Borsa

190 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessEN

Türkiye'de pay takas sistemi

This paper examines the role of clearing and settlement system in capital markets and explains how clearing and settlement process works particularly in Turkey. Based on this basic information, this study tries to explain the working mechanism and efficiency of Turkey's experience. Although clearing and settlement processes do not known clearly by end investors, it is very crucial part of financial markets because of its power to decrease risk, increase safety, provide efficiency and stabilize the market. First, we clarify equity clearing and settlement process with daily cycles and examples. In the first part of paper, we start with the main institutions for capital markets and then continue with trading, clearing and settlement processes. In the second part of the study, we explain clearing and settlement in the world by investigating the historical process of post trade institutions, international organizations and standards that are used in the developed countries. Finally, we emphasize on Turkey's effort for efficient mechanism in clearing and settlement system by explaining historical process, services, values, targets and of Takas Istanbul. We aim to detail clearing and settlement process that is not discussed broadly academically before this study and enlighten all stakeholders of the capital market about this process.

Stock exchangeİstanbul Stock ExchangeStocks+5
Anıl Coşkun
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Finansal krizler kapsamında Avrupa borsaları ile Borsa İstanbul arasındaki oynaklık ilişkisinin dinamik koşullu korelasyon modelleri ile analizi

Çalışmanın temel amacı; 2008 Küresel Krizi, Yunanistan Borç Krizi ve Avrupa Borç Krizi'nin, Borsa İstanbul ile Avrupa borsaları arasındaki oynaklık ilişkilerini değiştirip değiştirmediğinin belirlenmesi, oynaklık ilişkilerinde asimetri etkisinin varlığının test edilmesi ve oynaklık ilişkilerinde değişime neden olan spesifik olayların tespit edilmesidir. Bu amaç doğrultusunda Borsa İstanbul ile Avrupa borsaları arasındaki oynaklık ilişkileri, krizler baz alınarak belirlenen dönemler itibariyle dinamik koşullu korelasyon modelleri ile analiz edilmiştir. Yapılan analizlerle oynaklık ilişkilerinde asimetri etkisi bulunmadığı belirlenmiştir. Bununla birlikte belirtilen krizlerin Borsa İstanbul ile Avrupa borsaları arasındaki oynaklık ilişkilerini değiştirdiği tespit edilmiştir. Krizlerin ardından koşullu korelasyonların genel olarak kısa süreyle arttığı ve değişken bir yapı gösterdiği saptanmıştır. Ayrıca 2008 Küresel Krizi ve Yunanistan Borç Krizi'nin genel olarak borsalar arasındaki oynaklık ilişkilerinde şokların kısa ve uzun dönem kalıcılığını değiştirdiği belirlenmiştir. Belirlenen dönemlerde ülkeye özgü spesifik olayların yanında uluslararası gelişmelerin de koşullu korelasyonlarda değişime neden olduğu belirlenmiştir. Çalışma sonucunda analizlerden elde edilen bilgilere bağlı olarak benzer krizlerin yaşanması durumunda yatırımcılara uluslararası portföy çeşitlendirmesinde kullanabilecekleri bilgiler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Finansal krizler, Borsa İstanbul, Avrupa borsaları, oynaklık ilişkisi,dinamik koşullu korelasyon modelleri.

AvrupaBorsaBorsa İstanbul+7
Serap Kamışlı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Borsa yatırım fonları ile A tipi yatırım fonlarının karşılaştırmalı performans analizi: Borsa İstanbul (İMKB) örneği

Türkiye tasarruf düzeyi açısından yalnızca gelişmiş ekonomilerin değil, benzer düzeyde bulunan gelişmekte olan ülke ekonomilerinin de altında bir noktada yer almaktadır. Yatırımcının güvenini kazanacak, risk ve getiri beklentilerini karşılayacak, yatırımcı profiline uygun farklı alternatifler sunacak yatırım araçlarının yaygınlaşması tasarruf düzeyinin gelişmesine katkıda bulunması muhtemel gelişmelerdir. Yatırım fonları ve borsa yatırım fonları Türkiye'de pek çok yatırım aracına göre yeni olmasına rağmen son yıllarda gösterdikleri gelişimle öne çıkmaktadır. Yatırım fonları ve borsa yatırım fonları farklı yatırımcı beklentilerine kolaylıkla cevap verebilecek yapıda olan ve özellikle küçük yatırımcının zorlandığı portföy yönetimi konusunda profesyonel yönetim avantajı sunan özellikli yatırım araçlarıdır. Bu iki yatırım aracının yadsınamaz benzerliklerinin yanı sıra önem arz eden farklılıkları da vardır. Çalışmanın amacı; gelişmekte olan bu iki yatırım aracına ilişkin derinlemesine bilgi vermenin yanı sıra A tipi yatırım fonları ve A tipi borsa yatırım fonlarının performanslarının kıyaslanmasını sağlamaktır. Bu amaçla 2008-2013 yılları arasında kesintisiz işlem gören toplam 28 adet A tipi hisse senedi ağırlıklı yatırım fonu ile 2 adet A tipi hisse senedi ağırlıklı borsa yatırım fonunun performansları farklı kriterlere göre ölçüm yapan teknikler kullanılarak analiz edilmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: A tipi yatırım fonu, A tipi borsa yatırım fonu, performans ölçüm teknikleri, risk, getiri.

