Work

83 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Esnek çalışma ve iş-aile yaşamı dengesi: AB ve Türkiye'deki düzenlemelere yönelik betimleyici bir inceleme

Günümüzde ekonomide, bilgi ve iletişim teknolojilerinde, yaşam tarzlarında ve daha birçok alanda meydana gelen değişimler, kişilerin bireysel ve çalışma yaşamlarında birtakım farklılıklara neden olmuştur. Değişen piyasa koşulları karşısında yeniliklere cevap vermek amacıyla, istihdamın geleneksel biçimleri yavaş yavaş değişerek yeniden yapılanmış, iş organizasyonları ile çalışma süresi esnekleştirilerek daha karmaşık bir yapı ve farklı bir şekil almıştır. Meydana gelen bu olaylar sonucunda kişilerin iş-yaşam dengesi bozulmuş ve bunun sonucunda iş-aile yaşamı üzerinde bir uyum problemi meydana gelmiştir. Bu problemin ortadan kaldırılması için çeşitli yöntemler kullanılmakta, bu amaç doğrultusunda iş hayatında esneklik uygulamaları, çalışanların uyum problemlerine çözüm bulmada büyük destek sağlamaktadır. Esnekliğin, işverenlerin hızla değişen piyasa taleplerine uyum sağlamasına yardımcı olması ve çalışanlara iş-yaşam dengesi için seçenek ve fırsatlar sunması bu kavrama daha fazla önem kazandırmaktadır. Kadınların işgücü piyasasında daha fazla yer alması ve emek piyasalarında meydana gelen dönüşüm neticesinde tartışılan iş-yaşam dengesi, bu dengeyi sağlayacak politika ve uygulamaları gündeme getirmiştir. Buna bağlı olarak esneklikle ilgili tartışmalar başlamış, ebeveyn izni ve çocuk bakım politikaları kadar esnek çalışma da iş-yaşam dengesi politikalarının en önemli düzenlemelerinden biri durumuna gelmiştir. Bu tezde esnek çalışmanın iş-yaşam dengesine olan katkısı araştırılmakta, sağlıklı bir iş yaşam dengesi açısından esnek çalışmanın önemli fakat yeterli olmadığı, esnek çalışmanın dışında bu olumsuzları (cinsiyet eşitsizliği, düşük kadın istihdamı, kadının aile içindeki rolü, vb.) azaltacak farklı önlemlerin alınması gerektiği ileri sürülmektedir. Anahtar Kelimeler: Esneklik, Esnek Çalışma, İş-Yaşam Dengesi, İş-Aile Çatışması, İş-Yaşam Dengesi Düzenlemeleri.

Avrupa BirliğiEsnek çalışmaTürkiye+6
Kemal Serbes
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Öznelerin deneyimleri üzerinden günlük hayat: Eleştirel bir yeniden kavramsallaştırma

Bu araştırmada faillerin kendilerine bağladıkları anlam üzerinden hangi faaliyetleri ne zaman ve nasıl gerçekleştirdiklerinden hareketle günlük hayatı nasıl örgütledikleri konu edilmekte ve çalışma, emek, boş zaman ve serbest zaman kavramları esas olmak üzere tekrarın ayırt edici bir unsur olarak öne çıktığı üretimsel ve yeniden üretimsel boyutları dikkate alınarak günlük hayatın özgün mahiyet ve vasıflarının tefrik edilmesi ve yeniden kavramsallaştırılması amaçlanmaktadır. Araştırmada yoğun araştırma yöntemi takip edilmiş ve ampirik veriler 26'sı kadın 21'i erkek toplam 47 bireyle gerçekleştirilen derinlemesine mülâkatlar aracılığıyla derlenmiştir. Verilerin analizinden hareketle bu çalışmanın temel iddiası günlük hayatın gündelik olan/gündelik olmayan başta olmak üzere çalışma/çalışma dışı zaman, çalışma/boş zaman ya da çalışma/serbest zaman gibi karşıt ikilikler temelinde kavramsallaştırılmasının isabetsiz olduğudur. Aksine günlük hayat, hayatın bir günden başlayarak genişleyen zaman birimi boyunca, faillerin amaç ve değer yönelimli olarak kendileri ya da bir başkası için fayda üretmek üzere çalıştıkları, kesintili olduğu kadar süreğen, tekrarlı olsa da sıradanlaşmaya dirençli veçhesi ve hayatın günbegün inşa edildiği en temel parçasıdır. Tekrar etme günlük hayatın en temel kurucu vasfı olmakla birlikte faaliyetlerin tekrar edilmeleri kaçınılmaz olarak tekdüzeleşmeleriyle sonuçlanmamaktadır. Tekdüzeleşme durumunda failler kastî ve değiştirici müdahalelerde bulunarak, yani manevra yaparak, günlük hayatı üretmekte ve yeniden üretmektedirler. Ulaşılan tanım kendisine atfedilen sıradan, olağan, tek düze, rutin, önemsiz gibi vasıfların günlük hayatın kurucu vasıfları olmadığı, dolayısıyla gündelik olan/gündelik olmayan karşıtlığından azade olarak hayat ile parça-bütün ilişkisi içinde bir kavram çifti (günlük hayat-hayat) oluşturduğuna işaret etmektedir. Bu nedenle bu çalışmada günlük hayat belirtilen bu vasıfları ima ederek pekiştiren gündelik hayat (everyday life) kavramı yerine, onun 24 saatle sınırlı olmayıp aksine bir günden başlayarak haftaya, aya, yıla doğru genişleyen oradan da yılların tekrarıyla devam eden ve tekrarın ritmik olma zorunluluğu taşımaması nedeniyle "her gün" yerine "o gün"e atıfta bulunan bir olgu olduğunun ifade edilebilmesi için "günlük hayat" (daily life) olarak yeniden kavramsallaştırılmıştır.

Boş zamanEmekGünlük yaşam+3
Ayşegül Kurtoğlu
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The methodological contributions of time use survey to measure the work-life balance

The aim of this study is to understand the methodological contributions of Time Use Survey diary data for measuring work-life balance in Turkey. For comparison, other data sources were selected according to the criteria of having national estimates, conducted by official institutions that use scientific methods for collecting data, conducted in similar time with Time Use Survey (2014-2015) and that include questions about social life, sports, family life, unpaid work, paid work and time intensity which are the components of work-life balance. Methodological comparisons of time use survey diaries and other data sources were made for every stage of quantitative researches. All indicators on work-life balance including recommended ones by UNECE and OECD were produced by the data sources and the results were compared in a methodological manner under the headings of paid work, unpaid work, leisure time and time intensity. The disadvantages of Time Use Survey are that it's a costly survey, respondent load and workload is very high, it's conducted infrequently. An irregular or infrequent activity may not seem in the diaries and there is the possibility of respondent not to record all activities in diaries. But its advantages are suppressing disadvantages. Time use survey produces data of higher quality and reveals better the gender inequality than the other data sources due to its different survey methodology. Furthermore, by time use survey data it's possible to obtain large number of work-life balance indicators by the matrix structure of the diaries with contextual variables. Total workload was one of the key indicator that only from time use survey data it could be produced and employed women were found to have the most workload due to much time is spent on unpaid work in addition to their paid work durations opposite of the situation in men. Thus, it's recommended for the decision makers to benefit from time use survey data for developing new policies on work-life balance in Turkey.

WomenGenderMethodology+3
Evrim Sultan
Hacettepe University · Nüfus Etütleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Esnekleşen çalışma ilişkilerinin kuşaklararası dayanışma sürecine etkisi

Bu araştırmada, post-fordist dönem ile bütünleşen esneklik olgusu çalışma ve kuşaklararası dayanışma ilişkileri bağlamında ele alınmaktadır. Bu doğrultuda esnekleşen çalışma ilişkilerinin kuşaklararası dayanışma ilişkilerine olan etkisi değerlendirilmektedir. Bu bağlamda tezin amacı, esnekleşmenin çalışma ilişkilerini nasıl etkilediğinin anlaşılması ve bireylerin kuşaklararası dayanışma ilişkilerindeki yansımalarının analiz edilmesidir. Bu amaçla ilk olarak araştırmada post-fordizm bağlamında esnekleşmenin çalışma ilişkilerine yansımalarının neler olduğu temellendirilmiştir. Devamında çalışma ilişkilerindeki esnekleşmenin kuşaklararası dayanışma sürecine nasıl yansıdığı Vern L. Bengston'un kuşaklararası dayanışma yaklaşımıyla eklektik bir yapı içerisinde ele alınmıştır. Bu doğrultuda çalışma ilişkilerindeki esnekleşme süreci, Bengston'ın kuşaklararası dayanışma yaklaşımının alt boyutlarıyla ilişkisel bir yapıda inşa edilmiştir. Bu yapı çerçevesinde araştırmanın soruları oluşturulmuştur. Katılımcılar kartopu tekniği ile tespit edilmiştir. Yarı yapılandırılmış soru formlarının kullanıldığı derinlemesine görüşmeler ile veri toplanmıştır. Bu araştırma sonucunda, çalışma ilişkilerindeki esnekleşmenin bireylerin mevcut kuşaklararası dayanışma ilişkilerine dâhil olmasını engellediği ve kuşaklararası dayanışma ilişkilerinin yapısal sürdürülebilirliğine zarar verdiği görülmüştür.

Esnek çalışmaEsneklikKuşaklararası dayanışma+3
Serkan Coşkun
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessEN

"Education auction": Self-differentiation effort of educated labor from the perspective of the new capitalism

This study argues that educated labor, trying to hold on in the labor market, is compelled to make new educational choices in the education field, which has turned into an auction area. This qualitative study aims to understand, make sense of, and interpret the new educational experiences of educated labor aged 35-54 who have experienced precarious employment or unemployment in the private sector, from the perspective of the new capitalism. In this qualitative study, the interpretative phenomenological analysis was used with nineteen persons, resulting in six major-themes, twenty emergent-themes, and seventy categories. From the study data, it is concluded that educated labor embraces education from childhood, learns about competition through their success in education, is employed through their education, competes for employability and career in working life, and is motivated by the need to continuously reproduce their human capital. In this context, it is concluded that educated labor chooses a new education program from the education auction based on market-oriented strategic cost analysis. Finally, it is concluded that educated labor believes that they differentiate themselves from their competitors with a new educational experience in competition, position themselves as neo-educated labor, and attempt to protect their diminishing bargaining power in the labor market through a new educational experience. In conclusion, this study indicates that in the labor market of the new capitalism, educated labor contributes to intensifying competition through a new educational experience, thereby widening the gap between existing inequalities by creating new inequalities.

LabourEducational policiesHigher education policies+2
Birgül Sarıoğlu
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de çağrı merkezi sektöründe COVID 19 ile başlayan uzaktan çalışmanın operasyon yönetimine olumlu etkileri

Bu tez çalışmasında, Covid-19 salgını ile birlikte hızlanan ve zaruri ihtiyaç haline gelen uzaktan çalışmanın etkileri, çağrı merkezi sektörü özelinde ele alınmıştır. Çağrı merkezi firmalarında uzaktan çalışmanın gelişimi ve uygulama şekilleri incelenmiştir. Türkiye'de bulunan çağrı merkezlerinde, uzaktan çalışmanın operasyon yönetimine olumlu etkileri özelinde çalışma detaylandırılmıştır. Değişimi anlayabilmek adına çalışma kavramının geçmişten bugüne kadar süregelen tarihi değişimi ve endüstri süreçleri araştırmaya dahil edilmiştir. Çağrı merkezi sektörünün genel durumu ve gelişimi geçmişten bugüne incelenmiştir. Çağrı merkezlerinin iş yapış şekilleri detaylandırılmış, pandemi sebebi ile uzaktan çalışmaya zorunlu geçiş yapan sektörün süreçlerinde ki köklü değişiklikler analiz edilmiştir. Çağrı merkezlerinde bulunan departmanlar genel olarak değerlendirilmiştir. Departmanların geleneksel ofis düzenindeki çalışma süreçleri, uzaktan çalışmada değişen süreçleri ve iş modelleri araştırılmıştır. Operasyon yönetim ekiplerinin çalışma düzenindeki değişiklikler ve yeni uygulamalara odaklanılmıştır. Yaşanılan zorlukların nasıl aşıldığı ve olumlu etkileri detaylandırılmıştır. Tüm bu incelemelerde uzaktan çalışmanın faydalarını ve risklerini tespit edebilmek adına literatür ve kaynak taramaları yapılmış, anketler ve raporlar değerlendirilmiş, analizler çıkartılmış, çağrı merkezi yöneticileri ile mülakatlar yapılmıştır. Uzaktan çalışmanın departmanlara, şirketlere, müşterilere ve çalışanlara etkileri çıkartılmıştır. Çağrı merkezlerinde uzaktan çalışmada başarılı sonuçlara ulaşabilmek adına uygulanabilecek metodlar araştırılmıştır. Uzaktan çalışmanın geleceği hakkındaki öngörüler ve önerilerde eklenmiştir.

