İstanbul University
Discipline

Genel Gazetecilik Anabilim Dalı

İstanbul University

27

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

27 Theses
Master'sOpen AccessTR

Baudrillard'ın simülasyon kuramı bağlamında yoksunluktan yoksulluk üretimi: Güle Güle Oturun programı örneği

Tüketim ilk anlamıyla bir takım ihtiyaçlarımızın giderilmesi için gerekli olan bir unsur olurken, günümüzde haz ve tatminin temel alındığı bir kültür anlamını taşımaktadır. 20. yüzyıl itibariyle ortaya çıkan her meta artık tüketilmek üzere tekrar tekrar üretilmekte ve kişinin ruhsal boşluğunu tamamlamayı amaçlamaktadır. Bu amacın yerine getirilmesi için bir medya çıktısı olarak TV programları da büyük ölçüde yönlendirici olarak kullanılmaktadır. Televizyonda yayınlanan programlar bireyi daha fazla tüketime yönlendirerek gerçek olmayan bir gösterge ile haz ve benlik üzerinden üretim sağlamakta ve bunu yaparken kişinin mevcut yoksunluğunu kullanmaktadır. Kişinin tüketim için elde edemediği meta vb. ögelerin kendisinde birtakım yoksunluk haline dönüşümü sağlanırken, bu durum yapılan yayınlar ile yoksulluğun bir çıktısı olarak gösterilmektedir. Gerçek olmayan bu yoksulluk durumuna yine yapılan TV yayınlarının verdiği mesaj ile gerçek olmayan yapay bir çözüm sunulmakta ve kurtuluş yolu olarak bir simülasyon evreni yaratılmaktadır. Tüketim kültürü ve ideolojisi perspektifinde eleştirel bir analizin hedeflendiği bu çalışmada temel sorun televizyon yayınları ile bireyin içerisinde bulunduğu yoksunluğun yoksulluk olarak anlamlandırılması ve bunu ikame yöntemlerle çözümlenmeye çalışılmasıdır. Bu bakımdan çalışmanın birinci bölümünde tüketim kültürünün kavramsal olarak açıklaması yapılırken, Marksist, Weberci ve postmodern tüketim kuramları bağlamında tartışması sürdürülmekte, ardından simülasyon kuramı perspektifinde gerçekliğin dönüşümü ve medya çalışmalarında simülasyon ele alınmaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde yoksunluk ve yoksulluk kavramlarının analizi yapılarak, medyada inşa yöntemine değinilmekte, haz ve tatmin üzerindeki etkisi araştırılmaktadır. Çalışmanın son bölümünde ise simülasyon kuramı bağlamında yoksunluğun yoksulluğa dönüşümünde televizyon yayınlarının etkisi ele alınarak, çalışmaya konu olan TV programının analizi göstergebilimsel yöntem ile yapılmaktadır. Anahtar kelimeler: Tüketim, Simülasyon, Yoksunluk, Yoksulluk, Göstergebilim.

Baudrillard, JeanBenzetimGösterge bilim+6
Pelin Doğan Ataş
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Gözetimin yeniden üretildiği bir alan olarak yeni medya ve mahremiyet algısındaki değişim: Kosova örneği

Teknolojinin gelişmesi ve yeni medyanın kendimizi ifade edebilmek için sunduğu imkanlar, mahremiyet kavramını bir değişime ve dönüşüme uğratırken; aynı anda insanların güvenliği adına yeni gözetim araçlarını geliştirdiği görülmektedir. Gözetim ve mahremiyet algıları hayatımızda her zaman var olmuştur ancak iletişim teknolojilerinin ilerlemesi ile sürekli değişim ve gelişme göstermiştir. Kamusal ve özel yaşam ekseninde düşünülünce bu iki alanın birbiriyle sürekli etkileşim ve çatışma içinde olması, özellikle sosyal paylaşım ağlarının bireylerin mahremiyet alanına ihlali değerlendirilirse gözetim ve mahremiyet algısı üzerine daha fazla durmamız gerekmektedir. Bu çalışma, Kosova'da interneti ve sosyal araçları yoğun olarak kullanan gençlerin, gözetimin yeniden üretildiği bir alan olarak yeni medya ve mahremiyet algısındaki değişimini incelemeyi hedeflemektedir. Bu bağlamda 18 lisans ve lisansüstü Hasan Prishtina Üniversitesi öğrencileri ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmış ve bu öğrencilerin görüşleri alınıp değerlendirilmiştir.

GözetimKosovaMahremiyet+4
Flora Hajdarmataj
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ekonomi haberciliğinde haber üretim sürecini etkileyen faktörler (İzmir ili örneği üzerine bir araştırma)

Ekonominin hayatımızda giderek etkin bir rol oynamaya başladığı günümüzde, ekonomi haberleri de aynı paralelde etkinlik göstermektedir. Dolayısıyla ekonomi haberciliğine toplumun her kesiminden artan bu ilgi ekonomi haberlerini önemli hale getirmiştir. Söz konusu ekonomi haberlerinin detaylı incelendiği tezde, ekonomi haberlerinde haber üretim sürecini etkileyen faktörlerin neler olduğu ve bu faktörlerin her birinin ne kadar bu süreci etkilediği ele alınmıştır. Bu bağlamda, söz konusu faktörlerin neler olduğu ve olabileceği araştırılmıştır. Tezin birinci bölümünde ilk olarak ekonomi haberciliğinin ne olduğu ve akabinde amacı işlevleri detaylı şekilde işlenmiştir. Ardından haberin ve haberciliğin en önemli unsuru olan haber kaynaklarına ve bu kaynaklar ile muhabirin ilişkisine değinilmiştir. Yine bu bölümde meslek etiği üzerinde durulmuş ve dünyadaki ve Türkiye'deki ekonomi haberciliğinin tarihsel gelişimine değinilmiştir. Ardından gelen bölümde ise haberin ne olduğu ve söz konusu haberin baştan sona üretilme süreci ve bu süreci etkileyen faktörler tek tek ele alınmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümü, araştırma kapsamında elde edilen verilerden hareketle, bahsi geçen faktörlerin üretim sürecinin etkileyip etkilemediği, eğer etkiliyor ise bunun boyutları analizine ayrılmıştır. Çalışmada ayrıca görüşme yöntemiyle sorulan soruları cevaplayan muhabirlere ekonomi haberlerinin, haber haline gelme sürecinde bahsettikleri sınırlarla karşılaştıklarında nasıl hareket ettikleri konusuna da değinilmiştir. Bu bağlamda çeşitli görüşlere sahip farklı gazetelerde çalışan ekonomi muhabirlerinin görüşleri üzerinden karşılaştırmalar yapılarak, bir yargıya ulaşılmaya çalışılmıştır.

