Analysis
121 theses under this subject heading
Judo müsabaka analiz yöntemleri ile hareket analiz yöntemlerinin incelenmesi (2000-2022)
Bu derlemenin amacı, 2000-2022 yılları içerisinde judoya özgü yapılmış olan müsabaka analiz yöntemlerinin ve hareket analizi yapan çalışmalardan elde edilen bulguları sentezlemektir. Judo müsabakalarında, yapılan müsabaka analizi ve hareket analizi, sporcunun müsabaka esnasındaki kullanmış olduğu teknik ve taktiklerin yeterlilik seviyesinin ölçülmesinde, yetersizliklerin belirlenmesinde, rakibi kontrol etmeye ve ona hükmetmeye yardımcı olur. Bu kapsam belirleme derlemesinde, başlangıçtan Aralık 2022'ye kadar araştırılan ulusal makaleler için Google Akademik ve Dergipark Akademik sitelerinden,uluslararası makaleler için ise Human KineticsJournal, Web of Science, Scopus, Science Direct, PubMed ve SPORTDiscus veri tabanlarında İngilizce bilimsel dergilerde yayınlanan makaleler ve incelemeler taranmıştır. Çalışmalar müsabaka-analiz veya zaman-hareket analizleri olarak sınıflandırıldı. Belirlenen 245 makaleden 6 makale nihai seçime dahil edildi. Bu kapsam incelemesinin sonucu, antrenörlere ve sporculara sporcuların teknik-taktik hedeflerine göre antrenman stratejileri geliştirmelerinde yardımcı olabileceği gibi, judo branşına özel teknik, taktik ve zaman yönetimi ile ilgili gelecekte yapılabilecek araştırmalara da ışık tutabilir. Araştırmanın amacı, uygulanmış olan müsabakalarının analizi ve judo branşıyla ilgili yapılmış olan hareket analizi ile ilgili çalışmaların verilerinin belirlenmesi ve sonucu etkileyen faktörlerin araştırılmasıdır. 2000-2022 yılları arasında gerçekleşen çalışmaların yıllar ilerledikçe nasıl bir gelişme gösterdiğini gözlemlemek hedeflenmiştir.
Tarımsal kooperatiflerde işletmecilik ve bilanço analizi: Tekirdağ ili tarımsal kalkınma kooperatifleri örneği
Kooperatifler piyasada var olabilmek ve rekabet edebilmek için diğer işletmeler gibi verimli çalışmak zorundadırlar. Bu sebeple kooperatiflerin mali kaynaklarının yeterli olması gereklidir. Kooperatifler borçlanmalarını ortaklar veya bankalardan yapabilmektedir. Bu nedenle kooperatifin finansal tablolarının iyi analiz edilmesi gerekir. Bunun için bilanço ve gelir- gider tablolarından elde edilen bilgiler önemlidir. Bu nedenle bu çalışmada kooperatiflerin finansal tablolarının analizleri yapılarak, yorumlanıp ve çözüm önerileri sunulmuştur. Yapılmış olan tez çalışmasında öncelikle ülkemiz kooperatifçiliğinde önemli bir yer tutan Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri ele alınmıştır. Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri 1969 yılında çıkan 1163 Sayılı yasaya göre kurulan tabandan gelen örgütlenme modeline dayanan çok amaçlı kooperatiflerdir. Tekirdağ İlinde toplam 132 adet Tarımsal Kalkınma Kooperatifi bulunmakta ve bunların ortak sayıları 9469 çiftçiden oluşmaktadır. Bunların içerisinden örnek olması ve incelememizde işletmecilik açısından iyi durumda olan, orta iyi durumda olan ve kapanmak üzere olan ikişer kooperatif olmak üzere, toplam altı kooperatif seçilmiştir. Bu seçilen altı kooperatif ile ilgili olarak beş yıllık bir dönem içerisinde yaptıkları finansal faaliyet sonuçları, kooperatiflerin muhasebe sonuçlarından elde edilen mali tabloları incelenmiştir. Finansal tabloların analizleri yapılacak ve kooperatiflerin bir sonraki cari dönemlerde yaşayabilecekleri problemler tespit edilerek çözüm önerileri sunulmuştur.
Kriyojenik basınçlı kaplarda basınç ve sıcaklığa göre malzeme seçimi ve EN-13458'e göre bilgisayar destekli tasarımı
Bu tez çalışmasında AD MERKBLATT CODE 2000, EN 13458 ve ASME Sec VIII Div1 standardına bağlı kalınarak argon depolayan bir kriyojenik basınçlı depolama tankı tasarlanmıştır. Hesaplarda çalışma basıncı ve dizayn sıcaklıkları parametreleri belirlenerek olması gereken sac kalınlıkları ve gövde boyu tasarlanmıştır. Bilgisayar destekli analiz programları SOLİDWORKS kullanılarak sonlu elemanların seçimi ve yük dağılımı yapılmıştır. Apple Macıntosh tabanında Mıcrosoft Excel tablolama programı kullanılarak EN13458 standardına uygun hesaplamalar yapılmış ve tanka minumum 2 bar maximum 37 bar aralığında farklı basınç değerleri verilerek malzemedeki değişkenlikler tespit edilmiştir. Yanlış malzeme kullanımı ve tasarımı hatalı yapılan imalatlardan kaynaklı kazan ve basınçlı kap patlamaları, zaman zaman insanların yaralanmasına ve hatta ölümüne neden olduğundan yetkili otoriteler tarafından bu konuya ait standartlar geliştirilmiştir. Bu standartlarda basınçlı kapların ve kazanların tasarım kuralları, imalat ve malzeme bilgileri, test ve muayene bilgileri gibi içerikler tanımlanmıştır. Bu nedenle de çıkardığımız teorik sonuca da uygun olarak doğru malzeme seçimleriyle iş kazalarının önüne geçerek hem işletmelere ekonomik katkı sağlayacağı, hem de bu alanda çalışan araştırmacılara ve mühendislere yardımcı olacağı sonucu çıkarılmıştır. Bu tez çalışmasında malzeme seçiminin kapsamı kriyojenik basınçlı kaplar ile sınırlandırılmıştır. Bu tezde tasarlanan kriyojenik tankın tüm aksesuarları incelenmiştir.
Mescidleri süslemeyi yasaklayan rivayetlerin tahlili
Mescidler ya da günümüz ifadesiyle camiler, İslâm kültürünün ve medeniyetinin en önemli sembollerinden biridir. Bu yüzden tarihin her döneminde cami inşasına önem verilmiş, zamanla büyük ve ihtişamlı camiler inşa edilmiştir. Bazı âlimlerin hadis kaynaklarında yer alan ve mescidlerin süslenmesi ve gösterişli bir şekilde inşa edilmesini yeren rivayetlere dayanarak camilerin süslenme işini hoş görmedikleri bilinmektedir. Araştırmamızda mescidlerin süslenmesini yasaklayan söz konusu rivayetler tespit edilip sened ve metin açısından tahlilleri yapılmış ve böylece bunların doğru anlaşılmasına katkı sağlamaya çalışılmıştır. Araştırmamız giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Girişte araştırmanın konusu, amacı ve önemi ile metodu ve kaynakları hakkında bilgi verilmiş, bazı kavramlar ve ma'bedlerin kısa tarihçesi üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde mescidleri süslemeyi yasaklayan rivayetlerin tespiti ve senedlerinin tenkidi üzerinde durulmuş, ikinci bölümde tespit edilen rivayetlerin metin ve muhteva tenkidi yapılmıştır. Çalışma sonuç ve değerlendirme kısmıyla bitirilmiştir.