BorsaBorsa İstanbulFonlar+2
Ilım Özdemir
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Elektrik piyasaları, borsaları ve fiyat riskinin yönetilmesi

Elektrik sektöründe liberalleşme aşamalarının başında devlet kontrolündeki tekel şirketlerin yeniden yapılandırılması gelmektedir. Elektrik sektörünün üretim, iletim ve dağıtım kısımlarına ayrılıp, iletim hariç diğer kısımlara özel sektörün girişinin önünün açılmasıyla birlikte yatırımcılar bu sektörlere yatırım yapmaya başlamışlardır. Böylece elektrik piyasalarında rekabetçi bir yapıya geçiş başlamıştır. Elektrik enerjisi, piyasaların serbestleşmesi sürecinin bir parçası olarak yalnızca bir tüketim maddesi olmaktan çıkmış ve finansal piyasaların bir parçası haline gelmiştir. Bunun başlıca nedenleri olarak elektrik pazarında serbest fiyat hareketlerinin oluşması ve buna bağlı olarak fiyatlarda oluşan oynaklık ve risk gösterilebilir. Bu yüzden elektriğin fiziksel olarak toptan ya da perakende günlük ticaretinin yanında futures, forward ve opsiyon kontratları da alınıp satılmaya başlanmıştır. Özellikle ABD ve Avrupa'da yalnızca enerji ve enerji türev ürünlerinin alınıp satıldığı borsalar kurulmuştur. Son yıllarda Türkiye'de de enerji sektöründe serbestleşme yönünde önemli adımlar atılmış ve ayrı bir enerji borsası kurma safhasına geçilmiştir. Bu çalışmada Avrupa ve Amerika'daki enerji borsaları araştırılarak elektrik ticaretinin enerji borsaları içindeki konumu, elektrik kontratlarının özellikleri ve bu borsaların işleyişleri ile elektrik piyasalarında görülen risklerin ortaya konması, bu bilgiler ışığında da Türkiye için öneriler oluşturulması hedeflenmiştir. Anahtar Kelimeler: Elektrik Piyasaları, Elektrik Borsaları, Gün Öncesi Piyasası,Elektrik Kontratları

BorsaElektrikElektrik borsaları+5
Ali Can Koç
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Makro-ekonomik değişkenlerin Pakistan Karachi Borsası üstündeki etkileri

Bu çalışmada Pakistan Karaçi Borsası endeksi (KSE) ve temel makro-ekonomik değişkenler arasındaki nedensellik ilişkisi incelenmektedir. Çalışmada, 2005 Temmuz ayından 2014 Nisan ayına kadar olan zaman dilimindeki aylık veriler göz önüne alınmıştır. Enflasyon oranı (TÜFE), döviz kurları, GSYİH, faiz oranları ve altın ve petrol fiyatları çalışmada incelenen makro-ekonomik değişkenlerdir. Yöntem olarak, Johansen ve Juselius (1990) Eşbütünleşme Analizi, VECM çerçevesinde Granger Nedensellik Testi'nin yanı sıra Sims (1980) Varyans Ayrıştırması ve Etki Tepki Fonksiyonu Analizi kullanılmıştır. Bulgulara göre, çalışmada ele alınan makro-ekonomik değişkenler ve KSE arasında uzun vadede eş bütünleşme olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak, uzun vadede tüm makro-ekonomik değişkenlerle KSE 100 arasında tek yönlü Granger nedensellik ilişkisi, kısa vadede ise sadece döviz oranları ile KSE 100 arasında tek yönlü Granger nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir.

BorsaBorsa endeksiEşbütünleşme+3
Waqar Badshah
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessEN

The effect of working capital management on profitability performance of manufacturing firms listed at the Nairobi Securities Exchange:Kenya

The study analyzed the effect of working capital management and profitability performance of manufacturing firms listed at NSE for a period of 2010-2015. Working capital management components were inventory conversion period, accounts receivable collection period, accounts payable period and cash conversion cycle while profitability performance was limited to return on assets. The study used secondary data from manufacturing company's financial statements and Nairobi Security Exchange handbook produced annually due to the easy access and reliability of the data. The researcher conducted descriptive, correlation and regression analysis to evaluate the relationship between dependent and independent variables to achieve the objectives of the study. The study found accounts receivable collection period and the accounts payable period had a positive association with return on assets while cash conversion cycle had a negative relationship at 5% significant level. However, study concluded that the managers of manufacturing firms can increase the profitability performance of their business while reducing cash conversion cycle at the minimal levels and prolonging the accounts payment period. Keywords: Working Capital Management, Average Collection Period, Average Inventory Period, Average Payment Period, Cash Conversion Cycle, and Return on Assets.

Stock exchangeFirm performanceProfitability+7
Sharmarke Abdullahı Alı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Terör saldırılarının finansal piyasalara etkisi: Borsa İstanbul 100 endeksi üzerine bir uygulama

Yatırımcıların finansal piyasalarda rasyonel hareket ettikleri görüşüne dayanan ve Eugene Fama tarafından ortaya atılan Etkin Piyasalar Hipotezine göre, piyasa da oluşan bilgiler anında fiyatlara yansımaktadır. Bilgilerin fiyatlara anında yansıması yatırımcıların bu piyasalardan beklenenin üzerinde bir getiri elde etme imkânları ortadan kaldırmaktadır. Bundan dolayı da teknik ve temel analiz yoluyla fiyatların önceden tahmin edilme olanağının bulunmadığı iddia edilmektedir. Fakat bahsedilen bu durum her zaman mümkün olmamaktadır. Yatırımcıların her zaman rasyonel davranmadıklarını ve bazen benzer durumlara benzer tepkiler verdikleri yapılan çalışmalarla ortaya konulmuştur. Davranışsal Finansında temellerini oluşturan bu olgu, yatırımcılar sosyolojik, psikolojik ve çevresel birçok etkenden etkilenme eğilimi gösterebilmektedir. Özellikle son yıllarda artış gösteren ve toplumların sosyolojik, psikolojik, yönetimsel yapılarını zedelemekten çıkıp ekonomik olarak da zarar vermeye başlayan terör olaylarının varlığı çalışmamızın temel çıkış noktasını oluşturmaktadır. Ülkemiz açısından da önemli sorunları beraberinde getiren terör olaylarının varlığı ve etkileri uzun yıllardır tartışılan bir konudur. Bu perspektifte, çalışmanın amacı 20.09.2011-17.02.2017 tarihleri arasında Türkiye'de meydana gelen 94 terör saldırısının Borsa İstanbul 100 Endeksi üzerindeki olası etkisinin ortaya çıkarılmasıdır. Bu kapsamda, Olay Çalışması (Event Study) metodolojisi uygulanırken piyasanın vermiş olduğu tepkiyi daha net gözlemleyebilmek amacıyla terör saldırılarının etkisi tatil günlerinde ya da hafta içi günlerde gerçekleşmesi şeklinde iki alt kategoride irdelenmiştir. Yapılan analiz sonucunda; terör olayları neticesinde genel anlamında piyasada net olarak negatif ya da pozitif bir trendin varlığından söz etmek kullanılan veri seti ve yöntem bağlamında mümkün olmadığı görülmüştür. Diğer taraftan, istatistiksel olarak anlamlı sonuçların varlığı, ele alınan konu çerçevesinde BİST 100 Endeksinin yarı güçlü formda etkin olmadığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Terör Saldırıları, BİST 100 Endeksi, Etkin Piyasalar Hipotezi, Davranışsal Finans, Event Study.

