İşe yabancılaşma

Bu konu başlığı altında 65 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul yönetiminde kayırmacılık davranışları ile öğretmenlerin işe yabancılaşma düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı okul yönetiminde sergilenen kayırmacılık davranışları ile öğretmenlerin işe yabancılaşma düzeyleri arasında bir ilişkinin olup olmadığını ve varsa bu ilişkinin öğretmenlerin işe yabancılaşma düzeylerini hangi yönde ve ne düzeyde etkilediğini belirlemektir. İlişkisel tarama modelinde yapılan araştırmanın evrenini 2019-2020 Eğitim-Öğretim yılında Siirt il merkezi ile Kurtalan, Baykan ve Şirvan ilçelerindeki 209 ilkokul ve bu ilkokullarda görev yapan 1393 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini, tabakalı örnekleme yöntem kullanılarak seçilen 409 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada "Okul Yönetiminde Kayırmacılık Ölçeği" ve "İşe Yabancılaşma Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde betimsel istatistik, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi, korelasyon ve regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin genel olarak hem okul yönetiminde kayırmacılık davranışlarına ilişkin algıları hem de işe yabancılaşma düzeylerinin düşük olduğu belirlenmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin okul yönetiminde kayırmacılık ve işe yabancılaşmaya ilişkin algılarının araştırmada kullanılan bağımsız değişkenlerin bazılarında istatistiksel olarak anlamlı farklılıkların olduğu belirlenmiştir. Genel olarak okul yönetiminde kayırmacılık davranışları ile öğretmenlerin işe yabancılaşma düzeyleri arasında pozitif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Buna ilaveten, öğretmen algılarına göre okul yönetiminde kayırmacılık davranışları ile işe yabancılaşmanın güçsüzleşme, anlamsızlaşma ve kendine yabancılaşma alt boyutları arasında da pozitif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Yapılan regresyon analizi sonucunda da okul yönetiminde kayırmacılığın değerlendirme alt boyutunun işe yabancılaşmanın geneli ile güçsüzleşme, anlamsızlaşma ve kendine yabancılaşma alt boyutlarını anlamlı bir şekilde yordamaktadır. Ayrıca okul yönetiminde kayırmacılığın koordinasyon alt boyutu işe yabancılaşmanın güçsüzleşme alt boyutunu, planlama alt boyutunun ise işe yabancılaşmanın anlamsızlaşma alt boyutunu anlamlı bir şekilde yordamaktadır. Genel olarak okul yönetiminde kayırmacılığın değerlendirme alt boyutunun bir bütün olarak işe yabancılaşmanın genelini ve alt boyutlarını anlamlı bir şekilde yordadığı ve okul yönetiminde kayırmacılığın işe yabancılaşmaya ait varyansın %36'sını açıkladığı sonucuna ulaşılmıştır.

Eğitim yönetimiKayırmaOkul yöneticileri+5
İbrahim Gider
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Denetim odağı ve cinsiyetin işe yabancılaşmaya etkisi: Uzaktan çalışanlar üzerine bir araştırma

Bu çalışmanın amacı, uzaktan çalışanlarda denetim odağı ve işe yabancılaşma arasındaki ilişkinin cinsiyetin düzenleyici rolü ışığında incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda kamu sektörü veya özel sektörde uzaktan görev yapan 212 beyaz yakalı çalışandan çevrimiçi anket yöntemiyle veri toplanmıştır. İstatistiksel analizler IBM SPSS 22, IBM AMOS 23, Microsoft Office Excel ve PROCESS v4.2 programları kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulgularına göre denetim odağının dışsallaşması ve işe yabancılaşmanın yükselmesi arasında olumlu yönde anlamlı bir ilişki vardır. Bu ilişki işe yabancılaşmanın anlamsızlık ve kendine yabancılaşma alt boyutlarını da kapsamakla beraber, güçsüzlük alt boyutunu kapsamamaktadır. Ayrıca cinsiyet denetim odağı ve işe yabancılaşma arasındaki ilişkide beklendiği yönde bir düzenleyici etkiye sahiptir, ancak bu rol işe yabancılaşmanın anlamsızlık ve kendine yabancılaşma alt boyutlarıyla sınırlı kalmıştır. Genel işe yabancılaşma düzeyi ve güçsüzlük alt boyutu yönetici olmayan rollerde artmakta, üst kademe yöneticilerde ise azalmaktadır. Bu durum örgütsel rol ve sorumluluk uyumsuzluğuyla açıklanabilmektedir. Çalışma kapsamında nicel ölçüm yöntemleriyle bulgulanan ilişkisellik ve gruplar arası farklılıkların keşfedici nitel araştırmalarla derinlemesine incelenmesi ve uzaktan iş yapan farklı demografik özelliklere sahip olan gruplarda tekrarlanmasının çalışmanın potansiyel bir kısıtlılığı olan meslek karıştırıcı değişkeninin elimine edilebilmesi amacıyla önerilmektedir. Özellikle Yeni Koronavirüs Pandemisi başlangıcı ve devamıyla gelişen 'yeni normal' döneminde önemini iyice hissettiren ve gittikçe yaygınlaşan uzaktan çalışma sürecindeki çalışan ve örgüt refahına yönelik araştırmaların sayıca ve derinlik açısından artmasının hem örgütsel davranış hem de genel işletme alanyazınına olan katkısının büyük olduğu değerlendirilmektedir.

Toplumsal cinsiyetİç-dış kontrol odaklılıkİşe yabancılaşma
Berkay Vuran
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Makine öğrenmesi ile işgörenlerin işe yabancılaşma durumunun sınıflandırılması

İşgörenlerin performansından iş tatminine kadar birçok farklı konuda olumsuz etkiye sahip olan ve örgütsel, bireysel ve kişilerarası birçok farklı öncülün karmaşık etkileşimi sonucunda ortaya çıkma potansiyeli olan işe yabancılaşma, modern iş yaşamının önemli problemleri arasında yer almaktadır. Dolayısıyla işe yabancılaşma durumunun önceden kestirilmesi ve işe yabancılaşma için önleyici faaliyetlerin gerçekleştirilmesi hem bireylerin hem de örgütlerin sağlıklı kalabilmesi açısından oldukça kritiktir. Birçok işgören için önemli sorunlar arasında yer alan işe yabancılaşmanın örgüt yapısı ve stres dolu ortamı nedeniyle eğitim sektörü için de bir risk olduğu düşünülmektedir. Ülkemizdeki eğitim sektörünün başarısı eğitim sektöründe yer alan işgörenlerin ve özellikle öğretmenlerin başarısına bağlıdır. Bu yüzden eğitim sektöründe çalışan bireyleri etkileyebilecek olumsuz faktörlerin incelenmesi önemlidir. Buradan yola çıkarak mevcut tez çalışmasında özel eğitim işletmelerinde işe yabancılaşmayı önceden kestirebilmenin yolları üzerinde çalışılmıştır. Bu doğrultuda tez çalışmasının birinci amacı, iş özellikleri (beceri çeşitliliği, görev kimliği, görev anlamlılığı, özerklik, geri bildirim), iş stresi ve kontrol odağı değişkenlerini kullanarak örgütsel davranış alanı için yenilikçi bir yöntem olan makine öğrenmesi algoritmaları ile karmaşık bir psikolojik değişken olan işe yabancılaşmanın yordanmasıdır. Bu kapsamda sınıflandırma algoritmalarından lojistik regresyon, destek vektör makinesi ve karar ağacı algoritmaları kullanılarak modeller geliştirilmiş ve test için ayrılan veri seti aracılığı ile yordama işlemleri yapılmıştır. Araştırmanın ikinci amacı, işe yabancılaşma durumunun sınıflandırılmasında kullanılan sınıflandırma algoritmalarından hangisinin daha başarılı olduğunu çeşitli ölçütlere bakarak belirlemektedir. Araştırma verileri, Ankara'da özel eğitim sektöründe çalışan işgörenlerden toplanmış ve analizler, 213 katılımcı üzerinde yürütülmüştür. Verilerin toplanmasında İşe Yabancılaşma Ölçeği, İş Özellikleri Anketi, İş Stresi Ölçeği ve İş Kontrol Odağı Ölçeğinden yararlanılmıştır. Araştırmanın yordanan değişkeni olan işe yabancılaşmanın dikotomik hale getirilmesinin ardından sınıflandırma algoritmaları ile modeller geliştirilmiş ve doğruluk, duyarlılık, özgüllük ve AUC kriterleri kullanılarak modellerin test başarısı değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda destek vektör makinesinin farklı çekirdek fonksiyonlarından çok terimli çekirdek fonksiyonun en başarılı algoritma olduğu bulunmuştur.

