Aegean region

75 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi'nde iç Egeden bir kent: Karahisâr-ı Sâhib

"Evliyâ Çelebi'nin Seyahatnâmesi'nde İç Egeden Bir Kent: Karahisâr-ı Sâhib" adlı tez, Seyyâh-ı Âlem Evliyâ Çelebi'nin "Şefaat Ya Resulallah" diyececeği yerde "Seyahat Ya Resulallah" dediği meşhur rüyasının ardından başladığı seyahatinin neticesinde ortaya koyduğu on ciltlik eseri olan Seyahatnâme'nin dokuzuncu cildinde yer alan Karahisâr-ı Sâhib adlı yerleşim yerinin, Evliyâ Çelebi'nin kendi döneminde kaleme aldığı şekli ile bugünkü durumunun karşılaştırılması esasına dayanır. Öncelikle Afyonkarahisar'ın coğrafi ve ekonomik özellikleri ile kısaca tarihinden bahsedilerek başlanılan tezin devamında, Karahisâr-ı Sâhib'in anlatıldığı ilgili bölümün Osmanlıca metni, transkripsiyonu ve günümüz Türkiye Türkçesine çevrimi yer almaktadır. Devamında "Afyonkarahisar'ın Bugünkü Durumu" başlığı altında ise Evliyâ-yı bî riyâ b. Derviş Muhammed Zıllî'nin bu yerleşim yeri hakkında yazdıkları ile bugünkü durumu geniş bir şekilde (kale, camiler, medreseler, hanlar, hamamlar, bedestenler, türbeler, ilçeler) kıyasa tabii tutulmuştur. Ayrıca ilgili metnin daha iyi anlaşılıp daha iyi aktarılmasına yardımcı olmak için, metinde anlamlarını vermeyi uygun gördüğümüz sözcükler, "kelimeler ve kavramlar" ve "sözlük" başlığı altında açıklanarak, anlaşılmanın kolaylaştırılması hedeflenmiştir. Anahtar Kelimler: Ege Bölgesi, İç Ege Bölümü, Karahisâr-ı Sâhib (Afyonkarahisar), Seyahatnâme, Evliyâ Çelebi

AfyonkarahisarEge bölgesiEski Türk edebiyatı+4
Şule Yılmaz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal risk yönetimi odaklı iç denetimin analizi ve Ege bölgesindeki üniversiteler üzerine bir araştırma

Risk kavramının günlük hayatımızda daha çok karşımıza çıkmasının nedeni, dünyada her geçen gün daha yoğun fırsatların karşımıza çıkıyor olması ve buna bağlı olarak da daha fazla tehdit unsuru içeriyor olmasıdır. Bir fırsatı değerlendirme tercihimiz, aynı zamanda ilgili tehditleri de hesaba katmamızı gerekli kılmaktadır. Dünya genelindeki, liberalleşme, serbestleşme, ticaret ve rekabet yapısı kamu sektörü ve özel sektördeki gelişme ve değişmeleri etkiliyor olması sebebiyle belirsizlikler ve riskler daha da artmaktadır. Buna bağlı olarak kurumların başarıları, riskleri belirleme, önleme, azaltma ve yönetme durumlarına bağlanmaktadır. Son yıllarda dünya genelinde faaliyet gösteren kurumlarda yaşanan bilgilerin güvenilirliği sorunları iç denetimin etkinliğinin arttırılmasına yönelik yeni yaklaşımların aranmasına nenden olmuştur. Kurumlar iç denetim yanı sıra, daha yüksek riskli alanlara yönelerek kurumsal risk yönetimi anlayışını benimsemeye başlamışlardır. Kurumsal risk yönetimi odaklı iç denetim faaliyeti, kurumların risklerine, bu risklerin yönetilmesine odaklanarak risklerin fırsat ve tehditlerinin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve raporlanması için kurumlarda uygulanan istikrarlı, tutarlı ve devamlı bir süreçtir. Çalışmanın birinci bölümünde, risk, risk yönetimi, kurumsal risk yönetimi ve iç denetimle ilgili kavramsal çerçeveye yer verilmiştir. İkinci bölümde ise, kurumsal risk yönetimi süreci ve kurumsal risk yönetim sürecinin bileşenleri üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde ise, kurumsal risk yönetimi ve iç denetim sisteminin beraber çalışabileceği düşüncesinden hareketle bu iki süreç birleştirilerek, kurumsal risk yönetimi odaklı iç denetim faaliyetlerinin planlanması, yürütülmesi ve raporlanması aşamaları anlatılmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise Ege Bölgesindeki üniversitelerde iç denetim birimlerinde görev yapmakta olan iç denetçiler üzerine uygulanan anket çalışmasına ve sonuçların değerlendirilmesine yer verilmiştir. Çalışmanın sonuçları itibariyle, iç denetçilerin Kurumsal risk yönetimi sürecinde görev aldıkları ve kurumlara danışmanlık ve güvence hizmeti sundukları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Risk, Kurumsal Risk Yönetimi, İç Denetim, Risk Odaklı İç Denetim.

DenetimEge bölgesiKurumsal risk yönetimi+4
Keziban Karalar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Akdeniz ve Ege bölgeleri'nde nohutta yanıklık hastalığına neden olan Didymella rabiei'nin patojenik karakterizasyonu ve eşey tipi analizleri

Ülkemizde ekonomik öneme sahip olan baklagil türü olan nohut (Cicer arietinum L.) bitkisinde fungal hastalık etmenleri verim ve kalitede önemli derecede düşüşlere neden olmaktadır. Bu tez çalışmasında, Akdeniz ve Ege Bölgeleri'nde Ascochyta yanıklığı etmeni Didymella rabiei (Kovachevski) vonArx [anamorph: Ascochyta rabiei (Passerini) Labrousse]'nin hastalık şiddetinin belirlenmesi, patotip tanımlamaları ve eşey tipi dağılımlarının saptanması amaçlanmıştır. Akdeniz ve Ege Bölgeleri'nde 2014-2016 yılı Haziran-Temmuz ayları arasında 14 ilde yapılan survey çalışmaları sonucunda en yüksek hastalık şiddeti İzmir, Denizli ve Adana illerinde saptanmıştır (sırasıyla % 48,60, 39,60 ve 33,76). Toplamda 494 izolat elde edilerek uzun süreli muhafaza altına alınmıştır. Patotip belirlemede 108 izolat değerlendirilmiş, bu izolatların 1 tanesi Patotip-I, 4 tanesi Patotip-II, 6 tanesi Patotip-III, 29 tanesi Patotip-IV ve 68 tanesi ise düşük virülense sahip olan izolatlar olarak belirlenmiştir. D. rabiei izolatlarının eşey tipi analizleri 476 izolat ile yapılmış, %59,03 Mat 1.1 ve %40,97 Mat 1.2 oranları saptanmıştır. Akdeniz ve Ege Bölgeleri'nde Patotip-IV ilk defa bu tez çalışması ile rapor edilmiştir.