COVID 19Operasyonel etkinlikOperasyonel yönetişim+4
Lütfü Gedikoğlu
Avrasya University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Refraiming freelancing for difference: Towards a post-fantasmatic politics of work and class

This thesis studies freelancing as a distinct form of employment and provides a critical account of the reigning neoliberal discourses on freelancing, as well as of the working and living experiences of freelancers in order to rethink class politics under conditions of precarity. Freelancing condition is argued to be an overdetermined result of various processes, including neoliberal restructuring of the labor markets, neoliberal discourses on economic subjectivity, and the desires of freelancers to articulate and negotiate the variety of problems that they encounter in their workplaces and establish alternative ways of working and living. In the entrepreneurial neoliberal discourse, freelancing is imagined to involve having a sovereign existence in having control over one's working conditions, not bound by the constrains of time and place. The thesis also analyses the psychic impact of this discourse of sovereignty on freelancers, pointing to its political implications. Then, an analysis of freelancing experience is provided in relation to the debates on class and work. The study aims at not only contributing to a critical discussion of the neoliberal discourses on freelancing, but also opening up space for rethinking class politics under conditions of insecurity and flexibility. The final chapter gives an account of such an attempt by looking at the experiences of self-organizing freelancers in a common space called Dünyada Mekân (A Place in the World) and a network of solidarity called Ofissizler (The Officeless) in Istanbul.

SovereigntyWork freelanceWork+4
Özlem İlyas
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Working beyond pension age in Turkey: A qualitative analysis from a life course perspective

Working in later life is increasingly becoming the norm in contemporary societies. Current developments in labor market and pension policies have extended working lives. This thesis focuses on the emerging pattern of working beyond retirement age in Turkey. It provides answers to the following questions: How do older workers in Turkey explain their reasons to continue working beyond the retirement age? What factors do they perceive as accounting for their continued employment? To what extent do they see their continued employment as an obligation or a choice? This thesis relies on 25 semi-structured in-depth interviews that were conducted between April and June 2021 with individuals who are 55 years old or above. Based on a qualitative thematic analysis of the interviews from a life- course perspective, the findings of this thesis reveal the complexity of factors in explaining respondents' decision to continue working beyond the retirement age in the case of Turkey. These factors, spread out over the course of life, cut across multiple levels, such as changes in the welfare system and the labor market, household needs, and individual motivations. Last but not the least, this thesis suggests that the narratives of working in later life are also indicative of the individualization of the risk of income loss in old age in the Turkish context.

RetiredPensionPension system+6
Mine Kösem
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Actor's training in relation to energy-score

For the actor the area that s/he can controls and directs his/her own work is the sturcture called score. Energy, as a component of the score, is a fundamental tool for the performer to contact with spectator. The initial thing to attract spectator's interest is the scenic-bios which actor gains through extra-daily energy. Performer transforms this state of extra-daily energy to an acquired and organizable quality through actor's training. This quality is related to the actor's training with any kind of physical discipline, acting method or his/her own design in the context of energy. For the actor, it is possible to exercise to achieve this quality. The main interest of this thesis is the energy as organizable, transformable and transferable tool/material for he actor.

ExerciseEnergyQuality+7
Ezgi Uzşen
Anadolu University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İşsizlik, stres ve dini başa çıkma

Bu çalışmanın amacı, işsiz bireylerin işsizlik sürecinde kullandıkları dini başa çıkma tarzları ile algıladıkları stres düzeyleri arasındaki ilişkinin çeşitli demografik değişkenler de göz önüne alınarak incelenmesidir. Bu amaçla, 2019 yılı Ekim ayı içerisinde Çorum Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne iş aramak için başvuruda bulunan bireyler içerisinden seçilen 192 erkek ve 208 kadın olmak üzere toplam 400 kişiden oluşan örneklem grubuna, sözlü onayları alındıktan sonra, sosyo-demografik özellikleri, hissettikleri sosyal dışlanma ve stres durumlarının tespiti için araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu, algıladıkları stres düzeylerinin ölçülebilmesi için Algılanan Stres Ölçeği ve dini başa çıkma tarzlarını ve düzeylerini belirlemek için Dini Başa Çıkma Tarzları Ölçeği uygulanmıştır. Çalışmada elde edilen bulguların istatiksel analizi için SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Çalışmada, çeşitli değişkenlerin bireylerin dini başa çıkma düzeyleri ve algılanan stres düzeyleri üzerinde etkisinin olduğu, ayrıca dini başa çıkma tarzları ile algılanan stres düzeyleri arasında anlamlı bir ilişkinin bulunduğu görülmüştür. Ulaşılan sonuçlar bulgular ve yorumlar bölümünde ayrıntılı olarak verilmiştir. Anahtar Kavramlar: Çalışma, işsizlik, stres, başa çıkma, din, dini başa çıkma

Din psikolojisiDini başa çıkmaStres+3
Muharrem Bilal Çolak
Hitit University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

7. sınıf MEB fen ve teknoloji dersi ders, öğrenci çalışma ve öğretmen kılavuz kitaplarının incelenmesi (İstanbul ili, Ümraniye, Çekmeköy ve Sancaktepe ilçeleri örneği)

Bu çalışmanın amacı 2007-2008 öğretim yılında uygulamaya konulan 7. sınıf Fen ve Teknoloji dersi, ders, öğrenci çalışma ve öğretmen kılavuz kitaplarının, öğretmen, öğrenci ve veli görüşleri bağlamında incelenmesinin yapılmasıdır. Çalışma, Haziran 2007 tarih, 2597 sayılı Tebliğler Dergisi'nde ?Ders Kitapları İle Eğitim Araçlarının İncelenmesi ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönerge?de belirtilen ?içerik?, ?dil, anlatım ve üslup?, ?öğrenme, öğretme ve ölçme ? değerlendirme? ile ?teknik tasarım ve düzenleme? ölçütlerine göre araştırmacı tarafından geliştirilen, öğrenci, öğretmen ve veli anketleriyle gerçekleştirilmiştir. Çalışma, betimsel bir araştırmadır. Küme örnekleme yoluyla seçilen İstanbul ili, Ümraniye, Çekmeköy ve Sancaktepe ilçelerinde bulunan 29 ilköğretim okullarında görev yapan 49 7. sınıf fen ve teknoloji öğretmeni ile bu okullardan rastgele seçilen 277 7. sınıf öğrencisi ve bu öğrencilerden 125'inin velisi çalışma grubunu oluşturmaktadır. Anket formları yardımıyla toplanan verinin çözümlenmesinde SPSS 16.0 programı kullanılmıştır. Çözümlemelerde, frekans, yüzde ve çapraz tablolamadan yararlanılmıştır.Çalışma sonunda özetle şu sonuçlara ulaşılmıştır: genel itibariyle velilerin içerik, dil, anlatım ve üslup, öğrenme, öğretme ve ölçme ? değerlendirme ve teknik tasarım ve düzenleme boyutlarında tamamen olumlu görüşe sahip oldukları belirlenmiştir. İçerik boyutuyla ilgili, öğretmenlerin büyük ölçüde olumlu, öğrencilerin ise olumsuz baktıkları belirlenmiştir. Öğretmenler, dil, anlatım ve üslup boyutuyla ilgili tamamen olumlu görüşe sahip iken, öğrenciler nispeten bazı hususlarda olumsuz bakış açısına sahiptir. Öğrenme, öğretme ve ölçme ? değerlendirme boyutuyla ilgili öğretmenlerin büyük ölçüde olumlu, öğrencilerin ise bazı hususlarda olumsuz baktıkları izlenimi edinilmiştir. Teknik tasarım ve düzenleme boyutunda, öğretmen, öğrenci ve velilerin tamamen olumlu görüş bildirdikleri tespit edilmiştir.Anahtar kelimeler: Ders kitabı, öğrenci çalışma kitabı, öğretmen kılavuz kitabı.

