Çukurova University
Discipline

Industrial Engineering

Çukurova University

1,054

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Sektörel lojistik yönetimi sistemlerinde depo tasarım metodolojisi

Bu tezin amacı, sektörel farklılıkların, lojistik sistemlerde yarattıgı farklılıklar dogrultusunda ideal depo tasarımlarında dikkat edilmesi gereken fonksiyonların, tasarım metodolojisi altında önemine dikkat çekmektir. Üretim maliyetlerinin önemli bir kısmını lojistik süreçlerdeki maliyetler olusturdugundan lojistik operasyonlar firmaların rekabet yetenegini belirlemede hayati bir rol oynamaktadır. Bir depo içerisinde söz konusu olan lojistik maliyetler ise, büyük ölçüde tasarım asamasında belirlenmektedir. Bir depo tasarımı genel olarak, fonksiyonel bir tanımlamadan yola çıkıp teknik özellikler boyunca devam ederek ekipman seçimi ve yerlesim planının belirlenmesine kadar süregelen bir prosestir. Bu sürecin her adımda amaca iliskin performans kriterleri (maliyetler, hammadde miktarı, depolama kapasitesi, yanıt süreleri) ile hareket edilmelidir. Bu çalısmada sektörel farklılıkların etki ettigi depo tasarımına iliskin iskelet yapı ele alınmıstır. Arastırmada, depo tasarımında veya depo alt sistemlerinde karsılasılan problemler analiz edilmektedir. Bu çalısma içerisinde lojistik süreçler kapsamında depo yönetimi ve depolama fonksiyonunun önem ve gerekliligi vurgulanmaktadır. Depo karakterizasyonuna, depo tasarımının genel taslagına ve yerlesim planı bazlı detaylı bir depo tasarımının elemanlarına (malzeme tasıma araçları, raf sistemleri vb.) iliskin baslıklar irdelenmektedir. Ayrıca, tekstil ve gıda depolarında yapılan tasarım uygulaması ile iyilestirme önerileri ve deponun modellenmesine iliskin bir çalısma sunulmaktadır. Anahtar kelimeler: Lojistik, depolama operasyonları, sektörel lojistik sistemler, ideal gıda depo tasarımı, ideal tekstil depo tasarımı.

Lojistik
Işıl Tezcan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Faaliyet tabanlı maliyetlendirme ve otomotiv sektöründe bir uygulaması

Bu çalısmada artan genel giderlerin incelenmesi ve süreç faaliyetlerinin ölçülmesi ve iyilestirilmesi ele alınmaktadır. Firmalar, geleneksel olarak maliyet kontrol faaliyetlerini gerçeklestirirken, ürünlere genel giderleri direk isçilik veya yüzdeye göre yüklemektedir. Daha fazla direk isçilik uygulanan ürünler, gerçek genel gider kullanımlarına bakılmaksızın, genel giderden daha fazla pay almaktadır. Tüm ürünlerin genel gideri aynı oranda kullanıldıgı varsayılmaktadır. Bu varsayım, maliyetlerin önemli kısmı direkt isçilik ve malzeme giderlerinden olustugu ve ürün çesitliliginin az oldugu isletmeler için dogrudur. Son yıllardaki, endüstriyel otomasyon, esnek üretimin çıkısı ve ürün çesitligin artması genel giderlerin, direkt giderlere oranını artırdı. Üretim isletmelerde artan müsteri hizmeti kavramı da genel giderleri artırdı. Teknolojik yatırımların artması, direk isçilik ihtiyacı azaltırken, genel giderini artırmaktadır. Esnek takımların kurulması ile direkt ve endirekt isçilik arasındaki farkı ortadan kaldırmaktadır. Ürün yapıları daha karmasık olunca, kaynakların önemli bir kısmı mühendislik gelistirme, satıs reklamları, satıs sonrası hizmetler için ayrılmak zorundadır. Bu pahalı genel gideri her ürün farklı bir sekilde kullanmaktadır. Geleneksel maliyet muhasebesi sistemi, genel gideri kullanıma göre yüklemedigi için, maliyet saptırılmıs olarak hesaplanmaktadır. Faaliyete dayalı maliyetlendirme, yöneticilere gelismis analiz ve rapor araçları saglamaktadır. Faaliyete dayalı yönetim, faaliyete dayalı maliyetlendirme ve diger sürekli iyilestirme araçların sagladıgı verileri kullanarak faaliyet yönetimi için gereken bilgiyi saglamaktadır. Faaliyete dayalı yönetim ile birlikte çalısan takımları; is süreçlerini yeniden yapılandırabilir, israfı önleyebilir, çevrim süresini azaltabilir ve tüm bunları isletme karını artıracak sekilde yapmaktadır. Anahtar Kelimeler: Faaliyet Tabanlı Maliyetlendirme, Faaliyet Tabanlı Yönetim

Özgür Sevinç
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Çok depolu araç rotalama probleminin karınca kolonisi optimizasyonu ile modellenmesi ve bir çözüm önerisi

Araç Rotalama Problemi, bir işletmenin belirli sayıda müşterisine birtakım operasyonel kısıtları göz önüne alarak en az maliyetle hizmet sunabilmesi için araç rotalarının belirlenmesi problemidir. Araç Rotalama Problemi, Tedarik Zincirinde ve aynı zamanda Tedarik Zincirinin parçası olarak Lojistikte yer alan ana karar alanlarından olan taşıma ile doğrudan ilişkilidir. Gerçek dünya uygulamalarında birçok değişik kısıtlar ve farklılıklar Araç Rotalama Problemlerinde çeşitliliği de beraberinde getirmiş, literatürde ve uygulamalarda farklı özellik ve kısıtlara sahip Araç Rotalama Problemlerinin incelenmesine yol açmıştır. Çok Depolu Araç Rotalama Problemi de müşterilere daha iyi hizmeti daha az maliyetle daha kısa sürede ve daha kısa yol kat ederek sunabilmek için müşterilerin taleplerinin tek bir depodan karşılanması yerine, müşterilere göre farklı yerlere konumlanmış birden fazla depodan karşılanması ile ortaya çıkmıştır. Lojistik maliyetlerde önemli yere sahip olan Araç Rotalama Problemlerinin çözümü için kesin ve sezgisel birçok çözüm metotları önerilmiş ve özellikle son dönemlerde metasezgisel olanlar üzerine yoğunlaşılmıştır. Karınca Kolonisi Optimizasyonu da gerçek karıncalardan ilham alınarak geliştirilmiş bir metasezgiseldir. Bu tez çalışmasında, Çok Depolu Araç Rotalama Problemini çözmek için Karınca Kolonisi Optimizasyonundan yararlanılmıştır.Anahtar Kelimeler: Araç Rotalama Problemi ve Türleri, Araç Rotalama Problemi Çözüm Teknikleri, Karınca Kolonisi Optimizasyonu.

Şule Yılmaz
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Analitik ağ süreci ile sürdürülebilir bir üçüncü parti lojistik servis sağlayıcısı seçimi

Bu çalışmada üçüncü parti lojistik (3PL) servis sağlayıcısı seçiminde çevresel ve sosyal faktörleri de dikkate alan kapsamlı bir Analitik Ağ Süreci (AAS) modeli geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaca ulaşmak için öncelikle, lojistik, dış kaynak kullanımı, lojistikte dış kaynak kullanımı ve üçüncü parti lojistik kavramları ile bu konularla ilgili literatür incelenmiştir. Daha sonra karar verme konusu ve çok ölçütlü karar verme tekniklerinin en önemlilerinden olan Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) ile Analitik Ağ Süreci (AAS) metotları ayrıntılı olarak araştırılmıştır. Bu bağlamda ayrıntılı bir literatür araştırması sonucunda çok ölçütlü bir karar verme problemi olan 3PL servis sağlayıcısı seçimi ile ilgili kriterler belirlenmiş ve bu kriterler önerilen AAS modelinin oluşturulmasında kullanılmıştır. AAS modelinin karmaşıklığının kabul edilebilir bir seviyede kalmasını sağlamak için ön eleme süreci ile mevcut alternatiflerin sayısının sınırlandırılması ve sonrasında geliştirilen AAS modelinin sınırlandırılmış olan alternatifler arasından seçim yapmak üzere kullanılması önerilmektedir.Önerilen AAS modelinin kullanılması çalışmanın uygulama bölümünde örnek bir uygulama ile açıklanmıştır. Bulgular kullanıcı firma ile 3PL servis sağlayıcısı arasındaki Uyumluluğun, seçim sürecini etkileyen en önemli belirleyici faktör olduğunu göstermektedir. Ayrıca 3PL Servis Sağlayıcısının Çevresel Performansı'nın modelin çıktısını değiştirebilecek önemde olduğunu, dolayısıyla Çevresel Performans ile ilgili kriterler göz önünde bulundurulmadan yapılacak olan seçimlerin yanıltıcı olabileceği de uygulamanın ortaya çıkardığı diğer bir sonuçtur. Başka bir önemli bulgu ise alternatiflerden kriterlere doğru olan geri beslemeler kesildiği takdirde modelin çıktısının değişmesi olmuştur. Modeli oluşturan elemanlar arasındaki geri beslemeler dikkate alınmadığı takdirde elde edilen sonucun yanıltıcı olabileceği de bu uygulamanın önemli bir çıkarımıdır.İşletmeler ve yöneticiler çevresel ve sosyal faktörleri de dikkate alarak geliştirilen AAS modelini, seçenekleri değiştirmek ve ihtiyaçlarına göre spesifik bazı kriterler eklemek suretiyle rahatlıkla ve başarıyla kullanabileceklerdir.Anahtar Kelimeler: Lojistik, üçüncü parti lojistik, lojistikte dış kaynak kullanımı, analitik ağ süreci, çevresel performans.

Lojistik
Emir Ali Göze
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Müşteri odaklı sistemler için yapay sinir ağı ve bulanık çıkarım tabanlı bir karar destek sistemi yaklaşımı

Değişen iş dünyası ve piyasa koşulları, işletmeleri sürekli olarak yeni stratejiler aramaya ya da mevcut stratejilerini bu yeni koşullara adapte etmeye zorlamaktadır. Artık organizasyonlar arasındaki farklılığı belirleyen en önemli faktör, bilgi akışı faktörüdür. Dolayısıyla, bir işletmenin başarısı, işlediği ve dağıttığı bilgiden değer yaratma becerisine ve bu değeri ele geçirmek için geliştirdiği iş modeline bağlı olacaktır. Günümüzde, tedarik zinciri yönetimindeki fonksiyonel ve operasyonel entegrasyon kavramı, tedarik zincirinde yer alan tüm birimlere genişletilmiştir. Bu sebeple bir tedarik zincirindeki tüm birimler, zincirin performansını geliştirmek adına birbirlerine ihtiyaç duyar hale gelmişlerdir. Bu noktada müşteri odaklılık, değişen rekabet çevresini dikkate alan yeni bir strateji olarak tedarik zinciri literatüründe yer almaya başlamıştır.Bu tez çalışmasında, tedarik zincirindeki tüm birimlerin iş performanslarını arttırmak amacıyla, çok aşamalı bir tedarik zinciri için değişken temin sürelerini dikkate alan, müşteri taleplerini ve tedarikçi kapasitelerini entegre etmeye olanak tanıyan, güçlü karar destek altyapısı oluşturacak bir model önerilmektedir. Tez çalışmasında, tedarik zinciri üç aşama olarak incelenmiştir; (i) müşteri-bayi aşaması, (ii) dağıtım merkezi aşaması, (iii) üretici aşaması. Yapay sinir ağı ve bulanık mantık yaklaşımları ile modellenen bu yapı, İstanbul'da dayanıklı tüketim malları sektöründe faaliyet gösteren bir işletmeye uygulanmıştır. Her aşama için uygun olan sinir ağı yapıları kurulmuş ve parametrelere bağlı olarak çeşitli simülasyonlar yapılmıştır.Tüm bu değerlendirmelerden sonra; elde edilen değerlerin gerçeğe çok yakın olması sebebiyle, tedarik ve talep zincirlerinin entegre bir şekilde çalışmasının yapay zeka yaklaşımları ile modellenebileceği sonucuna varılmaktadır. Model bünyesinde kalitatif ve kantitatif değişkenleri de içererek, kullanıcıya karar verme sürecinde büyük esneklikler sağlamaktadır. Sonuçlar klasik istatistiksel yöntemlerle karşılaştırmalı analiz şeklinde sunulmuştur. Sonuçların tatmin edici olması, modelin pratikte kullanılabilirliği görüşünü desteklemektedir.

