
53
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Rehber eşliğinde gezmenin ziyaretçilerin müze deneyimine olan etkisinin araştırılması: Sadberk Hanım Müzesi örneği
Tez çalışması sırasında 5 ay süresince Sadberk Hanım Müzesi'ne gelen ziyaretçilerin rastlantısal bir bölümüne rehberli tur hizmeti verilmiştir. Turlar sonucunda, çalışmayı katılmayı kabul eden 360 kişi ile anket çalışması yapılmıştır. Aynı süre zarfında müzeyi rehber eşliği olmadan gezen ziyaretçilerin arasından rastlantısal olarak seçilen 371 kişi ile de anket çalışması yapılmıştır. Anket çalışmalarının sonuçları SPSS programı ile analiz edilmiş ve rehberli gezen ziyaretçiler ile rehbersiz gezen ziyaretçilerin "Memnuniyet", "İlgi", "Deneyim" ve "Olumsuz Duygular" sorularına verdikleri cevaplar ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Rehberli turlara katıldıktan sonra yapılan anketlerin sonuçlarının yaş grupları, eğitim seviyesi ve cinsiyete göre fark yaratıp yaratmadığına bakılmıştır. Yaş grupları baz alınarak bakıldığında deneyim ve memnuniyet ortalamaları en yüksek çıkan grubu 39-48 yaşları arasındaki kişilerin oluşturduğu, olumsuz duygu ortalamaları en yüksek çıkan grubu ise 18 yaşın altında olan kişilerin oluşturduğu gözlenmiştir. Eğitim seviyeleri baz alınarak bakıldığında memnuniyet ve deneyim ortalamaları en yüksek çıkan grubu üniversite seviyesinde eğitim görmüş kişilerin oluşturduğu, olumsuz duygu ortalamaları en yüksek olan grubu ise ilköğretim seviyesinde eğitim görmüş kişilerin oluşturduğu tespit edilmiştir. Rehberli turların sonucunda kadın ziyaretçilerin memnuniyet ve deneyim ortalamaları erkek ziyaretçilerinkinden daha yüksek çıkmış fakat olumsuz duygu ortalamalarının kadın ve erkek ziyaretçiler için aynı olduğu gözlenmiştir.
Turizmin kültürler arası ilişkilere etkisi: Çeşme-Sakız Adası örneği
Günümüzde turizmin bir bölgede hayat bulması için o bölgede yaşayan insanların desteğine ihtiyaç duyması bir gereklilik haline gelmektedir. Bu durum son dönemde yapılan araştırmaların odağını, turizmin algılanabilen etkilerini ölçmeye ve belirlemeye kaydırmıştır. Bu çalışmada turizmin kültürler arası ilişkilere olan etkisini, Türkiye'nin Çeşme ve Yunanistan'ın Sakız Adası arasında gerçekleşen turizm hareketi içerisinde incelemiştir. Ayrıca bu çalışma birbirlerine komşu olan bu iki kültürün turizmden nasıl etkilendiği, bölgede yaşayan halkın gelişen turizm ile beraber birbirlerine karşı olan bakış açılarının değişime uğrayıp, uğramadığını incelemiştir. Verilerin elde edilmesinde yarı yapılandırılmış görüşme ve yapılandırılmamış gözlem teknikleri kullanılmıştır. Söz konusu yöntemler için çalışma grubu oluşturan kişilerin seçimi, amaçlı örneklem yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi ile gerçekleşmiştir. Görüşmeler için çalışma grubunu Yunanistan'ın Sakız adasında ikamet eden ve Türkiye'den gelen turistlerin sık ziyaret ettiği bölgelerde yaşayan/ çalışan 22 Yunanistan vatandaşı ve Çeşme ilçesinde ikamet eden, Yunanistan'dan gelen turistlerin sık ziyaret ettiği bölgelerde yaşayan/ çalışan 17 Türkiye vatandaşı kişi oluşturmaktadır. Yapılandırılmamış gözlem tekniği uygulanan yerler ise kesintisiz 5 ay, toplamda 9 ay süresince Sakız Adası'ndaki "Xios şehri, "Pyrgi", "Mesta", "Armolia", "Vrontados", "Karfas" köyleri ve 11 ay süresince Türkiye'de Çeşme merkez ve Alaçatı'dır. Turizmin kültürler arası etkisinin araştırıldığı bu çalışmada elde edilen bulgular ile turizm hareketliliğinin farklı kültürler arasındaki etkileşim sürecine etkisi olduğu sonucu elde edilmiştir. Bu etkinin Çeşme- Sakız Adası arasında gerçekleşen turizm hareketliliği çerçevesinde olumlu ve olumsuz olmak üzere iki farklı türde gerçekleştiği tespit edilmiştir. Bu etkilerin elde edilen bulgular ışığında, çoğunlukla olumlu olduğu belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Turizm, Kültürler arası iletişim, Çeşme, Sakız Adası
Tarihi Kapadokya bölgesi Niğde ili turizm potansiyeli ve yerel halkın turizm algısının incelenmesi
Bu tez çalışmasının konusu Niğde ilinin sahip olduğu turizm potansiyelini tespit ederek yerel halkın turizme karşı algısını ortaya koymaktır. Niğde ili sahip olduğu kültürel ve doğal mirası ile turizm açısından oldukça fazla değeri il sınırları içerisinde barındırmaktadır. Tarihi cami, kilise, çeşme gibi somut kültürel miras yapılarının yanı sıra dağlar, göller, kaplıca ve termal kaynaklarıyla Kapadokya bölgesinde gözde olabilecek potansiyele sahip Niğde, bütün bu değerlere rağmen yeterince bilinmeyen il görünümüne sahiptir. Bir ilin turizm alanında gelişmesinde yerel halkın olumlu ve olumsuz tutumları oldukça etkilidir. Konuyla ilgili ulusal ve uluslararası literatürde yapılan çalışmaların sınırlı olması, ilerleyen süreçlerde yapılacak olan çalışmaları önemli kılmaktadır. Tez çalışmasının araştırma evrenini Niğde ilinde yaşayan yerel halk oluşturmaktadır. Araştırma evreninin büyük olması, maliyet, zaman ve diğer etkenlerden dolayı araştırmada kolayda örnekleme tekniği kullanılmıştır. Tez çalışmasının verileri nicel araştırma yöntemlerinden birisi olan anket tekniği ile elde edilmiştir. Veri toplama aracı olarak Niğde İlinde Yaşayan Yerel Halkın Turizme İlişkin İfadelerin Belirlenmesi ölçeği kullanılmıştır. Anketin uygulanması ve verilerin toplanması 15.07.2022 ve 15.08.2022 tarihleri arasında yapılmıştır. Çalışma tamamen gönüllülük esasına dayalı olup 432 kişiden çevrimiçi (online) anket uygulanarak veri toplanmıştır. Toplanan veriler istatistiki paket programı (SPSS) ile analiz edilmiştir. Araştırmada yer alan ölçeklerin dağılımının normal olup olmadığını belirlemek adına analizler uygulanmıştır. Verilerin analizi için standart sapma, mod, medyan, aritmetik ortalama, normallik testi gibi tanımlayıcı istatistiklerden yararlanılmış olup, ayrıca faktör analizi, t-testi ve ANOVA testi uygulanmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda, yerel halkın yaş ve eğitim düzeyi ile turizm algıları arasında anlamlı bir farklılık ortaya çıkarken, yerel halkın cinsiyeti ile turizm algıları arasında anlamlı bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Tez çalışmamızda Niğde ilinde somut ve somut olmayan kültürel miras bakımından turistik çekiciliğe sahip olduğu, yerel halkın turizme yönelik olumlu görüş taşıdığı, ancak altyapı ve üstyapı sorunları nedeniyle turizmin yeterince geliştirilemediği sonucuna ulaşılmıştır.
Turist rehberlerinin duygusal zekâları ile iş doyumları arasındaki ilişki
Turist rehberliği mesleği, turistler ve turizm paydaşlarıyla iletişimde halinde olan ve bu sebeple duyguların da önemli olduğu bir meslek grubu olup ülkenin tanıtımında büyük rol oynamaktadır. Turist rehberliği mesleği, turist rehberinin turistler ve işbirliği içerisinde olduğu diğer yetkili çalışanlar ile iletişimde olup, hem turistin memnuniyeti hem de turist rehberinin işten alacağı doyum açısından önem taşımaktadır. Turist rehberliği mesleğini icra ederken hangi duygu durumlarının kullanılacağının bilinmesi profesyonellik için ön plana çıkmaktadır. Çalışma beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde giriş, araştırmanın tanımı, hipotezler, varsayım ve sınırlılık yer almaktadır. İkinci bölümde çalışmanın kavramsal çerçevesi üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde araştırmanın evren ve örneklemi, araştırma modeli açıklanmıştır. Bu bölümde veri toplama araçları; Minnesota iş doyum ölçeği, duygusal zekâ özelliği ölçeği (DZÖÖ-KS) ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Dördüncü bölümde araştırmanın bulgu ve yorumlarına yer verilmiştir. Son bölüm ise araştırmanın sonuç ve öneriler kısmından oluşmaktadır. Bu araştırmanın amacı turist rehberlerinin duygusal zekâ düzeyleri ile iş doyum düzeyleri arasındaki ilişkinin saptanmasıdır. Araştırmaya yönelik literatür taraması yapılıp kavramsal çerçeve oluşturulmuştur. Araştırmanın evrenini eylemli turist rehberleri oluşturmaktadır. Araştırma evrenini temsil eden örneklem kitlesi oluşturulmuş olup kolayda örneklem metodu kullanılmıştır. Çalışmada veri toplama yöntemlerinden anket tekniği kullanılmış olup, duygusal zekâ özellik ölçeği (DZÖÖ-KS) ve Minnesota İş doyum ölçeği kullanılmıştır. Anketler Şubat 2021-Temmuz 2021 tarihleri arasında gönüllülük esaslı olarak yüz yüze ve çevrimiçi olarak toplanılmıştır. Çalışmanın anketi 370 eylemli turist rehberi katılımcıya uygulanmış olup veriler SPSS 23.0 programında analiz edilmiştir. Analiz sırasında ortalama, frekans, ikili değişkenler için t testi, ikiden fazla değişkenlerin analizinde tek yönlü varyans analizi (ANOVA), değişkenler arası ilişkiyi tespit etmek amacıyla korelasyon ve değişkenler arası ilişkiyi tespit etmek amacıyla basit doğrusal regresyon analizleri kullanılmıştır. Verilerin analizi sonucunda katılımcı turist rehberlerinin duygusal zekâları ile iş doyumları arasında anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Turist rehberlerinin duygusal zekâları, onların iş doyumlarını etkilemekte olduğu tespit edilmiştir. Turist rehberlerinin duygusal zekâları arttıkça iş doyumlarının da arttığı tespit edilmiştir.
Limonlu Çayı Havzası'nda kreatif turizm planlaması
Toplam 177.2 km sınır uzunluğu ile Mersin ili sınırları içinde bulunan Limonlu Çayı Havzası, Akdeniz Bölgesi'nin Adana Bölümü'nde yer almaktadır. Yapısal özellikleri bakımından karmaşık bir yapıyı sahip olan Limonlu Çayı Havzası sahası yapılan çalışmalara göre ilk olarak Üst Kretase döneminde kapanmıştır. Genel hatlarıyla Jura-Holsen dönem aralığında oluşan kanyon ve yakın çevresinin yapısal özellikleri arazi çalışmalarıyla detaylandırılmıştır. Havzanın kıyıya yakın kesimlerde tipik Akdeniz iklimi özelliği görülürken daha yüksek kesimlere doğru ilerledikçe karasal iklim etkileri görülmektedir. Limonlu Çayı havzası çoğunlukla karstik arazilerden meydana gelmiştir ve arazilerin çoğunluğu fay tektoniğinden etkilenmiştir. İnceleme sahasında görülen başlıca toprak tipi kırmızı Akdeniz Toprakları (Terra rossa) en geniş yayılış alanına sahiptir. Bitki örtüsü olarak Kızılçam, Makiler, Ardıçlar, Karaçam, Sedir ve Göknarların oluşturduğu ormanlar ve birlikler geniş alan kaplamaktadır. Limonlu Çayı Havzası ve yakın çevresinde tarihi açıdan oldukça zengin birçok yapı ve kalıntılar görülebilmektedir. Bu yapılar, turistler tarafından ziyaret edilerek bölge turizmine katkı sağlamaktadır. Bölgede kıyı şeridinde deniz turizmi, dağlık kesimler de ise yaylacılık faaliyetleri aktif bir şekilde görülmektedir. Yaz döneminde havza ve çevresini çok sayıda kişi ziyaret etmektedir. Kanyona yönelik turizm alanında yapılan çalışmalar incelendiğinde turizm adına yapılan çalışmaların bulunduğu fakat yaratıcı turizm başlığı altında değerlendirilmediği görülmüştür. Limonlu Çayı Havzası sahayla ilgili çalışmaların çoğunlukla jeolojik ve hidrolojik içerikli olması ve sahayı doğrudan turizm amacıyla hedefleyen çalışmaların olmaması dolayısı ile bu çalışmanın yapılmasına öncülük etmiştir. Sahanın yapısal özellikleri, jeomorfolojik özellikleri, iklim özellikleri, vadinin hidrolojik özellikleriyle flora ve fauna özelliklerinin ayrıntılı olarak ortaya konulduktan sonra sahanın doğal ve kültürel özelliklerine uygun bir turizm planlamasının yapılması adına öneriler sunulmuştur.
Somut kültürel miras turizmi açısından Mersin ili Bizans devri yapıları
Bu tez çalışması, somut kültürel miras açısından Mersin ilinde yer alan Bizans Devri yapılarını konu almaktadır. Çalışmanın amacı, somut kültürel miras turizmi açısından Mersin ili Bizans Devri yapılarını belirleyerek, rota önerileri oluşturup Mersin ilinin turizmine katkı sunmaktır. Tez çalışmasında nitel araştırma yöntemi kullanılmış olup yerinde gözlem, fotoğrafla belgeleme ve SWOT (GZFT) analizi tekniklerinden yararlanılmıştır. Literatür araştırmasında bölgedeki Bizans Devri yapılarına ait envanter ve veri tabanı, konu ile ilgili makaleler, yayınlanmamış tezler ve resmi web siteleri incelenmiştir. Yerinde incelenen yapılar fotoğraflanarak güncel veriler oluşturulmuştur. Anadolu'nun pek çok bölgesi arkeolojik açıdan hâlâ keşfedilmeye devam etmektedir ve Kilikya Bölgesi de bu bölgelerden biridir. Roma Devri'nde yaşamış olan Strabon'un "Geographika" adlı eserine göre Kilikya Bölgesi, Anamur'dan başlayıp Amanos Dağları'na kadar uzanan coğrafyayı kaplamakla birlikte Ovalık ve Dağlık olarak iki bölüme ayrılmaktadır. Dağlık bölüm Anamur'dan başlayıp Soloi-Pompeiopolis'e kadar, Ovalık bölüm ise Soloi-Pompeiopolis'den başlayıp Amanos Dağları'na kadar uzanmaktadır. Kilikya Bölgesi'nin Dağlık ve Ovalık kısımlarını kendi sınırları içinde barındıran tek il olma özelliği gösteren Mersin ili, tarih sahnesinde önemli bir yer edinmiştir. Mersin sınırları içinde kalan Ovalık ve Dağlık Kilikya bölgelerinde Hellenistik Devir, Roma ve Bizans izlerine çokça rastlanmaktadır. Somut kültürel miras açısından çok verimli olan Mersin ili araştırılması, incelenmesi ve değerlendirilmesi gereken önemli bir ildir. Sonuç olarak, Mersin ili Bizans Devri somut kültürel miras eserlerinin güncel durumlarının belirlenmesi sonucunda önerilen kültür rotaları ile Mersin ilinin kültür turizmine katkı sağlanması ön görülmektedir.
