Akran zorbalığı
87 theses under this subject heading
Okul öncesi dönemdeki kekemeliği olan ve olmayan çocukların akran ilişkilerinin karşılaştırılması: Eskişehir örneklemi
Bu araştırmada, okul öncesi dönemde kekemeliği olan ve olmayan çocukların akran ilişkilerinin karşılaştırılması amaçlanmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu, 5-6 yaş aralığındaki kekemeliği olan (n=45) ve olmayan (n=45) toplam 90 çocuk ve bu çocukların sınıf öğretmenlerinden oluşmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak "Çocuk Bilgi Formu", "Çocuk Davranış Ölçeği" ve "Akranların Şiddetine Maruz Kalma Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 21.0 paket programı kullanılarak Mann Whitney-U Testi ve Ki Kare (Chi Square) Testi ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda; kekemeliği olan ve olmayan grupların akran ilişkilerinin "Asosyal Davranış Gösterme", "Akranlarınca Dışlanma", "Korkulu-Kaygılı Davranış Gösterme", "Çekingen Davranış Gösterme" ve "Aşırı Hareketlilik" alt boyutları bakımından anlamlı düzeyde farklılaştığı saptanmıştır. Kekemeliği olan gruptaki çocuklar tüm bu alt boyutlardan kekemeliği olmayan gruptaki çocuklardan daha yüksek puanlar almışlardır. Bunun yanında, kekemeliği olan ve olmayan gruplar arasında akran ilişkilerinin "Başkalarına Karşı Yardımı Amaçlayan Sosyal Davranış Gösterme" ve "Saldırgan Davranış Gösterme" alt boyutları bakımından anlamlı düzeyde bir farklılık saptanmamıştır. Kekemeliği olan grup ile kekemeliği olmayan grubun "Akran Şiddetine Maruz Kalma" puanları bakımından anlamlı düzeyde farklılaştığı bulunmuştur. Kekemeliği olan grubun "Akran Şiddetine Maruz Kalma" puanlarının kekemeliği olmayan gruptan daha yüksek olduğu saptanmıştır. Kekemeliği olan grup ile kekemeliği olmayan grup arasında "Okula Uyum Sorunu Yaşama" değişkeni bakımından anlamlı düzeyde bir fark olduğu saptanmıştır. Okula uyum sorunu yaşayan çocukların kekemeliği olan grupta kekemeliği olmayan gruba göre sayıca daha fazla olduğu bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Kekemelik, Akran İlişkileri, Akran Şiddetine Maruz Kalma
Akran zorbalığı ile ergenlerin algıladıkları aile işlevselliğinin incelenmesi
Akran Zorbalığı İle Ergenlerin Algıladıkları Aile İşlevselliğinin İncelenmesi Bu araştırma, ergenlerin akran zorbalığı davranışına yönelme durumlarını, sosyo-demografik özellikler, aile işlevselliği ve ergenin özelliklerine göre değişip değişmediğinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın verileri 2018-2019 eğitim öğretim yılında halen eğitimine devam eden lise 1-2-3-4. sınıf öğrencilerinden elde edilmiştir. Araştırma Ankara İli Çankaya İlçesi Özel Kampüs Temel Lisesinde eğitim görmekte olan 343 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. İncelenen değişkenlere ilişkin veriler "Akran Zorbalığı Belirleme Ölçeği" Türkçe uyarlaması T.Ayas (2008) ve M. Pişkin (2002), "Aile Değerlendirme Ölçeği" Bulut (1990) ve "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğrenciler seçkisiz olmayan örneklem yöntemlerinden amaçsal kotalı örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Verilerin istatistiksel analizinde Mann-Whitney U ve Kruskal Wallis analizleri kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına bakıldığında ergenin özelliklerinden en fazla zorbalık davranışı gösterme durumu cinsiyet faktöründe görülmektedir. Buna göre erkekler kızlara oranla daha çok zorbalık davranışı sergilemektedir. Ergenlerin aile işlevselliğinin tüm boyutlarında görülen sağlıksızlık ergenin zorbalık davranışı gerçekleştirmesinde en önemli etken olarak bulunmuştur. Özellikle aile işlevselliğinin roller, iletişim, duygusal reaksiyon gösterebilme, gereken ilgiyi gösterme, davranışın kontrol edilebilmesi ve yaygın işlevlerde görülen sağlıksızlık ergenlerin zorba ve kurban olma durumlarını arttırmaktadır. Araştırmanın bulgularına göre ergenin sosyo-demografik özelliklerinden zorbalık davranışını etkileyen en önemli faktörlerin anne-baba mesleği olduğu özellikle de anne ve babası memur olan öğrencilerin zorbalık davranışına daha çok yöneldiği görülmüştür. Bu araştırmanın özellikle okul sosyal hizmeti, akran zorbalığı ve aile işlevselliği ile ilgili literatüre önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Aile işlevselliği, akran, akran zorbalığı, ergen, okul sosyal hizmeti
Okulda zorbalık ölçeği: Geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirme çalışması
Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin zorba ve mağdur davranışlarını çok boyutlu olarak ölçmeye yönelik geçerliği ve güvenirliği test edilmiş bir ölçek geliştirmektir. Ölçeğin geçerlik çalışmaları doğrultusunda ilk olarak kapsam geçerliği için uzman görüşüne başvurulmuştur. Yapı geçerliğine yönelik Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) ve Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) yapılmıştır. AFA grubunun verileri Gaziantep'te 5., 6., 7. ve 8. sınıflarda öğrenim gören toplam 400 ortaokul öğrencisinden toplanmıştır. Zorbalık ve mağduriyet alt maddelerine yapılan iki ayrı AFA sonucunda ölçeğin tek faktörlü yapıda ve faktör yük değeri 0.35 ve üzeri olan 20 maddeden oluştuğu bulunmuştur. DFA grubunun verileri Gaziantep'te AFA grubundan farklı ortaokullarda 5., 6., 7. ve 8. sınıflarda öğrenim gören toplam 505 öğrenciden elde edilmiştir. Veri toplama aracı olarak AFA sonucunda elde edilen 20 maddeli ölçek kullanılmıştır. Yirmi madde ve tek faktör yapısından oluşan zorbalık ve mağduriyet modelleri ayrı ayrı doğrulayıcı faktör analizi ile test edilmiştir. Doğrulayıcı faktör analizi sonucunda test edilen zorbalık ve mağduriyet modellerinin iyi uyum değerlerine sahip oldukları bulunmuştur. Ölçeğin güvenirliği için hem AFA hem DFA grubunda zorbalık ve mağduriyet maddelerinin iç tutarlık katsayısı hesaplanmıştır. AFA grubuna ait zorbalık maddelerinin iç tutarlık katsayısı 0.88, mağduriyet maddelerinin iç tutarlık katsayısı 0.88 olarak bulunmuştur. DFA grubuna ait zorbalık maddelerinin iç tutarlık katsayısı 0.76, mağduriyet maddelerinin iç tutarlık katsayısı 0.83 olarak bulunmuştur. Elde edilen bulgular, Okulda Zorbalık Ölçeği'nin geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğunu göstermektedir. Okulda Zorbalık Ölçeği, ortaokul döneminde zorbalık davranışlarını ölçmeye yönelik olarak ortaokul öğretmenleri, okul psikolojik danışmanları ve ortaokul döneminde zorbalık konusunda çalışmalar yapacak araştırmacılar tarafından kullanılabilir. Anahtar Sözcükler: Akran zorbalığı, siber zorbalık, ortaokul öğrencileri
Ergenlerin bilişsel esneklikleri ile akran zorbalığı ve mağduriyeti arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı ergenlerin bilişsel esneklikleri ile akran zorbalığı ve mağduriyeti arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın verileri, Kilis il merkezinde öğrenim gören 1065 lise öğrencisinden elde edilmiştir. Verilerin toplanmasında, "Bilişsel Esneklik Ölçeği Ergen Formu", "Ergen Akran İlişkileri Ölçeği Zorba ve Mağdur Formu" ve "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizi sürecinde betimsel istatistiklerle birlikte t-testi, ANOVA, post-hoc testlerinden Tukey testi, ikili bağımsız grup karşılaştırmalarında Mann Whitney, ikiden fazla bağımsız grup karşılaştırmasında Kruskal Wallis testleri kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre; ergenlerde bilişsel esneklik düzeyi ile sözel zorbalık, duygusal zorbalık ve fiziksel mağduriyet arasında negatif yönde anlamlı düzeyde ilişki olduğu saptanmıştır. Bazı demografik değişkenlere göre de analizler yapılmış olup yapılan analizler neticesinde cinsiyete göre; erkeklerin sözel ve fiziksel zorbalık düzeyleri kızlara göre daha yüksek, kızların ise duygusal mağduriyet düzeyleri erkeklere göre daha yüksek bulunmuştur. Okul türüne göre; Fen ve Anadolu Lisesi öğrencilerinin bilişsel esneklik düzeylerinin, Meslek ve İmam Hatip Lisesi öğrencilerine göre daha yüksek olduğu saptanmıştır. İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin sözel ve duygusal zorbalık düzeylerinin Anadolu ve Fen Lisesi öğrencilerine göre daha düşük, duygusal mağduriyet düzeylerinin de Anadolu, Fen ve Meslek Lisesi öğrencilerine göre daha düşük olduğu görülmüştür. Sınıf düzeyine göre; 11. sınıf öğrencilerinin bilişsel esneklik düzeylerinin 9. ve 10. sınıf öğrencilerine daha düşük olduğu, akran zorbalığı düzeylerinde ise duygusal zorbalık düzeyinin anlamlı farklılık gösterdiği saptanmıştır. Ailelerin ekonomik durumuna göre; ekonomik durumu yüksek olan katılımcıların bilişsel esnekliklerinin, düşük ve orta düzeydeki katılımcılara göre daha yüksek olduğu, akran mağduriyeti düzeylerinde ise sözel ve fiziksel mağduriyet düzeylerinin düşük ve orta düzeyde olan katılımcılara göre düşük olduğu bulunmuştur.