EkonomiEkonomi basınıGazetecilik+5
Zeynep İsce Ergül
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Yaşlanma sürecinin biyopolitikası: Alternatif medya ve ana akım medyada yaşlanma temsilleri

Yaşlanmaya dair üretilen her söylem, içinde bulunulan toplumsal yapıya dair ipuçları barındırmaktadır. Dolayısıyla yaşlanma süreci bilimsel olarak yaş evrelerine bölünürken, hem normatif hem de performatif bir mücadele alanı olarak tertibatlanmaktadır. Bu bağlamda zaman ve yaşam, hem bireysel düzeyde hem de egemen iktidar pratiklerinin sosyal politikaları özelinde yönetilmesi, organize edilmesi, düzenlenmesi ve planlanması gereken bir süreç olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yönde varolagelen beklenti, yaşlanmaya bir çeşit 'kırılganlık' nosyonu biçilmesine neden olmaktadır. Söz konusu durum, yaşamını sanatsallaştırması gerektiği yönünde donatılan öznelliklerin yaşlanma sürecini 'makul' ve 'arzu edilen' düzeyde geçirme eğilimlerini de arttırmaktadır. Bu çalışma kapsamında bahse konu olan makullük düzeyini belirleyen ölçüt, Fouucaultcu anlamda bilgi-iktidar ilişkileri- etik eksenindeki yönetimsellik bağlamında çerçevelenmektedir. Bu çalışma kapsamında yaşlanmanın sorunsallaştırılması ana-akım ve alternatif gazetecilik pratikleri örneğinde gözlemlenmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda Hürriyet Gazetesi ve bianet.org haber portalları araştırmanın örneklemi olarak seçilmiştir. 2002-2017 yılları arasında 'yaşlanma' anahtar kelimesi ile yapılan tarama sonucunda elde edilen haberler üzerinde Foucaultcu bir söylem analizi gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerden yola çıkılarak yaşlanmaya ilişkin sekiz (8) kategori tespit edilmiştir. Bunlar 'Bir Deneyim Alanı Olarak Yaşlanma', 'Bir Acziyet Kategorisi Olarak Yaşlanma' , 'Bir Ölümsüzlük Stratejisi Olarak Yaşlanma', 'Yaşlanmanın Bir Hastalık Olarak Tertibatlanması', 'Gençliğin İdealleştirilmesi', 'Nüfusun Biyopolitikası', 'Sosyal Politikanın Öznesi Olarak Yaşlanma Süreci' ve 'Yaşlanmanın Cinsiyeti' şeklindedir. Bu kategoriler özelinde alternatif medyanın 'metruk' bir alan olarak direniş odağı oluşturma potansiyeli incelenmiştir.

Alternatif medyaAlternatif medyaBiyopolitika+4
Gülten Arslantürk
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Eleştirel ekonomi politik kuramı ışığında dijital medya ile değişen gazetecilik pratikleri: Dijital ve basılı gazeteler üzerine karşılaştırmalı bir çalışma

Eleştirel ekonomi politik; medyayı ekonomik, tarihsel, toplumsal ve teknolojik bağlamda bütüncül olarak değerlendirme imkânı veren önemli bir yaklaşımdır. İletişim ve medya çalışmalarında eleştirel ekonomi politik yaklaşım, bağlı bulunduğu dönemin toplumsal ve maddi koşullarını göz önünde tutarak medyanın sahiplik ve mülkiyet ilişkileri çerçevesinde medya iletilerinin ideolojik etkisine odaklanmaktadır. Dijital iletişim ortamları, gazetecilik pratiklerine ve haber üretim sürecine önemli değişiklikler getirdiği gibi aynı zamanda kapitalist oluşumların çeşitli uygulamalar ve hizmetler üzerinden yeniden yapılandığı bir alanı işaret etmektedir. Dijital medya haberciliği de reklamlar, sponsorlu içerikler, abonelikler ve çeşitli iş modelleri üzerinden kapitalist sistemin önemli bir ideolojik aracı haline gelmektedir. Bu çalışma, dijital medya ile değişen habercilik pratiklerini çeşitli yönlerden ele almayı ve aynı zamanda dijital medya gazeteciliğine yönelik eleştirel ekonomi politik bağlamda bir değerlendirme yapmayı amaçlamaktadır. Bu amaçla, basılı gazetelere ve haber portallarına içerik analizi yöntemi uygulanmakta ve ortaya çıkan nicel bulgular üzerinden eleştirel ekonomi politik kuramı ışığında dijital medya gazeteciliğine yönelik bir çıkarımda bulunulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Eleştirel ekonomi politik, Geleneksel medya, Dijital medya, Değişen gazetecilik pratikleri, Dijital gazetelerin eleştirel ekonomi politiği

EkonomiEkonomi politikalarıEleştiri+6
Simge Deniz Demirel
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ne kamusal ne özel alan: Yeni medya

İletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler, gündelik yaşamı doğrudan değişime uğratmıştır. Kamusal ve özel alan arasındaki sınırlar yeniden biçimlenmektedir. Toplumsal yaşamı anlamada, yeni medyanın gündelik hayattaki yeri gittikçe önem kazanmaya başlamıştır. Yeni iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler, kamusal/özel alan tartışmalarına da yansımış ve neyin kamusal, neyin özel olduğuna dair düşünceleri daha da karmaşık hale getirmiştir. Kamusal ve özel alanda yaşanan bu dönüşüm, bu kavramları yeni medya ile yeniden düşünmeyi gerekli kılmıştır. Yeni medya kullanımıyla, insanların kamusal ve özel alan kavramları algısı yeniden inşa olmaya başlamıştır. Bu çalışmada kamusal ve özel alan kavramları, "yeni medya" kavramı ile yeniden düşünülerek, yeni medyanın nasıl bir alan oluşturduğu ele alınmıştır. Tezin birinci bölümünde, Jürgen Habermas, Hannah Arendt ve Richard Sennett'in kamusal ve özel alana yönelik düşünceleri incelenmiştir. Tezin ikinci bölümünde, yeni medya kavramı ile mahremiyet kavramları birlikte ele alınarak, yeni medya araçlarının hayatımıza girmesiyle birlikte mahremiyet algısının yeniden inşa olma süreci tartışılmıştır. Tezin üçüncü bölümünde, yeni medya tanımı ele alınarak, kamusal ve özel alan kavramları yeni medya üzerinden tekrar incelenerek yapılan araştırmanın problemi, amacı ve bulguları aktarılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yeni Medya, Kamusal Alan, Özel Alan, Habermas, Arendt, Sennett,

Türker Özşekerli
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Postmodern tüketim ideolojisi perspektifinden dijital habercilik pratikleri

Çalışmanın ilk bölümünde modernite ve postmodernite kavramları tartışılmıştır. İkinci bölümde ise tüketim kavramının gelişimi ve tüketim kavramının postmoderniteyle olan bağlantıları değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde postmodern tüketim ideolojisi perspektifinden incelenecek olan dijital gazetelerin teknik ve ekonomik koşulları üzerinde durulmuştur. Çalışmanın son bölümünde, ana akım dijital gazetelerde yer alan haberlerin tüketim ideolojisi bağlamında nasıl oluşturulduklarına ilişkin sonuçlara ulaşılmaya çalışılmıştır. Çalışmada Türkiye'nin en fazla ziyaret edilen ana akım dijital gazeteleri içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Analiz aşamasında kullanılan postmodern tüketim kategorileri Baudrillard'ın perspektifine dayalı olarak oluşturulmuşlardır. Aynı zamanda bu bölümde, dijital gazeteciliğin postmodern tüketim ideolojisinin üretimindeki rolünü ortaya çıkartmak amaçlanmıştır. Tüketim eski bir kavram olduğu kadar, toplumların değişim süreçlerine eş zamanlı olarak sürekli anlamı genişlemiş olan bir olgudur. Postmodern kültür içerisinde yeni bir anlam kazanan tüketim olgusu, modern sonrası toplumların postmodern tüketim toplumları olarak tanımlanmasına neden olmuştur. Bireylerin gündelik pratiklerini şekillendiren temel unsur olan tüketim değerlerinin oluşturulmasında ve yayılmasında kitle iletişim araçları büyük rol sahibidir. Kitle iletişim araçlarının en önemlilerinden olan gazetelerin dijital formları, diğer araçlar gibi tüketim değerleri ile iç içedirler. Buna rağmen dijital gazetecilik, bu perspektiften diğer kitle iletişim araçları gibi değerlendirilmemektedir. Çalışma, dijital haberciliğin çıktıları olan haberlerin diğer ana akım kitle iletişim ürünlerinde olduğu gibi postmodern tüketimin mantığına uyumlu bir şekilde üretildiğini ortaya koymayı amaçlamaktadır.

