Akademisyenler

190 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessEN

A comparative study of organizational culture and the glass ceiling syndrome among academics in Turkey and Finland

Women have begun to take part in business life due to the changing structure of workforce. However, women who are members of minority groups have faced many obstacles in business life. The most important obstacle is that women are high in number in mid-levels but they cannot come up higher levels because of individual, organizational, and social reasons. This term referring to invisible barriers in business life is called as "glass ceiling syndrome" in literature. This comparative study aims at investigating potential glass ceiling effects with its causes in academia both in Turkey and Finland - one of the Nordic countries -. The research question is formulated as how the relationship between organizational culture and the glass ceiling syndrome affects women academics' career advancements at Turkish and Finnish universities. Besides, it is examined whether there is any effect of demographic factors on glass ceiling perceptions of academics. A questionnaire was conducted to measure women and men academics' glass ceiling perceptions in selected faculties of Turkish and Finnish universities. The data of the research was collected by Hofstede's Culture Questionnaire (Emet – 2006, and Sigler & Pearson – 2000) and Karaca's Glass Ceiling Scale (2007). The glass ceiling questionnaire involves seven dimensions representing barriers for women's career advancement. Hofstede's culture approach was used as a model for organizational culture in order to reveal cultural differences affecting women's career advancement in these countries. According to research findings, there is no relationship between the glass ceiling syndrome and organizational culture but there are some relationships with regard to sub-dimensions of variables that were determined in academia in both Turkey and Finland. While academics in Turkey are uncertain about the glass ceiling syndrome, Finnish academics agree with this syndrome. It is also concluded that there are no differences in glass ceiling perceptions of academics in terms of their demographic characteristics in both countries.

AcademiciansGlass ceiling syndromeFinland+5
Merve Karahan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretim elemanlarına göre yaşamboyu öğrenme özelliklerini etkileyen faktörler: Anadolu Üniversitesi örneği

Günümüzde bilginin hızla üretimi, hayatın her alanında gözlenen değişim ivmesini yükseltmekte ve bu durum insanlarda öğrenme ihtiyacının artmasına yol açmaktadır. Bu durum, öğrenmenin okul hayatının ötesinde yaşamboyu devam etmesi gerektiğini gündeme getirmiştir. Yaşamboyu öğrenme anlayışı, her yaştan birey için önemli olmasının yanında, bilimsel ve kültürel ilerlemelere öncü olan üniversitelerde görevli öğretim elemanlarının, sürekli gelişen ve değişen çağa ayak uydurmaları, alanlarındaki gelişmeleri takip edip, kendilerini mesleki anlamda güncel tutabilmeleri için bir zorunluluktur. Bununla birlikte, toplumları eğiten ve geleceklerini şekillendiren öğretmenlerin yetiştirildiği eğitim fakülteleri, yaşamboyu öğrenme anlayışının topluma aşılanmasında ayrı bir yere sahiptir. Söz konusu misyonun gerçekleştirilmesinde, eğitim fakültelerinde faaliyet gösteren öğretim elemanlarının daha etkili desteklenmeleri ve süreçte daha aktif kılınmaları için yaşamboyu öğrenme konusunda mevcut düzeylerinin araştırılması gereklidir. Bu araştırmada, öğretim elemanlarının yaşamboyu öğrenme hakkındaki düşüncelerini ve yaşamboyu öğrenme özelliklerini etkileyen faktörleri belirleyerek, söz konusu faktörler bağlamında eğitim fakültesinde faaliyet gösteren öğretim elemanlarının yaşamboyu öğrenme düzeylerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda gerçekleştirilen çalışma, keşfedici sıralı karma desen ile modellenmiştir. Söz konusu desen kapsamında araştırmanın nitel boyutu olgubilim, nicel boyutu ise tarama modeli ile desenlenmiştir. Araştırmanın nitel aşamasının katılımcılarını, 2014-2015 eğitim-öğretim yılı güz döneminde, Anadolu Üniversitesi'nin 17 fakültesinde faaliyet göstermekte olan araştırma görevlisi, yardımcı doçent, doçent ve profesör unvanlarına sahip, toplam 65 öğretim elemanı oluşturmaktadır. Söz konusu katılımcıların belirlenmesinde gönüllülük esası temelinde hareket edilmiş ve öğretim üyelerinin evren içindeki oransal dağılımına göre amaçlı örneklem alınmıştır. Çalışmanın nicel aşamasında araştırma evreninin tamamına ulaşılmış ve 2014-2015 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde faaliyet göstermekte olan araştırma görevlisi, yardımcı doçent, doçent ve profesör unvanlarına sahip toplam 235 öğretim elemanı katılımcı olarak yer almıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ulaşılan veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu ve yazılı görüşme formu kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda ulaşılan tema ve kodlara dayalı olarak, öğretim elemanlarının yaşamboyu öğrenme özelliklerini etkileyen faktörler belirlenmiştir. Araştırmanın nicel aşamasında ise ilk aşamada elde edilen nitel bulgular doğrultusunda, araştırmacı tarafından, öğretim elemanlarının yaşamboyu öğrenme özelliklerini etkileyen faktörlere ilişkin sorular içeren bir anket formu geliştirilmiştir. Söz konusu veri toplama aracı, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde faaliyet gösteren öğretim elemanlarına uygulanmış ve katılımcıların yaşamboyu öğrenme düzeyleri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın nitel aşamasının sonucunda, öğretim elemanlarının yaşamboyu öğrenme kapsamında mesleki etkinliklere, sosyal etkinliklere ve kişisel gelişim etkinliklerine katıldıkları belirlenmiştir. Katılımcılar, söz konusu sürece aktif katılımlarından bazı sorunlarla karşılaştıklarını ifade etmişlerdir. Bu sorunların kişisel, mesleki, kurumsal, toplumsal boyutları olduğu ayrıca, akademik sistemin yapısından, teknolojiden, bürokrasiden ve yetersiz olanaklardan kaynaklandığı bulgularına ulaşılmıştır. Öğretim elemanları, yaşamboyu öğrenmenin kişisel, mesleki ve sosyal-toplumsal açılardan, kendileri için önemli olduğunu ifade etmişlerdir. Bununla birlikte katılımcılar, yaşamboyu öğrenmeyi farklı boyutlarıyla tanımlamışlardır. Araştırmanın katılımcıları, öğretim elemanlarının yaşamboyu öğrenme özelliklerinin bireysel ve çevresel faktörlerden etkilendiğini ifade etmişlerdir. Söz konusu bireysel faktörler arasında, bireylerin kişisel, ekonomik, mesleki ve kültürel özelliklerinin yer aldığı belirlenmiştir. Çevresel etkenler kapsamında akademik sistemin yapısı, çalışılan kurum, faaliyet gösterilen bilim dalı, aile, çevre, toplum, maddi olanaklar, devlet yönetimi, bilgi iletişim teknolojileri ve medya faktörlerine ulaşılmıştır. Çalışmanın nicel aşamasının sonucunda, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi'ndeki öğretim elemanlarının yaşamboyu öğrenme anketinden aldıkları puanların, katılımcıların faaliyet gösterdikleri bölümlerine, anabilim dallarına, yaş aralıklarına, mesleki kıdem yılları, cinsiyete, akademik unvanlara göre farklılık gösterdikleri belirlenmiştir. Ayrıca, Eğitim Fakültesi öğretim elemanlarının yaşamboyu öğrenme kapsamında katıldıkları etkinliklerin, ağırlıklı olarak bilimsel ve eğitmenlik etkinlikleri olduğu; söz konusu etkinlikleri sırasıyla spor etkinlikleri, sosyal etkinlikler, idari etkinlikler ve kişisel gelişim etkinliklerinin takip ettiği sonucuna varılmıştır. Araştırmanın sonucunda, uygulamaya, kurumlara ve araştırmaya yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Yaşamboyu Öğrenme, Öğretim Elemanları, Akademisyenler, Yaşamboyu Öğrenmede Etkili Faktörler

