Karakter

Bu konu başlığı altında 148 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

1980 dönemi Türk romanında bilincin sunumu

1970'lerin sonunda artık keskinleşmiş olan ideolojik ayrımlar, kaotik durum ve ekonomik sıkıntıların ciddi bir boyuta gelmesiyle 12 Eylül 1980 tarihinde hükûmete karşı askerî darbe gerçekleştirilmiştir. Darbe hükûmetinin oluşmasından toplumsal baskı artırılmış modernleşme ve kentleşmenin de etkisiyle insanlar, içe kapanmaya başlamışlardır. Bu içe kapanma sürecinden edebiyat da etkilenmiş, dış gerçekliği anlatmaktan vazgeçerek bireye, içe, bilince yönelmiştir. Bu tezde bireyin kendine döndüğü bu dönem ve dönemin romanları mercek altına alınmış, on yıllık evrenden seçilen örneklem Dorrit Cohn'un Şeffaf Zihinler kitabında beliren bilinç aktarım kuramıyla ayrıntılı biçimde incelenmiştir. Dorrit Cohn da çalışmasında anlatıcı ve kurmaca karakteri arasındaki ilişkiyi ele almıştır. Bu tezin ilk bölümünde, Dorrit Cohn'un Şeffaf Zihinler: Kurmaca Eserlerde Bilincin Sunumu eserindeki görüşleri özetlenerek birinci ve üçüncü şahıslı eserlerde, anlatıcı-karakter ilişkisinin irdelenmiştir. İkinci bölümde, 1980 döneminden sonraki on yıllık süreçte yazılmış on iki roman seçilerek Dorrit Cohn'un anlatıcı-karakter ilişkisini birinci ve üçüncü şahıs bağlamındaki bilincin sunumu kuramı baz alınarak incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Cohn, monolog, bilinç, anlatıcı, karakter.

AnlatıcıBilinçCohn, Dorrit+4
Nilay Bilir
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimEN

Approaching the director and actor relation within the context ofthe phenomenon of ' satisfying the gaze' and an application: A study of Woyzeck

In contemporary societies gaze has become a controlling element. The individual locates her/his place according to the other. This being the case in everyday life, the theatre also gets its share of the domination of gaze. The actor executes her/his performance as an image that is or will be applauded in front of an audience whose gaze is bounded with certain tastes. As a result of such an inevitable relation, it is thought that the actor will strive to maintain the level of applause that she/he has achieved. Yet, the actor's art is to bring the character to the stage every time she/he plays. When the above is the case, she/he may, for years, have to hold onto her/his sides by which she/he has satisfied the audience's gaze. The question dealt by the thesis is presented in this context. For the solution of the problem, firstly the character is posed as a material that the actor transforms into. Because the actor realizes her/his own prejudices during the said process of transformation. Choices aimed at satisfying the gaze are identified with such an awareness. Secondly, the most competent person to recognize the actor's sides that resist transformation and to intervene is the director. When the above mentioned pitfalls that await the actor are considered, the question of how the director-actor relation should be constitutes the purpose of the thesis. Keywords: Actor, Director, Character, Transformation, Gaze

Brecht, BertoltChekhov, MichaelTransformation+5
Tolga İskit
Anadolu University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Karakter tasarımında umulmadık bir ilham kaynağı: Diyatomeler

Geçmişten günümüze illüstrasyon; kişinin sahip olduğu bilgi doğrultusunda fikir ve düşüncelerinin anlam bütünlüğünü bozmadan, ana fikri aktaran ve toplumu bilinçlendirme amacı taşıyan resimleme sanatı olmuştur. İllüstratör bu bilgi aktarımı sırasında çeşitli tekniklerden yararlanmaktadır. Bunlardan birisi olan karakter tasarımı olgusu, derinlemesine inceleme gerektiren bir konudur. Karakter yaratım sürecinde her yeni karakter bir referans kaynağına ihtiyaç duymaktadır. İllüstratör bu referans kaynağını teknik bilgisi ve gözlem yeteneği dahilinde işlerse çalışmalarında başarılı sonuçlar elde etmiş olur. Multi-disipliner bu çalışmada su algleri olarak bilinen diyatomelerle, karakter tasarımında alışılagelmiş referans noktalarına yeni bir bakış açısı getirilmiştir. Bilimsel illüstrasyon alanında karakter tasarımı yaparken dikkat edilmesi gereken hususlara değinilmiş, multi-disipliner bir çalışmanın ürünü olan diyatomelerin mikroskop görüntüleri referans alınarak gelecek çalışmalara kaynak sunmak ve katkıda bulunmak amacıyla karakter tasarımları yapılmıştır.

Bilimsel illüstrasyonDiyatomelerKarakter+3
Gamze Erdoğan
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Füruzan'ın hikayelerinde kadınlar

Bu çalışmada, Çağdaş Türk edebiyatı hikâyecilerinden Füruzan'ın hikâyelerindeki kadın kahramanlar incelenmiştir. Yazarın hikâyelerinin hemen hepsinde kadınlar ve kız çocukları ana kahraman olarak karşımıza çıkar. Bunun yanında genel bir manzara içinde dahî kadın sorunlarına yer verilir. Bu sebeple Füruzan'ın hikâyelerindeki kadınların irdelenmesi gerektiğine karar verilmiş ve tez çalışması bu doğrultuda şekillenmiştir. ''Parasız Yatılı'', ''Kuşatma, ''Benim Sinemalarım'', ''Gül Mevsimidir'', ''Gecenin Öteki Yüzü'' ve ''Sevda Dolu Bir Yaz'' adlı hikâye kitaplarındaki kadınlar, tezin üçüncü bölümünde yaşları, maddi durumları, statüleri, çalışma durumları gibi çeşitli yönlerden incelenmiştir. Tezin bu bölümü, kadınların yaşları göz önünde bulundurularak beş başlıkta incelenmiş ve aynı yaş grubunda bulunan kadınlar ve kız çocukları da başka benzerlikler açısından gruplandırılmıştır. Tezde, hikâyelerde yer alan kadınlar tüm yönleriyle ortaya konmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Füruzan, Hikâye, Kadın, Kız Çocukları, Anne.

EdebiyatFüruzanHikaye+5
Özlem Altın
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The 'Fool' as character in Renaissance Literature

The fool, who forms the basis of the comic deed and the comic character of the play,obviously displays the human?s discordance of existence, his failure and lower abilities, theirtragical and unlucky destiny, and their inner will. The fool, plays against to nonsensecontrasts, he depicts the freewill, entertains, makes people to think, even force to think, raisesa bitter satire. The fool comes front with his sharp wit, his ability to deliver speech, hisrestless disposition and his ability of solving the complicated situations.Foolery is a philosophy and also a profession. The fool, who wears arrayed andimposing motley, a special clothe, is a professional fool. There are a lot of inner conflict within them due to the distinction between the profession and philosophy. The fool profession isto form amusement. His philosophy wants from him to say the actual and vanish the myths. Ifa fool knows the fact that he is the artificial fool and knows that with his cunning wit, he ispretending as a natural fool and with this power he could be able to say the truth, he will beregarded as a witty fool. Whereas, if a fool accepts the truth that he is under the constructionof a king, he would be away from being the actual fool and be only a servant. Therefore, afool has to make to fool the others otherwise he won?t be the fool himself.Key Words: Cervantes, Erasmus, Fool, Renaissance, Theatre, William Shakespeare

CharacterKing LearGames+5
Hande Şahin
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Realist romanda kadın karakterler: Jane Eyre ve Çalıkuşu'nun karşılaştırmalı analizi

The 19th century is a complex period in which some of the contradictions come to surface like west and east, man and woman, tradition and innovator, individual and society and also presents these contradictions with romanticism and realism.This thesis investigates the status of women in that period as reflected in Reşat Nuri Gültekin?s Çalıkuşu and Charlotte Bronte?s Jane Eyre involving both romantic and realistic elements.The first chapter points to the socio-cultural background of 19th century English and 20th century Turkish realistic fiction. Moreover the status of women and female characters are presented in details in their periods.In the second chapter the personal life stories and women perceptions of Reşat Nuri Güntekin and Charlotte Bronte are studied. The two novels are explained as bildungsroman and gothic elements with their comparative analysis.At the end of the thesis, it is concluded that being virtuous and determined minded have important roles on female identities even they can change their fate by remaning virtuous. The novels Jane Eyre by Charlotte Bronte and Çalıkuşu by Reşat Nuri Güntekin focus on the existential struggles in patriarchal societies.