BorsaBorsa endeksiDavranışsal finans+5
Dilek Duman
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İslam iktisadı perspektifinden hisse senedi piyasalarının analizi

Bu araştırma, genel çerçevesi itibariyle İslam iktisadı, hisse senedi piyasaları ve İslami endeksler konularını kapsamaktadır. Özel anlamda, çalışmayla amaçlanan durum ise; İslam iktisadı açısından teori ve pratikte mevcut hisse senedi piyasalarının incelenmesidir. Bu amaçla; yapılan teorik çalışmanın dışında, anket yöntemi uygulanarak katılımcıların konuya bakışları incelenmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre hisse senedi piyasalarının, teoride pay ortaklığını ifade eden halinin İslam iktisadı prensipleriyle çelişmediği söylenebilir. Fakat, hisse senedi piyasalarının işleyiş kısmı olarak ifade edilen uygulama noktasında ise, İslam iktisadı prensiplerine uygun olmayan durumlar bulunmaktadır. Bu durumların başlıcaları; açığa satış işlemi, mahzurlu görülen alanlardan elde edilen gelirler, imtiyazlı ortaklıklar, faizli işlemler, spekülasyon gibi durumlardır. Yapılan anket sonucuna göre; katılımcıların İslam iktisadı ve hisse senedi piyasaları hakkındaki bilgi seviyelerinin yetersiz olduğu ifade edilebilir.

Açığa satışBorsaFaizsiz bankacılık+5
Oktay Karaçay
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Stres kaynakları ile kariyer yönetiminin etkileşimi: Borsa aracı kurum çalışanları üzerinde bir uygulama

Bu tez çalışmasının amacı, stres kaynakları ile kariyer yönetimi konusunun etkileşimini ortaya koymak ve borsa aracı kurum çalışanlarının stres düzeylerinin ölçümü ile stres faktörlerinin bireyin kariyer hayatına olan etkisini ortaya çıkarmaktır.Etki alanının ve işgörenler üzerindeki olumsuz özelliklerinin her geçen gün arttığı ve modern dünyanın hastalığı olarak bilinen stres, günümüz iş dünyasının en önemli sorunlarından bir tanesidir. Hem işgörenler hem de örgüt açısından çeşitli negatif etkileri bulunan stresi, aynı zamanda bireyin harekete geçmesini ve hedeflerine daha çabuk ulaşmasını sağlayan bir araç olarak da tanımlamak mümkündür. İşgörenlerin örgüt içinde verimliliğinin ve performansının artması ve pozitif bir seyir izlemesi, şüphesiz etkin bir stres yönetimi uygulamaları ile mümkündür.Borsa aracı kurumlarında çalışan işgörenlerin örgütsel stres kaynakları ile ilgili tutumlarının değerlendirilmesi, insan kaynakları uygulaması bünyesinde kariyer yönetim araçlarının etkin bir şekilde uygulamasını gerektiren bir konudur. Bu amaçtan hareketle finans sektöründe özellikle iş hayatına ilişkin stres kaynakları, bireyin kariyer hayatının geleceğini şekillendirmesi açısından önem arz etmektedir.Seçilen sektörde çalışan ve stres kavramı ve onun doğurduğu olumsuz sonuçlar ile karşı karşıya kalan borsa uzmanları üzerinde, 98 kişilik bir örneklem grubuna anket uygulanmıştır. Stres yönetimi ve kariyer ile ilgili olan bu anket, işgörenlerin stresten etkilenme dereceleri, işten kaynaklanan stres faktörleri, dış çevreden kaynaklanan stres faktörleri, kişilik yapısından kaynaklanan stres faktörleri ile ilgili düşünce ve kaygılarını daha rahat ifade etmesine ışık tutmuştur.Araştırmaya katılan deneklerin daha çok işten kaynaklanan sebeplerden dolayı stres altında bulundukları, borsa uzmanlarından portföy yöneticisi konumunda görev yapan uzmanların stres düzeylerinin bir hayli yüksek olduğu, borsa uzman ve yardımcılarının iş stres düzeylerine bağlı olarak aldıkları ücretin yetersiz olduklarını belirtmeleri ve sektörde işgücü devir hızı oranlarının yüksek olması araştırma açısından önemli görülen bulgular arasındadır.Anahtar Kelimeler: Aracı kurumlar, Borsa, Kariyer, Kariyer yönetimi, Stres.

Aracı kurumlarBorsaKariyer+2
Fikret Gültekin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye vadeli işlem ve opsiyon borsası türev araçları risk yönetimi: Vadeli işlem piyasası risk yönetimi uygulaması

Firmaların, küreselleşmeyle birlikte finansal riskler veya finansal olmayan risklerle karşı karşıya kaldıkları bilinir. Finansal olmayan riskler, işin bütününe ve organizasyonel yapısına hakim olan firma yöneticileri tarafından ortadan kaldırılabilen değişikliklerdir. Finansal riskler ise firmaların tamamen dışında gelişen döviz kuru, piyasa, kredi, faiz oranı ve likidite riski gibi değişikliklerdir. Firmalar, gelecekte maruz kalabilecekleri finansal risklerden vadeli piyasalarda portföy çeşitlendirme, korunma (hedging) ve arbitraj amaçlı işlem yaparak korunurlar.Bu tezin amacı, vadeli işlem piyasaları hakkında bilgi vermek ve spot piyasalarda gelecekte ortaya çıkabilecek fiyat değişimlerine karşı firmaların karşılaştıkları riskleri, temel amacı risklerin transferini gerçekleştirmek olan, vadeli işlem piyasalarında işlem gören türev araçlarının kullanılarak yönetebileceğini açıklamaktır. Vadeli piyasaların organizasyon yapılarının önemini vurgulamak için 2005 yılında Türkiye'de faaliyet göstermeye başlayan, Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası hakkında bilgilere yer verilmiştir.Tezin son aşamasında vadeli piyasalarda işlem gören araçların özellikleri dikkate alınarak hazırlanan anket çalışması 40 firmaya sıralama ölçeği yardımıyla uygulanmıştır. Firmaların gelecekte karşılaşabilecekleri risklere karşı nasıl korunma sağladığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Firmaların risk yönetiminde başarılı olabilmeleri için vadeli piyasalarda işlem yapmaları önerilmiştir.Anahtar Kelimeler: VOB, VİS, Hedge, Türev Araç, Risk yönetimi, Türev piyasaları, Forward, Swap, Opsiyon, Future, Gelecek sözleşmeleri

