Dental porcelain

141 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Tek distal uzantılı zirkonyum restorasyonları destekleyen ti-altyapılı zirkonyum dayanakların yorulma dayanımlarının ve kırılma direnclerinin in vitro olarak incelenmesi

Bu in vitro çalışmanın amacı hibrit dayanak tutuculu distal uzantılı monolitik zirkonya restorasyonların dinamik ve statik yükleme sonrası olası mekanik başarısızlıklarının ve kırılma dirençlerinin değerlendirilmesi olmuştur. Mandibular birinci ve ikinci premolar dişleri taklit eden implant destekli distal uzantılı restorasyonlar BDT/BDÜ sistemi yardımıyla tasarlanarak üretilmiş ve restorasyonları destekleyen dayanak şekline göre iki grupa ayrılmıştır: Grup 1; her bir örnekteki dayanaktan biri anti rotasyonel parça içeren (n=10), Grup 2; anti-rotasyonel parça içermeyen (n=10). Hibrit dayanakların her biri ve zirkonya restorasyonların iç yüzeyi tribokimyasal olarak kaplanmıştır. Sonra tüm dayanaklar implantlar üzerine 30 N tork değerinde sabitlenmiş ve monolitik restorasyonlar dayanaklara adeziv olarak simante edilmiştir. Simantasyon işlemi sonrası örnekler dinamik yükleme için çift eksenli çiğneme simülatöründe 50 N kuvvet varlığında 1.200.000 döngü ısıl ve mekanik yorulma yüklemesine tabi tutulmuştur. Daha sonra örnekler statik yükleme cihazında statik yüklemeye maruz bırakılmıştır. Olası başarısızlıklar Taramalı Elektron Mikroskobu yardımıyla incelenmiştir. Çiğneme simülatörü sonrası restorasyonların sağkalım ve başarı oranı %100 olmuştur. Grup 1 ve Grup 2 için ortalama kırılma direnci değeri sırasıyla 706.2N ve 873.7N olmuştur. Statik yükleme verilerine göre test edilen tüm örneklerin maksimum kırılma direnci verileri ağız içi posterior alandaki kuvvet değerlerinin üzerinde bulunmuştur. Gruplararası fark istatistiksel olarak anlamlı olmasa da anti rotasyonel parça içermeyen grup örnekleri daha yüksek kırılma direnci göstermiştir. Bu in vitro çalışmanın sınırlamaları dahilinde, doğru okluzal uyumlamalar ve okluzal temaslar varlığında hibrit dayanıklı distal uzantılı monolitik zirkonya restorasyonların posterior alanda kullanılabileceği söylenebilir.

Dental implantasyonDental implantlarDental porselen+5
Nıgar Baghırova
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessEN

The evaluation of the influence of different finishing line depth on strength of CAD/CAM restorations

The aim of this study is to evaluate the effects of different shoulder finishing line depth (0.5 mm, 1.0 mm and 1.5 mm) on fracture strength of coping design as one type of CAD/CAM restorations. Using Lithium disilicate (IPS e-max CAD; Ivoclar Viva dent) and Feldspathic block (CEREC blocks; Sirona) materials for milling of three type of design according to the finishing line depth (FLD), which was done with Cerec inLab software program (Version, 4.2.0.57192) with 120 μ cement film thicknesses. A total of 72 specimens of coping design were prepared as monolithic crown on 72 novel nickel chrome dies. Each with a diameter of 8 mm and height of 6 mm as they were used to support the restoration. 12 specimens of coping design for each material and finishing line depth where prepared, to be in three groups according to FLD. Panavia V5 resin cement system where used as a luting agent for fixation of each coping restorations. For the measurement of fracture resistance value, each sample where subjected to fracture test with a universal test machine.It was found that Lithium disilicate crowns with 1.5 mm thickness of marginal design showed the maximum mean value of fracture strength of about 2721 ± 967 N among all the groups, whereas, the minimum mean valueof fracture strength was recorded with Feldspathic one with 1296.7 ± 642 N at the same depth of shoulder finishing line (1.5 mm). Kruskal –Wallis and Mann-Whitney testsas well as Annova test were performed to compare all groups with different P values. Concluded that the effect of different depth of finishing line on the fracture strength of CAD/CAM restoration material was evedent with variable results wich was related to different factors. As it is clear from the results of the present investigation. Lithium disilicate crown material seems to be increased their strength to fracture as the finishing line depth where increased. While in case of Feldspathic restorations, the strength where increased from 0.5 mm to 1.0 mm depth of finishing line restorations, but the strength were decreased, when the marginal depth increased to be 1.5 mm.

CAD/CAMDental materialsDental porcelain+3
Lana Bahram Khıdher
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Farklı simanlarla simante edilen cam seramik örneklerinin hızlı yaşlandırma süreci sonucunda bağlanma dayanımının incelenmesi

Bu çalışmanın amacı farklı simanların yaşlandırma işlemi sonucunda seramiğe bağlanma dayanımının incelenmesidir. Çalışmamız için her siman grubu için 12 örnek olmak üzere 20 grup için toplam 240 seramik kesiti kullanıldı. Feldspatik seramikten elde edilen bu kesitlere Panavia V5, Rely X U200, G-CEM LinkForce, RelyX Veneer ve Variolink Esthetic olmak üzere beş farklı siman simante edildi. Her grup siman dört gruba ayrılıp üç grubuna farklı devirlerde (1750, 3500, 7000) termal siklus uygulaması yapıldı. Bir gruba hiç bir yaşlandırma işlemi uygulanmadı. Tüm gruplara shear testi uygulandı. Sonrasında makaslama bağlanma değerleri istatistiksel olarak değerlendirildi. Yaşlandırma işlemi sonrasında simanlar kendi içinde değerlendirildiğinde, makaslama bağlanma değerleri, tüm siman gruplarında genel olarak bir azalma göstermesine karşın bu azalma Panavia V5, RelyX Veneer ve Variolink Esthetic için istatistiksel olarak anlamlıdır. (p<0,05) Yaşlandırma zamanları bakımından simanlar birbirleriyle karşılaştırıldığında kontrol grubu ve 7000 devir uygulanmış gruplarda simanlar arasında bulunan fark istatistiksel olarak anlamlı değildir. 1750 devir uygulanmış gruplarda Panavia V5 ve GCem LinkForce, light cure olan RelyX Veneer ve Variolink Esthetic simandan yüksek bağlanma dayanım değeri göstermiştir.(p<0,05) 3500 devir uygulamada da aynı sonuçlar gözlenmiş olup ilave olarak RelyX U 200 simanda RelyX Veneer ve Variolink Esthetic simandan yüksek bağlanma dayanım değeri göstermiştir. (p<0,05) Yaşlandırma işlemi sonrası bağlanma dayanımının azalması siman seramik arayüzündeki bağın su emilimi göstermesine bağlanmaktadır. Restorasyonlarda kullanılacak rezin siman seçimi yapılırken, yaşlandırma işlemi sonrası bağ kuvvetini uzun dönemli koruyan simanlar seçilmesi klinik başarıyı olumlu etkileyecektir.

Dental bondingDental porselenDental restorasyon+5
Rabia Bozbay
Van Yüzüncü Yıl Üniversity
2019
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Zirkonyum kor ve farklı simanlar kullanılarak simante edilen cam seramik kronların hızlı yaşlandırma sonrası renk değişiminin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, 3 farklı dual cure rezin simanla (Rely X U200, G-CEM LinkForce ve Panavia V5) zirkonyum kor üzerine simante edilen aynı renk, form ve kalınlıktaki feldspatik cam seramik (Cerec Blocs) kronların termal siklus cihazında hızlı yaşlandırma sonrası meydana gelen renk değişimlerinin araştırılmasıdır. CAD/CAM sistemi (Cerec AC) kullanılarak 1 mm kalınlık ve 100 μ siman aralığına sahip feldspatik cam seramik (Cerec Blocs) kronlar ve zirkonyum güdükler üretildi. Her dual-cure siman için 15'şer örnek elde edilmiş olup toplamda 45 kron üretildi. Renk ölçümleri simantasyondan 24 saat sonra ve sırasıyla 1750, 3500 ve 7000 termal döngü yaşlandırmadan sonra spektrofotometre (SpectroShade Micro) cihazı ile her örnek için ayrı ayrı yapıldı. Elde edilen renk bulguları CIEDE2000 renk farkı formülasyonuyla hesaplandı ve her araştırma grubunun ΔE00 değerleri elde edildi. 7000 termal döngü yaşlandırmadan sonra en az renk değişimi Panavia V5 siman grubundaki örneklerde meydana geldi (ΔE00: 0.97). Rely X U200 siman grubu örneklerinin ortalama ΔE00 değeri 1.08 iken G-CEM LinkForce siman grubunda örneklerde ortalama ΔE00: 1.41 olarak bulundu. Termal döngü sayısı arttıkça her 3 dual cure simanda da ortalama ΔE00 değeri artmıştır. En hızlı renk farklılığı 1750 termal döngüden sonra meydana geldi. 3500 ve 7000 termal döngüden sonra ise renk farklılığı daha yavaş olmaktadır. Panavia V5 rezin simanın içeriğinde amin ajanı olmaması ve Rely X U200 rezin simanın içeriğinde benzoil peroksit ajanının olmaması bu simanlarda rengin daha stabil kalmasını sağlamıştır.

