Çankırı
73 theses under this subject heading
Sağlık çalışanlarının fiziksel aktivite seviyesi, depresyon düzeyi ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkinin incelenmesi: Çankırı Devlet Hastanesi'nde bir çalışma
Fiziksel aktivitenin (FA) bedensel, bilişsel ve ruhsal sağlık üzerine bilinen birçok faydası vardır. Egzersizin depresyon belirtilerinin azaltması ve yaşam kalitesini artırması gibi olumlu etkileri bilinmesine rağmen, dünya nüfusunun büyük bir kısmı fiziksel olarak aktif değildir. Mesleki tükenmişlik riski yüksek olan sağlık profesyonellerinin de egzersize yeterince katılım sağlamadıkları bilinmektedir ancak literatürde fiziksel aktivite seviyesi, depresyon düzeyi ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkiyi araştıran çalışmalar sınırlıdır. Bu nedenle çalışmamızda sağlık profesyonellerinin fiziksel aktivite seviyeleri ile depresyon düzeyi ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlandı. Prospektif kesitsel bir anket çalışması olan bu çalışma Çankırı Devlet Hastanesi'nde yürütüldü. Hastanede çalışan 128 sağlık profesyoneli (20-55 yıl, 78K/50E) gönüllülük esasına dayalı olarak çalışma grubuna dahil edildi. Kişilere ait demografik bilgiler kaydedildi. Fiziksel aktivite seviyesi Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi Kısa Form, depresyon düzeyi Beck Depresyon Envanteri ve yaşam kalitesi Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Ölçeği kullanılarak değerlendirildi. Verilerin analizinde Spearman Korelasyon analizi kullanıldı. Fiziksel aktivite seviyesi ile depresyon düzeyi ve yaşam kalitesinin alt parametreleri arasında istatistiksel anlamlı bir ilişki yoktu. Depresyon düzeyi ile yaşam kalitesinin bedensel alanı (r= -0.335, p<0.001), ruhsal alanı (r= -0.578, p<0.001), sosyal alanı (r= -0.436, p<0.001) ve çevresel alanı (r= -0.418, p<0.001) arasında negatif orta düzeyde bir ilişki vardı. Çalışma grubunun yalnızca %14'ü yürümeyi tercih ederken, %36.7'si fiziksel olarak aktif değildi. İşe ulaşım, sağlık profesyonelleri için fiziksel aktivitenin temelini oluşturuyor gibi görünmektedir. Sağlık profesyonellerinin fiziksel aktivite seviyesinin artmasını sağlayacak önemli bir faktör, depresyon ve yaşam kalitesi üzerinde olumlu etkilerin olabilmesi için, fiziksel aktivite farkındalığı sağlayacak yaklaşımların planlanması olabilir. Fiziksel aktiviteyi değerlendirmede sübjektif yöntemler ve objektif yöntemleri birlikte kullanmak değerlendirme sonuçlarının daha objektif olmasına fayda sağlayabilir. Fiziksel aktivite seviyesinin düşük olmasına sebep olan bariyerlerin de değerlendirilmesi gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: "Depresyon", "fiziksel aktivite", "sağlık profesyonelleri", "yaşam kalitesi."
XIX. yüzyıl ortalarında Ankara Eyaletinin Çankırı Sancağı Kargı Kazasına bağlı Mihre Hatun, Orta ve İmam Bey mahallelerinin sosyo ekonomik yapısı (Temettuat ve Nüfus defterlerine göre)
Osmanlı Devleti 1839 yılında Tanzimat Fermanını ilan ederek ülke içerisinde köklü reformlar yoluna gitmiştir. Reformlar içerisinde ekonomik açıdan vergi usulünde değişim yaşanmıştır. Vergi konusunda yaşanan bu değişim ile halkın gelirine göre vergilendirilmesi amaçlanmış, vergi hususundaki adaletsizlikler giderilmeye çalışılmıştır. Osmanlı Devletindeki, yeni vergi "Temettü Vergisi" diye adlandırılmıştır. Mükelleflerin tüm mal, mülk ve hayvanlardan sağlandığı kazançlar ise Temettüat defterlerine kayıt edilmiştir. Temettüat Defterleri Başbakanlık Osmanlı Arşivi bünyesinde yer almaktadır. İktisadi amaçla tutulan defterler sayesinde, o dönemin sosyo ekonomik yapısı hakkında bilgiler bulmak mümkündür. Defterlerde mükelleflerin isimleri, lakapları, unvanları, arazileri, hayvanları, vermiş oldukları vergiler detaylı şekilde kayıt edilmiştir. Yapmış olduğumuz Yüksek Lisans Tez çalışmamızda, Ankara Eyaletinin, Çankırı Sancağının Kargı kazasına bağlı Mihre Hatun, Orta ve İmam Bey Mahallesinin transkripsiyonu ile değerlendirilmesinin yanında nüfus defterlerinin incelenmesine de yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Temettüat, Ankara, Çankırı, Kargı Kazası, Mihre Hatun, Orta, İmam Bey, Sosyal ve Ekonomik Yapı.