AkademisyenlerAnadolu ÜniversitesiYaşam boyu öğrenme+2
Halil İbrahim Muazez Haseski
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessEN

Lexical bundle use of Turkish and native English writers: A corpus-based study

In recent decades, English has been the lingua franca of the academic and students and scholars are expected to produce written works in this global language. However, this creates a pressure on non-native students and scholars since they need to have a native- like proficiency to be able to fulfill their studies and publish their work, and moreover they need to be familiar with the distinguishing features of academic discourse such as words or multi-word combinations. In this sense, many studies have been conducted to identify such type of combinations, one of which is the recurring multi-word expressions, mostly referred to as lexical bundles. Being composed of three or more words, lexical bundles such as on the other hand and as a result of are extremely common and important in shaping academic discourse. Moreover, lexical bundles vary across different disciplines meaning that successful use of lexical bundles typical of a specific academic discipline is important for writers and the absence of such bundles may not sound fluent and native-like. Recent studies (e.g. Adel & Erman, 2012; Chen & Baker, 2010) have revealed that non-native writers produce not only fewer types of lexical bundles, but also less varied ones. Furthermore, they also overuse a restricted number of bundles in their writing. However, they should have a successful and native-like control over the lexical bundles which are commonly used in their discipline. In this regard, there is a need for studies identifying the frequent lexical bundles in a particular discipline and examining non-native writers' texts to see to what extent they approximate native writers in terms of lexical bundle use. The primary aim of this study was to investigate Turkish and native English postgraduate students' and native scholars' use of lexical bundles in a specific academic discipline, that is foreign language teaching, in terms of frequency, functions and structures of bundles. For this aim, a corpus of 150 texts was collected containing Turkish and native English students' MA and PhD theses along with native scholars' published research articles. Four-word combinations occurring 25 times per million words and appearing in at least 5 texts or more were identified as lexical bundles. WordSmith Tools 6 was used to retrieve the lexical bundles in the research corpus. The results revealed that Turkish postgraduate students used far more lexical bundles in their texts compared to both native students and scholars. However, there was a redundancy in Turkish students' texts when the token frequencies were examined, meaning that Turkish students overused most of the lexical bundles. On the other hand, statistical analysis of the bundle lists revealed that Turkish postgraduate students employed different bundles from their native peers and scholars. Finally, the structural and functional categories did not show any statistically significant differences. Keywords: Lexical bundles, English academic discourse, Turkish postgraduate students, native English postgraduate student, native scholars

Academic writingAcademiciansWord usage+3
Yusuf Öztürk
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessEN

An analysis of the functional moves in the introduction sections of research articles written by Turkish scholars

English is the main medium of communication among academic researchers. Publishing in international journals may become very challenging for non-native speakers who may have different conventions of writing research articles. In the existing literature, research articles (RAs) written in English and in other languages have been examined in order to explore whether the textual organization in various languages is similar or different. However, intercultural studies of texts produced by L2 writers in English are few in number - in particular studies focusing on the introduction section which is known to be troublesome for novice writers (Ahmed, 2004; Jogthong, 2001). Moreover, while abstracts in academic writing have received attention recently, much less research has investigated introduction sections and there has been little descriptive investigation of their move structure, including interdisciplinary variation. Introduction sections of RAs are of great importance because in these sections writers create rhetorical patterns in each language to claim knowledge. Due to lack of enough research in the introduction sections of RAs, this study aimed to examine research article introductions (RAIs) written in English and Turkish by Turkish speakers across two disciplines- Preschool Education and Special Education, using Swales' (2004) CARS Model to focus on the move and step structures. The analyses of the data indicated the existence of both similarities and also differences. The findings demonstrated that both native and non-native writers are well aware of the functional moves of the introduction sections of the research article proposed by Swales (2004). The results demonstrated that although less than half of the RAIs followed the move sequence of 1-2-3 in both of the disciplines, regardless of the sequence, all of the moves were existent to a high degree in the RAIs. A couple of implications were drawn from the study and some suggestions were made regarding teaching second language writing in general and also teaching English academic writing for Turkish advanced learners and Turkish scholars. Key words: Research Articles, Introduction Sections, Contrastive Rhetorics, CARS Model, Teaching Academic Writing.

Academic writingAcademic studiesAcademicians+4
Eda Duruk
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Yükseköğretimde akademik liderlik, örgütsel adalet, örgütsel etik iklim arasındaki ilişkinin incelenmesi.

Bu araştırmanın amacı, İç Anadolu 'da yer alan bir devlet üniversitesi bünyesindeki öğretim üyelerinin görüşlerine göre akademik liderlik, örgütsel adalet ve örgütsel etik iklimi arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktadır. Bu çalışma, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama ve nedensel desen kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini 2022-2023 yılında İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan bir devlet üniversitesinde belirlenen fakültelerde görev yapan 1280 akademisyen, örneklemini ise belirlenen fakültelerde küme örneklemi yoluyla seçilen 704 akademisyenden oluşmaktadır. Bu araştırmanın veri seti Akademik Liderlik ölçeği, Örgütsel Adalet ölçeği ve Örgütsel Etik İklim ölçeklerinin kullanılmasıyla toplanmıştır. Veriler SPSS 27.0 istatistik programının kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda akademisyenlerin yüksek düzeyde akademik liderlik, orta düzeyde örgütsel adalet ve etik iklim algısına sahip oldukları belirlenmiştir. Araştırmada akademik liderlik, örgütsel adalet ve etik iklim algılarını belirleyen tüm boyutların birbirleri ile pozitif yönde ilişkilerinin olduğu görülmüştür. Akademik liderliğin etik iklimi pozitif yönde etkileyerek % 55. 5' ini açıkladığı, örgütsel adalet algısını ise yine pozitif etkileyerek %33. 9 düzeyinde açıkladığı belirlenmiştir. Bu araştırma, akademik liderliğin örgütsel etik ve örgütsel adalet açısından belirleyici bir faktör olduğunu göstermiş, akademik liderliğin örgütsel etik iklimi ve örgütsel adalet üzerine etkiye sahip olduğunu ortaya koymuştur. Profesyonel gelişimin, yükseköğretim kültürünün ve yükseköğretim yönetiminin bu dinamiklerdeki rolleri üzerinde odaklanarak, kurumlar örgütsel etik ve adaleti güçlendirmek için stratejiler geliştirebilirler. Bu sonuçlar, akademik liderlerin ve yükseköğretim yöneticilerinin kurumsal etik değerleri güçlendirmek için odaklanmaları gereken alanları belirlemelerine yardımcı olabilir. Anahtar kelimeler: Akademisyen, Akademik liderlik, Örgütsel adalet, Örgütsel etik iklim, Nicel araştırma

Akademik liderlikAkademisyenlerEtik iklim+2
Tansu Uzun
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Educational Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

İşle bütünleşmenin pozitif ses çıkartma davranışı üzerindeki etkisinde örgütsel bağlılığın aracılık rolü

