Çini sanatı

Bu konu başlığı altında 74 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kubad Abad Sarayı çinilerindeki hayvan betimlemelerinin seramik yüzeylerde yorumlamaları

İnsanoğlu sosyal bir varlık olarak ilk çağdan bu güne kadar yaşamını toplu olarak sürdürmüştür. Barınma konusunda mağaradan çadıra, toprak barınaklardan saraylara geçişlerdeki zaman yolculuğunda göç hareketleri ile her topraktan farklı kültürler edinerek yürümüştür. Yerleşik hayatla beraber çadır kültürü sonlanıp yerini kalıcı eserlere bırakmıştır.Orta Asya bozkırlarından çeşitli sebeplerle göç etmek zorunda kalan Türk boyları da her insan topluluğu gibi devlet edinme politikası güderek sahip oldukları topraklarda büyüyüp güçlenerek hanlar, hamamlar, kervansaraylar, ibadethaneler, saraylar gibi eserler vermişlerdir.1071 yılında sultan Alparslan'ın komutasında kazanılan Malazgirt Savaşıyla kapılarını Türklere açan Anadolu toprakları, halen Selçuklulardan kalan birçok kültür mirasıyla Türk tarihini belgelemektedir. Alaaddin Keykubad döneminde en parlak zamanlarını yaşayan Anadolu Selçukluları tarihsel süreç içerisinde edindikleri farklı kültür birikimlerini bir araya getirerek Türk kültürünü ve buna bağlı olarak Türk sanatını zirveye taşımışlardır. Mimari alanda eşsiz eserlerin ortaya çıktığı bu dönemde özellikle saray ve köşkler taş, tuğla, ahşap ve çini süslemelerle kendini göstermektedir. Farklı kültür birikimleri neticesinde oluşan Anadolu Selçuklu sanatı İslam dinini bünyesinde ortak bir öğe olarak taşımaktadır. Anadolu Selçuklu sanatının Büyük Selçuklu sanatından biçim ve form olarak farklı öğeler taşımasının nedeni ise Bizans kültürünün etkileridir.Selçuklu saray ve köşklerinde kullanılan mimari çiniler Selçukluların çini sanatına verdikleri önemi ve bu alandaki gelişimlerini göstermektedir. Konya II. Kılıçarslan Köşkü, Keykubadiye Sarayı, Alanya Sarayı, Aspendos Köşkü ve Kubad Abad Sarayı bu çinilerle bezenmiş saraylardan sadece birkaçıdır.Kubad Abad Sarayı Aladdin Keykubad'ın Antalya- Alanya seferi sırasında (1235-1236) inşaa ettirdiği bir saraydır. Külliye halinde düzenlenen sarayın mimarı ünlü vezir Sadettin Köpek olarak bilinmektedir. İrili ufaklı on altı yapıdan oluşan saray Büyük Saray, Küçük Saray ve Kız Kalesi olarak üç bölümde incelenmektedir. 1949 yılında Konya müze müdürü M. Zeki Oral tarafından bulunan saray külliyesi 1965-1966 yıllarında Prof. Dr. Otto Dorn tarafından yürütülen kazı ve araştırmalarla gün ışığına çıkarılmıştır. Yıkıntı ve temel kalıntıları halinde bulunan Kubad Abad Sarayı 1980 yılından itibaren Prof. Dr. Rüçhan Arık tarafından yapılan ve halen devam eden kazılarla toprak altından çıkarılarak Türk Sanatındaki yerini almaktadır. Kazılarda çini sanatının Selçuklular tarafından benimsendiği ve ustalıkla üretilerek saray duvarlarına döşendiği tesbit edilmiştir. Sekiz köşeli yıldız ve haç biçimli çini levhaların geçmeler halinde bir araya getirilmesiyle oluşturulan düzenlemeler sıraltı ve lüster tekniğinde çalışılmıştır. Süsleme olarak bitkisel, figüratif, geometrik ve yazı unsurlarını bünyesinde barındıran bu çiniler Turkuaz, mangan, kobalt mavisi, siyah gibi renklerle boyanmıştır.Hayvan figürlerinin yoğunlukla kullanıldığı çinilerde Orta Asya tasvir sanatının izleri görülmektedir. At, eşek, köpek, kurt, aslan, tavus kuşu, kartal gibi farklı türden hayvanlar ile birçok av hayvanı bazen yalnız başına bazen de mücadele halinde iken resimlenmiştir. Hayvan figürlerinin yanı sıra, bitkisel öğeler, geometrik biçimler, insan figürleri ve yazı karakterleride çinilerde süsleme unsuru olarak bir arada kullanılmıştır. Kullanıldığı dönemde av partilerinin verildiği ve eğlencelerin düzenlendiği sarayların duvarlarını bezeyen çinilerdeki hayvan figürlerinin hareket ve üslup özellikleri o dönem sanatçılarının gözlem gücünün ve üstün yorumlamalarının göstergesidir.Kubad Abad Sarayının çinilerinde süsleme unsuru olarak yer alan ve Asya kültürünün etkilendiği Şaman inancına göre tılsımlı olduklarına inanılarak birbirinden farklı anlamlar yüklenen ayrı türlerdeki hayvan figürlerinde dikkat çeken stilizasyonlar, hareketlerdeki dinamiklik, estetik, soyut düşünceler ve tasarım gücü uygulamalar bölümüne esin kaynağı olmuştur. Anadolu Selçuklularının kültürler arası yolculuklarında edindikleri sanat dallarından biri olan çini sanatının figüratif ve teknik özelliklerinin günümüz seramik sanatında farklı biçim ve tekniklerle yorumlanarak sanat severlere sunulması suretiyle Anadolu Selçuklu çinilerindeki hayvan betimlemelerinin detaylı incelenişi ve kuşaklara aktarılışı bu çalışmanın temel hedefi olmuştur.Anahtar Kelimeler: Seramik, Pano, Çini, Saray, Kubad Abad, Figür, Hayvan

Hayvan figürleriKubad-Abad SarayıSeramik sanatı+2
Yavuz Deniz
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

15. ve 16. yy İznik çini motifleri ve linol baskı resim tekniği ile yorumlanması

Bu araştırma 15. ve 16. yüzyıllarda İznik çini motiflerinin linol baskı resim tekniği ile uygulamaları ve plastik açıdan analizlerini içermektedir. Tarihsel süreçte İznik çini motifleri sadece çini sanatında degil, aynı zamanda taş işçiliğinde, ahşap işçiliğinde, kumaşlarda, kitap süslemeciliğinde, ebru sanatında, halı ve kilim desenleri üzerinde, günümüze yaklaştıkça da küçük ev eşyalarında sıkça kullanılmıştır. Günümüzde de geleneksel motiflerden beslenerek, bu motifleri özgün tasarımlarla farklı alanlarda uygulama arayışları devam etmektedir. Tarama modelinde desenlenen bu araştırma 15. ve 16. yy İznik çini motiflerinin kuramsal çerçevede incelenmesi ve 10 adet linol baskı uygulaması ve bu uygulamaların analizleri ile sınırlıdır. Çini motiflerinin linol baskı tekniğinde uygulanabilirliği üzerine yapılan denemelerde, kolaj tekniği ile tasarlanan kompozisyonlar renkli olarak basılmıştır. Bu araştırma çini motiflerinin linol baskı tekniği ile de uygulanabilirliğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: İznik Çini Sanatı, İznik Çini Motifleri, Linol Baskı Resim Tekniği.

15. yüzyıl16. yüzyılBaskı+6
Aylin Alkan
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çini desen tasarımı için bilgisayar ortamında grafik modülleri geliştirilmesi

Grafik tasarımların bilgisayar ortamında yapılması hem zamansal hem de maddi anlamda maliyeti düşürmektedir. Son yıllarda bilgisayar teknolojilerinin de gelişmesi ile birlikte bilgisayar ortamında tasarım kavramı bir hayli gelişmiştir.Geleneksel sanatlarımızdan olan çini tasarımı için şimdiye kadar bilgisayar ortamında klasik desenler ile tasarıma olanak sağlayan bir çalışma yapılmamıştır. Tez kapsamında yeni yazılım teknolojilerini kullanarak çini desenlerinin bilgisayar ortamında yapılabilmesine olanak sağlayan bir resim işleme yazılımı geliştirilmesi ve onun kullandığı teknolojiler araştırıldı. Yazılım .NET teknolojilerinden GDI+ kullanıldı. GDI+ ın yazılım içerisinde kullanılan özellikleri GDI+ özellikleri bölümünde detaylandırıldı. Gerekli bilgileri açıklandıktan sonra yazılım ile ilgili detaylar ortaya konuldu.Sonuç olarak geliştirilen yazılım eğitim amaçlı yada ticari olarak kullanılabilecek bir ürün olarak değerlendirilebilir. Açık kaynak kodlu olması sebebi ile ihtiyaçlara göre geliştirilerek kullanılabilecektir.

Bilgisayar destekli tasarımBilgisayar destekli üretimGrafik programlama+3
Muhammet Emre Söylemez
Kütahya Dumlupınar University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Osmanlı çini motiflerinden lale motifinin logolarda kullanımı ve DPÜSEM örneği

Bir marka olmak için işletme veya kurum kendini diğer markalardan ayıran bir görsel kimliğe sahip olmalıdır. Kurum kimliği unsurlarından biri olan logolar ise kurum ya da markanın görünen gücü olarak tanımlanabilir. Bu güç, kurum ya da markanın müşteriye verdiği güvencenin bir göstergesidir. Bu gücü elde etmek için tasarımcılar çok özgün tasarımlar ve kalıcı olan logolar tasarlayarak markayı ön plana çıkartıp daha etkili hale getirmek zorundadırlar. Bu çalışmada lale motifinin güçlü bir marka görsel kimliği oluşturup oluşturamayacağı incelenmiştir. Günümüzde Osmanlı dönemi geleneksel Türk Sanatları hemen hemen her yerde göze çarpmaktadır. Osmanlı sanatının varlığı ve önemi dünyanın her yerinde bilinmektedir. Bu kültür değerini yaşatmak yeni neslin tasarımcıları olan bizlere düşmektedir. Markaların görsel kimliğini kurumsal bir yapıya kavuşturan biz tasarımcılar Osmanlı lale motifini yeni nesil tasarımlara yansıtarak yaşatmalı yeni bu sanat değerlerini kaynak olarak kullanmalıyız. Grafik tasarımcılar tasarımlarını özgün kendine has üsluplarını kullanarak genellikle markanın amacı, misyonu ve hedefleri konusunda araştırmalar yaptıktan sonra tasarlamaktadırlar. Tabi ki bir marka için tasarlanacak logo fizibilite çalışması doğrultusunda ona uygun olan karakterde yapılmalıdır. Ancak çok ünlü markaların görsel kimlikleri bazen çok farklı çıkış noktaları kullanılarak tasarlanmaktadır. Bu doğrultuda lale motifi ile bir marka logosu tasarlarken markanın bir sanat işi ya da ona yakın bir iş yapılmasına gerek yoktur. Bu çalışmanın uygulama aşamasında Dumlupınar Üniversitesine bağlı DPÜSEM'in logo tasarımında lale motifli desenler kullanarak logo kurumsal kimlik tasarımının ilk basamağının gerçekleştirilebileceği kanıtlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Logo, Marka, Çini Motifi, Lale.

Dumlupınar ÜniversitesiEl sanatlarıLale+8
Hüseyin Ocak
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kütahya'da bulunan çini satış mağazalarındaki ürün teşhirinin pazarlama uzmanları, tüketici görüşleri ve grafik tasarım ilkelerine göre değerlendirilmesi

Geçmişten günümüze kadar Kütahya için önemli olan çinicilik yüklenmiş olduğu sanatsal değerler yanında; ekonomik, sosyal ve kültürel değerlerle de ön plana çıkmıştır. Çok eski çağlardan beri süregelen çinicilik Kütahya halkının önemli bir geçim kaynağı olmuştur.Bu araştırmada; Kütahya çinilerinin pazarının oluşmasında bir bölüm olan mağazacılıkta, ürünlerin teşhiri yapılırken sunumların ve mağazaların atmosferi incelenmiştir. Ancak Kütahya'daki çini satış mağazalarında ürünlerin teşhirine dikkat edilmediği kaynak tarama yöntemi ile nitel yöntemlerden ve bu alanda tüketici ve uzman kişilerle yapılan görüşme tekniği ile belirlenmiştir. Bu kapsamda tüketici ve uzman kişilere yöneltilen sorular ile mevcut çini satış mağazalarının durumları grafik tasarım ilişkisi ile incelenmiş, ürün teşhirlerinin grafik tasarım ile ilişkilendirilerek yapılmadığı görülmüştür.Sonuç olarak, tüketici ve uzmanların görüşlerine yer verilerek çini satış mağazalarının mevcut durumlarının iyileştirilmesine yönelik yorumlamalarla birlikte, ürün teşhirinin grafik tasarım ile ilişkisinin iyileştirilmesi ile doğabilecek kazanımlar ortaya konulmuştur. Ürün teşhirlerinin grafik tasarım ilişkisinde iyileştirmeler yapılırsa ekonomik, sosyal, kültürel kazançlar sağlayabileceği belirtilmiştir.Anahtar Kelimeler: Çini Satış Mağazaları, Grafik Tasarım, Kütahya, Ürün Teşhiri.

Grafik tasarımıKütahyaPazarlama+8
Ezgi Zorlu
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kütahya çini sanatına yön veren tasarımcı ve ustalar ile Kütahya'daki çini sanatının gelişiminin değerlendirilmesi

Bu araştırmada Kütahya Çini Sanatının tarihsel gelişim süreci ve Kütahya Çini Sanatına yön veren tasarımcı ve ustalar kuramsal bir çerçevede incelenmiştir. Ayrıca tasarımları ile Kütahya Çini Sanatı'nda önemli yere sahip olan sanatçılara ilişkin bilgiler toplanmış ve ulaşılabilinen sanatçılarla görüşmeler yapılarak Çini Sanatı ile ilgili görüşlerinden yararlanılmıştır.Araştırmanın birinci bölümünde, Kütahya Çini Sanatının tarihsel gelişimine ve konuya uygun görsellere yer verilmiştir. Araştırmanın birinci bölümündeki veriler kaynak taraması yapılarak toplanmıştır.Araştırmanın ikinci bölümünde, Kütahya Çini Sanatına yön veren tasarımcılara ve ulaşılabilinen eserlerine yer verilmiştir. Kütahya Çini Sanatında önemli bir yere sahip olan ve ulaşılabilinen 19 sanatçı örneklem olarak belirlenmiş ve görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Kütahya Çini Sanatı ve Kütahya Çini Sanatına yön veren tasarımcılar araştırma konusunun sınırlılığındadır. Bu bölümdeki veriler, yarı yapılandırılmış sorularla yapılan görüşmeler ile toplanmıştır.Kütahya çiniciliğinin eskiye oranla geliştiği ve standartlaşmaya gittiği fakat tasarım sorunlarının devam ettiği görülmektedir. Elde edilen sonuçlara göre öneriler de bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Kütahya Çini Sanatı, Çini Tasarımcıları, Form, Desen.

BiçimDesenKütahya+5
Aslı Oflaz
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çini sanatında 16.yy saz yolu üslubu ve özgün uygulamalar

Tezyini sanatının önemli ekollerinden biri olan "saz yolu üslubu" II. Beyazıt döneminden başlamış, Kanuni Sultan Süleyman devrine kadar devamlılığını sürdürmüştür. Osmanlı saray nakkaş hanesinin baş nakkaşı olan Şah Kulu tezyini Türk sanatına "saz üslubunu" getirmiştir. 16.yy ilk yarısı ve 17.yy ortalarına kadar üretilmiş desenlerde, sivri uçlu, kıvrık hançer yapraklar, hatai çeşitleri ve natüralist hayvan figürleri, efsanevi hayvanlar ve mitolojik imgeler (peri, melek) vb. gibi olduğu bilinmektedir. Şah Kul'unun eserlerinde ise birbiri içine geçmiş tam desenler yer almaktadır. Motiflerin farklı boyama yöntemi ile belirginleştiği bilinmektedir. Osmanlı döneminde bulunan saz üslubu bezemeleri, Topkapı Sarayı Sünnet Odası, Rüstem Paşa camii gibi mekânlarda örnekleri yer almaktadır. Bu çalışmada, 16.yy saz yolu üslubu ve kullanılan motifler özgün tasarımlarda uygulanmıştır. Bu tasarımların daha önce uygulanmamış olması, çalışmanın özgünlüğünü arttırmaktadır. Tezin birinci bölümünde çini tanımı ve tarihçesi, erken Osmanlı dönemi mavi beyaz üslup incelenmiştir. İkinci bölümde ise Şah Kulu' nun hayatı ve saz üslubu anlatılmıştır. Üçüncü bölümde ise 16. yy saz üslubu ve özgün uygulamalara yer verilmektedir. 16. yy çini sanatında ve saz yoluna dair çalışmaların incelenmesi ile döneme ait motiflerden yararlanılarak gerçekleştirilen özgün tasarımlar oluşturulmuştur. Yapılan özgün tasarımlarda çini sanatında kullanılan malzemeler kullanılmıştır. Türk desenlerinde önemli görevi olan bu üslubun özgün tasarımlarda yeni uygulamalara dönüştürülmesi açışından Türk çini sanatının devamlılığı bakımından önemli görülmektedir.

16. yüzyılSaz üslubuTürk el sanatları+3
Bahar Maş
Kırşehir Ahi Evran University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kubadabad Saray çinilerindeki betisel anlatıların Sgraffitto Tekniği ile seramik yüzeylerde uygulanması

Bu çalışmaya konu olan Kubadabad Sarayı, Anadolu Selçuklu döneminden kalma en önemli kültürel miraslardan biridir. Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından 1219-1237 yılları arasında Konya ilinin Beyşehir ilçesinde inşa ettirilen saray yirmi bir binadan oluşmaktadır. Bu kompleksin iç duvar süslemelerinde kullanılan çiniler ilginç Şekil üsluplarıyla Anadolu Selçuklu sanat dünyasını yansıtan en zengin örneklerden oluşmaktadır. Günümüzde yalnızca birkaç duvar kalıntısına ulaşılabilen saray kazılarında ortaya çıkarılan klasik arabesk desenli çiniler sekiz köşeli yıldızlar ve bunları birbirine bağlayan haç şekillidir. Yüzey bezemelerinde yazı, hayvan ve insan figürleri, geometrik ve bitkisel motiflerin yanı sıra insan başına sahip varlıklar da kullanılmıştır. Sgraffito tekniği, seramik ürünlere uygulanan ve süsleme yöntemlerinden en fazla kullanılanlardandır. Neredeyse seramik sanatı kadar eski bir tarihe sahip olan bu teknik, seramik sanatının gelişimine paralel olarak dünyanın birçok bölgesinde kullanılmış ve geliştirilmiştir. Günümüzde halen yaygın olarak kullanılan sgraffito tekniğinde astar yerine seramik boyalar kullanılmaktadır. Bu çalışmada, Anadolu Selçuklu döneminin desen zenginliğini yansıtan Kubadabad Sarayı çinileri, sgraffito tekniği ile seramik yüzeylere uygulanmıştır. Dönemin çinilerinden farklı olarak beyaz seramik çamurunun elle şekillendirme veya alçı kalıba döküm yöntemleriyle 950 oC'ta yapıldığı çalışmalar sonucunda ortaya çıkarılan 27 eserin, günümüz seramik sanatı estetik anlayışına katkı sağlaması amaçlanmıştır.

FigürKubad-Abad SarayıSeramik sanatı+6
Ayşe Denizli Tüzün
Kırşehir Ahi Evran University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Günümüz Kütahya çiniciliğinde Çini sanatçısı Mehmet Koçer

Bu araştırmada Günümüz Kütahya çiniciliğinin önemli isimlerinden olan Mehmet Koçer 'in hayatı ve Kütahya çiniciliğine katkıları incelenmiştir. Ayrıca Mehmet Koçer'in eserleri İznik çinilerinin kompozisyon özellikleri bakımından incelenmiştir. Mehmet Koçer kendine has üslubuyla geliştirdiği eserleri ve eğitimci kimliği ile Kütahya çini sanatının geliştirilmesine önemli katkılar sunmuştur. Koçer, eserlerinde geleneksel çizgileri koruyup geliştirerek özgünlüğü yakalamıştır. Bu nedenle Günümüz Kütahya çini sanatında önemli bir yere sahiptir.

Koçer, MehmetKütahyaKütahya çinileri+3
Ayşe Sema Bardak
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İnebolu Tevfikiye Camii çinileri

Türk sanat tarihinde önemli bir yeri olan çini sanatının ilk örneklerine Uygurlar döneminde rastlamaktayız. Gelişen süreçte ise İslamiyetin kabulüyle birlikte Karahanlılar, Gazneliler, Harzemşahlar, Büyük Selçuklular, Anadolu Selçukluları, Anadolu Beylikleri, İlhanlılar, Timurlular, Akkoyunlular, Karakoyunlular ve Osmanlılar çiniyi kullanmışlardır. Osmanlı döneminde bu sanat pek çok teknikle daha da geliştirilerek günümüze kadar devam ettirilmiştir. Kastamonu'nun İnebolu ilçesindeki Tevfikiye Camii çinileri de Osmanlının son dönemlerinde yapılan ancak Erken Devir Osmanlı üslubunun izlerini taşıyan önemli eserler arasındadır. Tevfikiye Camii çinileri, son dönem Osmanlı yapılarına çini eserleriyle damga vuran Kütahyalı ünlü çini ustası Hafız Mehmed Emin Efendi'nin bugüne kadar bilinmeyen bir eseri olduğu tez çalışması kapsamında ulaşılan en önemli bulgudur. Orijinalini 1432 yılında Sultan II. Murat'ın yaptırdığı ve İstanbul Çinili Köşk'te sergilenen Karamanoğlu İbrahim Bey İmareti mihrabının kopyalarının bugüne kadar dört farklı ibadethanede yapıldığı biliniyordu. Tevfikiye Camii'ndeki çinili mihrap da yapılan incelemelerde önceki kopyalarıyla karşılaştırılmış ve söz konusu camii çinilerinin de sanatkârının Hafız M. Emin Efendi olduğu tespit edilmiştir. İnebolu Tevfikiye Camii'nin tek tek yapılan çini analizleri son dönem Osmanlı izlerini taşımasının yanı sıra önemli bir sanatçının eseri olduğunun belgelerini de sunmaktadır.

CamilerKastamonu-İneboluMehmed Emin Efendi+5
Harun Agâh Altay
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Avanos çiniciliğinin incelenmesi

Araştırmanın amacı, Avanos yöresinde bulunan çini ürünlerini yerinde incelenerek, kullanım alanları, çini yapımında kullanılan araç-gereçleri, kullanılan renkleri, teknik özellikleri, desen özellikleri, kompozisyon özellikleri, üretimi ve değerlendirilmesi, pazarlanmasında yaşanılan sıkıntıları, yöredeki çinicilik sanatının gelişimini ve Türkiye?nin diğer yörelerinde yapılan çinicilik sanatı ile Avanos yöresinde yapılan çinicilik sanatı aralarındaki farklara dair bilgilerin ortaya konulması ve belgelenmesidir.Bu araştırmada survey (tarama) yöntemi kullanılmıştır. Konu ile ilgili yazılı kaynaklar incelenerek yararlanılmıştır.Araştırma evreni Nevşehir ili Avanos ilçesinde bulunana çini üretim atölyelerinden oluşmaktadır. Avanos `ta çini yapan ustalardan tesadüfî yöntemle seçilen 30 usta ve 100 adet çini çalışmaları örneklem olarak alınmıştır.Araştırmada verilerin toplanması amacıyla uzman görüşleri alınarak 25 soruluk bir anket formu düzenlenmiş ve 25 kişiye uygulanmıştır. Anket formu ile çini sanatıyla ilgilenen kişilerin; kişisel bilgilerini, mesleki özelliklerini, çini yapımında kullanılan araç-gereçleri, çini üretiminde kullanılan teknikleri, çini yapımında kullanılan desen ve renk özellikleri, çini üretimi ve değerlendirilmesi, çini ürünlerinin pazarlama alanı ve çinicilik sanatının yöredeki gelişimi ile ilgili sorulara cevap aranmıştır. Anketlerin sonuçları frekans (f) ve yüzde (%) dağılımları ile tablolaştırılmış ve yorumlanmıştır. ivTesadüfî yöntemle belirlenmiş 100 adet çini çalışması için bilgi formu düzenlenmiştir. Düzenlenen bu bilgi formlarında her bir çini ürününe ait örnek no, şekil no, inceleme yeri, inceleme tarihi, ürün kullanım alanı, ürün boyutları, kullanılan malzemeler, kullanılan teknikler, kullanılan renkler, desen özellikleri, kompozisyon ve kaynak kişi künyesi özelliklerine yer verilmiştir. Bilgi formlarıyla Avanos?ta çini yapımında kullanılan araç ve gereçler, çini yapımında uygulanan teknik, uygulanan desen, uygulanan renk ve uygulanan kompozisyon özellikleri tablolaştırılarak yorumlanmıştır. Araştırmaya katılanların büyük çoğunluğunun ortaöğretim mezunu olduğu görülmüştür. Katılımcıların çoğu çini sanatını aile bireylerinden öğrenmiştir. Araştırmaya katılanların çoğu kendi atölyelerinde usta olarak bu sanatı icra etmektedir. Araştırmaya katılan kişilerin en çok sır altı renkli çini tekniğini uyguladıkları görülmektedir, bilgi formlarından elde edilen bilgiler bu sonucu desteklemektedir. Katılımcıların çoğunluğunun çinide yöreye ait motifler kullandığı görülmektedir, bilgi formlarından elde edilen bilgiler bu sonucu desteklemektedir. Katılımcıların çoğunluğunun çini ürünlerinde türkuaz, kırmızı, mavi ve tonlarını kullandığı görülmektedir, bilgi formlarından elde edilen bilgiler bu sonucu desteklemektedir. Katılımcıların çoğunluğunun çini ürünlerinde tabak formunu yaptığı görülmektedir, bilgi formlarından elde edilen bilgiler bu sonucu desteklemektedir.Anahtar Kelimeler: El Sanatları, dekoratif sanatlar, dekoratif ürünler, çini, sır altı çini, Avanos çini

Dekoratif ögelerEl sanatlarıNevşehir-Avanos+2
Şükran Doğru Gürpınar
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İstanbul ili Üsküdar ilçesi Çinili Camii çinileri üzerine bir araştırma

Araştırma, İstanbul ili Üsküdar ilçesi Çinili Camii çinileri üzerine yapılmıştır.Çalışma 130 sayfa ve altı bölümden oluşmaktadır. Araştırma ile ilgili problem ele alınarak araştırmanın ne amaçla yapıldığı ve geleneksel sanatlarımız açısından önemi vurgulanmıştır. Araştırma Çinili Camii çinileri ile sınırlandırılmıştır.XVII. yüzyıl Türk çini sanatının en müstesna eserleri ile bezenmiş olan Çinili Camii, bu sanatın gelecek kuşaklara aktarılmasında önemli bir yere sahiptir. Her biri birbirinden farklı ve başlı başına bir inceleme konusu olabilecek nitelikteki çiniler Çinili Camii'nin iç mekânına tamamen hâkimdir.Araştırma kapsamında Türk çini sanatı ve çinicilik hakkında genel bilgiler verilerek camideki karo, pano, bordür ve çini bezemeler, renk, desen, kompozisyon ve yapım özellikleri bakımından incelenmiştir. Renk, boyut ve süsleme konuları tablolar halinde incelenmiştir.Manevi kültür değerlerimizden XVII. yüzyıl eşsiz Kütahya çini örneklerini barındıran Üsküdar Çinili Camii; çini süslemelerinin fotoğraf ve çizimlerinden oluşan bu kaynağın kültürümüzü gelecek kuşaklara aktarılmasında yardımcı olacağı düşünülmektedir.

CamilerKütahya çinileriOsmanlı sanatı+4
Ayla Yılmaz
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kılıç Ali Paşa Camii çinileri

Bu araştırmanın amacı, İstanbul ilinde bulunan Kılıç Ali Paşa Camii çinilerinin motif, renk, kompozisyon özelliklerinin gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için kaynak oluşturulması açısından incelenerek belgelenmesidir.Bu çalışma, alan araştırmasına dayalı bir betimleme çalışmasıdır. Araştırmanın evrenini 16. yüzyıl Osmanlı çini süslemeleri oluşturmaktadır. Örneklem ise, Kılıç Ali Paşa Camii içinde yer alan 49 adet çiniden oluşmaktadır.Araştırmada Türk Çini Sanatı hakkında yazılı kaynaklar araştırılmış, konu ile ilgili olarak çeşitli kütüphanelerden literatür taraması yapılmıştır. İstanbul'a gidilerek Kılıç Ali Paşa Camiindeki çinilerin yerleri tespit edilmiş, ölçümleri alınmış ve fotoğraf çekimleri yapılmıştır. Daha sonra bu çinilerin motif çizimleri yapılarak araştırmada materyal olarak kullanılmıştır. İncelenen çinilerin farklı motif ve kompozisyonlardaki örnekleri her biri ayrı gözlem formlarına işlenmiştir.Bu araştırma 5 bölüm ve 213 sayfadan oluşmaktadır. Birinci bölümde araştırmanın problemi ele alınmış, amacı, önemi, sınırlılıkları açıklanmış, araştırma içinde geçen tanımlara yer verilmiştir. İkinci bölümde ise Türk çini sanatının, tanımı, tarihçesi, kullanım alanları, kullanılan araç gereçler, motifler, teknikler ve çini yapım aşamaları detaylı olarak ele alınmıştır. Ayrıca İstanbul, Mimar Sinan ve Kılıç Ali paşa Camii hakkında bilgiler verilmiştir. Üçüncü bölümde araştırmanın evreni ve örneklemi sayısal verilerle ifade edilmiştir. Verilerin toplanması ve analizi araştırmada izlenen süreç doğrultusunda ayrıntılı olarak açıklanmıştır.Bulgular ve yorum bölümünde, camide bulunan çinilerin özellikleri gözlem formlarına işlenmiş, fotoğraf ve çizimlerine yer verilmiştir. 49 parça olarak incelenen bu çinilerde en çok kullanılan renklerin kobalt, beyaz ve kırmızı, en çok kullanılan motiflerinse, bitkisel motifler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Beşinci ve son bölümde ise elde edilen tüm sonuçlar özetlenmiş ve önerilere yer verilmiştir.

CamilerKılıç Ali Paşa CamiÇini+1
Derya Tanyolu
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Seramik eğitimi veren fakültelerde Selçuklu Çini Sanatı'nın uygulanışı

İnsanlığın var oluşundan günümüze kadar devam eden sanat olgusu; insanlık tarihinin geçirdiği her evrimde insanların yaşama bakışlarına göre değişime uğramış ve her dönemde sanat farklı bir şekilde ortaya çıkmıştır. Bu dönemlerde sanatçılar ortaya koydukları eserleri meydana getirirken o günün şartlarına göre temin edebildikleri farklı malzemelerle farklı biçimler ortaya koymuşlardır.Sanatın bir dalı olan Seramik Sanatı'da, Anadolu' da doğmuş ve ateşin bulunmasından sonra ki dönemlerde yapılmaya başlanmış olan yaklaşık 8000 yıllık bir sanattır. İnsanoğlunun tarihi kadar eski olan bu sanat, tarih boyunca farklı formlarda, farklı medeniyetlerin içinde, farklı kültürlerin izlerini taşıyarak tarihe ışık tutan önemli bir araç olmuştur.Anadolu'da Selçuklu Dönemi Türk Çini ve Seramik Sanatı, özellikle XIII. ve XIX. yüzyıllar arasında büyük gelişmeler göstermiş ve çeşitli teknikler, zengin renk ve desenlerle beğeni kazanmıştır. Döneminde çeşitli tekniklerle yapılmış, en güzel ve başarılı örnekleri olan bu eserlerin korunması ve gelecek nesillere bu kültürel mirasın bilincine varacak şekilde bırakılması; eserlerdeki karakteristik yapının ve biçimsel üslubun günümüzde modern sanat biçimleriyle harmanlanarak bugün ve yarının barıştırılması gerekmektedir. Öğrencilerin eğitim süreçleri boyunca aldıkları farklı müfredat içeriklerinin içerisine az miktarda da olsa yüzyıllara damgasını vurmuş ve en önemlisi bizim geçmişimiz olan bu bilgi ve tecrübenin katılması gerekmektedir.Temelleri sağlam olan her yapının farklı dönemlerde yaşadığı zorluklara dayanması nasıl kolay olursa bu sanat alanında ki geçmiş yüzyılların bilgi birikimi de bizim sağlam temellerimiz olacaktır. Çağdaş sanat rüzgârlarıyla kendi sağlam temellerimizi birleştirdiğimizde özgün, bir o kadarda bizim olan hem modern hem de kimlik farkını ortaya koyan bir sanat bilincimiz olacaktır. Bu sebepten dolayı araştırmanın konusu daha fazla önem kazanmaktadır.Bu araştırmada ülkemizde Seramik Eğitimi veren Fakültelerde Selçuklu döneminden günümüze kadar Selçuklu çinilerinin; gerek teknik, gerek biçim ve süsleme olarak geldiği nokta ve şuan bu bölümlerde çini seramiklerinin kullanıldığı alanlarla, uygulanma şekli üzerinde araştırma yapılarak, geçmişten miras kalan bu değerlere sahip çıkmak amaç edinilmiştir.Ayrıca seramik eğitimi veren fakültelerde öğrencilerin Selçuklu Çini Sanatı hakkındaki düşünceleri, uygulanan orijinal tekniğin yanı sıra; farklı ne tür teknikler uygulanabileceği ve nerelerde kullanılabileceği, bu eserleri yaşatabilmek için neler yapılması gerektiği, bu konudaki eksikliklerin neler olduğu sorularına yanıtlar aranmıştır. Eğitimin alıcıları olan öğrencilere anket uygulaması yapılarak soruların cevapları alınmıştır. Sonuç olarak ortaya çıkan araştırma bulguları değerlendirilmiştir.

EğitimSanat eğitimiSelçuklu sanatı+4
Mine Öztürk
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

16.yy çini kandillerin form, desen özellikleri ve yeni kandil formu önerileri

16. yy Osmanlı çini ve seramik sanatında cami kandilleri önemli bir yere sahiptir. Dönemin dini yapıları için özel olarak üretilmişlerdir. 16.yüzyıldan günümüze ulaşan tüm çini ve seramikler Saray'a, dini yapılara veya diğer önemli binalara aittir. Bu yapıların yangın ve doğal afetlere dayanıklı olmaları çini kandillerin önemli bir kısmının da günümüze kadar ulaşmasını sağlamıştır. Bunların haricinde geçmişte bir şekilde yurt dışına çıkarılarak yabancı müzelere götürülen Osmanlı dönemi çini ve seramikleri mevcuttur ki aralarında cami kandilleri sayıca önemli yer tutar.Bu araştırmanın amacı; 16. yy da Osmanlı devrinde üretilmiş çini cami kandillerinin tarihsel gelişiminin ortaya konulması, desen, form özelliklerinin araştırılması ve yeni kandil formu önerileri sunmaktır.Günümüzde birçok İznik seramik formu gibi kandillerinde birebir üretimleri süs eşyası olarak yapılmaktadır. İşte bu aşamada geçmişte sadece dini mimaride kullanılan, günümüzde ise süs eşyası olarak üretilen çini kandilleri, çağın sosyal- kültürel ihtiyaç ve beğenisine hitap eden daha geniş bir kullanım alanına sahip gelenekselden ilham alan işlevsel ve dekoratif tasarımlar ortaya koymak amacıyla yeni kandil formları tasarlanarak üretilmiştir.Türkçe Anahtar Kelimeler: 1- Cami Kandilleri 2- Çini 3- Çömlek 4- Türk Çini Sanatı 5- Seramik

16. yüzyılAydınlatma ekipmanlarıBiçim+7
Emre Atırcıoğlu
Dokuz Eylül University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Anadolu Selçuklu çinilerindeki hayvan figürlerinin farklı bir yaklaşımla seramik yüzeylerde değerlendirilmesi

Anadolu Selçukluları'nın, Anadolu'da yerleşik bir hayat düzeni ile başlamış olan Türk?İslam dönemi, Hitit, Urartu, Frikya, Likya gibi Anadolu topluluklarının etkileriyle gelen zengin kültür birikimine çeşitlilik katmış ve yeni bir kimlik ile sanat anlayışlarını sunmuşlardır. Orta Asya ve İran kaynaklı bozkır kültürü, Anadolu mirası ile kaynaşmasını sağlamış olup, kendilerine has bir üslup ile hayvan üslubunu sunmuşlardır. Tüm sanat dallarında sıkça işlenen hayvan figürleri, çini sanatında da, özellikle saray çinilerinde kullanılmıştır.Anadolu Selçuklu çini sanatına dair bu güne kadar birçok araştırma yapılmış ve arkeoloji kazıları ile yeni sanat eserleri ortaya çıkmıştır. Bilindiği üzere, kimi doğal afetler, kimi ise bilinçsiz insanların cahilliğine maruz kalmış yapılar sonucunda hemen hemen tüm eserleri yerin altında kalmıştır. Bu yüzden her kazı sonrası Selçuklu sanatına yeni bir eser kazandırmaktadır. Arkeolojik kazılar ve sanat tarihi araştırmaları doğrultusunda, hayvan figürleri ve sembolik anlamları ile ilgili kaynakların sınırlı olduğu görülmektedir. Belki de bu duruma bağlı olarak bu güne dek, Osmanlı bezeme sanatı ile ilgili birçok yayının basılmış olmasına rağmen, Selçuklu hayvan figürlerinin daha önce bir kaynak altında toplanmaması tez konumu seçmemde en büyük neden olmuştur. Böylece bu alanda ileride yapılacak olan araştırmalar ve Selçuklu hayvan figürleri çizimleri ile bir kaynak olabilmesi umut edilmiştir.Türkçe Anahtar Kelimeler:1- Çini 2- Seramik 3- Hayvan Figürü 4- Anadolu Selçukluları 5- Biçim

Anadolu SelçuklularıFigürFigüratif resim+5
Koza Kurt
Dokuz Eylül University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Cumhuriyet Dönemi Kütahya çinisinde görülen uygulama teknikleri ve yenilikler

Bu çalışmada Cumhuriyet dönemi Kütahya çiniciliğinde yaşanan gelişmeler ve Kütahya çiniciliğinin bugünkü durumu tespit edilmeye çalışılmıştır.Tez beş ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çininin tanımı yapılmış ve tarihçesi hakkında kısa bir bilgilendirme yapılmıştır. İkinci bölümde Cumhuriyet dönemi Kütahya çiniciliğinde görülen gelişmeler; kullanılan malzeme ve üretim teknolojisi temelinde verilmeye çalışılmıştır. Üçüncü bölümde, çinicilikte kullanılan süsleme tekniklerinden bahsedilmiştir. Günümüzde uygulanan süsleme teknikleri hakkında açıklama yapılmıştır.Dördüncü bölümde, Kütahya'da çini ve seramik sanatına eğitim-öğretim anlamında katkıda bulunan ve üretim yapan sektörler ile faal durumdaki fabrikalar, atölyeler hakkında bilgi verilmiştir. Yine bu bölümde Kütahya çiniciliğinin gelişmesine hizmeti geçen usta ve sanatçılardan bahsedilmiş, katkıları hakkında açıklamalarda bulunulmuştur.Beşinci ve son bölüm uygulama bölümüdür. Bu bölümde; çini sanatındaki geleneksel desenlerin günümüzdeki yorumları uygulamaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Çini, Kütahya, Seramik, Türkiye Cumhuriyeti Dönemi

Cumhuriyet DönemiKütahyaKütahya çinileri+3
Mustafa Kızıl
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Geleneksel İznik çini dekorlarında kullanılan motifler ve kişisel yorumlar

Geleneksel İznik Çini Dekorlarında Kullanılan Motifler ve Kişisel Yorumlar isimli tez çalışmamda geleneksel sanatlardan biri olan çini sanatının motifleri, çizim aşamaları ve motiflerin gelişim aşamalarını içeren bilgiler ile ilgili genel bir değerlendirme yapılmıştır.Geleneksel İznik çinileri hammadde, form desen zenginliği ile İznik çini sanatının diğer çinilerden üstünlüğünü vurgulamaktadır. Geleneksel İznik çini motifleri sınıflandırılmış, çizim aşamalarından örnekler verilerek açıklanmış ve bu araştırma detaylandırılmıştır. İznik çini desenlerinin kişisel yorumlarından yola çıkarak oluşturulan seramik form uygulamaları ile araştırma sonlandırılmıştır.İznik çini sanatı Osmanlıdan günümüze kadar önemli bir yer teşkil etmektedir. Osmanlı döneminde saray sanatı olan çini kültürel sosyal ve ekonomiye olan etkisi tarihsel ve arkeolojik verilerle araştırılarak somut kaynaklarla incelenmiştir. 18.yy dan sonra bozulma gösteren ve ekonomik sosyal ve siyasi nedenlerden dolayı saray desteğini alamadığı için İznik çini sanatı yerini Kütahya çinilerine bırakmıştır.Anahtar sözcükler: Çini sanatı, İznik Çini motifleri, İznik

Bursa-İznikMotiflerÇini+2
Aslı Yılmaz
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk çini sanatı teknikleri ve mozayik tekniğinde üretilen çinilerin günümüz dekorasyonunda kullanımı üzerine öneriler

ÖZET Kullanılan eşyaları süsleyerek onlara hoş bir görünüm kazandırmak insanların ilk arzularından biri olmuştur.Süsleme ve bezeme çini sanatını görsel anlamda ifade etmekle beraber, ayrıca özünde sanatsal bağlamda bir iç zenginliğinde bulunmaktadır. Çini üretiminde kullanılmakta olan birçok teknik vardır.Şunlardan yalnızca biri olan mozayik çini tekniği bu araştırmanın özünü oluşturmaktadır. Mozayik çini tekniği ile günümüz sanat ve dekor anlayışına yaklaşılmaya çalışılmış, bu konuda gerek uygulamalı çalışmalarla, gerekse çağdaş mimari bir mekan üzerinde örneklendirmelere gidilmiştir. Böylelikle günümüz sanat ve uygulama alanına katkı sağlamak amaçlanmıştır. Üç bölüm halinde sunulan bu çalışmanın, I.Bölümde; cini üretiminde kullanılan teknikler teknolojik özelliklerine göre sınıflandırılarak incelendi. II. Bölümde; mozayik tekniğinin gelişimi içinde kullanım alanları tesbit edildi, dekoratif anlamdaki yeri tartışıldıktan sonra dekorasyonla ilgili genel bilgiler verildi. III. Bölümde ise; mozayik tekniğinden yola çıkılarak oluşturduğum uygulamalardan örnekler verildi. Bu düşünceler ışığında çağdaş mimari bir mekanda kullanılmak üzere tasarımlar sunuldu. Sonuç olarak ; çini sanatı iyi bir gözlem ve köklü bir araştırmayla günümüz insanın beğenisine hitab eden bir yapıya kavuşturulması mümkündür. v

DekorasyonMozaik sanatıSüsleme sanatı+1
Hadiye Kılıç Güvenateş
Dokuz Eylül University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1996
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Destari (Sarıkçı) Mustafa Paşa Türbesi (İstanbul-Şehzadebaşı)'nde bulunan yüzey çini panoların motif ve desenlerinin değerlendirilmesi

Geleneksel Türk sanatının, seramik- çini eserlerindeki motif, desen, teknik ve üsluplarında, Türklerin Orta Asya'da İslamiyet öncesi ve sonrasında inanç ve kültür yapısının etkilerini görürüz. Türkler 9. Yüzyıl'da İran, daha sonra Büyük Selçuklu Devleti ile başlayan ve devamında Anadolu'ya geldiklerinde Anadolu Selçuklu Devletinin eşsiz güzellikteki mimari yapılarında sırlı-sırsız tuğla ile ve yapı içlerini "çini" ile süslemişlerdir.14. Yüzyıl ve 15. Yüzyıl Erken Osmanlı ve Osmanlı Klasik Dönemi (16.Yüzyıl- 17. Yüzyıl) "Çini" örneklerinde bu sanatı sanatçı ve ustaların sanatta doruğa ulaştırdığı görülmektedir. Tez konusunu oluşturan Destari Mustafa Paşa Türbesi'nin yapı içindeki çini panolar, İznik atölyelerinde buraya özgü yaptırılmıştır. Çinilerin kalitesindeki düşüklük gerek hamuru gerekse sır altı desenlerinin teknik ve uygulama bakımından ve renklerindeki bozulma İznik çiniciliğinin bozulması ile bağlantılıdır. Ayrıca türbenin çinileri 17. Yüzyıl da yapılmış mimari eserlerdeki çinilerle benzerlik göstermektedir. Destari (Sarıkçı) Mustafa Paşa Türbesi (İstanbul-Şehzadebaşı)'nde Bulunan Yüzey Çini Panoların Motif ve Desenlerinin Değerlendirilmesi hakkındaki tez konusu ile ilgili olarak gerekli kurumlardan izin alındıktan sonra bizzat yerine gidip çiniler fotoğraflanmıştır. Bu arada tez konusu ile ilgili literatür taraması da İstanbul ve Sakarya'daki kütüphanelerde yapılmıştır. Hazırlanan tezin birinci kısmında 17. Yüzyıl Osmanlı "çini" sanatı hakkında kısa tarihçe, Destari Mustafa Paşa'nın biyografisi, türbenin mimarisi hakkında bilgi verilmiştir. İkinci kısımda "çini" tezyinatının bulunduğu alanlar ve desen özellikleri, desen ve kompozisyon planı, motifler ve karakteristik özellikleri açıklanmış olup devamında katalog oluşturulmuştur. Üçüncü kısımda yapıda bulunan diğer sanatlar (Kalem İşi (Malakari), Revzen pencereleri, Taş İşçiliği) hakkında bilgi verilmiştir. Tez, sonuç ve değerlendirme, kaynakça devamında ekler kısmında uygulama çalışma fotoğrafları ve çizimler ile son bulmaktadır

Çini sanatı
Sevinç Abay
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hatice Turhan Sultan Türbesinin çini pano analizleri

Dini ve sivil mimaride önemli bir bezeme unsuru olan çini sanatının yüzyıllar öncesine dayanan bir geçmişi vardır. Estetik bir değer olarak yapıları süsleyen çini sanatı Osmanlı döneminde doruk noktasına ulaşmıştır. 17. yüzyıl Osmanlı yapılarından olan Hatice Turhan Sultan Türbesi teze konu edilmiş içerisinde yer alan çini panolar değerlendirilmiştir. Ayrıca türbe kavramı, Osmanlı mimarisi, Türk çini sanatı gibi konulara da yer verilerek tezin kapsamı genişletilmiştir. Çalışmada, türbede yer alan çini panolar kompozisyon, renk, konum ve vaziyet olarak incelenmiş, restorasyon öncesi ve sonrası halleri görseller ile belgelenmiştir. Ele alınan çini panolarının autocad programında çizimleri yapılmış, photoshop programında boyamaları gerçekleştirilmiştir. Aynı dönemlerde yapılan farklı yapılardaki benzer çini panolarının karşılaştırmaları yapılmıştır. Yıllarca bu tarz yapılarda yer alan çiniler çalınmış, yağmalanmış ya da kaybolmuşlardır. Bu olayların yaşandığı yerlerden biri olan Hatice Turhan Sultan Türbesi çinilerinden bazıları çalınıp bulunmuş olsa da türbede çinili yüzeylerde eksik kısımlar hala mevcuttur. Bu nedenle çini panolar ile ilgili çizim ve görsellere bolca yer verilmiş olup bundan yıllar sonra araştırma yapmak isteyecek kişilere rehber olacak bir kaynak oluşturulması hedeflenmiştir. Kültürel mirasımız olan bu sanat; geçmişten günümüze ulaşan eşsiz bir değerdir. Hak ettiği şekilde korunması ve ileriki nesillere güzel bir şekilde aktarılması temennimizdir.

17. yüzyılEl sanatlarıHatice Turhan Sultan Türbesi+6
Nur Özcan
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

19. yüzyılda oryantalist ressamların eserlerinde çini sanatı

Çini sanatı, Anadolu coğrafyasında dini, sivil mimari yapılarda iç ve dış cephelerde estetik, güzellik, ısı yalıtımı amacıyla uygulanmaktadır. Selçukludan Osmanlı dönemine kadar pek çok mimari yapıda konu, motif ve teknik açıdan zengin çini programları uygulanmıştır. Anadolu topraklarında yer alan cami, türbe gibi dini mimari eserlerinde, saray, çeşme, sebil, vapur iskeleleri, postane, tren istasyonları, belediye binaları gibi pek çok sivil yapıda çini tasarımlar görülmektedir. Çini sanatı, 19. yüzyılda Oryantalizm akımının yayılması ile Anadolu topraklarına gelen yahut bu toprakları tasavvur eden pek çok ressamın eserlerinde yer alan mimari yapıların vazgeçilmez unsurudur. Dolayısıyla Avrupalı ressamlar Anadolu'nun kültürel ve sanatsal zenginliklerini en güzel şekilde yansıtan mimari yapıların ve bu yapılarda yer alan çini bezemeli mekânların etkisinde kalmışlardır. Hazırlanan tez çalışmasında oryantalist ressamların eserlerinde görülen çini sanatının uygulandığı mekânlar ile Doğulu bir oryantalist ressam olan Osman Hamdi Bey'in eserlerindeki benzer çini detayları karşılaştırılarak Doğu ve Batı tasavvurunun ve oryantalist yaklaşımın temel özelliklerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Çini sanatı, oryantalist ressamların eserleriyle ilk defa oryantalizm ekseninde ele alınmaktadır. Doğulu ve Batılı ressamların oryantalizme yaklaşımı, çini sanatının kullanıldığı mekânların oryantalist resimlerde nasıl konumlandırıldığı gibi soruların cevaplandırılması hedeflenmiştir. Hazırlanan tez, 19. yüzyıldaki oryantalist ressamları, oryantalist ressamlar ile Osman Hamdi Bey'in çini detaylı resimlerini, çini sanatının oryantalizm ekseninde sorgulanmasını ve Doğu-Batı tasavvurlarını kapsamaktadır. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden yararlanılmıştır. Kuram ve literatüre uygun olarak pek çok kitap, tez ve makale incelenerek dokümanlar toplanmış; elde edilen verilerin doküman analizi yapılmıştır. 19. yüzyıl oryantalist ressamların eserleriyle çini sanatının oryantalist resimler arasındaki yeri, nitel paradigmanın bakış açısı ile ortaya konmaya çalışılmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda, Batı'daki oryantalist ressamların tablolarında bulunan, 15. ve 16. yüzyıllar boyunca tasarlanmış ve üretilmiş olan çini tasarımların Osman Hamdi Bey'in resimlerinde bulunan çini tasarımlı uygulamalarla karşılaştırmaları yapılacak; benzerlikleri, farklılıkları değerlendirilecektir. Anahtar Kelimeler: Çini sanatı, 19.yy. Doğu-Batı tasavvuru, Oryantalizm, Osman Hamdi,

19. yüzyılOryantalistOryantalizan Dönem+4
Zehra Begüm Özmimar Maltepe
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fatih Albümü'nde kullanılan Baba Nakkaş üslubu motiflerin çini sanatına yansıması

Fatih Sultan Mehmed devrinde en parlak dönemini yaşayan Osmanlı sanatı, yüzyıllar içinde tezhip, cilt, ahşap, çini, kalem işleri ve maden gibi sanat kollarında en güzel örneklerini vermiştir. Bu tezde; XV. yüzyılda, sarayın başnakkaşı Baba Nakkaş'ın Osmanlı klasik sanatlarına kazandırmış olduğu "Baba Nakkaş Üslubu" nda görülen desenlerdeki motiflerin çini sanatına yansıması ele alınmıştır. Baba Nakkaş üslubu desenlerinin en bariz yansımaları, o dönemde üretilen günlük kullanım eşyaları ve çini karolarda görülmektedir. Mimari olarak Topkapı Sarayı; Hazine Dairesi'nde, Bursa Muradiye Camii ve Külliyesi'nde, Gebze Çoban Mustafa Paşa Camii ve Türbesi'nde, Çinili Köşk'te ve o dönemde yapılmış birkaç mimari eserde Baba Nakkaş Üslubunu taşıyan desenler dikkati çeker. Fatih Albümü içinde toplanmış olan Baba Nakkaş Üslubu desen ve motiflerinin çini sanatında daha önce değerlendirilmemiş olması, bu çalışmanın önemini arttırmaktadır. Hazırlanan tez üç bölümden oluşmaktadır, Birinci bölümde, Fatih Sultan Mehmed'in hayatı, dönemin kültür ve sanat ortamı, bu dönemdeki nakkaşhane geleneği ve saray nakkaşhanesi hakkında bilgiler verilmiştir. Daha sonra, Baba Nakkaş'ın hayatı ve özellikle sanatçının "Baba Nakkaş Üslubu" ile Osmanlı klasik sanatlarına kazandırdığı yenilikler ile kendine özgü rumi ve hatayi grubu motifleri tanıtılmıştır. İkinci bölümde, Fatih Sultan Mehmed Devri'nde üretilmiş eserlerde Baba Nakkaş üslubu özelliği taşıyan eserlerden örnekler verilmeye çalışılmıştır. Üçüncü bölümde ise, Baba Nakkaş üslûbu özelliklerini taşıyan XV. yüzyılda üretilmiş çinili ürünlerdeki desen ve motifler ile Fatih Albümü'ndeki Baba Nakkaş üslubuyla çizilmiş desenler incelenerek bir katalog çalışması yapılmıştır. "Sonuç ve Değerlendirme" kısmında Fatih Albümü'ndeki desenler ile çinilerdeki Baba Nakkaş üslubu desenlerin karşılaştırılması yapılmış ayrıca konuyla alakalı tarafımızdan hazırlanan özgün tasarım ile uygulama örnekleri hakkında bilgi verilmiştir.

Baba NakkaşFatih AlbümüMehmed II+7
Büşra Özçelik
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
30
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk İslam dönemi çini sanatında lüster tekniğinin araştırılması ve uygulamalar

Kelime anlamı pırıltılı ışıltılı demek olan lüster, sır içinde ve sır üstünde uygulanabilen yanar döner, metalik parlak görüntüsünden adını alan bir çini tekniğidir. Bir başka tanımda ise Maden tuzlarının (gümüş, bakır vb.) düşük sıcaklıkta fırın oksijeninin yanıcı maddelerle indirgenmesiyle, form üzerinde birkaç mikron kalınlığında oluşan yanardönerli parlak görünümlü yüzey efektidir. Başlangıçta Mısırlı cam ustaları tarafından uygulanan teknik daha sonra farklı parlak görünümlerinden dolayı çömlek ustaları tarafından beğeniyle uygulanmıştır. İslamiyet'in kabulüyle paralellik gösteren lüster ilk olarak günlük kullanım eşyaları üzerinde görülmüştür. Daha sonra ise dini ve sivil mimaride kaplama seramiği olarak kullanılmıştır. Türk İslam Seramiklerinde lüster (kil-macun) ilk kez Irak'da, daha sonra İran'da, Büyük Selçuklular döneminde, İlhanlılar ve Safaviler döneminde kullanılmış, yüksek nitelikli güzel eserler ortaya çıkmıştır. Anadolu Selçuklu devrine kadar üretimi devam eden teknik, değişik çini tekniklerinin uygulanmasına rağmen, lüster (kil-macun) tekniği beylikler dönemi ve Osmanlı imparatorluğu dönemi boyunca uygulanmamıştır. Tekniğin uygulanabilmesi için özel yapım fırın gerekliliği kullanılan metal tuzlarının her devirde ulaşılmasının pahalı ve güç olması sanatçı ve zanaatkarları bu teknikten uzaklaşmalarına neden olduğu düşünülmektedir. Bu tezde, Türk İslam Seramiklerinde Lüsterli (kil-macun) çiniler ve günümüz uygulamaları ele alınmıştır. Çalışmada Türk İslam Seramiklerinde Lüsterli çinilerin form, tasarım, dekor, teknik ve yöntemleri analiz edilmiş, Anadolu Selçuklu lüsterli çinileri ve ülkemizde görülen örnekleri araştırılmıştır. Ayrıca geçmişten günümüze lüster tekniğini uygulayan sanatçılar incelenerek eserleri örnekleri ile verilmiştir. Yapılan araştırma ile günümüz koşullarında lüster uygulaması yapılarak Geleneksel Türk Sanatları Çini sanatına katkıda bulunmak, çini sanatçılarına kaynak oluşturmak hedeflenmiştir.

El sanatlarıLüsterLüsterli sırlar+5
Suna Aktaş
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
10

İlgili konular