Afetler

Bu konu başlığı altında 310 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hastanelerde afet planlaması: Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi hastanesi üzerine bir inceleme

Afetler insanoğlunun geçmişten bugüne kadar sürekli karşılaştığı ve bundan sonraki zamanlarda da her an yüzleşebileceği, yıkıcı sonuçlar doğuran bir süreçtir. Literatürde birçok tanımı bulunan afet; yerleşim yerlerini olumsuz olarak etkileyerek yerel kaynakların bu olay ile mücadelede yetersiz kaldığı, toplumda maddi ve manevi kayıplar doğuran ani ve beklenmeyen olaylardır. Afetlerin yaşanması kaçınılmazdır. Ancak afetlerin bu yıkıcı etkilerinden korunmak ve en aza indirmek için çalışmalar yapmak, planlar oluşturmak, afet sürecinde de bu planları uygulamak gerekmektedir. Tüm bu süreçler afet yönetimi içerisinde değerlendirilmektedir. Afet yönetim süreci içerisinde sağlık sektörünün önemi oldukça fazladır. Sağlık hizmetlerinin en kapsamlı sunulduğu kurumların başında hastaneler gelir. Hastaneler rutin sağlık hizmetlerini sunmalarının yanı sıra afetlerde artan talebi de karşılamak zorundadır. Çalışmada afet kavramı, afet yönetim sistemi, afetlerde sağlık yönetimi ve hastanelerde afet yönetimi incelenerek Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi Hastane Afet ve Acil Durum Planı değerlendirmesi yapılacaktır.

Acil durum planlamasıAfet hazırlığıAfet yönetimi+4
Sinan Tuna
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Afetlerde çevre kirliliği: 1999 Marmara depremi örneği

Çevre, insanların ve diğer canlıların yaşamlarını sürdürdüğü ve birbirleriyle etkileşimde bulunduğu fiziksel, sosyal, biyolojik ve kültürel bir ortamdır. Bu yönüyle insanların yaşamlarını olumlu veya olumsuz yönde etkileyen önemli bir unsurdur. Çevrede meydana gelen kirlilikler insan yaşamının kalitesini önemli ölçüde etkilemektedir. Çevrede meydana gelen kirliliklerden bazıları; hava kirliliği, su kirliliği ve toprak kirliliğidir. Sözü geçen kirliliklerin kontrol altına alınması için yetkililer tarafından çeşitli düzenlemeler ve çalışmalar yapılarak kirliliğin en aza indirilmesi gerekmektedir. Afet, insanların yaşantısını kesintiye uğratarak kişilerin fiziksel, ruhsal, sosyal ve ekonomik kayıplarına yol açan olağan dışı durumlara denir. Bir afet meydana geldikten sonra birçok tehlike ve risk ortaya çıkabilmektedir. Bu risklerden bir tanesi de çevre kirliliği olarak dikkat çekmektedir. Afetin meydana geldiği çevredeki ortaya çıkan kirlilikler birbirleriyle bağlantılıdır ve bir afet meydana geldikten sonra çevredeki kirlilikler artabilmektedir. Bu yüzden de başta bulaşıcı hastalıklar olmak üzere birçok sağlık sorunu ortaya çıkabilmektedir. Dolayısıyla yetkililer afet meydana geldikten sonra çevresel risklerin önlenebilmesi için hem toplumsal hem de kurumsal görev ve sorumlulukları tanımlamalıdırlar. Bu tanımlanmaların bölgesel risk faktörlerinin de dikkate alınarak hazırlanması gerekmektedir. Bu çalışmada çevre kirlilikleri ve afet ile ilişkileri bağlamında, afetlerden sonra meydana gelen çevre kirliliği incelenmiş olup, 1999 Marmara Depremi'nde Adapazarı cadde tozlarında ağır metal kirliliği örneği sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Çevre Kirliliği, Afet, Ağır Metal Kirliliği

AfetlerAğır metal kirliliğiAğır metaller+4
Buse Akcan
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Afet hemşireliği yönetiminde yetkinlikler ölçeği: Türkçe geçerlilik ve güvenilirlik çalışması

Araştırma, afet hemşireliğine katkıda bulunacağı düşünülerek, afet hemşireliği yönetiminde hemşirelerin yetkinliğini değerlendirmede kullanılacak ölçme aracının hemşirelik literatürüne kazandırılması amacıyla metadolojik ve tanımlayıcı olarak yapıldı. Araştırmanın evrenini, Mart 2018-Mayıs 2019 tarihleri arasında Tekirdağ ili, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinde görev yapan 238 ve Tekirdağ Devlet Hastanesinde görev yapan 315 hemşire olmak üzere toplam 553 hemşire, örneklemini ise araştırmaya katılmayı kabul eden 450 hemşire oluşturdu. Veri toplama aracı olarak, 13 maddelik "Kişisel Özellikler Formu" ile 43 maddelik "Afet Hemşireliği Yönetiminde Yetkinlikler Ölçeği" uygulandı. Verilerin analizinde sayı/yüzde, açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi, korelasyon analizi, Cronbach Alfa güvenilirlik katsayısı yöntemleri kullanıldı. AHYYÖ'nin çeviri-geri çevirisi yapılarak dil geçerliği sağlandı, daha sonra uzman önerileri doğrultusunda gerekli düzeltmeler yapılarak kapsam geçerliği sağlandı. Toplam ölçek Kapsam Geçerlik Indeksi değeri 0.98 olarak bulundu. AHYYÖ'nin yapı geçerliğini belirlemek için doğrulayıcı faktör analizi yapıldı. Doğrulayıcı faktör analizi sonucunda, ölçeğin 3 faktörlü yapısının geçerli olduğu ve uyum iyiliği testlerinin uygun olduğu bulundu. AHYYÖ'nin test-tekrar test güvenilirliği ile ölçeğin zamana göre değişmezliği test edildi. AHYYÖ'nin iç tutarlılık analizleri sonucunda, Cronbach alfa katsayısının tüm ölçek için 0.963 olduğu, alt boyutlarının 0.881 ile 0.981 arasında değiştiği bulundu. Sonuç olarak; AHYYÖ'nin orijinal ölçekle benzer bir yapıda, Türkçe geçerliği ve güvenirliğinin yüksek olduğu ve Türk hemşirelerin afet hemşireliği yönetiminde yetkinliklerini belirlemede yeterli bir ölçüm aracı olduğu belirlendi.

