İstanbul Aydın University
Discipline

Muhasebe ve Finansal Yönetim Anabilim Dalı

İstanbul Aydın University

88

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Türk Ticaret Kanunu ve vergi kanunları açısından şirketlerde kısmi bölünme ve bir uygulama

Ekonomik şartların günden güne değişmesi, şirketlerin farklı alanlarda uzmanlaşma isteği, giderek büyüyen işletmelerin yönetim kontrol mekanizmasının zorlaşması, şirket hissedarlarının talebi, vergisel avantajlar gibi sebeplerle şirketler yeniden yapılanma modellerini tercih edebilmektedir.Çalışmamızda yeniden yapılanma modellerinden bölünme işlemini vergisel ve hukuksal avantajları, işleyiş süreci, uygulanma şekli açısından detaylıca açıklamaya çalıştık. Tez giriş bölümü ile birlikte 4 bölümden oluşmaktadır. İkinci bölümde bölünme ile ilgili kavramlar, bölünme nedenleri, bölünme türleri ve Vergi Kanunları açısından bölünme türleri açıklanmaya çalışılmıştır.Tezin üçüncü bölümünde, bölünme işlemleri Türk Ticaret Kanunu açısından detaylıca incelenmiş ve hukuksal çerçevede açıklanmıştır.Tezin son bölümü olan uygulama bölümünde ise Kısmi Bölünme işlemine dair uygulama gerçekleştirilmiştir. Bu bölümde Türk Ticaret Kanunu ve Diğer Vergi Kanunları açısından Kısmi Bölünme işleminin uygulaması ele alınmıştır. Şirket yönetimi ve YMM tarafından hazırlanan belgeler, raporlar ve evraklar tezin ''Ekler'' kısmında yer verilmiştir.

BölünmeKanunlarTürk Ticaret Kanunu+4
Mehmet Güngör
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bilinirliği yüksek yabancı denetim firmalarının kurumsallaşma ve toplumsal itibar düzeyinin Türk denetim firmaları ile karşılaştırılması

Son finansal krizler gösterdi ki yeni yatırımcıları çekmek ve mevcut olanları korumak için şirketin finansal gücü yeterli değildir. Bu noktada denetim şirketinin markası menfaat sahipleri için kriter olmuştur. Denetim firmasının markası bir günde oluşmadığı gibi belirli seviyede deneyim ve bilgi gerekmektedir. Çalışmanın birinci bölümünde muhasebenin gelişimi ve ekonomi ile etkileşiminden bahsedilmiştir. İkinci bölüm de bağımsız denetimin kalitesinin gereksinimi, önemi, bağımsız denetim ile ilgili oluşturulan standartlar, hükümet tarafından ve uluslararası kuruluşlar tarafından yapılan düzenlemeler ve akademik çalışmalara yer verilmiş, kurumsal yönetimin Türkiye'deki gelişiminden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümünde itibarın tanımından bahsedilmiş, 4 büyük denetim firmasının kalite itibarı üzerine literatür çalışmaları incelenip, Türkiye'deki 2015 geliri baz alınarak oluşturulan ilk 10 denetim firmasının kalite kontrol sistemleri belirtilmiştir. Denetim firmalarının Global şeffaflık raporları ve Türkiye'de ki çalışmalar incelenmiş ve bu çalışmaya dayalı tavsiyeler belirtilmiştir. Anahtar Kelimeler: İtibar, kalite, denetim kalitesi

Bağımsız denetimBağımsız denetim kuruluşlarıDenetim+7
Fatih Mehmet Altan
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Riskin erken teşhisi ve yönetimi

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 378. Maddesinde pay senetleri borsada işlem gören şirketler ve denetçilerin gerekli görmesi halinde diğer şirketlerde "riskin erken teşhisi ve yönetimi" ile ilgili uzman bir komite kurulması zorunlu kılınmıştır. Riskin tespiti ve yönetimi komitesinin amacı; işletmenin varlığını ve gelişimini tehlikeye düşüren risklere karşı yönetim kurulu ve genel kurulu uyarmak ve onları sürekli risklere karşı uyanık kılmaktır. Kurumun faaliyetleriyle ilgili hedefe ulaşma aşamasında ortaya çıkabilecek risklerin neler olabileceği, gerçekleşme olasılığı ve gerçekleşirse büyüklüğü, komiteyi kurmak ve geliştirmekle yükümlü olan yönetim kurulunun sorumluluğundadır. Bu komitenin denetim komitesinden farkı denetim komitesinin yönetimi gözetim altında tutmasına karşılık bu komitenin sadece risklere odaklanmasıdır. Ayrıca denetim geçmişe yönelik bir inceleme olduğu halde, risk teşhisi gelecek ve geleceğin yorumuyla ilgilidir. Denetimin yönetilmesi söz konusu olmadığı halde, risk yönetilebilir ve yönetilmelidir. Bu çalışmada ilk bölümde risk kavramı, tanımı ve risk çeşitleri incelenmiş, ikinci bölümde risk yönetiminin önemi, risk yönetim prensipleri ve risk yönetim süreci açıklanmıştır. Daha sonra üçüncü bölümde ise riske karşı korunma teknikleri, vadeli işlem piyasaları, finansal krizler vb., işletmelerde riskin erken teşhisi ve yönetimi konusuna değinilmiş ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında oluşturulması zorunlu kılınan risk komitesi hakkında bazı sorulara cevaplar aranmıştır.

Finansal krizRiskten korunma
Kemal Yakar
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebe bilgi sisteminin küçük ve orta boy işletmeler üzerindeki etkisi: Irak-Kürdistan bölgesinde bir araştırma

Günümüzde küçük ve orta boy işletmeler ulusal ekonomileri içerisinde oldukça çok büyük bir öneme sahiptir. Aynı şekilde Irak - Kürdistan Bölgesinde de şirketlerin yaklaşık yüzde 97,8'i küçük ve orta boy işletmelerden oluşmaktadır. Bu oran göz önünde bulundurulduğunda KOBİ'lerin ekonomiye katkısının büyük olduğu açıktır. Bu sebeple KOBİ'lerin etkin bir şekilde yönetilmesi oldukça önemlidir. Ayrıca yoğun rekabet şartları altında faaliyet gösteren işletmelerde, yöneticiler ancak muhasebeden ve diğer bilgi sisteminden sağlanan bilgiler sayesinde etkin bir yönetim gerçekleştirebilirler. Bu çalışmada Irak - Kürdistan Bölgesinin Dohuk ilinde faaliyet gösteren küçük ve orta boy işletmelerin muhasebe bilgi sisteminden ne derece faydalandığının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla bir anket çalışması hazırlanarak KOBİ yöneticilerinin ve işletmelerin sahiplerinin muhasebe bilgi sisteminden ne ölçüde faydalandığını, mevcut sistemlerin yönetici ve işletme sahipleri beklentilerini karşılayıp karşılamadığı ortaya konulmuştur. Bu çalışma beş bölümden oluşmaktadır. Birinci ve ikinci bölümde Giriş, Muhasebe, Bilgi Sistemleri ve Alt Bilgi Sistemleri, KOBİ gibi genel kavramlar açıklanmaya çalışmıştır. Üçüncü bölümde Muhasebe Bilgi Sistemleri ile ilgili detaylı bilgilere yer verilmiştir. İki ve üç bölümde teorik bilgilere yer verdikten sonra, dördüncü bölümde MBS'inin Dohuk ilindeki KOBİ'lerde kullanılma oranını ve işletmelere getirdiği avantajları ve dezavantajları hazırlanan bir anket çalışması ile tespit edilmeye çalışılmıştır. Anket verileri SPSS, 21 programı ile analiz edilmiştir. Anket analiz sonuçları yorumlanarak önerilerde bulunulmuştur. Beşinci bölünde sonuç ve önerilerden bahsedilmektedir.

Irak Kürdistan Bölgesel YönetimiKOBİKuzey Irak+3
Hameed Hussein Ali Alı
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu hastanelerinde zaman etkenli faaliyet tabanlı maliyetleme

Kaynakların etkin kullanımına yönelik hem kamuda hem de özel sektörde çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmalar son dönemde özellikle doğru maliyet bilgilerinin elde edilmesi ve bu elde edilen bilgilerden hareketle maliyetlerin yönetilmesine yöneliktir. 1980'li yıllardan itibaren yoğun olarak kullanılmaya başlanan ve günümüzde çeşitli uygulama zorlukları nedeniyle terk edilen faaliyet tabanlı maliyetlemenin eksikliklerini ortadan kaldırmak üzere geliştirilen zaman etkenli faaliyet tabanlı maliyetleme, doğru maliyet bilgilerinin elde edilmesinin yanı sıra kurumların kaynaklarının ekin kullanılmasına da yönelik çalışmalardan biridir. Zaman etkenli faaliyet tabanlı maliyetlemeye ilişkin hem akademik alanda hem de uygulamada oldukça fazla çalışmaya rastlanmaktadır. Çalışmamızda, kaynakların etkin kullanımında özellikle pratik kapasiteyi hesaplamaya dahil eden zaman etkenli faaliyet tabanlı maliyetlemenin bir kamu hastanesinde uygulanabilirliğini belirlenmeye çalışılacak ve elde edilen sonuçlar geleneksel hacim tabanlı maliyetlemeden elde edilen sonuçlarla kıyaslanacaktır.

Aktiviteye dayalı muhasebeDevlet hastaneleriEtkinlik+4
Abdulvahap Çetiner
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal tabloların karşılaştırma özelliğinin ‎gelecekteki kazanç tepki katsayısına etkisi

Yatırımcıların tahmin gücünü ve pay senedi fiyatlarının bilgi içeriğini değerlendirmek ‎için mevcut bakışlardan biri, gelecekteki kazanç tepki katsayısıdır. Bu katsayı ‎gelecekteki karların bilgi miktarını pay senedinin fiyatlarında yansımasını ‎göstermektedir. Pay senedi fiyatlarında gelecekteki karlardan yansıyan bilgiler, sektör ‎seviyesinde kar bilgilerinden ve şirkete özgü kar bilgilerinden bileşmektedir. Kar ‎zamanlama hipotezinin esasına göre şirkete özgü bilgilerin elde edilmesi yüksek ‎maliyetli olması nedeni ile, şirkete özgü kar bilgilerinin tahmini sektör seviyesinde kar ‎tahminine göre daha zor olup ve sektör seviyesindeki kar bilgileri şirkete özgü kar ‎bilgilerine göre daha erken pay senedi fiyatlarında yansımaktadır. Diğer taraftan ‎kaynakların optimum tahsisi, şirkete özgü bilgilerinin erişile bilinmesine ihtiyaç ‎duymaktadır. Karın zamanlama hipotezi, pay senedi fiyat eşzamanlılığı olayı ile yakın ‎bir ilişkisi olmaktadır. Şirkete özgü bilgilerden yeterli miktarda olmaması nedeni ile, ‎şirketin pay senedinin fiyatı diğer şirketlerin pay senedi fiyatları ile paralel olarak ‎değişilmektedir ki bu durum pay senedi fiyat eşzamanlılığını beyan etmektedir. ‎Finansal tabloların karşılaştırma kabiliyeti muhasebe bilgilerinin kalite özelliklerinden ‎biri olarak gelecekteki kazanç tepki katsayısının artırmasına neden olmaktadır. Ayrıca ‎finansal tabloların karşılaştırma kabiliyeti kaynakların optimum tahsisinde etkili bir ‎faktör olarak gerçekleşmektedir. Bu önemli konuyu erişmek, yalnızca o zaman ‎mümkün olmaktadır ki yatırımcılar bu kalite özelliğin kullanarak şirkete özgü karını ‎tahmin edip ve şirkete özgü bilgilerini fazla miktarda elde etsinler ki bu durumda pay ‎senedi fiyat eşzamanlılığı oranı düşecektir. Bu esasla, bu araştırmanın temel amacı ‎finansal tabloların karşılaştırma kabiliyetinin etkisini gelecekteki kazanç tepki ‎katsayısı ve pay senedi fiyat eşzamanlılığı üzerinde belirlemektir.‎ Beyan edilen amaca ulaşmak için, dört hipotez düzenlenip ve 30 şirket olasılıklı ‎olmayan yargısal örnekleme yöntemiyle Borsa İstanbul Anonim Şirketlerinde kabul ‎edilen şirketler arasından 2005 ile 2015 yılla arası için örneklem grubuna dahil edilip ‎ve seçilmektedir. Ayrıca araştırma hipotezlerin test etmek için panel verileri ‎kullanarak, çok değişkenli regresyon analizinden yararlanmaktadır.‎ Araştırman modellerinin hesaplanmasından ortaya çıkan sonuçlara göre, finansal ‎tabloların karşılaştırma kabiliyeti gelecekteki kazanç tepki katsayısını anlamlı olarak ‎artırmaktadır. Ayrıca sonuçlar göstermektedir ki finansal tabloların karşılaştırma ‎kabiliyeti sektör seviyesinde gelecekteki kazanç tepki katsayısı üzerinde anlamlı etkisi ‎olmamakta ama karşı taraftan, şirkete özgü gelecekteki kazanç tepki katsayısını ‎anlamlı olarak artırmaktadır. İlaveten karşılaştırma kabiliyetinin pay senedi fiyat ‎eşzamanlılığı üzerinde anlamlılığı ve negatif etkisi, elde edilen sonuçları teyit ‎etmektedir. ‎

Eş zamanlılıkFinansal tablolarKararlılık katsayısı+6
Mohammad Reza Toutounchı Asl
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İnşaat muhasebesinde ticari kara geçiş ve mali tabloların düzeltilmesi ve Türk vergi uygulama örneği

Küreselleşme; sermaye hareketlerinin, çok uluslu şirketlerin ve tek bir küresel pazarın egemenliğinde yeni ekonomik paradigmaya işaret etmektedir. Bu yeni durum, beraberinde ortak bir küresel dilin kullanılmasını zorunlu hale getirmiş ve tek bir muhasebe dilinin yaratılmasını zorunlu kılmıştır. Şirketler için küresel anlamda rekabet koşullarına adapte olabilmek için; doğru, güvenilir, şeffaf bilgilerin önemi büyüktür. Uygulamada iki inşaat şirketinde vergi mevzuatı karşılaştırması yapılarak ticari kara geçişin ve mali tabloların düzenlenmesi, Türk Vergi ve Türk Ticaret Kanunu göz önünde tutularak gerçekleştirilmektedir. Özel inşaatlarda muhasebe kayıtları ve inşaat onarım işlerinde muhasebe kayıtlarının yapılması ve binanın kullanma izninin alınması için Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) ilişkisizlik belgesi alınması, asgari işçilik hesaplaması yapılarak SGK'na bildirilmesi, ticari kara ve mali (vergi) matrahı karına geçiş ve mali tabloların düzenlenmesi ve vergi uygulamaları örneklerle açıklamaya çalışılacaktır.