CAD/CAMDental porselenDental çimentolar+5
Mehmet Şerif Akdeniz
Van Yüzüncü Yıl Üniversity
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı hibrit CAD/CAM bloklarından çeşitli kalınlıklarda üretilen kronların rezin simanlarla maskeleme etkinliğinin değerlendirilmesi

Farklı Hibrit CAD/CAM Bloklarından Farklı Kalınlıklarda Üretilen Kronların Rezin Simanlarla Maskeleme Etkinliğinin Değerlendirilmesi. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı, Doktora Tezi, Van, 2019. Üstün estetik özellikleri ve elastik özelliklerinin diş dokusuna yakın olması ile hibrit seramikler sıklıkla kullanılmaktadır.Hibrit seramikler diş hekimliğinde restorasyon yapımında alt yapının renginin yansımasıdır. Bu alt yapının maskelenmesi için farklı yöntemler mevcuttur. Bu tez çalışmasının amacı, farklı kalınlıklardaki farklı hibrit seramiklerin alt yapı renginin maskeleme etkinliğini araştırmaktır. Çalışmada 4 değişik içeriğe sahip CAD/CAM bloklardan (Cerec blok, GC Cerasmart, Vita Enamic, 3M Lava Ultimate) 1 mm 1,5 mm ve 2 mm kalınlıkta olmak üzere her bir gruba ait 10'ar örnek olacak şekilde toplam 120 test örneği hazırlanmıştır. Çalışmada, test örnekleri isomet bıçağı ile, 100N basınçla, distile su altında kesilerek hazırlanmıştır. Alt yapı olarak A3 renginde Kuraray kompozit kullanılmıştır. Örneklerin simantasyonu için A2 renginde G-CEM Link Force rezin siman kullanılmıştır. Örnekler asitleme ve bonding işleminden sonra alt yapılara 10N sabit basınç altında rezin siman ile simante edilmiştir. Simantasyon işleminden sonra tüm örnekler, etüv cihazında 37 derecede 24 saat boyunca bekletilmiştir. Her bir gruba ait örnekler spektrofotometre cihazı (Spekctroshade Verona, İtalya) ile 5 tekrar ile ölçülmüştür. Örneklere ait L,a,b değerleri excell programına kaydedilmiş ve değerlerin ortalamaları alınmıştır. Renkteki değişiklikler ΔE formülüyle hesaplanmıştır. Örneklere ait değerler ΔE cinsinden SPSS programına kaydedilmiş ve istatistik analiz yapılmıştır. İstatistiksel analiz için Kruskal Wallis test ve ikili karşılaştırmalarında Dunn's testi kullanılmıştır. Anlamlılık en az p<0.05 düzeyinde değerlendirilmiştir. Çalışmanın bulgularına göre; kalınlığın translüsentlik üzerinde istatistiksel olarak ciddi fark yarattığı bulunmuştur. Seramik kalınlığı arttıkça alt yapı renginin daha iyi maskelendiğini görülmüştür. Materyal açısından en etkili maskeleme etkinliğine sahip olarak GC Cerasmart bulunmuştur. En düşük maskeleme etkinliğinin Cerec bloklarda olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: CAD/CAM, Hibrit Seramik, Maskeleme

CAD/CAMDental materyallerDental porselen+3
Farhad Wahıd Rasool Rasool
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Health Sciences
2019
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Rezin siman ve alt yapı renginin farklı içerikteki seramik CAD/CAM bloklarının renk özellikleri üzerine etkisi

Estetik restorasyonlarda istenilen rengin elde edilebilmesi, kullanılan seramiğin yapısı, ışık geçirgenliği, kalınlığı, alttaki dişin rengi ve kullanılan kompozit rezin simanının rengi ve ışık geçirgenliği gibi faktörlere bağlıdır. Bu bilgilerin doğrultusunda planladığımız tez çalışmamızın amacı, farklı renkteki dişleri taklit eden kompozit alt yapı rengi, kullanılan seramik çeşidi ve rezin siman renginin restorasyonların final rengi üzerine etkisini değerlendirmektir. A2 renkte ve HT ışık geçirgenliğinde üretilmiş nanoseramik Cerasmart (GC Corp, Tokyo, Japonya) ve lösitle güçlendindirilmiş feldspatik seramik Initial LRF (GC Corp, Tokyo, Japonya) CAD/CAM bloklarından kesme cihazında 400 devir/dk. hızla ve su soğutması altında 0,8±0,02 mm kalınlığında seramik örnek dilimleri hazırlandı. Prepare edilmiş dişleri temsil etmek amacıyla, üretici firma tarafından A1 ve A3 renkte üretilmiş kompozit rezin kullanılarak 4 mm kalınlıkta alt yapı örneği elde edildi. Siman renginin; farklı içerikteki seramik örneklerin, farklı renkteki alt yapılara simantasyonunda final rengi üzerine etkisinin değerlendirilmesi için; dual polimerize rezin simanın (Variolink II Try-In; Ivoclar-Vivadent, Almanya) neutral(N), warm(W) ve translüsent (Tr) olmak üzere 3 farklı rengi kullanıldı. Çalışmada renk ölçümleri spektrofotometre cihazı ile yapıldı. Her ölçümdeki L, a, b değerleri kullanılarak CIEDE2000 formülüne göre ∆E00 hesaplandı. ∆E00 değerleri istatistiksel olarak değerlendirildi ve p<0.05 anlamlı kabul edildi. Çalışmamızda Initial LRF seramiklere A1 ve A3 alt yapılarında, light siman uygulaması sonrası ∆E00 ölçüm değerleri arasında istatiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0.05). Diğer gruplarda anlamlı fark bulunmamıştır (p>0.05). Sonuç olarak restorasyonun final rengi üzerinde materyal içeriğinin herhangi bir etkisinin olmadığı bulunmuştur. Koyu alt yapının ince seramik restorasyonlarda daha fazla renk değişimine neden olacağı sonucuna varılmıştır.

CAD/CAMCam seramiklerDental estetik+4
Aysıla Tekeli Şimşek
Uşak University
2020
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

CAD/CAM porselen lamina vener restorasyonların fonksiyonel kuvvetlere karşı stres dağılımlarının incelenmesi: Üç boyutlu sonlu elemanlar analiz çalışması

Bu in vitro araştırmada, klinikte uygulanan tedavilerden biri olan porselen lamina venerlerin (PLV) farklı kesim derinliği ve farklı CAD/CAM materyali kombinasyonlarında tek tip yapıştırıcı ve tek tip preparasyon şekliyle hazırlandıktan sonra üç farklı fonksiyonel kuvvet karşısında gösterdiği stres dağılımlarının, üç boyutlu sonlu elemanlar analizi kullanılarak incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmada, maksiller santral kesici dişi simüle eden bir üç boyutlu simülasyon modeli kullanılmıştır. Kesim modeli tüm dişlerde insizal bevel preperasyonu şeklinde oluşturulmuştur. Servikal marjin mine-sement birleşiminin 1 mm koronalinde olacak şekilde yerleştirilmiş ve tüm kesim kenarları chamfer preparasyon basamağı şeklinde hazırlanmıştır. Kesim derinlikleri sırasıyla 0,3, 0,5, 0,7 ve 0,9 mm olmak üzere dört farklı şekilde belirlenmiş ve her bir restorasyon modeli için IPS Empress CAD (Ivoclar Vivadent, Schaan, Liechtenstein), IPS e.max CAD (Ivoclar Vivadent, Schaan, Liechtenstein) ve Vita Enamic (VITA Zahnfabrik, Essen, Germany) olmak üzere üç farklı materyal kullanılmıştır. Tüm restorasyonlar ışıkla sertleşen Variolink Veneer (Ivoclar Vivadent, Schaan, Liechtenstein) rezin siman kullanılarak yapıştırılmış ve restorasyon modellerinde siman tabakası kalınlığı 100 µm olarak belirlenmiştir. Modeller kortikal ve trabeküler kemiğin üst ve arka bölgesinde bulunan düğüm noktalarından her üç eksendeki hareketi engellenecek şekilde tüm serbestlik dereceleri kısıtlanarak sabitlenmiştir. İnterkaspal ve protruziv hareketi simüle etmek için kesici kenarların lingual yüzeyine üç farklı açıda (0, 60° ve 120°) 100 N kuvvet uygulanarak analiz yapılmıştır. Sonlu elemanlar modeli üzerindeki stresin dağılımı ve yoğunlukları hem renk kodlaması hem de sayısal değerler olarak verilmiştir. Elde edilen veriler incelendiğinde farklı CAD/CAM bloklarından üretilen PLV'ler üzerinde oluşan çekme ve sıkışma gerilim stresleri fark göstermiştir. Kesim derinliği ile birlikte artan vener kalınlığı sonucu PLV'ler daha derin preparayonlarda daha az çekme gerilme stresi yaratmıştır. Palatinal diş yüzeyine gelen fonksiyonel kuvvetlerin açısı arttıkça, PLV'ler üzerinde oluşan stresler artmıştır. Materyal sertliği arttıkça PLV'lerde oluşan stresler de arttmıştır.