Akdeniz bölgesiAscochyta rabieiCicer arietinum+2
Necip Nalçacı
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Demir Çağında Ege coğrafyasının ticari yapısı

Tarihin ilk evrelerinden itibaren insanların toplumsal ve ekonomik manada gerçekleştirmiş oldukları alışveriş (ticaret) her dönem önemini korumaya devam etmiştir. "Demir Çağında Ege Coğrafyasının Ticari Yapısı" adlı bu çalışmada ise dünyada insanların varolmaya başladıkları ilk zamanlardan beri süregelen ticaretin Demir Çağ (M.Ö 1200-30)Ege Havzası kesiti ele alınmış ve derli toplu bir Ege ticaret coğrafyası sunulmaya gayret edilmiştir. Fenikeliler, Antik Yunanlılar (Hellenler) ve Büyük İskender ile ardıllarının ticari ve kültürel manada hüküm sürdükleri bu coğrafya, ticaretin dünya tarihindeki en önemli gelişim alanı olmuştur. Yelkenli ve kürekli gemiler ile sikkeyi ticarette kullanan Hellenler, ticaretin gelişimine katkı sağlayan toplumların başında gelmektedir. Demir Çağında Ege Coğrafyasının Ticari Yapısı adlı çalışmamız antik kaynaklar (Aristoteles, Herodot, Ksenophon vb) ve bu kaynaklar ile arkeolojik verilere dayanarak üretilmiş modern kaynaklardan faydalanılarak hazırlanmıştır.

CoğrafyaDemir ÇağıEge bölgesi+2
Volkan Kılıç
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kuzey Ege Havzası akarsuları diyatome kompozisyonu ve ekolojik özellikleri

Avrupa Birliği Su Çerçeve Direktifi kapsamında fitobentoz, sucul ekosistemlerde ekolojik kalitenin belirlenmesinde kullanılan önemli bir biyolojik kalite bileşenidir. Kuzey Ege Havzasına ait farklı tipolojilere ait akarsulardan, 2014 yılı yaz, sonbahar ve 2015 yılı ilkbahar, yaz dönemlerinde diyatome ve su örneklemesi, SÇD standart yöntemlere görealınarak 18 akarsu istasyonunda gerçekleştirilmiştir. Çalışmada; Kuzey Ege Havzası'nın diyatome komposizyonunun belirlenmesi ve diyatome metrikleri kullanarak istasyonların su kalitesi ve ekolojik durumlarının değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Kuzey Ege Havzası'na ait istasyonlarda toplam 80 diyatome türü teşhis edilmiştir. Çalışma süresince Cocconeis placentula, Didymosphenia geminata, Gomphonema parvulum, Navicula oppugnata, Cymbella excisa, Ulnaria ulna, Diatoma vulgaris ve Navicula cryptocephala türleri yaygın görülmüştür. Diyatome türleri ile çevresel değişkenler arasındaki ilişki Kanonik Uyum analiz (CCA, Canonical Correspondence Analyses) ve Monte Carlo permütasyon testi ile değerlendirilmiştir. Çalışma süresince türlerin dağılımında sıcaklık, çözünmüş oksijen, TP, tuzluluk, PO 4 , elektriksel iletkenlik ve TN etkili olmuştur. Kuzey Ege Havzası istasyonlarının ekolojik su kalitesi durumları TIT ve TI indeksleri kullanılarak değerlendirilmiştir. TIT indeksi logTP ile yüksek bir korelasyon katsayısına sahip olup, su kütlelerinin ekolojik durumunu değerlendirmek için uygun diyatome metriği olarak kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Akarsu, Kanonik, Diyatome, Kuzey Ege Havzası

BiyoistatistikEge bölgesiFitoplanktonlar+4
Hacıömer Lekesiz
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İhracatta akreditiflerin etkisi: Ege Bölgesi örneği

Dış ticaret, ülkeler arasında gerçekleştirilen ihracat ve ithalat hareketleridir. Ülkeler dış ticaret ilişkileri sonucunda satılan malların teslimi ve ödenmesi ile buna bağlı olarak oluşan etkileri uluslararası ticaret yapan işletmeler için büyük önem kazanmıştır. Ülkeler dış ticaret yaparken kullandıkları teslim ve ödeme şekilleri bulunmaktadır. Bu ödeme yöntemlerinden biri olan akreditifli ödeme, diğer ödeme yöntemleri arasında en güvenilir ve iki tarafın da hakkını koruyan ödeme şeklidir. Akreditif, ihracat yapılan malların bedelini ödenmesi konusunda belirli koşulların yerine getirilmesinden sonra ödemenin yapılacağına ilişkin bir tür teminattır. Yapılan çalışma, Ege Bölgesi ihracatında akreditifli ödemenin diğer tüm ödeme yöntemleri arasında ne kadar etkili ve önemli olduğunu amaçlamaktadır. Bu bağlamda Ege İhracatçı Birlikleri'nden alınan ülkeler bazında ödeme yöntemlerine göre 2011-2018 yıları arasındaki ihracat tutarları incelenmiştir. Akreditifli ödeme yöntemi diğer ödeme yöntemleri ile karşılaştırılarak avantajları ve kullanılabilirliği değerlendirilmiştir. Ege ihracatçı Birlikleri'nden alınan verilerdeki ülkelerden 13 tanesi, ihracatta tüm ödeme şekillerinin kullandığı ve Türkiye'nin en çok ihracat yaptığı ülkeler arasından seçilmiştir. En güvenilir ödeme yöntemi olmasına rağmen, pahalılığı nedeniyle Ege Bölgesi'nin ihracatında akreditifli ödemenin fazla kullanılmadığı sonucuna ulaşılmış, en çok kullanılan ödeme yöntemi mal mukabili ödeme olmuştur. Akreditifli ödemenin kullanımı ülkelere göre farklılık göstermesiyle birlikte genel anlamda az kullanıldığı verilerde de görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Dış Ticaret, İhracat, Ödeme Şekilleri ve Akreditif

AkreditifEge bölgesiUluslararası ticaret+3
Meryem Bayram
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ege bölgesindeki üniversitelerin uluslararasılaşma stratejisi: Uluslararası ilişkiler ofislerinin rolü

Bu çalışmada, Ege bölgesindeki üniversitelerin uluslararası ilişkiler ofislerinin 'uluslararasılaşma' sürecinde oynadığı rol süreç yaklaşımı çerçevesinde ele alınmıştır. Olgubilimsel bir nitel araştırma desenini benimseyen bu çalışmada amaca yönelik örneklem yöntemiyle seçilen, çalışma grubundaki üniversitelerin uluslararasılaşma süreçlerini yürüten, 7 uluslararası ilişkiler ofis yöneticisiyle uluslararasılaşma hakkındaki deneyimleri üzerine derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler içerik analizi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen bulgular, uluslararasılaşma sürecinde uluslararası ilişkiler ofislerinin önemli bir rolü olduğunu göstermektedir. Ancak etkin bir faaliyet yürütebilmek adına, ofislere yönetim desteğinin sağlanması ve birimler arası koordinasyonun gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Diğer yandan, çalışmada, uluslararasılaşma sürecinde karşılaşılan yabancı dil, politik nedenler ve fiziki koşullar gibi sorunlara dikkat çekilmiş ve bu sorunlara yönelik de çeşitli çözüm önerileri geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Uluslararasılaşma, Süreç Yaklaşımı, Uluslararası İlişkiler Ofisi