Çankırı el dokumaları: Merkeze bağlı camilerdeki kilim örnekleri
Çankırı El Dokumaları: Merkeze Bağlı Camilerdeki Kilim Örnekleri olarak hazırlamış olduğumuz bu çalışmada, merkeze bağlı yirmi dört camide bulunan havsız kirkitli dokumalar araştırma kapsamı içerisinde incelenmiştir. Havsız kirkitli dokuma olarak ifade edilen kilim, cicim, zili ve sumak teknikli dokumalar yerinde incelenerek tespit edilmiş ve fotoğraflarla belgelenerek bir katalog düzeninde ele alınarak ayrıntılı bir şekilde tanıtılmaya çalışılmıştır. Giriş bölümünde, konunun tanımı, önemi, amaçları, kapsamı, yöntem ve havsız kirkitli dokuma yaygılar hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde, Orta Asya'dan Cumhuriyet'e Türk el dokumacılığının tarihi gelişimi üzerinde durulmuş; üçüncü bölümde ise, Anadolu el dokumalarında kullanılan teknikler, dördüncü bölümde ise tezgâh, malzeme ve boyalar hakkında bilgi verilmiştir. Beşinci bölümde Çankırı ili hakkında bilgilerin yer aldığı bölümde Anadolu ve Çankırı kilimlerinin genel özellikleri ve motifler konusunda yazılı kaynaklardan ve alan çalışmaları sırasında elde edilen bilgilerden faydalanılarak havsız kirkitli dokuma yaygıları hakkında bilgi verilmeye çalışılmıştır. Altıncı bölümde ise merkeze bağlı camilerde tespit edilen havsız kirkitli dokuma yaygıları (kilim, cicim, zili, sumak) tek tek ele alınarak genel özellikleri hakkında bilgiler verilmiştir. Araştırma sonucunda, ulaşılan veriler uygun tablo yöntemleriyle analiz edilmiştir. Havsız kirkitli dokumalarda görülen motiflere anlamları ve görselleriyle beşinci bölüm içerisinde yer verilmiştir. Yapılan bu değerlendirmelerle kilimlere ait tablo bilgileri oluşturulmuştur. Bu çalışma ile dokumaların günümüzdeki durumu da tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda ulaşılan bilgilere göre camilerde dokumaların var olduğu görülmüş ve bu araştırmayla dokumaların kayıt altına alınması sağlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Çankırı, Camii, Havsız Kirkitli Dokuma, Kilim, Motif
Öğretmen ve veli görüşlerine göre yerel yönetimlerin okul dışı öğrenme ortamına katkısı: Fatih Sultan Mehmet Çocuk Akademisi örneği
Bu çalışma, eğitimde yerelleşme ve okul dışı öğrenme ortamlarının bir örneği olarak öne çıkan Çankırı Belediyesi Fatih Sultan Mehmet Çocuk Akademisi'nde sunulan eğitimin, akademiye katılan çocukların gelişimine katkısının incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırmanın çalışma grubu, 2021-2022 yılında Çankırı Belediyesi Fatih Sultan Mehmet Çocuk Akademisi'nde atölye çalışması yürüten 10 öğretmen ve akademiye devam eden 16 öğrenci velisinden oluşmaktadır. Nitel bir araştırma yöntemi kullanılarak yapılan çalışma, durum çalışması desenine sahiptir. Çalışmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Çalışma sonucunda, Çankırı Belediyesi Fatih Sultan Mehmet Çocuk Akademisi'nin çocukların genel gelişimine önemli katkılar sağladığı ve aileler ile öğretmenler tarafından olumlu bir şekilde değerlendirildiği belirlenmiştir. Öğrenme deneyimlerini daha da zenginleştirmek için okul dışı öğrenme ortamlarının sayısının ve kalitesinin artırılması önerilmektedir. Araştırma sonuçlarına dayanarak araştırmacılar, uygulayıcılar ve yerel yönetimler için öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler : Eğitimde yerelleşme, okul dışı öğrenme ortamları, Çankırı Belediyesi Fatih Sultan Mehmet Çocuk Akademisi
Çankırı kültüründe müzik uygulamaları
Geçmişten sürekli birikim oluşturarak günümüze ulaşan, toplumsal hayatın içinde varlığını sürdüren Türk örf, adet ve gelenekleri de zamanla değişmektedir. Bu tez çalışmasında, Çankırı'da sosyal hayatın merkezinde bulunan müzik pratikleri ve kültür içerisindeki müzik uygulamaları incelenmiştir. Çalışmanın amacı Çankırı kültüründe geçmişten günümüze uzanan süreç içerisinde yer alan müzik unsurlarını, yaşanan değişimi, eksilmeleri tespit etmektir. Müziğin yaşatıldığı en belirgin sahalar olan düğünler, yâran sohbetleri, Çankırı gezmeleri, panayırlar ve ayrıca şehir yaşantısı içerisindeki diğer müzik unsurları bu çalışmanın temel konuları olmuştur. Yaşanan değişimi anlayabilmek için, bu uygulamaların tarihi kökenleri ve Çankırı'daki icra alanları tespit edilmiştir. Literatür incelemesi, gözlemler, alan araştırmaları, icracı olarak katılımlar ve kişisel görüşmeler ile elde edilen bilgiler, ilgili görseller ile desteklenerek teze aktarılmıştır. Ayrıca, Çankırı müzik kültürüne ait olan, notaya alınmış ya da kaynaklarda sadece sözleri bulunan türkülerin güncel durumu ve icra alanları tespit edilerek tablo haline dönüştürülmüştür. Çankırı'da geçmişten günümüze çok zengin bir müzik belleğinin var olduğu, ayrıca kültür içerisinde pek çok gelişme ve değişikliğin gerçekleştiği sonucuna ulaşılmıştır.
Çankırı Müzesi'nde bulunan bir grup cam eser
MÖ 3. binden itibaren keşfedilen ve günümüzde de kullanımını sürdüren cam, doğada katı halde bulunurken insanoğlu tarafından işlenerek şekil verilmiş ve günlük yaşamda kullanılmıştır. Çankırı Müzesi'nde bulunan bir grup cam eser konulu çalışmanın amacı zengin bir koleksiyona sahip eserlerin bilim dünyasına tanıtılarak gerekli ilgiyi görmesini sağlamaktır. Bu çalışmada, öncelikle Çankırı ili, tarihi ve coğrafyası hakkında bilgi verilerek Çankırı Müzesi anlatılmış, sonrasında ise, camın tanımı, üretim ve bezeme teknikleri, cam yapımında kullanılan aletler, cam fırınları ve camın tarihi gelişimi konusunda genel bilgiler verilmiştir. Çankırı Müzesine kazı, bağış, satın alma ve müsadere yoluyla kazandırılmış 512 adet cam eser bulunmaktadır. Genellikle, üfleme ve kalıplama yöntemleri ile üretilen eserler, içlerine çeşitli sıvalar koyarak onları muhafaza etmek ve mezarlarda ölü hediyesi olarak kullanılmıştır. Sağlam olmaları mezar buluntusu olabileceklerini düşündürmüştür. Alabastron, unguentarium, şişe, sürahi, bardak, kase, gibi kapların yanı sıra yüzük ve bilezik gibi süs eşyaları da çalışma kapsamına alınarak 36 adet eser üzerinde değerlendirme yapılmıştır. Aynı formdaki eserlerden bir adedi değerlendirilmiş, literatürde bilinen benzer formlara göre titizlikle tarihlendirilmiştir
Çankırı ilinde kullanılan hayvan yemlerinde fungal flora tespiti üzerine araştırmalar
Çankırı ilinde çiftçilerin kullanmış oldukları büyükbaş hayvan yemleri üzerinde fungal floralarının tespiti amaçlanmıştır. Bu amaç ile bölgemiz çiftçilerinden otuz sekiz adet yem örneği alınmıştır. Toplanan yem örnekleri üzerinde standart nemli hücre (blootter) yöntemi ve agar yöntemiyle fungal flora tespiti yapılmıştır. Yem örnekleri üzerinde yapılan standart nemli hücre yöntemi ile fungal flora tespiti sonucunda tüm yem örneklerinde Rhizopus stolonifer, 16 yem örneğinde Penicillium spp., 3 yem örneğinde Aspergillus spp. ve 1 yem örneğinde ise Fusarium sp. tespit edilmiştir. Agar yöntemiyle yüzey sterilizasyonu gerçekleştirilen ve PDA ortamına alınan otuz sekiz yem örneğinin fungal flora tespitleri sonucunda 20 yem örneğinde bakteriyel gelişmeler, 16 yem örneğinde Rhizopus stolonifer, 3 yem örneğinde Penicillium spp., 2 yem örneğinde Aspergillus spp.,1 yem örneğinde Aspergillus niger ve 1 yem örneğinde ise Alternaria sp. tespit edilmiştir. Çankırı ilinde kullanılan büyükbaş hayvan yemleri üzerinde fungal floralarının tespiti yapılmıştır. Hayvan yemlerinde gelişim gösteren fungusların, yemlerde oluşacak toksin maddeleri ve bu yemleri tüketen hayvanların sağlıkları üzerinde meydana gelebilecek olan olumsuzlukların dikkate alınması gerekmektedir. Bu yemleri tüketen hayvanlarda meydana gelebilecek toksik etkilerin, hayvansal ürünlerle beslenen diğer canlılar ve insan sağlığı üzerinde olumsuz etkilerinin olacağı düşünülmektedir.