Türk Kültürü Dergisinde milli kimlik: Sosyal ağ analizi ve içerik analizine dayalı bir inceleme
Bu çalışma, Türk Kültürü dergisinin 1962-1980 döneminde yapılan yayınlarında, milli kimlik temasını yansıtan yazıların incelenmesini kapsamaktadır. Tezin amacı, "milli kimlik" kavramı perpsektifinde Türk Kültürü dergisinde yapılan yayınları inceleyerek, derginin yayın politikası ve yayın karakterini/kimliğini ortaya koymaktır. Çalışmada esas olarak, söz konusu derginin, belirlenen dönem ve konu evreninde yayınlanan 200'ün üzerinde makale, ayrıntılı bir tarama yöntemiyle seçilerek araştırma örneklemi haline getirilmiştir. Veriler ve yöntem bakımından araştırmada, yeni nesil bir metod olan sosyal ağ ve muhteva analizi yöntemi kullanılmıştır. Bu metoda dayanarak, derginin belirlenen dönem kapsamında niceliksel olarak yazar ve kavram analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda ortaya çıkan tabloya göre, milli kimlik perspektifinde Türk Kültürü dergisinin sık kullandığı kavram haritası göz önüne alınarak, başta belirlenen dergi materyalinin ayrıntılı incelemesinin, hangi konular ekseninde bir değerlendirmeye tâbi tutulacağı belirlenmiştir. Dergide, milli kimlik perspektifini yansıtan yazılarıyla öne çıkan yazarların makaleleri incelenmiş ve bu doğrultuda derginin yayın karakteri ve politikası tahlil edilmiştir. Bu bakımdan araştırma, yeni bir yöntem olan ağ analizi metodu ve klasik tasnif ve değerlendirme yönteminin kombinasyonu interdisipliner bir çalışma ile Türk Kültürü dergisinin yayın kimliğini ortaya koymaya odaklanmıştır. Muhteva analizinde ortaya çıkan kavramlardan hareketle, milli kimlik perspektifinde öne çıkan kavram ve konular temelde üç ana başlık altında değerlendirilmiştir: Milli Kimliğin Toplumsal Tabanı, Milli Kimliğin Mimarı ve İnşaa Araçları, Milli Kimliğin Asli Unsuru: Milli Dil. Bu doğrultuda yazılan makalelerden örnek pasajlar verilerek ilgili konuya yönelik derginin yaklaşımı genel bir çerçevede değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, daha uzun bir dönemi kapsayan bir araştırma ile genişletilmesi gerektiği düşünülen şu temel bulgu elde edilmiştir: Türk Kültürü dergisi yazılarında milliyetçiliğin hâkim olduğu bir kimlik imgesi görülmektedir. Dil, tarih ve kültür bağlarından oluşan milliyetçilik, derginin kimlik algısının en dikkat çeken yanıdır. Yazılar genel olarak dil, kültür ve bu ikisiyle ilişkili bir tarihi arka planı konu almaktadır. Anahtar Sözcükler: TKAE, Türk Kültürü Dergisi, Milli Kimlik, Sosyal Ağ ve Muhteva Analizi, Kaynakça Info, Milli Dil, Basın
An analysis of documentary films on the 2008-09 Israeli War on the Gaza strip
This study aims to identify the documentaries on the subject of the 2008-09 Israeli war on the Gaza Strip to analyze the success of these movies in addressing and highlighting the Palestinian case in international fora and shed light on Israeli violations and crimes committed against Palestinians in the Gaza Strip. It reflects the false and directed Israeli media and misleading Zionist propaganda focusing on the Palestinian people. The study used a descriptive analytical approach, which classifies the data and facts that are collected, then interprets and analyzes these data in a comprehensive analysis to extract useful connotations. A simple random sample was selected from the field of study, which is the total number of documentaries that dealt with the issue of the Israeli war on the Gaza Strip in 2008-09. Five films selected based on their prevalence and popularity at the local and international levels and their ability to document the crimes of the occupation. The study showed that the issues of the Israeli attacks came in the second place out of the various issues under the classification, and this result confirms the fact that the Israeli attacks were the most prominent factor in this war, as they were sudden and violent, causing many casualties among civilians, in addition to material losses.
Yeni süt numune alma cihazı dizaynı ve imalatı
İnek sütü, dünya genelinde insan beslenmesinde yüksek besin değeriyle öne çıkan bir gıda ürünüdür. Ülkemizde de çiğ süt üretimi önemli bir düzeydedir. 2024 yılında üretilen çiğ süt miktarı 22 milyon 487 bin 757 ton olarak belirtilmiştir. Sütün kimyasal kompozisyonu çeşitli çevresel, genetik ve yönetimsel faktörlerden etkilenmektedir. Bu değişimleri ölçmek için sütte yapılan analizler hayvanın beslenmesi, sağlık durumu, genetik potansiyeli, sütten elde edilebilecek ürünlerin değeri ve sütte yapılan hileleri göstermesi açısından önem arz etmektedir. Süt sağımı sırasında besin içerikleri homojen bir şekilde gelmediği için sütün tamamı sağıldıktan sonra ya da zamana bağlı olarak örneklenerek analizi yapılmalıdır. Manavgat Süt ve Süt Ürünleri Üreticileri Birliğine bağlı çiftliklerden elde edilen süt örneklerinin analizleri yine birliğe bağlı süt analizi laboratuvarında yaptırılmıştır. 130 çiftlikten alınan süt numunelerinde yapılan analiz sonuçlarında süt besin elementlerinin Ulusal Süt Konseyinin (USK) verdiği standartların altında olduğu gözlemlenmiştir. Örnek alınan çiftliklerde süt yağ ve protein oranının değerlendirilmesi sonucunda çiftliklerin %17'sinde asidosiz ve %3.1'inde ketozis olduğu belirlenmiştir. Diğer çiftliklerde ise hayvan besleme ile ilgili eksikliklere bağlı olarak süt besin içeriklerinin düşük olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmada sağım sırasında sütlerin doğru örneklenebilmesi için 3 farklı aparat üretilmiştir. İlk aşamada krom nikel ve PVC den iki aparat geliştirilmiş, prototipleri geliştirilen bu aparatlardan PVC olanının daha kullanışlı olduğu tecrübe edildikten sonra son olarak 3D yazıcı ile PLA dan geliştirilmiş ve süt örnekleme aparatı imalatı gerçekleştirilmiştir. Üretilen aparat ve ticari satılan süt örnekleme aparatı ile toplanan süt örnekleri analizleri kıyaslanmıştır. Elde edilen sonuçlar toplanan örnek miktarı hariç aralarında herhangi bir fark olmadığını göstermiştir. Yeni geliştirilen süt örnekleme prototipinin sağım sistemini etkilemeden doğru örnekleme yaptığı ispat edilmiş olmakla birlikte bu prototipe ticari boyut kazandırılabilmesi için daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır.