Silifke'nin kültür turizmi potansiyeli açısından değerlendirilmesi
Silifke zengin bir kültürel ve tarihi alt yapıya sahiptir. Bunu destekleyecek olan doğal güzellikleri bulunmasına rağmen, ilçe hak ettiği ilgiyi görmemektedir. Silifke'nin sahip olduğu somut ve somut olmayan kültürel değerlerin açığa çıkarılıp tanıtılmaması ve kapsamlı bir planlama yapılmaması önemli bir problemdir. Araştırmada Mersin ili Silifke İlçesi'nde bulunan katılımcıların, Silifke ilçesinin kültür ve turizm potansiyeli açısından görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden fenomenolojik araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2023 yılı Ocak ve Şubat aylarında Silifke ilçesinde ikamet eden yerel halktan, araştırmaya gönüllü olarak dâhil olan 35 katılımcı oluşturmaktadır. Katılımcıların araştırmaya dâhil edilmesinde, Silifke ile ilgili yaşantısı bulunan, ilçede uzun yıllar yaşamış olan ya da ilçenin idari birimlerinde görev yapmış kişilerin olmasına dikkat edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen ve uzman görüşleri doğrultusunda oluşturulan görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formunda Silifke ilçesinin kültür ve turizm potansiyelinin ortaya çıkarılmasına yönelik yedi soruya yer verilmiştir. Araştırma verilerinin analizinde nitel veri analiz yöntemleri kullanılmıştır. Bu kapsamda öncelikle veriler, görüşme formundaki sorular doğrultusunda kategorize edilmiştir. Verilerin düzenlenmesi sonucunda her bir soru ile ilgili 35 katılımcıdan elde edilen verilerin kodlaması yapılmıştır. Sorunun içeriğine bağlı olarak farklı kodlamalar ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda veri içerik analizi tekniği ile analiz edilmiştir. Araştırmada Silifke'nin tarihi, coğrafi ve kültürel özellikleri içeren zengin bir turizm potansiyeline sahip olduğu belirlenmiştir. Silifke'nin kültür ve turizm merkezi olmasına ilişkin algılarda kültür, tarih ve arkeoloji gibi özelliklerin önemli olduğu, kültür ve turizmi açısından öne çıkan güçlü yönlerinin yoğurt, Göksu deltası, Yörük kültürü ve tapınaklar gibi tarihi yapıların olduğu belirlenmiştir. Ancak sahip olduğu bu özelliklerin ihmal, bilinçsizlik ve zaman gibi unsurlar nedeniyle yeterince kullanılamadığı ve zenginlikleri yansıtamadığı anlaşılmıştır. Bu bağlamda turistlerin Silifke'yi tercih edebilmesi bakımından yerel halk, yöneticiler ve araştırmacılara önemli sorumluluklar düşmektedir.
Turist rehberlerinin kişilik özellikleri ve yaşam tarzlarının yenilikçilik düzeylerine etkisi
Tez çalışmasının amacı, turist rehberlerinin kişilik özelliklerinin ve yaşam tarzlarının yenilikçilik düzeylerine etkisini tespit etmektir. Araştırma, nicel araştırma yönteminde tasarlanmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye'de çalışan profesyonel turist rehberleri oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket yönteminden yararlanılmıştır. Anket formu, araştırmacı tarafından katılımcılara kolayda örnekleme yöntemi ile gönüllülük esasına dayalı ve online olarak, 08.11.2021-28.12.2021 tarihleri arasında uygulanmıştır. Toplam 226 anket toplanmıştır. Veriler, istatistik paket programına (SPSS) aktarılarak analiz edilmiştir. Verilerin normal dağılım analizlerinden sonra, güvenirlik analizi, açıklayıcı faktör analizi ve araştırmanın amacına uygun korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Bulgulara göre, rehberlerin, kişilik özellikleri beş alt boyut olarak belirlenmiştir. Bu boyutlar literatüre paralel olarak dışadönüklük, duygusal dengelilik, deneyime açıklık, sorumluluk ve yumuşak başlılık olarak adlandırılmıştır. Yaşam tarzı ölçeğinin; ölçeğin gayret edenler, düşünenler, yapıcılar, başarılılar, yenilikçiler, tecrübeliler ve "inananlar olmak üzere yedi alt boyut altında toplanmıştır. Yenilikleri benimsemeye ait tutum ölçeğinin de erken davrananlar, erken benimseyenler, geç kalanlar, geciken çoğunluk ve yenilikçi düşünenler olmak üzere beş alt boyut altında toplanmıştır. Yapılan regresyon analizleri sonucunda, turist rehberlerinin kişilik özelliklerinin rehberlerin yenilikçilik düzeylerini etkilediği belirlenmiştir. Kişilik özellikleri alt boyutlarının yenilikçilik düzeyleri alt boyutları üzerindeki etkisine bakıldığında ise; erken benimseyenler boyutu duygusal dengeden (β=,151) ve geç kalanlar boyutu da yumuşak başlılık (β=,212), duygusal denge (β= -,115) ve dışa dönüklükten (β= -,122) etkilenmektedir. Öte yandan, yenilikçiler boyutu da duygusal denge (β= ,136) ve dışa dönüklükten (β= ,112) etkilenmektedir. Yaşam tarzının turist rehberlerinin yenilikçilik düzeylerine olan etkisine bakıldığında ise, turist rehberlerinin yaşam tarzlarının yenilikçilik düzeyleri üzerinde etkili olduğu görülmüştür. Turist rehberlerinin yenilikçilik düzeyleri alt boyutlarının yaşam tarzı alt boyutlarından nasıl etkilendiğine bakıldığında ise; erken davrananlar boyutunun gayret edenler (β= ,486), başarılılar (β= ,142) ve yenilikçilerden (β= ,104); erken benimseyenlerin gayret edenler (β= -,086), düşünenler (β= ,138), yapıcılar (β= ,172) ve başarılılardan (β= ,148) etkilendiği belirlenmiştir. Geç kalanlar faktörü başarılılardan (β= ,275); geciken çoğunluk faktörü başarılılar (β= ,208) ve inananlardan (β= ,100) ve yenilikçiler faktörü de düşünenler (β= ,318), yapıcılar (β= ,133), başarılılar (β= ,153) ve tecrübelilerden (β= ,249) etkilenmektedir.
COVİD-19 pandemisinde turist rehberlerinde algılanan stres ve kaygı düzeylerinin belirlenmesi
Turizm, insan kazanma sanatı ile para kazanma sanatını birleştirmektir. Bacasız sanayi olarak görülen bu sektörün en önemli paydaşlarından bir kolu da turist rehberleridir. Turist rehberleri bir bölgenin, destinasyonun ya da kültürün en iyi aktarıcıları olarak kabul edilen, kültür elçileri olarak da anılan bireylerdir. Turist rehberliği sosyal bir meslektir bundan dolayı da bu mesleği icra ederken rehberlerin gezdirdiği kişi ya da kişiler ile birebir diyalog ve temas halinde olması gerekmektedir. Çin'in Wuhan kentinde 2019 yılının aralık ayında ortaya çıkan Koronavirüs hastalığı nedeniyle turizm sektörü tamamıyla durma noktasına gelmiştir. Turizm sektörü içerisinde yer alan turist rehberleri de bu olumsuz durumdan etkilenmişlerdir. Turizm rehberleri, bu dönemde evde kalmak zorunda olmaları, işlerinden uzak kalmaları, ikinci bir mesleğe yönelmek zorunda kalmaları, meslek değiştirmek gereğinde bulunmak gibi ekonomik, psikolojik ve sosyo-kültürel sorunlar ile yüzleşmeleri ve bu sorunları çözmek zorunda kalmışlardır. Bu bağlamda, bu çalışma, Türkiye genelinde turist rehberliği mesleğini icra edenlerin COVID-19 Pandemisi süresinde yaşamış oldukları stres ve kaygı düzeylerini belirlemeye yöneliktir. Araştırma, nicel araştırma yönteminde tasarlanmıştır. Araştırmanın evreni, 2022 Ekim ayı içerisinde Türkiye Turist Rehberleri Odaları Birliğine (TUREB) bağlı çalışma kartına sahip 12.101 turist rehberi olarak belirlenmiştir. Araştırmanın örneklem seçiminde ise, evreni temsil edebilmesi açısından kolayda örneklem yöntemi seçilmiştir. Çevrimiçi veri toplama yöntemi ile 377 anket verisi toplanmıştır. Veriler, istatistik paket programına (SPSS) aktarılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde, ortalama, standart sapma, çapraz tablolama, t-testi, ANOVA ve faktör analizi teknikleri kullanılmıştır. Bulgulara göre, katılımcıların çoğunun erkeklerden, "31-40" yaş arası ve bekar bireylerden oluştuğu bulgulanmıştır. Katılımcıların algılanan stres düzeyi orta düzeyde tespit edilmiş olup, algılanan stres ve demografik veriler arasında anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Katılımcıların kaygı düzeyinin orta seviyede olduğu saptanırken, kaygı düzeyleri ve demografik verileri arasında anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir.
Turizm rehberliği bölümlerinde verilen yabancı dil öğretimi kalitesi ile öğrencilerin mesleği yapma niyeti arasındaki ilişki
Turist rehberi, ülkeyi ziyaret eden turistlerle en fazla zaman geçiren, kurulan tüm ilişkilerde aracı görevi gören ve turistlerin deneyimlerinin eşsiz hale gelmesini sağlayan önemli turizm çalışanıdır. Yabancı bir kültürden turistlerle karşılıklı iletişimin yoğun olduğu bir meslek olan turist rehberliğini icra edecek olan kişilerin de iyi bir yabancı dil bilgisine sahip olması beklenir. Nitekim turist rehberlerinin mesleği icra edebilmelerinin ön koşullarından birisi iyi bir yabancı dil bilgisidir. Bu anlamda daha iyi bir hizmet kalitesi sunabilmenin yolu kaliteli bir yabancı dil eğitiminden geçmektedir. Bu çerçevede bu tez çalışmasının temel amacı turist rehberi adaylarına eğitim kurumlarında verilen yabancı dil öğretiminin kalitesini ölçmek ve öğretim kalitesinin mesleği icra etme niyetleri üzerindeki etkisini incelemektir. Bu amaçla araştırmanın verileri 20 Eylül-30 Aralık 2022 tarihleri arasında Mersin, İskenderun ve Nevşehir HBV üniversitelerinin turizm rehberliği lisans bölümlerinde eğitim gören öğrencilerden toplanmıştır. Veriler kolayda örnekleme yöntemine göre anket yoluyla toplanmış ve kullanılabilir 385 anket elde edilmiştir. Verilerin analizinde betimleyici istatistikler, açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans (ANOVA) analizi ile birlikte korelasyon ve regresyon analizlerinden yararlanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre öğrenciler yabancı dil öğretimi kalitesini beş boyutta, mesleği yapma niyetini ise tek boyutta algılamışlardır. Analizler neticesinde öğrencilerin yabancı dil öğretimi kalitesine ilişkin algıları ile cinsiyet, bölüme isteyerek gelme/me durumu, üniversite, yaş, sınıf ve üniversiteye yerleştikleri puan türü arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Ayrıca öğrencilerin mesleği yapma niyetleri ile bölüme isteyerek gelme/me durumu, sınıf, öğrenim gördükleri üniversite ve bölüme yerleştikleri puan türü arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Bununla beraber öğrencilerin mesleği yapma niyeti üzerinde yalnızca akademik personel kalitesinin etkisi olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular neticesinde bu alandaki araştırmacılara ve turizm rehberliği eğitimi veren kurumlara yönelik öneriler geliştirilmiştir.
