Kıraat
148 theses under this subject heading
Burhâneddin İbrâhim b. Ömer el-Ca'berî'nin Kitâbu'l-İhtidâ fi'l-Vakf ve'l-İbtidâ adlı eserinin tahkik ve değerlendirmesi
İslam dininin ortaya çıkmasıyla beraber insanların hayatlarında, yaşam tarzlarında, medeniyetlerinde gözle görülür farklılıklar meydana gelmiştir. Bütün bu gözle görülür değişikliklerle beraber İslam âleminin fikrî ve zihnî olarak değişikliği de paralel olarak gelişmiştir. İlk günden bugüne kadar İslam âlimleri düşünmeye, yazmaya, yeni çalışmalar ortaya çıkarmaya özen göstermişlerdir. Matbaanın veya teknolojik gelişmelerin olmadığı dönemlerde İslam âlimleri eserlerini elle yazarak ortaya çıkarmışlar ve bunları muhafaza etmişlerdir. Biz bu çalışmada Ebû İshâk İbrâhîm b. Ömer b. İbrâhîm b. Halîl el-Ca'berî'nin "Kitâb'u Vasfu'l-ihtidâ fi'l-Vakf ve'l-İbtidâ" adlı el yazması eserini gün yüzüne çıkarmayı düşündük. El-Ca'berî birçok ilim dalında eserler vermiştir. Onun eserlerinin pek çoğuna şerh ve hâşiye yazılmış birçoğu da ders kitabı olarak asırlardan bu yana okutulmuştur. Fakat el-Ca'berî'nin kıraat alanındaki bu eseri diğer eserleri gibi gün yüzüne çıkmamıştır. Bu çalışmada el-Ca'berî'nin "vakf-ibtidâ" konusunu temellendirerek ayetler üzerinden örnekler verdiği eseri ele alınmıştır. Çalışmamızda müellifin bu eseri tahkîk edilerek kısmî olarak tercüme edilmiştir. Çalışmamız giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Girişte araştırmamızın konusu, önemi ve amacı ele alınmış, tahkikte kullandığımız metot, yöntem ve kaynakları dile getirilmiştir. Ayrıca nüshalarla ilgili genel bilgiler paylaşılmıştır. Birinci bölümde müellifimiz el-Ca'berî ile ilgili yaşadığı dönemin siyasî, dinî, eğitim ve sosyal hayatı incelenmiştir. el-Ca'berî'nin hocaları, talebeleri, çağdaşları olan ilim adamları ve eserleri kısa şekilde dile getirilmiştir. İkinci bölümde nüshamızın 12 fasıl olan birinci babının tercümesini yaparak alana katkı sağlamasını düşündük. Bu bölümde müellif vakf ve ibtidâ ile ilgili genel kuralları belirlemiş ve Kur'an-ı Kerîm'den belli bir tertibe göre vermiş olduğu örnekleri (ayetleri) kıraat imamlarının okuyuş şekilleri ve rumuzlarını kullanarak eseri zenginleştirmiştir. Sonuç başlığı altında ise tahkîk ve tercümenin genel değerlendirilmesi yapılmıştır. Üçüncü bölümde çalışmamızın ana gövdesini oluşturan; üzerinde çalıştığımız Trabzon nüshası ve İspanya/El-Curial nüshasının tahkîk bölümü bulunmaktadır.
Câhiliye dönemi Arap lehçeleri ve bazı fonetik özellikleri
Modern dönem lehçe incelemesi, çağdaş lügat araştırmalarının en önemli alanını oluşturur. Fonetik düzeydeki farklılıklar genellikle lehçeleri birbirinden ayırmaktadır. Arapların çeşitli bölgelerde ve dağınık kabileler hâlinde yayılmaları neticesinde oluşan ilk dönem Arap lehçeleri ile ilgili bu çalışmamızda fonetik düzeydeki bu farklılıklar incelenmektedir. Arap lehçelerinin bir kısmı unutulup giderken bir kısmı da adım adım ilerleyerek gelişme katetmiştir. Lehçelerin kuvvetli olanlarının zayıf özelliğe sahip lehçeler üzerinde baskın olması, bu iki lehçenin birleşmesine ve böylece kendine has özelliğe sahip yeni bir lehçe oluşumuna yol açar. Arap kabilelerinin sayıca çok olması, bütün kabilelerin lehçelerini ayrı ayrı araştırılmasını zorlaştırır. Bundan dolayı ilk dönem Arap lehçelerini bedevi ve şehirli olmalarını göz önünde bulundurarak ve kabileler şeklinde incelenmektedir. Bedevi ve medeni kabilelere ait lehçeleri de, dil özellikleri bakımından ayrıca fasih ve radî/makbul olmayan lehçelere ayrılmaktadır. Dil ve diğer kitaplar aracılığıyla, ilk dönem kaynaklarından edindilen fasih dil âlimlerinin koymuş olduğu kriterler doğrultusunda araştırmamız tamamlanıldı. Bu kaynaklar, Kur'an kıraati, şiir ve nesri ihtiva ederken delil getirme bakımından da bize fayda sağladı. İlk dönem Arap lehçeleri arasındaki farklılıkları incelerken, fonetik düzeyde bazı olgulara değinilmektedir. Bu olguları, 'hemze', 'idgam', 'imâle' ve 'lugavî ibdâl' başlıkları altında ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
Kurtubî tefsirinde Aile Hukuku ayetleri bağlamında kıraat farklılıklarının etkisi
Kıraat farklılıklarının Kur'ân âyetleri üzerine etkisi konusunda eskiden beri tartışılmakta ve farklı görüşler ortaya sunulmaktadır. Kimilerine göre kıraat farklılıkları Kur'ân'ın farklı okunmasına imkan verirken özünde manaya hiçbir tesiri olmamıştır. Kimilerine göre ise bu vecihlerin bir kısmı bir şekilde manayı etkilemiştir. Her görüş sahibi kendi kanaatini ispat ve ikna amacını gütmüştür. Sahasında uzman olan bu kişiler kıraatlerde bulunan ihtilafları, gerek kıraatin kendi oluşum ve gelişim aşamalarını gerekse manaya tesirini kendi sahalarında (Kıraat, Tefsir ve Fıkıh İlimleri) kullanma yoluna gitmişlerdir. Kur'ân âyetlerine mana veren müfessirler, kıraat farklılıklarından dolayı Kur'ân metnine değişik anlamlar verseler dahi bu durum, tefsirlerde bir çelişki oluşturmamıştır. Bu, "Eğer bu Kur'ân Allah'tan gelmeseydi onda birçok çelişki bulurlardı" (4/82) âyeti gereğince onun mu'cizliğinin bir delilidir. Günümüze kadar bir çok müfessir bu mu'ciz Kur'ân'ı çeşitli yöntemlerle tefsir etmiştir. Bu bağlamda çalışmamızın teması gereği tezimizin ana çatısını oluşturacak eser olarak Kurtubî'nin, el-Câmi' li-Ahkâmi'l-Kur'ân adlı tefsiri seçilmiştir. Kurtubi tefsirinde hem î'râba hem kıraatlere hem de ahkâm âyetlerine geniş yer vermektedir. Tezimizde Kurtubî Tefsiri bağlamında bazı aile hukuku âyetlerindeki kıraat farklılıkları ve müfessirlerin bu okuyuşlara göre âyetlere vermiş oldukları anlamlar incelenerek kıraat farklılıklarının manaya tesiri olup-olmadığı tespit edilmeye çalışılacaktır. Bu amaçla araştırma çerçevesinde kıraat ilmi konularına değinilmiş, kıraat farklılıkları bazı aile ahkâmına yönelik âyetlerde tespit edilmiş ve bu farklılıkların fukahânın âyetlerden çıkarmış oldukları fıhki hükümlere tesirinin olup olmadığı incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kıraat Farklılıkları, Kur'ân, Kurtubi Tefsiri
أثر اختلاف القراءات القرآنية في المعنى التفسيري من خلال تفسير القرآن العظيم لابن كثير (من أول سورة النور إلى نهاية سورة النمل) دراسة تطبيقيّة