Finansal tablolarKarlılıkMuhasebe+7
İsmail Ertürk
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Hasılat döngüsünde hile denetimi

İşletmelerde çalışanlar, yöneticiler ve üçüncü kişiler tarafından yapılan hileler işletmelerin geleceği açısından onları olumsuz yönde etkilemekte ve hatta işletmelerin iflasına sebep ola bilmektedirler. İşletmelerde yapılan hile eylemleri işletmeleri finansal ve finansal olmayan zararlarla etkilemektedir. Yapılan hile eylemleri sonucunda işletme büyük miktarda finansal kaynak yitirmekte ve prestij kaybı yaşamaktadır. Aynı zamanda işletmelerin yaşamlarını sürdürmesi açısından da tehlikeye girmektedir. 'Hasılat Döngüsünde Hile Denetimi' başlıklı tez konumuzda, hasılat döngüsünde baş veren ve verebilecek hile eylemleri, onların ortaya çıkartılması ve önlenmesi ile ilgili bilgiler verilmiştir. Çalışmamızda, hasılat döngüsü incelenmiştir. Hasılat döngüsü hakkında bilgiler verildikten sonra, genel olarak hile kavramı daha sonrasında ise, tümdengelim bir şekilde yalnızca hasılat döngüsünde baş veren hileler ele alınmıştır. Sonrakı kısımda ise, hilelerin ortaya çıkartılmasında önemli etken olan hile belirtileri ve hilenin önlenmesindeki yaklaşımlar ile ilgili bilgiler verilmiştir. Ardından hasılat döngüsünde gerçekleşen ve gerçekleşe bilecek hilelerin önlenmesi ile ilgili bilgiler verilmiş ve uygulamalı bir şekilde ele alınmıştır.

DenetimHasılatHile+1
Şahin Aslanzade
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Teknokentte girişimcilere sağlanan yararlar ve vergisel boyutta incelenmesi ve bir uygulama

Teknolojinin ve dijital dünyanın hâkim olduğu günümüz dünyasında yeni bir sanayi devrimi olarak kabul edilen endüstri 4.0 ile artık küreselleşen teknoloji ve bilginin önemini göstererek, küresel boyutta bu gelişmelere ayak uydurulması gerektiği gözler önüne sermektedir. Yaşadığımız 21. yüzyılda bilgi yoğun teknolojilerin yerine inovasyona dayalı ileri teknolojiler yer verilmiştir. Teknoloji ve inovasyonun ekonomik büyüme ve kalkınmada stratejik bir öneme sahip olduğu yaşadığımız dönemde açıkça görülmektedir. Günümüz çağında bu teknolojik gelişmişliğe ve entelektüel sermaye birikimine sahip olmak ve değişen dünyada uluslararası alanda rekabet edebilen, katma değer katarak ülke ekonomilerini ve gelişmişlik düzeylerini ilerletebilen bir ülke olmak için bu sürece hızlı şekilde adapte olmak gerekmektedir. Bu teknolojik ilerlemeye yetişebilmek ve sahip olabilmek için teknoloji üretimi yada teknoloji transferi yoluyla mümkün olduğu göz önüne alındığında teknoloji transferinin getirdiği yüksek maliyetlerin sürdürülebilir bir teknolojik gelişmişliği zorlamaktadır. Bu durumda ülkelerin teknoloji elde etme gayreti içinde teknolojik üretime yönelmesi amacıyla bilgi üretiminin ve bilginin ticarileştirilmesi amacıyla uygun ortamların yaratılması oldukça önemlidir. Bu bilgi birikimlerinin teknoloji üretiminde ve teknolojiye aktarılmasında gerekli ortamların olması gerekmektedir. Bu açıdan üniversite, sanayi ve devletin bir arada olduğu Teknokentlerde bu ortamların en uygun olduğu yapılardır. Teknokentlerde faaliyet gösteren firmalara çok çeşitli avantajlar sağlanmaktadır. Bunların bir kısmı vergisel olamayan avantajlar olabileceği gibi diğer kısmıda vergisel olan avantajdır. Vergisel olmayan avantajlar; teknogirişim sermayesi, risk sermayesi, hibe ve krediler şeklinde olabileceği gibi vergisel olan avantajlarla da kanun ve yönetmeliklerce belirlenen çeşitli muafiyetler bulunmaktadır. Mevcut kanunlar çerçevesinde Teknokentlerde faaliyet gösteren girişimcilere, faaliyette bulundukları Ar-Ge, yazılım, tasarım faaliyetlerinden elde etmiş oldukları kazançlardan gelir ve kurumlar vergisinden 2023 tarihine kadar muaftırlar. Aynı şekilde mükelleflerin gelir ve kurumlar vergisinden muaf tutulması süresi dâhilinde Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetleri ile ilgili olmak üzere yapılacak olan ithal eşya üzerinden gümrük vergisinden her türlü harç ve fonlardan da muaftırlar. Yine bu girişimler için personel çalıştıran işverenlere SGK işveren desteği primi ile de destek verilmektedir. Çalışmada da ülkemizde teknolojik gelişimine katma değer sağlayan Teknokentler hakkında genel bir bilgilendirme ile Teknokentlerde faaliyet gösteren firmalara sağlanan avantajlar ve bu avantajlar neticesinde mükellefiyetlikleri belirtilmiştir. Çalışmanın uygulaması ile Teknoloji Geliştirme Bölgeleri içinde faaliyet gösterilmesi halinde sağlanan avantajların ve bölge dışında faaliyet gösterilmesi halinde faaliyetlerin karşılaştırmalı olarak açıklanmasına yer verilmiştir.

Endüstri 4.0GirişimcilerGirişimcilik+7
Nazan Akan
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Marmara bölgesindeki üniversitelerin muhasebe yüksek lisans programlarındaki derslerinin Kamu Gözetimi Kurumu bağımsız denetçilik sınavına denkliği

2000 yılından sonra meydana gelen ve muhasebe mesleğini ilgilendiren denetim skandalları denetçilere olan güvenin azalmasına sebep olmuştur. Dünya çapında yaşanan skandallar denetim sektöründe düzenlemeler ve değişiklikler olması sonucunu doğurmuştur. Ekonomik gelişmeler, globalleşen dünya ve bilgi akışının hızlanmasıyla birlikte dünyanın her noktasından bilgiye ulaşım sağlanmakta, bununla birlikte bilginin güvenilirliği önem kazanmaktadır. Bilgi kullanıcılarının, güvenilir bilgiye olan ihtiyaçları denetim faaliyetlerine olan ilgisini arttırmıştır. Bu nedenle bağımsız denetim ve bağımsız denetçi kavramları önem kazanmıştır. Bağımsız denetim faaliyetini yürütecek olan bağımsız denetçi statüsündeki kişilerin, denetim sektördeki etkinliği mesleki anlamda yeterli donanıma sahip olmaları ile doğru orantılıdır. Yeterli teorik bilginin kazanımı için en büyük pay şüphesiz üniversitelere ve verilen eğitime düşmektedir. Çalışmanın amacı bağımsız denetçi olmak isteyen kişilere, Marmara Bölgesindeki üniversitelerin yüksek lisans muhasebe programlarında verilen derslerin girecekleri bağımsız denetçilik sınavı konuları açısından denkliği sağlayıp sağlamadığının belirlenmesidir. Araştırmada Marmara bölgesindeki bütün üniversitelerin web sitelerinin taranması sonucunda 13 üniversitenin muhasebe yüksek lisans programları dahilinde toplam 21 programın verisine ulaşılmıştır. Ulaşılan veriler ve Kamu Gözetimi Kurumu (KGK) bağımsız denetçilik sınav konuları ilişkilendirilerek Avrupa Kredi Transfer Sistemi (AKTS) denkliği ile incelenmiş, derslere göre yüzdesel dağılım ile sınav konularının üniversiteler açısından sağlanıp sağlanmadığını belirten verilere ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda; muhasebe ve finans yüksek lisans programlarının muhasebe ve denetimi programlarına göre sınav konularını karşılamasının daha fazla olduğu belirlenmiştir. KGK sınav konularına ait dağılımın eşit olmasından yola çıkılarak denetim alanı ile ilgili ağırlığın arttırılmasının meslek mensuplarının çalışmalarına katkı sağlayacağı sonuçları tespit edilmiş ve bu konuda önerilere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bağımsız Denetim, Bağımsız Denetçi, Bağımsız Denetçilik Sınavı, Yüksek Lisans Eğitimi

Bağımsız denetimDenetçilerDenklik+4
Gizem Engin
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Marmara ve Ege bölgesindeki devlet üniversitelerinin iktisadi ve idari bilimler fakültelerinde verilen derslerin mali müşavirlik sınavlarına denkliği

Globalleşen dünya ile hızlı değişim döngüsüne tanık olan muhasebe bilgi sisteminin sürekli gelişiminin takibi gereklidir. Rekabet ortamında başarı; doğru, tarafsız ve güvenilir bilgi üretimi sağlayan muhasebe fonksiyonun görevidir. Küresel dünyada değişen ihtiyaçlar karşısında muhasebeden beklentilerde farklılaşmaktadır. Gelişen süreç içerisinde muhasebe ve finans işlemlerinin hayati önem taşıması ile mesleği yerine getiren kişilerin eğitimleri önemli bir konu olmuştur. Bu eğitimlerin verildiği programlardan biri olan lisans programlarının içeriği, muhasebeye ilişkin verilen derslerin eğitimin kalitesi ve etkinliği ile büyük ölçüde ilgilidir. Buradan yola çıkılarak yeterli bilgi ve pratiğin kazandırılmasında üniversite eğitiminin önemi büyüktür. Bu araştırmada Marmara bölgesinde 17, Ege bölgesinde 11 devlet üniversitesinin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi bünyesinde bulunan toplam 122 bölüm incelenmiştir. Bu çalışmanın amacı, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi bünyesinde verilen muhasebe eğitiminin SMMM Staj Başlatma ve SMMM Yeterlilik Sınavı açısından denkliğin belirlenmesidir. Bu amaç çerçevesinde Marmara ve Ege bölgesinde bulunan devlet üniversitelerinin iktisadi ve idari bilimler fakültelerinin web sitelerine ulaşılarak ders içerikleri incelenmiş, zorunlu ve seçmeli ders ayrımına gidilmiştir. Bu ayrım sonucunda iki bölge ayrı ayrı ele alınıp zorunlu ve seçmeli ders toplamları bölüm toplamlarına oranlanarak derslerin yüzdesine ulaşılmıştır. Derslerin yüzdesinden yola çıkılıp, sınav konularının yüzdesel ağırlığını karşılayıp karşılamaması araştırılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, sınav konularının dağılımında üniversitelerdeki seçmeli derslerin daha ağırlıkta verildiği ve Ege bölgesinin Marmara bölgesine oranla sınav konularını daha çok karşılayıcı bir eğitim verdiği sonuçlarına ulaşılmış ve çözüm önerilerinde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Muhasebe, SMMM, Meslek Mensubu

DenklikMali müşavirlikMuhasebe+3
Seçil Solmaz Bulut
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

KOBİ'lerin bağımsız denetim yaptırmasında KOSGEB desteğinin etkisi : İstanbul ili hakkında araştırma

Bu çalışmanın amacı, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki toplam işletmeler arasındaki sayısal üstünlüğü başta olmak üzere, üretim, istihdam, yatırım, dış ticaret, toplam krediler ve vergiler içindeki payları göz önünde bulundurulduğunda ülke ekonomilerinin bel kemiği durumda olan KOBİ'lerin, Bağımsız denetim faaliyetinden ne derece yararlandığını araştırılmasıdır. Tüm dünyada üzerinde fikir birliğine varılamamış olan ve KOBİ olarak anılan "Küçük ve Orta büyüklükteki İşletmeler" in, rekabet güçlerinin uluslararası düzeyde artırılması ve ülkemizin ekonomik büyümesinde KOBİ'lerin katkısının yükseltilmesi için ülkemizde kurulan KOSGEB'in KOBİ'lere sunmuş olduğu 15 destek programının bir tanesi olan genel destekler programının bağımsız denetim desteğinin, KOBİ'ler tarafından ne derece faydalandığını tespit edilmesi amaçlanmıştır.