Ders kitaplarıDers programlarıFen ve teknoloji dersi+8
Dilek Şat
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 2. kademe öğrencilerinin fen teknoloji dersine ve fen deneylerine yönelik tutumlarının fen teknoloji dersi çalışma davranışlarıyla olan ilişkisi: İstanbul ili Tuzla ilçesi örneği

Fen ve Teknoloji dersi, öğrencilerin bilimsel düşünmelerini sağlayan, çevreye olan ilgilerini artıran, yaratıcılıklarını geliştiren temel derslerden birisidir. Öğrencilerin Fen Teknoloji Dersine karşı tutumları bir üst kademede Fizik, Kimya, Biyoloji derslerine karşı tutumlarını etkileyecektir. İlköğretim II. Kademe öğrencilerinin Fen ve Teknoloji Dersine ve Fen Deneylerine olan ilgi ve tutumları bu derse karşı çalışma davranışlarını da etkileyecektir.Bu araştırmada ilköğretim II. kademede öğrenim gören öğrencilerin fen teknoloji dersine ve fen deneylerine yönelik tutumlarının ve de fen teknoloji dersi çalışma davranışlarının öğrencilerin cinsiyet, sınıf düzeyi, algılanan sosyoekonomik düzeyi, annenin eğitim düzeyi, babanın eğitim düzeyi, evdeki çalışma ortamı, kardeş sayısı, ailenin çocuk yetiştirme tutumu, okul memnuniyeti, bilimsel araştırmaya ilgi düzeyi değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Aynı zamanda fen teknoloji dersi ve fen deneylerine yönelik tutumlarının ders çalışma davranışlarıyla istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki gösterip göstermediği incelenmiştir.Araştırmanın evrenini, 2011-2012 eğitim öğretim yılında Tuzla ilçesinde öğrenim gören MEB'e bağlı ilköğretim II. kademe öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, bu okullarda öğrenim gören 29 tane ilköğretim okulundan random yöntemi ile seçilmiş 8 tane ilköğretim okulundan 407 öğrenci oluşturmaktadır.Araştırma yapılırken Kaya ve Böyük (2011) tarafından geliştirilen, Fen Teknoloji Dersine yönelik 13 ve Fen deneylerine yönelik 8 tutum maddesinden oluşan Likert ölçek, Batlaş 'a (1996) ait olan 73 sorudan, 7 alt kategoriden oluşmuş çalışma davranışları değerlendirme ölçeği kullanılmıştır. Ayrıca kişisel bilgi formu ile öğrencilerin istenilen demografik özellikleri tespit edilmiştir. Verilerin çözümlenmesinde SPSS 15.0 paket programı kullanılarak demografik özelliklerin frekans ve yüzde değerleri incelenmiş, ölçeklerden alınan puanların aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanmış, fark testlerinde t testi, varyans analizi (One- Way ANOVA), Kruskal Wallis-H testi yapılmıştır. İlişkisel analizde Pearson Korelasyon analizi yapılmıştır.Öğrencilerin Fen Teknoloji Dersine yönelik tutumlarının evdeki çalışma ortamı, babanın eğitim düzeyi, bilimsel araştırmaya ilgisi, kardeş sayısı, sosyoekonomik düzeyi, sınıf düzeyi, annenin eğitim düzeyi değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Öğrencilerin Fen Deneylerine yönelik tutumlarının bilimsel araştırmaya ilgisi, sınıf düzeyi değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Ders çalışma davranışlarının cinsiyet, okul memnuniyeti, çalışma ortamı, sınıf düzeyi, bilimsel araştırmaya ilgisi, ailenin çocuk yetiştirme tutumu değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Öğrencilerin Fen Teknoloji dersine olan tutumları ile ders çalışma davranışları arasında ve Fen Deneylerine olan tutumları ile ders çalışma davranışları arasında anlamlı bir ilişki gösterdiği tespit edilmiştir.Kullanılan Anahtar Kelimeler: Fen ve Teknoloji Dersi, Fen Deneyleri, Tutum, Çalışma Davranışı

DeneylerDers programlarıFen bilgisi+8
Sonay Açık
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütlerde yaşanan çatışmalar ve işten ayrılma eğilimi ilişkisi: Otel işletmeleri örneği

Örgüt-içi çatışmalar; işletmede çalışan personel arasındaki farklı amaç, düşünce, kültür, beklenti, duygu, istek, ilgi ve benzeri unsurların neden olduğu; kişinin içinde bulunduğu sosyal ortam içinde, istemediği durumlarla karşı karşıya kaldığı ve sonuç almak için zorlandığı zamanlarda, bireyin kendi içinde veya iki yada daha fazla kişi veya grup arasında ortaya çıkan uyumsuzluk, zıtlaşma, karşıtlık ve anlaşmazlık biçimindeki etkileşimdir.Otel işletmelerinde örgüt-içi çatışmalar daha fazla önem taşımaktadır. Bunun temel nedeni; otel işletmelerinin emek yoğun özellik taşımasından kaynaklanan, çok sayıda personelin istihdam edilme zorunluluğudur. Otel işletmelerinin, faaliyetlerini sürdürebilmeleri için, çok sayıda personel istihdam etme zorunluluğu, otel içindeki çalışanlar arasında farklı görüş, düşünce ve uygulamaları da beraberinde getirmektedir. Bu durum ise; otelde yönetilmesi gereken çatışmaları ortaya çıkarmaktadır. Bu noktadan hareketle; çalışmanın amacını, otel işletmelerinde ortaya çıkan bu çatışmaların, çeşitli yönleri ele alınması ve kuramsal bilgilerin uygulama sonuçları ile desteklenmesi oluşturmaktadır. Bu amaçla; tezde öncelikle çatışma konusu kuramsal olarak incelenmiş ve daha sonra, Ege ve Akdeniz bölgesindeki bazı 4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerinde bir uygulama yapılarak, yönetici ve işgörenlerin karşılaştıkları çatışma çeşitleri, uygulanan çözüm yolları ve çözümlenemediğinde ise iş bırakma davranışı ile ilgisi ortaya konulmaya çalışılmıştır.