CAD/CAMDental materyallerDental porselen+4
Ömer Taha Meriç
Hacettepe University
2022
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

CAD-CAM tam seramik materyallerin renk, translusensi ve pürüzlülükleri üzerine polisaj ve glaze ışlemlerinin etkisinin değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı; farklı yüzey bitirme işlemleri (Glaze: G ve Polisaj: P) uygulanmış LDS (Lityum disilikat), ZLS (Zirkonya ile güçlendirilmiş lityumsilikat) ve TrZ (translusens zirkonya) materyallerinin translusensi, renk ve pürüzlülüklerinin kahve termal siklusu öncesi ve sonrası in-vitro değerlendirilmesidir. Lityum disilikat (IPS e.max CAD), zirkonya ile güçlendirilmiş lityum silikat (Celtra Duo HT) ve translusens zirkonya (Cercon HT) materyallerinden 40'ar adet (1 mm kalınlığında) örnek hazırlanmıştır. Klinik aşındırmayı taklit etmek amacıyla 20 sn aşındırma işlemi uygulanmıştır. Örneklere iki farklı yüzey işlemi uygulanmış ve bir kahve çözeltisinde 10.000 termalsiklusa tabi tutulmuştur. Örneklerin pürüzlülük değerlerini (Ra: Ortalama Pürüzlülük Değeri, Rz: Ortalama Maksimum Profil Yüksekliği) ölçmek için kontakt profilometre, renk stabilitelerini ve translusensi parametrelerini (TP) ölçmek için kolorimetre cihazı kullanılmıştır. Renk farkı verileri Kruskal Wallis testi ile değerlendirilmiş, grupların farklılık gösterdiği durumda Dunnet çoklu karşılaştırma testi kullanılmıştır. Aşındırma sonrası pürüzlülük verilerinin değerlendirilmesinde tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Pürüzlülük ve translusensi parametresi (TP) verilerinin değerlendirilmesinde tekrarlı ölçümlerde varyans analizi ve Duncan çoklu karşılaştırma testi uygulanmıştır. p<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Renk değişimi sadece polisaj uygulanmış ZLS (ZLS-P) grubunda klinik olarak algılanabilir eşiğin üstünde olup, tüm gruplarda klinik olarak kabul edilebilir eşiğin altındadır (<2.23). Aşındırma sonrası en yüksek pürüzlülük değerleri (Ra ve Rz) ZLS materyalinde görülmüş, bunu LDS ve TrZ takip etmiştir. Glaze uygulanmış ZLS (ZLS-G) ve LDS (LDS-G) gruplarının ortalama pürüzlülük değerleri (Ra) polisaj uygulanan gruplara kıyasla daha düşük olmasına karşın bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Glaze uygulanmış TrZ (TrZ-G) grubu, polisaj uygulanan (TrZ-P) gruba kıyasla istatistiksel olarak anlamlı olacak düzeyde daha yüksek bir Ra değeri göstermiştir. Rz (Ortalama Maksimum Profil Yüksekliği) parametresi açısından ise tüm materyallerde glaze uygulaması daha düşük değerler görülmesini sağlamışken, bu fark TrZ grubunda istatistiksel farka sebep olmamıştır. Termal siklus öncesi ve sonrası en yüksek translusensi değeri LDS materyalinde görülmüş, bunu ZLS ve TrZ takip etmiştir. Kahve termal siklusu materyallerin pürüzlülük değerlerinde (Ra, Rz) artışa, translusensilerinde ise azalmaya sebep olmuştur.

CAD/CAMDental materyallerDental porselen+4
Sena Kamacı Ergül
Hacettepe University
2020
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

CAD/CAM sistemi ile üretilen hibrid seramik inley ve onley restorasyonların adezyonunda farklı rezin simanların etkisinin klinik olarak karşılaştırılması

CANATAN, S. CAD/CAM Sistemi İle Üretilen Hibrit Seramik İnley ve Onley Restorasyonların Adezyonunda Farklı Rezin Simanların Etkisinin Klinik Olarak Karşılaştırılması. Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Programı Uzmanlık Tezi, Ankara, 2020. Bu klinik çalışmanın amacı, CAD/CAM sistemi kullanılarak hibrit seramikten üretilen inley/onley restorasyonların simantasyonunda farklı içerik ve uygulama yöntemi olan iki farklı adeziv rezin simanın klinik olarak karşılaştırılmasının incelenmesidir. Bu amaçla, Hacettepe Üniversitesi Girişimsel Klinik Çalışmalar Etik Kurul onayından sonra, CEREC Omnicam (Sirona Dental, Bensheim, Almanya) sistemi kullanılarak Cerasmart (GC, Tokyo, Japonya) hibrit nanoseramik bloktan posterior vital dişlerde 70 inley/onley restorasyonu üretilmiştir. Her grup 35'er restorasyon olmak üzere rastgele iki gruba ayrılmıştır. Bir grup, self adeziv rezin siman RelyX U200 Automix (3M ESPE, Seefeld, Almanya) ile, diğer grup etch and rinse adeziv rezin siman G-Cem LinkForce (GC, Tokyo, Japonya) ile dişlere simante edilmiştir. Restorasyonlar, birbirleriyle kalibre iki hekim tarafından modifiye USPHS kriterlerine göre 6, 12 ve 18. aylarda değerlendirilmiştir. Elde edilen verilerin istatistiksel analizi SPSS 23.0 programı ile yapılmıştır. Grup içi ve gruplar arası karşılaştırmalar Ki-kare (χ2) testi ve Friedman testi kullanılarak analiz edilmiştir. Tüm restorasyonlar modifiye USPHS kriterlerine göre klinik olarak kabul edilebilir seviyede başarılı bulunmuştur. RelyX U200 Automix self adeziv rezin siman uygulanan restorasyonların ağızda kalım oranı %94.3, G-Cem LinkForce etch and rinse adeziv rezin siman uygulanan restorasyonların ağızda kalım oranı %91,4 olarak değerlendirilmiş ve her iki simanın klinik performansları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı belirlenmiştir. 18 ay sonunda, CAD/CAM sistemi kullanılarak hibrit seramikten üretilen inley/onley restorasyonların vital posterior dişlere simantasyonunda her iki siman sistemi benzer klinik performans sergilemiştir.

AdezyonlarCAD/CAMDental porselen+2
Simge Canatan
Hacettepe University
2020
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Farklı CAD/CAM seramik materyallerin yüzey özellikleri ve renklenmelerinin ın-vitro incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; farklı bitirme ve parlatma seti uygulanan dört farklı CAD/CAM seramik materyalinin yüzey pürüzlülüklerini ve renklenmelerini değerlendirmektir. Çalışmada IPS e. Max (EX), Shofu Block HC (SH), VITA Enamic (EN), GC Cerasmart (CS) materyallerinin Ceramaster Coarse Assorted-Ceramaster Assorted-Dura polish DIA (CCA-CA-DPD), GZ Eve Diapol (ED), Optrafine (OF), Vita Enamic (VE) polisaj seti uygulanması öncesi ve sonrasında yüzey pürüzlülükleri ölçüldü. Materyallerin zaman içinde gösterdikleri renklenmelerinin incelenebilmesi amacıyla 60 gün süreyle 37 ºC' de kahve solüsyonunda bekletildi. Örneklerin renkleri başlangıçta ve ardından solüsyonda bekletilmelerinin 7, 14, 30 ve 60. günlerinde ölçüldü. Elde edilen pürüzlülük ve ΔE verileri materyal ve polisaj setlerine göre değerlendirildi. Her bir materyal/polisaj seti için renklenme ve pürüzlülüğün zaman içindeki değişiminin, zaman içindeki değişimin materyal/polisaj seti türleri arasında benzer olup olmadığının analizi tekrarlı ölçümlerde iki yönlü varyans analizi ile incelendi. Bunun için renklenme ve pürüzlülük değerlerinin zaman içindeki değişiminin normal dağılıma uygun olup olmadığı Kolmogorof- Simirnof uyum iyiliği testi ile test edildi. Farklılıklar Tamhane Çoklu Karşılaştırma testi kullanılarak saptandı. Zaman içindeki değişimlerin materyal/polisaj setleri arasında nasıl değiştiği grafiklerle açıklandı. Renklenmenin pürüzlülük ile ilişkisinin belirlenmesi için Pearson korelasyon katsayısı kullanıldı ve saçılım grafikleri ile ilişki gösterildi. Tüm istatistiksel testlerde anlamlılık sınırı olarak 0,05 alındı. EX'e OF ve VE uygulanması sonucu elde edilen pürüzlülük değerleri arasındaki fark anlamlı bulundu (P<0,05). EX'e VE uygulandığında yüzey pürüzlülüğü doğal mine pürüzlülüğü üzerinde kaldı. EX'e OF uygulanması sonucu elde edilen renk değişim değerleri diğer tüm setlerden anlamlı derecede düşük bulundu (P<0,05) ve klinik olarak kabul edilebilir eşik değeri altında kaldı.

