Çağatayca

Bu konu başlığı altında 57 tez

DoktoraAçık ErişimTR

Batı Türkistan Bölgesinde Şâdi Töre Cihangiroğlu tarafından yazılan Manzum Siyer-i Şerif (İnceleme-metin)

Türklerin Gök- Tanrı inancı ile ilgili olarak, bize ulaşan kitabelerde "Tengri'nin inayeti" ifadesi, ve yardımı, iyilikleri gibi sebeplerle Tengri'ye şükür temalı anlatımlar geçer. Türkler, VIII. yy.da topluluklar hâlinde Müslüman olmaya başlamaları ile beraber düşünce, edebiyat, kültür ve dil gibi pek çok alanda değişiklikler yaşamış ve bu değişime de kısmen uyum sağlamışlardır. Çalışmamızda Doğu Türkçesi ile yazılmış olan manzum bir siyeri, dönemin şartları, coğrafyanın etkileri ve dili açısından incelemeyi hedefledik. Çalışmamızın giriş bölümünde dinî- edebî ürünlerin tasnîfi, siyer konulu türler ve meşhur siyerler ile Türk dünyasında siyerin gelişimi konu edilmiştir. Kendisi hakkında pek az bilgiye ulaşabildiğimiz müellifimiz Şâdi Töre Cihangiroğlu (1855- 1933), hayatı ve eserleri ile birinci bölümün konusudur. İki adet taş baskı ve bir adet matbu baskısına ulaşabildiğimiz manzum siyerin tanıtımı ikinci bölümde yapılmıştır. Metnin transkripsiyonlu hali de üçüncü bölümde yer alır.

Cihangiroğlu, Şadi TöreManzum SiyerSiyer+1
Zeliha Dilek Keçeciler
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Çağatay Türkçesinde anlam ve fonksiyon açısından fiilde çatı

Tez konusu, Çağatay Türkçesi eserlerinin dil malzemesini oluşturan fiillerin anlam ve fonksiyon bakımından değerlendirilmesidir. Bu tezde Ali Şîr Nevâyî'nin manzum eserleri ile Hüseyin Baykara'nın Divân'ı taranarak çatı eki almış fiiller tespit edilmiştir. Fiiller çatı bakımından oldurgan çatı, ettirgen çatı, edilgen çatı, meçhul çatı, dönüşlü çatı, işteş çatı olmak üzere altı gruba ayrılmıştır. Her bir çatı kendi içinde yapı ve anlam olmak üzere iki ayrı başlık altında değerlendirilmiştir. Giriş bölümünde XVI. yüzyılda Orta Asya'da siyasi durum, Çağatay Türkçesinin oluşumu, Klasik Dönem Çağatay Türkçesinin iki önemli temsilcisi Ali Şîr Nevâyî, Hüseyin Baykara ve eserleri, Ali Şîr Nevâyî'nin etkileri hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde çatı kavramı ve çatı sınıflandırılması konusuna yer verilmiştir. İkinci bölümde çatı, yapı ve anlam bakımından değerlendirilmiştir. Sonuç bölümünde, fiiller, yapı ve anlam bakımından grafikler üzerinde sayısal verilerle gösterilmeye çalışılmıştır. Fiillerin etimolojik incelemesi, yapı bölümünde parantez içerisinde gösterilmiştir., Çatıda anlam bölümünde fiillerin anlamları ve anlam farklılıkları eserden alınan beyit örnekleriyle belirtilmeye çalışılmıştır. Fiillerin kendilerinden önceki kelimelerle oluşturduğu mecaz anlam dikkate alınmamıştır. Ayrıca birleşik fiillere ve deyimlere de yer verilmemiştir. Fiiller, alfabetik olarak sıralanmıştır. Eserlerde tespit edilen fiillerin gazel ve beyit numaraları parantez içinde beytin hemen yanında gösterilmiştir. Fiillere anlam verilirken öncelikle dönemin Çağatay sözlükleri dikkate alınmıştır, eğer fiil, sözlüklerde bulunmuyorsa veya fiilin yüklendiği anlam sözlüklerdeki anlamlarla uyuşmuyorsa, fiilin cümledeki anlamına göre -bağlama göre- değerlendirilmeye çalışılmıştır. Fiillerin yazılışında metindeki yazılışlara sadık kalınmış, fiillerin ünlülerinde veya yazılışlarında farklılıklar varsa bunların değişik kullanımları bir arada verilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çağatay Türkçesi, Ali Şîr Nevâyî, Hüseyin Baykara, yapı, anlam, fiil, çatı.

Ali Şir NevaiAnlamDil bilgisi-eylem+4
Serpil Soydan
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Doğu Türkçesi Vaaz Koleksiyonu (Gramer-metin-çeviri-dizin)

Yüksek lisans tezi olarak çalıştığımız bu eser, İsveç Lund Üniversitesi kütüphanesi Jarring Koleksiyonunda Prov. 4 numarasıyla yer almaktadır. Nerede ve ne zaman yazıldığı hakkında bir bilgimiz yoktur. Tahmini 1930'lu yıllarda yazıldığını düşünmekteyiz. Eseri istinsah eden kişi belirsizdir. Eserimiz Gramer - Metin - Çeviri - Dizin bölümlerinden oluşmaktadır. Tezin en son kısmında eserin tıpkıbasımına yer verilmiştir. Doğu Türkçesi Vaaz Koleksiyonu adını verdiğimiz bu çalışma beş metinden oluşmaktadır. İlk metin Evlilik Vaazı, ikinci metin Kefenlemenin Açıklaması, üçüncü metin Ölü Yıkamanın Kuralları, dördüncü metin Ölü Yıkamanın Başka Bir Yolu, beşinci metin Cenaze Namazının Farzı adlarını taşımaktadır. Çalışmamıza konu olan eser, siyah mürekkep ile yazılmıştır. Metin başlıkları ve metin içerisinde yer alan münâcâtın satır araları kırmızı mürekkep ile yazılmıştır. Tarafımızca çalışılan "Doğu Türkçesi Vaaz Koleksiyonu" 14 varaktan oluşmaktadır. Eser içerisinde satır sayıları 9 olmakla birlikte sadece ilk sayfa 8 satırdan oluşmaktadır. Üzerinde çalıştığımız bu metin geç dönem Çağatay Türkçesinin dil özelliklerini barındırmaktadır. Çağatay Türkçesinden Özbek, Uygur Türkçesine geçilen dönemi aydınlatmak açısından Türkoloji çalışmalarına katkı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Çağatay Türkçesi, Doğu Türkçesi, Vaaz

