Çeviri yöntemleri
56 theses under this subject heading
Kur değişmeleri nedeniyle konsolide mali tabloların düzenlenmesinde karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri
Bu çalışmada öncelikle, kur değişmelerinin işletmeler üzerindeki etkileri ve bu etkilerin yönetiminde kullanılacak yöntemler incelenmiş ve konsolide mali tabloların hazırlanma aşamaları ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır. Ayrıca, enflasyon ortamında konsolide edilecek mali tabloların nasıl düzenlenmesi gerektiği örneklerle gösterilmiştir. Çalışmanın ana konusunu, konsolide edilecek yabancı bağlı işletmelere ait mali tabloların ulusal paraya çevrilmesinde kullanılan çeviri yöntemleri oluşturmaktadır. Ayrıca, bu yöntemler ayrıntılı bir şekilde incelenerek, konsolide mali tablolar üzerindeki etkileri saptanmıştır. Konuya açıklık getirmesi üzere bir anket çalışması yapılmış ve bu anket çalışmasıyla, Türkiye'deki holding şirketlerin konsolide mali tablolarını düzenlemelerinde ve yabancı bağlı işletmelerine ait mali tablolarını Türk Lirasına çevirmede karşılaştıktan sorunlar, kullandıkları çeviri yöntemleri ve bu çeviri yöntemleri hakkında yeterli bilgiye sahip olup olmadıktan araştırılmıştır. Ayrıca, bu anket çalışmasıyla kur değişmelerinin olumsuz etkilerinden kurtulmak için holdinglerin ne gibi önlemler aldıkları ve hangi yöntemlerden faydalandıkları da tespit edilmiştir. Sonuç olarak, Türkiye'de yabancı paralı mali tabloların Türk Lirasına çevrilmesinde kullanılabilecek en uygun çeviri yöntemi belirlenmiş ve bu konu ile ilgili öneriler getirilmiştir.Anahtar Sözcükler: Kur değişmeleri, konsolide mali tablolar, enflasyon muhasebesi, çeviri yöntemleri.
Charles Baudelaire'in şiirlerinin Türkçe çevirileri üzerine inceleme
Bu çalışma, Fransız şair Charles Baudelaire'in Türkçe'ye çevrilmiş olan Albatros, L'Elévation, Correspondances, L'Ennemi, L'Homme et La Mer, Le Parfum Exotique, L'Harmonie du Soir, Spleen, Le Cygne, Recueillement adlı şiirlerinin farklı Türkçe çevirileri biçimsel, biçemsel ve anlamsal eşdeğerlikler açısından kuramsal ve uygulamalı olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Baudelaire'in şiirleri ile bu şiirlerin Vasfi Mahir Kocatürk, Abdullah Rıza Ergüven, Sabahattin Eyüboğlu, Sait Maden, Erdoğan Alkan, Cahit Sıtkı Tarancı, Suut Kemal Yetkin, Orhan Veli Kanık, Ahmet Muhip Dranas, Ahmet Necdet, Naci Erdel, Mukadder Sezgin, Gönül Gönensin, Kemal Özmen tarafından yapılan çevirileri karşılaştırılarak Koller'in beş eşdeğerlikler temelinde incelendi.
Methodes, techniques et strategies de la traduction des textes journalistiques et leur place dans l?enseignement de la traduction
Cette étude a été amorcée en 2001, dans le cadre académique de l?expérience acquise au Département de Traduction de l?Université de Mersin et a été développée en tant que thèse de travail de Licence Supérieure comme la suite du sujet d?Enseignement de la Traduction de la langue journalistique.Cette fois-ci, le sujet a été traité de manière différente, en nous penchant plutôt sur la forme théorique du caractère didactique de la traduction comme activité humaine universelle. Toute notre attention s?est tournée sur l?analyse du texte ayant pour but la traduction, sur la comparaison de traductions et sur son cadre théorique. En particulier, nous avons visé également les méthodes, techniques et stratégies de la traduction du langage journalistique. Cependant, pour pouvoir asimmiler toutes ces notions, il était nécéssaire de créer une structure de base linguistique solide. La raison pour laquelle nous le voulions était que nous sommes convaincus que pour comprendre la place et l?importance de l?essence de l?activité de traduction, de sa signification philosophique et théorique nous devons d?abord comprendre l?essence de la linguistique, de ses principes de base et de ses théories. Pour cela nous avons crée une structure de base linguistique sans négliger aucun détail nécéssaire de telle façon que le lecteur, quand il lira cette étude, puisse trouver toutes les notions et théories nécessaires concernant la traduction.En ce qui concerne la partie sur l?application, nous avons réservé un large espace pour tester nos opinions. Nous avons pu faire une évaluation en testant des activités de traduction réelles. Nous avons mis en place des critères et réalisé des analyses de textes. Nous sommes ainsi arrivés à certaines conclusions concernant l?évaluation de valeurs d?exactitude des traductions faites de nos jours.Mots-clés: équivalence, analyse du discours, texte cible, texte source, traduisibilité, intraduisibilité
Teaching collocations through data-driven learning activities in a translation course for prospective elt teachers
Corpora are vast linguistic databases, which have become prominent with the advances in computer technology. They include millions of expressions in many different forms and contexts belonging to a particular language. The branch of the scientific field of linguistics that focuses on corporal studies and applications, i.e. Corpus Linguistics, has brought about a new wave of approaches in foreign language teaching. Today, corpus-based educational approaches have a key importance in enabling a learner to reach native level proficiency in a foreign language. Approaches that involve the teaching of corpus-based linguistic units, including collocations, through techniques such as "consciousness raising" and classroom concordancing have been found to be beneficial for use in EFL classrooms targeting different types of audiences. However, the scientific literature was found to be lacking of studies that focus on the particular use of corpus-based approaches in undergraduate level translation courses offered to ELT students. This may pose a problem, as translation courses carry a special significance in the language teaching curriculum. This study seeks to follow data-driven learning and teaching approaches to develop a program aimed for use in the translation course that seeks to increase the consciousness of undergraduate ELT students towards lexical collocations. The program is intended to increase the academic success of students in the translation class by enhancing their use of collocations and its effectiveness is therefore evaluated in this study by comparing student academic success using a pre-experimental pre-test post-test design.
