Dil bilgisi-ekler
67 theses under this subject heading
Acquisition of word formation in Turkish: Compounding and derivation with agentive suffix
The current study was carried out in order to find out the word formation devices that Turkish speaking children and adults prefer in constructing novel agent nouns in Turkish, and to describe the developmental path that children follow taking the syntactic features of verbs into consideration. 84 children aged between 2;6 and 5;11 with 6 months intervals (12 in each group) were grouped according to gender and presence of siblings. 12 adult university students (age range 20-22) also participated in the study so as to collect data about the options in the language and set a native speaker norm and compare them with children's responses. A structured elicitation task with picture cards was designed for production and comprehension. The verbs in the tasks were selected from Turkish CDI (TIGE) which were categorized according to their syntactic features as transitive and intransitive which was also subcategorized as unergative and unaccusative according to the study by Nakipoğlu (1998). Results showed that in comprehension, all children including the youngest age group could identify the base verbs in increasing percentages by age. In production, Turkish speaking children preferred to use derivations from age 3;0 on, and compounding from age 3;6 on, performing an adult-like pattern from 4;6 on. Results also showed that the syntactic class of input verbs did not have a major effect on children's production. The findings also provided information about the effect of gender and presence of siblings at younger ages. Overall, results were interpreted considering the principles of acquisition proposed by Clark and her colleagues (1981, 1982, 1991, 1993; Clark & Hecht, 1982; Clark & Berman, 1984; Clark, Hecht & Mulford, 1986).
Tarihî ve çağdaş Türk yazı dillerinde +ki biçim birimi
Bu çalışmada, Türkçenin yazılı belgelerle takip edilebildiğimiz ilk dönemlerinden itibaren kullanılan ve bugün de hâlâ kullanılmaya devam eden +ki biçim birimi incelenmeye çalışılmıştır. İnceleme, hem tarihî (Orhon Türkçesi, Uygur Türkçesi, Karahanlı Türkçesi, Harezm-Altınordu Türkçesi, Çağatayca, Eski Anadolu Türkçesi) hem de çağdaş Türk yazı dillerine (Azerbaycan Türkçesi, Tatarca, Özbekçe, Tuvaca) ait metinleri içermektedir. Çalışmanın amacı, Türkçenin her döneminde kullanılmış olan bu ekin tarihî Türk yazı dillerinde hangi yapılarda, ne tür eklerle, hangi anlamlarda ve ne sıklıkta kullanıldığını saptamak ve +ki biçim biriminin tarihi dökümünü yapmaktır. Ayrıca ekin çağdaş Türk yazı dillerindeki varlığına dair örnekler sunmak çalışmanın bir diğer amacıdır. Bu çalışma toplam altı bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın giriş bölümünde ilk olarak problem, araştırmanın amacı, önemi ve sınırlılıklar belirlenmiştir. İkinci bölümde, +ki biçim birimi hakkında kuramsal bilgi ve değerlendirmelere yer verilmiş, bu ekle ilgili Türkoloji alanında var olan yaklaşımlar tartışılmıştır. Üçüncü bölümde ise araştırmanın yöntemi ifade edilmiştir. Tezin ana bölümünü oluşturan inceleme kısmında (dördüncü ve beşinci bölümler) +ki biçim birimli sözcükler yapı, sözcük türü ve anlam açısından incelenmiştir. Çalışmanın sonuç bölümünde yapı, tür ve anlam bakımından incelenen sözcüklerin elde edilen verilerle var oldukları yazı dillerine göre karşılaştırılması yapılmış ve sayısal verilere ulaşılmıştır.
Uygur harfli Rızvan Şah ile Ruh-Afza Hikâyesi'nde birleşik fiiller ve durum ekli tamlayıcıları
Uygur Harfli Rızvan Şah İle Ruh-Afza Hikâyesi, Eski Uygur alfabesiyle yazılmış İslamî devreye ait Çağatayca mensur bir hikayedir. 1435 yılında Mansur Bahşı tarafından yazılan bu eser çift kahramanlı bir aşk hikayesi olup, eserde Çin padişahı Rızvan Şah ile peri padişahının kızı Ruh-Afza arasında geçen aşk anlatılır. Bu çalışmada, giriş bölümünde Uygur Harfli Rızvan Şah İle Ruh-Afza Hikâyesi adlı eserin kısa bir özeti, eserin dili olan Çağatay Türkçesi, birleşik fiil, isim durum ekleri ve fiil-tamlayıcı ilişkisi hakkında genel bilgiler verildi. İnceleme kısmında birleşik fiiller; 1-(isim)+(fiil) yapısındaki birleşik fiiller, 2-(fiil)+(fiil) yapısındaki birleşik fiiller, 3-Anlamca kaynaşmış ve deyimleşmiş birleşik fiiller şeklinde üç ana başlık altında, cümle içinde ihtiyaç duydukları isim durum ekleri ile birlikte literatürdeki ortak görüşler doğrultusunda gösterildi. Sonuç kısmında, isim veya isim unsurlarıyla birleşik fiil oluşturan yardımcı fiillerin kullanılma sıklıklarının sayı ve oranları, birleşik fiillerin yapısal olarak sayıları ve birbirlerine oranları ve yine birleşik fiillerdeki isim ve isim unsurlarının hangi sözcük türünden olduklarının sayıları ve oranları tablosal verilerle gösterildi. Sonuç kısmında yine isim durum eklerinin, eserde kullanılma sıklıklarının birbirlerine oranları ve birden fazla isim durum eki almış birleşik fiiller almış oldukları isim durum ekleri ve sayıları ile gösterildi. Anahtar Kelimeler: Çağatay Türkçesi, Birleşik Fiil, İsim Durum Ekleri, Türkiye Türkçesi, Rızvan Şah İle Ruh-Afza Hikâyesi.