The research aims to reveal the issues mentioned by Ibn Kathir in his commentary on Nur, Furkan, Shuara and Neml surahs. The science of recitation is a science of the Qur'an, and all Qur'an students and commentators should learn this science and Arabic. While talking about recitations and others, Ibn Kathir followed a unique method and combined the fixed, mutawatir recitations and saz recitations that he pointed to, and he was not limited to mentioning only mutawatir recitations. In his tafsir, he also mentioned shaz qiraats and other qiraats. Sometimes he recited the qira by referring to the qari, and sometimes he talked about the qiraah directly without mentioning the qarii. Sometimes, he recited the common recitation or other recitations. As well, in his references to the Qur'anic readings, he relied on the Qur'anic books of the Companions, and he used to mention what the Companions mentioned in their Qur'anic readings. The most prominent findings of the study: By carefully reading Ibn Kathir's tafsir, the abundance of knowledge and wisdom of its owner can be confirmed. It is seen that the way of conveying the Qur'anic recitations, whether in mutawatir or shaz qira'ats, differs from one to another, and makes short and sometimes long explanation. Recitations differences in the Qur'an is that it increases the meanings and deduces jurisprudence from them. Recitations differences of the Qur'an is that it is a mercy of Allah to His servants by making this great book easy for His servants. This difference is a difference of diversity, not a difference of opposition.
الآيات التي ورد فيها قوله تعالى (عليم بذات الصدور) دراسة موضوعية تحليلية
This research dealt with a treatise on interpretation، which is titled - The verses in which the Almighty's saying is stated (Knowing of the essence of the breasts) - and the researcher mentioned in the first chapter the definition of the message terms (verse، roses، knowledge، the self، and the chest) and the essence of the breasts، (the self، the essence of the chest As for the second chapter، the researcher dealt with the verses in which the Almighty's saying (Knowing in the breasts) was mentioned، and they were related to the remembrance of the believers، which are three verses: the verse from Surat Al-Zumar، the verse from Surat Al-Ma'idah، and verse 6 Al-Hadid. As for the third chapter، he had talked about There are four verses related to mentioning the hypocrites، verse 119 of Surat Imran، verse 154 of Surat Al-Imran، verse 4 of Surat Al- Taghabun، and verse 43 of Surat Al-Anfal. Al-Shura، and verse 13 from Surat Al-Mulk. A good effort to the extent of his ability، understanding، and study of research، reading، reflection، and access to a lot of reliable sources in interpretation، the sciences of the Qur'an، language، literature، hadith، jurisprudence، collections of poetry، strange words، and subtle expressions، to come out with this modest effort that the reader will benefit from، as he will find in it an explanation of these verses، their occasions، and the reasons for their revelation. And its definitions، its literary and graphic sects، its general meaning، the rulings contained therein، and its abrogated and abrogated.
القراءات السبع ومن اعتنى بها من الأئمة المعتبرين(دراسة معاصرة)
I dealt with in this research: The Seven Readings and Those Who Taken Care of Them of the Respected Imams (Contemporary Study), the concept of the readings, their origins, the famous reciters of them, their narrators, the benefit of the different readings, and their schools in countries and times, and this research was divided into an introduction in which I mentioned The reason for choosing the topic, its importance, the objectives, the difficulties I encountered, the research plan and structure, and what I benefited from those who wrote in the science of readings, which I referred to as "previous studies." The research included five chapters, and they were as follows: The first chapter: the concept of readings, and it includes: the definition of the readings, the narrations, The Seven Letters, The faces, the paths, the choice, the difference between recitation and the reading, the difference between the readings, the narrations And The paths. I also mentioned the sections of the readings in terms of acceptance and response, and in terms of the chain of transmission. 13 The second chapter included: the revelation of the readings and their relationship to The Seven Letters, the difference between the qur'an and the seven letters, and I mentioned the connection of the readings to the seven letters, and the difference between them, and I pointed out the difference between the qur'an And The readings. The Third Chapter included: The notation in the science of readings and the history of notation, the first thousand in The Science of readings, The chronology in recording the readings, the names of the reciters, their narrators, and notes about them, and the most famous works in the seven readings were mentioned. The fourth chapter included: The seven recitations, the reason for limiting reading to some imams and not others, how to collect and singling recitations, the wisdom of multiple recitations, and the benefit from them. The fifth chapter included: the readings in the cities, the beginning of their spread, the most famous men, and their writings were mentioned in this chapter. The sixth chapter included the sciences related to the science of readings, and the seventh chapter included the suspicions raised by orientalists and their response to them. Then The Conclusion, which Includes The Most prominent Results that I reached, and the Recommendations that I recommend to myself and students of knowledge, especially those who worked in this blessed science, and I concluded the thesis by writing down the sources and references that I quoted. Keywords: the Qur'an, the readings, the seven letters, the Qur'anic schools .
