Nature of science
81 theses under this subject heading
Sınıf öğretmenlerinin bilimin doğasına ilişkin görüşleri ve bilimsel tutum ile fen öz yeterlik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi: Kütahya örneği
Bu araştırmada bir öğrencide fen bilgisi kapsamında temel oluşturabilecek en önemli boyutlardan biri olan sınıf öğretmenlerinin bilimin doğasına ilişkin görüşleri saptanmaya çalışılmıştır. Aynı zamanda sınıf öğretmenlerinin Fen Bilgisine yönelik öz yeterlikleri ve bilime karşı tutumlarının hangi eğilimde olduğu araştırılmıştır.Tarama modeli ile yapılan araştırmada sınıf öğretmenlerinin bilimin doğasına ait görüşleri, bilimsel tutumları ve fen ve teknoloji dersine karşı öz yeterliği örneklem olarak alınmış okullardaki sınıf öğretmenlerine anket uygulanarak verilerin analiz edilmesiyle değerlendirilmiştir. Araştırma evrenini Kütahya ilindeki sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Örneklemi ise Kütahya Merkez, Altıntaş ilçesi ile köylerinden seçilen 100 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır.Sınıf öğretmenlerinin bilimin doğasına yönelik görüşlerini belirlemek amacıyla Yakmacı (2000) tarafından Türkçeye çevrilen Aikenhead, Ryan ve Fleming(1989) tarafından geliştirilen 18 maddelik ?Fen, Teknoloji, Toplum Üzerine Görüşler? (Views On Science, Technology and Society; VOSTS) anketi kullanılmıştır. Öğretmenlerin bilimsel tutumlarını belirlemek adına Moore ve Foy (1997) tarafından hazırlanan Fen Bilgisi Öğretimi Tutum Ölçeği-II Türkmen (1999) vtarafından Türkçe? ye çevrilmiş haliyle uygulanmıştır. Sınıf öğretmenlerinin Fen Bilgisi Öz yeterlik düzeylerini ölçmek amacıyla Bıkmaz (2004)?ın çevirdiği Riggs ve Enochs (1990) tarafından oluşturulmuş 20 maddelik öz yeterlik testi uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS Statics 13.0 istatistik programına aktarılarak araştırmanın sonucu için gerekli analizler yapılmıştır.Araştırmanın sonucunda; Sınıf öğretmenlerinin bilimin doğasına yönelik görüşlerinin pozitivist görüşe daha yakın olduğu, öğretmenlerin Fen Bilimleri ve Fen Bilgisi öğretimine yönelik olumlu tutumlara sahip olduğu, Fen Öz yeterliklerinin orta düzeyde olduğu ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Bilimin Doğası, bilimsel tutum, öz yeterlik
Harmanlanmış öğrenme yönteminin 6. sınıf öğrencilerinin bilimin doğası, bilimde aile benzerliği yaklaşımı ve bilimsel araştırma temalarını anlamaları üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı; 2'li (yüz yüze+okul dışı) harmanlanmış öğrenme ortamına kıyasla 3'lü (yüz yüze+çevrim içi+okul dışı) harmanlanmış öğrenme ortamına dayalı işlenen Fen Bilimleri dersinin 6. sınıf öğrencilerinin Bilimin Doğası, Bilimde Aile Benzerliği Yaklaşımı ve Bilimsel Araştırma temalarını anlamaları üzerine etkisini belirlemektir. Dersler, 12 hafta boyunca kontrol grubunda; yüz yüze ve okul dışı öğrenme ortamlarında gerçekleştirilirken deney grubunda; bu iki öğrenme ortamına ilaveten çevrim içi öğrenme ortamındaki etkinlik ve uygulamalarla gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda üç öğrenme ortamının anlamlı bir şekilde birbiriyle bütünleştirilmesi Araştırma Topluluğu Anlayışı'na dayalı tasarlanmış ve yürütülmüştür. Her öğrenme ortamında temaların öğretimi, doğrudan-yansıtıcı yaklaşıma dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Deney grubu öğrencilerinin katıldığı çevrimiçi öğrenme ortamları "Moodle Öğrenme Yönetim Sistemi", "Mahara E-Portfolyo" ve "E-Dergi Sistemi" olmak üzere üç farklı çevrim içi sistem kapsamında 10 alt bileşenden oluşmaktadır. Bu çalışma, doğası gereği tanımlayıcı ve yorumlayıcı bir şekilde yürütülmüştür ve çalışmada öğrencilerin belirli bir süre boyunca hedeflenen Bilimin Doğası, Bilimde Aile Benzerliği Yaklaşımı ve Bilimsel Araştırma temalarına yükledikleri anlamlara odaklanılmıştır. Bu bağlamda öğrencilerin görüşlerini belirlemek için "Bilimin Doğasına İlişkin Görüş Anketi", "Bilimde Aile Benzerliği Yaklaşımına İlişkin Görüş Anketi", "Bilimsel Araştırmaya İlişkin Görüş Anketi" uygulanmış ve her anket sonrasında anketlerle uyumlu olacak şekilde bireysel-yarı yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Bu anket ve mülakatlar, uygulama öncesinde ve sonrasında olmak üzere iki kez uygulanmıştır. Anket ve mülakatlardan elde edilen tüm veriler üçgenleme veri analizi tekniğiyle tümevarımsal olarak analiz edilmiş ve öğrencilerin Bilimin Doğası, Bilimde Aile Benzerliği Yaklaşımı ve Bilimsel Araştırmanın her bir temasına ilişkin görüş düzeyleri hakkında ortak bir karara varılmıştır. Öğrenci cevapları "Geçersiz", "Kısmen geçerli", "Geçerli", "İyi düzeyde geçerli" ve "Çok iyi düzeyde geçerli" görüş olmak üzere 5 farklı düzeyde kodlanmıştır. Araştırma sonuçları, her iki gruptaki öğrencilerin Bilimin Doğası, Bilimde Aile Benzerliği Yaklaşımı ve Bilimsel Araştırma temalarına ilişkin anlayışlarının başlangıçta birbirine benzer olduğunu gösterirken, son test sonuçlarından elde edilen bulgular yapılan uygulamanın (3'lü harmanlanmış öğrenme ortamı-yüz yüze+çevrim içi+okul dışı) deney grubu lehine olduğunu göstermiştir. Çalışmanın sonuçları, ortaokul öğrencilerine Bilimin Doğası, Bilimde Aile Benzerliği Yaklaşımı ve Bilimsel Araştırmaya ilişkin temaların öğretiminde harmanlanmış öğrenmenin Araştırma Topluluğu Anlayışına göre nasıl oluşturulması gerektiği bakımından önemli çıktılar sunmaktadır.
Bilimin doğası ve sosyobilimsel konular etkinlikleriyle desteklenen araştırmaya dayalı öğretimin dördüncü sınıfların fen öğrenmelerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, ilkokul dördüncü sınıf fen bilimleri dersinde bilimin doğası ve sosyobilimsel konular etkinlikleriyle desteklenmiş araştırmaya dayalı öğretimin, öğrencilerin fen öğrenmelerine etkisini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2017-2018 eğitim-öğretim yılında, Adana ilinde sosyoekonomik düzeyi düşük bir bölgede bulunan bir ilkokulda öğrenim gören 28 dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Araştırma, bilimin doğası ve sosyobilimsel konular etkinlikleri ile desteklenmiş araştırmaya dayalı öğretime yönelik ayrıntılı veri toplamak amacıyla öğretmen olan araştırmacının sınıfında gerçekleştirilmiştir. Bu nedenle araştırma eylem araştırması metodolojisiyle tasarlanmış, çalışma grubu uygun örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Veri toplama araçları; öğrencilere ön, orta ve son test şeklinde uygulanan Bilimlin Doğasına İlişkin Görüşler Anketi (VNOS-E), Bilimsel Sorgulama Süreci Hakkında Görüş Anketi (VOSI), Araştırma Becerileri Testi (ABT), ayrıca öğretmen ve öğrencilerin yazdıkları yansıtma yazıları, kavram testleri, gözlem notları ve çalışma kâğıtlarından oluşmaktadır. Araştırmada tüm etkinlikler 2013 yılı fen bilimleri dersi öğretim programındaki kazanımlar temel alınarak uygulanmıştır. Araştırmaya dayalı öğretim etkinlikleri bilimsel süreç becerilerini geliştirmeye yönelik olarak tasarlanmıştır. Bilimin doğası ile ilgili etkinlikler ise bilimsel bilginin değişebilir olması, hayal gücü ve yaratıcılığa dayanması, sübjektiflik içermesi ve deney, gözlem ve mantıksal çıkarıma dayalı olması, olmak üzere dört temaya göre tasarlanmıştır. Araştırmanın son aşamasında sosyobilimsel konularla ilgili etkinlikler uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda, bilimin doğası ve sosyobilimsel konular etkinlikleriyle desteklenen araştırmaya dayalı öğretimin öğrencilerin bilimle ve bilimin doğası ile ilgili görüşlerine ve araştırma becerilerine olumlu etkisi olduğu sonucuna varılmıştır. Öğrencilerin VNOS-E, VOSI, ABT ve kavram testleri puanlarında gelişme gözlemlenmiştir. Yansıtma yazılarından ortaya çıkan verilerde ise sınıftaki bazı dezavantajlı öğrencilerin yapılan etkinliklerde daha etkin oldukları, becerilerini daha iyi ortaya koydukları sonucuna ulaşılmıştır.