Film çevirisinde eşleme yaparken karşılaşılan çeviri sorunları
Film çevirisini çeviribilim kapsamında ele aldığımız bu çalışmamızda, günümüzde kültürler arası bilgi aktarımında önemli bir yere sahip olan filmlerin çevirisinin dünyada ve Türkiye?deki durumu belirtilerek izleyici tarafından en çok tercih edilen dublaj yöntemi ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır. Dublaj sürecinde, görsel ve işitsel açıdan eşlemeye dikkat edilmesi gerektiği vurgulandıktan sonra, eşleme yaparken karşılaşılan çeviri sorunları, bu sorunların nasıl aşılabildiği, neden aşılamadığı gibi sorunsallar ortaya konulmuştur. Bu bağlamda, bir toplumun tarihi geçmişini irdelemesi sebebiyle kültürel özellikler taşıyan ?Das Leben der Anderen? adlı Alman yapımı filmin, ?Başkalarının Hayatı? adlı Türkçe dublajı karşılaştırılarak incelenmiştir. İncelememizde, çevirmeninin karşılaştığı sorunlar, bu sorunlara nasıl çözümler getirdiği, dilsel ve dil dışı etkenlere, özellikle de eşlemeye dayalı olarak karşılaşılan çeviri sorunları gibi birçok husus ayrıntılı bir şekilde örneklendirilmiş ve analiz edilmiştir. Dublaj yoluyla film çevirisinde, doğal olmayan deyişlerin ve bazı yitimlerin söz konusu olduğu; karşılaşılan güçlüklerin, sadece dil ve kültür farklılığından değil, aynı zamanda dil dışı unsurlardan ve eşlemeyi sağlama çabasından kaynaklandığı, bu nedenle eşdeğerliğin zorlaştığı; karşılaşılan sorunları aşmakta kullanılan yolların, filmin bütünlüğünde ve anlamında bozulmalara neden olduğu gözlemi ve savından yola çıkan çalışmanın odağını, eşleme yaparken karşılaşılan çeviri sorunları oluşturmaktadır. Bu amaçla yapılan incelemede çevirmen kararlarını etkileyen etkenler saptanarak, bu kararların dublajın kalitesine etkisi, ele alınan Alman yapımı filmin Türkçe dublajı ile örneklendirilerek sorgulanmaktadır. Filmlerin betimleyici çeviri yaklaşımı çerçevesinde karşılaştırmalı incelemesi neticesinde elde edilen sonuçların, dublaj çeviri türü için dizgeleştirilmesi yolunda bir adım atılmaktadır. Anahtar Sözcükler: Film Çevirisi, Dublaj, Eşleme, Çeviri Sorunları
Kur'an-ı Kerîm'deki bazı deyimlerin çeviri stratejileri açısından değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı, Kur'an-ı Kerim'in Türkçe çevirilerinde deyimlerin aktarılmasında kullanılan çeviri stratejilerini saptamak, çevirmenlerin verdikleri eşdeğerliklerin nedenlerini ortaya koymaktır. Bu araştırmada mevcut durum analizi için betimsel metot izlenmiş ve ayrıntılı literatür taraması yapılmıştır. Çalışmanın evrenini Kur'an ve İncil çevirileri çevirileri oluştururken, örneklemini on farklı meal çerçevesinde incelenecek olan Kur?an?daki deyimler oluşturmaktadır. Eşsüremli yaklaşım uygulanmış olan bu çalışma, kaynak taraması yöntemine dayanmaktadır. Bu çerçevede, analiz edilecek on Kur'an meali ışığında daha önce belirlenen Kur'an'daki deyimler yapısal ve anlamsal yönden incelenmiştir. Araştırma sonunda elde edilen bulgular, Kur'an çevirmenlerinin Kur'an'daki deyimleri çevirirken genel bir yöntem benimsemediklerini, benzer deyimlerde çok farklı stratejiler kullandıklarını ortaya koymuştur. Ayrıca meallerin kullandıkları yöntemler içeresinde en çok biçim aktarımının bulunması, çevirmenlerde kaynak dili erek dile aktarama endişesinin ön plana çıktığını ifade etmektedir. Ekleme ifadelerin yoğun bir şekilde verilen eşdeğerliklerde yer alması çevirmenlerin anlamsal alandan kopmak istemediklerini ifade etmesinin yanı sıra doğrudan anlamı temel alan stratejileri tercih etmelerindeki düşük yüzdelik oran, çevirmenlerin, mümkün olduğunca, erek dilin tüm imkânlarını kullanmadıklarının göstergesi olmuştur.
