Yeditepe University
Discipline

Plastik Sanatlar ve Resim Anabilim Dalı

Yeditepe University

31

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

31 Theses
DoctorateOpen AccessEN

Fotoğraf, dijital baskı ve yeni teknolojilerin çağdaş Türk resmine figür kullanımındaki yansımaları

The growth of Photography, Digital Printing and New Technology, as well as the direct influence of this situation on art and the new relationships that were developing, led to reinterpretation, reconstruction and much debate. The growth of Photography, Digital Printing and New Technology, as well as the direct influence of this situation on art and the new relationships that are developing, have led to reinterpretation, reconstruction and much debate. In the beginning, photography, which was used for documenting, classifying and creating records, influenced and transformed the routines of life and, at some point, fundamentally changed the field of art. The purpose of the study is to examine concerns about the loss of quality in the work generated by the choices made in the Figure, representation and production processes that are used in the field of art, or current concerns about the technologies that have been introduced with the invention of photography in the process up to now. This research focuses on the individual processes of the artists in general and the techniques and materials that will serve the issues of the practical process and how they produce results. Overall, the analysis of the thesis focuses on three main axes. This thesis concerns, first, the classification of the bibliography relating to the subject of the study and the identification of the related sections, second, the creation of a text structure appropriate for study process, the analysis of the visual documents and the list of artists, and, finally, the unification of the texts to be drawn up in accordance with the objective. During the study period, based on the scanning model, literature was searched, visual and written documents were obtained and data on artists who had a practical process suitable for the purpose were collected. Utilizing research on art ontology, aesthetics and philosophy, which are sources of support and guidance for the work, examples to support the intended concept have been found, certain analysis and a methodology have been developed within the framework of the thesis. In this study, the chronological flow is not regular. While chapters are created with a unique title so as to achieve meaning within themselves, they are used with references, not depending on the chronological flow, but in a way to support and express the subject. Developments and changes mentioned in the field of art continue not in chronological order, but in a way that serves the title and purpose, in some parts in accordance with the historical system and in some parts irregularly. The analysis is made up of six key pieces. Purpose, scope and method have been highlighted in the introduction section of the study. The second part has explored the relationship between technologies such as photography, digital printing, reflection and comparison to contemporary Turkish painting, an overview of the process of reflection, their mainstream use in the practical process, and the effects of materials used to convey reality. The third part of the study has discussed innovations, techniques and principles focused on photography. In the fourth section, a reference has been made to the productions of certain artists from the geography we are in and how technology support occurs in their work to a certain degree. In the fifth section, which has contributed to the thesis method, a relationship has been formed by means of indirect techniques. All of these titles have been clarified on the basis of technology and photography, and the data collected from the subjects addressed in all sections have been provided in the conclusion section.

FigurePhotographPainting art+4
Muhammed Sefa Çakır
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

1990 sonrası İstanbul'da katılımcı sanat ve üretim yöntemleri

Bu tez çalışmasında Katılımcı Sanat pratikleri, "1990 Sonrası İstanbul'da Katılımcı Sanat Ve Üretim Yöntemleri" konu başlığıyla bireysellik-toplumsallık karşıtlığına odaklanarak ve tarihsel gelişimine yer verilerek incelenmektedir. Romantizm'den günümüze uzanan çizgide modernizmin tekil anlayışına karşı 20. Yüzyılın başlarından itibaren geliştirilen eleştiri ve yöntemlerine yer verilmektedir. Birey merkezli, dehaya özgü, orijinal ve biricik, gizemli gibi kavramları içeren dikey hiyerarşide ilerleyen Modernist sanat anlayışına karşı geliştirilen eleştiri ve yöntemler, bu yapıyı bozma yönünde sanat-izleyici ilişkisinde izleyiciyi katılımcıya dönüştürme, çoğulcu, demokratik, eşitlikçi, kolektif, paylaşımcı ve yatay hiyerarşi hedeflemişlerdir. Temelde Marksist eğilimli katılımcılığın 1968 sonrası ve Türkiye İstanbul bağlamında 1990 sonrası izlerini araştırmayı amaçlamaktadır.

1990 sonrasıAlımlamaAlımlama estetiği+7
Beksultan Oğuz
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Erken cumhuriyet döneminde önce kadın ressamların Türk Resim Sanatına katkısı

Bu çalışmada Erken Cumhuriyet Dönemimde Kadın ressamların Türk Resim Sanatına katkısı anlatılırken, toplumun çağdaş düzene ayak uydurma çabalarında, Türk kadınının bir sanatçı olarak toplumdaki rolüne ışık tutulmuştur. Osmanlı'dan Cumhuriyete yaşanan modernleşme sürecinde sanatın gelişimi ve bu süreçte kadının yeri ve önemi araştırılmıştır. Cumhuriyet'in ilanından sonra yaşanan dönüşüm sürecinde; Atatürk ve kurmaylarının kadın-erkek eşitliğine verdikleri önemle gerçekleştirdikleri devrimler sonucunda Türk kadınının çağdaşı olan pek çok ülke kadınından daha önce kazandıkları siyasi haklar ve edinimlere yer verilmiştir. Bu süreçte Kadınlar açısından yaşanan olumlu gelişmeler anlatılırken, cinsiyetçi yaklaşımlar ve erkek egemen ideolojilerle kadını kendi çizdikleri sınırlar içinde kalmaya zorlayan düşünceye karşı verilen mücadele de anlatılmıştır. Ayrıca gelenekselden moderne evrilen zaman diliminde kadın ressamların çabaları, yeri ve özgünlüğü, günümüz Türk resim sanatına etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu araştırmada yöntem olarak litaratür taraması esas alınmıştır.

Atatürk DönemiCumhuriyet DönemiKadın ressamlar+5
Fatma Kadir
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

17. yy Hollandası ve Rembrandt

Bu tezde 17.yy Hollanda ve Flaman kültürüne ve coğrafyasına dair bilgiyi önemli kılarak yola çıkılmış, ve bu coğrafyada sanatın işleyiş şekli, sanatçıların tavırları, pazarın yapısı ve sanat yapıtının değeri araştırılmıştır. Hollanda'nın diğer Avrupa ülkelerinden nasıl farklılaştığı, nasıl bir refah toplumuna dönüştüğü incelenmiştir. Bu gelişen ve Altın Çağı'nı yaşayan Hollanda topraklarında Rembrandt'ın yağlı boya, desen ve gravür çalışmalarında kullandığı tekniği, farklı ifade ve şekil açılarından mercek altına alınmıştır. Sadece sanat eserleri üzerine bir yoğunlaşma değil, kişisel hayatı, ilişkileri, ticaret ile kurduğu bağ, Hollanda toplumunun genel karakteri ve o toplum içindeki sanat anlayışına değinilmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Hollanda, Altın Çağ, Rembrandt

Altın ÇağHollandaRembrandt+1
Derya Çelebi
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessEN

20. yüzyılda yaratıcı kitlesel eylemler ve gündelik hayat estetiği

This study, which examines the relationship between art and daily life through the aesthetic actions spread among the masses on the streets, starting from the historical intersections of rebellion and creativity. Focusing on actuality, forms of mass expression, and social aesthetic pursuits, this study separates the historical relations of theoretical and practical approaches based on their periods and claims that it would include public movements to its subject through questions from daily life. Within the framework of these claims, in the second section of the thesis, aesthetics and dynamics of creative action were researched. The research results of the art and the artist's autonomy processes, which are the propaganda tool of the power and the bourgeoisie, inevitably constitute the basic structure of the study. In the third chapter, with the curiosity about the "History of the Relationship between Social Mobility and Art and Politics", the issues of Collective International Avant-garde Movements, Civil Disobedience, Counterculture, New Action Strategies and Digital Platforms brought this thesis to the subject of "Social Movements and Formations in Turkey After 2000", which is the fourth section. Undoubtedly, although there is no claim of writing based on the formation of a historian, this section at least aims to emphasize how functional aesthetics is in daily life, especially in social mobility since the 1960s. This thesis, which aims to show that many resistances and opposition organizations now prefer aesthetic forms of action over pro-violent actions because they are more functional, hopes to contribute to the peaceful and democratic ways of expressing themselves for new generations to have a more livable, egalitarian and just future.

