Afghanistan
195 theses under this subject heading
Afganistan Türkmen ağzı (Şamal bölgesi)
Afganistan'da en çok nüfusa sahip olan beşinci kavim Türkmenlerdir. Afganistan'da yaşayan Türkmenler farklı boylardan oluşmaktadır. Bu çalışmada haklarında az bilgi sahibi olduğumuz Afganistan Türkmenlerin dilleri, tarihleri hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmada konu olan bilgiler için Afgan Türkmenlerine mesup olan şairlerin eserlerinden ve ağız çalışmalarından faydalanmıştır. Kendimizin yaptığı saha çalışmasında kaynak kişilerden derlediğimiz metinler ile daha önce yapılmış çalışmalar ışığında çalışmamız tamamlandı. Bu çalışmada Afganistan Türkmenlerinin tarihi, coğrafyası ve dilleri hakkında bilgiler verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Afganistan Türkmen Türkçesi, Afganistan Türkmenlerin ağzı
2001- 2021 arası Afganistan kamu yönetiminde yolsuzluk
Yolsuzluk, bugün dünyanın en büyük sorunlarından birini teşkil etmekte ve istikrar ve güvenlik için ciddi bir tehdit olarak kabul edilmektedir. Yolsuzluk yaygın bir olgudur ve belirli bir coğrafyası yoktur. Ancak bu olgunun kapsamı, türü ve biçimi ülkeden ülkeye değişmektedir. Gelişmiş ülkeler çeşitli yöntemler kullanarak bunu aşmayı ve toplumlarını bu beladan uzak tutmayı başarırken, gelişmekte olan ülkelerde ve hatta daha çok geri kalmış ülkelerde yolsuzluk büyüyerek krize dönüşmektedir. Yolsuzluğun Afganistan halkının ve hükümetinin mevcut sorunlarının nedenlerinden biri olduğunu düşünmek abartı olmaz; çünkü güvensizlikten yoksulluğa, işsizlikten suça, uyuşturucu kaçakçılığından adaletsizliğe ve kamu düzenine kadar her şey devlet kurumlarındaki yolsuzluklarla doğrudan ilişkilidir. Yeni rejimin tesisi üzerinden 21 yıl geçti. Eğitim, ekonomi, askeri, sağlık, kültür, yönetim ve hukuk alanında milyarlarca dolarlık harcamaya rağmen Afganistan, dünyanın en yozlaşmış hükümetlerine sahiptir. Afganistan'da yolsuzluk, ekonomik, siyasi, sosyal ve güvenlik bakımından olumsuz sonuçlar yaratmıştır. Bununla beraber yolsuzluk, güvensizlik ve işsizlik ile birlikte üç önemli ulusal problemden birisidir. Bu üç problemin her biri birbiriyle doğrudan ilişkilidir. Yolsuzluk ve yolsuzlukla mücadele, diğer devletlerde olduğu gibi Afganistan'ın da tarihinin iniş çıkışlı dönemlerinde sürekli kendisini göstermiştir. Çalışmamızda Yolsuzluk kavramı ve Afganistan'daki yolsuzluğun görünümü ve boyutundan yola çıkarak Afganistan'daki yolsuzluğun tanımının yapılması ve yolsuzluk sorununa çözüm önerilerinin önermeyi amaçlanmıştır. Uluslararası literatür ve yerel kaynaklarla, Afganistandaki yolsuzluğun boyutu incelenmiş, kaynaklardaki bilgilerin karşılaştırması yapılmış ve ülkedeki yolsuzluk kültürü ve hasarları aydınlatılmaya çalışılmıştır. Aynı zamanda Yaptığımız çalışma ile yolsuzluğun önlenmesi yönündeki çabalara ve akademik literatüre katkı sunmak amaçlanmıştır. Çalışma nitel araştırma yöntemiyle yapılmış olup, ulusal ve uluslararası kaynaklar taranarak elde edilen veriler kullanılmıştır. Bunun yanında Afganistanda'da bir süre araştırma faaliyetinde bulunarak saha incelemesi de yapılmıştır.
Contemporary political history of Afghanistan according to Khaled Hosseini's books
Afghanistan's political history has always been an important and interesting issue for writers, especially political history of the last 30 years of Afghanistan, because it has a lot of changes and mutations, so different writers with different views has written about it. In other side the international acclaim from Khaled Hosseini novels (The Kite Runner and A Thousand Splendid Suns), shows that political-historical realities about Afghanistan in these novels are interesting for people in the world, and make them curious about Afghanistan. Even some peoples believe that these political- historical realities along with extensive advertising made these novels' reputation. (But we should consider that facts which mentioned in novels have been offered with good literary and artistic features.) In this study, after a short review of these novels, and also historical and political realities of Afghanistan, I want to accordance events in these novels with Afghanistan's political history. This study seeks to evaluate contemporary political history of Afghanistan according to Khaled Hosseini's novels. In this study I want to understand the political history of the country in the last half century, what happened in this period and how, on the other hand want to check whether the facts mentioned in Hosseini's novels completely true and matches with the other books in field of Afghanistan's political history or not? Has Khaled Hosseini written according to his own perception of historical events, or novels are consistent with the facts? To obtain this offer and achieve the purpose of research, I will use different books from Afghan and foreign writers and also evaluate every single political event which mentioned in the novels and other books.
