İş yükü

73 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Otel işletmelerinde iş yükü algısı ve iş yükünün insan kaynakları yönetiminde kullanımı

Otel işletmelerinde çalışanların performansı son derece önemlidir. Çalışanların performanslarında ise iş yükü önemli bir faktördür. Aynı zamanda, iş yükünün yöneticiler tarafından dikkate alınması insan kaynakları yönetimindeki birçok sorunun önlenmesine de katkı sağlamaktadır. İş yükü ile ilgili personel algılarının belirlenmesi amacıyla hazırlanan bu çalışmada ayrıca, yöneticilerin insan kaynakları fonksiyonlarının yürütülmesinde iş yüküne önem verip vermediklerinin belirlenmesine de çalışılmaktadır. Çalışma, Eskişehir'de bulunan 28 otelden 262 çalışan ve 90 yönetici olmak üzere toplam 352 personelin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma verilerinin toplanmasında, anket tekniğinden yararlanılmıştır. Elde edilen veriler; faktör analizi, bağımsız örneklem T testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Pearson korelasyon analizi ile test edilmiştir. Araştırmada; personelin iş yükü algılarının, fiziksel, zihinsel, konumsal, çevresel ve duygusal olmak üzere toplam beş faktörden oluştuğu belirlenmiştir. İş yükü algısında konumsal faktörün birincil öncelikle tercih edildiği görülmüştür. Çalışanların ve yöneticilerin demografik özellikleri ile iş yükü algıları arasında eğitim durumu, departman, yaş ve iş tecrübesi açısından anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Çalışanların ve yöneticilerin genel iş yüküne ilişkin algılamalarının ise orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, yöneticilerin insan kaynakları yönetimi ile ilgili faaliyetleri yürütürken iş yüküne en fazla planlama ve kariyer yönetimi fonksiyonlarında önem verdiklerine yönelik bulgulara da ulaşılmıştır.

EskişehirOtellerİnsan kaynakları yönetimi+2
Ezgi Atik
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İş yükü ile iş-yaşam dengesinin işten ayrılma niyeti üzerine etkisi

Bireyler, iş ve yaşamlarında sürekli olarak devam ettirdikleri görev ve sorumluluklara sahiptirler. Bu görev ve sorumlulukları yerine getirme çabası, iki alan arasında kurulan ve her bireyin kendi sınırlarını belirlediği bir dengenin varlığını gerektirir. İş ile yaşam arasındaki dengede önemli bir kavram ise bireylerin sahip olduğu iş yükü olmaktadır. Dengenin kurulamaması birtakım olumsuz sonuçları beraberinde getirerek işten ayrılma niyetinin oluşmasında etkili olabilmektedir. Bu çalışmanın amacı, iş yükü, iş-yaşam dengesi ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkilerin incelenerek, iş yükü ve iş-yaşam dengesinin işten ayrılma niyeti üzerinde etkisini araştırmaktır. Çalışmanın ilk bölümünde, teorik çerçeve verilerek üç temel kavram açıklanmıştır. İkinci bölümde kavramları birbirleriyle ilişkilendiren benzer çalışmalara ve araştırma modellerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise iş yükü ile iş-yaşam dengesinin işten ayrılma niyeti üzerine etkisini incelemek amacıyla gerçekleştirilen araştırma yer almaktadır. Araştırmadaki veriler, anket yöntemi kullanılarak, Bursa ilinde bankacılık sektöründeki 102 çalışandan elde edilmiştir. Elde edilen tüm veriler ile ilgili analizler "SPSS 17.0 for Windows" programı ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, iş yükü ile iş-yaşam dengesi arasında anlamlı ve ters yönlü; iş yükü ile işten ayrılma niyeti arasında ise anlamlı ve aynı yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. İş-yaşam dengesi ile işten ayrılma niyeti arasında ise anlamlı ve ters yönlü bir ilişki saptanmıştır. Yapılan analizlerde modelin anlamlı olduğu ve iş yükü ile iş-yaşam dengesinin işten ayrılma niyetini etkilediği tespit edilmiştir. Cinsiyet, yaş, medeni durum, öğrenim durumu ve çalışma süresi demografik değişkenlerine göre üç kavram arasında yapılan analizlerde iş yükü ile yaş değişkeni; iş-yaşam dengesi ile medeni durum ve işten ayrılma niyeti ile öğrenim durumu arasında anlamlı ilişki tespit edilmiştir.

Banka çalışanlarıBankacılık sektörüBankalar+3
Asena Araslar
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 pandemisi döneminde yoğun bakımda artan iş yüküyle hemşirelerin tükenmişlik düzeyi arasındaki ilişki

Araştırma, Covid-19 yoğun bakımlarında artan iş yükü ile hemşirelerin tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi inceleyen kesitsel ve tanımlayıcı tipte araştırmadır. Araştırmanın evrenini Covid-19 yoğun bakımında çalışan hemşireler oluşturmaktadır. Örneklemi, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Covid-19 yoğun bakımında çalışan, araştırmaya dahil edilme kriterlerini karşılayan, çalışmaya katılmaya gönüllü hemşireler oluşturmuştur. Veriler 1 Kasım 2022- 1 Şubat 2023 tarihlerinde toplanmıştır. Veriler; Hemşire tanımlayıcı bilgi formu, MTÖ ve BİYAÖ kullanılarak toplanmıştır. Veriler değerlendirilirken, yüzde, frekans ortalama, standart sapma, Kolmogorov- Smirnov Testi, Mann-Whitney U Testi, Kruskal-Wallis H testi ve Spearman korelasyon analizi kullanılmıştır. Bulgular; MTÖ alt boyutlarından Duygusal Tükenme alt boyutunda hemşirelerin medeni durumları, çocuğu olma, meslekteki çalışma yılı açısından istatistiksel anlamlılık olduğu (p<0,05), MTÖ alt boyutlarından Duyarsızlaşma alt boyutunda hemşirelerin çocuğu olma, nöbetli çalışma, açısından istatistiksel anlamlılık olduğu (p<0,05), BİYAÖ alt boyutlarından Meslektaş Desteği alt boyutunda hemşirelerin genel olarak meslek memnuniyeti, çocuğu olma açısından istatistiksel anlamlılık olduğu (p<0,05), BİYAÖ alt boyutlarından Genel Hemşire Memnuniyeti alt boyutu açısından hemşirelerin medeni durum, çocuk sahibi olma, çalışma şekilleri arasında istatistiksel anlamlılık olduğu (p<0,05), MTÖ alt boyutlarından Duygusal Tükenme alt boyutu ile BİYAÖ alt boyutlarının puan dağılımları arasında 0,01 anlam düzeyinde negatif yönlü anlamlılık olduğu saptanmıştır (p<0,05). Hemşirelere destek programlarının verilmesi ve yoğun bakımlara yönelik personel istihdamının arttırılması önerilmiştir.