Yönetim bağlama kuramı temelinde çağdaş Türk lehçelerinde hal eki yükleme kuramı
Diller arasında değişmez görülen ve bundan kaynaklı olarak doğuştan kabul edilen söz dizimi ilkelerini betimleyen ve dünya dilleri arasında olası değişim parametrelerini eksiksiz bir biçimde belirlemeye çalışan (Pesetsky, 1994: 141) Yönetim Bağlama Kuramı Amerikalı dilbilimci N. Chomsky'e ait bir söz dizimi kuramıdır. Yönetim Bağlama Kuramının alt kuramlarından biri olan Durum Kuramı ise cümlenin yöneticisi olan fiilin, cümlenin diğer üyelerine durum eklerini hangi şartlarda ve nasıl yüklediğini açıklamaya çalışır. Çalışmada, Yönetim Bağlama Kuramı ve Durum Kuramı, Çağdaş Türk Lehçelerine uygulanarak karşılaştırmalı bir inceleme yapılmıştır. Çalışma giriş ve iki ana bölüm olmak üzere toplam üç ana bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde çalışmanın konusu, amacı, kapsamı, yöntemi, Türk Dilinde Durum Sistemi ve Türk Dilinde Sözdizimi hakkında genel bilgiler verilmiştir. Temel Konu ve Kavramlar adını taşıyan birinci bölümde çalışmanın kuramsal çerçevesini oluşturan Evrensel Dilbilgisi ve Yönetim Bağlama Kuramı bütün yönleriyle ele alınmıştır. Çalışmanın İnceleme adını taşıyan ikinci bölümü, Durum Kuramı esas alınarak hazırlanmıştır. Bu bölümde Durum Kuramı, yazı dili olarak kullanılan 19 Türk lehçesine uygulanmıştır. Bunun için ilk olarak Türkiye Türkçesinde 100 fiilin ilk anlamları esas alınarak 100 cümle kurgulanmıştır. Daha sonra söz konusu cümleler diğer Türk lehçelerinde alan araştırması ve anket çalışması yapılarak kaynak kişilere yeniden kurgulatılmış ve çalışma için veri tabanı hazırlanmıştır. Hazırlanan veri tabanından hareketle fiillerin yönetim ve durum eki yükleme şartları incelenmiştir. Çalışmanın sonucunda lehçeler arasında fiillerin yönetim ve durum eki yükleme konusundaki benzerlik ve farkları tespit edilerek söz dizim çalışmalarına katkı sağlayacak morfosentaktik bir inceleme yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: N. Chomsky, Yönetim Bağlama Kuramı, Durum Kuramı, hal ekleri, söz dizim, Türk dili, Türk lehçeleri
Arap dilinde ekler -yapım, çekim ve şekil ekleri-
Arapça iç bükümlü bir dil olarak Türkçe gibi sondan eklemeli dillerden farklı sözcük türetme yollarına sahiptir. Arapçada sözcükler türetilme açısından müştak ve camid olarak ikiye ayrılır. Müştak sözcüklerin kalıpları bilinir. Bu kalıpların çokluğundan dolayı eklerin yerleri ve sayıları ancak özel bir çalışma ile bilinebilir. Üç bölümden oluşan bu çalışmada müştak kelimelerin aldıkları ekler tespit edilerek yapım, çekim ve şekil ekleri şeklinde sınıflandırılmıştır. Dilcilerin çoğunluğa göre Arapça asıllı isim ve fillerin kökü üç harflidir. Bu üç kök harfin önüne, içine ya da sonuna bir ya da aynı anda birden çok yapım eki getirilerek mastar, ism-i fâil, ism-i mekân gibi yeni isimler türetilir. Aynı yol ile üç harfli bir fiilden geçişlilik, dönüşlülük, mübâlağa gibi farklı anlamlar ifade eden yeni fiiller türetilebilir. Çekim ekleri kelimenin kök anlamında herhangi bir değişiklik yapmaz. Bu ekler eklendikleri kelimeleri sayı, cinsiyet, zaman, belirlilik gibi yönlerini ifade ederler. Arapçada eklendikleri kelimelere nitelik ve nicelik yönünden herhangi bir etkide bulunmayan şekil ekleri vardır. Hatta çoğu sadece yazıda bulunur, telaffuz edilmezler. Arapça adedi bir ila üç arasında değişen sözcüğün başına, ortasına ve sonuna ek alabilen bir dildir. Tespit edilen bu ekler şöyle sıralanabilir: isim yapım ekleri; ا/elif, ة/ta, م/mim, ن/nun, و/vav, ي/ya, şedde, fiil yapım ekleri; ا/elif, ب/ba, ت/ta, ما/ma, ن/nun, ayne'l fiil harfinin tekrarı, س/sin, şedde, و/vav, ي/ya, isim çekim ekleri; ا/elif, ء/hemze, اء/elif-i memdude, ى/elif-i maksura, ة/ta, ل/lam, م/mim, ن/nun, şeddeli nun/نّ, şedde, و/vav, ي/ya, fiil çekim ekleri; ا/elif, ت/ta, ن/nun, م/mim, ن/nun, şeddeli nun/نّ, و/vav, ي/ya, isim şekil ekleri; ا/elif, و/vav, ي/ya fiil şekil ekleri; ا/elif, ن/nun و/vav.