Dil özellikleriDoğu TürkçesiKoleksiyon+2
Hayri Meşedibi
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Doğu Türkçesi Tezkire-i Seyyid Âfâk Hâcem [42b-62b] (Giriş-gramer-metin-çeviri-notlar-dizin)

Arap harfleriyle yazılmış olan bu eserin, Yarkent'ten 1929 yılında alınmış bir nüsha olduğu ve bu nüshanın 1982'de Jarring Koleksiyonu'na bağışlanmış olduğu bilinmektedir. Eser, İsveç Lund Üniversitesi Kütüphanesi Jarring Koleksiyonu'nda yer almaktadır. Yüksek Lisans Tezi olarak hazırlanan bu çalışma (Giriş-Gramer-Metin-Çeviri-Notlar-Dizin) olmak üzere 6 bölümden oluşmaktadır. Eklerde Arapça veya Farsça iktibasların Türkçeye aktarılmış hali verilmiş, metnin "Tıpkıbasım"ı ise çalışmanın sonuna eklenmiştir. Eserin [42b-62b] kısmı incelenmiştir. Giriş bölümünde Seyyid Âfâk Hoca'nın hayatı, dönemi hakkında detaylı bilgiler verilip "Tezkire-i Seyyid Âfâk Hâcem" adlı metnin Türk Edebiyatındaki yerine değinilmiştir. Fonolojik ve morfolojik açıdan incelendiğinde Çağatay Türkçesi, Yeni Uygur Türkçesinin dil özelliklerinin etkisi metin üzerinde tespit edilmiştir. Bazı kelimeler üzerinde gramatikal ve etimolojik tespitler yapılmıştır. Dizin bölümüyle beraber metnin zengin bir söz varlığına sahip olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışma ile Doğu Türkçesi üzerine yapılacak olan yeni çalışmalara katkı sağlanması amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Tezkire-i Seyyid Âfâk Hâcem, Doğu Türkistan, Çağatay Türkçesi, Yeni Uygur Türkçesi

BiçimbilimDil bilgisiDil özellikleri+6
Efsun Yavuz
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çağataycanın Türk dilleri arasındaki yeri üzerine bir değerlendirme

Bu çalışmada, Şinca? Daşösi İlmiy Jurnili'nde yayınlanan (1993) Mir Sultan Osmanov ve Hemit Tömür'ün ?Ça?atay Tili To?risidiki Karaşlirimiz?(1993) adlı makalesi ele alınarak Çağataycanın Modern Özbekçe ve Yeni Uygurca ile olan ilişkisi değerlendirilmiş böylece Çağataycanın Türk dilleri arasındaki yeri ve öneminin belirtilmesi amaçlanmıştır. Türkoloji çalışmalarında bir kısım Türkologlar Çağataycanın Modern Özbekçenin temelini oluşturduğu ve Çağataycaya ait dil özelliklerinin günümüz dillerinden Modern Özbekçede korunduğu görüşünü savunmaktadır. Bunun yanı sıra Çağataycanın Yeni Uygurcaya kaynaklık ettiği ve Çağataycanın Yeni Uygur Türkçesi içinde muhafaza olduğu yönündeki farklı görüşü savunan Türkologlar da bulunmaktadır. Dolayısıyla Çağataycanın varisinin Özbekçe mi yoksa Çağatayca mı olduğu Türkoloji çalışmalarında henüz netlik kazanamamış bir konudur. Tez çalışmamızın da kaynağını oluşturduğu, Hemit Tömür ve Mir Sultan Osmanov'un ?Ça?atay Tili To?risidiki Karaşlirimiz? (1993) adlı bu makalesi, Çağataycanın Modern Özbekçe ve Yeni Uygurca ile olan yakınlığını detaylı bir biçimde inceleyerek Çağataycanın Yeni Uygurcanın temeli olduğuna dolayısıyla Çağataycanın günümüzde Yeni Uygurcada korunmakta olduğuna dair görüşlerini Sesbilgisel (Fonetik), Biçimbilimsel (Morfolojik), Dilbilgisi (Gramer) ve söz varlığı (Leksikolojik) dil verilerinine dayandırarak açıklamaktadır. Türkoloji çalışmalarında henüz netlik kazanmamış, tartışmaya açık olan bu konu bu tez çalışmasında sözkonusu makaleden yola çıkılarak yeniden değerlendirilmiş sonuç olarak, her iki dilinde Çağatayca ögeler taşıdığı kabul edilmekle birlikte temel kurallar göz önünde bulundurularak Çağataycanın günümüz dillerinden Yeni Uygurcada korunmakta olduğu sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimler: Çağatayca, Çağatay Türkçesi, Çağatay Dili, Nevayi Dili, OrtaTürkçe, Yeni Uygurca, Özbekçe, Modern Özbekçe.

Çağatayca
Safiye Yılmaz
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Doğu Türkçesi Tezkire-i Seyyid Âfâk Hâcem [22b-42a]

Bu çalışma ile Doğu Türkistan sahasında dini ve siyasi kimliği ile önem taşıyan Seyyid Ȃfak'ın biyografisinden oluşan Tezkire-i Seyyid Âfâk Hâcem adlı eserin bilim dünyasına tanıtılması hedeflenmiştir. Bu eser sadece bir biyografi olmakla kalmayıp Hocalar Devri'nin siyasi, tarihi ve sosyal hayatını aydınlatmaktadır. Eserin kim tarafından yazıldığı belli değildir. Eserin adı daha önce hiçbir kaynakta zikredilmemiştır. Tezkire-i Seyyid Âfâk Hâcem adlı eserin Türk dili ve edebiyatına kazandırılması bu çalışmanın asıl faydasıdır. Eser Doç. Dr. Mehmet Turgut BERBERCAN'ın İsveç Uppsala Üniversitesi'nde yaptığı araştırmalar sonucunda Lund Kütüphanesi El Yazması Kitaplığı Jarring Kolleksiyonu'nda tespit edilmiştir. Toplam 60 varaktan oluşmakta olan bu eserin tez çalışmasında 22 varağı incelenmiştir. Tezkire-i Seyyid Âfâk Hâcem isimli bu eser Arap harflerinden transkripsiyon esaslarına uygun olarak Latin alfabesine çevrilmiştir. Türkiye Türkçesindeki anlamlarıyla birlikte alfabetik olarak hazırlanan dizin ile döneme ait söz varlığına ışık tutulmuştur.