İlköğretim ikinci kademe öğrencilerinde akran zorbalığı ve eşlik eden duygusal davranışsal sorunlar; Bursa ili örneklemi
Akran zorbalığı (AZ) "bir ya da daha fazla öğrencinin bir başka öğrenciye sürekli olarak olumsuz eylemlerde bulunması" şeklinde tanımlanmaktadır. Bir eylemin zorbalık olarak nitelendirilebilmesi için: kasıtlı olması ve zarar verme amacı gütmesi, tekrarlayıcı nitelikte olması, zorba ve kurban arasında güç eşitsizliği olması gerekmektedir. AZ'na maruz kalan ve zorbalık yapan çocuklarda depresyon, psikiyatrik problemler, ebeveynlerle ve arkadaşlarla ilişkide sorunlar daha sık görülmektedir. Bununla birlikte AZ'nın çocuk ve gençlerin aile tutumları ile ilişkisi de bildirilmiştir. Ülkemizde bu konuya ait çok az veri vardır. Bu araştırmanın amacı Bursa İli ilköğretim 5. 6. 7. ve 8. sınıf öğrencilerinde akran zorbalığı sıklığının araştırılması ve eşlik eden faktörlerin çok boyutlu olarak saptanmasıdır. Araştırmanın uzun erimli amacı AZ hususunda, koruyucu program geliştirmek için bir ön çalışma yapmaktır. Çalışmanın örneklemi 5, 6, 7 ve 8. sınıfta okuyan öğrenciler oluşturmuştur ve öğrenciler kurban, zorba, zorba/kurban ve AZ'na katılmayan olarak 4 gruba ayrılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; araştırmacılar tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu, "Olweus Öğrenciler İçin Akran Zorbalığı Anketi", "Güçler Ve Güçlükler Anketi" ve "Kısaltılmış Duygu Dışavurum Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde IBM SPSS Statistics Version22.0 kullanıldı. Araştırmanın örneklemi 431 kız, 425 erkek öğrenci tarafından oluşturmaktadır. Çalışma grupları ölçek alt boyutları açısından karşılaştırıldığında davranış problemleri ve duygusal problemler hem zorba hem de kurban olan grupta anlamlı olarak yüksekken, prososyal davranışlar bu iki grupta da anlamlı olarak az bulunmuştur. Bununla birlikte kurban ya da zorba olan ergenlerin olmayan akranlarına göre istatistiksel anlamlı olarak ailelerinin duysal olarak daha az destekleyici ve müdahaleci algıladıkları izlenmiştir. Gruplar arasında dikkat eksikliği, akran problemleri ve ailenin sinirli algılanması açısından fark saptanmamıştır. Aile ikliminin müdahaleci (p=0,005) olarak algılanmasının 1,042 kat ve duygusal sorunlar (p=0,002) yaşamanın 1,161 kat, akranlarla sorun (p=0,040) yaşamak 1,147 kat kurban olmayı artırmaktadır. Davranış sorunları yaşamak (p=0,043) 1,330 kat zorba olmayı artırmaktadır. Müdahalecilik (p<0,001) 1,075 kat, duygusal destek yokluğu (p=0,044) 1,030 kat, duygusal sorunlar (p<0,001) 1,301 kat, akran sorunları (p=0,027) 1,268 kat zorbakurban olmayı artırmaktadır. Prososyal davranışların (p=0,027) artması zorba-kurban olmayı 1,219 kat azaltmaktadır. Çalışmamızda algılanan aile ikliminin ve psikopatolojinin akran zorbalığı üzerine etkisi incelenmiştir. Bu etki, aile ikliminin psikopatoloji etiyolojisindeki yeri düşünüldüğünde, psikopatolojiler aracılığıyla oluşabileceği düşünülmüştür. Bulgular aile ikliminin, AZ'daki önemini göstermektedir. Bu nedenle akran zorbalığının azaltılmasında bireylerin ruh sağlığını koruyucu ve tedavi edici müdahalelerin yapılması, hali hazırda var olan okul temelli koruyucu yöntemlerin yanı sıra aile temelli koruyucu yöntemlerinde geliştirilmesi gerekliliği düşünülmüştür. Anahtar Kelimeler: Akran zorbalığı, duygu dışavurumu, psikopatoloji, ergen, aile.
Okul öncesi dönemde akran zorbalığını gölge oyunu temelli önleme programı
Bu araştırmanın amacı, yaratıcı bir yöntem olan gölge oyununu kullanarak okul öncesi döneminde görülen akran zorbalığını önlemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmaya katılan öğretmenlerin ve öğrencilerin akran zorbalığına ilişkin bilgilerini ve becerilerini zenginleştirmek, öğretmenlerin ve öğrencilerin zorbalıkla ilgili davranışlarında ve tutumlarında olumlu değişimler yaratmak, akran zorbalığıyla baş etme yöntemlerini içselleştimek hedeflenmiştir. Üç haftalık uygulama süreci boyunca fiziksel, ilişkisel ve sözlü zorbalık türlerine ilişkin hikayelere dayalı altı adet birbirinden farklı gölge oyunu oynatılmış, dramatizasyon ile öğrencilerin canlandırma yapması istenmiştir. Oturumlar arasındaki zamanlarda öğrencilerin gölge oyunu oynamaları teşvik edilerek kalıcılığın arttırılması beklenmiştir. Dört haftalık izleme süreci boyunca öğretmen teşviki ile öğrencilerin gölge oyunu oynaması sağlanarak kalıcılığın devam etmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın deseni, karma araştırma türlerinden eşzamanlı (paralel yakınsayan) desendir. Araştırmanın örneklemi, amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenmiş olup örneklem üç okul öncesi öğretmeni ve 45 öğrenciden oluşmaktadır. Nicel veri toplamak için Okul Öncesi Akran Zorbalığı Ölçeği Öğretmen Formu, nitel veri toplamak için Uygulama Öncesi Öğretmen Görüşme Formu, Uygulama Sonrası Öğretmen Görüşme Formu, İzleme Amaçlı Öğretmen Görüşme Formu ve Öğrenci Gözlem Formu kullanılmıştır. Nicel veri analizinde, betimsel analiz yöntemi ile grafik gösterimi kullanılmıştır. Nitel veri analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel sonuçlarına göre uygulanan program sayesinde akran zorbalığınının toplam puanlarında iyileşme görülmüştür. Araştırmanın nitel sonuçlarına göre öğretmen ve öğrencilerde akran zorbalığına ilişkin bilgi ve farkındalık artmış, akran zorbalığıyla baş etme yöntemlerine ilişkin kalıcı öğrenme sağlanmıştır. Mağdur, zorba ve izleyici rollerinde azalma görülmüştür. Araştırmanın sonucunda akran zorbalığını önlemek amacıyla sosyal duygusal becerilerde olumlu gelişmeler gözlemlenmiştir. Araştırma sonucunda ulaşılan bulgular, alan yazındaki araştırmalar ışığında tartışılmıştır.