Activist artActivismAesthetics+7
Beyza Acar
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Rönesans'tan çağdaş sanata otoportrenin evrimi

Otoportre, sanatçının ölümsüzlüğünü sağlayarak kendisini kendi istediği şekilde gelecek nesillere aktardığı bir türdür. Antik Mısır'dan günümüze ulaşan otoportrelere bakıldığında, insanın kendi görüntüsünü kaydetme arzusunun her zaman insan doğasının bir parçası olduğu görülmektedir. Rönesans ile beraber yükselen birey duygusunun sanata yansımasıyla portre sanatı ile sanatçıların kim olduğuna duyulan ilgi ve bu iki kavramın birleştiği otoportreler ise sanat tarihi içerisinde yerini almaktadır. Otoportreler, sanatçıların hayatlarından önemli anlar içeren bir türdür ve yapıları gereği otobiyografiktir. Sanatçıların izleyiciler ile samimi şekilde iletişim kurduğu ve kendi imajlarını kendilerinin yönetebildiği otoportreler, dönemin ağır bastığı sanat akımlarıyla beraber değişen anlam ve çeşitliliğe evrilerek, sanat tarihi içerisinde farklı anlam ve biçimlerde karşımıza çıkmaktadır. Fotoğrafın keşfi ile ilk fotografik otoportre örneklerinin, yaşadığımız dönem içerisinde popülerleşen öz çekimlerin temelini oluşturduğu görülmektedir. Bu icatla beraber sanatta gerçeğin temsilinin önemini kaybetmesi ile sanatçılar resim alanında yeni temsil biçimleri ile otoportre üretmeyi sürdürmüşlerdir. Akıllı telefonların kameralarının gelişimi ve görüntü paylaşımı içeren sosyal medya platformlarının hayatın bir parçası olması ile beraber, benliğin görsel temsiline dair anlayış değişmiş ve öz çekimler üzerinden kurulan ilişkiler çağı başlamıştır. Çağdaş sanatın açmış olduğu yeni alanlar, teknolojik gelişmeler ile sanatçılar otoportreye doğrudan temsilin yanında kavramsal yaklaşımlarla da üretimlerine devam etmektedirler. Bu çalışmada, otoportrelerin Rönesans'tan Çağdaş sanata kadar geçirdiği evrim, akımlar ve sanatçılar üzerinden betimlenerek üretilen eserler incelenmiştir.

EvrimModern sanatOtoportre+4
İnci Aksoy
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Proficiency in ArtOpen AccessEN

Matte painting kapsamında sanat ve tasarımın yeniden tanımlanması

Past developments in technology and hardware repeatedly changed the way pictures were created. Pictures passed from cave walls to temples, churches, photo albums, movies, television, and finally, to computer screens. In the future, artistic presentation methods will continue to develop and this will ensure the emergence of different fields. Just like it happened in the 500-year development process that started with the invention of the lens and reached the matte painting technique of today, people will continue to follow these developments with curiosity in the following years. This thesis focuses on the evolution of the "Matte Painting" technique from past to present, and the art disciplines using this technique. Also, details about how the "Matte Painting" technique is implemented in the academy and different sectors in our country are mentioned. In the introduction, the place of "Matte Painting" in history and art is examined and the variables related to the period are scrutinized. In the second part, pre- and post-technology "Matte Painting" application methods and techniques are inspected in depth. In the third chapter, the state of this technique in the academy and sectoral fields, both in our country and the world, is explained, together with information about how the technique was applied and since when. In the view of this information, the evaluation and conclusion part of the thesis examines the final state of the "Matte Painting" technique in our country and in the world - weak or lacking aspects of the technique are ascertained and detailed information is presented about how the technique should be applied in the academy and sectoral areas in the future.

Digital illustrationFantastic pictureGraphic design+7
Orkun Yöntem
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Varoluşçu düşünce ekseninde Komet'in resimleri ve Leylâ Erbil'in romanları üzerine bir inceleme

1960 sonrasında, 1968 Kuşağı sanatçıları olarak bilinen ressamlar, yeni anlamlar yükleyerek figüratif resme dönmüşlerdir. Figür, akademik veya geleneksel figürün aksine, içinde politik mesaj, ironi ve eleştiri barındıran farklı bir yapıya dönüşmüştür. Aralarında Komet'in de yer aldığı sanatçılar, konu çeşitliliği ile birlikte eserlerinde kaygı, yabancılaşma, absürt gibi varoluşçu kavramları ele almışlardır. Bu kavramların kariyeri süresince Komet'te önemini koruduğu gözlenir. 1960'dan sonra, toplumsalın içindeki insanın bıkkınlık, yalıtılmışlık, yabancılaşma durumları hem resmin hem de edebiyatın konusu olmuştur. 1950 Kuşağı yazarları arasında yer alan Leylâ Erbil, şiirsel anlatı, bilinç akışı tekniği, biçimbozma, gerçek ve düşün iç içeliği şeklinde farklı anlatı yöntemleri ile kaygı, absürt, hiçlik, iç yaşantı, cinsellik, intihar, bunalım gibi varoluşçu kavramlara eserlerinde yer vermiştir. Komet ve Leylâ Erbil'in eserleri benzer sanatsal kaygılar taşıdıklarına işaret eder. Bu tezde, Komet'in resimleri, Leylâ Erbil'in "Tuhaf Bir Kadın, "Karanlığın Günü", "Kalan", "Tuhaf Bir Erkek" isimli romanları ile birlikte varoluşçu düşünce ve psikanaliz kavramları açısından analiz edilmektedir. Anahtar Kelimeler: Komet, Leylâ Erbil, Varoluşçu düşünce, Resim, Edebiyat

EdebiyatErbil, LeylaKomet+4
Sebahat Erdemli
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türk seramiğinin sanat nesnesine dönüşümünde Füreya Koral'ın etkisi

Tarih boyunca insanoğlunun en çok kullandığı malzemelerden biri topraktır. İlk başlarda sadece gündelik ihtiyaçlarını gidermek amacı ile şekillendirilen kapların malzemesi olan toprak, sonraları dinsel törenlerde kullanılmak üzere çeşitli parçaların şekillendirilmesinde kullanılmıştır. Teknik açıdan gittikçe gelişen bu malzeme Osmanlı'nın Anadolu'ya girmesiyle endüstriyelleşir ve hızla gelişmeye başlar. Cumhuriyet döneminde ise açılan eğitim kurumları ve yetiştirilen öğrencilerle birlikte bir başka boyut kazanır. Cumhuriyetin bu seramik aydınlanmasından bağımsız olarak kendini geliştiren Füreya Koral Cumhuriyet tarihinin ilk kadın seramik sanatçısıdır ve modern Türk seramiğinin oluşmasında yadsınamaz emekleri vardır. Ürettiği sanat eserleriyle ve kişiliğiyle hem çağdaşlarına hem de sonraki nesillere örnek olmuştur. Türk Seramik Sanatına katkıları ile çamuru bir sanat nesnesine dönüştürmüştür. Bu tezde Türk Seramik Sanatının kat ettiği yol Füreya Koral'ın hayatı ve eserleri ışığında incelenmiştir. Bunun yanında Cumhuriyet kazanımlarının ve getirdiği yenilik ve ilerleme anlayışının Türk Seramik sanatına etkileri ve bu etkilerin modern seramik sanatına olan yansımaları incelenmiştir. Bu modernleşme sürecinde Batı'nın etkisi araştırılmıştır.