İmam Asım'ın ravilerinden Ebû Bekir Şu'be ve Hafs B. Süleyman arasındaki rivayet farklılıklarının tahlili
Kur'an ilimleri denilince akla, öncelikle tefsir ilmi gelmektedir. Şunu belirtmeliyiz ki; tefsir ilmi ile birlikte Kur'an ilimlerinin önemli bir diğer ayağını da kıraat ilmi oluşturmaktadır. Bununla beraber, bu iki ilim arasında önemli bir bağ vardır. Kıraat ilmi sadece tefsirle de değil; İslâmî ilimler açısından bakıldığında; kelam, fıkıh ve diğer İslâmî ilimlerle de bağlantılıdır. Dolayısıyla kıraat ilmi, İslâmî ilimlere hatırı sayılır miktarda kaynak malzeme sunmaktadır. Kıraat ilmi içerisinde farklı ekoller vardır. Bunlardan birisi de Âsım kıraatıdır. Şu anda dünya üzerinde en çok kıraat olunan Âsım kıraatının, Ebû Bekr Şu'be ve Hafs bin Süleymân olmak üzere iki ravisi vardır. Araştırmamızda da bu iki ravinin farklı okuyuşları incelenmektedir. Bu farklar genel çerçevesiyle manayı değiştiren veya değiştirmeyen yöresel şive, hareke ve harf farklılıkları gibi bazı uygulamalardan kaynaklanmaktadır. Ebû Bekr Şu'be, imâle, ihtilâs, iskân ve teshîl gibi kıraat uygulamalarıyla daha çok öne çıkarken; Hafs bin Süleyman'ın bu tür, lisana zor gelen uygulamaları birkaç istisna dışında yok denecek kadar azdır. Bu farklılıklardan doğan ihtilaflar beş yüz yirmi kadar yerde karşımıza çıkmaktadır. Tezimizde bu ihtilaflar tek tek ele alınmış ve kıraat ilmi usulü çerçevesinde tahlil edilmiş, manaya olan etkileri belirtilmiştir. Söz konusu ihtilaflar ilmî bir araştırma için açık ve belirgin bir şekilde tasnif edilmiştir.
Tâhâ ve Enbiyâ sûresinde Âsım ile diğer kırâat imamları arasındaki okuyuş farklılıkları
Kırâat ilmi, islâmî ilimlerin en önemli dallarından biri olup bu ilmin tefsir, fıkıh, kelâm vb. birçok ilimle münasebeti söz konusudur. Geçmişten bu güne uygulanarak gelmiş olan bu ilim dalı icrası, bazı kelime ve ibarelere yüklediği anlamlar ve insanı meraka sevk eden olgusuyla birçok okuyucu, araştırmacı ve yazarın ilgisi haline gelmiştir. Çalışmamızda "Tâhâ ve Enbiyâ Sûresinde Âsım ile Diğer Kırâat İmamları Arasındaki Okuyuş Farklılıkları" adlı tez konumuz, "Bir hatimde bütün kırâat vecihlerini tedrîs etme'' diye tabir edilen "İndirâc Metodu" ve "Kırâat-i Aşere" (On Kırâat) açısından ele alındı. Ayrıca çalışmanın daha net anlaşılması için konuyla alakalı tablolar hazırlanıp sade bir üslupla izah edilmeye çalışıldı. Bununla beraber "Ferş-i Hurûf" diye tabir edilen ihtilaflı kelimelerin, mana açısından tahlili yapılıp elde edilen sonuçlar çalışmanın sonunda belirtildi. Anahtar Kelimeler: Kırâat, Ferş-i Hurûf, Kurrâ, Âsım, Vech
Mukâtil b. Süleymân'ın tefsirindeki kırâat rivayetlerinin tespiti
Tefsir, Kur'ân-ı Kerîm'in muhataplarına olan mesajlarının daha iyi anlaşılmasına ve yorumlanmasına yardımcı olan, kırâat ilmi ise Kur'ân âyetlerinin belirli kurallar çerçevesinde okunmasına katkı sağlayan bir ilim dalıdır. Birbirleriyle ilişkili olan bu iki ilim dalıyla ilgili günümüze kadar pek çok eser kaleme alınmıştır. Mukâtil b. Süleymân, Kur'ân'ı baştan sona tefsir eden ilk müfessirdir. O'nun Tefsîr-i Kebîr adlı eseri günümüze ulaşan ilk eser olması hasebiyle önem arz etmektedir. Eserin yazıldığı dönemde mevzû (uydurma) rivâyetler fazla görülmediği için isnat zincirine fazla yer verilmemiş, kimi zaman bir âyet başka bir âyetle tefsir edilmiş, kimi zaman da rivâyet ve dirâyet metodu birlikte kullanılmıştır. Yukarıda zikredilen nedenlerden dolayı "Mukâtil b. Süleymân'ın Tefsirindeki Kırâat Rivayetlerinin Tespit Edilmesi" adlı çalışmamızda söz konusu tefsir eserindeki kırâat ile ilgili rivâyetleri tespit etmeye ve bu rivayetleri meşhur kırâat imamlarının okuyuşları ile karşılaştırılmaya çalışılmıştır. Ayrıca eserdeki rivâyetler incelenirken isim zikredilmeden atıf yapılan kırâatlerin tespiti için bu alanda yazılmış temel eselerden istifade edilmiştir.
Mütevâtir ve meşhur kırâat imâmları
İslami ilimler içerisinde Kırâat İlminin ayrı bir önemi vardır. Çünkü Müslümanlar için ana kaynak konumunda bulunan Kur'ân-ı Kerîm ve onun okunuşunda bulunan farklılıklar bu ilmin kapsamına girmektedir. Bu yönü ile Kırâat İlmi her bir Müslüman için doğrudan veya dolaylı olarak faydalanmış olduğu önemli bir ilim dalı olmuştur. Bu sebepten birçok İslam bilgini Kırâat İlimleri ile ilgili olarak kayda değer birçok çalışma yapmıştır. Konunun önemine binâen bu tezde, Kur'ân-ı Kerîm'in nazil olmuş olduğu dönemden başlayarak günümüze kadar geçirmiş olduğu aşamalar dikkate alınarak Kırâat İlimlerinin gelişim süreçleri incelenecek ve bu, tarihsel bir perspektifle ortaya konulacaktır. Anahtar Kelimeler: Kur'ân, Mütevâtir, Ahad, Meşhur, Kırâat, İmam, Râvî, Sûre, Âyet, Kırâât-ı Seba', Kırâât-ı Aşere, Şaz, Mevzu.