ÇalışmaÇatışmaÖrgütler+3
Ufuk Göler
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Türk iş hukukuna göre yabancıların iş sözleşmesi yapması

Ülkemiz hem coğrafi konumu bakımından hem de kültürel, etnik yapısı açısından zaman içerisinde çok fazla göç alması sonucu ülkemize gelen yabancılar yaşamlarını idame ettirmeleri için çalışmaya gereksinim duymaktadırlar. Çalışma kavramı, kişilerin yaşamlarının gereksinimlerini devam ettirebilmek için gelir sağlama niyetiyle işler durumda bulunması olarak açıklanabilir. Nitekim çalışma hakkı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınmıştır. Anayasa'nın mad 48. uyarınca, "Herkes dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir." Anılan maddede geçen herkes kavramı ile çalışma özgürlüğü bakımından Türk vatandaşları ile yabancılar arasında hiçbir ayrım gözetilmemiştir. Ülkeler kendi vatandaşlarına tanımış oldukları hakların bütününü yabancılara da tanırsa yabancıdan da kendi vatandaşının yerine getirmesi gereken yükümlülükleri bekleyeceğinden yabancılar ile kendi vatandaşlarına eşit olarak çalışma hürriyeti tanımamaktadırlar. Bu doğrultuda devletler yabancıların çalışmasıyla ilgili çalışmalarının yasak olduğu meslekler, çalışmaya başlamadan önce çalışma izni almaları gerektiği gibi kimi sınırlamalar getirmiştir. Bu sınırlamalar yabancılar ile iş sözleşmesinin kurulması, geçerliliği ve sonuçlarını doğurabilmesi açısından önem arz etmektedir. Bu çalışmada; öncelikle kimlerin yabancı sayılacağı, Türkiye'ye gelmiş olan yabancıların çalışabilmeleri için icra edeceği mesleğin çalışmasına yasaklanan meslekler arasında yer almaması, çalışabilmeleri için gerekli olan çalışma izinlerinin gerekli mercilerden alınması, gerekli koşulların sağlanmış olması halinde yabancılar ile iş sözleşmesinin yapılması, yabancılık unsuru taşıyan iş sözleşmelerine uygulanacak hukukun tespiti ile gerekli koşulların sağlanması halinde iş sözleşmesinin akıbeti ve sona erme konuları incelenmiştir.

Sözleşmeyi sona erdirme hakkıTürk iş hukukuYabancılar+5
Özlem Kayatepe
Antalya Bilim University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessEN

A daily examination of work and non-work time experiences in pandemic working arrangements

COVID-19 has highlighted the importance of flexible work arrangements. It is believed that this unexpected and compulsory change in the working pattern also affects the psychological processes of the employees. Basic psychological needs, post-work recovery, work engagement, self-compassion, and positive affect are all extensively covered in the literature. Still, they have not been discussed together in terms of the effect of work patterns. In this context, the present study aimed to examine the relationships between these concepts and to investigate the possible moderator effects of the working patterns. 87 participants were included in the diary study. A regression technique called hierarchical linear modeling was used for the study's data analysis. According to the study's findings, the satisfaction of needs was mediating variable between work engagement and positive affect. Additionally, relaxation showed a mediating effect between need satisfaction and positive affect, but psychological detachment did not show the mediator effect. The moderation analyses did not show the moderating effects of self-compassion on the relationship between need satisfaction and positive affect and general work engagement on the relationship between psychological detachment from work and positive affect. The psychological detachment was a moderator of the relationship between work engagement and positive affect. In addition, the day-specific working place moderated the relationship between psychological detachment and positive affect. The day-specific working place also moderates the relationship between need satisfaction and positive affect. Furthermore, the limitations and strengths of the study and suggestions for future studies are discussed.

COVID 19Flexible workingPandemics+5
Tuğba Aydos
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışma değerleri ile sektör seçimi arasındaki ilişki: Karşılaştırmalı bir çalışma

İnsanlık tarihi boyunca değerler konusunda birçok fikir öne sürülerek ve bunun üzerine kuramlar oluşturularak "Değer Kavramı" anlaşılmaya ve anlatılmaya çalışılmış; insan, toplum ve kültür üzerindeki etkileri vurgulanmıştır. Günümüz çağında hızla ilerleyen bilgi teknolojileri içerisinde yoğurulan bireyin yaşam ve çalışma hayatını etkileyen değerler, aynı zamanda bireyin hayat evresinde önemli bir süreç olan sektör seçimini de büyük oranda etkilemektedir. Bu çerçevede birey; kendi yetenek ve ilgilerinin bilincinde olarak oluşturduğu bireysel değerleriyle, yaşadığı kültürün değerlerini özdeşleştirdiği sürece sektör seçimlerinde de olumlu yönelmeler yapacaktır. Bu çalışmanın amacı, çalışma değerlerinin sektör seçimi üzerindeki etkisini farklı kültürlerde değerlendirmek, kültürlerarası değerlerin farklılık yaratıp yaratmadığını incelemektir. Çalışmamız; 2014-2015 Eğitim-Öğretim Yılı I. Döneminde, Türkiye ve Hollanda'da her türden lise ve dengi okullarda öğrenim gören, 200 Türk, 142 Hollandalı öğrenci olmak üzere toplamda 342 öğrenciyi kapsamaktadır. Kültürler arası farklılığı belirlemek amacıyla "Değerler Ölçeği" ile "Bireycilik ve Toplulukçuluk Ölçeği", mesleki yönelimlerini tespit etmek amacıyla da "Sektör Analizi" uygulanmıştır. Bulgularımız değerlendirildiğinde ise iki ülke öğrencileri arasında değer farklılıkları olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin değerleriyle sektör seçimlerinin tam olarak eşleşmediği ve aralarında çoğunlukla ters orantılı bir ilişkinin kurulduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimler: Değer, Çalışma Değerleri, Bireycilik-Toplulukçuluk, Sektör Seçimi

BireysellikDeğerlerMeslek seçimi+6
Yasemin Jarad
Çankaya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kapitalizm ve korku