1900-2000 yılları arasında Güney Türkistan (Afganistan)'da Özbek Türkçesiyle şiir yazan şairler
Afganistan'da yaşayan üçüncü büyük etnik grup Özbek Türkleridir. Afganistan ve çevresi tarihî olarak Gazneliler, Büyük Selçuklular, Timurlular, Şeybânlılar, Babürlüler gibi büyük Türk devletlerinin kurulduğu bölgedir. Zaten bu ülkenin kuzey kesimi için kaynaklarda Güney Türkistan, Afgan Türkistanı veya Bend-i Türkistan terimleri kullanılmaktadır. Ayrıca asırlar boyunca Osmanlı hâkimiyeti dışındaki Müslüman Türk yurtlarında edebî dil olarak kullanılan Klasik Doğu Türkçesi diğer adıyla Çağatay Türkçesinin kurulduğu ve Türk dilinin en büyük şair ve savunucularından olan Ali Şir Nevâî'in anayurdudur. Bu büyük Türk medeniyetinin bu ülkede esasen iki büyük vârisi bulunmaktadır. Bunlar Özbekler ve Türkmenlerdir. Özbek ve Türkmen Türkleri bütün kıt imkânlara ve değişik kısıtlamalara rağmen kendi anadilleriyle edebi eserler yazmaktadırlar. Afganistan'ın içinde bulunduğu özel şartlardan ve bu ülkedeki diğer etnik topluluklarla birlikte Türklere karşı takip edilen sınırlamalardan ötürü buradaki şair ve yazarlar hakkında yeterli bilgi yoktur. Mesela bu ülkedeki Türk nüfusuna dair elde somut veriler bulunmamaktadır. Bu konuda Batıda değişik çalışmalar yapılmaktadır. Yaklaşık 31 milyonluk ülkedeki Özbek ve Türkmenlerin toplam nüfusu için sanal ağdaki ülke genelinde %11'lik gibi tahmini bir rakam verilmektedir. Aşağıda Literatür Özeti bölümünde de görüleceği Türkiye'de bu alanda yapılan çalışmalar oldukça sınırlıdır, ayrıca yeterli değildir. Bu çalışma, Afganistan'da yaşayan ve şiirlerini özellikle anadilleriyle yazan Özbek Türkü şairlerin biyografilerini; yaşıyorlarsa kendileriyle yüz yüze veya telefonla gerçekleştirilen görüşmeler, ölmüşse en yakın aile üyelerinden veyahut da yakın çevresinden alınan en doğru bilgiler ile hazırlanacaktır. İlaveten şairlerin şiirlerinden örnekler de verilecektir. Böylece bu alandaki mevcut yayımlardaki eksiklikler giderilecek veya yanlış bilgiler tashih edilecektir. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere bölge asırlardan beri bir Türk kültür merkezidir. Dolayısıyla geçmişten bugüne bütün edip ve şairlerin tek bir çalışmada incelenmesi mümkün değildir. Bu sebepten bu çalışmada zaman sınırlaması yapılmış ve 1900-2000 yılları arası gibi 100 yıllık bir süreçteki şairler çalışma konusu edilmiştir.
Afganistan'da kadınlara yönelik şiddet üzerine sosyolojik bir inceleme
Afganistan farklı etnik gruplardan oluşmuş ve tarihsel olarak farklı siyasal, toplumsal ve ekonomik süreçlerden geçmiş bir ülkedir. Bu değişim süreci içinde kadınların durumu ve onlara yönelik şiddetin düzeyi, türü ve oranı da farklılaşmıştır. Bu çalışmanın temel amacı Afganistan'da kadınlara yönelik şiddeti sosyolojik olarak incelemektir. Bu inceleme şu sorular etrafında yapılmıştır: Tarihsel süreç içinde Afganistan'da kadınların toplumsal konumu nasıl değişmiştir? Bu değişime bağlı olarak Afganistan'ın farklı siyasal dönemleri içinde kadın yönelik şiddetin yönü ve boyutu nedir? Son dönemde Afganistanlı kadınlar toplumda ve aile içinde ne tür şiddete maruz kalmaktadır? Kadınların şiddete maruz kalma nedenleri nelerdir? Kadına yönelik şiddetle mücadelede gelinen durum nedir? Bu sorular feminist kuram çerçevesinde irdelenmiş ve ataerkillik kavramı temelinde analiz edilmiştir. Bu analiz birincil ve ikincil kitaplara, makalelere, dergilere, resmi raporlara, internet haber kaynaklarına ve araştrımacının tanıklık ettiği olaylara dayanmaktadır. Anahtar kelimeler: Ataerkillik, Şiddet, Kadın, Afganistan,
Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Afganistan
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra savaş suçlularının yargılanması için Nüremberg ve Tokyo Uluslararası Askeri Ceza Mahkemeleri galip devletler tarafından kurulmuştur. Bu mahkemeler galip devletler tarafından kurulduğu için birtakım eleştirilere maruz kalsa da uluslararası hukukun gelişmesi konusunda sağladığı katkılar neticesinde günümüzde hukukçular tarafından olumlu gözle bakılmaktadır. Bu çalışmada, iki mahkemenin ardından Eski Yugoslavya ile Ruanda ve diğer ad hoc niteliğine sahip uluslararası ceza mahkemelerinin BMGK'nin aldığı kararlarla kurulmuş olması, UCM'nin kurulma sürecinin hızlanmasına neden olmasıyla beraber önemli rol oynadığına değinmektedir. Aynı zamanda UCM'nin bağımsız, evrensel ve daimi olmasına ve içerdiği suçları işleyen kişiler hakkında ve tabi oldukları ülkelerde sürdürmüş olduğu davalara da yer verilmektedir. Diğer yandan Afganistan'da Sovyetler Birliğiyle yaşanan çatışmalar, bitmeyen iktidar kavgası ve 11 Eylül terör saldırılarından sonra gündeme gelen gelişmeler ele alınmasıyla birlikte Taliban'ın tekrar hükümete karşı başlattığı silahlı mücadeleri ve çatışmalar sırasında taraf olan bütün taraflar tarafından işlenen ağır suçlar incelenmektedir. Bu amacı göz önünde tutarak, Afganistan UCM'nin bir taraf ülkesi olarak Savcılık Bürosu tarafından öne sürdürülen ön incelemeler karşısında barış ve adaletin sağlanması için hukuki yükümlülüğü gözden geçirilmektedir. Aynı zamanda Afganistan'da barış, güvenlik, istikrarın neden sağlanamamasına ilişkin ve hükümet kurumlarına devam eden yolsuzluğa değinilmeye çalışılmaktadır. Anahtar Sözçükler: Uluslararası Ceza Mahkemesi, Roma Statüsü, Afganistan, Taliban, 11 Eylül Terör Saldırısı ve ABD.
