Afyon Kocatepe University
Discipline

Department of Mathematics and Science Education

Afyon Kocatepe University

1,239

Archived Theses

1

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Türev kavramının ortaöğretim matematik ders kitaplarındaki ilişkilendirme becerileri açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı ortaöğretim matematik ders kitaplarındaki türev kavramının matematiksel ilişkilendirme becerileri açısından incelenmesidir. İlişkilendirme becerilerini incelemek için türev kavramı uygun görülmüştür. Bu amaçla çalışmada kavramsal çerçeve Bingölbali ve Coşkun (2016) tarafından ortaya konan ilişkilendirme becerisinin matematik öğretiminde kullanımının geliştirilmesi için kavramsal çerçeve önerisi adlı çalışmadan yararlanılarak oluşturulmuştur. Bu çalışma doğrultusunda ders kitapları incelemede doküman analizi araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma için 2011 yılından bu yana değişen öğretim programları dikkate alınarak ilişkilendirme becerileri açısından incelenmiştir. Ders kitaplarında yer alan ilişkilendirme becerileri ve bu ilişkilendirme becerilerinin türleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın veri kaynağını 2009, 2013 ve 2018 öğretim programlarına göre hazırlanan üç ders kitabı oluşturmaktadır. Veriler içerik analizi yolu ile çözümlenmiştir. Çalışmanın bulguları ders kitaplarında en çok kavramlar arası ilişkilendirme becerilerinin en az ise farklı disiplinlerle ilişkilendirmenin kullanıldığı göstermektedir. 2011 yılına ait incelenen ders kitabında hiç farklı disiplinlerle ilişkilendirmeye rastlanılmamış, 2017 yılına ait ders kitabında gerçek hayatla ilişkilendirmeye çok az sayıda rastlanılmış ve 2021 yılına ait ders kitabında farklı disiplinlerle ilişkilendirme becerilerine çok az sayıda rastlanılmıştır. Ders kitaplarındaki bu eksikliklerin tekrar gözden geçirilmesinde ve yazılacak olan kitaplarda bu ilişkilendirme becerilerinin kullanılmasına dikkat edilmesinde fayda olacağı düşünülmektedir.

Ders kitaplarıMatematik dersiMatematik eğitimi+6
Merve Nur Gülgör
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kesir konusunun Cumhuriyet sonrası dönem matematik ders kitaplarında çoklu temsiller açısından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı Cumhuriyet sonrası dönem matematik ders kitaplarında kesir konusunun sunumunda kullanılan temsil biçimlerini belirlemektir. Bu çalışma nitel bir araştırma olup, temsil biçimlerinin belirlenmesi için doküman analizi yapılmıştır. Bu çerçevede veri kaynağı olarak, Cumhuriyet sonrası dönemde değişen matematik programlarıyla uyumlu bir şekilde hazırlanan 1940 yılı, 1951 yılı, 2013 yılı ve 2018 yılı ortaokul matematik ders kitapları seçilmiştir. Nakahara (2008) tarafından ortaya konulan temsil biçimleri (Sembolik, Dilbilimsel, Görsel, Manipülatif, Gerçekçi temsil) ile araştırmacının geliştirdiği gömülü temsil biçimleri (Sembolik gömülü dilbilimsel, Gerçekçi gömülü dilbilimsel, Sembolik gömülü görsel, Sembolik gömülü gerçekçi, Dilbilimsel gömülü gerçekçi temsil) kullanılarak kesir konusunda tercih edilen temsil biçimleri belirlenmiştir. Analiz sonuçları sembolik gösterimlerin tüm ders kitaplarında ağırlıklı olarak kullanıldığını, ancak bu temsil biçimine eski ders kitaplarında (1951, 1940) daha yoğun bir şekilde yer verildiğini ortaya koymaktadır. Dilbilimsel ve görsel temsillere ise güncel ders kitaplarında daha çok yer yerilmiştir. Ders kitaplarında manipülatif temsillere yer verilmezken, gömülü temsillerden ise en fazla sembolik gömülü gerçekçi temsillere yer yerilmiştir. Çalışmanın bulguları, matematik eğitimi alanında çoklu temsiller ile ilgili yapılan araştırmaların ve ortaya çıkan gelişmelerin, özellikle sembolik ve sembolik gömülü görsel temsillerin ön plana çıkarılması açısından, ders kitaplarına yansıtıldığını ortaya koymaktadır.

Cumhuriyet DönemiDers kitaplarıKesirler+4
Meryem Şaşkan
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının STEM ders planı geliştirme ve uygulama sürecinin incelenmesi

Bu araştırmada, STEM ders planı geliştirme ve uygulama sürecinin fen bilgisi öğretmen adaylarının STEM'e yönelik tutumlarına, entegre STEM öğretim yönelimlerine ve anlayışlarına, bilgi işlemsel düşünme becerilerine etkisinin ve bu süreçte hazırlanan STEM ders planlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, nicel ve nitel verilerin bir arada olduğu karma yöntem desenlerinden biri olan iç içe karma desen kullanılarak tasarlanmıştır. STEM ders planı geliştirme ve uygulama sürecinin etkisini belirlemek amacıyla nicel veriler, katılımcıların entegre STEM öğretim anlayışlarını ve hazırladıkları STEM ders planlarındaki değişimi derinlemesine incelemek amacıyla da nitel veriler toplanmıştır. Nicel veri toplama sürecinde "STEAM Tutum Ölçeği", "Entegre FeTeMM Öğretimi Yönelim Ölçeği" ve "Bilgi İşlemsel Düşünme Ölçeği"; nitel veri toplama sürecinde ise "STEM Entegrasyonu Müfredat Değerlendirme Aracı" ve yarı yapılandırılmış odak grup görüşme formu kullanılmıştır. Amaçlı örneklem yöntemlerinden biri olan ölçüt örneklem kullanılarak araştırmanın çalışma grubu belirlenmiştir. Çalışma grubu, 3. sınıfta öğrenime devam eden 34 fen bilgisi öğretmen adayından oluşmaktadır. Asıl uygulama sürecinden önce 12 hafta süren bir pilot uygulama yapılmış, yaşanan eksiklikler göz önüne alınarak asıl uygulama süreci tasarlanmıştır. Asıl uygulama süreci 80 ders saati olmak üzere toplam 16 haftadan oluşmaktadır. Uygulamanın başında katılımcılara STEM öğretimine yönelik teorik bilgiler sunulmuştur. Beş gruba ayrılan katılımcıların STEM ders planı geliştirmeleri ve akranlarının öğrenci olduğu sınıfta, hazırlanan ders planlarının uygulanması istenmiştir. Uygulama öncesi ve sonrasında çalışma grubuna ölçekler uygulanmış, odak grup görüşmeleri gerçekleştirilmiştir. Gruplar halinde hazırlanan STEM ders planları uzmanlar tarafından incelenerek katılımcılara geri dönütler verilmiştir. Katılımcılar, geri dönütlere göre düzenledikleri STEM ders planlarını sınıfta uygulamıştır. STEM ders planları ve odak grup görüşmelerinden; "Motive Edici ve İlgi Çekici Bağlam", "Mühendislik Tasarım Zorluğu", "Bilim İçeriğinin Entegrasyonu", "Matematik İçeriğinin Entegrasyonu", "Öğretim Stratejileri", "Takım Çalışması", "İletişim", "Performans ve Biçimlendirici Değerlendirme" ve "Organizasyon" olmak üzere toplam dokuz kategori elde edilmiştir. Elde edilen bulgulardan yola çıkarak STEM ders planı geliştirme ve uygulama sürecinin fen bilgisi öğretmen adaylarının STEM tutumlarını, entegre STEM öğretim yönelimlerini ve bilgi işlemsel düşünme becerilerini istatistiksel olarak anlamlı ve olumlu yönde etkilediği belirlenmiştir. Yapılan son görüşmeler incelendiğinde, bu süreçte fen bilgisi öğretmen adaylarının entegre STEM öğretim anlayışlarının geliştiği tespit edilmiştir. Hazırlanan STEM ders planları incelendiğinde ise son ders planlarından alınan puanların ilk ders planlarından alınan puanlara göre daha yüksek olması öğretmen adaylarının STEM ders planı hazırlama konusunda geliştiğini ve bu süreçte STEM ders planlarının niteliğinin arttığını göstermektedir. Araştırmadan elde edilen bulgular ayrıntılı olarak doğrudan alıntılara yer verilerek sunulmuş ve sonuçlar literatürle desteklenerek tartışılmıştır. Çalışmanın sonunda araştırmacılara, öğretmen yetiştirme programlarını hazırlayan uzmanlara ve gelecekteki uygulamalara yönelik öneriler sunulmuştur.

Aday öğretmenlerBilgi işlemsel düşünmeDers planları+7
Sümeyra Yılmaz
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

STEM uygulamalarının ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin bilimsel süreç becerilerine ve STEM'e yönelik tutumlarına etkisi

Bu çalışmanın amacı ortaokul 7. Sınıf öğrencilerinin fen bilimleri dersinde yapılan STEM uygulamalarının, öğrencilerin bilimsel süreç becerilerine ve STEM'e yönelik tutumlarına etkisini belirlemektir. Uygulama süreci, 7. Sınıf Fen Bilimleri dersinde "Saf Madde ve Karışımlar" ünitesinde 7 hafta 28 ders saati olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, Afyonkarahisar ilinde bulunan Kocatepe Ortaokulu'nun 7. sınıfındaki iki farklı şubesi oluşturmaktadır. Araştırmada karma yöntem tasarımında iç içe geçmiş desen kullanılmıştır. Nicel ve nitel yöntemler birlikte kullanılmıştır. Nicel verilerin elde edilmesinde "Bilimsel Süreç Becerileri Ölçeği" ve "Ortaokul Öğrencilerinin STEM'e Karşı Tutum Ölçeği" ölçeklerinden yararlanılmıştır. Nitel verilerin toplanmasında, yarı yapılandırılmış görüşme formu ve öğrenci günlükleri kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde bağımsız ve bağımlı örneklem t testi, MANOVA ve tekrarlı ANOVA testi kullanılırken nitel verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Kontrol ve deney grubu öğrencilerinin bilimsel süreç becerileri ve STEM'e yönelik tutumlarında son test ortalama puanları arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur. STEM uygulamasının deney grubu öğrencilerinin STEM ile ilgili tutumlarını olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Nitel veriler incelendiğinde öğrencilerin günlük yaşam problemlerini çözmeye, ürün oluşturmaya, kodlama ve grup çalışması yapmaya ilgilerinin arttığı görülmüştür. Ayrıca öğrenciler STEM uygulamaları sırasında fen bilimleri dersinin çok keyifli geçtiğinin ve derste çok eğlendiklerini belirtmişlerdir.

Bilimsel süreçFeTeMMKarma yöntemler+7
Nazlı Çiçek Boğa
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin fen bilimleri dersine ve deneylerine yönelik tutumlarının değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı, "Ortaokul öğrencilerinin eğitim süreleri boyunca aldıkları fen bilimleri dersine ve deneylerine yönelik tutumlarının değerlendirilmesi, Fen bilimleri dersine ve deneylerine yönelik tutumlarının sınıf ve cinsiyet düzeyinde farklılık olup olmadığı" araştırılmasıdır. Araştırmada Uşak ilinde öğrenim gören 474 öğrenci araştırma örneklemini oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, "Fen bilimleri dersine ve deneylerine yönelik tutum ölçeği" uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada ortaokul öğrencilerinin fen bilimleri dersine yönelik tutum puanları ile fen bilimleri deneyleri arasındaki ilişki "Spearman Sıra Korelasyonu" ile hesaplanmıştır. Fen bilimleri dersine yönelik tutum puanları ve fen bilimleri deneylerine uygulanan Skewness ve Kurtosis, Kolmagorov-Smirnov testleri sonucunda verilerin normal dağılmadığı tespit edilmiştir. Bağımlı değişkenlere ait puanların cinsiyete göre farklılık gösterip göstermediğini test etmek için ise parametrik olmayan testlerden olan "Mann Whitney U" testinden yararlanılmıştır. Ölçeklerden elde edilen sonuçların sınıf düzeylerine göre anlamlı bir fark olup olmadığını görmek adına parametrik olmayan yöntemlerden "Kruskal Wallis" analizi uygulanmıştır. Sonuçlar incelendiğinde sınıf ve cinsiyet düzeyinde anlamlı bir farklılık olmadığı sonucuna varılmıştır. Ortaokul öğrencilerinin fen bilimleri dersine olan tutumları ve fen deneylerine olan tutumları birbirini etkilemektedir. Ortaokul öğrencilerinin fen bilimleri dersine ve deneylerine yönelik tutumların değerlendirilmesinin amaçlandığı bu araştırmada elde edilen sonuçlar alan yazınına önemli katkılar sunmaktadır.

DeneylerFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+7
Ayyüce İslamoğlu
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Mühendislik tasarım temelli öğretimin 6. sınıf öğrencilerinin STEM mesleklerine yönelik ilgilerine ve 21. yüzyıl becerilerine etkisi

Bu araştırmanın amacı mühendislik tasarım temelli öğretimin 6. sınıf öğrencilerinin STEM mesleklerine yönelik ilgilerine ve 21. yüzyıl becerilerine etkisini incelemektir. Araştırma, nicel araştırma desenlerinden ön test son test eşitlenmemiş kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi tesadüfi olmayan örnekleme türlerinden uygun örnekleme yöntemi kullanılarak Afyonkarahisar ilinin Merkez ilçesinde bulunan bir devlet okulu olarak belirlenmiştir. Araştırmaya 34 kontrol grubu, 38 deney grubu olmak üzere toplam 72 öğrenci katılmıştır. Araştırmanın kontrol grubuna "Vücudumuzdaki Sistemler" ünitesi öğretim programı temelli öğretim ile uygulanırken, deney grubuna mühendislik tasarım temelli öğretim ile uygulanmıştır. Araştırmanın uygulama süreci toplam 18 saat olmak üzere 6 hafta sürmüştür. Araştırmada veri toplama araçları olarak kullanılan FeTeMM Mesleklerine Yönelik İlgi Ölçeği ve 21. Yüzyıl Becerileri Ölçeği, deney ve kontrol grubuna ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Mühendislik tasarım temelli öğretimin öğrencilerin STEM mesleklerine yönelik ilgilerine ve 21. yüzyıl becerilerine etkisini incelemek için istatistiksel analizler yapılmıştır. Veri analizinden elde edilen sonuçlara göre, deney ve kontrol grubu öğrencilerinin FeTeMM Mesleklerine Yönelik İlgi Ölçeği ve alt boyutlarından aldıkları fark puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmamıştır. Buna karşın, mühendislik tasarım temelli öğretimin deney grubu öğrencilerinin STEM mesleklerine yönelik ilgilerini istatistiksel olarak anlamlı ve olumlu etkileyerek artırdığı tespit edilmiştir. Öte yandan, mühendislik tasarım temelli öğretimin öğrencilerin 21. yüzyıl becerilerine istatistiksel olarak anlamlı etkisinin olmadığı belirlenmiştir. Araştırma sonuçları ayrıntılı olarak tartışılarak gelecekte yapılacak olan araştırmalara, uygulayıcılara ve öğretmenlere yönelik öneriler sunulmuştur.

21. yüzyılFeTeMMMesleki ilgi+5
Hatice Kübra Bölükbaşı
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenleri ve ilköğretim matematik öğretmenlerinin uzaktan eğitimle matematik öğretimi hakkındaki görüşleri

Bu çalışmada, Türkiye'deki devlet okullarında görev yapan sınıf öğretmenleri ve ilköğretim matematik öğretmenlerinin küresel pandemi sürecinde uzaktan eğitim ile matematik öğretimi hakkındaki düşüncelerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla hem sınıf hem de ilköğretim matematik öğretmenlerinin uzaktan eğitimle matematik öğretiminde kullandıkları materyaller, strateji ve yöntemler, ölçme değerlendirme araçları, uzaktan eğitimde genel olarak yaşanılan zorluklar ve sınıf yönetiminde yaşanılan zorluklar, uzaktan eğitimin yararları, uzaktan eğitimle matematik öğretim programına erişilebilme düzeyi, öğrenci-öğrenci ve öğrenci-öğretmen etkileşimi hakkındaki görüşleri alınarak karşılaştırılmak istenmiştir. Küresel pandemi sürecinde uzaktan eğitimin önem kazanması nedeniyle öğretmenlerin uzaktan eğitimle matematik öğretimine ilişkin görüşlerinin alınmasının ve eğitim düzeyi açısından farklılıkların karşılaştırılmasının alan yazına katkı sağlayabileceği düşünülmektedir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması modeli kullanılmıştır. Çalışma devlet okullarında görev yapan 60 ilköğretim matematik öğretmeni ve 60 sınıf öğretmeni ile yürütülmüştür. Çalışma grubu amaçlı örnekleme metotlarından ölçüt örnekleme ile oluşturulmuştur. Görüşme formunda Tican ve Toksoy Gökoğlu (2021)'nun, "İlköğretim matematik öğretmenlerinin Uzaktan Eğitim Matematik Dersine İlişkin Görüşleri" çalışmasında kullandığı sorular revize edilerek uygulanmıştır. Sorular çalışmada kullanılmadan önce gerekli izin alınmıştır. Ayrıca 6 sınıf öğretmeni, 6 ilköğretim matematik öğretmeni ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Çalışmada elde edilen veriler betimsel analiz ve içerik analizine tabi tutulmuştur. Çalışmanın bulgularına göre sınıf öğretmenleri ve ilköğretim matematik öğretmenlerinin uzaktan eğitimde eğitim bilişim ağında yer alan materyalleri, z-kitap ve çoktan seçmeli soruları büyük oranda kullandıkları görülmüştür. Sınıf öğretmenleri ve ilköğretim matematik öğretmenlerinin uzaktan eğitimle matematik öğretiminde en çok kullandığı yöntemin soru-cevap yöntemi olduğu belirtilmiştir. İlköğretim matematik öğretmenleri ve sınıf öğretmenleri uzaktan yürüttükleri matematik derslerinde, öğrencilerin derste yaptıklarını takip/kontrol etme (kamera, ses açıp kapatma), öğrencileri derse aktif bir şekilde dahil etme, öğrencilerin anlama düzeylerini belirleme gibi problemler ile karşılaştıklarını belirtmişlerdir. Hem ilköğretim matematik öğretmenleri hem de sınıf öğretmenleri uzaktan matematik eğitimi sürecinde öğrenci-öğrenci etkileşiminin kısıtlı kaldığını, uzaktan eğitim yoluyla yapılan matematik dersinin yararlı olmadığını, öğretim programındaki kazanımlara yeterince erişilemediğini ifade etmişlerdir.

