Chemistry teaching
65 theses under this subject heading
Kimya konularına yönelik alternatif kavramların tanılayıcı dallanmış ağaç (TDA) tekniğiyle belirlenmesi
Bu araştırmada, klasik ölçme ve değerlendirme araçlarına alternatif olan Tanılayıcı Dallanmış Ağaç (TDA), tekniğiyle kimya konularındaki alternatif kavramların belirlemek amaçlanmıştır. TDA, klasik ölçme ve değerlendirme araçlarından yapısı ve amacı farklı olmasıyla dikkat çekmektedir. Araştırma tarama yöntemi ile yürütülmüştür. Araştırma Dumlupınar Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Sınıf öğretmenliği Anabilim Dalı ve Fen Bilgisi Anabilim Dalı öğrenim gören 222 öğretmen adayı üzerinde uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistiki yöntem kullanılmıştır. Araştırmada TDA tekniği ile geçerli ve güvenilir 22 maddelik bir kimya kavram testi geliştirilmiştir. Bununla birlikte öğretmen adaylarının madde ve özellikleri, elementler, bileşikler, çözeltiler ve koligatif özellikler, metaller, fiziksel ve kimyasal değişimler, asitler ve bazlar, kimyasal bağlar, ısı ve sıcaklık kimya konuları ile ilgili alternatif kavramlara sahip oldukları tespit edilmiştir.
Bilimsel bilgiden, özümsenen bilgiye: Yükseköğretimde gazlar ile ilgili kavramların didaktiksel dönüşüm yaklaşımıyla incelenmesi
Didaktiksel dönüşüm kuramı; bilim insanları tarafından üretilen akademik/ bilimsel bilginin öğrenen tarafından yapılandırılmış özümsenen bilgi haline gelinceye kadar geçirdiği tüm süreçleri inceler. Didaktiksel dönüşüm kuramı kapsamında dört tür bilgi vardır; bilimsel bilgi, öğretilecek bilgi, öğretilen bilgi ve özümsenen bilgi. Bu çalışmada yükseköğretimde, Genel Kimya-I dersi "Gazlar" konusunda, bu bilgi türleri arasındaki geçişler, öğrenme- öğretme süreci, öğretim elemanı ve öğretmen adayları açısından ele alınarak detaylı bir şekilde incelenmiştir. Derinlemesine bilgi elde edebilmek adına çalışma nitel durum çalışması olarak desenlenmiştir. Çalışma iki boyutta ve üç aşamada yürütülmüştür. İlk boyut; aynı programda farklı iki şubede Genel Kimya-I derslerini yürüten iki öğretim elemanı açısından "Gazlar" la ilgili kavramların didaktiksel dönüşüm süreçlerinin incelenmesidir. İkinci boyut ise; aynı öğretim elemanlarından birinin iki farklı programda yürüttüğü Genel Kimya-I derslerinde "Gazlar" la ilgili kavramların didaktiksel dönüşüm süreçlerinin incelenmesidir. Her iki boyutun da incelenebilmesi için aşağıda belirtilen üç aşamalı bir süreç işe koşulmuştur. İlk aşamada öğretilecek bilginin belirlenebilmesi için öğretim elemanlarının "Gazlar" ile ilgili sahip oldukları kavramlar belirlenmeye çalışılmıştır. Bunun için öncelikle öğretim elemanları ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmış ve öğretim elemanlarının içeriğe alacakları kavramlarla ilgili didaktiksel tercihleri ve bu tercihlerinin nedenleri belirlenmeye çalışılmıştır. Bununla birlikte öğretim elemanlarının görüşmelerde faydalandıklarını ve derslerinde kullandıklarını belirttikleri kaynakların doküman analizi yapılmıştır. İkinci aşamada, öğretilen bilginin belirlenebilmesi için öğretim elemanlarının "Gazlar" ile ilgili olan dersleri gözlenmiş ve bu ders gözlemlerinin içerik analizleri gerçekleştirilmiştir. Ayrıca öğretim sonunda öğretmen adayları ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilerek öğretilen bilgiye ulaşılmaya çalışılmıştır. Üçüncü aşama ise; öğretmen adaylarının özümsenen bilgilerinin belirlenmesine yönelik olan son aşamadır. Bu aşamada öncelikle öğretmen adaylarının "Gazlar" ile ilgili mevcut bilgilerini ve özümsenen bilgilerini ortaya koymak adına onlara Tanılayıcı Form ve Kelime İlişkilendirme Testi ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Uygulanan bu tanılayıcı form, açık uçlu sorulardan oluşmaktadır. Sürecin sonunda öğretmen adaylarının didaktiksel dönüşümü nasıl gerçekleştirdiklerini belirleyebilmek için onlarla yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda; öğretim elemanlarının didaktiksel tercihlerinin öğretilen bilgi üzerinde oldukça etkili olduğu belirlenmiştir. Ayrıca öğretim elemanlarının öğretilecek bilgi içeriklerinin de öğretilen bilgi içeriğini doğrudan ve dolaylı olarak etkilediği gözlenmiştir. Öğretmen adaylarının özümsenen bilgilerinin ise; bireysel özelliklerle birlikte öğretilen bilgiye sıkı sıkıya bağlı olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgular ışığında; öğretim elemanı- öğretmen adayı etkileşiminin öğretmen adaylarının özümsenen bilgilerini olumlu yönde etkilediği ve öğretim elemanlarının pedagojik alan bilgilerinin ve örtük programın öğretilen bilgi ve dolayısıyla da özümsenen bilgi üzerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Entropi ve tersinirlik kavramlarının tartışılması
Bu araştırma termodinamiğin en karmaşık konusu olan entropi kavramıyla tersinirlik ve tersinmezlik(kendiğinden olma) konusuna yeni bir anlayış getirmek için yapılmıştır. Bu amaçla bu konular dünyanın çeşitli fizikokimya kitaplarından taranmış ve herkese öğretildiği şekilde entropinin artışının hem olayların kendiliğinden olması yani tersinmezliği ve hem de entropinin bir hal fonksiyonu olduğu hakkındaki belirsizlik giderilmeye çalışılmıştır. Bu çalışma birçok açıdan klasik eğitim tezlerinden farklıdır. Burada ne bir ön test metodu alınmış nede bir istatistiksel bir çözümlemeye gidilmemiştir. Ancak yapılan çalışma bu son derece karmaşık konulara ışık tutacak niteliktedir. Anahtar Kelimeler. Entropi, tersinirlik, termodinamiğin II. kanu
Öğretmen adaylarının genel kimya dersine yönelik tutumları ve problem çözme becerilerine ilişkin algılarının incelenmesi
Bu araştırmada, sınıf öğretmenliği ve fen bilgisi öğretmenliği lisans programlarında öğrenim gören öğretmen adaylarının genel kimya dersine yönelik tutumları ve problem çözme becerilerine ilişkin algılarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma sürecinde nicel araştırma yaklaşımlarından olan tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakülte'sinde bulunan 280 sınıf öğretmeni adayı ve 211 fen bilgisi öğretmeni adayı oluşturmaktadır. Katılımcılar uygun örneklem metodu ile belirlenmiş olup, 1, 2, 3 ve 4.sınıflarda öğrenim görmektedir. Araştırmada nicel yaklaşımlar kullanıldığı için veri toplama aracı olarak da nicel veri toplama araçları tercih edilmiştir. Bu kapsamda alan yazında bulunan ve daha önce geçerliği ve güvenirliği sağlanmış olan araçlar kullanılmıştır. İlk olarak öğretmen adaylarının kimya dersine yönelik tutumlarını belirlemek amacıyla İnce Aka (2012) tarafından geliştirilen "Kimya Dersine Yönelik İlgi ve Tutum Ölçeği-KDYİTÖ" kullanılmıştır. Daha sonra öğretmen adaylarının problem çözme becerilerini incelemek amacıyla Şahin, Şahin & Heppner (1993) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Prolem Çözme Envanteri-PÇE" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde ise betimsel ve çıkarımsal istatistik tekniklerinden yararlanılmıştır. Betimsel istatistikler frekans, yüzde ve aritmetik ortalama tabloları kullanılarak ifade edilmiş, çıkarımsal istatistikler ise bağımsız gruplar t-testi, korelasyon testi ve ANOVA testi ile ifade edilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmen adaylarının hem kimya dersine yönelik tutumlarında hem de problem çözme becerilerine yönelik görüşlerinde anlamlı düzeyde farklılıkar bulunduğu belirlenmiştir. Anlamlı farklılık bulunan değişkenler; cinsiyet, branş, sınıf düzeyi, mezun olunan okul türü ve genel kimya dersi not ortalaması değişkenleridir. Ayrıca öğretmen adaylarının kimya dersine yönelik tutumları ile problem çözme becerileri arasında olumlu düzeyde korelasyon bulunmuştur.