Elektronik haberleşmeGazetecilikHabercilik+4
Burak Özyal
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

"Tüketim kültürünün yeniden üretildiği bir alan olarak reklâmlarda simülasyon ve yabancılaşma"

Tüketim, gündelik hayatta ihtiyaçlarımızı gidermek için başvurulan bir unsurken 20. yüzyılda tüketimin ideolojik bir unsura doğru eksen kayması yaşadığı görülmektedir. Aslında olumlu bir anlam ifade eden 'tüketim' kavramı bugün olumsuzluklar döngüsünü içerisinde barındırmaktadır. Bunun başlıca nedenlerinden biri olarak tüketimin araçsallaşması ve tüketicinin de metalaştırılması görülmektedir. Tüketim ideolojisi, ihtiyaç-lüks, haz-yoksunluk, amaç-araç gibi kavramların döngüsel bir eksende sürekliliğini sağlamak adına tüketicinin büyülenmesini de devamlı kılmak zorundadır. Bunu yaparken lüks amaçlı tüketimi normalleştirmek için tüketiciyi tüketimin yeniden üretiminde metalaştırmaktadır. Tüketim ideolojisi bağlamında eleştirel bir bakış açısının hedeflendiği çalışmamızda ana sorunsal tüketicinin yabancılaşması ve sonunda 'simülasyon efendi' kavramını kendinde gerçekleştirmesidir. Çalışmanın birinci bölümünde tüketimin kuramsal ardalanı ile eleştirel bakış açımızı temellendirmek hedeflendiğinden Marx, Weber, Gramsci, Althusser ve Baudrillard'ın tüketim kültürü ve ideolojisi bağlamında kuramsal çerçevelerinden yararlanılmaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde eleştirel çerçevenin oluşmasını sağlayan yabancılaşma ve simülasyon kavramları Marx, Hegel ve Kant'ın görüşleri doğrultusunda tüketim ideolojisi bağlamında ele alınmaktadır. Çalışmanın son bölümünde ulaşılmak istenen nihai sonuç reklamların tüketim ideolojisinin önemli bir yeniden üretim alanı olduğunu göstermektir. Konut reklamlarının tüketici üzerinde başta kimlik yabancılaşması olmak üzere çeşitli yabancılaşma unsurlarını yaratmasının örnek olarak verilmesiyle birlikte ana sorunsalımız olan 'simülasyon efendi' kavramına ulaşmak hedeflenmektedir. 'Simülasyon efendi' kavramının reklamlarda nasıl yer bulduğunu göstermek için öncelikle reklamların ardalanına ulaşmak gerektiğinden dolayı Barthes'in göstergebilimsel analiz yöntemi kullanılmaktadır. Anahtar kelimeler: Tüketim, İdeoloji, Yabancılaşma, Simülasyon, Reklam, Göstergebilim.

BenzetimGösterge bilimReklamlar+3
Ebru Akeloğlu
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

"Haberdeki şiddet: Türk yazılı basınında nefret söylemi üzerine bir inceleme"

"Haberdeki Şiddet: Türk Yazılı Basınında Nefret Söylemi Üzerine Bir İnceleme" adlı doktora tezi, Hürriyet Gazetesi üzerinden Gezi Parkı Olayları örneğinde nefret söyleminin analiz edildiği bir çalışmadır. Günümüz toplumlarında birarada yaşama kültürünün önündeki en büyük engellerden biri, toplumsal alanda sürekli dolaşımda olan nefret söylemi olgusudur. Bugün nefret söylemi ırk, etnik köken, din, cinsiyet ve cinsel yönelim gibi kavramların da ötesine geçmekte, egemen çoğunluk tarafından kabul edilen bir söylemsel düzenin dışında kalan tüm kimlikler ötekileştirilmekte ve nefret söylemine maruz kalmaktadır. Türkiye'de ayrımcı bir dil kullanan medya da, bazen açık ve bariz söylemsel pratikler yerine örtük kodlar üzerinden ortak duyunun şekillenmesine etki etmekte, belirli kimlikler ve göstergelerden bağımsız olarak egemen kodları yeniden üretmektedir. Çoğu zaman fark edilmeyecek şekilde metne ve sayfaya kodlanan nefret söylemi göstergeleri olağanlaşması, sorgulanmadan kabul edilir hale gelmesi ve müzakereci okumanın yollarını kapatması nedeniyle sorunsaldır. Bu örtük kodlar özellikle anaakım medya aracılığıyla yayıldığında geniş kitleleri etkileme potansiyeli nedeniyle daha da tehlikeli hale gelebilmektedir. Bu nedenle bu çalışmada ana akımın en önemli temsilcilerinden biri olan Hürriyet Gazetesi seçilmiş, haber metinleri içine kodlanan, sayfa tasarımı ile ortaya çıkan ya da yananlam düzeyinde okunabilen nefret söylemi göstergelerinin analizi amaçlanmıştır. Araştırmada Gezi Olayları'nın hangi ideolojik kodlar ve nefret söylemi pratikleri üzerinden haberleştirildiği, hangi grupların hangi argümanlarla nefret söylemine maruz kaldığının saptanması amaçlanmıştır. Çalışmada 29 Mayıs 2013-15 Temmuz 2013 tarihleri arasındaki süreçte Hürriyet'te yer alan Gezi Parkı Olayları'yla ilgili 217 haber, Van Dijk'in eleştirel söylem çözümlemesi esas alınarak 6 nefret söylemi göstergesi üzerinden incelenmiştir. Analizde nefret söylemi göstergelerinin ilişkiselliği ve söylemdeki düzenlilikler ortaya konmaya çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler: Söylem, Nefret Söylemi, Yazılı Basın, Gezi Parkı Olayları, Eleştirel Söylem Çözümlemesi.

BasınEleştirel söylem çözümlemesiEleştirel söylem çözümlemesi+7
Deniz Çaba
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Toplumsal hareketler bağlamında medyada HES projelerinin sunumu

İdeolojik olarak farklı görüşlerdeki gazetelerde HES projeleri haberlerinin nasıl sunulduğunu ortaya koymayı amaçlayan bu çalışma, medyanın ekonomi politiğinin ve güç/iktidar ilişkilerinin haber üretim sürecinde belirleyici olduğu görüşünden hareket etmektedir. Gazeteleri incelediğimizde aynı haberin her bir gazetede farklı içerikte yer alması gazetelerin benimsediği yayın politikasıyla ve ekonomi politik ilişkileriyle açıklanabilmektedir. Bu doğrultuda gazetelerde HES projeleri haberlerinin nasıl yer aldığını ortaya koymak, haber üretim sürecine etki eden faktörleri açıklamak ve haber içeriklerinin güç/iktidar ilişkilerine göre nasıl belirlendiğini belirtmek çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Tezin araştırma kısmında ideolojik olarak farklı oldukları düşünülen Cumhuriyet, Hürriyet ve Sabah gazetelerinde, 2012-2016 yılları arasındaki toplam 5 yıllık sürede HES projeleri haberlerinin nasıl sunulduğu incelenmiştir. İçerik analizi yönteminin uygulandığı araştırmada farklı okur kitlelerine sahip gazetelerde HES projeleri haberlerinin hangi konu içerikleri ve haber kategorileriyle sunulduğu tespit edilmiştir. Ayrıca gazetelerin protesto haberlerine bakış açısı ve hangi temalara vurgu yaptıkları incelenmiştir.

