Kıraat

Bu konu başlığı altında 167 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tecvid ilmi açısından Naim Giridî'nin "Çocuklara Yeni Tecvîd" adlı eseri

Bu çalışma, Osmanlı eğitim kurumlarından olan sıbyan mekteplerinde bir dönem okutulduğu düşünülen, Naim Giridî'ye ait "Çocuklara Yeni Tecvîd" adlı Osmanlıca risâlenin tecvîd ilmi açısından değerlendirilmesidir. Maalesef hayatı hakkında neredeyse hiçbir bilgiye sahip olamadığımız yazar Naim Efendi, bir Osmanlı subayı olup, 1911'de tecvîd kitabını yazdığı sıralarda, orduda yüzbaşı olarak görev yapmaktadır. Naim Efendi eserini, isminden de anlaşılacağı üzere çocuklar için ihtiyaca binaen tecvîdi kolayca öğrenmelerini sağlama gayesiyle kaleme almıştır. tecvîdin tanımıyla başlayan eserde yüzeysel işlenen bir iki konu hariç, örnekler eşliğinde Âsım kırâatının Hafs rivayeti referans alınarak tecvîdin bütün konularına yeteri kadar yer verilmektedir. Kolayca anlaşılır sade bir dile sahip olan eser; henüz ana konulara geçmeden, ön bilgi mahiyetinde bir kısım tecvîd kurallarına yer vermesi, temel bazı tecvîd kavramlarını içeren küçük bir sözlüğü barındırması, mushafın yazısı ile alakalı bazı bilgiler vermesi, konuların tertibinde farklı bir düzene sahip olması, soru-cevap metoduyla anlattığı konuları, az da olsa ara ara diyalog şeklinde sunması gibi ayrıntılarla benzerlerinden farklılık arzetmektedir. Bu saydığımız özelliklerinden olmalı ki esere, "Çocuklara Yeni Tecvîd" ismi verilmiştir. Genellikle sade, kolaylıkla anlaşılır bir içeriğe sahip olmasına rağmen, nadiren de olsa kolaylık ilkesiyle çelişen hususları ihtiva ettiği görülmektedir. Giriş ve iki bölümden oluşan çalışmamızın giriş bölümünde çalışmanın önemine, konusuna, amacına, kaynaklarına ve yöntemine; birinci bölümde yazarın hayatına, eserlerine ve söz konusu eserin tecvîd ilmi açısından incelenmesine; ikinci bölümde ise eserin transkripsiyonuna yer verilecektir.

Kur'an-ı KerimKıraatNaim Giridi+2
İbrahim Üstüner
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İbnu'l-Cezerî'nin Muncidu'l-Mukriîn ve Murşidu't-Tâlibîn adlı eserinin incelenmesi

Başlangıcından bugüne kırâat ilminin gelişmesine katkı sunan ve kırâat ilmine dair önemli konuları içeren kapsamlı eserler kaleme alınmıştır. Söz konusu eserlerden birisi de Ebu'l-Hayr Şemsuddîn Muhammed b. Muhammed b. Muhammed b. Alî b. Yûsuf el-Cezerî (ö. 833/1429)'nin Muncidu'l-Mukriîn ve Murşidu't-Tâlibîn'idir. İbnü'l-Cezerî'nin ilim hayatının erken dönemlerine tekabül eden ve yedi babdan oluşan bu eserde; kırâat, kârî ve mukrî terimlerinin tanımı ve vasıfları, mütevâtir, sahîh ve şâz kırâatler, aşerenin kırâat ilmindeki yeri ve bu konuyla ilgili tartışmaların yanı sıra, kırâât-i aşerenin el-Ahrufu's-seb'a ile münasebeti gibi hususlar ele alınmıştır. Kur'ân ve Tecvid ilimleriyle alakalı konuların da işlendiği eserde İbnü'l-Cezerî'nin görüşlerinin yanı sıra, önceki bazı âlimlerden rivâyetlere ve çeşitli fikirlere karşın eleştirel yaklaşımlara da yer verildiği görülmektedir. Buna göre bu çalışmanın amacı, Muncidu'l-Mukriîn'i içeriği itibariyle tahlil etmek, kırâat ilmi sahasında bu eserin önemini ortaya koymaktır.

KıraatKıraat-ı Seb'aİlmü'l-Kıraat
Can Atıcı
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lisans programları ders bilgi paketlerinin karşılaştırmalı analizi: İlahiyat fakültelerinden Kur'an-ı Kerim ders içerikleri örneği

Bu araştırma, Türkiye'deki İlahiyat Fakültelerinde okutulan Kur'an-ı Kerim ve Tecvid derslerine ait ders bilgi paketlerinin sistematik ve karşılaştırmalı analizini gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır. Kur'an-ı Kerim eğitimi, Hz. Peygamber döneminden itibaren İslam toplumunun eğitim geleneğinin temelini oluşturmuş ve tarihsel süreç içerisinde medreselerden günümüz üniversite sistemine kadar uzanan bir kontinüite içerisinde devam etmiştir. İlahiyat fakültelerinden mezun olan öğrencilerin mesleki hayatlarında karşılaştıkları yeterlilik farklılıkları, bu derslerin ders bilgi paketlerindeki tutarsızlıklardan kaynaklanmaktadır. Bu durum, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı gibi kurumlarda görev yapacak mezunların mesleki donanımlarında farklılıklar oluşturmakta ve eğitimin niteliğini olumsuz etkilemektedir. Araştırmanın kapsamı, öğrenci kontenjanları açısından en yüksek beş üniversite ile sınırlandırılmıştır: Marmara, Atatürk, Süleyman Demirel, Necmeddin Erbakan ve Uludağ Üniversiteleri. Bu sınırlandırma, çalışmanın tutarlılığını ve isabetliliğini sağlamak amacıyla yapılmıştır. İnceleme, Arapça hazırlık, lisans zorunlu ve lisans seçmeli Kur'an-ı Kerim dersleri ile sınırlı tutulmuş, lisansüstü dersler çalışma kapsamına dahil edilmemiştir.

Kıraat
Abdurrahman Baysal
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ebû Amr Ed-Dânî'nin Et-Teysîr'i üzerine Kâsım b. Fîrruh Eş-Şâtıbî'nin Hırzü'l-Emânî'de usul konuları bağlamında yapmış olduğu ziyadeler

Lafzı ve manası ile Allah'a ait olan Kur'ân-ı Kerîm, kıraat ilminin en temel kaynaklarındandır. Bu yüzdendir ki Kur'an'ın nüzûluyle birlikte Müslümanlar Kur'an'ı öğrenmeye, ezberlemeye ve anlamaya çalışmışlardır. O günden bu yana bu alanda yetişen sayısız âlim, kıymetli eserler kaleme alarak bilgi hazinemize katkıda bulunmuştur. Temeli Kur'an olan çalışmalar içerisinde en önemli ve en kapsamlı olanlarından bir tenesi de şüphesiz ki kıraat ilmidir. Bu çalışmada, kıraat ilminin en önemli iki eseri ve onların temsilcileri ele alınmıştır. Bunlar, Dânî ve Teysîr adlı kitabı ile bu esere dayalı olarak kaleme alınan Şâtıbî'nin Ḥırzü'l-emânî adlı manzumesidir. Sâṭıbiyye, veciz ifadeler ve şifreler içerdiğinden çalışmada tâli kaynaklardan yararlanılmış, şerh ve tahrîrat çalışmalarına da bakılmıştır. Erken döneme ait bu eserlerin yedi kıraat imamının rivayetlerini sistemli bir şekilde aktarması, kıraat alanında teorik ve pratik düzeyde bilgiler sunması ve Ḥırzü'l-emânî'nin ezberlenebilmesi açısından büyük bir öneme sahiptir. Ḥırzü'l-emânî, Teysîr'in bir özetidir. Teysîr'de Ḥırzü'l-emânî'nin aslıdır. Şâtıbî, bir nesir eseri olan Teysîr'i esas almış, kıraat imamlarının görüşlerini şiirsel bir metin ile ifade etmiş ve bazı yerlerde de Teysîr'de zikredilmemiş hususları eklemiştir. Bu çalışma iki eser arasındaki metinsel ilişkiyi merkeze alarak Şâtıbî'nin Teysîr üzerine yaptığı ziyadeleri ya da bulunduğu tercihleri usûl açısından tespit ve tahlil etmiştir. Tezde, öncelikle her iki müellifin yaşadıkları devirler, hocaları ve talebeleri ile eserleri ve kıraat ilmindeki yerleri incelenmiş ardından da Teysîr ile Ḥırzü'l-emânî metinleri mukayeseye tabi tutularak ulaşabildiğimiz ziyadeler aktarılmıştır. Şâtıbî'nin yaptığı eklemeler içeriksel olarak kategorilere ayrılmış, tasnif edilmiş ve sistematik bir biçimde incelenmiştir. Çalışma sonucunda, bu ilavelerin yer yer tamamlayıcı veya tercihe yönlendirici nitelikte olduğu bununla birlikte hulf şeklinde karşımıza çıktığı gözlemlenmiştir. Sonuç olarak bu tez, klasik kıraat metinler arası ilişkiler düzleminde kıraat ilminin gelişim sürecinin anlaşılmasına katkı sağlamayı ve tespit edilebilen ziyadeleri kıraat ilmiyle meşgul olanlara göstermeyi hedeflemektedir.

