Beden eğitimi ve spor yüksekokulları
106 theses under this subject heading
Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin üniversitelerinin örgütsel imajına ilişkin algıları
Bu çalışma Hitit Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin kendi üniversitelerine dair örgütsel imaj algılarını araştırmak amacı ile yapılmıştır. Araştırma; yaş ortalaması 21,01±2,24 olup katılımcılar 150 kadın 336 erkek Spor Bilimleri Fakültesi öğrencisinin katılımı ile gerçekleşmiştir. Araştırmada kişisel bilgi formu ve "Üniversite Öğrencileri için Örgütsel İmaj Ölçeği" kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak; Cerit (2006) tarafından geliştirilmiş olan "Üniversite Öğrencileri için Örgütsel İmaj Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçek "Akademik Çevre", "Fiziksel ve Sosyal Çevre" ve "Toplumsal Algılama" olmak üzere toplam üç alt boyuttan oluşmaktadır. Ölçek 5'i, likert tipi 20 sorudan oluşmaktadıe ve Cronbach alfa katsayısı ,9042'dir. Elde edilen veriler analiz edildiğinde; örgütsel imaj ölçeğine ve alt boyutlarına ait algıların cinsiyet, aktif spor yapma durumu, spor türü, anne baba eğitimi, millilik ve yaşa göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Katılımcıların bölümleri, sınıf düzeyleri ve kardeş sayıları ile örgüsel imaj puanları analiz edildiğinde; gruplar arası anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. 1 ve 2-3 kardeş olanların örgütsel imajlarının 6 kardeşli olanlara göre daha yüksek olduğu, bölüme göre akademik çevre alt boyutunda en fazla puanın spor yöneticiliği öğrencilerinin en düşük ise antrenörlük öğrencilerinin aldığı tespit edilmiştir. Yapılan korelasyon analizi sonucuna göre; bölüm ve kardeş sayısı ile fiziksek ve sosyal çevre, toplumsal algılanma alt boyutları, örgütsel imaj genel ölçeği arasında negatif yönlü ilişki olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak; Hitit Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin üniversitelerine yönelik örgütsel imaj algılarının olumlu yönde olduğu söylenebilir.
Spor eğitimi alan üniversite öğrencilerinin zaman perspektiflerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi
Bu çalışma Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu (BESYO) öğrencilerinin zaman perspektifleri ile bazı demografik değişkenler arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu çalışmanın örneklemini, 2015 yılında Türkiye'deki bazı üniversitelerde (Erzincan Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, Dumlupınar Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi) eğitim öğretim gören Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencileri oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, Zimbardo Zaman Perspektifi Envanteri (Zimbardo ve Boyd, 1999) kullanılmıştır. Elde edilen veriler katılımcıların demografik bilgilerinin dağılımlarının belirlenmesi için frekans (f) ve yüzde (%),verilerin normal bir dağılıma sahip olup olmadığını belirlemek için Shapiro-Willk testi ve hipotezleri test etmek için Mann Whitney U, Kruskal Wallis H, ve korelasyon testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda geçmiş-olumlu dışındaki zaman perspektif boyutları ile sınıf düzeyi arasında ve Geçmiş-olumsuz dışındaki zaman perspektif boyutları ile eğitim alınan üniversiteler arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Ancak zaman perspektif boyutları ile cinsiyet, bölüm, gelir düzeyi arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Spor eğitimi alan üniversite öğrencilerinin sportif başarı düzeylerinde Amatör sporcularda aynı yönde "orta", "zayıf" ve "çok zayıf" düzeyde; Profesyonel sporcularda aynı yönde "orta", "zayıf" ve "çok zayıf" düzeyde; Milli sporcularda aynı yönde "yüksek", "orta" ve "zayıf" düzeyde; Diğer sporcularda aynı yönde "orta" ve "zayıf" düzeyde zaman perspektifi alt boyutları arasında ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan Spor eğitimi alan üniversite öğrencilerinin sportif başarı düzeyleri olan Profesyonel, Amatör, Milli ve Diğer ile zaman perspektifi alt boyutları arasında aynı yönde "orta", "zayıf" ve "çok zayıf" düzeyde; ters yönde ise "çok zayıf" düzeyde bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Zaman Perspektifi, Sportif Başarı Düzeyi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencileri, Zimbardo Zaman Perspektifi Envanteri.
Anaerobik gücün çabukluk ve çeviklik üzerine etkisi
Bu araştırmanın amacı anaerobik gücün çabukluk ve çeviklik üzerine etkisinin incelenmesidir. Araştırmaya, yaşları ortalaması 21.29±2.73 yıl, boyları ortalaması 1.67±0.059 m, vücut ağırlıkları ortalaması 59.64±8.509 kg ve spor yaşları ortalaması 10.29±3.32 yıl olan 14 kadın Milli Tekvandocu; yaşları ortalaması 21.81±3.23 yıl, boyları ortalaması 1.82±0.088 m, vücut ağırlıkları ortalaması 73.75±14.187 kg ve spor yaşları ortalaması 11.94±3.45 yıl olan 16 erkek Milli Tekvandocu olmak üzere toplam 30 milli sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Sporcuların anaerobik güçlerini ölçmek için Wingate testi, çabukluk performanslarını ölçmek için 5 metre çabukluk testi ve çeviklik performansını değerlendirmek için ise T testi uygulandı. Kadın sporcuların çabukluk performansı ile anaerobik zirve güç (r= -0.547) ve anaerobik ortalama güç (r= -0.536) arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur (P<0.05). Aynı zamanda, anaerobik zirve güç ve anaerobik ortalama güç kadın sporcularda çabukluk performansını sırasıyla 30 %; 29 % açıklamakta olup, hem anaerobik zirve güçteki hem de anaerobik ortalama güçteki bir birimlik artış kadın sporcularda çabukluk performansını -0.001 oranında etkilemektedir (P<0.05). Erkek sporcularda da çabukluk performansı ile anaerobik zirve güç (r=0.503) ve anaerobik ortalama güç (r=0.506) arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur (P<0.05). Aynı zamanda, anaerobik zirve güç ve anaerobik ortalama güç çabukluk performansını sırasıyla 25 %; 26 % açıklamakta olup, hem anaerobik zirve güçteki hem de anaerobik ortalama güçteki bir birimlik artış çabukluk performansını sırasıyla (0.0004; 0.001) oranında etkilemektedir (P<0.05). Ayrıca, erkek sporcuların çeviklik performansı ile anaerobik zirve güç/kg (r= -0.507) ve anaerobik ortalama güç/kg (r= -0.508) arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur (P<0.05). Hem anaerobik zirve güç/kg hem de anaerobik ortalama güç/kg çeviklik performansını 26 % açıklamakta olup, anaerobik zirve güç/kg'daki bir birimlik artış ve anaerobik ortalama güç/kg'daki bir birimlik artış çeviklik performansını sırasıyla (-0.229; -0.344) oranında etkilemektedir (P<0.05). Sonuç olarak; kadın sporcularda, anaerobik güçteki artış çabukluk performansını arttırırken çeviklik performansında herhangi bir değişim ortaya koymamaktadır. Erkek sporcularda ise rölatif anaerobik güçteki artış çeviklik performansını olumlu yönde etkilemektedir.