Muhammed b. Süleymân el-Hukrî'ye ait en-Nücûmü'z-Zâhira fi's-Seb'ati'l-Mütevâtira adlı eserin edisyon kritiği ve kırâat ilmi açısından değerlendirilmesi
Bu çalışma, hicri sekizinci yüzyılda yaşamış; Mısır, Medine ve Kudüs gibi büyük İslam beldelerinin ilmi ve kültürel havzasında bulunarak dönem dönem devlet kademelerinde idarecilik ve kadılık yapmış olan, Fıkıh, Nahiv ve Kıraat alanındaki eserleriyle öne çıkan Mısırlı âlim Şemsüddîn Muhammed b. Süleymân el-Hukrî'nin hayatını tabakat ve rical kaynaklarından hareketle bütün yönleriyle ortaya koymakta; kırâat ilmine dair ona izafe edilen en-Nücûmü'z-zâhira fi's-seb'ati'l-mütevâtira adlı yazma eserin edisyon kritiğini yapmakta ve kırâat ilmi açısından değerlendirmektedir. İki bölümden oluşan çalışmanın giriş bölümünde müellifin hayatı ve ilmi çalışmaları ele alınmıştır. İkinci bölümde eserin nüsha örnekleri ve kütüphane kayıtları hakkında bilgi verilmiştir. Bu bölümde eser hakkında bilgi verilerek içeriği, üslubu ve kaynakları kıraât ilmi açısından değerlendirilmiştir. Ayrıca tahkik metninde takip edilecek usul hakkında da bilgi verilmiştir. Son olarak eserin tahkikli metni ortaya konmuş ve böylece çalışma tamamlanmıştır. Anahtar Kelimeler: kırâat-ı seb'a, el-Hukrî, en-Nücûmü'z-zâhira
Arap lehçelerinin Kur'ân kırâatlerinde i'rap farklılıklarına etkisi
Arap Yarımadası, kabilelere ayrılmış, bu sebeple çeşitli lehçeler ortaya çıkmıştır. Kur'ân, Araplara kendi dillerinde meydan okuyarak indirilmiştir. Kur'ân'ın onların dillerinin alışkanlık kazandığı lehçelerle hitap etmesi doğaldı. Bu nedenle Kur'ân kırâatleri, lehçelerdeki bu farklılıkları gözetmiştir. Kur'ân kırâatlerinin, Arapça lehçelerinin incelenmesi için önemli ve güvenilir bir kaynak olmasından ötürü, kadim Arap lehçelerini inceleyenler Kur'ân kırâatlerine büyük ilgi göstermişlerdir. Bu araştırmalar, lehçeler arasındaki farklılıklar ve bu farklılıkların ayetin anlamı ve bağlamı üzerindeki etkisine bağlı olan mütevatir veya şâz bütün kırâatlerdeki i'rab farklılıklarıyla ilgilenmişlerdir. Lehçeler arasındaki ihtilaflar, nahivcilerin bu konulardaki ihtilaflarını, Kur'ân kırâatlerinden bunlara getirilen şahitleri, bir ayetle ilgili varit olan kırâatleri, ondaki i'rab vecihlerini ve farklı i'rab vecihlerinin ayetin anlamındaki farklılıkları nasıl etkilediğini gösterir. Bu araştırmada, lehçelerdeki farklılıkların Basra ve Kûfe ekolleri arasındaki ihtilafların en önemli sebeplerinden bir olduğu ortaya çıkarılmış ve lehçelerin korunmasında kırâatlerin rolü açıklığa kavuşturulmuştur. Mütevatir ve şâz bütün kırâatler, lehçelerin önemli kaynaklarındandır. Bu araştırmada lehçeler, Kur'ân kırâatleri ve nahvi anlam arasında ilişki kurularak, bu üç unsurun, bazı Kur'ân kırâatlerinin anlaşılmasındaki rolü ortaya konmuştur. Lehçe farklılıklarının Kur'ân kırâatlerindeki görünümleri araştırılmış ve bunlar, 'lafızlarla ilgili olan lehçeler' ve 'terkiplerle ilgili olan lehçeler' olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Kur'ân kırâatlerindeki lehçe farklılıkların nahiv bakımından ele alınmış ayrıca nahivcilerin lehçelerin incelenmesi konusuna önem vermemelerinin onların bazı kırâatleri reddetmeleri hatta zaman zaman kırâatleri itham etmelerinden kaynaklandığı ortaya çıkarılmıştır. Anahtar Kelimeler: Arap Lehçeleri, İ'rab İhtilafları, Kur'ân Kırâatleri, Ayetin mana farklılıkları.
Kırâat ilminde infirâd olgusu: Ebû Amr ed-Dânî'nin et-Tehzîb Limâ Teferrade Bihî Küllü Vâhidin Mine'l-Kurrâ'is- Seb'a adlı eserinin tahlili
Kıraat ilminde temayüz etmiş önemli bir kıraat âlimi olan Dânî'nin, et-Tehzîb limâ teferrade bihî küllü vahidin mine'l-kurrâi's-seb'a adlı eseri çerçevesinde, kıraat ilminde infirâd olgusu konulu bu çalışma, infirâd kavramının kıraat ilminde kullanıldığı alanları ortaya koymayı ve bu kavram üzerine oturan et-Tehzîb isimli eseri tahlil ederek tanıtmayı amaçlamaktadır. Temel İslâmî ilimlerin birbirleriyle etkileşimi yadsınamaz bir gerçektir. Bu etkileşim ilim dallarında kullanılan bazı ıstılahlara da yansımıştır. Bu meyanda rivayet temelli bir ilim olan hadis ilminde kullanılan bazı kavramların, içerikleri birebir örtüşmemekle birlikte, kıraat ilminde de kullanıldığı görülmektedir. Bu kavramlardan biri olan infirâd/teferrüd kavramının hadis ilminde kullanılan ferd kavramıyla ilişkisini, benzeşen ve ayrışan yönlerini ortaya koymak, kıraat ilminde infirâdın kullanım alanını tespit etmek açısından önemlidir. Kıraat alanında bu kavramı temel alan çok nadir ve orijinal eserlerden biri olan ve ülkemiz kıraat camiası tarafından henüz yeterince bilinmeyen bu eserin incelenerek tanıtılması önem arz etmektedir. Bu çalışmada ilk olarak kıraat ilminin tanımı ve tarihi seyri, sonra Dânî'nin hayatı, eserleri ve kıraat ilmine olan katkısı ortaya konmuştur. et-Tehzîb adlı eserin tahlilinde, eserin muhtevası ile birlikte kıraat-ı seb'a imamlarının teferrüd ettikleri okuyuşlar tablolar şeklinde verilmiştir. Her bir kıraat imamının okuyuşunun bulunduğu tablolarda kıraat imamlarının ve râvîlerinin teferrüd şekli zikredilip o imamın öne çıkan okuyuşlarının özellikleri de tablonun sonuna eklenmiştir. Çalışma sonuç bölümüyle tamamlanmaktadır.
