Causality

205 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Ceza Hukukunda nedensellik bağı

Tarihi belki insanlık tarihinden de eski olan nedensellik bağı, hem sosyal hem de fen bilimleri açısından önemli bir kavramdır. Nedensellik bağı, birden fazla olgu arasında sebep-sonuç ilişkisine dayanan mantıki bir bağdır. Ceza hukukunda ise bu bağ, failin hareketi ile suç tipinin öngördüğü netice arasındadır. Herkes, kendi hareketi ile meydana getirdiği neticeden sorumludur. Başka bir ifadeyle kimse başkasının meydana getirdiği bir neticeden sorumlu tutulamaz. Zira bir başkasına ait neticeden sorumlu tutulmak, bir başkasının hareketinden de sorumlu tutulmak anlamı taşır. Bunun bir sonucu olarak cezai sorumluluktan söz edebilmek için failin hareketinin, netice bakımından nedensel olması gerekmektedir. Netice, tek bir sebepten meydana gelmiş ise sorumluyu tespit etmek zor değildir. Ancak çoğu durumda netice birden çok sebepten meydana gelir. Bu durumda "Netice kimin eseri?", "Hangi fail, hareketi neticeye meydan verdiği için sorumlu tutulmalı?" soruları gündeme gelecektir. Çalışma içerisinde, bu sorulara verilen ve yüzyıllar süren tartışmalara konu olmuş cevaplar, final suç teorisi çerçevesinde incelenecektir. Anahtar Kelimeler: nedensellik bağı, ceza hukuku, neden

Ceza HukukuNedensellik
Burak Boz
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile ekonomik kalkınma ilişkisi

II. Dünya savaşından itibaren önem kazanan kalkınma ekonomisinde azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin kalkınmayı başarabilmeleri için çeşitli teoriler ortaya atılmıştır. Fakat tüm teorileri baktığımızda, bu ülkelerin genel sorununun sermaye yetersizliği olduğu konusunda bir fikir birliği söz konusudur. Bu çalışmada, 1990-2019 dönemlerine ait yıllık veriler ile 88 ülkenin kalkınma endeksi ile doğrudan yabancı yatırımlar arasındaki nedensellik ilişki araştırılmıştır. Yapılan nedensellik sonuçlarına göre, düşük gelir ve alt orta gelir düzeyini kapsayan gelir grubu için içeriye doğrudan yabancı yatırımların ülkelerin kalkınma düzeylerinin bir nedeni olmadığı görülmektedir. Fakat üst orta gelir ve yüksek geliri kapsayan gelir grubu için içeriye yapılan doğrudan yabancı yatırımların ülkelerin kalkınma düzeylerinin nedeni olarak görülmektedir. Diğer bir değişken olan dışarı yapılan doğrudan yabancı yatırımların düşük gelir ve alt orta gelir grubu için ülkelerin kalkınma düzeyinin nedeni olarak görülmemektedir. Fakat üst orta gelir ve yüksek geliri kapsayan gelir grubu için dışarıya yapılan doğrudan yabancı yatırımların ülkelerin kalkınma düzeylerinin nedeni olarak görülmektedir. Son değişken Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (yüzdelik değişim) her iki gelir grubu için kalkınma düzeylerinin nedeni olarak görülmektedir.

Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarıEkonomik etkiEkonomik kalkınma+4
Hasan Batmaz
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

BİSTt-100 endeksi ile makroekonomik değişkenler arasındaki nedensellik: 2005-2015 yılları arasında Türkiye uygulaması

Çalışmada BİST-100 Endeksi'ni etkileyen makroekonomik faktörler arasında ilişkinin varlığı ve yönü araştırılmıştır. "Çoklu Doğrusal Regresyon" analizi ile makroekonomik faktörlerin birleşik halde etkisi, "Granger Nedensellik Testi" ile yönü tespit edilmiştir. Bağımlı değişkenimiz BİST-100 Endeksi için, günlük kapanış fiyatlarının oluşturduğu aylık ortalama baz alınmıştır. Bağımsız değişkenlerimiz; para arzı, enflasyon, döviz kuru, faiz oranları, altın fiyatları, öncü göstergelerden oluşan makroekonomik faktörlerdir ve bunların da gün sonu fiyatlarından oluşan aylık ortalama değerleri analiz edilmiştir. Çalışmada analiz edilen veriler, TCMB web sayfasından temin edilmiş olup, Aralık 2005- Haziran 2015 tarihleri arasındaki aylık ortalama değerleri kapsamaktadır. Çalışma sonucunda, "para arzı" ve "altın fiyatları" dışında tüm faktörlerin BİST-100 Endeksi ile "tek yönlü nedensellik ilişkisi" olduğu anlaşılmıştır. BİST-100 Endeksi enflasyon, faiz oranları değişkenlerinden negatif etkilenirken, öncü göstergeler endeksinden pozitif yönlü etkilenmektedir. Ayrıca BİST-100 endeksi, döviz kuru fiyatlarını ise negatif yönde etkilemektedir. Oluşturulan "VAR" modeli sonucu zaman serisi verileri durağan hale getirildiği için, uzun dönemli etkileri yerine "Granger Nedensellik Testi" ile 1 (ay) dönemlik gecikmelere bakılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bist-100 Endeksi, Makroekonomik Faktörler, Çoklu Doğrusal Regresyon, VAR, Granger Nedensellik Testi.

Borsa endeksiBorsa İstanbulGranger Nedensellik Testi+6
Muhammed Emin Aykut
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ekonomik büyüme ve yenilenebilir enerji tüketimi – üretimi ilişkisi; Türkiye örneği

Gelişmiş ekonomiler, büyümeye devam ederken doğaya verilen zararı en aza indirmeye çalışmaktadır. Yenilenebilir enerji kaynaklarının etkin kullanımı da bu çabanın temelini oluşturmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti devletinin de hede-fi istikrarlı büyümedir. Literatürde özellikle CO2 salınımının tehlikeli boyutla-ra ulaştığı 21.yy'ın başlarından sonra bu konuda yapılmış olan çalışmalar hız kazanmıştır. Konu üzerinde yapılan çalışmalara göre dört ana hipotez mevcut-tur. Bunlardan birincisi ekonomik büyüme ve yenilenebilir enerji tüketimi ara-sında ilişki yoktur. İkinci hipotez ise yenilenebilir enerji tüketiminden ekono-mik büyümeye doğru bir nedensellik ilişkisinin bulunmasıdır. Üçüncü hipo-tez, ekonomik büyümeden yenilenebilir enerji tüketimine doğru bir nedensel-lik ilişkisinin bulunmasıdır. Dördüncü ve son hipotez ise feedback (geribildi-rim) hipotezi olarak adlandırılır. Feedback hipotezi; yenilenebilir enerji tüke-timi ve ekonomik büyüme arasında çift yönlü bir nedensellik bulunmasını ifa-de eder. Bu çalışmanın amacı Türkiye nezdinde yenilenebilir enerji tüketimi ile ekono-mik büyüme arsındaki nedensellik ilişkisinin incelenmesidir. Granger Neden-sellik Testi; 1980 – 2013 yılları arasındaki 2005 yılı sabit dolar ile ölçülmüş GSYH verileri ve 1980 – 2013 yılları arasındaki yakılabilir yenilenebilir enerji kaynakları ve atık enerjisi tüketimi verileri ile yapılmıştır. Test sonucunda teo-rik beklentilerden birisi olan ekonomik büyüme ve yenilenebilir enerji tüketi-mi arasında, yenilenebilir enerjiden ekonomik büyümeye doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisi bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Yenilenebilir enerji, Ekonomik büyüme, Granger Nedensellik Testi, Yeşil ekonomi, Çevre.