CAD/CAMDental materyallerDental porselen+3
Dilara Şahin
Hacettepe University
2021
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Aşırı madde kaybı olan kanal tedavili dişlerde endokron ve tam porselen kron restorasyonların etkinliğinin prospektif olarak değerlendirilmesi

Aşırı madde kaybı olan endodontik tedavili dişlerde geleneksel tedavi yaklaşımı post-kor destekli kron restorasyonlarınındır. Yapılmış olan çalışmalar değerlendirildiğinde post'un retansiyon kaybı veya kırılmasının yanı sıra karşılaşabilecek bir diğer komplikasyon ise kök kırıklarıdır. Endokronlar çoğu zaman hiç kök desteği olmadan ve ya çok kısa kök uzantılı olup, adeziv bir şekilde diş dokusuna bağlanan, pulpa odasını içeren bir santral retansiyon kavitesine sahip tam porselen restorasyonlardır. Bu çalışmanın amacı aşırı madde kaybına sahip kanal tedavili dişlerde geleneksel tedaviye alternatif olarak endokron restorasyonlarının başarısının klinik olarak değerlendirilmesidir. Bu amaçla Hacettepe Üniversitesi Girişimsel Klinik Çalışmalar Etik Kurul onayından sonra, 34 hastada 1. ve 2. Molar dişleri dahil edilmek üzere toplam 40 diş eşit sayıda tam porselen kron ve endokron restorasyonu yapılacak şekilde rastgele olarak 2 gruba ayrıldı: post-kor destekli tam porselen kron, endokron. Restorasyonlar indirekt yöntem kullanarak aynı CAD/CAM cihazında üretildikten sonra, rezin simanla simante edildi. Yapılan değerlendirmede kron restorasyonlarında iki kütlesel kırık ve bir desimantasyon, endokron restorasyonlarında bir kütlesel kırık ve bir desimantasyon olduğu tespit edilmiştir. Bir yıl sonrasında değerlendirilmelerde restorasyon tipleri arasında sağkalım oranı açısından anlamlı fark bulunmamıştır. Periodontal değerlendirmede cep derinliği, plak indeksi, gingival indeks değerleri restorasyon yapılmadan önceki değerler ile kontrol değerleri istatistiksel olarak karşılaştırılmıştır. Gingival indeks ve cep derinliği açısından her iki grupta başlangıç ve son veriler karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı derecede daha düşük değerler bulunmuştur (p<0.05). Son kontrolde hasta memnuniyeti estetik ve fonksiyon açısından Likert skalası kullanılarak değerlendirilmiştir. Hastalar 5 puan üzerinden ortalama estetiğe 4.3 puan , fonksiyona 4.7 puan değer vermişlerdir. Bir yıl sonrasında her iki restorasyon tipi klinik olarak kabul edilebilir performans sergilemiştir.

Dental bondingDental porselenDental restorasyon+4
Aybanız Nazaralıyeva
Hacettepe University
2021
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Gingival porselenlerin renk değişiminin ve yüzey özelliklerinin in vitro olarak değerlendirilmesi

Bu in vitro çalışmanın amacı iki farklı gingival porselen maddelerinin ısıl döngü işlemi öncesi ve sonrasında ölçülen pürüzlülük, translusensi ve renkteki değişiminin değerlendirilmesi ve ısıl döngünün bunların üzerinde olan etkisini incelemektir. IPS e.max Ceram Gingiva (Ceram) ve IPS InLine Gingiva (InLine) diş eti porselenlerinin G1, G3, G5 renklerindeki porselen tozları kullanılmıştır. Toplamda 66 adet 2×10 mm boyutlarında disk şekilli örnek (n=11) hazırlanmıştır ve glaze edilmiştir. Örnekler porselen markasına göre 2 gruba ve renklerine göre 3 alt gruba ayrılmıştır. Isıl döngü tahmini ağız ortamında 5 seneye karşılık gelen 6000 döngü uygulanmıştır. Örneklerin renk ve yüzey pürüzlülüğü ölçümleri ısıl döngü öncesinde ve sonrasında gerçekleştirilmiştir. Renk ölçümleri spektrofotometre cihazı (Konica Minolta CM 3600A, Osaka, Japonya) ile yapılmıştır ve TEM ile incelenmiştir. Ardından renk değişimi ve translusensi parametreleri (TP) hesaplanmıştır. Yüzey pürüzlülüğü (ortalama yüzey pürüzlülük [Ra; μm]) kontakt profilometere (Perthometer, M1 Mahr, Göttingen, Almanya) ile ölçülmüştür. Renk farkı, ısıl döngü öncesi pürüzlülük ve translusensi parametresi (TP) verileri Kruskal Wallis testi ile değerlendirilmiş, grupların farklılık gösterdiği durumda Dunn Bonferonni ikili karşılaştırma testi kullanılmıştır. Pürüzlülük ve translusensi parametresi (TP) verilerinin ısıl döngüye bağlı olarak değişimi gruplar arasında değerlendirilmesinde tekrarlı ölçümlerde iki yönlü varyans analizi ve Bonferroni düzeltmesi ile ikili karşılaştırma testi uygulanmıştır. p<0.05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Renk değişimi tüm gruplarda klinik olarak kabul edilebilir renk değişikliği eşiği (∆E00=2,9) ve klinik olarak algılanabilir renk değişikliği eşiği (∆E00=2,1) değerlerinin altındadır. Isıl döngüden sonra bütün gruplarda pürüzlülük artışı istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. En fazla pürüzlülük artışı IPS e.max Ceram grubunda tespit edilmiştir. Örneklerin ısıl döngü öncesi ve sonrasında translusensi parametrelerindeki değişim istatistiksel olarak anlamlı olmamıştır ve tüm gruplarda çok az artış gözlenmiştir. En yüksek translusensi değerleri G1 ve sırasıyla G3 ve G5 renklerindedir. Isıl döngü gingival porselen maddelerin pürüzlülük değerlerinde (Ra) istatistiksel olarak anlamlı artışa, translusensilerinde ise minimal artışa sebep olmuştur. Bütün grupların ısıl döngüden sonra renk değişimi klinik olarak algılanabilir eşik değerinden daha az gözlenmiştir.

Dental porselenDiş renk değişikliğiDişler+4
Gulaıym Batyrbekova
Hacettepe University
2021
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Çeşitli yüzey işlemleri uygulanan Rezin Matriks seramiklerin rezin siman kullanılarak dişe bağlantılarının in-vitro olarak incelenmesi

Bu in-vitro çalışmanın amacı; nanoseramik ve hibrit seramik yapıda olan üç farklı materyalin bağlantı yüzeyleri pürüzlendirildikten sonra yaşlandırma işlemi sonrası dişe bağlanma dayanımlarının karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi ve taramalı elektron mikroskobu ile görüntülenmesidir. Bu çalışmayı gerçekleştirmek için çürüksüz insan santral, kanin ve molar dişleri seçildi ve dişlerin vestibul yüzleri kesilerek mine ve dentin yüzeyleri açığa çıkarıldı. Üç farklı rezin matriks bloktan (Enamic, Cerasmart ve Lava Ultimate) 5x5x2 mm lik kare prizma şeklinde toplam 84 adet örnek elde edildi. Bu seramik örnekler dual sertleşen rezin siman (Variolink II) ile dişlere yapıştırıldı. Her gruptan n=14 örneğe 3000 döngü termal döngü uygulandı. Makaslama bağlanma dayanımı testi universal test cihazı kullanılarak gerçekleştirildi. Materyallerin yapısını ve adeziv rezin siman ile dentin arasındaki bağlantı yüzeyini incelemek için elektron mikroskobu kullanıldı. Verilerin normal dağılıma uygunlukları Shapiro Wilks testi ile incelendi. Normal dağılım gösteren veriler tek yönlü varyans analizi kullanılarak karşılaştırıldı. Gruplar arasında farklılık bulunduğu durumda Tukey HSD testi, gruplar arasında farklılık olmadığında ise Kruskal Wallis testi kullanıldı. Analizler 0.05'lik güven aralığında gerçekleştirildi. Termal döngü öncesi ve sonrası tüm gruplar için bağlanma değerleri arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Termal döngü öncesi ve sonrası bağlanma değerleri yüksekten düşüğe sırasıyla Enamic, Lava Ultimate ve Cerasmart olarak belirlendi. Termal döngü sonrası bağlanma dayanımı değerlerinde en fazla düşüş Cerasmartta görülürken en az düşüş Enamic grubunda görüldü.

CAD/CAMDental bondingDental materyaller+3
Elif Melike Akarca
Hacettepe University
2019
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Yaşlandırma işleminin translusensi'si arttırılmış monolitik zirkonya materyallerinin renk ve ışık geçirgenliklerine etkisi

Bu in-vitro çalışmanın amacı; monolitik zirkonya seramikler ile lityum disilikat içerikli cam seramiklerin translusensi ve renk stabiltesine siman uygulaması ve yaşlandırma işleminin etkisini incelemektir. Bu çalışmayı gerçekleştirmek için 0,5 mm ve 1,00 mm kalınlığında üç farklı monolitik zirkonya ile lityum disilikat cam seramik örnekler 14 x 10 mm boyutlarında A1 renginde 160 adet hazırlandı. Örnekler iki grubu ayrıldı. Dual-cure rezin siman uygulaması örneklerin yarısına uygulandı (n=80). Sonrasında tüm örnek gruplarına hızlandırılmış suni yaşlandırma işlemi uygulandı. Renk stabiliteleri ve translusensi değerleri spektrofotometre cihazı ile renk parametreleri (L, a, b, ΔE, TP) CIE Lab (Comission Internationale de L'Eclairage) renk sistemi kullanılarak, hızlandırılmış suni yaşlandırma işlemi öncesi, siman uygulaması ve yaşlandırma işlemi sonrasında ölçüldü. Sonuçlar 3 yönlü ANOVA ve Duncan testleri kullanılarak değerlendirildi. Translusensi değerleri cam seramiklerde monolitik zirkonya seramiklerden anlamlı olarak daha yüksek bulundu. Siman uygulaması renk stabilitesini ve translusensiyi anlamlı olarak etkiledi. IPS e.max'te translusensi ve renk değişimi monolitik zirkonya seramiklerden daha yüksek bulundu. Yaşlandırma işlemi sonrası simansız örneklerde renk değişimi en fazla IPS e.max grubunda görüldü. Monolitik zirkonya seramiklerde renk değişim değerleri birbirine yakın bulundu.