Afet tıbbıAfetlerHemşireler+5
Utku Durgut
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Doğal afetlerin ekonomik büyümeye etkileri: Türkiye 1960-2018 dönemi

Bu tez çalışmasının amacı Türkiye'de 1960-2018 yılları arasında yaşanan doğal afetlerin yaşattığı maliyet ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi zaman serisi verilerinin kullanarak analiz etmektir. Çalışmanın ilk bölümünde doğal afet kavramı, unsurları ve maliyetleri açıklanmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde, doğal afetlerin ekonomik etkilerine değinilmiştir. Çalışmanın ampirik kısmında ise Türkiye'de yaşanmış doğal afetlerin ekonomik büyümeye etkisi araştırılmıştır. Çalışmanın sonucunda Türkiye'de 1960-2018 yılları arasında yaşanan doğal afetlerin maliyeti ile ekonomik büyüme arasında uzun dönemde negatif bir ilişki olduğu ve nedenselliğin ekonomik büyümeden doğal afet maliyetine doğru olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Doğal Afet, Ekonomik Büyüme, Maliyet, Doğal Afetlerin Ekonomik Etkileri

AfetlerDoğal afetlerEkonomi+3
Muhammed Enes Karatağ
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dünya'da ve Türkiye'de kimyasal, biyolojik, radyolojik, nükleer (KBRN)-toksikolojik afetlere karşı oluşturulmuş kurumsal yapılanmaların mevzuat ve uygulamalar bağlamında karşılaştırılması

Afetler geçmişten günümüze tarihin her döneminde yaşanmıştır. 21. yüzyıldan itibaren özellikle nüfusun hızla artması ve teknolojinin gelişmesi ile birlikte küresel çapta doğal ve insan (teknolojik) kaynaklı afetlerin sayısı da geçmişten günümüze kadar artarak devam etmiştir. İnsanlığın ihtiyaçları doğrultusunda yaptığı faaliyetler, doğal ve insan kaynaklı afetlerin artmasına neden olmuştur. KBRN ajanları, verdikleri zararlar ile toplumlar üzerinde derin izler bırakan olaylar olup hava, su ve toprak yolu ile çevreye yayılarak ekosistemde yol açtıkları tahribatın yanı sıra insan sağlığı üzerinde uzun vadeli zararlara neden olmaktadır. Özellikle savaş ve terör olaylarında KBRN ajanlarının potansiyel tehlikelerinden korunmak için her geçen gün KBRN olaylarına karşı alınacak tedbirler ve bilinmesi gereken güncel bilgiler afet yönetiminin önemini artırmaktadır. KBRN kaynaklı zararlar meydana geldiğinde günlük yaşamı olumsuz etkileyeceğinden afet yönetimi içerisinde değerlendirilmektedir. Bu maddeler için afet öncesinde, esnasında ve sonrasında yapılması gereken çalışmalar, canlıların yaşamlarını ve çevreyi korumada oldukça önemlidir. KBRN olayının başladığı andan itibaren yapılacak olan tüm müdahale faaliyetleri etkin bir planlama ile mümkündür. Bu nedenle ülkemiz ve dünya ülkeleri, yaşamış oldukları acı deneyimlerden yola çıkarak kendi afet yönetim sistemlerini oluşturmuştur. Dolayısıyla alınacak tedbirler bölgeden bölgeye farklılık göstermektedir. KBRN olaylarına müdahale edebilmesi beklenen ve istenen ilk ekipler, kamu kurumları ve paydaşlarıdır. KBRN tehlikesi içeren ve oldukça fazla yaşanan bu olaylar, çok kurumlu bir müdahale gerektirmektedir. Bu çalışmada herhangi bir KBRN ajanından kaynaklanan tehlikelerle mücadelede yer alabilecek gerek ulusal gerekse uluslararası oluşturulmuş olan yapılanmalar ve faaliyetleri ile bu kapsamda oluşturulmuş mevzuatların gelişimi incelenmiştir. İncelenen literatür çalışmalarında; KBRN ve toksikolojik afetler ile ilgili oluşturulmuş yapılanmalar konusunda ulaşılan çalışmaların çoğunda genel olarak varılan sonuç; KBRN ajanları, bu maddelere maruz kalma, kontaminasyon ve KBRN olaylarına özel hazırlık ve müdahale gereksinimlerine vurgu yapılmaktadır. Ülkemizde ve dünya ülkelerinde kurumsal yapılanmalar ile ilgili çalışmalara çok az rastlanmakta ve çoğu çalışmada afet yönetimi sistemi ile ilgili çalışmalara ağırlık verildiği dikkat çekmektedir. Tez çalışmamızda olduğu gibi, adli tıp ve adli bilimler öncülüğünde alan çalışmaları yapılarak, uygulamalara ve literatürlere büyük katkı sunulacağını düşünmekteyiz.

Acil durum yönetimiAdli tıpAfet yönetimi+7
Büşra Nur Türkeri
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hastane öncesi sağlık personellerinin kimyasal, biyolojik, radyolojik, nükleer ve patlayıcı (KBRN-P) tehditlerine karşı hazırlık bilgisi, farkındalık, tutum ve davranışları; Sakarya ili örneği

Bu çalışmada, Sakarya ilinde görevli 365 Hastane Öncesi Sağlık Personelinin KBRN-P Tehditlerine Karşı Hazırlık Bilgisi, Farkındalık, Tutum ve Davranışlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmamızda katılımcıların %86'sı KBRN-P terimini daha önce duyduğunu ve %71,2'sinin bu konuda eğitim aldığını belirtirken, müdahalede kendilerini yeterli görenlerin oranı %22,2 olarak tespit edilmiştir. Kimyasal ajanlara maruz kalan hastalara müdahalede yeterlilik oranları %29, radyasyon yanığına ve biyolojik ajanlara maruz kalan hastalara müdahalede yeterlilik oranları sırasıyla %24,9 ve %28,5 olarak düşük kalmıştır. Yüksek lisans mezunlarının bilgi ve tutum puanlarının, lise ve önlisans mezunlarına göre istatistiksel olarak daha yüksek olduğu saptanmıştır. Meslek yılı grupları karşılaştırmasında, 0-1 yıl meslekte olanlar ile 1-5 yıl, 5-10 yıl ve 10 yıl üzeri meslekte olanlar arasında anlamlı farklar belirlenmiştir. Meslek yılı arttıkça bilgi ve tutumlarının anlamlı olarak arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcıların, KBRN-P ile ilgili bilgi ve tutumlarının farkındalık ve bilgi düzeyleri ile pozitif ilişkili olduğu ancak bilgi ve farkındalığın davranışa dönüşmesinde ek faktörlere ve müdahalelere ihtiyaç duyduğu belirlenmiştir. Çalışmamız sonucunda, KBRN-P konusunda eğitim almanın, kendini yeterli hissetme durumuna doğrudan yansımadığı ve eğitimin pratik uygulama becerilerine dönüşümünün yeterli olmadığı tespit edilmiştir. Çalışanların KBRN-P olaylarıyla karşılaşma sıklığının göz önüne alınarak, gelişmiş simülasyon eğitimleri ile desteklenmesinin, bilgi ve becerilerinin artırılmasına önemli düzeyde katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Hastane öncesi dönemlerde meydana gelen KBRN-P olaylarındaki başarının, donanımlı ve hazırlıklı hastane öncesi sağlık çalışanlarının etkinliği ile doğru orantılı olarak arttığı tespit edilmiştir. Bu amaçla, KBRN-P olay yönetim çalışmalarının doğru ve etkin bir şekilde ilerleyebilmesi için risk ve kriz yönetimi aşamalarının etkin ve sürdürülebilir olması gerektiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: KBRN-P, Hastane Öncesi Sağlık Profesyoneli, Olay Yeri Yönetimi, Hazırlık

Afet riskiAfet tıbbıAfet yönetimi+7
Yakup Polat
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de afet sonrası psikososyal destek uygulamalarının afet sosyolojisi bağlamında değerlendirilmesi

