Bilimin doğası
73 theses under this subject heading
Okulöncesi dönem çocuklarının bilimin doğasına ilişkin anlayışlarının incelenmesi
Bilim ve teknolojide yaşanan hızlı gelişmeler bilim okuryazarlığını bir zorunluluk haline getirmiştir. Bu zorunluluğa paralel olarak, okulöncesi eğitimden başlayarak yükseköğretime kadar olan tüm eğitim programlarının temel hedefleri arasında bilim okuryazarı bireyler yetiştirmek yer almaktadır. Bilim okuryazarlığı sadece okul yıllarında değil tüm yaşam boyunca gelişip derinleşmekle birlikte, erken yaşlarda bilime karşı tutumların ve değerlerin bir insanın yetişkin olarak bilim okuryazarlığının gelişimini şekillendireceği ileri sürülmektedir. Bilimin doğası hakkında yeterli düzeyde anlayışa sahip olmak bilim okuryazarlığının en temel bileşenlerindendir. Okulöncesi dönemin bireylerin ve toplumun geleceğini şekillendirmedeki rolü göz önünde bulundurulduğunda, bu dönemde çocuklara bilimin doğasına ilişkin eğitim ortamlarının sunulması bilim okuryazarı bir toplum için ilk adımdır. Bu bağlamda bu çalışmanın amacı bilimin doğasına ilişkin özelliklerin vurgulandığı bir eğitim sürecine katılan okulöncesi dönem çocuklarının bilimin doğasına ilişkin anlayışlarının gelişimini incelemektir. Çalışma temel nitel bir araştırmadır. Araştırmanın katılımcılarını amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenen Türkiye'nin Orta Batısı'nda bulunan bir şehirdeki devlet ilkokulu bünyesinde bulunan anasınıflarından öğlenci gruba devam eden 8 çocuk oluşturmaktadır. Çocukların bilimin doğasına ilişkin anlayışlarını belirlemek için bilimin doğasının doğrudan yansıtıcı yaklaşım ile vurgulandığı uygulama öncesi ve sonrasında Young Children's Views of Science (Lederman ve Lederman, 2009) görüşme protokolü ışığında çocuklarla ön ve son görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerden elde edilen nitel verilerin analizi yorumlayıcı bir yaklaşımla gerçekleştirilmiş ve katılımcıların bilim doğasına ilişkin özelliklere yükledikleri anlamlara odaklanılmıştır. Araştırma sonucunda genel olarak uygulama öncesinde çocukların bilimin doğasına ilişkin yetersiz anlayışa sahip olduğu, uygulama sonucunda çocuklarının bilimin doğasına ilişkin anlayışlarında gelişmeler olduğu saptanmıştır. Bu bağlamda okulöncesi dönem çocuklarının bilimin doğasına ilişkin anlayışlarının geliştirilebilir olduğu söylenebilir.
İlkokul ve ortaokul öğretmenlerinin eğitim inançları ile eleştirel düşünme eğilimi ve bilimin doğası inanışları arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Günümüz toplumunda eleştirel ve bilimsel düşünen bireyler yetiştirmek önemli hale gelmiştir. Bu bireyleri yetiştirecek olan öğretmenlerin benimsedikleri eğitim felsefelerini, eleştirel düşünceyi ve bilimin doğasını nasıl anlamlandırdıklarını bilmek atılması gereken önemli adımlardan biridir. Bu bağlamda araştırmanın amacı; ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin eğitim inançları ile eleştirel düşünme eğilimi ve bilimin doğası inanışları arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Mevcut araştırma, Bursa merkezde Nilüfer, Osmangazi ve Yıldırım ilçelerinde görev yapan toplam 411 ilkokul ve ortaokul öğretmeni katılımcı ile nicel araştırma deseni içinde ilişkisel tarama modelinde oluşturulmuştur. Veri toplama araçları olarak; "Eğitim İnançları Ölçeği", "Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği", "Bilimin Doğası İnanışları Ölçeği" kullanılmıştır. Ek olarak katılımcılara ait bilgi edinmek amacıyla demografik bilgiler formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise betimsel istatistikler, Mann Whitney U, Kruskall Wallis H, Pearson korelasyonu ve çoklu doğrusal regresyon testleri kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular neticesinde; ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin eğitim inançlarında en fazla benimsedikleri felsefe varoluşçuluk en az benimsedikleri eğitim felsefesi ise esasicilik olmuştur. ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin eleştirel düşünme eğilimleri ve alt boyutları düzeylerinin iyi seviyede, bilimin doğası inanışları ve alt boyutu düzeylerini ise ortalamanın üzerinde olduğu görülmüştür. En fazla puan yaratıcılık ve hayal gücü alt boyutundan elde edilirken en düşük puan sosyokültürel etki boyutundan elde edilmiştir. Araştırma kapsamında eğitim inançları alt boyutlarında, eleştirel düşünme eğilimlerinde ve bilimin doğası inanışlarında anlamlı farklılık oluşturan değişkenler belirlenmiştir. İlkokul ve ortaokul öğretmenlerinin eğitim inançları esasicilik alt boyutuyla eleştirel düşünme eğilimleri arasında negatif düşük düzeyde ilişki tespit edilirken, diğer eğitim inançları boyutlarında pozitif düşük düzeyde ilişkiler tespit edilmiştir. Öğretmenlerinin eğitim inançları daimicilik alt boyutuyla bilimin doğası inanışları ve bazı alt boyutları arasında negatif düşük düzeyde ilişki tespit edilirken, diğer alt boyutlarda hem pozitif hem de negatif düşük düzeyde ilişkiler tespit edilmiştir. Eğitim inançlarının, eleştirel düşünme eğilimleri ve bilimin doğası inanışlarını anlamlı şekilde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. İlerlemecilik, varoluşçuluk, esasicilik eleştirel düşünme eğiliminin önemli yordayıcıları iken; ilerlemecilik ve daimicilik bilimin doğası inanışlarının önemli yordayıcıları olmuştur. Araştırma kapsamında daha geniş gruplarla ve farklı ölçeklerle yeni çalışmaların yapılması önerileri getirilmiştir. Anahtar sözcükler: Bilimin doğası inanışları, eğitim felsefesi, eleştirel düşünme, ilköğretim
Bilim tarihi dersi veren öğretmenlerin bilimin doğasına ilişkin görüşlerinin incelenmesi ve alanlarına göre karşılaştırılması
Bu araştırmanın amacı bilim tarihi dersi veren öğretmenlerin bilimin doğası inanışlarını ve görüşlerinı incelemektir. Araştırmanın örneklemini 2021-2022 eğitim öğretim yılında Çankırı ili merkezinde ve ilçelerinde bulunan okullarda ortaöğretim kademesindeki görev yapan 160 öğretmen oluşturmaktadır. Öğretmenlerin 100'ü doğa bilimleri (biyoloji, fizik, kimya) 60'ı ise sosyal bilimler (tarih) alanında gelmektedir. Elde edilen veriler öğretmenlerin bilim doğasına ilişkin inanışları genel düzeylerinin orta seviyede olduğunu ve cinsiyet, eğitim düzeyi, lisans eğitiminde bilim tarihi dersi alma durumu ve diğer derslerden yardım alma durumu gibi faktörlerin öğretmenlerin inanışları üzerinde belirgin bir fark yaratmadığını göstermiştir. Fakat öğretmenlerin bilimin doğası inanışları eğitim ve öğretim alanlarına göre farklılaşmaktadır. Ayrıca, doğa bilimleri ve sosyal bilimler alanlarından gelen öğretmenler arasında bilimin doğasına ilişkin birçok konuda görüş farklılıkları olduğunu tespit edilmiştir. İlk grup genellikle daha gerçekçi bir bakış açısına, ikincisi ise daha kabul edilebilir bir perspektife sahiptir. Çalışmadan elde edilen veriler dikkate alınarak araştırmacılar ve uygulayıcılar için farklı öneriler sunulmuştur. Bu öneriler, öğretmenlerin bilim doğası ile ilgili inançlarını ve görüşlerini iyileştirmeyi ve öğrencilere daha etkili eğitim sunmak için stratejiler geliştirmeyi amaçlamaktadır.
