Aile şirketleri
72 theses under this subject heading
Aile şirketlerinde kurumsallaşma süreci ve insan kaynakları yönetimine dair bir alan araştırması: Yurtbay Seramik A.Ş. örneği
Bu araştırma, dünyadaki işletmelerin büyük bir çoğunluğunu oluşturan aile şirketlerinin kurumsallaşma sürecini ve bu süreç içinde şirketin hayati fonksiyonlarından biri olan insan kaynakları biriminin nasıl şekillendiği, süreçte nasıl bir rol oynadığı ve şirketin sürekliliğine, devamlılığına nasıl bir etki oluşturduğuna dair meydana gelen değişiklikler ve etkiler incelenmiştir. Bu çalışmada hem kurumsallaşma hem de insan kaynakları yönetimi süreci ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Bu süreç içerisinde sadece genel kriterler değil, karşılaşılan sorunlar ve bu sorunlara getirilen çözüm önerileri de irdelenmiştir. Araştırma altı ana bölüm çerçevesinde kaleme alınmıştır. Birinci bölümde temel kavramlar, ikinci bölümde aile şirketinin büyümesi ile adeta gereklilik arzeden kurumsallaşma süreci, üçüncü bölümde ikinci kuşağa devir ile başlayan aile şirketinin sürekliliği, bunun için harcanan çaba ve emek, dördüncü bölümde temel kuralları ile insan kaynakları yönetimi süreci, beşinci bölümde aile şirketlerinde insan kaynakları sürecinin nasıl işlediği, son bölümde ise araştırmanın konusunu oluşturan aile şirketinin insan kaynakları departmanına yönelik olarak yapmış olduğumuz araştırma ve inceleme neticesinde elde edilen bulgular yer almaktadır. Son dönemde "güven" kavramının tartışılır ve çok konuşulur hale geldiği dünyada ve ülkemizde özellikle küçük ve orta ölçekli şirketlerin neredeyse parmakla sayılabilecek kadarı üçüncü kuşağa geçebilmektedir. Bunun en temel sebeplerinden birinin başında işletme yönetiminin kurumsallaşamaması gelmektedir. Bu süreçteki temel yönetim faktörlerinden bir tanesi de insan kaynakları departmanıdır. Tüm bunların neticesinde özel sektör için büyük önem arzeden aile şirketlerinin kurumsallaşması, sürekliliği ve insan kaynakları departmanının profesyonelleşmesi aynı çatı altında incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Aile Şirketleri, Kurumsallaşma, Süreklilik, İnsan Kaynakları Yönetimi
Aile işletmelerinde pay sahibi kadınların konumunun incelenmesi: Çorum örneği
Ülke ekonomileri içerisinde aile şirketlerinin payı dünyada olduğu gibi ülkemizde de artış eğilimindedir. Türkiye şirketlerinin neredeyse %90'ını oluşturan aile şirketlerinin, toplam üretim, istihdam ve ortaya konan toplam kazancın büyük bir bölümüne tekabül ettiği görülmektedir. Sahip olduğu yapısal özellikler itibariyle diğer şirketlerden farklı olan aile şirketlerinde yönetici tercihleri çoğunlukla erkek çocuklardan yana kullanılmaktadır. Türkiye'de iş hayatına giren kadınların sayısı gittikçe artmaktadır. Ancak yönetimde bulunan kadınların oranı incelendiğinde aynı artışın gerçekleşmediği görülmektedir. Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye'de de kadınlar yönetimde yetersiz temsil edilmektedir. Bu çalışmada, Çorum ilinde Aile şirketleri yönetiminde kadın hissedarların etkinliği araştırılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'deki aile şirketlerinin ikinci ve üçüncü nesillere aktarılabilme oranının çok az olduğu, görüşme yapılan kadınların çoğunluğunun yönetimde olduğu, kadın olmalarından dolayı genel olarak bir sorun veya sıkıntı yaşamadıkları, çalışan kadın olmanın çok büyük bir ayrıcalık olduğunu maddi ve manevi yönden birçok katkısının olduğu, yönetimin bütün kademelerinde karar alma, planlama, organizasyon gibi birçok aşamada görev ve sorumluluk alabildikleri, aile büyüklerinin söz sahibi olması ve kararların bu doğrultuda alınmasından dolayı bazı sıkıntıların yaşandığı tespit edilmiştir.
Kurumsal eşbiçimsellik, pazarlar, firma kaynakları ve gelişmekte olan ekonomilerde şirket gruplarının farklı iş kollarına girmesi: Türk şirket grupları üzerine bir çalışma
IV ABSTRACT INSTITUTIONAL ISOMORPHISM, MARKETS, FIRM RESOURCES, AND BUSINESS GROUP CORPORATE DIVERSIFICATION IN EMERGING ECONOMIES: A STUDY OF TURKISH BUSINESS GROUPS Bahattin KARADEMİR Ph.D. Thesis, Department of Business Supervisor: Prof. Dr. Hüseyin ÖZGEN Co-advisor: Prof. Dr. Richard N. OSBORN September 2004, 164 pages This study focuses on business group corporate diversification patterns of Turkish Business Groups. For the purposes of this study, three stream of works which are institutional-based, market-based, and resource-based view of the business groups are reviewed. The institutional-based view emphasizes role of institutions in the emergence and the functioning of the business groups. The market-based view emphasizes the role of markets in the emergence and the functioning of business groups. The resource-based view emphasizes role of organizational assets in the emergence and functioning of the business groups. In general research results provide support for the relationships between institutional context, markets, organizational resources, and business group corporate diversification. Diversification level of the business groups established in different institutional time periods varies due to the institutional settings differed between these periods. Business groups that have emerged after liberalization are less diversified than those that have been founded under state-domination. Diversification level of the business groups varies by the existence of a bank within the business group. Diversification level of business groups is positively associated with the size of business groups. Diversification level of business groups is directly associated with the time business groups are founded. Finally, implications of the research are discussed. Keywords: Business groups; Turkish Family Holdings; Business group corporate diversification; Emerging Economies; Turkey.