Ege bölgesiStratejik planlamaUluslararası ilişkiler+3
İpek Yeniay Hatipoğlu
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tarımsal sulama birliklerinde etkinlik: Ege bölgesi için bir araştırma

Türkiye gibi tarım sektörünün ülke ekonomisinde önemli yer tuttuğu ülkelerde, su ve toprak kaynaklarının geliştirilmesi ve ulusal ekonomiye katkılarının arttırılması icin sulama tesislerinin rasyonel olarak işletilmesi ve sürekliliğinin sağlanması büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, Türkiye'de yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının çok ciddi azalma göstermesi de su kullanımında etkinlik ve verimliliğin sağlanmasını daha önemli hâle getirmektedir. Bu çalışmada, Türkiye'nin tarımsal üretimi açısından kayda değer bir paya sahip olan Ege bölgesinde faaliyet gösteren tarımsal sulama birliklerine ilişkin veriler kullanılarak Stokastik Sınır Analizi ve Veri Zarflama Analizi yöntemleriyle sulama işletmelerinin teknik etkinlik düzeyleri araştırılmıştır. Elde edilen tahminlere göre personel sayısı ve giderler sulama oranı üzerinde pozitif yönde anlamlı etkiye sahiptir. Makine ve ekipman harcamalarının büyük kısmını oluşturduğu personel harcamaları dışındaki giderlerin de sulama oranı üzerindeki etkisi pozitif ve anlamlıdır. Bir diğer tahmin sonucuna göre ise tahsilat oranı sulama oranı üzerinde anlamlı bir etkiye sahip görünmemektedir. En yüksek olabilirlik tahminlerinden elde edilen SSA etkinlik skorları incelendiğinde örneklemdeki SB'lerin etkinlik düzeylerinin genel olarak yüksek olduğu söylenebilir. VZA etkinlik tahminlerine göre ise SB'ler arasında önemli farklılıklar göze çarpmaktadır. Buna göre, farklı etkinlik ölçüm yöntemlerinin karar birimlerinin performansları konusunda çok farklılaşan sonuçlar verebileceği gözden uzak tutulmamalıdır.

Ege bölgesiEtkinlikSulama+4
Eyşan Çavuşoğlu
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Gençlik hizmetleri ve spor il müdürlüklerinde çalışan personelin iş tatmini ve sanal kaytarma davranışının örgütsel yabancılaşma üzerindeki etkisinin incelenmesi: Ege bölgesi örneği

Bu çalışmanın amacı, iş tatmini ve sanal kaytarma davranışının örgütsel yabancılaşma davranışı üzerindeki etkisinin incelenmesidir. Çalışmanın araştırma grubunu Ege Bölgesindeki Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüklerinde çalışan Uzman, Spor Eğitim Uzmanı, Sportif Eğitim Uzmanı kadrolarında çalışan personeller oluşturmaktadır. Araştırmaya 190 kişinin gönüllü katılımı sağlanmıştır. Araştırmanın veri toplama araçlarını Sanal Kaytarma Ölçeği, İş Tatmini Ölçeği ve Örgütsel Yabancılaşma Ölçeği ile araştırmacı tarafından hazırlanmış Kişisel Bilgi Formu oluşturmaktadır. Verilerin analizi için; Kolmogrov-Simirnov testi, Mann-Whitney U testi, Kruskal-Wallis testi, Shapiro-Wilk testi analizinden faydalanılmıştır. Araştırmanın istatiksel bulguları, SPSS 23 paket programı aracılığıyla elde edilmiştir. Sonuç olarak, iş tatmininin örgütsel yabancılaşma üzerinde negatif, sanal kaytarma üzerinde pozitif yönde etkisinin olduğu bulgusuna ulaşılmıştır.

Ege bölgesiGençlik merkezleriGençlik ve Spor Genel Müdürlüğü+4
Fatih Umut Altınışık
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sığınmacı kadınların ruh sağlığını etkileyen durumların araştırılması (Ege bölgesi örneği)

Bu çalışmada Ege Bölgesinde yaşayan sığınmacı kadınların ruh sağlığını etkileyen durumların araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmaya, Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği'ne danışmanlık için gelen ve gönüllü katılımı kabul eden 32 sığınmacı kadın katılmıştır. Araştırmada, tarafımızca hazırlanan sosyodemografik bilgileri de içeren yarı yapılandırılmış anket formu kullanılarak yapılan birebir görüşmelerle bilgi elde edilmiştir. Bu görüşmelerden elde edilen bilgi, deneyim ve algılar ile birlikte sığınmacı kadınların sahip oldukları etnik köken ve sosyokültürel arka planlar da göz önünde bulundurularak kişilerin ruh sağlığını etkilediği düşünülen durumlar belirlenerek klinik psikoloji çerçevesinde ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmiştir. Farklı etnik kökenlerdeki sığınmacı kadınların ruh sağlığını en fazla etkilediği düşünülen durumları ekonomik ve güvenlik problemleri başta olmak üzere dil, eğitim, sosyal ve kültürel farklılıklar olarak özetleyebiliriz. Göç öncesi ve göç esnasında yaşanılan deneyimlerin de sığınmacı kadınların göç sonrası yaşamlarında ruh sağlığı üzerinde anlamlı etkileri olduğu görülmüştür. Sığınmacı kadınların ruh sağlığını etkileyen durumlara klinik psikoloji çerçevesinde bakıldığında, göç öncesi, göç esnası ve göç sonrasında yaşanılan farklı zorlu deneyimlerin travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), depresyon ve anksiyete bozuklukları başta olmak üzere ruhsal bozukluğu sebep olabileceği sonucuna varılmıştır. Çalışmanın sonuçları, sınırlılıkları diğer literatür sonuçlarıyla karşılaştırılmış ve bu karşılaştırmalar doğrultusunda öneriler tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Göç, Kadın, Ruh Sağlığı, Sığınmacı, Travma

Ege bölgesiGöçlerGöçmenler+6
Merve İnaç
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ege Bölgesi ağızlarında fiil ve edatlarda istem

Gerçekleştirilen bu çalışmada, Ege Bölgesi ağızlarındaki fiil ve edatların yönetim alanına giren, istem durumları incelenmiştir. Bu inceleme yapılırken her bir istem durumu, cümleler ile örneklendirilerek, tek tek ele alınmıştır. Çalışmamızın temel amacı, yaşayan Türkçedeki fiil ve edatların, hangi istem durumlarını yönettiğini, Ege bölgesi ağızlarında mevcut bulunan istem değişmelerini tespit ederek istem sözlüklerinin oluşmasına katkı sağlamaktır. Bu çalışmada fiil ve edatlar, Ege Bölgesi ağızlarını kapsayan sekiz eser taranarak belirlenmiştir. Bu eserlerden 455 fiil ve 44 edatın istem durumları ve 429 fiil ve 8 edatın istem değişmeleri tespit edilmiştir. Fiil ve edatlarda anlam değişmesine bağlı olarak çok istemlilik ve istem değişimleri mevcut olduğundan, fiillerin ve edatların birden fazla anlamlı hallerine de yer verilmiştir. 118 fiil ile 10 edatın birden fazla anlamı saptanmıştır. Fiil ve edatların anlamını belirmede Türk Dil Kurumunun Güncel Türkçe Sözlüğünden yararlanılmıştır. Son olarak fiil ve edatların istem dizini verilmiştir. Anahtar Sözcükler: İstem, fiil, edat, hal ⁄ durum eki, fiil-tamlayıcı ilişkisi, Ege Bölgesi ağızları.