Doğrudan yansıtıcı öğretimin, bilimin doğasına ilişkin görüşlere, bilimsel okuryazarlık düzeyine, başarıya etkisi
Bu araştırmanın amacı, atom ve periyodik sistem ünitesinde, doğrudan yansıtıcı yaklaşıma dayalı bilimin doğası öğretiminin, dokuzuncu sınıf öğrencilerinin bilimin doğasına ilişkin görüşlerine, bilimsel okuryazarlık düzeylerine ve başarılarına etkisini incelemektir. Araştırma, 2018-2019 yılı, güz döneminde Ankara İli, Çankaya İlçesindeki bir Anadolu Lisesinde dokuzuncu sınıfa devam eden 96 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmanın veri toplama araçları; Bilimin Doğası Hakkında Görüşler Anketi (VNOS-C), Bilimsel Okuryazarlık Testi, Atom Modelleri Başarı Testi ve Kavram Haritalarıdır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Toplam yedi hafta süren araştırmada dersler, deney grubunda doğrudan yansıtıcı yaklaşıma dayalı bilimin doğası öğretimi ile kontrol grubunda ise Kimya öğretim programının öngördüğü şekilde işlenmiştir. Verilerin analizinde betimsel istatistik analizleri, bağımsız örneklem t-testi, bağımlı örneklemler t-testi ve nitel analiz yöntemlerinden faydalanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular sonucunda, deney ve kontrol grubu öğrencilerinin bilimin doğasına yönelik görüşlerinin gelişim gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca bilimsel okuryazarlık ölçeği ve akademik başarı testlerinden elde edilen bulgular da deney grubu lehinedir. Bu bulgular ışığında doğrudan yansıtıcı yaklaşıma dayalı bilimin doğası öğretiminin öğrencilerin bilimin doğasına yönelik görüşlerinin gelişmesinde, bilimsel okuryazarlık düzeylerinin ve akademik başarılarının artmasında etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Argümantasyon yöntemi ve doğrudan-yansıtıcı yaklaşımın bilimin doğası anlayışına etkisi: Bir meta-analiz çalışması
Bilimin doğası anlayışı üzerine yapılan çalışmaların son yıllarda artmasıyla beraber bilimsel bilgiye ulaşmanın doğru yolları öğrencilere ve öğretmen adaylarına aktarılmaya çalışılmaktadır. Çalışmalar son yıllarda her ne kadar artmış olsa da örneklemlerin küçük olması bu çalışmaların genellenebilirliklerinin düşük olmasına sebebiyet vermektedir. Bu çalışmada argümantasyon yöntemi ile doğrudan-yansıtıcı yaklaşımın öğrencilerin ve öğretmen adaylarının bilimin doğası anlayışları üzerine etkisinin meta-analiz ile incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya 2006-2019 yılları arasında yapılan deneysel ve yarı deneysel desenler içeren ulusal 13 yüksek lisans ve 4 doktora tez çalışması dahil edilmiş ve bu çalışmalar Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezinden ilgili anahtar kelimeler yoluyla taranmıştır. Taranan tezlerdeki nicel veriler meta-analiz kullanılarak değerlendirilmiş ve çalışmaların etki büyüklükleri ile genel etki büyüklüğü CMA (Comprehensive Meta-Analysis) programı kullanılarak genel bir görüş ortaya çıkarmak için hesaplanmıştır. Bu sayede argümantasyon yönteminin ve doğrudan-yansıtıcı yaklaşımın bilimin doğası anlayışlarına etkisi bütüncül bir bakış açısıyla incelenerek daha isabetli ve genellenebilir sonuçlara varılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın sonununda argümantasyon yönteminin bilimin doğası anlayışı üzerinde diğer yöntemlere göre çok geniş düzeyde, doğrudan-yansıtıcı yaklaşımın ise küçük düzeyde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Modelleme tabanlı argümantasyonun öğrencilerin bilimin doğasını kavramalarına etkisi
Bu araştırmanın amacı, mıknatıslar konusunun işlendiği fizik öğrenme ortamında Modelleme Tabanlı Argümantasyon (MTA) yönteminin öğrencilerin bilimin doğası ile ilgili kavramalarına, model ve argümantasyon oluşturma düzeylerine ve disiplinel ve epistemik katılım düzeylerine etkilerini incelemektir. Araştırma Batman il merkezindeki bir Anadolu Lisesi'nin 11. sınıfında öğrenim gören ve fizik dersi alan 23 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, 11. sınıf fizik dersi Elektrik ve Manyetizma ünitesinde yer alan mıknatıslar konusu, MTA yöntemine dayalı olarak işlenmiştir. Çalışmada veri toplama aracı olarak, Modelleme Tabanlı Argümantasyon Aktiviteleri Çalışma Yaprakları, Bilimin Doğası Hakkında Görüşler Anketi, Öğrencilerin Modelleme Tabanlı Argümantasyon Yöntemine İlişkin Görüşleri Anketi kullanılmıştır. Dersin işlenmesi sırasında kullanılan Modelleme Tabanlı Argümantasyon Aktiviteleri Çalışma Yaprakları, Model Tasarım Bilgi Kitapçığı ve Öğrencilerin Modelleme Tabanlı Argümantasyon Yöntemine İlişkin Görüşler Anketi araştırmacı tarafından geliştirilmiştir. 10 hafta süren uygulamalar sırasında öğrenciler beş gruba ayrılmış, uygulamalar kamera, tablet ve ses kayıt cihazı kullanarak kayıt altına alınmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler nitel veriler olduğu için içerik analizleri yapılmıştır. Çalışmada, MTA yöntemi ile işlenen fizik dersleri sırasında öğrencilerin model ve argümantasyon oluşturma düzeylerinin, disiplinel ve epistemik katılım düzeylerinin ve bilim doğasına ilişkin görüşlerinin zamanla gelişme gösterdiği gözlemlenmiştir.