Afak HocaDil bilgisiDil bilim+4
Kader Çamur
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Doğu Türkçesi Tezkire-i Seyyid Âfâk Hâcem [3a-22a]

Bu çalışma Tezkire-i Seyyid Âfak Hâcem adlı eserin İsveç Lund Üniversitesi Kütüphanesi'nde bulunan nüshası temel alınarak gerçekleştirilmiştir. Eser 1929 yılında istinsah edilmiş bir nüshaya dayanmaktadır. Doğu Türkçesi ile yazılmış bu eser toplamda 60 varaktan oluşmaktadır. Bu tezde eserin 22 varağı ele alınmıştır. Bu çalışmada, Hocalar Devri'nde dini ve siyasi açıdan önemli bir yeri olan Seyyid Âfak'ın hayatı ele alınmıştır. Çalışmada, dönemin tarihi ve siyasi durumu hakkında bilgiler verilmekte ve eserin yazıldığı döneme ışık tutulmaktadır. Arap harfli eser metni, transkripsiyon esaslarına dikkat edilerek Latin harflerine çevrilmiştir. Bu çalışma vasıtasıyla Doğu Türkçesi üzerine hazırlanmış literatüre yeni bir metin kazandırılmıştır. Metnin dizini vasıtasıyla eserin söz varlığı aydınlatılmış, Türk Dili ve Edebiyatı literatürüne bir kaynak eser daha katılmıştır. Anahtar Kelimeler: Âfak Hoca, Tezkire-i Seyyid Âfak, Doğu Türkistan, Çağatay Türkçesi

Afak HocaDil bilgisiDil bilim+3
Zeynep Demir
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Topkapı Sarayı Kütüphanesi revan: 805 numarada kayıtlı Ali Şîr Nevâyî'ye ait "Devâvîn" nüshâsı (Notlandırılmış metin- nesre çeviri- inceleme)

Klâsik Çağatay dili ve edebiyatının gelişiminde önemli bir yere sahip olan Alî Şîr Nevâyî, yalnızca Orta Asya -Çağatay- edebiyatının önemli şâiri olmakla kalmamış tüm Türk dünyasında geniş yankı uyandırmıştır. Yetkin dil bilincine sahip bir dil ustası, şâir olmasının yanı sıra siyasetçi kimliği ve güçlü bir devlet adamı olması ile kendisinden sonra gelen hem Türk hem de Batılı şâirleri derinden etkilemiştir. Türkçe ile Farsçayı mukayese ederek pek çok yerde Türkçenin üstünlüğünü savunmuş, eserlerinde milli bilinci öne çıkarmayı amaç edinmiştir. Tarih, mesnevi, tezkire, aruz gibi çeşitli tür ve konularda birçok eser vücuda getirmiş olmakla birlikte özellikle manzum eserleri arasında yer alan divânları büyük önem arz etmektedir. Nevâyî'nin dört divânını topladığı eser nüshâsı, "Devâvin Nüshası" adını taşımaktadır. Nüshâ, Nevâyî'nin dört divânından seçilen gazellerin yanında Nevâyî'nin müstakil divânlarında yer almayan farklı gazelleri de içermesi bakımından değer taşımaktadır. Devâvin Nüshâsı, toplamda 686 gazel ve 6 rubâîden oluşmaktadır. Bu çalışmada, öncelikle "Devâvîn Nüshâsı"nda yer alan gazel ve rubâîlerin transkripsiyon alfabesine aktarımı sağlanmış, ardından gazellerde geçen belli başlı kavramlar hakkında notlandırma tekniği ile bilgi verilmiştir. Söz konusu gazellerin şekil ve muhtevâ yönünden de irdelenmesi ile çalışma nihâyete erdirilmiştir.

Ali Şir NevaiDivan edebiyatıDivan şiiri+5
Nida Şeran
Yozgat Bozok University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sibîcâbî Gülistan çevirisi: Giriş-dil incelemesi-metin-çeviri-dizin-tıpkıbasım

Bu çalışmada, Sa'dî'nin Gülistan adlı eserinin Doğu Türkçesi çevirisi incelenmiştir. Sibîcâbî'nin H. 800 (1397-1398) yılında yaptığı bu çeviri, Gülistan'ın tarihi Türk lehçelerine yapılan üç çevirisinden biri olarak değerlendirilmektedir. Çalışmada; tek nüshası British Library'de, Or. 11685 numara ile kayıtlı olan el yazması metnin taranarak oluşturulan ve söz konusu kütüphaneden sağlanan cd kopyası kullanılmıştır.Tez; giriş, dil incelemesi, metin, çeviri, dizin olmak üzere beş ana bölümden oluşmaktadır.Tezin giriş bölümünde; Sa'dî ve Gülistan hakkında bilgi verilmiş, eserin teze konu olan nüshası tanıtılarak bu nüshanın kimi yazım özellikleri üzerinde durulmuştur. Bu bölümde ayrıca Gülistan'ın Kuzey, Doğu ve Batı Türkçelerine yapılan üç çevirisi, kimi yönlerden karşılaştırılmıştır.Dil incelemesi bölümünde eserin tam bir grameri çıkarılmış; metnin dil özellikleri, Harezm-Altınordu ve Çağatay Türkçelerine yaklaşan yönleri saptanarak dilsel verilerden hareketle eserin ait olduğu dönemin belirlenmesine çalışılmıştır. Bu bölümde, kimi konuların işlenmesinde yararlanılmak amacıyla hem önceki dönemlere hem de Harezm-Altınordu ve Çağatay Türkçelerine ilişkin çok sayıda eserden elde edilen örnek sözcük, tanık olarak kullanılmıştır.Metin bölümünde, eserin çeviriyazısı yapılmıştır. Bu bölümde; metnin kimi yazım özelikleri, metinle ilgili kimi değerlendirmeler ve gerekli görülen açıklamalar dipnot olarak gösterilmiştir. Metinde geçen ayetler, hadisler, Arapça ve Farsça şiir parçaları, kalıp sözler, özgün yazımlarıyla gösterilmiş; ayetlerin çeviriyazısı ile anlamları dipnot olarak verilmiştir.Çeviri bölümünde, eserin Türkiye Türkçesine çevirisi yapılmıştır. Bu bölümde, özgün metinde geçen manzum parçaların yine manzum olarak hece ölçüsü ile çevrilmesine ve özgün metindeki uyak örgüsünün korunmasına çalışılmıştır.Dizin bölümünde, eserin gramatikal dizini hazırlanmış; her sözcüğün metin bağlamından kaynaklanabilecek farklı anlamları, ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Bu bölümde ayrıca madde başlarının metinde kaç kere geçtiği belirlenmiş ve ilgili madde başının yanına yazılmıştır. Metinde yer alan deyimler, kalıp sözler, özel anlamlı birleşik eylemler anlamlandırılmış; bu anlamlar, ilgili sözlerde geçen her sözcüğün değerlendirildiği madde başında tekrar edilmiştir. Gramatikal dizine ek olarak metinde geçen sözcüklerin sıklık dizini yapılmıştır. Ayrıca metinde geçen eylemlerin ve eylem dışındaki sözcüklerin kullanım sıklıkları gözetilerek hazırlanmış başka bir dizinde, her iki gruptaki sözcüklerin kullanım sayısına göre yukarıdan aşağıya dizilmiş yüzer tanesi örnek olarak verilmiştir.Teze British Library'den sağlanan özgün metnin bir örneği, tıpkıbasım olarak eklenmiştir.