Aile şirketlerinde kurumsallaşma ve aile anayasası: Bursa örneği
Dünyada ve Türkiye'de faaliyet gösteren şirketlerin çok büyük bir kısmını oluşturan aile şirketleri, ekonomide önemli bir yere sahiptirler. Aile şirketleri, kurucunun girişimi ile doğar; yoğun çalışma, çaba ve azimleriyle birlikte büyümekte ve gelişmektedir. Bu büyüyüp gelişen aile şirketleri, varlığını nesiler boyu sürdürebilmekte ve bazen uluslararası alanda faaliyet gösterebilmektedirler. Fakat varlığını devam ettiremeyen, uzun ömürlü olamayan birçok aile şirketi de bulunmaktadır. Bu şirketlerin ömrünün kısa olmasının en büyük sebebi kurumsallaşma konusuna gerekli önemin gösterilmemesi veya yetersiz kalınmasıdır. Kurumsallaşamayan ve profesyonel bir şekilde yönetilemeyen aile şirketleri, yok olmaya mahkûmdurlar. Kurumsallaşma adına atılacak en önemli adım ise aile anayasasının hazırlanmasıdır. Aile anayasası ile birlikte, işleyiş belirli kurallar çerçevesinde şekillenmiş olur ve aile bireyleri arasında olması muhtemel problemler engellenmektedir. Ülkemizde birçok ticari şirketin aile şirketi olarak kurulmuş olduğu yapılan araştırmalarla tespit edilmiştir. Ülkemizde aile şirketleri ile ilgili literatür çalışmalarının çoğunluğu şirket ve organizasyon anabilim dalları temelinde yapılmaktadır. Fakat aile şirketlerinde yaşanmış olan problemlerin niteliği ve bu problemlere yönelik çözüm üretilmesi farklı bilim dalları ile çalışmayı gerektirmektedir. Bu çalışmanın amacı, aile şirketi, kurumsallaşma ve aile anayasası kavramlarını detaylı bir şekilde ele alarak, aile anayasasına yönelik Bursa ilindeki aile şirketlerinin düşüncelerini, aile anayasası uygulamama sebeplerini ortaya koymaktadır.
Nepotizm ve sosyo-duygusal refah ilişkisi: Aile işletmelerinde nitel bir çalışma
Aile işletmeleri kendilerine has yapıları, özellikleri, kültürleri, yönetim biçimleri, sorunları, ihtiyaçları, kurumsallaşma düzeyleri gibi daha birçok konuda akademik çevreler ve araştırmacıların odak noktasında yer almaktadır. Ancak yapılan araştırmalar aile işletmelerinin büyük bir kısmının süreklilik tehdidiyle karşı karşıya olduğunu ve ancak %2 sinin IV. kuşağa kadar gelebildiğini göstermektedir. Literatür ise ülke ekonomisinin can damarı olan aile işletmelerinde görülen bu sorunun en önemli nedenlerinden biri olarak nepotizm uygulamalarını işaret etmektedir. Bu nedenle çalışmanın amacı, özellikle aile işletmelerinde görülen ve işletmenin sürdürülebilirliğini etkileyen nepotizm uygulamalarına neden olan faktörleri ortaya çıkarmak ve bu faktörlerin Sosyo-Duygusal Refah (SDR) kavramı ile ilişkisini belirlemektir. SDR perspektifi aile işletmelerinin diğer işletmelerden nasıl farklılaştığının büyük bir kısmını açıklamaktadır. Bu kapsamda aile işletmelerinin nepotik davranışlarının arkasında yatan spesifik nedenlerin ortaya çıkarılması, aile işletmelerinde ekonomik olmayan gelirleri vurgulamak için kullanılan bir kavram olan SDR'nin anlaşılmasına katkı sağlayacaktır. Araştırma iki bölümden oluşmaktadır. Araştırmanın birinci bölümünde; aile işletmesi, sosyo-duygusal refah, nepotizm kavramları açıklanarak kavramlarla ilgili literatür incelemelerine yer verilmiştir. Araştırmanın ikinci bölümünde ise Nepotizm ve SDR temalarının nitel bir çalışma ile ele alındığı verilerin analiz sürecine ve araştırma bulgularına yer verilmiştir. Nepotizmin nedenlerini açıklayabilmek ve bu nedenlerin SDR ile ilişkisini ortaya çıkarabilmek amacıyla konu ile ilgili Manisa ilinde faaliyet gösteren 15 aile işletmesi temsilcisi ile mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Mülakatlar sonrasında metinler haline dönüştürülen veriler MAXQDA 2020 programıyla analiz edilmiştir. Analiz sonucunda SDR temasına ait kavramsal çerçeve sonucu belirlenen 5 alt boyuta ait toplamda 15 alt faktör ve bu faktörler için toplamda 33 kod oluşturulmuştur. Bu kodlar; SDR'nin her bir boyutunun, aile işletmelerine ekonomik olmayan benzersiz faydalar sağladığını ve SDR'nin ortak aile hedeflerinden oluşan şemsiye bir kavram olduğunu doğrulamaktadır. Nepotizm nedenini ortaya koyabilmek için yapılan analiz sonucunda Nepotizm temasına ait kavramsal çerçeve sonucu belirlenen 3 alt boyuta ait toplamda 4 faktör oluşturulmuştur. Bu faktörler nepotizmin; güven etkisi, hissedarlık etkisi, akrabalık bağı etkisi ve sermayenin korunması etkisi nedeniyle uygulandığını ortaya koymaktadır. Nepotizmin nedenleri ile SDR arasındaki ilişkinin ortaya konulması için yapılan analiz sonucunda ise temel varsayımları destekleyici bulgular elde edilmiştir. Buna göre; Nepotizme neden olan faktörler SDR ile güçlü bir ilişki içindedir ve bu faktörlerin içinde SDR temasına en çok vurgu yapan kavram "Hissedarlık Etkisi"dir.
Aile işletmelerinde örgütsel demokrasinin inovasyona etkisi
Çalışmanın temel amacı, Kırşehir ili özelinde faaliyet gösteren aile işletmelerinin yönetim mantığı içerisinde sahip oldukları örgütsel kültür ve örgütsel demokrasi yapılarının, rekabetçi ortamda ayakta kalabilmeleri adına artık günümüzde bir işletme için zaruriyet haline gelmiş olması sebebiyle işletmelerin mevcut inovasyon yaklaşımlarına, beraberinde gerçekleştirmeleri gereken inovasyon çalışmalarına olan etkisini ortaya koymaktır. İnovasyon günümüz rekabet şartlarında gelişen teknolojiye ayak uydurabilmek ve sürdürülebilir rekabet avantajı sağlayabilmek için önemli bir faaliyettir. Araştırmada yöntem olarak nicel araştırma deseni kullanılmıştır. Nicel araştırma, vaka ve olayları objektif, gözlemlenebilir, ölçülebilir ve sayısal olarak ifade edilebilir bir şekilde ortaya koyan araştırma şeklidir. Elde edilen veriler uygun istatistiksel program kullanılarak analiz edilmiş ve verilerin analize uygun olup olmadığı belirlenmiştir. Kullanılan ölçeklerin güvenilirlik ve geçerlilik analizleri yapılarak, ölçeklerin güvenilirlik ve geçerliliği sağlanmıştır. Araştırma Kırşehir Sanayi ve Ticaret Odası'na kayıtlı üretim ve imalat işletmeleri üzerinde yapılmıştır. Elde edilen veriler, one way anova, t testi, korelasyon ve regresyon analizlerine tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda aile işletmelerinde örgütsel demokrasi algısının inovasyon üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir (R2= ,422). Yine araştırma neticesinde örgütsel demokrasinin alt boyutlarından şeffaflık ve adalet alt boyutunun inovasyonu pozitif yönlü ve anlamlı olarak etkilediği tespit edilmiştir (R2= ,497). Bu sonuçlar doğrultusunda aile işletmeleri için önemli olan örgütsel demokrasi ve inovasyon arasındaki ilişki ortaya konularak literatüre katkı yapmak istenmiştir.