Bu tez çalışmasında, işle bütünleşmenin pozitif ses çıkartma davranışı üzerindeki etkisinde örgütsel bağlılığın aracılık rolü belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışanların örgütsel faaliyetlere katkı sağlamak üzere fikirlerini açıklayabilmesi ve diğer fikirler hakkında düşüncelerini söyleyebilmesi hem örgüt performansını hem de çalışan motivasyonunu önemli derecede etkilemektedir. Örgüt içerisinde çalışanların örgüt yararını gözeterek düşüncelerini paylaşabilmesi, yaratıcı fikirlerin ortaya çıkmasını sağlamaktadır. İşiyle bütünleşen kişiler ise enerjilerini işlerine aktararak çalıştıkları için başarılı sonuçlara ulaşma arzusu taşırlar. Bu nedenle pozitif ses çıkartma davranışı sergilemeleri beklenebilir. Bu düşünceden hareketle araştırma değişkenleri bağlamında en etkin sonuçlara entelektüel sermayenin yoğun olduğu örgütlerden ulaşılabileceği düşünülmüş ve çalışmanın uygulaması üniversitelerde gerçekleştirilmiştir. Örneklem grubu ise uygulamanın yapıldığı tarih itibariyle Türkiye'de bulunan 129 devlet üniversitesi ve 78 vakıf üniversitesi bünyesinde görev yapan akademisyenler olarak belirlenmiştir. Anket uygulaması sonucunda 452 katılımcıdan elde edilen veriler istatistiki olarak incelemeye alınmıştır. Anket uygulaması sonrasında elde edilen veriler, öncelikle analizlere uygunluk açısından test edilmiştir. Bu doğrultuda çalışmanın temel hipotezlerini analiz edebilmek için öngörülen varsayımlar test edilmiştir. Ardından ölçeklerin geçerlilik ve güvenilirlik analizlere yapılmıştır. Araştırma verilerinin ve ölçeklerinin analizlerde kullanılabilecek yeterliliklere sahip olduğu anlaşıldıktan sonra analizlere başlanmıştır. Betimleyici analizler SPSS programı aracılığıyla yapılmıştır. Çalışmanın temel hipotezlerini test etmek için kurulan yapısal eşitlik modelleri ise LISREL programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Analizler sonucunda akademisyenlerin işle bütünleşmelerinin pozitif ses çıkartma davranışları üzerinde etkisi olduğu ve örgütsel bağlılığın bu etki üzerinde aracılık rolü olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan işle bütünleşmenin örgütsel bağlılık üzerinde ve örgütsel bağlılığın pozitif ses çıkartma davranışı üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Bu bağlamda akademisyenlerin kişisel gelişimlerini desteklemek için yeterli düzeyde fon ayrılarak araştırmalara katılmaları teşvik edilebilir. Ayrıca eğitim ve idari alanda yapılacak görevlendirmelerde akademisyenlerin görüşleri alınarak kararlara katılımları sağlanabilir. Ulaşılan sonuçların ve yapılan önerilerin üniversitelerdeki yöneticilere ve bundan sonra yapılacak benzer çalışmalarda araştırmacılara katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kavramlar: Bütünleşme, İşle Bütünleşme, Ses Çıkartma Davranışı, Seslilik, Örgütsel Bağlılık

AkademisyenlerÇalışan sesliliğiÖlçekler+3
Nida Palabıyık
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal zeka boyutları ile tükenmişlik boyutları arasındaki ilişki: Dumlupınar Üniversitesinde bir uygulama

Bu araştırmada ana amaç, iş yaşamında önemi giderek artan bir kavram olan ''sosyal zeka'' ile ''tükenmişlik'' konularını irdelemek ve sosyal zeka düzeylerinin tükenmişlik üzerindeki etkilerini analiz etmektir. Araştırma örneklemini, 2014/2015 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Kütahya' da Dumlupınar Üniversitesi Evliya Çelebi ve Germiyan yerleşkelerinde bulunan fakülte ve meslek yüksekokulları akademisyenleri içerisinden 163 akademisyen oluşturmaktadır. Veri edinme araçları olarak Demografik bilgileri içeren form, Tromso Sosyal Zeka Ölçeği ve Maslach Tükenmişlik Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada veri edinmek için kullanılan Tromso Sosyal Zeka Ölçeği'nde Silvera Sosyal Zeka Modeli, Maslach Tükenmişlik Ölçeği'nde Maslach Tükenmişlik Modeli baz alınmıştır. Verilerin analizi SPSS 18.0.1 paket programı vasıtasıyla yapılmıştır. Hipotezlerin test edilmesi için bağımsız örneklemlerin tespiti için t testi, tek yönlü varyans (Anova) analizi, varyans analizine göre farklılıkların kaynağını tespit etmek için Scheffe çoklu karşılaştırma testi ile değişkenler arasındaki ilişkinin tespit edilmesi için Pearson korelasyon analizi gibi analizler kullanılmıştır. Birinci bölümde zeka kavramı, çoklu zeka kavramı ve sosyal zeka kavramı ve sosyal zeka modellerine yer verilmiş, ikinci bölümde, tükenmişlik kavramı ve tükenmişlikle ilgili diğer ayrıntılar, tükenmişlik modellerine yer verilmiş, üçüncü bölümde sosyal zeka ve tükenmişliğin birlikte ele alındığı, Dumlupınar Üniversitesi akademisyenlerinin yanıtladığı anketlerin analizi ile sonuç ve öneriler ele alınmıştır. Araştırma neticesinde, sosyal zeka düzeyi boyutlarından sosyal beceri ile tükenmişlik boyutlarından kişisel başarı hissinde azalma arasında yapılan korelasyon analizi sonucunda negatif yönlü anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Sosyal zeka düzeyi boyutlarından sosyal bilgi süreci ile tükenmişlik boyutlarından kişisel başarı hissinde azalma arasında yapılan korelasyon analizi sonucunda negatif yönlü anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Sosyal zeka düzeyi boyutlarından sosyal farkındalık ile tükenmişlik boyutlarından duygusal tükenme arasında yapılan korelasyon analizi sonucunda negatif yönlü anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Sosyal zeka boyutlarından sosyal farkındalık ile tükenmişlik boyutlarından duyarsızlaşma arasında yapılan korelasyon analizi sonucuna göre negatif yönlü anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Sosyal zeka boyutlarından sosyal farkındalık ile tükenmişlik boyutlarından kişisel başarı hissinde azalma arasında yapılan korelasyon analizi sonucunda negatif yönlü anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Sosyal zeka düzeyi boyutlarından sosyal beceri ile çalışma süreleri arasında yapılan tek yönlü varyans analizi sonucunda pozitif yönlü anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Tükenmişlik boyutlarından kişisel başarı hissinde azalma ile unvanlar arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Akademisyen, Zeka, Zeka Düzeyi, Sosyal Zeka, Tükenmişlik

AkademisyenlerSosyal zekaTükenmişlik+2
Metin Berk
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel vatandaşlık davranışı ve Whistleblowing ilişkisine yönelik bir araştırma