Spor eğitimi veren fakülteler ve yüksekokullarda öğrenim gören öğrencilerin basketbola karşı tutumlarının değerlendirilmesi
Alkaç, E.Spor Eğitimi Veren Fakülteler ve Yüksekokullarda Öğrenim Gören Öğrencilerin Basketbola Karşı Tutumlarının Değerlendirilmesi. Dumlupınar Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Kütahya, 2017. Bu çalışmanın amacı, spor eğitimi veren fakülteler ve yüksekokullarda öğrenim gören öğrencilerin, çeşitli değişkenlere göre basketbola karşı tutumlarınındeğerlendirilmesidir. Aynı zamanda üniversiteler arası karşılaştırma yaparak, bu kurumlardaki öğrencilerin basketbol tutumlarını çeşitli boyutlarıyla ortaya koymaktır.Araştırmaya 2015-2016 eğitim öğretim yılında, Marmara,İçAnadolu,Akdeniz,Karadeniz ve Ege bölgelerinde Spor Eğitimi veren Fakülte ve Yüksekokullardan, Dumlupınar Üniversitesi, KocaeliÜniversitesi,AnadoluÜniversitesi,MersinÜniversitesi ve Gaziosmanpaşa Üniversitesi'ndenuygun örnekleme metodu ile seçilen ve çalışmada gönüllü olarak yer alan 502 öğrenci katılmıştır. Veri toplama aracı araştırmacılar tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu ile Erman Öncü,Bülent Gürbüz ve H.MehmetTunçkol tarafından geliştirilen, 2006 yılında geçerliği ve güvenirliği yapılan "Basketbol Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin dağılımlarıyla ilgili öncelikli olarak normallik testi olan Kolmogorow-Smirnov testi yapılmıştır ve verilerin non-parametrik yapıyı desteklediği ortaya çıkmıştır. Katılımcı öğrencilerin Basketbol Tutum Ölçeği alt boyutlarına ilişkin, üniversitelerine ve bölümlerine göre tutum düzeyleri arasında önemli bir fark olup olmadığını araştırmak için, p= 0.05 anlamlılık düzeyinde Kruskal-Wallis testi, cinsiyetlerine göre ise Mann Whitney-U testi uygulandı.Yapılan analizlerin sonucunda meydana çıkan bulgular katılımcıların, cinsiyet, spor branşı yaş ve refah düzeyi durumlarına göre basketbol tutum düzeylerinde anlamlı bir farklılık olduğu görünmezken, okudukları bölümler ve sınıflarına göre değer alt boyutunda, spor yapma durumlarına göre ise sadece eylem alt boyutunda anlamlı farklılıklar var olduğunu göstermiştir.
Beden eğitimi ve spor ve yüksekokulu öğrencilerini rekreatif faaliyetlere katılmaya motive eden faktörlerin araştırılması
Bu çalışmanın amacı; Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulları' nda öğrenim gören üniversite öğrencilerinin boş zamanlarını nasıl değerlendirdikleri, hangi rekreatif etkinliklere katıldıkları ve bu aktivitelere katılmalarını motive eden faktörleri belirleyerek çeşitli değişkenler açısından incelemektir. Çalışmaya Ege Bölgesinde bulunan Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokullarında öğrenim gören 822 öğrenci gönüllü olarak katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Pellettier ve ark. tarafından geliştirilen, Türkçe uyarlaması ve geçerlik ve güvenirlik çalışması Güngörmüş tarafından yapılan ?Serbest Zaman Motivasyon Ölçeği? kullanılmıştır. Ölçeğin Türkçe versiyonu 7 alt boyut ve 28 maddeden oluşmaktadır. Ölçeğin toplam iç tutarlılık katsayısı .80 olarak hesaplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesi aşamasında SPSS for Windows 16 Paket program kullanılmıştır. Yüzde, frekans ve çapraz tablolama gibi tanımlayıcı istatistikî yöntemlere ek olarak anlamlı farklılıkların belirlenmesi için bağımsız örneklem t testi ve tek yönlü varyans analizi testleri uygulanmıştır. Sonuç olarak katılımcıların rekreatif faaliyetlere katılım motivasyonlarının cinsiyet, akademik başarı düzeyi, boş zamanlarını değerlendirme biçimleri, boş zamanlarını nerede değerlendirdikleri ve öğrenim gördükleri bölümlere göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Yaşa göre ise anlamlı bir farklılık bulunanmamıştır.
Beden eğitimi ve spor yüksekokulunda okuyan ciddi boş zaman katılımcılarının kişilik özelliklerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokullarında öğrenim gören ciddi boş zaman katılımcılarının sınıflandırmasını yapmak ve bu sınıflandırmalardaki öğrencilerin kişilik özelliklerini ortaya koymaktır. Çalışmaya Türkiye'nin 7 ayrı Bölgesinde bulunan Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokullarında öğrenim gören 966 öğrenci gönüllü olarak katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Akyıldız tarafından geliştirilen 9 alt boyut ve 42 maddeden oluşan "Ciddi ve Kayıtsız Boş Zaman Ölçeği" ve Tatar tarafından geliştirilen 85 maddelik "5 Faktör Kişilik Envanteri-Kısa Form" kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesi aşamasında SPSS for Windows 21 Paket program kullanılmıştır. Yüzde, frekans ve çapraz tablolama gibi tanımlayıcı istatistikî yöntemlere ek olarak anlamlı farklılıkların belirlenmesi için bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi, Mann Whitney-U testi, Kruskal Wallis testleri uygulanmış, sınıflandırma yapabilemek için hiyerarşik ve hiyerarşik olmayan kümeleme analizleri kullanılmıştır. Sonuç olarak katılımcıların ciddi boş zaman katılımları; cinsiyet, öğrenim gördükleri üniversitelere göre farklılık gösterirken yaşa ve öğrenim gördükleri bölümlere göre farklılıklar tespit edilmemiştir. Bununla beraber katılımcıların öğrenim gördükleri bölümler hariç cinsiyet, yaş ve üniversitelerine göre kişilik özellikleri bakımından anlamlı farklıklar tespit edilmiştir. Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinin ciddi boş zaman sınıflandırmaları literatür ile farklılıklar gösterirken, sınıflandırmalar arasında da kişilik özellikleri bakımından farklılıklar tespit edilmiştir.
Beden eğitimi ve spor yüksekokulu öğrencilerinin üniversitedeki yaşam kalitesine ilişkin algılarının demokratik yaşam kültürü çerçevesinde değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı, Türkiye' deki Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinin dâhil oldukları üniversitelerdeki yaşam kalitesine ilişkin algılarının demokratik yaşam kültürü çerçevesinde değerlendirilmesidir. Bu araştırma, tarama modelinde betimsel bir çalışmadır.Araştırmanın örneklemini Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesinden seçilmiş yedi üniversitenin Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokuluna devam eden 1397 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Doğanay ve Sarı tarafından geliştirilen Üniversite Yaşam Kalitesi Ölçeği (ÜYKÖ) kullanılmıştır. Ayrıca örneklem içinden gönüllülük ilkesine göre seçilen 7 öğretim üyesiyle, üniversitedeki öğrencilerin üniversite yaşam kalitesi algılarına yönelik görüşmeler yapılmıştır. Toplanan veriler, SPSS paket programı ile analiz edilmiştir.Araştırma bulgularında, toplam puanlarda öğrencilerin algılarına ilişkin en yüksek ortalamaların Gaziantep Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksekokulu öğrencilerinde, en düşük ortalamaların ise Çukurova Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinde olduğu görülmüştür. ÜYKÖ Boyutlarına göre yapılan değerlendirmede Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulları öğrencilerinin üniversite yaşam kalitesi algılarında anlamlı fark olduğu, cinsiyete dayalı ise anlamlı fark olmadığı tespit edilmiştir. Bulgular, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulları ile bölümleri arasında karşılaştırılarak demokratik yaşam kültürü açısından tartışılmış, önerilerde bulunulmuştur.
