir. Bu dönemde sanatçılar kültürel ve sosyal koşullardan dolayı eğitim kurumlarında yüksek baskı tekniğiyle eğitim vermişlerdir.Baskı sanatının evrenselliği boyutunda sanatçılar kendine uygun malzemeyi ifade aracı olarak kullanmışlardır. Bu bağlamda baskıresim tekniklerinden biri olan yüksek baskı tekniği ilk baskıresme başlayan kişiler için en uygun tekniklerden biridir. Özellikle güzel sanatlar eğitimi veren kurumlarda baskıresim eğitiminde başlangıç olarak yüksek baskı tekniği tercih edilirken, müzelerde ve özel atölyelerde de uygulama alanı bul muştur.Bu araştırmanın önemli bir kısmını oluşturan üçüncü bölümde yüksek baskı tekniğini uygulayan sanatçılarla iletişime geçilmiş, teknik tercih nedenleri ve sanat anlayışları irdelenmiş, çalışmaları değerlendirilmiştir. Tezin içeriği doğrultusunda yüksek baskı tekniği anlatılmış ve araştırmacı tarafından ağaçbaskı tekniği ile uygulamalar yapılmıştır.

Ağaç baskıBaskı resimBaskı sanatları+1
Gökçe Aysun Kılıç
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Mustafa Aslıer'in sanatı ve özgün baskıresme katkıları

Türk resim sanatında önemli bir yere sahip olan Mustafa Aslıer, üretmiş olduğu tüm eserlerinde özgünlüğü bulmuş ve bu özgünlüğünün getirilerini başarıyla yansıtmış, Türk resim sanatına ?Özgün Baskıresim? kavramını kazandırmıştır.Aslıer, yaratıcılığını düşünce ve gözlem yeteneğiyle birleştirmiş, sürekli değişim, gelişim içerisinde her zaman yeni olanı aramayı amaçlamıştır. Sanatçı ? anadolu insanları, anadolu toprağı ve aile kavramı?, gibi simgesel yaklaşımlar, figüratif istiflemeler ve geometrik form kurgularıyla sanatını oluşturmuştur. Aslıer, sanat hayatına monotip baskı tekniğiyle üretilmiş eserlerle başlamıştır. Sanatçı, 1953 yılında Milli Eğitim Bakanlığı' nın açtığı sınavı kazanarak, Almanya' ya eğitime gönderilmiş ve böylece diğer özgün baskıresim tekniklerini tanıma ve çalışma fırsatını yakalamıştır. Bu eğitim süresince ürettiği eserleri, Stuttgart Galerie Senatore' de sergilenmiş, ardından bir Alman yayınevi tarafından bazı eserleri satın alınarak, Türk Grafiği konulu bir takvim basılmıştır. Bu serginin ve takvimin yankılar sürerken, Bakanlık davetiyle Aslıer, Viyana' da ikinci kişisel sergisini açmıştır.1959 yılında yurda dönen sanatçı, Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu' na atanmış, burada müdürlük ve dekanlık yapmıştır. Eğitimciliğini de sanatçı kimliği gibi büyük bir özveriyle yapmış olan Aslıer, özgün baskıresim sanatının yaygınlaşmasına ve gelişmesine çok büyük katkılar sağlamıştır.1960 yılında belirginleşmiş çizgisi ve anlatım dili, bugünkü ?Aslıer Sanatı?nı oluşturmuş, yurtiçi ve yurtdışında açtığı sergilerle uluslararası sanatçı kimliğini kanıtlamış ve Türk Resim Sanatı tarihinde de önemli bir yer edinmiştir. Ayrıca sanatçının birçok müzede eserleri ve ödülleri bulunmaktadır.Anahtar KelimelerTürk Resim Sanatı, Mustafa Aslıer, Özgün Baskıresim, Simgesel, Figüratif,

Aslıer, MustafaBaskı resimFigüratif resim+4
Gülşah Dokuzlar Canpolat
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2012
00

Related subjects