Bulanık çıkarsamaKarar destek sistemleriTalep tahmini+1
Tuğba Efendigil
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Bir işletmede iş değerleme sistemi tasarımı, uygulanması ve doğrusal proğramlama ile ücret sistematiğinin oluşturulması

ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİBİR İŞLETMEDE İŞ DEĞERLEME SİSTEMİ TASARIMI,UYGULANMASI VE DOĞRUSAL PROĞRAMLAMA İLE ÜCRETSİSTEMATİĞİNİN OLUŞTURULMASISerkan ÇOLAKOĞLUÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALIDanışman :Yrd. Doç. Dr. M. Oya ÇETİKYıl:2005, Sayfa: 70Jüri :Yrd. Doç. Dr. M. Oya ÇETİKYrd. Doç. Dr. Tuğrul OĞULATADoç. Dr. Rızvan EROLBir işletmede işlerin önem ve güçlük sırasının belirlenmesi ve çalışanlaraödenecek ücretin tespit edilmesi, hem işletme yöneticileri hem de çalışanlaraçısından yaşamsal önemdeki konuların başında gelmektedir.Bu çalışma ülkemizde demir çelik sektöründe önde gelen şirketlerdenbirisinde uygulanmıştır. Çalışma kapsamında iş değerlemesi uygulanması öngörülenbütün departmanların yöneticilerinin fikirleri doğrultusunda iş değerleme sistemitasarlanmıştır. İş değerleme sisteminin uygulanmasıyla elde edilen iş değerlemesonuçları, doğrusal programlama ile ücretle ilişkilendirilerek işgücü için ayrılanbütçenin çalışanlar arasında adil dağıtılması sağlanmıştır.Anahtar Kelimeler: İş değerleme, Faktör Puan Yöntemi, Ücret, ÜcretYönetimi, Doğrusal ProgramlamaI

Serkan Çolakoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
DoctorateOpen AccessTR

Tedarik zincirinde çok amaçlı tesis yeri seçimi probleminin olasılıklı lineer programlama ve bulanık ahp yöntemleri kullanılarak optimizasyonu

Kâr ve maliyet optimizasyonunu sağlamak ve sürdürebilir bir şekilde yönetebilmek isteyen işletmeler, yeni iş yapıları ve süreçleri ile mevcut yapılarını coğrafi sınırlamaları ortadan kaldırarak biraraya getirmek zorundadırlar. İşletmenin bu hedefini destekleyen yapı tedarik zinciridir. Tedarik zinciri; hammadde üreticileri ve sağlayıcıları, hammadde ve yarı mamulleri işlenmiş ürüne dönüştürmesi yani imalat işlemleri ve bunun ardından bitmiş ürünleri dağıtım kanallarında nihai tüketiciye kadar ulaştırılması sırasında değer yaratan bütün unsurlardır.Yoğun rekabet ortamında pazar paylarını kaybetmek istemeyen üreticiler; geniş bir alana dağılan müşterilerine daha yakın olmak, ürün teslim ve servis sürelerini daha da kısaltıp, daha iyi hizmet verebilmek amacıyla üretim ve dağıtım merkezleri yerleşimlerini doğru tespit etmek durumundadırlar. Dinamik ve değişken şartlar altında işletmelerin bu tespiti gerçekleştirmesi zolaşmaktadır. Teori ve pratikte tedarik zinciri başlığı altında en çok incelenen konulardan biri ağ tasarımı ve optimizasyonudur. Ağ tasarım probleminin çözümü ile üretim ve dağıtımın gerçekleştirildiği fabrika, depo, dağıtım merkezi gibi tesislerin sayı ve yerleri pazardan gelen talep ve ilgili maliyet faktörlerinin gözönüne alınması ile belirlenebilir. Burada yapılacak doğru tespitler işletmenin minimum maliyetle doğru kararlar almasını sağlayacaktır.Bu doğrultuda tez çalışması kapsamında çok kademeli bir tedarik zincirinde, olasılıklı lineer programlama ile bulanık analitik hiyerarşi prosesleri yaklaşımlarının entegrasyonu ile kalitatif ve kantitatif faktörleri ele alan çok amaçlı bir lineer programlama modeli kurulmuştur. Birinci amaçta taşıma ve tesis maliyetleri toplamının minimizasyonu, ikinci amaçta ise maksimum kalitatif faktörlerin faydası amaçlanmıştır. Zincirde belirsizlik olduğu varsayılmış ve bu birinci amaç olasılıklı lineer programlama, ikinci amaçta ise bulanık analitik hiyerarşi prosesi ile temsil edilmiştir. Sayısal uygulama kısmında tedarikçi ve müşteri sayısı sabit kabul edilerek, fabrika ve dağıtım merkezi tesis yerlerinden hangilerinin açılması gerektiği ve hiyerarşideki tesisler arası taşınacak ürün miktarları hesaplanmıştır. Hesaplamalarda LINGO 9.0 optimizasyon yazılımından faydalanılmıştır. İki fazlı olasılıklı lineer programlamaya ait değişik senaryolar değerlendirildikten sonra elde edilen sonuçlar karşılaştırılmış ve karar vericiye interaktif bir şekilde sunulmuştur.

Doğan Özgen
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Kalite yönetim sistemlerinde tetkik performansının bulanık mantık ile analitik hiyerarşi süreci ve bulanık analitik ağ süreci kullanılarak ölçülmesi

ÖZETKarar vericiler için en iyi seçenegi seçmek oldukça zor bir istir. Karar vericiler alternatiflerarasından seçim yaparken degisik amaçları gerçeklestiren, bazen de birbiriyle çelisenseçenekler arasından en uygun olanı bulmak ya da bunları önem derecelerine göre sıralamakzorundadırlar. Bu nedenle birçok karar verici bu sekildeki problemlerle karsılastıgı zamanÇok Amaçlı Karar Verme Yöntemlerini uygular. `Çok amaçlı karar verme' demek birçokalternatif arasından öncelikli olanı seçmektir; kabaca degerlendirme, sıralama ve seçim'dir.Çok amaçlı karar verme prosedürleri is seçiminden savas uçagı seçimine kadar çok farklıalanlarda uygulanabilir.lerleyen teknolojiye baglı olarak degisen ve gelisen yönetim anlayısları, organizasyonlarınyönetim sistemlerine bakıslarını da degistirmis ve yönetim sistemlerinin (Kalite YönetimSistemleri, Çevre Yönetim Sistemleri, Gıda Güvenligi Yönetim Sistemleri, Bilgi GüvenligiYönetim Sistemleri,?) gelismesini, çesitlenmesini, performans ölçümlerinin ve denetim(tetkik) mekanizmalarının da bilimsel ve objektif enstrümanlarla donanmasını zorunlukılmıstır. Bu tez çalısmasında performans ölçüm modeli gelistirilirken Çok Amaçlı KararVerme Yöntemleri ile Bulanık Mantık birlikte kullanılarak bir yönetim sisteminin performansölçümüne uygulanmaktadır. Benim bu çalısmada odaklandıgım yönetim sistemi, yönetimsistemleri içerisinde en jenerik ve en yaygın uygulama alanı bulan ISO 9001:2000 KaliteYönetim Sistemi'dir. (KYS). Ancak tasarlamıs oldugum model, diger tüm yönetim sistemleriile uyumludur. Çalısmanın içeriginde tetkik edilen sistemin performansı Bulanık Mantık veAnalitik Hiyerarsi Prosesi ve Analitik Ag Prosesi yöntemleri ile modellenmistir. Önerilenmodel bir isletmede uygulanmıs ve uygulama ile modelin çalısması gösterilmistir.Anahtar Kelimeler: Bulanık Mantık, Bulanık Kümeler, Analitik Hiyerarsi Prosesi, AnalitikAg Prosesi, ISO 9001:2000

Analitik ağ süreciAnalitik hiyerarşi süreciBulanık küme teorisi+2
Umut Hulusi İnan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Küçük ve orta ölçekli işletmelerde kurumsal strateji belirleme için karar destek sistemi

ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİKÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ İŞLETMELERDE KURUMSAL STRATEJİBELİRLEME İÇİN KARAR DESTEK SİSTEMİŞile CÖMERTPAYÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALIDanışman: Yrd.Doç.Dr.Oya H.YÜREGİRYıl 2006, 109 SayfaJüri: Yrd.Doç.Dr.Oya H.YÜREGİRDoç.Dr.Rızvan EROLYrd. Doç. Dr. Sami ARICAGünümüzde, birçok kurumda çok sayıda hedeflerin ve aksiyon planlarınınsaptanmasına rağmen Stratejik Planlama, kurumlar içerisinde takibi en zor süreçdurumundadır. Birçok stratejik karar, karar vericiye kendini kolay yoldan göstermemektedir.Tehditler, fırsatlar, problemler ve çözümleri aslında yöneticilerin kafalarının içindedir.Yapılan bu çalışmada, KOBİ (Küçük Ve Orta Boy İşletme)'lerin stratejik planlamaaşamasında ve strateji geliştirme süreçlerinde kullanabilecekleri ve kendi bilgilerini sürekliolarak güncelleyip yeni raporlar alabilecekleri bir karar destek sistemi elde edilmesiamaçlanmıştır.İşletmelerin güçlü-zayıf yanları, işletmeyi etkileyebilecek fırsat ve tehditlerfirmanın amaç ve hedefleri, uzmanların görüşlerinin alındığı anket sonuçları doğrultusundailişkilendirilmiş, kullanıcı seçimleri sonucunda işletmelerin detaylı SWOT Analizi raporunuoluşturan ve her bir fırsat ve güçlü yan için öneriler, tehdit ve zayıf yanlar için önlemlersunan bir yazılım geliştirilmiştir.Bu yazılım SQL8 ve Visual Basic ile geliştirilmiş olup 8 yönetici tarafındangeçerliliği test edilmiş ve oldukça tutarlı sonuçlar elde edilmiştir. Ayrıca piyasadaki benzeryazılımlara göre kullanım kolaylığı, amaç ve hedeflerle tutarlılık ve sürekli güncellenebilirlikkonusunda oldukça avantajlı olduğu sonucunda ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: SWOT, KOBİ, Strateji, Kantitatif SWOTI

Şile Cömertpay
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Personel eğitim ihtiyaç değerlendirmesi için karar destek sistemi

ÖZYÜKSEK L SANS TEZPERSONEL EĞ T M HT YAÇ DEĞERLEND RMESÇ N KARAR DESTEK S STEMEsra GÜNDÜZÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜENDÜSTR MÜHEND SL Ğ ANAB L M DALIDanışman: Yrd. Doç. Dr. Oya H. YÜREG RYıl 2006, Sayfa: 128Jüri: Yrd. Doç. Dr. Oya H. YÜREG RDoç. Dr. Rızvan EROLYrd. Doç. Dr. Arzu UZUNGünümüzde iç ve dış çevre şartlarındaki değişme, teknolojideki sürekligelişme, uluslar arası rekabet dolayısı ile insan kaynaklarının daha etkili ve verimlikullanılması işletmeler için zorunlu hale gelmiştir. Rekabette başarılı olabilmek içindoğru kişinin istihdam edilmesinin yanında işgücü için sürekliliği sağlanan kalitelibir eğitim sistemine ihtiyaç vardır. Kaliteli eğitimin ilk adımı eğitim ihtiyaçdeğerlendirmenin doğru şekilde yapılmasıdır. Eğitim ihtiyaç değerlendirme,çalışanların hedeflenen durumları ile mevcut durumları arasındaki farkı kapatmayayönelik olarak eğitim ihtiyaçlarının belirlenmesi ve önceliklendirilmesidir.Bu çalışmada eğitim ihtiyacını doğru, hızlı, sistematik bir şekilde saptamak içineğitim ihtiyaç değerlendirme sürecini bilgisayar destekli bir program (MS Access) ileyürütmek amaçlanmıştır. Bu amaçla Eğitim htiyaç Değerlendirme Süreci ile ilgililiteratür taraması yapılmış ve bu konuda uzman kişilerle görüşülmüştür. Eğitimhtiyaç Değerlendirme Karar Destek Programı için sistem analizi çalışması yapılaraksüreç ve veri yapısının kavramsal modelleri hazırlanmıştır. Kavramsal modellerinfiziksel hale getirilmesinde Visual Basic programlama dili ve SQL sorgulama diliyardımıyla MS Access veritabanı programı kullanılmıştır. Geliştirilen MS Accessprogramı, Adana'da faaliyet gösteren üç firma tarafından geçerlilik için test edilipdeğerlendirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Eğitim ihtiyaç değerlendirme, eğitim ihtiyaç analizi,insan kaynakları, karar destek, MS-Access.

Esra Gündüz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
DoctorateOpen AccessTR

Belirsiz fiyat ve talep koşulları altında dönem planlama ufuklu satın alma politikalarının incelenmesi

ÖZDOKTORA TEZBEL RS Z F YAT VE TALEP KOŞULLARI ALTINDA DÖNENPLANLAMA UFUKLU SATIN ALMA POL T KALARININ NCELENMESErcan ŞENY Ğ TÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜENDÜSTR MÜHEND SL Ğ ANAB L M DALIDanışman : Doç. Dr. Rızvan EROLYıl : 2006 Sayfa : 275Jüri : Doç. Dr. Rızvan EROLDoç. Dr. Türkay DERELDoç. Dr. Adil BAYKASOĞLUYrd. Doç. Dr. S. Noyan OĞULATAYrd. Doç. Dr. Adem GÖLEÇSatın alma problemi, gerekli hammadde ve malzemelerin doğru kalitede,doğru miktarda, doğru fiyattan ve doğru zamanda temin edilmesinin sağlanması ileilgilidir. Bu problem, deterministik ve stokastik problemler olarak ikiye ayrılır.Belirsiz çalışma koşulları (Talep büyüklüğü, Tedarik, Satın alma fiyatı) altında satınalma politikalarının belirlenmesi güç bir problemdir. Çalışma koşullarınındeterministik olduğu durumlar için optimum parti büyüklüğünün belirlenmesi ileilgili çok sayıda çalışma mevcuttur. Stokastik faktörler içeren sistemlerin analitikyaklaşımlar ile incelenmesi çoğu problem türünde matematiksel zorluklar nedeniylemümkün değildir. Bu nedenle, literatürde stokastik durum daha az ele alınmıştır.Klasik parti büyüklüğü belirleme yöntemlerinden, en düşük birim maliyet(Least Unit Cost) ve birim periyot başına en düşük maliyet (Silver Meal) yöntemlerideğişken fiyatlı parti büyüklüğü belirleme probleminin çözümü için uyarlanmıştır.Ayrıca, talep ve satın alma fiyatının belirsiz olduğu koşullarda dönen planlamaufkunun kullanıldığı kayıp-kazanç esaslı sezgisel satın alma politikası geliştirilmiştir.Hazırlık maliyetinin elde bulundurma maliyetine oranı, dönen plan periyot sayısı,talep ve fiyat belirsizliğinin büyüklüğü, geciktirilmiş sipariş miktarının toplamkarşılanamayan talebe oranı ve servis düzeyi faktörlerinin farklı değerleri içinsimülasyon analizi yapılmıştır. Geliştirilen politikalar, Wagner-Whitin yönteminegöre sapma yüzdesi, satın alma maliyeti, elde bulundurma maliyeti, satış kaybımaliyeti, sipariş geciktirme maliyeti, hazırlık maliyeti, pozitif stok düzeyi ve negatifstok düzeyi performans kriterlerine göre karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma sonuçlarıgeliştirilen kayıp-kazanç esaslı satın alma politikasının diğer politikalara göregenelde daha iyi performansa sahip olduğunu göstermiştir.Anahtar Kelimeler: Stok, stokastik parti büyüklüğü belirleme, dönenplanlama ufku, simülasyon.