Bronte, CharlotteGüntekin, Reşat NuriJane Eyre+7
Utku Albayrak
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi çocuklarının karakter ve karakter özelliklerine ilişkin veli ve öğretmen görüşlerinin incelenmesi

Karakter özelliklerinin kazanılmasında okul öncesi dönemdeki yaşların temel olduğu bilinen bir gerçektir. Karakter gelişimi ailede başlamakta olup okul ile resmi bir boyut kazanmaktadır, bu nedenle velilerin ve okulun birbirini destekleyecek nitelikte olması son derece önemlidir. Bu desteğin belirlenmesi için velilerin ve öğretmenlerin bu konudaki fikirlerini bilinmesi gerekmektedir. Bu araştırmanın amacı okul öncesi çocuklarının karakter ve karakter özelliklerine ilişkin veli ve öğretmen görüşlerinin incelenmesi olarak belirlenmiştir. Karma araştırma yöntemi ile hazırlanan bu araştırmanın çalışma grubunu 2013-2014 eğitim öğretim yılında Adıyaman ili merkez ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı yedi bağımsız anaokulu, bir özel anaokulu ve dokuz ilkokula bağlı anasınıflarında görev yapan okul öncesi öğretmenler (n=78) ve bunların sınıflarında bulunan çocukların velileri (n=79) oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından hazırlanan anket formu ve yarı yapılandırılmış görüşme formları ile elde edilmiştir. Araştırmanın verileri Mann- Whitney U-testi ve Kruskal Wallis H testi ve içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre, okul öncesi öğretmenleri ve velilerin çocukların karakter özelliklerine ilişkin görüşlerinde anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Ancak karakter kavramı ile ilgili görüşlerinde farklılıklar ortaya çıkmıştır. Ayrıca, karakter özellikleri bakımından çocuklarda gözlemledikleri ve beklentileri konusunda da velilerin ve öğretmenlerin farkı görüşler belirttikleri ortaya çıkmıştır. Bulgular sonucunda, velilerin çocuklarının karakter özelliklerinin gelişiminde öncelikli sorumluluğu kendilerinde gördükleri ortaya çıkmıştır. Bununla beraber, öğretmenler çocukların karakter özelliklerinin gelişiminde velilerin rolü hakkında farklı görüşler dile getirmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Karakter ve karakter özellikleri, okul öncesi eğitim, veli, öğretmen

Ana-baba algısıKarakterKişilik özellikleri+5
Ayşe Duran
Kütahya Dumlupınar University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Septoplasti ameliyatı öncesi ve sonrasında koku algısındaki değişimlerin mizaç ve karakter özellikleri ile ilişkisinin incelenmesi

Giriş: Koku, koku alma duyusu ile algılanabilen, genelde çok küçük konsantrasyonda havada çözünmüş olarak bulunan kimyasal maddelerden her biridir. Koku duyusu Hayvan çalışmalarına uygun olmayışı ve insanlarda hayvanlara oranla daha az gelişmiş olması nedeniyle beş duyu içinde belki de üzerinde en az çalışılanı ve en az anlaşılanıdır. Standart ve objektif test yöntemleri gerektirdiğinden koku duyusunu değerlendirmek oldukça güçtür ve hatalı yorumlamalara açıktır. Koku duyusu, multidisipliner ele alınan, insanda duyu özellikleri ve kapasitesinin epidemiyolojik araştırmalarda daha detaylı irdelenmesi gerektiği vurgulanan, yaşamsal işlevlere sahip bir duyudur. Araştırmamızın amacı, septum deviasyonu nedeniyle septoplasti ameliyatına alınan hastaların ameliyat öncesi koku algısının koku testleri vasıtasıyla ölçülmesi, 12 haftalık iyileşme sürecinden sonra koku testlerinin tekrarlanması ile, ameliyat olmuş kişilerin koku algısının mizaç ve karakter özellikleri ile ilişkisini incelemektir. Metot: Çalışmamız, Bezmialem Vakıf Üniversitesi sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları servisince uygulanan fizik muayene sonuçlarına göre septoplasti ameliyatı için uygun olduğu tıbbi kanaatine varılan 100 kişilik hasta grubunu kapsadı. Çalışmayı kabul eden hastalara, ameliyattan önce ve 12 hafta sonra KBB servisinde görevli bir hekim tarafından,koku algısı ile ilgili testler [Connecticut Chemosensory Clinical Research Center Test (CCCRC), Butanol-9] ve psikiyatri servisinde görevli bir hekim tarafından, ameilyat öncesinde bazı psikolojik testler ve ölçekler [DSM IV-TR eksen-1 bozuklukları için yapılandırılmış klinik görüşme (SCID),Temperament and Character Inventory (TCI), Temperament Evaluation of Memphis, Pisa, Paris, San Diego Autoquestionaire (TEMPS-A)] uygulandı. Bulgular: Cinsiyetler arasında yer fıstığı koku algı değişimi açısından istatistiksel olarak anlamlı fark vardır (p=0,020). Kadınlarda koku algısı evetten hayıra dönenler fazla iken, erkeklerde koku algısı hayırdan evete dönenler anlamlı şekilde fazladır. iv Vakaların post-op kahve koku algılama durumlarının mizaç/karakter özellikleri ile ilişkisi incelenmiştir. Kahve kokusunu algılayan ve algılamayanlar arasında sadece hipertimik mizaç/karakter açısından anlamlı fark bulunmuştur.( p=0,037) Vakaların post op naftalin ve tarçın gibi uyarıcı kokuların koku algılama durumlarının mizaç/karakter özellikleri ile ilişkisi incelenmiştir. TCI NS toplam puanı ile depresif ve hipertimik mizaç/karakter puanları açısından anlamlı fark bulunmuştur. (p=0,019) Vakaların post op sabun ve pudra kokusunu algılamada anlamlı fark bulunmuştur. Sabun kokusunu algılayan ve algılamayanlar arasında TCI RD toplam ve TCI C toplam puanları açısından anlamlı fark bulunmuştur. Sabun kokusunu algılayanların TCI RD toplam (p=0,001) ve TCI C toplam (p=0,046) puanları kokuyu algılamayanlara göre daha yüksektir. Sonuç: Bulgularımız koku algısının karakter mizaç özellikleri ile ilişkili olduğunu desteklemektedir. Pudra ve sabun gibi nötr kokuların ameliyat sonrası algılanmasındaki TCI alt ölçekleri ile bağlantılı olarak değişimlerini örneklemin kesitesel değerlendirilmesi ile ilişkilendire biliriz. Kahve, naftalin ve tarçın gibi uyarıcı nitelikte olduğu değerlendirilen kokular hipertimik mizaç özelliği olan bireyler tarafından daha hassas bir biçimde algılanıyor görünmektedi.Bunun yanı sıra koku algısından sorumlu bölgelerin netleşmesi ve koku algısının farklı oluşunun karakter mizaç özellikleri ile birlikte elealınması ve buna yönelik çalışmaların yapılması, ameliyat sonrasındaki dönemde hasta memnuniyeti ve koku algısının farklılıklarının açıklanmasına katkıda bulunabilir. Koku algısının mizaç ve karakter ölçekleri ile birlikte sorgulanması koku algısı değişimlerinin saptanması için yararlı olabilir.