AğızlarDil bilgisiDil bilgisi-edatlar+4
Dilek Gürses
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Katılım bankalarının pazar hâkimiyeti, sorunları ve talep yapısının analizi: Ege bölgesi örneği

Son 20-30 yıldır ülkeler arasındaki fiziki ve teknolojik sınırların kalkması, ülkelerin siyasi işbirlikleri ile birlikte ekonomik işbirliklerinin de artmasını beraberinde getirmiştir. Ekonominin temel aktörlerinden bankacılık sektörü de bu olumlu süreçten faydalanmış, dünyada ve Türkiye'de bankacılık sektörü hızla büyümüştür. Bu büyümenin sonuçlarından biri olan ve faize duyarlı Müslümanların ellerindeki fonları piyasaya kazandırmak amacıyla dünyada 1970'lerde ortaya çıkan, Türkiye'de ise 1980'li yıllarda şekillenmeye başlayan İslami bankacılık sisteminin rakamsal ve hacimsel boyutları günümüzde gittikçe büyümektedir. İslami bankacılık sistemi her ne kadar konvansiyonel bankacılık sisteminde olduğu gibi topladığı fonları kredi olarak kullandırıp kâr elde etme amacına dayansa da konvansiyonel bankalardan farklı bazı araçlar ve yöntemlerle çalışmaktadır. Çalışmanın amacı gittikçe büyüyen İslami bankacılık alanında katılım bankalarının sorunlarının, sektördeki pazar payının incelenmesi ve Türkiye'nin en önemli bölgelerinden biri olan Ege Bölgesi'ndeki katılım bankası müşterilerinin katılım bankalarına olan talep yapısının analizini gerçekleştirmektir. Çalışmanın bu alana yönelmesindeki en önemli etkenlerden biri, dünyada farklı ülkelerde katılım bankası müşterilerinin talep yapısının araştırılması ve analiz edilmesi noktasında farklı akademik çalışmalar gerçekleştirilmişken, ülkemizde bu alan üzerinde yeteri kadar makro bazda çalışmalar yapılmamış olmasıdır. Aynı zamanda Türkiye'de katılım bankalarının talep yapısının belirlenmesine yönelik yapısal eşitlik modellemesi çerçevesinde doğrulayıcı faktör analizi yardımıyla bir modelin oluşturulmaması da gerçekleştirdiğimiz doktora çalışmasına dayanak teşkil eden bir diğer temel faktördür. Dolayısıyla çalışmada "Katılım Bankaları Tercih Sebepleri" adıyla 4 boyut altında yer alan 21 madde aracılığıyla ölçülebilen yeni bir ölçek modeli doğrulanarak; bu konuda araştırmacılara, akademisyenlere ve genel olarak faizsiz bankacılığa yönelik yeni bir model kazandırılmış, aynı zamanda da pratiğe yönelik olarak katılım bankalarının da kendi müşteri ve ürün politikalarını belirlerken faydalanacakları yeni bir kaynak oluşturulmuştur. Çalışmada katılım bankalarının tercih edilmesinde etkili olan faktörler ulusal ve uluslararası literatür çerçevesinde incelenmiş, Ege Bölgesi'ndeki katılım bankası müşterileri üzerinde uygulanan ölçek sonucunda katılım bankaları talep nedenlerinin tespit edilmesi için istatistiksel programlarla yapısal eşitlik modeli çerçevesinde doğrulayıcı faktör analizi ile birlikte cronbach's alpha, t-test, varyans ve korelasyon analizleri gerçekleştirilmiştir.

Ege bölgesiFaizsiz bankacılıkKatılım bankacılığı+3
Selim Duramaz
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ege bölgesine adaptasyonu sağlanan bazı Avrupa erik çeşitlerinin (P.domestica) kimyasal kompozisyonu ve besin değeri üzerine araştırmalar

ABSTRAKT Türkiye, dünya erik üretiminde onuncu sırada yer almaktadır. Türkiye'de yetiştirilen erik türleri; Prunus domestica, Prunus cerasifera, Pmnus institia, Prunus spinosa, Prunus divericata ve Prunus salicina'dır. Ege Bölgesi ise Türkiye'de en fazla erik üretilen bölgedir. Prunus domestica türü, Avrupa erikleri olarak da bilinir ve taze olarak tüketilmeleri yanında konserve ve özellikle de kurutma endüstrisinde kullanılır. Çalışmada Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü'nde Ege Bölgesi'ne adaptasyonu sağlanan 1 1 erik çeşidi kimyasal kompozisyon ve besin değeri yönünden incelenmiştir. Meyvelerin yenebilen kısımlarında yapılan analizler sonunda bütün çeşitlerin ortalaması olarak, nem % 83.74, suda çözünür kuru madde % 15.55, kül % 0.55, protein % 0.75, toplam şeker % 9.65, titre edilebilir asitlik % 1.51, pH 3.46, askorbik asit 15.79 mg/100 g, sodyum 161.53 ppm, potasyum 2228.12 ppm, kalsiyum 25.47 ppm ve demir 4.70 ppm olarak bulunmuştur. VI

Besin değeriEge bölgesiErik+1
Hasan Yıldız
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Science
1996
00
DoctorateOpen AccessTR