Doğu TürkçesiGülistanHarezmce+4
Oğuz Ergene
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çağatay Türkçesinden Özbek Türkçesine anlam değişmeleri

Yaşamımızın ve gelişimimizin temeli olan dil, gerek günümüzdeki varlığı gerek tarihi varlığı ve oluşumuyla bilim tarihinin her döneminde araştırma konusu olarak kendine yer bulmuştur. Toplumların kökenleri, akrabalıkları ve birbiriyle olan ilişkilerinden kültürü, inanışı hatta yaşadığı coğrafyaya kadar ipuçları ve izler barındırıp aslında bunların toplamından oluşan dil, incelendikçe varlığımıza ve benliğimize ışık tutmaya devam edecektir. Ülkemizdeki dil çalışmalarının en genç kollarından olan dil bilimi, bu kapsamda önemli bir alanı oluşturmaktadır. Dil biliminin en geniş kolu olan anlam bilimi zemininde oluşturulan bu çalışma, tarihi Çağatay Türkçesini bugünkü temsilcisi Özbek Türkçesi ile anlamsal boyutta karşılaştırıp incelemeyi amaçlar. Bu zeminde çalışma, Dr. Suat Ünlü'nün Çağatay Türkçesi Sözlüğü adlı eserini Nizamiddin Mahmud - Ertuğrul Yaman'ın Özbek Türkçesi- Türkiye Türkçesi ve Türkiye Türkçesi- Özbek Türkçesi Karşılıklar Kılavuzu adlı eseri ve Berdak Yusuf'un Türkçe-Özbekçe ve Özbekçe-Türkçe Sözlüğü adlı eseri ile karşılaştırarak oluşturulmuştur. Karşılaştırma sonucu ortak olan kelimelerin anlam alanı belirlenip anlam değişmelerine göre (anlam daralması, anlam genişlemesi, anlam iyileşmesi, anlam kötüleşmesi ve başka anlama geçiş) tasnif edilmiştir. Anlam alanı belirlenirken Emek Üşenmez'in Özbekçe - Türkçe Sözlük adlı eserinden faydalanılmıştır. Birbirini devam ettiren bu iki tarihi ve çağdaş lehçenin anlam değişmeleri ile sözcük kullanımındaki benzerlik ve farklılıklar belirlenmiştir.

AnlamAnlam bilimAnlam daralması+7
Fatma Kurt
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kaşgar'da 1923-1940 arası basılan yayınların dili: Çağatayca ve Yeni Uygurca ile karşılaştırma

Bu çalışmada başta Doğu Türkistan'da bulunan Uygurlar tarafından kullanılan Uygurcanın 1923-1940 yılları arasındaki dil özellikleri Çağatayca ve Yeni Uygurca ile karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. 20. yüzyılın ilk çeyreğine kadar Orta Asya İslami Türk yazı dili olan Çağatayca, mahallî şivelerin yazı dili olması ile bu bölgede yerini Yeni Uygurcaya bırakmıştır. Yeni Uygurca genel bir kanı olarak 1955 sonrası resmiyet kazanmıştır. Kimi araştırmacılar ise Yeni Uygurcanın 1930'lu yıllarda kendini göstermeye başladığı fikrindedir. Bu fikirler doğrultusunda ulaşabildiğimiz eserlerden hareket ederek Yeni Uygurcanın 1923-1940 yılları arası durumu yani Çağataycadan Yeni Uygurcaya geçiş dönemi dil özellikleri bakımından incelenmiştir. Belirlenen özellikler Çağatayca ve Yeni Uygurca ile karşılaştırılmıştır. Çalışmanın malzemesini, Kaşgar'da 1923 yılında İsveçlilerin matbaasında basılan Hz. Davud'un Zebur'u ve 1933-1937 yılları arasında Kaşgar'da çıkarılan Şarkȋ Türkistan Hayatı, Erkin Türkistan ve Yeni Hayat adlı gazeteler oluşturmaktadır. Öncelikle metinlerin çeviri yazısı yapılmış, metinlerin gramatikal dizini çıkarılmış, ses ve şekil bilgisi özellikleri belirlenmiş ve bunlar Çağatayca ve Yeni Uygurca ile karşılaştırılmıştır. Sonuç bölümünde ise elde edilen bulgulardan hareket ederek metinlerin dilinin nasıl bir özellik gösterdiği, Çağatayca mı yoksa Yeni Uygurcaya mı daha yakın olduğu üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: Çağatayca, Yeni Uygurca, Zebur, Şarki Türkistan Hayatı, Erkin Türkistan, Yeni Hayat

Dil özellikleriDoğu TürkistanGazeteler+5
Adem Yeloğlu
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uygur harfli Rızvan Şah ile Ruh-Afza Hikâyesi'nde birleşik fiiller ve durum ekli tamlayıcıları

