Ameliyathaneler

Bu konu başlığı altında 56 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ameliyat sürecine yönelik görsel bilgilendirmenin durumluk - sürekli kaygı düzeyine etkisinin belirlenmesi

Bu araştırmada ilk kez ameliyat olacak hastalara ameliyat sürecine yönelik yapılan görsel bilgilendirmenin durumluk -sürekli kaygı düzeylerine etkisinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın tasarımı, son test kontrol gruplu yarı deneysel araştırma olarak planlandı. Araştırma Bursa Uludağ Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi Genel Cerrahi Kliniğinde Aralık 2019 - Haziran 2021 tarihleri arasında 60 hasta ile gerçekleştirildi. Araştırmada 1 müdahale grubu ve 2 kontrol grubu mevcuttu. Müdahale ve birinci kontrol grubuna daha önce ameliyat deneyimi olmayan hastalar, ikinci kontrol grubuna ise daha önce ameliyat deneyimi olan hastalar dahil edildi. Araştırmada müdahale grubundaki hastalara görsel bilgilendirme yapılırken kontrol gruplarındaki hastalar klinikte yürütülmekte olan standart bilgilendirme süreçlerine dahil edildi. İstatistiksel analizler için SPSS 21.0 programı kullanıldı ve istatistiksel analizlerde tip I hata düzeyi %5 olarak kabul edildi. Araştırmaya dahil edilen gruplar demografik özellikler açısından benzerdi (p>0,05). Müdahale grubundaki hastaların sürekli ve durumluk kaygı puanları ameliyathaneye yönelik düşüncelerine göre incelendiğinde; olumlu düşünceye sahip olan hastaların kaygı puanları kontrol gruplarındaki hastalardan daha düşüktü (p=0,015 ve p=0,037). Erkeklerin kadınlara göre ameliyathaneye yönelik düşünceleri daha olumluydu (p=0,002). Sürekli ve durumluk kaygı puanlarına göre gruplar arasında farklılık yoktu (p=0,284 ve p=0,292). Üç grup arasında durumluk kaygı puanı ve sürekli kaygı puanı açısından anlamlı bir fark olmamakla birlikte, ameliyat öncesinde video ile eğitim verilen müdahale grubunda ameliyathaneye ilişkin düşünceleri olumlu olanların kaygı puanları daha düşüktü. Araştırma devam ederken Covid-19 salgınının ortaya çıkmasının araştırmayı olumsuz etkileyen bir faktör olduğu düşünüldü. Ameliyat öncesi kaygıyı azaltmayı amaçlayan araştırmalardan daha ayrıntılı ve kesin sonuçlar elde edebilmek için Covid-19 salgınına daha adapte şartlarda yeni araştırmalara ihtiyaç vardır.

AmeliyathanelerAnksiyeteBilgilendirme+3
Muhammed Gültaş
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Ameliyathane sistemlerinde sıra bağımlı hazırlık süreli çizelgeleme yaklaşımı

Bir hizmet işletmesi olan hastanelerde, en yüksek kazanç ve maliyet birimlerinden biri ameliyathanelerdir. Hastane yönetiminin, en düşük maliyetle yüksek kalitede cerrahi bakım sağlanması baskısı altında olan ameliyathanelerde çizelgeleme sürecine ve önemli bir kaynak olan ameliyat odası kullanımına ilişkin yaygın uygulanan genel bir yapının olmaması çalışmanın çıkış noktasını oluşturmaktadır.Belirsizlik ve değişkenliğin fazlaca yaşandığı ameliyathane ortamında, ameliyat odası kullanım oranının en büyüklenmesi, çalışma kapsamının amacını oluşturmaktadır. Ameliyat odasının kullanım etkinliği, gerçekleştirilen ameliyatların planlanan tamamlanma zamanından erken ve geç tamamlanmasıyla ölçülmektedir. Tıp fakültesi hastanesi ameliyathanesinde çocuk cerrahisi ameliyat odası, tek makineli bir iş ortamı olarak düşünülmüş ameliyatların çizelgelenme problemi ele alınmıştır. Çizelgeleme probleminin gerçek sistemi daha iyi yansıtması açısından ameliyatlar arasındaki sıraya bağımlı hazırlık süreleri ile ameliyat sürelerinin stokastik olarak ele alındığı çalışmada, ameliyatların sıralanmasına ilişkin bir sıralama kuralı geliştirilmiştir. Geliştirilen modelin, karmaşık ve risk taşıyan ameliyathane ortamına uygunluğunun sınanması gerektiği düşüncesiyle benzetim yöntemi kullanılmış ve Promodel Benzetim programından faydalanılmıştır.Tez kapsamında yapılan inceleme ve araştırmalar doğrultusunda önerilen modelin ameliyat odası kullanımı açısından gelişme sağladığı görülmektedir. Ameliyathanede farklı cerrahi birimlerde ve tüm ameliyathane ortamında kullanılabilecek modelin hem hasta, hem ameliyathane personeli hem de hastane ? ameliyathane yöneticileri açısından memnuniyeti artıracağı düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler: Çizelgeleme, Sıraya Bağlı Hazırlık Süreli Tek Makine Çizelgeleme Problemleri, AmeliyathaneÇizelgelemesi, PROMODEL

AmeliyathanelerFaaliyet çizelgelemesiHastane yönetimi+5
Esra Yıldırım
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ameliyathane çalışanlarının hasta güvenliğine ilişkin tutumlarının incelenmesi

Ameliyathaneler hastanelerin en karmaşık çalışma ortamlarından biridir. Ameliyathanelerde sağlık bakımında standardizasyonu sağlamak için hasta güvenliği unsurlarının yerine getirilmesi son derece önemlidir. Bu araştırma, ameliyathane çalışanlarının hasta güvenliği tutumlarının incelenmesi amacı ile yürütülmüştür. Araştırma Şubat 2017-Ekim 2017 tarihleri arasında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi ve Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi merkezi ameliyathane çalışanları ile tanımlayıcı ve kesitsel olarak yapılmıştır. Çalışmanın evrenini ameliyathane birimi sağlık çalışanları oluşturmuştur. Araştırmada örneklem seçimine gidilmeyerek, tüm evrene ulaşılması hedeflenmiştir. Araştırmaya katılmayı kabul eden ve kriterlere uyan 254 kişiye ulaşılmıştır.Araştırmada veri toplama aracı olarak, çalışanların tanıtıcı özelliklerini belirleyen Kişisel Bilgi Formu ve ameliyathane çalışanlarının hasta güvenliğine ilişkin tutumlarını değerlendirmek için Güvenlik Tutumları Ölçeği (GTÖ) (Ameliyathane Versiyonu) kullanıldı.Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 20 paket program kullanılmıştır. Sonuçlar % 95 güven aralığında, p<0.05 anlamlılık düzeyinde değerlendirildi. Çalışanların GTÖ puan ortalamaları incelendiğinde; toplam puan ortalamaları 49,58±12,67; ekip işbirliği alt boyut puan ortalamaları 58,52±13,63; iş memnuniyeti alt boyut puan ortalamaları 59,82±22,41; yönetimle ilgili düşünceler alt boyut puan ortalamaları 44,35±22,99; güvenli ortam alt boyut puan ortalamaları 50,97±15,21; çalışma koşulları alt boyut puan ortalamaları 51,35±25,01; stres düzeyinin belirlenmesi alt boyut puan ortalamaları 36,83±16,14 olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, ameliyathane çalışanlarında hasta güvenliği tutumları orta seviyede bulunmuştur. Hasta güvenliği tutumunun iyileştirilmesi için gerekli eğitimlerin verilmesi ve farkındalıklarının arttırılması önerilmektedir.