Yapay zeka teknikleri kullanarakmekansal analizler
Gelişen teknolojiye ve bilgisayarlardaki işlem gücünün artmasına bağlı olarak, yaşamın birçok alanında kullanılmaya başlanan yapay zekâ teknikleri, günümüzde çok geniş bir uygulama alanına ve büyük öneme sahiptir. Bu önem, var olan büyük veri ile baş edebilecek önemli araçların başında gelen, yapay zekâ tekniklerine olan ihtiyacı üssel bir şekilde artırmaktadır. İhtiyaca bağlı olarak, açık kaynak kodlu veri ile birlikte, kod paylaşım platformlarının kullanılmasıyla, yapay zekâ tekniklerine dair yeni bakış açılarıyla, yeni yöntemler geliştirilmektedir. Böyle bir ortamda, coğrafi nitelikli veri seti ile bu veri setlerinin, yapay zekâ teknikleri kullanılarak analizi, yapay zekâ dünyasında, pastanın büyük bir kısmını oluşturmaktadır. Bu yüzden, coğrafi nitelikli veri setinin, yapay zekâ tekniklerine uygun ve verimli bir şekilde uygulayabilmek adına, gelişmiş yapay zekâ tekniklerine dair iç dinamikler ile konum ve mekân kavramının iç dinamiklerinin birleştirmesi suretiyle, verimli şekilde karar alabilen modeller ve sistemler geliştirmenin, günümüzde büyük bir önemi vardır. Buna bağlı olarak, mekânsal problemin tanımlanması, bu mekânsal probleme dair çözüm yolları sunabilecek nitelikte, geleneksel yöntemler ile karşılaştırıldığında zaman ve maliyet açısından daha hesaplı olan uygun yapay zekâ tekniğinin, araştırılarak ortaya konulması gerekmektedir. Buradan yola çıkarak, mekân ve konum alanında uzman olan kişilerin, yapay zekâ kavramını, doğru bir hiyerarşi ve sınıflandırma altında öğrenmesi suretiyle, yapay zekânın konum bazlı uygulamalarında kullanılabilecek yapay zekâ tekniklerini kullanılmasıyla, günümüz problemlerine çözümler ortaya konulabilir (Cengiz Y. E., Ernst F. B., 2022). Bu çalışmada, öncelikle yapay zekâ tekniklerinin, doğru ve anlaşılır bir hiyerarşi altında, anlaşılır tanımları yapılmıştır. Sonrasında ise, bu tanım içerisinde, mekâna ve konuma dayalı uygulamalarda kullanılabilecek olan yapay zekâ tekniklerine, mekânsal açıdan genel bir bakış yapılarak, bu tekniklerden biri kullanılarak örnek bir uygulama yapılmıştır.
Optimum tasarım esaslı işbirlikçi robot kol tasarımı ve dijital ikizinin geliştirilmesi
Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde maliyeti yüksek ve yetersiz iş gücünün yerine, aynı işlemleri yapabilecek, insan gibi düşünebilecek olan makinelerin tasarlanıp üretilmesi büyük bir önem kazanmıştır. Elektrik ve alt sistemleri üzerine yapılan birçok çalışmalar yarı iletken teknolojisinin ortaya çıkması ile hızlanarak devam etmiştir. Yarı iletkenlerle yaratılan modern elektronik evreni, bu malzemenin kullanımı ile endüstriyel sistemlerin kontrolünün yapılabileceğini ortaya çıkarmıştır. Bilgisayar ve özel kullanım amaçlı kontrolörlerin keşfi ile endüstri çağ atlamış ve inanılmaz düzeylerde üretimi, maliyetini azaltarak yapabileceğini göstermiştir. Bu gelişmelerden günümüze insanlarla iç içe çalışabilen Kolaboratif robotlardan, yapay zekâ ile kendi kendine düşünmeye başlayan, ileride kendi benlikleri dahi olabilecek bir hız içinde ilerlemekteyiz. Günümüzde kolaboratif robot kolların diğer endüstriyel kollara göre global robot pazarında gün geçtikçe artan payı emekleme aşamasında olan bu alana yeni bir yol vermiştir. Gelecekte daha yüksek kapasiteli kolaboratif robot kollar piyasaya girecek ve pazarın büyük kısmını bu robotlar oluşturacaktır. Bu durumdan kaynaklı olarak bu robotlar üstünde çalışmalar yapmak da önem kazanmaktadır.
Sözlü klasik Türk musikisinde eser analizinden hareketle solistik icra için öneriler
Sözlü Türk musikisi eserlerinin icralarında, üslup ve tavrın yerinde olduğu icraya ulaşmak için, kabul görmüş usta ses icracılarını örnek almanın yanında, eserlerin kimliğine yaklaşmanın, eseri tanımanın, eseri oluşturan tüm beste unsurlarını irdelemenin de iyi bir icra için fikir vereceği tartışılmaz bir gerçektir. Bunun yanında bugün, usta icracıların ses kayıtlarına ulaşılamayan birçok eser de arşivlerde mevcuttur. İcracı, bu eserlerin dinleyiciye ulaşmasında bir köprü rolündedir. Bu çalışmada eserleri tanımak için, bestecilerinin eseri bestelerken neyi düşünmüş olabilecekleri, çalışılmıştır. Kabul görmüş ses sanatçılarının da eseri yorumlarken, bestecisinin düşüncelerini analiz ederek icralarını gerçekleştirdikleri düşünülmüştür. Eserler seçilirken, iki ayrı dönemin ünlü şarkı bestekârları ve onların şarkı besteleri tercih edilmiştir. 19. yüzyıl için Hacı Ârif Bey'den ve 20. yüzyıl için de Selahattin Pınar'dan örnekler seçilmiştir. Dönemlerinin en ünlü isimlerinden olan bu bestekârların eserlerinden seçilen birer örnek, nim klasik dönem ile modern dönemde bestenin şiire göre gelişmelerinin gözlemlenmesiyle kıyaslanmıştır. Çalışmada Hacı Ârif Bey'in örnek eseri güfte, form, melodi ve ritim başlıklarında ayrı ayrı incelenip, bu konulardaki mukayeseyle en çok tercih edilebilecek icra şekline ulaşılmaya çalışılmıştır. Selahattin Pınar'ın örnek eserinde ise form, melodi ve ritmin güfteye yansıması incelenmiş, bunların sonucunda üslup ve tavrın gerektirdiği en uygun icraya ulaşılmaya çalışılmıştır. Eser analizi yapabilecek donanıma sahip icracıların, örnek alınan usta icracıların kayıtlarının dışında, bu çalışmadaki gibi bir analizle yeni yorumlara ulaşmaları amaçlanmıştır.