Ercan Şenyiğit
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerde kurumsal mühendislik metodolojisinin uygulanması ve bu uygulamaya yönelik bir hizmet endüstrisi modeli tasarımı

Gelişen teknoloji, uluslararası pazarlardaki şuurların kalkmasına ve müşteri beklentilerinde değişikliğe neden olmuştur. Böylece klasik şirketlerdeki amaç, yöntem ve temel organizasyon ilkelerinin güncelliği kaybolmuştur. Şirketlerin verimlilikleri, kaynaklarını etkin bir şekilde kullanmaları, kaliteli mal üretmeleri ve müşteri beklentilerini gerçekleştirebilmesiyle ölçülmeye başlanmıştır. Bu değerleri en üst seviyeye getirmek için kullanılan metodolojilerden biri de kurumsal mühendisliktir. Kurumsal mühendislik, bir işletmenin her biriminin mühendislik ve analiz metot ve gereçleri çerçevesinde çalışılmak koşuluyla, daha verimli ve daha gelişmiş bir hale getirilmesi için yapılan çalışmalardır. Bu çalışmaların aşamaları ise stratejik planlama, proses geliştirme ve performans ölçümünden oluşmaktadır. Bu aşamaların hepsinin amacı ise kullanılan bilgiyi analiz etmek, yeniden düzenlemek ve bilgiyi kullamlabilir bir yapıya getirmektir. Bu çalışmanın giriş bölümünde kurumsal mühendisliğin tanımı, amacı, ve süreçlerinden bahsedilmiştir, ikinci bölümde, organizasyon yönetimine ait literatür incelemesi yapılmış, bilimsel yönetim öncesi ve bilimsel yönetim dönemindeki organizasyon yapılan incelenmiştir. Üçüncü bölümde organizasyonel değişim yönetimi kavramından bahsedilmiş, değişime olan ihtiyacın neden kaynaklandığmdan, organizasyonel değişim süreci, organizasyonel değişimin uygulanması ve organizasyonel değişimde karşılaşılan problemlerden bahsedilmiştir. Dördüncü bölümde kurumsal mühendislik yaklaşımı incelenmiştir. Kurumsal mühendislik disiplini, kurumsal mühendislik metodolojisinin adımlan, kurumsal mühendisliğin avantaj ve dezavantajlarından bahsedilmiştir. Beşinci bölümde, kurumsal mühendislikte yeniden yapılanmanın nasıl olması gerektiği incelenmiştir. Altıncı bölümde, EGS Holding' de yeniden yapılanma sonrası uygulanmakta olan sistemin, kurumsal mühendislikle olan benzerlikleri incelenmiştir. Anahtar Kelimeler : Kurumsal Mühendislik, Organizasyonel Değişim Yönetimi, Yemden Yapılanma, Kurumsal Mühendislik Metodolojisi vı

Değişim mühendisliğiKurumsal mühendislikYeniden yapılanma+2
Canan Ölçer
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Üçüncü parti lojistik yönetim sistemlerinde dağıtım planlaması faaliyetleri ve Türkiye'deki firmaların uygulamada karşılaştığı sorunların analizi

ÖZET Lojistik, bir malın üretiminden son kullanıcıya teslim edilene kadar yaşadığı tüm taşıma, depolama, iç dağıtım, gümrükleme, paketleme, etiketleme, stok yönetimi işlerinin bütünüdür. Şirketler temel faaliyetlerinin dışmda olan işleri, bu konularda uzman olan şirketlere yaptırmayı tercih etmektedirler. Bir şirketin bu tür işlerini, dışarıdan lojistik hizmet veren şirketlere devretmesi ile üçüncü parti lojistik hizmet kavramı ortaya çıkmıştır. Lojistiğin temeli olan dağıtım faaliyetleri ve planlaması üzerinde durulan bu çalışmada, lojistik firmalarının geçiş sürecinde bulunduğu üçüncü parti lojistik kavramı incelenerek, Türkiye'deki firmaların karşılaştığı sorunlar analiz edilmiş, çözüm önerileri sunulmuş ve bir araç rotalama probleminin çözümüne yönelik bir uygulama yapılmıştır. Bu çalışmada giriş bölümünün ardından ikinci bölümde, lojistik ve tedarik zinciri kavranılan incelenmiştir. Üçüncü bölümde lojistik yönetimi ve temel faaliyetleri anlatılmıştır. Sektördeki yeni ve kolaylık sağlayan teknolojiler hakkında bilgi verilmiştir. Sonraki bölümde lojistikteki yeni yöneliş olan üçüncü parti lojistik ve dış kaynak kullanımı konusu ele alınmıştır. Bu alanda ilerleme göstermesi beklenen faaliyetler anlatılmıştır. Beşinci bölümde dağıtım faaliyetlerinin planlaması üzerinde durulmuş; depo ve stok yönetimi, dağıtım ihtiyaç planlaması, taşımacılık ve sevkiyat planlama konuları açıklanmıştır. Altıncı bölümde Türkiye'deki üçüncü parti lojistik kavramı incelenerek, firmaların karşılaştığı sonuçları analiz eden bir anket uygulamasına yer verilmiş ve saptanan sorunlara çözüm önerileri getirilmiştir. Son bölümde operasyonel seviyedeki sorunlardan biri olan araç rotalama problemi detaylı olarak incelenmiş ve tek merkezden dağıtım yapacak araçların bilgisayar destekli rotasının belirlenmesine yönelik bir uygulamaya yer verilmiştir. Anahtar kelimeler: lojistik, tedarik zinciri, üçüncü parti, dağıtım, taşımacılık, araç rotalama

Batuhan Kocaoğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir tarım için yöneylem araştırması modelleri

Bu çalısmada, dünya nüfusunun tamamının ihtiyaçlarının karsılanabilmesi ve gelecekteki nesillere daha yasanılabilir bir dünya bırakılabilmesi için önerilen sürdürülebilir tarım kavramına yöneylem arastırması teknikleri ile matematiksel bir yaklasım ortaya konmustur. Sürdürülebilir tarım için karma tamsayılı matematiksel bir model gelistirilmistir. Gelistirilen model, eniyileme paket programlarından biri olarak kullanılan Lingo 8.0 programına aktarılmıs ve resmi kurumlardan alınan Adana'nın Yumurtalık lçesine ait verilerle test edilmistir. Son olarak elde edilen bulgular, geçmis yıllarda yapılmıs çalısmalarla karsılastırılmıstır. Anahtar Kelimeler: Yöneylem Arastırması, Matematiksel Modelleme, Sürdürülebilir Tarım

Matematiksel modellemeSürdürülebilir tarım
İlknur Türkmen
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Havayolu şirketlerinde uçuşların atanması probleminin tavlama benzetimi yöntemi ile çözülmesi

Bu çalısmada, havayolu sirketlerinin sıklıkla karsılastıkları bir problem olan uçusların atanması problemi için yöneylem arastırması tekniklerinden yararlanılarak bir çözüm önerisi sunulmustur. Çalısmada öncelikli olarak literatürde konu hakkında yapılan çalısmalar incelenmis ve eksiklikler belirlenmistir. Daha sonra bu eksiklikler göz önünde bulundurularak ikili matematiksel model kurulmustur. Sonraki asamada kurulan model tavlama benzetimi yöntemi kullanılarak Türkiye'nin önde gelen bir havayolu sirketinin verileri kullanılarak çözülmüstür. Bir sonraki adımda ise çözüm sonucunda elde edilen degerler incelenmis ve modelin daha büyük boyutlu problemlerin çözümündeki performansı degerlendirilmistir. Çalısmada son olarak ileriki zamanlarda yapılabilecek çalısmalar için önerilerde bulunulmustur. Anahtar Kelimeler: Uçusların Atanması, kili Matematiksel Modelleme, Tavlama Benzetimi

Matematiksel modellemeUçuş planlaması
Onur Taş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Acil servis sistemlerinde yerleşim problemine analitik ve genetik algoritma yaklaşımları

Acil Sağlık Sistemlerinde, çağrı geldiği anda yöneticiler için önemli olan vakanın siddetini ve aciliyetini tespit etmek ve görevlendirilecek istasyon ve ambulans tipini belirlemektir. Acil durumlarda zaman çok önemli olduğu için, yeterli talebin karsılanması ve hızlı müdahalenin sağlanması için uygun yerlerde, sayıda ve kapasitede istasyon yerlesimi yapılması gerekir. Çalısmada, genel yerlesim problemlerinde ve acil sağlık sistemlerinde kullanılan yerlesim modelleri incelenerek yeni bir matematiksel model ortaya konulmustur. Sistemdeki tüm talebi kapsayacak istasyon sayısı, yeri, tipi ve bu istasyonlardaki araç sayısı ile bu araçların birincil ve ikincil kapsayacakları bölgeler ve minimum maliyet hedeflenerek model olusturulmustur. Nüfus yoğunluğu, talep noktasına uzaklık ve trafik kazaları dikkate alınan Adana 112 acil sağlık sistemlerinde minimum maliyetli istasyon yerlesiminin yapılması için modelin çözümünde doğrusal programlama ve bir meta sezgisel algoritma tekniği kullanılmıstır. Tamsayılı programlama modeli LINGO 8.0 ile çözülmüs global optimum çözüm bulunmustur. Ayrıca, meta sezgisel bir çözüm yaklasımı olan genetik algoritma da uygulanarak elde edilen çözümler değerlendirilmistir. Anahtar Kelimeler: Acil sağlık sistemleri, doğrusal programlama, genetik algoritma, yerlesim problemleri.

Coğrafi bilgi sistemleriGenetik programlama
Nuşin Coşkun
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
DoctorateOpen AccessTR

Yapay sinir ağları ile atölye çizelgelemede yeni bir yöntem geliştirilmesi ve bu yöntemin uygulanması

ÖZET Bir sistemin davranışlarını iyi bir şekilde temsil kabiliyetine sahip bir modelleme tekniği olan benzetim, yapay zeka teknikleriyle beraber ele alındığında etkili bir karar verme yapısı oluşturulabilir. Bu çalışmada, Atölye çizelgeleme tasarımında benzetim ve yapay sinir ağı kullanarak, tezgah seçimi, malzeme taşıma sistemi seçimi ve sistemde kullanılacak öncelik kuralı seçimi için bir sistem geliştirilmiştir. Yapay sinir ağı modeli olarak geriye yayma algoritması (GYA - backpropagation) ağı kullanılmıştır. Çalışmada önce gerçeğe uygun sonuçlar üretebilen, eğitilmiş yapay sinir ağı elde edilmiştir. Ağı eğitmek ve gerekli olan örneklerin elde edilmesi için bilgisayar ortamında benzetim tekniğinden faydalanılmıştır. Daha sonra, karar verme ve bu kararın geçerli olduğu değerler aralığını bulma ve yorumlama yer almaktadır. Performans kriterlerinin belirli bir değerler kümesini sağlayabilecek olan, donanım konfigürasyonu ve çizelgeleme stratejisini belirleyebilmek için, eğitilmiş yapay sinir ağlarından yararlanılmıştır. Yapay sinir ağı tarafından teklif edilen sonuç ya da sonuçların benzetimi sonunda, performans kriterlerinin beklenen değerlerinden sapma miktarları hesaplanarak karar verme işlemi için bir çizelge halinde sunulmuştur. Performans ölçümünde kullanılan kriterler; ortalama akış zamanı, ortalama gecikme, maksimum tamamlanma zamanı ve tezgah merkezleri kullanım oranlandır. Son olarak, hem karar verme işleminde yardımcı olabilecek hem de verilen kararların geçerli olduğu alanı belirleyebilecek bir etki analizi ile sistemin farklı durumlar karşısında nasıl bir tepki verebileceği ortaya koyulmuştur. Bunların sonucunda da karar verici, sistem hakkında daha etkili kararlar alabilecektir. Anahtar kelimeler: Atölye Çizelgeleme, Benzetim, Yapay Sinir Ağlan. xı

Gökay Akkaya
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Karınca algoritması ve tesis yerleşimi problemlerine uygulanması

ÖZET Karınca Algoritması optimizasyon problemlerinin çözümü için gerçek karınca kolonilerinin davranışlarından esinlenilerek geliştirilmiş sezgisel bir algoritmadır. Arama alanının araştırılmasında karıncalar tarafından yayılan fenomen kokusu seviyesinin değişimi kullamlmışür. Tesis yerleşimi problemleri (TYP), toplam malzeme taşıma maliyetlerini minimize edecek şekilde, m tesis n yerleşime atamakla ilgilenir. İlk defa 1957 yılında ortaya atılan Kareli Atama Problemi (KAP), eşit alanlı tesisler söz konusu olduğunda TYP olarak formüle edilebilir. KAP uygulamalarının NP-Zor yapıda olmasından dolayı sınırlı kullanımı, sezgisel algoritmaların gelişmesine sebep olmuştur. Çünkü optimal arama prosedürleri en fazla 15-20 tesis gibi küçük boyutlu problemlerle sınırlıdır. Bu sebepten dolayı, çalışmada Kareli Atama Probleminin çözümü için lokal arama prosesi Tavlama Benzetimi olan Karınca Algoritması sunulmuştur. C++ programlama dili ile kodlanan TavlamalıKarınca Algoritması literatürdeki mevcut problemler kullanılarak analiz edilmiş ve mevcut problemler için denenmiş sezgisellerin bazılarıyla karşılaştrnlmıştır. Anahtar Sözcükler: Kareli Atama Problemleri, Karınca Algoritması, Tavlama Benzetimi, Meta-Sezgiseller X11