Ameliyathane hemşireliğiAmeliyathane teknisyenleriAmeliyathaneler+4
Birgül Belgin
Çukurova University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ameliyathanesinde çalışan sağlık personelinin covıd-19 ile ilgili farkındalık düzeylerinin değerlendirilmesi

Amaç: COVID-19, küresel olarak 2,4 milyondan fazla insanın hayatını tehdit eden halk sağlığı sorunudur. Çalışmamızda ameliyathanede görevli sağlık çalışanın; COVID-19 hastalığı ile ilgili bilgi ve farkındalık düzeylerini araştırarak, olası hastaya müdahale durumunda bireysel ve klinik olarak güncel kılavuzlar ışığında gerekli hazırlıklarının olup olmadığını değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Araştırmamız kesitsel ve tanımlayıcı bir çalışma olup Adana Çukurova Tıp Fakültesi ameliyathanesinde görevli 213 sağlık çalışanına (uzman hekim, asistan hekim, postoperatif derlenme hemşiresi, anestezi teknikeri, ameliyathane teknikeri) internet yoluyla ulaşılarak anket uygulanmıştır. Oluşturulan 40 maddelik anket, sağlık çalışanlarının sosyo-demografik özellikleri, COVID-19 hastalığı hakkında epidemiyolojik bilgileri, kesin/olası tanı COVID-19 hastalarına yönelik ameliyat odalarındaki müdahele prosedürleri ve hastaların ameliyat edildiği odanın fiziki koşulları hakkında bilgi ve tutumları hakkında sorular içermektedir. Bulgular: Katılımcıların % 53,0'ünün (n: 124) hekim (asistan hekim, uzman hekim), % 14,5'inin (n: 34) anestezi teknikeri, % 21,8'inin (n: 51) ameliyat ve postoperatif derlenme hemşiresi, % 10,7'sinin (n: 25) ameliyathane teknikeridir. Katılımcıların % 49,1 (n: 115)'inin COVID-19 ile ilgili eğitim aldıkları belirlendi. Sağlık çalışanlarının önemli bir kısmı, hastalığın bulaşma (n:199, % 85,0) ve semptom başlangıcı (n:219, %93,6) hakkında yeterli bilgiye sahiptir. COVID-19 hakkında eğitim alma, meslek ve mesleki deneyim gibi faktörler, COVID-19 bilgi ve tutum algısı ile ilişkili olduğu bulunmuştur. Sonuç: Katılımcıların çoğunluğu COVID-19 ile ilgili olumlu bilgi ve farkındalığa sahip fakat uygulamanın belirli yönlerinde boşluklar olduğunu belirlenmiştir. Sonuç olarak, COVID-19 önleme ve korunma ilgili eğitim farklı faktörlere (eğitimsel kazanım, meslek, mesleki tecrübe vb.) göre düzenlenmeli, bilgi içerikli eğitimlerin yanı sıra davranış ve tutumların değiştirilmesine yönelik planlamalar yapılmalıdır. Bu çalışmanın bulgularının, oluşturulan prosedürler açısından COVID-19 hastalarına daha güvenli ve daha iyi sağlık hizmeti sunulmasına katkı sağlayacağına ve mücadelede farkındalığı artıracağını düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: COVID-19, Sağlık çalışanı, SARS-CoV-2, Coronavirüs, Pandemi, bilgi, tutum ve uygulama, farkındalık

Ameliyathane hemşireliğiAmeliyathane teknisyenleriAmeliyathaneler+7
Uygar Genç
Çukurova University
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mardin ili kamu hastanelerinde görev yapan ameliyathane hemşirelerinin ameliyathanenin yönetimine yönelik tutumlarının değerlendirilmesi

Bu çalıĢma ameliyathane hemĢirelerinin, ameliyathanenin yönetimine yönelik tutumlarının belirlenmesi amacıyla yapılmıĢtır. ÇalıĢma verileri 1 Temmuz 2019 - 29 ġubat 2020 tarihleri arasında Mardin ilinde yer alan devlet hastanelerinin ameliyathane servislerinde Sosyodemografik Özellikler Veri Formu ve Ameliyathane Yönetimi Tutum Ölçeği kullanılarak toplanmıĢtır. AraĢtırmanın örnekleminde 76 hemĢire yer aldı. HemĢirelerin yaĢ ortalaması 33.76±6.31 ve 47.4‟si kadın, % 73.7‟si evli, % 68.4‟ü lisans mezunuydu. Ameliyathane Yönetimi Tutum Ölçeği puan ortalamalarında en yüksek puan alınan alt boyut "stres ve tükenmiĢlik" iken en düĢük puanın "liderlik" alt boyutunda olduğu belirlendi. Güven alt boyutunda kadınların erkeklere göre daha yüksek puan ortalamasına sahip oldukları belirlendi (p<0.05). Ekip çalıĢması alt boyutunda ise mesleki deneyimi 7- 12 yıl arasında olanların puan ortalamaları daha yüksekti (p<0.05). Ameliyathanede çalıĢma yılına göre 5-9 yıl arasında çalıĢanların bilgi paylaĢama alt boyutunda puan ortalamalarının daha yüksek olduğu belirlendi. Medeni durum ve ameliyathanede çalıĢma konusunda eğitim alma durumu ile ölçek alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıĢtır (p>0.05). Sonuç olarak; bu araĢtırmada hemĢirelerin stres ve tükenmiĢlik durumlarının ameliyathane yönetimi tutumlarını etkilediği ve liderlik eden kiĢinin de bu tutumlarının belirlenmesinde etken olduğu görülmüĢtür. HemĢirelerin meslekte çalıĢma ve ameliyathanede çalıĢma süresi ekip üyeleri ile iĢbirliği yapma konusunda etkili bulunmuĢtur. HemĢirelerin ameliyathane yönetiminde etkili olmak adına tecrübeli olan ekip üyelerinin kliniklerde rehber rol üstlenmeleri, ekip üyelerinin verimliliğini azaltan stres ve tükenmiĢliği azaltabilmek için sürekli iletiĢim halinde olmaları ve paylaĢımda bulunmaları gerekmektedir. Liderlik yönünün geliĢtirilebilmesi için de hemĢireler mesleki geliĢimlerini arttıracak eğitimlere katılmalıdır. Anahtar Kelimeler: Ameliyathane, Yönetim, HemĢirelik, Cerrahi HemĢireliği

Ameliyathane hemşireliğiAmeliyathanelerHastaneler+7
Mehmet Ali Aydın
Hasan Kalyoncu University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Ortopedik cerrahide çift eldiven kullanımının delinmeye etkisi

Amaç: Araştırma, ortopedik cerrahide çift eldiven kullanımının delinmeye etkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Gereç ve Yöntem: Randomize kontrollü, deneysel olarak yapılan araştırma, 30.11.2021-31.03.2022 tarihleri arasında Türkiye'nin batı bölgesindeki bir üniversite hastanesinin Ortopedi ve Travmatoloji ameliyathanesinde yürütüldü. Ameliyatlarda kullanılan eldivenler randomize olarak iki gruba (girişim: çift kat eldiven grubu=780 eldiven, kontrol: tek eldiven grubu=390) ayrıldı. Ameliyat sonrası toplanan tüm eldivenlere araştırmacı tarafından EN455-1 yöntemiyle su sızdırmazlık testi yapılarak delik varlığı kontrol edildi. Veriler tanımlayıcı istatistikler, Ki kare testi, Fisher'in Kesin Testi, Fisher Freeman Halton Test ve doğrusal model regresyon analizi (GLM for the Binomial Family Regresyon) ile değerlendirildi. İstatistiksel anlamlılık 0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: Girişim grubunun iç eldiveninde %6,7, kontrol grubunun eldiveninde %30,8 delik belirlendi. İç eldivenlerin delinme durumları açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (2=37,229, p<0,001). Girişim grubunun iç eldiveninde kontrol grubuna göre 0,22 (0,12-0,38) kat anlamlı olarak daha az delinme olduğu belirlendi. Hemşire referans alındığında, cerrahlarda nondominant dış eldivende delik bulunma olasılığı 3,88 (1,89-7,97) kat, birinci asistanda 4,39 (2,15-8,96) kat ve ikinci asistanda 4,91 (2,35-10,26) kat daha fazladır. Cerrahlarda nondominant iç eldivende toplam delik bulunma olasılığı 6,51 (2,04-20,76) kat, birinci asistanda 7,74 (2,45-24,45) kat ve ikinci asistanda 10,66 (3,36-33,82) kat daha fazladır. Dış eldivende en sık delinme nondominant eldivenin işaret parmağında (%16,7) saptandı. Bunu sırasıyla dominant işaret parmağı (%6,2), nondominant orta parmak (%5,6), nondominant başparmak (%4,6), dominant başparmak (%4,1) ve nondominant avuç içi (%4,1) izledi. Ameliyat süresinin ve ameliyat sırasında plak, vida, rod kullanımının delinme olasılığını etkilediği bulundu. Sonuçlar: Ameliyat sırasında çift eldiven kullanımının delinmeyi azalttığı belirlendi. Ekip üyelerinin ameliyat sırasında çift eldiven kullanması ve belirli aralıklar ile eldiven değiştirmesi önerilmektedir.