Beden eğitimi ve spor yüksekokulu ve bazı fakülte öğrencilerinin mizah tarzlarının karşılaştırılması
Bu araştırmanın amacı beden eğitimi ve spor yüksekokulu ve bazı fakülte öğrencilerinin mizah tarzlarının karşılaştırılması ve ilişkili faktörlerin incelenmesidir. Araştırmaya 2017-2018 eğitim-öğretim dönemi içerisinde Yozgat Bozok Üniversitesinde öğrenim gören 417'si kadın, 360'ı erkek olmak üzere toplam 777 öğrenci gönüllü olarak katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Yerlikaya (2003) tarafından geliştirilen "Mizah Tarzları Ölçeği" ile araştırmacı tarafından oluşturulan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizinde öncelikle tanımlayıcı istatistikler incelenmiştir. Veriler, ilk olarak normallik testleri ile sınanmıştır. Bu kapsamda yapılan normallik testi (çarpıklık-basıklık) verilerin normal dağılıma sahip olduğunu göstermiştir. Bu nedenle de parametrik testler uygulanmıştır. Veriler; betimsel istatistiki yöntemler, bağımsız gruplar için t testi ve tek yönlü varyans analizi ANOVA kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuç olarak katılımcı mizah boyutunda; cinsiyet, öğrenim gördükleri bölüm ve yapılan etkinlik değişkenleri bakımından anlamlı farklılık görülmüş diğer değişkenler arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Kendini geliştirici mizah boyutunda; öğrenim gördükleri bölüm değişkeni bakımından anlamlı farklılık görülmüş diğer değişkenler arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Saldırgan mizah boyutunda, cinsiyet, öğrenim gördükleri bölüm, sporcu yaşı, yapılan etkinlik, ikametgâh ettiği yer ve sigara kullanım değişkenleri arasında anlamlı farklılık görülmüş diğer değişkenler bakımından anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Kendini yıkıcı mizah boyutunda öğrenim gördükleri bölüm, sporcu yaşı, yapılan etkinlik ve alkol kullanım değişkenleri bakımından anlamlı farklılık görülmüş diğer değişkenler arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Toplam mizahta, öğrenim gördükleri bölüm, sporcu yaşı, alkol kullanım değişkenleri bakımından anlamlı farklılık görülmüş diğer değişkenler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Kendini geliştirici mizah, Katılımcı mizah, Saldırgan mizah, Kendini yıkıcı mizah
Uzaktan eğitim sürecinde beden eğitimi ve spor yüksekokulu öğrencilerinin görüşlerinin incelenmesi
Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs yaşamın her alanında olduğu gibi eğitimde de değişikliklere neden olmuştur. Ülkemizde bu süreçte yüz yüze eğitime ara verilerek eğitimin sürdürebilirliğini sağlamak amacıyla uzaktan eğitime başlanması gerekli görülmüştür. Bu araştırmada "uzaktan eğitimde beden eğitimi ve spor eğitiminin uygulanabilirliği" amacıyla öğrenci görüşleri alınarak öneriler getirilmiştir. Anketler, Yozgat Bozok Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerine uygulanmıştır. Anket sonucunda elde edilen bulgulara göre, öğrencilerin uzaktan eğitimden olumsuz yönde etkilendiği ve öğrencilerin akademik ve mesleki hayatlarında kendilerini başarısız hissettikleri sonucuna varılmıştır.
Farklı spor branşlarında eğitim alan ilköğretim öğrencilerinin fiziksel uygunluk parametrelerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı oyun ve fiziki etkinlik dersi alan ve buna ek olarak farklı spor branşlarında eğitim alan ilkokul öğrencilerinin fiziksel uygunluk parametrelerinin karşılaştırılmasıdır. Araştırmaya, Ankara İli Yükselen Kolej'inde 2017-2018 eğitim-öğretim yılında okuyan, 1. Sınıf öğrencilerinden 57 kız, 65 erkek olmak üzere toplamda 122 öğrenci katılmıştır. (Ortalama yaş= 7,13±,33 yıl) Öğrencilerin fiziksel uygunluk parametrelerini belirlemek için sırasıyla esneklik testi, denge testi, durarak uzun atlama testi, 30 metre sprint testi, 10x5 mekik koşusu testi, t-testi, 20 metre mekik koşusu testi uygulanmıştır. İstatistiksel analizler SPSS 16.0 paket programı kullanılarak değerlendirilmiştir. İstatiksel verilerin normal dağılım gösterip göstermedikleri değerlenmek için Kolmogrov-Smirnov Analiz testi uygulanmıştır. İstatistiksel analiz sonucu değerler normal dağılım göstermedikleri için Mann-Whitney U Testi uygulanmıştır. Çalışmanın sonucunda 7-8 yaş evresinde sürat, çeviklik parametrelerinin daha hızlı gelişim göstermeleri nedeniyle iki grup arasında anlamlı fark ortaya çıktığı söylenebilir. Aynı zamanda bu yaş evrelerinde çocukların hareketi en iyi performans göstermesi değil, hareketleri doğru bir şekilde uygulayabilmeleri hedeflenir. Bu sebep ile esneklik, denge ve kardiyovasküler dayanıklılık testleri arasında anlamlı bir fark ortaya çıkmadığı söylenebilir. Durarak uzun atlama testinde ise erkeklerde anlamlı bir fark çıkmasının sebebi ise bu yaş grubunda erkeklerin kassal kuvvet değerlerinin gelişimi kızlara göre daha iyi olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Oyun ve fiziki etkinlik, Spor, Fiziksel Uygunluk
Beden eğitimi ve spor yüksekokulu öğrencilerinin yaşam kaliteleri ile stres düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Öğrencilerinin Yaşam Kaliteleri İle Stres Düzeyleri Arasındaki İlişkinin araştırılmasıdır. Araştırmaya 2018-2019 Eğitim öğretim yılında Beden eğitimi ve spor yüksekokulunda okuyan 287 erkek 227 kadın olmak üzere toplam 514 üniversite öğrencisi katılmıştır. Araştırmanın yöntemi ilişkisel tarama modeli niteliğindedir. Araştırmanın evrenini; 2018-2019 yılında Yozgat Bozok Üniversitesi BESYO'da öğrenim gören ve Ahi Evran Üniversitesi BESYO'da öğrenim gören üniversite öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklemini ise; anketleri doldurmayı kabul eden 514 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama amacıyla kişisel bilgi formu, Algılanan Stres Ölçeği ve WHOQOL-BREF Yaşam Kalite Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre; genel öğrencilerin yaşam kalitesi arttıkça stres/rahatsızlık