F.M.Dostoyevski'nin Karamazov Kardeşler adlı romanının Rusçadan Türkçeye çevirilerinde kültürel unsur aktarımında kullanılan çeviri stratejileri
Edebi eserler ait olduğu toplumun kültürel özelliklerini yansıtmakta ve kültür aktarımında önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle, iki farklı kültür, toplum ve dil arasında köprü işlevi gören edebi çeviri söz konusu olduğunda kültürel unsurlar büyük öneme sahiptir. Ancak edebi çeviri sürecinde çevirmen, özellikle kültürel unsurların aktarımında, iki dilin ve kültürün birbirinden farklı olmasından dolayı birtakım çeviri sorunlarıyla karşılaşmaktadır. Bu nedenle, kültürel unsurların bir dilden farklı bir dile aktarılması işleminde, çevirmenin hangi çeviri tekniklerini kullandığı, hangi çeviri stratejisini benimsediği önemli bir rol oynamaktadır. Bu çalışmanın amacı F. M. Dostoyevski'nin 1880 yılında yayımlanan "Karamazov Kardeşler" adlı eserinde yer alan kültürel unsurların Rusçadan Türkçeye yapılan iki çevirisine ne şekilde aktarıldığını ve çevirmenlerin hangi çeviri stratejilerini benimsediğini tespit etmektir. Bu amaçla, kaynak metinde yer alan kültürel unsurların ne şekilde aktarıldığının incelemesi için "Karamazov Kardeşler" eserinin 2001 yılında Ergin Altay tarafından yapılan Türkçeye çevirisi ve 2016 yılında Nihal Yalaza Taluy'un güncellenmiş haliyle yayımlanan çevirisi karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Her iki çevirinin analizi yapılırken, kültürel unsurların sınıflandırılmasında Bulgar çeviri kuramcısı S. İ. Vlahov ve dilbilimci S. P. Florin'in "Çeviride Çevrilemeyenler" (1980) kitabında yer alan "nesneye göre sınıflandırma" ölçütü dikkate alınmıştır. Kültürel unsurların aktarımında her iki çevirmenin tercih ettiği çeviri teknikleri Fransız-Kanadalı dilbilimci J. P. Vinay ve çevirmen J. Darbelnet'in "Deyiş Karşılaştırması" (Stylistique Comparée) yaklaşımı çerçevesinde belirlenmiştir. Bu tekniklerin yetersiz kaldığı durumlarda kültürel unsurlar ek çeviri tekniklerine (çıkarma, açıklama vb.) başvurularak incelenmiştir. Her iki çevirmenin çeviri sürecinde makro düzlemde hangi çeviri stratejilerini benimsedikleri, Friedrich Schleiermacher'in "yerlileştirme" ve "yabancılaştırma" stratejisi ayrımına göre saptanmıştır. Yapılan inceleme sonucunda, çevirmen Taluy'un kaynak metin odaklı bir çeviri anlayışı benimseyip "yabancılaştırma" stratejisini benimsediği, çevirmen Altay'ın ise erek okur odaklı çeviri anlayışına sadık kalıp "yerlileştirme" stratejisini tercih ettiği tespit edilmiştir.
Ivan Aleksandroviç Gonçarov'un Oblomov adlı eserinin Rusçadan Türkçeye yapılan üç ayrı çevirisinde yer alan kültürel unsurların Peter Newmark'ın kültürel öge sınıflandırması ve çeviri yöntemleri ışığında incelenmesi
Bu çalışmada Klasik Rus Edebiyatı yazarı Ivan Aleksandroviç Gonçarov' un "Oblomov" adlı eserinin Rusçadan Türkçeye yapılmış üç ayrı çevirisinde yer alan kültürel unsurların Prof. Peter Newmark'ın kültürel öge sınıflandırmasına göre incelemesi yapılmıştır. Ayrıca Newmark'ın çeviri yöntemlerinin hangisine daha yakın olduğu tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu çalışmada orijinal eserinden 30 tane kültürel unsur örneği seçilip üzerinde yukarıda adı geçen inceleme yapılmıştır. Bu örneklerin içinden 8 tanesinin Newmark'ın uyarlama çeviri yöntemine yakın bir şekilde yapıldığı tespit edilmiştir. Kalan örnekler ise çeviri yöntemlerinin hepsi kullanılarak çevirildiği görülmektedir.
Kültürel çeviri bağlamında bir yöntem önerisi: Enis Batur'un Acı Bilgi adlı eserinin bir çeviri olgusu olarak incelenmesi
"Kültürel Çeviri Bağlamında Bir Yöntem Önerisi: Enis Batur'un Acı Bilgi Adlı Eserinin Bir Çeviri Olgusu Olarak İncelenmesi" adlı bu tez çalışması, Acı Bilgi adlı özgün eseri bir çeviri olgusu olarak betimleme ve anlamlandırma çabasıdır. Eser tanımlanmış bir çeviri metin değildir, ancak yol ve yolculuk üzerine anlatılardan oluşan bir kültürlerarası yazım olması dolayısıyla çeviri kavramı ile yakın bir ilişki içindedir. Bu ilişki sebebiyle çevirinin geleneksel ikiliklerine uyum sağlamayarak aykırı bir örnek olarak beliren özgün eserin nasıl olgusallaştırılacağı ve nasıl anlamlandırılacağı bu çalışmanın araştırma sorusu olarak ortaya çıkmıştır. Fakat bu soruya yanıt sunan standartlaştırılmış bir yaklaşım ya da daha önce yapılandırılmış bir çalışma bulunmamaktadır. Bunun için disiplinlerarası bir bakış açısıyla yürütülen nitel çalışmada, inceleme nesnesinin gereklerine uygun olarak geleneksel ve kültürel olmak üzere iki farklı çeviri kavramsallaştırmasına başvurulmuş, özgül bir araştırma deseni tasarlanmış ve inceleme nesnesine uygulanmıştır. Çeviribilimsel yöntem çerçevesinde yürütülen çalışma, geleneksel çeviri ekseninde çevirinin kaynak/erek metin ikiliği üzerine kurulu tanım ve şemalarının yeniden değerlendirilmesi; kültürel çeviri ekseninde ise farklı bir çeviri tasarımının kavramlaştırılması ve işlemselleştirilmesi anlamına gelmektedir. Uygulamada, betimleyici (ürün odaklı, işlev odaklı ve süreç odaklı) ve kuramsal/üstyöntemsel bir çaba söz konusu olmuştur: Varolan çevirilerin betimlenmesi ve çevirinin gözlemlenen işlevlerinin ya da çeviri süreçlerinin çözümlenmesi yoluyla, özgün eserin çeviri kavramıyla ilişkisi iki farklı çeviri ekseninde açığa çıkarılmıştır. Çalışma, çeviri ve özgün eser arasındaki ilişkiyi olgusallaştırma amacına ulaşmıştır. Bu çalışmanın yenilikçi ve önem taşıyan yanı, kültürel çeviri kavramını ön plana çıkarması ve uygulamaya yönelik bir yöntem önerisi sunmasıdır.