Branş öğretmenleriEtkili öğrenme yöntemleriMatematik eğitimi+6
Sümeyra Özcan
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim Bilişim Ağı (EBA) platformunda sunulan ortaokul matematik derslerinin açık uçlu sorular ve farklı çözüm yolları açısından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı EBA uzaktan eğitim platformunda sunulan ortaokul matematik 7. Sınıf derslerinin içeriğinde kullanılan soruların türlerinin ve bu sorular için kullanılan farklı çözüm yollarının incelenmesidir. Bu amaçla sorular; açık uçlu sorular ve kapalı uçlu sorular kategorileri açısından analiz edilmiştir. Açık uçlu sorular sonlu değişken çok doğru cevaplı sorular ve sonsuz doğru cevaplı sorular alt kategorilerinde; kapalı uçlu sorular ise tek doğru cevaplı sorular ve belirli çok doğru cevaplı sorular alt kategorilerinde ayrıca incelenmiştir. Soruların çözümleri ise tek çözüm yolu, iki çözüm yolu ve üç veya daha fazla çözüm yolu kategorilerinde incelenmiştir. Araştırma kapsamında birden fazla cevabı olan soruların olası farklı cevaplarının sunulma durumu da incelenmiştir. Bu doğrultuda 7. sınıf seviyesindeki 68 EBA ders videosu amaçlı örnekleme yöntemi ile seçilmiş, seçilen dersler izlenmiş ve derslerde çözülen sorular oluşturulan kavramsal çerçeve aracılığıyla analiz edilmiştir. Elde edilen tüm bulgular birlikte değerlendirildiğinde, derslerdeki soruların %2,89'unun açık uçlu sorulardan, %97,11'inin ise kapalı uçlu sorulardan oluştuğu görülmüştür. Açık uçlu soruların alt kategorisindeki sonlu değişken çok doğru cevaplı sorular tüm soruların%2,57'sini oluştururken; sonsuz çok doğru cevaplı sorular tüm soruların %0,32'sini oluşturmaktadır. Kapalı uçlu soruların alt kategorileri incelendiğinde ise tüm soruların %97,11'inin tek doğru cevaplı sorular olduğu ve çalışma kapsamında belirli çok doğru cevaplı soruların kullanılmadığı görülmüştür. Soruların farklı çözüm yollarının kullanılmasına ilişkin yapılan inceleme sonucunda ise soruların %89,14'lük kısmı tek çözüm yolu ile, %10,24'lük kısmı 2 çözüm yolu ile ve %0,62'si ise 3 veya daha fazla çözüm yolu ile çözüldüğü görülmüştür. Sonuç olarak EBA platformunda sunulan derslerde açık uçlu soruların ve farklı çözüm yöntemleri kullanımının oldukça kısıtlı olduğu görülmüştür..

Açık uçlu sorularEğitim Bilişim AğıMatematik dersi+4
Elif Bayar
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul matematik öğretmenlerinin problem saptama becerileri: Matematiksel hata ve kavram yanılgıları açısından bir inceleme

Bu çalışmanın amacı ortaokul matematik öğretmenlerinin hatalı bir öğrenci cevabının kök nedenine ilişkin problem saptama becerilerini incelemektir. Bu doğrultuda nitel yaklaşıma dayalı durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırma için Türkiye'nin farklı bölgelerinde çalışan farklı mesleki tecrübeye sahip 20 ortaokul matematik öğretmeni ile görüşülmüştür. Öğretmenlere kesir ve küme konuları ile ilgili açık uçlu sorular yöneltilerek öğretmenlerin bu kavramları nasıl tanımladıkları ve hata ve kavram yanılgıları içeren soru senaryosu yöneltilerek senaryoda yer alan öğrenci düşünme biçimini nasıl açıkladıkları, öğrenci cevabını bir kavram yanılgısı olarak ifade edip edemedikleri, bu kavram yanılgısına kaynaklık eden (epistemolojik, pedagojik ve psikolojik) nedenleri bir problem saptayıcı olarak nasıl ifade ettiklerini belirlemek amaçlanmıştır. Veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Bulguların sunumunda öğretmenlerden alıntılar yapılmış ve betimsel istatistiklerden de yararlanılmıştır. Araştırmanın kesir konusu hakkındaki bulguları öğretmenlerin kesirlerin bölme, oran, ölçüm ve işlemci anlamlarının parça-bütün anlamı kadar farkında olmadıklarını göstermiştir. Yine öğretmenlerin kesir sorusu ile alakalı öğrenci düşünme biçimini açıklamakta ve bu düşünme biçimini bir kavram yanılgısı olarak ifade etmekte zorlandıkları görülmüştür. Bulgular ayrıca bazı öğretmenlerin kesir konusu ile alakalı hatalı öğrenci cevabını doğru olarak kabul ettikleri ve dolayısıyla öğrenci cevabındaki problemi saptayamadıklarını ortaya koymaktadır. Araştırmanın küme konusu hakkındaki bulguları öğretmenlerin küme kavramını tanımlarken ortak özelikte olan elemanlar üzerinden tanımlama yaptıklarını ve yine ortak özellikteki elemanlardan oluşan küme örnekleri kullandıklarını göstermektedir. Küme konusu ile ilgili kavram yanılgısı içeren öğrenci cevabında öğrenci düşünme biçimini açıklamakta ve problem durumunu saptayabilmekte zorlandıkları ortaya çıkmıştır. Öğretmenlerin bir problem saptayıcı rolü üstlendikleri halde bir kısmının hem kesir hem de küme konusunda öğrencilerdeki gibi benzer kavram yanılgılarına sahip olmaları alan bilgilerinin yeterli olmadığını da göstermiştir. Sonuç olarak, bu çalışma öğretmenlerin hatalı öğrenci cevaplarının kök nedenlerini uzman bir problem saptayıcı düzeyinde belirleyemediklerini, daha çok pratisyen bir yaklaşımla hata ve yanılgıları ele aldıklarını göstermektedir. Bu durum karşılaşılan öğrenci zorluk, yanılgı ve hataların ele alınması ve giderilmesi noktasında öğretmenlerin uzman bir perspektife sahip olunması konusunda yetkinliğine kavuşturulması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Branş öğretmenleriHataKavram yanılgısı+7
Yonca Karakuş
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul bahçesinde bilim: 7. sınıf fen bilimleri dersinde okul bahçesinin kullanılması üzerine bir araştırma

Bu çalışma ortaokul yedinci sınıf fen bilimleri dersi "Saf Madde ve Karışımlar" ünitesinde okul bahçesinin kullanılmasının öğrencilerin açık havada öğrenmeye karşı tutumları, bilimsel süreç becerileri, bilimsel tutumları, motivasyonları, bilimin doğasına ilişkin görüşleri, akademik başarı ve kalıcılık düzeyleri üzerindeki etkisini ve öğrenci görüşlerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma, bir devlet okulunda, 2021- 2022 eğitim-öğretim yılında ortaokul yedinci sınıfta öğrenim gören 20 öğrenciden oluşan çalışma grubu ile fen bilimleri dersi kazanımları dahilinde, yedi hafta boyunca "Saf Madde ve Karışımlar" ünitesi okul bahçesinde araştırmacı tarafından hazırlanan ve uygulanan etkinliklerle eylem araştırması olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nicel veriler; 'Fen Bilimleri Dersinde Açık Havada Öğrenmeye Yönelik Tutum Ölçeği (FBDAHÖYTÖ)', 'Bilimsel Süreç Becerileri Ölçeği (BSB)', 'Bilimsel Tutum Ölçeği (BTÖ)', 'Fen Öğrenimine Yönelik Motivasyon Ölçeği (FÖYMÖ)', 'Bilimin Doğası ile İlgili Görüşler Ölçeği '(BDİİGÖ)' ve "Akademik Başarı Testi (ABT)" ile ve nitel veriler ise öğrenci görüşme formu, araştırmacı ve öğrenci günlükleri aracığıyla toplanmıştır. Ölçekler çalışma öncesinde ön test ve sonrasında son test olarak uygulanmıştır. Etkinliklerin uygulama aşamasında araştırmacı ve öğrenciler tarafından günlükler tutulmuş ve uygulama öncesinde ve sonrasında öğrencilerle yarı yapılandırılmış bireysel görüşmeler yapılmıştır. Araştırmada elde edilen verilere bakıldığında, okul bahçesinde yapılan etkinliklerin sonunda öğrencilerin açık havada öğrenmeye karşı tutumlarında, bilimsel süreç becerilerinde, bilimsel tutumları, motivasyonları ve bilimin doğasına ilişkin görüşlerinde son test lehine anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada öğrencilerin okul bahçesinde yapılan fen bilimleri dersine istekli bir şekilde katılım gösterdiği, yapılan etkinliklerde çok eğlendikleri, bilimsel deneyler yaptıkları, doğa ile etkileşim içinde olan öğrencilerin, fen dersini daha çok sevmeye başladıkları, derse karşı ilgi ve meraklarının arttığı sonucuna ulaşılmıştır. 2023, xii + 188 sayfa Anahtar Kelimeler: Okul Bahçesi, Fen Bilimleri Dersi, Tutum, Bilimsel Süreç Becerileri, Motivasyon, Bilimin Doğası

Ali Osman Yörük
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul 6. sınıf matematik dersinde oyun tabanlı öğretim yönteminin öğrenci başarısına etkisi

Bu araştırmada, ortaokul 6.sınıf öğrencilerine matematik konularının oyun tabanlı öğretim modeli kullanılarak anlatılmasının öğrencilerin matematik başarısının üzerindeki etkisi incelenmiştir. Bu doğrultuda karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Oyunla öğretim sırasında öğrencilerin matematik dersine karşı tavır ve tutumları incelenerek araştırmanın sonunda başarı seviyeleri düşük-orta ve yüksek olmak üzere rastgele üç öğrenciye oyunla öğretim yöntemi hakkındaki fikirleri sorulmuştur. Çalışma grubunu 2022-2023 eğitim öğretim yılının Güneydoğu Anadolu'daki bir ortaokulun 6.sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Bu çalışmaya iki farklı şubeden 47 öğrenci katılmıştır. Öğrencilerden sayısı değişebilmekle birlikte 23 tanesi deney grubunu, 24 tanesi kontrol grubunu oluşturmuştur. Deney ve kontrol grubu sınıfları rastgele seçilmiştir. Deney ve kontrol grubunda düzenli devam etmeyen öğrencilerin kazanım değerlendirme sonuçları devam etmedikleri haftalar için analize dahil edilmemiştir. Deney grubuna düz anlatım yönteminden sonra kontrol grubunda çözülen problemler kadar olmasa da problem çözülüp hemen ardından pekiştirme için oyun tabanlı öğretim yöntemi üslü ifadeler, işlem önceliği, ortak çarpan parantezine alma ve dağılma özelliği, bölünebilme kuralları, asal sayılar, asal çarpanlar, kümeler, tam sayılar, mutlak değer, kesirlerle işlemler ve cebirsel ifadeler konuları oyunlarla anlatılmıştır. Kontrol grubuna ise düz anlatım yönteminin ardından sürekli tahtada problem çözerek konular işlenilmeye devam edilmiştir. Her konunun ardından konuya özel olarak derlenen kazanım değerlendirme testi her iki sınıfa da uygulanmış ve verilen cevaplara göre alınan puanlar bağımsız örneklem t-testi ya da mann whitney u testine göre yorumlanmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre oyun tabanlı öğretim yöntemi kullanımının düz anlatım yöntemi kullanımına göre üslü sayılar, işlem önceliği, ortak çarpan parantezine alma, dağılma özelliği, asal sayılar, asal çarpanlar, kümeler, tam sayılar, mutlak değer ve cebirsel ifadeler konularında manidar bir fark oluştururken bölünebilme kuralları ve kesirlerle işlemler konularında manidar bir farklılık oluşturmadığı görülmüştür. Ayrıca oyunlarla öğretim yöntemi kullanımının düz anlatım yönteminde aktif katılım sağlamayan ve matematik başarısı düşük olan öğrencilerde derse katılım sağladığı görülmüştür. Araştırma sonunda elde edilen öğrenci görüşlerine göre oyunlarla öğretim yöntemi öğrencilerin eğlenerek öğrenmesini ve pekiştirmesini, dersin sıkıcılıktan uzaklaşmasını sağlamaktadır. Bu sonuçlara göre derste oyun tabanlı öğretim yönteminin kullanılmasının öğrencilerin matematik başarılarını olumlu yönde etkileyeceği, konuların öğrencilerde kalıcılık sağlayacağı ve öğrencilerin derse karşı güdülenerek ilgilerinin olumlu yönde etkileneceği söylenebilir.

Eğitsel oyunlarMatematik dersiMatematik öğretimi+7
Bedia Keskin
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

6. sınıf matematik ders kitabının problem çözme stratejileri açısından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı 6. Sınıf Matematik ders kitabında bulunan problemleri ve bu problemlerin çözümünde kullanılan problem çözme stratejilerini irdelemektir. Milli Eğitim Bakanlığının 6. Sınıf Matematik ders kitabı incelenmiştir. Araştırma da nitel araştırma yaklaşımlarından doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. araştırma öncesinde konuya dair ulusal ve uluslararası literatür incelendiğinde en çok araştırma yapılmış olan on strateji belirlenmiştir. Ders kitabında yer alan çözümlü problemler belirli stratejiler; sistematik liste yapma, tahmin etme, tahmin ve kontrol, diyagram çizme, bağıntı bulma, eşitlik veya eşitsizlik yazma, benzer problemlerin çözümünden yararlanma, geriye doğru çalışma, tablo yapma ve muhakeme etme kategorileri kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde kitapta yer alan problemlerde kullanılan problem çözme stratejilerinin her birine ait kullanım sıklığı frekans olarak çizelgelerde sunulmuştur. Ders kitabı 6. Sınıf matematik öğretim programında yer alan sayılar ve işlemler, cebir, veri işleme ve geometri öğrenme alanlarına göre değerlendirildiğinde sayılar ve işlemler öğrenme alanında en fazla kullanılan strateji diyagram çizme stratejisi, cebir öğrenme alanında tablo yapma stratejisi, veri işleme öğrenme alanında muhakeme etme stratejisi ve geometri öğrenme alanında ise eşitlik veya eşitsizlik yazma stratejisi ile muhakeme etme stratejisine yoğun olarak yer verilmiştir. Strateji çeşitliliğinin en fazla görüldüğü öğrenme alanının ise geometri öğrenme alanı olduğu görülmüştür. Matematik ders kitaplarında herhangi bir stratejisi bilgisi veya konu anlatımı yer almamaktadır. Öğrencilerin bu denli kolay erişebildiği bir kaynak da problem çözme stratejilerine dair bir konu anlatımı yapılabilir. 6. Sınıf matematik müfredatındaki kazanımların strateji kullanımı için yeterince geniş olmadığı görülmüştür. Bu çalışma diğer sınıf düzeylerinin ders kitabı da bu çerçeve de incelenip karşılaştırılmalı bir çalışma yapılabilir.

Ders kitaplarıMatematik dersiMatematik eğitimi+6
Gülbeyaz Arslan
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

8. sınıf öğrencilerinin LGS'de sorulan üslü ve kareköklü ifadelerle ilişkili sorularda karşılaştıkları kavram yanılgıları

Bu araştırmanın amacı, 8. sınıf öğrencilerinin Liselere Geçiş Sistemi (LGS) merkezi ortak sınavında matematik alt testinde sorulan üslü ve köklü ifadeler kazanımları ile ilişkili beceri temelli sorularda kavram yanılgılarını ve öğrencilerin bu sorular hakkındaki görüşlerini belirlemektir. Araştırma, bu amaçtan yola çıkarak nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması yöntemi ile yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemi, amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme ve kolay ulaşılabilir durum örneklemesi birlikte kullanılarak belirlenmiştir. Afyonkarahisar ilinde 2022-2023 eğitim öğretim yılında 8. sınıfta öğrenim görmekte olan 156 öğrenci araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından hazırlanan "Üslü ve Köklü İfadeler Başarı Testi" ve "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" aracılığıyla elde edilmiştir. Üslü ve Köklü İfadeler Başarı Testi LGS merkezi sınavı matematik alt testinde sorulmuş 10 adet beceri temelli soruyu içermektedir. Bu test 156 öğrenciye uygulanmıştır. Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu ile 156 öğrenci arasından belirlenmiş 16 öğrenci ile görüşmeler yapılmıştır. Toplanan veriler içerik analizi yöntemi ile değerlendirilmiştir. Verilerin analizleri sonucunda öğrencilerin üslü ve köklü ifadeler konularında yaşamış oldukları daha önceden tespit edilmiş ve ilgili literatüre girmiş 17 farklı yanılgıya rastlanmıştır. Ayrıca araştırmacı tarafından ilgili literatürde bulunmayan 8 farklı yanılgı tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda bu yanılgıların önüne geçilmesi için araştırmacı tarafından bazı öneriler sunulmuştur. Bunun yanı sıra araştırmada görüşme yapılan öğrencilerin LGS merkezi ortak sınavlarında sorulan beceri temelli sorular hakkındaki görüşlerine ve önerilerine de yer verilmiştir.

Beceri temelli sorularKareköklü sayılarKavram yanılgısı+6
Aykut Koçman
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

6. ve 7. sınıf öğrencilerinin öğrenme stilleri ve matematiksel problem çözme becerilerinin incelenmesi

Bu araştırmada, ortaokul 6. ve 7. sınıf öğrencilerinin matematiksel problem çözme becerilerinin baskın öğrenme stillerine göre farklılığı incelenmiş, bununla birlikte araştırmada 6. ve 7. sınıf öğrencilerinin problem çözme becerileri ile matematik not ortalamaları arasındaki ilişki, öğrencilerin problem çözme becerilerinin sınıf düzeyine, cinsiyete, anne ve baba eğitim durumuna göre farklılığı da incelenmiştir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Uşak il merkezinde öğrenim gören ortaokul 6. ve 7. sınıf öğrencilerinden 315 öğrenciden oluşmuştur. Araştırmada veri toplamak amacıyla öğrencilerin matematiksel problem çözme becerilerini belirlemek için Salman (2012) tarafından geliştirilen "Problem Çözme Başarı Testi", öğrencilerin baskın öğrenme stilini belirlemek için Kolb (1985) tarafından geliştirilen ve 2005 yılında revize edilen "Kolb Öğrenme Stili Envanteri", Öğrencilerin sınıf seviyeleri, cinsiyetleri, matematik not ortalamaları, anne ve babalarının eğitim durumlarını belirlemek için "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistiklerin yanında, bağımsız örneklemler için t-testi, tek yönlü varyans analizi, Mann Whitney-U testi, Kruskal Wallis-H testi ve Spearman Brown korelasyon katsayı analizi kullanılmıştır. Verilerin analizi sonucunda elde edilen bulgulara göre öğrencilerin problem çözme becerileri ile matematik not ortalamaları arasında orta düzeyde, pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Problem çözme başarı testinin genelinden ve problemi anlama, planı uygulama, kontrol alt testlerinden elde edilen puanların sınıf düzeyine göre 7. sınıflar lehine anlamlı farklılık gösterdiği bulunmuştur. Problem çözme başarı testinin genelinden ve tüm alt testlerinden elde edilen puanların cinsiyete göre kızlar lehine anlamlı farklılık gösterdiği bulunmuştur. Diğer taraftan problem çözme başarı testinin genelinden ve kontrol alt testi dışındaki tüm alt testlerinden elde edilen puanların anne eğitim durumuna göre anlamlı farklılık gösterdiği, problem çözme başarı testinin genelinden ve tüm alt testlerinden elde edilen puanların ise baba eğitim durumuna göre anlamlı farklılık gösterdiği görülmüştür. Son olarak öğrencilerin en fazla sahip olduğu baskın öğrenme stili sırasıyla değiştiren, özümseyen, yerleştiren ve ayrıştıran olarak bulunmuştur. Problem çözme başarı testinin genelinden ve problemi anlama alt testi dışındaki tüm alt testlerinden elde edilen puanların öğrenme stillerine göre anlamlı farklılık gösterdiği, ayrıştıran öğrenme stili baskın olan öğrencilerin problem çözme becerilerinin değiştiren öğrenme stili baskın olan öğrencilerin problem çözme becerilerinden daha iyi olduğu görülmüştür.