algısı ve yetersiz özyeterlik algısı azalmakta ya da stres/rahatsızlık algısı ve yetersiz özyeterlik algısı arttıkça yaşam kaliteleri azalmaktadır. Yaşam kaliteleri ile stres düzeyleri arasındaki ilişkinin ele alındığı mevcut çalışmada araştırmanın birinci alt problemi olarak öğrencilerin cinsiyet değişkeni ile YK ölçeğinin alt boyutları arasındaki ilişki incelendiğinde; yaşam kalitesi ölçeğinin sosyal alan boyutunda erkek öğrencilerin puan ortalamaları kadın öğrencilerin puan ortalamasından anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Sonuç olarak üniversite öğrencilerinin yaşam kalite düzeyleri arttıkça stres düzeylerinin anlamlı düzeyde azaldığı gözlemlenmektedir. Bu bağlamda yaşam kalite düzeyinin cinsiyet, öğrenim gördükleri üniversite, branşları, ikemetgah, alkol, sigara kullanımına ve gelir düzeyleri değişkenleri üzerinde olumlu ve olumsuz yönde etkilediği görülmüştür. Çalışmamız toplum olarak öğrencilerin yaşam kalite düzeylerinin yükseltilmesi ve devletin farkındalığını arttırma noktasında literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Obezite farkındalık eğitiminin beden eğitimi ve spor yüksekokulu öğrencilerinin kilofobi düzeyleri ve kilolu bireylere yönelik tutumları üzerine etkisinin incelenmesi
Bu tez çalışmasının amacı; Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinin kilofobi düzeylerinin ve kilolu bireylere yönelik tutumlarının belirlenmesi ve verilecek olan 6 haftalık obezitenin nedenleri ve obez bireylerin toplum içerisinde yaşadıkları problemleri kapsayan bir eğitim programının katılımcıların kilofobi düzeyleri ve kilolu bireylere yönelik tutumları üzerinde bir etkisinin olup olmadığının araştırılmasıdır. Çalışmanın örneklemini 2015-2016 Eğitim Öğretim Yılı'nda Çukurova Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nun Beden Eğitimi Öğretmenliği ve Antrenörlük Eğitimi bölümlerinde öğrenim gören 1., 2., 3. ve 4. sınıf öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmaya, Antrenörlük Eğitimi Bölümünden 106 ve Beden Eğitimi Öğretmenliği Bölümünden de 135 üniversite öğrencisi olmak üzere toplam 241 katılımcı katılmıştır. Bu tez çalışmasında `Deneme Modeli` kullanılmıştır. Araştırmada veri toplamak amacı ile "Kilofobi Ölçeği" ve "Obez Bireylere Karşı Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler IBS SPSS 20 istatistik paket programı ile analiz edilmiştir. Katılımcıların demografik bilgilerini sunmak amacı ile frekans, yüzde, standart sapma gibi tanımlayıcı istatistikler kullanılmıştır. Kontrol ve deney gruplarının ön-test ve son-test sonuçlarının karşılaştırılması amacı ile de t testi, karma ANOVA ve faktöriyel ANOVA testleri kullanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarına ait ön test – son test ölçümlerine ait farklarının ortalamalarının karşılaştırılması sonucunda istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılığın olduğu bulunmuştur (t(239):-2,54, p<0,01). Sonuç olarak; verilmiş olan obezite farkındalık eğitiminin Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu öğrencilerinin kilofobi düzeyleri ve obez bireylere karşı tutumları üzerinde etkili olduğu ve kilolu bireylere karşı sergilenen olumsuz ön yargı düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı bir düşüşe neden olduğu bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: Kilofobi, obezite, kilo, obez
Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin etik değerlere yatkınlık durumları ile kişisel değerleri bazı değişkenler açısından incelenmesi
Bu çalışma ile beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin etik değerlere yatkınlık düzeyleri ile kişisel değerleri, bazı demografik sorulara verilen cevapların değerlendirilmesiyle benzer ya da farklı çıkan sonuçlar değerlendirmeye alınmıştır. Bu çalışma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeline dayalı olarak yürütülmüştür. Çalışmaya Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapan 706 beden eğitimi ve spor öğretmeni katılmıştır. 67 sorudan oluşan anketi çevrimiçi ve telefon görüşmeleri yoluyla doldurup kaydetmişlerdir. Sonuçlar SPSS programıyla değerlendirilmiştir. Veri toplama süreci sonunda elde edilen nicel verilerin analizi betimsel ve ilişkisel veri analizi teknikleri kullanılarak yapılmıştır. Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin etik değerlere yatkınlıkları ve kişisel değerlerini belirlemek için frekans (f), yüzde (%), ortalama (x̅) ve standart sapma (SS) değerlerinden yararlanılmıştır. İlişkisel veri analizi uygulanmadan önce elde edilen veri setinin homojenliğe bakılmış. Ayrıca verilerin normal dağılım gösterip göstermediğine ortalama, mod, medyan, çarpılık, basıklık ve Kolmogorov-Smirnov değerlerine bakılarak karar verilmiş ve bu bağlamda veri analizi süreci şekillendirilmiştir. Çalışma sonucunda farklı alt boyutlarda anlamlı farklılık tespit edilirken anlamlı farkın oluşmadığı alt boyutlar da tespit edilmiştir. Örneğin kadın beden eğitim ve spor öğretmenlerinin etik değerlere yatkınlıklarının ölçeğin genelinde ve alt boyutlarında daha yüksek olduğu görülmüştür. Aynı şekilde katılımcıların yaş değişkenine göre mesleki etik algılarına bakıldığında daha genç yaşta görev yapan beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin etik değerlere yatkınlıklarının fazla olduğu görülmüştür. Kıdem ve statü değişkenlerine bakıldığında ise katılımcılar arasında anlamlı fark yaratacak bulgulara rastlanmamıştır. Sonuç olarak; etik değerlere yatkınlık ve kişisel değerler envanterinin ortalama, medyan ve mod değerlerinin birbirine yakın olmadığı belirlenmiştir. Bunun yanında elde edilen verilerin çarpıklık ve basıklık değerleri -1,746 ile ,145 arasında değişmektedir. Kolmogorov-Smirnov sonuçları incelendiğinde ise etik değerlere yatkınlık ve kişisel değerler envanteri "p" değerlerinin anlamlı oldukları görülmüştür (p<.05).
