Discipline

Geological Engineering

Fırat University

654

Archived Theses

11

DOIs Assigned

2%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Çelikhan-Sincik (Adıyaman) arasındaki magmatik kayaçların petrolojisi

Çelikhan ile Sincik (Adıyaman) arasında birbirleriyle intrüzif ve diskordans-tektonik dokanak ilişkisine sahip birçok tektono-magmatik/stratigrafik birim yer almaktadır. İnceleme alanındaki birimler bölgedeki konumları ve komşu birimlerle olan dokanak ilişkileri gözetilerek otokton ve allokton olmak üzere iki başlık altında incelenmiştir. Otokton birimler alttan üste doğru; Terbüzek Formasyonu, Besni Formasyonu, Germav Formasyonu, Midyat Formasyonu ve Lice Formasyonudur. Allokton birimler ise, Pütürge Metamorfitleri, Malatya Metamorfitleri, Kömürhan Ofiyoliti, Koçali Karmaşığı, Şifrin Grubu derinlik kayaçları, Maden Karmaşığı ve Çüngüş Formasyonudur. Bölgede yüzeyleyen allokton konumlu Maden Karmaşığı, Kömürhan Ofiyoliti, Şifrin Grubu derinlik kayaçları ile Pütürge Metamorfitlerini kesen damar kayaçlarının içeren magmatik kayaçlar çalışmanın ana konusunu oluşturmaktadır.İnceleme alanında yüzeyleyen ofiyolitlerin gerek petrografik ve jeokimyasal özellikleri, gerekse Elazığ Magmatitleri'ne ait intrüzif kayaçlar tarafından kesilmiş olması sebebiyle bu topluluğun Kömürhan Ofiyoliti ile benzer özellikler gösterdiği ve kuzeyden itibaren sıkışma rejimiyle taşınarak bugünkü konumlarına geldikleri düşünülmektedir. Üst Kretase yaşlı Kömürhan Ofiyoliti inceleme alanında, tektonitlere karşılık gelen, serpantinit, harzburjit ve dünit ile mafik kümülatlar (bantlı gabro), izotrop gabrolar (olivinli gabro, klinopiroksenli gabro, diyorit,) ve tekil diyabaz dayklarından oluşmuştur. Jeokimyasal değerlendirmeler neticesinde ofiyolitik kayaçların toleyitik karekterli ve okyanus içi dalma-batma zonu üzerinde (supra-subduction) oluştukları belirlenmiştir.Üst Kretase yaşlı Şifrin Grubu derinlik kayaçları içerisinde, asidikten bazike kadar değişen farklı kayaç türleri bulunmaktadır. Felsik plütonik kayaçlar içerisinde mafik mikrogranüler anklavlar bulunmaktadır. Pişkin (1978), bölgede yaptığı çalışmasında, Şifrin intrüzif kayaçlarındaki lökokuvarsmonzonitlerden K-Ar yöntemiyle biyotitlerden 61,4 ve 62,3 milyon yıllık sonuçlar elde edilmiştir (Pişkin, 1972). Arazi gözlemleri ve jeokimyasal-jeokronolojik verilerin birlikte değerlendirilmesiyle, Şifrin Grubu derinlik kayaçlarının, daha kuzeydeki yay magmatizması ile oluşmuş olan Elazığ Magmatitleri ile benzer özellikleri gösterdiği ve sıkışma rejimi denetiminde bölgeye allokton olarak yerleşerek bugünkü konumlarını kazandıkları belirlenmiştir.En yaygın allokton birimlerden biri olan Maden Karmaşığı'na ait Karadere Formasyonu bazalt (yastık lav), diyabaz ve andezitlerle temsil olunmaktadır. Birime ait diyabaz ve yastık lavlardan K-Ar yöntemiyle yapılan ölçümlerde 45, 44.8 ve 52.0 milyon yıllık sonuçlar elde edilmiştir. Jeokimyasal değerlendirmelerde, Karadere Formasyonu'na ait yastık lavlar; okyanusal kabukta gelişen dalma-batma ile ilişkiliyken, andezit-diyabaz örneklerinin daha sonraki süreçte kısmen kıtasal kabukta gelişen dalma-batma ile ilişkili kalkalkalen karekterli ve yay volkanizması ürünü oldukları belirlenmiştir.Pütürge Metamofitlerini kesen asidik (tonalit) ve ortaç (andezit porfir- diyabaz) bileşimli kayaçlar ilk kez bu çalışmada belirlenmiş, Sarkız ve Baizge yöresine ait damar kayaçları şeklinde iki ayrı litolojik birim olarak değerlendirilmiştir. Birime ait diyabaz ve andezit porfir örneklerinden 36±5,8 ve 48,1±5,5 milyon yıllık sonuçlar elde edilmiştir (Pişkin, 1972). Sarkız yöresine ait damar kayaçları, Maden Karmaşığ'ına ait örneklerle benzer özellikleri gösterdiğinden, bu kayaçların Maden Karmaşığı'nda olduğu gibi, olgunlaşmamış bir ada yayı volkanizmasının ürünü olduğu düşünülmektedir. Baizge yöresi damar kayaçlarının da, Sarkız yöresi damar kayaçlarını oluşturan volkanizmanın ileriki safhasına karşılık geldiği ve bu kayaçların Orta Eosende, olasılıkla Pütürge Masifi kuzeyinde yer alan, Maden Marjinal Baseninde kısmen okyanusal kabuk, kısmende kıtasal kabukta gelişen ve henüz ilk aşamalarında olan erginleşmemiş ensimatik bir ada yayı volkanizmasının ürünü olduğu düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler: Çelikhan-Sincik, Damar kayaçları, Şifrin Grubu, Kömürhan Ofiyoliti, Volkanik yay

Ofiyolit
Esra Yıldırım
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Simaki formasyonu silttaşlarının (Elazığ) kaya kütle deformasyon özellikleri

Bu çalışmanın amacı, Elazığ'ın Doğusu'ndaki Maastrihtiyen-Üst Paleosen yaşlı Simaki Formasyonu'na ait silttaşlarının kaya kütle deformasyon özelliklerinin belirlenmesi, silttaşlarının kaya kütle özellikleri ile kaya kütle deformasyon özellikleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi, arazide yapılacak yerinde deneylere gerek duyulmadan kaya kütlesinin deformasyon modülünün belirlenebileceği görgül eşitlikler önerilmesi ve iyi tabakalanma sunan kaya kütlelerinde tabakalanma yöneliminin kaya kütlesinin deformasyon modülü üzerinde herhangi bir etkiye sahip olup olmadığının belirlenmesidir.Silttaşı kaya kütlesi, üç eklem ve bir tabaka olmak üzere 4 adet süreksizlik takımından oluşmaktadır. Bu eklem takımlarının eğimi ve eğim yönü 40/164, 77/211, 55/286 dır. Tabakanın eğim ve eğim yönü 33/135 dir. Silttaşı kaya kütlesinin süreksizlik aralığı yakın-orta derecede aralıklı, süreksizlik açıklığı orta derecede geniş-açıklıklı, süreksizlik devamlılığı orta-çok yüksek devamlılıklı, bozunma derecesi az bozunmuş, pürüzlülüğü düzlemsel pürüzlü, dolgu özelliği kalsit dolguludur ve tabaka yüzeylerinde su gözlenmemektedir.Çalışma alanında belirlenen 12 farklı sondaj lokasyonunda toplam 50 m uzunluğunda ve 0? ile 90? arasında 10 ar derece aralıklarla değişen jeoteknik amaçlı açılı sondajlar yaptırılmıştır. Açılan sondaj kuyusunun her metresinde kaya kütle deformasyon modülünü yerinde belirlemek amacıyla presiyometre deneyleri yapılmıştır. Ayrıca jeoteknik amaçlı sondajlardan alınan karot örnekleri üzerinde çalışmanın amacına uygun olarak jeomekanik deneyler yapılmıştır.Arazi ve laboratuar çalışmalarından elde edilen sonuçlara göre, silttaşının mekanik ve elastik özelliklerinin 0? ile 90? arasında 10 ar derecelik açılarla anizotropik değişimi incelenmiştir. Silttaşı kaya kütlesin deformasyon modülü presiyometre deneyi ile belirlenmiş olup, 0.32 GPa ile 10.49 GPa arasında değer almaktadır.Silttaşı kaya kütle deformasyon modülünü dolaylı olarak belirleyebilmek amacıyla silttaşı kaya kütlesinde yapılan RMR, RMi, GSI ve RQD sınıflamalarının değişim aralıkları sırasıyla 41.3 ile 62.2 arasında, 0.21 ile 3.75 arasında ve 40 ile 54 arasında değişmektedir.Bu değişkenler ile kaya kütle deformasyon modülü arasındaki ilişkiler basit regresyon analizleri ile incelenmiş ve anlamlı görgül ilişkiler önerilmiştir. Bu eşitlikler; Em ile RMR arasında çok kuvvetli pozitif ilişki (r= 0.89), Em ile RMi arasında çok kuvvetli pozitif ilişki (r= 0.86), Em ile GSI arasında kuvvetli pozitif ilişki (r= 0.76), Em ile RQD arasında kuvvetli pozitif ilişki (r= 0.80) ve Em/Ei ile RMR arasında kuvvetli pozitif ilişki (r= 0.70), olduğu belirlenmiş ve bu eşitliklerin performans değerlendirmesi RMSE, VAF ve çapraz korelasyon analizleri ile incelenmiş ve iyi bir performans gösterdikleri belirlenmiştir. Em/Ei ile RMi arasında kuvvetli pozitif ilişki (r=0.66), Em/Ei ile GSI arasında kuvvetli pozitif ilişki (r=0.61) ve Em/Ei ile RQD arasında kuvvetli pozitif ilişki (r=0.69) belirlenmiş, ancak yapılan performans değerlendirmesi sonucunda bu eşitliklerin performansının zayıf olduğu belirlenmiştir.Kaya kütle deformasyon modülü ile süreksizlik yönelimi arasındaki ilişkiler incelendiğinde Em- ? (r=0.73) ve Em/Ei- ? (r=0.95) kuvvetli ve çok kuvvetli bir korelasyonun olduğu belirlenmiştir. Em ve Em/Ei değerlerinin ? açısının 0? ve 90? olduğu durumlarda en yüksek değerlere ulaştığı, 45? ile 55? arasında ise en düşük değerler aldığı gözlenmektedir.

Selçuk Alemdağ
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Koçali (Adıyaman) bölgesindeki bakır cevherleşmelerinin mineralojisi, jeokimyası ve kökeni

Bu çalışma Koçali (Adıyaman) Bölgesindeki Bakır Cevherleşmelerinin Kökenini, Mineralojisini ve Jeokimyasını içermektedir. Bakır cevherleşmeleri Üst Kretase'de Arap platformu üzerine yerleşen Koçali karmaşığı içerisindedir. Çalışma alanının temelini Koçali karmaşığına ait spilitik yastık lavlar ve diyabazlardan oluşan Tarasa Formasyonu, pelajik sedimanlar ve spilitik yastık lavlardan oluşan Konak Formasyonu ve serpantin, diyorit ve diyabazlardan oluşan Kale Formasyonu oluşturmaktadır. Bunların üzerine uyumsuzlukla Germav Formasyonu onunda üzerine yine uyumsuzlukla Gercüş Formasyonu gelmektedir. Midyat Formasyonu Gercüş Formasyonuyla konkordanslıdır.Havşa Dere içindeki stockwork cevherleşmeleri K80B /50KD duruşludur. Kevrikevr tepedeki cevherleşmeler merceksi geometrilidir. Cevherin duruşu D-B /55K'dir.MORB'a normalleştirilmiş çoklu elemet diyagramınlarda Koçali ofiyolitine ait kayaçlar kalıcılığı yüksek elementlere (HFSE; Nb, Th, P ve Ta) göre büyük iyon yarıçaplı elementler (LILE; Ba, U, K ve Pb) bakımından zenginleşmiştir. Kondridite normalleştirilmiş diyagramda elementlerin düze yakın bir gidiş sergiledikleri görülür. REE ve MORB`a normalize edilmiş diyagramlar ile tektonomagmatik diskriminasyon diyagramları birlikte değerlendirildiğinde Koçali ofiyolitik kayaçlarının dalan dilimden türeyen akışkanlarca metasomatize edilmiş dalma batma zonunda oluştukları düşünülebilir.Gözlenen cevher mineralleri birincil olarak pirit, kalkopirit, bornit ikincil olarak ise kalkozin, kovellin ve limonitdir. Kloritleşme, karbonatlaşma, epidotlaşma, silisifikasyon ve hematitleşme alterasyonları görülmektedir. Cevherleşemeler Kıbrıs tipi masif sülfit yataklarının özelliklerini sunar. Volkaniklerin üst bölümünde masif cevher ve gossan (Demir şapka) bulunurken bunların altında ağsı cevher bulunmaktadır.Jeolojik, petrolojik, jeokimyasal ve cevher parajenez çalışmaları Koçali cevherleşmelerinin Kıbrıs tipi volkanojenik masif sülfit yatağı olarak düşünülebileceğini göstermektedir.Anahtar Kelimeler: Bakır, Jeokimya, Koçali, Ofiyolit

BakırJeokimyaOfiyolit
Ömer Nedim Alçiçek
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Sivrice-Gözeli (Elazığ) civarı drenaj jeokimyası

Bu çalışma kapsamında Gözeli-Sivrice (Elazığ) civarı drenaj jeokimyası çalışması yapılmıştır.Bölgede yaşlıdan gence doğru, Permo-Karbonifer yaşlı Pütürge Metamorfitleri, Jura-Alt Kretase yaşlı Guleman Ofiyolitleri, Üst Kretase yaşlı Elazığ Magmatitleri, Orta Eosen yaşlı Maden Karmaşığı ve Kuvaterner yaşlı alüvyonlar görülmektedir. Çalışma alanı KD-GB uzanımlı Doğu Anadolu Fay zonu üzerinde bulunan Kürk Dere ve Iringil Dere ve kollarını kapsamaktadır. Fe, Mn, Cu cevherleşmeleri, Canuşağı Köyü'nün güneydoğusunda ve Maden Karmaşığı'nın çamurtaşları içerisinde mercek şeklinde bulunmaktadır. Başlıca cevher mineralleri hematit, piroluzit, pirit, azurit, malahit ve limonittir.İnceleme alanında 53 farklı örnek noktasından alınan dere kumu örnekleri farklı tane boylarında elenerek (-80 ve -200 mesh) iki farklı çözündürme yöntemi ile analiz edilmiştir. -200 mesh tane boyunda ikinci yöntemle yapılan analizlerde (3HCI-HNO3 ve HF- HNO3?HCI) diğer yönteme oranla Au değerleri hariç metal konsantrasyonlarının yüksek olduğu belirlenmiştir. Tane boyu küçüldükçe metal içeriğinin arttığı tespit edilmiştir. Tane boyu küçüldükçe metal içeriğinin artması metallerin iyon değişim kapasitesine ve adsorbsiyon özelliğine bağlı olmalıdır. Pozitif korelasyon katsayıları dikkate alındığında metal dağılımlarının 1) Ni-Co-Cu, 2) Mo-Zn-Ag-Ba-Cd ve 3) Fe-Mn-Ti-V-As-Sb-Sc olmak üzere üç grup içerisinde gruplandığı ve Fe, V, Ti ve Cd değerlerinin bütün NTE ile yüksek pozitif korelasyon gösterdiği belirlenmiştir.Çalışma alanında Kızılpara Dere civarında yüksek anomali gösteren elementler (As, Cd, Pb, Sb ve Se) varlığı, belirlenen bakırlı demir cevherleşmelerinden kaynaklanmaktadır. Farklı kollarda varlığı tespit edilen As, Cd, Pb, Sb ve Se anomalileri, Köy Dere, Gök Dere, İringil Dere civarında da muhtemel cevherleşmelerin olduğunu düşündürmektedir.Anahtar Kelimeler: Dere kumu, Gözeli, jeokimya, Sivrice

Jeokimya
Sibel Kayğılı
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Çakmak köyü (Keban) çevresindeki magmatik ve kontak metazomatik kayaçların petrografik ve petrolojik incelenmesi

ÖZET Yüksek Lisans Tezi ÇAKMAK KÖYÜ (KEBAN) ÇEVRESİNDEKİ MAĞMATİK VE KONTAK METAZOMATİK KAYAÇLARIN PETROGRAFİK VE PETROLOJİK İNCELENMESİ MELEK URAL Fırat Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Jeoloji Mühendisliği Anabilim Dalı 2005, Sayfa: 100 Çalışma alanı Elazığ'ın kuzeybatısındaki Çakmak ve Koruk köyleri arasında yer alır ve yaklaşık 250 km2 lik bir alanı kapsar. Çalışma alanı kuzeyde Keban ve Malatya Metamorfitleri'nden meydana gelen Anadolu levhası ve güneyde Arabistan levhası arasında yer almakta ve Doğu Toros bölgesinin jeodinamik evrimini yansıtmada önemli bir rol oynamaktadır. Çalışma sahası en yaşlıdan en gence doğru aşağıdaki birliklerden oluşur. Permo-Triyas yaşlı Keban Metamorfitleri, Üst Kretase yaşlı Elazığ Mağmatitleri, "Orta Paleosen-Alt Eosen yaşlı Seske Formasyonu, Orta Eosen-Üst Oligosen yaşlı Kırkgeçit Formasyonu, Üst Miyosen- Alt Pliyosen yaşlı Karabakır Formasyonu ve Kuvaterner yaşlı Alüvyonlar'dır. Çoğunlukla karbonat ve pelitik kökenli kayaçlardan oluşan Keban Metamorfitleri, Jura- Alt Kretase'de yeşil şist alt fasiyesinin düşük basınç ve sıcaklık koşullarında, metamorfize olmuştur. Ancak çalışma alanının bazı kesimlerinde yer alan ortoamfibolitlerin varlığı metamorfizma derecesinin amfibolit fasiyesine kadar çıktığına işaret etmektedir. Çalışmanın asıl inceleme konularından biri olan Elazığ Mağmatiteri çalışma bölgesinde; gabro, diyorit, kuvars diyorit, alkali granit, granit granodiyorit ve tonalit gibi derinlik; mikrogranit, mikrodiyorit, mikrogabro, diyabaz ve çoğunlukla tonalit ve diyoritleri kesen aplit ve lamprofirler gibi yarı derinlik; bazalt, dasit, riyolit, latit ve kuvars latit gibi çeşitli bileşimdeki yüzey kayaçlarından oluşmaktadır. Kırkgeçit Formasyonu, çalışma alanında çoğunlukla kumtaşı, kireçtaşı ve kumlu kireçtaşları ile temsil olunur. IXKarabakir Formasyonu, tabanda aglomera ve lav akıntılarıyla başlar, üste doğru bazalt, bazaltik andezit, andezit ve tüf ardalanması ile devam eder. Elazığ Mağmatitleri ile Keban Metamorfîtleri arasındaki kontak zonu boyunca endoskarn ve ekzoskarn oluşumları mevcuttur. Bu skarn zonlarında grossular/andradit bileşimli granatlar, diyopsit, hedenberjit, pijonit bileşimli piroksenler ve tremolit/aktinolit (piroksenlerin uralMeşmesi ile oluşan), hornblend bileşimindeki amfiboller ve bu minerallere ek olarak epidot, kuvars ve titanhlere rastlanmaktadır. Cevherleşmeler, manyetit, hematit, pirit, kalkopirit, spekülarit, limonit, ilmenit, pirotin ve kovellin/kalkozinden oluşmaktadır. Arazi verileri ile mineralojik ve petrografik veriler bu kayaçların; epidot skarn, granat skarn, granat-piroksen skarn, piroksen skarn, piroksen-epidot skarn, olivin-piroksen skarn, tremolit/aktinolit skarn gibi kayaçlardan oluştuklarını göstermektedir. Kontak metazomatik kayaçlar, Üst Kretase sonunda Keban Metamorfitleri içerisine sokulum yapan diyorit, granit ve gabroik bileşimli mağmatik kayaçların dokanaklarında ve hornblend-hornfels fasiyesinde oluşmuşlardır. Hatta kontakta varlığına rastlanan granat-piroksen mineralleri, ilerleyen metazomatizma koşullarmda piroksen-hornfels fasiyesine kadar çıkıldığını göstermektedir. Arazi gözlemleri Elazığ Mağmatitleri'ne ait mağmatik kayaçların üç evrede oluştuklarım göstermektedir. Birinci evrede bazik ve nötr bileşimli plütonik ve volkanik kayaçlar, ikinci evrede asidik bileşimli plütonik ve volkanik kayaçlar, üçüncü evrede ise artık magmadan türeyen aplit ve lamprofirler oluşmuştur. 12 adet mağmatik ve skarn kayacına ait örneğin kimyasal analizi, bunların düşük K'lı toleyitik seriye ait olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Keban Metamorfîtleri, Elazığ Mağmatitleri, skarn, endoskarn, ekzoskarn, XRD, cevherleşme, sokulum, metazomatizma, kontak metazomatik kayaç, granat, piroksen, epidot, tremolit/aktinolit, kalsit, dolomit, kireçtaşı.

Melek Ural
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Adıyaman fay zonunun kuzeydoğu bölümünün sismotektonik özellikleri

ÖZET Yüksek Lisans Tezi ADIYAMAN FAY ZONUNUN KUZEYDOĞU BÖLÜMÜNÜN SİSMOTEKTONİK ÖZELLİKLERİ Ercan ZENGİN Fırat Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Jeoloji Mühendisliği Anabilim Dalı 2005, Sayfa: 90 Ülkemiz sismik aktivite bakımından dünyanın en önemli deprem kuşağı üzerinde bulunmaktadır. Anadolu plakası, kuzeyini baştanbaşa kesen Kuzey Anadolu Fay Sistemi (KAFS) ve Doğu ve Güneydoğu Anadolu'yu kateden, dünyanın en önemli kıta içi aktif transform faylarından biri olan Doğu Anadolu Fay Sistemi (DAFS) ile sınırlanmıştır. Bu tektonik yapı grubu ülkemizde zaman zaman depremlerle ortaya çıkan sismik enerji boşalımıyla onbinlerce insanımızın hayatını kaybetmesine ve ülkemiz ekonomisinin çok ciddi anlamda kayba uğramasına neden olmaktadır. Dolayısıyla bu afet zararlarının en aza indirilmesi için, bölgede sınırlı sayıda görülen sismotektonik amaçlı bilimsel çalışmaların hızlandırılarak arttırılması gerekmektedir. Bu çalışma ile Doğu Anadolu Fay Sistemi (DAFS) üzerinde Adıyaman Fay Zonu'nun geçmişteki ve güncel sismik aktivitesinin anlaşılması yoluyla, deprem üretme potansiyelinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Fay sistemi içerisinde gelişmiş zonlarda meydana gelen depremler ve bunların odak çözümleri hakkında bilgi edinmek için haritalama çalışmaları yapılmıştır. Bu bilgiler özellikle bölgede yaşayan yaklaşık 6 milyon insanımızın hayatını ilgilendirmekle beraber uzun vadeli mühendislik yapılarının (köprü, viyadük, otoyol, baraj, hastane vb.) projelendirilmesi için büyük önem arz etmektedir. Bu yönüyle bölgede yapılan ilk sismotektonik amaçlı çalışmadır. Çalışma kapsamında fay zonu boyunca belirlenen lokasyonlarda alınan ölçümlerden yapılan kinematik analiz sonuçlarına göre AFZ, ilk oluşumundan günümüze kadar farklı gerilme sistemlerinin etkisi altında kalmıştır. Buna göre fay zonunda kinematik çalışmalar sonucunda bölgede esas olarak 5 ayrı fazın (gerilme sistemi) varlığı belirlenmiştir. Kinematik VIIveriler değerlendirildiğinde, AFZ'nun da içinde bulunduğu DAFS'nin Miyosen başındaki genişleme tektonik rejimi ile oluştuğunu, Orta-Üst Miyosen sonlarında etkili olan sıkışma tektonik rejiminden etkilendiğini ve Pliyo-Kuvaterner'de ise günümüzde de etkili olan doğrultu atım karakterini kazandığı anlaşılmaktadır. Bölgede aletsel dönem kayıtlarından elde edilen veriler kullanılarak yapılan deprem odak mekanizması sonuçlan ile kinematik analiz sonuçlan karşılaştırıldığında, Pliyo- Kuvaternerde etkili olan stres durumu, deprem odak çözümleri ile uygunluk göstermiştir. Bununla beraber sismolojik ve jeolojik verilerle yapılan çalışmalarda DAFS içerisinde fay zonlar arasında blok rotasyonlar olduğu saptanmıştır. Bunun en yakın örneği ise Mw=5.7 olan 2004 Sivrice depremidir. Bu depremin blok rotasyonlar ile oluştuğu tahmin edilmektedir. Depremsellik analizi sonuçlarına göre sismotektonik parametreler hesaplanmıştır. Bu parametreler kullanılarak Fay Zonu üzerinde meydana gelebilecek en büyük depremin büyüklüğü, olma olasılığı ve geri dönüş periyodu hesaplanmıştır. Buna göre bölgede olabilecek en büyük depremin büyüklüp Ms=6.5-6.8'dir. Doğu Anadolu Fay Sitemi'nin alt zonlarından birini teşkil eden AFZ'nun KD bölümünde yapılan jeolojik arazi çalışmalar fayın bu bölümünde 5 ayn fay ve fay seti ile temsil edildiğini göstermiştir. Bunlar sırasıyla; AFZ ana kınğı ile aynı doğrultuda olan sol yanal ve yaklaşık 13 km uzunluğunda Işıktepe fay seti (IFS), genel doğrultusu K20°D olan ve 1 1 km kadar izlenebilen Başkaynak fay seti (BFS), D-B doğrultulu ve 8 km izlenebilen sol yanal doğrultu atımlı Üçdeğirmenler fayı (ÜF), Çakıroğlu fayı (ÇF) ve Gökçepelit fayıdır (GPF). Anahtar Kelimeler: Adıyaman fay zonu, DAFS, sismotektonik, odak mekanizması, kinematik analiz, sismik risk. VIII

Ercan Zengin
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Baskil granitoyidi içerisindeki sin-plütonik mafik dayk ve anklavların petrografisi ve jeokimyası

ÖZET (Yüksek Lisans Tezi) BASKİL GRANİTOYİDİ İÇERİSİNDEKİ SİN-PLÜTONİK MAFİK DAYK VE ANKLAVLARIN PETROGRAFİSİ VE JEOKİMYASI Mehtap TATU Fırat Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Jeoloji Mühendisliği Anabilim Dalı 2005, Sayfa: 49 Baskil (Elazığ) civarında geniş yüzeylemeler sunan Baskil Granitoyidi, çok çeşitli magmatik ürünler sunar. Bu çalışmada, Hacı Mustafâ granodiyoriti ve Şahaplı graniti olarak iki alt birime ayrılan birimin her iki kayaç grubu da sin-plütonik mafîk ve felsik dayklarla kesilmiştir. Bazı lokasyonlarda, mafik dayklar uç kısımlarında dayk benzeri kütlelere dönüşmüştür. Karahıdırbaba gabro/diyoriti sin- plütonik mafik intüzyonların en büyüğü olup, eş yaşlı felsik ve mafik magmaların karışımım işaret eden petrografik ve mineralojik özellikler sunarlar. Karahıdırbaba gabro/diyoriti içerisinde özellikle, plütonon geç kristalizasyonu sırasında mantodan ve kabuktan türemiş magmalar arasındaki karışımı işaret eden kuvars gözlü dokusu ve çözünme dokulu plajiyoklaz ksenokristalleri yaygındır. Baskil granitoyidi içerisinde, farklı boyutlarda, dokuda ve bileşimdeki mafik mikrogranüler ankkvlar (MME) yaygın olarak bulunur. Mafik mikrogranüler anklavlar diyorit, kuvars diyorit ve monzonit bileşiminde olup, taşıyıcı granitoyidlerle keskin dokanağa sahiptirler. Kemirilmiş kuvars ve plajiyoklaz ksenokristalleri, iğnemsi apatit, plajiyoklaz lataları içeren poiklitik biyotit, mafik mineral kapananlarına sahip poiklitik K-feldispat ve kuvars MME'ların en karakteristik petrografik özellikleridir. Petrografik ve jeokimyasal gözlemler, MME'ların sıcak felsik magma içerisine enjekte olan mafik magmanın oluşturduğu hibrit bir magmadan türediğini işaret eder.

Mehtap Tatu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
DoctorateOpen AccessTR

Yolçatı-Baskil-Kömürhan (Elazığ) arası mağmatitlerinden kaynaklanan suların hidrojeokimyasal prospeksiyon parametreleri

ÖZET Doktora Tezi YOLÇATI- BASKİL-KÖMÜRHAN (ELAZIĞ) ARASI ELAZIĞ MAĞMATİTLERİNDEN KAYNAKLANAN SULARIN HİDROJEOKİMYASAL PROSPEKSİYON PARAMETRELERİ Ercan GERÇEK Fırat Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Jeoloji Mühendisliği Anabilim Dalı 2005, Sayfa : 165 Elazığ ilinin yaklaşık 30 km güney batısında yer alan inceleme alanında Elazığ Mağmatitlerinden kaynaklanan suların hidrojeokimyasal prospeksiyon parametreleri incelenmiştir. Bunun için yaklaşık 250 km2 olan inceleme alanının 1/25000 ölçekli jeoloji haritası hazırlanmış, inceleme alanında Elazığ Mağmatitleri kaynaklı toplam 119 adet su örneği alınmıştır. Alınan su örnekleri 1/25000 ölçekli haritaya işaretlenmiştir. Sulara ait ortamsal koşulları belirlemek amacıyla örnekleme aşamasında sıcaklık ve pH ölçümleri yapılmıştır. Suların genel olarak pH ortalaması 7,46' dır. Normalden biraz yüksek derecede pH' a ve oksidasyon ortam koşullarına sahip bu sular genelde mağmatitlerin kırık ve çatlakları boyunca dolaşan sığ sulardır. Bu nedenle mevsimsel hava sıcaklıklarından etkilenmektedir. Örneklemenin yapıldığı Ekim ayında suların ortalama sıcaklığı 16,8 °C olarak bulunmuştur. İnceleme alanındaki bu koşullar elementlerin hareketliliğini, dolayısıyla sudaki element içeriğini belirlemiştir. Alınan su örnekleri ICP-MS aletsel analiz yöntemiyle analiz edilerek element içerikleri tespit edilmiştir. Su örneklerinde tespit edilen 73 değişik element içeriğinden sadece iz sürücü ve belirtken element özelliğine sahip olan, veri analizi yapmağa yeter sayıda sınıf teşkil edilebilen As, Cu, Fe, Mn, Mo, Pb, U ve Zn elementlerine ait parametreler hesaplanmıştır.u Bunun için frekans dağılım tablolarından, kümülatif frekans grafiklerinden ve olasılık grafiklerinden faydalanılmıştır. Elazığ Mağmatitleri andezitik, diyoritik ve granitik kayaç toplulukları olmak üzere başlıca üç farklı litolojik grupta haritalanmıştır. Elazığ Mağmatitlerinden kaynaklanan suların önce bir bütün olarak tamamının element içeriğine göre genel prospeksiyon çalışması yapılmış, daha sonra kaynaklandığı farklı litolojik gruplara göre ayrılan suların element içeriğine göre detay prospeksiyon çalışması yapılmıştır. Bütün bu çalışmalar sonucunda Elazığ mağmatitlerinden kaynaklanan sularm ortalama element içeriği ppb olarak; As: 5,6, Cu:2, Fe: 116,7, Mn: 4,9, Mo: 2,6, Pb: 1,7, U: 3,6 ve Zn: 35,3 ' tür. Sulardaki elementlerin ppb olarak eşik değerleri; As:33, Cu:4, Fe:513, Mn: 2,1, Mo:10,4, Pb:2,5, U:13,8 ve Zn:7,9' dur. Eşik değer üzerinde element içeriğine sahip örnekler genelde üç bölgede toplanmıştır: Elazığ Mağmatitlerinin Keban Metamorfitlerine sokulum yaptığı yerler, Elazığ Mağmatitleri-Kömürhan Ofiyolitleri bindirme kuşağı kuzeyi, Elazığ Mağmatitleri içerisindeki granodiyoritik ve dasitik genç sokulumların izlendiği Topaluşağı kuzeyi. Anahatar Kelimeler : Elazığ Mağmatitleri, hidrojeokimyasal parametreler, ortalama değer, eşik değer, anomali.

Ercan Gerçek
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Kuluncak(Malatya)çevresinin dere kumu jeokimyası

ÖZETYüksek Lisans TeziKULUNCAK (MALATYA) ÇEVRESİNİN DERE KUMU JEOKİMYASITayfun KUNDİFırat üniversitesiFen Bilimleri EnstitüsüJeoloji Mühendisliği Anabilim Dalı2006, Sayfa : 92İnceleme alanı, Malatya ilinin yaklaşık 130 km kuzeybatısında Malatya'nınKuluncak ilçesinin sınırlarında 30 km2 lik bir alanı kapsamaktadır. Bölgede demir, fluorit,vermikülit ve kromit cevherleşmelerinin bulunduğu bilinmektedir. Bu tez kapsamında aktifdere yataklarından toplam 37 numune alınmıştır.İnceleme alnında örneklenen tüm dere kumlarının kaba (-0,18+0,075mm) ve ince (-0,075mm) boyutları 2-2-2 HCl-HNO3 -H2O karışımıyla çözülerek, 12 örneğin -0,075mmboyutu ise 1M sodyum asetat ve 0,25M hidroksilamin ile çözülerek ICP-OES ve ICP-MS ileanaliz edilmiştir. 12 adet örneğin 0.075 mm boyutunun kuvvetli asit (kral suyu) ve zayıfasitlerle( 1M sodyum asetat, zayıf leach 2:ZLF 2) çözündürülmesi ile elde edilen verilerkarşılaştırılmıştır. İnceleme alanındaki dere kumlarının bölgedeki cevherleşmelere ait bilgilerverdiği yapılan analizler ile belirlenmiştir.Dere kumu örneklerinin farklı boyuttaki fraksiyonları değişik analiz yöntemleriyleanaliz edilmiştir. Elde edilen verilere göre kaba (-0,18+0,075mm) ve ince (-0,075mm) kumboyutlarının element içerikleri Al, P, K ve V elementleri dışında benzerdir. Zayıf ve soğukasitlerle yapılan çözündürme ile kuvvetli asit çözündürmesi arasında belirgin bir farkgözlenmemiştir.İnceleme alanının kuzeybatısında Be, Ce, Y, Zr, Nb, Hf, Ga, Se, Cd, Zn, Pb, Th ve Uelementleri anomali göstermekte bunun nedeni inceleme alanı dışındaki fluorit ve ilişkilicevherleşmelerdir. İnceleme alanının orta kısmında Mg, Cr, Co ve Ni elementlerininzenginleşmesi burada yüzeyleyen ofiyolitlere bağlıdır.

Tayfun Kundi
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Yolüstü-Caferi (Elazığ) köyleri çevresindeki volkanitlerin petrografisi ve petrolojisi

ÖzetYüksek Lisans TeziYolüstü- Caferi Köyleri (ELAZIĞ) Çevresindeki Volkanitlerin Petrografisi ve PetrolojisiGül VURALFırat ÜniversitesiFen Bilimleri EnstitüsüJeoloji Mühendisliği Anabilim Dalı2006, Sayfa:nceleme alanı, Türkiye'nin en önemli tektonik birliklerinden biri olan Doğu TorosOrojenik Kuşağı içerisinde yer almaktadır. Çalışma alanında dört farklı birimyüzeylemektedir. Bu birimler, Üst Jura-Alt Kretase yaşlı Guleman Ofiyoliti, ÜstMeastrihtiyen-Alt Eosen yaşlı Hazar Grubu, Orta Eosen yaşlı Maden Karmaşığı ve Pleistosenyaşlı alüvyonlardır.Guleman Ofiyoliti, yastık lavlar, diyabaz dayk kompleksi, bazalt ve tekil diyabazdayklarından oluşmuştur. Hazar Grubu, kireçtaşı, kumtaşı ve konglomeralardan oluşmaktadır.Maden Karmaşığı ise; aglomera, volkanik kumtaşı, lav akıntıları, yastık lavlar ve yer yerbunlarla ardalanmalı kırmızımsı kahverengi çamur taşlar ile temsil edilmektedir. Pleistosenoluşumlar ise; konglomera, çakıl ve kum'dan oluşmuştur.IIGuleman Ofiyoliti'nin jeokimyasal verileri bu ofiyolitin toleyitik ve E tipi MORB'danoluştuğuna işaret etmektedir.Guleman Ofiyoliti'ne ait kayaçların petrografik ve jeokimyasal özellikleri, bu ofiyolitinsupra-supduction zonunda oluşan ofiyolitlerin özelliklerine benzerlik gösterdiğini, tipikokyanus ortası ofiyolitlerden ayrıldığını vermektedir.Guleman Ofiyoliti, bölgede Üst Triyas'tan itibaren açılmaya başlayan, Neotetis'in güneykolunun, Üst Kretase'den itibaren kuzeye doğru dalmasına bağlı olarak üstteki okyanusallevhada oluşan açılma zonu ürünleridir. Üst Kretase sonunda kuzey-güney doğrultulu sıkışmasonucu bu açılma durmakta ve oluşan bu havzayı okyanusal kabuk ürünleri doldurmaktadır.Anahtar Kelimeler: Elazığ, Doğu Toros, Subra Subduction Ofiyoliti, Petrografi,Petroloji, Türkiye.III

Vural Gül
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Harput (Elazığ) kuzeydoğusundaki alt pliyosen yaşlı piroklastik kayaçların incelenmesi

Çalışma alanı, Harput'un yakın doğusundan başlayıp kuzeydoğuya doğru Keban barajıgöl alanına kadar devam etmektedir. Bölgede yaşlıdan gence doğru Senoniyen yaşlı ElazığMagmatitleri, Maestrihtiyen yaşlı Harami Formasyonu, Orta-Üst Eosen yaşlı KırkgeçitFormasyonu, Alt Pliyosen yaşlı Elazığ Volkanitleri yüzeylemektedir.Elazığ Magmatitleri inceleme alanında granit, gabro, diyabaz, (dolerit), bazalt gibikayaçlarla temsil edilmektedir.Elazığ Magmatitlerini uyumsuz olarak örten Kırkgeçit Formasyonu konglomera, kumtaşı,masif kireçtaşı, masif kumtaşı ve marndan meydana gelmiştir.Kendisinden yaşlı birimleri uyumsuz olarak örten Elazığ Volkanitleri inceleme alanındalav akıntıları ve piroklastitlerden meydana gelmiştir.nceleme konusunu oluşturan Elazığ Volkanitleri (Harput) piroklastitleri, bütün katkılıçimentolarda katkı malzemesi olarak % 30-40'a kadar kullanılabilir.Anahtar Kelimeler: Elazığ Volkanitleri, Piroklastik, Tüf, Cüruf, Çimento,

Esen Özbulut
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Guleman (Elazığ) bölgesi krom yataklarının platin grubu element içerikleri ve jeokimyası

ÖZETYüksek Lisans TeziGULEMAN (ELAZIĞ) BÖLGESİ KROM YATAKLARININ PLATİN GRUBUELEMENT İÇERİKLERİ VE JEOKİMYASIGülşah BAŞPINARFırat ÜniversitesiFen Bilimleri EnstitüsüJeoloji Mühendisliği Anabilim Dalı2006, Sayfa:125İnceleme alanı, Elazığ ilinin yaklaşık 80 km GD'sunda ve Alacakaya ilçesi sınırlarıiçinde yer almaktadır.Guleman Bölgesinde birçok kayaç topluluğu bulunmaktadır. Bunları yaşlıdan gencePaleozoyik yaşlı Bitlis Metamorfitleri, Üst Kretase yaşlı Guleman Ofiyoliti, Üst Meastrihtiyen-Orta Eosen yaşlı Hazar Grubu, Orta Eosen yaşlı Maden Karmaşığı ve Miyosen yaşlı LiceFormasyonu oluşturmaktadır.Guleman Ofiyoliti; başlıca dünit ve kromitit içeren harzburjitlerden oluşan tektonitlerile dünit, verlit, klinopiroksenit, gabrolardan oluşan kümülatlar ve tüm bu birimleri kesen tekildiyabaz daykları, levha dayk karmaşığı ve bazik volkanik kayaçlardan oluşur. GulemanOfiyolitine ait kayaçların jeokimyasal özelliklerini ve oluştukları jeotektonik ortamlarıbelirlemek amacı ile 30 adet kayaç örneği ICP-MS yöntemi ile analiz edilmiştir. Buna göre;Ultrabazik kayaçlardan bazik kayaçlara doğru MgO azalmakta buna karşılık SiO2, Al2O3, Fe2O3,CaO, Na2O, K2O, TiO2'in artmasıyla bu kayaçların ultrabazik-bazik karakterler gösterdiğisöylenebilmektedir. NTE içerikleri dünit ve harzburjitlerde dedeksiyon limitinin altında veyaçok yakın değerlerde iken bazaltlara doğru bu değerler artmaktadır. Guleman ofiyolitine aitmagmatik kayaçların tektonik ortamı ayırt etmek için kullanılan diyagramlardadeğerlendirilmesi sonucu; bu kayaçların okyanus ortası sırtlarında oluştuğu ve MORB'a benzerjeokimyasal karakterler gösterdiği belirlenmiştir.Guleman Ofiyolitine ait kayaçların her birinden ikişer adet olmak üzere toplam 8 adetkayaç örneği ve 20 adet kromit örneği Pt, Pd, Rh ve Au için ICP-MS yöntemi ile, Ir vekromitlerin iz element içerikleri ise Nötron Aktivasyon yöntemi ile analiz edilmiştir. Elde edilenanaliz sonuçları ilksel manto değerlerine göre normalleştirmiş ve sonuçlar spiderdiyagramlarında değerlendirilmiştir. Buna göre kayaçlarda; Rh negatif bir anomali gösteripmantoya göre fakirleşmekte, Pt mantoya yakın ve mantoya göre fakirleşmekte, Pd mantoyayakın mantoya göre zenginleşmekte olup Au ise yine mantoya göre zenginleşmektedir.Anahtar Kelimeler: Guleman, ofiyolit, podiform krom yatakları, PGE (Platin GrubuElementler).

Gülşah Başpınar
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Şelmo formasyonu'nun Kahta (Adıyaman) kuzeyindeki yüzeylemelerinde sedimantolojik incelemeler

ÖZETYÜKSEK LİSANS TEZİŞELMO FORMASYONU'NUN KAHTA (ADIYAMAN)KUZEYİNDEKİ YÜZEYLEMELERİNDESEDİMANTOLOJİK İNCELEMELERİlker Yücel ÖĞRENMİŞFırat ÜniversitesiFen Bilimleri EnstitüsüJeoloji Mühendisliği Anabilim Dalı2006, Sayfa: 55Adıyaman ili Kahta ilçesi ve kuzeyinde yer alan inceleme alanının stratigrafi birimleriniPütürge Metamorfitleri (Paleozoyik-Mesozoyik), Koçali Karmaşığı (Maastrihtiyen), BesniFormasyonu (Orta-Üst Maastrihtiyen), Hoya Formasyonu (Alt Eosen-Alt Oligosen), FıratFormasyonu (Burdigaliyen) ve Şelmo Formasyonu (Tortoniyen) oluşturur.Pütürge Metamorfitleri mermer ve şistlerden oluşur. Koçali Karmaşığı diyorit,serpantinit ve radyolaritten kuruludur. Besni Formasyonu resifal kireçtaşı, onu uyumsuz olaraküzerleyen Hoya Formasyonu ise bentik foraminiferli kireçtaşı ve dolomitlerden oluşur. HoyaFormasyonu'nu uyumsuz olarak üzerleyen Fırat Formasyonu ise bol algli kireçtaşlarındankuruludur.Şelmo Formasyonu; Eski Kahta, Tırpal, Alut ve Kahta Üyesi olmak üzere dört birimeayırılmıştır. Formasyonun tabanında yer alan Eski Kahta Üyesi, tabandan tavana doğru denizel,fosilli gri çamurtaşı, büyük ölçekli çapraz tabakalı kumtaşı, yatay tabakalı kumtaşı-silttaşı -çamurtaşı, Epsilon çapraz tabakalı kumtaşı ve kırmızı çamurtaşlarının oluşturduğu deltaçökelleri ile karakterize edilir. Bu birimi üzerleyen Tırpal Üyesi ise dereceli tabakalıkonglomera, kalın tabakalı konglomera, teknemsi-düzlemsi çapraz tabakalı kumtaşlarındanVIkurulu örgülü akarsu tortullarından oluşur. Alut Üyesi ise tatlı-acı su ostrakodları içeren kumlusilttaşı-silttaşı-gri kiltaşından oluşmakta olup, göl ortamında çökelmiştir. Alut Üyesi'nin üstdüzeyleri ile yanal düşey ilişkili Kahta Üyesi ise tabakalı konglomera, düzlemsi-teknemsiçapraz tabakalı kumtaşı ve kırmızı çamurtaşlarının oluşturduğu tane boyu yukarı doğru incelendevreli ardalanmalı istiflerden kurulu menderesli akarsu çökellerinden oluşur.Türkiye'nin önemli tektonik birliklerinden olan ?Kenar Kıvrımları Kuşağı? üzerinde yeralan inceleme alanında önemli kıvrımlı ve kırıklı yapılar oluşmuştur. Bu kıvrımlı ve kırıklıyapıların doğrultuları birbirine paralel olup DKD-BGB doğrultusunda gelişmiştir.Şelmo Formasyonu'nun fasiyes özellikleri ve bölgedeki tektonik yapılarla olan ilişkisibunların Tortoniyen' deki bir ön ülke havzasında (foreland basin) çökeldiğini göstermektedir.ANAHTAR KELİMELER: Sedimantoloji, örgülü akarsu, menderesli akarsu, göl,delta, Şelmo Formasyonu, ön ülke havzası, Adıyaman.VII

İlker Yücel Öğrenmiş
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Harput (Elazığ)'ın kuzeyindeki Elazığ magmatitleri ile ilişkili Cu-Pb-Zn cevherleşmelerinde sıvı kapanım çalışmaları

Kızıldağ-Köprücük Cu-Pb-Zn cevherleşmeleri Türkiye'nin doğusunda Harput'un kuzeyinde yer almaktadır. Bu tez cevherleşmelerle ilişkili kuvars damarlarındaki kuvarslarda sıvı kapanım incelemelerini içermektedir. Birincil ve ikincil sıvı kapanımlarda farklı tuzluluk ve homojenleşme sıcaklık değerleri saptanmıştır. Birincil sıvı kapanımlarda homojenleşme sıcaklığı 258-700 °C ve tuzluluk değerleri ise 33-45,21 % NaCl eşdeğeridir. İkincil sıvı kapanımlarda homojenleşme sıcaklığı 199-214 °C ve tuzluluk değerleri 5-15 % NaCl eşdeğeridir. Sonuç olarak, hidrotermal sistem içerisinde granitik kayaçlarda farklı zamanlarda iki farklı fizikokimyasal özellikte sıvı dolaşımı vardır: erken evreyi, yüksek tuzluluk ve sıcaklığa sahip hidrotermal çözeltiler, geç evreyi ise, düşük sıcaklık ve tuzluluk değerlerine sahip çözeltiler oluşturmaktadır. Başlangıçta cevherleşmeler, yüksek tuzluluğa sahip hidrotermal çözeltiler tarafından kuvars ve serizitik yan kayaçlar içerisinde (fillik zon) oluşurken; daha sonra meteorik suların hidrotermal çözeltileri seyreltmesi ile yan kayaçlarda kaolinleşme oluşmaktadır. Key Words: alterasyon, Cu, Pb, Zn, Homojenleşme sıcaklığı, tuzluluk, Kızıldağ, Turkiye

AlterasyonTuzluluk
Sumru Kişman
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Uluova fay zonunun kuzeydoğu bölümünün yapısal ve morfotektonik özellikleri

Türkiye, dünyanın önemli deprem kusaklarından birisi üzerinde bulunur. Anadolu levhacıgını kuzeyden sınırlayan Kuzey Anadolu Fay Sistemi (KAFS) ile güneyden sınırlayan Dogu Anadolu Fay Sistemi (DAFS), Türkiye'deki yıkıcı depremlerin ana kaynagıdır. nceleme konusunu olusturan Uluova Fay Zonu, Anadolu ve Afrika-Arabistan levhaları arasında büyük bir makaslama zonu olan DAFS'nin bir parçasıdır. Yaklasık KD-GB uzanımlı ve birbirine az çok paralel sol yanal atımlı faylardan olusan bir zondur. Sol yanal atımlı fayların eslenigi olan sag yanal atımlı ve yaklasık KB-GD dogrultulu faylar da zonu olusturan önemli bilesenlerdir. Her iki tür fayların sınırladıgı bloklarda saat ibresi tersi yönündeki dönmeler, havza olusumlarına neden olmustur. Ayrıntılı haritalama çalısmaları sonucunda Uluova Fay Zonu'nun kuzeydogu bölümü, dört fay ve/veya fay setine ayrılmıstır. Bunlar: Yaklasık D-B dogrultusunda 16 km kadar izlenebilen sol yanal dogrultu atımlı Konakalmaz Fay Seti (KFS); KD-GB dogrultulu 30 km uzanan sol yanal dogrultu atımlı çme Fay Seti (FS); KB-GD dogrultusunda 11 km uzanan sag yanal dogrultu atımlı Yukarıbag Fayı (YF); KB-GD dogrultusunda 7 km uzanan sag yanal dogrultu atımlı Koçkale Fayı (KF) dır. Çalısma alanının morfotektonik özellikleri, Uluova Fay Zonu'nu olusturan fayların dogrultu atım yanında normal bilesene de sahip oldugunu göstermektedir. Akarsu vadilerindeki bükülmeler dikkate alındıgında en büyük sol yanal atım, 2 km olarak belirlenmistir. Dogu Anadolu Fay Sistemi'nin dolayısıyla da onun bir parçası olan Uluova Fay Zonu'nun yası yaklasık olarak 2 my olarak kabul edildiginde kayma hızı, 1 mm/yıl olarak bulunur. Uluova Fay Zonu'nun üzerinde 2005-2007 döneminde meydana gelen ve büyüklügü 2,2 ile 4,2 arasında degisen depremler, fay zonunun aktif oldugunun kanıtıdır. Fayların uzunlukları dikkate alındıgında büyük depremler üretemeyecekleri düsünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Dogu Anadolu Fay Sistemi, Uluova Fay Zonu, dogrultu atımlı fay, Elazıg.

Doğu Anadolu fay zonuElazığ
Serap Çolak
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Keban yöresi metamorfik kayaçların petrografik incelenmesi

İnceleme alanı, Elazığ ilinin 50 km KB'sında yer alan Keban ilçesi civarıdır. Keban Metamorfitleri inceleme alanının en yaşlı birimleri olup, temeli oluşturmaktadır. Çökelme yaşı Permo Triyas'tır. Senoniyen yaşlı Yüksekova karmaşığı üzerine tektonik olarak gelen Keban metamorfitleri, Alt Miyosen yaşlı Alibonca formasyonu tarafından açısal uyumsuzlukla örtülmektedir. Şelf tipi karbonat ve kırıntılı kayaçları kapsayan Keban metamorfitleri, yaşlıdan gence doğru; rekristalize kireçtaşı-kalkşist, mermer ve metakonglomera-kalkfillit olmak üzere üç formasyondan meydana gelmiştir. Petrografik incelemeler sonucunda, Keban metamorfitlerini oluşturan birimlerdeki mineral topluluğunun esas olarak kalsit + kuvars + serizit ± grafit ± klorit ± albit'ten meydana geldiği görülmüştür.Bu mineral topluluğu yeşil şist fasiyesinin düşük derecelerinde oluşmuştur. Keban biriminin güneyinde bulunan okyanus kabuğunun Üst Kretas'de kuzeye doğru dalması ile başlayan iki levhanın birbirine yaklaşması sonucu metamorfizma olayı gerçekleşmiştir. Keban metamorfitleri içerisine Üst Kretase-Paleosen'de dayk ve sil şeklinde trakilatit ve latit bileşimli Keban magmatitleri yerleşmiştir. Keban metamorfitleri ile Keban magmatitlerinin dokanağında skarn mineralleri oluşmuştur. Bu zondaki mineral topluluğu, kalk silikat kayaçların hornblend-hornfels fasiyesinde metamorfizmaya uğradığını göstermektedir.

Bünyamin Akgül
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
1987
00
DoctorateOpen AccessTR

Gemerek (Sivas) dolaylarının neojen çökelleri üzerinde sedimantolojik incelemeler

Alüvyal düzlükAlüvyal yelpazeLitofasiyesler+2
İbrahim Türkmen
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
1993
00
DoctorateOpen AccessTR

İslamköy (Kulp-Diyarbakır) yöresindeki bazik ve ultrabazik kayaçlar ile ilişkili cevherleşmeler

ÖZET Doktora Tezi İSLAMKÖY ( KULP- DİYARBAKIR ) YÖRESİNDEKİ BAZİK VE ULTRABAZİK KAYAÇLAR İLE İLİŞKİLİ CEVHERLEŞMELER Muharrem AKGÜL Fırat Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Jeoloji Mühendisliği Anabilim Dalı 1993, Sayfa: 116 İnceleme alanı Diyarbakır iline bağlı Kulp ilçesinin yaklaşık 15 km KB'sında yer almaktadır. Çalışma alanında üç farklı stratigrafik birim bulunmaktadır. Bunlar; Paleozoyik yaşlı Bitlis Metamorfitleri, Jura- Kretase yaşlı Kulp Ofiyoliti ve Alt Miyosen yaşlı Lice Formasyonu' dur. Güneydoğu Anadolu Bindirme Kuşağı üzerinde yer alan çalışma alanında litolojik birimler birbirleri ile tektonik dokunak ilişkisi sunarlar. İslamköy çevresinde biri Kretase sonrası, diğeri Alt Miyosen sonrası olmak üzere iki farklı sürüklenim kuşağı bulunmaktadır. Bölgede Triyas' ta bir riftleşme dönemi başlamıştır. Jura - Alt Kretase' de Kulp Ofiyoliti oluşmuş ve Üst Kretase' de kıtasal kabuk üzerine itilmişlerdir. Alt Miyosen sonunda Arap Levhasının Anadolu Levhası ile çarpışması sonucu daha önce oluşan kayaçlar kuzeyden güneye doğru Lice Fornasyonu üzerine itilmişlerdir. Bitlis Metamorfitleri Çalışma alanında gnays, kuvars mika şist, granatlı mika şist, amfıbolit şist ve mermer birimleri ile temsil olunmaktadır. Bu kayaçlarda şistozite düzlemi belirgin olarak izlenmektedir ve kuzeye doğru eğimlidirler. Arazide oldukça altere olmuş ve parçalanmış olarak izlenen Kulp Ofiyoliti; lerzolit, harzburgit, dünit, websterit, gabro, diyorit, diyabaz ve volkanik kayaçlar ile temsil olunmaktadır. Lerzolit harzbugit ve dünit ofiyolit biriminintabanını oluşturan tektonitlere karşılık gelmektedir. Bu kayaçlarda porfiroklastik doku görülmektedir. Websterit, gabro, hornblendli gabro, diyorit ve kuvars diyorit ofiyolit biriminin kümülatlar kısmına karşılık gelmektedir ve bu kayaçlarda mezokümütat doku ve subhedral granüler dokular görülmektedir. Diyabazlar levha dayk karmaşığına ait kayaçlar olup intergranüler ve intersertal dokular göstermektedir. Bazaltlar ofiyolit biriminin en üst seviyesini oluşturmaktadır ve bu kayaçlarda mikroporfirik ve vitroporfirik dokular görülmektedir. Kulp Ofiyolitine ait kayaçlardan yapılan analiz sonuçlarına göre peridotitik kayaçlardan bazaltik kayaçlara doğru bazı oksit değerlerinde artma bazı oksit değerlerinde ise azalma görülmektedir. Si02, Al203, CaO, Na20, Ti02, ve P205, değerlerinde bir artma MgO ve uçucularda bir azalma görülmektedir. İz elementlerde ise Sc, Sr, Zr, Ba, Ce, Nd ve Y değerlerinde artma Ni, Cr, değerlerinde bir azalma görülmektedir. Ana oksit ve iz elementlerdeki bu değişim magmanın farklılaşması sonucudur ve analiz sonuçları tektonik ortamları bilinen kayaçlardaki değerlerle karşılaştırıldığında bu kayaçların okyanus ortası sırtlarda oluştuğu görülmektedir. Lice Formasyonu çalışma alanında kumtaşı, şeyi, marn ardalanması şeklinde izlenmektedir ve kayaçlarda ince tabakalanma görülmektedir. Islamköy bölgesinde bazik ve ultrabazik kayaçlarla ilişkili olarak üç farklı cevherleşme bulunmaktadır. Bunlar; krom cevherleşmesi, sülfüriü cevherleşmeler ve bindirme zonundaki cevherleşmelerdir. Krom cevherleşmesi Ganzik Tepe' nin kuzey yamacında yer almaktadır. Dünitler içerisinde bulunan bu cevherleşme masif görünümde olup merceksel bir geometri sunmaktadır, mikroskopik çalışmalar sonucunda kromit, pentlandit, millerit, hezlavodit, ilmenit ve rutil parajenezi saptanmıştır. Kromitlerde tektonizma etkisi ile kırılma ve parçalanmalar meydana gelmiş olup kenar ve çatlakları boyunca demir minerallerine dönüşümler izlenmektedir. Krom örneklerine ait mikroskopik çalışmalar ve kimyasal analiz değerlendirme sonuçları ( MgO / FeO, Cr / Fe, Al203 ) bu cevherleşmenin magmadan fraksyonel kristalleşme ile oluşmuş Alpin Tipi Kromit cevherleşmesi olduğunu göstermektedir. Sülfürlü cevherleşmeler ultrabazik kayaçlar içerisinde düzensiz damarlar şeklinde bulunmaktadır. Asıl cevher mineralleri kalkopirit, pirit, pirotin, manyetit ve sfalerittir.Daha az alarak da pentlandit, linneit, kromit, ilmenit mineralleri görülmüştür. Yüzeysel işlevler sonucu oluşmuş ikincil mineral olarak markasit ve limonit bulunmaktadır. Sülfürlü cevherleşmelerdeIll ornatma dokusu ve ayrılım dokuları yaygın olarak izlenmektedir. Ornatma dokusu en fazla katkopiritlerde daha az olarak da manyetit ve pirotinlerde görülmektedir. Bu cevherleşmede yaygın olarak görülen bir diğer doku şekli ise aynim dokusudur. İncelenen örneklerde kalkopirit-sfalerit, sfalerit-kalkopirit, sfalerit - pirotin ve pirotin - pentlandit ayrılımları görülmektedir. Sülfürlü cevherleşmelerin oluşum ortamını açıklamak için farklı görüşler üzerinde durulmuştur. Bu görüşler; hidrotermal damar tipi cevherleşme, serpantinleşme sırasında cevherleşme ve magmadan sülfid silikat sıvısının ayrımlaşması ve erken kristalleşmedir. Yapılan mikroskopik çalışmalar bu cevherleşmenin yüksek sıcaklıklarda oluştuğunu göstermektedir. Bu nedenle oluşum için ilk iki görüşün geçerli olamayacağı düşünülmektedir. Cevherleşmenin magmadan erken safhada sülfid silikat sıvısının ayrımlaşması ve sülfürlü fazın kısmen kristalleşmiş silikatları ornatarak oluştuğu kabul edilmiştir. Bindirme zonundaki cevherleşme Bitlis Metamorfitleri' nin Kulp Ofiyoliti üzerine bindirmesi sonucu bindirme zonunda gelişen hidrotermal çözeltilerle oluşmuştur. Burada görülen cevher minerali pirittir. ANAHTAR KELİMELER : Bazik ve ultrabazik kayaç, ofiyolit, kromit, podiform kromit, ornatma, ayrılım, Fe-Cu-Ni- cevherleşmesi

Bazik kayaçCevherleşmeDiyarbakır-Kulp+4
Muharrem Akgül
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
1993
00
DoctorateOpen AccessTR

Tutak Dağı (Şebinkarahisar) güney batısındaki Pb-Zn yatakları

ÖZET Doktora Tezi TUTAK DA?I (ŞEBfNKARAHİSAR-GİRESUN) GÜNEYBATISINDAKİ Pb-Zn YATAKLARI Ahmet şaşmaz Fi rai Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Jeoloji Mühendisliği Anebilim Dalı 1993, Sayfa: 97 Tutak Dağı güneybatısındaki Pb-Zn yatakları, Doğu Karadeniz Bölgesinde, Pontidler Tektonik Birliği olarak bilinen kuşağın güneyinde ve Şebinkarahisar'ın yaklaşık 20 km. kuzeybatısında yer almaktadır. Bölgede İnler Yaylası, Mekedüzü, Dereköy ve Sübak yörelerinde izlenen cevherleşmeler d8mar tipi cevherleşmeler olup, Doğu Karadeniz metalojenik provensinin bir parçası niteliğindedir. Yörede Üst Kretase'den Pllyo-kuvaterner'e kadar değişen zaman aralıklarında oluşmuş volkanik, plutonik ve sedimanter kayaçlar bulunmaktadır. Bu birimler yaşlıdan gence doğru şöyle sıralanmaktadır; Üst Kretase yaşlı volkanitler (dasit, andezit, piroklastitler) ve karbonatlı kumtaşlan. Üst Kretase- Paleosen yaşlı graMtoyldler, Eosen volkanitleri (andezit, bazalt, trakiandezit ve tüf), Oligo- miyosen yaşlı jipsli seri (jips ve çamurtaşı) ve Pliyo-kuvaterner yaşlı volkanitler (andezit). İnceleme alanı Üst Kretase ve sonrasında yoğun bir tektonizmanın etkisi altında kalmıştır. Bölgedeki fayların doğrultuları KD-GB ve KB-GD şeklindedir. KD-GB doğrultul u feylar genellikle cevherli ve Eosen öncesi tektonik hareketler sonucu oluşmuş iken, KB-GD doğrultulu faylar ise cevhersizdir ve Eosen sonrasında meydana gelmiştir.M Yörede izlenen cevherleşmeler, inceleme alam m verevine kesen KD-GB doğrultulu, yoAnahtar Kelime: Cevherleşme = Mineralization ; Faylar = Faults ; Tutak dağı = Tutak mountain

CevherleşmeFaylarTutak dağı
Ahmet Şaşmaz
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
1993
00
Master'sOpen AccessTR

Sivrice (Elazığ) çevresinin jeolojisi

1 ÖZET Yüksek Lisans Tezi SİVRİCE (ELAZI?) ÇEVRESİNİN JEOLOJİSİ Zülfü Gürocak Fırat Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Jeoloji Mühendisliği Anabüim Dalı 1993, Sayfa:65 İnceleme alanı Elazığ İli Sivrice İlçesi civarında yaklaşık 80 km2, lik bir alanı kapsamaktadır. Bölgede Permokarbonifer'den Kuvaterner'e kadar farklı kayaç türlerinden oluşan birimler yüzey temektedir. Bu birimleri yaşlıdan gence doğru şöyle sıralayabiliriz: Metapelit. kalkşist, rekristalize kireçtaşı ve metakuvarsitlerle temsil edilen Pütürge Metamorfitleri (Karbonifer (?)- Permiyen-Triyas); gabro, diyabaz, bazalt ve andezitlerle temsil olunan Yüksekova Karmaşığı (Senonîyen); kum taşı, kiltaşı ve çamurtaşı ardaianmasından oluşan Simaki Formasyonu (Maestrihtiyen-Üst Paleosen); volkanik arakatkılı çamurtaşı, kumtaşı, tüt, andezit, bazalt ve volkanik breşlerle temsil olunan Maden Karmaşığı (Orta Eosen); gevşek tutturulmuş çakıl, kum ve killerden oluşan Pliyo (?)-Kuvaterner yaşlı eski alüvyonlar ile aynk kum, kil ve çakıllardan oluşan güncel alüvyonlardır.ii Çalışma alanındaki kınklı yapılar Doğu Anadolu Fayı, Kömürhan Bindirmesi ve gravite faylandır. Doğu Anadolu Fayı inceleme alanını K60°D doğrultusunda kesip geçen, sol yanal atımlı bir faydır. Kömürhan Bindirmesi ise Yüksekova Karmaşığı'nın Simaki Formasyonu ve Maden Karmaşığı üzerine itilmesiyle oluşmuştur. Fay düzlemi yaklaşık D-B doğrultulu olup, düşük bir açıyla kuzeye doğru eğimlidir. İnceleme alanındaki diğer bir kınklı yapı ailesi gravite faylandır. Beş adet fayla temsil olunan bu faylar, yaklaşık KD-GB doğrultuludur. Bunlardan dört tanesi Hazarbaba Tepe'nin kuzey yamaçjannda basamaklı bir morfoloji oluşturmuşlardır. Bu faylann formasyon sınırlannda meydana getirdikleri kaymalara dayanılarak faylann eğim atım bileşeni yanında doğrultu atım bileşeninin de olduğu söylenebilir. Pütürge MetamofrÜeri'ne ait metapelitler ve kalkşistlerde tabakalanmaya paralel olarak gelişmiş, oldukça belirgin bir şistozite izlenmektedir. İnceleme alanındaki birimlerden alınan çatlak duruşlarına ait ölçülerle yapılan doğrultu gül diyagramının yorumlanması ile, bölgenin yaklaşık KKD-GGB doğrultulu bir sıkışma rejimi altında kaldığı sonucuna varılmış ve bölgedeki tektonik yapıların bu sıkışma doğrultusu ile uyum sağladıktan görülmüştür. Alpin dağ oluşum hareketlerinin etkisinde kalan bölgede, inceleme sonucu stratigrafik olarak saptanabilen tek orojenik faz Anadolu Orojenik Fazı'dır.Bu faz Simaki Formasyonu (Maestrihtiyen- Üst Paleosen) ile Maden Karmaşığı (Orta Eosen) arasındaki uyumsuzluk düzlemi ile temsil edilmektedir. Çalışılan bölge ve yakın çevresinde ekonomik değerler açısından; tuğla-kiremit hammaddesi, kaynak sulan ve inşaat malzemesi olarak zengin dere yatağı alüvyonlanndan sözedilebilir. Anahtar Kelimeler: Doğrultu atımlı fay, çek-ayır havzası, gravite fayı, kıtasal çarpışma, karmaşık, Doğu Toroslar, Sivrice (Elazığ), Türkiye.

Elazığ-SivriceJeomorfoloji
Zülfü Gürocak
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
1993
00
DoctorateOpen AccessTR

Piran Köyü (Keban) çevresindeki magnetik kayaçların petrografik ve petrolojik özellikleri

İnceleme alanı, Elazığ ilinin 30 km kuzeybatısında, Piran Köyü ( Keban) civarında yaklaşık 270 km2 'lik bir alan kapsamaktadır. Çalışma alanında yaşlıdan gence doğru; Permo - Triyas yaşlı Keban Metamorfitleri, Üst Kretase yaşlı Yüksekova Karmaşığı, Üst Paleosen - Alt Eosen yaşlı Seske Formasyonu ve Orta Eosen - Üst Oligosen yaşlı Kırkgeçit Formasyonu yüzeylemektedir. Keban Metamorfitleri; Mermer ve Kalkfillit Formasyonlarından meydana gelmiştir. Mermer litolojisindeki birim ile Yüksekova Karmaşığı'mn diyorit grubu kayaçları arasındaki dokunak intrüzif olup, dokunak boyunca gerek mermerler ve gerekse diyoritler içerisinde skarnlaşma meydana gelmiştir. Metamorfitlerin en üst seviyelerini oluşturan Kalkfillit Formasyonu ise, Yüksekova Karmaşığı'nı tektonik olarak üzerlemektedir. Çalışmanın asıl konusu olan Yüksekova Karmaşığı inceleme alanında gabro, diyorit, tonalit ve granodiyorit bileşimli derinlik; mikrotonalit, aplit ve lamrofir bileşimli yarı derinlik; bazalt, bazaltik andezit, andezit ve dasit bileşimli yüzey ve filiş özelliğindeki voikano - sedimanter kayaçlarla temsil olunur. Arazi gözlemlerine dayanarak karmaşığa ait magmatik kayaçlarm birbirini izleyen üç farklı evrede yerleştikleri tesbit edilmiştir. Birinci evrede bazik plütonik ve volkanik kayaçlar, ikinci evrede asit plütonik ve volkanikkayaçlar, üçüncü evrede ise artık magmadan türeyen aplit ve lamprofirier oluşmuştur. 42 adet magmatik kayaç örneğinin analiz verilerin değişik diyagramlarda dağerlendirilmesi sonucu, çalışma alanındaki magmatik kayaçların düşük - K toleyit karakterli ada yayı magmatizması ürünleri olduğu belirlenmiştir. Magmatitler Si02 içeriğine göre biri düşük ( Si02 < % 60), diğeri çok yüksek (SİO2 > % 70) olmak üzere iki farklı kayaç grubundan meydana gelmektedir. Bu iki grup arasında ortaç değerlere sahip kayaçların bulunmayışı, söz konusu bu kayaçların aynı magmanın farklılaşma ürünleri olmadığını gösterir. Ancak farklı bileşimli kayaçlar olmalarına karşın, Na20 ve K20 gibi ana element ve bazı uyumsuz iz element ( Rb, Ba, Sr, Zr ve Nadir Toprak Elementleri) kapsamları birbirine çok yakın değerdedir. Bu nedenle, söz konusu bu kayaçların aynı kaynaktan türeme, farklı evrelerde ve farklı derecede kısmi ergime ile oluşmuş magmaların katılaşması sonucu meydana geldikleri düşünülmektedir. Çalışma alanındaki gabro, diyorit, tonalit ve granodiyorit bileşimli derinlik kayaçları yay magmatizması ile oluşmuş toleyitik seriye ait KAFEM magma tipini veren ve değişik araştırmacıların I - Tipi ve Manyetit Serisi olarak tanımladıkları granitoyid özelliğindedir. Yüksekova Karmaşığı'na ait volkano - sedimenter birim taban seviyelerinde normal filiş özelliğine sahip olmasına karşın, birimin üst seviyeleri içerisinde gabro, piroksenit ve serpantinit blokları bulunduran vahşi filiş görünümündedir. II

Elazığ-KebanMagmatik kayaçlarPetrografi+1
Bünyamin Akgül
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
1993
00
DoctorateOpen AccessTR

Elazığ kuzeybatısındaki genç volkanitlerin petrolojik özellikleri

ÖZET Doktora Tezi ELAZI? KUZEYBATISINDAKİ GENÇ VOLKANİTLERİN PETROLOJİK ÖZELLİKLERİ Sevcan KÜRÜM Fırat Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Jeoloji Mühendisliği Anabilim Dalı 1994, Sayfa:106 İnceleme alanı Doğu Anadolu Bölgesinde, Elazığ İli kuzey - kuzeybatısında, Çemişgezek, Pertek (Tunceli) İlçeleri arasındaki yeri kapsar. Bu bölgede yüzeyleyen Senozoyik yaşlı volkanitlerin petrografik-petrolojik ve jeokimyasal özelliklerinin araştırılması amaçlanmaktadır. Çalışma alanında yaşlıdan gence doğru; Permo-Karbonifer yaşlı Keban Metamorfitleri, Üst Kretase yaşlı Yüksekova Karmaşığı, Orta Eosen - Üst Oligosen yaşlı Kırkgeçit Formasyonu, Alt Miyosen yaşlı Alibonca Formasyonu ve Üst Miyosen-Pliyosen yaşlı Karabakır Formasyonu yüzeylemektedir. Bölgede, Yüksekova Karmaşığı ile tektonik-intrüzif dokanak oluşturan Keban Metamorfitleri, mermerler ve amfibol şistlerden oluşmuştur. Yüksekova Karmaşığı ise esas olarak diyorit, kuvars-diyorit ve mikrodiyoritlerden meydana gelmiştir. Ancak daha az olarak da gabro, alkali granit ve tonalitlere rastlanmaktadır. Birimin metamorfitlerle intrüzif dokanağmda skarn tipi kayaçlar da izlenmektedir.Doğu Anadolu Bölgesindeki en genç denizel sedimanter istiflerden biri olan Alibonca Formasyonu üzerine açılı uyumsuzlukla gelen Karabakır Formasyonu; volkanoklastitler, lav akıntıları ve gölsel kireçtaşları şeklinde haritalanmıştır. Çalışma alanındaki volkanoklastitler birbirleriyle yanal ve düşey geçişli olarak bulunan epiklastit ve piroklastitlerden meydana gelmiştir. Petrografik çalışmalar sonucunda andezit, bazalt ve andezitik tüf bileşiminde olduğu belirlenen lav akıntılarının, jeokimyasal çalışmalar sonucunda ise esas olarak değişik bileşimlerdeki andezitler ile dasit ve daha az oranda da bazaltlardan oluştuğu belirlenmiştir. İnceleme alanında yapılan arazi çalışmaları sonunda andezitik tüflerin, volkanoklastlar ile andezit-bazalt bileşimli lav akıntıları arasında geçiş oluşturduğu gözlenmiştir. Karabakır Formasyonu volkanitleriyle yanal ve düşey geçişli olarak bulunan gölsel kireçtaşları ise, çalışma alanında sınırlı bir yaydım göstermektedir. Çalışma alanındaki lav akıntılarında yapılan jeokimyasal çalışmalar sonucunda sialik (kabuk) kökenli olduğu belirlenen lavların orta ve yüksek K'lu özellikte oldukları ve ortaç ve asidik bileşimli örneklerin kalkalkalen, bazik bileşimli örneklerin ise toleyitik özellik gösterdikleri belirlenmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Karabakır Formasyonu, volkanoklastit, epiklastit, piroklastit, lav akıntıları, kalkalkalen, toleyitik, sialik.

ElazığPetrolojiTunceli-Pertek+2
Sevcan Kürüm
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
1994
00
Master'sOpen AccessTR

Malatya-Elazığ havası demir cevherleşmeleri

Ercan Gerçek
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
1994
00
Master'sOpen AccessTR

Madenköy (Siirt-Şirvan) bakır yatağının jeokimyasal incelenmesi ve rezerv hesaplaması

ÖZET Yüksek Lisans Tezi MADENKÖY (SİİRT) BAKIR YATA?ININ JEOKİMYASAL İNCELENMESİ VE REZERVLERİNİN HESAPLANMASI Dicle Bal Fırat Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Jeoloji Mühendisliği Anabilim Dalı 1995 Siirt Madenköy bakır yatağı, Siirt îli'nin Şirvan ilçesine bağlı Madenköy' de bulunmaktadır. Yatak sahasında, Bitlis Masifi'ne ait rekristalize kireçtaşları, volkanik kayaçlar (spilit, diyabaz, porfiri spilit) ve bunlarla ardalanan çamurtaşları, kireçtaşları ile bunların bireşleri bulunmaktadır. Yatak, tektonik olarak çok kırıklı bir yapıya sahiptir ve bölgedeki faylanmalar, cevherleşmeden sonra meydana gelmiştir. Cevherleşme, spilit ve diyabazlara bağlı olarak gelişmiştir. Uzunluğu, yaklaşık 400 m, kalınlığı 150 m civarındadır. Kökeni volkanosedimenter olarak yorumlanmaktadır. Makroskopik olarak, masif ağsı ve saçınımlı cevher tipleri mevcuttur. Cevher 50o,lik eğimle KD' ya dalmaktadır.n Ana cevher mineralleri, çoğunluk sırasına göre, pirit, manyetit ve kalkopirittir. Bunlarla birlikte, yer yer yaygın şekilde sfalerit, hematit, lökoksen, galenit ve kromit de bulunmaktadır. Gang mineralleri klorit, kalsit, dolomit ve kuvarstır. Bu araştırmada yataktaki Cu, Pb, Zn, Fe ve S elementleri jeokimyasal ve jeoistatiksel yöntemlerle değerlendirilmiştir. Pb-Cu-Zn, S-Cu-Zn, Fe-Cu-Zn üçgen diyagramları ile yatakta sırasıyla S, Fe, Cu, Zn ve Pb zenginleştiği saptanmıştır. Pb-Cu- Zn üçgen diyagramında Cu yoğundur. Buna göre Siirt Madenköy bakır yatağı Cu-Zn tipi masif sülfit yatağıdır. Yataktaki orantı efekti her tarafta aynı değildir. Sıklık dağılımları analizleri, Cu, Pb ve Zn elementlerinin logaritmik normal dağıldığını göstermektedir. Korelasyon analizi, Cu ile Pb, Zn, S ve Pb ile Zn arasında belirgin bir pozitif bağıntıyı vermektedir. Derinlikle Cu-Fe artmaktadır. Buna karşın Pb, Zn, S azalmaktadır. Bu, yatağın masif sülfit yatağı olduğunu destekleyen önemli bir bulgudur. Varyogram incelemeleri ile cevherin fakir ve zengin cevher olarak ardalandığı (hole effect) ve yatakta yerel anizotropi olduğu görülmüştür. Yapılan rezerv hesaplarına göre yatağın toplam rezervi yaklaşık 14,3 mil. t 'dur. Bunun 13 mil.t'u görünür, 1,3 mil.t'u da muhtemel rezervdir. Toplam rezervin ortalama Cu tenörü % 2.01, Pb tenörü % 0.20 ve Zn temörü de % 0.54' tür.