Kıraat ilminde hemze konusu
Bu araştırma; kıraat imamlarının hemzeyle ilgili uygulamaları ve bunların arasındaki farklılıkları ele almaktadır. Ayrıca bu farklılıkları daha anlaşılır bir biçimde ortaya koyup nasıl temellere dayandıklarını daha iyi gösterebilmek için araştırmada konuyla ilgili birçok örnek zikredilmiştir. Araştırma iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümünde Kur'an'ın özelliklerinden biri olması bakımından Kur'an kıraatlerinin Kur'an'ın i'câzıyla ilişkisinden ve kıraatler arası farklılıkların faydalarından bahsedilmiştir, sonra kıraat kavramından, kıraatlerin ortaya çıkışı ve geçirdiği tarihsel süreçten, sahîh kıraatin şartlarından ve bunların yanı sıra on kıraatin imamları, onlarıın hocaları ve öğrencilerinden bahsedilmiştir. İkinci bölüme de bu araştırmanın merkezini teşkil eden kıraat imamlarının hemzeyle ilgili uygulamalarına ve bunların arasındaki farklılıklara yer verilmiştir. Bu bağlamda hemze; tek başına gelmiş olan hemze ya da ardarda gelmiş olan birden fazla hemze olarak iki kısımda incelenmiştir ve her bir kıraat imamının bunlarla ilgili uygulaması müstakil olarak ele alınmıştır. Araştırmanın sonunda ise ulaşılan sonuçlar ve hem Allah'ın kitabının anlaşılmasında hem de Arap Dili'nin muhâfaza edilmesindeki önemine binâen kıraat ilmine önem verilmesini teşvik eden tavsiyelerle son bulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kur'an, Kıraat İmamları, Kıraat, Hemze
Hamdullah b. Hayreddin'in 'Umdetü'l-'İrfân fî Vasfi Hurûfi'l-Kur'ân isimli eseri çerçevesinde harflerin mahreçleri ve sıfatları
Bu çalışmamızda, Kânûnî Sultan Süleyman zamanında yaşamış Hamdullah b. Hayreddin Efendi'nin (ö. 983/1575), zamanın hafızlarının çeşitli namelerle seslerini yükselterek fakat harf çıkışlarına dikkat etmeksizin Kur'ân okumaları ve bununla övünmeleri üzerine yazdığı "'Umdetü'l-'İrfân fî Vasfi Hurûfi'l-Kur'ân" isimli Arapça manzum eserini inceledik. Müellif, Kânûnî'ye ithâfen yazdığı bu eserin ilk bölümünde o dönemin Kur'ân okuyucularının ahvâlinden ve Kur'ân tilâvetinde yapılan hatalardan bahsetmektedir. Eser, harflerin mahreçleri, sıfatları, harflere göre sıfatlar, aynı mahreçten çıkan harfleri ayırt eden sıfatlar, kalın ve ince okunan harfler gibi bölümlerden oluşmaktadır. Biz bu çalışmayı yaparken bu eserin Osmanlıca şerhi olan ve müellif tarafından yazılan "Cevâhiru'l-İkyân fî Şerhi 'Umdeti'l-'İrfân" isimli eserden de istifade ettik. Konumuz kırâat ilminin bir alt konusu olduğu için tezimizin ilk bölümünde kırâat ilminin doğuşu, gelişimi ve nasıl yayıldığını anlattık. İkinci bölümde müellifin hayatından ve eserlerinden bahsettik. Uzun yıllar Ayasofya Camii'nde hatiplik yapan ve bundan dolayı kendisine "Hatîb-i Ayasofya" denilen müellifin daha çok kırâat alanında eserler yazmakla birlikte edebiyat alanında da eserlerinin olduğunu tespit ettik. Üçüncü bölümde ise hem farklı kaynaklardan hem de müellifin eserinden istifade ederek önce mahreç bölgelerine göre harflerin mahreçlerini saydık, sonra "elifbâ"daki sırasına göre, daha sonra da müellifin eserine göre harf harf mahreçleri sıraladık. Yine hem farklı kaynaklardan hem de müellifin eserinden yararlanarak harflerin sıfatlarını tespit edip, zıtlı ve zıtsız olarak izahını yaptık. Daha sonra müellifin eseri çerçevesinde her harfe ait meşhur olan ve meşhur olmayan sıfatlar şeklinde yazdık. Son olarak da aynı mahreçten çıkan harfleri ayırt eden sıfatları izah ettik.