KıraatKıraat-ı Seb'a
Durmuş Ali Uçar
Selçuk University
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

El-Mûdah Fi Vucûhi'l Kıraati ve İleliha adlı eserin kıraat ilmindeki yeri ve önemi

İlimlerin her biri farklı olsa da bunların içinde kıraat ilmi oldukça önemlidir. Çünkü bu ilmin kaynağı Kur'ân'ı Kerim'dir. Kur'ân'ın anlaşılmasında kıraat ilmi önemli rol oynamaktadır. Bu ilim, rivâyet yoluyla bize nakl edilmiştir. Bu rivayetin en başında ise Hz. Peygamber yer almaktadır. Beşeri anlamda Kur'ân'ın ilk hafızı da yine Hz. Peygamber'dir. Hal böyle olunca kıraat ilminin ilk muallimi de Hz. Peygamberdir. Kıraat ilminin Kur'an kelimelerinin farklı okuyuşlarını konu edinen bir ilim olduğu malumdur. Allah'ın Rasulü kıraat farklılıklarını bilen biri olarak bu ihtilafları nasıl çözeceğini de halletmede merci makamıydı. Bundan dolayı Allah'ın muradı doğrultusunda ferşî olarak, eş anlamlı ve fonetik anlamda bazı kolaylıklar sağladığını bilmekteyiz. Bu kolaylığı sağlayan ve bu anlamda ruhsat olan "yedi harf" gerçeği kıraat ilminin önemli bir konusunu teşkil etmektedir. Ashâb-ı kiram zamanında kıraat vecihleri sık bir şekilde gündeme gelmiştir. Fakat kıraat delillendirilme konusu sonraki zamanlarda bilhassa üçüncü ve dördüncü yüzyıllarda hatta daha sonraki asırlarda da sıklıkla işlenmiştir. İşte bu gelişmelerin neticesinde bu alanda birçok kitap yazılmıştır. Telif edilen eserlerden biri de İbn Ebi Meryem'in el-Mûdah'ıdır. Kıraat alanında yazılan hüccet eserleri kıraat âlimlerinin yeteneklerine göre, zamanın şartlarına ve müellifin hayat sürdüğü mekânın farklı toplumların birbirleriyle olan münasebetlerine göre şekil almıştır. İbn Ebi Meryem de bulunduğu bölge ve kendi yaşadığı çağın şartlarına göre sahih kıraatleri ve bu kıraatleri savunan âlimlerin hüccet delillerini dikkate alarak bu eserini oluşturmaya çalışmıştır. Görebildiğimiz kadarıyla sahih kıraatler arasında bir hakem gibi hareket ederek herbir kıraatın delillerini ve okuyuşları, hüccetleriyle ortaya koymaya çalışmış, buna dair, kıraatlar için Kur'an'dan, sünnetten, şiirlerden, sahabe okuyuşlarından, resm-i mushaftan, sahabe okuyuşlarından ve dil âlimlerinin görüşlerinden örneklerle delillendirmeye çalışmıştır. Bu bağlamda, kıraatlarda var olan farklılıklar, usul de ve ferş de olmak üzere iki kapsamda ele alındığında her iki alana dair, bu farklılıkların delillerinin de eserde yer aldığı gözlemlenmektedir. İdgam, med, imâle kavramların altında bunun örnekleri yer almaktadır. İbn Ebi Meryem, tercihte daha çok "muhtar", "ekvâ", "evla", "eblağ" ve "ezhar" gibi kalıpları kullanırken, tercih edilmeyenler için ise, "kabîh", "daîf" ve "la veche leh" gibi kavramları kullanmıştır. Kur'an-ı Kerim'i baştan sona kadar meşhur yedi kıraata ilaveten İmam Ya'kub'un da kıraatını ekleyerek sekiz kıraatın farklılıklarına değinen müellif, söz konusu vecihleri birçok yönde incelemeye tabi tutmuştur. Kıraat tahlillerini yaparken icabında dilsel yönden de tercihte bulunmuştur. Biz de böyle önemli bir çalışmayı bir nebzede olsa kıraat ilmine olan katkısını ve önemini gözler önüne sermek müellifini tanımak ve tanıtmak amacıyla tez konusu olarak seçtik. Bu vesileyle tezimizin kıraat ilmine küçükte olsa bir katkı sağlaması en büyük isteğimizdir. Anahtar Kelimeler : İbn Ebi Meryem, el-Mûdah, Kur'an, kıraat, vücûh Sayfa Adedi : Tez Danışmanı : Prof. Dr. Mehmet ÜNAL

Kur'an-ı KerimKıraatİbn Ebi Meryem+1
Mehmet Salih Genç
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kırâat imamlarının kırâatteki usulleri

Kırâat ilminin en temel hedeflerinden birisi de sahih kırâat vecihlerini şâz, zayıf hatta mevzu olanlarından ayıklayarak nesilden nesile doğru bir şekilde nakledilmesini sağlamaktır. Her dönemde kırâat ilmiyle meşgul olan âlimler olmuştur. Tâbiin ve Tebeu't-Tâbiin döneminde yaşayan kırâat imamları sayesinde, kırâatler; Allah tarafından Cebrail (a.s.) aracılığıyla Peygamber'e (s.a.v.) indirilen ve her ikisinin okuyuşuna uygun olarak tevâtüren bize kadar ulaşmıştır. Tevatür derecesine ulaşan bu kırâatlerin birçoğu dünyada ve ülkemizde ilim meclislerinde, müstakil bir ilim olarak okutulmaktadır. Müslümanlar tarafından okunan ise sadece bir kaçıdır. Kur'ân-ı Kerîm'in, hem teleffuzunun tahrif, tağyir ve hatadan korunması hem de ondan delil çıkartılması noktasında fukahâya delil olması itibariyle kırâat imamlarından her birinin kırâatini bilmek ve okuyuşlarını birbirinden ayırt etmek ve bu kırâatleri muhafaza etmek gereklidir. Kırâat imamlarının okuyuşu dikkate alındığında usul farklılıkları dikkat çekmektedir. Buda şive ve lehçe farklılıklarından dolayıdır. Biz bu çalışmamızda usul farklılıklarından bahsedeceğiz. Manaya etkisi olmayan veya az da olsa olan bu kelimeleri, okuyanlara nisbet ederek anlatmaya çalışacağız. Anahtar Kelimeler: Kırâat, Kırâat-i Seb'a, Kırâat-i Aşere, Usul, Şive, Lehçe