Bu çalışma ile Türkiye'de afet sonrası yapılan psikososyal destek uygulamalarını afet sosyolojisi bağlamında değerlendirmek amaç edinilmiştir. Bu amaca bağlı kalınarak elde edilecek bulgular ve sonuçlar ışığında, Türkiye'de uygulanan afet sonrası psikososyal destek uygulamalarının niteliği, verimliliği ve uygulanabilirliğinin artırılması hedeflenirken afet sosyolojisi literatürüne katkı sunmak alt amaç olarak belirlenmiştir. Modern insan kendi eliyle riskler yaratmış, risklerin ve afetlerin öngörülemezliği nedeniyle olası risk ve afetlere karşı önlemler alma ihtiyacı hissetmiştir. Önlemlerden arasında olan Afet yönetim planlarının modernleşmesi gerekliğinden dolayı Türkiye'de afet sonrası uygulanan psikososyal destek uygulamalarının dahil edildiği bütüncül afet yönetimi uygulanmaktadır. 1999 Marmara depreminden sonra afetlerde psikososyal destek uygulamanın; afetzedelerin sosyal ve psikolojik uyumsuzluklarını/bozukluklarını önemle ve giderme konusunda etkin olduğu, bireylerin afet öncesi rutinlerine dönüş kapasitelerini artırdığını söylemek mümkündür. Çalışmanın amacına ve önemine bağlı kalınarak, nitel araştırma desenlerinden biri olan fenomenoloji deseni kullanılmış, kartopu yönetimi aracılığıyla katılımcılara ulaşılarak derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Sonuç olarak, uygulayıcıların uygulama hedefleri ile literatürde bulunan amaçların uyumlu olduğu ancak uygulama sonucunda hedeflere ulaşım konusunda doyum yaşanmadığı, uygulayıcılarının yeterli eğitim ve tecrübelerinin olmaması, afet sahasında yaşanan iletişimsizlik-koordinasyon eksikliği ve akut dönemde uygulamanın başlatması nedenlerinden dolayı uygulamanın yeterli nitelikte olmadığı düşünülmekte olup elde edilen sonuçlarla uygulamanın geliştirilmesi için önerilere yer verilmiştir.

AfetlerPsikososyal destek
Baran Kaya
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Afet yönetimi, afet lojistiği ve insani yardım lojistiği alanında yapılan tez çalışmalarının bibliyometrik analizi

İnsanlık tarihi boyunca çok sık şekilde yaşanan, toplumu maddi ve sosyal açıdan etkileyen sorunların temelinde afet olayları yatmaktadır. Afet, meydana geldiği toplumun yaşam akışını sekteye uğratarak toplumun ilerlemesine engel olmaktadır. Meydana gelen afetlerde arzulanan, can ve mal kaybının hiç yaşanmamasıdır. Afetlerin olası etkilerini azaltabilmek amacıyla insanoğlu sürekli bir arayış ve çaba içerisindedir. Bu arayış ve çabanın en önemli unsuru afet yönetimi faaliyetleri olarak ifade edilmektedir. Ülkemizde 1999 Marmara Depreminden sonra afet yönetimi çalışmaları dinamizm kazanmıştır. Bu dönemden sonra sürekli biçimde yönetmelik, kanun ve planlar hazırlanmış, afet konusunda yapılan bilimsel çalışmalar artış göstermiştir. Herhangi bir bilim dalında meydana gelen gelişmeleri ortaya çıkarmanın en iyi yolu da ilgili bilim dalı alanında yapılan çalışmaları incelemektir Yapılan çalışmaların incelenmesi ilgili alandaki eğilimlerin ve eksik kısımların ortaya çıkarılmasında yol gösterici niteliktedir. Bu nedenle bu araştırmanın amacı Türkiye'de afet yönetimi, afet lojistiği ve insani yardım lojistiği alanında yazılmış olan tezleri çeşitli parametreler açısından inceleyerek tezlerin bibliyometrik özelliklerini belirlemektir. Araştırmanın kapsamını YÖK'ün Ulusal Tez Merkezinden elde edilen afet yönetimi, afet lojistiği ve insani yardım lojistiği alanında yazılmış 332 tez oluşturmaktadır. Bu tezler vasıtasıyla elde edilen veriler bibliyometri yöntemi kullanılarak sayısallaştırılmıştır. Yapılan analiz neticesinde en çok tezin afet yönetimi konusunda ve afet süreci alt başlığında yazıldığı, tezlerin en çok 2019 yılında tamamlandığı, tezlerin büyük bir kısmının Türkçe ve yüksek lisans tezi olduğu, en fazla tez yazılan üniversitenin İstanbul Teknik Üniversitesi, en çok kullanılan yöntemin doküman analizi ve en çok tercih edilen analiz yönteminin diğer sayısal analiz ve modelleme olduğu görülmüştür.

Afet yönetimiAfetlerBibliyometri+5
Mustafa Öztürkel
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kentlerde iklim değişikliğinden kaynaklı afetlere karşı dirençli/uyumlanabilir planlama metodolojisi: Antalya örneği

Planlama yapılırken iklim değişikliğinden kaynaklı afet risklerinin göz önünde tutulmaması risklerden etkilenebilirliği artırmaktadır. Bir başka ifade ile afetlerin istihdam, konut, enerji, ulaşım, su kaynakları vb. üzerinde daha fazla hasara yol açtığı anlamını da taşımaktadır. Kent planlama ve iklim değişikliği boyutu ve riskleri arasında henüz tanımlanmamış bir boşluk bulunmakta ve planlama, bu risk bileşeninden bağımsız olarak ele alınmaktadır. İklim değişikliğinden kaynaklı afetlerin risklerinin/etkilerinin önlenmesinde/ azaltılmasında kent ve bölge planlama disiplini önemli bir araç olarak rol alır. Bu nedenle çalışmada, iklim değişikliğinden kaynaklı afetlere karşı dirençli/uyumlanabilir planlama metodolojisini geliştirebilmek için kent ve bölge planlama disiplininde (a) mekânsal alanda iklim değişikliğinden kaynaklı afetlerin ortaya çıkarabileceği riskleri/etkilenebilirliği araştırmak, (b) iklim değişikliğinden kaynaklı afet risklerini azaltmada Türkiye'de planlamayı ilgilendiren yasal ve yönetsel çerçevede dirençli/uyumlanabilir planlama için gerekli politika ve önlemlerin boşluğunu doldurabilecek öneriler ortaya koymak amaçlanmıştır. Çalışma amacı doğrultusunda iklim değişikliğinin etkilerinden en fazla zarar görecek Türkiye kentlerinden biri olan "Antalya ili" evreni ve bu evren içerisinde üretilen onanlı planlar araştırma alanını oluşturmaktadır. Bu çerçevede, Antalya ili genelinde iklim değişikliğinden kaynaklı afetlerin risk boyutları zamansal ve mekânsal karşılaştırmalar ile analiz edilmiştir. Çalışmada, kent ve bölge planlamayı ilgilendiren yasal ve yönetsel mevzuatlar incelenmiş ve evren özelinde de sınanarak yasal ve yönetsel boşluklar tespit edilmiştir. Bu boşlukları dolduracak dirençli/uyumlanabilir planlama için kuramsal ve uygulamalı çözümler önerilmiştir.