Bu çalışma kapitalist toplumda üretim ve tüketim alanındaki öznenin, Marx, Foucault ve Lacan'nın özne üzerine tartışmalarından hareketle korku ve kaygı üzerinde temellenen nasıl bir öznellik geliştirdiğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Günümüzde kapitalist sistem devamlılığını sağlarken, insanı da kendisiyle birlikte dönüştürmektedir. Üretim ilişkileriyle kendisine bağladığı insanı gün geçtikçe çeşitlenen tüketim ürünleriyle de kendisine bağlamaktadır. Diğer taraftan kapitalizm dünyayı tehdit eden risklerin küresel düzeyde artmasıyla insanları korku durumlarını çoğaltan bir sistemdir. Bu çalışma kapitalist sistemin ilerlemesiyle birlikte insanların genel kaygı ve korku düzeylerinin arttığını, çalışmanın hayatta kalmak için zorunlu para kazanma kaynağı haline dönüşmesiyle, insanların üretim ilişkilerine mecburen eklemlenmesi sonucu yaşadığı korku ve kaygı durumlarını tartışmaktadır. Burada üretim ilişkilerinin bir egemenlik ilişkisine dönüşürken, çalışmanın bir statü halini alması, statü endişesini oluştururken, esnek üretime geçmeyle birlikte iş güvencesizliğinin getirdiği korku ve kaygıya değinildi. Diğer taraftan tüketimin artık bir ihtiyacı karşılamak yerine bizzat kendisinin bir ihtiyaç halini almasıyla tüketim toplumuna girdiğimizi ilan eden Baudrillard?dan hareketle, insanın salt kendisi istediği için değil, kendine ?rasyonel? diye sunulan davranışları yapmak, ürünleri tüketmek zorunda hissetmesiyle birlikte bu uyumlulaştırma sürecinin modern insanda açtığı korku ve kaygının varlığı ortaya konulmaya çalışıldı. Öznenin kapitalist toplumda artık nesneler, göstergeler ve resmin şiddetine maruz kaldığını tespit ettik. Büyüsü bozulan dünyada gösteri toplumu her şeyi temsile bırakıp kaçarken öznenin nasıl anlamsızlık dünyasında kaldığına ulaşıldı. Marx bize sosyalizm fikrini sunarken onu istememiz ve sosyalizmi kurmamızın en büyük nedenlerinden birisi olarak insanın kendi değerini kendi belirlemesi olarak ortaya koyar. Tüketim ve üretim ile çevrilmiş toplumun hiçbir zaman kendi değerini kendinin biçemediği, artık tükettikçe yok olan, sahip oldukça var olduğu yanılsaması yaşayan bir öznenin olduğu tespit edildi. Öznenin kendi değerini bulduğunu sandığı nesneler ve gösteri dünyası, yaşamanın anlamı gibi görünen üretim ilişkileri, öznenin kendisini kaybederek kendini gerçekleştirdiği, kendi hakikati olabilmek için başkası haline geldiği bir ortam olduğunun altı çizildi. Anahtar Kelimeler: Kapitalizm, Korku, Kaygı, Marx, Baudrillard, Tüketim, Üretim, Gösteri Toplumu, Özne, Öznellik, Debord, Tüketim Toplumu

Baudrillard, JeanKapitalizmKorku+7
Olkan Senemoğlu
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Problem odaklı polislik: Gaziantep Emniyet Teşkilatında görev yapan amirlerin suç analizine ilişkin görüşleri

Suçları önlemek, güvenliği sağlamak ve özgürlükleri tehdit eden durumlarla mücadele etmekle görevlendirilen polis teşkilatları bu sorunlar için kalıcı çözümler aramaya devam etmektedir. Çağdaş polislik anlayışında; polisin çalışma alanında ortaya çıkan suçları ayrı ayrı analiz etmesini, bu suçların her biri için azaltma, ortadan kaldırma veya önleme yöntemleri geliştirmesini gerekli kılmakta ve bu düşünce Problem Odaklı Polisliğin (POP) temelini oluşturmaktadır. Problem odaklı polislik, küresel bağlamda, özellikle suç önleme hususunda giderek daha fazla tercih edilmesine rağmen, bu konu uygulamada oldukça zayıf kalmaktadır. Konuyla ilgili olarak özellikle Amerika Birleşik Devletleri'nde gerçekleştirilen araştırmalar, bu zayıflığın özünde yeterli sayıda personelin bulunmaması ve bütçe darlığı gibi nedenlerin yattığını ortaya çıkarmıştır. Bununla beraber suçların önlenmesi, azaltılması ya da tamamen ortadan kalkmasını sağlayacak adımların özünde de suç analizi ve problem odaklı polisliğin yattığına ilişkin yaygın bir kanaat de vardır. Bu araştırmada; Problem Odaklı Polisliğin aşamaları olan ve TAMÜD (SARA) olarak kısaltılan, Tarama/Scanning, Analiz/Analysis, Müdahale/Response, Değerlendirme/Assesment olarak sıralanan aşamalardan "Analiz" kısmı ele alınmıştır. Polisin suç ve suçlu üzerinde daha etkin olabilmesini sağlayabilmek amacıyla tüm suç türlerinde uygulama alanı bulunan Problem Odaklı Polislik ekseninde suç analizi özellikle saha da görev yapan uygulayıcılara yani; Gaziantep ili sınırları içerisinde görev yapan sıralı amirlere sorularak değerlendirilmiştir. Alanda görev yapan katılımcıların bilgi birikimlerinden faydalanarak çıkarılan sonuçla polis teşkilatında suçla mücadele alanında görev yapan personelin etkinliğinin artırılmasına katkı sağlanacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Problem odaklı polislik, suç analizi

PolisPolis teşkilatıProblem yönetimi+6
Bekir Tiryaki
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ders çalışma becerileri eğitiminin ilköğretim II. kademe 8. sınıf ingilizce(yabancı dil) ders başarısına ve kalıcılığına etkisi

Bu araştırmanın temel amacı, ilköğretim 2. Kademe 8.sınıf İngilizce(Yabancı Dil Dersi) ?Success Stories: A Living Scientist?, ?Personality Types: Identifying Strengths and Weaknesses? ile ?Language Learning: A Good Language Learner? ünitelerinde ders çalışma becerileri eğitiminin öğrenci başarısına ve bilgilerin kalıcılığına etkisini incelemektir.Çalışma grubunu, İstanbul ili Arnavutköy ilçesi Sabri Akın İlköğretim Okulunun, 2009-2010 eğitim öğretim yılındaki 8-A ve 8-B sınıflarının 13-15 yaş arası 40 öğrencisi oluşturmaktadır.Öğrencilerin akademik başarıları ve öğrenmenin kalıcı olması yönünden, ders çalışma becerileri eğitimiyle işlenen ders ile geleneksel öğretim yöntemleriyle(ders çalışma becerileri eğitimi verilmeden) işlenen ders arasındaki farklılıklar tespit edilmiştir. Konu ile ilgili literatür taraması yapıldığında ve yapılan çalışmalar gözden geçirildiğinde yapılan t- testi sonuçlarına göre ders çalışma becerileri eğitiminin öğrenci başarısını arttırdığı ve öğrenmede kalıcılık sağladığı tespit edilmiştir.Araştırma, İlköğretim 2.kademe 8.sınıf İngilizce(Yabancı dil) dersinde, ders çalışma becerileri eğitimi ile birlikte verilen ders ile geleneksel öğretim yöntemleriyle işlenen bir dersin, öğrenci başarısına ve kalıcılığına etkisi neden sonuç ilişkilerini belirlemeyi amaçladığı için deneme modeline uygun olarak yapılandırılmıştır.Araştırmada kullanılan veriler araştırmacı tarafından geliştirilen ön test, son test ve kalıcılık testi aracılığıyla toplanmıştır. Hazırlanan testler öğrencilere deney öncesi ve sonrası uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programı kullanılarak incelenmiş anova, ancova, t- testi ve betimsel istatistik verileri ile sınanmış, .01 düzeyinde anlamlılığı test edilmiştir.