Duran Toksarı
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Hastane iş akış ve yerleşim değerlendirmesi

Hastaneler pek çok bölümden oluşan genellikle çok katlı servis üniteleridir. Endüstriyel tesislerin nasıl ki daha etkin ve verimli çalışması için iş akışlarının iyileştirilmesine ve uygun yerleşim planlarına gereksinimi varsa, aynı şekilde hastanelerinde iyi organize edilmeleri, daha iyi hizmet için basit prosedürlerle çalıştırılmaları ve hasta akışlarıyla uyumlu bir yerleşim düzenine sahip olmaları beklenmektedir. Yoğun hasta sayısı, hastane içindeki akış yoğunluğunu ve koridorlardaki trafik akışını olumsuz etkilemektedir. Bununla birlikte, kötü bir yerleşim ve karmaşık hasta tedavi prosedürleri de hastane içindeki trafik akışlarını ve yoğunluklarını olumsuz etkileyebilmektedir. Sonuçta hasta bekleme zamanları ve bölümler arası ulaşım mesafeleri uzamakta, koridor yoğunluğu ve kalabalık artarak istenmeyen durumlara yol açabilmektedir. Bu çalışmada bir Hastane örneğinde akış ve yerleşim problemlerinin nasıl analiz edileceği üzerinde durulmuştur. Elde edilen veriler daha iyi yerleşim planları elde etmek amacıyla LayOPT programında kullanılmıştır. İlgili örnek üzerinden elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Bilgisayar destekli yerleşim teknikleri, tesis planlama, sağlık kuruluşları

Tesis planlamaYerleşim planlaması
Nüzhet Akın Türkmen
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Yazılım ergonomisi ve bir işletme yazılımı üzerine uygulanması

Bilişsel ergonomi, insanların çeşitli iş ve çevre koşullarına ilişkin bedensel eğilimlerini, özelliklerini, yeteneklerini, sınırlılıklarını araştırarak, elde ettiği verilerle, geliştirdiği ilkeler makine sistemlerinin tasarlanması ve düzenlenmesini yapmaktadır. Bu çalışmada bu düzenlemeler, insan faktörleri bakımından değerlendirilecektir. Uygulamadaki çeşitli zorluklar ve bölgesel özellikler açısından değişkenliklerin söz konusu olmasına rağmen genel bir bilişim ergonomisi yaklaşımının ana hatları oluşturulacaktır. Anahtar Kelimeler: Yazılım Ergonomisi, Arayüz Tasarımı, Bilişim Teknolojileri.

Arayüz tasarımıBilişim teknolojisiErgonomi+1
Bihter Pekcan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin çalışma vardiyalarının değerlendirilmesi ve çizelgelenmesi

Hastaneler 24 saat hizmet vermeleri nedeniyle vardiya sistemi ile çalışan yerlerdir. Vardiyalı çalışma biçimi çalışanları fiziksel ve psikolojik açıdan olumsuz etkileyebilen ve bu yüzden yönetimi zor bir sistemdir. Ancak sağlık hizmeti gibi kesintisiz hizmet veren veya üretimi aralıksız devam ettirmek zorunda olan işletmeler vardiyalı sistem ile çalışmak zorundadırlar. Sağlık hizmeti veren çalışanların dikkatinin ve verimliliklerinin hayati önemi vardır. Yapılacak hatalar telafisi mümkün olmayan sonuçlara sebep olabilirler. Vardiyalı sistemin olumsuzluklarını azaltmanın bir yolu vardiyalı çalışma çizelgesinin çalışma kalitesini ve verimliliği olumsuz etkilemeyecek şekilde düzenlenmesidir. Hastanelerde çalışma saatleri çizelgeleme işlemi genellikle sorumlu hemşire tarafından yapılmaktadır. Çizelgelemeyi hazırlayan sorumlu yoğun bakım hemşireleriyle görüşülerek ve konuyla ilgili yapılmış çalışmalar da incelenerek dikkate alınması gereken kısıtlar belirlenmiş, ardından tamsayılı doğrusal programlama tekniğiyle genel anlamda kullanılabilecek matematiksel modeller kurulmuştur. Kurulan modeller bir üniversite hastanesinin yoğun bakım servisi verileri ile uygulanmış ve LINGO paket programı yardımıyla optimum çözümler bulunmuştur. Temel matematiksel modelde hemşirelerin vardiya atamaları her bir hemşirenin toplam haftalık çalışma vardiyalarının, ortalama çalışma vardiyalarından farkının mutlak değerini minimize edecek olan modelin geliştirilmesi, ek hemşire atama modelinde her bir vardiya için atanacak hemşire sayısının yetersiz olması durumunda başka birimlerden minimum süre ile hemşire çalıştırılması amaçlanarak çizelgelenmiş; ek hemşire atama ve kıdem esaslı matematiksel modelde ise servis dışından ek hemşire çalışma sürelerini minimize eden ve belli kıdemdeki hemşirelerin vardiyalara istenen sayıda atanmasını sağlayan bir model kurulmuştur. Anahtar Kelimeler: Çizelgeleme, Matematiksel Programlama, Optimizasyon, Tamsayılı Doğrusal Programlama

Müfide Narlı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
DoctorateOpen AccessTR

Yeniden üretim ortamlarında malzeme ihtiyaç planlaması için bir matematiksel programlama yaklaşımı

Ürün geri kazanım seçeneklerinden biri olan yeniden üretim; temel olarak ürünün demontajı, kalite kontrolü, gerekiyorsa iyileştirme, yeni parça ekleme ve yeniden montaj işlemlerini içerir. Yeniden üretim sürecinde malzeme ihtiyaç planlaması, geri dönen ürünün kalite düzeyi ve miktarı, satın alınan yeni parça ve demontaj işlemi için tedarik süresi gibi konulardaki belirsizlikler sebebi ile klasik problemden daha karmaşıktır. Buna ek olarak, üretim ortamlarında geçerli olan diğer kısıtlar ve maliyet minimizasyonu kapsamında, geleneksel yöntemlere kıyasla daha güçlü çözüm metotları gereklidir.Bu çalışmada, yeniden üretim ortamında malzeme ihtiyaç planlaması için maliyet minimizasyonuna dayalı matematiksel bir model tanımlanmıştır. Parça ortaklığını da içeren çok-ürünlü ve çok-dönemli model tamsayılı olarak çözülmüştür. Ayrıca, yeniden üretim ortamını etkileyebilecek faktörlerin farklı seviyeleri için deneysel tasarım oluşturulmuş ve bu faktörlerin sistemin toplam maliyeti, sonuçların optimum çözüme göreceli uzaklığı ve çözüm süresi üzerindeki etkileri test edilmiştir. Varyans analizine göre, yeni parça maliyetinin demontaj maliyetine oranı, çekirdek için tedarik süresi, yeni parça için tedarik süresi ve demontajda kazanım oranı faktörlerinin toplam maliyet üzerinde etkili olduğu görülmüştür. Çözüm karmaşıklığı için yapılan deneysel çalışmalarda, çekirdek tedarik süresi ve demontajda kazanım oranı faktörlerinin çözüm süresi üzerinde belirleyici olduğu tespit edilmiştir.

Behiye Gülsün Nakıboğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Değer analizinin plastik enjeksiyon kalıp endüstrisinde uygulanması

ÖZETVerimlilik arttırma tekniklerinden biri olan değer analizi ürün, işlem ve hizmeti, gereklifonksiyonları yerine getirebilecek şekilde, optimum değerde ve en düşük maliyetle eldeetmeye çalışan sistemli bir teknikler bütünüdür. Değer analizi mamul için gerekli olanelemanların mamul masrafını mümkün olan en az miktarda yapmak ve bu şekilde esasfonksiyonu gerçekleştirmek için oluşturulmuş bilimsel bir metottur.Çalışmada ilk bölümde verimlilik kavramı, verimliliği arttırma yolları ve verimliliği azaltangereksiz maliyet kavramları ve bu gereksiz maliyetlerin azaltılması için uygulanacak tekniklerdetaylı bir şekilde incelenmektedir. Daha sonraki bölümde gereksiz maliyeti minimize etmedeve verimliliği sağlamada kullanılan bir teknik olan değer analizi, uygulamaları ve fonksiyonanalizi ile birlikte anlatılmaktadır.Çalışmanın üçüncü bölümünde, projenin ana konu sektörü olan Kalıpçılık ve PlastikEnjeksiyon kalıpçılığı örneklerle incelemiş bulunmaktadır. Son bölümde ise anlatılanverimliliği arttırma tekniği olan değer analizinin plastik enjeksiyon kalıpçılığında nasıluygulandığına dair uygulamalar ve sonuçları yer almaktadır.Anahtar kelimeler: Verimlilik, Değer, Kalıp, Plastik, Analiz, Maliyet

Serbülent Kayıkcı
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Faaliyet tabanlı maliyetlendirme analizinin işletme yönetimindeki karar alma sürecine etkisi ve buna yönelik bir uygulaması

Kerem Okudan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Sıralı akış tipi çizelgeleme problemlerinde genetik algoritma uygulaması

Tez kapsamında, NP problemleri grubunda olan akış tipi çizelgeleme problemlerinin bir altgelişimi olan ?sıralı akış tipi çizelgeleme problemleri? ele alınmış, problem için geliştirilençözüm yöntemine alternatif olarak, Genetik Algoritma ile yeni bir çözüm yöntemigeliştirilmeye çalışılmıştır.Çalışmanın ilk bölümünde, akış tipi çizelgeleme problemlerinin yapısı ve çizelgelemeproblemlerinde kullanılan rassal arama metotlarından olan, tabu araştırmaları, tavlamabenzetimi, karınca kolonileri ve yapay bağışıklık sistemlerinden bahsedilmiştir.Genetik algoritmanın sıralı akış tipi çizelgeleme problemleri üzerindeki performansınıdeğerlendirmek için yapılan uygulama, sıralı akış tipi çizelgeleme problemlerinin doğasıgereği iki kısım olarak ele alınmıştır.İlk kısımda, genel durum olarak adlandırılan, işlem zamanları matrisinde en büyük işlemzamanlarının ara makinelerden birinde oluşması durum ele alınmıştır. 10 farklı iş-makinekombinasyonu üzerine yapılan uygulamada, genetik algoritmanın Smith Panwalkar Dudekalgoritmasına çok yakın sonuçlar verdiği, tavlama benzetimine kıyasla daha iyi olduğugözlenmiştir.İkinci kısım olan, en büyük işlem zamanlarının ilk yada son makinede oluşması durumu, özeldurum problemlerinde ise tekrar genel durum probleminde ele alınan 10 farklı iş-makinekombinasyonu ele alınmış, burada da genetik algoritma Smith Panwalkar Dudekalgoritmasına yakın sonuçlar vermiş, tavlama benzetimine göre daha iyi olduğu gözlenmiştir.İki uygulama ele alındığında, genel durum problemleri için iyi bir çözümü Smith PanwalkarDudek algoritmasına kıyasla çok daha kısa bir zamanda elde ettiğinden genetik algoritmayıkullanmak avantajlı olacak, ancak özel durum probleminde, optimum sonucu çok basit biryöntemle, kısa zamanda ve az eforla garanti ettiğinden Smith Panwalkar Dudek algoritmasınıtercih etmek daha doğru olacaktır.Anahtar Kelimeler: Sıralı Akış Tipi Çizelgeleme, Genetik Algoritma

Mehmet Tufan Körez
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
DoctorateOpen AccessTR

Proje yönetiminde zaman ve maliyet risklerinin çizelgeleme yöntemiyle minimize edilmesi

Bu çalışmada bulanık faaliyet süreli kaynak kısıtlı proje çizelgelemesi (KKPÇ) problemi ele alınmıştır. Öncelikle, proje ağında yer alan faaliyetler için BIFPET (Belief in Fuzzy Probability Estimations of Time) metodolojisine uygun olarak bulanık sayı üyelik fonksiyonları belirlenmiştir. Ele alınan KKPÇ problemi karışık tamsayı matematiksel model kullanılarak modellenmiş ve değişken maliyetli çoklu proje kaynakları modele dahil edilmiştir. Oluşturulan optimizasyon modeli için mevcut bulunan hesaplama karmaşıklığı sebebiyle başlangıç çözümü belirleyen sezgisel algoritma oluşturulmuş ve çözüm uzayının sınırlandırılması yaklaşımıyla farklı büyüklükteki problemler çözümlenmiştir. Önerilen yöntemin senaryo analizleri ve gerçek proje uygulaması gerçekleştirilmiştir. Bu şekilde, projelerin planlanmasında zaman ve maliyet risklerinin en aza indirileceği ve bu risklerin proje yöneticisi tarafından denetlenmesini sağlayacak bir yöntem oluşturulmuştur.