Bu çalışmanın amacı, örgütsel vatandaşlık davranışı ve whistleblowing davranışı ile bu kavramlar arasındaki ilişkinin açıklanmasıdır. Çalışmada öncelikle geniş bir literatür taraması yapılarak örgütsel vatandaşlık davranışı ve whistleblowing kavramları teorik çerçevede sunulmuştur. İlk iki bölümde kavramların tanımı, boyutları, kavramları etkileyen faktörler, önceller ve bunların sonuçları ele alınmıştır. Son bölümde akademisyenlerin örgütsel vatandaşlık davranışları ile whistleblowing davranışları arasında bir ilişki olup olmadığı araştırılmıştır. Her iki davranış da fazladan rol (extra-role) davranışlarıdır ve bu ortak noktalarından hareketle, yüksek derecede örgütsel vatandaşlık davranışı olan bireylerin aynı zamanda whistleblowing eğilimlerinin de artabileceği düşünülmüştür. Tezin araştırması Dumlupınar Üniversitesi'nde çalışan 226 akademik personelin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonuçları akademisyenlerin örgütsel vatandaşlık davranışı algı düzeylerinin oldukça yüksek olduğunu göstermiştir; akademisyenlerin içsel whistleblowing ve sessiz kalma algı düzeyleri yüksek, açıktan ifşa algı düzeyleri orta ve dışsal whistleblowing ve gizli ifşa algı düzeyleri düşük bulunmuştur. Yapılan korelasyon analizi sonucunda örgütsel vatandaşlık davranışının diğerkamlık, sivil erdem ve nezaket tabanlı bilgilendirme boyutları ile içsel ve açıktan ifşa boyutu arasında pozitif yönlü ilişki tespit edilirken dışsal ve gizli ifşa boyutları ile ilişkisi olmadığı bulunmuştur. Örgütsel vatandaşlık davranışının centilmenlik boyutu ile dışsal whistleblowing ve gizli ifşa boyutları arasında negatif yönlü, sessiz kalma boyutu ile arasında pozitif yönlü ilişki olduğu ancak içsel whistleblowing ve açıktan ifşa boyutu ile arasında ilişki olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

AkademisyenlerWhistleblowingÖrgütsel vatandaşlık+1
Bekir Alper Büyükarslan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Davranışsal eğilimler ile borsaya katılım ilişkisi: Muhasebe-finansman bilim dalındaki akademisyenlere yönelik bir araştırma

Davranışsal finans, yatırımcıların rasyonel hareket etmediklerini kabul etmektedir. Yatırımcılar, risk ve getiri faktörlerinin dışında davranışsal eğilimler ve sosyo-ekonomik faktörlerden de etkilenmektedir. Birçok davranışsal eğilim var olmasına karşın literatürde kabul edilen en temel davranışsal eğilimler; risk toleransı, kendine güven, sürü davranışı ve demirleme eğilimleridir. Bu çalışmanın amacı; muhasebe ve finansman bilim dalındaki akademisyenlerin borsaya katılım durumlarındaki davranışsal eğilimlerini saptamak ve bu davranışsal eğilimlerin borsaya katılım durumları üzerindeki etkisini araştırmaktır. Bunun yanında katılımcıların sosyo-ekonomik faktörleri ile borsaya katılma durumları da karşılaştırılmıştır. Toplamda 403 Muhasebe finansman bilim dalındaki akademisyene uygulanan anket soruları Lojistik Regresyon ve Ki-Kare Testi vasıtasıyla analize tabi tutulmuştur. Bu doğrultuda yapılan analizler neticesinde araştırma kapsamındaki davranışsal eğilimler ve sosyo-ekonomik faktörlerden 10 faktör ile borsaya katılım arasında ilişkiler olduğu sonucuna varılmıştır.

AkademisyenlerBorsaDavranışsal finans+3
Abdulvahid Çavuşoğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Matematiksel etkinliklerin tasarım ve adaptasyon boyutlarına dair akademisyen ve öğretmen görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı matematiksel etkinliğin ne olduğunu, etkinlik seçiminde ön planda tutulan etmenlerin ve bu etkinliklerde yapılan adaptasyon çalışmalarının neler olduğunu ortaya çıkarmaktır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden nitel betimsel desen kullanılmıştır. Çalışmanın teorik perspektifini ortaya koymak için 9 matematik öğretmen eğitimcisi, pratik perspektifini ortaya koymak için ise 13 matematik öğretmeni ile çalışılmıştır. Bu kapsamda öğretmen eğitimcileri ve öğretmenler ile ayrı çalıştaylar düzenlenerek yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmelerde öğretmen eğitimcileri ve öğretmenler için farklı sorular kullanılmıştır. Video kayıt altına alınan görüşmeler, sonrasında transkript edilmiştir. Transkript içerikleri ise içerik analizine tabi tutulmuştur. Çalışmanın teorik çerçevesinde elde edilen bulgulara göre etkinlik kavramı tanımlarında etkinliğin bir amacının olması, süreç sonunda bir ürüne ulaşılması ve öğrencinin etkinlikte etkin katılım göstermesi gibi noktalarda yoğunlaşıldığı ve amaç/kapsam, senaryo/kurgu, zaman ve ürün gibi hususların ise ağırlıklı olarak etkinliğin temel bileşenleri olarak kabul edildiği görülmüştür. Başarılı bir etkinlikte kapsayıcı olma, iyi oluşturulmuş yönergelere sahip olma, öğrenci ilgisini çekme ve adapte edilebilir olma gibi özellikler ön plana çıkmıştır. Ayrıca öğretmenlerin etkinlik seçiminde geniş yelpazede hatalar yaptıkları ortaya konmuştur. Bunların giderilmesi için ise etkinliğin ihtiyaç olarak hissedilmesi, akademik çalışmaların takip edilmesi gibi önerilerde bulunulmuştur. Çalışmanın pratik çerçevesinde ise öğretmenlerin en çok MEB ders kitaplarını ve sosyal medyayı etkinlik temininde kullandıkları görülmüştür. Bunların ise olumlu ve olumsuz açılardan nitelikleri tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmenlerin etkinlik seçiminde etkinliğin kapsayıcı olması, ilgi uyandırması ve amaca uygun olması gibi hususlar ön plana çıkmıştır. Öğretmenlerin etkinlikleri sınıflarına adapte etmek için ise en fazla etkinliğin yönergelerinde, materyal ve çalışma biçiminde düzenlemeler yaptıkları görülmüştür. Diğer yandan öğretmenlerin etkinlik seçimi sürecinde en fazla etkinliğin niteliği ve türü doğrultusunda sorunlarla karşılaştıkları tespit edilmiştir.

AkademisyenlerEğitim etkinliğiMatematik+4
Zeynep Avcı
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Matematiksel etkinliklerin uygulama sürecini etkileyen faktörlere dair akademisyen ve öğretmen görüşlerinin incelenmesi

Bu tez çalışmasında, matematiksel etkinliklerin uygulama sürecini etkileyen etkenlerin öğretmen ve akademisyenler tarafından nasıl algılandığının ve uygulamaya yönelik görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma TÜBİTAK tarafından desteklenen bir projenin (Proje no: 119K773) verilerinden faydalanılmıştır. Veri toplama aracı olarak öğretmenlere ve akademisyenlere projede yer alan etkinlik konusu ve uygulamaları ile ilgili açık uçlu soruların yer aldığı online ve yüz yüze çalıştaylar yapılmıştır. Veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Katılımcıların vermiş oldukları cevaplar doğrultusunda her bir soru için kod ve kategoriler oluşturulmuştur. Yapılan analizler, öğretmenlerin ve akademisyenlerin etkinlik uygulamaya yönelik çeşitli bakış açılarının olduğunu ve yer yer cevapların farklılaştığını göstermektedir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre öğretmenler ile akademisyenlerin etkinlik uygulamada belirttikleri sorunların kısmen uyuştuğu ve uyuşmayan kısımların etkinlik öncesi kısımlarında ve genelde öğretmen kaynaklı olduğu görülmüştür. Ayrıca öğretmenlerin ifade ettikleri sorunların çoğunun öğrenci kaynaklı olduğu belirlenmiş olup öğretmenlerin çözüm önerilerinin etkinlik ve öğretmen rollerine yoğunlaşması dikkat çekicidir. Etkinlik değerlendirme kısmında öğretmenlerin üzerinde durmadıkları ancak akademisyenlerin bu konuda oldukça sorun ve önerileri dile getirdikleri görülmüştür.

