Saldırganlık
191 theses under this subject heading
Bursa birinci amatör ligindeki futbolcuların özyeterlik ve saldırganlık düzeylerinin incelenmesi
Öfkenin saldırganlığa dönüşmesi kişilere maddi ve manevi zararlar vermektedir. Bir spor dalı ile meşgul olmanın saldırgan davranışlar üzerinde etkisi olduğunu inceleyen pek çok araştırma yapılmıştır. Bu çalışmanın amacı; amatör futbolcuların özyeterlik inançlarının ve saldırganlık düzeylerinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenini, 2012-2013 sezonunda Bursa ilinde amatör ligde futbol oynayan bireyler, örneklemini ise Bursa ili merkez ilçesinde 1. amatör liginde futbol oynayan 17-25 yaş arası, %33.3 17 yaş 37 kişi, %11.7 18 yaş 13 kişi, %9.0 19 yaş 10 kişi, %5.4 20 yaş 6 kişi, %8.1 21 yaş 9 kişi, %32.4 21 yaş ve üzeri 36 kişi olmak üzere, %9.9 1-2 yıldır spor yapan 11 kişi, %9.0 3-4 yıldır spor yapan 10 kişi, %18.0 5-6 yıldır spor yapan 20 kişi, %22.5 7-8 yıldır spor yapan 25 kişi, %40.5 8 yıl ve üzeri spor yapan 45 kişi olmak üzere 1-10 yıldır spor yapan, amatör futbolculardan oluşan 111 denek oluşturmaktadır. Yöntemsel olarak çalışma evreni, basit tesadüf güvenlik esasına bağlı alındı. Araştırmada Riggs ve arkadaşları tarafından geliştirilen (2002) "Özyeterlik İnancı" ve Kiper tarafından geliştirilen (1984) "Saldırganlık Envanteri" kullanılmıştır. Veriler SPSS 21 paket programı ile analiz edilmiştir. Analizde yapılan tüm çalışmalar 0.05 anlamlılık düzeyinde sınanmıştır. Bu çalışmada elde edilen veriler, Tanımlayıcı İstatistik, Korelasyon, Anova, Manova ve Regresyon Analizi ile incelenmiştir. Araştırma da özyeterliğin yıkıcı saldırganlık ve edilgen saldırganlık üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı, atılgan saldırganlık üzerinde anlamlı ve negatif yönlü bir etkisi olduğu görülmüştür. Araştırma sonucunda öz yeterliğin atılgan saldırganlık üzerinde olan etkisini incelemek için yapılan basit doğrusal regresyon analizinde öz yeterliğin atılgan saldırganlık üzerinde anlamlı ve negatif yönlü bir etkisi olduğu görülmüştür. (p=.001, p<.05). Diğer bir ifade ile örneklem grubuna yer alan futbolcuların öz yeterlik düzeyleri arttıkça atılgan saldırganlık düzeyleri düşmektedir. Anahtar Kelimeler: Saldırganlık, Öz Yeterlik, Futbol, Spor.
Malatya merkez sağlık ocaklarında çalışan hekim, hemşire ve ebelerin şiddet deneyimleri ve kadına yönelik şiddetle ilgili tutum ve davranış düzeyleri
Kadına yönelik şiddet dünyada ve Türkiye'de gün geçtikçe artan bir halk sağlığı sorunudur. Bu araştırma sağlık ocaklarında çalışan personelin şiddete maruz kalma durumlarını ve sağlık personelinin kadına yönelik şiddet konusunda bilgi ve tutumlarını belirlemek amacıyla yapılmış kesitsel bir çalışmadır.Çalışmanın evrenini; Malatya il merkezinde bulunan 28 merkez sağlık ocağında çalışan hekim, hemşire ve ebeler oluşturmuştur. Araştırma evrenindeki 541 kişiden 512`si araştırmaya katılmıştır. Verilerin toplanmasında; Tanıtıcı bilgi formu, ?Hemşire ve Ebelerin Kadına Yönelik Şiddet Belirtilerini Tanımalarına İlişkin Ölçek Formu? ve hemşire, ebe ve hekimlerin kadına yönelik şiddetle ilgili olarak tutum ve davranış düzeylerini belirlemek için Tutum formu kullanılmıştır.Katılımcıların; yaş ortalaması 33,6±6,4`tür. Çalışmaya katılanların; %81,8'i kadın, %18.2'si erkektir, Araştırmaya katılan kadınların %51,1'i, erkeklerin %54,8'i yaşamı boyunca en az bir kere şiddete maruz kalmıştır. Erkeklerin babaları tarafından daha fazla şiddete maruz kaldığı tespit edilmiştir. (P<0.05) Araştırma kapsamındaki hemşirelerin %58,7'si, ebelerin %53,1'i ve hekimlerin %49,5'i iş yaşamı boyunca hasta, yasta yakını ve kendi çalışma arkadaşı tarafından en az bir kere şiddet görmüştür. Çalışanların %77,1'i mezuniyet öncesinde kadına yönelik şiddet eğitimi almamıştır. Mezuniyet sonrasında ise personelin %31,6'sinin kadına yönelik şiddet eğitimi almadığı belirlenmiştir. Ebelerin %79,5`i, hemşirelerin %57,5`i ve hekimlerin %69,9'u mezuniyet sonrası kadına yönelik şiddet eğitimi almıştır. Hekimlerin %74,3`ü, hemşirelerin %73,2`si ve ebelerin %67,5`i kadına yönelik şiddet olayı ile karşılaşmış, %81,8'i bildirim yapacağını ifade etmiştir. Sağlık çalışanlarının kadına yönelik şiddet belirtilerini tanımlarına ilişkin toplam ölçek puanı 18,6±3,7 olarak bulunmuştur. Katılımcıların ortalama14,7±3,2 tutum puanı aldığı saptanmıştır.Sonuç olarak; sağlık çalışanlarının kadına yönelik şiddet belirtilerini tanımlamada yetersiz kaldıkları belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Şiddet, kadın, tutum, hemşire, ebe
Ergenlerin saldırganlık düzeyleri ile sosyal aktivitelere katılımları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma, ergenlerin saldırganlık düzeyleri ile sosyal aktivitelere katılımları arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla tanımlayıcı-ilişkisel olarak yapılmıştır.Araştırmanın evrenini Elazığ il merkezinde bulunan Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı 11 genel liseden kura yöntemiyle seçilen, Karşıyaka lisesi, Hıdır Sever lisesi, Gazi lisesi ve Korgeneral Hulusi Sayın lisesi son sınıflarında eğitim gören 1049 öğrenci oluşturmaktadır. Belirlenen bu liselerde öğrencilerin tümünün araştırmaya alınması planlandığı için örneklemin büyüklüğü belirlenmemiş ve araştırmaya katılmayı kabul eden, 16-19 yaşları arasındaki 803 ergen ile araştırma tamamlanmış ve evrenin %76.5'ine ulaşılmıştır. Araştırmanın verileri sosyo-demografik bilgileri içeren form, sosyal işlevsellik ölçeğinin alt boyutları olan sosyal öncül etkinlikler ve boş zamanları değerlendirme ölçekleri ve saldırganlık ölçeği kullanılarak Nisan 2011- Haziran 2012 tarihleri arasında araştırmacı tarafından toplanmıştır. İstatistiksel değerlendirmede SPSS 20.0 paket programı, verilerin analizinde Anova, korelasyon ve t testi kullanılmıştır.Elde edilen verilere göre cinsiyet ve ergenin algıladığı aile gelir düzeyine göre saldırganlık açısından gruplar arasında istatistiksel olarak önemli fark olduğu saptanmıştır. Yine cinsiyet, kardeş sayısı, anne-babanın eğitim düzeyi, babanın mesleği ve ergenin algıladığı aile gelir düzeyine göre sosyal aktivitelere katılım açısından gruplar arasında fark olduğu saptanmıştır.Saldırganlık ile sosyal aktiviteler arasında istatistiksel olarak önemli bir ilişki olduğu, saldırganlık arttıkça sosyal aktivitelere katılımında arttığı saptanmıştır.Bu sonuçlar doğrultusunda; ergenlere yönelik olarak öfke kontrolü ve stresle başa çıkma stratejileri hakkında danışmanlık hizmetlerinin verilmesi, ebeveynlere yönelik ise, ergenlerin sosyal aktivitelere yönlendirilmesi ve saldırganlığı önleme hakkında bilgi verilmesi için gerekli girişimlerde bulunulabilinir.Anahtar kelimeler: Ergen, sosyal aktivite, saldırganlık, hemşirelik