Öğretmen adaylarının temel astronomi konularında bilgi seviyeleri ile bilimin doğası ve astronomi öz-yeterlilikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Yapılan bu araştırma, Fen ve Teknoloji Öğretmenliği (FTÖ) ile Sosyal Bilgiler Öğretmenliği (SBÖ) bölümlerindeki öğretmen adaylarının astronomi konularındaki bilgi seviyeleri ile bilimin doğası ve astronomi öz-yeterlilikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amacı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma, Çukurova Üniversitesi FTÖ bölümünden 55 (36 kız, 19 erkek), SBÖ bölümünden ise 72 (21 kız, 51 erkek) olmak üzere toplam 127 katılımcı ile yapılmıştır. Veri toplama araçları 2009-2010 bahar döneminde uygulanmıştır. Temel Astronomi Bilgi (TAB) Testi; Zeilik(1998), Trumper(2000) ve Kalkan (2007) ın uyguladıkları başarı testlerinden faydalanılarak geliştirilmiş ve testin KR-20 sonucu 0.64 hesaplanmıştır. Riggs ve Enochs (1990) tarafından geliştirilen öz-yeterlilik inanç ölçeği Özkan, Tekkaya ve Çakıroğlu (2002) tarafından Türkçeye çevrilmiş ve bu araştırmada astronomi öz-yeterliliği veri toplama aracı olarak kullanılmış, cronbach alpha değeri ise 0.80 bulunmuştur. Son veri toplama aracı ise Rubba ve Andersen (1978) tarafından geliştirilen, Kılıç, Sungur, Çakıroğlu ve Tekkaya (2005) tarafından Türkçeye çevrilen bilimsel bilginin doğası ölçeğidir, ölçeğin cronbach alpha değeri 0.84 bulunmuştur.Araştırmada, katılımcıların genel astronomi başarı seviyeleri %40 civarında bulunurken, astronomi öz-yeterlilikleri orta seviyede, bilimsel bilginin doğası düşünceleride orta seviyenin biraz üzerinde olduğu saptanmıştır. Astronomi başarısı ile astronomi öz-yeterliliği arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki tespit edilirken, astronomi başarısı ile bilimsel bilginin doğası düşünceleri arasında korelâsyon olmadığı bulunmuştur. Ayrıca astronomi öz-yeterliliği ile bilimsel bilginin doğası düşünceleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişkiye rastlanmıştır. Öte yandan astronomi başarısının yordanmasında, astronomi öz-yeterliliği ve bilimin doğası görüşlerinin ortak etkisi olmadığı bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Astronomi Eğitimi, Bilimin Doğası, Astronomi Öz-yeterlilik İnancı, Öğretmen Eğitimi
Ortaokul fen bilimleri öğretmenlerinin ve fen bilgisi öğretmen adaylarının bilimin doğası ve bilimsel sorgulama hakkındaki bilgi ve görüşleri
Bu çalışmada Ortaokul Fen Bilimleri öğretmenlerinin ve Fen Bilgisi öğretmen adaylarının bilimin doğası ve bilimsel sorgulama hakkındaki bilgi ve görüşlerini belirlemek amaçlanmıştır. Çalışma 36 fen bilimleri öğretmeni ve 16 öğretmen adayını kapsamaktadır. Uygulamada veri toplama aracı olarak Bilimin Doğası Görüşleri Anketi, Bilimsel Sorgulama Hakkındaki Görüşler Anketi ve Demografik Özellikler Anketi kullanılmıştır. Katılımcılardan elde edilen verilerin çözümlenmesinde ve yorumlanmasında betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Sonuçlara göre; çoğu Fen Bilimleri öğretmeninin "teori ve yasa farklı kavramlardır" alt boyutunda yetersiz olduğu; "bilimsel bilginin değişebilirliği" ve "bilimin öznelliği" alt boyutunda ise bilgili olduğu görülmüştür. "Veriler sonuçlarla tutarlı olmalı" alt boyutunda yetersiz oldukları; "veri ve kanıt farklı kavramlardır" ve "sorgulama sonuca etki eder" boyutunda ise bilgili düzeyde oldukları görülmüştür. Fen Bilgisi öğretmen adaylarının "deney ve gözleme dayalılık" ve "teori ve yasa farklı kavramlardır" alt boyutlarında yetersiz; "Bilimsel bilginin değişebilirliği" ve "bilimin öznelliği" alt boyutlarında ise bilgili oldukları görülmüştür. "Veriler sonuçlarla tutarlı olmalı" alt boyutunda yetersiz, "veri ve kanıt farklı kavramlardır" ve "sorgulama sonuca etki eder" alt boyutlarında karmaşık bilgiye sahip oldukları görülmektedir.
Bilimin doğası öğretiminde sosyobilimsel konuların kullanılmasının fen bilimleri öğretmen adaylarının bilimin doğasını anlamalarına etkisi
Bu araştırmanın amacı 3. sınıf Fen Bilgisi öğretmen adaylarının bilimin doğası öğretiminde sosyobilimsel konular (SBK) kullanılmasının bilimin doğasına ilişkin anlayışlarına etkisini incelemektir. Çalışmada yarı-deneysel desenlerden eşitlenmemiş kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Araştırma, 2016-2017 eğitim öğretim yılı bahar döneminde gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya Adana'da bir üniversitede öğrenim gören Fen Bilgisi Öğretmenliği 3. Sınıf 64 öğrenci katılmıştır. Deney grubunda 34 öğrenci ile Bilimin Doğası ve Bilim Tarihi dersi bilimin doğası etkinlikleri sosyobilimsel konular içeren doğrudan yansıtıcı yaklaşıma uygun şekilde hazırlanmış etkinliklerle işlenmiştir. Kontrol grubunda ise 30 öğrenci ile sosyobilimsel konular içermeyen doğrudan yansıtıcı yaklaşıma uygun bilimin doğası etkinlikleri ile işlenmiştir. Araştırmada verilerin toplanmasında nitel ve nicel veri toplama yöntemleri kullanılmıştır. Nicel veriler "Bilimin Doğasına Yönelik Görüşler Anketi (BDYGA)" kullanılarak toplanmıştır. BDYGA, çalışma öncesinde ön test ve çalışma sonrasında son test olarak uygulanmıştır. BDYGA'daki 21 maddenin altındaki her bir görüş ifadesi "Gerçekçi (Geçerli)", "Makul" ve "Naif" olmak üzere kodlanmış ve ifadelerin değerleri belirlenmiştir. Deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin ön test ve son testte her bir sorunun seçeneklerine verdikleri cevaplar yüzde ve frekans olarak tablolaştırılmış ve bu yüzdeler kıyaslanarak her iki grup için değişimin hangi yönde olduğu yorumlanmıştır. Nitel veriler ise, uygulama sonrasında deney ve kontrol grubundan seçilen 17 öğrencinin bilimin doğasına yönelik görüşlerini derinlemesine incelemek amacıyla yarı yapılandırılmış görüşmeler ile toplanmıştır. Görüşmelerde Bilimin Doğası Hakkında Görüşler Anketi Form C (VNOS-C) kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde, katılımcıların verdikleri cevaplar bilimin doğası unsurları ve alt boyutlarına uygun şekilde "naif, eklektik, bilinçli-bilgili" kategorilerine yerleştirilmiş ve deney ve kontrol grubuna ait bulgular tablolar halinde verilerek kıyaslanmıştır. BDHGA analiz sonuçlarına göre, bilimin tanımı, toplumun bilim üzerine etkisi, etik ve toplumun bilim insanları üzerine etkisi konularında, bilimin topluma etkisi kategorisinde bilim insanlarının sosyal sorumluluğu konusunda gerçekçi kategorisinde deney grubunda kontrol grubuna kıyasla daha fazla artış olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte bilim insanlarının özellikleri kategorisinde, cinsiyetin bilim sürecine ve ürününe etkisi konusunda uygulama sonrasında deney grubunda gerçekçi görüş oranlarında artış olurken, kontrol grubunda ise büyük oranda azalış olduğu göze çarpmaktadır. Bilimsel bilginin sosyal yapısı kategorisindeki bilimsel kararlar konusunda ise deney grubunda gerçekçi görüşlerde artış olduğu görülmüştür. Hipotezler, teoriler ve kanunlar konusunda ise uygulama sonrasında deney grubunda kontrol grubuna kıyasla gerçekçi kategorisinde daha fazla artış olduğu gözlenmiştir. Bu sonuçların yapılan yarı yapılandırılmış görüşme bulguları ile de örtüştüğü görülmektedir. Anahtar kelimeler: Bilimin doğası, sosyobilimsel konular
Bilim tarihi örnekleri ile destekli sorgulamaya dayalı hücre konusu öğretiminin 7. sınıf öğrencilerinin bilimsel sorgulamaya yönelik görüşlerine ve fen başarılarına etkisi
Amaç: Bu çalışmanın amacı sorgulamaya dayalı olarak işlenen bilim tarihi örnekleri ile desteklenmiş hücre konusu öğretiminin 7. sınıf öğrencilerinin bilimsel sorgulamaya yönelik görüşlerine etkisinin belirlenmesidir. Materyal ve Yöntem: Eylem araştırması modeli ile yapılan çalışmada hücre konusu öğretimi; deney grubunda bilim tarihi örneklerinin yer aldığı, bilimsel sorgulamaya dayalı olarak hazırlanmış ders planı ile gerçekleştirilirken kontrol grubunda ise öğretim programı akışına uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın örneklemini Aydın İli Efeler İlçesi'nde bulunan bir ortaokulda öğrenim gören 36 7. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma için veri toplama aracı olarak; 7 açık uçlu sorudan oluşan Bilimsel Sorgulamaya Yönelik Görüş Ölçeği-İlköğretim (VOSI-E; Views of Scientific Inquiry-Elementary), Bilimsel Bilgiye Yönelik Görüş Ölçeği ve ders planı kapsamında araştırmacı tarafından geliştirilen çalışma kâğıtları kullanılmıştır. Verilerin analizinde Bağımlı örneklerler T-testi, bağımsız örneklermler T-testi ve betimsel analiz kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmada elde edilen bulgular incelendiğinde öğrencilerin bilimsel bilgiye yönelik görüş ölçeğinden aldıkları puanlarda; deney grubu ve kontrol grubu ön test puanları (t (34) =-0,364 p> 0.05), kontrol grubu ön test - son test puanları arasında anlamlı (t (17) =-5,845, p> 0.05) fark bulunmadığı görülmüştür. Deney ve kontrol grupları son test puanları arasında (t (34) = 25,235, p <0.05) , deney grubu ön test-son test puanları arasında (t (46) = 1,649, p <0.05).) anlamlı fark bulunduğu tespit edilmiştir. Bilimsel sorgulamaya yönelik görüşler incelendiğinde ise bir bileşen hariç diğer bileşenlerde verilen cevaplarda bilinçsiz görüşlerin azalıp bilinçli ve eklektik görüşlerde artış olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç: Uygulama sonrasında deney grubu öğrencileri ve kontrol grubu öğrencilerinin bilimsel bilgiye yönelik görüş ölçeğine verdikleri cevaplarda anlamlı farklılık olduğu göze çarpmaktadır. Deney grubunda yer alan öğrencilerin bilimsel sorgulamaya yönelik görüşlerinde artış olduğu kontrol grubu öğrencilerinin ise görüşlerinde beklendiği gibi artış olmadığı görülmüştür. Bu durumda öğretim sürecinin etkinliğini saptamaktadır. Anahtar Kelimeler: Bilimsel Sorgulama, Bilimsel Sorgulamanın Doğası, Bilim Tarihi, Fen Eğitimi
STEM uygulamalarının ilkokul öğrencilerinin 21. yüzyıl becerilerine, bilimin doğası düşüncelerine ve astronomi ilgilerine etkisi