Kaynak kısıtlı çizelgelemeOptimizasyonProje yönetimi
Remzi Çubukçu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İmalat sistemlerinde toplu üretim planlama, hedef programlama

Dünya kaynaklarının gün geçtikçe azalması, teknolojinin hızla gelişmesi, ürün pazarların rekabet koşullarının artması tüm üretme sistemlerinde üretim planlamanın önemini gözler önüne sermiştir. Üretim planlama, üretimin sürekliliğini sağlarken, kıt kaynak kullanımını minimize etmeyi, firma yöneticilerine, alternatif planlama olanakları hakkında bilgi sağlamaya karar seçeneklerini artırmaya ve üretim politikalarını saptamaya yardımcı olmayı amaçlar. Toplu üretim planlama yaklaşımı da firma yöneticilerinin işlemlerini en genel düzeyde planlamalarına yardımcı olan alternatif yaklaşımlar sağlayan ve her türlü üretim sisteminde uygulanabilen bir yöntemdir. Çok amaçlı programlama teknikleri, günümüzde özellikle önemini artıran aynı anda birden fazla çelişen amacı tatmin ederek optimal çözümler bulma zorunluluğundan dolayı geliştirilmiştir. Bu çalışmaya konu alınan teknik operational research yöneylem araştırmasının optimal sonuçlar sunan matematik programlama tekniklerinden çok amaçlı bir teknik olan (hedef programlama) yöntemidir.

Buket Öztekin
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1989
00
Master'sOpen AccessTR

Grup teknolojisi imalat sistemleri ve bir motor fabrikasına uygulanması

Grup Teknolojisi (GT), küçük parti ve çok çeşit üretimin mevcut olduğu her endüstride kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntem, çeşitli parçaların az sayıdaki miktarlarının benzer ya da ortak karakteristiklere göre gruplandırmaları şartıyla, çok daha ekonomik olarak üretilebileceği gerçeği üzerine kurulmuştur. GT, özellikle atölye akış tipi ve sipariş tipi üretim yapan endüstri işletmelerinde uygulanır. GT üzerine çeşitli teknikler geliştirilmiştir. GT, son 20 yıldan bu yana birçok uygulama alanlarında kullanılmaktadır. Günümüzde, piyasaların rekabet ortamı, firmaları verimli olmaya zorlamaktadır. Atölye tipi üretimin yaygın olduğu ülkemizde, üretimde verimliliği arttırmanın en etkin yollarından biri de GT yaklaşımıdır. Sunduğumuz tezin birinci bölümünde üretim sistemleri ve GT hakkında genel bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde, GT'nin elemanları, parça gruplandırma ve kodlama ve üretim akış analizi konuları kısaca açıklanmaktadır. Üçüncü bölümde ise GT'nde hücre tasarımı ile ilgili geliştirilmiş bazı teknikler ve algoritmalar üzerinde durulmuştur. Son bölümde ise, King tarafından geliştirilmiş Derece Sıralamasına Dayalı Kümelendirme Yöntemi detaylı olarak anlatılmış ve bununla ilgili bir uygulama yapılmış, bilgisayar programı ve çıktısı da konu sonunda verilmiştir.

Kasım Baynal
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1988
00
Master'sOpen AccessTR

Simülasyon amaçlı uzman sistemler ve kuyruk modellerinin simülasyonu için bir uzman sistem tasarımı

Simülasyon ve uzman sistemler arasında kuvvetli bir metodolojik benzerlik vardır. Her ikisinde de yapılan çalışma, karar vermeye yardım eden bir bilgisayar tabanlı model oluşturmaktır. Simülasyon bir çok problemin çözümünde ve analizinde son derece başarılı bir şekilde kullanılmaktadır. Klasik simülasyon yaklaşımında, simülasyonu yapacak kişinin, model lenecek sistem hakkında bilgi sahibi olması gerekmektedir. Simülasyonu yapan kişi bu bilgiyi kullanarak problemin spesifikasyonunu oluşturur. Simülasyon için bir sonraki adım ise, genel amaçlı bir programlama dili veya özel amaçlı bir simülasyon dilinin kullanılarak, modelin bir bilgisayar programının oluşturulmasıdır. Daha sonra geliştirilen bu simülasyon modeli ( programı ) geçerli hale getirilir ve denemeler yapılarak sonuçlar elde edilir. Simülasyoncu daha sonra bu sonuçları analiz ederek yorumlar, îşte bir simülasyon çevriminin bütün bu kısımları, mevcut yapay zekâ ve uzman sistem teknikleri kullanılarak otomatik hale getirilebilir. Böylece simülasyonu yapılacak alan hakkında bilgi sahibi olan fakat bir simülasyon dilini bilmeyen bir kişinin bile, bir simülasyon çalışması yapması sağlanır. Bu tezde geliştirilen simülasyon amaçlı uzman sistem daha çok, bir simülasyon çevriminin, problemin spesifikasyonunu elde etme, modelini kurma, modeli işletme veya çalıştırma ve sonuçları ortaya çıkarma safhaları üzerinde yoğunlaştırılmıştır. Tez, altı ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm giriş bölümü olup bu bölümde, yapay zekâ, uzman sistem ve simülasyon teknikleri tanıtılmış ve bunların birbirleriyle nasıl bir ilişki içinde olduğu belirtilerek konuya bir giriş yapılmıştır. Tezin ikinci bölümünde uzman sistemlerin genel. yapıları ve geliştirilmeleri anlatılmıştır. Önce yapay zekânın ortaya çıkışı üzerinde durulmuş ve daha sonra uzman sistemlere geçilmiştir. Bu11 bölümde uzman sistem kavramı ayrıntılı olarak incelenerek bir uzman sistemin bileşemleri ortaya konulmuştur. Daha sonra uzman sistemlerin dış ortam arabirimleri üzerinde durulmuş ve bir uzman sistemin çıkarım şebekeleri anlatılmıştır. Bu bilgiler verildikten sonra tipik bir uzman sistemde bilgilerin nasıl organize edildiği hususu da ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır. Daha sonra uzman sistem oluşturma araçları üzerinde durulmuş, ve son olarak da bir uzman sistemin geliştirilmesi ve geliştirme adımları içindeki faaliyetler incelenmiştir. Üçüncü bölümde, simülasyon ve uzman sistemlerin birbirleriyle olan ilişkileri ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. Bu bölümde ilk olarak genel sistem simülasyonu bilgileri verildikten sonra bilgisayarla klasik simülasyon yaklaşımı açıklanmış, ve daha sonra uzman simülasyon sistemlerinin geliştirilmesi üzerinde durularak, otomatik olarak problemin spesifikasyonunu elde etme ve simülasyon programım veya simülasyon modelini oluşturma yapıları açıklanmış ve en sonunda da bir simülasyon üretecinin genel yapısı ortaya çıkarılmıştır. Bu bölümde daha sonra uzman sistemler ile simülasyonun birleştirilmesine ait bir sınıflandırma yapılmış, ve bir simülasyon modeli ile yapay zekâ arasındaki farklar, uzman sistemlerin simülasyon metodolojisi üzerindeki etkileri ve son olarak programlama dillerindeki gelişmelerin simülasyon ve uzman sistemlere olan etkileri anlatılmıştır. Tezin dördüncü bölümünde, kuyruk modellerinin simülasyonu için simülasyon amaçlı bir uzman sistemin geliştirilmesi açıklanmıştır. Bu bölümde önce kuyruk sistemlerinin genel yapıları ve kuyruk sistemlerinin simülasyonu incelenmiş, daha sonra da uzman sistemin program üreteceği dil olarak seçilen SIMAN simülasyon dili ile modeli eme yapısı ele alınarak, kuyruk modellerinin simülasyonuna yönelik bir uzman sistemin geliştirilmesi çalışmalarına geçilmiştir. Burada öncelikle bir diyalog arabiriminin gerekliliği vurgulanmış ve bu nedenle uzman sistem için bir diyalog arabirimi geliştirilmiştir. Daha sonra, otomatik olarak üretilecek olan simülasyon modellerinin kabul ettiği varsayımlar açıklanarak kuyruk modellerinin simülasyon programlarını otomatik olarak oluşturacak, simülasyonu işletecek ve sonuçlan elde ederek kullanıcıya sunacak şekilde geliştirilen bilgisayar programının ( uzman sistemin )İÜ mantıksal yapısı anlatılmıştır. Geliştirilen bilgisayar programı Turbo PASCAL 6.0 ile yazılmıştır ve bu program SIMAN 3.5 simülasyon dilinde kuyruk modellerinin simülasyon programlarını oluşturmaktadır. Geliştirilen program, problemin spesifikasyonunu kullanıcıdan bir diyalog arabirimi ile elde ederek simülasyon modelini ( programım ) kurmakta, kurulan modeli işletmekte ve işletim sonucunda elde edilen istatistiksel çıktıları kullanıcıya sunmaktadır. Bu bölümde son olarak geliştirilen programın veya uzman sistemin, teorik veya yapay bir örnek üzerinde çalıştırılması gösterilmektedir. Tezin beşinci bölümünde bir poliklinik uygulaması açıklanmaktadır. Bu bölümde ilk olarak, geliştirilen simülasyon amaçlı uzman sistemin hangi tür kuyruk modellerinde uygulanabileceği açıklanmış bir poliklinik modelinin simülasyonu için, geliştirilen program kullanılarak sonuçların elde edilmesi gösterilmiştir. Tezin altıncı ve son bölümü ise genel değerlendirmeler ve bu tez çalışması sonucunda ortaya çıkarılan sonuçları kapsamaktadır. Bu bölümde simülasyon ve uzman sistemlerin birleştirilmesi sonucunda elde edilen avantajlar üzerinde durulduktan sonra, simülasyon, yapay zekâ ve uzman sistemlerin birbirlerini nasıl etkiledikleri ortaya konmakta ve bazı yorumlar yapılmaktadır.

BenzetimKuyruk teorisiUzman sistemler
Tufan Demirel
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1993
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerin yönetim sistemlerinde yeniden yapılanma modelindeki temel yaklaşımlar ve Türkiye'deki uygulanma koşullarına yönelik bir model tasarımı

Gelişen teknoloji, uluslararası pazarlardaki şuurların kalkmasına ve eskisine göre çok daha fazla seçeneğe sahip olan müşteri beklentilerinde değişikliğe neden olmuştur. Böylece, klasik işletmelerdeki amaç, yöntem ve temel organizasyon ilkelerinin güncelliği kaybolmuştur. İşletmeler, rekabet gücünü arttırarak hayatta kalabilmek, daha fazla kar etmek, sürekli gelişme temposunu sağlayabilmek ve hızla değişen dünya şartlarına ayak uydurabilmek için işletmenin kendisini tüm yönleriyle yemlemesi gerekmektedir.İşletmeler rekabet yeteneklerini geliştirmeleri, elemanlarının daha fazla çalışmalarım sağlamakla değil, daha farklı bir şekilde çalışmayı öğrenmeleriyle mümkün olacaktır. Bu da, işletmelerin ve elemanlarının, bu zamana kadar başarılı olmalarını sağlayan geleneksel yaklaşımları terk edip, alışılagelmiş operasyonel ve organizasyonel prensiplerini tamamen yenilemeleri ile mümkün olacaktır. İşletmelerin bunları yapabilmesi için, değişen dünya koşullarında işleri kısa, orta ve uzun vadede izleyebilmesi, geleceğe yönelik tahminlerde bulunabilmesi, yani bir vizyon belirlemesi, belirlenen bu vizyona göre yeni geliştirme stratejilerini tayin ederek fonksiyonel organizasyonu ve işletmeyi yeniden düzenleyebilmesini gerektirmektedir. Bu çalışmanın giriş bölümünde, yönetim ve yönetim sistemleri hakkında genel bilgiler verilmiştir ve yönetim sisteminin tarihsel gelişimi verilmiştir. İkinci bölümde, yönetim sisteminde yeniden yapılanma kavramı ayrıntılı olarak açıklanmış ve yeniden yapılanmanın uygulanma afimlan belirtilmiştir Üçüncü bölümde, yönetim sistemlerinde değişim yönetimi konusu ele alınmıştır, yönetim ve organizasyonda değiştirme ile ilgili kavramlar açıklanmıştır. Dördüncü bölümde, organizasyonlarda değişim ve yönetimi konusu incelenmiş ve değişimin oprganizasyon üzerine olan etkileri incelenmiştir. Beşinci bölümde ise, uygulamaya yönelik bir model tasarımı yapılmış ve bu model tasarımı ile hizmet sektöründe yer alan bir işletmenin yönetim sistemi yeniden tasarlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Yeniden yapılanma, organizasyonel değişim, süreç, müşteri odaklılık

Hizmet sektörüOrganizasyonYeniden yapılanma+2
Utku Sağlam
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye otomotiv sektörünün kendini örgütleyen haritalar ile finansal analizi

Günümüzde işletmeler sahip oldukları yapı itibari ile birçok finansal hareketi sistemlerinde bulundurmaktadırlar. Finansal analiz çalışmaları kapsamında temel problem; yatırım ve satınalma kararlarının etkin vermek, şirketlerin kredibilitelerini ölçmek ve gelecek durumu tahmin etmektir. Bu amaçla; Türkiye'de otomotiv sektöründe ve İMKB'de faaliyet gösteren 6 işletmenin 1998-2008 yılları arasındaki; bilanço ve gelir tablolarından elde edilen finansal oranları kullanılarak, finansal performansları saptanmıştur. İşletme göstergeleri ve makro bazda ülkenin öncü göstergelerini de kullanarak, firmanın finansal başarısını ve ihracat oranlarını etkileyen gizli ilişki parçacıkları araştırılmaya çalışılmıştır. Çalışmada verilerin analiz edilmesinde yapay sinir ağlarının önemli bir çalışma alanı olan; ?Kendini Örgütleyen Haritalar (KÖH)? algoritması kullanılmıştır. Algoritmanın işletilmesi için Delphi 7.0 programlama dili ile bir yazılım geliştirilmiştir. Yazılımın ve modelin doğruluğunu test etmek amacıyla Matlab 2008 yazılımının ?SOM Toolbox? bileşeni kullanılmıştır.