COVID 19HemşirelerHemşirelik+7
Furkan Özel
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yoğun bakım ünitesinde çalışan hemşirelerin iş yükü algısı ve iş yüklerinin hemşirelik aktiviteleri skalasına göre belirlenmesi

Amaç: Bu araştırma yoğun bakım ünitelerinde çalışmakta olan hemşirelerin var olan iş yükü ve iş yükü algılarının incelenmesi yönelik prospektif ve tanımlayıcı türde yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırmanın örneklemini yoğun bakım ünitesinde çalışmakta olan 92 hemşire ve yoğun bakıma yatışı verilen 52 hasta oluşturmaktadır. Veriler Hemşirelik Aktiviteleri Süre ve Sıklık Gözlem Formu, Hemşirelik Aktiviteleri Skor aracı, Akut Fizyoloji ve Kronik Sağlık Değerlendirme Aracı-II (APACHE-II) ve İş Yükü Ölçeği ve kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde aritmetik ortalama, ortanca değer, minimum maksimum değer, yüzdelik değerler, standart sapma değerleri kullanılmıştır. Veriler Pearson ve Spearman korelasyon analizi, Tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Kruskal Wallis ve Mann Whitney U Testleri ile analiz edilmiştir. Bulgular: Araştırma sonucunda hemşirelerin İş Yükü Ölçeği puan ortalamalarının 23.60±5.78 olduğu, hemşirelerin yarısından fazlası (%51.1) iş yükünün gündüz vardiyasında daha fazla olduğu ve %41.3'ü ise gündüz ve gece olmak üzere her iki vardiyada eşit olduğu belirlenmiştir. Araştırma boyunca 21 gündüz, 21 gece vardiyasına denk gelen, 504 saat süren gözlem sonunda 6872 hemşirelik aktivitesinin uygulanmış olduğu bulunmuştur; 4647 hemşirelik aktivitesi ise gözlemlenmiş, sıklık ve süre olarak kaydedilmiştir. Araştırma boyunca toplam saat olarak kaydedilen ve hemşirelerin en fazla zamanını alan 10 aktivite ise sırasıyla CPR (Kardiyopulmoner Resüsitasyon) (45:23), Hemşire gözlem formlarının bilgisayar üzerinden yenilenmesi (17:07), Hasta kabulü ve monitorizasyonu (15:46), Hastanın başka bir servise transferi (15:25), hastanın ayağa kaldırılması (15:17), genel vücut bakımı (14:49), girişimsel işlemlere hazırlık ve katılım (11:24), Pansuman ve bası yaralarının bakımı (06:33), EKG (Elektrokardiyografi) çekilmesi (05:21), Kan, idrar, katater, trakeal aspirat kültür örneklerinin alınması (05:09) olarak bulunmuştur. Çalışma boyunca hemşirelerin iş yükü algısı ve iş yükü çeşitli ölçekler aracılığıyla hesaplanmış hemşirelik aktivite skor ortalaması ve ortancası yüksek bulunmuş bu yüzden iş yükü değeri fazla olan aktivitelerin incelenmesi, bu aktiviteler değerlendirilerek yoğun bakım ünitelerinde görev yapan hemşire sayısının artırılması önerilmiştir.

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+3
Rumeysa Çelik
Yozgat Bozok University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Adana il merkezi kamu hastaneleri çocuk yoğun bakım ünitelerinde cheltenham hasta sınıflama skalasına göre hemşirelerin iş yükünü etkileyen faktörler

Yoğun bakım üniteleri, hemşirelerin iş yükünün oldukça fazla olduğu, ani kararlar verebilme ve müdahale edebilme becerileri gerektiren kompleks ünitelerdir. Hemşireler tarafından dile getirilen en önemli iş streslerinden biri fazla iş yüküdür. Bu çalışma, Çocuk Yoğun Bakımda çalışan hemşirelerin iş yükünü ve bunu etkileyen faktörlerin belirlenmesi amacıyla planlandı. Araştırma, 1 Kasım 2016- 30 Kasım 2016 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Adana Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi ve Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Çocuk Yoğun Bakım Ünitelerinde kesitsel olarak gerçekleştirildi. Veriler, "Hemşire Tanıtıcı Özellikler ve İş Yükü Formu", "İş Yükü Ölçeği", "Cheltenham Hasta Sınıflandırma Ölçeği, Yoğun Bakım Hemşire Aktiviteleri formu" hemşireler tarafından doldurularak toplandı İstatistiksel analizler SPSS (IBM SPSS Statistics 20) adlı paket program kullanılarak yapıldı. Araştırmanın yapılabilmesi için etik onay ve kurumlardan resmi izin alındı. Araştırmaya katılan hemşirelerin yaş ortalaması 30.90±5.97 idi. Hemşirelerin %72.6'sı lisans mezunu, %54.8'inin mesleki deneyim 5 yıl ve daha azdır. Hemşirelerin %60'ı günlük ortalama 2 hasta bakmaktadır. Hemşirelerin %47.9'u iş yükünü fazla, %43.8'i ise çok fazla olarak nitelendirdi. Hemşirelere göre iş yükünü artıran faktörlerin başında, hemşirelerin görev dışı işleri yapması gelmektedir (%32.4). Hastaların %2.2'si Tip 1 sınıfı hasta, %8.8'i Tip 2 sınıfı hasta %22.2'si Tip 3 sınıfı hasta, %66.6'sı Tip 4 sınıfı hasta grubundadır. Hemşirelerin, Kategori 1 için %35.4, Kategori 2 için %24.9, Kategori 3 için %18.3, Kategori 4 için % 6.5, Kategori 5 için %14.5, Kategori 6 için %0.1 zaman ayırdıkları belirlendi. Buna göre hemşirelerin, direkt hemşirelik uygulamalarına %60.4 (Kategori 1 ve 2) oranında zaman ayırdıkları belirlendi, hemşireler çalışma sürelerinin yarıdan fazlasını hastaları ile ilgili direkt bakıma ayırmaktadır. Hemşirelerin iş yükünün azaltılmasına yönelik faaliyetlerin arttırılması, hemşirelerin bakım verdikleri hasta sayısının dağılımının dengeli olması, bakım gereksinimlerinin dikkate alınması önerilebilir.