Cerrahi-kulak-burun-boğazKarakterKoku duyusu+5
Aynur Nabı
Bezmialem Vakıf University
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kültürel anlatıların etkisinde Japon manga ve anime sanatında karakter yapı incelenmesi

Japon çizim sanatı, 1970'lerde Japonya'da ortaya çıkan Japon popüler kültürünün en önemli eserlerinden biridir. Japon çizgi romanı olan mangaların tanınması daha sonra ortaya çıkan animelerin dünyaya yayılması ile olmuştur. Anime, Japonya'da geliştirilen bir animasyon türünün adıdır. Animeler, Manga adlı Japon çizgi romanlarına dayanmaktadır. Bu bağlamda manga ve animeler ortak özellikler ve benzer çizim teknikleri gerçekleştirilmektedir. Anime türünün en belirgin özelliği büyük gözler ve dikkat çekici vücut hatlarının normalden abartılı bir şekilde çizilmesidir. Japon toplumunun gelenekleri, tarihi gibi konuların manga ve anime örneklerine, karakter tasarımlarına ne şekilde yansıtıldığı, manga ve anime sanatına etkisi çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Çalışmanın kapsamı, kültürel anlatıların etkisinde Japon manga ve anime sanatının karakter yapı incelemesi ile oluşturulmaktadır, buradan hareketle manga ve anime sanatı kültürel birer form olarak ele alınarak irdelenmiştir. Japon çizgi sanatının tarihi, gelişim süreçleri, kültürel anlatıların manga ve anime üzerindeki etkisi, manga ve anime temalarının etkileşimi bağlamında incelenmiştir. Çalışmanın amacı Japon manga ve anime sanatının köklerini inceleyerek zamanla manga ve animede karakter olgusunun evrilme aşamalarını saptamaktır. Araştırmanın sonunda manga çizgi roman uygulama çalışması gerçekleştirilerek Japon çizim sanatının karakteristik özellikleri yansıtılmaya çalışılmıştır. Yapılan bu çalışmada literatür taraması yöntemi kullanılarak yazılı ve görsel kaynaklardan veri elde edilerek, nitel araştırma ve betimsel analiz yöntemleri kullanılmıştır.

AnimeHikayeJapon kültürü+7
Ayşenur Türker
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Destanların illüstrasyonla görselleştirilmesi: Dede Korkut hikâyeleri karakter ve mekân tasarımı

Türk kültürünün destan, hikaye, masal gibi sözlü ve yazılı miraslarının önemine değinerek, özellikle Dede Korkut Hikayelerinin sanat ve tasarım alanında yeterince önem verilmediğine değinilmiştir. Bu nedenle, Dede Korkut Hikayelerinden bir destanın dijital tasarımda renklendirme tekniği ile karakter ve mekan tasarımı yorumlanarak, yeni tasarımlar ortaya konulması amaçlanmaktadır. Çalışma ayrıca, Türk destanlarının içerisinde yer alan toplumsal değerlere ve kültürel alanlara dikkat çekerek, görsel birikimin yeterli olmadığına vurgu yapmaktadır. Bu nedenle, yazılı kaynakların tasvirine uygun özgün çizimlerle dijital tasarım programları kullanılarak karakterler ve hikayeyi anlatan sahneler renkli çizimler yapılarak görselleştirilmeye çalışılmıştır.

Dede Korkut HikayeleriDestanlarDijital illüstrasyon+5
Hatice Nur Türkoğlu
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

Saîd Havvâ'nın el-Esâs fi't-Tefsîr'inde Müslüman kişiliğin özellikleri (Bakara Suresi örneği) / The characteristics of the Muslim personality in Said Hawwa's "al-Asasfi'l-Tafsir" book special to Surat al-Baqara

Bu çalışmada Saîd Havvâ'nın "el-Esâs fi't-Tefsîr" adlı eserinde Bakara Suresi özelinde Müslüman kişiliğin özelliklerinin açıklanması amaçlanmıştır. Çalışma giriş, iki bölüm ve sonuç kısımlarından oluşmaktadır. Birinci bölümde tez konusu ile ilgi açıklamalar yapılmış; ardından Saîd Havvâ'nın hayatı üzerinde durulmuş ve söz konusu tefsir kitabı hakkında bilgi verilmiştir. Daha sonra Bakara Suresinin faziletleri, isimleri, önceki ve sonraki sureler ile olan bağlantısından ve ilgisinden bahsedilmiştir. İkinci bölümde Bakara Suresi'ndeki Müslüman şahsiyetin bazı özellikleri ele alınmış ve Müslümanın hayatındaki ibadet, ahlak, ruh ile beden arasındaki bağlantılar gibi üç önemli özellik üzerinde durulmuştur. Bu minvalde müfessirlerin bu konudaki beyanları zikredilmiştir. Sonuç kısmında ulaşılan ve elde edilen bulgularla birlikte bazı önerilerden bahsedilmiştir. Bunlardan bazıları şu şekildedir: Karar verme yetkisine sahip olan kişiler, insanları yönlendirmede ve onlarda bir Müslüman kişiliğinin inşasında önemli bir role sahiplerdir. Bu anlayış, milletlerin ilerlemeleri ve medeniyet yolunda yürümelerinde önemli bir etkiye sahiptir. Öte yandan bu özelliklerin gösterilmesi Müslüman'ın kişiliğinin, inancının ve davranışının inşasında etkili olmaktadır. Dolayısıyla insanların bu tür çağdaş tefsirleri okumaları için onlara yol göstermek ve farklı müfessirlerin bakış açılarıyla onları buluşturmak gerekmektedir. Anahtar kelimeler: Tefsir, Şahsiyet, Müslümanın Karakteri, Bakara Suresi, el-Esâs fi't-tefsîr، Saîd Havvâ.

Othman Abdulrahman Fathullah
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

Khudair Falih al-Zaidi'nin romanlarındaki anlatı karakteri

Etiketli risâlem (Khudair Falih al-Zaidi'nin Romanlarındaki Şahsiyet "Anlatı karakteri ") ، romancı Khudair Fleeh Al-Zaidi'nin renklerin sanatsal görüşünü incelemesini konu alıyor. Yazarın romanlarında anlatıdan söz edilmesi، ruhu، onun duygularını ve imgelerini tanımlamanın bir yoludur. Çalışmanın önemi، Hudair ez-Zeydi'nin romanlarının durumu ve gelişimi ile eleştirmenlerin romancıya cömert üretimine göre ilgi duymasından ve ayrıca eleştirel karakterin kendi korkunç gerçekliğini fark etmesindeki hiciv yönteminden kaynaklanmaktadır. Yazarın üslubunun tiyatro sanatı ve onun dramatik sanatla kullanımı، yazarın poetik üslubu ve yazarın üslubunun sinema sanatıyla olan yaklaşımları da dahil olmak üzere ulaştığım en önemli sonuçlar arasında metinlerarasılığı da keşfettik. yazarın üslubunda çelişkili bir rol. Araştırmacı bütünleştirici bir yaklaşım izlemiştir، yani araştırmacı bu çalışmada birden fazla yaklaşım kullanmıştır، çünkü çalışma Zeydi'nin şahsiyetlerindeki rivayeti araştıran، üslûp kavramını ve anlatım üslubunu ortaya koyan bir yöntemdir. yazarın alıcısının bilinçdışı dünyasını sorgulama yönteminden ve ortaya çıkan hiciv yönteminden bahsettiğimiz Eleştiri karakterlerin gergin gerçekliklerine ilişkin algıları.