Bu araştırmada, 5E öğrenme modeli kapsamında hazırlanan STEM etkinliklerinin geliştirilmesi, uygulanması ve değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Düzce il merkezinde bulunan merkez okullara göre sosyoekonomik düzeyi düşük bir devlet okulunun dördüncü sınıf düzeyinde gerçekleştirilmiştir. Fen dersi "Dünya ve Evren" konu alanı "Yer Kabuğu ve Dünya'mızın Hareketleri" ünitesi kapsamında gerçekleştirilen STEM etkinlikleri yedi hafta sürmüştür. Etkinliklerin ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin 21. yüzyıl becerilerine, bilimin doğasına yönelik düşüncelerine ve astronomiye yönelik ilgilerine etkisi incelenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu ilkokul dördüncü sınıfta öğrenim gören 35 öğrenciden oluşmaktadır. Nicel veri toplama araçlarını 21. Yüzyıl Öğrenme ve Yenilenme Becerileri Ölçeği ve Bilimin Doğasına Yönelik Düşünceler Ölçeği; nitel veri toplama araçlarını ise yarı yapılandırılmış görüşme formu ve gözlem notları oluşturmaktadır. Elde edilen nicel ve nitel bulgulara göre 5E öğrenme modeli kapsamında gerçekleştirilen STEM etkinliklerinin deney grubundaki öğrencilerin 21. Yüzyıl Öğrenme ve Yenilenme Becerileri ölçeğinin genelinde ve yaratıcılık ve yenilenme alt boyutundaki gelişimlerine kontrol grubundaki öğrencilere göre anlamlı şekilde gelişme göstermiştir. Ayrıca STEM etkinliklerinin deney grubunun eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerinin gelişimine olumlu etki ettiği bulunmuştur. Etkinliklerin deney grubundaki öğrencilerin bilimin doğasına yönelik düşüncelerinin gelişiminde sontest lehine anlamlı bir etki sağladığı ve astronomiye yönelik ilgilerine katkı sağladığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin STEM mesleklerine ilgi duydukları ve gelecekte kariyer hedefleri arasında bu meslekleri tercih edebilecekleri görülmüştür. Öğrenme ortamına ilişkin tutulan gözlem notlarına göre öğrencilerin derslerde eğlendikleri, istekli ve aktif oldukları gözlenmiştir. Ayrıca, 5E öğrenme modeli kapsamında gerçekleştirilen STEM etkinliklerinin uygulanmasına yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Okul dışı öğrenme ortamlarının fen bilimleri dersi 6. sınıf vücudumuzdaki sistemler ve sağlığı ünitesinin öğretimine etkisinin incelenmesi
Bu araştırmada, fen bilimleri dersi vücudumuzdaki sistemler ve sağlığı ünitesinin öğretiminde kullanılan okul dışı öğrenme ortamlarının 6. sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına, fen bilimleri dersine yönelik tutumlarına ve bilimin doğası anlayışları üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın diğer bir amacı ise, derslerinde kullandıkları okul dışı öğrenme ortamları hakkında öğrencilerin görüşlerinin belirlenmesidir. Araştırma, 2021-2022 eğitim-öğretim yılının ikinci yarıyılında Kastamonu İli İhsangazi ilçesinde bulunan bir devlet ortaokulunda öğrenim gören 32 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Rastgele olarak seçilen deney grubunda 16 ve kontrol grubunda 16 öğrenci bulunmaktadır. Araştırmada, nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma araştırma yönteminin bir çeşidi olan sıralı açıklayıcı desen kullanılmıştır. Burada, ağırlıklı ve öncelikli olarak nicel veriler toplanmış ve analiz edilmiştir. Daha sonra, nitel veriler toplanarak analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Okul dışı öğrenme ortamları kullanılarak yapılan fen öğretiminin öğrencilerin akademik başarılarına, fen bilimleri dersine yönelik tutumlarına ve bilimin doğası anlayışları üzerine etkisini belirlemek için deneysel araştırma yöntemlerinden ön-test son-test kontrol gruplu yarı deneysel desenden yararlanılmıştır. Ayrıca, deney grubundan belirlenen sekiz öğrencinin ilgili ünite konularının öğretiminde yararlandıkları okul dışı öğrenme ortamları hakkında görüşlerinin alınması amacıyla yarı yapılandırılmış görüşme formu ile nitel veriler toplanarak durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. İlgili ünite konuları kontrol grubundaki öğrencilere 2018 Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı ile anlatılırken, deney grubundaki öğrencilere mevcut öğretim programına ek olarak okul dışı öğrenme ortamları kullanılarak öğretilmiştir. Araştırmanın nicel verileri, Vücudumuzdaki Sistemler ve Sağlığı Ünitesi Başarı Testi, Fen Bilimleri Dersi Tutum Ölçeği, Bilimin Doğasını Anlama Ölçeği ile, nitel veriler ise Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu ile toplanmıştır. Nicel veri toplama araçları deney ve kontrol grubundaki öğrencilere ön-test ve son-test olarak, nitel veri toplama aracı ise deney grubu öğrencilerinden başarı testi sonuçlarına göre belirlenen düşük, orta ve yüksek başarı seviyelerinden seçilen sekiz öğrenciye uygulanmıştır. Ölçme araçlarından elde edilen nicel veriler, SPSS programı ile, nitel veriler ise betimsel olarak analiz edilmiştir. Verilerin analizi sonucunda, okul dışı öğrenme ortamları kullanılarak derslerin işlendiği deney grubu öğrencilerinin akademik başarıları, derse yönelik tutumları ve bilimin doğası anlayışları kontrol grubu öğrencileriyle kıyaslandığında, deney grubundaki öğrencilerin lehine aralarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Başka bir ifadeyle, ilgili ünite konularının öğretiminde yararlanılan okul dışı öğrenme ortamlarının öğrencilerin başarılarını, derse yönelik olumlu tutum geliştirmelerini ve bilimin doğası anlayışlarını artırmada önemli bir etkiye sahip olduğu görülmüştür. Elde edilen nicel verileri desteklemek amacıyla, deney grubundan seçilen sekiz öğrenciye uygulanan yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen verilere göre ise, öğrencilerin çoğunluğu birçok konuyu öğrendiklerini, dersi daha eğlenceli bulduklarını, kavramları öğrenirken zorlanmadıklarını ve okul dışı öğrenme ortamlarında bulunmaktan mutlu olduklarını ifade etmişlerdir. Bu sonuçlardan yola çıkarak, fen bilimleri öğretmenlerine bu araştırmada olduğu gibi okul dışı öğrenme ortamlarına uygun ünite konularının öğretiminde bu ortamlardan daha çok yararlanmaları önerilmektedir.
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının bilimin doğası hakkındaki görüşleri
Bu çalışmanın amacı Türkiye?deki sosyal bilgiler öğretmenliğinde okuyan öğrencilerinin bilimin doğası hakkında bakış açılarını araştırmaktır. Araştırmaya sosyal bilgiler öğretmenliği bilim dalında 1.2.3 ve 4. Sınıflarında okuyan 86 öğrenci katılmıştır. Katılımcıların ?Bilimin Doğası? hakkındaki görüşlerini değerlendirmek için Aikenhead, Ryan ve Fleming (1989) tarafından deneysel yolla geliştirilen, dokuz kategoriden ve 114 çoktan seçmeli sorudan oluşan ?Fen?in Doğası Hakkındaki Görüşler? (VOSTS) ölçeği sosyal bilgilere uyarlanarak kullanılmıştır. Bilim (1 soru), Bilim insanının karakteristik özelliği (3 soru), Bilimsel bilginin sosyal yapısı (2 soru), Bilim ve teknolojinin toplum üzerine etkisi (3 soru), Toplumun bilim ve teknoloji üzerine etkisi (2 soru), Bilimsel bilginin karakteristik özellikleri (14) konu başlıklarını içeren toplam 25 soru bu araştırma için seçilerek adapte edilmiştir. Sonuçlar, öğrencilerin bilimin doğası konusunda birçok kavram yanılgısına sahip olduklarını göstermiştir. Katılımcıların bilimsel gözlemler; sınıflandırma tekniklerinin doğası; bilimsel bilginin değişebilirliği ve sebep-sonuç ilişkileri gibi konularda çağdaş (gerçekçi) görüşlere sahip olduklarını gösterirken; bilimin tanımı, bilimsel modellerin doğası, hipotezler, teoriler ve kanunlar arasındaki ilişkiler, bilimsel yöntem, bilimin temel varsayımları, bilimsel bilginin epistemolojik durumu ve disiplinlerin arasındaki ilişkiler hakkında geleneksel görüşlere sahip olduklarını ortaya koymuştur. Öğrencilerin bilimin doğasına bakış açılarında cinsiyete göre anlamlı bir fark bulunamamıştır.
Fen bilgisi öğretmen adaylarının sosyobilimsel argümantasyon kaliteleri ile bilimin doğası anlayışları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada, fen bilgisi öğretmen adaylarının bilimin doğası anlayışları ile sosyobilimsel argümantasyon kaliteleri arasındaki olası çift yönlü ilişkiyi incelemek amaçlanmıştır. Bununla birlikte, doğrudan bilimin doğası ve sosyobilimsel argümantasyon sürecinin öğretmen adaylarının argümantasyon ve bilimin doğasına yönelik görüşlerinde ne tür farklılıklar meydana getirdiği de incelenmiştir. Araştırma, 2014-2015 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Kastamonu Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü, Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalında öğrenim gören 56, üçüncü sınıf fen bilgisi öğretmen adayının katılımıyla gerçekleştirilmiştir. İki farklı şubede bulunan katılımcılardan 27'si deney grubunda, 29'u ise kontrol grubunda araştırmaya dâhil edilmiştir. Bu araştırmada nitel ve nicel araştırma desenlerinin birlikte yer aldığı karma yöntem kullanılmıştır. Deney grubunda yer alan fen bilgisi öğretmen adayları, doğrudan bilimin doğası ve sosyobilimsel argümantasyon sürecine dâhil edilirken, kontrol grubundaki öğretmen adayları ise öğrenci merkezli etkinlikler doğrultusunda sürece katılmışlardır. Toplamda 11 hafta süren uygulama–veri toplama sürecinin başında ve sonunda, araştırmaya katılan tüm öğretmen adaylarına Argümantasyon Açısından Bilimin Doğası (AABD) Testi yöneltilmiştir. Bu testten alınan puanlar değerlendirilerek deney grubundaki öğretmen adayları, maksimum çeşitlilik örneklemesi kapsamında bilimin doğası anlayışlarına göre alt, orta ve üst şeklinde dörder kişilik üç gruba ayrılmışlardır. Alt, orta ve üst grupta yer alan katılımcıların sosyobilimsel argümantasyon kalitelerini belirlemek için ise "Elektrikli Otomobil Üretimi", "Cep Telefonları İnsan Hayatını Tehdit Ediyor" ve "Altın Pirinç" isimli üç senaryo aracılığıyla veriler toplanmıştır. Son olarak deney grubundan rastgele seçilen altı öğretmen adayına ise sürecin başında ve sonunda bilimin doğası, argümantasyon ve fen eğitimine yönelik yarı-yapılandırılmış görüşme soruları yöneltilmiştir. Çalışmada ulaşılan nicel veriler SPSS paket programı, nitel veriler ise tümevarımsal içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Deney ve kontrol gruplarının ön-test/son-test puanları arasındaki farkın anlamlılığını belirlemek amacıyla örneklemden toplanan veriler üzerinde bağımlı ve bağımsız örneklemler için t-testi yapılmıştır. Alt, orta ve üst grubun argümantasyon kaliteleri arasındaki farkın anlamlılığını belirlemek için ilk olarak Argüman değerlendirme ölçeği aracılığıyla nitel analiz, elde edilen verilerin nicelleştirilmesiyle de Kruskal Wallis H-Testi yapılmıştır. Yarı-yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen nitel veriler içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Nitel ve nicel veri analizlerinden elde edilen sonuçlar, bilimin doğası anlayışlarının sosyobilimsel argümantasyon kalitesini anlamlı olarak etkilediğini göstermiştir. Bununla birlikte deney grubu ile kontrol grubunun bilimin doğası anlayışları arasında ise deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Son olarak deney grubundaki öğretmen adaylarının bilimin doğası, argümantasyon ve fen eğitimine dair görüşlerinin olumlu bir değişim gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu çalışmada, ulaşılan sonuçlar ilgili literatürle de ilişkilendirilerek fen eğitimi literatürüne katkı, eğitim-öğretimin niteliğinin geliştirilmesi ve hizmet öncesi öğretmen eğitimi açısından öneriler verilmiştir.