Koral, FüreyaSeramik sanatıSeramikler+1
Dilan Uyumaz
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Cihat Burak resminde tarihsel anlatı

Cihat Burak yaşadığı dönemde, büyük değişimlere tanıklık etmiştir. Devlet biçimlerinden, yaşama biçimlerine, büyük şehirlerin görünümlerinden yaşadığı semtlere kadar işleyen büyük değişim evrelerini bizzat yaşamıştır. Bununla birlikte erken dönemlerinde tanıklık ettiği eski İstanbul yaşamının kişiliğinde ve dünya bakışında yarattığı etkilerle birlikte Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi gibi klasik eserler de onun bir tarih bilincine sahip olmasına sebep olmuştur. Eserlerinde konu sınırlandırılmasına rastlanılmayan Burak'ın resimlerinde ayrıca tarihi konuların doğrudan işlendiği veya çeşitli imgeler aracığıyla göndermeler yapıldığı görülür, Burak'ın eserlerindeki tarihsel altyapı sebebiyle şair Cemal Süreya, Cihat Burak için ''Aşırı Modern Osmanlı'' tanımlaması yapmıştır. Bu çalışmada Cihat Burak'ın eserleri, içerdiği tarihsel konu ve bağlantılar kapsamında incelenmiştir. Öncelikli olarak, Burak'ın yaşamı ve sanat anlayışı ele alınmıştır. Sanatçının yaşamı ele alınırken genel olarak sanatını ve sanatsal üretimine etki eden olaylar üzerinde durulmuştur. ''Sanat Anlayışı'' başlığı altında Burak'ın sanatsal üretim teknikleri ve sanata bakışı genel özellikleri kapsamında incelenmiştir. Üçüncü Bölümden itibaren Cihat Burak'ın tarihsel konular içeren resimleri incelenmiştir. İlk olarak Burak'ın tarihle ilgisi ve bu ilginin düşünce yapısındaki etkilerinden bahsedilmiştir. Bu çalışmada ele alınan eserler, konu bakımından taşıdıkları benzerlikler dolayısıyla beş alt başlıkta toplanmıştır. Kişilikler başlığında Burak'ın tarihi şahsiyetler üzerine yaptığı resimler incelenmiştir. ''Söylenceler, Anlatılar'' başlığında ise sanatçının eski söylenceler ve halk hikâyelerini konu aldığı resimler üzerinde durulmuştur. ''Dönemler, Olaylar, Anımsama'' bölümünde sanatçının eserlerinde çeşitli tarihi dönem ve olayların konu edindiği veya göndermelerde bulunduğu resimler ele alınmıştır. ''Hayatlar, Hatıralar'' bölümünde Burak'ın otobiyografik ögeler taşıyan eserleriyle beraber, farklı dönemlerin toplumsal kesimlerinden insanları konu aldığı resimleri bir arada incelenmiştir. ''Hafıza Mekânları'' bölümünde sanatçının farklı dönemlerden mimari biçim ve içeriği yansıtan eserleri üzerinde durulmuştur. Sonuç bölümünde ise Cihat Burak'ın resimlerindeki tarihi anlatının analizi yapılmaya çalışılmıştır. Dördüncü bölümde ise Güzer Emre Canko'nun resimlerinde Cihat Burak'ın sanatsal ifadesindeki etkileri üzerinde durulmuştur. Bu incelemeler sonucunda Cihat Burak'ın resmi, tarihi konular üzerinden araştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Cihat Burak, Resim, Tarih, Tarihsel Anlatı

Burak, CihatResim sanatıResimler+3
Güzer Emre Canko
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Figüratif Batı resminde sessizliğin ontolojisi ve estetiği

Günümüzde yaşamımızı kuşatan sesler, sessizliğin ne olduğunu neredeyse unutturmuştur. Her ne kadar John Cage'in deneyinde olduğu gibi mutlak bir sessizlik deneyimi olmasa da, takdir ettiğimiz ve farkına vardığımızda ortaya çıkan sessizlik deneyimleri mevcuttur. Tarih boyunca kendini dinlemenin, meditasyonun, tefekkürün, düşlerin, yaratıcılığın ön koşulu olarak görülen 'sessizlik', başta din, felsefe, sosyoloji, antropoloji, metafizik, ontoloji, fenomenoloji olmak üzere bir çok farklı disiplinde ele alınmış, sanat dünyasında da çoğu alanda bir ifade biçimi ve deneyim alanı olarak kendisine yer bulmuştur. Resim sanatında tür olarak 'sessizlik' geleneğinden bahsetmek mümkün olmasa da, sessizlik teması farklı dönemlerde birçok ressamın ilgisini çekmiş ve resimlerinde ele alınmıştır. Resim türleri arasında en çok 'sessiz' olarak tanımlanan soyut resimler olsa da, figüratif resimlerde 'sessizlik' olgusu çok yönlü bir doğa ile karşımıza çıkmaktadır. Bu tezde, figüratif resimlerde 'sessizliğin' estetik bir karakterle, ontolojik değerlendirmeye uygun zengin deneyim türlerini sağladığı savunulmaktadır. Tezin kapsamı 'Batı' resim geleneği ile sınırlandırılmıştır. Dört bölümde yürütülen araştırma kapsamında, figüratif batı resminde sessizlik deneyiminin, estetik deneyimle olan ilişkisi ve var olma tarzı incelenmiştir. Öncelikle sessizliğin anlam ve bağlamı, ses ile ilişkisi sorgulanarak, düşünce tarihinde kavrama ilgi duyan düşünürlerin sessizlik yaklaşımlarına yer verilmiştir. Bunun yanısıra ontoloji ve estetik kavramlarının kuramsal gelişimi araştırmaya dahil edilerek, sessizliğin varoluşsal olasılığının figüratif resimde nasıl görünür hale geldiği, sessizlik deneyiminin yapıta verilen estetik tepkinin bir parçası olup olmadığı değerlendirilmiş ve bu deneyimin öznel bir deneyim alanı olarak, estetik tepkinin ayrılmaz bir parçası olduğu sonucuna varılmıştır. Çalışmanın son kısmında, figüratif batı resminde sessizliğin mevcudiyetini eserlerinde 'seri' olarak ortaya koyan ressamların sessiz olarak algılanan yapıtları incelenmiş ve bu yapıtlar; manzara, ölü doğa ve insan figürlü resimler olmak üzere üç ayrı grupta kategorize edilerek kısıtlı bir örneklem sunulmuştur. Seçilen örneklerde sessizlik algısını şekillendiren estetik ve ontolojik kuramlar doğrultusunda, içerik ve analitik çözümleme yapılmıştır. Tüm bu çalışmalar dahilinde yerli ve yabancı kitaplar ile, makale ve tezlerden oluşan kaynaklardan yararlanılmış, sessizlik olgusunun figüratif resimlerde estetiği ve ontolojisi değerlendirilerek sonuca varılmıştır. Bu araştırma ile sanatta 'sessizlik' tartışmasına figüratif resimle katkı sunarak, çağımızı kuşatan seslerin dünyası ile zayıflayan mahiyetinin tekrar güçlendirilmesine çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sessizlik, Ses, Ontoloji, Estetik, Figüratif Resim.