Ghasaq Majeed Zghair Al-zubaıdı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

Süleyman es-Saddî'nin "Raihatu't-tefâsîl" adlı romanındaki ana karakterin edebi tahlili

Roman gerek Arapçada gerekse başka dillerde en popüler ve en belirgin anlatım sanatlarından biridir. Romanın önemi, yapısının kolayca şekillendirilebilir esnek bir hikâye türü olmasından gelmektedir. Romanın önemini gösteren ve tabiatında var olan birkaç merkezî yön vardır. Bu yönlerden en önemlisi, karakter ve özellikle ana karakter yönüdür. Çalışmamızda ele aldığımız romanın ana karakteri; siyasî, sosyal ve kültürel etkilerinin yanı sıra diğer karakterlerin ve romanda geçen çeşitli mekânların da kendisiyle birlikte şekillendiği Azzam el-Abdullah'tır. Ana karakterin bulunduğu çevresel çeşitlilikte böyledir. Bundan dolayı çalışmaya, belki romancı Süleyman es-Saddî'yi de bir ölçüde yansıtan, romanın her ayrıntısına yön veren ana karakteri ele alarak başlayacağız. Araştırmayı üç ana bölüm üzerine inşa ettik. Öncesinde ise dört başlıkta ele aldığımız bir giriş bölümü kaleme aldık. Girişteki bu başlıklardan birincisinde ana karakter ve onun anlatım unsurlarına etkisine, ikincinde ana karakter ve karakterin yazarın biyografisiyle ilişkisine, üçüncüsünde bir romancı olarak Süleyman es-Saddî'ye dördüncüsünde ise ana karakter ve karakterin hikâyesine değindik. Birinci bölümde ana karakter ve ikincil karakterleri işledik. Bu bölümü, Süleyman es-Suddînin biyografisi, ana karakter ve ailedeki karakterler, ana karakter ve siyasî karakterler, ana karakter ve sosyal karakterler olmak üzere dört alt başlıkta ele aldık. İkinci ana bölümde ana karakter ve bulunduğu yerlerden bahsettik. Bu başlığı da ana karakter ve ulusal mekânlar, ana karakter ve yabancı mekânlar, ana karakter ve süreli bulunduğu mekânlar olmak üzere üç başlıkta değerlendirdik. Üçüncü ana bölümde ise ana karakter ve anlatım unsurlarını ele aldık. Yine bu bölümü de üç başlıkta tafsilatlandırdık. Bunlar, ana karakter ve diyalog, ana karakter ve zaman ile ana karakter ve olaydır. Ulaştığımız neticeleri sonuç kısmında zikrederek çalışmamızı bitirdikdaha sonra doldurulacak

Ashraf Shamıl Sultan Shallal
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kuran kıssaları ışığında ideal kişilik modelleri ve insanın karakteri

Kur'ân-ı Kerim'deki kıssalar, insanlara ulaştırılmak istenen evrensel ilahî mesajın doğru anlaşılabilmesi ve insanoğlunun dikkatini çekmek için kullanılan etkili bir anlatım metodudur. Biz bu çalışmamızda ilahî mesajı en doğru şekilde anlayabilmek adına Kur'ân kıssalarını sosyo-psikolojik açıdan ele almaya çalıştık. Âyetlerin esbâb-ı nüzûlleri, inzâl süreci, hangi dönemde ve nerede indiği gibi temel siyâk-sibâk boyutunu merkeze aldık. Bu bağlamda ideal kişilik modellerini incelemeye çalıştık. Olumsuz kişilik özellikleri dediğimiz şeytan, münafık ve kâfirlerin ise olaylar karşısında sergiledikleri tutum ve davranış kalıplarını ideal kişilik modelleriyle karşılaştırmalı olarak ele aldık. Çalışmamızı toplamda üç bölüm olmak üzere derledik. İlk bölümde çalışmanın mahiyetine binaen Kur'ân kıssalarının amaç ve öneminden bahsettik. Kıssalardaki kişilik, karakter, fıtrat gibi kavramların tanıtımını yaptıktan sonra ikinci bölümde ana konumuzu teşkil eden Kur'an'da adı geçen kıssaların kişilik psikolojisi açısından değerlendirilmesi genel başlığıyla devam ettik. Son bölümde ise Kur'an'da ismi verilmeyen kıssaların incelenmesi başlığıyla çalışmamızı noktaladık. Anahtar kelimeler: Kıssa, Karakter, Kişilik, Fıtrat, İdeal Kişilik Modeli, Olumsuz Kişilik Modeli

KarakterKişilikKişilik profilleri+4
Merve Çoşgun
Yozgat Bozok University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Karakter eğitiminde öğretmen niteliklerinin ve özyeterlik algılarının incelenmesi