Lise kimya eğitiminde kullanılan farklı (yazılı) ölçme türlerinin çözelti konusunda öğrencilerin başarısını değerlendirmedeki güvenirlikleri
Bu çalışmanın amacı; aynı hedef ve davranışlara yönelik olarak hazırlanmış, kimya eğitiminde kullanılan farklı yazılı ölçme türlerinden objektif ölçme türü olarak bilinen, çoktan seçmeli test, kısa cevaplı test ve doğru-yanlış tipi testleri çözelti konusu için karsılaştırmayı ve aralarında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığını tespit etmektir. Aynı hedef ve davranıslara yönelik üç farklı türdeki ölçme aracı, 2008-2009 Eğitim-Öğretim yılı II. Yarıyılında, Konya Lisesi 10 Fen C sınıfında öğrenim gören 32 öğrenciye uygulanmıştır. Verilerin elde edilmesinde, kimya eğitiminde sık kullanılan ölçme türlerinden objektif ölçme türleri olarak bilinen, ?Kısa Cevaplı Test?, ?Çoktan Seçmeli Test? ve ?Doğru-Yanlış Tipi Test? türleri kullanılmıştır. Araştırmada kullanılmak üzere, ?Kısa Cevaplı Test?, ?Çoktan Seçmeli Test? ve ?Doğru-Yanlıs Tipi Test? türündeki üç ölçme aracı geliştirmek amacıyla, ilk aşama olarak konuyla ilgili hedef-davranıslar tespit edilmistir. Söz konusu hedef ve davranışlar hazırlanırken Milli Eğitim Bakanlığı ?Ortaöğretim Kurumları Kimya Dersi Öğretim Programı?ndan yararlanılmıştır. İkinci aşama olarak, farklı türlerdeki her üç test de aynı hedef davranışlara yönelik, aynı sayıda soru maddesinden olusturulmuştur. Arastırmanın sonucunda; çözelti konusu için uygulanan çoktan seçmeli test ile kısa cevaplı test ve doğru-yanlıs tipi test arasında anlamlı bir ilişki bulunmustur. Uygulanan kısa cevaplı test ile doğru-yanlış tipi test arasında ise anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Ayrıca, çözelti konusu için uygulanan kısa cevaplı test, çoktan seçmeli test ve doğru-yanlıs tipi test ile öğrencilerin okullarında almış oldukları kimya dersi basarı notları arasında da anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.
Fen bilgisi öğretmen adaylarının bazı kimya konularındaki akıl yürütmelerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı fen bilgisi öğretmen adaylarının bazı Kimya Konularındaki Akıl Yürütmelerini (KKAY) incelemektir. Bununla birlikte fen bilgisi öğretmen adaylarının KKAY'leri cinsiyet, sınıf ve mezun olduğu lise türü değişkenleri açısından incelenmiştir. Bu sebeple araştırma kesitsel tarama türündedir. Çalışmaya Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen bilgisi Öğretmenliği programına kayıtlı 210 (180 Bayan, 30 Erkek) öğrenci katılmıştır. Çalışmada Cloonan ve Hutchinson (2011) tarafından geliştirilmiş olan "Kimya Konuları Akıl Yürütme Testi" (KKAYT) veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. KKAYT 38 maddeden oluşmaktadır. KKAYT atom-molekül teorisi, atomun yapısı, kimyasal bağlar, kimyasal denge, kimyasal kinetik, kimyasal reaksiyonlar, kinetik molekül teorisi, faz dengeleri, termokimya ve termodinamik konularını içermektedir. Katılımcıların KKAY'nin cinsiyet, sınıf ve mezun olduğu lise türü düzeylerine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği t-testi ve ANOVA yöntemleri ile incelenmiştir. Çalışma sonucunda fen bilgisi öğretmen adaylarının çoğunun bu çalışmada incelenen kimya konuları ile ilgili olarak doğru olmayan akıl yürütmelere sahip oldukları belirlenmiştir. Araştırma verileri cinsiyet değişkenine göre incelendiğinde öğretmen adaylarının KKAY'nin anlamlı bir farklılık göstermediği görülmüştür. Ayrıca fen bilgisi öğretmen adaylarının KKAY'nin sınıf düzeyine göre anlamlı farklılık görülmediği belirlenmiştir. Ek olarak fen bilgisi öğretmen adaylarının KKAY'nin mezun olduğu lise türü değişkenine göre anlamlı farklılık gösterdiği görülmüştür. Ancak bu farklılık mezun olduğu lise türü bazında teker teker incelendiğinde sadece düz lise-anadolu lisesi türleri arasında anlamlı farklılığın olduğu, diğer lise türleri arasında ise anlamlı bir farklılığın olmadığı tespit edilmiştir. Çalışmada katılımcıların KKAY'nin düşük olduğu ve bu çalışma grubu için KKAYT'nin zor olduğu sonucunda ulaşılmıştır.
Asitler ve bazlar konusunun öğretiminde kullanılan probleme dayalı öğrenme yönteminin farklı değişkenler üzerine etkisi ve yönteme ilişkin öğrenci görüşleri
Bu araştırmanın temel amacı, probleme dayalı (PDÖ) yönteminin fen bilgisi öğrencilerinin Asitler ve Bazlar konusu akademik başarıları, kimya dersine ve PDÖ yöntemine ilişkin tutumları, problem çözme becerileri ve mantıksal düşünme yetenekleri üzerine etkisini belirlemektir. Araştırmanın bir diğer amacı ise fen bilgisi öğrencilerinin probleme dayalı öğrenme yöntemine ilişkin görüşlerini tespit etmektir. Araştırmanın çalışma grubunu Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Fen Bilgisi Öğretmenliği Lisans Programı?nda öğrenim gören iki farklı şubedeki toplam 82 fen bilgisi öğrencisi oluşturmaktadır. Karma yöntemin açıklayıcı deseninin kullanıldığı bu araştırma, 2011-2012 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde okutulan Genel Kimya-II dersi müfredatına göre gerçekleştirilmiştir. Asitler ve Bazlar konusu; deney grubunda probleme dayalı öğrenme yöntemi, kontrol grubunda ise geleneksel öğrenme yöntemi ile işlenmiştir. Araştırma sürecinde 9 haftada toplam 36 ders saatlik bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel verileri, 82 1. sınıf fen bilgisi öğrencisine ?Asitler ve Bazlar Konusu Akademik BaşarıTesti?, ?Kimya Dersine Yönelik İlgi ve Tutum Ölçeği?, ?Probleme Dayalı Öğrenme Yöntemine Yönelik Tutum Ölçeği?, ?Problem Çözme Envanteri? ve ?Mantıksal Düşünme Yeteneği Testi?nin ön ve son test olarak uygulanması sonucu elde edilmiştir. Nitel veriler ise 4 fen bilgisi öğrencisi ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler sonucu elde edilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda bağımsız gruplar t-testi, bağımlı gruplar t-testi, tek faktörlü varyans analizi, nitel boyutunda ise içerik analizi yapılmıştır. Bu bağlamda, nicel veriler SPSS 11.5 (Statistical Package for Social Sciences) paket programı kullanılarak çözümlenmiş ve araştırmanın alt problemleri doğrultusunda yorumlanmıştır. Araştırmanın nitel verileri ise vNvivo-9.2 analiz programı ile içerik analizi yapılmış ve elde edilen bulgular görüşme sorularıdoğrultusunda yorumlanmıştır. Buna göre, PDÖ yönteminin GÖ yöntemine göre öğrencilerin Asitler ve Bazlar konusundaki başarılarını artırmada, kimya dersine yönelik tutumlarını, problem çözme becerilerini ve mantıksal düşünme yeteneklerini geliştirmede etkili olduğu; PDÖ yöntemi ile öğrenim gören öğrencilerin bu yönteme yönelik tutumlarında olumlu yönde gelişme olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Başarı, tutum ve problem çözme becerileri üzerinde cinsiyetin etkili olmadığı, mantıksal düşünme yeteneği üzerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğrencilerin başarıları ve problem çözme becerileri üzerinde baba eğitim durumunun olumlu bir etkiye sahip olduğu, kimya dersine yönelik tutum ve mantıksal düşünme yeteneği üzerinde olumlu etkiye sahip olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin PDÖ yöntemine ilişkin görüşlerinin ise olumlu yönde olduğu ortaya çıkmıştır. Bu araştırmanın yapılacak olan yeni çalışmalara rehberlik edeceği, öğrencilerin ileriki meslek hayatlarında onlara ışık tutacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Probleme Dayalı Öğrenme Yöntemi, Geleneksel Yöntem, Asitler ve Bazlar, Akademik Başarı, Tutum, Problem Çözme Becerisi, Mantıksal Düşünme Yeteneği
Periyodik sistemin öğretim sürecinde oluşan rasyonel bilginin; üretimi, epistemolojisi ve metodolojisi