Mikro finansman ve mikro kredinin kadın yoksulluğunu azaltmadaki rolü ve Afganistan uygulaması
Çoğu kişiye göre, mikrofinans, çok yoksul ailelerin üretici faaliyetlere girişmelerine veya çok küçük işletmelerini büyütmelerine yardımcı olmak amacıyla onlara çok küçük meblağlarda kredi (mikrokredi) açılması ve verilmesi anlamına gelir. Bu çalışmada Afganistan'da mikro finansman sistemi ve mikro kredi alan kadınlar üzerinde nitel uygulamaya yer verilmektedir. Kadınların mikro kredi aldıktan sonra yaşadıkları ekonomik, sosyal, psikolojik değişimleri anlamaya yönelik olan uygulamada görüşme tekniği kullanılmaktadır. Nitel araştırma, Afganistan'da faaliyet gören MISFA'dan kredi kullanan kadınlar ile yapılmıştır. Araştırmada görülmüştür ki mikro kredi kullanan kadınlar kredi kullanmaya başladıktan sonra sosyal ve ekonomik olarak hayatlarında olumlu bir yönde değişiklik algılamaktadır. 10 kadın da mikro kredi kullanımının özgüven, değer artışı, psikolojik yoksulluktan kurtulmak, eşlerinden bağımsız hareket edebilmesi, temel ihtiyaçlar dışındaki istek ve ihtiyaçların karşılanması, psikolojik olarak kendisini iyi hissetmek, aile bütçesine katkıda bulunabilmeleri, ekonomik olarak eşlerinden bağımsız hareket edebilmeleri ve kimseye muhtaç olmadan yaşam sürebilmeleri gibi sebeplerden dolayı aldığını belirtmiştir. Anahtar Kelimeler: Yoksulluğun Azaltılması, Mikro Finansman, Mikrofinans Prensipleri, Mikro Kredi
Afgan Ceza Hukukunda çocuğa karşı işlenen suçlar ve bunların İslâm hukuku açısından tahlili
Afgan ceza hukukunda çocuğa karşı işlenen suçların nasıl düzenlendiği, İslâm Hukukunda çocukların korunması için çocuklara karşı işlenen bu suçlara karşı nasıl tedbirlerin ele alındığı, Afgan ceza hukukunun İslâm Hukukuyla uyum sağlayıp sağlamadığının tespit edilmesi, incelenmesi gereken konulardandır. Afgan ceza hukukunda çocuğa karşı işlenen suçlar ve bunların İslâm Hukuku açısından tahlili konusunun değerlendirilmesi sonucunda Afgan ceza hukukunda toplumun temelini teşkil eden çocuğun haklarına özen gösterildiği, çocuğun haklarına yönelik işlenen ihmalkâr fiillerin suç kapsamında değerlendirildiği, bu fiiller için öngörülen cezaların uygulanmasıyla çocuğun haklarının ve menfaatinin korunmasının amaçlandığı görülmektedir. Uzun bir gelişim sürecine sahip olan Afgan ceza hukukunun esas kaynağını teşkil eden İslâm Hukuku, çocuğu himaye altına alarak ona karşı işlenen suçları azaltmak amacıyla koruyucu tedbirler düzenlemiştir. Afgan ceza hukukunda çocuğa karşı işlenen suçlar için belirlenmiş yaptırımların birçoğu Hanefî fürû literatürünün hükümleriyle uyum içindedir. Bu çalışma giriş bölümü dışında iki bölümden oluşmaktadır; birinci bölümde Afgan ceza hukukunun gelişimi ve genel yapısı hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde Afgan ceza hukukunda ceninin düşürtülmesi, çocuğun askeri birliklerde istihdam edilmesi, çocuğun eğitim, öğretim ve sağlık hizmetlerine erişim hakkından mahrum edilmesi, çocuğun dövülmesi, çocuğun çalıştırılması, çocuğun şahitlik yapmaya veya ikrarda bulunmaya zorlanması, çocuğun bakım ve düzenli beslenmeden mahrum bırakılması, çocukların cinsel istismarı, çocukların kaçırılması gibi suçlar ele alınıp İslâm Hukuku açısından değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Afgan Ceza Hukuku, İslâm Hukuku, Çocuk, Suç, Ceza.
Afganistan'ın siyasi ve kültürel tarihi (Tarihi dönemlerin başlangıcından 1747 yılına kadar)
Afganistan stratejik coğrafi konumu itibariyle Orta Asya halklarının göç geçiş güzergahı, istilacıların hedef noktası, kültürel ve iktisadi ilişkilerin tarih boyunca en önemli kavşaklarından biri olmuştur. Geniş bir kültür yelpazesine sahip olan Afganistan, "dünyanın damı ve kalpgâhı" olarak adlandırılmaktadır. Jeopolitik açıdan stratejik önemi dikkat çekici olup, tarih boyunca dünyanın cazibe merkezlerinden biri olmuştur. Jeopolitik öneminden dolayı tarih boyunca küresel güç olma siyaseti güden ülke ve hükümdarlar Afganistan üzerinde kilitlenmiştir. Bu nedenle çok eski çağlardan beri defalarca istilaya maruz kalmıştır. Ülkenin tarihi boyunca ani ve radikal değişikliklerle farklı ideolojik yönetimleri yaşaması, Afganistan'ı farklı kılan özelliklerdendir. Afganistan, Ahmet Şah Dürrani'nin ilk Afgan devletini ilan ettiği 1747 yılına kadar Persler, Büyük İskender, Türk- İslam, Türk- Moğol toplululuklarının kurduğu devletlerin hakimiyetinde kalmıştır. Afganistan topraklarında hüküm sürmüş olan son Türk hükümdarı Afşar Nâdir Şah'tır. Bu çalışmada; tarihi dönemlerin başlangıcından 1747 yılına kadar Afganistan'ın tarihi şehirleri, demografik yapısı, Aryan teorisi, Persler dönemi, Büyük İskender dönemi, Türklerin bölgede hakimiyet kurmaları, İslam fetihleri, bölgede İslamiyet'in yayılmasından sonra gelişen siyasi olaylar, Türk-İslam, Türk-Moğol devletlerinin sosyo kültürel hayatı araştırılarak kaleme alındı.