Öğretmenlerin öğrencilerde karakter ve ahlakın gelişimine katkı sağlayacak şekilde mesleki ve kişisel gelişim açısından yeterli olmaları büyük önem taşımaktadır. Bu araştırmada sınıf öğretmenlerinin, karakter eğitiminde öğretmenin sahip olması gereken niteliklere ilişkin görüşlerinin ve bir karakter eğitimcisi olarak öz-yeterlik algılarının incelenmesi amaç edinilmiştir. Bu doğrultuda sınıf öğretmenlerinin bir karakter eğitimcisi olarak öğretmenin sahip olması gereken niteliklere ilişkin görüşleri ve bu niteliklere ilişkin öz-yeterlik algıları incelenmiş; cinsiyet, mesleki kıdem ve mezun olunan okul türü bakımından karşılaştırmalar yapılmış ve katılımcıların karakter eğitimine yönelik görüş ve önerileri alınmıştır. Karma yöntem araştırması olarak düzenlenen araştırmanın örneklemini, Adana ili Merkez ilçelerinde (Seyhan, Çukurova, Yüreğir, Sarıçam) yer alan ve üç farklı sosyo-ekonomik düzeydeki (alt-orta-üst) 23 devlet okulunda yansız olarak belirlenen toplam 301 sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Çalışmada katılımcıların karakter eğitiminde öğretmen niteliklerine ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından Karakter Eğitiminde Öğretmen Nitelikleri Ölçeği (KÖNYÖ) geliştirilmiş ve 2014-2015 Öğretim yılında belirlenen katılımcılara uygulanmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise verilerin toplanmasında yarı-yapılandırılmış görüşme formları kullanılmış ve ölçeğin uygulandığı okullardan gönüllülük esasına göre belirlenen 15 sınıf öğretmeniyle görüşmeler yapılmıştır. Nicel veriler için Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi, Mann Whitney- U Testi ve Kruskal Wallis H Testi kullanılmış, nitel veriler ise içerik analiziyle çözümlenmiştir. Verilerin analizi sonucunda, sınıf öğretmenlerinin karakter eğitiminde öğretmen niteliklerine önem verme düzeyleri ile bu nitelikler bağlamında öz-yeterlik algıları arasında önem verme düzeyi lehine anlamlı farklılık olduğu, sınıf öğretmenlerinin bu niteliklere önem verme düzeylerinin cinsiyete göre değerlendirildiğinde kadın öğretmenler lehine anlamlı farklılıklar olduğu ancak öz-yeterlik algılarının cinsiyete göre herhangi bir anlamlı farklılık göstermediği ortaya çıkmıştır. Kıdem değişkeni açısından ise önem verme düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık görülmemiş, öz-yeterlik algıları bağlamında 1-22 yıl arasında deneyime sahip öğretmenlerin kendilerini daha deneyimli öğretmenlere göre daha az yeterli buldukları görülmüştür. Mezun olun okul türüne göre sınıf öğretmenlerinin karakter eğitiminde öğretmen niteliklerine önem verme düzeylerinin Sınıf içi Karakter Eğitimi Uygulamaları alt ölçeği ve ölçekten elde edilen toplam puan bağlamında lisans tamamlayanlar lehine farklılık gösterdiği, öz-yeterlik algılarına bakıldığında ise her iki alt ölçek ve toplam puanlar bakımından lisans tamamlayanlar ile eğitim enstitüsü mezunu olanlar lehine anlamlı farklılıklar görülmüştür. Nitel verilerin analizi sonucunda ise, sınıf öğretmenlerinin karakter eğitiminde öğretmenlerin taşıması gereken nitelikleri bilinçli olma, karakter eğitimine yönelik eğitim alma, farklılıkları ortaya çıkarabilme, sabırlı olma, rol model olma, karakterli olma, adil olma ve öğrencilere eşit davranma vb. şeklinde ifade ettikleri görülmüştür. Karakter eğitiminde öğretmenin, okulun, ailenin, öğrencinin, yönetimsel araçların, çevre ve medya araçlarının etkileyici faktörler olduğunu belirten öğretmenler, benzer boyutlara ilişkin sorunların varlığından söz etmiş; bunlara yönelik çeşitli önerilerde bulunmuşlardır. Sonuç olarak, sınıf öğretmenlerinin karakter eğitiminde öğretmenlerin taşıması gereken niteliklere oldukça fazla önem verdikleri, bu nitelikler bağlamında öz-yeterlik algılarının da yüksek olduğu görülmüştür. Kıdem, cinsiyet ve mezun olunan okul türü değişkenlerinin de öğretmenlerin bu görüş ve yeterlik algılarını etki ettiği ortaya çıkmıştır. Öğretmenler karakter eğitiminin daha etkili yapılabilmesine ilişkin öğretmen yetiştirme ve eğitim politikalarının genelinde düzenlemeler yapılması gerektiğini, aile ve okul işbirliğinin önemini vurgulamışlardır. Bu sonuçlar, öğretmen yetiştirmede değişikliklere ihtiyaç duyulduğu, karakter eğitiminin eğitim programında daha belirgin şekilde yer alması gerektiği ve velilerin de bu anlamda bilinçlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Anahtar kelimeler: Karakter eğitimi, sınıf öğretmeni, öğretmen nitelikleri, öz-yeterlik algısı

EğitimKarakterKarakter eğitimi+5
Ece Yolcu
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Muzaffer İzgü'nün çocuk romanlarındaki karakterlerin incelenmesi

Bu çalışmada Muzaffer İzgü'nün çocuk romanlarındaki karakterlerin geliştirme biçimleri, nitelikleri, çeşitleri (açık, kapalı, durağan, devingen), karakter eğitimi açısından taşıdıkları değer incelenmiştir. Çalışmanın evreni, Muzaffer İzgü'nün çocuk romanları olarak belirlenmiş, örneklem olarak da söz konusu kitaplardan Ökkeş Kapıcı, Can Dayım, Kabakçı Amca, Uçtu Uçtu Ali Uçtu, Ekmek Parası ve Kuşadalı Metin Kaptan romanları seçilmiştir. Çalışmanın kuramsal çerçevesi çizilirken çocuk edebiyatı, çocuk romanı, karakter, çocuk edebiyatında karakter ve karakter eğitimi hakkında literatürdeki bilgiler ve değerlendirmeler sunulmuştur. Çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden doküman (belge) inceleme yöntemi kullanılarak romanlardaki karakterlerin nitelikleri ortaya konmuş, karakterlerin geliştirme biçimleri, çeşitleri, karakter eğitimi açısından taşıdıkları değer tespit edilmiş ve tablolaştırılmıştır. Elde edilen bulgulardan hareketle birtakım sonuçlara ulaşılmıştır: Karakterler genellikle her iki geliştirme yolu kullanılarak (dinamik, açıklama) geliştirilmiştir. Baş kişilerin çoğunun açık, yan kişilerin çoğunun ise kapalı karakter özelliği gösterdiği görülmüştür. Karakterlerin genelinin durağan yapıda olduğu, az sayıda devingen karakter bulunduğu tespit edilmiştir. Olumlu özellikler barındıran, çocukların kendine yakın görülebileceği ve okurları hayatın gerçekleriyle karşılaştıran karakterlerin fazla olduğu tespit edilmiştir. Karakterlerin birbirine benzer niteliklere sahip oldukları; hayvan severlik, çevrecilik, elindekiyle yetinme, çalışkanlık, yardımseverlik gibi niteliklerin kişilerin çoğunda ortak olduğu belirlenmiştir. Bazı karakterlerin, karakter eğitiminde kullanılabilecek yapıda olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

DeğerlerKarakterKarakter eğitimi+4
Hasan Sarıkaya
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Toplumcu gerçekçi romanlarda kadın

Toplumcu gerçekçilik, 20.yüzyılda etkili olmuş önemli edebiyat anlayışlarından biridir. Savunduğu karakter anlayışı sebebiyle olumlu tip kavramına uygun kişiler yaratma çabası vardır. Bu anlayışın kadın ve kadın sorunlarına bakış açısını ortaya koymak, yaratılan kadın karakterlerin özelliklerini belirlemek ve bu anlayışa özgü kadın karakterlerin stereo ve prototip olanlarını belirlemek tezin amacıdır. Toplumcu gerçekçi anlayış ezen-ezilen, güçlü-güçsüz çatışmalarından hareketle kadın sorunlarına ve kadın karakterlere daha fazla yer vermiştir. Kenar mahallelerde yaşayan, köylü, yoksul, işçi kadınlara ve onların çalışma, aile ve toplumsal hayatla ilgili sorunlarına eğilmiştir. Farklı kesimlerden, farklı sorunlara çatışmalara sahip karakterlere yer vermesi bakımından bu anlayışa uygun romanlar, roman tarihi açısından önemlidir. Birçok eserde olumlu tip anlayışına uygun karakterlere yer verilerek sorunların çözümü gösterilmiştir. Bazı karakterler ise streo ve prototip özelliği göstermektedir. Bu bulgulardan hareketle toplumcu gerçekçi roman anlayışının kendine özgü bir kadın tipolojisine sahip olduğu söylenebilir. Kadın tipolojisine bakıldığında çağdaşı ve öncesindeki anlayıştaki romanlarla bariz farklılıklar görülür. Farklı baskı mekanizmaları ile karşılaşan kadınların çoğunlukla mücadelesi bazen de teslim olduğu göze çarpar. Kadınlar yaşadıkları zorluklar ve dirençleri ile ön plandadır. Direnmeyen hatta yanlış yollara sapanlar ise cezalandırılmaktan ziyade doğru yola sevk edilir. Bu da toplumcu gerçekçiliğin özelliklerinden olan devrimci romantizmden kaynaklanır. Kadın tasvirleri başkarakter olsalar da çok detaylı değildir. Belirgin fiziksel özellikler verilerek daha çok davranışlara odaklanılır. Karakterlerin psikolojik yönü zayıftır. Duygu ve düşüncelerinden ziyade diyaloglar-ki karakteri tanıtma ve olay örgüsünü aktarma işlevindedir- ve hareketler önemli bir yer tutar. Birçok kadın karaktere ki bazıları da başkarakterdir, yer verilmesi kadının sorunlarına önem verildiğini ve çözümlenmek istendiğini gösterir. Başkarakter ve yan karakter olmak üzere farklı kesimlerden birçok kadın görünür kılınır. Bireysel konuların ağırlıkta olduğu romanlarda bile toplumsal sorunlar irdelenir. Sonuç olarak toplumcu gerçekçi romanlarda kadın karakterler önemli bir yer tutar ve yarattığı çeşitlilik bakımından kadın gerçeğini daha detaylı ve çok katmanlı olarak ortaya koyar.