Bu çalışmada, kimya öğretmenlerinin ve öğrencilerinin öğretim sürecinde oluşturdukları söylemler temelinde, akıl yürütmelere dayalı bilgi üretimini nasıl gerçekleştirdiklerinin belirlenmesi ve bu bilgi üretiminin epistemolojik açıdan incelenmesi amaçlanmıştır. Nitel araştırma yaklaşımı ile durum çalışması yöntemine göre yürütülen çalışma 10.sınıf kimya öğretim programında yer alan ?Periyodik Sistem? ünitesinin öğretim süreci ile sınırlandırılmıştır. Çalışmanın grubunu Ankara ilinin farklı yerleşim merkezlerindeki farklı okullarda görev yapan 5 kimya öğretmeni ve öğretmenlerin dersini takip eden 15 öğrenci oluşturmuştur. 2009-2010 öğretim yılında yürütülen araştırmanın verileri derslerin video kayıtlı olarak gözlenmesinin yanı sıra, öğretmen ve öğrenciler ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler ile toplanmıştır. Elde edilen bu veriler içerik analizine tabi tutulmuştur.Periyodik sistemin öğretim sürecinde sınıf ortamında oluşturulan bilgi üretimine ilişkin felsefi bir zeminde yürütülen çalışmada bilgi üretiminin metodolojik ve epistemolojik niteliklerine yönelik sonuçlara ulaşılmıştır.Öğretim sürecinde metodolojik açıdan; çalışmada ?Bilgi Üretme Süreçleri, (BÜS)? adı altında yapısı tanımlanan süreçler ile bilgi üretildiği ortaya çıkmıştır. Bu süreçlerle oluşturulan bilgi üretiminde; öğretmen söylemlerinin şekillendirdiği a priori benimsenen bilgilerden yapılan formel nitelikte tümdengelim ve bu tümdengelimi farklı bir şekilde doğrulamak için yapılan tümevarımlara dayalı bir metodoloji söz konusudur. Bu metodolojide söz konusu a priorileri benimseme sürecinde olan ve bunlardan tümdengelim yapan öğrencilerin de katkısı vardır. Başka bir ifade ile bilgi üretiminin metodolojik yapısı genel olarak; ortak öncüllerden yapılan tümdengelimsel bir sürece dayandığı söylenebilir. Çalışmada tümevarım ve tümdengelim dışında özellikle anomalileri açıklamada geniş bir olanak sunma potansiyeline sahip ve bu açıdan Periyodik Sistemin öğretiminde de etkili yöntemler olabileceği görülen hipotetik-dedüktif ve retrodüktif yöntemlere ve bunlara bağlı bir metodolojiye rastlanmamıştır.Bilgi üretiminin söz konusu metodolojik özellikleri ile yakın bir ilişkisi olduğu ortaya çıkan epistemolojik özellikleri açısından ise; bilgi üretim sürecinde kullanılan akıl yürütme yöntemlerine bağlı olarak periyodik sistemin kendine has özellikleri çerçevesinde, kimyasal bilginin bilimsel niteliğinde a priorilik ve analitiklik gibi işlevsel değişimler oluştuğu gözlenmiştir. Diğer taraftan bu değişimlerle bağlantılı olarak indirgemecilik, totoloji ve nedensellik gibi uygun olmayan ve tartışmaya açık epistemolojik ilişkiler de ortaya çıkmıştır. Ayrıca periyodik sisteme yine akıl yürütmelere bağlı olarak farklı nedenlerle de olsa aksiyomatik bir sistem olarak yaklaşıldığı da belirlenmiştir. Bu süreçte öğretmenin öğrenci üzerindeki belirleyici ve yönlendirici özelliği de önemli bir noktayı oluşturmaktadır.Sınıf ortamında metodolojik ve epistemolojik açıdan böylesi bir bilgi üretim ortamı oluşmasının, bilimsel düşünme ve bilimin doğası anlayışları gibi fen eğitimi açısından önemli olan noktalarda ve özelde periyodik sistem-kimyasal bilgi olmak üzere bilimsel bilginin niteliğine uygun akıl yürütme becerilerini desteklemeyeceği görülmektedir. Ayrıca böylesi bir ortamın kimyasal içerik bilgilerini kazanılmasında karşılaşılan birçok sıkıntılı durum ile ilişkisi de kurulabilir. Bu genel çerçeveden bakıldığında fen ve kimya öğretiminde farklı boyutlardaki söz konusu kazanımlara ulaşmada akıl yürütmelerin bilim felsefesi zeminindeki yorumlarının bir değişken olarak ele alınması mümkündür. Bu noktada ise alternatif akıl yürütmelerin özellikle bilimsel epistemoloji ve metodoloji bağlamında ele alınması gerekli görünmektedir.Anahtar Kelimeler: Kimya eğitimi, Kimya felsefesi, Periyodik sistem, Periyodik tablo, Akıl yürütme yöntemleri, Bilgi üretimi, Epistemoloji ve Metodoloji
9. sınıf öğrencilerinin kimyasal değişimler konusundaki kavramsal başarıları üzerine alternatif değerlendirme tekniklerinin etkisi
Bu çalışmada, kimyasal değişimler ünitesinde alternatif değerlendirme tekniklerinin kullanılması durumunda öğrenci başarısındaki ve tutumundaki değişmeyi belirlemek amaçlanmıştır.Uygulama, 2009?2010 öğretim yılında Anadolu Lisesi 9. sınıf öğrencileri (N=176) ile yürütüldü. Rastgele üç sınıf kontrol, diğer üç sınıf ise deney grubu olarak seçildi. Araştırma kontrol gruplu ön test son test deneysel desene ve karma yöntem araştırmasına göre yapıldı. Araştırmada tutum ve başarı testleri, etkinlik kâğıtları nicel veri elde etmede, süreç değerlendirme formları da nitel veri elde etmede kullanıldı. Uygulamada deney ve kontrol grubunun her ikisine de yapılandırmacı yaklaşıma uygun tekniklerle dersler yapıldı. Yalnızca 5E planının değerlendirme kısmında soru teknikleri farklı uygulandı. Araştırmanın sonucunda elde edilen veriler t-Testi, ANCOVA analizi ve içerik analizi yöntemleriyle değerlendirildi. Anlamlılık düzeyi olarak 0.05 alındı.Araştırmanın bulgularına göre deney ve kontrol grubu öğrencilerinin ön test puanları kontrol altına alındığında, başarı testi puanları açısından aralarında anlamlı fark bulunmadığı görüldü. Öğrencilerin tutum ölçeği puanları değerlendirildiğinde, ön test puanları arasında anlamlı bir fark bulunamazken, son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark bulundu. Deney grubu öğrencilerinin süreci değerlendirmeye yönelik formlara verdikleri yanıtlar üzerinde yapılan içerik analizi sonuçları, uygulanan tekniklerin öğrencilerin alternatif değerlendirme sürecini algıları üzerinde olumlu etkisinin olduğunu göstermiştir.Anahtar kelimeler: Alternatif değerlendirme teknikleri, yapılandırılmış grid, tanılayıcı dallanmış ağaç, kavram haritaları, kimyasal değişimler
Bilimsel tartışma odaklı öğretimin lise öğrencilerinin bilimsel süreç ve eleştirel düşünme becerilerinin gelişimine etkisi
Bu çalışma, 11. sınıf öğrencilerinin ?Tepkime Hızı?, ?Kimyasal Denge?, ?Çözünürlük Dengesi? ile ?Asitler ve Bazlar? ünitelerinin öğretiminde bilimsel tartışmaya dayalı öğretim yaklaşımının uygulanması halinde öğrencilerin bilimsel süreç becerileri ve eleştirel düşünme becerileri ile bunların alt becerileri ve kavramsal anlamalarındaki değişimin, geleneksel öğretim yaklaşımıyla bu konuları öğrenen öğrenci grubuna göre farkını belirlemek amacıyla yapılmıştır.Çalışma, Çankırı İli Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı bir lisenin 2 şubesinde gerçekleştirilmiştir. Dersler, deney grubunda (N=17) bilimsel tartışma esaslı öğretim yaklaşımı ve kontrol grubunda (N=17) ise geleneksel öğretim yaklaşımı ile gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin yönteme aşinalığı sağlandıktan sonra, uygulamalar 29 (yirmi dokuz) hafta sürmüştür. Deney ve kontrol grubuna ?Bilimsel Süreç Beceri Ölçeği? (BSBÖ), ?Watson Glaser Eleştirel Düşünme Beceri Ölçeği? (WGEDB) ve her bir ünite için bilimsel süreç ve eleştirel düşünme alt becerileri ve kavramsal anlamalarının değerlendirilmesi için Başarı Testleri (BT) uygulandı. Deney grubuna tartışma çalışmaları sırasında yazılı tartışma etkinlikleri verildi ve bunların önce bireysel, sonra da 3-4'er kişilik gruplar halinde tamamlanmaları sağlandı.BSBÖ ve WGEDBÖ'nin analiz sonuçlarına göre deney ve kontrol grubu öğrencilerinin bilimsel süreç ve eleştirel düşünme son test puan ortalamaları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark bulundu (p=0,000). Başarı testlerinin analiz sonuçlarına göre de; bilimsel süreç becerileri açısından ?Tepkime Hızı? ünitesi (p=0,109) hariç; eleştirel düşünme becerileri açısından ?Kimyasal Denge? ünitesi (p=0,166) hariç ve kavramsal anlamaları açısından da kimyasal denge ünitesi (p=0,063) hariç, diğer ünitelerde deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edildi.Başarı testlerinin analiz sonuçlarına göre, üniteler bazında deney ve kontrol grubu öğrencilerinin ?Tepkime Hızı? ve ?Kimyasal Denge? ünitelerindeki bilimsel süreç alt becerileri arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuş; ancak ?Çözünürlük Çarpımı? ve ?Asitler ve Bazlar? ünitelerinde ise istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, deney ve kontrol grubu öğrencilerinin toplamdaki bilimsel süreç alt becerileri arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık vardır. Yine, öğrencilerin başarı testlerindeki sorulara verdikleri cevapların niteliği, yapılandırmacı yaklaşım esaslı tartışma odaklı öğretim tekniğinin öğrencilerin ?değişkenlerin belirlenmesi, değiştirilmesi ve sabit tutulması?, ?sayısal verileri matematiksel ve sözel olarak ifade edebilme - yorumlayarak genellemelere ulaşabilme? ve ?verileri yorumlarken kimya temelinde neden-sonuç ilişkisi kurma? alt becerilerindeki gelişimine katkısının diğer bilimsel süreç alt becerilerinden daha fazla olduğunu göstermektedir.Ayrıca, üniteler bazında ve toplamda elde edilen eleştirel düşünme alt becerileri açısından karşılaştırıldığında deney ve kontrol grubu öğrencilerinin eleştirel düşünme alt becerileri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı görüldü. Ancak öğrencilerin cevapları nitel olarak incelendiğinde, deney grubu öğrencilerinin eleştirel düşünme tüm alt becerilerinin kontrol grubuna göre daha çok geliştiği bu gelişimin en fazla ?yorumlama? alt becerisinde olduğu tespit edildi.
Kimya öğretmen adaylarının özel alan yeterliklerinin araştırılması
Toplumlarda her alandaki başarı eğitimin kalitesiyle, eğitimin kalitesi ise öğretmenin kalitesiyle doğru orantılıdır. Eğitim öğretim etkinliklerinde başarının en önemli öğesi öğretmendir. Öğretmenlik mesleğinin kalitesinin artırılabilmesi, öncelikle öğretmenlerin sahip olması gereken genel ve özel alan yeterliklerinin bilinerek bu yeterliklerin öğretmenlere kazandırılması ile mümkündür. Bu bağlamda bu çalışmanın amacı, kimya öğretmen adaylarının özel alan yeterlik düzeylerini belirleyerek yeterlik düzeylerinin sınıf seviyesi ve cinsiyete bağlı olarak değişip değişmediğini araştırmaktır.Genel tarama modeline uygun olarak gerçekleştirilen bu çalışma 2010-2011 eğitim-öğretim yılının güz döneminde Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, OFMA Eğitimi Bölümü, Kimya Eğitimi Anabilim Dalı'nın 4 ve 5. Sınıflarında öğrenim gören 37 öğrenci ile yapılmıştır. Çalışmada veriler MEB Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdürlüğü tarafından hazırlattırılan Kimya Özel Alan Öğretmen Yeterliklerinden faydalanılarak araştırmacı tarafından düzenlenen özyeterlik ölçeğiyle toplanmış ve SPSS bilgisayar programıyla değerlendirilmiştir.Çalışma sonunda elde edilen bulgulara göre öğretmen adayları hemen her alanda kendilerini yeterli bulmakta, sadece alan bilgisi konusunda bazı eksikliklerinin olduğunu ifade etmektedir. Alan bilgisi konusunda eksiğinin olduğunu ifade eden öğrenci sayısı 5. sınıflarda daha fazladır. Diğer taraftan alan eğitimi konusundaki yeterlik düzeyleri karşılaştırıldığında 5. sınıf öğrencilerin 4. sınıflara oranla kendilerini daha yeterli buldukları görülebilir. Bu durumun temel nedeni eğitim fakültelerinin kimya eğitimi anabilim dallarında uygulanan program olabilir. Çünkü 3,5+1,5 yıl olarak bilinen bu programa göre öğrenciler 3,5 yıl alan bilgisiyle ilgili dersleri, daha sonraki 1,5 yıl ise formasyon ve alan eğitimiyle ilgili dersleri almaktadır. Dolayısıyla öğrenimlerinin son yılında yani 5. sınıfta kimya kavramlarıyla ilgili bilgilerini unutuyor olabilirler.Araştırmada odaklanılan diğer bir konu, farklı cinsiyetteki öğretmen adaylarının yeterlik düzeylerinin karşılaştırılmasıdır. Bu amaçla yapılan analizlerde herhangi önemli bir bulguya rastlanmamıştır. Sadece matematiğin kullanımıyla ilgili performans göstergelerinde erkek öğretmen adayları kızlara oranla kendilerini daha yeterli görmektedir.
Açık-düşündürücü öğretim dizini ile bilimin doğası odaklı fen içeriği öğretiminin lise öğrencilerinin bilimin doğası anlayışlarına etkisi
Bu çalışmanın amacı, lise düzeyindeki fen sınıflarında açık-düşündürücü yaklaşımla bilimin doğası odaklı fen içeriği öğretimini amaçlayan bir öğretim dizini geliştirmek ve bu öğretim dizininin öğrencilerin bilimin doğasına ilişkin çağdaş anlayışlarına (bilimsel bilginin hümanistik özelliği, tarihi ve geçiciliği gibi) etkisini incelemektir. Ayrıca bu öğretim dizini ile öğretmenlerin, bilimin doğasının içeriğini öğrenmeleri ve bilimsel kontekst içinde bilimin doğası öğretiminin nasıl olması gerektiği konusuna yardımcı olmak hedeflenmiştir.Bu örnek olay çalışmasında, 15 tane lise 3. sınıf öğrencisi amaçlı örneklem yöntemi ile seçilmiştir. Günümüzdeki fen eğitimi reformlarında vurgulanan bilimin doğası anlayışları ile öğrencilere bilimsel bilginin 1) değişimi, 2) deneyselliği, 3) teori yüklü olması, 4) insan hayal gücü, yaratıcılığı ve yorumunun ürünü olması ve 5) sosyo-kültürel değerlerle iç içe olması gibi özellikler verilmeye çalışılmıştır. Ayrıca öğretim sırasında, gözlem ve çıkarım arasında farkı vurgulamak, teori ve kanunlar arasındaki ilişkiyi, bunların işlevleri ve gelişimini de açıklamak amaçlanmıştır. Öğretim dizini, açık-düşündürücü yaklaşım temel alınarak bilimin doğası anlayışlarının içerik konusu ile birlikte verilmesini ve kavramsal değişim yaklaşımına göre öğrenme çerçevesinde öğretimi içermektedir. Öğretim uygulamaları; kazanımlar, açık-düşündürücü etkinlikler ve değerlendirmeyi kapsamaktadır. Bu öğretim dizininin uygulamaları; bilimsel dünya görüşü, sorgulayıcı araştırmanın bilimsel metotları, bilimsel teşebbüslerin doğası, teori ve kanun görüşlerini kimyasal denge konusu ile birlikte veren dört oturumda gerçekleştirilmiştir. Bu oturumlarda, kimyasal denge konusu kapsamında verilen örnekler, açıklamalar, gösterimler, bilim adamlarının yaşamlarından kısa bölümler içeren tarihi hikayeler (vinyetler), sorgulayıcı-araştırmaya dayalı etkinliklerle; açık-düşündürücü yaklaşıma göre verilmeye çalışılmıştır.Uygulama 2009-2010 öğretim yılının II. Döneminde haftada 3 saat olmak üzere 10 hafta sürmüştür. Çalışmada veri toplama aracı olarak, Bilimin Doğasına İlişkin Görüş Anketi (BDİG-C) ön ve son test olarak, yarı yapılandırılmış mülakatlar öğretim sonunda, alan notları ve yazılı geri dönütler uygulama süresince uygulanmıştır. Elde edilen veriler Temellendirilmiş Veri Çözümleme Metodolojisi (grounded theory) kullanılarak kalitatif olarak analiz edilmiştir. Ayrıca ön ve son anketlere verilen cevapların puanlanması yoluyla tüm öğrencilerin bir profili oluşturulmuştur.Bu araştırmadan elde edilen sonuçlar, açık-düşündürücü öğretim yaklaşımı ile bilimin doğası anlayışlarının içerik konusu ile birlikte öğretiminin, öğrencilerin bilimin doğasına ilişkin anlayışlarını bilinçli hale getirmede etkili olduğunu göstermiştir. Bu yaklaşım hem içerik konusunun anlaşılmasının hem de öğrencilerde bilimsel bilginin değişimi, bilimin deneyselliği, bilimde gözlem, çıkarım; hayalgücü ve yaratıcılığın rolü ile ilgili anlayışların bilinçli hale gelmesini sağlamıştır. Ayrıca öğrencilerin bilimin doğası anlayışları ile kimyasal denge konusu arasında birçok noktada bağlantı kurabildikleri sadece anket cevaplarından değil, aynı zamanda yazılı geri dönütlerden, mülakatlardan ve yazılı sınavlardan tespit edilmiştir. Öğrenciler uygulama boyunca kendi görüşlerini desteklemek için içerik konusuna uygun örnekleri bulup onları sınıf ortamında tartışmışlardır.Bu çalışmadan elde edilen bulgular ışığında, bilimin doğasının farklı içerik konuları ile birlikte öğretimine yönelik ve ileride yapılabilecek bilimsel araştırmalara dair öneriler sunulmuştur.
Fen bilgisi öğretmenliği 1. sınıf öğrencilerinin kimyasal denklemler ve hesaplamalar konusunu öğrenmeleri üzerine fenomenografik bir çalışma
Bu tez çalışmasının amacı, Fen Bilgisi öğretmenliği I. sınıf öğrencilerinin kimyasal denklemler ve hesaplamaları konusundaki öğrenme yaklaşımlarını detaylı bir şekilde incelemektir. Çalışmada ayrıca kimyasal denklemler ve hesaplamalar konusunda öğrencilerin sahip olduğu kavram yanılgılarının açığa çıkarılması da amaçlanmıştır. Böylelikle öğrenciler tarafından genellikle zor olarak kabul edilen bir kimya konusunda öğrencilerin öğrenme yaklaşımları daha iyi anlaşılabilecektir. Bu tezin ana araştırma sorusu "Fen Bilgisi öğretmenliği I. sınıf öğrencilerinin kimyasal denklemler ve hesaplamalar konusunu öğrenme süreçlerinde hangi kategorileri tanımlanabilir" şeklindedir. Bu amaçla fenomenografik araştırma yönteminden faydalanılmıştır. Araştırma kapsamında kimya derslerinde zorluk çeken ve kimya sınavlarında düşük not alan öğrenciler ile mülakatların yapılması hedeflenmiştir. Çünkü Kimya dersinde başarılı olamayan öğrencilerin öğrenme yaklaşımlarını inceleyerek başarısızlıklarının nedenlerini belirlemek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Ana Bilim Dalı Fen Bilgisi Öğretmenliği Bilim Dalında Genel Kimya-I dersi vize notları sınıf ortalamasının altında olan 15 öğrenci ile mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Mülakatlar iki basamaktan oluşmaktadır. İlk basamakta, katılımcılara kimya ve bazı kimyasal kavramlarla ilgili bir dizi soru sorulmuştur. Mülakatların ikinci basamağında ise, katılımcılara üzerinde ayrıntılı bir şekilde düşünmeleri ve çözmeleri için kimyasal denklem ve hesaplamalarla ilgili sınırlayıcı reaktifin olduğu bir kimya problemi verilmiştir. Araştırmaya katılan Fen Bilgisi öğretmenliği I. sınıf öğrencileriyle gerçekleştirilen mülakatların ses kayıtları, mülakatların yazıya geçirildiği dokümanlar ve öğrencilerin mülakatlar esnasında yazmış oldukları yazılar analiz edilmiştir. Tüm bu analizlerden sonra betimleme kategorileri oluşturulmuştur. Yapılan çalışmada katılımcıların "sınırlayıcı bileşen" kavramından ne anladıkları ve sınırlayıcı bileşeni belirleme yöntemleri ayrı ayrı incelenmiştir. Katılımcılardan elde edilen cevapların analizi sonucu "Sınırlayıcı bileşen" kavramı ile ilgili olarak 5 farklı betimleme kategorisi, "Sınırlayıcı bileşeni belirleme yaklaşımları" ile ilgili 6 farklı betimleme kategorisi, "Oluşan madde miktarını belirleme yaklaşımları" ile ilgili 3 farklı betimleme kategorisi ve "Artan bileşen" kavramı ile ilgili olarak 6 farklı betimleme kategorisi oluşturulmuştur. Çalışma sonucu, Fen Bilgisi öğretmenliği bölümünde öğrenim gören I. sınıf öğrencilerinin sevmediği dersler arasında fizik ve matematik derslerinin ön plana çıktığı tespit edilmiştir. Ayrıca araştırma sonucunda, Fen Bilgisi öğretmenliği I. sınıf öğrencilerinin kimyasal reaksiyonlar ve hesaplamalar konusunda farklı kavram yanılgılarının olduğu da tespit edilmiştir.
Ortak bilgi yapılandırma modeline uygun geliştirilen öğretim materyalinin üstün yetenekli öğrencilerin asit-baz kavramlarını anlamaları üzerine etkisi
Öğrenmelerin anlamlı olmadığı, bilgilerin ezber yolu ile elde edildiği durumlarda; kavramların tam olarak anlaşılamaması, alternatif kavramların oluşması, günlük hayattaki olayların doğru yorumlanamaması ve kullanılamaması gibi sonuçları ortaya çıkarmakta ve kavram öğretimi önem kazanmaktadır. Bu çalışmayla, "asit ve baz" kavramlarının, ilköğretim sekizinci sınıf düzeyindeki üstün yetenekli öğrenciler tarafından anlaşılma düzeylerinin ve alternatif kavramlarının belirlenmesi ve ortak bilgi yapılandırma modeline (OBYM) uygun geliştirilen etkinliklerin öğrencilerin bu kavramları anlamaları ve alternatif kavramları üzerine etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Aksiyon araştırması yönteminin kullanıldığı bu çalışmada, asit ve baz kavramlarına yönelik ortak bilgi yapılandırma modeline dayalı 4 aşamadan oluşan bir etkinlik geliştirilmiştir. Bu araştırma Dr. M. Hilmi Güler Bilim ve Sanat Merkezine devam eden sekizinci sınıf düzeyinde 29 üstün yetenekli öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmanın verileri; Ön Bilgileri Araştırma Soruları (ÖBAS), Asit-Baz Kavram Testi (ABKT), Asit-Baz Kavramlarını Günlük Hayatla İlişkilendirme Testi (ABGHİT), Kimya Dersi Tutum Ölçeği (KDTÖ), Materyal ve Etkinlik Değerlendirme Anketi (MEDA), öğrenme istasyonları için geliştirilen Soru ve Gözlem Formları (SGF) ile toplanmıştır. ABKT, ABGHİT testleri ve KDTÖ ölçeği uygulama öncesinde ve sonrasında olmak üzere iki kez uygulanmıştır. ABKT, ABGHİT ve KDTÖ testlerinden elde edilen puanlar bağımlı örneklemli t-testi ile analiz edilmiştir. Bunun yanında ABKT ve ABGHİT'ten elde edilen verilerin içerik analizi yapılarak tablolar halinde sunulmuştur. Araştırma sonucunda üstün yetenekli öğrencilerin bu kavramlarla ilgili öğretim öncesinde ve sonrasında bazı alternatif kavramlara sahip oldukları, hazırlanan etkinliklerin öğrencilerdeki bazı alternatif kavramların giderilmesinde etkili olduğu tespit edilirken, bazı alternatif kavramların giderilmesinde etkisi sınırlı kaldığı tespit edilmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar dikkate alınarak diğer araştırmacılara ve eğitimcilere bazı önerilerde bulunulmuştur.
Fen eğitimindeki kimya konularının öğretiminde ilköğretim II. kademede yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri
Bu çalışmada; 7. sınıf öğrencilerine bir önceki yılın kimya dersi konusu olan ?Maddenin Tanecikli Yapısı? 8. Sınıf öğrencilerine bir önceki yılın kimya dersi konusu olan ?Maddenin Yapısı ve Özellikleri? ünitelerinde verilen doğru cevaplara göre; cinsiyet, ailenin gelir durumu, annenin eğitim durumu, babanın eğitim durumu ve yaşanılan yer değişkenleri için öğrencilerin bilişsel alan basamaklarında gösterdikleri başarı ve kalıcılığın belirlenmesi, ayrıca bu üniteler için seçilen kazanımların verilen doğru cevaplara göre bilişsel alan basamaklarında gerçekleşme durumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır.Çalışma 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Elazığ?da 9 il merkezi, 6 ilçe ve 2 köy ilköğretim okulu olmak üzere toplam 17 ilköğretim okulunda gerçekleştirilmiştir. Örneklemi 7. sınıftan 670 ve 8. sınıftan 584 öğrenci olmak üzere toplam 1254 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma 6. sınıf ?Maddenin Tanecikli Yapısı? ve 7. sınıf ?Maddenin Yapısı ve Özellikleri? üniteleri için 7. ve 8. sınıflara uygulanmak üzere Bloom?un Bilişsel Alan Taksonomisine göre, her soru en az bir kazanımı ölçecek şekilde 15?er soru halinde hazırlanmıştır. Kazanımların bilişsel alan basamaklarında gerçekleşme durumlarını ve hangi basamakta kalıcılığın fazla olduğunu belirlemek için sorular seçilirken uzman görüşü alınmıştır. Milli Eğitim Bakanlığının belirlediği öğrenci kazanımların Bloom Taksonomisinin ilk üç basamağı olan bilgi, kavrama ve uygulama basamaklarında oldukları, daha üst basamaklarda kazanımlara yer verilmediği uzman görüşü de alınarak belirlenmiştir. Bu nedenle sorular bu üç basamağa göre seçilmiştir.Analizler yapılırken SPSS programı kullanılmıştır. Araştırma için yapılan analizlerde Bağımsız Örneklem t-tesi (Independent Sample t-test) ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır.Elde edilen verilere göre 7. sınıflar için başarı testinin güvenirliği 0,73, ortalama güçlük indeksi 0,52 ve ayırt edicilik indeksi 0,34 olarak; 8. sınıflar için başarı tersinin güvenirliği 0,73, ortalama güçlük indeksi 0,49 ve ayırt edicilik indeksi 0,47 olarak hesaplanmıştır. Bu sonuçlar başarı testlerinin ayırt edicilik, güçlük ve güvenirlik açısından iyi tasarlanmış testler olduklarını göstermektedir. Araştırma bulguları 0,05 anlamlılık durumuna göre yorumlanmıştır.7. sınıflar için bilgi ve uygulama basamaklarındaki kazanımlar, verilen doğru cevap yüzdelerine göre belirlenen %70 sınırının altında kaldıklarından kazanılmamıştır. Kavrama basamağında Soru 1?de ölçülen K.4.1.; K.4.4., Soru 7?de ölçülen K.1.3.; K.1.5. ve Soru 9?da ölçülen K.1.2. doğru cevaplar için belirlenen %70 sınırının üstünde olduklarından kazanılmışlardır.bilişsel alan basamaklarında kalıcılığın ve başarının en yüksek olduğu basamaklar sırasıyla kavrama, uygulama ve bilgi basamaklarıdır. Kalıcılığın en yüksek olduğu kavrama basamağında şehirde yaşayan, aile gelir durumu 2250 TL üzeri olan ve anne ve babaları üniversite mezunu kız öğrencilerin oluşturduğu grup en başarılı grup olmuştur.8. sınıflar için kavrama basamağındaki kazanımlar, doğru cevap yüzdeleri belirlenen %70 sınırının altında kaldıkları için kazanılmamışlardır. Bilgi basamağında Soru 2?de ölçülen K.6.3. ve uygulama basamağında Soru 4?te ölçülen K.2.5. ise doğru cevap yüzdeleri %70 sınırının üstünde oldukları için kazanılmışlardır. Bilişsel alan basamaklarında kalıcılığın en yüksek olduğu basamaklar yaşanılan yer değişkeni hariç (köy değişkeninde başarının ve kalıcılığın en yüksek olduğu basamak uygulama basamağıdır.) bilgi, uygulama ve kavram basamakları olarak sıralanmaktadır. Kalıcılığın en yüksek olduğu bilgi basamağında şehirde yaşayan, aile gelir durumu 2250 TL üzeri olan, anne eğitim durumu diğer grubunda; baba eğitim düzeyi üniversite mezunu olan kız öğrencilerden oluşan grup en başarılı grup olmuştur. Anahtar Kelimeler: Kazanımlar, Bloom Taksonomisi, bilişsel alan basamakları, 6. sınıf Maddenin Tanecikli Yapısı ünitesi, 7. sınıf Maddenin Yapısı ve Özellikleri ünitesi.
Ortaöğretim 11.sınıf öğrencilerinin kimyasal denge konusundaki kavram yanıgılarının belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim 11. sınıf öğrencilerinin kimyasal denge konusundaki kavram yanılgılarını belirlemektir.Nitel ara?tırma modeline göre tasarlanan bu ara?tırmada, olaylar, durumlar, tecrübeler veya kavramlar hakkında bireylerin dü?üncelerinin derinlemesine incelenmesi olarak tanımlanan fenomenoloji üzerine odaklanılmı?tır. 2009 ? 2010 eğitim öğretim yılı güz döneminde Ankara ili 50. Yıl Lisesi 11. sınıf öğrencileri (N= 6) ile yürütülen ara?tırmada veriler yarı yapılandırılmı? görü?me tekniği ile toplanmı?tır. Cihaza (teyp) kaydedilmi? görü?meler daha sora ara?tırmacı tarafından aynen yazıya dökülmü? ve çözümleri yapılmı?tır. Bunun için yarı yapılandırılmı? mülakat için hazırlanan sorular çerçevesinde konu?malar kodlanmı? ve benzer içeriktekiler aynı tema altında toplanarak yorumlanmı?tır.Ara?tırmadan elde edilen bulgulara göre ortaöğretim 11. Sınıf öğrencileri kimyasal denge ve kimyasal denge ile ili?kili kavramlar hakkında pek çok kavram yanılgısına sahiptir. Bu kavram yanılgılarının çoğu alan yazında yer almasına kar?ın bazıları ilk defa bu çalı?mada tespit edilmi?tir. Bu yönüyle bu çalı?ma orijinal bir çalı?madır. Ayrıca çalı?mada öğrencilerin akademik ba?arı düzeyi ve cinsiyeti ile sahip oldukları kavram yanılgıları arasında herhangi bir ili?kinin olmadığı tespit edilmi?tir. Bu bulgular ı?ığında kimya öğretmenlerine, kitap yazarlarına ve ileride yapılabilecek bilimsel ara?tırmalara dair öneriler sunulmu?tur.Anahtar Kelimeler: Kavram yanılgısı, kimyasal denge, görü?me tekniği, fenomenoloji
Kimya öğretmenlerinin kimyasal denge konusundaki yanlış kavramaları
Bu çalışmanın amacı kimya öğretmenlerinin kimyasal denge konusunda yanlış kavramalarını tespit etmek ve öğretmenlerin yanlış kavrama düzeyleri ile cinsiyet, mesleki deneyim ve mezun olunan okul türü arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Kimyasal denge konusundaki öğretmenlerin yanlış kavramaları a) reaktifler karıştırıldıktan sonra sistem dengeye gelinceye kadar meydana gelen değişimler, b) dengedeki bir sistemin özellikleri, c) dengeye herhangi bir şekilde etki edildiğinde sistem tekrar dengeye gelinceye kadar oluşan değişimler, d) iki dengenin mukayesesi ve e) denge sabiti olmak üzere beş ana bölümde incelenmiştir. Ayrıca bu araştırmanın evrenini oluşturan öğretmenlerde tespit edilen yanlış kavramalar ile öğretmenlerin cinsiyet, mezun oldukları program türü (Eğitim Fakültesi mezunları, diğer Fakülte mezunları) ve mesleki deneyim (0-5 yıl, 6-10 yıl, 11-15 yıl ve 16 yıl ve üzeri) grupları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığı araştırılmıştır.Bu çalışmanın örneklemini Konya il ve ilçelerinde halen görev yapmakta olan 93 Kimya öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, kimya eğitimiyle ilgili yapılan çalışmalarda tespit edilen kimyasal denge ile ilgili kavram testlerinden de yararlanarak hazırlanan, Kimyasal Denge Kavram Testi (KDKT) kullanıldı. Test Kimyasal Denge konusunu bu çalışmanın amacına uygun bölümler halinde, dengedeki bir sisteme soygaz ve katalizör ilave edilmesi etkilerine de kapsayacak şekilde 63 maddeden oluşan anket formunda hazırlanmıştır. Teste, aynı zamanda, kimyasal denge konusunun genelini kapsayacak şekilde amonyak eldesi ile ilgili açık uçlu bir soru ilave edilmiştir. Veriler, araştırmacı tarafından ortaöğretim kurumları gezilmek suretiyle öğretmenlere bire bir testin uygulanması şeklinde toplanmıştır.Veriler SPSS (Statistical Package for Social Science) bilgisayar programında 0,05 anlamlılık düzeyinde tek faktörlü ANOVA (Analysis of variance) analizi ve t-testi kullanılarak değerlendirilmiştir. Test güvenilirliği iç tutarlılık katsayısı (?=0,88) olarak hesaplanmıştır.Araştırmanın sonunda Konya ili ve ilçesindeki kimya öğretmenlerinde Kimyasal Denge konusunda birçok yanlış kavrama tespit edilmiştir. En yüksek oranda yanlış kavramanın ?ileri ve geri tepkime hızı? konusunda olduğu görülmüştür. Tespit edilen yanlış kavramaların, kimya eğitiminde öğrencilerin başarılarına önemli bir engel oluşturacağı dikkate alınarak, önlenmesi ve giderilmesi için öneriler geliştirilmiştir.
İlköğretim 7. sınıf öğrencilerinin daha gelişmiş zeka alanlarının saptanması ve buna uygun çoklu zeka kuramı etkinlikleri ile öğretim yapılması
Bu çalışmanın amacı bireylerde farklı zeka türlerinin varlığını tespit etmek, ilköğretim 7. sınıf fen ve teknoloji öğrencilerinin atom ve atomik yapı konusundaki başarılarına, öğrendikleri bilgilerin kalıcılığına, tutum ve algılamalarına geleneksel öğretim yöntemine kıyasla Çoklu Zeka Kuramının etkisini araştırmak ve Çoklu Zeka Kuramının fen müfredatı açısından uygulanabilirliğini belirlemektir.Ön test?son test kontrol grup tasarımının kullanıldığı bu çalışma, 2007-2008 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde Ankara ili Elmadağ ilçesi Gümüşpala İlköğretim Okulundaki 7-A (N=30) ve 7-B (N=30) sınıflarında öğrenim gören toplam 60 öğrenciyle haftada 4 ders saati olmak üzere yaklaşık 3 hafta boyunca yürütülmüştür. İlk hafta ön testler ve son haftada ise son testler uygulanmıştır. İki sınıftan rastgele seçilen kontrol grubundaki öğrencilerle geleneksel öğretim yöntemine göre, deney grubundaki öğrencilerle ise Çoklu Zeka Kuramına göre hazırlanmış öğretim etkinlikleri ile dersler işlenmiştir. Her iki gruptaki dersler araştırmacı tarafından yürütülmüş olup, kontrol grubuna ve deney grubuna verilen eğitim 10 ders saati içinde tamamlanmıştır.Çalışmanın başlangıcında, her iki gruptaki öğrencilerin; ön bilgilerini tespit etmek için Ön Bilgi Testi, zihinsel gelişim seviyelerini belirlemek için Mantıksal Düşünme Yeteneği Testi, bilişsel işlem düzeylerini belirlemek için Bilişsel İşlem Beceri Testi, öğrencilerin fene olan tutumlarını, bilim ve bilimi öğrenme yollarını algılamalarını belirlemek için tutum ve algılama anketi ve atom ve atomik yapı konusundaki kavramsal algılamalarını ve beyansal bilgilerini test etmek için Son Test uygulanmıştır. Bilgilerinin kalıcılığını ölçmek için Son Test 1 ay sonra tekrar uygulanmıştır.Çalışma sonucunda elde edilen veriler bilgisayar SPSS 11.5 (Statistical Package for Social Science) programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Hipotezlerin değerlendirilmesinde t-testi ve one way ANOVA (tek yönlü varyans analizi) kullanılmış ve sonuçlar çoğunlukla 0.05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir.Yapılan istatistiksel analizler sonucunda, Çoklu Zeka Kuramına dayalı öğretim etkinliklerinin öğrencilerin atom ve atomik yapı konusundaki başarılarına, öğrendikleri bilgilerin kalıcılığına, fene olan tutum ve bilim ve bilimi öğrenme yollarını algılamalarına anlamlı bir katkı sağladığı görülmüştür. Ayrıca bu istatistiksel bulgular araştırmacının sınıf içi gözlemleriyle de uyumlu bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: fen eğitimi, kimya eğitimi, çoklu zeka kuramı, geleneksel öğretim yöntemi, atom, atomun yapısı
Kimya motivasyon ölçeğinin uyarlanması ve yapı geçerliğinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; ortaöğretim öğrencilerinin kimya öğrenimine yönelikmotivasyonlarını ölçmek için Glynn, Taasoobshirazi ve Brickman (2007) tarafındangeliştirilen Fen Motivasyon Ölçeğinin Kimya Motivasyon Ölçeği şeklinde Türkçeyeuyarlanarak geçerlik ve güvenirlik çalışmasını yapmak ve Türkçeye uyarlanmış olanKimya Motivasyon Ölçeği'nin yapı geçerliliğinin incelenmesi sonucunda elde edilen altboyutlarının orijinal ölçeğin sahip olduğu alt boyutları ile karşılaştırmaktır.Ölçeği İngilizceden Türkçeye üst düzey yabancı dil bilgisine sahip ve kimyaeğitiminde çalışan 4 uzman ayrı ayrı çevirmiştir. Daha sonra elde edilen ölçekprofesyonel tercümanlık yapan bir uzman tarafından tekrar İngilizceye çevrilmiştir.Çeviri sonucu elde edilen ölçek orijinal ölçekle karşılaştırılmış ve üst düzey birbenzerlik elde edilmiştir.Uzmanlarca Türkçeye çevrilen ölçek Milli Eğitim Bakanlığından gerekli izinleralınarak Ankara ilinden rastgele seçilen okullardaki öğrencilere gönüllülük esasınadayanarak ortalama 30 dakika ders süresince uygulanmıştır. Araştırmaya Ankaraivilindeki 8 ilçeden seçilen 2'şer okuldan 9, 10, 11 ve 12. sınıflardan oluşan 1801 öğrencikatılmıştır.Bu araştırmanın yöntemi nicel analiz yöntemlerinden biri olan survey (tarama)modelidir. Uygulanması sonucunda elde edilen veriler SPSS for Windows 15.0 paketprogramı kullanılarak istatistiksel analizlere tabi tutulmuştur.Yapılan analizler sonucunda ölçeğin 5 faktörden oluştuğu belirlenmiştir. Bu faktörlerİçsel Motivasyon, Kişisel İlgi, Öz Yeterlik, Kişisel Sorumluluk ve Değerlendirme Kaygısıdır.Bu ölçek öğrencilerin; kimya dersine motive olurken hangi tür motivasyonel bileşenleridüşünerek ve nasıl adapte olduğunu öğrenmemizde eğitmenlere yardımcı olacaktır.Eğitmenler de, bu motivasyonel bileşenleri bilerek ders programını ona görehazırlayacak, sınıf atmosferini bu yönde geliştirmeye çalışacaktır; derste öğrencilerinyüksek motivasyona sahip olması sonucunda da daha kaliteli bir eğitim verilmişolacaktır.Anahtar Kelimeler: Motivasyon, İçsel Motivasyon, Dışsal Motivasyon, Kişiselİlgi, Değerlendirme Kaygısı, Öz Yeterlik, Kişisel Sorumluluk
Ortaöğretim kimya ders kitaplarında atom teorilerinin sunumunun bilim tarihi ve felsefesi açısından incelenmesi ve öğretmen görüşleri
Bu çalışmanın amacı, kimya ders kitaplarında sunulan atom teorilerinin tarihi ve felsefesi boyutlarını araştırmak ve bu konuyla ilgili öğretmenlerin düşüncelerini öğrenmektir. Çalışmanın diğer bir amacı da ders kitaplarındaki atom teorileri verilirken alternatif teorilerin verilip verilmediğini araştırmak, atom teorilerini öğretmenler öğrencilerine sunarken teorilerin tarihi ve felsefi boyutları hakkındaki düşüncelerini öğrenmektir.Araştırma iki basamakta planlanmıştır. Çalışmanın ilk basamağında Türkiye'deki liselerde kullanılan kimya ders kitaplarının atom teorileri ile ilgili kısımları içerik analizi metoduna göre incelenmiştir. Kimya ders kitaplarındaki atom teorilerinin tarihi ve felsefi boyutlarının nasıl sunulduğunu tespit etmek amacıyla kontrol listeleri hazırlanmıştır. Bu kontrol listelerine göre kitaplar analiz edildi. Çalışmanın ikinci basamağında ise Ankara'da değişik ortaöğretim kurumlarında görev yapan beş kimya öğretmeni ile mülakat yapıldı. Mülakat sonuçları içerik analizi metodu ile analiz edildi.Çalışma sonunda elde edilen bulgular ışığında, kimya ders kitaplarında sunulan atom teorilerinin arzu edilen tarihi ve felsefi boyutlarını yeterince yansıtmadığı söylenebilir. Mülakatlardan elde edilen bilgilere göre, öğretmenlerin atom teorilerinin tarihi ve felsefi boyutlarının öğrenciler için gerekli olduğunu düşündükleri söylenebilir. Bazı öğretmenlere göre öğretim programları ve üniversite giriş sınavları nedeniyle bilim tarihi ve bilim felsefesini sunmak için yeterli zamanları yoktur.
Üniversite öğrencilerinin korozyon konusundaki bilgi düzeylerinin ve tutumlarının öğrenim görülen bölüm açısından incelenmesi
Bu çalıŞma üniversite öğrencilerinin korozyon konusu ile ilgili bilgi düzeylerini vekorozyon konusuna yönelik tutumlarını belirlemek ve öğrenim gördükleri bölümlerin etkisini incelemek amacıyla yapılmı?tır. Araştırmada, öğrencilerin bilgi düzeylerini ve tutumlarınıtespit etmek için araştırmacı tarafından hazırlanan ?Korozyon Başarı Testi? ve ?KorozyonaKarşı Tutum Ölçeği? kullanılmıştır.Araştırma, Survey (tarama) modeline göre düzenlenmiştir. Çalışma 2010?2011öğretim yılının I. Döneminde Sivas ili, Cumhuriyet Üniversitesinde öğrenim gören EğitimFakültesi; Fen Bilgisi Öğretmenliği Anabilim Dalı, Fen Fakültesi; Kimya Anabilim Dalı,Mühendislik Fakültesi; Kimya Mühendisliği ve Metalürji ve Malzeme Mühendisliği AnabilimDalı bölümlerinin birinci ve ikinci öğretimlerinde eğitime devam eden 213 son sınıföğrencisine uygulanmıştır.Verilerin analizinde ölçeklerin ve testlerin geçerlik ve güvenirliğini hesaplamadaSPSS 16.0 paket programı kullanılmış, verilerin betimlenmesinde ortalama ve standart sapma,ilişkisiz grupların karşılaştırılmasında ANOVA testi kullanılmıştır. Testler arasındaki ilişkiiçin Pearson Korelasyon Katsayısı Tekniği kullanılmıştır.Çalışmanın bulgularına göre; araştırmaya katılan üniversite öğrencilerinin korozyonbilgi düzeyleri ve tutumları üniversitede eğitim aldıkları bölümlere göre anlamlı bir ?ekildefarklılık göstermiştir. Ayrıca öğrencilere uygulanan Korozyon Başarı Testi ve KorozyonaKarşı Tutum Ölçeği sonuçları karşılaştırıldığında anlamlı bir şekilde ilişkili olduklarıbulunmuştur.Çalışma sonucunda üniversite öğrencilerinin korozyon konusunda yetersiz olduklarıgörülmüştür. Korozyon günümüzün ve geleceğimizin önemli problemleri arasında yeralmaktadır ve bu konu hakkında bilgi sahibi olmak fen alanlarından birinde öğrenim görenöğrencilerden beklenen bir durum olmalıdır. Bu sayede toplum bilinci artacak ve korozyonakarşı alınan önlemler daha etkili olabilecektir.Anahtar Kelimeler: Korozyon, Korozyon Eğitimi, Üniversitelerde Korozyon Eğitimi
Öğretmenlerin elektrokimya konusundaki kavram yanılgılarının belirlenmesi ve öğretmen adaylarının elektrokimya konusundaki başarılarına öğretim yönteminin etkisi
Pek çok araştırmacı tarafından elektrokimya, kimyanın öğrenilmesi en zor konuları arasında gösterilmektedir. Bununla birlikte elektrokimyasal kavramlar, gündelik hayatımızın vazgeçilmez unsurları olan piller, akümülatörler gibi ayrıca çeşitli metal parçalardaki paslanma olayında görülen yükseltgenme olayı gibi sıkça karşılaştığımız kavramlardır. Dolayısıyla gündelik hayatımızın vazgeçilmez unsurları olan bu kavramların öğrencilerin ve öğretmenlerin zihinlerinde doğru bir şekilde yerleşmesini sağlamak önemli bir olgudur.Özellikle son yıllarda eğitim yaklaşımlarındaki değişim kimya derslerinde uygulanan yöntemlerin gözden geçirilmesine neden olmuştur. Öğrencinin, öğrenmenin merkezine alındığı yöntemlerin temelinde `Her bireyin öğrenmesi kendine özgüdür. Öğrenme ise ön bilgilerin üzerine yeni bilgilerin inşa edilmesi ile olur.' fikrinin bulunduğu söylenebilir. Bu nedenle kimya derslerinde öğrencilerin öğrenmelerini kolaylaştıracak ve öğrenciyi öğrenmenin merkezine alacak yeni öğrenme ve öğretme yöntemleri uygulanmalıdır.Bu yöntemlerden biri olan rol oynama öğretim (role play) yönteminin, her ne kadar bazı kimya kavramlarının öğretilmesinde kullanılmasında karşılaşsak da henüz kimya eğitimine girdiği pek söylenemez. Dolayısıyla elektrokimya kavramlarının öğretilmesine etkisinin araştırılmasında yarar vardır. Rol oynama öğretim yöntemi, farklı olay, durum, olgu veya kavramların hareketlerle ortaya konulması olarak tek bir cümle ile ifade edilecek olursa, öğrencilerin soyut olan kavramları zihinde canlandırmalarına katkı sağladığı söylenebilir. Bu bakımdan eğitimdeki önemi de daha belirgin hâle gelmektedir.Bu çalışmanın amacı, MEB okullarında görev yapan öğretmenlerin elektrokimya kavramlarını öğretirken yaşadıkları sorunları ve sahip oldukları kavram yanılgılarını belirlemek ve ön bilgileri, mantıksal düşünme yetenekleri, uzaysal düşünme yetenekleri, kimyaya karşı tutum ve algılamaları kontrol altına alındığında öğretmen adaylarının elektrokimya konusundaki başarılarına rol oynama öğretim yönteminin etkisini bilgisayar destekli 5E öğretim yöntemi ve geleneksel öğretim ile karşılaştırarak araştırmaktır.Bu amaçla, Millî Eğitim Bakanlığı Ankara İl Millî Eğitim Müdürlüğü bünyesinde çeşitli okullarda görev yapan bir grup kimya öğretmenine elektrokimya kavram testi uygulanmış ve üç öğretmenle mülakat yapılmıştır. Ayrıca, 2005-2006 Öğretim yılında Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği Anabilim Dalı'nda öğrenim gören toplam üç şubede 123 1. sınıf öğrencisi ile deneysel çalışma yapılmıştır. Bu şubelerden biri kontrol grubu, diğer ikisi ise deneysel grup olarak tanımlanmıştır. Örneklemin yaş ortalaması 18,75 olup, uygulamaya başlamadan önce öğrencilerin tamamı geleneksel öğretim ile öğrenim görmüşlerdir. Uygulamadan önce ön bilgilerini, mantıksal düşünme yeteneklerini, uzaysal düşünme yeteneklerini ve kimyaya karşı tutum ve algılamalarını kontrol altına almak için elektrokimya başarı testi, mantıksal düşünme yetenek testi, zihinsel döndürme testi, kimyaya karşı tutum ve algılama testi uygulanmış ve uygulama sonrasında elektrokimya başarı testi tekrar uygulanmıştır. Testlerden elde edilen verilerin değerlendirilmesinde ANCOVA analizi kullanılmıştır.Çalışma sonunda, görev yapmakta olan kimya öğretmenlerinde elektrokimya konuları ile ilgili çeşitli kavram yanılgıları belirlenmiştir. Bununla birlikte yapılandırıcı öğrenme teorisine dayanan rol oynama yöntemi ile öğrenim gören öğrencilerin elektrokimya konusundaki başarı testinden aldıkları puanların ortalamasının geleneksel öğretim ve bilgisayar destekli 5E öğretim yöntemine göre öğrenim gören öğrencilerin ortalamasından anlamlı olarak daha iyi olduğu görülmüştür. Dolayısıyla kavramları daha iyi şekilde ilişkilendirdikleri ve anlamlı öğrenmeyi daha çok gerçekleştirdikleri sonuçlarına ulaşılmıştır.