Mekkî b. Ebî Tâlib'in el-Hidâye ilâ Bulûği'n-Nihâye adlı tefsirinde kırâat-anlam ilişkisi
Kur'ân'ı anlama ve tefsîr etmede kırâat farklılıklarının önemli bir yeri olduğu tartışılamaz bir gerçektir. Manaya etki etmesi yönüyle kırâat farklılıkları Kur'ân lafızlarının okunuş şekliyle ilgili olduğu gibi, âyetleri oluşturan kelimelerin şeklinin değişmesiyle (kelimelerin harekelerinde ortaya çıkan okuma farklılıklarıyla, kelimenin iskeletinde meydana gelen değişiklikler) ortaya çıkan bu farklılıkların birçoğu âyetin anlamına direkt etki edecektir. Dolayısıyla kırâatler bir tefsirci için bilinmesi gereken en temel Kur'ân bilgileri arasında olmalıdır. Bu bilgiler ışığında tefsîr yazan birçok âlim eserlerinde kırâat anlam ilişkisine değinmiş ve kırâatlerin anlama etkisine örnek vererek açıklamışlardır. Bu bağlamda çalışmamıza konu olan, kırâat ve tefsîr ilimlerinde öncü sayılan âlimlerden Ebû Muhammed Mekkî b. Ebî Tâlib'in, (ö. 437/1045) el-Hidâye ilâ Bulûği'n-Nihâye adlı tefsîrinin, anlama etki eden kırâat farklılıklarını aldığı görülmüştür. Mekkî'nin birçok eseri hakkında çalışmalar yapılmasına rağmen söz konusu tefsîri kırâat-anlam ilişkisi yönünden inceleyen bir çalışmaya ulaşamadık. Bu nedenle ilgili eseri kırâat-anlam ilşkisi yönünden akademik bir üslupla incelemeyi amaçladık. Bu tezde sırasıyla müellifin hayatı, kırâat ilmine dair bilgiler ve eserin içeriğinde geçen ve anlama etki ettiği düşünülen farklı kırâatler, manaya etkisi açısından incelenip açıklamalar yapılmıştır. Bir rivâyet tefsîri olan bu eserin muhtevâsında tefsîr, hadis, sahâbî sözü, nahiv, luğat kuralları, sahih kırâatler ve şâz kırâatlerden misâller bulunmaktadır. Çalışmamızda, Mekkî'nin söz konusu eseri baştan sona taranarak misâl verdiği ve yorum yaptığı farklı kırâatler tespit edilmiştir. Tespit edilen âyetlerde yer alan farklı kırâatler incelenmiş, anlama etkisinin olup olmadığı ortaya konmuştur. Farklı okuyuşlar incelenirken anlama etki eden sahih kırâatlerle sınırlı kalınmış, şâz kabul edilen kırâatlere yer verilmemiştir. Mekkî'nin eseri incelendiğinde, birçok kırâatin bu bağlamda ele alınmadığı, çok az kırâatin anlama etkisi açısından değerlendirmeye alındığı sonucuna ulaşılmıştır. Aynı zamanda müellifin diğer bazı kaynaklarda anlamı etkilediği söylenen bütün kırâat farklılıklarına bu yönüyle değinmediği tespit edilmiştir. İnceleme sonucunda anlama etki eden bazı kırâatler farklı hükümlerin çıkarılmasına vesile olmuş, bazıları ise farklı yorumlanmaya ve tefsîre ayrı bir anlam zenginliğine sebep olduğu görülmüştür. Son olarak çalışmamız sonuç bölümüyle tamamlanmaktadır.
Sîbeveyh'in el-Kitâb adlı eserinde ayetlerle istişhâd yöntemi ve kırâate yaklaşımı
Bu çalışmada Sîbeveyh'in (ö. 180/796) el-Kitâb adlı eserinde ayetlerle istişhâd yöntemi ve kırâat alanındaki görüşleri ele alınmıştır. Giriş, sonuç ve dört ana bölümden oluşan çalışmanın giriş kısmında araştırmanın konusu, amacı, yöntemi ve kaynakları üzerinde durulmuştur. İlk bölümünde Sîbeveyh'in hayatı ve ilmî kişiliğini değinilmiştir. Bu doğrultuda Sîbeveyh'in hayatını ele alan tabakât kitapları ve onunla ilgili çalışmalardan istifade edilmiştir. İkinci bölümde nahiv alanında başta Sîbeveyh olmak üzere âlimlerin delil göstermiş oldukları kaynaklar, istişhâdın tanımı, Sîbeveyh'in ayet ve kırâatler ile istişhâd yöntemi gibi başlıklar tartışılmıştır. Üçüncü bölümde nahiv ve sarf konuları ele alınmış ve bu yönde Sîbeveyh'in görüşleri diğer âlimlerle mukayeseli bir şekilde değerlendirilmiş ve son olarak da tercih edilen görüş izah edilmiştir. Dördüncü bölüm ise sonuç ve önerilerden oluşmuştur. Çalışmada Sîbeveyh'in Arap dlininin (şiir, emsâl vs.) özgün yönünden hareketle Kur'ân ve Kur'ân kıraalerini de örnek vererek dile ait kuralları ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Arap Dili ve Belagati, Sîbeveyh, Kırâat, el-Kitâb, İstişhâd.
Kırâat farklılıkları bağlamında iltifât sanatının mânâya yansıması: Bakara Suresi örneği
Kırâat-ı aşere olgusu çerçevesinde el-Bakara sûresi örnekliğinde iltifât sanatına değinen bu çalışma bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde çalışma-nın temel yapısına mesnet oluşturmak üzere ön bilgilere yer verilmiştir. Kırâat tarihinin özet bir takdiminin yapıldığı birinci bölümde ilk olarak kırâat ilminin târifine, konusuna, faydasına, amacına ve hükmüne değinilmiş, ardından nüzûl dönemindeki hareketliliğini de içine alacak şekilde üç döneme ayırarak kırâat farklılıklarının ortaya çıkışını tarihi bir seyir içinde kısa ve öz bilgilerle izâh edilmeye çalışılmıştır. Belâgat ve iltifât ile ilgili bazı temel bilgilerin yer aldığı ikinci bölümde; belâgat ilmi ile ilgili özet bir takdimin ardından iltifât sanatının tanıtımı yapılmıştır. Bu bağlamda iltifât sanatınının şartları ele alınarak her bir şart iki örnekle detaylı bir şekilde anlatılmış, iltifât sanatının Kur'ân terkibindeki belâğî incelikleri ve edebî gü-zellikleri bu çerçevede, tefsirler ışığında aktarılmaya çalışılmıştır. Aynı şekilde çalışmamızın bel kemiğini oluşturan üçüncü bülümde kırâat-ı aşe-re bağlamında el-Bakara sûresi örnekliğinde aynı kırâat içinde veya kırâatler arası ge-çişlerin neden olduğu iltifâtlar tespit edilmiş, iltifâtın tespit edildiği âyetlerde lafız ve mânâlar arasında gizlenmiş geniş anlam zenginliklerine yeri geldikçe değinilmeye çalı-şılmıştır. Böylece Kur'ân âyetlerinin anlaşılmasında iltifât ve kırâatler arasındaki ba-ğın ne kadar kuvvetli olduğu örneklerle izâh edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kırâat, iltifât, el-Bakara, belâgat, aşere, kurra, incelik
Mushaf'ın modern imlâ ve noktalama kurallarıyla yazılması -Fatiha ve Bakara sureleri örneği-
İslam dininde mushafların yazımı vahyin inişinden günümüze kadar devam eden bir uygulamadır. Bu süreçte yazının gelişimi ile beraber mushafların yazımında farklı gelişmeler yaşanmıştır. İlk devirlerde mushaf yazısına harekeleri belirtmek için ve okumayı kolaylaştırmak için farklı noktalar ile durak işaretleri konulmuştur. İlerleyen süreçte hizip, âşire vs. semboller eklenmiştir. Günümüzde ise okumayı kolaylaştırmak ve mananın daha iyi anlaşılmasını sağlamak için Mushaf'a imlâ kuralları ve noktalama işaretlerinin eklenmesinin imkân üzerinde düşünülmektedir. Bu araştırma, bu konuyu inceleyip örnek bir uygulama yapmayı amaçlamaktadır. Birinci bölümde araştırmanın konusu, problemi, önemi, amacı, temel kaynakları ve yönteminin yanı sıra araştırmayla ilgili olduğundan imlâ kuralları ve noktalama işaretleri tarif edilerek her birinin ehemmiyetinden bahsedilmektedir. Ayrıca noktalama işaretlerinin kısımları ve görevleri de açıklanmaktadır. İkinci bölümde ise mushafların er-Resmu'l-Osmânî'ye göre değil de imlâ kurallarına göre yazılmasının hükmü hakkında selef ve halef âlimlerinin görüşleri izah edilmektedir. Bu görüşler ileri sürülen deliller ve gerekçeler yanında baskın gelen görüş ve deliller izah edilerek açıklanmaktadır. Sonrasında ise modern noktalama işaretleriyle mushafların yazılması konusunda son dönem âlimlerinin görüşleri açıklanarak ağırlık kazanan düşünceler dayanaklarıyla beraber ifade edilmektedir. Üçüncü bölümde noktalama işaretleri ile Mushaf'ın yazılmasının uygulamalı bir örneği Fatiha ve Bakara sureleri özelinde yapılmaktadır. Sonuçlara temas etsek bırkaç cümle ile ilgili bazı tavsiyeler de bulunulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Resmu'l-mushaf, er-resmu'l-Osmânî, Mushaf, kıraat, noktalama işaretleri.
Kıraat farklılıklarının tefsire katkısı: Hz. Nûh kıssası özelinde
Kur'ân-ı Kerîm'in kelimelerinin okunmasıyla ve anlaşılmasıyla ilgilenen kıraat ilmi; tefsir, fıkıh, Arapça vb. ilimlerle bağlantılıdır. Bu ilimler arasında da manada zenginlik oluşturması açısından en çok tefsir ilmine yakın olduğu söylenebilir. Kıraatlerde bulunan ihtilafların bir kısmı anlam farklılığına yol açmamakta ve manaya tesir etmemektedir. Bu kısım idğam, imâle gibi usul farklılıklarıyla alakalıdır. Tezimizde bu kısma değinilmemiştir. Kıraat farklılıklarının diğer bir kısmı ise anlamda değişiklikler meydana getirmekte, onların katkısıyla farklı manalar elde edilmektedir. İşte bu kısım, ferşî farklılıklar olarak ifade edilen kıraat farklılıklarıdır. Bu çalışmada, kıraat farklılıklarının manaya etkisi Hz. Nûh (a.s.) kıssası özelinde ele alınmıştır. Çalışma; giriş, birinci bölüm, ikinci bölüm ve sonuç kısımlarından oluşmaktadır. Çalışmanın giriş kısmında kıraat ilmiyle ilgili bazı temel bilgilere yer verilmiştir. Birinci bölümde ve ikinci bölümde ise Hz. Nûh (a.s.) kıssası hikâye edilerek kıssanın geçtiği âyetlerdeki kıraat farklılığı tespit edilmiştir. Daha sonra tespit edilen bu farklılıkların anlam üzerindeki etkisi veya katkısına değinilmiştir. Burada bu etki veya katkıya örnek olarak Hz. Nûh'un (a.s.) oğluyla alakalı Hûd 11/42. âyet gösterilebilir. Söz konusu âyette iki kıraat mevcuttur. Kıraatlerden bir tanesi âyette bahsedilen oğulun Hz. Nûh'a (a.s.) ait olduğunu ifade etmektedir. Diğer bir tanesi ise bu bahsi geçen oğulun Hz. Nûh'un (a.s.) kendisinin olmayıp hanımının oğlu olduğunu ifade etmektedir. Dolayısıyla bir kıraat bu oğulun Hz. Nûh'un (a.s.) öz oğlu olduğunu belirtirken diğer kıraat üvey evladı olduğunu belirtmiştir. Bu şekilde Hz. Nûh (a.s.) kıssası üzerinden kıraat ilminin sadece kelimelerin fonetik yapısıyla ilgilenmeyip mana ile de ilgilendiği açıklığa kavuşturulmaya çalışılmıştır.
Kıraat vucûhatı bağlamında medlerin kıraatlara göre ses fonetiği ve morfolojik kıraat açısından değerlendirilmesi
Kıraat ilmi Kurân'ın hem lafız hem anlam hem de fonetik yönünden korunmasına yöne-lik uğraşan bir ilim dalıdır. Muhteviyatında ferşü'l-hurûf ve usûl farklılıkları vardır. Bu tez çalışmasında usûl farklılıklarından olan kıraat vucühatı bağlamında medlerin kıraat-lere göre ses fonetiği ve morfolojik kıraat açısı değerlendirilmiştir. Bir giriş üç ana başlık-tan oluşmaktadır. Birinci bölümde kıraat tanımları yapıldıktan sonra Hz. Peygamber, Sahâbe ve Tâbiîn döneminde kıraat'ın seyri işlenmiştir. Aynı bölümde kıraat ilminin di-ğer İslâmî ilimlerle ilişkisi, faydası ve hükmüne geçilmiştir. Ardından kıraat imamlarının onları temsil eden rumuzları ve kıraatleri sahih, mütevâtir, meşhur, şaz, ahad, müdrec ve mevzu olarak incelenmiştir. Kıraat çeşitleri, eserler ve med mertebelerine göre de değer-lendirilmiştir. İkinci bölümde, med tanımları ve çeşitlerinin (tâbiî, arızî, muttasıl, munfa-sıl, lâzım, lîn, sıla, temkin, tebrie, ıvaz, bedel) tanımları yapılmıştır. Kıraat imamlarına göre medlerin seyri incelenmiştir. Sonrasında üçüncü bölümde ses fonetiğinin tanımları yapıldıktan sonra medd-in ses seyrinin mânaya etkileri araştırılmıştır. Devamında medler morfolojik (sarf) açıdan incelenmiş, medde etki eden aksâm-ı seb'a ve hemzenin nevileri anlatılmıştır. Akabinde şekilsel olarak tez konusuyla irtibatlı kavramlar olan teshil, hazif, harf-i nidâ, işmam, ravm ve i'lal konuları detaylandırılmıştır.