Bağımsız denetimDenetimKOBİ+1
Efe Adnan Toprak
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Canlı varlıkların TMS-41 kapsamında tek düzen hesap planında muhasebeleştirilmesi

Tarımsal faaliyetler, bazı özellikleri dikkate alındığında diğer mal ve hizmet üretimi etkinliklerinden ayrılır. Genel bir bakış ile tarımsal faaliyetler de mal üretimi sonucunu doğuran ekonomik etkinliklerdir ancak elde edilen ürünler toplumun beslenmesi gibi yaşamsal bir işlevi gerçekleştirir. Tarım, yapılış teknik ve yöntemleri değişmiş olsa bile bütün zamanlar için toplumun gerçekleştirmek zorunda olduğu üretim alanıdır. Vazgeçilmez olma niteliğini gelecek zamanlarda da koruyacaktır. Günümüz dünyasında, özellikle gelişmiş ülkelerde tarım, modern araç-gereç ve yöntemlerle, büyük üretim organizasyonları tarafından ve pazar için çok büyük miktarlarda üretim yapılan bir sektördür.2000'li yıllardan sonra ülkemizde de tarımsal faaliyetlere büyük işletmelerin ve sermaye gruplarının yatırım yaptıkları görülmektedir. Küçük aile işletmelerinin yanında modern tarım işletmeleri ortaya çıkmaya devam etmektedir. Tarım işletmelerinin diğer sorunlarının yanında muhasebe sorunu da vardır. Çalışmanın ilerleyen bölümlerinde tarımsal muhasebe sorununun nasıl ortaya çıktığı ve çözümü geniş olarak tartışılacaktır. Tarım işletmelerinin muhasebe sorunu küreselleşme olgusunun varlığı dikkate alınarak çözümlenmeye çalışılmış ve muhasebe ile ilgili uluslararası kurumlar tarafından oluşturulan muhasebe standartları bu işletmelerde de uygulanmaya başlanmıştır. Çalışmamızda, TMS-41 Tarımsal Faaliyetler Standardını, ülkemizde var olan Tekdüzen Hesap Planını kullanarak bir hayvancılık işletmesinin tarımsal üretimine uygulayıp ortaya çıkan sonuçları değerlendireceğiz. Uygulamamızda, akademisyenlerce Tekdüzen Hesap Planına eklenmesi önerilen hesap grupları ve bu gruplar içerisindeki hesaplar öneri olmanın ötesine taşınmış, profesyonel muhasebe programı olan Zenom Programına bu hesap grupları eklenmiş etlik kuzu üreten işletmenin yevmiye kayıtları eklenme yapılmış Tekdüzen Hesap Planı ile yapılmış, yevmiye defteri ve defteri kebir oluşturulmuştur. Bize göre, TMS-41 Standardı Tekdüzen Hesap Planının alternatifi değildir. Bu durum diğer Türkiye Muhasebe-Finansal Raporlama Standartları içinde geçerlidir. Yapılması gereken mevcut hesap planına standartlara uygun hesapların eklenmesi ve vergi kanunlarında gerekli değişikliklerin yapılmasıdır. Anahtar Kelimeler: Tarım Muhasebesi, Canlı Varlıklar, TMS 4 , Küçükbaş Hayvanlar

Canlı hayvanMuhasebeMuhasebe standartları+3
Abdulhalim Öztürk
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal tablolarda muhasebe hilelerinin fark edilmesi ve ortaya çıkartılma biçimleri

Hile anlam bakımından yolsuz olma; yetkiyi kötüye kullanma olarak tarif edilmektedir. Muhasebe sistemi içinde hile; işletme hesap, belge ve kayıtlarının belli bir menfaat sağlamak ve başkalarını aldatmak amacıyla gerçek durumu yansıtmayacak şekilde düzenlenmesi, tahrif edilmesi ve gizlenmesi olarak tanımlanabilir. Hileler; kasti yapılmış olan işlemleri saklamak gayesi ile bilerek ve isteyerek yapılmaktadır ve sadece denetim yolu ile meydana çıkartılabilmektedirler. İşletmelerin finansal işlemleri, belge ve muhasebe kayıtlarında dolayısıyla da finansal tablolarında yapılan uygunsuz düzenleme, makyajlama, maskeleme, hileler ve yolsuzluklar sadece kar amacı güden veya çıkar sağlanan gruba fayda sağlamakta olup büyük bir toplum üzerinde ciddi zarar ve kayıplara sebebiyet vermektedir. Yapılan bu tür işlemler dolayısıyla; borç verenler, çalışanlar, satıcılar ve yatırımcılar mikro seviyede devlet ve kamuoyu da makro seviyede etkilenmektedir. Bu nedenle yapılan bu tür işlem, hile, yolsuzluk ve makyajlamalar ile maskelemeler büyük bir kesime etki etmiş olarak yanıltıcı, eksik, hatalı karar ve sonuçlara neden olmaktadır. Bu tezde öncelikle; hile kavramı ve yöntemleri incelenerek hilenin belirtileri doğrultusunda finansal tablolardaki odaklanmamız gereken hileli hesaplar araştırılacaktır. Finansal tablo kavramı; gerçeğe uygun sunuluşunun ve denetiminin açıklanarak finansal tablolardaki hile kavramı detaylandırılacaktır. Finansal tablolardaki hata ve hilelerin tespiti amacıyla denetim yöntemlerinin açıklanması ve tespit edilmesi hususlarına değinilerek; finansal tablolardaki muhasebe hilelerinin ortaya çıkartılması amacıyla tespit edilen denetim teknikleri için uygulama yöntemlerinin muhasebe hile türleri kapsamında belirlenmesi hedeflenmiştir. Model uygulamamız farklı sektörlerde faaliyet gösteren işletmelere ait karşılaştırmalı 4 dönem (5 yıl) verileri baz alınarak; bu finansal tablo verilerine, muhasebe hilelerinin ortaya çıkartılma biçimlerinde kullanılan yöntemlerin uygulanarak analiz edilmesi sağlanmış; analiz yöntemleri olarak; • Karşılaştırmalı analiz tekniği; • Dikey (Yüzde) metodu ile ilgili analiz tekniği • Oranlar (Rasyolar) Analiz tekniği Yöntemleri uygulanmış ve incelenmiştir. Uygulanan analiz teknikleri sonucunda çıkan veriler değerlendirilerek sektörel- firma ve yıllar itibariyle karşılaştırılarak yorumlanmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler; Finansal Tablo, Hile, Muhasebe Hileleri, Kırmızı bayrak, Finansal Tablo Analiz Teknikleri, Finansal Tablo Hileleri

Finansal tablolarHileHileli işlemler+1
Melek Sabankaya
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

BDS 701 ile bağımsız denetim raporundaki değişikliklerin bağımsız denetçiler üzerindeki etkisi: Türkiye uygulamasında potansiyel etkisi üzerine kalitatif çalışma

Denetçi raporu denetim sürecinin sonuçlarının direkt sunulduğu en bağımsız mecradır. Tarafsız, şeffaf ve güvenilir bilgiye olan ihtiyacın giderek artması, denetim standartlarının gerek denetçinin sorumlulukları gerekse görüş oluşturulması yönünde yenilenmesini gerektirmiştir. Uluslararası Denetim ve Güvence Standartları Kurulu (IAASB)'nun 2006 yılında ajandasına alarak başlattığı çalışmalar sonuçlanmış ve 15.12.2016 itibariyle yeni ve gözden geçirilmiş raporlama standartlarının yürürlüğe konulması yönünde karar alınmıştır. IAASB'nin bu süreçte yaptığı araştırmalar kullanıcıların denetçi raporunun sadece finansal tabloların ilgili standartlara olan uyum derecesini ifade eden görüş paragrafını okuduklarını ortaya koymuştur. Paydaşlar, IAASB'nin denetçi raporunun yeniden ele alınması kapsamındaki çalışmalarında, kendileri için daha kullanılabilir bilgi içeren ve daha bilgilendirici denetçi raporlarına olan ihtiyacını özellikle dile getirmiştir. Yeni raporlama standartları denetçi raporunda yer verilen kilit denetim konuları bölümü ile denetçi raporunun okuyucularına işletme hakkında detaylı bilgiler vermekten ziyade gerçekleştirilen denetim süreci hakkında detaylı bilgi sunmayı amaçlamaktadır. Çalışmamızın amacı, BDS 701 çerçevesinde, yeni ve gözden geçirilmiş raporlama standartlarında yer alan kilit denetim konularının belirlenmesinden ve bu kapsamda açıklanacak uygun bilgilerin raporlanmasına kadar ki mesleki yargı sürecinin ortaya konulmasıdır. Bu standart şeffaflığı artırarak finansal tablo okuyucusunun finansal tabloları daha iyi anlamasına neden olacak olup, yatırımcıların yapacakları yatırımlar konusunda bir yol gösterici mahiyette olacağı düşünülmektedir. Uluslararası mecralarda yarışabilmek için bu standardın önemi büyüktür.

Bağımsız denetimDenetim raporlarıDenetçiler+1
Burak Çelik
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Adli muhasebe ve çalışan hileleri ile hile yapanların karakteristik özellikleri

Günümüz teknolojisindeki hızlı gelişim ve değişimler ile küreselleşen dünyada yapılan hilelerin niteliği değişmiş, profesyonelce işlenen ve işletmelerin farklı fonksiyonlarını hedef alıp ciddi kayıplara neden olan bu suçların geleneksel yöntemler ile bulmak ve önlemek çok zor bir hale gelmiştir. Hem işletmelerde hem de kamu kurum ve kuruluşlarında meydana gelen ve son yıllarda önemli zararlara neden olan bu suç ve hileler karşısında bir takım yöntem ve tekniklerin geliştirilmesi gerekliliği doğmuştur. İşte bu aşamada hile konusunda uzman ve "adli muhasebe" olarak adlandırılan yeni bir alan ortaya çıkmıştır. Son yıllarda, gelişmiş ülkelerde çok sık uygulama alanı bulan adli muhasebe, adli sorunların çözümünde, muhasebeden, denetimden ve ilişkili tüm alanların araştırma yeteneklerinden faydalanmayı ifade eder. Bu çalışmada amaç adli muhasebe kapsamında çalışan hileleri hakkında bilgiler vererek ülkemizde ve dünyada yaşanan hile olaylarında niteliksel olarak hilekâr profilini incelemek ve hangi özellikteki insanların bu tür hilelere yöneldiğini tespit etmektir. Çalışmamız giriş bölümü ile birlikte dört bölümden oluşmaktadır. İkinci bölümde adli muhasebe kavramı, adli muhasebecilik mesleği ve özellikleri ile adli muhasebe mesleğinin etik kuralları hakkında detaylı bilgiler vermeye çalıştık. Tezin üçüncü bölümünde, hile, hile türleri ve özellikleri, hile denetçiliği mesleği ve özellikleri, hile denetimi ile hile denetiminde kullanılan teknikler açıklanmaya çalışılmıştır. Son olarak dördüncü bölümde çalışan hileleri, çalışanların yaptığı hile türleri ve özellikleri, çalışanları hile yapmaya iten nedenler ve hile üçgeni ile hile yapan çalışanların genel karakteristik özellikleri ACFE hile raporlarındaki veriler üzerinden açıklanıp yorumlamaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Adli Muhasebe, Hile, Çalışan Hileleri

Adli muhasebeHileHileli işlemler+2
Halil Çetin
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Finansman modeli olarak sukuk, Türkiye'deki işleyişi ve muhasebeleştirilmesi

İslami bankacılık sistemi, Müslümanların ihtiyaçlarından doğan ve bu sebeple Müslüman bilim insanlarının geliştirmiş olduğu bir sistemdir. Bu sistem Müslümanların dini hassasiyetlerini içeren İslamiyet dininin kurallarına ters düşmeden faiz sebebi ile finansal sistem dışında kalan sermayenin finansal sisteme katılmasını ve İslam dini hassasiyetleri olan toplumların finansal ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlamaktadır. Tezde sukukun hareket alanı olan piyasalar tanımlanmış, sukuk sistemini veya sistemin çalıştığı piyasaları ilgilendiren islami finansal kuruluşları anlatılmış, sukukun diğer finansman araçları ile karşılaştırılması yapılmıştır. Tezin son üç bölümünde dünyada işlem gören sukuk tanımlanmalarına girilmiş ve sukuk türleri anlatılmıştır. Türkiye deki sukuk finansman modelinin Türkiye deki uygulaması olan kira sertifikaları ve kira sertifikalarının tarafları açısından muhasebeleştirilmeleri örneklerle açıklanmıştır. Anahtar Kelimeler: Sukuk, kira sertifikası, sukukun muhasebeleştirlmesi

Kira sertifikasıMuhasebeSukuk+3
Asım Çebi
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

BİST GYO (XGMYO) endeksinde faaliyet gösteren işletmelerin finansal analizleri ve risk değerlendirmeleri

Bilanço ve gelir tabloları, işletmelerin finansal durumlarını gösteren tablolar olarak adlandırılmaktadır. İşletmelerin finansal tabloları kullanarak durum analizi yapmak için kullanılan yöntemlere de finansal analiz denilir. Finansal analizler, finansal bilgi kullanıcılarına işletmelerin geçmiş ve geleceği hakkında sayısal bilgi üretip ve raporlayıp sunarlar. Ayrıca yöneticiler açısından ileriye dönük program yapabilmek ve yatırımcılar adına önemli bilgiler üretmektedir. Halka açık şirketlerin bağımsız denetim kuruluşları tarafından dönemler itibarı ile finansal denetimleri yapılmaktadır. Bu finansal raporlar Kamuyu Aydınlatma Platformunda yayınlanmaktadır. Şirketler faaliyetlerini sürdürürken birçok risk türüne maruz kalmaktadırlar. Bu risklerden bazılarını azaltma imkânlarına sahip değil iken, bazıları da şirketin kendinden ve içinde bulunduğu sektörden kaynaklanmakta olup, bunları da azaltma yoluna gitmektedir. Böylece faaliyetlerini likidite, kur, faiz riski vb. riskler arasında sürdürmeye çalışırlar. Finansal analiz ile de şirketlerin taşımış ve karşılaştıkları bu riskleri ölçmeye, tahmin etmeye ve önleyecek mekanizmaları oluşturmaya çalışacak sayısal veri ve oranlar elde etmeye çalışılır.Bu çalışmada, BİST GYO endeksinde işlem gören 10 adet gayrimenkul yatırım ortaklıklarının finansal tablolarının oran analizi yöntemi kullanılarak finansal analiz ve risk değerlendirilmesi yapılmıştır.