Matematik eğitimiMatematik öğretimiOrtaokul öğrencileri+4
Öznur Ceylan Cinni
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretmenlerinin matematik okuryazarlığına yönelik görüşlerinin incelenmesi: Matematiksel inanç perspektifi

Bu çalışmanın amacı ortaokul matematik öğretmenlerinin matematik okuryazarlığına yönelik görüşlerini matematiksel inançlarına göre incelemektir. Bu bağlamda araştırmanın çalışma grubu olarak çeşitli illerde Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapan ortaokul matematik öğretmenleri seçilmiştir. Çalışmanın yöntemi nitel araştırma desenlerinden durum çalışması olarak belirlenmiştir. Çalışmada durum olarak öğretmenlerin matematik öğretimine yönelik inançları ele alınmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi kullanılarak çözümlenmiştir. Çalışmada öğretmenlerin matematik öğretimine yönelik inançları ile matematik okuryazarlık kavramına ve geliştirilmesine yönelik veriler literatürden derlenerek hazırlanan açık uçlu sorular ile toplanmıştır. Yapılan analizler sonucunda öğretmenlerin matematiğe yönelik inanç düzeylerinin birbirine yakın düzeyde olduğu görülmektedir. Araştırma sonucunda her üç inanç düzeyinde olan öğretmenlerin matematik okuryazarlık kavramının farkında oldukları görülmektedir. İnanç düzeyleri farklı bile olsa öğretmenlerin matematik okuryazarlık kavramını ağırlıklı olarak günlük yaşam ile ilişkili bir kavram olarak algıladıkları görülmektedir. Farklı inanç düzeylerine sahip öğretmenler matematik okuryazarlığın geliştirilmesine yönelik matematiğin günlük yaşam ile ilişkili olmasının yararlı olacağını ifade etmektedirler.

Branş öğretmenleriMatematik eğitimiMatematik okuryazarlığı+4
Özge Şanlı
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin matematik dersindeki akademik başarılarının belirlenmesinde bulanık mantık kullanımı

Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin matematik dersindeki akademik başarılarının belirlenmesinde bulanık mantık yöntemi kullanılarak incelenmesi, klasik mantık ve bulanık mantık ile yapılan hesaplamalar sonucunda farklılık ve benzerlik durumlarının incelenmesi ve öğrencilerin matematik dersi akademik başarıları ile ilgili model oluşturmak amaçlanmıştır. Araştırma verileri Kütahya ili 2023-2024 eğitim-öğretim yılı matematik dersi 1. dönem 1. ve 2. yazılı sınavı notlarından oluşmaktadır. Çalışma, Kütahya ili Merkez ilçesinde bulunan dört ortaokulda öğrenim gören 876 öğrencinin yazılı puanından oluşmaktadır. Ortaokul öğrencilerinin matematik dersi akademik başarılarının belirlenmesi için Matlab programında bulunan Fuzzy Logic Toolbox kullanılarak bulanık mantık temelli iki girişli ve tek çıkışlı bir sistem tasarlanmıştır. Öğrencilerin matematik dersi 1. ve 2. yazılı sınavı notları verileri giriş değişkenleri olarak belirlenip öğrencilerin başarı durumları ise çıkış değişkeni olarak belirlenmiştir. Toplam 9 tane bulanık kural oluşturulmuştur. Mamdani bulanık çıkarım modeli kullanılarak durulaştırma işleminin ardından öğrencilerin başarı durumu elde edilmiştir. Ortaokul öğrencilerinin matematik dersi akademik başarısı ilk olarak klasik yöntemle daha sonra bulanık mantık yöntemiyle değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonucunda elde edilen sonuçlar SPSS programı kullanılarak betimsel istatistikler, t-Testi ve Pearson's r testi kullanılarak klasik ve bulanık yöntemle elde edilen sonuçlar karşılaştırılmıştır. Yapılan analizler sonucunda 5 ve 7. sınıf düzeyinde bulanık mantık yöntemi kullanılarak elde edilen puanların ortalaması klasik mantık yöntemi kullanılarak elde edilen puanların ortalamasından daha düşük; 6 ve 8. sınıf düzeyinde bulanık mantık yöntemi kullanılarak elde edilen puanların ortalaması klasik mantık yöntemi kullanılarak elde edilen puanların ortalamasından daha yüksek olduğu görülmüştür. Klasik mantık ve bulanık mantık yöntemleri ile elde edilen yazılı puanlar arasında pozitif yönlü ve yüksek bir ilişkinin olduğu görülmüştür. 5,6 ve 7. sınıf düzeylerinde klasik ve bulanık mantık yöntemleri sonucu elde edilen puanlar arasında anlamlı fark olduğu, 8.sınıf düzeyinde iki yöntem arasında anlamlı farkın olmadığı görülmüştür. Bulanık mantık ve klasik mantık karşılaştırılması sonucunda bulanık mantık yöntemi daha esnek sonuçlar verdiği için bulanık mantık lehine bir sonuca ulaşılmıştır.

Akademik başarıBulanık mantıkMatematik eğitimi+1
Ecenaz Killik
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de geometrik düşünme üzerine yazılmış tez çalışmalarının incelenmesi

Bu çalışmanın amacı Türkiye'de geometrik düşünmeyi konu alan yüksek lisans ve doktora tez çalışmalarının eğilimleri hakkında genel bir bilgi edinmektir. Çalışmada nitel araştırma kapsamında doküman incelemesi kullanılmıştır. Çalışmanın veri kaynaklarını Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi Veri Tabanında kayıtlı olan ve 2000-2023 yılları arasında Türkiye'de geometrik düşünme üzerine hazırlanan 126 tez çalışması oluşturmaktadır. Tezler hazırlanan tez inceleme formuna göre incelenmiştir. Araştırma verilerinin kodlanmasında Microsoft Excel programı kullanılarak frekans, yüzde gibi betimsel istatistiklerden yararlanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde ise betimsel analiz ve içerik analizi kullanılmıştır. Çalışma sonunda elde edilen bulgulara bakıldığında geometrik düşünme üzerine hazırlanan tezlerin büyük çoğunluğunda van Hiele geometrik düşünme teorisinin kullanıldığı görülmüştür. En çok araştırılan konu alanının başarı olduğu ortaya çıkmıştır. Çalışmaların ağırlıklı olarak yüksek lisans düzeyinde yapıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Tezlerin yıllara göre dağılımının düzenli bir şekilde olmasa da son yıllarda genel olarak artış gösterdiği belirlenmiştir. Çalışmaların yayım dillerinin ağırlıklı olarak Türkçe olduğu görülmüştür. En çok tez çalışmasının Dokuz Eylül Üniversitesinde ve çoğunlukla İlköğretim Ana Bilim Dalında hazırlandığı ortaya çıkmıştır. Tez yazarlarının genel olarak kadın yazarlardan oluştuğu görülmüştür. Çalışmalara en fazla Doçent Doktor unvanlı öğretim üyelerinin danışmanlık yaptığı sonucuna ulaşılmıştır. Yüksek lisans düzeyinde tez çalışmalarında nicel, doktora düzeyinde tez çalışmalarında ise karma araştırma yönteminin daha fazla kullanıldığı görülmüştür. Tezlerde en fazla deneysel ve yarı deneysel desen kullanılmıştır. Ortaokul öğrencileri ile daha fazla sayıda çalışma yürütülmüştür. Küçük örneklem gruplarıyla yapılan çalışmaların ağırlıklı olduğu ve en fazla 0-100 aralığındaki gruplarla çalışmalar yapıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Veri toplama aracı olarak sıklıkla testlerin kullanıldığı görülmüştür. Tezlerde verilerin analizinde ise en çok nicel veri analiz türlerinden t testinin kullanıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelime temalarının dağılımında tezlerde en çok van Hiele kodunun kullanıldığı görülmüştür. Tezlerin sonuçlarına göre ise farklı öğrenme ortamlarının öğrencilerin geometrik düşünme düzeylerini ve zihnin geometrik alışkanlıklarını artırmada etkili olduğu görülmüştür. Araştırma sonucunda ortaya konulan sonuçların geometrik düşünme ile ilgili çalışma yapacak olan araştırmacılara yol göstereceği ve özellikle farklı geometrik düşünme teorileri ile yapılacak çalışmaların artmasının alanyazına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Veli Sarp
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin fen bilimleri eğitiminde açık havada öğrenmeye yönelik tutumları

daha sonra doldurulacaktır.

Elif Sarı
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

STEAM uygulamalarının 6. sınıf öğrencilerinin fen bilimleri dersine yönelik akademik başarılarına, bilimsel süreç becerilerine ve kariyer tercihlerine etkisi

Bu araştırma, ortaokul 6. sınıf öğrencilerinin fen bilimleri dersinde yapılan STEAM uygulamalarının, öğrencilerin akademik başarılarına, bilimsel süreç becerilerine ve kariyer tercihlerine (STEM mesleklerine yönelik ilgilerine) olan etkisini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, Afyonkarahisar ilinde bulunan Hacı Ahmet Özsoy Ortaokulunun 6. sınıfındaki iki farklı şubesi oluşturmaktadır. Araştırmada karma yöntem tasarımında iç içe geçmiş desen kullanılmıştır. Nicel ve nitel yöntemler birlikte kullanılmıştır. Araştırmanın nicel bölümünde öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen, nitel bölümünde ise içerik analizi kullanılmıştır. Bu kapsamda deney grubundaki öğrencilerle 6. Sınıf fen bilimleri dersi "Isı ve Ses Yalıtımı" konusuna yönelik 6 hafta süren 24 ders saati STEAM etkinlikleri yürütülmüştür. Kontrol grubuna ise mevcut öğretim programı (2018 fen bilimleri öğretim programı) uygulanmıştır. Uygulama öncesinde ve sonrasında deney ve kontrol grubu öğrencilerine akademik başarı testi, bilimsel süreç becerileri testi ve STEM mesleklerine yönelik ilgi ölçeği uygulanmıştır. Ayrıca deney grubu öğrencilerinden her bir STEAM uygulamasından sonra günlük yazmaları istenmiştir. Deney grubu öğrencileriyle STEAM uygulamaları tamamen bittikten sonra yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda; deney grubundaki öğrencilerin kontrol grubundaki öğrencilere göre akademik başarı düzeyleri, bilimsel süreç becerileri ve STEM mesleklerine yönelik ilgileri istatistiksel açıdan anlamlı şekilde artış göstermiştir. Sonuç olarak STEAM etkinlikleri 6. sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına, bilimsel süreç becerilerine ve STEM mesleklerine yönelik ilgilerine olumlu katkı sağlamaktadır.

Süleyman Yolcu
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

STEM uygulamalarının 8. sınıf öğrencilerinin fen başarısına, girişimcilik becerilerine ve STEM kariyer algılarına yönelik etkileri

Bu araştırmanın amacı mühendislik tasarım süreci ile bütünleştirilmiş STEM uygulamalarının 8. sınıf öğrencilerinin fen başarısına, girişimcilik becerilerine ve STEM kariyer algılarına yönelik etkilerini incelemektir. Araştırmada, nicel araştırma desenlerinden ön test son test eşitlenmemiş kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi tesadüfi olmayan örnekleme türlerinden uygun örnekleme yöntemi kullanılarak Afyonkarahisar ilinin Merkez ilçesinde bulunan bir devlet okulu olarak belirlenmiştir. Araştırmaya 18 deney ve 19 kontrol olmak üzere toplam 37 öğrenci katılmıştır. Araştırmanın deney grubuna "Basit Makineler" ve "Elektrik Yükleri ve Elektrik Enerjisi" ünitelerini kapsayan mühendislik tasarım süreci bütünleştirilmiş iki STEM uygulaması yapılırken, kontrol grubuna aynı üniteler öğretim programı temelli öğretim ile uygulanmıştır. Araştırmanın uygulama süreci toplam 20 saat olmak üzere 6 hafta sürmüştür. Araştırmada veri toplama araçları olarak kullanılan Demografik Bilgiler Formu, Fen Bilimleri Başarı Testi, Fen Tabanlı Girişimcilik Ölçeği ve STEM Kariyer Algısı Ölçeği deney ve kontrol grubuna ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Mühendislik tasarım süreci ile bütünleştirilmiş STEM uygulamalarının 8. sınıf öğrencilerinin fen başarısına, girişimcilik becerilerine ve STEM kariyer algılarını incelemek için istatistiksel analizler yapılmıştır. Veri analizinden elde edilen sonuçlar doğrultusunda, gruplar arasında öğrencilerinin fen başarılarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmamıştır. Buna karşın, mühendislik tasarım süreci ile bütünleştirilmiş STEM uygulamalarının deney grubu öğrencilerinin girişimcilik becerilerini ve STEM kariyerlerine yönelik algıları istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönde etkileyerek artırdığı tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları detaylı bir şekilde incelenmiş ve bu sonuçlar doğrultusunda gelecekte yapılacak araştırmalara, uygulayıcılara ve öğretmenlere öneriler sunulmuştur.

Şerife Nur Azbay
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul matematik ders kitapları ve eğitim yazılımlarındaki üslü sayılar konu anlatımlarının çoklu temsiller açısından incelenmesi

Daha sonra doldurulacaktır.Bu çalışmanın amacı ortaokul matematik ders kitapları ve öğretmenlerin kullanımına açık olan Morpa Kampüs eğitim yazılımının 5, 6, 7. ve 8. sınıf "Üslü Sayılar" konu içeriğinde bulunan temsil türlerini ve sorulardaki temsiller arası geçişleri incelemektir. Çalışma nitel bir araştırma olup her bir kaynaktaki temsiller ve sorulardaki temsiller arası geçişler doküman analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmada veri kaynağı olarak Millî Eğitim Bakanlığı tarafından basılmış veya onaylanmış 5, 6, 7. ve 8. sınıf matematik ders kitapları ile Morpa Kampüs eğitim yazılımı "Üslü Sayılar" konusu ders içerikleri kullanılmıştır. Çalışmada, önceki araştırmalarda sınıflandırılan cebirsel, sözel, model, tablo, grafik, gerçek yaşam temsilleri kullanılarak üslü sayılar konusunda yer verilen temsiller ve temsiller arası geçişler belirlenmiştir. Araştırma sonucunda ders kitapları ve eğitim yazılımına ilişkin her iki kaynak türünde de tüm sınıf seviyelerinde en çok kullanılan temsil türünün cebirsel temsiller olduğu belirlenmiştir. Yine her bir kaynak türünde de tüm sınıf seviyelerinde cebirsel temsillerden sonra en çok kullanılan temsil türünün sözel temsiller olduğu tespit edilmiştir. Hem ders kitaplarında hem de Morpa Kampüs eğitim yazılımında model, tablo ve gerçek yaşam temsillerine çok az oranda yer verildiği, grafik temsiline ise hiç yer verilmediği görülmüştür. Temsiller arası geçişlere ilişkin sonuçlar incelendiğinde ise her iki kaynak türünde de tüm sınıf seviyelerinde cebirsel soru cebirsel çözüm temsiller arası geçişinin en çok kullanıldığı belirlenmiştir. Cebirsel soru - cebirsel çözüm temsiller arası geçişinin kullanım oranının 5. sınıf ders kitabında %37,5 olduğu, diğer kaynaklarda ise %56,1 ile %88,5 arasında değiştiği görülmüştür. İkinci sırada en fazla kullanılan temsiller arası geçişin sözel soru - cebirsel çözüm temsilleri arasında olduğu, bu geçişin en fazla %31,3 olarak görüldüğü belirlenmiştir. Diğer temsiller arası geçişlerin çok az oranda kullanıldığı görülürken, gerçek yaşam sorusu - cebirsel çözüm temsiller arası geçişlerinin her iki kaynak türünde de az da olsa tüm sınıf seviyelerinde kullanıldığı görülmüştür. Grafik gibi bazı temsiller arası geçişlerin ise hiç kullanılmadığı tespit edilmiştir. Son olarak temsiller arası geçiş çeşitliliği bakımından 5. ve 8. sınıflarda ders kitabının, 6. sınıfta ise Morpa Kampüs eğitim yazılımının daha zengin olduğu, 7. sınıfta temsil çeşitliliği bakımından her iki kaynağın da eşit durumda olduğu görülmüştür. Her iki kaynak türünde de temsiller arası geçişlerin en çok 8. sınıf düzeyinde kullanıldığı tespit edilmiştir.