Çankırı'da yaşayan gençlerin fiziksel aktivite düzeyini etkileyen açık yeşil alan özelliklerinin belirlenmesi
Özellikle günümüzde kentlerde yaşayan gençlik dönemindeki bireylerin büyük bir kısmı teknolojik gelişmelerin de etkisiyle vakitlerinin çoğunu bilgisayar, Tv, cep telefonu gibi ekranların karşısında hareketsiz olarak geçirmektedirler. Hareketsiz yaşantıya sağlıksız ve dengesiz beslenmenin de dahil olmasıyla gençler aşırı kilo, obezite gibi ciddi sağlık problemleriyle karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu noktada kentsel açık yeşil alanlar, kentte yaşayan insanların sağlık ve rekreasyon amaçlı fiziksel aktivite yapabilmelerini de sağlayan ortamlar olarak hizmet ederler. Kentsel açık yeşil alanlar, kent sakinlerinin fiziksel aktiviteleri için değerli bir kaynaktır ve kronik hastalıkları azaltma, sağlığı iyileştirme potansiyeline sahiptirler. Bu tez çalışması ile, Çankırı'da yaşayan genç nüfusun fiziksel aktivite tercihleri, olanakları, fiziksel aktivite kapsamında açık yeşil alanlara yönelik algıladıkları kalite, açık yeşil alanlardan memnuniyet düzeyleri ve memuniyeti etkileyen nedenler belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca cinsiyet ve açık yeşil alanlar arasındaki ilişki de değerlendirilmiştir. Bu kapsamda 400 lise ve üniversite öğrencisine yüz yüze anket uygulanmıştır. Anket çalışması ile elde edilen veriler doğrultusunda da gençlerde fiziksel aktiviteyi teşvik edebilecek açık yeşil alan özelliklerine yönelik önerilerde bulunulmuştur. ANAHTAR KELİMELER: Açık yeşil alan, Fiziksel aktivite, Gençler, Çankırı
Çankırı ilinde aile sağlığı merkezine başvuran 18 yaş ve üzeri bireylerde COVID-19 aşı okuryazarlığının değerlendirmesi
Dünya Sağlık Örgütü tarafından 11 Mart 2020 tarihinde Çin'in Wuhan kentinden tüm dünyaya yayılan yeni bir çeşit Koronavirüs (Covid-19) salgını pandemi olarak ilan edilmiştir. Salgınla mücadelede en önemli koruyucu faktörlerin başında Covid-19 aşıları gelmekte, ancak aşıya karşı farklı tutumlarda görülmektedir. Aşı okuryazarlığı, kişilerin aşılar hakkındaki doğru kararları vermek için temel sağlık bilgileri ve hizmetlerini elde etme, işleme ve anlama kapasitesini göstermektedir. Bu araştırma, Çankırı ilinde yaşayanların Covid-19 aşı okuryazarlık düzeyinin değerlendirilmesi ve aşı okuryazarlığına etki eden faktörlerin belirlenmesini amaçlamıştır. Araştırmanın evreni Çankırı ili ve tüm ilçelerde yer alan Aile Sağlığı Merkezlerine (ASM) kayıtlı 18 yaş ve üzeri bireylerden oluşmaktadır. Verilerin değerlendirilmesinde, tanımlayıcı istatistiksel yöntemlerde sayı, yüzdelik dilim, aritmetik ortalama, standart sapma değerleri kullanılmıştır. Çalışmada Çankırı ili Covid-19 aşı okuryazarlık düzeyi 2,80±0,53 ile orta düzeyde olduğu görülmüştür. En yüksek Covid-19 aşı okuryazarlık Çankırı Merkez ilçede görülmüştür. 60 yaş ve üstü bireylerde Covid-19 aşı okuryazarlık düzeyi anlamlı olarak diğer gruplara göre daha düşük bulunmuştur. Yaşlı nüfusun fazla bulunduğu ilçelerde Covid-19 aşı okuryazarlık düzeyleri daha düşük olmakla birlikte istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık görünmemiştir ve literatür ile uyumlu olarak ileri yaş grubunda, diğer gruplara göre daha düşük saptanmıştır. Çalışmada, Covid-19 aşısı olma durumu ile Covid-19 aşı okuryazarlığı düzeyleri incelendiğinde aşı olan bireylerde okuryazarlık düzeyi daha yüksek olarak saptanmıştır ve diğer çalışmalar ile benzer sonuçlar göstermektedir. Sonuç olarak ülkemizi ve tüm dünyayı ciddi şekilde etkileyen Koronavirüs hastalığı ile mücadele kapsamında özellikle 65 yaş ve üzeri yaşlı bireylerde aşı okuryazarlık düzeyi artırılmalı ve aşılama oranlarını yükseltilerek ölümleri daha azaltılacağı değerlendirilmektedir.
Alışveriş merkezlerinde bulunan oyun alanlarının çocukların gelişim alanlarına uygunluğunun incelenmesi: Çankırı ili örneği
Oyun, çocukluk döneminde eğlenceyi ve eğitimi birleştiren bir aktivite olarak karşımıza çıkmaktadır. Oyunlar çocuklarda mutlu anları oluşturmanın yanı sıra arkadaş ilişkilerinin kurulmasını ve bu ilişkileri sürdürebilme becerilerini de desteklemektedir. Alışveriş merkezlerinde bulunan oyun alanlarının çocukların oyun seçimlerini, yaratıcılığını, oyundaki kültürel unsurları, oyun aracılığı ile aktarılan olumlu ve olumsuz kazanımları ve tüm bunların çocukların gelişimsel dönemine uygunluğunun değerlendirilmesi çalışma konusudur. Bu çalışmada amaç ise oyun alanlarının yaş özelliklerine uygunluğunun ortaya konulmasıdır. Araştırmanın ana evrenini Türkiye'deki alışveriş merkezlerindeki oyun alanları oluştururken, çalışma grubunu ise Çankırı İli merkezindeki alışveriş merkezlerindeki oyun alanları oluşturmaktadır. Çankırı ilindeki alışveriş merkezleri ulaşılabilir olduğu için araştırmanın evreni aynı zamanda çalışma grubunu da oluşturmaktadır. Çalışmada kullanılan veri toplama aracı araştırmacı tarafından geliştirilmiştir ve iki bölümden oluşmaktadır. İlk kısımda oyun alanı hakkında genel bilgiler yer alırken ikinci kısımda ise oyunların kapsamı incelenmektedir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış olup veriler betimsel analiz ile değerlendirilmiştir. Betimsel analiz, çeşitli veri toplama teknikleri ile elde edilmiş verilerin daha önceden belirlenmiş temalara göre özetlenmesi ve yorumlanmasını içermektedir (Yıldırım ve Şimşek, 2018). Araştırma sonucunda Çankırı'da bulunan iki oyun alanındaki materyallerin bilişsel gelişimi, fiziksel gelişimi, kas motor gelişimini, sosyal gelişimi, dil gelişimini, duyuşsal gelişimi desteklediği görülmüştür.