A study on the translation of Mo'nun Gizemi (Burtch & Daphne and The Secret of the Mo) through the lens of Nord's text analysis in translation
Children's literature is a subject often studied less than other subjects in translation studies. It is observed that research in Turkey mostly focuses on the translations from other languages into Turkish based on several theories in the discipline. This study aims to view the field from a different point of view. The primary aim of this study is to explore Mo'nun Gizemi and its translation through the lens of descriptive text analysis and Nord's extratextual factors. This current research utilizes a qualitative case study design. Two types of data are included in this study: books —Mo'nun Gizemi and Burtch & Dahpne: And the Secret of the Mo—and the interview with the source text author. This study shows how the extratextual factors are applied in the case books and the relationship between the translation and the function of the target text. The facts that the number of pages of the source and the target texts differs greatly in quantity and the translator is not known, have lead the study to use a descriptive text analysis instead of Nord's intratextual elements. As a result, a difference has been observed between the functions of the source and the target text, and it is observed that the most frequently used translation strategy in terms of descriptive analysis is omission.
Modernleşme çağında Çin'de çeviri edimi: Kurgusal metinler ve dil politikaları (1895-1927)
Çalışmada, 1895-1927 yılları arası Çin topraklarında "xiaoshuo" çevirilerinin: başlangıcı, gelişimi ve dönüşümü; tarihsel, siyasal ve sosyo-kültürel bağlam içerisinde değerlendirilmeye çalışılmıştır. Edebî çevirinin dönem içerisinde dil politikası üzerinde yarattığı etki, çevirmenlerin başvurduğu stratejiler, çeviriye yüklenen işlevler ve xiaoshuo çevirileri üzerine söylemler: "Modernleşme Teorisi" ekseninde, "Manipülasyon Okulu"nun ortaya koyduğu teorik çerçeve ışığında incelenmiştir. Bu doğrultuda, özellikle dil politikası ile ilişkili bulgular, Çin-Türkiye örnekleri üzerinden karşılaştırılmaya çalışılmıştır. Bu çalışmanın asıl amacı, modernleşme döneminde Çin'de ilk defa gerçek anlamda başlayan xiaoshuo çevirilerinin "çevirmen seçimleri" ve "yeniden yazım" çerçevesinde, halkı yönlendirmek amaçlı bir ideolojik ve politik manipülasyon aracı olarak kullanılıp kullanılmadıklarının saptanmasıdır. Aynı zamanda tarihsel arka plan ışığında, Çin çeviri tarihi ve edebî çeviri tarihine dair Türkiye'de var olan boşluğun giderilmesi düşünülmüştür. Çalışma sonucunda, dönemde yapılmış olan xiaoshuo çevirilerinin: amaçları, yöntemleri ve çıktıları birbirinden farklı görünse de yönlendirici bir güç olarak kullanıldıkları; "edebî çeviride manipülasyon"un dönem içinde metin seçiminden çeviri stratejilerinin seçimine kadar çeviri ediminin her alanına etki ettiği; kurgusal metin çevirilerinin politik bir güç olarak kullanıldığı tespit edilmiştir.
A contrastive analysis of traditional grammar translation method and communicative language teaching in teaching English grammar and vocabulary
Although extensive research has been conducted on why and how to teach English language grammar, no other studies exist comparing the effectiveness of teaching English grammar and vocabulary in Traditional Grammar Translation Method (henceforward TGTM) with that of Communicative Language Teaching (henceforward CLT) in a Turkish EFL class. This study was based on a mixed method design to obtain a detailed and comprehensive understanding of whether TGTM or CLT is more effective in teaching English language grammar and vocabulary. Sixty-eight 9th grade students attending to Göller Yöresi Anatolian High School in Burdur participated in this study. Their intact classes were then identified as experimental (9-C) and control group (9-A). Prior to the implementation of the study, the participants were not informed about the method and approach that would be implemented in their classes. A pre-test including the grammar topics of the first mid-term was administered to the participants to identify their proficiency level and readiness for the study. After the implementation of the pre-test, five literary texts of different genres were implemented on the basis of TGTM in experimental group (henceforward EG) and on the basis of CLT in control group (henceforward CG). Additionally, during the implementation process of these literary texts, the oral productions of the participants were also recorded and a quiz was conducted to the students after each literary text. As a last step of the implementation process, a post-test containing the same questions with those of pre-test was administered to compare the results of the pre and post-tests of the groups. The results of the pre and post-tests, quizzes and the transcriptions of the sound recordings obtained from the participants during the implementation process of the study were analyzed both quantitatively and qualitatively on the basis of error analysis. The study revealed that, the errors stemming from developmental error category were higher than interference errors not only the participants' written productions but also in their oral productions. However, it was observed that EG, who was taught English grammar on the basis of TGTM made fewer errors than those of CG who was taught on the basis of CLT in developmental error categories and interference error categories in both their written and oral productions. As a result, the quantitative and qualitative findings of the study suggested that TGTM was more practicable and productive than CLT in teaching and learning English grammar teaching and vocabulary.