Makine öğrenmesiSınıflandırmaİç-dış kontrol odaklılık+3
Akın Sönmezer
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'deki yabancı uyruklu ilkokul öğrencilerinin yabancılaşma ve kendilik durumlarının değerlendirilmesi

Bu araştırma, Türkiye'deki yabancı uyruklu ilkokul öğrencilerinin yabancılaşma ve kendilik durumlarının değerlendirilmesini incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda araştırma türü durum çalışması olarak tercih edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Ankara'da eğitim alan yabancı uyruklu 3. ve 4. sınıfların her birinden seçilen dört ilkokul çocuğu oluşturmaktadır. Katılımcı çocukların, yabancılaşma durumlarını yorumlayabilmek için odak grup görüşme sorularıyla; kendilik durumlarını yorumlayabilmek için Sokratik sorgulama sorularıyla ve hem yabancılaşma hem de kendilik durumlarını yorumlayabilme adına çocukların kendilerini özdeşleştirdikleri nesnelerden oluşturdukları öykülerden veri elde edilmiştir. Odak grup görüşme soruları Eric, Kayıp Şey, Hoş Geldiniz ve Özgür adlı öykü kitaplarının içeriğine göre; Sokratik sorgulama soruları bavul ve ayakkabı kavramlarıyla ilgili kurgulanan metinler üzerine tasarlanmıştır. Verilerin elde edilmesi ve incelenebilmesi adına katılımcıların izinleri doğrultusunda ses kaydı alınıp sonrasında deşifre edilmiştir. Elde edilen veriler Gilles Deleuze'nin rizom analizi, Ruth Wodak'ın tarihsel söylem yaklaşım analizi ve betimsel analize göre çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda ise, yabancı uyruklu ilkokul 3. ve 4. sınıf öğrencilerinin yabancılaşma içinde olmadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Kendiliklerini gerçekleştirmelerine yönelik de olumsuz bir durum tespit edilmemiştir.

Diyalojik pedagojiEleştirel pedagojiEğitsel eleştiri modeli+5
Şennur Demir Akgül
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmenlerin psikolojik sözleşme ihlali, işe yabancılaşması ve üretim karşıtı iş davranışları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin psikolojik sözleşme ihlâli, işe yabancılaşması ve üretim karşıtı iş davranışları düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Nicel araştırma yöntemi ile gerçekleştirilen araştırmanın evrenini tabakalı örneklem yöntemine göre Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilçelerinde bulunan kamu ve özel ortaöğretim kurumlarında görevli 2829 öğretmen oluşturmaktadır. Evrenden oluşan tabakaların örneklem büyüklükleri seçkisiz örneklem yoluyla belirlenerek 431 öğretmene ulaşılması amaçlanmış; veri toplama süreci sonucunda, toplamda 476 öğretmene ulaşılmıştır. Araştırmada, Robinson ve Morrison'un (1995) geliştirdiği; Oğul Selekler'in (2007) Türkçeye uyarladığı 'Psikolojik Sözleşme İhlali Ölçeği'; Elma'nın (2003) oluşturduğu 'İşe Yabancılaşma Ölçeği'; Spector ve diğerleri (2006) tarafından geliştirilen; Öcel (2010) tarafından Türk diline uyarlanan 'Üretim Karşıtı İş Davranışları Ölçeği' kullanılmıştır. Araştırmada üç ana değişkenin üzerinde okul türünün aracılık rolünün incelenmesi için aracılık analizinden Bootstap metodu uygulanmıştır. Elde edilen veriler "SPSS" ve "JASP" paket programları ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda ortaöğretim okullarında görevli öğretmenlerin psikolojik sözleşme ihlali algıları ve işe yabancılaşma düzeylerinin düşük düzeyde olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin psikolojik sözleşme ihlali algıları ve işe yabancılaşma düzeylerinin, cinsiyet ve eğitim durumu değişkenlerine göre farklılık göstermediği; okul türü, kıdem ve okuldaki çalışma süresi değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Öğretmenlerin üretim karşıtı iş davranışları sergileme düzeylerinin düşük olduğu; cinsiyet değişkenine göre anlamlı farklılık gösterdiği ancak kıdem, eğitim durumu ve okuldaki çalışma süresi değişkenlerine göre anlamlı biçimde farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Gerçekleştirilen aracılık analizi sonucunda, psikolojik sözleşmenin işe yabancılaşma üzerinde anlamlı ve olumlu etkisinin olduğu ancak üretim karşıtı iş davranışları üzerinde doğrudan etkiye sahip olmadığı; okul türünün ise bağımlı değişkenler arası ilişkilerde anlamlı bir aracı değişken olmadığı saptanmıştır.

Psikolojik sözleşme ihlali algısıÖlçeklerÖğretmenler+2
Derya Demir
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi öğretmenlerinin COVID-19 pandemi sürecinde mesleki yabancılaşma ve tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişki

Araştırmanın amacı okul öncesi öğretmenlerinin COVID-19 pandemi döneminde mesleğe yabancılaşma ve tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma yöntemi açıklayıcı sıralı karma yöntem olarak planlanmıştır. Araştırmanın nicel verileri gönüllü örneklem ile seçilen, en az 3 yıldır alanda aktif olarak çalışan 284 okul öncesi öğretmeninden toplanmıştır. Nitel veriler için nicel örneklem içerisinden tabakalı tesadüfi örnekleme yoluyla ve oranlı olarak seçilmiş 82 öğretmen ile görüşmelere başlanmış ve görüşme süreci veri doyumuna ulaşıldığı noktada, 15 okul öncesi öğretmeniyle tamamlanmıştır. Nicel veriler Demografik Bilgi Formu, Maslach Tükenmişlik Envanteri-Eğitimci Formu ve Okul Öncesi Öğretmenleri Mesleğe Yabancılaşma Ölçeği kullanılarak Google Forms aracılığıyla çevrimiçi olarak toplanmıştır. Nitel veriler Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılarak Zoom aracılığıyla çevrimiçi ancak birebir toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 26.0 ve MAXQDA programları aracılığı ile analiz edilmiştir. Pearson, Spearman, Kruskal Wallis, Mann Whitney U ve içerik analizi yöntemleri değerlendirme için kullanılmıştır. Araştırma sonuçları öğretmenlerin düşük düzey duyarsızlaşma yaşarken orta düzey duygusal tükenme ve kişisel başarıda azalma ile yüzleştiğini; anlamsızlık, yalıtılmışlık, güçsüzlük boyutlarında düşük düzey yabancılaşma yaşadıklarını; mesleğe yabancılaşma ve tükenmişlik düzeyleri arasında anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki olduğunu; tükenmişlik ve yabancılaşma düzeylerinin yaşa ve medeni hale göre farklılaşmadığını; çocuk sahibi olmayan öğretmenlerin daha fazla tükenmişlik ve yabancılaşma yaşadıklarını; 3-8 yıllık mesleki deneyime sahip öğretmenlerin daha fazla deneyime sahip öğretmenlere göre daha çok tükenmişlik ve yabancılaşma deneyimlediklerini; özel kurumda çalışan öğretmenlerin resmi kurumda çalışan öğretmenlere göre daha fazla yabancılaşma yaşadıklarını göstermiştir.

COVID 19Okul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenler+7
Senemhan Yılmaz
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Hemşirelerde işe yabancılaşma: İstanbul ilinde özel ve kamu hastanelerinde bir uygulama

Bu araştırmanın amacı, kamu ve özel hastanelerde çalışan hemşirelerin iş-aile rol çatışması, iş tatmini, iş tasarımı ve kişilik özelliklerinin işe yabancılaşma algılarının üzerindeki etkilerini açıklamaktır. Ayrıca hemşirelerin işe yabancılaşma durumlarının; cinsiyete, yaşa, medeni duruma, eğitim seviyesine, mesleki ünvanına, kurumda çalışma süresine, iş deneyimine ve çalıştığı kuruma göre değişip değişmediğini ortaya koymaktır. Bu kapsamda birinci olarak hemşirelerin yaşadıkları iş-aile rol çatışmasının, iş tatmininin, iş tasarımının ve kişilik özelliklerinin işe yabancılaşma durumlarına olan etkileri araştırılmıştır. Araştırma da örneklemi oluşturan hemşirelere, araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu", Mottaz tarafından geliştirilen "İşe Yabancılaşma Ölçeği", Weiss ve arkadaşları tarafından geliştirilen "Mineseto İş Doyum Ölçeği", Oldman ve Hackman tarafından geliştirilen "İş Tanılama Ölçeği", Carlson ve arkadaşları tarafından geliştirilen "İş-Aile Rol Çatışması Ölçeği" ve John ve arkadaşları tarafından geliştirilen "Beş Faktör Kişilik Özellikleri Ölçeği" uygulanmıştır. Araştırmanın evrenini, İstanbul ilinde bulunan kamu ve özel hastaneler de görev yapan tüm hemşireler oluşturmaktadır. Örnek büyüklüğünün saptanmasında hastanelerin tam teşekküllü ve hemşire sayısının 200'ün üzerinde olması gibi özellikler dikkate alınmıştır. Kura usulü ile iki kamu ve bir özel hastane belirlenmiştir. Literatür verilerine göre %95 güven düzeyinde minimum örneklem 375 olarak bulunmuştur. Elde edilen veriler SPSS 21.0 ve AMOS 23.0 programında çözümlenmiştir. Hemşirelerin işe yabancılaşma düzeylerinin cinsiyet ve çalışılan kuruma göre farklılaşıp farklılaşmadığının belirlenmesinde t-testi, yaş, medeni hal, mesleki unvan, eğitim seviyesi, kurumda çalışılan süre ve mesleki deneyim süresine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için de tek yönlü varyans analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Bu araştırmada elde edilen bulgular, hemşirelerin yaşadıkları iş-aile rol çatışmalarının, işe yabancılaşmanın güçsüzleşme ve kendine yabancılaşma boyutları üzerinde etkili olduğunu, hemşirelerin iş tasarımlarının görevin tanımı ve anlamlılığı boyutlarının, işe yabancılaşmanın kendine yabancılaşma ve güçsüzleşme boyutları üzerinde etkili olduğunu, otonominin ise işe yabancılaşmanın anlamsızlaşma boyutu üzerinde etkili olduğunu, hemşirelerin iş tatminlerinin dışsal tatmin boyutunun kendine yabancılaşma boyutu üzerinde etkili olduğunu ve hemşirelerin kişilik özelliklerinden; özellikle nevrotik kişiliğin ise işe yabancılaşmanın anlamsızlaşma boyutunda etkili olduğunu göstermektedir. Ayrıca araştırma sonucunda, medeni durum değişkeni hariç diğer demografik faktörlere göre işe yabancılaşma durumunda farklılaşma olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Yabancılaşma, İş Tasarımı, İş-Aile Rol Çatışması, Kişilik Özellikleri, İş Tatmini.