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuk ve ergenlerde zorbalığın yaşam kalitelerine etkisi
Amaç: Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), çocukluk çağının en sık görülen nörogelişimsel bozukluğudur ve bireyin gelişim düzeyine uygun olmayan dikkatsizlik, hiperaktivite ve dürtüsellik belirtileri ile kendini gösterir. DEHB tanısı alan çocuk ve ergenlerin hem zorbalığa uğrama ve hem de zorbalık yapma açısından risk taşıdığı bilinmektedir, ancak DEHB'li çocuklarda akran zorbalığının yaşam kalitesi, duygu düzenleme stili ve yürütücü işlevler ile ilişkisi araştırılmamıştır. Bu çalışmada DEHB'li çocuk ve ergenlerde akran zorbalığının yaşam kalitesi, yürütücü işlevler ve duygu düzenleme yöntemleri ile ilişkisinin araştırılması hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Bezmialem Vakıf Üniversitesi Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları polikliniğinden DEHB tanısıyla takipte olan 10-18 yaşlar arasında olan 75 çocuk ve ergen dâhil edilmiştir. Katılımcılar DEHB ve eştanılarının belirlenmesi için Okul Çağı Çocukları için Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi- Şimdi ve Yaşam Boyu Versiyonu- Türkçe Uyarlaması (ÇDŞG-ŞY-T) ile değerlendirildiler. Sosyodemografik özellikler için ebeveyn tarafından doldurulan sosyodemografik veri toplama formu, DEHB şiddeti için Conners Anababa Derecelendirme Ölçeği-Kısa Form, zorbalığın değerlendirilmesi için Olweus Öğrenciler için Akran Zorbalığı Anketi, duygu düzenleme yönteminin değerlendirilmesi için Ergenler İçin Duygu Düzenleme Ölçeği (EİDDÖ), yaşam kalitesinin değerlendirilmisi için Çocuklar İçin Yaşam Kalitesi Ölçeği (ÇİYKÖ) Çocuk formu ve yürütücü işlevlerin değerlendirilmesi için Yönetici İşlevlere Yönelik Davranış Değerlendirme Envanteri (YİYDDE) formu kullanılmıştır. Bulgular: Bulgular: Değerlendirmeler sonucunda özbildirim ölçeklerinde katılımcıların %24'ünün kurban, %12'sinin zorba ve %5,3'ünün zorba/kurban olduğu saptanmıştır. Kurban olanların fiziksel işlevsellik(t=2,060, p=0,046), duygusal işlevsellik(t=3,498, p=0,01), sosyal işlevsellik(t=4,647, p<0,001) ve toplam yaşam kalitesi(t=3,762, p<0,001) puanlarının kurban olmayanlarınkinden daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Zorba olanların fiziksel işlevsellik(z=-2,228, p=0.022), sosyal işlevsellik(z=-4,474, p<0,001) ve yaşam kalitesi(z=-3,838, p<0,001)puanlarının zorba olmayanlarınkinden daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Zorba olanların zorba olmayanlara göre duygusal işlevsellik puanları anlamlı yüksek tespit edilmiştir(z=-3,334, p=0.001). Okul işlevselliğinde zorbalığa dâhil olup olmamasına göre anlamlı bir fark saptanmamıştır. Yürütücü işlevler ve duygu düzenleme ölçeklerinde kurban olanlar ile kurban olmayanlar arasında anlamlı bir fark saptanmadı. Zorba olan çocuk ve ergenlerin daha çok dışsal işlevsel olmayan duygu düzenleme yöntemi kullandığı saptanmıştır(z=-3,751, p<0,001). Zorba olanların yürütücü işlevlerinin bastırma(z=-2,066, p=0.039) ve duygusal kontrol(z=-1970, p=0.049) boyutlarında zorba olmayanlara göre anlamlı farklılık saptanmıştır. Sonuç: DEHB tanısı olan çocuk ve ergenlerden akran zorbalığına dâhil olanlarının yaşam kalitesinin dâhil olmayanlara göre daha kötü olduğu tespit edilmesi, DEHB'li çocukların değerlendirmesinde psikososyal sorunların da ele alınması gerektiğini göstermektedir. Aynı zamanda akran zorbalığına dahil olan DEHB'li çocuklara yönelik müdahale programlarının oluşturulurken duygu düzenleme yöntemleri ve yürütücü işlevlerin de göz önünde bulundurulmasının faydalı olabileceği görülmektedir. Anahtar kelimeler: Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, Akran Zorbalığı, Yaşam kalitesi, Duygu Düzenleme Yöntemi, Yürütücü İşlevler
Uzaktan eğitim sürecinin öğrenciler üzerindeki etkileri
2020 yılında ülkemizde de görülmeye başlanan Covid-19 salgını birçok alanda etkisini göstermiştir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yüz yüze eğitime ara verilmek zorunda kalınmıştır. Milyonlarca öğrencinin eğitimden mahrum kalmaması için acilen açık ve uzaktan eğitim sistemine geçilmiştir. Araştırmanın amacı Covid -19 salgını sürecinde uygulanan uzaktan eğitim sürecinin ilkokul öğrencileri üzerindeki etkisini (akademik başarıları, teknolojik bilgi ve becerileri, psikomotor becerileri, sosyalleşme şekilleri, öz disiplin becerileri, sağlıkları ve akran zorbalığı davranışları) değerlendirmektir. Araştırmada bu temel amaç doğrultusunda öğrenci, öğretmen ve veli görüşlerine başvurulmuştur. Çalışmanın evrenini 2020/2021 eğitim- öğretim yılında Türkiye'de zorunlu uzaktan eğitim alan İlkokul öğrencilerinin tamamı oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Türkiye genelinden amaçlı örnekleme yoluyla seçilen 1500 ilkokul öğrencisi, 1500 veli ve 1500 ilkokul öğretmeni oluşturmuştur. Veriler araştırmacı tarafından hazırlanan ve uzman görüşü alınarak kapsam geçerliği sağlanan öğrenci, öğretmen ve veli anketleri yoluyla toplanmıştır. Anketlerden elde edilen veriler üzerinde SPSS-22 programı ile frekans ve yüzde hesaplamaları yapılmıştır. Araştırma uzaktan eğitimde ilkokul öğrencilerinin teknolojik bilgi/becerilerinin, öz disiplin becerilerinin arttığını, sosyalleşme şekillerinin farklılaştığını, ruh ve beden sağlıklarının bozulduğunu, psikomotor becerilerinin azaldığını, akademik başarılarının değişmediğini ve siber zorbalık davranışlarına maruz kaldıklarını göstermiştir. Araştırmanın, uzaktan eğitim sürecinin ilkokul öğrencileri üzerindeki etkisinin daha iyi anlaşılmasına öncülük edeceği umulmaktadır.
Akran zorbalığını önlemeye yönelik okul sosyal hizmeti müdahalesi
Akran zorbalığı; mağdur, zorba ve seyirci üçgeninde geçen olumsuz bir durumdur. Kişilerin çeşitli yollarla sistematik olarak baskılanması şeklinde yaşanan bu olaydan zorba, mağdur ve seyirci farklı açılardan olumsuz olarak etkilenmektedir. Dünyada, akademik başarıda düşüş, depresyon, bağımlılık, intihar vb. sorunlara yol açabilen, zorbalık olaylarının azaltılmasına yönelik çeşitli programlar geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Bu çalışma kapsamında seyircinin müdahale becerilerini geliştirmek ve zorbalığa yönelik tutumun olumlu yönde değiştirilmesi amacıyla zorbalık rollerinden seyirciyi hedef alan okul sosyal hizmeti grup müdahale programı geliştirilmiştir. Araştırmada karma desen kullanılmıştır Çalışmanın nicel bölümünde yarı deneysel model kullanılırken nitel kısımda odak grup görüşmesinden yararlanılmıştır. Çalışma grubu 36 (18 deney grubu ve 18 kontrol grubu) 4. Sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Verilerin toplanmasında seyircilerin müdahale becerilerini ölçmek için Zorbalıkta Seyirci Müdahale Ölçeği ile seyircilerin zorbalığa yönelik tutumları üzerindeki etkisini ölçmek amacıyla ise Çocuklar İçin Zorbalığa Yönelik Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Programın etkililiğini ölçmek için nicel verilerin yanı sıra odak grup görüşmesi ile nitel veriler değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, geliştirilen programın öğrencilerin akran zorbalığına karşı tutumlarında ve seyircilerin zorbalığa karşı müdahale becerilerinin geliştirilmesinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Geliştirilen programın sonraki çalışmalarda kapsamının genişletilmesinin ve farklı yaş gruplarında da uygulanarak etkililiğinin test edilmesinin daha iyi sonuçlar vereceği düşünülmektedir.
Ergenlerde akran zorbalığı, internet bağımlılığı ve duygusal zeka düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ergenlerin zorbalık eğilimleri, internet bağımlılıkları ve duygusal zekâ düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Araştırmanın evreni 2016-2017 eğitim öğretim yılında Gaziantep ili Şehitkamil ilçesinde yer alan lise düzeyindeki okulların 9. 10. 11. ve 12. sınıflarında eğitim gören ergenlerden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise Gaziantep ili Şehitkamil ilçesinde yer alan ve her lise düzeyinden basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen 191 kız, 218 erkek toplam 409 öğrenciden oluşmaktadır. Çalışmada elde edilen verilerin analizleri SPSS 22.0 paket programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Ayrıca Spearman Sıra Farkları Korelasyon analizi, bağımsız örneklemlerde t-testi ve tek yönlü faktör analizi (One-Way Anova) uygulanmıştır. İlişkisiz örneklemler için Mann-Whitney U Testi, üç ve daha fazla örneklem grubunda Kruskal Wallis Testi uygulanmıştır. Araştırma verilerinin analizi sonucunda; araştırmaya katılan ergenlerin akran zorbalığına eğilimlerinin; cinsiyet, anne çalışma durumu, okul türü ve sınıf düzeyleri açısından anlamlı düzeyde farklılaştığı görülürken, anne ve baba eğitim düzeyleri açısından anlamlı bir farklılaşma saptanmamıştır. Duygusal zeka düzeylerinin de cinsiyet, anne çalışma durumu ve okul türü açısından anlamlı düzeyde farklılaştığı görülürken; sınıf düzeyi, anne ve baba eğitim durumları açısından ise anlamlı bir farklılaşma bulunamamıştır. İnternet bağımlılık düzeylerinin ise sadece cinsiyete göre anlamlı düzeyde farklılaştığı saptanmıştır. İnternet bağımlılığı ile duygusal zeka ölçeğinin toplamından elde edilen puanlar arasında negatif yönde zayıf ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. İnternet bağımlılığı ile akran zorbalığının tüm alt boyutlarından elde edilen puanlar arasında ise pozitif yönde zayıf ve anlamlı bir ilişki saptanmıştır.