Dental materyallerDental porselenDental çimentolar+5
Yusuf Karabaş
Hacettepe University
2019
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Cam seramiklerin dentine bağlanmasında rezin simanlar ile kompozitlerin karşılaştırılması

Bu çalışmada; farklı protokoller ile uygulanan rezin siman ve kompozitlerin cam seramik-yapıştırma ajanı-diş birleşimindeki bağlantıya etkisinin araştırılması ve çalışmada kullanılan materyallerin adezyon başarısının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmamıza çeşitli nedenlerle çekilmiş 108 adet çürüksüz üçüncü molar diş dahil edilmiştir. Çalışmada kullanılacak olan dişler akrilik bloklara gömülüp okluzal yüzeylerinden dentin dokusu açığa çıkartılmıştır. Hazırlanan dişler randomize 9 gruba ayrılmıştır (n=12). 3 mm çapında, 3 mm yüksekliğinde IPS e.max CAD bloktan 108 adet seramik örnek hazırlanmıştır. Dört farklı rezin siman; Variolink Esthetic DC (Ivoclar vivadent), G-cem Link Force (GC), Panavia V5 (Kuraray), Maxcem Elite Chroma (Kerr) ve üç farklı akışkan kompozit; G-aenial universal flow (GC), Herculite XRV Ultra Flow (Kerr) ,Vertise Flow (Kerr) ve bir tane ön ısıtmalı kompozit rezin Enamel Plus HRI (Micerium) kullanılarak üreticilerinin talimatlarına uygun olarak dişlerin hazırlanan okluzal yüzeylerine farklı prosedürler ile (total etch, self etch, self adeziv) yapıştırılmıştır. Yapıştırılan örneklere 5±2 0C ve 55±2 0C'lik su banyoları içerisinde 20 sn bekleme süresinde 5000 döngüde termal yaşlandırma yapılmıştır. Hazırlanan örneklere Universal test cihazı (AGS-J, SHIMADZU) kullanılarak makaslama testi uygulanmış ve bağ dayanımlarına bakılmıştır. Kırma yüzeyleri stereomikroskopta incelenmiş ve kırılma tipleri değerlendirilmiştir. Veriler istatistiksel olarak tek yönlü varyans analizi (Anova) ile değerlendirilmiştir. Test grupları arasındaki anlamlı farklılıkların tespitinde Tukey testi p=0.05 anlamlılık düzeyi kabul edilerek kullanılmıştır. Kırma testi sonuçları ise Ki Kare testi kullanılarak istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Bulgulara göre total etch prosedürleri ile yapıştırılan G-aenial universal flow (akışkan kompozit) 15,42 MPa, G-cem Link Force (rezin siman) 12,69 MPa , Herculite XRV Ultra Flow (nanohibrit akışkan kompozit) 11,51 MPa ortalama bağ dayanımları ile diğer örneklerden istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p<0,05). Ardından total etch grubundaki diğer malzemelerin bağ dayanımı ortalamaları Enamel Plus HRI (ön ısıtmalı kompozit rezin) 4,84 MPa ve Variolink DC (rezin siman) 'nın bağ dayanımı 3,15 MPa bulunmuştur. Self etch gruptaki örnekler ise Maxcem Elite Choroma-SE (rezin siman) 3,91 MPa ve Panavia V5 (rezin siman) 3,69 MPa olarak bulunmuştur. Kendinden adezivli prosedürler ile yapıştırılan örneklerin Maxcem Elite Choroma (SA) 0,83 MPa ve Vertise Flow 1,87 MPa bağ dayanımlarının oldukça düşük olduğu da gözlemlenmiştir. Sonuç olarak total etch sistemler ile kullanılan G-aeniel Universal Flow akışkan kompozitin en yüksek bağ dayanımı değeri gösterdiği, onu total etch adesiv siman G-cem Link Force'un izlediği bulunmuştur. Akışkan kompozitlerin total etch prosedürler ile tam seramiklerin yapıştırılmasında rezin simanlara alternatif olabileceği gösterilmiştir. Tam seramiklerin yapıştırılmasında self etch ve self adeziv sistemlerin kullanılması hala tartışmalıdır ve bu tip materyallerin bağlanma performansı açısından daha da geliştirilmesine ihtiyaç vardır.

Akrilik reçinelerDental bondingDental materyaller+4
Alev Mutlu
Ege University
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Geniş madde kayıplı vital dişlerde direkt, indirekt ve CAD/CAM restorasyonların klinik başarısının karşılaştırmalı olarak incelenmesi

Bu çalışmada bir ya da daha fazla tüberkül hasarını da içine alan geniş ve büyük lezyonlu posterior bölge dişlerinin direkt, indirekt rezin kompozit ya da bir CAD/CAM rezin nano-seramik ile restore edilmesi ve 30 ay süreyle klinik olarak izlenmesi amaçlandı. Bu arada elde edilen klinik bulgulara göre restorasyon tiplerinin performansları birbirleriyle kıyaslandı. Bu amaçla çalışmaya 82 hastada toplam 139 restorasyon dahil edildi. Direkt rezin kompozit uygulanan kavitelere preparasyon sonrası "self-etch" yani kendinden asitli bir adeziv sistem (Clearfil SE Bond, Kuraray, Okayama, Japonya) uygulandı. Ardından kavitelere mikro-hibrit rezin kompozit (Gaenial Posterior, GC Dental Products Corp., Aichi, Japonya) yerleştirilerek restorasyonlar tamamlanıp, polisaj ve bitirme işlemleri yapıldı. İndirekt restorasyonlar için mekanik kavite prensiplerine göre kaviteler hazırlandıktan sonra, ölçüsü alınıp alçı modelleri elde edildi. Alçı modeller üzerinde, mikro-hibrit rezin kompozitle (TesceraTM Indirect Composite System, Bisco, Schaumburg, IL, Amerika) restorasyonlar laboratuvarda hazırlandı ve sistemin kendine özgü kompozit fırınınında (TesceraTMATLTM Bisco, Schaumburg, IL, Amerika) su, ısı, ışık ve basınç altında polimerizasyon tamamlandı. Bitirme işlemi laboratuvarda tamamlanan restorasyonlar, bir "self-adhesive" yani kendinden bağlanan rezin yapıştırıcı siman (RelyX U-200, 3M ESPE, St.Paul, MN, ABD) aracılığıyla sadece minenin asit ile pürüzlendirilmesini takiben kavitelere yerleştirildi. Bilgisayar destekli tasarım ve bilgisayar destekli üretim "CAD/CAM" restorasyonlar için yine mekanik kavite prensiplerine göre hazırlanan kavitelerin ağız içi kamerayla dijital ölçüleri (Bluecam AC, Sirona, Bensheim, Almanya) alındı. Alınan bu ölçüler bilgisayara (Cerec System, Sirona, Bensheim, Almanya) aktarılıp ilgili yazılımla (Cerec 4.2, Sirona, Bensheim, Almanya) tasarımı gerçekleştirildi (bilgisayar destekli tasarım = CAD). Tasarımı tamamlanan restorasyonlar sisteme bağlı kazıma ünitesine yerleştirilen rezin nano-seramik blokların (LavaTM Ultimate, 3M ESPE, II St.Paul, MN, ABD) hasta başında işlenmesi sonucu üretildi (bilgisayar destekli üretim = CAM). Ardından restorasyonlar yine "self-adhesive" rezin yapıştırıcı siman aracılığıyla sadece minenin asit ile pürüzlendirilmesini takiben kavitelere yerleştirildi. Restorasyonların klinik başarısı, FDI kriterleri (World Dental Federation-Clinical criteria) kullanılarak estetik, biyolojik ve fonksiyonel parametrelerde yer alan toplamda 14 adet kriter üzerinden başlangıçta ve 6, 12, 18, 24 ve 30.aylarda değerlendirildi. Restorasyon tipleri arasında biyolojik açıdan çalışmanın herhangi bir döneminde anlamlı bir farklılık izlenmezken (p>0.05); estetik parametrelerde direkt rezin restorasyonların, fonksiyonel parametrede ise indirekt restorasyonların üstünlüğü (p<0.05) dikkat çekti. Bununla birlikte estetik, fonksiyonel ve biyolojik parametrelerde yer alan tüm kriterler üzerinden karşılaştırma yapıldığında ilk 18 ayda CAD/CAM restorasyonların üstünlüğü izlenirken (p<0.05), 18.aydan sonra bu fark tamamen ortadan kalktı (p>0.05). Böylece çalışmanın sonunda genel değerlendirmede restorasyon tipleri arasında herhangi bir farka rastlanmadı (p>0.05). Restorasyon tipleri kendi içlerinde değerlendirildiklerinde; indirekt restorasyonların başarısının çalışmanın başından sonuna kadar değişmeden aynı kaldığı gözlendi. Direkt ve CAD/CAM restorasyonlarda çeşitli kontrol dönemlerinde performans değişiklikleri izlendi. Bu çalışmanın sonuçlarına göre, restorasyonların ağızda kalma oranları 30 aylık izleme periyodunun sonunda indirekt rezin kompozit restorasyonlar için %95,6 direkt rezin restorasyonlar için %89,4 ve CAD/CAM restorasyonlar için %84,4'tü. Anahtar Kelimeler: İndirekt Rezin Kompozit; Direkt Rezin Kompozit; CAD/CAM Rezin Nano-seramik; Daimi Diş; Klinik Başarı

CAD/CAMDental materyallerDental porselen+4
Elif Ercan
Ege University · Institute of Health Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

CAD/CAM ve konvansiyonel döküm yöntemleriyle üretilen kobalt-krom ve titanyum metal alt yapılı seramik kronların marjinal ve internal uyumlarının in vitro karşılaştırılmalı olarak araştırılması