Spor yapan ortaokul öğrencilerinin saldırganlık düzeylerinin incelenmesi
Yapılan bu çalışmada okul sporlarına katılan ve katılmayan öğrencilerin saldırganlık düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2018-2019 eğitim öğretim yılında Amasya il merkezinde üç farklı ortaokulda öğrenim gören 600 öğrenci oluşturmuştur. Çalışmaya katılan öğrenciler okul sporlarına katılan (n=300) ve katılmayan (n=300) olarak 2 gruba ayrılmıştır. Çalışmaya katılan öğrencilerin sosyodemografik özelliklerine ilişkin bilgiler araştırmacı tarafından oluşturulan Kişisel Bilgi Formu ile, saldırganlık düzeylerini ölçmek için İpek İlter Kiper tarafından geliştirilen Saldırganlık Envanteri kullanılarak elde edilmiştir. Ölçeğin faktör yapısının ortaokul öğrencilerinde doğrulanmasını takiben verilerin analizinde normal dağılım analizi çarpıklık ve basıklık analizleri gerçekleştirilerek incelenmiş olup verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Bağımsız örneklemler için T testi, çoklu grup karşılaştırmalarında tek yönlü varyans analizi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma bulgularına baktığımızda spor yapmayan ortaokul öğrencilerinin yıkıcı saldırganlık ve edilgen saldırganlık düzeyleri spor yapan öğrencilerinkinden istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p< 0,05). Spor yapan bireylerin atılganlık düzeylerinin spor yapmayan bireylerinkinden anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu tespit edilmiştir (p< 0,05). Bireysel spor ve takım sporları yapan öğrencilerin saldırganlık düzeyleri arasında anlamlı düzeyde farklılık görülmemiştir (p> 0,05). Öğrencilerin cinsiyet puanlarına baktığımızda erkek öğrencilerin yıkıcı ve edilgen saldırganlık düzeylerinin kız öğrencilerinkinden anlamlı düzeyde yüksek olduğu tespit edilmiştir (p< 0,05). Kız ve erkek öğrencilerin atılganlık düzeyleri arasında anlamlı düzeyde bir farklılığa rastlanmamıştır (p> 0,05). Sonuç olarak; saldırgan davranışların önlenmesinde sporun önemli unsur olduğu düşünülmektedir.
Türkiye'de kadın futbol liglerinde mücadele eden sporcuların saldırganlık ve sosyal karşılaştırma düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışma, 2015-2016 sezonunda "Türkiye Kadın Futbol Liglerinde Mücadele Eden Sporcuların Saldırganlık ve Sosyal Karşılaştırma Düzeylerinin İncelenmesi", amacıyla yapılmıştır. Çalışma evrenini 2015-2016 sezonunda Kadın Futbol 1. Lig, 2. Lig ve 3. Ligde mücadele eden takımlardan 244 sporcu oluşturmuştur. Çalışmada veri toplama aracı olarak kullanılan anket 3 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde katılımcıların kişisel bilgilerinin belirlenmesi için kişisel bilgi formu yer almaktadır. İkinci bölümde sosyal karşılaştırma, üçüncü bölümde ise saldırganlık ölçeği yer almaktadır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesi için SPSS 20 Windows paket programı kullanılmıştır. Katılımcıların saldırganlık ve sosyal karşılaştırma puanlarının kadın futbolcuların bireysel ve ailesel faktörlerine göre değişip değişmediğini belirlemek amacıyla T testi ANOVA ve MANOVA analizlerine yer verilmiştir. Elde edilen anlamlı farklılıkların hangi gruplar arasında kaynaklandığını belirlemek amacıyla tamamlayıcı hesaplardan TUKEY testi kullanılmıştır. Çalışmada anlamlılık düzeyi P<0,5 olarak alınmıştır. Yapılan istatistiksel analizler sonucunda sporcuların saldırganlık ve sosyal karşılaştırma puanları ile bireysel ve ailesel faktörleri arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır (p>0,05). Buna ek olarak; annenin eğitimi ve ailenin geliri ile sporcuların saldırganlık puanları arasında istatistiksel açıdan fark vardır. (P<0,001) Sonuç olarak; kadın futbolcularda ailesel faktörlerden annenin eğitimi ve aile geliri saldırganlık puanlarına etki etmekte, anne eğitimi yükseldikçe ve ailenin geliri arttıkça sporcuların saldırganlık düzeyleri artmaktadır.
Bireysel ve takım sporcularının çeşitli değişkenlere göre öfke ve saldırganlık düzeylerinin araştırılması
ÖZET BİLİR, N. Bireysel ve Takım Sporcularının Çeşitli Değişkenlere Göre Öfke ve Saldırganlık Düzeylerinin Araştırılması. Dumlupınar Üniversitesi Sağlık Bilimler Enstitüsü, Beden Eğitim ve Spor Programı Yüksek Lisans Tezi, Kütahya. 2018. Bu çalışmanın amacı; milli sporcu ve süper amatör sporcuların, bireysel ve takım sporlarının çeşitli değişkenlere göre öfke ve saldırganlık düzeyleri arasında ilişki olup olmadığının araştırılmasıdır. Araştırmanın Evrenini 2016 yılında Ankara, Samsun, Sivas illerinde Basketbol, Boks, Güreş, Taekwondo, Hentbol ve Futbol branşlarında milli sporcu ve süper amatör sporcularından faal durumunda olan sporcular oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise evrenden tesadüfü olarak seçilen,18 yaş ve üzeri, toplam 290 milli sporcu ve süper amatör sporcularından oluşmaktadır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak geliştirilen kişisel demografik özelliklerini tespit etmek için bilgi formu kullanıldı. Araştırmada verileri toplamak için Özer (1994) tarafından uyarlanan Spielberger'in Sürekli Öfke-Öfke Tarzı Ölçeği (SÖÖTÖ) ve İpek İlter Kiper tarafından geliştirilen saldırganlık ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 14,0 versiyonu kullanılmış ve farklı gurupta bulunan sporcuların puanlarına bağımsız t- test uygulanmıştır. İkiden fazla gruplarda, gruplararası farkı belirlemek için tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Fark oluştuğu durumlarda, gruplararası farkın hangi gruptan kaynaklandığını belirlemek için Tukey HSD Post Hoc testi uygulanmıştır. Ölçekler arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla öncelikle Pearsonkorelasyon analizi yapılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi 0,05 (p<0,05) olarak belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Öfke, Saldırganlık, Spor.