Maitrisimit'de kelime yapımı
Bu çalışmada Eski Uygurca Budizm metinlerinden olan Maitrsimit'teki yapım ekleri işlevsel olarak incelenmiştir. İncelenen yapım ekleriyle türemiş kelimeler etimolojik sözlüklerden ve ulaşılabilen diğer kaynaklardan yararlanarak açıklanmıştır. Böylelikle Eski Uygurca müstakil bir metin üzerinden Eski Uygurca ek ve sözvarlığı incelenmiştir.
Türk dilinde ikincil kelimelerin ekleşmesi
Diller yapılarına göre sınıflandırıldığında Türkçe, eklemeli dil grubuna girer. Eklemeli diller içerisinde ise sondan eklemeli bir dildir. Türk dilinde ekler genel olarak çekim eki ve yapım eki olarak ikiye ayrılır. Tüm eklerin bir vazifesi, işlevi vardır. Bu eklerin anlamını, görevini, kökenini, değişimini ve işlevini incelemek aslında tüm Türk dilini incelemek demek olduğundan oldukça önemlidir. Eklerin oluşumu genel itibariyle üç yol ile olur. İlk yol iki ekin birleşerek tek ek haline gelmesidir. İkinci yol ise ekin tek ortak kaynaktan gelmesidir. Diller arasında çeşitli kelime veya ek alışverişi yapıldığı bilinen bir durumdur. Üçüncü yol ise daha önceden bağımsız bir sözcük olarak ayrı kullanılan kelimelerin belli veya belirsiz sebeplerle zamanla ek haline gelmesidir. İşte araştırmanın ana amacı daha önce bağımsız bir kelime iken çeşitli sebeplerle ek haline dönüşen edatları, yardımcı fiilleri, isimleri, zamirleri, kalıplaşmış ibareleri vs. tespit edip tarihi ve çağdaş metinlerdeki biçimini, kullanımını örnekleri ile birlikte vermektir. Bu ikincil kelimeler hangi lehçelerde ekleşmiş hangi lehçelerde bağımsız bir kelime olarak kullanılmaya devam etmektedir sorusuna karşılaştırmalı bir cevap sunmak amaçlanmıştır. Tarihi lehçelere ve çağdaş Türk lehçelerine ve bunların ağızlarına dair çok fazla fonetik, morfolojik, etimolojik, sentaks ve semantik çalışmalar yapılmışsa da morfoetimoloji çalışmalarına pek değinilmemiştir. Bu yüzden literatürde bu alanda eksiklikler bulunmaktadır. Çalışma ile ikincil kelimelerden oluşan eklerin kökenine değinerek bu alandaki eksiklik az da olsa giderilmeye çalışılacaktır. Çalışmada ilk önce ekleşen ikincil kelimeler tespit edilmiştir. Tespit edilen bu kelimeler kendi içinde sınıflandırılmıştır. Öncelikle sınıflandırılan kelimelerin etimolojisi hakkında bilgi verilmiştir. Bu kelimelerin tarihi lehçelerdeki biçimleri örnekleri ile birlikte verildikten sonra çağdaş lehçelerdeki biçimlerine ve örneklerine de yer verilmiştir. Her kelime bu şekilde incelendikten sonra bir tablo verilerek kelimenin kullanıldığı tarihi ve çağdaş lehçeleri, tarihi ve çağdaş lehçelerde geçirdiği ses değişikliklerini gösteren biçimlerini ve bu kelimenin hangi tarihi ve çağdaş lehçelerde ekleşip ekleşmediğini karşılaştırmalı bir şekilde göstermek amaçlanmıştır. Sonuç olarak 31 tane yardımcı fiilin, 21 tane edatın, 5 tane zamirin, 2 tane kalıplaşmış ifadenin, 10 tane ismin zamanla ekleşerek tamamen ek görevi gördüğü tespit edilmiştir.
Çerkesçede önek ve soneklerin sınıflandırılması ve anlamlarının karşılaştırılması
Çerkes dili belli başlı dil aileleri ile yakınlığı olmayan Kafkas dil ailesinin Kuzeybatı Kafkas Dilleri kolundan Abhaz-Adıge grubundandır. Çerkesçe polisentetik (çok birleşimli dil) ve eklemeli (bağlantılı) bir dildir. Çerkesçede kökün veya gövdenin başına ve sonuna ekler alır. Ayrıca interfix (iç takı) yoluyla kök veya gövdelerin ortasına da ek alır. Bu çalışmanın temel amacı Çerkes dilinde var olan önekleri ve sonekleri inceleyip karşılaştırmaktır. Önek ve sonekler ek durumunda olan biçimbirimlerdir. Sözcük oluşturma yöntemleri ve söz varlığını geliştirme yöntemleri arasında değerlendirilirler. Çalışmamda sözcük türlerine göre sınıflandırılıp incelenen sonekler ve önekli fiiller sözcük oluşturma yöntemi olarak değerlendirilmiştir. Araştırmada edinilen veriler doküman incelemesi yöntemiyle toplanmıştır. Çalışmada isim, sıfat, zarf, fiil gibi sözcük türlerinde ve sayılarda karşılaşılan önek ve sonekler analiz edilmiştir. Ekler sözcük türlerine göre sınıflandırılırken üretkenliklerine göre seçilmiştir. Eklerin sözcüklere kattıkları anlam ve görevler tespit edilmiştir.