AdanaHasta bakımıHastaneler-devlet+7
Emra Doğan
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin iş yükü algısı ile mesleki tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın genel amacı, Türkiye'de Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenlerinin iş yükü algısı ile mesleki tükenmişlik arasındaki ilişki düzeyini belirlemektir. Araştırma ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmanın hedef evrenini Samsun il merkezinde yer alan Atakum, Canik ve İlkadım ilçelerinde 2017-2018 eğitim öğretim yılında görev yapan 1475 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini bu ilçelerdeki 329 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında "Kişisel Bilgi Formu", Keleş Ay (2010) tarafından geliştirilen tek boyutlu "Öğretmenlerde İş Yükü Algısı Ölçeği" ile Yellice Yüksel, Kaner ve Şekercioğlu (2008) tarafından geliştirilen "Öğretmen Mesleki Tükenmişlik Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde kişisel bilgilere ilişkin değerlendirmede yüzde ve frekans, alt boyutlara ilişkin değerlendirmede aritmetik ortalama ve standart sapma, cinsiyet değişkeninin değerlendirmesinde t-testi, medeni durum değişkeninin değerlendirmesinde Mann-Whitney U testi, mesleki kıdem değişkeninin değerlendirmesinde Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), yaş değişkeninin değerlendirilmesinde Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Kruskal Wallis testi, anlamlı farklılık çıkan alt boyutları belirlemek amacıyla Tukey HSD testi, iş yükü algısı ile mesleki tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemek için Pearson Korelasyon analizi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin iş yüklerinin ağır olmadığı ve mesleki tükenmişliklerinin düşük düzeyde olduğu ortaya çıkmıştır. Öğretmenler mesleki tükenmişliğin alt boyutlarında en az fiziksel ve duygusal tükenmeye, en fazla mesleğe ilişkin tükenmişlik ve başarısızlığa katılmışlardır. Cinsiyet, medeni durum ve mesleki kıdem değişkenine göre öğretmenlerin hem iş yükü algıları hem de mesleki tükenmişlikleri anlamlı farklılık göstermemektedir. Öğretmenlerin iş yükü algıları yaş değişkenine göre farklılaşmamaktadır. Öğretmenlerin mesleki tükenmişlikleri yaş değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermektedir. Buna göre sıra değerlerine bakıldığında mesleki tükenmişlikte en üst sırada 41-50 yaş grubundaki öğretmenler, daha sonra 27-40 yaş grubundaki öğretmenler, daha sonra da 51-64 yaş grubundaki öğretmenler yerini almaktadır. İş yükü algısıyla mesleki tükenmişlik arasında anlamlı, pozitif ve orta düzeyde bir ilişki olduğu görülmektedir.

Eğitim yönetimiSınıf öğretmenleriTükenmişlik+2
Mehmet Ali Öztürk
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Cerrahi hemşirelerinde iş yükünün malpraktis eğilimi ve memnuniyet düzeylerine etkisi

Amaç: Bu çalışma cerrahi hemşirelerinde iş yükünün malpraktis eğilimi ve memnuniyet düzeylerine etkisini incelemek amacıyla yapıldı. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel tipte bir araştırmadır. Araştırma 15 Ekim – 15 Kasım 2019 tarihleri arasında İzmir Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yürütüldü. Araştırmanın örneklemini; hastanenin cerrahi kliniklerinde çalışan ve çalışmaya katılmayı kabul eden 230 hemşire oluşturdu. Veri toplama araçları olarak; Bilgi Formu, İş yükü Ölçeği (İYÖ), Malpraktis Eğilim Ölçeği (MEÖ) ve Memnuniyetin ölçülmesi için VAS skalası kullanıldı. Verilerin analizinde; sayı, yüzde, ortalama, standart sapma, ortanca hesaplandı. Sosyodemografik özellikler ile ölçek puanları arasındaki ilişkiyi değerlendirmek için T testi, Anova, Mann Whitney U Testi, Kruskall Wallis Testi ve Spearman korelasyon analizi yapıldı. Bulgular Hemşirelerin yaş ortalaması 34,12±8,72, %53'ü 34 yaşın altında, %80,9'u kadın, %56,5'i evli, %59,1'i lisans mezunudur. Malpraktis eğilim ölçeği alt boyutlarının ortalamaları sırasıyla; ilaç uygulamaları ve transfüzyon (86,00±7,12), düşmeler (22,06±3,33), hastane enfeksiyonları (55,53±6,04), hasta izlemi/malzeme güvenliği (40,34±5,25), iletişim (23,35±2,43)'dir. Hemşirelerin meslekten memnun olma 5,84±2,77, kurumdan memnun olma 5,20±2,47 ve birimden memnun olma düzeyi 6,20±2,67 olarak bulundu. Hemşirelerin iş yükü ölçeği ortalama puanı 3,30±0,71'dir. Hemşirelerin iş yükü puan ortalamaları ve malpraktis eğilim ölçeği puan ortalamaları arasında anlamlı bir ilişki bulunmadı (p>0,05). Hemşirelerin İYÖ toplam puanı ile meslekten ve kurumdan memnun olma düzeyi puanları arasında negatif yönde ve zayıf, İYÖ toplam puanı ile birimden memnun olma düzeyi puanı arasında ise anlamlı, negatif yönde ve orta düzeyde bir ilişki bulundu. Sonuçlar: Hemşirelerin iş yükü ve MEÖ puanları arasında bir ilişki bulunmamasına rağmen; İYÖ toplam puanı ile meslekten ve kurumdan memnun olma düzeyleri arasında zayıf, negatif yönde, birimden memnun olma düzeyi ile orta, negatif yönde anlamlı ilişki tespit edildi. Örneklem sayılarının arttırılarak konuyla ilgili farklı gruplarda çalışmaların yapılması önerilebilir.

Hastane hemşireleriHemşirelerHemşirelik+4
Gamze İpek
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde çalışan hemşirelerin algıladıkları iş yükünün aile merkezli bakıma ilişkin tutumlarına etkisi

Bu araştırma, yenidoğan yoğun bakım ünitesinde çalışan hemşirelerin algıladıkları iş yükünün aile merkezli bakıma ilişkin tutumlarına etkisini belirlemek amacı ile tanımlayıcı olarak planlandı. Araştırma verileri gerekli izinler alındıktan sonra araştırmacı tarafından geliştirilen Hemşire Bilgi Formu, Ebeveyn Katılımı Tutum Ölçeği (EKTÖ), Bireysel İş Yükü Algı Ölçeği (BİYAÖ) ile Kasım-Aralık 2018 tarihleri arasında toplandı. Araştırma Kahramanmaraş il merkezinde bulunan Sağlık Bakanlığı'na bağlı çocuk hastanesindeki yenidoğan yoğun bakım ünitesinde çalışan 55 hemşire ile gerçekleştirildi. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 22 programı kullanıldı. Çalışmaya katılan hemşirelerin tamamına yakınını kadınlar oluştururken, %47.3'ü 30-39 yaş ve 40 yaş ve üzeri gruplarında yoğunlaştı. Mesleki çalışma sürelerini %32.7 oranında 21 yıl ve üzeri, ünitenin iş yükünü %76.4'ü fazla ya da çok fazla olarak ifade etmiştir. YYBÜ'de çalışan hemşirelerin BİYAÖ puan ortalaması 102.30±13.93 ve EKTÖ puan ortalaması 74.70±4.10 olarak saptandı. Her iki ölçekten alınan toplam puan ortalamaları karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmadı (p>0.05). Yenidoğan yoğun bakım ünitesi hemşirelerinin bireysel iş yükü algı ölçeği alt boyutlardan alınan puan ortalamasına göre hemşirelerin iş yükü algıları en olumludan daha az olumluya doğru sırası ile; "meslektaş desteği" "yönetici desteği" "birim desteği" "çalışma ortamı" şeklindedir. Ölçeğin belirtilen bu dört alt boyut puan ortalamasının sonucuna göre hemşirelerin iş yükü algıları ortalamanın üzerinde olduğu saptanmıştır.