ArapçaKur'an-ı KerimKıraat+3
Mustafa Kuşçu
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Âsım kırâatında Hafs B. Süleyman rivayeti ile Ebû Bekr Şu'be rivayeti arasındaki farklılıklar ve anlama etkisi

Sahîh kırâatler, ilk devirlerden zamanımıza kadar okunmuş ve okutulmuştur. Günümüzde bu kırâatler içinde, tezimizin de ana esasını oluşturan Hafs rivayetiyle bize kadar ulaşan Âsım Kırâatı, Müslümanlar arasında daha çok okunmakta ve okutulmaktadır. Diğer kırâatler ise, bazıları hariç birer ilim olarak bu alanda ihtisas yapmakta olan kişiler tarafından okunmaktadır. Çalışmamızda, konunun iyi anlaşılması maksadıyla, giriş kısmından sonra Kırâat ilminin temel konuları hakkında bilgi verilmiştir. Tefsirle ilgilenen âlimler, Kur'ân-ı Kerîm'i daha iyi anlayabilmek maksadıyla kırâat ve kırâat farklılıklarına dikkat çekmişlerdir. Eserlerinde de bu farklılıklara yeri geldikçe yer vermişlerdir. Bu faklılıklar, hem kırâat imamları hem de râvileri tarafından okunmak suretiyle günümüze kadar gelmiştir. Kırâat ilmi tefsir, fıkıh ve kelam gibi konulara kaynaklık etmiştir. İşte bu nedenden ötürü bu alanla uğraşanlara az da olsa bir katkı sağlama düşüncesiyle birinci ve ikinci bölümde çalışmamızın esasını teşkil eden "Hafs b. Süleyman rivayeti ile Ebû Bekr Şu'be rivayeti arasında anlama etki eden ve etmeyen farklılıklar" ele alınmıştır. Çalışmamız sonuç ve kaynakça ile sona ermektedir.

Ebu Bekir ŞubeHafs bin SüleymanKur'an-ı Kerim+3
Yusuf Ezen
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Âsım ravilerinden Hafs b. Süleyman ile Nâfî' ravilerinden Verş arasındaki ihtilaflı okuyuşların mukâyesesi

Kur'ân ilimleri içerisinde Kırâat İlmi, Kur'ân-ı Kerîm'in tilaveti ve lafzî ihtilaflarını konu edinmesi bakımından büyük bir öneme sahiptir. Müfessirler, Kur'ân-ı Kerîm'i daha iyi anlayabilmek için zaman zaman kırâat farklılıklarına değinerek eserlerine almışlardır. İslâm dünyasında en çok okunan kırâat, Âsım Kırâatı Hafs rivayeti ile Nafî' Kırâati Verş rivayetidir. Yapılan bu çalışma da kısaca, bu iki ravinin hayatlarından bahsedilmekte ve tezimizin ana konusu olan bu iki ravinin kırâatleri çeşitli yönleriyle incelenmiş, tahlilleri yapılmış, iki ravi arasındaki rivayet farklılıkları ele alınmıştır. Bu çalışma, giriş ve iki ana bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde kırâat hakkında genel bilgiler verilmiş iki ravinin hayatlarlarına kısaca değinilmiş ve her iki ravinin usûl ve ferş-i huruf'a dair rivayet farklılıkları ele alınmıştır. Çalışmamız sonuç ve kaynakça ile son bulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kırâat, Hafs b. Süleyman, Verş, Ravi, Rivayet

Hafs bin SüleymanKur'an-ı KerimKıraat+3
Mehmet Ali Kaya
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dûrî rivayetinin Hafs rivayeti ile karşılaştırılması

Seb'a ve aşere tasniflerinde yer alan Âsım b. Behdele'nin kıraati günümüzde en yaygın olanıdır. Âsım kıraatinin bu yaygınlığı, rivayet zincirinin farklı yollardan Hz. Peygamber'e dayanmasına ve okuyuşunun Sâde oluşuna bağlanabilir. Âsım, kıraatini Ebû Abdurrahman es-Sülemî, Zirr b. Hubeyş ve Ebû Amr eş-Şeybânî'den, onlar da Ali b. Ebî Tâlib, Osman b. Affân ve Abdullah b. Mes'ud'dan; onlar da Hz. Peygamber Efendimizden almışlardır. Ebû Amr kıraati ise İslâm âleminde günümüzde yaygın olarak okunan üçüncü kıraat olma özelliğini taşımaktadır. Ebû Amr, kıraatini Mücâhid b. Cebr, Saîd b. Cübeyr, Abdullah b. Abbas, Übey b. Kâ'b ve Hz. Peygamber'den almıştır. İmam Âsım'ın râvileri Hafs b. Süleyman ve Şu'be; Ebû Amr'in râvileri ise ed-Dûrî ve Sûsî'dir. Bu çalışmamızda kıraat farklılıkları, bu iki imamın birer râvisi olan Hafs ve Dûrî üzerinden ele alınıp değerlendirilmiştir. Söz konusu iki imamın kıraat ihtilafları ağırlıklı olarak usûlî açıdan ele alınmakla beraber ferşî açıdan da bazı farklılıklara ve bu farklılıkların anlama etkisine değinilmiştir.

Ebu AmrEbu Ömer Hafs b. Ömer b. Abdilaziz ed-DuriHafs bin Süleyman+5
Mesut Yürür
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de cumhuriyet sonrası kıraat ilmi çalışmaları: Abdurrahman Çetin örneği

Abdurrahman Çetin,Kur'ân ilimlerine dair vermiş olduğu çeşitli eserlerle ve özellikle kıraat alanında yapmış olduğu çalışmalarla alanında önemli yer edinmiş değerli bir ilim adamıdır. Bu çalışmada Türkiye'de Cumhuriyet sonrası yapılan kıraat ilmi çalışmalarına canlı bir örnek olarak Kur'ân hafızı bir akademisyen olan Abdurrahman Çetin'in hayatı, eserleri ve alanında yapmış olduğu diğer çalışmaları ele alınmıştır. Çalışmada konu bütünlüğünü sağlama adına kıraat ilminin tanımı, konusu, önemi ve tarihçesine yüzeysel olarak değinilmiş ayrıca ülkemizde Cumhuriyet sonrasında yapılan kıraat ilmi eğitim öğretim faaliyetleri ile bu alanda yapılan akademik çalışmalara da yer verilmiştir. Anahtar kelimeler: Abdurrahman Çetin,Akademik Çalışmalar, Biyografi, Cumhuriyet Dönemi, Eğitim-Öğretim,Kıraat İlmi

Cumhuriyet DönemiKur'an-ı KerimKıraat+2
Mehmet Aydın
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aşere tariki ile indirac usulüne göre Furkan suresinin kıraat farklılıkları ve manaya etkisi

"Aşere tariki ile indirac usulüne göre Furkan suresinin kıraat farklılıkları ve manaya etkisi" isimli bu çalışma giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Çalışmamızda konunun iyi anlaşılmasına zemin hazırlamak maksadıyla öncelikle, giriş bölümünde Kur'an-ı Kerim ve kıraat ilminin tarifi, konusu, faydası ve gayesi, diğer islami ilimler arasındaki yeri Yedi Harf meselesi, kıraatlerin günümüzdeki durumu, kıraat çeşitleri gibi kıraat ilmi hakkında temel ve genel bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde, Kıraat-ı Aşere imamları ve ravileri ile furkan suresinin vücuhatı gösterilirken, imamlar ve ravileri için kullanılacak olan rumuzlar tanıtılmıştır. İkinci bölümde ise Furkan suresinin genel özellikleri verildikten sonra, çalışmamızın asıl konusu olan Furkan suresinin manaya etki eden (ferş-i huruf) ve etmeyen (usul) yön-leri ele alınmıştır. Çalışmamız sonuç ve kaynakça ile sona ermektedir. Bu çalışmamızda islami ilimler arasında hak ettiği yeri ve önemi görmezden gelinerek hep ötelenen kıraat ilmini tanıtmayı hedefledik. Hakkında temel bilgiler aktararak kıraat ilminin aslında öğreniminin zor bir mesele olmadığını bu ilmi okumayı düşünen kardeşlerimize ifade etmeye çalıştık. Kıraat ilminin, tefsir, fıkıh gibi ilimlere kaynaklık ettiğini hatırlatıp bu ilme ilgi duyan talebe ve araştırmacılara kaynak olabilmeyi amaçladık. Çalışmamızda, ayetlerin mealini Mustafa Yıldırım hocamızın (vd) kaleme al-dığı "Yüce Kur'an ve Meali" adlı eserinden aldık. Anahtar Kelimeler: kıraat, aşere, yedi harf, Kıraat-ı Aşere, indirac, Furkan su-resi