Analiz yöntemleriBorsa İstanbulFinansal analiz+5
İsmet Tural
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal tablolara uygulanan rasyo analizi ile hilenin tespiti, değerlendirilmesi ve tekstil sektöründe bir uygulama

Ülkemiz ve dünyadaki ekonomik dalgalanmalar ve değişiklikler sebebiyle, şirketlerin güçlü kontrol mekanizmaları kurma isteği, hızlı büyüyen şirketlerin büyümlerini istikrarlı ve sürdürülebilir hale getirme gayreti yanında, güçlü bir denetim ve analiz sistemi kurulmasını bir ihtiyaç haline getirmiştir. Çalışmada tekstil sektöründe faaliyet gösteren bir şirket üzerinde, rasyo analizi tekniği ile hata ve hile tespitinin sağlanmasını uygulamalı olarak detaylıca açıklamaya çalıştık. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Muhasebe Hata ve Hile kavramları ile türleri ve yönetemlerine ilişkin literatür çalışması gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde Rasyo analiz teknikleri , formülleri ve genel kabul görmüş oranları üzerinde çalışılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde uygulamaya yer verilmiştir. İnceleme yapılan tekstil şirletinin üç yıllık finansal tablolarına, ikinci bölümde açıkması yapılan rasyo analiz teknikleri uygunlanmış ve çıkan sonuçlara dayanarak kırmızı bayraların varlığı tespit edilmeye çalışılmıştır.Çıkan sonuçlara göre yapılması gerekenler hakkında tavsiyelere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tekstil , Hata ve Hile , Rasyon Analizi , Oran Analizi, Bağımsız Denetim

Bağımsız denetimFinansal tablolarHile+5
Nalan Gündüzalp Altıngöz
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Halka açık gıda içeçek ve tütün şirketlerinin kurumsal yapılarının karlılığa etkisi

Kurumsal yönetim kavramı, son 20 yılda Ģirket yönetiminde, akademisyenler, Ekonomik ĠĢbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ve Dünya Bankası gibi kesimlerce en çok tartıĢılan konulardan biri haline gelmiĢtir. Ülkelerde yaĢanan skandallar ve muhasebe hilelerinin ortaya çıkmasıyla Ģirketler tarafından kurumsal yönetim önemli bir kavram haline gelmiĢtir. Kurumsal yönetim kavramı Ģirketlerin hak sahiplerinin ve kamuoyunun menfaatlerine zarar gelmeden, mali desteği ve insan kaynaklarını kendime çekmesi ile verimli çalıĢmanın sağlanması, bu sayede hissedar için uzun vadeli ekonomik açıdan kazanç sağlamasını mümkün kılan yönetmelik ve gönüllü özel sektör uygulamalarının bileĢimidir. (Millstein,1998) Kurumsal yönetim kavramının kar yönetimi uygulamaları ile güçlü bir iliĢki içindedir. Bu güçlü iliĢkisi birçok araĢtırmacı tarafından araĢtırma konusu olmuĢ kurumsal yönetim bileĢenlerinden olan yönetim kurulu ve denetim komitesinin karlılığa olan etkisi ortaya çıkartılmaya çalıĢılmıĢtır. Halka açık gıda içki ve tütün üretimi Ģirketlerinin kurumsal yapılarının karlılığa etkisi baĢlıklı tezimizde kurumsal yönetiminin önemi, yapısı, amacı, Ģirketler üzerindeki etkisine ve kurumsal yapının bileĢenlerine değinilmiĢtir. ÇalıĢmada kurumsal yönetim bileĢenleri olan yönetim kurulu, denetim komitesi gibi oluĢumların kar yönetimine etkisi incelenmiĢtir. Karlılık oranları olan net kar marjı, varlıkların kazanma gücü, öz sermayenin kazanma gücü ve hisse baĢına kar oranları dikkate alınarak kurumsal yönetim bileĢenleri üzerindeki etkileri incelenmiĢtir. Anahtar Kelimeler: Kurumsal Yönetim, Kar Yönetimi, Karlılık

Gıda sektörüHalka açık ortaklıklarKar yönetimi+5
Buket Karaoğlu
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Vakıf üniversitelerinde iç denetim mekanizmasının incelenmesi

Bir kurum ya da kuruluşta iç denetim faaliyetlerinin düzenli halde ve sistematik olarak gerçekleştirilmesi söz konusu kurum ya da kuruluşun verimliliğini ve etkinliğini önemli düzeyde artırmaktadır. Denetim mekanizması kurum içerisinde tüm birimlerin işleyişini belirli bir kontrol altına almakta, verimliliği ve etkinliği belirli standartlara oturtmaktadır. Vakıf Üniversiteleri gibi çok sayıda birimini koordine olarak görev aldığı karmaşık yapılı kurumlarda denetim faaliyetinin gerçekleştirilmesi ve iyi anlaşılabilmesi adına bu çalışmada İstanbul ili içerisinde yer alan güzide bir vakıf üniversitesinin iç denetim mekanizmaları araştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Denetim, İç Denetim, Vakıf, Üniversite

DenetimVakıf üniversiteleriİç denetim ve iç kontrol
Uğur Karabiber
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yolsuzluğun önlenmesinde denetimin rolü ve etkinliğinin artırılması

Yolsuzluk kavramı dünyanın hemen her ülkesinde ortaya çıkan toplumsal bir sorundur. Bu çalışmanın temel amacı denetim faktörünün yolsuzluğun önlenmesi üzerindeki etkisini araştırmak ve denetim faktörünün yolsuzlukların çözümü adına etkinliğini artıran unsurları ortaya çıkarmaktır. Yolsuzluğun verdiği ekonomik ve toplumsal zararların önüne geçmek toplumun ve devletin tüm organlarınca yapılacak çalışmalar ile minimum seviyeye indirilebilmektedir. ''Bağımsız denetim ve denetimin tüm unsurları bu sorununun çözümünde nasıl bir rol oynamaktadır ve bu rol nasıl artırılabilir'' sorusunun cevabı bu çalışma ile ortaya konulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Denetim, Yolsuzluk, Bağımsız Denetim

Bağımsız denetimDenetimYolsuzluk
Kendal Özkalkan
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Faaliyet tabanlı maliyetleme yöntemi ile plastik enjeksiyon kalıbı maliyeti hesaplama sistemi kurulması

Bu tez çalışmasının amacı, plastik enjeksiyon kalıbı üretimi yapan bir kalıphanede hem kalıp üretim maliyetini en doğru şekilde hesaplayabilecek, hem de yönetim ve üretim faaliyetlerinde en verimli kararların alınmasında faydalı olabilecek bir maliyet hesaplama sistemi oluşturmaktır. Plastik enjeksiyon kalıbı, proje temelli bir üretim sürecine sahip olup, üretilen kalıplar birbirlerinden farklı ve genellikle birer adet olmaktadır. Böyle bir üretim ortamında kalıphanenin genel üretim maliyetleri ve doğrudan maliyet olarak ele alınmasına rağmen hangi kalıbın üretiminde ne ölçüde tüketildiği kolayca tespit edilemeyen maliyet kalemlerinin en doğru şekilde kalıp üretim maliyetlerine aktarılması amacıyla, oluşturulacak maliyet hesaplama sisteminde faaliyet tabanlı maliyetleme sisteminden faydalanılacaktır. Bölüm 1'de plastik enjeksiyon kalıbı etraflıca tanıtıldıktan sonra Bölüm 2'de faaliyet tabanlı maliyetleme ile ilgili bilgilendirme yapılacak ve faaliyet tabanlı maliyetleme yönteminin plastik enjeksiyon kalıbı üretim maliyeti hesaplamasına nasıl uyarlanacağı anlatılacaktır. Bölüm 3'de yer alan uygulamanın ardından tez çalışması sonuca bağlanacaktır.

Aktiviteye dayalı muhasebeMaliyet hesabıMaliyet yönetimi+5
Can Okatan
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
30
Master'sOpen AccessTR

Kilit denetim konularının bağımsız denetçi raporunda bildirilmesi: BIST 100'de işlem gören işletmelerin 2019-2020 yılları bağımsız denetçi raporlarının karşılaştırılması

Son yıllarda küresel ekonomide yaşanan finansal krizler ve işletme skandalları sebebiyle denetçiler ile denetim raporu kullanıcıları arasında bağımsız denetimden beklenti farklılığı ortaya çıkmıştır. Yaşanan finansal kriz ve skandallar nedeniyle bağımsız denetime duyulan güven sarsılmış ve finansal bilgi kullanıcılarının şirketler ile ilgili daha açıklayıcı, detaylı ve güvenilir bilgi talep etmelerine neden olmuştur. Bağımsız denetim faaliyetlerinin güvenilirliğini arttırmak ve kaybedilen güvenin yeniden kazanılması amacıyla uluslararası düzeyde birçok çalışma yapılmıştır. Yürütülen denetime ilişkin daha fazla şeffaflık sağlamak ve bağımsız denetim raporlarının bilgi kullanıcıları ile iletişim değerini artırmak amacıyla PCAOB ve IAASB ''Denetçi Raporu Projesi''ni 2011 yılında başlatmıştır. Bu çalışma sonucunda, 2015 yılında "Kilit Denetim Konularının Bağımsız Denetçi Raporunda Bildirilmesi" adıyla yeni bir standart yayımlamıştır. Ülkemizde ise Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu bu standardı esas alarak 9 Mart 2017 tarihinde BDS 701'i yayımlamıştır. Bu araştırmanın amacı, 2019-2020 yılları arasında BIST 100 endeksinde işlem gören şirketlerin, şeffaflığı ve kaliteyi sağlamak için bağımsız denetim raporlarında hangi kilit denetim konularını daha önem arz eden konu olarak düşündüklerinin belirlenmesine yönelik içerik analizi yapmaktır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre 2019 yılında şirketlerin %75'i, 2020 yılında ise %79'u ''Dört Büyük Denetim Şirketi'' tarafından denetlenmiştir. 2019 yılında 100 denetçi raporundan %89'u ''olumlu görüş'', %11'i ''sınırlı olumlu görüş'' bildirirken, 2020 yılında 100 denetçi raporundan %87'sinin ''olumlu görüş'', %13'ünün ''sınırlı olumlu görüş'' bildirdiği tespit edilmiştir. 2019-2020 yıllarında sayısal bazda en çok şirketin bulunduğu sektörlerin sırasıyla imalat ve mali kuruluşlar olduğu, en çok bildirilen kilit denetim konularının da sırasıyla hasılat, maddi ve maddi olmayan duran varlıklar, ticari ve finansal alacaklar, TFRS 16 kiralamalar standardı ve şerefiye olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bağımsız Denetim, Kilit Denetim Konuları, BDS 701, BIST 100

Bağımsız denetimBorsa İstanbulDenetim+5
Zovgan Shamkhalov
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Gelişmekte olan ülkelerin gösterge borsaları arasındaki dinamik bağlantılılığın TVP-VAR Yöntemi ile tespit edilmesi: E7 ülkelerinden kanıtlar