GazetelerHaberlerHidroelektrik santralleri+5
Açelya Atalay
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Kültürlerarası etkileşim açısından sosyal medyada kimliklerin sunumu

Toplumsal yaşamda gerçekleşen en önemli dönüşüm olan endüstri toplumuna geçişle birlikte kentlere doğru göç hareketleri kültürel ve sosyal değişimleri de beraberinde getirmiştir. Toplumun tümünü temsil eden bu sistematik yapı içinde oluşan bilgiler kuşakların birbirini etkilemeleri sonucu süreklilik kazanmaktadır. Kültürel kalıpların oluşmasında değerlerin bu dolaylı etkileşimi, yeni kombinasyon ve sentezler meydana getirmektedir. Kültürün içindeki çeşitli düzeylerdeki bu yorum farklılıkları zamanla alt kültürlerin oluşması için zemin hazırlamıştır. Çeşitli kültürlerin simgesel ve uygulama bileşenlerinde benzerlikler ve farklılıklar olabilmektedir. Kültürel farklılıklar, toplum içerisinde de kendilerini farklı şekillerde ve farklı derinlik seviyelerinde göstermektedir. Her toplumsal değişim ya da kültürel değişim o toplumun iç dinamiklerinin etkileri ile birlikte yavaş yavaş sindirilerek gerçekleşebilmektedir. Benzetme yoluyla, çeşitli kültürel iletişim biçimlerini kullanarak, kültürel bir grup, davranışsal özelliklerini sonraki nesiller arasında öğretme ve öğrenme mekanizmaları kullanarak devam ettirebilmektedir. Toplum üzerine yapılmış olan bilimsel sistematik araştırmalar, süreç içerinde bütün kültürlerin çeşitli faktörlere bağlı olarak bir değişim geçirdiğini göstermektedir. Yeni medyadaki gelişmeler, sosyal ağlar ve büyük topluluklara sahip olan bireylerin ilişkilerini büyük oranda dönüştürmüştür. Dünyanın her hangi bölgesinde meydana gelen bir olay sosyal medya ile farklı bölgelerde yaşayan insanları da etkileyebilmektedir. Bu araştırmanın temel amacı, günümüzde en fazla kullanıcı sayısına sahip sosyal ağ sitesi olan Facebook'u aktif olarak kullanan bireylerin kültürel ve etnik farklılıklarını sosyal ağlarda ne düzeyde yansıttıklarını çeşitli değişkenlere göre incelemektir. Bu yöntem ile bireysel ve grup yapısı incelenmekte, ağ yapısı betimlenmekte, topluluklar arasında kolayca gözlemlenemeyen ilişkiler görselleştirilerek var olan bağlantılar model haline getirilmeketdir. Facebook'da farklı kültürlere sahip milyonlarca insan görsel, işitsel ve metinsel birçok uygulama sayesinde birbirleriyle karşılıklı olarak bağlantılarını sürdürebilmektedir. Özellikle farklı kültürlerin tanınması ve kültüre ait değerlerin daha iyi anlaşılarak empati yapılmasında önemli katlı sağlayan Facebook ve benzeri sosyal ağlar kültürlerin ortak ve yakın özelliklerini de ortaya çıkarmaktadır. Bu araştırmanın temel amacı farklı coğrafyada yaşayan sosyal ağ (Facebook) kullanıcılarının kültürel ve kimlik farklılıklarını Facebook'da temsil etme boyutunu incelemektir. Araştırma anket yöntemiyle 15 farklı etnik bölgede Facebook kullanan 750 kişi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma anket formu olarak Kişisel Bilgi Formu, Online Ağ Siteleri Etkinlik Ölçeği, Sosyal Ağ Deneyim Ölçeği, Sosyal Kimlik Ölçeği (Collective Self Esteem (CSE)), Çoklugrup Etnik Kimlik Ölçeği (Multigroup Ethnic Identity Measure-Revised (MEIM-R) kullanılmıştır. Araştırmada frekans ve yüzde ile genel değerlendirme yapıldıktan sonra araştırmanın temel problemini oluşturan kimlik ve kültürel farklılıkların sosyal medya kullanımı üzerine etkilerinin belirlenmesi için T-test ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Bu analizlerin cinsiyet, yaş, eğitim, gelir, bölge, etnik kimliğe verilen önem ve baskın sosyal kimliklerle olan ilişki düzeyini belirlemek için frekans ve yüzdenin yanı sıra varyans analizi kullanılmıştır.

Benlik sunumuElektronik medyaEtkileşimli medya+6
Ufuk Bakan
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Komedi programlarında gazeteciliğin sosyal temsilleri: Last Week Tonight örneği üzerine bir inceleme

İzleyici tarafından komedyenlerin gazetecilerden daha güvenilir bulunduğu şu günlerde, Serge Moscovici'nin Sosyal Temsiller Teorisi'ni kullanarak bu araştırma Amerikan komedi programlarının gazetecilik sosyal temsilini nasıl inşa ettiklerini açıklıyor. Özel olarak Last Week Tonight with John Oliver niceliksel ve niteliksel içerik analizi yaparak incelenıyor. Böylece, tezde Amerikan liberal kitlesi tarafından ve tüm dünyada izlenen programın, günlük hayatta gazeteciliğin ve gazetecilerin rolünü nasıl nesneleştirildiği ve demirlendiği belirtilmektedir.

GazetecilerGazetecilikGrafik mizahı+6
Leandro Rodrıguez Fragela
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni medyada popülizm ve yalan haber: Türkiye'deki Suriyeli sığınmacılar örneği

Popülizm, çatışmacı ve kutuplaştırıcı siyasetle birlikte sıklıkla anılmaktadır. Bu kavramın kapsamı, bugünlerde toplumsal sorunlarla birlikte giderek büyümektedir. Popülist siyasetteki bu yükseliş, küresel bir demokrasi sorunu olarak görülmektedir. Yeni iletişim teknolojileriyle birlikte giderek yaygınlaşan bilgi kirliliği, popülizme dair oluşan bu savı destekleyen bir unsurdur. Sosyal medya platformlarında paylaşılan yalan haberler, nefret söylemlerini ve düşmanlığı yaymaktadır. Toplumun genelinden farklı kimlikler, yalan haberlerde halka zarar vermekle suçlanmaktadır. Bu tür yalan haberler, dezavantajlı veya öteki kesimlere yönelik asılsız iddialara dayanan popülist söylemlerden oluşmaktadır. Bu sorun, halkın çıkarlarının manipüle edilmesine ve kutuplaşmanın artmasına neden olmaktadır. Bu çalışma, azınlık grupları hedef alan yalan haberlerin popülizm ile ilişkisini sorgulamıştır. Söz konusu yalan haberlerin hedefi olan öteki kesimlerden birisi de sığınmacılardır. Yapılan araştırma, Türkiye'deki Suriyeli sığınmacılara yönelik yayınlanan yalan haberleri bu doğrultuda incelemiştir. Son yıllarda Türkiye'deki sığınmacılara yönelik artan öfke ve nefret ile bu gruplara ilişkin yalan haberler arasındaki ilişki niteliksel bir analizde değerlendirilmiştir.