Metal-seramik restorasyonlar, klinik kullanımı en yaygın olan sabit protez çeşididir. Kıymetli metal alaşımlarının çok pahalı olması, titanyumun baz metal alaşımlarına göre yüksek biyolojik uyumu, korozyona karşı direnci, düşük ısı iletkenliği ve düşük yoğunlukta oluşu son yıllarda titanyum alaşımlarının popüleritesini ve diş hekimliğinde kullanım alanlarını arttırmıştır. Gelişen eksiltme ve ekleme gibi bilgisayar teknolojilerinin diş hekimliği alanlarında kullanılmaya başlanması, döküm yöntemleriyle hazırlanan metal alt yapılı restorasyonların üretim tekniğini de değişime uğratmıştır. Farklı üretim yöntemleriyle üretilen metal alt yapılar, restorasyonların marjinal ve internal uyumunu etkilemektedir. Bu çalışmadaki amaç; CAD/CAM ve konvansiyonel yöntemle üretilen kobalt krom ve titanyum alt yapılı seramik kronların marjinal ve internal uyumlarının değerlendirilmesidir. İn vitro gerçekleştirilen çalışmada deneysel olarak hazırlanan tek kronların dişe uyumu silikon replika yöntemi ile mikro-BT cihazında incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, CoCr döküm, CoCr milling, Ti döküm, Ti milling gruplarının marjinal aralık değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. İnternal aralıktaki aksiyal duvar bölgesinde CoCr döküm ile CoCr milling grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmazken, Ti döküm ile Ti milling grupları arasında ki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. İnternal aralıktaki aksiyo-okluzal köşe bölgesinde en yüksek değer CoCr milling grubunda daha sonra sırasıyla Ti milling, Ti döküm ve CoCr döküm gruplarında gözlenmiştir. Gruplar arasındaki bu farklılıklar istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. İnternal aralıktaki okluzal alan bölgesinde en yüksek değer CoCr milling grubunda daha sonra sırasıyla Ti döküm, CoCr döküm ve Ti milling gruplarında gözlenmiştir. Gruplar arasındaki bu farklılıklar istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. İnternal aralık hacim değerleri arasında en düşük değer Ti milling grubunda daha sonra sırasıyla CoCr döküm, CoCr milling ve Ti döküm gruplarında gözlenmiştir. Gruplar arasındaki bu farklılıklar CoCr döküm grubu hariç istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Titanyum milling; CoCr milling; CoCr döküm; Titanyum döküm; marjinal ve internal uyum; internal hacim değerleri

CAD/CAMDental materyallerDental porselen+7
Kutay Gürel
Ege University · Institute of Health Sciences
2018
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Yeni jenerasyon restoratif materyaller kullanılarak bilgisayar yardımıyla tasarlanan ve üretilen kron restorasyonların, 3 boyutlu görüntü hizalama yöntemiyle klinik aşınma miktarlarının incelenmesi

Son yıllarda geliştirilen rezin matriks seramik materyallerden ve cam matriks seramik materyallerden CAD/CAM yöntemi ile hazırlanan monolitik kron restorasyonlar günümüz diş hekimliğinde güvenle kullanılmaktadır. Bu tip restoratif materyallerin hem kendisinin aşınmaması, hemde doğal dişte aşındırma yapmaması istenir. Dolayısıyla malzemenin yapısal direnci ve sertlik düzeyi, klinik olarak çok önemlidir. Çalışmanın amacı; 4 farklı restoratif materyalden 1. molar dişlere yapılan tek kron restorasyonlarda ve oklüzyona geldiği doğal dişlerde 6 ay boyunca oluşan klinik aşınma miktarlarının, 3 boyutlu görüntü hizalama yöntemi kullanılarak, incelenmesidir. Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı kliniğine başvuran 18-50 yaş aralığında, sistemik olarak sağlıklı, periodontal destek kaybı olmayan, kron endikasyonu taşıyan ve antagonist komşuluğu doğal diş olan bireyler çalışmaya dahil edilmiştir. 1. molar dişlere, toplam 24 adet tek kron restorasyonlar yapılmıştır. Çalışmada tek kron materyalleri olarak lityum disilikat esaslı seramik olan IPS E-max CAD, lityum silikat ve bir miktar zirkonya ile güçlendirilmiş seramik olan Vita Suprinity CAD, rezin matriks seramik olarak GC Cerasmart ve Vita Enamic CAD bloklar kullanılmıştır. "Cerec 3D Bluecam" ile tasarlanan ve üretilen tek kronlar, dual-cure rezin siman, Variolink Esthetic DC ile yapıştırılmıştır. Simantasyondan hemen sonra, 3. ayda ve 6. ayda, "Cerec 3D Bluecam" ağız içi tarama probu ile kron restorasyonların ve okluzyona geldiği mine yüzerin dijital ölçüleri alınmıştır. Bu dijital ölçüler, "David-Laserscanner (V3.10.4)" bilgisayar programı ile üst üste konumlandırılmıştır. "Siemens Unigraphics NX 10" bilgisayar programı ile başlangıç - 3 aylık aşınma hacim kayıpları ve 3 - 6 aylık aşınma hacim kayıpları hesaplanmıştır. Elde edilen verilerin istatistiksel analizi, Tekrarlı Ölçümlerde Varyans Analizi testi (Repeated Measures for ANOVA) ile yapılmıştır. Tüm verilerin normal dağılım kontrolü, Kolmogorov- Smirnov testi ile sağlanmıştır (p=0.05). Çalışmadan elde edilen bulgulara göre 6 aylık dönemde, cam matriks grubu materyallerinin ve rezin matriks grubu materyallerinin restorasyon-mine aşınması üzerine etkisinde istatistiksel anlamlı bir fark yoktur (p>0,05). Grup içi değerlendirmede, Cam matriks grubunda istatistiksel anlamlı bir fark yok iken (p>0,05), Rezin matriks grubu materyalleri arasında istatistiksel anlamlı fark vardır (p<0,05). GC Cerasmart ve VITA Enamic malzemeleri aynı grup içinde yer almalarına rağmen farklı aşınma göstermektedir. Çalışmamızın sonuçları doğrultusunda, rezin matriks materyallerde 6 ayda bir olması gereken polisajlanma süresinin düşürülerek, 3 ayda bir yapılmasının aşınma etkisi açısından daha uygun olacağını öngörmekteyiz. Cam matriks materyaller, rezin matriks materyallere göre hem kendilerinde hemde okluzyona geldikleri minede daha az aşınma göstermişlerdir. Anahtar kelimeler: in-vivo aşınma, antagonist aşınması, rezin matriks seramik kronlar, cam seramik kronlar, CAD/CAM.

Akrilik reçinelerBilgisayar destekli tasarımCAD/CAM+6
Didem Oğuz
Ege University
2017
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

İmplant üstü simante edilen monolitik zirkonya ve metal destekli porselen kronlarda vida erişim deliği açılmasının kron direncine etkisi

Siman tutuculu implant üstü kronlarda vida gevşemesi görüldüğünde ya da herhangi bir problem durumunda çıkarılması gerektiğinde restorasyonun zarar görmeden çıkarılması oldukça zor olmaktadır. Ayrıca temizlenemeyen artık siman varlığı periimplantitis için predispozan bir faktördür. Kombinasyon implant kronu; restorasyonların vida deliğine erişimi kolaylaştırmak ve subgingival simanın temizlenmesini sağlamak için hem siman hem de vida ile retansiyonun sağlanması avantajlarını sunar. Çalışmanın amacı; implant üstü metal destekli porselen ve monolitik zirkonya kronlarda vida erişim deliği açılmasının kırılma dayanımlarını nasıl etkilediğinin değerlendirilmesidir. Çalışma için 44 adet abutment (Dentis Implant, Daegu, Güney Kore) ve 44 adet analog (Dentis Implant, Daegu, Güney Kore) kullanılmıştır. 11 adet metal destekli porselen kron, 11 adet vida erişim deliği bulunan metal destekli porselen kron, 11 adet monolitik zirkonya kron, 11 adet vida erişim deliği bulunan monolitik zirkonya kron üretilmiştir. Hazırlanan kronlar abutmentlara simante edildikten sonra Üniversal test makinesi (Lloyd LRX instruments, Hampshire, İngiltere) ile kırılma dirençlerine bakılmıştır. Delikli ve deliksiz metal destekli porselen grupları arasında maksimum yük ortalamaları açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p>0,05). Delikli ve deliksiz monolitik zirkonya grupları arasında maksimum yük ortalamaları açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p>0,05). Delik olduğunda ve delik olmadığında; monolitik zirkonya gruplarının maksimum yük ortalaması, metal destekli porselen gruplarından istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p<0,05). Tüm örneklerin kırılma dayanımları doğal dişli bireylerin maksimum çiğneme kuvvetlerinden daha yüksek seviyelerdedir. Kombinasyon implant kronu tekrarlanabilirlik avantajı sunduğundan olası vida gevşemesi nedeniyle ya da kronun yerinden çıkarılmasını gerektirecek herhangi bir durumda restorasyona zarar vermeden kolaylıkla yerinden çıkarılabilir ve siman tutuculu kronlarda simantasyon sonrası kalabilecek artık simanın oluşturabileceği periimplantitis gibi olumsuzluklara karşı çözüm alternatifi olabilir. Anahtar Kelimeler: Kombinasyon implant kronu, monolitik zirkonya, metal destekli porselen, kırılma direnci

Dental implantlarDental porselenDental protez-implant destekli+3
Zeynep İlayda Konukçu Kurnaz
Ankara University
2023
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Aşırı kron harabiyetine sahip mandibular molar dişlerde farklı CAD/CAM materyalleri kullanılarak yapılan post-kor destekli tam kron ve endokron restorasyonlarında oluşan stres dağılımlarının sonlu eleman analizi ile karşılaştırılması