Ahmetcan Aşiri'nin İdikut isimli romanında sıfat isim ekleri
Eklemeli bir dil olan Türkçenin eklerinin sınıflandırılması iki yöntemle yapılmaktadır. Bu konu ile ilgili yapılan çalışmaların pek çoğunda ekler, başlangıçtan günümüze gelinceye kadar hangi fonksiyonlarda daha çok kullanılmışlarsa bu fonksiyonları dikkate alınarak belirli başlıklar altında tasnif edilmiştir. İsimden isim yapma ekleri, sıfat fiil ekleri, zarf fiil ekleri, hal ekleri, geniş zaman ekleri gibi. Çalışmaların bir bölümünde ise, daha çok metinlere dayalı incelemeler yapılmış ve eklerin metinlerde üstlendikleri fonksiyonlar dikkate alınarak bu fonksiyonlarına bağlı ek adlandırmaları yapılmıştır. Bu iki yöntemden birincisi her ne kadar bazı tartışmaları ortaya çıkarmışsa da, ekleşme sistemi üzerine yapılmakta olan yeni çalışmalara zemin hazırlaması hasebiyle önem arz etmektedir. Yukarıda kısaca izah etmeye çalıştığımız bu iki yöntemden ilkinin ortaya çıkardığı en önemli problem, eklerin belirli adlarla etiketlenip sanki başka bir fonksiyon icra etmiyor veya edemez şeklinde bir algının ortaya çıkmasına sebep olmasıdır. Halbuki yapılan pek çok çalışmada dilimizin ekleşme sistemi içindeki bazı eklerin metinlere bağlı olarak farklı fonksiyonlar icra ettiği aşikardır. Bu çalışmada bu duruma örnek temsil edecek bir ek çeşidi ve fonksiyonu üzerinde inceleme yapılmıştır. "Ahmetcan Aşiri'nin "İdikut" İsimli Romanında Sıfat İsim Ekleri" adlı yüksek lisans tezimizde daha önceki çalışmalarda isimden isim yapan yapım eki başlığı altında gösterilen eklerin sıfat isim eki fonksiyonuyla kullanılmış örneklerini tespit etmeye çalıştık. 504 sayfadan müteşekkil Ahmetcan Aşiri'nin İdikut romanında tespit ettiğimiz sıfat isim eklerini üstlendikleri fonksiyonları isimden isim yapma ekleriyle karşılaştırarak tartışmaya ve açıklamaya çalıştık. Anahtar Kelmeler: sıfat isim ekleri, Ahmetcan AŞİRİ, İdikut, ekler, sıfat isim.
Türkçede benzerlik, eşitlik ifade eden isimden isim yapma ekleri
Bu çalışmada benzerlik, eşitlik ifade eden isimden isim yapma ekleri incelenmiştir. Çalışmamız iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kök, ek kavramı ve kelime türetimi hakkında genel olarak bilgi verilmiş; ikinci bölümde ise Türkçede eşitlik, benzerlik ifâde eden isimden isim yapma ekleri art zamanlı ve eş zamanlı olarak incelenmiştir. Adı geçen yapım ekleri tarihî ve çağdaş lehçelerden verilen örneklerle açıklanmıştır. Ayrıca, Derleme ve Köken Bilgisi Sözlükleri taranarak söz konusu yapım eklerinin geçtiği kelimeler morfolojik yönden incelenmiştir. Çalışmamızın son kısmını ise çalışmamız boyunca yararlanılan eserlerin künyelerinin yer aldığı Kaynaklar kısmı oluşturmaktadır.Anahtar Kelimeler1. yapım ekleri2. Türk lehçeleri3. benzerlik4. eşitlik.
Rusçadaki önekli fiillerin semantik açıdan incelenmesi
?Rusçadaki Önekli Fiillerin Semantik Açıdan İncelenmesi? adlı çalışmamız, yüksek lisans tezi olarak hazırlanmıştır. Bu tezde, Rusça'da en sık kullanılan fiiller tespit edilerek, bu fiillerin önekli durumları arasındaki semantik bağlar incelenmiş olup, ?Rusça ? Türkçe Önekli Fiiller Sözlüğü? hazırlanması gerektiği sonuca varılmıştır.Tezimizin birinci bölümünü oluşturan ?Rusçadaki Önekli Fiiller? adlı bölümde; önekler ve işlevleri açıklanarak, öneklerin sözcük yapımında önemli bir rol aldığı belirtilmiş ve öneklerin sözcüklere yeni anlamlar kazandırdığı görülmüştür. Önekli fiillerde en sık karşılaşılan 21 önekin anlamı açıklanarak, örnek olarak verilen cümlelerle pekiştirilmiştir.Tezimizin ikinci bölümünü oluşturan ?Sözlükbilim Problemleri? adlı bölümde; dilin kelime hazinesini araştıran sözcükbilim ve sözlükbilim disiplinleri üzerinde durulmuştur. Sözcüğün anlam değeri ve kavramın belirlenmesi ile ilgili yöntemler hakkında bilgi verilmiştir. Sözlük oluşumuyla ilgilenen sözlükbilimin tanımı ve tarihçesi hakkında bilgi verilerek, bu alanda hazırlanan çeşitli sözlükler incelenmiştir.Yapılan bu çalışmalar dikkate alınarak, tezimizin üçüncü bölümünde; Rusça'yı yabancı dil olarak öğrenenler için ilk defa ?Rusça ? Türkçe Önekli Fiiller Sözlüğü? hazırlanmıştır. ?Rusça ? Türkçe Önekli Fiiller Sözlüğü?nün bir fiilin önek vasıtasıyla oluşabilecek semantik alanı belirleme sonucunda, sözcük algılamasını kolaylaştıracağı düşünülmüştür. ?Rusça ? Türkçe Önekli Fiiller Sözlüğü?nde aynı fiilin aldığı farklı öneklerle kazandığı yeni anlamların ana fiile bağlı semantik ağ oluşturduğu görülmüştür.?Rusça ? Türkçe Önekli Fiiller Sözlüğü?nün içeriğinde, günümüz Rusçasında sıklıkla kullanılmakta olan 50 ana fiil ve 621 önekli fiil açıklamalarıyla birlikte sunulmuş ve öneklerin eklendikleri fiilleri semantik açıdan nasıl etkilediği gösterilmiştir. Sözlükte adı geçen fiiller yalnızca temel anlamlarıyla değil, kalıplaşmış, deyim ve atasözü olarak kullanılan farklı anlamlarıyla da belirtilmiştir.Anahtar kelimeler:1.Önek2.Rusça ? Türkçe Önekli Fiiller Sözlüğü3.Sözcükbilim4.Sözlükbilim