Furkan suresiFusul-i AşereKur'an-ı Kerim+3
Mustafa Memi
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aşere tarikine göre Ahzab Sûresindeki kıraat farklılıkları ve manaya etkisi

"Aşere Tarikine Göre Ahzab Sûresi'nin Kıraat Farklılıkları Ve Manaya Etkisi" adlı çalışmamız giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmamızda konunun anlaşılmasına temel olması için ilk olarak Kur'ân-ı Kerîm'in tanımı, nüzulü, kıraat ve kıraatle ilgili kavramlar verilmiştir. Birinci bölümde kıraat ilminin doğuşu ve gelişimi, konusu, gayesi, sıhhati bakımından kıraatler, yedi harf meselesi, yedi harfle ilgili rivayetler ve değerlendirilmesi, kıraat ilmindeki tarikler ve usuller verilmiştir. İkinci bölümde kıraat imamları ve ravilerinden, imamların bazı kıraat özelliklerinden bahsedilmiştir. Kur'ân'ın anlaşılmasında kıraat farklılıklarının manaya etkisinin bilinmesi büyük bir öneme sahiptir. Çünkü bu farklılıklar ile kelimede yapılan değişiklikler; bu değişikliklerin Kur'ân'ın yorumunda ve fıkhi hükümlerin ortaya konulmasındaki etkisini anlıyoruz. Üçüncü bölümde ise önce, Ahzab Sûresi'nin genel yapısına dair bilgi vermeyi uygun gördük. Daha sonra kıraat ilminin tefsire etkisi ve kıraat farklılıkların manaya etkisi ile ferşu'l huruf hakkında bilgi verdik. Çalışmamızda yer verdiğimiz diğer bir konu ise Ahzab Sûresi'ndeki kıraat farklılıkları ve bu farklılıkların manaya etkisidir. Anahtar Kelimeler: Ahzab Sûresi, Kıraat İlmi, Kıraat Farklılıkları, İnfirad, İndirac, Yedi Harf

Ahzab suresiKur'an-ı KerimKıraat+5
Necdet Çıracı
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

Enbiya ve Hac Surelerin örnekliğinde Mazhari tefsir'inde kıraat (Araştırma ve analiz)

Bu tez, Enbiya ve Hac sûreleri örnekliğinde, Muhammed b. Senaullah el- Mazhari'nin (ö. 1225/1810) "et-Tefsîru'l-Mazharî" adlı kitaptaki, on kıraati ve temellendirmesini hedeflemektedir. Bu tezde, İmam Mazhari'nin kıraatteki yönteminin en belirgin bir şekilde beyan edildiği Enbiya ve Hac sûrelerinde zikrettiği tüm kıraatleri ele almakla birlikte, onları on kıraat imamlarına nispet edip sözlük anlamlarını açıklamaktadır. Daha sonra, zikredilen bu kıraatlerin tevcihleri kıraat ana kaynakları ve kıraatlara yer veren tefsir kitaplarıyla karşılaştırılarak İmam Mazhari'in kıraat literatüründeki yeri tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu tezde, takip edilen başlıca araştırma yöntemleri: Tümevarım, tahlil ve karşılaştırma Çalışmamız, bir önsöz, dört bölüm ve bir sonuçtan oluşmaktadır. Birinci bölümde; Kur'ân kıraatlerine, Kur'ân-kıraat ve tefsir-kıraat arasındaki ilişkiye, kıraatlerin çok olmasının hikmetine ve aralarındaki ihtilafın faydalarına, kıraatlerle ilgili önemli bazı deyimlere, sahih ve makbul kıraatlerin şartlarına ve kıraat-i aşere imamlarına ve ravilerine yer verilmiştir. İkinci bölümünde, İmam Mazhari'nin hayatı, kıraatleri işleme yöntemi ve kıraatleri temellendirmesi ele alınmıştır. Üçüncü bölüm; Enbiya Sûresi'nin tanıtımı, suredeki kıraatlerin işlenişi, bu kıraatlerin temellendirilmesi yer verilmiştir. Ayrıca zikredilen Kıraat vecihleri, kıraat ana kaynaklarla karşılaştırması yapılarak İmam Mazhari'nin kıraat alanındaki konumu belirtilmiştir. Tezin dördüncü ve son bölümünde ise, Hac Sûres'inin kısa tanıtımı yapılmıştır. Bununla birlikte suredeki kıraatlerin işlenişi ve bu kıraatlerin temellendirilmesi yer verilmiştir. Araştırmamızın neticesinde ulaşılan bazı bulguları kısaca şöyle sıralamak mümkürdür: Kıraatlerdeki çeşitliliğin mana zenginliği oluşturması, İmam Mazhari'nin tefsirin kıraatler açısında zengin bir kaynak olması, İmam Mazhari'nin sahih kıraatleri tefsirinde serdetmesi, kıraat vecihlerini belirtmesi, sened zincirine önem gösterip râvileri zikretmesi, kıraatla alakalı meselelerde sade bir üslub takip etmesi, uzun açıklamalardan kaçınması ve benzeri husulardır. Anahtar Kelimeler: Kırâat, Kırâat Tevcihleri, el-Mazharî, Tefsiru'l-Mazharî, el-Enbiya Suresi, el-Hac Suresi.

Aras Ose
Şırnak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Muhammed Ali Sâbûnî'nin "Revâiʿu'l-Beyân fî Tefsîri Ayâti'l-Ahkâm Mine'l-Kur'ân" tefsirinde kıraatlere yaklaşımı

Kıraatler, Kur'ân âyetlerinin telaffuzu ve tefsirinde, anlam zenginliği ve farklı yaklaşımlar ortaya koyması bakımından tefsir ilminin başlıca unsurlarından olmuştur. Muhammed Ali Sâbûnî tarafından te'lif edilen Revâiü'l-Beyân adlı tefsir, her düzeyde ilim ehlinin istifade ettiği bir eserdir. Müellifinin, İslâmî ilimlere olan vukûfiyetleri dolayısıyla, Kur'ân âyetlerini, dil, i'râb, kıraat vb. ilimlerden istifade ederek, kısa ve anlaşılabilir ifadelerle tefsir etmesi, onu başarılı kılmıştır. Tefsirde özlü ifade konusundaki başarısını kıraatlere yaptığı atıflarda da göstermiştir. Bu çalışma, Muhammed Ali Sâbûnî'nin Revaiü'l-Beyân ahkâm tefsirinde kıraatlere yaklaşımını ele almıştır. Müellifin kıraatlere yaklaşımındaki esas aldığı kriterler ve esaslar, kıraatleri dilbilimi, fıkıh, mânâ ve tefsir açısından değerlendirmesi gibi hususların açıklığa kavuşturulması hedeflenmiştir. Kıraatlerin tefsir ve fıkıhla ilişkisine birçok alim dikkat çekmiştir. Çağdaş dönemde ahkâmu'l-Kur'an alanında eser yazan Sâbûnî de bu alana yönelik katkı sağlamıştır. Müellifin kıraat-tefsir, kıraat-fıkıh ilişkisini mezcettiği bu eserin tahlil edilmesi kıraat alanına katkı sağlayacağı, bu alanda bir boşluğu doldurduğu kanaatindeyiz. Çalışmanın birinci bölümünü, müfessirin hayatı ile Revâiü'l-Beyân tefsirinin tanıtımı oluşturmaktadır. Bu bölümde müfessirin ilmî şahsiyeti, ders aldığı hocaları ve yetiştirdiği talebeleri, âlimlerin onun hakkındaki görüşleri, tefsir yönü, fıkhî yönü ve mezhebi ele alınacaktır. Çalışmanın ana gövdesini oluşturan ikinci bölümde ise, Revâiü'l-Beyân tefsirindeki kıraatlerin konu ve sıhhat bakımından genel değerlendirmesinin yanı sıra, tefsirde kıraatlerle ilgili kullanıldığını tespit ettiğimiz bazı husûsi kavramların açıklaması yapılacaktır. Aynı şekilde bu bölümün devamında, tefsirdeki kıraat farklılıklarının Arap lehçeleri, sarf-nahiv ilmi ve edatlar ile olan ilişkisi, örnekleriyle detaylıca izah edilecektir. Hülâsa bu çalışma, İslami ilimler literatüründe önemli bir yeri olan Revâiü'l-Beyân tefsirini kıraatler açısından değerlendirerek yaklaşım tarzını ortaya koyacaktır.