HastanelerHemşirelerKişilik özellikleri+4
Esinderya Alömeroğlu
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Algılanan ayrımcılık ve işe yabancılaşma ilişkisi üzerine bir araştırma

Bu çalışmanın amacı, kamu ve özel sektör çalışanlarının algıladıkları ayrımcılık ile işe yabancılaşma düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu çalışma kapsamında algılanan ayrımcılık türlerinden ırk/etnik kökene dayalı ayrımcılık ve cinsiyete dayalı ayrımcılık ele alınıp incelenmiştir. Bu çalışmanın araştırma kısmını, açıklayıcı araştırma modeli çerçevesinde kolayda örnekleme yöntemiyle İstanbul'daki 121 kamu ve 151 özel sektör çalışanından elde edilen 272 veri oluşturmaktadır. Araştırma bulgularını göre, algılanan ayrımcılık türlerinin her ikisinin de (ırk/etnik kökene dayalı algılanan ayrımcılık ve cinsiyete dayalı algılanan ayrımcılık) işe yabancılaşma üzerinde etkileri olduğu görülmüştür. Bu sonuca göre kamu ve özel sektör çalışanlarının algıladıkları ayrımcılığın işe yabancılaşma düzeylerine etki edebileceği düşünülmektedir. Bu sonuçla ayrımcılık algısı yaşayan çalışanın işletmeye katkılarının azalabileceği söylenebilir. Ayrımcılık algılayan çalışanın, literatür de belirtildiği gibi işe yabancılaşma sürecinde ruhsal açıdan sağlık sorunları yaşayabileceği de dikkate alınmalıdır. Konu bütünüyle ele alındığında çalışanlarda ayrımcılık algısının var olması sağlıksız iş süreçleri ve sağlıksız bir iş çevresine neden olacağı düşünülmektedir. Araştırma sonucunda iş çevrelerine ayrımcılığın olmadığı, liyakate dayalı süreçlerin oluşturulması gerektiği önerilmiştir. Bu çalışmanın kuramsal katkısı, algılanan ayrımcılık ve işe yabancılaşma ilişkisini bir model çerçevesinde araştırarak bu alandaki boşluğu doldurmasıdır.

AyrımcılıkÇalışanlarİşe yabancılaşma
Servet Kaya
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İş hayatında öğrenilmiş çaresizlik kavramının işe yabancılaşmaya etkisinin farklı kuşaklar açısından değerlendirilmesi: X Y Z kuşakları ile bir çalışma

Bu araştırma iş hayatında yaşanılan öğrenilmiş çaresizliğin işe yabancılaşmaya etkisini, bu etkinin iş hayatında yoğunluğu aktif olan X, Y ve Z kuşaklarında farklılık gösterip göstermediğini ölçmek amacıyla hazırlanmıştır. Araştırmanın kavramları olan öğrenilmiş çaresizlik, işe yabancılaşma ve kuşaklar bölümünün oluşturulmasında literatür taraması yönteminden faydalanılmıştır. Araştırmanın alan çalışması yapılırken nicel araştırma yöntemlerinden olan anket yöntemi kullanılmıştır. Oluşturulan anketler İstanbul' da faaliyet gösteren tekstil ve elektrik firmalarında çalışan bireylere uygulanmıştır. 325 kişinin katılımcı olduğu araştırmada toplanan veriler SPSS 22 programında analiz edilerek bulgular ortaya konulmuştur. Bu bulgular doğrultusunda; öğrenilmiş çaresizliğin işe yabancılaşma üzerinde etkisi olduğu ve bu etkiyi Y, Z kuşaklarına nazaran X kuşağının daha çok yaşadığı tespit edilmiştir.

X kuşağıY kuşağıZ kuşağı+2
Habibe Yılmaz
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlkokul ve ortaokul öğretmenlerinin örgütsel adalet algıları ile işe yabancılaşma algıları arasındaki ilişki: Uşak ili örneği

Bu araştırma, kamu ilkokul ve ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin işe yabancılaşma düzeyleri ve örgütsel adalet algıları arasındaki ilişkiyi ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmanın evrenini; Uşak ilindeki 226 kamu ilkokul ve ortaokulunda, 2013-2014 eğitim öğretim yılında görev yapan, 1379 ilkokul öğretmeni ve 1416 ortaokul öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini Uşak ilindeki kamu ilkokul ve ortaokullarında görev yapan 356 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak öğretmenlere Elma (2003) tarafından geliştirilen işe yabancılaşma ölçeği ile Polat (2007) tarafından geliştirilen örgütsel adalet ölçeği uygulanmıştır. Veriler SPSS programında çözümlenmiştir. Niceliksel verilerin karşılaştırılmasında iki grup arasındaki farkı t-testi, ikiden fazla grup durumunda parametrelerin gruplararası karşılaştırmalarında Tek yönlü (One way) Anova testi ve farklılığa neden olan grubun tespitinde Post-hoc testi kullanılmıştır. Bu araştırmanın sonucunda İlkokul ve Ortaokul öğretmenlerinin işe yabancılaşma algıları "nadir" düzeyde ve örgütsel adalet algıları "orta" düzeyde olarak bulunmuştur. Yapılan analizlerden elde edilen bulgularla, algılanan örgütsel adalet ile işe yabancılaşma arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

AdaletUşakYabancılaşma+4
Kamuran Aydın
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimTR

Beden eğitimi öğretmenlerinde ataletin yordayıcıları olarak algılanan örgütsel destek, işe yabancılaşma, veli yaklaşımı ve tükenmişlik

Bu çalışmanın amacı, beden eğitimi öğretmenlerinin ataletini; cinsiyet, yaş, algılanan örgütsel destek, işe yabancılaşma, veli yaklaşımı ve tükenmişliğin ne düzeyde yordadığını incelemektir. Çalışmanın yöntemi, nicel araştırma yöntemlerinden yordayıcı (tahmin) ilişkisel tarama modeli üzerine temellendirilmiştir. Bu araştırmada yordanan olarak beden eğitimi öğretmenlerinin ataleti, yordayan olarak da cinsiyet, yaş, algılanan örgütsel destek, işe yabancılaşma, veli yaklaşımı ve tükenmişlik ele alınmıştır. Çalışmanın evrenini 2021-2022 eğitim öğretim yılında Mersin İlinde 329 ortaokulda görev yapan 576 beden eğitimi öğretmeni ve 159 lisede görev yapan 900 beden eğitimi öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada örneklem belirleme yoluna gidilmemiş, evrenin tümüne ulaşmak hedeflenmiştir. 900 beden eğitimi öğretmenine ulaşılmış ve 637 gönüllü beden eğitimi öğretmeni araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama amacı ile Kişisel Bilgi Formu, Atalet Ölçeği, Algılanan Örgütsel Destek Ölçeği, Veli Yaklaşımı Ölçeği, İşe Yabancılaşma Ölçeği ve Tükenmişlik Ölçeği kullanılmıştır. Beden eğitimi öğretmenlerindeki ataletin cinsiyet, yaş, algılanan örgütsel destek, işe yabancılaşma, veli yaklaşımı ve tükenmişlik algı düzeyi tarafından ne ölçüde yordandığını ortaya koymak amacı ile yapılan verilerin analizinde ise çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Modelde yer alan her bir değişkenin kat sayılara ilişkin anlamlılık düzeyleri incelendiğinde ise; cinsiyet, yaş, işe yabancılaşma, veli yaklaşımı ve tükenmişlik değişkenlerinin anlamlı yordayıcılar olduğu tespit edilmiştir. Bu yordayıcılar içerisinde de en güçlü yordayıcının işe yabancılaşma, en güçsüz yordayıcının ise veli yaklaşımı olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Bununla beraber algılanan örgütsel destek değişkeninin anlamlı yordayıcı olmadığı bulgusuna ulaşılmıştır.