Çankırı mânileri
Bir toplumun kültürü hakkında yorumda bulunabilmek için o toplumun halk edebiyatına ait ürünlerinin incelenerek bu ürünler hakkında belli başlı temel bilgilerin edinilmesi gerekir. Bu ürünler arasında yerini alan mâniler halkın zihninde var olmuş işlevsel bir kültür ürünüdür. Mâni söyleyen kişiler, aslında sahip oldukları kültürel yapının aktarımını yapmaktadır. Böylelikle mânilerin içerikleri incelendiğinde yörenin kültürel değerlerinden de bilgiler edinilmiş olunmaktadır. Bu çalışmada, Çankırı'da söylenen mâniler derlenmiş ve bu derlenen mâniler konularına ve işlevlerine göre tasniflenerek yapılan tasnifler mâni örnekleriyle desteklenmiştir. Derleme aşamasında birçok kişiyle irtibata geçilmiş fakat kaynaklar pek bilgi verme taraftarı olmadığından sınırlı sayıdaki kaynaklardan derlenen belli başlı mâniler bir araya getirilmiştir. Derlenen bu mâniler genellikle otuz beş, kırk yaş ve üzeri kişilerde muhafaza edilmiştir. Derlenen bütün verilerin analizleri yapıldıktan sonra bu veriler belirli başlıklar altında tasnif edilmiştir. Bu çalışma kapsamında gerçekleştirilen derlemelerden elde edilen mâniler, İşlevsel Halkbilim Kuramları arasında önemli bir yere sahip kuramcılarından Bascom'un Halkbilimin Temel İşlevleri çerçevesinde incelenmiştir. Bu işlevlere ek olarak bölgenin yapısal özellikleri doğrultusunda şekillenmiş farklı işlevler de tespit edilerek elde edilen mâniler bu işlevler doğrultusunda da örneklerle incelenmiştir. Yapılan çalışma ile topluma ve toplumun gelenek göreneklerine katkıda bulunup bu doğrultuda çalışma yapacak araştırmacılara kaynaklık ederek Çankırı'nın dil ve kültürüne katkı sağlaması amaçlanmaktadır. Böylelikle yapılan çalışmanın, bu önemli mirasın kalıcılığının sağlanmasına destek olması beklenmektedir.
VIII. Dönem Çankırı Milletvekilleri
Türkiye Cumhuriyeti demokrasi tarihine bakıldığında önemli dönüm noktalarından birinin de 1946 yılında yapılan seçimler olduğunu söylemek mümkündür. Çeşitli denemelerden sonra yeniden birden fazla siyasi partinin seçimlere katılıyor olması demokrasi adına atılmış olan önemli adımlardan biri olarak karşımıza çıkmış olup, çok partili siyasi hayata geçiş çalışmaları 1946 seçimleri ile nihayete ermiştir. Muhalefetin belirginleşerek toplum tarafından kabul görmesi sebebiyle 1947 yılında yapılması planlanan seçimler bir yıl erkene çekilerek 1946 yılında yapılmasına karar verilmiştir. Seçimlerin yapıldığı illerden biri olan Çankırı iline bakıldığında muhalefetten hiç milletvekili çıkarmadığını ve 5 milletvekilinin tamamını iktidar parti olan CHP'den çıkardığı görülmektedir. Çalışmamızda 1946 yılında yapılan genel seçimlerden bahsedilerek, VIII. Dönem Çankırı milletvekillerinin biyografileri ve siyasi hayatlarına yer verilmiştir. Bu bağlamda Çankırı ilinden çıkarılan beş milletvekili; Akif Arkan, Ahmet Zeki Soydemir, Mustafa Abdülhalik Renda, Mehmet Rifat Dolunay ve Ahmet İhsan Zeyneloğlu'nun yaptıkları çalışmalar, kanun teklifleri, kürsü konuşmaları, tercüme-i hal ve seçim mazbatalarına yer verilerek, dönemin seçim şartları ile ilgili değerlendirmeler yapılmıştır. Ayrıca gerekli görülen yerler grafiklerle desteklenerek VIII. Dönem Çankırı ili milletvekillerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Çalışmamızda kullanılan veriler TBMM, dönemin gazeteleri ve dönem ile ilgili yapılan çalışmalardan faydalanılarak hazırlanmıştır.
Satır arası Kur'an tercümesi Çankırı nüshasının edisyon kritiği ve kırâat farklılıkları açısından incelenmesi (3-57. varaklar arası)
Arapça bilmeyen kimselerin Kur'an'ı daha iyi anlamalarına imkân tanıyan tercümeler, aynı zamanda ilmî ve kültürel birikimin aktarılmasında da önemli bir görev üstlenmektedir. Satır arası nüshalar ise tercüme türlerinden biri olarak değerlendirilmekte ve kelime aktarımını esas almaktadır. Bu çalışmanın temelini, Hacı Evliya Efendi'nin kütüphanesinde bulunmuş olan satır arası Kur'an tercümesi oluşturmaktadır. Her ne kadar eser doğrudan ona ait olmasa da kütüphanesinde bulunması önem taşımaktadır. Eserin müellifi ve istinsah tarihi kesin olarak tespit edilememektedir. Ancak yazı stili, dil özellikleri ve kullanılan malzeme gibi hususlar dikkate alındığında nüshanın 16. yüzyıla ait olduğu kanaati öne çıkmaktadır. Bu döneme ait satır arası tercümelerin büyük kısmı günümüze ulaşmamıştır. Eser, mevcut satır arası tercümelerle karşılaştırılabilse de 16. yüzyıla ait olduğu düşünüldüğünde aynı döneme tarihlenmiş ve akademik olarak incelenmiş bir nüsha bulunmamaktadır. Bu yönüyle çalışma konusu olan nüsha hem özgün hem de kıymetli bir örnek olarak öne çıkmaktadır. Âyetlerdeki Osmanlıca kelimeler latinize edilmiştir. Ayrıca âyetlerde tespit edilen ferşî kırâat farklılıkları incelenerek, eserin kırâat anlayışının belirlenmesi amaçlanmıştır. Böylece, kırâat farklılıklarının tercümeye yansımaları ortaya konulmuştur. Araştırmada yöntem olarak, öncelikle nüsha üzerinde edisyon kritiği yapılmış, ardından âyetlerin Arapça metni ile meali verilmiştir. Osmanlıca kelimelerin karşılıkları ise parantez içinde gösterilmiştir. Daha sonra ferşî kırâat farklılıkları, klasik kırâat kaynakları ve çağdaş akademik literatür ile değerlendirilmiştir. Böylece nüshanın, Bakara Sûresi'nde ferşî kırâat farklılığı bulunan âyetlerdeki kırâat anlayışı tespit edilmiştir. İnceleme neticesinde, nüshanın genelinde Âsım kırâatinin Hafs rivayeti esas alınmakla birlikte, bazı âyetlerde diğer kırâat imamlarına ait ferşî farklılıkların da yer aldığı belirlenmiştir. Bu durum, Satır arası tercümede dönemin yaygın kırâatine bağlı kalındığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Kırâat, Kur'ân-ı Kerîm, Satır Arası Tercüme, Hacı Evliya Efendi, Bakara Sûresi.