Finansal piyasalar, yalnızca ekonomik verilerin ve rasyonel beklentilerin şekillendirdiği alanlar olmaktan çıkmış, giderek daha fazla yatırımcı davranışları, psikolojik faktörler ve toplumsal eğilimler gibi unsurların etkisiyle yön bulur hale gelmiştir. Geleneksel finans teorileri, yatırımcıların rasyonel davrandığı ve tüm kararlarını maksimum fayda ilkesi doğrultusunda aldığı varsayımına dayansa da son yıllarda yaşanan krizler ve piyasadaki ani dalgalanmalar bu yaklaşımların yetersiz kaldığını göstermiştir. Bu nedenle, davranışsal finans olarak adlandırılan yeni bir teori geliştirilmiş ve yatırımcıların psikolojik eğilimlerinin piyasalar üzerindeki etkisi sistematik biçimde ele alınmaya başlanmıştır. Bu bağlamda yatırımcı duyarlılığı, yatırımcıların ekonomik gerçekliklerden bağımsız olarak, iyimserlik ya da kötümserlik gibi duygusal tepkilerle verdikleri kararların finansal piyasalar üzerindeki yansımalarını ifade etmektedir. Portföy çeşitlendirme teorisi kapsamında tasarrufların yatırım imkânlarına dönüştürülmesi açısından da ilgili çalışma önem taşımaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, E7 ülkeleri gösterge borsaları arasındaki dinamik bağlantılılık ilişkilerini ortaya koyarak, analiz gerçekleştirilen dönemler arasında söz konusu bağlantılılık düzeylerinin etkisini tespit etmektir. Ele alınan tarih aralığında savaş, ekonomik kriz, daralma ve pandemi gibi dönemlerin varlığı; ilgili hareketlerin yatırımcılar açısından karar verme problemlerine yardımcı olacak niteliktedir. Bu kapsamda ilişkilerin tespit düzeyi için alıcı ve yayıcı olma durumları, yatırım kararlarında rol alan faktörlerin tespiti için önemliyken ülkeler açısından da şok alıcı ve yayıcısı sektörel ve ekonomik olarak farkındalık anlamıyla ortaya konulmaktadır. Bu doğrultuda seçilen E7 ülkeleri ve borsaları için Türkiye (Borsa İstanbul 100 Endeksi-BIST100), Çin (Shanghai Composite Index- SSEC), Endonezya (IDX Composite Index- IDX), Brezilya (Bolsa de Valores de São Paulo Index-BOVESPA), Hindistan (Stock Market Index-Nifty50), Meksika (S&P / BMV IPC-MXX), Rusya (MOEX Russia Index- RTSI) ülkeleri gösterge endeksleri seçilmiştir. E7 ülkeleri gösterge borsaları arasındaki dinamik bağlantılılık ilişkileri Antonakakis vd. (2019-2020) tarafından geliştirilen TVP-VAR yöntemiyle analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre Brezilya, Meksika ve Rusya endekslerinin (şok yayıcı) net dinamik bağlantılılığı yayan ülkeler olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Türkiye, Çin, Endonezya ve Hindistan ülkelerinin ise diğer üç ülkeden etkilendiği (şok alıcısı) tespit edilmiştir. Gösterge endeksleri ile ifade edildiğinde ise MXX, IBOV ve IMOEX şok yayılımı gerçekleştiren üç endekstir. Şok alıcısı olan endekslerin ise JKSE, NSEI, SSEC ve XU100 olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma, finans biliminde önemli yer tutan davranışsal finansı teorik olarak kapsamlı ele almış ve bu kapsamda bireylerin etkilendiği faktörleri de açıklamıştır. Bu yönüyle yapılan analizler yanında bireysel birtakım anomali ve hevristiklerin yatırım kararlarında etkili olacağı da belirtilmiştir. Bu yönüyle bütüncül bir bakış açısı da sergilenmiştir. Elde edilen bulgular ülkeler arası ilişkileri göstermekte ve portföy çeşitlendirmenin önemini ortaya çıkarmaktadır. Şok yayıcısı ve alıcısı ülkelerin tespit edilmiş olması, yatırımcıların karar aşamasında kullanabileceği alternatifleri bilmesi ve ilgili varlıklara yatırım yapmasına olanak taşımaktadır. Ayrıca yatırımcılar yanında politika yapıcılara yönelik bilgiler de çalışma kapsamında sunulmaktadır.

Rukiye Cunkuş
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Blokzincir teknolojisi: Muhasebe meslek mensupları üzerine bir araştırma

Araştırma, muhasebe meslek mensuplarının blockchain teknolojisinin muhasebe uygulamalarına yönelik algılarını incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada katılımcıların blockchain'e dair genel görüşleri, teknolojinin şeffaflık, verimlilik, maliyet azaltma ve mevzuata uyum konularındaki katkılarına ilişkin değerlendirmeleri ortaya konmuştur. Araştırma kapsamında 386 muhasebe meslek mensubuna anket uygulanmıştır. Veriler cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi, mesleki deneyim süresi, sektör, pozisyon ve bilgi düzeyi gibi değişkenler açısından analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, katılımcıların blockchain teknolojisine yönelik algılarının genel olarak olumlu ve orta düzeyin üzerinde olduğunu göstermektedir. Erkek katılımcıların, genç yaş gruplarının ve ileri düzey bilgiye sahip olanların teknolojiye yönelik algılarının daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada, blockchain teknolojisinin muhasebe süreçlerinde kullanımının bilgi düzeyi ve demografik faktörlere bağlı olarak değiştiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu doğrultuda, meslek mensuplarına yönelik eğitim çalışmalarının artırılması ve farkındalık düzeyinin geliştirilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelime: Blockchain Teknolojisi, muhasebe, denetim, meslek mensupları.

Eda Polat
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Adli muhasebe kapsamında yönetim hileleri, Burdur ve Isparta illeri adli vaka analizleri ve örnek olaylar

Bir kişiyi veya bir olayı aldatmak, yanıltmak amacıyla gerçekleştirilen kasıt unsuru barındıran tüm entrikalar hileyi oluşturmaktadır. Çalışmada farklı şekillerde gerçekleştirilen ve işletmenin çeşitli alanlarını hedef alan yönetim hileleri teorik ve uygulamalı olarak incelenmektedir. Hile kavramı işletme ve işletmenin içinde bulunduğu çevreyi olumsuz olarak etkilemektedir. Bu olumsuz durumu ortaya çıkarmak ise uzman tanıklık isteyen bir iştir. İşletmelerin içerisinde hile eylemini gerçekleştiren kişilerin işlerinde uzman kişiler olduğu ve bu eylemi çok profesyonelce gerçekleştirebilecekleri buna neden olarak gösterilebilmektedir. Bu durumda uzmanlıkla yapılmış bu hilelerin ortaya çıkarılmasında adli muhasebecilere ihtiyaç duyulmaktadır. Hazırlanan çalışmada ilk olarak adli muhasebe, hile denetimi, yönetim hileleri konuları hakkında bilgi verilmiştir. Son olarak Burdur ve Isparta illerinde meydana gelmiş ve adliyeye sevk eden hile dosyalarına ait veriler toplanmıştır. Toplanan bu veriler üzerinde niteliksel incelemeler yapılmıştır. Araştırmanın yöntemi vaka analizi olarak belirlenmiştir. Toplanan veriler SPSS 20 istatistik programı yardımıyla analiz edilmiş ve elde edilen sonuçlar yorumlanmıştır.

Adli muhasebeAdli vakalarHile+2
Engin Çayır
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bireysel emeklilik şirketlerinde etkinlik analizi (2011-2016)

Bireysel emeklilik sistemi, katılımcıların gönüllülük esasına göre yatırmış olduğu fonların yönetilmesini kapsar. Yatırılan bu fonlar ülkenin tasarruf oranını arttırırken fonların sermaye piyasasında yatırımlara dönüşmesiyle birlikte bireylerin ve ülkenin refah seviyesini arttırması açısından oldukça önemlidir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'deki bireysel emeklilik şirketlerinin 2011-2016 yılları arasındaki etkinliklerini veri zarflama analizi ve Malmquist toplam faktör verimliliği endeksi yöntemiyle ölçmektir. Veri zarflama analizinde çıktıya yönelik CCR modeli kullanılmıştır. Çıktıya yönelik CCR girdi seviyesini değiştirmeden bu girdi düzeyi ile işletmeyi en etkin hale getirebilmek için çıktı bileşenin ne kadar arttırılması gerektiğini araştıran bir modeldir. Malmquist yönteminde ise bireysel emeklilik şirketlerinin yıllar arasındaki karşılaştırılması yapılmıştır. Analiz ile ilgili dönemde aralıksız hizmet veren 10 bireysel emeklilik şirketi dâhil edilmiştir. Modellerde, katkı payı tutarı, toplam varlık ve öz sermaye olmak üzere girdi ve prim üretimleri, yatırım gelirleri olmak üzere çıktı kalemi kullanılmıştır. VZA sonucuna göre her yıl Ziraat emeklilik şirketinin etkinliğini koruduğu diğer şirketlerin ise etkinlik skorlarında değişkenlik tespit edilmiştir. Genel olarak ise 2013 yılından sonra etkin olan şirket sayısının arttığı görülmektedir. Malmquist toplam faktör verimliliği analizine göre ise Ziraat emeklilik dışındaki tüm bireysel emeklilik şirketlerinin verimliliklerinde artış görüldüğü tespit edilmiştir.

Bireysel emeklilikEmeklilikEtkinlik+4
Zehra Kılınç
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sigorta sektörünü etkileyen faktörler (OECD örneği)

Çalışmanın amacı Türkiye'nin de içinde bulunduğu 10 OECD ülkesinin sigortacılık sektörünü etkileyen faktörleri tespit etmektir. Veri seti olarak, 1983-2015 yılları arası 10 OECD ülkesine ait yıllık veriler kullanılmıştır. Hayat ve hayat dışı branşlara ait toplam prim üretim miktarları bağımlı değişken olarak kullanılırken, enflasyon (TÜFE), ortalama yaşam süresi, sigorta şirketleri sayısı, nüfus artış oranı, kentleşme oranı, penetrasyon oranı ve ülkelerin OECD sigorta pazarı payı bağımsız değişkenler olarak kullanılmıştır. Analizde bağımlı değişkenler için iki ayrı model oluşturulmuş olup Panel Veri Analizi ile ölçülmüştür. Çalışmanın sonucunda, OECD pazar payı ve sigorta şirket sayısı değişkenleri hayat dışı branşı primleri etkilediği sonucuna ulaşılırken, hayat branş için OECD Pazar payı ve penetrasyon oranı etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

OECD ülkeleriPanel veri modelleriSigorta sektörü+2
Bekir Kılınç
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

TMS\TFRS'nin hizmet işletmeleri muhasebe uygulamalarına etkisi

İşletmeler tarafından uluslararası düzeyde anlaşılabilir, karşılaştırılabilir ve şeffaf finansal bilgiye duyulan ihtiyaç; aynı standartların uygulanmasını zorunlu hale getirmektedir. Hizmet sektöründe faaliyet gösteren işletmelerde ise Tek Düzen Muhasebe Sistemi ve Türkiye Muhasebe Standartları açısından önemli farklılıklar bulunmaktadır. Bu farklıklardan birisi de hizmet sunan işletmelerde ki üretim maliyetlerinin hesaplanması ve muhasebeleştirilmesi noktasında ortaya çıkmaktadır. Bu çalışma hizmet sektöründe faaliyet göstermekte olan konaklama işletmelerinde VUK ve TMS/TFRS standartları açısından farklılıkların ele alınması muhasebeleştirilmesi ve örnekleme yardımı ile öneride bulunması amacıyla hazırlanmıştır.

Finansal raporlama standartlarıKonaklama işletmeleriMuhasebe standartları+4
Salih Can Kuzudişli
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Davranışsal finans açısından bireysel yatırımcıların yatırım kararlarında kültürün etkisi: Isparta ve Burdur illerinde bir uygulama

Bu çalışmada, davranışsal finans bağlamında bireysel yatırımcıların finansal kararlarını etkileyen sosyal ve psikolojik eğilimlerin Isparta ve Burdur illerindeki bireysel yatırımcılarda gerçekte var olup olmadığı, riskli durumlarda bireylerin tercihlerinin nasıl değiştiği ve Hofstede'nin kültürel boyutları kapsamında bireysel yatırımcıların finansal yatırım karar alma sürecinde kültürün etkisinin olup olmadığını saptamak amaçlanmıştır. Çalışmanın teori kısmı yerli ve yabancı kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır. Araştırmanın uygulama kısmında ise çalışmanın amacına uygun olarak bireylerin yatırım tercihlerinin belirlenmesine yönelik anket çalışması uygulanmış ve Isparta ve Burdur illerindeki bireysel yatırımcıların finansal okuryazarlık düzeyleri, risk tercihleri, bilişsel ve duygusal eğilimleri ve kültürün bireyin yatırım tercihlerine olan etkisi değerlendirilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın sonucunda Isparta ve Burdur illerindeki bireysel yatırımcıların yatırım kararı verme süreçlerinde rasyonel yatırımcı davranışı göstermeyip yatırımcı eğilimlerinden büyük ölçüde etkilendikleri, bu eğilimler ile yatırımcıların kültür boyutlarına olan yakınlıklarının birbiriyle ilişkili olduğu görülmüştür. Şöyle ki yatırımcıların finansal karar aşamasında aşırı güvenli aşırı iyimser, aşina olunanı tercih etme, pişmanlıktan ve kayıptan kaçınarak riskli tercihlerden uzaklaşma gibi eğilimleri gerçekte de gösterdikleri ve bu eğilimler ile Hofstede'nin kültür boyutlarından güç mesafesi, belirsizlikten kaçınma, bireycilik toplumculuk ve erillik dişillik boyutları ile istatistiksel açıdan anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişkisinin olduğu tespit edilmiştir.