AileBebek-yenidoğmuşBebekler+7
Serap Nacar
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Vergi aflarının idarenin iş yüküne etkisi: Adana Vergi İdaresi üzerine bir araştırma

Vergi, devletin kamu harcamalarını finanse etmek için başvurduğu en temel gelir aracıdır. Vergi afları ise devletin çıkardığı kanunlarla tek taraflı olarak vergi alacağından vazgeçmesidir. Tarihten günümüze kadar çıkarılmış olan vergi afları, çeşitli tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Bununla birlikte, vergi afları ile ilgili olumlu ve olumsuz eleştiriler yapılmış, çıkarıldığı süreçlerde gündemin en önemli konuları arasında yerini almıştır. Bu çalışmanın amacı; vergi aflarını tanımlamak, özelliklerini belirtmek, tarihçesini incelemek ve vergi aflarının Adana Vergi İdaresi çalışanları üzerindeki iş yüküne olan etkisini araştırmaktır.

Vergi affıVergi idaresiVergiler+1
Bahar Oğul
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Pediatri yoğun bakım ünitesindeki hemşirelerin iş analizi ve iş yükü

Bu çalışmanın temel amacı Pediatri Yoğun Bakım Ünitesinde çalışan hemşirelerin, bilimsel yöntemler çerçevesinde iş analizini yaparak iş tanımlarını ve iş gereklerini oluşturmak ayrıca iş yükü hesaplamaları ile gerekli personel sayısını ortaya koymaktır. Çalışmanın örneklemini Pediatri Yoğun Bakım ünitesinde çalışan 7 hemşire oluşturmaktadır. Çalışma verileri 1 Ağustos 2020 ve 30 Eylül 2020 tarihleri arasında gözlem, mülakat, anket ve doküman inceleme yöntemleri kullanılarak elde edilmiştir. Çalışma kapsamında Pediatri Yoğun Bakım ekibini oluşturan 7 hemşire günlük çalışma faaliyetlerini gerçekleştirirken araştırmacı tarafından gözlemlenmiş, ne tür faaliyetler gerçekleştirdikleri tespit edilmiş ve kronometre yardımıyla faaliyetleri tamamlama süreleri ölçülmüştür. Gözlem, mülakat, anket ve doküman inceleme yöntemleri sonucunda hemşirelerinin iş analizleri yapılmış, iş tanımları ve iş gerekleri oluşturulmuştur. Hemşirelerin doğrudan hasta bakım faaliyetlerine %72,55, dolaylı hasta bakım faaliyetlerine %10,04, servis düzeni ve işleyişi ile ilgili faaliyetlere %5,11 ve fizyolojik ihtiyaçlar ve kişisel bakım aktivitelerine %12,3 oranında zaman ayırdıkları tespit edilmiştir. Hastane istatistik birimi ile görüşülerek Pediatri Yoğun Bakım Ünitesi için 2019 yılına ait hizmet çıktılarına ulaşılmıştır. Hemşirelerin iş yükünü belirleyebilmek için Dünya Sağlık Örgütü tarafından geliştirilen 'İş Yüküne Dayalı Personel İhtiyacını Belirleme (WISN)' manuel yöntemi kullanılmıştır. 2019 yılına ait hizmet çıktılarına WISN yöntemi uygulanarak 2020 yılı için Pediatri Yoğun Bakım Ünitesinin hemşire ihtiyacı tespit edilmiştir. Pediatri Yoğun Bakım Ünitesi için WISN oranı %99 olarak hesaplanmıştır. Bu sonuca göre Pediatri Yoğun Bakım Ünitesinin %99 oranı ile hemşire iş gücü standartlarını karşıladığı yani hemşire sayısının %99 oranı ile yeterli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sağlık kuruluşları için insan kaynakları niteliklerini ve gereksinimlerini tespit edebilmek ve dengeli insan kaynakları dağılımı sağlayabilmek için iş analizi ve iş yükü analizi çalışmalarının bilimsel yöntemler kullanılarak gerçekleştirilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: İş Analizi, İş yükü, Hemşire, Pediatri Yoğun Bakım Ünitesi, WISN Yöntemi

HemşirelerHemşirelikPediatri+4
Zeynep Güler
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Örgütsel destek ve psikolojik güçlendirmenin tükenmişlik ve örgütsel bağlılık üzerine etkisi: İş yükünün aracılık rolü

Bu tez çalışmasının temel amacı örgütsel destek ve psikolojik güçlendirmenin tükenmişlik ve örgütsel bağlılık üzerine etkisinde iş yükünün aracılık rolü belirlemektir. Bu bağlamda çalışmada toplam 394 çalışan üzerine bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Tezde beş temel kavram üzerinde durulmuştur. Birinci kavram örgütsel destek, ikincisi psikolojik güçlendirme, üçüncüsü tükenmişlik, dördüncüsü örgütsel bağlılık ve beşincisi ise iş yükü kavramlarıdır. Örgütsel destek, çalışanların, örgüte olan katkıları karşılığında örgütün onların katkılarına değer verdiğine, onların refahını önemsediğine ve sosyo-psikolojik ihtiyaçlarını karşıladığına inanma derecesidir. Psikolojik güçlendirme, "kişinin işiyle ilgili özdenetim duygusunu, işe aktif katılımını yansıtan ve göreve yönelik motivasyonudur. Tükenmişlik, aşırı ve uzun süreli stresin neden olduğu duygusal, fiziksel ve zihinsel bir bitkinlik halidir. Örgütsel bağlılık, bir çalışanın çalıştığı örgütle özdeşleşmesi, örgüte olan aidiyet duygusudur. Çalışanların örgüte karşı hissettikleri katılım ve bağlılık düzeyini ifade eder ve başka bir yerde iş aramak yerine aynı örgütte kalma düşüncüleridir. İş yükü, bir örgütte bir işin tamamlanması için tanımların görevlerin yerine getirilmesidir. Diğer bir ifadeyle tanımlı bir işin belirtilen bir zaman aralığında tamamlanmasıdır. Çalışmada örgütsel desteğin tükenmişlik ve örgütsel bağlılığa etkisinde iş yükünün aracılık etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte, psikolojik güçlendirmenin tükenmişliğe ve örgütsel bağlılığa etkisinde iş yükünün aracılık etkisinin olduğu olduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın sonuçlarına ilişkin diğer sonuçlar ise ayrıntılı tezde ayrıntılı olarak verilmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Örgütsel Destek, Örgütsel Bağlılık, Psikolojik Güçlendirme, İş Yükü, Tükenmişlik