BorsaForwardForward sözleşmeler+8
İhsan Kurar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortalamaya dönme modelinin portföy yatırım stratejilerine etkisi: Gelişmekte olan ülkeler üzerine bir uygulama

Ortalamaya dönme modeli, hisse senedi fiyatlarının ortalama bir değeri olduğu ve fiyatların zaman boyunca mutlaka bu ortalama değere ulaşacağı varsayımına dayalı bir modeldir. Hisse senedi fiyatlarında ortalamaya dönme modelinin geçerliliğinde, geçmiş fiyatlara bakılarak cari ve gelecek fiyatlar tahmin edilebilmekte, bu da yatırımcıların en yüksek getiri elde etmelerini sağlayacak portföy yatırım stratejilerinin seçimine olanak tanımaktadır. Bu nedenle; ortalamaya dönme modelinin geçerliliğinde en iyi performans gösteren portföy yatırım stratejisinin seçimi, araştırmacıların ilgisini çeken konulardan biri olmuştur.Araştırmanın temel amacı; gelişmekte olan ülke borsalarında ortalamaya dönme modelinin geçerliliğini ve modelin geçerliliğinde en iyi performans gösteren portföy yatırım stratejisini tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda 18 gelişmekte olan ülke borsa endeksinde ortalamaya dönme modelinin geçerliliği, 1995-2010 yılları arasına ait aylık verileri kullanarak panel veri regresyon yöntemi ile test edilmiştir. Ortalamaya dönme modelinin geçerli olduğu tespit edildikten sonra en iyi performans gösteren portföy yatırım stratejisinin hangisi olduğu, zıtlık, momentum ve satın al ve elde tut portföy yatırım stratejileri üzerinde araştırılmıştır. Araştırma sonucunda, gelişmekte olan ülke borsalarının tamamında ortalamaya dönme modelinin geçerli olduğu ve modelin geçerliliğinde en iyi performansı zıtlık portföy yatırım stratejisinin gösterdiği bulgularına ulaşılmıştır. Zıtlık portföy yatırım stratejisi; menkul kıymetlerin önceki dönem getirilerine göre değer kaybetmeye başladığında satın alınıp değer kazanmaya başladığında açığa satılmasını öneren bir stratejidir. Ortalamaya dönme modelinin geçerli olduğu bir piyasada, yatırımcıların piyasanın genel eğiliminin zıttını yaparak getirisini artırması beklenmekte olup, bulgular literatürdeki çalışmaları destekler niteliktedir. Bu sonuç aynı zamanda gelişmekte olan ülke borsalarının zayıf formda bile etkin olmadığı anlamına gelmektedir. Çalışmanın bulguları yatırımcılar, finansal piyasalar ve akademik araştırmacılar açıaından büyük önem taşımaktadır.Anahtar Kelimeler: Ortalamaya Dönme Modeli, Portföy Yatırım Stratejileri, Gelişmekte Olan Ülke Borsaları

BorsaGelişmekte olan piyasalarGelişmekte olan ülkeler+3
Yasemin Deniz Akarım
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Parasal belirsizlik ve borsa getirisi: Türkiye örneği

Belirsizlik kavramı, son yıllarda yatırımların belirleyicilerinden biri olarak ekonomiliteratüründe önemli bir yeresahiptir.Bir ülkeye ait genel ekonomik görüntü, makroekonomik performans ile ölçülmektedir. Döviz kurunda ya da paraarzında oluşacak bir dalgalanma aynı zamanda borsadaki yatırımcıları da etkileyecektir. Oluşacak belirsizlikler uzundönemde hisse senedi getirilerini olumsuz etkilemektedir. Belirsizliklerin farklı kökenleri olsa da bu çalışmadaparasal belirsizliğin göstergesi olarak para arzı belirsizliği ve döviz kuru belirsizliği seçilmiştir. Zaman serisiveri grubu kullanılarak reel döviz kuru belirsizliği ve para arzı belirsizliği arasındaki bağ deneysel olarakincelemiştir. Bu çalışmada kullanılan veri setleri, Döviz kuru efektif alış ve para arzı (M2) serileri TürkiyeCumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) istatistiklerinden eldeedilmiştir. İMKB'de farklı sektörlerde faaliyet gösteren beşşirket ve holdingin hisse senedi getirileri kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan veriler 1986:5 ve 2012:2 döneminikapsamaktadır. Öncelikle seriler birim kök testi yapılarak trent etkisinden arındırılmışlardır. Döviz kuru ve paraarzı belirsizliği ARCH/GARCH testleri ile hesaplanmıştır.Döviz kuru ve para arzı değişkenlerinin belirsizlikleri ile borsa getirisinin göstergesi olan değişkenler arasındailişki olup olmadığı Engle-Granger ko-entegrasyon testi ile regresyon analizine tabi tutulmuştur. Ele alınan beşşirketin İMKB getirisi ile döviz kuru ve para arzı belirsizlikleri arasında bir koentegrasyonun var olduğu tespitedilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular sonucunda, döviz kuru ve para arzı belirsizliklerinin İMKB'de faaliyetgösteren şirketlerin getirisi üzerinde önemli bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Döviz Kuru Belirsizliği, Para Arzı Belirsizliği, Borsa Getirisi, Arch Model, Garch Model, Ko-entegrasyon.