AmeliyathanelerDelinme dayanımıDoktorlar+3
Hülya Kızıl Toğaç
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Ameliyathanelerde çizelgeleme problemi ve optimizasyonu

Ameliyathaneler hastanelerin en önemli bölümlerinden biridir. Ameliyathaneler, hastanelerin ana gelir kaynağı olmasının yanı sıra, aynı zamanda en maliyetli birimleridir. Maliyet unsurları ile birlikte acil operasyon gereksinimi olan hastalara zamanında ve hızlı müdahale edilebilmesi, bu önem boyutunu hayati düzeye çıkarmaktadır. Hastane ve ameliyathane yöneticileri için en temel ve kritik öneme sahip olan sorun, operasyonların planlanması ve ameliyathanelerin çizelgelenmesidir. Ameliyathanelerin çizelgelenmesinde malzeme, tıbbi araç-gereç ve ameliyat için kullanılan cihazların kıtlığı, hizmet veren cerrah, hemşire ve diğer ameliyathane çalışanlarının sınırlı sayıda olduğu gerçeği göz önünde bulundurulmalıdır. Aynı zamanda belirli bir çalışma kapasitesi olan ameliyathanelerin, çalışma zamanları içerisinde optimum düzeyde hizmet vermesi gerekmektedir. Ayrıca hastaların mümkün olan en kısa zamanda, operasyon süreçlerinde gecikme yaşanmadan ve ameliyathane birimlerinde kuyruk oluşturmadan hizmet alabilmesi, hem hasta memnuniyetini hem de personelin verimli çalışmasını sağlamaktadır. Bu tez çalışmasında, elektif hastalar için ertesi gün operasyon çizelgeleri oluşturulması, bu planlamanın yapılmasında ameliyat tamamlanma zamanlarında ve vakalar arası hazırlık süreçlerinde mümkün mertebede çakışma yaşanmamasının sağlanması hedeflenmiştir. Eş zamanlı operasyon bitişlerinin minimize edilmesi ile ameliyathanelerin optimum düzeyde kullanılmasının sağlanması ve operasyon akışlarının hızlı bir şekilde gerçekleşmesi amaçlanmıştır. Ayrıca ertesi gün için planlanan ameliyatların ameliyat sırasının belirlenmesi ile hastaların pre-op bekleme sürelerinin azaltılması sağlanacaktır. Belirlenen amaçları gerçekleştirebilmek için küçük ve orta boyutlu problemlerin çözülmesinde karma tam sayılı programlama modeli önerilmiştir. Orta ve büyük boyutlu problemlerin çözümünde ise darboğaz değiştirme sezgiseli ve sıra değiştirme yaklaşımından oluşan iki aşamalı bir uygulama yapılmıştır. Yapılan uygulamalar sonucunda çocuk cerrahi ve genel cerrahi servislerinde karma tam sayılı programlama ile optimal çizelgelere ulaşılmıştır. Üroloji, kadın doğum ve beyin cerrahisi servislerinde ise önerilen iki aşamalı yöntem ile mevcut ameliyat planlarından daha kısa sürede tamamlanan ve daha az çakışmanın yaşandığı operasyon çizelgeleri elde edilmiştir.

AmeliyathanelerOptimizasyonÇizelgeleme+1
İbrahim Tolga Çoşkun
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Ameliyathane çalışanlarında N99/FFP3 maske ve cerrahi maske birlikte kullanımının ETCO2 seviyelerine etkisi

Amaç: İnsan yaşamının en önemli önkoşullarından biri karbondioksitin sürekli ortadan kaldırılmasıdır. Vücutta CO2 üretimi ile atılımı arasında bir denge vardır: dokulardan kan yoluyla taşınması, alveollere yayılması ve ventilasyon ile ortadan kaldırılması. Bu taşıma ve eliminasyon süreçlerinin herhangi bir şekilde bozulması, homeostazisi önemli ölçüde bozan hiperkapniye neden olur. Bu çalışmanın amacı ameliyathane çalışanlarında N99/FFP3 maske ve cerrahi maske birlikte kullanımının ETCO2 seviyelerine etkisini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışma Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji Anabilim Dalında prospektif gözlemsel olarak yapıldı. Çalışmaya etik kurul onayı ve katılımcıların yazılı onamları alındıktan sonra 15.112021-30.12.2021 tarihleri arasında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi ameliyathanesinde çalışan 18-60 yaş aralığında 55 kişi gönüllü sağlık çalışanı dahil edildi. Çalışmada ETCO2 ölçümü için kapnograf (CapnostreamTM35 portabl respirator monitörü) ve kapnograf uyumlu ETCO2 örnekleme hattı-nazal kanül (filter line®) kullanıldı. Katılımcıların demografik özellikleri, mevcut veya geçirilmiş hastalıkları, sigara kullanımı, maskesiz solunum sırasında ETCO2, nabız, oksijen saturasyonu, solunum sayısı, EPİ (Entegre Pulmoner İndeks) değerleri bilgi formuna kaydedilerek N99/FFP3 maske ve cerrahi maske taktıktan sonra ameliyathanede günlük çalışma şartlarında 30 dakika sürede 10. - 20. - 30. dakikalarda değerlerin takibi yapılarak çalışma formuna kaydedildi. Tüm veriler Çukurova Üniversitesi Biyoistatistik Anabilim Dalı tarafından analiz edildi. Verilerin istatistiksel analizinde IBM SPSS Statistics Versiyon 20.0 paket programı kullanıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen katılımcıların yaş ortalaması 29,3±4,5 olup %49,1'i erkek, %50,9'u kadındı. Katılımcıların ortalama boy uzunluğu 171,5 ± 9,7 cm, vücut ağırlığı ortalaması 70,4 ± 13,5 kg, vücut kitle indeksi ortalaması 23,8 ± 2,9 kg/m2 idi. Çalışmaya dahil edilen katılımcıların %34,5'inde sigara öyküsü mevcut, %65,5'inde sigara öyküsü bulunmamaktaydı. Katılımcıların %47,3 oranında COVİD-19 hikayesi mevcut olup, %52,7'sinde COVİD-19 hikayesi mevcut değildi. Katılımcıların %20'sinde kronik hastalık öyküsü olduğu, %80'inde kronik hastalık öyküsü olmadığı görüldü. Zaman içinde (maskesiz- maske kullanırken10.dakika- maske kullanırken 20.dakika- maske kullanırken 30.dakika) end-tidal karbondioksit, solunum sayısı, EPİ skoru, kalp atım hızı değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı değişiklik saptandı. Zaman içinde oksijen saturasyonu değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı değişiklik bulunamadı. Vücut kitle indeksi, geçirilmiş COVİD-19 öyküsü ile, kronik hastalık öyküsü ile ETCO2 artışı arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunamadı. Sigara kullanım öyküsü ile ETCO2 artışı arasında istatistiksel olarak anlamlı korelasyon bulundu. Sigara içme durumunun içmeyenlere göre ETCO2 (bazal ile 30.dakika) farkında 2,75 kat artışa neden olduğu tespit edildi. Vücut kitle indeksi, geçirilmiş COVİD-19 öyküsü, sigara kullanımı, kronik hastalık öyküsü ile EPİ skoru düşüşü arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunamadı. Sonuç: Çalışmamızdan elde edilen verilere göre N99/FFP3 maske ve cerrahi maske birlikte kullanımı zaman içinde ETCO2 değerlerinde belirgin artışa neden oluyor. İkincil sonuçlarımız olan solunum sayısı ve kalp hızında zaman içinde anlamlı artışla birlikte EPİ skorunda anlamlı azalma saptadık. Eldeki sonuçlarımıza göre sigara içicisi olmanın içmeyenlere göre ETCO2 farkında 2,75 kat artışa neden olduğunu gözlemledik.