AtaletBeden eğitimiTükenmişlik duygusu+7
Berna Özcan
Mersin University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The effect of work alienation and proffesional vitality on cyber loafing

This study was conducted to examine the effect of work alienation and professional vitality on cyberloafing behavior. The theoretical framework of the study consists of work alienation, professional vitality and cyberloafing. It has been researched whether there is a factor on the attitude of the employees towards their work and professional vitality due to the changing conditions and the increasing use of the internet in the today's business world. While examining the relationship between these concepts, the group of employees who attended the research was determined as those working in the finance sector, accountants, financial advisors and bankers. Constituting the universe of the research to test the model ; Questionnaires were collected from 292 people working in bankers, accountants, financial advisors and finance sector. Factor analysis, correlation analysis, regression analysis, reliability analysis, Tukey analysis and anova analysis were performed on the obtained data. It has been determined that there is a positive and significant relationship between cyberloafing behavior as the work alienation levels of the employees increase, and that the passion, sub-dimensions of professional vitality negatively affect major cyberloafing behavior.

Bank employeesFinancial sectorFiscal consultancy+4
Elifnaz Başarır
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Örgütsel politika algısı ile örgütsel yabancılaşma ve mesleki yabancılaşma ilişkisi: Kişi-meslek uyumu etkisi

Bu çalışma kapsamında; kişilerin ve örgütlerin beklentileri kapsamında önemli bir işleve sahip olan örgütsel politika, örgütsel yabancılaşma ve mesleki yabancılaşma arasındaki ilişkide, kişi-meslek uyumunun etkisi ve örgütsel politika algısı ile mesleki yabancılaşma arasındaki ilişkide, örgütsel yabancılaşmanın aracılık etkisi incelenmiştir. Araştırma kapsamında 547 anket değerlendirilmiş olup; çalışma sonuçlarına göre, örgütsel politika algısının örgütsel yabancılaşma (β=0.447, p<0.01) ve mesleki yabancılaşma (β=0.154, p<0.01) üzerinde anlamlı ve kişi-meslek uyumunun örgütsel yabancılaşma (β=0.719, p<0.01) ve mesleki yabancılaşma(β=0.735, p<0.01) üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Diğer yandan, örgütsel politika algısı ile örgütsel yabancılaşma ve mesleki yabancılaşma arasındaki ilişkide, kişi-meslek uyumunun düzenleyici bir etkisi olmadığı; ayrıca örgütsel yabancılaşma ile mesleki yabancılaşma arasındaki ilişkide de kişi-meslek uyumunun düzenleyici bir etkisi olmadığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte; örgütsel yabancılaşmanın, örgütsel politika algısı ile mesleki yabancılaşma arasındaki ilişkiye (β =0,2555, P<0,01) aracılık ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Analiz kapsamında son olarak, örgütsel politika algısının örgütsel yabancılaşma aracılığıyla mesleki yabancılaşma üzerindeki etkisinde kişi-meslek uyumunun düzenleyici etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Alan yazın incelendiğinde; örgütsel politika algısı ile örgütsel yabancılaşma ve mesleki yabancılaşma ya da örgütsel yabancılaşma ve mesleki yabancılaşma ile kişi-meslek uyumu arasındaki ilişkiler incelenmekle birlikte; bu değişkenlerin bir arada yer aldığı başka bir çalışmaya rastlanmamıştır.

Mesleki uyumYabancılaşmaÖrgütsel politika+2
Emrah Bozkurt
Balıkesir University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sosyal sermaye ve öz-yeterliliğin işe yabancılaşma üzerine etkisi: Sağlık sektöründe bir araştırma

Ekonomide, sosyal ve teknolojik alanda yaşanan değişim ve gelişimlerin örgütleri doğrudan etkilediği bilinen bir gerçektir. Bunun yanı sıra örgütler için vazgeçilmez bir değer olan insan kaynağının kendi içinde yaşamış olduğu olumlu veya olumsuz değişimler en az diğer faktörler kadar örgütleri etkilemektedir. Özellikle örgüt için telafisi zor olabilecek sonuçlara yol açan işe yabancılaşma, değişimin ve gelişimin önünde engel teşkil edecek bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Örgüte doğrudan etkisi olan bireylerin yaşadığı değişimlerde sosyal çevrenin, sosyal ağların ve bireyler arası ilişkilerin başka bir ifadeyle sosyal sermayenin güçlü bir etkisi vardır. Sosyal sermaye bireylerin sahip olduğu sosyal ağ ilişkilerinden ortaya çıkan ve bu sosyal ağlar içerisinde varlık gösteren potansiyel kaynakların tamamı olarak karşılık bulmaktadır. Birey bu potansiyel kaynakları kullanarak hem özel hem de iş yaşamını şekillendirmektedir. Bunun yanı sıra birey de var olan ağ ilişkilerinin gücünün ise bireyin yaşamda karşılaştığı olayların üstesinden gelmede kendi yetenek ve becerilerine inancı olan öz-yeterliliği beslediği düşünülmektedir. Bu çalışmada, sosyal sermaye ve öz-yeterliliğin işe yabancılaşma üzerindeki etkisini ve öz-yeterliliğin, sosyal sermaye ile işe yabancılaşma ilişkisinde aracılık rolünü tespit etmek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda sosyal sermayenin sekiz alt boyutu olan yerel komiteye katılım, sosyal temsilcilik, güven ve güvenlik duyguları, komşuluk ilişkileri, aile ve arkadaş ilişkileri, başkalığa toleranslı olma, yaşamın değeri ve çalışma ilişkileri ile tek boyut olan öz-yeterliliğin işe yabancılaşmanın üç alt boyutu olan güçsüzlük, anlamsızlık ve kendine yabancılaşma üzerindeki etkisi değerlendirilmiştir. Araştırmanın amacına bağlı olarak, öncelikle kavramlar ile ilgili geniş bir literatür taraması yapılmış ve teorik bilgiler aktarılmıştır. Daha sonra, birinci elden veri toplama tekniği tercih edilerek, oluşturulan araştırma anketi Adana ili sağlık sektöründe faaliyet gösteren kamu hastaneleri çalışanlarına uygulanmıştır. Araştırmanın analizlerine 462 katılımcıdan elde edilen veriler dâhil edilmiştir. Çalışmada, sosyal sermaye, öz-yeterlilik ve işe yabancılaşma değişkenlerinin demografik gruplar arasındaki farklılıklarını tespit etmek amacıyla yapılan T testi ve Anova analizi sonucunda; çalışanların sosyal sermaye düzeylerinin yaşa göre, öz-yeterlilik inancı algılarının ise görev türü ve eğitim düzeylerine göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemek amacıyla yapılan korelasyon analizi sonucunda; sosyal sermayenin yerel komiteye katılım alt boyutu hariç diğer tüm alt boyutları ile öz-yeterlilik arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte, sosyal sermayenin yerel komiteye katılım ve komşuluk ilişkileri alt boyutları hariç diğer tüm alt boyutları ile işe yabancılaşmanın güçsüzlük ve anlamsızlık boyutları arasında negatif yönlü ve anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Sosyal sermayenin yerel komiteye katılım alt boyutu haricindeki tüm alt boyutlarının ise işe yabancılaşmanın kendine yabancılaşma alt boyutu ile negatif yönlü ve anlamlı bir ilişkiye sahip olduğu bulgulanmıştır. Değişkenlerin birbirleri üzerindeki etkilerin şiddetini ortaya çıkarmak için regresyon analizi yapılmıştır. Sosyal sermayenin yerel komiteye katılım alt boyutu hariç diğer tüm alt boyutlarının (sosyal temsilcilik, güven ve güvenlik duyguları, komşuluk ilişkileri, aile ve arkadaş ilişkileri, başkalığa toleranslı olma, yaşamın değeri ve çalışma ilişkileri) öz-yeterlilik algısını pozitif yönde etkiledikleri; sosyal sermayenin yaşamın değeri ve çalışma ilişkileri alt boyutlarının işe yabancılaşmanın güçsüzlük, anlamsızlık ve kendine yabancılaşma alt boyutlarını negatif yönde ve anlamlı olarak etkiledikleri; sosyal sermayenin komşuluk ilişkileri alt boyutu ise işe yabancılaşmanın güçsüzlük alt boyutunu negatif yönde ve anlamlı olarak etkilediği tespit edilmiştir. Öz-yeterliliğin sosyal sermaye ve işe yabancılaşma ilişkisinde ara değişken rolünü test etmek amacıyla basit arabuluculuk testi yapılmıştır. Sosyal sermaye ve işe yabancılaşma ilişkisinin öz-yeterlilik değişkeninin etkisinde kaldığı bu analiz neticesinde anlaşılmış olup, öz-yeterliliğin bu ilişkide ara değişken olarak kısmi arabuluculuk rolüne sahip olduğu tespit edilmiştir.

