Control

587 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

İş sağlığı ve güvenliği denetimi ve bazı ülkelerden uygulama örnekleri

İş sağlığı güvenliği denetimi ve bazı ülkelerden uygulama örnekleri başlığını taşıyan bu çalışma, çalışma hayatı açısından hem ülkemizde hem de dünyada oldukça önemli bir yeri olan iş sağlığı ve güvenliğini sağlamada ve iş kazalarını azaltmada teftiş ve denetimin önemini vurgulamak amacı ile hazırlanmıştır. Çalışma iki ana bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde iş sağlığı ve güvenliği denetimine ilişkin temel kavramlardan, iş sağlığı ve güvenliği teftiş ve denetim türlerinden bahsedilmiştir. İş sağlığı ve güvenliği denetiminin uluslararası hukuktaki kaynakları incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde ise ülkemizdeki iş sağlığı ve güvenliği denetim sistemi tanıtılmaya çalışılmıştır. Bu kapsamda ilk olarak iş denetiminin ulusal hukukî kaynaklarından bahsedilmiştir. Daha sonra denetim ile görevli kurum ve kuruluşlar ve bunların işleyişi incelenmiş; işverenlerin iş sağlığı ve güvenliği denetiminde ki rolüne değinilmiştir. İşçilerin denetim yapılmaması halinde hakları ve işverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemleri almaması halinde sorumluluğuna değinilmiştir. Teftiş ve denetim sonrası yapılacak işlemler bu bölümde incelenen konular arasında yer almıştır. Bölümün son kısmında Avrupa Birliği'ne üye bazı ülkelerdeki iş denetim sisteminin işleyişi hakkında bilgi verilmeye çalışılmış ve bu sistemlerin ülkemizde var olan iş denetim sistemi ile karşılaştırması yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: İş sağlığı, iş güvenliği, teftiş, denetim, Avrupa Birliği.

Avrupa BirliğiDenetimTürkiye+4
Kübra Demir
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Elektrik güç sistemlerinde güç bölgeleri arasındaki salınımların kontrolü

Bu tez çalışmasında güç sistemlerinde güç bölgeleri arasında yük dengesizlikleri, uzun iletim hatları ve yüksek değerde güç iletimi nedeniyle meydana gelen küçük genlikli ve düşük frekanslı elektro-mekaniksel salınımların sönümlenmesi için Katsayı Diyagram Metodu (KDM) olarak adlandırılan bir polinomsal yaklaşım kullanılarak kontrolör tasarlanmıştır.Literatürde, birbirine bağlı sistemlerde bu tür salınımların kontrolü için birçok kontrol yöntemi tasarlanıp uygulanmıştır. Bu kontrolörlerden pratikte en çok kullanılan PID ve kesirli dereceli PID kontrolörleri ile önerilen KDM kullanılarak tasarlanan kontrolörün MATLAB'da benzetimleri ile basamak cevapları elde edilmiş ve sonuçların karşılaştırılması yapılmıştır.Birbirine bağlı sistemler için KDM kullanılarak tasarlanan kontrolörün kısa yerleşme süresine ve kapalı çevrimli sistemin zaman cevabının PID ve kesirli dereceli PID kontrolörlere oranla aşımsız özelliğe sahip olduğu sonuçlardan görülmüştür. Bu sonuçlar gösteriyor ki, güç sistemlerinde meydana gelen alanlar arası salınımların kontrol edilmesinde KDM uygundur.

DenetimDenetim sistemleriGüç iletimi+7
Cemal Keleş
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Bağımsız denetim şirketlerinin hazırladıkları şeffaflık raporlarının kalite kontrol analizi

Küreselleşmeyle birlikte ülkeler arasındaki ekonomik ve ticari ilişkiler her geçen gün artmaktadır. Buna bağlı olarak kamuoyunun aydınlatılmasında ve bilgilendirilmesinde uluslararası alanda geçerli standartların kullanımı önemli hale gelmiştir. Birçok ülke finansal raporların doğruluğunu sağlamak ve kamu yararını gözetebilmek üzere denetim kurumları oluşturmuştur. Ülkemizde denetim şirketlerinin denetim standartlarına uygun olarak faaliyette bulunmasından Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu yetkilidir. Türkiye'de Kamu Gözetimi Kurumu, muhasebe ve denetim alanında düzenleyici kuruluş olarak 2011 yılında faaliyete başlamıştır. Bu düzenleme beraberinde bağımsız denetimde şeffaflığın sağlanmasına yönelik raporların düzenlenip yayınlanmasını zorunlu kılmıştır. Şeffaflık raporlaması 2012 yılında yasal düzenlemelerin ardından 2013 yılında Türkiye'nin gündemine girerek önemli gelişmeler yaşanmıştır. Bu çalışmada şeffaflık raporlarının kalite kontrol standardına uygun olup olmadığı araştırılmıştır. Çalışmanın ana kütlesi olarak 2016-2017 yılları itibari ile Türkiye'de bağımsız denetim yapmaya yetkilendirilmiş şirketlerin KGK'nın resmi internet sitesinde yayınlamış oldukları şeffaflık raporları esas alınmıştır. Çalışma kapsamında içerik analizi yöntemi ile toplamda 128 bağımsız denetim kuruluşu incelenmiş, ancak 79 şirketin şeffaflık raporlarına ulaşılırken, 49 şirketin raporlarına ulaşılamamıştır.

Bağımsız denetimDenetimKalite+5
Ecem Kübra Metin
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kredi kartı hileleri ve alınan karşı önlemler

Günümüzde küreselleşen dünya ve insanlık tarihi birçok farklı şekillerde hile ve yolsuzlukla karşılaşmış, birçok mücadele geliştirmiştir. Dünya ekonomisindeki ve teknolojideki gelişmelerle birlikte hile ve yolsuzlukta da buna bağlı bir artış görülmektedir. Küreselleşmenin yarattığı etkilerle bu hile ve yolsuzluklar yerel ölçekte kalmayıp uluslararası nitelik kazanmıştır. Adli muhasebe gibi meslek alanlarıyla ilgilenen meslek mensupları ve denetçilere daha fazla iş düşmektedir. Çünkü hile ve yolsuzluklar, arkasına teknolojik gelişmelerin desteğini de alarak zaman geçtikçe daha da karmaşık hale gelmiştir. Sorunun nedeni de çözümü de ortak bir sonuçta, yani teknolojik gelişim ve insanlık da birleşmektedir. Bu yüzden muhasebe, adli muhasebe, denetim, hukuk, psikoloji, sosyoloji, pazarlama, ekonomi, mühendislik ve bilgi belge teknolojisi vb. bütün meslek grupları ile iç içe çalışmalıdır. Kredi kartı, banka kartı kullanımının artması ile birlikte kredi kartı hileleri de artarak, taraflara ciddi finansal kayıplar yaşatmıştır. Çalışmamızın ilk bölümünde ödeme araçlarından bahsedilmiş, ikinci bölümünde kredi kartına ait tanımlara ve tarihi gelişimine, kredi kartı ile yapılan hilelere ve alınan karşı önlemlere, tarafların yararlarına, zararlarına, tarafların sahteciliğe karşı dikkat etmesi gereken noktalar araştırılmıştır. Son bölümde ise Çorum Adliyesi Mahkemelerine konu olmuş örnek olaylar incelenmiştir. Bu çalışmanın amacı; kredi kartı hilelerinin nasıl yapıldığına ve nasıl korunacağımıza dair araştırma yapmaktır. En karmaşık şekli olan teknolojiden en basit hali olan insanların iyi niyetinin kullanılmasına kadar birçok kredi kartı hilesi yapılmaktadır. Çorum Adliyesi Mahkemelerine konu olmuş dava dosyaları örnek olay incelemesi olarak incelenmiştir.