ARCH modelBelirsizlikBorsa+7
İsmail Şahin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlk halka arzların kısa dönem fiyat performansları: Borsa İstanbul'da sektörel karşılaştırmalı ampirik bir çalışma

ÖZET İLK HALKA ARZLARIN KISA DÖNEM FİYAT PERFORMANSLARI: BORSA İSTANBUL'DA SEKTÖREL KARŞILAŞTIRMALI AMPİRİK BİR ÇALIŞMA ÇAKIR, Harun Yüksek Lisans Tezi, İşletme Ana Bilim Dalı Tez Danışmanı: Doç.Dr. Soner AKKOÇ Temmuz, 2014, 105 sayfa Bu çalışmada, Borsa İstanbul hisse senetleri piyasasında Ocak 2008 – Temmuz 2013 tarihleri arasında ilk defa halka arz edilen 121 hisse senedinin; ilk gün getirileri ile kısa dönem performansları analiz edilmektedir. Buna göre; Borsa İstanbul hisse senetleri piyasasında gerçekleşen halka arzlarda, ilk gün piyasanın üzerinde bir getiri (%1,16) elde edilmektedir. İlk halka arzları sektörler bazında incelediğimiz zaman, en yüksek ilk işlem günü anormal getirisinin %10,59 ile idari ve destek hizmet faaliyetleri sektöründe gerçekleştiği görülmektedir. Halka arz edilen hisse senetlerinin 21 günlük kısa dönem performansları ise %5,89 düzeyinde gerçekleşmektedir. Kısa dönem sonunda yatırımcısına en yüksek getiri %21,60 ile idari ve destek hizmet faaliyetleri sektörü; en düşük getiri ise -%9,54 oranında inşaat ve bayındırlık sektörü sağlamaktadır. Borsa İstanbul'da ilk defa halka arz edilen hisse senetlerinin düşük fiyatlandırıldığı ve kısa dönemde yüksek performans sağladıkları söylenebilir. Bu durum literatürdeki diğer çalışmaların bulguları ile paralellik göstermektedir. Anahtar Kelimeler: İlk halka arz, Kısa dönem performans, Borsa İstanbul, Sektör.

BorsaFiyatHalka açılma+3
Harun Çakır
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Kazançların süreğenliği ve tahakkuk anomalisi: Borsa Istanbul üzerine bir araştırma

Bu çalışmada tahakkuk anomalisinin Borsa İstanbul'daki varlığı araştırılmaktadır. Bu amaç doğrultusunda ilk olarak Borsa İstanbul'da 2005-2012 yılları arasında işlem gören 158 şirketin kazanç ve bileşenlerinin süreğenliği panel veri analizi metodolojisi ile test edilmektedir. Çalışmanın sonuçları, Borsa İstanbul'da kazançların süreğen olduğunu belirtmektedir. Ayrıca, kazançların süreğenliği üzerinde kazancın toplam tahakkuk bileşeninin nakit akımı bileşenine göre etkisi daha azdır. Bu duruma esas olarak kazancın anormal tahakkuk bileşeni neden olmaktadır. Çalışmada ikinci olarak ise, hisse senedi fiyatlarının, kazancın nakit akımı ve tahakkuk bileşenlerinin içerdiği gelecek dönem kazançları ile ilgili bilgileri doğru olarak yansıtıp yansıtmadığı sorusuna cevap aranmaktadır. Bu bağlamda, Mishkin ve hedge portföy testleri uygulanmaktadır. Mishkin ve hedge portföy testi sonuçları, Borsa İstanbul'da kazanç ve bileşenlerinin hatalı fiyatlandığını ortaya koymamaktadır. Diğer taraftan, ilgili örneklemden zarar eden şirketlerin çıkartılmasıyla toplam tahakkuk ve bileşenlerinin hatalı fiyatlandığı bir başka ifadeyle tahakkuk anomalisinin Borsa İstanbul'daki varlığı gösterilmektedir. Yatırımcılar, kar eden şirketlerin toplam tahakkuklarına dayalı olarak gerçekleştirdikleri işlem stratejisinden %18,58'lik bir anormal getiri elde etmektedir. Bu sonuçlar, Borsa İstanbul'un yarı-güçlü formda etkin olmadığı anlamına gelmektedir. Çalışmada elde edilen bulgular yatırımcılar, hisse senedi analistleri ve araştırmacılar açısından büyük önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Kazanç, Nakit Akımı, Tahakkuklar, Kazançların Süreğenliği, Tahakkuk Anomalisi, Hatalı Fiyatlama, Piyasa Etkinliği

AnomalilerBorsaBorsa İstanbul+7
Nasıf Özkan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Küresel krizin bulaşma etkisi: Menkul kıymet borsaları üzerine bir uygulama

Küreselleşmenin bir sonucu olarak ülkeler arasında sınırların ortadan kalkması, piyasalar arası finansal ilişkilerde yoğunluk ve serbestliği de beraberinde getirmiştir. Bu serbestleşme piyasalarda yaşanan şokların ülkelerarası transferine olanak sağlayan bir yapı ortaya çıkartmıştır. Ekonomik şokların ülkelerarası transferi konusunda literatürde yapılmış birçok çalışma yer almaktadır. Bu çalışmalara ilave olarak son yıllarda finansal şokların transferi konusunda krizlerin bulaşıcılığı ön plana çıkmış ve birçok araştırmacı tarafından incelenmiştir. Bu çalışmada da çeşitli ülkelerde yaşanmış ve küresel çapta diğer ülkeleri de etkileyen birtakım krizlere değinilerek, bu krizlerin bulaşıcılığı incelenmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde detaylı olarak küreselleşmeden bahsedilmiştir. İkinci bölümde finansal krizlerin bulaşma etkisi konusunda literatüre uygun bir alt yapı oluşturması için tanımlamalar yapılmış ve çeşitli küresel krizlerin bulaşıcılık etkileri incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise ABD kaynaklı 2007-2009 küresel finansal krizin bulaşma etkisi örneklem seçilen bir grup ülke için ampirik uygulama yapılmak sureti ile incelenmiştir. Ampirik Uygulamada DCC- GARCH modeli kullanılmıştır. Çalışma sonucuna göre kriz döneminde, kriz öncesi döneme göre DCC katsayıları yüksek çıkarak, örneklem seçilen ülkelere 2007-2009 Küresel finans krizin bulaşma etkisi gözlemlenmiştir. Bulaşma etkisi özellikle üst gelir grubu ülkelerde diğer ülkelere göre daha fazla görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Küreselleşme, Finansal Kriz, Bulaşma Etkisi, Küresel Kriz, DCC GARCH