Ege bölgesi orman işletmelerinin etkinlik düzeylerinin değerlendirilmesi

Araştırmada, Ege Bölgesi'nde bulunan 26 orman işletme müdürlüğünün 2005?2007 yıllarına ait faaliyetleri esas alınarak klasik ve bulanık veri zarflama analizi (VZA) teknikleri ile etkinlik düzeyleri değerlendirilmiştir.Öncelikle orman işletmelerinin büyüklüğü, istihdamı, orman koruma ve orman yangınlarıyla mücadele durumları, odun üretimi miktarları, silvikültürel müdahaleleri, satış miktarları, gider ve gelirleri gibi faaliyetleri 2005?2007 yılları için değerlendirilerek önemli bulunan 40 girdi ve 24 çıktı olmak üzere toplam 64 değişken saptanmıştır. Bu değişkenlerden yararlanılarak Charnes ve diğerleri (1978) tarafından önerildiği gibi girdiye yönelik olarak geliştirilen 25 adet model hem klasik, hem de bulanık veri zarflama analizi tekniği ile çözülmüştür.Klasik VZA çözümleri ile Ege Bölgesi Orman İşletmeleri'nin etkinlik değerleri belirlenmiş ve her bir karar veya faaliyette etkin bulunmayan orman işletmelerinin etkin olması için girdi ve çıktıların bulunması gereken düzeyleri belirlenmiştir.Bulanık VZA çözümleri aralık veriler üzerinden gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda, üçgen üyelik fonksiyonu temelinde alt, merkezi ve üst sınırlar tanımlanarak bulanık veriler oluşturulmuştur. Bu veriler, Zimmermann (1991)'nın ? kesme kümeleri yaklaşımı dikkate alınarak, aralık verilere dönüştürülmüştür. Böylece, bulanık VZA yaklaşımı ile üç farklı ? kesim düzeyinde (0,30, 0,50 ve 0,70) alt ve üst sınır etkinlik değerleri elde edilmiştir. Daha sonra, minimaks pişmanlık yaklaşımı ile etkin olmayan orman işletmeleri, en iyiden en kötüye doğru sıralanmıştır.Anahtar Kelimeler : Orman İşletmesi, Etkinlik, Bulanık Veri Zarflama Analizi, IDEA, Ege Bölgesi.

BulanıkBulanık değişkenlerEge bölgesi+4
İsmail Şafak
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Gençlik hizmetleri ve spor il ve ilçe müdürlüklerinde görev yapan personelin sporda sürdürülebilirliğe ilişkin tutumlarının belirlenmesi: Ege Bölgesi örneği

Bu araştırmada, Spor Genel Müdürlüğüne bağlı Gençlik ve Spor İl ve İlçe Müdürlüklerinde görev yapan personelin sporda sürdürülebilirliğe ilişkin tutumlarının farklı değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada "betimsel tarama modeli" kullanılmıştır. Araştırma evrenini Ege Bölgesi Gençlik ve Spor İl ve İlçe Müdürlüklerinde yönetici, spor uzmanı, antrenör ve sportif eğitim uzmanı olarak görev yapan 400 personel oluşturmaktadır. Örneklemini ise bu kurumlarda görevli rasgele örnekleme yöntemiyle seçilmiş (Müdür, Şube Müdürü, İlçe Müdürü, Araştırmacı, Spor Uzmanı, Antrenör (Kadrolu, Sözleşmeli, Hizmet Alımı) ve Sportif Eğitim Uzmanı (Kadrolu, Sözleşmeli) 281 çalışan oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Koçak (2013) tarafından geliştirilen Sporda Sürdürülebilirlik Ölçeği (SSÖ) kullanılmıştır. Araştırmada verilerin normal dağılım gösterip göstermediği Kolmogorov-Simirnov testi ile analiz edilmiştir. Tüm değişkenlere göre veriler normal dağılım göstermediği için parametrik olmayan testlerle analiz işlemi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 21.00 istatistik paket programı ile değerlendirilmiş ve elde edilen veriler tanımlayıcı (frekans, yüzde, ortalama, standart sapma, ortanca, minimum ve maksimum değerler) istatistikler ile Kruskal Wallis ve Mann-Whitney U testi kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuç olarak; çalışmaya katılan personelin SSÖ'nün tamamında ve alt boyutlarında olumlu sürdürülebilirlik tutumuna sahip oldukları tespit edilmiştir. Netice itibari ile yapılan bu araştırmada; taşra teşkilatında kamusal hizmet sunan Gençlik ve Spor İl ve İlçe Müdürlüklerinde çalışan personelin sporda sürdürülebilirliğe ilişkin farkındalıklarının artması ile ülke genelinde sporun gelişimi, ve bu gelişimin sürdürülebilirliğinin sağlanarak gelecek nesillere sağlam temelli bir yapının bırakılması açısından bir kazanım oluşturacağı öngörülmektedir. Anahtar kelimeler: Spor, Sürdürülebilirlik, Personel, Tutum

Ege bölgesiGençlik ve Spor BakanlığıGençlik ve Spor Genel Müdürlüğü+5
Mehmet Şahin
Fırat University · Institute of Health Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Su sporları kapsamında Türkiye'deki turizm işletmelerinde rekreasyon programlarının yönetimi: Ege Bölgesi için bir durum analizi

Bu araştırmanın amacı; Türkiye'nin Ege Bölgesinde faaliyet gösteren beş yıldızlı turizm işletmelerinin yöneticilerinin rekreatif su sporları ile ilgili yönetsel görüşlerinin tespit edilmesi ve Ege Bölgesinde hizmet veren beş yıldızlı otellerin web sitelerindeki rekreatif su sporları hizmetleri ile ilgili tanıtım ve bilgilendirmeye yönelik içerikler incelenmiştir. Araştırma amaçları kapsamında nitel araştırma deseni seçilerek nitel veri toplama tekniklerinden görüşmeden faydalanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarının seçiminde ise "ölçüt örneklem" yöntemi kullanılmıştır. Ayrıca, Muğla, İzmir ve Aydın illerinin deniz kıyısında olan ilçelerde bulunan 5 yıldızlı 104 otelin web sitesi incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına bakıldığında otel işletmelerinin genel olarak web sitelerinde rekreatif su sporları ile ilgili yeterli içerik ve bilgi sunmadıkları görülmektedir. Web siteleri incelenen 104 beş yıldızlı otelden sadece 44'ünün web sitesinde rekreasyon ile ilgili menü bulunurken bu otellerin sadece 25'inde sunulan hizmete yönelik görseller yer almaktadır. Buna karşın sadece bir otelde sunulan rekreatif su sporlarına yönelik etkinlik yönergesi bulunmaktadır. Araştırma sonuçlarına göre katılımcılar rekreatif su sporlarını olmazsa olmaz olarak görmektedirler. Aynı zamanda coğrafi şartların rekreatif su sporlarının sunumunda kritik bir öneme sahip olduğunu belirtmişlerdir. Buna karşın son yıllarda müşteri profilindeki değişim ve müşteri beklentilerinin farklılaşmasının su sporların olan talebi azalttığı belirlenmiştir. Nitel araştırma bulgularına bakıldığında otel yöneticilerinin rekreasyon kavramını genel olarak eğlence, dinlenme, dinlence ve kaynaşma gibi eylemler ile ilişkilendirdiği ortaya çıkmıştır. Otel yöneticilerine göre, rekreatif su sporları ile ilgili temel eksikler ise nitelikli hizmet eksikliği, koordinasyonsuzluk, tanıtımların yetersizliği ve yetersiz personeldir. Otel yöneticileri, rekreatif su sporları ile ilgili temel riskleri ise kaza riski, ölüm riski, çevresel riskler ve güvenlik riskleri olarak kategorize etmişlerdir. Otel yöneticileri, otellerinin tercih edilmesinde rekreatif su sporlarının önemli etkileri olduğunu belirtmişlerdir. Araştırma bulguları sonucunda gerek politika yapıcılara gerek uygulamacılara gerekse de akademisyenlere önerilerde bulunulmuştur.