Adli muhasebeDenetimHile+3
Hande Özer
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışma hayatında denetimin etkinliği ve yeni denetim sistemi model önerisi

Çalışma hayatı, Türk idare sisteminde ve toplumunda her zaman önemli bir yer edinmiştir. Denetim konusu çalışma hayatının ayrılmaz bir parçasıdır. Çalışma hayatının denetiminin tam olarak sağlanamamasının bir sonucu olarak ortaya çıkabilecek risklerin artacağından hareketle, denetim olgusu çalışma yaşamının önemli bir ayağını oluşturmaktadır. Güncel durumda sosyal güvenlik denetmenliği, sosyal güvenlik müfettişliği ve bakanlık iş müfettişliği gibi üçlü parçalı bir yapıda denetim organizasyonu yürürlüktedir. Bu anlayışın yerine kamu yararını da düşünerek çalışma hayatının denetiminde tekliğin sağlanması, çalışanların ve sigortalıların çalışma yaşamı içerisinde karşılaştıkları problemlerin çözüme kavuşturulması noktasında başvurulacak mercii belirsizliğinin ortadan kaldırılması, çalışma yaşamında birbirleri ile benzer yada bağlantılı olan başta sigortalılık, ölümlü ve yaralanmalı iş kazaları, ücret, ihbar ve kıdem tazminatı, yıllık izin ve kayıt dışı istihdam gibi birçok konuda tek denetim elemanı ile muhatap olunması, çalışma yaşamında yer alan işverenlerin üç farklı denetim elemanın incelemesine maruz kalması nedeniyle ortaya çıkan denetim baskısının ortadan kaldırılması, sigortalılar bakımından bu sorunların devletin tek bir denetim birimi ile ve daha kısa zaman dilimi içerisinde çözülebilmesi gerektiği açıktır. Çalışmamız bağlamında; Bakanlık Teftiş Kurulunun yeniden kurulması, idari teftiş ile çalışma yaşamının denetiminin birbirinden ayrıştırılması önerilmektedir. SGK denetmenliği, SGK müfettişliği ve Bakanlık iş müfettişliğinin "Çalışma ve Sosyal Güvenlik Rehberlik ve Denetim Başkanlığı" çatısı altında "Çalışma ve Sosyal Güvenlik Müfettişi" ünvanıyla birleştirilmesi ile denetim grup başkanlıklarının bir hizmet birimi olarak kurulması esas alınmalıdır.

DenetimDenetim sistemleriSosyal Güvenlik Kurumu+2
Turay Kezer
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kamusal harcamaların mali ve hukuki değerlendirilmesi

İnsanoğlunun birlikte yaşam sürmeye başlaması ile ortaya çıkan devlet idaresi, üzerinde yaşayan halka çeşitli hizmetler sunmakta ve bu sunulan hizmetlerin de yerine getirilmesi için belirli harcamalar yapmaktadır. İşte devletin birtakım harcamalar yapma zorunluluğu "kamu harcamaları" kavramını ortaya çıkarmıştır. Günümüzde ülkelerin mali politikaları genellikle kalkınma ve refah düzeyini yükseltme amaçlı olmakta ve eğitim, sağlık, çevre, milli savunma, alt yapı şeklinde çeşitli sınıflara ayrılmaktadır. Siyasal süreçlerdeki değişiklik ve demografik artışlar nedeniyle kamu harcamaları gün geçtikçe daha ağır işleyen bir yapıya bürünmüştür. Gün geçtikçe olumsuz sonuçlar ortaya çıkarmaya başlayan kamu harcamalarındaki artış olgusu, kamu mali yönetiminin yerinde kullanılmayan, etkinliği bulunmayan ve verimlilik olarak düşük seviyelerde bulunan harcamaların ortaya çıkmaması düşüncesiyle koruma altına alınmasını gerektirmiştir. Kamu mali yönetiminin korunması ise kamu harcamalarında verimliliğin ve etkinliğin artırılmasını gerektirmektedir. Çalışmada teorik bilgiler verilerek kamu harcamalarına giriş yapılırken, denetim ve denetimin kamu harcamaları üzerindeki etkinlik ve verimliliğine yönelik dışsallıklar tanımlanmakta ve kamu harcamalarındaki etkinlik ve verimlilik metotlarının incelenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, kamu harcamaları ve kapsamı incelenmiştir. Kamu harcamalarının etkinliği ve verimliliği ikinci bölümde tahlil edilmiştir. Üçüncü bölümde ise, denetim ve denetimin kamu harcamalarının etkinliği ve verimliliği üzerindeki etkisi değerlendirilmiştir. Dördüncü ve son bölümde kamu harcamalarının etkinliği ve verimliliği üzerine yapılan çalışmalar ve bizim değerlendirmelerimiz ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Kamu Harcamaları, Etkinlik, Verimlilik, Denetim Faaliyeti

DenetimEtkinlikKamu harcamaları+1
Ömer Dönmez
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Bağımsız denetimin kalite göstergesi olarak şeffaflık raporlaması ve denetim kalitesiyle ilişkisi üzerine bir araştırma

Bağımsız denetim gelişmiş ekonomilerde kurumsallaşmış kuruluşlarla yürütülmekte ve bu kuruluşların denetimi gittikçe önem kazanmaktadır. Günümüzde bağımsız denetim kuruluşlarının denetim standartlarına uygun bir denetim yapıp yapmadıklarının denetlenmesi, denetimle ilgili düzenlemeler yapan kuruluşların önemli sorunlarından biridir. Denetim kuruluşlarının denetlenmesiyle ilgili değişik yapılanmaların olduğu görülmektedir. Bu yapılanmalardan biri de şeffaflık raporlamasıdır. Şeffaflık raporu, kullanıcıları açısından denetimin kalitesi hakkında yargılarda bulunmak için değerli bir belgedir. Bu çalışmada; denetim kuruluşlarının şeffaflık raporunun içerik ve sunumunun denetim kalitesiyle ilişkisi kurulmuş, bu ilişki derecelendirilerek elde edilen not denetim faaliyetinin kalitesi hakkında denetim kuruluşlarına kalite kontrol sistemlerini geliştirmeye yönelik geri bildirim oluşturmaya çalışılmıştır. Türkiye'de faaliyette bulunan ve Kamu Gözetimi Kurumu'ndan bağımsız denetim yetkisi alan 28 denetim kuruluşunun 2014 yılı şeffaflık raporlarının içerik ve sunum şeklinden elde edilen bilgiler değerlendirilerek denetim kalite notları belirlenmiştir. Uyguladığımız dereceleme modeli, 28 denetim kuruluşuna farklı derece notu çıkardığından önerdiğimiz dereceleme modelinin geçerli olduğunu göstermiştir. Şeffaflık raporundaki bilgiler içerik ve sunum bakımından dört kategoride derecelendirilmiştir. Çalışmamızın Kamu Gözetimi Kurumu açısından, denetim kuruluşlarının kalite kontrol standartlarına uygunluklarının denetimine yönelik bir mekanizma olması beklenmektedir. Şeffaflık raporlaması derecesi puanı olması gereken puandan daha düşük olan denetim kuruluşları için kalite kontrol sistemlerinde neler yapması konusunda geri bildirim oluşturması, denetim kuruluşlarının asgaride kaliteli denetim yapmalarını sağlayacak yapıları oluşturması ve bu yapılara süreklilik sağlaması için yol göstereceği düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Bağımsız Denetim ġeffaflık Raporu, ġeffaflık Raporlaması, Denetim Kalitesi Derecelendirme