Çankırı'da siyasal hayat (1923-1945)
Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte tek parti döneminin yaşandığı 1945 yılına kadarki süreçte, Çankırı'da siyasal alanda yaşanan gelişmeler, özellikle tek parti döneminin değişmez iktidarı CHP?nin Çankırı'daki örgütlenmesi ve faaliyetleri bu çalışmada aktarılmaya çalışılmıştır. Çankırı'daki hâkim siyasal güç olarak karşımıza çıkan CHP, parti örgütlenmesini köyünden il merkezine kadar silsile yoluyla her yerde yaygınlaştırmıştı. Zaten kısa ömürlü olan muhalefet ise bu örgütlenme ve otoriter güç karşısında fazla bir etkinlik gösterememiştir. Çankırı yerel basını ise iktidardan yana bir tavır sergilediğinden dolayı muhalefetin Çankırı'da varlık gösterebilme şansı olamamıştır. Çankırı'daki tüm ocak, nahiye ve ilçeler ile il merkezinde belirli periyotlarla kongreler yapan CHP, örgüt kademesini de bu sayede oluşturmuş oluyordu. Bu kongreler vasıtasıyla, en küçük yerleşim birimden başlayarak halkın dilek ve talepleri, bir üst yerleşim biriminin kongresine taşınıyor, en son olarak il kongresine gelen bu dilekler burada görüşülerek Ankara'ya, oradan da ilgili bakanlıklara ulaştırılıyordu. Bu şekilde halkın ihtiyaç ve istekleri belirlenmeye ve az da olsa cevaplandırılmaya çalışılıyordu. CHP Genel Merkezi?nden gönderilen müfettişler aracılığı ile ise, Çankırı CHP Parti Teşkilatı ilgili tüzüğe göre belirli aralıklarla denetleniyordu. Denetlemeler sonucunda görülen eksiklikler CHP Genel Merkezi?ndeki ilgili büroya iletiliyor, genel merkezdeki bu büro ise Çankırı CHP İl Teşkilatı?nı bu eksikliklerin giderilmesi yönünde uyarıyordu. Anahtar Kelimeler: Tek Parti Dönemi, Çankırı, Cumhuriyet Halk Partisi, Kongreler, Siyasi Hayat
Çankırı ili meşe (Quercus spp.) ormanlarındaki zararlı Lepidoptera türleri ve doğal düşmanları ile zarar durumlarının uydu görüntüleri yardımıyla izlenmesi
Çankırı İli Meşe (Quercus spp.) Ormanlarındaki Zararlı Lepidoptera Türleri ve Doğal Düşmanları ile Zarar Durumlarının Uydu Görüntüleri Yardımıyla İzlenmesi isimli bu tez çalışması 2007-2013 yılları arasında Devrez ile Şabanözü Orman İşletme Şefliklerinin sorumluluk alanında bulunan ormanlarda yürütülmüştür. Yapılan çalışma sonucunda Lepidoptera takımına bağlı olarak Arctiidae familyasından 6 tür [Arctia caja L., Arctia festiva Hufnagel, A.villica (L.), Chelis maculosa Denis&Schiffmüller, Phragmatobia fuliginosa (L.), Watsonarctia deserta (Bartel)] Cossidae familyasına bağlı 1 tür [Cossus cossus (L.)], Geometridae familyasına bağlı 3 türün [Erannis defoliara (Clerk), Operophtera brumata L., Phigalia pilosaria L.], Gracillariidae familyasına bağlı 2 tür [Phyllonorycter abrasella (Duponchel) ve P.mannii (Zeller)], Lasiocampidae familyasına bağlı 3 tür [Malacosoma castrense (L.), Malacosoma neustria (L.), Phyllodesma tremulifolia (Hübner)], Lymantriidae familyasına bağlı 2 tür [Euproctis chrysorrhoea L., Lymantria dispar L.] Sphingidae familyasından 4 tür [Laothoe populi (L.), Macroglossum stellatarum (L.), Marumba quercus (Denis&Schiffmüller), Smerinthus ocellatus L.] ve Notodontidae familyasına bağlı 1 türün [Phalera bucaphala (L.)], Tortricidae familyasına bağlı 2 tür [Archips xylosteana (L.), Tortrix viridana L.] ve Zygaenidae familyasından 1 türün [Zygaena filipendulae (L.)] olmak üzere 25 tür belirlenmiştir. Tespit edilen türlere ait larvalarının beslendiği periyotlar, Q.infectoria alanlarındaki tüm lepidopter larvaları arasındaki payları ve geçmiş yıllarda salgın yapma durumu da dikkate alındığında, bu türlerden Archips xylosteana (L.), Tortrix viridana L. (Tortricidae), Euproctis chrysorrhoea L. ve Lymantria dispar L. (Lymantriidae), Phyllonorycter abrasella (Duponchel) ve P.mannii (Zeller) (Gracillariidae)'nin olmak üzere 6 türün Çankırı Q.infectoria ormanlarında salgın yapabilecek ve ciddi zarara neden olabilecek türler olduğu kanısına varılmıştır. Yapılan bu çalışmada ayrıca, sözü edilen bazı Lepidoptera türlerinin parazitoiti durumunda olan 9 tür [Brachymeria intermedia (Nees) (Hymenoptera: Chalcididae), Achrysocharoides albiscapus (Delucchi), Pediobius bruchicida (Rond.), P.pyrgo (Wlk.), Sympiesis gordius (Walker) (Hymenoptera: Eulophidae), Dirophanes invisor (Thunberg), Itoplectis maculator (Fabricious) (Hymenoptera: Ichneumonidae), Telenomus euproctidis Wilcox (Hymenoptera: Scelionidae), Monodontomerus aereus Walker (Hymenoptera: Torymidae)] de saptanmıştır. Sonuç olarak, bu çalışmada Lepidoptera takımına bağlı 25 tür (6 ana zararlı, 10 potansiyel zararlı, 9 faunistik açıdan önemli) ile 9 tür de doğal düşman olmak üzere 34 tür saptanmıştır. Çalışmada tespit edilen böcek türlerinin popülayonlarının izlenmesi amacıyla Landsat uydu görüntülerinden yararlanılmıştır. Bu amaçla temin edilen 2000-2011 yıllarına ait uydu görüntülerinden yararlanılarak NDVI değerleri hesaplanmıştır. Bu değerlerin, Devrez ve Şabanözü Orman İşletme Şefliklerinin sorumluluk alanında bulunan saf ve karışık Q.infectoria orman alanlarına uygulanması sonucunda; uydu görüntüleri yardımıyla böcek zararlarının tespit edilebileceği, saf meşcereler ile karışık meşcerelerin böcek zararından değişik oranlarda etkilendiği bu çalışmada ayrıca ortaya konulmuştur.