Sağlık sektörüSosyal sermayeÖz yeterlilik+2
Nazmiye Ülkü Pekkan
Osmaniye Korkut Ata University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mesleki tükenmişliğin, işe yabancılaşma ve sanal kaytarma ile ilişkisinin incelenmesi: Muhasebe meslek grupları üzerine bir araştırma

Bu çalışma, mesleki tükenmişliğin, sanal kaytarma ve işe yabancılaşma davranışı arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla muhasebe meslek grupları ve büro çalışanları üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma genel tarama niteliğinde gerçekleştirilmiş ve örnekleme ulaşılmasında kolayda örnekleme yönteminden yararlanılmıştır. Araştırma için muhasebe sektörü çalışanları tercih edilmiş ve 239 kişi araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmada gerekli verilerin toplanması için nicel veri toplama tekniklerinden anket yöntemi kullanılmıştır Anketin ilk bölümünde katılımcıları tanımlayıcı demografik sekiz soru (cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim, tecrübe yılı, mesleki unvan, odadaki kişi sayısı ve gelir); diğer bölümlerde ise " Maslach Tükenmişlik Ölçeği", "Sanal Kaytarma Ölçeği" ve "İşe Yabancılaşma Ölçeği" olmak üzere üç ölçek yer almaktadır. Araştırmada elde edilen verilerin analizi SPSS V22.0 paket programında yapılmıştır. Araştırmada yer alan demografik değişkenler ile farklılıkların incelenmesinde ikili grupların karşılaştırılmasında t-testi; çoklu grupların karşılaştırılmasında ise ANOVA testi kullanılmıştır. ANOVA testi uygulanmadan önce grupların homojenliğinin incelenmesi için ise Levene's varyans homojenlik testinden yararlanılmıştır. Homojenlik göstermeyen çoklu karşılaştırmalarda ise Welch veya Brown-Forsythe testlerinden yararlanılmıştır. Araştırma değişkenleri arasındaki ilişkiyi incelemek için serpilme diyagramı yapılmış ve korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda; Tükenmişliğin cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermediği; yaşa göre duygusal tükenmişlik ve duyarsızlaşma boyutlarında; eğitim durumuna göre kişisel başarı boyutunda; tecrübe yılı ve mesleki unvana göre duygusal tükenmişlik ve duyarsızlaşma boyutunda anlamlı farklılıklar olduğu görülmüştür. Sanal kaytarma değişkeninin cinsiyet değişkenine göre e-posta faaliyetleri boyutunda; yaşa, eğitim durumuna, tecrübe yılına, mesleki unvana göre her iki alt boyutta da anlamlı farklılıklar görülmüştür. İşe yabancılaşma değişkeninde ise cinsiyet, eğitim durumu ve tecrübe yılı değişkenlerine göre gruplar arası anlamlı bir farklılık bulunmazken; yaş ve mesleki unvana göre gruplar arası anlamlı farklılıklar olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Korelasyon analizi sonucunda ise, sanal kaytarmanın internette gezinme alt boyutu ile yalnızca duyarsızlaşma boyutu arasında anlamlı bir ilişki olduğu; işe yabancılaşmanın tükenmişliğin bütün boyutları ile anlamlı ilişkisinin olduğu; işe yabancılaşma ile sanal kaytarmanın alt boyutları arasında anlamlı bir ilişki bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.

MuhasebeciSanal kaytarmaSerbest mali müşavirlik+6
Emin Kuzkaya
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Duygusal emek, işgören performansı ve işe yabancılaşma arasındaki ilişkilerin incelenmesi: Satış danışmanları üzerine bir araştırma

Günümüzde hizmetin sunumu önemli hale gelmiştir. Bu sebeple, örgütler rekabet avantajı elde edebilmek için müşteri memnuniyetine önem vermektedir. Örgütler, müşteri memnuniyeti sağlamak ve müşterilerin kendilerini daha iyi hissedebilmeleri için birtakım duygusal davranış kuralları belirlemektedir. İşgörenler hizmet sunumu esnasında bu davranış kurallarına uymak zorundadır. Böylece fiziksel ve zihinsel olarak yapılan işlere duygular da dahil olmakta ve duygular işin bir parçası haline gelmektedir. Diğer taraftan insanların, iş esnasında gerçek duyguları ile uyumsuz olan duygusal davranış kurallarını sergilemek durumunda olmaları onları olumsuz etkileyebilmektedir. Bu açıdan duygusal emek davranışı kavramı, tez çalışması kapsamında odaklanılan temel kavram olmuştur. Bu araştırmanın amacı, satış danışmanlarının duygusal emek davranışları ve işgören performansları ile işe yabancılaşmaları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışmada veri toplama aracı olarak anket tekniğinden faydalanılmıştır. Bu kapsamda, Trabzon ilinde bulunan AVM'lerde görev yapmakta olan 255 satış danışmanı üzerinde veri toplanmıştır. Verilerin analizi sürecinde tanımlayıcı istatistiksel analizler, güvenilirlik analizi, faktör analizi, korelasyon analizi ve regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, duygusal emek ve işe yabancılaşma arasında istatistiki olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki belirlenmiştir. Duygusal emeğin alt boyutu olan yüzeysel davranış ve samimi davranış ile işe yabancılaşma ve alt boyutları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı, ancak derinden davranış boyutunun, işe yabancılaşmanın alt boyutu olan kendine yabancılaşma boyutu ve özerklik boyutu ile arasında istatistiki olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki saptanmıştır. Diğer taraftan, işgören performansı ile işe yabancılaşma ve alt boyutları arasında istatistiki olarak anlamlı ve negatif yönlü bir ilişki belirlenmiştir.

DanışmanlarDuygusal emekPerformans+5
Saadet Yurdakul
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Algılanan örgütsel politikanın işe yabancılaşma ve kariyerizme etkisinde politik yeteneğin düzenleyici rolü

Bu çalışmada, algılanan örgütsel politika, politik yetenek, işe yabancılaşma ve kariyerizm arasındaki ilişkiler ele alınmıştır. Araştırmanın amacı, örgütsel politika algısının işe yabancılaşma ve kariyerizme etkisini belirlemek ve bu ilişkide politik yeteneğin düzenleyici rolünü tespit etmektir. Araştırma, Malatya ilinde bulunan özel ve kamu bankalarında çalışan 260 beyaz yaka çalışanı üzerinde yürütülmüştür. Veriler anket yöntemiyle toplanmış ve SPSS 22.0 ile AMOS 26.0 programları kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmanın bulguları, örgütsel politika algısının kariyerizmi anlamlı, orta düzeyde ve pozitif yönde, işe yabancılaşmayı anlamlı yüksek düzeyde ve pozitif yönde etkilediğini ortaya koymaktadır. İşe yabancılaşma ve kariyerizm ilişkisinde anlamlı, yüksek düzeyde ve pozitif yönde bir ilişki olduğu bulunmuştur. Politik yeteneğin, örgütsel politika algısı ile işe yabancılaşma arasındaki ilişkide düzenleyici bir rol oynadığı belirlenmiştir. Örgütsel politika algısı ile kariyerizm arasındaki ilişkide politik yeteneğin düzenleyici bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Politika Algısı, Politik Yetenek, İşe Yabancılaşma, Kariyerizm

Kamu bankalarıKariyerKariyer niyetleri+6
Ceren Binici
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sınıflarında kaynaştırma öğrencisi olan ve olmayan okul öncesi öğretmenlerinin mesleğe yabancılaşma durumlarının karşılaştırılması

Bu araştırma sınıflarında kaynaştırma öğrencisi olan ve olmayan okul öncesi öğretmenlerin mesleğe yabancılaşmaya yönelik durumlarının karşılaştırılmasını değerlendirmek amacı ile yapılmıştır. Araştırma İstanbul ili Kartal ilçesi içerisinde yer alan, 50 özel ve devlet anaokulunda çalışan 200 okul öncesi öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Veriler 2016-2017 eğitim öğretim yılı güz yarı yılında bu araştırmada, demografik değişkenler bağlamında da incelenmesi için Kıhrı (2013) tarafından geliştirilmiş olan "Okul Öncesi Öğretmenliği Mesleğe Yabancılaşma Ölçeği" ve araştırmacı tarafından geliştirilen "Anket Formu" kullanılarak toplanmıştır. Araştırma sonuçları, okul öncesi öğretmenlerinin mesleğe yabancılaşma ölçeğinin sonuç beklentisi alt boyutları arasında istatistiksel açıdan pozitif yönde orta düzeyde ilişki olduğunu göstermiştir.