Profesyonel turist rehberlerinin ekonomik kaygı düzeylerinin performanslarına etkisinde işle ilgili gelişmeleri kaçırma korkusu ve işle ilgili sosyal medya kullanımının aracı rolü
Turist rehberleri, turizm operasyonlarını sürdürmede en önemli paydaşlardan biridir. Tur programlarının başarısını ve turistlerin memnuniyetini sağlayan unsurlar, turist rehberinin emeklerinden oluşmaktadır. Turlar, turist rehberlerinin iletişimi, bir bölgeye ilişkin bilgi ve yorumlamaları ve hizmet sunma becerileri sayesinde bir deneyime dönüştürmektedir. Dolayısıyla rehberlerin psikolojik kaygı durumları ve bu durumların performanslarına nasıl etki ettiği önemli bir konudur. Turist rehberlerinin işlevlerini etkili biçimde yerine getirebilmesi de çalışma motivasyonlarının yüksek, işleriyle ilgili kaygı ve korku düzeylerinin düşük olmasına bağlıdır. Bu çalışmanın amacı, turist rehberlerinin ekonomik kaygı düzeylerinin performanslarına olan etkisini ve işle ilgili gelişmeleri kaçırma korkusu (GKK) ve işle ilgili sosyal medya kullanımının bu ilişkideki aracı rolünün tespit edilmesidir. Bu amaçla kuramsal bir model oluşturulmuş ve araştırma hipotezleri geliştirilmiştir. Türkiye'deki turist rehberlerinin temsili, oranlı tabakalı örnekleme yoluyla belirlenmiştir ve araştırmanın örneklemini, Türkiye'de faaliyet gösteren 363 eylemli turist rehberi oluşturmaktadır. Araştırmada frekans dağılımı, ölçeklerin geçerliğini ve güvenirliğini ortaya koymak için analizler ve aracı etkiyi belirlemek için yapısal eşitlik modellemesi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda turist rehberlerinin yaşadıkları ekonomik kaygının performanslarını pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Rehberlerin yaşadıkları ekonomik kaygı, işle ilgili GKK ve işle ilgili sosyal medya kullanımı da arttırmaktadır. Ayrıca işle ilgili GKK'nin performansa herhangi bir etkisi bulunmazken, işle ilgili sosyal medya kullanımının performansı arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Turist rehberlerinin yaşadıkları ekonomik kaygıların performanslarına olan etkisinde ise işle ilgili GKK'nin herhangi bir aracı etkisi bulunamamıştır. Fakat işle ilgili sosyal medya kullanımının bu ilişkide güçlendirici bir aracı etkisi olduğu tespit edilmiştir. Nihai olarak çalışmada elde edilen bu bulgular doğrultusunda diğer turizm paydaşlarına birtakım önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Turist Rehberi, Ekonomik Kaygı, İşle İlgili Gelişmeleri Kaçırma Korkusu, İşle İlgili Sosyal Medya Kullanımı, Performans
İş stresinin psikolojik iyi oluşa etkisi: Turist rehberleri üzerine bir araştırma
Turizm sektörü yapısı gereği emek yoğundur ve bu sektörün önemli parçalarından biri olan turist rehberlerinin konumu tartışılamaz bir gerçektir. Yoğun çalışma koşulları, misafirlerin memnuniyeti için harcanan çaba ve buna benzer pek çok faktör aslında turist rehberlerinde zaman içerisinde iş stresi seviyelerinde artışa sebep olmaktadır. Bu durum psikolojik iyi oluşlarının ise düşmesine neden olabilmektedir. Bu çalışmanın temel amacı iş stresinin psikolojik iyi oluşa etkisini turist rehberleri açısından ele almaktır. Araştırma kapsamında, öncelikle araştırmanın konusunu oluşturan değişkenler ile ilgili literatür taraması yapılarak kuramsal çerçeve oluşturulmuştur. Uygulama aşamasında, veri toplama yöntemi olarak anket tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırmanın evrenini, Turist Rehberleri Odaları Birliği'ne (TUREB) bağlı turist rehberleri oluşturmaktadır. Veriler 234 profesyonel turist rehberinden toplanmıştır. Çalışmada kullanılan hipotezler SPSS programı aracılığı ile analiz edilmiştir. Analiz sonucuna göre turist rehberlerinin iş stresi yaşamaları psikolojik iyi oluşlarını olumsuz anlamda etkilediği görülmektedir. Anahtar Kelimeler: İş Stresi, Psikolojik İyi Oluş, Turist Rehberleri
İş becerikliliği ve işin anlamlılığının işe bağlılık üzerindeki etkisi: Turist rehberleri üzerine bir araştırma
Bu araştırmanın amacı, profesyonel turist rehberlerinin iş becerikliliği ve işin anlamlılığı düzeylerinin işe bağlılılık düzeylerine olan etkisini tespit etmektir. Yapılan araştırmalardan sonra ulaşılan veriler ışığında araştırmanın hipotezleri oluşturulmuş ve araştırma modeli geliştirilmiştir. Turist rehberlerinin iş becerikliliği, işin anlamlılığı ve işe bağlılık düzeylerini ölçmek için daha önceden geliştirilmiş olan ölçekler kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye'de eylemli turist rehberleri oluşturmaktadır. Örneklem sayısı G-Power güç analizi programı kullanılarak, A priori aşaması ile çoklu doğrusal regresyon analizi baz alınarak 107 turist rehberi olarak belirlenmiştir. Bu araştırma dahilinde 242 turist rehberi araştırmaya katılmıştır. Araştırmada olasılığa dayalı olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Verilere uygulanacak analizler için SPSS 24'ten faydalanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, katılımcıların iş becerikliliği düzeylerinin ortalamanın üzerinde olduğu gözlemlenirken; işe bağlılık ve işin anlamlılığı düzeylerinin oldukça yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Korelasyon analizi sonucunda değişkenler arasında orta düzey ve pozitif yönlü bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Bunun yanı sıra, iş becerikliliği ve işin anlamlılığının işe bağlılık üzerinde etkisinin olduğu gözlemlenmiştir. Son olarak, iş becerikliliğinin işe bağlılık üzerindeki etkisinde işin anlamlılığının kısmi aracı etkisi bulunmuştur.
Turizm rehberliği öğrencilerinin öğrenme motivasyonlarının itici-çekici faktörler kapsamında incelenmesi
Motivasyon, bireylerin davranışlarının anlaşılmasında oldukça önemlidir. Turizm alan yazınında, turist güdüleri ortaya konsa da turizm öğrencilerinin bir kurumu ve bölgeyi öğrenim görmek üzere neden tercih ettiği konusu yeterli ilgiyi görememiştir. Bu kapsamda, bu çalışmada amaç turizm öğrencilerinin öğrenme motivasyonlarının itici-çekici faktörler kapsamında incelenmesidir. Bu amaca ulaşabilmek için, araştırma evrenini turizm rehberliğinde öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Bu öğrencilere, amaçlı ve kolayda örnekleme teknikleri benimsenerek ulaşılmıştır. Toplamda 373 öğrenciden veri toplanmış ve araştırma analizine dâhil edilmiştir. Toplanan veriler Kısmi En Küçük Kareler Yapısal Eşitlik Modellemesiyle incelenmiştir. Araştırma bulguları incelendiğinde, itici faktörlerden "Akademik Başarı ve Kişisel Gelişim Arzusu" kariyer seçimini olumlu ve anlamlı bir şekilde etkilemiştir. Ayrıca, çekici faktörlerden "Duygusal ve Fiziksel Yakınlığı", "Uluslararası Seyahat ve Deneyim Arzusu" ve "Yükseköğretim Kurumunun Kalitesi" öz yeterlilik algılarını etkilerken "Turizm Çekicilikleri", "Uluslararası Seyahat ve Deneyim Arzusu" ve "Yükseköğretim Kalitesi" kariyer seçimlerini etkilemiştir. Bu bulguların, motivasyon ile ilgili teorilerin oluşturulması noktasında fayda sağlayacağı beklenmektedir. Son olarak, araştırma sonuçlarının turizm rehberliği eğitimi veren kurumlara hangi çekiciliklere önem vermesi gerektiği konusunda yol gösterecektir.
Sürdürülebilir yerel kalkınmada Cittaslow hareketi: Ürgüp ilçesi potansiyelinin değerlendirilmesi
Küreselleşmenin etkisiyle çevresel tahribat ve sürdürülebilirlik sorunları giderek daha belirgin hale gelmişken, doğal ve kültürel kaynakların korunmasına yönelik çeşitli yaklaşımlar ortaya çıkmıştır. Fast food kültürünün yaygınlaşması, Slow Food hareketinin doğuşuna zemin hazırlamış ve bu gelişme, kentlerin sürdürülebilirliğini sağlamak ve yerel yaşam kalitesini artırmak amacıyla Cittaslow kavramının 1999 yılında şekillenmesine yol açmıştır. Bugün dünya genelinde 31 ülkede 303 şehir Cittaslow ağına dahil olmuşken, Türkiye 25 üye kentiyle en fazla üyeye sahip üçüncü ülke konumundadır. Bu çalışma, Kapadokya Bölgesi'nde yer alan Ürgüp ilçesinin Cittaslow üyelik potansiyelini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Ürgüp, tarihi ve kültürel varlıkları, özgün mimari dokusu ve turistik cazibesi ile bilinen önemli bir turizm destinasyonudur. Cittaslow üyesi olabilmek için, toplamda 7 ana başlık altında yer alan 73 alt kriterin en az %50'sinin yerine getirilmesi gerekmektedir. Yapılan doküman incelemesi ve saha araştırması neticesinde, 73 kriterden 44'ünde gerekli koşulların sağladığı, 29 kriterde ise birtakım eksikliklerin olduğu belirlenmiştir.Dolayısıyla, Ürgüp'ün olası başvuru durumunda Cittaslow kriterlerini karşılayabilme ihtimalinin yüksek olduğu, ancak belirli alanlarda iyileştirmeler yapılması gerektiği söylenebilir.
Turist rehberi performansı ve davranışsal niyet arasındaki ilişkide akılda kalıcı tur deneyimi ve tatil tatmininin rolü: Mardin örneği
Tarih boyunca insanlar çeşitli sebeplerle bulundukları yerden başka bir yere seyahat etmişlerdir. Bu seyahatler özellikle ilk başlarda dini bir gereksinimler içerirken, sanayi devrimi sonrası farklı kültürlerdeki insanları, yapıları ve gelenekleri görmek amacına evrilmiştir. Ziyaret edilen yerdeki tarihi, doğal ve kültürel değerleri ziyaretçilere aktaran, onlara gezinin başından sonuna kadar eşlik eden kişiler turist rehberleridir. Turist rehberleri gezi sırasında ziyaretçilerin tur deneyimlerini etkileyebilmekte ve bir tur ve destinasyon için önemli görülen yeniden ziyaret etme, tavsiye etme ve sık sık ziyaret etme gibi davranışsal niyetlere yol açabilmektedir. Dolayısıyla bir turda turist rehberinin performansı oldukça önemlidir. Turist rehberlerinin performansı ile ilgili çalışmalar bulunsa da akılda kalıcı tur deneyimi ve tatil tatmini ile ilişkili bir çalışmaya rastlanılmamıştır. Buradan hareketle bu tezin amacı turist rehberi performansı, akılda kalıcı tur deneyimi ve davranışsal niyet arasındaki ilişkide tatil tatmininin rolünü incelemektedir. Özellikle kaçak rehberlik faaliyetlerinin yaşandığı Mardin'de turist rehberinin performansının ne denli önemli olduğu açısından değerlendirildiğinde bu çalışmanın alana katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Tezde verileri elde etmek amacıyla anket uygulanmış ve 473 yerli ziyaretçiden anketler yüzyüze toplanmıştır. Demografik, ölçeklere yönelik betimleyici, geçerlik güvenirlik, normallik, açıklayıcı faktör analizi ve yapısal eşitlik modellemesi analizleri yapılmıştır. Yapılan analizler neticesinde turist rehberi performansı boyutları arasında yer alan kişisel görünüş ve bilgi boyutunun davranışsal niyetlere anlamlı bir etkisinin olduğu, sunum ve iletişim yetenekleri ile profesyonel tutum ve yeteneklerinin davranışsal niyetlere anlamlı bir etkisinin olmadığı saptanmıştır. Ayrıca tatil tatmininin ve akılda kalıcı tur deneyiminin aracılık rolü incelendiğinde profesyonel tutum ve yetenekleri boyutunun davranışsal niyetlerde tatil tatmininin ve akılda kalıcı tur deneyiminin tam aracılığı, kişisel görünüş ve bilgi boyutunun davranışsal niyetlerde tatil tatmini ve akılda kalıcı tur deneyiminin kısmi aracılığı, profesyonel tutum ve yeteneklerde de tatil tatmini ve akılda kalıcı tur deneyiminin tam aracılığı sonucuna ulaşılmıştır.
Kapadokya'da erişilebilir turizm: Destinasyon uygunluğunun incelenmesi
Dünya genelinde milyonlarca insan, turizm faaliyetlerine katılarak farklı bölgelerdeki doğal, kültürel ve tarihi zenginlikleri keşfetme imkânı bulmaktadır. Seyahat edenlerin değişen talepleri ve beklentileri, sektördeki işletmelerin sistemlerini sürekli olarak yenilemelerine neden olmaktadır. Ancak, turizmin daha kapsayıcı ve erişilebilir bir hale getirilmesi son yıllarda daha fazla önem kazanmıştır. Turizmin geniş bir erişim ağı olsa da, bu ağ her birey için eşit erişilebilirlikte olmayabilir. Özellikle fiziksel engeli olan bireyler, yaşlılar, aileler ve hareket kısıtlılığı yaşayan diğer gruplar için turistik mekanlara ulaşım, hala önemli bir engel teşkil etmektedir. Bu bağlamda bu çalışmanın amacı Kapadokya'da erişilebilir turizmin destinasyon uygunluğu açısından mevcut durumunu ortaya koyarak sorunları belirlemek ve bu sorunlara ilişkin çözüm odaklı öneriler ortaya koymaktır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Nitel araştırma desenlerinden ise fenomenolojik bir yaklaşım benimsenmiştir; bu, Kapadokya gibi benzersiz bir coğrafi ve kültürel ortamda erişilebilirliğin nasıl algılandığını ve uygulandığını yorumlayıcı bir analiz sunmaktadır. Çalışmada yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Veriler tematik analiz uygulanarak çözüme ulaştırılmıştır. Çalışmada bölgedeki turizm sektöründe doğrudan bilgi ve deneyime sahip kişileri hedefleyen amaçlı örnekleme stratejisi kullanılmıştır. Çalışmanın sosyal perspektifi bölgedeki otel yöneticileri, profesyonel turist rehberleri, turizm çalışanları, yerel sakin ve turizm profesyonelinden oluşmaktadır. Elde edilen bulgular NVivo14 yazılı kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular sonucunda ise, Kapadokya'da erişilebilirliğin mevcut durumunun yeterli düzeyde olmadığı hatta neredeyse hiç denecek kadar az uygulamaların olduğuna yönelik görüşler yer almaktadır. Bölgenin bilinçlenmesi ve erişilebilirliğin geliştirilmesine yönelik adımlar atılsa da aynı zamanda sürdürülebilir olması gerektiği yönünde ifadeler de vurgulanmaktadır. Bu bulgular kapsamında Kapadokya'da erişilebilir turizmin destinasyon açısından uygun hale getirilmesi ve arzın artması yönünde işletmelere ve turizm paydaşlarına önerilerde bulunulmuştur.
Türkiye'de müze rehberliğinin mevcut durumu, sorunlar ve çözüm önerileri
Müzelerin vazgeçilmez unsurları olan müze rehberleri, müzelerin sadece bir sergi alanı olmaktan öteye geçmesini sağlamaktadırlar. Bununla birlikte geçmişle günümüz arasında bir köprü görevi üstlenirken, sanatın ve tarihin kapılarını herkese açmakta ve eserlerin hikayesini canlandırarak ziyaretçileri büyülemektedirler. Müze rehberlerinin bu tanımlara ulaşabilmesi için kendi alanlarında uzmanlaşmaları kaçınılmaz olmaktadır. Uzmanlaşan müze rehberinin hem müze hem ziyaretçi üzerinde belirleyici bir etkisi mevcuttur. Bu kapsamda bu çalışmanın amacı Türkiye'de müze rehberliğinin mevcut durumunu ortaya koyarak sorunları belirlemek ve belirlenen sorunlar üzerine önerilerde bulunmaktır. Çalışmada nitel bir yaklaşım benimsenmiştir. Nitel araştırma desenlerinden ise fenomenoloji (olgubilim) tercih edilmiştir. Çalışmanın veri toplama aracı yarı yapılandırılmış görüşme tekniğidir. Veriler toplandıktan sonra betimsel analiz ile çözümlenmiştir. Çalışmanın özgün niteliğinden dolayı amaçlı örnekleme kullanılmış, böylece belirli bilgi veya deneyimlere sahip kişilere odaklanılmıştır. Bu doğrultuda çalışmanın sosyal dünyasını, profesyonel turist rehberleri oluşturmaktadır. Bazı kriterler baz alınarak profesyonel turist rehberleri arasında seçim yapılmıştır. Elde edilen bulgular MAXQDA yazılımı kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular sonucunda Türkiye'de müze rehberliğinin mevcut durumunun ileri seviyede olmadığı, yetersiz olduğu ve geliştirilmesi gerekilen bir konu olarak iyileştirilmeye açık olduğu yönünde görüşler yer almaktadır. Teknolojik uygulamaların rehberlik mesleğini ortadan kaldıracağına dair görüşler mevcutken, tam aksine faydalı olabileceği de dile getirilmektedir. Kapalı alan müzelerinin ziyaretçi ve rehberler için uygun ortam sağlamadığı, fiziksel ve zihinsel zorluklar taşıdığı belirtilirken, diğer yandan mevsimsel koşullar altında anlatım kolaylığı sunduğu da vurgulanmaktadır. Son olarak, elde edilen bulgular kapsamında müze rehberliğine ve turist rehberliğine yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Müze, Müze Rehberliği, Turist Rehberliği, Turist Rehberliğinde Uzmanlaşma, Müze Rehberliğinde Uzmanlaşma.