Aile şirketlerinde kurumsallaşma ve hesap verebilirlik
Bu çalışmanın amacı aile şirketlerinin kurumsallaşma ve hesap verebilirlik düzeylerine göre şirketin performansını ne gibi değişkenlerin etkilediğini analiz etmektir. Dünya?da ve Türkiye?de aile şirketlerinin ekonomideki ve sosyal hayattaki yeri çok önemlidir. Ülkede bulunan şirketler büyük oranda aile şirketlerinden oluşmaktadır ve devamlılıkları ülkemiz için önemlidir. Ülkemizde aile şirketlerinin ortalama yaşam süresi yirmi beş yıldır. Daha uzun süre devamlılıklarını sağlayabilmeleri için kurumsallaşmalı ve profesyonel yönetilmeleri gerekmektedir. Kurumsallaşamayan ve KOBİ niteliğinde olan aile şirketleri ise hem krize karşı hem de küresel boyutta devamlılıklarını sürdürmekte zorlanmaktadırlar. İşletmelerin rekabetin çok şiddetli olduğu pazarlarda varlıklarını sürdürebilmeleri, pazarın isteklerini ve beklentilerini karşılayabilme yetenekleri ile yakından ilgilidir. Kurumsallaşma sayesinde sistemli bir yapıya kavuşan aile şirketleri yaşam eğrilerini uzatmışlardır. Bir aile şirketi, sahipliğin çoğunluğunun ya da kontrolün tek bir ailede olduğu ve iki ya da daha fazla aile üyesinin doğrudan girişimle ilgili olduğu bir işletmedir. Aile şirketleri kuruluş aşamasından sonra şirketin büyümesi ile birlikte şirket içerisinde özellikle yönetim kademelerinde çatışmalar yaşanır. Çatışmaları engellemek için kurallar konulur ve aile anayasası olarak yazılı hale getirilir. Bu çalışmada aile şirketlerinde kurumsallaşmaya ek olarak hesap verebilirlik boyutu da incelenmiştir. Anket sonuçlarından elde edilen değişkenlerin genel firma performansı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Aile Şirketleri, Kurumsallaşma, Hesap Verebilirlik
Çalışanların otantik liderlik algısında duygusal zekâ ve pozitif psikolojik sermayenin rolü: Aile şirketlerinde bir çalışma
Gelişen ve "sürdürülebilir büyümeyi" hedefleyen günümüz iş dünyasında yararlanılan kaynaklar değişim göstermektedir. İlerleyen zaman içerisinde üretim, satış, pazarlama, inovasyon ve nihayetinde tüketicinin talebine özel geliştirilen kişiye özel ürünlerin pazarlanması iş dünyasının değişen bir gerçeği iken bu değişimi destekleyen ve bu değişimin gerçekleşmesinde aktif rol oynağan örgütlerin iç dinamiklerinin de farklılaştığı yadsınamaz. Zamanla insan kaynağında ve örgütlerde meydana gelen değişimler yöneticilerin liderlik davranışlarındaki değişimi de zorunlu kılmıştır. Artık yönetici ile iş gören arasındaki güven duygusu, ahlaki ve etik değerler ile ilişkilerde şeffaflık önem kazanmıştır. Bu kavramlarla örtüşen bir pozitif liderlik tarzı olarak karşımıza otantik liderlik olarak çıkmaktadır. Bu araştırmada insan kaynaklarında, çalışanların öz-yeterlilik, iyimserlik, umut ve dayanıklılıktan oluşan olumlu duygularının geliştirilmesini temel alan "Pozitif Psikolojik Sermaye"leri ile kendini tanıma, duygularını yönetebilme, motivasyon, empati ve sosyal beceri duygularını temel alan "Duygusal Zekâ"ları ve bu iki kavramın çalışanların "Otantik Liderlik" algısı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Kar odaklı aile şirketlerindeki ana hedef kar elde etme ve dolayısıyla sürdürülebilir büyümedir. Sürdürülebilir büyümenin sağlanması ise etkin bir liderlik anlayışı ile olur. Aile şirketlerine bakıldığında birçok farklı liderlik özelliği gözlemlenmektedir. Araştırma konumuz otantik liderliğin algılanması olduğu için amacımız aile şirketlerini sürdürülebilir büyüme yolunda pozitif psikolojik sermaye ve duygusal zekâ kavramlarını analiz etmek ve bu faktörlerin otantik liderlik algılarını ne şekilde etkilediğini ortaya çıkarmaktır. Bu çalışmada Adana ilinde faaliyet gösteren otantik liderlik özellikleri taşıdığı düşünülen küçük, orta ve büyük ölçekli aile şirketleri temel alınarak; çalışanların duygusal zekâ ve pozitif psikolojik sermayeleri ile otantik liderlik algıları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaca ulaşmak için nicel araştırma tekniklerinden anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Yapılan anket çalışmasında Peekar ve arkadaşları (2017) tarafından geliştirilen "Rotterdam Duygusal Zekâ Ölçeği ", Fred Luthans ve arkadaşları (2007) tarafından geliştirilen "Psikolojik Sermaye Ölçeği" ile Walumbwa, Avolio, Gardner, Wensing ve Peterson (2008) tarafından geliştirilen "Otantik Liderlik Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın bir diğer amacı ise araştırma değişkenleri ile cinsiyet, medeni durum, yaş, eğitim, örgütteki çalışma süresi ve sektördeki çalışma süresini içeren demografik faktörler arasında anlamlı bir farklılaşmanın olup olmadığını test etmek olmuştur. Araştırma konusu verileri korelasyon, anova ve regresyon analizi yöntemleri ilgili istatistiksel programlar kullanılarak elde edilmiştir. Yapılan araştırma sonucunda çalışanların duygusal zekâ ve pozitif psikolojik sermaye algılarının otantik liderlik algısı üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisinin olduğu sonucuna varılmıştır.