Bağımsız denetimBağımsız denetim kuruluşlarıDenetim+4
Ebru Sarica
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kâr amaçsız örgütlerden vakıflarda iç denetim faaliyetinin uluslararası iç denetim standartları açısından incelenmesine yönelik bir araştırma

Vakıflar, toplumsal hayatın çoğu alanındaki işlevleri ile özel sektör ve kamu kesiminin ardından üçüncü sektörün içerisinde kâr amacı gütmeyen örgütlerdendir. Diğer örgüt ve organizasyonlarda olduğu gibi vakıflar da çeşitli denetimlere tabidir. 5737 sayılı Vakıflar Kanunu ile ülkemizde uygulanmasına başlanılan vakıfların iç denetim faaliyetinin başarısında; uluslararası iç denetim standartlarına uyumun sağlanması, iç kontrol sistemlerinin kurulması ve kurumsal yönetim ilkelerinin hayata geçirilmesi önem arz eden hususlardır. İç denetim fonksiyonu, bir örgütün faaliyetlerinin geliştirilmesi ve onlara değer katılması amacını güden bağımsız ve objektif güvence veren ve danışmanlık sağlayan bir faaliyettir. İç kontrol sistemi ise, yönetimce oluşturulan organizasyon, prosedür ve süreçler ile iç denetimi de içeren mali ve diğer kontroller bütünüdür. Çalışmada, vakıflarda iç denetim mevzuatı uluslararası denetim standartları ile karşılaştırılarak vakıf yöneticilerinin iç denetim faaliyetleri hakkında farkındalıkları araştırılmıştır. Bu kapsamda, çalışmanın ilk bölümünde genel olarak vakıflar ile ilgili kavramsal çerçeve ve düzenlemeler açıklanmıştır. İkinci bölümde, iç denetim ve iç kontrol kavramları, ülkemizde gelişimi, iç kontrol sistemi, iç kontrol modelleri, iç denetim, iç kontrol ilişkisi ve iç kontrolün etkinliği hususları belirtilmiştir. Son olarak, uluslararası iç denetim standartları açısından vakıflarda iç denetim faaliyetleri karşılaştırılarak uyum düzeyleri, vakıflarda iç denetim ve iç kontrol yapıları ve vakıf yöneticilerinin farkındalıklarının belirlenmesine yönelik bir araştırma çalışması yapılmıştır.

DenetimKar amacı gütmeyen kuruluşlarStandartlar+3
Kerim Alaş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Tek uzuvlu esnek manipülatörün artık titreşimlerinin baskılanmasında optimizasyon tabanlı bir kontrol algoritmasının geliştirilmesi

Bu tez çalışmasında tek uzuvlu esnek bir manipülatör için sistem enerjisine dayanan bir kontrolcü geliştirilmiştir. Esnek uzvun modellenmesinde Euler-Bernoulli kirişi dikkate alınmıştır. Sistemin indirgenmiş dinamik modeli ise Varsayılan Modlar Metodu kullanılarak elde edilmiştir. Konum ve titreşim kontrolü, sistemin tek kontrol girişi olan motor torku ile gerçekleştirilmiştir. Geliştirilen kontrolcüde üç adet bağımsız parametre yer almaktadır. Bağımsız parametreler için uygun değerlerin belirlenmesinde Yapay Arı Kolonisi Algoritması kullanılmıştır. Algoritma ile tüm bağımsız parametreler aynı anda optimizasyon sürecine alınmış ve uygun tork değeri belirlenmiştir. Ek olarak, esnek manipülatörün farklı uç kütleye sahip olduğu durumlarda da kontrolcünün uygulanabilir olması için bir algoritma geliştirilmiştir. Geliştirilen kontrolcünün performans incelemesi için MATLAB yazılımında simülasyon hazırlanmıştır. Performans incelemesi, hedeflenen açısal konuma ulaşma süreleri, açısal konumda meydana gelen aşmalar, hareket sırasında meydana gelen uç nokta salınımları, açısal hız değerleri ve ihtiyaç duyulan maksimum tork değerleri üzerinden gerçekleştirilmiştir. İlk olarak, tork ifadesinde yer alan tüm parametrelerin optimizasyonuna ilişkin sonuçlar, parametrelerin farklı kombinasyonlar ile optimize edildiği ve tüm parametrelerin uygun sabit değerlerde seçildiği durumlara ilişkin sonuçlar ile karşılaştırılmıştır. İkinci adımda, geliştirilen kontrolcü, katsayıları Yapay Arı Kolonisi Algoritması ile optimize edilmiş klasik PD kontrolcü ile karşılaştırılmıştır. Üçüncü adımda, geliştirilen kontrolcünün literatürde yer alan bir kontrolcü ile performans karşılaştırması gerçekleştirilmiştir. Dördüncü ve son adımda ise farklı uç kütle durumları için geliştirilen kontrolcünün performansının değerlendirilmesi amacı ile farklı uç kütle durumlarına ilişkin simülasyon sonuçları incelenmiştir. Geliştirilen kontrolcü ile farklı uç kütle değerleri için dahi hedeflenen açısal konuma hızlı ve düşük aşma değerleri ile ulaşılmış ve hareket sırasında meydana gelen salınım hareketleri sönümlenmiştir. Kontrolcünün farklı uç kütle durumlarında dahi başarılı bir kontrol gerçekleştirdiği, ek olarak optimizasyon sürecinde kısa döngüler sonucunda uygun parametrelerin elde edilebildiği sonucuna ulaşılmıştır.