BüyümeEkonomik büyümeEnerji+5
Özgür Akçiçek
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Finansal krizlerde Borsa İstanbul alt sektörleri arasındaki oynaklık yayılımı: Yön, frekans boyutu ve şoklar bağlamında analiz

Araştırmanın temel amacı; 2001 Finansal Krizi ve 2008 Küresel Krizi esas alınarak belirlenen dönemlerde, krizler nedeniyle BIST alt sektör endeks getirilerinin kendi sektör grupları içinde değişen oynaklık yayılımlarının, yönünün, frekans boyutunun ve değişime neden olan olaylar bağlamında dinamik yapısının belirlenmesi ve farklı türdeki krizlerin oynaklık yayılımları üzerinde yarattığı etkilerin farklı olup olmadığının tespit edilmesidir. Tezde birbirlerini tamamlayan nitelikteki üç ayrı yöntem ile yapılan analizlerle, alt sektör endeks getirileri arasındaki oynaklık yayılımlarının yön ve frekans boyutu belirlenmiş, yayılımlar üzerinde hangi tür şokların daha etkili olduğu tespit edilmiştir. Uygulanan analizler ile 2001 Finansal Krizi ve 2008 Küresel Krizi'nin, sınai, hizmetler ve mali alt sektör endeks getirileri arasındaki oynaklık yayımlılarının yönünü ve frekansını farklı şekilde değiştirdiği belirlenmiştir. Bulgular, krizlerin ardından birçok alt sektör endeks getirisi arasındaki koşullu korelasyon yapısının değiştiğini, 2008 Küresel Krizi'nin ise koşullu korelasyon yapıları üzerinde daha fazla etkili olduğunu ortaya koymuştur. Bununla birlikte 2001 Finansal Krizi'nin ardından tüm alt sektörlerin politik şoklardan, özellikle mali alt sektör getirileri arasındaki oynaklık ilişkilerinin de ekonomik şoklardan diğerlerine göre daha fazla etkilendiği belirlenmiştir. 2008 Küresel Krizi'nin ardından ise ekonomik şokların sınai ve mali, toplumsal ve politik olayların da sınai ve hizmetler alt sektör getirileri arasındaki oynaklık ilişkilerinde daha fazla etkili olduğu tespit edilmiştir. Tez sonucunda elde edilen bilgiler ışığında aynı türde krizlerin gerçekleşmesi durumunda yatırımcılara çeşitlendirmeye ilişkin bilgiler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Finansal krizler, varyansta nedensellik, frekans temelli oynaklıkyayılımı, dinamik koşullu korelasyon, Borsa İstanbul

Ekonomik kriz Şubat 2001Finansal krizFiyat hareketi+7
Melik Kamışlı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Kurumsal yatırımcılar açısından likidite, performans ve getiri ilişkisi: Borsa İstanbul uygulaması

Bu araştırmanın amacı, pay likiditesinin, pay getirisi ve finansal performans üzerindeki etkisini ve pay likiditesi ile finansal performans arasındaki nedensellik ilişkisini ortaya koymaktır. Pay likiditesi ölçütleri, Amihud'un likidite azlığı oranı(illiquidity ratio) ve işlem devir hızı oranı(turnover ratio); performans ölçütleri ise Tobin Q oranı, PD/DD oranı, aktif karlılığı oranı ve bu üç değişkenden temel bileşenler analizi yolu ile elde edilen performans endeksidir. Bu temel değişkenlerin yanı sıra firma performansını, pay piyasasını ve yatırım kararlarını etkileyeceği düşüncesi ile kaldıraç oranı, beta, faiz oranı ve döviz kuru kontrol değişkenleri, analizde aşamalı olarak kullanılmıştır. Yatırımcı grubu olarak, kurumsal yatırımcılar seçilmiştir. Pay likiditesi hesaplamalarında, kurumsal yatırımcı işlemleri dikkate alınmıştır. Araştırmada, panel veri analizi ve Dumitrescu ve Hurlin nedensellik testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre: i) Likidite, işlem devir hızı oranı ile ölçüldüğünde, pay likiditesinin Tobin Q, PD/DD ve performans endeksi üzerindeki etkisi, anlamlı ve pozitif; aktif karlılığı üzerindeki etkisi, anlamlı ve negatif çıkmıştır. ii) Likidite, Amihud'un likidite azlığı oranı ile ölçüldüğünde, pay likiditesinin Tobin Q üzerindeki etkisi, anlamlı ve negatif; PD/DD, aktif karlılığı ve performans endeksi üzerindeki etkisi, anlamsız çıkmıştır. iii)Pay likiditesinin pay getirisi üzerindeki etkisi, her iki likidite ölçütü için pozitif ve anlamlı çıkmıştır. iv) Son olarak, pay likiditesi ile finansal performans arasında çift yönlü bir nedensellik ilişkisine rastlanmıştır. Bu bulgulardan hareketle, pay likiditesinin, pay senedi yatırımlarında bir karar kriteri olduğu ve finansal performansı etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.

Borsa İstanbulFinansal performansGetiri+7
Şükriye Gül Reis
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessEN

Crude oil, natural gas, politics, and economic growth: Impact and causality analysis in Caspian Sea region

The main objective of this study is to investigate the impact and causality of crude oil and natural gas with economic growth in Caspian Sea region. Alongside, analyzing the impact and causality of regional politics with crude oil and natural gas, and investigating the internal strengths and weaknesses as well as external opportunities and threats of the region are also the significant purposes of the study. Here, the study uses ordinary least square method and Granger causality test by considering time-series data from 1997-2015 to ascertain the impact and causality of crude oil, natural gas, politics, and economic growth. The results show that crude oil and natural gas has a significant impact on economic growth of the region. However, no significant regression model has been found considering the political variables which jointly has a significant impact on crude oil and natural gas. Now, considering Granger causality, from the economic perspective, GDP does granger cause crude oil price and export. It denotes that there is a unidirectional causal relationship between GDP and crude oil price, and GDP and crude oil export. Surprisingly, this direction is unlike for GDP and natural gas. Here, GDP and natural gas have opposite but unidirectional causal relationship—i.e., natural gas price and export do Granger cause GDP. On the other hand, considering political perspective, the findings of the Granger causality test show seven pairs which have a unilateral significant causal relationship between them.

