
81
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
60 yaş üstü kadınların sütyen kullanırken karşılaştıkları sorunların çözümüne yönelik örnek model geliştirme
Araştırmanın amacı, 60 yaş üstü kadınların sütyen kullanırken karşılaştıkları sorunların çözümüne yönelik örnek bir model geliştirmedir. Yaşlı insan sayısı gün geçtikçe arttığından iç giyim ihtiyacı da aynı oranda artış göstermektedir. İç giyim ürünlerinin de özellikle yaşlı kadınlar tarafından hem vücuda form vermesi hem de rahat olması aranan özelliklerdendir. Araştırmanın amacı doğrultusunda, kadınların beklentileri dikkate alınarak kullanılabilir bir sütyen oluşturulması amaçlanmıştır. Bu araştırma, 60 yaş üstü kadınların sütyen kullanırken karşılaştıkları sorunların çözümüne yönelik yaşadıkları rahatsızlıkları belirlemek amacıyla deneme modeline dayalı yarı deneme araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Anket önce uzman görüşüne sunulmuş, alınan öneriler doğrultusunda gerekli düzeltmeler yapılarak 20 kişilik bir gruba pilot uygulama yapıldıktan sonra ankete son şekli verilmiştir. Araştırmanın evrenini, 2011 yılı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Marmara bölgesindeki 60 yaş üstü kadınlar oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Marmara bölgesinden Edirne, Tekirdağ, Kırklareli illerinden tesadüfî olarak seçilen 200 kişiden oluşmaktadır. Uygulanan anketten elde edilen verilerin değerlendirilmesinde
Moda tasarımında animasyona dayalı figür varyasyonları çalışma materyali oluşturma
Hazır giyim sektöründe tasarımın, üç boyutlu bir ürüne dönüştürülme sürecinin ilk basamağını, resimleme işlemi (moda illüstrasyonu) oluşturur. Moda illüstrasyonunun teknik, estetik ve görsellik açısından albenisi olmalıdır. Bu nedenle, moda tasarımcısının eğitiminin büyük kısmı moda illüstrasyonu hazırlama ve çizim teknikleri üzerinedir. Tasarım eğitimi almadıkları halde sektörde modelist olarak çalışan veya moda tasarımı alanı ile ilgilenmek isteyen bir çok kişinin fikirlerini ifade etmesine yardımcı olacak, işlem sürecini kısaltarak kolaylaştıracak bir çalışma materyalinin geliştirilmesinin önemli olduğu düşünülmektedir. Çalışmanın amacı, Giyim ve Moda Sektöründe, moda illüstrasyonu ve moda figürü hazırlama tekniklerinin irdelenmesi ve moda tasarımında kullanılacak üç boyutlu görüntülerden moda figürü ve varyasyonları oluşturarak bu alanda çalışmakta olan veya çalışmak isteyenlere bireysel öğrenmeyi destekleyen yardımcı bir araç sunmaktır. Problem, amaç, alt amaçlar, moda tasarımında kullanılan teknik terimlerin ve kavramların anlamları açıklanmıştır. Devamında kavramsal çerçeve ile ilgili araştırmalara yer verilmiştir. Moda illüstrasyonunun tanımı, tarihçesi (yıllara göre gelişim/değişim süreci), moda illüstrasyonunda kullanılan araç/gereçler, çizim ve boyama teknikleri, insan figürü çizim teknikleri, moda figürü hazırlama teknikleri ele alınıp örnek görsellerle konular desteklenmiştir. Moda figüründe kullanılan pozlar (duruşlar) irdelenmiş, kulanılan pozların kullanım tercihleri ve nedenlerine yer verilmiştir. Doğal insan figürü çizimleri ile moda figürü çizimleri karşılaştırılmış ve aralarındaki farklar vurgulanmıştır. Kullanılan yöntem, evren ve örneklemlere yer verilmiştir. Örnekleme alınan 3D programı için 10 kişiden oluşan uzman bir grubun görüşleri alınarak, modelin hangi program aracılığı ile gerçekleştirileceğine karar verilmiştir. 3Ds Max programı aracılığı ile çalışmada kullanılmak üzere, istenilen ölçü ve niteliklerde hedeflenen moda figürü (kadın) geliştirilmiştir. Geliştirilen moda figürüne istenilen niteliklerde farklı pozlar verdirilmiş ve modelin kendi etrafında 360 derecelik dönüşleri film olarak kaydedilmiştir. DVD?ye aktarılan animasyonlar çalışma materyali olarak adlandırılmıştır. Bulgular ve yorumlar kısmında, geliştirilen çalışma materyalinin etkinliğini test etmek amacı ile bir grup gönüllüye materyal kullandırılarak moda figürü giydirme etkinliği gerçekleştirilmiş ve çıkan sonuçlar gözlemlenerek değerlendirilmiştir. Araştırmanın son bölümünde ise sonuç ve önerilere yer verilmiştir. Elde edilen veriler ve örneklem grubunun görüşleri değerlendirilmiş, sonrasında yapılması planlanan çalışmalara ışık olması açısından bir takım önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Moda İllüstrasyonu, Moda Figürü, 3D Figür
Türkiye'deki tekstil-konfeksiyon işletmelerinin (KOBİ'lerinin) tedarik, üretim ve lojistik faaliyetlerinin ulusal rekabet üzerindeki etkileri
Son yıllarda artan rekabet nedeniyle tedarikçiler, müşteriler, dağıtıcılar ve perakendecilerle ilişkiler önem kazanmıştır. İşletmeler artan rekabetle baş edebilmek, rekabet avantajı yaratmak, pazar paylarını koruyabilmek hatta ayakta kalabilmek için lojistik, tedarik ve üretim gibi faaliyetleri etkin bir şekilde işletmelerine adapte etmeye çalışmaktadır. Günümüzde yaşanan küreselleşme olgusu bağlamında ürünlerin, hizmetlerin ve üretim faktörlerinin uluslararası dolaşımında ciddi bir serbestlik sağlanmıştır. Bu durum, ulusal ekonomilerin dışa açıklık düzeyini büyük ölçüde artırmış ve ülkeleri dış ticaret risklerine karşı görece korumasız hale getirmiştir. Türkiye ekonomisi açısından, özellikle dış ticaret hadlerinin belirsizliği, ihracatta ürün çeşitliliğinin az olması, sınırlı sayıda ülke ile ticari ilişkide bulunma, kronik dış ticaret açığı vb. gibi dışsal risk faktörleri daha fazla önem arz etmektedir. 1960?larda öncelikle yerel pazarın ihtiyaçlarını karşılamaya odaklanan ve Türkiye?nin en önemli üretim dalı haline gelen tekstil-konfeksiyon sektörü, 1980?lerden bu yana gelişen küresel rekabet ile işletmeleri; kaynak kullanımı, tedarik, üretim, lojistik ve ürünlerini satış konularında dünya geneli alternatifler bulmaya zorlamıştır. Küreselleşmenin sonucu olarak artan rekabet ve tedarik zinciri yönetimi öneminin artmasıyla, tekstil-konfeksiyonda lojistik yönetimi konusu da ön plana çıkmıştır ve 1 Ocak 2005?ten itibaren dünya genelinde tekstil-konfeksiyona uygulanan kotaların kalkmasıyla birlikte Türkiye tekstil-konfeksiyon sektörü için yeni bir dönem başlamıştır. Tedarik zinciri yönetimi ve lojistik yönetimi son yıllarda işletmelere rekabet açısından önemli avantajlar getirmektedir. Lojistik süreçlerin etkin yönetimi ile tedarik zincirinde yaratılan değer arttırılmaktadır. Bu değerin anlamı, hizmet sunan taraf için kar elde etmek iken, müşteri tarafında düşük fiyatta ve beklenen düzeyde hizmet almaktır. Bu çalışma Türk tekstil-konfeksiyon sektörünün tedarik, üretim ve lojistik faaliyetlerinin ulusal rekabet üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla hazırlanmıştır. Araştırma 2012 son çeyreğinde aktif durumda olan TOBB?a bağlı tekstil-konfeksiyon işletmeleri üzerine yapılmıştır. 13-Tekstil Ürünlerinin İmalatı, 14-Giyim Eşyalarının İmalatı üretim alanlarında belirlenen kodlar çerçevesinde tekstil için; İstanbul, Bursa, Denizli, Tekirdağ, Uşak, Gaziantep, Adana ve Kahramanmaraş illeri; konfeksiyon için İstanbul, Bursa, Ankara, Denizli, Konya, Tekirdağ, Kırklareli, İzmir, Gaziantep ve Adana illeri araştırma kapsamına alınmıştır. Genel olarak verileri analiz ederken Ki-Kare, varyans analizi, hipotez testleri ve temel bileşenler analizi kullanılmıştır. Bu çalışmada tekstil-konfeksiyon sanayinde tedarik, üretim ve lojistik faaliyetleri ele alınmıştır. Sektörde dünyadaki gelişmeler incelenmiş ve bu gelişmeler kapsamında Türk tekstil-konfeksiyon sanayinin tedarik, üretim ve lojistik durumu belirlenerek rekabet gücü değerlendirilmiştir. Tekstil ve konfeksiyon sektöründe ulusal düzeyde rekabet için bazı değişkenlere ulaşılmıştır.
Kadın kuaför salonlarının ergonomik açıdan uygunluğunun çalışanlar tarafından değerlendirilmesi
Bu araştırmada, kadın kuaför salonlarının ergonomik açıdan uygunluğunun çalışan elemanlar tarafından değerlendirilmesi ve karşılaştıkları sorunların saptanması amaçlanmıştır. Çalışma, tarama modeline dayalı, betimsel araştırma yöntemi ile yapılmıştır. Araştırmada kullanılan anket, uzman görüşleri alınarak kadın kuaför salonlarının ergonomik açıdan uygunluğunun çalışanlar tarafından değerlendirilmesi amacı ile araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Bu araştırmanın çalışma evrenini 2013 yılı içerisinde Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki illerde Kuaförler ve Berberler Odasına kayıtlı olan kadın kuaför salonları; örneklemini ise belirlenen evren içerisinden basit rastlantısal yöntemle seçilen toplam 288 kadın kuaför salonu oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen yazılı anket aracılığıyla toplanmıştır. Anket kişisel bilgiler, çalışma şekilleri, fiziksel çevre stresörleri, çalışma yerlerinin düzenlenmesi kullanılan araç gereç donanım başlıkları altında düzenlenen toplam 35 sorudan oluşmuştur Araştırmanın pilot uygulama kısmında 4'lü likert ölçeği ile ölçülen 66 farklı değişkenin, geçerlilik ve güvenilirlik test sınamasında geçerliliği (?=0.905) ispatlanmıştır. 2013 Nisan- Haziran aylarında Trabzon, Ordu, Giresun, Rize Artvin, Samsun illerinde asıl uygulama gerçekleştirilmiş, bu uygulama sonucunda da verilerin geçerliliği (? = 0.925) ispatlanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 16.0 paket yazılımından yararlanılarak analiz edilmiştir. Yapılan çalışmada verilerin sayı ve yüzde değerleri çalışanların cinsiyetleri değişkenine göre çapraz tablolarda verilmiştir. Kadın kuaför salonlarında çalışma yerlerinin ergonomik olarak düzenlenmesine yönelik yapılan araştırmada, kuaförlerin çalışma sürelerinin çok fazla olduğu, geç saatlere kadar işyerinde çalıştıkları; yıllık izin sürelerini kullanamadıkları, bundan dolayı da çok yoruldukları yeteri kadar dinlenemedikleri; kadın ve erkek çalışanların, işlemleri tek başına yaptıklarında, uzun süreli ve ayakta sabit çalıştıklarında çok yoruldukları belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kadın kuaför salonları, Kuaför, İş yeri ergonomisi
Abiye kumaş yapılarının model ve kalıp tasarımına etkileri
Son yıllarda hızla gelişen ve büyüyen hazır giyim üretiminde artan rekabet koşulları nedeniyle hammaddenin ve zamanın verimli kullanılması büyük önem kazanmıştır. Hazır giyim sektöründe ana ve yardımcı malzemenin verimliliği, zamanında üretim yapılması işletmeler için büyük önem taşımaktadır. Hazır giyim sektöründe kalıpların düzgün çıkarılmaması, eksik olması, model odasında tasarımın planlanamaması ve kalıpların kontrol edilmeden kesime gitmesi vb. nedenler, dolaylı ve dolaysız malzeme kayıplarına yol açmaktadır. Bu durum da işletmelerde malzeme ve zamandan tasarruf sağlayacak önlemler alınması gerekmektedir.Bu nedenlerle, bu araştırma abiye giysi üretiminde kullanılan kumaş yapılarının model ve kalıp tasarımına etkilerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma, abiye modeline uygun kumaşı seçmek, kumaşa uygun kalıbı hazırlamak, abiyeden beklenen özellikleri sağlamak, insan bedenine daha uygun kalıp ve kumaş tasarımını sağlamak açılarından önemlidir.Araştırmada kumaşların yapısal özelliklerinin model ve kalıp tasarımı üzerindeki etkilerini, kumaş türlerine göre kalıplar arasındaki farklılıklarını ortaya çıkarmak için amaca en uygun hizmet etmesi nedeniyle deneysel yöntem seçilmiştir. Araştırmanın çalışma evrenini hazır giyim sektöründe kullanılan abiye kumaş çeşitleri oluşturmaktadır. Abiye sektöründe çok sık kullanılan, saten kumaş türlerinden farklı yapı, ağırlık gibi özellik gösteren üç farklı tür saten kumaş çeşidi örneklemi oluşturmaktadır.Veri toplamak amacıyla kumaş çeşitleri belirlenmiş, yapısal özellikleri araştırılmış, bu kumaş çeşitlerine uygun olarak 1 adet model belirlenmiş ve üretilmiştir.Üretilen ürünlerin yerde ölçüm sonuçlarını temel kalıp ölçüleriyle kıyaslamak amacıyla Model Ölçüm Formu hazırlanmış ve uygulanmıştır. Elde edilen bulgular aynı formda temel kalıp ölçüleriyle kıyaslanmıştır. Modele Göre Ölçüm Formu hazırlanmış, daha sonra ürünün 38 beden cansız manken üzerinde ölçümü yapılmış, elde edilen veriler bu forma kaydedilmiş ve temel kalıp ölçüleriyle kıyaslanarak +/- sapmalar belirlenmiştir. Bir diğer veri toplama aracı olarak model özelliklerinin, kumaş, görünümü vb. özelliklerin ölçülmesi amacıyla Model Gözlem Formu hazırlanmış ve 38 beden cansız mankene giydirilen ürün üzerinde model ve kumaş özellikleri dikkate alınarak gözlem yapılmıştır.Araştırmada saten kumaş türlerinin ayrı ayrı karşılaştırılması sonucu elde edilen bulgulara göre; kumaşın yapısal özelliklerine bağlı olarak kalıp üzerinde değişiklikler yapılması gerektiği, saten kumaş türlerinin karışımındaki esneme oranı ne olursa olsun düz boy iplik esneme oranı, enine esneme oranı ve verev sarkma oranının birbirinden farklı olduğu, abiye giysi üretimi için farklı yapıdaki kumaş özelliklerinin kalıp üzerinde farklı etkiler bıraktığı sonucuna ulaşılmıştır. Kumaş türlerinin ağırlıkları, kalınlığı, inceliği gibi kumaşın yapısal özellikleri model üzerinde farklı sarkma, çekme, toplama gibi özellikler gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar kelime: Kumaş, Model Tasarımı, Kalıp Tasarımı, Saten, Abiye
Üç boyutlu giysi simülasyon sisteminin tasarım süreci açısından değerlendirilmesi
Hazır giyim sektöründe üretim ilk olarak tasarım aşamasıyla başlamaktadır. Tasarım aşamasındaki veri zenginliği, model çeşidi ve satış kapasitesini de etkilemektedir. Tasarım aşamasının hızlı olması modelin müşteriye daha çabuk ulaşmasını sağlamakta ekonomik dengelerde etkili olmaktadır. Model tasarımı anlamında teknoloji hazır giyim sektörünü de etkilemiş ve üç boyutlu simülasyon sistemleri tasarımcıların kullanımına sunulmuştur. Üç boyutlu simülasyon sistemleri tasarımcılara, tasarım alanını keşfedebilmeleri ve teknik açıdan akla yatkın bir tasarım oluşturabilmeleri için deneme amaçlı tasarımları hızlı bir şekilde oluşturma ve ilk geri bildirimi hızlıca alma imkanı sağlamaktadır. Tasarımdan çoklu üretim aşamasına geçildiğinde ise üç boyutlu simülasyon sistemlerinde elde edilen sonuçların gerçeklik boyutu ölçülmektedir. Bu araştırmada, Türkiye'de yeni kullanılmaya başlayan bu sistemlerde üst grup (elbise, ceket) ve alt grup (etek, pantolon) bayan giysi modellerinin model tasarımından, üretim aşamasına kadar ki ürün oluşum aşaması incelenerek, gerçek numune üretim sürecindeki uygulaması açısından değerlendirilmiştir.Bu araştırmanın genel amacı, üç boyutlu giysi simülasyon sistemlerinin üst grup ve alt grup bayan modellerinin tasarım sürecine etkisini belirlemektir. Bu amaca ulaşabilmek için, üç boyutlu sistemlerde oluşturulan üst grup ve alt grup model tasarımlarının; gerçek insan bedenine uygunluğu, kalıp formuna uygunluğu, tasarım formlarına uygunluğu ve üretim sürecine uygunluğu ortaya konulmaya çalışılmıştır.Araştırmanın evrenini Türkiye'de kullanılan üç boyutlu giysi tasarım programları, araştırmanın örneklemini ise araştırma kapsamında araştırmacı tarafından seçilen Vidya Assyst simülasyon programı oluşturmaktadır. Bu araştırmada deneysel yöntem kullanılmıştır. Araştırma kapsamında üst grup ve alt grup modellerle ilgili pilot simülasyon çalışmaları yapılmış ve her gruptan seçilen iki model simülasyonu gerçek ürün gözlem formu ile karşılaştırılmıştır. Gözlem sonucunda elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Araştırmanın sonucunda simülasyon programlarının üretim sürecine etkisiyle ilgili mevcut durum analizi yapılmış, tasarım aşamasındaki görsel öğeleri yansıtmada olumlu sonuç alınamamış ancak kalıp formu, insan bedeni ve üretim süreci açısından olumlu sonuçlar elde edilmiş ve simülasyon programına yönelik çeşitli önerilerde bulunulmuştur.
Erkek ceketinde vücut-giysi kalıp uyum problemlerinin belirlenmesi ve kalıp önerisi
Hazır giyim sektöründe önemli bir yere sahip olan erkek giyiminde resmi giyimin bir parçası olan klasik ceket oldukça büyük bir kitle tarafından kullanılmaktadır. Ceket, vücudu fit gösterme işlevi nedeniyle vücudun bazı hareketlerini kısıtlandırmaktadır. Ancak bu kısıtlamanın minimum düzeyde olması, kişinin gün boyu daha uzun süre ceketi giymesi, rahat olması ve verimliliğinin artması için ceketin vücuda uygun ve hareket sınırlarına uygun olarak tasarlanmasını gerektirmektedir.Araştırmanın amacı, Türkiye'de yaşayan erkeklerin giysi seçiminde dikkat ettikleri noktaları, klasik cekette tercih ettikleri modeli, mevcut kalıp sistemleriyle hazırlanıp üretilen erkek ceketinde vücuda uyum ve hareket rahatlığı bakımından yaşadıkları problemleri belirlemek ve 6Drop/50Beden vücut ölçülerine sahip Türkiye'de yaşayan erkeklerin vücuduna uygun ve vücudun hareket rahatlığını sağlayan klasik erkek ceket kalıbı tasarlamaktır.Bu araştırma, veri toplama araçları ile elde edilen verilerin analiz edilerek, Türkiye'de yaşayan erkek vücut yapısına uygun klasik ceket kalıbının geliştirilmesiyle bir ?Eylem Araştırması?dır. Araştırmanın evrenini, resmi giysi kullanan normal vücut özelliğine sahip Türkiye'de yaşayan erkekler oluşturmaktadır. Araştırma örneklemini ise, resmi kıyafeti en çok kullanan memurlar ve bürokratların ülkemizde yoğun bulunduğu başkent Ankara'da bulunan, Türkiye genelinde araştırmanın birlikte yapıldığı firmanın en çok satışının yapıldığı mağazasının 6 Drop / 50Beden müşterileri oluşturmaktadır. Türkiye'de yaşayan erkeklerin demografik özelliklerini, giysi seçiminde dikkat ettikleri noktaları, klasik cekette tercih ettikleri modeli belirlemek için 23 sorunun yer aldığı iki bölümden oluşan anket formu kullanılmıştır. Araştırmada anket ve gözlem formu ile elde edilen nicel verilerin çözümlenmesinde frekans ( f ), yüzdelik değer (%) ve aritmetik ortalama (), güvenirlik analizinde ise Cronbach's Alpha Testi uygulanmıştır.Türkiye'de yaşayan erkeklerin vücuduna ve hareket rahatlığına uygun klasik erkek ceketini belirlemek için Türkiye'de eğitim sisteminde kullanılan Müller, Metrik ve Optikon kalıp sistemleri ile hazırlanan erkek ceket kalıpları ve İTKİB (İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçıları) tarafından geliştirilen erkek ceket kalıp ve ölçüleri incelenmiştir. Bu dört farklı kalıp sistemiyle 6Drop/50Beden vücut ölçüleriyle hazırlanan klasik ceket kalıpları üretilmiş ve üç deneme sonucunda vücuda uygun ve hareket rahatlığı sağlayan klasik ceket kalıbı elde edilmiştir. 1. denemede hazırlanan kalıplar katılımcılara giydirilip, gözlem formu yardımıyla değerlendirilerek araştırma verileri toplanmıştır. Toplanan verilerin analizi SPSS 14 programında yapılmıştır. Bulguların değerlendirilmesi sonucunda İTKİB tarafından geliştirilen kalıbın diğer ceket kalıplarına göre daha uygun olduğu, ancak bazı değişikliklerin yapılması gerektiği belirlenmiştir.İTKİB tarafından geliştirilen ceket kalıbı üzerinde, veriler doğrultusunda ve üretim esnasındaki denemeler ile gerekli düzeltmeler yapılıp üretim tekrarlanmıştır. Üretimi yapılan ceketin vücuda uygunluğu ve hareket rahatlığını belirlemek için yeniden anket ve gözlem formu yardımıyla 2. deneme gerçekleştirilmiştir. Bulguların değerlendirilmesi sonucunda bu ceket kalıbının, İTKİB tarafından geliştirilen ceket kalıbına göre daha uygun olduğu, ancak bazı değişikliklerin yapılması gerektiği tespit edilmiştir.2. deneme ceketi kalıbı üzerinde, veriler doğrultusunda ve üretim esnasındaki denemeler ile gerekli düzeltmeler yapılıp üretim tekrarlanmıştır. Üretimi yapılan ceketin vücuda uygunluğu ve hareket rahatlığını belirlemek için anket ve gözlem formu yardımıyla 3. denemede gerçekleştirilmiştir. Bulguların değerlendirilmesiyle bu ceket kalıbının, Türkiye'de yaşayan 6Drop/50 Beden vücut ölçülerine sahip erkeklerin vücuduna uygun ve hareket rahatlığı bakımından uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Önerilen ceket kalıbının çizim aşamaları ve şablonlaması sistematik olarak ortaya konmuştur.
Saç ve makyaj uygulamalarında "dijital tasarım" dersi program içeriğinin öğretmen ve usta öğreticilerin görüşleri doğrultusunda belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı, Gazi Üniversitesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi, Saç ve Güzellik Uygulamaları Lisans Programında açılması düşünülen, Saç ve Makyaj Uygulamalarında `Dijital Tasarım' dersi program içeriğinde yer alması gereken konuların ne olduğuna ilişkin, öğretmen ve usta öğreticilerin görüşlerini almak ve bu görüşler doğrultusunda bir ders içeriği hazırlamaktır.Bu araştırmada, tarama modeline dayalı betimsel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Tarama modelleri, geçmişte ya da halen var olan durumu var olduğu şekliyle betimlemeyi amaçlayan araştırma yaklaşımları olarak tanımlanmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Anketin hazırlanabilmesi için konuyla ilgili akademisyenler, öğretmenler ve usta öğreticilerden rastgele belirlenmiş 21 kişi ile ön görüşme yapılıp uzman görüşü alınmıştır. Sonuçta 61 sorudan oluşan anket hazırlanarak, öğretmenler ve usta öğreticilerden oluşan örneklem grubuna uygulanmıştır.Araştırmanın evrenini, Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Öğretmenlik Programından mezun olmuş, Güzellik ve Saç Bakım Hizmetleri öğretmenlerinin tamamı ile Ankara'da bulunan kuaför ve güzellik salonlarında çalışan usta öğreticilerin tamamı oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise; Türkiye'nin çeşitli illerinde görev yapan Güzellik ve Saç Bakımı Hizmetleri alan öğretmenleri ve Ankara ilinde bulunan kuaför ve güzellik salonlarında çalışan usta öğreticiler olmak üzere toplam 100 kişi oluşturmaktadır.Uygulanan anketten elde edilen verilerin değerlendirilmesinde "SPSS 18.0" istatistiksel paket programı kullanılmıştır. Ankette yer alan görüşlerin frekans (N), yüzde dağılımları hesaplanmış ve aritmetik ortalamaları alınmıştır. Grupların görüşleri arasında fark olup olmadığını belirlemek üzere önce Kolmogorov-Smirnov Testi (K-S) ile normal dağılım olup olmadığına bakılmış; sonrasında Mann-Whitney U Testi uygulanmıştır. Anlamlılık tespiti için ise p=0.05 anlamlılık düzeyi belirlenmiştir.Yapılan K-S testi sonuçlarına göre Anlamlılık Düzeyi (P) < ? = 0,05 olduğu için tüm değişkenlerin normal dağılım göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuca göre hipotezlerin testi için parametrik olmayan (non-parametrik) testler kullanılması gerektiğinden, verilere Mann-Whitney U Testi uygulanmıştır. Bu test sonuçlarına göre, öğretmen ve usta öğreticilerden oluşan grupların toplam 56 sorudan, 34 ünde görüşleri arasında anlamlı bir farklılığın olduğu ve 22 soru için gruplar arasında anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür.Araştırma sonucunda elde edilen veriler doğrultusunda sorulara verilen cevapların, frekansları, yüzdeleri ve Mann-Whitney U Testi sonuçları dikkate alınarak Saç ve Makyaj Uygulamalarında `Dijital Tasarım' dersi için önerilen konular belirlenmiş ve ders içeriği hazırlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Ders İçeriği, Dijital Tasarım, Saç Tasarımı, Makyaj Tasarımı
Tüketicilerin saç bakım ürünlerinin kullanımı hakkındaki bilgi düzeylerinin belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı, 18 yaş üstü çalışan erkek ve bayanların saç bakım ürünü kullanımı hakkındaki bilgi düzeylerini belirlemek ve bilgi düzeyleri ile cinsiyetleri arasında anlamlı farklılıkların olup olmadığı ortaya konmaya çalışılmıştır.Bu araştırmada, tarama modeline dayalı betimsel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Tarama modelleri, geçmişte ya da halen var olan durumu var olduğu şekliyle betimlemeyi amaçlayan araştırma yaklaşımları olarak tanımlanmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Anketin hazırlanabilmesi için konuyla ilgili akademisyenler, öğretmenler ve usta öğreticilerden rasgele belirlenmiş 15 kişi ile ön görüşme yapılıp uzman görüşü alınmıştır. Sonuçta 50 sorudan oluşan anket hazırlanarak, saç bakım ürünü kullanan tüketicilerden oluşan örneklem grubuna uygulanmıştır.Araştırmanın evrenini, 2008 yılı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre kentsel alanda yaşayan, çeşitli meslek alanlarında istihdam edilen ve saç bakım ürünü kullanma alışkanlığı yüksek olduğu varsayılan 18 yaş üstü toplam 7.362 bin kadın ve erkek tüketicinin tamamı oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise; Türkiye'nin nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu il olan İstanbul ilinden tesadüfî örnekleme ile seçilen 201 kişi oluşturmaktadır.Uygulanan anketten elde edilen verilerin değerlendirilmesinde "SPSS 18.0" istatistiksel paket programı kullanılmıştır. Ankette yer alan görüşlerin frekans (N), yüzde (%) dağılımları hesaplanmış ve aritmetik ortalamaları( )alınmıştır. Erkek ve kadınların görüşleri arasında fark olup olmadığını belirlemek üzere saç bakım ürünlerinin kullanımına ilişkin görüşlere ?t testi? uygulanmıştır. Anlamlılık tespiti için ise p=0.05 anlamlılık düzeyi belirlenmiştir.Yapılan t testi sonuçlarına göre Anlamlılık Düzeyi (P) < ? = 0,05 olduğu için tüm değişkenlerin normal dağılım göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu test sonuçlarına göre, kadın ve erkeklerden oluşan grupların toplam 30 sorudan, 5'inde görüşleri arasında anlamlı bir farklılığın olduğu ve 25 soru için gruplar arasında anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür.Araştırma sonucunda elde edilen veriler doğrultusunda sorulara verilen cevapların, frekansları, yüzdeleri ve t testi sonuçları dikkate alınarak 18 yaş üstü çalışan erkek ve kadınların saç bakım ürünlerine yönelik bilgi düzeyleri, bilgi düzeyleri ile cinsiyetleri arasındaki farklılıklar belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Kozmetik, Saç Bakımı, Saç Bakım Ürünleri
Hazır giyim işletmesinde kaynak kısıtlı karma modelli montaj hattı dengeleme ve uygulaması
Hazır giyim üretimi emek yoğun ve karmaşık bir üretim yapısına sahiptir. Üretim miktarları düşük, çeşitliliği fazla modellerin imalatı için ayrı hat ve çalışan tahsis etmek maliyet ve tesis alanı bakımından uygun değildir. Bu yüzden çok fazla modelin aynı anda üretiminin gerçekleştiği üretim bantları tercih edilmektedir. Buna ek olarak düşük verimlilik, düşük sipariş miktarları arasında geçişten kaynaklanan hat dengeleme ve planlama zorlukları hazır giyim üretiminin önemli sorunlarındandır.Bu araştırmada karma modelli erkek gömleği üreten küçük ölçekli bir işletmede montaj hattı dengeleme problemleri ve çözüm önerileri üzerinde durulmuştur. Amaç farklı büyüklükte ve farklı modelde siparişlerin en verimli şekilde montajının sağlandığı hatların kurulması ve müşterilere istenilen kalitede, istenilen verimde ve en düşük maliyetle hızlı bir şekilde ürünleri teslim etmek için montaj hatlarının dengelenmesidir.Araştırmanın Modeli; Verilerin analizinde sezgisel bir algoritma olan COMSOAL'dan (Computer Method for Sequencing Operations for Assembly Lines); Montaj hatları operasyon çizelgeleme için ise bilgisayar metodundan yararlanılmıştır. Veri tabanında verilerin tutulup saklandığı çağırıldığı düzenlendiği ve değiştirilebildiği bir yapıya sahip olduğu ve küçük hazır giyim işletmelerinde herhangi bir bilgisayara kopyalanıp kuruluma ihtiyaç duymadan kolaylıkla çalıştırılması için Delphi programlama dilinde yazılmış Microsoft Access veri tabanı tercih edilmiştir.Veriler araştırmacı tarafından erkek gömleği üreten firmaya gidilerek toplanmıştır. Erkek gömleği üretim hattını analiz edebilmek için öncelikle hat boyunca iş zaman etüdü gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında sadece montaja ilişkin veriler ele alınmıştır. İşletmede kesim ve malzeme hazırlıklar, montaj hattı dengeleme çalışmasında sürece dahil edilmemiştir. Birçok ürünün aynı anda kesimi ve malzeme hazırlıkları sürekli gerçekleştirilmekte montaja hazır hale getirilmektedir. Bu sayede montaj hattı dengeleme sürecini etkilememektedir. İşlem süreleri işletme kayıtları ve gözlem değerleri göz önünde bulundurularak derlenmiş ve deterministik kabul edilmiştir. Montaj hattında kullanılan makine adları ve adetleri saptanarak makine parkı oluşturulmuştur. Bu veri, karma modelli montaj hattı dengeleme sürecinde atölye çizelgeleme için kaynak mevcudiyeti değerlendirme sağlaması için gerçekleştirilmiştir.Araştırma konusu işletmede mevcut olarak üretilen yedi adet gömlek modeli için iş zaman etüdü gerçekleştirilmiş ve her model için iş akış şemaları oluşturulmuştur. Geliştirilen kaynak kısıtlı karma modelli COMSOAL programına bu veriler girilerek sonuçlar elde edilmiştir. Hazırlanan programda yeni gömlek modeli girişi, girilmiş gömlek modellerinde oluşabilecek süre ve iş elemanı değişiklikleri de gerçekleştirilebilmektedir.Geliştirilen kaynak kısıtlı karma modelli COMSOAL algoritmasıyla erkek gömleği üretiminde karma modelli montaj hatları dengeleme problemleri ve çözüm önerileri sunulmaktadır. Farklı parti büyüklüğünde ve farklı modellerde erkek gömleklerinin aynı gün içersinde aynı hatta üretilme zorunluluğu üzerine tasarlanmıştır. Geleneksel COMSOAL algoritmasından farklı olarak hazır giyim üretim sürecine uygun olarak bir makinada bir işçi çalışma kısıtı, paralel istasyon oluşturma kısıtı ve farklı işlerin farklı makinalarda yapılma zorunluluğu kısıtı eklenmiştir. Algoritmaya farklı işleri yapabilen iş rotasyonu olabilen işler, birleştirilebilen makine ve çalışanlar kısıtı gibi seçenekler eklenerek yeni akademik çalışmalar yapılabilir.Anahtar kelimeler: Erkek Gömleği, Hazır Giyim, Montaj Hattı Dengeleme, Kaynak Kısıtlı Karma Modelli Montaj Hattı Dengeleme, COMSOAL (Computer Method for Sequencing Operations for Assembly Lines)
Çevik üretim sisteminin hazır giyim işletmelerinde uygulanabilirliği: Düzey 2 TR72 Bölgesel Kalkınma Ajansı (Kayseri, Sivas ve Yozgat) örneği
Bu araştırma ile çevik üretim sisteminin hazır giyim işletmelerinde uygulanabilirliği araştırılmıştır.Bu çalışmada, öncelikle üretim sistemleri açıklanarak, çevik üretim sisteminin gelişimi, temel prensipleri ve başarı unsurları açıklanmıştır.Araştırmanın evrenini, çeviklik kazanmaya çalışan hazır giyim işletmeleri, örneklemi ise Düzey 2 TR72 Bölgesel Kalkınma Ajansı çerçevesinde Kayseri, Sivas ve Yozgat illerinde faaliyet gösteren hazır giyim işletmeleri oluşturmuştur. Bu alanda faaliyet gösteren hazır giyim işletmelerinin çevik üretim sisteminin temel prensiplerine sahiplik düzeylerini, yatkınlıklarını ve çeviklik düzeylerini belirlemek amacıyla anket formu hazırlanmıştır.Hazırlanan anket formuyla ilgili uygulama pilot ve asıl uygulama olmak üzere iki basamakta gerçekleştirilmiştir. Pilot uygulama, 2010 yılında, örneklemi oluşturan ve Sivas ilinde faaliyet gösteren 8 hazır giyim işletmelerine gidilerek yüz yüze görüşme ile yapılmıştır. Asıl uygulama ise, 2011 yılında Kayseri, Sivas ve Yozgat illerinde, büyüklük ölçütleri göz önünde bulundurulmaksızın faaliyet gösteren hazır giyim işletmelerinde yapılmıştır. Anket uygulaması, araştırma kapsamındaki işletmelerin bir kısmına telefonla ön bilgi verilip araştırmanın amacı belirtildikten sonra e-posta yoluyla anket sorularının gönderilmesi şeklinde, bir kısmına ise yüz yüze görüşme şeklinde uygulanmıştır. Bu sayede, işletme yetkililerinin araştırmaya gerekli ilgiyi göstermeleri sağlanarak, bilgi kaybı en aza indirilmeye ve anlamlı cevaplara ulaşılmaya çalışılmıştır.İstatistiksel analiz için, anketlerden elde edilen veriler SPSS (15.0) paket programına uygun kodlama ile girilmiştir. Araştırmanın yapıldığı illerde faaliyet gösteren hazır giyim işletmelerinin tanıtılması, iç ve dış faktörlerin etki düzeylerini ortaya koymak ve uygun çözüm önerileri sunabilmek için gerekli test ve değerlendirmeler, SPSS (15.0)) paket programının ilgili modülleri kullanılarak yapılmıştır.
Ön lisans düzeyinde okutulan sahne makyajı öğretim programı içeriğinin yeterliğinin belirlenmesi
Bu araştırmada belirlenen hedef grupların Ön Lisans Düzeyinde Sahne Makyajı Öğretim Programında yer alması gereken ünitelerin ve konularının belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada betimsel yöntem kullanılmıştır. Evrenini, Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Eğitimi Bölümü mezunu akademisyenler, öğretmenler, ilgili sektörde görev yapan uzmanların oluşturduğu araştırmanın örneklemini; random yöntemiyle belirlenmiş toplam 200 kişi oluşturmaktadır.Araştırma, Tarama Modeline dayılı, Betimsel Araştırma Yöntemi ile yapılmıştır. Araştırmada kullanılan anket, ?Ön Lisans Düzeyinde Okutulan Sahne Makyajı Öğretim Programı İçeriğinin Yeterliliğinin Belirlenmesi? için araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Anketin hazırlanabilmesi için konu ile ilgili akademisyen, sahne makyajcıları ve branş öğretmenlerinden oluşan rasgele belirlenmiş 20 kişiyle ön görüşme yapılıp, uzman görüşü alınmıştır. Sonuçta Ek 1'de sunulan anket hazırlanarak uygulanmıştır. Ankette yer alan görüşlerin frekans, yüzde ve aritmetik ortalamaları bulunmuştur. Anlamlılık tespiti için gruplar arasında Tek Yönlü Varyans Analizi (t Testi) kullanılmıştır.Araştırma sonucunda elde edilen veriler doğrultusunda sorulara verilen cevapların aritmetik ortalamalarının değerleri, tek yönlü varyans analizi (t Testi) ve Tukey Testi sonuçları dikkate alınarak ?Ön Lisans Düzeyinde Okutulan Sahne Makyajı Öğretim Programı İçeriğinin Yeterliliğinin Belirlenmesi? için önerilen üniteler ve konular belirlenmiştir.Anahtar kelimeler: Makyaj, Sahne, Ders İçeriği
Podoloji öğretim programı içeriğinin ilgililerce belirlenmesi
Bu araştırmada, Podoloji Öğretim Programı İçeriğinin belirlenmesi amaçlanmıştır.Araştırma, Tarama Modeline Dayalı Betimsel Araştırma Yöntemleri ile yapılmıştır. Araştırmada kullanılan anket, Podoloji Öğretim Programının içeriğini belirlemek üzere uzman görüşlerinden ve yerli yabancı kaynaklardan yararlanılarak araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Hazırlanan anket yapılan pilot uygulama sonucu uzman görüşü alınarak tekrar düzeltilerek son şekli verilmiştir. Anket, konu ile ilgili akademisyenler, branş öğretmenleri, uygulayıcılar ve podologlardan oluşan toplam 151 kişiye uygulanmıştır.Ankette yer alan görüşlerin frekanslarına göre , yüzde dağılımları, aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanmıştır. Gruplar arası farklılıkların tespiti amacı ile bağımsız örneklem t testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. ANOVA sonucunda çıkan farklılıkların hangi gruplar arasında olduğunun tespiti amacı ile Tukey çoklu karşılaştırma testi uygulanmıştır. Akademisyenler ve podologların sayısının az olması nedeniyle gruplar arasında anlamlı farklılık bulunup bulunmadığının analizinde, akademisyenler ve podologlar ayrı bir grup olarak değil, akademisyenler öğretmenler grubu içinde, podologlar ise uygulayıcı grubunun içinde değerlendirilmiştir.Araştırma sonucunda elde edilen veriler doğrultusunda, sorulara verilen cevapların aritmetik ortalamalarının değerleri, ANOVA testi ve ?t? testi sonuçları dikkate alınarak Podoloji Öğretim Programının içeriği için önerilen derslerin ve konuların araştırmaya katılan kişilerin çoğunluğu tarafından uygun bulunduğu belirlenmiştir. Buna göre, Anatomi ve Fizyoloji, Tırnaklar, Mikrobiyoloji, Kişisel Hazırlık ve Hijyen, Salon Hazırlığı ve Hijyen, Müşteri Özellikleri, İş Planı, Müşteri Karşılama ve Uğurlama, Ayak Hastalıkları, Müşteri Karşılama ve Uğurlama, Masaj, İlk Yardım ve Sargı Teknikleri dersleri ve bu derslere ait konular (bkz.EK-2) anketlerden elde edilen sonuçlar doğrultusunda Podoloji Öğretim Programında bulunması uygundur.Anahtar Kelimeler : Öğretim Programı, Ders İçeriği, Podolog, Podoloji
Moda tasarımı eğitiminde sürrealizm sanat akımının öğrencilerin yaratıcılıklarına etkisi
Bu araştırmanın amacı, moda tasarımı eğitiminde sürrealizm sanat akımının moda tasarımı öğrencilerinin yaratıcılıkları üzerindeki etkisini belirlemek, elde edilen veriler ışığında çeşitli öneriler getirmektir.Araştırmada deneysel yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Ankara ili Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesindeki öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, 2010-2011 eğitim öğretim yılı Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim fakültesi Moda Tasarımı Öğretmenliği 4.sınıf, 3. Ve 4. Grupta bulunan toplam 32 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada yansızlık kuralı dikkate alınarak deney ve kontrol grupları oluşturulmuştur. Kontrol grubu 14, deney grubu ise 18 öğrenciden oluşmaktadır.Araştırmanın veri toplama araçlarını; başarı testi, tutum ölçeği, kişisel bilgi formu ve yaratıcılık değerlendirme ölçeği oluşturmaktadır. Elde edilen veriler ise SPSS 11.5 programında istatistiksel analizler yapılarak hesaplanmıştır.Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; Moda tasarım öğrencilerinin aldıkları sanat eğitimi bilgi düzeylerinde ve tutumlarında olumlu bir fark yaratmıştır. Aldıkları eğitimi olumlu yönde geliştirerek yaratıcılıklarında olumlu bir gelişme gözlenmiş, sanat eğitimini gerekliliği ortaya çıkarılmıştır.ANAHTAR KELøMELER: Moda, Sanat, Moda ve Sanat, Sürrealizm, Sanat (÷itimi, YaratÕFÕOÕk
Antalya ilindeki otellerin Spa ve Wellness merkezi ziyaretçilerinin profili ve memnuniyet durumlarının belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı Antalya ilindeki otellerin Spa ve Wellness merkezi ziyaretçilerinin profili ve memnuniyet durumlarının belirlenmesine ilişkin; bünyesinde Spave Wellness merkezi bulunan otellerin müşterilerinin konu ile ilgili görüşlerini bildirdikleri anket çalışmasına dayalı olarak, Spa ve Wellness ziyaretçilerinin profili ve memnuniyet durumlarını belirlemektir.Araştırmada Tarama Modeline Dayalı Betimsel Araştırma Yöntemi kullanılmıştır. Evrenini Türkiye'de, Akdeniz bölgesinde, bünyesinde Spa ve Wellness merkezi bulunan 5 yıldızlı oteller de ,bu merkezleri kullanan müşteriler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklem grubunu ise ; Akdeniz bölgesinde, en fazla 5 yıldızlı ve bünyesinde Spa ve Wellness merkezli otellerin bulunduğu il olan Antalya'dan, random yolu ile seçilen 18 oteldeki Spa ve Wellness merkezi kullanıcıları oluşturmaktadır.Araştırmanın verileri anket yoluyla elde edilmiş ,araştırmanın sonucunda elde edilen verilerin istatistik anlizi SPSS 19.0 programında istatistiksel anliz yapılarak hesaplanmıştır.Araştırmanın sonucunda ; Antalya ilinde faaliyet gösteren ve bünyesinde Spa ve Wellness merkezi bulunduran otellerin, Spa ve Wellness merkezi kullanıcılılarının büyük çoğunluğunu Rus ve Türk kullanıcıların oluşturduğu, Spa ve Wellness merkezlerinin en çok tatil döneminde ve dinlenme amaçlı ziyaret edildiği,ekonomik farklılıkların Spa ve Wellness kullanımda önemli bir fark yaratmadığı ve memnuniyetin oldukça yüksek olduğu ortaya konmuştur.Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, Türkiyede SPA turizmine daha fazla önem verilmesi gerektiği,kalifiye eleman sıkıntısının giderilmesine yönelik çalışmalar yapılması ve SPA denetimlerinin arttırılması gerktiği önerilerinde bulunulmuştur.Anahtar kelimeler : Spa ve Wellness
Hazır giyim ürünlerinin kalite kontrolünde görüntü analiz yönteminin kullanılması
Hazır giyim işletmelerinde bitmiş ürününün kalite kontrolü operatörler tarafından subjektif yöntemlerle yapılmaktadır. Gözle görülür hataların belirlenmesi için deneyimli ve bu işlem için özel olarak eğitilmiş bir operatör, kendisine verilen eğitim ve edindiği deneyime dayanarak kontrol sırasında fark ettiği hataları tespit eder ve mümkün olanları giderir ya da daha sonra giderilmesi için işaretler. Ürünün kalitesi hakkındaki karar; müşterinin belirlediği sınırlar veya deneyimler sonucu elde edilen kriterlerile karşılaştırılmasına dayanılarak verilir. Ancak insan, kontrol sırasında ve karar aşamasında hatalara, zaman ve kalite kayıplarına sebep olabilecek bazı zaaflara sahiptir. Dikkat kaybı, yorgunluk, iş yetiştirme stresi gibi etkenler kalite kontrolün niteliğini etkilemektedir. Bu noktalardan yola çıkarak gerek maliyet gerekse yapılan kontrollerin güvenilirliği ve uluslararasıkabul edilebilirliği açısından üretici ve müşteri arasında karşılıklı güven sağlayıcıobjektif, hızlı ve ekonomik kontrol sistemlerinin geliştirilmesi ve kullanılması bir zorunluluk halini almıştır.Günümüzde tekstil ve hazır giyim sektöründe çeşitli ürünlerin kontrollerinde, hızlı ve etkin bir yöntem olarak görüntü analiz sistemleri kullanılmaktadır. Literatürde lif, iplik ve kumaş yüzeylerinde yapılmış olan çalışmalar bu yöntemin verimliliğini vurgulamaktadır.ivGörüntü analiz yöntemiyle yapılacak olan kalite kontrol ile insan gözünün ve elinin yapabileceği hatalar sıfıra indirgenerek kalitenin istenen standartları sağlaması mümkün olacak, kalite düzeyinin sağlanması ve operatör sayısının azalması ile maliyetler düşecektir.Bu araştırmanın amacı, hazır giyim sektöründe, son kontrol aşamasına gelmiş olan ürünün, kalite kontrol işleminde kumaş ve ölçüm hatalarının görüntü analiz yöntemiyle tespit edilebilirliğinin belirlenmesidir.Araştırmada deneme modeli kullanılmıştır. Araştırma, laboratuvar ortamında hazırlanan sistemin çeşitli uygulamalarla geliştirilmesiyle, hazır giyim işletmesinde gerçekleştirilmiştir. Uygulama, X Giyim?de yapılan ön çalışmaların ardından, YGiyim?de, işletmenin ürettiği 38 beden sıfır yaka, kısa kollu beyaz tişörtlerden tesadüfi olarak seçilen 43 ürün üzerinde yürütülmüştür. Uygulamalarda kullanılan, bu araştırma için yazılmış ve geliştirilmiş olan görüntü işleme programının, örneklem grubun özelliklerine ve kalite kontrol parametrelerine uygun olması esas alınmıştır. Veri toplama aracı olarak; hazır giyim ürününün kalite kontrolü için geliştirilen sistemde görüntülerin elde edilmesi için çözünürlüğü 640x480 / 1024x768 piksel olan dijital kamera ve görüntü işleme için Windows ortamında çalışan Matlab Programı kullanılmıştır.Görüntü analiz yöntemiyle yapılan kalite kontrol sonuçları incelenmiş; geliştirilen program ile belirlenen ölçüm sonuçları operatörler tarafından yapılan ölçüm sonuçları ile karşılaştırılmıştır. Ölçüm sonuçları arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığını belirlemek amacıyla ikili gruplarda parametrik olmayan testlerden Mann Whitney U Testi kullanılmıştır. Bağımlı değişkenler arasındaki ölçümler karşılaştırılırken normal dağılmayan değişkenlerde WilcoxonSign Test uygulanmıştır.Bulgular; programın hazır giyim ürünlerinden biri olan tişörtün kalite kontrolünde kullanılmasının etkin olduğunu göstermiştir. Elde edilen veriler ölçü kontrolünde sapmaların tolerans sınırları içinde olduğunu göstermektedir. Bu da programın etkinliği açısından önemli bir gösterge olarak dikkat çekmektedir. Örneklem grubun kumaş hatalarının kontrolünde de programın etkin olduğu, hataların tespit vedildiği görülmüştür. Ayrıca kameranın çözünürlüğünün ve aydınlatmanın kumaş hatalarının tespitinde etkili olduğu saptanmıştır Sonuç olarak, bugüne kadar yapılan çalışmaların ışığında, bitmiş hazır giyim ürünlerinin kalite kontrolünde bir ilk olarak görüntü analiz yönteminin kullanılabileceğinin belirlendiği bu çalışma, literatürde yeni bir kalite kontrol yöntemi olarak yer alacak, sektörde benzeri çalışmalar için bir örnek teşkil edecektir.Anahtar Kelimeler: Hazır giyim ürünleri, görüntü analiz yöntemi, kalite kontrol
Saç ve güzellik uygulamaları programında yer alan kişisel imaj danışmanlığı ders içeriğine ilişkin görüşlerin değerlendirilmesi
u araştırmada belirlenen hedef grupların; ?Kişisel İmaj Danışmanlığı? ders içeriğinde yer alması gereken, konu ve konu alt başlıklarına ilişkin görüşleri saptanmaya çalışılmıştır.Araştırmada betimsel yöntem kullanılmıştır. Evrenini, Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Eğitimi Bölümü mezunu akademisyenler, öğretmenler, ilgili sektörde görev yapan uzmanların oluşturduğu araştırmanın örneklemini; random yöntemiyle belirlenmiş toplam 120 kişi oluşturmaktadır. Araştırma verileri anket yoluyla elde edilmiştir. Anketin geliştirilmesinde uzman görüşünden ve deneme uygulamalarından yararlanılmıştır. Elde edilen verilere ait sayısal değerler ve yüzdelikler, SPSS 19. programında istatistiksel analiz yapılarak hesaplanmıştır.Araştırma sonucunda elde edilen veriler ile kişisel imaj danışmanlığı ders içeriği için önerilen konu ve konu alt başlıkları belirlenmiştir.Anahtar kelimeler : İmaj, Kişisel İmaj, Ders İçeriği
Geçmişten günümüze vintage giyimin tercih edilme nedenleri ve kullanım düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, geçmişten günümüze vintage giyimin mağazalar ve tüketiciler açısından tercih edilme nedenleri ve kullanım düzeylerinin belirlenmesidir.Araştırmada, betimsel (survey) yöntem kullanılmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında anket tekniği kullanılmış, ayrıca vintage, ikinci el, nostalji, ve retro kavramları hakkında ulaşılabilen sayıda kaynak taraması yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, İstanbul, Ankara ve İzmir illerindeki tüketiciler ve mağaza sahipleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise tesadüfi örnekleme yoluyla seçilen 226 tüketici ve 10 mağaza sahibi oluşturmaktadır.Araştırmada elde edilen verilere ait sayısal değerler ve yüzdelikler, SPSS 15.0 programında istatiksel analiz yapılarak hesaplanmıştır.Araştırmada elde edilen sonuçlar değerlendirildiğinde vintage giyimin ülkemizde özellikle gençler ve genç yetişkinler tarafından rağbet gördüğü, tüketicilerin geçmişe olan özlem duygusu, farklı görünme isteği ve nostaljik giysilere olan ilgisinin, vintage giyimin önemini her geçen gün arttırdığı, mağazacıların tüketicilerden gelen ilgiden ve talepten memnun oldukları tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: vintage, ikinci el, nostalji, retro
Şiyatsu masajı eğitim programı ders içeriğinin belirlenmesi
Bu araştırma ile belirlenen hedef grupların Şiyatsu Masajı Eğitim programında yer alması düşünülen dersler ve bu derslerin içeriğinde yer alması gereken konulara ilişkin görüşleri saptanmaya çalışılmıştır.Araştırmada betimsel yöntem kullanılmıştır. Evrenini, Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Eğitimi Bölümü akademisyenleri, mesleki eğitim öğretmenleri ve ilgili sektörde görev yapan uygulayıcıların oluşturduğu araştırmanın örneklemini; random yöntemiyle belirlenmiş toplam 180 kişi oluşturmaktadır. Araştırma verileri anket yoluyla elde edilmiştir. Anketin geliştirilmesinde uzman görüşünden ve deneme uygulamalarından yararlanılmıştır. Elde edilen verilere ait sayısal değerler ve yüzdelikler, SPSS 19. programında istatistiksel analiz yapılarak hesaplanmıştır.Araştırma sonuçlarında şiyatsu masajı eğitiminin; sertifika, ön lisans programlarında yer alabilecek ders içerikleri hakkında, yapılan sınıflandırmaya uygun olarak önerilerde bulunulmuştur.Anahtar kelimeler: Şiyatsu Masajı, Ders İçeriği, Eğitim Programı
Hazır giyim ürünlerinde kadınların alt-üst beden ölçü farklılıklarından doğan uyumsuzlukların belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı, alt-üst beden ölçü farklılığına sahip kadınların takım halindeki hazır giyim ürününü satın alırken yaşadıkları sorunları ortaya koymaktır.Araştırmada betimsel yöntem kullanılmıştır. Evrenini, Ankara ilinin oluşturduğu araştırmanın; örneklemini random yöntemiyle belirlenmiş, Ankara ilinde ikamet eden 385 kadın oluşturmaktadır.Araştırma verileri anket yoluyla elde edilmiştir. Anketin geliştirilmesinde uzman görüşünden ve deneme uygulamalarından yararlanılmıştır.Araştırma sonucunda elde edilen verilere ait sayısal değerler ve yüzdelikler, SPSS 15.0 programında istatistiksel analiz yapılarak hesaplanmıştır. Ayrıca araştırmaya katılan kadınların yaş, eğitim durumu, doğum sayısı, alt- üst beden ölçüleri ile hazır giyim ürünlerinden tayyör/ döpiyes satın alırken genişlik ve uzunluk ölçülerinden, form ve model özelliğinden kaynaklanan uyum sorunları arasında istatistiksel ilişkinin ölçülmesi için x² (Ki-kare) ilişki analizi kullanılmıştır. Analiz sonuçları P< 0.05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir.Araştırmanın sonucunda; oransız vücut ölçülerine sahip kadın tüketicilerin takım halinde satılan hazır giyim ürünlerinden, tayyör/ döpiyes satın alırken; ceket, etek ve pantolon kalça çevresi ölçülerinin dar gelmesinin karsılaştıkları en önemli sorunlardan biri olduğu belirlenmiştir. Pantolon boyunun uzun gelmesi (%68,8) ve oturuş yüksekliğinin kısa gelmesi (% 36,6) karşılaşılan diğer problemler arasındadır. Tüketiciler, tayyör/ döpiyes satın alırken beden çevresinden daha geniş olan kalça çevresi ölçüsüne uymak zorunda kalmaktadır. Bunun sonucunda da; ceket beden çevresinin tüketiciye bol geldiği (%23,6) görülmüştür. Pantolon arka ağının gergin olması, oransız vücuda sahip kadınların karşılaştığı bir diğer problemdirKadınların tayyör/döpiyes satın alırken karşılaştıkları sorunlara, satın alma esnasında giysi üzerinde gerekli uyarlama işlemlerini yaparak çözüm getiren mağazalardan alış veriş yapmayı tercih ettikleri görülmüştür. Tüketicilerin tercih ettiği diğer bir çözüm yolu ise satın aldıkları tayyör/ döpiyesi terzide kendi bedenine uygun hale getirmesini istemeleridir.Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; genel olarak pantolon boyunun uzun gelmesi, oturuş yüksekliğinin kısa gelmesi, arka ağın gergin olması gibi sorunlar dikkat çekmektedir. Bu sorunların giderilebilmesi için üretici firmaların, tüketicilerden veri toplama yoluna giderek gerekli düzeltmeleri yapmaları bu sorunların çözümü için faydalı görülmektedir. Araştırmaya katılan tüketicilerin daha çok, tadilat işlemini de üstlenen firmalardan alışveriş yapmayı tercih ettikleri görülmüştür. İsraf, zaman kaybı önlenmesi ve müşteri memnuniyetinin sağlanabilmesi için bu ihtiyaçları giderebilecek özel bedenli üretimlerin yapılması üzerine öneriler geliştirilmiştir.
Yurt dışında yaşayan Türk kadınlarının giyinme kültürü açısından karşılaştıkları uyum problemleri
Her toplumun kendi değer yargılarının, inançlarının, tutumlarının, gelenek ve göreneklerinin bir araya gelerek oluşturduğu kendine has bir kültürü vardır. Bu kültür hazinesinin önemli parçalarından biri giysi ve aksesuarlarını içinde barındıran giyinme biçimlerinin oluşturduğu giyinme kültürüdür. Giyinme kültürü her ne kadar en küçük topluluklara göre farklılık gösterse de toplumların kültürel değerleri doğrultusunda şekillenmektedir. Bu nedenle, Türk kültüründe yetişen kişilerin başka bir kültürel yapıya sahip ülkede yaşamaya başladıktan sonra karşılaştıkları kültürel sorunların arasında önemli yeri olduğu düşünülen, giyinme kültürü açısından karşılaşılan problemler araştırmaya değer bir konudur.Yurt dışında yaşayan Türk kadınlarının giyinme kültürü açısından karşılaştıkları uyum problemlerini belirlemek amacıyla yapılan bu çalışma, tarama modeline dayalı betimsel bir araştırmadır. Birçok kültüre ev sahipliği etmenin yanı sıra kendine has köklü bir kültüre sahip olan İngiltere'nin Londra Şehrinde yaşayan 20 yaş ve üzerindeki 394 Türk kadını araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmacı tarafından hazırlanan anket uygulamasından elde edilen verilerin analizi sonucunda; Türkiye'de büyük şehirlerde yaşayan kişiler Londra'da yaşamaya başladıktan sonra giyinme kültürü konusunda daha az sorun yaşarken, kasaba veya köylerde yaşayan kişilerin ve gelir düzeyi aylık 1000£ dan az olan kişilerin daha çok sorun yaşadığı saptanmıştır. Ayrıca 50 yaş ve üstündeki örneklem grubunun giyinme kültürü konusunda daha çok uyum sorunu yaşadığı ve bu sorunların genellikle giysilerin boyu ve açıklığı konusunda görüldüğü belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Giyinme kültürü, giyim, uyum problemi, yurt dışında yaşayan Türkler
Deri üst giyimine yönelik giysi konforunun incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, deri üst giyiminde, termofizyolojik (ısıl) konfor, psikolojik (estetik) konfor, duyumsal (dokunsal) konfor ve vücut hareketi konforuna ilişkin tüketici memnuniyetini belirleyerek, elde edilen veriler ışığında yetersiz kalınan yönlerde işletmelere öneri getirmektir.Araştırmada, betimsel (survey) araştırma yönteminden yararlanılmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında anket tekniği kullanılmış, ayrıca konfor kavramı, giysi konforu çeşitleri, deri, deri teknolojisi ve deri üretimi hakkında ayrıntılı bir şekilde kaynak taraması yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, İstanbul ilindeki deri üst giyim tüketicileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, evrenden basit tesadüfi örnekleme yoluyla seçilen 400 deri üst giyim tüketicisi oluşturmaktadır.Araştırmada elde edilen verilere ait sayısal değerler ve yüzdelikler, SPSS 15,0 programında istatistiksel analiz yapılarak hesaplanmıştır.Deri üst giyiminde tüketici memnuniyetini ortaya koyan sonuçlar değerlendirildiğinde konfor kriterlerinin tüketicilerin memnuniyet durumlarını belirlemede çok önemli olduğu tespit edilmiştir.Elde edilen sonuçlar doğrultusunda deri üst giyim tüketicilerinin ürünlerden beklentileri ortaya konularak, üreticilerin bu doğrultuda ürün hazırlamaları önerilmiştir.Anahtar Kelimeler: Giysi konforu, Konfor Çeşitleri, Deri Üst Giyim
Thai masajı eğitim programı içeriğinin belirlenmesi
Bu araştırmada, Thai Masajı Eğitim Programı içeriğinde yer alması gereken derslerin ve bu derslerin konularının belirlenmesi amaçlanmıştır. Thai Masajı Eğitim Programı içeriğine ilişkin, konu ile doğrudan veya dolaylı olarak ilgilenen Akademisyenler, Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Eğitimi bölümü mezunu öğretmenler, Güzellik merkezi ve Otellerde Çalışan Fizyoterapist ve Thai Masajı Uygulayıcılarından toplam 157 kişinin konu ile ilgili görüşleri alınmıştır.Araştırma, Tarama Modeline Dayalı Betimsel Araştırma Yöntemleri ile yapılmıştır. Araştırmada kullanılan anket, Thai Masajı Eğitim Programının içeriğini belirlemek üzere uzman görüşlerinden yararlanılarak araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Hazırlanan anket örneklem grubunun tamamına uygulanmıştır.Ankette yer alan görüşlerin F (frekans) , % (yüzde) ve aritmetik ortalamaları bulunmuştur. Anlamlılık tespiti için örneklem grupları arasında tek yönlü ANOVA testi (Tek Yönlü Varyans Analizi ) yapılmıştır. Tek Yönlü ANOVA testi sonucunda, akademisyenler, branş öğretmenleri ve Thai Masajı uygulayıcıları ve fizyoterapistler arasında anlamlı farklılık olup olmadığının bulunması için Tukey B testi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda elde edilen veriler doğrultusunda, sorulara verilen cevapların aritmetik ortalamalarının değerleri, Tek Yönlü ANOVA testi ve Tukey B testi sonuçları dikkate alınarak Thai Masajı Eğitim Programının içeriği için önerilen Anatomi ve Fizyoloji,Mikrobiyoloji, Vücut Bakım Sistemleri ve Sınıflandırılması, Hijyen, Genel Masaj Bilgisi,Thai Masajı Bilgisi ve Uygulamaları,Mesleki İmaj ve İletişim,İlk Yardım,Salon Yönetimi,Mesleki Yabancı Dil (İngilizce),Seçmeli Yabancı Dil derslerinin ve içeriklerinin, araştırmaya katılan Akademisyenler,Otel ve Güzellik Salonlarında çalışan Fizyoterapistler ve Thai Masajı Uygulayıcılarının çoğunluğu tarafından uygun bulunduğu belirlenmiştir.
Hazır giyim sektöründe analitik hiyerarşi prosesi ve kalite fonksiyon göçerimi uygulaması: Bornoz örneği
Bireylerin, kendilerini ifade etmesindeki önemli göstergelerden biri giyimdir. Bu nedenle tüketiciler giysilerinin özel olmasını istemektedirler. Seri üretimin ön planda olduğu çağımızda herkesin beklentilerine cevap verecek türden ürünler üretilmelidir. Bu amaçla tüketicilerin farklı isteklerinin karşılanması ve seri üretimin devamlılığının sağlanması işletmelerin üretim ve pazarlama çalışmalarında birincil sorundur.İşletmelerde ürün geliştirme aşamasından başlanılarak çeşitli araştırma ve analizlerin yapılması, tüketici beklentilerini karşılayacak ürüne ulaşmada önem taşımaktadır. Bu çalışmada da, tüketici beklentilerine uygun bornoz geliştirmek amacıyla, daha önce bornoz üretim sürecinde uygulanmamış olan Analitik Hiyerarşi Prosesi yöntemi ve Kalite Fonksiyon Göçerimi kullanılmıştır.Çalışmada tüketicilerin bornozdan beklentileri yüz yüze görüşme tekniği ile tespit edilmiş, ardından Analitik Hiyerarşi Prosesi Yöntemi ile tüketicilerin bornoz satın almadaki önceliklerine ulaşılmıştır. Elde edilen öncelikler Kalite Fonksiyon Göçeriminde müşterinin sesi aşamasında yer almış; teknik gereksinimlerin eklenmesiyle kalite evi oluşturulmuştur. Kalite evi, müşteri beklentileri, teknik üretim detayları, ürün alternatiflerinin bir arada yer alması ile çözülen bir matristir. Matrisin çözümü sonucunda, bornoz üretiminde tüketici beklentilerini karşılayan bornoz alternatifi, müşteri kriteri ve teknik gereksinime ulaşılmıştır.Bu araştırmada; tüketicilerin en fazla önemsedikleri bornoz özelliğinin renk olduğu saptanmıştır. Ayrıca, bornoz üretiminde bitim işlemlerinin en yüksek öneme sahip teknik gereksinim olduğu görülmüştür. Sonuçta, bambu lifinden üretilen bornozların tüketici beklentilerini en yüksek oranda karşılayan alternatif olduğu tespit edilmiştir.
Kosova kuaförlük hizmet sektörünün mevcut durumu
Kosova Kuaförlük Hizmet Sektörünün Mevcut Durumu ortaya koymak ve sorunları tespit etmek amacıyla bu çalışmanın yapılmasına gerek duyulmuştur.Bir kuaför salonunun bünyesinde bulunan salonun ergonomik özelliklerinden başlayıp salonun fiziki durumu mekân, alet ve ekipmanların mevcut durumu, salon sahiplerinin sosyal ve demografik özellikleri belirlenmiştir. Araştırma, Tarama Modeline dayalı, Betimsel Araştırma Yöntemleri ile yapılmıştır.Uzman görüşleri ve literatür taraması ile elde edilen bilgiler doğrultusunda kuaförlük hizmet sektörünün mevcut durumunun belirlenmesi konusunda 70 sorudan oluşan anket formu araştırmacı tarafından yapılmıştır. Araştırma Kosova'da Priştine, Prizren, İpek, Ferizay, Gilan, Mitrovitsa, Cakova, Deçan, Ştime ve Suhareka'da, 6 il ve en büyük 4 ilçesinde toplam 10 bölgedeki 110 kuaför salonuna uygulanmıştır.Durumunu belirlemeye ilişkin anket yoluyla toplanan veriler bilgisayar ortamına aktarılmış, frekans (N) ve yüzde dağılımları hesaplanmıştır.Katılımcıların verdikleri cevaplardan Kosova'daki Kuaförlük Hizmet Sektörünün Durumu hakkında ulaşılan sonuçlar; İşletme sahipleri ve çalışan elemanların, mesleği çalıştıkları işletmelerdeki ustalarından öğrendikleri, kuaförlük mesleğine yönelik ortaöğretim, lisans, yüksek lisans seviyesinde bir eğitimlerinin olmadığı, kuaförlük mesleğine ilgili seminer, konferans gibi hizmetlere erişilmediği sonuçlarına ulaşılmıştır. Ayrıca kuaförlük hizmeti veren işletmelerin, genel olarak küçük mekânlara sahip oldukları, işlem koltuğu, müşteri bekleme koltuğu gibi araç ve gereçlerinin yetersiz olduğu, yeni ürünlere erişimlerinin sınırlı olduğu, müşterilere ilişkin bilgi kartı düzenlenmediği, belli bir ücret tarifelerinin olmadığı gibi sorunların olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.
Otistik çocuklarda giysi kullanımında karşılaşılan problemler
Bu çalışma Otistik çocuklarda giysi kullanımında karşılaşılan problemleri saptamak amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın modelini; Ankara, İstanbul ve İzmir ili sınırları içinde OÇEM, Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinde eğitim alan otistik çocuklarınebeveynlerinden anket yardımı ile elde edilen veriler ve ilgili kaynaklar oluşturmaktadır. Araştırma tarama modeli niteliğinde bir çalışmadır. Araştırma, Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinde ve OÇEM'lerde eğitim gören 6-12 yaş aralığında bulunan otistik çocukların bakımını üstlenen ebeveynler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Örneklemin belirlenmesinde Karekök uzlaşıkdağılımı kullanılmıştır. 3'lü likert ölçeği ile ölçülen 101 farklı değişkenin ölçek geçerliliği (? = 0.944) ispatlanmıştır. Elde edilen veriler üzerine ? ² testi uygulanarak elde edilen verilerin sayı ve yüzde değerleri resmi ve özel okul değişkenine göre çapraztablolarda verilmiştir. Araştırma sonucunda; otistik çocukların özellikle kopçalı giysileri giymekte ve giysi kullanımı için gerekli olan baş ve işaret parmağı ile bir nesneyi tutma, tek ayağının üzerinde durma ön koşul becerilerini gerçekleştirmede problem yaşadıkları tespit edilmiştir. Giysiler üzerinde otistik çocukların giysi kullanımını kolaylaştırıcı çalışmaların yapılması çocuğun giysi kullanımı ile ilgili problemlerine çözüm getireceğinden, bu problemlerin giderilmesi ya da en aza indirilmesi için giysikapamalarında cırt bantları ve iri elcikli fermuarlar, beli lastikli pantalonların tasarlanması önerilmiştir.Anahtar Kelimeler: Otizm, giysi, otistik çocukların giysi kullanımında karşılaştıkları problemler.
Cumhuriyet'ten günümüze toplumsal olayların giyim üzerindeki etkilerinin incelenmesi (1920-2010)
Çevre koşullarının olumsuz etkilerinden korunmak amacıyla ortaya çıkan giyim, zamanla bireyin kişisel bir parçası halini almıştır. Giysi giyinme aracı olarak medeniyetlerin dönemlerine ait özelliklerinin sunumudur ve uygarlığın gelişimini gösteren en önemli öğelerinden biridir.Tarih içinde toplumsal yapının temelleri atıldıktan sonra toplumu oluşturan bireylerin kendi kültürel, sınıfsal, siyasal yapısı çerçevesinde giyindiği ve toplumdaki yerine göre giyimde değer yargılarını oluşturduğu görülmüştür.Bu araştırmada 1920-2010 tarihleri arasında ?Cumhuriyet'ten Günümüze Toplumsal Olayların Giyim Üzerindeki Etkilerinin İncelenmesi? konu edilmiştir. Araştırmada tarihi yöntem kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında literatür taraması yapılmıştır. Araştırma materyalini; yazılı dökümanlar, giysi fotoğrafları ve giysi kalıntılarından çekilmiş fotoğraflar oluşturmuştur.Araştırma Türkiye'de Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte çağdaşlaşma hareketlerinin başlaması ile giyimde meydana gelen değişim, yenileşme ve bunların etkilerinin nasıl süregeldiğini incelemek amacı ile planlanıp yürütülmüştür.Araştırmada net sonuçlara ulaşabilmek için, kavramsal çerçevede öncelikle giyim, moda ve toplumun tanımları yapılmış, aralarındaki sıkı ilişkiye değinilmiştir. Giyim ve toplumda yapılaşma araştırmanın sınırlılıkları çevresinde toplumsal yapının; kültürel, sınıfsal, siyasal öğeleriyle kaynaşık olarak sunulmuştur. Giyimin toplumsal olaylardan ne denli etkilendiği giyim tarihinden alınan örneklerle somutlaştırılmıştır.Bu aşamadan sonra Cumhuriyet Dönemi öncesi giyimin genel özellikleri, Batı ile ilişkilerin değişmesiyle giyimin genel özellikleri, devrimler ve çağdaşlaşma hareketlerinin giyime etkilerinden bahsedilmiştir. Cumhuriyet tarihinin giyim özelliklerinin oluşumunu belirlemek amacıyla Mustafa Kemal Atatürk'ün giyim hakkındaki görüşlerine ve giyim alanına önemli katkıları olan ?Şapka İnkılâp?ı ve ?Bazı Kisvelerin Giyilmeyeceğine Dair Kanun?a değinilmiştir.Başta toplum alanındaki devrimler olmak üzere giyim kültürel, sınıfsal ve siyasal yapılara bağlı olarak değişim içindedir. Özellikle Cumhuriyet'in ilk yıllarında giyim alanının batılılaşma, çağdaşlaşma, modernleşme ve toplumsal yaşamda kişi rollerinin değişimiyle de etkileşim içinde olmuştur.Araştırma sonucunda, başta toplum alanındaki inkılâplar olmak üzere giyimin kültürel, sınıfsal ve siyasal yapılara bağlı olarak değişim içinde olduğu belirlenmiştir. Ayrıca bu yıllarda giyim alanının batılılaşma, çağdaşlaşma, modernleşme ve toplumsal yaşamda kişi rollerinin değişimiyle de etkileşim içinde olduğu saptanmıştır. Eğitim sistemindeki değişimden sonra ise giyim alanında açılan eğitim-öğretim kurumları ile halk bilinçlenmeye başlamıştır. Kadınların Türk Giysi Devrimi'nde öncü roller üstlendiği ve modernleşmeye, moda olanı giymeye daha çabuk uyum gösterdikleri görülmüştür. Erkekler açısından ise bu sürecin siyasal boyuta taşınarak daha sancılı geçtiği ve Kıyafet Kanunu'nun gereklerini zorlamalar, yasaklar çerçevesinde yerine getirdikleri ve zaman zaman da karşı gelmelerin olduğu görülmüştür.Zamanla giyim alanındaki modernleşme amacına ulaşmıştır. Giyim ve toplumsal yapı ilişkisi içinde Türk toplumunda 1920-2010 yılları arasındaki geçen süreçte giyim alanında saygı değer bir ilerleme kaydetmiş, insanlar kendilerini giydikleri ile anlatmaya ve toplumdaki konumunu giysisine yansıtmaya devam etmiştir.Anahtar kelimeler: Giyim, çağdaşlaşma, toplumsal etkileşim.
SPA yöneticisi eğitim programı içeriğinin belirlenmesi
Bu araştırmada, Spa Yöneticisi Eğitim Programı içeriğinde yer alması gereken derslerin ve bu derslerin konularının belirlenmesi amaçlanmıştır. İçerik belirlemek için, konu ile doğrudan veya dolaylı olarak ilgilenen akademisyenler, Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Eğitimi bölümü mezunu öğretmenler, Spa yöneticileri ve Spa &Wellness merkezi bulunan otel genel müdürleri olmak üzere toplam 153 kişinin konu ile ilgili görüşleri alınmıştır.Araştırma, Tarama Modeline Dayalı Betimsel Araştırma Yöntemleri ile yapılmıştır. Araştırmada kullanılan anket, Spa Yöneticisi Eğitim Programının içeriğini belirlemek üzere uzman görüşlerinden yararlanılarak araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Hazırlanan anket örneklem grubunun tamamına uygulanmıştır.Ankette yer alan görüşlerin F (frekans) , % (yüzde) ve aritmetik ortalamaları bulunmuştur. Anlamlılık tespiti için örneklem grupları arasında tek yönlü ANOVA testi (Tek Yönlü Varyans Analizi ) yapılmıştır. Tek Yönlü ANOVA testi sonucunda, akademisyenler, branş öğretmenleri ve Spa yöneticileri arasında anlamlı farklılık olup olmadığının bulunması için Tukey B testi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda elde edilen veriler doğrultusunda, sorulara verilen cevapların aritmetik ortalamalarının değerleri, Tek Yönlü ANOVA testi ve Tukey B testi sonuçları dikkate alınarak Spa Yöneticisi Eğitim Programının içeriği için önerilen derslerin ve içeriklerinin, araştırmaya katılan kişilerin çoğunluğu tarafından uygun bulunduğu belirlenmiştir.
Aromaterapist eğitim programı içeriğinin belirlenmesi
Bu araştırmada, Aromaterapist Eğitim Programı içeriğinde yer alması gereken derslerin ve bu derslerin konularının belirlenmesi amaçlanmıştır. İçerik belirlemek için, konu ile doğrudan veya dolaylı olarak ilgilenen akademisyenler, Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Eğitimi bölümü mezunu öğretmenler, Aromaterapi uygulayıcıları olmak üzere toplam 124 kişinin konu ile ilgili görüşleri alınmıştır.Araştırma, Tarama Modeline dayalı, Betimsel Araştırma Yöntemleri ile yapılmıştır. Araştırmada kullanılan anket, Aromaterapist Eğitim Programının içeriğini belirlemek üzere uzman görüşlerinden yararlanılarak araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Hazırlanan anket örneklem grubunun tamamına uygulanmıştır.Ankette yer alan görüşlerin frekans, yüzde ve aritmetik ortalamaları bulunmuştur. Anlamlılık tespiti için örneklem grupları arasında ANOVA testi (Tek Yönlü Varyans Analizi) yapılmıştır. ANOVA testi sonucunda akademisyenler, branş öğretmenleri ve aromaterapi uygulayıcıları arasında anlamlı farklılık olup olmadığının bulunması için Tukey B Testi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda elde edilen veriler doğrultusunda, sorulara verilen cevapların aritmetik ortalamalarının değerleri, ANOVA testi ve Tukey B testi sonuçları dikkate alınarak Aromaterapist Eğitim Programının içeriği için önerilen derslerin ve içeriklerinin, araştırmaya katılan kişilerin çoğunluğu tarafından uygun bulunduğu belirlenmiştir.
Mesleki eğitim merkezlerinde uygulanmakta olan erkek berberliği eğitim programının değerlendirilmesi
Bu araştırma ile Mesleki Eğitim Merkezlerinde uygulanmakta olan erkek berberliği eğitim programına yönelik öğrenci ve öğretmen görüşlerinin alınması ve programın bu görüşler doğrultusunda değerlendirilmesi hedeflenmiştir.Çalışma, tarama modeline dayalı, betimsel araştırma yöntemi ile yapılmıştır. Araştırmada kullanılan anketler araştırmacı tarafından hazırlanmıştır.Araştırmanın evrenini Ankara ilindeki 12 Mesleki Eğitim Merkezi ve bu merkezlerde erkek berberliği bölümünde çalışan öğretmenler ve bu bölümde öğrenim gören son sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem alma yoluna gidilmemiş, çalışmanın örneklemini 12 MEM'de çalışan 23 öğretmen ve bu programda öğrenim gören 280 son sınıf öğrencisi oluşturmuştur.Araştırmada kullanılan veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen anket formu aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmacı tarafından öğretmen ve öğrenci görüşleri için birbirine paralel iki ayrı anket formu hazırlanmıştır. Hazırlanan anketler iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde öğretmen/öğrenciye ilişkin kişisel bilgiler yer almaktadır. Anketlerin ikinci bölümünde erkek berberliği eğitim programının hedef, içerik, eğitim durumları ve ölçme-değerlendirme yöntemlerinin uygunluğu ile ilgili maddeler bulunmaktadır.Anket sonucu elde edilen veriler araştırmacı tarafından SPSS programında değerlendirilmiştir. Öğretmenlerin ve öğrencilerin erkek berberliği eğitim programının hedef, içerik, eğitim durumları ve ölçme-değerlendirme öğelerinin uygunluğuna ilişkin görüşlerinin yüzde ve frekans dağılımları alınmıştır.Araştırmanın sonucunda öğrenci ve öğretmenlerin yarıya yakınının, erkek berberliği eğitim programının hedeflerini uygun buldukları saptanmıştır. Ayrıca öğrencilerin mesleki bilgi, beceri, tutum ve alışkanlıklar konusunda kendilerini yeterli gördükleri ve öğretmenlerin de benzer biçimde düşündükleri görülmüştür. Öğrenciler üç yıllık eğitimi fazla bulurken, öğretmenler eğitim süresini yeterli olarak değerlendirmiştir.Hem öğrenci hem de öğretmen görüşlerine göre, öğrencilerin çoğunluğunun saç kesimi, sakal bıyık traşı ve hijyen dersi hedeflerine ulaşabildikleri, saça renk verme ve saça kalıcı şekil verme derslerinin hedeflerine ise ulaşamadıkları sonucuna varılmıştır.Öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre içeriği oluşturan ders, konu ve üniteler yeterlidir. Öğrenciler derslerin teorik bölümlerini fazla bulurken, öğretmenler bu görüşe katılmamış ve ders içeriklerinin uygun olduğunu belirtmiştir. Yine öğrenciler saç bakımı, iş analizi, saça geçici şekil verme teknikleri, saça kalıcı şekil verme teknikleri, saça renk verme, hijyen ve sakal bıyık traşı derslerinin saatlerini fazla bulmuşlar ve bu derslerin 32 saat olmasını istemişlerdir. Öğretmenler ise yalnızca saça geçici şekil verme teknikleri ve hijyen dersinin ders saatinin azaltılmasını istemiştir.Öğretmen ve öğrencilere göre derslerin çok fazla teorik işlendiği, uygulamaya yer verilmediği ve sınıflarda da öğrenci sayısının fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Hem öğrenci hem de öğretmenlere göre sınıflarda en fazla anlatım yöntemi kullanılmaktadır. Ayrıca sınavlarda en fazla çoktan seçmeli testlerin tercih edildiği, sınavların anlaşılır ve soru sayısının yeterli olduğu, sınavların bilenle bilmeyeni ayırt ettiği ve değerlendirme sonuçlarına göre öğretimin tekrarlandığı belirlenmiştir.Öğrenci ve öğretmenlerin genel memnuniyet düzeylerine ilişkin görüşlerine bakıldığında ise öğrenci ve öğretmenlerin programa isteyerek katıldıkları, öğrencilerin program sonunda alacakları diplomanın bu eğitimi seçmede etkili olduğu ve öğretmenlerin erkek berberliği alanında öğretmenlik yapmada kendilerini yetersiz gördükleri saptanmıştır.
Dağ sporlarında kullanılan giysilerdeki kumaş ve tasarım özelliklerinin ergonomik açıdan incelenmesi
Bilimin yeni şeyleri keşfetme arzusundan dolayı; Teknolojinin sürekli kendisini yenilemeye zorlamıştır. Buna ayak uyduramayan yapılar sürekliliğini kaybetmek durumundadır. Bundan dolayı da bilgilerin sürekli güncellenmesi gerekir. Giyim endüstrisinin temeli olan tasarım ve kumaşın bu gelişmeler doğrultusunda kendini yenilemesiyle birçok alanda yeni ufuklar açmıştır. Örneğin yükseklere tırmanıp orada araştırma yapılması; denizin derinliklerine inip yeni canlıları keşfetmek gibi. Ürünlerin yapılmasına daha sağlıklı alanında yeniliklerin devam etmesine neden olmuştur.Bu gereklilikten yola çıkılarak; dağ sporlarında kullanılan giysilerin kumaş ve tasarım özeliklerinin vücuda uyumlu olup olmadığının; daha konforlu ve sağlıklı giyinme ihtiyacının önemin belirlemesi araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Bu amaçla tasarım ve kumaşla ilgili bilgilere ulaşılmış ve kullanıcıların dağ giysisinin özellikleriyle ilgili görüşlerini belirlemeye yönelik soruların yer aldığı anket formu hazırlanmıştır. Anket formu Türkiye'de dağ kıyafetlerini satarak faaliyet gösteren işletmeler, kulüp ve Akut üyeleri ve birebir kullanan kişiler (N= 120) ile yürütülmüştür.Araştırma sonucunda dağ giysisi kullanan ve satan kişilerin görüşlerine göre değerlendirilmiştir.Araştırma sonucunda aşağıdaki bulgulara yer verilmiştir.Dağ giysisi kullanan kişilerin tasarım özellikleri ve kumaşın yapısı bilgilere hakim oldukları; sorun yaşadıkları ve yaşamadıkları yanları bildikleri tespit edilmiştir.Bulgular, dağ giysisi kullanan ve teknik özelliklerini bilen satış ekibinin verdiği bilgiler doğrultusunda, kumaşların fiziksel yapısının kullanışlı olduğunu ve istenilen performansı gösterdiği; fakat astar olarak kullanılan file kumaşın; membranlı kumaşlardaki performans kadar yüksek olmadığı belirlenmiştir.Giysilerin tasarım özelliklerinin kişiyi tatmin ettiği, giysinin moda olması yerine kullanışlı olmasının daha önemli olduğu ve ergonomik yapının bazı bölgelerde yeterli olduğu bazı bölgelerde ise sorun yaşattığı belirlenmiştir.Bu bulgular ışığında, dağ sporlarında kullanılan giysilerin, kumaş ve tasarım özelliklerinin değişmesi ile kişilerin daha rahat hareket edebilmesi adına ileride yapılacak bilimsel araştırmalara öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Dağ Sporları, Giysi, Kumaş Özelliği, Tasarım Özelliği, Ergonomi,
Kırım Kongo kanamalı ateşi hastalığı mücadele-müdahale ve risk gruplarının giysi özellikleri
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı, saha çalışanlarına ve sağlık personellerine, kene sokması ya da bu virüsü taşıyan hastalardan bulaştığı tespit edilmiştir. Bu durum toplumda ciddi kaygılar oluşturmakta ve insanların sağlıklı yaşam kalitesini olumsuz etkilemektedir. K.K.K.A hastalığı ile mücadele-müdahale birimleri ve risk gruplarının giysi özelliklerinin belirlenmesi bu hastalıktan korunma ve hastalığın yayılmasının önlenmesinde büyük önem taşımaktadır.Bu araştırmanın amacı, K.K.K.A hastalığı ile mücadele-müdahale ve risk gruplarının kenelerle temasını engelleyecek koruyucu giysi ve yardımcı malzemelerin özelliklerini tespit ederek, çözüm önerileri getirilmesidir.Araştırmanın evrenini, Türkiye'deki Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı ile mücadele-müdahale birimleri ve risk grupları oluşturmaktadır.Araştırmanın örneklemini ise tesadüfî yöntemle ulaşılan Ankara Numune ve Eğitim Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Kliniğindeki hemşire, doktor ve sağlık çalışanları, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesindeki veteriner hekimleri, Ankara Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığındaki mikrobiyoloji uzmanı ve biyologlar; Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Daire Başkanlığı Zoonoz Hastalıklarından Korunma Hizmetlerindeki veteriner hekimler; Denizli İl Halk Sağlığı Laboratuar Müdürlüğündeki sağlık çalışanları; Çorum Devlet Hastanesi İntaniye Servisindeki laborant ve sağlık çalışanları; Tokat Tarım İl Müdürlüğü Hayvan Sağlığındaki veteriner hekimler ve ziraat mühendisleri oluşturmaktadır.Araştırmada, ?survey? yöntemi kullanılmıştır. Anket soruları, pilot ve asıl olmak üzere iki aşamada uygulanmıştır. Anket formu üzerinde konu ile ilgili uzman öneri ve eleştirileri doğrultusunda gerekli düzeltmeler yapılmıştır. Bu amaçla KKKA hastalığı ile mücadele-müdahale ve risk gruplarına uygulanmak üzere üç ayrı anket formu hazırlanmıştır. Öncelikle KKKA hastalığı için mevcut kullanılan koruyucu giysi özellikleri tespit edilmiş, daha sonra KKKA hastalığından korunmada kullanılacak giysilerde bulunması gereken özellikler belirlenmiş ve bu özellikler doğrultusunda koruyucu giysi tasarımları ve kalıpları hazırlanmıştır. Saha çalışanlarının koruyucu giysi tasarımlarında geleneksel giysiler ve fonksiyonellik dikkate alınmıştır.Araştırma sonucunda KKKA Hastalığında mücadele-müdahale ve risk grupları tarafından kullanılan koruyucu giysilerin çalışma koşulların uygun olmadığı tespit edilmiştir. Araştırma grubunun; koruyucu giysilerde bulunması gereken özellikler doğrultusunda hazırlanan tasarımlar hakkında daha olumlu düşündükleri belirlenmiştir. Araştırma KKKA hastalığına karşı koruyucu giysi tasarımı konusunda yüksek lisans tez çalışması olarak giyim alanında Türkiye'de yapılan ilk çalışma olma özelliğine sahiptir.
Mesleki eğitim merkezi öğrencilerinin kuaförlük ve berberlik bölümünü tercih nedenleri
Meslek insanın sadece kişisel yaşamı üzerine değil, çevresi ile olan ilişkilerinde de belirleyici bir etkiye sahiptir. Kişinin toplum içerisindeki konumunun belirlenmesinde icra ettiği mesleğin büyük etkisi vardır. Bu da meslek seçiminin önemini ortaya çıkarmaktadır.Mesleki eğitim merkezleri meslek seçimine yardımcı olan kurumlar arasındadır. Bayan kuaförlüğü ve erkek berberliği branşlarında mesleki eğitim merkezlerinde eğitimi verilen bölümler arasındadır. Bu branşların öğrenciler tarafından tercih nedenleri ile ilgili bir araştırmanın yapılmamış olması bu çalışmanın gerçekleştirilme nedenini ortaya çıkarmaktadır.Bu araştırma kapsamında hazırlanan anket kuaförlük ve berberlik eğitim alan öğrenciler ve onların velilerine yüz yüze görüşme yöntemiyle uygulanmıştır. Çalışma tarama modeline dayalı, betimsel araştırma yöntemi ile yapılmıştır.Ankara Erkunt Mesleki Eğitim Merkezi kuaförlük ve berberlik bölümünde gerçekleştirilen araştırmaya 182 kişinin(öğrenci ve veliler) katılımı sağlanmıştır. Araştırmadan elde edilecek sonuçların Ankara ilindeki 12 tanesinde kuaförlük ve berberlik bölümü bulunan Mesleki Eğitim Merkezleri'ne genellenmesi amaçlanmıştır.Mesleki Eğitim Merkezi Kuaförlük ve Berberlik eğitiminin tercih edilmesindeki mesleki nedenlerin neler olduğu öğrencilerin ve velilerin görüşleri ile ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmelerin sonuçlarına göre öğrencilerin bu mesleği iyi yapacağını düşünmeleri, bu mesleğe olan ihtiyacın hiç bitmeyeceğini düşünmeleri ve belgelerin alınması durumunda kuaför salonu açma imkanlarının olmasının tercihlerinde en fazla etkili olan mesleki nedenler olduğu saptanmıştır. Velilere göre ise çocuklarının bu mesleği tercih etmelerinde en fazla etkili olan mesleki nedenler kuaförlük ve berberliğin sosyal bir meslek olarak çocuklarının ilgisini çekmesi, çocuklarının bu mesleği iyi yapacağını düşünmeleri ve çocuklarının bu mesleğin estetik yönünün fazla olduğunu düşünmeleridir. Görüldüğü gibi öğrencilerin bu mesleği tercih etme ve eğitimini almalarındaki mesleki nedenler öğrenciler ve velilerine göre farklılıklar göstermektedir.Mesleki Eğitim Merkezi Kuaförlük ve Berberlik eğitiminin tercih edilmesindeki duyuşsal nedenlerin neler olduğu ise öğrencilerin ve velilerin görüşleri ile ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmelerin sonuçlarına göre öğrencilerin kuaförlük/berberlik mesleğinde yetenekli olduğunu hissetmeleri, insanların hoşuna gidecek modelleri yaratmayı sevmeleri ve bu mesleğin sanatsal yönünün hoşlarına gidiyor oluşu en fazla etkili olan duyuşsal nedenler olarak belirlenmiştir. Velilere göre ise çocuklarının insanları memnun etmekten hoşlanmaları, çocuklarının insanların hoşuna gidecek modelleri yaratmayı sevmeleri ve çocuklarının kuaförlüğün/berberliğin mesleki uygulamalarını sevmeleri bu mesleği tercih etmelerinde en fazla etkili olan duyuşsal nedenlerdir. Görüldüğü gibi öğrencilerin bu mesleği tercih etmedeki ve eğitimini almayı tercih etmedeki duyuşsal nedenleri öğrenciler ve velilerine göre farklılıklar göstermektedir.Genel olarak yapılan değerlendirmeler sonucunda yani hem öğrencilerin hem de velilerin görüşlerinin birlikte incelenmesinde mesleği iyi yapacağının düşünülmesi, belgeler alınınca kuaför salonu açma imkanı olması ve bu mesleğin sosyal bir meslek olarak ilgi çekiyor olmasının en etkili mesleki nedenler olduğu belirlenmiştir.
Hazır giyim sektöründe bulanık uzman sistem yaklaşımı ile beden numarası belirleme
Bu araştırmada; kadın dış giyim alanında faaliyet gösteren ve kendi markasını üreten hazır giyim işletmelerinden alınan ölçü tabloları ve beden numaraları ile bulanık mantık yöntemiyle ortak bir beden numaralama sistemi modellemek ve müşterilerin beden numarasını kolay ve doğru bir şekilde tespit edebilen bir uzman sistem tasarlamak amaçlanmıştır. Bu amaçla konunun seçilme nedeni, üretici ve tüketici kitleleri ile konuya ilişkin eğitim veren kurum ve kuruluşlar açısından önemi aktarılmıştır. Ayrıca konuyla ilgili genel kuramsal ve teorik temeller açıklanmış ve alanla ilgili araştırma niteliğindeki çalışmalara yer verilmiştir.Araştırma da, Ankara'da faaliyet gösteren ve Ankara giyim Sanayicileri Derneği'ne üye olup kendi markası ile kadın dış giyim alanında faaliyet gösteren hazır giyim işletmeleri çalışma evreni olarak kabul edilmiştir. Çalışma evrenindeki hazır giyim işletmelerinin, hali hazırda kullandığı ölçü tabloları araştırmanın verilerini oluşturmuş ve modellemede ölçü tablolarındaki göğüs çevresi ölçüsü, bel ölçüsü ve kalça ölçüleri esas alınmıştır. Göğüs çevresi ölçüsü üst beden numaralamada, kalça çevresi ölçüsü de alt beden numarasının dominantı olarak kabul edilmiştir. Tüm boy ölçüsü de giysi boyu çıkış değişkeninin referansı olarak alınmıştır. Elde edilen verilerin istatistiksel olarak minimum, maksimum ve ortalama değerleri alınmış ve bu veri aralıkları bulanık uzman sistem modellemede kullanılmıştır.Modellemede, öncelikle kadın dış giyim (Alt beden - üst beden - giysi boyu) beden numaralama sistemine etki eden parametreler belirlenmiş ve giriş çıkış değişkenleri tanımlanmıştır. İkinci aşamada bulanıklaştırma işlemi yapılarak üyelik fonksiyonları belirlenmiştir. Üyelik fonksiyonu için üçgen üyelik fonksiyonu seçilmiştir. Üçüncü aşamada ise bulanık kural tabanı belirlenmiş ve bir matris oluşturulmuştur. Bu matristen yola çıkılarak Üst beden ve alt beden numarasının tespit edilebilmesi için bulanık kurallar oluşturulmuştur. Dördüncü aşamada bulanık çıkarım mekanizması oluşturulmuştur. Sistem tasarımında bulanık çıkarım mekanizması olarak max-min çıkarım mekanizması kullanılmıştır. Son aşama olan durulaştırma işlemi için de ?Ağırlık ortalaması? yöntemi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda perakende sektöründe kullanılmak üzere bulanık uzman sistem tasarlanmış ve C# programlama dili ile yazılım kodlanmıştır. Bu yazılım programı, üst beden, alt beden ve giysi boyunu tespit edebilmekte ve müşterinin vücut şeklini dikkate alarak beden numarasını belirleyebilen, tadilatsız ve uyumlu giysi alışverişi yapma olanağı sağlamaktadır.Araştırmada tasarlanan bulanık uzman sitemin verdiği karar ile geleneksel olarak kullanılan beden numarası tespit etme formülünün verdiği sonuçlar arasında doğru orantı olduğu anlaşılmış ve beden numarası tespit etmek için oluşturulan bulanık uzman sistemin daha hassas çalıştığı tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Hazır giyim, beden numaralama, tüketiciler, bulanık mantık, uzman sistemler
Telestia Metoduna Göre Hazırlanan Temel Beden Kalıplarının Telestia metoduna göre hazırlanan temel beden kalıplarının Sinop ilinde yaşayan 18-35 yaş arası kadınların beden yapısına uyumu üzerine bir araştırma
İyi giyinmek ve beğenilme arzusu giyimin önemini vurgularken mükemmel giyimin tamamlayıcı ve en önemli unsurunu da kalıp oluşturmaktadır. Vücuda uygun kalıpların hazırlanmasında bazı kuralların öncelikle saptanması gerekmektedir. Kalıp hazırlamanın en önemli koşulu ise sağlıklı ve kullanılacak sisteme uygun ölçü almaktır. İyi bir ölçü almak için öncelikle vücut tiplerini, oranlarını ve ölçüsü alınacak kişinin vücut yapısını ve özelliklerini iyi incelemek gerekmektedir. Önemli olan ise ölçü standardının olması ve bu standardın o toplumun özelliklerini yansıtması gerekmektedir.Tasarım ve kalıpların hazırlanması aşamasında unutulmaması gereken en önemli konu insan vücudunun yapısıdır. Bir giysinin vücuda uygunluğu hazırlanan beden kalıplarının vücut özelliklerine göre hazırlanmasına bağlıdır. Vücut yapısı kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Vücut özellikleri dikkate alınarak hazırlanan kalıplarla elde edilen giysilerin vücut ile tam bir uyum içerisinde olması kaçınılmaz bir sonuçtur.Kadın giyiminde; temel kalıp sisteminin yetersizliği, her firmanın kendi kalıbını kendi ölçülerine göre çıkarması, iki farklı firma arasında, aynı bedenler arasında büyük farklar oluşmasına neden olmaktadır. Bunun sonucu ise ürünlerin halka sunumu sırasında mağaza içi terzi hizmetleri gündeme gelmektedir. Bu durumun emek, zaman ve kalitede sorunlara yol açtığı düşünülürse temel kalıbın ne kadar önemli olduğu ortaya çıkmaktadır.Giyim endüstrisindeki temel amaç, üretilen giysilerin geniş bir kitleye hitap edecek şekilde tasarlanması ve üretilmesidir. Bu da ancak Türk kadınının vücut yapısına ve tiplerine uygun beden ölçüleri ile hazırlanmış kalıplarla mümkün olacaktır.Bu araştırmanın temel amacı; Telestia metoduna göre hazırlanan temel beden kalıplarının Sinop ilinde yaşayan 18-35 yaş arası kadınların beden yapısına uyumunu inceleyerek, araştırmada elde edilen veriler sonucunda uyum problemi görülen yerleri belirlemek ve çözüm önerileri geliştirmektir.Araştırmanın evrenini Sinop ilinde yaşayan 18-35 yaş arasındaki kadınlar oluşturmaktadır. Örneklem grubunu evrenden random yolla seçilen 125 Türk kadını oluşturmaktadır.Araştırma verilerinin toplanmasında genel bir tablo hazırlanmış bu tabloda örneklem grubunun kişisel özellikleri (isim, yaş ve doğum yeri ) ve örneklem grubunu oluşturan 125 kişi üzerinden Telestia metoduna uygun olarak alınan ölçülere yer verilmiştir.Telestia metoduna uygun olarak hazırlanan temel beden kalıplarının uyum durumunu tespit etmek için gözlem formları geliştirilmiştir. Her kalıp özelliği için ayrı tablolar oluşturulmuş ve genel tablodan özele doğru gidilmiştir. Örneklem grubunu oluşturan her birey için birebir ölçülerde temel beden ve temel kol kalıpları hazırlanarak Amerikan kumaşla tüm beden olarak dikilmiştir. Dikilen bu giysiler örneklem grubuna giydirilmiştir. Giysilerdeki uyum durumu oluşturulan gözlem formlarına aktarılmıştır. Örneklem grubu üzerinden elde edilen verilerin istatistikî analizleri SPSS 16.0 programı ile yapılarak bulgular tablolar halinde sunulmuştur.Araştırmanın birinci bölümünde; problem durumu, araştırmanın amacı, önemi, problem cümlesi, alt problemler, sayıltılar, sınırlılıklar ve tanımlara yer verilmiştir. İkinci bölümde; kuramsal çerçevede, anatomik özellikler, vücut oranları, vücut tipleri ve duruşlarına değinilmiştir. Giyimin tanımı ve tarihçesi, ergonomik ve antropometrik açıdan kalıbın tanımı, önemi, kalıp hazırlamada dikkat edilecek noktalar ve kalıp hazırlama tekniklerine yer verilmiştir. Telestia Metodu hakkında bilgi verilirken, metoda göre kadın vücut oranları, kullanılan gereçler, ölçü alma teknikleri, pensli beden kalıbı çizimi ve temel kol çizimi anlatılmıştır. İlgili araştırmalar bölümünde ise bu konu ile ilgili olarak yapılan araştırmalara yer verilmiştir. Araştırmanın üçüncü bölümünde de materyal, yöntem açıklanmış, veri toplama araçları ve veri analizlerine yönelik bilgiler verilmiştir. Araştırmanın dördüncü bölümünde bulgular ve yorumlarda araştırma sonuçları tablolar halinde sunulmuştur.Araştırma sonucunda elde edilen verilere göre Telestia Metodu ile hazırlanan kadın temel beden kalıplarının araştırmanın örneklem grubunu oluşturan 125 Türk kadınına büyük ölçüde uyum sağladığı görülmüştür. Bulguların tartışılmasıyla teze yönelik öneriler geliştirilmiştir.Araştırma raporunda bu bölümü Kaynakça ve Ekler bölümleri takip etmektedir.
Moda tasarımı eğitiminde tasarımların değerlendirilmesine yönelik bir ölçme aracı geliştirme
Moda tasarımı alanında yükseköğretim kurumları, lisans programları ile moda giyim sektörünün ihtiyaç duyduğu, moda tasarımcılarını yetiştirmeyi hedeflemektedir.Eğitimde, mevcut uygulamaların hedeflere ulaşmada etkililiğinin, öğrencilerde istendik davranışların gerçekleşip gerçekleşmediğinin, gerçekleşti ise ne derecede gerçekleştiğinin belirlenmesi, varsa sorunların belirlenerek çözümlenmesi, başarıların ise güdülenmesi ve geliştirilerek sürdürülmesi, etkili bir ölçme ve değerlendirmeyi gerektirmektedir.Tasarımın ve dolayısı ile tasarım eğitiminin, anlaşılması en güç kavramlardan birisi olan yaratıcılık üzerine temellenmesi; tasarım problemlerinin fikir, çizim ya da ürün olarak sonsuz sayıda doğru cevabının oluşu; bu doğru cevapları üretmede çok boyutlu becerilerin bir arada kullanılması gereği, ölçme ve değerlendirmeyi güçleştirmektedir. Çok boyutlu, karmaşık becerilere dayanan tasarım performansının, kağıt kalem testleri olarak adlandırılan ölçme yaklaşımları ile ölçülmesi olanaksızdır. Bu durum, tasarım eğitiminde ölçmeyi, alternatif ölçme yöntemi olan performans ölçmenin konusu haline getirmektedir. Performans ölçmede en çok kullanılan ölçme araçları ise rubric/dereceleme ölçekleri, puan kartı ya da kontrol listesidir.Tasarım eğitiminde stüdyo dersleri, tasarım problemlerini çözmede öğrencilerin, tasarım ile ilgili öğrendikleri tüm bilgi ve becerileri bir arada kullanmaları gereken, tasarım programlarının sentez dersleridir. Son sınıf stüdyo dersleri ise öğrenim düzeyinin en yüksek olduğu, dolayısı ile tasarım problemlerini çözmede, öğrencilerin performanslarını en yüksek düzeyde göstermelerinin beklendiği derslerdir. Bu derslerin final sınavları (dönem sonu sınavları), tasarım sürecinin tamamlandığı ve öğrencilerin tasarıma yönelik performanslarının bir bütün olarak ölçüldüğü sınavlardır. Final sınavlarında, en önemli performans boyutları ise iki ve üç boyutlu ürünlerdir. Bu doğrultuda, bu araştırmanın temel amacını, moda tasarımı eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında, performans ölçme araçları, ölçütler ve ölçme yaklaşımlarının belirlenmesi; moda tasarımı eğitiminin, son sınıf stüdyo derslerinde, öğrenci performansının önemli boyutlardan bir tanesi olan tasarımları, ölçme ve değerlendirmede bir ölçme aracının geliştirilmesi oluşturmuştur.Bu araştırma, amaca ulaşmada izlenen yol ve yeni bir ölçme aracı önermesi ile bir Eylem Araştırmasıdır. Araştırma örneklemini, Türkiye'de bulunan ve ölçüt örneklem yöntemi ile belirlenen, altı üniversitede görev yapan 22 öğretim elemanı ve ölçme aracı niteliklerini belirleme çalışmalarına katılan son sınıf stüdyo dersi öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin elde edilmesinde, nicel ve nitel veri toplama teknikleri bir arada kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin çözümlenmesinde istatistiksel analiz yöntemleri, nitel verilerin çözümlenmesinde ise içerik analizi yöntemi uygulanmıştır.Moda tasarımı eğitiminin stüdyo derslerinde, ölçme yaklaşımı olarak daha çok jürili yaklaşımın benimsendiği; final sınavının en önemli performans boyutunu iki ve üç boyutlu ürünlerin oluşturduğu; üç boyutlu ürünlere yönelik performans ölçütlerinin, yaratıcılık temel ölçütü altında, özgünlük, yenilik-farklılık, temaya uygunluk, hedef kitleye uygunluk, estetik, fonksiyonellik, üretim kalitesi, koleksiyon mantığına uygunluk, endüstri üretimine uygunluk olduğu, araştırma bulguları doğrultusunda ulaşılan sonuçlardan bazılarıdır. Ayrıca, geliştirilen ölçme aracı uygulanarak, güvenirlik, geçerlik ve kullanışlılık nitelikleri test edilmiştir. Bu testler sonucunda aracın, kabul edilebilir niteliklere sahip olduğu belirlenmiştir.
Meslek yüksek okulu tekstil programı ile kazandırılan yeterliklerin sektördeki kuruluşların beklentilerine uyumunun değerlendirilmesi (Kayseri ili örneği)
Bu araştırmada, Meslek Yüksek Okulu Tekstli Programı ile kazandırılan yeterliliklerin sektördeki kuruluşların beklentilerine uyumunun sektör çalışanları, Meslek Yüksek Okulu öğretim elemanları ve son sınıf tekstil öğrencilerinin görüşlerine göre değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Araştırma, sektör çalışanları ve Kayseri Erciyes Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu öğrencilerinin, Meslek Yüksek Okulu Tekstil Bölümü, tekstil terbiye ve kalite kontrol programlarının kazandırdığı yeterliklerin sektördeki kuruluşların beklentilerine uyumu hakkındaki görüşlerini araştıran betimsel bir çalışmadır.Bu araştırmada gerekli verileri toplamak için E.Ü.M.Y.O. Tekstil Bölümü Tekstil Terbiye ve Kalite Kontrol Programı 2007-2008 eğitim öğretim yılında 1. ve 2. sınıfa devam eden öğrencilere, Kayseri ili sınırları içerisinde bulunan tekstil kuruluşlarının çalışanlarına (İşletme müdürü, personel müdürü, eğitim sorumlusu, makine şefi vs.) anket uygulanmıştır. Anket sorularına verilen cevaplara göre elde edilen veriler değerlendirilerek frekans ve yüzdeleri alınmış, tablolar halinde sunulmuştur.Araştırmanın iki çalışma evreni bulunmaktadır. Birinci evren Kayseri il sınırları içerisinde bulunan tekstil kuruluşlarıdır. İkinci evreni Erciyes Üniversitesi Mustafa Çıkrıkçıoğlu Meslek Yüksek Okulu Tekstli Bölümü programı birinci ve ikinci sınıf birinci ve ikinci öğretime devam eden öğrenciler oluşturmaktadır.Birinci evrenden kırk adet tekstil kuruluşu, ikinci evrenden ise 180 öğrenci örnekleme alınmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen anket formu örneklem gruplarına uygulanmıştır. Ankete verilen cevaplardan elde edilen bulgulara göre; meslek yüksek okulu ? sanayi işbirliğinin yetersiz olduğu, meslek yüksek okulunda verilen pratik eğitimin, makine ve iş bilgisinin yetersiz olduğu, sektör elemanlarının iş hayatı ile beklentilerini tekstil program hedeflerinin karşılamada yetersiz olduğu, staj çalışmalarının, yabancı dil eğitiminin, yurt dışı eğitim imkanlarının arttırılması gerektiği, meslek yüksek okullarında verilen eğitimle, teknik bilgi, makine bilgisi sanayi çalışma koşullarıyla uyumun arttırılması gerektiği sonuçlarına ulaşılmıştır.
Kadın iç giyim mamül ölçülerinin belirlenmesi üzerine bir araştırma
Globalleşen dünya ekonomisinde iç giyim üreticisi firmalarının mamul-vücut uyumunu göz ardı etmeleri söz konusu değildir. Bu amaçla firmaların müşteri memnuniyetini sağlaması ve rekabet ortamında kaliteyi koruması için; hedef kullanıcılarının vücut ölçülerine uygun mamuller hazırlamaları gerekmektedir.Bu çalışmanın temel amacı standart Türk kadını vücut ölçülerinden sutyen ve külot ürünleri için mamul ölçüleri oluşturmaktır. Araştırma sonucunda elde edilen iç giyim mamul ölçülerinin üretici firmalar tarafından kullanılmasıyla mamul-vücut uyumunun sağlanması ve kullanıcı memnuniyetinin artması beklenmektedir.Çalışmanın verilerini elde etmek amacıyla Çileroğlu tarafından geliştirilen İç Giyim Üretimine Yönelik Kadın Beden Ölçüleri kullanılmıştır. Mamul ölçüleri oluşturmak üzere vücut ölçülerini en iyi test edebileceği düşünülen sutyen ve külot modelleri seçilmiştir. Seçilen sutyen ve külot modelleri için müller biçki sistemi kullanılarak üretim kalıpları hazırlanmıştır. Hazırlanan kalıplarla seçilen beden ve kap ölçülerinde 3 aşamada prototip dikimi yapılmış, her bir aşamada yapılan mamuller denenerek düzeltmeler yapılması sonucunda uygun mamul ölçülerine dönüştürülmüştür. Prototipler değerlendirme formu kullanılarak kontrol edilmiştir. Üretilen iç çamaşırı örnekleri aynı sutyen bedenine ve farklı boy ile kiloya sahip 80 kadın üzerinde denenmiş tam uyum sağladığı belirlenmiştir. Elde edilen mamul ölçülerin vücut ölçülerinden ve iç piyasada kullanılan mamul ölçülerinden farklı olduğu sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: İçgiyim, Mamul Ölçü, Ürün Ölçüsü, Sütyen, Külot
Büyük bedenli genç kızların giysi tercihlerinde tasarımdan beklentileri (15-20 yaş arası)
Temel ve fizyolojik ihtiyaçlardan biri olan giyinme, vücudu iç ve dış etkenlerden koruma ve rahatlık sağlamanın yanında bireyin kendini topluma kabul ettirmesi ve beğeni kazanması açısından da önem taşımaktadır. İnsanların imkanları doğrultusunda gerçekleştirmeye çalıştıkları iyi ve özenli bir giyim, işlevsel olduğu kadar, vücuda uyum sağlayan ve güzel bir görünüm sergileyen giysilerle mümkün olmaktadır.Giysiler, bireylerin duygularının, kişilik özelliklerinin, düşüncelerinin ve yaşam tarzlarının aynasıdır.İnsan yapısı; genetik yapıları, yaşam bölgeleri, beslenme düzeyleri ve diğer sosyo-ekonomik koşulların etkisi ile toplumlara göre farklılık göstermektedir. Bu farklılıklar vücut ölçülerini etkilediği için hazır giyimle de doğrudan ilgilidir.Büyük beden giysi tasarımı, obez insanların modaya uygun işlevsel, estetik ve ergonomik özellik taşıyan giysilere yönelik talepleri hazır giyim üreticileri tarafından saptanması ile büyük gelişme göstermiştir. Aynı zamanda büyük beden giysi üretimi, tüketici talebinin karşılanması ve pazarın karlılığı bakımından önem taşımaktadır.Büyük bedene yönelik üretim yapan firmaların , tüketicilerin ihtiyaçlarına cevap verebilmek için, büyük bedendeki fiziksel farklılıkları ve farklı vücut tiplerini göz önüne alarak tasarımlarına ve tüm üretim sürecine yansıtması gerekmektedir. Taleplerin tam olarak karşılanabilmesi için büyük bedenin ergonomik yapı ve ölçülerinin iyi bilinmesi ve tasarımlarda doğru olarak kullanılmasının uygun olduğu ifade edilebilir.Bu çalışma betimsel bir araştırma olup ; ?Büyük bedenli genç kızların giysi tercihlerinde tasarımdan beklentileri ? araştırılmıştır. Büyük beden giysi tüketicisi genç kızların karşılaştıkları sorunları belirlemek amacı ile hazırlanan anket formu Ankara ilinde yaşamakta olan 15- 20 yaş arasındaki genç kızlara uygulanmıştır.Anket formundan elde edilen veriler bilgisayar ortamına aktarılarak SPSS paket programında verilerin frekans ve yüzde değerleri ve alınmıştır.Sonuçlar incelendiğinde büyük beden tüketicisi genç kızların alt ve üst giysi gruplarında model ve kalıp kaynaklı problemler yaşadığı görülmektedir. Bu sorunların yaşanmaması ve sorunların asgariye indirilebilmesi için önerilerde bulunulmuştur.
Hazır giyim işletmelerinde kullanılan bilgisayar destekli kalıp hazırlama sistemlerinin kullanıcı görüşlerine göre değerlendirilmesi
Bilgi çağının hızla ilerlemesi ve yaşanan teknolojik değişimler karşısında hazır giyim sektörünün edinmiş olduğu yerde tutunabilmesi ve ilerleyebilmesi için yeniliklerden haberdar olmasını ve ileri teknolojinin işletme içerisinde bulundurmasını gerektirmektedir. Bu ileri teknolojilerden biri olan bilgisayar destekli kalıp hazırlama sistemleri günümüzde orta ve büyük ölçekli işletmelerde olmak üzere hazır giyim sektöründe artık bir gereklilik haline gelmiştir.Bu gereklilikten yola çıkılarak hazır giyim sektöründe kullanılan bilgisayar destekli kalıp hazırlama sistemlerinin kullanıcı görüşlerine göre değerlendirilmesi araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Bu amaçla bilgisayar destekli kalıp hazırlama sistemlerine ilişkin bilgilere ulaşılmış ve kullanıcıların sistemlerle ilgili görüşlerini belirlemeye yönelik soruların yer aldığı anket formu hazırlanmıştır. Anket formu Türkiye'de faaliyet gösteren bilgisayar destekli kalıp hazırlama sistemlerini kullanan ve hazır giyim işletmelerinde çalışan 90 kullanıcıya uygulanmış ve elde edilen veriler SPSS 15.0 istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Bilgisayar destekli kalıp hazırlama sistemlerine göre verilen cevaplar çapraz tablolarda sunulmuştur. Çalışmada değişkenler için ölçek geçerliliği/güvenilirliği için Cronbach Alfa (?) test istatistiği yapılmıştır. Bilgisayar destekli kalıp hazırlama sistemlerinde karşılaşılan problemler ve sistemlerde yer alan işlemleri kullanma durumu ile ilgili faktör analizi değerlendirmeleri yapılmıştır.Araştırma sonucunda bilgisayar destekli kalıp hazırlama sistemleri kullanıcı görüşlerine göre değerlendirilmiş ve her iki sistem arasında karşılaştırmalar yapılmıştır.Araştırma sonucunda aşağıdaki bulgular elde edilmiştir:- Gerber sistemi kullanıcılarının büyük bir çoğunluğu sistemin eğitimini Gerber firmasının işletmelere yönelik eğitimlerinde aldıkları, en fazla dijit ve pastal hazırlama işlemlerini yaptıkları, en çok dijit ve pastal planı hazırlama işlemlerinden memnun olmadıkları ve dijit masasındaki menülerin karışık gelmesi problemlerini daha çok yaşadıkları tespit edilmiştir.-Lectra sisteminde kullanıcıların çoğunluğunun özel kurslarda sistemin eğitimini aldıkları, en fazla dijit ve parametre-standart dosya oluşturma işlemlerini yaptıkları, dijit ve serileme fonksiyonlarından çok memnun oldukları, dijitte iç şekillerin girilmesi ve ana kalıp hazırlama fonksiyonlarının karışık gelmesi problemlerini daha çok yaşadıkları tespit edilmiştir.-Her iki sistem karşılaştırıldığında ise kalıp hazırlama için gerekli olduğu düşünülen işlemlerin tamamının her iki sistemde de yeterli oldukları, dijit işleminin hem Gerber hem de Lectra sisteminde en çok yapılan işlem olduğu, Gerber sistemi kullanıcılarının daha fazla konularda zorlandığı, Lectra sistemindeki dijit işleminin Gerber sistemine göre daha kolay olduğu ve Lectra sistemi kullanıcılarının sistemdeki işlemlerden daha çok memnun oldukları sonucuna varılmıştır.
Yalın üretime geçiş sürecinde ``5s '' sisteminin hazır giyim işletmelerinde uygulanma düzeyleri
Bu araştırmanın amacı; yalın üretime geçişin ilk adımını oluşturan 5S sisteminin sınıflama, düzenleme, temizlik, standartlaştırma ve disiplin basamaklarının hazır giyim işletmelerinde ne ölçüde uygulandığını belirleyerek, 5S sistemiyle, küçük, orta ve büyük ölçekli işletmeler arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır.Araştırmada, betimsel araştırma yönteminden yararlanılmış ve araştırma verilerinin toplanmasında anket tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini; Ankara, Bursa, Eskişehir, Tekirdağ ve Konya illerinde faaliyet gösteren TOBB' a bağlı hazır giyim işletmeleri oluşturmuştur. Bu illerde bulunan küçük, orta ve büyük ölçekli işletmeler, random yöntemiyle seçilmiştir.Araştırmanın materyali, hazır giyim işletmeleri arasından tesadüfi olarak seçilen ve ankete cevap vermeyi kabul eden 100 işletmeden elde edilen veriler ve konu ile ilgili literatür taraması sonucunda ulaşılabilen kaynaklardır.Araştırmadan elde edilen verilere ait sayısal değerler ve yüzdelikler, SPSS 15.0 programında istatistiksel analiz yapılarak hesaplanmıştır. Ayrıca işletmelerin ölçek değişkenleri ile, 5S sisteminin değişkenleri arasında istatistiksel ilişkinin ölçümü için x² ilişki analizi kullanılmıştır. Analiz sonuçları P< 0.05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir.Ankete katılan küçük ve orta ölçekli işletmelerde 5S sistemini uygulama konusunda oldukça yetersiz kaldıkları, büyük ölçekli işletmelerde bu sistemi uygulamada bazı eksiklikleri olmasına rağmen, fiziksel çalışma ortamı açısından, yapılarının sisteme daha uygun olduğu belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Yalın Üretim, 5S, Hazır Giyim
Hazır giyim işletmelerinde toplam kalite yönetimi uygulamalarında çalışanların iş tatmini üzerine bir araştırma
Bu araştırmada, "Toplam Kalite Yönetimi" uygulayan hazır giyim işletmelerinde var olan ve iş tatminine yol açan iş ögelerinin; kalite performansını etkileyen, bireysel ve organizasyonel anlamda başarı sağlayan en önemli kavramlardan birisi olan iş tatmini üzerindeki etki dereceleri araştırılmıştır.
Genç büyük beden tüketicisi bayanların gömlek-bluz ve pantolonda karşılaştıkları model ve kalıp kaynaklı sorunların incelenmesi
Günümüz sorunlarından biri olan obeziteye (şişmanlık) hayat şartlarındaki değişiklikler ve fast food alışkanlıkları sebep olarak gösterilmektedir. Şişmanlık son 10 yıl içinde dünya ülkelerinin bir çoğunda % 25'ten % 32'ye yükselmiştir. Türkiye'deki dağılımı erkeklerde % 9, kadınlarda % 28'dir. Şişmanlık birçok hastalığa neden olduğu gibi kişileri psikolojik olarak da etkilemektedir.Dünya Sağlık Örgütü rakamlarına göre dünya genelinde bir milyardan fazla şişman insan bulunmaktadır ve bunların yaklaşık 300 milyonu obez olarak tanımlanan aşırı şişman gruba girmektedir. Şişman nüfusun çoğunu genç nüfus oluşturmaktadır. Genç büyük bedenler ergonomik, rahat ve konforlu giysiler giymek istemektedir ancak büyük beden çalışan firmaların yaptığı giysilerin genellikle daha ileri ki yaşlar için tasarlanmış olduğunu söylemektedirler.Bu araştırma genç büyük beden bayan tüketicilerin satın aldıkları gömlek-bluz ve pantolonda karşılaştıkları sorunları belirlemek ve değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla büyük beden tüketicisi bayanların büyük beden gömlek-bluz ve pantolonda karşılaştıkları model ve kalıp kaynaklı sorunları belirlemek amacıyla hazırlanan anket formu Ankara ilinde yaşamakta olan 18-35 yaş arası genç yaş grubuna giren bayanlara uygulanmıştır.Bu araştırma verilerine göre, genç büyük beden bayan giysilerinden gömlek-bluz ve pantolonda model ve kalıp kaynaklı sorunlar yaşandığı anlaşılmıştır. Bu sorunların yaşanmaması veya en aza indirilebilmesi için önerilerde bulunulmuştur.Öneriler arasında, genç büyük bedene yönelik üretim yapan firmaların model kaynaklı sorunları ortadan kaldırabilmeleri için, üretimden önce piyasa araştırmasına önem vererek müşteri istek ve beklentilerini dikkate almaları bulunmaktadır.
Fangoterapist eğitim programı içeriğinin belirlenmesi
Bu araştırmada Fangoterapist Eğitim programında yer alması düşünülen derslerin ve bu derslerin içeriğinde yer alması gereken konulara ilişkin belirlenen hedef grupların görüşleri saptanmaya çalışılmıştır.Araştırma Ankara, İstanbul, İzmir, Iğdır, Şanlıurfa, Kırıkkale ilinde çalışan Fizyoterapistleri, Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Öğretmenlik Programından mezun olup Ankara, İstanbul, İzmir, Erzurum, Kocaeli, Van, Iğdır'da görev yapan Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Öğretmenleri ve Üniversitelerde Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Eğitimi Öğretmenlik Programında ve Meslek Yüksekokullarında görevli Öğretim Elemanları, İstanbul, Ankara, Sakarya, İzmir, Afyon'da çalışan Fangoterapi Uygulayıcıları ve Ürün Üretici ve Dağıtıcıları olmak üzere 4 örneklem grubunda toplam 213 kişinin görüşü alınarak gerçekleştirilmiştir.Araştırma, Tarama Modeline dayalı, Betimsel Araştırma Yöntemleri ile yapılmıştır. Araştırmada kullanılan anket, Fangoterapist Eğitim programında yer alması düşünülen derslerin ve konuların içeriğini belirlemek üzere araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Anketin hazırlanabilmesi için fizyoterapistler, ilgili akademisyenler, öğretmenler, fangoterapi uygulayıcıları, ürün üretici ve dağıtıcılarından oluşan yaklaşık 30 kişiyle ön görüşme yapılarak, uzman görüşü alınmıştır. Sonuçta 72 sorudan oluşan anket hazırlanarak, akademisyenler, fizyoterapistler, öğretmenler, fangoterapi uygulayıcıları, ürün üretici ve dağıtıcılarından oluşan 213 kişiye uygulanmıştır. Ankette yer alan görüşlerin frekans, yüzde ve aritmetik ortalamaları bulunmuştur. Akademisyenlerin sayısının az olması nedeniyle branş öğretmenleri, eğitmenler grubunun içinde değerlendirilmiştir. Anlamlılık tespiti için gruplar arasında Tek Yönlü Varyans Analizi (F Testi) yapılmıştır. Varyans analizi sonucunda, Fizyoterapistler, Fangoterapi uygulayıcıları, Ürün Üretici ve Dağıtıcıları ve Eğitmen grupları arasında anlamlı farklılık olup olmadığının bulunması için Tukey Testi kullanılmıştır.Tek Yönlü Varyans Analizi (F Testi) ve Tukey Testi sonuçlarına göre, 9 dersten 2'si hakkında grupların görüşleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. 7 derse ilişkin olarak grupların görüşleri arasında anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir.
Kot (denim) pantolon üretiminde kalite problemlerinin belirlenmesi üzerine bir araştırma
Türkiye'nin 2005 yılında kotaların kalkmaı sonucu Çin ve uzak doğu ilerekabet halinde olmasının yanı sıra kendi yapısına benzer gelişmekte olan ülkelerle derekabet edebilmesi için yeni stratejiler geliştirmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır.Bunların başında ise kaliteli ürünler üreterek diğer ülkelerden farkını ortaya koymasıgelmektedir. Bunu yapabilmesini sağlayacak en büyük etken ise Ar-Ge çalışmalarınagerekli önemin verilerek kaliteli ürünü Türk markasıyla dünya pazarına sunmaktır.Kalite günümüzde her sektörde olduğu gibi hazır giyim sektöründe de büyük önemtaşımaktadır.Bu araştırmada, hazır giyim sektöründe kot pantolon üretim sürecindekarşılaşılan kalite problemleri ve bu problemlerle hangi aşamalarda karşılaşıldığıbelirlenmeye çalışılmıştır.Araştırmanın evrenini, İstanbul ilinde kot pantolon üretimi yapan tekstilfirmaları oluşturmaktadır. Örneklemini ise, bu firmalar arasından rastlantısal olarakseçilen 62 firma oluşturmaktadır. Araştırmada betimsel (survey) yöntemkullanılmıştır. Verileri toplamak amacıyla anket hazırlanmıştır. Anket sorularınıngüvenilirliğini ölçmek amacıyla güvenilirlik analizi olan Cronbach Alpha (a) testinebaşvurulmuştur. Tüm sorular 0,813 ? 0,818 değeri arasında çıkarak yüksek derecedegüvenilirliği ve geçerliliği olduğu ispatlanmıştır.Yapılan analizler doğrultusunda araştırmaya katılan firmaların ölçekleri farketmeksizin üretimin çeşitli aşamalarında sorunlarla karşılaştıkları sonucunaulaşılmaktadır. Hedeflenen kalite politikalarana ulaşılması sürecinde firmaların çeşitlisebeplerden dolayı sorunlar yaşadıkları belirlenmitir. Yapılan analizler sonucundafirmaların yardımcı malzeme alımı, pastal atımı ve kesimi, dikim işlemi, kot pantolonyıkaması, ütü işlemi sırasında ve bundan sonraki süreçlerde sorunlarla karşılaştıklarıbelirlenmiştir. işletmelerin ise kalite kontrol ve kalite politikalarını belirleyenyönergelere çok fazla özen göstermedikleri belirlenmiş ve bu doğrultuda önerilerdebulunulmuştur.
Tedarik zinciri yönetiminde bilgi sistemleri ve deri hazır giyim sektörüne bir yazılım önerisi
Günümüzde birçok işletme, rekabet üstünlüğü elde etmede işletmeler arası ilişkilerin önemini anlamış ve yeniden yapılandırmaya önem vermeye başlamışlardır. Bu yapılandırma sürecinde Tedarik Zinciri Yönetimi önemli bir yere sahiptir. Tedarik zinciri yönetimi; tedarikçilerden son kullanıcıya kadar malzeme akışının kontrolü ve planlanmasıyla ilgili bütünleşmiş bir yaklaşımdır. Tedarik Zinciri Yönetimiyle, işletmelerde hizmet düzeyinin ve kalitesinin artırılması, verimlilik ve hızın artırılması, malzeme/stok kayıtlarında kontrol düzeyinin yükseltilmesi, müşteri beklentilerinin zamanında ve doğru olarak karşılanması sağlanır.Bu araştırmada; deri hazır giyim işletmesinin, hammadde ve yardımcı malzeme deposu bilgilerinin bütünleşik bir veri/bilgi sistemi desteğiyle yönetilmesini, tedarikçi ve müşteri zincirini tamamlayan, aynı zamanda stokların kontrolünü sağlayan bir yazılım oluşturmak hedeflenmiştir. Araştırmada, betimsel araştırma yönteminden `Vak'a İncelemesi' uygulanmıştır. İzmir'de Ege Deri Sanayicileri Derneğine kayıtlı orta ölçekli bir deri hazır giyim işletmesi örneklem olarak seçilmiştir. Depo yazılımı için gerekli verilerin toplanmasında yapılandırılmamış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formu ile elde edilen bulgular doğrultusunda yazılım modeli hazırlanmıştır.Yazılımın hazırlanmasında Visual Studio Net ve Access veri tabanı kullanılmıştır. Yazılımın görsel tasarımına karar verilebilmek için taslak program hazırlanmıştır. Taslak olarak hazırlanan program, uzman ve işletme yetkilisi görüşleri doğrultusunda yeniden yapılandırılmıştır. Hazırlanan yazılım sayesinde işletme, hem tedarikçi hem de müşteri bilgilerini oluşturabilecek, tedarikçiden gelen malzemelerin giriş ve kullanılan malzemenin çıkış işlemlerini yapabilecek, tüm malzemelerin stok bilgilerine kolaylıkla ulaşılabilecektir. Ayrıca; giriş ve çıkış işlemi yapılan tüm malzemelerin stok hareketlerini, stok raporlarını gün, ay ve yıl olarak da takip edebilmektedir.A işletmesi; hazırlanan depo yazılımıyla, aldığı bilgi teknolojileri desteğiyle mevcuda göre çok daha hızlı ve doğru stok bilgilerine ulaşabilecektir. Böylece; işletmenin yıllık depo sayımlarında meydana gelen işgücü kayıplarını, hız kayıplarını, stok raporlarının oluşturmada ve doğru bilgiye ulaşmadaki bekleme sürelerini ortadan kaldırarak verimliliğinin artmasında katkı sağlayacağı bir model önerilmiştir.Anahtar Kelimeler: Tedarik Zincir Yönetimi, Depo Yazılımı, Deri Hazır Giyim Sektörü
Tekstil teknolojisi dersinde çoklu zekâ kuramı ile düz anlatım yönteminin uygulanması ve öğrenci başarısına etkilerinin araştırılması
Bu araştırmada Kız Meslek Lisesi onuncu sınıf Giyim Üretim Teknolojisi alanı öğrencilerinin Tekstil Teknolojisi dersi öğretiminde Çoklu Zekâ Kuramı ile Düz Anlatım Yönteminin öğrenci başarılana etkisi araştırılmıştır.Bu araştırma 2006?2007 eğitim öğretim yılında Ankara ili Keçiören ilçesi Kalaba Kız Meslek Lisesi 10. sınıf Giyim Üretim Teknolojisi alanı öğrencileri ile yürütülmüştür.Kalaba Kız Meslek Lisesi Giyim Üretim Teknolojisi alanı 10-A sınıfı 24 öğrenci ve 10-C sınıfı 24 öğrenci, haftada iki saat olmak üzere 40 dakikalık 4 ders boyunca çalışmalara katılmıştır.Araştırmada grupların denkliklerini sağlamak amacıyla, gruplara sosyo-kültür yapılarını sorgulayan anket, uygulamaya başlamadan önce ön öğrenmelerinin aynı olduğunu tespit etmek için ön test uygulanmıştır. Kontrol grubu (10-A) ile geleneksel öğretim yöntemine göre, deney grubu (10-C) ile Çoklu Zekâ Kuramına göre hazırlanmış öğretim etkinlikleri ile dersler işlenmiştir. Uygulama sonunda kontrol ve deney gruplarına son test uygulanmıştır. Elde edilen veriler bağımsız örneklem t testi, ikili cross testi ile analiz edilmiştir. Sonuçlar 0,05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir.Sonuç olarak bu araştırmada, Çoklu Zekâ Kuramının 10.sınıf öğrencilerinin Tekstil Teknolojisi dersinde başarılarına anlamlı bir katkı sağladığı tespit edilmiştir.Sınıf içi gözlemlerde deney grubu öğrencilerinin, derse daha fazla ilgi gösterdikleri de saptanmıştır.
Kozmetik ürün satış elemanı eğitim programı içeriğinin belirlenmesi
Bu araştırmada belirlenen hedef grupların ?Kozmetik Ürün Satış Elemanı Eğitim Programı? içeriğinde yer alması gereken konulara ilişkin görüşleri saptanmaya çalışılmıştır.Araştırma Ankara ilinde bulunan Kozmetik Firmalarının Ürün Satış Direktörleri, Kozmetik Ürün Satış Elemanları, Kozmetik Ürün Deposu Yöneticileri, Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Öğretmenlik Programından mezun olmuş Ankara, İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Antalya'da görev yapan Kuaförlük ve Cilt Bakımı Öğretmenleri ve Üniversitelerde görevli Akademisyenler olmak üzere toplam 190 kişinin görüşü alınarak gerçekleştirilmiştir.Araştırma, Betimsel Araştırma Yöntemi ile yapılmıştır. Araştırmada kullanılan anket, ?Kozmetik Ürün Satış Elemanı Eğitim Programı? içeriğini belirlemek üzere araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Anketin hazırlanabilmesi için konu ile ilgili akademisyen ve branş öğretmenlerinden oluşan rasgele belirlenmiş 30 kişiyle ön görüşme yapılıp, uzman görüşü alınmıştır. Sonuçta Ek 1'de sunulan anket hazırlanarak uygulanmıştır. Ankette yer alan görüşlerin frekans, yüzde ve aritmetik ortalamaları bulunmuştur. Akademisyenlerin sayısının az olması nedeniyle gruplar arasında anlamlı farklılık bulunup bulunmadığının analizinde; akademisyenler ayrı bir grup olarak değil, öğretmenler grubunun içinde değerlendirilmiştir. Aynı şekilde Kozmetik Deposu Yöneticilerinin de sayıları az olması nedeni ile Kozmetik Firma Direktörleri grubunun içinde değerlendirilmiştir. Anlamlılık tespiti için gruplar arasında Tek Yönlü Varyans Analizi (F Testi) kullanılmıştır.Araştırma sonucunda elde edilen veriler doğrultusunda sorulara verilen cevapların aritmetik ortalamalarının değerleri, tek yönlü varyans analizi (F Testi) sonuçları dikkate alınarak ?Kozmetik Ürün Satış Elemanı Eğitim Programı? için önerilen konular ve konu analizleri belirlenmiştir.
Kuaförlük ve güzellik bilgisi öğretmenlerinin mesleksel sorunları
Bu araştırmanın amacı; kuaförlük ve güzellik bilgisi alanında eğitim öğretim veren meslek liselerinde, mesleki eğitim merkezlerinde görev yapan kuaförlük ve güzellik bilgisi öğretmenlerinin mesleksel sorunlarının belirlenmesi ve elde edilen bulgulardan hareketle bu sorunları gidermeye yönelik öneriler getirmektir.Bu araştırma 2006-2007 eğitim-öğretim yılında Ankara, İstanbul, İzmir, İçel, Ordu, Gaziantep illerinde meslek liselerinde, mesleki eğitim merkezlerinde görev yapan kuaförlük ve güzellik bilgisi eğitimi veren 126 öğretmenden, 56'sının görüşü alınarak gerçekleşmiştir.Araştırma; kuaförlük ve güzellik bilgisi öğretmenlerinin öğrencilere, koordinatörlüğe, araç-gereç teminine ve kullanımına, atelye donanımına, mesleki gelişime, eğitim programı konularına, yönetime, öğretmenlik mesleğine ilişkin görüşleriyle sınırlandırılmış olup, öğretmenlerin çalıştıkları okul türüne ve kıdemlerine ilişkin görüşler arasında anlamlı bir fark olup olmadığıyla sınırlıdır. Araştırmanın bulguları aşağıda özetlenmiştir.1)Öğrencilerin hazırbulunuşluk düzeyini alan için yeterli değildir ve bu mesleğin öğrenci tavır ve davranışlarını çok olumlu etkilediği söylenebilir. Öğretmelerin öğrenci sorunlarının çözümünde yalnız kaldıkları anket verilerine göre gözlenmiştir.2)Koordinatörlük itinalı bir şekilde yerine getirilememektedir. İşletmelerde beceri eğitiminin yeterince amacına ulaşmadığı söylenebilir.3)Yönetim araç-gereçleri temin etmede yeteri kolaylığı sağlayamamakta ve bazı araç-gereçlerin kişiye özel olması gerektiğinden velilerin bunları karşılayamadıkları söylenebilir. Ayrıca öğrencilerin tehlike arz eden araç-gereçleri yeterince sağlıklı ve sorunsuz kullanamadıkları anket sonucuna göre saptanmıştır.4)Atelyelerin ısı, havalandırma, şartlarının uygulama yapmaya çok uygun olup; ancak atelye büyüklüğü, araç-gereç ile elektrik-su tesisatı yeterince donanımlı olmadığı söylenebilir. Donanım eksikliğinden ciddi çalışmalar gerektiren müşteri üzerindeki uygulamalar, bu donanımların eksikliğinden gerçekleştirilemediği anket verilerine göre gözlenmiştir.5)Öğretmenliğe hazırlayıcı, alanlarıyla ilgili bilgi ve becerinin kazandırıldığı eğitim fakültesinde gerekli niteliklerin yeterince verilemediği söylenebilir. Öğretmenliğin ilk yılı olan stajerlikte rehber öğretmenler isabetli seçilemediği ve hizmetiçi eğitim yeterli olmadığı anket sonucuna göre görülmüştür.6)Alan eğitim programındaki konuların bilimsellik, güncellik, uygulanırlık, işlevsellik düzeyinin yetersizliğinden dersler planlar doğrultusunda işlenemediği gözlenmiştir.7)Yönetim öğretmenlere görevleri olmayan işleri yaptırdığı anket verilerine göre söylenebilir.8)Öğretmenler bu alanın, diğer meslek alanlarına kıyasla zor olduğunu düşündükleri gözlenmiştir.9)Örneklem gruba giren meslek lisesi öğretmenleri ile mesleki eğitim merkezi öğretmenleri arasında öğrenciler, koordinatörlük, mesleki gelişim, yönetim ile ilgili konularda aynı görüşte oldukları anket verilerine göre belirlenmiştir. Ancak meslek lisesi ile mesleki eğitim merkezi eğitim kurumları farklı öğrenci yapısına sahip olduklarından örneklem gruba giren öğretmenlerin araç-gereç temini ve kullanımı, atelye donanımı, eğitim programı konuları, öğretmenlik ile ilgili görüşleri arasında farklı düşüncede oldukları anket verilerine göre saptanmıştır.10)Örneklem grubuna giren farklı kıdeme sahip öğretmenlerin öğrenciler, koordinatörlük, araç-gereç sağlanması ve kullanımı, atelye donanımı, mesleki gelişim, eğitim programı konuları, yönetim, öğretmenlik ile ilgili konularda aynı görüşte oldukları anket verilerine göre belirlenmiştir.
Refleksoterapist eğitim programı içeriğinin belirlenmesi
Bu araştırmada belirlenen hedef grupların Refleksoterapist Eğitim programında yer alması düşünülen derslerin ve bu derslerin içeriğinde yer alması gereken konulara ilişkin görüşleri saptamaya çalışılmıştır.Araştırma Ankara İlinde çalışan Fizyoterapistleri, Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Öğretmenlik Programıdan mezun olup Ankara, Antalya, İstanbul ve İzmir'de görev yapan Kuaförlük ve Cilt Bakımı Öğretmenleri ve Üniversitelerde Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Eğitimi Öğretmenlik Programında görevli Öğretim Elemanları ve Refleksoloji uygulayıcıları olmak üzere toplam 203 kişinin görüşü alınarak gerçekleştirilmiştir. Bunun yanında Yurtdışında (Londra da) refleksoloji uygulayıcıların (32 kişinin) görüşleri de benzer anketle alınmıştır.Araştırma, Tarama Modeline dayalı, Betimsel Araştırma Yöntemleri ile yapılmıştır. Araştırmada kullanılan anket, Refleksoterapist Eğitim programında yer alması düşünülen derslerin ve konuların içeriğini belirlemek üzere araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Anketin hazırlanabilmesi için fizyoterapistler, ilgili akademisyenler, öğretmenler ve refleksoloji uygulayıcılardan oluşan yaklaşık 40 kişiyle ön görüşme yapılarak, uzman görüşü alınmıştır. Sonuçta 72 sorudan oluşan anket hazırlanarak, akademisyenler, fizyoterapistler, öğretmenler ve refleksoloji uygulayıcılarından oluşan 203 kişiye uygulanmıştır. Ankette yer alan görüşlerin frekans, yüzde ve aritmetik ortalamaları bulunmuştur. Akademisyenlerin sayısının az olması nedeniyle ayrı bir grup olarak değil, öğretmenler grubunun içinde değerlendirilmiştir. Anlamlılık tespiti için gruplar arasında Tek Yönlü Varyans Analizi (F Testi) yapılmıştır. Varyans analizi sonucunda, Fizyoterapistler, Refleksoloji Uygulayıcıları ve Öğretmen Gruplarının görüşleri arasında anlamlı farklılık olup olmadığının bulunması için Tukey Testi kullanılmıştır.Tek Yönlü Varyans Analizi ( F Testi ) ve Tukey Testi sonuçlarına göre, 8 dersten 5'i hakkında grupların görüşleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. 3 derse ilişkin olarak grupların görüşleri arasında anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir.Araştırma sonucunda elde edilen veriler doğrultusunda sorulara verilen cevapların aritmetik ortalamalarının değerleri, tek yönlü varyans analizi (F Testi) ve Tukey Testi sonuçları dikkate alınarak Refleksoterapist Eğitim Programında yer alması düşünülen dersler için önerilen konular belirlenmiştir.