Psikolojik güçlendirmeTükenmişlikÖlçekler+3
Adel Abduljalil Abdulhadi Ghnedı
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital hastane sistemlerinin hemşirelerin zihinsel iş yükü ve tıbbi hataya eğilimlerine etkisi

Bu çalışmanın gayesi, dijital hastane sistemlerinin uygulandığı ve uygulanmadığı çeşitli birimlerde görev yapan hemşirelerin zihinsel iş yükü ve tıbbi hataya eğilimlerinin karşılaştırılmasıdır. Çalışmada veriler, Mart-Nisan 2019 tarihleri arasında Adıyaman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Kahta Devlet Hastanesi, Besni Devlet Hastanesi ve Gölbaşı Devlet Hastanesinde görev yapan İç Hastalıkları birimlerinde çalışan hemşirelerden elde edildi. Araştırmada Kişisel Bilgi Formu, NASA-TLX Ölçeği ve Hemşirelerde Tıbbi Hataya Eğilim Ölçeği kullanıldı. Ölçekler için ortalama puanlar elde edilmiş olup, söz konusu puanların katılımcıların dijital hastane sistemleri kullanımına göre karşılaştırılmasında bağımsız örneklemler için t testi ve varyans analizi uygulandı. Araştırmada anket uygulaması ile elde edilen veriler SPSS 22.0 programı ile analiz edildi. Tıbbi hataya eğilim ölçeğinin alt boyutları ve genel skoru dijital hastane sistemlerinin kullanımına göre istatistiksel olarak farklılık göstermektedir (p<0.05). Buna göre dijital hastane sistemlerini kullanan grubun ortalama skorları tüm alt boyutlarda ve ölçeğin genelinde bu sistemi kullanmayanlara göre yüksek bulundu. Zihinsel iş yükü dijital hastane sistemlerinin kullanımına göre istatistiksel olarak farklılık göstermektedir (p<0.05). Buna göre dijital hastane sistemlerini kullanan grubun zihinsel iş yükü ortalaması bu sistemi kullanmayanlara göre düşük bulundu. Buna ek olarak fiziksel iş yükü, zamansal iş yükü, efor, performans ve rahatsızlık seviyesi dijital hastane sistemlerinin kullanımına göre istatistiksel olarak farklılık göstermemektedir (p>0.05). Yapılan araştırma sonucunda dijital hastane sistemlerinin kullanımı, hemşireleri hem zihinsel iş yükü açısından rahatlatmakta hem de hemşirelerin tıbbi hataya eğilimlerinin azalmasına sebep olmaktadır. ANAHTAR KELİMELER: Dijital hastane, zihinsel iş yükü, tıbbi hata, hemşirelik, hastane

Hastane bilgi sistemleriHastane hemşireleriHastaneler+5
Mustafa Karaağaç
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık çalışanlarında iş yükünün örgütsel bağlılık ve iş tatmini üzerindeki etkisi Diyarbakır hastanelerinde bir uygulama

2002 yılında başlatılan "Sağlıkta Dönüşüm" programından en fazla etkilenenler sağlık sektörü çalışanları olmuşlardır. Sağlık çalışanlarının sundukları hizmetin kalite düzeyi ile algıladıkları iş tatmini, çalıştıkları örgüte bağlılıkları arasında olumlu bir ilişki vardır. Bu ilişkinin niteliğini değiştirecek unsurlarından biri çalışanın iş yüküdür. Bu çalışmanın amacı sağlık çalışanlarının iş tatmini ve örgütsel bağlılık algılarının "hissettikleri" iş yükü arasındaki ilişki ve etkileşimi incelemektir. Bu amaç doğrultusunda, Diyarbakır'da faaliyette bulunan iki kamu, iki de özel hastane çalışanlarından iş tatmini, örgütsel bağlılık ve iş yükü ile ilgili anket yöntemiyle bilgiler toplanmıştır. Araştırmaya katılan sağlık çalışanlarından elde edilen anket formlarından "kullanılamaz" olanlar çıkarıldıktan sonra yaklaşık 200 sağlık çalışanının sağladığı veriler analiz edilmiştir. Analiz sonuçları, cinsiyet, yaş, deneyim, örgüt türü (kamu-özel) vb. faktörlere bağlı olarak iş yükü, iş tatmini ve örgütsel bağlılık algılarından bazılarında farklılıklara işaret etmektedir. Sonuç olarak, sağlık çalışanlarının iş yükünün örgütsel hizmet kalitesini değiştirebileceği için, çalışanların iş yükünü daha etkili biçimde belirleyecek yöntemlerin araştırılması gerekmektedir. Gelecekte yapılacak araştırmalar bu durumu göz önüne alarak oluşturulabilir. Ayrıca, iş yükü iş tatmini ve örgütsel bağlılık haricindeki örgütsel çıktılarla da ilişkilendirilmelidir.

HastanelerSağlık personeliÇalışanlar+3
Mustafa Aksoy
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

İnsani hizmet profesyonellerinde iş stresinin nedenleri ve etkileri: Engelli bakım merkezleri örneği

Çalışanların çalışma yaşamına yönelik geliştirdikleri kalite algısını etkileyebilecek önemli etkenlerden biri iş yükü ve buna bağlı olarak geliştirdikleri iş yükü algısıdır. İş yükü, gereğinden az ya da fazla olduğunda çalışanların üzerinde stres yaratmakta, yıpratmakta, çeşitli olumsuz etkiler göstermektedir. Çalışanlar, iş yaşamının içerisinde iş yükünün haricinde başka birçok zorlukla karşı karşıya kalabilmektedir. Yaşanan bu zorluklar çalışanları hem iş yaşamı hem de sosyal yaşam içerisinde zayıflatabilmekte; başarısızlık, uyumsuzluk ve doyumsuzluk yaşatabilmektedir. Bahsedilen bu zorlukların en önemlilerinden biri ise tükenmişlik olarak kabul edilmektedir. Özellikle insanlarla birebir etkileşim gerektiren ve duygusal bağlamda yoğun emek ve duygunun işin içerisinde olduğu mesleklerde fazlasıyla görülen tükenmişlik, duygusal tükenme, kişisel başarısızlık hissi ve duyarsızlaşmadan oluşan bir fenomendir. Tükenmişliğin önlenememesi halinde psikolojik, fizyolojik sonuçları olabilmekte, işten ayrılmalarla sonuçlanabilmektedir. Dolayısıyla tükenmişlik, çalışanlarda örgütten uzaklaşma, işe karşı ilgisizleşmenin bir sonucu olarak işten ayrılma niyetinin artmasında da önemli bir öncülü oluşturmaktadır. Dezavantajlı gruplarla çalışan insani hizmet alanı gerek iş yükü, gerekse tükenmişlik açısından oldukça hassas meslek gruplarından birini oluşturmaktadır. Engellilik alanı da bu hizmet alanı içerisinde üst sınır riskinde olan bir meslek grubu olarak kabul görmektedir. Türkiye'de vaka yüklerinin giderek artmasıyla birlikte bu alanda hizmet gösteren bireyler açısından ele alınan iş yükü, tükenmişlik ve işten ayrılma niyeti değişkenleri sıkça birlikte anılan bir hal almıştır. Araştırma, buradan hareketle iş yükü, tükenmişlik ve işten ayrılma niyeti arasında doğrusal ilişkiler olduğu varsayımından yola çıkmış, Özel Engelli Bakım Merkezleri'nin Psiko-Sosyal Destek Hizmetleri biriminde çalışmakta olan insani hizmet profesyonellerinin algılarını tespit etmek ve değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini küme örnekleme yöntemiyle oluşturulmuş olan on ilden on ayrı küme içerisinden tesadüfi olarak belirlenen 104 insani hizmet profesyoneli oluşturmuştur. Verilerin SPSS 21 istatistik paket programında analiz edildiği araştırmanın sonuçlarına göre iş yükü, tükenmişlik ve işten ayrılma niyeti arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler ortaya çıkmıştır.