Kaynaştırma eğitimiOkul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenler+4
Hatice Didem Nuraydın
Yeditepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmenlerin işe yabancılaşma algıları, taşra-kent karşılaştırması

Öğretmenlerin İşe Yabancılaşma Algıları, Taşra-Kent Karşılaştırması" isimli yapılan çalışmada öğretmenlerin mesleklerine karşı yaşamış olduğu yabancılaşmaya Taşra-Kent ekseni üzerinden bakılmıştır. Araştırmanın verileri, Elma (2003)'nın geliştirdiği "Öğretmenlerinin İşe Yabancılaşması Ölçeği" aracılığıyla elde edilmiştir. Bu veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Çalışmanın temel araştırma sorusu, kentte ve taşrada görev yapan öğretmenlerin işe yabancılaşma ölçeği ve alt boyutları bakımından aralarında istatistiksel olarak anlamlı bir farkın bulunup bulunmadığıdır. Anket yöntemi ile öğretmenlerden direk temas sağlanarak görüş ve düşünceleri elde edilmeye çalışılmıştır. Yapılmış olan anketlerden çıkan sonuçlara göre kentte görev yapan öğretmenlerin okuldaki görev süresi arttıkça anlamsızlık düzeylerinin arttığı fakat taşrada görev yapan öğretmenler için okuldaki görev süresi ile anlamsızlık düzeyi arasında anlamlı bir ilişki bulunmadığı ifade edilebilir. İşe yabancılaşma düzeyi ve meslekteki görev süresi arasındaki ilişki kentte görev yapan öğretmenler için anlamlı bulunmuşken taşrada görev yapan öğretmenler için anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Kentte görev yapan öğretmenlerin meslekteki görev süresi arttıkça işe yabacılaşma düzeylerinin arttığı fakat taşrada görev yapan öğretmenler için okuldaki görev süresi ile işe yabancılaşma düzeyi arasında anlamlı bir ilişki bulunmadığı ifade edilebilir. Anahtar Kelimeler: Öğretmenler, Yabancılaşma, Taşra, Kent, İş.

KentlerMerkez-taşra ilişkileriTaşra+4
Kadir Sudançıkmaz
Yeditepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin örgütsel kültürleri ile işe yabancılaşmaları arasındaki ilişkinin incelenmesi (Ataşehir ilçesi örneği)

Bu araştırma, ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin örgütsel kültürleri ile işe yabancılaşmaları arasındaki ilişkiyi ortaya koymak üzere yapılmıştır. Bu araştırmada ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin örgütsel kültür ölçeğiyle güç, rol, başarı, destek boyutu ile işe yabancılaşma algılarının güçsüzlük, anlamsızlık, yalıtılmışlık ve okula yabancılaşma boyutlarında öğretmenlerin cinsiyeti, medeni durumu, kıdemi, öğrenim durumu, okul türü, branşı, kurumu, kurum kıdem değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir farklılık olup olmadığı, örgütsel kültürleri işe yabancılaşma arasında anlamlı ilişki bulunup bulunmadığı incelenmiştir. Bu araştırmanın evreni İstanbul İli, Ataşehir İlçesinde bulunan resmi ve özel ilköğretim okullarında, branş ve sınıf öğretmenlerinden oluşmaktadır. Ekonomik kaynaklar ve zaman kısıtlığı nedeniyle tüm evrene ulaşmak yerine, evrenden örnekleme yoluna gidilmiştir. Örnekleme modeli olarak da tesadüfi oransız küme örnekleme modeli kullanılmıştır. Ataşehir'de 35 resmi okul, 7 özel okul bulunmaktadır. Örneklem seçiminde oransız küme yöntemiyle 35 resmi okuldan kura ile 10 okul, 7 özel okuldan kura ile 2 okul belirlenmiştir. Seçilmiş olan resmi ve özel kurumlarda toplam 12 okulda bulunan tüm öğretmenlere uygulaması amaçlanmıştır. Bu okullarda bulunan 216 öğretmenden 200 öğretmene ancak ulaşılmış, altı ölçek formu farklı nedenlerle (boş bırakılan maddeler gibi) değerlendirme dışında çıkarılmıştır. Örneklemi oluşturan öğretmenlere, Kişisel bilgi formuyla, öğretmenlerin işe yabancılaşma düzeylerini ölçmek amacıyla 38 maddeden oluşan, Elma (2003) tarafından geliştirilen ?İlköğretim Öğretmenlerinin İşe Yabancılaşması Ölçeği? 37 madde ve 4 alt boyuttan oluşan ve istatistiki açıdan gerçek uygulamaya uygun olduğu belirlenen'' Örgütsel Kültür Ölçeği'' Yavuz Kara'nın izniyle kullanılmıştır.

Örgüt kültürüÖğretmenlerİlköğretim okulları+2
Saadet Açıkel
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi yöneticilerinin algılanan liderlik stilleri ile mesleğe yabancılaşma düzeyi arasındaki ilişkinin incelenmesi(İstanbul ili Anadolu yakası örneği)

Bu araştırma İstanbul ili Anadolu yakasında Kartal ve Maltepe ilçelerinde resmi ve özel anaokullarında çalışan okul öncesi öğretmenlerin yöneticilerinde algıladıkları liderlik stilleri ile mesleğe yabancılaşma düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2013-2014 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Anadolu Yakası Kartal ve Maltepe ilçelerinde; MEB'e bağlı resmi ve özel okullarda görev yapan okul öncesi öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, tesadüfi oransız küme örnekleme modeli kullanılarak seçilen 178 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada; "Kişisel Bilgi Formu" ile birlikte "Çoklu Faktör Liderlik Stilleri Ölçeği (MLQ)" ve "Okul Öncesi Mesleğe Yabancılaşma Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verileri SPSS (Versiyon.20) programı ile analiz edilmiştir. Araştırmada demografik değişkenler ilgili verilerin analizinde frekans ve yüzde dağılımları yapılmıştır. Daha sonra ölçeklerin ve alt boyutlarının aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Araştırmanın alt problemleri çözümlenirken okul öncesi öğretmenlerin yöneticilerinde algıladıkları liderlik stilleri ve öğretmenlerin mesleğe yabancılaşma düzeyleri demografik değişkenler bağlamında incelenmiştir. Bu amaçla grupların algıladıkları liderlik stilleri ve yabancılaşma düzeyleri Kruskal Wallis, Mann Whitney-U teknikleri ile karşılaştırılmıştır. Liderlik stilleri ve yabancılaşma ölçeklerinin alt boyutları ve toplam puanları arasındaki ilişkiyi belirlemek için Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda MLQ liderlik stilleri ölçeği alt boyutları ile okul öncesi öğretmenlerin mesleğe yabancılaşma toplam puanları arasında negatif yönde ilişki olduğu belirlenmiştir. Yapılan analizlerde öğretmenlerin yabancılaşmasını en çok etkileyen liderlik stilleri alt boyutunun ödüle bağlı liderlik, en az etkileyenin de bireysel destek alt boyutu olduğu görülmüştür. Laissez-faire liderlik alt boyutu ile yabancılaşma ölçeği toplam puanları arasında ise ilişki pozitif yönde anlamlı bulunmuştur. Okul öncesi öğretmenlerin mesleğe yabancılaşma ölçeği alt boyutları ile MLQ liderlik stilleri ölçeği toplam puanları arasında negatif yönde ilişki belirlenmiştir. Araştırmanın sonucuna göre, yabancılaşma ölçeğinin alt boyutları ile MLQ liderlik stilleri toplam puanı arasında en yüksek düzeyde ilişki güçsüzlük en düşük de kendine yabancılaşma boyutunda gerçekleşmiştir. Okul öncesi yöneticilerinin liderlik stilleri ile öğretmenlerin yabancılaşma düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu dikkate alınarak; yöneticilerin hizmet öncesi ve hizmet içi eğitimleri almalarını sağlayacak gerekli düzenlemelerin yapılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Liderlik, Yöneticilik, Liderlik Stilleri, Mesleğe Yabancılaşma, Okul Öncesi öğretmenleri

Eğitim yönetimiLiderlikLiderlik modelleri+7
Lale Mahmutyazıcıoğlu
Yeditepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üniversitelerdeki akademik personelin mesleki yabancılaşma düzeylerinin çok boyutlu incelenmesi- İstanbul ili örneği