AhkamAhkamu`l-Kur`anKur'an-ı Kerim+6
Taha Yasin Durna
Şırnak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sahabenin kıraati ve kaynaklık değeri

Kıraat olgusu İslâm ilimleri arasında erken sayılacak bir dönemde yerini almış ve günümüze kadar gündemdeki canlılığını korumuştur. Bu hususu sağlayan unsurların başında kıraatlerin bünyesinde barındırdığı farklı vecihlerin kaynak olmaya elverişli olabilmeleridir. Kıraatlerin Hz. Peygamber'le başlayan serüveni sahâbe, tâbiîn ve sonraki nesiller boyunca gündemden düşmeyen bir konu haline gelmiştir. Bunun yanı sıra kıraatler Kur'ân'ın anlaşılması için ilk dönemlerden beri İslâm âlimlerinin gündeminden düşmeyen konulardan biri olmuştur. Kıraatler, İslâm dünyasında olduğu gibi dışında da birtakım farklı reaksiyonların gelişmesine sebep olmuştur. Bu disiplin esasında tefsir, kelam, fıkıh, Arap dili gibi farklı ilimlere kaynaklık etmesinin yanı sıra, alanda çalışan her bir araştırmacının nassları anlama noktasında farklı okuyuş vecihleriyle ilgilenmesini zorunlu kılmaktadır. Bazı çalışmalarda sahâbe kıraatlerinin ya dil olgusu ya da tefsir boyutu parçacı bir yaklaşımla ele alınmıştır. Bu çalışmada kıraatlerin sadece dil ve tefsir boyutunu ele alan parçacı yaklaşım yerine, konunun bütünselliğini yansıtma adına genel bir yaklaşım sergilenerek, farklı başlıklar altında sahâbe kıraatlerinin kaynaklığı meselesi ön plana çıkarılmaya çalışılmıştır. Öte yandan İslâm dünyası dışında kıraatlere karşı yapılan olumsuz eleştirilere, çalışmanın ana konusunu teşkil etmemesi ve konunun mecrasından çıkmaması düşüncesiyle değinilmemiş olup, mesele ilgili çalışma alanlarına bırakılmıştır. Kur'ân'ın, Kureyş diliyle anlaşılması için bu dilin etrafındaki farklı lehçelerin, belli bir zamana kadar bu lehçeye dâhil edildikleri bilinmektedir. İlerleyen zaman dilimlerinde yazı ve okuma kültürünün yaygınlık kazanmasıyla tek lehçede Mushaf yazılmış, çoğaltılmış ve okunmuştur. Kur'ân, vahye dayanması hasebiyle kendisinde bir çelişki barındırmadığı gibi, onu anlamlandırma gayretinde olan kıraat vecihleri de aynı şekilde tutarsızlıktan uzak kalmıştır. Sahâbe okuyuşlarını Hz. Peygamber'e tashih ettirip, sağlam bir zemine oturttukları gibi sonraki nesiller de bu kıraatleri senetleriyle, Mushaf'a uyumuyla ve Arap dili kaidelerine uygunluğuyla geliştirdikleri farklı yöntemler çerçevesinde kendilerinden sonraki kuşaklara aktarmışlardır. Bu doğrultuda zamanla sahâbe kıraatleri etrafında ekoller ortaya çıkmıştır.

ArapçaHz. MuhammedKur'an-ı Kerim+4
Habip Kalaç
Şırnak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Enderâbî'nin hayatı ve el-Îzâh fi'l kıraat isimli kitabının kıraat ilmi açısından tahlili

Kıraat ilmi için erken dönem kaynaklara ulaşmak bu ilmin mahiyet, teşekkül ve insicâmını anlamada gayet önem arz etmektedir. Kıraat literatüründe yedi kıraat, on kıraat gibi kavramlar ise, bu ilmin en önemli konularının başında gelmektedir. Kıraat ilminde kıraatlerin yedi ile sınırlandırılması faaliyetlerinden sonra, on kıraat üzerine ilk çalışma yapan âlimlerin, İbn Mihrân en-Nîsâburî ve Ebû Abdillâh Ahmed b. Ebi Ömer el- Enderâbî olduğu bilinmektedir. Bu çalışmada, mütekaddimun dönemi kıraat âlimlerinden Ebû Abdillâh Ahmed b. Ebi Ömer el- Enderâbî'nin, İbn Mihrân'ın izini takip ederek onlu kırâât sistemine göre kaleme almış olduğu, el-Îzâh fi'l- kıraat isimli eserinin kıraatler açısından tahlili yapılmıştır. Çalışmada ayrıca kendisi ile ilgili kaynaklarda kırıntı kabilinden çok az bilginin günümüze ulaşabildiği Enderâbî'nin, hayatı ve ilmî şahsiyeti üzerine değerlendirmeler yapılmıştır. el-Îzâh fi'l- kıraat isimli eserin özgünlüğünü ortaya koymak adına eserin içeriğinde barındırdığı kıraat ilminin usûl konuları, bu ilimde önemli bir yere sahip olan Ebû Amr ed-Dâni ve İbnü'l–Cezerî'nin müşterek usûl konularındaki görüş ve fikirlerine başvurularak, karşılaştırmalı bir şekilde değerlendirmeye tabii tutulmuştur. İçinde bulunduğu döneme dair kıraat ilminde özellikle kıraatlerin ihticâcı ve ihtiyârı gibi meseleleri yansıtması bakımından önemli ipuçları veren eserin kıraat müktesabâtına ne gibi katkılar sunduğu ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Ayrıca eserin muhtevasında kullandığı imam ve ravi sisteminin farklı olduğu görülen Enderâbî'nin, kıraat ilmi için bir kırılma noktası olarak görülen İbn Mücâhid'in kıraatleri sınıflandırma ve sınırlama çalışmaları karşısında nasıl bir reaksiyon verdiği gibi sorulara yanıt bulunmaya çalışılmıştır. Öte yandan hicri beşinci asırda Horasan bölgesinin merkezi konumundaki Nîşâbur şehrinin ve sonraları İslam dünyasında marijinal itikadi bir fırka haline evrilen Kerrâmîlerin kıraat ilmindeki birikimini yansıtması bakımından kilit âlimlerden olan Enderâbî ve eserinin, şöhret ve mûteberlik konusunda ne gibi sorunlar yaşadığına dair somut sonuçlar ortaya konmuştur.