Bakım verenlerBakıma muhtaç kişilerRehabilitasyon merkezleri+7
Mevlüt Görkem Tok
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mali müşavirlerin aşırı iş yükü algısı ile tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişki

Değişim ve gelişime açık iş dünyasında, teknolojik gelişmelere rağmen insan kaynakları her zaman önemini korumaktadır. İş gereksinimleri, çalışanın yetenekleri, kaynakları veya ihtiyaçlarıyla eşleşmediğinde aşırı iş yükü strese, tükenmişliğe, olumsuz fiziksel ve duygusal tepkilere neden olmaktadır. Muhasebecilik mesleği de aşırı iş yükünün, iş stresinin ve tükenmişliğin yoğun olarak görüldüğü meslek gruplarından birisidir. Mesleğin çok dikkat gerektiren ve küçük bir hatayı dahi kabul etmeyen yapısı, haftasonuna da sarkan uzun süren çalışma saatleri, yasal mevzuatların sürekli değişmesi, muhasebecilere daha ağır ceza ve sorumluluklar getirilmesi, mükelleflerin sorumluluklarının farkında olmamaları gibi nedenlerden dolayı mali müşavirlerin aşırı iş yükü algısı ve tükenmişlik düzeyleri gün geçtikçe artmaktadır. Bu çalışmada mali müşavirlerin iki ayrı dönemdeki aşırı iş yükü algıları ve tükenmişlik düzeylerindeki farklılıkların belirlenmesi, aşırı iş yükü algısı ile tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkilerin dönemsel olarak farklılık gösterip göstermediğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Adana Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasına kayıtlı 110 mali müşavirle gerçekleştirilen araştırmada 4 bölüm 39 sorudan oluşan 2 ölçekli bir anket uygulanmıştır. Araştırmanın analizleri sonucunda, mali müşavirlerin Nisan ayında Ocak ayına göre daha fazla aşırı çalışma hissine kapıldığı, Nisan ayındaki yetersizlik duygusunun Ocak ayından daha fazla olduğu, Nisan ayındaki aşırı iş yükü algısının Ocak ayına göre daha fazla olduğu görülmektedir. Mali müşavirlerin Nisan ayında Ocak ayına göre daha fazla duygusal tükenmişlik içinde olduklarını, Nisan ayındaki işe karşı duyarsızlaşmanın Ocak ayından daha fazla olduğu görülmüştür. Aşırı iş yükü alt boyutları ile tükenmişlik alt boyutları arasındaki ilişkilere bakıldığında ise Ocak ayında, duygusal tükenmişlik ile aşırı iş yükü algısı, aşırı çalışma algısı ve yetersizlik duygusu arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki; işe karşı duyarsızlaşma ile aşırı iş yükü algısı, aşırı çalışma algısı ve yetersizlik duygusu arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Nisan ayında, duygusal tükenmişlik ile aşırı iş yükü algısı, aşırı çalışma algısı ve yetersizlik duygusu arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki; duyarsızlaşma ile aşırı iş yükü algısı, aşırı çalışma algısı ve yetersizlik duygusu arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Ocak ayına ait algılanan aşırı iş yükü alt boyutları ile tükenmişlik alt boyutları arasındaki ilişki ile Nisan ayına ait algılanan aşırı iş yükü alt boyutları ile tükenmişlik alt boyutları arasındaki ilişkinin arasında fark olup olmadığı incelendiğinde ise istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık bulunamamıştır.

Mali müşavirlikTükenmişlikTükenmişlik düzeyi+2
Münevver Akçal
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Uçak bakım teknisyenlerinin iş yüklerinin değerlendirilmesinde çok kriterli karar verme temelli yeni bir yaklaşım

Uçak bakım teknisyenleri (UBT), hava araçlarının bakım ve onarımından sorumlu yetkili kişilerdir. Görevlerini yerine getirirken ağır ve tekrarlı bir şekilde hem fiziksel hem de zihinsel yüklere maruz kalmaktadırlar. Ayrıca çevre koşulları da iş yüklerine etki eden bir diğer önemli faktördür. Uçuşun emniyetli bir şekilde yapılması için UBT'lerin iş yüklerinin araştırılarak gerekli olan durumlarda azaltılması son derece önem taşımaktadır. Toplam iş yükü değerlendirmesi fiziksel, zihinsel ve çevresel iş yükü faktörlerine bağlı olarak oluşan bir Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) problemi olarak incelenebilir. Tez kapsamında UBT'lerin toplam iş yüklerinin araştırılabilmesi amacıyla iş yüküne etki eden kriterlerin ağırlıklarını hesaplayabilmek için bir ÇKKV yöntemi olan Decision Making Trial and Evaluation Laboratory (DEMATEL) metodu kullanılırken farklı lisans kategorilerine sahip UBT'lerin karşılaştırılması için ise Technique for Order Preference by Similarity (TOPSIS) yöntemi kullanılmıştır. Bir hat bakım kuruluşunda yapılan çalışmada uzman görüşleri alınarak iş yüküne etki eden çeşitli kriterler belirlenmiştir. Değerlendirme sonucunda UBT'lerin iş yüklerine etki eden en önemli ilk üç faktörün sırasıyla belde zorlanma, sırtta zorlanma ve zaman baskısı olduğu görülmüştür. Çalışma sonucu elde edilen veriler ışığında UBT'lerin iş yükleri konusunda farkındalık yaratılması amaçlanmış ve bu yüklerin azaltılması için gereken önlemler sunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Uçak bakım teknisyeni, İş yükü, Çok Kriterli Karar Verme, DEMATEL, TOPSIS

DEMATELTOPSISUçak bakım+2
Yaşar Öztürk
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Barın 6 haftalık antrenman yük profillerinin belirlenmesi