Merve Karahan
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri öğretmenlerinin laboratuvar kullanımına yönelik öz yeterliliklerinin yapılandırmacı öğretme ortamına göre incelenmesi

Bu araştırmada, yapılandırmacı yaklaşım bağlamında fen bilimleri öğretmenlerinin laboratuvar kullanımına yönelik öz-yeterliklerini incelemektir. Afyonkarahisar'da görev yapan fen bilimleri öğretmenleri üzerinde gerçekleştirilen bu betimsel araştırmada, cinsiyet, hizmet süresi, hizmet içi eğitim alıp almama durumu ve yapılandırmacı yaklaşım bilgisi gibi değişkenlerin öğretmenlerin laboratuvar kullanım öz-yeterlikleri üzerindeki etkileri incelenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre, erkek öğretmenlerin laboratuvar kullanım öz-yeterlik düzeyleri kadın öğretmenlere göre daha yüksek bulunmuştur. Hizmet süresi arttıkça öz-yeterlik düzeylerinde de artış gözlenmiştir. Hizmet içi eğitim alan öğretmenlerin laboratuvar kullanım öz-yeterliklerinin anlamlı derecede daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, öğretmenlerin yapılandırmacı yaklaşım bilgi düzeylerinin ve bu yaklaşımı uygulama becerilerinin, laboratuvar kullanım öz-yeterlikleri ile pozitif ve anlamlı bir ilişki gösterdiği belirlenmiştir. Bu bulgular, fen eğitiminde yapılandırmacı yaklaşımın benimsenmesinin ve hizmet içi eğitim programlarının önemini vurgulamaktadır. Araştırmanın sonuçları, fen bilimleri öğretmenlerinin mesleki gelişim programlarının ve öğretim uygulamalarının yapılandırmacı öğrenme ortamlarını destekleyecek şekilde düzenlenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Fen bilgisi eğitimiHizmet öncesi eğitimLaboratuvarlar+3
Ethem Kazancı
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Argümantasyon temelli öğretimin 5. sınıf öğrencilerinin fen öğrenme becerilerine, akademik başarılarına ve fen bilimleri dersine yönelik tutumlarına etkisinin araştırılması

Bu çalışmanın amacı, 'Madde ve Değişim' ünitesinde yer alan kazanımların argümantasyon yöntemine uygun hazırlanan etkinliklerle öğretilmesinin; 5. sınıf öğrencilerinin fen öğrenme becerilerine, akademik başarılarına ve fen dersine yönelik tutumlarına olan etkisinin araştırılmasıdır. Örneklem, 2023-2024 eğitim öğretim yılında Afyonkarahisar ili, Çobanlar ilçesinde bir devlet okulunda öğrenim görmekte olan 5. Sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Çalışma, deney grubunda 25, kontrol grubunda 25 öğrenci olmak üzere toplam 50 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiş ve 10 haftalık bir süreçte tamamlanmıştır. Deney grubunda argümantasyon yöntemi, kontrol grubunda geleneksel yöntem kullanılarak ders işlenmiştir. Çalışmada, ön test-son test kontrol gruplu model ve nicel araştırma yöntemlerinden yarı deneysel desen yöntemi kullanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarına "Fen öğrenme beceri ölçeği", "Akademik başarı testi" ve Fen Bilimleri dersine yönelik tutumu ölçmek amacıyla "Fen ve Teknoloji dersine yönelik tutum ölçeği" ön test ve son test olarak uygulanmış ve deney grubu öğrencileri ile yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Çalışmanın tamamlanmasından 1 ay sonra her iki gruba da kazanılan bilgilerin kalıcılığını ölçmek amacıyla akademik başarı testi tekrar uygulanmıştır. Ön test sonuçlarına göre iki gruptan elde edilen verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini ölçmek için Shapiro-Wilk testi uygulanmış ve grupların homojen dağıldığı sonucuna varılmıştır. Veri toplama araçlarından elde edilen sonuçlara göre ilişkili örneklemler ve ilişkisiz örneklemler t testi analizi SPSS programı kullanılarak yapılmıştır. Analiz sonuçları değerlendirildiğinde, deney grubunda uygulanan argümantasyon yönteminin öğrencilerin akademik başarılarında ve fen öğrenme becerilerinde daha etkili olduğu görülmüştür. Fen dersine yönelik tutumda, her iki grupta da benzer sonuçlar elde edilmiş ve anlamlı düzeyde bir farkın olmadığı sonucuna varılmıştır. Öğrenilen bilgilerin kalıcılığını değerlendirmek amacıyla 1 ay sonra tekrar uygulanan akademik başarı testi sonuçlarına bakıldığında, deney grubu öğrencilerinin lehine anlamlı bir farkın olduğu görülmüştür. Öğrenilen bilgilerin kalıcılığı konusunda, argümantasyon yönteminin geleneksel yönteme göre daha etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Argümantasyon yönteminin öğrenci başarısına, öğrenilen bilgilerin kalıcılığına ve fen öğrenme becerilerine olumlu yönde katkısı olduğu düşünülmektedir.

Neyla Bayraktaroğlu
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretmenlerinin beceri temelli açık uçlu soruları değerlendirme yaklaşımlarının incelenmesi

Bu çalışmada, matematik öğretmenlerinin açık uçlu sorulara ve beceri temelli açık uçlu sorulara ilişkin görüşleri, kullanım durumları ve değerlendirme yaklaşımlarının incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırma kapsamında matematik öğretmenlerinin bu tür sorularla ilgili genel tutumları, bu soruların hazırlanması, uygulanması ve puanlanması süreçlerine dair deneyimleri ile psikometrik özelliklere yönelik algıları derinlemesine ele alınmaktadır. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması ile desenlenmiştir. Araştırma verileri Ege bölgesinde yer alan bir ilde Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde çalışan lise ve ortaokul düzeyinde 20 matematik öğretmeninden elde edilmiştir. Araştırma da veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde nitel içerik analizi ve betimsel istatistikler kullanılmıştır. Çalışma sonucunda, matematik öğretmenlerinin büyük çoğunluğunun açık uçlu soruları kullandığı ve açık uçlu soruları şıklı olmayan sorular olarak tanımladıkları belirlenmiştir. Matematik öğretmenlerinin açık uçlu soruları kullanma nedeninin ise öğrenci yeterliliklerini gözlemleme olduğu tespit edilmiştir. Ancak, çalışma kapsamında matematik öğretmenlerinin beceri temelli açık uçlu soruları sınırlı kullandığı yani sıklıkla kullanmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanında, matematik öğretmenlerine göre beceri temelli açık uçlu soruların en önemli avantajı öğrencilerin yorum yapma ve düşünme becerilerini geliştirmesi olduğu, dezavantajının ise öğrenci motivasyonunu olumsuz yönde etkileyen kaygı, özgüven eksikliği ve olumsuz tutumlar olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Matematik öğretmenlerinin beceri temelli soruların hazırlanması, uygulanması ve puanlanmasıyla ilgili resmi bir eğitim almadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Beceri temelli açık uçlu soruları hazırlamada çoğunlukla hazır kaynaklardan yararlanıldığı, bu soruların kazanım ve içerik uygunluğuna dikkat ederek hazırlandığı ve bu tür soruların genellikle dersi biçimlendirme amacıyla kullanıldığı tespit edilmiştir. Beceri temelli açık uçlu sorular genellikle adım adım ve işlem basamaklarına göre puanlandığı, öğretmenlerin tekrar puanlama yapma gereği duyduğu ve tüm öğretmenlerin ayrıntılı cevap anahtarı hazırladığı ve bunu da sınav öncesi hazırladığı sonucuna ulaşılmıştır. - Matematik öğretmenlerinin madde analizini genellikle gözlem yoluyla yaptığı, kapsam geçerliliği için kazanımlara uygunluk kontrolü yapıldığı ve bunun için kazanım ölçeklerinden yararlanıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Matematik öğretmenlerine karşılaşılan güçlükler ve ölçme değerlendirme aşamalarında yaşanan zorluklar göz önüne alınarak ilgili kurumlar tarafından kapsamlı hizmet içi eğitimler planlanması önerilmektedir.

Açık uçlu sorular
Havva Nur Akyıldız
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

8. sınıf öğrencilerinin LGS'de sorulan cebir sorularına ilişkin görsel akıl yürütme becerilerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) Merkezi Ortak Sınavlarında sorulan cebir sorularına ilişkin 8. Sınıf öğrencilerinin görsel akıl yürütme becerilerini araştırmaktır. Bu araştırmada sınıf düzeyi olarak sadece 8. Sınıf ele alındığından tek durum, orta ve yüksek seviyedeki öğrencilerin görsel akıl yürütme becerilerinin analizi yapıldığından dolayı da iç içe geçmiş analiz birimi ele alınması nedeniyle durum çalışması desenlerinden iç içe geçmiş tek durum deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubundaki öğrencilerin belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Bu araştırmanın çalışma grubunu, Afyonkarahisar ili Merkez ilçesindeki devlet okulları arasından seçilen üç ortaokulun 2023-2024 eğitim öğretim yılında öğrenim gören 8. sınıf öğrencileri içerisinden belirlenen 18 öğrenci oluşturmaktadır. Belirlenen her bir okuldan orta ve yüksek başarı düzeyine sahip üçer olmak üzere toplam altı öğrenci seçilmiştir. Böylece her okuldan altışar öğrenci olmak üzere çalışma grubu 18 öğrenciden oluşmuştur. Araştırmacı tarafından hazırlanan "Cebir Testi" ve "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Soruları Formu" veri toplama araçları kullanılarak araştırmanın verileri toplanmıştır. Cebir Testinde kullanılan sorular 2018-2023 yılları arasında LGS merkezi ortak sınavlarında sorulan matematik alt testine ait cebir konu alanı ile ilgili kazanımları içeren sorular içerisinden seçilmiş 15 sorudan oluşmaktadır. Cebir Testi 18 öğrenciye uygulanmıştır. Yarı Yapılandırılmış Görüşme Soruları Formu kullanılarak 18 öğrenci arasından belirlenmiş 6 öğrenci ile görüşmeler yapılmıştır. Veri analizi "betimsel analiz" kullanılarak yapılmıştır. Elde edilen veriler, Geçici ve Türnüklü (2021)'nün önerdiği kavramsal çerçeveden yola çıkılarak analiz edilmiştir. Araştırmada, katılımcıların en çok tercih ettikleri görsel temsil çeşidinin çizim temsili olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte tablo temsilini tercih eden katılımcılar da vardır. Resim temsilini ise hiçbir öğrencinin kullanmadığı görülmüştür. Farklı görsel temsilleri kullanabilen öğrencilerin soruları çözerken matematiksel düşünmeyi gerçekleştirebilmek için gerekli olan adımları kolaylıkla tamamlayabildikleri belirlenmiştir. Görsel temsiller arası geçiş yapabilen öğrencilerin daha başarılı oldukları görülmüştür. Başarı seviyesi yüksek olan öğrencilerin diğer öğrencilere göre matematiksel düşünmeye geçiş bileşenleri olan özelleştirme, varsayımda bulunma, doğrulama ve genelleme yapma adımlarında daha başarılı oldukları görülmüştür.

CebirGörsel temsilGörselleştirme
Abdürrahim Kır
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Web 2.0 araçlarıyla desteklenen etkinliklerle ortaokul öğrencilerinin fen bilimleri dersindeki grafik okuma, çizme ve yorumlama becerilerinin geliştirilmesi

Bu araştırmanın amacı, ortaokulöğrencilerinin Web 2.0 araçları kullanaraktablo ve grafik okuma, çizme ve yorumlama becerilerini geliştirmektir. Örneklem olarak Afyonkarahisar ili Başmakçı ilçesinde bir köy okulunda öğrenim gören 6. Sınıf öğrencileri seçilmiştir. Araştırma eylem araştırması olup, eylem planları hazırlanarak her derste düzenli olarak uygulanmıştır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak öğrenci ön test – son test uygulaması, öğrenci günlüğü, araştırmacı günlüğü, geçerlik komitesi ses kayıtları, ders video kayıtları ve yarı yapılandırılmış görüşme soruları kullanılmıştır. Araştırmada verilerin analizi ve verilerin toplanması her hafta düzenli bir şekilde incelenip, özetlenmiştir. Araştırma sonuçlarına bakıldığında, öğrencilerin Web 2.0 araçları sayesinde deney yaparak, gözlemleyerek ve etkileşimli öğrenme ortamlarında aktif rol alarak soyut fen kavramlarını somutlaştırdıkları görülmüştür. Başlangıçta teknoloji ve grafik oluşturma becerilerini kazanmada zorlanan öğrenciler, öğretmen rehberliği ve akran desteği ile bu becerileri kazanmış ve gelişim göstermişlerdir. Öğrenciler, tablo ve grafik okuma, çizme ve yorumlama alanlarında özgüven kazanmış; bu becerilerin sadece fen bilimleri değil, matematik ve diğer derslerde de faydalı olduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca, grup çalışmaları ve web 2.0 araçlarla desteklenen etkinliklerin, öğrenciler arasında iş birliği ve motivasyonu artırdığı belirlenmiştir. Öğretmen gözlemleri ve öğrenci günlükleri, Web 2.0 araçlarının kullanıldığı öğrenme ortamlarının, öğrencilerin fen bilimlerine olan ilgisini ve katılımını artırdığını, öğrenmenin kalıcılığını ve anlamlılığını desteklediğini göstermiştir. Araştırma, teknoloji destekli eğitim yaklaşımlarının, öğrencilerin bilimsel okuryazarlık ve 21. yüzyıl becerilerini geliştirmede ii etkili olduğunu ortaya koymuştur. Sonuç olarak, Web 2.0 araçlarının fen bilimleri eğitiminde etkin kullanımı, öğrencilerin deneyimleyerek öğrenmelerini destekleyerek; tablo ve grafik oluşturma ve yorumlama becerilerinin gelişimine olumlu katkılar sağlamaktadır. 2025, xii + 108 sayfa Anahtar Kelimeler: Web 2.0 araçları, Fen Bilimleri, Grafik ve tablo okuma, çizme, yorumlama, eylem araştırması.

Kazime Aydoğan
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik kaygısının epigenetik açıdan incelenmesi

Bu çalışma epigenetik aktarım açısından matematik kaygısını ele alarak, üç kuşağın (anneanne, anne ve torun) matematik kaygısını aktarımsal bir perspektifle incelenmeyi amaçlamaktadır. Nitel bir araştırma olan bu çalışmada durum çalışması deseni kullanılmıştır. Çalışma grubu için benzeşik örnekleme yöntemi ile ortaokul düzeyinde matematik başarısı düşük ve matematik kaygısı yaşayan 2 öğrenci ve ailesi seçilmiştir. Öğrencilerin belirlenebilmesinde matematik başarısı ölçütü olarak düşük matematik yazılı sınav puanları ve matematik kaygı düzeyi için Matematik Kaygı Ölçeği (MKÖ), ebeveynlerinin matematik kaygı düzeylerini öğrenebilmek için ise Ebeveyn Matematik Kaygı Ölçeği (EMKÖ) kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme kullanılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Elde edilen veriler sonucunda iki ailenin ilk kuşağında (anneanne) var olan 'matematikte kendini eksik görme', 'günlük hayatta matematik hesaplamalarında zorlanma', 'öğrencilik yıllarında matematik kaygısına sahip olma' diğer kuşaklarda da var olduğu görülmüştür. Ayrıca ilk kuşak olarak anneannelerin her ikisi de kendi ailelerinde ev ortamında herhangi bir baskı görmediği ancak ikisinin de ortaokul çağlarında öğretmenden kaynaklı matematik kaygısı yaşadığı, iki ailenin alt kuşaklarında ise evde matematik çalışırken bu kaygının var olduğu belirtilmiştir. Ailelerin matematik kaygısı açısından üç kuşak arasında kendilerini birbirlerine benzettiği ve kaygı hallerinde fiziksel tepkilerin (ör: titreme), kendi aile içinde yine benzer olduğu ifade edilmiştir. Çalışmanın bulguları dolayısıyla ilk kuşakta anneannede travmatik olarak gelişen matematik kaygısının, öncelikle kızına (II. kuşak) ve ondan da III. kuşak olan kendi kızına (toruna) geçtiğini göstermekte ve bu olgu epigenetik aktarımın bir göstergesi olarak kabul edilmektedir.

Kaygı
Begüm Koşar
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen yetiştirme programlarının beslenme-öğrenme bağlantısına yer verme açısından incelenmesi: Matematik başarısı ve beslenme ilişkisine yönelik çıkarımlar

Bu çalışmanın ilk amacı üniversitelerin öğretmenlik programlarında beslenme ile alakalı ne tür derslere yer verildiğinin incelenmesidir. İkinci amacı ise bu derslere yer verilip verilmemesinin öğrencilerin matematik başarısı açısından sonuçlarının neler olabileceğine dair çıkarımda bulunmaktır. Bu çalışma nitel bir araştırma olup, üniversitelerinin öğretmenlik programlarında beslenme ile alakalı yer alan derslerin belirlenmesi için doküman analizi yapılmıştır. Bu çerçevede veri kaynağı olarak devlet üniversitelerinin belirli öğretmenlik programlarına yönelik yayınladıkları ders bilgi paketleri kullanılmıştır. Bilgi paketleri, beslenme ile alakalı ne tür derslere yer verildiği; yer verilen derslerin alan eğitimi, genel kültür, seçmeli kategorileri açısından nasıl sınıflandığı ve ilgili literatür bağlamında beslenme- dikkat, beslenme-odaklanma, beslenme-motivasyon, beslenme-akademik başarı etkileşimlerinden yola çıkılarak öğrenci matematik başarısı hakkında ne tür çıkarımlara ulaşılabileceği ekseninde incelenmiştir. Bu incelemelerde, 76 üniversitenin öğretmenlik lisans programlarında beslenme ile alakalı derslere genel olarak seçmeli dersler kapsamında, bir dersle sınırlı olarak yer verildiği; bazı üniversitelerin lisans programlarında ise hiç yer verilmediği görülmektedir. İlgili literatür bağlamındaki incelemelerde ise beslenmenin, öğrencilerin sağlık durumunun yanı sıra akademik başarıları üzerinde de büyük etkiler gösterdiği ortaya çıkmaktadır. Bu bulgular beslenme- dikkat, beslenme-odaklanma, beslenme-motivasyon, beslenme-akademik başarı etkileşimlerinin ve bu etkileşimlerden yola çıkarak beslenme ve matematik başarısı arasındaki ilişkinin önemli görülmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu ilişki bağlamında gelecek nesillere eğitim verecek öğretmen adaylarının, dengeli ve düzenli beslenmenin önemi noktasında bilinç ve farkındalıklarını sağlamak için üniversitelerin öğretmenlik programlarında beslenme ile alakalı ne tür derslerin ne düzeyde yer aldığı üniversiteler ve eğitimciler tarafından dikkate alınmalıdır. Konunun daha detaylı incelenebildiği deneysel ve ileri çalışmalara ihtiyaç bulunmaktadır.

Akademik başarıDengeli beslenmeMatematik+5
Zeliha Sırçancı
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri dersinde kullanılan artırılmış gerçeklik destekli etkinliklerin öğrencilerin 21. yy becerilerine ve artırılmış gerçeklik tutumlarına etkisinin incelenmesi

Bu araştırmada fen bilimleri dersinde kullanılan artırılmış gerçeklik destekli etkinliklerin, ortaokul öğrencilerinin 21. yy. becerilerine ve artırılmış gerçeklik tutumlarına etkisinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Artırılmış gerçeklik pek çok alanda kullanıldığı gibi eğitim alanında da yaygın olarak kullanılmaktadır. Çalışma, fen bilimleri dersi kapsamında 5., 6. ve 7. sınıf düzeylerinde Dünya ve Evren konusunda gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, karma yöntem araştırmalarından açıklayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Afyonkarahisar'a bağlı İscehisar ilçesindeki bir ortaokulda 5., 6. ve 7. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmada A gruplu sınıflar deney grubu B gruplu sınıflar kontrol grubu olarak rastgele belirlenmiştir. Araştırmaya 57 deney grubu 39 kontrol grubu olmak üzere toplam 96 öğrenci katılmıştır. Deney gruplarında artırılmış gerçeklik uygulamaları destekli etkinliklere dayalı öğretim yöntemi, kontrol gruplarında ise mevcut öğretim yöntemleri kullanılarak öğretim programındaki Dünya ve Evren konu alanına ait üniteler işlenmiştir. Araştırmanın uygulama süreci 18 saat olmak üzere toplam 4 hafta sürmüştür. Araştırmada veri toplama araçları olarak Artırılmış Gerçeklik Ölçeği ve 21. yy. Becerileri Ölçeği deney ve kontrol gruplarına ön test ve son test şeklinde uygulanmıştır. Veriler SPPS paket programı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın nicel verilerini desteklemek amacıyla açık uçlu soruların bulunduğu yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Uygulama süreci sonunda elde edilen bulgular, sınıf düzeyine göre farklılıklar göstermekle birlikte 21. yüzyıl becerilerinde deney grubu lehine anlamlı gelişmelerin olduğunu, öğrencilerin artırılmış gerçeklik tutumlarının değişiminde ise anlamlı fark gözlenemediğini ortaya koymuştur. Bu durum, öğrencilerin teknolojiyle etkileşimlerinin onların becerilerini geliştirirken, tutumsal değişim için daha uzun süreli veya farklı içeriklerle desteklenmiş uygulamalara ihtiyaç duyabileceğini göstermektedir. Öğrencilerle yapılan yapılandırılmış görüşme sonrası ise artırılmış gerçekli destekli etkinliklerin, fen bilimlerine dersine uygun olduğu ve dersi somutlaştırmak için önemli olduğu ortaya konulmuştur. Artırılmış gerçeklik destekli etkinliklerin öğrenmede büyük oranda kolaylık sağladığı ve bilgilerin kalıcılığını artırmada etkili olup aynı zamanda zamandan tasarruf sağladığı sonucuna ulaşılmıştır.