Finansal analizOtomobil sektörüOtomotiv+1
Metin Özşahin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Mühendislik öğrencilerinin başarılarını etkileyen kritik faktörlerin yapısal eşitlik modellemesi ile belirlenmesi

Bu araştırma, Yükseköğretim Kurumlarının (YÖK) mühendislik programlarının, günümüzün rekabetçi küresel işgücü piyasasının taleplerine uygun mühendislik mezunları yetiştirme konusundaki zorluklarını incelemektedir. İşverenlerin endişeleri dikkate alınarak, mühendislik öğrencilerinin mezuniyet profillerinin geliştirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Bu gelişim, yalnızca teknik becerileri değil, aynı zamanda kültürel zekâ ve öz yeterlilik gibi bilişsel olmayan nitelikleri de içermelidir. Literatür analizi, mühendislik mezunları için kritik başarı faktörlerini belirleme konusunda önemli bilgiler sunmuştur. Bu faktörlere dayanarak, çalışma; deneyimsel öğrenme, akademik öz yeterlik, kültürel zekâ ve kendini algılayan istihdam edilebilirlik arasındaki bağlantıları vurgulayarak mühendislik eğitiminin kalitesini artırmayı amaçlamaktadır. Ayrıca, mühendislik öğrencilerinin yalnızca teknik bilgi değil, aynı zamanda pratik deneyim, öz yeterlilik duygusu, kültürel çeşitliliğe duyarlılık ve istihdam edilebilirlik konularında da yeteneklerini geliştirmeye odaklanarak iş dünyasındaki beklentilere daha etkin yanıt vermelerini hedeflemektedir. Bu çalışma, yükseköğretim kurumlarının mühendislik eğitimini küresel ölçekte daha rekabetçi ve etkili hale getirmesine yardımcı olabilmektedir. Akademik öz yeterlik, öğrencilerin kendi yeteneklerini anlamalarına ve bu yetenekleri etkili bir şekilde kullanabilmelerine katkı sağlar. Kültürel zekâ, öğrencilere farklı kültürlerle etkileşim kurma ve kültürlerarası iletişim becerilerini geliştirme yeteneği kazandırır. Kendi kendine algılanan istihdam edilebilirlik ise, öğrencilerin kariyer hedeflerini tanımlamalarına ve iş dünyasındaki değişen ihtiyaçlara uyum sağlamalarına yardımcı olur. Bu modelin hayata geçirilmesiyle, YÖK'lerin mühendislik programlarını sürekli gözden geçirmesi ve güncellemesi teşvik edilebilmektedir. Teknoloji ve iş dünyasındaki hızlı değişimlere ayak uydurarak mühendislik eğitiminin güncel ve etkili kalmasını sağlayabilir. Sonuç olarak, YÖK mühendislik programları, mühendislik lisansüstü öğrencilerini yalnızca teknik bilgi değil, aynı zamanda iş dünyasının beklentilerine uygun geniş bir beceri yelpazesiyle donatarak daha rekabet avantajına sahip olmalarına olanak tanır. Bu çalışma, mühendislik eğitimini yalnızca bilgi vermekle kalmayıp, aynı zamanda öğrencilerin iş dünyasındaki zorluklara etkili bir şekilde yanıt vermelerini sağlayacak şekilde dönüştürme potansiyeline sahiptir.

Delal Demir
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Hastane sistemlerinde çoklu malzeme durumu için simülasyon meta-modellemeye dayalı stok optimizasyonu

Çalışmanın ilk aşamasında hastane sistemlerinde tek malzemeli envanter sistemi sürekli kontrol envanter politikası (r, Q) kullanılarak çalışılmıştır. Bir hastanede herhangi bir malzemeye olan hastaların talebi ünitelerdeki rassal geliş oranına ve rassal yatış süresi oranına bağlıdır. Bu da malzemeye olan ihtiyaç miktarının stokastik bir süreç göstermesine neden olur. Bu stokastik süreç r ve Q düzeylerinin belirlenmesi problemini oldukça zorlaştırır. Bu çalışmada, ortalama elde bulundurulan malzeme miktarı ve ortalama yıllık sipariş sayısı fonksiyonlarının elde edilmesi amacıyla birim hasta için günlük malzeme tüketim, hasta geliş ve hasta yatış dağılımları kullanılarak simülasyon meta-model kurulmuştur. Daha sonra, toplam maliyeti minimize edecek optimum r ve Q düzeyleri tamsayılı non-lineer matematiksel modelleme kullanılarak elde edilmiş ve bir örnek olay incelemesi sunulmuştur.İkinci aşamada ise hastane sistemlerinde çoklu malzeme durumu için envanter problemi stokastik talep ve anlık tedarik süresi koşullarında sürekli ve periyodik kontrol politikalarının birleşimi ile incelenmiştir.Çalışmada son olarak, stokastik talep ve stokastik tedarik süresi durumunda tedarik süresince oluşan talebin dağılımı hem analitik olarak hem de simülasyon modeli ile elde edilmiştir. Model, farklı servis düzeylerinde tekrar sipariş verme miktarlarının belirlenmesi ile zenginleştirilmiştir.

Serap Akcan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Sigorta portföy optimizasyonu

Günümüzde sigorta sektöründe prim üretimi ve büyümenin yanı sıra karlılık faktörü da çok büyük önem kazanmıştır. Özellikle teknik karlılık konusunda mesafe kaydedebilmek için sigorta şirketleri sadece prim geliri yüksek olan branşlara yönelmek yerine teknik karı ve hasar/prim oranı olumlu olan branşları da dikkate alarak prim üretimi ile karlılık arasında bir denge stratejisi kurmalı ve piyasada bu stratejiye göre hareket etmelidirBu çalışmada bir hayat dışı sigorta şirketinin karlılığını istenilen seviyede tutması ve aynı zamanda çeşitli kısıtları da tatmin etmesi için gerekli olan kar maksimizasyon problemi tanımlanmıştır. Problem çeşitli branşlar bazında optimal poliçe adetlerini aramakta ve simülasyon ile en iyi çözümü bulmaktadır. Modellenen problem gerçek sektör verisi ile hazırlanmış, ayrıca üç adet farklı senaryonun analizi yapılmıştır.

AktüeryaOptimizasyonOptimizasyon problemi+3
Cenk Yalçın
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Çok kriterli karar verme ve yapay zeka teknikleri ile bulut servisi seçimi

Bu tez, bulut servisi seçim sürecinde Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemleri ve yapay zeka tekniklerinin kullanımını incelemektedir. Günümüzde bulut bilişim, işletmelerin dijital dönüşümünde kritik bir rol oynamaktadır ve doğru bulut servisi sağlayıcısını seçmek, organizasyonların operasyonel verimliliği için önemlidir. Ancak, bulut servisi seçiminde çok sayıda kriter ve alternatif bulunması, karar verme sürecini karmaşık hale getirmektedir. Bu çalışma, en uygun bulut hizmet sağlayıcısının belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bilgi teknolojileri alanında çalışan 6 uzman ile yapılan beyin fırtınası ve literatür taraması sonucunda, bulut hizmet sağlayıcısı seçiminde önemli olan 8 temel ölçüt Maliyet, Kullanıcı Dostu Arayüz ve Yönetim Araçları, Veri Yedekleme ve Kurtarma, Güvenlik, Entegrasyon, Destek ve Müşteri Hizmetleri, Performans, Uyumluluk belirlenmiştir. Tezde, bulut servisi seçim sürecinde ÇKKV yöntemlerinden AHP ve TOPSIS kullanılmıştır. AHP ile kriter ağırlıkları belirlenerek TOPSIS yöntemi ile en uygun bulut hizmet sağlayıcısı seçilmiştir. Bulut hizmet sağlayıcısı tahmininde makine öğrenmesi yöntemleri karşılaştırmalı olarak incelemiştir. Çalışmada, k-Nearest Neighbors, Random Forest, Neural Network ve Gradient Boosting algoritmaları tercih edilmiştir. Sonuçlara göre, MAE, MAPE ve RMSE kriterlerine göre en iyi tahmin yöntemi olarak kNN belirlenmiştir. Bu yaklaşım, karar vericilere, kriterler arasındaki dengeyi sağlamak ve büyük veri kümeleri üzerinde daha doğru analizler yapmak için kapsamlı bir çerçeve sunar. ÇKKV yöntemleri, kriterlerin önem derecelerini ve alternatiflerin sıralamasını belirlerken; yapay zeka teknikleri tahminleme yapar. Araştırmanın uygulama kısmında, bulut servis sağlayıcılarının değerlendirilmesi için veri toplama, ÇKKV ve yapay zeka yöntemlerinin uygulanması adımları detaylı olarak ele alınmıştır. Elde edilen sonuçlar, önerilen yaklaşımın, bulut servisi seçiminde daha hızlı, doğru ve etkili sonuçlar sağladığını göstermektedir. Sonuç olarak, bu tez bulut servisi seçimi gibi karmaşık karar verme süreçlerinde ÇKKV ve yapay zeka tekniklerinin nasıl kullanılacağına dair değerli bir yöntem sunmakta ve bu yaklaşımın avantajlarını, sınırlamalarını belirlemekte, ayrıca gelecekteki çalışmalar için önerilerde bulunmaktadır. Bu yaklaşım, işletmelerin bulut hizmetlerini daha etkin bir şekilde seçmelerine yardımcı olarak, daha verimli ve rekabetçi bir dijital ortam yaratmalarına katkı sağlamayı amaçlamaktadır.

Analitik hiyerarşi süreciBulutlarYapay zeka+1
Pınar Simay Ergün
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki coğrafi bölgelerin gelişmişlik düzeyi sıralamasının çok kriterli karar verme yaklaşımlarıyla belirlenmesi

Bölgesel gelişmişlik düzeylerinin belirlenmesi, bölgeler arasındaki dengesizliklerin ortaya konulması ve bu dengesizliklerin giderilmesine yönelik stratejilerin oluşturulmasına önemli katkılar sağlamaktadır. Ülkede sürdürülebilir ve dengeli bir kalkınmanın sağlanabilmesi için bölgelerin sahip olması gereken kriterlerin, ülke genelinde birbirine yakın bir düzeyde olması beklenmektedir. Bu doğrultuda, Türkiye'deki bölgelerin gelişmişlik durumlarını analiz eden bu çalışma, geleceğe yönelik stratejilerin doğru temellere dayandırılarak hedeflenen kalkınma amaçlarına ulaşılmasına katkıda bulunmayı hedeflemektedir. Çalışmada, bölgelerin gelişmişlik durumuna ilişkin veriler resmi TÜİK kaynaklarından elde edilmiş olup, bölgeler belirli kriterler çerçevesinde değerlendirilmiştir. Gelişmişlik olgusunun geniş çaplı bir konu olması nedeniyle, bu çalışma sosyal, ekonomik ve demografik gibi çeşitli boyutları kapsayan 10 ana kriterlere bağlı 51 alt kriter kullanılmıştır. Bu kriterlerin önem derecelerinin belirlenmesinde uzman görüşlerinden faydalanılmış ve ağırlıklar Analitik Hiyerarşi Süreci (AHP) yöntemi ile hesaplanmıştır. Sonuçların analizinde, Türkiye'deki bölgeler arası gelişmişlik düzeylerini değerlendirmek için üç farklı Bulanık TOPSIS varyasyonu kullanılmıştır; Üçgen Bulanık TOPSIS, Yamuk Bulanık TOPSIS ve Sezgisel Bulanık TOPSIS olmak üzere 51 kriter, Türkiye'nin 12 Düzey bölgesi açısından değerlendirmeye tabi tutulmuş ve sonuçlar Bulanık TOPSIS varyasyonları için gelişmişlik açısından birinci sırada İstanbul bölgesinin yer aldığı sonucuna varılmıştır. İstanbul'u; Ege, Akdeniz, Batı Anadolu, Doğu Marmara, Güneydoğu Anadolu, Batı Marmara, Orta Anadolu, Batı Karadeniz, Ortadoğu Anadolu, Kuzeydoğu Anadolu ve Doğu Karadeniz bölgeleri takip etmiştir. Bu sıralama, bölgelerin sahip olduğu ekonomik, sosyal, çevresel, demografik, sağlık, eğitim, ulaşım, suç, enerji ve girişim kriterleri açısından gösterdiği performansları yansıtmaktadır. Elde edilen sonuçlar, Türkiye'nin bölgesel gelişmişlik düzeylerini karşılaştırma ve belirlemede Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemleriyle net bir şekilde ortaya konulabildiğini göstermektedir. Ayrıca, kullanılan yöntemlerin bulanık mantık temelli yapıları, karar verme sürecindeki belirsizliklerin etkin bir şekilde yönetilmesine olanak sağlamış ve bölgesel değerlendirmelerin daha hassas yapılmasını mümkün kılmıştır. Bu bulgular, sürdürülebilir kalkınma, çok kriterli karar verme ve bölgesel gelişmişlik analizi alanlarında faaliyet gösteren politika yapıcılar, profesyoneller ve akademisyenler için değerli bir kaynak olmanın yanı sıra, ulusal ve yerel düzeyde politika geliştirme, uygulama, kaynak tahsisi ve kullanımı gibi konularda karar verme süreçlerini kolaylaştırarak, bölgesel kalkınma politikalarının belirlenmesinde ve kaynakların verimli dağıtılmasında önemli bir rehber niteliği taşımaktadır.