BakırJeokimyaRezerv hesaplama yöntemleri+1
Dicle Bal
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
1995
00
DoctorateOpen AccessTR

Polat-Beğre (Doğanşehir) çevresindeki mağmatik kayaçların petrögrafik ve petrolojik özellikleri

öz Doktora Tezi POLAT-BE?RE (DO?ANŞEHİR) ÇEVRESİNDEKİ MAGMATİK KAYAÇLARTN PETROGRAFİK VE PETROLOJİK ÖZELLİKLERİ Ayten ÖN AL Fırat Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Jeoloji Mühendisliği Anabilim Dalı 1995, Sayfa: 159 İnceleme alam, Doğu Toros kuşağında Malatya İli Doğanşehir ilçesinin batısında yer almaktadır. Bu alanda yaşlıdan gence doğru Permo-Triyas yaşlı Malatya Metamorfitleri, Üst Kretase yaşlı Berit Grubu kayaçlan, Üst Kretase (?) yaşlı Polat- Beğre Granitoyidi, Orta Eosen yaşlı Maden Karmaşığı ve Plio-Kuvaterner yaşlı Beylerderesi Formasyonu yüzeylenmektedir. Magmatik kayaçlar ile hem tektonik hem de intrüzif dokunak oluşturan Malatya metamorfitleri çeşitli şistler, mermer, rekristalize kireçtaşı ve dolomitlerden, Berit grubu kayaçlar metapelit, peridotit, amfîbolit ve migmatitden oluşmuştur. Maden karmaşığı spilitik bazik volkanitler, çamurtaşı, mikritik kireçtaşı, nümmiütü kireçtaşı, andezit, diyabaz dayklanndan oluşur ve az miktarda merraer'-blâldaftijçerir. Beylerderesi formasyonu ise çakıltaşı ile temsil edilmektedir.IV Bu çalışmanın amacını oluşturan; petrografik, petrolojik ve jeokimyasal özellikleri incelenen magmatik kayaçlar geniş bir alanda yüzeylenmektedir. İlk defa bu çalışma ile Polat-Beğre Granitoyidi olarak isimlendirilmiş ve detaylı incelenmiştir. Polat-Beğre granitoyidi diyorit, kuvarsdiyorit, tonalit ve granodiyorit gibi derinlik; mikrodiyorit, tonalit-diyoritporfirler gibi yanderinlik ve aplit, andezit ve lamprofir dayklan ile temsil edilmektedir. Derinlik kayaçlar içerisinde mafik mikrogranüler magmatik anklavlara (MME) sıklıkla rastlanmaktadır. Polat-Beğre granitoyidinin Malatya metamorfitleriyle intrüzif dokunağında skarn mineralleri de izlenmektedir. Polat-Beğre granitoyidinin jeokimyasal analiz sonuçlan ana ve iz element ayrım diyagramlarına taşınmış olup, bu diyagramlar magma tipinin orta ve düşük K'lu- kalkalkalen, tektonik ortamının ise dalma ile ilişkili volkanik yay granitoyidi ile uyumlu (Şili örneği benzeri) olduğunu göstermektedir, örneklerin düşük TİO2 konsantrasyonları da (genellikle < %1) diğer yayla ilişkili kayaçlarınkiyle uygundur. Analiz edilen örneklerin çoğunluğu plajiyoklaz+biyotit+hornblend alanında yeralmaktadır. Bu durum Polat-Beğre granitoyidinin daima biyotit+hornblend içermesiyle de uyumludur. Çalışma alanında batolidin yüzeylenen kısmı azdır. Ana magmatik evrenin ürünleri plajiyoklaz fraksiyonlaşmasının baskın olduğu diyorit grubu kayaçlar ve diyorit grubu kayaçlar kesen, biyotit fraksiyonlaşmasının baskın olduğu tonalit grubu kayaçlardır. Diyorit-tonalitporfirler ve andezit dayklan yanderinlik kayaçlar olup son evrenin ürünleri aplit ve lamprofir dayklandır. ANAHTAR KELİMELER: Doğu Toros Kuşağı, Malatya, Polat-Beğre granitoyidi, diyorit grubu, tonalit grubu, porfirler, dayklar, anklav, kalkalkalen, volkanik yay.

Magmatik kayaçlarMalatya-DoğanşehirPetrografi+1
Ayten Önal
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
1995
00
Master'sOpen AccessTR

Hazar Köyü ( Elazığ ) güneybatısının jeolojik özellikleri

İnceleme alanı, Elazığ ili Maden İlçesine bağlı Hazar Köyü'nün güney batısında yaklaşık 100 kın2 lik bir alanı kapsamaktadır. Bölgede yüzeyleyen birimler şöyle sıralanabilir; metapelitler, kalkşist, fıllit, kloritşist, rekristalize kireçtaşı ve metakuvarsitlerden oluşan Paleozoyik - Mezozoyik yaşlı Pütürge Metamorfitleri; gabro, klinopiroksenli gabro, diya baz, piroksenit, dünit ve serpantimtlerden oluşan Jura - Alt Kretase yaşlı Guleman Grubu; kumtaşı-şeyl - mam ardalanmasıyla temsil olunan, Hazar Grubu'na ait Maestrihtiyen - Alt Eosen yaşlı Simaki Formasyonu; Maden Karmaşığı'nın, kumtaşı, killi kireçtaşı, şeyi ve çamurtaşlarından oluşan Orta Eosen yaşlı Melefan Formasyonu ile piroklastitler, diyabaz, bazalt ve andezittenIll oluşan yine Ona Eosen yaşlı Karadere Formasyonu ve Pliyo - Kuvaterner yaşlı eski ve güncel alüvyonlardır. inceleme alanındaki kmklı yapılar; doğrultu alımlı sol yönlü Hazar Fayı; Paleozoyik - Mezozoyik yaşlı Pütürge Metamorfitleri ile Jura - Alt Kretase yaşlı Guleman Grubu arasında oluşmuş Yıldızhan Bindirme Fayı; Jura - Alt Kretase yaşlı Guleman Grubu ile Maestrihtiyen - Alt Eosen yaşlı Hazar Grubu arasında gelişmiş Polatköy Bindirme Fayı; yine ayrıı birimler arasında gelişen Hazar Bindirme Fayı ve inceleme alanının çeşitli yerlerinde gözlenen gravite fayları ile niteliği belirlenemeyen kırıklardır. Çalışma alanındaki birimlerden alınan çatlak ölçümlerine göre ayrı ayrı hazırlanan doğrultu gül diyagramlarının yorumlanmasıyla bölgenin yaklaşık K- G doğrultulu bir sıkışma rejimi altında kaldığı sonucu ortaya çıkmış ve bölge deki tektonik yapıların bu sıkışma doğrultusuyla uyumlu oldukları görülmüştür. Alpin Orojenezi'nin etkisi altında kalan bölgede, Jura - Kretase yaşlı Guleman Grubu ile Maestrihtiyen-Alt Eosen yaşlı Simaki Formasyonu arasın daki uyumsuzluk düzlemi Laramiyen Orojenik fazım izleyen transgresyonla; Paleozoyik - Mezozoyik yaşlı Pütürge Metamorfitleri ile Orta Eosen yaşlı Melefan Formasyonu arasındaki uyumsuzluk düzlemi ve Jura - Alt Kretase yaşlı Guleman Grubu ile Orta Eosen yaşlı Melefan Formasyonu arasındaki uyumsuzluk düzlemi Anadolu orojenik fazım izleyen transgresyonla oluşmuştur. İnceleme alanındaki ekonomik oluşuklar; Guleman Grubu içerisindeki kromitler ile Guleman Grubu ile Hazar Grubu arasındaki tektonik dokunak- larda gelişmiş su kaynaklarıdır.Anahtar Kelimeler: Doğu Toroslar, Doğrultu Atımlı Hazar Fayı, Bindirme Fayı, Pütürge Metamorfitleri, Guleman Grubu, Hazar Grubu, Maden Karmaşığı.

Elazığ-Hazar KöyüJeomorfoloji
Mustafa Sönmez
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
1995
00
DoctorateOpen AccessTR

Kömürhan ofiyolit birimi'nin petrografik ve petrolojik incelenmesi

III ÖZ Doktora Tezi Kömürhan Ofiyolit Birimi'nin PetrograJBk ve Petrolojik İncelenmesi Melahat BEYARSLAN Fırat Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Jeoloji Mühendisliği Anabilim Dalı 1996, Sayfa: 103 İnceleme alanı, Doğu Toros Orojenik Kuşağı içerisinde Elazığ'ın güneybatısında yeralmaktadır. Bölgede, 1- Paleozoyik - Mesozoyik yaşlı Pütürge Metamorfitleri, 2- Kretase yaşlı Kömürhan Ofiyolitleri, 3- Üst Kretase yaşlı Elazığ Mağmatitleri, 4- Orta Eosen yaşlı Maden Karmaşığı, 5- Tersiyer yaşlı Kırkgeçit Formasyonu, 6- Kuvaterner yaşlı alüvyonlar olmak üzere 6 farklı birim yüzeylemektedir. Ofiyolitler ile tektonik dokanak oluşturan Pütürge Metamorfitleri, çeşitli şistler ve distenli kuvarsitler; Elazığ Mağmatitleri ise bazaltik yastık lavlar ve ofiyolitlerin gabroları içerisinde intrüzif dokanaklar oluşturan granitik bileşimli derinlik kayaçları ile temsil edilmektedir. Kırkgeçit Formasyonu tabanda konglomera, kumtaşı ile başlayıp, kireçtaşları ile devam etmekte ve Elazığ Mağmatitleri ve Kömürhan Ofiyoliti üzerine açılı uyumsuzlukla gelmektedir. Maden Karmaşığı bazaltik lavlar, tüf, lapilli taşı, aglomeralar ve kırmızı renkli çamurtaşları ve kireçtaşı blokları ile temsil edilmektedir. Kuvaterner oluşumlar ise çakıl, kum v.s.den oluşmuştur.IV Çalışmanın asıl amacını oluşturan; petrografik, petrolojik ve jeokimyasal özellikleri incelenen Kömürhan Ofiyolitleri geniş bir alanda yüzeylenmekte ve güneyde Maden Karmaşığı üzerine tektonik olarak gelirken, kuzeyde ise Elazığ Mağmatitleri, Kömürhan Ofiyolitleri üzerine bindirmektedir. Kömürhan Ofiyolitferi, piroksenit - verlit, gabrolar, gabroları kesen diyabaz dayklan ile diyabaz dayk kompleksinden oluşmuştur. Kömürhan Ofiyolitleri' nin jeokimyasal analiz sonuçlan, ana ve iz element ayrım diyagramlarına taşınmış olup, bu diyagramlar magma tipinin toleyitik; tektonik ortamın ise dalma ile ilişkili ada yayı toleyitik olduğunu göstermektedir. Bunun nedeni ise E tipi MORB (zenginleşmiş MORB) olmasındandır. Kömürhan Ofiyolit biriminin ilişkili olduğu kayaçlar topluluğunun jeokimyasal özellikleri, bu ofiyolitin supra- subduction zonunda oluşan ofiyolitlerin özelliklerine benzerlik göstermekte, tipik okyanus ortası sırtı ofiyolitlerinden ayrılmaktadır. Bu nedenle, Kömürhan Ofiyolitleri, supra - subduction zonu ofiyolitleri olarak kabul edilmektedir. Kömürhan Ofiyolitleri, bölgede Üst Triyas'tan itibaren açılmaya başlayan Neotetis'in güney kolunun, Üst Kretase'den itibaren kuzeye doğru dalmasına bağlı olarak üstteki okyanusal levhada oluşan açılma zonu ürünleridir. Üst Kretase sonlarına doğru kuzey - güney doğrultulu sıkışma sonucu bu açılma durmakta ve oluşan bu ofiyolitler üzerinde Elazığ Mağmatitleri'ni veren ada yayı gelişmekte ve sıkışmaya bağlı olarak, Bitlis - Pütürge masifleri güneye doğru yay üzerine itilmektedir. Yay oluşumu ve Bitlis - Pütürge masiflerinin itilmesi ile oluşan kabuk kalınlaşmasına bağlı olarak ofiyolitin metamorfizması ve kısmi ergimesi ile granitik magma oluşmakatadır. ANAHTAR KELİMELER : Gabroik kayaçlar, ofiyolit, petrografi, supra - subduction, Kömürhan, Doğu Toros, Türkiye.

ElazığOfiyolitPetrografi+1
Melahat Beyarslan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
1996
00
Master'sOpen AccessTR

Nazaruşağı (Baskil-Elazığ) hidrotermal damarları ve ilgili cevherleşmeler

Çalışma alanı; Doğu Toros Orojenik Kuşağında, Elazığ ili, Baskil ilçesinin 1 km. güneyindedir. Bölgede yaşlıdan gence doğru; Keban Metamorfitleri (Permo- Karbonifer), Baskil Mağmatitleri (Koniasiyen-Santoniyen), Seske Formasyonu (Tanesiyen-Alt Eosen) ve Kırkgeçit Formasyonu (Lütesiyen-Üst Oligosen) yüzeylemektedir. Çalışma alanı, tamamen Baskil Mağmatitlerinden oluşmuştur. Bu alanda Baskil Mağmatitleri; gabro, diyorit, monzonit, tonalit, granodiyorit ve granit bileşimli derinlik kayaçları ile bunları kesen damar kayaçları tarafından temsil edilmektedir.IV Bölgede yaklaşık 345° yönlü sıkışmanın etkisiyle makaslama kırıkları gelişmiş, bu kırıklardan özellikle KB-GD doğrultum kırıklar boyunca hidrotermal kuvars damarları yerleşmiştir. Hidrotermal işlevlere bağlı olarak derinlere doğru yan kayaçlarda limonitleşme, killeşme, serizitleşme, kloritleşme, karbonatlaşma, epidotlaşma türü alterasyonlar gelişmiştir. Kuvars damaları boyunca kalkopirit, pirit, bizmut mineralleri, sfalerit, alün primer cevher mineralleri iken hematit, limonit kovelin, kalkosin, kuprit, malahit, azurit ise sekonder cevher mineralleridir. Gang mineralleri ise kuvars, kalsedon, klorit, kalsit, epidot, serizittir. Mineral parajenezlerine, yapı ve doku özelliklerine, gang minerallerine ve yan kayaçlarda gelişen alterasyon ürünlerine bakıldığında bu hidrotermal oluşukların Epitermal sisteme ait oldukları düşünülmüştür.

CevherleşmeElazığ-Baskil-NazaruşağıHidrotermal
Ercan Çerçek
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
1996
00
Master'sOpen AccessTR

Elazığ İli içme kullanma sularının fiziko-kimyasal özellikleri

II ÖZET Yüksek Lisans Tezi ELAZIĞ İLİ İÇME ve KULLANMA SULARININ FİZİKO-KİMY ASAL ÖZELLİKLERİ Özlem ÖZTEKİN Fırat Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Jeoloji Mühendisliği Anabilim Dalı 1998, Sayfa: 124 "Elazığ İli İçme ve Kullanma Sularının Fiziko-Kimyasal Özellikleri" başlıklı bu çalışmada Karaçalı ve Haroğlu kaynakları ile yerleşim yerlerine su veren kuyu suları incelenmiştir. Çalışma sadece belirli bir havzayı değil, Elazığ ili ve yakın çevresini kapsamaktadır. Bu nedenle su numuneleri farklı bölgelerden yeraltı su seviyesinin en alçak ve en yüksek olduğu dönemlerde alınmıştır. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün bölge için yapmış olduğu 63 yıllık yağış ortalaması 427.2 mm., sıcaklık ortalaması ise 12,°9 C'dir. Elazığ ve yakın çevresinde yaşları Paleozoyik'ten Senozoyik'e kadar değişen birimler yüzeylemektedir. Bu çalışma içinde adı geçen birimler yaşlıdan gence doğru Permo-Triyas yaşlı Keban Metamorfitleri, Senoniyen yaşlı Elazığ Magmatitleri, Maestrihtiyen-Alt Eosen yaşlı Hazar Grubu, Alt Paleosen yaşlı Kuşçular Formasyonu, Orta Paleosen-Alt Eosen yaşlı Seske Formasyonu, Orta Eosen yaşlı Maden Karmaşığı, Lütesiyen-Üst Oligosen yaşlı Kırkgeçit Formasyonu ve Pliyosen göl oluşukları şeklinde bir sıralanış göstermektedirler. Bölgede su taşıyan formasyonlar Keban Metamorfitleri, Elazığ Magmatitleri, Seske Formasyonu, Kırkgeçit Formasyonu, Pliyosen çakıltaşları ile silt ve kumtaşlarıdır. Kimyasal analiz neticelerine göre kaynak ve kuyu sularında bulunan başlıca anyon ve katyonların kökenleri açıklanmıştır. Bu verilerin yardımıyla suların Schoeller, Piper, üçgen, dairesel ve sütun diyagramları çizilerek suların kimyasal bileşimlerinin litolojiyle ilişkileri ortaya konulmuş, ayrıca suların birbirleriyle korelasyonu yapılmıştır. Kalsiyum, magnezyum ve bikarbonat sularda en fazla bulunan iyonlardır. Magmatik kayaçlardan beslenen suların mineralizasyonlan, sedimenter kayaçlardan beslenenlere oranla oldukça düşüktür. Su numunelerinin yapılan bakteriyolojik analizleri neticesinde sular temiz sular grubunda bulunmaktadırlar. Ayrıca Türk İçme Suyu Standartlarına göre de sular içmeye uygun sulardır. ANAHTAR KELİMELER: Elazığ, içme suları, Karaçalı Kaynakları, Haroğlu Kaynağı, Schoeller diyagramı.

ElazığFizikokimyasal özelliklerKullanma suyu+1
Özlem Öztekin
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
00
DoctorateOpen AccessTR

Keban (Elazığ) Doğu Fırat Kebandere civarı bakır oluşuklarının jeolojisi, kökeni ve ekonomik önemi

ffl ÖZET Doktora Tezi KEBAN (ELAZIĞ) DOĞU FIRAT KEBAN DERE CİVARI BAKIR OLUŞUKLARININ JEOLOJİSİ, KÖKENİ VE EKONOMİK ÖNEMİ Leyla KALENDER Fırat Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Jeoloji Mühendisliği Anabilimdalı 2000, Sayfa: 110 İnceleme alam Elazığ ilinin 40 km. batısında Keban ilçesi sınırları içerisinde bulunmaktadır. İnceleme alanında bulunan bakır oluşuklarının kökenini belirlemek amacıyla litolojik birimlerin, jeolojik, mineralojik, jeokimyasal ve petrolojik özellikleri yanısıra yapısal jeoloji, cevher mikroskopisi ve sıvı kapanım çalışmaları yapılmıştır. İnceleme alanında iki jeolojik birim bulunmaktadır. Bunlar yaşlıdan gence doğru, Keban metamorfitleri (Permo-Karbonifer) ve Keban magmatitleri (Üst Kretase) dir. Kırık analizlerine göre, bakır oluşukları KB - GD doğrultulu sinjenetik tansiyon kırıkları, pirit, florit ve molibdenitler ise makaslama kırıklarını takip etmektedirler. Saçınımlı bakır sülfidlerin yukarıya doğru yapısal kontrollerin etkili olmasıyla damarlar şeklinde zenginleştiği düşünülmektedir. Kuvars damarlarındaki kuvarslarda ve bakır oluşukları ile ilişkili kuvars, kalsit ve floritlerde mikrotermometrik ölçümler yapılmıştır. Kuvars damarlarını temsil eden kuvarslarda birincil kapammlarda oluşum sıcaklığı 3 1 8-366°C aralığında ve tuzluluk değeri %21-23 NaCl eşdeğeri aralığındadır. Aynı kuvarslarda ikincil kapanımlann oluşum sıcaklığı 326-356°C aralığında, tuzluluk değeri ise, %5-9,5 NaCl eşdeğeri aralığında değişmektedir. Bakır mineralleri ile ilişkili doughter mineralliIV kuvarslardaki birincil kapanımlarda oluşum sıcaklığı ortalama 374°C ve tuzluluk değeri ortalama %17 NaCl eşdeğeridir. Kalsitlerde birincil sıvı kapanımlannda oluşum sıcaklığı 124 -193°C aralığmda ve tuzluluk değeri %23-28 NaCl eşdeğeri aralığında dır. Floritlerdeki birincil sıvı kapanımların oluşum sıcaklığı ortalama 1 10°C ve tuzluluk değeri ortalama %19NaCl eşdeğeridir. Birincil kapanımlardaki tuzluluk değerlerinin yüksek, ikincil kapananların tuzluluk değerlerinin düşük olmasının nedeni; birincil kapanımların oluşumuna neden olan hidrotermal çözeltilerin denizel sedimanlar içerisinde dolaşması, ikincil kapanımlarda ise hidrotermal çözeltilerin meteorik kökenli sulardan etkilenmiş olabileceği şeklinde yorumlanmaktadır. Cevherleşme ve sıvı kapammlarmdaki tüm veriler, kuvarsların katatermal sistemde, kalsit ve floritlerin ise epitermal sistemde oluştuğunu göstermektedir. İnceleme alanında yüzeyleyen magmatik kayaçlar Keban magmatitleri olarak bilinmektedir. Bu birim siyenit, kuvars siyenit, monzonit ve kuvars monzonitlerden oluşmaktadır. Bakır cevherleşmeleri kuvars monzonitler ve altere kuvars siyenitler içerisinde yüksek konsantrasyona ulaşmaktadır. Korelasyon analizleri sonucu, TİO2 ile Th, Y, Nb, Ga, Sr, Ba ; Fe203 ile Co ; K2O ile Y, Ba, Zn ; Zr ile Cu arasında pozitif ilişkinin varlığı görülmektedir. İnceleme alanında, pirit, kalkopirit, barit, kalsit, galen ve sfalerit hidrotermal cevherleşmeyi temsil eden önemli mineral topluluğudur. İncelemelere göre, düşük kalsitik potassik alterasyon tipi gözlenmektedir. Y-Nb ve Y+Nb-Rb diyagramlarında Keban magmatitleri volkanik yay bölgelerini ve R1-R2 diyagramında ise geç orojenik evreyi işaret etmektedirler. Sonuç olarak Doğu Fırat Keban Dere bakır oluşuklarının kökeni volkanik yay bölgelerinde gelişen porfiri sistemle ilişkili damar tipi cevherleşmeler olarak düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Sıvı kapanım, porfiri bakır, bakır ve Keban.