Endodontik olarak tedavi edilen dişlerin prognozlarını iyi bir şekilde uzun yıllar devam ettirebilmeleri için başarılı bir protetik tedaviyle fonksiyonlarını sürdürmeleri gerekmektedir. Kök kanal tedavisi ve sonrasında yapılan restorasyonlarda; kök ve dentin boyunca homojen bir gerilme kuvveti dağılımı sağlamak için, özellikleri dentinin sahip olduğu biyomekanik özelliklere yakın malzemeler kullanılarak kaybolan dentin dokusunun elastik özellikleri geri kazandırılmalıdır. Restorasyonun kalitesi ve adaptasyonu, kalan diş dokularının korunması ve dişle protetik materyaller arasındaki bağlanmanın yeterliliği gibi faktörler tedavinin başarısı için önem arz etmektedir.Adeziv diş hekimliği ve CAD/CAM teknolojisindeki gelişmeler göz önünde bulundurularak özellikle son yıllarda aşırı madde kaybına sahip dişlerde, post-kor tam kron restorasyonlara kıyasla daha konservatif olan endokron restorasyonların kullanımları artmıştır. Bilimsel çalışmalarda, endokron ve post-kor destekli tam kron restorasyonlarda ortak olarak kullanılan, estetik ve mekanik özellikleri geliştirilmiş materyallerden üretilen tam seramik, kompozit veya hibrit materyallerinin oldukça sık kullanıldığı görülmektedir. Araştırmalar göz önünde bulundurulduğunda bu materyallerin aşırı kron harabiyetine sahip ve kök kanal tedavisi yapılan, farklı restorasyon çeşitleri uygulanmış dişlerdeki prognozları tam olarak bilinememektedir. Çalışmamızın amacı, aşırı madde harabiyetine ve kök kanal tedavisine sahip alt birinci molar dişlere farklı materyaller kullanılarak yapılan endokron ve post-kor tam kron restorasyonlarda dikey ve oblik yönde uygulanan kuvvetlerin diş dokularında ve restorasyonlarda oluşturduğu stres dağılımlarını, üç boyutlu sonlu eleman stres analiz yöntemini kullanarak değerlendirmek ve yapıların mekanik performanslarının analiz ve incelenmesini yapmaktır. Bu çalışma Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi ve Tinus Mühendislik iş birliğiyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmada iki farklı restorasyon tipi, üç farklı restorasyon materyali ve iki farklı kuvvet çeşidi modellenerek sanal ortamda toplam 12 adet model oluşturulmuştur. Üç boyutlu ağ yapısının düzenlenmesi ve matematiksel anlamda uygun katı ağ yapısına dönüştürülmesi, üç boyutlu sonlu elemanlar analizi modellerinin oluşturulması ve sonlu elemanlar stres analizi işlemi; 2.40 GHz saat hızında INTEL Xeon E-2286 işlemcili, 64 GB ECC belleğe sahip HP iş istasyonlarında gerçekleştirilmiştir. Tomografi verisinden .stl modelin elde edilmesi 3DSlicer yazılımında yapılmıştır. Çalışmamızda sol alt 1. Molar diş, Wheeler diş atlasında bulunan farklı açıdaki görüntüleri kullanılarak üç boyutlu sonlu elemanlar geometrik modellemesi yapılmıştır.Araştırmamızda diş dokuları; mine, dentin, periodontal ligament, kortikal ve spongioz kemik olarak modellenmiştir. Restorasyon için kullanılan gütaperka, cam fiber post, rezin siman, kompozit rezin ve lityum disilikat cam seramik [IPS e.max CAD (Ivoclar Vivadent, Schaan, Liechtenstein)], hibrit seramik [Vita Enamic (Vita Zahnfabrik, Bad Säckingen, Almanya)] ve zirkonya ile güçlendirilmiş lityum silikat [Vita Suprinity (Vita Zahnfabrik, Bad Säckingen, Almanya)] CAD/CAM materyalleri ile uygulanan endokron ve tam kron restorasyonların geometrik modellemeleri yapılmıştır. Dişlerin oklüzal yüzeylerinden 5 farklı bölgeden toplam 300 N kuvvet dikey veya oblik yönde uygulanmıştır. Her bir modelin stres dağılımları 3 boyutlu SESA yöntemi ile analiz edilip; endokron,tam kron, dentin, mine ve rezin simana ait Von Mises stresleri ve maksimum asal gerilimleri renkli görüntüler kullanılarak değerlendirilmiştir. Dikey ve oblik kuvvet yükleme koşullarında endokronlarda meydana gelen stres yoğunluğu retansiyon kavitelerindeyken, tam kron restorasyonlarda basamaklara temas eden alanlarda daha fazla stres birikimi gözlenmiştir.Kullanılan CAD/CAM materyalleri arasında restorasyonlardaki en yüksek stres değerleri IPS e.max CAD grubunda, en düşük değerler ise Vita Enamic materyalinde bulunmuştur. Dikey kuvvetler altında en yüksek stres değerleri endokronlarda bulunurken, oblik yüklemede tam kron restorasyonlarda tespit edilmiştir. Dikey kuvvet uygulamasında rezin simanlarda bulunan en büyük maksimum asal gerilim stres değeri IPS e.max CAD kullanılan endokronlarda gözlenirken, oblik kuvvetlerde Vita Enamic tam kron restorasyonlarda bulunmuştur.Dikey ve oblik kuvvetlerin hepsinde mine ve dentinde maksimum asal gerilim değerleri genel olarak Vita Enamic ile restore edilen tam kron gruplarında daha yüksektir. Açılı gelen kuvvetler altında dikey kuvvetlere göre streslerin daha geniş alana yayıldığı gözlenmiştir.

Azı dişleriCAD/CAMDental materyaller+5
Tutku Mertbay
Ankara University
2023
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Ultrasonik aktivasyon ve manuel teknikle uygulanan dört farklı kök kanal patının dentine bağlanma dayanımlarının karşılaştırılması

Kök kanal tedavisinin temel amacı, kök kanal sistemindeki mikrobiyal enfeksiyonu elimine etmek veya önlemektir. Koronal ve apikal bölgelerden kaynaklanabilecek sızıntı ve bakteriyel kontaminasyonu önlemek için kök kanal boşluğunun doldurulması gerekmektedir. İyi bir kanal dolgusu ile periapikal doku sıvılarının kanala geçmesi engellenerek, kanalda kalan enfeksiyon kaynağı mikroorganizma toplulukları o bölgede hapsedilebilir. Son zamanlarda kök kanal dolgusunun kalitesini artırmak amacıyla kök kanal dolgu patlarının ultrasonik olarak aktive edilmesi gündeme gelmiştir. Çalışmamızda çeşitli sebeplerle çekilmiş, kök gelişimini tamamlamış, 80 adet tek köklü mandibular premolar dişler kullanıldı. Kök boyu standardizasyonunu sağlamak için dişler, kalan kök uzunluğu 13 mm olacak şekilde elmas frezlerle su soğutması altında kronlarından ayrıldı. Dişler her bir grupta 10 adet diş olacak şekilde rastgele 8 gruba ayrıldı. Dişlerin preparasyonları FKG RACE EVO 35/0.06 eğe sistemiyle tamamlandı ve dört farklı kök kanal patı ultrasonik olarak aktive edilerek ve aktive edilmeden kanallara tek kon yöntemiyle uygulandı. Dişler kullanılan kök kanal patı türü ve patlara ultrasonik aktivasyon uygulanıp uygulanmamasına göre 8 gruba ayrıldı. 1. Grup: AH Plus Bioceramic, 2. Grup: VDW.1Seal, 3. Grup: FKG TotalFill BC, 4. Grup: AH Plus, 5. Grup: AH Plus Bioceramic+Ultrasonik Aktivasyon, 6. Grup: VDW.1Seal+Ultrasonik Aktivasyon, 7. Grup: FKG TotalFill BC+Ultrasonik Aktivasyon, 8. Grup: AH Plus+Ultrasonik Aktivasyon Daha sonra dişlerin koronal, orta ve apikal bölgelerinden 1 mm kalınlığında kesitler alınarak itme bağlanma dayanımı(push-out bond strength) testi uygulandı. Elde edilen veriler istatistiksel olarak değerlendirildi. Ultrasonik aktivasyon yapılmayan gruplarda koronal, orta ve apikal bölgelerde istatistiksel olarak en yüksek bağlanma dayanımı FKG TotalFill BC grubunda görülürken, koronal bölgede istatistiksel olarak en düşük bağlanma dayanımı AH Plus Bioceramic, orta bölgede AH Plus, apikal bölgede ise VDW.1Seal grubunda bulunmuştur. Ultrasonik aktivasyon yapılan gruplarda koronal bölgede bağlanma dayanımı değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark görülmemiştir. Orta ve apikal bölgede istatistiksel olarak en yüksek bağlanma dayanımı FKG TotalFill BC grubunda bulunurken, orta bölgede istatistiksel olarak en düşük bağlanma dayanımı VDW1.Seal grubunda, apikalde ise AH Plus Bioceramic grubunda bulunmuştur. Ultrasonik aktivasyon yapılan ve yapılmayan gruplararası karşılaştırmalarda, koronal bölgede bağlanma dayanımı değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark görülmemiştir. Orta bölgede VDW.1Seal'a ait bağlanma dayanımı değerlerinin ultrasonik aktivasyon yapılmayan grupta, ultrasonik aktivasyon yapılan gruba göre istatiksel olarak daha yüksek olduğu görülmüştür. Apikal bölgede, VDW.1Seal ve AH Plus'a ait bağlanma dayanımı değerlerinin ultrasonik aktivasyon yapılan gruplarda, aktivasyon yapılmayan gruplara göre istatistiksel olarak daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, ultrasonik aktivasyonun patların dentine bağlanma dayanımını artırdığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ultrasonik aktivasyon, bağlanma dayanımı, itme bağlanma dayanımı testi, patın aktivasyonu, AH Plus Bioceramic, VDW.1Seal, FKG TotalFill BC, AH Plus