Tuğçe Tekdemir İkiz
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul Öğretmenlerinin küresel iklim değişikliği hakkındaki bilgi düzeylerin, davranış ve farkındalıklarına etkisinin incelenmesi

Bu araştırmada, ortaokul öğretmenlerinin küresel iklim değişikliği hakkındaki bilgi düzeyleri ile sahip oldukları bilgilerin farklı demografik özelliklere (yaş, cinsiyet, hizmet süresi, branş, eğitim durumu) göre davranış ve farkındalıklarına etkisi incelenmiştir. Araştırma, iç ege bölgesinde görev yapan ve Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı 293 ortaokul öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Veriler Eroğlu (2016) tarafından geliştirilmiş olan Küresel Isınma Bilgi Ölçeği, Deniz, İnel ve Sezer (2021) tarafından geliştirilmiş olan Üniversite Öğrencilerinin Küresel İklim Değişikliğine Yönelik Farkındalık Ölçeği ve Sahin, Oztekin ve Hiğde (2017) tarafından geliştirilmiş Çevre Dostu Davranış Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Betimsel istatistikler ve korelasyon analizleri ile elde edilen bulgulara göre, öğretmenlerin küresel ısınma ve iklim değişikliği konusundaki bilgi ve farkındalık düzeylerinin genel olarak yeterli olmadığı, ancak bazı demografik gruplarda (örneğin Din Kültürü öğretmenleri ve lisans mezunları) bu seviyelerin daha yüksek olduğu görülmüştür. Bilgi düzeyinin, çevre dostu davranışlar ve iklim değişikliği farkındalığı üzerinde pozitif bir etkisi olduğu görülmektedir. Sonuç olarak, öğretmenlerin bu alanda bilgi ve farkındalık düzeylerinin artırılması, çevre dostu davranışların yaygınlaşmasına ve toplumun genel çevre bilincinin yükselmesine önemli katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Sonuçlar, eğitim programlarının ve bilgilendirme kampanyalarının önemi üzerinde etkili olacağı düşünülmektedir.

Bilinçli farkındalıkFarklılık iklimi
Hüseyin Güneş
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik eğitiminde yapay zekânın kullanımına yönelik farklı paydaş görüşlerinin incelenmesi

Bu çalışma, matematik öğretmen adaylarının, matematik öğretmenlerinin ve matematik eğitimi alanında görev yapan öğretim elemanlarının matematik eğitiminde yapay zekâ kullanımına ilişkin görüşlerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında, katılımcıların yapay zekâya yönelik farkındalıklıkları, bu teknolojinin matematik öğretimine katkılarına dair değerlendirmeleri ve kullanımına ilişkin olumlu ya da olumsuz yaklaşımları derinlemesine incelenmiştir. Araştırmanın yöntemi olarak nitel yaklaşım ve araştırma deseni, araştırma bir grup katılımcının görüşlerini belirlemeyi amaçladığı için araçsal (instrumental) ve betimleyici (descriptive) bir durum çalışması niteliğindedir. Bu çalışmada amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi tercih edilerek 3 matematik öğretmen adayı, 7 matematik öğretmeni ve matematik alanında 4 öğretim elemanı çalışmanın grubunu oluşturmaktadır. Bu tercih, farklı eğitim düzeylerine, mesleki deneyim düzeylerine ve rollerine sahip katılımcılardan daha zengin ve çok yönlü veriler elde edebilmek amacıyla yapılmıştır. Veri toplama aracı; matematik eğitiminde yapay zekanın kullanımına yönelik görüşleri farklı bakış açılarını ortaya koyabilecek şekilde açık uçlu ve tek boyutlu olacak şekilde, yapay zekâ alanında uzman iki matematik eğitimcisi ve ölçme-değerlendirmede uzman bir eğitimcinin değerlendirmesi sonucunda araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış beş sorudan oluşmaktadır. Aynı veri toplama aracı çalışma grubunda yer alan katılımcıların tamamına uygulanmıştır. Verilerin analizi yanıtlar doğrultusunda araştırmacı tarafından betimsel içerik analizi ile kod, alt tema ve temalar olacak şekilde verilerden doğrudan oluşturulmuştur. Ayrıca bir uzman tarafından bağımsız kodlar oluşturularak kodlamalar arasında görüş birliği oranı hesaplanarak .88 sonucu ile tutarlılık sağlanmıştır. Çalışma ile eğitimde yapay zekâ kullanımının gerekli olduğu, yapay zekâ ile öğretmen rolünün değişimi belirtilmiştir. Matematik eğitiminde kullanımının; içerik hazırlama, bireyselleştirilmiş öğrenme, ölçme ve değerlendirmede bireysel değerlendirmeler, zamanın verimli kullanılması gibi faydaları öne çıkmıştır. Olumsuz yönleri olarak fazla kullanımı ile tembelliğe itmesi ve bilginin güvenirliği öne çıkan temalar arasındadır. Çalışma sonucuna göre veri toplama aracının matematik öğretmen adayları, matematik öğretmenleri ve matematik alanında görev yapan öğretim elemanlarına aynı görüşme sorularının uygulanması, yeterli sayıda katılımcının bulunamaması çalışmanın genellenebilirliği açısından sınırlıkları taşımaktadır. Ayıca bu çalışma ile yapay zekâ teknolojilerine yönelik farkındalıklarını artırmak, yapay zekânın matematik öğretiminde etkili ve verimli bir biçimde kullanılmasını teşvik etmek ve dijital çağın gerektirdiği pedagojik yaklaşımların öğretim süreçlerine entegrasyonuna matematik alanında katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Feyza Fatma Kolcu
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin rasyonel sayılar konusunda kurdukları problemlerin matematikleştirme bağlamında incelenmesi

Bu çalışmanın amacı ortaokul 7. Sınıf öğrencilerinin rasyonel sayılar konusunda kurdukları problemlerin matematikleştirme bağlamında değerlendirilmesidir. Çalışmada 50 yedinci sınıf öğrencisi katılımcı olarak yer almıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak 15 sorudan oluşan Problem Kurma Testi uygulanmıştır. Bu testten elde edilen veriler Gerçekçi matematik eğitimi bağlamında matematikleştirmeye göre incelenmiştir. Temel nitel araştırma ile problem kurma sürecinde ortaya çıkan matematikleştirme süreçleri belirlenmiştir. Öğrencilere uygulanan problem kurma testinden elde edilen veriler iki aşamalı olarak analizleri yapılmıştır. Öncelikli olarak öğrencilerin problem kurma becerileri analiz edilmiş ve oluşturulan problemler sınıflandırılmıştır. İkinci aşama olarak kurulmuş olan çözülebilir problemlerin matematikleştirme düzeyleri oluşturulan rubriğe göre analiz edilmiştir. Bu araştırmanın sonucunda öğrencilerin problem kurma becerilerinde başarılı olsalar da kurdukları problemlerin basit düzeyde oluşturmuş oldukları tespit edilmiştir. Ayrıca çözülebilir problemlerde matematikleştirme düzeylerini rubrikte belirtilen kategorilere göre değerlendirildiğinde, serbest problem durumlarında gerçekçi bağlam, matematiksel işlemler ve muhakeme-ifade etme düzeylerinde iyi düzeyde olduğu buna karşın temsiller ve esneklik-yaratıcılık düzeylerinin düşük olduğu görülmüştür. Yarı yapılandırılmış problem durumlarında ise gerçekçi bağlam oluşturmada, matematiksel işlemler ve muhakeme-ifade etme düzeylerinin iyi düzeyde olduğu buna karşın temsiller ii ve esneklik yaratıcılık kategorilerinde ise orta düzeyde olduğu görülmüştür. Yapılandırılmış problem durumlarında ise sadece matematiksel işlemler kategorisinde iyi düzeyde iken gerçekçi bağlam, temsiller ve muhakeme-ifade etme kategorilerinde orta düzeyde olduğu görülmüştür.

Süleyman Barış
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

REACT stratejisine dayalı geliştirilen etkinliklerin öğrencilerin akademik başarılarına ve yaşam becerilerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, REACT (Relating, Experiencing, Applying, Cooperating, Transferring) stratejisine dayalı geliştirilen öğretim etkinliklerinin, ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin fen bilimleri dersine yönelik akademik başarıları ve yaşam becerileri üzerindeki etkisini incelemektir. Yapılandırmacı ve bağlamsal öğrenme kuramlarının birleşiminden türetilen REACT stratejisi, öğrencilerin bilgiyi yalnızca edinmesini değil, deneyim yoluyla anlamlandırmasını ve yaşamla ilişkilendirmesini amaçlayan bütüncül bir öğretim modelidir. Bu bağlamda araştırma, nicel araştırma desenlerinden yarı deneysel model çerçevesinde, ön test–son test kontrol gruplu desen kullanılarak yürütülmüştür. Araştırma grubu, 2024–2025 eğitim-öğretim yılı güz döneminde, Afyonkarahisar ilinde bulunan bir devlet ortaokulundaki toplam 77 öğrenciden oluşmaktadır. Deney grubunda REACT stratejisine uygun olarak geliştirilen etkinlikler uygulanmış; kontrol grubunda ise mevcut öğretim programındaki etkinliklere sadık kalınmıştır. Veri toplama aracı olarak, Fen Bilimleri Akademik Başarı Testi ile 21. Yüzyıl Yaşam Becerileri Ölçeği kullanılmıştır. Ayrıca, öğrencilerin öğretim süreci ve fen bilimleri dersine ilişkin görüşlerini derinlemesine ortaya koymak amacıyla, nitel veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu da kullanılmıştır. Bu form aracılığıyla elde edilen öğrenci ifadeleri, REACT stratejisinin öğrenci algısı üzerindeki etkilerini açıklayıcı nitel bilgilerle desteklemiştir. Uygulama süreci sekiz hafta sürmüş ve deney sürecinde her iki gruba da aynı kazanımlar işlenmiştir. Verilerin analizinde, betimsel istatistiklerin yanı sıra bağımsız örneklem t-testi, bağımlı örneklem t-testi ve MANCOVA gibi parametrik analiz teknikleri kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, REACT stratejisine dayalı etkinliklerin öğrencilerin akademik başarılarında anlamlı bir artış sağladığını göstermektedir. Ayrıca yaşam becerileri ölçeğinden elde edilen veriler, öğrencilerin öz-yönetim, iş birliği, iletişim ve problem çözme gibi temel becerilerinde istatistiksel olarak anlamlı gelişmeler olduğunu ortaya koymuştur. Araştırma bulguları, REACT stratejisinin yalnızca bilişsel kazanımları değil, aynı zamanda öğrencilerin sosyal-duyuşsal gelişimlerini de destekleyen etkili bir öğretim yaklaşımı olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda araştırma, fen bilimleri öğretiminde öğrenci merkezli, bağlam temelli öğretim stratejilerinin kullanımına yönelik önemli kanıtlar sunmakta ve eğitim programlarında bu stratejilere daha fazla yer verilmesi gerektiğine işaret etmektedir. Araştırmanın sonunda, REACT stratejisinin uzun vadeli etkilerinin farklı disiplinlerde ve değişkenlerde incelenmesine yönelik önerilerde bulunulmuştur

Şenol Nardal
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel çocuk oyunları ile desteklenen matematik öğretiminin altıncı sınıf öğrencilerinin matematiğe yönelik tutumlarına ve matematik kaygılarına etkisi

Bu çalışmanın amacı geleneksel çocuk oyunları ile desteklenen matematik öğretiminin altıncı sınıf öğrencilerinin matematiğe yönelik tutumlarına ve matematik kaygılarına etkisini incelemektir. Araştırmada nicel araştırma desenlerinden öntest-sontest kontrol gruplu yarı-deneysel desen kullanılmıştır. Bu amaç doğrultusunda çalışma 2024-2025 Eğitim-Öğretim yılının güz yarıyılında Afyonkarahisar ili İhsaniye ilçesinde bulunan iki farklı devlet okulunda öğrenim gören toplam 32 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Deney ve kontrol gruplarında 16'şar öğrenci bulunmaktadır. Altıncı sınıf öğrencilerine kesirler ünitesi geleneksel çocuk oyunları destekli öğretilmiş ve öğrencilerin matematiğe yönelik tutumları ile matematik kaygılarındaki değişim incelenmiştir. Araştırmada nicel veriler Matematiğe Yönelik Tutum Ölçeği ve Matematik Kaygı Ölçeği ile toplanmıştır. Nitel veriler ise deney grubunda yer alan öğrencilerin tuttukları matematik günlükleri ve öğrencilerle yapılan yarı-yapılandırılmış görüşmeler neticesinde elde edilmiştir. Deney grubundaki öğrencilere ilgili ünite konuları geleneksel çocuk oyunları destekli anlatılırken kontrol grubundaki öğrencilere mevcut programa göre anlatılmıştır. Araştırmanın sonucunda deney grubu öğrencilerinin matematik dersi tutum ölçeği puanları kontrol grubu öğrencilerinin puanlarına göre daha fazla artış göstermiş fakat bu artış istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Aynı şekilde öğrencilerin matematik kaygı puanları da daha fazla azalış göstermesine rağmen bu azalış istatistiksel olarak anlamlı çıkmamıştır. Diğer taraftan deney grubu öğrencilerinin öntest ve sontest puanları karşılaştırıldığında matematik kaygı puanları istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermezken, matematiğe yönelik tutum puanlarının sontest lehine istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde farklılaştığı bulunmuştur. Bunun yanı sıra öğrenciler geleneksel çocuk oyunları destekli matematik öğretiminin kalıcı öğrenme sağladığını, matematiği anlamaya başladıklarını, derse katılımı artırdığını, eğlenerek öğrenme sağladığını, konuyu daha iyi anlamayı sağladığını, tahtaya çıkma ve matematik korkularını azalttığını dile getirmişlerdir. Matematik dersinin diğer konuları öğretilirken de geleneksel çocuk oyunlarına yer verilmesi önerilebilir.

Sümeyye Bulut
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul matematik öğretmenlerinin ve öğretmen adaylarının ders kitabı kullanımına ilişkin görüşlerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, ortaokul matematik öğretmenlerinin ders kitabı kullanım durumlarını matematik öğretmenleri ile matematik öğretmeni adaylarının bakış açılarıyla değerlendirmektir. Araştırma, bu amaç doğrultusunda nitel araştırma yöntemlerinden temel nitel araştırma deseni ile yürütülmüştür. Katılımcılar, maksimum çeşitlilik örneklemesi ve kolay ulaşılabilir durum örneklemesi kullanılarak belirlenmiştir. Afyonkarahisar iline bağlı ortaokullarda görev yapan 12 matematik öğretmeni ve Afyon Kocatepe Üniversitesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği Bölümü 4. sınıf öğrencilerinden oluşan 8 matematik öğretmeni adayı araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak öğretmen ve öğretmen adayları için hazırlanan iki ayrı " Yarı-Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılmıştır. Toplanan veriler, içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda öğretmenlerin, 5. sınıf matematik ders kitaplarını her zaman kullandıkları, diğer sınıf düzeylerine ait ders kitaplarını genellikle ödev vermek için kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmen adaylarının gözlemlerine göre de öğretmenler ders kitabı dışında kaynak kitap ve z-kitap kullanmaktadırlar. Katılımcılar, ders kitaplarında soru sayısı ve soru çeşitliliğini az bulduklarını, soruların LGS ile uyumlu olmadığını, konu anlatımının dağınık yapıda olduğunu ifade etmişlerdir. Öğretmen ve öğretmen adaylarına göre, 5. sınıf ders kitaplarında beceri temelli soru ve etkinlikler vardır. Ancak katılımcıların ifadelerinden öğrencilerin ders kitabında yer alan etkinlikleri anlamakta ve yorumlamakta zorluk çekmektedirler. Öğretmenler 5. sınıf ders kitaplarında, ölçme değerlendirme yapmak, ödev vermek için yeterli soru ve etkinlik olmadığını düşünmektedirler. Katılımcılardan bazıları, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile değişen yeni ders kitaplarıyla birlikte ders kitabı kullanımının artacağını düşünmektedir. Bazı katılımcılar ise, ders kitabının kaynak veya z-kitaplarla birlikte kullanılacağı öngörüsüne sahiptir. Elde edilen bulgular doğrultusunda matematik ders kitabında soru sayısının artırılması, kitapta yer alan soru ve etkinliklerin merkezi sınavda yer alan soru sayılarıyla uyumlu olması, ders kitabının etkileşimli içeriğe sahip olması önerilerinde bulunulmuştur.