Kıraat
Ömer Yiğit
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Ebü'l-Alâ el-Hemedânî'nin (Ö.569/1173) Ğâyetü'l-İhtisâr adlı eserinde yer alan kıraat vecihlerinin tefsîr ilmi açısından değerlendirilmesi

Kur'ân-ı Kerîm'in nüzûlünden itibaren anlaşılması ve yorumlanması çabaları devam ede gelmektedir. Kur'ân ilimleri, Kur'ân'ı Kerîm'in açıklamaya yardımcı olurlar. Kur'ân ilimlerinden bir tanesi de, Kur'ân'ın tilavetiyle alakalı kıraat ilmi adıyla ortaya çıkmaktadır. Kıraat ilmi, Kur'ân kelimelerinin tilavetini, aynı ve farklı yönleriyle bildirilen kişiden rivâyetle ele alan ve inceleyen bilimdir. Kıraat farklılıklarının Kur'ân-ı Kerîm âyetlerinin mânâsını açıklayıcı bir vasfa büründürmesini sebep sayarak kıraatleri bir nevi tefsîrin kaynaklarından kabul etmek mümkündür. Buradan hareketle kıraat farklılıkları tefsîr olabilir yargısına varılmış ve kıraatlerin Tefsîrin hangi kısmında yer aldığıyla ilgili fikirler ortaya atılmış ve bu şekilde bir düşünce ortaya çıkmıştır. Kıraat ilminin gelişimiyle meşgul olmuş ve her dönemde bu görevi üstlenen çoğunlukla kârîlerden oluşan bir topluluk bulunmuştur. Bu kişilerle Kur'ân-ı Kerîm Hz. Peygambere ilk okunduğu şekliyle günümüze kadar gelmiş kıyamete kadar da değişmeden devam edecektir. İşte bu topluluğun fertlerinden biri de Ebü'l-Alâ el-Hemedânî'dir. (ö.569/1173) Hemedânî eserlerini, İslâmın en temel kaynağı olan Kur'ân ve Sünneti esas alarak telif etmiştir. Kıraatle ilgili tüm râvîleri isnad zinciriyle birlikte zikrederek ele almıştır İbnü'l-Cezerî (ö.833/1429) çalışmalarından dolayı Ebü'l Alâ' el-Hemedânî'nin kıraat ilmindeki yerini göstermesi bakımından kıraat alanında pek çok eseri bulunan Ebû Amr ed-Dânî (ö.444/1053) ile mukayese ederek "Dânî'nin eserleri her ne kadar daha yaygınsa da kıraat ilminde Ebü'l-Alâ daha bilgilidir."cümlelerini kullanmıştır. Bu tezde Hemedânî'nin hayatı, ilmî kişiliği, eserlerinin tahlili ve Ğâyetü'l-İhtisâr adlı eserinde yer alan kıraat vecihlerinin Tefsîr ilmi açısından değerlendirilmesi yapılacaktır.

HemedaniKur'an-ı KerimKıraat+4
Naim Avan
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Molla Ali el-Kârî, kıraat ilmindeki yeri ve el-Minehu'l-Fikriyye fî-Şerhi'l-Mukaddimeti'l-Cezeriyye adlı eserin tahlili

Kur'an-ı Kerim'in Cebrail (as) aracılığı ile Peygamberimize nüzûlü tecvidli olmuştur. Sahabeyi kiram ve tabiîn de kendilerinden sonrakilere naklederken aynı şekilde tecvidli olarak aktarmışlardır. Daha sonraki dönemlerde, tecvid kaidelerinin tespiti, kıraat esnasındaki uygulamaların dikkate alınmasıyla yapılmıştır. Kur'an-ı Kerim'i öğretecekler ve okuyacakların faydalanmaları için İbnü'l-Cezerî (ö.833/1429) Mukaddimetü'l-Cezerîyye isimli bir eser kaleme almıştır. Manzum olarak ve recez formatında yazılan bu eser, tecvid ilmi ile alakalı önemli bilgilerin bir arada sunulduğu, 107 beyitten oluşmaktadır. İbnü'l-Cezerî'nin yaşadığı dönemden günümüze kadar bu esere yapılan şerhlerin çokluğu, Mukaddimetü'l-Cezerîyye adlı eserin şöhretinden ve araştırmacıların kendisine atfettikleri ilgiden kaynaklanmaktadır. XVI. yüzyılın önde gelen âlimlerden birisi de Molla Ali el-Kârî (ö.1014/1605)'dir. İslâmî İlimlerin hemen her alanında eserler kaleme alan Ali el-Kârî'nin hadis, fıkıh, kıraat, tefsir, usul, ferâiz, kelâm, tasavvuf, tarih, terâcim, tabakât, Arap dili, edebiyat, va'z ve benzeri ilimlerde birçok eseri günümüze kadar ulaşmıştır. İki bölüm halinde ele aldığımız bu çalışmanın giriş bölümünde; araştırmanın konusu ve yöntemi, kıraat ilmi, tarihçesi ve kavramlar üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde Ali el-Kârî'nin yaşadığı dönemin siyasi ve sosyal durumu, hayatı, ilmî şahsiyeti, kıraat ilmindeki yeri ve eserleri ile ilgili bilgiler aktarılmıştır. Bu bölümün son kısmında ise Ali el-Kârî'nin şerhini yaptığı, İbnü'l-Cezerî'ye ait olan ''Mukaddime-i Cezeriyye'' adlı manzum eserden kısaca bahsedilmiştir. İkinci bölümde Ali el-Kârî'nin el-Minehu'l-Fikriyye fi Şerhi'l-Mukaddimeti'l-Cezeriyye adlı eseri hakkında bilgi verilerek bu eserin kıraat ilmindeki yeri, önemi incelenerek eserin tahlili yapılmıştır. el-Minehu'l-Fikriyye fi Şerhi'l-Mukaddimeti'l-Cezeriyye adlı eser özelinde gerçekleştirilen bu çalışma, Mukaddime'nin daha anlaşılır ve kolay biçimde okuyucuyla buluşmasını ve eserden (Mukaddime) yeterince istifade edilmesini sağlama anlamında bir çalışma olmuştur. Anahtar kelimeler: Tecvid, İbnü'l-Cezerî, Mukaddimetü'l-Cezeriyye, Ali el-Kârî, el-Minehu'l-Fikriyye fî Şerhi'l-Mukaddimeti'l-Cezeriyye.

Ali el-KariKur'an-ı KerimKıraat+5
Süleyman Dede
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Son dönem kıraat alimlerinden Muhammed Salim Muhaysin'in hayatı ve kıraate dair eserlerinin incelenmesi

Kur'ân-ı Kerîm, insanları karanlıktan aydınlığa, delaletten hidayete ileten, Allah tarafından insanlara gönderilmiş yüce bir kitaptır. Bu kitabın da usulüne uygun bir şekilde okunması ve anlaşılması gerekmektedir. Bunun için Hz. Peygamber'in vefatından sonra ulemâ tarafından birçok ilim dalında eser kaleme alınmıştır. Bu ilimlerden biri de kıraat ilmidir. Kıraat ilmi, Kur'ân-ı Kerîm'deki kelimelerin farklı okunuşlarını konu edinen bir ilimdir. Büyük kıraat alimlerinin tabiinden olması ve Hz. Peygamber'in de kıraate verdiği değer, bu ilmin konumunu daha da yüceltmiştir. H.80 yıllarından başlamak suretiyle günümüze kadar kıraat alanında birçok eser kaleme alınmıştır. Son dönem kıraat alimlerinden Muhammed Salim Muhaysin'in de kıraat ile alakalı yazmış olduğu eserleri, bu alana önemli katkılar sağlamıştır. Biz de bu çalışmamızda, Muhaysin'in hayatını ve kıraat alanında yazmış olduğu eserleri incelemeye çalıştık.