Sabra teşvik eden âyetlerin din eğitimi açısından tahlili
İslam'ın, en temel ve birincil kaynağı olan Kur'an-ı Kerim, her zaman insanlar için yol gösterici bir hidayet rehberi olmuştur. İnsanların yaratılış amaçlarına uygun, ilkeli ve onurlu bir şekilde, huzur, mutluluk ve barış içerisinde yaşamaları için Kuran-ı Kerim'de birçok ayette kurtuluşa/felaha götüren yollar insanlara gösterilmiş ve onlar bu noktada düşünmeye sevk edilmiştir. Kur'an-ı Kerim bir bütün olarak ele alınıp incelendiği zaman insanlara ışık tutan, yol gösteren ve kaynaklık eden birçok ayette, birtakım esasların ortaya konulduğu görülmektedir. Ahlaki değerler, bu esaslardan birini teşkil etmektedir. Bu değerlerin Kur'an-ı Kerim'de nasıl ele alındığı ve bunun eğitsel açıdan taşıdığı değerin ne olduğu araştırmaya muhtaç bir meseledir. Kur'an-ı Kerimde ele alınarak insanların kazanması istenen en temel değerlerden biri de "sabır" dır. İçerisinde konu edinilen ahlaki değerlerle insanlara yol gösteren ayetler arasında sabra teşvik eden ayetler önemli bir bölümü oluşturmaktadır. Bu araştırmada "sabırla ilgili ayetlerin eğitsel açıdan taşıdığı değer nedir?" sorusuna cevap aranmıştır. Sabra teşvik eden ayetleri tespit etmek, bu ayetleri din eğitimine etkisi bakımından ana hatlarıyla tahlil etmek ve bu ayetlerin eğitsel açıdan taşıdığı değeri ortaya koymak tezimizin konusu olacaktır. Bu çerçevede günümüzdeki din eğitimi uygulamaları ve anlayışlarına hem kuramsal anlamda hem de uygulama anlamında olumlu katkı sağlamaya çalışmak tezimizin amacı olacaktır. Tez çalışmamızda veriler dokümantasyon yöntemi ile toplanmıştır. Elde edilen veriler değerlendirilerek araştırma sonucunda Kur'an-ı Kerim'de sabırla ilgili ayet sayısının oldukça fazla olduğuna ulaşılmıştır. Bu ayetlerin, insanların dikkatlerini sabır değeri üzerine yoğunlaştırmalarını, sabır değerini çeşitli yönleriyle tanımalarını ve anlamalarını, onu kazanmaya ve onunla uyumlu bir şekilde yaşamaya motive olmalarını ve nihayetinde bu değeri benimsemelerini sağlayacak unsurlar içerdiği tespit edilmiştir.
Atatürk dönemi (1923-1938) Türk tiyatrosunda folklorik unsurlar
"Atatürk Dönemi (1923-1938) Türk Tiyatrosunda Folklorik Unsurlar" adlı bu eserde Atatürk döneminde kaleme alınmış elli dokuz adet tiyatro eseri incelenmiş ve bu eserlerin içerisinde barındırdıkları folklorik unsurlar dönemin tiyatro anlayışı bağlamında tespit edilmiştir. Tez folklor ve edebiyat ilişkisinin anlatıldığı giriş bölümünden sonra iki bölümden meydana gelmektedir. Birinci bölümde Atatürk döneminde güzel sanatlar alanında yaşanılan gelişmelerden, Atatürk'ün güzel sanatlara ve sanatçılara bakış açısından ve tiyatro sanatının durumundan bahsedilmektedir. İkinci bölümde Atatürk döneminde kaleme alınan tiyatro eserlerinin içerisinde bulundurdukları folklorik unsurlar tespit edilip değerlendirilmiştir. Atatürk dönemi tiyatrosu batı tesirinde gelişen Türk tiyatrosunun önemli bir dönemini kapsamaktadır. Bu dönemde kaleme alınan tiyatro eserlerinin en önemli özelliklerinden birisi özgür ve baskılardan uzak sanat anlayışıyla kaleme alınmasından dolayı halkın öz değerlerine ve folklorik unsurlarına rahatlıkla değinebilmesi ve halkı bilinçlendirici konulara yönelerek milli kimliğin inşasında aktif rol oynamasıdır. Bu dönemde yazılan tiyatro eserleri içerisinde barındırdığı folklorik unsurlar sayesinde hem eğlenceli olmuş hem de halkın tiyatroya olan ilgisinin artmasında etkili olmuştur.
Petri ağları kullanılarak oyun geliştirme
Bu tez kapsamında, oyun dinamiklerinin Petri Ağları üzerinde tanımlandığı kullanıcı etkileşimi gerçek zamanlı yapılan bir oyun geliştirilmiştir. Oyunun geliştirilmesinde zamanlı ve rastgele Petri Ağları kullanılmıştır. Böylece, oyun sektöründe kullanılabilecek biçimsel bir modelleme dili tanıtılmıştır. Tanıtılan modelleme dili, basit grafik gösterimi sayesinde geliştiriciler arasındaki iletişimi sağlamak amacıyla kullanılabilir. Ayrıca, Petri Ağlarının sadece modelleme dili olarak değil, aynı zamanda analiz yöntemi olarak da oyun geliştirme alanında kullanılabileceğini göstermek amacıyla, Petri Ağlarına log tutma özelliği eklenmiştir. Kavram ispatı amaçlı geliştirilen oyunda modellenen Petri Ağı, detaylı bir şekilde açıklanmaktadır.
Futbol maç analizi için maç yayın görüntüsünden kamera kalibrasyonu
Dijital kamera kalibrasyonu, görüntü karelerindeki bilinen noktaların pozisyonları kullanılarak konum dönüşümü için gerekli olan matrisin elde edilmesini sağlar. Bu matris kullanılarak görüntü kareleri sahaya üstten dik açıyla bakan görüntü karelerine dönüşmektedir ve bu sayede konumlar arasında ilişki kurulabilmektedir. Futbolda saha içi analizleri ilk olarak futbolcuların saha içerisinde yaptıkları her türlü aksiyonu veriye dönüştürmektedir. Elde edilen veriler kullanılarak takımların ve futbolcuların eksik yönlerini geliştirilmesinde bu analizler büyük bir öneme sahiptir. Takımlar daha önce oynadıkları maçların detaylı analizleri ile sonraki maçlarına hazırlanmaktadır. Bu noktada doğruluk oranı yüksek ve hızlı sonuç alınabilecek saha içi analizleri takımların oyun kalitesi olarak daha iyiye gitmelerini ve saha içerisinde gerçekleştirilen her türlü hareketin daha verimli bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlayacaktır. Sunulan çalışmada, tek kamera ile çekilmiş olan futbol video görüntülerinden elde edilen karelerde belirlenen noktaların, bilgisayarla görü algoritmaları kullanılarak, dijital kamera kalibrasyonu için perspektif dönüşüm matrisinin elemanlarını ve gerçek futbol sahasındaki konumunu tahmin eden bir matematiksel model yer almaktadır. Amaç, elde edilen son noktadaki konum bilgisi ile futbol saha içi analizlerinin hızlı bir şekilde yapılabilmesini sağlayacak bir ortam oluşturmaktır.