Farklı ısınma protokollerinin futbolcularda çeviklik üzerine akut etkilerinin araştırılması
Amaç: Futbolculara uygulanacak farklı ısınma protokollerinin futbolcularda çeviklik üzerine akut etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu araştırmaya İzmir Mavişehir 79 Yıldız Spor Kulübünün U-16 takımında oynayan 16 gönüllü futbolcu katılmıştır. Katılımcıların boy ve kilo ölçümleri alınmıştır. Katılımcılara farklı zamanlarda dinamik ısınma ve statik ısınma yaptırılarak çeviklik testi, 20 metre sürat koşusu, esneklik testi, dikey sıçrama testi, sırt ve bacak kuvvet testleri uygulanmıştır. Tüm bu veriler windows 10 işletim sistemi altında çalışan SPSS 22.0 programında analiz edilmiştir. Analizler için; Paired Sample T Test uygulanmıştır. Bulgular: Çalışmaya gönüllü olarak katılan 16 katılımcının boy ortalamaları 170,81 cm, kilo ortalamaları 61,93 kg ve yaşlarının ortalaması 15,12 olarak tespit edilmiştir. Yapılan çalışmada statik ısınma sonrası dikey sıçrama, çeviklik testi, esneklik testi, sırt kuvveti testi, bacak kuvveti testi, 20 metre sürat koşusu testleri uygulanmıştır. Alınan ölçümlerden 1 hafta sonra aynı gruba dinamik ısınma sonrası dikey sıçrama testi, çeviklik testi, esneklik testi, sırt kuvveti testi, bacak kuvveti testi, 20 metre sürat koşusu testi uygulanmış ve sonuçlar kaydedilmiştir. Sonuçlar: Analizler sonucunda, elde edilen bulgulara göre; statik ve dinamik ısınma uygulamalarında 20 metre sürat testinde, dikey sıçrama testinde ve bacak kuvveti testinde istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunurken (p< 0,05), çeviklik testi, esneklik testi ve sırt kuvveti testlerinde istatiksel açıdan anlamlı bir fark bulunamamıştır (p>0,05). Bu sonuçlara göre; futbolcularda uygulanan farklı ısınma protokollerinin çeviklik üzerinde anlamlı bir farklılık oluşturmadığı söylenebilir. Anahtar Sözcükler: Dinamik Isınma, Statik Isınma, Futbol, Çeviklik
Liderlik boyutlarının yaşam tatmini üzerindeki etkisi: Spor yöneticileri üzerine bir alan araştırması
Bu araştırmada Adıyaman ilinde bulunan spor yöneticilerinin görevci, ilişkici ve statükocu liderlik özelliklerinin yaşam tatmin düzeyleri ve bazı demografik değişkenlerin ilişkisi belirlenmiştir.İlişkisel tarama modeli ve kolay örnekleme yöntemi ile yapılan bu araştırmadaLiderlik Görüş Ölçeği ve Yaşam Tatmini Ölçeği'nden elde edilen veriler istatistiksel analizler değerlendirilmiştir.Yapılan değerlendirmelerde spor yöneticilerinin yaşına ve toplam çalışma süresine göre liderliğin tümalt boyutlarında; cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, kurumda ve yönetimde çalışma süresine göre ilişkici vestatükocu liderlik boyutlarında anlamlılık saptanmıştır. Katılımcıların yaşam tatmini ile cinsiyet, yaş, kurumda, yönetimde ve toplam çalışma süresinde, kurs/seminerlere katılma durumu arasında anlamlı farklılıklar bulunduğu;yaşam tatmini ile sadecegörevci ve ilişkici liderlik arasında pozitif yönde orta düzeyde bir anlamlılık olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak spor yöneticilerinin yaşam tatmin düzeylerinin görevci, ilişkici ve statükocu liderlik boyutlarını pozitif yönde orta düzeyde anlamlı bir şekilde yordadığısaptanmıştır.
Beden eğitimi ve spor yüksekokulu öğrencilerinde ayak biyomekaniği ve egzersizin ayak biyomekaniği üzerine etkisi
Amaç: Celal Bayar Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinde ayak biyomekaniğinin pedobarografik ve radyografik olarak değerlendirilmesi; bu değerler ile demografik veriler arasındaki ilişkilerin araştırılması; egzersiz sonrası pedobarografik ve radyografik açı ölçüm değerlerindeki değişiklikleri göstermek amaçlandı.Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, AOFAS'nin (American Orthopaedic Foot and Ankle Society) ayak bileği ve ayak kli¬nik değerlendirme sistemiyle sağlıklı ayağa sahip oldukla¬rı belirlenen 60 gönüllü (futbol grubu 15 kadın,15 erkek; basketbol grubu 15 kadın,15 erkek) (ortalama yaş 20,80±2,35) alındı. Tüm olguların statik ve dinamik ayak basınçları RsScan pedobarografi cihazı kullanılarak ve radyografik açı ölçümleri ayak direkt lateral grafisinde ölçüldü. Olguların treadmill cihazında 30 dakika koşu sonrası tekrar ayak açı ölçüm, statik ve dinamik pedobarografik değerlendirmeleri yapıldı.Bulgular: Statik ölçümlerde; egzersiz sonrası sağ ayak MAAB (Maksimum arka ayak basıncı), egzersiz öncesi ve sonrası sağ ayak topuk iç kısım, egzersiz sonrası sol ayak topuk dış kısım, egzersiz sonrası sağ ve sol ayak topuk dış kısım statik basınç değerleri futbol grubunda basketbol grubuna göre yüksek bulundu (p<0,05). Dinamik ölçümlerde; egzersiz sonrası sağ ön ayak iç basıncı futbol grubunda basketbol grubuna göre yüksek bulundu (p<0,05). Egzersiz öncesi sağ ayak kalkaneal eğim açısı; egzersiz öncesi sağ ve sol ayak, egzersiz sonrası sağ ayak talokalkaneal açı; egzersiz öncesi sağ ayak talohorizontal açı futbol grubunda basketbol grubuna göre düşük bulundu (p<0,05). Egzersiz öncesi sağ ayak talohorizontal açı, egzersiz öncesi ve sonrası sağ ayak medial longitudinal ark açısı futbol grubunda basketbol grubuna göre yüksek bulundu (p<0,05). Egzersiz öncesi ve egzersiz sonrası sağ ve sol ayak dinamik maksimum ayak temas alanları, boy ve kilo ile olumlu yönde güçlü (0,70? r ?0,89); VKİ ile olumlu yönde zayıf bir ilişki (0,26? r ?0,49) bulunduğu ve ilişkilerin anlamlı (p<0,05) olduğu bulundu.Sonuç: Futbolcuların ve basketbolcuların ayak biyomekaniğinin pedobarografik basınç değerleriyle ve radyografik açı ölçümleriyle değerlendirilip egzersizin ayak biyomekaniği üzerine olan etkisinin bilinmesi ve bu veriler eşliğinde yapılacak olan ayakkabı ve tabanlık modifikasyonları ile spor yaralanmalarının engellenebileceğini ve sportif başarının elde edilebileceğini düşünmekteyiz.Anahtar Kelimeler: Ayak, pedobarografi, ayak açıları, egzersiz, futbol, basketbol
Beden eğitimi ve spor yüksek okullarında küreselleşmenin, beklenen ve gözlenen etkileri
Son yılların en tartışılan konularından biri, küreselleşme mi yoksa ulusallaşma (bölgeselleşme) mı sorusudur. Diğer bir deyişle politika ve güçlü sermaye himayesindeki modernleşen teknolojinin, din ve milli kimlik, gelenek, kültür ve dil üzerinde oluşturduğu farklılıkların korunmasındaki karşı koyuşu! Küreselleşmenin etkilediği önemli alanlardan birisi de eğitim ve eğitim kurumlarıdır. Bu araştırma küreselleşmenin Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulları (BESYO) üzerinde yönetim boyutundaki beklenen ve gözlenen etkilerini, öğretim elemanlarının görüşlerine dayanarak açıklamayı amaçlamaktadır. Bu amaçla araştırmada iki alt sorun belirlenmiştir: BESYO'nda görev yapan öğretim elemanlarının, küreselleşmenin BESYO üzerindeki yönetim, finansman, teknoloji, araştırma, öğrenme/öğretme süreci boyutlarında (beş boyutta) ?gözlenen? ve ?beklenen? etkilerine ilişkin görüşleri nelerdir? Gözlenen ve beklenen etkilerine ilişkin görüşleri arasında fark var mıdır? Araştırma, varolan durumu betimleyen tarama modelinde bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini üniversitelerin BESYO'nda bulunan Profesör, Doçent, Yardımcı Doçent ve Araştırma Görevlileri oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında Şentürk (2007)102 tarafından geliştirilen ölçek kullanılmıştır. Araştırma aracının geçerlilik güvenirlik çalışmaları yapılmış, faktör analizi ile madde faktör yükleri hesaplanmıştır. Cronbach alfa güvenirlik katsayısı ise 0.05 anlamlılık düzeyinde 0.98 olarak bulunmuştur102.Araştırma sonuçlarına göre, BESYO'nda görevli öğretim elemanları, beş boyuttaki etkileri, küreselleşmenin beklenen etkileri olarak değerlendirmektedir. Küreselleşmenin sözü edilen boyutlardaki beklenen etkileri, BESYO'nda tam olarak gözlenmemektedir.Anahtar Sözcükler: Küreselleşme, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulları, Yönetim, Teknoloji, Finansman, Araştırma, Öğretme/Öğrenme Süreci.
Beden eğitimi ve spor yüksek okulunda okuyan öğrencilerin çoklu zeka alanları ile holland kişilik tipleri arasındaki ilişkinin araştırılması
Bu araştırmanın amacı, Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu öğrencilerinin çoklu zeka alanları ile Holland kişilik tipleri arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Araştırma grubunu; Gazi Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi ve Kırıkkale Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulunda öğrenim gören 282 erkek ve 228 bayan olmak üzere 510 öğrenci oluşturmaktadır. İlk olarak araştırmanın amacına ilişkin mevcut bilgiler, literatürün taranmasıyla sistematik bir şekilde verilmiştir. Böylece konu hakkında teorik bir çerçeve oluşturulmuştur. İkinci olarak araştırmanın amacına ulaşmak için Howard Gardner tarafından geliştirilen ve Gonce Seber tarafından Türkçeleştirilerek geçerlilik ve güvenilirliği yapılmış olan ?Çoklu Zeka Alanlarında Kendini Değerlendirme Envanteri? uygulanmıştır. Envanter 80 sorudan oluşmaktadır. sekiz zeka alanı ve her zeka alanından on soru mevcuttur. Yine araştırmada öğrenci kişilik tiplerini belirlemek amacıyla John Holland tarafından geliştirilen ilgi alanları envanteri olan güvenilirlik ve geçerlilik çalışmaları yapılmış olan kendini araştırma ölçeği kullanılmıştır. Envanter 90 sorudan oluşmaktadır. Altı kişilik tipi ve her kişilik tipine ait 15 soru mevcuttur. Verilerin çözüm ve yorumlanmasında çeşitli değişkenler dikkate alınarak mutlak değerleri ve yüzdelik dilimleri hesaplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde ve hesaplanmış değerlerin bulunmasında SPSS (Statistical package for social sciences) paket programı kullanılmıştır. Beden eğitimi ve spor yüksek okulu öğrencilerinin cinsiyet değişkenine göre, öğrenim gördükleri bölüm değişkenine göre ve genel değerlendirme sonucunda ağırlıklı olarak bedensel kinestetik zeka ve sosyal zeka düzeylerinin yüksek olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Beden eğitimi ve spor yüksek okulu öğrencilerinin cinsiyet değişkenine göre, öğrenim gördükleri bölüm değişkenine göre ve genel değerlendirme sonucunda ağırlıklı olarak araştırıcı kişilik tipi, sosyal kişilik tipi ve gerçekçi kişilik tipi diğer kişilik tiplerine oranla daha baskın çıkmıştır. Bu sonuçlar ışığında beden eğitimi ve spor yüksek okulu öğrencilerinin bedensel kinestetik zeka ve sosyal zeka düzeylerinin yüksek olması ve araştırıcı kişilik, sosyal kişilik ve gerçekçi kişilik tipinin baskın olması aralarında pozitif yönlü anlamlı bir ilişkinin olduğunu ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Beden eğitimi ve spor yüksek okulu, zeka, kişilik
Türkiye ve Almanya'da okuyan beden eğitimi ve spor yüksekokulu öğrencilerinin vücut kompozisyonu, fiziksel aktivite düzeyi ve yaşam kalitesinin değerlendirilmesi
Çalışmanın amacı Türkiye ve Almanya'da bulunan Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinin vücut kompozisyonu, fiziksel aktivite düzeyi ve yaşam kalitesinin değerlendirilmesidir. Araştırmanın evrenini olarak: Düzce Üniversitesi, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Heidelberg Üniversitesi, Darmstadt Üniversitesi, Mainz Üniversitesi Spor Bilimleri Fakülteleri seçilmiştir. Bu bağlamda araştırmanın evrenini, Türkiye ve Almanya'dan seçilmiş üniversiteler oluşturmaktadır. Çalışma ile ilgili Düzce Üniversitesi Etik Kurul Raporu alınmiştır. Çalişmaya katılan öğrencilerden çalışmaya gönüllü katıldıklarına dair gerekli izinler alınmiştır. Öğrencilerin Fiziksel aktivite düzeyini belirlemek için Uluslararası Fiziksel Aktivite Ölçeği (IPAQ) 1, Yaşam kalitesini belirlemek için ise Yaşam Kalitesini Değerlendirme Anketi (Kısa Form-36) 2 kullanılmıştır. İstatiksel hesaplamalar, SPSS 16 programında tamamlanmış olup tanımlayıcı istatistik analizleri yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre kadın ve erkek katılımcılarda okullara göre fiziksel aktivite düzeylerinde anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir (P< .05). Yaşam kalitesi bulgularının sonuçlarına göre Katılımcıların Yaşam kalitesi ortalama puanı en yüksek Darmstadt Üniversitesi' nde (erkek katılımcılar (X=80.30)), en düşük ise Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi'nde (kadın katılımcılar (X=64.10)) tespit edilmiştir. SF-36 Alt boyutları olan Fiziksel ve Mental Sağlık ortalama değerlerinde hem cinsiyete hem de okullara göre istatistiksel olarak anlamlı farklılıklara rastlanmıştır (p<0.05). Sonuç olarak genel itibariyle bütün katılımcılara bakıldığında erkek öğrencilerin ortalama fiziksel aktivite seviyesi değerlerinin kadın öğrencilerin ortalama fiziksel aktivite seviyesi değerlerinden daha iyi olduğu görülmüştür. Ayrıca en yüksek fiziksel aktivite şiddetine ise Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi öğrencilerinin sahip olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Yurt dişindaki okullardaki Fiziksel Aktivitenin yurt içindeki okullardan daha yüksek olduğu tespit edilirken, Erkek ögrencilerin kadın ögrencilere göre daha aktif olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Fiziksel Aktivite, Vücut Kompozisyonu, Yaşam Kalitesi
Beden eğitimi ve spor yüksek okulu öğrencilerinin futbol müsabakalarına katılım kararlarını etkileyen faktörler
Bu çalışma, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinin futbol müsabakalarına katılım kararlarını etkileyen faktörlerin belirlenerek, bazı değişkenlere göre bu algılamaların farklılaşıp farklılaşmadığı tespit etmek amacıyla desenlenmiştir. Tarama modelindeki bu çalışmada, Gencer ve Aycan (2008)97 tarafından geliştirilen ?Seyirci Katılım Karar Ölçeği? ve ?Kişisel Bilgi Formu? veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Sınırlandırılmış evren kullanılan bu çalışmada, 6 üniversiteden 1009 öğrenci nihai verilerin toplanmasında yer almıştır. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, t testi, tek yönlü varyans analizi (One-Way ANOVA) ve Tukey testi kullanılmıştır. Beden eğitimi ve spor yüksekokulu öğrencilerinin futbol müsabakalarına katılım kararlarında fiziksel çevre, rakip takım ve toplumsallaşma fırsatı faktörleri ?biraz?, tuttuğu takım, programın uygunluğu ve müsabakanın cazibesi faktörleri ?oldukça? boyutu ile etkilidir. 2. Beden eğitimi ve spor yüksekokulu öğrencilerinin futbol müsabakalarına katılım kararı faktörleri cinsiyete, okunan bölüme, göre değişmezken, tutulan takıma, futbola olan ilgi düzeylerine, göre değişmektedir.
Türkiye'de Beden Eğitimi ve Spor Yüksek okulullarında görev yapan öğretim elemanlarının fiziksel aktivite ve yaşam kalitelerinin incelenmesi
Bu çalışmada yapılan araştırmanın seçilmesinde Türkiye'deki Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunda görev yapan Öğretim elemanlarının fiziksel aktivitenin önemi konusunda farklı meslek gruplarına göre daha bilinçli olduğu düşünülmesinden dolayıdır. Fiziksel aktivitenin yanı sıra, yaşam kalitesinin fiziksel aktivite düzeyinden nasıl etkilendiğinin ortaya koyulmasını hedeflenmiştir. Araştırmanın evrenini Türkiye'de yükseköğretim veren Beden Eğitimi ve Spor okullarında görev yapmakta olan öğretim elemanları, araştırmanın örneklemini ise bu kitleden rastgele seçilen 94 erkek 38 kadın katılımcı oluşturmaktadır. Çalışmada katılımcıların fiziksel aktivite seviyeleri Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (International Physical Activity Questionnaire, IPAQ) kullanılarak belirlenmiştir. Katılımcıların Yaşam kalitelerini ölçmek için ise SF?36 ölçeği kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen verilerin değerlendirilmesi ve tabloların oluşturulması amacıyla SPSS (Statistical Package for Social Sciences) versiyon 19 kullanılmıştır. Dağılımların uygunluğu ve varyansların homejenliği test edilerek, parametrik testler vasıtası ile ikili ve çoklu karşılaştırmalar yapılmıştır. İkili karşılaştırmalar için Bağımsız Değişkenlerde T-Testi, çoklu karşılaştırmalar için Tek Yönlü Varyans Analizi(One Way Anova), grup içi karşılaştırmalar için(Post-Hoc) Tukey testleri kullanılmıştır. Çalışmada katılımcıların ortalama MET değeri 2351,87 MET dk/hafta'dır. Buna göre; Türkiye'deki Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğretim görevlilerinin % 17,4'ünün aktif olmadığı, % 50'sinin düşük aktif olduğu, % 32,6'sının yeterli aktif olduğu bulunmuştur. Katılımcıların yaşam kalitesi skorları incelendiğinde; Fiziksel işlev ortalamasının; 77,05, Fiziksel rolün; 79,47, Ağrının;80,91, Genel sağlık algısının; 82,50, Yaşamsallığın; 87,58, Sosyal işlevin; 81,33, Mental rolün;76,18, Mental işlevin; 85,64, Fiziksel sağlık skorunun; 49,79, Mental sağlık skorunun; 55,44 olduğu bulunmuştur. Sonuç olarak beden eğitimi bölümlerinde görev yapmakta olan öğretim görevlilerinin yaşam kaliteleri yüksek, fiziksel aktivite düzeyleri ise düşük seviyede çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Fiziksel aktivite ve yaşam kalitesi
Farklı bölümlerde öğrenim gören beden eğitimi ve spor yüksek okulu öğrencilerinin empatik eğilim düzeyleri ve saldırganlık ilişkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın temel amacı; farklı bölümlerde öğrenim gören Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinin empatik eğilim ve saldırganlık düzeyleri arasındaki ilişkiyi çeşitli değişkenler yardımıyla ortaya koymaktır.Araştırma tarama modelli bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini Beden Eğitimi Spor Yüksekokulu öğrencileri, örneklemini ise Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunun farklı bölümlerinde öğrenim gören 993 (368 bayan, 625 erkek) üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Bu kapsamda; 2011-2012 eğitim öğretim yılında derslere devam eden öğrencilere ulaşıldı. İlk olarak araştırmanın amacına ilişkin mevcut bilgiler, literatürün taranmasıyla sistematik bir şekilde verilmiş, böylece konu hakkında teorik bir çerçeve oluşturulmuştur. Daha sonra çalışmaya katılan öğrencilerin demografik bilgilerine ulaşmak için araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu uygulandı. Araştırmada öğrencilerin saldırganlık düzeylerini ortaya çıkarmak için Kiper (1984) tarafından geliştirilen ve 30 maddeden oluşan ?Saldırganlık Envanteri?, empatik eğilim düzeylerini belirlemek için ise Dökmen (1988) tarafından geliştirilen ?Empatik Eğilim Ölçeği? kullanıldı.Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, grupların birden fazla bağımlı değişken bakımından farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için MANOVA (Çok Değişkenli Varyans Analizi) ve değişkenler arasındaki ilişkilerin yorumlanması amacıyla Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde ve hesaplanmış değerlerin bulunmasında SPSS 17 (Statistical package for social Sciences) paket programı kullanıldı ve çalışmada tüm istatistiksel analizlerde anlamlılık düzeyi 0.05 ve 0,01 olarak alındı.Araştırma sonucunda;?cinsiyet değişkenine göre bayan öğrencilerin empatik eğilim düzeylerinin erkek öğrencilere göre anlamlı derecede daha yüksek olduğu,?bölüm değişkeni açısından anlamlı farklılık olduğu ve öğretmenlik bölümü öğrencilerinin daha yüksek empatik eğilim puanına sahip olduğu,?öğretim türü değişkenine göre normal öğretim öğrencilerinin genel saldırganlık puanlarının ikinci öğretim öğrencilerine göre anlamlı derecede yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Ayrıca tüm öğrenciler arasındaki saldırganlık ve empatik eğilim düzeyi ilişkisi incelendiğinde;?yıkıcı saldırganlık ile empatik eğilim düzeyleri arasında düşük düzeyde negatif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu,?atılganlık ile empatik eğilim düzeyleri arasında orta düzeyde pozitif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu,?genel saldırganlık ile empatik eğilim düzeyleri arasında düşük düzeyde negatif yönde bir ilişki olduğu saptanmıştır.
Spor eğitimi modeli ile işlenen voleybol derslerinin öğrencilerin bilişsel, duyuşsal ve psikomotor erişidüzeylerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, Spor Eğitimi Modeli ile işlenen voleybol derslerinin öğrencilerin bilişsel, duyuşsal ve psikomotor erişi düzeylerine olan etkisini belirlemektir.Araştırma, gerçek deneme modellerinden ön test-son test kontrol gruplu model kullanılarak desenlenmiştir. Araştırmanın evrenini 2010-2011 eğitim öğretim yılı güz döneminde Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu, Beden Eğitimi Öğretmenliği ve Antrenörlük Eğitimi Bölümü'nde öğrenim görmekte olan 240 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise; Beden Eğitimi Öğretmenliği Bölümü'nde voleybol dersini alan 3. sınıf öğrencileri ve Antrenörlük Eğitimi Bölümü'nde seçmeli voleybol dersini alan öğrenciler oluşturmaktadır. Yansız atama yöntemi kullanılarak, Beden Eğitimi Öğretmenliği Bölümü'nde öğrenim gören öğrenciler Spor Eğitimi Modeli'nin uygulanacağı deney grubu, Antrenörlük Eğitimi Bölümü'nde öğrenim gören öğrenciler ise Doğrudan Öğretim Modeli'nin uygulanacağı kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Deney grubu 25 erkek ve 10 kız olmak üzere toplam 35 kişiden (yaş ortalaması = 23.11 + 2.21); kontrol grubu ise 20 erkek ve 10 kız olmak üzere toplam 30 kişiden (yaş ortalaması = 22.76 + 2.37) oluşmaktadır.Çalışmanın başında ve sonunda deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin bilişsel alan gelişimlerini ölçmek için araştırmacı tarafından geliştirilen voleybol dersine ait başarı testi, duyuşsal alan gelişimlerini belirlemek amacı ile Mirzeoğlu (2000) tarafından geliştirilen ?Voleybol Dersine Karşı Tutum Ölçeği?, psikomotor alan gelişimlerini belirlemek amacı ile araştırmacı tarafından geliştirilen gözlem formları ve Oslin, Mitchell ve Griffin (1998) tarafından geliştirilen Oyun Performansı Değerlendirme Ölçeği'nden yararlanılmıştır.Elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS 17.0 paket programı kullanılmış ve istatistiksel işlemlerde anlamlılık düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Kontrol ve deney gruplarının kendi içindeki gelişimlerini belirleyebilmek için; aritmetik ortalama, standart sapma ve bağımlı gruplar t testinden yararlanılmıştır. Kontrol ve deney gruplarının erişi değerleri arasında fark olup olmadığının belirlenmesi için; aritmetik ortalama, standart sapma ve bağımsız gruplar t testinden faydalanılmıştır. Ayrıca, spor eğitimi modeli ile ders işleyen öğrencilerin oyunculuk dışı rolleri ve genel sezonun değerlendirilmesi ile ilgili düşünce ve görüşlerini belirlemek üzere kullanılan öz ve grup değerlendirme formlarında da frekans ve yüzde hesaplamalarından yararlanılmıştır.Sonuç olarak; deney ve kontrol grubu öğrencilerinin bilişsel ve duyuşsal alana ait erişi düzeyleri arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark elde edilirken, psikomotor alana ait becerilerin tümündeki erişi düzeyleri arasında kontrol grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar elde edilmiştir. Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin oyun performansı bileşenlerinden olan beceri uygulaması bileşenine ait erişi puanları arasında kontrol grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark elde edilirken; karar verme, ayarlama ve oyun performansı bileşenlerine ait erişi puanları arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark elde edilmiştir. Oyuna katılım bileşenine ait erişi puanları arasında ise iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark elde edilmemiştir. Ayrıca, Spor Eğitimi Modeli ile voleybol derslerini işleyen deney grubundaki öğrencilerin, oyunculuk dışında aldıkları görevler ve uygulanan model ile ilgili görüşlerinin çoğunlukla olumlu olduğu belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Spor Eğitimi Modeli, Doğrudan Öğretim Modeli, Bilişsel Alan, Duyuşsal Alan, Psikomotor Alan, Oyun Performansı, Voleybol.
Spor bilimleri fakültesi ile beden eğitimi ve spor yüksekokulu öğrencilerinin akademik motivasyon düzeylerinin incelenmesi
1. ÖZET Bu çalışma yaşantımızın her anlamında önemli bir yer teşkil eden motivayon kavramının öğrencilerin günlük yaşantılarına ve akademik düzeylerine etkisinin belirlemesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye'de seçilen bazı Spor Bilimleri Fakültesi ile Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerinden oluşmaktadır. Örneklemi ise 2017-2018 eğitim öğretim yılında Fırat Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi; İnönü Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu; Atatürk Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi; Yüzüncü Yıl Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu; Dicle Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu; Bartın Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu; Sakarya Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören 6400 öğrenci içerisinde tesadüfi örneklem ile belirlenen 1048 öğrenciden oluşmaktadır. Yapılan araştırmada evrenin %16' sına tekabül eden öğrenciye anket uygulanmış fakat 48'i değerlendirmeye uygun bulunmamıştır. Çalışma nicel araştırma veri toplama yöntemlerinden biri olan anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada öğrencilerin motivasyon düzeylerini belirlemek amacıyla Vallerand ve ark. tarafından geliştirilen, Karagüven tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Akademik Motivasyon Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen veriler IBM SPSS 22.0 paket programında değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde yüzde, frekans, bağımsız değişkenlere bağlı farklılaşma düzeyini değerlendirmek için parametrik verilerde "independent sample t-testi" ve "tek yönlü varyans analizi (ANOVA)" kullanılmıştır. Yapılan istatistiksel çözümlemelerin anlamlılık düzeyi (alfa (α) yanılma düzeyi) p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak, Katılımcıların cinsiyet değişkenine göre içsel motivasyon düzeyine bakıldığında cinsiyetlere göre anlamlı bir farklılık olduğu anlaşılmıştır. Kadın katılımcıların motivasyon düzeylerinin erkek katılımcılara oranla daha yüksek olduğu tespit edilmiştir ( p<0.05). Yine katılımcıların okudukları bölüm değişkenine göre dışsal motivasyon düzeyine bakıldığında, en yüksek dışsal motivasyonun Yöneticilik ve Rekreasyon bölümü öğrencilerinde olduğu en düşük dışsal motivasyonun öğretmenlik bölümü öğrencilerinde olduğu ve anlamlı bir farklılaşma oluşturduğu görülmüştür ( p<0.05). Öğrencilerin bağlı bulundukları üniversitelere göre akademik motivasyonlarının en yüksek olduğu üniversiteler; Yüzüncüyıl, İnönü, Atatürk Üniversitesi olduğu, en düşük motivasyon düzeyinin ise Dicle ve Sakarya Üniversitesi olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Motivasyon, Akademik Motivasyon, İçsel Motivasyon, Dışsal Motivasyon, Akademik Başarı