Duygu Koçer
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri öğretmenlerinin 2061 yılında taşıması gereken yetkinlikler: Bir Delphi analizi

Bu araştırmanın amacı, 2061 yılında fen bilimleri öğretmenlerinin sahip olması gereken yeterlikleri kapsamlı bir biçimde belirlemektir. Teknolojinin hızlı gelişimi, dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamalarının eğitim sistemini dönüştürdüğü günümüzde, öğretmenlerin yalnızca teknik becerilerle değil, aynı zamanda bilimsel, etik ve insani yönleriyle de donanımlı olmaları gerekmektedir. Bu bağlamda, geleceğin eğitim sisteminin ihtiyaç duyacağı fen bilimleri öğretmen profiline dair öngörülerin sistematik biçimde ortaya konması, bu çalışmanın temel gerekçesini oluşturmuştur. Araştırmada karma yöntem deseni benimsenmiş, düzenlenmiş Delphi tekniği temel alınarak nitel ve nicel veriler bir arada toplanmıştır. Süreç, iki tur Delphi uygulamasını içermektedir. İlk olarak, uzmanlarla yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler aracılığıyla nitel veriler toplanmış ve içerik analiziyle çözümlenmiştir. Bu analiz sonuçları doğrultusunda oluşturulan 5'li Likert tipi anket, ikinci aşamada katılımcılara sunulmuş ve elde edilen nicel veriler SPSS yazılımı ile değerlendirilmiştir. Uzlaşı düzeyinin belirlenmesinde medyan (Mdn), çeyrekler arası genişlik (IQR) ve standart sapma (SS) değerleri dikkate alınmış; uzlaşı için medyan ≥ 4, IQR ≤ 1, standart sapma ≤ 1 ve en az %80 uzlaşı oranı kriter olarak benimsenmiştir. Uzlaşı sağlanan 33 yeterlik maddesi tespit edilmiştir. Araştırmanın katılımcılarını; fen eğitimi, öğretmen eğitimi ve eğitimde gelecek öngörüleri alanlarında uzmanlaşmış akademisyenler ile Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı kurumlarda görev yapan deneyimli fen bilimleri öğretmenleri oluşturmaktadır. Katılımcıların belirlenmesinde, amaçlı örnekleme yöntemlerinden biri olan maksimum çeşitlilik örneklemesi tercih edilmiştir. Bu yöntem doğrultusunda farklı yaş, uzmanlık alanı, mesleki unvan ve görev yapılan kuruma göre çeşitlilik gösteren bireylerin görüşlerinden yararlanılarak zengin ve temsil gücü yüksek bir veri seti elde edilmiştir. Katılımcılar bilgi açısından zengin, konuya derinlikli katkı sunabilecek kişiler arasından seçilmiş olup; çoğunluğu Afyonkarahisar olmak üzere Aydın, Gaziantep, Düzce, Denizli ve İstanbul illerinden toplam 24 uzmandan oluşmaktadır. Delphi süreci sonunda, 2061 yılı fen bilimleri öğretmen yeterlikleri sekiz tema altında toplanmıştır: Teknoloji Kullanım Yeterliliği (5 madde), Disiplinler Arası Çalışma Becerisi (4 madde), Öğrenci Merkezli Öğretim ve Rehberlik (5 madde), Değerler Eğitimi ve Bilimsel Etik (5 madde), Küresel ve Sosyal Değişimlere Uyum Sağlama (4 madde), Dijital ve Fiziksel Sınıf Yönetimi Becerileri (4 madde), Ölçme ve Değerlendirme Yeterliliği (3 madde) ve Yaşam Boyu Öğrenme ve Mesleki Gelişim (3 madde). Araştırma sonuçları, öğretmen yetiştirme programlarının geleceğin ihtiyaçları doğrultusunda yeniden yapılandırılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Özellikle teknoloji entegrasyonu, disiplinler arası düşünme, öğrenci odaklı öğretim, bilimsel etik ve öngörüsel düşünme gibi alanlarda öğretmenlerin desteklenmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Bu bağlamda, öğretmen yetiştirme süreçlerinde yenilikçi ve vizyoner yaklaşımlara ağırlık verilmesi, hizmet içi eğitim programlarının yeniden tasarlanması ve öğretmenlerin yaşam boyu öğrenme süreçlerine aktif biçimde katılımının sağlanması önerilmektedir. Elde edilen bulgular, yalnızca mevcut uygulamalara değil, aynı zamanda eğitim sisteminin gelecekteki tasarımına da ışık tutabilecek niteliktedir.

Mahmut Çobanoğlu
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni adaylarının fen bilimleri öz yeterlilik inançlarına ve tutumlarına laboratuvar etkinliklerinin etkisinin incelenmesi

Bu araştırmada, sınıf öğretmeni adaylarının fenne yönelik laboratuvar etkinliklerinin uygulanmasının fen bilimlerine yönelik öz yeterlilik inançlarına ve tutumlarına ve laboratuvar etkinlikleri sonucunda öğrenilen yeni bilgilerin kalıcılığına etkisinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Buna ek olarak, fenne yönelik laboratuvar etkinlik ders planı geliştirme ve uygulama sürecinin sınıf öğretmeni adaylarının fenne yönelik laboratuvar etkinlikleri tutumlarına, fenne yönelik öz yeterlilik inançlarının öğretim yönelim ve anlayışlarına, bilişsel becerilerine ve hazırladıkları fenne yönelik laboratuvar etkinliği ders planlarının niteliğine etkisi incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda çalışmada hem nitel hem de nicel araştırmanın olduğu bir karma yöntem olan iç içe karma desen uygulanması planlanmıştır. Bu nedenle tasarlanan bu araştırmada, fenne yönelik laboratuvar etkinliklerinin sınıf öğretmeni adaylarına uygulanmadan önceki ve sonraki etki farklılığını belirlemek için nicel verilerin sınıf öğretmeni adaylarının fenne yönelik laboratuvar etkinliklerine anlayışlarını ve laboratuvar etkinliklerine yönelik ders planlarındaki değişimi derinlemesine incelemek amacıyla da nitel verilerin toplanmasına karar kılınmıştır. Nitel verilerin elde edilmesi aşamasında yarı-yapılandırılmış odak grup görüşme formu kullanılmıştır. Çalışma grubu, 1. sınıfta öğrenimine devam eden 50 sınıf öğretmeni adayından oluşmaktadır. Fenne yönelik öz yeterlilik inançları ve tutumları ölçekleri kullanılmış, veriler SPSS 27 paket programı ile analiz edilmiştir.

Akademik beceriPsikomotor becerilerÖğrenci tutumu+2
Ramazan Çınar
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul matematik öğretmenlerinin STEM eğitimi hakkındaki görüşleri

Bu araştırmanın amacı, ortaokul matematik öğretmenlerinin katıldıkları temel ve ileri seviye hizmet içi STEM eğitimleri ve STEM etkinliklerinin sınıf içi kullanımı hakkındaki görüşlerini incelemektir. Araştırma, bu amaçtan yola çıkarak nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması yöntemi ile yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini Afyonkarahisar ilinde temel ve ileri seviye STEM eğitimine katılmış 12 ortaokul matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Katılımcılara araştırmacı tarafından hazırlanan açık uçlu 11 adet soru yöneltilmiştir. Toplanan veriler içerik analizi yöntemi ile değerlendirilmiştir. Verilerin analizleri sonucunda hizmet içi STEM eğitimlerinin uygulamaya yönelik kısmının teorik kısma göre öğretmenler için daha faydalı geçtiği sonucuna ulaşılmıştır. İleri seviye STEM eğitimlerinde özellikle bilişim teknolojileri ön bilgisi eksikliğinin öğretmenlerin STEM uygulamalarında zorlanmasına neden olduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların büyük bir bölümünün hizmet içi eğitimleri yeterli bulmadığı ve STEM etkinliklerini derslerinde kullanmadıklarını belirttikleri görülmüştür. Diğer taraftan öğretmenlerin STEM eğitimlerinde süreklilik sağlayamama nedeni olarak zaman problemini gösterdikleri ve bu nedenle derslerinde STEM etkinliklerini kullanmadıkları belirlenmiştir. Öğretmenlerin STEM'in öğrencilerde yaparak yaşayarak öğrenmeyi sağlama, yaratıcılığı geliştirme, matematiği somutlaştırma ve farklı bakış açılarını geliştirme gibi olumlu özellikler kazandıracağı düşüncesinde oldukları görülürken matematik öğretiminde uygulamanın zor olması, zaman ve planlama güçlüğü, matematikte ürün ortaya koyamama gibi bazı olumsuz düşüncelere de sahip oldukları görülmüştür. Ayrıca matematiğin diğer disiplinlerle entegrasyonu hakkında da matematiği ilişkilendirmenin zor olduğu görüşünde oldukları belirlenmiştir. Ortaokul matematik kazanımlarının matematik temelli STEM etkinlikleri yapmak için yeterliği konusunda öğretmenlerin karşıt görüşlere sahip olduğu görülmüştür. Son olarak araştırmada STEM eğitimlerinde matematiğin merkeze alınması gerektiğine ve okulda uygulamaya yönelik eğitimler düzenlenmesinin gerektiğine yönelik bazı öneriler getirilmiştir.

Eğitim yöntemleriFeTeMMMatematik eğitimi+3
Abdurrahman Selçuk Düzağaç
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul matematik ders kitaplarının bağlam temelli öğrenme yaklaşımı açısından incelenmesi

Bu çalışmada, ortaokul 7. ve 8. sınıf matematik ders kitapları ile matematik uygulamaları kitaplarının bağlam temelli öğrenme yaklaşımı açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden metin analizi (doküman inceleme) yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. İncelenen dokümanlar MEB tarafından basılmış olan 7. ve 8. sınıf matematik ders kitapları ile matematik uygulamaları kitaplarıdır. Belirlenen matematik ders kitapları konu anlatımı ve ölçme ve değerlendirme şeklinde ikiye ayrılarak incelenirken, matematik uygulamaları kitapları yalnızca ölçme ve değerlendirme olarak ele alınmıştır. Konu anlatımına ilişkin verilerin analizinde bağlam temelli bir öğretim materyalinin taşıması gereken nitelikler dikkate alınarak betimsel ve içerik analizi kullanılmıştır. Ölçme ve değerlendirmeye ilişkin verilerin analizinde ise bağlam temelli problemlerin geliştirilmesinde dikkate alınan Benckert kriterleri göz önünde bulundurularak betimsel ve içerik analizi kullanılmıştır. Veri analizinde araştırmacı ile iki farklı uzman verileri belirlenen kriter ve niteliklere göre değerlendirmiş ve değerlendiriciler arası uyum yüzdesi 0,90 olarak hesaplanmıştır. Verilerin analizi sonucunda; 7. sınıf Matematik ders kitabında yer alan konu anlatımı kapsamındaki motivasyon amaçlı bilgilerin büyük çoğunluğunun bağlam temelli öğrenme yaklaşımına kısmen uygun olduğu, etkinliklerin büyük çoğunluğunun bağlam temelli öğrenme yaklaşımına uygun olmadığı, konuya ilişkin tanım ve kuralların verildiği Mati kısmındaki bilgilerin ise bağlam temelli öğrenme yaklaşımına hiç uygun olmadığı belirlenmiştir. 8. sınıf Matematik ders kitabında yer alan konu anlatımı kapsamındaki "Neden Öğrenmeliyiz?" kısmındaki örneklerin büyük çoğunluğunun bağlam temelli öğrenme yaklaşımına uygun olduğu, "Araştıralım Düşünelim" ve "Dikkat" kısımlarındaki örneklerin büyük çoğunluğunun bağlam temelli öğrenme yaklaşımına uygun olmadığı, "Hatırlayalım" ve "Bunu Öğrenelim" kısımlarındaki örneklerin ise bağlam temelli öğrenme yaklaşımına hiç uygun olmadığı tespit edilmiştir. 7. sınıf Matematik ders kitabında ölçme ve değerlendirme kapsamında yer alan "Birlikte Çözelim", "Ünite Değerlendirme Soruları" ve "Çözüm Sende" kısımlarındaki problemlerin büyük çoğunluğunun bağlam temelli öğrenme yaklaşımına uygun olmadığı, "Hatırlayalım" kısmındaki problemlerin ise hemen hemen tamamının bağlam temelli öğrenme yaklaşımına hiç uygun olmadığı belirlenmiştir. 8. sınıf Matematik ders kitabında ölçme ve değerlendirme kapsamında yer alan "Hazır mıyız?", "Birlikte Yapalım", "Sıra Sizde" ve "Ünite Değerlendirme" kısımlarındaki problemlerin büyük çoğunluğunun bağlam temelli öğrenme yaklaşımına uygun olmadığı tespit edilmiştir. Benzer şekilde 7. ve 8. sınıf Matematik Uygulamaları kitaplarında yer alan problemlerin büyük çoğunluğunun bağlam temelli öğrenme yaklaşımına uygun olmadığı belirlenmiştir.

Mürüvvet Avcı
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul matematik dersi kazanımlarının ve ünite değerlendirme sorularının SOLO taksonomisi ile incelenmesi

Bu araştırmada, ortaokul matematik dersi kazanımları ile matematik ders kitaplarında verilen ünite değerlendirme sorularının SOLO Taksonomisine göre incelenmesi hedeflenmiştir. Çalışma doküman analizi ile incelenmiştir. İncelenen kazanımlara 2018 yılında yenilenen matematik öğretim programından, ünite değerlendirme sorularına ise eba-kitap adresinden ulaşılmıştır. Programdaki kazanımlar ve ders kitabındaki ünite değerlendirme soruları SOLO Taksonomisine göre üç uzman tarafından iki aşamada incelenmiştir. Önce uzmanlar tek başlarına kazanım ve değerlendirme sorularını taksonomiye göre sınıflandırmışlardır. Daha sonra ise araştırmacıların farklı sınıflandırdığı kazanımlar üzerinde tartışılarak ortak bir karar alınmıştır. Çalışmada veri analizi olarak betimsel analiz kullanılmıştır. İncelenen 215 kazanımdan; tek yönlü yapıyla ilgili 35 kazanım, çok yönlü yapıyla ilgili 35 kazanım, ilişkisel yapı ile ilgili 102 kazanım ve soyutlanmış yapı düzeyinde 43 kazanım olduğu saptanmıştır. Analiz sonuçlarına bakıldığında, ilişkisel yapı düzeyi oranının en fazla, tek ve çok yönlü yapı basamağı oranların da en az olduğu belirlenmiştir. 5. sınıf kazanımlarından tek yönlü yapı için 9 kazanım, çok yönlü yapı için 8 kazanım, ilişkisel yapı için 26 kazanım ve soyutlanmış yapı düzeyi için 13 kazanımın yer verildiği belirlenmiştir. 6. sınıf kazanımlarından tek yönlü yapı için 15 kazanıma, çok yönlü yapı için 14 kazanıma, ilişkisel yapı için 22 kazanıma ve soyutlanmış yapı düzeyi için 8 kazanıma yer verilmiştir. 7. sınıf kazanımlarından tek yönlü yapı ile igili 7 kazanıma, çok yönlü yapı ile ilgili 8 kazanıma, ilişkisel yapı ile ilgili 22 kazanıma ve soyutlanmış yapı düzeyi ile ilgili 11 kazanıma yer veridiği görülmüştür. 8. sınıf kazanımlarından tek yönlü yapı için 4 kazanım, çok yönlü yapı için 5 kazanım, ilişkisel yapı için 32 kazanım ve soyutlanmış yapı düzeyi için 11 kazanım olduğu belirlenmiştir. Sınıf kademeleri artış gösterdikçe ilişkisel yapı düzeyine karşılık gelen kazanım sayısı artış sağlarken, tek yönlü yapı düzeyine karşılık gelen kazanım sayısının azalış gösterdiği belirlenmiştir. Benzer şekilde 5. sınıf ünite değerlendirme sorularının tek yönlü yapı düzeyinde 21 soru, çok yönlü yapıda 35 soru, ilişkisel yapıda 60 soru ve soyut yapı düzeyinde 11 soru olduğu saptanmıştır. 6. sınıf ünite değerlendirme sorularından tek yönlü yapı düzeyinde 7 soru, çok yönlü yapıda 20 soru, ilişkisel yapıda 26 soru ve soyut yapı düzeyinde 9 soru olduğu saptanmıştır. Yedinci sınıf ünite değerlendirme sorularının tek yönlü yapı düzeyinde 9 soru, çok yönlü yapıda 45 soru, ilişkisel yapı için 53 soru ve soyut yapı düzeyinde 15 soru olduğu saptanmıştır. 8. sınıf ünite değerlendirme sorularında tek yönlü yapı için 34 soru, çok yönlü yapı ile ilgili 57 soru, ilişkisel yapı için 106 soru ve soyutlanmış yapı düzeyinde 10 soru olduğu saptanmıştır. Ünite değerlendirme soruları incelendiğinde; sınıf kademesi artış sağladıkça ilişkisel yapı düzeyindeki oranların arttığı, soyutlanmış yapı düzeyinde oranların ise azaldığı belirlenmiştir. Matematik Öğretim Programındaki kazanımlar ve ders kitaplarında yer alan ünite değerlendirme soruları arasında kısmi bir uyum içerisinde olduğu görülmüştür. Tam uyum sağlanması için; 5. sınıf düzeyinde kazanım sayılarının tek yönlü ve çok yönlü yapı düzeyinde olması ve buna uygun soru sayılarının artırılması, 7. ve 8. sınıf matematik ders kitaplarında soyutlanmış yapı düzeyindeki soru sayılarının artırılması yapılabilir.

Ders kitaplarıKavram kalıcılığıKitaplar+7
Sümeyye Dilekçi
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

6.sınıf öğrencilerinin üstbiliş farkındalıkları ile matematiksel problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada 6.sınıf öğrencilerinin matematiksel problem çözme becerileri ile üstbiliş farkındalıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca 6.sınıf öğrencilerinin matematiksel problem çözme becerileri ile üstbiliş farkındalıkları cinsiyet ve gelir düzeyleri açısından incelenmiştir. Ortaokul 6.sınıfta öğrenim gören 459 öğrenciye Salman (2012) tarafından hazırlanmış Problem Çözme Başarı Testi ve Schraw ve Dennison'ın (1994) geliştirdiği, Türkçe'ye çevirisi ve uyarlaması Sungur ve Şenler (2009) tarafından yapılan 52 maddeden oluşan likert tipi Üstbiliş Farkındalık Envanteri (Metacognitive Awareness Inventory, MAI) uygulanmıştır. Araştırmada nicel araştırma desenlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Veriler t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson Korelasyon Analizi ve Regresyon AnaIizi ile analiz edilmiştir.(p<0,05). Araştırmanın sonuçları 6. sınıf öğrencilerinin üstbilişsel farkındalıklarının uygun seviyede olduğunu ortaya çıkarmıştır. Aynı zamanda üstbilişsel farkındalık ile problem çözme becerisi arasındaki ilişkinin anlamlı ve orta seviyede bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte matematiksel problem çözme becerisinin üstbiliş farkındalığının anlamlı bir yordayıcısı olduğu belirlenmiştir. Ayrıca problem çözme becerisinde cinsiyete göre bir farklılaşma olmadığı ama üstbiliş farkındalıklarında kızlar lehine bir farklılaşma olduğu ortaya çıkmıştır. Gelir düzeyi açısından problem çözme becerileri ve üstbiliş farkındalıkları incelendiğinde ise üstbiliş farkındalıklarında farklılaşma olmadığı gözlemlenmesine karşın problem çözme becerilerinin gelir düzeyine göre farklılaştığı görülmüştür.