Erich Kaesner'in Das Fliegende Klassenzimmer adlı eserinin Türkçe çevirisine eleştirel yaklaşım
Çeviri, insanların iletişiminde dili kullanmasıyla başlar. Dilin, insanlığın ve uygarlıkların gelişiminde gözardı edilemeyecek bir öneme sahip olan çeviri, kültürlerarası etkileşimde hep ön sırada olmuştur. Çeviri geçmişte olduğu gibi günümüzde de büyük bir gereksinmedir. Ve sürekli olarak gelişmektedir. Çeviri sürecinde, çevirmenin izlediği yol ise onun kendi çeviri anlayışını ortaya koyacaktır.Bu çalışma da Alman Çocuk Edebiyatı yazarlarından Erich Kästner'in ?Das Fliegende Klassenzimmer? adlı çocuk romanının kaynak ve hedef metinlerinin karşılaştırmalı çözümünde, çevirmenin sanatsal dil seçimlerini, hedef dil ya da kaynak dil odaklı çeviri yöntemlerinden hangisini kullandığı, amacını gerçekleştirmek için benimsediği tutum ve seçimler tespit edilmeye çalışılmaktadır.Bu çalışmanın giriş bölümünde genel olarak çeviri bilimine genel bakış, yazın çevirisi, yazın çevirisinde çeviri sorunları, eşdeğerlik ve günümüz çeviri kuramları ışığı altında çeviri eleştiri anlayışından bahsedilmektedir. Çalışmanın ikinci bölümü, Alman Çocuk Edebiyatı yazarlarından Erich Kästner, eseri ?Das Fliegende Klassenzimmer? ve öncülüğünü yaptığı ?Gerçekçi Çocuk Yazını? hakkında genel bilgileri kapsamaktadır. Çalışmanın üçüncü bölümünde bu eserin Türkçe çevirisine eleştirel olarak yaklaşılmış ve çevirmenin çeviri sürecinde kullandığı yöntem ve teknikler ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Çalışmanın dördüncü bölümü ise sonuç bölümüdür ve analiz edilen metnin değerlendirilmesi niteliğindedir.
Yabancı dil öğretiminde çevirinin yeri ve önemi
ÖZET On bölümden oluşan bu çalışmada genelde Türkiye'de çevirinin yabancı dil öğretimindeki yeri ve önemi, özelde de Almanca öğretimine olan katkısı belirlenmeye çalışılmıştır. Giriş bölümünde çalışmanın önemi, amacı ve alanı üzerinde durulmuş, birinci bölümde ise çevirinin değişik tanımlarına yer verilmiş ve genel bir giriş yapılmıştır. Daha sonra sırasıyla şu konular üzerinde kapsamlı bir şekilde durulmuştur: -Çeviri tarihi gelişimi açısından eskiçağ, ortaçağ, rönesans-reformasyon ve romantik dönemleri kapsayarak, bugüne kadar olan araştırmalar da dahil olmak üzere dört grupta incelenmiştir. -Çeviride eşdeğerlilik konusuna ve bunun çevirideki önemine yer verilmiştir. -Çeviri türleri, kelimesi kelimesine çeviri, gramer çevirisi, bilgilendirici çeviri ve iletişimsel çeviri olmak üzere dört grupta incelenmiştir. -Çeviri eğitiminin genel hedeflerinin sınırlan çizilmeye çalışılmış ve bunun gerekliliği üzerinde durulmuştur. -Yabana dil amaçlı çeviri eğitimine yer verilerek karşılaşılabilecek olası sorunlar dile getirilmiştir. -Yabancı dil öğretiminde çevirinin rolü ve önemi farklı bakış açılarıyla ele alınmıştır. -Eskiden beri kullanılmakta olan dilbilgisi-çeviri yöntemi üzerinde durulmuş ve bu çok eleştirilen yöntemin faydalı yönlerinin de olduğu örneklenerek açıklanmıştır. -Sözlük kullanımındaki eksiklikler, yabana dil mantığının devreye sokulamaması, konu bütünlüğü ve mecazi ifadelerin göz ardı edilmesi gibi çeviri işlemi esnasında yaşanan ciddi problemler ortaya konarak konunun önemine özellikle dikkat çekilmiştir. -Yukarıda belirtilen tespitler ışığında çeviri konusunda tecrübe sahibi bir öğretim üyesi ile kısa bir röportaj yapılmıştır.Sonuç bölümünde ise çalışmanın genel bir değerlendirilmesi yapılmış ve varılan sonuç hakkında açıklamalarda bulunulmuştur.
Emine Sevgi Özdamar'ın Mutterzunge adlı eserindeki kalıp ifadeler ve Türkçe çevirisindeki karşılıkları
Bu çalışma, Emine Sevgi Özdamar'ın "Mutterzunge" adlı eserde geçen atasözü, deyim ve diğer kalıp ifadelerin hedef dile çevirisi üzerine odaklanmıştır. Çalışmada çeviri teknikleri tespit edilerek, bu teknikler sırasıyla örneklendirilip, analiz edilmiştir. Çalışmamızın uygulama bölümünde "Mutterzunge" adlı eserde geçen atasözü, deyim ve kalıp ifadeler hem kaynak eserde, hem de hedef eser olan "Anne Dili" adlı eserde sırasıyla taranarak tablolaştırılmıştır. Her bir kalıp ifadenin hangi çeviri tekniğine göre hedef dile aktarıldığı sayısal verilerle açıklanmıştır. Bunun yanı sıra tercih edilen çeviri tekniğinin eserin anlamsal bütünlüğünü koruması açısından uygunluğu da bu çalışmada tartışılmıştır. Çalışmada eserin göçmen edebiyatı türünde yazıldığından hareketle, göçmen edebiyatının tarihçesi, temel özellikleri, kuşaklar ve temsilcilerine ilişkin ayrıntılı bilgi verilmiştir. Emine Sevgi Özdamar'ın da hayatına, eserlerine ve eserlerinde kullandığı biçem hakkında da bilgiler aktarılan çalışmamızda, Emine Sevgi Özdamar hakkında çalışılan kitap, tez ve makalelere ilişkin bir literatür taraması da yapılmıştır. Anahtar Sözcükler: Emine Sevgi Özdamar, Göçmen Edebiyatı, Çeviri Teknikleri, Kalıp İfadeler, Atasözü, Deyim
Şehristânî'nin Mefâtîhu'l-Esrâr adlı tefsirindeki yöntemi
XI. yüzyıl Selçuklu devri ulemasının önde gelen şahsiyetlerinden biri olan Abdulkerim eş-Şehristânî (v. 548/1153) başta tefsir olmak üzere çeşitli ilim dallarında eser veren çok yönlü bir kişidir. Bu tezde ondan fazla üzerinde eser veren Şehristânî'nin Mefâtîhu'l-Esrâr adlı tefsirindeki yöntemi incelenmiştir. Bu çalışmada özellikle Kur'an-ı Kerim, tefsir, hadis, usul ve biyografi kaynaklarından istifade edildi.Çalışmamız giriş, dört ana bölüm ve sonuç kısmından oluşmaktadır.Giriş kısmında araştırmanın önemi, yöntemi ve kaynakları hakkında bilgi verilmiştir.Birinci bölümde Şehristânî'nin metodu, kaynakları ve mukaddimede ele aldığı Ulumu'l-Kur'an hakkında bilgi verilmiştir.İkinci bölümde tefsir, Rivâyet yönünden incelenmiştir.Üçüncü bölümde tefsir, Dirâyet yönünden incelenmiştir.Dördüncü bölümde ise tefsirdedeki esrâr kısmı incelenmiştir.Sonuç kısmında ise çalışmadan elde edilen bulgular değerlendirilmiştirAnahtar kelimeler: Şehristânî, Mefâtîhu'l-Esrâr, Tefsir, Esrâr, Rivâyet, Dirâyet
The effects of grammar translation method and communicative language teaching on vocabulary teaching
The aim of this study was to investigate whether there is a significant difference in learners? vocabulary development and retention depending on the teaching method, Grammar-Translation Method and Communicative Language Teaching, at tenth grade. The quasi-experimental research, which was done for this investigation, took place in 2011-2012 academic year by the attendance of 50 learners at tenth grade in Şanlıurfa Vocational High School. One control group and one experimental group were determined for this study and both groups took pre-test before treatment process in which learners were taught vocabulary through teaching methods previously clarified. In treatment process, one group studied on activities based on translation, definition, fill in the blanks, antonym and synonym according to Grammar-Translation Method; while other group was busy with more communicative activities based on information gap activities, games, role-plays suitable to Communicative Language Teaching Method. At the end of four-week treatment process, learners were presented post-test and delayed-post-test one month after the post-test to measure the development and retention levels of vocabulary. It was aimed with these applications to find out whether Grammar-Translation Method or Communicative Language Teaching was more effective teaching method for vocabulary teaching. The results, analyzed in SPSS program on computer, let us present Communicative Language Teaching Method as more effective when compared to Grammar-Translation Method and no significant difference was found between genders in terms of vocabulary development and retention. According to the data and analysis of this research, it is possible to claim that foreign language teaching programs should be shaped according to the principles of Communicative Language Teaching especially at tenth grade.
Mapping network in legal translation market in Turkey: Analysis of actors from sociological perspective
This study aims to explore the roles of the actors taking part in the legal translation network and to problematize the influence of their roles and relationship on the translation process. To this end, I conducted qualitative in-depth interviews with six translators, four translation agencies and eight clients in İzmir, Ankara and İstanbul. This study has unveiled that the studies on legal translation market are quite limited in the world, and no research has been conducted in this field in Turkey. Following the identification of the actors with the help of Bruno Latour's actor-network theory, I constructed the network of legal translation market in Turkey. According to my findings, the network of the legal translation market emerged as a dynamic and unstable area with introduction or elimination of the actors with changing roles. The positions and roles of the actors and their relations within the network are analysed through Pierre Bourdieu's concept of "capital". This analysis has revealed that the actors play different roles (expert, slave, mediator, and interventionist) within the network and they are influential in the different stages of the legal translation process, namely ethics, quality and workflow. The findings obtained proved the argument that translation process is an expression of the relations between the actors in the network which are shaped by their positions based on the type and extent of the capital they accumulate. Keywords: Legal Translation, Translation Sociology, Network, Translation Market, Actor-Network Theory, Capital
Filmden/senaryodan romana: Türkiye'de çeviri sinema romanlar (1944-1957)
Researches on the relationship between film and translation are mostly restricted to subtitling and dubbing in the world; as for Turkey, films are hardly subjects of translation studies. In any case, the close relationship between translated literature and cinema is disregarded. This thesis, by problematizing the relations between foreign films and novels, aims to reveal that foreign films are influential on translated popular literature.In the present study, it is discovered that in the early republican Turkey, many private publishers wanted to capitalize on the popularity of films and published numerous cinema novels. A classification is proposed for analyzing the complex relations between translated cinema novels and foreign films. Two translated cinema novels which fall under different groups and were published in different years (1944 and 1957), are taken as case studies with a view to explore the complex translation practices they harboured. In order to contextualize the novels, a database including translated and indigenous cinema novels published between 1933 and 1960 is established and its critical analysis is provided. As a result; this study, which will be the first in Turkey, concludes that in the early republican Turkey, foreign films ?whether screened or not- influenced the translated popular literature; introduced a new genre ?cinema novel- to Turkish literature and brought diverse aspects of translation into Turkish culture repertoire. Moreover; being complementary to the studies of translation which focus on the early republican Turkey, this thesis presents translated cinema novels as a reseach subject for translation studies.
Reklam sloganlarında söz sanatları çevirisi ve çevirmen yaklaşımları
Günümüz rekabetçi ortamında, en önemli pazarlama araçlarından biri olan reklam, uluslararası platformda farklı dil ve kültürlere hitap etmek durumundadır. Reklamcılara göre bir reklamın başarıya ulaşması, tüketicinin ilgisini çekerek onda pazarlanan malı satın alma isteği uyandırmasına bağlıdır. Bu amaç doğrultusunda reklamcıların anlaşılır, akılda kalıcı, dikkat çekici ve ikna edici özel bir dil kullanmayı tercih ettikleri görülür. Reklam sloganlarının dikkat çekici olabilmesi için pek çok söz sanatından, kelime oyunları ve mecazlardan yararlanılmaktadır. Hangi toplumda neyin ikna edici olabileceği yine o toplumun kültürel birikim ve alışkanlıklarına bağlı olduğundan, reklamın kimi, nasıl ikna edeceğini belirlemek için detaylı kültürel çözümlemelere ihtiyacı vardır.Reklam sloganlarının, metin yazarları tarafından ne kadar özenle yapılan ve stratejik eylemler olduğu düşünülünce çevirilerinin de kültürel unsur ve değişkenlere uygunluk bakımından oldukça stratejik edimler olması beklenilebilir. Bu da uluslararası reklamcılıkta çeviri faaliyetinin önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.Reklam çevirisi de reklam gibi dinamik, kültürlerin alışkanlıklarıyla biçimlenen ve dilden dile farklı şekillenen bir faaliyet olarak görülebilir. Her kültürün kendi sosyokültürel ve ideolojik özellikleri çerçevesinde geçerli çeviri metod ve stratejilerini belirlemek ve en başarılı şekilde uygulamak çevirmenlerin işidir.Bu çalışmada, retorik figür içeren 39 adet uluslararası reklam sloganı birbirinden tamamen farklı uçlarda bulunabilen çevrilmeme, geniş anlamda kaynak-dil odaklı ve geniş anlamda hedef-dil odaklı çeviri stratejileri kapsamında incelenmiştir. Araştırmamız sonucunda, bu çeviri stratejilerinin sosyokültürel ve ideolojik faktörlere uygun ve işlevsel sonuçlar gösterdiği tespit edilmiş, dolayısıyla reklam sloganı çevirileri için tek ve genel bir çeviri stratejisi saptanamayacağı görüşüne varılmıştır.Sonuç olarak, Hedef-dil odaklı stratejilerin retorik figürlerin hedef dile aktarımı ve gerekli kültürel adaptasyonların sağlanabilmesi konusunda çevirmenlere daha fazla esneklik ve yaratıcılık imkanı tanıdığı görülmüştür. Bunun yanında, hem kaynak, hem de hedef kitlenin kültürleri ve dilleri konusunda uzman kişi olarak pazarlama etkinliğinin başarısından sorumlu olan çevirmenlerin, çeviri sürecinde reklam verenler tarafından müdahaleye maruz bırakılmaması çok daha verimli sonuçlar doğurabilecektir.Anahtar Kelimeler : Reklam, Söz Sanatları, Kültür, Reklam Çevirisi, Çeviri Stratejileri.
Erken modern ve modern dönemde (1644-1911) Çin'de bilimsel metin çevirilerinin gelişimi
Dil, kültürün güçlü bir yansımasıdır. Dolayısıyla çeviri olgusu, sadece diller arası değil kültürler arası olarak da gerçekleşen sözlü ve yazılı aktarımların tümüdür. Çin, köklü tarihi ve kültürünü diline yansıtan ülkelerin başında gelmektedir. Çeviri tarihi açısından ele alındığında Çin'de üç önemli çeviri dönemi göze çarpmaktadır. Bunların ilki Budizm'in Çin'e gelişiyle birlikte dini metin çevirileriyle başlamıştır. İkinci dönem, 16. ve 17. yüzyıllarda Cizvit misyonerlerin Katolik inancını yayma çabalarıyla devam etmiştir. Bu dönemde dini metinlerin yanı sıra bilimsel metin çevirileri de yapılmaya başlanmıştır. Üçüncü dönem 19. ve 20. yüzyıllarda ağırlıklı olarak Batı bilimsel metinlerinin çevrilmesinden oluşmaktadır. Böylece ülkede Batılılaşma/modernleşme sürecinin başladığı kabul edilmektedir. Merkez ülke anlamındaki "zhongguo (中国)" kelimesiyle Çinliler uzun yıllar kendilerini "göğün altındaki tek ulus", imparatorlarını "göğün oğlu" ilan etmiş ve Çinli olmayanlara "yabancı, el" anlamında "barbar" ifadesini kullanmışlardır. Tek ulus olduğunu iddia eden ülke, yabancılara ve onların fikirlerine de kendini kapatmıştır. Zamanla yönetimin zayıflaması ve savaşlarda alınan ağır yenilgiler ülkeyi dış dünyaya açılmaya zorlamıştır. Bu süreçte Çin, Batı bilimini kendi geleneksel değerleriyle harmanlayarak ondan faydalanmayı uygun bulmuştur. Kısacası Çin'in modernleşme sloganı "temel olarak Çin öğretisi, uygulama için Batı öğretisi" anlamında "Zhongti Xiyong (中体西用)" şeklinde ifade edilmiştir. Böylece erken modern ve modern dönemde (1644-1911), Çin'de bilimsel çalışma ve araştırmalarda ileri düzey gelişmeler yaşanmıştır. Yeni araştırmalar eski bilgilerin tekrar incelenmesine yol açmış, Çinliler bir dönem Batı öğretisini yaymak, sonraki dönem de Çin öğretisini savunmak için bilimin Çin kökenli olduğunu belirttikleri "Xixue Zhongyuan (西学中源)" iddiasını ortaya atmışlardır. Bu çalışmanın amacı, modern bilimin oluşumunu ve "西学中源" iddiasını Çin'de çeviri tarihi üzerinden ele almaktır. Bu amaca uygun şekilde çalışma araştırmasında konu ile ilgili basılı, online kitaplardan, tezlerden, veri tabanları ve açık kaynaklardan elde edilen bilgiler kullanılarak Çin'de bilimsel metin çevirilerinin gelişimi incelenmiştir. Bu doğrultuda, Çin'in çeviri aracılığıyla bilimde modernleşmeye başladığı, Batı'yı belirli çerçevede kendi özünü kaybetmeden kabullendiği ve "西学中源" iddiasını ilk olarak kendi gelenekselci halkına Batı bilimini kabul ettirme fikriyle ortaya attığı sonucuna varılmıştır.