Uygur Harfli Rızvan Şah İle Ruh-Afza Hikâyesi, Eski Uygur alfabesiyle yazılmış İslamî devreye ait Çağatayca mensur bir hikayedir. 1435 yılında Mansur Bahşı tarafından yazılan bu eser çift kahramanlı bir aşk hikayesi olup, eserde Çin padişahı Rızvan Şah ile peri padişahının kızı Ruh-Afza arasında geçen aşk anlatılır. Bu çalışmada, giriş bölümünde Uygur Harfli Rızvan Şah İle Ruh-Afza Hikâyesi adlı eserin kısa bir özeti, eserin dili olan Çağatay Türkçesi, birleşik fiil, isim durum ekleri ve fiil-tamlayıcı ilişkisi hakkında genel bilgiler verildi. İnceleme kısmında birleşik fiiller; 1-(isim)+(fiil) yapısındaki birleşik fiiller, 2-(fiil)+(fiil) yapısındaki birleşik fiiller, 3-Anlamca kaynaşmış ve deyimleşmiş birleşik fiiller şeklinde üç ana başlık altında, cümle içinde ihtiyaç duydukları isim durum ekleri ile birlikte literatürdeki ortak görüşler doğrultusunda gösterildi. Sonuç kısmında, isim veya isim unsurlarıyla birleşik fiil oluşturan yardımcı fiillerin kullanılma sıklıklarının sayı ve oranları, birleşik fiillerin yapısal olarak sayıları ve birbirlerine oranları ve yine birleşik fiillerdeki isim ve isim unsurlarının hangi sözcük türünden olduklarının sayıları ve oranları tablosal verilerle gösterildi. Sonuç kısmında yine isim durum eklerinin, eserde kullanılma sıklıklarının birbirlerine oranları ve birden fazla isim durum eki almış birleşik fiiller almış oldukları isim durum ekleri ve sayıları ile gösterildi. Anahtar Kelimeler: Çağatay Türkçesi, Birleşik Fiil, İsim Durum Ekleri, Türkiye Türkçesi, Rızvan Şah İle Ruh-Afza Hikâyesi.

Dil bilgisiDil bilgisi-eklerDil bilgisi-eylem+4
Mustafa Erbay
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Cengiznâme'de olumsuzluk ve yokluk şekilleri

Bu çalışma, Çağatay Türkçesine ait olan Cengiznâme adlı eserde geçen olumsuzluk ve yokluk şekilleri üzerine bir incelemedir. Türk dili alanında olumsuzluk ve yokluk şekilleri çok fazla bağımsız ele alınan konulardan değildir. Bu sebeple çalışmamızda Ötemiş Hacı'nın yazmış olduğu Cengiznâme'deki sözü geçen şekiller tespit edilmiştir. Cengiznâme'deki olumsuzluk ve yokluk şekilleri, tarihî Türk lehçelerinde kullanılan olumsuzluk ve yokluk şekilleriyle karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. Bununla beraber klasik dönem şairi Ali Şir Nevâi'den seçilen eserlerdeki (Münacât, Çihil Hadis, Nazmü'l Cevâhir, Kitâb-ı Sırâcü'l-Müsllimîn) olumsuzluk ve yokluk şekilleriyle de Çağatay Türkçesi içerisindeki Cengiznâme'nin yeri belirlenmeye çalışılmıştır. Cengiznâme'de, klasik Çağatay Türkçesindeki olumsuzluk ve yokluk şekilleri kullanılmıştır. Ancak bunun yanı sıra Oğuz Türkçesindeki olumsuzluk ve yokluk şekilleri de tespit edilmiştir. Yeterlik ifadesi için klasik Çağatay Türkçesinde al- yardımcı fiili ile birlikte Oğuz Türkçesinde kullanılan –bil yardımcı fiili; Néçe yıllar ḳabāb uruş saldılar, alabilmediler (C.40b-4), Çağatay Türkçesinin karakteristik olumsuzluk işaretleyici –mAs ile birlikte Oğuz Türkçesi unsuru –mAz ekinin; Muḥammediye kāfir żaife sütini emmez, tédiler (C.41b-2) ve şimdiki zaman eki –yor kullanılmamış, olumsuzu –mAy ekinin; Bu cihettin ḳābūl ḳılmaymén. (C.39a-14) kullanıldığı tespit edilmiştir. Fakat Cengiznâme'de klasik Çağatay Türkçesi unsurları daha çok kullanıldığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Çağatay Türkçesi, 16.yüzyıl, Cengiznâme, Olumsuzluk şekilleri, Yokluk Şekilleri

16. yüzyılCengiznameDilbilgisi+4
Özge Tan
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ali Şir Nevâî'nin Muhakemetü'l-Lugateyn adlı eserinin söz dizimi bakımından incelenmesi

Çağatay Türkçesi ve Edebiyatı denildiğinde akla ilk gelen isimlerden birisi Ali Şir Nevai'dir. "Ali Şir Nevai'nin Muhakemetü'l- Lugateyn Adlı Eserinin Sözdizimi Bakımından İncelenmesi" adlı bu çalışma, Sema Barutçu Özönder'in edisyon kritiğini yaptığı Muhakemetü'l- Lugateyn adlı çalışması esas alınarak oluşturulmuştur. Çalışma temelde üç ana bölümden oluşmaktadır: Giriş, inceleme ve sonuç. Bu çalışmanın giriş bölümü; çalışma süresince yapılanlar, çalışmanın konu, kapsam, amaç ve yöntemini içermektedir. Ardından Ali Şir Nevâi tanıtılıp; edebi kişiliği ve serleri hakkında bilgi verilip Muhakemetü'l- Lugateyn hakkında detaylı açıklamalar yapılmıştır. Sonrasında inceleme bölümüne geçilmiştir. İnceleme bölümünü kelime grupları ve cümle çeşitleri oluşturmaktadır. Bu bölümde Muhakemetü'l Lugateyn'de bulunan kelime grupları ve cümle çeşitleri eserden alıntılar yapılarak gösterilmiştir. Sonuç bölümünde ise elde edilen bulgular verilmiştir. Eserdeki kelime grupları ve en çok hangi kelime gruplarının kullanıldı

Ali Şir NevaiDilbilgisiDilbilim+4
Sinem Aşık
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kazak yazı dilinin kuruluşu (1870-1926)