Turist rehberlerinin ağ kurma davranışlarının kariyer başarısı üzerindeki etkisi
Bu tez çalışmasının temel amacı, turist rehberlerinin ağ kurma davranışlarını sosyo-demografik değişkenler açısından incelemek ve bu davranışların kariyer başarısı üzerindeki etkisini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda, ilgili literatür taraması yapılmış ve Kaynakların Korunması Teorisi'nin (COR) kuramsal çerçevesine dayanarak araştırma hipotezleri geliştirilmiştir. Araştırmanın evreni, Nevşehir Rehberler Odası'na (NERO) bağlı eylemli turist rehberleri olarak belirlenmiş ve toplam 276 turist rehberinden veri toplanmıştır. Araştırmanın kuramsal çerçevesi doğrultusunda geliştirilen araştırma hipotezlerinin test edilebilmesi amacıyla bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve çoklu regresyon analizlerinden yararlanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre turist rehberlerinin ağ kurma (temasları sürdürme, sosyalleşme, mesleki faaliyetlere katılma, toplumsal faaliyetlere katılma ve içsel görünürlüğü artırma) davranışlarının cinsiyet, yaş ve eğitim durumuna göre istatistiki açıdan anlamlı farklılıklar gösterdiği belirlenmiştir. Ayrıca, turist rehberlerinin mesleki faaliyetlere katılma, toplumsal faaliyetlere katılma ve içsel görünürlüğü artırma davranışlarının hem objektif hem de subjektif kariyer başarısı üzerinde; temasları sürdürme ve sosyalleşme davranışlarının ise yalnızca subjektif kariyer başarısı üzerinde pozitif yönlü anlamlı bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir.
Turist rehberlerinin performanslarına yönelik şikayetler: Paket tur tüketicileri üzerine bir inceleme
Yapılan çalışmanın amacını turist rehberlerinin performanslarına yönelik paket tur tüketici şikayetlerini belirlemek ve bu kapsamda turist rehberlerinin performans açısından farkındalıklarını arttırmak oluşturmaktadır. Çalışmanın diğer amaçları ise turist rehberi performansı ile genel tüketici memnuniyeti arasındaki ilişkiyi belirlemek ve turist rehberleri performansına yönelik memnuniyetsizlikleri karşısında tüketicilerin tutumlarını incelemektir. Araştırma amacı kapsamında öncelikle alanyazın taraması yapılmış daha sonra anket aracılığıyla birincil verilerin toplanması aşamasına geçilmiştir. Araştırmanın evrenini daha önce Türkiye'de paket tura katılmış olan ve turist rehberi performansına yönelik şikayeti bulunan yerli tüketiciler oluşturmaktadır. Araştırma örneklemi 384 yerli paket tur tüketicisi olarak hedeflenmiş ancak 460 kişiye ulaşılmıştır. Anketler, ilkbahar ve yaz aylarında paket tur tüketici sayısı arttığından ve tüketicilere ulaşılması daha kolay olduğundan bu aylarda tüketicilere uygulanmıştır. Dolayısıyla 2022 Mart ayında başlayan anket uygulaması 2022 Ekim ayında sonlandırılmıştır. Basılı anket formları İzmir ve Muğla illerindeki paket tur tüketicilerine tur sonrası araştırmacı tarafından uygulanmıştır. Online olarak hazırlanan anket formlarının linkleri turist rehberleri aracılığı ile tüketicilere ulaştırılmıştır. Tüketicilere ulaştırılan anket formlarının doldurulmasından önce tüketicilere anket ve çalışmanın amacı hakkında bilgilendirme yapılmıştır. Online ve basılı anket formları toplam 460 paket tur tüketicisine ulaşılmış ancak 393 anket formu değerlendirmeye alınmıştır. Yerli paket tur tüketicilerinin turist rehberinin performansına yönelik ilk beş şikayeti sırasıyla en çok turist rehberinin kibar olmamasına, turist rehberinin saygılı olmamasına, turist rehberinin güvenilir alışveriş mağazaları hakkında bilgilendirme yapmamasına, turist rehberinin tur programında vaat edilenleri yerine getirmemesine ve turist rehberinin dakik olmamasına yönelik olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları ayrıca tüketicilerin turun geneline yönelik memnuniyetlerinin yüksek olduğunu ve turun geneline yönelik memnuniyet derecelerine turist rehberinin oldukça fazla etkisi olduğunu göstermektedir. Tüketicilerin büyük çoğunluğunun turist rehberi nedeniyle yaşadıkları memnuniyetsizliğin önemsiz olduğunu düşündüğü görülmektedir. Ayrıca tüketiciler çoğunlukla şikayet etmelerinin bir işe yaramayacağını düşündüklerinden herhangi bir şikayet davranışında bulunmamaktadır. Şikayet davranışında bulunanların ise daha genç tüketiciler olduğu saptanmıştır. Çalışma beş kısımdan oluşmaktadır. İlk kısım araştırmanın konusu, amacı, önemi, varsayımları, sınırlılıkları ve tanımları içermektedir. Araştırmanın ikinci kısmını kavramsal çerçeve oluşturmaktadır. Üçüncü kısımda ise araştırmanın veri toplama araç ve yöntemlerini, evren ve örneklemini içeren araştırmanın yöntemi bulunmaktadır. Dördüncü kısımda araştırmanın bulguları ve yorumlarına yer verilmiştir. Araştırmanın beşinci kısmı ise sonuçlar ve önerilerden oluşturmaktadır.
Turlarda grup uyumunun sağlanmasında turist rehberlerinin uyguladıkları etkinlikleri belirlemeye yönelik bir araştırma
Tur deneyiminin bir parçası olarak grup üyeleri birbirleriyle etkileşime girerek aralarında bağ kurabilmekte ve grup uyumu geliştirebilmektedir. Turlarda grup uyumunun sağlanması ise misafirler için uygun bir iletişim ortamı yaratma ve duygusal açıdan kendilerini daha iyi, huzurlu ve güvende hissetmelerinin yanında turun zamanında tamamlanmasını, ortaya çıkan problemlerin hızlı bir biçimde çözümlenmesini, turun başarısının artmasını ve tur deneyiminin en üst seviyede yaşanmasını mümkün kılmaktadır. Bu doğrultuda turun lideri olarak turist rehberlerine büyük sorumluluklar düşmektedir. Bu çalışmanın amacı turlarda grup uyumunun sağlanmasında turist rehberlerinin uyguladıkları etkinliklerin belirlenmesidir. Bu bağlamda çalışma kartı bulunan eylemli turist rehberleri araştırmanın evreni olarak belirlenmiş ve çalışmaya katılan 63 turist rehberinden yarı yapılandırılmış soru formlarıyla veriler toplanmıştır. Çalışma, beş bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde; araştırmanın problemi, amacı, önemi, varsayımları ve sınırlılıkları yer almaktadır. İlgili alanyazını oluşturan ikinci bölümde, kuramsal çerçeveyi oluşturan turist rehberliği, grup ve grup uyumu kavramları irdelenmiş ve konu ile ilgili araştırmalara yer verilmiştir. Yöntem başlığı altındaki üçüncü bölümde; araştırmanın hipotezleri, evren ve örneklemi, veri toplama araç ve teknikleri ile veri toplama süreci hakkında bilgiler bulunmaktadır. Araştırmanın bulguları ve yorumları dördüncü bölümde sunulmuş, beşinci bölümde ise bulgulardan elde edilen sonuçlar ve sonuçlara yönelik önerilere yer verilmiştir. Araştırmanın sonucunda, turist rehberlerinin turlarda grup uyumunu sağlamaya önem verdiği ve yönettikleri turlarda grup uyumunu sağlamak için çeşitli stratejiler, etkinlikler kullandıkları ve grup uyumun sağlanmasında liderlik, arabuluculuk, bilgilendirme, aracılık ve kültür elçisi rollerinin önem taşıdığı ortaya çıkmıştır. Bir turun başarı ile sonlanmasında grup uyumunun turist, turist rehberi ve ülke turizmi üzerinde önemli etkilerinin olduğu, grup uyumunu sağlamanın milliyetlere ve demografik özelikler ile tur ve grup çeşidine göre değişiklik gösterdiği, grup uyumunu zorlaştıran etkenlerin insan özelliklerinden, davranışlarından ve operasyonel eksikliklerden kaynaklı olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca grup uyumunun sağlanmasında grup motivasyonunun önemli olduğu ve turist rehberlerinin grup motivasyonunu sağlamak için misafirlerle etkileşim halinde olup onların memnuniyetini sağlayacak etkinliklerde bulunduğu ve grup içi çatışmaların yönetilmesinde ise turist rehberlerinin liderlik, arabuluculuk ve bilgilendirici rollerinin önemli olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Turist Rehberliği, Grup Kavramı, Grup Motivasyonu, Grup Uyumu, Turlarda Grup Uyumu
Kültürel mirasın aktarılmasında turist rehberliği mesleğinin etkileri
Somut ve Somut Olmayan Kültür kavramları, UNESCO tarafından ortaya atılmış ve bu konuda korumayı sağlayabilmek için adımlar atmaya başlanmıştır. İlk kez 2008 yılında kabul edilmeye başlanan Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde Türkiye'den Meddahlık ve Mevlevi Sema Törenleri unsurları eklenmiştir. Bu çalışmada her bir kültürel mirasa tek tek yer verilmiştir. Bu kültürlerin ve mekanların bilgisini tam ve doğru olarak verebilecek mesleklerden birisi de turist rehberliği mesleğidir. İlk yapıldığı andan bugüne araştırılan ve zaman geçtikçe farklı roller atfedilen turist rehberliği, kültürel mirası koruyan mesleklerin başında gelmektedir. Araştırma evrenini T.C Kültür ve turizm Bakanlığı'na bağlı turist rehberleri oluşturmaktadır. Veriler, anket aracılığı ile 2023 Mayıs ayında 402 rehberden elde edilmiştir. Veriler analiz edilirken güvenilirlik analizi, dağılım analizi normallik testi, açıklayıcı faktör analizi ve farklılık testleri uygulanmıştır. Çalışma sonucunda turist rehberlerinin kültür elçisi olduğu belirlenmiştir. Çalışma maddeleri üç boyutta incelenmiştir. Yapılan çalışma sonucunda ise, kültürel etkilerin aktarılmasında cinsiyete bağlı bir değişim söz konusu olduğu belirlenmiştir.
Turist rehberlerinin kariyer planlamalarında uzmanlaşma eğilimlerinin, uzmanlık alan seçimlerinin ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi
Turist rehberleri, planlanan tur organizasyonlarını gerçekleştiren, ülkeyi ziyarete gelenlere yol gösteren, ülkenin imajının gelişmesine katkıda bulunan ve seyahatçilere bir sonraki turu planlamaları için onları teşvik eden kişilerdir. Turist rehberlerinin mesleklerini icra etmeleri için bu rollerini yerine getirebilmeleri çok önemlidir. Turist rehberliği mesleği, pek çok bilgiyi barındıran emeğin ve becerinin en üst düzeyde gerçekleştirilmesi beklenen mesleklerden biridir. Turist rehberleri, yüksek standartlarda gerçekleştirilmesi gerekli sektörel beklentileri karşılamak ve mesleki açıdan bu donanımlara erişebilmek için kariyerlerinde çeşitli uzmanlık alanlarına yönelmekte ve uzmanlaşma eğilimleri göstermektedir. Bu doğrultuda turist rehberlerinin kariyer planlamaları, uzmanlık alan seçimleri ve uzmanlaşma eğilimleri önemli bir konu haline gelmiştir. Araştırmanın amacı, turist rehberlerinin kariyer planlamalarında uzmanlaşma eğilimlerinin, uzmanlık alan seçimlerinin ve etkileyen faktörlerin belirlenmesidir. Bu amaçla, turist rehberleri araştırmanın evreni olarak belirlenmiş, araştırmanın çalışma grubunu oluşturan 39 turist rehberi ile yarı yapılandırılmış anket formu aracılığı ile veriler toplanmıştır. Araştırma beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, araştırmanın problemi, amacı, önemi, varsayımları ve sınırlılıkları açıklanmıştır. İkinci bölümde alanyazın taraması yapılarak araştırmanın kavramsal çerçevesi yazılmıştır. Üçüncü bölümde araştırmanın yöntemi açıklanmış, dördüncü bölümde çalışmanın bulgularına ve yorumlarına yer verilmiştir. Beşinci bölümde ise araştırmanın sonuçları incelenmiş ve araştırmada tespit edilen problemlere ilişkin öneriler sunulmuştur. Araştırmanın sonucunda, turist rehberlerinin kariyer planlamalarında uzmanlaşma eğilimlerinin ve uzmanlık alan seçimlerini etkileyen faktörlerin, iş alanında tercih sebebini oluşturması, diğer turizm paydaşlarıyla ortak ve başarılı hizmet yürütülmesi, ziyaretçilerden alınan geri dönüşler sayesinde tanınan ve marka rehber haline gelinmesi, mesleki tecrübeye yönelik alınan eğitimler ile olumlu katkılar sağlanması olarak ortaya çıkmıştır. Ayrıca, uzmanlaşmada rehberlerin öncelikle çevresine, ilgi alanlarına ve ihtiyaç duyulan alanlara yönelik durum değerlendirmesi yaparak bu alanlara yönelmeleri gerektiğinin önemli olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Turist rehberi, Turist rehberliği, Kariyer planlaması, Uzmanlaşma, Uzmanlık alan seçimi
Turist rehberlerinin performansının ve hizmet verme yatkınlığının davranışsal niyet üzerindeki etkisi: Yerli turistler üzerinde bir araştırma
Turizm sektörüne ve turistik faaliyetlere yönelik hem küresel hem ulusal çapta artan talebin karşılanmasında turizm sektörünü ilgilendiren tüm dinamiklerin sürekli bir gelişim ve adaptasyon içinde olduğu görülmektedir. Turist rehberliği mesleği ise bu dinamikler arasında turistik seyahatin başlangıcından bitişine kadar sunacağı performans ve hizmetlerle etkin bir rol oynamaktadır. Bu çalışmanın amacı turist rehberlerinin performans ve hizmet verme yatkınlıklarının (HVY) yerli turistlerin davranışsal niyetleri (DN) üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Bu doğrultuda çalışmada nicel bir araştırma yöntemi benimsenmiş, veri toplama amacıyla anket çalışması uygulanmıştır. Anket çalışması kapsamında örneklem yöntemi olarak kolayda örnekleme yöntemi kullanılarak İzmir ilini 2022 yılı Mayıs-Ağustos ayları arasında rehberli turlarla ziyaret eden yerli turistlere, elden, acentalar ve online anket formu vasıtasıyla ulaşılmıştır. Geri dönüş alınan 460 anketten eksik ve aykırı cevaplanan formların çıkarılmasıyla, 400 katılımcıdan elde edilen anket verileriyle çalışmaya devam edilmiştir. Elde edilen veriler normallik testleri, açıklayıcı faktör analizi, regresyon, korelasyon ve farklılık analizlerine tabi tutulmuştur. Araştırma verilerinin analiz edilmesi sonucunda, turist rehberlerinin hizmet verme yatkınlıklarının ve performanslarının yerli turistlerin davranışsal niyetleri üzerinde, hizmet verme yatkınlıklarının ise gösterdikleri performansları üzerinde pozitif ve olumlu etkisinin bulunduğu sonucuna varılmıştır. T testi, Anova ve Tukey çoklu karşılaştırma testleri sonucunda demografik özelliklerden yaş, eğitim durumu, cinsiyet, ortalama gelir, medeni hal ve rehberli turlara katılma açısından ziyaretçilerin algılamalarının farklılaşmadığı bulgulanmıştır. Ziyaretçilerin mesleki durumlarına göre ise turist rehberlerine yönelik algıladıkları hizmet verme yatkınlığı, performans ve davranışsal niyet değişkenleri üzerinde anlamlı farklılıklar bulunduğu belirlenmiştir. Çalışma toplamda beş bölümden oluşmuş olup, araştırmanın amacı, sınırlılıkları, önem ve varsayımları vurgulandıktan sonra ilgili alan yazın taraması yapılmış, konu ile ilgili kavramlar ve tanımlamalar açıklanmıştır. Sonraki bölümde araştırmanın yöntemi açıklanmış, elde edilen verilerin analizleri ve bulguları hakkında bilgi verilerek yorumlanmıştır. Son olarak ise çalışmada elde edilen sonuçlar ve analizler doğrultusunda konu ile ilgili olarak mesleki kurumlara, turist rehberlerine ve sonraki araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.