Fen bilgisi öğretmen adaylarının fen içeriği ile ilişkilendirilmiş bilimin doğası konusundaki pedagojik alan bilgilerinin gelişimi
Fen eğitiminin temel amaçları arasında sayılan bireylerin fen okuryazarı olarak yetiştirilmesi vizyonu, yeni öğretim programlarının hazırlanması ve hâlihazırdaki öğretim programlarının güncellenmesi çalışmalarında önemli bir yer tutmaktadır. Bilimin doğası ise fen okuryazarlığının bileşenlerinden biridir. Bu çalışmada ?bilimin doğasını nasıl öğretiriz?? ya da ?bilimin doğasını fen içeriği ile ilişkilendirerek nasıl öğretebiliriz?? soruları üzerinde durulmaktadır. Bu noktada öğretmen adayları ya da öğretmenlerin sahip olmaları gereken bilgi ve becerileriyle bunların öğretim sürecine yansıtılması anlamında kullanılan pedagojik alan bilgisi (PAB) kavramı ön plana çıkmaktadır. PAB?ın öğretim süreci içerisindeki gözlem ve değerlendirilmesi ise genellikle önceden belirlenmiş bir konunun kontrollü şartlar altında yoğunlaştırılması ya da küçültülmesi ile gerçekleştirilen mikroöğretim uygulamaları ile yapılmaktadır. Bu araştırma ile açık-düşündürücü etkinliklere dayalı bilimin doğası öğretimi ve fen içeriği ile ilişkilendirilmiş bilimin doğası konusundaki PAB öğretimi yapılan fen bilgisi öğretmen adaylarının, fen içeriği ile ilişkilendirilmiş bilimin doğası konusundaki PAB?larında meydana gelen gelişimlerin mikroöğretimle araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla, Fen Bilgisi Öğretmenliği Anabilim Dalı 3. sınıf derslerinden Bilimin Doğası ve Bilim Tarihi dersi bünyesinde 40 öğretmen adayı ile pilot çalışma, 50 öğretmen adayı ile de 14 hafta süren asıl uygulama yapılmıştır. Ayrıca amaçlı örneklem yöntemlerinden maksimum çeşitlik örneklemesine gidilerek Bilimin Doğası Hakkında Görüşler Anketi (BDHGA) C Formu ön test ve son testinden sonra 12, mikroöğretim uygulamalarından sonra da 3 öğretmen adayı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler (YYG) gerçekleştirilmiştir. Araştırma karma araştırma yöntemlerinden açımsayıcı ardışık desen, zayıf deneysel desenlerden tek grup ön test son test deseni ve durum çalışmalarından iç içe geçmiş çoklu durum desenine sahiptir. Araştırmada veri toplama aracı olarak BDHGA ve YYG?nin yanı sıra araştırma ile geliştirilmiş Dereceli Puanlama Anahtarı, Gözlem-Video Kaydı, Sınıf İçi Gözlem-Kontrol Çizelgesi ve Öğretmen Adayı Ders Planları kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verileri içerik analizi, betimsel analiz ve doküman incelemesi ile nicel verileri ise ilişkili örneklemler için t-testi kullanılarak SPSS 17 paket programı ile analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen hem nitel hem de nicel bulgulara göre öğretmen adaylarına verilen açık-düşündürücü etkinliklere dayalı bilimin doğası öğretimi, onların bilimin doğası bilgilerini olumlu yönde etkilemiştir. Bununla birlikte bilimin doğasına ilişkin hala birtakım kavram yanılgısına sahip öğretmen adayları da tespit edilmiştir. Ayrıca araştırma ile fen içeriği ile ilişkilendirilmiş bilimin doğası konusundaki PAB modeli geliştirilmiştir. Bu model temel alınarak yapılan mikroöğretim sürecinde izlenen 3 öğretmen adayının fen içeriği ile ilişkilendirilmiş bilimin doğası konusundaki PAB?larında ciddi gelişimler kaydedilmiştir. Araştırmada son olarak öğretim uygulamalarına, kavramsal gelişime, öğretim programına, öğretmen eğitimine ve bu konuda çalışma yapacak olan araştırmacılara yönelik öneriler ile araştırmacının karşılaştığı zorluk ve deneyimlere yer verilmiştir.
Ortaokul öğrencilerinin matematik tarihi bağlamında hazırladıkları dijital öyküler üzerine bir araştırma: Matematik nasıl doğmuştur?
Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin dijital öyküleme sürecine girmesi ile bu öyküleme tekniği hakkındaki düşüncelerine nasıl yansıdığını ve bu öyküleme sürecinin öğrencilerin matematiğin doğasına ve matematiksel bilginin oluşumuna yönelik düşünceleri üzerine yansımalarını belirlemektir. Nitel araştırma yöntemlerinden biri olan durum çalışması yaklaşımı kullanılarak yürütülen bu araştırmanın çalışma grubunu, Kastamonu İli 'ne ait bir devlet ortaokulunda öğrenim görmekte olan 7 kız ve 5 erkek öğrenci olmak üzere toplam 12 ortaokul 7.sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışma grubu amaçsal örnekleme yöntemiyle oluşturulmuştur. Öğrencilerin dijital öyküleme süreçlerine dair görüşleri görüş formu ve yarı yapılandırılmış görüşmeler ile alınmış; öğrencilerin matematiğin doğasına ve matematiksel bilginin doğuşuna dair görüşleri ise görüş formu ile alınmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi yapılarak, bulgular ortaya konuşmuştur. Çalışmanın sonucunda öğrencilerin dijital öyküleme sürecinden keyif aldıkları, dijital öyküleme programını kullanmanın çok rahat ve kolay olduğu, hazırladıkları dijital öyküleme etkinleri sayesinde matematikçilerin hayatlarından bir şeyler öğrendiklerini ifade etmişlerdir. Öğrencilerde ortak bir matematik tanımı olmadığı gözlenmiş, matematiği çoğunlukla sayılarla ilişkilendirdikleri ve matematiğin çıkış noktası olarak ticareti düşündükleri ortaya konulmuştur. Öğrenciler matematiğin en fazla günlük hayat problemlerini çözmeye ve sayıları daha kolay hesaplamaya yaradığını belirtmişlerdir.