Tarih kaynağı olarak Jurnal Defteri ve Çankırı jurnal defterlerinin değerlendirilmesi
Osmanlı Devleti tarihinde oldukça kritik bir dönemi kapsayan II. Mahmud'un saltanatı sırasında meydana gelen Vaka-i Hayriye hadisesi akabinde gelişen bir dizi reformlar silsilesi dönemin diplomatikasında "usul-ı nizam-ı müstahsene" kavramıyla tanımlanmaktadır. Söz konusu usulün getirdiği yeniliklerden biri de jurnal usulü ve bunun ürünü olan jurnal defterleridir. Kaza ve sancak merkezlerinde jurnal kâtibi unvanıyla görevlendirilen memurlar haftalık ve aylık periyotlar halinde söz konusu jurnal defterlerini tertip ederek merkeze göndermekteydiler. Düzenlenen bu defterlerde en sık karşılaşılan jurnal türü mürur tezkeresi ile seyahat eden kişilerin kayıtlarıdır. Bununla birlikte evlilik, doğum ve ölüm gibi nüfusa dair bilgiler ile yörede meydana gelen çeşitli hadiseler bu defterlerin içeriğini oluşturmaktadır. Nadir de olsa çeşitli emtia fiyatları ve adli vakalar da defterlerde yer almaktadır. Ayrıca defterlerden meslekler başta olmak üzere mahallinin ekonomik hayatına dair bilgiler edinmek de mümkündür. Günümüze dek söz konusu defter türü oldukça az çalışmaya konu edinilmiştir. Bu çalışmanın amacı Çankırı sancağına ait tespit edilen 4 defter örneğinden hareketle jurnal defterlerinden bir tarih kaynağı olarak nasıl istifade edilebileceği ile ilgilidir. Bu amaçla ilk bölümde jurnal defterinin tanımı yapılmış, bu usulün hususiyetleri ve meydana çıktığı dönem ile men-i mürur uygulamasıyla ilişkisine dair tespit edilebilen bulgular ortaya konulmuştur. İkinci bölümde defterlerden elde edilen bilgiler değerlendirilmiş ve dönemin Çankırı'sına dair gün yüzüne çıkan bilgilere yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise Çankırı jurnal defterinin transkripsiyonu yer almaktadır. Çalışma sonucunda modern devletin inşası sürecinde, tebaanın birey olarak tanımlanmaya ve kimliğinin inşa edilmeye başladığı bu dönemde; jurnal defterlerinin, merkezi devlet otoritesinin taşrayı gözetleme ve kontrol mekanizmalarının önemli bir parçası olduğu görülmüştür. Ayrıca Çankırı merkez kazası ile Kalecik, Tosya ve Milan kazalarının jurnal defterleri ışığında bu mahallerin tarihine dair ufak katkılar yapılmıştır.
1833 numaralı Çankırı Nüfus Defteri'nin transkripsiyon ve değerlendirmesi [H. 1252 (1836-1837)]
Bu çalışma 1833 numaralı Çankırı nüfus defterinin transkripsiyon ve değerlendirilmesi üzerinedir. Hicri 1252 tarihli defter 1831 yılında başlayan modern anlamdaki Osmanlı nüfus kayıtlarının ilk örneklerindendir. Nüfus defterlerinin Başbakanlık Osmanlı Arşivi tarafından dijital ortama aktarılıp araştırmacılara açılmasıyla birlikte nüfus defteri konulu yüksek lisans tezlerinde artış olmuştur. Bu defterler her ne kadar yerel nitelikli olsa da yerel tarih üzerinden ulusal ve evrensel tarihle buluşacak veriler sunmaktadır. Çankırı tarihi araştırmalarının henüz emekleme sürecinde olduğunu mevcut bibliyografya üzerinden rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu durumda defterin tez olarak hazırlanmış olması yerel tarih açısından kaynak niteliğinde bir eserin ortaya konulmasının ötesinde Çankırı sancağı merkez, kazalar ve köylerini kapsayan yaklaşık 140 defter üzerine yapılacak çalışmalara da referans olacaktır. Ayrıca bu defterin ortaya çıktığı Tanzimat-ı Hayriye olarak adlandırılan dönem modernleşme sürecinin geçmişten radikal kopuşları getirecek pratiklerinin ortaya çıkmaya başladığı bir zamandır. Nüfus sayımı bu pratiklerdendir. Erkek nüfus üzerine inşa edilen defter kadın nüfusu konusunda ancak tahmini bir rakam ileri sürebilmemize imkân vermektedir. Fakat asrın sonuna doğru yapılan sayımlarda kadınların dâhil edilmesiyle birlikte geçmişe dönük bazı sağlamalar yapılabilir. Şehircilik açısında mahalleler, yapılar, mesleki kategorilerle ekonomik durum, istihdam gibi analizler yapılabilir. Esası yapılması gereken geçmişteki bu verinin bugünkü Çankırı'ya yansıyan nedir sorusuyla başlamalıydı, fakat yüksek lisans tezinin sınırları çerçevesinde kalınmaya dikkat edilerek, önceden yapılmış olan çalışmaların yöntemi izlendi. Bu yöntem tablolar vasıtasıyla bir betimleme örneği olmakla birlikte veriler zaman zaman analitik yöntemle incelendi.
Çankırı basınında edebî muhteva (1921-1938)
Çankırı Basınında Edebî Muhteva (1921-1938) adlı çalışmadaki amaç; Çankırı basın tarihinin ilk dönemi olan 1921-1938 yılları arasında Çankırı'da çıkmış ve ulaşılabilinen bütün gazete ve mecmua içinde yer alan edebî malzemeyi tespit ve tasnif ederek bir incelemeye tabi tutmaktır. Çankırı Basınında Edebî Muhteva (1921-1938) adlı çalışmada kullanılan temel materyal mecmua ve gazetelerdir. Çalışmada uygulanan yöntem(ler) ise şunlardır; 1921-1938 yılları arasında Çankırı'da yayınlanan gazeteler araştırılıp tespit edilmiş, bu gazeteler içinde eski harfli edebî türler (sadece Çankırı Gazetesi'nin bir metin örneği) Latin harflerine aktarılmış, tespit edilen gazetelerin edebî muhtevaları incelenip tasnif edilmiş, tasnif edilen edebî muhteva incelenmiş ve terkip edilerek toplu bir inceleme çalışması ortaya çıkarılmıştır. Çalışma, yerel bir basın çalışması olmakla birlikte bölgesel ve ulusal alanda Çankırı tarihine kaynak oluşturacaktır. Hem Çankırı'da oluşturulan edebiyata, bilime ve sanata hem de Çankırı tarihine ışık tutacak olan çalışma, sadece edebiyata değil, basın yayın tarihine ve kültürel mirasa önemli katkılar sağlayacak ve araştırmacılara yeni konu ve imkânlar sunacaktır.