Fen bilimleri dersinin yaşamla ilişkilendirilme düzeyi
Bu araştırmada, fen bilimleri dersi öğretim programının, ders kitaplarının ve öğretme-öğrenme ortamlarının fen bilimleri ile yaşam arasında ne düzeyde bağlantı kurmayı sağladığının ve öğrencilerinin fen bilimleri dersindeki kazanımlarını yaşamla ilişkilendirme düzeylerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Araştırma, Ankara'da 12 ortaokulda öğrenim gören 274 yedinci sınıf öğrencisi ile 2017-2018 öğretim yılında yürütülmüştür. Araştırmanın nitel veri toplama yöntemlerinden yararlanılan kısmında "Fen Bilimleri Dersinin Yaşamla İlişkilendirilmesine Yönelik Tema ve Göstergeler" belirlenmiştir. Nicel verilerinin elde edilmesinde ise öğrencilerinin fen bilimleri dersini yaşamla ilişkilendirme düzeylerini belirlemek amacıyla geliştirilen "Bilimde Yaşam Testi" ve "Yaşamda Bilim Testi" kullanılmıştır. Araştırmada; (1) öğretim programında "Fen Bilimleri Dersinin Yaşamla İlişkilendirilmesi"ne ilişkin olarak en çok "Bilimsel Araştırma", en az ise "Ölçme ve Değerlendirme" temasına vurgu yapıldığı, (2) ders kitaplarında en çok "Temel Kavramlar ve İlkeler", en az "Bilim İletişimi" temasına vurgu yapıldığı, (3) öğretme-öğrenme ortamlarında ise en çok "Temel Kavramlar ve İlkeler", en az "Ölçme ve Değerlendirme" temalarına işaret eden davranışlara yer verildiği, (4) öğrencilerin fen bilimleri dersini yaşamla ilişkilendirme düzeylerinin yetersiz olduğu, (5) öğrencilerin hem fen bilimlerine ilişkin ilkelerin işe koşulduğu yaşam problemlerine çözüm önerme, hem de fen bilimlerine ilişkin yaşam problemlerinin çözümünde işe koşulan ilkeyi belirleme düzeylerinin sosyoekonomik düzeye, anne-baba eğitim düzeyine, fen bilimleri derisinden takviye alma, evde internet erişimi ve okul dışı bilimsel öğrenme ortamlarına katılma durumlarına göre anlamlı fark gösterdiği sonuçlarına ulaşılmıştır.
Ortaokul öğrencilerine oyunlarla bilimin doğası unsurlarının öğretimi
Bu çalışmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin Fen Bilimleri dersinde oyun temelli öğretimin, öğrencilerin bilimin doğası anlayışlarına etkisini incelemektir. Çalışma 2021 - 2022 eğitim-öğretim yılının bahar döneminde, Balıkesir ili Sındırgı ilçesinin bir köy okulunda 85 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma tek gruplu ön test ve son test zayıf deneysel desen olarak gerçekleştirilmiştir. Öncelikle konu kazanımları Milli Eğitim Bakanlığının ders kitabından yapılandırmacı yaklaşımın birlikte kullanıldığı etkinliklerle verilmiştir. Daha sonra aynı kazanımları içeren 10 oyun öğrenci seviyesine uygun olarak tasarlanmış ve öğrencilerle oyun temelli öğretim yapılmıştır. Oyunlar uzman kişiler tarafından incelenmiş ve görüşler alınmıştır. Uygulama 5. sınıflar için 4 ders saati, 6. sınıflar için 4 ders,7. sınıflar için 8 ders saati, 8. sınıflar için 4 ders saatinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada kullanılan unsurlar; bilimsel bilginin değişebilir unsuru, deneysel unsuru, öznellik unsuru, yaratıcılık ve hayal gücü unsuru, sosyo-kültürel unsuru, gözlem ve çıkarım unsurudur. Uygulama öncesinde ve sonrasında Bilimin Doğası Görüşleri Anketi(BDGA), Yarı Yapılandırılmış Görüşmeler(YYG) ve açık uçlu değerlendirme soruları uygulanmıştır. Uygulamalar neticesinde elde edilen veriler, yeterli görüş, değişken görüş ve zayıf görüş şeklinde ayrılmıştır. Ayrıca yarı yapılandırılmış görüşmelerden ve değerlendirme sorularından elde edilen sonuçlarla bilimin doğası görüşler anketi desteklenmiştir. Öğrencilerin ön test ve son testlerinden elde edilen bulgulara göre bilimin doğasının değişebilir, deneysellik, öznellik, hayal gücü ve yaratıcılık ve sosyo- kültürel unsurlarında oyun temelli yaklaşım ile yapılan öğretimin etkili olduğu söylenebilir. Çıkarım unsurunun ise yapılan öğretimde etkilerinin zayıf olduğu, öğretimler arasında çok az fark olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Oyun temelli yaklaşımın öğrencilerin bilimin doğası unsurlarının öğretilmesinde olumlu yönde etkilediği görülmüştür.
The effects of pre- and in-service training on teachers' understanding of the nature of science
This study is based on Reconceptualized Family Resemblance Approach to Nature of Science (RFN), which is the reconceptualized notion of NOS from Family Resemblance Approach (FRA) (Erduran & Dagher, 2014; Kaya & Erduran, 2016b). This study aims to investigate teachers' perceptions and understanding about the aims and values (AV), and social-institutional (SI) aspects of science, determine their educational applications and suggestions for teaching these aspects of NOS, determine their perceptions about their pre- and in-service teacher trainings, and also determine teachers' informal learning environments. A total 220 teachers participated in the quantitative part of the study; then 12 of them were selected according to their scores for the qualitative part. A 26-item NOS Questionnaire, Five Yes-No Questions, and 18 semi-structured interview questions are data sources of this study. The quantitative data analysis indicated that there is a significant difference among teachers' means considering their branches, but not for their teaching experiences, educational levels, and school types. Besides, the frequencies of 5 Yes-No Questions showed that the majority teachers do not think AV and SI categories of NOS are taught in pre-service and in-service teacher education. The qualitative data analysis showed that teachers have limited perceptions considering some categories of NOS. It was also found that even though teachers' educational applications are inadequate for teaching NOS, their suggestions for teaching NOS in school science, pre- and in-service teacher education are valuable.
Okulöncesi dönem çocuklarının bilimin doğasına ilişkin anlayışlarının incelenmesi
Bilim ve teknolojide yaşanan hızlı gelişmeler bilim okuryazarlığını bir zorunluluk haline getirmiştir. Bu zorunluluğa paralel olarak, okulöncesi eğitimden başlayarak yükseköğretime kadar olan tüm eğitim programlarının temel hedefleri arasında bilim okuryazarı bireyler yetiştirmek yer almaktadır. Bilim okuryazarlığı sadece okul yıllarında değil tüm yaşam boyunca gelişip derinleşmekle birlikte, erken yaşlarda bilime karşı tutumların ve değerlerin bir insanın yetişkin olarak bilim okuryazarlığının gelişimini şekillendireceği ileri sürülmektedir. Bilimin doğası hakkında yeterli düzeyde anlayışa sahip olmak bilim okuryazarlığının en temel bileşenlerindendir. Okulöncesi dönemin bireylerin ve toplumun geleceğini şekillendirmedeki rolü göz önünde bulundurulduğunda, bu dönemde çocuklara bilimin doğasına ilişkin eğitim ortamlarının sunulması bilim okuryazarı bir toplum için ilk adımdır. Bu bağlamda bu çalışmanın amacı bilimin doğasına ilişkin özelliklerin vurgulandığı bir eğitim sürecine katılan okulöncesi dönem çocuklarının bilimin doğasına ilişkin anlayışlarının gelişimini incelemektir. Çalışma temel nitel bir araştırmadır. Araştırmanın katılımcılarını amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenen Türkiye'nin Orta Batısı'nda bulunan bir şehirdeki devlet ilkokulu bünyesinde bulunan anasınıflarından öğlenci gruba devam eden 8 çocuk oluşturmaktadır. Çocukların bilimin doğasına ilişkin anlayışlarını belirlemek için bilimin doğasının doğrudan yansıtıcı yaklaşım ile vurgulandığı uygulama öncesi ve sonrasında Young Children's Views of Science (Lederman ve Lederman, 2009) görüşme protokolü ışığında çocuklarla ön ve son görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerden elde edilen nitel verilerin analizi yorumlayıcı bir yaklaşımla gerçekleştirilmiş ve katılımcıların bilim doğasına ilişkin özelliklere yükledikleri anlamlara odaklanılmıştır. Araştırma sonucunda genel olarak uygulama öncesinde çocukların bilimin doğasına ilişkin yetersiz anlayışa sahip olduğu, uygulama sonucunda çocuklarının bilimin doğasına ilişkin anlayışlarında gelişmeler olduğu saptanmıştır. Bu bağlamda okulöncesi dönem çocuklarının bilimin doğasına ilişkin anlayışlarının geliştirilebilir olduğu söylenebilir.
İlkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin bilimin doğasına yönelik görüşlerinin senaryolar yoluyla incelenmesi
Fen eğitiminin temel amacı bilim okuryazarı birey yetiştirmektedir. Bilim okuryazarlığının bilimin doğası eğitiminin ilkokuldan itibaren fen derslerine entegre edilmesiyle başarılabileceğine inanılmaktadır. Bu araştırmada ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin bilimin doğası ve bilimin doğası bileşenlerine yönelik görüşlerinin senaryolar aracılığıyla incelenmesi amaçlanmaktadır. Temel nitel araştırma deseninden yararlanılan araştırmada katılımcıların ve katılımcıların öğrenim gördüğü okulların belirlenmesinde maksimum çeşitlilik örneklemesi kullanılmıştır. Bu kapsamda örnekleme stratejisinin kullanımında iki aşamalı bir süreç izlenmiştir. Birinci aşamada araştırmanın gerçekleştirildiği şehirde özel bir okul tarafından yapılan bursluluk sınavına katılan okulların farklı düzeydeki fen başarıları çeşitlilik alanı olarak alınmıştır. İkinci aşamada ise fen başarı ortalaması en yüksek, en düşük ve orta düzey okulda öğrenim gören farklı fen başarı düzeyindeki 15 öğrenci araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırma 2022-2023 eğitim öğretim yılında İç Ege Bölgesi'nde yer alan bir şehirde gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri bilimin doğası bileşenlerini konu eden senaryolar ve her bir senaryoyla ilgili altı sorudan oluşan yarı-yapılandırılmış görüşme sorularıyla elde edilmiştir. Görüşmeler her bir katılımcı ile birebir ve yüz yüze gerçekleştirilmiştir. Araştırmada elde edilen veriler tümdengelimsel içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Veri analizinden elde edilen bulgular ışığında katılımcı öğrencilerin bilimin doğası bileşenlerine yönelik çoğunlukla naif bir anlayışa sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Fen eğitimi, bilim okuryazarlığı, bilimin doğası görüşleri, ilkokul dördüncü sınıf öğrencileri, bilimin doğası senaryoları
İlkokul ve ortaokul öğretmenlerinin eğitim inançları ile eleştirel düşünme eğilimi ve bilimin doğası inanışları arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Günümüz toplumunda eleştirel ve bilimsel düşünen bireyler yetiştirmek önemli hale gelmiştir. Bu bireyleri yetiştirecek olan öğretmenlerin benimsedikleri eğitim felsefelerini, eleştirel düşünceyi ve bilimin doğasını nasıl anlamlandırdıklarını bilmek atılması gereken önemli adımlardan biridir. Bu bağlamda araştırmanın amacı; ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin eğitim inançları ile eleştirel düşünme eğilimi ve bilimin doğası inanışları arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Mevcut araştırma, Bursa merkezde Nilüfer, Osmangazi ve Yıldırım ilçelerinde görev yapan toplam 411 ilkokul ve ortaokul öğretmeni katılımcı ile nicel araştırma deseni içinde ilişkisel tarama modelinde oluşturulmuştur. Veri toplama araçları olarak; "Eğitim İnançları Ölçeği", "Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği", "Bilimin Doğası İnanışları Ölçeği" kullanılmıştır. Ek olarak katılımcılara ait bilgi edinmek amacıyla demografik bilgiler formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise betimsel istatistikler, Mann Whitney U, Kruskall Wallis H, Pearson korelasyonu ve çoklu doğrusal regresyon testleri kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular neticesinde; ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin eğitim inançlarında en fazla benimsedikleri felsefe varoluşçuluk en az benimsedikleri eğitim felsefesi ise esasicilik olmuştur. ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin eleştirel düşünme eğilimleri ve alt boyutları düzeylerinin iyi seviyede, bilimin doğası inanışları ve alt boyutu düzeylerini ise ortalamanın üzerinde olduğu görülmüştür. En fazla puan yaratıcılık ve hayal gücü alt boyutundan elde edilirken en düşük puan sosyokültürel etki boyutundan elde edilmiştir. Araştırma kapsamında eğitim inançları alt boyutlarında, eleştirel düşünme eğilimlerinde ve bilimin doğası inanışlarında anlamlı farklılık oluşturan değişkenler belirlenmiştir. İlkokul ve ortaokul öğretmenlerinin eğitim inançları esasicilik alt boyutuyla eleştirel düşünme eğilimleri arasında negatif düşük düzeyde ilişki tespit edilirken, diğer eğitim inançları boyutlarında pozitif düşük düzeyde ilişkiler tespit edilmiştir. Öğretmenlerinin eğitim inançları daimicilik alt boyutuyla bilimin doğası inanışları ve bazı alt boyutları arasında negatif düşük düzeyde ilişki tespit edilirken, diğer alt boyutlarda hem pozitif hem de negatif düşük düzeyde ilişkiler tespit edilmiştir. Eğitim inançlarının, eleştirel düşünme eğilimleri ve bilimin doğası inanışlarını anlamlı şekilde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. İlerlemecilik, varoluşçuluk, esasicilik eleştirel düşünme eğiliminin önemli yordayıcıları iken; ilerlemecilik ve daimicilik bilimin doğası inanışlarının önemli yordayıcıları olmuştur. Araştırma kapsamında daha geniş gruplarla ve farklı ölçeklerle yeni çalışmaların yapılması önerileri getirilmiştir. Anahtar sözcükler: Bilimin doğası inanışları, eğitim felsefesi, eleştirel düşünme, ilköğretim
The middle school students' reasonings about multiple responses for the same scientific question
In science classes, the connection of science with fields such as philosophy, history, psychology and sociology is categorized under the title of Nature of Science. With the addition of socio-scientific issues to the 2013 Science Education Program, it has been started to investigate which criteria the students take as a basis when deciding on such issues and how they use their beliefs about the nature of science within these contexts. In this study,within the scope of the FESKÖK project, which aims to reveal the effects of science education focused on socioscientific issues, the students were presented the scenarios that try to make them decide around a socio-scientific issue and that contain different views. Besides, regarding these scenarios, the question, "Do you think there is not a single response in science?" was asked to the students. The data of 5th and 8th grade students trained within the scope of the project were examined as pre-test and post-test, and the responses given to aforementioned open-ended question were subjected to a comparative thematic analysis. The participants of the study consisted of 15 students in 5th grades and 24 students in 8th grades. This study demonstrated that school students used either fantasy-based or data-based reasoning about multiple responses for same scientific question. The responses of the students are divided into following developmental groups considering the pre and post test responses in terms of the impact of the project: 1) those who do not change their fantasy-based reasoning, 2) those who develop from fantasy-based reasoning to data-based reasoning, and 3) those who do not change their data-based reasoning. In phantasy-based reasoning, they easily reach a single conclusion thanks to value-oriented beliefs, fusing the scientific explanations up in the scenario, and languageoriented logical mechanisms. In data-based reasoning, six different mechanisms emerged: 1) the best argument epistemology, 2) falsification, 3) conditional relativity, 4) multivariate epistemology, 5) multi-method epistemology, and 6) multi-approach epistemology. Study results have shown that school students' reasoning about multiple responses for the same scientific question is more complex than the current classification of reasonings in the literature. In this context, science educators can benefit from this classification as a rubric. Keywords: Epistemological beliefs, multiple responses for same scientific question, nature of science, socioscientific issues.