İlköğretim 5. sınıf öğrencilerine dünya ve evren öğrenme alanının bilimsel tartışma (argümantasyon) odaklı yöntem ile öğretimi
Değişen günümüz şartlarını göz önüne aldığımızda insanoğlu bilimin ve tekniğin artık gerisinde kalmaktadır. Bilim ve teknik o kadar hızlı ilerlemektedir ki birçok akademisyen ve eğitimciler bu hızlı akışı takibe alamamaktadırlar. Bu süratli ilerleyişte eğitim alanında öğrencilerin daha aktif ve kalıcı öğrenmeler yapabilmesi için bilimi tartışmaya ve yorumlamaya ihtiyaçları vardır. Çoğu araştırmacı tarafından fen eğitiminde bilimsel tartışma yöntemi ile öğretimin önemine giderek artan bir şekilde vurgu yapılmasına rağmen, bilimsel tartışma ile öğretim fen sınıflarında son derece az uygulanmaktadır. Uygulama yeteri kadar fazla olmamasının sebepleri arasında fen öğretmenlerinin geleneksel yöntemlere olan bağlılığı, öğretmenlere bilimsel tartışma ile öğretim konusunda hizmet içi eğitimin verilmemesi ya da verilen eğitimlerin azlığı gösterilebilir. Bunların yanında öğretmenlerin bilimsel tartışma yöntemi hakkında bilgisi olsa da geleneksel bir öğretim metoduyla eğitim almalarından dolayı, öğrendiği gibi değil, gördüğü gibi eğitime devam etmesi, bu öğretim metodunun nasıl uygulanabileceği konusundaki örnek materyal sayısının yetersiz olması, MEB tarafından yeteri kadar materyal desteğinin olmaması ve bilimsel tartışma ile öğretim yönteminin etkililiğini inceleyen deneysel çalışmaların az olması da sayılabilir. Bununla beraber fen eğitiminin amaçlarından biri olan bilimin ve dünyanın doğası hakkındaki bilgileri yapılandırma sürecinde bilimi öğrenenler olarak bireylerin bilimsel tartışma ile nasıl meşgul oldukları konusunda da çok az şey bilinmektedir.Bu çalışmanın amaçlarından birisi bilimsel tartışma yöntemi ile öğretimin 5. sınıf öğrencilerinin Dünya ve Evren konusundaki kavramları anlamalarına, kavram ve prensiplerle ilgili soruları çözebilme başarılarına ve fen bilgisine yönelik tutumlarına etkilerini incelemektir. Çalışmanın diğer amacı bilimsel tartışma odaklı ders materyallerinin öğrencilerin bilimin doğası ile ilgili anlayışlarına etkilerini inceleyerek, onların eleştirel düşünme becerilerini geliştirmek, bilime ve bilimsel bilgiye eleştirel bir gözle bakmalarını sağlamak ve varsa bilimin doğası ile ilgili yanlış kavramalarını gidermektir. 2010-2011 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde yapılan bu çalışmanın örneklemini Çorum ili Sungurlu ilçesi Fevzi Çakmak İlköğretim Okulu 5. sınıf şubelerinde öğrenim gören 37 öğrenci oluşturmaktadır. Örneklem kolay ulaşılabilir örneklem metoduyla seçilmiş ve çalışmaya katılan her iki sınıftaki öğrencileri değiştirme imkanı olmadığından sınıflardan biri deney diğeri kontrol grubu olarak rastgele atanmıştır. Çalışmada yarı deneysel öntest-sontest kontrol grubu dizaynı kullanılmıştır. Kontrol grubunda geleneksel öğretim metodu (Düz anlatım, Soru-cevap yöntemi) kullanırken deneysel grupta bilimsel tartışma metodu kullanılmıştır.Bu çalışmanın verileri nicel ve nitel verilerden oluşmaktadır. Nicel veriler `Dünya ve Evren Başarı Testi', `Bilimsel Bilginin Doğası Ölçeği', `Fen ve Teknoloji Dersine Karşı Tutum Ölçeği' ölçeklerinden elde edilmiştir. Nitel veriler ise `Dünya ve Evren Görüşme Formu' kullanılarak toplanmıştır.Bu çalışmadaki verilen analizinde SPSS 16 paket programı kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre bilimsel tartışma metoduyla eğitim verilen deney ile geleneksel öğretim metodu kullanılan kontrol grubunun akademik başarıları arasında deney grubu lehine (p<0,05) anlamlı bir fark bulunmuştur. Ancak deney ve kontrol grubunun fen ve teknooji dersine karşı tutumları arasında ve bilimsel bilginin doğası anlayışlarında anlamlı bir farkın olmadığı görülmüştür.Bu çalışmanın bulguları ışığında 5. sınıf öğrencilerinin Dünya ve Evren konusundaki kavramları anlamalarına, bu konudaki kavram ve prensiplerle ilgili soruları çözebilme başarılarına, bilimsel tartışma metoduyla öğretimin daha etkili olduğu sonucuna varılabilinir.Anahtar Kelimeler: Bilimsel Tartışma (Argumantasyon), Dünya ve Evren, Bilimin Doğası
Sosyobilimsel meselelerle öğrenme ve argümantasyon temelli bilim öğrenme yaklaşımlarının fen bilimleri öğretmen adaylarının bilimin doğasını anlamalarına etkisi
Son yıllarda bilimsel okuryazar bireylerin yetiştirilmesi özellikle fen eğitiminde üzerinde önemle durulan konulardan biridir. Bilimsel okuryazarlığa ilişkin pek çok araştırmacı tarafından birbirinden farklı çerçeveler çizilmiştir. Bilimin doğası ise oluşturulan bu çerçevelere dâhil edilen bir unsur olmuştur. Bireylerin bilimsel okuryazarlık seviyesine erişebilmelerinde bilimin doğasına yönelik kabul edilebilir bir anlayışa sahip olmaları oldukça önemli görülmüştür. Fakat ilgili alan incelendiğinde bireylerin bilimin doğasına ilişkin doğru olmayan fikirlerinin olduğu görülmüştür. Böylelikle bireylerin bilimin doğasına yönelik kabul edilebilir anlayışa sahip olmalarını sağlayacak çalışmalar önem kazanmıştır. Bu bağlamda bireylerin bilimin doğası anlayışlarının gelişimine yönelik olarak gerçekleştirilen çalışmanın ulusal ve uluslararası alanyazınına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Bu bağlamda, araştırmanın amacı argümantasyon temelli bilim öğrenme (ATBÖ) ve sosyobilimsel meselelerle öğrenme olarak tasarlanmış iki farklı öğretimin fen bilimleri öğretmen adaylarının bilimin doğası anlayışları üzerindeki etkisini araştırmaktır. Araştırmanın çalışma grubunu bir devlet üniversitesinin fen bilgisi bölümünde öğrenim gören 3. sınıf öğretmen adayları oluşturmaktadır. Karma yöntem desenlerinden biri olan "iç içe karma" desene uygun olarak yürütülen araştırma bilimin doğası ve bilim tarihi dersini alan 82 fen bilgisi öğretmen adayının katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda araştırma sosyobilimsel meselelere dayalı (deney 1) ATBÖ yaklaşımına dayalı (deney 2), birde mevcut uygulama (kontrol grubu) olmak üzere üç farklı grupta gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın deney ve kontrol grupları belirlendikten sonra her üç grup için haftalık etkinlik hazırlanmıştır. Araştırma gruplarından deney 1 grubu için sosyobilimsel meselelerin temele alındığı araştırmacı tarafından birbirinden farklı sekiz senaryo üzerinden öğretim gerçekleştirilmiştir. Deney 2 grubunda haftalık etkinliklerin seçiminde bireylerin araştırma ve sorgulama yapmalarına imkân sağlayacağı düşünülen çözeltiler ve hücre konuları seçilmiştir. Araştırmanın kontrol grubunda ise mevcut uygulama olarak ifade edilen; dersin öğretmeninin anlatıcı konumda olduğu ve bilgiyi doğrudan aktardığı, öğrencilerin ise daha çok dinleyici konumda olmakla birlikte zaman zaman fikirlerini ifade edebildikleri bir yaklaşımla öğretim gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri çeşitliliği sağlaması açısından yedi farklı veri toplama aracı kullanılmıştır. Bu veri toplama araçlarını bilimin doğası hakkında görüşler anketi (BDHGA), öğrenci günlükleri, alan notları, standartlaştırılmış açık-uçlu görüşme-1 (SAUG-1), standartlaştırılmış açık-uçlu görüşme (SAUG-2), dereceli puanlama anahtarı ve sosyobilimsel senaryolar oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında elde edilen nitel veriler içerik analizi yöntemi kullanılarak analiz edilirken BDHGA'nden elde edilen verilerin analizi için nitel verilerin sayısallaştırması yöntemi tercih edilmiştir. Araştırmadan elde edilen nitel ve nicel bulgulara göre; öğretmen adaylarının ATBÖ ve sosyobilimsel meselelerle öğrenme sürecine dâhil olmaları bilimin doğası anlayışları gelişimine katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen bulgu ve sonuçlara dayanarak ATBÖ ve sosyobilimsel meselelerle öğrenme bireylerin bilimin doğası anlayışları gelişiminde etkili birer yol olarak değerlendirilmiştir. Son olarak araştırma kapsamında elde edilen bulgu ve sonuçlara dayanarak bilimin doğası öğreticileri ve bilimin doğasıyla ilgili çalışma yapacak olan araştırmacılara yönelik önerilere yer verilmiştir.
Fen bilgisi öğretmen adaylarının küresel ısınma hakkındaki informal muhakemeleri üzerinde bilimin doğasının etkisinin araştırılması
Araştırmanın amacı Fen bilgisi öğretmen adaylarının küresel ısınma konusu hakkındaki informal muhakemelerinde bilimin doğasını nasıl kavramsallaştırdıklarının ortaya konulmasıdır. Bu amaç doğrultusunda araştırmada nitel araştırma yaklaşımlarından durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Araştırma iki aşamada gerçekleştirilmiştir. İlk olarak bir devlet üniversitesinde öğrenim gören ikinci sınıf 38 Fen Bilgisi öğretmen adayı belirlenerek bilimin doğasına yönelik kavramsallaştırmalarına ulaşılmıştır. Yapılan analizlerin ardından 38 Fen Bilgisi öğretmen adayı arasından dört Fen Bilgisi öğretmen adayı seçilerek ikinci aşamaya geçilmiştir. Bu aşamada ise dört Fen Bilgisi öğretmen adayının informal muhakeme süreçlerini bilimin doğasına yönelik kavramsallaştırmalarını nasıl etkilemekte olduğu araştırılmıştır. Veri analizlerinde betimsel analiz ve içerik analizinden yararlanılmıştır.Ortaya çıkan bulgulara göre Fen Bilgisi öğretmen adaylarının informal muhakeme süreçlerinde sosyobilimsel bir konu olan küresel ısınma hakkında bilimsel verileri tanımlamakta zorlandıkları, deney ve gözlemi bilimin temel unsurları olarak nitelendirdikleri ortaya çıkmıştır. Fen Bilgisi öğretmen adaylarının informal muhakeme süreçlerinde bilimin doğasının ?bilimsel bilginin değişebilirliği? unsurunun etkileri incelendiğinde ortaya çıkan genel kanı, bilimsel bilginin farklı faktörlerin etkisinde değişime uğrayabileceği yönünde olduğu şeklindedir. Araştırmaya katılan dört Fen Bilgisi öğretmen adayının bilimsel bilginin sosyal ve kültürel yapı ile olan ilişkilerine yönelik kavramsallaştırmaları incelendiğinde ise öğretmen adaylarının bu konuda net bir fikir ortaya koyamadıkları ve sonuç odaklı bir informal muhakeme süreci içinde oldukları söylenebilir.