Aile şirketlerinde kurumsallaşmayı etkileyen faktörler: Diyarbakır ili örneği
Bu çalışmanın amacı aile şirketlerinde kurumsallaşmayı etkileyen faktörleri tespit etmektir. Bu çalışmada toplam beş bölüm bulunmaktadır. Öncelikle giriş bölümünde konuyla ilgili ilk izlenimin oluşması için elde edilmiş bilgiler verilmektedir. Birinci bölümde ise problemin durumu, araştırmanın amacı, önemi, varsayımları ve sınırlılıkları gibi başlıklar yer almaktadır. İkinci bölümde aile şirketi kavramı, aile şirketlerinin kuruluşu ve gelişimi, aile şirketlerinin üstün ve zayıf yönleri, işletmelerde genel olarak kurumsallaşma, kurumsallaşmanın tanımı, örgütsel kurumsallaşmanın öğeleri, örgütsel kurumsallaşma yaklaşımları, kurumsallaşmanın göstergeleri, kurumsallaşma süreci, kurumsallaşmış şirketlerin özellikleri ve ilgili araştırmalar gibi konu başlıkları bulunmaktadır. Bu araştırmada kullanılan model, desen, evren ve örneklem, geçerlik ve güvenirlik, veri toplama araçları, görüşme formuna cevap verenlerin demografik özellikleri ve görüşme formuna cevap veren şirketlerin demografik özellikleri ve verilerin analizi gibi konu başlıklarına çalışmanın üçüncü bölümünde yer verilmiştir. Dördüncü bölümde araştırma faktörlerinin frekansları ve araştırma verilerinin değerlendirilmesi ve yorum gibi konu başlıkları vardır. Son olarak beşinci bölümde sonuç ve öneriler belirtilmiştir. Anahtar Kelimeler: Aile Şirketleri, Kurumsallaşma, Kurumsallaşmayı Etkileyen Faktörler
Aile şirketlerinde tutuculuk kavramı ve kurumsal yönetim açısından önemi
Küreselleşmenin etkisiyle günümüzde işletmecilik anlayışı değişmiştir. Dünyada 1960?lı yıllarda yoğun biçimde kendisini hissettirmeye başlayan rekabet ortamı işletmeleri, pek çok arayışa ve yeniliğe yöneltmektedir. İşletmecilikteki değişim anlayışı günümüzde kendini yenileyen, esnek, ekip çalışmasına ağırlık veren, araştıran, müşteri odaklı, sağlıklı büyümeyi hedefleyen, finansal kaynaklarını rasyonel kullanan, çalışanlarından maksimum fayda sağlayan, rekabete ayak uydurabilen bir işletmecilik anlayışıdır. Bu değişim, kendine özgü pek çok özelliğe sahip olan aile işletmeleri açısından daha fazla önem taşımaktadır.Artan rekabet ortamında başarılı bir değişim sürecinin planlaması ve sürdürülmesi, günümüzde işletmelerin üst yönetimlerinin en önemli sorumluluklarından biridir. İşletmenin sağlıklı büyümesi, sürekliliklerinin sağlanması açısından önem taşımaktadır. Ülkemizde faaliyet gösteren işletmelerin büyük bir çoğunluğu aile işletmelerinden oluşmaktadır. Aile işletmelerinin başarılı bir şekilde yönetilmesi ve gelecek nesillere başarılı şekilde aktarılması özellikle ülke ekonomisine olumlu katkıları nedeniyle oldukça önemlidir. Bu bağlamda kurumsallaşma giderek ön plana çıkmaktadır. Literatür incelendiğinde, aile işletmelerinin sürekliliklerini uzun dönem sürdürememelerinin nedeni Türkiye?de ve diğer ülkelerde değişimin doğru zamanda ele alınmamış olması ve değişim sürecinin geciktirilmesidir. Ayrıca aile işletmelerinin kurumsallaşmamış yapısı kriz ortamlarında ayakta kalabilme şansını azaltmaktadır. Tutuculuğu benimseyen aile işletmeleri olası gider ve zararları dikkate alırken, olası gelir ve karlar ile ilgili dönemi gelmeden herhangi bir işlem yapmamaktadır. Bu çalışma, aile işletmelerinde kurumsallaşmanın tutuculuk üzerine etkisini ele almaktadır. Çalışmanın teorik bölümünün başında, aile işletmeleri kavramı, önemi, aile işletmeleri ile ilgili bilgi verilirken ikinci bölümde, kurumsal yönetim kavramı, tanımı, özellikleri, ilkeleri ile ilgili detaylı açıklama yapılmıştır. Üçüncü bölümde, aile işletmelerinde kurumsal yönetimin tutuculuk üzerine etkisi araştırılmış, bu amaçla anket çalışması yapılmıştır. Bu çalışmanın Türk aile işletmelerinin nesiller arası geçişinde sağlıklı, kâr eden ve büyüyen yapılarını korumaları, geleceklerini şekillendirmeleri için önemle üzerinde durulması gereken noktaları anlamak açısından önem taşıdığı düşünülmektedir. ANAHTAR KELİMELER Aile İşletmesi, Kurumsal Yönetim, Tutuculuk, Süreklilik, Rekabet, Değişim
Aile şirketlerindeki muhasebe hilelerinin yapısal özellikleri ve yarattığı maliyetler üzerine bir araştırma
Bu çalışmanın temel amacı; tüm şirket türlerinde karşımıza çıkabilecek muhasebe hilelerinin Aile Şirketleri'ne özgü yapısal özelliklerini belirlemek, Aile Şirketleri'ndeki muhasebe hileleri ile ilgili farklılıkları ortaya çıkarmak, bu hilelerin nasıl tespit edilebileceğine ışık tutmak ve önlenmelerine yönelik öneriler geliştirmektir. Böyle bir çalışma daha önce yapılmadığından örnek bir uygulama üzerinde keşifsel bir çalışma yapılacaktır. Bu kapsamda daha önce hile vakası ile yüzleşen bir Aile Şirketi örnek vaka olarak ele alınacak, bu şirketteki ilgili yönetici ve çalışanlarla görüşmeler yapılacaktır. İşletmelerin büyük çoğunluğunu aile şirketlerinin oluşturduğu düşünülürse bu çalışma neticesinde aile şirketlerinde hilenin önlenmesinin maliyeti ve hile sonucunda katlanılan maliyetin karşılaştırılması konusunda ışık tutacak ve yardımcı olacak bir çalışma olacaktır. Çalışmada ayrıca hile riskini azaltıcı kontrollerin ilgili aile şirketindehangi seviyede uygulandığı araştırılacaktır. Bu riskin bertaraf edilmesi konusunda yapılacak olan çalışmaların detaylı olarak maliyetleri konusunda araştırma yapılacaktır.
Aile işletmelerinde kuşak çatışmasından kaynaklanan yönetim sorunları: Gaziantep örneği
Bu araştırma Gaziantep ilinde faaliyet gösteren aile işletmelerinde, zamanla yeni nesillerin şirkete katılması sonucu oluşan yönetim sorunlarının analizinin yapılması, oluşabilecek kuşak çatışmalarının ortaya konulması amacıyla hazırlanmıştır.Bahsedilen kuşak çatışmalarının, işletmelerin genel yönetim fonksiyonlarında ortaya çıkardığı sorunlar incelenmeye çalışılmış, yapılan uygulama ile bu sorunların çözümleri ortaya konulmaya çalışılmıştır.Sorunların analizi için 300 aile işletmesine ulaşılmış, 140 tanesiyle birebir görüşülmüş ve bunların 127'si değerlendirilmiştir.İnceleme sonucunda Gaziantep ilindeki aile işletmelerinde sonraki kuşakların yönetime katılımıyla beraber örgütleme ve yürütme fonksiyonlarında olumsuzluklar yaşanmakta buna karşın planlama, koordinasyon ve denetleme fonksiyonlarında ise herhangi bir sorun yaşanmamaktadır. Sorunların çözümü için kurulacak formel bir yapı ve kurumsallaşma anahtar veri olarak ortaya çıkmaktadır.