AkademisyenlerEtkinlikEğitim etkinliği+3
Çiçek Karabiber
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretmen eğitimcilerinin araştırma odaklarının incelenmesi

Araştırmanın amacı Türkiye'de görev alan matematik öğretmen eğitimcilerinin mezuniyet alanları ile araştırma odaklarının uyumunu incelemektir. Araştırmanın ilk bölümünde alanyazındaki öğretmen eğitimcisi ve matematik öğretmen eğitimcisinin kim olduğu, matematik öğretmen eğitimcilerinin mesleki öğrenmelerini/gelişimlerini nasıl gerçekleştiklerine yönelik bir çerçeve oluşturulmuştur. Matematik öğretmen eğitimcilerinin mezuniyet alanlarının yüksek lisans ve doktora akademik alanları ile uyumu, mezuniyet alanları ile yazdıkları makale çalışmaları ve yaptıkları proje çalışmalarının akademik alan uyumu, mezuniyet alanları ile yaptıkları proje çalışmalarındaki görev dağılımları ve projelerin akademik tür dağılımlarını incelemek amacıyla araştırma soruları oluşturulmuş ve betimsel tarama yapılmıştır. 2019-2021 yılları arasında Türkiye'de görev yapan 478 matematik öğretmen eğitimcisinin YÖK Akademik web adresinden mezuniyet alanlarının akademik alanlarına göre sınıflandırılması, mesleki deneyim sürelerinin belirlenmesi, makale çalışmalarının akademik türleri, proje çalışmalarının akademik alanları, proje çalışmalarındaki görevleri ve yapılan projelerin türlerinin sınıflandırılması yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda matematik öğretmen eğitimcilerinin mezuniyet alanları ile (pür matematik, matematik eğitimi, diğer) makale ve proje çalışmalarındaki akademik alanlarının uyumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Sözcükler: Matematik Öğretmen Eğitimcileri, Mesleki Gelişim, Bilgi Kaynağı

AkademisyenlerBilgi kaynaklarıEğitimciler+3
Naciye Dölek
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki akademisyenlerin çokkültürlü eğitime ilişkin tutumları

Bu araştırmanın amacı, Türkiye?deki eğitim fakültelerinde görev yapan akademisyenlerin çokkültürlü eğitime ilişkin tutumlarını incelemektir. Bu amaçla elektronik ortamda oluşturulan ölçek ve açık uçlu sorular, Türkiye?de eğitim fakültesi bulunan 83 üniversitenin akademisyenlerine e-posta olarak gönderilmiştir. Karma araştırma yöntemi ile yürütülen bu araştırmaya, toplam 745 kişi katılım göstermiştir. Araştırmanın katılımcılarından 520?si Çokkültürlü Eğitim Tutum Ölçeği?ni tamamlamıştır. Bu 520 kişinin ölçeğe verdikleri cevaplar puanlandırılmış ve bu puanlar kullanılarak çeşitli analizler elde edilmiştir. Ölçeğe verilen yanıtlar ışığında Cronbach Alpha güvenirlik analizi yapılmış ve ölçeğin güvenirlik katsayısı .92 olarak ölçülmüştür. Analizler sonucunda akademisyenlerin aldıkları puanların aritmetik ortalamasından, çokkültürlü eğitime ilişkin tutumlarının yüksek düzeyde olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca akademisyenlerin demografik bilgileri bağımsız değişken olarak kullanılmış ve Regresyon Analizi yapılmıştır. Yapılan Regresyon analizinde katılımcıların demografik bilgilerine bakılarak, çokkültürlü eğitime ilişkin tutumları hakkında yorum yapılamayacağı anlaşılmıştır. Akademisyenlere sorulan açık uçlu sorular içerik analizi yöntemi ile derinlemesine analiz edilmiş, yorumlanmış ve değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeler sonucunda akademisyenlerin (%92) çokkültürlü eğitimi Türkiye için avantajlı bir eğitim türü olarak gördükleri; çokkültürlü eğitimin dezavantajlarının, bu eğitimin uzmanlar tarafından verilmemesinden kaynaklı olabileceğini ve çokkültürlü eğitimi verecek olan öğretmenlerin yetiştirilmesi için lisans derslerine çokkültürlülük olgusunun bütünleştirilmesi gerektiğini düşündükleri anlaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Çokkültürlülük, Çokkültürlü Eğitim, Akademisyenlerin Tutumları

Akademik personelAkademisyenlerEğitim+3
Fadime Damgacı
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessEN

Are creative thinkers different in their decision-making process: Rational or heuristic way of thinking

Creative thinking is seen as the most important skill found in higher education institutions in general, especially in private universities, where creative thinking is essential to making sound and successful decisions. There is a close link between decision-making and creative thinking. This study has been applied to Islamic universities eligible in Iraq; the researcher relied on a statistical analysis sample of 260 professors, and 155 questionnaires were distributed and 147 of them retrieved a valid questionnaire for statistical analysis. The study reached several conclusions, including that the faculty members have strong thinking skills and can generate new and innovative ideas in making decisions that concern the university and that enhance the work of professors by maintaining an environment open to innovation and creative thinking. This creative thinking has a direct impact on the decision-making process. This research aimed to know the connection between creative thinking and the ability to make decisions for professors in higher education at this university and to show the differences in the variables of seniority and academic qualification in creative thinking and in the ability to make decisions

AcademiciansIraqDecision making+4
Zahraa Muthanna Mohammedalı Al-abedı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Açık erişim ve akademisyenlerin açık erişim farkındalığı: Fırat Üniversitesi örneği