BiyomalzemelerDental bondingDental porselen+4
Gizem Aynur
Ankara University
2023
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Farklı kanal içi medikamanların kullanımından sonra biyoseramik esaslı kanal patlarının bağlanma dayanımının push out testi ile değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı; kanal içi medikaman olarak kalsiyum hidroksit içerikli Kalsin (Kalsin, İzmir, Türkiye), sodyum hipokloritin jel formu olan Chloraxid NaOCl Gel (Cercamed, Stalowo Wola, Polonya) ve klorheksidinin jel formu olan Consepsis Scrub (Ultradent Products, South Jordan, ABD) kullanımının; biyoseramik esaslı kanal patı olan TotalFill RCS'nin (FKG, Le Crêt-du-Locle, İsviçre) bağlanma dayanımına etkisinin karşılaştırılmasıdır. Bu çalışmada; çürüksüz yada mine seviyesinde çürüklü, apeksleri kapanmış, tek köklü ve tek kanallı 48 adet mandibular premolar ve kanin diş kullanıldı. Tüm örnekler ProTaper Universal (Dentsply Maillefer, Ballaigues, İsviçre) döner alet eğe sistemi ile F3 (#30, 0.09) numaralı eğeye kadar genişletildi. Daha sonra dişler rastgele 4 gruba ayrıldı (n=12). Grup 1'deki dişlere Kalsin (Kalsin, İzmir, Türkiye), grup 2'deki dişlere Consepsis Scrub (Ultradent Products, South Jordan, ABD) ve grup 3'teki dişlere Chloraxid NaOCl Gel (Cercamed, Stalowo Wola, Polonya) konuldu. Grup 4 ise kontrol grubu olarak belirlendi ve medikaman uygulanmadı. Tüm örnekler 1 hafta boyunca 37°C'de, %100 nemli ortamda bekletildi. Medikamanların distile su ve EDTA ile uzaklaştırılmasından sonra kanal dolumları TotalFill RCS (FKG, Le Crêt-du-Locle, İsviçre) kullanılarak yapıldı. Patın sertleşmesi için tüm örnekler 1 hafta boyunca 37°C'de, %100 nemli ortamda bekletildi. Tüm örneklerden 2 mm kalınlığında kesitler alındı ve üniversal test cihazında (Lloyd LRX; Lloyd Instruments Ltd, Fareham, Birleşik Krallık) bağlanma dayanımları ölçüldü. Veriler Kruskal Wallis H testi kullanılarak analiz edildi. Sonuç olarak bu çalışmada kullanılan kalsiyum hidroksit patının ve jel formundaki kanal içi medikamanların biyoseramik esaslı kanal patlarına etkisi, kontrol grubuna göre anlamlı bir fark göstermemektedir. (p>0.05) İleri dezenfeksiyon için kanal içi medikamanların kullanılması gereken durumlarda; uygun irrigasyon ile biyoseramik esaslı kanal patlarının kullanımı, kök kanallarının uzun dönem sızdırmazlığını etkilememektedir. Anahtar Kelimeler: Sodyum hipoklorit Jel, klorheksidin Jel, kalsiyum hidroksit, kanal içi medikamanlar, bağlanma dayanımı, biyoseramik patlar

BiyoseramiklerDental bondingDental materyaller+7
Ömer Faruk Topkara
Ankara University
2023
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

CAD/CAM sistemlerinde kullanılan farklı içeriklere sahip seramik materyallerde gıda benzeri solüsyonların estetik, mekanik ve fiziksel etkilerinin değerlendirilmesi

Amaç: Sabit protetik uygulamalarda hem estetik hem de fonksiyon eksikliği nedeniyle sıklıkla tercih edilen, CAD/CAM sistemlerinde kullanılan farklı içeriklere sahip kazınabilir blokların gıda benzeri solüsyonlarda bekletilmesi sonrası estetik, mekanik, fiziksel ve viskoelastik özelliklerindeki değişimin değerlendirilmesidir. Yöntem: Bir indirekt kompozit (Gradia Plus) ve altı farklı CAD/CAM restoratif (Brilliant Crios, Shofu Block HC, Cerasmart 270, IPS Empress CAD, VITA Mark II, IPS e.max CAD) materyallerinden 1,2 mm kalınlığında 224 adet örnek hazırlanarak 4 farklı gıda benzeri solüsyonun (distile su, etanol-su, sitrik asit ve heptan) içerisinde bekletilmek üzere rastgele 28 alt gruba ayrılmıştır. 3 farklı zaman diliminde (T0, T12 ve T60) örneklerin estetik, mekanik, fiziksel ve viskoelastik özelliklerinin değerlendirilmesi yapılmıştır. Veriler SPSS 25.0 (IBM SPSS Statistics 25 software (Armonk, NY: IBM Corp.)) paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Gruplar arasındaki farklılıkların incelenmesinde Kruskal Wallis Varyans Analizi (post hoc: Bonferroni düzeltmeli Mann Whitney U testi), bağımlı grup incelemelerinde Friedman Testi (post hoc: Bonferroni düzeltmeli Wilcoxon eşleştirilmiş iki örnek testi), sayısal değişkenler arasındaki ilişkilerin incelenmesinde ise Spearman korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Tüm incelemelerde p<0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmamızdaki dört farklı gıda benzeri solüsyon içerisinde bekletilen bir indirekt kompozit ve altı farklı CAD/CAM restoratif materyal arasında, zaman aralıklarındaki pürüzlülük, renk, parlaklık ve mikrosertlik değişimleri arasında istatiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (p<0,05). Dinamik mekanik analiz ile viskoelastik özelliklerin incelenmesi sonrasında en yüksek sönümleme kapasitesi rezin içerikli materyallerde görülürken, cam matriks seramikler belirgin şekilde daha düşük değerler göstermiştir. Tüm materyallerde zamanla sönümleme kapasitesinin azaldığı tespit edilmiştir. Sonuç: Gıda benzeri solüsyonlar çalışmada kullanılan tüm materyaller üzerinde olumsuz etkiler göstererek materyallerde pürüzlülüğün ve renklenmenin artmasına, parlaklığın, mikrosertliğin ve sönümleme kapasitesinin azalmasına neden olmuştur. Anahtar Kelimeler: cad/cam restoratif materyal, pürüzlülük, renk stabilitesi, parlaklık, mikrosertlik, dinamik mekanik analiz

CAD/CAMDental materyallerDental porselen+6
Çağrı Koyal
Pamukkale University
2023
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Farklı yaşlandırma sürelerinin zirkonya seramiklerin eğilme dayanımına etkisi

Amaç: Bu çalışmanın amacı, farklı miktarda yttria içeriğine sahip Y-TZP seramiklerin farklı kalınlıklara sahip alt gruplarının 1 saat ve 5 saat yapay yaşlandırma sürecinin eğilme dayanımına etkisinin incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Toplamda 300 adet disk şeklindeki örnek final boyutları 12 mm çap, 0.8 mm ve 1.5 mm kalınlık olmak üzere, DD Bio ZX2 Color, DD Cube One ML, DD Cube X2 ML, IPS e. max ZirCAD Prime ve IPS e. max ZirCAD MT Multi materyallerinden üretildi. Kontrol grupları işleme tabi tutulmazken, deney grupları ISO 13356 standardına göre otoklavda 134 °C, 2 bar basınçta, 1 saat ve 5 saat yaşlandırıldı. Yaşlandırma sonrası SEM ve XRD analizi yapıldı. Biaksiyal eğme testi ile örneklerin eğilme dayanımları incelendi. Çalışmadan elde edilen veriler, Shapiro-Wilk, Levene testi, Varyans Analizi ve Bonferroni testi kullanılarak istatiksel olarak değerlendirildi. Bulgular: Materyallerin ortalama eğilme dayanımı değerleri sırasıyla; DD Bio ZX2 Color, IPS e. max ZirCAD Prime ve DD Cube One ML, IPS e. max ZirCAD MT Multi ve DD Cube X2 ML' dir. IPS e. max ZirCAD Prime ve IPS e. max ZirCAD MT Multi materyallerinde kalınlık artışıyla eğilme dayanımlarında artış gözlendi. Yaşlandırma süresinin artmasıyla DD Bio ZX2 Color materyalinin eğilme dayanımında artış gözlenirken, diğer materyallerin ED değerlerinde anlamlı fark görülmedi. Yaşlanmayla beraber SEM analizinde yüzey bozunmalarında artış izlendi. Sonuçlar: Farklı miktarda yttria içeriğine sahip materyallerin eğilme dayanımlarında istatistiksel fark vardır. Yaşlandırma sürelerinin ve materyal kalınlıklarının Y-TZP seramiklerin eğilme dayanımına etkisi bulunmaktadır.

Dental porselenDental stres analiziYapay yaşlandırma+3
Öykü Silmeoğlu
Aydın Adnan Menderes University
2022
00

Related subjects