Makam müziğine Schenkerian bakış: Beş rast eserin analizi
Bu çalışmada; Osmanlı-Türk müziğinin zirve dönemi olarak görülen 17-19. yüzyıl bestecilerine ait, rast makamında verilmiş beş eser üzerinde, temel yaklaşım ve terminolojisini Schenker Analizi'nden alan bir indirgeme metodu geliştirilerek uygulanmıştır. Söz konusu analiz vasıtasıyla eserlerin yapısal katmanları; ön plandan arka plana beş ayrı seviye halinde ortaya konmuş ve özgün bir grafik gösterimle sergilenmiştir. Gerçekleştirilen analizler makamsal ezgilerde hemen tüm planlarda rastlanmasına binaen önem arz eden karakteristik bir ilerleme biçimi ortaya çıkarmıştır. Orta planlarda gerçekleşen uzatma ve detaylandırma işlemlerinin saptanmasının yanı sıra arka plana ilişkin olarak, Schenker'in Temel Yapı'sının çizgisel bileşeni olan Temel Çizgi'nin rast makamındaki karşılığını teşkil edecek surette nevadan rasta, biri çargah perdesini atlayarak neva-segah-dügah-rast, diğeriyse bahsi geçen karakteristik ilerlemeyle yanaşık tarzda neva-hüseyni-neva-çargah-segah-dügah-rast şeklinde inen iki tür yapılanma tespit edilmiştir. Makamsal yapı ve form ilişkisinin irdelenmesi sonucunda eser kurgularının ortak bir biçimde, zemin teşkil eden ilk form öğelerinde rast perdesinden nevaya yönelik bir Tırmanış, müteakip hanede ise neva perdesini detaylandıran bir tali rast inişi barındırdığı görülmüştür. Devamında, söz konusu yapısal neva sesinin son haneye kadar çeşitli vasıtalarla uzatıldığı ve ardından son form öğesi dâhilinde arka plan kapanışının gerçekleştiği tespit edilmiştir. Dahası incelenen eserlerde Schenker Analizi için merkezi bir kavram olan organik bütünlük ilkesine hizmet eden unsurlar da araştırılmış; karşılaşılan hayli yüksek organik bütünlük düzeyinin, simetrik form kurgusu ve gerek aynı gerekse farklı planlarda yinelenen yapısal motifler vasıtasıyla inşa edildiği görülmüştür. Anahtar sözcükler: Rast makamı, Schenker Analizi, yapısal katman, indirgeme, organik bütünlük
Uşak-Eşme Takmak köyü gelenekleri bağlamında kadın halk oyunlarının müzik ve ritim analizleri
Halk bilgisi ürünleri, mensubu olduğu toplumun özünü yansıtmaktadır. Bu ürünlerle ilgili yapılacak her türlü derleme, araştırma, inceleme ve sınıflandırma çalışmaları, ait olduğu toplumun gelişmesine yardım edecek ve kuşaktan kuşağa aktarılmasında katkı sağlayacaktır.Uşak-Eşme Takmak Köyü Gelenekleri Bağlamında Kadın Oyunlarının Müzik ve Ritim Analizleri adlı bu tez çalışması, Uşak, Eşme Takmak Köyü geleneklerinde, geçmişten günümüze müzik, oyun uygulamalarını, yöre folklorunu ve halk bilgisi ürünlerini ortaya koymaya çalışan ilk lisansüstü tez çalışmasıdır. Takmak Köyü'nün geleneksel kadın halk oyunlarına ait analizler, bilimsel yöntem ve teknikler ışığında incelenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bilgilerin somut bir şekilde ortaya çıkarılması hedeflenmiştir. Tez çalışma konusunu oluşturan Uşak, Eşme Takmak Köyü'nün sosyo-kültürel ürünleri içinde yer alan kadın halk oyunlarının ritim ve müzik analizlerinin yapılarak, nelerden oluştuğu yerinde tespit edilmiştir. Bu bağlamda halk bilgisi derleme ve inceleme yöntemleri ile yazılı kaynakların yanı sıra katılımlı gözlem ve derinlemesine mülakat teknikleri kullanılarak kaynak kişilerden yararlanılmıştır. Araştırma konusuyla ilgili daha önceden, belgelere dayalı sistematik bir çalışmanın yapılmamış olması sebebiyle bu lisansüstü tezin yörede yapılacak diğer çalışmalara kaynaklık edebileceği öngörülmektedir.
Hesaplamalı akışkanlar dinamiği yöntemi ile reküperatör tasarımı ve ısıl analizi
Üretim teknolojisinin hızla gelişmesi ile fosil yakıtların verimli kullanımı için ergitme ve tav fırınlarındaki CO_2 salınımı en fazla dikkat edilmesi gereken unsurdur. Atık ısı geri kazanım sisteminin yoksunluğu ve ergitme fırınlarında yanma veriminin arttırılması için ek çabalar harcanmadığı takdirde ne yakıt tüketiminde ne de CO_2salınım azaltıcı hedeflerin hiç birinin yerine getirilmesi imkansız durumu gelecektir. Dolayısıyla küresel ısınma için sera etkisi ve hava kirliliği,endüstriyel fırınlardaki artan yakıt tüketimi ile ciddi boyutlara ulaşacaktır. Endüstriyel alanda gerçekleşecek bu durumun önüne geçebilmek için değerli olan atık ısının havaya direkt olarak atılmadan önce enerjisinin bir kısmını geri kazanabilecek atık ısı geri kazanım sistemlerine gerek duyulmaktadır. Endüstriyel alanda kullanımı giderek artması ile piyasada rekabetin arttırılması için ergitme ve tav fırın sıcaklıklarına göre farklı tasarımların geliştirilmesi sağlanmıştır. Aynı zamanda az teorik ömüre sahip olan sistemler için hem malzeme cinsi hem malzeme üzerine kaplama yöntemleri üzerine de araştırma ve geliştirmeler sürmektedir. Genel itibari ile sanayilerde bulunan ergitme ve tav fırınlarında iki tip atık ısı geri kazanım sistemi bulunmaktadır. Bunlar sırasıyla reküperatörler ve rejeneratörlerdir. Özellikle rejeneratörlere oranla daha az yer kaplayan ve fırınadaha uniform (eş değer) sıcaklıkta yakma havasının gönderilmesini sağlayan reküperatörler, kullanımı giderek artmaktadır. Endüstriyel reküperatörler içerisinde atık gaz sıcaklığına bağlı olarak modüler alternatif tasarımların sunulması ve bu tasarımlarınatık gazın ısıl enerjisinden iki kez taşınım yoluyla ısı transferini gerçekleştiren kanal tipi reküperatörler, enerjinin yoğun tüketildiği bir çok sanayide tercih durumuna gelmiştir. Kanal tipi reküperatörler günümüzde çalışma sürelerine bağlı olarak teorik ömür süreleri 2-4 yıl arasındadır. Değerli atık ısının daha fazla geri kazanımı ve teorik ömür sürelerinin arttırılması için kanal tipi reküperatörleraraştırma ve geliştirmelerin temel odak noktası durumundadır. Bu yüksek lisans tez çalışmasında, ticari kanal tipi reküperatör üreticisinin bir çelik üretim tesisinde belirlemiş olduğu ısıl veriler dikkate alınarak, reküperatör tasarımı nümerik hesaplamalar ile elde edilmiştir. Çelik üretim tesisinin reküperatör sistemi için ayırdığı bölgeye istinaden tasarım kriterleri dikkate alınarak boru dizilim optimizasyonu yapılmıştır. Yakma havasının reküperatöre giriş ve çıkışında 14 adet boylamasına 13 adet ise enlemesine boru adetleri olacak şekilde tasarımı yapılmıştır. Hesaplamalı akışkan dinamiği yöntemi için hesaplama süreleri önemli bir parametredir. Dolayısıyla tasarlanan reküperatörün enlemesine 1/26'sı alınarak sonlu elemanlara dönüştürülmesi sağlanmıştır. Ticari reküperatör üreticisi tarafından verilen ısıl değerlere istinaden elde edilen nümerik hesaplamalar aynı şekilde 1/26'lık sistem için oluşturulmuştur. Taşınım yoluyla ısı transferini gerçekleştirecek olan sistemin boru (duvar) yüzey bölgeleri sayesinde oluşan hız ve ısıl sınır tabakalarının nümerik hesaplanması yapılmış olup. ANSYS mesh yazılımı ile 1/26'lık reküperatör modelinin sonlu elemanlara dönüştürülmesi sağlanmıştır. FLUENT yazılımı ile hesaplamalı akışkanlar dinamiği çözümlemeleri için 1/26'lık modelden elde edilen nümerik hesaplamalar, atık gaz ve yakma havası için sınır şartları oluşturmuştur. Özellikle sanayi akış problemlerinde, k-ε türbülans modeli seçimi yapılarak çözümleme yapılır. Bu türbülans modelinin en gelişmişi olarak realizable k-ε türbülans modeli çözümleme için kabul edilerek kontrol hacimlerinde akışın incelenmesinde yararlanılmıştır. Birinci dereceden ve ikinci dereceden nümerik ayrıklaştrma yöntemleri kullanılmış ve birbirleriyle karşılaştırılması yapılmıştır. İkinci dereceden ayrıklaştırma yönteminin daha hassas sonuçlar üretmesi sebebiyle akışın modellenmesi ve incelenmesi için elde edilen değerler dikkate alınmıştır. Ayrıca sonuçların örgü (mesh) yapısına bağlı olup olmadığı da kontrol edilmiştir. Hesaplamalı akışkanlar dinamiği yönteminde elde edilen sonuçlar ile nümerik olarak tasarımı yapılan reküperatörün karşılaştırılması yapılmıştır ve sonuçlar arasında ufak farklılıklar görülmüştür. Bunlar ise sırasıyla yakma havasının biraz daha fazla yüksek sıcaklığa ulaşmasından ve atık gazın ise daha düşük sıcaklıkta sistem atılmasından kaynaklanmıştır. Ticari reküperatör üreticisitarafından yapılan reküperatör tasarımı ile hesaplamalı akışkanlar dinamiği yöntemi ile elde edilen sonuçların yakıt tasarruf oranları üzerine karşılaştırılması yapılmıştır. Modelin hesaplamalı akışkanlar dinamiği ile çözümüyle elde edilen değerlere istinaden yakıt tasarruf oranının yaklaşık %24 olduğu görülürken, ticari reküperatör üretici tarafından aynı ısıl şartlara istinaden yapılmış tasarımda ise bu değer %17,84'tür. Ayrıca nümerik olarak hesaplanan reküperatör tasarımının elde edilen ısıl verimliliği (etkenliği) %45,22 iken, modelin hesaplamalı akışkanlar dinamiği yöntemi kullanılarak çözümünde elde edilen verim değeri ise %49,4 olduğu görülmüştür.
Gravite verisinin işlenmesine olanak sağlayan paket yazılım hazırlanması
Jeofizikte gravite yöntemi kütle ve konum parametrelerini esas alarak Newton Kütle Çekim Kanunları aracılığıyla yer içerisindeki kütlelerin dağılımlarını inceleyen bir yöntemdir. Yöntem gravimetreler aracılığıyla toplanan bağıl gravite değerlerinden yorumlama aşamasına gelinceye kadar düzeltmeler ya da süzgeçleme gibi bir takım veri işlem adımları uygulanmasını gerektirir. Düzeltmelerin ardından elde edilen Bouguer anomalisi, verinin ait olduğu bölgedeki pek çok kütle ve tabakanın etkilerinin toplamıdır. Filtreleme, analitik uzanım, sınır analizleri gibi çeşitli ayırma yöntemleri kullanmak suretiyle bu etkiler ayıklanabilir. Hedeflenen kütleye ait gravite verilerinin elde edilmesinin ardından çeşitli modelleme teknikleriyle kütle veya yoğunluk modelleri oluşturulabilir. Literatür araştırmaları gravite verilerinin işlenmesinde kullanılabilen çeşitli yazılımlar olmasına rağmen, özellikle gravite veri işleminde kullanılmak üzere hazırlanmış, tüm işlem adımlarını uygulayabilen ve kullanışlı arayüze sahip bir yazılım olmadığını ortaya koymuştur. Bu çalışmada gravite verisine uygulanan veri işlem adımlarının tamamını harici bir yazılıma ihtiyaç duymadan uygulayabilen, kullanımı kolay MATLAB® tabanlı bir yazılım hazırlanması amaçlanmıştır. Bouguer verisiyle çalışmanın yanı sıra ham veriden Bouguer anomalisi hesaplanması, koordinat dönüşümleri, veriden alan seçimi gibi pek çok küçük çaplı sayılabilecek modülü de içerisinde barındıran yazılım, akademik ve özel sektör alanlarında kullanılabilecek özellikte olup, lisans seviyesindeki öğrencilerin dahi kullanabileceği kolay bir arayüze sahiptir. "GravPack" adı verilmiş olan gravite verisi işleme paket yazılımı kolonlara ayrılmış halde girişi yapılan gravite verisini, gerekli ise ondalıklı dereceden UTM koordinatlara dönüştürebilmektedir. Yazılıma çağrılan dosya ham gravite verisi ile birlikte topoğrafya düzeltmesi için gerekli olan yükseklik değerlerini içeriyorsa, yazılım ham gravite verisini Bouguer gravite verisine dönüştürebilmektedir. Veri girişinin ardından kullanıcı veriyi istenilen kısımlarından kesip istenilen aralıkla örnekleyerek gridleme işlemi yapabilir. Programla gridlenmiş veri kullanılarak derinlik kestirimi ve kritik dalga sayıları için spektral analiz uygulanabilir. Veri alçak geçişli, bant geçili ve yüksek geçişli filtrelerle süzgeçlenebilir. Ayrıca istenirse analitik uzanım hesaplanabilir, sınır analizi uygulanabilir ve prizmalara ayırma yöntemiyle modelleme yapılabilir. Tüm bu işlemler arayüz üzerinden kolaylıkla yürütülebilmekte olup, herhangi bir adım sonrasında elde edilen sonuçlar kolaylıkla farklı formatlarda kaydedilebilir ve istenirse farklı yazılımlarda kullanılabilir. Yazılımın hazırlanması sürecinde ve sonrasında içerisinde yürütülen hesaplamaların doğruluğunun kontrol edilebilmesi için Konya-Çumra bölgesine ait Bouguer gravite verisi yazılım içerisinde çalıştırılmıştır. Veri bir kilometre aralıkla örneklenerek spektral analiz ile derinlik kestirimi yapılmıştır. Hedeflenen derinliğe ait anomaliler filtreleme işlemleriyle ön plana çıkarılmış ve filtrelenmiş veri daha sonra prizmalara ayırma yöntemiyle modelleme aşamasında kullanılmıştır. Sonuçların yorumlanmasına fayda sağlaması açısından veriye aynı zamanda analitik uzanım ve sınır analizi yöntemleri uygulanmıştır. Yazılımın çalıştığının doğrulanmasının ardından bölgeden elde edilen sonuçlar yorumlanmış, Tetis okyanusunun kapandığı sütur zonu üzerine denk gelen Konya Havzasındaki sediman tabakalarının altında okyanusal kabuğun batması sırasında kabuğun bir kısmının kıtasal kabuk üzerine sıyrılmasıyla yerleşmiş bir ofiyolitik kütle olduğu sonucuna varılmıştır.
Osmaniye yöresi ballarının palinolojik ve fizikokimyasal parametreler yönünden araştırılması
2012 ve 2013 yılları arasında Osmaniye ili ve ilçelerinden 23 bal örneği yöre arıcılarından alınmıştır ve bu örneklere polen ve fizikokimyasal analizler yapılmıştır. Polen analizi sonucunda 48 familyaya ait 119 takson teşhis edilmiştir. Bal örneklerinde dominant polene sahip taksonlar; Asteraceae, Carduus sp. , Fabaceae, Medicago sp. , Liliaceae, Asphodelus sp. , Plantaginaceae, Plantago sp.'dir. 23 bal örneğinde poleni en çok görülen taksonlar, Asteraceae, Centaurea spp. , Cichorium intybus, Cistaceae, Cistus sp. , Fabaceae, Medicago sp. , Trifolium sp. , Vicia sp. , Lamiaceae Thymus sp. , Poaceae, Zea mays. , Rutaceae Citrus sp. , Salicaceae Salix sp.' dir. Yapılan fizikokimyasal analizler sonucunda bulunan değerlerin Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliği ve Avrupa Birliği standartlarına göre uygunluğu değerlendirilmiştir. Buna göre analiz edilen bal örnekleri nem, asitlik, pH, brix, elektriksel iletkenlik bakımından incelendiğinde Avrupa Birliği standartları ve Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliğine uygun olduğu görülmüştür. Avrupa Birliği standartları ve Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliğine uygun olduğu bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Bal, Balda Fizikokimyasal ve Palinolojik Analizler, Osmaniye
Hisse senedi piyasalarında temel analiz: 2008 - 2013 yılları arasında BİST'te işlem gören sigorta şirketleri üzerine bir uygulama
Sermaye piyasalarında yer alan katılımcılar için finansal enstrümanların fiyatları önemli bir konudur. Özellikle tahvil ve pay senedi gibi sermaye piyasası enstrümanlarının fiyatlarının ne olacağı veya ne olması gerektiğini belirlemek bu finansal araçların yatırımcılarına ve ihraççılarına kolaylıklar sağlamaktadır. Pay senedinin şu anki fiyatı veya gelecekteki fiyatı hakkında yorumda bulunabilmek amacıyla geliştirilen, piyasada sıkça kullanılan temel analiz ve teknik analiz olmak üzere iki çeşit analiz bulunmaktadır. Temel analiz yönteminin kullanıldığı bu çalışmada 2008 - 2013 yılları arasında Borsa İstanbul'da işlem gören sigorta şirketlerinin pay senetlerinin piyasada işlem gördükleri fiyatlara göre pahalı veya ıskontolu olup olmadıkları belirlenmeye çalışılmıştır. Pay senetlerinin değerleri belirlenirken, 2008-2013 yılları arasındaki ekonomik durum değerlendirmesi, sigorta sektörünün değerlendirmesi ve oran analizi yöntemiyle şirketlerin finansal analizi yapılmıştır. Son olarak piyasa performans oranlarından elde edilen piyasa çarpanlarıyla paylara değer biçilmiştir. Çalışmada altı sigorta şirketi incelenmiştir ve sonuçlara göre piyasa fiyatıyla kıyaslandığına ıskontolu ve finansal yapı açısından yatırım yapmaya en uygun paylar her bir yıl için belirtilmiştir.
Farklı diyet lifleri kullanımının manda sütü dondurmalarının kalitesi üzerine etkisi
Bu çalışmada farklı diyet lifleri (inülin, limon, elma ve bezelye) kullanılarak üretilen manda sütü dondurmalarının kimyasal, fiziksel, renk, duyusal ve reolojik özellikleri araştırılmıştır. Çiğ manda sütüne %2 yağsız süt tozu (kontrol), %2 inülin, %2 limon, %2 elma ve %2 bezelye diyet lifleri ayrı ayrı ilave edildikten sonra şeker ve salep katılarak manda sütü dondurmaları üretilmiştir. Farklı diyet lifleri kullanımı titrasyon asitliği, pH, sertlik değerleri, ilk damlama süreleri, tamamen erime süreleri, L*, a* ve b* renk değerleri, mineral madde miktarları ve duyusal (renk, yapı, tat, koku ve toplam kabul edilebilirlik) özelliklerini istatiksel olarak etkilemiştir (p<0,05). Örneklerin Newtonyen olmayan akış davranışı gösterdiği tespit edilmiştir. Dondurmaların kimyasal, fiziksel ve duyusal özellikleri göz önüne alındığında inülin ilaveli dondurmalar kontrol dondurmalara yakın değerler almışlardır. Limon lifi ilavesi, dondurmaların erime ve yapı özelliklerini geliştirirken, tat özelliğini olumsuz yönde etkilemiştir. Elma lifi dondurmaların beyaz renginin bozulmasına sebep olmuştur. Duyusal değerlendirme sonucuna göre panelistler %2 inülin ilaveli dondurmaların kontrol örneklerine yakın olduğunu ve bunu %2 bezelye lifi ilaveli örneğin takip ettiğini belirtmiĢlerdir.