Futbol seyircilerinin empatik eğilimleri ile sporda saldırganlık ve şiddet düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi (Şanlıurfa örneği)
Bu çalışmanın amacı futbol seyircilerinin empatik eğilimleri ile sporda saldırganlık ve şiddet düzeyleri arasında ilişki olup olmadığının araştırılmasıdır. Araştırmanın evrenini, Şanlıurfa ilinde bulunan futbol seyircileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise evrenden tesadüfi olarak seçilen, 18 yaş ve üzeri 285, toplam 312 futbol seyircisi katılımcıdan oluşmaktadır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak geliştirilen kişisel demografik özelliklerini tespit etmek için bilgi formu kullanıldı. da Dökmen (1988) tarafından geliştirilen "Empatik Eğilim Ölçeği" envanteri kullanıldı. ''Sporda Seyirci Saldırganlığı ve Şiddet Ölçeği" Şanlı (2014) tarafından geliştirilen envanter kullanılmıştır. Ayrıca katılımcıların araştırmacı tarafından Araştırma problemlerine cevap bulmak için deneklere uygulanan anketler bilgisayar ortamında SPSS 15,0 ile girildi. Araştırma sonucunda Empatik Eğilim Ölçeği puanlarının cinsiyete göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (p<0,05). Empatik Eğilim Ölçeği puanlarının yaşa göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (p<0,05).Empatik Eğilim Ölçeği puanlarının spor yapma süresine göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edilmiştir (p>0,05). Empatik Eğilim Ölçeği puanlarının lisanslı sporcu olma durumuna göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edilmiştir (p>0,05). Empatik Eğilim Ölçeği puanlarının alkol kullanma durumuna göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edilmiştir (p>0,05). Saldırganlık ve Şiddet Ölçeği puanların cinsiyete göre anlamlı düzeyde farklılık göstermediği bulgusu elde edilmiştir (p>0,05). Saldırganlık ve Şiddet Ölçeği puanlarının yaşa göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (p<0,05). Saldırganlık ve Şiddet Ölçeği puanlarının spor yapma süresine göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (p<0,05). Saldırganlık ve Şiddet Ölçeği puanlarının lisanslı spor yapma şekline durumuna göre anlamlı farklılık göstermediği bulgusu elde edilmiştir (p>0,05). Saldırganlık ve Şiddet Ölçeği puanlarının alkol kullanma durumuna göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir ( p<0,05). Yapılan normallik sınamasında her iki ölçek puanlarının normal dağılım gösterdiği tespit edildiğinden t testi uygulanmıştır, takım algısı değişkenlerine göre karşılaştırılmasında tek yönlü varyans analizi (OneWay ANOVA) testi uygulanmıştır. ANOVA testinde gruplar arasında anlamlı farklılık görüldüğünde farkın hangi iki grup arasında olduğunu belirlemek amacıyla LSD Post Hoc testinden yararlanılmıştır. Ölçekler arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla öncelikle Pearsonkorelasyon analizi yapılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi 0,05 (p<0,05) olarak belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Seyirci, Saldırganlık, Şiddet, Spor, Empati.
Orta öğretim düzeyindeki tek ebeveynli sporcu öğrencilerin 12 haftalık sportif etkinliklerinin saldırganlık ve şiddet eğilimi düzeylerine etkilerinin incelenmesi
Varhan, Tek Ebeveynli Orta Öğretim Öğrencilerinin 12 Haftalık Sportif Etkinliklere Katılımının Saldırganlık ve Şiddet Eğilimleri Üzerine Etkisinin Araştırılması. Dumlupınar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı. Yüksek Lisans Tezi, Kütahya, 2016. Bu çalışmanın amacı, tek ebeveynli orta öğretim öğrencilerinin 12 haftalık sportif etkinlikleri öncesindeki saldırganlık ve şiddet eğilimlerinin, uygulanan sportif etkinlikler sonrası değişip değişmediğinin araştırılmasıdır. Araştırmanın evrenini, 2015-2016 eğitim öğretim yılı içerisinde Afyonkarahisar'da orta öğretimde öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise evrenden seçilen 109 tek ebeveynli öğrenciden oluşmaktadır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak yukarıda belirtilen tek ebeveynli öğrencilerden oluşan örneklem gurubuna eş zamanlı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu", İpek İlter (Kiper) tarafından geliştirilen "Saldırganlık Envanteri" (Kiper 1984), Göka, Bayat ve Türkçapar (1995) tarafından geliştirilen "Şiddet Eğilim Ölçeği" kullanılmıştır. İstatiksel analizlerde; Kolmogorov-Smirnov testi kullanılmıştır. Kolmogorov-Smirnov testi sonucunda, p>0.05 bulunduğu için verilerin çözümlenmesinde, parametrik istatistik tekniklerinden yararlanılmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde, çok değişkenli frekans ve yüzde dağılımlarına ilişkin çapraz tablodan (Crostab) yararlanılmıştır. Çalışma öncesi ve çalışma sonrası tek ebeveynli öğrencilerin saldırganlık ve şiddet eğilimi durumların karşılaştırılmasında Eşleştirilmiş Örneklem t Testi kullanılmıştır. Sonuç olarak, tek ebeveynli öğrencilere yaptırılan 12 haftalık sportif etkinlikler sonucunda genel saldırganlık ve şiddet eğilim düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Tek ebeveyn, Öğrenci, Spor, Saldırganlık, Şiddet
Futbol seyircilerinde saldırganlık, şiddet ve holiganizme yönelik davranışların önlenmesinde serbest zaman etkinliklerine katılım etkisinin incelenmesi
Bu çalışmada, futbol seyircilerinde saldırganlık, şiddet ve holiganizme yönelik davranışların önlenmesinde serbest zaman etkinliklerine katılım etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yapılan bu araştırmaya, Türkiye Futbol Federasyonu 2014/2015 sezonu Süleyman Seba Süper Liginde farklı coğrafi bölgelerden katılım sağlayan 13 futbol kulübünden 2625 futbol seyircisi katılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmada, seyircilerin saldırganlık ve şiddet düzeylerini belirlemek için Güçlü ve Şanlı (2013) tarafından geliştirilen ve 21 maddeden oluşan Sporda Seyirci Saldırganlığı ve Şiddet Ölçeği ve Witt ve Ellis tarafından 1985 yılında geliştirilip Türkçe uyarlaması Yerlisu Lapa ve Ağyar (2011) tarafından yapılan, 17 maddeden oluşan Serbest Zamanda Algılanan Özgürlük Ölçeği kullanılmıştır. Anketlerden elde edilen veriler Microsoft Office Excel programı kullanılarak bilgisayar ortamına aktarılmış ve verilerin analizi ve değişkenler arası karşılaştırmalarda SPSS 20.0 programından faydalanılmıştır. Bu araştırmanın sonucunda katılımcıların cinsiyet, yaş, medeni durum, aylık ortalama gelir, sahip oldukları haftalık serbest zaman durumları ile sporda saldırganlık ve şiddet düzeyleri arasında istatistiki açıdan anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, katılımcıların cinsiyet yaş, medeni durum, sahip oldukları haftalık serbest zaman durumları ile serbest zamanda algılanan özgürlük düzeyleri arasında istatistiki açıdan anlamlı farklılık bulunurken (p<0,05); katılımcıların aylık ortalama gelirleri ile serbest zamanda algılanan özgürlük düzeyleri arasında istatistiki açıdan anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). Anahtar Kelimeler: Futbol, Serbest zaman, Saldırganlık, Şiddet, Holiganizm
Örgütlerde saldırgan davranışlar: Nitel bir araştırma
Örgütsel psikoloji bağlamında saldırgan davranışlar, günümüz iş dünyasının önemli sorunları arasında yer almaktadır. Özellikle günümüzde yaşanan ekonomik gelişmeler, değişimler ve küreselleşmenin etkisiyle artan rekabet ve düşük maliyetli üretim anlayışı çalışanlar arasında adaletsizlik hissini ve şiddet eğilimini artırmıştır. Bu durum saldırgan davranışlar veya antisosyal davranışlar yelpazesi arasında yer alan mobbing, cinsel taciz, sabotaj, dedikodu ve çalışan hırsızlığı gibi davranışların sıklığının ve algılanma düzeyinin dünya genelinde artmasına neden olmuştur. Örgütler, bu hızlı gelişim ve değişim içerisinde işletme sinerjisini, enerjisini ve performansını azaltan saldırgan davranış tehlikesiyle karşı karşıyadır.İşyerlerinde saldırganlık, henüz yeni bir çalışma alanı olup, Türkiye'de fazla kullanılan ve üzerinde durulan bir kavram değildir. Saldırgan davranışların çalışanlara, örgütlere ve dolayısıyla da topluma değişik açılardan zararlı etkileri bulunmaktadır. Çalışmamın amacı; saldırgan davranış türlerini anlatmak ve bu saldırgan davranışların nedenlerini ortaya koyarak, bu konuda ileride yapılacak çalışmalar için literatüre katkı sağlamaktır.Çalışmada ele alınan saldırgan davranış türleri; cinsel taciz, mobbing, sabotaj, dedikodu ve çalışan hırsızlığı, işyerlerinde en sık karşılaşılan saldırgan davranış türleridir. Literatür araştırması sonucunda bu saldırgan davranış türlerinin en yaygın nedenleri olarak; örgütsel çatışma, örgütsel stres, engellenme, duygusal zeka eksikliği ve örgütsel adaletsizlik karşımıza çıkmaktadır. Çalışmada da saldırgan davranışların nedeni olarak bu kavramlar ele alınmıştır.Saldırgan davranışların türlerini bilmek ve nedenlerini öğrenmek, bu tür saldırgan davranışlar nedeni ile zarara uğrayan örgütlere, yöneticilere ve de çalışanlara önemli katkılar sağlayacaktır. Bu amaçla çalışma içerisinde saldırgan davranışların yönetilmesi ile ilgili konular üzerinde de durulmuştur.
Spor yapan ve yapmayan 14-18 yaş grubu öğrencilerin saldırganlık tutumlarının incelenmesi
ÖZETBayram, Y. Spor Yapan ve Yapmayan 14-18 Yaş Grubu Öğrencilerin Saldırganlık Tutumlarının İncelenmesi Dumlupınar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, Kütahya.2012. Bu çalışmada 14-18 yaş grubu aralığında bulunan spor yapan ve yapmayan öğrencilerin bazı değişkenlere göre saldırganlık düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır.Araştırmaya Kütahya'nın merkez ve ilçelerinden toplam 11 okul ve 1452 öğrenci katılmıştır. Öğrencilerin saldırganlık düzeylerini belirlemede Tuzgöl'ün (1998) geliştirdiği saldırganlık ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde öğrencilere ait demografik özellikler için frekans analizi, spor yapan ve yapmayan öğrenciler arasında değişkenlere göre farklılıklar ise iki yönlü varyans analizi (Two-way ANOVA) ile test edilmiştir. Analiz aşamasına geçmeden önce verilerin normallik varsayımları gözden geçirilmiştir. Analizlerde SPSS (Statistical Package for Social Sciences) 17.0 paket programı kullanılmıştır.Yapılan analizler sonucunda; cinsiyet, ailedeki birey sayısı, daha önce sigara kullanma, şu an sigara kullanma, alkol kullanma, alkol kullanma sıklığı, vücudunda dövme ve piercing yapma ya da yaptırmayı düşünme değişkenleri ile spor yapma ve anne mesleği ortak etkileşimi açısından spor yapan ve yapmayan öğrencilerin saldırganlık puanları arasında anlamlı farklılıklar gözlenmiştir.Sonuç olarak erkek öğrencilerin kız öğrencilere göre hem spor yapanlarda hem de yapmayanlarda daha fazla saldırgan tutum sergiledikleri söylenebilir. Ayrıca öğrencilerin saldırganlık düzeylerini artıran sebepler arasında ailedeki birey sayısı, sigara ile alkol kullanımı ve piercing, dövme (body modification) yaptırma gösterilebilir.Anahtar Kelimeler: Lise Öğrencisi, Saldırganlık, Spor.
Üniversite öğrencilerinde spora katılımın saldırgan davranışlar üzerine etkilerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı üniversite öğrencilerinin spora katılımlarının saldırgan davranışları üzerinde etkisinin olup olmadığının araştırılmasıdır. Araştırmanın evrenini, 2010-2011 eğitim öğretim yılında Bilecik Üniversitesinde öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise evrenden tesadüfî olarak seçilen, 181 spor yapan ve 236 spor yapmayan denek olmak üzere toplam 417 denekten oluşmaktadır. Bu araştırmada, veri toplama aracı olarak İpek İlter (Kiper) tarafından geliştirilen ?Saldırganlık Envanteri? (Kiper 1984) ve araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırma problemlerine cevap bulmak için deneklere uygulanan anketler bilgisayar ortamına SPSS 16,0 ile girilmiştir. Deneklerin demografik bilgileri ve spor aktivitelerine katılma düzeyleri frekans dağılımları ile belirlenmiştir. Grafiksel gösterimler Excel programı yardımıyla çizilmiştir. Saldırganlık envanterinin ve alt boyutlarının güvenilirlikleri Cronbach?s alfa iç tutarlılık katsayısı ile elde edilmiş ve ölçek/ alt boyuttan elde edilen toplam puanların normallik sınaması Kolmogorov-Smirnov Z ile yapılmıştır. İncelenen değişkenin durumuna göre ortalamalar arası farklar bağımsız örneklem t testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ile sınanmıştır. Çalışmamızın sonucunda, öğrencilerin spora katılıp katılmama durumlarına ve cinsiyetlerine göre genel saldırganlıkları farklılık göstermektedir.Ayrıca yine bulgulara göre yaş, anne-baba eğitim ve aile aylık gelir durumlarına göre genel saldırganlıklarının farklılık göstermediği bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Spor, Saldırganlık, Öğrenci, Üniversite
Liseler arası müsabakalara katılan sporcu öğrencilerin saldırganlık durumlarının araştırılması (Rize ili örneği)
Bu çalışmanın amacı liseler arası müsabakalara katılan sporcuların saldırganlık düzeylerini araştırmak ve bunun yanında spor ve saldırganlık ilişkisini çeşitli boyutlarıyla ortaya koymaktır. Araştırmaya Rize'de 2013-2014 eğitim öğretim yılında okullar arası spor müsabakalarına katılan 26 liseden tesadüfi küme örnekleme yöntemine göre seçilmiş toplam 490 sporcu katıldı. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu ile İpek İlter (Kiper) tarafından geliştirilen Saldırganlık Envanteri kullanıldı. Verilerin dağılımlarıyla ilgili öncelikli olarak normallik testi (Kolmogorow-Smirnov D test) yapıldı. Çalışmaya katılan sporcuların dağılımları ve yüzdeleri tanımlayıcı istatistik (Descriptive Statistics) ile belirlendi. Sporcuların cinsiyet, okul türü ve spor dalı türü değişkenlerine göre saldırganlık durumlarının karşılaştırılmasında α=0.05 anlamlılık düzeyinde bağımsız örneklem T Testi (Independent Sample T Test) uygulandı. Yaş değişkenine (4 grup) göre ise saldırganlık durumlarının karşılaştırılmasında α=0.05 anlamlılık düzeyinde Tek Yönlü Varyans Analizi (One Way Anova) uygulandı. Anlamlı bulunan gruplar arası farklılıklar için ikinci seviye testi olan Tukey HSD kullanıldı. Verilerin bilgisayar ortamına girilmesi ve grafiklerin çizilmesinde Windows için Microsoft Excel 2003, verilerin analizinde Windows için SPSS 20.0 paket programı kullanıldı. Yapılan analizler sonucunda yaş, cinsiyet, okul türü ve spor dalı türüne göre sporcuların atılganlık hariç tüm alt boyutlardaki saldırganlık puanlarında anlamlı farklılıklar saptandı. Sonuç olarak da ergenlik döneminde sporcuların yaşları arttıkça genel saldırganlıklarının da arttığı, erkeklerin kızlardan, meslek lisesine giden sporcuların genel liselere giden sporculardan ve takım sporu yapan sporcuların bireysel spor yapan sporculardan daha saldırgan oldukları bulundu. Anahtar Kelimeler: Lise, Sporcu öğrenci, Ergenlik, Saldırganlık, Spor
Liseler arası müsabakalara katılan sporcu öğrencilerin saldırganlık durumlarının araştırılması (Zonguldak -kozlu örneği)
Bu çalışmanın amacı okullar arası spor müsabakalarına katılan öğrencilerin saldırganlık durumlarının çeşitli boyutlarıyla ele alarak ortaya koymaktır. Çalışmaya Kozlu'da 2013 -2014 yılları arasında okullar arası spor müsabakalarına katılan 3 liseden tesadüfi küme örneklemi yöntemine göre seçilmiş 400 sporcu katıldı. Veri toplama arcı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu ve İpek İlter ( Kiper ) tarafından geliştirilen Saldırganlık envanteri kullanıldı. Verilerin dağılımları belirlemek amacıyla ilk olarak normallik testi (Kolmogorow- Smirnov D test) yapıldı. Yapılan normallik testi sonucunda verilerin normal dağılıma sahip olduğu görüldü. Çalışmaya katılan sporcuların dağılımları ve yüzdeleri tanımlayıcı istatistik (Descriptive Statistics) ile belirlendi. Sporcuların cinsiyet, yaşadığı çevre (2 grup) ve spor yapma yılı (2 grup) değişkenlerine göre saldırganlık durumlarının karşılaştırılmasında α=0.05 anlamlılık düzeyinde bağımsız örneklem T Testi (Independent Sample T Test) uygulandı. Aile gelir düzeyine (5 grup) göre ise saldırganlık durumlarının karşılaştırılmasında α=0.05 anlamlılık düzeyinde Tek Yönlü Varyans Analizi (One Way Anova) uygulandı. Anlamlı bulunan gruplar arası farklılıklar için ikinci seviye testi olan Tukey HSD kullanıldı. Elde edilen bulgular sonucunda spor yapma yılı, yaşadığı çevre ve gelir düzeyine göre anlamlı farklılıklar elde edilmiştir.Spor yapma yılı ve yaşadığı çevre tüm alt boyutlarda anlamlı farklılıklar elde edilirken, aile gelir düzeyine göre sadece edilgen saldırganlık alt boyutunda anlamlı farklılık bulundu.Sonuç olarak bakıldığında 5 yıl ve üstü spor yapanların 4 yıl ve altı spor yapanlardan, ilçede yaşayanların ilde yaşayanlardan genel anlamda daha saldırgan olduğu, aile gelir düzeyine göre ise gelir arttıkça saldırganlığın arttığı bulundu. Anahtar Kelimeler: Spor, Ergenlik, Lise, saldırganlık
Ortaöğretim kurumlarında spor yapan ve yapmayan öğrencilerin saldırganlık tutumlarının araştırılması (Samsun ili örneği).
Bu çalışmanın amacı ortaöğretim kurumlarında spor yapan ve yapmayan öğrencilerin yaş, cinsiyet ve spor yapma türüne göre saldırganlık tutumlarını araştırmaktır. Araştırmaya Samsun'un merkez ilçelerinden toplam 28 okul ve 1868 öğrenci katılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu ile İpek İlter (Kiper) tarafından geliştirilen Saldırganlık Envanteri kullanıldı. Verilerin dağılımlarıyla ilgili öncelikli olarak normallik testi (Kolmogorow-Smirnov D test) yapıldı. Çalışmaya katılan sporcuların dağılımları ve yüzdeleri tanımlayıcı istatistik (Descriptive Statistics) ile belirlendi. Spor türüne göre sporcuların saldırganlık durumlarının karşılaştırılmasında α=0.05 anlamlılık düzeyinde bağımsız örneklem T Testi (Independent Sample T Test) uygulandı. Spor yapma durumu (Spor yapan-Spor yapmayan) ve Yaşa göre (5 grup), Spor yapma durumu (Spor yapan-Spor yapmayan) ve Cinsiyete göre sporcuların saldırganlık durumlarının karşılaştırılmasında α=0.05 anlamlılık düzeyinde Çift Yönlü Varyans Analizi (Two Way Anova) uygulandı. Anlamlı bulunan gruplar arası farklılıklar için ise ikinci seviye testi olan Tukey HSD kullanıldı. Verilerin bilgisayar ortamına girilmesi ve grafiklerin çizilmesinde Windows için Microsoft Excel 2010, verilerin analizinde Windows için SPSS 20.0 paket programı kullanıldı. Yapılan analizler sonucunda spor yapma durumu, yaş ve cinsiyete göre öğrencilerin saldırganlık puanları arasında anlamlı farklar bulunmuş, spor yapma durumu ve yaş, spor yapma durumu ve cinsiyet, spor yapma türüne göre saldırganlık puanları arasında anlamlı farklar bulunamamıştır. Sonuç olarak; spor yapanların yapmayanlardan daha saldırgan ve atılgan oldukları, erkeklerin kızlardan daha saldırgan oldukları, kızların erkeklerden daha atılgan oldukları, spor yapma durumu ve yaşa göre, spor yapma durumu ve cinsiyete göre, spor yapma türüne göre saldırganlık puanları arasında anlamlı bir fark olmadığı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Saldırganlık, Ortaöğretim öğrencileri, Spor.
Profesyonel ve amatör futbolcuların kişilik ve saldırganlık düzeylerinin incelenmesi (Trabzon-Rize İli örneği)
Araştırma grubunu 2014-2015 Süleyman SEBA Futbol Sezonunda Trabzon ve Rize ilindeki profesyonel ve amatör futbol takımları içerisinden 7 profesyonel ve 12 amatör futbol kulübünden 125 profesyonel ve 224 amatör sporcu olmak üzere toplam 349 futbolcu oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu ile İpek İlter KİPER tarafından geliştirilen 30 maddelik Saldırganlık Envanteri ile Francis ve ark. 1992 tarafından geliştirilen, ülkemiz için geçerlilik ve güvenirlik çalışması, Karancı ve arkadaşları tarafından yapılan 24 maddelik Eysenck Kişilik Anketi-Kısaltılmış Formu (EKA-GGK) kullanılmıştır. Verilerin dağılımlarıyla ilgili öncelikli olarak normallik testi (Kolmogorow-Smirnov D test – Shapiro Wilk) yapıldı. Çalışmaya katılan sporcuların dağılımları ve yüzdeleri tanımlayıcı istatistik (Descriptive Statistics) ile belirlendi. Sporcuların sporculuk düzeyine göre normal dağılıma sahip olan yıkıcı, edilgen ve genel saldırganlık puanlarının karşılaştırılmasında α=0.05 anlamlılık düzeyinde bağımsız örneklem T Testi (Independent Sample T Test) uygulanırken, normal dağılıma sahip olmayan atılganlık, nörotizm, dışa dönüklük, psikotizm ve yalan puanlarının karşılaştırılmasında α=0.05 anlamlılık düzeyinde Mann Whitney-U testi uygulandı. Bunun yanında profesyonel ve amatör sporcuların saldırganlık ve kişilik puanları arasındaki ilişkiyi saptamak için ise Spearman Kolerasyon testi uygulandı. Verilerin istatistiğinde SPSS 20.0 paket programı kullanıldı. Yapılan analizler sonucunda sporculuk düzeyine göre futbolcuların kişilik alt boyutlarında nörotizm ve dışa dönüklük hariç diğer alt boyutlarda, saldırganlık alt boyutlarında ise atılganlık hariç diğer alt boyutlarda anlamlı farklılıklar saptandı. Sonuç olarak amatör futbolcuların profesyonel futbolculardan daha saldırgan olduğu bulundu. Amatör futbolcuların psikotizm puanlarının profesyonel futbolculardan, profesyonel futbolcuların ise yalan puanlarının amatör futbolculardan daha yüksek olduğu görüldü. Anahtar Kelimeler: Saldırganlık, Kişilik, Futbol.
Farklı spor dallarındaki sporcu, seyirci ve yöneticilerin küresel vatandaşlık ve saldırganlık ilişkisi (Adana – Mersin ili örneği)
Bu çalışmanın amacı farklı spor dallarındaki sporcu, seyirci ve yöneticilerin küresel vatandaşlık ve saldırganlık düzeyleri arasında ilişki olup olmadığının araştırılmasıdır. Araştırmanın evrenini, Adana ve Mersin illerinde bulunan sporcular, seyirciler ve yöneticiler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise evrenden tesadüfi olarak seçilen, 18 yaş ve üzeri 200 profesyonel sporcu, 514 seyirci ve 71 yönetici olmak üzere toplam 785 katılımcıdan oluşmaktadır. Bu araştırmada, veri toplama aracı olarak Morais ve Ogden (2011) tarafından geliştirilen, İbrahim Fevzi Şahin ve Fatih Çermik tarafından Türkçeye uyarlanan "Küresel Vatandaşlık Ölçeği", ile İpek İlter (Kiper) tarafından geliştirilen "Saldırganlık Envanteri" (Kiper 1984) kullanıldı. Ayrıca, katılımcıların demografik özelliklerini tespit etmek için araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu kullanıldı. Araştırma problemlerine cevap bulmak için deneklere uygulanan anketler bilgisayar ortamına SPSS 15,0 ile girildi. Araştırma sonucunda; sporcuların küresel vatandaşlıkları ile cinsiyet, yaş ve spor yapma sürelerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık görülmemektedir (p>0.05). Ancak, öğrenim durumlarında küresel vatandaşlık ölçeğinin, küresel yetkinlik alt boyutunda, aylık gelirin ise küresel sosyal sorumluluk alt boyutunda anlamlı fark olduğu tespit edildi (p<0.05). Saldırganlık durumlarında ise cinsiyet değişkeninde atılgan saldırganlığın kadınlarda erkeklere oranla anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu tespit edildi (p<0.05). Öğrenim durumu değişkeninde de, yıkıcı saldırganlık alt boyutu ile edilgen saldırganlık alt boyutunda orta öğretim eğitim düzeyine sahip olanların üniversite eğitimine sahip olanlara göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu tespit edildi (p<0.05). Yaş değişkeninde de yıkıcı ve edilgen saldırganlık alt boyutları ile toplam saldırganlıkta 20 yaş ve altı sporcuların, 21-25 yaş ile 31 yaş üstüne göre anlamlı düzeyde fark olduğu tespit edildi (p<0.05). Spor yapma süresinde ise toplam saldırganlığın 6-10 spor yapanın 16 yıldan fazla spor yapana göre anlamlı düzeyde fark olduğu görüldü (p<0.05). Spor yöneticilerinde; küresel vatandaşlık ile çalışmaya katılanların demografik özelliklerinin herhangi birinde anlamlı bir farklılık tespit edilmedi (p>0.05). Ancak, saldırganlık durumlarına ilişkin, yaş değişkeninde atılgan saldırganlık alt boyutunda 31-40 yaş arası grubun 30 yaş ve altı ile 41 yaş ve üstünde anlamlı düzeyde fark olduğu tespit edildi (p<0.05). Aylık gelir değişkeninde ise, edilgen saldırganlık alt boyutunda 2000 TL ve daha az aylık gelire sahip olanların 3001 TL daha fazla olanlara göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu tespit edildi (p<0.05). Seyircilerde; cinsiyet değişkenine göre toplam küresel vatandaşlık, küresel sivil katılım ve sosyal sorumluluk alt boyutlarında anlamlı farklılık tespit edildi (p<0.05). Müsabakalara gitme durumunda da toplam küresellik, küresel sivil katılım ve küresel yetkinlik alt boyutlarında anlamlı farklılık tespit edildi (p<0.05). Seyircilerin saldırganlık durumunda ise sadece cinsiyet değişkeninde erkek seyircilerin kadın seyircilere göre yakıcı saldırganlık alt boyutunda anlamlı düzeyde farklılık olduğu tespit edildi (p<0.05). Anahtar Kelimeler: Küresel Vatandaşlık, Saldırganlık, Sporcu, Seyirci, Spor Yöneticisi
Türkiye'de linç kültürünün yeni medyada yeniden üretimi
Bu çalışmada Türkiye'nin linç kültürü incelenmiş ve yeni medya üzerinden yeniden nasıl üretildiği açıklanmıştır. Ülkemizde şiddet üzerine yapılan çalışmalar sayı olarak oldukça fazla iken linç konusu üzerine eğilen çalışmaların yetersiz olduğu görülmüştür. Türkiye'de gerçekleşen linç olayları hem fiziki olarak sokaklarda hem de sanal olarak sosyal medya mecralarında yaşanmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, linçin kavramsal çerçevesi çizilmiştir. Kitle psikolojisi ile linç olayları arasındaki ilişki açıklanmıştır. Bu bağlamda şiddet ve saldırganlık duygusu ile linç arasındaki bağlantı da çalışmanın önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Linç olaylarının meydana gelmesinde pek çok faktörün etkili olduğu düşünülmektedir. Linçin kaynakları bölümünde linç ve milliyetçi ideoloji arasındaki ilişki incelenmiş, politik söylemlerin linç olaylarının yaşanması üzerindeki etkisi örneklerle açıklanmıştır. Çalışmanın önemli bir bölümünü oluşturan şiddet biçimleri olgusu, erillik ve psikolojik etkenler üzerinden de incelenmiştir. Toplumda linç olaylarının yaşanmasına neden olabilen faktörler çok yönlü olarak tartışılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümü, medyanın dönüşümü ve nefret söylemlerinin medya içindeki yeri hakkında yapılan araştırmalardan oluşmaktadır. Bu bağlamda, medya sektörünün dönüşümü ve Türkiye'deki sürecine değinilmiştir. Yeni medya üzerinden oluşan sanal kültür kavramı açıklanmıştır. Çalışmanın üçüncü ve son bölümünde bulgular ve değerlendirmelere yer verilmiştir. Basına yansıyan haberlerin sosyal medya üzerinden aldığı yorum ve etkileşimler incelenmiştir. Sosyal medyada gerçekleşen linç olaylarının örneklerine yer verilmiş, örnekler nitel analiz ve eleştirel söylem analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Çalışmanın sonucunda, Türkiye'de linç olaylarının sürecinde etkili olan pek çok faktör açıklanmış ve toplumsal bir sorun olan linçin yaşanmaması için alınabilecek önlemler sıralanmıştır.
İlköğretim 2. kademe öğrencilerinin saldırgan davranışlar gösterme düzeylerine göre boş zaman değerlendirme etkinliklerinin incelenmesi
11 ÖZET İLKÖĞRETİM 2. KADEME ÖĞRENCİLERİNİN SALDIRGAN DAVRANIŞLAR GÖSTERME DÜZEYLERİNE GÖRE BOŞ ZAMAN DEĞERLENDİRME ETKİNLİKLERİNİN İNCELENMESİ Ersim ÇIPLAK Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Danışman: Yard. Doç. Dr. Sabahattin Çam Nisan, 2004, 96 Sayfa Bu çalışmada, ilköğretim 2. kademe öğrencilerinin saldırgan davranışlar gösterme düzeylerine ve cinsiyetlerine göre boş zaman değerlendirme etkinliklerinin farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Örneklem, Adana'nın Seyhan ilçesinde bulunan ilköğretim okullarının 6., 7. ve 8. sınıflarına devam eden 346 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada veriler, "Boş Zaman Değerlendirme Anketi" ile toplanmıştır. Verilerin analizinde frekans, yüzde ve ki-kare tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre, saldırganlık düzeyi yüksek olan Öğrencilerin daha çok sportif etkinliklerle boş zamanlarım değerlendirdikleri bulunmuştur. Saldırganlık düzeyi düşük olanların ise, sanatsal/yaratıcı etkinlikler yaptıkları tespit edilmiştir. Pasif boş zaman değerlendirme etkinliklerine bakıldığında, saldırganlık düzeyi yüksek ve saldırganlık düzeyi düşük öğrencilerin en çok eğlendirici ve dinlendirici etkinlikleri yaptıkları saptanmıştır.Cinsiyete göre, kızların daha çok sanatsal yaratıcı etkinlikleri yaptıkları bulunmuştur. Erkeklerin ise, sportif etkinlikleri daha çok yaptıkları saptanmıştır. Pasif boş zaman değerlendirme etkinliklerine bakıldığında, kızların ve erkeklerin en çok eğlendirici ve dinlendirici etkinlikleri yaptıkları tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Boş zaman, Boş zaman değerlendirme, Aktif boş zaman değerlendirme, Pasif boş zaman değerlendirme, Saldırganlık
Anne baba saldırganlığı ile lise öğrencilerinin saldırganlığı arasındaki ilişkinin incelenmesi
ÖZET ANNE BABA SALDIRGANLIĞI İLE LİSE ÖĞRENCİLERİNİN SALDIRGANLIĞI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ Zeynep BOLAT KARATAŞ Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Danışman: Yrd. Doç. Dr. Mehmet BİLGİN Ocak 2002, 84 sayfa Bu araştırmada, lise düzeyinde okula devam eden öğrencilerin anne-baba saldırganlık düzeyi, cinsiyet, sınıf düzeyi ve kardeş çifti türü açısından saldırganlık düzeylerinin farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Uygulamalar Adana Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde bulunan orta öğretim okulları arasından Yüreğir ve Seyhan İlçesinden ikişer olmak üzere toplam dört okuldan iki kardeşli ve anne-babalı 276 öğrenci ve onların anne-babaları üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada öğrencilerin ve anne-babaların saldırganlık puanlarına ilişkin veri toplamak amacıyla Saldırganlık Envanteri kullanılmıştır. Saldırganlık davranışları ile ilgili daha açıklayıcı bilgi alabilmek için Saldırganlık Envanterinden 7 düşük 7 yüksek puan alan toplam 14 öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak görüşme yapılmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerin demografik özellikleri için Bilgi Formu kullanılmıştır. Elde edilen verilerin istatistiksel analizinde çift yönlü varyans analizi, scheffe testi ve t testi kullanılmıştır. Bulgular; anne-baba saldırganlık düzeyleri ile öğrencilerin saldırganlık puanlan arasında anlamlı farklılıklar olduğunu göstermiştir. Analizler yüksek saldırganlık düzeyinde anne-babaya sahip öğrencilerin saldırganlık puanlarının orta ve düşük saldırganlık düzeyindeki anne-babaya sahip öğrencilerin saldırganlık puanına göre, orta saldırganlık düzeyindeki anne-babaya sahip öğrencilerin saldırganlık puanlarının düşük saldırganlık düzeyinde anne-babaya sahip öğrencilerin saldırganlık puanlarına göre anlamlı farklılıklar olduğunu ortaya koymuştur. Öğrencilerin cinsiyeti, sınıf düzeyi ve kardeş çifti türü açısından saldırganlık puanlarında anlamlı farklılıklar bulunamamıştır. Buna karşın sınıf düzeyi ve anne saldırganlık düzeyinin öğrencilerin saldırganlık puanlan üzerinde ortak etkisi anlamlı bulunmuştur.Ill Sonuç olarak anne-babanın saldırganlık düzeyi arttıkça öğrencilerinde saldırganlık düzeyleri artmaktadır. Anahtar Kelimeler: Saldırganlık, Şiddet, Öğrenci, Ana-baba
Ergenlerde bilişim teknolojileri kullanımı ve saldırganlık ilişkisi
Bu çalışma; ergenlerin bilişim teknolojilerini kullanımı ile saldırganlık arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır.Araştırmanın evrenini 2007?2008 eğitim ve öğretim yılında Adana ili Seyhan İlçesi sınırları içerisinde bulunan orta öğretim kurumları 9?10?11. sınıf öğrencileri oluşturmuştur. 2006?2007 yılında orta öğretim kurumlarında eğitimin 4 yıla çıkartılmasından dolayı 12. sınıf öğrencileri araştırma kapsamına alınamamıştır. Seyhan ilçesinde bulunan orta öğretim okulları, bulundukları mahallelerin sosyo-ekonomik durumuna göre ve ilçe milli eğitim müdürlüğünden alınan bilgiler doğrultusunda sınıflandırılmıştır. Bu okullar arasında kolay ulaşılabilir örneklem seçme yoluna göre sosyo-ekonomik düzeyi farklı toplam 6 orta öğretim okulu belirlenmiştir. Araştırmanın örneklemini 6 orta öğretim okulunun 9. , 10. ve 11.sınıflarına devam eden 249 erkek ve 270 kız toplam 526 öğrenci oluşturmaktadır.Araştırmada veri toplamak amacıyla ?Saldırganlık Ölçeği? ve ?Bireyi Tanıma Formu? kullanılmıştır. Ölçek ve anket ile toplanan verilerin çözümlenmesinde frekans dağılımı ve kay-kare teknikleri kullanılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi p< 0,5 olarak alınmıştır.Araştırma sonuçları bilgisayar ve internet kullanan ergenlerin saldırganlık ortalamalarının kullanmayan ergenlere göre daha yüksek olduğunu göstermiştir. Bilgisayar oyunu oynayan ve oynamayan ergenlerin saldırganlık puanları ortalamaları arasında da anlamlı fark bulunmuştur. Savaş ve strateji oyunlarını tercih eden ergenlerin saldırganlık puanları daha yüksek bulunmuştur. Bilişim teknolojisinin kullanım yerine göre saldırganlık düzeylerinde anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Bilgisayar ve interneti kullanım sürelerinde artışa paralel olarak saldırganlık düzeylerinde anlamlı fark bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Ergenlik, saldırganlık, bilgisayar, internet.
Ergenlerde spoara katılımın saldırgan davranışlar üzerine etkilerinin incelenmesi
Ergenlerde spora katılımın saldırgan davranışlar üzerine etkilerin incelenmesi.Bu çalışmanın amacı spor yapan ergenlerle spor yapmayan ergenlerin saldırgan davranışlarının incelenmesidir. Katılımcıların saldırganlık düzeyleri, lisanslı ve lisanslı olmama, anne-baba eğitim düzeyi, anne bana mesleği, ailenin ekonomik durumu ve cinsiyete göre ele alınmıştır.Veri toplama aracı olarak Kocatürk tarafından geliştirilen saldırganlık ölçeği kullanılmıştır. Çalışmaya Adana ili Seyhan ve Yüreğir ilçelerindeki Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı liselerden tabakalama yöntemiyle farklı sosyo ekonomik düzeyden 10 lise belirlenmiştir. Seçkili örnekleme yöntemiyle bu liselerde öğrenim gören öğrencilerin lisanslı spor yapıp yapmama durumuna göre toplam 600 öğrenciye ölçek uygulanmıştır. Araştırmacı ve beden eğitimi öğretmenleriyle beraber belirlenen öğrencilere uygulanan saldırganlık ölçeğinden toplam 407 tanesi değerlendirilmeye uygun bulunmuşturAraştırma sonucunda, öğrencilerin lisanslı sporcu durumlarına, anne-baba meslek ve anne-baba eğitim düzeylerine göre saldırganlık puanları arasında anlamlı bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Ancak cinsiyete ve ailenin aylık gelir düzeyine göre öğrencilerin saldırganlık puanları arasında istatistiksel anlamda bir fark olduğu belirlenmiştir. Erkek öğrencilerin kızlara göre istatistiksel anlamda daha yüksek saldırganlık puanına (p<0.023), aile aylık geliri 600tl ve aşağısında olan öğrencilerin saldırganlık puanlarının diğer öğrencilere göre daha düşük olduğu saptanmıştır (p<0.000).Anahtar Kelimeler: Saldırganlık, Ergenlik, Spor
Ortaokul son sınıf öğrencilerinin öfke ve saldırganlık düzeylerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi
Araştırmanın örneklemini ortaokul sekizinci sınıfa devam eden 360 kız, 363 erkek olmak üzere toplam 723 öğrenci oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak ?Sürekli Öfke ve Öfke İfade Tarzı Ölçeği?, ?Saldırganlık Ölçeği? ve ?Kişisel Bilgi Formu? kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde, t-testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (Anova), Tukey Post Hoc testi ve Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, cinsiyet, anne baba tutumu ve ailede şiddet görme durumu değişkenlerine göre öğrencilerin Sürekli Öfke puanları farklılık göstermiştir. Sürekli Öfke İfade Tarzları ise ailenin gelir durumu, anne baba tutumu ve aileden şiddet görme değişkenlerine göre farklılık göstermiştir. Öğrencilerin saldırganlık düzeyleri cinsiyet, ailenin gelir durumu, babanın sağ ya da ölü olma durumu, anne baba evli ya da boşanmış olma durumu, anne baba tutumu ve ailede şiddet görme değişkenlerine göre farklılık göstermiştir. Ayrıca öfke ve öfke ifade tarzı ile saldırganlık arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur.
Ergenlerde görülen saldırgan davranışlarda ebeveyn ve ergenlere uygulanan psikoeğitim programının etkisinin incelenmesi
Bu araştırmada, saldırgan davranışları olan ergenlere yönelik "Şiddet ve Saldırganlıkla Baş Etme" programı ve bu ergenlerin ebeveynlerine yönelik "Şiddetsiz Karşı Koyma" ebeveyn programı uygulanmıştır. Bu programların ergenlerde görülen saldırganlık, anne-babalarının ebeveynlik rolüne ilişkin kendilik algıları, aile ilişkileri ve anne-baba stres düzeyleri üzerindeki etkisi incelenmiştir. Araştırma karma desenli bir çalışmadır. Araştırmanın deney grubunda bulunan öğrencilere sistemik aile terapileri kuramlarına dayalı olarak oluşturulan 10 oturumluk 'Şiddet ve saldırganlıkla baş etme psikoeğitim programı' uygulanırken, onların anne-babalarına yönelik 14 oturumluk 'Şiddetsiz karşı koyma ebeveyn programı' uygulanmıştır. Kontrol gruplarına ise herhangi bir işlem yapılmamıştır. Deney grubu öğrencilerine haftada bir olmak üzere ortalama 90 dakika süren 10 oturum uygulanırken, onların ebeveynlerine haftada bir olmak üzere ortalama 90 dakika süren 14 oturum uygulanmıştır. Araştırmanın nicel verileri deney ve kontrol grubunda bulunan öğrencilere uygulanan 'Saldırganlık Ölçeği', ve ebeveynlere uygulanan 'Anne-Baba Stres Ölçeği', 'Aile Değerlendirme Ölçeği' ve 'Ebeveynlik Rolüne İlişkin Kendilik Algısı Ölçeği' aracılığıyla elde edilmiştir. Söz konusu ölçekler deney ve kontrol grubu öğrenci ve anne-babalarına öntest, sontest ve izleme ölçümleri olarak uygulanmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin analizinde SPSS 17 paket programı kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verileri araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formlarıyla elde edilmiştir. Nitel verilerin analizinde içerik analizi yöntemikullanılmıştır. Bulgular incelendiğinde, ergen ve anne babalarına uygulanan programların ergenlerde görülen saldırgan davranışları azalttığı, ana-babalarının ebeveynlik becerilerini ve aile ilişkilerini geliştirdiği ve anne-baba stres düzeylerini anlamlı derecede düşürdüğü ve bu etkinin uzun süreli olduğu görülmüştür. Bu sonuçlardan hareketle özellikle ergenlere yönelik hizmet veren tüm kurumlarda, bu programların anne-babalarla işbirliği çerçevesinde uygulanması önerilmektedir. Ergenlerde görülen şiddet ve saldırganlık problemlerinin azaltılmasında, yapıcı ve sıcak ilişkilerin kurulduğu aile ortamının oluşturulması ve ebeveynlik becerilerinin geliştirilmesinin faydalı olabileceği düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Şiddet, saldırganlık, şiddet ve saldırganlıkla baş etme programı, şiddetsiz karşı koyma programı, aile ilişkileri