GrowthNatural gasEconomic policies+7
S M Rashed Jahangır
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Mu'tezile ve Eş'arîler arasındaki nedensellik tartışmaları

Tabiatı gözlemleyen insan, ondaki oluş ve bozuluşu anlamlandırmaya çalışmıştır. Bu değişimin sebepleri üzerinde düşünürken bu sebeplerin belirli sonuçları tekrar tekrar doğurduğunu fark etmiştir. Kendisini tabiat karşısında konumlandıran insan, ondaki bu sebepleri dikkate alarak hayat mücadelesini sürdürmüştür. Hayatını sürdürebilmesi için tabiattaki düzeni, sebep-sonuç ilişkisini dikkate almak insan için kaçınılmaz bir durumdur. İnsanın fıtratından gelen ve ilk çağlardan beri gün yüzüne çıkan ulu bir varlığa inanma ihtiyacı insanı tabiat ve Tanrı arasında bir ilişki kurmaya itmiştir. Tanrı ile âlem arasında nedensel bir ilişki kuran insan aynı zamanda kendi fiillerini de Tanrı ile ilişkilendirerek tabiattan farklı bir nedensellik alanını gün yüzüne çıkarmıştır. İnsan, Tanrı karşısında kendi iradesini kimi zaman yok sayarken kimi zaman da bunu dengelemiş, bazen de kendi fiillerinden Tanrıyı tümüyle ayrı tutmuştur. İslam düşünce tarihinde de etkili olan nedensellik anlayışı köklerini eski Yunan ve eski Hint medeniyetlerine kadar uzatmış bir olgudur. Allah-âlem ilişkisini cevheraraz nazariyesine dayandıran Müslüman düşünürler, Allah'a âlemde varlık alanı açarken, insanı da bu bağlamda konumlandırma gayretine düşmüşlerdir. Cebriyye'nin cebr anlayışı ile insan iradesini Allah karşısında sıfırladığı bir dönemde Mu'tezile "tevlid" görüşünü savunarak insana geniş bir manevra alanı açmıştır. Onun fiillerinin yaratıcısı olduğunu kabul ederek Allah karşısında sorumlu olmasını mantıksal bir zemine oturtmuştur. Bu iki uç arasında orta bir yol tutan Eş'arî, "kesb" anlayışını benimseyerek insana Allah'ın mutlak kudreti yanında sorumlu tutulacağı bir teori oluşturmuştur. Ancak incelendiğinde bunun özgürlükten kaynaklanan gerçek bir sorumluluk olmadığı sadece bir zorlama olduğu anlaşılmaktadır. Eş'arî sonrası kelamcılar insanı cebr altında tutan bu 'kesb' anlayışının çıkmazlarını fark ederek insana irade ve kudret alanı açmaya çalışmıştır.

AlemEş`ariMutezile+2
Ahmet Kaplan
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Maliye politikasının tüketici güveni üzerindeki etkisi: Türkiye uygulaması

Devlet belirli sosyal ve ekonomik amaçları gerçekleştirmek için maliye politikası enstrümanlarını kullanmaktadır. 1929 Büyük Depresyon'dan itibaren dünyanın birçok yerinde maliye politikası ekonomik istikrarsızlıklarla mücadele ve ekonomik krizlerden çıkmak için etkin olarak kullanılmaktadır. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan tüketicilerin harcama eğilimlerini gösteren tüketici güven endeksi günümüzde gittikçe artan öneme sahip olmaya başlamıştır. Harcamaların belirleyicisi olan tüketiciler ise ekonomik ortama duydukları güven doğrultusunda ekonomiye yön vermektedir. Bu çalışmanın çıkış noktası ise, tüketici güveni ile maliye politikası arasında nasıl bir ilişki olduğu ve tüketici güvenini arttırmak için nasıl politikalar belirlenmesi gerektiği olmuştur. Bu çalışmada, Türkiye'de tüketici güven endeksi ve maliye politikası arasındaki ilişki 2006M1-2017M8 dönemi için incelenmiştir. Maliye politikası göstergeleri olarak dolaysız vergi gelirleri, dolaylı vergi gelirleri, merkezi yönetim bütçe gelir ve harcamaları, iç borçlanmanın toplam borçlanma içindeki payı ile tüketici güven endeksi arasındaki nedensellik ilişkisi ekonometrik yöntemlerle sınanmıştır. Ayrıca geçiş değişkenleri olan piyasa döviz kuru, piyasa faiz oranı ve tüketici fiyat endeksi de analize dâhil edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, kamu gelir ve harcama kalemlerinden tüketici güvenine doğrudan nedensellik bulunmaktadır. Fiyatlar genel düzeyi ve döviz kuru tüketici güvenini doğrudan etkilemektedir. Ayrıca ARDL metoduyla yapılan analizde tüketici güven endeksi ve kamu gelirleri arasında kısa ve uzun dönemli bir ilişkinin varlığı bulunmuştur. Ampirik bulgular sonucunda kamu gelirleri artırıldığında yani daraltıcı maliye politikaları uygulandığında tüketici güven endeksinin arttığı gözlemlenmiştir. Dolayısıyla, Türkiye'de ele alınan dönemde genişletici mali daralma hipotezinin geçerli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

ARDL Sınır TestiEkonomiEkonomi politikaları+6
Tuba Gezer
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Vadeli döviz piyasası ve Türkiye'de spot ve vadeli döviz kurları üzerine bir uygulama