BakırCevherleşmeElazığ-Keban+1
Leyla Kalender
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Horata (Malatya) kaynağının hidrojeoloji incelemesi

II ÖZET Yüksek Lisans Tezi HORATA (MALATYA) KAYNAĞI'NIN HİDROJEOLOJİ İNCELEMESİ Osman GÜNAYDIN Fırat Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Jeoloji Mühendisliği Anabilim Dalı 2001, Sayfa: 54 "Horata (Malatya) Kaynağı'nın Hidrojeoloji İncelemesi" başlıklı bu çalışmada Horata Kaynağı'nın hidrojeoloji incelemesi yapılmıştır. Çalışmada kaynağın beslenme alanının jeolojisi çalışılmış ve kaynaktan alınan su numunelerinin kimyasal analizleri yapılmıştır. Meteoroloji Genel Müdürlüğü' nün bölge için yapmış olduğu 19 yıllık yağış ortalaması 386.70 mm, sıcaklık ortalaması 13.60 °C dir. Çalışma alanında Paleozoyik'ten Senozoyik'e kadar değişen birimler yüzeylemektedir. Bu birimler yaşlıdan gence doğru: Permo-Karbonifer yaşlı Malatya Metmorfitleri, Üst Kretase yaşlı Gündüzbey Formasyonu, Üst Eosen yaşlı Yeşilyurt Formasyonu, Kuvaterner yaşlı Taraça ve Alüvyonlar şeklinde sıralanış göstermektedirler. Bölgede su taşıyan formasyonlar Malatya Metamorfitleri, Gündüzbey Formasyonu ve Yeşilyurt Formasyonu' dur. Kimyasal analiz neticelerine göre kaynak ve kuyu suyunda bulunan başlıca anyon ve katyonların kökenleri açıklanmıştır. Bu verilerin yardımıyla suların Schoeller, Üçgen, Sütun, Piper, Stiff, İçilebilme, ABD Tuzluluk Laboratuvarı, Wilcox,Ill Kalsiyum Denge ve Su-Karbonat Denge diyagramları çizilmiştir. Kalsiyum, magnezyum ve bikarbonat sularda en fazla bulunan iyonlardır. Horata Kaynağı'nın 20.06.2000-02.10.2000 tarihleri arasında debi değişimi ölçümlerle belirlenmiştir. Buna göre en az debi 22 İt/sn (25 Eylül 2000), en çok debi 1528 İt/sn (15 Mayıs 2000)'dir. Horata Kaynağın' da 20 Haziran 1999-15 Eylül 1999 döneminde boşalan su miktarı, 1.08 x 1 06 m3 olarak bulunmuştur. 14 Mayıs 2000-25 Eylül 2000 döneminde boşalan su miktarı ise 4.01 x 106 m3 bulunmuştur. ANAHTAR KELİMELER: Hidrojeoloji, Horata Kaynağı, Malatya Metamorfitleri, Kaynağın boşalımı, Kalsiyum, Karbonat

HidrojeolojiKalsiyumKarbonatlar+1
Osman Günaydın
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2001
00
DoctorateOpen AccessTR

Keban (Elazığ) civarındaki metamorfitlerin yapısal analizi ve tektonik evrimi

İnceleme alanı, Doğu Toroslar üzerindeki Elazığ ilinin 45 km batısında yer alan, Keban ilçesi civarında yaklaşık 300 km2 lik bir alan kapsar. Bu çalışmanın amacı; yoğun tektonizmadan dolayı oldukça karmaşık hale gelmiş olan Keban metamorfitlerinin jeolojisinin ve geçirmiş olduğu tektonik evrimin aydınlatılmasına yöneliktir. Bunun için, inceleme alanında yüzeylenen metamorfitlerden ve örtü birimlerinden oldukça fazla sayıda düzlemsel ve çizgisel yapıların duruştan ölçülmüştür. Bu ölçüler haritalara işlenmiş ve kontur diyagramlarıyla da analiz edilmişlerdir. Paleontolojik, petrografik ve mikrotektonik çalışmalar için çok sayıdaki kayaç örneği derlenmiş ve incelenmiştir. Elde edilen bütün bu verilerin birlikte değerlendirilmesiyle de Keban metamorfitlerinin stratigrafisi, diğer birimlerle olan ilişkileri, deformasyon doğrultulan ve tarihçeleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. İnceleme alanındaki en yaşlı birim, Keban metamorfitlerinin tabanında yer alan Erken Permiyen yaşlı Arapgir rekristalize kireçtaşlarıdır. Bunların üzerine uyumlu bir şekilde Geç Permiyen yaşlı Nimri formasyonu gelmektedir. Kalkşist, tabakalı dolomitik kireçtaşı ve kristalize kireçtaşlarıyla temsil olunan bu formasyon, Permo-Triyas yaşlı Keban mermerlerine tedrici geçiş göstermektedir. Kesintisiz olarak birbirinin devamı şeklinde gözlenen bu üç formasyon, sığ deniz ortamı koşullarında çökelmişlerdir. Keban mermerlerinin üzerine uyumlu olarak Geç Triyas yaşlı Delimehmet formasyonu gelmektedir. Bu formasyon çalışma alanında, her yerde Keban mermerlerinin üzerinde görülmektedir. Delimehmet formasyonu, kırıntılıların hakimm olduğu metadiyabaz arakatkılı bir fliş karakteristiği göstermekdedir. Hareketli ve kısmen derin deniz ortamında çökelmiştir. Geç Kretase'de Neo-Tetis okyanusunun güney kolunun kapanmaya başlamasıyla ilişkili olarak, Keban metamorfitleri kıvrımlanmış (F1,F2 kıvrımları) ve aynı zamanda da metamorfize olmuşlardır. Çalışma alanının doğusunda yüzeyliyen Erken Triyas-Geç Kretase yaşlı Munzur kireçtaşları, Keban metamorfitleri üzerinde tektonik, Elazığ mağmatitlerinin Ulupınar kuvarslı diyorit üyesi ile intrüzif dokanaklı olarak bulunmaktadır. Bunlar bugünkü konumlarına Santoniyen sonrasında, KD'dan GB'ya doğru yaklaşık 40-50 km kadar sürüklenerek gelmişlerdir. Keban metamorfitlerinin örtü birimlerini ise yaşlıdan gence sırası ile; Erken Paleosen yaşlı Kuşçular formasyonu, Tanesiyen-Lütesiyen yaşlı Seske Formasyonu, Lütesiyen-Geç Oligosen yaşlı Kırkgeçit formasyonu, Akitaniyen yaşlı Alibonca formasyonu, Geç Miyosen yaşlı Karabakır formasyonu ve Pliyo-Kuvaterner (?) yaşlı Hamurlu formasyonu oluşturur. Santoniyen-Kampaniyen yaşlı Elazığ Mağmatitleri ve üzerindeki Geç Kampaniyen-Erken Maastrihtiyen yaşlı Sağdıçlar formasyonu Keban metamorfitleriyle tektonik ilişkilidir. Geç Kretase-Paleosen yaşlı Keban mağmatitleri ise kendisinden yaşlı bütün birimleri kesmektedir. Ayrıca, inceleme alanının yakın kuzeyinde Keban metamorfitleri ile Munzur kireçtaşları arasındaki bindirme düzlemi Keban mağmatitleri tarafından kesilmiştir. Keban metamorfitleri, Alpin orojenezine bağlı olarak en az üç evreli bir kıvrımlanma geçirmişlerdir. Bu deformasyon fazlarının doğrultulan yaşlıdan gence doğru sırası ile yaklaşık olarak şöyledir: D-B, K-G ve KD-GB dır. D-B doğrultulu deformasyon fazı aynı zamanda yeşilşist fasiyesinde metamorfizma da oluşturmuştur. Genç tektonik hareketlerden de etkilenen bölgede, Orta Miyosen veya sonrasında KD- GB ve KB-GD doğrultulu blok faylanmalar (Soğanlı fayı) ile birlikte K-G / KD-GB doğrultulu ters fay bileşeni de olan, doğrultu atımlı sağ yanal bir fay gelişmiştir (Kırklar fayı). Bu fay daha güneydeki, yaklaşık D-B doğrultulu bir bindirme fayına dönüşmektedir (Hor Bindirmesi). Anahtar Kelimeler : Keban metamorfitleri, çok evreli kıvrımlanma, jeolojik evrim, yapısal analiz, blok faylanma.

Elazığ-KebanJeolojik evrimMetamorfitler+2
Ali Kaya
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2001
00
DoctorateOpen AccessTR

Çaybağı (Elazığ) killerinin mineralojisi, jeokimyası ve ekonomik değerlendirme olanakları

ÖZET Doktora Tezi ÇAYBAĞI (ELAZIĞ) KİLLERİNİN MİNERALOJİSİ, JEOKİMYASI VE EKONOMİK DEĞERLENDİRME OLANAKLARI Dicle BAL AKKOCA Fırat Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Jeoloji Mühendisliği Anabilimdalı 2001, Sayfa: 150 Bu çalışmada Elazığ Çaybağı Neojen Formasyonu oluşumlarının kil mineralojisi incalenmiştir. Bu amaçla formasyon birimlerinin mineralojisi, minerallerin yatay ve düşey değişimleri ve bunların jeokimyasal nedenleri incelenmiş ve irdelenmiştir. Ayrıca killi kayaçların ana ve izelement içerikleri kil fraksiyonu mineralojisi, XRF, XRD, SEM elektron mikroskop yöntemleri kullanılarak incelenmiştir. Tüm veriler istatistiksel yöntem kullanılarak değerlendirilmiştir. Sonuçta Çaybağı Formasyonunun jeolojik evrimi, paleocoğrafik gelişimi ve ekonomik potansiyeli yorumlanmıştır. İnceleme alanında Elazığ Magmatitleri (Koniasiyen-Maeştrihtiyen), Kırkgeçit Formasyonu (Orta-Üst Eosen), Çaybağı Formasyonu (Üst Miyosen-Pliyosen), Palu Formasyonu (Kuaterner) bulunmaktadır. Bölge tektonik olarak çok kırıklı ve kıvrımlı yapıya sahiptir. Bunlar, neotektonik dönemden sonra günümüze kadar devam eden tektonik yapılardır. Havza göl ve kumlu örgülü menderesli nehir çökellerinden oluşmuştur. Basenin kenar fasiyeslerinden açıklara doğru doğu-batı yönünde kalsit-kalsit+dolomit-dolomit+kalsit yanal mineralojikzonlanma olduğu ortaya çıkarılmıştır. Bu dağılıma simektit, klorit, illit, S-C (korensit) kil mineralleri ve Opal-A-CT, kristobalit, anhidrit, aragonit, jips eşlik etmektedir. Tümkayaç sıklık dağılımı analizinde kalsit ve kilin normal dağılım, dolomit, kuvars, opal ve feldspat logaritmik dağılım, killerde ise illit, klorit'in normal, simektit ve S-C'nin lognormal dağılım gösterdiği belirlenmiştir. Korelasyon analizinde kuvars, CaO, Zn, Pb, P2O5 ; feldspat Ni, Na2Û; kil mineralleri, Fe2O3, Ba; aragonit Na2O; dolomit, TİO2; kalsit Zn, Co, Fe2Û3; simektit, Cr; S-C Zn, Zr, Na2Û; klorit Zn, Zr, Na2Û; illit Zn, Na2O arasında kuvvetli negatif; feldspat, SİO2; aragonit, LOI; simektit, klorit, Cr, Ni arasında zayıf negatif; kuvars, Na2O, SİO2, AI2O3, Co, Fe2Û3; simektit Th, Y, Zr, N arasında kuvvetli pozitif korelasyon görülmüştür. Minerallerden kalsit-kil; feldspat- kuvars arasında pozitif; kalsit-dolomit, kalsit-feldspat, dolomit-kil mineralleri arasında negatif korelasyon; killerden simektit, illit, klorit, S-C arasında pozitif korelasyon görülmüştür. Elementler arası korelasyon, elementlerin birincil ve ikincil dağılım kurallarına uymaktadır. Anakitle ortalamaları tahmin teorilerinde havzada en fazla bulunan mineral kalsittir. Killerden en düşük bulunan mineral illit, en yüksek oranda bulunan mineral simektit mineralidir. Ölçülü kesitlerde yapılan çok yönlü varyans analizi (ANOVA), kil minerallerinin kesitlerde benzer, kil dışı minerallerinin farklı olduğunu göstermiştir. Cluster analizinde kuvars, feldspat, kalsit- dolomit- kil mineralleri ve opal- kuvars- feldspat- aragonit beraberliği bulunmuştur. Elektron mikroskop çalışmalarında birincil dolomit, lifsi dokulu kalsit; bal peteği confleks dokulu simektitler bulunmuştur.

Ekonomik değerlendirmeElazığ-ÇaybağıJeokimya+3
Dicle Bal Akkoca
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Suluova (Amasya) kuzeybatısındaki eosen çökellerinde sedimantolojik incelemeler

oz Yüksek Lisans Tezi SULUOVA (AMASYA) KUZEYBATISINDAKİ EOSEN ÇÖKELLERİNDE SEDİMANTOLOJİK İNCELEMELER Calibe Koç Fırat Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Jeoloji Mühendisliği Anabilim Dalı 2002, Sayfa: 52 Amasya ili Suluova ilçesinin kuzeybatısında yeralan inceleme alanının birimlerini Doğdu Formasyonu (Santoniyen-Kampaniyen), Çeltek Formasyonu (Alt Eosen), Armutlu Formasyonu (Alt-Orta Eosen), Osmanoğlu Formasyonu (Üst Eosen) ve Neojen çökelleri oluşturur. Santoniyen-Kampaniyen yaşlı Doğdu Formasyonu inceleme alanında beyaz, gri renkli kireçtaşlarından meydana gelmiştir. Kireçtaşları bol kırıklı çatlaklı ve ince-orta tabakalanmalıdır. Doğdu Formasyonu üzerine uyumsuz olarak gelen kömür içeren Alt Eosen yaşlı Çeltek Formasyonu kömür ve organik malzemeli çamurtaşları ve bunlarla yanal-düşey geçişli çamurtaşları, kumtaşlan ve konglomeralardan oluşmaktadır. Kömür içeriği bakımından önemli bir yere sahip olan Çeltek Formasyonu'nun tortulları delta düzlüğü ve deha önü fasiyeslerini karakterize etmektedir. Delta düzlüğü tortulları gri-boz renkli organik malzemeli çamurtaşları ve kömürlerden oluşmaktadır. Delta önü fasiyeslerini ise gri-yeşil çamurtaşları, silttaşları, kaim tabakalı kumtaşlan ve merceksi geometrili konglomeralar oluşturmaktadır. Delta önü çamurtaşı fasiyesi içerisinde bentik ve planktik foraminiferler mevcuttur.II Alt-Orta Eosen yaşlı Armutlu Formasyonu bu çalışmada Tersakan Dere üyesi ve Kayadüzü volkanik üyesi olarak ikiye ayrılmıştır. Tersakan Dere üyesi denizel ortamı karakterize eden delta önü, kıyı yüzü, kıyı ötesi-geçiş ve kıyı ötesi fasiyes topluluklarından oluşmuştur. Delta önü fasiyesleri kalın tabakalı kumtaşları, gri-yeşil çamurtaşları, kırmızı çamurtaşları ve kömürlerden kuruludur. Kalın tabakalı kumtaşları ve kırmızı çamurtaşları bentik ve planktik foraminifer içermektedir. Büyük ölçekli çapraz tabakalı kuvarsça zengin kumtaşları kıyı yüzü fasiyesini karakterize eder. Sözkonusu kumtaşları yoğun biyojenik oygu yapıları ve seyrek bentik foraminifer içermektedir. Kıyı ötesi-geçiş fasiyes birliği paralel laminah kumtaşları, dalgalı tabakalı kumtaşları, gri-yeşil çamurtaşları ve kırmızı çamurtaşı fasiyeslerinin ardalanmasından kuruludur. Kıyı ötesi fasiyes topluluğu ince taneli kumtaşı ara seviyeleri içeren gri-yeşil çamurtaşlarından oluşmaktadır. Bu topluluk kıyı ötesi-geçiş fasiyes topluluğu ile yanal-düşey ilişkilidir. Orta Eosen Kayadüzü üyesi denizel ortama yayılan bir volkanizma litolojisine sahip olup, bazaltik lav araseviyeleri (andezit, bazalt, dasit) içeren volkanik kumtaşı, çamurtaşı, tüfit ve piroklastitlerin oluşturduğu volkano-sedimanterlerden oluşur. Kırmızı ve gri renkler sunan volkanik kayaçlar sütunsal yapılar ve akma izleri göstermektedir. Osmanoğlu Formasyonu, kalker tüfîi ve kırıntılı kayaçlarla temsil edilmekte olup birimin yaşı stratigrafik konumuna göre Üst Eosen olarak verilmiştir. Eosen çökelleri üzerine uyumsuz olarak gelen Neojen çökelleri kil ve kalsit çimentolu konglomera ve kumtaşlanndan oluşmuştur. İnceleme alanında Kuzey Anadolu Fayı'na paralel, diyagonal ve dik durumda bulunan çeşitli faylar, antiklinaller ve senklinaller yeralır. Bu yapılar genel olarak kuzeybatı- güneydoğu, kuzeydoğu-güneybatı doğrultuludur. Faylar makaslama kuvvetlerinin etkisi sonucu oluşmuştur. Sözkonusu faylar ve kıvrımlar Doğdu Formasyonu üzerinde bir takım yerel topoğrafik rölyeflerin oluşmasına sebep olmuştur. Bu rölyeflere bağlı olarak ha\"zanın güneyinde gelişen bir koy'da Çeltek Formasyonu'nun delta düzlüğü ve delta önü fasiyesleri gelişmiştir. Havzanın kuzeyine doğru sözkonusu bu delta önü çökelleri Armutlu Formasyonu'nu oluşturan delta ilerisi, kıyı ötesi ve kıyı ötesi-geçiş fasiyesleri ile yanal-düşey ilişkilidir. Zamanla gelişen transgresyona bağlı olarak Armutlu Formasyonu'na ait denizel tortullar Doğdu Formasyonu'nun kireçtaşlarını kademeli olarak üzerlemiştir. ANAHTAR KELİMELER: Sedimantoloji, delta, kıyı yüzü, kıyı ötesi, kömür, Çeltek Formasyonu, Armutlu Formasyonu, Amasya.