Argümantasyon temelli kimya deney tasarımlarının fen bilgisi öğretmen adaylarının bilimin doğası konusundaki anlayışlarına etkisi
Bu çalışmada, argümantasyon temelli deney tasarım grubu ile bilimsel süreç becerileri temelli deney tasarım gruplarının bilimin doğası anlayışları arasında anlamlı bir fark olup olmadığı, argümantasyon temelli kimya deney tasarımlarının fen bilgisi öğretmen adaylarının bilimin doğası konusundaki anlayışlarına etkisi ve araştırma sürecinde öğretmen adaylarının argüman kurma becerilerinin gelişimi araştırılmıştır. Çalışmada ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel model ile nitel desenin birlikte uygulandığı karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışma 2017-2018 bahar dönemi kimya deney tasarımları dersini alan argümantasyon temelli çalışma grubunda 34 ve bilimsel süreç becerileri temelli çalışma grubunda 37 olmak üzere 71 fen bilgisi öğretmen adayının katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma sürecinde argümantasyon temeli çalışma grubuna araştırmacı tarafından geliştirilen argümantasyon temelli kimya etkinlikleri uygulanırken, bilimsel süreç becerileri temelli çalışma grubuna ise 2018 Fen Bilimleri öğretim programında yer alan Madde ve Doğası ünitesi kazanımlarına yönelik deneyler tasarlatılmıştır. Öğretmen adaylarının bilimin doğası konusundaki anlayışlarını belirleyebilmek için Bilimsel Bilginin Doğası ölçeği ve Bilimin Doğası Hakkındaki Görüşler anketi çalışma öncesi ön test ve çalışma sonrası son test olarak uygulanmıştır. Öğretmen adaylarının argüman kurma becerilerinin gelişimini inceleyebilmek için Argüman Değerlendirme Dereceli Puanlama Anahtarı kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 15.0 paket programı kullanılmıştır. Çalışma başında gruplar arasında anlamlı fark yokken, çalışma sonunda argümantasyon temelli çalışma grubu öğretmen adaylarının bilimsel bilginin doğası anlayışlarında bilimsel süreç becerileri temelli çalışma grubu öğretmen adaylarına göre istatiksel olarak anlamlı fark olduğu gözlenmiştir (p<0,00). Ayrıca argümantasyon temelli çalışma grubundaki öğretmen adaylarının bilimin tanımı, toplumun bilim üzerindeki etkisi, bilim insanlarının özellikleri, bilimsel gözlemler, bilimsel modeller, hipotez ve kanunlar, bilimsel teoriler, bilimsel yöntem, bilimsel bilginin kesinliği ve belirsizliği, bilimsel bilginin epistemolojik durumu ile ilgili görüşlerinin naif ve makul görüşten gerçekçi görüşe yöneldiği görülmüştür. Çalışmadan elde edilen bulgular sonucunda, (a) argümantasyon temelli çalışma grubunda yer alan öğretmen adaylarının bilimsel süreç becerileri temelli çalışma grubunda yer alan öğretmen adaylarına göre bilimin doğası konusundaki anlayışlarında anlamlı olarak daha olumlu bir fark olduğu, (b) argümantasyon temelli kimya deney tasarımlarının fen bilgisi öğretmen adaylarının bilimin doğası konusundaki anlayışlarına olumlu yönde etkisi olduğu ve (c) öğretmen adaylarının argüman kurma becerilerinin gelişimine katkı sağladığı görülmüştür. Anahtar sözcükler: Argümantasyon, bilimin doğası, fen bilgisi eğitimi, öğretmen eğitimi
Bilim tarihi dersi veren öğretmenlerin bilimin doğasına ilişkin görüşlerinin incelenmesi ve alanlarına göre karşılaştırılması
Bu araştırmanın amacı bilim tarihi dersi veren öğretmenlerin bilimin doğası inanışlarını ve görüşlerinı incelemektir. Araştırmanın örneklemini 2021-2022 eğitim öğretim yılında Çankırı ili merkezinde ve ilçelerinde bulunan okullarda ortaöğretim kademesindeki görev yapan 160 öğretmen oluşturmaktadır. Öğretmenlerin 100'ü doğa bilimleri (biyoloji, fizik, kimya) 60'ı ise sosyal bilimler (tarih) alanında gelmektedir. Elde edilen veriler öğretmenlerin bilim doğasına ilişkin inanışları genel düzeylerinin orta seviyede olduğunu ve cinsiyet, eğitim düzeyi, lisans eğitiminde bilim tarihi dersi alma durumu ve diğer derslerden yardım alma durumu gibi faktörlerin öğretmenlerin inanışları üzerinde belirgin bir fark yaratmadığını göstermiştir. Fakat öğretmenlerin bilimin doğası inanışları eğitim ve öğretim alanlarına göre farklılaşmaktadır. Ayrıca, doğa bilimleri ve sosyal bilimler alanlarından gelen öğretmenler arasında bilimin doğasına ilişkin birçok konuda görüş farklılıkları olduğunu tespit edilmiştir. İlk grup genellikle daha gerçekçi bir bakış açısına, ikincisi ise daha kabul edilebilir bir perspektife sahiptir. Çalışmadan elde edilen veriler dikkate alınarak araştırmacılar ve uygulayıcılar için farklı öneriler sunulmuştur. Bu öneriler, öğretmenlerin bilim doğası ile ilgili inançlarını ve görüşlerini iyileştirmeyi ve öğrencilere daha etkili eğitim sunmak için stratejiler geliştirmeyi amaçlamaktadır.
Öğretmen adaylarının temel astronomi konularında bilgi seviyeleri ile bilimin doğası ve astronomi öz-yeterlilikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Yapılan bu araştırma, Fen ve Teknoloji Öğretmenliği (FTÖ) ile Sosyal Bilgiler Öğretmenliği (SBÖ) bölümlerindeki öğretmen adaylarının astronomi konularındaki bilgi seviyeleri ile bilimin doğası ve astronomi öz-yeterlilikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amacı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma, Çukurova Üniversitesi FTÖ bölümünden 55 (36 kız, 19 erkek), SBÖ bölümünden ise 72 (21 kız, 51 erkek) olmak üzere toplam 127 katılımcı ile yapılmıştır. Veri toplama araçları 2009-2010 bahar döneminde uygulanmıştır. Temel Astronomi Bilgi (TAB) Testi; Zeilik(1998), Trumper(2000) ve Kalkan (2007) ın uyguladıkları başarı testlerinden faydalanılarak geliştirilmiş ve testin KR-20 sonucu 0.64 hesaplanmıştır. Riggs ve Enochs (1990) tarafından geliştirilen öz-yeterlilik inanç ölçeği Özkan, Tekkaya ve Çakıroğlu (2002) tarafından Türkçeye çevrilmiş ve bu araştırmada astronomi öz-yeterliliği veri toplama aracı olarak kullanılmış, cronbach alpha değeri ise 0.80 bulunmuştur. Son veri toplama aracı ise Rubba ve Andersen (1978) tarafından geliştirilen, Kılıç, Sungur, Çakıroğlu ve Tekkaya (2005) tarafından Türkçeye çevrilen bilimsel bilginin doğası ölçeğidir, ölçeğin cronbach alpha değeri 0.84 bulunmuştur.Araştırmada, katılımcıların genel astronomi başarı seviyeleri %40 civarında bulunurken, astronomi öz-yeterlilikleri orta seviyede, bilimsel bilginin doğası düşünceleride orta seviyenin biraz üzerinde olduğu saptanmıştır. Astronomi başarısı ile astronomi öz-yeterliliği arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki tespit edilirken, astronomi başarısı ile bilimsel bilginin doğası düşünceleri arasında korelâsyon olmadığı bulunmuştur. Ayrıca astronomi öz-yeterliliği ile bilimsel bilginin doğası düşünceleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişkiye rastlanmıştır. Öte yandan astronomi başarısının yordanmasında, astronomi öz-yeterliliği ve bilimin doğası görüşlerinin ortak etkisi olmadığı bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Astronomi Eğitimi, Bilimin Doğası, Astronomi Öz-yeterlilik İnancı, Öğretmen Eğitimi
Ortaokul fen bilimleri öğretmenlerinin ve fen bilgisi öğretmen adaylarının bilimin doğası ve bilimsel sorgulama hakkındaki bilgi ve görüşleri
Bu çalışmada Ortaokul Fen Bilimleri öğretmenlerinin ve Fen Bilgisi öğretmen adaylarının bilimin doğası ve bilimsel sorgulama hakkındaki bilgi ve görüşlerini belirlemek amaçlanmıştır. Çalışma 36 fen bilimleri öğretmeni ve 16 öğretmen adayını kapsamaktadır. Uygulamada veri toplama aracı olarak Bilimin Doğası Görüşleri Anketi, Bilimsel Sorgulama Hakkındaki Görüşler Anketi ve Demografik Özellikler Anketi kullanılmıştır. Katılımcılardan elde edilen verilerin çözümlenmesinde ve yorumlanmasında betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Sonuçlara göre; çoğu Fen Bilimleri öğretmeninin "teori ve yasa farklı kavramlardır" alt boyutunda yetersiz olduğu; "bilimsel bilginin değişebilirliği" ve "bilimin öznelliği" alt boyutunda ise bilgili olduğu görülmüştür. "Veriler sonuçlarla tutarlı olmalı" alt boyutunda yetersiz oldukları; "veri ve kanıt farklı kavramlardır" ve "sorgulama sonuca etki eder" boyutunda ise bilgili düzeyde oldukları görülmüştür. Fen Bilgisi öğretmen adaylarının "deney ve gözleme dayalılık" ve "teori ve yasa farklı kavramlardır" alt boyutlarında yetersiz; "Bilimsel bilginin değişebilirliği" ve "bilimin öznelliği" alt boyutlarında ise bilgili oldukları görülmüştür. "Veriler sonuçlarla tutarlı olmalı" alt boyutunda yetersiz, "veri ve kanıt farklı kavramlardır" ve "sorgulama sonuca etki eder" alt boyutlarında karmaşık bilgiye sahip oldukları görülmektedir.