Aile şirketlerinde ortaklıkların dağılması ve kurumsallaşmanın dağılmayı önlemedeki önemi: Kilis uygulaması
Günümüzde, hem ülkemizde hem de diğer birçok ülkede kayıtlı şirketlerin büyük kısmını aile şirketlerinin oluşturduğunu görmekteyiz ve bu şirketler ülke ekonomilerinde önemli bir yere sahiptir. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de ekonominin vazgeçilmez bir parçası olan aile şirketlerinin milli gelire etkisi, istihdam yaratması, yerel ve bölgesel kalkınmayı sağlaması bu şirketlerinin başarılı olmasını daha da önemli kılmıştır. Globalleşen dünya ekonomisi ve bunun getirdiği sonuç olarak acımasız rekabet koşulları bulundukları ülkelerin ekonomilerinde önemli bir yere sahip olan aile işletmelerini tehdit etmektedir. Aile şirketlerinin bir çalışma konusu olarak ortaya çıkması ile birlikte bu işletmelerde yönetimin sonraki kuşaklara devredilmesi ve ortaklıkların dağılması konusu da gündeme gelmiştir. Aile işletmelerinde ortaya çıkan sorunlar üzerinde yapılan araştırmalar, ortaklıkların dağılmasının en önemli sebeplerinin başında, şirket belirli bir büyüklüğe ulaştığı ve gerekli şartlar oluştuğu halde, kurumsallaşma çalışmalarının başlatılmasının geldiğini göstermektedir. Aile ve işletme sistemi, çatışmalar, bayanların aile işletmelerindeki etkisi, planlamalar, yetki devri, profesyonel yönetim gibi faktörler aile işletmelerinde ortaklıkları etkilemektedir. Aile şirketlerinde ortaklıkların devamı, ailede ve işletmede yaşanan sorunların birlikte çözümünü hedefleyen bir anlayış içinde işletmenin nesiller boyu yaşamasıdır. Yapılan araştırmalar 1/3'den daha az oranda aile şirketinin 1.nesilden 2. nesile geçebildiğini, bunların ise ancak yarısının 3.kuşağı görebildiklerini ortaya koymaktadır. Bu çalışmada aile şirketlerinde ortaklıkların dağılması ve kurumsallaşmanın dağılmayı önlemedeki önemi incelenmiştir. Kilis ilinde faaliyet gösteren aile şirketlerinde ortaklıkların dağılması, bu araştırma çerçevesinde literatür taraması yapıldıktan sonra yapılan, vak'a analizi ile incelenmeye çalışılmıştır.
Aile işletmelerinde stratejik yönetim ve finansal planlama, Gaziantep ili örneği
Dünyada ve ülkemizde özel sektör işletmelerinin büyük çoğunluğu aile işletmelerinden oluşmaktadır. Aile işletmelerinin en büyük problemi çeşitli yönetimsel ve finansal nedenlerden dolayı üçüncü hatta ikinci kuşaklara taşınamamasıdır. Stratejik yönetim ve finansal planlama bir işletmenin geleceğe taşınmasında yol göstericidir. Bu nedenle aile işletmelerinin geleceği açısından bu konuları uygulamalarının önemi daha da artmaktadır. Çalışmamızda, aile işletmelerinin stratejik yönetim ve finansal planlama konularına eğilimleri, bu konular hakkındaki bilgi ve uygulama düzeyleri ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda; Gaziantep ili sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren 80 adet aile işletmesinin sahipleri, ortakları veya yetkilileriyle yüz yüze görüşülerek anket çalışması yapılmıştır. Anket çalışmasından oluşan veriler SPSS ortamına aktarılıp yüzde analizi ve korelasyon tekniği kullanılarak gerekli analizler yapılmıştır ve aile işletmelerinin stratejik yönetim ve finansal planlama açısından durumları değerlendirilmiştir.
Üretim alanında faaliyette bulunan aile işletmelerinin ekonomik ve finansal yapısının incelenmesi: Elazığ ilinde yapılan bir araştırma
Bu çalışmada "Aile İşletmeleri'nin genel özelliklerinden bahsederek Elazığ ilinde bulunan aile işletmelerinin ekonomik ve finansal yapılarını ortaya koymayı hedeflemektedir. Bu tezde öncelikle çalışmanın teorik ve kavramsal altyapısı yerli ve yabancı kaynaklar kullanarak kurulmaya çalışılmıştır. Çalışmamız Elazığ ilinde kurulu aile işletmelerinin ekonomik ve finansal yapılarının güçlü olmaları ve işletmelerin çoğunun aile işletmesi olması hasebiyle şirketlerin ulusal ve uluslararası rekabette başarı gösterebilmesi için aile işletmeleri ile ilgili birçok yönetim açısından önemli olan tedbirlerin alınmasının kaçınılmaz olduğunun görülmesi gerektiğini vurgulamaya çalışmaktadır. Aynı pencereden bakarsak bu çalışma aile işletmelerine ilişkin bilimsel bilgi birikiminin artmasının yanı sıra ve dolayısıyla akademik kesimlerde bu kuruluşlara ilişkin yapılacak olan çalışmalarda sağlıklı bir altyapının oluşmasına katkı sağlarken, öbür taraftan uygulayıcılara yol gösterici bir niteliğe sahip olacağı düşünülmektedir. Aile işletmelerinin kültürel özellikleri, kuruluş ve gelişim dönemleri incelenmiş ve daha sonra anket çalışmasında yapılan mevcut analizler değerlendirilmiştir. Şirket türleri ve özellikleri, aile işletmelerinin tanımı, özellikleri avantajları, dezavantajları, ülke ve dünya ekonomisi üzerindeki yeri gibi konular üzerinde açıklamalarda bulunulmuştur.Tezin, alan araştırmasının kapsamını Elazığ ilinde faaliyet gösteren aile işletmeleri oluşturmaktadır. Çalışma için anket uygulaması Elazığ Ticaret ve Sanayi Odasına bağlı şirketlerin sahiplerine ve bu şirketlerde aktif olarak çalışan personele uygulanmıştır. Anketler aile işletmesi kapsamındaki 201 işletme sahibine ve 201 personele dağıtılmıştır. Araştırmanın alan çalışması aile işletmelerinde çalışan işletme sahibi ve yönetici personel üzerinde yapıldığı için iki farklı anket formu düzenlenmiştir. Birinci grup sorular, ankete katılan işletmelerin sosyodemografik özelliklerini ortaya koymaya yönelik verileri elde etmek için, İkinci grup sorular işletmenin yönetim, ekonomik ve finansman bakımından değerlendirilmesini ölçmeye yönelik olarak hazırlanmıştır.
Kız çocuklarının gözünde aile şirketinde çalışmak: Bir alan araştırması
Aile şirketleri, ülke ekonomilerinin gelişimine en büyük katkıyı sağlayan özel teşebbüsler içinde yer almaktadır. Aile şirketlerinde genel eğilim işletmenin yönetiminin gelecek nesle bırakılması yönündedir. Aile şirketleri tüm çocuklara açık bir yapı sergilese de kız ve erkek çocuklara yönelik tutumlarda farklılık olduğu görülmektedir. Babalar kız çocuklarına güvenemeyip aile işletmelerini erkek çocuğa devretme yoluna gitmektedirler. Oysa kız çocuk, aile işletmesinde daha kolay başarı sağlamaktadır (Semerci, 2008: 89). İlgili literatürde yapılan araştırmaların sonucunda aile şirketlerindeki kadınların, erkeklere oranla daha az biçimsel role sahip olduğu ve az sayıda kadının tepe yönetimde görev aldığı görülmektedir. Bu bağlamda, cinsiyet rolünün etkisiyle günlük hayatta geri planda kalan kadınlar ve kız çocuklarının diğer işletmelerde olduğu gibi aile işletmelerinde de geri planda kaldığı görülmektedir. Başka bir deyişle, aile işletmelerindeki ataerkil yapı kadınların yönetim kademesinde yükselmesine engel teşkil etmektedir. Bu çalışmada Adana ilinde faaliyet gösteren aile şirketlerinde çalışan kız çocuklarının aile-üyesi çalışan olarak karşılaştıkları sorunlar ve onları aşma stratejileri ile onlara göre aile şirketlerinde çalışmanın avantajlarını ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. 19 kişiyle yapılan derinlemesine mülakatlar 3 ay sürmüş ve toplanan verilerin analizi yapılmıştır. Yapılandırılmış görüşme formunda yer 6 başlık yer almaktadır. Bunlar cevaplayıcının şirkete katılım, aile ilişkileri, iş ilişkileri, iş ve aile çatışması, yetki-devir konusu, şirketle ilgili temel bilgiler olarak sıralanmış ve bu başlıklar altında analiz edilmiştir. Çalışmanın sonuçları incelendiğinde Aile şirketlerinde çalışan kız çocuklarının yaşadığı sorunların başında cinsiyet ayrımı, iş dünyasında başarılı olabilmek için bir erkeden daha çok çalışmaları gerektiği ve mesai saatleri uzunluğu nedeniyle aile-iş yaşamı arasında dengeyi sağlayamaması yer almaktadır. Bu görüşlerin yanı sıra aile şirketlerinde aile-üyesi çalışan olmanın en belirgin avantajları ise iş yerinde özgür davranabilme imkanı, çalışma saatlerindeki esneklik, üst statülere daha kolay gelebilme ve kendi fikirlerini kolaylıkla gerçekleştirebilme olarak sıralanmıştır. Aile şirketlerinde çalışan kız çocuklarının şirketlerine kendi kişisel kararları sonucunda katıldıkları görülmektedir. Aile şirketlerindeki kız çocukların şirkette çalışmaya başladıktan sonra aile bireyleri ve özellikle baba-kız evlat ilişkisinin değişmediği görülmektedir. Ancak kız çocuklarının aile şirketlerinde çalışmaya başladıktan sonra aileden olmayan üyelerin (müşteriler ,alıcı ve satıcı tedarikçiler) kendilerine karşı tavırlarda farklılık olduğu görülmüştür. Bu tavırlardaki farklılıkların büyük kısmı olumlu olduğu görülmektedir. Yetki devri sürecinde ana sorunların başında, babanın kızlarına olan güvensizliği ve sorumlulukla aynı oranda yetki verilmemesi şeklinde sıralanmaktadır.
Aile şirketlerinde kurumsallaşma, insan kaynakları yönetimi ve performans
Aile şirketleri, aynı soydan gelen aile bireyleri tarafından temelleri atılan, kar amacıyla mal veya hizmet üreten, yönetim kademelerinde aile üyelerinin yer aldığı, önemli kararların bu aile bireylerinden çıktığı ve nesilden nesle aktarılan ekonomik aktörlerdir. Ekonomide önemli fonksiyona sahip aile şirketlerinin devamlılığını sağlayabilmeleri için kurumsallaşmalarına ihtiyaç vardır. Kurumsallaşma sürecini tamamlayan ve etkili bir insan kaynakları yönetimine sahip olan işletmelerde firma performansının da arttığı söylenebilir. Bu çalışmada Aydın ilinde gıda sektöründe faaliyet gösteren bir aile işletmesinde, yönetici ve çalışanları ile yapılan odak görüşmeleri ile kurumsallaşma ve insan kaynakları yönetimi ve performans konuları incelenmiştir. Bu çalışmanın sonuncunda, aile şirketlerinin varlığını başarı ile korumaları ve gelişim gösterebilmeleri için kurumsallaşma, insan kaynakları yönetimi ve performans kavramlarının önemli bir yere sahip olduğu görülmüştür. Bu çalışma kurumsallaşma ve etkili insan kaynakları yönetiminin, firma performansını olumlu şekilde desteklediğini ortaya koymuştur. Bu çalışmadan aile şirketlerinin ülke ve dünya ekonomilerinin önemli aktörleri olduğunu, kurumsal dönüşümü gerçekleştiremeyen aile şirketlerinin serbest piyasa koşullarında gereken rekabet gücünü elde edemediklerini ve dolayısıyla büyüyemedikleri öğrenilmiştir.
Aile şirketlerinde kurumsallaşma ve markalaşma Türkiye'de ileri gelen aile şirketlerinin kurumsallaşma ve markalaşma örnekleri ile Türk hazır giyim sektöründe bir uygulama
Günümüzde yaşanan ekonomik krizlerin ve globalleşmenin yarattığı ağır rekabet koşulları şirketleri stratejik kararlar almaya zorlamaktadır. Bu kararlar şirketlerin geleceklerini belirlerken, yaşam sürelerini, biçimlerini şekillendirmektedirler.Dünya ekonomisinde önemli bir yere sahip olan aile şirketleri de varlıklarını nesiller boyu sürdürebilmek için çeşitli stratejik adımlar atma yoluna gitmişlerdir. Aile şirketlerinin en büyük sorunu olan şirketin nesilden nesile sürememesi ve/veya dağılması bundan dolayı şirketin büyüyememesi ve ağırlaşan rekabet koşulları altında yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmasıdır. Bundan dolayı aile şirketleri, bu teze konu olan iki unsurun, kurumsallaşma ve markalaşma, ışığında stratejik kararlar alma eğilimindedirler.Kurumsallaşma bir işletmenin kişilere bağlı olmadan varlığını devam ettirmesini amaçlarken, markalaşma ürün ve/veya hizmetin tüketici tarafından her bakımdan tercih sebebi olmasını amaçlamaktadır. Ancak her iki unsurun da ortak bir noktası işletmenin varlığını güçlü bir şekilde devam ettirebilmesinini destekliyor olmalarıdır. Bu iki unsur kimi işletmelerde beraber görülmekle birlikte, stratejik açıdan kuruluş aşamasında öncelik sıraları bulunmakta kimi zaman bir diğerine geçiş yapılamamaktadır. İşletmelerin kuruluş aşamasından sonra atmaları gereken en önemli adımlardan biri de burada karşılarına çıkmaktadır. İşletme önce kurumsallaşmalı mı, markalaşmalı mıdır? Yapılan çalışma da, bu stratejik sorunun cevabı aranırken, süreci etkileyen faktörler ele alınarak, markalaşma, kurumsallaşma unsurları açıklanmış, aile şirketlerinde markalaşma ve kurumsallaşma süreçleri incelenmiş, uygulamaya yönelik kısaca hazır giyim sektöründen bahsedilerek son olarak Türkiye' de ileri gelen aile şirketlerinden bazıları örneklerle anlatılmış ve hazır giyim sektöründe bir aile şirketinde yapılan uygulamayla da çalışma desteklenmiş olmaktadır.
Aile işletmelerinde kurumsallaşma: Örgüt geliştirme aracı
143 ÖZET "Aile İşletmelerinde Kurumsallaşma: Örgüt Geliştirme Aracı" adlı tez çalışmasında; dünyadaki işletmelerin büyük çoğunluğunu oluşturan aile işletmelerinin sürdürülebilirliği için ihtiyaç duyulan kurumsallaşma olgusu incelenmektedir. Bu çalışmada aile işletmelerinin kurumsallaşması Tagiuri ve Davis tarafından geliştirilen üç daireli model çerçevesinde incelenmiş; özellikle işletmenin kurumsallaşması için örgüt geliştirme kuramlarından planlı değişim modeli altında uygulanabilecek yöntemler ve müdahaleler değerlendirilmiştir. Daha sonra bu kavramsal çerçeve ışığında aile işletmesi bir KOBİ'nin durum değerlendirmesi yapılmış, kurumsallaşma düzeyi saptanmış ve mevcut durum doğrultusunda kurumsallaşma için çeşitli önerilerde bulunulmuştur. I Çalışmanın birinci bölümünde aile işletmesinin tanımı, aile işletmelerinin özellikleri, avantajları ve dezavantajları, aile işletmelerindeki mevcut statüler aktarılmıştır. İkinci bölümde kurumsallaşma kavramı ve aile işletmelerinde kurumsallaşma için üç daireli model incelenmiştir. Üç daireli model bağımsız ancak birbiri ile kesişen; aile, mülkiyet ve işletme altsistemlerinden oluşmaktadır. Aile işletmesinin kurumsallaşması için üç altsistemin de kurumsallaşması gerekmektedir, işletmenin kurumsallaşması aşamasında, örgüt geliştirme kuramlarından planlı değişim modeli ve bu modelin müdahale teknikleri aktarılmış, müdahale teknikleri yapıya yönelik müdahale teknikleri, süreçlere yönelik müdahale teknikleri ve davranışlara yönelik müdahale teknikleri olmak üzere üç ana başlıkta sınıflandırılmıştır.144 Üçüncü bölümde tüm boyutlar göz önünde bulundurularak, aile işletmelerinin gelişim evreleri ve her bir evrede işletmelerin durumları, özellikleri aktarılmıştır. Son bölüm olan dördüncü bölümde ise ilk üç bölümde aktarılan bilgiler çerçevesinde aile işletmesi bir KOBİ'nin kurumsallaşma düzeyi saptanmış ve mevcut durum doğrultusunda kurumsallaşma için çeşitli önerilerde bulunulmuştur.
Aile şirketlerinde örgütsel sembolizmin örgütsel bağlılık ve firma performansı üzerindeki etkisi: Bir ölçek geliştirme çalışması
Örgütlerin karmaşık ve örtük yapılarının analiz edilmesinde önemli bir role sahip olan semboller, bu çalışmada detaylı bir şekilde incelenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın amacı, örgüt içi ve dışı sembollerin örgütsel bağlılığa ve firma performansına olan etkilerinin ölçülmesi olarak belirlenmiştir; ancak literatürde örgütsel sembolizm kavramı ile ilgili herhangi bir ölçeğe rastlanılmadığı için öncelikli olarak örgütsel sembolizm ölçek geliştirme çalışması uygulanmıştır. Tüm bu analizler için İstanbul il sınırları içinde bulunan aile şirketleri hedef kitle olarak belirlenmiş ve toplamda 727 kişi üzerinde kapsamlı bir araştırma gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. Ölçek geliştirmeyle ilgili analizler neticesinde örgütsel sembolizm ölçeği, yapısal ve yönetsel, hikâyesel ve söylemsel ve dışa yönelik semboller olmak üzere üç boyuta ayrılmıştır. Kavramsal modelle ilgili gerçekleştirilen analizler sonucunda ise yapısal ve yönetsel ve dışa yönelik sembollerin hem örgütsel bağlılığı hem de firma performansını etkilediği ortaya çıkmıştır. Hikâyesel ve söylemsel sembollerin ise ne örgütsel bağlılığa ne de firma performansına herhangi bir etkisi gözlemlenmemiştir. Ortaya çıkan bulgular ışığında araştırmanın sonuçları tartışılmış, hem yöneticiler hem de akademisyenler için öneriler sunulmuştur.
Aile şirketlerinde kurumsallaşma: Kırklareli ili aile şirketleri üzerine bir araştırma
Bu çalışmada Kırklareli Sanayi Odası'na kayıtlı aile işletmelerinin yıllık cirosu, mülkiyetçi türü ya da mülkiyetçi sayısı, yasal statüsü, çalışan sayısı ve faaliyet süreleri gibi kurumsallaşma düzeyi ölçütleri ile ilişkisine bakılmıştır. Kurumsallaşma düzeyi ölçeğinin her boyutuyla işletmenin yıllık cirosu ve mülkiyetçi türü bir başka ifadeyle mülkiyetçi sayısı, yasal statüsü, çalışan sayısı ve faaliyet süreleri ilişkilendirilerek hipotezler oluşturulmuştur. Bu oluşturulan hipotezleri test etmek için de Kırklareli ilinde bulunan aile işletmeleri ele alınmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinden anket yöntemi, soru sorma tekniği tercih edilmiştir. 600 işletmenin bulunduğu evrende, toplamda 140 işletmeye araştırma yapılmasına karar verilmiştir. İçlerinde geçersiz olan 12 anket çalışma kapsamının dışında tutulmuştur. Dolayısıyla geçerli anket sayısı 128'dir. Kullanılan verilerin yorumu, SPSS 24.0 Paket istatistik analizi aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, betimsel karşılaştırmalı analizler ve güvenirlilik analizlerinin yanı sıra, kullanılan ölçeğe Keşfedici Faktör Analizi yapılmış ve değerler yorumlanmıştır. Ayrıca tek yönlü varyans analizi testi kurgulanıp sonuçlarına göre, kurumsallaşma düzeyi ölçeğine katılım artıkça işletmenin yıllık cirosu, işletmenin mülkiyetçi türü değişmekte bir başka değişle mülkiyetçi sayısı, faaliyet süresi, çalışan sayısı ve işletmenin yıllık mali bilançosu artmaktadır ve yasal statüleri değişmektedir.