1970'li yılların başlarında sabit kur sisteminin, yerini serbest dalgalı kura bırakmasıyla başlayan süreç beraberinde yeni riskleri de getirmiştir. Kur sisteminin getirisi olarak ortaya çıkan kur riski, kişi ve kurumların büyük ekonomik kayıplara uğramasına sebep olabilmektedir. Söz konusu riskten korunmak amacıyla kullanılan döviz üzerine vadeli işlem sözleşmeleri, serbest dalgalı kurun ileri bir tarih için sabitlenmesi yoluyla riskin yönetilebilmesine imkân sağlamaktadır.Bu çalışmanın 1. Bölümünde vadeli işlem piyasası hakkında temel bilgiler, endeks, faiz, menkul kıymet, mal (emtia) ve döviz üzerine vadeli işlem piyasaları, risk, risk türleri ve risk türleri karşısında kullanılan vadeli işlem sözleşmeleri açıklanmış, 2. Bölümde bunlar arasından döviz üzerine vadeli işlem piyasaları ayrıntılı olarak incelenmiştir. 3. Bölümde döviz vadeli işlem sözleşmelerinin ülkemizde işlem gördüğü borsa olan Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası (VOB) tanıtılmış, yapısı ve istatistiki verilerle gelişimi incelenmiştir. Çalışmanın bu son bölümünde Türkiye'de 04.02.2005-20.05.2008 dönemi için spot ve vadeli ABD dolar kurları arasındaki ilişkiler, söz konusu serilerin getiri ve volatilite (oynaklık) serileri oluşturularak, Granger Nedensellik Testi yardımıyla araştırılmış ve Geliştirilmiş Dickey-Fuller, Phillips-Perron Birim Kök testleri ve tanısal testler ile serilerin özelliklerine bakılmıştır. Araştırma sonucunda spot döviz piyasasının vadeli döviz piyasasından genellikle daha çok etkilendiği, vadeli piyasadaki getiri ve volatilitenin daha yüksek olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Döviz Vadeli İşlem Sözleşmesi, Vadeli Döviz Piyasası, Risk Türleri ve Riskten Korunma, Spot ve Vadeli Döviz Kurları, Vadeli Opsiyon Borsası (VOB), Nedensellik, Türkiye

Döviz kuruForwardNedensellik+5
Zuhal Doğruer
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye elektrik spot ve vadeli işlem piyasaları arasındaki nedensellik ilişkisinin analizi

Elektrik enerjisi gelişen teknoloji ile birlikte hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Elektriğe duyulan ihtiyaç giderek artarken, bu ihtiyacın karşılanabilmesi için sektörün büyümesi de kaçınılmaz olmaktadır. Yatırımların sektöre çekilebilmesi için güven veren, sağlıklı işleyen bir piyasa yapısı ayrıca önem arz etmektedir. Bu nedenle piyasanın gelişimi adına dünyada ve Türkiye'de pek çok adım atılmakta, köklü değişimler yaşanmaktadır. Türkiye'de Elektrik Piyasası Kanunu ile başlayan ve elektrik piyasasının şeffaf, güvenilir, rekabete dayalı ve diğer ülkelerin elektrik piyasaları ile entegre bir elektrik piyasasının oluşturulması hedeflenen süreçte her ne kadar ilerleme kaydedilse de henüz istenilen noktaya ulaşılamamıştır. Bu nedenle Türkiye'deki elektrik spot ve vadeli işlem piyasalarının gerçek fiyatları tam anlamıyla yansıtamadığı düşünülmektedir. Piyasanın daha serbest ve daha güvenilir olabilmesi adına Türkiye Enerji Borsası kurulmasına ve ilk etapta bu borsada elektrik ticaretinin yapılmasına karar verilmiştir. Türkiye Enerji Borsası'nın faaliyete başlamasından sonra piyasalara güven duyulması, her iki piyasanın derinliğinin artması ve böylece daha gerçekçi fiyat oluşması beklenmektedir. Çalışmada, öncelikle elektrik piyasa yapısının nasıl işlediği, piyasada ne gibi değişimler yaşandığı araştırılmış, daha sonra önemli elektrik piyasa yapılanmalarından, Türkiye'deki mevcut piyasalardan ve bu piyasalardaki fiyat oluşumlarından söz edilmiştir. Bu kapsamda, Türkiye'deki elektrik spot ve vadeli işlem piyasaları arasındaki nedensellik ilişkisi Granger nedensellik testi ile incelenmiştir. TEİAŞ PMUM'da belirlenen Kısıtsız Piyasa Takas Fiyatı'nın günlük ortalaması spot veri olarak, Borsa İstanbul'da işlem gören en yakın vadeli Baz Yük Elektrik Vadeli İşlem Sözleşmesi'nin uzlaşma fiyatı da vadeli fiyat olarak kullanılmıştır. Zaman serisi verilerinin analiz için uygunluğu Augmented Dickey Fuller birim kök testi ile test edildikten sonra yapılan Granger nedensellik testi ile çift yönlü nedensellik ilişkisinin varlığı tespit edilmiştir. Bu sonuca göre her iki piyasa birbirinden etkilenmektedir. Teoride, vadeli işlem piyasalarında oluşan fiyatların spot fiyatlarla ilgi öncü gösterge olması ve böylece risk yönetimine katkı sağlaması savının, mevcut yapı itibariyle Türkiye Elektrik Piyasası için geçerli olmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Elektrik Enerjisi, Elektrik Piyasaları, Elektrik Spot ve Vadeli Piyasaları, Granger Nedensellik Testi.

ElektrikElektrik enerjisiEnerji piyasası+5
Fatma Köse
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Bootstrap panel nedensellik: Geçiş ekonomileri üzerine ampirik bir uygulama

Bu çalışma geçiş ekonomisi ülkelerinde kişi başına düşen enerji kullanımı ve kişi başına düşen Gayri Safi Milli Hasıla'daki büyüme arasındaki Granger nedensellik ilişkisini inceleyerek enerjiye bağlı büyüme hipotezinin geçiş ekonomileri için geçerliliğini sınamaktadır. Bu amaçla Orta ve Doğu Avrupa ile Kafkasya'da yer alan 17 geçiş ekonomisi (Arnavutluk, Ermenistan, Azerbaycan, Beyaz Rusya, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Gürcistan, Macaristan, Letonya, Litvanya, Makedonya, Moldova, Polonya, Romanya, Slovakya, Slovenya ve Ukrayna) seçilmiş ve bu ülkelere ait 1990 – 2011 yılları arasını kapsayan 22 yıllık panel veriseti ile çalışılmıştır. Çalışmada Granger nedensellik ilişkisi yatay-kesit bağımlılığı ve ülkeler arasındaki heterojenlik durumlarında da güvenilir sonuçlar veren, Kónya (2006) tarafından geliştirilmiş bootstrap panel nedensellik yöntemi ile incelenmiş; nedensellik modellerinin tahmininde ise Görünüşte İlişkisiz Regresyon denklemi kullanılmıştır. Nedensellik ilişkisi trendin dahil edildiği ve edilmediği iki ayrı senaryo için incelenmiş. Elde edilen sonuçlara göre Arnavutluk, Ermenistan, Beyaz Rusya, Gürcistan, Macaristan ve Letonya için ilgili değişkenler arasında çift yönlü nedensellik; Çek Cumhuriyeti, Litvanya, Romanya ve Slovakya için kişi başına düşen enerji kullanımından kişi başına düşen Gayri Safi Milli Hasıla'ya doğru tek yönlü nedensellik ve Moldova örneğinde ise kişi başına düşen Gayri Safi Milli Hasıla'dan kişi başına düşen enerji kullanımına doğru tek yönlü nedensellik bulunmuştur. Elde edilen sonuçlar geçiş ekonomisi ülkelerinde enerjiye bağlı büyüme hipotezinin 10 ülke için geçerli olduğunu göstermektedir. Bu ülkeler enerji politikalarını bu bilgiyi göz önünde bulundurarak geliştirmelidir. Öte yandan, enerjiye bağlı büyüme hipotezi Azerbaycan, Bulgaristan, Makedonya, Moldova, Polonya, Slovenya ve Ukrayna için geçerli olmadığından bu ülkeler enerji tasarruf politikalarını benimseyebilirler.