DenetimEuler-Bernoulli çubuğuManipülatör+2
Sezgin Eser
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Anonim şirketlerde özel denetim isteme hakkı

6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda tek madde olarak düzenlenen özel denetim isteme hakkı, uygulamada yaşanılan aksaklıklar ve doktrindeki tartışmalar sonucu 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda kapsamlı bir şekilde düzenlenmiştir. Yürürlükten kaldırılan Kanun döneminde 348. Maddede düzenlenen özel denetim isteme hakkı, TTK'nın 438 ila 444. maddeler arasında düzenlenmiştir. Yeni Kanun ile bu hakkı kimlerin kullanabileceği, hakkın kullanımının sonuçları, özel denetçinin kimin tarafından seçileceği, özel denetim talebinin genel kurulda reddi halinde başvurulacak kanun yolları, özel denetim süreci, özel denetim raporu ve özel denetim masraflarının kim tarafından karşılanacağı ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir. Bu tez çalışması ile özel denetim isteme hakkının amacı, bu hakkın pay sahipleri açısından önemi, özel denetimin işlevi, özel denetçinin hak ve yükümlülükleri açıklanacaktır. Anonim şirketlerde özel denetim isteme hakkı, genel kurulun bu istemi kabulü ve reddi halinde ayrı ayrı incelenmiştir. Bu açıklamalara ek olarak uygulamadaki aksaklıklar ve yeni Kanun ile bu aksaklıklara bulunan çözümlere değinilmiştir. Anonim Şirketler, Azınlık Hakları, Denetim, Denetçiler, Özel Denetçi

Anonim şirketlerDenetimDenetim sistemleri+4
Eda Kuralay Örken
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Muhasebe denetiminde kontrol riskinin hesaplanması ve bir uygulama

Türkiye'de işletmelerin muhasebe denetiminde, dünyada uygulanan standartlara erişmesi ve denetim kalitesinin artırılması Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından Uluslararası Denetim Standartları paralelinde yayımlanan Türkiye Bağımsız Denetim Standartları'nın uygulanması ile mümkün olmaktadır. Standartlardaki düzenlemelerin sağlıklı bir şekilde uygulanması ve güvenilir sonuçlar elde edilmesi işletmelerin kontrol riskinin tespiti ile yakından ilgilidir. Denetim işlemlerinde öncelikle denetlenen işletmedeki kontrol riskinin hesaplanması, denetçinin işini kolaylaştırmaktadır. Kontrol riski hesaplamaları, işletmelerdeki iç kontrol sisteminin varlığı ve bu sistemin etkin olarak işletilip işletilmediğinin ilgili denetim standartlarına uygun olarak araştırılmasını kapsamaktadır. Bu çalışmada, öncelikle Türkiye Bağımsız Denetim Standartları kapsamında iç kontrol sistemi kuramsal olarak incelenmiş ve kontrol riski tespiti için yapılması gereken sorgulamalardan bahsedilmiştir. Çalışmanın uygulama bölümünde anket, görüşme ve doküman inceleme metodu ile bir firmanın iç kontrol sistemi analiz edilerek kontrol riski tespit edilmiştir. Araştırmaya konu edilen firmaya, orta seviyede olan iç kontrol sisteminin iyileştirilmesi için, bağımsız denetim standartlarına uygun iç kontrol sisteminin kurulmasına ilişkin öneriler sunulmuştur.

DenetimKontrol riskiMuhasebe denetimi+1
Aynur Işık
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bağımsız denetim kalitesinin finansal performans üzerine etkisi: BİST-100 şirketleri üzerine bir araştırma

Gelişmiş ülkelerde yaşanan şirket muhasebe skandalları hem sosyal hem de ekonomik güven sorununun yaşanmasına neden olmuştur. Yaşanan gelişmeler bağımsız denetçi görüşlerinin manipülasyonlara açık olduğunu ve denetimde kalite faktörünün önemli olduğunu ortaya çıkartmıştır. Kaliteli bir bağımsız denetim ile finansal tabloların önemli hata veya yanlışlıklar içermediğine yönelik güvence oluşturması ile birlikte şirketlerin finansal performansına da olumlu katkılar sağlaması beklenmektedir. Bu çalışmanın amacı, Borsa İstanbul (BİST) 100 Endeksinde yer alan şirketlerin bağımsız denetim kalitesi ile finansal performansları arasında bir ilişki olup olmadığının araştırılmasıdır. Bunun için şirketlerin bağımsız denetim kalitesi literatürde sıklıkla kullanılan bağımsız denetim şirketlerinin büyüklüğü (Big 4) ve denetim görüşleri değişkenleri ile ölçülmüştür. Bağımlı değişken olan finansal performans aktif karlılık oranı, öz sermaye karlılık oranı ve Tobin Q oranı olmak üzere üç farklı değişken ile üç farklı model kurularak hesaplanmıştır. Modellerde ayrıca kontrol değişkeni olarak büyüklük ve kaldıraç oranı değişkenleri de kullanılmıştır. Çalışmada, 2012-2016 yılları arasında BİST-100'e kayıtlı, 96 şirkete ait 480 şirket/yıl verisi Panel Veri Analizi ile test edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda bağımsız denetim şirketlerinin büyüklüğü ile aktif karlılık oranı arasında istatistiki olarak anlamlı ve pozitif yönde bir ilişkinin bulunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca şirketlerin aktif karlılık oranı ile şirket büyüklüğü ve kaldıraç oranı arasında da istatistiki açıdan anlamlı ilişkiler bulunduğu tespit edilmiştir.

Bağımsız denetimBorsa İstanbulDenetim+4
İsmail Etem İrkörücü
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal yönetim uygulamalarının denetim kalitesi üzerine etkisi: BİST-100 şirketleri üzerine bir araştırma

Kurumsal yönetim, bir işletmenin sürdürülebilmesinde ve kontrol altında tutulmasında kullanılan işletme içi bir sistemdir. Denetim kalitesi, denetim sürecinde olan bir firmanın, muhasebe sisteminde meydana gelen maddi hata, yanlışlık, eksiklik ya da düzensizlik gibi olayların açığa çıkartılmasıyla birlikte bunların olması gerekene uyumlu bir biçimde raporlanma olasılığıdır. Böylelikle şirketlerin güven ve itibarını korumak adına ya denetim kalitesini arttırmaları ya da kurumsal yönetim uygulamalarını yaygınlaştırmaları gerekmektedir. Bu bağlamda çalışmada, şirketlerin kurumsal yönetim uygulamalarının denetim kalitesine etkisi araştırılmaktadır. Bu amaç doğrultusunda Borsa İstanbul 100 (BİST-100) endeksinde işlem gören farklı sektörlerden 96 şirketin 2012-2016 yıllarına ait verileri kullanılmıştır. Araştırmada, bağımlı değişken olarak denetim kalitesi, bağımsız değişken olarak da kurumsal yönetim uygulamaları yer alırken denetim kalitesi göstergesinin değerlendirilmesinde denetim firmasının büyüklüğü tercih edilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişkinin incelenmesinde İkili Lojistik Regresyon analizi kullanılmıştır. Her yıl için ayrı ayrı gerçekleştirilen analizler sonucunda, kurumsal yönetim uygulamalarının denetim kalitesine etkisinin her yıl artış göstererek devam ettiği gözlemlenmiştir. Son yılın verileriyle sınıflandırma yüzdesinin en yüksek orana ulaşması, o yılda oluşturulan modeldeki bağımsız değişkenlerin denetim kalitesi üzerindeki etkisini en iyi açıklayan yıl durumuna getirmiştir. Sınıflandırma yüzdesinin en yüksek olduğu yılın son yıl olması denetim kalitesinin iyi anlaşıldığını da göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Denetim, Denetim Kalitesi, Kurumsal Yönetim, Borsa İstanbul, Lojistik Regresyon