AfetlerAntalyaDirençlilik+1
Sümeyye Kahraman
Süleyman Demirel University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hemşirelerin afetlere yönelik tutum ve davranışları

Bu araştırma Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi' inde çalışan hemşirelerin afetlere karşı tutum ve davranışlarını, afetlere ilişkin tecrübelerini, eğitim gereksinimlerini tespit etmek amacıyla tanımlayıcı ve kesitsel türde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'nde çalışan 2143 hemşire oluşturmuştur. Ancak çalışma gönüllülük esasına dayandığı için evrene ulaşılamamış olup %95 güven aralığında olup %5,23 hata oranına sahip 302 hemşire ile tamamlanmıştır. Veriler Tanımlayıcı Özellikler Formu ve Hemşirelerde Afete Hazırlık Algısı Ölçeği (HAHAÖ) ile toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde; sayı, yüzde, ortalama, Mann - Whitney U testi, Kruskall Wallis H testi, Spearman kolerasyon analizi kullanılmıştır. Çalışma bulgularına göre hemşirelerin yaş ortalaması 25,88±2,21 bulunurken, çoğunlukla kadın (%62,3), bekâr (%76,7), lisans mezunu (%91,7), acil servis hemşiresi (%51,5) ve en fazla 0-3 yıl arası çalışma süresinin olduğu saptanmıştır. Hemşirelerin %73,8'inin afetlere karşı 'kısmen hazır' olarak nitelendirmişlerdir. HAHAÖ'nin Cronbach (α) değeri 0,917 ile oldukça yüksek bulunmuştur. Katılımcıların HAHAÖ'den aldıkları puanlara göre hazırlık alt boyutunda 25,702 (min-max:puan 6-30 puan), müdahale boyutunda 30,202 (min-max:9-45 puan ), afet sonrası boyutunda 17,374(min-max:5-25 puan) puan ve ölçek toplamından ise 73,278 (min- max:puan 20-100) ortalama puan aldıkları tespit edilmiştir. Bu sonuçlar hemşirelerin afet algılarının oldukça yüksek olduğunu göstermektedir. Katılımcıların cinsiyet, eğitim durumu, afet eğitimi türü ve hastane afet planını okuma değişkenlerine göre afet algısı düzeylerinde anlamlı ilişki (p>0,05) bulunmamıştır. Katılımcıların yaş, medeni durum, çalışılan bölüm, afet tatbikatına katılma, afet eğitimi alma değişkenlerine göre afet algısı düzeylerinde anlamlı ilişki (p<0,05) bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Hemşire; Afet yönetimi; Hazırlık; Davranış

Afet tıbbıAfet yönetimiAfetler+4
Büşra Nur Keskinsoy
Sanko University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk kızılay afet personelinin küresel iklim değişikliği bilgilerinin değerlendirilmesi

Bu çalışmada afetler ile mücadelede ilk elden görev alan Türk Kızılay afet personelinin küresel iklim değişikliği bilgilerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma tanımlayıcı tipte bir epidemiyolojik araştırma olup çalışmaya katılım %30,3 olarak gerçekleşmiştir. Veriler; araştırmacılar tarafından hazırlanan veri toplama formu ile Haziran-Eylül 2022'de çevrimiçi olarak toplanmıştır. Çalışmaya katılan afet personelinin (n=77), %84,4'ü (n=65) erkek olup, %40,3'ü (n=31) 40-49 yaşındadır. Afet personelinin küresel iklim değişikliği ile ilgili genel bilgi düzeyi puan ortalaması 15,56 (Orta Düzey), küresel iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkileri ile ilgili bilgi düzeyi puan ortalaması 14,23 (Orta Düzey) olarak bulunmuştur. 20-29 yaş arasında olan afet personelinin küresel iklim değişikliği ile ilgili genel bilgi düzeyi puan ortalamaları, 40-49 yaş arası afet personelinin puan ortalamalarından fazladır (p<0,05).Yönetici olan afet personelinin küresel iklim değişikliği ile ilgili genel bilgi düzeyi puan ortalamaları, uzman ve işçi olan afet personelinin puan ortalamalarından fazladır (p<0,05). Lisans ve üzeri öğrenim seviyesi olan afet personelinin küresel iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkileri ile ilgili bilgi düzeyi puan ortalamaları, lise ve altı öğrenimi olan afet personelinin puan ortalamalarından fazladır (p<0,05). Küresel iklim değişikliğinin gerçekleşeceğini ve gerçekleşmeyeceğini düşünen, yaşamın sonunu getireceğini ve getirmeyeceğini düşünen, önlenebilir veya önlenemez olduğunu düşünen afet personelinin küresel iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkileri ile ilgili bilgi düzeyi puan ortalamaları, fikri olmayan afet personeline göre yüksektir (p<0,05). Kızılay, afet personeli için iklim değişikliği ve etkileri konusunda farkındalık ve bilgi düzeylerini artırmak için düzenli eğitimler sunabilir.

AfetlerBilgiKızılay+1
Şule Karakaş
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Halk sağlığı uzmanlarının afetlerde görev yapma istekliliklerinin değerlendirilmesi

Bu çalışmada, halk sağlığı uzmanlarının afetlerde görev alma isteklilikleri ve bu durumu etkileyen etmenler araştırılmıştır. Çalışma tanımlayıcı nitelikte bir araştırmadır. Veriler araştırmacılar tarafından hazırlanmış, kişilere ait sosyo-demografik özelliklerine yönelik, kişilerin sağlık durumları ile ilgili, kişilerin afetle ilgili deneyim ve eğitimlerine yönelik ve kişilerin afetlerde görev alma isteklilikleri ve bunu etkileyebilecek faktörlere yönelik toplam 74 sorunun bulunduğu Google Forms anketi ile Ekim-Aralık 2022 tarihleri arasında çevrim içi ortamda toplanmıştır. Çalışmaya 203 halk sağlığı uzmanı katılmıştır. Dahil edilme kriterleri doğrultusunda 193 kişi ile analiz yapılmıştır. Çalışmaya katılan halk sağlığı uzmanlarının %50,2'si afetlerde görev almaya istekli olduğunu, %29,1'i ise kararsız olduğunu belirtmiştir. İsteklilik durumunu kişilerin afetlerde görev almayı bir sorumluluk olarak görmeleri ve insanlara yardım etmek istemeleri olumlu, güvenlik durumu, bilgi yetersizliği ve mevcut risklerin bilinememesi faktörleri ise olumsuz etkilemektedir. Afet yönetim döngüsünün aşamalarına göre en çok görev almak istenilen aşama hazırlık aşaması (%68,5), en az ise müdahale aşamasıdır (%46,3). Katılımcıların en çok görev almak istedikleri afet türleri epidemi/pandemi, deprem ve kıtlıktır. En az görev almak istedikleri afet türleri böcek istilası, radyolojik, nükleer ve kimyasal olaylardır. Afetlerde görev alma istekliliği, kişinin afetlerle ilgili eğitim alması, kendini afetlerde görev almak için yeterli hissetmesi ve kişinin algılanan sağlık düzeyi ile ilişkili bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Afet, afet tıbbı, halk sağlığı, halk sağlığı uzmanı, isteklilik

Afet tıbbıAfetlerGörev+4
Saide Mebrure Dağdaş Topal
Hacettepe University
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Zorunlu göç yaşamış Suriyeli kadınların Elazığ depremine ilişkin yaşam deneyimleri