Bilişsel davranışçı temelli siber zorbalık önleme programının etkisi
ÖZET Bu araştırmanın amacı araştırmacı tarafından geliştirilen bilişsel davranışçı temelli siber zorbalık önleme programının ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin zorba veya mağdur olma açısından siber zorbalık ve akran zorbalığı deneyimlerine etkisini incelemektir. Açıklayıcı karma yöntemle yapılan bu araştırma iki bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde uygulanan siber zorbalık önleme programının etkisi, ikinci bölümde ise uygulanan siber zorbalık önleme programı hakkındaki katılımcı görüşleri incelenmiştir. Araştırmanın ilk bölümü 2016-2017 eğitim-öğretim yılında Gaziantep İlinin Şahinbey ilçesine bağlı birbirine benzer özellik gösteren iki ortaokul öğrencileriyle yürütülmüştür. Deney grubunda 78, kontrol grubunda ise 80 katılımcı yer almaktadır. Katılımcılara Yenilenmiş Siber Zorbalık Envanteri, Çocuklar İçin Zorbalıkla İlgili Bilişler Ölçeği, Okul Yaşamı Zorbalık Ölçeği ve kişisel bilgi formunun yer aldığı bir anket uygulanarak ön-test verileri toplanmıştır. Daha sonra, 10 oturumdan oluşan "Bilişsel Davranışçı Temelli Siber Zorbalık Önleme Programı" sadece deney grubuna uygulanmıştır. Kontrol grubuna herhangi bir işlem yapılmamıştır. Program uygulandıktan sonra deney ve kontrol grubuna aynı ölçekler tekrar uygulanarak son test verileri toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde normallik varsayımı sağlandıktan sonra deney ve kontrol grubunun ön-testleri arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığına ve deney ve kontrol gruplarının son testleri arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığına bağımsız örneklemler t-testi (Independent Samples t-Test) kullanılarak bakılmıştır. Deney ve kontrol grupları arasında işlem öncesi anlamlı bir fark çıkmamasına rağmen istatistiksel gücü artırmak için deney ve kontrol gruplarının ön-testleri sabit tutularak son testler üzerinde tek yönlü kovaryans analizi (ANCOVA) yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre bilişsel davranışçı siber zorbalık önleme programının katılımcıların akran zorbalığına maruz kalma düzeyleri hariç siber zorbalık yapma, siber zorbalığa maruz kalma, akran zorbalığı yapma ve zorbalık bilişleri üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. İkinci bölümde bilişsel davranışçı temelli siber zorbalık önleme programı ile ilgili katılımcı görüşlerini incelemek için deney grubunda yer alan 6 erkek ve 6 kız öğrenci ile odak grup görüşmesi yapılmıştır. Konu, süre, içerik, yöntem, etkinlikler olmak üzere beş tane değerlendirme kriteri belirlenmiş ve bunlardan hareketle sorular oluşturulmuştur. Katılımcılara 14 açık uçlu soru yöneltilmiştir. Odak grup görüşmesi sonucunda elde edilen nitel veriler betimsel analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre odak grup görüşmesine katılan katılımcılar bilişsel davranışçı temelli siber zorbalık önleme programının amacına ulaştığını (n=12), içeriğinin yeterli olduğunu (n=12) belirtmişlerdir. Anahtar kelimeler: Bilişsel davranışçı, akran zorbalığı, siber zorbalık, önleme programı.
Lise öğrencilerinde akran zorbalığına maruz kalma: Temel psikolojik ihtiyaçlar ve anne-babaya duygusal erişilebilirlik
Bu araştırmada lise öğrencilerinin akran zorbalığına maruz kalmalarının yordayıcıları olarak temel psikolojik ihtiyaçlar ve anne-babalarına duygusal erişilebilirlikleri incelenmiştir. Araştırma Osmaniye ili Kadirli ilçesinde yer alan altı lisenin 9., 10., 11. ve 12. sınıfına devam eden 588 kız, 610 erkek öğrenci olmak üzere toplam 1198 lise öğrencisi üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada lise öğrencilerinin akran zorbalığına ilişkin veriler 'California Zorba Mağduriyeti Ölçeği' (Felix, Sharkey, Green, Furlong ve Tanigawa, 2011), Temel psikolojik ihtiyaçlara ilişkin veriler 'Temel Psikolojik İhtiyaçları Ölçeği (Deci ve Ryan, 2000), anne-babaya duygusal erişilebilirliğine ilişkin veriler 'Ebeveyn Duygusal Erişilebilirlik Ölçeği' (Lum ve Phares, 2005) ve kişisel bilgilere ilişkin veriler ise araştırmacı tarafından hazırlanan 'Kişisel Bilgi Formu' kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler temel istatistiksel analizler ve lojistik regresyon analizi ile elde edilmiştir. Araştırma sonucunda lise öğrencilerin mağduriyet puanları özerklik, yeterlik, ilişki ihtiyaçları ve anne-babaya duygusal erişilebilirlik arasında negatif yönde anlamlı ilişkiler bulgulanmıştır. Lise öğrencilerinin akran zorbalığına maruz kalma, temel psikolojik ihtiyaçlar ve anne-babaya duygusal erişilebilirlikleri cinsiyetlerine göre incelendiğinde erkek öğrencilerin akran zorbalığına maruz kalma puan ortalamalarının kız öğrencilerin puan ortalamalarından daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin cinsiyetlerine göre anne ve babaya duygusal erişilebilirlik puanlarında ise anlamlı farklılaşma olmadığı saptanmıştır. Temel psikolojik ihtiyaçlar açısından bakıldığında öğrencilerin cinsiyetlerine göre yalnızca yeterlik ihtiyacı puanlarında anlamlı farklılaşma olduğu, erkek öğrencilerin yeterlik ihtiyaç puan ortalamaları kız öğrencilerin puan ortalamalarından daha yüksek olduğu, özerklik ve ilişki ihtiyacı puanlarında ise cinsiyete göre anlamlı farklılaşma olmadığı bulgulanmıştır. Araştırmada akran zorbalığı mağduru olmalarının yordayıcıları incelendiğinde, yalnızca özerklik ihtiyacının anlamlı yordayıcı olduğu, diğer değişkenlerin anlamlı katkı yapmadığı belirlenmiştir. Özerklik ihtiyacı puanlarındaki artış akran zorbalığı mağduru olma olasılığını azaltmaktadır. Araştırmada kızların ve erkeklerin zorbalık mağduru olmalarını yordayan temel psikolojik ihtiyaçlar ve anne- babaya duygusal erişilebilirliğe ilişkin analiz ayrı ayrı yapılmıştır. Özerklik ihtiyacı ve anneye duygusal erişilebilirliğin kız ergenlerde görülen akran zorbalığına maruz kalmayı yordamada anlamlı katkı yapan değişkenler olduğu görülmüştür. Özerklik ihtiyacı ve anneye duygusal erişilebilirlikteki artış kız ergenlerin akran zorbalığı mağduru olma olasılıklarını azaltmaktadır. Erkek ergenlerde ise, özerklik ve ilişki ihtiyaçları akran zorbalığına maruz kalmayı yordamada anlamlı katkı yapan değişkenler olarak belirlenmiştir. Özerklik ve ilişki temel psikolojik ihtiyaçlarındaki artış erkek ergenlerin akran zorbalığı mağduru olma olasılıklarını azaltmaktadır.
Okul öncesi akran zorbalığı ölçeği öğretmen formu: Bir ölçek geliştirme çalışması
Bu araştırmada Okul Öncesi Akran Zorbalığı Ölçeği Öğretmen Formu geliştirilip ölçeğin geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Açımlayıcı faktör analizi (AFA) için Gaziantep'te çalışan toplam 279 okul öncesi öğretmeninden veri toplanmıştır. Kapsam geçerliliği doğrultusunda uzman ve öğretmen görüşleri alınarak oluşturulan 28 maddelik taslak form veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. AFA sonucunda 28 madde varyans değeri en yüksek olan maddeler belirlenmiştir ve varimax rotasyon yöntemi ile ölçek 14 maddeden oluşan iki faktöre indirgenmiştir. Rotasyon işleminde birinci boyut altında .52 ve üzeri yük değerlerine sahip dokuz madde olduğu görülmüştür. İkinci boyut altında .64 ve üzeri madde yüklerine sahip olan beş madde olduğu görülmüştür. İlgili maddelerin içerikleri göz önüne alınarak ilk boyut fiziksel/ilişkisel zorbalık olarak, ikinci boyut sözlü zorbalık olarak isimlendirilmiştir. Araştırmanın geçerliliğine yönelik yapılan doğrulayıcı faktör analizi için İstanbul'da çalışan toplam 247 okul öncesi öğretmeninden veri toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak AFA sonucu elde edilen 14 maddelik ölçek kullanılmıştır. Doğrulayıcı faktör analizi ile iki faktörlü yapı sınanmış ve sınanan modelin kabul edilebilir uyum endekslerine sahip olduğu saptanmıştır. Ölçeğin AFA ve DFA grubuna ait güvenirlik analizi yapılmıştır. AFA ve DFA grbuna ait madde toplam iç tutarlılığın her iki grup için .88 olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, Okul Öncesi Akran Zorbalığı Ölçeği Öğretmen Formu'nun geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu bulgulanmıştır. Geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olarak Okul Öncesi Akran Zorbalığı Ölçeği Öğretmen Formu, alan yazına ve araştırmacılara geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olarak katkı sağlamanın yanında akran zorbalığına karşı mücadele etmek isteyen okul psikolojik danışmanları, okul öncesi öğretmenleri ve okul idarecileri için önemli bir ölçüm aracı olacaktır. Anahtar Sözcükler: Okul Öncesi, Akran zorbalığı, Geçerlik, Güvenirlik, Açımlayıcı Faktör Analizi, Doğrulayıcı Faktör Analizi
Manisa'da bir merkez ilçede ilköğretim 5. ve 7. sınıf öğrencilerinde akran zorbalığı ve etkileyen faktörler
Amaç: Bu araştırmada Manisa ili Şehzadeler merkez ilçedeki kentsel ve yarı kentsel okullarındaki 5. ve 7. sınıf kaynaştırma ve kaynaştırma olmayan sınıflara devam eden öğrencilerde akran zorbalığı sıklığını saptamak ve akran zorbalığını etkileyen faktörleri belirlemek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Kesitsel tipteki bu araştırma Manisa'da merkez bir ilçenin ortaokullarında 5. ve 7. Sınıf öğrencileri arasında 17.03.2022-12.05.2022 tarihleri arasında yapılmıştır. Araştırmaya 349 7. sınıf öğrencisi, 369 5. sınıf öğrencisi olmak üzere 718 öğrenci katılmıştır. Araştırmanın akran zorbalığına uğrama, akran zorbalığı yapma ve zorba/kurban olmak üzere üç tane bağımlı değişkeni vardır. Bağımsız değişkenler; sosyodemografik özellikler, öğrencinin eğitim gördüğü sınıf türü, kaynaştırma öğrencisi olup olmamak, okul ve ikametgah bölgesi, ebeveyn ve aileye yönelik özellikler (sosyal sınıf, iş, çocukla iletişim özellikleri, eğitim), sınıf içi ve dışı arkadaşlık ilişkileri, okul başarısı, öğrencinin fiziksel ve sosyal aktiviteleri, ailede ruhsal hastalık varlığı, GGA'dan elde edilen çocuğun yaşamına dair yaşadığı sorunlardır. Araştırmada GGA'nın öngörülen klinik risk sınıflaması kullanılmıştır. Akran zorbalığına uğrama, akran zorbalığı yapma ve zorba/kurban olma Olweus Öğrenciler İçin Akran Zorbalığı Anketi ile değerlendirilmiştir. Araştırmanın verilerinin analizi için SPSS 15.0 istatistik paket programı kullanılmıştır. Veriler tanımlayıcı istatistikler (sayı, yüzde, ortalama, standart sapma) ile değerlendirilmiştir. Tek değişkenli analizlerde Ki-kare, Eğimde Ki-kare, Fisher's Exact Test ve Student's t testi kullanılmıştır. Çok değişkenli analizlerde lojistik regresyon analizi kullanılmıştır. Tip 1 hata 0.05 olarak alınmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan öğrencilerin yaş ortalaması 11.5±1.2'dir. Araştırma grubunun %51.4'ü 5. sınıf ve %48.6'si 7. sınıf öğrencisidir. Araştırma grubunun %51.3'ünü kızlar oluşturmaktadır. Araştırma grubunun %60.9'u alt sosyal sınıftandır. Araştırmada öğrencilerin %24.2'sinin akran zorbalığına uğradığı, %11.1'inin akran zorbalığı yaptığı ve %7.0'ının zorba/kurban olduğu bulunmuştur. Araştırmada akran zorbalığı rolleri için sınıf seviyeleri arasında fark bulunmamıştır(p>0.05). Araştırmada; kaynaştırma öğrencilerinin diğer öğrencilere göre akran zorbalığına uğrama riskinin yaklaşık 4 kat (Model 1'de 4.2 (%95 GA 1.6-11.0) ve Model 2'de 3.8 (%95 GA 1.4-10.3)) daha fazla olduğu bulunmuştur. Akran zorbalığı yapma ise kaynaştırma sınıflarında diğer sınıflara göre 1.8 kat (Model 3'te ve Model 4'te 1.8 (%95 GA 1.1-3.0)) daha fazla bulunmuştur. Araştırmada zorbalığa uğrama için cinsiyet bir risk faktörü olarak bulunmamışken (p>0.05); zorba (Model 3'te 2.1(%95 GA 1.3-3.6) ve Model 4'te 2.2 (%95 GA 1.3-3.7)) ve zorba/kurban (Model 5'te 2.2(%95 GA 1.1-4.0) ve Model 6'da 2.3(%95 GA 1.2-4.3)) rolünü erkekler kızlara göre iki kat daha fazla üstlenmektedir. Araştırmada; kaynaştırma öğrencilerinin diğer öğrencilere göre akran zorbalığına uğrama riskinin yaklaşık 4 kat (Model 1'de 4.2 (%95 GA 1.6-11.0) ve Model 2'de 3.8 (%95 GA 1.4-10.3)) daha fazla olduğu bulunmuştur. Akran zorbalığı yapma ise kaynaştırma sınıflarında diğer sınıflara göre 1.8 kat (Model 3'te ve Model 4'te 1.8 (%95 GA 1.1-3.0)) daha fazla bulunmuştur Araştırmanın bulgularına göre GGA'nın öngördüğü klinik risk; duygusal sorunlar, davranış sorunları, dikkat eksikliği ve aşırı hareketlilik, akran sorunları ve toplam güçlük puanı boyutlarında arttıkça akran zorbalığına uğrama sıklığı artmaktadır (p<0.001, p=0.011). Araştırmanın bulgularına göre GGA'nın öngördüğü klinik risk; davranış sorunları, akran sorunları, prososyal davranışlar ve toplam güçlük puanı boyutlarında arttıkça zorbalık yapma sıklığı artmaktadır (p<0.001, p=0.003). GGA'nın öngördüğü klinik risk davranış sorunları ve toplam güçlük boyutlarında arttıkça zorba/kurban olma sıklığı artmaktadır (p<0.001). Duygusal sorunlar, dikkat eksikliği ve aşırı hareketlilik boyutlarında yüksek riskli bulunan öğrenciler ortalama değere sahip öğrencilere göre daha sık zorba/kurban rolünü üstlenmektedir (p<0.001, p=0.001). Araştırmada; anne ile sorunlarını paylaşabilmek ve kolayca konuşabilmenin, tek değişkenli analizlerde bütün akran zorbalığı rollerinin oluşumunu azalttığı saptanmıştır (p<0.001, p=0.001, p=0.008). Bu; kurban, zorba ve zorba/kurban rolleri için ayrı ayrı kurulan ilk lojistik regresyon modellerinde de anlamlılığını korumuş (Model1, 3 ve 5) ama GGA toplam güçlük puanının risk değerlenmesinin ilk lojistik regresyon modeline eklendiği lojistik regresyon modellerinde (Model 2, 4 ve 6) anlamlılığını yitirmiştir. Araştırmada iyi bir arkadaşa sahip olmayan öğrencilerin akran zorbalığına uğrama (Model 1'de 6.6 (%95 GA 2.2-20.6) ve Model 2'de 4.6 (%95 GA 1.4-14.9)) ve zorbalık yapma (Model 3'te 4.2 (%95 GA 1.5-11.9) ve Model 4'te 3.7 (%95 GA1.3-10.8)) riski daha fazla olarak bulunmuştur. Zorba/kurban için kurulan ilk lojistik regresyon modelinde anlamlı olan bu değişken ikinci modelde anlamlılığını yitirmiştir (Model 5'te 3.9 (%GA1.2-12.8) ve Model 6'da 3.3 (%95 GA 1.0-11.2)). Araştırmada kendine ve öğretmenine göre sorgulanan okul başarısı tek değişkenli analizlerde bütün akran zorbalığı rolleri için anlamlı çıkmıştır (okul başarısı ile akran zorbalığı rolleri arasında genellikle negatif yönlü bir ilişki vardır) (p<0.05). Akran zorbalığına uğrama için oluşturulan lojistik regresyon modellerinde (Model 1 ve 2) okul başarısı istatistiksel anlamlılığını yitirmiştir (p>0.005). Okul başarısı zorba (Model 3 ve 4) ve zorba/ kurban (Model 5 ve 6) için kurulan bütün lojistik regresyon modellerinde anlamlılığını korumuştur (p<0.05). Kendine göre okul başarısı çok kötü/kötü olan öğrenciler çok iyi/iyi olan öğrencilerden 4 kat (Model 3'te 4.0 (%95 GA 1.9-8.6) ve Model 4'te 3.7 (%95 GA 1.7-8.1)) daha fazla akran zorbalığı yapmaktadır. Kendine göre okul başarısı çok kötü/kötü olan öğrenciler çok iyi/iyi olan öğrencilerden 4 ila 5 kat (Model 5'te 4.9 (%95 GA 2.1-11.5) ve Model 6'da 4.2 (%95 GA 1.7-10.4)) daha fazla zorba/kurban olmaktadırlar. Araştırmada akran zorbalığının en çok meydana geldiği dört yer; %64.4 bahçe/spor sahası, %56.3 sınıf (öğretmen sınıfta değilken), %45.4 koridor/merdiven ve %37.9 okul yoludur. Araştırmada akran zorbalığına uğrayan öğrencilerin %40.8'inin bu durumu kimseye söylemediği saptanmıştır. Akran zorbalığına uğradığını birine anlatan öğrencilerin; %66.0'ının ebeveynlerine, %32.0'ının sınıf öğretmenine ve %16.5'inin okulda başka bir yetişkine anlattığı saptanmıştır. Akran zorbalığına uğrayan öğrencilerin ebeveynlerinin sadece %27.6'sı öğrencinin uğradığı akran zorbalığını durdurmak için okulla görüşmüştür. Sonuç ve Öneriler: Araştırmada her dört öğrenciden birinin akran zorbalığına uğradığı saptanmıştır. Kentsel ve yarı kentsel bölgelerde bulunan okullarda akran zorbalığı açısından fark saptanmamıştır. Bu durum akran zorbalığının bütün ilçede ele alınması gereken yaygın bir problem olduğunu göstermektedir. Araştırmada özellikle kaynaştırma öğrencilerinin akran zorbalığına yoğun bir şekilde maruz kaldığı bulunmuştur. Akran zorbalığının işaretleri açısından özellikle bu öğrenciler için öğretmenlerin ve velilerin dikkatli olması gerekmektedir. Anahtar kelimeler: akran zorbalığı, kurban, zorba, zorba/kurban, Güçler ve Güçlükler Anketi
Koruma altında olan çocukların ve aile yanında kalan çocukların akran zorbalığına maruz kalma durumlarının karşılaştırmalı olarak incelenmesi: İzmir örneği
Bu araştırmanın amacı, İzmir ilindeki 12-17 yaş arası koruma altında olan çocukların ve aile yanında kalan çocukların akran zorbalığına maruz kalma durumlarını karşılaştırmalı olarak incelemektir. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemine dayalı olarak genel tarama modeli kullanılmış ve verilerin niteliğine göre tekil ve ilişkisel tarama modelleri uygulanmıştır. Çalışma evrenini, İzmir ili Karşıyaka ilçesindeki Çocuk Evleri Sitesi ve İzmir ilinde farklı ilçelerde bulunan 44 adet çocuk evinde kalan, korunma altında olan 12-17 yaş arası okula giden ve benzer özelliklere sahip aile yanında kalan aynı yaş grubunda çocuklar oluşturmaktadır. Araştırmaya toplam 148 çocuk katılmıştır. Veriler, Geleneksel Akran Zorbalığını Belirleme Ölçeği ve Sosyo-Demografik Bilgi Formu ile toplanmıştır. Bulgular, zorbalık yapma ve zorbalığa maruz kalma puanları açısından aile yanı (71,64) ve çocuk evi (77,36) arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır (p>0,05). Kurban olma bakımından aile yanında kalan öğrencilerin (82,93) puanı, çocuk evinde kalan öğrencilere (66,07) kıyasla daha yüksektir. Sonuç olarak zorbalığın çevresel faktörlerle bağlantısını anlamak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulduğu görülmektedir. Ayrıca, zorbalıkla mücadelede aile, okul ve toplum işbirliğinin kritik önemde olduğu ve mikro, mezzo, makro düzeyde kapsamlı stratejilerin uygulanması ihtiyacının varlığı görülmektedir.
Ergenlerde kendilik algısı ve kimlik gelişimi süreçlerinin akran zorbalığı ile ilişkisi
Ergenlik dönemi bireylerin kimlik arayışı sürecini yaşadıkları ve kimlik aidiyeti oluşturdukları bir dönemdir. Ergenlik dönemiyle birlikte ergenlerin fiziksel, bilişsel, sosyal ve benzeri gelişim alanlarındaki gelişimlerini büyük oranda tamamlamaları beklenir. Ancak ergenlik ergen için birçok gelişim fırsatı sunmasının yanında belirli olumsuz durumların da oluşma riskini taşır. Bu araştırmanın amacı ergenlik döneminde sıklıkla rastlanılan sorunlardan biri olan akran zorbalığı davranışının ergenlerin kendilik algısı ve kimlik gelişimi süreçleri ile olan ilişkisini ortaya koymaktır. Araştırma ilişkisel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu 2019-2020 eğitim ve öğretim yılında Malatya ilinde, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı 12 devlet lisesinde öğrenim gören 411 öğrenciden oluşmuştur. Çalışma grubunun belirlenmesinde tabakalı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak ''Akran Zorbalığı Belirleme Ölçeği'', ''Sosyal Karşılaştırma Ölçeği'' ve ''Genişletilmiş Objektif EGO Kimlik Statüsü Ölçeği'' kullanılmıştır. Elde edilen veriler değişkenler arası ilişkinin düzeyi ve yönünün belirlenmesi için korelasyon (r, rs) analizi ile incelenmiştir. Değişkenlerin, cinsiyet türüne göre farklılaşmasını tespit etmek için bağımsız örneklemler t test ve Mann Whitney U Testi; lise türüne göre farklılaşmasını tespit etmek için tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Kruskal Wallis - H Testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre akran zorbalığı yapma ve akran zorbalığı kurbanı olma durumları ile kendilik algısı ve kimlik gelişiminin kimlik arayışı boyutu arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın bağımsız değişkenlerinden biri olan cinsiyet değişkeni için erkek cinsiyetinde olmanın akran zorbalığı açısından dezavantaj oluşturduğu, bir diğer bağımsız değişken olan lise türüne göre ise akran zorbalığında meslek ve anadolu lisesi öğrencilerinin dezavantajlı olduğu tespit edilmiştir. Araştırma bulguları değerlendirildiğinde akran zorbalığının ergenlerde kimlik gelişimi ve kendilik algısı için önemli risk faktörlerinden biri olduğu söylenebilir.
Lise öğrencilerinde akran zorbalığı ve intihar olasılığı arasındaki ilişkinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
İntihar hem dünyada hem de Türkiye'de giderek artan önemli bir ruh sağlığı sorunu olmayı sürdürmektedir. Son yıllarda özellikle de ergen intiharlarında ciddi artışların olduğu görülmektedir. Yaşanan bu artışlar beraberinde ergen intiharlarına neden olan etkenlerin neler olduğunu ortaya koymayı gerekli kılmaktadır. Ergen intiharlarına neden olan etkenlerden biri olarak da akran zorbalığı gösterilmektedir. Bu araştırmanın amacı lise öğrencilerinde akran zorbalığı ve intihar olasılığı arasındaki ilişkiyi cinsiyet, sınıf düzeyi ve lise türü açısından ortaya koymaktır. Araştırma ilişkisel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi 2021-2022 eğitim öğretim yılında Kırıkkale ilinde, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı 4 devlet lisesinde öğrenim gören 436 öğrenciden (256 kız, 180 erkek) oluşmuştur. Örneklem seçimi sürecinde basit seçkisiz örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Akran Zorbalığı Belirleme Ölçeği Ergen Formu" ve "İntihar Olasılığı Ölçeği" kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkinin yönünün ve düzeyinin ortaya konması için parametrik olmayan testlerden Spearman Brown Sıra Farkları Korelasyon Analizi (rs) kullanılmıştır. Değişkenlerin cinsiyete göre farklılaşmasını tespit etmek için parametrik testlerden İlişkisiz Örneklemler İçin t Test ve parametrik olmayan testlerden Mann Whitney U Testi kullanılmıştır. Değişkenlerin sınıf düzeyine ve lise türüne göre farklılaşmasını tespit etmek için parametrik testlerden Tek Yönlü Varyans Analizi (One Way ANOVA) ve Kruskal Wallis - H Testi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre lise öğrencilerinde intihar olasılığı ile akran zorbalığında kurban olma ve zorba olma arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Akran zorbalığı alt boyutları ile intihar olasılığı alt boyutları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. İntihar olasılığının cinsiyete göre farklılaştığı, kız ergenlerde daha fazla intihar olasılığı riskinin olduğu tespit edilmiştir. İntihar olasılığının sınıf düzeyine göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. İntihar olasılığı düzeyinin lise türüne göre farklılaştığı; en yüksek meslek lisesi öğrencilerinde, en düşük imam hatip lisesi öğrencilerinde olduğu tespit edilmiştir. Akran zorbalığının cinsiyete göre farklılaştığı, erkek ergenlerin kız ergenlere göre daha fazla fiziksel zorbalık kurbanı oldukları ve fiziksel zorbalık yaptıkları, kız ergenlerin erkek ergenlere göre daha fazla dışlama zorbalığı kurbanı oldukları tespit edilmiştir. Akran zorbalığı kurban olma düzeyinin sınıf düzeyine göre farklılaştığı, zorba olma düzeyinin sınıf düzeyine göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. 9. sınıf öğrencisi olmanın akran zorbalığında kurban olmayı arttırdığı tespit edilmiştir. Akran zorbalığının lise türüne göre farklılaştığı, kurban olma ve zorba olma düzeylerinin en az imam hatip lisesi öğrencilerinde; kurban olma düzeyinin en fazla meslek lisesi öğrencilerinde, zorba olma düzeyinin ise en fazla fen/sosyal bilimler lisesi öğrencilerinde olduğu tespit edilmiştir. Araştırma bulguları değerlendirildiğinde akran zorbalığının ergenlerde intihar olasılığı için önemli risk faktörlerinden biri olduğu söylenebilir.
İlkokul çocuklarında akran zorbalığı ve arkadaşlık niteliği arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Akran zorbalığı ve arkadaşlık niteliği ilgili araştırmalar olumlu arkadaşlık ilişkilerinin bireyin yüksek prososyal davranışlar, sosyal uyum ve benlik saygısı sağladığını, düşük çatışma, saldırgan davranışlarda azalma ve küresel bir tehdit olan akran zorbalığına karşı koruyucu bir set görevi gördüğü bildirilmiştir. Her geçen gün artan zorbalık davranışları karşısında bireylerin arkadaşlıkları ve zorbalıkları arasındaki ilişkiyi anlamak olumlu eğitim ortamları oluşturumaya katkı sağlayacaktır. Bu çerçevede araştırmada ilkokul 3.ve 4. sınıf öğrencilerinin sahip oldukları zorbalık yapma ve zorbalığa maruz kalma durumları ile arkadaşlık nitelikleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırma, 2018-2019 eğitim öğretim yılı birinci döneminde Şanlıurfa ili Siverek ilçesinde resmi ilkokullarda bulunan 298' i kız 292' si erkek toplam 590 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Araştırma örnekleminin zorbalık yapma ve zorbalığa maruz kalma durumları "Akran zorbalığı Belirleme Ölçeği-Çocuk Formu", sahip oldukları arkadaşlık nitelikleri "Arkadaşlık Niteliği Ölçeği" ile belirlenmiştir. Araştırmada ölçeklerden elde edilen veriler üzerinde zorbalık yapma ve zorbalığa maruz kalma durumlarının arkadaşlık niteliği ile ilişkisini belirlemek üzere Basit Doğrusal Regresyon Analizi, değişkenlerle ilgili analizler için Bağımsız Örneklem t Testi ve Tek yönlü ANOVA testi yapılmıştır. Yapılan tüm analizlerde anlamlılık değeri p<,05 olarak alınmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin % 1,9' u zorba, %27,8' inin kurban, % 45,9' unun zorba-kurban ve % 24,4' ünün katılmayanlar statüsünde yer aldığı görülmüştür. Öğrencilerin en fazla karşılaştıkları zorbalık türünün fiziksel zorbalık olduğu, en az karşılaştıkları zorbalık türünün eşyalara zarar verme olduğu bulunmuştur. Zorbalık yapma ve zorbalığa maruz kalma durumunda cinsiyet, sınıf düzeyi ve baba eğitim düzeyin değişkenlerinde anlamlı farklılıklar bulunurken, sosyo-ekonomik düzey ve anne eğitim düzeyiyle bir farklılık bulunmamıştır. Öğrencilerin arkadaşlık niteliklerinde sadece baba eğitim düzeyi değişkenine göre anlamlı bir şekilde farklılaştığı bulunmuştur. Ayrıca arkadaşlık niteliğinin zorbalık yapma ve zorbalığa maruz kalma değişkenleriyle anlamlı bir ilişki içinde olduğu gözlenmiştir. Arkadaşlık niteliği, zorbalık yapma ve zorbalığa maruz kalma durumlarını negatif bir şekilde yordadığını göstermektedir. Özetle arkadaşlık niteliği ve akran zorbalığının birbirlerini etkileyen durumlar olduğu görülmüş bulguların ilgili yazına katkıları ortaya konulan sonuçlar çerçevesinde tartışılmıştır.
İlkokullarda akran zorbalığını önleme stratejileri ve karşılaşılan güçlüklere ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşleri
Bu araştırmanın amacı; akran zorbalığını önlemede öğretmenlerin kullandıkları stratejilere ve karşılaşılan güçlüklere ilişkin ilkokul dördüncü sınıf öğretmen ve öğrencilerinin görüşlerinin incelenmesidir. Bu ana amaca istinaden alt amaçlar belirlenmiştir. Araştırma nitel araştırma modellerinden durum araştırma deseni kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2018-2019 eğitim öğretim yılı, 1. döneminde Adana iline bağlı merkezi ilçelerde (Çukurova, Sarıçam, Seyhan ve Yüreğir) yer alan merkez ve köy ilkokullarında görev yapan 102 dördüncü öğretmeni ve 119 dördüncü sınıf öğrencisinden oluşmakta olup çalışma grubunun belirlenmesinde sistematik örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada, öğrencilerin zorba ve kurban olma durumlarının belirlenmesi için "Akran Zorbalığı Belirleme Ölçeği", öğretmenlere ait kişisel özelliklerin belirlenmesi için "Kişisel Bilgi Formu", öğretmenlerin akran zorbalığını önlemede kullandıkları stratejileri belirlemeye ve akran zorbalığını önlemde karşılaştıkları güçlükleri belirlemeye ilişkin "İlkokullarda Akran Zorbalığını Önleme Stratejileri ve Karşılaşılan Güçlükleri Belirleme Anketi" ve öğrencilerin öğretmenlerinin uyguladıkları akran zorbalığını önleme stratejilerine ilişkin görüşlerine ulaşmak için "Öğretmenlerin Akran Zorbalığını Önleme Stratejileri Hakkında Öğrenci Görüşleri Anketi" kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel ve içerik analizi yöntemleri kullanılmıştır. Bulgulardan elde edilen sonuçlar incelendiğinde; öğretmenlere ait bulgulardan, öğretmenlerin zorbalığı önlemede kullandığı stratejiler incelendiğinde cevap olarak en fazla "uyarırım" cevabını verdiği, bunun yanında çoğunluk olarak "öğrencimi doğru davranışa yönlendiririm", "okul ile ailenin işbirliği içinde olmasını sağlama", "aileye bu konuda bilgilendirme yapma", "öğrencilerinin empati kurmasını sağlama", "yaptığı davranışın sebebini araştırma" gibi yöntemler kullandıkları ve öğrencinin başkasının eşyasına zarar verdiğinde, öğrencinin zararı karşılamasını sağladığı belirlenmiştir. Öğretmenlerin akran zorbalığını önlemede ne gibi güçlüklerle karşı karşıya kaldıklarını sorusuna verilen cevaplar incelendiğinde, öğretmenlerin "ailenin bu durumu kabullenmemesinin" cevabını en fazla verdikleri, bu sonuca yakın olarak "ailenin akran zorbalığını önlemede öğretmene destek vermediğini" ve "çocuğun şiddet görmenin normal olduğunu benimsemesi", "davranışın süreklilik göstermesi", "velinin ilgisizliği" sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak, öğrencilerin akran zorbalığı davranışları karşısında öğretmeniniz ne yapıyor sorusundan en fazla "öğretmenimiz sözel olarak şiddet uyguluyor" anlamına gelen cevaplar verdikleri, bazı durumlarda ise "uyarırım" ve "tepkisiz kalmayı tercih ederim" sonucuna, öğretmeninizin ne yapmasını istersiniz sorusuna ise öğrencilerin çoğunluğunun "öğretmenimizin yaptığı doğru", yani sözle olarak şiddet uygulamasını isterim cevapları verildiği ve "birbirinizin hoşuna gitmeyen cümleler söylediğinizde", "birbirinize diğer arkadaşlarınız ile arkadaşlık ilişkisi kurmada engel olduğunuzda", "birbirinizi arkadaş gruplarına alamayarak yalnız bıraktığınızda" ve "birbirinizin eşyalarını, parasını zorla aldığınızda" sorularına öğrencilerin, öğretmenim "bu duruma tepkisiz kalsın" cevabını en fazla verdikleri sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Akran Zorbalığı, Sınıf Öğretmeni, Zorbalığı Önleme, Kurban
Algılanan okul iklimi ve öğretmenden algılanan duygusal istismarın akran zorbalığına etkisinin incelenmesi
Bu çalışma akran zorbalığı ile okul iklimi ve öğretmenden algılanan duygusal istismar arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Ayrıca lise öğrencilerinde görülen akran zorbalığı davranışlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi de hedeflenmiştir. Araştırmanın örneklemini 260 kız, 136 erkek toplam 396 ortaöğretim öğrencisi oluşturmaktadır. Veri toplamak amacıyla Kişisel Bilgi Formu, Akran Zorbalığı Belirleme Ölçeği Ergen Formu, Algılanan Öğretmen Davranışları Ölçeği (AÖDÖ) ve Okul İklimi Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre algılanan okul iklimi ile öğrencilerin zorba ve kurban olma durumları arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki elde edilmiştir. Öğretmenden algılanan duygusal istismar ile de zorba ve kurban olma durumları arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki elde edilmiştir. Ayrıca algılanan okul iklimi ile öğretmenden algılanan duygusal istismar arasında da negatif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Regresyon sonucuna göre de öğretmenden algılana duygusal istismar öğrencilerin hem zorba hem de kurban olma durumlarını etkilerden algılanan okul ikliminin sadece zorbalık davranışları üzerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen bulgular ilgili literatür ışığında tartışılmış ve önerilerde bulunulmuştur.