Vakf-ı lâzım ve vakf-ı kabîhleri bilmenin kuran tefsirine etkisi- İmam Secâvendî'nin el-Vakf ve'l-İbtidâ' adlı kitabı örneği-
Araştırma Secâvendî'nin kitabındaki vakf-ı lâzım ve vakf-ı kabîhları detaylı olarak ele alan ve inceleyen bir araştırmadır. Başta Secâvendî'nin el-Vakf ve'l-İbtidâ' adlı kitabı olmak üzere bu alanda telif edilmiş başka kitaplara ve lügat kitaplarına, ayrıca yine vakf ve ibtidâ' âlimlerinin belirlemiş oldukları kural ve kaidelere dayanarak hazırlanmıştır. Amaç vakf-ı lâzım ve vakf-ı kabîhleri tefsir, nahiv ve bu alanla ilgili diğer kaynaklara dayanarak Kur'ânı Kerîm'e tatbik etmek, başka bir deyişle Kur'ânı Kerîm'de bir kelimede vakf yapıldığında (kelimede durulduğunda) ve vasl yapıldığında (durulmayıp kelime geçildiğinde) ortaya çıkan olumlu ve olumsuz manaları göstermeye çalışmaktır. Araştırmacının amaçlarından biri de Secâvendî'nin kendi kitabındaki durulması caiz olmayan yerleri gösterip bunlardan ne kastettiğini açıklamak ve aynı şekilde vakf- ı lâzım ve kabîhların hükümleri hakkında bilgi sunmaktır. Tez bir giriş, üç bölüm, bir sonuç ve kaynakçadan oluşmaktadır. Anahtar Kelimeler: İmam Secâvendî, kıraat, vakf-ı lâzım ve vakf-ı kabîh.
Ebû Amr ed-Dânî'nin Kur'ân ilimlerindeki etkileri ve telif yöntemleri
ed-Dânî geniş ilim ve funûn sahibidir. Bütün eserleri zengin ilmi seviyesiyle benzerlerinden farklıdır. O asr-ı saâdetten günümüze Kuran ilimleri ve kıraatler alanında en çok telifte bulunan kişilerden biridir. Eserlerinde daha önce kimsenin bahsetmediği yüzlerce konuyu ele almış, tarif ve ıstılahlar getirmiştir. Kendisinden sonraki alimler de bu konularda onu takip etmişlerdir. Kuran ilimleri ve kıraat alanında ed-Dânî'den sonra gelip onu zikretsin ya da zikretmesin kendisinden nakilde bulunmayan ve metodundan etkilenmeyen neredeyse hiçbir müellif yoktur. Hatta ed-Dânî'den sonra gelen büyük alimlerin bazı eserlerinde ed-Dânî'nin sözünü aktarmadığı hiçbir sayfa yoktur. Kıraat ve Kuran ilimleri kitaplarında kendisinden sonrakiler tarafından öncü, ilmi geniş, sözü çok olup kabul gördüğü için ed-Dânî'den yüzlerce nakil bulunmaktadır. Kıraat alimlerinin çoğunluğu ed-Dânî'nin söz ve görüşlerini nakletmekle kalmayıp kabul edip itimad etmektedir. Onlar, onun görüşlerini, bu alanda bir esas, sutun ve delil olarak görüp başkalarının sözlerine tercih etmektedir. Bu ilimde onu dayanak olarak görüp bir konudaki son sözü ona havale etmektedirler. ed-Dânî teliflerinde anlaşılır bir dil kullanmış olup genellikle kitabı başında metodunu ve telif sebebini açıklamaktadır. Yine kitaplarında hadis-i şerifleri muttasıl bir senetle rivayet etmektedir. Hocalarının ve diğer selef alimlerinin sözlerinden istişhadda bulunup bu sözlerini de muttasıl senetle sahibine isnat ederek aktarmaktadır. ed-Dânî'nin kitapları basılıp Dünyâ'nın dört bir tarafına yayılmıştır. Onun kıraat, Kur'an ve tecvit ilimlerindeki teliflerinin büyük kıymeti vardır. Muhakkikler kendilerini onun kitaplarının tahkikine adamış, yayınevleri yüzlerce kez onları basmışlardır. İlim talebelerinin birbiriyle yarışmadığı, tahkik ve basımının yapılmadığı ed-Dânî'nin hiçbir yazma eseri neredeyse bulunmamaktadır. Onun kitapları alanının öğrencileri için büyük bir öneme sahiptir. bu eserler alanında bir kaynak, otorite ve bir mercidir.
İbrahim, Hicr ve Nahl sûrelerindeki kırâat farklılıklarının tefsire etkisi
Bu çalışmamız, giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde kırâat ilminin tanımı, gayesi, faydası, konusu, çeşitleri, yedi harf meselesi, on kırâat imamı, ravi ve tarikleri hakkında genel bilgiler aktarılmıştır. Kırâat terimlerinin sözlük ve terim anlamlarını verdiğimiz giriş bölümünde, kırâat ilminin doğuşu kıraat imamlarının hayatları hakkında kısa bilgilere yer verdik. Birinci, ikinci ve üçüncü bölümde, çalışmamızın esas hedefini teşkil eden daha önce çalışılmamış bir konu olan "İbrahim, Hicr ve Nahl Sûrelerindeki Kırâat Farklılıklarının Tefsire Etkisi" başlığı altında, ferşü'l huruf bağlamında, manaya etki eden kıraat farklılıklarını, kırâat-i aşere (on kırâat okuyuşu) özelinde, ayrıntılı dil bilgisi izahlarından kaçınarak, sade ve yalın bir şekilde aktarmaya çalıştık. Çalışmamız esnasında Arapça eserleri kullanmaya gayret ettik. Ayetleri incelerken öncelikle ayetin Arapça metnini daha sonra Türkçe mealini vererek ayetin genel anlamı ışığında ferşü'l huruf bağlamında anlama etki eden kelimelerin hangi kıraat imamları tarafından ne şekilde okunduğuna değindik, akabinde ise kırâat farklılığının anlam üzerindeki etkisini ele aldık. Çalışmamız sonuç ve kaynakça ile sona ermektedir.