Deprem afetinden etkilenme düzeyinin sahip olunan kaynaklar, kaynaklara erişim düzeyi, sosyal statü gibi faktörlere göre farklılık gösterdiği bilinmektedir. Araştırmada Suriyeli kadınların deprem sırası ve sonrası süreçlerde hem Suriyeli hem de kadın olmaktan kaynaklı birçok farklı deneyime sahip olduğuna vurgu yapılmakta ve bu özgün deneyimler göç, deprem ve toplumsal cinsiyet ihtiyaç ve sorunları bağlamında değerlendirilmektedir. Bu çalışmanın amacı, 24 Ocak 2020'de Elâzığ'da gerçekleşen 6,8 şiddetindeki deprem afetini deneyimlemiş Suriyeli kadınların deprem sırası ve deprem sonrası süreçteki yaşam deneyimlerini ortaya koymak ve afet, göç ve kadın sorunlarının etkileşiminden doğan sonuçlarını tespit ederek bu doğrultuda afetlerde sosyal hizmetlere ilişkin öneriler sunmaktır. Bu amaç doğrultusunda Elâzığ il merkezinde yaşayan, deprem afetini deneyimlediği sırada bekar ve çocuklu olan 24 Suriyeli kadın ile yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiş ve MAXQDA 2020 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın bulguları, Suriyeli kadınların savaş ve göç deneyimlerinin ardından ekonomik kaynaklarını, sosyal destek sistemlerini geride bırakarak yerleştikleri Elazığ'da; toplumun görece sosyoekonomik düzeyi düşük bölgelerde ikamet etmeleri ve Suriyeli ve yalnız yaşayan kadın olmaları sebebiyle deprem karşısında yerel halka kıyasla daha savunmasız olduklarını; hak ve hizmetlere erişimde sosyal dışlanma, ayrımcılık ve eşitsizliklerle karşı karşıya kaldıklarını, sosyal yardım ve hizmetlerden sorumlu kurum ve kuruluşlara dair bilgi eksiklikleri sebebiyle hak kayıpları yaşadıklarını göstermektedir. Suriyeli kadınların içinde bulundukları bu koşulların ise ataerkil toplumlarda eğitim, iş yaşamı ve kamusal alandan uzak tutulmaları ile ilişkili olduğu ve yerleşik toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri bağlamında derinleştiği görülmektedir. Bununla beraber, savaş ve göç gibi zorlu yaşam koşullarının öznesi olan Suriyeli kadınların geçmiş travmatik deneyimlerinin kendilerini güçlendirdiği ve depremin psikolojik ve duygusal etkileri açısından kendilerini daha dayanaklı mücadeleciler haline getirdiği görülmektedir. Bu anlamda, afetlerde kırılganlığı yüksek bir grubu ifade eden Suriyeli kadınların çok çeşitli sorun ve ihtiyaçlarına duyarlı ve insan hakları, sosyal adalet ve eşitlik ilkelerinin benimsendiği afetlerde sosyal hizmet uygulamalarına ihtiyaç olduğu değerlendirilmektedir.

Afet yönetimiAfetlerDeprem+7
Aybike Betül Maral
Hacettepe University
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Çevik (Agile) yöntemi: Afet yönetimi açısından bir değerlendirme

Yönetim alanında tercih edilen güvenli, hantal, yavaş ve maliyetli olarak özetlenebilecek geleneksel metotlar, günümüzün hızlı, esnek, müşteri odaklı ve değişime açık olmayı gerektiren sistemlerine ayak uydurmakta zorlanmakta ve bunun sonucunda Agile tarzı metotların popülaritesi her geçen gün artmaktadır. Bu çalışma, Agile (Çevik) yönetim yaklaşımlarındaki başarı faktörlerini ele alarak, Agile yönteminin afet yönetiminde uygulanabilirliği üzerine bir değerlendirme sunmaktadır. Literatürdeki çalışmalarda yazarlar bu konuyu daha çok teorik çerçevede ele almışlardır. Saha çalışmaları ile teoriyi uygulamaya döken yazarların büyük kısmı ise konuyu ya tek şirket özelinde irdelemişler ya da çok az katılımcıyla yapılan anket çalışmalarıyla değerlendirmeler yapmışlardır. Az sayıda gerçekleştirilen kantitatif çalışmada ise daha çok yüzde analiziyle yetinilmiştir. Dünyanın farklı bölgelerinden Agile kullanıcıları ile 2022 yılında yapılan anket araştırması sonucunda bu çalışma, en önemli Agile başarı faktörlerinin şu parametreler olduğunu ortaya koymuştur: müşteri memnuniyeti, verimlilik, ürün ve yazılım kalitesinde artış, işleri daha kısa zamanda bitirme. Bu parametrelerle birlikte Agile kullanmaktan duyulan memnuniyet ve katılımcıların demografik özellikleri de Agile yöntemlerindeki başarıyı belirleyen bileşenler olarak görülmektedir. Yapılan analizlerde, katılımcıların Agile deneyimleri arttıkça, Agile başarı faktörleriyle etkileşimlerinin sonuçlarının olumlu olduğu görülmüştür.

Afet yönetimiAfetlerDoğal afetler+3
İlyas Tunç
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ankara ili Altındağ ilçesinde İlköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin afete bireysel hazırlık düzeylerinin genel afete hazırlık inanç ölçeği ile değerlendirilmesi

Bu çalışmada Ankara ili Altındağ ilçesinde devlet ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin afete bireysel hazırlık düzeylerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, Ankara ili Altındağ ilçesinde 54 devlet ilköğretim okulunda görevli 1552 öğretmene ulaşılmaya çalışılmış ve yüz yüze görüşmeler yapılmıştır. Öğretmenlerin veri toplama formunu Google Formlar üzerinden doldurmaları sağlanmıştır. Veri toplama formu iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümü araştırmacılar tarafından hazırlanan yedi bölümden oluşmaktadır. İkinci bölümde Genel Afete Hazırlık İnanç Ölçeği yer almakta olup veri toplama formu 88 maddeden oluşmaktadır. Elde edilen veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Değişkenlerin normal dağılıma uyup uymadıkları Shapiro Wilks testi ile test edilmiştir. İstatistiksel analizde uygun oldukları yerlerde T testi, Tek Yönlü (One-Way) ANOVA testleri ve regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmaya 436'sı kadın 638 öğretmen katılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin yaş ortalaması 41,3 olarak saptanmıştır. Öğretmenlerin %77,0'si fakülte mezunu olduğunu belirtmiştir. Öğretmenlerin %30,0'u herhangi bir afet yaşadıklarını belirtmiştir. Öğretmenlerin %46,0'sı afetler hakkında eğitim aldıklarını belirtmiştir. Öğretmenlerin %95,5'i afetlerin olumsuz sonuçlarının önlenebilir olduğunu belirmiştir. Öğretmenlerin %26,4'ü afet ve acil durum çantası hazırladığını, %36,3'ü ise yaşadıkları eve Doğal Afet Sigortası yaptırdıklarını belirtmişlerdir. Öğretmenlere uygulanan Genel Afete Hazırlık İnanç Ölçeği için hesaplanan Cronbach-alpha iç tutarlılık katsayılarına göre ölçeğin güvenilirliği yüksek seviyededir. Çalışmaya katılan öğretmenlerin Genel Afete Hazırlık İnanç Ölçeği ortalamaları 3,99±0,51 olarak belirlenmiştir. Afetler hakkında eğitim alan öğretmenlerin ölçek puanları eğitim almayanlara göre ve görev yaptıkları okulda tatbikat yapılan öğretmenlerin genel afete hazırlık inanç ölçeği puanları tatbikat yapılmayan öğretmenlere göre yüksektir.