BorsaBulaşma etkisiFinansal kriz+7
Fatih Kıraç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Borsa yatırım fonlarının endeks piyasalarında uzun dönemli ilişki ve volatilite üzerindeki etkisi: İMKB-30 endeksi üzerine bir uygulama

Bu çalışma, Türkiye endeks piyasalarında 7 Nisan 2009 tarihinde işlem görmeye başlayan IST30 Borsa Yatırım Fonu'nun İMKB-30 spot ve vadeli endeks piyasalara olan uzun dönemli öncül ardıl ilişkisini ve volatilite etkisini araştırmaktadır. Araştırma, fonun işlem öncesi ve sonrası olmak üzere iki dönem kurgulanmıştır. Fon öncesi dönemde 427, fon sonrası dönemde ise 548 günlük kapanış değerleri araştırma verilerini oluşturmaktadır. Spot ve vadeli endeks işlemler arasındaki uzun dönemli öncül ardıl ilişkisinin test edilmesinde eşbütünleşme testi, VECM ve Granger VECM analizleri kullanılmıştır. Çalışmanın birinci hipotezi ile uyumlu olarak uzun dönemde endeksler arasında bir öncül ardıl ilişkinin varlığı ve fon sonrası dönemde de bu ilişkinin devam ettiği bulgusuna ulaşılmıştır. Her iki dönemde de vadeli endeks piyasaları spot endeks piyasalara öncülük etmektedir. Bu sonuç, Subrahmanyam (1991) ve Gorton ve Pennacchi (1993)'nin teorik argümanlarıyla uyumludur. Çalışmanın ikinci hipotezinde, borsa yatırım fonlarının endeks piyasaların volatilitesine etkisini araştırmak için GARCH modeli kullanılmıştır. Uygulama sonuçları, fonun işleme başlama tarihinden öncesinde ve sonrasında endeks yatırım araçlarının volatilitesinde bir düşüş meydana geldiğini göstermektedir. Araştırmanın son hipotezinde, IMKB-30 endeksindeki dayanak varlıkların her iki dönemdeki volatilitesi araştırılmıştır. 13 hissenin volatilitesi yükselirken, 17 hissenin volatilitesinin düştüğü bulunmuştur. Toplu sonuçlar, dayanak varlıkların volatilitesinin düştüğünü göstermektedir. Bu sonuç, Lin ve Chiang (2005)'ın bulgularıyla uyumludur.

BorsaEndeksEndeks fon yönetim sistemi+5
Ferit Karahan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Emtia fiyatlarının belirleyicileri: Altın ve petrol fiyatları üzerine bir inceleme

20. yüzyılın sonlarında, finansal piyasalarda ve teknolojideki gelişmelerle birlikte emtia piyasalarındaki yatırımlar büyük bir artış yakalamıştır. Kurulan çeşitli emtia borsaları sayesinde, spekülatörler için hisse senedi borsalarında geçerli olan kurallar, emtia borsalarında da geçerli olmaya başlamıştır. Fiziki piyasalardaki öngörülerin yanında, fiyat hareketleriyle uygulanan teknik analizler, emtia fiyatlarındaki değişmelerin belirlenmesinde kullanılmaktadır. Bu çalışmada, emtia piyasasındaki işlem hacimleri ve stratejik önemlerinden dolayı ele alınan altın ve petrol emtialarının fiyatlarında belirleyici olabilecek etkenler incelenmiştir. Vektör otoregresyon modeli (VAR) kurularak, gümüş fiyatları, Dow Jones sanayi endeksi, Dolar-Sterlin paritesi ve FED fon faiz oranı bağımsız değişkenlerinin altın ve petrol bağımlı değişkenlerine etkileri, etki tepki analiziyle belirlenmiştir. Bağımsız değişkenlerin altın ve petrol emtialarının fiyatlarını açıklama güçleri ise varyans ayrıştırmasıyla gösterilmiştir. Elde edilen bulgular şu şekildedir: Bağımsız değişkenlerin dünya emtia fiyatları üzerindeki etkilerinin üç ya da dört ay sonra kayboldukları görülmüştür. Fakat altın emtiasının geçmiş fiyat verilerinin spot fiyatı açıklama gücü %97'nin altına düşmemiştir. Aynı şekilde petrol emtiası için de bu oran en az %87 olarak gözlenmiştir. Bu sonuçlar, yatırımcıların kararları için önemlidir. Anahtar Kelimeler: Altın, Petrol, Emtia Fiyatları, Vektör Otoregresyon Modeli, EtkiTepki Analizi, Varyans Ayrıştırması

AltınBorsaBorsa işlemleri+7
Doğan Yalçın
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Davranışsal eğilimler ile borsaya katılım ilişkisi: Muhasebe-finansman bilim dalındaki akademisyenlere yönelik bir araştırma

Davranışsal finans, yatırımcıların rasyonel hareket etmediklerini kabul etmektedir. Yatırımcılar, risk ve getiri faktörlerinin dışında davranışsal eğilimler ve sosyo-ekonomik faktörlerden de etkilenmektedir. Birçok davranışsal eğilim var olmasına karşın literatürde kabul edilen en temel davranışsal eğilimler; risk toleransı, kendine güven, sürü davranışı ve demirleme eğilimleridir. Bu çalışmanın amacı; muhasebe ve finansman bilim dalındaki akademisyenlerin borsaya katılım durumlarındaki davranışsal eğilimlerini saptamak ve bu davranışsal eğilimlerin borsaya katılım durumları üzerindeki etkisini araştırmaktır. Bunun yanında katılımcıların sosyo-ekonomik faktörleri ile borsaya katılma durumları da karşılaştırılmıştır. Toplamda 403 Muhasebe finansman bilim dalındaki akademisyene uygulanan anket soruları Lojistik Regresyon ve Ki-Kare Testi vasıtasıyla analize tabi tutulmuştur. Bu doğrultuda yapılan analizler neticesinde araştırma kapsamındaki davranışsal eğilimler ve sosyo-ekonomik faktörlerden 10 faktör ile borsaya katılım arasında ilişkiler olduğu sonucuna varılmıştır.