İngilizce ve Türkçede kullanılan eklerin karşılaştırılması
İngilizce günümüzde bilim dili olması, dünyanın önde gelen güçlerinin kullandığı dil olması gibi nedenlerle diğer bütün dünya dilleri üzerinde etkisi olan bir dildir. Tabii ki bu etki Türkçe içinde geçerlidir. Özellikle iki dil arasındaki ek sistemini karşılaştırmayı amaçladığımız bu çalışmamızda öncelikle dil, dilbilim, ek ve kök gibi bazı kavramları açıklamaya çalıştık. Türk dili eklemeli bir dil olduğu için ek ve kök kavramlarının önemini vurgulamanın gerekli olduğunu düşünüyoruz.İngilizce ile Türkçe arasındaki ek sistemini karşılaştırdığımız bu çalışmada iki dil arasında büyük farklılıklar olduğunu tespit ettik. Ural-Altay dil ailesine mensup olan Türkçe eklemeli bir dildir. İngilizce ise Hint-Avrupa dil ailesine mensuptur. İngilizce yapı bakımından hem eklemeli hem de çekimli bir özelliğe sahiptir. Çalışmada verdiğimiz örnekler, İngilizce'nin hem eklemeli hem de çekimli bir dil olduğunu da ortaya koymaktadır.Türkçe'de yapım eklerinin sayısı çok fazla iken İngilizcede daha az yapım eki kullanılmaktadır. Çalışmamızın neticesinde, Türkçe'nin yapım ekleri bakımından İngilizceye göre çok daha zengin olduğunu tespit ettik. Yine çalışmamızın sonucunda, Kelime türetiminin Türkçe'de bazı yabancı menşeli ek ve kelimeler dışında, yapım ekleriyle gerçekleştirilirken, buna karşın aynı işlemin İngilizcede ön ek, son ek ve kelimenin çekimlenmesiyle gerçekleştirildiğini gördük.Türkçe'de kelimelere işlerlik kazandıran birçok çekim eki varken İngilizce'de sadece sekiz tane çekim eki kullanıldığını tespit ettik.Çalışmamızda İngilizce ve Türkçe'deki eklerin kullanım benzerlik ve farklılıkları üzerine yoğunlaşıldı ve Türkçe'de kelime türetiminin ve işlerliğinin sadece eklerle sağlandığını, buna karşılık İngilizcede ise kelime türetiminde sadece eklerin kullanıldığını, ancak bunun tek yol olmadığı kelimelerin işlerliğinde edat ve zamirlerin daha etkili olduğu sonucuna varıldı.Anahtar Kelimeler: Yapım Eki, Çekim Eki, Karşılaştırmalı Dilbilim.
Çağdaş Türk lehçelerinde şekil bilgisi ortaklıkları
Bu çalışmada günümüzde bağımsız ya da yarı bağımsız topraklarda yazı dili olarak kullanılan dört lehçe grubundan (Oğuz, Karluk, Kıpçak ve Kuzey-doğu lehçeleri) on sekiz Türk lehçesinin yapım ve çekim ekleri incelenmiştir. Lehçelerin benzer ve farklı özellikleri ortaya konularak birbirleriyle olan ilişkileri üzerinde durulmuştur. Eklerin kökenleri de ele alınarak bu eklerin birbirinden tamamen farklı ekler mi olduğu yoksa görünen farklılığın yalnızca fonetik bir varyant mı olduğu ortaya konulmaya çalışılmıştır.
Kitâbu Evsâfı Mesâcidi'ş-Şerîfe'de fiillerin biçim bilgisi incelemesi
Anadolu'da 11. ve 12. yüzyılda yazıldığı bilinen Türkçe bir esere şu ana kadar rastlanamamıştır. Oğuzca ilk metinler 13.yüzyılda yazılmıştır. Oğuz Türkçesinin (Batı Türkçesi) bilinen ilk devresi Eski Anadolu Türkçesidir. Selçuklu, Osmanlı, Akkoyunlu, Karakoyunlu, İlhanlı, Anadolu Beylikleri zamanında 13. yüzyıldan 15. yüzyılın ikinci yarısına kadar Anadolu'da Eski Anadolu Türkçesi yazılıp okunmuştur. Çalışmaya konu olan eser ise 14. yüzyılda Anadolu'da yazılmıştır. Çalışmada eser, önce transkripsiyonlu metne aktarılmış, sonra da Türkiye Türkçesine çevrilmiştir. Eserdeki fiiller yapı bakımından incelenirken Eski Anadolu Türkçesinde 14. yüzyılda kullanılan fiilleri de dönemdeki mevcut eserlerden hareketle saptamak suretiyle literatürdeki eksiklik de kapatılmak istenmiştir. Çalışmanın birinci bölümü olan "GİRİŞ"te araştırmanın konusu, amacı, önemi, kuramsal çerçevesi, yöntemi ve sınırlılıkları üzerinde durulmuştur. İkinci bölüm olan "ARAŞTIRMANIN BÖLÜMLERİ"nde Eski Anadolu Türkçesinin öncesi ve sonrası, eserin yazıldığı sırada Anadolu'nun durumu, Ahmet Fakih ile eserleri, eserin özellikleri ile hakkında yapılan çalışmalara değinilmiştir. Üçüncü bölüm olan "İNCELEME"de önce fiillerin biçim bilgisi açısından değerlendirmesi ve sözlük-dizini, daha sonra "İlgili Yapım Ekleri"nin etimolojisi ve dizini sunulmuştur. Dördüncü bölümde ise "SONUÇ VE ÖNERİLER" yer almaktadır.