HaberlerMültecilerPopülizm+5
Semih Gökkılıç
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
10
Master'sOpen AccessTR

Zygmunt Bauman'ın akışkan modernite yaklaşımının iletişim olgusuna yansıması

İnsan sosyal bir varlıktır ve onun en temel özelliklerinden birisi iletişim hâlinde olmaktır. Literatürel olarak iletişim olgusu için farklı tanımlamalar yapılmıştır. Bu tanımlamaların ortak vurgusu, insanın etkileşim hâlinde olmasıdır. Bu bağlamda iletişim kavramını hayatın kavşak noktası olarak değerlendirmek mümkündür. Geçen zaman hayatı değiştirmekte, dönüştürmekte ve farklı bir boyuta taşımaktadır. Hayatın değişimi ise her şey gibi iletişim olgusunun da değişmesine neden olmaktadır. Klasik dönemin iletişim anlayışı ve işleyiş biçimi modern dönem ile sona ermiştir. Modernitenin iletişim anlayışı ve işleyiş biçimi ise postmodern dönemde bambaşka bir form kazanmıştır. Sözü edilen değişim ve dönüşümü eleştirel bir bakış açısıyla ele alan bu çalışmada sosyolog Zygmunt Bauman'ın "Akışkan Modernite" tanımı ve diğer görüşlerinden faydalanılmıştır. Genel olarak postmodern dönemin iletişim anlayışı ve işleyiş biçiminin anlamsal karşılığının ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır.

Akışkan moderniteBauman, ZygmuntModernite+5
Mevlüt Altıntop
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
30
Master'sOpen AccessTR

Küreselleşmenin biyometrik suretleri: Andreas Gursky

Bir ifade biçimi olarak fotoğraf, icadından günümüze etkisini her an daha da artırmaktadır. Sanayi devriminin ürünü diyebileceğimiz fotoğrafik görüntü, 20. yüzyılın son çeyreğinde sayısal teknoloji ile bir başka boyuta taşınırken, aynı dönemin bir başka olgusu küreselleşme de insanlık tarihinin bir diğer dönüm noktası olarak önümüze çıkmaktadır. Tanımı, tarihlenmesi ve son yıllarda uluslararası alanda yaşanan gelişmeler nedeniyle muğlak bir 'kavram', fotoğraf terimiyle 'gizli görüntü' (latent image) özelliği taşıyan küreselleşmenin her şeye karşın tüm yaşamsal alanı kapsadığı genel kabul görmektedir. Bu haliyle küreselleşme düşünürlerin, kuramcıların sözel ifadelerinde yer bulurken, onun görüntüsel betimlemesi kimi sanatçıların ilgi alanıdır. Küreselleşmeyi fotoğraf diliyle ve sayısal teknolojinin olanaklarına başvurarak anlatan en önemli isimlerden biri de Andreas Gursky'dir. Gursky, küreselleşme ve sayısal fotoğrafın yolu kaba bir tarihleme ile 1990'ların başında ve Berlin Duvarı ekseninde kesişmesiyle bilinir. 1989'da yıkılan Berlin Duvarı dünyada sınırların kalkmasını sembolize ederken, duvarın doğusunda dünyaya gelip, sonra batısına göç eden Gursky'nin yüksek fiyatlar biçilen, devasa boyuttaki çalışmaları küreselleşmenin suretleri olarak nitelendirilir. Bu tezde sanatçının 'Amazon' fotoğrafı göstergebilimsel çözümleme yöntemiyle ele alınarak, küreselleşmenin nasıl temsil edildiği irdelenmiştir.

FotoğrafGursky, AndreasKüreselleşme+1
Abdulkadir Karataş
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital çağda yeni bir habercilik türü: SEO haberciliği

Teknoloji alanında yaşanan gelişmelerin iletişim olgusu üzerindeki etkisi, oldukça hızlı bir biçimde sonuçlarını göstermektedir. Dijitalleşme süreciyle birlikte, iletişimin ve teknolojinin birbirini yeniden tanımladığı bir döngüden söz etmek mümkün hale gelmiştir. "Dijital çağ" olarak adlandırdığımız bu süreçte, yaşamsal pratikler yeni boyutlar kazanmış; bu devinimin en çarpıcı biçimde yansıdığı alanlardan birisi de medya olmuştur. Yeni araçlar ile yeni deneyim ve alışkanlıkların karşılıklı üretim sürecine girdiği dijital medya ortamında, habercilik pratikleri de çeşitlenmiştir. Web teknolojilerinin gelişimiyle haberin üretilme, aktarılma, tüketilme, algılanma ve geri bildirim tarafları yeni özellikler kazanmıştır. İnternet üzerinde gerçekleşen habercilik faaliyetleri; algoritmalara göre kurgulanır hale gelmiş, büyük veri, yapay zekâ gibi kavramlarla şekillenmiştir. Bu noktada haberin üreticisinden tüketicisine ulaşmasını sağlayan en önemli araçlardan birisi arama motorlarıdır. Kullanım oranı ve pazar payı ile rakiplerine göre oldukça farklı bir konumda bulunan Google ise bir arama motoru olmasının ötesinde, gerçekleştirdiği çok çeşitli işlevlerle haberciliğe de ciddi etkileri olan bir yapı ortaya koymaktadır. Haberlerin, arama motorlarına ve özellikle de Google'a optimize edilerek oluşturulduğu ve sunulduğu, "SEO (Search Engine Optimisation) haberciliği" olarak ifade ettiğimiz habercilik türü, dijital çağda haberciliği şekillendiren önemli uygulamaları bünyesinde barındırmaktadır. Bu çalışma, medyanın dijitalleşmesi sürecini habercilik üzerinden ele almakta; haberciliğin arama motoru algoritmalarıyla şekillenen yapısını, dijital medyanın öne çıkan kavramlarıyla ilişkilendirerek sunmayı hedeflemektedir. Çalışmanın son bölümünde nitel araştırma yöntemiyle bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Belirlenen uygun örneklem çerçevesinde haber sitelerinin SEO sorumlularıyla görüşmeler yapılmış ve "SEO haberciliği" olarak ele alınan habercilik türünün yapısı ve sorunları, elde edilen bulgular ışığında analiz edilmiştir.

Arama motorlarıGazetecilikGoogle+5
Tuğçe Ayçin
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de e-gazete uygulamaları ve geleceği

İnsanlık tarihi, aynı zamanda teknolojik değişim ve dönüşüm süreçlerinin tarihidir. İnsanlık tarihine teknoloji penceresinden bakıldığında ortada iki temel farklı bakışın yer aldığı görülmektedir; teknolojik determinizm ve teknolojinin sosyal inşası. Teknolojik determinizm, toplumsal değişimlerin temel belirleyicisi olarak teknolojiye işaret ederken sosyal inşacı kuram sosyal alanı değişimin öznesi olarak konumlandırır. Günümüzde teknolojiye ilişkin tartışmaların somutlaştığı en yüksek aşama ise şüphesiz ki internettir. İnternet, bulunup yaygınlaşmasıyla birlikte kısa zamanda toplumsal yaşantıya entegre olmuş, bu entegrasyon sürecinden gazetecilik de kendi payına düşeni almıştır. İnternetle birlikte gazetecilik tüm yönleriyle önemli değişimlere uğramış, gelinen noktada basılı gazetelerin daha ne kadar varlığını sürdürüp sürdüremeyeceği tartışmaları başlamıştır. Bu değişim sürecinin önemli aktörlerinden birisi ise elektronik gazetelerdir. E-gazeteler, her ne kadar basılı gazetelerin elektronik sürümleri olarak ortaya çıkmışlarsa da bugün dünyanın pek çok yerinde ayrı ve özel bir gazetecilik türü olarak görülmektedir. Türkiye'de ise e-gazetelere ilişkin kafa karışıklığı devam etmekte, internet üzerinden yapılan diğer gazetecilik türlerine kıyasla e-gazetelere yeterince önem verilmediği anlaşılmaktadır. Türkiye'de e-gazetelerin haber alma işlevinde neden geri planda kaldığını anlamak için, öncelikli olarak sorunun okuyucudan mı, yoksa gazetelerden mi kaynaklandığını anlamak gereklidir. Bu amaçla çalışmada öncelikli olarak e-gazetecilik kavramı mercek altına alınmıştır. Çalışmada, geleneksel gazetecilikten başlayarak e-gazeteciliğin gelişim aşamaları verilmiş, e-gazeteciliğin ne olduğu saptanmaya çalışılmış ve Türkiye'de faaliyet gösteren e-gazetelere değinilmiştir. Devamında, Türkiye'de e-gazetecilik algısını anlama maksadıyla bir anket çalışması yürütülerek sonucunda Türkiye'de e-gazeteciliğin geleceğine ilişkin bir sorgulama ortaya koyabilmek amaçlanmıştır.