Ege bölgesiOtel yöneticileriRekreasyon+6
Hakan Boz
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Honaz Dağı'nın periglasyal jeomorfolojisi (Denizli)

Çalışma kapsamında, Ege Bölgesi'nin en yüksek kütlesi olan Honaz Dağı'nın zirveler kesiminde, periglasyal süreçler ve şekillerin incelenmesi amaçlanmıştır. Buzulların gelişemediği fakat soğuk iklim şartları ve permafrostun etkili olduğu alanlarda, periglasyal süreçler ve bu süreçler sonucunda oluşan periglasyal şekiller meydana gelmektedir. Honaz Dağı 2571 m yükseltisi ile Geç Pleistosen'de (126-11.7 binyıl) kalıcı kar sınırının ortalama 200 m altında kalmıştır. Bundan dolayı, Honaz Dağı buzullaşmaya uğramamıştır. Bununla birlikte, saha buzul çevresi bölgelerde gözlenen periglasyal süreçlerden şiddetli biçimde etkilenmiştir. Halen aktif olarak yaşanan periglasyal süreçler, sahanın zirveler bölümünü büyük oranda şekillendirmiştir. Çalışma kapsamında, Honaz Dağı'nın zirveler bölümü ilk defa detaylı şekilde araştırılıp, periglasyal şekillerin oluşum mekanizmaları ve sınıflandırılması yapılarak haritalanmıştır. Kütle üzerinde periglasyal bölge sınırları içerisinde çemberler, taş kümeleri, girlandlar, şeritli topraklar, konjelifraksiyon yamaçları ile konjeliturbasyon depolarının varlığı ortaya çıkarılarak, periglasyal şekillerin gelişimi morfometrik yöntemler ile açıklanmıştır. Periglasyal şekiller üzerinde iklim faktörünün etkisini belirtebilmek için, sahanın iklim eğilimleri ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Mann-Kendall Testi, Mann-Kendall Sıra İlişki Katsayısı ve Sen Eğilim Testi analizleri yapılarak geçmişten günümüze iklimsel süreçlerin değerlendirmesi gerçekleştirilmiştir. Yıllık donma-çözülme olayları, fiziksel ufalanma, kar örtüsü ve eğim faktörleri şekillerin oluşmasında en önemli etmenlerdir. Kütle üzerinde oluşan şekillerden, çemberler, taş kümeleri, şeritli topraklar ve konjelifraksiyon yamaçları güncel iklim şartları altında gelişimlerine devam etmektedir. Konjeliturbasyon depoları ise geçmiş iklim koşulları altında oluşmuş ve günümüzde hareketsiz durumdadır.

DenizliEge bölgesiHonaz Dağı+1
Soner Serin
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İşe alım süreçleri ve sözsüz iletişim(Marmara ve Ege Bölgesinde bir uygulama)

Günümüzde küreselleşmenin etkisiyle şirketler arasındaki rekabet ivme kazanmıştır. Teknolojide yaşanan değişimler, yeni rakip firmaların yarışa dahil olması, stratejileri belirleyen kişilerin sayısı, yeni pazarların ortaya çıkması ve görev tanımlarının sürekli değişmesinden dolayı şirketler insan kaynağına daha fazla yatırım yapmak zorunda kalmıştır. Bu yüzden, işletmeler işe alım süreçlerine daha fazla kaynak ayırmaktadırlar. Şirketler, diğer şirketlere göre rekabet üstünlüğü sağlamak için en iyi çalışanları bünyelerine dahil etmek zorundadırlar. İnsan kaynakları doğru işe doğru adayı bulmak için şirketlere işe alım süreçleri ile rehberlik etmelidir. İşletmelerin hedeflerine ulaşabilmeleri için insan gücüne ihtiyaçları vardır. Rekabet şartlarının günden güne zorlaşması nedeniyle mevcut işe alım yöntemleri yeterli değildir. İş gören seçme sürecinde adayların özgeçmişleri, uygulanan testler, mülakatlar adayların gerçek iş performansı hakkında %100 bilgiye ulaşmamıza imkan sağlamıyor. İşe alım sürecinde adayın beden dili aday hakkında bir karara varmamızı kolaylaştırıyor. Bu çalışmanın amacı ise; İşletmelerin iş gören bulma sürecinde görev için en uygun çalışanın seçilmesini hedefleyen işe alım süreçlerini inceleyerek Marmara ve Ege bölgesinde yer alan farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin 100 insan kaynakları profesyonellerinin, mevcut işe alım süreçlerinde tercihlerini ve işe alım sürecindeki beden dilinin etkisini ölçmektir. Anahtar Kelimeler : İnsan Kaynakları, İşe Alım, İşgören, İşe Alım Süreci

Beden diliEge bölgesiMarmara bölgesi+7
Özge Avcı
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessEN

An inventory study for municipal sludge production in Agean Region-Turkey

Recently, more disciplined studies are carried out in domestic waste water treatment in Turkey. To date, the chosen method that is applied to several projects was leading to problems during implementation because of the factors such as costs, climate conditions, operating problems. The modern plants built in parallel with developing technology and science, the applied projects have showed more successful results.The vast amounts of sewage sludge have been produced at municipal wastewater treatment plants (WWTPs). The management of the sludges is a great challenge because produced sludge amounts to only a few percent by volume of the processed wastewater, but its handling accounts for up to fifty percent of total operating costs.Although, many countries estimate their sludge production based on some criteria like wastewater characterization, wastewater collection systems, applied wastewater treatment technologies, etc., it is very limited to find a full inventory for the production, sludge processing and disposal during the municipal/domestic wastewater treatment. These kinds of inventory studies are required to be providing a sustainable sludge management.In this thesis, the major municipal/domestic wastewater treatment plants were examined in the Aegean Region selected as pilot area, and the questionnaire in the Appendices of the thesis have been filled out by technical personnel, who are responsible for the plant operations, and the status of existing plants have been discussed according to the results of the inventory.The wastewater treatment plants in Aegean region, which are located in the province of Muğla, have been mainly studied since the plants have changing flow-density depending on the touristic activities. The examined plants have been visited and compared with the other plants. The periodic observations of the municipal wastewater treatment plants have been done including summer and winter sessions.In this thesis, the major municipal/domestic wastewater treatment plants in Aegean Region of Turkey, were examined based on an inventory study. The survey results have showed that although many practical applications are in progress for the sludge processing as well as the wastewater treatment, the information on the sludge production is very limited.