Kadın sorunlarıKadınlarKarakter+6
Refiye Durmuş
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mizaç ve karakter envanteri-gözden geçirilmiş formu (Türkçe TCI-R): Geçerlik, güvenirliği ve faktör yapısı

Bu çalışmada Türkçe TCI-R'nin Türkiye toplumunda geçerliği, güvenirliği ve faktör yapısının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemi, Türkiye'nin çeşitli üniversitelerinde öğrenim gören 1026 (786 Kadın, 240 Erkek) üniversite öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada katılımcılara Sosyodemografik Bilgi Formu, Türkçe TCI-R, BDE, BAÖ ve KİÖ-KTF uygulandı. Türkçe TCI-R iç tutarlılık katsayısı tüm ölçekler için 0.85 bulundu. En yüksek Cronbach alfa Sebat Etme (0.92) için bulundu, en düşük ise Yenilik Arayış (0.73) için bulundu. Tüm boyutlar için test-tekrar test korelasyon katsayıları nispeten yüksek ve istatistiksel olarak anlamlı çıktı. Türkçe TCI-R mizaç ve karakter boyutları ile BDE, BAÖ ve KİÖ-KTF toplam puanları arasında anlamlı korelasyon bulundu. Promax döndürme ile temel bileşenler analizi, mizaç boyutu için toplam varyansın %62.67'sini oluşturan, özdeğerleri 1'den yüksek olan 4 faktör üretti. Karakter boyutu için ise toplam varyansın % 56.14'ünü oluşturan, özdeğerleri 1'den yüksek olan 3 faktör üretti. Elde edile bulgular, Türkçe TCI-R'nin Türkiye toplumunda kişiliğin değerlendirilmesi için kullanılabilecek sağlam faktöriyel yapıya sahip, geçerli ve güvenilir bir araç olduğunu göstermiştir.

GeçerlikGüvenilirlikKarakter+6
Mehmet Hanifi Yalçın
Hasan Kalyoncu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Erişkinlerde narsistik kişilik özelliklerinin mizaç ve karakter boyutları ile bağlanma stilleri açısından incelenmesi

Bu çalışmada amacı narsistik kişilik özellikleri ile bağlanma stilleri ve mizaç ve karakter boyutları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma örneklemini Türkiye'de yaşayan 424 yetişkin oluşturmaktadır. Araştırmada sosyodemografik bilgiler formunun yanında Narsisistik Kişilik Envanteri, İlişki Ölçekleri Anketi ve Mizaç ve Karakter Envanteri-Gözden Geçirilmiş Formu kullanıldı. Toplam NKE puanı ile Zarardan Kaçınma (r=-0.290, p<0.01) ve İş Birliği Yapma (r=-0.376, p<0.01) boyutları arasında ters yönde ve istatistiksel olarak anlamlı, Sebat Etme (r=0.234, p<0.01) boyutu arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulundu. Toplam NKE ile Güvenli Bağlanma arasında pozitif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulundu (r= 0.131, p<0.05). Bağlanma stillerinden güvenli bağlanma, mizaç ve karakter boyutlarından ise Zarardan Kaçınma, Sebat Etme, Kendini Yönetme ve İşbirliği Yapma boyutları Narsistik kişilik envanteri toplam puanını istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yordadığı görüldü (R2=0.334, F(11,423)=18.789, p<0.001). Buna göre narsistik kişilik özellikleri ile bağlanma stilleri ve mizaç ve karakter boyutları arasında önemli bir ilişki olduğu saptandı.

BağlanmaBağlanma stilleriKarakter+4
Cemre Koç Ekinci
Hasan Kalyoncu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Cloninger mizaç ve karakter özelliklerinin remisyonda depresif hastalarda sıcak ve soğuk bilişlerle ilişkisi

Amaç: Depresyonun bilişsel bir hastalık olduğu Beck'ten beri güncelliğini korumaktadır. Son yıllarda bilişsel işlevlerle ilgili çalışmalar emosyon ve motivasyondan bağımlı sıcak biliş ile emosyon ve motivasyondan bağımsız soğuk bilişsel işlevler açısından depresyonu incelemektedir. Mizaç, karakter özellikleri ve depresyon birçok ortak noktada kesişmekte, benzer şekilde soğuk ve sıcak bilişleri etkilemektedir. Remisyonda depresyon hastalarında ise sonuçlar çelişkilidir. Çalışmamızda, remisyonda depresyon hastalarında mizaç ve karakter özelliklerin, soğuk ve sıcak bilişleri etkileyip etkilemediğinin ve çelişkili sonuçlara bir açıklama getirip getiremeyeceğinin gösterilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırma, Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi Psikiyatri polikliniğine ayaktan başvuran 47'si hasta grubu, 31'i kontrol grubu olmak üzere toplam 78 gönüllü ile yürütülmüştür. Çalışmaya alınan gönüllülere DSM-5 Yapılandırılmış Klinik Görüşmesi-Klinik Versiyonu (SCİD-5/CV), (WAIS-R)-Sözcük Dağarcığı Alt Testi, Hamilton Depresyon Ölçeği, Hamilton Anksiyete Ölçeği uygulanması sonrasında dahil edilme kriterlerine uygun gönüllüler çalışmaya dahil edilmiştir. Gönüllülere Mizaç ve Karakter Envanteri (TCI), Stroop testi, Wisconsin Kart Eşleme testi, İz sürme testi, Rey Sözel Bellek testi, İşitsel Üçlü Sessiz Harf Sıralaması testi, Yüzde Dışa Vuran Duyguların Tanınması testi, Yüzde Dışa Vuran Duyguların Ayırt Edilmesi testi, İma testi, Iowa kumar testi uygulanmıştır. İstatistiksel analizler SPSS Statistics 21.0 programı kullanılarak, T testi, Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis testi, Pearson Korelasyon testi ile yapılmıştır. Anlamlılık ölçütü olarak p<0,05 kabul edilmiştir. Bulgular: Remisyonda depresyon hastalarında zarardan kaçınmanın yüksek, kendini yönetmenin düşük düzeyde olduğu saptandı. Bu dönemde yenilik arayışının yüksek saptandığı, ödül bağımlılığı ve sebat etmenin de birlikte yüksek saptandığı gösterildi. Bir diğer bulgu ise mizaçların daha çok sıcak bilişleri, karakterin daha çok soğuk bilişleri etkilemesi ve aynı zamanda etkiledikleri biliş alanında birbirlerinin etkilerini modüle etmeleriydi. Yüksek ödül bağımlılığı ve zarardan kaçınma açısından sıcak bilişsel testlerden afektif karar verme, soğuk bilişsel testlerden tepki süresi ile pozitif yönde bağıntı saptandı. Yüksek yenilik arayışı ile afektif karar verme açısından bağıntı negatifti. Düşük kendini yönetme, tepki süresi, çalışma belleği ve bellek gibi soğuk bilişsel fasetlerin hepsini olumsuz etkiledi. Sonuç: Sonuç olarak çalışmamızda remisyonda depresyonda soğuk ve sıcak bilişlere mizaç ve karakter özelliklerinin etkilediği gösterilmiştir. Remisyon döneminde mizaç ve karakter özelliklerinin, soğuk ve sıcak bilişsel işlevleri kendi karakteristiği yönünde etkilemeye devam ettiği, her ikisinin de 'trait' (sürekli) belirteç olarak değerlendirilebileceği saptanmıştır. Bulguların daha büyük örneklemde yinelenmesine ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Cloninger Mizaç ve Karakter, Remisyonda Depresyon, Soğuk ve Sıcak Biliş