Geleneksel/ticari yayıncılığa alternatif bir model olarak ortaya çıkan açık erişim yayıncılığı, bilimsel iletişimde yaşanan bir takım sorunları ortadan kaldırmak amacıyla türetilmiş ve geliştirilmiştir. Açık erişim olgusundan önce basılı dergi yayıncılığında yaşanan aşırı fiyat artışları aboneliklerin azalmasına neden olmuştur. Birçok kütüphane yaşanan bu süreçten etkilenmiş ve çok sayıda dergi aboneliğinden vazgeçmek zorunda kalmıştır. Bu durum kullanıcılarına güncel bilgi sağlamada önemli bir yere sahip olan kütüphaneleri gerekli bilgileri sağlama konusunda büyük sıkıntılara sokmuştur ve yeni arayışlara yöneltmiştir."Altın yol" ve "Yeşil yol" olarak adlandırılan modeller bu sorunların ortadan kaldırılması amacıyla geliştirilmiştir. Bu yönüyle açık erişim yayıncılığını, ticari yayıncılığa karşı başlatılmış bir hak arayışı çabası olarak değerlendirmek yanlış olmaz. Araştırmacıların büyük çoğunluğunun bilimsel iletişimde oldukça fayda sağlayan açık erişim olgusu ve yararları hakkında yeterli düzeyde bilgi sahibi olmadıkları düşünülmektedir. Bu nedenle araştırmacılar/öğretim elemanları arasında farkındalığın oluşturulması ve/veya artırılması gerekmektedir. Aksi takdirde her yıl düzenlenen açık erişim çalıştayları, diğer ilgili toplantılar ve akademilerde sistemin işlemesi için oluşturulan yazılımlar, kısacası konu ile ilgili yapılan bütün çabalar hedefine ulaşamayacak ve emekler boşa gidecektir. Çalışmada açık erişimin gelişimi, türleri ve özellikleri, yararları, açık erişim rehberleri, telif hakları, açık erişim politikaları ve mevzuatı, Türkiye'de açık erişim ve arşivlerin özellikleri, kütüphanelerin açık erişimdeki yeri ve Fırat Üniversitesi kurumsal açık arşiv (KAA) çalışmaları konuları irdelenmiştir. Çalışmanın temel amacı, dünyada ve Türkiye'de açık erişimli arşivlerin gelişimini irdelemek, öğretim elemanları arasında farkındalık saptaması yapmak, öğretim elemanlarının KAA'ların etkin kullanımı konusunda tutum ve görüşlerini ortaya çıkarmaktır. Çalışma ile, Fırat Üniversitesi'nde KAA'nın geliştirilebilmesine olanak sağlayacak alt yapı verilerinin elde edilmesi amaçlanmaktadır. Öğretim elemanlarının farkındalık düzeyini yükseltmek ve açık erişimli yayınlardan üst düzeyde yararlanmalarını sağlamak da çalışmanın dolaylı amaçları arasındadır. Aynı zamanda farkındalığı yükseltmek için ortaya konacak sonuçların diğer üniversitelerdeki KAA yöneticilerine de yol göstereceği düşünülmektedir. Öğretim elemanlarının açık erişim farkındalık düzeylerinin tespiti için anket tekniğinden yararlanılmıştır. Olgusal özellikleri yönüyle farklı türde katılımcılardan derlenen veriler SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) yazılımı aracılığıyla analiz edilmiştir. "F.Ü. öğretim elemanlarının açık erişim farkındalık düzeyi düşüktür; F.Ü. öğretim elemanları açık erişim hakkında bilgi sahibi olduklarını düşünseler de konu ile ilgili ayrıntılı bilgi sahibi değillerdir" şeklinde oluşturulan hipotez çalışma sonucunda doğrulanmıştır. Öğretim elemanları kurumda açık erişim farkındalığının artırılmasına yönelik 'seminer verilmeli', 'bilgilendirme toplantıları yapılmalı', 'konferanslar düzenlenmeli', 'paneller düzenlenmeli', 'konu ile ilgili oryantasyon çalışmaları yapılmalı', 'kurum içi/hizmet içi eğitimler verilmeli' ve 'tanıtım toplantıları düzenlenmeli' gibi ifadelerle açık erişim ve KAA konusunda bilgilendirme faaliyetlerinin yapılmasını önermişlerdir. Öğretim elemanları açık erişim olgusu ile ilgili detaylı bilgilere sahip olmasalar da, ifadelerinde söz konusu olguya karşı açık olduklarını ve ön yargılı tutum içinde olmadıklarını ifade etmektedirler. Anahtar Kelimeler: Açık Erişim, Kurumsal Açık Arşivler, Açık Erişim Farkındalığı, Açık Erişim Kaynakları, Kişisel Arşivleme, Fırat Üniversitesi

AkademisyenlerArşivcilikArşivler+5
Neslihan Aka
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Akademisyenlerin bilimsel araştırma sürecinde bilgi yönetimi davranışları ve bireysel kaynak yönetimi araçları farkındalıkları: Ordu Üniversitesi örneği

Çalışma; literatürde kurumsal düzeyde ele alınan bilgi yönetimi kavramının bireysel düzeyde incelendiği az sayıdaki çalışmadan biridir. Çalışmada "bilimsel araştırma süreci", "bilgi erişim sistemleri", "bireysel bilgi yönetimi süreci" ve "bireysel kaynak yönetimi araçlarının işlevleri" gibi konu başlıklarına yer verilmiştir. Çalışma temel olarak akademisyenlerin bilgi yönetimi davranışlarını saptamayı ve kaynak yönetimi araçlarından yararlanma farkındalıklarını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmanın hedef kitlesi olmaları sebebiyle bilim insanlarının bilgi yönetimi sırasındaki genel-özel davranışları ve kaynak yönetimi araçları farkındalık düzeyleri betimleyici bir yöntemle ele alınmıştır. Çalışmanın evreni, Ordu Üniversitesi'nde aktif olarak çalışan 748 akademisyenden oluşmaktadır. Veri toplama tekniği olarak anket uygulaması gerçekleştirilen çalışmanın örneklemi ise 267 akademisyenden meydana gelmektedir. Anket verilerinin analiz edilmesiyle; araştırmanın amaçları ve varsayımlarıyla örtüşen bulgular elde edilmiştir. Araştırmada üniversitelerin, akademik birimlerin ve akademik kütüphane birimlerinin yöneticileri için önemli sonuçlara ulaşılmıştır.

AkademisyenlerBilgi erişimBilgi erişim sistemi+5
Uğur Donbay
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İsmail Çetişli hayatı ve eserleri

İsmail Çetişli, yirmi beş yıllık akademik hayatı süresince, akademisyen kimliğinin yanı sıra Türk edebiyatına katkı sağladığı yayınları ve araştırmalarıyla da ön plana çıkmıştır. Çalışmanın amacı; İsmail Çetişli'nin hayatına dair biyografik bilgileri içeren bir araştırma yapmak ve Çetişli'nin kitapları, süreli yayınlarında yer alan makalelerinde kullandığı yöntem bilim ve düşünce ekollerini ortaya çıkartmaktır. İsmail Çetişli hakkında ilk kez yapılacak olan araştırma da öncelikle yazarın hayatının bilinmeyen yönleri aydınlatılmaya çalışılmıştır. Çetişli'nin Türk edebiyatına kazandırdığı eserlerinden kitapları tanıtılmış ve incelenmiştir. Makaleleri ise konu bütünlüğüne göre ilgili konu başlığında değerlendirilmiştir. Makalelerinin künyeleri içerik yönünden sınıflandırılmıştır. İncelemelerde Çetişli'nin kaleme aldığı eserlerde ön plana çıkan göstergebilim, dilbilim, halkbilim, stilistik vb. çalışma yöntemleri ile ele aldığı şahsiyetler, olaylar, devirler ve eserlerde kullandığı yöntem bilimler ortaya konulmuştur. Ayrıca Çetişli'nin bu mevzulara işleklik kazandırırken başvurduğu edebiyat-tarih, edebiyat-coğrafya, edebiyat-psikoloji, edebiyat-sosyoloji arasındaki interdisipliner yaklaşımların eser-devir, eser-mekân, yazar-devir ve yazar-eser ilişkilerine yansıdığı noktalar tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda Çetişli'nin eserlerini incelediğimizde yalnızca Yeni Türk Edebiyatı alanında eser vermediğini kimi zaman edebi eserlere karşı bir eleştirmen kimi zaman dilbilimci kimi zaman teorisyen olduğu anlaşılmaktadır. Çetişli, Türk edebiyatını benimsemiş, edebiyat teorileri ve uygulamalarında yerli ve yabancı kaynak hakkında fikir sahibi bir araştırmacıdır.