Sosyal yenilikçilik, yetenek yönetimi ve küresel dış kaynaklamanın yenilik performası üzerine etkisi: Marmara Bölgesi aile şirketleri uygulaması
Çalışmada, Marmara Bölgesi aile şirketlerinde sosyal yenilikçilik, yetenek yönetimi ve küresel dış kaynaklama kavramları ile ilgili yapılan literatür çalışmaları neticesinde işletmelerin yenilik performanslarını ne ölçüde etkileyeceğinin araştırılması hedef alınmıştır. Marmara Bölgesi'nde faaliyet gösteren küçük, orta ve büyük ölçekli aile şirketleri çalışanlarına 78 sorudan oluşan bir anket uygulanmıştır. Toplamda 460 anket değerlendirilmeye alınmıştır. Anket sonuçları için SPSS programı kullanılıp, verilen cevapların güvenilirlik analizi, faktör analizi, korelasyon analizi ve regresyon analizi yöntemleri ile incelenmiştir. Yapılan analiz çalışmasıyla, yetenek yönetimi, sosyal yenilikçilik ve küresel dış kaynaklamanın yenilik performansı üzerindeki etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Sonuç olarak, yetenek yönetimi uygulamalarına sahip ve küresel dış kaynaklamadan yararlanan işletmelerin yenilik performansı üzerinde önemli düzeyde anlamlı bir ilişkisinin olduğu tespit edilmiştir. Başka bir ifadeyle işletmelerin yenilik performansının artırılmasında yetenek yönetimi ve küresel dış kaynaklamanın güçlü bir etmen olduğu belirlenmiştir. Ayrıca sosyal yenilikçiliğin yenilik performansı üzerine herhangi bir etkisi gözlemlenmemiştir. Ortaya çıkan bulgular ışığında araştırmanın sonuçları tartışılmış, hem yöneticiler hem de akademisyenler için öneriler sunulmuştur.
Aile şirketlerinde dinamik yeteneklerin ve yönetişim düzeyinin sosyal sermaye üzerinden büyüme performansına etkisi
Aile şirketleri dünya ekonomisinde ve ülkemizde önemli bir etkiye sahiptir. Bu sebepten dolayı faaliyetleri sürdürebilmeleri, yeniliklere açık olmaları, hızla değişen global piyasalara uyum sağlayabilmeleri ve rekabet gücüne sahip olmaları ülkemiz için önem arz etmektedir. Literatürde aile şirketleri üzerine yapılan pek çok çalışma olması da bu önemi desteklemektedir. Bu yaklaşımdan yola çıkarak doktora çalışmasında, Marmara Bölgesi'nde altı farklı sektörde faaliyet gösteren aile şirketlerinin dinamik yeteneklerinin ve yönetişim düzeylerinin sosyal sermaye üzerinden büyüme performanslarına ne derece etki ettiği araştırılmıştır. Dinamik yeteneklerin ve yönetişim düzeylerinin büyüme performansına etkisi olduğu literatürde birçok farklı sektör üzerinde yapılan çalışmalarda incelenmiştir. Fakat sosyal sermayenin aracılık etkisi ile Marmara Bölgesi ve belirlediğimiz sektörler üzerinde yapılan hiçbir çalışma olmadığı görülmüştür. Bu çalışmanın amacı literatürdeki bu eksikliği kapatırken, aile şirketleri üzerine yapılacak çalışmalara ve faaliyet gösteren firmalara ışık tutmaktır. Araştırmada nicel araştırma yaklaşımlarından kesitsel tarama yöntemi kullanılarak katılımcılardan anket ile veri toplanmıştır. Çalışma için şirketlerin üst/ orta veya yönetim kurulu üyesi olan 389 kişi ile ankete katılmıştır. IBM SPSS ve AMOS veri işleme programları kullanılarak güvenilirlik analizleri, faktör analizleri, korelasyon, regresyon ve yapısal eşitlik modellemesi yapılmış ve dinamik yeteneklerin, yönetişim düzeyinin ve sosyal sermayenin hem doğrudan hem de aracılık etkisi ile büyüme performansı üzerinde ne derece etkileri olduğu analiz edilmiştir. Analizler sonucunda büyüme performansı üzerinde yönetişim düzeyinin kısmen etkisi olduğu, dinamik yetenekler ve sosyal sermayenin ise pozitif yönde etkisi olmadığı görülmüştür. Ayrıca sosyal sermayenin aracılık etkisi olmadığı gibi, büyüme performansı ile negatif yönde bir ilişkisi bulunmaktadır.
Aile şirketlerinin kurumsallaştırılması ve ekonomi üzerindeki etkileri
Aile şirketleri, özel sektör işletmelerin en çok rastlanan örneğidir. Bu şirketler, gelişmek ve mevcudiyetlerini devam ettirmek için uzun vadeli amaç ve planlar yapmalı ve şekillerini belirlemek zorundadırlar. Toplumda sürekli değişmekte olan koşullar ve rakiplere karşı, aile şirketlerinin mevcudiyetlerini iyi bir şekilde, devam eden kuşaklara geçirebilmeleri oldukça zorlaşmıştır. Bu gibi bir ortamda bu konumdaki şirketlerin iyi bir şekilde idare edilebilmeleri için kurumsallaşmaları gerekmektedir. Aile şirketinden kasıt, bir ailenin herhangi bir sektörde bir iş kurmuş olmasıdır. Yani; ailenin kurulan işin sorumluluğunu aldığı, idarede yetkinin tek bir patronun elinde ve çoğunlukla da işin merkezinde bulunduğu bir örgüt şeklinden bahsedilmektedir. Kurumsallaşmanın kapsamında, yapılacak iş ne olursa olsun her çeşit etkilenmenin ve haberleşmenin, belli başlı kuralların egemen olması vardır. Netice itibariyle, işletmenin işleyişindeki süreçlerin tamamında bulunan kuralların yararlı olması ve aynı zamanda bu kuralların olabildiğince yazılı olması, yani bir aile anayasasının yapılması ve ileride ikinci neslinde bu görüşü benimseyerek yetiştirilmesi gerekir. İş ve aile bağlarının birbirine karışması, aile işletmelerinde bazı avantaj ve dezavantajlara neden olmaktadır. Aile işletmelerinin idare şekilleri, kurum içindeki ilişkileri başka şirketlere oranla değişiklikler göstermektedir. Bu farklılıklar idare teorilerinin aile işletmelerine tatbik edilmesinde problemlere neden olmaktadır. Çalışmanın amacı, aile şirketlerinin kurumsallaşması ve ilerleyen dönemlerde yaşanan problemleri belirleyerek bu problemlere çözüm önerileri getirmektir. Anahtar Kelimeler : Aile Şirketleri, Kurumsallaşma, Örgüt Kültürü