Kazaklar on beşinci yüzyılın ikinci yarısında Altın Orda Hanlığının yıkılmasıyla beraber Cengiz Han'ın oğlu Cüci Han'ın ulusuna bağlı olarak tarih sahnesine çıkmıştır. Hanlığın ilk kurulduğu dönemde müstakil bir yazı dili olan Kazakçadan söz etmek mümkün değildir. Kazaklar yirminci yüzyılın başlarına değin o dönemin müşterek yazı dili olan Çağatayca ile resmi yazışmalarını ve yazılı edebiyat faaliyetlerini sürdürmüşlerdir. Yirminci yüzyılın başlarından itibaren Orta Asya Türk halkları yerel lehçelerin yazı dili olarak kullanmaya başlamıştır. Kazak yazı dili de bu dönemde ortaya çıkmış yazı dillerinden biridir. Bu çalışmanın amacı Çağatay yazı dilinden ayrılarak kullanılmaya başlanan Kazak yazı dilinin ilk dönem metinlerinin gramer özelliklerinin belirlenmesidir. Ortaya çıkan bulguların 1870-1926 yılları arasında ortak bir yazı diline işaret edip etmediğinin saptanmasıdır. Metinler incelenirken öncelikle çeviri yazıları yapılmıştır. Sonrasında metinlerin gramatikal dizini çıkarılmış, ses ve şekil bilgisi özellikleri incelenmiştir. Gramer özellikleri Çağatayca ve modern Kazakça ile karşılaştırılmıştır. Sonuç kısmında ise elde edilen bulgulardan bahsedilmiştir. Bu bulgulardan hareket ederek metinlerin dilinin ortak bir yazı diline işaret edip etmediği, Çağatay yazı dili ile günümüz Kazak yazı dili arasında geçiş döneminin olup olmadığı tartışılmıştır. Çalışmanın malzemesi 1870-1926 yılları arasındaki metinleri kapsamaktadır. Eserler olabildiğince farklı konularda seçilmiştir. İncelenen metinlerin ilki Wilhelm Radloff'un hazırladığı Proben (1870) adlı eserden alınan parçadır. Kiril harfleriyle yazılmıştır. Kırgızkiy Tekst Beket Batır (1897), Ebyāt-ı Qazaqįye (1908), Ayqap (1912-1913), Tarih-i Kırgıziya (1913), Çolpan (1913) ve Caŋa Mektep (1925-1926) adlı eserlerden alınan parçalar ise Arap harfleriyle yazılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çağatayca, Kazakça, Kazak Yazı Dilinin kuruluşu, Arap Harfli Kazakça Metinler.

Arapça harflerKazakçaYazı dili+1
Mehmet Güneş Şahbaz
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kitâb-ı Gazât der Mülk-i Çin (Giriş-inceleme-metin-dizin)

Bu çalışmada, Türk yazı dilinin Doğu sahasının XV.-XX. yüzyıllar arasındaki devresini oluşturan ve Çağdaş Türk Lehçelerinin oluşmasında da önemli rolü olan Çağatay Türkçesi dönemine ait Molla Bilal Nâzımî tarafından yazılmış "Kitâb-ı Gazât der Mülk-i Çin" adlı eser incelenmiştir. İncelemeye esas alınan eser, İstanbul Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Kütüphanesi'nde TAEKK1528 yer numarası ve Voyna Musulman protiv kitaytsev (Müslümanların Çinlilere Karşı Savaşı), tekst nareçiya tarançi= Kitab-ı gazat der mülk-i Çin -Telif Molla Bilal b. Molla Yusuf el-Nazım" başlığı ile kayıtlıdır. Hicrî 1293 Miladî 1876/1877 tarihinde mesnevi nazım biçimiyle yazılmıştır. Çalışma "Giriş", "İnceleme", "Metin", "Sonuç" ve "Dizin" bölümlerinden oluşmaktadır. Giriş bölümünde Çağatay Türkçesi hakkında bilgi verildikten sonra Molla Bilal Nâzımî'nin hayatı, eserleri ve çalışmaya konu olan "Kitâb-ı Gazât der Mülk-i Çin" adlı eser hakkında bilgi verilmiştir. İnceleme bölümünde ilk olarak eserin imlâ özellikleri tespit edilmiş, daha sonra ses bilgisinde eserdeki ses olayları incelenmiş, son olarak şekil bilgisinde ise eserdeki yapım ve çekim ekleriyle sözcük türleri ele alınmış Çağatay Türkçesi dönemi bağlamında değerlendirilmiştir. Metin bölümünde Arap harfli metin Latin harflerine transkribe edilmiştir. Dizin bölümünde eserde geçen kelimeler eserdeki anlamlarına göre çekim ekleri gösterilmek suretiyle alfabetik olarak verilmiştir. Sonuç bölümünde yapılan çalışmayla ilgili genel bir değerlendirme yapılmış; eserin sonunda ise yapılan çalışmayla ilgili olarak geniş bir kaynakçaya yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Molla Bilal Nâzımî, Kitâb-ı Gazât der Mülk-i Çin, 19.Yüzyıl, Dil İncelemesi, Çağatay Türkçesi.

Bilal NazımDilDil özellikleri+5
Naciye Karahan Kök
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Babürnâme'nin dil özellikleri

Çağatay Türkçesi, 15. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar bütün Doğu Türklüğü tarafından geniş bir coğrafyada tek bir yazı dili olarak kullanılmış ve bu Türkçeyle pek çok eser verilmiştir. Bunlardan bir tanesi Babur Şah'ın hatıralarını kaleme aldığı "Babürnâme" adlı eseridir. Babürnâme Doğu Türkçesinin en güzel mensur eserlerinden biri olarak kabul edilir. Türk kültürüne, tarihine kaynaklık ettiği gibi Türk dilinin o dönemi için de muazzam bir kaynaktır. Eserin hem mensur olması hem de içerik ve anlatımındaki zenginliğinden dolayı, eserde ses ve şekil bilgisi bakımından da pek çok özellik bir arada yer almaktadır. Yaptığımız incelemeden, Babürnâme'nin 500 yıl gibi uzun bir süre geniş bir coğrafyada kullanılan Çağatay Türkçesinin pek çok ses ve şekil özelliğini büyük oranda yansıttığı görülebilmektedir. Anahtar Kelimeler: Türk Dili, Çağatay Türkçesi, Babürnâme, Ses Bilgisi, Şekil Bilgisi, Babür Şah.