Bilimin doğası öğretiminde sosyobilimsel konuların kullanılmasının fen bilimleri öğretmen adaylarının bilimin doğasını anlamalarına etkisi
Bu araştırmanın amacı 3. sınıf Fen Bilgisi öğretmen adaylarının bilimin doğası öğretiminde sosyobilimsel konular (SBK) kullanılmasının bilimin doğasına ilişkin anlayışlarına etkisini incelemektir. Çalışmada yarı-deneysel desenlerden eşitlenmemiş kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Araştırma, 2016-2017 eğitim öğretim yılı bahar döneminde gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya Adana'da bir üniversitede öğrenim gören Fen Bilgisi Öğretmenliği 3. Sınıf 64 öğrenci katılmıştır. Deney grubunda 34 öğrenci ile Bilimin Doğası ve Bilim Tarihi dersi bilimin doğası etkinlikleri sosyobilimsel konular içeren doğrudan yansıtıcı yaklaşıma uygun şekilde hazırlanmış etkinliklerle işlenmiştir. Kontrol grubunda ise 30 öğrenci ile sosyobilimsel konular içermeyen doğrudan yansıtıcı yaklaşıma uygun bilimin doğası etkinlikleri ile işlenmiştir. Araştırmada verilerin toplanmasında nitel ve nicel veri toplama yöntemleri kullanılmıştır. Nicel veriler "Bilimin Doğasına Yönelik Görüşler Anketi (BDYGA)" kullanılarak toplanmıştır. BDYGA, çalışma öncesinde ön test ve çalışma sonrasında son test olarak uygulanmıştır. BDYGA'daki 21 maddenin altındaki her bir görüş ifadesi "Gerçekçi (Geçerli)", "Makul" ve "Naif" olmak üzere kodlanmış ve ifadelerin değerleri belirlenmiştir. Deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin ön test ve son testte her bir sorunun seçeneklerine verdikleri cevaplar yüzde ve frekans olarak tablolaştırılmış ve bu yüzdeler kıyaslanarak her iki grup için değişimin hangi yönde olduğu yorumlanmıştır. Nitel veriler ise, uygulama sonrasında deney ve kontrol grubundan seçilen 17 öğrencinin bilimin doğasına yönelik görüşlerini derinlemesine incelemek amacıyla yarı yapılandırılmış görüşmeler ile toplanmıştır. Görüşmelerde Bilimin Doğası Hakkında Görüşler Anketi Form C (VNOS-C) kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde, katılımcıların verdikleri cevaplar bilimin doğası unsurları ve alt boyutlarına uygun şekilde "naif, eklektik, bilinçli-bilgili" kategorilerine yerleştirilmiş ve deney ve kontrol grubuna ait bulgular tablolar halinde verilerek kıyaslanmıştır. BDHGA analiz sonuçlarına göre, bilimin tanımı, toplumun bilim üzerine etkisi, etik ve toplumun bilim insanları üzerine etkisi konularında, bilimin topluma etkisi kategorisinde bilim insanlarının sosyal sorumluluğu konusunda gerçekçi kategorisinde deney grubunda kontrol grubuna kıyasla daha fazla artış olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte bilim insanlarının özellikleri kategorisinde, cinsiyetin bilim sürecine ve ürününe etkisi konusunda uygulama sonrasında deney grubunda gerçekçi görüş oranlarında artış olurken, kontrol grubunda ise büyük oranda azalış olduğu göze çarpmaktadır. Bilimsel bilginin sosyal yapısı kategorisindeki bilimsel kararlar konusunda ise deney grubunda gerçekçi görüşlerde artış olduğu görülmüştür. Hipotezler, teoriler ve kanunlar konusunda ise uygulama sonrasında deney grubunda kontrol grubuna kıyasla gerçekçi kategorisinde daha fazla artış olduğu gözlenmiştir. Bu sonuçların yapılan yarı yapılandırılmış görüşme bulguları ile de örtüştüğü görülmektedir. Anahtar kelimeler: Bilimin doğası, sosyobilimsel konular
Bilim tarihi örnekleri ile destekli sorgulamaya dayalı hücre konusu öğretiminin 7. sınıf öğrencilerinin bilimsel sorgulamaya yönelik görüşlerine ve fen başarılarına etkisi
Amaç: Bu çalışmanın amacı sorgulamaya dayalı olarak işlenen bilim tarihi örnekleri ile desteklenmiş hücre konusu öğretiminin 7. sınıf öğrencilerinin bilimsel sorgulamaya yönelik görüşlerine etkisinin belirlenmesidir. Materyal ve Yöntem: Eylem araştırması modeli ile yapılan çalışmada hücre konusu öğretimi; deney grubunda bilim tarihi örneklerinin yer aldığı, bilimsel sorgulamaya dayalı olarak hazırlanmış ders planı ile gerçekleştirilirken kontrol grubunda ise öğretim programı akışına uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın örneklemini Aydın İli Efeler İlçesi'nde bulunan bir ortaokulda öğrenim gören 36 7. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma için veri toplama aracı olarak; 7 açık uçlu sorudan oluşan Bilimsel Sorgulamaya Yönelik Görüş Ölçeği-İlköğretim (VOSI-E; Views of Scientific Inquiry-Elementary), Bilimsel Bilgiye Yönelik Görüş Ölçeği ve ders planı kapsamında araştırmacı tarafından geliştirilen çalışma kâğıtları kullanılmıştır. Verilerin analizinde Bağımlı örneklerler T-testi, bağımsız örneklermler T-testi ve betimsel analiz kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmada elde edilen bulgular incelendiğinde öğrencilerin bilimsel bilgiye yönelik görüş ölçeğinden aldıkları puanlarda; deney grubu ve kontrol grubu ön test puanları (t (34) =-0,364 p> 0.05), kontrol grubu ön test - son test puanları arasında anlamlı (t (17) =-5,845, p> 0.05) fark bulunmadığı görülmüştür. Deney ve kontrol grupları son test puanları arasında (t (34) = 25,235, p <0.05) , deney grubu ön test-son test puanları arasında (t (46) = 1,649, p <0.05).) anlamlı fark bulunduğu tespit edilmiştir. Bilimsel sorgulamaya yönelik görüşler incelendiğinde ise bir bileşen hariç diğer bileşenlerde verilen cevaplarda bilinçsiz görüşlerin azalıp bilinçli ve eklektik görüşlerde artış olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç: Uygulama sonrasında deney grubu öğrencileri ve kontrol grubu öğrencilerinin bilimsel bilgiye yönelik görüş ölçeğine verdikleri cevaplarda anlamlı farklılık olduğu göze çarpmaktadır. Deney grubunda yer alan öğrencilerin bilimsel sorgulamaya yönelik görüşlerinde artış olduğu kontrol grubu öğrencilerinin ise görüşlerinde beklendiği gibi artış olmadığı görülmüştür. Bu durumda öğretim sürecinin etkinliğini saptamaktadır. Anahtar Kelimeler: Bilimsel Sorgulama, Bilimsel Sorgulamanın Doğası, Bilim Tarihi, Fen Eğitimi
STEM uygulamalarının ilkokul öğrencilerinin 21. yüzyıl becerilerine, bilimin doğası düşüncelerine ve astronomi ilgilerine etkisi