Bilindiği üzere, çalışma hayatı insan hayatının önemli bir bölümünü teşkil etmektedir. İnsan hayatının yaklaşık dörtte üçüne yakın bir dilimini işte geçirmektedir. Bu nedenle iş insan hayatının en önemli istikrarlı ve devamlı aktivitelerinden biri olmaktadır. İş yerinin ideal bir iş yeri olması için iş hayatı dışında kalan hayatın tamamen buradan uzak tutulması gerekmektedir. Oysa iş ortamında bir anne ailesine olan zorunlu görevleri yüzünden diğerleri tarafından ihraç edilebilmektedir. İşte sahip olunması gereken rasyonel tutuma tam bir karşıt örnektir bu. Buradan da anlaşıldığı üzere iş hayatında bireyler tek boyutlu, eksik, kendinden ve diğerlerinden yabancılaşmış olmak zorunda kalmaktadır. Çünkü bu yeni yüzyılda yeniden tanımlanan iş kavramı ile iş hayatının gerekli ve zorunlu sorumluluklarının ciddi bir şekilde artması yüzünden çalışanlar istedikleri kadar serbest davranamamaktadırlar. Ve yabancılaşma kavramı karşımıza sanki zorunluluklardan kaynaklanan bir sorun olarak çıkmaktadır.Yabancılaşma kavramını ilk kez felsefi bir kavram haline getiren Hegel'dir. Hegel'de (1986) yabancılaşma, kendi içinde, kendi ortadan kaldırışını içerir. Yabancılaşma öteki varlıktır, bilincin ve özbilincin, nesnenin ve öznenin karşıtlığıdır.Marx'a (2007) göre yabancılaşma, insanı, kendi etkinliğinin ürünlerine, üretken etkinliğinin kendisine, içinde yaşadığı doğaya, kendine, kendi özsel doğasına, insanlığına, öteki insanlara yabancılaştıran eylemdir.Yabancılaşmayı sadece kuramsal boyutta ele almanın ötesinde, ampirik çalışmalar yaparak yabancılaşmanın somut bir bicimde ölçülmesi sorununun gündeme geldiği bu dönemde, özellikle Amerikalı toplumbilimciler bu alanda öncülük yapmışlardır. Bu araştırmacıların başında Seeman gelmektedir. Seeman'in yaptığı çalışmalaryabancılaşmanın tanımlanmasına ve gözlemlenebilmesine çok büyük katkılar getirmiştir. Seeman, yabancılaşma kavramını sınırlandırarak bireye etkilerini aşamalarla göstermiştir (Ekmekci, 1999; Eltugay, 1999; Hoşgörür, 1997; Tezcan, 1993: Esin, 1982). Seeman'in amacı, toplum içinde hareket eden bireyin kişisel acıdan yabancılaşmasını incelemektir. Bu amaç doğrultusunda Seeman, yabancılaşmayı sosyo-psikolojik açıdan ele almış ve araştırmalarında toplumsal koşulları dışarıda tutmuştur (Esin, 1982, s.109). Seeman (1959), yabancılaşma kavramını sınırlandırarak bireye etkilerini aşamalarla göstermiştir. Yabancılaşmanın boyutlandırılmasında, Seeman'ın sınıflandırması büyük bir kabul ve destek görmüştür. Seeman'a gore yabancılaşmanın beş boyutu vardır. Bu boyutlar; güçsüzlük, anlamsızlık, normsuzluk, çevreden uzaklaşma ve kendinden uzaklaşmadır (Pars, 1982:109). Bu araştırmada Melvin Seeman'in öngördüğü kuram esas olarak alınarak YAYÖ (Yeditepe Akademisyenlerin Mesleğe Yabancılaşma Ölçeği) geliştirilirken onun sınıflandırması kullanılmıştır.Yabancılaşma iş görenden işverene, çalışma koşullarından, teknolojik şartlara, sosyal ve ekonomik amaçlı bir örgütten toplumun geneline, bireyi etkileyen bir sosyal olgu olarak karşımıza çıkmakta, politik, ekonomik, sosyolojik ve psikolojik yazında olduğu gibi, örgütsel ve yönetsel yazında da dikkatle ele alınmaktadır. Yabancılaşmanın bir eğitim kurumu olarak okullar üzerinde büyük etkilerinin olduğu gözlenmektedir (Balcı, 2001:86). Eğitim kurumlarının işleyişinde de eğitim iş görenleri, önemli rol ve görevler yüklenmektedirler. Kurumu amaçlarına ulaştırmada ve etkili kurum yaratmada öğretmenlerin yüklendiği rol oldukça önemlidir (Balcı, 2001:86). Öğretmen olmadan eğitim hizmeti üretilemez. Başarılı ve etkili bir öğretmen, sistemi başarıya ulaştırmada önemli göstergelerden biridir (Elma, 2003:4) Oğuzkan da başarılı bir öğretmenin üç yönü bulunduğunu belirtmektedir: (a) toplumun aydın bir üyesi olarak öğretmen, (b) dünya topluluğunun uyanık bir üyesi olarak öğretmen ve (c) mesleğinin yeterli bir üyesi olarak öğretmen (Oğuzkan, 1965, akt: Hesapçıoğlu, 2008).Eğitim kurumları eğitim sisteminin en işlevsel parçasıdır (Açıkalın, 1998:1). Eğitim kurumlarının temel işlevi, çevreyi gerekli şekilde düzenleyerek, öğrencilerine istenilen davranışları kazandırmak ve öğrenme yaşantılarının yaşanmasını sağlamaktır. Bu nedenlerdendir ki eğitim kurumundaki eğitim hizmetini üreten öğretmen, eğitim sisteminin vazgeçilmez iş görenidir. Çünkü öğretmen eğitim hizmetlerini üreten kişidir(Başaran, 2006:123). Sosyal ve ekonomik değişmeler eğitim kurumunda çalışan personelin düşünüş ve davranışlarının değişmesini zorunlu kılmaktadır (Taymaz, 1997:2). Gerek bu değişime uyum sağlayabilmek gerekse de eğitim kurumunun amaçlarının tam gerçekleşmesinde öğretmenleri mesleklerine yabancılaşma sürecinin önemi yadsınamaz.İşe yabancılaşma ise, bireysel düzeyde, zihinsel rahatsızlık (Kornhauser, 1965), işten doyumsuzluk, iş stresi, depresyon ve diğer birçok psikolojik rahatsızlıklarla (Sashkin,1984) ortaya çıkar. Öte taraftan toplumsal ve örgütsel açıdan, düşük üretkenlik, bozuk moral ve ahlaki değerler, yüksek düzeyde işgücü devri ve işten kaçma (iş başından uzaklaşma, kaytarma) ile hastalıklar veya rahatsızlıkların birçok bicimi örneğin, artan suç oranları, sabotaja yönelme, sağlık ve sosyal güvenlik maliyetlerinde artış, iş yavaşlatma ve grevler nedeniyle baskı altına alınmış bir ekonomi biçiminde karşımıza çıkmaktadır (Kanungo, 1992:414). Mesleğine yabancılaşan bir öğretmen, işini kendi dışında tekdüze bir etkinlik olarak algılamakta ve bu durum onun öğretme-öğrenme sürecinde göstermesi gereken dersine donuk tutumları ile öğrencilerine dönük davranışlarını olumsuzlaştırmakta, bu da öğretme-öğrenme surecinde etkililiği ve verimliliği azaltmaktadır (Bayındır, 2002:2). Öğretmen bir toplumsal kurum olan "yüksek okul "da belli bir tür mesleki eğitim alır. Bu eğitimin türü ve niteliği onun davranışını belirler.Günümüzde sosyal örgütler gerçekten o örgüt için hiçbir anlam taşımayan insanlarla dolmakta ya da insanlar kendileri için hiçbir anlam taşımayan örgütlerde yer almaktadırlar. Bu da ne yazık ki ne ortak kültürel amaç doğrultusunda ne de ortak iş amaçları doğrultusunda işverene karsal bir getiri olarak geri dönmektedir. Fakat en önemlisi son yıllarda bilimsel olarak farz edilen bu postmodernist yaklaşımın ortaya çıkardığı bu metodun bilfiil yönetime uygulanması yabancılaşmış insanlar topluluğunu ortaya çıkarmaktadır. Bu sosyal örgütler üniversiteler ve çıktı da öğrenci olduğu zaman sonuç bir problem olarak ortaya çıkmaktadır. Yabancılaşma, postmodernizm sonucunda ortaya çıkan bir perspektiftir. Ve bu perspektif içinde ortaya konulan nedenlerin belirlenmesi gerekmektedir.Bu araştırmanın genel amacı, Yüksek Öğretim Kurulu'na bağlı İstanbul ilindeki Vakıf ve Devlet Üniversitelerinde görev yapan öğretim elemanlarının işe yabancılaşma düzeylerini belirlemektir. Bu doğrultuda, bu çalışma öğretim elemanlarının işlerini dahaetkili ve başarılı bir biçimde yürütmesi için nedenlerin ortadan kaldırılması için yarar sağlayacaktır. Ve aynı zamanda, öğretim elemanlarının performanslarının nasıl en üst düzeye çekilmesi konusunda çeşitli bulgular ortaya koyacaktır. Yabancılaşma kavramı ancak ortak amaçlarımızı nasıl paylaşabileceğimizi öğrenebildiğimizde ortadan kalkabilecektir Yabancılaşma ile ilgili yapılacak bilimsel araştırmalar buna hizmet edecektir. Bu araştırma da bu tür bir amaca yapacağı katkı açısından önem taşımaktadır. Türkiye'de üniversitelerdeki öğretim elemanlarının işe yabancılaşmasına yönelik çok fazla araştırma bulunmamaktadır. Türkiye'de üniversitelerdeki öğretim elemanlarının yabancılaşma ile ilgili alanyazının çok fazla olmayışı açısından bu araştırma bu boşluğu biraz da olsa doldurmaya çalışması açısından önem taşımaktadır.Yeditepe Akademisyenlerde Mesleğe Yabancılaşma Ölçeğinin (YAYÖ) Geliştirilmesi:Bu araştırmanın genel amacı, Yüksek Öğretim Kurulu'na bağlı İstanbul ilindeki Vakıf ve Devlet Üniversitelerinde görev yapan öğretim elemanlarının işe yabancılaşma düzeylerini belirlemektir. Bu genel amaç çerçevesinde öncelikle akademik personelin yabancılaşma düzeylerini belirleyebilmek amacıyla bir ölçme aracı geliştirilmiştir. İstanbul ilindeki tüm vakıf ve devlet üniversitelerinden izin alınarak öğretim elemanlarına ulaşılmış katılımı sağlanan toplam 345 öğretim üyesi araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Bu uygulamalar 2008-2009 eğitim-öğretim yılı birinci ve ikinci kanaat dönemlerinde gerçekleştirilmiştir.Araştırmada 1 anket ve 1 ölçek kullanılmıştır. Bunlar araştırmacının demografik değişkenleri belirlemek amacıyla hazırladığı bir bilgi toplama formu, diğeri de öğretim elemanlarının akademik yabancılaşma düzeylerini belirlemek için araştırma kapsamında geliştirilen Yeditepe Akademisyenlerde Mesleğe Yabancılaşma Ölçeği (YAYÖ)'dir. Kuramsal olarak da Seeman'ın kuramsal açıklamaları merkeze alınmıştır. Ölçek beşli likert tipi modele uygun şekilde tasarlanmıştır.Literatür taraması yapılmış, uzman görüşüne başvurulmuş son hali verilmiş olan taslak ölçeğin geçerlik ve güvenirlik çalışmalarına yer verilmiştir. İç tutarlık analizleri (Cronbach's Alpha, Guttman, Spearman), madde toplam ve madde kalan analizleri (item-total, item reminder), faktör analizi (KMO, Barttlet; temel bileşenler analizi, varimax withKaiser Normalization), madde ayırt edicilik analizleri (Discriminity) bu bağlamda gerçekleştirilecek bazı analizleri oluşturmaktadır. Sonuç olarak, farklı üniversitelerde görev yapan öğretim elemanlarının akademik yabancılaşma düzeyleri farklı demografik değişkenler bağlamında incelenmiştir.Araştırma bulguları sonucunda, akademisyenlerin (YAYÖ) anlamsızlık duygusu alt boyutu puanlarının medeni durum değişkenine göre (X2=6,362; p>,05), Normsuzluk alt boyutu puanlarının yaş değişkenine göre (F=3,293; p<,05), Yalıtılmışlık duygusu alt boyutu puanlarının yaş değişkenine göre (F=4,453; p<,01), Kendine yabancılaşma alt boyutu puanlarının görev yapılan fakülte değişkenine göre (X2=20,940; p<,05), Yalıtılmışlık duygusu alt boyutu puanlarının görev yapılan fakülte değişkenine göre (X2=6,362; p>,05), Normsuzluk alt boyutu puanlarının unvan değişkenine göre (X2=11,572; p<,05), Yalıtılmışlık duygusu alt boyutu puanlarının unvan değişkenine göre (X2=20,940; p<,05), Yalıtılmışlık duygusu alt boyutu puanlarının haftalık ders saati değişkenine göre (F=4,453; p<,01) ve Güçsüzlük alt boyutu puanlarının haftalık ders saati değişkenine göre (F=3,383; p<,01) anlamlı bir farklılık gösterdiği saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Yabancılaşma, Akademisyenlerin Mesleğe Yabancılaşması, Yabancılaşmanın Boyutları, Mesleğe Yabancılaşma, Ölçek,