Yeşim Altay
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yapay zekâ destekli maliyet yönetimi: istatistiksel ve makine öğrenmesi modelleri ile bir inceleme

Günümüz iş dünyası, teknolojik gelişmelerin ve küreselleşmenin etkisiyle sürekli bir dönüşüm içerisindedir. Özellikle üretim sektöründe artan rekabet, işletmeleri maliyetlerini düşürmek, kaynaklarını daha verimli kullanmak ve müşteri taleplerine hızla uyum sağlamak için yeni yöntemler benimsemeye zorlanmaktadır. Geleneksel yönetim ve üretim planlama yaklaşımlarının bu karmaşık ve dinamik ortamda tüm ihtiyaçların aynı anda karşılanması hususunda yetersiz kalabileceği düşünülmektedir. Bu bağlamda, yapay zekâ ve veri analitiği gibi modern yöntemler, işletmelerin hem maliyetlerini optimize etmesine hem de operasyonel verimliliklerini artırmasına olanak tanımaktadır. Bu tez, yapay zekâ destekli veri analitiği ve maliyet optimizasyonunun entegrasyonunu incelemektedir. Çalışma, otomotiv sanayisinde kullanılan X ürününün satış ve maliyet tahminleri için çoklu doğrusal regresyon ve makine öğrenmesi modelleri kullanarak, her iki yöntem arasındaki farkları analiz etmiş ve belirli değişkenlerin satış ve maliyet tahminlerinde ne derece etkili olduğunu ortaya koymuştur. Elde edilen bulgular, yapay zekâ ve veri analitiği teknolojilerinin işletmelerin maliyet optimizasyonu süreçlerinde nasıl etkin bir şekilde kullanılabileceğini göstermektedir. Çoklu doğrusal regresyon modelinde yapılan analizler, satış miktarları üzerinde etkili olan bağımsız değişkenleri belirlemiştir. Bu değişkenler arasında Motorlu Kara Taşıt Sayısı (MKTS), Sanayi Üretim Endeksi (SÜE), Tüketici Fiyatlarının Değişimine İlişkin Düşünce (TFDD) ve Ücretlerin Değişimine İlişkin Beklenti (ÜDİB) yer almaktadır. Satış miktarlarına ilişkin modelin Düzenlenmiş R² değeri 0,916 olup, bu da modelin satış miktarlarını yüksek bir doğrulukla açıklayabildiğini göstermektedir. Öte yandan, maliyet tahminlerine yönelik modelin Düzenlenmiş R² değeri 0,974 olarak hesaplanmış ve bu da modelin maliyet tahmininde oldukça güçlü bir açıklayıcılığa sahip olduğunu ortaya koymuştur. Elde edilen sonuçlar, satış ve maliyet tahminlerinde belirli değişkenlerin kritik bir rol oynadığını ve işletmelerin bu değişkenlere dikkat etmelerinin önemli olduğunu vurgulamaktadır. Gradyan Arttırmalı Regresyon Ağaçları (GBRT) ve yapay sinir ağları (YSA) modelleri ile yapılan analizlerde, her iki bağımlı değişken için en iyi performans YSA modellerinden elde edilmiştir. YSA modelleri, doğrusal olmayan ilişkileri daha başarılı bir şekilde modelleyerek daha doğru tahminler sunmuş ve geleneksel istatistiksel yöntemlere kıyasla daha düşük hata oranları ve daha yüksek doğruluk oranlarına ulaşmıştır. Özellikle, X ürünü satış adetleri için yapılan analizde R² değeri 0,98 ve Ortalama Mutlak Yüzde Hata (MAPE) değeri 0,08 olarak hesaplanırken, maliyetler için R² değeri 0,997 ve MAPE değeri 0,02 olarak belirlenmiştir. Çoklu doğrusal regresyon modeli sonucunda raporlanan değerler ise, X ürünü satış adetleri için yapılan analizde düzenlenmiş R2 değeri 0,916 ve X ürünü maliyetleri için yapılan analizde de düzenlenmiş R2 değeri 0,974'tür. Bu bulgular karşılaştırıldığında, makine öğrenmesi modellerinin geleneksel istatistiksel yöntemlere göre daha güçlü tahminler sunduğunu ve işletmelerin karar alma süreçlerine daha fazla katkı sağladığını göstermektedir. Sonuçlar, MKTS ve SÜE gibi değişkenlerin satış ve maliyet tahminleri üzerinde önemli etkiler oluşturduğunu ortaya koymuştur. Bu bağlamda, işletmelerin üretim ve maliyet planlamalarında bu değişkenleri düzenli olarak takip etmeleri, daha doğru ve verimli stratejiler geliştirmelerine yardımcı olacaktır. Sonuç olarak, bu tez hem geleneksel istatistiksel yöntemlerin hem de modern makine öğrenmesi yaklaşımlarının maliyet optimizasyonu süreçlerinde nasıl etkin bir şekilde kullanılabileceğini göstermiştir. Yapay zekâ ve makine öğrenmesi tabanlı modellerin, üretim ve maliyet planlamalarında daha güvenilir tahminler sağladığı ve işletmelerin stratejik karar alma süreçlerine katkı sağladığı ortaya çıkmıştır. Elde edilen bulgular, işletmelerin daha doğru tahminler yapabilmesine ve verimli planlamalar gerçekleştirerek rekabet avantajı elde etmelerine yardımcı olacaktır.

MaliyetOptimizasyonVeri analizi+2
Senanur İpek
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerde dijital dönüşüm analizi üzerine bir uygulama

Bu çalışma, bir işletmenin dijital dönüşüm sürecindeki mevcut konumunu ve gelişim potansiyelini, çok boyutlu bir yaklaşımla analiz etmeyi amaçlamaktadır. Araştırma, dijital olgunluğu; müşteri, operasyon, teknoloji, yönetişim, inovasyon ve insan kaynakları olmak üzere altı ana boyutta ele almıştır. Veri toplama süreci, kurum içi uzmanların katıldığı ve bir moderatör tarafından yönetilen odak grup görüşmeleri aracılığıyla yürütülmüştür. Bu görüşmelerde, 89 soruluk yapılandırılmış bir anket kullanılarak hem işletmenin mevcut dijital olgunluk düzeyi (Mevcut DMI) hem de stratejik olarak ulaşmayı planladığı seviye (Hedef DMI) 5'li Likert ölçeği üzerinden puanlanmıştır. Toplanan verilerin analizinde karma yöntemler benimsenmiştir. İlk olarak, tanımlayıcı istatistikler ile her boyut ve alt boyutun mevcut olgunluk puanları ve standart sapmaları hesaplanmıştır. Standart sapma değerleri, "dalga analizi" adı altında, kurum içi görüş birliği düzeyini ölçmek için kullanılmıştır. Ardından, mevcut ve hedef puanlar arasındaki farkı ortaya koyan "hedef-gerçeklik karşılaştırması" yapılmıştır. Bu iki analiz (gelişim açığı ve standart sapma), kaynakların etkin tahsisi için bir "gelişim önceliği matrisi" oluşturmak üzere birleştirilmiştir. Analitik derinliği artırmak amacıyla, alt boyutların gelişim önceliklerini veri odaklı olarak sınıflandırmak için K-means kümeleme algoritması uygulanmıştır. Ayrıca, alt boyutların ait oldukları ana boyutların genel olgunluk düzeyine istatistiksel katkısını ölçmek için regresyon analizi ve ana boyutlar arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığını test etmek için varyans analizi (ANOVA) gerçekleştirilmiştir. Son olarak, mevcut olgunluk seviyelerinden yola çıkarak hedeflenen olgunluk seviyelerini öngörmek amacıyla doğrusal regresyon tabanlı bir tahmin modeli geliştirilmiştir. Analiz bulguları, işletmenin genel olarak orta düzeyde bir dijital olgunluğa sahip olduğunu göstermiştir. İnsan Kaynakları ve Müşteri boyutları göreceli olarak daha yüksek puanlar alırken, özellikle Yönetişim ve İnovasyon boyutlarında ciddi gelişim açıkları tespit edilmiştir. Dalga analizi, özellikle "Ürün ve Hizmetler" ile "Endüstri 4.0" gibi alt boyutlarda yüksek standart sapmaların varlığını ortaya koymuş, bu durum ilgili alanlarda ortak bir vizyon eksikliğine işaret etmiştir. Gelişim önceliği matrisi ve K-means kümelemesi, Yönetişim, İnovasyon ve Teknoloji boyutlarını "Yüksek Öncelikli" segmentler olarak belirlemiş ve acil müdahale gerektiren alanlar olduğunu doğrulamıştır. Hedef DMI tahminlemesi için kurulan regresyon modeli, mevcut olgunluk düzeyinin hedeflenen seviyelerdeki varyansın yaklaşık %67'sini açıkladığını (R²=0,669) göstermiş, bu da kurumun hedef belirleme süreçlerinde içsel bir tutarlılığa sahip olduğunu ortaya koymuştur. Sonuç olarak çalışma, işletmenin dijital dönüşüm yolculuğunda veri temelli ve uygulanabilir bir yol haritası sunmaktadır. Stratejik öneriler; Yönetişim ve İnovasyon gibi kritik ve üzerinde uzlaşı sağlanmış alanlara öncelikli yatırım yapılması, kurum içinde ortak bir dijital vizyon oluşturularak değerlendirme tutarsızlıklarının giderilmesi ve bu değerlendirme çerçevesinin periyodik olarak kullanılarak gelişim sürecinin sürekli izlenmesi üzerine odaklanmaktadır. Bu bütüncül model, yalnızca mevcut durum tespiti yapmakla kalmayıp, aynı zamanda stratejik karar alma süreçlerini destekleyen dinamik bir yönetim aracı niteliği taşımaktadır.

Elif Esin Özpek
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Karma modelli montaj hattı dengeleme ve işgücü atama problemi için yeni bir yaklaşım

Bu çalışmada geleneksel montaj hattı dengeleme problemine ek olarak işgücü faktörünün göz önüne alındığı bir montaj hattı düşünülmüştür. Montaj hattı dengeleme ve işgücü atama problemi olarak tanımlanan problem için örnek problemler ve literatürden alınan 58 işlemli bir problem çözülmüştür. Karma modelli, deterministik işlem süreli ve çevrim süresi önceden bilinen montaj hatları için, çok becerili işgücü olması durumu için problem tanımlanmıştır. Analitik çözüm yaklaşımları incelenmiş ve tamsayılı programlama tekniğiyle problemler çözülmüştür. Modelin farklı koşullar altındaki davranışlarının incelenmesi için senaryo analizi yapılmıştır. Çevrim süresinin modele etkisi ve işgücü beceri grup sayısının modele etkisi senaryo analiziyle irdelenmiştir.

Yusuf Kuvvetli
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Otsm trız yaklaşımıyla otomotiv sektöründe çelişkilerin çözümü: maliyet, kalite ve satış problemleri üzerine bir analiz

Otomotiv sektörü, artan maliyetler, değişken müşteri talepleri ve kalite standartlarının karşılanması gibi zorluklarla sürekli dönüşüm içinde olan dinamik bir sektördür. Yedek parça üreticileri ve otomotiv üreten ana sanayi firmaları arasındaki ilişkiler karmaşık bir yapıya sahiptir. Yüksek kalite beklentisi, maliyet iyileştirme ve sürdürülebilirlik gibi faktörlerin yönetimi, bu ilişkinin temelini oluşturmaktadır. Enflasyon, döviz kuru dalgalanmaları, işçilik maliyet artışları ve lojistik zorluklar, sektör içinde ekonomik baskıları artırmaktadır. İşletmelerin karşılaştığı önemli çelişkilerin çözümüne yönelik yenilikçi yaklaşımlara ihtiyaç duyulmaktadır. Araştırmada, OTSM TRIZ (Güçlü Düşüncenin Genel Teorisi) metodolojisi temel alınarak otomotiv sektöründeki maliyet, kalite ve satış problemleri detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Çalışmada teknik ve ekonomik çelişkiler analiz edilerek, yenilikçi çözümler geliştirmeye odaklanmıştır. Örneğin, hammadde kalitesi vs. maliyet çelişkisi için yerel tedarikçi iş birlikleri ve geri dönüşümlü malzeme kullanımı önerilmiştir. İşçilik maliyeti vs. verimlilik çelişkisi için otomasyon ve dijitalleşme süreçlerinin devreye alınması önerilmiş ve bu çözüm, hem maliyetleri düşürmek hem de üretim hızını artırmak açısından yüksek uygulanabilirlik göstermiştir. Ayrıca, kalite ve standartlar vs. üretim hızı çelişkisi için dijital kalite kontrol sistemlerinin entegrasyonu önerilmiştir. Çözüm önerileri, maliyet, fayda ve uygulanabilirlik kriterleri kapsamında değerlendirilmiş ve önceliklendirilmiştir. Analiz sonuçları, iş gücü maliyetlerini düşürmek ve üretim verimliliğini artırmak için otomasyonun devreye alınmasını en etkili çözüm olarak önermektedir. Modüler üretim hatlarının kurulması, maliyetleri düşürerek talep dalgalanmalarına esnek yanıt verilmesini sağlamaktadır. Yapay zeka tabanlı talep tahmini ve veri analitiği çözümleri, sipariş yönetiminde doğruluk oranını artırarak stok maliyetlerinin düşürülmesine önemli katkılar sunmaktadır. Sonuç olarak, çalışma otomotiv sektöründeki maliyet ve satış problemlerine OTSM TRIZ metodolojisine dayalı bir yaklaşım sunmuş ve yenilikçi, uygulanabilir çözüm önerileri geliştirmiştir. Sektörde faaliyet gösteren işletmelere rekabet gücü kazandıran çözüm önerileri, özellikle maliyet kontrolü, kalite standartlarının sürdürülebilirliği ve lojistik süreçlerin iyileştirilmesine odaklanmaktadır. Bu metodolojinin kullanımı, sadece mevcut çelişkilerin çözülmesine değil, aynı zamanda uzun vadeli sürdürülebilir iş modellerinin geliştirilmesine de katkıda bulunmaktadır. Bu çalışma, gelecekte yapılacak araştırmalar için bir referans noktası niteliği taşımakta ve otomotiv sektörü dışındaki diğer sektörlerde de uygulanabilir bir yöntem sunmaktadır.