Bireysel yatırımcılarDavranışsal finansKültür+4
Ayşegül Altın
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebe denetiminde iç kontrol ve iç denetimin önemi: Antalya ilinde faaliyet gösteren sanayi işletmelerinde bir uygulama

Son yıllarda hızla büyüyen işletmelerin artan rekabet ortamlarında kendilerine yer bulabilmeleri ve hedeflenen ölçüde faaliyetlerini sürdürebilmeleri, işletme varlık ve kaynaklarından maksimum ölçüde faydalanabilmeleri için işletme faaliyetlerinin ve yönetim faaliyetlerinin muhasebe denetimi ile denetlenerek desteklenmesi gerekmektedir. Muhasebe denetiminde de verimliliği en yüksek seviyeye ulaştırmak için de iç kontrol ve iç denetimin yapılması gerekmektedir. Bu çalışmada Antalya Organize Sanayi Bölgesinde (AOSB) bulunan işletmelerin muhasebe denetiminde iç kontrol ve iç denetimin öneminin işletme yönetimi tarafından nasıl değerlendirildiği araştırılmaktadır. Çalışma için ihtiyaç duyulan veriler, Antalya Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü'nden temin edilmiştir. AOSB' de bulunan 163 faal işletmenin 118 tanesi ile birebir görüşme yapılarak anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Anket çalışmasına katılan işletmelerin yanıtları, araştırmanın amacı, kapsamı, yöntemi, hipotezleri, örneklemi, verilerin analizi ve araştırmanın sınırlılıkları açıklanarak elde edilen bulgular değerlendirilmiştir.

AntalyaDenetimEndüstri işletmeleri+3
Pınar Savlı
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Google trends verileri ile kripto para ilişkisi: Bitcoin örneği

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte toplumlar ödeme yapma, para transferleri ve ticaret yapmak için interneti kullanmaya başlamıştır. Bununla birlikte de dijital para kavramı toplumlar tarafından benimsenmiş ve hayatımızın önemli bir noktasına yerleşmiştir. Bu dijital para kavramının, kriptografik yapılar ile birleşmesi sonucunda şifreler ile korunan paralar ortaya çıkmıştır. Bu paralara en iyi örnek, 2008 yılında ortaya çıkan Bitcoin olmuştur. Başlangıçta büyük oranda online oyunlarda kullanılan Bitcoin zamanla popülerliğini artırmış ve pek çok satıcı tarafından ödeme birimi olarak kabul görmüştür. Son yıllarda fiyatlarındaki çok yüksek artış ve azalışlar ile yatırımcıların son derece ilgisini çekmektedir. Bu çalışmada, Bitcoin fiyatının ve Google Trends verilerinin 2010-2019 yılları arasındaki aylık verilerinden yararlanılarak, ARDL sınır testi ile Bitcoin fiyatı ile Google Trends verileri arasındaki kısa ve uzun dönemli etkileşim, Toda-Yamamoto nedensellik testi ile de bu değişkenler arasındaki nedenselliğin hangi yönde olduğu tespit edilmeye çalışılmıştır. Yapılan ekonometrik analizlerin sonuçlarına göre; Bitcoin fiyatı ile Google Trends verileri arasında kısa ve uzun dönemli etkileşim olduğu ve bu değişkenler arasında iki yönlü bir nedenselliğin olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla Bitcoin fiyatı arttıkça Google üzerinden Bitcoin kelimesi aranması veya tıklanması artmakta, aranma veya tıklanma arttıkça da Bitcoin fiyatı artış göstermektedir.

ARDL Sınır TestiBitcoinEtkileşim+6
Bünyamin Ata
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

TFRS 15 müşteri sözleşmelerinden doğan hasılat standardına ilişkin Türkiye finansal raporlama standardı ve muhasebeleştirilmesi

Bu çalışmanın amacı, TMS 18 Hasılat Standardını ve TMS 11 İnşaat Sözleşmeleri Standardını ve TFRS 15 Müşteri Sözleşmelerinden Doğan Hasılat Standardının amacını, önemini, kapsamını belirtmek ve TFRS 15 Standardının uygulama yöntemi olan 5 adım modelini ve uygulama aşamalarını belirtmektir. Çalışmada; literatür taraması neticesinde, Yeni Hasılat Standardı TMS 18, TMS 11 ve TFRS 15 Standartları karşılaştırılmış ve son bölümde ise yeni hasılat standardının mevcut standartlara nazaran gösterdiği yenilikler incelenmiştir.

HasılatMuhasebe işlemleriMuhasebe standartları+5
Fikriye Aydın
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürün vergi ahlakı üzerindeki etkisi: TR 61 bölgesinde bir uygulama

Vergi ahlakı, vatandaşların vergi ile ilgili görev ve sorumluluklarını eksiksiz ve zamanında yerine getirilmesi olarak ifade edilmektedir. Diğer bir ifade ile vergi ahlakı, mükellef ve devlet arasındaki ilişkileri belirleyen davranış normlarıdır. Vergi ahlakı, vergi ve ahlak sözcüklerinin bütünleştiği bununla beraber birçok faktörden etkilenen bir kavramdır. Vergi ahlakını belirleyen faktörleri demografik, ekonomik ve sosyo-psikolojik etkenler olarak sıralamak mümkündür. Toplumun vergi ahlakını şekillendiren bu faktörleri tespit etmek vergi uyumu açısından oldukça önemlidir. Bu çalışmada, toplumun kültürel yapısının vergi ahlakı üzerindeki etkisi incelenmektedir. Araştırmanın evreni TR 61 Bölgesinde yer alan Antalya, Isparta ve Burdur İllerindeki vergi mükelleflerinden oluşmaktadır. Veriler anket yöntemi ile elde edilmiştir. Kültürün vergi ahlakı üzerindeki etkisini ölçmek amacıyla korelasyon analizi yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre; katılımcıların vergi ahlak düzeyleri arttıkça belirsizlikten kaçınarak daha ihtiyatlı ve kuralcı hareket ettikleri görülmektedir. Ayrıca vergi ahlakı yüksek olan bireylerin toplumcu bir kültürel yapıya sahip oldukları tespit edilmiştir. Sonuç olarak, vergi ahlakı ile kültür arasında istatistiksel olarak anlamlı, pozitif yönlü ancak zayıf bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir.

AhlakKültürKültürel etki+2
Gizem Uygun
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Birliği ülkelerinin dolaylı - dolaysız vergiler açısından değerlendirilmesi ve Türkiye karşılaştırması

Devletler, kamu harcamalarını ve uygulayacakları politikaları finanse edebilmek için kanun yoluyla halktan vergi toplamaktadır. Bir devletin ülkesinde uyguladığı vergi politikası, o ülkenin ekonomik bağımsızlığının oluşmasında önemli rol oynamaktadır. Avrupa Topluluğu'nda vergilendirme ve vergi politikaları konusunda ilk düzenlemeler Roma Antlaşması ile başlamıştır. Ancak Lizbon Antlaşması'nın yürürlüğe girmesiyle bu antlaşmanın adı değiştirilerek Avrupa Birliği'nin İşleyişine İlişkin Antlaşma olmuştur. Bu antlaşma ile birlikte vergilendirme konusunda yeni düzenlemelere yer verilmiştir. Bu düzenlemeler; Birliğe üye ülkelerin ekonomisini güçlendirilmesi, ticarette rekabetin artırılması, haksız rekabetin önlenmesi ve vergilerin yakınlaştırılması konusunda olmuştur. Avrupa Birliği'nde genel olarak dolaylı vergiler konusunda yakınlaştırma gerçekleştirilmiş olup dolaysız vergiler alanında da gerekli olduğu takdirde yakınlaştırmalar yapılmaktadır. Bu çalışmada; Avrupa Birliği vergi sisteminde dolaylı-dolaysız vergilerin yapısı incelenmekte ve Türk vergi sistemi ile karşılaştırılmaktadır. Çalışmanın amacı; Avrupa Birliği ülkelerinde uygulanan vergi politikaları ile Türkiye'de uygulanan politikaları karşılaştırmak, güçlü ve zayıf yönleri değerlendirmek ve Türkiye'de dolaylı vergiler alanındaki aksaklıkları ortaya koymaktır. Çalışmada Avrupa Birliği ve Türkiye, gelir vergisi, kurumlar vergisi, katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi gelirleri açısından karşılaştırılmaktadır. Araştırmanın sonucunda, Avrupa Birliği ülkelerinde genel olarak dolaysız vergi gelirlerinin, dolaylı vergi gelirlerine göre daha yüksek olduğu, Türkiye'de ise tam tersi bir durumun var olduğu tespit edilmiştir. Türk vergi sisteminde dolaysız vergilerin daha önemli bir gelir kaynağı haline getirilmesi vergilemede adalet ve eşitlik ilkeleri açısından önem taşımaktadır.

Avrupa BirliğiDolaylı vergilerDolaysız vergiler+3
Kübra Uğur
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bireysel emeklilik sisteminin seçilmiş makro ekonomik değişkenler üzerine etkisinin analizi: Türkiye örneği

Günümüz dünyasında birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilerde, kalkınma sürecinde kullanılan sermaye birikimlerinin önemli bir kaynağı sosyal güvenlik kurumlarının oluşturduğu fonlardır. Bu fonlar içerisinde de bireysel emeklilik sistemine ait olan fonlar büyük öneme sahiptir. Toplanan fonlar ekonomi içerisinde değerlendirilerek; alt yapı yatırımlarına kaynak oluşturulur, yatırımların finansmanında uzun vadeli kaynak sağlanır ve söz konusu yatırımlar ile yeni iş ve istihdam olanakları ortaya çıkarılmaktadır. Ülkedeki finans ve mali sektöre uzun vadeli fon aktararak sermaye piyasalarının daha sağlıklı işlemesine, fiyat istikrarına ve pozitif büyümeye olumlu katkı sağlamak gibi ekonomik sonuçları, sistemin önemini göstermektedir. Bu doğrultuda araştırmada bireysel emeklilik sistemi ile makro ekonomik değişkenlerden seçilen ekonomik büyüme, cari açık ve sermaye piyasası arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmaktadır. 2009:1 - 2018:4 dönemine ilişkin üçer aylık verilerin kullanıldığı çalışmada, Autoregressive Distributed Lag (ARDL) sınır testi yaklaşımı ile uzun dönemli ve kısa dönemli ilişki incelenirken, Toda-Yamamoto nedensellik testi ile kısa dönemli ilişkinin yönü analiz edilmektedir. Bulunan sonuçlar incelendiğinde, bireysel emeklilik sistemi ile ekonomik büyüme ve sermaye piyasası arasında uzun dönemli ilişki söz konusu iken cari açıkla arasında ilişki bulunamamıştır. Ayrıca kısa dönemli sonuçlarda ise her üç bağımlı değişkenin de bireysel emeklilik sistemi ile ilişkisinin söz konusu olmadığı tespit edilmiştir.

ARDL Sınır TestiBireysel emeklilikMakroekonomi+4
Hatice Özkan Karabacak
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim düzeyindeki muhasebe ve finansman öğrencilerinin TMS/TFRS farkındalık düzeylerinin ölçülmesi: Bir araştırma

Bu çalışmada Afyonkarahisar'da mesleki eğitim veren ortaöğretim kurumlarında mevcut muhasebe eğitimine ilişkin bilgilerin tespiti için MEGEP Modüllerinden, Türkiye Muhasebe Standartları ile ilgili öğrenci farkındalığı için anket çalışmasından yararlanılmıştır. Günümüzde ticari ve sınai işletmeler ile diğer kurumlarda parasal işlemleri takip etmek amacıyla kullanılan muhasebe sisteminde Tek Düzen Hesap Planı ve Muhasebe Standartları (TMS/TFRS) bir arada kullanılabilirken, mesleki eğitimi veren ortaöğretim kurumlarında muhasebe alanında verilen eğitimde kullanılan kitap ve modüllerde sadece Tek Düzen Hesap Planı esas alınmaktadır. Bu durum uygulamadaki muhasebe ile eğitimdeki muhasebe arasında farklılıklar ortaya çıkarmıştır. Öğrenciler iş hayatına hazırlanırken eksik bilgilerle hazırlanmak durumunda kalmıştır. Bu çalışmanın amacı; mevcut eğitim sistemi içerisinde Türkiye Muhasebe Standartlarının (TMS/TFRS) yerini belirlemek ve öğrencilerin Türkiye Muhasebe Standartları (TMS/TFRS) ile ilgili farkındalık düzeylerini tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda Türkiye Muhasebe Standartlarının (TMS/TFRS) mesleki eğitim veren liselerde nasıl ve ne şekilde ele alındığı öne çıkmaktadır. Bu çalışmada Afyonkarahisar'da mesleki eğitim veren ortaöğretim kurumlarında mevcut muhasebe eğitimine ilişkin bilgilerin tespiti için MEGEP Modüllerinden, Türkiye Muhasebe Standartları ile ilgili öğrenci farkındalığı için anket çalışmasından yararlanılmıştır.