Akademik personelYabancılaşmaÖrgütsel yabancılaşma+4
Başak Halaçoğlu
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmenlerin öz-yeterlik inançları ile işe yabancılaşmaları arasındaki ilişki

Bu çalışmada öğretmenlerin öz-yeterlik inançları ile işe yabancılaşmaları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. İlişkisel tarama modelinde desenlenen araştırmanın örneklemi, Kütahya il merkezinde resmi ilkokul ve ortaokullarda görev yapan 395 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada Öğretmen Öz-Yeterlik Ölçeği ve İlköğretim Okulu Öğretmenlerinin İşe Yabancılaşması Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde; betimsel istatistikler, t testi, ANOVA, Kruskal Wallis H Testi, Mann Whitney U Testi, Pearson korelasyon katsayısı ve çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Öğretmenlerin öz-yeterlik inançları "oldukça yeterli" düzeydedir. Öğretmenlerin öz-yeterlik inançları evli öğretmenler ve branş öğretmenleri lehine bazı alt boyutlar açısından anlamlı biçimde farklılaşmakta; ancak cinsiyetlerine, kıdemlerine, okullarındaki öğretmen sayısına, öğrenim durumlarına ve okullarındaki hizmet süresine göre anlamlı biçimde farklılaşmamaktadır. Öğretmenlerin en fazla okula yabancılaşma boyutunda "bazen", daha sonra sırasıyla güçsüzlük boyutunda "nadiren", yalıtılmışlık ve anlamsızlık boyutlarında "hiçbir zaman" düzeyinde işe yabancılaşma yaşadıkları belirlenmiştir. Öğretmenlerin işe yabancılaşma düzeyleri erkek, bekar, lisansüstü eğitim alan, 20-39 arası olan okullarda görev yapan ve branş öğretmenleri lehine bazı boyutlarda anlamlı biçimde farklılaşmakta; ancak kıdemlerine ve okullarındaki hizmet süresine göre anlamlı biçimde farklılaşmamaktadır. Öğretmenlerin öz-yeterlik inançları ile işe yabancılaşmaları arasında negatif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuş ve öz-yeterlik inançlarının işe yabancılaşmalarını anlamlı biçimde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır.

YeterlilikÖz yeterlilik algısıÖğretmenler+1
Musa Kartal
Kütahya Dumlupınar University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim okulu öğretmenlerinin işe yabancılaşma düzeyleri ile örgütsel adalet algıları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin işe yabancılaşma düzeyleri ile örgütsel adalet algılarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi ve örgütsel adalet algılarının, işe yabancılaşma düzeylerini yordayıp yordamadığının belirlenmesidir. Araştırmanın evrenini, 2013-2014 eğitim öğretim yılında İstanbul ilindeki resmi ilköğretim okullarında görev yapan yaklaşık 73.000 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise 16 ilçede( Maltepe, Üsküdar, Pendik, Beşiktaş, Esenyurt, Beyoğlu, Arnavutköy, Ümraniye, Bağcılar, Bahçelievler, Başakşehir, Beylikdüzü, Fatih, Çatalca, Avcılar, Kağıthane), 24 okulda görev yapan, 403 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri anket kullanılarak toplanmıştır. Araştırma anketi üç bölümden oluşmaktadır. Anketin ilk bölümü araştırmacının hazırladığı demografik özelliklere yönelik sorulardan oluşmaktadır. İkinci bölümde, Elma (2003) tarafından oluşturulan "İşe Yabancılaşma Ölçeği", üçüncü bölümde ise Niehoff ve Moorman tarafından geliştirilen, Türkçe'ye uyarlama, geçerlik ve güvenirlik çalışmaları Polat (2007) tarafından yapılan "Örgütsel Adalet Ölçeği" bulunmaktadır. Veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, yüzde, frekans, standart sapma gibi betimsel istatistikler kullanılmıştır. İşe yabancılaşmanın ve örgütsel adalet algısının normal dağılım gösteren boyutlarında cinsiyet, medeni durum ve görev değişkenlerine göre görüşlerin karşılaştırılmasında t-testi; normal dağılım göstermeyenlerde ise Mann Whitney-U testi uygulanmıştır. Yaş, eğitim durumu, kıdem ve çalışma süresi değişkenlerine göre anlamlı farklılığın olup olmadığını incelemek amacıyla normal dağılım gösteren boyutlarda, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ; göstermeyenlerde ise Kruskal Wallis-H testi uygulanmıştır. İşe yabancılaşma ile örgütsel adalet algısı arasındaki ilişkinin incelenmesi için Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayıları hesaplanmıştır. Örgütsel adalet algısının işe yabancılaşmayı yordama düzeyini belirlemek için anlam çıkarıcı istatistik tekniklerden çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenler işe yabancılaşmayı en yüksek "bazen" seviyesinde "okula yabancılaşma" boyutunda, en düşük ise "hiçbir zaman" seviyesinde "anlamsızlık" boyutunda yaşamaktadırlar. "Güçsüzlük" boyutunda; branş öğretmenleri, 36-45 yaş grubundaki öğretmenler ve 13-18 yıl kıdeme sahip öğretmenler daha fazla yabancılaşma yaşamaktadırlar. "Anlamsızlık" boyutunda; branş öğretmenleri ile 7-12 yıl kıdem sahibi öğretmenler diğerlerine göre daha fazla yabancılaşma yaşamaktadırlar. Araştırma sonuçlarında öğretmenlerin örgütsel adalet algılarının en fazla "yüksek" seviyede "etkileşimsel adalet" boyutunda olduğu, en az ise "orta" seviyede "işlemsel adalet" boyutunda olduğu görülmüştür. "Etkileşimsel adalet" boyutunda sınıf öğretmenleri daha fazla örgütsel adalet algısına sahiptir. Araştırma sonuçları ayrıca; işlemsel adalet algısının güçsüzlük biçimindeki işe yabancılaşmayı, etkileşimsel adalet algısının ise yalıtılmışlık biçimindeki işe yabancılaşmayı açıklamada önemli bir etkisinin olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: İşe yabancılaşma, örgütsel adalet, ilköğretim, öğretmen, okul müdürü.

AdaletYönetici davranışıÖrgütsel adalet+5
Sacide Kasapoğlu
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00

İlgili konular