Manyetizma ve elektromanyetik indüksiyonla ilgili etkinliklerin ortaöğretim öğrencilerinin bilimin doğasına ilişkin görüşlerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, Manyetizma ve Elektromanyetik İndüksiyon konuları ile ilgili bilimin doğası etkinlikleri tasarlamak ve bu etkinliklerin ortaöğretim 12. sınıf öğrencilerinin bilimin doğası hakkındaki görüşlerine olan etkisini incelemektir. Araştırmanın amacı; bilimin doğası öğretim yöntemlerinden hangisinin etkili olacağının belirlenmesi değil; bilimin doğasını etkili bir şekilde öğretmek olduğundan, dolaylı yaklaşıma göre daha etkili olduğu belirtilen doğrudan-yansıtıcı ve tarihsel yaklaşımdan yararlanılmıştır. Bilimin doğası unsurlarını öğrencilere kazandırmak amacıyla Manyetizma ve Elektromanyetik İndüksiyon konuları ile ilgili altı farklı etkinlik hazırlanmıştır. Etkinlikler öğrencilerin okul öncesi döneminden üniversiteye kadar aldıkları eğitimde, bilimin doğasının kazanılması gereken unsurlarını içerecek şekilde geliştirilmiştir. Bunlar: bilimsel bilginin değişebilir doğası, deneye dayalı olması, öznel doğası, kısmen yaratıcılık ve hayal gücünün ürünü olduğu, sosyal ve kültürel içerikli oluşu, gözlem ve çıkarım arasındaki fark ile bilimsel teori ve yasaların işlevi ve aralarındaki ilişkidir. Etkinlikler tasarlandıktan sonra konu alanında uzman kişiler tarafından incelenmiş, bu incelemeye yönelik olarak tekrar gözden geçirilerek geliştirilmiştir. Araştırma boyunca tasarlanan etkinliklerin başarısını değerlendirmek için, 2009-2010 eğitim-öğretim yılının I. döneminde beş öğrenciyle çalışılmıştır. Araştırmada nitel ve nicel veri toplama araçları birlikte kullanılmıştır. Etkinlikler uygulanmadan bir hafta önce ve uygulama bittikten bir hafta sonra öğrencilerin bilimin doğası profillerini belirlemek için açık uçlu sorulardan oluşan VNOS-C anketi uygulanmıştır. Ankete verilen yanıtları daha iyi incelemek, daha sağlıklı veriler elde etmek için anketin uygulanışından sonra mülakatlar yapılmıştır. Aynı zamanda bilimsel bilgiye yönelik görüşlerinin değişimini de tespit etmek için ?Bilimsel Bilgiye Yönelik Tutum Anketi? uygulanmıştır. Öğrencilerle yapılan tüm etkinlik ve mülakatlar videoya kaydedilmiştir. Etkinlikler araştırmacı tarafından tasarlanan sırasına uygun olarak uygulanmıştır. Bilimin doğası unsurlarına ulaşmak için öğrencilerin bir ön bilgiye sahip olması gerekiyorsa, etkinlik o konudan sonra uygulanmıştır. Ancak fizik konusunun içeriğine uygun olan kavramla birlikte bilimin doğası unsurunu öğretmek amaçlandığında ise yeni bir konuya geçilmeden etkinlik uygulanmıştır. Etkinlikler fizik ders saati içerisinde haftada ikişer saat olmak üzere altı hafta boyunca, toplam 12 saatlik bir sürede, fen laboratuarında yapılmıştır. Etkinliklerde yapılanları yansıtan, öğrencilerden istenilenleri içeren çalışma kâğıtları ve yansıtıcı yazılar değerlendirmede kullanılmıştır. Öğrencilerin ön ve son teste verdikleri yanıtlara göre sürekli karşılaştırmalı analiz yöntemi kullanılarak bilimin doğası profilleri oluşturulup karşılaştırılmıştır. Öğrencilerin uygulamadan önce genel olarak bilimin doğası profilleri ?zayıf? olarak belirlenmiştir. Özellikle uygulamalar sırasında yasa ve teorilerin yapısı hakkındaki yanlış olan bilgilerinde ısrarcı oldukları tespit edilmiştir. Bilimin yaratıcı doğası hakkındaki uygulamalarda da, yanlış olan bilgilerini değiştirmede zorlanmışlardır. Araştırma sonucunda bilimin çıkarıma dayalı unsuru dışında diğer unsurlar hakkında ?yeterli? seviyeye ulaştıkları belirlenmiştir. Ayrıca bir fizik konusuna bağlı olarak hazırlanan etkinliklerin öğrencilerin bilimin doğası görüşlerini geliştirmede etkili olduğu sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Bilimin Doğası, Bilimsel Okur-yazarlık, Öğretim Etkinlikleri, Manyetizma ve Elektromanyetik İndüksiyon.
Fizik, kimya ve biyoloji öğretmen adaylarının bilimin doğasına ilişkin görüşleri, değerleri ve akademik başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada ortaöğretim fen matematik alanları eğitimi bölümünde öğrenim görmekte olan Fizik, Kimya ve Biyoloji öğretmen adaylarının akademik başarıları, değerleri ve bilimin doğasına ilişkin görüşleri arasındaki ilişki incelendi. Veriler 2009-2010 akademik yılı 2. döneminde Ankara'da yer alan 1 devlet üniversitesinin 4. ve 5. sınıf fizik, kimya ve biyoloji eğitimi bölümünde öğrenim görmekte olan 105 öğrenci ve 67 tezsiz yüksek lisans öğrencisinden toplandı. Öğretmen adaylarının bilimin doğasına ilişkin görüşleri tutum ölçeği, değerlere ilişkin görüşleri ise ?Allport Vernon Lindzey Değerler Testi? ile ölçüldü. Akademik başarının göstergesi olarak öğrencilerin genel not ortalamaları kullanıldı. Araştırma sonuçlarına göre; fizik, kimya ve biyoloji öğretmen adaylarının akademik başarıları arasında cinsiyet açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu görüldü. Kızlar erkeklere göre akademik olarak daha başarılıdır. Kimya ve biyoloji öğretmen adaylarının akademik başarıları ile değerlere ilişkin görüşleri arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlı değil iken Fizik öğretmen adaylarında akademik başarıları ile politik değere ilişkin görüşleri arasında anlamlı ve negatif bir ilişki vardır. Ayrıca analiz sonuçları fizik ve kimya öğretmen adaylarının bilimin doğasına ilişkin görüşleri ile değerlere ilişkin görüşleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olmadığını göstermektedir. Fakat biyoloji öğretmen adaylarının politik değere ilişkin görüşü ve bilimin doğasına ilişkin görüşleri arasında negatif yönlü bir ilişki vardır. Biyoloji ve fizik öğretmen adaylarının bilimin doğasına ilişkin görüşleri arasında cinsiyet açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark yok iken kimya öğretmen adaylarında anlamlı bir fark vardır.
Açık-düşündürücü öğretim dizini ile bilimin doğası odaklı fen içeriği öğretiminin lise öğrencilerinin bilimin doğası anlayışlarına etkisi
Bu çalışmanın amacı, lise düzeyindeki fen sınıflarında açık-düşündürücü yaklaşımla bilimin doğası odaklı fen içeriği öğretimini amaçlayan bir öğretim dizini geliştirmek ve bu öğretim dizininin öğrencilerin bilimin doğasına ilişkin çağdaş anlayışlarına (bilimsel bilginin hümanistik özelliği, tarihi ve geçiciliği gibi) etkisini incelemektir. Ayrıca bu öğretim dizini ile öğretmenlerin, bilimin doğasının içeriğini öğrenmeleri ve bilimsel kontekst içinde bilimin doğası öğretiminin nasıl olması gerektiği konusuna yardımcı olmak hedeflenmiştir.Bu örnek olay çalışmasında, 15 tane lise 3. sınıf öğrencisi amaçlı örneklem yöntemi ile seçilmiştir. Günümüzdeki fen eğitimi reformlarında vurgulanan bilimin doğası anlayışları ile öğrencilere bilimsel bilginin 1) değişimi, 2) deneyselliği, 3) teori yüklü olması, 4) insan hayal gücü, yaratıcılığı ve yorumunun ürünü olması ve 5) sosyo-kültürel değerlerle iç içe olması gibi özellikler verilmeye çalışılmıştır. Ayrıca öğretim sırasında, gözlem ve çıkarım arasında farkı vurgulamak, teori ve kanunlar arasındaki ilişkiyi, bunların işlevleri ve gelişimini de açıklamak amaçlanmıştır. Öğretim dizini, açık-düşündürücü yaklaşım temel alınarak bilimin doğası anlayışlarının içerik konusu ile birlikte verilmesini ve kavramsal değişim yaklaşımına göre öğrenme çerçevesinde öğretimi içermektedir. Öğretim uygulamaları; kazanımlar, açık-düşündürücü etkinlikler ve değerlendirmeyi kapsamaktadır. Bu öğretim dizininin uygulamaları; bilimsel dünya görüşü, sorgulayıcı araştırmanın bilimsel metotları, bilimsel teşebbüslerin doğası, teori ve kanun görüşlerini kimyasal denge konusu ile birlikte veren dört oturumda gerçekleştirilmiştir. Bu oturumlarda, kimyasal denge konusu kapsamında verilen örnekler, açıklamalar, gösterimler, bilim adamlarının yaşamlarından kısa bölümler içeren tarihi hikayeler (vinyetler), sorgulayıcı-araştırmaya dayalı etkinliklerle; açık-düşündürücü yaklaşıma göre verilmeye çalışılmıştır.Uygulama 2009-2010 öğretim yılının II. Döneminde haftada 3 saat olmak üzere 10 hafta sürmüştür. Çalışmada veri toplama aracı olarak, Bilimin Doğasına İlişkin Görüş Anketi (BDİG-C) ön ve son test olarak, yarı yapılandırılmış mülakatlar öğretim sonunda, alan notları ve yazılı geri dönütler uygulama süresince uygulanmıştır. Elde edilen veriler Temellendirilmiş Veri Çözümleme Metodolojisi (grounded theory) kullanılarak kalitatif olarak analiz edilmiştir. Ayrıca ön ve son anketlere verilen cevapların puanlanması yoluyla tüm öğrencilerin bir profili oluşturulmuştur.Bu araştırmadan elde edilen sonuçlar, açık-düşündürücü öğretim yaklaşımı ile bilimin doğası anlayışlarının içerik konusu ile birlikte öğretiminin, öğrencilerin bilimin doğasına ilişkin anlayışlarını bilinçli hale getirmede etkili olduğunu göstermiştir. Bu yaklaşım hem içerik konusunun anlaşılmasının hem de öğrencilerde bilimsel bilginin değişimi, bilimin deneyselliği, bilimde gözlem, çıkarım; hayalgücü ve yaratıcılığın rolü ile ilgili anlayışların bilinçli hale gelmesini sağlamıştır. Ayrıca öğrencilerin bilimin doğası anlayışları ile kimyasal denge konusu arasında birçok noktada bağlantı kurabildikleri sadece anket cevaplarından değil, aynı zamanda yazılı geri dönütlerden, mülakatlardan ve yazılı sınavlardan tespit edilmiştir. Öğrenciler uygulama boyunca kendi görüşlerini desteklemek için içerik konusuna uygun örnekleri bulup onları sınıf ortamında tartışmışlardır.Bu çalışmadan elde edilen bulgular ışığında, bilimin doğasının farklı içerik konuları ile birlikte öğretimine yönelik ve ileride yapılabilecek bilimsel araştırmalara dair öneriler sunulmuştur.