Aeneas Avrupa Kültür Rotası'nın turizm açısından değerlendirilmesi: Paydaş görüşleri
Kültür, toplulukların geçmişine ışık tutması ve gelecek kuşaklara aktarılmasından dolayı her zaman önemli bir kavram olmuştur. Kültür rotası olarak bilinen kavram da üzerinde antik kentleri, tarihi alanları ve önemli kişilerin geçtiği güzergahları barındırdığı için kültürel zenginliğe katkıda bulunmaktadır. Kültür rotası, geçmişte askeri, dini, ticari ve sosyal amaçlarla kullanılan ulaşım güzergahları ile bugün daha çok turistik amaçlarla geliştirilen güzergahların kültürel ve doğal mirasın korunması ve tanıtımı konusunda giderek işlevsel hale gelmesiyle güzergâh kavramı, kültürel rota şeklinde tanımlanmaktadır. Avrupa Konseyi tarafından sertifikalandırılan toplam 45 tane rota bulunmaktadır. Aeneas Avrupa Kültür Rotası da bu rotalardan biridir. Aeneas Rotası, Truvalı kahraman Aeneas'ın uğradığı limanlar ile arkeolojik bölgelerden oluşan, Türkiye dahil 5 ülkeyi (Arnavutluk, İtalya, Yunanistan ve Tunus) kapsamaktadır. Türkiye'den başlayan ilk deniz rotası olma özelliği ile birlikte 2021 yılında Avrupa Konseyi tarafından tescillenmiştir. Bu bağlamda bu araştırmanın amacı Aeneas Avrupa Kültür Rotası'nın kültür turizmine kazandırılmasında turizm paydaşlarının görüşlerini turizm açısından değerlendirmektir. Bu amaç kapsamında, nitel bir araştırma yöntemi olan görüşme tekniği kullanılmıştır. Görüşme sorularında yapılan analiz için maksimum çeşitlilik seçilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kültür Rotası, Kültürel Miras, Aeneas, Turizm
Anadolu Beylikleri izinde kültür rotası önerisi
Birinci Dönem Anadolu Beylikleri'nden günümüze ulaşan kültürel miras unsurları, tarihî ve estetik değerlerinin yanı sıra kültür turizmi açısından da önemli bir potansiyel barındırmaktadır. Birinci Dönem Anadolu Beylikleri'nin Anadolu'da bıraktığı kültürel miras unsurları Anadolu Selçuklu ve sonrasındaki ikinci dönem Anadolu Beylikleri ile Osmanlı mimari ve sanatına kadar ulaşan birikimin temelini oluşturması açısında önemlidir. Bir başka ifadeyle Birinci Dönem Anadolu Beylikleri'nin Anadolu'da bıraktığı kültürel miras unsurları, Anadolu Selçuklularından başlayarak Osmanlı dönemine kadar uzanan süreçte mimari, süsleme sanatı ve şehircilik anlayışı üzerinde önemli etkiler yaratmış; sonraki dönemlerin estetik anlayışına yön vermiştir. Ancak bu miras öğeleri, yeterince tanıtılamamaları nedeniyle turistik birer ürün olarak yeteri kadar değerlendirilememektedir. Diğer yandan, alternatif turizm türlerinden biri olarak son yıllarda giderek önem kazanan kültür rotaları, kültürel değerlerin tanıtımı ve destinasyonların çeşitlendirilmesi açısından etkili bir araç haline gelmiştir. Bu çalışmada, Birinci Dönem Anadolu Beylikleri'ne ait kültürel miras unsurları tanıtılmakta ve bu mirası temel alan bir kültür rotası önerisinde bulunulmaktadır. Artuklu Beyliği, Danişmendliler Beyliği, Mengüçlü Beyliği, Çubukoğulları Beyliği, Dilmaçoğulları Beyliği, İnaloğulları Beyliği, Saltuklu Beyliği ve Ahlatşahlar Beyliği olmak üzere sekiz beylik temel alınarak hazırlanan kültür rotası, Tokat'ın Niksar ilçesinden başlayıp Mardin şehir merkezinde sona ermektedir. Rota boyunca yer alan duraklar, tarihî ve kültürel değerleri temel alınarak seçilmiş; durakların ziyaret süreleri ile ulaşım olanakları değerlendirilmiştir. Çalışmanın temel amacı, Anadolu Beylikleri dönemine ait kültürel mirasın tanıtımına ve korunarak turistik birer arz kaynağına dönüşmesine katkı sağlayacak nitelikte bir kültür rotası önerisi geliştirmektir. Söz konusu rota ile hem yöre halkı ve yerel yönetimler için farkındalık oluşturulması hem de turist rehberlerinin anlatılarına temel teşkil edecek akademik bir altyapı sunulması hedeflenmektedir. Anahtar Kelimeler: Kültür Turizmi, Kültür Rotaları, Türkiye Kültür Rotaları, Birinci Dönem Anadolu Beylikleri
Farklı gezi türlerine göre turist rehberlerinin rollerinin misafir yorumları üzerinden değerlendirilmesi
Turist rehberleri, turizm sektörünün gelişmesinde önemli bir işleve sahiptir. Aynı zamanda turist rehberleri, turistler ile en sık etkileşim kuran kişiler olarak görülmektedir. Bunun yanında, yaptıkları mesleğin gerekliliği olarak turistler ile bir arada iken çeşitli roller üstlenmektedirler. Üstlendikleri her rol ise turların türüne ve turistik bölgeye göre değişiklik göstermektedir. Söz konusu rollerin belirlenmesi, hizmet kalitesinin artırılması ve mevcut turist rehberliği eğitiminin geliştirilmesi bakımından önem arz etmektedir. Buradan hareketle, yapılan bu araştırmada turist rehberlerinin farklı turizm turlarında üstlendikleri rolleri değerlendirmek amaçlanmıştır. Bu kapsamda, özellikle Avrupa şehirlerinde farklı turlar ve rehberler ile hizmet sunan bir çevrimiçi seyahat işletmesi olan Withlocals'da yer alan Avrupa'da en çok ziyaret edilen şehirler arasında bulunan on şehir ve beş farklı tur türüne ilişkin (aile, alışveriş, gastronomi, şehir ve müze) çevrimiçi 2450 yorum incelenmiştir. Turlar belirlenirken birden fazla rehberin hizmet verdiği turlar tercih edilmiştir. Turist rehberlerinin bu turlarda hangi rolleri üstlendiklerini belirlemek için nitel araştırma desenlerinden bütüncül çoklu durum deseni yöntemi benimsenmiştir. Verilerin toplanmasında doküman incelemesi, verilerin analizinde ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Turistler açısından turist rehberinin bilgi verici ve ev sahibi rolünün en önemli roller olduğu ortaya konmuştur. Araştırmanın sonucunda turist rehberlerinin rollerinin turlara göre değişiklik gösterdiği görülmüştür. Çalışmanın önemli bir sonucu olarak tavsiye verici rol ve uzman rolü olmak üzere iki yeni rol daha tanımlanmıştır. Yeni tanımlanan bu rollerin turistlerin gezi deneyimlerinde ve memnuniyetlerinde önemli bir etkiye sahip olduğu söylenebilir. Çalışma sonucunda ortaya konan rollerin, rehberlik eğitiminde kullanılması ile birlikte turist rehberlerinin niteliklerinin artacağı düşünülmektedir.
Bağ rotalarının turizmin gelişmesine ve bölgesel kalkınmaya etkisi: Denizli örneği
Bu çalışmanın temel amacı Denizli'de oluşturulmaya çalışılan bağ rotalarının Denizli turizmine ve Denizli'nin bölgesel kalkınmasına etkilerini ortaya koymaktır. Turistlerin farklı istekleri, seyahat ettikleri yerlerde alternatif turizm deneyimleri yaşamalarına neden olmaktadır. Bugün, turistlerin farklı deneyimler arayışında olmaları nedeniyle, şarap turizmi dünya genelinde ve Türkiye'de en ilgi çekici alternatif turizm dallarından biri haline gelmiştir. Son yıllarda, bu turizm türü giderek popülerlik kazanmaktadır. Bağ rotalarını ziyaret etmek turistlere farklı şarap türlerini tatmanın yanı sıra yöreyi de deneyimleme imkânı verir. Üstelik bu bölge Denizli örneğinde görülebileceği gibi turistlere sadece doğal güzellikleri değil bununla birlikte tarihin büyülü atmosferini de sunabilecek imkânlara da sahipse bu deneyimden sağlanacak tatmin daha da artabilecektir. Denizli ilinin şarap zenginliği, geniş bir coğrafi bölgeye yayılmış olan şaraphanelerinin çeşitli şarap türlerini üretmelerine, iyi ve kaliteli şaraplar sunmalarına dayanmaktadır. Bölgede şarap üretiminin tarihi antik çağlara kadar gitmektedir. Dolayısıyla bu bölgede şarap üretiminin binlerce yıllık bir geçmişi vardır. Bu nedenle bu tezin araştırma alanı olarak Denizli seçilmiştir. Bu bölgede bağ rotaları hakkında daha önceden yapılmış bir araştırma bulunmamaktadır. Araştırma kapsamında Çal Bağ Yolu Rotasını oluşturan dört adet şaraphane seçilmiştir. İnceleme çerçevesinde bilgiler katılımcı gözlem ve işletmelerden yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi ile elde edilmiş ve değerlendirilmiştir. Çal Bağ Yolu Rotası üzerine yapılan bu çalışma, Denizli ilinin turizm potansiyelini artırma ve bölgesel kalkınmayı destekleme yönündeki önemli bir adımı temsil etmektedir. Çalışmanın sonuçları, Çal Bağ Yolu'nun şarap turizmi ve gastronomi alanında güçlü bir cazibe merkezi olabileceğini göstermektedir. Bu çalışmada, Çal Bağ Yolu Rotasının Denizli ilinin turizm potansiyeline katkıda bulunabilmesi ve önemli bir değer haline gelebilmesi açısından, karşılaşılan zorlukların aşılabilmesine ve rotanın daha geniş kitlelere ulaşabilmesine yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Turist rehberlerinin kişilik özellikleri ile mesleki dayanıklılıkları arasındaki ilişkide öz-yeterliliğin düzenleyici rolü
Bu çalışma, turist rehberlerinin kişilik özellikleri ile mesleki dayanıklılıkları arasındaki ilişkide öz-yeterlilik algısının düzenleyici etkisini incelemektedir. Nicel araştırma yöntemi kullanılarak, ilişkisel tarama deseni benimsenmiştir. Araştırmanın örneklemi, Türkiye'de aktif olarak çalışan 206 profesyonel turist rehberinden oluşmaktadır. Katılımcılar, sosyal medya, mesleki gruplar ve e-posta aracılığıyla ulaşılmış ve veri toplama süreci 2024 Ekim-Kasım aylarında gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak, Cervantes Kişilik Ölçeği, Mesleki Dayanıklılık Ölçeği ve Genel Öz-Yeterlilik Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma hipotezlerini test etmek için hiyerarşik regresyon analizi yapılmış ve öz-yeterlilik algısının düzenleyici etkisini belirlemek amacıyla Jamovi yazılımının MedMod modülü kullanılarak moderasyon analizleri uygulanmıştır. Bağımsız örneklem t-testi ve ANOVA testleriyle, cinsiyet, medeni durum, yaş, eğitim seviyesi gibi demografik değişkenlerin etkileri değerlendirilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, öz-yeterliliğin başlama, yılmama ve sürdürme çabası-ısrar boyutlarının, kişilik ve mesleki dayanıklılık arasındaki ilişkide düzenleyici rol oynadığı bulunmuştur. Özellikle düşük ve orta düzeyde öz-yeterliliğe sahip bireylerde bu etkinin daha belirgin olduğu gözlemlenmiştir. Sonuç olarak, araştırma öz-yeterlilik algısının turist rehberlerinin mesleki dayanıklılıkları ve kişilik özellikleri üzerindeki etkisini ortaya koyarak, bu değişkenler arasındaki dinamikleri anlamaya katkı sağlamaktadır. Turizm sektöründe çalışan rehberlerin mesleki dayanıklılıklarını artırmaya yönelik eğitim programlarının öz-yeterliliği destekleyici unsurlar içermesi gerektiği önerilmektedir. Gelecekte, nitel araştırmalarla bu bulguların derinlemesine incelenmesi ve öz-yeterlilik algısını artırmaya yönelik müdahale programlarının etkisinin değerlendirilmesi önerilmektedir.
Turist rehberinin kültür turizmine katkısı:evliya çelebi gözüyle güzelhisar-ı aydın örneği
Bu çalışmanın amacı, Evliya Çelebi'nin Seyahatname eserinde yer alan Güzelhisar-ı Aydın tasvirlerinden yola çıkarak bir kültür rotası oluşturmak ve profesyonel turist rehberlerinin bu tür kültür gezilerindeki katkılarını değerlendirmektir. Çalışmada, nitel bir yaklaşım benimseyerek odak grup yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar, kolayda örnekleme yöntemleriyle seçilmiş ve toplam 14 kişiden oluşmuştur. Veri toplama süreci rehberli gezi öncesi, rehberli gezi sırası ve rehberli gezi sonrası olmak üzere üç aşamada gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulguları, rehberli gezi öncesi ve sonrası yapılan değerlendirmelerde katılımcıların bilgi düzeyleri, algıları ve tarihî-kültürel farkındalıklarında belirgin değişimler yaşandığını ortaya koymuştur. Gezi öncesinde, katılımcılar Güzelhisar'ı genellikle basit bir mahalle veya yerleşim birimi olarak değerlendirmiş, tarihî ve kültürel bağlamından habersiz olduklarını ifade etmişlerdir. Rehberli gezi sonrası ise Güzelhisar'ın derin bir tarihî geçmişe ve zengin bir kültürel mirasa sahip bir yer olduğu anlaşılmıştır. Özellikle Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sindeki tasvirlerin rehber eşliğinde aktarılması, katılımcıların bu tarihî bağlamı kavramalarına ve Evliya Çelebi ile Güzelhisar arasındaki ilişkiyi anlamalarına önemli katkılar sağlamıştır. Rehberin detaylı anlatımları, Alihan Baba Türbesi ve Üveys Paşa, Ramazan Paşa, Hasan Çelebi Camileri gibi tarihî yapıların sosyal ve manevi bağlamları hakkında katılımcılarda farkındalık oluşturmuş ve tarihî bilinç geliştirmiştir. Bunun yanı sıra, türbelerdeki manevi atmosfer ve tarihî mekânların sembolik anlamı, katılımcılarda derin duygusal etkiler yaratmış, coşku ve hayranlık gibi hislerle geçmişle bir bağ kurmalarını sağlamıştır. Gezi süreci, katılımcıların bilgi düzeylerini artırmakla kalmamış, aynı zamanda Güzelhisar'a dair algılarında kalıcı bir değişim yaratmıştır. Bu bulgular, profesyonel turist rehberlerinin bilgi aktarımı, tarihî bilinç oluşturma ve kültürel mirasın tanıtılmasındaki kritik rolünü bir kez daha göstermiştir. Sonuç olarak, rehberli gezilerin tarihî ve kültürel farkındalık yaratmada önemli bir araç olduğu ve bu tür etkinliklerin bölgesel ve ulusal düzeyde daha fazla desteklenmesi gerektiği ortaya konulmuştur. Anahtar Sözcükler: Profesyonel Turist Rehberi, Kültür Turizmi, Evliya Çelebi, Seyahatname.
Kültürel miras aktarımında turist rehberlerinin çocuklara yönelik anlatımı: Pamukkale-Hierapolis Ören Yeri örneği
Kültürel miras, toplumların kimliğini, değerlerini ve tarihsel sürekliliğini temsil eden; somut ve somut olmayan unsurlardan oluşan dinamik bir bütündür. Bu miras, geçmişle bugün arasında köprü kurarak toplumlara aidiyet duygusu kazandırır ve ortak belleğin sürdürülebilirliğini sağlar. Kültürel mirasın korunması yalnızca fiziksel yapıların restore edilmesiyle sınırlı değildir; aynı zamanda o mirasın taşıdığı anlamın, hikâyenin, sembolik değerlerin ve toplumsal hafızadaki yerinin yaşatılmasıyla mümkündür. Bu koruma süreci, toplumsal bilinç ve eğitim yoluyla desteklenmediğinde kalıcı olamaz. Bu noktada turist rehberleri, kültürel mirasın doğru biçimde aktarılmasında, farkındalık oluşturulmasında ve öğrenme sürecinin desteklenmesinde önemli bir görev üstlenmektedir. Onların anlatımları, kültürel mirasın yalnızca bilgi düzeyinde değil, duygusal ve deneyimsel düzeyde de içselleştirilmesine katkı sağlar. Bu çalışma, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Pamukkale-Hierapolis Ören Yeri örneğinde, profesyonel turist rehberlerinin çocuk gruplarına yönelik anlatım dillerini, karşılaştıkları mekânsal/bilişsel güçlükleri ve geliştirdikleri çözüm stratejilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Nitel araştırma yönteminin benimsendiği çalışmada, veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmış; elde edilen veriler tematik analiz yöntemiyle incelenmiştir. Bulgular, rehberlerin çocuklara yönelik anlatımlarda sadeleştirilmiş dil, hikâyeleştirme, oyunlaştırma, drama, görsel destek, etkileşimli etkinlikler ve soru-cevap gibi teknikleri sıklıkla kullandıklarını göstermiştir. Analiz sonucunda dört ana tema oluşturulmuştur; Çocuklara Yönelik Anlatımı Etkileyen Unsurlar, Çocuklara Yönelik Anlatım Stratejileri, Çocuklara Sunulan İçerikler ve Çocuklarda Kültürel Miras Farkındalığı. Ayrıca rehberlerin pedagojik farkındalık düzeylerinin, aldıkları eğitim, mesleki deneyim ve kişisel ilgileriyle doğrudan ilişkili olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, rehberlerin soyut ve karmaşık mirası, çocukların bilişsel seviyesine uygun olarak seçip, eleyip ve yeniden kurguladıkları tespit edilmiştir. Bu doğrultuda, turist rehberinin çocuk turlarındaki rolü klasik tanımların ötesine taşınarak; bilgiyi pedagojik bir süzgeçten geçirip dönüştüren bir "Pedagojik Küratör" olarak tanımlanmış ve bu kavram alanyazına önerilmiştir.
Turist rehberliğinde bilgi kaynağı olarak ChatGPT'nin rolü: Tur tasarımı üzerine bir araştırma
Farklı alan ve mekanlarda turistler ile doğrudan iletişim ve etkileşimi içeren turist rehberliği mesleği doğası gereği çok çeşitli bilgilerin belirli bir düzen içerisinde turistin ilgisini çekecek şekilde aktarımını gerekli kılmaktadır. Söz konusu bu gerçeklik ise turist rehberlerinin devamlı olarak bilgi arayan, doğru bilgiye ulaşmaya çalışan kişiler olarak karakterize edilmesine neden olmaktadır. Turist rehberleri mesleklerinin icrası kapsamında ihtiyaç duydukları bu bilgileri görsel basından yazılı basına, eski metinlerden güncel bilgilere kadar farklı farklı kaynaklardan elde edebilmektedirler. Son dönemde bu bilgi kaynaklarına yapay zekâ uygulamalarının eklenmesi de bilgi kaynağının doğru ve etkin kullanımı ile etik hususlara riayet konularının daha fazla ön plana çıkmasını sağlamıştır. Buradan hareketle, bu araştırmada ChatGPT'nin bir bilgi kaynağı olarak kullanım durumunun nitel araştırma yöntemleri ile incelenmesi, tur tasarımında yapay zekâ kullanımı ve yapay zekâ sohbet robotlarının (chatbot) tur tasarımındaki etkinliğinin karşılaştırmalı olarak analiz edilmesi amaçlanmıştır. 20 Eylül 2023–20 Şubat 2024 tarihleri arasında gerçekleştirilen görüşmelerden elde edilen sonuçlar ışığında turist rehberlerinin ChatGPT kaynaklı bilgileri doğrudan anlatım dahil olmak üzere farklı süreçlerde kullandığı, bilginin elde edilmesi sürecindeki hız ve kapsayıcılığın da temel tercih nedeni olduğu saptanmıştır. Araştırmada ayrıca yapay zekâ destekli tur tasarımlarının insan odaklı tasarımlara göre özellikle zaman ve maliyet konusunda önemli avantajlar getirdiği, bununla birlikte deneyim ruhu bağlamında sınırlılıklar olduğu gözlenmiştir. Araştırma bulguları ile hem sektör paydaşlarına hem de literatüre önemli düzeyde katkı sağlandığı öngörülmektedir.
Turist rehberi adaylarında zaman yönetimi ile öz yeterliliğin kariyer beklentisine etkisi
Bu çalışmanın amacı, turist rehberi adaylarının zaman yönetimi, öz yeterlilik ve kariyer beklentisi düzeylerini belirleyerek, turist rehberi adaylarında zaman yönetimi ile öz yeterliliğin kariyer beklentisine etkisini ortaya koymaktır. Literatürde belirtilen üç değişken arasındaki bir çalışmaya rastlanılmadığından dolayı bu çalışmanın literatüre önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir. Çalışmada, araştırmanın değişkenleri olan zaman yönetimi, öz yeterlilik ve kariyer beklentileri kavramlarıyla ilgili yerli ve yabancı literatür taraması yapılarak kuramsal çerçeve oluşturulmuştur. Uygulama aşamasında, veri toplama için anket tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye'de turizm rehberliği bölümünde okuyan öğrenciler oluşturmaktadır. Ancak evreninin tamamına zaman,maliyet gibi kısıtlamalar nedeniyle ulaşmak mümkün olmadığından dolayı örneklem alma yoluna gidilmiştir. Bu kapsamda, AKÜ (Afyon Kocatepe Üniversitesi), BAİBÜ (Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi), ve ISUBÜ (Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi)'nde turizm rehberliği bölümünde eğitim-öğretim gören 330 turist rehberi adayından veri toplanmıştır. Ankete katılan turist rehberi adaylarının demografik ve bazı bireysel özelliklerine ilişkin verilerin tespiti yüzde ve frekans tekniği ile yapılmıştır. Ayrıca, turist rehberi adaylarının zaman yönetimi, öz yeterlilik ve kariyer beklentisi düzeylerine belirlenmesine ilişkin ölçekte yer alan ifadelerin analizlerinin tespiti ise yüzde, frekans, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanarak bulunmuştur. Güvenilirlik analizi kapsamında Cronbach's Alpha değeri hesaplanmıştır. Geçerlilik analizi kapsamında faktör analizi yapılmıştır. Bunlara ek olarak, t testi, varyans analizi (ANOVA), korelasyon ve regresyon analizleri kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgular sonucunda, tartışma, sonuç ve önerilere yer verilmiştir. Tartışma, sonuç ve öneri kısmında araştırmadan elde edilen bulgular özetlenerek, ilgili kişi, kurum ve kuruluşlara önerilerde bulunulmuştur.
Gemlik kitap limanı "sözcüklerin rotası" edebiyat festivali katılımcılarının festivale dair kalite ve değer algıları
Festivaller, insanların aileleriyle, arkadaşlarıyla ya da tek başına normal zamanlarda kullanıldıkları konseptten farklı ve özel olarak dizayn edilen mekânlarda kaliteli zaman geçirmeleri için düzenlenen etkinliklerdir. Edebiyat festivalleri ise düzenlenen etkinliklere edebi kültürün eklenmesiyle ortaya çıkan etkinlikler bütünüdür. Literatürde diğer festival türlerine yönelik birçok çalışma bulunmaktadır. Ancak bu çalışma edebiyat festivallerine yönelik ilk çalışmalardandır. Çalışmanın amaçlarından bir tanesi literatürdeki bu boşluğu doldurmaktır. Ayrıca festivallerin düzenlenmesi kadar katılımcılar için kalite ve değer atfetmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda, bu araştırma Gemlik Kitap Limanı "Sözcüklerin Rotası" adlı edebiyat festivali katılımcılarına, onların edebiyat festivallerine dair görüşlerine, taleplerine, kalite ve değer algılarına ulaşmayı da amaçlamaktadır. Festivallere ait çalışmalar incelenmiş olup Yoon'un (2010) festivallerin kalite ve değeri üzerine gerçekleştirdiği çalışmanın anketinden esinlenilerek 8 soruluk yarı-yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır. Görüşme formları festival alanında 20 gönüllü katılımcıya uygulanmış ve görüşme kayıtları alınmıştır. Formdaki sorular 3 temel araştırma sorusunu cevaplamak üzere tasarlanmıştır. 1. Edebiyat festivali katılımcılarının festivale katılma motivasyonları nelerdir? 2. Edebiyat festivali katılımcılarının bu festivallere atfettikleri kalite ve değer algıları nelerdir? 3. Edebiyat festivali katılımcılarının festivalde aldıkları doyum ve festival sadakati arasında bir ilişki var mıdır? İlk araştırma sorusunun cevabı olarak; katılımcıların katılım motivasyonlarının çeşitlilik içerdiği ortaya çıkmıştır. İkinci araştırma sorusu olan edebiyat festivali katılımcılarının kalite ve değer algıları; katılımcılar tarafından festivalin programı ve program akışı, festivalde hatıralık eşya bulundurulması değerli bulunurken yiyecek-içecek bulundurulması yönünde katılımcı görüşleri 2'ye ayrılmıştır. Bir grup katılımcı yiyecek ve içeceği edebiyat festivalleri için uygun bulmazken bir diğer grup uygun hatta gerekli bulmuştur. Katılımcıların çoğunluğu festivallerin daha kaliteli hale gelmesi için 3 talepte bulunmuşlardır; gelecek festivallere daha fazla yazar ve yayınevi davet edilmesi, çocuk etkinliklerine ve etkinlik alanına daha çok yer verilmesi ve festivalde satılan ürünlerin daha uygun fiyatlı olması. Araştırmanın üçüncü sorusu olan edebiyat festivalinden alınan doyum ve festival sadakati arasındaki ilişkiye bakıldığında 15 katılımcı yeterince doyum aldığını ve ileri festivallere kesin bir dille katılacağını ifade ederken 5 katılımcı yeterince doyum alamadığını ancak kesinlik ibaresini kullanmadan ileride yapılacak olan edebiyat festivallerine katılım göstereceğini belirtmiştir.
Turizm ve yabancı dil bağlamında hazırlanan akademik yayınların sistematik literatür analizi
Hızla ilerleyen iletişim ve teknoloji çağında yabancı dil bilgi ve becerisinin son derece önemli bir yeri vardır. Kültürlerarası iletişime olanak sağlayan yabancı dil becerisi neredeyse her alanda ve sektörde önem kazanmıştır. Bunlardan biri de turizm sektörüdür. Turizm ve dil becerisi birbirinden kopmaz iki unsurdur. Çünkü turizmi ön plana çıkaran hizmet kalitesi dil becerisi ile doğrudan ilişkilidir. Ülkemizi ziyaret eden turistlerle sağlıklı bir iletişim kurmak, ülkemizin kültürel mirasını iyi bir şekilde tanıtmak ve bu vesileyle turist memnuniyetini en yüksek seviyede tutmak dil becerisiyle mümkündür. Turizm ile yabancı dil becerisi arasındaki bu bağlantıdan ötürü, turizm fakülte ve yüksekokullarında verilen yabancı dil eğitimi son derece önem kazanmaktadır. Bundan dolayı turizm odaklı yabancı dil eğitimine dair geçmişten günümüze kadar birçok akademisyen tarafından çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Bu bağlamda, çalışmamızın amacı yabancı dil ve turizm konusunda 2000 yılından günümüze kadar yapılmış akademik çalışmaların sistematik literatür analizini yapmaktır. Böylelikle bu kapsamda yapılan çalışmaların yıllara, konularına, başlık bilgisine, yazar bilgisine ve elde edilen sonuçlara göre oranları ele alınmış, sonuç olarak bu çalışmaların akademiye ve sektöre kazandırdıkları irdelenmiştir. Anahtar sözcüklerin Google Akademik, DergiPark ve Ulusal Tez Merkezi'nde taranması sonucu 35 adet makale, 13 adet tez, 2 adet bildiri, 1 adet doktora tezi, 1 adet uzmanlık tezi ve 1 adet kitap bölümü olmak üzere toplam 53 akademik çalışmaya ulaşılmış ve bu çalışmalar sistematik literatür analizi yöntemi uygulanarak analiz edilmiş, PRISMA akış şeması kullanılarak raporlanmıştır. Çalışmanın sonucunda turizm ve yabancı dil bağlamına yönelik yapılan araştırmaların son yıllarda artış gösterdiği, çoğunlukla makale şeklinde çalışmalara yer verildiği, en fazla araştırmaya konu olan dillerin İngilizce ve Almanca olduğu ve en çok üniversite öğrencileri ile çalışmaların yapıldığı tespit edilmiştir.
Yoga turistlerinin destinasyon tercihlerini etkileyen faktörler
Günlük yaşamdaki baskı ve strese karşı rahatlatıcı bir uygulama olarak görülen yoga, zamanla pek çok kişinin hayatında yer edinmiştir. Yoganın Türkiye de dahil olmak üzere dünyanın pek çok bölgesinde yaygınlaşması, yoga ile ilişkili seyahatlerin de artmasına yol açmış; yoga kampları, yoga festivalleri, yoga inzivaları ve yoga eğitimleri için yapılan seyahatler "yoga turizmi" kavramını ortaya çıkarmıştır. Son yıllarda gittikçe yaygınlaşan yoga turizmi ile ilgili yapılmış araştırmalar olsa da çalışma sayısının yeterli olmaktan uzak olduğu görülmüştür. Bu çalışma, temelde yoga turistlerinin destinasyon tercihlerini etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bunun yanı sıra yoga turistlerinin katılacakları yoga kampı veya yoga festivali seçimlerini belirleyen ve onları yoga turizmine katılmaya teşvik eden etmenleri ortaya çıkarmak, bu süreçte kullandıkları bilgi kaynaklarını belirlemek ve katıldıkları kamp veya festival sürecinde yaşadıkları olumlu veya olumsuz deneyimlerini anlamak gibi alt amaçlara sahiptir. Nitel yöntemlerle yürütülen çalışmada yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak en az bir kere yoga kampına veya yoga festivaline katılmış olan yoga uygulayıcılarıyla görüşülmüş; elde edilen veriler kodlamalar yapılarak analiz edilmiş ve alıntılarla birlikte rapor edilmiştir. Çalışma sonucunda, yoga turistlerinin destinasyon seçimlerini etkileyen faktörler; coğrafi nitelikler, destinasyon imajı, ulaşım faktörleri, konaklama tesisi tipi ve konaklama tesisi nitelikleri olarak belirlenmiştir. Yoga turistleri doğayla iç içe; deniz, göl, akarsu gibi su kaynaklarına yakın; dağlık, ağaçlık; sessiz, sakin; yerleşim yerlerine uzak ve kolay ulaşılabilir destinasyonları tercih etmektedir. Ayrıca yogaya uygun beslenme, sürdürülebilirlik ve temizlik gibi faktörlerin de yoga turistlerinin destinasyon seçimlerinde etkili olduğu saptanmıştır.
Gastronomik kimliğin sürdürülebilir turizm üzerindeki etkilerinin paydaş algıları kapsamında araştırılması
Bölgesel bir kimlikle sunulan gastronomi deneyiminin kalitesi, bölgelerin benzersiz ürünleri ve özelliklerinden oluşmaktadır. Gastronomik kimlik, kültürel, coğrafi, ekolojik yönler ile ekonomik koşullar ve tarihsel desenler bakımından farklılıklar gösteren ve taklit edilmesi mümkün olmayan bölgeye özgü özellikleri ifade etmektedir. Sözü edilen özellikler değerlendirildiğinde, gastronominin bölgenin kültürel kimliğini, geleneklerini ve yaşam tarzını ortaya koyarak gidilen bölgenin çekiciliğini arttıran, bölgeye rekabet avantajı sağlayarak yerel ekonomiyi güçlendiren, doğal kaynakları koruyan bir turizm çeşidi olduğu görülmektedir. Bu bağlamda, destinasyonların çevresel, sosyal ve ekonomik alanda gelişmesine önemli katkılarda bulunan ve önemli bir seyahat güdüsü olan gastronominin korunması, geliştirilmesi ve devamlılığının sağlanması adına bölgesel gastronomik unsurlarının ya da gastronomik kimliğin sürdürülebilirlik anlayışı içerisinde ele alınması önemli olmaktadır. Bu çalışmanın amacı paydaş algıları kapsamında gastronomik kimliğin sürdürülebilir turizme olan etkisini araştırmaktır. Bu bağlamda bu çalışmada araştırmanın evrenini oluşturan Batman ilinde yer alan turizm paydaşlarının gastronomik kimlik algısının sürdürülebilir turizm ve alt boyutları (ekonomik, sosyo-kültürel ve çevresel) üzerindeki etkisi incelenmiştir. Araştırmanın modelini ve hipotezlerini test etmeden önce, araştırmada kullanılan ölçeklerin geçerliliğini ortaya koymak amacıyla, açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Geçerlilik sağlandıktan sonra, hipotezlerin testi için yapısal eşitlik modeli kullanılmıştır. Elde edilen bulgular incelendiğinde gastronomik kimlik bileşenlerinden gastronomik kültürün sürdürülebilir turizmin ekonomik ve sosyo-kültürel boyutları üzerine anlamlı bir etkisi belirlenememişken, çevresel boyutu üzerine (H1c: ß= 0,156, p=0,000), anlamlı ve pozitif yönlü etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Yiyecek kalitesinin sürdürülebilir turizmin ekonomik boyutu üzerine (H1d: ß= 0,218, p=0,000) ve çevresel boyutu üzerine (H1f: ß= 0,218, p=0,000) anlamlı ve pozitif yönlü etkisinin olduğu tespit edilirken, sosyo-kültürel boyut üzerine anlamlı bir etkisi saptanamamıştır. Restoranlar /Yemek Yerlerinin sürdürülebilir turizmin sosyo-kültürel boyutu üzerine (H1h: ß= 0,218, p=0,000) anlamlı ve pozitif yönlü etkisinin olduğu tespit edilirken, ekonomik ve çevresel boyutları üzerine anlamlı bir etkiye rastlanmamıştır. Gastronomi etkinliklerinin sürdürülebilir turizmin ekonomik (H1i: ß= 0,661, p=0,000) ve çevresel (H1k: ß= 0,482, p=0,000) boyutları üzerine anlamlı ve pozitif yönlü etkisinin olduğu tespit edilirken, sosyo-kültürel boyutu üzerine anlamlı bir etkisi ortaya çıkmamıştır. Bununla birlikte araştırma kapsamında paydaş türüne göre herhangi bir farklılık ortaya çıkmamışken, ilgili paydaşlardan yerel yönetimlerin gastronomik kimlik ve sürdürülebilir turizme katılım düzeyleri daha yüksek, sivil toplum kuruluşlarının ise daha düşük çıkmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen bulguların Batman'da gastronomi turizminde sürdürülebilir gelişimin sağlanması açısından hem yönetişim olgusuna hem de bölgesel turizm plan ve politikalarına dikkat çekmesi bakımından önemlidir
Tek başına seyahat eden Avrupalı ve Asyalı kadınların seyahat risk algıları ve davranışsal niyetleri
Bu çalışma, tek başına seyahat eden Avrupalı ve Asyalı kadınların seyahat risk algıları, memnuniyetleri ve davranışsal niyetlerini karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Çalışmada, kadınların tek başına seyahat ederken karşılaştıkları riskler, bu risklerin memnuniyet üzerindeki etkileri ve gelecekteki seyahat niyetlerini nasıl şekillendirdiği üzerine odaklanılmaktadır. Araştırma; destinasyona özgü, cinsiyete dayalı ve psikososyal risk algıları olmak üzere üç boyutlu bir risk algısı ölçeği kullanarak, bu faktörlerin kadınların seyahatleri üzerindeki etkilerini analiz etmektedir. Ayrıca, kadınların tek başına seyahat etmekten duydukları memnuniyetin, gelecekte benzer seyahatleri tekrar gerçekleştirme niyetleri üzerindeki etkisini de incelemektedir. Bu çalışma, tek başına seyahat eden kadınların ihtiyaçlarına ve beklentilerine daha duyarlı hizmetler geliştirmek için turizm endüstrisinin ihtiyaç duyduğu bilgileri sağlamayı hedeflemektedir. Ayrıca bu çalışmada, Avrupa ve Asya arasındaki kültürel farklılıkların tek başına seyahat eden kadınların risk algıları, memnuniyetleri ve davranışsal niyetleri üzerindeki etkileri karşılaştırılmaktadır. Çalışma, aynı zamanda kadınların seyahat esnasında maruz kaldıkları cinsiyet temelli ayrımı ele alarak, her birey için daha kapsayıcı ve eşitlikçi bir seyahat deneyimi yaratılabilmesi için farkındalığı artırmayı amaçlamaktadır. Son olarak, çalışmanın bulguları doğrultusunda, tek başına seyahat eden Avrupalı ve Asyalı kadınlar için seyahat deneyimlerini iyileştirmeye yönelik öneriler geliştirilmektedir.
Turist rehberlerinin sürdürülebilir turizmdeki rolleri
Sürekli değişen ve gelişen dünyada turizmin gelecek kuşaklara aktarılması, kaynakların en verimli şekilde kullanılması, doğal alanların tahribatının en aza indirilmesi, turizmde sürdürülebilirliğin sağlanması için turizm sektörünün paydaşlarından turist rehberlerine önemli görevler düşmektedir. Buradan yola çıkarak bu araştırmanın amacı, sürdürülebilir turizmin sosyo-kültürel, ekonomik ve çevresel boyutlarına yönelik turist rehberlerinin turlarda yaptığı uygulamaları, sürdürülebilir turizme ilişkin farkındalıklarını, algılarını incelemek ve sürdürülebilir turizm uygulamalarına yönelik yapabileceklerine dair önerilerini tespit etmektir. Araştırma verileri, toplam 26 kişiden oluşan gönüllü katılımcılardan 05 Mart- 16 Nisan 2024 tarihleri arasında Google Formlar'da oluşturulan e-görüşme formu aracılılığıyla toplanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler MAXQDA 2024 programı kullanılarak tematik analiz tekniği ile incelenmiştir. Çalışmada turist rehberlerinin sürdürülebilir turizme ilişkin üstlendikleri rol "eğitici/öğretici rolü" olarak tespit edilmiştir. Turlarda sürdürülebilirliğin sosyo-kültürel boyutuna ilişkin üstlendikleri rol "çevre koruyucu/ koruyucu rolü", ekonomik boyutuna ilişkin üstlenilen rol, "ekonomiyi teşvik edici rolü", çevresel boyutuna ilişkin üstlenilen rol "çevre koruyucu/koruyucu rolü" olarak belirlenmiştir. Turist rehberlerinin sürdürülebilir turizm uygulamalarına yönelik öneriler ise çevrim içi veya uygulamalı "seminerler" düzenlenmesi olmuştur. Araştırma sonuçlarına dayanarak akademiye ve sektöre yönelik öneriler sunulmuştur.
Kültürel miras bağlamında Alevilik inancı ve Alevi inanç turizm rotasının oluşturulması
Alevi inancı, Anadolu'nun kültürel zenginliği içinde önemli bir yer tutmakta ve pek çok maddi ve manevi kutsal unsur barındırmaktadır. Bu unsurlar, inanç turizmi kapsamında değerlendirilebilecek potansiyele sahip olup, kültürel mirasın korunması, tanıtılması ve gelecek nesillere aktarılması açısından önem arz etmektedir. Alevi inanç unsurlarının kültürel miras bağlamında değerlendirilerek inanç turizmi rotalarının geliştirilmesini ve Alevi toplumunun konuya ilişkin görüşlerinin araştırılmasını amaçlayan bu çalışma, kültür mirasının korunması ve gelecek nesillere aktarılmasının yanı sıra toplumsal ve ekonomik katkılar yaratmayı öncelemektedir. Bu yönüyle, alanda özgün ve öncü bir çalışma niteliği taşımaktadır. Araştırma iki aşamalı bir tasarıma sahiptir. İlk aşamada literatür taraması ve Alevi toplumunun kanaat önderleriyle yapılan görüşmeler yoluyla inanç unsurlarının envanteri çıkarılmış ve bu unsurlar coğrafi yakınlıkları dikkate alınarak göre 6 rota üzerinde haritalanmıştır. İkinci aşamada ise, yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla elde edilen veriler tematik analizi yöntemiyle değerlendirilerek oluşturulan temalar doğrultusunda Alevi toplumunun kendi kültürel miraslarının inanç turizmi bağlamında değerlendirilmesi konusundaki görüşleri analiz edilmiştir. Katılımcı görüşleri Alevi toplumunun turizm ve inanç turizmi konusunda farkındalık düzeylerinin yüksek olduğu, rotalar geliştirilmesine olumlu yaklaştıkları, bu yolla kültür mirasının korunması ve yeni kuşaklara aktarımın önemine vurgu yaptıkları görülmüştür. Son bölümde paydaşlar için öneriler sunulmuştur.
Kadın turist rehberlerinin iş-yaşam dengesini etkileyen faktörler üzerine nitel bir araştırma
Ülke tanıtımı açısından misafirlerle birebir etkileşim kuran turist rehberleri sektörün yapıtaşlarındandır. Bu sebeple bu meslek grubunda çalışan kişilerin yaşadıkları mesleki zorlukların tespit edilmesi önemli bir konudur. Bu yüksek lisans tezinin temel amacı kadın turist rehberlerinin iş ve yaşam doyumlarını etkileyen faktörleri belirlemektir. Bu faktörler nitel araştırma yöntemi ile araştırmaya tabi tutulmuştur. Elde edilen bulgulara göre, kadınların turist rehberliği mesleğini yapanların genel olarak toplumsal rol ve cinsiyetlerine yönelik ayrışmaya ve haksızlıklara maruz kaldıkları ve iş yaşam dengesini kurmada zorluklar yaşadıkları ortaya çıkmıştır.
Turist rehberliği mesleğinde iş stresi olgusu ve algılanan stresin görev performansına etkisi
Ülke ekonomisine yüksek katkısı olan endüstriler düşünüldüğünde akla ilk gelenlerden birisi turizmdir. Turizmin ülkelere olan ekonomik katkısı bir yana kültürel katkısı da yadsınamaz ölçüdedir. Bu katkılar düşünüldüğünde ülkelerin turizmi yönetme ve yönlendirmede planlı ve programlı davranması gerektiği görülmektedir. Mesleki profesyonellik konusunda ise turistlerle birebir etkileşim halinde olan, bu konuda eğitim alan ve turist deneyiminde etki yaratan turist rehberleri başlıca meslek dallarından birisi olarak kabul edilmektedir. Turist rehberliği çok çeşitli sorumlulukları ve zor çalışma şartları olan bir meslektir. Turist rehberleri turizm destinasyonun çekiciliklerine bağlı olarak hem kapalı ortamlarda (otel, tapınak, müze vb.) hem de açık hava ortamlarda (ören yeri, antik yerleşim yerleri, dağlık bölgeler vb.) çalıştıklarından, çalışma koşulları ve ortamları değişkendir. Yazın çok sıcak veya kışın çok soğuk, gürültülü, tozlu ve nemli ortamlarda uzun saatler boyunca çalışabilirler (Türkiye İş Kurumu, 2013). Ayrıca çalışma saatlerinin esnek olması bir süre sonra turist rehberliği mesleğinin bir yaşam biçimi haline gelmesine sebebiyet vermekte ve rehberler hayatlarını belli bir düzene oturtmakta zorlanmaktadırlar. Mesleğin getirdiği zorluklar bir süre sonra görev performansının düşmesine ve iş stresinin artmasına neden olmaktadır. Bu tez çalışmasında turist rehberlerinin iş stresi ve görev performansı arasındaki ilişki incelenmektedir. Bu bağlamda elde edilen bulguların hem turist rehberliği mesleği ile ilgili literatüre katkı sağlaması hem de turizm endüstrisinde çalışanların yaşadıkları stresin görev performansına etkisini ortaya çıkararak, endüstriyel uygulamalara yön göstermesi ümit edilmiştir.