Treatment sludgeAegean regionDomestic sewage
Adalet Kaya
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Ege'de hava sahası, FIR ve komuta kontrol sorunu

1974 yılından günümüze Ege Denizi, Türkiye-Yunanistan arasında birçoksorunun yaşanmasına neden olmuştur. Sorunların çözülmesine yönelik atılanadımlara rağmen, iki ülke arasındaki varolan sorunlara dayalı sürtüşme bugün dedevam etmektedir. 30 yılı aşkın bu dönem zarfında, iki ülkeden de can kayıplarıyaşanmış, iki ülke de siyasi ve iktisadi kayıplara uğramış, NATO savunma planlamaçalışmaları dahi zaman zaman sekteye uğramış ve günümüzde bir dereceye kadarTürkiye'nin Avrupa Birliği üyelik süreci dahi bundan etkilenmiştir. Sürekli yaşanangerginlikler; iki müttefik ülke arasında büyük bir savaşın yaşanması potansiyelinicanlı tutmakla beraber, üçüncü ülkelerin de olası bir çatışmanın içine çekilmesineneden olabilir.Bölgede istikrarın sağlanması ve Avrupa'nın (olası bir istikrarsızlıktan)etkilenmemesi için, Yunanistan ile Türkiye arasındaki sürtüşmeye neden olankonuların çözümü önem arz etmektedir. Çözüm sanıldığı kadar kolayolamamaktadır, zira her iki ülkedeki mevcut milliyetçi bakışlar ve ulusların birbirlerinekarşılıklı olarak taşıdıkları güvensizlik, karşımızda durmaktadır. Bununla birlikte,geçmiş dönemlere nazaran son dönemlerde iktidara gelen hükümetler daha çözümyanlısı politikaları benimser gözükmektedir. Hükümet politikaları ile birlikte, her ikiülkenin de yaşadığı acı deprem hatıraları (1999) ve bu acı dönemlerde kaydedilenkarşılıklı dostluk ve yardımlar, çözüm yolunda yumuşama ve bir `fırsat' sürecinidoğurmuştur.Bu tez çalışmasında, bu noktadan hareketle, Ege sorunlarını (Ege denizi ileilgili temel sorunlar; Ege Karasuları Sorunu; Hava sahasının genişliği sorunu;FIR Sorunu; Ege'de komuta kontrol sorunları) detaylıca incelenmiş, bu sorunlarınher iki ülkeye etkileri, geçmiş 30 yıllık süreci de dikkate alarak sorunların tamamençözülmese de kontrol edilebilir bir seviyede tutulmasına yönelik açılımlar üzerindedurulmuştur.

Ege bölgesiEge hava sahasıHava sahası+6
Hüseyin Fazla
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Dumanlıdağ ve çevresinin coğrafi etüdü

0.2. ÖZET Dumanlıdağ ve çevresi, kendine özgü pek çok özellikleri içeren bir coğrafi ünitedir. Bu ünitenin fiziki, beşeri ve ekonomik coğrafya özelliklerini ortaya koymak ve doğal ortam faktörlerinin insan-çevre ilişkileri konusundaki etkilerini belirlemek başlıca amacımız olmuştur. Bu amacımızı gerçekleştirirken coğrafyanın "Nedensellik, Dağılış ve Bağlantı" ilkelerine sadık kalınmaya çalışılmış ve sonuçların sebeplerini ortaya koymak için derine inmeye gayret edinmiştir. Konunun incelenmesinde doğal ve beşeri olayların birbirleri ile olan ilişkileri daima gözönünde bulundurulmaya ve buna göre izah edilmeye çalışılmıştır. Bu araştırma bulguları ve sonuçları bilimsel şekilde ve bilimsel üslup ile sunabilmek için, tatmin edici güvenilir veri ve kanıtların toplanmasına özen gösterilmiştir.İlk veriler yörede yaptığımız inceleme ve gözlemlerden, otoritelerin bu sahadaki önceki çalışmalarına ve resmi dokümanlardan ( Meteoroloji bültenleri, istatistikler, haritalar, ölçüm ve sondajlar gibi ) elde edilmiştir. Araştırmalarda ikinci grup verileri, araştırma raporları, makale, dergi ve kitaplar gibi dokümanlar oluşturur. Söz konusu veri ve kaynaklar dikkatlice incelenmiştir. Bununla birlikte gerçek ve yeni bilgiler geliştirmek için arazi çalışmaları yapılıp her sorun için bir kuram geliştirilmeye çalışılmıştır. Ayrıca arazi çalışmalarından dönünce, topladığımız veriler düzenlenerek değerlendirilmiş ve çeşitli veri ve kaynaklar ile karşılaştırılmıştır. Arazi çalışmaşlarına başlamadan önce temin ettiğimiz 1/100.000 ölçekli haritalar ( topografya, jeoloji, bitki örtüsü ve toprak ) arazi gözlemlerimiz ve kaynaklar ile değerlendirilerek yeni haritalar, profiller ve kesitler oluşturulmuştur. Bu çalışmalar neticesinde Dumanlıdağ ve çevresinin kaynaklan sürekli olarak kullanılmış, burada gittikçe artan nüfus ihtiyaçlarından ve sanayinin gelişmesinden ileri gelen etkiler doğal ortamda bazı değişmelere yol açmıştır.Bu nedenle Dumanlıdağ ve çevresinde insan-doğal ortam ilişkilerinden kaynaklanan sorunlar ve bozulan dengeler yeniden tesis edilmelidir. V

CoğrafyaDumanlıdağEge bölgesi+1
İlker Eroğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Doğal gaz, güneş ve rüzgâr hibrit enerji üretiminin teknoekonomik ve çevresel açıdan değerlendirilmesi: Ege Bölgesi için örnek uygulama

Dünya nüfusunun artması ve beraberinde gelen enerji ihtiyacının karşılanması için fosil yakıtlardan yararlanılması sonucunda sera gazı emisyonları artmıştır. Yakın zamanda tükenmek üzere olan fosil yakıtlardaki fiyat artışları dünya genelinde yenilenebilir enerji kaynaklarının daha fazla tercih edilmesine yol açmıştır. Yenilenebilir enerji kaynakları sistemlerinde gerek kurulum maliyetlerinin yüksek olması gerekse sürekli aynı potansiyelde enerji üretimi sağlanamaması sebebiyle, maliyet etkin biçimde kullanılamamaktadır. Enerji üretiminde yıl boyunca ihtiyaç duyulan baz yüklerin yenilenebilir enerji kaynakları, pik yüklerin ise fosil yakıtlarla karşılanması uygun maliyet ve sürekli üretim için en elverişli uygulamalardır. Bu çalışmada HOMER (Hybrid Optimization Model for Electric Renewable) programı en uygun kombinasyonun bulunması için kullanılarak bir hibrit sistem modellenmiş, simülasyon ve optimizasyon süreçlerinden sonra değerlendirilmiştir. Örnek bir uygulama olarak Ege bölgesi Denizli ilinde kurulu gücü 12 MW olan doğal gazla çalışan kojenerasyon santralinin elektrik ve termal yük ihtiyacını karşıladığı tesis için bölgedeki rüzgâr ve güneş enerjisinin dahil edildiği hibrit sistem modellenerek, şebekenin dahil olduğu ve olmadığı sistemler için teknoekonomik ve çevresel analizleri yapılmıştır. Net şimdiki maliyet değeri, CO2 salımı değerlemeleri alınarak enerji kaynaklarının optimum kullanım oranlarıyla en uygun sistem tasarımı bulunmuştur. Şebekeye bağlı hibrit sistemde en iyi geri ödeme süresi 11,1 yıl ve en iyi net şimdiki maliyet 30,3 milyon dolar, güneş radyasyonunun 7,8kWh/m2, rüzgâr hızı 4,56 m/s olduğunda yakalanmıştır. Bu değerlerin uygulandığı simülasyonda en az CO2 emisyon değeri 8.480.163 kg/yıl elde edilmiştir. Şebekeden bağımsız olarak tasarlanan simülasyonda da aynı simülasyon değerlerinde net şimdiki maliyet 117 milyon dolarken geri ödeme süresi 8,13 yıl bulunmuştur. Geri ödeme süresi 5,6 bulunan diğer simülasyon analizinde net şimdiki maliyet artarak 135 milyon dolara çıkmıştır. Bu simülasyonda en az CO2 7.240.802 kg/yıl olmuştur.