GazetecilikGazetelerSanal gazeteler+3
Özgür Kütükcü
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Z kuşağının medya kullanım alışkanlıklarının saptanması üzerine bir araştırma

"Z Kuşağının Medya Kullanım Alışkanlıklarının Saptanması Üzerine Bir Araştırma" adlı bu çalışmanın amacı Z Kuşağının medya kullanım alışkanlıklarını anket tekniği ile araştırmak, iletişim alanında literatüre disiplinlerarası ve nicel veri kazandırmak, medyanın geleceğinde gereklilik arz edecek mesleki donanımları analiz edebilmek, Türkiye'nin geleceğini şekillendirecek olan genç kuşağın medya kullanım alışkanlıklarını ortaya koymak ve bu verilerden yola çıkarak meslek profesyonellerine bir yol haritası çizmektir. Günümüzde medyanın küreselleşme ve teknolojiyle ulaştığı noktayı anlamak, gelecekte ulaşacağı ve dönüşeceği evreleri öngörebilmek ve karşı konulamaz olan dönüşüme, medyanın etik değerlerini ve kamuoyunun çıkarlarını koruyarak ayak uydurmak adına yeni kuşakların medya kullanım alışkanlıklarının değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Çalışma, anket veri toplama yöntemiyle Ekim- Kasım 2020 tarihinde yürütülmüş olup ana kütlesi Z Kuşağı bireylerinden, örneklemi ise 15 ve 25 yaş arası, İstanbul'da ikamet eden 440 katılımcıdan oluşmaktadır. Araştırma kapsamında verilerin analiz edilmesi için SPSS Statistics 20 programı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda Z Kuşağı gençlerinin yeni medya ortamlarını sıklıkla kullandığı ve bu ortamları geleneksel medya ortamlarına tercih ettiği; yeni medyayı geleneksel medyaya göre daha demokratik bulduğu ve yeni medyada kendisinin daha iyi temsil edildiğini düşündüğü ancak yeni medya ortamında siyasi görüşlerini ifade ederken çekindiği bulgusuna ulaşılmıştır.

KuşaklarMedyaSosyal medya+2
Lına Hourıeh
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türk medyasında etik kavramı üzerinden yurttaş gazeteciliğinin değerlendirilmesi

Bu çalışmada, etik kavramı üzerinden Türk Medyasında yurttaş gazeteciliğinin durumu incelenerek bu alanda çalışma yapan platformlardan Bianet ve Dokuz8haber sitelerinin mülteci krizi ile ilişkili yaptığı haberler araştırılarak, karşılaşılan etik ihlaller üzerinden anaakım medyanın güçlü isimlerinden Hürriyet gazetesi ve Yenişafak gazetelerinin internet haber siteleriyle karşılaştırılıp değerlendirilmenin yapılması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda ilk olarak, etik kavramı araştırılmış ve medyadaki etik olgusu üzerinde durulmuştur. Yeni medya kavramı üzerinde de durularak daha sonrasında yurttaş gazeteciliği kavramı ve bu alanda çalışma yapılabilecek platformlar incelenerek bu kavram üzerine derinlemesine bir araştırma yapılmıştır. Çalışmanın örneklemini Bianet, Dokuz8haber, Hürriyet ve Yenişafak haber siteleri oluşturmaktadır. Türkiye'deki mültecilere Avrupa kapılarının açılma tarihi olan 28 Şubat 2020 – 28 Mart 2020 tarihleri arasındaki bu internet sitelerindeki mülteci krizine yönelik haberler incelenerek içerik analizi yöntemi ile değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmede 'Ethical Journalism Network'ün yayınlamış olduğu mülteci haberlerinde karşılaşılan etik sorunların neler olduğu üzerine yayınlanan maddeler değerlendirmenin kaynağını oluşturmaktadır. Bu değerlendirmeler sonucunda yurttaş gazeteciliğine oranla anaakım medyanın bu haberler üzerinde daha çok durduğu saptanmış ve yaptığı haber sayısı üzerinden oranlandığında daha az etik ihlale rastlanmıştır. Dokuz8haber sitesinde mülteci krizine yönelik haberlerin azlığı dikkat çekerken Bianet üzerinden yayınlanan haberlerde etik ihlaller kapsamında yeteri kadar özen gösterilmediği saptanmıştır.

Alternatif medyaAraştırmacı gazetecilikEtik+5
Metehan Özırmak
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
10
Master'sOpen AccessTR

Konvansiyonel medyadan yeni medyaya geçiş sürecinde EEG yöntemiyle kullanıcının beyin analizinin ölçümlenmesi

İletişim, günümüzde hayatın her alanında yaşayan bir kavram olarak geçerlilik sürdürmektedir. Yaşamın her noktasına değen ve izler bırakan bu etkileşim biçimi zaman içinde insanlığın ve tarihin dönüşümüne bağlı olarak da birtakım değişimler geçirmiştir. Taşa ya da mağara duvarlarına çizilerek bir anlam ifade eden resimlerden günümüzde elektronik ekranlar aracılığıyla okunabilen mesajlara geçiş iletişimin durağan bir yapıya sahip olmadığının da en büyük ispatı niteliğindedir. Günümüzde iletişim, başta küreselleşme olmak üzere birçok etmen yardımıyla aldığı şekil bağlamında McLuhan'ın tasvir ettiği küresel köyün birebir benzerini yaşatmaktadır. Taşlardan el yazmalıya, el yazmalıdan telgrafa ve telgraflardan günümüz radyo, televizyon ve bilgisayarlarına uzanan bu yolculukta keşfedilmeyi bekleyen birçok alt metin yatmaktadır. Bu kapsamda günümüz küresel dünyasında en önemli araç olan iletişimin bıraktığı etki ve verdiği motivasyon incelenebilir bir alan haline gelmektedir. İletişimde olan kişi sayısı, iletişimin biçimi ve iletişimin türü ne olursa olsun günümüz iletişimi toplum odaklı bir hale gelmiştir. Özellikle birey odaklı, bireyi biricikleştiren ve öze hitap eden iletişim biçimi duygu durumu değişimi ve motivasyon artırımını daha hızlı gerçekleştirmektedir. İletişim ve medya araçlarının temelindeki bu değişim her alana olduğu gibi reklamcılık ve pazarlama alanlarına da yansıyarak yeni dünyanın yeni kitlesine farklı pazarlama yöntemlerinin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Kullanıcı deneyiminin ön plana çıktığı araçlar, artırılmış gerçeklik uygulamaları, nöropazarlama yöntemleri bu yeni pazarlama çeşitlerinin sadece birkaçı olmuştur. Pazarlama odaklı olarak temellendirilmiş de olsa günümüzde nöropazarlama teknikleri bireylere dışarıdan gelen etkilerin sıfırlanarak bir ürün, hizmet ve nesne üzerindeki duygularını ölçen nesnel araçları içermektedir. Bu çalışmada ise nöropazarlama yöntemi kullanılarak konvansiyonel medya araçlarından biri olan gazete ve yeni medya araçlarından biri olan internet incelenmiştir. Çalışmada bir bütünlük oluşturması açısından internet incelemesi içine gazete de dahil edilerek bir gazetenin internet sitesi gösterilmiştir. Çalışmada, 20 gönüllü katılımcıya (10 Erkek - 10 Kadın) gösterilen haberler karşısında katılımcılarda oluşan beyin dalgaları EEG cihazı olan NeuroSky tarafından analiz edilmiştir. Beyin dalgalarına ek olarak katılımcılarda oluşan ilgi ve motivasyon değerlerinin ise ortalaması alınarak hangi bireyin hangi tür medyaya karşı bir ilgi geliştirdiği analiz edilmiştir. Beyin dalgaları analizi sonucunda katılımcıların konvansiyonel medya karşısında kendilerini daha rahat hissettiği, yeni medya karşısında ise dikkatlerinin sürekli olarak dağıldığı saptanmıştır. Bununla birlikte katılımcıların okudukları haber türlerine göre dikkat ve motivasyon seviyeleri de haberin bulunduğu ortam fark etmeksizin değişim göstermiştir.