AkademisyenlerEdebi eserlerTürk edebiyatı+2
Gizem Dağ
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Akademisyenlerin infertiliteye ilişkin bilgi düzeyleri, tutumları ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı, akademisyenlerin infertiliteye ilişkin bilgi düzeyleri, tutumları ve etkileyen faktörleri belirlemektir. Araştırma tanımlayıcı tipte olup, araştırmanın evrenini Batı Karadeniz bölgesinde bulunan devlet üniversitelerinde görev yapan akademisyenler oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise 561 akademisyen oluşturmuştur. Çalışma Haziran 2021-Aralık 2021 tarihleri arasında yapılmıştır. Verilerin elde edilmesinde demografik özelliklere ait anket formu, akademisyenlerin infertiliteye ilişkin bilgilerini ölçmek için İnfertilite Bilgi Testi (İBT), infertiliteye ilişkin tutumları ölçmek için ise İnfertiliteye Yönelik Tutum Ölçeği (İYTÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizinde frekans analizi (sayı, yüzde, ortalama), bağımsız gruplar t-testi, ANOVA testi, Kruskal Wallis analizi ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Çalışmada kullanılacak anket ve ölçeklerin anlaşılabilir ve uygulanabilir olduğunu test etmek amacıyla 41 akademisyen ile ön uygulama yapılmıştır. Ön uygulama sonucunda yeterli koşulların sağlandığı tespit edilmiştir. 561 akademisyen ile yapılan çalışmada İnfertilite Bilgi Testi'nin güvenirlik katsayısı Kuder-Richardson 20 (KR-20) 0,80, İnfertiliteye Yönelik Tutum Ölçeği'ne ait güvenirlik katsayısı Cronbach Alpha değeri (α) 0,825 bulunmuştur. Akademisyenlerin İBT'den aldıkları ortalama puan 23,63±3,697, akademisyenlerin İnfertiliteye Yönelik Tutum Ölçeğinden (İYTÖ) aldıkları ortalama puan ise 50,86±6,16'dır. Akademisyenlerin cinsiyet, ailede veya çevrede infertil birey varlığı, infertilite tedavisi görme durumu ile infertilite bilgi düzeyleri arasında anlamlı fark bulundu (p<0,05). Akademisyenlerin cinsiyet, çocuk sahibi olma ve akademik unvan ile İYTÖ puanları arasında anlamlı fark bulundu (p<0,05). İBT ve İYTÖ puanları arasında zayıf, pozitif yönde doğrusal bir ilişki olduğu saptandı (r=0.099, p=0.019). Araştırmanın sonucunda akademisyenlerin infertilite konusunda bilgi düzeylerinin yüksek, tutumlarının ise olumlu olduğu saptanmıştır. İnfertilite konusunda çalışmaların yaygınlaştırılması ile bilgi eksikliklerinin ve infertiliteye yönelik tutumların olumlu yönde artacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: İnfertilite, Akademisyen, Bilgi Düzeyi, İnfertiliteye Yönelik Tutum, Hemşirelik.

Akademik personelAkademisyenlerBilgi düzeyi+5
Hatice Elçin Özbek
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın ve erkek akademisyenlerin mesleki ve sivil örgütlenme yaşamlarındaki liderlilk davranışlarının karşılaştırılması

Bu çalışmada akademisyenlerin cinsiyetlerinin liderlik davranışları üzerinde etkisi olup olmadığını analiz edilmeye çalışılmıştır.Bu araştırmanın örneklemini Türkiye'de bulunan on üniversitedeki dokuz farklı bölümde bulunan öğretim üyelerinden 145 kişi oluşturmaktadır.Çalışmada liderlik davranışlarına ve becerilerine yönelik bilgi toplamak amacıyla Kabacoff'un Lider Etkinliği Analizi'nden yararlanılarak oluşturulan anket kullanılmıştır. Verilerin analizi için ortalama, standart sapma, regresyon analizi ve çapraz tablolardan yararlanılmıştır.Analiz sonucunda kadın ve erkek akademisyenlerin sivil hayatlarında ve mesleki liderlik becerilerinde farklılıklar bulunurken, mesleki liderlik davranış boyutlarında anlamlı bir fark gözlenmemiştir.Anahtar Kelimeler: Liderlik, Cam Tavan, Yöneticilik

AkademisyenlerCam tavan sendromuCinsiyet farkları+5
Yaprak Gonca Ağıl
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessEN

A corpus-based study on author stance in academic English

Stance refers to the lexical and grammatical expression of attitudes, feelings, judgments, or commitment concerning the propositional content of a message (Biber and Finegan, 1989). It is the way academics annotate their texts to comment on the possible accuracy or creditability of a claim, the extent they want to commit themselves to it, or the attitude they want to convey to an entity, a proposition or the reader (Hyland, 2005). According to Biber (2006), it can be conveyed through value-laden word choice (love, hate, and etc.), paralinguistic devices (e.g. gestures) and grammatical stance devices (modal and semi-modals, stance adverbials and stance complement clauses). The present study was intended to cover the epistemic stance devices used in conveying author stance in Academic English. It investigated whether there is a statistically significant difference across the doctoral dissertations authored in English by native, Spanish-speaking and Turkish-speaking candidates with respect to the use of these devices. Being corpus-based in design, the study included the results elicited through the Contrastive Interlanguage Analysis (Granger, 1996) of a total number of 136 doctoral dissertations written by native and non-native speakers of English (Native: 45; Spanish: 43 and Turkish: 48). Following Biber (2006), epistemic stance devices found in the dissertations were identified through Wordsmith Tools (Scott, 2001) and examined in four groups (epistemic adjectives, epistemic adverbs, epistemic nouns and epistemic verbs). Subsequently, these devices were subcategorized into two groups as certainty and likelihood devices in each category and their frequencies were separately measured for each corpus. Finally, Log Likelihood Test was administered to see whether there is a statistically significant difference across the groups as regards the use of these devices. Findings of the study have indicated that certainty devices were used more frequently than likelihood devices in three corpora and that the difference between the two categories in non-native corpora is higher than the one measured in the native corpus, which leads us to the conclusion that native academic authors are more cautious with their arguments and predictions while non-native academic authors are relatively more confident in their writing. Keywords: Author stance, epistemic stance device, interlanguage, contrastive interlanguage analysis.

AcademiciansIntralanguageCorpus+2
Reyhan Ağçam
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Yabancı uyruklu akademisyenlerin birey-çevre uyumu: İşe yönelik tutumlarda kültürel adaptasyonun rolü

Bu çalışmanın amacı birey-çevre uyumu, kültürel adaptasyon iş tatmini, yaşam tatmini ile işten ayrılma niyeti arasındaki doğrudan ve dolaylı ilişkileri ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda konu ile ilgili yapılmış olan önceki çalışmalar incelenerek araştırma modeli oluşturulmuş ve araştırma hipotezleri geliştirilmiştir. Çalışma kapsamında geliştirilen bu hipotezlerin sınanması amacıyla kullanılan veri anket yöntemi kullanılarak toplanmıştır. Bu doğrultuda, Türkiye'deki kamu ve vakıf üniversitelerinde görev yapan 415 yabancı uyruklu akademisyene anket uygulanmıştır. Araştırma bulguları, çalışmanın amacına uygun şekilde keşfedici faktör analizi, korelasyon analizi ve hiyerarşik regresyon analizi kullanılarak elde edilmiştir. Yapılan analizler sonucu elde edilen bulgular araştırma hipotezlerini büyük ölçüde desteklemektedir. Buna göre, birey-çevre uyumunun kültürel adaptasyon, iş tatmini, yaşam tatmini ve işten ayrılma niyeti gibi çalışan tutumlarını yordadığı yapılan korelasyon analizi sonucu ortaya konulmuştur. Aynı şekilde, kültürel adaptasyonun da iş tatmini, yaşam tatmini ve işten ayrılma niyetinin anlamlı birer yordayıcısı olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca yapılan hiyerarşik regresyon analizi sonucunda, birey-çevre uyumu ile yaşam tatmini ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide kültürel adaptasyonun kısmi aracı rolü olduğuna dair bulgular elde edilirken, birey-çevre uyumu ile iş tatmini arasındaki ilişkide kültürel adaptasyonun aracılık rolünün bulunmadığı ortaya konulmuştur. Son olarak, elde edilen bu sonuçlar konu ile ilgili literatürde yer alan çalışmalar bağlamında tartışılarak, gerek örgütler gerekse gelecekte yapılacak çalışmalar için bir takım öneriler sunulmuştur.