Bu araştırmada, 5E öğrenme modeli kapsamında hazırlanan STEM etkinliklerinin geliştirilmesi, uygulanması ve değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Düzce il merkezinde bulunan merkez okullara göre sosyoekonomik düzeyi düşük bir devlet okulunun dördüncü sınıf düzeyinde gerçekleştirilmiştir. Fen dersi "Dünya ve Evren" konu alanı "Yer Kabuğu ve Dünya'mızın Hareketleri" ünitesi kapsamında gerçekleştirilen STEM etkinlikleri yedi hafta sürmüştür. Etkinliklerin ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin 21. yüzyıl becerilerine, bilimin doğasına yönelik düşüncelerine ve astronomiye yönelik ilgilerine etkisi incelenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu ilkokul dördüncü sınıfta öğrenim gören 35 öğrenciden oluşmaktadır. Nicel veri toplama araçlarını 21. Yüzyıl Öğrenme ve Yenilenme Becerileri Ölçeği ve Bilimin Doğasına Yönelik Düşünceler Ölçeği; nitel veri toplama araçlarını ise yarı yapılandırılmış görüşme formu ve gözlem notları oluşturmaktadır. Elde edilen nicel ve nitel bulgulara göre 5E öğrenme modeli kapsamında gerçekleştirilen STEM etkinliklerinin deney grubundaki öğrencilerin 21. Yüzyıl Öğrenme ve Yenilenme Becerileri ölçeğinin genelinde ve yaratıcılık ve yenilenme alt boyutundaki gelişimlerine kontrol grubundaki öğrencilere göre anlamlı şekilde gelişme göstermiştir. Ayrıca STEM etkinliklerinin deney grubunun eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerinin gelişimine olumlu etki ettiği bulunmuştur. Etkinliklerin deney grubundaki öğrencilerin bilimin doğasına yönelik düşüncelerinin gelişiminde sontest lehine anlamlı bir etki sağladığı ve astronomiye yönelik ilgilerine katkı sağladığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin STEM mesleklerine ilgi duydukları ve gelecekte kariyer hedefleri arasında bu meslekleri tercih edebilecekleri görülmüştür. Öğrenme ortamına ilişkin tutulan gözlem notlarına göre öğrencilerin derslerde eğlendikleri, istekli ve aktif oldukları gözlenmiştir. Ayrıca, 5E öğrenme modeli kapsamında gerçekleştirilen STEM etkinliklerinin uygulanmasına yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Okul dışı öğrenme ortamlarının fen bilimleri dersi 6. sınıf vücudumuzdaki sistemler ve sağlığı ünitesinin öğretimine etkisinin incelenmesi
Bu araştırmada, fen bilimleri dersi vücudumuzdaki sistemler ve sağlığı ünitesinin öğretiminde kullanılan okul dışı öğrenme ortamlarının 6. sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına, fen bilimleri dersine yönelik tutumlarına ve bilimin doğası anlayışları üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın diğer bir amacı ise, derslerinde kullandıkları okul dışı öğrenme ortamları hakkında öğrencilerin görüşlerinin belirlenmesidir. Araştırma, 2021-2022 eğitim-öğretim yılının ikinci yarıyılında Kastamonu İli İhsangazi ilçesinde bulunan bir devlet ortaokulunda öğrenim gören 32 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Rastgele olarak seçilen deney grubunda 16 ve kontrol grubunda 16 öğrenci bulunmaktadır. Araştırmada, nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma araştırma yönteminin bir çeşidi olan sıralı açıklayıcı desen kullanılmıştır. Burada, ağırlıklı ve öncelikli olarak nicel veriler toplanmış ve analiz edilmiştir. Daha sonra, nitel veriler toplanarak analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Okul dışı öğrenme ortamları kullanılarak yapılan fen öğretiminin öğrencilerin akademik başarılarına, fen bilimleri dersine yönelik tutumlarına ve bilimin doğası anlayışları üzerine etkisini belirlemek için deneysel araştırma yöntemlerinden ön-test son-test kontrol gruplu yarı deneysel desenden yararlanılmıştır. Ayrıca, deney grubundan belirlenen sekiz öğrencinin ilgili ünite konularının öğretiminde yararlandıkları okul dışı öğrenme ortamları hakkında görüşlerinin alınması amacıyla yarı yapılandırılmış görüşme formu ile nitel veriler toplanarak durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. İlgili ünite konuları kontrol grubundaki öğrencilere 2018 Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı ile anlatılırken, deney grubundaki öğrencilere mevcut öğretim programına ek olarak okul dışı öğrenme ortamları kullanılarak öğretilmiştir. Araştırmanın nicel verileri, Vücudumuzdaki Sistemler ve Sağlığı Ünitesi Başarı Testi, Fen Bilimleri Dersi Tutum Ölçeği, Bilimin Doğasını Anlama Ölçeği ile, nitel veriler ise Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu ile toplanmıştır. Nicel veri toplama araçları deney ve kontrol grubundaki öğrencilere ön-test ve son-test olarak, nitel veri toplama aracı ise deney grubu öğrencilerinden başarı testi sonuçlarına göre belirlenen düşük, orta ve yüksek başarı seviyelerinden seçilen sekiz öğrenciye uygulanmıştır. Ölçme araçlarından elde edilen nicel veriler, SPSS programı ile, nitel veriler ise betimsel olarak analiz edilmiştir. Verilerin analizi sonucunda, okul dışı öğrenme ortamları kullanılarak derslerin işlendiği deney grubu öğrencilerinin akademik başarıları, derse yönelik tutumları ve bilimin doğası anlayışları kontrol grubu öğrencileriyle kıyaslandığında, deney grubundaki öğrencilerin lehine aralarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Başka bir ifadeyle, ilgili ünite konularının öğretiminde yararlanılan okul dışı öğrenme ortamlarının öğrencilerin başarılarını, derse yönelik olumlu tutum geliştirmelerini ve bilimin doğası anlayışlarını artırmada önemli bir etkiye sahip olduğu görülmüştür. Elde edilen nicel verileri desteklemek amacıyla, deney grubundan seçilen sekiz öğrenciye uygulanan yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen verilere göre ise, öğrencilerin çoğunluğu birçok konuyu öğrendiklerini, dersi daha eğlenceli bulduklarını, kavramları öğrenirken zorlanmadıklarını ve okul dışı öğrenme ortamlarında bulunmaktan mutlu olduklarını ifade etmişlerdir. Bu sonuçlardan yola çıkarak, fen bilimleri öğretmenlerine bu araştırmada olduğu gibi okul dışı öğrenme ortamlarına uygun ünite konularının öğretiminde bu ortamlardan daha çok yararlanmaları önerilmektedir.
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının bilimin doğası hakkındaki görüşleri
Bu çalışmanın amacı Türkiye?deki sosyal bilgiler öğretmenliğinde okuyan öğrencilerinin bilimin doğası hakkında bakış açılarını araştırmaktır. Araştırmaya sosyal bilgiler öğretmenliği bilim dalında 1.2.3 ve 4. Sınıflarında okuyan 86 öğrenci katılmıştır. Katılımcıların ?Bilimin Doğası? hakkındaki görüşlerini değerlendirmek için Aikenhead, Ryan ve Fleming (1989) tarafından deneysel yolla geliştirilen, dokuz kategoriden ve 114 çoktan seçmeli sorudan oluşan ?Fen?in Doğası Hakkındaki Görüşler? (VOSTS) ölçeği sosyal bilgilere uyarlanarak kullanılmıştır. Bilim (1 soru), Bilim insanının karakteristik özelliği (3 soru), Bilimsel bilginin sosyal yapısı (2 soru), Bilim ve teknolojinin toplum üzerine etkisi (3 soru), Toplumun bilim ve teknoloji üzerine etkisi (2 soru), Bilimsel bilginin karakteristik özellikleri (14) konu başlıklarını içeren toplam 25 soru bu araştırma için seçilerek adapte edilmiştir. Sonuçlar, öğrencilerin bilimin doğası konusunda birçok kavram yanılgısına sahip olduklarını göstermiştir. Katılımcıların bilimsel gözlemler; sınıflandırma tekniklerinin doğası; bilimsel bilginin değişebilirliği ve sebep-sonuç ilişkileri gibi konularda çağdaş (gerçekçi) görüşlere sahip olduklarını gösterirken; bilimin tanımı, bilimsel modellerin doğası, hipotezler, teoriler ve kanunlar arasındaki ilişkiler, bilimsel yöntem, bilimin temel varsayımları, bilimsel bilginin epistemolojik durumu ve disiplinlerin arasındaki ilişkiler hakkında geleneksel görüşlere sahip olduklarını ortaya koymuştur. Öğrencilerin bilimin doğasına bakış açılarında cinsiyete göre anlamlı bir fark bulunamamıştır.