ElektroensefalografiKitle iletişim araçlarıKonvansiyonel medya+7
İrem Yeniceler
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
10
Master'sOpen AccessTR

Yayın yasakları ve gazetecilik ilişkisinin söylemsel analizi-son dönem Türkiye değerlendirmesi

Gazetecilik faaliyetleri en temel anlamda, "kamunun aydınlatılması, en doğru, en tarafsız şekilde bilgilendirilmesi adına yapılan faaliyetler" olarak tanımlanmaktadır. Yayın yasakları ve getirilen sansürler ise bu bilgilendirmenin yapılmasını engellemekte ve medyanın rolünü kısıtlamakla beraber gazetecinin kamu karşısındaki rolünü sorgulanır kılmaktadır. Aynı zamanda dördüncü güç olduğu iddia edilen medyanın, görevini ve sorumluluklarını yerine getirmesini imkânsız hale getirmektedir. Terör olayları başta olmak üzere krizlerin yaşandığı dönemde ise bu bilgilendirmeye her zamankinden daha çok ihtiyaç duyulmaktadır. Medyanın hassas bir şekilde davranarak bilgilendirme yapması beklenen bu dönemde, medyaya çok iş düşmekte, kullandığı haber diline, yaptığı bilgilendirmelere, değindiği ayrıntılara dikkat etmesi beklenmektedir. Terörün amacının propaganda yapmak olduğu düşünüldüğünde bu amaca hizmet etmemek için kullanılan her ifadeye dikkat edilmesi gerekmektedir. Yayın yasaklarının temelleri çok daha eskilere dayanmasına rağmen tarihsel bir kısıtlama yapabilmek adına yakın tarih tercih edilmiştir. Son 5 yıllık dönemde de özellikle etki yaratan terör eylemi niteliğinde tanımlanan olaylardan sonra getirilen yayın yasakları önemli tartışma konuları arasında yer almaktadır. Büyük etki yaratan olaylar arasından 2013 yılında Reyhanlı'da meydana gelen patlama sonrası uygulanan yayın yasağı, 2015 yılında Ankara'da meydana gelen patlama sonrası getirilen yayın yasağı ve 2017 yılının ilk saatlerinde meydana gelen Reina saldırısı sonrasında getirilen yayın yasakları makalenin konusu olacaktır. Yaşanan bu olayların hemen ardından yayın yasağı getirildiği göz önünde bulundurularak yapılan ilk haberler çalışmaya dâhil edilmiş ve olayların ilk iki gününde yapılan haberler değerlendirilmiştir. Çalışmada haberlerin başlıklarından başlanarak, değinilen detaylar, kullanılan dil, yer verilen görseller, dikkat çeken ifadeler incelenmiştir. Çalışmanın yöntemi, kapsamlı literatür taraması ve olayların ardından yapılan haberlerin eleştirel söylem analizi ile incelenmesidir.

GazetecilikSöylem analiziTerör olayları+6
Esra Mutlu
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yıldız dergisi (1938-1954) odağında sinema dergiciliği ve modernleşmeye bir bakış

Bu çalışmanın konusu 1938-1954 yılları arasında yayınlanmış Yıldız dergisinin sinema dergiciliği faaliyetlerini ortaya koymak ve derginin modernleşmeyi nasıl yansıttığını betimlemektir. Türk sineması 1914'ten itibaren ilk denemeleri yapmış, ardından tiyatral havaya bürünmüş, 1939'dan itibaren 1950'ye kadar Geçiş Dönemi adı verilen süreçte arayışlar yaşamıştır. Yıldız dergisi bu dönemde modern bir sinema kurulmasına katkıda bulunmuştur. Sinema dergiciliğinde büyük bir boşluğu doldurmuş ve sinema dergiciliğinin kurumsallaşmasında önemli rol oynamıştır. Modernleşmenin yeni yaşam biçimlerini olumlayarak okuyucuya aktarmış ve tanıtmıştır. Cumhuriyet modernleşmesinin erken dönemlerinde sinemanın modernleşmesinde, sinema dergiciliğinin modernleşmesinde ve Türk toplumunun modernleşmesinde katkıları olmuştur. Bu çerçevede modernleşmeye ilişkin temel kavramlar irdelenmiştir. Türk modernleşmesinin tarihsel izleri, basının pozisyonu ve Türk sinemasının ilk dönemi üzerinde durulmuştur. Son olarak Yıldız dergisinin yayıncılık faaliyetleri belirlenmiş haberlerinde modernleşmeyi nasıl sunduğu irdelenmiştir. Bu amaçla derginin haberleri içerik analizine tabi tutulmuştur. Anahtar kelimeler: Modernleşme, Sinema, Sinema Dergiciliği, Yıldız dergisi

DergilerModernleşmeSinema+2
İdris Akın
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Haber sitelerinin akıllı telefonlarda görüntülenen sayfalarında kullanıcı deneyimi tasarımının incelenmesi

Herhangi bir ürünün kullanıcı deneyimine göre hazırlanmasının o ürünü kullanılabilirlik açısından daha elverişli konuma getirdiği literatürde kabul görmüştür. Benzer şekilde haber sitesi arayüz tasarımlarının, kullanılabilirliğe etki eden faktörleri göz önünde bulundurarak oluşturmasının da daha elverişli bir kullanım ortaya çıkartacağı ileri sürülebilir. Bu minvalde, çalışmanın temel amacı mobil haber sitelerinin kullanıcıların gerçekleştirmek istedikleri eylemleri daha kısa yoldan ve daha az zaman harcayarak gerçekleştirebilmelerini sağlayacak şekilde bir arayüz tasarımı ortaya koyup koyamadıklarını tespit etmektir. Çalışma kapsamında kullanıcı deneyimine katkısı olan arayüz tasarımlarındaki eksiklikleri belirleyebilmek adına web site tasarımında kullanılabilirliğe etki eden faktörler belirlenmiştir. Bu doğrultuda "Kullanılabilirlik Testleri" ve "Yarı yapılandırılmış Görüşme" metotlarından faydalanılmıştır. Mobil haber sitelerinin kullanılabilirlik problemleri tespit edilmiştir. Sonuç olarak ulaşılan veriler ışığında kullanılabilirliğinin geliştirilmesinde faydalı olacak çeşitli öneriler getirilmeye çalışılmıştır.