Maddenin değişimi ve tanınması ünitesinde bulunan konularla ilgili etkinliklerin, gösteri deneyi ve grup deneyi halinde uygulanmasının ilköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin akademik başarısına etkisi
Bu çalışmada Maddenin Değişimi ve Tanınması Ünitesinde bulunan konularla ilgili etkinliklerin, gösteri deneyi ve grup deneyi halinde uygulanmasının ilköğretim 5. sınıf öğrencilerinin akademik başarısına etkisi araştırıldı.Araştırma, Ankara'nın Polatlı ilçesi'ndeki Yavuz Selim İlköğretim Okulu iki 5. sınıf şubesinde, toplam 62 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirildi. Çalışma, 2008-2009 öğretim yılı l. yarıyıl döneminde uygulandı. Çalışmanın başlangıcında her iki sınıfa da madde konusuyla ilgili ön bilgilerini saptamak için Maddenin Değişimi ve Tanınması Kavram Testi, ön test olarak uygulandı. Bu testin uygulanmasındaki amaç; araştırma kapsamındaki öğrenciler arasında testlerin ölçtükleri nitelikler açısından fark olup olmadığını tespit etmektir.Maddenin Değişimi ve Tanınması Ünitesinin öğretiminde, aktivitelerin gösteri deneyi olarak uygulandığı sınıf kontrol grubu, aktivitelerin gruplar halinde uygulandığı sınıf deney grubu olarak alındı. Maddenin Değişimi ve Tanınması Kavram Testi, ünitenin öğretiminden sonra her iki gruba son test olarak uygulandı.Araştırmanın sonucunda elde edilen veriler, SPSS (Statistical Package for Social Science) bilgisayar programı kullanılarak değerlendirildi. Araştırmanın hipotezleri; t testi kullanılarak test edildi. Sonuçların değerlendirilmesi 0,05 anlamlılık düzeyinde yapıldı. Araştırma sonucunda; gruplar halinde etkinliklerin yapıldığı deney grubundaki öğrencilerin ünite ile ilgili başarılarının, aktivitelerin gösteri deneyi olarak yapıldığı kontrol grubundaki öğrencilere göre daha yüksek ve istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu görüldü. Ayrıca aktivitelerin grup çalışması olarak yapıldığı sınıftaki öğrencilerin, Fen ve Teknoloji dersine karşı olan ilgilerinin, kontrol grubundaki öğrencilere göre daha pozitif olduğu araştırmacı tarafından gözlendi.Anahtar Kelimeler: Grup deneyi, gösteri(demonstrasyon) deneyi, maddenin değişimi ve tanınması, fen ve teknoloji eğitimi.
Fen müfredatlarındaki yeni yönelimler ışığında öğretmen eğitimi: Sorgulayıcı-araştırma odaklı kimya öğretimi
Bu çalışmanın ilk amacı Türkiye'deki fen (kimya) alanı öğretmenlerinin sorgulayıcı-araştırma pedagojisini sınıflarında uygulamalarını desteklemek üzere hizmetiçi ve hizmet öncesi eğitime yönelik olarak ?kimya öğretmeni ve öğretmen adayları için sorgulayıcı-araştırmaya dayalı mesleki gelişim çalışma atölyesi? geliştirmektir. İkinci amacı ise geliştirilen atölyenin kimya öğretmen adayları üzerinde ?kimya öğretimi özyeterlik inançları, bilimsel süreç becerileri, bilimsel bilginin doğası ile ilgili anlayışları, fen öğretimi tutumları, kimya öğrenimi ve öğretimi hakkındaki anlayışları, öğretmen olarak rollerindeki değişimi algılayışları, sorgulayıcı-araştırma pedagojisine yönelik inançları? açısından etkilerini ve sorgulayıcı-araştırmaya dayalı mesleki gelişim atölyesi hakkındaki düşüncelerini araştırmaktır.Araştırmanın örneklemini Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Kimya Eğitimi Anabilim Dalı'nda 2006-2007 öğretim yılında 5. sınıfta öğrenim gören 20 öğretmen adayı oluşturmaktadır.Araştırmada kantitatif (nicel) ve kalitatif (nitel) araştırmanın karışımı bir metodoloji (mixed-methodology) kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmına ilişkin olarak deneysel desenlerden tek-grup öntest-sontest tasarımı kullanılarak Bilimsel İşlem Beceri Testi (BİBT), Bilimsel Bilginin Doğası Ölçeği (BBDÖ), Kimya Öğretmen Adayları Özyeterlik İnanç Ölçeği (KÖİÖ), Fen Öğretimi Tutum Ölçeği (FÖTÖ) uygulanmıştır. Araştırmanın nitel kısmına yönelik olarak da katılımcı öğretmen adaylarının durum çalışmalarından elde edilen veriler kalitatif olarak incelenmiştir. Bu amaçla mülakatlar ve öğretmen adaylarından sağlanan yazılı dökümanlar (katılımcı günlükleri, yazılı ödevler) kullanılmıştır.Araştırmada geliştirilen ?kimya öğretmeni ve öğretmen adayları için sorgulayıcı-araştırmaya dayalı mesleki gelişim çalışma atölyesi? literatüre dayanarak 7 bölümden oluşturulmuştur. Bu bölümler sırasıyla şöyledir:1. Bölüm: Aktivitelerle Sorgulayıcı-Araştırma2. Bölüm: Sorgulayıcı-Araştırma Nedir?3. Bölüm: Sorgulayıcı-Araştırmayı Destekleyen Model ve Stratejiler4. Bölüm: Sorgulayıcı-Araştırmada Bilimsel Süreç Becerileri5. Bölüm: Sorgulayıcı-Araştırmada Soru Sorma6. Bölüm: Sorgulayıcı-Araştırmanın Uygulanmasına Yönelik Yanlış Anlayışlar7. Bölüm: Sorgulayıcı-Araştırmaya İlişkin Deneyim ve Görüş PaylaşımıGeliştirilen sorgulayıcı-araştırmaya dayalı çalışma atölyesinin uygulanması haftada 3 saatlik oturumlar halinde 10 hafta süreyle yürütülmüştür.Çalışmadan elde edilen verilerin kantitatif analizleri için SPSS (Statistical Package for the Social Science) ve Microsoft Office Excel bilgisayar programları kullanılarken kalitatif analizler için ise Hyperresearch Programı kullanılmıştır.Yapılan istatistiksel analizler, geliştirilen sorgulayıcı-araştırmaya dayalı çalışma atölyesinin kimya öğretmen adayları üzerinde ?kimya öğretimi özyeterlik inançları, bilimsel süreç becerileri, bilimsel bilginin doğası ile ilgili anlayışları, fen öğretimi tutumları? açısından anlamlı ve pozitif bir etkisinin olduğunu ortaya koymuştur.Nitel analizlerden elde edilen bulgularda ise öğretmen adaylarının sorgulayıcı-araştırmaya dayalı mesleki gelişim çalışma atölyesine katılımlarından sonra kimya öğretimi ve öğrenimi ile ilgili anlayışlarında ?geleneksel öğretimden yapılandırıcı öğretime? doğru bir anlayış değişimi yaşadıklarını ortaya koymuştur. Öğretmen adaylarının öğretmen olarak rollerindeki değişime yönelik olarak ise ?geleneksel öğretmenden yapılandırıcı öğretmene? doğru bir algılamaya gittikleri tespit edilmiştir. Çalışmanın bulguları, sorgulayıcı-araştırma pedagojisine ilişkin öğretmen adayları tarafından oluşturulan inançların ise daha çok öğrencinin kazanımlarına yönelik olduğunu ortaya koymuştur. Öğretmen adaylarının sorgulayıcı-araştırmaya dayalı mesleki gelişim atölyesi hakkındaki düşüncelerine yönelik elde edilen bulgularda ise atölyenin yapısına ve kazançlarına ilişkin olumlu düşünceler ortaya koydukları tespit edilmiştir.