Batı resim sanatıFigüratif resimResim sanatı+1
Nermin Yokuş İpekçiler
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

XVII. yüzyıl Hollanda resim sanatında 'Tronie'

Bu araştırmada XVII. yüzyıl Altın Çağ (Dutch Golden) Hollanda resminde ortaya çıkan "Tronie" ile dönemin portre anlayışı arasındaki temel farklar incelenmeye çalışılmıştır. Tronie resminin, portreden ayrılan yanları, kendi türü içerisinde geniş bir anlam taşıyıcılığına sahip olduğu için kolay seçilebilir değildir. Tronie terimi anlamca; yüzde kategorize edilmiş fizyonomik özellikler, çeşitli jest ve mimikler, karakter tiplemeleri, duygu durumları, anonim kimseler, soytarılar, köylüler, askerler, aşıklar, sarhoşlar gibi çeşitli sınıf gruplarından oluşan baş, yakın plan ya da yarım boy yapılmış karakter figürleridir. Bu karakterler özellikle; hayali egzotik aksesuarlar, sarıklar, bereler, tüylü şapkalar, Doğu kültürlü kıyafetler, pahalı saten kumaşlar, altın brokar ceketler ya da tam tersi gösterişsiz oldukça özensiz, sade boyanmış kumaş ve giysilerden oluşmaktadır. Tronie, biçim bakımından portre ve diğer tür parçalara benzese de sanatçıların teknik ustalıklarını bariz bir şekilde sergilediği bağımsız bir türdür. Yapılan araştırmalarda taşıdığı biçimsel benzerliklerden dolayı bilim insanları tarafından yanlış yorumlanmış ve yakın zamanda yapılan araştırmalarla biçim- içerik yapısı analiz edilerek açıklığa kavuşturulmuştur. XVII. yüzyıl Hollanda resim sanatında gündelik yaşam içerisinde gelişen Tronie ve kendi içerisindeki çeşitleri, birçok açıdan ressamın tarzına göre tasarımlanmıştır. Başlangıçta anonim resimler olarak yapılan Tronie resimler zamanla kendi içerisinde çeşitli türlere bölünmüştür. Araştırmamızda bölüm 4.'de analizlerini yapmış olduğumuz Tronie yapıtlardan yola çıkarak Bölüm 3.4.' de Tronie resmi ilk kullanan ressamlar: Rembrandt Harmenszoon van Rijn, Frans Hals ve Jan Lievens'in yapıtlarındaki benzerlik ve farklılıklar analiz edilmiştir. Mevcut çalışmanın endişeleri ve anlayışı buna paralel olarak bölüm 4.'de yüzyılın avangart Tronie ressamlarının yapıtları üzerinden kapsamlı şekilde analiz edilmiştir. Yaptığımız analizlerle elde edilen bulgular Tronie resminin resim geleneğine bağlılığını göstererek, bağımsız bir tür olduğu hipotezini doğrulamıştır. Ressamlara sağladığı deneysel (ampirik) zeminle portreciliğe kazandırdığı çeşitlilik için, resim sanatı tarihinin gelişim sürecinde önemli bir yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Tronie, Portre, Altın Çağ Hollanda resim sanatı, Resim tekniği. Fizyonomi.

17. yüzyılAltın ÇağHollanda+3
Zeynep Köklüce
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türk çağdaş soyut sanatında Selçuklu etkisi

Selçuklu Hanedanlığı'nın sanat ve kültür bakımından zengin olması, kaçınılmaz olarak Türkiye'yi yalnızca çağdaş sanatlarda değil, mimaride, geleneksel sanatlarda, kumaşlarda, çinilerde, minyatürlerde ve daha pek çok alanda etkilemiştir. Orta Asya Türkleri'nin sanat ve yaşayış biçimlerinin Selçuklu'ya oradan da Osmanlı'ya aktarılan ve günümüze ulaşan sanat anlayışının, güncel zamanın Türk ressamlarına ve soyut sanata etkileri incelenmiş; Selçukların Türk sanatına katkıları, günümüz sanatçılarının batıya dönük yüzleriyle harmanlanmıştır. Göçebe sanatları Türklerin Orta Asya'daki yaşam şekilleri ve inanışlarıyla bağlantılıdır; bu zamanlar Orta Asya'daki Türkler için beslenme ve gelişim zamanları olarak görülebilir ve aynı süreçte kültürlerinin yapısı içerisinde bel kemiği rolü gören şamanik inanışları ve kullandıkları semboller göze çarpar. On birinci yüzyılda Selçuklar ismiyle anılan Oğuz boyları, Ön Asya'yı fethedip, kabul ettikleri İslam dini adına İran'da, Anadolu'da, Suriye ve Mısır'da hanedanlar ve devletler kurarak, devraldıkları bölgelerde sanatın gelişebilmesi için imkanlar sağlamışlardır. Araştırma süresince, Selçuklu dönemlerindeki coğrafik ve kültürel zenginliğin, sanat dallarına yansıyan etkileri bu bağlamlar çerçevesinde incelenmiş, Osmanlı dönemindeki sanatsal gelişmelerle beraber Türk çağdaş soyut sanatına katkısı üzerinde konumlandırılması amaçlanmıştır. Ayrıca belirtilmelidir ki dönemler ve dönemlerin içerisinde gelişen olaylar keskin tarihsel sınırlamalarla aktarılmamış olup, yalnızca önemi olan bilgiler aktarılmıştır. Kullanılan bazı kaynakların dilinin yabancı olması dikkate alınmıştır ve Türkçe dışındaki kaynakların çevirilerinin tümü şahsıma aittir.

Duvar halı sanatıGeometrik soyutlamaGüzel sanatlar+7
Pınar Işık
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Acının sanatçı psikolojisi ve dolayısıyla sanat eserlerine etkisi üzerine bir araştırma

Bu tez çalışmasının temel sorunu, acının sanatçıların psikolojisine ve dolayısı ile de sanat eserlerine hangi biçimlerde yansıdığını anlamaya yönelik olmuştur. Buna bağlı olarak araştırma, acının insanın psikolojisini, yaşam biçimini nasıl değiştirip, dönüştürdüğünü ve sanatçı üzerindeki bu etkilerinin eserlerinde nasıl göründüğü konusuna odaklanmıştır. Konunun araştırması, literatür taramasına, konunun sanat teorisi içerisindeki yerini anlamaya ve bu arada kaçınılmaz olarak eser incelemelerine odaklanmıştır. Çalışmanın teorik zemin, sanat teorisiyle sınırlandırılamayacak biçimde, bireysel ve toplumsal acılarla ilişkisi nedeniyle, sosyolojinin, antropolojinin, felsefenin, tıbbin ve psikoloji alanlarının acı ile olan ilişkisinin araştırılması ile gerçekleşmiştir. Araştırma konusu olan kavramın, acının, tanımlanması ve düşün alanındaki yerini anlama çabası felsefe alanına yönelmeyi sağlarken, birey olarak sanatçı üzerindeki etkisini anlama ve ifade etme çabası, psikoloji alanının bölüm olarak teze dahil olmasına neden olmuştur. Ruhun çektiği acılar ele alınırken ruh, beden ve toplum ilişkisi irdelenmiş olup acı ve travmaların ilişkili olduğu alanlar başlığı altında bütünleşmiştir. Tüm bu sorular, başlıklar ve alt başlıklar çalışmayı psikoloji alanına yönlendirmiş olup araştırmanın ana başlığı olduğu düşünülen 3. Bölümün, ruhun bitmeyen acıları, sanat, psikoloji ve acı başlığının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Araştırma, yukarıda da belirtildiği gibi, kitap, makale ve tez çalışmalarının incelenmesi, konuyla ilgili eserlerin, görsel analiz yöntemleriyle analiz edilmesi ve konu dahilinde üretilen eserlerden edinilen deneyimle tamamlanmıştır. Temel sonuçlar kısmında, acı kavramının sanatçı hayatında ve dolayısı ile üretim süreçleri ve eserleri üzerindeki, araştırmada bulunan etkilerinin, altı çizilmiştir. Acı kavramı kimi zaman sanatçının üretim motivasyonu, kimi zaman kurtarıcısı kimi zaman ise aksine onu en diplere çeken, yeniden doğumunu sağlayan, dönüştüren, olgunlaştıran unsur olarak ortaya konulmuştur. Dolayısıyla bu araştırmanın önemi acı kavramının sanat tarihinin bir parçası olan sanatçıların gerek toplum ile gerekse bireysel yaşantılarında ve en önemlisi de psikolojileri üzerindeki önemini gözler önüne sermiştir. Anahtar kelimeler: acı, sanat , psikoloji