AkademisyenlerBorsaDavranışsal finans+3
Abdulvahid Çavuşoğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Uluslararası sermaye hareketlerinin finansal gelişme sürecine katkısı ve ülke borsaları üzerindeki etkisi: Gelişmekte olan ülkeler örneği

Bu çalışmanın amacı, gelişmekte olan ülkelerde uluslararası sermaye hareketlerinin finansal gelişme üzerindeki etkisini ortaya çıkarmaktır. Gelişmekte olan ülkeler, MSCI(Morgan Stanley Capital İnternational) endeksi tarafından belirlenen 21 ülkeden oluşmaktadır. Bu amaç için 1995-2018 yıllık veri ile model-1; 1996-2017 yıllık verileri ile model-2 oluşturulmuştur. Çalışmanın analiz sürecinde ilk olarak ülkelerin finansal verilerine ait tanımlayıcı istatistikler sunulmuş ve yorumlanmıştır. İkinci aşamada, LLC, IPS, CIPS panel birim kök testleri kullanılmıştır. Çalışmanın üçüncü aşamasında model-1 ve model-2 için katsayı tahmini yatay kesit bağımlılığını dikkate alan Panel AMG(Augmented Mean Group) katsayı tahmincisi tercih edilmiştir. Çalışmanın son aşamasında heterojen paneller için geliştirilmiş olan Dumitrescu-Hurlin (2012) nedensellik testleri ile değişkenler arasında nedensellik ilişkileri irdelenmiştir. Elde edilen bulgular neticesinde doğrudan yabancı yatırımlar ve GSHM, finansal gelişim endeksi üzerinde istatistiksel olarak anlamlı pozitif bir ilişkiye sahiptir ve aradaki ilişkide çift yönlü nedensellik bulunmaktadır. Portföy yatırımları ve ticari açıklık değişkenleri ile finansal gelişim endeksi üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir. İlave olarak, doğrudan yabancı yatırımlar ile piyasa kapitalizasyonu arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif bir ilişki olmakla birlikte değişkenler arasında çift yönlü nedensellik ilişki tespit edilmiştir. Diğer taraftan, Portföy yatırımları ile piyasa kapitalizasyonu arasında istatistiksel olarak anlamlı negatif bir ilişki tespit edilmiş ancak nedensellik bulunamamıştır. Ticari açıklık ve GSMH ile kurulan modellerde piyasa kapitalizasyonu üzerinde anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir.

BorsaFinansal gelişmeGelişmekte olan ülkeler+5
Hakan Tatar
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Seçili risk ve belirsizlik endeksleri ile gelişmekte olan ülke borsaları arasındaki ilişkiler: Ekonometrik bir uygulama

Küreselleşen menkul kıymet piyasalarının gelecekteki hareketlerinin tahmin edilmesinde çeşitli risk ve belirsizlik endeksleri gösterge olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Ekonomik Politika Belirsizlik (EPU), Finansal Stres (FSI), Jeopolitik Risk (GPR) ve Volatilite (VIX)'ten oluşan seçilmiş risk ve belirsizlik endeksleri ile Türkiye borsası (BIST100), Brezilya borsası (BVSP), Güney Afrika borsası (JTOPI), Rusya borsası (MOEX), Meksika borsası (MXX), Hindistan borsası (NIFTY50) ve Çin borsası (SSI)'den oluşan gelişmekte olan ülke borsaları arasındaki ilişkileri belirlemektir. Çalışmada, veri seti olarak 01.01.2003-31.12.2019 dönemi için VIX endeksinin günlük logaritmik verileri ve 01.01.2003-01.12.2019 dönemi için risk ve belirsizlik endekslerinin aylık logaritmik verileri kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkilerin analizinde, değişkenlerin düzeyde durağan mı yoksa birinci farkta mı olduğuna bağlı olarak ARDL sınır testi ve QRES kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki nedensel ilişkinin analizinde ise , farklı durağanlık düzeylerine sahip serilerin analizine olanak sağlayan Toda-Yamamoto nedensellik testi ve düzeyde durağan olan değişkenler için Granger nedensellik testi uygulanmıştır. Elde edilen bulgulara göre, seçili gelişmekte olan ülke borsaları ile risk ve belirsizlik endeksleri arasında kısa ve uzun dönemde iktisadi teoriye uygun istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Ayrıca, bu çalışmanın sonuçları borsa yatırımcılarına, politika uygulayıcılarına ve diğer ilgili taraflara önemli bilgiler sunmaktadır. Anahtar kelimeler: VIX endeksi, QRES, ARDL, Toda-Yamamoto Nedensellik Testi, BİST100.

ARDLBorsaBorsa endeksi+6
Metin Yiğituşağı
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ülke CDS primleri ve hisse senedi piyasası ilişkisi: Türkiye, Brezilya ve Rusya örneği

Son yıllarda artan risk ve belirsizlik ortamında özellikle gelişmekte olan ülkelerde risk değerlendirme ölçütü olarak kullanılan kredi temerrüt takası primlerinin önemi artmıştır. Yaşanan finansal kriz ve skandallar neticesinde gelecekte oluşması muhtemel olan risk unsurunun bugünden tahmin edilmesini mümkün kılan kredi temerrüt takası primleri, ilgili tarafların (devlet, müşteri, yatırımcı vb.) güven duyabilmesini sağlamaktadır. Bu kapsamda, gelişmekte olan ülkeler arasında bulunan Türkiye, Brezilya ve Rusya ülkelerine ait 2011-2020 yılları aralığında yer alan 5 yıllık veriler kullanılarak kredi temerrüt takası primleri, hisse senedi piyasası ile ilişkilendirilmiştir. Çalışmanın temel amacı, kredi temerrüt takası primleri üzerinde hisse senedi piyasasının getirilerinin uzun dönem denge ilişkisinin varlığını tespit etmektir. Bu amaç kapsamında Johansen eşbütünleşme testi, Toda Yamamoto Granger Nedensellik analizi ve vektör hata düzeltme modeli (VECM) uygulanmıştır. Çalışma sonucunda, Türkiye, Brezilya ve Rusya ülkelerinin tümünde hisse senedi getirilerinin kredi temerrüt takası primlerine doğru bir nedensellik ortaya çıkmıştır. Eşbütünleşme ve uzun dönemli nedenselliklere bakıldığında ise Türkiye haricinde söz konusu iki değişkenin eşbütünleşik olarak uzun dönemli nedensellik içerisinde bulunduğunu gösteren sonuçlar elde edilememiştir.