Borsa İstanbulDenetimKalite+3
Hilmi Uygun
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki finansal tablo denetim planlaması uygulamalarının uluslararası denetim standartlarına uygunluğu ve bir araştırma

Denetim planlama ile başlamakta ve denetim çalışmasının her aşamasında planlama yapılırken elde edilen veriler kullanılmaktadır. Dolayısıyla planlama faaliyeti denetim sürecinin en önemli aşamasıdır.İyi bir denetim planı denetçiye en üst düzeyde zaman kazancı, optimum risk ve maliyet avantajları sağlayabilmekle birlikte, denetimin başarısını ve kalitesini arttıracaktır. Bu da ancak uluslar arası nitelikteki standartlara uygun olarak gerçekleştirilen denetim faaliyetleri ile mümkündür.Çalışmanın amacı, Sermaye Piyasası Kurulu'na bağlı Bağımsız Denetim Şirketlerinin ve 3568 Sayılı Yasaya göre denetim yapan Yeminli Mali Müşavirlerin, finansal tablo denetim planlaması uygulamalarının, uluslar arası denetim standartlarına uygun olup olmadığını ölçmek, değerlendirmektir.Bu çalışmayla Türkiye'de Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında faaliyet gösteren 12 Bağımsız Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş. ve kendi nam-ı hesabına bağımsız olarak çalışmakta bulunan 25 Yeminli Mali Müşavir, 4 Yeminli Mali Müşavirlik LTD.ŞTİ., 2 Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş. tarafından gerçekleştirilen denetim planlaması çalışmalarının, uluslar arası denetim standartlarına uygunluğu, anket yöntemiyle elde edilen verilerin yorumlanması yoluyla ortaya konmaya çalışılmıştır. Türkiye'deki finansal tablo denetim planlaması uygulamalarının uluslar arası denetim standartlarına uygun olup olmadığına yönelik olarak yapılan değerlendirme neticesinde tüm deneklerin olumlu yanıtlar verdiği tespit edilmiş ve genel olarak standartların belirlediği kriterlere yüksek düzeyde katılım olduğu saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Denetim, Uluslararası Denetim Standartları, Planlama, Denetim Planlaması.

DenetimDenetim planlamasıFinansal denetim+5
Belgin Meriç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin adli amaçlı olarak denetlenmesi

İletişim (haberleşme), kişilerin en temel ve en önemli hak ve özgürlüklerinden birisi ve aynı zamanda kişinin özel yaşam alanının bir parçasıdır. İletişimi sağlayan teknik cihaz ve sistemlerin teknoloji içerisinde yerini alması ve bu cihazların günlük hayatımıza yaygın bir şekilde girmesi ile birlikte bu iletişim vasıtaları kullanılmak suretiyle insan hak ve özgürlüklerine yönelik tecavüzlerde çok ciddi boyutlarda artışlar görülmüştür. Bu sebeple insan hak ve özgürlüklerinin korunması adına bu saldırılara karşı koyabilmek için yeni anlayış ve hukuki mekanizmaların geliştirilmesi bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu çerçevede evrensel hukuk ilkeleri ve AİHS'nin hükümleri ile AİHM'nin içtihatları doğrultusunda, demokratik hukuk devleti olmanın bir gereği olarak telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesinin koşullarının ve sınırlarının yasa ile düzenlenmesi gerekmiştir.Bu çalışmamızda birinci bölümde öncelikle telekomünikasyon yolu ile yapılan iletişimin denetlenmesinin amacı ile özel hayatın gizliliği ve haberleşme özgürlüğünün kapsam ve sınırları açıklanmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde tüm çerçevesi ile adli amaçlı olarak yapılan telekomünikasyon yolu ile yapılan iletişimin denetlenmesi tedbirinin koşulları ve uygulama biçimi ayrıntılı olarak anlatılmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde önleme amacıyla telekomünikasyon yolu ile yapılan iletişimin denetlenmesi tedbirinin koşulları açıklanmıştır. Sonuç bölümünde ise adli amaçlı denetim ile ilgili görülen eksiklik ve uygulamada karşılaşılan noksanlıklara değinildikten sonra bu eksik ve noksanlıkların ne şekilde giderilebileceği yönünde çözüm yolları ve adli amaçlı denetim ile önleme amaçlı denetimin birbirlerine etkileşimi anlatılmaya çalışılmıştır.

Adli kontrolCeza Muhakemeleri Usul KanunuDenetim+6
Ali İhsan Çamurlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Örgüt içi iletişimin yönetsel fonksiyonlar üzerindeki rolü ve bir alan araştırması

iletişim, insanın yaşamı boyunca devam eden bir olgu olduğu kadar, insanla örgütsel yapılar arasındaki ilişkileri sağlayan, sürdüren ve insan gibi örgütsel yapıların da varlığının devam ettirilmesinde önemli bir olgudur. Zaman içinde değişen yapısı ve araçları ile iletişim, gerek insan gerekse örgütler açısından son derece önemli olup örgütlerin varlıklarının sürdürülmesi açısından olmazsa olmaz bir gerekliliktir.Örgütler için bu kadar öneme sahip olan iletişim, özellikle yönetsel fonksiyonlar üzerinde bir takım etkilerinin bulunması gayet doğaldır. İletişimin; yönetsel fonksiyonlar üzerindeki rolünü bilmek ve bunlara hazırlıklı olmak örgütlerin iletişimden yararlanabilmelerini sağlayacaktır. Daha önceden başka örgütler tarafından yaşanan problemleri bilerek önceden tedbirlerini almak ve daha önce başka örgütler tarafından gözlemlenen en iyi kullanım şeklini bilerek hazırlıklarını ona göre yapmak örgütler için büyük kolaylık sağlayacaktır. Bu araştırmada örgütler için yaşamsal öneme sahip iletişim kavramının yönetsel fonksiyonlar üzerindeki rolü incelenecektir.Bu uygulamanın amacı iletişimin örgütler üzerindeki rolünü tespit ederek bu bulguların iletişimden yararlanmayı amaçlayan işletmelerin ve iletişimden hali hazırda yararlanan işletmelerin kendini durumlarını bir kez daha değerlendirmelerine imkan sağlamaktır.Bu çalışma üç ana bölümden meydana gelmektedir. Birinci bölümde iletişim kavramı ve yapısı, ikinci bölümde ise örgütsel iletişimin kavramsal yapısı ve yönetsel fonksiyonlar üzerindeki rolü üzerine teorik bir inceleme yapılmıştır.Son bölümde ise daha önceki bölümlerde yapılan incelemeler ışığında Kütahya organize sanayi bölgesinde faaliyet gösteren firmalar üzerinde iletişimin, yönetsel fonksiyonlar üzerindeki rolü konulu bir anket çalışması ve değerlendirilmesi yer almıştır.Anahtar Kelimeler: İletişim, Örgüt İçi İletişim, Yönetsel Fonksiyonlar, Planlama, Denetim.