Çalışmamızda badminton sporcularının 6 haftalık antrenman yük profillerinin objektif ve subjektif yöntemlerle belirlenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmaya Eskişehir Gençlik Spor Kulübü sporcusu 7 erkek sporcu dahil edilmiştir (yaş:14,5±1,27). Sporcular 6 hafta boyunca, haftanın 5 günü antrenmanlara dahil edilmiştir (30 seans). Çalışmamızda akut-kronik iş yükü (AKİYO), zindelik durumu, nöromüsküler yorgunluk ve kalp atım hızı (KAH) değişkenleri arasındaki ilişki araştırılmıştır. Veri toplama araçları olarak boy uzunluğu ölçümü, vücut ağırlığı ölçümü, KAH ölçümü, dikey sıçrama ölçümü, zindelik anketi, algılanan zorluk derecesi (AZD) ölçümleri yapılmıştır. Verilerin istatistiksel analizi için SPSS 23 (IBM SPSS Statistics 21, IBM Corp., USA) programı kullanılmıştır. Badmintoncuların tüm verilerinin ortalama ve standart sapmaları hesaplanmıştır. Test sonuçlarının anlamlılık düzeyi p≤0.05, ileri derece anlamlılık düzeyi ise p≤0,01 olarak kabul edilmiştir. Testler arasındaki ilişki Spearman Korelasyon Testi ile belirlenmiştir. 6 haftalık süreçte yapılan ölçümlerde 3.haftada antrenman yükünün bir önceki haftaya göre %13,48'lik artış gösterdiği görülmüştür. 4.ve 5.haftalarda antrenman yükünde %10,87'lik düşüş görülmüştür. Sporcuların 4.haftada zindelik (%10,54) ve dikey sıçrama (%3,79) verilerinde bir önceki haftaya göre düşüş görülmüştür. Sporcuların 4. ve 5. haftalarda zindelik (%5,7) verilerinde artış görülmüştür. 6 haftalık KAH ölçümlerinde genel takım ortalaması Kahort 137 atım/dk (±3.71), KAHmaks genel ortalaması 189 atım/dk (±2,21) olarak ölçülmüştür. Verilerin analizinde badmintoncuların dikey sıçrama ile AAZD değerleri arasında (r=0.841*, p=0.036), dikey sıçrama ile KAHort değerleri arasında (r=0.829*, p=0.042), dikey sıçrama ile KAHmaks değerleri arasında (r=0.943**, p=0.005) olmak üzere istatistiksel olarak pozitif yönlü ilişki vardır. Sonuç olarak baktığımızda badmintonda antrenman yük takibinin yapılması sporcuların zindelik ve yorgunluk durumlarının belirlenmesi, optimum performans durumun oluşması ve sakatlıkların önüne geçilmesi açısından önemlidir.

AntrenmanBadmintonKalp hızı+3
Emre Arslan
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İş stresi ve aşırı iş yükünün iş tatmini ile iş gören bağlılığı üzerindeki etkisi: Reyhanlı Devlet Hastanesi hemşireleri üzerine araştırma

Bu tez çalışmasında, Reyhanlı devlet hastanesinde çalışan hemşirelerin yaşadıkları iş stresi ve aşırı iş yükünün iş tatmini ile iş gören bağlılığı üzerinde ne yönde etki ettiği ve bu bağlamda etkilenme dereceleri analiz edilmiştir. Bu araştırmanın amacı, hemşirelerin iş stresi ve artan iş yükleri nedeniyle çalışma hayatlarında daha verimli olabilmesini sağlayan iş tatmini ile daha pozitif daha benimseyici bir şekilde çalışma ortamı oluşturan iş gören bağlılığının, iş stresi ve iş yükleri ile ilgili faktörleri tespit edilerek, Reyhanlı devlet hastanesi yönetimine hemşirelerine yönelik strateji belirleme de önerilerde bulunmaktır. Literatür taraması yapıldıktan sonra, yüz yüze yapılan anket uygulamasında sorulara özgürce ve gizlilik çerçevesinde (verilen cevapların ankete katılan kişilere yaptırım olarak dönmeyeceğine dair) cevap verilmesi amaçlanmıştır. Uygulanan anket çalışmasının ana kütlesi araştırmaya konu olan Hatay Reyhanlı devlet hastanesinde aktif olarak çalışan hemşirelerdir. Çalışmada yararlanılan değişkenlerin güvenirlilik ve geçerlilik analizleri, açıklayıcı faktör analizi, doğrulayıcı faktör analizi kullanılarak incelenmiştir. Araştırma hipotezleri Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) kullanılarak analiz edilmiş, ankette yer alan diğer veriler ise; frekans tabloları ile açıklanmıştır. Araştırmanın ana kütlesini oluşturan Hatay Reyhanlı devlet hastanesi hemşireleri için iş stresi ve aşırı iş yükün iş tatmini üzerinde anlamlı ve negatif bir etkisinin olduğu sonucuna varılmıştır.

Hatay-Reyhanlı-CilvegözüHemşirelerHemşirelik+4
Nazime Sarıdaş
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık çalışanlarının iş yükü algısı ve tıbbi hata tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Hastaneler karmaşık yapıdaki işletmeler olup, yüksek güvenliğe sahip olmalıdır. Hastanede görevli personellerin kapasitesi ve performansları, hastanenin kaliteli ve güvenilir bir hizmet vermesi ve verimliliği ile doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle hastanelere yapılacak yatırımların önemi büyüktür. Hastane çalışanlarının yetersizliği, çalışma ortamının ağır koşullarda olması iş yükünü arttırmış bunun sonucunda hataları peşinde getirmiştir. Hastane çalışanlarının memnuniyet, iş yükü, stres gibi tıbbi hata nedeni olabilecek konularda durumlarının belirlenmesi kaliteli bir sağlık hizmetinin sunulmasında rehber olacağı inanılmaktadır. Sağlık çalışanlarının iş yükü algı durumunun, tıbbi hata tutumları arasında kısmen de olsa anlamlıdır.

HastanelerSağlık kuruluşlarıSağlık personeli+5
Eda Ceylan
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık hizmetlerinde iş yükünün hasta güvenliği üzerindeki etkisi: Fatih bölgesi üzerinde bir araştırma

İş yükü olgusu çalışanlara üstlenmeleri gerektikleri sorumluluktan çok daha fazla iş oluşturma durumunda meydana gelmektedir. Fazla olan iş yükü çalışanın işine karşı olan sorumluluğunu olumsuz açıdan etkilemektedir. Özellikle çalışanların iş yükünün yüksek seviyelerde olması çalışanın performansı, motivasyonu dolayısıyla da kurumun kaliteli hizmeti üzerinde negatif bir etkiye sebep olacaktır. Kaliteli ve doğru bir sağlık hizmetinin verilmesi, doğru hasta bakımı ve kaliteli hasta güvenliğine bağlıdır. Güvenli ve kaliteli hasta bakımının devam ettirilebilmesi için doğru ve yeterli düzeyde sağlık çalışanı istihdamının sağlanması ve çalışanların iş yükünün düşürülmesi gerekmektedir. Bu araştırmanın amacı da İstanbul İli Fatih bölgesi sınırları içinde faaliyet gösteren kamu hastanelerinde iş yükünün, hasta güvenliği üzerindeki etkisinin belirlenmesidir. Araştırma sonucunda hemşirelerin iş yükü hasta güvenliğini negatif bir şekilde etkilediği bulunmuştur. Hemşirelerin iş yükü arttıkça hasta güvenliği azalma eğilimi göstermektedir. Araştırma sonuçları kapsamında sağlık çalışanlarının belirtecekleri hata nedenleri ve genel öneriler dikkate alınarak iş yükünün düşürülmesine uygun olacak düzenleyici uygulamaların arttırılması, sağlık çalışanlarının bakım sundukları hasta sayısının paylaşılmasının dengeli olması, hasta gereksinimlerinin dikkate alınması ve hasta-çalışan oranının yeniden yapılandırılması önerilebilir.

GüvenlikHasta güvenliğiHastalar+3
Dilek Aydın Berçin
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık çalışanlarının iş yükü düzeyinin iş tatminine etkisinde duygusal emeğin düzenleyici etkisi

Bu araştırmanın amacı, iş yükü düzeyinin iş tatminine etkisinde duygusal emeğin aracı rolünü sağlık çalışanları kapsamında ele almaktır. Bu amaç doğrultusunda çalışmada öncelikle iş yükü, iş tatmini ve duygusal emeğe ilişkin kavramsal ve kuramsal açıklamalara yer verilmiştir. Daha sonra araştırma metodolojisi ve bulgular sunulmuştur. Araştırmada anket toplama yöntemi kullanılarak 270 Sağlık çalışanından veri toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak kullanılan anket formu, dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm Kişisel Bilgi Formu, ikinci bölüm İş Yükü Fazlalığı Ölçeği, üçüncü bölüm İş Tatmini Ölçeği ve dördüncü bölüm Duygusal Emek Ölçeği' dir. Araştırma sonuçlarına göre iş yükü ve iş tatmini ilişkisinde duygusal emeğin aracı rolünün olmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanında bir diğer bulgu, iş yükü arttıkça iş tatmininin azalmasına yöneliktir.

Duygusal emekSağlık personeliİş doyumu+1
Suzan Kemerkaya
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

AR-GE çalışanlarında aşırı iş yükü, örgütsel bağlılık ve dönüşümcü liderlik arasındaki ilişkiler

Günümüzde teknolojinin gelişmesi ile birlikte ar-ge merkezlerinin çalışma şartları her geçen gün zorlaşmaktadır. Ar-ge merkezlerinin gelişmesi ile birlikte ar-ge merkez sayıları da giderek artmaktadır. Bununla birlikte firmalar arasında rekabet kavramı oluşmuş ve işin kaynağı olan çalışanlar önemli bir hale gelmiştir. İş hayatında başarılı olmak isteyen ar-ge çalışanları, kariyer hedefleri doğrultusunda kendilerini örgüte kabul ettirmeye çalışmakta ve bu durum örgütlerin ar-ge çalışanlarında aşırı iş yüküne sebep olmaktadır. Bu sebeplerden dolayı çalışanların üzerinde aşırı iş yükünden kaynaklı baskı oluşmakta ve örgütlerine olan bağlılıkları azalmaktadır. Son yıllarda ülkemizde de sıkça karşılaşılan aşırı iş yükü ar-ge çalışanlarının sağlığını ve psikolojisini olumsuz etkilemiş ve bunun etkileri de örgüte olumsuz olarak yansımıştır. Bu çalışmanın amacı, ar-ge çalışanlarında aşırı iş yükü, örgütsel bağlılık ve dönüşümcü liderlik arasındaki ilişkileri incelemektir. Araştırmada sırasıyla, ölçeklere KMO & Bartlett küresellik testi, açıklayıcı faktör analizi, doğrulayıcı faktör analizi, güvenirlik analizi, korelasyon analizi ve regresyon analizi yapılmıştır. Aynı zamanda ar-ge çalışanlarına, yöneticilere, örgütlere ve akademik camiaya tavsiyelerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: İş Yükü, Örgütsel Bağlılık, Dönüşümcü Liderlik

Araştırma-geliştirmeDönüşümcü liderlikLiderlik+3
Emre Uzunlar
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık çalışanlarında iş yükünün motivasyona etkisi

Bu çalışmanın amacı sağlık çalışanlarında iş yükünün motivasyona etkisinin tespit edilmesidir. Araştırmanın evrenini sağlık çalışanları oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise 315 sağlık çalışanı oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Anket formları demografik bilgilere ilişkin sorulardan, iş yükü ölçeğinden ve iş motivasyonu ölçeğinden oluşmaktadır. Araştırmanın veri analizi SPSS 16 paket programında yapılmıştır. Veri analizinde frekans, yüzde, ortalama ve standart sapma gibi tanımlayıcı istatistiklerinden ve t testi, ANOVA testi ve pearson korelasyon test istatistiklerinden faydalanılmıştır. İş yükü ve motivasyon arasındaki ilişki incelendiğinde, iş yükünün motivasyonu ters yönlü etkilediği tespit edilmiştir. İş yükü arttıkça sağlık çalışanlarının motivasyon algısı düşmektedir.

MotivasyonSağlık personeliİş yükü
Çiğdem Kahveci
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Hastane acil servislerinde çalışan sağlık personelinin iş yükü ve tükenmişlik sendromu ilişkisi

Bu çalışmanın temel amacı hastane acillerinde çalışan sağlık personelinin tükenmişlik ve iş yükü algıları arasındaki ilişkiyi tespit etmektir. Araştırmanın evrenini İstanbul ilinde bulunan hastanelerin acillerinde çalışan doktor, hemşire, sağlık memuru ve acil tıp teknisyeni oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini 310 sağlık personeli oluşturmaktadır. Örneklem seçiminde basit tesadüfi örneklem yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada tükenmişlik ve iş yükü ölçekleri kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 16 paket programında analiz edilmiştir. Araştırmanın veri analizi SPSS 16 paket programında yapılmıştır. Veri analizinde frekans, yüzde, ortalama ve standart sapma gibi tanımlayıcı istatistiklerinden ve t testi, ANOVA testi ve kikare testi istatistiklerinden faydalanılmıştır. Araştırma sonuçlarında göre hastane acillerinde çalışan sağlık personelinin iş yükü ve duygusal tükenmeleri arasındaki ilişki pozitif yönlüdür. Bu durum çalışanların iş yükü arttıkça duygusal tükenme algılarının da arttığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler :İş Yükü, Tükenmişlik, Hastane Acili

Acil servisDoktorlarHastaneler+5
Semra Demirkaya
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00

Related subjects