Türkiye'de faaliyet gösteren ulusal ve yabancı ticari bankaların karşılaştımalı analizi
Bankalar, ekonomide kaynak dağılımını etkilemesi, ekonomik istikrarı etkileyecek şekilde enflasyonist baskıların şiddetlenmesine veya ekonomik durgunluğun artmasına neden olabilmesi ve bu kesimlerdeki başarısızlığın dar bir çerçevede kalmayarak tüm ekonomiye yansıması dolayısıyla mali sistemlerin omurgasını oluşturan unsur olmaktadırlar. Ekonomiye katkıları büyük olan bankaların verimli çalışması ve mali yapılarının sağlıklı olması; banka ortaklarını, yöneticilerini bankalara parasını emanet eden tasarruf sahiplerini, nakit ve gayrinakit kredi ilişkisi içinde olan şirketleri, kısa ve uzun vadeli borç veren yurtiçi ve yurtdışı mali kuruluşları, banka güvencesi ve garantisi ile taahüt altına giren veya yatırım yapan kişi ve kuruluşları, ilgili resmi kuruluşları haklı sebeblerle ilgilendirmektedir. Bu yüzden banka finansal tablolarının analizi, bankaların finansal performanslarını ölçmek ve mali yapılarındaki kuvvetli ve zayıf noktalan ortaya çıkarmak açısından son derece önemlidir. Bu çalışmanın temel amacıda dört grupta toplayacağımız ulusal ve yabancı ticari bankaların 1993-1996 dönemi mali yapılarındaki gelişimlerini ortaya koymaktır. Bu amaca uygun olarak çalışma dört bölümde hazırlanmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde, ticari bankacılığın tanımı yapılmış ve temel özellikleri, fonksiyonları üzerinde durularak, 1996 yılsonu itibariyle Türkiye'de faaliyet gösteren ulusal ve yabancı ticari bankalar gruplandırılmıştır. iiÇalışmanın ikinci bölümünde, ticari bankaların analiz gerekliliği üzerinde durularak, mali tablolarının içerikleri belirtilmiş ve analiz yöntemleri açıklanmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise; kamusal sermayeli ve özel sermayeli ulusal bankalar ile, Türkiye'de kurulmuş ve şube açan yabancı bankalar ve bu gruplarda yer alan ticari bankaların Türkiye Bankalar Birliği 'nin yayınlamış olduğu bilançolarından 1993-1996 dönemine ait verilerinden yararlanılarak, karşılaştırmalı ve oran analizi tekniklerinin kullanılmasıyla değerlendirilmesi yapılmaya çalışılmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise elde edilen sonuçlar doğrultusunda ulusal ve yabancı ticari bankaların 1993-1996 dönem için karşılaştırmalı değerlendirmesi verilmiştir.
Türkiye Süper Lig'in Avrupa'nın en büyük 5 futbol ligi ile karşılaştırmalı analizi
Bu çalışmanın amacı Türkiye Süper Lig ile UEFA sıralamasına göre Avrupa'da ilk 5 sırada yer alan ülke liglerinin futbola özgü temel değişkenlerinin, istatistiklerle karşılaştırmalı olarak analiz edilmesidir. Çalışmada Türkiye Süper Lig (n=9), İspanya La Liga (n=9), İngiltere Premier Lig (n=9), İtalya Serie A (n=9), Almanya Bundesliga (n=9) ve Fransa Lig 1 (n=9)'de 3 sezonda (2015/2016, 2016/2017, 2017/2018) ilk 3 sırada yer alan takımların oynadığı bütün müsabakalardaki 17 ana değişkene bağlı 78 alt değişkene ait veriler ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Değerlendirmede istatistik yöntemlerden Tek Yönlü ANOVA testi, farkın hangi gruptan kaynaklandığını belirleme ise Post-hoc testlerinden Scheffe analizi kullanılmıştır. Yapılan istatistiksel analiz sonucunda Türkiye Süper Lig takımlarının atılan ve yenilen goller, pas, topa sahip olma, hücum ve savunma etkinlikleri, atılan şutlar, top kazanma ve hamleler gibi futbol oyununun belirleyicisi olan temel değişkenlerde; Avrupa'da ilk 5 sırada bulunan üst düzey liglerin (İspanya, İngiltere, Almanya, İtalya, Fransa) oldukça gerisinde olduğu belirlenmiştir. Buna karşın Türkiye Süper Lig takımlarında faul ve sarı kart gibi futbol oyununu yavaşlatan ve sportmenlik dışı kabul edilen eylemlerin sayısının İspanya, İngiltere, İtalya, Almanya ve Fransa liglerindeki takımlardan çok fazla olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak altyapıdan başlanarak antrenmanlarda futbolun temel parametrelerine yönelik egzersizlere daha fazla yer verilmesinin futbolun gelişimine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Bilgisayar destekli analiz ve sinirsel ağ ile taşıt ön cam tasarımı ve tasarım doğrulama
Taşıt ön camlarının tasarımı, aerodinamik ve estetik olarak taşıt tasarımının en önemli etmenlerinden birisidir. Günümüzde, önemi gittikçe artan güvenlik kriterleri de göz önüne alındığında ön cam tasarımı yolcu ve yaya için oldukça kritik bir parçadır. Bu çalışmanın kapsamı; taşıt ön cam tasarımı ve doğrulama süreçlerinin bilgisayar destekli analizlerle yapılması ve termal analiz çıktılarının yapay zeka uygulamasına entegrasyonudur. Çalışma kapsamında ele alınan ön cam, buz ve buğu çözme fonksiyonunu cam içerisine entegre ısıtıcı kaplama ile yapmaktadır. Isıtıcı kaplama entegre bir ön cam 3d datasının tasarlanması akabinde kafa çarpma ve termal analizler yapılmıştır. Sonlu elemanlar modelleri ile tasarımın kafa çarpma analizleri tamamlanmış ve sonuçları detaylandırılmıştır. Termal analizler, ısıtma fonksiyonu ve menfez geometrilerinden çıkan havanın debi ve sıcaklık değerleri göz önüne alınarak hesaplamalı akışkanlar dinamiği tekniği kullanılarak yapılmıştır. Termal analiz sonuçları yapay zeka ile entegre edilmiştir. Yapay sinirsel ağ modelleri tekniği kullanılmıştır. Analiz sonuçlarıyla eğitilen yapay zeka modeli üzerinden, analiz çıktıları hakkında tahminler yapılmış ve termal analiz sonuçlarıyla çıktılar karşılaştırılmıştır.