Sınıf öğretmeni adaylarının fen ve teknoloji dersi kapsamında mesleki yeterliklerinin ve algılarının belirlenmesi
Bu araştırmada sınıf öğretmeni adaylarının çözünme ve erime konusundaki mesleki bilgilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Nicel ve nitel verileri toplamak amacıyla çalışmada karma yöntem kullanılmıştır. Bu çalışmada, sınıf öğretmeni adaylarının bilimin doğasına ilişkin görüşleri, pedagojik alan bilgi seviyeleri ve teknolojik pedagojik alan bilgisi seviyeleri araştırıldı. Ayrıca pedagojik alan bilgisinin dört bileşeni arasındaki korelasyon ile sınıf içi uygulamalar ile pedagojik alan bilgisi ve teknolojik alan bilgisi arasındaki korelasyon belirlenmiştir. Çalışmanın örneklemini Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesindeki 49 sınıf öğretmeni adayı oluşturmuştur. Sınıf öğretmeni adaylarının pedagojik alan bilgisi ve teknolojik alan bilgilerini belirlemek amacıyla bilimin doğası görüş anketi (toplam 24 madde ve 6 alt faktör) ve içerik sunum formu, çözünme ve erime ile ilgili video ve yarı yapılandırılmış mülakatlar kullanıldı. Çalışamadan elde edilen verileri değerlendirmek amacıyla SPSS 16.0 istatistik paket programı kullanıldı. Yüzde (%), frekans (f) ve Pearson korelasyon analizleri yapılmıştır. Bu çalışmanın sonuçları sınıf öğretmeni adaylarının çözünme ve erime konusunda yeterli pedagojik alan bilgisine ve teknolojik alan bilgisine sahip olmadıklarını göstermiştir. Genel olarak, konu program bilgisi, strateji ve yöntem bilgisi, öğrenme güçlüğü bilgisi ve değerlendirme bilgisi seviyelerinin düşük olduğu bulunmuştur. Aynı zamanda bu çalışma sınıf öğretmeni adaylarının bilimin doğası hakkında farklı görüşlere sahip olduklarını da göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Bilimin Doğası, Çözünme ve Erime, İçerik Sunum Formu, Mesleki Yeterlik, Sınıf Öğretmeni Adayı, Pedagojik Alan Bilgisi, Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi
Bilimin doğası hakkındaki görüşlerin kısa hikâyeler yöntemiyle değerlendirilmesi: Fen bilgisi öğretmen adayları örneği
Günümüzde birçok ülkede etkisini gösteren fen eğitiminin amaçlarına ilişkin reform hareketlerinde bilimsel okur-yazarlık fen eğitiminin en önemli hedeflerinden biri olarak gösterilmektedir. Bilimsel okuryazarlığın önemli boyutlarından biri de bilimin doğasına ilişkin anlayıştır. Bu konu son dönemdeki reformlar kapsamında popüler bir çalışma alanı olmuştur. Bu çalışmaların önemli bir kısmında fen öğretmenlerinin bilimin doğasını kavramalarına yönelik program geliştirmeye ve bilimin doğasına ilişkin görüşleri ölçmeye yönelik ölçek geliştirmeğe odaklanılmaktadır. Ancak hazırlanan ölçeklerin büyük bir kısmı kişilerin görüşlerini tam olarak detaylı bir biçimde açıklamaya imkân vermemektedir. Çalışmaların büyük bir kısmında kullanılan farklı ölçek ve yöntemler örneklemdeki bireylerin konuya ilişkin kavram ve görüşlerini tam olarak detaylı ve özgür bir biçimde her hangi bir yönlendirmeye maruz bırakmaksızın açıklamalarına olanak sağlamaktan uzak olduğu görülmüştür.Bu araştırmanın amacı fen bilgisi öğretmen adaylarının bilimin doğası hakkındaki görüşlerini ölçek ve kısa hikâyeler yoluyla ayrı ayrı tespit etmek ve farklı yollardan tespit edilmiş olan bu görüşleri birbirleriyle karşılaştırarak kısa hikâyelerin ölçme değerlendirme aracı olarak öğretim ortamında etkililiğini belirlemektir. Araştırma çoklu durum çalışması içinde fen ve teknoloji öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Bilimsel Bilginin Doğası Ölçeği (BBDÖ) ve araştırmacı tarafından geliştirilen sekiz kısa hikâye (KH) ile katılımcıların bilimin doğası hakkındaki görüşleri belirlenmiş kısa hikâyelerin bir ölçme değerlendirme yöntemi olarak nasıl kullanılabildiği ortaya konulmuştur.Araştırma, pilot ve asıl uygulama olmak üzere iki basamakta gerçekleştirilmiştir. Pilot uygulama aşaması, 2008- 2009 öğretim yılı bahar döneminde Bilimin Doğası ve Bilim Tarihi dersini almış olan 90 fen bilgisi öğretmen adayıyla asıl uygulama 2009- 2010 öğretim yılının bahar döneminde 79 fen bilgisi öğretmen adayıyla yürütülmüştür. BBDÖ ne ait veriler betimsel istatistik ile kısa hikâyelere verilen cevaplar ise araştırmacı tarafından geliştirilen rubrik puanları kullanılarak analiz edilmiştir. Ayrıca katılımcıların kısa hikâyelere vermiş oldukları cevaplar nitel analiz yöntemlerinden içerik analizi ile analiz edilmiştir.Analizler sonucunda katılımcıların farklı yollarla ölçülen bilimin doğası görüşlerinin birbirinden farklı oldukları görülmüştür. BBDÖ'den elde edilen puanlar KH'lerden elde edilen puanlardan genelde daha yüksek çıkmıştır. KH'lerin geçerlik ve güvenirliğe ilişkin olumlu sonuçlar elde edilmiştir. KH'lerin bilimin doğası hakkındaki görüşleri saptamada bir yöntem olarak kullanılabildiği yapılan analizlerle ortaya konulmuştur.
Fen bilimleri öğretmen ve öğretmen adaylarının bilimin doğası ve bilimsel araştırmaya ilişkin görüşleri ve sınıf içi uygulamaları
Tarama metodunun kullanıldığı bu çalışmanın amacı, Fen Bilgisi (FB) öğretmen ve öğretmen adaylarının bilimin doğası ve bilimsel araştırmaya ilişkin görüşlerini belirlemek ve sahip oldukları görüşlerini sınıf içi uygulamalarına nasıl yansıttıklarını araştırmaktır. Araştırmaya 2015-2016 öğretim yılında Fırat Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü Fen Bilgisi Öğretmenliği 4. sınıfta öğrenim gören 19 FB öğretmen adayı ile Elazığ ve çevre illerde görev yapan toplam 21 FB öğretmeni katılmıştır. FB öğretmen ve öğretmen adaylarının bilimin doğasına ilişkin görüşlerini belirlemek için "Bilimin Doğasıyla İlgili Görüş Anketi", bilimsel araştırmaya ilişkin görüşlerini belirlemek için ise "Bilimsel Araştırma Hakkında Görüş Anketi" kullanılmıştır. Anketlerin uygulamalarından hemen sonra daha derinlemesine veri elde etmenin yanı sıra FB öğretmen ve öğretmen adaylarının derslerini bilimin doğası ve bilimsel araştırma bakış açısıyla nasıl işleyeceğini belirlemek ve bu sayede bilimin doğası ve bilimsel araştırmalar ile ilgili ana unsurları derslerine nasıl entegre edecekleri konusundaki görüşlerini ortaya çıkarmak için her bir katılımcıyla yarı yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Mülakatlar anketlerdeki sorularla paralel bir şekilde yürütülmüştür. FB öğretmen ve öğretmen adaylarının bilimin doğası ve bilimsel araştırmalara ilişkin görüşlerini, sınıf içi uygulamalarına nasıl yansıttıklarını belirlemek için ise ders planları, ders video kayıtları, gözlem notları gibi veri toplama araçları kullanılmıştır. Açık uçlu anketlerden ve mülakatlardan elde edilen nitel veriler daha önce yapılan çalışmalarda kullanılan bir yaklaşımla nicel veri haline dönüştürülmüştür (Aydemir, 2012; Kaya, 2009; Vazquez-Alonso ve Manassero-Mas, 1999). Bu sayede veri toplama araçlarından elde edilen veriler bütüncül bir yaklaşımla analiz edilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular, FB öğretmen ve öğretmen adaylarının bilimin doğası ve bilimsel araştırmaya ilişkin görüşlerinin birbirine yakın seviyede ve genel olarak kısmen bilimsel düzeyde olduğu tespit edilmiştir. ayrıca hem bilimin doğası hem de bilimsel araştırmanın her ana unsura ilişkin yapılan Kay-Kare analizleri, bilimin doğasının tüm ana unsurları ile bilimsel araştırmanın "bilimsel araştırma bir soru ile başlar" ana unsuru (p<0,05) dışındaki diğer tüm ana unsurlarda FB öğretmen ve öğretmen adayları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık çıkmamıştır (p>0,05). Sınıf içi uygulamalarına ilişkin elde edilen verilerin analizi ise ne FB öğretmenlerinin ne de öğretmen adaylarının bilimin doğası ve bilimsel araştırmaya ilişkin görüşlerini derslerine yansıtamadıkları ya da ihmal ettikleri gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Bilimin Doğası, Bilimsel Araştırma, Sınıf İçi Uygulamaları, FB Öğretmenleri, FB Öğretmen Adayları
Yapı iskelesi desteğiyle sorgulamaya dayalı öğretim yönteminin uygulamadaki etkisinin araştırılması