BorsaBrezilyaCDS+7
Arif Mülayim
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Risk ve beklenen getiri arasındaki ilişkinin analizi: Sermaye varlıkları fiyatlandırma modeli testi - Bıst bankacılık sektörü uygulaması

Risk, yatırımı kaybetme olasılığıdır. Düşük riskler, düşük potansiyel getiri ile ilişkilendirilirken, yüksek riskler yüksek potansiyel getiri ile ilişkilendirilir, ancak bu ilişkiye deneysel olarak İstanbul'da birkaç çalışma yürütülmüş olmakla birlikte itiraz edilmiştir. Bu çalışma, Borsa İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda (BİST) işlem gören bankaların riskleri ile beklenen getirileri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Ocak 2010'dan Aralık 2019'a kadar aylık bankacılık sektörü verileri kullanılmış ve veriler www.investing.com adresinden ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) internet sitesinden toplanmıştır. Regresyon modellerinden önce olası sahte regresyon problemlerini önlemek için serilere ADF birim kök testleri uygulanmıştır. Bir bulgu olarak, 2010 Yılından 2019 Yılına kadar seçilen zaman diliminde BIST bankacılık sektörü getirileri ile hisse senedindeki sektör riski, enflasyon, faiz oranı ve beta değerleri arasında bir ilişki bulunmadığını ve test edilen hipotezlerin hiçbiri reddedilmediğini göstermiştir. Anahtar Kelimeler: risk, beklenen getiri, enflasyon, faiz, beta

BankacılıkBeklenen getiriBorsa+7
Zabrına Ibrahım Abdallah Zabrına Ibrahım Abdallah
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Risk and return relationship in African stock exchanges

This study examines the relationship between risk and return in African stock mark exchanges. It specifically addresses the connection between risk and return by explaining the concept behind it and the trade-off investors and portfolio managers must make in their daily investment decisions. An African stock market is critical for market investment and can provide access to trading to achieve the shareholder's vision. Moreover, the African stock market is connected to various markets in the world. The African Stock Exchange usually sets and maintains various market levels and specific sector indicators. It also supports different levels of business as it is a place where people can buy and sell shares and securities. In this study, we have mentioned African stock exchanges as trading activities and infrastructure that can facilitate stock trading. The results of the study carried out on the returns of the stock market indices of four African countries, namely Egypt, Kenya, Morocco, and Tunisia. Data sets were collected daily from 5 April 2017 to 5 April 2021. According to the results of the Jarque Bera test performed within this framework, it can be said that the series is not suitable for normal distribution. The volatility of stock market returns for the countries covered in the study period was modeled using the GARCH-M model. the GARCH-M model is one of the most commonly used models to study the relationship between return and risk. The basic expectation here is that there is a positive relationship between risk and return, which automatically results an increase in risk and return. Keywords: Risk-return relationship, African stock market, African stock exchange GARCH-M

AfricaStock exchangeGain-risk relation+4
Houssein Elmi Aden
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Momentum yatırım stratejisinin karlılığının İMKB'de test edilmesi

Geçtiğimiz 40 yıl boyunca pazarın etkin olup olmadığının test edilmesi önemli çalışmalara konu olmuştur. Etkin Piyasalar hipotezine göre yatırımcılar herhangi bir bilgiyi kullanarak normalden daha fazla getiri elde edemezler. Etkin piyasalar hipotezinin tersine davranışsal finans yaklaşımı psikolojik nedenlerle yatırımcıların her zaman rasyonel olamayacaklarını ve bu sebeple piyasalarda eksik ya da aşırı reaksiyonun gözlenebileceğini savunmaktadır. Düşük reaksiyon ve aşırı reaksiyon bulguları, Etkin Piyasalar Hipotezi ile çelişir niteliktedir. Yatırımcılar çeşitli pazarlarda, ilave risk almadan, aşırı ve düşük reaksiyonun avantajını kullanarak önemli kazançlar elde edebilmektedirler. Momentum yatırım stratejisi düşük reaksiyon hipotezine dayanmakta ve geçmişte daha fazla kazanan hisse senetlerinin izleyen üç ay ile on iki aylık dönemde de daha fazla kazanma olgusu, 'momentum' olarak adlandırılmaktadır.Çalışmada, İMKB'de momentum stratejisinin karlı olup olmadığı araştırılmıştır. Çalışmanın örneklemi, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'ndaki (İMKB), Ulusal Pazar'da Temmuz 2000 ve Haziran 2010 arasındaki dönemdeki hisse senetlerinden oluşmaktadır. Çalışmada, Jegadeesh ve Titman (1993) ile aynı yöntem (J month/K month) kullanılmıştır. K; elde tutma dönemini, J ise portföy oluşturma dönemini ifade etmektedir. Çalışmada; 3, 6, 9, 12 elde tutma ve test dönemleri kullanılmıştır. Ayrıca momentum yatırım stratejisinin performansı t testi, Jensen Yöntemi ve Fama-French Üç Faktör Modeli ile ölçülmüştür.Analiz sonuçları; 3, 6, 9 aylık portföy oluşturma dönemlerinde momentum yatırım stratejisinin karlı olmadığını; fakat 12 aylık portföy oluşturma döneminde momentum yatırım stratejisinin karlı olduğunu göstermiştir. Dolayısıyla, yatırımcılar İMKB'de, 12 aylık yatırım dönemlerinde geçmişte kazandıran hisse senetlerinden oluşan portföyü satın almaları ve geçmişte kaybeden hisse senetlerini satmaları sonucunda önemli düzeyde kar elde edebileceklerdir.

BorsaDavranışsal finansEtkin piyasa teorisi+5
Halime İnan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00

Related subjects