Bilişüstü farkındalıkMatematik eğitimiMatematik öğretimi+4
Elif Nur Tanır
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Mobil teknolojiye dayalı FeTeMM uygulamalarının öğretmen adaylarının mühendislik tasarım becerilerine, sistem düşünme zekâsına ve öğretmenlik özyeterliklerine etkisi

Bu araştırmanın amacı mobil teknolojiye dayalı FeTeMM uygulamalarının öğretmen adaylarının mühendislik tasarım becerilerine, sistem düşünme zâkasına ve öğretmenlik özyeterliklerine etkisinin incelenmesidir. Mobil teknolojiler kamera, sensör, internet ve uygulamaları sayesinde hem tasarım sürecine hem de tıpkı laboratuvar malzemeleri gibi FeTeMM uygulamalarında deneylerin ve ölçümlerin kontrollü bir şekilde yapılabilmesine olanak sağlayabilir. Bu araştırmada deneysel araştırma modellerinden biri olan "ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel araştırma modeli" benimsenmiştir. Bu araştırmanın çalışma grubu Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği Anabilim Dalı'ndaki denk iki sınıf oluşturmaktadır. Seçkisiz (yansız) atama yöntemine göre bu iki sınıftan biri deney grubu (n:47) ve diğeri de kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Deney ve kontrol grubundaki (n: 29) öğrencilere uygulama öncesi ön-test ve uygulama sonrası son-testleri uygulanmış; deney grubuna Mobil Teknolojiye Dayalı FeTeMM uygulamaları ile ders işlenmiş; kontrol grubuna ise sadece FeTeMM etkinlikleri ile ders işlenmiştir. Bu yüksek lisans tezinde dört farklı ölçme aracı kullanılmıştır. Bunlardan biri öğretmen adaylarının mühendislik tasarım becerilerini ölçmek amacıyla Moazzen, Miller, Wild, Jackson, Hadwin (2014) tarafından "Engineering Design Survey" adıyla geliştirilen ölçeğin Türkçeye uyarlanan 5'li Likert tipi "Mühendislik Tasarım Becerileri Ölçeği" kullanılmıştır (Ek 1). Öğretmen adaylarının sistem zekâlarını ölçmek amacıyla Törmänen, Hämäläinen ve Saarinen (2016) tarafından "Systems Intelligence Inventory" adıyla geliştirilen ölçeğin Türkçeye uyarlanan 5'li Likert tipi "Sistem Zekâ Envanteri" kullanılmıştır (Ek 2). Öğretmen adaylarının özyeterlik inançlarını ölçmek amacıyla Tschannen-Moran ve Woolfolk Hoy (1990) tarafından geliştirilen ve Yeşim Çapa, Jale Çakıroğlu and Hilal Sarıkaya (2005) tarafından Türkçeye uyarlanan "Öğretmen Özyeterlik Ölçeği" kullanılmıştır (Ek 3). Araştırma kapsamında geliştirilen mobil teknolojiye dayalı FeTeMM uygulamalarının eksik kalan yönlerinin tespit edilebilmesi için araştırmacılar tarafından Uygulamaya Yönelik Yarı-Yapılandırılmış Görüşme Formu geliştirilerek uzman görüşü alınmıştır (Ek 4). Mobil Teknolojiye Dayalı FeTeMM etkinliklerinin hem deney grubunda hem de kontrol grubunda FeTeMM tasarımlarında öğrencilerin beklenen düzeyde alternatif tasarım üretemedikleri, model oluşturamadıkları ve oluşturdukları revizyonları geliştiremedikleri görülmüştür. Deney grubundaki öğrencilerin mobil teknolojilerdeki sensörleri FeTeMM tasarımlarında kullanmada az da olsa zorlandıkları anlaşılmıştır. Tasarım sürecinde takım bireylerine saygı, birbirlerini dinleme ve etkili iletişim kurma becerilerinde kontrol grubunun deney grubuna göre biraz daha başarılı olduğu görülmüştür. Mobil teknolojiyle FeTeMM etkinliklerini tasarlayan deney grubunun sadece FeTeMM etkinlikleri tasarlayan kontrol grubuna göre öğretmen yeterlik düzeylerinde az da olsa geliştikleri anlaşılmıştır. Öğretmen adaylarının öğrencilere yönelik ve öğretim stratejileri boyutundaki öğretmen özyeterliklerinde anlamlı bir değişim gözlenmezken, sadece sınıf yönetimi boyutunda deney grubu lehine anlamlı bir değişim gözlenmiştir. Ayrıca yapılan görüşmeler sonucu öğretmen adaylarının FeTeMM'i probleme dayalı bir öğrenme yaklaşımı olarak gördükleri, etkinlikleri çözüm odaklı olarak düşündükleri ve etkinliklerin çok alanlı disiplinler arası bir çalışma olduğunu ancak FeTeMM uygulamalarının şu anda okul şartları için uygun olmadığını belirttikleri görülmüştür. Öğretmen adayları FeTeMM etkinliklerinin uygulanabilmesi için öğretmen ve öğretmen adaylarının eğitilmesi gerektiğini ve FeTeMM ülke genelinde yayılması gerektiğini belirtmişlerdir.

Aday öğretmenlerFeTeMMMobil tabanlı eğitim+5
Ali Kayalar
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuklar için felsefe (P4c) eğitiminin ortaokul öğrencilerinin bilimsel sorgulamaya yönelik görüşlerine ve eleştirel düşünme becerilerinin gelişimine katkısı: Bir karma yöntem araştırması

Bu araştırma Çocuklar İçin Felsefe (P4C) eğitiminin ortaokul öğrencilerinin bilimin doğasına, bilimsel kavramlara, bilim araştırmaya yönelik düşüncelerine ve eleştirel düşünme becerilerine etkisini ve öğrencilerin uygulamaya yönelik tutumlarını incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma 2018-2019 eğitim öğretim yılının güz döneminde Alanya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu'nda gerçekleştirilmiştir. Araştırmada karma araştırma modeli kullanılmıştır. Çalışmaya 33 deney ve 35 kontrol, toplam 68 öğrenci katılmıştır. Öğrenciler ön test-son test, uygulamalı deney ve kontrol grubu olarak araştırmacı tarafından rastgele belirlenmiştir. Araştırmada öğrencilere nicel veri kaynağı olarak Kavramsal Başarı Sınavı, Temel Beceriler Ölçeği (TBÖ) ve Eleştirel Düşünme Becerisi Testi (EDBT), nitel veri kaynağı olarak Bilimsel Araştırmalar Hakkında Görüş Anketi (VOSI-S) ve 3N tabloları uygulanmıştır, ayrıca P4C oturumlarının video kaydı yapılmıştır. 12 haftalık uygulama sürecinin ilk 2 ve son 2 haftasında testler uygulanmış, 8 haftasında ise araştırmacı tarafından derlenen ve her hafta iki ders saati olacak şekilde kısa bilimsel hikâyelerle P4C etkinlikleri uygulanmıştır. Araştırmada kullanılan kavramsal başarı sınavı, TBÖ ve EDBT verileri SPSS 22.0 istatistik programı ile analiz edilmiştir. Gruplara ilişkin ön test son test farkının normal dağılım gösterip göstermediğine Kolmogorov-Smirnov testi ile bakılmıştır. Grup içi değerlendirmelerde normallik varsayımının sağlandığı ölçek ve testlerde İlişkili Örneklemler İçin t-Testi, normallik varsayımını sağlamayan ölçeklerde ve testlerde Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi yapılmıştır. Kontrol grubu ve deney grubunun karşılaştırılmasında normallik varsayımını sağlayan ölçek ve testlerde İlişkisiz Örneklemler İçin t-Testi, normallik varsayımını sağlamayan ölçek ve testlerde Mann-Whitney U testi yapılmıştır. Nitel verilerden VOSI-S, 3N tabloları ve P4C oturumlarındaki diyaloglar için öğrencilerin ifadeleri tanımlayıcı kodlama tablosu kullanılarak derlenen verilerin betimsel ve içerik analizi yapılmıştır. Araştırmanın nicel bulgularında kavramsal başarı sınavı ve EDBT testinde, son test puanlarında deney grubu lehine anlamlı fark tespit edilmiş olup, test sonucu hesaplan etki büyüklüğü bu farkın kavramsal başarı sınavı için orta, EDBT için yüksek olduğunu göstermektedir. Kavramsal başarı sınavındaki bilimsel süreç becerileriyle ilgili soruların analizinde ise puan farkı % 23 oranla deney grubu lehinedir. Deney grubunun TBÖ son testinde orta düzeyde anlamı fark olduğu görülmüştür ancak deney ve kontrol grubu arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Araştırmadaki nitel boyutunda VOSI-S anketi verilerinin betimsel analizi sonucu öğrencilerin bilim, bilimsel araştırma ve bilim insanlarının sahip olması gereken özellikler hakkındaki görüşlerde deney grubundaki öğrenciler kontrol grubundaki öğrencilere göre daha fazla gelişim göstermiştir, sayısallaştırılan anket verilerinin nicel analizinde ise deney grubu lehine orta düzeyde anlamlı farklılık olduğu hesaplanmıştır. Araştırma süresince deney grubuna uygulanan 3N tabloları ve oturumlardaki diyalogların içerik analizinde yapılan uygulamayla deney grubu öğrencilerinin bilimsel kavramlar, bilimsel süreç becerilerinden gözlem, çıkarım, verileri kaydetme ve çıkarım becerilerinde pozitif yönlü değişimler görülmüştür. Öğrencilerin tartışma, akıl yürütme ve özellikle eleştirel düşünme becerilerine olumlu değişimler gözlemlenmiştir. 3N 2 tablosundan öğrencilerin derse karşı tutum, başkalarına saygı ve özsaygılarında pozitif yönlü değişimler olduğuna dair ifadelere; bilim, bilim insanı, bilimsel yöntem ve bilimsel bilgiye ilişkin öğrencilerin görüşlerinde de olumlu yönde gelişmeler olduğuna ilişkin bulgulara ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda Çocuklar İçin Felsefe (P4C) eğitiminin ortaokul öğrencilerinin kavramsal başarılarını, eleştirel düşünme becerilerini, bilimsel araştırmaya yönelik düşüncelerini ve uygulamaya yönelik tutumlarını olumlu yönde geliştirdiği; buna karşın bilimsel süreç becerilerinde anlamlı bir farklılık sağlamadığı söylenebilir. Anahtar Sözcükler: Çocuklar İçin Felsefe (P4C), Fen Eğitimi, Bilimin Doğası, Bilimsel Süreç Becerileri, Eleştirel Düşünme.

Bilimin doğasıBilimsel süreçEleştirel düşünce+5
Nazmi Türksoy
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Hikayelerle fen öğretiminin öğrencilerin akademik başarılarına, tutumlarına, hikâye yazma becerilerine ve uygulamaya yönelik görüşlerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, hikayelerle yapılan öğretim etkinliklerinin öğrencilerin akademik başarılarına ve tutumlarına etkisini geleneksel öğretim yöntemiyle karşılaştırmaktır. Bununla birlikte öğrencilere verilen hikaye eğitiminin öğrencilerin hikaye yazma becerilerine ve hikaye kullanımına ilişkin görüşlerine etkisini ortaya koymaktır. Araştırma 2018-2019 eğitim öğretim yılının bahar döneminde Gazipaşa İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı Avukat Kemal Akça İlköğretim Okulu'nda gerçekleştirilmiştir. Araştırmada karma araştırma modeli kullanılmıştır. Çalışmaya 31 deney ve 30 kontrol, toplam 61 ilkokul üçüncü sınıf öğrencisi katılmıştır. Öğrenciler ön test-son test, uygulamalı deney ve kontrol grubu olarak araştırmacı tarafından rastgele belirlenmiştir. Nicel veri toplamak için deney ve kontrol grubu öğrencilerine "Akademik Başarı Testi, Fen ve Teknoloji Dersi Tutum Ölçeği" uygulanmıştır. Deney grubu öğrencileri ile Türkçe dersinde her hafta iki ders saati olmak üzere 2 hafta boyunca hikâye yazma eğitimi kapsamında 8 etkinlik yapılmıştır. Uygulamanın gerçekleştirildiği deney grubunda, 4 hafta boyunca araştırmacı tarafından, hazırlanan hikayeler kullanılarak canlılar dünyasına yolculuk ünitesinin öğretimi gerçekleştirilmiş ve her dersin sonunda öğrencilerin konu ile ilgili fen hikayesi yazmaları istenmiştir. Deney grubu öğrencilerinin hikaye yazma becerilerindeki değişimi belirlemek için "Öykü Yazma Becerisi Değerlendirme Ölçeği" kullanılmış ve nitel veri toplamak için öğrencilere "Hikaye Kullanımına İlişkin Öğrenci Görüş Formu" uygulanmıştır. Araştırma kontrol grubunda geleneksel öğretim yöntemi ile işlenmiştir. Araştırmada kullanılan nicel veriler SPSS 22.0 istatistik programı ile analiz edilmiştir. Nitel verilerden "Hikaye Kullanımına İlişkin Öğrenci Görüşleri" ile elde edilen nitel verilerin analizi içerik analizi ile yapılmıştır. Araştırmanın nicel bulgularında, başarı testi deney ve kontrol grubunun ön test verileri ortalamaları arasında anlamlı fark çıkmazken, son test puanlarında deney grubu lehine anlamlı bir farklılık tespit edilmiş; ancak derse yönelik tutum ölçeği ön test puanları arasında ve son testinde deney ve kontrol grubu arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Araştırmanın diğer nicel bulgusu olan öykü yazma becerisi değerlendirmesinde ilk ve son hikaye arasında, son hikaye lehine anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Araştırmanın nitel boyutunda hikayelerle yapılan öğretim etkinlikleri sonrasında, deney grubu öğrencilerinin, hikayelere yabancı olmadıkları, fen bilimleri dersinde kullanılmasının onlar için eğlenceli olduğu ve başka derslerde de kullanılabileceği gibi olumlu bulgulara ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda, hikayelerle yapılan öğretim etkinliklerinin öğrencilerin akademik başarılarını, hikaye yazma becerilerini ve hikaye kullanımına yönelik düşüncelerini olumlu yönde etkilediği buna karşın fen dersine yönelik tutumlarında anlamlı bir farklılık sağlamadığı söylenebilir.

Akademik başarıFen bilgisi öğretimiHikaye yazma+6
Sema Okur
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Özel yeteneklilerde teknoloji destekli etkinliklerle zenginleştirilmiş matematik öğretimi

Çalışmanın temel amacı, özel yetenekli öğrencilerin eğitim ihtiyaçlarına yönelik hazırlanmış olan teknoloji destekli etkinliklerle zenginleştirilmiş matematik öğretim programının özel yetenekli öğrencilerin matematik başarılarına ve matematiğe yönelik tutumlarına etkisini araştırmaktır. Bu amaçla nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. 2020-2021 eğitim öğretim yılının ikinci yarısında Antalya'da bulunan bir Bilim ve Sanat Merkezinde özel yetenekli olarak tanılanmış olan 5. Sınıf bireysel yetenekleri fark ettirme programında (BYFP) öğrenim gören 36 öğrenci çalışma grubunu oluşturmaktadır. Çalışma grubunda bulunan öğrenciler 8 hafta boyunca teknoloji destekli etkinliklerle zenginleştirilmiş matematik öğretimi programına katılmışlardır. Araştırma verileri matematik başarı testi ve Önal (2013) tarafından geliştirilen matematiğe yönelik tutum ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.0 istatistik programı kullanılmış, Kolmogorov- Smirnov testi, Wilcoxon işaretli sıralar testi ve ilişkili örneklem t testten yararlanılmıştır. Çalışmanın sonucunda, teknoloji destekli etkinliklerle zenginleştirilmiş matematik programının özel yetenekli öğrencilerin matematik öğretiminde kullanılmasının, öğrencilerin matematik başarısını anlamlı düzeyde artırdığı ancak matematiğe yönelik tutumlarında anlamlı düzeyde etkisinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

Matematik başarısıMatematik eğitimiMatematik öğretimi+2
Seçil Çırak
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Gerçekçi matematik eğitiminin tamsayılarla işlemler konusunda öğrenci başarısına ve matematik tutumuna etkisi

Bu çalışmanın amacı, Gerçekçi Matematik Eğitiminin tamsayılarla işlemler konusunda 7. sınıf öğrencilerinin başarılarına, matematik tutumuna etkisini incelemek ve GME yaklaşımına yönelik öğrenci görüşlerini belirlemektir. Araştırma 2020- 2021 eğitim öğretim yılında Antalya ili Gazipaşa ilçesinde bir devlet ortaokulunda 7.sınıfta öğrenim gören 11 öğrencinin (6 kız, 5 erkek) katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma grubunun belirlenmesinde amaçlı örneklem seçim yöntemlerinden "uygun/kazara örnekleme" yöntemi kullanılmıştır. Gerçekçi Matematik Eğitiminin tamsayılarla işlemler konusunda öğrencilerin başarılarına ve matematik tutumuna etkisinin yanı sıra GME yaklaşımına yönelik öğrenci görüşlerini inceleyen bu araştırmada nitel ve nicel verilerin bir arada kullanıldığı karma araştırma yöntemlerinden açımlayıcı sıralı karma desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmında zayıf deneysel desenlerden tek grup ön test- son test desen, nitel kısmında durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmada nicel veri kaynağı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan 10 açık uçlu sorudan oluşan başarı testi ve Eğitimi Araştırma ve Geliştirme Dairesi Başkanlığı (EARGED) tarafından geliştirilen matematik tutum ölçeği, nitel veri kaynağı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu ve öğrenci günlüklerinden yararlanılmıştır. 5 haftalık uygulama sürecinin ilk haftasında ve son haftasında öğrencilere başarı testi ve matematik tutum ölçeği uygulanmış, her hafta öğrencilerden etkinliklere yönelik görüşlerini belirttikleri günlük yazmaları istenmiş, uygulamadan sonraki 3 hafta içerisinde de görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın nicel kısmını oluşturan başarı testi ve matematik tutum ölçeğinden elde edilen verilerin analizinde SPSS 23 paket programı kullanılmıştır. Analizlere başlamadan önce başarı testi ve matematik tutum ölçeği ön test ve son testlerinin normalliği sınamak için Shapiro-Wilk normallik testi uygulanmıştır. Normallik varsayımının sağlanmasının ardından nicel verilerin analizinde Bağımlı Örneklemler İçin t-Test (Paired –Samples T Test) uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, Gerçekçi Matematik Eğitiminin öğrencilerin başarılarını arttırdığı ve matematiğe yönelik tutumlarını olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Ayrıca öğrencilerin Gerçekçi Matematik Eğitimine yönelik olumlu düşüncelere sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

BaşarıGerçekçi matematik eğitimiMatematik başarısı+7
Ezgi Gübbük
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri ders kitaplarının bilimsel sorgulama becerileri açısından incelenmesi

Geçmişten günümüze bilim ve teknolojideki hızlı gelişmeler bireylerinde yaşam biçimlerini her alanda etkileyerek değişikliklere sebep olmaktadır. Bu değişiklikler bilgiye ulaşma yollarını da değiştirmektedir. Öğretmenler ve öğrenciler ihtiyaç duydukları bilgileri ilk olarak kitaplardan ulaşmaya çalışmaktadır. Buna bağlı olarak da kitap içerikleri bireylerin ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikte olmalıdır. Tüm bireyleri fen okuryazarı olarak yetiştirilmesini amaçlayan MEB 2018 Fen Bilimleri dersi öğretim programın genel amaçları içerinde sıkça vurgulanan kavramlar arasında bilimsel süreç becerilerini kullanabilen, bilimsel sorgulamayı anlayabilen bireylerin yetiştirilmesi amaçlanmaktadır. Bu araştırmada 2020-2021 eğitim öğretim yılında 5.6.7.sınıflarda okutulacak olan MEB yayınları fen bilimleri ders kitapları ve 8. sınıflarda okutulacak olan MEB tarafından onaylı özel yayınevi fen bilimleri ders kitaplarında bulunan deney ve etkinlik bölümlerinin bilimsel sorgulamaya uygunluğu nedir? Sorusuna cevap aranmıştır. Araştırmamız, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından önerilen ortaokul 5.,6. (2 ders kitabı), 7. sınıf MEB yayınları ve 8. sınıf (özel yayınevi) beş adet fen bilimleri ders kitapları ile sınırlandırılmıştır. Bu çalışmada doküman incelemesi ile toplanan veriler içerik analizi yöntemi ile değerlendirilmiştir. İçerik analizi, bilimsel yöntemlerin kullanıldığı, kullanılacak materyallerin verdiklerin mesajların özetlendiği, sınıflandırmaların ve karşılaştırılmaların yapılıp sayısal olarak anlam kazandırıldığı bir yöntemdir (Chen, Monion ve Morrison, 2007).Fen bilimleri ders kitaplarındaki deney ve etkinliklerin sorgulama tabanlı görevlerinin analizinde, Yang ve Liu (2016) tarafından geliştirilen Sorgulama tabanlı görevler analiz envanteri (Inquiry-based Tasks Analysis Inventory [ITAI]) kullanılmıştır. Sorgulama tabanlı görev analizi envanteri (SGAE) üç ana boyut ve 22 alt boyuttan oluşmaktadır. Araştırma sonucunda incelenen dokümanların deney ve etkinlik bölümlerinin bilimsel sorgulamaya uygunluğunun düşük seviyede kaldığı tespit edilmiştir. Oysaki birçok bilim insanının bilimsel sorgulama ile ilgili yapmış olduğu çalışmalar, bu konunun ne denli önemli olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda, hazırlanacak fen bilimleri ders kitaplarının bilimsel sorgulama becerileri açısından daha kapsamlı olması, deney ve etkinliklerde bulunan bilimsel süreç becerilerinin kademeler arası geçişlerde orantısal bir artış gösterecek şekilde düzenlenmesi önerilmektedir.