DenetimPlanlamaYönetim+3
Emre Oruç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Elektronik vergi denetiminin vergi kaçırma eğilimlerini azaltmadaki rolü ve bir araştırma

Vergilendirme işlemlerinin elektronik ortamda gerçekleştirilmesine bağlı olarak vergi denetimlerinin de elektronik ortamda yapılması bir zorunluluk haline gelmiştir. Özellikle elektronik vergi sisteminin kurulması, vergi denetim birimlerine mükellef beyan ve bildirimlerinin doğruluğunu elektronik araçlarla denetleme olanağı sağlamıştır.İnternet tabanlı çalışan elektronik vergi sisteminde, mükellef beyan ve bildirimleri Gelir İdaresince on-line teslim alınarak bir veri tabanında toplanmaktadır. Ayrıca diğer kurumlardan istenilen bildirimler, yine online alınabilmekte ve yine aynı şekilde merkezi veri tabanına yüklenmektedir. Oluşan veri bankaları ve diğer devlet kurumlarından sağlanan veriler uygulama programları aracılığı ile elektronik denetimlere tabi tutulmakta, vergilendirmede yanlış yapılan işlemler tespit edilmekte ve mükellefler risk gruplarına göre sınıflandırılabilmektedir. Yapılan risk analizleri sonucu, mükellefler gerekirse vergi incelemesine alınabilmektedir.Bu çalışmada, elektronik vergi denetiminin mükelleflerin vergi kaçırma eğilimlerini azaltmadaki rolü anket tekniği kullanılarak incelenmiştir. Bu kapsamda çalışmanın birinci bölümünde vergi denetimi ile ilgili literatür araştırması yapılmış, ikinci bölümünde ise elektronik vergi sistemi ve elektronik vergi denetim uygulamaları hakkında bilgiler toplanmıştır. Araştırmanın üçüncü ve son bölümünde ise, Denizli Vergi Dairesi Başkanlığı'na bağlı Pamukkale Vergi Dairesi mükellefleri üzerinde elektronik vergi denetiminin etkinliğine ve mükelleflerin vergi kaçırma eğilimlerini azaltmadaki rolüne yönelik yapılan anketten elde edilen veriler analiz edilerek yorumlanmıştır.Anahtar Kelimeler:Vergi Denetimi, Mükellef, Vergi Kaçırma Eğilimi, Gelir İdaresi, Elektronik Vergi Sitemi, Elektronik Vergi Denetimi, İnternet Vergi Dairesi, E-Belge, E-Beyanname, E-Fatura, E-Tahsilat, Elektronik Takip

DenetimElektronikElektronik erişim+4
Abdullah Türk
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Ombudsmanlık kurumu ve Azerbaycan'da uygulanması

Devletin görev alanının genişlemesiyle beraber yönetimi denetleyen mevcut denetim mekanizmalarının yetersiz gelmeye başlaması, yeni denetim metotları arayışlarını hızlandırmıştır. Yargısal denetim, siyasal denetim, idari denetim ve kamuoyu denetimine ek olarak ombudsmanlık kurumu aracılıgıyla denetim, 18.y.y.'da İsveç'te doğduktan sonra günümüzde yüzü aşkın devlette kurulmuştur. Ombudsmanlık kurumu, bu denetim türlerine bir ikame kurum olarak degil, tamamlayıcı bir kurum olarak işlev görmekte, kendine has özellikleri, esnek ve halka yakın yapısıyla diğer denetim kurumlarından da ayrılmaktadır. Ombudsman, yargı organı kadar bağımsız fakat ondan daha az biçimci, daha hızlı çalışan, yönetimin içine kolaylıkla girebilen, yönetimi yasallık çerçevesinin yanında hakkaniyet ölçülerine göre de denetleyerek, yönetim içindeki aksaklıkları ve düzensizlikleri belirleyen ve idarenin daha iyi işlemesine yardımcı olan bir kurumdur.Bu düşünce doğrultusunda hazırlanan çalışmamız dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde denetim olgusu; ikinci bölümde Ombudsmanlık kurumu; üçüncü bölümde çeşitli ülkelerde Ombudsmanlık uygulamaları incelenmiş ve son bölümde Azerbaycan Müvekkili ele alınmıştır. Bu bölümde Azerbaycan Cumhuriyeti'ndeki genel olarak denetim sistemi, SSCB zamanı ve sonrası dönemde ülkede mevcut olan ekonomik durum ve bunun sonucunda oluşturulan denetim sistemi ve denetimin tarihsel süreç içerisinde geçirmiş olduğu evreler gösterilmiştir. Gelişmekte olan ülke ekonomisine sahip olması ve özellikle finans sektörünün çok yetersiz olması nedeniyle denetim sisteminin pek parlak olmadığı Azerbaycan'da denetim sisteminin gelişmesi için yapılması amaçlanan hedefler ve hazırlanan önerilere de yer verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Denetim, İnsan Hakları, Ombudsman, Müvekkil, Azerbaycan.

AzerbaycanDenetimOmbudsman+1
Feride Allahverdiyeva
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yerel yönetimlerin karar organları ve denetimi

Demokratik kültürün kurumsallaştığı ülkelerde yerel ihtiyaçların artmasıyla değişim gösteren kamu hizmetlerini karşılama gereği devletin, merkezi yönetimin yanında yerel yönetimlere de ağırlık vermesine yol açmıştır. Bu doğrultuda, ülkelerin siyasi yapısına bağlı olarak şekillenen yerel yönetimler, günümüz küreselleşme sürecinde ülke yönetimleri içerisinde yerini almıştır. Bu süreçte, ülke yönetiminde yetkilerin bir kısmı yerel yönetimlere devredilerek, ?küresel düşün yerel hareket et? olarak ifade edilen yerindelik ilkesi literatüre girmiştir. Öte yandan, yetki devri ile birlikte; yerelleşme sadece hizmetlerin değil, yetkilerinde merkezi yönetim ile yerel yönetim birimleri arasında dağılımını öngörmüştür.Yerel yönetimlerin ülkelerin siyasi yapılarını bu denli etkilemesi, bu kurumların merkezce yerel özerkliğe zarar vermeden, denetimini zorunlu kılmıştır. Bu çalışmada; yerel yönetimlerin karar organlarının denetimi kanun ve yürürlükteki mevzuata göre incelenmiştir. Bu kapsamda çalışmanın ilk bölümünde yerinden yönetimin tanımı ve türleriyle birlikte Türkiye'deki yerinden yönetsel yapılar incelenmiş, ikinci bölümde ise yerel yönetimlerin üzerindeki denetim türleri incelenmiştir. Son bölümde ise Türkiye'deki yerinden yönetsel yapılar üzerindeki denetim türleri yasal mevzuata göre ülkemizin geçirdiği tarihsel süreçte analizi yapılarak yorumlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Yerinden Yönetim, İl Özel İdareleri, Belediyeler, Köyler, Denetim.

Belediye meclisiBelediyelerDenetim+3
Ali Zülküf Elçi
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Kamu sektöründe iç denetimin etkinliğinin ölçülmesi ve belediyeler üzerine bir uygulama

Dünya'da son dönemde meydana gelen ülke ve şirket iflasları, dünya ve ülke ekonomilerini zor duruma sokmuştur. Bu gelişmeler, muhasebe ve denetimin önemini daha da çok artırmıştır. Sonuçta, mevcut mali bilgilerin değerlendirilmesi konuları ile iç denetim sisteminin etkinliğinin ölçülmesi ve iç kontrol sisteminin geliştirilmesi her ülke için önemli bir konu haline gelmiştir.İç kontrolün etkinliğini ölçecek olan ise, iç denetim birimidir. İç denetim, Türkiye için, kamu yönetiminde şeffaflaşma ve Avrupa Birliği'ne giriş için de önemli bir rol oynamaktadır. 5018 sayılı kanunun kabulü ile iç denetimin Türkiye'de yerleşmesi için çok önemli bir adım atılmıştır.İç denetçi atamalarının 2006 yılından beri yapıldığı ve eğitimlerin ise 2008 yılı sonuna kadar tamamlandığı düşünülecek olursa, 2009 yılından itibaren tam anlamıyla iç denetim kamu sektöründe yerini almıştır. Bu yıldan itibaren de, iç denetimde kamuda nasıl sonuçlar elde edileceğine dair veriler alınmaya başlamıştır.Tez dört bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın son bölümünde yapılan uygulama ile, kamu sektöründe iç denetimin etkinliğinin ölçülmesi amaçlanmıştır. Bunun için, kamuda görevli 110 adet iç denetçiye 50 soruluk anket yapılmıştır. Ayrıca, 18 adet belediyenin faaliyetlerine ait girdi ve çıktılar veri zarflama analizi yöntemi ile analiz edilmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır.Anahtar Kelimeler: İç Denetim, İç Denetim Sistemi, Etkinlik, Kamu Sektörü

BelediyelerDenetimEtkinlik+3
Serkan Akçay
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Küçük ve orta ölçekli işletmelerin bağımsız denetime yaklaşımlarını etkileyen faktörler üzerine bir araştırma

ÖZET KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ İŞLETMELERİN BAĞIMSIZ DENETİME YAKLAŞIMLARINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA GÜNGÖRMÜŞ, Ali Haydar Doktora Tezi, İşletme Anabilim Dalı Tez Danışmanı: Prof. Dr. Hüseyin ERGİN Haziran, 2014, 187 sayfa Son yıllarda dünya ticari hayatındaki hızlı değişim ile birlikte işletmeler artık uluslararası hale gelmektedir. İşletmelerin çok farklı ülkelerde faaliyet göstermesi muhasebe ve denetim alanında ortak bir dilin geliştirmesi zorunlu hale getirmiştir. Bu sürecin sonunda "Uluslararası Muhasebe Standartları"(UMS) ve "Uluslararası Denetim standartları"(UDS) ile dünya ölçeğinde bir tekdüzelik hayata geçirilmiştir. Ülkemizde Yeni Türk Ticaret Kanun'u (TTK) ile bu tekdüzeliğe ayak uydurma noktasında Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler (KOBİ) için belirli kriterler çerçevesinde bağımsız denetim ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır. Bu gelişmeler olurken Türkiye'deki KOBİ'lerin bağımsız denetime bakış açılarını etkileyen faktörlerin bilinmesi ve sürecin bu bilgiler ışığında yönetilmesi önem arz etmektedir. Araştırmamızın temel amacı KOBİ'lerin bağımsız denetime yaklaşımlarını etkileyen faktörlerin ortaya konulmasıdır. KOBİ'lerin bağımsız denetiminde yer alan tüm tarafların görüşleri önemli olmakla birlikte çalışmamız, bağımsız denetimin işletmede yapılmasına karar veren üst düzey yöneticilerin görüşleri üzerine odaklanmıştır. KOBİ'lerin bağımsız denetime yaklaşımını etkileyen faktörler üzerine Türkiye'de şuana kadar bir araştırma yapılmamıştır. Çalışmamız bu alanda yapılan ilk araştırma olma özeliği taşımaktadır. Özellikle son dönemde yeni TTK ile sermaye şirketleri için uygulanması öngörülen bağımsız denetime işletme yöneticilerinin bakışını görmek açısından bu çalışma önem arz edecektir. Yurt dışında ise bağımsız denetime yönelik işletmelerin bilinçli olması ve konuyu benimsemiş olmaları nedeniyle üzerinde çok fazla çalışma yapılmadığı gözlemlenmiştir. Çalışmada araştırmanın veri toplama sistemi olarak anket yöntemi seçilmiştir. Çalışma evreni olarak İstanbul ilindeki KOBİ'ler seçilmiştir. İstanbul ilini seçmemizdeki amaç bu ilde yapılan çalışma sonuçlarının bize Türkiye genelinde bir bilgi verecek olmasıdır. Bağımsız denetimi etkileyen tüm faktörlerin çalışmada yer almasının güçlüğünden dolayı araştırma kapsam olarak sınırlandırılmıştır. Çalışmada dört ana faktör üzerinden inceleme yapılmış ve sonuçlar ortaya konulmuştur. Çalışma sonucunda: Kurumsal yönetim düzeyi yüksek olan, iç denetim sistemini etkin olarak kullanan, muhasebe bilgi sisteminin kalitesi yüksek olan ve bir büyüme stratejisi benimsemiş işletmeler bağımsız denetime olumlu yaklaşmaktadırlar. Anahtar Kelimeler: Küçük ve Orta Ölçekli İşletme, Bağımsız Denetim, Kurumsal Yönetim, Muhasebe Bilgi Sistemi.

Bağımsız denetimDenetimDenetim standartları+3
Ali Haydar Güngörmüş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital ortamdaki finansal hile kontrolünde adli muhasebe: Bağımsız denetçiler üzerinde bir araştırma

Her geçen gün farklı yapı ve özelliğe bürünen teknoloji, işletmeleri dijital ortamla daha fazla etkileşim içinde bırakmıştır. İşletme verilerinin dijital ortam üzerinden yapılması, işletmelere zaman, maliyet tasarrufu gibi olumlu etkiler sağlarken olumsuz etki olarak ta yeni bir hile tekniğinin oluşmasına neden olmuştur. Bu teknik finansal hile olarak adlandırılmaktadır. Finansal hilenin gerçekleşmesinde 3M teorisinin ve yetkinlik faktörünün önemli rol oynadığı ve dijital ortamda gerçekleştirilen finansal hile kontrolünde yeni bir mesleğin ön plana çıkmasına neden olmuştur. Teknolojideki gelişmeler, işletmelerdeki sofistike durumlarının artmasına ve stratejik kararların daha anlamlı hale gelmesine neden olmuş ve bu nedenlerin çözümü için adli denetim raporlarının ve adli muhasebenin önem kazanmasına olanak sağlamıştır. Yapılan bu çalışmada adli muhasebecilerin öz beceri ve karakteristik özelliklerinin dijital ortamdaki finansal hile kontrolünde etkili olup olmadığı araştırılmaya çalışılmıştır. Bu amaçla KGK'da şeffaflık raporu yayınlama yetkisi bulunan denetim şirketlerinin denetçileri üzerine anket uygulanmış, uygulanan anket sonucunda dijital ortamdaki hile kontrolünde, adli muhasebeci olarak değerlendirilen denetçilerdeki öz beceri ve karakteristik özelliklerin yurtdışındaki adli muhasebecilere yakın olduğu ancak dijital ortamda gerçekleştirilen finansal hileler için adli muhasebe yazılımı bulunmadığı, finansal hile kontrolünde denetim yazılımları üzerinden işlemlerin gerçekleştirildiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca adli muhasebe mesleğinin Türkiye'de gelişme aşamasında olduğu, yeterli alt yapının sağlanamadığı ve adli muhasebenin iç kontrol, kaliteli finansal raporlamada da etkili olduğu araştırma verilerinde gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Adli muhasebe, adli denetim raporu, finansal hile, 3M teorisi, dijital ortam, yetkinlik unsuru,

Adli muhasebeBağımsız denetimBağımsız denetim kuruluşları+7
İbrahim Köksal
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal risk yönetimi odaklı iç denetimin analizi ve Ege bölgesindeki üniversiteler üzerine bir araştırma

Risk kavramının günlük hayatımızda daha çok karşımıza çıkmasının nedeni, dünyada her geçen gün daha yoğun fırsatların karşımıza çıkıyor olması ve buna bağlı olarak da daha fazla tehdit unsuru içeriyor olmasıdır. Bir fırsatı değerlendirme tercihimiz, aynı zamanda ilgili tehditleri de hesaba katmamızı gerekli kılmaktadır. Dünya genelindeki, liberalleşme, serbestleşme, ticaret ve rekabet yapısı kamu sektörü ve özel sektördeki gelişme ve değişmeleri etkiliyor olması sebebiyle belirsizlikler ve riskler daha da artmaktadır. Buna bağlı olarak kurumların başarıları, riskleri belirleme, önleme, azaltma ve yönetme durumlarına bağlanmaktadır. Son yıllarda dünya genelinde faaliyet gösteren kurumlarda yaşanan bilgilerin güvenilirliği sorunları iç denetimin etkinliğinin arttırılmasına yönelik yeni yaklaşımların aranmasına nenden olmuştur. Kurumlar iç denetim yanı sıra, daha yüksek riskli alanlara yönelerek kurumsal risk yönetimi anlayışını benimsemeye başlamışlardır. Kurumsal risk yönetimi odaklı iç denetim faaliyeti, kurumların risklerine, bu risklerin yönetilmesine odaklanarak risklerin fırsat ve tehditlerinin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve raporlanması için kurumlarda uygulanan istikrarlı, tutarlı ve devamlı bir süreçtir. Çalışmanın birinci bölümünde, risk, risk yönetimi, kurumsal risk yönetimi ve iç denetimle ilgili kavramsal çerçeveye yer verilmiştir. İkinci bölümde ise, kurumsal risk yönetimi süreci ve kurumsal risk yönetim sürecinin bileşenleri üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde ise, kurumsal risk yönetimi ve iç denetim sisteminin beraber çalışabileceği düşüncesinden hareketle bu iki süreç birleştirilerek, kurumsal risk yönetimi odaklı iç denetim faaliyetlerinin planlanması, yürütülmesi ve raporlanması aşamaları anlatılmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise Ege Bölgesindeki üniversitelerde iç denetim birimlerinde görev yapmakta olan iç denetçiler üzerine uygulanan anket çalışmasına ve sonuçların değerlendirilmesine yer verilmiştir. Çalışmanın sonuçları itibariyle, iç denetçilerin Kurumsal risk yönetimi sürecinde görev aldıkları ve kurumlara danışmanlık ve güvence hizmeti sundukları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Risk, Kurumsal Risk Yönetimi, İç Denetim, Risk Odaklı İç Denetim.

DenetimEge bölgesiKurumsal risk yönetimi+4
Keziban Karalar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Çarşı ve mahalle bekçiliği sisteminin hesap verilebilirliği ve etkinliğinin artırılabilmesi için sivil gözetim modeli

Tarihsel süreçte, yerleşim alanlarının güvenliğinin sağlanmasında bekçiler aktif rol üstlenmiştir. İlk uygarlıklardan başlayıp günümüze kadar taşınan bekçilik uygulaması, özellikle kent güvenliğinin sağlanması noktasında önemli işlevler yerine getirmiştir. Osmanlı Devleti'nde olduğu gibi Cumhuriyetin ilk yıllarında da büyük önem taşıyan mahallede, mahallelinin birbirlerini tanımaları ve mahalleye yerleşim sürecinde uygulanan kefil gibi uygulamalar, bekçilerin işlevlerinin ne derece önemli olduğunu göstermektedir. Günümüzde artan nüfus ve teknolojide yaşanan gelişmelere bağlı olarak mahallelerde birtakım güvenlik sorunları ortaya çıkmaya başlamıştır. Çarşı ve mahalle bekçiliği sistemiyle mahalle güvenliği sağlanmaya çalışılsa da bekçilerin eski işlevlerini ne ölçüde devam ettirebilecekleri yeni bir tartışma konusunu ortaya çıkarmıştır. Ortaya çıkan tartışmalar, mevzuat ve uygulamadaki eksiklikler göz önünde bulundurularak yeni düzenlemelerle bekçilerin daha etkin olması beklenmektedir. Kolluk kuvvetlerinin denetimi genellikle iç denetimle sağlanıyor olsa da günümüzde, toplumunda dahil olduğu bir denetim türü gündemdedir. Türkiye'de farklı uygulamalarla bu tür denetimler yapılsa da, kolluk kuvvetlerinin böyle bir denetim mekanizmasına tam anlamıyla sahip olduğu söylenememektedir. Özellikle çarşı ve mahalle bekçiliği sisteminin kendisine has ayrı bir teşkilatlanma ve denetim yapısı olmadığı için genel kolluk kuvvetlerine bağlı olarak hareket etmesi sıklıkla tartışılan konular arasında yer almaktadır. Sivil gözetim, halkın katılımının sağlandığı, hesapverebilirliğin ve etkinliğin ön planda tutulduğu bir denetim mekanizması olarak çarşı ve mahalle bekçiliğinin denetiminde yaşanan bu tür aksaklıkları giderebilecek bir nitelik taşımaktadır. Bu bağlamda çalışmada, çarşı ve mahalle bekçilerinin denetim sorunları detaylı bir şekilde ele alınarak, çarşı ve mahalle bekçiliği sisteminin hesap verilebilirliği ve etkinliğinin artırılabilmesi için sunulan sivil gözetim modeli uygulamasına dair önerilere yer verilecektir.

DenetimEtkinlikHesap verebilirlik+2
Seda Kulu Bay
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2021
00

Related subjects