BaburnameBiçimbilimDil özellikleri+2
Murat Aka
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
DoktoraAçık ErişimTR

Baba Rahim Meşreb'in Kitab-ı Mebde-i Nur Mesnevisi (İnceleme-metin-gramer-dizin)

Baba Rahim Meşreb'in Kitab-ı Mebde-i Nûr Mesnevîsi (İnceleme - Metin - Dizin), Baba Rahim Meşreb'i ve onun bir eseri olan Kitab-ı Mebde-i Nûr'u konu edinmektedir. Baba Rahim Meşreb, 1640 - 1711 yılları arasında Orta Asya'da yaşamış mutasavvıf bir şairdir. Melamî - Kalenderî bir derviş olan Baba Rahim Meşreb, ilk eğitimini Nemengan'da sufî Ahund Molla Bazar'dan almıştır. Daha sonra eğitimine Kaşgar'da meşhur sufî Afak Hoca'nın tekkesinde devam etmiştir. Afak Hoca tekkesinde yedi yıl kalmış ve dinî-tasavvufî bilgisini geliştirmiştir. Ancak tekkede bulunan kızlardan birine âşık olması onun kovulmasına sebep olmuştur. Ömrünün bundan sonrasını gezgin bir derviş olarak geçirmiştir. Baba Rahim Meşreb'in yazdığı eserlerden biri Kitab-ı Mebde-i Nûr'dur. Mebde-i Nûr, Mevlana Celaleddin-i Rumî'nin Mesnevî-yi Manevî'sinden ilham alınarak yazılmıştır. Eser, mesnevî tarzında yazılmış manzum bir eserdir. Mesnevî-yi Manevî ile aynı vezinde ve ona benzer bir tarzda yazılmıştır. Eserin içerisinde Mesnevî'den alınma kırk iki Farsça beyit bulunmaktadır. Bu beyitlerdeki düşünceler açıklanmakta ve hikayelerle, gazellerle dinî-tasavvufî öğütler verilmektedir. Eser üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde 3978 beyit, ikinci bölümde 3663 beyit, üçüncü bölümde ise 1267 beyit bulunmaktadır. Eserde toplam 8908 beyit mevcuttur. Çağatay Türkçesinin son dönemine ait olan Mebde-i Nûr, hem kelime hazinesi bakımından hem de dil özellikleri bakımından önemli bir eserdir. Klasik Çağatay Türkçesinin dil özellikleri bilinmektedir ve bu döneme ait eserlerin büyük çoğunluğu incelenmiştir. Ancak Çağatay Türkçesinin son döneminin dil özellikleri tam olarak ortaya çıkarılmış değildir. Mebde-i Nûr, dil malzemesi bakımından oldukça zengindir. Mebde-i Nûr'da, Çağatay Türkçesinin Klasik Dönem dil özelliklerinden farklı birtakım dil özellikleri görülür. Kitab-ı Mebde-i Nûr, Mevlana Celaleddin-i Rumî'nin Orta Asya'ya kadar nasıl etkilediğini göstermesi bakımından da önemlidir. Eser, Orta Asya'da çok okunan bir eserdir. Bu çalışmada böyle bir eser her yönüyle incelenmiştir.Anahtar Sözcükler1. Baba Rahim Meşreb2. Kitab-ı Mebde-i Nûr3. Çağatay Türkçesi4. Tasavvuf5. Mevlana ve Mesnevîsi

Dil bilimKitab-ı Mebde-i NurMesnevi+6
Sadi Gedik
Gazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yeni Uygur Türkçesinin yapım morfolojisi

Yeni Uygur Türkçesinin Yapım Morfolojisi, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2008.Çalı?mamızda, 33 000 kelimeyi ihtiva eden Yeni Uygur Türkçesinin en geni? kapsamlı sözlüklerinden birisi olan Uygursko-russkiy slovar' isimli sözlükte bulunan yapım eki almı? kelimeler tespit edilmi?tir. Daha sonra yapım ekleri tasnif edilerek (isimden isim, isimden fiil, fiilden isim, fiilden fiil yapma ekleri) örneklerle birlikte verilmi?tir. Tespit edilen eklerin dipnotlarda tarihî kar?ıla?tırmalı olarak deği?im ve geli?imleri gösterilmeye çalı?ıldı. Ayrıca mevcut olan Yeni Uygur Türkçesi gramerlerinde yer almayan, Uygursko-russkiy slovar'da tespit ettiğimiz yapım ekleri de verilmi?tir. ?simden ?sim Yapan Alıntı Ekler ba?lığı altında Arapça ve Farsça kaynaklı olan kelime türetme eklerinin Yeni Uygur Türkçesindeki ?ekilleri, i?levleri ve örnekleri de verilmi?tir.Çalı?mamızın malzemesi Uygursko-russkiy slovar' ile sınırlı kalmamı?, gereken bölümlerde diğer sözlük ve gramer kitaplarından faydanılmı?tır. Alıntı kelimeler için Arapça, Farsça ve Osmanlıca Lûgatlara ba?vurulmu?tur.Yeni Uygur Türkçesinin Yapım Morfolojisi, Yeni Uygur Türkçesinin yapım eklerini eksiksiz ve ayrıntılı olarak vermesi ve tarihî kar?Ila?tırmalı olarak eklerin incelenmesi bakımından yapılan ilk çalı?malardan biridir.Anahtar Kelimeler:1. Yeni Uygur Türkçesi2. Eski Türkçe3. Çağatay Türkçesi4. Yapım Ekleri5. Tarihî Kar?ıla?tırma.

Eski TürkçeUygurcaÇağatayca
Funda İlkül
Gazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
DoktoraAçık ErişimTR

Şiban Han Divanı (inceleme-metin) (2 cilt)

Divan edebiyatıDivanlarÇağatayca+1
Yakup Karasoy
Gazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1989
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kemâleddîn Hüseyin Harezmî'nin Çağatay Türkçesiyle Kasîde-i Bürde şerhi(İnceleme, metin, çeviri, gramatikal dizin)

Eldeki çalışma 13. yüzyılda yaşamış Mısırlı şair Muhammed Bûsîrî tarafından kaleme alınan ve İslam coğrafyasında büyük bir şöhrete kavuşan Kasîde-i Bürde'nin aslen İranlı olan Harezmli şair Kemâleddîn Hüseyin Harezmî'nin 1431 yılında dönemin hükümdarı Ebu'l-Hayr Han'a sunduğu şerhin incelemesini ihtiva etmektedir. Klasik Öncesi Devir Çağatay Türkçesiyle kaleme alınan eser Kur'an tefsirleri dışında, Çağatay ve Harezm Türkçesinde nadir rastlanan şerh edebiyatının Doğu Türkçesiyle yazılmış bilinen tek örneği olması yönüyle Türk dili araştırmaları açısından son derece önemlidir. Çalışma; giriş bölümüyle birlikte inceleme, metin transkripsiyonu, Türkiye Türkçesine aktarım (çeviri) ve gramatikal dizin olmak üzere dört ana bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde; Çağatay Türkçesi, Kasîde-i Bürde ve Kasîde-i Bürde'nin Türk dili ve edebiyatındaki yeri, Kemâleddîn Hüseyin Harezmî'nin hayatı ve eserleri, eserin muhtevası ile eserin öne çıkan ses ve şekil bilgisi özellikleri ele alınmıştır. İnceleme bölümünde eserin yazım özellikleri ile ses ve şekil bilgisi yapısı aydınlatılmıştır. Metin bölümünde Arap harfleriyle kaleme alınmış eserin çevriyazı metoduyla transliterasyonu yapılmıştır. Çeviri bölümünde metnin aslına sadık kalınarak eserin ruhuna uygun bir çeviriyle Türkiye Türkçesine aktarımı yapılmıştır. Gramatikal dizin bölümünde eserin söz varlığını ortaya koyacak alfabetik esaslı geniş bir gramatikal dizin ortaya konmuştur. Key Words: Türk Dili, Çağatay Türkçesi, Kemâleddîn Hüseyin Harezmî, Kasîde-i Bürde