Ormanların göletlerde su kalitelerine etkileri (Çankırı Eldivan örneği)
Ülkemizde yaklaşık 15 000 ha alan kaplayan çok sayıda gölet olmakla birlikte, göletlerin limnolojik durumuna ilişkin yeterli veri bulunmamaktadır. Göletler de göller gibi, ötrofikasyon ve sığlaşma gibi bazı tehditler altındadır. Göletlerin sürdürülebilir kullanımı için atılacak ilk adım, sucul sistemin limnolojik özelliklerinin ortaya konmasıdır. Bunun yanında günümüzde artan nüfus, şehirleşme ve sanayi faaliyetlerinin artması ile suya olan talep günden güne artmaktadır. Ancak insan faaliyetleri ve iklim değişikliği gibi etkenler su kalitesini azaltmaktadır. Türkiye'de kullanılabilen yüzey sularının %50'si, içilebilir suların %80'i ormanlık alanlarında üretilmektedir. Bu nedenle önemli bir su üretim kaynağı olan ormanların ekolojik ve hidrolojik fonksiyonlarından azami derecede faydalanılması gerekmektedir. Özellikle su depolama amaçlı kurulmuş olan baraj ve göletlerde orman ekosisteminin korunması ve geliştirilmesi, doğal kaynakların sürdürülebilir bir şekilde kullanılması açısından önemlidir. Bu tez çalışması ile su kalitesi üzerine olumlu etkisi olduğu bilinen ormanların, su kalitesi üzerine olan olumlu etkilerinin sayısal verilerle ortaya konması amaçlanmıştır. Çankırı ili Eldivan ilçesinde yer alan Karadere ve Seydi göletlerinin bazı limnolojik özelliklerini belirlemek ve orman varlığının su kalitesine etkisini belirlemek amacıyla 2018 yılının Şubat ve Ekim ayları arasında limnolojik örneklemeler gerçekleştirilmiştir. Her iki gölünde oligo-mesotrofik karakterde olduğu ancak orman varlığının etkisi ile Karadere göletinde su kalitesinin amonyum, toplam azot ve ışık geçirgenliği bakımından Seydi Gölet'ine göre daha iyi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca bu tez çalışması ile Coğrafi Bilgi Sistemleri kullanılarak göletlerin su toplama havzalarının temel karakteristikleri belirlenerek, gelecekte de benzer çalışmalarda kullanılabilecek bir veri alt yapısı hazırlanmıştır.
Çankırı ilinde tarımsal desteklemelerin üretim artışına etkisi
Çankırı İlinde Tarımsal Desteklemelerin Üretim Artışına Etkisi isimli çalışmamız Karadeniz Bölgesi'nin Batı Karadeniz Bölümü ile Orta Anadolu Bölgesi'nin Orta Kızılırmak Bölümü arasında paylaşılmış olan Çankırı ili idari bölgesini kapsamaktadır. Teknolojideki gelişmelere rağmen tarımsal üretimin büyük ölçüde üreticinin kontrolü altında olmayan doğa koşullarının etkisi altında olması sektörün desteklenmesi ve korunmasını gerektirmektedir. Tarımsal verim düşüklüğü uzun yıllardır bir sorun halindeki Türkiye de desteklemelerin üretimde ne derece etkili olduğunu görebilmek için tarımsal desteklemeleri ve modernizasyonu incelenmesi ve gerçekte verim artışındaki etki derecelerinin ortaya konulması amacımızı oluşturmaktadır. Bu nedenle Çankırı ilinin son 15 yıllık, toprak varlığı ve arazi kullanımı, sulama, tarımsal üretim verileri ve ilde uygulanan destekleme miktarlarının tarımsal üretimini nasıl etkilediğini, özellikle teknoloji ve yeni metot ve tekniklerin kullanımının tarımsal üretim üzerindeki etkileri, iklimsel ve toprak yapısına bağlı olarak, dekara verimdeki artış ve azalışlar ile üretim üzerindeki etkileri coğrafi bir bakış açısıyla ortaya konulmuştur. Sonuç olarak Çankırı'da tarım arazilerinin oldukça küçük parçalara bölünmüş olması ve eğimin fazla oluşu gelişen tarım teknolojisinden işletmelerin yeterince yararlanmasını kısıtlamaktadır. İlde yağışın yıllar içerisindeki dağılış düzenindeki değişimler ve sulama imkânlarının oluşturulamadığı alanların fazla oluşu kuru tarımı zorunlu kılmış bu durumda tarımsal üretim kararlılığını olumsuz etkilemiştir. 2004 yılından günümüze toplam ekiliş yapılan tarla alanı, nadas alanı yükselirken, tarıma elverişli olduğu halde kullanılmayan alan azalmıştır. Toplam tarım arazisinin %31,1'i de ekonomik olarak sulanabilir olmasına karşılık arazisinin % 16'sı sulanabilmektedir. Bu durum da dolayısıyla üretimi ve verimliliği olumsuz yönde etkilemektedir. Desteklemeler üreticinin verimi arttırmasından ziyada farklı alanlarda kullanıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca bazı desteklemelerin dekara alınan verimden ziyade tüketicinin maliyetlerine destek olmak ve fiyat dengesini sağlamak bazılarının ise dolaylı olarak tarımsal verimin arttırılmasına amacıyla yapılan desteklemeler olduğu kanısına varılmıştır. Fakat birim alandan alınan verim üzerinde coğrafi faktörlerin büyük bir etkisinin olduğu aşikârdır. Anahtar Kelimeler: Tarım Coğrafyası, Tarımsal Destekleme, Tarımsal Üretim, Çankırı
Çocuk edebiyatı bağlamında Çankırı masalları ve masal müzeciliği
Teknolojik gelişmeler sonucu giderek küreselleşen dünyamızda kültür kaleleri yıkılmaya zorlanmakta ve tek tipleşmeye doğru yol alınmaktadır. Toplumları bir arada tutan ortak değerlerle "biz" olabilmeyi sürdürmenin başta gelen yollarından biri kültürel birikimlerin yeni kuşaklara aktarılmasından geçmektedir. Kültürel kodlarımızın kuşaktan kuşağa taşınmasında önemli rol oynayan masallar, asırlardır dilden dile bir aktarım aracı olarak günümüze kadar gelmiştir. Geçmişte var olan ancak günümüzde teknolojiye yenik düşmüş olan sözlü kültür taşıyıcılarımız yok olmayla karşı karşıya kalmıştır. Kaynağı belli olmayan ,anonim halk edebiyatının sözlü ürünleri olan masallar ,uzun kış gecelerinin eğlence araçları olmanın ötesinde, temsil ettikleri kültürün kodlarını bünyesinde barındırmaları sebebiyle ayrı bir öneme sahiptir. Somut olmayan kültürel mirasımızın bu seçkin ürünleri geçmişle günümüz arasında kurulan görünmez köprülerin önemli yapı taşlarıdır.Masalların sığınma mekânları olarak kabul edebileceğimiz masal müzelerinin hayata geçirilmesi, Anadolu ve Çankırı masallarının derlenip yeniden gün yüzüne çıkarılması, yeni kuşaklara aktarılması açısından önemlidir. Bu çalışmada masal ve müze kavramlarını birleştirerek geçmişten günümüze, günümüzden yarına ulaştırmak,kültürel mirasımızı koruma altına alarak devamlılığını sağlamak amacıyla planlanmış olan "Çankırı Masal Müzesi "ile masal ve müze kavramlarının incelenerek değerlendirilmesi hedeflenmiştir.Ayrıca Çankırı'da kaynak kişilerin hafızalarında yer alan masallar derlenerek kayıt altına alınacaktır.