AfetlerAnkara-AltındağDeprem+4
Bahar Altıntaş Çolak
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İnsani yardım lojistiğinde şehir içi dağıtım planlama

Afetlerin sayısı yıllar geçtikçe artmaktadır ve afetler can ve mal kayıplarına neden olmaktadır. Meydana gelen kayıpların en aza indirilmesi için insani yardım lojistiğindeki faaliyetlerin etkin bir şekilde yönetilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, afetzedelerin ihtiyaçlarının hızlı bir şekilde karşılanabilmesi için uygun dağıtım planları oluşturulmalıdır. İnsani yardım lojistiğinde yardım malzemesi dağıtımı için araç rotalama kararları verilirken, afetin neden olduğu altyapı hasarları gibi belirsizlikler göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Bu hasarlar, büyük tonajlı araçların gerekli yardım malzemelerini ulaştırmasına engel olabilmektedir. Bu tür hususlar göz önünde bulundurularak uygun dağıtım ağı oluşturulması gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı, insani yardım faaliyetlerinde bulunan kuruluşlara bir karar destek modeli önermektir. Bu amaç doğrultusunda, bu çalışmada insani yardım lojistiğinde İki Aşamalı Araç Rotalama Problemi (2A-ARP) için Karma Tamsayılı Doğrusal Programlama (KTDP) modeli önerilmektedir. Bu modelin amacı toplam seyahat süresini en aza indirmektir. İstanbul ili Kartal ilçesinde meydana gelebilecek bir deprem senaryosu örneği ile modelin doğruluğu ve uygulanabilirliği gösterilmektedir. Afet sonrasında yolların kapanma durumu dikkate alınmaktadır. Söz konusu problemde dağıtım için heterojen araç filosu ve yayalara yer verilmektedir. Araç tiplerine göre araçların kapasiteleri, hızları ve yollarda ilerleme kabiliyetleri farklılık göstermektedir. Yolların kapanma ihtimali nedeniyle araçların ulaşamadığı talep noktalarına yayalar vasıtasıyla devretme noktaları kullanılarak teslimat yapılabilmektedir. Bu çalışmanın literatüre katkısı, dağıtım filosunda farklı türdeki araçlara yer vermesi, araçların hızlarının ve yollardaki ilerleme kabiliyetlerinin birbirinden farklı olmasına ek olarak dağıtım için yayaların kullanımını önermesidir. Numerik analizler sonucunda toplam seyahat süresini en aza indirmek için, belirlenen araç turu kapanmama ihtimalleri dikkate alınarak uygun dağıtım şekli belirlenmektedir. Bu sayede, gerçek hayatta karar vericilere destek olabilecek durumlar üzerinde durulmaktadır. Bu önerilen model IBM CPLEX bilgisayar programı yardımıyla kodlanarak hem yakıt hem zaman hem de araç tipi açısından incelenerek her amaç fonksiyonu için optimum sonuca ulaşılmaya çalışılacaktır. Bu çalışmadaki temel amaç yolların kapanma ihtimalinin göz önüne alınması ve farklı araç türlerinin probleme dahil edilmesiyle zaman, maliyet ve yakıt tüketimi değişkenlerinin senaryo analizlerinden elde edilen farklı sonuçların karşılaştırmasını yapmaktır. Bu modelde ilk aşamada yüklenilen araçların kapasitesi, hızı ve gidebileceği yollar belirlenecektir. Daha sonra aktarma yapılacak olan aracın kapasitesi ve bu ikinci aşama araçların hızı ve kullanılabilirliği incelenecektir. Bunlara ek olarak kullanılacak araçların sebep olduğu emisyon miktarları da göz önüne alınacaktır. Modelde kullanılacak olan mesafe ve yol verileri AFAD sitesi aracılığıyla elde edilecektir.

AfetlerAraç yönlendirme problemiHeterojen filo+4
İsmail Nurullah Mutlu
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aksaray Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin afet bilinci algılarının ve tutumlarının değerlendirilmesi

Bu çalışmada, Aksaray Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi'ndeki öğrencilerin afet bilinci algılarının ve tutumlarının değerlendirilmesi ve bunlarla ilişkili faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma tanımlayıcı tipte epidemiyolojik bir araştırmadır. Çalışma verileri araştırmacılar tarafından hazırlanan anket ve Afet Bilinci Algı Ölçeği ile Afet Tutum Ölçeği'nin eklendiği veri toplama formu kullanılarak 15 Mart-7 Nisan 2022 tarihleri arasında toplanmıştır. Araştırma kapsamında yer alan öğrencilerden %59,0'ına ulaşılmıştır. Öğrencilerin %69,0'ı kadındır. Yaş ortalamaları 21,7±1,9 yıl olarak bulunmuştur. Araştırmaya en fazla katılım Hemşirelik bölümünden (%72,5) en az katılım Sağlık Yönetimi bölümünden (%39,4) olmuştur. Öğrencilerin %57,4'ü afet yaşamamış, afet yaşayanların en fazla yaşadıkları afet deprem (%89,8) olarak bildirilmiştir. Öğrencilerin afet bilinci algı puanları ortalamaları 128,01±13,8 olarak bulunmuş, bu değer orta olarak değerlendirilmiştir. Afet sonrası bilinç düzeyleri, erkeklerde kadınlara göre, 22 yaş ve üzerinde 21 yaş ve altına göre, Acil Yardım ve Afet Yönetimi bölümünde olanların diğer iki bölüme göre, afetlerde görev alanların almayanlara göre, STK/Kamu Kuruluşuna üye olanların olmayanlara göre anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Afet tutum ölçeğine verdikleri cevapların ortalamaları da 3,2 olarak orta düzeyde değerlendirilmiş, bilişsel ve davranışsal tutumları, erkeklerde kadınlara göre, Acil Yardım ve Afet Yönetimi bölümünde olanların diğer iki bölüme göre, 2. ve 4. sınıfta olanların 1. sınıfta olanlara göre, afetlerde görev alanların almayanlara göre, STK/Kamu Kuruluşuna üye olanların olmayanlara göre anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Bu bulgular doğrultusunda STK/Kamu Kuruluşuna üye olma konusunda geliştirme çalışmalarının yürütülmesi ve afet eğitimi almak isteyen öğrencilere eğitimin sağlanması yararlı olacaktır. Afet eğitim bilinci ile afet öncesi bilinç arasında %63,0'lük aynı yönlü bir ilişki görülürken, yanlış afet bilinci ile %32,0'lik ters yönlü bir ilişki olduğu sonucuna varılmıştır.

Afet bilinciAfet yönetimiAfetler+4
Kübra Akil
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kentsel dönüşüm: 6306 sayılı Kanun kapsamında İstanbul'dan örnekler

Gelecek yüzyıla bakışta kentlerimizi yenilemek, dönüştürmek ve yeniden ele alarak kentlere kimlik kazandırmanın toplumda aidiyet duygusunun sağlanmasının, çevresel, kentsel, tarihi korunmanın sağlanmasının ve bir vizyonu olan tasarımlarla kentsel estetiğe yer verilmesinin kaçınılmaz bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sebeple ve küreselleşen dünyada artık kentlerin sürdürülebilir bir şekilde değişim ve dönüşümü gerçekleştirerek kent kimliklerini kazanmaları gereği, "kentsel dönüşüm'' olgusunu gündeme getirmiştir. Türkiye üzerinde bulunduğu jeolojik konumu gereği tektonik, sismik, topoğrafik ve iklimsel olaylar sonucu meydana gelen afetlerle sıklıkla yüz yüze kalan bir ülkedir. Bu afetler kimi zaman su baskını, sel, çığ, heyelan olduğu gibi en yaygın ve hasar verici etkisi bakımından en önemlisi depremdir. Ülkemizde 1999'da yaşanan Marmara Depremi ve 2011'de yaşanan Van Depremi ile kentlerimizin acil bir şekilde riskli yapılardan güvenli yaşam alanlarına dönüşmesi zorunluluğu doğmuştur. Bu yaklaşımlarla Ülkemizde; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde fen ve sanat norm ve standartlarına uygun sağlıklı ve güvenli yaşam çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasların belirlenmesi amacıyla 2012 yılında 6306 sayılı "Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun" yürürlüğe girmiştir. Kentsel dönüşüm olgusu; Ülkemizde ağırlıklı olarak bu kanun çerçevesinde, mevzuat ve uygulamalar irdelenerek, kamunun ve özel sektörün sürece olan katkıları dâhilinde, İstanbul'dan bir kısmı kendi kavramlarında ilklerden olan örneklere yer verilerek analiz edilmiştir. Kavramlar ve deneyimler doğrultusunda kentsel dönüşümün, Ülkemizde çoğunlukla "riskli bina'' ölçeğinde ele alındığı, örneklerin de bu yaklaşımlarla mekânsal dönüşümlerde başarılı olduğu, buna rağmen dönüşümün "kentsel ölçekte'' bir etkileşim ağı ile birlikte ele alınması gerekliliği görülmüş ve çözüme yönelik stratejiler geliştirmek adına önerilere yer verilmiştir.