Eski Türkçeden Türkiye Türkçesine çatı ekleri
Yapılan araştırmada öncelikle fiilde çatı kavramı ele alınmış ve bu konudaki tasnif çalışmaları üzerinde durulmuştur. Çatı eklerinin zaman içinde uğradığı değişimleri tespit etmek amacıyla Eski Türkçeden Türkiye Türkçesine uzanan süreçte çatı eki almış fiiller incelenerek bunların arasından işlev kaybına ve kaymasına uğramış olanlar tespit edilmiştir. İşlev kaybına veya kaymasına uğramış her fiil, kendinden önceki ve sonraki dönemlerdeki halleri ile karşılaştırılarak açıklanmaya çalışılmıştır. ?lAn-, +lAt- +lAş- ekleri ile kalıplaşan fiiller ise Orhun, Uygur, Karahanlı ve Türkiye Türkçesi dönemleri olmak üzere dört başlık altında ayrıca listelenmiştir.
Anadolu ağızlarında isim çekim ekleri
Anadolu ağızlarında fiil yapım ekleri
Eski Anadolu Türkçesindeki fiilerin durum ekli tamlayıcıları
Tezimizde Eski Anadolu Türkçesine ait eserlerden Yûnus Emre Divânı, Erzurumlu Darîr'in Kıssa-i Yüsufu, Sadru'd-dîn Şeyhoğlu'nun Marzubân-nâme Tercümesi ve Dede Korkut Kitabı 'nda geçen fiiller ve fiilimsiler tespit edilmiş; bu fiil ve fiilimsiler, aldıkları durum ekli tamlayıcılar bakımından incelenmiştir. Bir cümledeki fiil, aynı cümlede birden fazla durum ekli tamlayıcı almışsa, o da "Birden fazla durum eki" başlığı altında belirtilmiştir. Bu çalışmayla Eski Anadolu Türkçesindeki fiillerin hangi durum ekli tamlayıcıları aldıkları cümle örnekleriyle ortaya konmuştur. Türk dilinin gelişiminde çok önemli bir yere sahip olan fiillerin o dönemde hangi durum ekli tamlayıcılarla kullanıldığı, dört eserden yola çıkarak, tespit edilmiştir. Tespit edilen fiiller, aldıkları durum ekli tamlayıcılarla birlikte alfabetik sıraya konmuştur. Eski Anadolu Türkçesi döneminde kullanılmış olup günümüzde kullanımdan düşmüş olan fiiller haricindeki tüm fiiller, Türkiye Türkçesindeki kullanılışlarıma karşılaştırmıştır. Bu karşılaştırmada fiillerin, aldıkları durum ekli tamlayıcılar bakımından çok büyük farklılıklar göstermediği sonucuna varılmıştır.
Karaçay-Malkar Türkçesinde sıfat-fiil ve zarf-fiil
Bu incelemede Alim Teppeev'in "Agamnı İçer Suvu", Kagıylanı Nazıfa'nın "Anamı Közleri, N.A. Davlova" ve Z.K. Davutva'nın Tuvgan El Literaturası adlı eseri ile Malkar Poeziyanı Antologiyası adlı eserler, Karaçay-Malkar Türkçesindeki sıfat-fiiller ve zarf-fiiller açısından incelenmiştir. "Karaçay-Malkar Türkçesinde Sıfat-fiil ve Zarf-fiil" adını verdiğimiz bu incelemede öncelikle sıfat -fiil ve zarf-fiil eklerinin yer aldığı cümleler fişlenmiş 34 harfli ortak Türk alfabesi esas alınarak bu cümleler transkribe edilmiş ve Türkiye Türkçesine aktarılmıştır. Tezimiz, tek bir metni esas almayıp, birçok metinden alınan örnek cümlelere dayandığı için sadece inceleme kısmından oluşmaktadır. İnceleme bölümü de kendi içinde Sıfat Fiillerin Tasnifi, Sıfat Fiillerin Kullanılış Özellikleri ve İşlevleri, Zarf Fiillerin Tasnifi, Zarf Fiillerin Kullanılış Özellikleri ve İşlevleri olmak üzere dörde ayrılır. İncelemenin birinci kısmı, "Sıfat Fiillerin Tasnifi" kısmıdır. Burada Karaçay Malkar Türkçesinde tespit edilen 4 çeşit sıfat fiil eki varyantlarıyla sıralanmıştır. İkinci kısım "Sıfat Fiillerin Kullanılış Özellikleri ve İşlevleredir. Bu bölümde sıfat fiil eklerinin fiil kök ve gövdelerine bağlanış şekilleri "Varyantlar" başlığı altında gösterilmiş, "Yapısı ve Kullanılış Özellikleri" kısmında ise eklerin farklı kullanılış özellikleri örnekler üzerinde gösterilmiştir. "İşlevleri" başlığı da bu bölümde yer alır ve taranılan edebî eserlerde sıfat fiil eklerinin geçtiği cümleler Türkiye Türkçesine aktarılarak eklerin işlevleri tespit edilmiştir.Üçüncü kısım "Zarf Fiillerin Tasnifi" kısmıdır. Bu bölümde zarf fiiller basit ve birleşik olarak ikiye ayrılmış, basit zarf fiillerde iki zarf fiil eki, birleşik zarf fiil eklerinde sekiz zarf fiil eki varyantlarıyla sıralanmıştır. İncelemenin son kısmı olan "Zarf Fiillerin Kullanılış Özellikleri ve İşlevlerinde eklerin fiil tabanlarıyla birleşme şekilleri "Varyantlar" bölümünde gösterilmiş, taranılan edebî metinlerdeki eklerin kullanılış özellikleri "Yapısı ve Kullanılış Özellikleri" başlığı altında tespit edilmiş, Türkiye Türkçesine aktarılan örnek cümleler üzerinde bulunan işlevler "İşlevleri" bölümünde incelenmiştir. Sonuç olarak sıfat fiil ekleri ve zarf fiil ekleri bakımından Karaçay - Malkar Türkçesi ve Türkiye Türkçesi arasındaki farklar azdır. Farklılıklar en çok birleşik zarf fiillerde göze çarpar. Bunun dışında ses değişikliklerinden kaynaklanan farklar vardır. Karaçay - Malkar Türkçesi, Eski Türkçenin dil özelliklerini de büyük ölçüde muhafaza etmektedir. Bazı dilcilerin savunduğu gibi, Karaçay - Malkar Türkçesi ayrı bir dil değildir. Karaçay - Malkar Türkçesi ve Türkiye Türkçesi, kökü mazide olan Türk dili ağacının birer dalıdır.