Bootstrap yöntemleriBüyümeEkonometri+7
Semih Karacan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Risk iştahı endeksi ile finansal yatırım araçları arasındaki ilişki

Yatırımcılar risk unsurunu yakından takip ederek riske karşı bir tutum sergilemektedirler. Geleneksel finans teorisi, yatırımcıların riske karşı olan tutumlarını bireylerin rasyonel oldukları gerçeğiyle açıklamaya çalışmaktadır. Psikoloji biliminin yatırımcı davranışları üzerinde yoğunlaştığı çalışmalarla beraber yatırımcıların kararlarında irrasyonalitenin varlığı görülmüş ve bu doğrultuda davranışsal finans teorisi şekillenmeye başlamıştır. Yatırımcıların risk almaya olan istekleri, risk iştahı olarak adlandırılmaktadır. Küreselleşmenin etkisi ile yatırımcıların risk iştahına karşı olan tutumları finansal piyasaları etkilediğinden bu alanda yapılan çalışmalar önem kazanmıştır. Bu çalışmada, yatırımcı duyarlılığı ve finansal istikrar göstergelerinden biri olarak kabul edilen risk iştahı endeksi ile BIST-100 endeksi, Altın/Ons ve USD/TRY değişkenleri arasında çift yönlü bir nedensellik ilişkisinin olup olmadığını incelemiştir. Çalışmada, Ocak 2008 ve Aralık 2021 yılına ait veriler ile frekans alanı nedensellik testi uygulanmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgular, risk iştahı endeksi ve Altın/Ons değişkeni arasında kısa, orta ve uzun dönemde çift yönlü bir nedensellik ilişkisi olduğunu göstermektedir. Aynı zamanda risk iştahı endeksi ve USD/TRY değişkeni arasında kısa dönem haricinde, orta ve uzun dönemde çift yönlü bir nedensellik ilişkisinin olduğu gözlemlenmiştir. Fakat kısa dönemde risk iştahı endeksinden USD/TRY değişkenine doğru bir nedensellik ilişkisinin olmadığı, kısa dönemde sadece USD/TRY değişkeninden risk iştahı endeksine doğru bir nedensellik ilişkisinin olduğu tespit edilmiştir. Son olarak BIST-100 endeksinden risk iştahı endeksine doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisinin olduğu gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Risk, Risk İştahı Endeksi, Davranışsal Finans, Frekans Alanı Nedensellik

Davranışsal finansFinansal yatırımNedensellik+3
Zeynep Söylemez
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Jeopolitik risk endeski ile insani gelişmişlik endeksi arasındaki ilişkinin Türkiye örneğinde incelenmesi

Anadolu yardım adası, dünya tarihi incelendiğinde sadece güçlü devletlerin hakimiyet sağlayabildikleri, askeri siyasi ekonomik, doğal enerji kaynaklarına ve ticaret yollarına yakınlığı ve kültürel özellikleri ile ender rastlanan bir bölgedir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye özelinde jeopolitik risk endeksi ile insani gelişme endeksi arasındaki nedensellik ilişkisini ortaya koymaktır. Ekonometrik analiz için; bağımsız değişken olarak, Dario Caldara ve Matte Iacovilello tarafından oluşturulan jeopolitik risk endeksi, bağımlı değişken olarak ise UNDP tarafından yayınlanan insani gelişme endeksi verileri Türkiye açısından 1990 ile 2019 yıllarına ait yıllık veriler kullanılarak analiz gerçekleştirilmiştir. Değişkenler üzerinde uygulanan Toda Yamamoto nedensellik testi sonucunda jeopolitik risk endeksi ile insani gelişme endeksi arasında istatistiksel olarak anlamlı çift yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir.

Jeopolitik riskJeopolitik risk endeksiNedensellik+3
Ertuğrul Bayhan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Vadeli işlem piyasaları ve spot piyasalar arasındaki volatilite yayılımı: Gelişmekte olan ülkeler örneği

Bu çalışmanın amacı Türkiye ve gelişmekte olan ülkelerin (Yunanistan, Hindistan, Güney Afrika, Polonya, Brezilya, Çin, Güney Kore, Malezya, Meksika) vadeli işlem piyasaları ile spot piyasaları arasındaki volatilite yayılımını incelemek üzere çeşitli ekonometrik modeller kurmaktır. Bu bağlamda Türkiye için Borsa İstanbul'da işlem gören spot ve vadeli BİST 30 endeksi ve diğer gelişmekte olan ülkeler için de ülkelerin spot ve vadeli işlem endeksleri 2012-2021 dönemlerine ait günlük veriler kullanılarak vadeli işlem piyasaları ile spot piyasaların getiri volatilitelerini açıklayan uygun modeller her ülke için ayrı ayrı kurulmuş ve bununla birlikte spot ve vadeli işlem piyasalarındaki volatilite ilişkilerin yönü tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmada öncelikli olarak spot ve vadeli işlem endeksleri için birim kök testleri yapılmıştır. Bunu takiben zaman serisi analizi olan ARCH LM testine ve sonrasında GARCH ve EGARCH modellerine başvurulmuştur. GARCH modellerinde volatiliteye etki eden şoklar kalıcı bir etki oluşturmamış olup endekste meydana gelebilecek bir şokun endeksi uzun vadede etkilemediği ve kısa vadede ortadan kalktığı, EGARCH modellerinde ise negatif şokların pozitif şoklardan daha fazla etki ettiği görülmüştür. Her ülke için uygun volatilite modelleri seçildikten sonra, ülkelerin vadeli ve spot piyasa getiri volatiliteleri aralarında ilişki nedensellik testi ile yapılmıştır. Analizden elde edilen bulgular incelendiğinde, çalışmada yer alan tüm ülkeler için vadeli ve spot piyasa arasında çift yönlü volatilite ilişkisinin varlığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, bu çalışmada Türkiye ve örneklem içinde yer alan gelişmekte olan ülkelerin vadeli işlem piyasaları ile spot piyasalar arasındaki getiri volatilitesi günlük veriler kullanılarak ampirik olarak sınanmıştır. Bu analiz, vadeli piyasalarla ilgili hipotezlerin doğruluğunu test etmek ve ileriye dönük düzenlemelerde yardımcı olmak için yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar, vadeli işlem piyasalarının spot piyasalarla arasındaki ilişkiyi anlamak için önemli bir araç olarak kullanılabileceğini göstermektedir.