AcıPsikolojiPsikolojik etki+5
Şevval Başalan
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Soyut dışavurum akımının öncü kadınları ve resim sanatına etkileri

Günümüz sanatçısının kendi sanatı üzerine eleştirel düşünürken tarihsel boyutu irdeleyeceği kabulüne dayanan bu çalışma öncelikle Soyut Dışavurum akımının öncüleri üzerinden kadınların sanatsal varlığını teslim etme girişimidir. Bağlantılı iki konuya odaklanan araştırma ilk olarak Soyut Dışavurum akımının ve kadınlarının sanatsal mirasını belirlemeyi önemser. Amerikan avangardının İkinci Dünya Savaşını çevreleyen travma ve çelişkiler içinde "soyut sanat özgürlüğün dilidir" estetiğine varışını izler. Böylelikle evrenselin dilini soyut anlatımlarda bulmasının günümüzdeki ve bölgemizdeki geçerliliğini kavramaya çalışır. Araştırma ikinci olarak akımın kadınlarını "sanatın cinsiyeti" ikileminde inceler. Sanatın evrensele ulaşma gayesini, bireysel deneyimin ancak toplumsal bir süreç içinde edinildiği olgusuyla bağlantılandırır. Toplumsal cinsiyetin sanat alanındaki iktidar mücadelesinde de belirleyici oluşu çalışmanın dayanaklarından başlıcasıdır. Çalışma, Soyut Dışavurum akımında farklı etnik köken ve cinsel kimliği buluşturan bir entelektüel eylemin bulunmasına rağmen kadınların varlıklarının ikincil görülmesine dair kınamalara yer verir. Ayrımcılık, Amerikan modernizminin sentez ve entegrasyona eğilimi iddiasıyla bir çelişkidir. 1970'lerde Kadınların Özgürlüğü Hareketinin güçlenmesi, çoğulcu bakışa sahip radikal sanat tarihi ve eleştirisi çalışmalarını başlatmıştır ancak zihniyet ve yapı değişikliği gereksinimi günümüzde de sürmektedir. Bu araştırma Soyut Dışavurumculuğun kadınlarının sanatsal varoluşu özelinde ilerledikçe bir sanatçının bir diğerinden 'farklı olabilme' hakkını savunmaya evrilir. Anahtar Kelimeler: Soyut Dışavurumculuk, Kadın Sanatçılar, Feminizm, Amerikan Modernizmi, Soyut Sanat, Dışavurum, Özerklik, Özgürlük, Bireysellik

EkspresyonizmFeminizmKadın sanatçılar+4
Feza Güvenal
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

20. yüzyıl resim sanatında düş kavramının ele alınışı

Bu tez 20. yüzyılda resim sanatında düş kavramının nasıl incelendiğini konu alır. Düşün, uykudan başlayarak tarihsel gelişimi incelenmiştir. Psikoloji ve felsefede Freud ve Jung gibi düşünürler tarafından nasıl ele alındığı incelenmiştir. Tezin asıl konusu olan 20. yüzyıla gelmeden önce, sanat tarihinde resim sanatı özelinde düşün tarihsel olarak nasıl işlendiği araştırılmıştır. Son olarak 20. Yüzyıl Resim Sanatında Düş Kavramının Ele Alınışı başlıklı tezin odağına 20. yüzyılda düş üzerine eser üreten sanatçılar yerleştirilmiştir.

20. yüzyılResim sanatı
Nurgün Gülay
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Proficiency in ArtOpen AccessEN

"Ideal bedende kırılan tene" zaman mekan ve teknolojinin değişmesi ile bedenin farklılaşması ve sanattaki değişimleri

Body is the depiction of the existence of the living thing. It has been seen in different cultures, where the mysterious structure of the body has always been a matter of curiosity, that the relationship of man with matter has constantly changed, and that the human body has re-transformed itself in terms of its definition. Accordingly, it is necessary to look at cultural systems in order to evaluate the body within the historical process of art. All the existing determinations about the body in history of Western art are important in terms of comprehending the understanding of body itself. The pre-medieval period suggests that image of the body in Greek art began to comprise an informational source, one that also became a research reference in art. From the Renaissance to the 19th century, inquiries about the body in medicine and philosophy influenced artists and formed the basis of artistic works. In the following periods, artists, along with different understandings of the body as a result of the influence of psychology, regarded the body as a physical entity beyond its mechanical texture. Modernity brought about the beginning of bodily society; this new body that modernity revealed is an individualized body. The artist, who felt oppressed, tried to establish a relationship through their body in order to show their reaction against oppressive institutions. Subsequently, the body has become a sociopolitical as well as a physical object. Technological developments that have entered every area of our daily lives have led to changes in the body and perceptions of the body. Alongside these rapid changes, the contemporary concept of the has brought about in a newly simulated environment in which time and space have become invalid. Keywords: skin, time, place, notion

BodyPostural swayBodily expression+7
Müşerref Zeytinoğlu
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sinestezi ve sanat ilişkisi

Tıp biliminin 300 yıldan fazladır üzerinde durduğu sinestezi kavramı en genel haliyle renklerin sese, şekillerin tada dönüştüğü bütünleşmiş bir algıyı ifade etmektedir. Bir sanat eserinin bütünlüğünü sağlayan en önemli unsurun planlı bir kompozisyon olması gerektiği düşünüldüğünde ise sinestezik algının sanat eserinde yaratıcılığı geliştirdiği söylenebilmektedir. İyi bir sanatçının özgün eserler yaratabilmesi için hassas ve derin duyulara sahip olması gereklidir. Tarihte ismini duyurmuş, sanat sektörünü geliştirmede faydalı olmuş, birçok deha, olağandışı farklı yeteneklere sahiptir. Bahsi geçen bazı sanatçıların ise sinestezik algıya sahip olduğu yapılan araştırmalarla ortaya koyulmuştur. Duyular arası ilişki sinestezik sanatçıları günlük yaşantıları en fazla etkileyen durum olmaktadır. Çünkü her insan yaşamını, tat, koku, işitme, görme gibi duyularla yönlendirmiştir, bazı sanatçılarda iki veya dört duyu bir arada çalışabilmektedir, örneğin ressamlarda en çok görülen, duydukları seslerin, renklerini algılayıp onları görselleştirmek olduğu bilinmektedir. Hazırlanan bu çalışmada, Sinestetik bakış açısına dayalı bir şekilde, sanat eserini üretmede kaynak olan psiko- nörolojik durumların sanat ürünü üzerindeki etkileri anlatılmaktadır. Ayrıca Carol Steen , Vincent Van Gogh gibi sanatçı örnekleri verilerek eserleri incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sinestezi, Resim, Sanat, Renk, Duyu

Plastik sanatlarResim sanatıSanat+2
Gamze Gökçen
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

20. yüzyıl Sürrealizm ve Soyut Ekspresyonizm sanat akımlarında Otomatizmin gelişimi

"20. Yüzyıl Sürrealizm ve Soyut Ekspresyonizm Sanat Akımlarında Otomatizmin Gelişimi" konulu tez başlığında; yirminci yüzyılda yaşanan savaşların ve sanayi devrimlerinin, insan psikolojisine olan etkileri ve bu etkilerin dışavurum süreci araştırılmaktadır. Araştırma konusunun ruh bilimsel bir özü barındırması nedeniyle psikanalist tekniklerden yararlanılarak özünde soyut olan bir kavram, eserler üzerinden somutlaştırılmıştır. Sanatçılar, psişik bir kavram olan otomatizma sayesinde bilinç altını serbest çağrışım öncülüğünde açığa çıkarmışlarıdır. Sürrealizm ve Soyut Ekspresyonizm akımına mensup bazı sanatçılar, hiçbir kurala ve ilkeye bağlı kalmadan, zihnin denetiminden kurtularak; bilinçsizlik, tahmin edilemezlik, doğaçlama, şans eseri ve özdevinim faaliyetleri olarak tanımlayabileceğimiz otomatizm anlayışını benimsemişlerdir. Sanatın tamamen bireyselleşmesini sağlayan bu anlayışa dayanarak geliştirdikleri yöntemlerin temelinde yatan felsefe vurgulanarak gösterilmiştir. Bu yöntemler bilinç düzeyinden, bilinçaltına giden yolda bir anahtardır. Katarsis olarak ifade edilen bu yolculuk esnasında her sanatçı kendi yöntem ve tekniklerini geliştirdiğinden, tez içerisinde sadece belli başlı tekniklerin uygulanış biçimlerine betimleyici bir anlatımla yer verilmiştir. Bu bağlamda kendi akımı içinde dahil, biçimsel olarak hiçbir ortak noktası olmayan bu eserler, felsefi açıdan ortak bir duruş sergileyerek sanatı bağımsızlaştırmaları yönüyle sanat tarihinde büyük bir öneme sahiptir. Anahtar Kelimeler: Otomatizm, Rastlantısallık, Serbest Çağırışım, Soyut Ekspresyonizm, Sürrealizm

20. yüzyılEkspresyonizmOtomatizm+4
Saliha Kaytan
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

Bir anlamlandırma aracı olarak sanatta abartı ve plastik sanatlardaki karşılığı

The depiction of peculiar half-human, half-animal creatures on cave walls by early humans signifies diverse interpretations of reality. The emergence of this illusion in drawings by our early ancestors unfamiliar with painting has always piqued curiosity. Motivations behind the use of exaggeration in the creation process remain intriguing. In order to transform reality into a more meaningful form and highlight value, the application of exaggeration, transcending the ordinary flow of life, is evident in daily life and art as an expressive and interpretive tool, spanning from ancient cave walls to today. When artists employ exaggeration to interpret their realities, the resulting fusion of visible and invisible elements reflects in the narration as an expression of the artist's liberated creation. The originality of these narrative modes fosters a diverse understanding of reality. This study analyzes the concept of exaggeration, its theoretical implications, and selected artworks across various disciplines and periods within the context of exaggeration. Considering the interactions among art disciplines, this evaluation extends to the plastic arts, examining the current state of the concept of exaggeration. The rationale for selecting this thesis topic is to provide a new perspective on exaggeration in art and explore how artists use it as a tool of expression and interpretation. As an unexplored subject, it aims to address a significant gap in Turkish literature related to art. Keywords: Art, exaggeration, interpretation, plastic arts.

Nurhan Köksal
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sibernetik sanatta organizma ve makineler

Bu tez felsefi olarak bir çok filozofun üzerine tartıştığı organizma-makine karşıtlığı ve benzerliği hakkındaki araştırmalar ışığında sibernetiğin ve sibernetik sanatın aynı konuyu nasıl ele aldığını incelemektedir. Descartes ve Aristotales gibi ilk çağ düşünürlerinin makinelere birer ruh atadığı kartezyen düşüncenin zaman içersinde Immanuel Kant, Georges Cangulheim ve Gilbert Simondon gibi düşünürlerce tekrar gündeme gelmesiyle makineler ve organizma arasındaki ilişki tarihsel, sosyolojik ve ontolojik olarak tekrardan sorgulanır. Norbert Weiner'ın temellerini attığı sibernetik bu tartışmaların izleğinde hem organizmayı hem de makineleri bir arada araştıran bir sistem teorisi ortaya koyar. Sibernetik disiplinlerarası bir yapı ortaya koyar ve bilimsel alanlar dışında pek çok alanla temas etmiştir. Sibernetik teorilerin sanat alanında kullanılmaya başlaması ve kuramlaştırılması Roy Ascott, Nicolas Schöffer gibi sanatçılar tarafından gerçekleştirilmiştir. Ortaya çıkan eserlerde; etkileşim, geri bildirim, katılımcılık gibi unsurlarla, sanat, bilim ve teknoloji işbirliği içersindedir. Stelarc, Arthur Elsenaar gibi sanatçılar beden ile , Eduardo Kac, Gilberto Esperza gibi sanatçılar ise diğer canlılarla makineyi yanyana getirerek sibernetik sanatın unsurlarıyla birleştirmişlerdir. Tezde ele alınan sanatçıların eserleri üzerinden sibernetiğin önermesi olan organizma ve makinelerde benzer işlevlerle tanımlanan sistem ile hem canlıların (beden, hayvanlar, bitkiler) hem de makinelerin nasıl kullanıldığına bakılır.

MakinelerOrganizmalarSanat+3
Ceren Su Çelik
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

XX. yüzyıldan günümüze resim sanatındaki zaman sembolü ve zaman kavramı

This dissertation examines the symbol and concept of time in art from the 20th century to the present. In addition, it investigates and evaluates the relationship between art and symbol in the context of ideational and plastic arts. Furthermore, this dissertation investigates the relationship of the array of artworks between new aspects of artistic creativity and symbolism and perception, a modern way of creating new time symbols and their transfer to the audience. Finally, this study investigates the external effects of the diversity of trends in Western art on artists and artist groups such as political, economic, and social. Thus, symbols, languages, and images are transformed in art, and new techniques and transfer methods to the audience emerge. In order to understand both time symbols and concepts more deeply, it is necessary to go back to the era when modern science was born. In order to understand the nature of time, this dissertation examines scientists theories about the "nature of time" from the Anatolian philosopher Heraclitus in ancient times and the ones from our present time, such as Stephen Hawking. Philosophical views on the concept of "time and symbols" also play an essential role. In this study, by investigating the way the painters construct their works of art, their search and use of new time symbols in terms of style, the interaction in contemporary art, the use of new techniques and materials by the artists, the concept of art for the concept of time and time symbols are analyzed. In the last part, Tetiana Müsevitoğlu's paintings are included, the interaction with the time symbol and the concept of time is discussed, and the study is completed. Keywords: Symbol, Science, Philosophy, Art, Concept of Time, Contemporary art.

20. centurySciencePhilosophy+7
Tetiana Müsevitoğlu
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Post-truth çağda figüratif resim ve heykel

Modernizm öncesinde bir hakikat arayışından söz edemesek de tüm tabiat olaylarının kaynağında ve hayatın merkezinde bir 'Tanrı' vardı. Devrimlerle ve gelişen ticaretle birlikte modernizm Avrupa'da ve Amerika'da hâkim olmuştur. Akılcılığı, rasyonaliteyi önceleyen modernizm tüm gelenekleri dışlayarak Rönesans ve Reformla birlikte devlet yönetiminden dini uzaklaştırarak aklı/bilimi merkeze yerleştirmiştir. Sömürgecilik ve Dünya savaşlarıyla beraber tek sesliliğe dönüşen modernizm zamanla ve gelişen teknolojik olanaklarla gücünü kaybetmiş, yerini 'modernizm sonrası' anlamına gelen 'postmodernizme bırakmıştır. Postmodernizmin modernizme karşıt bir görüş olup olmadığı ve kapsamı konusunda tartışmalar süregelmiştir. Modernizmdeki 'hakikat' gibi büyük anlatılar, bilim ve rasyonel yaklaşım postmodernizmle beraber öznel düşüncelere ve hakikatin önemsizleşmesine evrilmiştir. Geleneksel medyayla algısı değişmeye başlayan insan, TV'den izlediği savaşlarla, sanal bir dünyaya dönüşen hayatıyla dijital bir evrim yaşamaktadır. Üstelik bu evrim sadece kendi etrafında gerçekleşmemektedir. İnsan bu evrimin ana nesnesidir. Düşündüğünü düşünebilen, mekân ve zamanın ötesini hayal edebilen insan en ilkel zamanlardan itibaren imge dünyasını dışarı vurmuştur. Mağara duvarlarına çizdiği figürlerle ve bereketine inandığı tanrıça heykelcikleriyle bir gerçeklikten yola çıkmıştır. Figüratif resim ve heykelin de dış dünyadaki nesnelerle kurduğu bir gerçeklik söz konusudur. Uzun zamanlar boyunca sanatçılar dış dünyada gördükleri nesneleri eserlerine aktarmışlardır. Bu durum kavramsal sanatla birlikte biçimden daha çok içeriğin, kavramın ön plana çıktığı bir kimliğe dönüşmüştür. Postmodernizmle, globalleşen dünyayla, kapitalizmle, gelişen teknolojiyle beraber kavramlar ve bilgi her an herkes tarafından üretilebilir bir hal almıştır. Yaşadığı toplumdan bağımsız ilerlemeyen sanat sanallaşan yaşamdan, içerik bolluğundan ve tüketim çılgınlığından nasibini alarak post-truth dönemdeki yerini almıştır. Hakikatin önemsizleştiği bu dönemde Günümüzün önde gelen uluslararası figüratif eserler üreten sanatçılarından; Marlene Dumas, Alex Katz, David Hockney, Jeff Koons, Maurizio Cattelan, Damien Hirst, post-truth bağlamda incelenmiştir. Bunlara ek olarak post-truth dönemin özelliklerini yansıttığı düşünülerek Eyüp Ataş eserleri de aynı bağlamda ele alınmıştır.

Figüratif heykelFigüratif resimHeykel+5
Eyüp Ataş
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

20. yüzyıl batı sanatında Dadaizm ve anti sanat yaklaşımlar

"İmha da yaratmadır!" mottolu Dada hareketinin topluma, geleneklere, kapitalist yönetimlere ve alanları olan sanata karşı anarşist yıkıcılığı, sanatın yüceliği olgusunun yerini biçimsel ve kavramsal yeni açılımlara bırakmasına, "Anti Sanat" kavramının doğmasına neden olmuştur. Endüstrileşmeyle oluşan kapitalizm sonucu sömürgeciliğe paralelinde oluşan militarizme karşı Dada; halk ve proletarya haklarını gözeten sosyalizmden komünist bir çizgiye evrilen felsefeyi benimser. İçinde bulunduğu 1.Dünya savaşının sosyal, siyasal etkileriyle doğan Dada; gösterilerinde politik felsefeye yer vermesi, biçimleri bozması, hazır nesne ve kolaj, montaj, asemblage teknikleri kullanımıyla ve sanatçı kavramına yaklaşımıyla anti-sanat bir yaklaşım sergilemiş, modern sanata geçişi sağlamış post modern bir akımdır. Dada' nın sanata kattığı pek çok teknik ve dil, bugün temel görülen kullanımlardır. Kavramsal ve biçim açısından modern ve çağdaş sanatın temelinde hareketin etkilerini görebiliriz. Kısa sürede pek çok ülkede yayılan Dada, üzerinden bir asır geçmesine rağmen ironik, eleştirel, düşünceyi hünerden, sanat nesnesinden üstün tutan Anti Sanat felsefesiyle, tavır olarak günümüze değin sanat içinde varlığını sürdürmektedir.

Derya Akdeniz
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türk resim sanatında portre

Türk resim sanatında portre konusu, sanat tarihinde önemli bir yere sahiptir. Osmanlı döneminde portre sanatı, genellikle sultanların veya diğer önemli şahsiyetlerin portrelerinin yapılmasıyla sınırlıydı. Ancak, modern Türk resim sanatıyla birlikte portre konusu daha geniş bir kitleye ulaştı ve ressamların farklı tekniklerle kendilerini ifade etmelerine imkan tanıdı. Cumhuriyet dönemi sanatçıları, Batı sanatının etkisiyle portre sanatına farklı bir boyut kazandırdılar. Sanatçılar, gerçekçi veya üslupsal yaklaşımlarla portreler yaparak, farklı kişilikleri, duyguları ve karakterleri yansıtmayı hedeflediler. Bu dönemde portre sanatı, sadece zengin veya ünlü kişilerin portrelerinin yapılmasıyla sınırlı kalmadı ve sıradan insanların portreleri de yapılmaya başlandı. Modern Türk resim sanatında, portre konusu hala önemini korumaktadır. Geleneksel ve modern teknikler kullanılarak yapılan portreler, farklı kişilikleri, kültürleri ve duyguları yansıtmaktadır. Portre konusu, Türk resim sanatının zengin bir parçasıdır ve halen günümüzde de birçok sanatçı tarafından tercih edilmektedir. Bu çalışma ile birlikte Türk resim sanatında portre konusu ele alınmaya çalışılmıştır.

PortreResim sanatıResimler+1
Koray Kibar
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

20.yy resim sanatında matematik ve fizik odağında rastlantı

Bu çalışma, rastlantı kavramının resim sanatı üzerindeki etkilerini ortaya koyarak, sanatçı yapıt örnekleriyle çeşitlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada, 20. yüzyılda yaşamış ressamların eserleri incelenmiştir. Bu sanatçılardan, rastlantıyı üretim aşamalarında kullanan on bir ressam ele alınmıştır. Yüzyılın, bilimsel ve felsefi alanlardaki yenilikleri ve gelişmeleri bağlamında, rastlantı olgusu çözümlenmeye çalışılmıştır. 20. yüzyılda Modernizm ile birlikte, resim alanında yeni arayışlar önem kazanmıştır. Sanatçıların, rastlantı unsurlarını yapıtlarında deneysel biçimlendirme elemanı olarak kullandıkları görülmektedir. Bu arayış temelde sanatçıların yeni bir estetik dil kurmadaki çabaları olarak yorumlanabilir. Klasik betimleme yaklaşımlarını terk ederek, yeni bir anlatım dili yaratmışlardır. Bu kapsamda, çeşitli rastlantı faktörlerini malzeme, teknik veya teori olarak yapıtlarının üretim süreçlerine dahil etmişlerdir. Rastlantı kavramının resim sanatında biçimlendirme öğesi olarak kullanıldığını, fakat rastlantının bütün yapıtın dilini belirlediğini söyleyemeyiz. Sanatçının biçimlendirme sürecinde, rastlantı faktörleri görüldüğü gibi, aynı zamanda sanatçının sürece müdahalesi de söz konusu olmuştur. Anahtar Kelimeler: Rastlantı, Resim sanatı, kuantum

20. yüzyılKuantumRastlantı+2
Burcu Çam
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Türkiye'de dijital sanatın oluşumu ve gelişimi

Digital art involves the types of art where the output is digital, the process of producing the artwork or project requires technological tools, or the subject itself is digital. This dissertation, titled "The Emergence and Development of Digital Art in Turkey", examines digital art as an artistic genre in a chronological manner, first approaching the history of Digital Art in a broad perspective and then focusing on Turkey in particular. The art forms of the increasingly more digital world first emerged in Turkey at the beginning of the 20th century. Its influence first spread in mediums such as digital painting or photography and later expanded into others. In this context, the dissertation examines the trends that influenced digital art, the changes in viewpoints on art after the invention of the camera, and reviews the current day state of digital art, before identifying digital artists in Turkey and their works. Another subject that the dissertation takes into consideration is NFTs, a new branch of digital art, aiming to compile information and to determine the current state of NFTs in Turkey. The study examines the roots of digital art, after which it leans into the subjects of digitalization and digital art. A brief history of Modern Art in Turkey precedes the main section focusing on the evolution of digital art in Turkey, its artists and their productions. Keywords: Art History, Digital Art, New Media

Virtual artArt historyArt production+2
Saba Deniz
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Oryantalist resimde iç mekan "mahrem"

