Burdur Mehmet Akif Ersoy University
Discipline

Güzel Sanatlar Anabilim Dalı

Burdur Mehmet Akif Ersoy University

120

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

19. yüzyılda Avrupa resim sanatında hayvan imgesi

Hayvanlar, tarih boyunca insanlık deneyiminin onunla birlikte var olan, ayrılmaz bir parçasıdır. Hayvan tasvirlerinin M.Ö. 32000"e kadar yaşamlarını avlanma ile geçiren insanların mağara duvarlarındaki hayvan resimlerine kadar uzandığı görülmektedir. Hayvanların beslenme ve giyim başta olmak üzere sosyal statü ve zenginlikle ilişkilendirilen ihtiyaçlar için değerli kaynakları oluşturmuştur. Bizlerin hayvanlarla olan bu denli yakın ilişkisi onları daima hayatımızın ayrılmaz bir parçası yapmıştır. Hayvan imgeleri, Bulgaristan, Fransa ve İspanya da yapılan keşiflerde mağara duvarlarında çoğunlukla avcılık sahnelerini anlatan çizimlerde betimlenmiştir. Tarihsel süreçte hayvan imgesinin gelişimi, insanlığın kültürel gelişimiyle paralel bir yol izlemiştir. Başlangıçta av sahneleriyle başlayıp daha sonra yaşam biçimleriyle devam eden süreçte hayvanlar, zamanla mitolojik, dini ve sombolik olarak Antik Yunan, Mısır ve Roma medeniyetlerinde tasvir edilmştir. Bu süreçte hayvan imgeleri mezar taşlarında, mozaiklerde, duvar süslemlerinde ve devlet konutlarında karşımıza çıkmaktadır. Antik medeniyetler boyunca, bulunduğu bölgenin dini, sosyal ve kültürel, etkenleri doğrultusunda hayvanlar farklı anlamlar ve semboller ile ifade edilmiştirler. Mısır mitolojisinde kutsal bir canlı formunu alan hayvanlar, Roma mitolojisinde ise daha çok duvar süslemelerinde, sevilen evcil hayvanlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Antik yunanda ise hayvanlar, farklı oluşum ve biçimlerle mitolojik türde yer almıştırlar. Hem Yunan hem de Mısır mitlerinde hayvanlar, insan-hayvan karışımı bir forma bürünen betimlemelerle karşımıza çıkar. 14. ve 15. yüzyıllarda Avrupa bölgesinde baş gösteren dini baskılar, Katolik ve Protestan Kiliselerin savaşı nedeniyle sanatçılar üzerinde baskı oluşturmuş ve bu durum sanata da etki etmiştir. Bu doğrultuda, Maniyerizm ve Rönesans döneminde daha çok dini konulu yapıtlarda ve mekânlarda, ifade biçimi olarak kullanılan hayvanlar, dinin anlatımı ve aktarımı hususunda önemli bir sembolik tasvir olarak kullanılmıştır. Toplumsal gelişmelerle birlikte kendinden bir önceki üsluba tepki olarak yeni akımlar ortaya çıkmıştır. Barok ve Rokoko dönemlerinde resimde hareketin ve ışığın etkin kullanımı hayvan tasvirlerindeki oluşumu ve desensel gelişimi hızlandırmıştır. Bu dönemlerde hayvanlar, mitolojik ve dini temalı eserlerde daha çok kullanılmıştır. Dönemin atölyede çalışan sanatçıları eserlerinde hayvan imgelerine çoğunlukla kapalı mekânlarda, natürmort veya evcil hayvan olarak yer vermişlerdir. 19. yüzyıla gelinmesiyle toplumsal olaylar, savaşlar, sömürgeciliğin getirmiş olduğu keşifler, Fransız devrimi ve İngiliz sanayi devriminin yaşanması sanatı ve sanatçıyı da derinden etkilemiştir. Boyaların taşınabilir olması, sanatçıları doğaya yöneltmiş ve bunun sonucunda hayvanlar, manzara eşliğinde sahnelenen ortamlada konumlandırılmıştır. Neoklasizm döneminde dini ve mitolojik yapıtlarda karşımıza çıkan hayvan imgeleri, Romantizm döneminde ise daha çok savaş ve toplumsal olayları betimleyen sahnelerde yer almıştırlar. Realizm ve dönem içerisinde önemli bir ekole sahip olan Barbizon okulu sanatçıları, hayvanları hayatın günlük yaşantısında önemli bir yardımcı figür olarak resimlerinde kullanmışlardır. Empresyonizm dönemiyle beraber izlenimci ressamların hayvanları, sosyo-kültürel bir imge olarak görüp, sosyal statü imgesi olarak eserlerinde hayvan imgesini betimlemişlerdir. İzlenimci ressamlar, hızlı fırça darbeleri ve duygusal çağrışımların etkisinde hayvanları, anlık bir olay örgüsünde veya konunun tamamlayıcı öğesi olarak kompoze edilmiştirler. Anahtar Kelimeler: İmge, Hayvan, Resim, Sanat

Batı resim sanatıHayvanlarResim sanatı+2
Haci Tanrıverdi
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Reklamda fotoğrafın sürreal kullanımı

Bir iletişim biçimi olarak reklam, mesajlarını aktarmada görsel iletişim öğesi olan fotoğraftan yararlanır. Her gün sayısız mesajla karşı karşıya kalan hedef kitlenin algısını çekebilmek güçlü bir görsel ve yaratıcı bir tasarımla mümkündür. Ancak reklam iletişiminde farklılaşmak için kullanılan yolların bilinçli ve doğru bir biçimde saptanması, mesajın doğru bir biçimde iletilebilmesi gerekmektedir. Fotoğrafın icadından sonra, teknolojinin gelişimiyle birlikte, fotoğraf sanatı reklamlarda daha sık kullanılmaya başlamıştır. Günümüzde çekilen hiçbir reklam fotoğrafı, bilgisayar üzerinde çeşitli işlemlerden geçmeden tasarıma dahil olmamaktadır. Sürrealizm akımının fotoğraf sanatına yansımasıyla birlikte, söz konusu teknik ve işlemlerin kullanılması reklamda da sürreal fotoğraf kullanımını sağlamıştır. Kimi zaman tasarımcılar, hedef kitleyi etkileyebilmek adına, çekilen fotoğrafları işleyerek ya da manipülasyon tekniğiyle kurgulayarak, tüketicide algı oluşturma çabasına girmektedir. Rakip firmalardan farklı olup öne çıkabilmek için daha yaratıcı ve sıradışı tasarımlara ihtiyaç duyulmaktadır. Aynı zamanda reklam tasarımında kullanılan fotoğrafın olumlu bir etkisi de, firma hakkında daha net ve gerçek görüntü aktarmak ve mesajın doğrudan iletilmesini sağlayarak tüketiciye güven vermektir. Reklam tasarımında fotoğraf kullanımının sürrealizm açısından değerlendirilmesi üzerine yapılan bu araştırmanın birinci bölümünde araştırmanın yöntemine, ikinci bölümünde reklam tasarımında fotoğrafın rolüne, üçüncü bölümde fotoğraf sanatında sürrelizme, dördüncü bölümde ise reklamda fotoğrafın sürreal kullanımı ve oluşum sürecine, beşinci bölümde ise reklamda fotoğrafın sürreal kullanımı üzerine yaptığım yirmi adet ürün reklam uygulama örneklerine ve bu reklamların incelenmesine yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Reklam, Fotoğraf, Sürreal, Grafik Tasarımı.

FotoğrafGrafik tasarımıReklamlar+1
Seda Pişkin
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de gazete sayfa tasarımının 80'li yıllardaki teknolojik dönüşümü ve Cafer Yarkent'in bu süreçteki rolü

Bu çalışma, `basılı gazetelerin? 1980-2000 yılları arasında yaşadığı `Bilgisayarlı Tasarıma? geçiş sürecini ve bu sürecin `Gazete Tasarımı?nı nasıl etkilediğini araştırıyor. Gazetelerin `Bilgisayarlı Tasarıma Geçişleri? basın sektöründe devrim niteliğinde bir dönüşümdür. Bu dönüşümü dünyanın pek çok yerinde pek çok gazete senkronik olarak yaşamıştır. Geçişin sonunda durum, yazı işleri çalışanlarının masalarının üzerine birer bilgisayar konulmasından ibaret değildir. Bilgisayarlı Tasarıma geçiş; gazetecilerin haber kaynağından aldıkları haberi ve fotoğrafı merkeze geçme şeklini, haberin editöre gelişini, haberin sayfalardaki yerini almasını, fotoğraf ve görsellerin yerleşimini, sayfanın tasarımını, sayfanın filme, montaja, kalıba, baskıya gönderilişini, kalıbın yurtiçi ve yurtdışındaki diğer matbaalara gönderilmesini baştan aşağı değiştirmiştir. Bu değişim, bunu uygulayan gazetecinin formatında, iş yapış ve yaşam biçiminde de önemli farklılaşmalara sebep olmuştur. Çalışmanın başlığında ismi geçen Cafer YARKENT, `çekirdek ekibi? ile Türkiye?de bu değişimin startını veren ve yöneticiliğini yapan kişidir. Yakın tarihte gerçekleşmesi nedeniyle süreci yaşayanların ne mutlu ki çoğu hayattadır. Onların bilgilerine danışma ihtiyacı duyulanları ve ulaşılabilinenleri ile görüşülmüş, bilgi ve deneyimlerine başvurularak bunlar kayda geçirilmiştir. Ancak sürecin en önemli aktörü olan Cafer YARKENT?in bilgi, belge ve deneyimleri çalışmanın ana eksenine oturtulmuştur.

İlyas Bülent Çelik
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretimde sanat eğitiminin rolü ve önemi

Sanatın keşfi, insanoğlunun tabiatı keşfetmesi ile başladığını söyleyebiliriz. Sanat her toplumda değişen zaman dilimlerinde farklı amaçlarda kullanılsa da, mağara döneminden günümüze insanın var olduğu her yerde sanatın da var olduğunu görmekteyiz. Gelişen teknoloji ile birlikte sanatın kullanım alanları da değişerek, insanların yaşamında önemli bir yer tutmuştur. Bu durum bize, insan var oldukça sanatında var olacağı gerçeğini göstermektedir. Sanatın yaşatılması ve çağa uygun şekilde gelecek nesillere aktarılması, insanoğlu için önemli bir vazifedir. Sanatın gelecek nesillere etkin bir şekilde aktarılması da eğitimle olacaktır. Bu nedenle eğitim öğretim içerisinde sanat eğitiminin rolünü doğru belirlemek gerekir. Sanat, insanların boş zamanlarını değerlendirmesi için zevk veren, hobi amaçlı, eğlendirici bir etkinlik ya da göze hoş gelen bir dekorasyon öğesi olarak algılanmamalı. Sanat eğitiminin asıl amacı; estetik bakış açısı ve hayal gücü gelişmiş, tasarım yapabilen, araştırıcı, sorgulayıcı, yeniye açık, dinamik, üretken, becerikli bireylerin yetişmesidir. Gelecek nesli bu şekilde yetişen bir ülkenin ekonomik ve sosyolojik alandaki sanat eğitiminin pozitif etkilerini tahmin etmek çok zor değildir. Bu nedenle sanat eğitimini, sadece toplumun estetik kaygısı olarak görmemek gerekir. Sanat eğitiminin toplum üzerindeki ekonomik, siyasi ve sosyolojik rolünü anlamak için Rönesans dönemini incelemek yeterli olacaktır. O dönemin matematik ve fizik alanında bilgi edinmiş ve aynı zamanda dönemin en önemli ressamları, yaptıkları icatlarla hem ülkelerine hem de tüm insanlığa önemli katkılar sağlamışlardır. Gelişmiş toplumların sanat eğitimi zaman dizinini incelediğimizde, ülkemizin sanat eğitimindeki eksikliklerini daha iyi görmekteyiz. Bu eksikleri gidermek için öncelikle eğitimcilerin, anne - babaların ve öğrencilerin sanat eğitimi hakkındaki ön yargılarını kaldırmak gerekir. Bu ön yargıları kaldırmak için sanat eğitiminin birey üzerindeki olumlu etkilerini incelemek gerekir. Eğitim öğretim sürecinde, başarılı olan öğrenciler zeki olarak tabir edilir. Fakat bu güne kadar yapılan zekâ testlerinin, insanın bütünsel olarak zekâsını ölçtüğünü söyleyemeyiz. Çünkü zekânın hâlen tam olarak tarifi yapılamamaktadır. Yapılan testlerde, belli alanlarda sorular sorulduğundan başarılı olan öğrenciler, sadece belirlenen alanlarda başarı göstermiş olurlar. Yapılan çeşitli araştırmalarda insanların birçok zekâ türüne sahip olduğu ortaya konmaktadır. Hâlbuki insanın hayat boyu karşılaşacağı tüm zorlukları nasıl aşacağı ile ilgili henüz bir test geliştirilmediğinden insanın gerçek zekâsı da ölçülebilir diyemeyiz. İnsan beyninin muazzam bir kapasiteye sahip olduğu, en başarılı insanların bile beyninin yüzdi kullandığı, yapılan araştırmalarda belirtilmektedir. Bir başka araştırmada ise beynin sağ ve sol beyin olarak ikiye ayrıldığı, sol beynin; matematik, mantık ve sözel gibi konular ile ilgili olduğu, sağ beynin ise resim, müzik, şekiller ve hayal gücü konuları ile ilgili olduğu ortaya konmuştur. Bu durum eğitim öğretim süreci içerisinde, sayısal derslerle birlikte sanatsal derslerin de ne kadar önemli olduğu görülmektedir. Eğitim öğretim sürecinde sanat eğitimi ile birlikte yetişen bireylerin birçok kabiliyetleri de gelişmektedir. Bu sayede; düşünebilen, üreten, hayal gücü gelişmiş, yaratıcı, kendine güvenen, becerikli, görsel algısı ve estetik duyarlılığı yüksek nesiller yetişmektedir. Eğitimcilere ve anne babalara düşen vazife, bireylerin eğitim sürecinde onları sanatsal faaliyetlerle tanıştırmak, onlara uygun ortam oluşturmak, kısıtlayıcı değil özgürlükçü tavırdan yana olmaktır.