BilişBilişsel işlevDepresyon+3
Serkan Bayad
Manisa Celal Bayar University
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Karakter güçleri ve ahlaki muhakeme becerisi: Olumlu sosyal davranışların aracılık rolü

Bu araştırmada genç yetişkinlerin karakter güçleri ve ahlaki muhakeme becerisi arasındaki ilişkide olumlu sosyal davranışların aracı rolü incelenmiştir. Araştırma Adana ilinde ikamet eden; yaşları 20 ve 40 arasında olan, 166 erkek (%55,3) ve 134 kadın(%44,7) olmak üzere toplam 300 katılımcı üzerinde gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların yaş ortalamaları 26( Ss=0,76) olarak bulunmuştur. Araştırmada genç yetişkinlerin karakter güçlerine ilişkin veriler 'Karakter Güçleri Anketi' (McGrath, 2015) , ahlaki muhakeme becerilerine ilişkin veriler 'Görüşleri Belirleme Testi (Rest, 1979) ve olumlu sosyal davranışlara ilişkin veriler ' Olumlu Sosyal Davranışlar Eğilimi Ölçeği ' (Carlo ve Randall, 2002) ve kişisel bilgilere ilişkin veriler ise araştırmacı tarafından hazırlanan 'Kişisel Bilgi Formu' kullanarak elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler korelasyon, çoklu regresyon ve amos kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda tüm karakter güçleri birbirleri ile anlamlı ve pozitif yönde ilişkiler sergilerken, adalet karakter gücü ile acil durumlar ve kamusal olumlu sosyal davranışlar arasında negatif ilişkiler olduğu görülmüştür. Bunun yanı sıra kamusal olumlu sosyal davranış ile ölçülülük karakter gücü hariç bilgelik, cesaret, aşkınlık, insanlık ve adalet güçleri ile ahlaki muhakeme ve gizli, acil durumlar, özgeci, duygusal ve itaatkar olumlu sosyal davranış eğilimleri değişkenleri arasında negatif ve anlamlı ilişkiler olduğu sonucuna ulaşılırken, ahlaki muhakeme becerilerinin yordayıcılarını belirlemek amacıyla yapılan çoklu regresyon analizi sonucunda genç yetişkinlerin bazı karakter güçlerinin ve olumlu sosyal davranış eğilimlerinin ahlaki muhakeme becerisinin belirleyicisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu amaçla alt boyutlar arasında gerçekleştirilen analizler sonucunda bağımsız değişkenler olan adalet, bilgelik, cesaret gücü, itaatkar olumlu sosyal davranış, acil durumlar ve gizli olumlu sosyal davranışların ahlaki muhakeme becerisini anlamlı düzeyde yordadığı görülmüştür. Son olarak genç yetişkinlik döneminde bulunan kişilerin karakter güçleri ve ahlaki muhakeme becerileri arasındaki ilişkide olumlu sosyal davranışların aracılık rolünü analiz etmek amacıyla gerçekleştirilen yapısal eşitlik modellemesi sonucunda; bilgelik, ölçülülük, cesaret ve adalet karakter gücü ve ahlaki muhakeme becerisi arasındaki ilişkide olumlu sosyal davranışların kısmi aracı rol oynadığı ancak insanlık ve aşkınlık karakter gücü ile ahlaki muhakeme becerisi arasındaki ilişkide olumlu sosyal davranışların tam aracı rolü olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Karakter güçleri, ahlaki muhakeme becerisi, olumlu sosyal davranışlar.

AhlakAhlaki davranışAhlaki değerler+5
Fatma Gizem Türkmen
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Vitiligolu hastalarda karakter ve mizaç özelliklerinin değerlendirilmesi

Vitiligo, nedeni henüz tam olarak belirlenememiş, herhangi bir yaşta görülebilen, melanosit kaybına yol açarak, yaygınlığı ve büyüklükleri değişken, keskin sınıra sahip, depigmente süt beyazı renginde alanlar oluşturan kazanılmış bir deri hastalığıdır.Vitiligolu hastalar düşük benlik saygısı, ayrımcılık, damgalanma, utanma, öfke, reddedilme korkusu gibi duygular hissetmektedirler, ayrıca hastalık büyük bir fiziksel rahatsızlığa yol açmasa da dış görünüşü etkilediği için kozmetik açıdan problem oluşturabilmektedir.Hastalığın kişi üzerindeki etkisi son derece değişkendir, hastalığın doğal seyri, hastanın demografik özellikleri, kişiliği, karakteri ve toplumun tutumuna göre değişkenlik gösterir.Bu çalışmada amaç, vitiligolu hastaların benzer özelliklere sahip kontrol grubuna kıyasla hangi karakter ve mizaç özelliklerine sahip olduğunun belirlenmesi ve vitiligonun hastalarda yaşam kalitesini hangi ölçüde etkilediğinin saptanmasıdır.Çalışmaya Nisan 2011 ? Eylül 2012 tarihleri arasında Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıklar polikliniğine başvuran, yaşları 18 ve üzerinde olan klinik olarak ve Wood lambası muayenesi ile vitiligo tanısı koyulan 22 kadın ile 27 erkek toplam 49 vitiligo hastası ve 29 kadın ile 17 erkek sağlıklı gönüllüden oluşan toplam 95 kişi dahil edildi.Vitiligolu hastaların hastalık süresi, lezyon görünürlüğü, lezyonların yerleşim yeri, tedavi alımı, tedavi şekli, aktif lezyon varlığı, görünümden rahatsızlık bilgileri kaydedildi. Ayrıca çalışmaya katılan bireylerin yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, meslek, ailede vitiligo öyküsü, daha 76önce geçirilmiş psikiyatrik rahatsızlık öyküsü, psikiyatrik tedavi öyküsü, sigara ve alkol kullanım süresi ve sıklığı bilgileri kaydedildi. Çalışmaya katılan kişilere Anksiyete Duyarlılık İndeksi-3 (ADİ-3), DLQI, Mizaç ve Karakter Envanteri ölçekleri uygulandı.Çalışmamızda hasta grubunda DLQI skoru ortalama 4.89± 4.27, kontrol grubunda ise 1.40± 2.49 olarak bulunmuştur. Vitiligo hastalarının yaşam kalitesi hafif derecede olumsuz etkilenmiştir.Hasta ve kontrol grupları arasında yaş, cinsiyet ve medeni durum dağılımı açısından fark saptanmamıştır (p> 0.05). Eğitim seviyesi ortaokul ve altı düzeyinde olan kişilerin çoğunluğu hasta grubunda yer almıştır (p=0.00). Meslek olarak daha stresli işlerde yer alan kişilerin çoğunluğu vitiligo grubunda yer almıştır (p= 0.02). Hasta grubunda ailede vitiligo öyküsü daha sık bulunmuştur (p= 0.01). Hasta grubunda ADİ-3 ve toplam DLQI skorları kontrol grubuna göre daha yüksek bulunmuştur. Hasta grubunda yenilik arayış isteği kontrol grubuna göre daha az bulunmuştur. Hasta grubu içerisinde evli olanlarda sebat etme skoru bekar olanlara göre daha yüksek bulunmuştur (p=0.01). Görünür bölgede lezyonu olan hastaların, görünümünden rahatsız olan hastaların ve daha önce geçirilmiş psikiyatrik rahatsızlık öyküsü bulunan hastaların yaşam kalitelerinin daha düşük olduğu bulunmuştur. Sistemik tedavi alan hastalarınsistemik tedavi almayan hastalara göre ADİ-3 skorunda düşüklük (p= 0.01), iş birliği yapma skorunda yükseklik (p= 0.05) ve yenilik arayış skorunda düşüklük (p= 0.02) saptanmıştır. Hastalar sigara ve alkol kullanım durumlarına göre gruplandırıldığında ADİ-3, mizaç karakter envanteri alt grupları ve DLQI skorları açısından yapılan karşılaştırmada uygulanan ölçeklerin hiçbirinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmamıştır (p> 0.05).Çalışmamız, vitiligolu hastalarda karakter ve mizaç özelliklerini değerlendiren ilk çalışma olup, bu hastaların sadece dermatolojik yönden değil psikiyatrik açıdan da tanı ve tedavilerinin gerekliliğini vurgulamaktadır.