Bu çalışmada yapı iskelesi desteğiyle sorgulamaya dayalı öğretim (YİSDÖ) yönteminin sorgulamaya dayalı öğretim (SDÖ) yöntemine göre öğretmen adaylarının basit elektrik devreleriyle ilgili akademik başarılarına (BEDAB), bu konudaki kavram yanılgılarına (BEDKY), bilimsel süreç becerilerine (BSB) ve bilimin doğası hakkındaki görüşlerine (BDG) etkisi araştırılmış ve kıyaslanmıştır. Çalışma 2016-2017 akademik yılının bahar döneminde Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilimleri Öğretmenliği 1. Sınıf Genel Fizik Laboratuvarı II dersinde 1. Sınıf 63 fen bilimleri öğretmen adayıyla gerçekleştirilmiştir. Rastgele atama yoluyla deney ve kontrol gruplarına atanan öğretmen adaylarından 4 veya 5'er kişilik gruplar oluşturulmuştur. Deney grubunda bulunan öğretmen adaylarına YİSDÖ yöntemiyle kontrol grubunda bulunan öğretmen adaylarına SDÖ yöntemiyle laboratuvarlar işlenmiştir. Bu çalışma 6 hafta sürmüştür. Öğretmen adaylarına çalışmadan önce ve sonra "Basit Elektrik Devreleri Tanı Testi (3 Basamaklı) (BEDTT)", "Bilimsel Süreç Becerileri Testi (BSBT)" ve "Bilimin Doğasıyla ilgili Görüşler Testi (BDGT)" ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Verilerin analizinde MANOVA, ANCOVA ve profil analizleri kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına bakıldığında grupların BEDAB son test puanları arasında istatistiksel olmasa da kontrol grubu lehine pratikte küçük-orta etki büyüklüğe sahip bir fark bulunmuştur. Grupların BEDKY son test puan ortalamaları arasında istatistiksel ve pratik olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Ancak grup içinde ön ve son test puan ortalamaları karşılaştırmalarında iki grubunda istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde ortalamalarını artırdığı görülmüştür. YİSDÖ ve SDÖ yöntemlerinin öğretmen adaylarının bilimsel süreç becerilerini (BSB) istatistiksel ve pratik olarak anlamlı bir şekilde geliştirdiği bulunmuştur. Gruplar son test BSBT puan ortalamaları açısından karşılaştırıldığında kontrol grubu lehine istatistiksel olmasa da pratikte küçük orta etki büyüklüğe sahip bir fark bulunmuştur. BSB'lerin gelişiminde SDÖ yöntemi, YİSDÖ yöntemine göre biraz daha iyidir. Deney ve kontrol gruplarının bilimin doğasıyla ilgili görüşleri (BDG) son test puan ortalamaları karşılaştırıldığında iki grup arasında da istatistiksel olarak anlamlı bir farkın olmadığı, grupların kendi içlerinde yapılan analiz sonucunda ise BDG'lerinin gelişmediği bulunmuştur. Öğretmen adaylarının cinsiyetleri bakımından son test puanları karşılaştırılmıştır. Erkek öğretmen adaylarının BEDAB puanları istatistiksel olarak anlamlı olmasa da pratikte küçük etki büyüklüğe sahip bir farkla bayanların ortalamasından daha fazla çıkmıştır. Erkek ve bayan öğretmen adaylarının BEDKY puanları karşılaştırıldığında ise bayanların puan ortalamaları erkeklerinkinden istatistiksel ve pratik olarak anlamlı bir şekilde daha fazla çıkmıştır. Öğretmen adayları bilimsel süreç becerileri son test puanları açısından karşılaştırıldığında bayanların BSBT son test puan ortalamalarının istatistiksel ve pratik olarak anlamlı bir şekilde erkeklerin puan ortalamalarından daha fazla çıktığı görülmüştür. Son olarak öğretmen adaylarının bilimin doğası hakkındaki görüşleri ile ilgili son test puanları karşılaştırıldığında, erkek ve bayanlar arasında istatistiksel ve pratik olarak bir fark bulunamamıştır. Anahtar Kelimeler: Yapı İskelesiyle Desteklenmiş Sorgulamaya Dayalı Öğretim Yöntemi, Kavram Yanılgıları, Bilimsel Süreç Becerileri, Bilimin Doğası Hakkındaki Görüşler
Harmanlanmış öğrenme ortamının fen bilgisi öğretmen adaylarının bilimin doğası ve bilimsel araştırmayı anlamaları üzerine etkisi
Bu çalışmada, yüz yüze öğrenme ortamına kıyasla sosyal yapılandırmacılığa dayalı oluşturulan harmanlanmış öğrenme ortamının, Fen Bilgisi (FB) öğretmen adaylarının bilimin doğası ve bilimsel araştırmayı anlamaları üzerine etkisini araştırılmıştır. Ön test ? son test kontrol grup desenli bu çalışmaya, Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği Anabilim Dalında öğrenim gören 3.sınıf I. ve II. öğretim öğretmen adayları katılmıştır. Öğretmen adayları seçkisiz atama yapılarak deney ve kontrol grubu olarak ikiye ayrılmıştır. I. öğretim öğretmen adayları kontrol grubu (11 erkek, 31 kız), II. öğretim öğretmen adayları da deney grubu (12 erkek, 26 kız) olarak belirlenmiştir.Bu çalışma, 2010-2011 eğitim öğretim yılının 14 haftalık ders dönemi sürecinde, ?Bilimsel Araştırma Yöntemleri? ve ?Fen Öğretimi Laboratuvar Uygulamaları-I? dersleri kapsamında gerçekleştirilmiştir. ?Bilimsel Araştırma Yöntemleri? ve ?Fen Öğretimi Laboratuvar Uygulamaları-I? dersleri kapsamındaki uygulamalar, deney grubu için sosyal yapılandırmacı bakış açısına dayalı oluşturulan harmanlanmış öğrenme ortamına göre, kontrol grubu için ise yüz yüze öğrenme ortamına göre tasarlanmıştır. Deney grubu için tasarlanan ?Harmanlanmış Öğrenme Ortamı?, yüz yüze ve çevrimiçi öğrenme ortamlarının güçlü yönleri dikkate alınarak bütünleştirilmiş ve web destekli araştırma projesi uygulamaları ile desteklenerek dinamik bir öğrenme ve öğretme süreci oluşturulmuştur. Kontrol grubu için ise yüz yüze öğrenme ortamı, araştırma projesi uygulamaları ile desteklenerek yürütülmüştür.Araştırmada yüz yüze öğrenme ortamına kıyasla harmanlanmış öğrenme ortamının öğretmen adaylarının bilimin doğası ve bilimsel araştırmalara ilişkin görüşleri üzerine etkisi, ?Bilimin Doğası İle İlgili Görüş Anketi (BDİGA)? ile ?Bilimsel Araştırma İle İlgili Görüş Anketi (BAİGA)? çalışmanın başında ve sonunda uygulanarak belirlenmiştir. Anketlerin ön ve son uygulamalarından hemen sonra daha derinlemesine veri elde etmek, özellikle son uygulamalardan sonra öğrencilerin bilimin doğası ve bilimsel araştırmalara ilişkin görüşlerindeki değişim ve değişimin nedenlerini ayrıntılı bir şekilde belirlemek amacıyla deney ve kontrol grubundaki tüm öğretmen adaylarıyla bireysel yarı yapılandırılmış mülakatlar yapılmıştır. Mülakatlar anketlerdeki sorularla paralel bir şekilde yürütülmüştür. Verilerin analizinde, nitel ve nicel yaklaşımlar birlikte kullanılmıştır. Nitel veriler daha önce yapılan çalışmalarda kullanılan bir yaklaşımla nicel veri haline dönüştürülmüştür (Kaya, 2009; Vazquez-Alonso ve Manassero-Mas, 1999). Bu sayede anketler ile mülakatlardan elde edilen veriler bütüncül bir yaklaşımla analiz edilmiştir.Çalışmada, harmanlanmış öğrenme ortamının yüz yüze öğrenme ortamına kıyasla öğretmen adaylarının bilimin doğası ve bilimsel araştırma ile ilgili kavramları anlamaları üzerine etkisini araştırmak için çalışma sonucunda elde edilen verilere çok değişkenli kovaryans (MANCOVA) analizi uygulanmıştır. Araştırmada ayrıca, deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin bilimin doğası ve bilimsel araştırmalar ile ilgili görüş anketlerindeki her soruya verdikleri cevaplar arasındaki muhtemel farklılıkları detaylarıyla incelenmek için, Kay-Kare Testi (Crosstabs) uygulanmıştır.Yapılan istatistiksel analizler sonucunda, deney grubu öğretmen adaylarının bilimin doğası ve bilimsel araştırmalara ilişkin görüşlerinde kontrol grubuna kıyasla istatistiksel olarak daha anlamlı bir farklılık meydana geldiği belirlenmiştir (p<0,001). BDİGA ve BAİGA ön testlerine uygulanan Kay-Kare testi sonucunda, sadece BDİGA 1. ve 5. soruları dışında deney ve kontrol grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığın olmadığı görülmüştür. BDİGA ve BAİGA son testlerine uygulanan Kay-Kare testi sonucunda ise, BDİGA 3., 5. ve 7. sorular ile BAİGA 2. ve 3(b). soruları dışındaki diğer tüm sorularda deney grubu lehine anlamlı farklılıklar çıkmıştır (p<0,05). Buna ilaveten, BDİGA 3., 5. ve 7. ile BAİGA 2. ve 3(b). sorularında deney ve kontrol grubu arasında anlamlı bir fark görülmemiştir. Elde edilen sonuçların deney grubu lehine çıkması, yapılan son mülakatlarda nedenleri ile birlikte açığa çıkarılmıştır. Deney grubu öğretmen adayları, son mülakatlarda bilimin doğası ve bilimsel araştırmalara ilişkin görüşlerindeki değişimin gerekçesi olarak genellikle çevrimiçi uygulamaların etkili olduğunu ifade etmişlerdir. Ayrıca harmanlanmış öğrenme ortamının öğrenmeyi daha anlamlı ve kalıcı yaptığını ve akranlar ile öğretim üyesi arasındaki iletişimi ve etkileşimi olumlu bir şekilde arttırdığını ifade etmişlerdir.