Çankırı sancağı İskilip kazası Alagöz Karyesi 1292(1875) ve 1294(1877) doğumluların Redif Defterleri incelemesi
Devletleri uzun süre ayakta tutan en büyük yapı taşı askeri donanımı ve teşkilat yapısı olmuştur. Osmanlı Devleti de ordu gücünü kuruluştan yıkılışa değin geçen zamanda; gönüllü askerlikten düzenli ordu ve yedek ordusuna kadar sağlam temellere oturtmaya çalışmış, buhranlı dönemlerinde ise yenileşme çabalarına girişerek askeri ıslahatlara önem vermiştir. XIX. yüzyılda ıslahat çalışmalarının önündeki en büyük engel olan Yeniçeri Ocağı'nın lağvedilmesiyle ortaya çıkan askeri boşluğu doldurmak için kurulan Asakir-i Mansure-i Muhammediye adlı yeni orduya yardımcı olması amacıyla Redif birlikleri oluşturulmuştur. Redif askeri birliklerindeki amaç: belirli bir süre zorunlu olarak silahaltında tutulduktan sonra (5 yıl) memleketlerine gönderilen kişilerin mevcut zirai ve ticari işlerine devam edebilmeleri ve seferberlik zamanında tekrar toparlanarak yedek asker olarak kullanılmasıdır. 1834 yılında oluşturulan Redif Teşkilatı zamanla yeni düzenlemelere girerek Osmanlı ordusunun başarılı bir bölümünü oluşturmuştur. "Çankırı Sancağı İskilip Kazası Alagöz Karyesi 1292(1875) ve 1294(1877)doğumluların Redif defterleri incelemesi" adlı çalışmada 1292(1875)-1294(1877) doğumluların iki adet Redif defteri, incelenmiş, hem sosyal hem de askeri açıdan veriler ortaya konulmuştur. Sunulan veriler doğrultusunda askere alınan kişilerin bağlı bulundukları karyeleri, mahalleleri, sahip oldukları aile adları, medeni durumları, meslekleri ve aileleri hakkında bilgiler verilmiştir.
3 numaralı Çankırı Şer'iyye Sicilinin (H.1091-1092/M.1680-1681) transkripsiyon ve değerlendirmesi
XVII. yüzyılda Osmanlı teşkilatının bozulmasına sebep olarak gösterilen bazı olgular vardır. Bu olgular veraset sisteminin değişmesi, küçük yaşta padişahların tahta geçmesi, bunun sonucunda cülus bahşişinin artması ve Celali İsyanları etkisiyle ekonominin bozulması, askeri sistemde usule aykırı alımların yapılması ve yeniçerilerin askerlik dışı meslekler ile uğraşması, beşik ulemalığı sistemiyle ilmiye teşkilatının bozulmasıdır. Şüphesiz Osmanlının bu durumu merkez ve taşra teşkilatını etkilemiştir. XVII. yüzyılda idarî ve adlî olarak bir sancak ve aynı zamanda kaza merkezi olan Çankırı da şüphesiz bu gelişmelerden payını almıştır. Kaza idaresinin başı konumunda olan kadılar, bu gelişmeleri yakından takip edebileceğimiz kadı kayıtları da denilen sicilleri tutmuşlardır. Bu siciller Osmanlı şehir tarihine, bürokrasisine, merkez ve taşra teşkilatına, halkın yaşantısına ışık tutacak birinci elden kaynaklara arasında yer almaktadır. Çankırı'nın 3 Numaralı Şer'ıyye Sicilini ele alan bu çalışma H.1091-1092/ M.1680-1681 yıllarını kapsamaktadır. Çalışmada transkripsiyon metinden yararlanılarak Çankırı'nın o yıllardaki fiziksel yapısı, sosyo-ekonomik ve kültürel yaşamı incelenmiştir. XVII. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı Devleti'nde meydana gelen olayların ve merkezi yönetimin kaza idaresine yansımaları ele alınmaya çalışılmıştır. Bu şekilde özelde Çankırı şehir tarihine katkı sağlamak amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Şer'ıyye sicili, Çankırı, XVII. Yüzyıl, Kaza
20. yüzyılın ilk yarısında Çankırı
Bu tezde Osmanlı İmparatorluğu'nun son çeyrek yüzyılı ile Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk çeyrek yüzyılını kapsayan bir dönemde Çankırı şehri ele alınmıştır. Meşruti monarşi ve Cumhuriyet yönetim biçimi olarak farklı görünse de idari ve siyasal anlamda büyük bir değişiklik görünmez. Her iki dönemin paradigması modernleşme üzerine kurulmuştur. Hedeflenen Batı uygarlığı seviyesine ulaşmaktır. Bayındırlık, eğitim, siyasal sistem, gündelik hayat imparatorlukla ulus devlet formlarının sembolleriyle anlam kazanır. Bunların yirminci asrın başından yarısına kadarki süreçteki görünümü Çankırı'da modernleşmenin ne derece nüfuz alanı bulabildiğini gösterecektir. Mesela sinema gösterimi bunun örneklerindendir veya tiyatro. Bunların Cumhuriyet öncesinde bu şehirde henüz görünmemiş olması Cumhuriyet ile birlikte kültürel pratikler açısından fark edilir bir değişiklik olduğunu göstermektedir. Cumhuriyet öncesi dönem yoksul bir şehir olan Çankırı için uzun süren savaş olgusuna insan kaynağı vermenin dışında durağanlık göstergesidir. Kısa süren bu canlılık sürecinde görünen manzara bu araştırmanın konuları arasındadır. Sözlü tarih imkânları, arşiv ve arşiv dışı yazılı kaynaklar, bayındırlık ürünleri araştırmanın kaynakları arasında olmuştur. Anahtar Kelimeler: Çankırı, Şehir, Modernleşme