Bu çalışma oryantalist resmin tanımını yaparken Oryantalist resim türünün örnekleri arasında sıkça rastlanılan mahrem mekanları konu eden çalışmaların neden daha tercih edilebilir olduğunu incelemek amacıyla yapılmıştır. Öncelikle Batı Dünyasında oryantalizm kavramı irdelenmiş, bu kavram irdelenirken sosyal, siyasal ve kültürel faktörlerle birlikte Doğu ve Doğu' ya özgü kavramların neden ilgi nesnesi haline geldiği üzerine araştırmalar yapılmıştır. Sanat tarihi içerisinde sıkça yer alan iç mekan resminin tanımı ile birlikte tanınmış ve farklı dönemlere ait örneklerine yer verilerek araştırma konusu desteklenmiştir. Mahrem olgusunun kavram olarak genel hatları ve resim sanatındaki karşılığı da sonrasında değinilecek olan Oryantalist resimde konu edilen mahrem mekanları açıklayıcı nitelikte olması adına araştırma konusuna dahil edilmiştir. Oryantalist resim geçmişten günümüze hala ilgi odağı olmaya devam etmektedir. Mahrem olgusunun da hala irdelenmeye ve merak uyandırmaya açık bir kavram olduğunu baz alırsak, Oryantalist resimde kullanılan mahrem mekanların da neden yapım aşamasında en çok tercih edilen mekanlar olduğunu bazı noktalarda çözümleyebiliriz. Gerek coğrafyanın ağırlıklı olarak mensubu olduğu dinin yasakları gerek Doğu hakkında anlatılan fantastik hatta yer yer kurmaca hikayelerinde etkisi ile Doğu halkı ve yaşam biçimleri geçmişte olduğu gibi günümüzde de merak öğesi olmaya devam edecektir.

Batı resim sanatıMahremiyetOryantalizm+4
Ayşegül Bakkalbaşı
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

20. yüzyıl sanatında kullanılan hayvan figürünün psikolojik nedenleri ve etkileri

Çeşitli üslupların kullanımı halinde geçmişten günümüze insan ve hayvan ilişkilerine ilişkin betimlemeler ve bu duruma ilişkin eserler yaygın bir şekilde bulunmaktadır. Hayvanların insan yaşamına etkisi, insanların yaşamlarında ki yerleri değerleri bakımından birçok alanda ele alınmıştır. Hayvanlar insan yaşamında beslenme öğesi olmasının yanı sıra bir ilham kaynağı, sembol ve imge olarak gerek düşüncelerde gerek sanat eserlerinde gerekse oluşumlarda kullanılmıştır. Geçmişten günümüze bakıldığında hayvan ve insan ilişkisinin mağaralara çizilmesi durumu söz konusu olmuştur. Burada hayvanın insan yaşamındaki yerine ilişkin incelemeler gerçekleşmiştir. Çeşitli dönemlerde ve uygarlıklarda insan-hayvan ilişkisi resimle anlatımı gerçekleşmiştir. Bunun yanı sıra hayvanlara yüklenilen anlamlar uygarlıkları ya da devletleri sembolize etmektedir. Eğlence için ya da evcilleştirilerek bakımı sağlanan hayvanlara olan sevgi doğrultusunda şiirler yazılmış, mezarları oluşturulmuş ve kimi zaman portrelerde yerlerini almışlardır. Birçok sanatçı eserlerinde hayvan ve insan ilişkisinin yanı sıra eseri tamamlayıcı nitelik taşıması ya da bir mesaj vermek adına hayvan imgelerinden yararlanmıştır. Sanatçılar da birbirlerinden etkilenerek resim çalışmalarında farklı durumları metafor halinde yansıtma çabası içerisine girmişlerdir. Sanatçıların eserlerini meydana getirirken yaşadıkları yoğun duyguları da ifade etmek için bu yolu seçtikleri bilinmektedir. Betimlemeler, kullanılan imgeler ve renkler doğrultusunda en iyi düşüncelerini yansıtan en iyi yolu gerçekleştirmişlerdir. Çalışma kapsamında yapılan eser incelemelerinde sanatçıların her birinin kendine has bir üslubu bulunmaktadır. Dönemin ünlü sanatçılarından da etkilenmeleri söz konusudur. Yalnızca resim alanında değil çeşitli sanat dallarında da kendilerini geliştirdikleri bilinmektedir. Anahtar Kelimeler: Hayvan imgesi, sanatçı, eser, hayvanlar, duygu ve düşünce

Serap Can
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Paul Klee'nin soyut resimlerinde renk kullanımının incelenmesi

20. ve 21. Yüzyıldaki evrensel değişim, kuşaklar arası teknolojik dönüşüm, Türkiye'nin ve dünyanın oldukça hareketli, siyasal ve sosyolojik değişimler yaşamasına sebep olmuştur. Bu farklı iki yüzyılın, insan faktörüne yansıyan etkilerini, toplumsal hayata ve resim sanatına yansımalarını, birbirini takip ederek hızla ortaya çıkan sanat akımlarından anlıyoruz. Bu hareketli dönemlerin içinde yaşamış olan Paul Klee ise resim sanatında renk kullanımının önemini, yaptığı eserleri, verdiği dersleri ve kendi geliştirdiği renk teorisini, uygulamalarıyla öğrencilerine aktarmıştır. 19. ve 20. Yüzyılın savaşları eşliğinde dünya coğrafyasında hızla değişen ve gelişen modern dönemde, akımlara bağlı olmayan, soyut ve özgün bir anlatım dili geliştirmiştir. Bu çalışmada, Paul Klee'nin, soyut resimlerindeki renk uygulamaları incelenerek, resim sanatında bambaşka değişim-dönüşüm biçim ve anlatım dili arayışlarına, ilham olması hedeflenmiştir. Soyut sanat ve renk, ayrıntılarıyla tanımlanmıştır. Renk sınıflandırılmış, renklerin birbiriyle olan ilişkileri incelenmiş ve renk teorilerinin şemaları, şekilleri ile anlatılmıştır. Resim sanatındaki renk teorileri ve teorisyen sanatçıları, ait oldukları, Antik dönem, Rönesans dönemi ve Modern dönem içinde kronolojik bir düzen içinde incelenerek anlatılmıştır. Paul Klee'nin sanat anlayışı ve renk teorisi modern dönem içinde değerlendirilerek soyut eserlerindeki renk uygulamaları irdelenmiş, sanatçının oluşturduğu renk teorisini yansıttığı soyut çalışmalar görselleriyle paylaşılarak, teorik olarak incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Soyut Sanat, Paul Klee, Renk, Renk Teorisi.

Emel Kıbıcı
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

Bir varlık sorunu olarak benlik ve plastik sanatlarda görünümü

What is expected from the unity of art and philosophy is to reveal an understanding of art that will mediate the discovery of existential reality by considering existence with an ontological approach. The man who thinks about his own consciousness needs philosophy to make sense of his spirituality. The problem of "existence"- "non-existence" and "self" is the basis of philosophy, which is identical with "ontology" and "metaphysics" and these concepts have been discussed from Ancient Greek ontology to contemporary metaphysics and interpreted in the context of its own era. The knowledge of the existence that the artist sees and determines as reality, constitutes the core subject of art, therefore the aesthetic attitude is primarily based on ontology. While the artist puts the essence of existence into an aesthetic form in matter, he externalizes his perception of being, embodies it, and by reflecting himself, he objectifies the "self" in the work of art. In this study which intends to raise awareness about the interdisciplinary dimensions of the concept of self as an alternative perspective in approaching the artist-artwork relationship; it is aimed to investigate how the artist objectifies the "self" in the work of art throughout the historical process, to examine the representation of consciousness of the self and ontological ways of seeing in intellectual history in plastic arts, to examine what kind of consciousness the artist establishes during the creation process and where reality is positioned according to the artist and finally to examine at what layers self-representations are visible in the artwork according to the ontological approach. To clarify the ontological statement, the concept is also discussed within psychology and sociology, and the artistic representations are exemplified. The evaluation of the meaning and formal characteristics of the personal works was made by referring to various artists' works.

Elvan Güngör
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00