FarkındalıkMesleki bilgiMesleki eğitim+7
Ufuk Camcı
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Dolar kuru ile BİST şehir endeksleri arasında getiri ve volatilite yayılımı

Finansal piyasalardan fon sağlamak amacıyla kendi aralarında yarışa giren ülkelerin yatırım yapacak olanlar için şeffaf, güvenilir ve öngörülebilir finansal çıktılar sağlaması gerekmektedir. En az finansal performans göstergeleri kadar önemli olan finansal tabloların doğruyu yansıtması, şirketlerin geçmiş ve bugünkü değerleri hakkında yatırım yapacak olanlara yol göstermektedir. Finansal tablo analizleri neticesinde elde edilemeyen ama yapılan detaylı analizler sonucunda ortaya çıkan volatilite yapılan yatırımın getirisini doğrudan etkileyen bir husustur. Özellikle son dönemlerde küresel ölçekteki yatırımcılar tarafından üzerinde çok durulan volatilite, yatırımcıların yatırım kararları alırken dikkat ettikleri noktalardan biri haline gelmiştir. Çalışmada şehir endekslerinin 2010-2017 yılları arasındaki getiri ve volatilite yayılımı çok değişkenli VAR-EGARCH modeli ile incelenmiştir. 2010-2017 yılları arasında kesintisiz veriye sahip olan 8 şehir endeksi analize dahil edilmiştir. Analizi yapılan şehir endeksleri yatırımcıya hangi şehirdeki hangi işletme için yatırım yapmaları gerektiği konusunda yol göstermektedir. Kurulan tüm modellerin sonuçları genel olarak incelendiği zaman; dolar değişkeni, Adana, Ankara, Antalya, Bursa, İstanbul, İzmir, Kayseri ve Kocaeli şehir endekslerinin tamamının kendi gecikmeli getirilerinden ve dolar kurunun gecikmeli getirilerinden etkilendiği görülmektedir. Ayrıca dolar kurunun geçmiş şoklarının, yapılan çalışmadaki şehir endekslerini etkilediği görülmektedir. Sonuç itibariyle dolar kurunun söz konusu şehir endeksleri üzerine anlamlı bir volatilite yayılımı bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Şehir Endeksleri, VAR-EGARCH, Volatilite

BorsaBorsa İstanbulDolar+6
Sevilay Sezgin
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Şirket kurtarma stratejileri ve şirket kurtarma stratejilerine yönelik muhasebe uygulamaları

Son zamanlarda dünya genelinde finansal sıkıntı ve finansal başarısızlık yaşayan şirketlerin giderek artması şirketlerin yaşanan sorunlara göre önlem veya önemler almasını kaçınılmaz hale getirmiştir. Bu bağlamda şirketlerin yaşadıkları finansal sıkıntı veya başarısızlıktan kaynaklanan etkenlerin belirlenerek şirketlerin iyileştirilmesine yönelik reçete değerinde ortaya konulan yöntemlerin bütünü şirket kurtarma stratejilerini oluşturmaktadır. Özellikle Türkiye'de konkordato, iflas erteleme ve iflas süreçlerinin günümüzde daha çok görülmesi şirket kurtarma stratejilerini gündeme getirmiştir. Finansal sıkıntı veya finansal başarısızlık yaşayan şirketlerin mevcut sorunlarına göre sunulacak şirket kurtarma stratejileri; şirketlerde finansal sıkıntı ve başarısızlığa neden olan etkenlerin doğru bir şekilde tespit edilerek çözümlenmesine yönelik tüm yöntem ve olayları içerdiğinden dolayı önemli bir konu haline gelmiştir. Bu çalışmanın amacı şirket kurtarma stratejilerini açıklamak ve uygulamacılara şirket kurtarmalarıyla ilgili bilgi sağlamaktır. Çalışmada şirket kurtarmalarına ilişkin kurgusal örnekler üzerinden muhasebeleştirme yapılmıştır.

Finansal başarısızlıkFinansal muhasebeKonkordato+6
Ersin Eral
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebe meslek mensuplarının tahsilat sorunlarının çözümünde online tahsilat yöntemi: Antalya ili örneği

Küreselleşmenin etkisiyle; ekonomik, sosyal ve teknolojik alanlarda yaşanan gelişmeler, muhasebecilerin ürettiği bilgilerin kapsam ve niteliğini genişletmiştir. Böylece muhasebe mesleği, işletmelerin ödeyeceği vergileri hesaplayan görevli statüsünden çıkıp işletmenin karar alma sürecine etki eden önemli bir meslek haline gelmiştir. Muhasebe meslek mensuplarının faaliyet alanlarının giderek artması birtakım sorunları da beraberinde getirmiştir. Haksız rekabetin önlenememesi, tahsilat sorunu, asgari ücret tarifesi uygulaması, iş yükü ve bürokratik işlemlerin çok olması gibi birçok sorun meslek mensuplarının çalışma şartlarını olumsuz etkilemektedir. Çalışmanın birinci bölümünde muhasebe mesleğine ilişkin genel bilgilere yer verilirken ikinci bölümde tahsilat ve online tahsilat yöntemleri üzerinde durulmuştur. Bu çalışmada, muhasebe meslek mensuplarının mesleki faaliyetlerini sürdürürken karşılaşmış oldukları tahsilat sorunlarını tespiti ve online tahsilat kullanımının tahsilat sorununa etkisinin ölçülmesi amaçlanmıştır. Yapılan incelemede anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın neticesinde meslek mensuplarının büyük ölçüde tahsilat sorunları yaşamış oldukları belirlenmiş olup online tahsilat kullanımı noktasında olumsuz düşünceye sahip oldukları görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Muhasebecilik Mesleği, Tahsilat, Tahsilat Sorunları, Online Tahsilat

Alacaklar toplanmasıAntalyaMuhasebe+5
Zehra Güleç Özmen
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hologram teknolojisinin muhasebe eğitiminde uygulanmasına ilişkin öğrenci görüşlerinin tespitine yönelik bir araştırma

Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler insanoğlunun ihtiyaçlarına paralel olarak hızlı bir şekilde gelişme ve ilerleme göstermiştir. Bu sebeple eğitimde geleneksel yöntemler terk edilmiş yerini yeni ve modern yöntemler almıştır. Teknolojik gelişmeler ile birlikte hayatımıza giren hologram teknolojisi muhasebe alanında yeni bir kavramdır. Hologram teknolojisi yeni bir kavram olmasına rağmen günlük hayatta sık kullanılmaya başlanmıştır. Özellikle eğlence, sağlık, mühendislik, inşaat, mimari ve ticari hayat gibi birçok alanda kullanılmaya başlanmakla birlikte günlük hayat da yeri artmakta ve sık kullanılmaya başlanmaktadır. Muhasebe eğitimi yaşanılan çağın gelişmelerine uyum sağlayabilmekte ve değişim gösterebilmektedir. Bu sayede dijital çağın gerektirdiği dijital kuşağa yönelik muhasebe eğitimi de uyum sağlamaktadır. Hologram gibi modern teknolojilerin muhasebe eğitiminde kullanılması muhasebe bilgilerinin daha kolay ve kalıcı olarak öğrenilmesini sağlayabilmektedir. Hologram teknolojisi sayesinde dünyanın faklı coğrafyalarındaki alanında uzman akademisyenler ve araştırmacılar öğrenciler ile bir araya getirilerek bilgi akışı sağlanmalı ve daha etkili öğrenme gerçekleşebilmektedir. Çalışmanın konusunu Hologram Teknolojisinin muhasebe eğitiminde uygulanabilirliği oluşturmakta, amacını ise muhasebe eğitimi alan öğrencilerin hologram teknolojisinin muhasebe eğitiminde uygulanabilirliğine ilişkin bakış açıları, beklentileri ve ilgililerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi ve Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesinde muhasebe eğitimi gören 316 öğrenciye anket yöntemi kullanılarak sorular yöneltilmiştir. Verilerin analizinde SPSS 20 programı kullanılarak betimsel istatistikler, yüzde ve frekans hesaplamaları, güvenirlik analizi, korelasyon analizi, bağımsız gruplar (İndependent T Testi), tek faktörlü varyans analizi (One Way Anova) yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda 7 hipotez kabul edilmiş olup, 2 hipotez red edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Muhasebe Eğitimi, Hologram Teknolojisi, Burdur, Isparta

HologramMuhasebe eğitimiTeknoloji destekli öğretim+2
Menekşe Engin
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebe meslek mensubu kadınların iş ve yaşam dengesi üzerine bir araştırma: Antalya ili örneği

Son yıllarda ekonominin iyileşmesi, teknolojinin ilerlemesi ve insanların giderek sosyalleşmesi ile çalışmak için yaşayan insan anlayışının yerini, yaşamı elde etmek için çalışan insan anlayışı almıştır. İş yaşamında kişinin üretime sağladığı katkı kadar, duygusal istekleri de önemli görülmeye başlamıştır. İş yaşamında kişinin işindeki verimliliğini ve işteki başarısını sağlamak için, birey olarak özel hayatına ayırdığı zaman da önem kazanmıştır. Muhasebe mesleğinde iş yaşam dengesi; bireyin önce kendisine sonra ailesine ve daha sonra topluma sağlayacağı fayda açısından önemlidir. Muhasebe mesleğinde, kadın meslek mensubunun artması ve mesleğin çalışma şartları, iş yaşam dengesi sorununu ortaya çıkarmıştır. Kadın meslek mensubu, uzun çalışma saatleri, mesleki sorunlar, aşırı iş yükü nedeni ile, iş yaşam dengesini sağlayamamakta, özel hayatını ertelemekte ve ihmal etmektedir. Araştırma, muhasebe meslek mensubu olan kadınların iş-yaşam dengesini Antalya ili evreni üzerinden incelemek amacıyla hazırlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma tekniklerinden biri olan derinlemesine görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak; 25 muhasebe meslek mensubu kadın ile yapılan derinlemesine görüşmeler sonucunda elde edilmiştir. Görüşmeler analiz edilerek kodlanmıştır. Elde edilen veriler Maxqda Analytics Pro 2020 analiz programı aracılığıyla çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda muhasebe meslek mensubu kadınların mesleki koşullar nedeniyle iş yaşam dengesini sağlayamadıkları tespit edilmiştir. Mesleğin iş yoğunluğu, çalışma saatlerinin belirsizliği nedeniyle iş hayatı, özel yaşamı ve aile yaşamı arasında kalan meslek mensubu kadınlardan özellikle anne olanların iş yaşam dengesizliğinden daha fazla etkilendiği görülmüştür. Araştırma sonucundan hareketle; meslek mensubu kadınların iş yaşam dengesini sağlamaya yönelik devletin ve işverenin çalışma koşullarını iyileştirici düzenlemeler yapması gerektiği belirlenmiş ve anne olan kadın meslek mensuplarına yönelik geliştirilmesi gereken politikalar tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Muhasebe Mesleği, Kadın, İş Yaşam Dengesi, Antalya

AntalyaKadınlarMuhasebeci+2
Şule Ertürk
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yükselen piyasa ekonomilerinde pay senedi ve döviz kuru ilişkisi

Pay senedi ile döviz kuru, uygulanan politika değişimlerini ve bu değişimlerin etkisini piyasaya hızlı bir biçimde yansıtma özelliğine sahip önemli piyasa türleridir. Bu iki değişken arasındaki ilişkinin varlığı ve ilişkinin yönü açısından literatürde tam olarak bir fikir birliği oluşmamıştır. Bu çalışmada, pay senedi ve döviz kuru arasındaki ilişki yükselen piyasa ekonomileri olarak bilinen E-7 ülkelerinde 1996:01-2019:10 dönemi için panel veri analiz yöntemi kullanarak incelenmiş ve literatüre katkı sağlanması amaçlanmıştır. Ayrıca analizlerin daha sağlam sonuç verebilmesi adına kontrol değişken olarak da enflasyon dâhil edilmiştir. Değişkenler arasındaki uzun dönem ilişkinin belirlenmesi için yatay kesit bağımlılığını dikkate alan Durbin-Hausman Eşbütünleşme Testi ve neden sonuç ilişkisinin belirlenebilmesi için de hem ülke grubu olarak panel, hem de ülke olarak ayrı ayrı nedenselliği ölçen Emirmahmutoğlu ve Köse Nedensellik Testi uygulanmıştır. Durbin-Hausman Eşbütünleşme Testi analiz sonuçlarında, pay senedinin hem döviz kuru hem de enflasyon ile uzun dönem ilişkinin var olduğu görülmüştür. Emirmahmutoğlu ve Köse Nedensellik Testi sonuçlarına göre panel bazda döviz kuru ile pay senedi arasında bir nedenselliğe rastlanamamış, ancak kontrol değişkenimiz olan enflasyondan pay senedine doğru bir nedensellik olduğu görülmüştür. Nedensellik testi sonuçlarına ülke bazlı bakıldığında ise ülkeden ülkeye değişiklik gösteren sonuçlar elde edilmiştir.