Amasya-SuluovaEosenSedimantoloji
Calibe Koç
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Gündoğdu ve boğalı granitoyidleri'nin (KD-Türkiye) petrografik, jeokimyasal ve petrolojik özelliklerinin incelenmesi

Doğu Pontid Tektonik Birliği içerisinde, Doğu Karadeniz Dağları'nın kuzey yamacında yüzeylenen Üst Kretase yaşlı Gündoğdu ve Üst Kretase-Alt Paleosen yaşlı Boğalı Granitoyidleri'nin jeokimyasal ve petrolojik özellikleri bu çalışmada belirlenmeye çalışılmıştır. İncelenen Gündoğdu Granitoyidi örnekleri kuvars, plajiyoklas (An2.67-90.42), ortoklas (Or65.00-99.00), amfibol (Mg#: 0.63-0.74) ve opak minerallerden oluşurken, Boğalı Granitoyidi örnekleri ortoklas (Or75.20-96.30), kuvars, plajiyoklas (An11.42-66.28), amfibol (Mg#: 0.73-1.00), biyotit ve opak minerallerden oluşmaktadır. Jeokimyasal verilere göre Gündoğdu Granitoyidi yüksek K'lu ve kalk alkali ve I tipi özelliğe sahipken, Boğalı Granitoyidi yüksek K'lu-şoşonitik, kalk-alkali ve I tipi özelliğe sahiptir. Harker diyagramlarında gözlenen yönsemeler ise her iki granitoyide ait kayaçların gelişiminde plajiyoklas ± hornblend ± biyotit ± magnetit, Ti-oksit ve apatit ayrımlaşmasının önemli ölçüde rol oynadığını göstermektedir. Gündoğdu ve Boğalı Granitoyidleri'ne ait ana kaya ve anklav örneklerinin ilksel mantoya göre normalize edilmiş iz element değişim diyagramlarında büyük iyon yarıçaplı elementlerde (BİYE) ve yüksek çekim alanlı elementlerde (YÇAE) oldukça fazla zenginleşme görülmektedir. Örneklerin kondirite göre normalize edilmiş değişim diyagramlarında hafif lantan grubu elementlerin (HLGE) ağır lantan grubu elementlere (ALGE) göre daha fazla zenginleştiği görülmektedir. Tektonik olarak yay granitoyidlerine benzer özellik sunmakta olan bu granitoyitleri oluşturan magmanın, mafik alt kabuk türevli ergiyik ve kıta altı litosferik manto türevli ergiyiklerin oluşturduğu hibrit bir ana magmadan ayrımlaşmaya uğrayarak geliştiği kabul edilebilir.

Sinan Yılmazer
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ağaçbaşı yayla (Sürmene/Trabzon) turbalığı'nın iz element jeokimyası

Bu tez, Ağaçbaşı Yayla Turbalığı'daki iz elementlerin jeokimyasal özelliklerini kullanarak, elementlerin turbalık içerisindeki dağılımını, birbirleriyle olan ilişkilerini ve zenginleşmesini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Ağaçbaşı Yayla Turbalığı Trabzon ili Köprübaşı ilçesi sınırları içerisinde yer alır. 2042 m yüksekliğinde bulunan turbalık Türkiye'de bulunan turbalıkların en yükseğidir. Turbalığa su girişi genellikle yağmur ve kar suları ile sağlanmaktadır. Çalışma alanının zeminini volkanik-volkanoklastik kayaçlar ve klastik birimler oluşturmaktadır. Bu birimleri Geç Kretase-Paleosen yaşlı granitik kayaçlar kesmektedir. Çalışma alanından alınan 40 adet turba örneğinden elde edilen sonuçlara göre; Ağaçbaşı Yayla Turbalığı'ndaki Nikel (Ni) elementinin ortalama değeri Rusya, Norveç, Belçika ve Yunanistan bulunan turbalıklardaki Nikel (Ni) elementinin ortalama değerlerine göre yüksek çıkarken, diğer elementlerin ortalama değerleri ise diğer ülkelerdeki ortalama değerlerine yakın değerde çıkmıştır. Ağaçbaşı Yayla Turbalığı'ndaki iz elementlerin zenginleşme değerlerine göre As ve Se elementlerinin zenginleşmesi diğer elementlere göre çok yüksek çıkmıştır. İz elementlerin Ağaçbaşı Yayla Turbalığı'ndaki dağılım grafikleri çizilmiş, bu grafiklere göre; Uranyum (U), Galyum (Ga), Lityum (Li), Toryum (Th), Kurşun (Pb), Krom (Cr), Bakır (Cu), Kalay (Sn), Baryum (Ba), Seryum (Ce), Çinko (Zn) elementlerin konsantrasyonları diğer elementlere göre yüksek çıkmıştır. Çalışma alanındaki iz elementlerin korelasyon değerleri incelendiğinde Cu-U, Cu-La, Cu-Ga, Cu-Ce, Cu-Li, Co-La, Co-Ce, Mn-Rb, Mn-Li, U-La, U-Ce, U-Li, Bi-V, Bi-Ga, Bi-Rb, V-Cs, La-Ce, Se-Li, Ga-Li, Cs-Li, Ce-Li elementlerini korelasyon değerlerinin yüksek olduğu görülmüştür. Ağaçbaşı Yayla turbalığındaki iz elementlerin kümüleme analizleri yapılmış olup, iz elementler arasında iki gruplaşma tespit edilmiştir. Birinci grup elementler Cd, Bi, Mo, Se, Co, U, Sn, Rb, As, Sr, Cu olup bu elementlerin çalışma sahasında bulunan granitik kayaçlarla ilişkili oldukları; ikinci grup elementler ise Ni, Cr, Mn, Zn, Pb olup bu elementlerin ise çalışma sahasındaki mafik kayaçlarla ilişkili oldukları görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Ağaçbaşı Yayla, Turba, ICP-MS, iz elementler

Asu Senem Velioğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Mastra (Gümüşhane) yatağının jeolojik, mineralojik ve jeokimyasal özellikleri

Mastra Au-Ag yatağı, Gümüşhane'nin kuş uçuşu 5 km kuzey batısında, demir kaynak köyünün yakınlarındadır. Eosen yaşlı andezitik bileşimli volkanik ve volkanoklastik kayaçların yoğun olduğu bu sahada, cevher başlıca K50-70oB doğrultulu ve 65-80o KD ya eğimli bir fay zonu içine yerleşen kuvars damarlarından oluşmaktadır. Bu damar zonunda başlıca kloritleşme, karbonatlaşma, epidotlaşma, serizitleşme, silisleşme ve killeşme ile temsil edilen bir hidrotermal alterasyonlar vardır. Mineralojik ve kimyasal çalışmalar, bu alterasyon zonunun, cevher zonuna göre en dıştan içe doğru a) propilitik, b) arjillik-serizitik ve c) silisleşme şeklinde olduğunu göstermektedir. Propilitik zon kendi içinde en dışta kloritleşme-killeşme±karbonatlaşma, arjillik zona doğru gidildikçe karbonatlaşma-killeşme±kloritleşme şeklinde görülmektedir. Altın, gümüş, pirit, sfalerit, kalkopirit, fahlerz, galen, dijenit, kovellin/kalkozin ana mineraller; kuvars, barit, adularya, kalsit, serüzit, jips, hematit, limonit, serizit, azurit, malakit ve kil mineralleri ise gang mineralleridir. Kuvars damarlarında çok farklı türlerde büyüme, yeniden kristallenme ve ornatım dokuları gelişmiştir. Bu dokular masif yapı, boşluk dolgusu, tarak dokusu, bantlı doku, kokart dokusu, breş dolgusu, tüysü doku, mozaik doku, flamboyant doku, ghost-sphere, şeker dokusu ve kafes dokusudur. Bu dokulardan boşluklu, breşik, kokard ve taraklı dokuların varlığı epitermal koşulların göstergesidir. Pirit, sfalerit, galen ve kalkopiritten elde edilen ? 34S değerleri genel olarak -1,7? ile ?6,2? gibi dar bir aralıkta değişmektedir. Bu değerler kükürt kaynağının mağmatik olduğunu göstermektedir. Kuvars ile dengede olan çözeltilerin ? 18O değerleri +4,5? ile +6,2? arasında, killer ile dengede olan çözeltilerin ? 18O değerleri +5,8? ila +9,8? arasındadır. Sıvı kapanımlardan maden yatağının geniş bir sıcaklık aralığında (113-390oC) oluştuğu anlaşılmıştır. Kükürt izotop jeotermometresinde T1: 147±15oC, T2: ortalama 287±21oC ve, T3: ortalama 365±28oC, Oksijen izotop jeotermometresinde ise ortalama 348,5oC'lik oluşum sıcaklıkları belirlenmiştir. Alterasyon, cevher mikroskobisi, sıvı kapanım ve izotop çalışmaları neticesinde Mastra Au-Ag madeninin adularya?serizit tip bir epitermal sistem olduğu belirlenmiştir.

Neslihan Aslan
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Çayeli (Rize) masif sülfid yatağının jeolojik ve jeokimyasal özellikleri

Çayeli Masif Sülfid Cevherleşmesi Doğu Pontidlerin kuzey zonunda Üst Kretase yaşlı dasitik kayaçlar içerisinde yer alır ve Üst Kretase yaşlı bazaltik volkanitler içerisinde bulunan mor tüfler tarafından üzerlenir. Cevher saçınımlı, masif ve ağsal olarak bulunmaktadır. Pirit, kalkopirit, sfalerit, fahlerz, galen ve daha az oranda markazit, bornit, kalkozin- kovellin cevher minerallerini oluşturmaktadır. Gang mineralleri ise barit, karbonat mineralleri, kuvars, kil mineralleri, serizit ve jipstir. Yapı ve doku özellikleri bakımından cevher dörde ayrılmıştır; masif cevher, ağsal cevher, saçınımlı cevher, klastik cevher.Çalışma sahasında gözlenen alterasyon türleri silisleşme, killeşme, kloritleşme, karbonatlaşma, hematitleşme ve az oranda da serizitleşmedir. Kil mineralleri ise simektit, kaolen ve az oranda illit grubudur. Çayeli masif sülfid yatağında yan kayaçta gözlenen hidrotermal alterasyonun asidik bileşimli kayaçlarda daha etkili olduğu, buna karşın bazik bileşimli ve tortul kayaçların hidrotermal alterasyondan pek fazla etkilenmediği gözlenmektedir. Kütle değişim hesaplamalarında cevhere doğru Si, Al, Fe, Mg'da artış Ca, Na ve K'da azalma meydana gelmiştir.Madenköy masif sülfid cevherleşmesinde hesaplanan izotopik bileşim, günümüz deniz suyu bileşimine yakın bir aralıktadır ve magmatik suyunda etkisi vardır.

Hidrotermal alterasyonKütle aktarımıMasif sülfit+1
Efide Kabaoğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Erken-orta jura yaşlı kumtaşı ve şeyllerin (Gümüşhane, Bayburt) jeokimyasal özellikleri

Doğu Karadeniz Erken-Orta Jura kırıntılıları, Jura öncesi yaşlı kaynak alanlarının jeokimyasal karakteristikleri hakkında önemli bilgiler sağlayabilecek potansiyele sahiptir. Bu kapsamda, Gümüşhane yöresinde iki ve Bayburt'da bir adet olmak üzere toplam üç adet Erken-Orta Jura istifi özellikle kumtaşı ve şeyl gibi kırıntılı kayaçlar açısından örneklenmiştir. Bunlardan Hur (Gümüşhane) kesitinin havzanın horst alanını, Kösedağı (Gümüşhane) ve Taht (Bayburt) kesitlerinin ise graben alanlarını temsil ettiği düşünülmektedir. Kayaç parçaları yanında, plajiyoklas, alkali feldspat ve kuvars mineralleri kumtaşlarında ana bileşenler durumundadır. Kumtaşlarının bazıları tali oranlarda piroksen, amfibol, biyotit, opak mineral ve muskovit de içermektedirler. Kayaç parçaları asidik ve bazik kökenli olmak üzere iki alt grupta toplanmaktadır. Erken Jura'da bölgede etkin olan bazik yay volkanizması, özellikle bir kısım bazik volkanik kayaç parçaları ile piroksen ve amfibol gibi ferromagnezyen minerallerin çökelme ile eş yaşlı bu volkanizmadan gelmiş olabileceği ihtimalini doğurmaktadır. Kumtaşlarının genelde orta derecede ayrışmış olmaları (CIA=60-70), çökelme sırasında bölgenin dinamik yönden çok sakin olmadığına işaret etmektedir. Kırıntılı kayaçlarda felsik bileşenlerin oranını temsil eden Th ve U gibi iz elementler ile; mafik bileşenlerin oranını temsil eden Sc, Cr gibi iz elementler geniş aralıklar sunmaktadırlar. Bu durum kayaçların kaynak alanlarında felsik kayaçların yanı sıra önemli oranlarda mafik kayaçların da bulunduğuna işaret etmektedir. Ancak, Paleozoyik temel kayaçlarının çok yaygın bir şekilde mafik kayaçlar içermemesi bu görüşe karşı durmakta ve mafik katkının önemli bir kısmının eş zamanlı (Erken Jura) bazik volkanizmadan geldiğini doğrulamaktadır. Bu kayaçların tüm kayaç jeokimyası ada yayı, aktif kıtasal kenar ve pasif kenar gibi birden fazla tektonik ortamı tanımlamaktadır. Bu şekilde, geniş bir tektonik ortam aralığı sunabilen kırıntılı kayaçlar, bu diyagramlarda tanımlanmayan özel bir tektonik ortama işaret edebilir. Nitekim Doğu Karadeniz Erken-Orta Jura havzaları örneğinde olduğu gibi, yay gerisi veya kenar havzalar kırıntılı kayaçların tektonik ortam diyagramlarında tanımlanmayan, hem aktif volkanik yaydan ve hem de kıtadan malzeme alabilecek konumda olan havzalardır. Çalışılan alanların Erken Jura'da yay gerisi konumunda oldukları dikkate alındığında, kırıntılı kayaçların kaynak alan ve tektonik ortam bakımından geniş aralık sunmaları anlamlı görünmektedir.

Remziye Akdoğan
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Giresun-Espiye sahil yolu inşaatı (Km: 1+030-1+170) sağ yamacının mühendislik jeolojisi açısından incelenmesi

Ülkemizin en çok yağış alan bölgesi olan Karadeniz Bölgesinin doğu bölümü, yamaçların dik eğimli olması nedeniyle kütle hareketlerinin oluşumuna fazlaca yatkınlık gösterir. Bu çalışmada, Giresun-Espiye karayolunun Km: 1+030 - 1+170 meydana gelmiş heyelanın duraylılığı mühendislik jeolojisi açısından incelenmiştir. Heyelan alanının 1/10000 ölçekli jeoloji haritası hazırlanmış ve litostratigrafi birimleri yaşlıdan gence doğru; Çağlayan Formasyonu (Üst Kretase) ve Alüvyon (Kuvaterner) olarak ayırtlanmıştır. Stabilite hesabı yapılacak olan bölgedeki zeminlerin mühendislik özelliklerinin belirlenmesi amacıyla alınan zemin örneklerinin laboratuar deneyleri ile fiziksel özellikleri, dane dağılımı, kil cinsleri, içsel sürtünme açısı ve kohezyonu belirlenmiştir. Yamaçların jeolojik kesitleri çıkarılmış, muhtemel kayma düzeyleri belirlenmiş ilgili mühendislik özellikleri de kullanılarak Basitleştirilmiş Janbu yöntemlerine göre bilgisayar destekli geri analiz hesapları yapılarak güvenlik sayıları belirlenmiştir.

GiresunHeyelanKütle hareketleri+1
Nurdan Şahin
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Arhavi (Artvin) ve çevresinin heyelan duyarlılık analizi

Heyelanların ülkemizde özellikle Karadeniz Bölgesi'nde çok yaygın olarak meydana gelmesi ve bunların sonucunda can ve mal kayıplarının oluşması konunun ayrıntılı olarak incelenerek çözümler üretmesini zorunlu hale getirmektedir.Bu çalışmada, Arhavi (Artvin) ve çevresinin heyelan duyarlılık analizi gerçekleştirilmiştir.Arhavi ve çevresinin 1/25 000 ölçekli jeoloji haritası hazırlanarak, yaşlıdan gence doğru Kızılkaya Formasyonu (Santoniyen-Kampaniyen), Çağlayan Formasyonu (Kampaniyen-Mestiştiyen) ve Alüvyon (Kuvaterner) şeklinde sıralanan Litostratigrafi birimleri tanımlanmıştır.İklimsel koşulların ön plana çıktığı çalışma alanındaki kayaçlarda yüzeysel ayrışma büyük öneme sahiptir. Bölgede gerçekleşen aşırı ve şiddetli yağışların tetiklemesi ile özellikle yüksek derecede ve tamamen ayrışmış kayaçlarda çok sayıda heyelan meydana gelmiştir. Bu heyelanlara ait envanter haritası arazi çalışmaları neticesinde hazırlanmıştır.Çalışmada, heyelan duyarlılık haritaları üretilmiştir. Üretilen duyarlılık haritalarında, çok az duyarlı, duyarlı, yüksek duyarlı ve çok yüksek duyarlı olmak üzere farklı duyarlılık alanları ayırtlanmıştır.

Ayrışma
Gülin Aksoy
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Zala (Araç, Kastamonu) Hidroelektrik Santrali kaya kütlelerinin jeoteknik özelliklerinin araştırılması

Bu çalışmada Batı Karadeniz Havzası'nda bulunan Zala HES ve Regülatör alanının (Araç, Kastamonu) oturacağı kaya kütlelerinin jeolojik ve jeoteknik özellikleri araştırılmıştır. Bu kapsamda kaya kütlelerinin mühendislik özellikleri arazi çalışmalarıyla belirlenmiş, araştırma çukurundan ve sondaj karotlarından alınan örnekler üzerinde yapılan deneyler sonucunda zeminlerin ve kaya malzemesinin fiziksel ve mekanik özellikleri tespit edilmiş, tüm bu veriler ışığında santral binası yeri kaya kütlesinin kazılabilirliği, taşıma gücü, stabilitesi gibi jeoteknik özellikleri araştırılmıştır. Çalışma alanındaki jeoteknik birimleri tanımlamak, yanal ve düşey devamlılıklarını belirlemek amacıyla yüzey (jeofizik ve araştırma çukuru) ve yeraltı çalışmaları (sondaj) gerçekleştirilmiş ve bu alanının 1/2500 ölçekli haritası hazırlanmıştır.