BaşarıDers başarısıDers çalışma becerileri+11
Şadiye Korkmaz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türk soylu yabancıların çalışma hakkı ve çalışma özgürlüğü

Bu çalışma, son dönemlerde Türk hukuku bakımından önem arz etmeye başlayan Türk soylu yabancıların çalışma hakkına ilişkin düzenlemeleri ele almak, Türk soylu yabancıların çalışma hakkı bakımından kendilerine tanınan farklı statüden ne şekilde yararlanabileceklerini incelemek, Türk soylu yabancıların çalışma özgürlüğünün hangi meslekler bakımından söz konusu olduğunun ve bu özgürlüğün sınırlarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmamız iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde genel olarak yabancı kavramından, yabancı türlerinden, yabancıların çalışma hakkından, yabancıların çalışma hakkından yararlanabilmesi için hangi şartları taşımaları gerektiğinden, yabancıların çalışma hakkına getirilen sınırlandırmalardan bahsedilmiştir. İkinci bölümde ise ilk olarak Türk soylu yabancı kavramı incelenmiş daha sonra Türk soylu yabancılara çalışma hakkı bakımından hangi mesleklerde özgürlükler sağlandığı, bu çalışma özgürlüğüne hangi meslekler bakımından sınırlandırma getirildiği, Türk soylu yabancıların çalışma iznine ilişkin usul ve esaslar incelenmiş, son olarak da Türk soylu yabancıların sosyal güvenlik hakları, siyasi hakları ve mesleki kuruluşlara üye olabilmek haklarına bu bölümde yer verilmiştir. Türk soylu yabancıların çalışma hakkına ilişkin kabul edilen 2527 sayılı Kanun ve bu Kanununun Uygulanması Hakkındaki Yönetmelik ile Türk soylu yabancılar, çalışma hakkı bakımından yasal olarak diğer yabancılardan farklı hak ve özgürlüklere sahip olmuş olsalar da uygulamada bazı sorunlar ortaya çıkmaktadır. Çalışmamızda uygulamada ortaya çıkan bu sorunlara da yer verilmiştir.

Dış TürklerYabancılarÇalışma+4
İrade Abdullayeva
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Özel yetenekli öğrencilerin çalışma alışkanlıklarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın genel amacı, özel yetenekli öğrencilerin ders çalışma alışkanlıklarının düzeyini ve ders çalışma alışkanlıklarının demografik özelliklerine göre farklılaşma durumunu belirlemek, ayrıca yılsonu başarı puanları ile ders çalışma alışkanlıkları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma örneklemini Türkiye'de beş farklı ilde bulunan BİLSEM'lerdeki ilkokul ve ortaokul düzeyinde öğrenim gören 366 özel yetenekli öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmış olup veriler uygun örnekleme yoluyla toplanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı Günaydın (2011) tarafından geliştirilen "Ders Çalışma Alışkanlıkları Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verileri 2018-2019 eğitim-öğretim yılı ikinci döneminde toplanmıştır. Veri toplama aracının birinci kısmında yer alan kişisel bilgi formundan elde edilen verilerin çözümlenmesinde betimsel istatistik tekniklerinden yararlanılmıştır. Ders çalışma ölçeğinden elde edilen verilerin çözümlenmesinde değişkenler arasındaki karşılaştırmalarda normal dağılım gösteren değişkenler için bağımsız gruplar t testi ve tek yönlü varyans analizi (One Way ANOVA); normal dağılım göstermeyen değişkenler için Kruskal Wallis Testi; iki ya da daha fazla değişken arasındaki ilişkinin gücünü ve yönünü belirlemek üzere korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularından ulaşılan sonuçlara göre özel yetenekli öğrencilerin ders çalışma alışkanlıkları kullanılan ölçeğin alt boyutlarına göre farklılık göstermekle birlikte genellike orta düzeydedir. Öğrencilerin ders çalışma alışkanlıkları cinsiyet değişkeni açısından kız öğrenciler lehine farklılık göstermiştir. Ayrıca gruplar arası yapılan karşılaştırmalarda özel yetenekli öğrencilerin ders çalışma alışkanlıkları ile sınıf düzeyi, çalışma süresi, babanın mesleği ve yılsonu başarı puanları arasında anlamlı farklılık bulunmuş, diğer değişkenler açısından istatistiksel bir farka rastlanmamıştır. Özel yetenekli öğrencilerin akademik başarılarını etkileyen en önemli unsura yönelik görüşlerini belirlemek üzere kişisel bilgi formundaki ilgili soruya verilen cevaplara göre öğrenciler en fazla çok çalıştıkları ve zeki oldukları için başarılı olduklarını, başarılarına en az etkinin ise çalışma ortamları olduğunu belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: BİLSEM Öğrencileri, Ders Çalışma Alışkanlıkları, Özel Yetenekli Öğrenciler, Üstün Zekâlı Öğrenciler, Üstün Yetenekli Öğrenciler

Bilim ve sanat merkezleriDers çalışma alışkanlıklarıEğitim programları+4
Ergin Omaç
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Çalışma yaşam kalitesinin çalışanların işlerinden ayrılma niyetlerine etkisi: Otel işletmelerinde bir uygulama

Bu araştırmanın amacı, otel işletmelerinde çalışma yaşam kalitesinin işgörenlerce ne düzeyde algılandığını, beklentilerinin karşılanıp karşılanamadığını ve hangi çalışma yaşam kalitesi unsurlarının işgörenlerin işten ayrılma ve kalma niyetine ne düzeyde etki ettiğini tespit etmektir. Bu amaçla, sayfiye ve şehir otelleri arasındaki çalışma yaşam kalitesi algı farklılıklarının tespit edilmesi amacıyla Antalya ve Ankara bölgesinde 5 yıldızlı otel çalışanlarına hem anket uygulaması yapılmış hem de nitel araştırma yöntemlerinden görüşme uygulaması gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel kısmında araştırmanın amacına uygun olarak frekans yüzde, aritmetik ortalama, eşli guruplar t testi, bağımsız guruplar t testi, tek faktörlü varyans analizi ve regresyon analizi testlerinden yararlanılmıştır. Nitel bölümünde ise hazırlanan görüşme formu iki tema halinde gruplandırılıp işgörenlerin çalışma yaşam kalitesi ve işten ayrılmaya ilişkin görüşleri derlenip yorumlanmıştır. Bu yorumlamada nicel araştırmada elde edilen sonuçlara ait değerlerden de yararlanılmıştır. Araştırma Sonunda genel olarak şehir otellerinde çalışanların çalışma yaşam kalitesi koşullarının kıyı kesiminde çalışanlara göre daha olumlu olduğu anlaşılmıştır. İşten ayrılma ve kalma kararında da genel olarak işgörenlere sunulan adil ve uygun ücret fırsatları ile becerilerini geliştirebilecekleri ortamın varlığı yada eksikliğinin işten ayrılma ve kalma niyetlerini etkilediği anlaşılmıştır.Anahtar Sözcükler: Turizm, Çalışma Yaşam Kalitesi, Otel İşletmeleri, İşten Ayrılma Niyeti,

KaliteOtellerÇalışanlar+5
Mehmet Tuncer
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de ve Tataristan Cumhuriyetinde yabancıların çalışma hakkı

Anayasa'ya göre, herkes çalışma hakkına sahiptir. Genel kural, yabancılar Türkiye'de Türk vatandaşları gibi çalışma hak ve özgürlüğünden yararlanırlar. Yabancılara ilişkin düzenlemeler kanunlarla yapıldığı takdirde, yabancıların haklarını azaltan, sınırlayan durumlar öngörülebilir. Bunun sınırı milletlerarası hukuk normlarıdır.Çalışma haklarından yararlanacak yabancıların, yerine getirmek zorunda oldukları usul kuralları vardır. Bunlar çalışma izni ve çalışma vizesi alınması, ikamet izni alınması, bildirme yükümlülüğüdür.Yabancıların çalışma haklarına kamu güvenliği, kamu sağlığı, kamu düzeni, kamu yararına ekonomik nedenlerle kanunlarda sınırlamalar getirilebilir.Sosyal hak ve özgürlüklere gelince, yabancıların Türkiye'de bazı kısıtlamalarla da olsa sendikal hakları, toplu sözleşme, grev ve lokavt hakları, sağlık hizmetlerinden yararlanma ve dinlenme hakları, sosyal güvenlik hakları vardır. Bu haklar ve özgürlükler gerek kanunlarla gerek milletlerarası sözleşmelerle tanınmıştır.

Devletler özel hukukuTataristanTürkiye+3
Almaz Fahriyev
Gazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 2. sınıf Türkçe öğrenci çalışma kitabındaki etkinliklerin kazanımları gerçekleştirme düzeyi

Bu çalışmada ?İlköğretim 2. Sınıf Türkçe Öğrenci Çalışma Kitabındaki Etkinliklerin Kazanımları Gerçekleştirme Düzeyi? araştırılmıştır. Nitel araştırma yaklaşımıyla, 2009-2010 öğretim yılında Elazığ, İstanbul, Bingöl ve Adıyaman illerinde görev yapan on 2. Sınıf öğretmeniyle görüşme yapılmıştır. Öğretmenlere görüşme formu soruları yöneltilmiş ve elde edilen veriler, nitel veri çözümleme tekniği kullanılarak, kodlamalarla temalandırılmış ve temalara anlam vererek yorumlanmıştır. Diğer bir yöntem olarak da gözlem formları kullanılmıştır. Bu gözlem formları İstanbul ili Beykoz İlçesinde bulunan bir köy okulunda uygulanmıştır. Bu gözlem formlarının nitel yönden içerik analizi yapılmıştır. Kullanılan gözlem formlarıyla, öğrencilerin kazanımları hangi ölçüde edindiğine yönelik çıkarımlarda bulunulmuştur. Elde edilen veriler, içerik analizine tabi tutularak yüksek oranda ve düşük oranda edinilen kazanımlar tek tek belirtilmiştir.Araştırma sonucunda aşağıdaki bulgular elde edilmiştir:1.Türkçe öğrenci çalışma kitabındaki etkinliklerin uygulanmasında, özellikle kırsal kesimdeki okullarda öğrenim gören öğrenciler için güçlükler olduğu görülmektedir.2.Türkçe öğrenci çalışma kitabındaki etkinliklerin, öğretmenler tarafından, 2. Sınıf seviyesine genelde uygun olduğu görüşü hakimdir.3.Etkinlikler genelde uygulanabilir görülmekle beraber, birtakım sıkıntılar olduğu görülmektedir. Özellikle; veli ilgisizliği, zaman yetersizliği, araç gereç sıkıntısı, sözlük kullanmayı gerektiren etkinlikler ve anadil ile eğitim dilinin farklı olması nedeniyle bazı problemlerin oluştuğu görülmüştür.4.Türkçe öğrenci çalışma kitabındaki etkinliklerin belirlenen kazanımlara uygun olduğu gözlemlenmiştir.5.Etkinliklerin genelde kazanımları gerçekleştirdiği düşünülmekle beraber, yazma ile ilgili kazanımlardan; noktalama ve imla gibi konularda birtakım eksikliklerin olduğu görülmüştür.6.Etkinliklere katılımın; konulara göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir.7.Etkinlikler nicelik bakımından genellikle yeterli görülmektedir. Ancak dil bilgisi ile ilgili etkinliklerde nicelik bakımından eksiklik olduğu sonucuna varılmıştır.8.2. Sınıf Türkçe programı öğrencileri yetenekleri doğrultusunda yönlendirme amacıyla, çoklu zekâ kuramından da yararlanılmıştır. Programda çoklu zekâ kuramına yönelik kazanımlara da yer verilmiş ve bu kazanımları gerçekleştirmeye yönelik etkinlikler hazırlanmıştır. Öğretmenlerin genelde Görsel, Ritmik, Sözel, Mantıksal, Sosyal Zeka alanlarına yönelik çalışmalar yaptığı belirlenmiştir.9.Öğretmenlerin genellikle, belirlenen kazanımlara yönelik, süreç halinde gerçekleştirilen etkinliklerde amaca ulaşılıp ulaşılmadığına yönelik, ölçme değerlendirme çalışmaları, yeterince yapmadıkları gözlenmiştir.10.Yapılan araştırmada, öğrencilerin büyük bir bölümünün, 2. Sınıf başında okuma-yazma ile ilgili problemler yaşadığı ortaya çıkmıştır. Bu problemleri ortadan kaldıracak etkinliklerin yetersiz olduğu sonucuna varılmıştır.11.Gözlem formları neticesinde yapılan değerlendirmede:?Dinleme, Okuma, Yazma alanındaki kazanımlarda; sınıfın yarısına yakın bir bölümü yeterli düzeyde,?Konuşma alanında sınıfın çoğunluğu, kazanımları orta düzeyde,?Görsel okuma ve görsel sunu alanında ise, sınıfın çoğunluğu başarılı ya da orta düzeyde, kazanımları edindikleri gözlemlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Öğretim programı, kazanım, etkinlik, 2. Sınıf Türkçe Öğrenci Çalışma Kitabı, 2. Sınıf Türkçe Öğretmen Kılavuz Kitabı.

EtkinlikKitaplarTürkçe+9
Kasım Ertürk
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00

Related subjects