AmeliyathanelerCOVID 19Cerrahi maske+7
Elshad Abıshov
Çukurova University
2022
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde cerrahi alan enfeksiyonlarının irdelenmesi ve enfeksiyon risk faktörlerinin belirlenmesi

Cerrahi alan enfeksiyonu (CAE) en önemli cerrahi komplikasyondur. Ciddi mortalite, morbidite ve sosyoekonomik kayıplara neden olmaktadır. CAE cerrahi girişimlerin %2-5'inde gelişir ve tüm hastane enfeksiyonlarının yaklaşık ¼'ünü oluşturur. Hasta ve cerrahi süreç ile ilgili birçok faktör CAE'u gelişmesini etkilemektedir. Çalışmamızda hastanemiz cerrahi kliniklerinde CAE hızının, enfeksiyon etkenlerinin, etkenlerin antibiyotik duyarlılık paternlerinin ve enfeksiyon gelişimi için risk faktörlerinin saptanması amaçlanmıştır.Çalışmaya Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde Göz kliniği hariç diğer cerrahi kliniklerde 17.03.2008 ile 10.07.2008 tarihleri arasında opere olan ve en az 48 saat yatan tüm hastalar (1397 hasta) dahil edildi. CAE'nun tanımlanması ve teşhisi için `Centers for Disease Control and Prevention' (CDC) kriterleri kullanıldı. CAE hızı her 100 cerrahi girişim sonrası gelişen CAE atak sayısı olarak hesaplandı. CAE'nun olası risk faktörleri çok değişkenli lojistik regresyon modeli ile değerlendirildi.Çalışma süresince 1397 hastanın 131'inde (9.4%) CAE gelişti. CAE gelişiminin 12.8 gün ek yatışa neden olduğu saptandı. En yüksek CAE hızı kolon cerrahisi uygulanan hastalarda gözlendi (%27.1). Etken mikroorganizmaların %74.6'sını Gram negatif mikroorganizmalar oluşturuyordu. En sık izole edilen mikroorganizma Escherichia coli (%32.8) idi. Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde, diyabet (OR:2.660, CI:1.389-5.093), cerrahi dren kullanımı (OR:3.706, CI:1.910-7.191), perioperatif transfüzyon (OR:1.787, CI:1.077-2.965), travma (OR:2.244, CI:1032-4.880), reoperasyon (OR:7.408, CI:3.315-16.555), kontamine (OR:3.291, CI:1.433-7.556) veya kirli-enfekte (OR:3.451, CI:1.888-6.310) yara sınıfları ve National Nosocomial Infection Surveillance (NNIS) risk indeksinin her bir puan artması (OR:7.499, CI:4.336-12.967) CAE gelişimi için bağımsız risk faktörleri olarak belirlendi.CAE hızını azaltmak için risk faktörleri belirlenmeli ve önlenebilir olanlar için gerekli tedbirler alınmalıdır. Bu amaçla fazladan kan ve kan ürünlerinin transfüzyonundan ve cerrahi drenlerin gereksiz kullanımından kaçınılmalı, cerrahi drenler mümkün olan en kısa sürede çekilmelidir. Ayrıca geleneksel yara sınıflaması ve NNIS risk indeksi CAE'nın öngörülmesinde kullanılabilir.Anahtar kelimeler: Cerrahi alan enfeksiyonu, etken mikroorganizmalar, risk faktörleri

AmeliyathanelerBakteriyel enfeksiyonlarRisk faktörleri+1
Rıza Çam
Gaziantep University
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ameliyathane hemşirelerinin teknik olmayan becerileri kullanma durumlarının belirlenmesi

ÖZET GİRİŞ VE AMAÇ Bu araştırma, ameliyathane hemşirelerinin teknik olmayan becerileri kullanma durumlarını belirlemek amaçlı yapıldı. YÖNTEM Bu araştırma niteliksel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşme yöntemi ile yapıldı. Bu araştırmada veriler 19.03.2014-30.04.2014 tarihleri arasında toplandı. Araştırmanın evrenini bir üniversite hastanesinin ameliyathane ünitesinde çalışan 40 ameliyathane hemşiresi, örneklemini ise 18 ameliyathane hemşiresi oluşturdu. Verilerin toplanmasında demografik özellikler formu ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanıldı. Toplam altı teknik olmayan beceri ile ilgili veriler 14 soruluk bir yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edildi. Görüşmeler yapılmadan önce "bilgilendirme ve onam formu" katılımcılara okutuldu ve onay imzaları alındı. Her bir katılımcı ile görüşme öncesi günü için randevu alındı. Görüşmelerin her biri yaklaşık 30- 60 dakika sürdü. Yapılan görüşmeler ses kayıt cihazı ile kayıt edildi. Elde edilen verilerin araştırmacı tarafından okunarak, amaca uygun olarak, belirlenen temalar altında bir araya getirildi ve gruplandırılarak değerlendirildi. Analiz sürecinde tüme varımcı bir anlayış izlenerek, üzerinde durulan konu ile ilgili ifade edilen kavramların ve düşüncelerin temalar altında toplanması, görüşmelerden elde edilen verilerin tekrar tekrar okunması ile söz konusu olmuş, bu temalar araştırmanın alt amaçlarına göre kodlanıp gruplandırılmıştır BULGULAR Kullanılan teknik olmayan becerilerin durumsal farkındalık, liderlik, karar alma, ekip çalışması, iletişim, stres ve yorgunlukla baş etme becerileri olduğu sonucuna varıldı. Dışarıdan yapılan müdahalelerin dikkati dağıtan faktör olduğu görüldü. Karar alma becerisinin etkin kullanılamadığı görüldü. Ekip çalışması becerisinde çoğunlukla dayanışma, koordineli çalışma üzerinde durulduğu görüldü. Cerrahi ekibi tanımama faktörünün iletişimi engellediği görüldü. Stresle baş etmede kendini telkin etme gibi yöntemler kullanıldığı görüldü. Branşlaşma olmamasının becerileri olumsuz etkilediği sonucuna varıldı. SONUÇ VE ÖNERİLER Bu araştırmada elde edilen sonuçlara dayanarak ameliyathane hemşirelerinin teknik olmayan becerileri daha etkin kullanabilmeleri için sadece ameliyat sırasında değil tüm süreçte hastanın yanında olabilmesi, liderlik ve karar alma becerileri ile ilgili mesleğin daha görünür olması için yetkilerin yasal çerçevede belirtilmesi, stres ve yorgunlukla baş edebilme becerisini etkin kullanabilmek için yöneticiler tarafından desteklenmesi önerilmektedir. Anahtar kelimeler; ameliyathane hemşiresi, teknik olmayan beceri, cerrahi, hasta güvenliği, istenmeyen olay/durum.

AmeliyathanelerCerrahiHasta güvenliği+3
Münevver Demir
Acıbadem University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ameliyathane hemşirelerinin ameliyathanede hasta ve çalışan güvenliğine ilişkin görüşleri

Bu çalışma ameliyathane hemşirelerinin ameliyathanede hasta ve çalışan güvenliğine ilişkin görüşleri ve bu görüşleri etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Ankara ili belediye sınırları içinde bulunan kalite belgesi almış kamu hastanelerinin ameliyathanelerinde çalışan hemşireler oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini toplam 100 hemşire oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında anket formu kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde frekans dağılımları, ortalama, standart sapma, yüzde değerleri ve ki-kare testi kullanılmıştır. Hemşireler, ameliyathanede hasta güvenliğini en fazla; enfeksiyon riski (%50), hastanın taşınmasıyla ilgili aksaklıklar (%50) ve doğru hasta, doğru taraf, doğru cerrahinin sağlanamaması (%35); çalışan güvenliğini ise en fazla; kesici-delici-yakıcı alet yaralanmaları (iğne ucu, bistüri, koter v.b) (%44), kanla/ vücut sıvılarıyla/ solunum yoluyla bulaşan hastalıklara maruziyet (%41), yorgunluk ve dikkat eksikliği (%41) gibi faktörlerin etkilediğini ifade etmişlerdir. Ameliyathane ortamından kaynaklanan ve hastanın güvenliğini tehdit eden faktörler olarak; ameliyathanenin ısısı, havalandırması ve aydınlatmasının yetersiz olması (%48), ameliyathane salonlarının cerrahi ekip için rahat ve uygun olmaması (%36) gibi faktörleri belirtmişlerdir. Hemşireler ameliyathanede enfeksiyon riskini azaltmak için cerrahi malzemeler ve tıbbi cihazların uygun şekilde sterilize ve dezenfekte edilmesi (%60); hastanın kimliğinin doğrulanması için; kol bandı, bileklik, tanıtıcı kart v.b kullanılmasını (%58), ekip iletişiminin geliştirilmesi için; ekip üyelerinin anlayışlı ve sabırlı olmasını (%50) gerektiğini belirtmişlerdir. Hemşirelerin görev yeri, ameliyathanede çalışma süresi ve hizmet içi eğitim alma gibi bazı özelliklerinin hasta ve çalışan güvenliğine ilişkin görüşlerini etkilediği belirlenmiştir (p<0.05) (Bkz. Ek-6).Anahtar Kelimeler: Hasta güvenliği, çalışan güvenliği, ameliyathane, hemşire.

AmeliyathanelerGüvenlikHasta güvenliği+4
Çiğdem Canbolat
Gazi University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Pediyatrik cerrahi ameliyathane çalışanlarında genotoksik etkinin mikro çekirdek yöntemiyle değerlendirilmesi

Ameliyathane ortam havasındaki atık anestezik gazlara bağlı olarak ameliyathane çalışanlarında genotoksik etki meydana geldiği bilinmektedir. İnhalasyon anesteziklerinin ortam havasında ölçülen en yüksek düzeyleri kulak burun boğaz ve pediyatrik cerrahi ameliyathanelerinde görülmektedir. Bu çalışmanın amacı pediyatrik cerrahi ameliyathanelerinde çalışan kişilerde mesleki maruziyete bağlı oluşan genotoksik etkiyi mikro çekirdek yöntemiyle araştırmaktır.Çocuk hastalıkları hastanelerinde gerçekleştirilen bu çalışmada, ameliyathanede görev yapmakta olan 30 çalışan (13 anestezi çalışanı, 10 ameliyathane hemşiresi, 7 ameliyathane personeli) ameliyathane grubu olarak belirlendi. Aynı hastanelerden ameliyathane grubuyla yaş, cinsiyet, vücut kitle indeksi, sigara ve alkol kullanma alışkanlıkları benzer olan ameliyathane dışında çalışan 30 hastane çalışanı kontrol grubu olarak seçildi. Her bireye genotoksik etkiyi artıran durumların sorgulandığı anket uygulandıktan sonra bukkal epitel örnekleri alındı. Mikro çekirdek yöntemine uygun boyama işleminden sonra mikroskopik değerlendirme yapıldı.Ameliyathane grubunda mikro çekirdek sıklıkları Kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksek bulundu (p<0.05). Yaşı <35 yıl olanlarda mikro çekirdek sıklıkları, ameliyathane grubunda kontrol grubu bireylerde olduğundan anlamlı olarak yüksek bulundu (p=0.009). Anestezi çalışanı bireylerin mikro çekirdek sıklıkları, kontrol grubundaki doktor bireylerin mikro çekirdek sıklıklarından anlamlı olarak yüksek bulundu (p=0.034). Ameliyathane grubunda sigara içmeyen bireylerde mikro çekirdek sıklığı kontrol grubundaki sigara içmeyen bireylerin mikro çekirdek sıklığından daha yüksekti (p=0.007). Gruplarda mikro çekirdek sıklıklarının; cinsiyet, alkol, maruziyet süresi ve çalışma şekli gibi değişkenlerden etkilenmediği gözlendi (p>0.05).Bu çalışmada, pediyatrik cerrahi ameliyathane çalışanlarında, özellikle daha genç ve anestezi çalışanı olanlarda daha belirgin olmak üzere genotoksik etki meydana geldiği sonucuna varılmıştır.

Ameliyathane teknisyenleriAmeliyathanelerAnestezi-inhalasyon+4
Neslihan Uslu Karataş
Gazi University
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ameliyathanede sıvı dolgulu destek yüzeyi kullanmanın basınç ülserini önlemeye etkisi

Araştırma, ameliyathanede sıvı dolgulu destek yüzeyi kullanmanın basınç ülserini önlemeye etkisini belirlemek amacıyla randomize, kontrollü, deneysel olarak yapılmıştır.Araştırma Gazi Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi'nin Ortopedi ve Beyin cerrahisi kliniklerinde ameliyat olan 30 deney ve 30 kontrol grubu üzerinde toplam 60 hasta üzerinde yapılmıştır.Veriler, literatürden yararlanılarak arştırmacı tarafından oluşturulan ?Hastalara İlişkin Özellikler Formu?, ?Braden Risk Değerlendirme Ölçeği?, ?Basınç Ülseri Evrelendirme Formu? kullanılarak, Şubat 2011- Mayıs 2011 tarihleri arasında toplanmıştır. Verilerin toplanmasına başlamadan önce kurumdan yazılı izin, hastalardan da aydınlatılmış onam alınmıştır.Ameliyattan bir gün önce Braden Risk Değerlendirme ölçeğine göre orta ve yüksek risk grubundaki hastalar deney ve kontrol grubuna randomize olarak atanmıştır. Deney grubundaki hastaların ameliyat masasına sıvı dolgulu destek yüzeyi konulmuş, kontrol grubundaki hastalar ise standart ameliyat masasında ameliyat olmuşlardır. Ameliyat bitiminin 30. dakikasında- 1., 2., ve 3. günlerinde hastaların cildi değerlendirilerek ?Basınç Ülseri Evrelendirme Formuna? kaydedilmiştir.Verilerin değerlendirilme işlemleri SPSS 12.0 proğramı kullanılarak yapılmıştır. Kolmogorov Smirnov testi, Student t testi, ki-kare, Fisher'in kesin ki-kare testleri, Pearson korelasyon analizi, sayı ve yüzdelikler hesapları kullanılmştır.Araştırma sonucunda deney ve kontrol grubundaki hastaların basınç ülseri gelişmesinde rol oynayan faktörler açısından benzer olduğu ve gruplar arasında istatistiksel olarak fark olmadığı saptanmıştır. Deney grubunda bir hastada, kontrol grubunda ise 15 hastada basınç ülseri geliştiği gözlenmiştir (p ? 0.05).Braden Risk değerlendirme Ölçeği Puanı ile ameliyat süresi ile basınç ülseri gelişimi arasında ilişki olduğu bulunmuştur.Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda riskli hastalarda destek yüzeyi kullanılmasına yönelik önerilerde bulunulmuştur.Anahtar kelimeler: Basınç Ülseri, Destek Yüzeyi, Ameliyathanede, Hemşirelik.

AmeliyathanelerBasınçHemşirelik+3
Şenay Gül
Gazi University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Ameliyathanede görev yapan kadın anestezi çalışanlarının doğum yöntemi tercihlerinin ameliyathane dışında görev yapan kadın sağlık çalışanlarıyla karşılaştırılması

İnsanların çoğalması ve nesillerini devam ettirmeleri için gerekli olan en önemli yol doğumdur. Bu sebepten ötürü de tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. Her canlı gibi insanlar da doğanın kanunu gereği doğar ve ölür. Doğum biyolojik bir olay olup bu nedenden ötürü de pek çok koşulun yerine getirilmesi gerekir. Yüzyıllardan beridir doğum olayı belirli kural ve şekillere göre gerçekleşmektedir. Herhangi bir sağlık sorunu olmayan kadınlar açısından doğum son derece normal bir olay olmakla birlikte bazı sebeplerden ötürü doğum yapma tercihleri değişebilmektedir. Bu çalışmada ameliyathanede görev yapan kadın anestezi çalışanlarının doğum yöntemi tercihleri ile ameliyathane dışında görev yapan kadın sağlık çalışanlarının doğum tercihleriyle karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda çalışmaya toplam 206 kadın sağlık çalışanı dahil edilmiştir (103'ü ameliyathane, 103'ü ameliyathane dışı). Çalışmada veri toplama aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Anketlerden elde edilen verilerin analizi SPSS programı ile yapılmıştır. Yapılan analiz neticesinde çalışmaya dahil edilen kadın sağlık çalışanlarından %58.3'ünün ilk doğumlarında sezaryen doğumu, %41.7'sinin ise normal doğumu tercih ettikleri görülmüştür. Çalışmada sezaryen doğumu tercih edenlerin %60'ının ameliyathane çalışanı olduğu tespit edilmiştir. Normal doğumu tercih edenlerin %64'ünün ameliyathane dışında çalıştığı tespit edilmiş olup gruplar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Sonuç olarak; ameliyathanede çalışan kadınların sezaryen doğum oranları anlamlı yüksek bulunmuştur. Bu durum ameliyathanenede çalışanların sezaryen kararı almaya daha yatkın oldukları ile ilişkilendirilebilir. Anahtar Kelimeler: Doğum, Doğum Tercihi, Normal Doğum, Sezaryen Doğum

Ameliyathane teknisyenleriAmeliyathanelerAnestezi+4
Adem Arslan
Karadeniz Technical University
2016
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Alt ekstremite cerrahisinde anestezi tekniği ve ortam ısısının hasta termoregülasyonu ve derlenmesi üzerine etkileri

ÖZETHipotermi anestezi uygulamaları sırasında en sık karşılaşılan ve beraberinde olumsuzlukları getiren bir termoregülatuvar bozukluktur. Çalışmamızın amacı alt ekstremite cerrahisi uygulanan hastalarda anestezi tekniği ve ortam ısısının termoregülasyon üzerine etkilerini belirlemektir.Çalışmaya, Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Etik Kurul onayı alındıktan sonra alt ekstremite cerrahisi planlanan, yaşları 18-60 arasında değişen, ASA I-II risk grubunda olan 90 erkek hasta alındı. Hastalar önce uygulanan anestezi tekniğine göre genel anestezi (GA), epidural anestezi (EA) ve femoral-siyatik blok (FS) olmak üzere rastgele üç gruba ayrıldı. Gruplar daha sonra oda ısısının 20-22 °C (I) ve 23-25 °C (II) olmasına göre alt gruplara (Grup GA I, GA II, EA I, EA II, FS I ve FS II) ayrıldı. Premedikasyon uygulanmayan hastalar standart olarak monitorize edildi. Isı probları ise timpanik membran, aksilla, göğüs, kol, ön kolun ½ orta iç yüzü, el orta parmak pulpasına yerleştirildi ve anestezi indüksiyonundan hemen önce (bazal), anestezi indüksiyonundan sonra 5., 10., 15., 20., 30., 45., 60., 90. ve 120. dakikalarda ölçülerek ortalama cilt ısısı (OCI) ve ortalama vücut ısısı (OVI) hesaplandı. Cerrahi bitiminde ise derlenmeye kabul, 15., 30., 45. ve 60. dakikalarda timpanik membran, aksiler ısı, derlenme oda ısısı, VAS ile ağrı değerlendirmesi, titreme ve bulantı-kusma skorları kaydedildi.Hastaların demografik verileri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı. Bütün gruplarda anestezi uygulaması ile birlikte timpanik ve OVI'da azalma, OCI'da artış gözlendi. Farklı oda ısısı ve anestezi teknikleri uygulanan hastalarda timpanik ısıda gruplar arasında anlamlı değişiklik saptanmadı (p>0.05). Grup GA I'de Grup GA II'ye göre OCI'nin 5., 10., 15., 20., 60 ve 90. dakikalarda anlamlı olarak düşük olduğu saptandı (p<0.05). Grup GA I'de, Grup GA II'ye göre OVI'nin bazal dönemde anlamlı olarak düşük olduğu saptandı (p<0.05). Grup GA I'nin 5. dakikadaki OCI'nın, Grup FS I'ye göre anlamlı olarak düşük olduğu gözlendi (p< 0.05). Postoperatif dönemde gruplar arasında karşılaştırılmada timpanik ısı, aksiller ısı, bulantı-kusma skorlarında anlamlı bir farklılık olmadığı belirlendi. Titreme skoru Grup GA I'de, VAS skoru Grup GA I ve Grup GA II'de diğer gruplara göre yüksek olduğu saptandı (p<0.05).Sonuç olarak çalışmamızda uygulanan anestezi teknikleri arasında anlamlı farklılık olmamasına rağmen oda ısısından gruplardan sadece genel anestezi uygulanan hastaların etkilendiği görüldü.Anahtar kelimeler: Termoregülasyon, Genel anestezi, Epidural anestezi, Femoral-siyatik blok, Ortam ısısı

AmeliyathanelerAnestezi-epiduralAnestezi-genel+3
Fadime Tosun
Fırat University
2012
00
DoktoraAçık ErişimTR

Cerrahi duman iç ortam hava kalitesine etkisi ile ameliyathane çalışanlarında fiziksel semptomlara etkisinin karşılaştırılması

Cerrahi duman, gaz halinde bioaerosoller, virüsler ve bakteriler dahil canlı ve ölü hücresel materyaller ile birlikte kanserojen kimyasallardan polisiklik aromatik hidrokarbonlar (PAH) ve uçucu organik bileşikleri (UOB) içerir. Bu çalışmanın amacı; genel cerrahi ameliyathane odasında cerrahi dumanın iç ortam hava kalitesine etkisi belirlemek ve bu bölüm çalışanlarında oluşturduğu fiziksel semptomları dahili birimlerde çalışanlar ile karşılaştırarak incelemektir. Bu çalışma, olgu-kontrol tipinde, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde gerçekleştirildi. Çalışmada genel cerrahi ameliyathane odasından aktif örnekleme yöntemi ile ameliyat öncesi, anı ve sonrası 45 hava örneği alındı. Aynı zamanda genel cerrahi ameliyathane odasında çalışan 19 kişinin fiziksel şikayetleri sorularak ameliyat öncesi ve sonrası boğaz kültürleri alındı. Bu sonuçlar dahili birimlerde çalışanlar ile karşılaştırıldı. Veriler bir istatistik programı kullanılarak analiz edildi. Sonuçlar sayı ve yüzde t test, kruskal wallis ve korelasyon testleri kullanarak analiz edildi. Tüm sonuçlar için p<0,05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Alınan hava örneklerinde toplam UOB'lerin ortalama konsantrasyonu 302,12 μg.m-3; ameliyat öncesi, anı ve sonrası sırasıyla 163,5; 500,1 ve 242,6 μg.m-3 olarak bulundu. Ameliyat anında toplam UOB değerinin, ameliyat öncesi ve sonrası ölçülen değerlerden anlamlı şekilde daha yüksek olduğu görüldü (p≤0,05). Ameliyathane odasında ortalama konsantrasyonları benzen 5.07, toluen 110,83, etilbenzen 23,53, m,p-ksilen 44,16 ve o-ksilen 29,96 μg.m-3 olarak ölçüldü. Ameliyat öncesi, anı ve sonrası ölçümlerde benzen konsantrasyonlarının sürekli yüksek kaldığı (p≥0,05), sınır değerleri aştığı, diğer UOB'lerin (toluen, etilbenzen, m,p-ksilen, o-ksilen) anlamlı şekilde ameliyat anında daha yüksek olduğu (p≤0,05) ancak sınır değerlerin altında kaldığı görüldü. Açık ve laparoskopik cerrahi ameliyatları açısından karşılaştırıldığında, UOB konsantrasyonları arasında fark bulunmadı (p≥0,05). Ameliyat süresi ile toplam UOB ortalama değerleri arasındaki korelasyon değeri r=-0,087 olup, aralarında anlamlı bir ilişki bulunmadı (p≥0,05). Cerrahi ekibin fiziksel semptomlarının ameliyat anında arttığı, göz yaşarması, gözlerde yanma, saçlarda koku, mide bulantısı, öksürük şikayetlerini dahili birimlerde çalışanlardan daha çok yaşadıkları tespit edildi (p≤0,05). Alınan boğaz kültürleri sonucunda; ameliyathane ekibinde ameliyat öncesi ve sonrası alınan örneklerde anlamlı fark olmadığı; ameliyathane ekibi ve dahili birimlerdeki sağlık çalışanları arasında fark olmadığı görüldü. Bu çalışma sonucunda, cerrahi dumanın ameliyathanede iç ortam hava kalitesini olumsuz etkileyen önemli bir kirletici olduğu tespit edildi. Ameliyathanelerde iç ortam havasında bazı kansorojen kimyasalların yüksek olduğu ve bu durumun açık/ kapalı ameliyatlar ile ameliyat süresinden bağımsız olduğu görüldü. Ameliyathane çalışanlarının cerrahi duman konusunda bilgilerinin ve önlemlerinin yeterli olmadığı belirlendi. Cerrahi dumanının etkisi ile ameliyat anında ameliyathane çalışanlarında fiziksel şikayetlerin arttığı ve bu şikayetlerin dahili birimlerde çalışanlardan daha fazla olduğu görüldü.

Ameliyathane hemşireliğiAmeliyathanelerBelirti ve semptomlar+6
Ganime Esra Soysal
Bolu Abant İzzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri ameliyathanelerinde kullanılan anestezi makinelerinin bakım ve kalibrasyonunda anestezi çalışanlarının yaklaşımlarının değerlendirilmesi

Amaç: Bu çalışmanın amacı; Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri ameliyathanelerinde çalışan anestezi tekniker/teknisyenleri, anestezi asistan doktor ve anestezi uzman doktorlarının "anestezi cihazı bakımı, kalibrasyonu ve temizliği" konusundaki yaklaşımlarının ve bilgi düzeylerinin incelenmesidir. Yöntemler: Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi, Cerrahi ve İlaç Araştırmaları Etik kurulunun 2016 yılı, 306 dosya numarası ile onayı alındı, sonra Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi ameliyathanelerinde Anesteziyoloji Anabilim Dalı'nda çalışan 6 uzman doktor, 24 asistan doktor, 43 tekniker ve 7 hemşireden oluşan 80 anestezi çalışanı katıldı, onların kullanılan anestezi makinelerin bakım ve kalibrasyonundaki yaklaşımları anketsel çalışma olarak değerlendirilmiştir.[ Ek1.] Bulgular: Bu çalışmada katılımcıların soda lime kanisteri işlevini, otomatik kaçak testi, cihaz bataryası, soda lime değiştirme uygulaması, medikal gaz bağlantılarının tüp/silindirlerin standart renk koduna göre bağlanıp bağlanmadığının rutin kontrolü, Flow ve oksijen sensörlerin yerleri, anestezi solunum devresi ve anestezide yasal mevzuata hakim oldukları fakat diğer uygulamalar arasında ise flow ve oksijen sensörlerin temizliği, atık gaz sistemi, vaporizatör taşınmasında uygulamasında yetersizlik saptanmıştır. Ayrıca enfekte hasta alındığında anestezi cihazının temizlenmesi gereken parçalarını doğru yanıtlamıştır. Anestezi cihaz temizliği konusunda; katılımcıların (enfekte hasta alınmadıkça) %45'i sadece kirlendikçe temizlik yapıldığını, %21,3'ü ise haftalık temizlik yapıldığını belirtmişlerdir. Anketimizde enfekte hasta alınmadıkça bakteri filtresi kullanım sıklığı konusunda katılımcıların %47,5'i günde birkez , %30 ise her hastada kullandığını bildirmişler. Anketimizin sonunda, "Anestezi cihaz ve ekipmanlarının bakımı konusunda eğitime ihtiyacınız olduğunu düşünüyor musunuz" sorusuna katılımcıların %80'i evet cevabını vermiştir. Sonuç: D.Ü.T.F ameliyathanelerinde anestezi teknikerleri, anestezi asistan doktorları, anestezi hemşireleri ve anestezi uzmanlarının katıldığı bu çalışmada anestezi cihazı bakımı, kalibrasyonu ve temizliği konularında eğitime ihtiyaç duydukları görülmektedir. Uzmanlık eğitimi veren kurumların ve anestezi derneklerinin bu konuda çalışma başlatmaları faydalı olacağını düşünüyoruz. Anahtar kelimeler: Anestezi cihazı, bakım, kalibrasyon, temizlik, sterilizasyon

AmeliyathanelerAnesteziAnestezi ve analjezi+6
Hasan Altın
Dicle University
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ameliyathane ve yoğun bakım çalışanlarının iş sağlığı, iş güvenliği ve iş kazaları konusunda algılarının değerlendirilmesi

Çalışmanın amacı hastanenin Ameliyathane ve Yoğun Bakımda çalışanların çalışan güvenliği konusunda bilgi düzeylerini ve farkındalıklarını değerlendirmektir. Bu çalışmada iş hayatının her anında ve her yerde dikkat edilmesi gereken çalışan güvenliği olgusu sağlık kurumlarında Ameliyathane ve Yoğun Bakım çalışanlarında incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Araştırma, T.C. Sağlık Bakanlığı-Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Ameliyathane ve Yoğun Bakımlarda çalışanlarının doldurduğu 200 anket değerlendirmeye alınarak gerçekleştirilmiştir. Toplanan veriler IBM SPSS 26 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada elde edilen verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini belirlemek için çarpıklık (skewness) ve basıklık (kurtosis) değerlerine bakılmıştır. Araştırmaya katılan çalışanların oransal olarak çoğunluğu çalışma saatlerinden ve görev dağılımı konularından, güvenlik önlemlerinden, çalışan güvenlik eğitimlerinden memnun, hemşire ve doktor sayılarından memnun olmadıkları görülmektedir. Araştırmaya katılan çalışanların çoğunluğu kurumunda iş kazası veya mesleki bir hastalık geçirdiğini beyan etmiştir. Hasta ve Çalışan Güvenliğinin Sağlanmasına Dair Yönetmelik'i okuyan çalışan oranı oldukça düşük olduğundan görülen iş kazaları ve meslek hastalıklarının nedeninin bilgi düzeylerinin az olduğunu düşünülmüştür. Uygulan analiz ve testler sonucunda araştırmaya katılan çalışanlardan çalışan güvenliği konularındaki değerlendirmeleri yaş, cinsiyet, eğitim düzeyleri, meslekte ve kurumda çalışma süreleri, çalıştığı pozisyon ve çalıştığı birime göre farklılar gösterdiği ortaya konulmuştur. Mesleğe yeni başlayan bir yıldan az çalışan ve lise mezunu çalışanların farkındalıklarının ve kaygıların az olduğu, meslekte uzun süre çalışanların daha çok kaygılandıkları ortaya konulmuştur.

AmeliyathanelerGüvenlikYoğun bakım+5
Buhari Torun
İstanbul Beykent University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sağlık sektöründe ameliyathanelerde çalışanların memnuniyetlerinin ölçülmesi

Hasta memnuniyetinin esas alındığı hastanelerde hizmetin kaliteli ve sürdürülebilir olması için çalışan memnuniyetine de önem verilmesi gerekmektedir. Hastanelerde çalışanlar uzun bir zaman diliminde ve stresli bir ortamda görevlerini yerine getirmektedir. Sağlık personelinin en yoğun çalıştığı alanlardan biri ameliyathanelerdir. Ameliyathaneler fiziksel, kimyasal, psikolojik ve biyolojik birçok etkeni içinde barındıran, insan sağlığı ve ergonomisini etkileyen bir çalışma ortamıdır. Çalışmamız tanımlayıcı tipte olup; ameliyathanelerde çalışan doktor, hemşire, anestezi teknisyeni ve ameliyathane personelinin memnun olup-olmama durumunun yedi değişkene göre incelenmiştir. Literatür taramasından sonra 25 soruluk bir anket hazırlanmış ve Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Kağıthane Devlet Hastanesi ameliyathane çalışanlarına uygulanmıştır. Toplam 125 kişi planlanmış, fakat nöbet usulü çalışılması, izinli olunması gibi sebeplerden dolayı 100 kişiye uygulanmıştır.. Verilerin analizinde SPSS 22.O programı kullanılıp, değişkenlerin dağılımı kolmogorow simirow test ile ölçülmüştür. Nicel verilerin analizinde man-whitney u testi, nitel verilerin analizinde ki-kare ve fischer test kullanılmıştır. Çalışmamıza göre çalışanların %75'i ameliyathanede çalışmaktan memnundur. Ameliyathane çalışanlarının havalandırma, araç, gereç ve malzeme sıkıntıları yaşadıkları ve bu durumdan memnun olmadıkları saptandı(p<0,05). Cerrahi alet yaralanması ve ameliyat süresi arasında bağlantı olduğunu çalışanların %75'i kabul etmiş, ameliyathanede çalışmaktan memnun olmayanlarda bu durum olanlara göre anlamlı bulundu(p=0,023). Ameliyathanede çalışmaktan memnun olmayanlarda psikolojik baskı, atık gazlara maruz kalmaya bağlı bulantı, sinirlilik, baş ağrısı, radyasyona bağlı olarak kurumların bu duruma önem göstermediği düşüncesi anlamlı olarak yüksek bulunmuştur(p<0,05). Ameliyathanede çalışmaktan memnun olanlarda ise yönetsel sorunlar ile ilgili sorunları ameliyathanede çalışmaktan memnun olanlardan düşük bulunmuştur(p<0,05).

Ameliyathane teknisyenleriAmeliyathanelerHemşireler+2
Zerrin Özkan
İstanbul Beykent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ameliyathanede ekip çalısması ve liderlikte stres yönetimi

Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, otomasyona bağlı karar destek sistemleri insanoğlunun karar verebilmesine ne kadar yardımcı olursa olsun; en önemli faaliyetlerinden biri karar verme olan liderlik ve liderler çağımızın ve sonrasının vazgeçilmez unsuru olmaya devam edecektir. Sağlık kurumlarında, hizmet sunumu büyük ölçüde ekip çalışması sonucu gerçekleştirilir. Bu nedenle etkili ekip çalışması sağlık hizmetleri sunumunun temelini oluşturur. Bu çalışma, ameliyathanede ekip çalışması ve liderlikte stres yönetiminin etkili bir şekilde yürütebilmesi için sürekli olarak kullanılan ekiplerin etkililik düzeylerini ölçmek ve ekip etkililiğini etkileyen faktörleri ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Etkili örgütler bir toplumun büyümesi için önemlidir ve refahının temelidir. İçinde bulunduğumuz 21. yüzyılda, örgütler işleri en uygun şekilde yapmanın ve rekabet avantajlarını sürdürmenin yollarını bulmaya çalışmaktadırlar. Araştırmacılar ve uygulayıcılar, bugünün iş dünyasında daha büyük etkinlik ve yenilik taleplerini karşılayamayan geleneksel birey tabanlı iş yapısına bir çare olarak ekipleri ileri sürmüşlerdir. Bu doğrultuda birçok örgüt, ekip kullanımını yerleştirmek için iş yapılarını yeniden tasarlamışlardır.

AmeliyathanelerLiderlikSağlık hizmetleri+4
İlknur Kavurga Ayhan
İstanbul Beykent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ameliyathane çalışanlarında iş sağlığı ve güvenliği

Dünyada ve Türkiye de sanayileşme süreci ile birlikte yaşanan gelişmelere paralel, iş yaşamında artan iş kazaları ve meslek hastalıklarının artması sonucunda, İş Sağlığı ve Güvenliği önemini koruyan konular arasında yer almıştır. İş sağlığı güvenliği konusu, tüm meslek grubunda ve taşıdığı riskler ve tehlikeler açısından sağlık hizmetlerinde de oldukça ayrı bir öneme sahiptir. Çalışmamızda, sağlık hizmeti veren kuruluşlarda yer alan herkes için önemli olan ameliyathane birimlerinin iş sağlığı ve güvenliği konusunda meydana gelebilecek iş kazaları ve meslek hastalıkları açısından değerlendirilmesi amaçlanmış olup, kişisel metodlardan yararlanılarak, iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının önemi irdelenmiştir. Ameliyathaneler, çalışma ortamı olarak, sağlık ve güvenliği tehdit eden riskler açısından önem arz eden birimlerdendir. Çünkü; Yoğun teknolojinin kullanıldığı birimlerden olması ve çalışılan ortamda bir çok risk ve tehlikelerin nedeniyle çalışanlar, sağlığını olumsuz etkileyen etmenlerle karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu riskler; Biyolojik, kimyasal, fiziksel, psiko-sosyal ve ergonomik (biyomekanik) risklerdir. Yapılacak çalışmalar arasında, mevcut bulunan risklerin analiz edilmesi, iş sağlığı ve güvenliği konusunda çalışanların eğitilmesi, risk düzeyine göre gerekli önlemlerin alınması gelmektedir. Çalışma ortamının, çalışanlar açısından sağlık ve güvenlik koşullarının uygun hale getirilmesi, mevcut bulunan risk ve tehlikelerin ortadan kaldırılması temel amaç olmalıdır.

AmeliyathanelerRiskSağlık personeli+3
Belgin Taş
İstanbul Beykent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ameliyathane hemşirelerinin uyguladığı hemşirelik bakımının ve ameliyathane ortamının hastalar üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi

Hastaneler bireylerin sağlıklı hayatının korunması ve devamı amacıyla dahili ve cerrahi alanlarda hizmet veren kurumlardır. Cerrahi alanda hizmet birimi olan ameliyathaneler, hasta birey üzerinde fizyolojik, psikolojik ve sosyal açıdan farklı etkiler göstermektedir. Yapılan çalışma, ameliyathane ortamının ve ameliyathane hemşirelerinin uyguladıkları bakım hizmetlerinin hastalar üzerindeki etkilerinin nasıl olacağını araştırmak amacıyla, İstanbul ili, Avrupa yakası bir üniversite hastanesinde 18 yaş ve üzeri, bilinci açık ve cerrahi işlem geçirmiş 150 hastaya, sosyo-demografik özellikte soruların bulunduğu Hasta Tanıtım Formu ve Kaliteli Perioperatif Hemşirelik Bakım Skalası kullanılarak hazırlanan anketler uygulanmıştır. Genel olarak araştırma kapsamındaki hastaların verdikleri ortalama puan, 130 puan üzerinden 103,49±18,65 bulunmuş ve yaklaşık olarak hastaların %80'i ameliyathane hemşirelik bakımını ve ameliyathane ortamını olumlu değerlendirmiştir. Yüksek olumluluk oranına rağmen, skalada yer alan bilgi verme ve destek alt boyutlarına verilen puanların en düşük değerler olması hastalar ile yeterli iletişim sağlanmadığını düşündürmektedir. Hastaların cinsiyetine, mesleklerine ve uygulanan anestezi çeşidine göre ameliyathane ortamını ve hemşirelik bakım hizmetini değerlendirmesi anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Kadın, ev hanımı ve lokal anestezi uygulanan hastaların ameliyathanede uygulanan hemşirelik bakımından ve ameliyathane ortamından daha memnun oldukları gözlenmiştir. Hastaların ameliyathane ortamını ve uygulanan hemşirelik bakımını olumlu değerlendirdiği ve hasta beklentisinin yüksek oranda karşılandığı söylenebilir.

AmeliyathanelerHastalarHemşire-hasta ilişkileri+2
Derya Morgül
İstanbul Beykent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hastanelerin ameliyathanelerinde çalışan yönetici hemşirelerin liderlik davranışlarının çalışan hemşirelerin motivasyonlarına etkisi

Araştırmanın amacı ameliyathanede görevli yönetici hemşirelerin liderlik davranışlarının çalışan hemşirelerin motivasyonlarını belirlemektir. Araştırmamızda ameliyathanede çalışan hemşireler üzerinde anket uygulaması yapılmıştır. Anket uygulamasında evren olarak İstanbul ilinin Avrupa yakasında bulunan iki üniversite hastanesi, bir eğitim araştırma hastanesi ve iki özel hastane belirlenmiştir. Belirlenen beş hastanede 120 kişi anket uygulamasına katılmıştır. Araştırmada üç aşamalı anket uygulaması yapılmıştır. Anketler; kişisel bilgi formu, liderlik davranış ölçeği, minnesota doyum ölçeğidir. Araştırmaya katılanların %71'i üniversite hastanesinde çalışmaktadır. Katılımcıların %86,7 sini kadınlar oluşturmaktadır. Araştırmada meslek lisesinden mezun olan hemşirelerin yöneticilerinin liderlik davranışlarını algılamaları anlamlı bulunmuştur(p=0,006<0,05). Ameliyathane de çalışanların çalışma yıllarının yöneticilerinin liderlik davranışlarını algılamaları anlamsız olarak bulunmuştur (p=0,280>0,05). Ameliyathanede çalışan 26-30 yaş arasındaki çalışanların çalışma motivasyonları ve yöneticilerini olumlu algılamaları anlamlı bulunmuştur. (p=0,27>0,05)

AmeliyathanelerHastanelerHemşireler+3
Esra Akbulut
İstanbul Beykent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ameliyathane çalışanlarında stresin tükenmişlik sendromu üzerine etkisi (Antalya Eğitim Araştırma Hastanesi örneği)

Dünya üzerinde insanlar topluluklar halinde yaşadıkları süre içinde birbirleriyle sürekli iletişim kurarlar. İnsanlar, kişisel yetenek ve ilgilerini ortaya koymak, onları gerçekleştirmek isterler. Bu nedenle insanlar değişiklik ihtiyacı duyar. Değişimin amaçlarından biri de insanların motivasyon ve iş doyumu düzeylerini artırmaktır. İş hayatında, toplu halde insanların çalıştığı kurumlarda iletişim, çalışanların memnuniyet oranları ve iş doyumu açısından çok önemlidir. Çalışma ortamlarında olumlu iletişim kurabilen kurumlarda, çalışanlar memnun ve çalışmaya hevesli olduğu için istenilen düzeyin üzerinde ve kaliteli ürün, iş ve hizmet üretilebilmektedir. Çalışma hayatında çalışanlar arasında olumsuz iletişim ortamı oluşan kurumlarda ise, işverenler, çalışanlar ve hizmet üretenlerin mutsuz ve çalışma ortamında isteksiz olması nedeniyle kurumun hedeflediği kalitede ürün ve hizmetler üretilemez hale gelmektedir. Araştırma Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan ameliyathane çalışanlarının stres düzeyinin tükenmişlik sendromu üzerindeki etkisini araştırmak amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya toplam 200 sağlık çalışanı katılmıştır. Araştırma verileri Maslach tükenmişlik ölçeğinin kullanıldığı anket yöntemiyle elde edilmiştir. Araştırmanın analizi SPSS programı ile yapılmıştır. Araştırma sonucunda, tükenmişlik düzeyleri ve alt boyutlarıyla bireylerin, gelir durumu, yaş, medeni durumu, çalışma şekli ve yılı, eğitim düzeyleri, çocuk sahibi olup olmamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler : Tükenmişlik, Ameliyathane, Sağlık Personeli,Stres, Sendrom

AmeliyathanelerAntalyaHastaneler+5
Rukiye Akkanat
İstanbul Beykent University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00

İlgili konular