Kulturspezifika im Türkischen maerchen: Probleme ihrer translation
The aim of this thesis is to analyse methods and difficulties in the translation of cultural terms which are contained in turkish fairy tales, in a descriptive approach. In order to carry out this survey, 40 fairy tales, from the collection of the folklorist Pertev Naili Boratav, which were translated into german in the book Türkische Volksmärchen (1990) were analysed.The most significant feature of cultural terms, which are of undeniable importance for the human being, is that it describes a completely unknown conception for a person from another culture. One of the greatest difficulties for a translator is to be confronted with unknown conceptions or events. Because numerous of these conceptions or events, which can be named as cultural terms are included in fairy tales, which are a reflectance of a societies culture, the source of this thesis was based on fairy tales. For a better understanding of the importance of cultural terms and of the difficulties their translation includes, the method was used to define these terms, to describe the relation between culture and fairy tales and finally to analyse the mehtod of the translation and to make some suggestions for their translation.Key words: fairy tales, fairy tales and culture, cultural terms, strategies and difficulties of the translation.
Proz.com Türkiye forumlarında serbest çevirmenlerin çeviri teknolojileri kullanımları ve karşılaştıkları sorunlar: Serbest çevirmenlerin forum paylaşımları üzerinden bir inceleme
Son yüzyılda teknolojideki büyük gelişim dünyanın her yerinde kurumların, mesleklerin çalışma anlayışını prensiplerini ve yöntemlerini değiştirmiş, köklü bir yenileşme süreci başlatmıştır. Bu yeniliğe ayak uyduramayanları devre dışı bırakırken ayak uyduranları da alanlarında en iyi olma konumuna yükseltmiştir. Bu değişimden etkilenen mesleklerden biri de şüphesiz çevirmenlik mesleğidir. Çeviri teknoloji sistemleri günümüzde çevirmenler tarafından tüm dünyada yaygın olarak kullanılmaktadır ve büyük bir pazara sahiptir. Çevirmenlerin çeviri teknolojilerini daha etkin ve doğru kullanmaları çevirilerinin daha doğru ve daha hızlı sürede gerçekleşmesini sağlamaktadır ve tarihi süreç içerisinde iyi bir çevirmenin olmazsa olmaz donanımları haline gelmiştir. Bu da çeviri bellekleri, makine çevirileri gibi çeviri teknolojilerine hayati anlam yüklemiştir. Çeviri teknolojilerinin çevirmenlere sunduğu faydalar oldukça çoktur. Çeviri teknolojilerinin sınırlılıkları ve avantajları hakkında bu zamana kadar birçok çalışma yapılmış olsa da çevirmenlerin bireysel olarak çeviri teknolojileri kullanımları, yaşadıkları sorunlar ve tutumları hakkında yapılmış çalışmaların yetersiz olduğu görülmüştür. Bu tezin amacı Dünyada çevirmenlerin sanal platformu olarak bilinen Proz.com'da yer alan kayıtlı kullanıcı yorumları ile ülkemizdeki çevirmenlerin çeviri teknolojilerine, bilgisayar destekli çeviri araçlarına ve yıllar içerisinde değişen tutumlarına ışık tutmak, kullanırken yaşadıkları çeşitli sorunları analiz etmek ve bu konuda betimleyici bir analiz ortaya koymaktır. Bu çalışmada forum başlıkları nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi yöntemi kullanılarak incelenmiş ve kullanıcıların her bir bilgisayar destekli çeviri aracı için yapmış olduğu yorumlar betimsel bir analizle ortaya konmuştur. Sonuç olarak çevirmenlerin çeviri teknolojileri kullanımlarına ait sorunlar kapsamlı olarak tespit edilmiş ve sınıflandırılmış, bu sorunlara ait çözüm önerileri sunulmuştur.
Türkiye'deki sözlü çeviri alanındaki akademik çalışmaların konumu: 2008-2018 yılları arasındaki makale kitap ve lisansüstü tez düzeyindeki çalışmaların içerik analizi
Türkiye'de akademik çeviri eğitimi serüveni, 1984 yılında Boğaziçi Üniversitesi'nde kurulan İngilizce mütercim-tercümanlık bölümü ile başlamış olup ve günümüzde farklı üniversitelerde, çeviribilim ya da mütercim-tercümanlık adı altında farklı yabancı dillerde aktif olarak çeviri eğitimi verilmektedir. Çeviribilimin bir alt alanı olarak kabul edilen sözlü çeviri eğitimi ve akademik çalışmaları, yine bu bölümlerin çatısı altında görev yapan akademisyenler tarafından yürütülmektedir. Bu çalışma, Türkiye'deki çeviribilim / mütercim-tercümanlık bölümlerinde görev yapan akademisyenlerin son on yıl içerisinde sözlü çeviri alanında kaleme aldıkları makale ve lisansüstü tez düzeyindeki bilimsel çalışmalarını incelemektedir. Çalışmanın yöntemi bağlamında bilimsel makalelerin araştırılması Türkiye'de görev yapan çeviribilimcilerin yayınları üzerinden yürütülmüştür. Sözlü çeviri alanında Lisansüstü tez çalışmalarına ise YÖK Ulusal Tez Merkezi'nden erişilmiştir. Nitel araştırma yöntemlerinden doküman irdelenmiş yöntemiyle gerçekleştirilen bu çalışmada, elde edilen verilerin analizi içerik analizi yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular alandaki referanslar ışığında irdelenecek ve Türkiye'deki sözlü çeviri alanındaki makale ve lisansüstü tez düzeyindeki çalışmalara ışık tutulmuştur.