AfetlerDepremDeprem riski+4
Makbule Kaymak
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Doğal afetlerle mücadelede İstanbul ili Sarıyer ilçesi örneği

Yaşadığımız evrende insanlığın meydana geldiği ilk çağlardan beri, insanlık farklı afetlerle yüz yüze gelmiştir. Afetlerin bazılarının meydana geleceği zaman bilinebilmektedir. Fakat doğal afetlerin çok büyük kısmının ne zaman olacağı bilinememektedir. Yaşadığımız dünyada doğa devamlı bir şekilde değişim ve dönüşüm içerisindedir. Teknolojinin gelişmesi sonucu bazı doğal afetlerin ne zaman olacağı doğal afet olmadan tahmin edilebilmektedir. Tahmin edemediğimiz bir doğal afetin meydana gelmesi, devasa bir olay haline dönüşmesi canlı, cansız bütün varlıkları tehlike altına almaktadır. Bu tahmin edilemeyen olaylar karşısında insanlar ve diğer canlılar genellikle hazırlıksız yakalanırlar. Doğal afetin büyük olması sonucu çoğu zaman hazırlık yapılmış olsa da bu hazırlıklar yetersizdir. Dünyadaki ülkelerin çoğunluğu doğal afet risklerini en düşük seviyede tutmak için doğal afet yönetim sistemleri oluşturulmuştur. Türkiye'de de merkezi yönetim ve yerel yönetimlerde çeşitli doğal afet yönetim düzenleri meydana getirilmiştir. Buradaki amaç doğal afet esnasında oluşabilecek can kayıpları ve mal zararlarını en düşük seviyeye indirmektir. Günümüzde dünyada ve Türkiye'de kullanılan en son doğal afet sistemi olarak bütünleşik doğal afet planı uygulanmaktadır. Bütünleşik afet yönetiminde asıl olan 4 evredir. Bu 4 evreyi ayrı ayrı düşünmek yerine birbirleriyle koordineli bir şekilde kullanmak afet yönetim sistemini etkin kullanmak anlamına gelmektedir. Bu çalışmada, Sarıyer ilçesi kurumların ve burada yaşayan insanların doğal afetlerle mücadelesi ve kurum ve kuruluşların afet yönetimi ele alınmaktadır. Tezin ilk kısmında afetlerle ilgili terimlerin ne anlam ifade ettikleri ve doğal afet çeşitleri hakkındaki kavramların açıklamaları yer almaktadır. İkinci kısımda ise Sarıyer ilçesinin genel olarak tanıtımı yapılmış ve yerel yönetimlerdeki doğal afet yönetim şekilleri hakkında genel bir bilgi verilmiştir. Üçüncü ve son kısımda ise Sarıyer'le ilgili ilçenin doğal afet müdahale planlarıyla ilgili bilgiler ile Sarıyer ilçesi genelinde meydana gelmiş doğal afetlerle ilgili bilgiler yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Doğal Afet, Afet, Doğal Afet Yönetimi, Deprem, Fırtına

Afet yönetimiAfetlerDoğal afetler+1
Yusuf Öztürk
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Afet sonrası dönem konutları

Doğal afetler ve insan eliyle oluşan afetler, dünyanın gündemini belirleyen olayların başında gelmektedir. İnsan eliyle oluşan afetler; savaşlar, biyolojik savaşlar, terör olayları, nükleer kazalar ve savaşlar, yangınlar her dönem can ve mal kayıplarının yaşanmasına sebep olmuşlardır. Doğal afetler ise kısa zaman diliminde insan eli değmeden oluşan afetlerdir. Deprem, sel, fırtına, çığ doğal afetler arasında yerini almaktadır. Doğal afetleri önlemek mümkün değildir, ancak önceden tahminler yapılıp tedbirler alınabilir. Afet olayları gerçekleşmeden önceki dönemde, afet esnasında ve afet sonrasında yaşanabilecek can ve mal kayıplarını en aza indirgemek için gerekli önlemlerin alınması gerekir. Afet yaşandıktan sonra ki dönemde ise bu önlemler hayata geçirilmelidir. Afet yaşandıktan sonra, yaşadıkları mekansal alanlar zarar gören veya yıkılan afetzedeler yaşamlarını devam ettirebilecekleri barınak arayışına girerler.Bu süre boyunca geçici barınaklarda yaşamsal faaliyetlerini devam ettirirler.Geçici barınaklardaki yaşam süresi, kalıcı konutların üretiminin tamamlanmasına kadar geçen süreyi kapsar. Dünyada, afet sonrası geçici barınak üretim çalışmaları yeni teknolojiler ile beraber gelişmeye başlamıştır.Üretim, taşıma, kullanılabilirlik, sürdürülebilirlik kriterleri göz önünde bulundurularak tasarlanmış birçok geçici barınak örneği vardır. Çalışma kapsamında; İlk bölümde, çalışma amacı ve problem tespit edilmiş, çalışma esnasında kullanılacak metodolojiler belirtilmiştir. İkinci bölümde, afet kavramı, afet türleri ve afet dönemleri incelenmiştir. Üçüncü bölümde, afet sonrası rehabilitasyon aşaması irdelenmiş, bu dönemde kullanılabilecek geçici barınak tipleri incelenmiş ve örnekler ile açıklanmıştır.

Afet hazırlığıAfetlerMarmara depremi+1
Bener Beyaz
İstanbul Arel University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Ulusal afet ve acil durum yönetimi için yeni bir yönetim yaklaşımı modeli önerisi