Bilimsel sorgulamaBilimsel süreçDers kitapları+4
Sinan Oba
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin fen problemlerini çözme sürecinde kullandıkları bilişsel ve üst bilişsel stratejiler

Bu araştırma, ortaokul 8. Sınıf öğrencilerinin iyi yapılandırılmış (İYPD) ve iyi yapılandırılmamış (İYPDM) fen problemlerini çözme sürecinde kullandıkları bilişsel ve üst bilişsel stratejileri sesli düşünme yöntemiyle belirlemeyi amaçlamaktadır. Ayrıca öğrencilerin bu problemlere ilişkin görüşlerini ortaya koymaktadır. Araştırmada birden fazla durum (grup, problem türü ve strateji) araştırıldığı ve her durum kendi içinde bir bütün olarak ele alınıp, daha sonra birbiri ile karşılaştırıldığı için bütüncül çoklu durum deseni esas alınmıştır. Araştırma, Antalya ili Alanya ilçesinde bulunan bir devlet ortaokulunda gerçekleştirilmiştir. Ölçüt örnekleme yöntemi kullanılan araştırmada, aynı sınıfta öğrenim gören 32 öğrenciye "Mantıksal Düşünme Grup" testi uygulanmıştır. Testten aldıkları puana göre öğrenciler alt ve üst düzey olarak iki gruba ayrılmıştır. Alt düzey öğrencilerden (ADÖ) üç, üst düzey öğrencilerden (ÜDÖ) üç kişi olmak üzere araştırmaya katılmaya gönüllü toplam altı öğrenci belirlenmiştir. Katılımcılar İYPD ve İYPDM fen problemlerini sesli düşünerek çözerken araştırmanın verileri toplanmıştır. Katılımcıların problemleri çözme sürecinde kullandıkları bilişsel ve üst bilişsel stratejileri belirlemek için araştırmacılar tarafından hazırlanan veri analiz formu kullanılmıştır. Ayrıca bu öğrencilerle görüşme formu aracılığıyla yarı yapılandırılmış görüşme yapılmış, problemlere ilişkin görüşleri belirlenmiştir. Tüm verilerin içerik analizi yapılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre; ADÖ'lerin, İYPD ve İYPDM fen problemlerinin çözümünde kullandıkları bilişsel ve üst bilişsel stratejilerin sayı ve çeşidi, ÜDÖ'lere göre daha azdır. ADÖ'ler iki problem türünde de bilişsel anlama stratejisi ile çözüme başlarken, ÜDÖ'ler bilişsel anlama ve üst bilişsel anlama stratejileri ile başlamışlardır. ADÖ'ler İYPD fen problemlerini bilişsel sonuç oluşturma stratejisi ile İYPDM fen problemlerini bilişsel tahmin etme stratejisi ile sonuçlandırmıştır. ÜDÖ'ler İYPD fen problemlerini bilişsel sonuç oluşturma stratejisi ile İYPDM fen problemlerini, üst bilişsel stratejilerden kendini değerlendirme stratejisi ile sonuçlandırmıştır. İki problem türünü de değerlendiren ADÖ ve ÜDÖ'ler, İYPD fen problemlerinin tek cevaplı, kapalı uçlu, sınırlı ve sonuç odaklı olduğunu belirtmişlerdir. İYPDM fen problemlerinin ise; çok cevaplı, açık uçlu, sebep ve sonuç odaklı olduğunu açıklamışlardır. ADÖ'ler, İYPD problemlerle fen bilimleri dersinde sıklıkla karşılaştıklarını belirtmişlerdir. İYPDM problemlerin bakış açılarını geliştirdiğini ve gerçek hayatta karşılarına çıkabileceğinden gelişimlerine katkı sağlayacağını düşünmektedirler. ÜDÖ'ler, İYPD problemlerin düşünme süreçlerini kısıtladığını belirtmişlerdir. İYPDM problemlerin ise; bakış açılarını, zekâ seviyelerini, çıkarım yapma yeteneklerini geliştirdiğini, zihinlerini çalıştırdığını ve günlük hayat problemlerini çözmelerine katkı sağladığını düşünmektedirler. Dahası İYPDM problemler özgür, sınırsız ve geniş düşünmelerine fırsat verdiğinden bu problemleri çözerken daha mutlu olduklarını belirtmişlerdir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar ışığında bazı önerilerde bulunulmuştur. Fen bilimleri ders kitabı yazarları, kitaplarda İYPD problemlerin yanı sıra, İYPDM problemlere de sıklıkla yer vermelidir. Öğretmenler, hem konu öğretiminde hem de ölçme ve değerlendirmede İYPD ve İYPDM problemleri birlikte kullanmalıdırlar. Yine öğretmenlere, derste sesli düşünme yöntemini kullanmaları önerilmektedir. Araştırmacılara ise, öğrencilerin kullandığı bilişsel ve üst bilişsel stratejileri tespit etmek için, çoklu veri toplama yöntemini kullanmaları, farklı değişkenleri dikkate alarak, farklı öğrenci grupları ile çalışmaları önerilebilir.

Bilişsel stratejilerBilişüstü stratejilerFen bilgisi dersi+6
Mevlüt İdgü
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

PISA fen okuryazarlığı yeterlik düzeylerine göre 5-8. sınıf fen bilimleri ders kitaplarındaki soruların incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, Millî Eğitim Bakanlığı'nın Türkiye'de öğrenim gören her öğrenciye ücretsiz olarak dağıttığı 5-8. sınıf fen bilimleri ders kitaplarında yer alan ölçme değerlendirme etkinliklerinin, PISA'da tanımlanan fen okuryazarlığı yeterlik düzeylerine göre ne seviyede olduğunu tespit etmektir. Bu kapsamda ders kitaplarında bulunan yeterlik düzeylerinin, Canlılar ve Hayat, Madde ve Değişim, Fiziksel Olaylar ve Dünya ve Evren konu alanlarına ve sınıf seviyelerine göre nasıl bir değişim gösterdiği de incelenmiştir. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yöntemiyle yürütülmüş; ders kitapları, doküman incelemesi tekniği ile incelenmiştir. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde ise betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Betimsel analiz doğrultusunda frekans ve yüzde hesaplamaları yapılarak bulgular elde edilmiş, bu bulgular kategorize edilerek tablo ve grafiklerle desteklenmiştir. Ayrıca, iç geçerliğin sağlanması için uzman incelemesine başvurulmuştur. Öncelikle hem tez danışmanı hem de araştırmacı tarafından ve birbirlerinden bağımsız olarak incelenen sorular puanlanmış; puanlama yapılırken, OECD tarafından yayınlanan PISA düzeylerine göre örnek sorulardan oluşan yayınlar ve yine PISA raporlarında yayımlanan fen okuryazarlığı yeterlik düzeyleri dikkate alınmıştır. Puanlama sonunda sorulara atanan düzeyler karşılaştırılmış ve tutarlılık yüzdelerine bakılmıştır. PISA'da fen okuryazarlığı yeterlik düzeyleri 6 seviyede tanımlanmaktadır. 1. düzey Alt Performans, 2, 3 ve 4. düzeyler Asgari Performans ve 5 ve 6. düzeyler ise Üst Düzey Performans olarak değerlendirilmektedir. Bu araştırma kapsamında, toplam 1209 adet ölçme değerlendirme sorusu fen okuryazarlığı yeterlik düzeylerine göre incelenmiştir. Elde edilen bulgular, 5, 6 ve 7. sınıf ders kitaplarındaki soruların yüzde 60'a yakınının, 8. sınıf ders kitabındaki soruların ise yüzde 65'ten biraz fazlasının 2. düzeyde olduğunu göstermiştir. Üst performans düzeyindeki soruların oranının tüm sınıf düzeylerinde oldukça düşük olduğu tespit edilmiştir. Öğrenme alanları bakımından incelendiğinde ise, üst performans düzeyindeki soru oranının "Dünya ve Evren" öğrenme alanında diğerlerine kıyasla daha yüksek olduğu görülmüştür. En çok kazanım ve soru sayısına sahip "Fiziksel Olaylar" öğrenme alanındaki soruların genel olarak 2. düzeyde yığıldığı gözlenmiştir. Bu bulgular neticesinde, PISA başarısının artırılması ve fen okuryazarlık düzeyinin yükseltilmesi için, ders kitaplarındaki üst düzey sorulara yeterli sayıda yer verilmesi ve ders kitaplarının güncellenmesi; ayrıca, öğretim programının ve ülke genelinde yapılan sınavların da PISA fen okuryazarlığı kapsamında incelenmesi için çalışmalar yapılması önerilmiştir.

Ders kitaplarıFen bilgisi dersiFen bilgisi öğretimi+6
Azize Sultan Kömürcü
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen ve öğretmen adaylarının bütünleşik STEM eğitimine yönelik teknolojik pedagojik alan bilgilerinin belirlenmesi

Bu araştırmanın temel amacı öğretmen ve öğretmen adaylarının bütünleşik STEM eğitimine yönelik bilgi boyutlarının öz-yeterliliğinin teknolojik pedagojik alan bilgisi perspektifinden belirlenmesidir. Ayrıca bu çalışma ile literatür de teknolojik pedagojik alan bilgisi perspektifinden bütünleşik STEM bilgi öz yeterliliğini ölçen Teknolojik Pedagojik STEM öz-yeterlilik Bilgi ölçeğinin (TP-STEMK [TP-STEMB]) Türkçeye uyarlanıp, kullanılarak alan yazına kazandırılması hedeflenilmiştir. Araştırma 2020-2021 eğitim öğretim yılında Türkiye'nin farklı bölgelerinde yer alan on beş farklı il ve ilçesinde MEB'e bağlı devlet ve özel ortaokullarda görev yapmakta olan 3 9 4 öğretmen ile Türkiye'nin farklı bölgelerinde bulunan beş devlet üniversitesinin 4.sınıfında öğrenim görmekte olan 218 öğretmen adayı ile gerçekleşmiştir. Nitekim çalışma yapılan analizler sonucu uç verilerin ve tutarsız cevapların temizlenmesiyle araştırmaya Fen Bilimleri, İlköğretim Matematik, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri öğretmenlerinden oluşan 312 (211 bayan, 101 erkek) öğretmen ve Fen Bilimleri, İlköğretim Matematik, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri öğretmen adaylarından oluşan 208 öğretmen adayı (162 bayan, 46 erkek) üzerinden gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubunun belirlenmesinde amaçlı örneklem seçim türlerinden "uygun/kazara örnekleme" yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemi tarama desenlerinden kesitsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada nicel veri kaynağı olarak Chai, Jong, Yin, Chen, ve Zhou (2019) tarafından geliştirilen TP-STEMK (TP-STEMB) ölçeğinden ve kişisel bilgi formundan yararlanılmıştır. Bu bağlamda araştırmanın ilk aşamasında TP-STEMB'nin uyarlama çalışmaları yürütülürken ve ikinci aşamada uyarlanan ölçeğin etkililiği sınanmıştır. Araştırmanın uyarlama bölümüne ait veri analizleri için Jamovi (Version 1.6) (Jamovi Project, 2021), uygulama bölümüne ait veri analizleri için SPSS 22 paket programı kullanılmıştır. Araştırmada ölçeğin kapsam, dil ve yapı geçerliği için pilot uygulama yapılmış ve uzman görüşleri alınmıştır. Bu bağlamda yapı geçerliliği kapsamında doğrulayıcı faktör analizi ile ölçme aracının faktör yapısının geçerliğinin değerlendirilmesi konusunda model uyum indeksleri (x²/df , RMSEA, SRMR, CFI, TLI) incelenmiştir. Veri analizlerine göre RMSEA = 0.0621 değeri ile ölçeğin kabul edilebilir uyuma, SRMR=0.0346, CFI=0.961, TLI=0.953 mükemmel uyuma işaret etmektedir. Elde edilen path diyagramı göre alt boyutlardaki madde yükleri 64 ile 89 arasında boyutlar arasındaki korelasyon ise 55 ile 75 arasında değer aldığı saptanmıştır. Bu açıdan Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) sonucunda 17 maddeli ve dört alt boyutlu ölçeğin Türkçe formu ile orijinal formunun uyumlu olduğu belirlenmiştir. TP-STEMB ölçeğinin alt boyutlarının güvenirliği; Cronbach Alfa, Test Tekrar Test ve Madde -Toplam Korelasyonu Puanı Analiziyle test edilmiştir. Araştırma sonucunda alt boyutlardan elde edilen Cronbach Alfa değerinin 80 ile 84 arasında değer aldığı (α değeri>.70) saptanmış ve orijinal ölçekle yakın değerler olduğu gözlemlenmiştir. Bu açıdan ölçeğin güvenilirliğinin yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma bulgularına dayanarak TP-STEMB öz-yeterlilik ölçeğinin geçerli ve güvenilir sonuçlar verdiği, öğretmen ve öğretmen adaylarının TPAB açısından STEM'e yönelik bilgi öz-yeterliliklerini belirlemek amacıyla kullanılabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın uygulama bölümünde öğretmen ve öğretmen adayları için belirlenen değişkenler tek yönlü Manova analizi ile test edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre öğretmen ve öğretmen adaylarının cinsiyetlerinin TP-STEMB boyutları arasında anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Bu bağlamda kadın ve erkek öğretmen ve öğretmen adaylarının teknolojik pedagojik bilim bilgisi (TPBİLİMB), teknolojik pedagojik matematik bilgisi (TPMATB), teknolojik pedagojik mühendislik bilgisi (TPMÜHB) ve bütünleşik STEM bilgi (BSTEMB) öz-yeterliliklerinin birbirine benzer olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmen adaylarının öğrenim gördükleri program ve öğretmenlerin branşları değişkeni için İlköğretim Matematik öğretmen ve öğretmen adaylarının TPBİLİMB, TPMATB, TPMÜHB ve BSTEMB'lerinin diğer öğrenim programlarındaki öğretmen adayları ve diğer branştaki öğretmenlerden daha düşük düzey de olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmen adaylarının STEM ya da disiplinler arası eğitim ile ilgili ders alıp almama durumları TPMATB'leri hariç diğer alt boyutlarda eğitim alanlar lehine anlamlı farklılık olduğu gözlemlenmiştir. Öğretmen ve öğretmen adaylarının öğretim teknolojilerine yönelik ilgi düzeyleri açısından yapılan analizde teknoloji ilgisi yüksek olan öğretmen ve öğretmen adaylarının TPBİLİMB, TPMATB, TPMÜHB ve BSTEMB alt boyutlarında bilgi düzeylerinin yüksek olduğu böylece teknoloji kullanımına yönelik yeterliliklerinin de yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmen ve öğretmen adaylarının öğretim teknolojilerini kullanmaya yönelik kaygı düzeylerine yönelik yapılan analizde TPBİLİMB, TPMATB, TPMÜHB ve BSTEMB alt boyutlarının öz-yeterlilikleri arasında kaygı düzeyi düşük olan öğretmen ve öğretmen adayları lehine farklılık saptanmıştır. Araştırma bulguları teknoloji kullanımına yönelik kaygı düzeyi düşük olan öğretmen ve öğretmen adaylarının öz-yeterliliklerinin yüksek olduğunu göstermekle birlikte, bu sonucun öğretmen ve öğretmen adaylarının özgüvenlerini olumlu etkilediğini söyleyebiliriz. Öğretmenlerin STEM eğitimine yönelik aldıkları eğitim durumlarına göre yapılan analiz sonucuna göre 36 saat ve üzeri eğitim aldım diyen öğretmenlerin TPBİLİMB, TPMATB, TPMÜHB ve BSTEMB boyutlarına ait öz-yeterliliklerinin yüksek olduğu saptanmıştır. Bu açıdan alınan eğitim saati arttıkça öğretmenlerin TP-STEMB öz-yeterliliklerinin artacağı sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte derslerinde STEM etkinlikleri yapan öğretmenlerin yapmayan öğretmenlere göre TP-STEMB boyutlarında anlamlı farklılık olduğu, öğretmenlerin ihtiyaç duyulan teknolojiye erişebilme durumlarına yönelik analiz sonuçlarına göre TPBİLİMB, TPMATB ve TPMÜHB öz-yeterliliklerinde teknolojiye erişebilen öğretmenler lehine farklılık olduğu saptanmıştır. Nitekim BSTEMB boyutunda farklılık saptanmamıştır. Bu nedenle teknolojiye erişim sağlayan öğretmenlerin TPBİLİMB, TPMATB ve TPMÜHB öz-yeterliliklerinin ve bilgi düzeylerinin yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Aday öğretmenlerBütünleşik eğitim programıFeTeMM+4
Aynur Güngör
Alanya Alaaddin Keykubat University · Institute of Graduate Studies
2021
00