Fen bilgisi öğretmen adaylarının sosyobilimsel argümantasyon kaliteleri ile bilimin doğası anlayışları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada, fen bilgisi öğretmen adaylarının bilimin doğası anlayışları ile sosyobilimsel argümantasyon kaliteleri arasındaki olası çift yönlü ilişkiyi incelemek amaçlanmıştır. Bununla birlikte, doğrudan bilimin doğası ve sosyobilimsel argümantasyon sürecinin öğretmen adaylarının argümantasyon ve bilimin doğasına yönelik görüşlerinde ne tür farklılıklar meydana getirdiği de incelenmiştir. Araştırma, 2014-2015 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Kastamonu Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü, Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalında öğrenim gören 56, üçüncü sınıf fen bilgisi öğretmen adayının katılımıyla gerçekleştirilmiştir. İki farklı şubede bulunan katılımcılardan 27'si deney grubunda, 29'u ise kontrol grubunda araştırmaya dâhil edilmiştir. Bu araştırmada nitel ve nicel araştırma desenlerinin birlikte yer aldığı karma yöntem kullanılmıştır. Deney grubunda yer alan fen bilgisi öğretmen adayları, doğrudan bilimin doğası ve sosyobilimsel argümantasyon sürecine dâhil edilirken, kontrol grubundaki öğretmen adayları ise öğrenci merkezli etkinlikler doğrultusunda sürece katılmışlardır. Toplamda 11 hafta süren uygulama–veri toplama sürecinin başında ve sonunda, araştırmaya katılan tüm öğretmen adaylarına Argümantasyon Açısından Bilimin Doğası (AABD) Testi yöneltilmiştir. Bu testten alınan puanlar değerlendirilerek deney grubundaki öğretmen adayları, maksimum çeşitlilik örneklemesi kapsamında bilimin doğası anlayışlarına göre alt, orta ve üst şeklinde dörder kişilik üç gruba ayrılmışlardır. Alt, orta ve üst grupta yer alan katılımcıların sosyobilimsel argümantasyon kalitelerini belirlemek için ise "Elektrikli Otomobil Üretimi", "Cep Telefonları İnsan Hayatını Tehdit Ediyor" ve "Altın Pirinç" isimli üç senaryo aracılığıyla veriler toplanmıştır. Son olarak deney grubundan rastgele seçilen altı öğretmen adayına ise sürecin başında ve sonunda bilimin doğası, argümantasyon ve fen eğitimine yönelik yarı-yapılandırılmış görüşme soruları yöneltilmiştir. Çalışmada ulaşılan nicel veriler SPSS paket programı, nitel veriler ise tümevarımsal içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Deney ve kontrol gruplarının ön-test/son-test puanları arasındaki farkın anlamlılığını belirlemek amacıyla örneklemden toplanan veriler üzerinde bağımlı ve bağımsız örneklemler için t-testi yapılmıştır. Alt, orta ve üst grubun argümantasyon kaliteleri arasındaki farkın anlamlılığını belirlemek için ilk olarak Argüman değerlendirme ölçeği aracılığıyla nitel analiz, elde edilen verilerin nicelleştirilmesiyle de Kruskal Wallis H-Testi yapılmıştır. Yarı-yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen nitel veriler içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Nitel ve nicel veri analizlerinden elde edilen sonuçlar, bilimin doğası anlayışlarının sosyobilimsel argümantasyon kalitesini anlamlı olarak etkilediğini göstermiştir. Bununla birlikte deney grubu ile kontrol grubunun bilimin doğası anlayışları arasında ise deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Son olarak deney grubundaki öğretmen adaylarının bilimin doğası, argümantasyon ve fen eğitimine dair görüşlerinin olumlu bir değişim gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu çalışmada, ulaşılan sonuçlar ilgili literatürle de ilişkilendirilerek fen eğitimi literatürüne katkı, eğitim-öğretimin niteliğinin geliştirilmesi ve hizmet öncesi öğretmen eğitimi açısından öneriler verilmiştir.
Fen bilgisi öğretmen adaylarının fen içeriği ile ilişkilendirilmiş bilimin doğası konusundaki pedagojik alan bilgilerinin gelişimi
Fen eğitiminin temel amaçları arasında sayılan bireylerin fen okuryazarı olarak yetiştirilmesi vizyonu, yeni öğretim programlarının hazırlanması ve hâlihazırdaki öğretim programlarının güncellenmesi çalışmalarında önemli bir yer tutmaktadır. Bilimin doğası ise fen okuryazarlığının bileşenlerinden biridir. Bu çalışmada ?bilimin doğasını nasıl öğretiriz?? ya da ?bilimin doğasını fen içeriği ile ilişkilendirerek nasıl öğretebiliriz?? soruları üzerinde durulmaktadır. Bu noktada öğretmen adayları ya da öğretmenlerin sahip olmaları gereken bilgi ve becerileriyle bunların öğretim sürecine yansıtılması anlamında kullanılan pedagojik alan bilgisi (PAB) kavramı ön plana çıkmaktadır. PAB?ın öğretim süreci içerisindeki gözlem ve değerlendirilmesi ise genellikle önceden belirlenmiş bir konunun kontrollü şartlar altında yoğunlaştırılması ya da küçültülmesi ile gerçekleştirilen mikroöğretim uygulamaları ile yapılmaktadır. Bu araştırma ile açık-düşündürücü etkinliklere dayalı bilimin doğası öğretimi ve fen içeriği ile ilişkilendirilmiş bilimin doğası konusundaki PAB öğretimi yapılan fen bilgisi öğretmen adaylarının, fen içeriği ile ilişkilendirilmiş bilimin doğası konusundaki PAB?larında meydana gelen gelişimlerin mikroöğretimle araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla, Fen Bilgisi Öğretmenliği Anabilim Dalı 3. sınıf derslerinden Bilimin Doğası ve Bilim Tarihi dersi bünyesinde 40 öğretmen adayı ile pilot çalışma, 50 öğretmen adayı ile de 14 hafta süren asıl uygulama yapılmıştır. Ayrıca amaçlı örneklem yöntemlerinden maksimum çeşitlik örneklemesine gidilerek Bilimin Doğası Hakkında Görüşler Anketi (BDHGA) C Formu ön test ve son testinden sonra 12, mikroöğretim uygulamalarından sonra da 3 öğretmen adayı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler (YYG) gerçekleştirilmiştir. Araştırma karma araştırma yöntemlerinden açımsayıcı ardışık desen, zayıf deneysel desenlerden tek grup ön test son test deseni ve durum çalışmalarından iç içe geçmiş çoklu durum desenine sahiptir. Araştırmada veri toplama aracı olarak BDHGA ve YYG?nin yanı sıra araştırma ile geliştirilmiş Dereceli Puanlama Anahtarı, Gözlem-Video Kaydı, Sınıf İçi Gözlem-Kontrol Çizelgesi ve Öğretmen Adayı Ders Planları kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verileri içerik analizi, betimsel analiz ve doküman incelemesi ile nicel verileri ise ilişkili örneklemler için t-testi kullanılarak SPSS 17 paket programı ile analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen hem nitel hem de nicel bulgulara göre öğretmen adaylarına verilen açık-düşündürücü etkinliklere dayalı bilimin doğası öğretimi, onların bilimin doğası bilgilerini olumlu yönde etkilemiştir. Bununla birlikte bilimin doğasına ilişkin hala birtakım kavram yanılgısına sahip öğretmen adayları da tespit edilmiştir. Ayrıca araştırma ile fen içeriği ile ilişkilendirilmiş bilimin doğası konusundaki PAB modeli geliştirilmiştir. Bu model temel alınarak yapılan mikroöğretim sürecinde izlenen 3 öğretmen adayının fen içeriği ile ilişkilendirilmiş bilimin doğası konusundaki PAB?larında ciddi gelişimler kaydedilmiştir. Araştırmada son olarak öğretim uygulamalarına, kavramsal gelişime, öğretim programına, öğretmen eğitimine ve bu konuda çalışma yapacak olan araştırmacılara yönelik öneriler ile araştırmacının karşılaştığı zorluk ve deneyimlere yer verilmiştir.