Çalıkuşu romanında geçen sıfat-fiil ekleri
Tezde, R.N.Güntekin'in Çalıkuşu romanında geçen sıfat-fiil ekleri ve bunların Kazak Türkçesi'ndeki karşılıkları ortaya konmaya çalışıldı. Tezin Giriş Bölümünde Türkiye Türkçesi ve Kazak Türkçesi'ndeki sıfat-fiil tanımı ve çeşitleri hakkında bilgi verildi. 1. Bölümde Çalıkuşu romanında geçen sıfat-fiil ekleri (-(y)acak, -(y)ecek; -(y)an, -(y)en; -ar, -er, -r, -ir, -ir, -ur, -ür; -maz, -mez; -dık, -dik, -duk, -dük, -tık, -tik, -tuk, -tük; -mış, -miş, -muş, -müş; -dı, -di, -du, -dü, -tı, -ti, -tu, -tü) içinde geçtiği cümle veya ibarelerle beraber alınıp Kazak Türkçesi'ne aktarılarak Çekimsiz Sıfat-Fiil Ekleri, Çekimli Sıfat-Fiil Ekleri ve Sıfat-Fiillerin Çekim Edatlarıyla Kullanımı altbölümlerinde ortaya kondu. Çekimli Sıfat-Fiil Ekleri altbölümünde sıfat-fiillerin iyelik ekleri ve isim hal ekleri ile kullanılış şekilleri, Sıfat-Fiillerin Çekim Edatlarıyla Kullanımı altbölümünde sıfat-fiillerin iyelik eki ve isim hal ekleri almış şekillerinin çekim edatlarıyla kullanımları ayrı aynı belirtildi. 2. Bölümde Çalıkuşu romanında geçen sıfat-fiil ekleri ve bunların Kazak Türkçesi'ndeki karşılıkları gösterildi. Sonuç bölümünde her iki lehçede benzer olan ve farklı olan sıfat-fiil ekleri Benzer Olanlar ve Farklı Olanlar altbölümlerinde ortaya kondu. Tezin Sözlük bölümünde ise Çalıkuşu romanından teze alınan cümle veya ibarelerde geçen kelimelerin Kazak Türkçesi'ndeki karşılıkları gösterildi. Kaynaklar bölümünde tez yazımında kullanılan kaynakların alfabetik sıralı listesi verildi.
Türkiye Türkçesinde sıfat-fiil ve zarf-fiil eklerinin fonksiyonları
Die rolle und bedeutung der nominalisierung bei der erlernung des Deutschen als fremdsprache
Die vorliegende Arbeit besteht aus zwei Teile:Theoretische und Empirische. Im theoretischen Teil wurde das Phänomen der Nominalisierung unter den Gesichtspunkten Grammatik und Wortbildung behandelt. In Bezug auf Wortbildung wurden die Arten der Derivationen, die Arten der Konversionen und die nativen Suffixe, welche die Substantive aus Verben und Adjektiven ableiten, kurz vorgestellt. Im Hinblick auf die Grammatik wurden die Grammatikstoffe wie Konjunktionen und Präpositionen, die mit der Nominalisierung eng verbunden ist, bearbeitet.Unter Teilnahme der 33 Studenten wurde die vorliegende Arbeit an der Abteilung für Deutschlehrerausbildung in Dicle Universität im Lehrjahr 2011-2012 im Frühling Semester durchgeführt. Im empirischen Teil wurde ein Vor-Test am Beginn der Behandlung durchgeführt. Die Behandlung dauerte sechs Wochen. Im Verlauf der Behandlung wurde Nominalisierung sowohl hinsichtlich der Wortbildung als auch hinsichtlich der Grammatik im Kontext gelehrt. Denn mit dieser Arbeit wurde beabsichtigt, anhand der Nominalisierung die Wortschatzkenntnisse der Teilnehmer zu erweitern und zu ihren Schreibfertigkeiten Beitrag zu leisten. Nach der Behandlung wurde ein Nachtest durchgeführt.Die Ergebnisse des Vor- und Nachtest wurden mit der Anwendung von Statistical Package for Social Sciences (SPSS 16.0) analysiert. T- Test für gepaarte Stichproben wurde angewandt. Im Hinblick auf allgemeine Punkte wurde eine statistische Signifikanz zwischen den Mittelwerten auf dem Vor- und Nachtest (p=.000, p<.05) gefunden. Danach wurde ein semi-strukturierter Interview, an dem 10 Studenten beteiligt waren, durchgeführt. Die durch den semi-strukturierten Interview Daten bestätigten die Ergebnisse des T- Tests für gepaarte Stichproben.Schlüsselwörter: Wortbildung, Derivation, Nominalstil, Nominalisierung, Suffixe,
Çağdaş Türkiye Türkçesindeki fiil yapım ekleri, bunlarla türemiş fiiller, bu fiillerin anlam özellikleri ve bunların ilköğretim dilbilgisi öğretimine yansıması