BiyografiKur'an-ı KerimKıraat+2
Zübeyir İnce
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kurra Hafız Abdulkadir Şehitoğlu'nun hayatı ve dini musikiye katkıları

Din ve müzik, sadece toplumların ve kültürlerin oluşumunda ve şekillenmesinde çok önemli işlevler sahip olmakla kalmayıp, manevi hayat ile dünya arasında bir köprü vazifesi de görmüşlerdir. Müzikte ve özellikle Türk Din Mûsikîsinde hafızlar önemli bir yer tutmuşlar ve çok kıymetli eserler vermişlerdir. Tezimizin konusu olan Kurra hafız Abdülkadir Şehitoğlu, önemli kıraat hocalarından biri olarak Türk Din Mûsikîsi alanında besteler vermiş ve talebeler yetiştirmiştir. Ayrıca Kur'an icrası alanında son devrin önemli şahsiyetlerinden biridir. Çalışmamızın giriş bölümünde din ve mûsikî arasındaki ilişkisi irdelenmiştir. Tezin amacı ve önemi kısmında biyografi yazıcılığının ülkemizdeki eksikliği üzerinde durulmuş ve önemi vurgulanmıştır. Birinci bölümde Şehitoğlu'nun hayat hikâyesi ve safahatı kendisiyle yapılan yüz yüze mülakatlardan yola çıkarak özet haliyle yazılmıştır. Bu bölümde ayrıca kendisinin Kıraat konundaki hizmetleri, çalışmaları ve görüşleri aktarılmıştır. İkinci bölümde talebelerinin, sanatçıların ve akademisyenlerin Şehitoğlu hakkındaki görüşleri ve hatıraları mülakatlar vasıtasıyla aynen paylaşılmıştır. Üçüncü bölümde ise Şehitoğlu'nun besteleri ve icraları notaya alınarak araştırmacıların istifadesine sunulmuştur. Ekler bölümünde Şehitoğlu'na ait fotoğraflar, ilahi albümlerinin ve Kur'an tilaveti ile ilgili kasetlerin kapak fotoğrafları yer almaktadır.

BestelerBiyografiDini müzik+6
Fatih Mehmet Karadaş
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Usûlî ve ferşî ihtilaflar açısından Âsım Kıraatı (Şu'be ve Hafs rivâyeti)

Alimler tarafından övgüyle söz edilen, senedi sahih ve mütevâtir olan İmam-ı Âsım, Emevîler döneminde Kûfe'de yaşayan ve kendini kıraat tedrisine adayan bir âlimdir. Tercih dönemi olarak adlandırılan imamlar döneminde sahih kıraat rivâyetleri arasından seçtiği kıraatını sonraki nesillere nakleden Hafs ve Şu'be'den sadece Hafs rivâyeti yaygınlık kazanmıştır. Bu kadar iltifat gören bir kıraatın bütün yönlerinin ve iki râvîsi arasındaki usûlî ve ferşî farklılıklarının detaylarıyla bilinmesi, Kur'ân talebeleri açısından önem arz etmektedir. Bu bağlamda çalışmada Şâtıbiyye ve Tayyibe tarikleri kapsam olarak belirlenmiş olup ilgili alanda uygulamaya dönük bazı eksikliklere çözüm bulmaya çalışılmıştır. Zikrettiğimiz sebeple çalışmamızda Âsım'ın hayatı, kıraatının genel özellikleri, meşhur râvîleri, sened ve tarikleri geniş şekilde incelenmiş, iki râvî arasındaki usûlî ve ferşî ihtilaflar ise Tayyibe tariki çerçevesinde ele alınmıştır. Usul konusunda kavramlar açıklanmış, tekbir, vakıf ve vasıl konuları, zikredilen kıraat açısından değerlendirilmiştir. Tayyibe tariki bağlamında Âsım kıraatında, Hafs için 52, Şu'be için 76 tarik zikredilmiştir. Söz konusu tarikler arasından yaygın olarak okunanı ise Hafs > Ubeyd > Üşnânî > Hâşimî > İbn Galbûn > ed-Dânî > İbn Necâh > İbn Hüzeyl > Şâtıbî kanalıyla gelen tariktir. Mushaf hattına tahkîken uyan Âsım, her iki râvîsine hocalarından aldığı iki farklı kıraat öğretmiştir. Âsım, usulde tahkîk ehli olup Şu'be rivâyetinde imâle, Hafs rivâyetinde feth üzere okuma ön plana çıkmaktadır. Bunun dışında iki râvisi arasındaki farklılıkların daha çok ferşiyatta olduğu görülmektedir. Usul ihtilaflarında besmeleleri okuyan, medlerdeki genel tutumu tevassut olan İmam-ı Âsım, izhar ehli, feth ehli, hemzelerde tahkik ehli olup mananın tamam olduğu yerde vakıf yapmaktadır. Hafs rivâyetinde sektesiyle öne çıkan bir imam, meşhur hocası Sülemî'nin de şöhretiyle kendi döneminde sadece Kur'ân tedrisiyle meşgul olmuştur. Şu'beye göre daha çok talimle meşgul olduğu için yaygınlık kazanan Hafs rivâyeti günümüzde olduğu gibi tarihsel süreç içinde de rağbet görmüştür.

Kur'an-ı KerimKıraatRivayetler+2
Hasan Hüseyin Havuz
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimAR

el-Ukberi'nin İ'rabu'l-Kırââti'ş-Şevâz kitabındaki şaz kıraatlerin morfolojik açıdan incelenmesi ve anlama etkisi

Kur'ân-ı Kerîm kutsal kitap olması hasebiyle i'câzı, kırâatleri ve muhkem nazmıyla Müslüman olsun müsteşrik olsun tüm araştırmacıların ilgi odağı olmuştur. Araştırmacıların Kur'ân üzerinde yaptıkları inceleme, tasvîr ve tahliller neticesinde birçok eser ortaya çıkmıştır. Kur'ân araştırmaları alanlarından biri de Kur'ân'ın mütevâtir ve şâz kırâatlerine önem verilmesidir. Bunlardan özellikle de mütevâtir kırâatler, şâz kırâate göre çok daha fazla incelenmiş ve araştırılmıştır. Bu sebeple çalışmamız iki hususa odaklanmaktadır: Birincisi, lügat sahasında hüccet olan bir âlimin şâz kırâatler hakkında telif ettiği eser üzerinde yapılan bir çalışma olmasıdır. İkincisi ise şâz kırâatleri tevcîh ve talîlde bulunarak müdafaa eden en önemli âlimlerden biri olan el-Ukberî'nin çabasına ışık tutmasıdır. Bundan dolayı çalışma, "el-Ukberi'nin (öl. 616/1219) İ'rabu'l-Kırââti'ş-Şevâz Kitabındaki Şâz Kırâatlerin Morfolojik Açıdan İncelenmesi ve Anlama Etkisi" ismini almıştır. Tüm bunlara binaen araştırma, Ebu'l-Bekâ'nın şâz kıraâtleri morfolojik (sarfî) açıdan tevcîh etme metoduna ışık tutmayı hedeflemektedir. Araştırmacı, niteliksel analiz metodunu esas almıştır. el-Ukberî'nin eserindeki şâz kırâatlere dair sarf verileri toplanmış ve râvilerine nispet edilmiştir. Burada öncelikle şâz kırâatler hakkında telif edilen kitaplara müracaat edilmiş ve ikinci olarak ise tefsir kitaplarına başvurulmuştur. Ayrıca şiirlerin kaynağı tespit edilmiş ve bazı kapalı kelimeler izah edilmiştir. Yine bu çalışmada morfolojik açıdan onun şâz kırâatleri tevcîh etmesi, savunması ve gerekçelendirmesi hususunda takip ettiği metod üzerinde nitelik analizi yöntemi uygulanmıştır. Bu çalışmanın iç sistemi Ebu'l-Bekâ'nın tevcîhteki metoduna uygun olarak tertip edilmiş ve ayrıca görüşleri, kendisinden önceki ve sonraki ulemayla mukayese edilmiştir. Araştırmacı bu çalışmasında, Ebu'l-Bekâ'nın morfolojik olarak tevcîh ettiği tüm şâz kırâatleri tespit etmeyi hedeflemiş ve onların her birini, el-Ukberî'nin tevcîhinde belirttiği sarf ilminin konularına göre tasnif etmiştir. Bununla birlikte her kırâatin râvisi de belirtilmiş ve araştırma, sarf ilminin konularına ve taksimâtına göre tertip edilmiştir. Çalışma bir giriş, dört bölüm ve bir sonuçtan oluşmaktadır. Girişte, çalışmanın konusu, problemi, hedefleri, önemi ve metodu üzerinde durulmuştur. Sonra çalışmanın sınırları, planı ve önceki çalışmalar ele alınmıştır. Ayrıca çalışmanın temel kavramları ile el-Ukberî ve teze konu kitabı hakkında muhtasar bilgi sunulmuştur. Birinci bölümde, şâz kırâatlerdeki fiillerin morfolojik tevcîhi incelenmiştir. İkinci bölümde, şâz kırâatlerdeki isimlerin morfolojik tevcîhi ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise şâz kırâatlerde sarf udûlleri olgusu tetkik edilmiştir. Bu üç bölümde araştırmacı, Ebu'l-Bekâ'nın şâz kırâatleri tevcîhinde takip ettiği metodu ele almıştır. Dördüncü bölümde ise el-Ukberî'nin önceki bölümlerdeki tevcîhi ve konuyla ilgili diğer önemli hususlara yer verilmiştir. Özellikle de ilk olarak geçmiş ulemânın morfolojik açıdan şâz kırâatlere karşı tutumu incelenmiş ardından Ebu'l-Bekâ'nın kurrâ ve şâz kırâatlere yaklaşımı, şâz kırâatleri tevcîhindeki genel tavrı ve tevcîhindeki kaynakları tetkik edilmiştir. Yine bazı tenkitler yapılmış ve müteahhir ulemâ üzerindeki etkisi değerlendirilmiştir. Sonuç bölümünde araştırmada ulaşılan sonuçlara yer verilmişitir. Bu meyânda Ebu'l-Bekâ'nın tahrîcinde başvurduğu birçok şâz kırâatin morfolojik açıdan tevcîh metodu ortaya konmuştur. Bunun yanında şâz kırâatlerin tevcîhinde bazen sarf ve nahiv ya da sarf ve belagat gibi ilimlere birlikte başvurduğu değerlendirilmiştir. Ayrıca onun birçok kırâatin tevcîhinde yalnız kaldığı yerleri de açıklanmıştır. Üstelik el-Ukberî'nin kitabındaki tevcîhler hakkında derinlemesine düşünen kişi, morfolojik tevcîhlerin çoğunun, diğer ilimlere baskın olduğunu görebilecektir. Bunun sebebi ise kıraâtlerin çoğunun, terkip ve cümle yapısını inceleyen ilim alanlarından ziyade kelimenin yapısını ve kelimedeki yapısal ve anlamsal değişimleri ele alan sarf ilminin alanına giren kelimede teşekkül etmesi olabilir.

Kutaıba Al Ibrahım
Eskişehir Osmangazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Burhâneddin İbrâhim b. Ömer el-Ca'berî'nin Kitâbu'l-İhtidâ fi'l-Vakf ve'l-İbtidâ adlı eserinin tahkik ve değerlendirmesi

İslam dininin ortaya çıkmasıyla beraber insanların hayatlarında, yaşam tarzlarında, medeniyetlerinde gözle görülür farklılıklar meydana gelmiştir. Bütün bu gözle görülür değişikliklerle beraber İslam âleminin fikrî ve zihnî olarak değişikliği de paralel olarak gelişmiştir. İlk günden bugüne kadar İslam âlimleri düşünmeye, yazmaya, yeni çalışmalar ortaya çıkarmaya özen göstermişlerdir. Matbaanın veya teknolojik gelişmelerin olmadığı dönemlerde İslam âlimleri eserlerini elle yazarak ortaya çıkarmışlar ve bunları muhafaza etmişlerdir. Biz bu çalışmada Ebû İshâk İbrâhîm b. Ömer b. İbrâhîm b. Halîl el-Ca'berî'nin "Kitâb'u Vasfu'l-ihtidâ fi'l-Vakf ve'l-İbtidâ" adlı el yazması eserini gün yüzüne çıkarmayı düşündük. El-Ca'berî birçok ilim dalında eserler vermiştir. Onun eserlerinin pek çoğuna şerh ve hâşiye yazılmış birçoğu da ders kitabı olarak asırlardan bu yana okutulmuştur. Fakat el-Ca'berî'nin kıraat alanındaki bu eseri diğer eserleri gibi gün yüzüne çıkmamıştır. Bu çalışmada el-Ca'berî'nin "vakf-ibtidâ" konusunu temellendirerek ayetler üzerinden örnekler verdiği eseri ele alınmıştır. Çalışmamızda müellifin bu eseri tahkîk edilerek kısmî olarak tercüme edilmiştir. Çalışmamız giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Girişte araştırmamızın konusu, önemi ve amacı ele alınmış, tahkikte kullandığımız metot, yöntem ve kaynakları dile getirilmiştir. Ayrıca nüshalarla ilgili genel bilgiler paylaşılmıştır. Birinci bölümde müellifimiz el-Ca'berî ile ilgili yaşadığı dönemin siyasî, dinî, eğitim ve sosyal hayatı incelenmiştir. el-Ca'berî'nin hocaları, talebeleri, çağdaşları olan ilim adamları ve eserleri kısa şekilde dile getirilmiştir. İkinci bölümde nüshamızın 12 fasıl olan birinci babının tercümesini yaparak alana katkı sağlamasını düşündük. Bu bölümde müellif vakf ve ibtidâ ile ilgili genel kuralları belirlemiş ve Kur'an-ı Kerîm'den belli bir tertibe göre vermiş olduğu örnekleri (ayetleri) kıraat imamlarının okuyuş şekilleri ve rumuzlarını kullanarak eseri zenginleştirmiştir. Sonuç başlığı altında ise tahkîk ve tercümenin genel değerlendirilmesi yapılmıştır. Üçüncü bölümde çalışmamızın ana gövdesini oluşturan; üzerinde çalıştığımız Trabzon nüshası ve İspanya/El-Curial nüshasının tahkîk bölümü bulunmaktadır.

CaberiKur'an-ı KerimKıraat+2
Ömer Şimşek
Eskişehir Osmangazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Câhiliye dönemi Arap lehçeleri ve bazı fonetik özellikleri

Modern dönem lehçe incelemesi, çağdaş lügat araştırmalarının en önemli alanını oluşturur. Fonetik düzeydeki farklılıklar genellikle lehçeleri birbirinden ayırmaktadır. Arapların çeşitli bölgelerde ve dağınık kabileler hâlinde yayılmaları neticesinde oluşan ilk dönem Arap lehçeleri ile ilgili bu çalışmamızda fonetik düzeydeki bu farklılıklar incelenmektedir. Arap lehçelerinin bir kısmı unutulup giderken bir kısmı da adım adım ilerleyerek gelişme katetmiştir. Lehçelerin kuvvetli olanlarının zayıf özelliğe sahip lehçeler üzerinde baskın olması, bu iki lehçenin birleşmesine ve böylece kendine has özelliğe sahip yeni bir lehçe oluşumuna yol açar. Arap kabilelerinin sayıca çok olması, bütün kabilelerin lehçelerini ayrı ayrı araştırılmasını zorlaştırır. Bundan dolayı ilk dönem Arap lehçelerini bedevi ve şehirli olmalarını göz önünde bulundurarak ve kabileler şeklinde incelenmektedir. Bedevi ve medeni kabilelere ait lehçeleri de, dil özellikleri bakımından ayrıca fasih ve radî/makbul olmayan lehçelere ayrılmaktadır. Dil ve diğer kitaplar aracılığıyla, ilk dönem kaynaklarından edindilen fasih dil âlimlerinin koymuş olduğu kriterler doğrultusunda araştırmamız tamamlanıldı. Bu kaynaklar, Kur'an kıraati, şiir ve nesri ihtiva ederken delil getirme bakımından da bize fayda sağladı. İlk dönem Arap lehçeleri arasındaki farklılıkları incelerken, fonetik düzeyde bazı olgulara değinilmektedir. Bu olguları, 'hemze', 'idgam', 'imâle' ve 'lugavî ibdâl' başlıkları altında ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

ArapçaCahiliye DönemiDil bilimciler+5
Muna Haj Saleh
Hitit University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00

İlgili konular