Afet ve acil durum yönetimi özellikle son yıllarda hem dünyada hem de ülkemizde önemi gittikçe daha dramatik tecrübelerle öğrenilen, disiplinler arası bir akademik çalışma alanı olarak karşımıza çıkmaktadır. Gelişmiş ülkelerde son yirmi yıldır, ülkemizde ise son on yıldır yönetim anlayışı olarak sivil savunma mantığından Bütünleşik afet ve acil durum yönetim sistemine evirilmiş bir konu olarak çalışılmaktadır. Buradaki temel husus, yaşanılan olayların şiddetleri ve sıklıkları olmakla birlikte; farklı çevresel, bölgesel ve küresel gelişmeler de bu değişimleri zorunlu kılmaktadır. Ülkemizde de özellikle 2009 yılında Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın kurulması ile yeni bir yönetim yapılanmasına geçilmiştir. Organizasyon yapısındaki bu değişim, idari yapılanma ile ilgili önemli bir mihenk taşı olarak görülmektedir. Bu tez konusunun seçilmesinin amacı; ülkemizde yürütülmekte olan afet ve acil durum Yönetimi çalışmalarının yönetimi noktasında, dünyada ve ülkemizde son yıllardaki hızlı değişim nedeniyle oluşan farklı yaklaşımların, hâlihazırdaki yönetim sistemine entegre edilmesiyle ilgili olarak katkı sağlamaktır.Aynı zamanda, yeni hayata geçirilen Başkanlık Sistemi yönetim modeli ile daha uyumlu çalışacak bir yönetim modeli önerisi de çalışmaya dâhil edilecektir. Öncelikli olarak; konuyla ilgili dünyada gelişmiş ülkeler, Avrupa birliği ülkeleri, komşu ülkeler ve bölge ülkelerdeki yönetim sistemleri incelenerek, ülkemiz şartlarına uyarlayarak yerelleştirebileceğimiz konuların tespiti ve güncel gelişmeler ışığında yönetim modelini nasıl geliştirebileceğimize dair önerilerde bulunulacaktır. Son yıllarda konumuzun içerisinde yer alan fakat farklı kamu kurumları tarafından koordine edilen iş sağlığı ve güvenliği, atık yönetimi, gibi konularla birlikte Avrupa müktesebatı gereği yürürlükte bulunan büyük endüstriyel kazaların önlenmesine dair yönetmelik (SEVESO) gibi regülasyonların da afet ve acil durum yönetimi çatısı altında toplanmasının kaynakların etkili ve verimli kullanılması açısından önem arz ettiği vurgulanacaktır. Henüz mevzuatımızda yer almayan, fakat yakın gelecekte SEVESO gibi yürürlüğe koymak durumunda olacağımız tahmin edilen Yüksek Güvenilirlikli Organizasyonlar (High Reliability Organizations-HRO) konusuna da değinilecektir. Ayrıca tüm bu konuların ışığında, çalışmanın ana amacına yönelik olarak yeni bir "Türkiye Afet ve Acil Durum Yönetimi Enstitüsü" nün ne şekilde teşkil edilebileceği ele alınacaktır. Bu bağlamda, sadece idari konularla sınırlı kalınmayacak olup, aynı zamanda afet ve acil durum çalışanlarının ve gönüllerinin yetkinliklerinin geliştirilmesi, yetkinliklerinin güncel tutulması ve bunların belirli bir standarda oturularak, bunun belgelendirilmesi gibi teknik konular üzerinde de durulacaktır.

Acil durum yönetimiAcil durumlarAfet yönetimi+4
Fatih Yaman
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Biyolojik afetlerde süreç yönetimi ve COVID-19

2019 yılının kasım ayında ortaya çıkan Covid-19 viral ajanı çok kısa sürede bir pandemiye sebep oldu ve yüzbinlerce can aldı. Tarihsel süreçte defalarca pandemiye maruz kalan dünyamız bu pandemilerde hep ortak süreçlerden geçmiştir. Covid-19 pandemisinde de süreç aşamaları aynı olsa da gelişen teknolojiden kaynaklı hızlanan insan hareketliliği, kullanılan ilaçların gelişmesiyle bağışıklık sistemini zorlayan viral mutasyonlar vb. sebepler yüzünden bu pandemi diğerlerine göre insanlığı daha da zorlamıştır. Bu noktada inatçı viral ajanların hayatımızın bir parçası olduğu kabul edilmeli ve tüm kurum ve kuruluşlar için biyolojik afetlere hazırlıklı olunmasını gerektirecek kurum kültürü oluşturulmalı ve birey ve aileler için de aynı şekilde hijyen kültürü oluşturulmalıdır. Biz bu çalışmada biyolojik afetlerle ilişkilendirilebilecek terimleri kavramsal çerçevede değerlendirip, tarihsel süreçte gerçekleşen pandemilerin ortak süreçleri incelenmiştir. Yapılan taramalarla da elde edilen bulgular değerlendirilip afet yönetimi bakış açısıyla öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: KBRN, Biyolojik Ajan, Covid-19, Afet, Yönetimi

Afet yönetimiAfetlerCOVID 19+4
Eda Nur Yavuzer
İskenderun Technical University · Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The contribution of skills of humanitarian logistics workers to logistics performance in disaster relief

With the growing number of natural and man-made disasters happening in a world of uncertainty and rapid changes, the area of humanitarian logistics has recently received interest from researchers. It is crucial for humanitarian organizations to study logistics skills to help managers identify job requirements accordingly and find the right human capital, and be aware of the most relevant skills that contribute to the development of logistics performance. The purpose of this study is to reveal the most important skills for humanitarian logistics performance from the point of view of humanitarian logisticians who are engaged in the disaster relief operations in Türkiye. Additionally, this study aims at testing whether there is a relationship between the perceived importance of general management and functional logistics skills and some demographic variables. To achieve this aim, a self-administered questionnaire is distributed to humanitarian logisticians who are engaged in disaster relief operations in different humanitarian organizations in Türkiye. A sample of 230 responses was collected. With the help of SPSS 25, descriptive statistics, independent-samples t-test, one-way ANOVA, and Post Hoc tests are used to analyze the data. The study finds that the importance of the functional logistics skills perceived by humanitarian logisticians working in disaster relief operations in several humanitarian organizations in Türkiye varies significantly across different years of work experience. Moreover, the results indicate that the importance of the general management skills perceived by humanitarian logisticians varies significantly in terms of the international character of duties and among different job positions. Keywords: Disaster Relief, Humanitarian Logistics, Logistics Performance, Logistics Skills.

Disaster awarenessDisaster preparationDisasters+5
Hala M.a Agha
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kurumsal yönetime sahip organizasyonlarda afet durumunda iç kontrol sisteminin kriz yönetim becerilerine etkisi: İBB İtfaiye Teşkilatı örneği

Bu araştırma araştırmanın temel amacı; afet durumunda iç kontrol sisteminin etkinliğinin kriz yönetim becerileri üzerindeki etkilerini İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) İtfaiye teşkilatı üzerinden incelemektir. Amaç doğrultusunda kişisel bilgi formu, İç kontrol sistemi ölçeği ve kriz yönetim becerilerinden oluşan anket formu 2020 yılı içerisinde İBB İtfaiye Teşkilatı Anadolu Yakası İtfaiye Müdürlüğü'nde çalışan 251 kişiye uygulanmıştır. Elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS 22.0 istatistik programı aracılığı ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda İBB İtfaiye teşkilatının afet durumunda iç kontrol sisteminin yüksek düzeyde etkinlik gösterdiği ve yüksek düzeyde kurumun kriz yönetim becerisine sahip olduğu saptanmıştır. Araştırmada İBB itfaiye teşkilatının afet durumunda iç kontrol sisteminin etkinliği ile kriz öncesi, kriz dönemi ve kriz sonrası yönetim becerileri arasında yüksek düzeyde pozitif yönlü anlamlı ilişkilerin olduğu belirlenmiştir. İç kontrol sisteminin etkinliğinin kriz öncesi, kriz dönemi ve kriz sonrası yönetim becerilerini olumlu ve yüksek düzeyde etkilediği ve iç kontrol sisteminin etkinliğinin kurumun kriz yönetim becerilerini artırdığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Afet, İç Kontrol; COSO; Kriz; Kriz Yönetimi; Kriz Yönetim Becerisi

Afet yönetimiAfetlerKriz yönetimi+6
Murat Sağlam
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00

İlgili konular