EGARCH modelFiyat hareketiGARCH model+6
Bilge Apaydın
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim biyoloji öğretiminin biyolojik nedensellik bağlamında incelenmesi

ÖZET ORTAÖĞRETİM BİYOLOJİ ÖĞRETİMİNİN BİYOLOJİK NEDENSELLİK BAĞLAMINDA İNCELENMESİ Hasan Güner BERKANT Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Danışman: Yrd. Doç. Dr. Ahmet DOĞANAY Haziran 2002, 178 Sayfa Bu araştırma, ortaöğretim biyoloji öğretiminin biyolojik nedensellik bağlamında incelenmesi amacıyla hazırlanmıştır ve nitel bir çalışmadır. Çalışma, doğadaki her biyolojik olayın/olgunun nedeni ve sonucu olduğu, nedenlerin ve sonuçların birbirlerine neden-sonuç ilişkileri ile bağlı oldukları ve biyoloji derslerinin de bu neden-sonuç ilişkilerine dayalı olarak işlenmesi gerektiği düşüncesine dayanmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu, 2001-2002 eğitim-öğretim yılında Adana İli'nin Seyhan İlçesi 'nde bulunan 12 ortaöğretim kurumunun 1., 2. ve 3. sınıflarında görev yapan ve branşı biyoloji olan 18 öğretmenden oluşmaktadır. Öğretmenlerin altısı 1. sınıfların, altısı 2. sınıfların, altısı da 3. sınıfların biyoloji dersine girmektedir. Araştırma ile ilgili verileri toplamak amacıyla gözlem ve görüşme formları kullanılmıştır. Formlar araştırmacı tarafından, araştırmanın amacı, pilot uygulamalar, literatür taraması ve uzman görüşleri dikkate alınarak hazırlanmıştır. Çalışma grubunu oluşturan öğretmenler önce ders ortamında gözlemlenmiş, daha sonra gözlemlenen her öğretmen ile görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler sırasında veri kaybını önlemek amacıyla ve öğretmenlerden izin alınarak ses kayıt cihazı kullanılmıştır. Gözlem ve görüşme verileri nitel araştırma yöntemlerine uygun olarak analiz edilmiştir ve elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Öğretmenlerden dördünün diğer 14 öğretmene kıyasla biyoloji derslerinin biyolojik nedenselliğe dayalı olarak işlenmesi bakımından daha yeterli oldukları belirlenmesine karşın, biyoloji derslerinin yeterince biyolojik nedenselliğe dayalı olarak işlenmediği sonucuna varılmıştır.HI Anahtar Kelimeler: Ortaöğretim, Biyoloji, Biyoloji Öğretimi, Nedensellik, Biyolojik Nedensellik.

Biyoloji öğretimiFen bilgisi öğretimiNedensellik+1
Hasan Güner Berkant
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
00
Master'sOpen AccessTR

İslam kelamında nedensellik ve adetullah

Nedensellik ve Adetullah tartışmalarının evrenin anlaşılmasında ne gibi farklılıkları içerdiğini anlatmayı amaçlayan tezimiz, zaman olarak ilk çağ felsefi düşünüşünden günümüz evren ve fizik anlayışına kadar uzanmaktadır. Tezimiz şahısların felsefi düşünüşleri üzerinde yoğunlaşarak, birbirini etkileyen evren fikirlerinin nasıl cereyan ettiğini ve bu durumun İslam inancı açısından ne gibi sonuçlar doğurduğunu ortaya koymaya çalışmaktır. Bu fikirlerin kelam ilmi açısından neler ifade ettiğini değerlendirmek amacındayız.Çalışmamız dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde ilkçağ ve doğa filozoflarının evren fikirleri, atomculuk öğretisi ve bunun İslam düşünüşünü nasıl etkilediği üzerinde durulmuştur.İkinci bölümde, Aristoteles'in dört neden fikrinden doğan nedensellik anlayışını, tarihinin ve sistemleşme sürecinin izahı yapılmaya çalışılmıştır.Üçüncü bölümde nedenselliğin İslam felsefesindeki yankıları incelenmiştir. Ayrıca bu bölümde özellikle Mutezile'de var olan tevlid ve tevellüd fikrini ve bu fikrin nedensellik ile ilgisi izah edilmeye çalışılmıştır.Son olarak dördüncü bölümde Sünnetullah kavramını ve bu kavramın tarihi seyri içerisinde Adetullah fikrine nasıl dönüştüğü anlatılmıştır. Bu kısmın sonunda ise son dönem biliminin ortaya koyduğu verilerle Adetullah fikrinin paralelliğini ve mucizenin imkânını izah etmeye çalıştık.

KelamMutezileNedensellik+4
Yusuf Okşar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Haldun Taner'in öykülerinde nedenleme

Bu çalışmada, Haldun Taner'in Kızıl Saçlı Amazon, Şişhane'ye Yağmur Yağıyordu/ Ayışığında "Çalışkur", Onikiye Bir Var/ Sancho'nun Sabah Yürüyüşü/ Gülerek Ölmek ve Yalıda Sabah adlı öykü kitaplarındaki neden bildiren yapılar belirlenmiş, belirlenen yapılar biçimbilgisel özelliğine göre sınıflandırılmış, anlam ilişkilerine, kullanım sıklığına ve yerine göre değerlendirilmiştir. Çalışma Giriş, Haldun Taner'in Öykülerinde Nedenleme, Tablolar-Grafikler ve Sonuç bölümlerinden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde kuramsal bilgiler başlığı altında neden ve nedenleme kavramları farklı boyutlarıyla ele alınmıştır. İkinci bölümde ise inceleme ve açıklamalar yer almaktadır. Bu bölümde neden bildiren yapıların her biri özelliklerine göre sınıflandırılmış ve her madde için açıklamalar yapılmıştır. Neden bildiren yapılar neden-sonuç sırasına göre değerlendirilmiştir. Son bölümde ise elde edilen verilerden yola çıkarak tablolar-grafikler oluşturulmuş ve bütünsel bir değerlendirme yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Nedenleme, nedenleme kipliği, Haldun Taner, neden-sonuç cümleleri, yapı-anlam ilişkisi.