Sosyal medya ortamları olarak katılımcı sözlüklerde dijital akran zorbalığının inşası
Akran zorbalığı olgusu, geçmişten günümüze dek çoğunlukla okullarda görülen önemli bir problem olarak karşımıza çıkmıştır. Günümüzde medya ve iletişim sistemlerinin geçirdiği büyük değişimler sonucunda, internet kullanımının çok büyük oranda artması ve sosyal medya platformlarının yaygınlaşması sonucunda bireyler bu platformlara önemli ölçüde zaman ayırmaktadır. Özellikle de ergenler arkadaşları ile haberleşmek ve etkileşim sağlamak, hayatlarından kesitler sunmak, yeni arkadaşlar edinmek, beğenilerini, hayat tarzlarını ve düşünce biçimlerini aktarmak için sosyal medya hesapları kullanmaktadırlar. Bu çalışmada öncelikle dijital akran zorbalığının zeminini oluşturan iki unsur olan dijital iletişim teknolojileri ve geleneksel akran zorbalığı incelenmiştir. Dijital akran zorbalığının bir önceki boyutu olan geleneksel akran zorbalığının pratik olanakları, akran zorbalığının tarafları olan zorba ve kurban ilişkisi ve özellikleri, akran zorbalığını etkileyen faktörler ortaya konmuştur. Bu bilgiler ve kuramlar ışığında dijital akran zorbalığı olgusu tanımlanmış, dijital akran zorbalığının karakteristik özellikleri, türleri ve gerçekleşme biçimleri ortaya konmuştur. Çalışmanın son bölümünde ise dijital iletişim teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte oldukça önemli bir popülariteye, yazara ve konu başlıklarına sahip olan katılımcı e-sözlüklerde yer alan akran zorbalığına ve dijital akran zorbalığına yönelik yazar entryleri incelenmiştir. Bu entryler bir nitel veri analiz programı olan MaxQda ile analiz edilmiştir. Daha önce dijital akran zorbalığı olgusuna dair bir katılımcı e-sözlük analizi bulunmamasından ötürü bu çalışma ile alan yazına katkı sağlamak amaçlanmıştır.
Zorbalık mağduriyetinin yordayıcıları olarak öz-şefkat, çocukluk deneyimleri ve temel psikolojik ihtiyaçlar: Bir karma yöntem araştırması
Bu araştırmada lise öğrencilerinin zorbalık mağduriyetini yordamada öz-şefkat, çocukluk deneyimleri ve temel psikolojik ihtiyaçların rolü ele alınmaktadır. Ayrıca lise öğrencilerinin zorbalık mağduriyeti konusundaki görüşleri de nitel bulgular eşliğinde incelenmiştir. Bir karma yöntem araştırması olan bu çalışmada "Kişisel Bilgi Formu", "Çok Boyutlu Zorbalık Mağduriyeti Ölçeği", "Öz-Şefkat Ölçeği Kısa Formu", "Ergenler İçin Okulda Temel Psikolojik Gereksinimler Ölçeği","Çocukluk Deneyimleri Ölçeği" ve "Görüşme Formu" kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi nicel boyutta 579 öğrenci, nitel boyutta 12 öğrenciden oluşmaktadır. Verilerin analizi için T-Testi, Pearson Korelasyon ve Hiyerarşik Regresyon Analizi kullanılmış ve içerik analizi yapılmıştır. Araştırma bulgularında demografik değişkenlerden ekonomik durum, sınıf düzeyi ve okul türü ile öz-şefkat, çocukluk deneyimleri ve temel psikolojik ihtiyaçların zorbalık mağduriyetinin anlamlı yordayıcıları olduğu görülmüştür. Ayrıca lise öğrencilerinin görüşleri ışığında zorbalık mağduriyetine ilişkin deneyimler, mağduriyetin etkileri, risk faktörleri ve koruyucu faktörler belirlenmiştir. Sonuç olarak, lise öğrencilerinin zorbalık mağduriyetinin bireysel özellikler ve geçmiş yaşantılar ile ailesel ve çevresel faktörlerle ilişkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
İlkokullarda akran zorbalığının yordayıcısı olarak hoşgörü değerinin incelenmesi
Bu araştırmada ilkokul çocuklarında akran zorbalığı ile hoşgörü eğilimleri arasındaki ilişkinin incelenmesi hedeflenmiştir. İlişkisel tarama modeli ile yürütülen araştırmanın örneklemi, belirlenen evrende basit tesadüfî örnekleme yolu ile seçilen 401 ilkokul 4. sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Çalışmaya katılan öğrencilerin hoşgörü eğilimlerini belirlemek için "Hoşgörü Eğilimi Ölçeği" ve zorbalık düzeylerini belirlemek için de "Akran Zorbalığını Belirleme Ölçeği: Çocuk Formu" kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde SPSS 20 istatiksel analiz paket programı kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve basit regresyon analizinden faydalanılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin zorbalık yapma durumları ile cinsiyet değişkeni arasında anlamlı farklılıklar bulunurken, sosyoekonomik düzey, anne-baba eğitim düzeyiyle ilgili anlamlı farklılıklar bulunmamıştır. Zorbalığa maruz kalma durumları ile anne eğitim durumu arasında anlamlı farklılıklar saptanmış olup cinsiyet, sosyoekonomik düzey ve baba eğitim durumu değişkenleri ile anlamlı farklılıklar saptanmamıştır. Öğrencilerin hoşgörü eğilimleri cinsiyetlerine, sosyoekonomik düzeylerine ve anne eğitim durumuna göre anlamlı farklılık gösterirken baba eğitim düzeyi değişkenine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı saptanmıştır. Ayrıca hoşgörü eğilimlerinin zorbalık yapma durumu ile istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki içinde olduğu ancak zorbalığa maruz kalma durumu ile arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki olmadığı gözlenmiştir. İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin hoşgörü eğilimlerinin, zorbalık yapma durumlarını negatif yönde yordadığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Zorbalık, akran zorbalığı, değer, değer eğitimi, hoşgörü.
İlkokul öğrencilerinin açık alanda oyun oynama tutumu ile akran zorbalığı arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin açık alanda oyun oynamaya yönelik tutumları ile akran zorbalığı arasındaki ilişkiyi incelemek ve bu özelliklerin demografik değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Araştırmaya 2021-2022 eğitim öğretim yılı birinci döneminde Adana ili Seyhan ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı düşük, orta ve yüksek sosyo-ekonomik düzeydeki ilkokullarda öğrenim gören 149'u kız, 147'si erkek olmak üzere toplam 296 öğrenci katılmıştır. Öğrenciler basit tesadüfü örnekleme yoluyla seçilmiştir. Araştırmada, öğrencilerin zorba ve kurban olma durumlarının belirlenmesi için "Akran zorbalığı Belirleme Ölçeği-Çocuk Formu", açık alanda oyun davranışları için "Çocuklar İçin Açık Alanda Oyuna Yönelik Tutum Ölçeği", kişisel özelliklerin belirlenmesi için "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizinde, açık alanda oyun oynama tutumları ile zorbalık yapma ve zorbalığa maruz kalma ilişkisini belirlemek üzere korelasyon analizi, değişkenlerle ilgili analizler için Kruskal Wallis-H testi, Mann Whitney-U testi, Bağımsız Örneklem t Testi ve Tek yönlü ANOVA testi yapılmıştır. Tüm analizlerde anlamlılık değeri p<.05 olarak alınmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular; zorbalık yapma durumunda cinsiyete göre, sosyo-ekonomik düzeye göre, anne eğitim düzeyine göre anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Ancak baba eğitim durumu değişkenine göre anlamlı bir fark bulunmamıştır. Zorbalığa maruz kalma durumunda cinsiyet, sosyo-ekonomik durum, anne eğitim durumuna göre anlamlı farklılık bulunmuş, baba eğitim düzeyine göre anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Öğrencilerin açık alanda oyun oynama tutumu cinsiyet ve sosyo-ekonomik durumuna göre anlamlı bir farklılık bulunmuş, anne ve baba eğitim düzeyine göre ise anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Açık alanda oyun oynama tutumu ile zorbalığa maruz kalma puanları arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Açık alanda oyun oynama tutumu ile zorbalık yapma puanları arasında ise anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Açık alanda oyun oynama tutumu ile zorbalık yapma arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu, açık alanda oyun oynama tutumu puanları arttıkça zorbalık yapma puanlarının azaldığı söylenebilmektedir. Anahtar kelimeler: Akran zorbalığı, zorbalık yapma, zorbalığa maruz kalma, açık alanda oyun