13. yüzyılBiyografiDilbilgisi+7
Yılmaz Akdemir
Dicle University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Târih-i Kâşgar(1b-20b)

Çalışmamızda 17. yüzyılda Çağatay Türkçesiyle kaleme alınan Tarih-i Kaşgar adlı eserin 1b-20b arasında yer alan metin incelenmiştir. Metnin elde mevcut olan parçasından anlaşıldığı üzere, metnin orijinali 105 sayfadan oluşmaktadır. Araştırma ve inceleme konum olan 40 sayfa içinde sadece 1b sayfası 13 satırdan oluşurken diğer sayfalar 15 satırdan oluşmaktadır. Çalışmamızda metnin adı, yazılış tarihi, nüshaları, yazarı, eser hakkında yapılan araştırmalar ile ilgili bilgiler bulunmaktadır. Söz konusu metin ile ilgili ilk incelemeyi Vasilij Viladimiroviç Barthold yapmıştır. Rusça kaleme alınmış ayrıntılı bir önsözle birlikte O. F. Akimuşkin tarafından neşredilmiştir. Uygur araştırmacılarından Hacı Nurhacı 1986 senesi bu eseri Çağatay Türkçesinden günümüz Çağdaş Uygur alfabesine (Çağdaş Uygurcaya) çevirmiştir. Akimuşkin'in çalışmasında yer alan tıpkıbasımdan yararlanarak yapılan çalışmada Giriş kısmında Çağatay Türkçesi'nin gelişimi, eser hakkında bilgiler, metnin dil özellikleri, transkripsiyon (çeviriyazı), günümüz Türkçesine aktarımı ve alfabetik sıraya göre hazırlanan gramatikal dizin ile içerdiği söz varlığı ortaya konulur. Ayrıca tez hazırlanırken kullanılan yöntemler hakkında kısaca bilgi aktarılır. Ekler kısmında da metnin tıpkıbasımına yer verilerek tez çalışmamız tamamlanmaktadır.

17. yüzyılAnonim Tarih-i KaşgarDil bilgisi+6
Tuba Sonğur
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Babürname'de sıfatlar

Türk tarihi açısından özellikle Hindistan'da ilk Türk devletini kurma başarısını göstermiş olan Babür Şah'ın hayatını kaleme aldığı eseri Babürname'nin, yazıldığı dönemi birçok yönden ele alması, değerine değer katmaktayken eserin bizzat şahın kaleminden çıkması onu paha biçilemez kılmıştır. Türkoloji dünyasında eserin tarihi ve edebiyat alanındaki öneminin yanı sıra yazıldığı Çağatay dönemine ait Türkçeyi barındırması özellikle biz dilciler için onu apayrı bir noktaya taşır. Bu noktadan hareketle tezimize konu ettiğimiz Babürname, günümüzde Türkçenin tarihi şivelerinden Çağatay Türkçesi üzerine yapılacak kısıtlı çalışmalardan biri olma niteliğine de sahiptir.?Babürname'de Sıfatlar? başlığını taşıyan tezimizin ikinci ayağını, adından da anlayacağımız üzere sıfatlar oluşturmaktadır. Bugün Türkiye Türkolojisinde, dilbilgisinde sıfat konusu tam bir karmaşa yumağıdır. Üzerinde uzun yıllardır devam eden tartışmaların yanı sıra son dönemlerde bu konunun başka yönlerine de dikkat çekilmeye başlanmıştır. Türkçe dilbilimi açısından güzel gelişmelerin doğuşuna zemin hazırlayan bu tartışmalar tezimizde bizi yönlendiren önemli noktalardan birini oluşturmaktadır. Bununla birlikte Babürname'de sıfat unsurunu incelemek hem tarihi bir şivemize hem de bugünkü Türk dili çalışmalarına ışık tutan, dikkate değer bulgular ortaya koymuştur.Tezimizin son bölümünü oluşturan dizin kısmında ise Babürname'nin Çağatay Türkçesi metninin içindeki sıfatlar sayfa ve satır numarasıyla kayıt altına alınmış bulunmaktadır.

BaburnameDil bilgisi-sıfatÇağatayca
Esra Çorbacı
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mesneviler, Zakircan Furkat

YÜKSEK LİSANS TEZ ÖZETİ ZAKİRCAN FÜRKAT.MESNEVİLER (METİN-GRAMATİKAL İNDEKS) Erdal ÖZTÜRK Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Türk Dili Bölümü Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eylül 1999 Danışman: Yrd. Doç. Dr. Metin YILMAZ Üzerinde çalışılan metin 19. Yüzyılın ikinci yarısında yaşamış olan Özbek şair Zakırcan Fıırkal'a aittir. Furkafın sağlığında çeşitli gazetelerde yayınlanan mesnevileri daha sonra dıger, şiirleriyle birleştirilerek (Asarlar Mecmuası ) adı altında neşredilmiştir. Bu eser Taşkent, Özbek Bilimler Akademisi Kütüphanesinin Kol Yazmalar Bölümifnde 10072 numarayla kayıtlıdır. Çalışmada esas alman mesnevilerle ilgili bu araştırma üç aşamadan oluşmaktadır. Binncı bölümde Çafcatav dili ve edebivatı hakkında bilgi verdikten sonra metnin dil özelliklerinden soz edildi. İkinci bölümünde ise metin.Arap alfabesinden Lâtin alfabesine transkrbe edildi. Leuncu ve son bölümde ise metnin gramatikal dizini yapıldı. Eser Çağatay dilinden Mpdern Özbekçe'ye geçiş dönemi özelliklerini taşıması bakımından büyük bir önem taşımakladır.

MesneviZakircan FurkatÇağatayca+3
Erdal Öztürk
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1999
00

İlgili konular