Murat Çelik
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Film jeneriklerinde tipografinin kullanımı

Grafik tasarım her alanı etkilediği gibi sinema alanını da varlığıyla etkilemiştir. Film jenerikleri, geçmiş zamanda ekranda sabit olarak duran düz yazılardan oluşmaktayken, günümüzde bu durumun çok daha ötesine geçilmiş ve filmi zenginleştiren ayrı bir tasarım mecrasına dönüşmüştür. Film jenerik tasarımlarında gelişen teknoloji ile birlikte, yaşanan zenginleşmelerin tipografik olarak da çeşitlenmesi ve gelişmesi bu tez konusunun seçiminde önemli bir rol oynamıştır. Bu araştırmada öncelikle, grafik tasarımın temel ögelerinden biri olan tipografiye kapsamlı bir biçimde yer verilmiştir. Daha sonra film jeneriklerinde yer alan tipografinin kullanımını daha iyi anlayabilmek için, geçmişten günümüze kadar film jenerik tasarımlarının tarihi, dönemsel olarak ayrılmıştır. İlk jenerik tasarımlarından, günümüze kadar gelen önemli somut örnekler üzerinden, tipografik yaklaşımların değişimi ve gelişimi incelenerek analiz edilmeye çalışılmıştır.

FilmGrafik tasarımıGrafik tasarımı eğitimi+4
Ayça Aydoğan
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sanat yapıtının farklı mekanlarda anlam problematiği

Tarih boyunca, sanat ve mekan arasındaki ilişki sürekli değişim gösterir. Nadire kabineleri, değerli nesnelerin biriktirilip gösterildiği mekansal düzenlemelerin ilk örnekleridir. Tarihsel aşamalar boyunca gelişen ve büyüyen kabineler, müzelere dönüşmeye başlar. Kabinelerdeki akıldışı ve hayal gücüyle oluşturulan düzen, müzelerde yerini akılcı, bilimsel ve tarihsel disiplinlere bırakır.Nesnelerin teşhir edildikleri mekanlarla olan bağları, tarihsel süreci kapsayan gelişmelere paralel olarak,değişim göstermiştir. Sosyo-ekonomik ve kültürel politikaların kuşattığı sistemin etkisi sonucu dönüşen sanat,daima özgürlük arayışı içinde olmuştur. Sanatçıysa, yeni anlatım biçimleri ve deneyimlerle, sistemin yönlendiriciliği ve tahakkümleri karşısında yer almaktadır.

AnlamAnlam problemiGüzel sanatlar+7
Ferahi Mengeş
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Şamanizmin günümüz sanatına yansımaları

Icinde yasadigimiz dunyada her sey doganin bir parcasidir. ilkel insan, kendi imgesini olustururken tamamen dogal malzemelerle, dogal alanlarda hareket etmistir. Doga bir anlamda sanatcinin sozlugudur. Sanat insanin yeryuzunde var olabilme nedeni, dayanak noktasi, yol gostericisi olmustur. Sanat ozunde bir buyudur. Bu yuzyilda gelisen avangart sanat kavramlari ise sanatciya ilkel kulturlerde oldugu gibi bir saman degeri yuklemistir. Samanizm'in etkileri, bati sanatinda oldugu gibi çagdas Türk sanatcilarinin eserlerine yansimistir.

Avangard sanatDinModern sanat+3
Nihal Tanpolat
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Land Art ve mekan bağlamında süre, süreç, temsiliyet problematiğinin dil ve mekan ilişkisi: sanatçının varoluşsal uzamı

Land Art sanatçılarına referansla, esnek bir yapı anlayışı ile ele aldığım çalışmamda, sonuç olarak, sanatçıların bize yeni ve taze bir perspektif öneren görme biçimlerinin mekan ve dil ile yoğun bir ilişki kurarak, yeni bir görme biçimi ve algı versiyonları önerdiklerini ifade edebilirim. Çalışmam kapsamında, sanatçılar nezdinde zihinsel olarak üretilen mekan kavramının ve bu imgelemsel mekan kavramını ön plana çıkaran tavırlarının, dil ile kurdukları yoğun ve katmanlı ilişkinin sanatın kavramsallaşmasında merkezi ve primer bir rol oynadığı açımlanmıştır. Land Art'ın temel dinamiklerini ve bu dinamiklerin dil, mekan ve mekan kavramı ile kurdukları ilişkiyi irdeleyen çalışmamın, ekolojik, çevreci ve etik önermeler içeren günümüz sanatsal yaklaşımlarının ve açılımlarının alımlanmasında etkili olabilme umudunu taşıdığımı ifade edebilirim.

DilMekanSanatçılar+3
Arzu Mergin
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş sanatta mekân ve aura: Papa Francesco'nun desteklediği etkinliklerde kutsallık ve dünyevilik

Çağdaş Sanatta her ne kadar mekânın belleği, tarihsel, inançsal, proporsiyonel ve ek unsurlarla sanata katkı yapsa da tarihi mekanda olduğu gibi yalın mekânın olanakları da faydaya dönüştürülerek etkili bir sanat alanı olabilmektedir. Bu nedenle mekan algısını sanat bağlamında değerlendirerek, mekanın estetik algıyı etkileyen faktörlerini anket ve örneklerle inceledim. Sergilenen mekanın algılanma biçimleri, mekanı dışavurum mekanı olarak değerlendirmeme yardımcı oldu. Kutsallık ve dünyevilik bağlamlarında mekanın aurasını, günümüzde sanata teşvik ettiğini gözlemlediğim/düşündüğüm 21. yüzyıl mesenleri arasında yerini alan Katolik lider Papa Francesco'nun düşüncesi, desteği ve yaratıcı zekası ile etkili olduğu çağdaş sanat uygulamalarıyla değerlendirdim. Bu çalışmada, sanatçı ve sanatçıların yaratımının, müdahalesinin ve mesenin desteği ve zekasıyla ortaya çıkan sanatın tarihi ve yalın mekanlarda aynı etkide gerçekleştirilebileceği sonucuna varılmıştır. Disiplinlerarasılık ve her türlü teknolojik olanak, algılamada kutsal ya da dünyevi etkiyi ayrıca güçlendirmektedir. Günümüzde Vatikan'ın bakış açısı ve mesenliği, dolaylı yoldan sanatın desteklenmesine, yeni diller aranmasına, yeni yöntemler bulunmasına ve uygulanmasına neden olmaktadır. Çünkü soyut kavramları görselleştirme becerisi ancak sanatçının gücüyle gerçekleşmektedir.

Dünya ruhuDış mekanKutsallık+7
Sema Sepin
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Enez (Ainos) ve yakın çevresinin turizm potansiyelinin saptanması

Günümüzde turizm, ülkemizde ve dünya genelinde ekonomik açıdan önemli bir yere sahip olan sektörlerden biridir. İçinde bulunduğumuz 21. yüzyılda gelişen teknoloji ve yaşanan gelişmeler, seyahat etmenin kolaylaşması ve hızlı hale gelmesi insanların turistik aktivitelere ulaşmasını kolaylaştırmıştır. Sürekli gelişmekte ve büyümekte olan turizm sektörü insanlara günlük hayatlarından uzaklaşabilecekleri ve rahatlayabilecekleri farklı turizm türleri ile imkanlar sunmaktadır. Bu çalışma kapsamında seçilen Edirne ilinin Enez ilçesi gerek doğal güzellikleri gerek tarihi ve kültürel alanların gerekse uzun sahil şeridinin varlığından dolayı turizm potansiyeli oluşturmaktadır. Bu yüksek lisans tezinde literatür araştırmaları, yaz ve kış kullanımı anketleri, resmi kurum yöneticileri ile yapılan söyleşilerle ve SWOT analizi sonucunda alanın potansiyelini kullanıp kullanamadığı ve bu potansiyele engel olan sorunlar belirlenecek olup bu sorunlara uygun çözümler sunularak alanın potansiyelinin tam anlamda kullanılmasının sağlanması için öneriler sunulması amaçlanmıştır.

Edirne-EnezSWOT analiziTurizm+3
Volkan Parlayan
Feyziye Schools Foundation Işık University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İskandinav mitolojisi Viking sembol ve runlarının anlam ve grafiksel çözümlemeleri

İskandinavlar dünya tarihinde, geniş diyarlara ettikleri göçler ve istilalar ile bilinmektedir. Özellikle Vikinglerin istilaları, onların adını tarihe yazmalarına sebep olmuştur. İskandinav coğrafyası, tüm bu göç ve istilalardan kalan çeşitli semboller ve şekiller barındırmaktadır. Viking çağını aydınlatan bilgiler bu kalıntılardan elde edilen run taşları, semboller, yazılar ve resimlerden elde edilmiştir. Bu araştırma kapsamında incelenen run taşları ve semboller, Vikinglerin kendileri tarafından ve kendi dillerinde yazılmıştır. Günümüzde İskandinav mitolojisini temel alan birçok sinema, dizi ve reklam filmleri yayınlanmaktadır. Yayınlanan bu materyallerde, İskandinav mitolojisinde önemli yer edinmiş hikâyeler ve semboller yoğunlukla kullanılmaktadır. Bu çerçevede, bu araştırmanın amacı günümüzde yayınlanan sinema, dizi, reklam ve afiş gibi medya araçlarında sıklıkla kullanılan, mitolojide önemli yer etmiş sembol ve runların, anlam ve grafiksel çözümlemelerini değerlendirmektedir. Bu çalışmanın araştırma yöntemi olarak literatür taraması benimsenmiştir. Bu bağlamda ulaşılabilen öncelikle runlar ve semboller tespit edilmiştir. Daha sonra ise Viking çağına ait ulaşılabilen bu semboller ve runlar, literatür çerçevesinde bir değerlendirmeye tabi tutulmuştur.

Grafiksel çözümlemelerMistik sembollerMitoloji+3
Nilgün Mındık
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Lisans eğitimlerinde kanun çalgısını icra edenlerin öğrenme ve eğitim sürecinde yaşadıkları sorunlar

Bu araştırmada, Lisans Eğitimlerinde Kanun Çalgısını İcra Edenlerin Öğrenme ve Eğitim Sürecinde Yaşadıkları Sorunlar ortaya konmaya çalışılmıştır. Araştırmanın evrenini konservatuarlar, müzik eğitimi anabilim dalları ve güzel sanatlar fakültelerinde kanun çalgı eğitimi alan öğrenciler ve kanun çalgı eğitimi veren öğretim elemanları oluşturmuştur. Ayrıca, lisans düzeyinde mesleki müzik eğitimi veren tüm kurumlara ulaşılmaya çalışılmıştır. Betimsel tarama modeli kullanılan bu araştırmada, kanun çalgı eğitimi alan öğrencilere anket uygulanmış bunun dışında öğretim elemanlarına uygulanan görüşme formuyla araştırmaya nitel bir boyut kazandırılmaya çalışılmıştır. Kanun çalgı eğitiminde, kullanılan metotların ve yöntemlerin farklı bir anlayış içerisinde olması yanında icra kısmında da farklı problemler olduğu görülmüştür. Elde edilen sonuçlara göre; sol el tekniğinde öğrencilerin sorunlar yaşadığı, kanun çalgı eğitimi alan öğrenciler ile öğretim elemanları arasında iletişimin olumlu yönde olduğu, öğrencilerin çalgıyı temin etme konusunda sıkıntılar yaşadığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Sonuçların ardından var olan sorunlara çözüm önerileri getirilmiştir.

EğitimKanunMüzik+6
Yekta Özgür Eryiğit
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Müzik öğretmenliği anabilim dallarında geleneksel Türk sanat müziği dersinde uygulanan eğitim yöntemlerinin uzman görüşleri açısından karşılaştırmalı analizi

Bu araştırmada, müzik öğretmenliği bölümlerinde verilen Geleneksel Türk Sanat Müziği (GTSM) dersine giren öğretim elemanlarının izlediği yolların neler olduğunu belirlemeye çalışılmış, kullandıkları sistem, yöntem ve metotların neler olduğu, bunlar arasında benzerlik olup olmadığı konusunda uzman görüşleri alınmıştır. GTSM eğitiminin Arel - Ezgi - uzdilek ve meşk sistemleri üzerinde durularak uygulamalarındaki farklılıklar belirtilmeye çalışılmıştır. GTSM derslerine giren öğretim elemanlarına uygulanan görüşme formları değerlendirilerek analiz edilmiştir. Bu yönüyle bu araştırma nitel bir çalışmadır. GTSM eğitiminde var olan sistem ve yöntemlerin sabit bir metodu olmadığı gibi, uygulama kısmında da farklılıklar olduğu görülmüştür. Alınan sonuçlara göre GTSM derslerin de yer alan meşk yönteminin daha yoğun biçimde uygulanmasının daha yararlı olabileceği belirlenmiştir. Meşk yönteminin uygulanmasının yanında bilgisayar ortamlarındaki video ve ses kayıtları da, yöntemin daha nitelikli uygulanması konusunda yararlı olabileceği konusunda büyük oranda görüş birliği saptanmıştır. Uzman görüşlerinin ortak bileşenlerinden bir diğeri ise GTSM eğitimi için ayrılan sürenin yetersiz oluşudur.

Eğitim yöntemleriMesleki eğitimMüzik+4
İzzet Ceberut
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Müzik öğretmenlerinin mesleki tükenmişlikleri ile yaşam doyumları arasındaki ilişkinin incelenmesi (Van ili örneği)

Bu araştırmanın amacı, müzik öğretmenlerinin mesleki tükenmişlik düzeyleri ile yaşam doyumu düzeylerini tespit etmek, ayrıca bu iki kavramın aralarında ilişki olup olmadığını saptamaktır. Bu doğrultuda araştırmada, model olarak genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan veriler, Maslach "Mesleki Tükenmişlik Envanteri", Diener, Emmons, Larsen ve Griffin (1985) "Yaşam Doyum Ölçeği" ve araştırmacı tarafından oluşturulan "Kişisel Bilgi Formu" ile elde edilmiştir. Araştırmanın evrenini, 2019 - 2020 eğitim öğretim yılında Van ilindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı devlet okullarında görev yapmakta olan müzik öğretmenleri oluşturmaktadır. Örneklem ise, 2019 - 2020 eğitim öğretim yılında Van ili Edremit, İpekyolu ve Tuşba merkez ilçelerinde görev yapan ve ankete yanıt veren 106 müzik öğretmeninden oluşmaktadır. Verilerin çözümlenmesinde, Mann-Whitney U testi, One Way ANOVA testi ve Spearman's rho korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırmada yapılan tüm analizlerde, istatistiksel anlamlılık düzeyi (p0,05) olarak kabul edilmiştir. Araştırma sonucunda, çeşitli değişkenlere göre her iki ölçeğin bazı maddelerinde anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Buna ek olarak, duygusal tükenme ve duyarsızlaşma ortalama puanları ile yaşam doyumu ortalama puanları arasında düşük düzeyde negatif yönde bir ilişki olduğu, kişisel başarı ortalama puanları ile yaşam doyumu ortalama puanları arasında ise anlamlı bir ilişkiye rastlanmadığı belirlenmiştir.

Branş öğretmenleriMüzik dersiMüzik eğitimi+4
Sümeyye Birel
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Uşak halı motiflerinin seramik yüzeylerde uygulanabilirliği ve kişisel uygulamalar

Halı, sanat tarihi ve Geleneksel Türk el Sanatlarının önemli bir alanı ve Türk gündelik yaşantısının vazgeçilmez unsurudur. Halı, dünyada ilk bulunan eşsiz halı parçası örneği Pazırık halısı ile Türklerin dünya medeniyetlerine sunduğu bir sanat ve kullanım eşyasıdır. Türk topluluklarının yaşadıkları bölgeler, gelişen yaşantı ve kültür etkileşimi ile çok zengin kompozisyon şemaları, motif, renk, sanat anlayışları ile günümüze kadar gelmiştir. Halının Anadolu'da çok fazla dokunduğu ve halı sanatını etkileyen şehirlerden biri de Uşak yöresidir. Uşak yöresinde dokunan halılar yüzlerce yıl dünyanın birçok ülkesinde istenilen, aranan ve kullanılan prestij ürünü sayılan halılar olmuştur. Uşak halı kompozisyonlarının, motiflerin ve renklerin zenginliği seramik sanatının dekor zenginliği ile birleştirilerek, seramik dekorlarının sanatsal etkisini zenginleştirilmesi düşünülerek çalışmalar yapılmıştır Anahtar Kelimeler: Halı, Seramik, Uşak

El sanatlarıHalılarMotifler+4
Fatma Nur Taylan
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessTR

İnsanda ruhsal çöküntü üzerine görsel arayışlar

Tarihsel süreçte yaşanan acı deneyimler, insanlığın ruhunda derin yaralara sebep olmuştur. Bu da doğası gereği sanatın meselesi ve konusu olmuştur. "İnsanda Ruhsal Çöküntü Üzerine Görsel Arayışlar" isimli bu tez çalışmasında; ruhsal çöküntü, varoluşçuluk felsefesinin sanata yansımaları, geçmişten günümüze yol gösterici sanatçıların bakış açıları ile eserlerine etkileri ve günümüze aktarım biçimleri üzerinde durulmaktadır. Ruhsal çöküntü üzerine çalışan bazı sanatçıların hayatlarından anektodlar verilerek sunulan eserler analiz edilmiştir. Konuya destek olabileceği düşünülen sanat temelli anlatılar göz önünde bulundurulduğunda, çeşitli acı deneyimleri konu alan, ruhsal derinliği bulunan sanat eserleri, ardından görsel yansıtıcılar irdelenerek, ruhsal çöküntü konusuna odaklanılmıştır. Ayrıca, insanda ruhsal çöküntü üzerine görsel arayışların kavramları incelenmiştir. Araştırmada, insandaki psikolojik ruhsal duygu durumları ve bunların yansımaları görsellere uygulanarak dijital manipülasyon yapılmıştır. Bu doğrultuda yaşanan ruhsal çöküntünün etkilerinin görseller aracılığıyla yansıtılması amaçlanmıştır. Konu edinilen psikolojik durumlardan yola çıkılarak geçmiş ve içinde yaşanılan ana ait bütün ruhsal haller (özlem, inkâr, öfke, keder vb.) dijital manipülasyonlar aracılığıyla aktarılmıştır.

Görsel sanatlarPsikolojik sorunlarResim sanatı+1
Handan Genç
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sanat nesnesi algısında yalınlık

Sanatta yalınlık, öznel yargılardan bağımsızlaşmaya çalışan bir yaklaşım olarak özetlenebilir. Nesnenin varlığı, öznenin nesneye dair algısı gibi çeşitli başlıkları irdeler ve temsilsizlik ile birlikte bir eserin ne anlam ifade edebileceğini irdeler. Malevich, Mondrian, Gabo gibi sanatçıların gerçekliğe, eser ve gerçeklik arasındaki ilişkiye dair tavırlarındaki yalınlaşma, nesneye ve esere yönelik alternatif bir yaklaşımın nasıl mümkün olabileceğinin temellerini atmıştır. Bu kişilerin ve düşüncelerin aralarında belirli farklar olsa da, yalınlık bağlamında, hem plastik hem de düşünsel açıdan gözle görülür bir benzerlik de bulunur ve yalınlığa dair ortak bir söylemde buluşurlar: Nesnenin algısı ile öznenin bilgisi farklı varlık durumlarıdır. Bu raporun amacı yalınlığın karakteristik özelliklerini belirlemek ve eserin algılanışındaki izlerini takip etmektir.

AlgıNesneSadelik+2
Onur Sancu
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kapı ve bellek

Kapılar iç ve dış mekânı birbirine bağlayan devingen bir yapıya sahip olup bölmek, korumak ve iletişimi sağlamak gibi karşıtlıkları içeren gerilimli anlamları içinde barındıran mimari öğelerdir. Antik çağlardan günümüze yapılara ve mekanlara girip çıkmayı sağlayan kapıların bu somut işlevlerinin yanı sıra sanattan felsefeye kadar birçok alanda da simgelediği soyut anlamları vardır. Kapılar, yaşam var olalı mağara girişlerindeki doğal yapılarından, surlarla çevrili şehirlerin girişlerine; dini yapıların mimarisinde tanrıya yükselen taç kapılardan, Lahit kapılarına; Roma Döneminde imparatorun başarısını simgeleyen, günümüzde ise şehirlerin simgesi olmuş zafer taklarına kadar çeşitli biçimlerde varlıklarını sürdürmektedirler. Kapıların zengin çeşitliliğinden ve kapı imgesinin çok anlamlılığından yola çıkılarak, bu tezde eski boş mekanların ahşap kapıları ele alınmıştır. Bu boş mekanlardaki kapıların kimi çocukların çizgileriyle, kimi yıkıntıların arasından çıkan sarmaşıkla, kimi sessiz yığınların gölgesinde kısaca yaşayan ahşabın yorgunluğuyla geçmişe, şimdiye ve geleceğe tanıklık ederek bellek oluşturmaya devam etmesindeki rolüyle ele alınmıştır. Çalışmalarımda metaforları çok olan bu nesnenin mekân ve zamanla ilişkisini sorgulamak ve tarihten gelen yaşanmışlıkların gizini sürmek, geçmiş, şimdi ve gelecek arasındaki ilişkiyi harmanlayarak yeniden bir kültür nesnesine yani resme dönüştürülmesini amaçladım. Bu bağlamda çocuklarımın çizimleri, gölgeler; yani zamanın akışını bana duyumsatan biçimler, boya katmanlarının oluşturduğu dokularla kaynaşarak eski ahşap kapıların temsili olmuştur. Kapının çok anlamlılığı, farklı anlam katmanlarının oluşmasına izin verirken; tarihsel ve kültürel yaşanmışlıkların belleğini de oluşturur. Sanatçılar tarafından güçlü tasvirlerle oluşturulan bu kapıların bellekleri bu çalışmada ele alınmıştır. Ayrıca, söz konusu olan kapı bellek ilişkisinin güncel sanat pratiklerine yansıma şekilleri incelenerek, konuyla ilgili felsefi metinlerle bağlantıları kurulmuştur.

AnılarBellekGüncel sanat+2
Aysun Şener
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Generatif sanat yöntemiyle video oyunları için karakter tasarımı

Algoritmalarla sanat üretimi geleneksel sanatın karşısında kodlar evreninde matematiğe sıkı sıkıya bağlı son derece kontrollü bir ortamdır. Fikirlerin şekil ve renklere elektronik algoritmaların aracılığıyla dönüşmesini ifade eder. Generatif Art taraftarları, bu yönteme sanat ve tasarımda fikir üretme aşamalarının atlanmasının ekonomisi olarak yaklaşmaktadır. Her yöntemde olduğu gibi Generatif yöntem de sanat ve tasarım görselleri açısından kendine özgü şaşırtıcı sonuçlara yol açabilir. Bu çalışmada amaç, video oyunları gibi endüstriyel olarak çoğaltılan ve görsel tasarımın ağırlığının önemli ölçüde geliştirilen ürünü değiştirdiği bir alanda, generatif yöntemden yararlanarak oluşturulan deneysel görselleştirmenin video oyun alanı için uygunluğunu araştırmak ve bir oyun karakterinin konseptini oluştururken bilgisayar sistemlerinden ne ölçüde yararlanılabileceği bulgusunu elde etmektir. Çalışma kapsamında, birinci bölümde öncelikle generatif sanatın tanımı yapılmış ve çalışma boyunca her şeyin daha iyi anlaşılabilmesi için rastgelelik kavramı ve algoritmalar gibi konseptler açıklanmıştır. İkinci bölümde generatif sanatın şu ana kadarki ilerleyişi örnekler verilerek incelenmiş, generatif modellerin kullanıldığı ve sanat ile alakası olan film, video oyunları, mimari gibi bazı endüstriyel alanlardaki kullanımları ve faydalı yanları da anlatılmıştır. Bu kapsamda, algoritmalar yardımıyla oluşturulan dijital bir görüntü, ekran üzerinde teste tabi tutulmuştur. Tasarımcı denetimindeki algoritmanın orjinal tasarımlara dönüşebilme ve video oyunlarında kullanım kapasitesi sorgulanmıştır. Sonuçlar algoritma yardımıyla tasarım için bir yol haritası olarak kullanılabilir. Aynı zamanda tasarımcının generatif art yöntemindeki rolünü belirleme üzerinde de durulmuştur.

AlgoritmalarBilgisayarlarGeneratif sanat+6
Andaç Altak
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Müzik eğitimi sürecinde müzik terapi

Müzik terapi, üzerinde uzun yıllardır çalışılan, çeşitli rahatsızlıklar üzerindeki olumlu etkilerinin yanı sıra duygu ve düşüncelere olumlu etkileri de pek çok kez kanıtlanmış bir yardımcı tedavi yöntemidir. Dünya genelinde, bu yöntemin çeşitli alanlarda ortaya çıkardığı olumlu etkiler gözlemlendiği gibi, ülkemizde de farklı değişkenler üzerinde olumlu sonuçlar doğurduğu, yapılan pek çok araştırma ile saptanmıştır. Gerek müzik uzmanları gerekse sağlık uzmanları müzik terapi yöntemi ile ilgili birçok çalışma yapmış ve sonuçlar genellikle olumlu olmuştur. Ancak, ilgili alan yazın incelendiğinde, mesleki müzik eğitimi alan lisans öğrencilerinin, müzik eğitimleri sürecinde müzik terapi yöntemi ile ilgili bir çalışma yapmadıkları ve bir ders sürecinin söz konusu olmadığı gözlemlenmiştir. Bu durum araştırılmaya değer görülmüş ve mesleki müzik eğitimi veren birimlerde öğrenim gören lisans öğrencileri ve öğretim elemanlarının görüşleri alınarak, müzik terapi yönteminin kullanılması ile ilgili bir çalışmanın yapılmasının anlamlı ve önemli olacağı düşünülmüştür. Bu araştırmada, karma yöntem kullanılmış olup veriler anket ve görüşme teknikleri ile toplanmıştır. Araştırma toplam 310 kişilik bir çalışma grubu ile yapılmış olup 300 lisans öğrencisi ve 10 öğretim elemanından oluşmaktadır. Çevrimiçi ve yüz yüze olarak öğrencilere 30 adet görüş sorusu ve 10 adet bilgi sorusu, öğretim elemanlarına ise 6 adet açık uçlu görüş bildiren soru yöneltilmiştir. Araştırma sonucunda, lisans öğrencilerinin müzik terapi konusunda ders alma düşüncesinde oldukları, bu konuya ilişkin meraklı ve duyarlı olmalarına rağmen müzik terapi içerikli herhangi bir dersin var olmadığı, müzik terapi üzerine genellikle sağlık uzmanlarının çalışmalar yaptığı ve mesleki müzik eğitimi veren kurumlarda müzik terapi üzerine müzik uzmanlarının yeterince çalışma yapmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Bu sonuçlar doğrultusunda, öğrencilerin müzik terapi ile ilgili bilgi edinebilmeleri için uzmanların yetiştirilmesine olanak sağlanması ve sağlık uzmanları ile müzik uzmanlarının ortak çalışmalar yürüterek, akademik düzeyde müzik terapinin farkındalığının arttırılması gibi önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Müzik, Müzik Terapi, Müzik Tedavi

Etkileşimli müzikEtnomüzikolojiMüzik eğitimi
İsmail Süzer
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessEN

Tasavvufun arap sinemasina etkisi

This thesis aims to explore the emergence of the Sufi theme in cinema. As such, it will venture into the cinematic universe to analyse how the director(s) creatively implemented the thematical references of the Sufi in their films. Thus, the thesis shall revolve around the topic of spirituality and Islam as the core basis of Sufi. Furthermore, the paper shall cover ways in which Sufi can be applied in a person's life. This paper will indicate the core principles of Sufi as portrayed in the films.

Lana Nassan Agha
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Albert Camus'nün Yabancı kı̇tabının absürdı̇zm kuramı üzerı̇nden incelenmesi ve Fener isimli kısa animasyon projesı̇

Albert Camus, ünlü Fransız yazar ve düşünürlerinden biridir. Onun en önemli eserlerinden biri olan Yabancı kitabında, insanın kendi varoluşsal anlamını aramaya çalışırken yaşadığı çelişkileri büyük bir ciddiyetle incelemiştir. Bu eserde, Camus'nün ünlü Absürdizm kuramının öne çıktığı görülür. Absürdizm, insanın yaşadığı her türlü sıkıntıya karşın, yaşamın amaçsız ve anlamsızlığını kabul etmesi gerektiğini ileri sürer. Çalışmada, Albert Camus'nün Yabancı adlı eseri, Absürdizm kuramı üzerinden incelenecek ve Fener isimli kısa animasyon projesi üzerine akademik bir değerlendirme yapılacaktır. Bununla birlikte kuramın temel kavramlarını kullanarak, Absürdizm kuramının insanların yaşamlarını nasıl etkilediği ve bunun iletişimin geliştirilmesini nasıl sağlayabileceği açıklanmaya çalışılacaktır. Albert Camus'nün Yabancı adlı eserinin ve Fener isimli kısa animasyon projesinin incelenmesi bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Fener animasyon projesinde, Afak karakteri üzerinden, insanın bu dünyadaki varoluş amacı, absürt duygusuyla bulunduğu ortama ve zamana karşı tamamen yabancılaşması durumları üzerinde durulur. Film, insanın sorgulayıcı bir ruh haliyle yaşamının anlamsızlığını kabul etmesi gibi temel insani konuları ele almaktadır. Proje, ölümsüzlük arayışının ve anlamsızlığı kabullenmenin karşısında özgür iradeyi vurgulayarak, Albert Camus'nün Absürdizm kuramının temel fikirlerini gözler önüne sermektedir.

Absürd tiyatroAbsürdlükCamus, Albert+5
Alper Ceviz
Maltepe University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Teknolojinin müzik endüstrisine etkisi: Türk müzik sektöründe dijitalleşme

Bu tez kültür ve sanatın içinde müziğin uğradığı değişimi Adorno ve Frankfurt Okulu düşünürlerinin perspektifinde, bunun yanı sıra antik dönemlerdeki düşünürlerin de söylemlerine yer vererek modern çağ ve postmodern çağ sonrası salt müzin gelmiş olduğu noktadan hareketle teknolojinin müziğe olan dahlini ortaya koymaya çalışmaktadır. Yöntem olarak görüşme tekniği çerçevesinde alan özgü sorularla elde edilen bilgiler çeştli bulgulara dönüşmüştür. Böylelikle elde edilen bulguların ışığında geleceğe yönelik müziğin teknoloji ile ilişkisi irdelenmiş ve çeşitli sonuçlara gidilmeye çalışılmıştır. Sanatın can damarlarından biri olan müziğin, Adorno'nun gözlem ve söylemlerinin ekseriyetle eleştirel kimlikte olmasından yola çıkılarak, bu sanat dalının nasıl bir meta haline geldiğini ve bu metalaşmanın etkilerinin ne boyutta ve nasıl sürdüğünü objektif ve yapıcı bir boyut çerçevesinde incelemek bu çalışmanın ana hattı olacaktır. Anahtar Sözcükler: Müzik, Adorno, Kültür Endüstrisi, Frankfurt Okulu, Kültür ve Sanat

Adorno, TheodorFrankfurt OkuluKültür endüstrisi+6
Egemen Yılmaz
Maltepe University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Gerçekçi oyunculuk yaklaşımı bağlamında J. Baudrillard'ın 'Hiper-Gerçeklik' kuramı ve oyunculukta öteki olma halinin incelenmesi: "Bıçak Sırtı" belgesel filmi

Oyunculuk sanatı başlangıçtan günümüze gerçekle hep bağ kurmuştur. Değişen dönüşen dünya yapısında gerçekliğin ne olduğu ve sınırlarının ne olması gerektiği bir tartışma ko-nusu olduğu için oyunculuğun bu tartışmalar neticesinde, inandırıcı olma mottosuyla deği-şen gerçekliği yansıtmakta çeşitli paradokslar yaşadığı görülmüştür. Aktör, oyunculuk sanatında yeniden yaratım sürecinde aktif olarak gerçekliğe bağlıdır. Sanat yaratımındaki özne ve nesne ilişkisi, oyunculukta özne ve özne şeklinde zuhur bul-maktadır. Bu nedenle, oyuncunun nesnesi kendisi olduğu için oyuncu da bu gerçeklik sarmalında çıkış noktası olarak kendi gerçekliğini kullanmaktadır. Aktör, gerçekliğin sor-gulandığı ve her çağa göre değişkenlik gösterdiği bu yapı içerisinde, özneden bağımsız, hiper-gerçek biçimde ötekine dönüşmektedir. Stanislavski ile sistematize edilmeye başlanan gerçekçi oyunculuk, günümüzde hâlâ ger-çekliğin çıkmazları tartışma konusu olduğu için devingen bir hâl almaktadır. Aktörün sa-natını icrası esnasında çıkış yolu olarak kendi gerçekliğini kullanıp hiper gerçek bir hâl içerisine girmesi bu değişim içerisinde görülmektedir. Oyuncu, rol icrasında ya da sonra-sında oluşturduğu gerçeklikle ne kendisi ne de rol gerçeği olabilmiştir. O, yaratmış olduğu hiper gerçeklik zemininde, öteki olma haliyle varlığını sürdürmüştür. Bu araştırmada oyunculukta yaşanan paradoksların J. Baudrillard'ın Hiper-gerçeklik kuramı bağlamında oyun-gerçek ilişkisi örneklerle detaylı incelenecektir.

Baudrillard, JeanBelgesel filmFilm+5
Şule Eda Öztürk
Maltepe University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Resim ve heykelde anlatım biçimleri ve yakınlaşmalar

Yüzyıllar boyunca bir konuyu gereğince anlatmak ve somut gerçekliği içinde bir nesnenin, kendine özgü belirtilerini elden geldiğince tam ve açık seçik biçimde gözönüne sermek, ressam ve heykeltraşların temel amacı olmuştur. 20. yüzyıl resim ve heykel sanatında ise akımları ve eğilimleri temsil eden sanatçılar, bir konuyu, bir olayı betimlemeye öncelik vermemektedirler. Onlar için temel olan; form kompozisyon ve malzemedir. Bu konularda sanatçı tam bir seçim özgürlüğüne sahiptir. Her türlü malzemenin istenilen şekilde kullanılması sonucu, çok değişik formlarda eserler oluşturuldu. Heykel ve resim doğanın betimlemesinden kurtulunca, önce form denemelerine, sonra da malzemenin bünyesine, yani onun yapısal etkilerine yöneldi ve bazen heykel, resimle paralel anlatımlara ulaştı. Heykelin saf formu ile maddenin yapısal esprisine gidiş, heykelin soyut olanaklarının tüketilmesine değin denenmeye başlandı. Kişisel çalışmalar, her türlü madde olanaklarını heykele sundu. Çağımız, madde olanaklarının denenmesini çeşitli endüstriyel alanlara da yönelterek, resimde olduğu gibi topluma ulaştırdı. Ayrıca heykeli, resimdeki Op'art gibi, hareketli bir duruma getirdi ve hareket eden formların anlık, değişen durumlarına yöneldi. Resim ve heykelde, yukarıda sözü edilen malzeme ve hareket konularındaki yakınlaşmalara, araştırmanın birinci bölümünde değinildi. Bundan sonraki çalışmalar, 20. yüzyılın resim ve heykeli üzerine düşünülmüştü. Ancak, bu sanatlar arasındaki kültürel ve üslupsal yöndenetkileşiminin, çok daha öncelerden beri varolduğu görüldü. Bu nedenle, bir eksikliğin ve kopukluğun giderilmesi amacıyla ikinci ve üçüncü bölümlerde Mısır resim ve heykel sanatından başlanarak, 19. yüzyıl sonuna değin, ortak kurallar ve temalar üzerinde bir kaç söz söyleyip, duruma açıklık ve bütünlük kazandırılmak gereksinimi duyuldu. Dördüncü bölümde ise, 1900'den 20.yüzyılın ikinci yarısına değin geçen süre içerisinde, resim ve heykeldeki akımlar, bu akımlara bağlı kalan sanatçılar, genel bir perspektif içerisinde, tarihsel sıralamayla ele alındı. Bu zaman süresince resim ve heykelde görülen atılımlar, eğilimler arasındaki ayrımlar örneklerle sunuldu. Yaklaşık elli yıllık bir perspektifin, 20. yüzyılın ikinci yarısına kadarki görüntüsüne ve atılan adımlara değinildi. 20.yüzyılın ikinci yarısında, resim ve heykel sanatında kısa süre görünüp kaybolan akımlar ve hareketler görülmektedir. Bu tür sanat hareketlerine avant-sarde hareketler denmektedir. Avant-sarde sanatçı, sanat alanında, öz bakımından değişik anlamlarda ele alınmıştır. Bu anlamlardan biri de, geçmişin eskimiş sanatsal değerlerinin yerine yenilerini getirmek isteyen sanatçıdır. 1945-1995 arası öne çıkan akım, hareket ve anlayışların ayrı yörüngeler çizdikleri, ayrı felsefelerden kaynaklandıkları hemen göze çarpan olgulardır. Sanatsal doğru, bu çeşitliliğin, bu çelişkili konumlanışların, ters yönde ilerlediği izlenimi yaratan arayışların toplamında belirlenmektedir. Bu bakımdan, beşinci bölümde 1945-1995 arası, resim ve heykelde görülen akım, hareket ve anlayışlar ele alındı. Son bölümde ise, Türk ve yabancı resim ve heykellerinin üslup açısından karşılaştırmalı örnekleri sunuldu. Bu örneklerde çizgi, hacim, hareket ve malzeme ögelerindeki benzerliklere değinildi.

20. yüzyılAnlatım teknikleriHeykel+2
Ayşe Sezer
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Müzik öğretmeni adaylarının bireysel çalgı dersi başarılarına yönelik öz düzenleme becerilerinin ve motivasyonlarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, müzik öğretmeni adaylarının bireysel çalgı dersi başarılarına yönelik öz düzenleme becerileri ile motivasyonlarının ne düzeyde olduğunu belirlemektir. Araştırma betimsel bir çalışma olup ilişkisel tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın evrenini Türkiye'deki üniversitelerin Eğitim Fakültelerine bağlı Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Müzik Eğitimi Anabilim Dallarında okuyan öğrenciler oluşturmaktadır. Örneklemini ise, evreni mümkün olduğunca temsil etmesi bakımından Türkiye'nin farklı bölgelerinden seçkisiz atama yöntemi ile belirlenen 12 (on iki) Üniversitenin Eğitim Fakültelerine bağlı Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Anabilim Dallarında okuyan öğrenciler oluşturmaktadır. Veriler, Ankara, Bolu, Burdur, Denizli, Malatya, Niğde, Tokat, Trabzon, Sivas, Şanlıurfa Van ve Muğla illerinde bulunan Eğitim Fakülteleri Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Eğitimi Anabilim Dalı Lisans II, Lisans III, Lisans IV öğrencilerinden toplanmıştır. Araştırmada, müzik öğretmeni adaylarının bireysel çalgı dersine yönelik öz düzenleme becerilerini belirleyebilmek amacıyla Özmenteş (2007) tarafından geliştirilen "Çalgı Çalışma Sürecinde Öz Düzenlemeli Öğrenme Ölçeği" kullanılmıştır. Bireysel çalgı dersine yönelik motivasyon düzeylerini belirleyebilmek amacıyla ise Girgin (2014) tarafından geliştirilen "Bireysel Çalgı Dersi Motivasyon Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular doğrultusunda müzik öğretmeni adaylarının bireysel çalgı başarılarına yönelik toplam ortalaması 85.06 olan "Başarı notu" değişkeni ile bireysel çalgı dersi motivasyon ölçeği motivasyonsuzluk alt boyutu arasında orta düzeyde negatif korelasyon bulunmuştur. Başarı notu değişkeni ile bireysel çalgı dersi motivasyon ölçeğinin alt boyutları olan başarı motivasyonu, çalışma motivasyonu ve çalgı çalışma sürecinde öz düzenlemeli öğrenme ölçeği performans öncesi, performans evresi ve performans sonrası alt boyutları arasında pozitif korelasyon saptanmıştır. Yapılan regresyon analizleri sonuçlarına baktığımızda; çalgı çalışma sürecinde öz düzenlemeli öğrenme ölçeği ile başarı notunun %18 oranında birbirinin yordadığı saptanmıştır. Bireysel çalgı dersi motivasyon ölçeğinin motivasyonsuzluk alt boyutu ile başarı notunun olumsuz bir ilişkiyle %23 oranında birbirini yordadığı; diğer alt boyutu olan başarı motivasyonunun, başarı notunu %20 oranında yordadığı; bir başka alt boyutu olan çalışma motivasyonunun da başarı notunun %10 oranında yordadığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Bireysel çalgı dersi motivasyon ölçeği ile çalgı çalışma sürecinde öz düzenlemeli öğrenme ölçeğinin birbirlerini yordama düzeyleri incelendiğinde, motivasyon ölçeğinin alt boyutu olan çalışma motivasyonunun, öz düzenleme düzeyini %41 ile anlamlı ve çok önemli bir oranda yordadığı saptanmıştır. Ölçeğin diğer bir alt boyutu olan başarı motivasyonunun, öz düzenlemeyi %33 oranında; motivasyonsuzluk alt boyutunun ise öz düzenlemeyi negatif yönde %33 oranında yordadığı sonuçlarına ulaşılmıştır.

Aday öğretmenlerDers programlarıMotivasyon+5
Erdal Ergüven
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Popüler müzik kültürünün tipografiye yansımaları.

Bu arastırma, popüler müzik üreten grup ve kisilerin albüm kapaklarının, biçim içerik iliskisi göz önüne alınarak, görsel sorunlarının incelenmesi, böylece üretilecek albüm kapaklarının niteliklerinin artması ve tasarımcının hedef kitlesine dogru ulasabilmesinin yollarını incelemek amacıyla yapılmıstır. Arastırmada agırlıklı olarak 2000 yılı sonrasında Türkiye'de yayınlanan pop müzik albümlerinin kapakları incelenmistir. Popüler kültürün tanımları yapılmıs, popüler müziklerle popüler kültür arasındaki paralellik ortaya konmaya çalısılmıstır. Popüler kültürün müzige, sosyal hayata ve grafik tasarıma olan yansımaları arastırılmıstır. Grafik tasarımın temel ilkeleri arastırılmıs, tipografik kurallar ve estetik kaygılar dahilinde albüm kapaklarının görsel sorunları ortaya koyulmaya çalısılmıstır. Müzik tarihinde önemli yere sahip olan klasiklesmis albümler ve kapakları incelenmis, günümüz popüler kültürünün ortaya koydugu albüm kapakları ile karsılastırılmıstır. Bu karsılastırma sonucunda aradaki farklar ve kapak tasarımlarının gelisim süreci ortaya konmustur. Albüm kapaklarındaki görsel sorunlar incelenmis, kullanılan materyaller ve tipografi ile albüm içerigini olusturan müzik türü arasındaki iliski arastırılmıstır. Bulguların yorumlanmasından sonra, arastırma probleminin sonuçları saptanmıs; bu sonuçlar kullanılarak, albüm kapakları üzerindeki biçim-içerik sorunları ve görsel sorunlar ortaya konmustur. Bu sorunların giderilebilmesine yönelik çözüm önerileri getirilmistir. IV Arastırmanın sonuçları söyle özetlenebilir: Türkiye'de yayınlanan ve tez kapsamında incelenen popüler müzik albüm kapaklarının çogu, aynı fabrikadan çıkmısçasına sıradandır. Bu kapaklar, estetik, biçim - içerik gibi kaygılardan uzak, tamamen ticari kaygılar göz önüne alınarak üretilmis; tamamen tüketim kültüründen beslenen kullan/at tarzında degersiz islerdir. Yayınlandıkları dönemin sosyo-kültürel yapısını da yansıttıgı için, albümler ve kartonetleri aynı zamanda birer belge niteligindedir.

Fatih Özdemir
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
20
Master'sOpen AccessTR

Resim şiir ilişkisi ışığında İlhan Berk sanatı

iiYÜKSEK LİSANS TEZ ÖZÜRESİM VE ŞİİR İLİŞKİSİ IŞIĞINDA İLHAN BERK SANATIHudai MORSUNBULGüzel Sanatlar Anabilim DalıAnadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Haziran 2006Danışman: Prof. Dr. Bahadır GÜLMEZModern şiiri ve resmi kendi aralarındaki ilişki temelinde incelemek bu çalışmanınomurgasıdır. Modern sanatın beslendikleri kaynakları bu iki sanatın kendi özelalanlarından sıyrılmadan incelemek amacındayız. Özel alanlarına dikkat ederken ortakkavramlarına bakarak başlamak yerinde olacaktır.Yöntemin belirlenmesinde her iki sanat dalına da uygulanabilir olması dikkatealınmıştır. Bu nedenden dolayı, fenomenoloji çalışmanın aracı olarak kullanılmıştır.Yöntem açımlanırken her iki sanatı kuşatan imge kavramına açıklık getirmeyiyerinde gördük. Bu kavramın dışında resim şiir ilişkisinde ve diğer tüm sanat dallarıarası ilişkide temel olan sinestezi kavramını açıklamak çalışmanın sağlam bir zeminebasması açısından uygun oldu diye umuyoruz.Tezin amaçladığı modern düşün içinde İlhan Berk sanatına yaklaşımın mümkünolup olmadığını araştırmaktır. Bu yaklaşımın sanatçının özelinde bu iki sanat alanınınbağlantılarını ve etkilerini belirlemede yardımcı olacağı umulmaktadır. Bu amaçlafenomenolojik nesne analizi gerçekleştirilmiştir.

Hudai Morsunbul
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul beşinci sınıf görsel sanatlar dersinde üç boyutlu (Seramik çamuru) plastik uygulamalara ilişkin bir eylem araştırması

Değişen zamanla beraber sanat eğitiminde de bazı değişiklikler meydana gelmektedir. Sanat eğitiminde iki boyutlu çalışmaların yanı sıra farklı boyut, malzeme ve teknik olarak zenginleşme ve gelişme ihtiyacı ağır basmaktadır. Bu ihtiyaç doğrultusunda sanat temelli eğitim önemli bir işlev yerine getirmektedir. Bu araştırmanın amacı, 5.sınıf öğrencilerinin yapmış olduğu resim çalışmalarının seramik çamuruyla, kabartma (rölyef) ve üç boyut olarak şekillendirmeleri sürecinde iki boyutlu çalışmalardan üç boyutlu çalışmalara geçerken yaşadıkları problemler incelenmiştir. Bu amaçla araştırma, sanat temelli araştırma ve eylem araştırması ile desenlenmiştir. Araştırma 2014-2015 eğitim öğretim yılında Türk Eğitim Vakfı Zahide Zehra Garring Ortaokulu Görsel Sanatlar atölyesinde; Görsel Sanatlar dersi ve ders dışı etkinlikler kapsamında beşinci sınıflara uygulanmıştır. Çalışma 18 Kasım - 08 Aralık 2014 tarihleri arasında uygulanmıştır. Araştırma süresince üç etkinlik yapılmıştır. Her etkinlik öncesi uygulama hakkında tartışılmış ve ardından sanat ürünlerinin oluşturulması aşamasına gerçilmiştir.Toplam 4 haftalık bir süreç içinde araştırmanın uygulaması tamamlanmıştır. Gerçekleşen her uygulamada kamera ile görüntü alınmıştır. Süreç fotoğraflarla belgelenmiştir. Araştırmada yer alan her öğrenciye çalışma uygulanmıştır ve veriler toplanmıştır. Uygulamaya 13 öğrenci katılmıştır, iç örneklem yoluyla altı öğrenci odak öğrenci olarak uygulamaya katılmıştır. Her uygulama sonunda odak 6 öğrenci ile yarı yapılandırılmış sorular sorulup cevaplandırmaları istenmiştir. Araştırma sırasında veriler, ders video kayıtları, yarı yapılandırılmış sorular, araştırmacı günlüğü, fotoğraflar ve öğrenci ürünleri elde edilmiştir. Anahtar kelimeler: Sanat eğitimi, Plastik şekillendirme, Üç boyutlu çalışmalar

Ders programlarıGörsel sanatlarGörsel sanatlar eğitimi+7
Şadan Saygı
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin müzik dersine ilişkin hizmet içi eğitim ihtyaçları üzerine bir inceleme: Erzincan ili örneği

Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin müzik dersine ilişkin hizmet içi eğitim ihtiyaçlarını belirlemektir. Çalışmada bu amaca yönelik olarak; ilköğretimde görev yapan sınıf öğretmenlerinin müzik dersine ilişkin hizmet içi eğitim ihtiyaçlarının hangi konularda ne derece yoğunlaştığını ve bu ihtiyaçlarının öğretmenlerin kişisel özelliklerine göre ne tür farklılıklar gösterdiğini belirlemek ve mevcut duruma göre çözüm önerileri ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırma betimsel bir araştırma olup, tarama modelindedir. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmıştır.

Hizmet içi eğitimMüzik dersiMüzik eğitimi+2
Saadet Kösreli
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2012
20
Master'sOpen AccessTR

Grafik tasarımda fotoğrafın önemi

Günümüzde ön plana çıkan ve hızla gelişmekte olan reklam olgusu, Toplumu mesaj iletmekte, olumlu veya olumsuz etkilemektedir. Bu sebepten dolayı reklam sektörü çok kazandıran bir endüstri dalı haline gelmiştir. Bu kadar önemli ve gelişmekte olan reklam endüstrisinin bünyesinde yer alan, onun temellerini oluşturan grafik sanatı ve grafik tasarımdır.Tüketimin hızlı ve çabuk tüketildiği, kitle iletişim araçlarının son derece yaygınlaştığı bu dönemde reklâm ve unsurlarıyla çok fazla karşı karşıya gelmekteyiz. Reklâmcılıkla birlikte günümüzde reklâm fotoğrafçılığı da büyük bir ilerleme kaydetmiştir. Grafik tasarımlarda vazgeçilmez bir öğe olan fotoğrafta yaygın bir şekilde kullanılmakta, Reklâm fotoğrafı Grafik tasarımın yapısı ve kuralları içinde oluşturulmaktadır. Dolayısıyla Reklâm fotoğrafçısı da bu bağlamda hareket etmekte, tasarımın niteliklerine uygun reklam fotoğrafı oluşturmaktadır. Grafik tasarım hedef kitle üzerinde mesaj iletmede sağladığı kolaylık nedeniyle, görselliğe yönelmesi gerçeklik etkisi ve görsel gücü dolayısıyla fotoğraftan sıkça faydalanmasına sebep olmuştur.Bu çalışma ile grafik tasarıma fotoğrafın katkıları incelenmiş, fotoğraf ve grafik tasarımların temel yapısı hakkında bilgi verilmiştir.

Esma Nazlı Küçükkalfa
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Yazma baskı tekniklerinin çağdaş moda tasarımına yansımaları

Türk el sanatımız olan yazmacılık, Anadolu'da bilinen en eski el sanatlarımızdan biridir. İnsanlık tarihi boyunca kadın, bir yaşam biçimi ve süslenme olarak, örtünme şeklini benimsemiş, kültürel ve etnik kimliği yaşadığı doğaya ve yaptığı işe göre giyimi şekillendirmiştir. Genç kızlar evlilik çağına geldiklerinde, anne olduklarında, yaşlandıklarında, ya da matem günlerinde giyim tarzlarını hep dışa vurumla göstermiş, iç dünyalarının karardığını, sessiz ama bir o kadarda görsel anlatmıştır. Renk ve şekillerle, sevinç ve mutluluklarını çevrelerine göstermiş, bu renkler sessizliğin sesi olup, günümüze kadar gelmiştir.Kumaşın cinsi ya da kalitesi bölge olarak değişse de, kumaşa verilen emek sevgiye verilen emeğe dönüşmüştür. İnsanoğlunun örtünme olarak kullandığı giyim eşyaları, medeniyetlerin gelişmesiyle birlikte, estetik ve kadınsı bir görsellik ile sanatsal bir nitelik kazanmıştır. Bu sanatlardan biride Türk el sanatımız ``yazmacılıktır.''Bu tez çalışmasının amacı, yazmacılık denilen el sanatımızın, kumaş üzerine fırça ya da tahta kalıplarla uygulanan baskı tekniklerinin, giyim (moda) tasarımına yansımalarını araştırmaktır.ANAHTAR KELİMELER: Yazmacılık, Kalıp, Baskı, Kadın, Moda (giyim), Tasarım.

Baskı teknikleriModaModa tasarımı+1
Serpil Koç
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Eugêne Delacroix'nin araştırıcı sanat eleştirisi yönetimine göre eserinin değerlendirilmesi

Bu araştırma, Eugéne Delacroix'ın eserlerinin, dönemin toplumsal olayları açısından, araştırıcı sanat eleştirisi yöntemine göre incelenmesini içermektedir. Araştırmada Edmund Feldman'ın "araştırıcı sanat eleştirisi" yöntemi esas alınarak, beş resmin analizi yapılmıştır. Bu yöntem dört disiplinden (sanat eleştirisi, sanat tarihi, estetik, sanatsal uygulamalar) biridir. Edmund Feldman'ın araştırıcı sanat eleştirisi yöntemi; betimleme, çözümleme, yorum ve yargı alt başlıklarından oluşmaktadır. Araştırma tarama modelinde desenlenmiş ve bu modele dayalı nitel araştırma yöntemlerinde betimsel analiz yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Eserler plastik elemanlarının nasıl, hangi amaçlarla kullanıldığı, üslubu, kullanılan simgeler ve yapıldığı dönemin toplumsal olayları göz önünde bulundurularak incelenmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre sanatçının eserleri, sosyal ve kültürel etmenler göz önünde bulundurularak oluşturduğu genel havayı ve toplum üzerindeki etkilerini yansıtmaktadır. Aynı zamanda sanatçının etkilendiği olayların boyutlarının da gözlendiği bir çalışmadır. Sanatçının eserlerinde kullandığı canlı renkler ve olağanüstü hareketli kompozisyonların, duyguları ayağı kaldıracak, seyirciyi altüst edecek derecede olduğu görülmektedir. Ayrıca, eserlerinde rengin hiçbir zaman sadece araç olarak kullanılmamış olduğu anlaşılmaktadır. Resimlerinde yer alan her renk tıpkı resme hayat veren figürler ya da nesneler gibi anlam ve duygu bütünlüğü içindedir. Sanatçı, "resim sadece göze hitap eden bir sanattır" sözü ile günümüz sanatına kadar bütün resim anlayışlarına ışık tutmuştur. Anahtar kelimeler: Romantizm, Eugéne Delacroix, Resim, Eleştiri.

18. yüzyılDelacroix, Ferdinand Victor EugeneEleştiri+3
Evin Elmascan
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Müzik teknolojileri kapsamında geliştirilmiş sanal işitsel ortamın yaylı çalgı öğrencilerinin entonasyon farkındalığına etkileri

Teknoloji, zaman ilerledikçe yaygınlaşmış ve sürekli gelişim göstererek her alanda kendini yenilemiştir. İnsanlar da bu yeniliklere ayak uydurarak, müzik yapma, müziği öğrenme ve öğretme süreçlerinde teknolojiden faydalanmaktadır. Yapılan bu çalışmanın amacı, müzik teknolojileri kapsamında geliştirilen sanal işitsel ortamın, yaylı çalgılar eğitimi sürecinde öğrencilerin entonasyon farkındalığına etkisini incelemek ve süreç hakkında değerlendirme yapmaktır. Araştırmada "Karma Yöntem" kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutu "ön test- son test kontrol gruplu" deneysel desen kullanılarak, 15'i deney, 15'i kontrol gruplarına atanan toplam 30 kişiden oluşan katılımcılara "Çalgı eğitiminde entonasyon farkındalığı" ölçeği uygulanması ile oluşturulmuştur. Çalışmanın deney aşamasında, müzik teknolojilerinden yararlanılarak, deney grubunda yer alan katılımcıların akustik açıdan kendilerini İstanbul Cemal Reşit Rey Konser Salonu sahnesinde çalıyormuş gibi hissetmeleri sağlanmıştır. Deney grubunda yer alan katılımcılara, bu deneyim hakkındaki düşüncelerinin sorulması ile gerçekleştirilen odak görüşmesi ise araştırmanın nitel boyutunu oluşturmaktadır. Araştırmadan elde edilen veriler sonucunda, müzik teknolojileri kapsamında geliştirilmiş sanal işitsel ortamın, yaylı çalgı çalan öğrencilerin entonasyon farkındalığında belirgin bir fark yaratmadığı görülmüştür. Fakat müzik öğretmeni adayları ile yapılan görüşmeler, sanal işitsel ortam teknolojisinin bizlere yepyeni olanaklar sağladığını, bu teknolojinin entonasyon farkındalığı oluşturmada belirgin bir fark yaratmasa da katılımcıların heyecan ve isteklerinden yola çıkarak yapılacak yeni araştırmalara katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.

EntonasyonFarkındalıkMüzik eğitimi+4
Selda Telli
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

1883'ten 2003'e Türk azınlık ressamları ve yapıtları

Azınlık; bir ülkenin içinde, baskın halka mensup olmayan, ancak kendine ait bir kültürü, bütünlüğü olan topluluk demektir. İlk defa ortaçağda kullanılan ?azınlık? kavramı, günümüzde de kullanılmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu'nda azınlık halklar ticari, siyasi, ekonomik, ve sanatsal alanlarda etkin rol oynamıştır. Etkin oldukları sanat alanlarından biri de resim sanatıdır. Araştırmanın amacı Türkiye'deki azınlık ressamlarının 1883'ten 2003'e kadar geçen sürede resim sanatına yapmış oldukları katkıları, yaşantılarının Türk Resim Sanatı'na yansımaları ve yabancı ülkelerde Türk Resim Sanatı'nı temsil etme durumlarını irdelemektir. Ayrıca Sanayi Nefise'den günümüze doğru bu sanatçıların eserlerinin yanında Türk Toplumu ve Devleti'nin azınlık sanatçılarına bakışını da incelemektir. Konuya paralel olarak 20. Yüzyıla doğru Osmanlı İmparatorluğu ve Avrupa'da sosyo-ekonomik durum da incelenmiştir.Araştırmada 1883 yılından 2003 yılına kadar Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyetinde yaşamış olan azınlık ressamları hakkında genel bilgiler verilmiş ve bu ressamların Türk Resim Sanatına olan katkıları incelenmeye çalışılmıştır. Araştırma bu açıdan önemlidir. Araştırma tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmada öncelikli olarak 1883'ten itibaren Türk Sanatının gelişimi, batılılaşma süreci ve azınlık sanatçıları hakkında alan yazın taraması yapılmıştır.Araştırmada Osmanlı İmparatorluğu'nda 18. Yüzyıldan günümüze kadar eğitim ve sanat alanında yenileşme hareketleri, devletin ve toplumun azınlık sanatçı ve toplumuna bakışı incelenmiş, toplumsal olayların azınlık sanatçılarına etkileri araştırılmıştır. Türkiye de azınlık sanatçılar her türlü sanatsal faaliyetlerini, özgürce ifade etmekte yurtdışında ülkemizi temsil edip, Türk Milleti adına ödüller kazanmaktadır. Türk sanatçılarla beraber aynı atölyelerde çalışmakta, beraber sergiler açıp etkileşim içinde çalışmalarını sürdürmektedirler.

RealizmReformResimler+7
Rifat Sarıoğlu
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Özengen piyano eğitiminin 7-12 yaş grubu çocukların dikkat becerileri üzerine etkisi (Bursa ili örneği)

Sanat eğitiminin bir boyutu olan çalgı eğitiminin çocuklar üzerindeki etkileri araştırılırken, piyano eğitiminin de söz konusu çalgının özelliğinden ötürü dikkat becerileri üzerinde etkili olabileceği düşünülmüştür. Bu düşünceden hareketle planlanan araştırmada özengen piyano eğitiminin 7-12 yaş grubu çocukların dikkat becerilerine etkisinin ortaya konması amaçlanmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda çalışma grubu amaçlı ve benzeşik örnekleme yöntemiyle 2017-2018 eğitim öğretim yılı bahar yarıyılında Bursa ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı özel okullarda okuyan 99 öğrenciyle (deney grubu n= 46, kontrol grubu n= 53) oluşturulmuştur. Deney grubuna haftada 1 saat olmak üzere 14 hafta süresince araştırmacı tarafından planlanan ve uygulanan piyano eğitimi dersi verilmiştir. Uygulama öncesi ve sonrasında deney ve kontrol grubunda yer alan tüm çocukların dikkat becerilerini ölçmek amacıyla Stroop Renk Kelime Testi yapılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden deneysel araştırma modeli kullanılmış, verilerinin istatiksel çözümleri için SPSS 23.0 paket programı 2x2 karışık ANOVA'lardan yararlanılmış karma faktöriyel desen kullanılarak çözümlenmiştir. Sağlıklı bireyler üzerinde yapılan bu çalışmada testin nöropsikolojik değerlendirme puanlaması yapılmamış sadece deney ve kontrol grubu arasındaki istatiksel farklar üzerinde durulmuştur. 4 kısımdan oluşan Stroop Renk-Kelime testinin okuma ve bilgi işleme hızının temel düzeyini belirleyen "Siyah Beyaz Okuma" bölümünde iki grubun okuma sürelerinin benzer şekilde kısaldığı ve anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Testin kontrol amaçlı olup renk söyleme ve bilgi işleme hızını belirleyen "Kare Rengi Söyleme" bölümünde, her iki grubun da cevaplarında hızlanma olduğu ancak deney grubundaki hız artışının anlamlı derecede fazla olduğu tespit edilmiştir. Testin odaklanmış dikkatin yanı sıra seçici dikkati de belirleyen bölümlerden biri olan "Renkli Kelime Okuma" bölümünde de deney grubundaki çocukların cevaplama sürelerinde anlamlı derecede artış olduğu görülmüştür. Testin son aşaması bozucu etkiyi en çok ortaya koyan "Renkli Kelimelerin Rengini Söyleme" bölümünde okuma sürelerinin deney grubunun kontrol grubuna kıyasla daha fazla kısalmış olmasına rağmen bu farkın istatistik olarak anlamlı olmadığı tespit edilmiştir. Testin 3. ve 4. bölümleri arasında okuma hızı farkları dikkatin genel seviyesi ve odaklanma becerileri açısından bilgi vermektedir. Bu noktada araştırmada kontrol ve deney gruplarının her ikisinde de fark tespit edilmiş ancak bu farkın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı görülmüştür. Ayrıca yanlış söyleme sayılarında gruplar arasında anlamlı fark bulunmazken, spontan düzeltme sayılarında deney grubunda kontrol grubuna göre istatiksel olarak anlamlı fark olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak tüm test bölümlerinde piyano eğitimi verilen öğrencilerin okuma sürelerinin kısalmış olması, kontrol grubuna göre dikkat becerilerinin daha olumlu anlamda geliştiğini göstermektedir.

BursaDikkatDikkat eğitimi tekniği+5
Elnara Huseynova
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Midyat taş mimarisinde görülen motiflerin Selçuklu motifleriyle karşılaştırılması ve bu motiflerin çağdaş mimariye ve sanat eğitimine katkısı

Bu araştırmada bize bizi anlatan Midyat mimari yapılarına bölgede kurulan medeniyetlerin, üretim ve geçim kaynaklarının, yapılarda kullanılan malzemelerin, iklim ve sosyo-kültürel yaşam gibi bölgesel etkenlerin yanında, etnik ve dini faktörlerin yapılara olan etkisi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Dinlerin ve dillerin mimariye yansıması konusunda taşlara işlenen yaşanmışlıkların Selçuklu mimari yapılarında da benzer etkilerinin olduğu görülmüştür.Bölgelerde yaşanan savaşlar, doğal afetler ve dış güçlere rağmen yapıların ayakta kalmalarının nedeni, yapılarda çoğunlukla taş malzemenin kullanılmasının etkili olduğu görülmüştür. Bu açıdan Midyat Taş Mimarisinin tarihteki yaşanmışlıkları günümüze taşımasındaki önemi bir kat daha artmaktadır.Bu yapıların tarihi taşıması, tarih sürecinde yaşananları anlatması ve bu yapıların çağdaş mimariyle harmanlanarak günümüz mimari yapısının temelini oluşturması bakımından önemi üzerinde durulmuştur. Tarihi ve mimari yapılardan yola çıkarak içinde bulunulan sosyo-kültürel çevrenin sanat eğitimine etkisinin olup olmadığı görülmeye çalışılmış, sanat-mekan ilişkisi göz önünde bulundurularak Midyat'taki ilköğretim öğrencilerine yaptırılan resimlerle bölge insanının mimari düşünce yapısı ve mimari algısı ortaya konulmaya çalışılmıştır.İVSonuç olarak yapılan araştırmayla Selçuklu dönemi mimarisi ve Midyat tarihi mimarisinde taş işlemeciliğinde kullanılan motiflerin benzerliklerinin olup olmadığı ve bu mimarilerden yapılan sentezlerin çağdaş mimariye ne denli etkisi olduğu ve bu etkilerin sanat alanları, modern mimari, sosyo-kültürel yaşam içerisinde ne gibi yansımalarla ortaya çıktığı araştırılmıştır.Anahtar Kelimeler: Midyat, Selçuklular, Taş İşlemeciliği, Sanat Eğitimi, Mimari Yapılar.

Anadolu SelçuklularıEğitimGeleneksel konut mimarisi+7
Ayşe Bal
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Edouard Nanny kontrbas etüt kitabının tekniksel analizi

Bu araştırma ile Edouard NANNY kontrbas etüt kitabındaki etütlerin tekniksel analizleri yapılmış, elde edilen bulgular doğrultusunda bu etütlerde ortaya konan hedef ve davranışlara ulaşılmaya çalışılmıştır.Araştırmada konu ile ilgili ön çalışma yapılmış, kontrbas eğitiminde kullanılan eğitim metotları ile ilgili herhangi bir benzer çalışma veya kaynak saptanmamıştır. Kontrbas eğitim ve öğretimi ile sınırlı olan bu araştırma, kontrbas eğitimi ile ilgili yapılan çalışmalarda eğitimcilere ve öğrencilere kaynak olması, çalışmalarına ışık tutması amacıyla yapılmış betimsel bir çalışmadır.Araştırmada sonuca ulaşmak için izlenen yol betimsel olup, etütlerin tekniksel analizleri için belgesel tarama yönteme kullanılmış ve elde edilen veriler frekans yüzde bağlamında istatiksel yöntem ile elde edilmiştir.Edouard NANNY kontrbas etüt kitabının, uygulamalı eğitim metodu olması sebebi ile kontrbas eğitimi alanında uzman kişilerin görüşlerinin alınması amacıyla açık uçlu görüşme tekniği uygulanmıştır.Elde edilen bulgular doğrultusunda Edouard NANNY kontrbas etüt kitabının kontrbas öğretimindeki kullanılabilirliği saptanmış ve kitabın içerisinde yer olan etütlerin tekniksel analizlerine ulaşılmıştır.

EtütEğitimKontrabas+6
Gökhan Över
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Üç boyutlu görsel sanatlar çalışmalarının, beyin felci (CP) vakasında devinsel becerilerin gelişimine etkisi

Bu araştırmanın genel amacı; Sanat eğitiminin, CP?li vakaların fiziksel gelişimine olumlu yada olumsuz etkisinin olup olmadığının belirlenmesidir. Bu amaçla, aşağıdaki sorulara yanıt aranmıştır: Üç boyutlu görsel sanatlar çalışmaların öğrenciye; devinsel (psiko-motor) becerilerinin (beceri) edinimine katkısının değerlendirilmesidir. Araştırma nitel araştırmalarda tek denekli araştırma yöntemlerinden olan vaka çalışması ile yürütülmüş; Portage erken eğitim kılavuzu ? fiziksel gelişim ölçeği ön test-son test olarak kullanılmış ve bireyde belirlenen fiziksel eksiklikler göz önünde bulundurularak yanlışsız öğretim yöntemi ve beceri analiz kaydı kullanılarak öğretim uygulanmıştır. Uygulama sürecinde öğretimin eksiksiz verilebilmesi için ipucunun giderek azaltılması sağlanmıştır. Araştırma için seçilmiş beyin felçli 4 yaşındaki E. Y. ile yapılan çalışma sonrasında elde edilen veriler değerlendirilmiştir. Alınan veriler MS Exel programı ile sayısal verilere dönüştürülmüş, grafikleri hazırlanmış ve araştırmacı tarafından yorumlanmıştır. Yapılan araştırmanın sonucunda, Portage erken eğitim kılavuzu ? fiziksel gelişim ölçeği içerisinden el ve kol bölgesini ilgilendiren sorulardan alınan verilerin ışığında katılımcının sol elini uygulama sonrasında, öncesine kıyasla %19 devinsel becerilerinde daha verimli kullandığı sonucuna ulaşılmıştır. Uygulanan Peg testten alınan verilerin ışığında katılımcının sol elini uygulama sonrasında, öncesine kıyasla ortalama 0,85 saniye devinsel becerilerinde daha verimli kullandığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca Jebsen testten alınan verilere göre katılımcının sol elini uygulama sonrasında, öncesine kıyasla ortalama 12,94 saniye devinsel becerilerinde daha verimli kullandığı sonucuna ulaşılmıştır.

Beceri kazandırmaEğitimPsikomotor beceriler+7
Yılmaz Çıracıoğlu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Göbeklitepe'de yer alan astronomik sembollerin sanata yansıması ve özgün kişisel uygulamalar

"Göbeklitepe'de Yer Alan Astronomik Sembollerin Sanata Yansıması Ve Özgün Kişisel Uygulamalar" isimli çalışma 4 bölümden oluşmuştur. Çalışmanın 1. Bölümü olan "Giriş" bölümünde tümden gelimci bir yönlendirme yapılmış, insan kavramı, Yukarı Mezopotamya, uygarlık ve insanlık tarihi, tarih içinde medeniyetlerin ilişkileri, semboller ve astronomik yönleri ile kişisel yaratım sürecinin ana unsurları Göbeklitepe sınırlılığında anlatılmıştır. Çalışmanın "Göbeklitepe'de Deneyimlenen Alanlar, Semboller Ve Sembollerin Astronomik İzleri" isimli 2. Bölümünde Göbeklitepe'ye ait bu sınırlılığın içerisinde kalan unsurlar detaylandırılmıştır. Göbeklitepe'nin konumu, jeokültürel unsurları ve önemine yer verilmiştir. Göbeklitepe mimarisi, "Mahfaza" ismi verilen yapılar ve zaman katmanları, mimari yapı içerindeki çeşitlilik ile içeriklerine dair detaylara değinilmiştir. Yine bu bölüm içerisinde Göbeklitepe'nin astronomik izlerini taşıdığı literatür taramalarından elde edilerek kaynakçalandırılmış semboller ve bu sembollerin sanat ile olan ilişkilerine yer verilmiştir. Göbeklitepe'de akademik temelli astronomik atıf almış semboller; isimleri, yapıları, ilişkilendirildikleri astronomik unsurlar (takımyıldızı, yıldız vb.), kültürel ve fiziksel yansımaları çerçevesinde detaylandırılmıştır. Çalışmanın 3. Bölümü olan "Göbeklitepe'de Astronomik İzler Taşıyan Sembollerin Kişisel Sanatsal Uygulamalara Yansımaları"nda; önceki bölümlerde aktarılan araştırmaların, çalışmaların, kaynakların ve metodolojilerden elde edilen bilgilerin katkısıyla Göbeklitepe'de Yer Alan Astronomik Sembollerin sanata yansıması uygulama mecrasındaki halleri ile ele alınmıştır. Uygulamalarda sanatsal kaygılar taşıyan eserlerin manifestolarına bu bölümde yer verilmiştir. Çalışmanın 4. Bölümü olan "Sonuç" bölümünde ise çalışmanın Göbeklitepe'nin astronomik unsurları üzerinden çalışmanın amacına yönelik sanatsal savı irdelenmiştir.

AstronomiGöbekli TepeMistik semboller+3
Vasfiye Günsel Keserci
Ankara Hacı Bayram Veli University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş heykel sanatında ekoloji ve kent ekseninde yapay deneyimler

İlk bölümde; tezin kapsamında ekoloji ve alt başlığı olan simbiyotik yaşam biçimleri, tanımları ve terimleri açıklanacaktır. Bu bağlamda, canlıların birbirleriyle ve çevreleriyle uyumları temelinden hareket edilerek insanın çevresi ile olan uyumu kent hayatı temelinde ele alınacak, yine kent kuramları ve ekoloji referansları ile tartışılacaktır. Ekonomik fayda merkezli üretim biçimlerinin, tüketimi kültürleştirerek dönüştürdüğü insan modelinin ve insanın doğadan öğrendiklerini yoz bir anlayışla yapaylaştırması üzerinde durulacaktır. Bu bağlamda; teknolojik gelişmelerin sosyal, siyasal hayata ve kent yaşamına etkileri, yeni medya araçlarının kitle oluşturma stratejileri temelinde incelenerek, güncel kent yaşamında yapay bir kamusal alan ve sosyal çevre yaratma önerileri gözden geçirilecektir. İkinci bölümde Romantik dönemden başlayan özgürleşme hareketleri; teknolojik, sosyolojik, siyasal, ekonomik gelişmelere bağlı değişkenlerle yapaylık, doğallık bağlamlarında, sanat tarihi içerikli bir kronoloji incelemesiyle tartışılacaktır. Bu bağlamda, çağdaş sanatta disiplinler arası çalışmalar, görsel örneklerle incelenecek ve göstergeleri açıklanacaktır. Üçüncü bölümde çağdaş sanatın kurumsal tarihi, müzecilik, koleksiyonculuk, alternatif üretim biçimleri, kolektif ve sürdürülebilir sanat ekosistemi üzerine tartışmalar yapılacak; konu, sanat yapıtı, sanatçı ve sanat piyasası bağlamlarında incelenecektir. Sonuç bölümünde kent, ekoloji ve teknoloji temelli araştırmalar sonucu ortaya çıkan bireysel ve kolektif üretimlerim, yüksek lisans eğitim sürecinde dahil olduğum etkinlikler, ortaya koyduğum yapıtlar örnek görseller üzerinden açıklanacaktır. Anahtar Kelimeler: Ekoloji, Kent, Yapaylık, Heykel, Çağdaş Sanat

EkolojiHeykelHeykel sanatı+3
Ekrem Yiğit Türüdü
Düzce University · Institute of Fine Arts
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Grafik tasarım dersi alan öğrencilerin, grafik tasarım ve bilgilendirme tasarımı hakkındaki görüşlerinin incelenmesi

Grafik tasarım resim ve yazıyı yüzeyler üzerinde buluştururken belli kurallar çerçevesinde hareket eder. Grafik tasarımın en önemli unsurlarından biri iletişim yönüdür. Bir grafik tasarım problemi daima iletişimle ilgilidir. İletişim, grafik tasarımın hayati unsuru olarak görülmektedir. Aslında grafik tasarımı bu denli ilginç, önemli, dinamik ve çağdaş kılan da, iletişime yönelik en etkin öğelerden biri olmasından kaynaklanmaktadır.Bilgilendirme tasarımı, günümüzde sürekli artmakta olan bilgi yoğunluğunu, insanların sadece gereksinim duydukları bilgiyi seçme isteği üzerine doğmuş bir alandır. Bu noktada doğan bilgilendirme tasarımı kitlelerin gereksinim duyduğu bilgiye daha hızlı ve daha verimli biçimde ulaşmalarını sağlamıştır.Araştırmada öncelikle grafik tasarım hakkında geniş kapsamlı bir bilgi verilmiş, ardından bilgilendirme tasarımı hakkında ayrıntılı bilgi verilmiştir. İki alan hakkında da ayrıntılı örnekler verilerek anlaşılırlığı sağlanmıştır. Araştırmada söz konusu bu iki alanın birbiriyle olan ilişkisi, öğrencilerin bilgi düzeyleri üzerinden yorumlama yoluna gidilmiş, bu amaçla üniversitelerin ilgili bölümlerinde grafik tasarım dersi alan öğrencilere anket uygulanmış, verilen cevaplar değerlendirilerek iki alan ilişkisi ortaya konmaya çalışılmıştır.

Bilgilendirme tasarımıGrafik tasarımıGrafik tasarımı dersi+2
Elif Öktem
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Görsel sanatlar dersinin zihinsel engelli öğrencilerin bilişsel beceri edinimlerine katkısına yönelik öğretmen görüşleri(Ankara ili örneği)

Araştırmada, (Ankara İl'i Örneği) görsel sanatlar dersinin zihinsel engelli öğrencilerin bilişsel beceri edinimlerindeki katkısı değerlendirilmiştir. Araştırmanın evrenini, Ankara Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı 2011-2012 eğitim- öğretim yılında eğitim uygulama okulunda görev yapmakta olan, görsel sanatlar dersini veren 197 öğretmen içerisinde 10'unu görsel sanatlar öğretmenleri ve 187'sini özel eğitim öğretmenleri oluşturmaktadır.Araştırmanın örneklemi ise Ankara Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı mevcut 14 eğitim uygulama okulu iken 2011-2012 eğitim-öğretim yılında faaliyet gösteren 13 eğitim uygulama okulu olması nedeniyle araştırmanın evreni de 13 eğitim uygulama okulu belirlenmiştir. Bu araştırma kapsamında, faaliyette olan 13 eğitim uyguma okulu birebir ziyaret edilerek anket formu kullanılmıştır. Anket formu ile elde edilen bilgiler, SPSS programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Bu doğrultuda, öğretmenlerin algı puanlarının görsel sanatlar ya da özel eğitim alanında olma durumuna göre, istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesi amacıyla Mann Whitney U testi ve öğretmenlerin cinsiyetlerine göre algı puanlarının bayan ya da erkek olma durumuna göre, istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesi amacıyla ise t- testi kullanılmıştır. Analizlerin sonuçları aritmetik ortalama (c) ve anlamlılık (p) değerlerine dayalı olarak yorumlanmıştır.Araştırmada:Görsel sanatlar öğretmenleri ile özel eğitim öğretmenleri, görsel sanatlar eğitimi dersinin, öğrencilerin renk ve boyut kavramları, yazı yazma, sayı sayma ve tane kavramı, problem çözme ve yazı araç gereçlerini kullanabilme, çizgi çizme, eşleme ve ayırt etme, biçim ve şekil, boyut, konum, sınırlı boyama, renk kavramı, görsel hafıza, akılda tutma, sınıflama ve gruplama, çevre ile ilgili gözlemlerini, izlenimlerini, duygularını ve düşüncelerini çizgisel, renksel veya şekillendirme olarak yansıtabilme, büyüklük-küçüklük, uzunluk-kısalık, kalınlık incelik ve azlık-çokluk kavram becerilerinin ediniminde anlamlı bir fark bulunmamıştır. Ancak, görsel sanatlar öğretmenleri ile özel eğitim öğretmenleri arasında ortalama puanlar incelendiğinde küçük bir fark gözlenmektedir.Öğretmenlerin cinsiyetlerine göre değerlendirmesinde ise, görsel sanatlar eğitimi dersinin, öğrencilerin biçim ve şekil kavramı, boyut kavramı, konum, yazı yazma becerileri, görsel hafıza becerileri, akılda tutma becerileri, çevre ile ilgili gözlemleri, izlenimlerini, duygularını ve düşüncelerini çizgisel, renksel veya şekillendirme olarak yansıtabilme becerilerinin gelişiminde katkısı konusunda bayan ve erkek öğretmenler arasında anlamlı bir fark bulunmakla birlikte; çizgi çizme eşleme ve ayırt etme, sayı sayma ve tane kavramı, sınırlı boyama renk kavramı, sınıflama ve gruplama, problem çözme, yazı araç gereçlerini kullanabilme, büyüklük-küçüklük, uzunluk-kısalık, kalınlık incelik ve azlık-çokluk kavram becerilerinin ediniminde ise bayan ve erkek öğretmenler arasında anlamlı bir fark bulunmadığı gözlenmektedir. Ayrıca, araştırma sonunda ortaya çıkan sorunlara dayalı olarak araştırmacı tarafından ortaya konulan önerilere yer verilmektedir.

AnkaraBeceri kazandırmaBilişsel beceriler+7
Songül Akçal
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Güzel sanatlar ve spor liseleri resim bölümü öğrenci profilinin saptanmasına yönelik bir inceleme

Bu araştırmanın amacı, Ege Bölgesi'ndeki Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri, resim bölümünü tercih eden öğrencilerin, profillerini belirlemektir.Araştırmada genel tarama modeli kullanılmıştır. Verilerin toplanması için uzman görüşleri dâhilinde anket oluşturulmuştur. Anketin çözümlenmesinde SPSS programı kullanılmış, betimsel istatistik yöntemlerinden yüzde ve frekans değerleri alınarak anket verileri tablolaştırılmıştır.Araştırmanın evreni, Ege Bölgesi'nde bulunan Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri'nin resim bölümlerindeki 9. sınıf öğrencileridir. Örneklemi ise, 2010-2011 eğitim-öğretim yılında, Kütahya ve Uşak Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi'ndeki, 9. Sınıfta okuyan 60 öğrencidir.Araştırmanın sonucunda; Güzel sanatlar ve spor liselerinde, erkek öğrencilerin daha fazla olduğu, öğrencilerin en çok hoşlandıkları resim türünün realist resimler olduğu, öğrencilerin sanatsal dergileri takip etmedikleri, öğrencilerin bulunduğu şehirlerde ara sıra sanatsal etkinlik düzenlendiği, öğrencilerin hiçbirinin opera ve baleye gitmedikleri ve öğrenci ailelerinin gelirlerinin TÜİK'in verileri doğrultusunda, açlık sınırı civarında olduğu belirlenmiştir. Bunun yanında güzel sanatlar ve spor lisesine öğrenci yönlendirmede ilköğretimdeki görsel sanatlar öğretmenlerinin etkili olduğu, öğrencilerin bu okula girmek için büyük oranda özel resim kursu aldığı, öğrencilerin okullarının fiziki ortamından memnun oldukları ve az bir farkla en çok resim öğretmeni olmayı hedefledikleri tespit edilmiştir.Anahtar kelimeler: Güzel sanatlar ve spor liseleri, resim bölümü, sanat eğitimi, profil belirleme

Güzel sanatlar ve spor liseleriLise öğrencileriProfil+2
Gökhan Erzincan
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim 10. sınıf görsel sanatlar dersinde Türk tezhip sanatının öğretiminde çalışma yapraklarının kullanımı

Bu araştırmada, Ortaöğretim onuncu sınıf görsel sanatlar dersinin müfredat konularından biri olan Tezhip sanatının öğretiminde çalışma yapraklarının kullanımı; öğrencinin tezhip sanatını Ali Üsküdârî örneği ile öğretiminde etkisi üzerine araştırılmıştır. Bu doğrultuda araştırma, ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen üzerine modellenmiştir.Araştırma 2010-2011 Eğitim Öğretim Yılı'nda, onuncu sınıf 40 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmanın deney grubunda bulunan öğrencilerle (n=20) iki haftalık süre ile , Tezhip sanatı anlatılmış öğrencilere çalışma yaprakları verilerek içindeki yönergelere uyulması ve çalışma yapraklarının okunması istenmiştir. Kontrol grubu (n=20) öğrencilerine ise klasik yöntemle ders işlenmiştir. Araştırmada kullanılacak veriler, ?tezhip sanatı başarı testi? kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin çözümlenmesinde bağımsız gruplar ve bağımlı gruplar için t testi kullanılmıştır.Verilerin analiz edilmesiyle elde edilen sonuçlarda, deney grubundaki öğrencilerde; Tezhip Sanatı konusunu çalışma yaprakları ile uygulama süreci sonunda başarılarında artış olduğu görülmüş; ayrıca bu artışın kontrol grubuna oranla daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Bunun yanında deney grubu öğrencilerinin tezhip sanatı başarı testinden aldıkları puanlardaki artış, kontrol grubundan dört kat yüksek bulunmuştur. Elde edilen sonuçlar ortaöğretim görsel sanatlar müfredatlarından biri olan Tezhip Sanatı konusu Çalışma Yapraklarıyla öğretilmesinin öğrenci başarısında artışa sebep olduğunu göstermektedir.Anahtar Kelimeler: Tezhip, Görsel Sanatlar eğitimi, Çalışma yaprakları, Ali Üsküdârî

Görsel sanatlarGörsel sanatlar eğitimiOrtaöğretim okulları+3
Filiz Biçare
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

İlköğretim 6. sınıf görsel sanatlar dersinde müze kaynaklı işbirliğine dayalı öğretim yönteminin öğrenci kazanımlarına etkisi

Görsel sanatlar dersinde müze kaynaklı işbirliğine dayalı öğretim yönteminin öğrenci kazanımlarına etkisi konulu çalışmanın temel amacı İlköğretim 6.sınıf görsel sanatlar dersinde öğretmenin kullandığı yöntemle yürütülen ders etkinliklerinden farklı olarak, bu derste somut sanat ve kültür eserlerinin sergilendiği müzelerden işbirliğne dayalı öğretim yöntemi ile bir kaynak olarak yararlanılması sonrası elde edilecek sonuçlar ve buna bağlı olarak geliştirilecek önerileri ortaya koymaktır. Ayrıca bu araştırma, ilköğretim 6.sınıf görsel sanatlar eğitimi dersinde müzelerden, işbirliğine dayalı yöntemle bir kaynak olarak nasıl yararlanabileceğini ortaya koyması ve bu kapsamda örnek ünite, ders planı, işbirliğine dayalı etkinlik örnekleri ile örnek müze rehberi sunması bakımından da önem arz etmektedir.Araştırma 2010-2011 öğretim yılı güz döneminde Ankara Hayri Erişen İlköğretim Okulunda yapılmıştır. 6. sınıfta eğitim görmekte olan iki farklı şube öğrencileri araştırmanın örneklem grubunu oluşturmuştur. Bu iki şube öğrencilerinden 30'u kontrol ve 31'i deney grubu olmak üzere toplam 61 öğrenci bulunmaktadır. Hangi grubun deney, hangi grubun kontrol grubu olacağı ise kura ile belirlenmiştir. Araştırmada kullanılan başarı testi araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Başarı testi geliştirilirken, görsel sanatlar dersi biçimlendirme sürecindeki kazanımlara dağılımı dikkate alınarak, her kazanıma ilişkin en az bir soruya yer verilmiştir. Araştırmaya katılan gruplara başarı testi yapılarak ve öğrenci görüşü alınarak deneysel işlem öncesi öntest ve öğrenci görüşleri kayıt altına alınmıştır. İşlem sonrası son test yapılmıştır. Deney ve kontrol gruplarının hazırlanan sorular doğrultusunda görüşleri alınarak temalar ve alt temalar oluşturularak tablo haline getirilmiş ve yorumlanmıştır. Araştırma dâhilinde deney ve kontrol grupları için elde edilen ölçümler birbirinden bağımsız olarak elde edilmektedir ve her iki gruba ilişkin ölçümlerin dağılımlarına ilişkin varyansların eşitliği Levene F testi ile incelenmiştir.Araştırma sonucunda işbirliğine dayalı müze eğitiminin uygulandığı deney grubu ile öğretmenin kullandığı yöntem temelli kontrol grubu arasında başarı ve öğrenci görüşleri açısından deney grubu lehine anlamlı bir fark görülmektedir. Ayrıca deney grubundaki öğrencilerin işbirliğine dayalı müze eğitimi sürecinde daha etkili öğrenmelere sahip oldukları görülmüştür. Bu sonuç öntest ve sontest sonuçları arasındaki farkla görülmektedir. Araştırma da elde edilen bulgulara göre ilgili literatür desteği ile işbirliğine dayalı müze eğitiminin, öğretmenin kullandığı yöntemden farklı olarak, özellikle etkili öğrenmeleri desteklemesi açısından, öğretim süreçlerinde kullanılmasına yönelik öneriler geliştirilmiştir.