Deri hastalıklarıKarakterMizaç+1
Orhan Demirer
Manisa Celal Bayar University
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Postmodern characterization in contemporary British novel as reflected in D. M. Thomas's The White Hotel and John Fowles's Mantissa

The concept of character is quite a problematic term in postmodern fiction since postmodern texts overtly subvert and transgress the conventions of characterization of the novels of previous ages. In relation to the paradoxical and ambiguous nature of postmodernism, character undergoes a radical transformation in postmodern fiction, and it cannot be pinned down with regards to the conventions of characterization. The character in postmodern fiction becomes a site where the text reverberates the epistemological and ontological concerns postmodernism rests upon. Thus, postmodern problematization of such contentious concepts as self, identity, essence, history writing, fiction, and fact is carried out and presented through postmodern characterization in the novel genre. As such, this thesis analyzes D M. Thomas's The White Hotel and John Fowles's Mantissa to lay bare how postmodern fiction employs characterization. It aims to exemplify how postmodern fiction is deprived of characters in the conventional sense. As a result, this thesis examines how postmodern character is utilized in the employ of postmodern themes and techniques, and it shows how postmodern fiction establishes its own conventions of characterization. Keywords: postmodernism, postmodern fiction, postmodern character, D.M. Thomas, John Fowles, The White Hotel, Mantissa.

Fowles, JohnCharacterPostmodern+6
Mürüvvet Pınar
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

2013 okul öncesi eğitim programının karakter eğitimi açısından değerlendirilmesi

Okul öncesi dönem çocuğun karakterinin büyük bir kısmının şekillendiği, gelecekte nasıl bir kişi olacağının temellerinin atıldığı kritik bir dönemdir. Bu nedenle de bu dönemde çocuğa verilecek olan karakter eğitimi ve eğitimin niteliği büyük bir önem arz etmektedir. Bu çalışmanın genel amacı, okul öncesi eğitimi karakter eğitimi bağlamında analiz etmektir. Üç aşamalı olarak gerçekleştirilen çalışmada ilk olarak 2013 Okul Öncesi Eğitim Programı ve 2013 Okul Öncesi Eğitim Programları Etkinlik Kitabı ile 2018 Okul Öncesi Etkinlik Kitabı karakter eğitimi açısından analiz edilmiştir. İkinci aşamada 2013 Okul Öncesi Eğitim Programının analizinden çıkarılan karakteristik özelliklerin gerçekleşme ve önem düzeyine yönelik öğretmen görüşleri belirlenmiştir. Üçüncü aşamada ise yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla okul öncesi öğretmenlerinin, karakter eğitimine ilişkin görüşlerinin neler olduğu saptanmaya çalışılmıştır. Araştırmada nitel ve nicel veri yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma araştırma yöntemi, desen olarak da açıklayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Araştırma 2018-2019 eğitim - öğretim yılında Gaziantep ili Şahinbey ilçesindeki resmi, bağımsız anaokullarında görev yapan okul öncesi öğretmenleri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak "2013 Okul Öncesi Eğitim Programı, 2013 Okul Öncesi Eğitim Programları Etkinlik Kitabı, 2018 Okul Öncesi Etkinlik Kitapları", araştırmacı tarafından geliştirilen anket ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma kapsamında dökümanlar ve yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Anket formundan elde edilen veriler ise SPSS paket programıyla betimleyici istatistikler belirlenerek analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; 2013 Okul Öncesi Eğitim Programında en fazla dikkatli, yetenekli, yaratıcı ve bağımsız karakter özelliklerine yer verildiği saptanmıştır. Yine 2013 Okul Öncesi Eğitim Programı ile 2013 Okul Öncesi Eğitim Programları Etkinlik Kitabının ve 2018 Okul Öncesi Etkinlik Kitabının karakter eğitimi açısından uyumlarının olduğu görülmüştür. Okul öncesi öğretmenlerine göre, programdan çıkarılan kırk yedi karakteristik özelliğin önem düzeylerinin bir özellik hariç çok önemli olarak görüldüğü; yine bu karakteristik özelliklerin gerçekleşme düzeylerinin ise iki özellik haricinde yüksek gerçekleşme düzeyinde olduğu bulunmuştur. Yarı yapılandırılmış görüşme sorularından elde edilen sonuçlarda, okul öncesi öğretmenlerinin karakter eğitimini sıkça değer eğitimi ile karıştırdıkları; okul öncesi dönem çocuklarına verilmesi gereken karakter özelliklerinin başında saygı, sevgi ve dürüstlük özelliklerinin geldiği; karakter eğitimini etkileyen en önemli faktörün aile ve daha sonra da okulun bulunduğu çevre olduğu tespit edilmiştir. Görüşme sorularından elde edilen bir diğer sonuç ise karakter eğitiminin mevcut okul öncesi eğitim programına ek kazanımlar aracılığıyla eklenmesidir. Öğretmenlerin ise karakter eğitimi hakkında çeşitli hizmetiçi eğitimlerle bilgi sahibi olmalarının sağlanması gerektiği sonucu da bir diğer görüşme verileri sonucu olarak bulunmuştur. Sonuç olarak; okul öncesi dönemde karakter eğitimi uygulamalarının önemi ve neler yapılması gerektiği konusunda araştırmacılara, uygulayıcılara ve politika yapıcılara yönelik öneriler getirilmiştir. Anahtar kelimeler: Okul Öncesi Eğitim Programında Karakter Eğitimi, Okul Öncesi Karakter Eğitimi, Karakter, Karakter Eğitimi.

Eğitim programlarıKarakterKarakter eğitimi+3
Evrim Kocalar
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00

İlgili konular