Döviz kuruE7 ülkeleriGelişmekte olan piyasalar+4
Hatice Özgür
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Konaklama işletmelerinde hizmet maliyetleri ve hizmet maliyetlerinin raporlanması üzerine Antalya ilinde bir uygulama

Çalışmada, konaklama işletmelerinde hizmet maliyetlerinin aşamaları, maliyet ve aylık faaliyet raporlarının hazırlık aşamalarında dikkat edilmesi gereken noktalar incelenerek örnekleme esasında konaklama işletmelerinin standart ve fiili maliyetlerinin ortaya konulması, sapmaların tespit edilmesi, sapmaların sebeplerinin araştırması, maliyet sürecinde kullanılan kalemlerin incelenmesi, sayımların önemi ve raporların konaklama işletmelerine katkısı ortaya konmaktadır. Ayrıca konaklama işletmelerinin kişi başına katlandıkları maliyetler araştırılarak işlemenin oda fiyatlarını belirlemesinde yardımcı olacaktır. Maliyet raporları, aylık faaliyet raporu, fiili ve standart maliyetler incelerek aralarındaki ilişki ortaya konularak ve konaklama işletmelerine bilgi akışını sağlanması amaçlanmaktadır. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümünde kavramsal çerçeve başlığı altında turizmin tanımı, özellikleri, tarihsel gelişimi ve konaklama işletmeleri tanımı, özellikleri sınıflandırılması, fiyatlandırılması ve maliyet kontrolleri incelenecektir. İkinci bölümünde, Antalya`da faaliyet gösteren beş yıldızlı konaklama işletmesinin maliyet raporları ile ilgili araştırma yapılacaktır. Araştırma başlığının altında araştırmanın örneklemi ile başlayıp konaklama işletmelerinin muhasebe işlemleri, maliyet raporlarının ve aylık faaliyet raporların hazırlık aşamalarının aktarılmasıyla fiili ve standart raporların karşılaştırılması yapılmıştır. Konaklama işletmesinin kullandığı maliyet raporu ve aylık faaliyet raporunun hazırlanması, fiili ve standart verilerin karşılaştırılması, sapmaların tespit edilmesi hedeflenmiş ve sapmaların sebepleri araştırılarak yönetime sunulmaktadır. Böylece yönetim karar alırken, bu raporları kullanarak işletme için doğru kararlar alınmasının sağlanacağı sonucuna varılmıştır.

AntalyaBeş yıldızlı otellerFaaliyet raporu+5
Yonca Saknılı
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

TDHP, TMS/TFRS ve BOBİ FRS kapsamında tarımsal faaliyetlerin karşılaştırılması: Bir uygulama

Tarımsal faaliyetlerin konusunu canlı varlıklar ve tarımsal ürünler oluşturmaktadır. Canlı varlıklar ve tarımsal ürünler doğma, büyüme, olgunlaşma, üreme, yaşlanma ve ölüm gibi biyolojik dönüşüm özelliklerine sahiptirler. Bu özelliklerinden dolayı değerleme ve muhasebeleştirme işlemleri önem arz etmektedir. Ancak ülkemizde tarımsal faaliyetlerin kayda alınması, değerlemesi ve raporlanmasına ilişkin farklı düzenlemeler bulunmaktadır. Bu düzenlemelerin başında tüm işletmelerin uymak zorunda olduğu VUK ve buna bağlı olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği bulunmaktadır. Bununla birlikte bazı işletmelerin uymak zorunda olduğu TMS/TFRS ile BOBİ FRS'de de tarımsal faaliyetlerin muhasebeleştirilmesi hakkında düzenlemeler bulunmaktadır. TMS'de tarımsal faaliyetler ile ilgili hükümler TMS 41 Tarımsal Faaliyetler standardında düzenlenmiştir. Ayrıca bağımsız denetime tabi olan, ancak tam set TMS/TFRS'leri uygulama zorunluluğu bulunmayan işletmeler için tarımsal faaliyetlerle ilgili kayda alma ve raporlama işlemleri BOBİ FRS 7. Bölümde yer alan Tarımsal Faaliyetler standardına göre gerçekleştirilmektedir. Bu bağlamda çalışmanın amacı VUK/TDHP, TMS ve BOBİ FRS düzenlemeleri açısından tarımsal faaliyetlerin muhasebeleştirilmesinde ortaya çıkan benzerlikler ve farklılıkları tespit etmek ve bu benzerlik ve farklılıkları büyükbaş hayvancılık sektöründe faaliyet gösteren bir işletme üzerinde sayısal veriler ile ortaya koymaktır. Çalışmanın uygulama kısmında VUK'a göre yapılan muhasebe kayıtlarında Tek Düzen Hesap Planı'ndan, standartlara göre yapılan muhasebe kayıtlarında ise KGK'nın yayımlamış olduğu Finansal Raporlama Standartlarına Uygun Hesap Planı Taslağı'ndan faydalanılmıştır. Uygulama sonucunda, yasal düzenlemeler arasında ilk ölçüm, değerleme, amortisman uygulamaları ve üretim maliyetlerinin hesaplanması bakımından farklılıklar tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tarımsal Faaliyetler, Canlı Varlıklar, Vergi Usul Kanunu, TMS 41, BOBİ FRS Tarımsal Faaliyetler

Büyük ve orta boy işletmeler için finansal raporlama standardıFinansal raporlama standartlarıMuhasebe standartları+6
Fatma Cesur
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebe meslek mensuplarının mesleki sorunları ve çözüm önerileri: Muğla ili araştırması

Muhasebenin buluşu yazının icadına kadar dayanmaktadır. Muhasebe mesleği ile ilgili Dünya'daki ilk eser İtalya'da keşfedilen Malın ve Mükemmel Tacirin Kitabı'dır. Muhasebe mesleğinin ilk kıstasları burada belirlenmiştir. Türkiye'de ise muhasebe mesleğinin resmiyet kazanması 1989 yılında çıkarılan Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu ile olmuştur. Genel olarak ülke ekonomisinde önemli vazifesi olan muhasebe meslek mensupları uygulama safhasında bazı sorunlar ile karşılaşmaktadır. Yaptıkları işlemlerden ötürü de iş muhatapları olan mükellefler, resmi kurumlar ve meslek odaları beklentilere girmektedir. Muhasebe meslek mensuplarının bunlardan dolayı ve bunlara benzer sebeplerden sorunları bulunmaktadır. Bu çalışmada muhasebe meslek mensuplarının mesleki sorunlarını tespit etmek ve çözüm önerileri üretmek amaçlanmıştır. Bu amaç çerçevesinde Muğla ilinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavir meslek odasına kayıtlı aktif olarak çalışan meslek mensuplarından tesadüfi örnekleme yöntemi ile 309 bağımsız meslek mensubuna yüz yüze anket çalışması yapılmıştır. Anket çalışmasını analiz etmek için SPSS 20 programı kullanılmıştır. Anket verileri frekans analizine, normal dağılım analizine, faktör analizine, One Sample T testine ve One-Way ANOVA testine tabi tutulmuştur. Çalışmanın sonucunda amacına uygun olarak üretilen 24 hipotezden 19 tanesi reddedilmiş ve 5 tanesi kabul edilmiştir. Kabul edilen hipotezlerden iki tanesi cinsiyet değişkeninin meslekten ve mükelleften kaynaklanan ifadeleri etkilediğini göstermektedir. Kabul edilen diğer üç hipotezse yaş değişkeninin mükelleften, TÜRMOB'dan ve toplumdan kaynaklanan ifadeleri etkilediği belirtmektedir.

Mali müşavirlikMesleki sorunlarMuhasebe+3
Fevzi Güzel
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kiralama işlemlerinin TFRS/BOBİ FRS ve VUK kapsamında muhasebeleştirilmesi

Bir işletmenin zamana yönelik ortaya çıkan yeni ihtiyaçlarını karşılayabilmek veya işletmeyi geliştirmek, büyütmek vb. gibi durumlarda bir takım yatırımlara ihtiyaç duyar. Ancak bu ihtiyaçları her zaman özkaynaklarla karşılamak mümkün olamamaktadır. Böyle durumlarda işletmeler finansal kiralama sisteminden faydalanmaktadır. Bilindiği üzere finansal kiralama işlemleri, kiralanan varlığın mülkiyeti kiraya verende, kullanım hakkı ise kiracıda olduğu uzun vadeli bir yatırım anlaşmasıdır. Kiralama süresi sonunda kiralanan varlığın mülkiyetinin kiraya verende kalması veya kiracıya devredilmesi gibi bir durum da söz konusudur. Bu gibi durumların neticesinde de finansal kiralama işlemlerinin muhasebeleştirilmesinde çeşitli farklılıklar ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı kiralama işlemlerinin ulusal vergi mevzuatı ve ülkemizdeki bazı iş çevreleri açısından yürürlükte olan muhasebe standartları bakımından muhasebeleştirilmesini ve bu düzenlemeler doğrultusunda ne tür farklılıkların ortaya çıktığını tespit etmektir. Çalışmanın amacına uygun olarak, finansal kiralama işlemlerinin muhasebeleştirilmesinde kullanılan yönteme göre örnek uygulamalar yardımıyla TFRS/BOBİ FRS ve VUK kapsamında yapılan muhasebe kayıtları arasındaki farlılıklar ortaya çıkarılmıştır. Kiraya veren ve kiracı açısından kiralama işleminin başladığı andan itibaren sözleşme bitimine kadar yapılacak olan işlemlerin muhasebe kayıtları bu üç yöntem kapsamında karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Finansal Kiralama, Faliyet Kiralaması, Kiracı, Kiraya Veren.

Büyük ve orta boy işletmeler için finansal raporlama standardıFaaliyet kiralamasıFinansal kiralama+7
Oruç Ali Akın
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Dolar kuru ve petrol fiyatları ile seçili BIST endeksleri arasındaki volatilite yayılımının DCC-GARCH modeli ile analizi

Bu çalışmada Dolar/TL döviz kuru, petrol fiyatı endeksi ile seçili Borsa İstanbul (BIST) sektör endeksleri arasındaki volatilite etkileşiminin varlığının araştırılması, eğer etkileşim söz konusu ise hangi yönde etkilediğinin belirlenmesi ve yorumlanması amaçlanmaktadır. Volatilite kalıcılığını ifade eden parametrelerin anlamlılık düzeyinde istatistiksel olarak anlamlılık düzeyine ve kalıcı etkiye sahip olup olmadığı analiz edilmektedir. Borsa İstanbul (BIST) sektör endeksi değişkenleri olan XMEYS, XSUIN, XTEKS, XTRZM, XULAS, XGIDA, ve XU100'e ait verilerin 01.02.2015-28.02.2022 tarihleri aralığında günlük kapanış fiyatlarının kullanıldığı çalışmada, volatilite etkileşim araştırılmasında çok değişkenli GARCH modeli DCC-GARCH modeli kullanılarak analiz edilmiş, analizde değişkenlere ait getiri serileri kullanılmıştır. DCCGARCH modeli ile analiz yapılırken değişkenler ikili gruplar şeklinde incelenmektedir. İkili şekilde ele alınmasının asıl sebebi yüksek boyut sorununun oluşmasını önlemektir. DCC-GARCH modeli sonuçlarına göre volatiliteyi artıran şok etkisi ile karşılıklı olarak volatilite etkileşimi olduğu gözlenmektedir. Dolar/TL döviz kuru, petrol fiyatı endekslerinde yoğun şekilde volatilite kümelenmelerinin oluştuğu ve bu piyasada volatilitenin kalıcı etkiye sahip olduğu görülmektedir. Diğer taraftan seçili Borsa İstanbul'da işlem gören XMEYS, XSUIN, XTEKS, XTRZM, XULAS, XGIDA, XU100 sektör endekslerinde volatilite kümelenmelerinin oluştuğu ve bu endekslerde volatilitenin kalıcı etkiye sahip olduğu anlaşılmaktadır.

Borsa İstanbulDolarDöviz kuru+5
Ayyüce Berin Bostancı
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
10
Master'sOpen AccessTR

Alacak sigortası kavramı ve alacak sigortası uygulamalarının muhasebeleştirilmesi

Günümüzde Birey ve İşletmeler rekabet gücü kazanmak, piyasada tutunmak için kredili satış yapmak ve risk almak zorundadır. Alacak sigortası genel anlamda, tedarikçinin müşterisine bedeli daha sonra alınmak üzere sattığı mal ve hizmetler sonrasında ortaya çıkması muhtemel kredi rizikolarını güvence altına alan sigorta sözleşmesidir. Kredili satışlar beraberinde bazı risk unsurlarını da getirmektedir. Riskin tanımlanması ve doğru yönetilmesi, işletmeler için bir kâr kaynağı olabilir aksi takdirde tanımlanamayan, yanlış yönetilen ve yanlış anlaşılan riskler şirket kârını olumsuz etkileyecektir. Ticari ilişkiler ticaretin güvenli bir ortamda gerçekleşmesiyle oluşacak her türlü risk kontrol altında tutulabilir. Buna istinaden kredi işlemlerinin geliştirilmesi ve sigortacılık faaliyetlerinin güçlenmesiyle müşteri ile tedarikçi arasında güvenin sağlanması için önemli bir adım olan alacak sigortası ortaya çıkmıştır. Çalışmanın amacı alacak sigortasının ayrıntılı şekilde açıklamak ve alacak sigortasına ilişkin muhasebe uygulamalarını TMS/TFRS, BOBİ FRS ve sigorta işletmelerine ait muhasebe uygulamaları ile örnek bir işletme üzerinden açıklamaktır. Çalışmanın literatüre ve uygulamaya katkı sağlaması beklenmektedir.

Alacak yönetimiMuhasebeRisk+4
Keriman Akan Kaya
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00