Impact of organizational culture on quality management practices of commercial banks in Afghanistan
Impact of Organizational Culture on Quality Management Practices of Commercial Banks in Afghanistan This thesis aims to investigate the impact of organizational culture on Quality management practices of commercial banks in Afghanistan. It is quantitative research that inspires to higher the organizational culture and quality management practices of commercial banks in Afghanistan. The study spans over the periods of 2019 to 2021. It used the questionnaires as the source of collecting data from the commercial banks' employees. The organizational culture uses the proxies of teamwork, employee empowerment, continuous improvement, and Decision-making support. In contrast, the quality management practices use the proxies of Top management leadership & vision, organizational power, customer focus & satisfaction, and employee performance measurement. The main objective of this research is to investigate the effect of the organizational culture on quality management practices of commercial banks. About 150 sample sizes of the questionnaires were distributed to employees and managers of different departments of the commercial banks. The research is based on Kabul city only with emphasises on non-state owend commercial banks of Afghanistan. To answer the research questions sixteen hypothesis are developed to test the acceptance and rejection of the hypothesis. This research uses linear regression quantitative method for data collection and analyzation. after calculation of the data the fourteen hypothesises out of sixteen total hypothesises which were developed for this study are accepted and only two hypothesises are rejected. However, the rejections do not mean that those have no impact. hence, it is determined from the perception of the people to the concept during the interview. This study stresses on positive impact of organizational culture on quality management practices of commercial banks of Afghanistan Therefore, more effort should be done in order to improve organizational culture and quality management practices in order to enhance the profitability and stability of the Banks in Afghanistan.
Güvenlik sektörü reformu kapsamında Afganistan Polis Teşkilatının yeniden inşası
Bu çalışmanın temel amacı, Devlet İnşası ve Güvenlik Sektörü Reformu kapsamında Afganistan Ulusal Polisinin (ANP) yeniden inşa sürecinde izlenen politikaları incelemektir. Bu analiz, inşa sürecindeki başarısızlığa eleştirel bir bakışa sahiptir. Afganistan Orta Asya'nın stratejik olarak önemli bir devletidir. Bu nedenle konum olarak önemli bir noktadadır. Konumu sebebiyle bugüne kadar egemen güçlerin müdahalelerine ve işgallerine maruz kalmıştır. Bu işgaller ve müdahaleler neticesinde devlet yapılanması zarar görmüş istikrarlı bir devlet varlığı gerçekleşmemiştir. 2001 yılında Taliban'ın 11 Eylül saldırılarını üstlenmesinin ardından gerçekleşen ABD ve koalisyon güçlerinin müdahalesi ile Taliban Rejimi'ne darbe vurulmuştur. Taliban'ın sonrasında devletin yeniden inşası için ABD baş aktör olmak üzere pek çok devletin katkılarıyla çeşitli toplantılar düzenlenmiştir. Bu toplantılar neticesinde alınan kararlar ile devletin inşasında pek çok ülke destek verme taahhüdünde bulunmuştur. Öncelikle geçiş hükümeti kurulmuş ve Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Akabinde meclis seçimleri yapılmış demokratik hak ve özgürlükler konuşulmaya, tartışılmaya başlanmıştır. Tüm bu gelişmeler ile birlikte devletin de tüm kurum ve kuruluşlarıyla yeniden inşası süreci başlatılmıştır. Diğer tüm eksikliklerin giderilmesi adına ülkede karışıklığın son bulması elzemdir. Bu amaçla güvenlik sektörünün reform çalışmalarıyla güçlendirilmesi öncelikle hedef olarak görülmektedir. Bu süreçte güvenlik, sağlık, eğitim ve idari ve siyasi yapılanmalar da başlatılmıştır. Bu çalışmada, Afganistan devletinin yeniden inşası süreci ve bu süreçte Afganistan Polis Teşkilatının yeniden yapılanması sürecindeki başarısızlığın nedenleri incelenmektedir.
Afgan göçmenlerin sosyokültürel uyumlarının iş tatminine etkileri: Bursa ili örneği
Göç olgusu tarihsel süreçte olduğu gibi modern toplumlarda da önemli bir gündem maddesi olarak ön plana çıkmaktadır. Geçmişte daha çok ulusal bağlamda köyden kente göç şeklinde görülen bu olgu günümüzde uluslararası bir boyut kazanmış; savaş ve ekonomi gibi faktörlerin olumsuz etkileri milyonlarca insanın yer değiştirmesine sebep olmuştur. 2000'li yılların başından bu yana Türkiye'ye olan Afgan göçü de bunlardan birisidir. Afganistan'da yaşanan ekonomik ve siyası istikrarsızlık yüzbinlerce Afgan'ın Türkiye'ye gelmesine neden olmuştur. Bu göçmenlerin gelmesinin ardında yatan temel motivasyon ise Türkiye'de çalışma fırsatı bularak gelir elde etme amacıdır. Bu araştırma Afgan göçmenlerin Türkiye'de karşılaştıkları sosyokültürel ortam ile iş tatmini konularına odaklanarak, Afgan göçmenlerin sosyokültürel uyumlarının iş tatminine etkilerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Ayrıca demografik değişkenlerin iş tatminine ve sosyokültürel uyuma olan etkileri de incelenmektedir. Çalışmada Minnesota iş tatmini ve SCARS-R sosyokültürel uyum ölçekleri kullanılmıştır. Anket verileri kolayda örneklem yöntemiyle Bursa ilinde çalışan Afgan göçmenlere uygulanarak elde edilmiştir. Araştırma bulgularına göre Afgan göçmenlerin sosyokültürel uyum düzeylerindeki artış iş tatminini düşürmektedir. Sosyokültürel uyum düzeyindeki artışın temel nedeni Afgan göçmenlerin Türkiye toplumuyla olan kültürel yakınlığı ve ortak dini faktörlerdir. Artan sosyokültürel uyum düzeyinin iş tatminini olumsuz yönde etkilemesinin muhtemel sebepleri ise çalışma şartlarının kötü olması, sağlık güvencesi olmaması ve gelecek kaygısıdır. Çalışma neticesinde ulaşılan politika önerileri şöyle sıralanabilir. İşverenler bu çalışmanın sonuçlarından faydalanarak Afgan göçmenlerin iş tatmin düzeylerini yükseltmek amacıyla sağlık güvencesi, gelir düzeyi ve mesleki eğitim düzeyi gibi konularda iyileştirici adımlar atabilir. Nitekim çalışanların iş tatmin düzeylerinin yükselmesinin iş performansını olumlu yönde etkilediği literatürde kabul gören bir olgudur.
Din ve siyaset ilişkileri bağlamında Afganistan'da rejim değişiklikleri (1973 – 2001)
Son yıllarda hem akademik literatürde, hem de uluslararası alanda din ve siyaset bağlamında dini hareketlerin ortaya çıkışı, iktidar ve din arasındaki uyuşmazlıklar sıklıkla tartışılan bir konu konumuna gelmiştir. Bu çalışmanın amacı literatür alandaki bu boşluğu doldurmak ve Afgan siyasetini dinin etkisine yönelik bir analizle sunmaktadır. Özellikle son yıllarda Afgan siyasetinde dinin etkisinin artması üzerinde sıklıkla durulan bir konu olup bunun etkisiyle ortaya çıkan rejim değişikleri ele alınmıştır. Dolayısıyla dini hareketlerin çıkış noktasından başlayarak radikalleşme sürecine kadar, dönemler üzerinde durularak bu dönemlerde dinin hangi amaçla kullanıldığı ve ayrıca dış ülkelerin müdahaleleri üzerinde dinin etkisi ele alınmıştır. Afgan siyasetinde din 1973'lerden sonra çok etkin olmaya başlamıştır. Dolayısıyla bu dönemlerden sonra dini hareketler birer siyasi aktör olarak Afgan siyasetinde ortaya çıkmaya başlamıştır. Ayrıca bu dönemlerde yaşanan Soğuk Savaş ve İran İslam devrimi gibi olaylar, Afganistan'daki dini hareketleri etkileyerek dinin siyasetteki etkisini artırmaktaydı. Dolayısıyla bu dönemlerde bölgesel ve küresel aktörler din üzerinden siyaset yapmaya çok özen göstermiştir. 1973-2001 yılları arasında Afganistan'da din ve siyaset birbirine bağlı ve birbirini oldukça etkilemiş kavramlar olarak ortaya çıkmaktaydı. Oldukça önem teşkil eden bu dönemin analizi tezin ana temasını oluşturmaktadır. Anahtar kelimeler: Din ve siyaset, dini hareketler, rejim değişiklikleri, Afganistan.
Afganistandaki Ocarina markasına ilişkin marka değerini oluşturan faktörlerin analizi
Markalar günümüz pazarlarında daha fazla müşteriyi cezbetmek için en önemli kaynak ve şirketlerle tüketiciler arasındaki arayüzdür. Bu yüzden şirketler markanın değerini etkileyen faktörlere sürekli olarak odaklamaya çalışmalıdır. Bu çalışmada tüketicilerin tercihlerinde marka değerini belirlemeye yönelik oluşturulan model test edilmektedir. Bu kapsamda Afganistan'daki tüketicilerin marka tercihlerinde etkili olan sosyal, psikolojik ve kişisel faktörler ile marka sadakati, marka farkındalığı, algılanan kalite, marka çağrışımı ve marka imajı değişkenlerinin marka değeri üzerindeki etkileri analiz edilmiştir. Çalışmada elde edilen verilerin analizi sonucunda; marka farkındalığı haricinde tüm değişkenlerin marka değerine etki ettiği tespit edilmiştir.
Türk ve Alman dış politikasında Afganistan'ın yeri: Dış yardımlar
Bu çalışma Almanya ve Türkiye'nin dış politikaları kapsamında Afganistan'a dış yardımlarını incelemektedir. Bununla birlikte, dış yardımların etkinliğinden bahsedilerek Almanya ve Türkiye'nin genel siyasi, ekonomik, sosyal ve kalkınma yardımlarından bahsedilmiştir. Çalışmada Almanya'nın dış politikası, ekonomi durumu ve dış yardımları ele alınmış, Almanya ve Afganistan'ın uzun yıllardır dostluk içerisinde devam eden ilişkilerine yer verilmiştir. Dostluk ilişkisi çerçevesinde Almanya Afganistan'a sayısız maddi yardımda bulunmuş, kalkınma amaçlı projeler yürütmüş, Afganistan'ın yeniden yapılandırması için programlar uygulamıştır. Aynı şekilde çalışmada Türkiye'nin dış politikası ve dış yardımlarından bahsedilerek, Afganistan'a yapılan milyonlarca dolarlık kalkınma yardımları, insani yardımlar, askeri geliştirme programları, imar ve inşaat programları incelenmiştir. 11 Eylül olaylarından sonra çok dikkat çeken bir ülke olan Afganistan ile hem Türkiye'nin hem de Almanya'nın ilişkileri çok eskilere dayanmaktadır. Türkiye Afganistan'a yardım eden ülkelerin arasında 3. sırada yer almaktadır. Almanya ise 20. yüzyılın başında dış politikasını ve komşuluk politikasını yeniden gözden geçirmiş, 2001 yılının ardından Ortadoğu ve Orta Asya ülkelerine özen göstermeye başlamıştır. 2001'den günümüze kadar Almanya Afganistan'a sürekli yardımlarda bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Almanya, Türkiye, Afganistan, Dış Politika, Dış Yardımlar
Afganistan'da kamu harcamalarının kalkınma açısından genel bir değerlendirmesi
Kamu harcamalarının en önemli özelliği, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi amacıyla belirli ölçütler çerçevesinde yapılmasıdır. Kamu hizmetlerinin gerçekleştirilmesinin asıl amacı ise toplumda yer alan bireylerin refah seviyelerinin yükseltilmesi ile ilgilidir. Kamu harcamaları genel olarak kamunun ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla devletin mal ve hizmet satın alması ve bunun için bir harcama yapmasını ifade etmektedir. Böyle bir olgu Afganistan gibi gelişmekte olan ülkeler açısından daha büyük bir öneme sahiptir. Dolayısıyla kamu kesimi harcamalarının, toplumların ekonomik açıdan büyümelerine ve refahlarına katkıda bulunup bulunmadığının incelenmesi önemli bir konu olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı, kamu harcamaları inceleyerek, cari yatırım ve transfer harcamalarının büyüme üzerindeki etkilerini son yılara ilişkin verileri ele alarak sorgulamaktır. Bilemsel olarak Afganistanın kamu harcamaları, ekonomik, eğitim, sağlık durumuları, alt yapısı, gelir dağılımı ve yoksulluk üzerindeki etkilerinin genel hatlarını ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Bu tez çalışmasında, Afganistan'ın yapısına dair genel görünüm hakkında bir takım özet bilgiler sunulmakla birlikte, ülkenin eğitim, sağlık sorunları ve aynı zamanda gelir dağılımı ve yoksulluk konularına değinilecektir. Çalışmamızla ilgili literatürdeki bilgilere dayanarak ülke raporlarını sunan konuyla alakalı çeşitli kaynaklardan, tablolardan grafikler ve verilerden faydalanılacaktır. Bu araştırma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde araştırmanın problemi, amacı, önemi ve yöntemi açıklanıp ilgili araştırmaar incelenmiştir. İkinci bölümde Afganistan hakkında genel bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde Afganistanın genel ekonomik durumu incelenmiştir. Dördüncü bölümde Afganistanın kamu harcamaları hakkında bilgi verilmiştir. Son olarak sonuç bölümünde yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Afganistan, Afanistan ekonomisi, kamu harcamaları.
Türkiye ile Afganistan'da kooperatifçiliğin genel olarak karşılaştırılması ve değerlendirilmesi üzerine bir çalışma
Kooperatifçilik, karşılıklı yardımlaşma, dayanışma ve işbirliğine dayalı ortaklığı esas alan ekonomik ve sosyal bir faaliyet olarak tanımlanmaktadır. İnsanlık tarihi kadar eski olan kooperatifçiliğin, günümüzde özellikle gelişmiş ülkelerde, birçok alanda faaliyet içerisinde olduğu bilinmektedir. Kooperatifçilik ekonomik özgürlük, üretim, girişimcilik ve sosyalleşmeyi de teşvik ettiği için, bir tür gelişmişlik göstergesi olarak ta kabul edilmektedir. Gelişmekte olan bir ülke olan Türkiye'de de kooperatifçiliğin geçmişi oldukça eskilere dayanmaktadır. Türkiye'nin gelişen ve değişen dünyada, kooperatifçilik konusunda yeni adımlar attığı da bilinmektedir. Türkiye'nin kooperatifçilik deneyim ve birikimini, özellikle geri kalmış ve yoksul ülkelere aktarması da bu noktada oldukça önemlidir. Konuya bu açıdan bakıldığında, Türkiye'nin tarihsel ve kültürel bağları oldukça zengin olan Afganistan ile olan ilişkileri giderek yeni bir boyut kazanmaktadır. Özellikle son yıllardaki mülteci sorunu, Türkiye ile Afganistan'ı birbirine daha da yakınlaştırmıştır. Bu yakınlaşma sürecinde, Türkiye'nin kooperatifçilik deneyimi ile Afganistan'ın karşılaştırılması ve bu karşılaştırmadan elde edilen sonuçların değerlendirilmesi, Afganistan'ın gelişimine katkı sağlayacak ve Türkiye-Afganistan ilişkilerini de geliştirebileceği beklenmektedir. Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası ve T.C. Ticaret Bakanlığı verilerine göre dünyada yaklaşık 2,6 milyon kooperatif ve bu koperatiflerin bir milyarı aşkın ortağı bulunmaktadır. Dünya nüfüsünün % 13,82'si bir kooperatife ortak olup bu oran Türkiyede % 7,88, Afganistan'da ise % 1'in oldukça altındadır. Kuresel ekonomi içindeki payı % 4'ler civarında olan kooperatiflerin, payının daha da artacağı öngörülmektedir. Yaşanan Covid 19 pandemisi ve gıda kirizi, kooperatiflerin önemini daha da arttırılmıştır. Bu noktadan hareket edilerek bu çalışmada, Afganistan'ın içinde bulunduğu ekonomik, sosyal ve siyasi kirizin aşılmasında kooperatiflerin önemine dikkat çekilmiştir. Çalışmada, Türkiye ve Afganistan'ın tarihsel ve kültürel bağlarının yakın olduğu düşünülerek Afganistan'daki kooperatifçiliğin geliştirilmesinde Türkiye'nin bir rol modeli olabileceği kanatine çeşitli veriler kullanılarak varılmıştır. Bu veriler, Türkiye, Afganistan ve dünyadaki kooperatifçilik ile ilgili rakamsal verilerden oluşmuş olup bunların mukayese edilmesi ile yeni verilerin oluşturulması sağlamıştır. Çalışmada ayrıca Türkiye ile Afganistan arasındaki kooperatifçilik tarihsel süreç, mevzuat ve idari yapı yönü ile de karşılaştırılmış ve her iki ülke arasında kooperatifçilik ile ilgili ortak ve farklı yönler tespit edidilmiştir. Yapılan bu çalışma ile Afganistan'daki ekonomik ve sosyal sorunlara kooperatifçilik penceresinden bakılmış ve Türkiye ile mukayese edilerek bu konudaki bilimsel çalışmalardaki büyük bir boşluğun doldurulmasına katkı sağlanmıştır. Anahtar kelimeler: Afganistan, Gelişme, ICA (Uluslararası Kooperatifler Birliği), Kalkınma, Kooperatifçilik, Türkiye.
Afganistan'da Hazaralar-Taliban ilişkisi
Hazaralar, Afganistan'ın ana sakinlerinden biri olup ülkenin üçüncü büyük etnik grubu oluşturur. Diğer etnik gruplardan farklı olarak Hazaraların çoğunluğu Şii mezhebine mensuptur. Belki de bu mezheb farklılığı Taliban- Hazara ilişkisini olumsuz yönde etkilemiştir. Taliban, Hazaraları Şii ve bazen de Rafizi bir grup olarak görmüş ve etnik olarak Peştun olmadığı için bu grupla ilişkisi iyi olmamıştır. Taliban, gerek 1996-2001 yılları arasında yönetimde oldukları dönemde, gerekse iktidardan uzak olduğu 20 yıl boyunca ve 2021'deki ikinci döneminde; Hazaralar ile düzenli ilişkiler kuramamıştır. Birkaç cümle ile özetlemeye çalıştığımız bu araştırmada Hazaralar ile Taliban'ın tarihsel kökenleri, siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel ve eğitim durumları ile bu iki grup arasındaki ilişki ortaya konmaya çalışılmıştır. Anahtar Kalimeleri: Afganistan, Hazaralar, Taliban, Hazara-Taliban ilişkisi.
Uluslararası uyuşturucu ticaretinde Afganistan'ın yeri ve rolü
Afganistan uzun yıllar süren iç savaş, işgaller ve dış müdahaleler nedeniyle siyasal ve sosyo-ekonomik istikrarı sağlayamamış ve başarısız devlet konumuna düşmüştür. Taliban sonrasında yeniden yapılanma sürecine giren ülke dış yardımlara bağımlı haldedir. Siyasal istikrarın sağlanamaması, merkezi otorite eksikliği, ekonomik sorunlar, sosyal adaletsizlik ve dış müdahaleler nedeniyle uluslararası sistemde başarısız devletler kategorisinde olan Afganistan'da Taliban döneminde afyon yetiştiriciliği ve ticareti desteklenmiştir. Ülkedeki fakirlik, sosyal yardımların yetersizliği ve tarıma dayalı toplumun gerekli şekilde desteklenmemesi çiftçinin afyon üretimine yönelmesine neden olmuştur. Dünya afyon gereksiniminin büyük bir kısmı Afganistan'dan karşılanmaktadır. Uluslararası sistemdeki afyon ticaretinde önemli bir yere sahip olan Afganistan hem kullandığı ticaret rotaları hem de siyasi istikrarsızlığı nedeniyle bölgesel bir tehdit olarak kabul edilmektedir. Afganistan'daki afyon ekiminin önlenmesi için tarımın desteklenmesi, yeni iş gücü olanaklarının oluşturulması ve siyasal istikrarın sağlanması gereklidir.
Kolektif şiddet eğilimlerinde üçüncü devlet müdahalesi: Afganistan örneği
Bu çalışmanın amacı, uzun süredir istikrarsız ve çatışma iklimi içerisinde bulunan Afganistan'da son dönemde yaşanan siyasi dönüşümün; etnik ve dini temelli çatışma iklimini güçlendirerek bölgesel istikrarsızlığı artırıcı bir çatışma sarmalı yarattığını ortaya koymaktır.Afganistan yönetimini 250 yıldır elinde bulunduran Peştunların, Şii ve Türk azınlıklara yönelik şiddet eylemlerinin arka planında iktidar mücadelesi yatmaktadır.Bu mücadelenin tarihsel arka planı ile iç çatışmaların temelinde yatan dinamikler ortaya konulurken yaşanan süreç ele alınarak günümüze kadar süregelen olaylar dizisi bağlamında Afganistan'daki istikrarsızlık ve çatışma ikliminin bölgesel etkileri sonucu Tahran Yönetimi üzerinde yarattığı güvenlik ikilemi neticesinde İran'ın Afganistan'a yönelik olası bir müdahalesi değerlendirilmektedir. 50 bin kişiden kurulu ve İran'a bağlı paramiliter yapı olan Fatimiyyun Tugayı'nın; Afganistan'da etnik ve dini temel dayalı yeni bir iç çatışma neticesinde Hazara Toplumu'nun Taliban tarafından katliama maruz kalması durumunda Tahran yönetimi tarafından Afganistan'da görevlendirileceği düşünülmektedir. İran'ın dolaylı müdahalesi sırasında yaşanan iç savaşın Fatimiyyun Tugayı lehine sonuçlandırılması adına İran'ın doğrudan askeri müdahalesi de söz konusudur.İran ve Afganistan arasında yaşanacak olan savaş halinde ise istikrarsız olan Afganistan'daki çatışma iklimi yayılmacı etkisiyle bölgesel bir krize dönüşecek ve yeni göçmen hareketleri ile yeni insani krizler yaşanacaktır.
Yükseköğretimin kültürel değişimdeki rolü
Araştırmanın genel amacı öğretim üyelerine göre yükseköğretimin kültürel değişimdeki rolünü belirlemektir. Araştırmada nitel araştırma modeli kullanılmıştır. Çalışma grubu Afganistan ve Türkiye'de yükseköğretim kademesinde görev yapan öğretim elemanlarından oluşturulmuştur. Veri toplama aracı araştırmacı ve danışmanı tarafından geliştirilmiştir. Araştırmanın verileri, görüşme formunda yer alan sorulara gönüllü olarak yanıtlayan katılımcılardan mail yoluyla elde edilmiştir. Araştırmada şu sonuçlar elde edilmiştir. Eğitimin toplumsal, siyasal, ekonomik ve bireysel işlevleri vardır. Eğitimin toplumsal işlevleri; toplumun sosyalleşmesini ve bütünleşmesini sağlamakta, bireysel işlevleri; bireylere meslek, statü ve yaşantı biçimi kazandırmakta, toplumsal hareketliliği sağlamaktadır. Eğitimle insanlar kendini tanımakta, iletişim ve işbirliğini geliştirmekte, sağlıklı yaşamayı öğrenmektedir. Eğitimin kültürel işlevleri; kültürün muhafaza edilmesi, sosyal hayatın inşası, bireyin toplumsallaştırılması, toplumsal hareketliliği sağlayarak değişime yol açması, toplumun devamını sağlaması, ülkenin ekonomik, kültürel değişim ve gelişimi sağlamasıdır. Kültür dünyayı algılayış biçimini ve toplum tasavvurunu şekillendirmekte, hayal gücünü etkilemekte, eğitim, öğrenme ve öğretme stilleri üzerinde güçlü bir etkiye sahip olmaktadır. Okullarda kültür temelli bir eğitim olmalıdır. Kültür ve eğitim birbirlerinin tamamlayıcısıdır. İkisine de eşit şekilde önem verilmelidir. Yükseköğretim kültür üzerinde en fazla etkiye sahip olan kurumların başında gelmektedir. Yükseköğretim doğru bir şekilde kurgulandığında toplumdaki birçok sorunu çözebilecektir. Eğitim farklı fikirleri kitleler arasında yaymakta, bilim, sanat ve siyasi olaylara erişimi kolaylaştırmakta, zengin ve fakir arasında oyun alanını eşitlemektedir. Günümüz dünyasında farklı toplumlar arasında rekabet söz konusudur. Her ülke bilginin yayılması ve kendi kültürünün geliştirilmesi için çaba göstermektedir. Kültürel gelişim ve bilginin yayılmasında eğitimin ve özellikle yükseköğretimin rolü önemlidir. Özellikle başarılı bir toplum inşasında genelde eğitim özelde de yükseköğretim oldukça önemlidir. Toplumsal değişim yavaş yavaş gerçekleşmektedir. Bu değişimde eğitimin önemli bir rolü vardır. İnsanı değiştirmede eğitim en güçlü araçtır. Eğitim bir yandan bireyi kültürleştirirken diğer yandan toplumun kültürünü korumakta, gerektiğinde de kültürel değişimi sağlamaktadır. Yükseköğretim farklı kültürlerin toplandığı, bireylerin birbirinden etkilendiği ve toplumu etkilediği yerdir. Akademik kültür bilgiyi üretmekte ve yaymaktadır. Böylece toplumsal yapıyı ve kültürü etkilemektedir. Bununla birlikte mevcut eğitim kültürel ihtiyaçları karşılamak yerine, ekonomik ihtiyaçlara, hakim üretim ve ekonomik sisteme cevap vermek için geliştirilmiştir. Eğitim eşitsizlikleri meşrulaştırmış, itaat etmeye uygun insanlar yetiştirmiş, insanların kendi kaderlerinden memnun olmalarına yardımcı olmaktan başka bir amacı olmamıştır. Anahtar kelimeler: Yükseköğretim, Kültürel değişim, Afganistan kültürü.
XXI. yüzyılda Türkiye'ye gerçekleşen Afgan göçünün nedenleri ve sonuçları
Bu tez, 21. yüzyılın başlarında Türkiye'ye gerçekleşen Afgan göçünün nedenlerini ve bu göçün Türkiye üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Afganistan, uzun yıllardır çeşitli iç çatışmalar, politik belirsizlikler ve ekonomik zorluklarla mücadele etmektedir. Bu faktörler, Afgan halkının ülkelerini terk etmelerine yol açmış ve birçok kişiyi uluslararası koruma arayışına yönlendirmiştir. Tez, Afgan göçünün temel nedenlerini politik, ekonomik ve güvenlik boyutlarıyla analiz ederek, Türkiye'nin bu süreçte oynadığı rolü ortaya koymaktadır. Türkiye, sığınmacılara kapılarını açarak uluslararası toplumun dikkatini çekmiş ve Afgan göçüyle başa çıkmaya yönelik çeşitli politika ve stratejiler geliştirmiştir. Ayrıca, Afgan göçünün Türkiye'ye etkilerini değerlendirerek, ekonomik, sosyal ve kültürel boyutlarda ortaya çıkan dinamikleri ele almaktadır. Göçmenlerin Türk toplumuyla etkileşimi, işgücü piyasasına katkıları ve yerel kaynakların yönetimi gibi konular, bu etkilerin anlaşılmasına yönelik önemli perspektifler sunmaktadır. Sonuç olarak bu tez Afgan göçünün 21. yüzyılda Türkiye'ye olan etkilerini kapsamlı bir şekilde değerlendirmektedir. Göçün nedenleri, Türkiye'nin bu süreçteki rolü ve göçün etkileri, hem akademik hem de politika odaklı bir bakış açısıyla incelenmiş ve Türkiye'nin bu küresel meseleyle başa çıkma çabalarının anlaşılmasına katkıda bulunmuştur.
Afganistan ve iran arasındaki ticari ve siyasi ilişkiler
Asya kıtasının kalbine yakın Orta Asya'nın bir parçası olan Afganistan, Kıta'nın doğu ile batı ve kuzey ile güney arasında önemli geçiş noktasıdır. Orta Asya ülkelerin doğal gazı, petrolü ve elektriği Güneydoğu Hindistan boru hattıyla Afganistan üzerinden Pakistan, Hindistan ve uluslararası piyasalara aktarılmaktadır. Afganistan'ın Stratejik önemi, komşu ülkeleriyle mücadele etmesine neden olmuştur. Bu çalışmada Afganistan'ın komşularından İran ile Ticari ve siyasi ilişkileri incelenmiştir. 11 Eylül 2001 tarihinde Dünya Ticaret Merkezine gerçekleştirilmiş olan terör saldırılarından sonra ABD Afganistanı karşı askeri harekatı başlattı. Taliban rejiminin devrilmesinden sonra, Afganistan'deki yeni yönetim ülkenin kalkınması, ekonomik büyümesi, yeniden yapılandırılması ve muhtelif alanlarında reformlar yapmıştır. İran ekonomisi, büyük ölçüde petrole dayalıdır. İhracat gelirleri %80 petrol ihracatından elde etmektedir. İran'in Irak ile 8 yıllık savaş aynı zamanda ABD ve Avrupa Birliğin İran'a uygulanan ambargoları İran ekonomisine olumsuz etkilemiştir. 2001'dan sonra Afganistan ve İran arasındaki ticari ilişkiler genişlemiştir. 2016 yılında Hindistan, İran ve Afganistan arasında transit konusunda yapılan Çabahar Limanı analşmanın sonucunda, Afganistan denize çıkış alternatif yolu bulmuştur. Etnik, tarihî, kültürel, ekonomik, güvenlik ve dış unsurlar, ABD, Pakistan ve Suudi Arabistan, Afganistan ve İran arasındaki ilişkileri belirleyen unsurlardır. Ayrıca, su ve sınır problemi Afganistan ve İran arasındaki ilişkilere olumsuz etkilemiştir. İran, etnik ve kültürel faktörlerden yararlanarak Afganistan'da nüfuz alanı genişletmiştir. Anahtar Kelimeler: Afganistan, İran, Genel Ekonomi, Afganistan Dış Ticareti, Afganistan Siyasi İlişkiler.
Afganistan uluslararası ticaretinde ortaya çıkan uyuşmazlıkların hukuki çözümü
Uluslararası ticarette ortaya çıkan uyuşmazlıklarda, devlet yargısı mahkemeler dışında diğer alternatif çözüm yollarının incelenerek, özellikle Afganistan'ın taraf olduğu uluslar arası ticaret ilişkilerinde ortaya çıkan uyuşmazlıklarda tahkim ve arabuluculuk yolu ile çözüm süreçlerinin incelenmesidir.