Macera turizmi: Macera turu rehberliği bileşenleri üzerine bir araştırma
Yaşam standartlarındaki artış ve değişen tüketici beklentileri, Antalya'nın coğrafi ve doğal özellikleriyle birleşerek bölgeyi macera turizmi arayan turistler için ideal bir destinasyon haline getirmektedir. Bu bağlamda bu çalışmada, Antalya'nın coğrafi ve kültürel özelliklerinin macera turizmine katkısı ve macera turu rehberliğinin temel unsurları incelenmiştir. Amaçlı örnekleme yöntemi doğrultusunda macera turizmi alanında deneyimli turist rehberlerine ulaşılmış, ardından kartopu örnekleme yöntemi ile katılımcı sayısı arttırılmıştır. Araştırmada nitel yaklaşımlardan fenomenolojik desen kullanılmış; yarı yapılandırılmış görüşmeler aracılığıyla veriler toplanmıştır. Elde edilen bulgular betimsel analiz yoluyla yorumlanarak temalar ve kodlar halinde sunulmuştur. Bulgular, Antalya'nın macera turizmi açısından büyük bir potansiyele sahip olduğunu ancak bu potansiyelin yeterince değerlendirilemediğini ortaya koymaktadır. Macera turizminin diğer turizm türlerinden farklı olarak yerel ekonomiye katkı sağladığı; macera turu rehberliğinin profesyonellik ve doğa temelli bir uzmanlık gerektirdiği saptanmıştır. Ayrıca, rehberlerin mesleği bir yaşam tarzı olarak benimsedikleri ve ilk yardım bilgisi ile standart eğitimlerin önemli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu doğrultuda, bu çalışmanın, Antalya'nın bir macera turizmi destinasyonu olarak geliştirilmesi ve rehberlerin mesleki kapasitelerinin arttırılmasına yönelik katkı sağlayacağı varsayılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Macera; Macera Turizmi; Macera Turisti; Turist Rehberliği.
Turist rehberlerine bir anlatım önerisi olarak Anadolu'daki Antik Çağ hamamları
Kültür turizminin başlıca çekiciliklerinden biri olan antik kentler içerisinde kentin ruhunu ve düşünce yapısını bizlere en iyi şekilde aktaran öğelerden birisi hamam yapılarıdır. Bu yapıların mimari özelliklerinin yanı sıra dönemin toplumu ile etkileşimleri ve günlük yaşamdaki yerlerinin anlaşılması bu toplumları anlamada önemli bir adımdır. Bu noktada profesyonel turist rehberlerine hem turizm sektörünün en önemli paydaşlarından biri olarak hem de kültürel mirasın birer temsilcisi olarak önemli bir rol düşmektedir. Bu çalışmada Profesyonel turist rehberlerinin bu yapıları nasıl aktardığının anlaşılması ve söz konusu anlatımların geliştirilmesi ve hamam yapılarının turistik çekiciliğinin artırılması için öneriler sunulması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda Anadolu sınırları içerisinde bulunan eski çağ hamam komplekslerinin dönemin sosyal, ekonomik ve siyasal yapısını nasıl etkilediklerini ve bu kültürel yapıların turizmin önemli bir parçası olan turist rehberleri tarafından nasıl aktarıldığı fenomenolojik bir yaklaşımla ele alınmıştır. Elde edilen bulgular hem içerik analizi hem de betimsel analizle yorumlanmış ve görselleştirilerek sunulmuştur. Bulgulara göre Antik Çağ hamamları, kültürel mirasın korunması ve kültür turizminin geliştirilmesi açısından büyük bir potansiyele sahip olduğu, turist rehberlerinin ise bu alanların tanıtımında temel bir rol oynadığı ancak, bu yapıların sürdürülebilirliğini sağlamak ve turistik cazibesini artırmak için hem rehberlik hem de yönetim alanında önemli adımlar atılması gerektiği tespit edilmiştir.
Anadolu'nun bağcılık ve şarap mirasının incelenmesi: Ege Bölgesi özelinde bir rota önerisi
Şarap, insanlık tarihinin başından beri sosyal ve kültürel değere sahip olan bir içecektir. Bu önem insanlığın inanç dünyasına, sanat dünyasına, ticari hayatına ve günlük hayatına doğrudan etki etmiştir. Sarhoş edici bir içecek olmanın çok ötesinde olan şarap, dünyanın farklı ülkelerinde, o ülkelerin ve genel olarak insanlığın bir mirası olarak görülmeye başlamıştır. Bu bağlamda şarap ile ilintili miraslar korunmaya değer bir konu olarak görülmüş ve şarap mirasını korumak adına çeşitli atılımlar gerçekleştirilmiştir. Unesco başta olmak üzere. çeşitli kurumlar tarafından tarihi şarap bölgelerinin koruma altına alınmış olması bu atılımlara örnek gösterilebilir. Şarap mirası konusunda oldukça köklü olan ülkemizde de böyle bir atılımın gerçekleştirilmesi önem arz etmektedir. Bu çalışmada Anadolu'nun şarap tarihi en erken kanıtlardan başlanılarak incelenecektir ve ülkemizin sahip olduğu şarap mirası bu vesileyle irdelenecektir. Ardından dünyada koruma altına alınan şarap mirası alanları incelenecektir. Son olarak ise ülkemizde şarap mirası bakımından oldukça zengin olan Ege Bölgesi üzerinde bir şarap mirası rotası önerilecektir. Araştırma yöntemi olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ve verilerin analizi için MAXQDA 2022 nitel veri analizi yazılımı kullanılmıştır. Çalışma grubu amaçlı örneklem yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Bu kapsamda farklı şehir ve ülkelerde ikamet eden, bağcılık ve şarap konusunda deneyim ve ilgi sahibi olan farklı disiplinlerden 8 kişi ile 10 Eylül-9 Ekim 2023 tarihleri arasında çalışma yürütülmüştür. Bağcılık ve şarap mirasının bir kültürel miras unsuru olup turizm öğesi olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ve Ege Bölgesi özelinde bir rota oluşturulmasının mümkün olup olmadığının araştırıldığı bu çalışmada söz konusu rotanın eksikliğinin mevcudiyeti olduğuna, bağcılık ve şarap mirasının korunup tanıtılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Şarap Mirası, Şarap, Şarap Tarihi, Şarap Mirası Rotası
Akıllı turizm uygulaması olarak bir multimedya rehber örneği: Antalya Kaleiçi
Hızlanan teknoloji ile birlikte kültürel alanlar eserlerini ziyaretçiyle buluşturabilmek adına farklı yollara başvurmaktadır. Video ve slayt gösterileri, cep telefonu uygulamaları, dokunmatik ekranlar ve bilgilendirme kioskları gibi yenilikler gün geçtikçe daha çok kültürel alan tarafından kullanılmaktadır. Multimedya rehber cihazları ise ikinci planda kalmaktadır. Şüphesiz ki bu durumun sebeplerinden bir tanesi cihazlarda gereğinden fazla bilgi depolanmış olmasıdır. Teknoloji sayesinde artık herkes bilgiye anlık ve pratik şekilde erişebilmektedir. İnternet kişilerin kısa zaman diliminde daha çok veriye ulaşabilmesini mümkün kılmaktadır. Bu durum insanların aceleci ve tez canlı olması sonucunu da beraberinde getirmektedir. Kültürel alanlarda hizmet veren multimedya rehberlerin de bu değişime ayak uydurması gerekmektedir. Yapılan çalışmalar cihazlardaki yoğun ve uzun anlatımların kullanımı düşürdüğünü göstermektedir. Tez ile rehber cihazlarda ziyaretçiye sunulan içeriklere bir öneri getirmek hedeflenmiştir. Örnek hazırlanan içerikler detaylı ve kısa olmak üzere iki kademeli oluşturulmuştur. Bu şekilde hazırlanan multimedya rehber cihazlar ile ziyaret süresinin uzatılabileceği düşünülmüştür. Literatür taramasının ardından çalışma bağlamı olarak Antalya Kaleiçi seçilmiştir. Hazırlanan rota üzerinde anlatımın gerçekleşeceği sekiz nokta belirlenmiştir ve tez kapsamında anlatım içerikleri oluşturulmuştur. Tasarım ve uygulama teknolojik altyapıya ihtiyaç duyduğundan kapsam dışında bırakılmıştır. Ancak sektörel uygulamalar için yararlı olabilecek önerilerde bulunulmaktadır.
Kültürel miras bağlamında dijital interaktif öyküleme yöntemlerinin kullanımı
Bu çalışma uluslararası alan yazında bulunan ve kültürel miras alanlarında kullanılmakta olan dijital interaktif öyküleme yöntemlerinin incelenip değerlendirilmesi ve Türkiye'deki kullanımı üzerine öneriler sunulması amacı ile gerçekleştirilmiştir. Öncelikle öykülerin ve öyküleme yöntemlerinin kültürel miras açısından önemi irdelenmiş ve mevcut örnekler değerlendirilmiştir. Müzelerde, ören yerlerinde ve diğer kültürel miras alanlarında öyküleme kullanımı çoğu kez uluslararası araştırmalara konu olmuşken, Türkiye'de bu konuyla ilgili çalışmalar bulunmakla beraber kültürel miras bağlamında üretilmiş çalışmalar alan yazında kısıtlıdır. Çalışmada dijital interaktif öyküleme yöntemlerinin kültürel miras ve turizm açısından katkılarının keşfedilmesi amacıyla Avrupa Komisyonu tarafından fonlanan ve kültürel miras bağlamında dijital interaktif öykülemeyi konu edinen projelere ait dokümanlar incelenerek analiz ve değerlendirmelere yer verilmektedir. Böylece dijital interaktif öyküleme yöntemlerinin kültürel miras bağlamında kullanımına ve turizme katkısına dair bütünsel anlamlar keşfedileceği düşünülmektedir. Katkılara dair değerlendirmelerden elde edilen bilgiler doğrultusunda bu yöntemlerin kültürel miras ve turizm bağlamında kullanımına yönelik öneriler sunulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Öyküleme, Kültürel Miras, Müze, Ören Yeri, İnteraktif, Dijital Miras
Kültürel miras turizmi açısından Sillyon Antik Kenti'nin değerlendirilmesi
Türkiye, dünyanın önde gelen turizm bölgelerinden biri olarak bilinmekte ve burada birçok turizm türünün uygulanmasına olanak sağlamaktadır. Bunlardan biri de kültürel turizmdir. Kültürel turizmin başlıca kaynağı antik kentlerdir. Bu açıdan oldukça zengin olan ülkemizde araştırmalar ile ortaya çıkarılmış antik kentler çok sayıdadır. Ancak bu alanların turizme kazandırılması her zaman bilinçli bir yaklaşımla gerçekleştirilmemektedir. Bu çalışmanın amacı, canlı bir turizm bölgesi olan Antalya'nın bulunduğu antik Pamphylia bölgesinin kentlerinden bakir kent olan Sillyon kentinin kültürel miras turizmi açısından irdelenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda veriler, nitel araştırma yaklaşımlarından yüz yüze görüşme tekniği ile bir araya getirilmiştir. Elde edilen veriler, kültürel miras turizmi kapsamında dört adım modeli çerçevesinde değerlendirmesi yapılmıştır. Araştırma sonucunda, sahip olduğu köklü tarihi ile kentin turistik açıdan çekiciliğin bulunduğu ve yerel halkın turizmin gelişmesine karşı olumlu bir yaklaşım sergilediği belirlenmiştir. Bunun yanı sıra, mirasın korunması, aktarılması ve sürdürülebilirliği konusunda fikirler beyan edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kültürel Miras, Sillyon, Turizm.
Karaburun, Seferihisar ve Foça'da su altı dalış turizmi: Turistlerin tercih nedenleri ve dalış rehberlerinin görüşleri
Bu tez; Türkiye'de su altı dalış turizmi ile ilgili mevcut durumun tespit edilmesi ve önemli su altı dalış noktalarından olan Karaburun, Seferihisar ve Foça ilçelerinin turistler tarafından tercih edilme sebepleri ve dalış rehberleri açısından değerlendirilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Araştırmada nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma yöntem tercih edilmiştir. Araştırmanın oldukça kısıtlı olan dalış turizmi alan yazınına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Araştırmanın örneklemi; İzmir ili Foça, Karaburun ve Seferihisar'da dalış yapan turistler ve dalış rehberleridir. Araştırma sonuçları, İzmir'deki dalış turizmi açısından önemli bulgular sunmaktadır. Bu bulgular, İzmir'in dalış potansiyelini değerlendirmek ve dalış turizmini geliştirmek için yol gösterici nitelik taşımaktadır. Araştırmada dalış noktalarının çeşitliliği ve doğal zenginlikleri dikkate alınarak, bu alanda yapılabilecek tanıtım ve altyapı çalışmalarının önemi vurgulanmıştır. Ayrıca araştırmada olumsuz görüşlerin başında avcılık gelmektedir. Tüm bu görüşler, İzmir'deki dalış turizminin potansiyelini ve sürdürülebilirliğini etkileyen faktörleri ortaya koymaktadır. Özellikle, çevresel faktörlerin korunması ve dalış hizmetlerinin kalitesinin artırılması gibi konular, gelecekteki planlamalarda dikkate alınması gereken önemli unsurlardır.
Dünya gastronomi müzelerinin analizi ve Türkiye'de ygulanabilirliği üzerine bir araştırma
Bu araştırmanın amacı dünyada bulunan gastronomi müzelerini temalarına göre kategorize ederek karşılaştırmalı analizini yapmak ve dünyada örnekleri bulunan ancak Türkiye'de kurulmamış olan gastronomi müzelerinin Türkiye'de uygulanabilirliklerini önerilerle ortaya koymaktır. Araştırmanın evrenini, dünyada bulunan gastronomi müzelerinin tamamı oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini ise, amaçlı örneklem doğrultusunda, resmî internet sayfası bulunan dünya gastronomi müzeleri oluşturmaktadır. Bu bağlamda çalışma kapsamında dünya gastronomi müzelerinin resmî internet sitelerine içerik analizi yapılmıştır. Yapılan içerik analizi neticesinde elde edilen veriler birbiri ile karşılaştırılmış ve Türkiye'de kurulmamış olan gastronomi müzelerinin Türkiye'de uygulanabilirlikleri ortaya koyulmuştur. Araştırma sonucunda dünya gastronomi müzelerinin çoğunun resmî internet sitesi bulunmadığı, resmî internet sitesi bulunanların ise resmî internet sitelerinde bazı eksiklikler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca dünyada örnekleri bulunan sebze ve meyve müzelerinden, tuz müzelerinden ve şeker pancarı müzesinden Türkiye'de bulunmadığı sonucuna varılmış ve bu müzelerin Türkiye'de uygulanabilirlikleri ile ilgili önerilerde bulunulmuştur.