Jeotektonik
Cihan Taner Kolcu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Cankurtaran (Hopa-Artvin) tünel güzergahının ve çevresinin jeoteknik açıdan incelenmesi

Bu çalışmada, Hopa-Borçka karayolunun 7+980-13+208 kilometreleri arasında çift tüp olarak inşa edilmesi planlanan Cankurtaran (Hopa-Artvin) Tüneli'nin proje güzergahında ve çevresinde yer alan birimler, jeoteknik açıdan incelenmiştir. Yapılan jeolojik çalışmalar sonucunda, Geç Kretase, Paleosen ve Eosen yaşlı sedimanter ve volkanik kayaçların yörede yüzeylendiği belirlenmiştir. Proje güzergahında yer alan birimler altı jeoteknik birime ayrılmış ve mühendislik özellikleri belirlenmiştir. Jeoteknik birimlerdeki kaya malzemelerinin fiziko-mekanik özellikleri laboratuvar deneyleri yapılarak, kütle özellikleri ise ampirik eşitliklerden yararlanarak tespit edilmiştir. Fiziko-mekanik özelliklerden, sondaj ve hat etüdü çalışmalarından elde edilen veriler kullanılarak jeoteknik birimler RMR, Q, RMi, NATM ve GSI sistemlerine göre sınıflandırılmış ve tünel için ampirik ön destek elemanları belirlenmiştir. Sonlu elemanlar yöntemi kullanılarak, destek-kaya etkileşimleri ile ampirik destek elemanları üzerinde meydana gelecek deformasyonlar saptanmıştır. Tünelin giriş ve çıkış bölümlerinde açılacak portal ve yol yarma şevlerinde gelişebilecek duraysızlıklar kinematik, limit denge ve sayısal analizlerle araştırılmış ve duraysız olduğu belirlenen giriş portal şevi için ön destekleme elemanları önerilmiştir. Subaşı Viyadüğü ve 7 Nolu Köprü'nün inşaa edileceği jeoteknik birimlerin izin verilebilir taşıma gücü değerinin qa: 8.37-11.20 MPa arasında değiştiği saptanmıştır. Jeoteknik birimlerin kazılabilirlik özellikleri ise kazılabilirlik sınıflama sistemleri kullanılarak belirlenmiş olup, ?sökülebilir? ve ?kazılabilir? kaya sınıflarında oldukları tespit edilmiştir.

Ayberk Kaya
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Borçka (Artvin, Kuzeydoğu Türkiye) yöresi tersiyer volkanitlerinin petrografisi, jeokimyası ve petrojenezi

Doğu Pontidlerin doğu kısmında yer alan Eosen yaşlı Borçka (Artvin) yöresi volkanitlerinin ana, iz element, Ar-Ar yaş ve Sr-Nd izotop verileri incelenmiştir. Borçka yöresi volkanitleri , Borçka Bazaltı, Civanköy Üyesi ve bazik dayk olmak üzere üç birime ayrılmıştır. Volkanitler genel olarak plajiyoklas (An11-93), klinopiroksen (Wo43-49En38-54Fs8-25), hornblend (Mg#=0.57-0.74) fenokristalleri ile magnetit/titanomagnetit ve apatit içermektedir. Hornblendlerdeki 40Ar-39Ar yaşları 46.1±0.8-39.9±0.5 My aralığında olup, Borçka volkanitlerinin Orta Eosen zamanında oluştuklarını göstermektedir. Borçka volkanitleri kalk-alkali karakterli olup, düşük-orta K içeriğine sahiptirler. Volkanitler büyük iyon yarıçaplı litofil elementler (BİYLE) ve hafif nadir toprak elementlerce (HNTE) zenginleşmiş, yüksek çekim alanlı elementler (YÇAE) bakımından da tüketilmişlerdir. Kondrite normalize edilmiş nadir toprak element dağılımları, düşük-orta derecede zenginleşmeyle konkav şekilli olup (LaN/LuN=1-19), volkanitleri oluşturan kayaçların benzer kaynaktan itibaren oluştuklarını düşündürmektedir. (87Sr/86Sr)i ve (143Nd/144Nd)i değerleri sırasıyla 0.70423-0.70495 ve 0.51263-0.51285 arasında değişmektedir. Volkanitlerin gelişiminde başlıca ayrımlaşma, daha az oranda da özümleme±magma karışımı rol oynamıştır. Tüm bu veriler, volkanitlerin köken magma(lar)sının muhtemelen daha önce yitim akışkanları tarafından metazomatize edilmiş zenginleşmiş bir manto kaynağından, çarpışma sonrası açılma ile ilişkili jeodinamik bir ortamdan türeyebileceklerini işaret etmektedir.Anahtar Kelimeler: Doğu Pontidler, Sr-Nd izotop, çarpışma sonrası magmatizma, Borçka (Artvin) volkanitleri, Türkiye

Emre Aydınçakır
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Myra/Andriake antik kentinin yıkılmasına neden olan tarihsel depremlerin ve izlerinin incelenmesi

Bu çalışmada, Güneybatı Anadolu'da Antalya İli Demre ilçesinde M.Ö. 4. yy'da kurulmuş bir Orta Likya kenti olan Myra/Andriake antik kentinin, M.S. 60-68, 141, 529-530 ve 7. yy depremlerinden etkilendiği belirlenmiştir. Bölgede mostra veren kayaç gruplarının tamamıyla otokton kayaçlardan oluştuğu belirlenmiştir. Çalışma sahasının yapısal gelişiminin ortaya konabilmesi için inceleme alanındaki tüm yapısal veriler tespit edilerek ve bu verileri üzerinde bulunduran 1/100.000 ve 1/25.000 ölçekli jeoloji haritası yapılmıştır. İnceleme alanındaki tabaka düzlemlerinin konumu ölçülerek ? diyagramı yapılmış, yapılan diyagram değerlendirilerek bölgeye etkiyen egemen gerilme yönleri belirlenmeye çalışılmıştır. Yapılan coğrafi bilgi sistemi çalışmaları ve arazi gözlemleri ile Demre Ovası'nın jeolojik ve tektonik oluşumu yorumlanmıştır. Bölge 1. derece deprem bölgesinde bulunduğundan antik kent ve çevresinde çok sayıda deprem meydana gelmiştir. Jeoarkeolojik çalışmalar kapsamında Myra/Andriake antik kenti içindeki yapılarda bu depremlerin oluşturduğu hasarlar belirlenmiştir. Büyük isçilikler ve ustalıklarla yapılmış bu sağlam yapıların büyük bir kısmı çatlamış, yerlerinden oynayarak deforme olmuş; bazıları ise belli doğrultularda yıkılarak harabe haline dönüşmüştür. Antik kent içindeki yapı duvarlarındaki yıkılmalar, kırılarak bölünmeler, sütunların düşüş biçimi, duvarlardaki yamulma ve çökmeler, taş duvar parçalarındaki dönmeler ve itilmeler, yapılardaki sistematik çatlaklar tespit edilmiştir. Yapılardaki bu sismik hasarların belirlenmesi ve tarihlenmesiyle bölgenin jeoarkeolojik gelişimi ortaya konmaya çalışılmıştır. Tüm elde edilen verilerin ışığında Demre Ovası'nda yer alan ve Myra/Andriake antik kenti ile yakın çevresini kapsayan bölgenin aktif tektoniğine ilişkin saha çalışmaları yapılmış, tarihsel dönemlerde antik kenti etkilemiş olan ve gelecekte de bölgeye tekrar etkiyebilecek nitelikteki faylar ile bunların bölgede yaşanmış depremlerle olan ilişkileri belirtilmiştir.

Mustafa Softa
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Yeşilyurt (Trabzon) heyelanının jeoteknik özelliklerinin araştırılması ve geriye dönük analizlerle şev destek dizaynı

Bu çalışmada, Trabzon ili Yeşilyurt köyü ve çevresi heyelan potansiyeli açısından incelenmiştir. Çalışma arazi gözlemleri/ölçümleri ve laboratuvar testleri olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Arazi çalışmaları sırasında elektrik-özdirenç, sismik kırılma ve yer radarı yöntemleri uygulanmış ve ana kaya derinliğinin yüzeyden itibaren 5-7 metre arasında değiştiği belirlenmiştir. Yaklaşık olarak 2-6 metreler arasındaki düşük özdireç değerleri ise bu zonda suyun varlığını işaret etmektedir. Laboratuvar çalışmalarında, zeminin fiziksel ve dayanım parametreleri belirlenmiştir. Tane boyu analizi zemin örneklerinin %7-25 çakıl, %25-41 kum, %18-22 silt ve %30-35 kil boyutu malzemelerden oluştuğunu göstermektedir. İnce taneli malzeme örneklerinin özgül ağırlıklarının 2.71-2.77 arasında olduğu tespit edilmiştir. Likit limit %45 ile %56 arasında ve plastisite indisi %19.4 ile %27.1 arasında olduğu belirlenmiştir. Kohezyon 44-56 kPa arasında ve içsel sürtünme açısı değerleri 8-15° arasında kaydedilmiştir. Çalışmada, saha ve laboratuvar çalışmaları sonuçları kullanılarak stabilite analizleri iki boyutlu Slide 5.0 bilgisayar programı ile yapılmıştır, geriye dönük destek tasarım analizleri sonucunda alt kotta bulunan şevin duraylı hale gelmesi için 60 metrelik (ana kaya içerisine kadar) ve her biri 420 kN kapasiteli 5 adet ankraj, üst kotun duraylı hale gelebilmesi için ise 35 metrelik (ana kaya içerisine kadar) ve her biri 80 kN kapasiteli 6 adet ankraj önerilmiştir.

Bilgehan Kul
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Elmaalan (Arsin-Trabzon) masif sülfit cevherleşmesinin jeolojik, mineralojik ve jeokimyasal özellikleri

Doğu Pontidlerin kuzey zonunda yer alan Elmaalan masif sülfit cevherleşmesi, Üst Kretase yaşlı dasit ve piroklastitleri (taban) içerisinde yer almakta ve yine Üst Kretase yaşlı olan dasit ve piroklastitleri (tavan) tarafından üzerlenmektedir. Yapı ve doku özellikleri açısından masif, breş dolgusu, klastik, ağsal ve saçınımlı olmak üzere beş tip cevher bulunmaktadır. Cevher mineralleri pirit, kalkopirit, sfalerit, galen, fahlerz, bornit, daha az oranda dijenit ile kalkozin ve kovellin; gang mineralleri ise kuvars, barit, karbonat mineralleri, kil mineralleri, serizit ve jipstir. Cevherleşme başlıca silisleşme, serizitleşme, killeşme ve kloritleşme ile temsil edilen bir hidrotermal alterasyon ile birlikte izlenmektedir. Kütle değişim hesaplamalarına göre cevherli zona doğru Si, Fe ve K elementlerinin oranlarında artış, Mg, Ca, Na ve Al'da azalma meydana gelmiştir. Pirit, kalkopirit ve galenden elde edilen, -2,42? ilâ 4,66? arasında değişen ? 34S değerleri kükürtün kaynağının mağmatik olduğunu göstermektedir. Kuvars ile dengede olan çözeltilerin ? 18O değerleri -0,7? ilâ +12,8 arasında, killer ile dengede olan çözeltilerin ? 18O değerleri -0,3? ilâ +26,5? arasındadır. Sıvı kapanım çalışmalarından elde edilen homojenleşme sıcaklıkları 130-4140C arasında, tuzluluk değerleri ise %0,35-11,22 NaCl eşd. arasında değişmektedir. Oksijen izotop jeotermometresinden 3150C'lik oluşum sıcaklıklığı bulunmuştur. Jeolojik, mineralojik ve jeokimyasal çalışmalar sonucunda Elmaalan cevherleşmesinin Kuroko tip masif sülfit cevherleşmesi olduğu belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Elmaalan, Kuroko, Masif Sülfit, Hidrotermal Alterasyon, Sıvı Kapanım, S İzotopu, O-H İzotopları

Hidrotermal alterasyonMaden yataklarıVolkanojenik masif sülfit yatağı
Leyla Çöl
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Zigana (Torul, Gümüşhane, Kuzeydoğu Türkiye) yöresi Pb-Zn-Cu±barit cevherleşmelerinin karşılaştırmalı incelenmesi

Zigana yöresi, Hamsiköy porfiri Cu-Mo zuhurunu içeren granitik kütle tarafından kesilen Üst Kretase yaşlı andezitik-dasitik bileşimli volkanik ve volkanoklastik birimlerden oluşmaktadır. Damar tip cevherleşmeler genellikle KD-D/GB-B doğrultulu kırık ve fay hatları boyunca yerleşmişlerdir. Her üç sahada sfalerit, kalkopirit, galen, pirit ve fahlers ana cevher, kalkozin-kovellin ve bornit ikincil sülfidler, zinkit ve serüsit oksidasyon, kuvars ve barit mineralleri ise gang mineralleridir. Sfaleritlerin Zn:Cd oranları (100-335) ile piritlerin Co:Ni oranları (2-37) her üç madeninde granitlerle ilişkili damar tip hidrotermal bir sistem olduğunu desteklemektedir. Cevher damarlarının bulunduğu bölgelerde benzer alterasyonlara rastlanmış olup, cevherleşmeden dışa doğru 1)silisleşme, 2)killeşme ve 3)propilitik alterasyondur. Pirit, kalkopirit, sfalerit, galen ve barit üzerinde yapılan ? 34S ölçümleri (?-0,9??21) kükürtün mağmatik kökenli olduğunu göstermektedir. Sfalerit, kuvars ve barit ile bu minerallerden elde edilen sıvılar üzerinde ölçülen ? 18O ve ? D değerleri ?-3,6??11 ve ?-16??-83 arasındadır. Kükürt izotop jeotermometre ile 178-3980C, oksijen izotop jeotermometresi ile de 3570C arasında değişen izotopik denge sıcaklıkları elde edilmiştir. Kurşun izotopları sonucunda cevherleşmelerin alt kabuğun kısmi ergimesine bağlı olarak oluşan granitik sokulumlarla ilişkili olabileceği belirlenmiştir. Sfalerit, kuvars ve barit üzerindeki ölçümlerde homojenleşme sıcaklıkları 100-3630C, tuzluluk değerleri ise %0,1-62 NaCl eşd. olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak, Zigana yöresindeki damar tip cevherleşmelerin yüzeysel kökenli çözeltilerle kısmen seyreltilmiş mağmatik kökenli çözeltilerden oluştuklarını, eş yaşlı olduklarını ve muhtemelen Hamsiköy porfiri yatağı ile ilişkili olan bir porfiri tip cevherleşmenin dış kesimlerine karşılık geldiklerini göstermektedir.Anahtar Kelimeler: Eskiköy, Istala, Sırganlık, Hamsiköy, Zigana, Mineral kimyası, Sıvı kapanım, ?34S, ?18O, ?D ve Pb izotopları, İzotopik denge

Serap Sevda Turan
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Güneydoğu Türkiye ofiyolitik kromititlerinin petrojenezi: Kromit kimyası, platin grubu element jeokimyası ve mineralojisi

Güneydoğu Türkiye ofiyolitik kromititleri çoklukla manto peridotitleri (harzburjit ve dunit) içerisinde damar ve merceksi bir yapıda bulunmaktadır. Cr içerikleri bakımından geniş bir kimyasal bileşim aralığına sahip olan kromititlerin (Cr# = 39?82) toplam PGE içerikleri 42 ilâ 348 ppb arasında değişmektedir (ort: 135 ppb). Yüksek?Cr bileşimli kromititler (Cr# > 70; Mg# = 45.3?67) çoklukla düşük TiO2 içerikleri (?0.2 %ağ.) ve kısmen daha yüksek toplam PGE içeriklerine sahip olmakla birlikte (ort: 158 ppb), Cr içerikleri bakımından kısmen daha fakir olan kromititler (Cr# < 70; Mg# = 57.2?75.2) daha yüksek TiO2 içerikleri (0.2?0.4 %ağ.) ve kısmen daha düşük toplam PGE içerikleri ile temsil olur (84 ppb). Bununla birlikte yüksek?Cr içeren bir örnekte toplam PGE içeriği 2.7 ppm aşan bir zenginleşme gözlenmiştir. PGM ve BMM mineralojisi, kromitlerin yüksek sıcaklık (1300oC?1000oC) ve düşük ?S2 (?4) koşullarında kristallendiğini göstermektedir. GD Türkiye ofiyolitik kromititlerinin kimyasal, mineralojik, iz element, ilksel ergiyik bileşimleri, birincil kapanımların dokusal ve mineralojik bileşimleri incelendiğinde; yüksek?Cr bileşimli kromititlerin bir yitim ortamında boninitik karakterli bir ergiyik, yüksek?Al bileşimli olanların ise ya okyanus ortası sırtı bölgesinde OOSB tipi bir ergiyikten itibaren ya da yay gerisi havza ortamında kristallendikleri düşünülmektedir.

Recep Melih Akmaz
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Pırnakapan (Aşkale, Erzurum) civarındaki evaporitlerin mineralojik, petrografik ve jeokimyasal özelliklerinin incelenmesi

Bu çalışmada, Erzurum ili Aşkale ilçesi Pırnakapan köyü civarında Alt Miyosen yaşlı Adilcevaz Formasyonu içerisinde bulunan evaporitlerin mineralojik, petrografik ve jeokimyasal incelemeleri yapılarak evaporitlerin oluşumu esnasındaki paleoklimatolojik koşullar ve kaynak-köken ilişkileri irdelenmiştir. Genel olarak jips, anhidrit, killi- jipsli kireçtaşı ve killi seviyelerden oluşan evaporitler, kama, mercek ve ara katkılar şeklinde gözlenmiştir. İkincil jips litofasiyesinden oluşan evaporitik birim içerisinde laminalı, bantlı, nodüler, nodüler-bantlı, tavuk-tel ve entrolitik ikincil jips litofasiyesler gözlenmiştir. Ayrıca, anhidritlerin su alması ile gelişmiş alabastrin, porfiroblastik ve satin spar dokulu ikincil jipsler de tespit edilmiştir. Jips nodulleri, bantlı veya laminalı yapılar, mikro faylar, kayma yapıları ve ondülasyonlar gibi sin- ve post-sedimanter deformasyonlar gösterirler. Optik, taramalı elektron mikroskopisi ve X-ışınları difraktometresi incelemeleri evaporitik birim içerisinde ana mineralin jips, az miktarda anhidrit, sölestin, kalsit, dolomit, lutesit, epsomitin, illit/simektit ve simektitin jipse eşlik ettiğine işarete etmektedir.Evaporitlerin tüm-kayaç jeokimyası eski denizel- ve denizel olmayan evaporitleri ayırmada kullanılan bir kriterdir. Farklı litofasiyeslere ait çalışılan jips ve anhidrit örnekleri kıtasal girdiyi işaret eden hafif nadir toprak elementlerde zenginleşme (LaN/LuN, 4.243-0.964), değişken Ce/Ce* anomalisi (1.283-0.859), Ni, Cu, Co, Fe ve Mg içerikleri belirlenmiştir. Sr içerikleri jipslerde 806-6464 ppm, anhidritlerde 1023-1197 ppm, kiltaşı-marn-kireçtaşı örneklerinde ise 631-15150 ppm arasında değişiklik sunar. Bu değerler denizel kökenli Sr'a işaret eder fakat özellikle yüksek Sr içerikleri epijenetik sölestin oluşumu ile ilişkilidir. Mineralojik, petrografik ve jeokimyasal bulgular Ca-sülfat çökeliminin sığ denizel bir ortamda gerçekleştiğine işaret etmektedir.Anahtar Kelimeler: Pırnakapan, evaporit, ikincil jips litofasiyesi, jips, anhidrit, sölestin, jeokimya

Didem Aydınçakır
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00