Doğal gazEge bölgesiGüneş+4
Aslı Avcı
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Ege bölgesi doğal akarsularında katı madde taşınımı için ampirik, regresyon ve yapay zeka yöntemlerinin uygulanması

Akarsu morfolojisinin anlaşılmasında, barajların projelendirilmesinde, içme ve kullanma suyu temin problemlerinde, havza yönetimi çalışmalarında, akarsudaki kirlilik seviyelerinin belirlenmesinde askıda katı madde yükünün doğru tahmini oldukça büyük önem taşır. Akarsulardaki askıda katı madde miktarı, sediment gözlem istasyonlarında yapılan doğrudan ölçümler, sediment anahtar eğrisi, regresyon, yapay zeka yöntemleri ve deneysel çalışmalara dayanan ampirik yaklaşımlar gibi farklı yöntemlerle belirlenebilmektedir. Sediment gözlem istasyonlarında yapılan doğrudan ölçümler en güvenilir yol olmakla birlikte, bu yöntem oldukça pahalı ve zaman alıcı olup, özellikle taşkın zamanlarında ölçüm kesitlerine ulaşım bazı durumlarda sorun yaratmaktadır. Bu yüzden, akım ve yağış ölçümleri ile karşılaştırıldığında, sediment ölçümleri daha uzun aralıklarla gerçekleştirilmektedir.Çalışmada, Ege Bölgesi'nin başlıca su kaynakları olan Gediz, Küçük Menderes ve Büyük Menderes nehirleri, askıda katı madde taşınımı açısından irdelenmiştir. Oluşturulan senaryolar ışığında bölgedeki dört istasyon için sediment anahtar eğrisi, regresyon ve yapay zeka yöntemleri ile ampirik yaklaşımlar denenmiştir. Çalışmanın birinci kısmında, askıda katı madde gözlemlerinden yararlanılarak, askıda katı madde yükü tahmini için modeller kurulması hedeflenmiştir. Bu amaçla gerçekleştirilen regresyon yöntemleri uygulamalarında hem çoklu doğrusal hem de çoklu doğrusal olmayan modeller kurulurken, yapay zeka yöntemlerinden de hem yapay sinir ağları hem de adaptif sinirsel bulanık sistemler incelenmiştir. Çalışma sonucunda, Türkiye'de sıklıkla kullanılan sediment anahtar eğrisi yönteminin çok doğru tahminler yapmadığı, yapay zeka yöntemlerinin ise genel olarak tüm istasyonlarda iyi sonuç verdiği gözlenmiştir.Çalışmanın ikinci kısmında ise, askıda katı madde yükü literatürde yeralan çeşitli ampirik yaklaşımlar yardımıyla akarsu ve havza özelliklerine bağlı olarak tahmin edilmeye çalışılmıştır. Ampirik yaklaşımların uygulanabilmesi için gerekli olan bazı parametreler arazi ve laboratuar çalışması ile elde edilmiştir. Ampirik yaklaşımlarda Ege Bölgesi için en uygun yaklaşım Brooks Metodu olarak belirlenirken, bu metodun Ege Bölgesi için kalibrasyonu ise Genetik Algoritma ile gerçekleştirilmiştir.Çalışmanın üçüncü kısmı ise günlük yağış ve akım verileri kullanılarak günlük sediment yüklerinin tahminine yönelik çalışmaları kapsamaktadır. Mevcut uygulamada ayda bir yapılan sediment ölçümlerinden yararlanılarak sediment anahtar eğrisi elde edilmekte, daha sonra günlük yapılan akım gözlemleri kullanılarak sediment anahtar eğrisinden günlük sediment yükleri hesaplanmaktadır. Ancak daha önce de belirtildiği gibi, sediment anahtar eğrileri çok sağlıklı sonuçlar vermemektedir. Bu bağlamda, yapay sinir ağları yöntemiyle kurulan model ile Gediz Nehri Acısu İstasyonu'ndaki gözlem yapılmayan günlere ait günlük askıda katı madde yükleri tahmin edilmiştir.Çalışmanın son bölümünde dört istasyonun verileri bölgesel analiz kapsamında incelenmiş ve duyarlılık analizi yapılmıştır. Bu sonuçlara göre askıda katı madde taşınımında en etkin parametre olarak askıda taşınan malzemenin dane çapı belirlenmiştir.

Duyarlılık analiziEge bölgesiYapay sinir ağları+1
Aslı Ülke
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Ege bölgesinin sismotektoniği

Bu tez çalışmasında, Ege Bölgesinin güncel deprem etkinliği ve sismotektonik özellikleri araştırılmıştır. Bu amaçla; TÜRDEP (Türkiye Deprem) PROJESİ (Proje No: 105G019) kapsamında 2007 yılından itibaren kurulan 29 adet mikro-sismoloji istasyonu tarafından kaydedilmiş depremlerden faydalanılmıştır.Elde edilen deprem etkinliği ile fay yapıları arasındaki kinematik ilişkileri ve bölgenin tektoniğini daha iyi anlamak için, odak mekanizma çözümleri yapılmıştır. Bu hedef doğrultusunda belli kriterleri sağlayan, doğruluk payı yüksek depremler seçilmiş ve elde edilen fay düzlemi çözümleri haritalanmıştır. Seçilen depremlerin büyüklük aralığının 2.9 ile 4.2 arasında değiştiği, derinliklerinin ise yer kabuğunun üst kesimlerinde (h<20km) yoğunlaştığı gözlenmiştir.Elde edilen fay düzlemi çözümlerinin, bölgenin aktif tektoniği ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Ağırlıklı olarak normal veya doğrultu atımlı faylanma mekanizmaları elde edilmiştir. Bu ise Ege bölgesindeki depremlerin; normal ve ters faylanma sistemleri denetiminde meydana geldiğini göstermektedir.

Ege bölgesiSismotektonik
Gökçe Dündar
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00

Related subjects