EdebiyatHikayeNeden-sonuç ilişkisi+3
Berrin Özcan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de hava yolu taşımacılığı ve iktisadi değişkenler arasındaki nedensellik ilişkisi

Küreselleşme kişilerin, firmaların ve ülkelerin sosyal ve ekonomik beklentileri değişmeye başlamakta ve bu değişimler ulaştırma sektörünün önemi giderek artmaktadır. Bu çalışmada ulaştırma alt sistemlerinden biri olan hava yolu kargo taşımacılığı ile sektör üzerinde etkili olduğu düşünülen iktisadi değişkenler arasındaki ilişki Granger nedenselliği tespit edilmeye çalışılmıştır. 1960 - 2016 yılları arası Türkiye'deki hava yolu kargo taşımacılığı, büyüme, hava yolu yolcu taşımacılığı, ithalat, ihracat, havaalanı sayısı, petrol varil fiyatı ve döviz alış fiyatı (ABD Doları) verileri kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki nedensellik tespit edilmeden önce ADF ve PP birim kök testleri ve en küçük kareler yöntemi ile regresyon analizi yapılmıştır. Granger nedensellik testi sonucunda ekonomik büyümeden hava yolu kargo taşımacılığına, ekonomik büyümeden hava yolu yolcu taşımacılığına ve hava yolu yolcu taşımacılığından hava yolu kargo taşımacılığına doğru tek yönlü Granger nedensellik tespit edilmiştir.

Ekonomik büyümeEkonomik değişkenlerGranger Nedensellik Testi+2
Ceylan Kıyançiçek
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Finans biliminde temel teoriler ve geçerliliklerinin testi üzerine denemeler: Borsa İstanbul örneği

Değişen piyasa koşulları ve yatırımcı psikolojisi gibi birçok unsur, finans teorilerinin genel varsayımlarından sapmalara yol açmakta ve bu teorilerin pratikteki karşılığı sorgulanmaktadır. Klasik finans teorilerinin piyasa davranışını ne derece açıkladığını tespit etmek; yatırımcılar, yöneticiler ve finans araştırmacıları için oldukça önemlidir. Bu çalışmanın amacı, finans biliminin dayandığı bazı teori, hipotez ve ilkelerin geçerliliklerini güncel veriler ile Borsa İstanbul'da test etmektedir. Bu amaç doğrultusunda çalışma, çeşitli piyasa ve analiz yöntemleri kullanılarak tasarlanmıştır. Bir finansal yatırım kararı verilirken risk unsuru göz ardı edilmemesi gerekir. Bu bağlamda vadeli piyasalar, spot piyasalarda ortaya çıkan risklere karşı koruma sağlama özelliğinden dolayı sıklıkla kullanılmaktadır. Aynı zamanda bu iki piyasa arasındaki etkileşim yapısının araştırılması, hem teorik beklentileri değerlendirmede hem de yatırım kararları noktasında kullanılmaktadır. Bu kapsamda çalışmada spot ve vadeli piyasalar arasındaki eşbütünleşme ve nedensellik (öncül-ardıl) ilişkileri araştırılarak İşlem Maliyeti Hipotezi, Kaldıraç Hipotezi, Taşıma Maliyeti Hipotezi, Etkin Piyasa Hipotezi ve Çeşitlendirme İlkesi'nin değerlendirilmesi yapılmıştır. Aynı zamanda finansta birçok teori ve model için bir altyapı ilkesi olan risk-getiri rasyonelliği spot ve vadeli piyasa üzerinden sınanmıştır. Son olarak ise, yurt içi ve yurt dışı çeşitli piyasalar arasında Dinamik Koşullu Korelasyonlu Çok Değişkenli Stokastik Volatilite Modeli (DCC-MSV) kullanılarak volatilite yayılmaları hesaplanmış ve Uluslararası Portföy Teorisi'nin avantajları bu bağlamda araştırılmıştır. Çalışmadan elde edilen temel sonuç; BİST 30 Endeksi'nin davranışının araştırma kapsamına alınan finansın klasik teori ve ilkeleri ile desteklenmediği yönündedir. Ayrıca endeksin diğer piyasalarla genellikle birlikte hareket ettiği, aralarında yüksek derecede dinamik koşullu korelasyon değerine sahip olduğu, döviz kurları ve çeşitli uluslararası hisse senedi piyasaları ile volatilite yayılımları gösterdiği ve bunun sonucunda ise her geçen gün çeşitlendirme fırsatlarının azalabileceği tespit edilmiştir.

Borsa İstanbulDavranışsal finansDeneysel finans+6
Salih Mutlu
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bankalar tarafından sağlanan dış ticaret kredileri ve dış ticaret hacmi arasındaki ilişki: Türkiye örneği

Dış ticaret faaliyetleri ülkeler açısından temel ekonomik bileşenlerin biridir. Dış ticaret hacmi de benzer şekilde, ulusal ekonomiler bakımından başat makroekonomik dinamiklerden biridir. Nitekim ülkelerin makroekonomik performansı dış ticaret faaliyetlerinden önemli ölçüde etkilenme eğilimindedir. Bir ülke açısından dış ticaretin sürdürülmesi ve geliştirilmesi için kilit önemi haiz mekanizmalardan biri ise bankacılık faaliyetleridir. Bankalar bu rolü temelde dış ticaret faaliyetlerinde bulunan müesseselere çeşitli dış ticaret kredileri sağlayarak ifa ederler. Bankalar tarafından sağlanan dış ticaret kredileri ithalat ve ihracat kredileri gibi uygulamaları içerir. Bu açıdan bakıldığında, bankalar tarafından sağlanan ithalat ve ihracat kredileriyle ülkelerin dış ticaret hacmi arasında güçlü bir ilişki olması beklenir. Bu çalışma, Türkiye'de faaliyette bulunan bankalar tarafından sağlanan dış ticaret kredileri (ihracat ve ithalat kredileri) ile Türkiye'nin dış ticaret hacmi arasındaki nedensellik ilişkisini ve bu kredilerin Türkiye'nin dış ticaret hacmi üzerindeki olası etkisini araştırmaktadır. Çalışmada incelenen dönem 2013 Şubat ile 2021 Ağustos arası olup ampirik çalışma dahilinde faydalanılan veriler aylık bazda alınmıştır. Çalışmamızda, dış ticaret kredisi sağlayan tüm bankalar: mevduat bankaları, katılım, kalkınma ve yatırım bankaları ile bunların yurt dışı şubeleri dâhil olmak üzere çalışmaya dahil edilmiş olup, dış ticaret kredisi sağlamayan banka ve finans kurumları ise çalışmaya dahil edilmemiştir. Çalışmada, dış ticaret kredileri ile dış ticaret hacmi arasındaki nedenselliğin mevcudiyetinin ve bu olası nedensellik ilişkisinin nitelik ve nicelik yönünden özelliklerinin tespit edilmesi amacıyla "Granger Nedensellik Testi" uygulanmıştır. Türk bankacılık sektöründe faaliyette bulunan bankalar tarafından sağlanan dış ticaret kredilerinin (ihracat ve ithalat kredileri) Türkiye'nin dış ticaret hacmi üzerindeki olası etkisi, bu potansiyel etkinin istatistiki olarak anlamlılığı ile etkinin yönü ve rakamsal büyüklüğünün tespiti için ise "En Küçük Kareler zaman serisi regresyon" yöntemine başvurulmuştur. Çalışma neticesinde, Granger Nedensellik Testi sonuçlarına göre dış ticaret kredilerinden dış ticaret hacmine %5 düzeyinde istatistiki olarak anlamlı Granger nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Benzer şekilde, dış ticaret hacminden dış ticaret kredilerine doğru %5 düzeyinde istatistiki olarak anlamlı Granger nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Granger nedensellik testi bulgularına göre Türk bankacılık sektöründe faaliyet gösteren bankalar tarafından sağlanan dış ticaret kredileri ile Türkiye'nin dış ticaret hacmi arasında %5 istatistiki anlamlılık düzeyinde karşılıklı nedensellik ilişkisi mevcuttur. Diğer yandan, En Küçük Kareler serisi regresyon sonuçlarına göre ise Türkiye'deki bankalar tarafından sağlanan dış ticaret kredilerinin Türkiye'nin dış ticaret hacmi üzerinde istatistiki olarak anlamlı ve pozitif bir etkisinin mevcudiyeti bulgulanmıştır. Anahtar Kelimeler Hacmi: Dış Ticaret, Bankacılık, Dış Ticaret Kredileri, Dış Ticaret