AkademisyenlerBirey-örgüt uyumuKültür+7
Esengül İplik
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Akademisyenlerin iş doyumu ve tükenmişlik seviyelerinin çok değişkenli istatistiksel yöntemlerle analizi: Devlet ve özel üniversitelerin karşılaştırması

Çok değişkenli istatistikler kavramı, birbiri ile ilişkili olan bir veya daha fazla bağımsız değişkenle birlikte birden fazla bağımlı değişkeni eş zamanlı analizlerinin bir arada yapılmasını sağlayan bir dizi yöntem olarak ifade edilmektedir. Çok değişkenli istatistiksel analizlerin amacı boyut indirgeme, birimlerin sınıflandırılması, hipotez testleri ve bağımlılık yapısının incelenmesi şeklinde sıralanabilir. Bu doğrultuda, bu çalışmada bahsedilen amaçların gerçekleşmesini sağlayan çok değişkenli istatistiksel yöntemlerden Faktör Analizi ve Kümeleme Analizi teorik olarak ele alınmış, yöntemlerin temel özelliklerine ve sağladıkları faydalara yer verilmiştir. Çalışmanın teorik bölümlerinden sonra, bahsedilen bu yöntemler kullanılarak, tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen akademisyenlerin, tükenmişlik ve iş doyumu seviyelerinin, yaş, cinsiyet, medeni durum, çocuk sayısı, gelir, devlet veya özel üniversitede çalışma durumu, meslekteki toplam çalışma süresi, akademik unvan gibi değişkenler açısından anlamlı düzeyde farklışıp farklaşmadığını ve tükenmişliğin iş doyumu üzerindeki etkisini belirleyerek devlet ve özel üniversitede çalışma durumlarının karşılaştırılmasının yapılması amaçlanmıştır. Akademisyenlerin tükenmişlik seviyelerini ölçmek için Maslach Tükenmişlik Envanteri ve Hackman ve Oldham İş Doyum ölçeği kullanılmıştır. Tükenmişlik ölçeğinin alt faktörleri belirlenerek hem tükenmişlik hem de iş doyumu ölçeklerinin geçerliliği test edilmiştir. t-Testi ve ANOVA testi ile demografik değişkenlerin iş doyumu ve tükenmişlik üzerindeki etkisi incelenmiştir. Faktör analizi sonucunda elde edilen tükenmişlik alt boyutları ve iş doyumu skoruna göre kümeleme analizi gerçekleştirildi. Tükenmişlik seviyesi en yüksek ve en düşük ya da iş doyum seviyesi en yüksek ve en düşük kümeler belirlenerek açıklamalarda bulunuldu. Elde edilen kümelerdeki akademisyenlerin devlet veya özel üniversite çalışma durumları yüzdesel olarak belirlendi. Son olarak yapılan regresyon analizleri ile tükenmişliğin iş doyumu üzerindeki etkileri ve katılımcı akademisyenlerin devlet üniversitesinde veya özel üniversitede çalışma durumlarının iş doyumları üzerindeki etkisinin boyutu incelendi. Elde edilen bulgular, alan yazın ve araştırmanın koşulları dikkate alınarak yorumlanmıştır ve sonuçlarla ilgili önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Tükenmişlik, iş doyumu, faktör analizi, kümeleme analizi.

AkademisyenlerFaktör analiziKümeleme analizi+5
Dilek Veysikarani
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal hizmet akademisyenlerinin orduda sosyal hizmete ilişkin görüş ve düşüncelerinin incelenmesi

Amaç: Bu çalışmada sosyal hizmet akademisyenlerinin orduda sosyal hizmete ilişkin görüş ve düşüncelerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, Yükseköğretim Kurumu'na bağlı olarak en az lisans düzeyinde sosyal hizmet eğitimi veren üniversitelerde görev yapan sosyal hizmet akademisyenleri ile tam sayım yöntemiyle yapılandırılmış nicel yöntem araştırmasıdır. Katılımcılar gönüllülük esası ile araştırmaya katılmayı kabul eden 131 kişiden oluşmakta olup veriler araştırmacı tarafından yapılandırılmış bir anket aracılığıyla toplanmıştır. Bu kapsamda, katılımcıların sosyo-demografik bilgilerinin yanı sıra orduda sosyal hizmet alanına ilişkin düşüncelerini ölçmeye yönelik sorular sorulmuştur. Araştırmanın verileri 15 Mart - 15 Haziran 2018 tarihleri arasında elde edilmiş olup veri işleme ve çözümleme aşaması SPSS 22.0 aracılığıyla yapılmıştır. Bulgular: Katılımcıların önemli bir bölümünün orduda sosyal hizmet alanına ilişkin bazı etik kaygıları olsa da %93,1 ile büyük çoğunluğu bu alanı önemli olarak nitelendirmiştir. Bununla birlikte, katılımcıların %89,9'unun orduda sosyal hizmet alanına ilişkin kendi bilgi düzeylerini yetersiz ve az yeterli olarak tanımladığı anlaşılmaktadır. Katılımcıların %87,8'i orduda sosyal hizmet alanının sosyal hizmet eğitiminde yer almasına ilişkin olumlu bir tutuma sahiptir. Sonuç: Sosyal hizmet disiplini, insanın iyilik halini geliştirmeyi amaçlar ve bu nedenle insanın olduğu her yerde olmalıdır. Orduda sosyal hizmetin var olması ve gelişmesi için sosyal hizmet akademisyenlerinin harekete geçmesi ve orduda sosyal hizmet alanının sosyal hizmet eğitimi içerisinde yer alması önemlidir. Anahtar Kelimeler: Orduda Sosyal Hizmet, Sosyal Hizmet Tarihi, Sosyal Hizmet Eğitimi, Sosyal Hizmet Etiği

Akademik personelAkademisyenlerEtik+7
Hakan Sakarya
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Spor eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında kraliçe arı sendromu

Bu araştırma; spor eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında çalışan kadın akademisyenlerin çalışma hayatında; hedefledikleri üst yönetim pozisyonlarına ulaşan ve kazandıkları pozisyonda rekabet ortamı oluşmasına izin vermeyip, yetkisini ve kişisel çabalarını kullanarak diğer kadınların kariyer hedeflerinin gerçekleşmesini engellemeye çalışan kadınlar (kraliçe arılar) sebebiyle, kariyerlerinin bir üst kademesine geçiş aşamasının sağlanamaması ile sonuçlanabilen engellerle karşılaşıp karşılaşmadıklarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; kadınların toplum ve iş hayatındaki yeri ile ilgili literatür sunulmaktadır. İkinci bölümde; kadınların çalışma hayatlarında karşılarına çıkan veya çıkartılan engellerden olan "cam tavan sendromu" ile "kraliçe arı sendromu" kavramları ile ilgili detaylı bilgiler yer almaktadır. Üçüncü bölümde; araştırmanın metodolojisi anlatılmaktadır. Araştırmada nitel araştırma yönteminden faydalanılmıştır. Veri toplama aracı olarak; yüz yüze görüşme yöntemi seçilmiş, örneklem grubu olarak Spor Bilimleri Fakültesi ve/veya Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nda çalışan kadın akademisyenler ölçüt örneklem seçme yolu ile belirlenmiş ve araştırmaya katılmaya gönüllü olan 29 kadın akademisyen ile görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen veriler Nvivo programı ile analiz edilmiştir. Dördüncü bölümde; araştırmanın bulgularına ve yorumlarına yer verilmektedir. Beşinci ve son bölümde ise sonuç ve öneriler kısmı yer almaktadır. Araştırma sonucunda, spor eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında çalışan kadın akademisyenlerin çoğunluğunun kendi ön yargıları sebebiyle cam tavan sendromu yaşadıkları ve kadın yöneticileri tarafından da kraliçe arı sendromuna maruz kaldıkları bulunmuştur. Anahtar kelimeler: cam tavan sendromu, kraliçe arı sendromu, spor, üniversite, kadın akademisyenler.

Akademik personelAkademisyenlerKadın akademisyenler+6
Elif Feza Tekyazman
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects