
40
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Kozmetik ürün satış elemanı eğitim programı içeriğinin belirlenmesi
Bu araştırmada belirlenen hedef grupların ?Kozmetik Ürün Satış Elemanı Eğitim Programı? içeriğinde yer alması gereken konulara ilişkin görüşleri saptanmaya çalışılmıştır.Araştırma Ankara ilinde bulunan Kozmetik Firmalarının Ürün Satış Direktörleri, Kozmetik Ürün Satış Elemanları, Kozmetik Ürün Deposu Yöneticileri, Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Öğretmenlik Programından mezun olmuş Ankara, İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Antalya'da görev yapan Kuaförlük ve Cilt Bakımı Öğretmenleri ve Üniversitelerde görevli Akademisyenler olmak üzere toplam 190 kişinin görüşü alınarak gerçekleştirilmiştir.Araştırma, Betimsel Araştırma Yöntemi ile yapılmıştır. Araştırmada kullanılan anket, ?Kozmetik Ürün Satış Elemanı Eğitim Programı? içeriğini belirlemek üzere araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Anketin hazırlanabilmesi için konu ile ilgili akademisyen ve branş öğretmenlerinden oluşan rasgele belirlenmiş 30 kişiyle ön görüşme yapılıp, uzman görüşü alınmıştır. Sonuçta Ek 1'de sunulan anket hazırlanarak uygulanmıştır. Ankette yer alan görüşlerin frekans, yüzde ve aritmetik ortalamaları bulunmuştur. Akademisyenlerin sayısının az olması nedeniyle gruplar arasında anlamlı farklılık bulunup bulunmadığının analizinde; akademisyenler ayrı bir grup olarak değil, öğretmenler grubunun içinde değerlendirilmiştir. Aynı şekilde Kozmetik Deposu Yöneticilerinin de sayıları az olması nedeni ile Kozmetik Firma Direktörleri grubunun içinde değerlendirilmiştir. Anlamlılık tespiti için gruplar arasında Tek Yönlü Varyans Analizi (F Testi) kullanılmıştır.Araştırma sonucunda elde edilen veriler doğrultusunda sorulara verilen cevapların aritmetik ortalamalarının değerleri, tek yönlü varyans analizi (F Testi) sonuçları dikkate alınarak ?Kozmetik Ürün Satış Elemanı Eğitim Programı? için önerilen konular ve konu analizleri belirlenmiştir.
Kuaförlük ve güzellik bilgisi öğretmenlerinin mesleksel sorunları
Bu araştırmanın amacı; kuaförlük ve güzellik bilgisi alanında eğitim öğretim veren meslek liselerinde, mesleki eğitim merkezlerinde görev yapan kuaförlük ve güzellik bilgisi öğretmenlerinin mesleksel sorunlarının belirlenmesi ve elde edilen bulgulardan hareketle bu sorunları gidermeye yönelik öneriler getirmektir.Bu araştırma 2006-2007 eğitim-öğretim yılında Ankara, İstanbul, İzmir, İçel, Ordu, Gaziantep illerinde meslek liselerinde, mesleki eğitim merkezlerinde görev yapan kuaförlük ve güzellik bilgisi eğitimi veren 126 öğretmenden, 56'sının görüşü alınarak gerçekleşmiştir.Araştırma; kuaförlük ve güzellik bilgisi öğretmenlerinin öğrencilere, koordinatörlüğe, araç-gereç teminine ve kullanımına, atelye donanımına, mesleki gelişime, eğitim programı konularına, yönetime, öğretmenlik mesleğine ilişkin görüşleriyle sınırlandırılmış olup, öğretmenlerin çalıştıkları okul türüne ve kıdemlerine ilişkin görüşler arasında anlamlı bir fark olup olmadığıyla sınırlıdır. Araştırmanın bulguları aşağıda özetlenmiştir.1)Öğrencilerin hazırbulunuşluk düzeyini alan için yeterli değildir ve bu mesleğin öğrenci tavır ve davranışlarını çok olumlu etkilediği söylenebilir. Öğretmelerin öğrenci sorunlarının çözümünde yalnız kaldıkları anket verilerine göre gözlenmiştir.2)Koordinatörlük itinalı bir şekilde yerine getirilememektedir. İşletmelerde beceri eğitiminin yeterince amacına ulaşmadığı söylenebilir.3)Yönetim araç-gereçleri temin etmede yeteri kolaylığı sağlayamamakta ve bazı araç-gereçlerin kişiye özel olması gerektiğinden velilerin bunları karşılayamadıkları söylenebilir. Ayrıca öğrencilerin tehlike arz eden araç-gereçleri yeterince sağlıklı ve sorunsuz kullanamadıkları anket sonucuna göre saptanmıştır.4)Atelyelerin ısı, havalandırma, şartlarının uygulama yapmaya çok uygun olup; ancak atelye büyüklüğü, araç-gereç ile elektrik-su tesisatı yeterince donanımlı olmadığı söylenebilir. Donanım eksikliğinden ciddi çalışmalar gerektiren müşteri üzerindeki uygulamalar, bu donanımların eksikliğinden gerçekleştirilemediği anket verilerine göre gözlenmiştir.5)Öğretmenliğe hazırlayıcı, alanlarıyla ilgili bilgi ve becerinin kazandırıldığı eğitim fakültesinde gerekli niteliklerin yeterince verilemediği söylenebilir. Öğretmenliğin ilk yılı olan stajerlikte rehber öğretmenler isabetli seçilemediği ve hizmetiçi eğitim yeterli olmadığı anket sonucuna göre görülmüştür.6)Alan eğitim programındaki konuların bilimsellik, güncellik, uygulanırlık, işlevsellik düzeyinin yetersizliğinden dersler planlar doğrultusunda işlenemediği gözlenmiştir.7)Yönetim öğretmenlere görevleri olmayan işleri yaptırdığı anket verilerine göre söylenebilir.8)Öğretmenler bu alanın, diğer meslek alanlarına kıyasla zor olduğunu düşündükleri gözlenmiştir.9)Örneklem gruba giren meslek lisesi öğretmenleri ile mesleki eğitim merkezi öğretmenleri arasında öğrenciler, koordinatörlük, mesleki gelişim, yönetim ile ilgili konularda aynı görüşte oldukları anket verilerine göre belirlenmiştir. Ancak meslek lisesi ile mesleki eğitim merkezi eğitim kurumları farklı öğrenci yapısına sahip olduklarından örneklem gruba giren öğretmenlerin araç-gereç temini ve kullanımı, atelye donanımı, eğitim programı konuları, öğretmenlik ile ilgili görüşleri arasında farklı düşüncede oldukları anket verilerine göre saptanmıştır.10)Örneklem grubuna giren farklı kıdeme sahip öğretmenlerin öğrenciler, koordinatörlük, araç-gereç sağlanması ve kullanımı, atelye donanımı, mesleki gelişim, eğitim programı konuları, yönetim, öğretmenlik ile ilgili konularda aynı görüşte oldukları anket verilerine göre belirlenmiştir.
Refleksoterapist eğitim programı içeriğinin belirlenmesi
Bu araştırmada belirlenen hedef grupların Refleksoterapist Eğitim programında yer alması düşünülen derslerin ve bu derslerin içeriğinde yer alması gereken konulara ilişkin görüşleri saptamaya çalışılmıştır.Araştırma Ankara İlinde çalışan Fizyoterapistleri, Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Öğretmenlik Programıdan mezun olup Ankara, Antalya, İstanbul ve İzmir'de görev yapan Kuaförlük ve Cilt Bakımı Öğretmenleri ve Üniversitelerde Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Eğitimi Öğretmenlik Programında görevli Öğretim Elemanları ve Refleksoloji uygulayıcıları olmak üzere toplam 203 kişinin görüşü alınarak gerçekleştirilmiştir. Bunun yanında Yurtdışında (Londra da) refleksoloji uygulayıcıların (32 kişinin) görüşleri de benzer anketle alınmıştır.Araştırma, Tarama Modeline dayalı, Betimsel Araştırma Yöntemleri ile yapılmıştır. Araştırmada kullanılan anket, Refleksoterapist Eğitim programında yer alması düşünülen derslerin ve konuların içeriğini belirlemek üzere araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Anketin hazırlanabilmesi için fizyoterapistler, ilgili akademisyenler, öğretmenler ve refleksoloji uygulayıcılardan oluşan yaklaşık 40 kişiyle ön görüşme yapılarak, uzman görüşü alınmıştır. Sonuçta 72 sorudan oluşan anket hazırlanarak, akademisyenler, fizyoterapistler, öğretmenler ve refleksoloji uygulayıcılarından oluşan 203 kişiye uygulanmıştır. Ankette yer alan görüşlerin frekans, yüzde ve aritmetik ortalamaları bulunmuştur. Akademisyenlerin sayısının az olması nedeniyle ayrı bir grup olarak değil, öğretmenler grubunun içinde değerlendirilmiştir. Anlamlılık tespiti için gruplar arasında Tek Yönlü Varyans Analizi (F Testi) yapılmıştır. Varyans analizi sonucunda, Fizyoterapistler, Refleksoloji Uygulayıcıları ve Öğretmen Gruplarının görüşleri arasında anlamlı farklılık olup olmadığının bulunması için Tukey Testi kullanılmıştır.Tek Yönlü Varyans Analizi ( F Testi ) ve Tukey Testi sonuçlarına göre, 8 dersten 5'i hakkında grupların görüşleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. 3 derse ilişkin olarak grupların görüşleri arasında anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir.Araştırma sonucunda elde edilen veriler doğrultusunda sorulara verilen cevapların aritmetik ortalamalarının değerleri, tek yönlü varyans analizi (F Testi) ve Tukey Testi sonuçları dikkate alınarak Refleksoterapist Eğitim Programında yer alması düşünülen dersler için önerilen konular belirlenmiştir.
Hazır giyim ve ısmarlama giyim müşteri profilinin karşılaştırılması
Bu araştırmanın amacı; bireylerin giysi gereksinimlerini karşılama yöntemlerinden en çok hangisini tercih ettiklerini belirleyerek , tercih edilen giysi edinme yöntemlerinin müşteri özelliklerini incelemek ve farklı yöntemleri seçen müşteri özelliklerinin aralarındaki ilişkiyi ortaya koymaktır.Araştırmanın amacına uygun olarak betimsel araştırma yönteminden yararlanılmış olup, araştırma verilerinin toplanmasında anket tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın evreni, Ankara ili kadın giysi tüketicileri ile sınırlandırılmıştır. Kızılay semtinde bulanan hazır giyim mağazaları ve moda evindeki kadın giysi tüketicilerinden, random örneklem alma tekniği ile seçilen 100 kişi, araştırmanın örneklem grubuna alınmıştır.Araştırmanın materyalini, hazır giyim ve ısmarlama giyim bayan müşterileri arasından raslantısal olarak seçilen ve ölçme aracına cevap vermeyi kabul eden 100 kişiden elde edilen veriler ve konu ile ilgili literatür taraması sonucunda ulaşılabilen kaynaklar oluşturmaktadır.Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 14.0 programında istatistiksel analizleri yapılarak sayı ve yüzdelikleri hesaplanmıştır. Giysi edinmede hazır giyim ve ısmarlama giyim yöntemlerinin tercih nedenleri ile müşterilerin demografik ve fiziksel özellikleri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla Ki-kare (x²) testi yapılmıştır. Araştırma sonucunda hazır giyim ve ısmarlama giyim müşterileri arasındaki farklar belirlenmiştir. Hazır giyim ve ısmarlama giyim müşterilerinin, demografik özelliklerine ve mesleklerine göre anlamlı farklılıklar gösterdikleri görülmektedir.Anahtar Kelimeler: Hazır giyim, Ismarlama giyim,Tüketici
Kalıp hazırlama teknikleri dersinde etkin öğrenme yaklaşımının uygulanması ve öğrenci başarısına etkisini belirlemeye yönelik bir araştırma
Bu araştırma Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Giyim Endüstrisi Öğretmenliği Programı öğrencilerinin ?Kalıp Hazırlama Teknikleri? Dersinde ?Etkin Öğrenme Yaklaşımının? öğrenci başarısına etkisini belirlemeyi amaçlamaktadır.Araştırmanın evrenini Gazi Üniversitesi, Mesleki Eğitim Fakültesi, Giyim Endüstrisi ve Moda Tasarımı Eğitimi Bölümü, Giyim Endüstrisi Öğretmenliği Programı 1. sınıfına kayıtlı 75 öğrenci oluşturmaktadır. Örneklem grubunu ise Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Giyim Endüstrisi ve Moda Tasarımı Eğitimi Bölümü, Giyim Endüstrisi Öğretmenliği 1. sınıfına devam eden 75 öğrenciden random yoluyla seçilen 40 öğrenci oluşturmaktadır. Evrenin yaklaşık %53'üne karşılık gelen 40 öğrencinin 20'si deney, 20'si de kontrol grubunda yer almıştır. Bu sayının evreni temsil gücünün yüksek olduğu düşünülmektedir.Araştırma kapsamında öncelikle öğrencilerde kontrol edilemeyen değişkenlerin belirlenmesi, deney ve kontrol grubunun denkliğini sağlamak amacıyla öğrencilere tanıma formu uygulanmıştır. Tanıma formunun uygulanmasının ardından deney ve kontrol grubu öğrencilerine uygulamanın ilk haftasında 1. sınıf ?Kalıp Hazırlama Teknikleri? dersi bilgi ve kavrama düzeylerine ilişkin hazır bulunuşluklarını ölçen bir ön test ve uygulama düzeyine ilişkin ön uygulama sınavı yapılmıştır. Uygulamanın yapıldığı dört hafta boyunca Deney Grubuna Etkin Öğrenme Yaklaşımı, kontrol grubunda ise Geleneksel Öğretim Yöntemi ile ?Kalıp Hazırlama Teknikleri? dersinde ?Ölçü alma? ve ?Temel Beden Kalıbı Çizimi? konusu öğrencilere aktarılmıştır. Konuların aktarımı tamamlandıktan sonra deney ve kontrol grubuna dersin hedeflerine ulaşma düzeyini belirlemeye yönelik, eğitim öncesinde uygulanan, bilgi ve kavrama düzeyini ölçen son test ve uygulama düzeyini ölçen son uygulama sınavı yapılmıştır.Elde edilen verilerle ilgili SPSS 11.0 paket programı kullanılmıştır. Analizde Parametrik Olmayan Test (Nonparametric Test) kullanılmıştır. Parametrik Olmayan (Nonparametric) Testlerden İlişkili ölçümler için Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi (Wilcoxon Signed Rank Test For Paired Samples) kullanılmıştır.Yapılan istatistikler sonucunda Etkin Öğrenme Yaklaşımının uygulandığı Deney Grubunun başarısı ile Geleneksel Öğretim Yönteminin uygulandığı kontrol grubunun başarısı arasında Deney Grubu lehine anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir.
Web destekli erkek giysi üretimi öğretiminin öğrencilerin başarılarına ve tutumlarına etkisi
Bu araştırma, web destekli öğretim yöntemi ile erkek giysi üretimi öğretiminin öğrencilerin başarılarına ve tutumlarına etkisini ortaya çıkarmak amacıyla planlanıp yürütülmüştür.Araştırmanın modelini, 2005 ? 2006 öğretim yılı II. yarıyılda Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Giyim Endüstrisi ve Moda Tasarımı Eğitimi bölümü öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışma grubunu ise, Giyim Endüstrisi Eğitimi Anabilim Dalı 3. sınıfların I. ve V. şubesinde bulunan toplam 43 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada yansızlık kuralı dikkate alınarak deney ve kontrol grupları oluşturulmuştur. Kontrol grubu 21, deney grubu 22 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada Erkek Pantolonu ve Erkek Gömleği üniteleri kapsama alınmıştır.Araştırmanın veri toplama araçlarını; başarı testleri, ürün değerlendirme ölçekleri, erkek giysi üretimi dersine ilişkin tutum ölçeği, interneti kullanmaya yönelik tutum ölçeği ve web destekli dersin işlenmesine ilişkin öğrenci görüşlerinden elde edilen veriler oluşturmaktadır.Erkek giysi üretimi ?Başarı Test?leri ve ?Erkek Giysi Üretimi Dersi Tutum Ölçeği? öntest-sontest puanları arasında anlamlı bir farkın olup olmadığını belirlemek amacıyla tek faktör üzerinde tekrarlanmış ölçümler için İki Faktörlü Varyans Analizi (ANOVA), ?Ürün Başarı? puanlarında İlişkisiz Örneklemler için T-testi ve ?İnterneti Kullanmaya Yönelik Tutum Ölçeği?nde İlişkili Örneklemler için T-testi kullanılmıştır. Araştırmada anlamlılık düzeyi .05 olarak kabul edilmiştir. Öğrencilere yazdırılan kompozisyon sonucunda elde edilen veriler içerikleri analiz edilerek değerlendirilmiştir.Araştırma sonucunda;1- Grup ortalama puanları dikkate alındığında; web destekli eğitimin yapıldığı grupta genel bilgiler ve erkek pantolonu ünitesi bilgi testi puan ortalaması hem deney öncesinde hem de deney sonrasında geleneksel yöntem ile ders işleyen gruba göre daha yüksektir.2- Farklı işlem gruplarında olma ile farklı zamanlardaki ölçümü gösteren faktörlerin öğrencilerin erkek gömleği bilgilerine yönelik başarıları üzerindeki ortak etkisinin anlamlı olmadığı görülmüştür.3- Web destekli öğrenmede hem erkek pantolonu hem de erkek gömleği ürününün puanları anlamlı bir farklılık göstermektedir.4- Deney grubunun internet kullanımına yönelik tutum ölçeği öntest-sontest puanları arasındaki fark anlamlı bulunmamıştır.5- Öğrencilerin Erkek Giysi Üretimi Dersine ilişkin tutum puanları öğrenme yöntemine göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir.6- Nitel araştırma sonucuna göre öğrenciler bu öğretimde; işlemleri istedikleri kadar tekrar edebilme imkanının olmasının, her aşamanın ince ayrıntısına kadar verilmesinin, video görüntülerinin olmasının olumlu yönü olduğunu; internet ağının kopması ve internete girmenin maddi açıdan problem yaratmasının ise olumsuz yönü olduğunu belirtmişlerdir.Araştırmada ortaya çıkan bulgulara dayalı olarak; web destekli öğretim yönteminin diğer üretim derslerinde de gerçekleştirilmesi, ayrıca üretim derslerinin uzaktan eğitim ile verilmesine ilişkin öneriler sunulmuştur.
Hazır giyim sektöründe üretim kalitesini arttırmaya yönelik işlem bilgi kartı geliştirme model önerisi (kadın pantolonu örneği)
Hazır Giyim Sektöründe bir ürünün tasarlandığı özelliklere, kalite kriterlerine, moda-marka stratejilerine uygun bir şekilde üretilebilmesi ve üretim sürecinde doğru ve çabuk iletişim sağlanması için, giysi özelliklerinin, ölçülerinin, detaylarının, çeşitli sembollerle ve çizim teknikleriyle tanımlanmasının önemli olduğu düşünülmektedir.Hazır giyim işletmelerince teknik çizimin geometrik prensiplerini bilmek, iyi bir kalıp çıkartmak, prova yapmak ve giysinin dikim emirlerini hazırlamak için gerekli görülmektedir. Giysinin hatasız ve kısa zamanda üretilebilmesi için kullanılan teknik çizimler; giysinin üç boyutlu hale getirilebilmesi için, iki boyutlu bir geometrik şekil hesaplama ve uygulama sürecidir.Teknik çizim prensiplerini bilmek ve uygulama becerisine sahip olmak, teknik çizim araç-gereçlerini tanımak ve kullanabilmek tasarım sürecinin ve üretim sürecinin optimal düzeyde işleyişini kolaylaştırmada önemlidir.Hazır giyim işletmelerinde; ürün kalitesi ve verimliliği arttırmak için çalışma talimatlarının, teknik çizim esaslarına göre hazırlanması ve işlemlerin, yazılı ve resimli tanımlar kullanılarak detaylandırılması için öneri geliştirmek araştırmanın temel amaçlarından birisidir. Araştırma sonuçları doğrultusunda, hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren işletmelere bazı öneriler sunulmuştur ayrıca örnek bir ürün (Kadın pantolonu) için ulaşılan bulgular doğrultusunda uygulama önerisi geliştirilmiştir.Bu araştırmada, hazır giyim sektöründe üretim yapan hazır giyim işletmelerinin işlem bilgi kartlarını kullanma durumları, üretim bilgilerini çalışanlara hangi yöntemlerle ilettikleri, kullandıkları yöntemlerde yaşadıkları sorunlar, işlem bilgi kartlarını en çok kullandıkları bölümler, kartların hazırlandığı bölümler, kullanmayan işletmelerin kullanmama sebepleri belirlenmeye çalışılmıştır.Araştırmanın evrenini; Türkiye Odalar ve Borsalar birliğine kayıtlı, İstanbul'da üretim yapan 2401 ve Ankara'da üretim yapan 108 tekstil, dokumadan mamül hazır giyim işletmesi oluşturmaktadır.Araştırmanın örneklemini; araştırmaya katılmayı ve anketleri cevaplamayı kabul eden, her iki şehirden rasgele seçilen, İstanbul il sınırları içinde üretim yapan 69, Ankara il sınırları içinde üretim yapan 41 hazır giyim işletmesi olmak üzere toplam 110 işletme oluşturmaktadır.Araştırmanın kapsamına bağlı olarak öncelikle teknik çizimin kuramsal ve teorik temelleri araştırılmıştır. Ayrıca hazır giyim sektöründe işlem tanımları ve üretim sürecinin teknik çizimle tanımlanmasının önemi, hazır giyim sektöründe üretimin önemi, üretim-verimlilik ve üretim-kalite ilişkisi kavramları araştırılmıştır.Araştırma süreci; bilgi işlem kartlarının, hazır giyim sektöründe bazı işletmelerde kullanıldığını bazı işletmelerde ise kullanılmadığını göstermiştir. Buna bağlı olarak anketler kullanan ve kullanmayan hazır giyim işletmeleri için ayrı ayrı düzenlenmiş, konu ile ilgili yaşanan problemler ve işletme içi kullanılan iletişim araçları ve bu araçlarla üretimde yaşadıkları sorunlar belirlenmeye çalışılmıştır. İmalat sanayi inin çeşitli alanların da kullanılan ve üretimde her bir operasyonu tanımlamaya yönelik hazırlanan işlem bilgi kartlarının hazır giyim işletmelerinde kullanılmama nedenleri belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca araştırmaya katılan ve teknik doküman kullanan, belgelerin verilmesini kabul eden işletmelerden gerekli belgeler toplanmıştır.Araştırmaya katılmayı kabul eden işletmeler kapsamında belirlenen örneklem grubundan toplanan veriler doğrultusunda ulaşılan bulgular değerlendirilerek, hazır giyim işletmelerinin işlem bilgi kartlarını kullanma durumları, üretim bilgilerini çalışanlara hangi yöntemlerle ilettikleri, kullandıkları yöntemlerde yaşadıkları sorunlar, işlem bilgi kartlarını en çok kullandıkları bölümler, kartların hazırlandığı bölümler, kullanmayan işletmelerin kullanmama sebepleri, ayrıca işletmelerin kullandıkları dokümanlar incelenerek yoğun olarak kullandıkları bilgiler gerekli istatistiksel analizler yapılarak ilgili tablolara dökülmüştür.Bu araştırma sonuçları doğrultusunda, hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren işletmelere bazı öneriler sunulmuştur ayrıca örnek bir ürün için ulaşılan bulgular doğrultusunda uygulama önerisi geliştirilmiştir.
Beyin felçli (SP) çocuklarin giyinme becerilerinde giysiden kaynaklanan problemlerin belirlenmesi ve örnek bir uygulama
İnsan için tasarlanan ürünler arasında, yaşamsal ve çevresel bir gereksinim olangiysiler, bireylerin kişilik özelliklerini, duygularını ve yaşam tarzlarını yansıtmanınyanında yaşam kalitelerini de etkileyen önemli faktörlerden biridir. Fiziksel engellibireylerin günlük yaşam aktiviteleri ve toplumla kaynaşmaları söz konusuolduğunda, giysi faktörünün önemi daha da artmaktadır. Fiziksel engelli bireyleringiysilerinin, standart giysilerden farklı olarak konfor ve tasarımın kombinasyonundanoluşan artı bir değer taşıması, fonksiyonelliğin yanında vücut kusurlarını da bellietmemesi gerekmektedir.Özür gruplarına göre farklılık gösteren fiziksel yetersizlik düzeyleri, bireylerinyaşamlarında önemli yer tutan giyinme ihtiyaçlarını karşılayamamalarına,başkalarına bağımlı hale gelmelerine neden olmaktadır. Bu kişiler için, kişiselihtiyaçlarına yardımcı olan, kişisel memnuniyetlerini en yüksek düzeyde tatmineden, göze çarpmayan özellikler ve değişiklikler ilave edilmiş giysiler tasarlanarak,bağımsızlık düzeylerinin artırılması gerekmektedir.Bu araştırmada, beyin felçli (Serebral Palsi) çocukların giyinme becerilerindegiysilerden kaynaklanan problemleri tespit ederek, bağımsızlık düzeyleriniyükseltecek fonksiyonel giysi formlarının oluşturulması amaçlanmıştır. Bu amaçdoğrultusunda SP'li çocukların giyinme becerilerindeki hareket kısıtlılıklarıbelirlenmiş, giyinmede güçlük çekilen giysi bölümleri saptanmış, anne veeğitimcilerin çocukların giysi gereksinimleri ve giysi formları ile ilgili görüşleridikkate alınarak fonksiyonel giysi formları oluşturulmaya çalışılmıştır.Araştırmanın birinci bölümünde; problemin tanımı, önemi, amacı vearaştırılmaya değer bulunmasının nedenleri, SP'li çocuklar, aileleri ve hazır giyimsektörü açısından ele alınarak açıklanmıştır. İkinci bölümde, konuyla ilgili kavramsalçerçeve belirlenerek teorik açıklamalar yapılmış, araştırma niteliğindeki ilgiliçalışmalar genel hatları ile açıklanmıştırÜçüncü bölümde; araştırmanın materyal ve yöntemi, veri toplama tekniği veverilerin analizi ile ilgili bilgiler sunulmuştur.Araştırmanın dördüncü bölümü, ön test ve son test çalışmalarından oluşmaktadır.Ön test kapsamında, SP'li çocukların giyinme becerilerindeki hareket kısıtlılıklarıbelirlenerek, giyinmede güçlük çekilen giysi bölümleri saptanmıştır. Anneler veeğitimcilerin SP'li çocukların giyinme problemleri ve giysi gereksinimleri ile ilgiligörüşlerinin alındığı anket sonuçları ve kişisel görüşmeler değerlendirilmiş, tümveriler istatistik analizleri yapılarak, tablolar halinde sunulmuş ve ulaşılan sonuçlartartışılmıştır. Ön test sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda, SP'li çocuklarıngiyinme becerilerinde bağımsızlık düzeylerini artırmak amacıyla fonksiyonel vesembolik değerlere sahip giysi formları oluşturulmuştur.Son testte, oluşturulan giysi tasarımları SP'li çocuklara giydirilerek giyinmebecerilerinde beceri basamaklarını yapabilme düzeyleri gözlenmiştir. Ön test ve sontest sonucu elde edilen bulgular arasında istatistiksel ilişki aranarak, tasarlananfonksiyonel giysilerin, SP'li çocukların giyinme becerilerini yapabilme düzeylerineetkisi belirlenmeye çalışılmıştır.Sonuç bölümünde; araştırma sonuçları doğrultusunda, fiziksel yetersizliğe sahipkişilerin giysilerinin taşıması gereken fonksiyonel ve sembolik değerler belirtilerek,kullanıcılar, eğitim kurumları ve hazır giyim sektörü açısından öneriler getirilmiştir.
Makyöz-makyör olarak çalışanların mesleki yeterliklerinin belirlenmesi
Günümüzde sosyal, ekonomik, kültürel, siyasal ve teknolojik alanlardaki gelişim ve değişmeleri birbirinden ayrı düşünmek ve algılamak oldukça zordur. Belirli bir sektörel alandaki gelişmeler, kendi dışındaki alanları da etkilemektedir. Bireylerin ve toplumsal yapının gelişmesi eğitsel, bilimsel ve teknolojik sistemler ile sağlanmaktadır. Günümüzde sektörel alanların gerektirdiği iş bölümü ve uzmanlaşma mesleki yeterlikleri ön plana çıkarmaktadır. Sektörün ihtiyaç duyduğu işgücünün yetiştirilmesinde ana kaynak olarak kabul edilen mesleki eğitimde kalite ve standardizasyon mesleki yeterliklere sahip yüksek performanslı işgücüyle sağlanabilir. Mesleki Eğitimin en temel öğesi durumunda bulunan öğrencilere; eğitim süreçleri sonunda kazandırılan mesleki yeterliklerin en iyi şekilde belirlenmesi gereklidir. Mesleki eğitimin verimliliği öğrencilere kazandırılan, bilişsel, devinişsel ve duyuşsal alanlara ilişkin mesleki yeterliklerin en üst düzeyde olmasına bağlıdır. Bu araştırmada DACUM yöntemi ile kozmetik sektöründe makyöz-makyör olarak çalışan meslek elemanının mesleki yeterliklerine dayalı modül eğitim programı oluşturulmaya çalışılmıştır. Araştırmanın konu bakımından evrenini, makyaj alanını oluşturan; a. Güzelleştirici-Düzeltici Makyaj ? Temel Makyaj ? Objektif makyaj ? Kamuflaj Makyaj ii b. Özel Amaçlı Makyaj ? Plastik Makyaj ? Karakter Makyaj ? Özel Efekt Makyajı c. Kalıcı Makyaj oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise; ?Güzelleştirici-Düzeltici Makyaj? oluşturmaktadır. Araştırma Kasım 2005 tarihinde Prof. Dr. Semiha Aydın'ın yönlendirmiş olduğu, alanında uzman on beş kişiden oluşan DACUM grubu tarafından; mesleki yeterlikler ve yeterliklerle ilgili diğer unsurları ortaya konulmuştur. Araştırma bulguları aşağıda özetlenmiştir: 1- Kozmetik sektöründe makyöz-makyör olarak çalışan meslek elemanının sahip olması gereken ?Mesleki Becerilere? ilişkin; 12 ana yeterliliğe ait 35 alt yeterlikten oluşan ?Yeterlik Tablosu? DACUM grubu tarafından oluşturulmuştur. 2- Kozmetik sektöründü Makyöz-Makyör olarak çalışan meslek elemanının sahip olması gereken ?Mesleki Bilgilere? ilişkin; 13 ana konu başlığı DACUM grubu tarafından belirlenerek listelenmiştir. 3- Kozmetik sektöründe Makyöz-Makyör olarak çalışan meslek elemanının kullanması gereken ?Araç-Gereç ve Ekipmanlara? ilişkin; 50 adet araç-gereç ve ekipman DACUM grubu tarafından belirlenerek listelenmiştir. 4- Kozmetik sektöründe makyöz-makyör olarak çalışan meslek elemanının sahip olması gereken ?Tutum ve İş Alışkanlıklarına? ilişkin; 16 adet, tutum ve iş alışkanlığı DACUM grubu tarafından belirlenerek listelenmiştir. 5- Kozmetik sektöründe makyöz-makyör olarak çalışan meslek elemanının ?Geleceğe Yönelik Eğilimlerine? ilişkin; 5 ana konu DACUM grubu tarafından belirlenerek listelenmiştir. Yapılan araştırma sonucunda elde edilen mesleki yeterlikler doğrultusunda Güzelleştirici-Düzeltici makyaj uygulayan meslek elemanının Modül Eğitim Programı oluşturulmuştur.
Hazır giyim sektöründe marka oluşturma aşamasında eğitimin rolü
Hazır giyim, kisinin provalı giyimde olan model seçimi, kumas rengi, kumas miktarı, nerde, kaça ve kime diktirilecegi gibi problemleri ortadan kaldırarak, bunlarla ilgilenirken kaybedilen zamanı minimuma indiren, görüp begenme, deneme, giyme kolaylıgını ve zevkini veren seri sekilde üretim yapan bir sektördür. Kaliteli üretimin ön planda tutuldugu hazır giyim sektöründe, üretilen ürünlerin, firmaların kendi markaları ile iç ve dıs pazara sunumu, firmanın gelecegi ve Türkiye'nin tekstil sektöründe adını duyurması anlamında büyük bir önem tasımaktadır. Bu sekilde isletme Türkiye'de ve yurtdısında fason üretimden kurtulup kendi markası ile pazarda önemli kar payına sahip olabilecektir. Markalasma süresinin kısa olması ve saglam bir marka ile piyasada yer almada egitim esastır. Markalasma konusuna hâkim egitimli personel ihtiyacının öneminin kavranması ve ihtiyacın karsılanması ile markalanın tanınırlıgı kısa sürede artacaktır. Egitim eksikligi giderilmedigi takdirde firmalarda gereksiz zaman ve para kaybı olacaktır. Bu arastırma, hazır giyim sektöründe marka olusum sürecinde alınmıs olan egitimlerin firmaların markalasmaları üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla hazırlanmıstır. Arastırmanın evrenini, stanbul, Ankara ve zmir illerinde faaliyet gösteren, kendi markası ile iç ve dıs pazara üretim yapan hazır giyim isletmeleri olusturmaktadır. Arastırmanın örneklemini bu isletmeler arasından seçilen 30 isletmede markalasmadan sorumlu kisiler olusturmaktadır. sletmelerde gerekli verilerin toplanması amacı ile iki bölümden olusan anket formu gelistirilmistir. Verilerin analizi bilgisayar ortamında SPSS (Statistical Package For Social Science) paket programı ile yapılmıstır. Toplanan veriler, frekans yüzdeleri hesaplanarak tablolar biçiminde sunulmus ve bulgular yorumlanmıstır. Arastırmada elde edilen bulgulara ve yorumlara göre; sletmelerin büyük bir bölümünün yirmi yıldan uzun bir süredir kendi markalarını kullandıkları, isletmelerin az bir kısmının ise bes yıldır kendi marklarını kullandıkları görülmüstür. sletmelerin büyük bir bölümü bir markayı kullanmayı tercih ederken iki veya üç marka kullanmayı tercih edenlerin oranının örnekleme giren isletmelerin yarısını olusturdugu tespit edilmistir. Arastırmaya katılan isletmelerde markalasmada sorumlu personelin yarıdan fazlasının lisans düzeyinde az bir kısmının da lisansüstü ve lise düzeyinde egitime sahip oldukları ve yine yarısından çogunun isletme mezunu oldugu görülmüstür. sletmelerin büyük bölümünün marka yerini ve degerini koruyabilmek için sık sık reklam verme, ürün çesidini genisletme, magaza sayısını arttırma yolunu seçtikleri ve defile ile tanıtım faaliyetlerinde bulunmadıkları saptanmıstır. Örnekleme giren isletmelerde markalasmadan sorumlu personele göre markalasma süreci asamalarının su sekilde sıralandıgı sonucuna ulasılmıstır. 1.Hedef Kitle Seçimi 2.Özgün Tasarımlar Olusturma 3. Marka Kimliginin Olusturulması 4.Kalite Standartlarında Üretim 5. Marka Adını Belirleme 6. Marka majının Belirlenmesi iii Bu sonuçlara göre su öneriler getirilmistir; isletmelerde markalasmadan sorumlu personelin zaman kaybedilmeden yetistirilmesine yönelik çalısmalara baslanmalıdır. Egitim faaliyetlerinde istenilen sonuçlara ulasmak için, markalasma konusunda iyi egitim almıs uzman kisilerden, konu hakkında gerekli yeterlige sahip egitim programları tercih edilmelidir.
Kız meslek liselerinde toplam kalite yönetiminin öğretime uygulanabilirliğine ve mevcut durumdaki uygulamalarına yönelik hazır giyim öğretmenlerinin görüşleri
Bu araştırmada, toplam kalite yönetimi yaklaşımının kız meslek liselerinde uygulanabilirliğine ve mevcut durumdaki uygulamalarına ilişkin, bu kurumlarda görev yapan hazır giyim öğretmenlerinin görüşlerini almak ve elde edilen sonuçlar yönünde öneriler getirmek amaçlanmıştır. Araştırma beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde problem durumuna, ilgili araştırmalara, araştırmanın amacına ve önemine, sayıltılara, sınırlılıklara, terimlerin tanımlarına yer verilmiştir. İkinci bölümde toplam kalite yönetimi ve toplam kalite yönetiminin eğitime uygulanması ile ilgili kaynakların taranmasından elde edilen kavramsal çerçeve yer almaktadır.Üçüncü bölümde araştırmanın yöntemi, evren ve örneklem, veri toplama aracının geliştirilmesi ve verilerin istatistiksel analizi anlatılmıştır. Dördüncü bölümde, araştırmada ele alınan ana problem ve alt problemlerin çözümü için hazırlanan anketlerden toplanan verilerin istatistiksel analizi sonucunda elde edilen bulgular ve bunların yorumları yer almaktadır.Beşinci bölümde de sonuç ve önerilere yer verilmiştir. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Toplam Kalite Yönetimi'nin öğretime uygulanabilirliği konusunda hazır giyim öğretmenlerinin konuya verdikleri önem ve uygulamalarına yönelik görüşlerinin belirlenmesinde araştırmacı tarafından geliştirilen ve 42 sorudan oluşan bir anket kullanılmıştır. Ankara ili merkez ilçelerdeki kız meslek liselerinde görev yapan 147 giyim öğretmeninden toplam 122 öğretmen anketleri cevaplamıştır. Araştırmada verilerin istatistiksel analizinde yüzde, aritmetik ortalama, t testi ve varyans analizi kullanılmıştır. Farklılıkların anlamlılığının sınanmasında anlamlılık düzeyi p=< .05 olarak kabul edilmiştir. Araştırmanın sonucunda Toplam Kalite Yönetimi'nin öğretime uygulanabilirliği konusunda hazır giyim öğretmenlerinin konuya verdikleri önem ile uygulamaları arasında anlamlı bir fark olduğu ortaya çıkmıştır. Bu fark, öğretmenlerin konuya verdikleri önemi uygulamalarına her zaman yansıtmadıklarını göstermektedir. Ayrıca hazır giyim öğretmenlerinin konuya verdikleri öneme yönelik görüşler arasında kıdem grupları açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır. Ancak uygulamalarına yönelik görüşler arasında kıdem grupları açısından anlamlı bir fark ortaya çıkmıştır. Aritmetik ortalamalarda ise çok az farklılıklar olsa da anlamlı bir fark bulunmamıştır.
Ordu ili mesleki eğitim merkezindeki kuaförlük bölümü öğrencilerinin temel nitelikleri ve işyerinde karşılaştıkları sorunlar
Bu arastırmada, Ordu li Mesleki Egitim Merkezindeki Kuaförlük Bölümü Ögrencilerinin Temel Nitelikleri ve syerinde Karsılastıkları Sorunlara iliskin görüslerinin saptanması amaçlanmıstır. Çalısma, tarama modeline dayalı, betimsel arastırma yöntemi ile yapılmıstır. Arastırmada kullanılan anket, Ordu ili mesleki egitim merkezindeki kuaförlük bölümü ögrencilerinin temel nitelikleri ve isyerinde karsılastıkları sorunları belirlemek üzere arastırmacı tarafından hazırlanmıstır. Bu arastırmanın çalısma evrenini Ordu ili mesleki egitim merkezinde 2006- 2007 egitim ögretim ikinci yarıyılında egitim görmekte olan kuaförlük bölümü ögrencileri olusturmustur. Örneklem ise belirlenen evrene giren 151 ögrenci grubundan olusturulmustur. Arastırmada kullanılan veriler, arastırmacı tarafından gelistirilen anket formu aracılıgıyla toplanmıstır. Anket formu kisisel bilgiler, isyeri ortamı ve çalısma sartları, isyeri çalısanları, koordinatör ögretmen ve müsteri iliskileri, isverenin görev ve sorumlulukları, saglık sorunları baslıkları altında düzenlenen 58 sorudan olusmustur. ii Verilerin istatistiksel çözümlemeleri SPSS Windows paket programı kullanılarak yapılmıstır. Verilerin çözümlenmesinde frekans, yüzde teknikleri, kikare testi uygulanmıstır. Arastırmada ögrencilerin demografik özellikleri ve temel nitelikleri arastırmaya ısık tutması açısından ayrı bir bölüm halinde incelenmistir. Ögrencilerin incelenen baslıklar altında isyeri ortamı ve çalısma sartları, isyeri çalısanları, koordinatör ögretmen ve müsteri iliskileri, isverenin görev ve sorumlulukları, saglık sorunlarına iliskin olarak minimum % 10 ve maksimum % 80 arasında sorunları oldugu tespit edilmistir. Sorunların her biri tek tek incelenerek önerilerde bulunulmustur. Tüm bu sonuçlar dogrultusunda Mesleki Egitim Merkezi ögretmenleri, isverenler, belediyeler, l Mesleki Egitim Kuruluna, Esnaf ve Sanatkar Odalarına, Çalısma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıgına, Yesilay Kurumuna, Çıraklık ve Yaygın Egitim Genel Müdürlügü'ne önerilerde bulunulmustur. Ayrıca ülkemizde Mesleki Egitim Merkezlerinde bulunan çırakların daha mükemmel egitim ve ögretim almaları ve daha iyi sartlarda çalısabilmeleri için önerilerde bulunulmustur.
Büyük beden kadınlar için hazır giyim üretiminde kullanılacak beden ölçüleri standardizasyonunun oluşturulması
Mesleki Eğitim Fakültesi giyim endüstrisi ve moda tasarımı eğitimi bölümü moda tarihi dersi için örnek bir model önerisi ve internet ortamına aktarılması
Araştırmada, iletişim ve bilgisayar teknolojilerinden her alanda olduğu gibi eğitim alanında da yararlanarak, Moda Tarihi dersi ünitelerinden ?1940?1950 Y?llar? Aras?nda Moda Ak?mlar?? konusu internet ortamında ve geleneksel öğretim ortamında hazırlanıp, geleneksel öğretim uygulamas?na göre daha verimli ve etkili bir öğrenme sağlayıp sağlamadığı belirlenmeye; öğrenmeye katkı sağlayıp, kal?c? kaynak oluşturulmaya çalışılmıştır. Araştırmanın evrenini, Türkiye'deki üniversitelerde Moda Tarihi dersi alan öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini, Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Giyim Endüstrisi ve Moda Tasarımı Eğitimi Bölümü 2006 ? 2007 Öğretim Bahar Yarıyılı Moda Tarihi (MOT 210P) dersi alan üçüncü s?n?f öğrencileri oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında, öğrencilere geleneksel öğretim ve web tabanlı öğretim uygulamaları ile ders anlatılmış, ders sonunda düzey belirleme testi ve anket uygulanmıştır. Geleneksel öğretim ve web tabanlı öğretim uygulamaları arasındaki fark?n tespit edilebilmesi için t-testi uygulanmıştır. Ankette öğrencilere, web sitesiyle ilgili düşüncelerine ait 20 soru yöneltilmiştir ve beş seçenekli likert tipi ölçek kullanılmıştır. Anket sorularına verilen cevaplar tablolara aktarılmış ve aritmetik ortalamaları alınmıştır. Araştırma sonucunda, geleneksel öğretimin başarı ortalaması ile web tabanlı öğretimin başarı ortalaması arasındaki fark oldukça anlamlıdır. Anket sonuçlar?na bakıldığında, web tabanlı öğretimin öğrencilerin dikkatini çektiği ve beğenilerini topladığı sonucuna varılmıştır. Araştırma sonunda, ortaya çıkan sonuçlara dayalı olarak önerilere yer verilmektedir.
Hazır giyim işletmelerinin kriz dönemlerinde uyguladıkları pazarlama stratejileri
Günümüz dünyasında hızlı iletişim, hızla oluşan pazarlar ve piyasalarda yaşanan hızlı dönüşümler, işletmelerin yoğun bir rekabet ortamına girmesine ve krizlerle karşı karşıya kalmasına yol açmaktadır. Bu çalışmada, işletmelerin bu gibi kriz ve rekabet ortamlarından en az zararla çıkabilmesi ve hatta bu durumları fırsat haline dönüştürebilmesi için uyguladıkları pazarlama stratejileri incelenmiştir. Bu araştırma, İstanbul il sınırları içinde faaliyet gösteren hazır giyim işletmelerinde yapılmıştır. Araştırmanın evrenini İstanbul Sanayi Odası'na kayıtlı 2360 hazır giyim işletmesi; araştırmanın örneklemini ise, bu işletmeler arasından rasgele seçilmiş farklı ölçeklerdeki 369 hazır giyim işletmesi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama yöntemi olarak survey yöntemi, veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Anketlerden elde edilen verilerin analizi SPSS 13.00 for Windows programıyla yapılmış olup, tüm analizler amacına uygun olarak yorumlanmıştır. Çalışmanın teori bölümünde kriz, kriz yönetimi ve pazarlama kavramları ile hazır giyim konuları ayrıntılı olarak incelenmiştir. Bulgular bölümünde ise İstanbul'daki büyük, küçük ve orta ölçekli hazır giyim işletmelerinde anket yardımı ile elde edilen verilere yer verilmiştir. Araştırma sonucunda, İstanbul'da faaliyet gösteren hazır giyim işletmelerinin, uzun faaliyet sürelerine dayanan tecrübelerine rağmen çeşitli boyutlarda kriz yaşadıkları tespit edilmiştir. Yaşanan bu krizlerin en az zararla atlatılabilmesi için işletme yöneticilerinin değişen tüm çevre faktörlerini göz önünde bulundurarak, uygun pazarlama stratejilerini de kullanmalarına bağlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Meslek yüksek okulları bünyesindeki kuaförlük, cilt bakımı ve güzellik öğretim programlarında beslenme dersinin gerekliliğine ilişkin eğitimci,öğrenci ve sektör çalışanlarının görüşleri
Saç ve Güzellik Hizmetleri alan?n?n yetiflmifl nitelikli ara eleman ihtiyac?n? karfl?lamak amac?yla ülkemiz genelinde çeflitli üniversitelere ba¤l? Meslek Yüksek Okullar? bünyesinde Kuaförlük, Cilt Bak?m? ve Güzellik Ö¤retim Programlar? aç?lmaya bafllam?flt?r. Alan?n ihtiyaç duydu¤u nitelikli ara elemanlar? yetifltirmek amac?yla aç?lm?fl bulunan Meslek Yüksek Okulu Kuaförlük, Cilt Bak?m? ve Güzellik Ö¤retim Programlar?ndan mezun olan ö¤renciler, sektörde "Usta" niteli¤i ile çal?flmaktad?rlar. Araflt?rman?n amac?; bu ö¤retim programlar?n?n içerisinde Beslenme dersinin gereklili¤ine iliflkin e¤itimci, ö¤renci ve sektör çal?flanlar?n?n görüfllerini belirlemektir. Türkiye'deki Meslek Yüksek Okullar? Kuaförlük, Cilt Bak?m? ve Güzellik E¤itim programlar?nda beslenme dersi yer almamaktad?r. Bu nedenle meslekî e¤itimin yenilikleri takip etmesi ve buna uygun olarak programlar?n gelifltirilmesi önemlidir. Bu araflt?rma Meslek Yüksek Okullar? Bünyesindeki Kuaförlük, Cilt Bak?m? ve Güzellik Ö¤retim Programlar?nda Beslenme Dersinin Gereklili¤ine ?liflkin ii Görüflleri belirlemek amac?yla; (1) Gazi Üniversitesi Ankara MYO Kuaförlük, Cilt Bak?m? ve Güzellik Programlar? son s?n?f ö¤rencileri; (2) Ankara ?l Merkezinde yer alan Meslek Liseleri, Anadolu Meslek Liseleri, K?z Meslek Liseleri, Anadolu Teknik Liseleri, Anadolu K?z Meslek Liseleri ve Mesleki E¤itim Merkezleri ile üniversitelerde kadrolu görevli Alan Dersi E¤itimcileri ve (3) Beslenme Dersi E¤itimcileri ile (4) Alanda Profesyonel Çal?flanlar?n oluflturdu¤u 262 kifli üzerinde tarama modeline dayal? betimsel araflt?rma yöntemi kullan?larak yap?lm?flt?r. Alan dersi e¤itimcileri, beslenme dersi e¤itimcileri, alanda profesyonel çal?flanlar ve alan ö¤rencilerine uygulanan 2 ayr? soru formunun verileri, gerekli kodlamalar yap?larak bilgisayar ortam?na aktar?lm?flt?r. SPSS 9.0 program? ile s?kl?k, yüzde, ortalama tablolar? ve çapraz tablolar oluflturulmufltur. T testi uygulanarak farkl?l?klar incelenmifltir. Yorumlar yap?larak çal?flmaya eklenmifltir.. Araflt?rma sonucunda; Yüksek ö¤renimleri s?ras?nda ADE (%52.90), APÇ (%8.3) ALÖ (%100)'nün beslenme ile ilgili bir ders e¤itimi almad?klar?; Orta ö¤renimleri s?ras?nda ADE (%58.83), BDE (76.19)'nin beslenme ile ilgi bir ders e¤itimi ald?klar?; APÇ (46.43), ALÖ(%60.90) ise beslenme ile ilgili bir ders e¤itimi almad?klar?;Mesleklerini uygularken; ADE (%98.05), BDE (%100), APÇ (%82.14), ALÖ (%83.79)'nin beslenme ile ilgili bir ders e¤itimi alm?fl olmaya ihtiyaç duyduklar?; Meslek Yüksek Okullar? Kuaförlük, Cilt Bak?m? ve Güzellik ö¤retim programlar? nda bu alan ö¤rencilerine beslenme ile ilgili bir ders e¤itimi verilmesinin ADE (%97.05), BDE (%97.61) APÇ (%82.14) ALÖ (%89.18) taraf?ndan gerekli görüldü¤ü; Alanda Profesyonel çal?flan kuaför, cilt bak?m? ve güzellik ustas?n?n beslenme dersi alm?fl olmas? gerekti¤i ADE (%97.05), BDE (%97.61), APÇ (%82.14), ALÖ (%79.02) taraf?ndan düflünüldü¤ü; Saç ve cilt sa¤l?¤?n?n beslenme ile ilgisi oldu¤unun ADE (%100), BDE(%97.61) APÇ (%90.50) ALÖ (%94.59) taraf?ndan bilindi¤i; Erken yafllanma ve beslenmenin ilgili oldu¤unun ADE (%100), iii BDE (% 95.22)APÇ (%86.60) ALÖ (%87.83) taraf?ndan bilindi¤i; Selülit ve beslenmenin birbiri ile ilgili oldu¤unun ADE(%100), BDE (%83.34), APÇ(%80.35), ALÖ (%93.24) taraf?ndan bilindi¤i; Beslenme al?flkanl?klar?n?n ifl verimi üzerinde etkili oldu¤unun ADE (%100), BDE(%100) APÇ (%86.60) ALÖ (%93.24) taraf?ndan bilindi¤i; Beslenme bilgisine sahip olman?n mesleki baflar?lar?n? art?raca¤? düflüncesine ADE (%97.05), BDE (%100), APÇ(%75) ALÖ (%83.79) sahip olduklar?; Alan Dersi E¤itimcileri ve Beslenme Dersi E¤itimcileri gruplar?n?n ve uzmanlar?n görüflleri do¤rultusunda haz?rlanan "Beslenme Dersi ?çerik Tasla¤?n?n" ADE (%86.11) ve BDE (%80.5) taraf?ndan uygun görüldü¤ü saptanm?flt?r. Araflt?rma sonuçlar?n?n ?fl?¤?nda; yüksek ö¤retim düzeyinde verilen Kuaförlük, Cilt Bak?m? ve Güzellik Alan e¤itimi içerisinde Beslenme derslerinin yer almas? yönünde ve var olan orta ö¤retim düzeyi e¤itim programlar?nda de¤ifltirme ve gelifltirme çal?flmalar?n?n yap?lmas? yönünde önerilerde bulunulmufltur
Saça renk verme teknikleri ve uygulamaları I ve saça renk verme teknikleri ve uygulamaları II derslerinin içeriğine ilişkin görüşler
Bu arastırmada belirlenen hedef grupların Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Ögretmenlik Programında yer alan ?Saça Renk Verme Teknikleri ve Uygulamaları I ve Saça Renk Verme Teknikleri ve Uygulamaları II? derslerinin içeriginde yer alması gereken konulara iliskin görüsleri saptamaya çalısılmıstır. Arastırma Ankara ili, Çankaya ve Yenimahalle ilçelerinde bulunan 1. sınıf kuaför salonunda çalısan ustaların, Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Ögretmenlik Programından mezun olmus Ankara, 0stanbul, 0zmir, Adana, Eskisehir, Antalya'da görev yapan Kuaförlük ve Cilt Bakımı Ögretmenlerinin ve Üniversitelerde Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Egitiminde görevli akademisyenlerin olmak üzere toplam 157 kisinin görüsü alınarak gerçeklestirilmistir. Arastırma, Tarama Modeline dayalı, Betimsel Arastırma Yöntemi ile yapılmıstır. Arastırmada kullanılan anket, Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Ögretmenlik Programında yer alan ?Saça Renk Verme Teknikleri ve Uygulamaları I ve Saça Renk Verme Teknikleri ve Uygulamaları II? derslerinin içeriklerini belirlemek üzere arastırmacı tarafından hazırlanmıstır. Anketin hazırlanabilmesi için ustalar ve ögretmenlerden olusan rastgele belirlenmis 30 kisiyle ön görüsme yapılıp, uzman görüsü alınmıstır. Sonuçta 48 sorudan olusan anket hazırlanarak, ustalar, Ögretmenler ve akademisyenlerden olusan 157 kisiye uygulanmıstır. Ankette yer alan görüslerin frekans, yüzde (Ek 3-6) ve aritmetik ortalamaları (Tablo 6) bulunmustur. Akademisyenlerin sayısının az olması nedeniyle gruplar arasında anlamlı farklılık bulunup bulunmadıgının analizinde; akademisyenler ayrı bir grup olarak degil, ögretmenler grubunun içinde degerlendirilmistir. Anlamlılık tespiti için gruplar arasında Tek Yönlü Varyans Analizi (F Testi) kullanılmıstır. Varyans analizi sonucunda , ustalar ve ögretmen gruplarının görüsleri arasında anlamlı farklılık olup olmadıgının bulunması için t Testi kullanılmıstır. Tek Yönlü Varyans Analizi (F Testi) ve t Testi sonuçlarına göre; ustalar ve ögretmenlerden olusan grupların toplam 48 sorudan; 10'unda görüsleri arasında anlamlı bir farklılıgın oldugu ve 38 soru için gruplar arasında anlamlı bir farklılık olmadıgı görülmüstür. Arastırma sonucunda elde edilen veriler dogrultusunda sorulara verilen cevapların aritmetik ortalamalarının degerleri, tek yönlü varyans analizi (F Testi) ve t Testi sonuçları dikkate alınarak ?Saça Renk Verme Teknikleri ve Uygulamaları I ve Saça Renk Verme Teknikleri ve Uygulamaları II? dersleri için önerilen konular ve konu analizleri belirlenmistir.
Akdeniz bölgesinde yaşayan büyük beden bayan tüketicilerin hazır giyim ürünlerinde karşılaştıkları problemler
Bu çalısma; büyük beden bayan tüketicilerin hazır giyim alıs-verisleri sırasında karsılastıkları sorunları ve büyük beden hazır giyim ürünlerinde bulunmasını istedikleri özellikleri belirlemek amacıyla planlanmıstır. Akdeniz Bölgesi'nin; Adana, Hatay ve Antalya illerinde yasayan, 18-64 yas aralıgında 44 beden ve üzeri, 237 büyük beden bayan tüketici örneklem grubunu olusturmustur. Çalısmada konu ile ilgili arastırmalara baglı olarak; giyimin, hazır giyimin tanımı ve tarihi gelisimi ile ilgili bilgilere yer verilmistir. Daha sonra insan vücut yapısı, sismanlık ve nedenleri hakkında genel bilgiler sunulmustur. Büyük beden bayan tüketicilere birebir uygulanan anket ile tüketicilerin hazır giyim satın alırken karsılastıkları sorunlar ve hazır giyim ürünlerinde bulunmasını istedikleri özellikler tespit edilmistir. Anket sonuçlarına göre belirlenen sorunlar ve beklentiler tek tek ele alınarak bulgular ve yorumlar bölümünde degerlendirilmistir. Arastırmanın sonucundan; büyük beden bayan tüketicilerin hazır giyim ürünlerinde karsılastıkları en önemli sorunlardan birinin bedenlerine ve vücut yapılarına uygun giysi bulamamaları, giysilerde rahatlık kadar sıklık ve kaliteye de önem verdikleri anlasılmaktadır. Giyside aranılan diger bir özellik de ucuzluktur. Arastırmaya katılan büyük beden bayan tüketicilerin genelinin, kendilerine hitap eden magazaları ekonomik açıdan uygun bulmadıgı anlasılmaktadır. Son bölümde, tüm bu sorunlara dayalı olarak arastırmacı tarafından ortaya konulan önerilere yer verilmistir.
Ankara il merkezinde yaşayan,15-60 yaş bayanların deri yüzey yağ ölçümlerinin değerlendirilmesi
KONU : ANKARA İL MERKEZİNDE YAŞAYAN 15-60 YAŞBAYANLARIN DERİ YÜZEY YAĞ ÖLÇÜMLERİNİNDEĞERLENDİRİLMESİYAZAN : Gülsuna ÖZBEKÖZETSon yirmi yıldır, cilt özelliklerinin objektif olarak değerlendirilmesi için birçok yöntem geliştirilmiştir. Öznel, bakarak ve dokunarak yapılan değerlendirmelerinyanı sıra artık sayısal değerlere dökülerek, niceliksel olarak da deri yüzey ölçümleriyapılabilmektedir. Parametrik olmayan değerlendirmelerle karşılaştırıldığında,sayısal değerlerin avantajları herkes tarafından bilinmektedir. Yeni geliştirilencihazlarla, insan duyu organlarının algılaması bile mümkün olmayan cilt özellikleriölçülebilmektedir. Deri özelliklerinin niceliksel, non-invasive ölçüm yöntemlerininbelirlenmesi kozmetik ve farmakolojik araştırmalarda benimsenmiş ve yaygın olarakda kullanılmıştır. Bu metodoloji dışarıdan, cilt içine girmeyen cihazlar ile gönüllüinsan denekleri üzerinde klinik ortamda, deneyler ve rutin çalışmalar yapılmasını dakolaylaştırmıştır. Bu metodoloji, kozmetoloji profosyonellerinin de deri yüzeyindekiyağ, pH, nem ve diğer durumlar hakkında bilgi sahibi olmalarına imkan vermektedir.Deri yüzey yağlanmasının objektif, girişimsel olmayan yöntemlerle nicelikselölçümü kozmetolog, dermatolog ve bilim adamlarına gerek tedavi, gerekse ciltbakımı aşamalarında yönlendirici olmakta, kullanılan ilaç ve kozmetik ürünlerinetkilerini takip etme imkanı vermektedir. Keza bölgesel ve toplumsal normal deriyapı özelliklerini önceden bilmek de önemli bir avantajdır.Bu araştırma Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Kuaförlük veGüzellik Bilgisi Eğitimi Ana Bilim Dalı Saç ve Deri Metroloji Laboratuarında,fotometrik bir cihaz olan Sebumetre sm 815 kullanılarak yapılmıştır. AraştırmadaAnkara ilinde yaşayan 15-60 yaşlarındaki bayanların, alın bölgesi deri yüzey yağölçümleri değerlerinin belirlenerek deri yüzey yağı ile ilgili bilimsel bir veri eldeetmek amaçlanmıştır. 15-60 yaşlarındaki bayanlar üç grup altında toplanmıştır.Gruplandırma yapılırken; ergenlik dönemi, yetişkinlik dönemi, menopoz dönemiesas alınmıştır.Çalışmada deri yağlanmasının bayanların yaşam tarzı, fiziksel özellikleri veçevre koşullarına bağlı olarak gösterdiği farklılıklar da araştırılmıştır.Araştırmaya katılan bayanlar yaş gruplarına ayrılmıştır. Bu gruplandırmayagöre; Ankara il merkezinde yaşayan bayanların 15-25 yaşlarındaki grupta deri yüzeyyağı oranı normal, 26-40 yaş gurubu arasında normal ve yağlı, 41-60 yaş gurubuarasında oldukça değişken yağlanma özellikler göstermekte olduğuna rastlanmıştır.Menopoza girmiş bayanlarda ise deri yüzey yağının yetersiz olduğu tespit edilmiştir.Ayrıca adet döneminin, bayanlarda deri yüzey yağlanmasıyla herhangi bir ilişkisininbulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Giyim, hazır giyim,moda tasarımı öğrencilerinin alanlarındaki teknolojik gelişme ve yenilikleri takip etme ve kullanma düzeylerinin belirlenmesi üzerine bir araştırma
iÖZETBu araştırmanın amacı, Ankara'da bulunan Gazi Üniversitesi Mesleki EğitimFakültesi Hazır Giyim/Moda Tasarımı, İstanbul'da bulunan Marmara ÜniversitesiTeknik Eğitim Fakültesi Hazır Giyim, Konya'da bulunan Selçuk ÜniversitesiMesleki Eğitim Fakültesi Giyim/Hazır Giyim Öğretmenlikleri öğrencilerinin, eğitimsüresi boyunca alanlarıyla ilgili teknolojik gelişme ve yenilikler ile ilgili bilgi vebecerileri ne kadar, hangi yollar ile ve en çok nerde kazandıklarını belirlemektedir.Araştırmaya 449 öğrenci katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarakanket kullanılmıştır. Anket formları hiç, az, orta, çok, oldukça çok şeklinde beşölçekli (likert) ve tamamen katılıyorum, katılıyorum, kısmen katılıyorum,katılmıyorum dört ölçekli (likert) olarak hazırlanmıştır. Verilerin analizi bilgisayarortamında SSPS (Statistical Package For Social Science ) Paket programı ileistatistiksel analizler yapılmıştır.Öğrencilerin alanlarıyla ilgili teknolojik gelişme ve yeniliklere yönelik bilgive becerilerin bir kısmını fakültede kazandıkları sonucu ortaya çıkmıştır. Bununnedeni ise, eğitim veren kurumların bu teknolojik gelişme ve yenilikleri maliyet yüküsebebinden dolayı öğrencilerin kullanımına sunamamasından kaynaklandığıdüşünülmektedir.Öğrencilerin alanlarıyla ilgili teknolojik gelişme ve yenilikleri yeteri kadartakip edemedikleri sonucu ortaya çıkmıştır. Teknolojik gelişme ve yenilikleri takipetmek için en çok tercih edilen kütüphane, internet ve kurum organizasyonlarıdır.Takip edememelerinin en büyük sebeplerin den biri ise, öğrencilerin mali açıdansıkıntı çekmesi ve üniversitelerin yeterince bu konuda organizasyon yapmıyor olmasıolarak belirtilmiştir.Öğrencilerin alanlarıyla ilgili teknolojik gelişme ve yeniliklere karşıyeterlilikleri konusundaki görüşleri ise, eğitim kurumlarının, sınıf ve atölyelerininiiteçhizat ve donanım bakımından yeterli olmadığı, eğitimin teknolojik vegelişmelerden yeteri kadar etkilenmediği sonucu ortaya çıkmıştır.Öğrencilerin, alanlarına yönelik teknolojik gelişme ve yeniliklerle ilgili bilgive becerileri okula oranla staj yaptıkları işyerlerinde daha fazla kazandıkları sonucuortaya çıkmıştır. Okulda bilgi ağırlıklı bir eğitimin verildiği, beceri eğitiminin dahasınırlı kaldığı tespit edilmiştir.Gazi, Selçuk ve Marmara Üniversitesi, Giyim, Hazır Giyim ve ModaTasarımı öğrencilerinin teknolojik gelişme ve yenilikler karşısındaki yeterlilikdurumları karşılaştırıldığında, Gazi Üniversitesinin bilgisayarlı kalıp ve tasarımkonusunda ön plana çıktığı, Marmara Üniversitesinin ise dikiş makineleri konusundaileri olduğu ve Selçuk Üniversitenin de bilgisayarlı kalıp ve tasarım sistemlerindenuzak kaldığı sonucu ortaya çıkmıştır. Selçuk Üniversitenin bu sonucunun sebebi, butür sitemleri okullarında bulundurmamasından kaynaklandığı düşünülmektedir.Araştırmaya katılan 1. ve 4. sınıf öğrencilerinin teknolojik gelişme veyenilikler karşısındaki yeterlilikleri arasında anlamlı bir fark ortaya çıkmış,öğrencilerin 1. sınıftan 4. sınıfa kadar gelişim gösterdiği sonucu ortaya çıkmıştır.Bunun en önemli nedenleri ise kurumların bu yönde yavaşta olsa kendilerinigeliştirdikleri ve öğrencileri 1. sınıftan itibaren sektörde yaptıkları stajlardanetkilendiği düşünülmektedir.
İşletme yöneticilerinin hazır giyim eğitimi veren yüksek öğrenim kurumları ve bu kurumlardan mezun bireyler hakkındaki görüşleri
Araştırma, işletme yöneticilerinin hazır giyim eğitimi veren yüksek öğrenim kurumlarıve bu kurumlardan mezun bireyler hakkındaki görüşlerini belirlemeyi amaçlamıştır.Araştırmanın evrenini, TOBB'a kayıtlı bay, bayan ve çocuk giyimi üreten vebünyesinde hazır giyim eğitimi veren yüksek öğrenim kurumlarından mezun bireyleriçalıştıran işletmeler oluşturmaktadır. Örneklem grubunu ise Türkiye'deki bay, bayan ve çocukgiyimi üreten hazır giyim işletmeleri arasından yapılan ön araştırma ile bünyesinde hazırgiyim eğitimi veren yüksek öğrenim kurumlarından mezun bireyleri çalıştıran 100 işletmeoluşturmaktadır. Bu araştırma kapsamında veri toplama aracı olarak anket formukullanılmıştır. Anket formlarından elde edilen verilerin frekans ve yüzdeleri hesaplanmış,tablolar ve grafikler halinde gösterilmiştir.Araştırma sonucunda,1- Ülkemizde hazır giyim eğitimi veren yüksek öğrenim kurumlarının hazır giyimişletmelerin hedeflerini tam anlamıyla gerçekleştiremedikleri,2- Öğrenci-sanayi-okul kapsamında bir kurumun olmadığı ve bu yüzden eğitimkurumlarıyla işletmeler arasında farklılıklar ortaya çıktığı belirlenmiştir.3- Hazır giyim eğitimi veren yüksek öğrenim kurumlarından mezun bireylerin temelmesleki bilgiye sahip olmaları tercih sebebi olarak gösterilirken; en çok stilistlik vemodelistlik bölümlerinde istihdam edildikleri; bireylerden çalıştıkları işletmelerin kalitesininyükselmesinde ve karşılaşılan problemi kısa sürede ortadan kaldırmasında katkı beklenirken,teoriği pratiğe çevirmede uyumsuzluk yaşadıkları işletme yöneticilerinin görüşleridoğrultusunda belirlenmiştir.4- şletme yöneticileri hazır giyim eğitimi veren yüksek öğrenim kurumlarını birçokkonuda yetersiz bulurken; hazır giyim eğitimi veren yüksek öğrenim kurumlarından iş gücüihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çalışmaları sürekli olarak geliştirmelerini ve sektörle dahayakın ilişkiler içinde olmasını beklemektedir.Araştırmanın sonunda ortaya çıkan sorunlara dayalı olarak önerilere yer verilmiştir.
Hazır giyim sektöründe yönetim bilgi sisteminin kullanım durumuna dayalı yeni yönetim alt bilgi sistemi vekullanıcı eğitim program modeli
HAZIR G Y M SEKTÖRÜNDEYÖNET M B LG S STEM N N KULLANIM DURUMUNA DAYALIYEN YÖNET M ALT B LG S STEM VEKULLANICI EĞ T M PROGRAM MODELBaşak BOĞDAYÜlke ekonomisinde önemli bir yere sahip olan, hazır giyim sektörünün gün geçtikçegeliştirilmesi ve uluslar arası pazarda istikrarlı olarak rekabet edilmesi için bilgi ve teknolojikgelişmelere entegre olmak zorundadır.şletmelerdeki olması muhtemel belirsizliklerin çeşitli riskleri de beraberindegetireceği kaçınılmaz bir durumdur. Bu koşullar altında, rekabet gücünü korumak vegeliştirmek isteyen, işletme yöneticilerinin kullandığı teknolojik yardımcıların önemi çokbüyüktür.Bu araştırmada, işletme bölümlerinin iş süreçlerini yönetmelerini sağlayan, verimliliğiarttıran, sistematik arşivlerinin yapılmasına imkan veren yönetim bilgi sistemleri detaylıolarak tanıtılmış, bu sistemin hazır giyim sektöründe istifade alanları incelenmiştir.Araştırmada, tarama modeline dayalı betimsel araştırma yöntemi kullanılmıştır.Araştırma evreni, Ankara ve Eskişehir illerinde erkek dış giyimi üreten işletmeleroluşturmaktadır. Anketlerle 22 işletmeye ulaşılarak veriler elde edilmiştir.Elde edilen bulgulardan bazılarının özeti aşağıda verilmiştir.1. Türkiye'deki hazır giyim işletmelerinin, bilgi sistemine kullanma durumu henüz gelişmeaşamasındadır.2. şletmeler bilgi teknolojileri hakkında gerekli bilgiye sahip değillerdir. Bu nedenleyönetim bilgi sistemini her bölümde kullanılmaktadır veya kullanılıyorsa etkinkullanıldığı için yeterli verim alınamamaktadır.3. Yönetim bilgi sistemi kullanan ve kullanacak olan işletmeler; yönetim bilgi sistemininfarklı işletim sistemlerinde çalışması ve sistem yazılımının bilgi ihtiyaçları analizinedayandırılması, yönetim bilgi sistemi yazılımında oluşan hataların analiz ve tasarımaşamasında belirlenmesi, yönetim bilgi sistemiyle arşivlemenin yapılması ve sistemdekideğişikliklerin tek elden yapılması , yönetim bilgi sistemine ilgili kişilerin ulaşabilmesi,yönetim bilgi sisteminde form ve rapor geliştirme olanağı bulunması, yönetim bilgisistemini yazılımının esnekliği gibi özellikleri yönetim bilgi sisteminin talep edilenözellikleri olarak belirlemişlerdir.Elde edilen veriler sonucunda hazır giyim işletmelerine, hazırlanan hazır giyimişletmelerinin yönetim bilgi sistemlerinin alt sistemi olan modelhane bilgi sistemi ve sistemineğitim program modeli önerilmektedir.Anahtar kelimeler: Hazır giyim, yönetim, bilgi sistemleri.
Bilgisayarlı sistemlerin denizli konfeksiyon sektöründe kullanıldığı alanlar ve kullanım düzeyinin belirlenmesi üzerine bir araştırma
Bilgisayar dünyasının hızla tüm alanlarda yaygınlasmasıyla birlikte giyim alanında da bilgisayarlar ön plana çıkmıstır. Günümüzde tüm islemleri bilgisayar ortamında gerçeklestirip, çalısmalar en uzak ülkelerde bile aynı anda kullanılabilmektedir. Bilgisayar ortamında bir modeli tasarlandıktan sonra prototip hazırlanıp, hazırlanan prototipi sanal ortamda mankene giydirilerek, tüm hareketleriyle birlikte sunulabilmekte ve ölçüleri piyasa istekleri dogrultusunda ayarlanabilmektedir. Bunun yanı sıra ürün onaylandıgı takdirde kalıp asamasından pastal çizimine, pastalın atılmasından kumasın otomatik makinelerce kesilmesine kadar bilgisayar kullanarak islemler yürütülebilmektedir. Kesimden sonra üretime geçildiginde ise; bilgisayarlı tasıma sistemleri, tüm parçaları operatörler arasında tasımalı sistemler yönlendirirken, bilgisayarlı dikis ve nakıs makineleri, etiketleme sistemleri, çesitli detektörler operatörler tarafından kullanılmaktadır. Bu arastırma, gelisen tekstil sektörüyle dikkat çeken Denizli'de bilgisayarlı sistemlerin isletmelerde ne düzeyde yer aldıgının ve hangi alanlarda kullanıldıgının degerlendirilmesidir. Arastırmanın çalısma evrenini Denizli konfeksiyon sektöründe bilgisayarlı sistemlerden en az birini kullanan isletmeler olusturmaktadır. Arastırmada veri toplama aracı olarak anket kullanılmıstır. Anket formu arastırmacı tarafından isletme yetkililerine uygulanmıstır. Uygulama sonunda cevapları geçerli kabul edilen 64 isletmeden toplanan veriler, SPSS paket programından yararlanılarak bilgisayar ortamına aktarılmıstır. Arastırma soncunda asagıdaki bulgular elde edilmistir: Arastırmaya katılan isletmelerin, kurulus tarihlerinin agırlıklı olarak 1987 ? 1994 yılları arasında oldugu görülmektedir. Arastırmaya 10 ve üzeri isçi çalıstıran küçük ve orta büyüklükte isletmeler katılmıstır. Aynı zamanda bu isletmelerin büyük kısmının bornoz ve havlu (el havlusu, plaj havlusu vb.) ürün gruplarında çalıstıgı saptanmıstır. Arastırmaya katılan isletmeler tarafından; yerel ag sistemlerinin, kalıp giris ünitesinin, kalıp tasarım sistemlerinin, pastal çizim ve pastal planı hazırlama sistemlerinin diger sistemlere göre daha fazla kullanıldıgı; ve kullanım oranları arasında tutarlılık gösterdigi dikkat çekmektedir. Firma yetkilileri, sistemi seçerken özellikle; teknik servisinin iyi olması, donanımda yedek parça bulma kolaylıgı ve çalısanlarına egitim verilmesi özelliklerine dikkat etmektedirler. Bilgisayarlı sistemlere sahip olan isletmelerin, olumlu yönde görüs bildirdikleri dikkate alınarak; bu sistemlere sahip olan isletmelerin üretiminin olumlu yönde etkilenecegi düsünülmektedir. sletme yetkililerinin görüsleri soruldugunda; yetkililer, bu sistemlerin zaman tasarrufu sagladıgını, isletmenin modernizasyonu için teknoloji kullanmanın gerekli oldugunu, bilgisayarlı üretimin isletme için gerekli oldugunu belirtmislerdir.
Hazır giyim işletmelerinde liderlerin eğitim düzeylerinin iletişim becerilerine olan etkileri üzerine bir araştırma
Liderlerin eğitim düzeyleri ile takım çalısanları arasındaki iletisim becerilerini konu alan bu çalısmada, isletme (örgüt) içerisindeki liderin iletisim becerilerini incelemek, liderin takım çalısanlarına karsı yaklasım biçimlerini belirlemek, takım çalısmasının önemini vurgulamak ve iletisimin örgüt kültürüne olan etkisi açıklanmaya çalısılmıstır. Arastırmada 45 hazır giyim firmasına ulasılarak 45 lider ve 151 takım çalısanı arastırma örneklemini olusturmaktadır. Anket yoluyla elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS (Statical Package For Social Science) programı ile yapılmıstır. Arastırma sonucunda asağıdaki bulgular elde edilmistir. Liderlerin çalısanlarla yaptıkları görüsme sıklığı haftadabir olup ortalama görüsme süresi yirmi dakika sürdüğü belirlenmistir. ?sletmede takım içinde problem yasanma durumu çok az olup liderlerin takım çalısanlarına karsı yönlendirici bir tutum izledikleri sonucuna varılmıstır. Liderlerin takım çalısanlarının motivasyonunu arttırmak için hiçbir methot uygulamadıkları sadece arada maas zammı yapıldığı belirlenmistir. Arastırma sonuçlarına göre personel, prim ödülü, tatil izni, tesekkür-takdir belgesini bir motivasyon aracı olarak görmeyip liderin güler yüzlü olusunu, hos sohbetini, tatlı dilini motivasyon aracı olarak görmektedir. Arastırmanın bir diğer sonucuna göre personelin duygu ve düsüncelerini rahatça liderle konusabildiğikisisel ihtiyaç ve duygularını ifade edebildiği belirlenmistir. ii ?sletmede çalısanların niteliklerine ve basarılı olabilecekleri alanlara göre görevlendirildikleri ancak kariyerlerinde yükselmeleri için gerekli olan eğitim, kurs veya seminerlerin düzenlenmediği belirlenmistir. ?sletme içerisinde liderlerin takım çalısanlarının yaratıcı düsüncelerine önem verip bunlardan yararlandığı sonucuna varılmıstır. ?sletme içerisinde gerekli olan bilgilerin çalısanlara aktarılması için kısmen gündemli toplantıların yapıldığı yapılan toplantı ve görüsmelerde de liderin empati yeteneğini kısmen kullandığı tesbit edilmistir. Liderlerin çalısanlara gerekli yetki ve sorumluluğu verdiği onların güvenlerini kazanmak için gerekli çabayı gösterdiği belirlenmistir. Arastırmanın diğer bir sonucuna göre isletmede takımın karsılastığı ciddi sorunlar karsısında liderin konu hakkında hiç bir uzmana danısmadığı tesbit edilmistir. Lider tarafından isletme çalısanlarının her birinin önemli ve değerli olduğunun personele hissettirildiği ve personelin isyerini kendi isyeri gibi benimsediği sonucuna varılmıstır. Liderin takım çalısanlarından kendisi hakkında kısmen elestiri yapmalarını istediği yapılan elestiriler sonucunda da hatalarını kısmen düzelttiği belirlenmistir. Arastırma sonuçlarına göre liderin isletme içerisinde gerçek bir örgüt kültürü olusturamadığı belirlenmistir. ?sletme içerisinde liderin isletme ile ilgili sorunları veya önerileri takım çalısanlarıyla paylastığı personelin çalıstığı fiziksel ortamla ilgili sorunlarıyla da ilgilendiği belirlenmistir.
Büyük beden giysi tasarımında tasarım sürecine etki eden faktörler
Hazır giyim sektörü için tasarım; giyim eğitim süreci içerisinde, giyim eğitiminin temelini oluşturan ve onu geliştirici nitelik kazandıran, görsel yanı öncelik taşıyan bir düşünüş ve üretim sistemidir. Bir diğer tanımla tasarım; insan duygularını ve gereksinimlerini, psikolojik ve fizyolojik olarak karşılayan, teknoloji ve üretim gibi yüksek düzeyde yenilik getiren, karmaşık ve disiplinli bir olgudur ( Aydın : Çakar, 1993:267 ). Tasarım, birçok kaynağın bir araya getirilmesi ile oluşur. Söz konusu kaynaklar; hammadde, makine, kontrüksiyon (şekillendirme), insan ve paradır. Giysi tasannu, tüketicilerin giyinme gereksinmelerini karşılamak için, sorun olarak kabul edilen olguların, yeniden düzenlenmesi olarak algılanmaktadır. Sorun olarak kabul edilen olgular; tasarım ürününün, vücuda uyumu ile ilgili özellikleridir. Vücuda uyum sağlayan ve hareket rahatlığı veren giysiler ergonomik özelliğe sahip giysilerdir. İnsanların belirli fiziksel ve psikolojik özellikleri vardır.Bir giysinin ergonomik olması tasarımın insana uygun olması, o kişinin fiziksel yapısı gereği tasarlanan nesneyi rahat kullanabilmesi anlamına gelmektedir. Hazır giyim işletmeleri giysi tasarımı için, belirli bir tüketici kitlesini hedef almaktadır ve hedef kitleye yönelik giysiler tasarlamaktadır. Hedef kitlenin; vücut yapısı, vücut özellikleri ve ölçüleri temel alınarak kalıp tasarlanmaktadır. Bu aşamada antropometri bilim alanı, giysi tasarımında devreye girmektedir. Antropometri; belirli bir kullanıcı kitlesi için, tasarım standartları geliştirmek ve özel gereksinimleri belirlemek amacıyla fiziksel ölçüm teknik ve yöntemlerin bu kitleyi oluşturan bireylere uygulanmasıdır ( http:// www.ytukvk.org.tr). İnsan vücudu belirli oranlarda birbirine büyük benzerlikler göstermekle birlikte, ayrıntılar da önemli oranlarda birbirinden ayrılmaktadır. Fiziksel özellikler; vücut bölümlerinin uzunluğu, çevre boyutları ya da ağırlık gibi nicel özelliklerdir. Vücut bölümlerinin uzunluğu, çevre boyutları ve ağırlıkları, normal vücut oranlarına sahip bedenlere normal beden, normal vücut ölçülerine göre, daha büyük ve bedenin farklı yerlerinde orantısız ölçülere sahip vücut yapılarına ise, büyük beden tanımlaması yapılmaktadır. Büyük bedenlerde giysinin vücuda uyumu ile ilgili sorunlar yaşanmaktadır. Giysinin vücuda uyumu ile ilgili hatalarını gidermek için özel model, kalıp ve üretim tasarımı yöntemleri kullanılmaktadır. Büyük beden kalıp tasarımı, konu ile ilgili uzmanlık gerektirmektedir. Büyük beden vücut yapısı normal bedene göre, deforme olmuş ve yapısı değişmiş bir vücut özelliği taşımaktadır. Büyük beden kalıp hazırlama işlemi, normal beden kalıp hazırlama işlemine göre daha karmaşık bir yapı göstermektedir. Bu nedenle kalıpların vücuda uyum sağlaması için çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Bu yöntemler; pens kaydırma, göğüs yapısına göre pens payını genişletme ve daraltmadır. Bu çalışmada, 'Büyük beden giysi tasarımında, tasarım sürecine etki eden faktörler 'araştırılmıştır. Araştırmada, aşağıdaki alt problemler ele alınmıştır. 1- Büyük beden giysi tasarımı işletme yetkilileri tarafından nasıl algılanmaktadır? 2- İşletmelerin büyük beden giysi tasanınım algılaması ile büyük beden giysi tüketicilerinin giyinme anlayışı arasındaki ilişki nedir? 3- İşletmelerin büyük beden giysi tasarımındaki deneyimleri, tüketicilerin bu giysileri tercih etmelerinde önemli bir etken midir? ii4- Tasarım sürecine etki eden faktörler, tüketicilerin giysi tercihlerini etkilemekte midir? 5- Tasarım sürecinde karşılaşılan sorunlar nelerdir? Araştırma, tanımlayıcı bir araştırmadır Büyük beden giysi tüketicilerinin demografik özellikleri ile giysi tercihleri arasındaki ilişkileri belirlemek amacıyla Ki-kare ilişki analizi, tüketicilerin demografik özelliklerinin, giysi tercihleri üzerindeki etkilerini belirlemek amacıyla Anova analiz tekniği kullanılmıştır. Araştırma ile ilgili bulguların elde edilmesinde işletme ve tüketici örneklem grubuna 2 anket uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen belli başlı sonuçlar şunlardır: 1- Büyük beden tüketicisine en sık rastlanan yaş sının, sırasıyla; 41-50 yaş ve 51-60 yaş sınırı olduğu saptanmıştır. 2- Eğitim düzeyinin, şişmanlık ( obezite ) üzerinde bir etkiye sahip olduğu, eğitim düzeyi arttıkça, büyük beden tüketicisine daha az rastlandığı sonucuna varılmıştır. 3- Büyük beden giysi tüketicisinin % 53,1'inin giysi temini konusunda, sıkıntı yaşadığı belirlenmiştir. 4- Tasarım sürecine etki eden faktörler ile, tüketicilerin giysi tercihlerini etkileyen faktörler arasında benzerlikler saptanmıştır. Söz konusu faktörler şunlardır : - Ürünün kalitesi, - Estetiği, - Ergonomisi ve - İşlevselliğidir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre şunlar önerilebilir: 1- Büyük beden giysi tasarımı, Türk hazır giyim sektörü için yeni bir alandır. Bu nedenle, giysi ve kalıp tasarımı ile ilgili çalışma yapan kişiler, büyük beden kalıp tasarımı üzerine araştırma yapmalı, konu ile ilgili her türlü kaynaklardan yararlanarak, özgün giysi ve kalıp tasarım yöntemleri geliştirmelidirler. 2- Giysi ve kalıp tasarımcıları, büyük beden giysi ve kalıp tasarlarken; ergonomi, anatomi ve antropometri bilim alanlarından yararlanmalıdır. Giyim, hazır giyim ve tasarım eğitimi veren kurumlar, bu bilim alanları ile ilgili bilgileri ders programı müfredatına almalıdır. Söz konusu eğitim kurumlan, sektörde çalışanlar için, bu bilim dallan ile ilgili kurslar düzenlemelidir. 3- Büyük beden giysi üreten işletmeler, tüketicileri için, ergonomik, fazla kilolanm ve vücut kusurlannı kapatan, modanın eğilimlerine uygun, kaliteli ve uygun fiyatlı giysiler üretmelidirler.
Kuaförlük ve güzellik bilgisi öğretmenlik programında yer alan, cilt bakım kozmetikleri ve bakım teknikleri I-II ve uygulamaları derslerinin içeriğine ilişkin görüşler
Toplumu oluşturan her bir birey kendine özgü sorumlulukları içerisinde, belirli bir kültür ortamında bulunmaları sonucu ihtiyaç belirleme gereksinimi içerisindedir. Gerek toplumun ihtiyaçları, gerekse kültürün geliştirilmesi açısından bilinçli veya kasıtlı bir eğitim her zaman söz konusudur. Bireylerin eğitilmesi ve eğitim sayesinde istendik davranışların oluşturulabilmesi ve bunları doğru bir şekilde kullanabilmesinin öğretilmesi beklentisi eğitim kurumlarının gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Eğitim kurumları, eğitim verme açısından; örgün eğitim ve yaygın eğitim alt sistemlerinden oluşmuştur. Gerek örgün gerekse yaygın eğitim kurumlarında bireyin geliştirilebilmesi ve eğitilebilmesi açısından eğitim programlarının hazırlanarak uygulanması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Program geliştirme kapsamında bireylerin ihtiyaçlarının belirlenmesi ve analiz edilmesi sonucu amaç, içerik, yöntem,Uzmanları, Dermatologlar ve Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Öğretmenlik Programından mezun olmuş Kuaförlük ve Cilt Bakımı Öğretmenleri olmak üzere toplam 457 kişinin görüşü alınarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma, Tarama Modeline dayalı, Betimsel Araştırma Yöntemi ile yapılmıştır. Araştırmada kullanılan anket, Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Öğretmenlik Programında yer alan Cilt Bakım Kozmetikleri ve Bakım Teknikleri I, Cilt Bakım Kozmetikleri ve Bakım Teknikleri II ve Cilt Bakım Kozmetikleri ve Bakım Uygulamaları derslerinin içeriklerini belirlemek üzere araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Anketin hazırlanabilmesi için Güzellik Uzmanları, Dermatologlar ve Öğretmenlerden oluşan rasgele belirlenmiş 30 kişiyle ön görüşme yapılıp, uzman görüşü alınmıştır. Uzman görüşleri doğrultusunda hazırlanmış olan anket ön test olarak Güzellik Uzmanları, Dermatologlar ve Öğretmenlerden oluşan 50 kişiye uygulanıp hazırlanan soruların güvenirliği tespit edilmiş ve işlemeyen sorular anketten çıkarılmıştır.olduğu görülmüştür. 3 grupla ilgili sorularda; "Yüzün Bölgesel Deri Özellikleri ve Yüz Masajı (46-47)", "Erkekler İçin Günlük Bakım ve Elektroestetik Cihazlarla Yapılan Bakım Uygulamalarında Kullanılan Kozmetikler ve Kullanım Bilgileri (57)" ve "Erkekler İçin Günlük Bakım Uygulamaları (58)" sorularında anlamlı bir farklılığın olmadığı görülmektedir. Araştırma sonucunda elde edilen veriler doğrultusunda sorulara verilen cevapların aritmetik ortalamalarının değerleri, tek yönlü varyans analizi (F Testi) ve Tukey Testi sonuçları dikkate alınarak Cilt Bakım Kozmetikleri ve Bakım Teknikleri I, Cilt Bakım Kozmetikleri ve Bakım Teknikleri II ve Cilt Bakım Kozmetikleri ve Bakım Uygulamaları dersleri için önerilen konular ve konu analizleri belirlenmiştir.
Hazır giyim işletmelerinde gelişen teknolojiye uygun verilen eğitimin yöneticiler ve eğitici personel açısından değerlendirilmesi
ÖZET Hazır giyim, kişinin giyimde hangi modeli seçeceği, ne kadar kumaş kullanılacağı, kime ve kaça diktireceği gibi moda problemlerini ortadan kaldıran, görerek beğenme, deneme ve aynı anda giyme zevkini ve rahatlığını veren seri şekilde üretim yapılan bir sektördür. Üretimin her aşamasında kalitenin ön planda tutulduğu hazır giyim sektöründe, eğitimin sürekliliği esastır. Gelişen teknolojiye uygun eğitilmiş insangücü ihtiyacının karşılanması ile Türk hazır giyim sektöründe yaşanan kalifiye eleman sıkıntısı giderilebilecektir. Eğitim eksikliği giderilmediği takdirde, yalnızca gelişmiş teknolojiyi almak tek basma çok anlamlı olmayacaktır. Bu araştırma, hazır giyim sektöründe işverenlerin tercih ettiği üretimde çalışanların yaptıkları iş gereği, eğitim seviyelerinin belirlenmesi ve sektörün yeni teknoloji edindiğinde bu yenilikleri kullanacak personele verilecek olan eğitimin yönetici ve eğitici personel açısından değerlendirilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Ankara'da faaliyet gösteren hazır giyim işletmeleri arasından tesadüfi yöntem ile seçilen 27 işletmede farklı birimlerde görev alan yönetici pozisyonundaki 63 kişi ve 71 eğitici personel araştırmanın ömeMemini oluşturmaktadrr.İşletmelerden gerekli verilerin toplanması amacı ile yöneticilere ve eğitici personele yönelik iki ayrı anket geüştirilmiştir. Verilerin analizi bilgisayar ortamında SPSS (Statistical Package For Social Science) paket programı ile yapılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre; yöneticilerin eğitim düzeylerinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ancak eğitici personelin eğitim düzeyinin düşük olduğu, verilen eğitimlerde de yeterli düzeyde başardı olmadıkları görülmektedir. İşe yeni alman elemanlar çoğunlukla işletme içinde bölüm şefi olan eğitici personel tarafından işbaşında eğitim yoluyla yetiştirilmektedir.?I Sonuç olarak; köklü işletmeler gündemde kalabilmek, çizgilerini üst seviyelere taşıyabilmek için teknolojiyi izlemektedir. İşletmeler ürün değişimine uygun makine alımı ile teknolojiye uygun makine alımı için ve teknolojik yenilik faaliyetleri için harcamalar yapmaktadır. Teknolojik yeniliğe yönelik eğitimlerin yeri makine alımından daha büyüktür. İşletmeye eleman alırken eğitimli - deneyimli olması öncelikli olarak gözönüne alınmaktadır. Yöneticiler, işletmelerinde mesleki eğitim almış bireyleri çalıştırmak istemektedir. Bu sonuçlara göre şu öneriler getirilmiştir; işletmelerdeki eğitici personelin zaman kaybedilmeden yetiştirilmesine yönelik çalışmalara başlanmalıdır. Eğitim faaliyetlerinden istenilen sonuca ulaşmak için mesleki eğitim almış, mesleki açıdan yeterliğe sahip eğitici personelin öncülüğünde planlanmış programlar tercih edilmelidir. İşletmelerde yaşanan yetişmiş işgücü sıkıntısından dolayı okulların yeni teknolojiyi tanımaları amacıyla okul ile sanayinin daha iç içe olacağı programlar hazırlanmalıdır.
Orta ve büyük ölçekli hazır giyim işletmelerinde kurumsal kaynak planlama (ERP) yazılımlarının kullanımı üzerine bir araştırma
Bu çalışmada kurumların tedarikten, dağıtıma kadar tüm iş süreçlerinibütünleşik bir veri/bilgi yönetim sistemi desteğiyle yönetmesini sağlayan genişkapsamlı ve modüler yapıya sahip bir yazılım paketi olarak tanımlanabilecekKurumsal Kaynak Planlama (ERP) sistemleri detaylı bir şekilde tanıtılmış ve busistemlerin hazır giyim sektöründe kullanım durumları incelenmiştir. Orta ve büyükölçekli hazır giyim işletmelerinden bir anket çalışması yardımıyla veri toplanarakERP sistemlerinin sektördeki kullanım durumu, işletmelerin bu sistemlere bakışaçıları, bu sistemlerin kurumlara kazandırdıkları belirlenmeye çalışılmıştır.Ülke ekonomisinde önemli bir yere sahip olan hazır giyim sektörününgelişmesi ve uluslar arası pazarlarda rekabet gücünü arttırabilmesi için bilgi veteknolojideki gelişmeleri takip etmesi gerekmektedir. Günümüzde rekabet yerelbazdan ulusal hatta uluslar arası baza tırmanmaktadır. Bu koşullar altında rekabetgücünü korumak ve geliştirmek isteyen işletmelerin vizyon ve stratejilerini gözdengeçirmeleri gerekmektedir.Yoğun rekabet işletmeleri ürün /hizmet kalitesini artırmaya, pazara tepkihızını yükseltmeye ve bunları başarırken de maliyetlerini düşürmeye zorlamaktadır.Bütün bunların yapılabilmesi için işletmelerin tüm fonksiyon, süreç ve kaynaklarınıentegre bir şekilde (bir bütün halinde) planlaması ve kontrol etmesi gerekmektedir.Kurum içi standartlaşma, ürün / üretim kalitesi ve işletme veriminin artmasındakuvvet çarpanı olarak rol oynayan ERP yazılımları, işletmeler için önemli bir rekabetavantajı sağlayacaktır.ERP sistemlerinin hazır giyim sektöründeki yeri ve geleceğinin araştırılarakkonunun önemine dikkat çekilmesi gerekmektedir.
Kız teknik öğretim tekstil-konfeksiyon alan öğretim programında kazandırılan teknik bilgi ve becerilerin iş hayatındaki uygulamalarla tutarlılığı
ÖZET Bu araştırmanın amacı; Ankara il merkezinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı Kız Teknik Öğretim Genel Müdürlüğü'ne bağlı orta dereceli Mesleki ve Teknik Öğretim kurumları olan Anadolu Meslek ve Kız Meslek Liselerinin Giyim/Hazır Giyim bölümü son sınıf öğrencilerinin 3308 sayılı Meslek Eğitimi Kanunu gereğince staja çıktıkları işyerlerinde, Tekstil-Konfeksiyon Alan Öğretim Programı çerçevesinde öğrendikleri teknik bilgi ve becerileri uygulama durumlarım belirlemektir. Bu amaç kapsamında, araştırmaya 232 öğrenci ve 73 usta öğretici katılmıştır.Araştırmada veri toplama aracı olarak anket kullamlmıştır.Anket formları hiç,az,orta,çok,oldukça çok şeklinde beşli ölçek olarak hazırlanmıştır. Verilerin analizi bilgisayar ortamında SPSS (Statistical Package For Social Science)paket programı ile yapılmıştır. Araştırma sonucunda aşağıdaki bulgular elde edilmiştir. Öğrencilerin Kalıp ve Tasarımlan dersinin içeriğinde yer alan bütün teknik bilgileri ve becerileri okulda öğrendikleri fakat işyerinde uygulama fırsatı bulamadıkları sonucuna vanlmıştır.Bunun nedeninin işletmelerin değişik kalıp elde etme yöntemlerini uygulamalan,yaygm olarak ellerinde bulunan mevcut kalıplardan yararlanarak kalıp hazırlamaları olduğu düşünülmektedir. Bilgisayarda Kalıp Hazırlama dersinin içeriğinde yer alan bütün teknik bilgi ve becerileri öğrencilerin okulda öğrendiği fakat bu dersle ilgili hiçbir teknik bilgi ve beceriyi işyerinde uygulayamadıkları sonucuna varılmıştır. Öğrencilerin kesim dersinin içeriğinde yer alan bütün teknik bilgi ve becerileri okulda öğrendikleri, kesilen parçalan numaralandırmayla ilgili beceriler dışındaki teknik bilgi ve becerileri işyerinde uygulayamadıktan sonucuna vanlmıştır.11 Tasarım ve Uygulamaları dersinin içeriğinde yer alan 'süsleme amaçlı dikiş uygulamaları' ile ilgili teknik bilgi ve beceriler dışındaki diğer konulan, öğrencilerin işyerinde uygulama derecelerinin düşük olduğu sonucuna varılmıştır. Araştırma bulgularına göre öğrencilerin okulda öğrendikleri teknik bilgi ve becerileri üretime transfer etme zorluğu çektikleri anlaşılmaktadır. Öğrencilerin Kalite Kontrol Uygulamaları dersinin içeriğinde yer alan 'üretim sırasında kontrol yapma ve dikiş kontrolü yapma' ile ilgili becerileri işyerinde uyguladıkları görülmüştür. Diğer konuları işyerinde uygulama düzeylerinin düşük olduğu sonucuna varılmıştır. Öğrencilerin sipariş formu hazırlamayla ilgili hiçbir teknik bilgi ve beceriyi işyerinde uygulayamadıkları görülmüştür. Bu sonuç işyerlerinde, planlama, organizasyon ve uygulama kararlarının alınmasında işletme personelinin öğrencileri yetersiz görmesinden kaynaklandığı şeklinde yorumlanabilir. Makine bilgisi dersinin içeriğinde yer alan teknik bilgilerin çoğunu öğrencilerin okulda öğrendiği fakat becerilerin çok az bir kısmım okulda uygulayabildikleri görülmektedir.Bu bulgular doğrultusunda okullarda araç gereç ve donanımların endüstride meydana gelen değişikliklere paralel olarak yenilenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Usta öğreticilerin öğrencileri genel olarak değerlendirmeleri sonucunda; öğrencilerin iş arkadaşları ile sorunlar yaşadıkları, bu sorunları ortadan kaldırabilmek için koordinatör öğretmenlerin öğrencileri daha sık denetlemeleri gerektiği ortaya çıkmıştır.
Zihinsel özürlü çocukların giysi kullanımında karşılaştıkları sorunlar üzerine bir araştırma
Dünyada yaklaşık 200 milyon engelli çocuğun bulunduğu, bunlarınçoğunluğunu ise zihinsel engellilerin oluşturduğu bilinmektedir. Ülkemizde zihinselengellilere giyinme kolaylığı sağlayacak giysilerin üretilmesi konusunda şimdiyekadar yapılmış herhangi bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu nedenle özürlü bireyleriçin, sipariş usulü giysi temin edilmekte ya da hazır giyim mağazalarından satınalınan normal beden standartlarındaki giysiler üzerinde tadilat yaptırılmaktadır.Zihinsel engellilerin başkalarının yardımına ihtiyaç duymadan; öz bakımbecerilerinden biri olan giyinme ve soyunma ihtiyaçlarını giderebilecek ve özeltasarlanmış kullanım kolaylığı sağlayan giysi modelleri çalışılarak bu bireylerinsosyalleşmelerine yardımcı olunabileceği düşünülmüştür. Özellikle giysilerin giyilipçıkarılmasında, düğmelerin iliklenmesinde ve açılmasında, fermuarların açılıpkapatılmasında önemli sorunlarla karşılaşan zihinsel özürlülere yönelik giysi tasarımıyapan işletmelerin bulunmaması nedeniyle bu araştırmaya gereksinim duyulmuştur.Bu araştırma Denizli İli Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Rehberlik veDanışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne bağlı Çamlık İ.Ö.O. ve Mesleki EğitimMerkezi, Çamlık Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi ve Güzelyurt Eğitim UygulamaOkulu ve İş Eğitimi Merkezine kayıtlı bulunan (8-15 yaş) 104 zihinsel engelliçocuğun giysi kullanımında karşılaştıkları sorunları ortaya koymak, hazır giyimsektörünce üretilen ürünlerin zihinsel engelli çocukların gereksinimlerine ne ölçüdecevap verdiği, zihinsel engelli çocukların kullanabilecekleri giysilerin özellikleri,kullanıma uygun giysi tasarımlarının hazırlanması ve araştırma sonuçları dikkatealınarak araştırıcı tarafından zihinsel engelli çocuklar için tasarlanan giysilerinkullanıma ne derece uygun olduğunun belirlenmesi amacı ile yapılmıştır.Araştırma kapsamına alınan zihinsel engelli çocuklara ve ailelerine ilişkingenel bilgiler, uygulanan anket ve soru formundan elde edilen veriler, yüzdedeğerleri ile değerlendirilmiştir. Ayrıca araştırma kapsamına alınan zihinsel engelliçocukların araştırma sonuçlarından elde edilen genel davranış özellikleri ve giyinmebecerilerini değerlendirmek amacı ile veriler SPSS programına girilmiştir. Giyinmebecerileri her zaman (4), bazen (3) ve hiçbir zaman (2) olmak üzere 3'lü skala ilecevapsız yanıtı bir (1) puanla değerlendirilmiştir (Ek-1). Çocukların genel davranışözellikleri ve giyinme becerine ilişkin özellikleri üzerinde cinsiyet, yaş ve öğrenimsüresinin etkisi t testi ve varyans analizi (one way ANOVA) ile değerlendirilmiştir.Önemlilik düzeyinin belirlenmesi için, ikili gruplarda ?t testi? üç veya daha fazlagruplarda ise ?tek yönlü varyans analizi' (F testi)? uygulanmıştır. Uygulanan varyansanalizinde sonucun anlamlı çıkması durumunda, hangi gruplar arasında farkın önemliolduğunun bulunması için ?LSD? kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi olarak en düşük0.05 alınmıştır.Giysilerin ön ve arkasını tanıyamayan zihinsel engelliler için ön ve arkasıayırt edilebilen giysiler, düz ve ters tarafını tanıyamayanlar için ise çift taraflıkullanılabilen giysiler ile renkleri ayırt edebilmeleri için süsleme araçları ayırt ediciolarak düşünülmüştür. Gömleğin önündeki ve kol manşetindeki düğmeler için iseaçıp kapamayı gerektirmeyen manşetler tasarlanmıştır. Deneklerden pantolonfermuarını kapatmada sorun yaşayanlar için, büyük elcikli fermuarlar, fermuarlıpantolonun kemerindeki düğmeyi ilikleyemeyenler için ise pantolon kemerlerinde iriçıt çıt, cırt bant veya lastikli kemer tasarımı tercih edilmiştir. Tuvalet ihtiyaçlarınıgiderirken pantolon paçalarını toplamakta başarılı olamayanlar için dar kesimlipantolon paçaları ve rahat giyip çıkarabilmeyi sağlayan iri elcikli fermuarkullanılmıştır. Zihinsel engelli kız çocuklardan, eteğin ön ve arkasını ayırtedemeyenler için ön tarafında cep ve süsleme harçları kullanılmıştır. Ayrıca etekkemerindeki düğmeyi açıp-ilikleyemeyenler göz önüne alınarak modern beli lastiklietekler ile pili ve pat görünümü verilmiş modeller tasarlanmıştır. Kravat/kurdeleyiyardımsız takıp bağlayamayanlar için tasarımlarda giysi üzerine monte edilmesiuygun görülmüştür.Araştırma kapsamına alınan zihinsel engelli çocuklardan küçük bir nesneyibaş parmağı ve diğer parmakları ile, ayrıca küçük bir nesneyi baş parmağı ve işaretparmağı ile tutamayan denekler göz önüne alınarak, tasarımlarda alternatif kapamaaraçlarının (düğme, çıt çıt, mıknatıslı çıt çıt, agraf, cırt bant, fermuar elciği, klipsikemer tokası) daha büyük boyutlarda olması gerektiği düşünülerek giysilertasarlanmış ve deneklerin bu giysileri rahatlıkla kullanabildikleri görülmüştür.
Malzeme bilgisi dersi öğretim programının çoklu zeka teorisi temel alınarak değerlendirilmesi
Bu araştırmada; araştırmacı, Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi,Giyim Endüstrisi ve Moda Tasarımı Bölümü'nde okutulmakta olan ?MalzemeBilgisi? dersinin eğitimine sayısız eğitim perspektifleriyle bir entegrasyongeliştirerek katkıda bulunmak istemektedir. Araştırmacı, bu konuda yazılan pek çokfikri, programı, metodu, beyin araştırma çalışmalarını ve moda öğrenimine diğeryaklaşımları sentezleyerek Moda Tasarımı Eğitiminde ?Malzeme Bilgisi? dersininprogramının geliştirilmesine katkıda bulunmak amacındadır. Bu bakış açısıyla,araştırmacı, Howard Gardner'in Çok Boyutlu Zeka Teorisini (MI ) toplayıcı birçerçeve olarak belirlemiş ve kullanmıştır. Bu noktada araştırmacı, Çok Boyutlu Zekateorisinin en iyi eğitim metodu olduğunu savunmak istememektedir, sadece Çokboyutlu Zeka teorisini daha önceleri ortaya konulan pek çok faydalı eğitimyaklaşımlarında bulunan farklılıkları açıklamakta, bu farklılıkların nasıl birbirine ketvuracak şekilde değil, kubaşık olarak kullanılabileceğini göstermekte gerekli bir araçolarak kullanmak istemektedir. Araştırmacı, Çok Boyutlu Zeka Teorisini, zaten varolan ve eğitimde kullanılan çalışmaları ve programları açıklamak ve düzenlemeküzere bir bilişim-üstü strateji olarak kullanmıştır.Araştırma beş bölümden oluşmuştur. İlk bölümde eğitimin ve öğrenmenintanımı, mesleki ve teknik eğitimin esasları, eğitimde program geliştirme, mesleki veteknik eğitim programlarının geliştirilmesi, hedef ve davranışların sınıflandırılarakbelirlenmesi konularında bilgi verilmiştir. Türkiye'de mesleki ve teknik eğitimprogramlarının durumundan bahsedilmiştir. Daha sonra, araştırmanın amacı, önemi,alt problemler, sayıltılar, sınırlılıklar ve tanımlar hakkında bilgi verilmiştir.İkinci bölümde ise, beynin topolojisi, geleneksel zeka anlayışları, zekaalanlarının gelişimini etkileyen faktörler, öğrenme stilleri, Çok Boyutlu Zeka Teorisi,gelişimi, ilkeleri, Zeka Alanları ve özellikleri, Çok boyutlu Zeka Teorisi kullanılaraksınıf yönetimi ve öğretim etkinlikleri ve ilgili araştırmalar ele alınmıştır. iÜçüncü bölümde araştırmanın yöntemi açıklanmıştır. Bu amaçla araştırmanınevren ve örneklemi, veri toplama teknikleri ve veri çözümleme tekniği hakkındabilgiler sunulmuştur.Dördüncü bölümde araştırma ile ilgili verilere dayalı tablolar oluşturulmuştur.Ayrıca bu tablolarla ilgili bulgular ve yorumlara yer verilmiştir.Araştırmanın beşinci ve son bölümünde sonuç ve öneriler yer almaktadır.Araştırmanın sonucunda özetle; Çok boyutlu Zeka Teorisi ortaya atıldığındanbu yana psikologlardan görmediği ilgiyi eğitimcilerden gördüğü, bu teorisninuygulamasıyla eğitimin çok boyutlu bir süreç haline geldiği , bireyin kişiliğindekiyetkinleşmeyi gerçekleştirdiği anlatılmaktadır.
Kuaförlük ve güzellik bilgisi öğretmenlik programında yer alan kozmetik ürünleri I ve kozmetik ürünleri II derslerinin içeriğine ilişkin görüşler
Bu araştırmada, belirlenen hedef grupların Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Öğretmenlik Programında yer alan Kozmetik Ürünler I ve Kozmetik Ürünler n derslerinin içeriğinde yer alması gereken konulara ilişkin görüşleri saptanmaya çalışılmıştır. Araştırma 2002-Kasım / 2003-Mayıs tarihleri arasında Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Elemanları, Ankara'da bulunan devlet üniversitelerinde kozmetik ürünler konusunda doğrudan ve/veya dolaylı eğitim veren akademisyenler, Türkiye genelinde çalışan Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Öğretmenlik Programından Mezunlar, Ankara ve İstanbul 'da rasgele seçilen güzellik salonu / merkezi, kuaför salonu ve eczanelerde çalışan kozmetik uygulayıcı-satışmı yapanlar olmak üzere toplam 454 kişinin görüşü alınarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada kullanılan anket, Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Öğretmenlik Programında yer alan kozmetik ürünler derslerinin içeriklerim belirlemek üzere araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Ankette örneklemin Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Öğretmenlik Programında yer alan Kozmetik Ürünler I ve Kozmetik Ürünler II derslerinde önerilen hangi konuların okutulup hangi konuların okutulmaması konusundaki görüşleri 1 bölüm halinde düzenlenmiştir. Araştırma bulguları aşağıda özetlenmiştir. 1. Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Elemanları, Kozmetik Ürünler I ve Kozmetik Ürünler II derslerinin içeriğine ilişkin yöneltilen 86 öneriden; "derinin ileri düzeyde fizyolojisi bilgisi " ve "derinin ileri düzeyde anatomi bilgisi okutulmalı" konularını eleyerek diğer 84 madde de önerilen konuların okutulması gerektiğini düşünmektedirler.11 2. Kozmetik ürünler konusunda eğitim veren akademisyenlerin, Kozmetik Ürünler I ve Kozmetik Ürünler n derslerinin içeriğine ilişkin yöneltilen 86 öneriden; "kozmetik kavramının tarihsel gelişimi her bir kozmetik ürün için ayrı okutulmalı", "derinin ileri düzeyde fizyolojisi bilgisi " ve "derinin ileri düzeyde anatomi bilgisi okutulmalı" konularım eleyerek diğer 83 madde de önerilen konuların okutulması gerektiğim düşünmektedirler. 3. Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Eğitimi öğretmenlik Programından Mezunların Kozmetik Ürünler I ve Kozmetik Ürünler II derslerinin içeriğine ilişkin yöneltilen 86 öneriden; "kozmetik kavramınm tarihsel gelişimi her bir kozmetik ürün için ayrı okutulmalı", "kozmetik ürünlerin Japonya' daki yasal düzenlemeleri", "derinin ileri düzeyde fizyolojisi bilgisi " ve "derinin ileri düzeyde anatomi bilgisi okutulmalı" konularını eleyerek diğer 82 madde de önerilen konuların okutulması gerektiğini düşünmektedirler. 4. Kozmetik uygulayıcıların / kozmetik satıcıları Kozmetik Ürünler I ve Kozmetik Ürünler n derslerinin içeriğine ilişkin yöneltilen 86 öneriden; "kozmetik kavramının tarihsel kronolojik sıraya göre okutulmalı", "kozmetik kavramınm tarihsel gelişimi her bir kozmetik ürün için ayrı okutulmalı", "kozmetik ürünlerin Amerika' daki yasal düzenlemeleri okutulmalı", "kozmetik ürünlerin Japonya'daki yasal düzenlemeleri", "derinin ileri düzeyde fizyolojisi bilgisi " ve "derinin ileri düzeyde anatomi bilgisi okutulmalı" konularım eleyerek diğer 80 madde de önerilen konuların okutulması gerektiğini düşünmektedirler. Yapılan araştırma sonucunda elde edilen verilere uygun olarak Kozmetik Ürünler I ve Kozmetik Ürünler II dersleri için önerilen konular ve konu analizleri belirlenmiştir.
Hazır giyim işletmelerinin tedarikçi firma seçiminde bütünleşik irdeleme yöntemimin uygulanması
Üretim sektörünün karşı karşıya olduğu başlıca problem ürünlerindekullanacağı hammadde ve malzemeleri hangi firmalardan temin edeceğidir. Ürününbüyük bir kısmını oluşturan hammadde ve malzemenin istenen kalitede olması isetedarikçi seçimi ve değerlendirilmesinin önemini de beraberinde getirir. Üretimişletmeleri satış giderlerinin % 70'ini hammadde ve malzeme alımı için harcarlar. Buda satın almada tedarikçi seçiminin mali önemini vurgulamaktadır.Sağlıklı bir şekilde tedarikçi seçimi yapabilmek için işletme, önemli kriterleritek tek değil bir bütün olarak incelemelidir. Yani bir tedarikçi firmanın yalnızcafiyatına bakılarak satınalma yapılamaz. O firmanın ürünlerinin kalitesi, zamanındateslim edip etmemesi, tasarımlarının özgünlüğü vb. kriterlerinin bir bütün olarak elealınması gerekir. Dolayısıyla bir tedarikçi firmanın kalitesi bütün bu özellikleriyerine getirip getirmediğiyle ölçülür. Tedarikçi firmalar işletmenin ilgilendiğiniteliklere göre değerlendirilip puanlandırılmalı ve birbirleriyle kıyaslanabilmelidir.Bütünleşik irdeleme analizi; daha çok yeni bir ürün, gözden geçirilen bir ürünya da hizmetin niteliklerini belirlemek, fiyatların oluşturulmasına yardımcı olmak,satış düzeyini veya kullanım düzeyini tahmin etmek ve yeni bir ürün önermekamacıyla kullanılmaktadır. Bütünleşik irdeleme yönteminin en önemli özelliğinitelikleri nicel olarak karşılaştırmasıdır.Bu araştırmada, hazır giyim işletmelerinin tedarikçilerini seçebilmeleri vedeğerlendirebilmelerine yönelik kesikli ve çok ölçütlü bir yaklaşım olan bütünleşikirdeleme yönteminin uygulanışı incelenmiştir. Hazır giyim firmalarınıntedarikçilerinde aradığı en önemli özellikler ortaya konmuş ve önceliklerine göresıralamaları ile tedarikçi puanlama modeli kurulmuştur.Elde edilen sonuçlara göre hazır giyim işletmelerinin tedarikçi seçiminde ençok önem verdikleri kriter %18,85 ile İstenilen zamanda gelmesidir. Bunu %15,82ile Bozuk malda zararı giderme hizmeti takip etmektedir. Diğer sonuçlar önemderecelerine göre sıralanmıştır.
Hazır giyim sanayinde ürün sorumluluğu ve tüketici haklarının korunmasına yönelik, tüketici davranışlarının incelenmesi
ÖZET Bu araştırma, hazırgiyim ürünlerini kullanan farklı yaş, cinsiyet, eğitim ve gelir gibi değişkenlere sahip tüketicilerin tüketici haklarının korunmasına yönelik tüketici davranışlarını incelemek ve üretici veya satıcı firmaların ürün sorumluluğu ile ilgili uygulama ve tüketicinin korunması hakkında bilgi düzeylerini öğrenmek amacıyla yapılmıştır. Kullanılan veriler, Ankara ilinde rastgele seçilen 300 tüketiciden anket yöntemi ile elde edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre; Tüketicilerin yarısı alışverişten önce plan yapmaktadır. Tüketicilerin çoğunluğu satın aldıkları ürünlerin temizlik ve bakımı sırasında bozulduğunu ve bunun nedenini de kullanım talimatlarına uyulmaması, temizliği yapan kişinin yeterli bilgiye sahip olmaması ve etiketlerin yetersiz olması olarak belirtmişlerdir. Tüketicilerin % 75'i satın aldıkları ürünleri bazen değiştirmektedir. Tüketicilerin değiştirme nedenleri genellikle ürünün çok çabuk deforme olması ve ürün ile ilgili fikrinin değişmesidir. Araştırmaya katılan tüketicilerin çoğunluğu ürün üzerindeki etiketleri yetersiz bulmakta ve etiket üzerindeki işaretleri tanıyamamaktadır. Tüketiciler ve üreticiler tüketiciyi koruma kanunundan haberdardır, fakat içeriğini bilmemektedir ve bu kanuna ihtiyaç olduğunu belirtmişlerdir. Tüketiciler tüketicinin korunması ile ilgili kurum ve uygulamalar hakkında yeterli bilgi sahibi değildir ve ilgili örgütlere üye olma oranı çok düşüktür. Tüketiciler tüketicinin korunması ile ilgili eğitim almak ve üretici veya satıcı firmalara da bu konuda eğitim verilmesini istemektedir. Bu bulgular sonucunda tüketicinin korunması konusunda eğitim en önemli etmen olarak karşımıza çıkmaktadır. Tüketicinin eğitiminde kurum ve kuruluşlar işbirliği yapmalı, bu konuda ailelerin de bilinçlendirilmesi sağlanmalıdır.Tüketicinin yanında üreticilerin de eğitilmesi sağlanmalı, böylece tüketici hareketleri üreticiye sorun değil daha iyi fırsat oluşturabilecek şekilde yansımalıdır.
Kot (denim) pantolon üretiminde kalite problemlerinin belirlenmesi üzerine bir araştırma
Türkiye'nin 2005 yılında kotaların kalkmaı sonucu Çin ve uzak doğu ilerekabet halinde olmasının yanı sıra kendi yapısına benzer gelişmekte olan ülkelerle derekabet edebilmesi için yeni stratejiler geliştirmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır.Bunların başında ise kaliteli ürünler üreterek diğer ülkelerden farkını ortaya koymasıgelmektedir. Bunu yapabilmesini sağlayacak en büyük etken ise Ar-Ge çalışmalarınagerekli önemin verilerek kaliteli ürünü Türk markasıyla dünya pazarına sunmaktır.Kalite günümüzde her sektörde olduğu gibi hazır giyim sektöründe de büyük önemtaşımaktadır.Bu araştırmada, hazır giyim sektöründe kot pantolon üretim sürecindekarşılaşılan kalite problemleri ve bu problemlerle hangi aşamalarda karşılaşıldığıbelirlenmeye çalışılmıştır.Araştırmanın evrenini, İstanbul ilinde kot pantolon üretimi yapan tekstilfirmaları oluşturmaktadır. Örneklemini ise, bu firmalar arasından rastlantısal olarakseçilen 62 firma oluşturmaktadır. Araştırmada betimsel (survey) yöntemkullanılmıştır. Verileri toplamak amacıyla anket hazırlanmıştır. Anket sorularınıngüvenilirliğini ölçmek amacıyla güvenilirlik analizi olan Cronbach Alpha (a) testinebaşvurulmuştur. Tüm sorular 0,813 ? 0,818 değeri arasında çıkarak yüksek derecedegüvenilirliği ve geçerliliği olduğu ispatlanmıştır.Yapılan analizler doğrultusunda araştırmaya katılan firmaların ölçekleri farketmeksizin üretimin çeşitli aşamalarında sorunlarla karşılaştıkları sonucunaulaşılmaktadır. Hedeflenen kalite politikalarana ulaşılması sürecinde firmaların çeşitlisebeplerden dolayı sorunlar yaşadıkları belirlenmitir. Yapılan analizler sonucundafirmaların yardımcı malzeme alımı, pastal atımı ve kesimi, dikim işlemi, kot pantolonyıkaması, ütü işlemi sırasında ve bundan sonraki süreçlerde sorunlarla karşılaştıklarıbelirlenmiştir. işletmelerin ise kalite kontrol ve kalite politikalarını belirleyenyönergelere çok fazla özen göstermedikleri belirlenmiş ve bu doğrultuda önerilerdebulunulmuştur.
Tekstil teknolojisi dersinde çoklu zekâ kuramı ile düz anlatım yönteminin uygulanması ve öğrenci başarısına etkilerinin araştırılması
Bu araştırmada Kız Meslek Lisesi onuncu sınıf Giyim Üretim Teknolojisi alanı öğrencilerinin Tekstil Teknolojisi dersi öğretiminde Çoklu Zekâ Kuramı ile Düz Anlatım Yönteminin öğrenci başarılana etkisi araştırılmıştır.Bu araştırma 2006?2007 eğitim öğretim yılında Ankara ili Keçiören ilçesi Kalaba Kız Meslek Lisesi 10. sınıf Giyim Üretim Teknolojisi alanı öğrencileri ile yürütülmüştür.Kalaba Kız Meslek Lisesi Giyim Üretim Teknolojisi alanı 10-A sınıfı 24 öğrenci ve 10-C sınıfı 24 öğrenci, haftada iki saat olmak üzere 40 dakikalık 4 ders boyunca çalışmalara katılmıştır.Araştırmada grupların denkliklerini sağlamak amacıyla, gruplara sosyo-kültür yapılarını sorgulayan anket, uygulamaya başlamadan önce ön öğrenmelerinin aynı olduğunu tespit etmek için ön test uygulanmıştır. Kontrol grubu (10-A) ile geleneksel öğretim yöntemine göre, deney grubu (10-C) ile Çoklu Zekâ Kuramına göre hazırlanmış öğretim etkinlikleri ile dersler işlenmiştir. Uygulama sonunda kontrol ve deney gruplarına son test uygulanmıştır. Elde edilen veriler bağımsız örneklem t testi, ikili cross testi ile analiz edilmiştir. Sonuçlar 0,05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir.Sonuç olarak bu araştırmada, Çoklu Zekâ Kuramının 10.sınıf öğrencilerinin Tekstil Teknolojisi dersinde başarılarına anlamlı bir katkı sağladığı tespit edilmiştir.Sınıf içi gözlemlerde deney grubu öğrencilerinin, derse daha fazla ilgi gösterdikleri de saptanmıştır.
Tedarik zinciri yönetiminde bilgi sistemleri ve deri hazır giyim sektörüne bir yazılım önerisi
Günümüzde birçok işletme, rekabet üstünlüğü elde etmede işletmeler arası ilişkilerin önemini anlamış ve yeniden yapılandırmaya önem vermeye başlamışlardır. Bu yapılandırma sürecinde Tedarik Zinciri Yönetimi önemli bir yere sahiptir. Tedarik zinciri yönetimi; tedarikçilerden son kullanıcıya kadar malzeme akışının kontrolü ve planlanmasıyla ilgili bütünleşmiş bir yaklaşımdır. Tedarik Zinciri Yönetimiyle, işletmelerde hizmet düzeyinin ve kalitesinin artırılması, verimlilik ve hızın artırılması, malzeme/stok kayıtlarında kontrol düzeyinin yükseltilmesi, müşteri beklentilerinin zamanında ve doğru olarak karşılanması sağlanır.Bu araştırmada; deri hazır giyim işletmesinin, hammadde ve yardımcı malzeme deposu bilgilerinin bütünleşik bir veri/bilgi sistemi desteğiyle yönetilmesini, tedarikçi ve müşteri zincirini tamamlayan, aynı zamanda stokların kontrolünü sağlayan bir yazılım oluşturmak hedeflenmiştir. Araştırmada, betimsel araştırma yönteminden `Vak'a İncelemesi' uygulanmıştır. İzmir'de Ege Deri Sanayicileri Derneğine kayıtlı orta ölçekli bir deri hazır giyim işletmesi örneklem olarak seçilmiştir. Depo yazılımı için gerekli verilerin toplanmasında yapılandırılmamış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formu ile elde edilen bulgular doğrultusunda yazılım modeli hazırlanmıştır.Yazılımın hazırlanmasında Visual Studio Net ve Access veri tabanı kullanılmıştır. Yazılımın görsel tasarımına karar verilebilmek için taslak program hazırlanmıştır. Taslak olarak hazırlanan program, uzman ve işletme yetkilisi görüşleri doğrultusunda yeniden yapılandırılmıştır. Hazırlanan yazılım sayesinde işletme, hem tedarikçi hem de müşteri bilgilerini oluşturabilecek, tedarikçiden gelen malzemelerin giriş ve kullanılan malzemenin çıkış işlemlerini yapabilecek, tüm malzemelerin stok bilgilerine kolaylıkla ulaşılabilecektir. Ayrıca; giriş ve çıkış işlemi yapılan tüm malzemelerin stok hareketlerini, stok raporlarını gün, ay ve yıl olarak da takip edebilmektedir.A işletmesi; hazırlanan depo yazılımıyla, aldığı bilgi teknolojileri desteğiyle mevcuda göre çok daha hızlı ve doğru stok bilgilerine ulaşabilecektir. Böylece; işletmenin yıllık depo sayımlarında meydana gelen işgücü kayıplarını, hız kayıplarını, stok raporlarının oluşturmada ve doğru bilgiye ulaşmadaki bekleme sürelerini ortadan kaldırarak verimliliğinin artmasında katkı sağlayacağı bir model önerilmiştir.Anahtar Kelimeler: Tedarik Zincir Yönetimi, Depo Yazılımı, Deri Hazır Giyim Sektörü
Fangoterapist eğitim programı içeriğinin belirlenmesi
Bu araştırmada Fangoterapist Eğitim programında yer alması düşünülen derslerin ve bu derslerin içeriğinde yer alması gereken konulara ilişkin belirlenen hedef grupların görüşleri saptanmaya çalışılmıştır.Araştırma Ankara, İstanbul, İzmir, Iğdır, Şanlıurfa, Kırıkkale ilinde çalışan Fizyoterapistleri, Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Öğretmenlik Programından mezun olup Ankara, İstanbul, İzmir, Erzurum, Kocaeli, Van, Iğdır'da görev yapan Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Öğretmenleri ve Üniversitelerde Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Eğitimi Öğretmenlik Programında ve Meslek Yüksekokullarında görevli Öğretim Elemanları, İstanbul, Ankara, Sakarya, İzmir, Afyon'da çalışan Fangoterapi Uygulayıcıları ve Ürün Üretici ve Dağıtıcıları olmak üzere 4 örneklem grubunda toplam 213 kişinin görüşü alınarak gerçekleştirilmiştir.Araştırma, Tarama Modeline dayalı, Betimsel Araştırma Yöntemleri ile yapılmıştır. Araştırmada kullanılan anket, Fangoterapist Eğitim programında yer alması düşünülen derslerin ve konuların içeriğini belirlemek üzere araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Anketin hazırlanabilmesi için fizyoterapistler, ilgili akademisyenler, öğretmenler, fangoterapi uygulayıcıları, ürün üretici ve dağıtıcılarından oluşan yaklaşık 30 kişiyle ön görüşme yapılarak, uzman görüşü alınmıştır. Sonuçta 72 sorudan oluşan anket hazırlanarak, akademisyenler, fizyoterapistler, öğretmenler, fangoterapi uygulayıcıları, ürün üretici ve dağıtıcılarından oluşan 213 kişiye uygulanmıştır. Ankette yer alan görüşlerin frekans, yüzde ve aritmetik ortalamaları bulunmuştur. Akademisyenlerin sayısının az olması nedeniyle branş öğretmenleri, eğitmenler grubunun içinde değerlendirilmiştir. Anlamlılık tespiti için gruplar arasında Tek Yönlü Varyans Analizi (F Testi) yapılmıştır. Varyans analizi sonucunda, Fizyoterapistler, Fangoterapi uygulayıcıları, Ürün Üretici ve Dağıtıcıları ve Eğitmen grupları arasında anlamlı farklılık olup olmadığının bulunması için Tukey Testi kullanılmıştır.Tek Yönlü Varyans Analizi (F Testi) ve Tukey Testi sonuçlarına göre, 9 dersten 2'si hakkında grupların görüşleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. 7 derse ilişkin olarak grupların görüşleri arasında anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir.
Hazır giyim işletmelerinde toplam kalite yönetimi uygulamalarında çalışanların iş tatmini üzerine bir araştırma
Bu araştırmada, "Toplam Kalite Yönetimi" uygulayan hazır giyim işletmelerinde var olan ve iş tatminine yol açan iş ögelerinin; kalite performansını etkileyen, bireysel ve organizasyonel anlamda başarı sağlayan en önemli kavramlardan birisi olan iş tatmini üzerindeki etki dereceleri araştırılmıştır.
Yalın üretime geçiş sürecinde ``5s '' sisteminin hazır giyim işletmelerinde uygulanma düzeyleri
Bu araştırmanın amacı; yalın üretime geçişin ilk adımını oluşturan 5S sisteminin sınıflama, düzenleme, temizlik, standartlaştırma ve disiplin basamaklarının hazır giyim işletmelerinde ne ölçüde uygulandığını belirleyerek, 5S sistemiyle, küçük, orta ve büyük ölçekli işletmeler arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır.Araştırmada, betimsel araştırma yönteminden yararlanılmış ve araştırma verilerinin toplanmasında anket tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini; Ankara, Bursa, Eskişehir, Tekirdağ ve Konya illerinde faaliyet gösteren TOBB' a bağlı hazır giyim işletmeleri oluşturmuştur. Bu illerde bulunan küçük, orta ve büyük ölçekli işletmeler, random yöntemiyle seçilmiştir.Araştırmanın materyali, hazır giyim işletmeleri arasından tesadüfi olarak seçilen ve ankete cevap vermeyi kabul eden 100 işletmeden elde edilen veriler ve konu ile ilgili literatür taraması sonucunda ulaşılabilen kaynaklardır.Araştırmadan elde edilen verilere ait sayısal değerler ve yüzdelikler, SPSS 15.0 programında istatistiksel analiz yapılarak hesaplanmıştır. Ayrıca işletmelerin ölçek değişkenleri ile, 5S sisteminin değişkenleri arasında istatistiksel ilişkinin ölçümü için x² ilişki analizi kullanılmıştır. Analiz sonuçları P< 0.05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir.Ankete katılan küçük ve orta ölçekli işletmelerde 5S sistemini uygulama konusunda oldukça yetersiz kaldıkları, büyük ölçekli işletmelerde bu sistemi uygulamada bazı eksiklikleri olmasına rağmen, fiziksel çalışma ortamı açısından, yapılarının sisteme daha uygun olduğu belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Yalın Üretim, 5S, Hazır Giyim