Akıllı telefonlarDeneyimDeneyim tasarımı+4
Fulya Çeçen
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çatışma dönemlerinde sosyal medyada görsel propaganda savaşı: Suriye rejiminin askeri propaganda faaliyetleri örneği

Politika ve propaganda arasındaki simbiyotik ilişki, internet tabanlı teknolojiler ile birlikte yeni bir boyut kazanmıştır. 21. yüzyılın en önemli teknolojik gelişmelerinden biri olarak kabul edilen sosyal medyanın ortaya çıkışı, son yirmi yılda propaganda mesajlarını yayma yöntemlerini derinden değiştirmiştir. Günümüzde özellikle çatışma ve savaş dönemlerinde birçok devlet ve devlet dışı aktörler görsel propagandanın yayılması için sosyal medya platformlarından yararlanmaktadır. Bu çalışmada, iç savaş sırasında görsellerin askeri propagandayı yaymak amacıyla nasıl kullanıldığı anlamak için Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad rejiminin resmi Facebook sayfasında paylaşılan fotoğrafları incelenmiştir. Bu amaçla, anlamlandırma için Roland Barthes'ın düz anlam ve yan anlam boyutundaki göstergebilimsel yaklaşımı kullanılmıştır.

AskeriAskeri birliklerAskeri politikalar+7
Şeyda Aydın
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Medya ve terör ilişkisi bağlamında medyada terörizm propagandası

Medya, bu günlerde ulaştığı en yüksek teknolojik gelişme seviyesi ile birlikte yerine getirdiği yaşamsal işlevleri ile her toplumsal tabakayı yönlendirip, yürütebilecek müthiş güçlü bir yetkiye sahiptir. Artık Medya sisteminde yer alan nitelikler çok önemli hale geldiğinden dolayı her biri teker teker incelemeyi gerektirir. Bu hayati önemden dolayı biz de toplum ve medyayı yakından ilgilendirebilecek önemli bir konu üzerinde durmak istiyoruz. Medya ve terör ilişkisi bağlamında bu konu, terör propagandası olarak geçmektedir. ABD, Fransa, İtalya, İngiltere ve İspanya gibi demokratik ülkeler bile terör sorunlarıyla karşı karşıya gelmektedir. Türkiye'de olduğu gibi yukarıda bahsettiğimiz gelişmiş, demokratik ülkelerde de terörle ilgili haberlerin medyaya veriliş şekli uzun zamandır tartışılmakta. Genelde siyasetçiler bu konuyu eleştirir, medya mensupları da itiraz ederler. Terör meselesi bu çağın en önemli sorunlarının biri olduğundan medya sadece görevini yerine getirdiğini söyler, aynı zamanda seyirci de izlemek isteyecek yetke de elbette buna karşı çıkacaktır, yine de her şeye rağmen burada önemli olan dengeyi bulabilmektir. Çünkü medya izleyicinin haber alma hakkına yardımcı olmaktadır. Anahtar kelimeler: Medya, terör, terör propagandası

MedyaMedya ilişkileriPropaganda+3
Samat Suleyev
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İktidarın panoptik gözü olarak sosyal medya: Facebook-Cambridge Analytica örneği

Çalışma, iktidarın en sık kullandığı disiplin araçlarından birisi olan gözetimin tarihsel süreç içerisindeki seyri ve işlevini, günümüze dek uzanan örnekleriyle ortaya koymayı amaçlamaktadır. Gözetimin en bilindik model ve kavramsallaştırması olan panoptikon kavramının, Jeremy Bentham ile literatüre girdiği klasik panoptikon halinden, günümüz dijital panoptikon evresine gelene kadarki yol haritası çalışmanın temel konularındandır. Üç bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümde iktidarın tanımı ve doğası ile iktidarın işlevi ve türlerine değinilmiştir. Gözetimin tanımı ve panoptikon kavramının tarihsel süreçteki gelişimi ve değişimi, klasik panoptikonda türeyen çeşitli gözetim türleri ve kavramları da birinci bölümün konusu olmuştur. İkinci bölümde internet ve sosyal medyanın gelişimi, sosyal medya kullanımının önemi ve etkileriyle beraber birey-iktidar ve toplum-iktidar ilişkilerine etkisi ele alınmıştır. Sosyal medya platformlarının tanım ve işlevleriyle beraber, sosyal medya olgusu da değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde ise klasik panoptikonun dijital panoptikona evrilmesinin günümüzde en çok konuşulan örneklerinden birisi olan Facebook-Cambridge Analytica örneği etraflıca değerlendirilmiştir. Hastane, hapishane, okul gibi somut mekanlarda bireyin bedeni üzerinden örgütlenen gözetim faaliyetlerinin, internet gibi bireyin sanal varlığının söz konusu olduğu mekanlarda bireyin sanal verileri üzerinden yeniden yapılandırılmasının öyküsü ele alınmıştır.

Cambridge AnalyticaFacebookPanoptikon+3
Mustafa Fidan
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yazılı basın işletmelerinde üretim sürecinde bilgi yönetimi

"Yazılı Basın İşletmelerinde Üretim Sürecinde Bilgi Yönetimi" adını taşıyan çalışmada, yazılı basın ürünü olan gazete ve dergilerin, üretim sürecinde daha iyi bir konuma gelmek ve süreci geliştirmek için bilgi yönetiminden yararlanmasının önemine değinilmektedir. Kısacası, haber üretim sürecinin en önemli unsurları göz önüne alınarak ve okuyucu erişiminin en kısa sürede yapılmasını sağlamak amacıyla var olan bilgi yönetim sisteminin sürece sağladığı katkıların üzerinde durulmaktadır. Gelişen teknoloji ile birlikte internet ve bilgi teknolojilerinin önem kazanması yazılı basın işletmelerini rekabet piyasasında farklı bir konuma getirmektedir. Bu noktada bilgi aktarımının hızlı bir biçimde gerçekleşmesi sorumluluğunu üstlenen yazılı basın işletmelerinin sürecin hızlı gelişmesi amacıyla bilgi yönetiminden yararlanması önem taşımaktadır. Nitekim bilgi yönetimi, yazılı basın işletmelerinin üretim sürecini geliştirmeye yönelik yapısal değişikliklerin temelini yaratan önemli bir sistemdir. Ancak bilgi yönetimi kısa vadede yazılı basın işletmelerine yönelik sıkıntıların çözümünde izlenecek bir yol değildir. Bilgi toplumunun yaşadığımız evrende önem kazanması ile birlikte bilgi arayışı içine giren insanoğlu her zaman istediği gibi amacına ulaşamamaktadır. Yaşadığımız evrende kitleler ve topluluklar aranan bilgiye zamanında erişememiş olmaktadır. Buradan ortaya çıkan bilgi açığı kuramı üzerine yoğunlaşılan çalışmamızda, bilgiye sahip olan yazılı basın işletmelerinin üretim sürecine yönelik gerçekleştirdiği faaliyetler ile bilgi yönetiminden yararlanamayan yazılı basın işletmelerinin üretim sürecinde gerçekleştirdiği faaliyetler göz önüne alınmış bulunmaktadır. Var olan bilgi eşitsizliğinin temelinde bilgi teknolojileri ve işletmelerin sahip olamadığı bilgi işçilerinin etkisi söz konusudur. Çalışmanın sonunda yazılı basın işletmelerinin üretim sürecinde gerçekleştirdiği faaliyetlerin bilgi yönetiminden bağımsız bir şekilde gerçekleşemeyeceği ortaya çıkmış bulunurken, bilginin günümüzde paylaşım kontrolünün bulunmamasından dolayı yazılı basın işletmelerinin üretim sürecinde hata yapmamak açısından bilgi kontrol sistemini de geliştirdikleri saptanmış bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Bilgi Yönetimi, yazılı basın, işletme, enformasyon, bilgi, üretim süreci

BasınBasın işletmeleriBilgi yönetimi+4
Anıl Aydın
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00