İlayda Gökçe Yenigül
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarının ergonomik açıdan değerlendirilmesi ve yeniden düzenlenmesi: Çukurova bölgesindeki uygulamalar

Bu araştırmanın amacı, öğretim kurumlarındaki sıra ve masaların ergonomik kriterlere uygunluğunu incelemektir. Antropometrik ölçüler ulus, bölge, cinsiyet, yaş, vücut yapısı, beslenme, fiziksel faaliyet ve hatta ekonomik ve sosyal statüye göre değişiklik göstermektedir. İnsanların bulundukları ortamdaki rahatları, fiziksel sağlığı, refahı ve performansı, kullandıkları araç-gereç ve donanımın insan vücudunun ilgili organ ve özelliklerine uygun olarak tasarlanmaları ile arttırılabilir. Bu durum özellikle, zamanlarının çoğunu sandalye ve masalarında geçiren ve konforlu bir şekilde duruş pozisyonu alabilen okul öğrencileri için geçerlidir. Bu çalışmada ülkemiz öğrencilerinin antropometrik ölçümleri yapılarak, buna göre okul mobilyalarının tasarlanması amaçlanmıştır. Araştırma kapsamına, Çukurova Bölgesi Barbaros ve Denizli İlköğretim Okullarında halen eğitim öğretime devam eden ve fiziksel özürü bulunmayan, 538'i kız ve 541'i erkek olmak üzere toplam 1079 öğrenci rastgele alınmıştır. Bu kapsamda, öğrencilerin antropometrik ölçümleri yapılmış, ve Çukurova bölgesindeki öğrencilere uygun okul mobilya tasarım boyutları ortaya konmaya çalışılmıştır.

Şükrü Uşan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessEN

Automated patent classification from the perspective of technology management: Deep learning methods and transformer models

Patents have become a widely used source of data for technology development, monitoring, and prediction due to their ability to disclose prior technologies and provide information about new technologies. Examining a patent application and assigning it to the appropriate class is a time-consuming and labor-intensive process for the patent expert. Automatic patent classification approaches can significantly help with this problem. The aim of this thesis is therefore to make a contribution to solving this problem on the basis of various leading studies. The thesis comprises four studies, which can be summarized as follows. The first study includes a bibliometric analysis of automatic patent classification. The second study evaluates patent texts using a hierarchical attention mechanism. The third study compares ensembled deep learning methods with the transformer encoder model. The last study investigates how the pre-trained Bert model addresses the challenge of automatic patent classification. It is worth mentioning that the studies conducted in this thesis aim to provide practical and useful solutions for automatic patent classification

Text miningText categorizationData mining+1
Selen Yücesoy Kahraman
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Yeni ürün geliştirme projelerinde çoklu faaliyet çakıştırmalı durum için çizelgeleme

Yeni ürün geliştirme projelerinde ürünün müşteriye bir an önce sunulması, daha yüksek satış miktarı sağlanabilmesi ve fiyat avantajı açısından oldukça önemlidir. Bu nedenle, yeni ürün geliştirme projelerinde (YÜG) bitiş sürelerinin kısaltılabilmesi için bir takım teknikler önerilmiştir. Bu çalışmada, iyi planlandığı takdirde proje bitiş süresini kısalttığı bilinen ve bu amaçla en çok kullanılan tekniklerden biri olan faaliyetlerin üst üste çakıştırılması uygulamasını içeren bir proje çizelgeleme ve kaynak tahsisi modeli ortaya konmuştur. Geliştirilen model, kaynak kısıtları ve faaliyetler arasındaki öncelik ilişkilerini dikkate alarak proje bitiş süresini en küçükleyecek şekilde faaliyetleri çizelgelerken aynı zamanda yeniden çalışma miktarını dikkate alarak proje bitiş süresini en küçükleyecek üst üste çakıştırma miktarını da belirlemektedir.Ele alınan problemin çözüm karmaşıklığının olması nedeniyle, farklı ağ karmaşıklığı, kaynak kısıtılılığı, ve faaliyet sayısına sahip projeler için problemi makul sürelerde çözebilecek Parçacık Sürü Optimizasyonu (PSO) temelli bir yaklaşım geliştirilmiştir. Geliştirilen algoritmada, parçacıkların temsil edilmesinde öncelik temelli gösterim kullanılmıştır. Parçacıkların çizelgeye dönüştürülmesi içinse probleme uyarlanmış yani üst üste çakıştırmaya imkan verecek şekilde güncellenmiş seri çizelge oluşturma planı kullanılmıştır. Geliştirilen sezgisel yöntem, farklı ağ karmaşıklığı, kaynak kısıtlılığı ve proje büyüklüğüne sahip proje ağları ile test edilmiştir. Ayrıca, bir elektronik ürün geliştirme projesi için farklı alt seviye faaliyet duyarlılığı ve üst seviye faaliyet gelişim parametresi değerleri dikkate alınarak bir senaryo analizi gerçekleştirilmiştir.

Esra Koyuncu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Birleştirilmiş kara-hava acil servis sistemi modeli

Bu çalışmada acil servis sistemleri yerleşim modelleri incelenerekgünümüzde kullanımı yaygın olan hava ambulans sistemlerinin kara ambulanslarıile entegrasyonunu sağlanmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Hava Ambulansı, Kara Ambulansı, Yerleşim Modelleri,

Meral Güldeş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
DoctorateOpen AccessEN

An advanced context-aware method for detecting user interest drift: Methodology, statistical analysis, and empirical evaluation

Modern data-driven systems increasingly operate on continuous data streams. In such environments, the statistical properties of data change with external events, contextual factors and system dynamics. This phenomenon, known as concept drift, is lately recognized as a hard-core challenge in learning systems—especially in real-world applications such as recommender systems, and online personalization. User interest drift, an underexplored form of concept drift, is critical in user-centric and decision-critical applications, where delayed or inaccurate adaptation to evolving user behavior might lead to substantial performance degradation. The lack of a statistically principled, context-aware framework in non-stationary environments leaves a significant gap in the literature. Therefore, this thesis introduces C-IDDM (Context-Aware Interest Drift Detection Method), a novel and statistically grounded skeleton for the detection of user interest drift through the explicit integration of contextual information such as time-of-day. The proposed method models user behavior derived from contextual text streams and detects preference changes using distribution-free, permutation-based statistical testing. A real-world Last.fm music listening dataset and synthetic streaming datasets with controlled drift scenarios are utilized to evaluate comparative experiments, which indicate that C-IDDM outperforms a context-free baseline and classical streaming drift detectors, particularly under context-dependent drift, achieving lower false positive rates and better context purity.

Elif Selen Babüroğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessEN

A path-dependent multi-period rebalancing model for stochastic U-shaped disassembly lines

With the increasing environmental concerns and stricter regulations, manufacturers face serious pressure to design sustainable and efficient end-of-life (EoL) product recovery systems. Disassembly plays a central role in these systems, yet keeping disassembly lines balanced and efficient under the changing conditions of real-world remains a major challenge. In practice, these conditions often require rebalancing the line. Unlike existing studies that consider rebalancing as a one-time independent adjustment, this study proposes a Mixed-Integer Linear Programming (MILP) model for multi-period, path-dependent rebalancing of U-shaped disassembly lines reflecting the sequential nature of real operations where each decision shapes the next. To address uncertainty, a chance constraint is incorporated for stochastic task times, while the objective minimizes both task relocation and workstation operating costs as demand vary. Tested and benchmarked on different instances, the findings showed that the proposed model achieved cost savings of approximately 20% under high-demand conditions, 17% under cyclical demand, and 5% under low-demand scenarios outperforming the independent rebalancing strategy commonly adopted in the literature. To the best of our knowledge, this is the first study integrating U-shaped layouts, stochastic task times, and path-dependent rebalancing, providing a flexible decision-support tool for managers in dynamic environments.

Lana Manla Alı
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessEN

Cluster-first route-second approach for multimodal personnel transportation: Gaziray suburban case

Efficient planning of employee transportation in urban transportation is of great importance in terms of reducing operating costs and contributing to sustainable transportation goals. In this thesis, the employee transportation problem for 3,197 employees working at a factory operating in Gaziantep is addressed within the framework of the Capacity Vehicle Routing Problem (CVRP). Using the employees' location information, an asymmetric distance matrix was created using the Open Source Routing Machine (OSRM) infrastructure, and the routes for 189 vehicles were obtained via Google OR-Tools using the PATH-CHEAPEST-ARC and GUIDED-LOCAL-SEARCH algorithms. Subsequently, the Gaziray suburban line was integrated into the model. The distances from employees' homes to Gaziray stops were examined according to two different walking distance scenarios: 500 m and 750 m. Employees who were not within a 500 m or 750 m walking distance of Gaziray stops were clustered using the Set Covering model. Each cluster should have a maximum capacity of 17 people, and the walking distance within the cluster should be 500 m in the first scenario and 750 m in the second scenario. After the clustering process, the MD-CVRP model was applied to ensure that the service vehicles reach the nearest Gaziray stations after stopping at the cluster centers.

Gizem Günaydın
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Üçüncü basamak yoğun bakım üniteleri kapasite planlama problemi için benzetim modelleri ve uygulamaları

Sağlık hizmetlerinde kapasite planlama çok önemlidir. Özellikle yoğun bakım üniteleri gibi en küçük hatanın veya gecikmenin telafisi olmayan sonuçlar doğurabileceği sistemlerde yatak kapasitesi, mekanik ventilatör kapasitesi ve uzman doktor ihtiyacının belirlenmesi çok büyük önem arz etmektedir. Yoğun bakımlarda kapasite planlama ile hasta talepleri fayda maliyet analizini önemsemek koşuluyla maksimum düzeyde karşılanarak, hastaların reddedilmeleri olabildiğince azaltılarak ölüm ya da kalıcı hasar gibi olumsuz durumların önüne geçilebilecektir.Bu çalışmada, Adana ilindeki üçüncü basamak yoğun bakım servislerindeki kapasite modeli incelenmiştir. Hastanelerden alınan gerçek verilerle kapsamlı simülasyon modelleri oluşturulmaya çalışılmıştır. Modellerden elde edilen sonuçlarla yoğun bakım ünitelerinin hasta kabulündeki yeterlilik ve hastalara verilen hizmetin kalitesi değerlendirilmiş ve mevcut modele alternatif oluşturacak modeller konusunda fikir sahibi olunmuştur.Problemin önemi ve içerdiği yapısal belirsizlikler yatak kapasitelerinin belirlenmesi ve sistemin analiz edilebilmesi amacıyla geliştirilen simülasyon modellerinin önemini arttırmaktadır.

Zahide Figen Antmen
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Doğal gaz dağıtım ve yeraltı depolama faaliyetlerinin optimizasyonu

Yeraltı doğal gaz depolama evsimsel tüketim artışlarının karşılanması ve doğalgaz temininde yaşanabilecek beklenmeyen aksaklıklar için sigorta görevi görmekte hayati bir önem taşımaktadır. Doğal gaz depolama konut, endüstriyel ve diğer tüketicilere güvenilir ve verimli arz sağlamada önemli bir rol oynamaktadır. Doğalgaz piyasasında yeraltı doğal gaz depolaması kullanımı, son kullanıcılar açısından mevsimsel tüketim dalgalanmalarını ayarlamada önem arz etmektedir.Yeraltı doğal gaz depolamanın ana kullanım amacı doğal gaz tüketimin düşük olduğu aylarda gazın alınıp yer altına enjeksiyonu ve tüketimin yüksek olduğu ya da gaz temininde sıkıntı yaşanması durumunda gazın depodan geri çekilmesidir. Ayrıca doğal gaz depolama faaliyetleri, mevsimsel talep ve fiyat dalgalanmalarını en aza indirmeye de yardımcı olur.Bu çalışmada Türkiye'deki doğal gaz iletim ağları, arz ve talep miktarları dikkate alınarak simüle edilmiş ve kullanılan ya da ileride faaliyete geçmesi planlanan yeraltı doğal gaz depolarının uygun aylarda depolama ve geri çekme miktarları farklı fiyat seneryoları ve olası gaz kesintileri altında değerlendirilmiştir. Ayrıca bu çalışmada oluşturulan simülasyon modeli, tüketim değerleri ve gaz alım kontratlarına bağlı değerlerle rassal değişkenler altında incelenerek ve reel veriler kullanılarak modellenmiştir.Anahtar Kelimeler: Doğalgaz depolama, Simülasyon, Nonlineer modeller

Okan Sandallıoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İşyeri hekimliğinde insangücü planlaması için iş analizi ve simülasyon yaklaşımı

İşyeri Hekimlerinin eğitimi ve ülke kaynaklarına göre ne kadar kişinin istihdamedileceği Anayasa ve Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'na göre Sağlık Bakanlığı'nın yetkisindedir. Ülkemiz hekim açısından fakirdir ve Dünya Sağlık Örgütü AvrupaBölgesi'nde 53 ülke arasında hekim sayısı bakımından 52. sıradadır. Örnek verilecekolursa bu sıralamada Litvanya 7., Estonya 27., Makedonya 44., Azerbaycan 13. ve Ermenistan 14. sırada yer almaktadır.Normal nüfusta günde 35 kişide 1 vatandaşımız poliklinik hizmeti almaktadır. İşyeri hekimliğinde ise işçilerimiz 130 kişide 1 kişi poliklinik hizmetine başvurmaktadır. Ülkemizde Hekim azlığı sebebi ile 3500 nüfusa 1 Aile Hekimi planlanmaktadır. Ki bu nüfusta; bebekler, gebeler, lohusalar, kronik hastalar, yatalakhastalar gibi bakıma ihtiyaç vatandaşlarımız çoğunluktadır.Bu çalışmada hekim sayısının çok yetersiz olduğu ülkemizde İşyeri Hekimiistihdamının uluslararası standartlara uygun olarak yeniden planlanması yapılmıştır. Bulunan sonuçların performansı simülasyon modeli ile test edilmiştir.

İş gücü planlamasıİşyeri hekimliği
Ömer Hınç Yılmaz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00