Görsel sanatlar dersiGörsel sanatlar eğitimiMüze eğitimi+3
Çağatay Akengin
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

SBS'nin görsel sanatlar dersi alan öğrenciler ve velilerinin ders hakkındaki olumsuz görüşlerine olan etkisine yönelik bir araştırma: Bilecik ili örneği

Bu araştırmanın amacı, Görsel Sanatlar dersi alan öğrenciler ve velilerinin derse karşı olan olumsuz görüşlerinde SBS'nin etkisinin olup olmadığını belirlemektir.Araştırmada genel tarama modeli kullanılmıştır. Verilerin toplanması için uzman görüşleri dâhilinde anket oluşturulmuştur. Anketin çözümlenmesinde SPSS programı kullanılmış, Grupların bağımlı bir değişkene göre ortalamaları arasında anlamlı görüş farklılıklarının bulunup bulunmadığına ?t? testi kullanılarak bakılmıştır. Ayrıca cevapların dağılımına ilişkin görüş farklılıklarının bulunup bulunmadığını belirlemek için ise tek yönlü varyans analizi yapılmıştır.Araştırmanın evreni, Bilecik İline bağlı İlköğretim okullarında eğitim-öğretim gören öğrenciler ve bu öğrencilerin velileridir. Örneklemi ise Bilecik İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı 10 ilköğretim okulundan seçilecek 200 öğrenci ve 200 veliden oluşmaktadır.Araştırmanın sonucunda; henüz SBS'ye hazırlanmayan 4. Sınıf öğrenci ve bu öğrencilerin velilerinin, 8. Sınıf öğrencileri ve bu öğrencilerin velilerine göre Görsel Sanatlar dersine karşı daha olumlu görüş belirttikleri tespit edilmiştir. SBS'ye hazırlanan 8. Sınıf öğrencileri, 4. Sınıf öğrencilerine göre Görsel Sanatlar dersini daha az sevmekte, daha az önemsemekte, derste SBS'den soru çıkmadığı için dersi faydasız bulduklarını belirtmişlerdir. 8. Sınıf velilerinin de 4. Sınıf velilerine göre derse karşı daha olumsuz görüşler belirttikleri tespit edilmiştir.Anahtar kelimeler: Seviye Belirleme Sınavı, Görsel Sanatlar dersi, sanat eğitimi

Görsel sanatlar dersiGörsel sanatlar eğitimiSeviye Belirleme Sınavı+1
Ahmet İlkak
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

9-12 yaş çocuk resimlerinin figüratif, sanatsal ve kültürel değerler açısından incelenmesi

Çocuklar yaşadığı olayları resme aktarırken duygularını ve düşüncelerini kullanırlar.Yaptığı resimler çocuğun iç dünyasını yansıtır. Resim çocuk için bir anlatım aracıdır. Resimde ki dil sade ve yalındır. Çocuk resmi, çocuğun iç dünyasının aynası olduğunu uzmanlar düşünmektedir. Bu düşünceden yola çıkarak pek çok araştırma yapılmıştır. Bu çalışmada; çocuk resminde figüratif,sanatsal ve kültürel değerler açısından incelenmeye çalışıldı. Çalışmaya Trabzon İli merkez ilçe ve küçük beldelerde ki ilköğretim okullarına devam eden 7-14 yaş arası öğrencilerden toplam 1161 resim alındı. hedeflenen çalışma 9-12 yaş arasındaki öğrencilerle sınırlandırılarak, rast gele seçilen 250 adet resim, anketle tarandı. Öğrencilerin duygu düşünce ve zihinsel boyutunu değerlendirmek amacı ile Goodenough Harris Adam Çizme Testinden yararlanılarak ve üç kategoriye ayrılarak (figüratif, sanatsal ve kültürel) anket soruları hazırlandı. Karadeniz Teknik Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Resim-İş Bölümü akademisyenlerinin görüşlerine 56 adet anket soruları sunuldu. Düşünceleri alındıktan sonra, figüratif 16 soru, sanatsal 10 soru, kültürel 10 soru olmak üzere toplam 36 adet soruya indirgendi. Hazırlanan sorulara göre öğrenci resimleri değerlendirildi. Öğrencilere aile, sevdiği öğretmen, arkadaşları ve yaşadığı çevre ile resim yapmaları istendi. Çalışmanın sonucunda çocukların cinsiyetine göre resim çizme ve kızların erkeklerden daha başarılı oldukları ve yaş ilerledikçe sanatsal çalışmanın daha ön plana çıktığı gözlemlendi. Ayrıca merkezi bölgede yaşayan öğrencilerin kırsal bölgedeki öğrencilere göre başarı oranının yüksek olduğu izlendi. Uzman kişilerin görüşleri alınarak, araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. Tutum ölçeğinin güvenirliği 0, 967 Alpha hesaplanmıştır. SPSS (The Statistical Packet For Social Sciences) 20 Paket Programı kullanılmıştır. Araştırma içerisinde bulguları ifade ederken frekans (f), yüzde (%), standart sapma (SS), t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda özel eğitim öğretmenlerinin Görsel Sanatlar dersine yönelik tutumlarının olumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Bununla beraber, öğretmenlerin bu derse yönelik tutumlarında etkili olan çeşitli değişkenler ve tutumun alt boyutlarına göre farklılaşma söz konusu olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın sonunda ortaya çıkan sorunlar doğrultusunda araştırmacı tarafından çözüm önerilerine yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler: Figür, Sanat, Kültür, Çevre, Çocuk ve Çizim

DeğerlerFigürFigüratif resim+7
Şükran Kantoğlu
Karadeniz Technical University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Müzik alanında ortaöğretime odaklanan lisansüstü çalışmaların incelenmesi

Ortaöğretim çağındaki öğrenciler, müzikle kurdukları etkileşim sayesinde hem yeteneklerini keşfeder hem de kişisel gelişimlerine destek olurlar. Bu dönem, müziksel becerilerin keşfedildiği ve şekillendiği hassas bir süreçtir. Bu çalışma, Türkiye'de müzik alanında ortaöğretime odaklanan lisansüstü çalışmaların sistematik bir incelemesini sunarak alandaki güncel eğilimleri ve araştırma yaklaşımlarını ortaya koymayı hedeflemektedir. Araştırmanın temel amacı, müzik alanında ortaöğretim kademesine odaklanan lisansüstü çalışmaların bibliyometrik analizini yapmaktır. Araştırma kapsamında, YÖK Ulusal Tez Merkezi veri tabanında belirli anahtar kelimelere göre sistematik bir tarama gerçekleştirilmiştir. Ölçüt örnekleme yöntemi benimsenen bu çalışmada, önceden belirlenen kriterler doğrultusunda taramalar yapılmış ve bu kriterleri karşılamayan çalışmalar değerlendirilme kapsamına alınmamıştır. Taranan çalışmalar arasında 9 çalışma, konuyla ilgili olmasına rağmen metodolojik yaklaşım barındırmadığı için çalışmaya dâhil edilmemiştir. 32 çalışma ise, erişim izni olmadığı için çalışmaya dâhil edilememiştir. Taramalar sonucunda belirlenen kriterleri karşılayan ve kapsamla doğrudan ilişkili olan 265 çalışma, araştırmanın örneklem grubunu oluşturmuştur. Çalışmanın deseni betimsel tarama modelini temel almakta olup, veri toplama sürecinde doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Kapsama dahil edilen lisansüstü çalışmalar yıl, üniversite/enstitü, program, konu, yöntem, model, veri toplama aracı ve veri analiz teknikleri gibi değişkenler açısından incelenmiştir. Elde edilen veriler, frekans ve yüzde oranları hesaplanarak tablolar halinde sunulmuş ve yorumlanmıştır. Araştırmanın sonuçları, konuyla ilgili en fazla 2019 yılında çalışmanın yapıldığını ve Gazi Üniversitesi'nin bu alanda en çok çalışma yapan kurum olduğunu göstermiştir. Lisansüstü çalışmaların büyük çoğunluğunun Eğitim Bilimleri Enstitüsü bünyesinde gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Çalışmalarda, nicel araştırma yönteminin ağırlıklı olarak tercih edildiği, buna karşılık karma yöntemin en az kullanıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma modelleri arasında tarama modelinin ön planda olduğu, veri toplama ve analiz süreçlerinde daha çok nicel yöntemlerin tercih edildiği; anket ve tanımlayıcı istatistiğin en fazla kullanılan teknikler olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda alana katkı sağlaması amacıyla çeşitli öneriler sunulmuştur

Mehmet Ural
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Güzel sanatlar lisesi klasik gitar eğitimine yönelik Türk halk ezgileri kaynaklı materyal öneri ve uygulamaları

Ülkemizde profesyonel düzeyde gitar eğitiminin verildiği örgün eğitim kurumlarından biri de Güzel Sanatlar Lisesidir. Bu araştırmada, Güzel Sanatlar Lisesi öğretim programında yer alan makamsal çalma uygulamalarının gitar ders kitaplarındaki yansımasını belirleme, klasik gitar eğitimine yönelik uyarlanan Türk halk ezgileri kaynaklı materyallerin, öğrencilerin gitar performanslarına olan etkisini saptama ve Güzel Sanatlar Lisesi klasik gitar eğitimi dağarcığına Türk halk ezgileri kaynaklı materyaller kazandırma amaçlanmaktadır. İki aşamalı olarak kurgulanan araştırmada, nicel ve nitel verilerin bir bütünlük içerisinde değerlendirilebilmesi için karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın, nicel yöntemi kapsamında, tek gruplu öntest-sontest deneysel desenden, nitel yöntemi kapsamında ise görüş alma ve gözlem gibi nitel araştırma tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırmada kapsama yönelik kaynak taramasının ardından Güzel Sanatlar Lisesi gitar öğretmenlerine görüş alma formu uygulanmıştır. Görüş alma formundan elde edilen verilerin değerlendirilmesi doğrultusunda öğrencilerle gerçekleştirilecek olan uygulama sürecinde kullanılmak üzere 2021-2022 eğitim öğretim yılı, güzel sanatlar lisesi 10. sınıf ve 11. sınıf gitar dersi, makamsal çalma uygulamalarında yer bulan Rast, Segâh, Hüseyni, Hicaz ve Karcığar makamlarına yönelik Türk halk ezgileri belirlenmiştir. Belirlenen her bir makam için 5 Türkü olmak üzere toplamda 25 Türkü klasik gitar eğitimine uyarlanmıştır. Her Türkü için en az 7 farklı seviyede olmak üzere toplamda 187 çoksesli materyal oluşturulmuştur. Ayrıca ilgili makamlarda 19 dizi ile 5 dizi egzersizi hazırlanmıştır. Hazırlanan materyallerin uygulanacağı çalışma grubunu 5 farklı güzel sanatlar lisesinde görev yapan 5 gitar öğretmeni ve bu okullarda eğitim gören 14 gitar öğrencisi oluşturmuştur. Toplam 11 hafta süren deneysel uygulama sürecinin öntest ve sontest uygulamaları video ile kayıt altına alınmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen Güzel Sanatlar Lisesi 10. sınıf ve 11. sınıf "gitar dersi sınavı dereceli puanlama anahtarı" 2 klasik gitar alan uzmanı tarafından değerlendirilmiş, elde edilen verilerin Wilcoxon işaretli-sıralar testi ile analizleri yapılmıştır. Uygulama süreci bitiminde öğrenci görüş alma formu ve öğrenci gözlem formu ile araştırmanın nitel verileri elde edilmiş ve içerik analizleri yapılmıştır. Araştırma sonucuna göre, öğretmenlerin Güzel Sanatlar Lisesi gitar ders kitaplarındaki geleneksel müziklerden yararlanılan materyal sayısını yetersiz gördükleri, gitar ders kitaplarında öğrenci seviyelerine uygun Türk halk ezgileri kaynaklı materyallerin olması gerektiğini düşündükleri tespit edilmiştir. Araştırmanın deneysel boyutunda, öğrencilerin uygulama öncesi ve sonrası başarı puanları arasında olumlu yönde anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada ayrıca öğrencilerin Türk halk ezgileri kaynaklı uyarlanan materyalleri seslendirmesi ile bir farkındalık yaşadıkları, Türk müziğine olan ilgi ve gitar dersi motivasyonlarına yönelik olumlu yönde davranışsal özellikler gösterdikleri saptanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre üretilen materyallerin katkısı ve uygulanmasına yönelik getirilen öneriler dışında buna benzer araştırmaların gerekliliği üzerinde durulmuştur.

EzgiGitarGüzel sanatlar+6
Levent Doğru
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00