Bankacılık sektörüBankalarDış ticaret hacmi+5
Cansu Mete
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Sermaye yapısının kârlılık ve süreklilik üzerine etkisi BİST 100 üzerine bir çalışma

Sermaye yapısı ve kârlılık ilişkisi, literatürde üzerinde yaklaşık yarım asırdır konuşulan konulardan birisi olarak görülmektedir. Sermaye yapısının kârlılık ile herhangi bir ilişkisinin olmadığını ileri süren çalışmalar ve ilişkinin var olduğunu ileri süren çalışmalar akademik yazında mevcuttur. Ülkemizde bu konu, son yıllarda üzerinde çalışılan bir konu olmuştur. İşletmenin varlıklarının, hangi kaynaklardan oluştuğu, kârlılık ve süreklilik gibi işletme açısından önem arz eden değerleri etkilemektedir. Rekabetin arttığı günümüzde, sermaye maliyetinin işletme açısından en uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Kâr elde eden işletmelerin, faaliyetlerine yıllar itibariyle devam ettiği görülmektedir. Bu çalışmada, Borsa İstanbul'da faaliyet gösteren 100 işletmenin 2004-2014 yılları arasındaki bilanço verileri incelenmiştir. Bu kapsamda, işletmelerin yıllar itibariyle sermaye yapılarının nasıl değiştiği gözlemlenmiştir. Sermaye yapısı; öz kaynaklar, uzun vadeli borçlar, oto finansman kaynakları ve hisse senetlerinden oluşmaktadır. Çalışma beş bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde sermaye yapısı ile ilgili teoriler, sermaye yapısını oluşturan unsurlar ve etkileyen faktörler, sermaye şirketlerinin kârlılık ve süreklilik konuları yer almaktadır. İkinci bölümde konu ile ilgili yapılmış önceki çalışmalar yer almaktadır. Üçüncü bölümde materyal- method yer almaktadır. Dördüncü bölümde çalışma ile ilgili bulgular yer almaktadır. Son bölümde ise sonuç, tartışma ve öneriler yer almaktadır. PCSE (Panel-Corrected Standard Errors) sabit etkiler regresyon modeli sonuçlarına göre toplam kaynakları içerisinde özkaynakları fazla olan işletmelerin kârlılık oranlarının pozitif yönde etkilendiği tespit edilmiştir. Uzun vadeli yabancı kaynakların kârlılık üzerindeki etkisi istatistiksel açıdan anlamsız çıkmıştır. Yedeklerin kârlılık üzerindeki etkisi anlamlı çıkmıştır. Oto finansman kaynaklarını tercih eden işletmelerin kârlılık oranlarının negatif etkilendiği tespit edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda uzun vadede zarar eden işletmelerin Borsa İstanbul'dan çıktıkları sunulmuştur. Kâr eden işletmelerin yıllar itibariyle faaliyetlerinde devam ettiği görülmektedir. Bu durumun süreklilik varsayımına uygun olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Sermaye yapısı, Kârlılık, Süreklilik, Finansal Yönetim, Panel Nedensellik Analizi

Borsa İstanbulKarlılıkNedensellik+4
Erkan Alsu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessEN

An empirical study on factors affecting intra industry trade in the manufacturing sector of selected countries

The purpose of this study is to testthe relationship between the intra-industry trade, that have recently attracted attention on itself and have an important place in national economies, and selected variables. This research was implemented with data respecting to manufacturing sector in the range of 2000-2016 for the top ten economies in 2016. In this research, the relationship between intra-industry trade and market size, economic development level, foreign direct investment, trade imbalance, and outward openness variables were tested by using panel causality analysis. Parallelism was observed between results which obtain from research and results in the previous researchs. According to analysis results, there are mutual positive relationship between the intra-industry trade and the level of economic development, the market size and foreign direct investment, while there is a mutual negative relationship between the intra-industry trade and outward openness. Additionally, there is an unilateral negative relationship between the intra-industry trade and trade imbalance.

OpennessIntra-industry tradeCausality+5
Zeynep Köse
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessEN

Nonparametric and quantile regression approaches: Energy and commodity market links

Nonparametric regression is of great importance with respect to offering great flexibility in data modelling by not requiring a clear description of functional forms for estimated objects, thus relaxing the parametric assumptions imposed on the data generating process. Considering its significance, this dissertation comprises three essays and mainly aims to carry out nonparametric regression, nonparametric quantile estimation and nonparametric quantile regression approaches in order to analyze energy and commodity markets which can be regarded as one of the driving forces affecting the quality of being competitive and growth for contemporary economies. The first essay has aimed to perform the nonparametric causality-in-quantile framework in order to detect the multivariate causations running from crude oil, technology and stock market composite price indexes towards clean energy price indexes and also obtain the average derivative estimates of the conditional quantile function based on series approximations method. The second essay has dealed with predicting the volatility of Bitcoin returns using squared and original returns as proxies for volatility based on the study by Klemelä (2017) -and also performing the quantile estimation- for different prediction horizons. The third essay has explored the dynamic behaviors between gold and the drivers of gold -namely, crude oil and S&P500 stock prices- using the nonparametric vector autoregression approach in predictions and presenting a comparison with some competitive models for 7-day ahead forecasting. Keywords: Nonparametric regression, causality-in-quantile, average derivative, volatility prediction, energy and commodity markets.

Commodity marketEnergy marketPrice movement+4
Sera Şanlı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00

Related subjects