Bu çalışmada, Çağdaş Türkiye Türkçesindeki fiil yapım ekleri, bunlarla türemiş fiiller, bu fiillerin anlam özellikleri incelenerek; bunların ilköğretim dil bilgisi öğretimine nasıl yansıdığı araştırılmıştır.Öncelikle fiil ve özellikleri hakkında genel bilgiler verilmiş, fiilin tanımı, anlamı, çatısı, yapısı ve çekimi ayrıntılarıyla açıklanmıştır.Çağdaş Türkiye Türkçesinde bulunan türemiş fiiller, Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlüğünden, Dil Derneği Türkçe Sözlüğünden ve Türk Dil Kurumu Yazım Kılavuzundan tarama ve fişleme yöntemleriyle tespit edilmiştir.Araştırmada 11' i işlek, 16' sı az işlek olan 27'si addan fiil türeten yapım eki, 7'si işlek, 26' sı az işlek olan 33' ü fiilden fiil türeten yapım eki olmak üzere toplam 60 adet yapım eki saptanmıştır. Eklerin anlam ve yapı özellikleri hakkında bilgiler verilmiş, ekle türeyen fiillerin dizelgelerinden sonra edebiyat eserlerinden kullanım örnekleri belirlenerek yazılmıştır. Ayrıca bu yapım ekleri, ?işlek olanlar? ve ?az işlek olanlar? olarak ikiye ayrılarak, ekin türettiği sözcük sayısına göre listelenmiştir.Yapım eklerinin sahip oldukları anlam özellikleri üzerinde durulmuştur. Türeyen sözcüğün kökeniyle kurduğu anlam ilgileri değerlendirilmiştir. Yanlış kullanımlar ve yanlış türemeler açıklanmıştır.İncelenen sözlükler de içerikleri açısından değerlendirilmiş, daha verimli ve daha kapsamlı hale getirilebilmesi için yapılabilecekler dile getirilmiştir.İlköğretim Türkçe Dersi müfredat programına bakılarak, türemiş fiiller konusunun okullarda nasıl işlendiği incelenmiştir. Dil bilgisi konularının ve özellikle ?fiil? konusunun okullarda daha etkili anlatılabilmesi, türemiş fiiller konusunda öğrencilerin bilinçlendirilebilmesi için yapılabilecekler araştırılmıştır. Okullarda görev yapan Türkçe öğretmenlerinin düşünceleri, yeterlilikleri de dikkate alınmıştır. Başarıyı arttırmak için yapılabilecekler değerlendirilmiştir.Araştırma sırasında tespit edilen bilgi ve bulguların ilköğretim Türkçe dil bilgisi derslerinde daha verimli kullanılabilmesi, gelecek nesillere Türkçenin korunması konusunda dil bilinci kazandırılabilmesi için önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Sözcükler: Fiil, türemiş fiiller, yapım ekleri, fiil yapım ekleri, Türkçe öğretimi
Türkçe öğrenen Mısırlı öğrencilerin yazılı anlatımında yaptıkları ad durum eki yanlışları
Bu çalışmada, yabancı dil olarak Türkçe öğrenen Mısırlı öğrencilerin Türkçe öğrenirken yazılı anlatımda yaptıkları ad durum eki yanlışları incelenmiştir. Çalışma İskenderiye Yunus Emre Türk Kültür Merkezinde yabancı dil olarak Türkçe öğrenen temel sevideki 75 öğrenci üzerinde yapılmıştır. Yapılan bu çalışmada İskenderiye'deki öğrencilerin yazma becerisinde yaptığı ad durum eki yanlışları tespit edilmiş ve bu yanlışların çözümüne yönelik öneriler sunulmuştur. Bu araştırmada öğrencilerin yazılı anlatım problemleriyle ilgili veriler, öğrencilere A1 seviyesi için, "1.Bir gününüzü anlatınız. 2.Ailenizi anlatınız. 3.Boş zamanlarınızı nasıl değerlendirirsiniz? Neler yaparsınız?"; A2 seviyesi öğrenciler için ise, "1. Arkadaşınızın e-postasını okuyunuz. Ona bir cevap yazınız. 2). Sizi en çok etkileyen film nedir? Niçin? Bu filmi anlatınız. 3).İnsanların hayatında teknolojinin yeri nedir? Teknolojinin Olumlu ve olumsuz yönlerini anlatınız." başlıklı konuların yazdırılmasıyla elde edilmiştir. Bu yazılı anlatım sırasında öğrenciler kendilerine verilen üç konudan herhangi birini seçerek yazmışlardır. Öğrencilerin Türkçe yazılı anlatımda yaptığı hataları, biçim bilgisi (morfoloji), ad durum ekleri (belirtme, kalma, ayrılma ve yönelme durumu) ve sözcük bilgisi şeklinde gruplara ayrılarak tarama yöntemiyle incelenmiştir.